Tüm izleyicilerin Kadir Gecesi’ni tebrik eden Başkan Arpaguş, Kadir Suresi’ne dikkati çekerek, “Resul-i Kibriya Efendimiz (sas)’e emanet edilen Yüce Kitabın bu gecede insanlığa hediye edilmiş olması ve Kur’an-ı Mübin’in ahkâmıyla insanlığın kurtuluşa ereceğine dair Efendimiz (sas)’in bu Yüce Kitabı bizatihi yaşayarak, Efendimiz (sas)’in hem yüce bir ahlak üzere yaratıldığı hem de müminler için, Allah’a ve ahirete inananlar için en güzel örnek, üsve-i hasene olduğu yine Yüce Kitabımızın bize ifadesidir.” diye konuştu.
“İlahi hitabın düsturlarıyla bir hayat yaşadığımızda bir ömrün imar edilebileceğini bize ifade ediyor”
İnsanlığın kurtuluşu için Kur’an-ı Kerim’in insan ömründe yaşanır kılınması gerektiğini aktaran Başkan Arpaguş, Kadir Gecesi’nin bin aydan daha hayırlı bir gece olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:
“Kur’an’a yüklenen anlam öyle bir yücelik gösteriyor ki, bir ömrü bir gecede, bir geceye yüklenen anlamla bir ömrü anlamlı kılmanın eş değer olduğunu gösteriyor. Bu, bir ömrü hata, kusur ve isyanla geçirip bir gecede bunu telafi etmek değil. Aslında bu gece gelen Kitabın, bu gece bize sunulan ilahi hitabın düsturlarıyla bir hayat yaşadığımızda bir ömrün imar edilebileceğini bize ifade ediyor. Öyle tecelliler olabilir ki, o gecede gerçek manada hata ve kusurlarından dönen, tövbe eden, pişmanlık duyan ve ilahi rahmetin sağanak sağanak yağdığı bir gecede ondan kabını doldurmaya çalışan insanlar olursa onların da ömürlerini, hayatlarını telafi etme noktasında tabii ki bu yücelikten nasipleri olacaktır.”
“Eğer Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız, onları sayamazsınız.” ayet-i kerimesini anımsatan Başkan Arpaguş, “O nimetlere şükür olarak bir kulluk bekleniyorsa bizden, bunu hayatımızın tamamına yayarak ve mübarek gün ve geceleri de Kadir Gecesi gibi, bizim mana atfettiğimiz diğer geceler gibi, bir muhasebe yapma, yeniden değerlendirme; ‘Yolun neresindeyim, ne kadar kardayım, ne kadar zarardayım?’ zaman zaman kendimize gelmek ve muhasebesini yapmak adına, kendimize getirecek, tabiri caizse Cenabıhakk’ın rahmetinin ve merhametinin coştuğu, bize imkânlar sunduğu günler olarak görmemiz gerekir.” ifadelerine yer verdi.
Başkan Arpaguş, konuşmasına şöyle devam etti:
“İnsanlığın neresindeyim? Kulluğun neresindeyim? Eğer kişisel olarak ele alırsak; bir eş olarak neredeyim? Bir baba olarak neredeyim? Toplumun bir ferdi olarak neredeyim? Kulluğumda Cenabıhakk’a karşı sorumluluklarımda neredeyim? Aileme ve topluma karşı sorumluluklarımda neredeyim? Muhasebe budur. Eğer burada hesabımızı doğru yaparsak ve bu hesap bizi büyük hesap gününün yegâne sahibi olan Cenabıhakk’ın huzuruna vardığımızda hesaba çekilmeden önce, Efendimiz (sas)’in buyurduğu güne ulaşmadan önce o zaman kendimizi biraz daha derli toplu bir şekilde huzura arz etmek gibi bir neticeyi elimize alıp gitmiş oluruz.”
“Kulun istiğfar için yapması gereken şey, öncelikle pişmanlık duymasıdır”
Başkan Arpaguş, Kadir Gecesi’nde kulun bolca tövbe ve istiğfar yapması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Kulun Allah’tan tövbe ve istiğfar için yapması gereken şey, hata ve kusurlarından dolayı öncelikle pişmanlık duymasıdır. Hem lisanen hem kalben pişmanlık duyması, bir başka husus da bir daha o hataya dönmemeye söz vermesidir. Ondan sonra da gönlünü Cenabıhakk’ın katına, ellerini O’nun katına açmasıdır. Cenabıhak bizimle beraberdir, bize çok yakındır. Bizi görüyor, biliyor, duyuyor. Onun için herhangi bir kalıba ihtiyaç duymaksızın içinden ne geliyorsa onunla konuşabilmeli; O’na itiraflarda bulunabilmeli. O’na gözyaşlarıyla hatalarını itiraf etmeli ve pişmanlığını dile getirmelidir. Cenabıhak, ‘Rahmetin, her şeyi kuşatır’ buyuruyor.”
“Allah’ım! Affedicisin, affı seversin, beni de affet”
“Ey kendine karşı insafsızca davranmış kullarım! Ömrünü ziyan etmiş, israf etmiş kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz. Allah bütün günahları bağışlayıcıdır. O, Rahman’dır, Rahim’dir.” ayet-i kerimesine dikkati çeken Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Elimizde, tabiri caizse, böyle bir garanti vardır. Cenabıhak bu kadar bağışlayıcı iken, yarattığı kulunun her türlü davranışını bilirken, ‘Gözündeki yan bakıştaki manayı da bilir Allah’, ‘Kalbinde en gizli köşelerinde olan düşünceyi de bilir. O halde ümitsiz olmak için hiçbir nedenimiz yok. Hiçbir şey için geç kalmış değiliz. Şu an itibarıyla rahmetin sağanak sağanak yağdığı bir gece var önümüzde. Bütün meleklerin aramızda dolaştığı bir gece var. Hz. Aişe validemizin Efendimizden (sas) bir talebi vardır. ‘Ya Resulallah (sas), Kadir Gecesi olduğunu hissettiğim zamanlarda nasıl dua edeyim?’ der. ‘Allah’ım! Affedicisin, affı seversin, beni de affet.’ diye dua etmen, en güzel duasıdır bu gecenin buyurur.”