<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Diyanet Haber</title>
    <link>https://www.diyanethaber.com.tr</link>
    <description>Diyanet Haber / Diyanet Sınav / Diyanet Duyuru / Diyanet Hutbe / Müftülükler / İslam Dünyası / Kültür Sanat / #Keşfet / www.diyanethaber.com.tr</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss/ramazan" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 23 Apr 2026 13:09:07 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss/ramazan"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş fırçalamak orucu bozar mı?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/dis-fircalamak-orucu-bozar-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/dis-fircalamak-orucu-bozar-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diş fırçalamak orucu bozar mı? Ağzı su ile çalkalamak orucu bozar mı?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>Boğaza su kaçırmadan ağzı su ile çalkalamak orucu bozmadığı gibi diş fırçalamakla da oruç bozulmaz. </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Bununla birlikte, diş macununun veya suyun boğaza kaçması hâlinde oruç bozulur.</p>

<p style="text-align:justify">Orucun bozulma ihtimali dikkate alınarak, dişlerin imsakten önce ve iftardan sonra fırçalanması, oruçluyken fırçalanacaksa macun kullanılmaması uygun olur.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Bilgi, Ramazan</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/dis-fircalamak-orucu-bozar-mi</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 20:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/04/dis-fircalamak-orucu-bozar-mi.jpg" type="image/jpeg" length="35994"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Oruçluyken âdet görmeye başlayan kadın ne yapmalıdır?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/orucluyken-adet-gormeye-baslayan-kadin-ne-yapmalidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/orucluyken-adet-gormeye-baslayan-kadin-ne-yapmalidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Oruca niyetlenen bir kadın gün içinde âdet görmeye (regl olmaya) başlarsa ne yapmalıdır?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Oruca niyetlenen bir kadın gün içinde âdet görmeye (regl olmaya) başlarsa ne yapmalıdır?</strong></span></h3>

<p>Kadınlar âdet ve lohusalık denilen özel hâllerinde namaz kılmazlar, oruç tutmazlar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Oruca niyetlenen bir kadın, gün içerisinde adet görmeye başlarsa orucunu bozar, temizlenince de bugünün orucunu kaza eder. İftar vaktine kadar oruçlu gibi davranılması doğru değildir. Ancak Ramazan’ın hassasiyetine riâyet ederek başkalarının yanında yiyip içilmemesi uygun olur.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>#KEŞFET, Diyanet Bilgi, Ramazan</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/orucluyken-adet-gormeye-baslayan-kadin-ne-yapmalidir</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 15:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/orucluyken-adet-gormeyen-baslayan-kadin-ne-yapmalidir.jpg" type="image/jpeg" length="66998"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Oruç fidyesini vermeye gücü yetmeyen ne yapmalıdır?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/oruc-fidyesini-vermeye-gucu-yetmeyen-ne-yapmalidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/oruc-fidyesini-vermeye-gucu-yetmeyen-ne-yapmalidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kimler fidye öder? Şafilere göre fidye,  Oruç fidyesi ne demektir? Fidye ne ne zaman verilir? Fidye vermeye gücü yetmeyen ne yapmalıdır?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>Fidye ne demektir?</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Fidye, bir kimseyi bulunduğu sıkıntılı durumdan kurtarmak için ödenen bedel demektir. Dinî bir terim olarak fidye, oruç ibadetinin eda edilememesi sebebiyle veya hac ibadetinin edası sırasında işlenen birtakım kusurların giderilmesi için ödenen maddi bedeli ifade eder.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>Fidye hangi durumlarda gerekir?</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">İbadetlerle ilgili fidye, oruç ve hacda söz konusudur. İhtiyarlık ve şifa ümidi olmayan bir hastalık sebebiyle oruç tutamayan ve daha sonra da kaza etmesi mümkün olmayan kimse, oruç tutamadığı her güne karşılık bir fidye öder.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#27ae60"><strong>Fidye miktarı ne kadardır?</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Kur’an-ı Kerim’de,<strong> “Oruç tutmaya güç yetiremeyenler, bir fakir doyumu kadar fidye öder.” </strong>(Bakara, 2/184) buyurulmaktadır. Bir fidye miktarı, bir sadaka-i fıtır miktarıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Sadaka-i fıtır ise bir kişiyi bir gün için doyuracak yiyecek veya bunun para olarak karşılığıdır.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>Oruç fidyesini vermeye gücü yetmeyen ne yapmalıdır?</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify"><strong>Fidye vermek durumunda olan fakat buna maddi imkânı el vermeyen kimse Allah’tan af diler. </strong></p>

<p style="text-align:justify">Günler uzun olduğu için oruç tutamayan hasta ya da yaşlılar, kısa günlerde oruç tutabilirlerse tutamadıkları orucu kısa günlerde kaza etmeleri gerekir. Bu durumda olan kimselerin vermiş oldukları fidyeler sadaka sayılır.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#27ae60"><strong>Fidye ne ne zaman verilir? </strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Oruç fidyeleri, Ramazan ayının sonunda toptan verilebileceği gibi, Ramazan ayı içinde günlük olarak veya Ramazan ayı başında da verilebilir.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>Şafi mezhebine göre fidye</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Şâfiîlere göre Ramazan ayının kaza borcu herhangi bir mazeret olmaksızın yerine getirilmeden, öteki Ramazan gelecek olursa, kaza borcuna ilaveten bir de fidye ödeme yükümlülüğü ortaya çıkar (Nevevî, el-Mecmû’, 6/364; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/175).<br />
Şâfiî mezhebinde fidye ödeme yükümlüğünün ortaya çıktığı bir diğer mesele de gebe ve emzikli kadınlarla ilgilidir. Emzirme ve hamilelik sebebiyle çocuğunun sağlığı hakkında endişe duyan annelerin, oruç tutamadıkları günleri hem kaza etmeleri hem de fidye vermeleri gerekir. Fakat çocuk hakkında değil de kendileri hakkında endişe ederlerse o zaman sadece kaza gerekir (Nevevî, el-Mecmû’, 6/267).<br />
Hac ve umre ile ilgili görevler yerine getirilirken meydana gelen bazı eksiklikler için uygulanması gereken maddi yaptırım da fidye kapsamına girer (Bakara, 2/196).</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Bilgi, Ramazan</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/oruc-fidyesini-vermeye-gucu-yetmeyen-ne-yapmalidir</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/oruc-fidyesini-vermeye-gucu-yetmeyen-ne-yapmalidir.jpg" type="image/jpeg" length="82779"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Oruç kazası ve keffareti ne anlama gelmektedir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/oruc-kazasi-ve-keffareti-ne-anlama-gelmektedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/oruc-kazasi-ve-keffareti-ne-anlama-gelmektedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orucun kazası ne demektir? Orucun keffareti ne demektir?  Orucu bozan şeyler nelerdir? Orucu bozup kaza ve keffareti gerektiren şeyler nelerdir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaza: Bozulan orucun yerine gününe gün oruç tutmaktır.</p>

<p>Keffaret: Bozulan bir gün orucun yerine iki kameri ay veya altmış gün peş peşe oruç tutmak demektir. Ayrıca bozulan orucun da kaza edilmesi gerekir. Keffaret sadece Ramazan ayında tutulan orucun mazeretsiz, bile bile bozulmasının cezasıdır. Diğer oruçların bozulması hâlinde yalnız<br />
kaza, yani gününe gün oruç tutmak yeterli olur.<br />
Ramazan orucu öbür aylarda kaza edilirken bilerek bozulsa yine kaza lazım gelir, keffaret icap etmez.<br />
Keffaret orucu, ara verilmeden peş peşe tutulacağı için Ramazan ayına ve oruç tutulması haram olan günlere rastlamaması lazımdır.<br />
Keffaret orucuna kameri aylardan birinin ilk gününde başlanırsa iki ay ara vermeden oruç tutulur. Bu aylardan ikisi de yirmi dokuzar gün olsa bile iki tam ay oruç tutulduğu için keffaret tamamlanmış olur.Ayın ilk günü değil de diğer günlerde başlanırsa hiç ara vermeden 60 gün oruç tutularak keffaret tamamlanır. Herhangi bir sebeple keffaret orucuna ara verilir veya eksik tutulursa, yeniden başlayıp altmış günü kesintisiz tamamlamak lazımdır. Kadınlar keffaret orucu tutarken araya giren ayhali günlerini tutmazlar, ayhali yani âdet hâlleri bitince ara vermeden temiz günlerinde oruca devam ederek 60 günü tamamlarlar.<br />
Kadın, âdet hâli bittiği hâlde temiz olan günlerinde oruç tutmayarak keffaret orucuna ara verirse, keffarete yeniden başlaması gerekir.<br />
Aynı Ramazan’da veya değişik Ramazan aylarında birkaç defa keffareti gerektirecek şekilde orucunu bozan kimseye bunların hepsi için bir<br />
keffaret orucu yeterli olur. Ancak keffareti yerine getirdikten sonra yine kasten orucunu bozarsa bundan dolayı da ayrıca keffaret icap eder.<br />
Yaşlı veya hasta olup keffaret orucu tutmaya gücü yetmeyen kimse, keffaret olarak altmış fakiri sabah ve akşam yedirip doyurur<br />
veya yemek parasını fakirin eline verir. Her günlük yiyecek bir fitre miktarıdır. Fitre miktarı bu parayı ayrı ayrı altmış fakire verebileceği gibi, her gün bir fitre miktarı olmak üzere altmış günde bir fakire de verebilir.<br />
Altmış günlük yiyeceği veya fitre miktarı olan değerini bir günde bir fakire verirse sadece bir günlük yerine geçer.</p>

<h3><span style="color:#c0392b"><strong>Orucu Bozan Şeyler</strong></span></h3>

<p>Ramazan orucunu bozan bazı şeyler hem kaza hem de keffareti, bazı şeyler ise sadece kazayı gerektirir.</p>

<h4><span style="color:#16a085"><strong>a) Orucu Bozup Kaza ve Keffareti Gerektiren Şeyler</strong></span></h4>

<p>1. Mazeretsiz, oruçlu olduğunu bilerek bir şeyi yemek ve içmek.</p>

<p>2. Dışarıdan buğday, arpa, pirinç veya bir susam tanesi kadar bir şeyi alıp yutmak.</p>

<p>3. Oruçlu olduğunu bile bile cinsel ilişkide bulunmak. Karı kocadan biri ötekine zorla cinsel ilişkide bulunduğu takdirde, zorla ilişkide bulunana kaza ve keffaret, kendisine zorla ilişkide bulunulan kişiye ise kaza lazım gelir.</p>

<p>4. Sigara içmek, öd ağacı veya anber ile tütsülenip dumanını içeri çekmek.</p>

<p>5. Buğday ve arpa tanesi yutmak.</p>

<p>6 Az miktarda tuz yemek.</p>

<p>7. Kan aldırdıktan veya sadece karısını öptükten sonra orucu bozulduğu kanaatiyle bile bile orucunu bozmak.</p>

<p>Ramazan ayında mazereti olmadığı hâlde oruç tutmayan Müslüman büyük günah işlemiş olur. Allaha tövbe etmesi ve tutmadığı oruçları kaza etmesi gerekir</p>

<h4><span style="color:#16a085"><strong>b) Keffareti Düşüren Şeyler</strong></span></h4>

<p>Keffareti gerektiren bir şeyi yaparak orucunu bozan kimse, aynı gün oruç tutamayacak derecede hastalanır veya kadın ayhali yahut da lohusa olursa keffaret düşer, yani keffaret orucu tutması gerekmez. Ancak hastalığın kendi isteği dışında olması şarttır. Kendisi kasten hastalığa<br />
sebep olursa keffaret düşmediği gibi sefer mesafesinde bir yolculuğa çıkması ile de düşmez.</p>

<h4><span style="color:#16a085"><strong>c) Orucu Bozup, Yalnız Kazayı Gerektiren Şeyler</strong></span></h4>

<p>1. Un, hamur, bir defada çok miktarda tuz ve zeytin çekirdeği gibi yenilmesi ya da yutulması mutat olmayan şeyleri yemek veya yutmak.</p>

<p>2. Taş, toprak, demir, altın ve gümüş gibi şeyleri yutmak.</p>

<p>3. İçi olmayan ceviz ve badem yutmak.</p>

<p>4. Boğazına kaçan kar veya yağmuru kendi isteği olmayarak yutmak.</p>

<p>5. Başkasının zorlaması ile orucu bozmak.</p>

<p>6. Dişleri arasında nohut tanesi kadar kalan yemek kırıntısını yutmak.</p>

<p>7. Abdest esnasında ağzına ve burnuna su alırken kendi elinde ol mayarak boğazına su kaçması.</p>

<p>8. Unutarak yiyip içtikten sonra orucunun bozulduğunu zannede rek yiyip içmek.</p>

<p>9. Kendi isteği ile ağız dolusu kusmak.</p>

<p>10. Kendi isteği ile içine veya genzine duman çekmek. Kendi isteği ile olmazsa oruç bozulmaz (İçeri çekilen duman sigara dumanı olursa keffaret gerekir).</p>

<p>11. Güneş batmadığı hâlde, battı zannederek iftar etmek.</p>

<p>12. İmsak vakti geçtiği hâlde daha vakit vardır zannederek yemek ve içmek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>13. Cinsel ilişki dışında kadına dokunmak veya öpmek sonucu bo şalmak.</p>

<p>14. Ramazan orucundan başka bir orucu bozmak.</p>

<p>15. Misafir iken oruca başlayıp ikamete niyet ettikten sonra yemek.</p>

<p>16. Mukim iken oruca başlayıp sefer mesafesi yolculuğa niyet ederek bulunduğu yerin sınırlarını geçtikten sonra orucu bozmak. Bunlardan biri ile orucu bozulan kimsenin akşama kadar yememe si, içmemesi ve cinsel ilişkide bulunmaması vacibdir. Gündüz iyileşen hasta, yolculuğu sona eren misafir, ayhali veya lohusalıktan temizlenen kadın, ergenlik çağına gelen çocuk ve Müslüman olan gayr-i müslim, Ramazan ayına saygı için günün kalan kıs mında oruçlu imiş gibi akşama kadar orucu bozacak şeylerden sakın maları uygun olur. Oruca niyetlenen kadın, gündüz ayhali veya lohusa olursa, orucu nu bozması lazımdır.</p>

<p>Kadın, henüz ayhali olmadan âdet günümdür diyerek orucunu bozmamalıdır.</p>

<p>Hasta ve yolcu olup oruç tutmayan kimseler açıktan olmamak şartıyla yiyip içebilirler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>#KEŞFET, Diyanet Bilgi, Ramazan</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/oruc-kazasi-ve-keffareti-ne-anlama-gelmektedir</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/oruc-kazasi-ve-keffareti-ne-anlama-gelmektedir.jpg" type="image/jpeg" length="30868"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ramazan sözlüğü]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ramazan-sozlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ramazan-sozlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramazan ayına özel kavramlar, Sadaka-i fıtır ne demektir? Keffaret ne demektir? Reyyan kapısı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Ru'yet-i hilal ne demektir?</strong></span></h3>

<p>Hilalin görülmesi anlamına gelen ru'yet-i hilal, dinî bir kavram olarak, kameri ayların tespitinde ayın gözetlenmesi ve görülmesi anlamına gelmektedir. Namaz vakitlerinin belirlenmesinde güneşin hareketleri; oruç, hac, zekat, fıtır sadakası, kurban gibi ibadetlerle bayram günlerinin tespitinde ise ayın hareketleri esas alınmaktadır.</p>

<p><img height="454" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/ramazan-sozlugu-ruyeti-hilal.jpg" width="900" /></p>

<p>Bu ibadetlerin zamanlarının doğru olarak belirlenmesi, kameri aybaşlarını, özellikle Ramazan, Şevval ve Zilhicce aylarının ilk günlerinin doğru tespitine bağlıdır. Kameri ayların tespitinde hilalin gözlenmesi önemlidir. Ancak günümüzde, atmosfer olayları ve gezegenlerin durumları çok ince bir şekilde hesaplanabildiğinden, ayların başlangıcı tam olarak tespit edilebilmektedir. Dinin özüne uygun olan da budur. Zira Yüce Allah Yûnus suresi 5.ayette; "... yılların sayısını ve hesabını bilmeniz için aya konak yerleri düzenleyen O'dur." buyurmak suretiyle ayların hesapla tespit edilebileceğine işaret etmiştir. </p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>Ramazan ne demektir?</strong></span></h3>

<p><img height="613" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/02-ramazan-sozlugu-ramazan-ne-demektir.jpg" width="900" /></p>

<p>Kur’an-ı Kerîm’in nazil olmaya başlamasıyla şereflenmiş, oruç ibadetinin yerine getirildiği dokuzuncu kamerî aydır Ramazan. Genellikle ay manasındaki “şehr” kelimesine izâfe edilip "şehru ramazân" şeklinde kullanılır. Ramazan kelimesinde; temizlik, yanmak ve keskinlik anlamları vardır. Ramazan ayında oruç ve diğer ibadetlerle Allah’a yönelen müminler, günahlarından temizlenir, arınır, bilinçlenir, iman ve ahlak bakımından keskinleşir, kuvvetlenir. Kur’ân-ı Kerîm’de adı geçen ve değerine vurgu yapılan yegâne ay ramazan ayıdır. Orucun farz kılındığını bildiren ayetlerin ardından ramazanın insanlara doğru yolu gösteren ve hakkı bâtıldan ayıran Kur’an’ın indirildiği ay olduğu belirtilmiş ve bu aya ulaşanların oruç tutması emredilmiştir.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Oruç ne d</strong></span><span style="color:#e74c3c"><strong>emektir?</strong></span></h3>

<p><img height="652" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/03-ramazan-sozlugu-oruc-ne-demektir.jpg" width="900" /></p>

<p>İmsak vaktinden iftar vaktine kadar yemek, içmek ve cinsî münasebetten uzak durmak demektir oruç. İslâmiyet’te başka oruç çeşitleri de bulunmakla birlikte belirli şartlar çerçevesinde her Müslüman için zorunlu bir ibadet niteliğinde olanı hicretin 2. yılı Şaban ayında farz kılınan ramazan orucudur. Kur’ân’da önceki toplumlara da orucun farz kılındığına dikkat çekilmiş, oruç yasaklarına uymanın Allah tarafından çizilen sınırlara riayet anlamına geldiği ifade edilmiştir.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>Terâvih namazı</strong></span></h3>

<p><img height="606" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/04-ramazan-sozlugu-teravih-ne-demektir.jpg" width="900" /></p>

<p>Sözlükte “rahatlatmak, dinlendirmek” anlamındaki tervîha kelimesinin çoğulu olan terâvîh, ramazan ayına mahsus olmak üzere yatsı namazından sonra kılınan nafile namazı ifade eder. Namazın her dört rekatinin sonunda bir miktar oturulup dinlenmek müstehap olup buna tervîha denilmiş, sonra bu kelimenin çoğulu olan terâvih kılınan bu namaza isim olmuştur. Zaman içinde, her bir tervîhayı oturup dinlenmek yerine zikir ve salavat gibi nâfile ibadetlerle değerlendirme veya ara vermeden namaza devam etme şeklinde uygulamalar ortaya çıkmıştır.Teravih namazının vakti yatsı namazının arkasından fecre kadar geçen süredir; vitirden sonra kılınması câiz olmakla birlikte uygulamada vitirden önce kılınmaktadır.Teravih namazının eda edilmesi için ezan okunmaz ve kāmet getirilmez; kılamayan kişinin kazâ etmesi gerekmez. Nafile namazların münferid olarak kılınması daha faziletli olduğu halde, terâvih namazının cemaatle kılınması erkek ve kadın her Müslüman için sünnettir. </p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Hatim ne deme</strong></span><span style="color:#e74c3c"><strong>ktir?</strong></span></h3>

<p><img height="529" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/05-ramazan-sozlugu-hatim-ne-demektir.jpg" width="900" /></p>

<p>Hatm ve hıtâm sözlükte “örtmek, mühürlemek, bir şeyi tamamlayıp sonuna ulaşmak” gibi mânalara gelir. Kur’ân-ı Kerîm’i başından sonuna kadar yüzünden veya ezbere okuyarak bitirmeye, ayrıca Ṣaḥîḥ-i Buḫârî başta olmak üzere tanınmış hadis kitaplarını okuyup sona erdirmeye hatim (hatim indirmek, hatmetmek) denilmiştir.</p>

<p>Peygamberimiz ile Cebrâil’in, her yılın ramazan ayında o zamana kadar nâzil olan âyet ve sûreleri birbirlerine okuyarak mukabele ettikleri ve bir anlamda hatim indirdikleri bilinmektedir (Buhârî, “Feżâʾilü’l-Ḳurʾân”, 7; bk. ARZA). Müslümanlar da ramazan ayında genellikle camilerde ve bazı evlerde Kur’an okutup dinlemek suretiyle hatim indirmeyi âdet haline getirmişlerdir (bk. MUKABELE). Hatim indirmenin belli bir zamanı ve süresi yoktur. </p>

<hr />
<h3><span style="color:#8e44ad"><strong>Arza ne demektir?</strong></span></h3>

<p>Arz, arza ve aynı kökten gelen mu‘âraza sözlükte “okumak, ezberden okumak, göstermek, kitapları karşılaştırmak” gibi mânalara gelir</p>

<p>Her yıl ramazan ayında, o zamana kadar nâzil olan âyet ve sûreleri Cebrâil’in Hz. Peygamber’e, onun da Cebrâil’e okuması mânasına bir terime, arza denir. Resûl-i Ekrem (sas)’in vefatından önceki son ramazanda mukabele iki defa gerçekleşmiştir. Arza-i ahîre diye anılagelen bu son karşılaştırma Kureyş lehçesiyle yapıldığı için o günden itibaren Kur’an bu lehçe ile okunmuştur. </p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>Mukābele ne deme</strong></span><span style="color:#16a085"><strong>ktir?</strong></span></h3>

<p><img height="597" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/06-ramazan-sozlugu-mukabele-ne-demektir.jpg" width="900" /></p>

<p>Sözlükte “iki şeyi birbiriyle karşılaştırmak” anlamına gelen mukābele, üç aylarda ve bilhassa ramazanlarda cami, mescid ve evlerde daha çok sabah, öğle, ikindi namazları öncesinde hafızlar tarafından okunan Kur’an’ı takip etmek suretiyle hatim indirme geleneğinin adıdır. Bu gelenek, Cebrâil (as)’in ramazan aylarında her gece Hz. Peygamber (sas)’e gelerek o ana kadar nâzil olan ayet ve sureleri karşılıklı okuyup kontrol etmelerine dayanır. Kur’an’ın ramazan ayında nâzil olmaya başlaması, bu ayda yapılan amellerin diğer zamanlara göre daha faziletli kabul edilmesi de geleneğin yaygınlaşmasında etkili olmuştur. Mukabele okuyan kişinin hafız da olsa mushafa bakarak okuması daha faziletli görülmüş, dinleyenlerin rahat takip edebilmeleri açısından mukabelenin orta bir hızla tertîl üzere okunması tavsiye edilmiştir.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Sahur ne demektir?</strong></span></h3>

<p><img height="595" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/07-ramazan-sozlugu-sahur-ne-demektir.jpg" width="900" /></p>

<p>Oruç tutacak kişilerin oruca hazırlık olmak üzere imsak vaktinden önce gece yedikleri yemeğe sahur denir. İftarda acele etmek, sahuru geciktirmek sünnet olduğu gibi, sahur vakti, duaların makbul olduğu vakitlerden biridir. Nitekim Hz. Peygamber, "Sahur yiyiniz; çünkü sahurda bereket vardır." buyurarak sahur yemeğini teşvik etmiştir. Ayrıca sahurun tamamen terk edilmeyip bir yudum su ile bile olsa yerine getirilmesini tavsiye etmiş, sahura kalkanların Allah’ın rahmetine ve meleklerin duasına mazhar olacağını belirtmiş, sahur yemeğini “mübarek gıda” olarak nitelemiştir.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>İftar ne demek?</strong></span></h3>

<p><img height="624" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/08-ramazan-sozlugu-iftar-ne-demektir.jpg" width="900" /></p>

<p>"Oruç açma, oruçluya orucunu açtırma, oruç bozma, oruç tutmama, oruca aykırı bir davranışta bulunma" anlamlarına gelen iftar kelimesi, yaygın olarak, oruçlu kimsenin vakti gelince usulüne uygun biçimde orucunu açması için kullanılmaktadır.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>İftar duası</strong></span></h3>

<p><img alt="26 Ramazan Sözlüğü İftar Duası" class="detail-photo img-fluid" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/26-ramazan-sozlugu-iftar-duasi.jpg" / width="900" height="601"></p>

<p>Resûl-i Ekrem (sas), oruçlunun iftar anında yapacağı duanın geri çevrilmeyeceğini müjdelemiş ve kendisi de, "Allah'ım! Senin rızan için oruç tuttuk, Senin verdiğin rızıkla orucumuzu açtık, bizden kabul buyur; çünkü Sen her şeyi işiten ve bilensin" şeklinde dua etmişlerdir. </p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>İmsak ne demektir?</strong></span></h3>

<p><img alt="23 Ramazan Sözlüğü İmsak" class="detail-photo img-fluid" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/23-ramazan-sozlugu-imsak.jpg" / width="864" height="486"></p>

<p>Sözlükte “bir şeyi tutmak, sımsıkı sarılmak, alıkoymak; bir şeyden el çekmek, kendini tutmak” gibi manalara gelen imsâk, terim olarak “ikinci fecrin doğuşundan güneşin batışına kadar yeme, içme ve cinsî münasebetten nefsi alıkoymak, orucu bozan diğer şeylerden uzak durmak, el çekmek” demektir. İftarın zıttı olan imsâk, İslâm'ın temel esaslarından biri olan orucun, tek rüknüdür.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>İmsakiye ne anlama gelmektedir?</strong></span></h3>

<p><img alt="27 Ramazan Sözlüğü İmsakiye" class="detail-photo img-fluid" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/27-ramazan-sozlugu-imsakiye.jpg" / width="900" height="579"></p>

<p>Ramazanda imsak vaktini ve namaz vakitlerini gösteren çizelgeye imsakiye denir.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Fecir ne demektir?</strong></span></h3>

<p><img alt="39 Ramazan Sözlüğü Fecir" class="detail-photo img-fluid" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/39-ramazan-sozlugu-fecir.jpg" / width="1024" height="917"></p>

<p>Arapçada "yarmak, bir şeyi ikiye ayırmak, fışkırmak, suya yol vermek, açığa çıkmak" gibi anlamlarına gelen fecir, isim olarak güneşin doğmasından önce beliren tan yeri ağarmasını ifade eder. Türkçede "şafak sökmesi, gün ağarması, sabahın alaca karanlığı” denilen bu olay, gece ile gündüzün birbirinden ayrıldığı vakittir. Fecir vakti fıkıhta, özellikle sabah namazının vaktinin girdiğini veya sahur vaktinin bitip oruç tutma zamanının başladığını bildirmesi açısından önem taşıdığından dinî literatürde bu vaktin tanım ve belirlenmesinin ayrı bir dikkatle ele alındığı görülür. Fecir vaktinin namaz ve oruçla ilgili mükellefiyetleri belirleyecek tarzda tespiti Hz. Peygamber’in söz ve uygulamalarına dayanır. İslâm hukukçuları hadislerdeki ifadelerden hareketle fecri “fecr-i kâzib, fecr-i sâdık” veya “birinci fecir, ikinci fecir” şeklinde ikiye ayırarak açıklamıştır. Yalancı fecr olarak da bilinen fecr-i kâzip, sabaha karşı doğuda ufuktan göğe doğru dikey olarak yükselen aydınlık için kullanılır. Bu geçici aydınlıktan sonra yine kısa bir süre karanlık basar. Ardından da güneş ışığının belirtilerinin görünmeye başladığı,ufukta yatay olarak boydan boya uzanan, giderek genişleyip yayılan aydınlık başlar. Bu ise fecr-i sâdık yani gerçek fecirdir. Sabah namazının vaktinin girmesi, sahurun sona erip orucun başlaması gibi dinî hükümlerde esas alınan bu ikinci fecirdir.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>Mahya ne demektir?</strong></span></h3>

<p><img height="600" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/09-mahya-ne-demektir.jpg" width="900" /></p>

<p>"Aya mahsus" anlamındaki Osmanlıca "mâhiyye" kelimesinin günümüz Türkçesindeki şekli olan mahya, özellikle ramazan aylarında birden fazla minareli camilerin iki minaresi arasına kurulan ışıklı yazı veya resim panosuna verilen addır. Kelimenin bu anlamı kazanmasında, Hz. Peygamber’e salâtü selâm getirilen zikir meclisi manasındaki Arapça mahyâ kelimesi de etkili olmuştur. Çünkü kelimeler arasındaki ses benzerliği yanında “leyletü’l-mahyâ” denilen mübarek gecelerde zikir meclisi kurulan camiler alışılmışın üstünde kandillerle donatılmış, hatta mahya tekniğine benzer usullerle süslenmiştir.</p>

<p>Mübarek gün ve gecelerde halkın ibadeti için gece boyu açık kalan camilerin kandillerle donatılması geleneği İslâmiyet’in ilk asırlarına kadar uzanmakla beraber, Mescid-i Harâm’ın 455 kandilinin olduğu, bunlardan daha çok ışık veren bazılarının sadece ramazan ayı ile hac mevsiminde yakıldığı,bu kandillerin direkler arasına gerilmiş iplere bakır çengellerle asıldığı ve bu sayede Mescid-i Harâm’ın istenilen yerine taşınabildiği bilinmektedir. Bu uygulamalar, bir Osmanlı icadı olan minareler arasına ipler ve kandillerle mahya kurma geleneğine ilham vermiş ve hem ramazan ayında hem de mübarek gecelerde kandil yakma adet olmuştur. Böylelikle Osmanlı döneminde babadan oğla geçen bir sanat dalı haline gelen mahya, Türklere ait bir kültür olarak resmiyet kazanmıştır. O dönemde belirli bir düzenekle ve oldukça zahmetle hazırlanan mahyalar, iplere asılan kandillerin zeytinyağı kullanılarak aydınlatılması ile yapılır, kandillerde kullanılan zeytinyağı her akşam tazelenirdi. Günümüzde elektrik ampulleriyle yapılan mahyalar, Ramazan başlangıcında ‘Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan ‘, ‘On Bir Ayın Sultanı’, 'Oruç Tut, Sıhhat Bul', ramazan sonlarına doğru ise ‘La İlahe İllallah’, ‘Elveda Ya Şehr-i Ramazan’ gibi yazılarla süslenmektedir.  </p>

<p>Kısaca belirtmek gerekirse mahya demek Ramazan demektir aslında. Çünkü mahya sanatı daha çok Ramazan ayında gösterir kendisini…</p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Diş Kirası ne demektir?</strong></span></h3>

<p><img alt="25 Ramazan Sözlüğü Diş Kirası" class="detail-photo img-fluid" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/25-ramazan-sozlugu-dis-kirasi.jpg" / width="900" height="595"></p>

<p>Osmanlı döneminin ramazan kültürüne ait bir tabir olan "diş kirası" tabiri, ramazanlarda iftara gidilen saray ve konaklarda misafirlere verilen hediyeler için kullanılmıştır.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>Zimem defteri ne demektir?</strong></span></h3>

<p>Zimmet kelimesinin çoğul şekli olan zimem, borçlar demek olup, eskiden veresiye defterine verilen isimdir. Günümüzde olduğu gibi Osmanlılar döneminde de özellikle ramazan ayında sadece zenginler değil, orta halli kimseler de fukaraya, yetime, dula elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışırdı. Bu yardımlar riyadan uzak durmak adına, göze batmayacak ve alanın gururunu incitmeyecek şekilde verilirdi. Gizli verilen nafile sadakanın, açıktan verilen nafile sadakadan yetmiş kat daha sevap olduğunu bilen Müslümanlar, yardımlarını mümkün olduğunca gizliden yapmaya gayret ederdi.</p>

<p>Mübarek ramazan günlerinde pek çok zengin, tebdil-i kıyafet ile hiç tanımadıkları mıntıkalara gidip bakkal, manav dükkânlarına girer, tenha zamanda onlardan zimem defterini yani veresiye defterini çıkarmalarını istermiş. Ardından baştan, sondan ve ortadan rastgele sahifelerin hesabını toplatıp, miktarını öder, bazen de defterdeki tüm borçları kapatır ve "Bu borçları silin! Allah kabul etsin!" deyip, kendilerini tanıtmadan çeker gidermiş.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#8e44ad"><strong>Sadaka ne demektir?</strong></span></h3>

<p><img height="602" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/10-sadaka-ne-demektir.jpg" width="900" /></p>

<p>Sözlükte “(haber) gerçek olmak; doğruluk” gibi anlamlara gelen sıdk kökünden türeyen sadaka kelimesi (çoğulu sadakāt), Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için ihtiyaç sahiplerine yapılan gönüllü veya dinen zorunlu maddî yardımları, bu çerçevede verilen para ve eşyayı ifade eder. Kelime Türkçe’de daha çok dilencilere yapılan küçük para yardımını belirtmek üzere kullanılır. Sadaka vermeye tasadduk denilir.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>Sadaka-i fıtır ne demektir?</strong></span></h3>

<p><img alt="40 Ramazan Sözlüğü Sadaka" class="detail-photo img-fluid" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/40-ramazan-sozlugu-sadaka.jpg" / width="900" height="415"></p>

<p>Sadaka-i fıtır, Ramazan ayının sonunda gücü yeten müslümanın belirli kimselere vermekle yükümlü olduğu yardım türüdür. Fıtr kelimesi oruca son vermeyi, orucu açmayı ifade eder. Bundan dolayı ramazan bayramına îdü’l-fıtr denildiği gibi ramazan ayını yaşamanın, onun mükâfat ve bereketinden faydalanmanın bir şükran belirtisi olarak verilen sadakaya da sadaka-i fıtr veya zekâtü’l-fitr denilir. Bu tamlama kısaltılmış olarak Türkçede fitre şeklinde kullanılmaktadır. Dinen zengin olarak Ramazan ayının sonuna yetişen Müslümanın vermesi vacip olan bu sadakanın vacip olma zamanı Ramazan bayramının birinci günü olmakla birlikte, bayramdan önce de verilebilir. Hatta bu daha iyidir. Ancak bayram günü veya daha sonra da verilebilir.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Sadaka taşı ne demektir?</strong></span></h3>

<p><img height="486" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/14-sadaka-tasi.jpg" width="864" /></p>

<p>Osmanlı toplumunda, derdini kimselere açamayan ihtiyaç sahiplerinin, bîçârelerin, dulların, yetimlerin izzet ve haysiyetlerini korumak için büyük bir dikkat, nezaket ve gayret gösterilmiştir. Bu yüzden verenin de alanın da görülmeyeceği bir şekilde sadaka taşları dikilmiştir. Zengin riyadan çekinip sadakasını buraya koyar, fakir de dilenmekten çekindiği için gece vakti gelip ihtiyacı kadarını buradan alır gerisini başka fakirlere bırakırdı. Gizliden verilen her sadakanın ahirette günahlarını örteceğini bilen halk, sadakalarını bu yolla verir, fakir fukaranın izzetini kırmaktan imtina ederlerdi. Yardım yapan ile alanın birbirini görmediği, tanımadığı, alanın mahcubiyetten, verenin ise riya ve gösterişten uzak olduğu bu yöntem sayesinde yalnız ramazanda değil her zaman ihtiyaç sahiplerine yardım yapılmış olur ve İslamiyet'in beş temel direğinden biri olan zekat müessesesi, hiçbir maddi müeyyide olmaksızın Müslümanların kalplerindeki sarsılmaz inançla tıkır tıkır işlerdi. Ahlak normlarını sadece İslam'dan aldığının bir göstergesi olan sadaka taşları, Osmanlının yardımlaşmaya, dayanışmaya ne kadar önem verdiğinin en güzel yansımadır.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#8e44ad"><strong>Zekat ne demektir?</strong></span></h3>

<p>Sözlükte “artma, arıtma; övgü ve bereket” mânalarına gelen zekât, terim olarak Kur’an’da belirtilen sınıflara sarfedilmek üzere dinen zengin sayılan müslümanların malından alınan belli payı ifade eder. Örfte bu payın maldan çıkarılması işlemine de zekât denilir. </p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>İnfak ne demektir?</strong></span></h3>

<p>Sözlükte “tükenmek, tamamlanmak, son bulmak” mânasındaki nefk kökünden türetilen infâk “bitirmek, yok etmek; yoksul düşmek” gibi anlamlara gelirse de daha çok “para veya malı elden çıkarmak” mânasında kullanılmaktadır. Dinî-ahlâkî bir terim olarak genellikle “Allah’ın hoşnutluğunu elde etme amacıyla kişinin kendi servetinden harcama yapması, muhtaçlara aynî ve nakdî yardımda bulunması” demektir. </p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>İtikâf ne demektir?</strong></span></h3>

<p><img alt="31 Ramazan Sözlüğü İtikaf" class="detail-photo img-fluid" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/31-ramazan-sozlugu-itikaf.jpg" / width="864" height="486"></p>

<p>Sözlükte "ibadet veya başka bir gaye için bir yerde kendini tutmak, kalmak; insanlardan tenha bir yerde kalmak, bir şeye bağlanmak" gibi anlamlara gelen itikâf, dinî bir kavram olarak, ibadet niyetiyle ve kurallarına uyarak inzivaya çekilmek demektir. İtikâfın meşruiyeti Kur’an ve Sünnet ile sabittir. Özellikle Ramazan ayının son on gününde itikafa girmek sünnet olmakla beraber, ramazan dışında da ve belirli bir süreye tâbi olmadan da itikafa girilebilir.</p>

<p>İ‘tikâfın meşruiyeti Kur’an ve Sünnet ile sabittir. “Mescidlerde i‘tikâfta bulunduğunuz zaman kadınlara yaklaşmayın” (el-Bakara 2/187) meâlindeki âyetle Hz. Âişe’nin, “Resûl-i Ekrem ramazanın son on gününde i‘tikâfa girerdi. O bu âdetine vefatına kadar devam etmiştir. Sonra onun ardından hanımları i‘tikâfa girmiştir” (Buhârî, “İʿtikâf”, 1; Müslim, “İʿtikâf”, 5) şeklindeki rivayeti bunun delillerini teşkil eder.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Kadir Gecesi ne demektir?</strong></span></h3>

<p><img height="600" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/11-kadir-gecesi-ne-demektir.jpg" width="900" /></p>

<p>Kadir kelimesi sözlükte “hüküm, şeref, güç, takdir, azamet, yücelik” gibi anlamlara gelmekle beraber, dinî literatürde “leyletü’l-Kadr” şeklinde Kur’ân-ı Kerîm’in indirildiği gecenin adı olarak kullanılmaktadır. Aynı adı taşıyan ve bu gecenin fazileti hakkında nâzil olan 97. sûrede Kur’an’ın Kadir gecesinde indirildiği, bu gecenin bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilmiştir.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Fidye ne demektir?</strong></span></h3>

<p>Sözlükte "bir kimseyi bulunduğu sıkıntılı durumdan kurtarmak için ödenen bedel" anlamına gelen fidye, bir fıkıh terimi olarak, esaretten kurtulmak için ödenen bedeli ayrıca başta oruç ve hac olmak üzere bazı ibadetlerin eda edilmemesi ya da edası sırasında birtakım kusurların işlenmesi halinde yerine getirilmesi gereken dinî-malî yükümlülüğü ifade eder.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>Oruçta Fidye</strong></span></h3>

<p>İslâm âlimlerinin ortak kabulüne göre ihtiyarlık ve şifa ümidi kalmamış bir hastalık sebebiyle oruç tutamayan kimse, daha sonra kaza etmesi mümkün olmadığından her gününe karşılık bir fidye öder. Bu durumdaki bir kimsenin fidye ödemesi vaciptir. Kur'ân'daki, "Oruç tutmaya güç yetiremeyenler, bir fakir doyumu kadar fidye öder." ayetinden hareketle fidye miktarının, bir kişiyi bir gün için doyuracak yiyecek olarak anlaşılmıştır. Bu da fitre miktarıyla uyum gösterir. Bu miktarın aynî olarak veya aynı değerde para yahut mal olarak verilmesi câizdir.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Keffaret ne demektir?</strong></span></h3>

<p>Keffaret: Bozulan bir gün orucun yerine iki kameri ay veya altmış gün peş peşe oruç tutmak demektir. Ayrıca bozulan orucun da kaza edilmesi gerekir. Keffaret sadece Ramazan ayında tutulan orucun mazeretsiz, bile bile bozulmasının cezasıdır. Diğer oruçların bozulması hâlinde yalnız kaza, yani gününe gün oruç tutmak yeterli olur. Ramazan orucu öbür aylarda kaza edilirken bilerek bozulsa yine kaza lazım gelir, keffaret icap etmez.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>Reyyan kapısı</strong></span></h3>

<p>Yüce Allah, Oruç tutan kulları için Cennette özel bir kapı tahsis etmiştir. Cennetin sekiz kapısından bir tanesi, oruç tutan Müslümanlara için ayrılmıştır.</p>

<p>“Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır. Kıyamet günü Oruç tutanlar o kapıdan çağırılacaklardır. Kim oruç tutanlardan ise o kapıdan cennete girecektir. Kim de o kapıdan girerse ebedi olarak susuzluk çekmeyecektir.”  (Buhari, Savm.4)</p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Ramazan manileri</strong></span></h3>

<p>Ramazan gecelerine özgü sahur vaktinde halkı uyandırmak için çalınan davulla söylenen, çoğunlukla ramazan özellikleri ile ilgili duyguları belirten mânalı sözlere Ramazan manileri denir.</p>

<p>Şükür bu aya girdik<br />
Akşam hilali gördük<br />
Sevinçlere gark olup <br />
Yüzü secdeye sürdük <br />
On bir ayın sultanı<br />
 kıymetlidir her anı<br />
Süslersin şu cihanı<br />
 Hoş geldin ya Ramazan.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>Ramazan Davulu</strong></span></h3>

<p><img alt="20 Ramazan Sözlüğü Ramazan Davulu" class="detail-photo img-fluid" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/20-ramazan-sozlugu-ramazan-davulu.jpg" / width="864" height="486"></p>

<p>Ramazan günlerinde oruç tutacakları sahura kaldırmak için mahalle aralarında çalınan davul.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Ramazan Pidesi</strong></span></h3>

<p><img height="600" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/12-ramazan-pidesi.jpg" width="900" /></p>

<p>Ramazan ayında özel olarak yaptırılan susamlı pide.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>Ramazaniyelik</strong></span></h3>

<p>Ramazanda iftar ve sahurda yenmek için alınan yiyeceklere verilen isimdir.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Tekne Orucu</strong></span></h3>

<p>Bir Anadolu geleneği olan tekne orucunu hepiniz duymuşsunuzdur. Tekne orucu, tenkiye orucuna dayanır. </p>

<p>Tenkiye orucu, alimlerin küçük yaştaki çocukları oruca alıştırmak ve onlara İslamî bir kimlik kazandırmak amacıyla önerdikleri parçalı bir oruçtur.</p>

<p>Ramazan’ın manevi havasını çocuklara sevdirerek aşılamak amacıyla uygulanan bir yöntemdir aslında. </p>

<p>Bu kelime zamanla tekne orucuna dönüşmüştür.</p>

<p>Tekne orucunda çocuk öğle vakti yemek ve su tüketir. </p>

<p>Sahur ve iftarı ailesiyle yaparak Ramazan sevincine katılmış olur.</p>

<hr />
<p><span style="color:#e74c3c"><strong>Temcîd ne demektir?</strong></span></p>

<p>Sözlükte “tâzim ve senâ etmek” anlamındaki temcîd minarelerde ezandan ayrı olarak Allah’a yapılan dua, tazarru ve münâcâtlar hakkında kullanılır. Üç aylarda recebin ilk gecesiyle başlayıp ramazanın teravih kılınan ilk gecesine kadar yatsı namazının ardından, ramazanda ise sahurdan sonra müezzinler tarafından halkın iştirakiyle minarede okunurdu. Temcîd sahur vaktinde okunduğundan halk arasında “sahur” mânasına da gelir. Cami ve tekkelerde temcîde çıkmak ve temcîd okuyacak topluluğu yönetmek müezzinlerin ve zâkirlerin önemli görevlerindendi. </p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>Temcîd pilavı</strong></span></h3>

<p><img alt="40 Ramazan Sözlüğü Temcid Pilavı" class="detail-photo img-fluid" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/40-ramazan-sozlugu-temcid-pilavi.jpg" / width="900" height="600"></p>

<p>Halk arasında, sahura okunan temcid sesi ile uyanan ve sahurluk hazırlamaya vakti kalmayan hanımların iftardan kalma pilavı ısıtarak servis etmelerine “temcid pilavı” denir.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Ramazan İlâhisi</strong></span></h3>

<p>Cami ve tekkelerde cemaatle kılınan teravih namazının her dört rek‘atı arasında okunan ilâhiler.</p>

<p>Teravihin farklı makamlardan ilâhiler eşliğinde kılınmasına dair esasları belirleyen mûsikişinas Buhûrîzâde Mustafa Itrî Efendi’dir.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>Ramazâniyye</strong></span></h3>

<p><img alt="24 Ramazan Sözlüğü Ramazaniyye" class="detail-photo img-fluid" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/24-ramazan-sozlugu-ramazaniyye.jpg" / width="1024" height="830"></p>

<p>Divan şiirinde ramazan ayını konu edinen manzumelerin genel adına, Ramazâniyye denir. En çok ramazâniyye yazan şair Enderunlu Fâzıl’dır.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Iydiyye ne demektir?</strong></span></h3>

<p>Divan edebiyatında ramazan ve kurban bayramları vesilesiyle yazılmış kasidelere, ıydiyye denir.</p>

<p><img alt="30 Ramazan Sözlüğü Kaside" class="detail-photo img-fluid" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/30-ramazan-sozlugu-kaside.jpg" / width="850" height="524"></p>

<p>Divan şairleri arasında büyüklere ithafen kaside yazmak için değerlendirilen fırsatlardan biri de ıyd-i fıtr (ramazan bayramı) ve ıyd-i adhâ (kurban bayramı) günleriydi. Dinî bayram olmamakla beraber nevruz da bu günlere dahil edilmiş, ancak yazılan şiirler ayrı bir adla nevrûziyye olarak anılmıştır. Kasidelerin teşbîb/nesîb kısımlarında bayramdan bahsedilmesi ıydiyye (îdiyye) / bayramiyye şeklinde adlandırılmalarına yol açmıştır. Şairler böylece çok defa hâmileri olan büyüklerin bayramlarını manzum birer tebriknâme ile kutlar, karşılığında da câize alarak bayram harçlıklarını çıkarırlardı.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Bayram ne demektir?</strong></span></h3>

<p><img height="610" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/13-ramazan-bayrami.jpg" width="900" /></p>

<p>Kâşgarlı Mahmud’un tesbitine göre kelimenin aslı Farsça beẕrem/beẕrâm (بذرام/بذرم) olup “sevinç ve eğlence günü” demektir ve beyrem/bayram telaffuzu Oğuzlar’a aittir (Dîvânü lugāti’t-Türk Tercümesi, I, 263, 484; III, 176). </p>

<p>Bayram kelimesinin Arapça’sı, sözlüklerde “âdet halini alan sevinç ve keder; bir araya toplanma günü” anlamlarıyla karşılanan îddir (el-ʿıyd/العيد). </p>

<p>Uluslara ait toplu sevinç, mutluluk ve ortak kutlama vesilesi olarak kabul edilen belirli zamanlar için kullanılan bir terimdir bayram. İslâm dininde Ramazan ve Kurban Bayramı olmak üzere iki bayram vardır ve her iki bayram da hicretin 2. yılından itibaren kutlanmaya başlanmıştır. Fitre verildiği için fıtır bayramı da denilen Ramazan Bayramı; Ramazan ayının sonunda, Şevval ayının ilk üç gününde kutlanır.Türkiye’de bazı çevrelerde muhtemelen bayramda şeker, lokum ve tatlı ikramı şeklinde öteden beri var olan gelenekten dolayı buna şeker bayramı da denilmektedir. Ancak Hz. Peygamber’in uygun olmayan bazı isimleri değiştirmesi ve özellikle dinî terim ve kavramların muhafazası konusunda hassasiyet göstermesi, bu şekilde bir adlandırmanın doğru olmayacağını göstermektedir.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#8e44ad"><strong>Bayram salâsı ne demektir?</strong></span></h3>

<p><img alt="32 Bayram Sözlüğü Sala" class="detail-photo img-fluid" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/32-bayram-sozlugu-sala.jpg" / width="1024" height="790"></p>

<p>Arapça “dua” mânasına gelen salâ (salât صلات), dinî mûsikide Hz. Muhammed’e Allah’tan rahmet ve selâm temenni eden, belli bestesiyle okunan çeşitli güftelere verilen genel addır. Cami mûsikisi formları arasında yer alan ve sözleri Arapça olan salâlar okundukları yer ve zamana göre sabah salâsı, cenaze salâsı, bayram salâsı, salât-ı ümmiyye gibi adlarla anılırlar.</p>

<p>Bayram salâsı aynı zamanda cuma günleri de okunduğundan “bayram ve cuma salâsı” adıyla da anılır.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>Bayram Alayı ne anlama gelmektedir?</strong></span></h3>

<p>Osmanlı padişahlarının bayram namazlarını kılmak için saraydan camiye gidiş ve dönüşleri sırasında yapılan merasime bayram alayı denilirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Şevval ne demektir?</strong></span></h3>

<p><img alt="28 Ramazan Sözlüğü Şevval" class="detail-photo img-fluid" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/28-ramazan-sozlugu-sevval.jpg" / width="900" height="727"></p>

<p>Sözlükte “yukarı kalkmak, yükselmek; kaldırmak” anlamlarındaki şevl kökünden türeyen şevvâl kelimesi kamerî yılın ramazandan sonra ve zilkadeden önce gelen onuncu ayının adıdır. Şevval aynı zamanda hac aylarının ilkidir. Şevval adı Arab-ı müsta‘ribe devrinde kullanılmaya başlanmış ve İslâmiyet’ten sonra da kullanımı devam etmiştir. Ramazan bayramının birinci günü olan şevval ayının ilk gününde oruç tutmak haramdır. </p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Arife Çiçeği</strong></span></h3>

<p>Osmanlı’da bayramlarda bilhassa çocukları sevindirmenin ayrı bir yeri vardır. Bayram sabahına özel çocuklara kıyafetler alınır ve buna bayramlık denirdi. Bayramlıklarıyla sokakta gezen çocuklara ise “Arife Çiçeği” adı verilirdi. Osmanlı'dan gelen “Arife Çiçeği” kavramı; bayramdan birkaç gün önce yapılan alışverişin ardından çocukların sabırsızlanarak giysilerini bayramdan bir gün önce, yani Arife günü, giyerek dolaşması olarak tanımlanırdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>#KEŞFET, Dini kavramlar, Ramazan</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ramazan-sozlugu</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Feb 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/ramazan-sozlugu.jpg" type="image/jpeg" length="28600"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ramazan ne demektir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ramazan-ne-demektir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ramazan-ne-demektir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramazan kelimesi ne anlama gelmektedir? Ramazan kaçıncı kameri aydır? Ramazan kelimesi Kur'an-ı Kerim'de geçiyor mu? Ramazanın başlıca özellikleri nelerdir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3></h3>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Ramazan kelimesi ne anlama gelmektedir?</strong></span></h3>

<p>Kur’an-ı Kerîm’in nazil olmaya başlamasıyla şereflenmiş, oruç ibadetinin yerine getirildiği dokuzuncu kamerî aydır Ramazan.</p>

<p>Ramazan kelimesinde;<strong> temizlik, yanmak ve keskinlik</strong> anlamları vardır.</p>

<p><strong>رمضان :</strong> Sözlükte “günün çok sıcak olması, güneşin kum ve taşları çok ısıtması, kızgın yerde yalınayak yürümekle ayakların yanması” anlamlarındaki ramad masdarından veya “güneşin güçlü ısısından çok fazla kızmış yer” mânasındaki ramdâ’ kelimesinden türeyen ramazân kamerî yılın şâbandan sonra, şevvalden önce gelen dokuzuncu ayının adıdır.</p>

<p>“Yaz sonunda ve güz mevsiminin başlarında yağıp yeryüzünü tozdan temizleyen yağmur” anlamındaki ramadî kelimesinden ya da “kılıcı veya ok demirini inceltip keskinleştirmek için iki yalçın taş arasına koyup dövmek” anlamındaki ramd masdarından türediği de ileri sürülmüştür.</p>

<p>Genellikle ay manasındaki “şehr” kelimesine izâfe edilip<strong> "şehru ramazân"</strong> şeklinde kullanılır.</p>

<blockquote>
<p><span style="color:#16a085"><strong>Ramazan ayında oruç ve diğer ibadetlerle Allah’a yönelen müminler, günahlarından temizlenir, arınır, bilinçlenir, iman ve ahlak bakımından keskinleşir, kuvvetlenir.</strong></span></p>
</blockquote>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Ramazan kelimesi Kur'an-ı Kerim'de geçiyor mu?</strong></span></h3>

<p>Kur’ân-ı Kerîm’de adı geçen ve değerine vurgu yapılan yegâne ay ramazan ayıdır. Orucun farz kılındığını bildiren ayetlerin ardından ramazanın insanlara doğru yolu gösteren ve hakkı bâtıldan ayıran Kur’an’ın indirildiği ay olduğu belirtilmiş ve bu aya ulaşanların oruç tutması emredilmiştir. (el-Bakara 2/185). Bununla beraber Hz. Peygamber (sas) ramazan ayının fazileti, başlangıcının ve sonunun nasıl tespit edileceği, süresi ve bu aya mahsus ibadetlerle ilgili çok sayıda hadis rivayet etmiştir.</p>

<p>Peyagmberimizin (sas), “mübarek bir ay” olarak nitelendirdiği ramazan ayı girdiğinde cennet kapılarının açılıp cehennem kapılarının kapandığını ve şeytanların bağlandığını (Buhârî, “Ṣavm”, 5; Müslim, “Ṣıyâm”, 1, 2), inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek ramazan orucunu tutan kişinin geçmiş günahlarının bağışlanacağını (Buhârî, “Ṣavm”, 6; Müslim, “Müsâfirîn”, 175) haber vermektedir. Nitekim rivayetler ramazan geldiğinde Resûlullah’ın mânevî yaşantısında farkedilecek derecede bir değişiklik meydana geldiğini, bu ayda Cebrâil ile buluşup karşılıklı Kur’an okuduklarını, özellikle bu günlerde onun cömertliğinin doruk noktasına ulaştığını (Buhârî, “Ṣavm”, 7; Müslim, “Feżâʾil”, 50), ramazan ayının son on günü girdiğinde onun geceleri ihya edip ev halkını uyandırdığını ve kendisini tamamen ibadete hasrederek eşleriyle ilişkisini kestiğini (Buhârî, “Leyletü’l-Ḳadr”, 5; Müslim, “İʿtikâf”, 7, 8) bildirmektedir.</p>

<h3><span style="color:#d35400"><strong>Ramazanın başlıca özellikleri nelerdir?</strong></span></h3>

<p>Ramazanın başlıca özellikleri şu şekilde sıralanabilir:</p>

<p> <strong>1.</strong> Kur’ân-ı Kerîm bu ayda indirilmeye başlanmış olup âyet ve hadislerde bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilen (el-Kadr 97/3; Nesâî, “Ṣıyâm”, 5) Kadir gecesi de bu ayın içindedir.</p>

<p> <strong>2.</strong> İslâm’ın beş şartından biri olan oruç bu ayda tutulur (el-Bakara 2/183-185; Buhârî, “Ṣavm”, 1; Müslim, “Îmân”, 8, 9). </p>

<p><strong>3.</strong> Hz. Peygamber (sas)’in inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek kılan kişinin geçmiş günahlarının bağışlanacağını bildirdiği ve kendisi de bizzat kılarak ümmeti için sünnet olduğunu gösterdiği (Buhârî, “Ṣalâtü’t-terâvîḥ”, 1; Müslim, “Müsâfirîn”, 173-178) teravih namazı bu aya mahsus ibadetlerdendir. </p>

<p><strong>4.</strong> Malî bir ibadet olan fitrenin (fıtır sadakası) bu ayın sonunda ve bayramdan önce ödenmesi gerekir. Bu ayda yapılan diğer yardımların da öteki aylara göre daha sevap ve faziletli olduğuna dair hadisler vardır (Buhârî, “Ṣavm”, 7; Müslim, “Feżâʾil”, 50; Tirmizî, “Zekât”, 28). Bu sebeple, ramazanda ödenmesi gerekli olmamakla birlikte müslümanlar zekâtlarını bu ayda ödemeyi âdet haline getirmişlerdir. </p>

<p><strong>5.</strong> Bu ayın sonunda itikâfa girmek sünnettir. Kaynaklar Resûl-i Ekrem’in ramazanın son on gününde itikâfa girdiğini ve bu âdetini vefatına kadar devam ettirdiğini, onun ardından hanımlarının da itikâfa girdiğini (Buhârî, “İʿtikâf”, 1; Müslim, “İʿtikâf”, 1-5) haber vermektedir. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>6.</strong> Kütüb-i Sitte’de yer alan bazı hadislerde bu ayda umre yapanın hac sevabı alacağı ifade edilirken (Buhârî, “ʿUmre”, 4; Müslim, “Ḥac”, 221, 222), zayıf olduğu kaydedilen bazı hadislerde ise diğer ibadet ve amellere de öteki aylara göre daha çok mükâfat verileceği bildirilmiştir (İbn Huzeyme, eṣ-Ṣaḥîḥ, III, 191-192; Ahmed b. Hüseyin el-Beyhakī, Şuʿabü’l-îmân, V, 224). </p>

<p><strong>7.</strong> Kur’an ayı denilen ramazan ayında çokça Kur’an okuyup tefekkür etmek müstehap kabul edilmiştir. Hz. Peygamber(sas)’in Cebrâil ile karşılıklı Kur’an okumasına dayanan mukabele uygulaması da bu aya mahsus geleneklerdendir.</p>

<p>Her zaman sevinç ve coşkuyla karşılanan ramazan ayında çeşitli etkinlikler de gerçekleştirilmektedir. Bu çerçevede İslâm dünyasında ve ülkemizde ramazana has birçok dinî ve sosyal içerikli gelenek oluşmuştur. Bunlar arasında camilerde kandillerin yakılması, minareler arasına mahya kurulması, iftar davetleri, ihtiyaç sahiplerine yardımların arttırılması, sokaklarda davul çalınıp mâniler söylenerek sahur vaktinin halka duyurulması, ramazana has yiyeceklerin hazırlanması gibi uygulamalar farklı şekillerde de olsa varlığını sürdürmektedir. Ayrıca mukabele, teravih namazı, itikâfa girmek ve fitre vermek de bu aya mahsus ibadetlerdir.</p>

<p>Kısaca belirtmek gerekirse manevi bir atmosferin yayıldığı ramazan; sabır, ibadet, rahmet, mağfiret, bereket, heyecan, sevinç, empati, hoşgörü demektir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dini kavramlar, Ramazan</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ramazan-ne-demektir</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Feb 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/ramazan-ne-demekir.jpg" type="image/jpeg" length="80457"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ramazâniyye ne demektir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ramazaniyye-ne-demektir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ramazaniyye-ne-demektir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramazâniyye ne anlama gelmektedir? En çok ramazâniyye yazan divan şairi kimdir? Ramazâniyyelerin konusu nedir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color:#d35400"><strong>Ramazâniyye ne anlama gelmektedir?</strong></span></h3>

<p>Divan şiirinde ramazan ayını konu edinen manzumelerin genel adına, ramazâniyye denir.</p>

<p>XVII. yüzyıldan itibaren yazılmaya başlanan ramazâniyyeler XVIII. yüzyıl ve sonrasında yaygınlaşmıştır.</p>

<blockquote>
<p><span style="color:#e74c3c"><strong>En çok ramazâniyye yazan divan şairi bu türde on üç kasidesi bulunan Enderunlu Fâzıl’dır.</strong></span></p>
</blockquote>

<p>Sâbit, Nazîm, Edirneli Kâmî, Nedîm, Koca Râgıb Paşa, Şeyh Galib, Enderunlu Vâsıf, Sünbülzâde Vehbî gibi isimler dikkat çeken ramazâniyye şairleri arasında sayılabilir. Bihiştî gibi bazı şairler de ramazanı ve orucu vesile ederek dinî-tasavvufî gazeller yazmışlardır (Behiştî Divanı, s. 424). Koca</p>

<blockquote>
<p><span style="color:#e74c3c"><strong>Râgıb Paşa’nın, ramazan ayının ramazâniyyelerde konu edilen yönleri üzerinde durarak yazdığı gazeli makta‘ beytinin son kelimesinden dolayı “iftâriyye” adıyla anılmış olup bu konuda tek örnektir.</strong></span></p>
</blockquote>

<p>Ramazanın rahmet ve bereket mevsimi olarak gelmesini Enderunlu Vâsıf, “Açıldı yine mısra-ı dervâze-i gufran / Hak’tan taleb-i mağfirete vakt ü zamandır” ve, “Ol mâh-ı fazîlet ki beher rûz-ı şerîfi / Sad mâha bedel olsa ayn-ı ziyandır” mısralarıyla anlatır.</p>

<p>Çocukların ramazanda oruç tutmak istemeleri Vâsıf’ın, “Sıbyân-ı heves ni‘met-i savm ile demekte / Bu şeb beni cânım nene sahûra uyandır” mısralarına yansımıştır.</p>

<p>Vâsıf’ın, “Mağfirethân olalım hüzn ile şeb tâ-be-seher / Edip ihlâs-ı derûn ile terâvîhe kıyam” beytinde teravih teşvik edilirken, “Alınır mı ramazan sofularından mushaf / Rahlenin nevbetini beklemeyince insan” beytinde camilerde Kur’an kıraatine ve mukabele dinleme âdetine dikkat çekilir.</p>

<p>Nazîm, kandil ve mahyalarla aydınlatılmış camileri çırağan âlemleriyle mukayese ederek, “Lâlezâr-ı dîn çerâğânı kıyâs eyler gören / Her menâr üzre saf-ı kandîl kim sûzân olur” der. Fâzıl mahyalarla aydınlatılmış camileri parıldayan gökyüzü ve Süreyyâ yıldızıyla karşılaştırır: “Eşkâl-i Süreyyâ-yı felek yeknesak üzre / Mâhiyyesi her gece bunun başka nişandır.” Ramazâniyyelerde mahya ve kandiller için de pek çok beyit yazılmış, değişik mazmun ve teşbihlere yer verilmek suretiyle birçok sanat ortaya konmuştur</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>İftarlar bu ayın en önemli zaman dilimidir.</li>
</ul>

<p>Enderunlu Vâsıf, “Gösterme sakın sofrada yer sûfiye yoksa / Dilsîr olamaz tâba pilâv yahni kapandır” diyerek tekke veya imaret yemekleriyle karnını doyurmaya alışmış olanların iftar sofrasında kendilerine hâkim olmalarının güçlüğünü vurgular. “Gördükçe hilâl-i feleği gürisne-çeşman / Ser-sofra-i çarh üzre sanır pâre-i nandır” beyti aç gözlülerin gökyüzündeki ayı bile sofradaki ramazan pidesine benzettiğini, “Kurs-ı mehe bu diş bileyiş var iken onda / Mehdir o değil nan deyü ersen inandır” beyti de onları aksine inandırmanın çok zor olduğunu nükteli bir dille anlatmaktadır.</p>

<ul>
 <li>Ramazâniyyelerde üzerinde önemle durulan konulardan biri de Kadir gecesidir.</li>
</ul>

<p>Enderunlu Vâsıf bunu, “Bil kadrini zîrâ ki bu şehrin şeb-i Kadri / Bîşek sebeb-i mağfiret-i âlemiyandır” beytiyle anlatır. Kadir gecesi şairlerin kadir ve kıymetinin bilinmesi için tevriye yolunu açmakta, bunun yanında övgüye geçmeye de vesile olmaktadır.</p>

<p>Ramazâniyyelerin sonunda şair bayramın hasretle beklendiğini ifade ederek çeşitli nükteler yapar. Nedîm’in, “Şevkimiz şimdi ana düştü ki inşâallah / Ola sıhhatle selâmetle meh-i rûze tamam // Kıla erbâb-ı dili âb-ı hayâta sîrâb / Erişip Hızr gibi âh mübârek bayram” beyitleri bu anlayışı aksettirir. Ramazan bayramı için kaleme alınan ıydiyyelerde de ramazanın çeşitli yönlerine atıflar yapılmaktadır (bk. IYDİYYE).</p>

<p>Bazı mutasavvıf şairlerin ramazanla ilgili şiirleri ramazan ilâhisi olarak bestelenecek muhteva ve yapıdadır. Bunlara İsmâil Hakkı Bursevî’nin ramazanın gelişi dolayısıyla yazılmış, “Sâye saldı ehl-i îmân üstüne / Hamdülillâh geldi mâh-ı ramazân / Doğdu ol nur ehl-i irfân üstüne / Hamdülillâh geldi mâh-ı ramazân” kıtasıyla başlayan şiiri ile Hz. Üftâde’nin bu ayın sona erişini konu edinen, “Ey dostlarım ağlaşalım / Oruç ayı gitti yine / Hasret ile inleşelim / Oruç ayı gitti yine” kıtasıyla başlayan şiiri örnek verilebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>#KEŞFET, Ramazan</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ramazaniyye-ne-demektir</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Feb 2026 09:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/ramazaniyye-ne-demektir.jpg" type="image/jpeg" length="59730"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Osmanlı'da ramazan geleneği cerre çıkmak]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/osmanlida-ramazan-gelenegi-cerre-cikmak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/osmanlida-ramazan-gelenegi-cerre-cikmak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cer ne demektir? Cerre çıkma uygulaması nasıl ve ne zaman gerçekleştirilirdi? Cer akçesi ne anlama gelmektedir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Cer ne demektir?</strong></span></h3>

<p>Cer, eskiden medrese talebelerinin üç aylarda dinî hizmetlerde bulunmak ve halkı aydınlatmak için kasaba ve köylere gitmelerini ifade eden bir tabirdir.</p>

<p>Sözlükte “çekmek, kendine doğru çekmek, celbetmek” anlamına gelen ve daha çok “cerre çıkmak” şeklinde kullanılan bu kelime, bir tabir ve uygulama olarak Osmanlılar’da başlangıçtan beri görülmektedir.</p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Cerre çıkma uygulaması nasıl gerçekleştirilirdi?</strong></span></h3>

<p>Müderrisler ve yetişmiş talebeler dokuz ay derslerle meşgul olduktan sonra üç aylarda ve özellikle ramazan ayında şehir, kasaba ve köylere giderek camilerde vaaz verir, Kur’an okur ve diğer din hizmetleriyle halkı irşad ederler, soruları cevaplandırır ve çocukların yetişmesine yardımcı olurlardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetişmiş kimselerin şehir, kasaba ve köylere gitmesi olumlu sonuçlar vermiştir. Başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlerdeki dinî ve kültürel gelişmeler halkın ayağına kadar götürülmüş, böylece en küçük yerleşim birimlerine ulaşma imkânı sağlanmıştır. Buna karşılık halk da kendilerine bu şekilde faydalı olanlara maddî yardımlarda bulunmak suretiyle iki zümre arasında samimi bir diyalog kurulmuştur. Fakir öğrencilere halk tarafından verilen maddi yardımlara <strong>“cer akçesi</strong>” ve <strong>“zekât akçesi”</strong> denilmiştir. Cer halkın aydınlanması açısından olduğu kadar medreseliler için de bir uygulama niteliği taşıdığından çok faydalı olmuş, bu vesile ile medreseliler toplumun bilgi ve kültür düzeyini geliştirme, ihtiyaç ve eğilimlerini yakından tanıma imkânına kavuşmuştur.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>#KEŞFET, Ramazan</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/osmanlida-ramazan-gelenegi-cerre-cikmak</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Feb 2026 08:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/osmanlida-ramazan-gelenegi-cerre-cikmak.jpg" type="image/jpeg" length="49017"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TDV'den Gazze'ye günlük 20 bin kişilik iftar desteği]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/tdvden-gazzeye-gunluk-20-bin-kisilik-iftar-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/tdvden-gazzeye-gunluk-20-bin-kisilik-iftar-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Diyanet Vakfı (TDV), Gazze'de ramazan boyunca her gün 20 bin kişiye ulaştırılması planlanan iftar paketlerinin ilkini ihtiyaç sahiplerine teslim etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gazze'de ramazan boyunca her gün 10 bin adedi Vakıflar Genel Müdürlüğü, 10 bin adedi de Türkiye Diyanet Vakfı tarafından sağlanan gıda desteği, ramazan boyunca kesintisiz şekilde sürdürülecek.</p>

<p>Bu kapsamda her gün 20 bin kişiye ulaştırılması planlanan iftar paketlerinin ilki 18 Şubat itibarıyla ihtiyaç sahiplerine teslim edildi.</p>

<p><img alt="Gazze Iftar Tdv 22" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/02/gazze-iftar-tdv-22.jpg" width="860" /></p>

<p>Gazze'de Nuseyrat Mülteci Kampı ve Deyr El Balah'ta kurulan yemek pişirme merkezlerinde hazırlanan iftar paketleri, bölgedeki sivillere düzenli ulaştırılırken üretim ve sevkiyat planlaması da sahada aralıksız devam edecek.</p>

<p><img alt="Gazze Iftar Tdv 11" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/02/gazze-iftar-tdv-11.jpg" width="860" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazzeli sivillerin yanında olmak ve maruz kaldıkları şiddetin etkilerini bir nebze olsun hafifletmek amacıyla hayata geçirilen program kapsamında ramazan süresince toplam 290 bin iftar paketinin ulaştırılması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ramazan, TDV</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/tdvden-gazzeye-gunluk-20-bin-kisilik-iftar-destegi</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Feb 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/02/gazze-iftar-tdv-33.jpg" type="image/jpeg" length="65113"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şafi mezhebine göre teravih namazı nasıl kılınır?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/safi-mezhebine-gore-teravih-namazi-nasil-kilinir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/safi-mezhebine-gore-teravih-namazi-nasil-kilinir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Teravih namazının hükmü nedir? Teravih namazı kaç rekattır? Teravih namazı kaza edilir mi?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#d35400"><strong>Teravih namazının hükmü nedir?</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Teravih namazı hem erkekler, hem de kadınlar için müekked bir sünnet-i ayndır. Bu namazın faziletiyle ilgili olarak sevgili Peygamberimiz (sas) şöyle buyurmuşlardır:</p>

<p style="text-align:justify" xmlns="http://www.w3.org/1999/xhtml">“Faziletine inanarak ve mükâfatını umarak Allah rızası için Ramazan gecelerini ibadetle geçiren (teravih namazını kılan) kişinin geçmiş günahları bağışlanır.”<span>(Buhari,İman,27)</span></p>

<p style="text-align:justify" xmlns="http://www.w3.org/1999/xhtml">Teravih namazının cemaatle kılınması sünnettir. Kişi, teravihi kendi evinde yalnız başına kılabilirse de, cemaat sevabından mahrum olmamak için, aile efradıyla birlikte cemaat halinde kılmaya gayret etmelidir. Cemaatle kılınmasının sünnet oluşu, Peygamber Efendimizin uygulamalarıyla sabittir.</p>

<h3 style="text-align:justify" xmlns="http://www.w3.org/1999/xhtml"><span style="color:#c0392b"><strong>Teravih namazı kaç rekattır?</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify" xmlns="http://www.w3.org/1999/xhtml">Yirmi rekât olan teravih namazını, her iki rekâtta bir selam vererek kılmak gerekir. İki rekâtta bir selam verilmemesi durumunda kılınan teravih namazı sahih olmaz.</p>

<p style="text-align:justify"><i>Hanefi mezhebine göre teravih namazı, dört rekâtta bir selam verilerek de kılınabilir. 8, 10 hatta 20 rekâtın sonunda selam verilerek kılınabilirse de bu mekruhtur.</i></p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#d35400"><strong>Teravih namazının vakti</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Teravihin vakti yatsı namazından sonra başlar. Yatsı namazı, akşam namazının vaktinde cem-i takdim şeklinde akşam namazıyla birlikte kılınsa bile, peşi sıra teravih kılınabilir. Teravihin vakti fecr-i sadıkın doğması ile sona erer. Vitirden sonra kılınsa da sahih olmakla birlikte vitirden önce kılınması daha faziletlidir.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#d35400"><strong>Teravih namazı kaza edilir mi?</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Vaktinde kılınmayan teravihin daha sonra kaza edilmesi sünnettir.</p>

<p style="text-align:justify"><i>Hanefi mezhebine göre vaktinde kılınmayan teravih namazı daha sonra kaza edilmez.</i></p>

<p style="text-align:justify">Teravih kılmakta olan kişinin, selef-i salihine uymuş olmak için, arada salât okumaksızın istirahat maksadıyla oturması menduptur. Ancak bu  arada zikir yapılması gerektiğine dair bir rivayet bulunmamaktadır.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#d35400"><strong>Teravihi Hatimle Kıldırmak</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Ramazan’ın son gecesinde hatmedecek şekilde teravihi hatimle kıldırmak sünnettir. Cemaat bundan rahatsız olacak ve zarar görecekse, onların durumunu göz önüne alarak bundan vazgeçmek daha uygun olur. Cemaat sıkılmasın diye teravihi acele kıldırmak caiz değildir. Hâlbuki ilk dönem Müslümanları teravih namazında çok uzun sureler okurlarmış. Abdullah, babası Hz. Ebubekir’in şöyle dediğini nakletmiştir:</p>

<p style="text-align:justify">“Ramazanda (teravih namazını kılıp) dağıldığımızda fecrin doğmasından korktuğumuz için hizmetçilerden (sahur) yemeği(ni) hazırlamak için acele etmelerini isterdik.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#d35400"><strong>Şafi mezhebine göre  teravih namazı nasıl kılınır?</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Teravihin her iki rekâtı müstakil bir namazdır. Her iki rekâtın başında niyet edip iftitah tekbirini aldıktan sonra iftitah duasını okumak gerekir. Bu dua, Fatiha’dan önce okunmalıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Teravihin her teşehhüdünün sonunda Peygamber Efendimize salât-ü selam getirilir.</p>

<p style="text-align:justify">Teravihin ayakta kılınması, oturarak kılınmasına; mescitte kılınması, evde kılınmasına nispetle daha faziletlidir.</p>

<p xmlns="http://www.w3.org/1999/xhtml">Vitir namazını Ramazan ayında cemaatle kılmak ve bu ayın ikinci yarısında vitrin son rekâtında rükûdan doğrulduktan sonra kunut duası okumak da sünnettir. Yine her gün sabah namazının farzının ikinci rekâtında, rükûdan kalktıktan sonra kunut duası okumak da sünnettir.</p>

<h3><strong><span style="color:#d35400">DAHA FAZLASI İÇİN TIKLAYINIZ </span></strong></h3>

<h3><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/safi-mezhebine-gore-vitir-namazi-nasil-kilinir"><strong>Şafi mezhebine göre vitir namazı nasıl kılınır?</strong></a></h3>

<h3><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/hanefi-ve-safi-mezhebinde-kunut-dualari"><strong>Şafi Mezhebinde Kunut Duaları ne zaman okunur?</strong></a></h3>

<h3><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/hanefi-ve-safi-mezhebinde-kunut-dualari"><strong>Hanefi ve Şafi mezhebinde kunut duaları ve anlamları</strong></a></h3>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>#KEŞFET, Ramazan</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/safi-mezhebine-gore-teravih-namazi-nasil-kilinir</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 21:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/safi-mezhebine-gore-teravih-namazi-nasil-kilinir.jpg" type="image/jpeg" length="20984"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Teravih Namazı Nasıl Kılınır?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/teravih-namazi-nasil-kilinir-diyanet</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/teravih-namazi-nasil-kilinir-diyanet" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Teravih namazı nasıl kılınır? Teravih namazı kaç rekattır? Teravih ne demektir? Teravihin anlamı… Teravih namazı ne zaman kılınır? Yatsı namazından önce teravih kılınabilir mi?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Teravih namazı nasıl kılınır?</strong></span></h3>

<p><strong><span style="color:#d35400">Niyet</span></strong></p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Teravih namazına nasıl niyet edilir?</strong></span></h3>

<p>İmama uyarak kılınacaksa euzu besmele çekerek <strong>“Niyet ettim Allah rızası için Teravih namazını kılmaya uydum imama”</strong> denilir. Ferdi olarak kılınacaksa <strong>“Niyet ettim Allah rızası için Teravih namazını kılmaya" </strong>denilir.</p>

<p><strong>1. Rekat</strong></p>

<p>1. Eller kulak hizasına kaldırılır, <strong>Allahuekber</strong> diyerek namaza başlanır.<br />
2. Gizlice <strong>Sübhaneke </strong>duası okunur.<br />
3. <strong>Euzu Besmele</strong> çekilir.<br />
4. <strong>Fatiha Suresi </strong>okunur.<br />
5. <strong>Zammı Sure</strong> ya da onun yerine geçecek miktarda ayet/ayetler okunur.<br />
6. Allahuekber diyerek eller diz kapaklarının üzerine gelecek şekilde rükuya gidilir, üç defa <strong>Sübhane Rabbiye’l-Azim</strong> denilir.<br />
7. <strong>Semiallahu Limen Hamideh </strong>denilerek rükudan kalkılır ve <strong>Rabbena Lekel Hamd</strong> denilir.<br />
8. Tekrar Allahuekber denilerek secdeye gidilir, üç defa <strong>Sübhane Rabbiye’l-Âlâ</strong> denilir. Secdede alın ve burnun yere değmesine dikkat edilir.<br />
9. İki defa secde yaptıktan sonra ‘Allahuekber’ denilerek ikinci rekata kalkılır.</p>

<p><strong>2. Rekat</strong></p>

<p>10. Ayağa kalkıldığında <strong>Besmele</strong> ve <strong>Fatiha</strong> suresi okunur.<br />
11. <strong>Zammı sure </strong>ya da onun yerine geçecek miktarda ayet/ayetler okunur.<br />
12. ‘Allahukber’<strong> </strong>diyerek eller diz kapaklarının üzerine gelecek şekilde rükuya gidilir, üç defa <strong>Sübhane Rabbiye’l-Azim</strong> denilir.<br />
13. <strong>Semiallahu Limen Hamideh</strong> denilerek rükudan kalkılır ve<strong> Rabbena Leke’l-Hamd</strong> denilir.<br />
14. Tekrar Allahuekber denilerek secdeye gidilir, üç defa <strong>Sübhane Rabbiye’l-Âlâ</strong> denilir. Secdede alın ve burnun yere değmesine dikkat edilir.<br />
15. Oturulduğunda<strong>; Ettehiyyatü,</strong> <strong>Salli-Barik</strong> ve <strong>Rabbena</strong> duaları okunur. <strong>Esselamü Aleyküm</strong> <strong>ve</strong> <strong>Rahmetullah</strong> diyerek önce sağa sonra sola selam verilir.<br />
16. Eğer dört rekat olarak kılınacaksa ilk tahiyyata oturulduğunda <strong>Ettehiyyatü </strong>ve Salli, Barik duaları okunur sonra <strong>üçüncü rekata</strong> kalkılır.</p>

<p><strong>3 ve 4. Rekat</strong></p>

<p>Kalan iki rekat, aynı ilk iki rekat gibi kılınır. <strong>Ettehiyyatü </strong>ve Salli, Barik dualarınsan sonra önce sağa sonra sola <strong>"Esselamü aleyküm ve rahmetullah"</strong> diye selam verilir.</p>

<p><span style="color:#e74c3c"><strong>Not: Şayet teravih namazı cemaatle kılınacaksa fatiha ve zammı sureleri imam açıktan okur cemaat dinler.</strong></span></p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Teravih namazı kaç rekattır? </strong></span></h3>

<p>Teravih namazı, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali dönemlerinden başlayarak günümüze kadar cemaatle yirmi rekât olarak kılınmıştır.</p>

<p>Günümüzde de, başta ülkemiz olmak üzere pek çok İslam ülkesinde teravih namazı cemaatle 20 rekât olarak kılınmaktadır.</p>

<p>Ancak; yorgunluk, meşguliyet ve benzeri sebeplerle, teravih namazının evde 8, 10, 12, 14, 16 veya 18 rekât kılınması hâlinde de sünnet yerine getirilmiş olur.</p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Teravih namazı kaç rekat olarak kılınır?</strong></span></h3>

<p>Teravih namazını dört rekâtta bir selam vererek kılmak caiz ise de, iki rekâtta bir selam vererek kılmak daha faziletlidir.</p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Teravih ne demektir?</strong></span></h3>

<p>Sözlükte rahatlatmak, dinlendirmek anlamlarına gelen tervîha kelimesinin çoğulu olan teravih dinî bir terim olarak Ramazan ayında, yatsı namazı ile vitir namazı arasında kılınan nafile namaz demektir.</p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Teravih namazı ne zaman kılınır?</strong></span></h3>

<p>Teravih namazının vakti yatsı namazının arkasından sabah namazına kadar geçen süredir. Vitirden sonra kılınması câiz olmakla birlikte uygulamada vitirden önce kılınmaktadır.</p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Yatsı namazından önce teravih kılınabilir mi?</strong></span></h3>

<p>Teravih ve vitir namazının vakti yatsı namazının vaktidir. Ancak hem teravih hem de vitir namazı yatsı namazının farzından sonra kılınır.</p>

<p>Bu itibarla yatsı namazının farzından önce kılınan teravih ve vitir namazlarının iade edilmesi gerekir. Eğer vakit çıkmış ise teravihin kazası gerekmez, vitrin kazası gerekir.</p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>İlk teravih namazı ne zaman kılındı?</strong></span></h3>

<p>Hz. Peygamber (sas) hicretin 2. yılında ya da peygamberliğin son yılında ilk olarak bu namazı cemaatle kılmış daha sonra ümmetine farz olur düşüncesiyle bu uygulamadan vazgeçmiştir.</p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Kadınlar teravih namazını camide kılabilir mi?</strong></span></h3>

<p>Kadınların namazlarını evlerinde kılmaları daha faziletli ise de farz namazları ve teravih namazını gerekli hassasiyeti göstermeleri kaydıyla camide cemaatle kılmalarında da bir sakınca yoktur.</p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Evde teravih namazı kılınır mı?</strong></span></h3>

<p>Teravih namazı camide cemaatle kılınması daha faziletlidir. Bununla birlikte evde de kılınabilir.</p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Teravih namazı farz mıdır?</strong></span></h3>

<p>Teravih namazı, erkek ve kadınlar için sünnet-i müekkededir. Sünnet-i müekkede, Peygamber Efendimizin sürekli yaptığı sünnetlerdir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Resûl-i Ekrem (sas) ashabıyla beraber cemaat hâlinde bu namazı kılmış, onların iştiyakını görünce farz olur endişesiyle cemaatle kılmayı terk ederek yalnız kılmaya devam etmiştir. (Buhârî, Salâtü’t-terâvîh, 1)</p>

<p></p>

<blockquote class="instagram-media" data-instgrm-captioned="" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/reel/DU3Hd5egk3l/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14">
<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4; margin-right:14px"></div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>
</div>

<div></div>

<div style="margin-left:auto; margin-right:auto"></div>

<div>
<div style="color:#3897f0"><a href="https://www.instagram.com/reel/DU3Hd5egk3l/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="text-align:center" target="_blank">Bu gönderiyi Instagram'da gör</a></div>
</div>

<div></div>

<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4; margin-left:2px; margin-right:14px"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<div style="margin-left:8px">
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>

<div style="margin-left:auto">
<div></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>
</div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<p style="color:#c9c8cd; text-align:center"><a href="https://www.instagram.com/reel/DU3Hd5egk3l/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="color:#c9c8cd" target="_blank">Dijital İlmihal (@dijital.ilmihal)'in paylaştığı bir gönderi</a></p>
</div>
</blockquote>
<script async src="//www.instagram.com/embed.js"></script>

<p>[related-posts id="32438" color="bg-danger"][/related-posts]</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>#KEŞFET, Ramazan</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/teravih-namazi-nasil-kilinir-diyanet</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 21:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/teravih-namazi-nasil-kilinir.jpg" type="image/jpeg" length="26707"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ramazan hilali görülebilecek]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ramazan-hilali-gorulebilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ramazan-hilali-gorulebilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, ramazanın başladığını bildiren hilalin, hicri takvime göre Büyük Okyanus'tan itibaren görüleceğini bildirdi. Yurt içinde 41, yurt dışında 62 şehirde hilal gözlem çalışması yapılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hicri takvimdeki 12 ayı ifade eden "kameri ay"ları belirlemek için yapılan hesaplamada, Ay'ın Dünya etrafında döndüğü süre esas alınıyor, buna göre "içtima ile rüyet" kriterleri kullanılıyor.</p>

<p>"İçtima" Dünya, Ay ve Güneş üçlüsünün aynı doğrultu üzerinde bulunmasını, "rüyet" ise Ay'ın Dünya etrafındaki hareketini sürdürürken içtima konumundan 8 derece açılmasını ifade ediyor.</p>

<p>Ramazanın başladığını gösteren hilal de bu hesaplamaya göre belirleniyor.</p>

<p>Ramazan ayının hilali için bugün Greenwich saatiyle 12:01'de içtima, yarın 03:42'de rüyet olacak.</p>

<p>İçtima ve rüyet gerçekleşeceği için ramazan ayı 19 Şubat Perşembe günü başlayacak.</p>

<p>Ramazan hilali ilk olarak Büyük Okyanus'tan itibaren görülecek. Hilal, Avustralya, Asya kıtasının büyük bölümü, Afrika'nın doğusu, Arabistan Yarımadası, Türkiye'nin doğusunda ve Doğu Avrupa'nın bir kısmında da ilk gün görülebilecek.</p>

<p>Yurt içinde 41, yurt dışında 62 noktada hilal gözlem çalışması yapılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığınca 200'den fazla ülkedeki yaklaşık 19 bin noktanın imsakiye bilgileri yayımlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİYANET HABER, Ramazan</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ramazan-hilali-gorulebilecek</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/02/ramazan-hilali.jpg" type="image/jpeg" length="39892"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ramazanda oruç süreleri dünya genelinde 12 ila 15 saat olacak]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ramazanda-oruc-sureleri-dunya-genelinde-12-ila-15-saat-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ramazanda-oruc-sureleri-dunya-genelinde-12-ila-15-saat-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramazan ayında bu sene, dünya genelindeki Müslümanlar günde yaklaşık 12 ila 15 saat oruç tutacak. Kuzey yarım kürede günler uzadıkça oruç süreleri artarken güney yarım kürede ise kademeli olarak kısalacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Müslümanlar, dünya genelinde ramazan ayına 18 ya da 19 Şubat'ta başlamaya hazırlanırken oruç tutma süreleri ülkelerin konumuna göre değişecek.</p>

<p>Dünya genelindeki 2 milyarı aşkın Müslüman için ramazandaki günlük oruç süresi, coğrafi konum ve yılın dönemine bağlı olarak değişiklik gösterirken süreler yaklaşık 12 ila 15 saat şeklinde seyredecek.</p>

<p>Kuzey yarım kürede yaşayan Müslümanlar için bu yıl oruç süreleri geçen yıla göre biraz daha kısa olacak ve 2031'e kadar kademeli olarak kısalmayı sürdürecek. 2031'de kuzey yarım kürede en kısa, güney yarım kürede ise en uzun oruç süreleri görülecek.</p>

<p>Kuzey yarım kürede 2047'de en uzun oruç süreleri görülürken güney yarım kürede ise en kısa oruç süreleri yaşanacak.</p>

<p>Hicri takvimin 33 yıllık döngüsü nedeniyle ramazan her yıl 10-12 gün daha erken başladığı için bu ay, 2030'da iki kez idrak edilecek. Buna göre ramazan 2030'da önce 5 Ocak'ta, ardından 26 Aralık'ta başlayacak.</p>

<p>Bu ramazanda kış mevsimini yaşayan kuzey yarım kürede ilk gün oruç süreleri yaklaşık 12-13 saat olacak ve ay ilerledikçe bu süre kademeli olarak uzayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şili, Yeni Zelanda ve Güney Afrika gibi güney yarım küre ülkelerinde ise ilk gün oruç sürelerinin 14-15 saate kadar çıkması, ay boyunca ise kısalması bekleniyor.</p>

<p>Suudi Arabistan merkezli Dünya İslam Birliği verilerinde başkentler esas alınarak yapılan hesaplamalara göre, ramazanın ilk gününde oruç süreleri, Türkiye'de 12 saat 23 dakika, Suudi Arabistan'da 12 saat 42 dakika, ABD'de 12 saat 25 dakika, İngiltere'de 12 saat 8 dakika, Finlandiya'da 11 saat 53 dakika, Pakistan'da 12 saat 30 dakika, Japonya'da 12 saat 27 dakika, İspanya'da 12 saat 23 dakika, Endonezya'da 13 saat 28 dakika, Brezilya'da 13 saat 47 dakika ve Güney Afrika'da 14 saat 13 dakika olarak hesaplandı.</p>

<h3><strong>Ramazanın son günü en uzun oruç İzlanda ve Grönland'da</strong></h3>

<p>Ramazanın muhtemel son günü 19 Mart'ta oruç tutma süreleri, ayın başlangıcına göre değişkenlik gösterecek.</p>

<p>Hesaplamalara göre, ramazanın son gününde İzlanda'nın Reykjavik kenti ile Grönland'ın Nuuk kentinde 15 saat 3 dakika ile en uzun orucun tutulacağı öngörülüyor.</p>

<p>Ramazanın başında 15 saat 22 dakika ile en uzun orucun tutulacağı Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinde ise bu süre 2 saate yakın kısalarak 13 saat 46 dakika olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİYANET HABER, Ramazan</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ramazanda-oruc-sureleri-dunya-genelinde-12-ila-15-saat-olacak</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/02/20240311-valide-i-cedid-camii-ramazan-icin-suslendi-1.jpg" type="image/jpeg" length="89254"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hadis-i şeriflerde Ramazan]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/hadis-i-seriflerde-ramazan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/hadis-i-seriflerde-ramazan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Peygamberimiz (sas)'in dilinden Ramazan ve oruç, Şevval ayı ile ilglili hadis, Fıtır sadakası ile ilgili hadis, İtikaf ile ilgili hadis,]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>كَانَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلىَّ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِذَا دَخَلَ رَجَبٌ، قَالَ:&nbsp;اَللّٰهُمَّ بَارِكْ لَنَا فِي رَجَبَ وَشَعْبَانَ، وَبَلِّغْنَا رَمَضَانَ<br />
Recep ayı girdiği zaman Peygamberimiz (sas) şöyle dua ederdi:&nbsp; Allahım! Recep ve Şaban aylarını hakkımızda mübarek eyle, bizi Ramazan ayına ulaştır! (Taberânî, el-Mu’cemü’l-evsat, IV, 189)</p>

<hr />
<p>أَتَاكُمْ رَمَضَانُ شَهْرٌ مُبَارَكٌ فَرَضَ اللّٰهُ عَزَّ وَجَلَّ عَلَيْكُمْ صِيَامَهُ تُفْتَحُ فِيهِ أَبْوَابُ السَّمَاءِ&nbsp;&nbsp;وَتُغْلَقُ فِيهِ أَبْوَابُ الْجَحِيمِ وَتُغَلُّ فِيهِ مَرَدَةُ الشَّيَاطِينِ<br />
Mübarek Ramazan ayına kavuştunuz. Yüce Allah bu ayda size oruç tutmayı farz kıldı.&nbsp;Bu ayda sema (cennet) kapıları açılır, cehennem kapıları ise kapanır&nbsp; ve şeytanların azgınları bağlanır. (Nesâî, Sıyâm, 5)</p>

<hr />
<p>إِذَا كَانَ أَوَّلُ لَيْلَةٍ مِنْ شَهْرِ رَمَضَانَ صُفِّدَتِ الشَّيَاطِينُ وَمَرَدَةُ الْجِنِّ وَغُلِّقَتْ أَبْوَابُ النَّارِ&nbsp;&nbsp;فَلَمْ يُفْتَحْ مِنْهَا بَابٌ وَفُتِّحَتْ أَبْوَابُ الْجَنَّةِ فَلَمْ يُغْلَقْ مِنْهَا بَابٌ وَيُنَادِى مُنَادٍ يَا بَاغِىَ الْخَيْرِ&nbsp; أَقْبِلْ وَيَا بَاغِىَ الشَّرِّ أَقْصِرْ وَلِلّٰهِ عُتَقَاءُ مِنَ النَّارِ وَذٰلِكَ كُلَّ لَيْلَةٍ</p>

<p>Ramazan ayının ilk gecesi olunca, şeytanlar ve azgın cinler zincire vurulur, cehennem kapıları kapatılır ve hiçbiri açılmaz. Cennetin kapıları açılır ve hiçbiri kapanmaz.&nbsp; Sonra bir (melek) şöyle seslenir: ’Ey hayır dileyen, ibadet ve kulluğa gel!&nbsp; Ey şer isteyen uzatma, günahlarından vazgeç!’ Allah’ın bu ayda ateşten azat ettiği&nbsp; nice kimseler vardır ve bu Ramazan boyunca her gece böyledir. (Tirmizî, Savm,1)</p>

<hr />
<p>إِنَّمَا الشَّهْرُ تِسْعٌ وَعِشْرُونَ فَلاَ تَصُومُوا حَتَّى تَرَوْهُ وَلاَ تُفْطِرُوا&nbsp;حَتَّى تَرَوْهُ فَإِنْ غُمَّ عَلَيْكُمْ فَاقْدِرُوا لَهُ</p>

<p>Ay yirmi dokuz gündür. Dolayısıyla siz (Ramazan ayına ait) hilâli görmedikçe oruç tutmayın, yine (Şevval ayına ait) hilâli görmedikçe de bayram yapmayın. Eğer hava bulutlu olursa&nbsp;ayı takdir edin (otuza tamamlayın). (Müslim, Sıyâm, 6)</p>

<hr />
<p>كَانَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلىَّ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَجْوَدَ النَّاسِ ، وَكَانَ أَجْوَدُ مَا يَكُونُ فِى رَمَضَانَ حِينَ يَلْقَاهُ جِبْرِيلُ ، وَكَانَ يَلْقَاهُ فِى كُلِّ لَيْلَةٍ مِنْ رَمَضَانَ فَيُدَارِسُهُ الْقُرْآنَ ، فَلَرَسُولُ اللّٰهِ صَلىَّ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَجْوَدُ بِالْخَيْرِ مِنَ الرِّيحِ الْمُرْسَلَةِ</p>

<p>Peygamber (sas) insanların en cömerdi idi. En cömert olduğu anlar ise Ramazan’da&nbsp; Cebrail (as)’in kendisiyle buluştuğu zamanlardı. Cebrail (as) Ramazan’ın her gecesinde&nbsp; onunla buluşur ve onunla Kur’ân’ı müzâkere ederdi. İşte bundan dolayı&nbsp; Resûlullah (sas.) hayırda, rahmet yüklü rüzgârdan daha cömertti. (Buhari, Bed’ü’l-vahy, 1)</p>

<hr />
<p><br />
اَلصَّلَوَاتُ الْخَمْسُ وَالْجُمُعَةُ إِلَى الْجُمُعَةِ وَرَمَضَانُ إِلَى رَمَضَانَ&nbsp; مُكَفِّرَاتٌ مَا بَيْنَهُنَّ إِذَا اجْتَنَبَ الْكَبَائِرَ</p>

<p>Kişi büyük günahlardan kaçındığı takdirde, beş vakit namazlar, cumadan cumaya ve Ramazan’dan Ramazan’a, aralarında işlenen günahlara kefarettir. (Müslim, Tahâret, 16)</p>

<hr />
<p>رَغِمَ أَنْفُ رَجُلٍ دَخَلَ عَلَيْهِ رَمَضَانُ ثُمَّ انْسَلَخَ قَبْلَ أَنْ يُغْفَرَ لَهُ<br />
Ramazan’ı yaşadığı hâlde günahlarını bağışlatamayan kimsenin&nbsp; burnu yerde sürünsün! (Tirmizî, Deavât, 100)</p>

<hr />
<p>بُنِيَ الْإِسْلَامُ عَلَى خَمْسٍ شَهَادَةِ أَنْ لَا إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهِ، وَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللّٰهِ، وإِقَامِ الصَّلَاةِ، وَإِيتَاءِ الزَّكَاةِ، وَحَجِّ البَيْتِ، وَصَوْمِ رَمَضَانَ<br />
İslâm beş esas üzerine kurulmuştur; Allah’tan başka ilâh olmadığına ve&nbsp; Muhammed (sas)’in Allah’ın Resûlü olduğuna şahitlik etmek, namazı dosdoğru kılmak, zekât vermek, haccetmek ve Ramazan orucunu tutmaktır. (Müslim, Îmân, 21)</p>

<hr />
<p>مَنْ صَامَ رَمَضَانَ إِيمَاناً وَاحْتِسَابًا غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّ مَ مِنْ ذَ نْبِهِ<br />
Kim Allah’a inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu&nbsp;tutarsa geçmiş günahları bağışlanır. (Buhârî, Îmân, 28)</p>

<hr />
<p>اَلصِّيَامُ جُنَّةٌ ، فَلاَ يَرْفُثْ وَلاَ يَجْهَلْ ، وَإِنِ امْرُؤٌ قَاتَلَهُ أَوْ شَاتَمَهُ فَلْيَقُلْ إِنِّى صَائِمٌ مَرَّتَيْنِ</p>

<p>Oruç (sahibini koruyan) bir kalkandır. Oruçlu, saygısızlık yapmasın, ahlâksızca konuşmasın. Eğer biri kendisiyle dövüşmeye veya sövüşmeye kalkışırsa, iki defa,&nbsp;“Ben oruçluyum.” desin. (Buhârî, Savm, 2)</p>

<hr />
<p>وَالَّذِى نَفْسِى بِيَدِهِ لَخُلُوفُ فَمِ الصَّائِمِ أَطْيَبُ عِنْدَ اللّٰهِ تَعَالَى مِنْ رِيحِ الْمِسْكِ ، يَتْرُكُ طَعَامَهُ&nbsp; وَشَرَابَهُ وَشَهْوَتَهُ مِنْ أَجْلِى ، الصِّيَامُ لِى ، وَأَنَا أَجْزِى بِهِ ، وَالْحَسَنَةُ بِعَشْرِ أَمْثَالِهَا</p>

<p>Canım elinde olan Allah’a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu Allah nezdinde&nbsp;misk kokusundan daha hoştur. (Zira Allah buyuruyor ki): “Oruçlu yemesini, içmesini ve şehvetini sırf benim için terk ediyor. Bu nedenle onun mükafatını ben vereceğim.&nbsp;İyiliğin karşılığı ise on misliyledir.” (Buhârî, Savm, 2)</p>

<hr />
<p><br />
قَالَ اللّٰهُ عَزَّ وَجَلَّ كُلُّ عَمَلِ ابْنِ آدَمَ لَهُ إِلَّا الصِّيَامَ هُوَ لِى وَأَنَا أَجْزِى بِهِ فَوَالَّذِى نَفْسُ مُحَمَّدٍ بِيَدِهِ لَخِلْفَةُ فَمِ الصَّائِمِ أَطْيَبُ عِنْدَ اللّٰهِ مِنْ رِيحِ الْمِسْكِ</p>

<p>Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: ’Adem oğlunun her ameli kendisinindir.&nbsp;Yalnız oruç müstesna, o benimdir. Onun mükâfâtını verecek olan da benim”.&nbsp;Canım elinde olan Allah’a yemin ederim ki oruçlunun ağız kokusu&nbsp;Allah indinde misk kokusundan daha güzeldir. (Müslim, Sıyâm, 161)</p>

<hr />
<p>لِكُلِّ شَىْءٍ زَكَاةٌ وَزَكَاةُ الْجَسَدِ الصَّوْمُ . . . اَلصِّيَامُ نِصْفُ الصَّبْرِ</p>

<p>Her şeyin bir zekâtı vardır. Bedenin zekâtı da oruçtur... Oruç sabrın yarısıdır. (İbn Mâce, Sıyâm, 44)</p>

<hr />
<p><br />
إِنَّ فِى الْجَنَّةِ لَبَابًا يُدْعَى الرَّيَّانَ يُدْعَى لَهُ الصَّائِمُونَ فَمَنْ كَانَ مِنَ الصَّائِمِينَ دَخَلَهُ&nbsp;&nbsp;وَمَنْ دَخَلَهُ لَمْ يَظْمَأْ أَبَدًا</p>

<p>Cennet’te Reyyân denilen bir kapı vardır. Oruç tutanlar o kapıdan çağrılacaklardır.&nbsp; Kim oruç tutanlardan ise o kapıdan Cennete girecektir. Kim de, o kapıdan girerse&nbsp;ebedi olarak susuzluk çekmeyecektir. (Tirmizi, Savm, 55)</p>

<hr />
<p><br />
مَنْ لَمْ يَدَعْ قَوْلَ الزُّورِ وَالْعَمَلَ بِهِ فَلَيْسَ لِلّٰهِ حَاجَةٌ فِى أَنْ يَدَعَ طَعَامَهُ وَشَرَابَهُ<br />
Yalan söylemeyi ve yalan ile amel etmeyi bırakmayanın yemeyi,&nbsp;içmeyi terk etmesine Allah’ın ihtiyacı yoktur. (Buhârî, Savm, 8)</p>

<hr />
<p><br />
رُبَّ صَائِمٍ لَيْسَ لَهُ مِنْ صِيَامِهِ إِلاَّ الْجُوعُ وَرُبَّ قَائِمٍ لَيْسَ لَهُ مِنْ قِيَامِهِ إِلاَّ السَّهَرُ</p>

<p>Nice oruçlu vardır ki onun orucu sadece açlık (ve susuzluktur).&nbsp;Nice gece ibadete kalkan vardır ki onun bu kalkışı sadece uykusuzluktur.(İbn Mâce, Sıyâm, 21)</p>

<hr />
<p><br />
مَنْ نَسِيَ وَهُوَ صَائِمٌ فَأَكَلَ أَوْ شَرِبَ فَلْيُتِمَّ صَوْمَهُ فَإِنَّمَا أَطْعَمَهُ اللّٰهُ وَسَقَاهُ</p>

<p>Oruçluyken unutarak yiyip içen kimse, orucunu tamamlasın.&nbsp;Zira onu ancak Allah yedirmiş ve içirmiştir. (Müslim, Sıyâm, 171)</p>

<hr />
<p>لَيْسَ مِنَ الْبِرِّ الصَّوْمُ فِي السَّفَرِ</p>

<p>Yolculukta oruç tutmak iyilik değildir. (Buhari, Savm, 35)</p>

<hr />
<p><br />
مَنْ صَامَ رَمَضَانَ ثُمَّ أَتْبَعَهُ سِتًّا مِنْ شَوَّالٍ كَانَ كَصِيَامِ الدَّهْرِ</p>

<p>Kim Ramazan orucunu tutar, sonra buna Şevval ayında altı gün daha eklerse&nbsp;bütün yıl oruç tutmuş gibi olur.” (Müslim, Sıyâm, 204)</p>

<hr />
<p>لِلصَّائِمِ فَرْحَتَانِ فَرْحَةٌ عِنْدَ فِطْرِهِ وَفَرْحَةٌ عِنْدَ لِقَاءِ رَبِّهِ</p>

<p>Oruçlu için biri iftar ettiğinde, diğeri ise Rabbiyle karşılaştığında olmak üzere&nbsp; iki sevinç zamanı vardır. (Müslim, Sıyâm, 164)</p>

<hr />
<p><br />
إِنَّ لِلّٰهِ عِنْدَ كُلِّ فِطْرٍ عُتَقَاءَ وَذٰلِكَ فِى كُلِّ لَيْلَةٍ</p>

<p>Her iftar vaktinde Allah tarafından (Cehennemden) azat edilenler vardır&nbsp;ve bu (Ramazan’ın) her gecesinde böyledir. (İbn Mâce, Sıyâm, 2)</p>

<hr />
<p><br />
مَنْ فَطَّرَ صَائِمًا كَانَ لَهُ مِثْلُ أَجْرِهِ غَيْرَ أَنَّهُ لَا يَنْقُصُ مِنْ أَجْرِ الصَّائِمِ شَيْئًا</p>

<p>Her kim bir oruçluya iftar verirse, kendisine onun sevabı kadar sevap verilir;&nbsp;oruçlunun ecrinden de hiçbir şey eksilmez. (Tirmizî, Savm, 82)</p>

<hr />
<p><br />
أَنَّ النَّبِىَّ صَلىَّ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ إِذَا أَفْطَرَ عِنْدَ أُنَاسٍ قَالَ :&nbsp;أَفْطَرَ عِنْدَكُمُ الصَّائِمُونَ ، وَأَكَلَ طَعَامَكُمُ الْأَبْرَارُ ، وَتَنَزَّلَتْ عَلَيْكُمُ الْمَلاَئِكَةُ</p>

<p>Hz. Peygamber (sas) insanlarla birlikte iftar ettiğinde şöyle derdi:&nbsp;“Yanınızda oruçlular iftar etsin, yemeğinizi iyiler yesin ve üzerinize melekler insin.”(Dârimî, Savm, 51)</p>

<hr />
<p><br />
كَانَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلىَّ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِذَا أَفْطَرَ قَالَ ذَهَبَ الظَّمَأُ&nbsp; وَابْتَلَّتِ الْعُرُوقُ وَثَبَتَ الْأَجْرُ إِنْ شَاءَ اللّٰهُ</p>

<p>Peygamber (sas) Efendimiz iftar açtığı zaman şöyle buyururdu:&nbsp;<br />
“Susuzluk gitti, damarlar suya kavuştu. İnşallah orucun ecri de hasıl olmuştur.” (Ebû Dâvûd, &nbsp;Sıyâm, 22)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p>لاَ يَزَالُ النَّاسُ بِخَيْرٍ مَا عَجَّلُوا الْفِطْرَ</p>

<p>İnsanlar (vakti girince) iftar etmekte acele ettikleri sürece hayır üzeredirler. (Buhârî, Savm, 45)</p>

<hr />
<p><br />
كَانَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلىَّ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يُفْطِرُ عَلَى رُطَبَاتٍ قَبْلَ أَنْ يُصَلِّىَ فَإِنْ لَمْ تَكُنْ رُطَبَاتٌ&nbsp;&nbsp;فَعَلَى تَمَرَاتٍ فَإِنْ لَمْ تَكُنْ حَسَا حَسَوَاتٍ مِنْ مَاءٍ</p>

<p>Resûlullah (sas), akşam namazını kılmadan önce orucunu birkaç taze hurma ile&nbsp;şayet yoksa kuru hurma ile iftar ederdi, o da yoksa birkaç yudum suyla açardı.(Ebû Dâvûd, Sıyâm, 21)</p>

<hr />
<p><br />
أَنَّ النَّبِىَّ صَلىَّ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ إِذَا أَفْطَرَ قَالَ: اَللّٰهُمَّ لَكَ صُمْتُ وَعَلَى رِزْقِكَ أَفْطَرْتُ</p>

<p>Hz. Peygamber (sas) iftar ederken şöyle dua ederdi:&nbsp; Allahım, Senin rızan için oruç tuttum ve senin rızkınla orucumu açtım.(Ebû Dâvûd, Sıyâm, 23)</p>

<hr />
<p><br />
تَسَحَّرُوا فَإِنَّ فِى السُّحُورِ بَرَكَةً</p>

<p>Sahur yemeği yiyiniz. Çünkü sahur yemeğinde bereket vardır. (Buhârî, Savm, 20; Müslim, Sıyâm, 45)</p>

<hr />
<p><br />
أَنَّ رَسُولَ اللّٰهِ صَلىَّ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ يُرَغِّبُ النَّاسَ فِى قِيَامِ رَمَضَانَ مِنْ غَيْرِ أَنْ يَأْمُرَهُمْ بِعَزِيمَةِ أَمْرٍ فِيهِ فَيَقُولُ مَنْ قَامَ رَمَضَانَ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ</p>

<p>Allah’ın Resulü (sas), kesin bir şekilde emretmeksizin insanları&nbsp;Ramazan geceleri namaz kılmaya teşvik eder ve şöyle buyururdu:&nbsp;</p>

<p>“İnanarak ve karşılığını Allah’tan umarak Ramazan gecelerini namazla&nbsp;ihya eden kimsenin geçmiş günahları bağışlanır.” (Nesai, Siyam, 39)</p>

<hr />
<p><br />
مَنْ قَامَ رَمَضَانَ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ</p>

<p>İnanarak ve karşılığını Allah’tan umarak Ramazan gecelerini namaz kılarak&nbsp;ihya eden kimsenin geçmiş günahları bağışlanır. (Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn, 173)</p>

<hr />
<p><br />
أَنَّ النَّبِىَّ صَلىَّ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ يَعْتَكِفُ الْعَشْرَ الْأَوَاخِرَ مِنْ رَمَضَانَ حَتَّى تَوَفَّاهُ اللّٰهُ</p>

<p>Resûlullah (sas) vefat edinceye kadar Ramazan’ın son on gününü&nbsp;itikâfta geçirmişti. (Buhârî, İ’tikâf, 1)</p>

<hr />
<p>كَانَ النَّبِيُّ صَلىَّ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِذَا دَخَلَ الْعَشْرُ شَدَّ مِئْزَرَهُ وَأَحْيَا لَيْلَهُ وَأَيْقَظَ أَهْلَهُ</p>

<p>Hz. Peygamber (sas), (Ramazan’ın) son on günü geldiğinde, ibadet hususunda gayretini daha da artırır, gecesini ihya eder ve ailesini de uyandırırdı. (Buhârî, Leyletu’l-Kadr, 5)</p>

<hr />
<p>هُوَ يَعْكِفُ الذُّنُوبَ وَيُجْرَى لَهُ مِنَ الْحَسَنَاتِ كَعَامِلِ الْحَسَنَاتِ كُلِّهَا</p>

<p>İtikâfa giren, günahlardan uzak kalır ve kendisine tüm iyilikleri&nbsp; işleyen gibi sevap yazılır. (İbn Mâce, Sıyâm, 67)</p>

<hr />
<p><br />
مَنْ قَامَ لَيْلَةَ الْقَدْرِ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ</p>

<p>Her kim inanarak ve karşılığını Allah’tan umarak Kadir Gecesi’ni&nbsp;ibadetle ihya ederse, geçmiş günahları bağışlanır. (Buhari, Savm, 6)</p>

<hr />
<p><br />
كَانَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلىَّ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يُجَاوِرُ فِى الْعَشْرِ الْأَوَاخِرِ مِنْ رَمَضَانَ وَيَقُولُ تَحَرَّوْا لَيْلَةَ الْقَدْرِ فِى الْعَشْرِ الْأَوَاخِرِ مِنْ رَمَضَانَ</p>

<p>Resûlullah (sas), Ramazan’ın son on gününde itikâfa gireceği yere çekilir ve; “Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son on gününde araştırın” derdi.(Buhari, Fadlu Leyleti’l-kadr, 3)</p>

<hr />
<p><br />
تَحَرَّوْا لَيْلَةَ الْقَدْرِ فِى السَّبْعِ الْأَوَاخِرِ Kadir gecesini (Ramazan’daki) son yedi (gece) içerisinde arayınız. (Ebu Davud, Şehru Ramazan, 5)</p>

<hr />
<p><br />
عَنْ عَائِشَةَ قَالَتْ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللّٰهِ أَرَأَيْتَ إِنْ عَلِمْتُ أَىُّ لَيْلَةٍ لَيْلَةُ الْقَدْرِ مَا أَقُولُ فِيهَا قَالَ&nbsp;&nbsp;« قُولِى اَللّٰهُمَّ إِنَّكَ عَفُوٌّ كَرِيمٌ تُحِبُّ الْعَفْوَ فَاعْفُ عَنِّى »</p>

<p>Hz. Âişe: “Ey Allah’ın Resûlü! Kadir gecesi olduğunu bilirsem hangi duâyı okumamı&nbsp;tavsiye edersin?” dedim, bana “Şöyle de!” buyurdu: “Allah’ım sen affedicisin,&nbsp; ikram sahibisin, affetmeyi seversin beni de affet.” (Tirmizi, Deavât, 84)</p>

<hr />
<p>فَرَضَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلىَّ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ زَكَاةَ الْفِطْرِ طُهْرَةً لِلصَّائِمِ مِنَ اللَّغْوِ وَالرَّفَثِ وَطُعْمَةً لِلْمَسَاكِينِ مَنْ أَدَّاهَا قَبْلَ الصَّلَاةِ فَهِىَ زَكَاةٌ مَقْبُولَةٌ وَمَنْ أَدَّاهَا بَعْدَ الصَّلَاةِ فَهِىَ صَدَقَةٌ مِنَ الصَّدَقَاتِ</p>

<p>Resûlullah (sas) fıtır sadakasını, oruçluyu faydasız ve müstehcen söz ve fiiller(in&nbsp; vebalin)den temizleyici, fakirlere de yiyecek olmak üzere belirledi. Kim onu bayram namazından önce verirse, o kabul olunmuş bir zekâttır.&nbsp;Kim de onu bayram namazından sonra verirse, o sadakalardan bir sadakadır. (Ebu Davud, Zekât, 18)</p>

<hr />
<p><br />
أَنَّ النَّبِىَّ صَلىَّ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَمَرَ بِزَكَاةِ الْفِطْرِ قَبْلَ خُرُوجِ النَّاسِ إِلَى الصَّلاَةِ</p>

<p>Hz. Peygamber (sas) fıtır sadakasının insanlar bayram namazına&nbsp;çıkmadan önce verilmesini emretti.(Buhari, Zekât, 76)</p>

<hr />
<p><br />
سُئِلَ النَّبِىُّ صَلىَّ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَىُّ الصَّوْمِ أَفْضَلُ بَعْدَ رَمَضَانَ فَقَالَ « شَعْبَانُ لِتَعْظِيمِ رَمَضَانَ » .&nbsp;&nbsp;قِيلَ فَأَىُّ الصَّدَقَةِ أَفْضَلُ قَالَ « صَدَقَةٌ فِى رَمَضَانَ » .</p>

<p>“Ramazan orucundan sonra hangi oruç daha üstündür” diye sorulunca&nbsp;<br />
Resûlullah (sas) şöyle buyurdu:&nbsp;“Ramazan’ı tazim için tutulan Şaban ayındaki oruç.” Sonra hangi sadaka daha faziletlidir? diye sorulunca; “Ramazan’da verilen sadakadır.” buyurdu. (Tirmizi, Zekât, 28)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>#KEŞFET, Ramazan</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/hadis-i-seriflerde-ramazan</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Feb 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/hadisi-seriflerde-ramazan.jpg" type="image/jpeg" length="91179"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2026 Ramazan Sinevizyonu yayınlandı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/2026-ramazan-ayi-tanitim-videolari-yayinlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/2026-ramazan-ayi-tanitim-videolari-yayinlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca 2026 Yılı Ramazan Ayı münasebetiyle hazırlanan "Ramazan, Cami ve Hayat" temalı sinevizyon yayınlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan <strong>"Ramazan, Cami ve Hayat"</strong> temalı kitap, dergi ve diğer basılı, görsel ve sesli materyallerin bulunduğu Ramazan ayına özel web sitesi (<strong>ramazan.diyanet.gov.tr</strong>) yayınlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><a href="https://ramazan.diyanet.gov.tr/tr-TR" rel="nofollow" target="_blank"><strong>Siteyi incelemek ve materyalleri indirmek için tıklayınız&gt;&gt;&gt;</strong></a></h3></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİYANET HABER, Ramazan</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/2026-ramazan-ayi-tanitim-videolari-yayinlandi</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Feb 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/02/2026-ramazan-sinevizyonu-11.jpg" type="image/jpeg" length="43202"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şevval orucunun hükmü nedir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/sevval-orucunun-hukmu-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/sevval-orucunun-hukmu-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şevval orucunun hükmü nedir? Ramazan’da tutulamayan oruçlar Şevval orucu niyetiyle tutulabilir mi?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">[related-posts id="33119" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p style="text-align:justify">Ramazanın ardından tutulan Şevval Orucuyla ilgili "Şevval orucunun hükmü nedir? Ramazan’da tutulamayan oruçlar Şevval orucu niyetiyle tutulabilir mi?" şeklinde gelen soruya Din İşleri Yüksek Kurulu cevap verdi.</p>

<p style="text-align:justify"><span style="color:#b22222"><strong>İşte Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu tarafından verilen cevap:</strong></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Ramazan’dan sonra Şevval ayında altı gün oruç tutmak müstehaptır.&nbsp;Hz. Peygamber (sas), “Kim Ramazan orucunu tutar ve ona Şevval ayından&nbsp;altı gün ilave ederse, sanki yılın bütününde oruç tutmuş gibi olur.”&nbsp;(Müslim, Sıyâm, 204; Tirmizî, Savm, 53; Ebû Dâvûd, Savm, 59) buyurmuştur. Bu oruç peş&nbsp;peşe tutulabileceği gibi ara verilerek de tutulabilir (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr,&nbsp;III, 421, 422).</p>

<p style="text-align:justify">[related-posts id="5335" color="bg-primary"][/related-posts]</p>

<p style="text-align:justify">[related-posts-archive id="22828" color="bg-success"][/related-posts-archive]</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>#KEŞFET, Diyanet Bilgi, Ramazan</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/sevval-orucunun-hukmu-nedir</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Apr 2025 19:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2019/06/sevval_orucunun_hukmu_nedir_h6031_28a5d.jpg" type="image/jpeg" length="81163"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TDV, Ramazan’da 2 milyondan fazla kişiye yardım ulaştırdı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/tdv-ramazanda-2-milyondan-fazla-kisiye-yardim-ulastirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/tdv-ramazanda-2-milyondan-fazla-kisiye-yardim-ulastirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Diyanet Vakfı (TDV), Ramazan ayı boyunca hayırseverlerin destekleriyle yurt içi ve yurt dışında toplam 2 milyon 152 bin 547 ihtiyaç sahibine yardım ulaştırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Diyanet Vakfı Genel Müdürü İzani Turan, yaptığı açıklamada, Ramazan ayında gerçekleştirilen yardımlara ilişkin bilgi verdi. “Kardeşlerini Unutma, Beklenen Sensin” temasıyla yürütülen kampanyada önceliklerinin deprem bölgesi, Filistin ve Suriye olduğunu belirten Turan, “Yurt içinde 81 ilde, yurt dışında ise 83 ülke ve 437 bölgede mazlum ve mağdur kardeşlerimize ulaştık” dedi.</p>

<p><img height="1080" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/tdv-ramazan-yardimlari-2.JPG" width="1620" /></p>

<p>Türk milletinin emanetlerini ihtiyaç sahiplerine ulaştırdıklarını ifade eden Turan, “Milletimizin destekleriyle, Ramazan ayını huzurla geçirmeleri için kardeşlerimizin yanında olduk” diye konuştu.</p>

<p><img height="1080" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/tdv-ramazan-yardimlari-5-1.jpg" width="1620" /></p>

<p>Dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan afetler ve savaşlar nedeniyle mağdur olan insan sayısının arttığını vurgulayan Turan, buna rağmen Türkiye’nin dünyanın iyilik eli olmayı sürdürdüğünü dile getirdi. “Tüm zorluklara rağmen milletimiz, komşusuna, kardeşine, yetimine sahip çıkmaya devam ediyor. Bağışçılarımızın duyarlılığı her geçen gün artıyor. Veren el ile alan el arasında köprü olmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img height="1080" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/tdv-ramazan-yardimlari-10.JPG" width="1620" /></p>

<p><strong>2 milyon 152 bin 547 kişiye 423 milyon TL tutarında yardım</strong></p>

<p>Turan, Türk milletinin cömertliği sayesinde her yıl daha fazla mazluma el uzatıldığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Bu Ramazan’da da paylaşmanın, yardımlaşmanın ve kardeşliğin en güzel örneklerini sergiledik. 2025 yılı Ramazan programımız kapsamında başta deprem bölgesi olmak üzere yurt içinde 1003 şubemizin aracılığıyla 81 ilde ve tüm ilçelerimizde 2 bin gıda paketi, 131 bin 50 alışveriş yardım kartı, 145 bin 500 iftarlık, 32 bin 24 bayramlık kıyafet hediye ederek yaklaşık 842bin 774 kardeşimize yardım ulaştırdık. Yurt dışında ise 83 ülke 437 bölgede 189 bin 75 gıda paketi, 346 bin 428 iftar-kumanya paketi ve 17 bin 970 bayramlık kıyafet dağıtarak 1 milyon 309 bin 773 kişinin hayatına dokunduk. Ramazan programımız kapsamında yurt içi ve yurt dışında toplamda 2 milyon 152 bin 547 kardeşimize 423 milyon 96 bin 908 TL tutarında yardım ulaştırmış olduk.”</p>

<p><img height="1080" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/tdv-ramazan-yardimlari-13.jpg" width="1620" /></p>

<p>Turan açıklamasını, TDV’nin iyiliğin yeryüzünde egemen olması şiarıyla yürüttüğü çalışmalarına Ramazan ayı sonrasında da devam edeceklerini vurgulayarak sonlandırdı.</p>

<p><img height="768" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/tdv-ramazan-yardimlari-1-1.jpg" width="1152" /></p>

<p><img height="1080" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/tdv-ramazan-yardimlari-3.JPG" width="1620" /></p>

<p><img height="1080" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/tdv-ramazan-yardimlari-4.JPG" width="1620" /></p>

<p><img height="899" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/tdv-ramazan-yardimlari-6.jpg" width="1349" /></p>

<p><img height="1080" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/tdv-ramazan-yardimlari-7-1.JPG" width="1620" /></p>

<p><img height="1080" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/tdv-ramazan-yardimlari-8.jpg" width="1620" /></p>

<p><img height="1080" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/tdv-ramazan-yardimlari-9.jpg" width="1621" /></p>

<p><img height="1080" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/tdv-ramazan-yardimlari-11.jpg" width="1620" /></p>

<p><img height="1080" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/tdv-ramazan-yardimlari-12.JPG" width="1620" /></p>

<p><img height="1080" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/tdv-ramazan-yardimlari-14-1.jpg" width="1620" /></p>

<p><img height="1706" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/tdv-ramazan-yardimlari-15.jpg" width="2560" /></p>

<p><img height="1080" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/tdv-ramazan-yardimlari-16.JPG" width="1620" /></p>

<p><img height="1080" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/tdv-ramazan-yardimlari-17.JPG" width="1620" /></p>

<p><img height="1080" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/tdv-ramazan-yardimlari-18.JPG" width="1620" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="1080" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/tdv-ramazan-yardimlari-19.JPG" width="1440" /></p>

<p><img height="1080" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/tdv-ramazan-yardimlari-20.JPG" width="1620" /></p>

<p><img height="1080" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/tdv-ramazan-yardimlari-21.jpg" width="1620" /></p>

<p><img height="1080" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/tdv-ramazan-yardimlari-22.JPG" width="1620" /></p>

<p><img height="768" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/tdv-ramazan-yardimlari-23.jpg" width="1152" /></p>

<p><img height="960" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/tdv-ramazan-yardimlari-24.jpg" width="1440" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ramazan, TDV</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/tdv-ramazanda-2-milyondan-fazla-kisiye-yardim-ulastirdi</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Mar 2025 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/tdv-ramazanda-2-milyondan-fazla-kisiye-yardim-ulastirdi.jpg" type="image/jpeg" length="81511"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkan Erbaş uyardı: Bayramlarımız, tatil fırsatı değildir]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/baskan-erbas-bayramlarimiz-tatil-firsati-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/baskan-erbas-bayramlarimiz-tatil-firsati-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, "Bayramlarımız, tatil fırsatının ötesinde; birliğe, sevgi, saygı, paylaşma ve sorumluluğa dayalı bir ilişkinin yeniden geliştirildiği ve büyütüldüğü fırsat günlerine dönüştürülmelidir." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Ramazan Bayramı münasebetiyle yayınladığı mesajında şunları kaydett:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Rahmet ve bereket mevsimi ramazan ayının ardından, zihin ve gönül dünyamızı zenginleştirerek bizleri barış, kardeşlik ve esenlik iklimi Ramazan Bayramı’na ulaştıran Yüce Allah’a sonsuz şükürler olsun. Rabbimiz, ramazan vesilesiyle yeniden canlanan kulluk şuurumuzu daim ve diri eylesin.</p>

<p>Bayramlar, İslam’ın inanç, ibadet ve ahlak ölçülerine sadakatle ortaya konan sarsılmaz bir dirayetin ve bir yönüyle nefis terbiyesinden kazançlı olarak çıkabilmenin karşılığında Allah’ın müminlere latif bir armağanıdır. Aynı inanç ve medeniyet mensuplarının müşterek sevinç ve coşku günleri olan bayramlar, sevgi ve kardeşlik bağlarımızı güçlendiren, yüreklerimizi bütünleştiren, birlik ve beraberliğimizi pekiştiren özel zamanlardır. İnsanı diğerkâmlıktan uzaklaştıran ve bencilliğe sürükleyen hayat tarzları karşısında sıla-i rahim, dayanışma, yardımlaşma ve paylaşma gibi asli değerlerin yaşatıldığı müstesna günlerdir.</p>

<p>Gerek bireysel gerekse sosyal bağların giderek zayıfladığı bir dönemde yaşıyoruz. Dünyevi menfaatlerin hayatı bütün yönleriyle etkisi altına aldığı böyle bir dönemde bayramlarımız, tatil fırsatının ötesinde; birliğe, sevgi, saygı, paylaşma ve sorumluluğa dayalı bir ilişkinin yeniden geliştirildiği ve büyütüldüğü fırsat günlerine dönüştürülmelidir. Zira bayramlar, hep beraber yaşandığında gerçek manasını bulmaktadır. Bu sebeple Ramazan Bayramı’nı dargınlıklarımızı gidermeye vesile kılarak birbirimize olan bağlılığımızı, sevgimizi ve muhabbetimizi yeniden tesis edelim. Anne ve babamızın rızasını kazanmak ve onların dualarını almak için bu müstesna vakitleri birer fırsat olarak görelim. Aile büyüklerimizle, akraba ve yakınlarımızla bayramlaşalım, hal ve hatırlarını soralım, gönüllerini alalım. Bizler, dünyanın neresinde olursa olsun mahzun yetimlerin, mahcup yoksulların, yaralı gönüllerin ve bitap düşmüş yüreklerin umudu olan bir milletiz. Ramazan Bayramı’nda da mazlumların, gariplerin, muhtaçların, yetimlerin yanında olalım, onların bayram sevincini yaşamalarına katkıda bulunalım. Özellikle çocuklarımızın bugünün heyecanını en güzel şekilde yaşamalarını sağlayalım. Ahirete irtihal eden sevdiklerimizi unutmayalım, onları da hayır-hasenat ve dualarla yad edelim.</p>

<p>Ramazan Bayramı’nın bereketli iklimine girdiğimiz bu günlerde İslam coğrafyası ne yazık ki zor günler geçirmeye devam etmektedir. Her gün şahit olduğumuz ve yüreklerimizi dağlayan görüntüler bayram sevinçlerini hüzne ve kedere boğmaktadır. Filistin’de uzun süredir uygulanan sistematik katliam, işkence ve soykırım girişimleri, bayramlarda dahi devam etmektedir. Yaşanan acıların son bulması için yüce Mevla’ya niyazda bulunalım. Bizlerden yardım bekleyen, umudunu bize bağlayan kardeşlerimizin, gariplerin, kimsesizlerin, yetimlerin, öksüzlerin imdadına koşalım. Bayramın bereketini, yokluk ve yoksulluk içinde hayatta kalma mücadelesi veren, haksızlığa, merhametsizliğe ve zulme uğrayan kardeşlerimizle paylaşalım.</p>

<p>Bu duygu ve düşüncelerle aziz milletimizin ve tüm İslam âleminin Ramazan Bayramı’nı en kalbi duygularımla tebrik ediyorum. Bizlere bu güzel ülkenin bayrağı altında özgürce bayram sevinci yaşattığı için Cenab-ı Mevla’ya sonsuz hamd ediyor; bu toprakları bizlere vatan kılan tüm şehitlerimizi minnetle ve rahmetle yad ediyorum. Ramazan Bayramı’nı başta Filistin, Kudüs ve Mescid-i Aksa olmak üzere dünyanın farklı yerlerindeki mazlumların, mahzunların kurtuluşuna vesile kılmasını ve bizleri sağlık, afiyet ve güven içerisinde nice bayramlara eriştirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum."</p>

<nav>
<ul data-id="0" data-type="root" id="SideBarMenu" title="Sağ Menu Haberler">
</ul>
</nav></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALİ ERBAŞ, Ramazan</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/baskan-erbas-bayramlarimiz-tatil-firsati-degildir</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Mar 2025 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/baskan-erbas-ramazan-mesaji-2025.jpg" type="image/jpeg" length="51635"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkan Erbaş: Gazze’de insanlık ölüyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/baskan-erbas-gazzede-insanlik-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/baskan-erbas-gazzede-insanlik-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, "Ey insanlar Gazze’de insanlık ölüyor. Gazze’de insanlığın ölmesine engel olmayacak mıyız? İnsaflı insanlar için söylüyorum." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span>Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Ramazan ayının son sahurunda TRT 1 ekranlarından canlı yayınlanan “Sahur Bereketi” programına konuk oldu.</span></p>

<p>Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin bahçesinden yayınlanan programda Başkan Erbaş, Ramazan ayının aynı zamanda yardımlaşma ve dayanışma ayı olduğunu belirterek, “Her yıl olduğu gibi bu yıl da dayanışmanın, yardımlaşmanın Ramazan ayında nasıl büyük bir bereket getirdiğini yine gördük. Bunu çok yakinen biliyorum. Çünkü Türkiye Diyanet Vakfı’mız (TDV) her Ramazan’da belki binlerce paketle yurt içinde ve yurt dışında milyonun üzerinde insana ulaşıyor.” dedi.</p>

<p>Başkan Erbaş, yardımların başta 6 Şubat depremlerinden etkilenen illere yapıldığına işaret ederek, “TDV ve Diyanet İşleri Başkanlığı olarak 6 Şubat 2023’ten beri alandayız. Bu sene de aynı şekilde kardeşlerimizin yanında olduk. Tırlar dolusu yardımlarla gıda, giyim diye özetleyebiliriz.” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Diyanet Vakfı İyilik Hareketidir-1" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/diyanet-vakfi-iyilik-hareketidir-1.jpg" width="900" /></p>

<p><strong>“TDV, büyük bir iyilik hareketidir”</strong></p>

<p>TDV’nin Türkiye’nin her yerinde iyiliği ulaştırmaya çalıştığına dikkati çeken Başkan Erbaş, “TDV, zaman zaman illerimizde, ilçelerimizde mahalleleri dolaşan özellikle gıda ve giyim ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan bir vakıftır. Bu büyük bir iyilik hareketidir. Ama Türkiye Türkiye’den ibaret değil, bizim gönül coğrafyamız var. Yani üç kıta yedi iklimde asırlar boyunca iyilik yapmış bir ecdadın torunlarıyız biz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Gazze’de insanlık ölüyor”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başkan Erbaş, tarih boyunca Kudüs Müslümanların elindeyken hep iyiliğin yurdu olduğunu, Müslümanların elinde olmadığı zamanlarda da hep kötülüğün kol gezdiği, zulmün, katliamın, soykırımın yapıldığı yer olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p>

<p>“İslam Gazze’yi, Kudüs’ü iyiliğin yurdu yaptı. Ama işgalciler, zalimler kötülüğün yurdu yaptılar. Bugün yüreğimiz yanıyor, gönlümüz, gönül dilimiz sürekli feryat ediyor, diyor ki; ‘Ey Müslümanlar Gazze’de soykırım devam ediyor. Bebekler, çocuklar, kadınlar, insanlar zalimlerin bombardımanı altında can veriyor. Güçlerimizi ne zaman birleştireceğiz? Geçmişteki ecdadımızın güçlerini birleştirip zalimlerin zulümlerine engel olduğu gibi bir zalimin zulmüne ne zaman engel olacağız?’ Aslında gücümüz yok değil var ama parçalanmışlığımız, dağınıklığımız herkesin parça parça adeta kendi mülkünde efendi olarak yetinmesi, mazlumu görmemesi zalime, işgalciye cesaret veriyor. Ve yine feryadımız gönül dilimize yansıyor ve diyoruz ki; ‘Ey insanlar Gazze’de insanlık ölüyor. Gazze’de insanlığın ölmesine engel olmayacak mıyız? İnsaflı insanlar için söylüyorum.”</p>

<nav>
<ul data-id="0" data-type="root" id="SideBarMenu" title="Sağ Menu Haberler">
</ul>
</nav></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALİ ERBAŞ, Ramazan</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/baskan-erbas-gazzede-insanlik-oluyor</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Mar 2025 00:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/gazzede-insanlik-oluyor-3.jpg" type="image/jpeg" length="23211"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hırka-i Şerif, dualarla ziyarete kapatıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/hirka-i-serif-dualarla-ziyarete-kapatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/hirka-i-serif-dualarla-ziyarete-kapatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazreti Muhammed'in (SAV) Veysel Karani'ye hediye bıraktığı Hırka-i Şerif, ikindi namazı sonrası dualarla ziyarete kapatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fatih'teki Hırka-i Şerif Camisi'nde ramazanın ilk cuması olan 7 Mart'ta ziyarete açılan kutsal emanete son günde de yoğun ilgi gösterildi.</p>

<p><img height="675" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/20250329-hirka-i-serif-dualarla-ziyarete-kapatildi-1.jpg" width="900" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cami girişinde uzun kuyruklar oluşurken Hırka-i Şerif'i ziyaret eden bazı vatandaşlar duygusal anlar yaşadı.</p>

<p><img height="675" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/20250329-hirka-i-serif-dualarla-ziyarete-kapatildi-2.jpg" width="900" /></p>

<p>Hazreti Muhammed'in (SAV) Veysel Karani'ye hediye bıraktığı Hırka-i Şerif, ikindi namazının ardından dualarla ziyarete kapatıldı.</p>

<p><img height="675" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/20250329-hirka-i-serif-dualarla-ziyarete-kapatildi-3.jpg" width="900" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ramazan</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/hirka-i-serif-dualarla-ziyarete-kapatildi</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Mar 2025 18:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/agency/aa/hirka-i-serif-dualarla-ziyarete-kapatildi.jpg" type="image/jpeg" length="47858"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
