Drenth, Katolik ailede doğduğunu ve Müslümanlıktan önce kilisede aktif olduğunu belirterek, uzun yıllar süren araştırma döneminin ardından 2021'de şehadet getirdiğini söyledi.
Ramazan ayının kendisi için ayrı anlam taşıdığını dile getiren Drenth, İslam’ın özellikle “anlam arayışına” güçlü bir cevap sunduğunu vurguladı.
Yaklaşık 5 yıl önce İslam’a girdiğini anlatan Drenth, “O günden beri dava ve İslam için hizmet etmeye gayret ediyorum.” dedi.
Drenth, küçüklüğünden beri dinlere karşı güçlü ilgisinin olduğuna işaret ederek, “Ailem Katolik'ti, ben de kilisede aktiftim. Kiliseye gitmekten gerçekten keyif alıyordum.” ifadelerini kullandı.
15 yaşındayken iki arkadaşının İslam’ı anlattığını belirten Drenth, “Onlar, İslam’ın aslında bir bakıma Hristiyanlığın devamı olduğunu söyledi. Musa, İbrahim ve İsa’nın, İslam dininde peygamber olduğunu ve Hz. Muhammed’in bütün bu peygamberlerin mührü olduğunu anlattılar. Bu, benim içimde bir karşılık buldu. O an aslında bunun hakikat olduğuna kanaat getirdim.” diye konuştu.
Drenth, bu sürecin hemen sonuçlanmadığını dile getirerek, “Bunu (İslam’ı) araştırmam 10 yıl sürdü. Elhamdülillah, Allah beni (İslam’a) yönlendirmeye devam etti ve 25 yaşıma girdiğimde şehadet getirme kararını aldım. Allah’ın bana verdiği hidayeti fiilen kabul ettim.” dedi.
Drenth, Müslüman olma süreci uzun sürdüğü için ailesinin ve çevresindekilerin bunu az çok beklediklerini söyledi.
- "İlk ramazanımı henüz Müslüman olmadan yaşadım"
Ramazan ayına ilişkin Drenth, “Herkesin ramazanı mübarek olsun. Ramazan, bereketli bir aydır. Allah’a daha da yaklaşmamız, Peygamber Efendimize daha da yakınlaşmamız ve imanımızı güçlendirmemiz gerektiren bir aydır. İlk ramazanımı henüz Müslüman olmadan yaşadım. O zaman da oruç tuttum. Sanki o an bunu yapmam gerekiyormuş gibi bir his vardı içimde.” ifadelerini kullandı.
Drenth, şehadet getirdikten sonraki ilk ramazanda yaşadığı duygulara işaret ederek, “Camiye gittim, akşamları teravih namazı kıldım. O zaman gerçekten ramazanın atmosferine girdiğinizi hissediyorsunuz, elhamdülillah.” dedi.
Bir medresede haftada 3 gün akide, fıkıh, hadis ve Hz. Muhammed’in hayatını anlatan dersler aldığını anlatan Drenth, “Günlük hayatımda avukatım. Aynı zamanda Muslim Rights Watch adlı bir vakıfta da aktifim. Bu vakıfta bazı avukatlar, gönüllüler ve aktivistlerle Hollanda’daki Müslümanların haklarını savunmak için mücadele ediyoruz.” diye konuştu.
- "İnsanlar, hayatlarında bir anlam arıyor ve bu arayış onları İslam’a götürüyor"
Drenth, Utrecht kentindeki Hollanda Diyanet Vakfına bağlı Ulu Cami'de ihtida komisyonu kurduklarını söyledi.
"Pazartesi akşamları mühtedilere yönelik dersler düzenliyoruz." diyen Drenth, şunları kaydetti:
"Ayda bir misafir konuşmacı davet ediyoruz, derslere yoğun katılım oluyor. Bazen tek bir derste 60'a kadar katılımcı oluyor. İnternet sayfamızda şehadet getirmek isteyenler için bir form bulunuyor. Formu yayımladığımızdan beri yaklaşık 100 kişinin şehadetine vesile olduk, elhamdülillah. İnsanlara İslam yolculuklarında rehberlik etmeye devam ediyoruz.”
Batı’daki İslamiyet'i seçenlerin sebeplerine ilişkin Drenth, “Farklı cevaplar alıyoruz ancak en çok öne çıkan şey, anlam arayışı oluyor. İnsanlar, hayatlarında bir anlam arıyor ve bu arayış, onları İslam’a götürüyor. Batı’daki hayat, bazı açılardan oldukça boş olabiliyor. İnsanlar, çoğu zaman sadece arzularının peşinden gidiyor ya da geçici zevkler için yaşıyor fakat gerçek bir amaç ve anlam çoğu zaman eksik kalıyor. İslam da buna çok güzel bir alternatif sunuyor, elhamdülillah.” değerlendirmesinde bulundu.
- "Kudüs, bir gün özgürlüğüne kavuşacaktır"
Dünya genelinde Müslümanlara yönelik baskıların bulunduğuna, bunun aynı zamanda uyanışa vesile olduğuna dikkati çeken Drenth, şunları söyledi:
"Müslümanlara baskı uygulandığında ve aşırı sağ çevreler, İslam’a karşı daha fazla nefret yaydığında Müslümanlar, kendi dinlerine daha da sarılıyor çünkü kendilerini savunmak, sabit durmak zorunda kalıyorlar. Gazze’de, Doğu Türkistan’da, Keşmir’de Müslümanların hakları, çoğu zaman ciddiye alınmıyor. Bu, zor bir dönem ama aynı zamanda altın bir dönem."
Drenth, Hz. Muhammed’in “İslam, şüphesiz garip olarak başladı ve günün birinde garip hale dönecektir. Ne mutlu o garip müminlere” hadisine işaret ederek, şunları dile getirdi:
"Peygamber Efendimiz, ‘Ne mutlu o garip müminlere’ buyurmuştur. Bu, tüm zorluklara rağmen dimdik durma zamanıdır. Eğer biz dimdik durursak Allah katında ahirette büyük bir mükafat elde ederiz. Hadislerden biliyoruz ki Kudüs, bir gün özgürlüğüne kavuşacaktır. Bizi meşgul etmesi gereken, o gün geldiğinde kenardan izleyenlerden mi yoksa o özgürlüğün bir parçası mı olacağız?”