<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Diyanet Haber</title>
    <link>https://www.diyanethaber.com.tr</link>
    <description>Diyanet Haber / Diyanet Sınav / Diyanet Duyuru / Diyanet Hutbe / Müftülükler / İslam Dünyası / Kültür Sanat / #Keşfet / www.diyanethaber.com.tr</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss/dini-kavramlar" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 23 Apr 2026 14:29:52 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss/dini-kavramlar"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Maşallah ne anlama gelmektedir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/masallah-ne-anlama-gelmektedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/masallah-ne-anlama-gelmektedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Maşallah kelimesinin anlamı nedir? Maşallah nasıl yazılır? Maşallah ne demektir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><span><strong>Maşallah ne demektir?</strong></span></span></h3>

<p style="text-align:justify">Maşallah <strong>üç kelime</strong>den oluşmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">“Şey” anlamına gelen “ma”, istedi,diledi," anlamına gelen "şâe" fiili ve Allah ismi.</p>

<p style="text-align:justify">Maşallah (mâ şâa’llāh) "Allah dileyince her şey olur” mânasına gelir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu tabir ilâhî iradenin her yerde geçerli olduğunu ifade eden,<strong> "Allah’ın dilediği olur, dilemediği olmaz"</strong> anlamındaki hadise de (Ebû Dâvûd, "Edeb", 101) işaret eder ve bu cümlenin kısaltılmış hali ise<strong> "Maşallah"</strong>dır.</p>

<p style="text-align:justify">Türk toplumunda <strong>"Allah’ın dediği olur" </strong>şeklinde ifade edilmektedir.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><span><i><strong>K</strong></i><strong>ur'an-ı Kerim'de ve Hadis-i Şeriflerde "Maşallah" kelimesi</strong></span></span></h3>

<p style="text-align:justify"><strong>Mâşallah </strong>ifadesi Kur’ân-ı Kerîm’in dört âyetinde yer alır ve bunların üçünde istisna edatı olan "illâ" ile kullanılarak<strong> "Allah’ın dilediği hariç" </strong>mânasına gelir. (el-A‘râf 7/188; Yûnus 10/49; el-A‘lâ 87/7)</p>

<p style="text-align:justify">A'râf Suresi - 188 "De ki: Ben kendim için,<i><strong> Allah’ın dilediği dışında</strong></i> ne bir fayda elde edebilirim ne de zarardan kurtulabilirim. Eğer gaybı biliyor olsaydım elbette bundan çok faydalanırdım, başıma kötülük de gelmezdi. Ben yalnızca inanan bir toplum için uyarıcı ve müjdeleyiciyim."</p>

<p style="text-align:justify">Kehf sûresindeki âyette ise (18/39) biri mümin, diğeri münkir iki kişi arasında geçen konuşmada müminin diğerine, "Bahçene girdiğin zaman,<i> '<strong>Mâşallah (Allah dilemiş de olmuş)</strong></i>, kuvvet yalnız Allah’a aittir' deseydin!" şeklinde tavsiyede bulunduğu ifade edilir. Bu âyetteki mâşallahın, bahçedeki bütün güzelliklerin Allah’ın iradesiyle meydana geldiğini belirtmeye ve lutfettiği nimetlere karşılık O’na hamdetmeye yönelik olduğu anlaşılmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Çeşitli hadis rivayetlerinde mâşallah ifadesinin kullanıldığı görülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber’in (sas), hoşa giden bir şeyin görülmesi halinde "mâ şâallah lâ kuvvete illâ billâh" (Allah’ın dilediği olur, bütün güç ve kudret O’na aittir) denilmesini  (Beyhakī, Şuʿabü’l-îmân, IV, 90), ayrıca sabah kalkıldığında veya akşam yatmadan önce<strong> "mâ şâallahu kân ve mâ lem yeşe’ lem yekün" (Allah’ın dilediği olur, dilemediği olmaz) </strong>şeklinde dua edilmesini tavsiye ettiği nakledilmektedir (Ebû Dâvûd, “Edeb”, 101).</p>

<p style="text-align:justify"><strong>"Maşallah" </strong>tabiri halkın dilinde bir <strong>güzellik, iyilik,nimet ve başarı karşısındaki hayret ve takdir ifadesi </strong>olarak ve güzellikleriyle dikkat çeken ve çok beğenilen şeylerin nazardan korunması amacıyla,<strong> "Ne güzel, Allah kötü bakışlardan saklasın" </strong>anlamında kullanılmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Mâşallah demek müslümanlar arasında yaygın bir gelenek haline gelmiştir. Yine nazara karşı, güzel binalara vb. yerlere üzerinde mâşallah ibaresi olan levhaların takılması da âdetlerdendir.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span><i><span style="color:#ff8c00"><strong>Maşallah nasıl yazılır?</strong></span></i></span></h3>

<p style="text-align:justify">Mâşallah, Maşallah ve ما شاء الله şeklinde yazılır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dini kavramlar</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/masallah-ne-anlama-gelmektedir</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2022/11/masallah_ne_anlama_gelmektedir_h28219_e2e8e.jpg" type="image/jpeg" length="20699"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İhlas ne demektir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ihlas-ne-demektir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ihlas-ne-demektir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İhlas ne anlama gelmektedir? Hadis-i şeriflerde ihlas, Peygamberimiz (sas)'in duası]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>İhlas ne anlama gelmektedir?</strong></span></p>

<p style="text-align:justify">İhlâs kelimesi sözlükte, saf, katışıksız, arı ve duru olmak, bir şeyi hâlis kılmak, halis olmak, özünü almak ve seçmek demektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Din ıstılahında ise iman, ibadet, itaat, ahlâk, amel ve dua gibi her türlü dinî görevleri, halkın övme ve beğenmesini, yerme ve kınamasını düşünmeksizin sırf Allah için iyi ve halis bir niyetle yapmak, şirk, nifak, gösteriş ve duyurma gibi şâibelerden uzak durmak, söz, fiil ve davranışlarında samimi ve dosdoğru olmak demektir.</p>

<p style="text-align:justify">İhlâs, Allah ile kul arasında bir sırdır. Öyle bir sır ki onu melek bilip yazamaz, şeytan bilip ifsat edemez. Çünkü "ihlâs" kalbe ait bir ameldir ve bunu ancak kişinin kendisi ile Allah bilebilir. İhlâsın irade, kasıt ve niyetle doğrudan ilgisi vardır. Amel, ihlâssız ve niyetsiz ibadete dönüşmediği gibi ihlâssız ve niyetsiz ibadet de makbul değildir. Zira ameller niyetlere göre değer kazanır veya kaybeder. Bir amel sırf Allah için yapılırsa "ihlâs", sırf gösteriş için yapılırsa riya olur. Riya ise gizli şirk olup, Allah rızasının dışında bir amaçla yapılan ibadetlerin Allah katında bir değeri yoktur.</p>

<p style="text-align:justify">Peygamber Efendimiz (sas)’in, “Sen bendensin, ben de senden!” diyerek övdüğü sahâbî Ebû Ümâme el-Bâhilî’nin anlattığına göre, bir adam Peygamberimize gelerek, “Şöhret ve kazanç (ganimet) elde etmek için savaşan kimse hakkında ne dersin?” diye sordu. Resûlullah (sas), “Onun için hiçbir şey yoktur.” dedi. Adam sorusunu üç defa tekrarladı. Allah Resûlü de her defasında, “Onun için hiçbir şey yoktur.” diyerek böyle bir adamın mükâfat elde edemeyeceğini belirtti ve ardından şöyle buyurdu: “Allah, ancak samimiyetle sadece kendisi için ve rızası gözetilerek yapılan ameli kabul eder.” (Nesâî, Cihâd, 24)</p>

<p style="text-align:justify">Peygamber Efendimiz (sas)’in ifadesinden de anlaşılacağı üzere,“iş, davranış ve ibadetleri gösteriş ve çıkar kaygılarından arındırıp sadece Allah için yapmak” mânâsına gelen ihlâs, Kur’an’da peygamberlerin başlıca nitelikleri arasında sayılmış ve âyetlerde ihlâslı kimselerden övgüyle söz edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Sevgili Peygamberimiz (sas), pek çok hadisinde ihlâsın önemine işaret etmiş ve insanları ihlâslı ve samimi olmaya çağırmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Ümâme el-Bâhilî"nin naklettiğine göre…</p>

<p style="text-align:justify">Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify">…<i><strong>“Allah, ancak samimiyetle sadece kendisi için ve rızası gözetilerek yapılan ameli kabul eder.</strong></i>”</p>

<p style="text-align:justify">Temîm ed-Dârî anlatıyor:<strong><i>“Hz. Peygamber (sas), "Din samimiyettir." </i></strong>buyurdu.</p>

<p style="text-align:justify">Biz, <strong>"Kime karşı (samimiyet)?"</strong> deyince,<strong> "Allah’a, Kitabı’na, Resûlü’ne, Müslümanların idarecilerine ve bütün Müslümanlara." </strong>buyurdu.” (Müslim, Îmân, 95)</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: <strong>“Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz, ancak kalplerinize ve amellerinize bakar.”</strong> (Müslim, Birr, 34)</p>

<p style="text-align:justify">Enes b. Mâlik’ten rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:<strong> “Kim hiçbir ortağı olmayan, tek olan Allah’a ihlâsla ibadet ederek, namazı dosdoğru kılarak, zekâtı vererek dünyadan ayrılırsa, Allah kendisinden razı olduğu hâlde ölmüş olur.”</strong> (İbn Mâce, Sünnet, 9)</p>

<p style="text-align:justify">Peygamber Efendimiz (sas) gizliliğe ve dolayısıyla ihlâsa daha yakın olduğu için gece namazını teşvik etmiş ve farz namazlardan sonra en değerli namazın gece namazı olduğunu bildirmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İbadetlerin az veya çok olması değil, ihlâsla yapılmış olması önemlidir. Onun için Hz. Ali, “Amelin az olup olmamasını değil, makbul olmasını önemseyin.” uyarısında bulunmuştur. Zira amelin kabulü, büyük ölçüde ihlâsla yapılmış olmasına bağlıdır. Hz. Peygamber’in Yemen’e gönderdiği genç sahâbîsi Muâz b. Cebel, kendisine tavsiyede bulunmasını isteyince Allah’ın Elçisi, <strong>“İnancında samimi (ihlâslı) ol. O zaman sana az amel de yeter.”</strong> buyurarak ihlâs ve samimiyetin önemine dikkat çekmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas), namazlarının ardından, <i>“...<strong>Allah’m! Ey Rabbimiz ve her şeyin Rabbi! Beni ve ailemi dünya ve âhirette her an sana ihlâsla bağlı kıl. Ey yücelik ve ikram sahibi!..”</strong></i><strong> </strong>duasıyla Cenâb-ı Hakk’a niyazda bulunmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Onun yakın arkadaşları da gösteriş ve dünyevî çıkar gözetilerek yapılan amellerin âhirette işe yaramayacağını bildikleri için O’nun gibi ihlâs ve samimiyetle hareket etmişlerdir. Bu yüzden Hz. Ömer,<strong> “Allah’ım! Amelimin hepsini salih ve sadece senin rızana has kılınmış eyle ve amelime hiçbir şeyi ortak etme.”</strong> diye dua etmiştir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dini kavramlar</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ihlas-ne-demektir</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/05/ihlas-ne-demektir.jpg" type="image/jpeg" length="93010"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arefe nedir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/arefe-nedir-arefe-gunu-yapilacak-dua</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/arefe-nedir-arefe-gunu-yapilacak-dua" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Arefe ne anlama gelmektedir? Arefe günü ne demektir? Vakfe yapılan yere Arafat denmesinin nedeni]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>Arefe ne anlama gelmektedir?</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Arefe haccın en önemli farzı olan <a href="https://islamansiklopedisi.org.tr/vakfe" rel="nofollow" target="_blank">vakfe</a>nin yapıldığı yerin (Arafat) diğer adıdır. Vakfe, kurban bayramının bir gün öncesi olan zilhicce ayının dokuzuncu günü burada yapıldığından bu güne <strong>yevmü arefe</strong> (arefe günü) veya Türkçe’de kısaca arefe (arife) denilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Kurban bayramından bir gün öncesine mahsus olan arefe tabiri, Türkçe’de ramazan bayramından bir gün öncesi için de kullanılmaktadır. Bunun gibi, belli gün ve bayramlardan bir gün öncesine veya önemli bir olay ya da olayların cereyan ettiği bir dönemden önceki günlere de Türkçe’de arefe denmektedir.</p>

<p>Kelime olarak “bilme, anlama, tanıma” gibi mânalara gelen bir kökten türemiş olan arefe ve Arafat kelimeleri aynı yerin adlarıdır.</p>

<p>Terviye ve arefe gününün adlandırılmasıyla ilgili bir görüş şöyledir:</p>

<p>Hz. İbrâhim zilhicce ayının 8. gecesi rüyasında oğlunu kurban ettiğini görünce rüyanın Rahmandan mı şeytandan mı olduğunu <strong>düşünür</strong>, bu nedenle bu geceye terviye gecesi denmiştir.</p>

<p>Zilhiccenin dokuzuncu gecesi de aynı rüyayı görünce Rahmandan olduğunu <strong>anlar</strong>. Bu geceye de arefe denilir.<strong> </strong></p>

<p>Ayrı rüyayı bir kez daha görünce oğlunu kurban etmeye götürür. Bu güne de “eyyâm-ı nahr” yani kurban kesim günleri denir.</p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Vakfe yapılan yere Arafat denmesinin nedeni</strong></span></h3>

<p>Bu yere Arafat adının veriliş sebebi kesin olarak bilinmemekte ise de bazı görüşler ileri sürülmektedir.</p>

<p>Hz. Âdem ile Hz. Havvâ’nın yeryüzüne indikten sonra burada buluşup tanışmalarından dolayı buraya Arafat veya Arefe dendiği kaynaklarda zikredilmiştir.</p>

<p>Ayrıca dünyanın her tarafından gelen insanların bu yerde birbirleriyle görüşüp tanışmaları sebebiyle bu adın verildiği de ileri sürülen görüşler arasındadır.</p>

<h3><strong><span style="color:#e74c3c">En hayırlı </span><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/haberleri/dua" target="_blank" title="dua"><span style="color:#e74c3c">dua</span></a></strong></h3>

<p>Arefe, Bayramın müjdecisidir. Peygamberimiz, <strong>“ En hayırlı, kabulü şayan olan dua, Arefe günü yapılan duadır.” </strong>(Tirmizî, Dua, 8; Malik, Dua, 500) buyurmuşlardır.</p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Arefe günü yapılacak dua ve zikirler</strong></span></h3>

<p>Mübarek geceleri idrak eden mümin bu gecelerde nafile veya kaza namazı kılar, Allah’ı tesbih eder, Kur’ân okur, dua ve niyazda bulunur.</p>

<p>Peygamberimiz (sas); <strong>“Duaların en faziletlisi, arefe günü yapılan duadır. Ben ve benden önceki peygamberlerin söyledikleri en faziletli söz,</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>لَا إلَهَ إلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ، وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ</p>

<p><strong>Okunuşu</strong>: “Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü ve hüve ‘alâ külli şey’in kadîr.” Anlamı: “Allah’tan başka ilâh yoktur, O tektir, O’nun ortağı yoktur, mülk O’nundur, hamd O’na aittir. O, her şeye kâdirdir” sözüdür buyurmuştur. (Tirmizî, De’avât, 126)</p>

<p>Anlamı: “Allah’tan başka ilâh yoktur, O tektir, O’nun ortağı yoktur, mülk O’nundur, hamd O’na aittir. O, her şeye kâdirdir” sözüdür buyurmuştur. (Tirmizî, De’avât, 126)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dini kavramlar</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/arefe-nedir-arefe-gunu-yapilacak-dua</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/06/arefe-nedir-arefe-gunu-yapilacak-dua.jpg" type="image/jpeg" length="80071"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kadir Gecesi ne demektir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kadir-gecesi-ne-demektir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kadir-gecesi-ne-demektir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadir gecesinin Kur’ân-ı Kerîm ve hadislerdeki önemi nedir? Kadir suresinin anlamı, Kadir gecesinde okunması tavsiye edilen dua]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>Kadir ne anlama gelmektedir?</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Kadir kelimesi sözlükte<strong> “hüküm, şeref, güç, takdir, azamet, yücelik”</strong> gibi anlamlara gelmekle beraber, dinî literatürde<strong> “leyletü’l-Kadr” </strong>şeklinde Kur’ân-ı Kerîm’in indirildiği gecenin adı olarak kullanılmaktadır. Aynı adı taşıyan ve bu gecenin fazileti hakkında nâzil olan 97. sûrede Kur’an’ın Kadir gecesinde indirildiği, bu gecenin bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Allah’ın insanlara peygamberler vasıtasıyla son hitabı ve nihaî mesajı olan Kur’an’ı indirmesi insanlığın hidayetinde bir dönüm noktası teşkil ettiği için bu olayın gerçekleştiği gece özel bir anlam taşımaktadır. Nitekim Kadir gecesinin önemine işaret eden bir hadiste, önceki ümmetlerin uzun ömürlü olmaları sebebiyle fazla sevap kazanma imkânına sahip bulunmalarına karşılık Müslümanlara Kadir gecesinin verildiği belirtilmiştir. Başka bir hadiste de <strong><i>“Her kim inanarak ve (sevabını Allah'tan) umarak Kadir gecesini ibadetle geçirirse geçmiş günahları bağışlanır. Her kim Ramazan orucunu, inanarak ve (mükâfatını Allah'tan) umarak tutarsa geçmiş günahları bağışlanır.”</i> </strong>(Buhârî, Savm, 6) müjdelesini vermiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><u><strong>Kadir gecesinin mübarekliği </strong></u></span>ise, Kur'ân-ı Kerîm'in bu gecede indirilmiş olmasından kaynaklanmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Kadir sûresinde bu husus şöyle anlatılmaktadır<strong>: <i>“Şüphesiz, biz onu (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin! Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.”</i> <span> </span>Ayrıca Duhân sûresinde yer alan, <i>“Biz onu (Kur'an'ı) mübarek bir gecede indirdik.”</i> </strong>âyetinde de Kadir gecesinin kastedildiği belirtilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>Kadr suresinde verilen bilgiler,</strong></span><strong> </strong>Kur’an’ın ramazan ayında ve bütün hikmetli işlerin kararlaştırıldığı mübarek bir gecede indirildiğine dair ayetlerle birlikte ele alındığında Kadir gecesinin ramazan ayı içinde bulunduğu sonucu ortaya çıkar. Bu gecenin daha çok ramazanın son on veya yedi günündeki tekli gecelerde aranması gerektiğine dair hadisler gecenin tespitiyle ilgili bazı ipuçları vermektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Öyle ki, Hz. Peygamber (sas) ramazanın son on gününe girildiğinde dünyevî işlerden uzaklaşıp i‘tikâfa çekilir, geceleri daha çok ibadet ve tefekkürle geçirdiği gibi ailesini de uyanık tutardı. Bu sebeple Müslümanlar da ramazan ayının son on gecesini ve özellikle âlimlerin çoğunluğunun işaret ettiği 27. geceyi, kulluk bilinci içinde ibadet ederek ve geçmişte yaptıkları hataları bir daha tekrarlamamaya kesin karar vererek geçirmeye özen gösterirler.<br />
Kadir gecesinin Kur’ân-ı Kerîm ve hadislerde ifadesini bulan önemi, bu gecede yapılan ibadet ve duaların kabul edileceğine, bu geceyi ihya edenlerin günahlarının bağışlanacağına dair Hz. Peygamber’in açıklamaları, Müslüman toplumlarda Kadir gecesinin diğer kandillere göre daha büyük ilgi görmesine, bu arada sosyal hayata yansımasına, örf ve âdetlerin zenginleşmesine vesile olmuştur. Ramazanla başlayan hatimlerin Kadir gecesinden önce tamamlanması ve o gece duasının yapılmasına dikkat edilmiştir.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>Kadir gecesinde okunması tavsiye edilen dua</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Kadir gecesinde hangi duayı okuyacağını soran Hz. Âişe'ye, peygamberimiz (sas) <strong><i>“Allah'ım! Sen affedicisin, ikram sahibisin, affetmeyi seversin, beni de affet.”</i> </strong>şeklinde dua etmesini tavsiye etmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>#KEŞFET, Dini kavramlar</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kadir-gecesi-ne-demektir</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 18:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/04/kadir-gecesi-ne-demektir.jpg" type="image/jpeg" length="80786"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ramazan sözlüğü]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ramazan-sozlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ramazan-sozlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramazan ayına özel kavramlar, Sadaka-i fıtır ne demektir? Keffaret ne demektir? Reyyan kapısı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Ru'yet-i hilal ne demektir?</strong></span></h3>

<p>Hilalin görülmesi anlamına gelen ru'yet-i hilal, dinî bir kavram olarak, kameri ayların tespitinde ayın gözetlenmesi ve görülmesi anlamına gelmektedir. Namaz vakitlerinin belirlenmesinde güneşin hareketleri; oruç, hac, zekat, fıtır sadakası, kurban gibi ibadetlerle bayram günlerinin tespitinde ise ayın hareketleri esas alınmaktadır.</p>

<p><img height="454" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/ramazan-sozlugu-ruyeti-hilal.jpg" width="900" /></p>

<p>Bu ibadetlerin zamanlarının doğru olarak belirlenmesi, kameri aybaşlarını, özellikle Ramazan, Şevval ve Zilhicce aylarının ilk günlerinin doğru tespitine bağlıdır. Kameri ayların tespitinde hilalin gözlenmesi önemlidir. Ancak günümüzde, atmosfer olayları ve gezegenlerin durumları çok ince bir şekilde hesaplanabildiğinden, ayların başlangıcı tam olarak tespit edilebilmektedir. Dinin özüne uygun olan da budur. Zira Yüce Allah Yûnus suresi 5.ayette; "... yılların sayısını ve hesabını bilmeniz için aya konak yerleri düzenleyen O'dur." buyurmak suretiyle ayların hesapla tespit edilebileceğine işaret etmiştir. </p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>Ramazan ne demektir?</strong></span></h3>

<p><img height="613" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/02-ramazan-sozlugu-ramazan-ne-demektir.jpg" width="900" /></p>

<p>Kur’an-ı Kerîm’in nazil olmaya başlamasıyla şereflenmiş, oruç ibadetinin yerine getirildiği dokuzuncu kamerî aydır Ramazan. Genellikle ay manasındaki “şehr” kelimesine izâfe edilip "şehru ramazân" şeklinde kullanılır. Ramazan kelimesinde; temizlik, yanmak ve keskinlik anlamları vardır. Ramazan ayında oruç ve diğer ibadetlerle Allah’a yönelen müminler, günahlarından temizlenir, arınır, bilinçlenir, iman ve ahlak bakımından keskinleşir, kuvvetlenir. Kur’ân-ı Kerîm’de adı geçen ve değerine vurgu yapılan yegâne ay ramazan ayıdır. Orucun farz kılındığını bildiren ayetlerin ardından ramazanın insanlara doğru yolu gösteren ve hakkı bâtıldan ayıran Kur’an’ın indirildiği ay olduğu belirtilmiş ve bu aya ulaşanların oruç tutması emredilmiştir.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Oruç ne d</strong></span><span style="color:#e74c3c"><strong>emektir?</strong></span></h3>

<p><img height="652" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/03-ramazan-sozlugu-oruc-ne-demektir.jpg" width="900" /></p>

<p>İmsak vaktinden iftar vaktine kadar yemek, içmek ve cinsî münasebetten uzak durmak demektir oruç. İslâmiyet’te başka oruç çeşitleri de bulunmakla birlikte belirli şartlar çerçevesinde her Müslüman için zorunlu bir ibadet niteliğinde olanı hicretin 2. yılı Şaban ayında farz kılınan ramazan orucudur. Kur’ân’da önceki toplumlara da orucun farz kılındığına dikkat çekilmiş, oruç yasaklarına uymanın Allah tarafından çizilen sınırlara riayet anlamına geldiği ifade edilmiştir.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>Terâvih namazı</strong></span></h3>

<p><img height="606" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/04-ramazan-sozlugu-teravih-ne-demektir.jpg" width="900" /></p>

<p>Sözlükte “rahatlatmak, dinlendirmek” anlamındaki tervîha kelimesinin çoğulu olan terâvîh, ramazan ayına mahsus olmak üzere yatsı namazından sonra kılınan nafile namazı ifade eder. Namazın her dört rekatinin sonunda bir miktar oturulup dinlenmek müstehap olup buna tervîha denilmiş, sonra bu kelimenin çoğulu olan terâvih kılınan bu namaza isim olmuştur. Zaman içinde, her bir tervîhayı oturup dinlenmek yerine zikir ve salavat gibi nâfile ibadetlerle değerlendirme veya ara vermeden namaza devam etme şeklinde uygulamalar ortaya çıkmıştır.Teravih namazının vakti yatsı namazının arkasından fecre kadar geçen süredir; vitirden sonra kılınması câiz olmakla birlikte uygulamada vitirden önce kılınmaktadır.Teravih namazının eda edilmesi için ezan okunmaz ve kāmet getirilmez; kılamayan kişinin kazâ etmesi gerekmez. Nafile namazların münferid olarak kılınması daha faziletli olduğu halde, terâvih namazının cemaatle kılınması erkek ve kadın her Müslüman için sünnettir. </p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Hatim ne deme</strong></span><span style="color:#e74c3c"><strong>ktir?</strong></span></h3>

<p><img height="529" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/05-ramazan-sozlugu-hatim-ne-demektir.jpg" width="900" /></p>

<p>Hatm ve hıtâm sözlükte “örtmek, mühürlemek, bir şeyi tamamlayıp sonuna ulaşmak” gibi mânalara gelir. Kur’ân-ı Kerîm’i başından sonuna kadar yüzünden veya ezbere okuyarak bitirmeye, ayrıca Ṣaḥîḥ-i Buḫârî başta olmak üzere tanınmış hadis kitaplarını okuyup sona erdirmeye hatim (hatim indirmek, hatmetmek) denilmiştir.</p>

<p>Peygamberimiz ile Cebrâil’in, her yılın ramazan ayında o zamana kadar nâzil olan âyet ve sûreleri birbirlerine okuyarak mukabele ettikleri ve bir anlamda hatim indirdikleri bilinmektedir (Buhârî, “Feżâʾilü’l-Ḳurʾân”, 7; bk. ARZA). Müslümanlar da ramazan ayında genellikle camilerde ve bazı evlerde Kur’an okutup dinlemek suretiyle hatim indirmeyi âdet haline getirmişlerdir (bk. MUKABELE). Hatim indirmenin belli bir zamanı ve süresi yoktur. </p>

<hr />
<h3><span style="color:#8e44ad"><strong>Arza ne demektir?</strong></span></h3>

<p>Arz, arza ve aynı kökten gelen mu‘âraza sözlükte “okumak, ezberden okumak, göstermek, kitapları karşılaştırmak” gibi mânalara gelir</p>

<p>Her yıl ramazan ayında, o zamana kadar nâzil olan âyet ve sûreleri Cebrâil’in Hz. Peygamber’e, onun da Cebrâil’e okuması mânasına bir terime, arza denir. Resûl-i Ekrem (sas)’in vefatından önceki son ramazanda mukabele iki defa gerçekleşmiştir. Arza-i ahîre diye anılagelen bu son karşılaştırma Kureyş lehçesiyle yapıldığı için o günden itibaren Kur’an bu lehçe ile okunmuştur. </p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>Mukābele ne deme</strong></span><span style="color:#16a085"><strong>ktir?</strong></span></h3>

<p><img height="597" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/06-ramazan-sozlugu-mukabele-ne-demektir.jpg" width="900" /></p>

<p>Sözlükte “iki şeyi birbiriyle karşılaştırmak” anlamına gelen mukābele, üç aylarda ve bilhassa ramazanlarda cami, mescid ve evlerde daha çok sabah, öğle, ikindi namazları öncesinde hafızlar tarafından okunan Kur’an’ı takip etmek suretiyle hatim indirme geleneğinin adıdır. Bu gelenek, Cebrâil (as)’in ramazan aylarında her gece Hz. Peygamber (sas)’e gelerek o ana kadar nâzil olan ayet ve sureleri karşılıklı okuyup kontrol etmelerine dayanır. Kur’an’ın ramazan ayında nâzil olmaya başlaması, bu ayda yapılan amellerin diğer zamanlara göre daha faziletli kabul edilmesi de geleneğin yaygınlaşmasında etkili olmuştur. Mukabele okuyan kişinin hafız da olsa mushafa bakarak okuması daha faziletli görülmüş, dinleyenlerin rahat takip edebilmeleri açısından mukabelenin orta bir hızla tertîl üzere okunması tavsiye edilmiştir.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Sahur ne demektir?</strong></span></h3>

<p><img height="595" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/07-ramazan-sozlugu-sahur-ne-demektir.jpg" width="900" /></p>

<p>Oruç tutacak kişilerin oruca hazırlık olmak üzere imsak vaktinden önce gece yedikleri yemeğe sahur denir. İftarda acele etmek, sahuru geciktirmek sünnet olduğu gibi, sahur vakti, duaların makbul olduğu vakitlerden biridir. Nitekim Hz. Peygamber, "Sahur yiyiniz; çünkü sahurda bereket vardır." buyurarak sahur yemeğini teşvik etmiştir. Ayrıca sahurun tamamen terk edilmeyip bir yudum su ile bile olsa yerine getirilmesini tavsiye etmiş, sahura kalkanların Allah’ın rahmetine ve meleklerin duasına mazhar olacağını belirtmiş, sahur yemeğini “mübarek gıda” olarak nitelemiştir.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>İftar ne demek?</strong></span></h3>

<p><img height="624" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/08-ramazan-sozlugu-iftar-ne-demektir.jpg" width="900" /></p>

<p>"Oruç açma, oruçluya orucunu açtırma, oruç bozma, oruç tutmama, oruca aykırı bir davranışta bulunma" anlamlarına gelen iftar kelimesi, yaygın olarak, oruçlu kimsenin vakti gelince usulüne uygun biçimde orucunu açması için kullanılmaktadır.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>İftar duası</strong></span></h3>

<p><img alt="26 Ramazan Sözlüğü İftar Duası" class="detail-photo img-fluid" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/26-ramazan-sozlugu-iftar-duasi.jpg" / width="900" height="601"></p>

<p>Resûl-i Ekrem (sas), oruçlunun iftar anında yapacağı duanın geri çevrilmeyeceğini müjdelemiş ve kendisi de, "Allah'ım! Senin rızan için oruç tuttuk, Senin verdiğin rızıkla orucumuzu açtık, bizden kabul buyur; çünkü Sen her şeyi işiten ve bilensin" şeklinde dua etmişlerdir. </p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>İmsak ne demektir?</strong></span></h3>

<p><img alt="23 Ramazan Sözlüğü İmsak" class="detail-photo img-fluid" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/23-ramazan-sozlugu-imsak.jpg" / width="864" height="486"></p>

<p>Sözlükte “bir şeyi tutmak, sımsıkı sarılmak, alıkoymak; bir şeyden el çekmek, kendini tutmak” gibi manalara gelen imsâk, terim olarak “ikinci fecrin doğuşundan güneşin batışına kadar yeme, içme ve cinsî münasebetten nefsi alıkoymak, orucu bozan diğer şeylerden uzak durmak, el çekmek” demektir. İftarın zıttı olan imsâk, İslâm'ın temel esaslarından biri olan orucun, tek rüknüdür.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>İmsakiye ne anlama gelmektedir?</strong></span></h3>

<p><img alt="27 Ramazan Sözlüğü İmsakiye" class="detail-photo img-fluid" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/27-ramazan-sozlugu-imsakiye.jpg" / width="900" height="579"></p>

<p>Ramazanda imsak vaktini ve namaz vakitlerini gösteren çizelgeye imsakiye denir.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Fecir ne demektir?</strong></span></h3>

<p><img alt="39 Ramazan Sözlüğü Fecir" class="detail-photo img-fluid" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/39-ramazan-sozlugu-fecir.jpg" / width="1024" height="917"></p>

<p>Arapçada "yarmak, bir şeyi ikiye ayırmak, fışkırmak, suya yol vermek, açığa çıkmak" gibi anlamlarına gelen fecir, isim olarak güneşin doğmasından önce beliren tan yeri ağarmasını ifade eder. Türkçede "şafak sökmesi, gün ağarması, sabahın alaca karanlığı” denilen bu olay, gece ile gündüzün birbirinden ayrıldığı vakittir. Fecir vakti fıkıhta, özellikle sabah namazının vaktinin girdiğini veya sahur vaktinin bitip oruç tutma zamanının başladığını bildirmesi açısından önem taşıdığından dinî literatürde bu vaktin tanım ve belirlenmesinin ayrı bir dikkatle ele alındığı görülür. Fecir vaktinin namaz ve oruçla ilgili mükellefiyetleri belirleyecek tarzda tespiti Hz. Peygamber’in söz ve uygulamalarına dayanır. İslâm hukukçuları hadislerdeki ifadelerden hareketle fecri “fecr-i kâzib, fecr-i sâdık” veya “birinci fecir, ikinci fecir” şeklinde ikiye ayırarak açıklamıştır. Yalancı fecr olarak da bilinen fecr-i kâzip, sabaha karşı doğuda ufuktan göğe doğru dikey olarak yükselen aydınlık için kullanılır. Bu geçici aydınlıktan sonra yine kısa bir süre karanlık basar. Ardından da güneş ışığının belirtilerinin görünmeye başladığı,ufukta yatay olarak boydan boya uzanan, giderek genişleyip yayılan aydınlık başlar. Bu ise fecr-i sâdık yani gerçek fecirdir. Sabah namazının vaktinin girmesi, sahurun sona erip orucun başlaması gibi dinî hükümlerde esas alınan bu ikinci fecirdir.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>Mahya ne demektir?</strong></span></h3>

<p><img height="600" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/09-mahya-ne-demektir.jpg" width="900" /></p>

<p>"Aya mahsus" anlamındaki Osmanlıca "mâhiyye" kelimesinin günümüz Türkçesindeki şekli olan mahya, özellikle ramazan aylarında birden fazla minareli camilerin iki minaresi arasına kurulan ışıklı yazı veya resim panosuna verilen addır. Kelimenin bu anlamı kazanmasında, Hz. Peygamber’e salâtü selâm getirilen zikir meclisi manasındaki Arapça mahyâ kelimesi de etkili olmuştur. Çünkü kelimeler arasındaki ses benzerliği yanında “leyletü’l-mahyâ” denilen mübarek gecelerde zikir meclisi kurulan camiler alışılmışın üstünde kandillerle donatılmış, hatta mahya tekniğine benzer usullerle süslenmiştir.</p>

<p>Mübarek gün ve gecelerde halkın ibadeti için gece boyu açık kalan camilerin kandillerle donatılması geleneği İslâmiyet’in ilk asırlarına kadar uzanmakla beraber, Mescid-i Harâm’ın 455 kandilinin olduğu, bunlardan daha çok ışık veren bazılarının sadece ramazan ayı ile hac mevsiminde yakıldığı,bu kandillerin direkler arasına gerilmiş iplere bakır çengellerle asıldığı ve bu sayede Mescid-i Harâm’ın istenilen yerine taşınabildiği bilinmektedir. Bu uygulamalar, bir Osmanlı icadı olan minareler arasına ipler ve kandillerle mahya kurma geleneğine ilham vermiş ve hem ramazan ayında hem de mübarek gecelerde kandil yakma adet olmuştur. Böylelikle Osmanlı döneminde babadan oğla geçen bir sanat dalı haline gelen mahya, Türklere ait bir kültür olarak resmiyet kazanmıştır. O dönemde belirli bir düzenekle ve oldukça zahmetle hazırlanan mahyalar, iplere asılan kandillerin zeytinyağı kullanılarak aydınlatılması ile yapılır, kandillerde kullanılan zeytinyağı her akşam tazelenirdi. Günümüzde elektrik ampulleriyle yapılan mahyalar, Ramazan başlangıcında ‘Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan ‘, ‘On Bir Ayın Sultanı’, 'Oruç Tut, Sıhhat Bul', ramazan sonlarına doğru ise ‘La İlahe İllallah’, ‘Elveda Ya Şehr-i Ramazan’ gibi yazılarla süslenmektedir.  </p>

<p>Kısaca belirtmek gerekirse mahya demek Ramazan demektir aslında. Çünkü mahya sanatı daha çok Ramazan ayında gösterir kendisini…</p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Diş Kirası ne demektir?</strong></span></h3>

<p><img alt="25 Ramazan Sözlüğü Diş Kirası" class="detail-photo img-fluid" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/25-ramazan-sozlugu-dis-kirasi.jpg" / width="900" height="595"></p>

<p>Osmanlı döneminin ramazan kültürüne ait bir tabir olan "diş kirası" tabiri, ramazanlarda iftara gidilen saray ve konaklarda misafirlere verilen hediyeler için kullanılmıştır.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>Zimem defteri ne demektir?</strong></span></h3>

<p>Zimmet kelimesinin çoğul şekli olan zimem, borçlar demek olup, eskiden veresiye defterine verilen isimdir. Günümüzde olduğu gibi Osmanlılar döneminde de özellikle ramazan ayında sadece zenginler değil, orta halli kimseler de fukaraya, yetime, dula elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışırdı. Bu yardımlar riyadan uzak durmak adına, göze batmayacak ve alanın gururunu incitmeyecek şekilde verilirdi. Gizli verilen nafile sadakanın, açıktan verilen nafile sadakadan yetmiş kat daha sevap olduğunu bilen Müslümanlar, yardımlarını mümkün olduğunca gizliden yapmaya gayret ederdi.</p>

<p>Mübarek ramazan günlerinde pek çok zengin, tebdil-i kıyafet ile hiç tanımadıkları mıntıkalara gidip bakkal, manav dükkânlarına girer, tenha zamanda onlardan zimem defterini yani veresiye defterini çıkarmalarını istermiş. Ardından baştan, sondan ve ortadan rastgele sahifelerin hesabını toplatıp, miktarını öder, bazen de defterdeki tüm borçları kapatır ve "Bu borçları silin! Allah kabul etsin!" deyip, kendilerini tanıtmadan çeker gidermiş.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#8e44ad"><strong>Sadaka ne demektir?</strong></span></h3>

<p><img height="602" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/10-sadaka-ne-demektir.jpg" width="900" /></p>

<p>Sözlükte “(haber) gerçek olmak; doğruluk” gibi anlamlara gelen sıdk kökünden türeyen sadaka kelimesi (çoğulu sadakāt), Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için ihtiyaç sahiplerine yapılan gönüllü veya dinen zorunlu maddî yardımları, bu çerçevede verilen para ve eşyayı ifade eder. Kelime Türkçe’de daha çok dilencilere yapılan küçük para yardımını belirtmek üzere kullanılır. Sadaka vermeye tasadduk denilir.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>Sadaka-i fıtır ne demektir?</strong></span></h3>

<p><img alt="40 Ramazan Sözlüğü Sadaka" class="detail-photo img-fluid" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/40-ramazan-sozlugu-sadaka.jpg" / width="900" height="415"></p>

<p>Sadaka-i fıtır, Ramazan ayının sonunda gücü yeten müslümanın belirli kimselere vermekle yükümlü olduğu yardım türüdür. Fıtr kelimesi oruca son vermeyi, orucu açmayı ifade eder. Bundan dolayı ramazan bayramına îdü’l-fıtr denildiği gibi ramazan ayını yaşamanın, onun mükâfat ve bereketinden faydalanmanın bir şükran belirtisi olarak verilen sadakaya da sadaka-i fıtr veya zekâtü’l-fitr denilir. Bu tamlama kısaltılmış olarak Türkçede fitre şeklinde kullanılmaktadır. Dinen zengin olarak Ramazan ayının sonuna yetişen Müslümanın vermesi vacip olan bu sadakanın vacip olma zamanı Ramazan bayramının birinci günü olmakla birlikte, bayramdan önce de verilebilir. Hatta bu daha iyidir. Ancak bayram günü veya daha sonra da verilebilir.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Sadaka taşı ne demektir?</strong></span></h3>

<p><img height="486" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/14-sadaka-tasi.jpg" width="864" /></p>

<p>Osmanlı toplumunda, derdini kimselere açamayan ihtiyaç sahiplerinin, bîçârelerin, dulların, yetimlerin izzet ve haysiyetlerini korumak için büyük bir dikkat, nezaket ve gayret gösterilmiştir. Bu yüzden verenin de alanın da görülmeyeceği bir şekilde sadaka taşları dikilmiştir. Zengin riyadan çekinip sadakasını buraya koyar, fakir de dilenmekten çekindiği için gece vakti gelip ihtiyacı kadarını buradan alır gerisini başka fakirlere bırakırdı. Gizliden verilen her sadakanın ahirette günahlarını örteceğini bilen halk, sadakalarını bu yolla verir, fakir fukaranın izzetini kırmaktan imtina ederlerdi. Yardım yapan ile alanın birbirini görmediği, tanımadığı, alanın mahcubiyetten, verenin ise riya ve gösterişten uzak olduğu bu yöntem sayesinde yalnız ramazanda değil her zaman ihtiyaç sahiplerine yardım yapılmış olur ve İslamiyet'in beş temel direğinden biri olan zekat müessesesi, hiçbir maddi müeyyide olmaksızın Müslümanların kalplerindeki sarsılmaz inançla tıkır tıkır işlerdi. Ahlak normlarını sadece İslam'dan aldığının bir göstergesi olan sadaka taşları, Osmanlının yardımlaşmaya, dayanışmaya ne kadar önem verdiğinin en güzel yansımadır.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#8e44ad"><strong>Zekat ne demektir?</strong></span></h3>

<p>Sözlükte “artma, arıtma; övgü ve bereket” mânalarına gelen zekât, terim olarak Kur’an’da belirtilen sınıflara sarfedilmek üzere dinen zengin sayılan müslümanların malından alınan belli payı ifade eder. Örfte bu payın maldan çıkarılması işlemine de zekât denilir. </p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>İnfak ne demektir?</strong></span></h3>

<p>Sözlükte “tükenmek, tamamlanmak, son bulmak” mânasındaki nefk kökünden türetilen infâk “bitirmek, yok etmek; yoksul düşmek” gibi anlamlara gelirse de daha çok “para veya malı elden çıkarmak” mânasında kullanılmaktadır. Dinî-ahlâkî bir terim olarak genellikle “Allah’ın hoşnutluğunu elde etme amacıyla kişinin kendi servetinden harcama yapması, muhtaçlara aynî ve nakdî yardımda bulunması” demektir. </p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>İtikâf ne demektir?</strong></span></h3>

<p><img alt="31 Ramazan Sözlüğü İtikaf" class="detail-photo img-fluid" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/31-ramazan-sozlugu-itikaf.jpg" / width="864" height="486"></p>

<p>Sözlükte "ibadet veya başka bir gaye için bir yerde kendini tutmak, kalmak; insanlardan tenha bir yerde kalmak, bir şeye bağlanmak" gibi anlamlara gelen itikâf, dinî bir kavram olarak, ibadet niyetiyle ve kurallarına uyarak inzivaya çekilmek demektir. İtikâfın meşruiyeti Kur’an ve Sünnet ile sabittir. Özellikle Ramazan ayının son on gününde itikafa girmek sünnet olmakla beraber, ramazan dışında da ve belirli bir süreye tâbi olmadan da itikafa girilebilir.</p>

<p>İ‘tikâfın meşruiyeti Kur’an ve Sünnet ile sabittir. “Mescidlerde i‘tikâfta bulunduğunuz zaman kadınlara yaklaşmayın” (el-Bakara 2/187) meâlindeki âyetle Hz. Âişe’nin, “Resûl-i Ekrem ramazanın son on gününde i‘tikâfa girerdi. O bu âdetine vefatına kadar devam etmiştir. Sonra onun ardından hanımları i‘tikâfa girmiştir” (Buhârî, “İʿtikâf”, 1; Müslim, “İʿtikâf”, 5) şeklindeki rivayeti bunun delillerini teşkil eder.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Kadir Gecesi ne demektir?</strong></span></h3>

<p><img height="600" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/11-kadir-gecesi-ne-demektir.jpg" width="900" /></p>

<p>Kadir kelimesi sözlükte “hüküm, şeref, güç, takdir, azamet, yücelik” gibi anlamlara gelmekle beraber, dinî literatürde “leyletü’l-Kadr” şeklinde Kur’ân-ı Kerîm’in indirildiği gecenin adı olarak kullanılmaktadır. Aynı adı taşıyan ve bu gecenin fazileti hakkında nâzil olan 97. sûrede Kur’an’ın Kadir gecesinde indirildiği, bu gecenin bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilmiştir.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Fidye ne demektir?</strong></span></h3>

<p>Sözlükte "bir kimseyi bulunduğu sıkıntılı durumdan kurtarmak için ödenen bedel" anlamına gelen fidye, bir fıkıh terimi olarak, esaretten kurtulmak için ödenen bedeli ayrıca başta oruç ve hac olmak üzere bazı ibadetlerin eda edilmemesi ya da edası sırasında birtakım kusurların işlenmesi halinde yerine getirilmesi gereken dinî-malî yükümlülüğü ifade eder.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>Oruçta Fidye</strong></span></h3>

<p>İslâm âlimlerinin ortak kabulüne göre ihtiyarlık ve şifa ümidi kalmamış bir hastalık sebebiyle oruç tutamayan kimse, daha sonra kaza etmesi mümkün olmadığından her gününe karşılık bir fidye öder. Bu durumdaki bir kimsenin fidye ödemesi vaciptir. Kur'ân'daki, "Oruç tutmaya güç yetiremeyenler, bir fakir doyumu kadar fidye öder." ayetinden hareketle fidye miktarının, bir kişiyi bir gün için doyuracak yiyecek olarak anlaşılmıştır. Bu da fitre miktarıyla uyum gösterir. Bu miktarın aynî olarak veya aynı değerde para yahut mal olarak verilmesi câizdir.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Keffaret ne demektir?</strong></span></h3>

<p>Keffaret: Bozulan bir gün orucun yerine iki kameri ay veya altmış gün peş peşe oruç tutmak demektir. Ayrıca bozulan orucun da kaza edilmesi gerekir. Keffaret sadece Ramazan ayında tutulan orucun mazeretsiz, bile bile bozulmasının cezasıdır. Diğer oruçların bozulması hâlinde yalnız kaza, yani gününe gün oruç tutmak yeterli olur. Ramazan orucu öbür aylarda kaza edilirken bilerek bozulsa yine kaza lazım gelir, keffaret icap etmez.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>Reyyan kapısı</strong></span></h3>

<p>Yüce Allah, Oruç tutan kulları için Cennette özel bir kapı tahsis etmiştir. Cennetin sekiz kapısından bir tanesi, oruç tutan Müslümanlara için ayrılmıştır.</p>

<p>“Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır. Kıyamet günü Oruç tutanlar o kapıdan çağırılacaklardır. Kim oruç tutanlardan ise o kapıdan cennete girecektir. Kim de o kapıdan girerse ebedi olarak susuzluk çekmeyecektir.”  (Buhari, Savm.4)</p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Ramazan manileri</strong></span></h3>

<p>Ramazan gecelerine özgü sahur vaktinde halkı uyandırmak için çalınan davulla söylenen, çoğunlukla ramazan özellikleri ile ilgili duyguları belirten mânalı sözlere Ramazan manileri denir.</p>

<p>Şükür bu aya girdik<br />
Akşam hilali gördük<br />
Sevinçlere gark olup <br />
Yüzü secdeye sürdük <br />
On bir ayın sultanı<br />
 kıymetlidir her anı<br />
Süslersin şu cihanı<br />
 Hoş geldin ya Ramazan.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>Ramazan Davulu</strong></span></h3>

<p><img alt="20 Ramazan Sözlüğü Ramazan Davulu" class="detail-photo img-fluid" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/20-ramazan-sozlugu-ramazan-davulu.jpg" / width="864" height="486"></p>

<p>Ramazan günlerinde oruç tutacakları sahura kaldırmak için mahalle aralarında çalınan davul.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Ramazan Pidesi</strong></span></h3>

<p><img height="600" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/12-ramazan-pidesi.jpg" width="900" /></p>

<p>Ramazan ayında özel olarak yaptırılan susamlı pide.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>Ramazaniyelik</strong></span></h3>

<p>Ramazanda iftar ve sahurda yenmek için alınan yiyeceklere verilen isimdir.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Tekne Orucu</strong></span></h3>

<p>Bir Anadolu geleneği olan tekne orucunu hepiniz duymuşsunuzdur. Tekne orucu, tenkiye orucuna dayanır. </p>

<p>Tenkiye orucu, alimlerin küçük yaştaki çocukları oruca alıştırmak ve onlara İslamî bir kimlik kazandırmak amacıyla önerdikleri parçalı bir oruçtur.</p>

<p>Ramazan’ın manevi havasını çocuklara sevdirerek aşılamak amacıyla uygulanan bir yöntemdir aslında. </p>

<p>Bu kelime zamanla tekne orucuna dönüşmüştür.</p>

<p>Tekne orucunda çocuk öğle vakti yemek ve su tüketir. </p>

<p>Sahur ve iftarı ailesiyle yaparak Ramazan sevincine katılmış olur.</p>

<hr />
<p><span style="color:#e74c3c"><strong>Temcîd ne demektir?</strong></span></p>

<p>Sözlükte “tâzim ve senâ etmek” anlamındaki temcîd minarelerde ezandan ayrı olarak Allah’a yapılan dua, tazarru ve münâcâtlar hakkında kullanılır. Üç aylarda recebin ilk gecesiyle başlayıp ramazanın teravih kılınan ilk gecesine kadar yatsı namazının ardından, ramazanda ise sahurdan sonra müezzinler tarafından halkın iştirakiyle minarede okunurdu. Temcîd sahur vaktinde okunduğundan halk arasında “sahur” mânasına da gelir. Cami ve tekkelerde temcîde çıkmak ve temcîd okuyacak topluluğu yönetmek müezzinlerin ve zâkirlerin önemli görevlerindendi. </p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>Temcîd pilavı</strong></span></h3>

<p><img alt="40 Ramazan Sözlüğü Temcid Pilavı" class="detail-photo img-fluid" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/40-ramazan-sozlugu-temcid-pilavi.jpg" / width="900" height="600"></p>

<p>Halk arasında, sahura okunan temcid sesi ile uyanan ve sahurluk hazırlamaya vakti kalmayan hanımların iftardan kalma pilavı ısıtarak servis etmelerine “temcid pilavı” denir.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Ramazan İlâhisi</strong></span></h3>

<p>Cami ve tekkelerde cemaatle kılınan teravih namazının her dört rek‘atı arasında okunan ilâhiler.</p>

<p>Teravihin farklı makamlardan ilâhiler eşliğinde kılınmasına dair esasları belirleyen mûsikişinas Buhûrîzâde Mustafa Itrî Efendi’dir.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>Ramazâniyye</strong></span></h3>

<p><img alt="24 Ramazan Sözlüğü Ramazaniyye" class="detail-photo img-fluid" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/24-ramazan-sozlugu-ramazaniyye.jpg" / width="1024" height="830"></p>

<p>Divan şiirinde ramazan ayını konu edinen manzumelerin genel adına, Ramazâniyye denir. En çok ramazâniyye yazan şair Enderunlu Fâzıl’dır.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Iydiyye ne demektir?</strong></span></h3>

<p>Divan edebiyatında ramazan ve kurban bayramları vesilesiyle yazılmış kasidelere, ıydiyye denir.</p>

<p><img alt="30 Ramazan Sözlüğü Kaside" class="detail-photo img-fluid" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/30-ramazan-sozlugu-kaside.jpg" / width="850" height="524"></p>

<p>Divan şairleri arasında büyüklere ithafen kaside yazmak için değerlendirilen fırsatlardan biri de ıyd-i fıtr (ramazan bayramı) ve ıyd-i adhâ (kurban bayramı) günleriydi. Dinî bayram olmamakla beraber nevruz da bu günlere dahil edilmiş, ancak yazılan şiirler ayrı bir adla nevrûziyye olarak anılmıştır. Kasidelerin teşbîb/nesîb kısımlarında bayramdan bahsedilmesi ıydiyye (îdiyye) / bayramiyye şeklinde adlandırılmalarına yol açmıştır. Şairler böylece çok defa hâmileri olan büyüklerin bayramlarını manzum birer tebriknâme ile kutlar, karşılığında da câize alarak bayram harçlıklarını çıkarırlardı.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Bayram ne demektir?</strong></span></h3>

<p><img height="610" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/13-ramazan-bayrami.jpg" width="900" /></p>

<p>Kâşgarlı Mahmud’un tesbitine göre kelimenin aslı Farsça beẕrem/beẕrâm (بذرام/بذرم) olup “sevinç ve eğlence günü” demektir ve beyrem/bayram telaffuzu Oğuzlar’a aittir (Dîvânü lugāti’t-Türk Tercümesi, I, 263, 484; III, 176). </p>

<p>Bayram kelimesinin Arapça’sı, sözlüklerde “âdet halini alan sevinç ve keder; bir araya toplanma günü” anlamlarıyla karşılanan îddir (el-ʿıyd/العيد). </p>

<p>Uluslara ait toplu sevinç, mutluluk ve ortak kutlama vesilesi olarak kabul edilen belirli zamanlar için kullanılan bir terimdir bayram. İslâm dininde Ramazan ve Kurban Bayramı olmak üzere iki bayram vardır ve her iki bayram da hicretin 2. yılından itibaren kutlanmaya başlanmıştır. Fitre verildiği için fıtır bayramı da denilen Ramazan Bayramı; Ramazan ayının sonunda, Şevval ayının ilk üç gününde kutlanır.Türkiye’de bazı çevrelerde muhtemelen bayramda şeker, lokum ve tatlı ikramı şeklinde öteden beri var olan gelenekten dolayı buna şeker bayramı da denilmektedir. Ancak Hz. Peygamber’in uygun olmayan bazı isimleri değiştirmesi ve özellikle dinî terim ve kavramların muhafazası konusunda hassasiyet göstermesi, bu şekilde bir adlandırmanın doğru olmayacağını göstermektedir.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#8e44ad"><strong>Bayram salâsı ne demektir?</strong></span></h3>

<p><img alt="32 Bayram Sözlüğü Sala" class="detail-photo img-fluid" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/32-bayram-sozlugu-sala.jpg" / width="1024" height="790"></p>

<p>Arapça “dua” mânasına gelen salâ (salât صلات), dinî mûsikide Hz. Muhammed’e Allah’tan rahmet ve selâm temenni eden, belli bestesiyle okunan çeşitli güftelere verilen genel addır. Cami mûsikisi formları arasında yer alan ve sözleri Arapça olan salâlar okundukları yer ve zamana göre sabah salâsı, cenaze salâsı, bayram salâsı, salât-ı ümmiyye gibi adlarla anılırlar.</p>

<p>Bayram salâsı aynı zamanda cuma günleri de okunduğundan “bayram ve cuma salâsı” adıyla da anılır.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#16a085"><strong>Bayram Alayı ne anlama gelmektedir?</strong></span></h3>

<p>Osmanlı padişahlarının bayram namazlarını kılmak için saraydan camiye gidiş ve dönüşleri sırasında yapılan merasime bayram alayı denilirdi.</p>

<hr />
<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Şevval ne demektir?</strong></span></h3>

<p><img alt="28 Ramazan Sözlüğü Şevval" class="detail-photo img-fluid" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/28-ramazan-sozlugu-sevval.jpg" / width="900" height="727"></p>

<p>Sözlükte “yukarı kalkmak, yükselmek; kaldırmak” anlamlarındaki şevl kökünden türeyen şevvâl kelimesi kamerî yılın ramazandan sonra ve zilkadeden önce gelen onuncu ayının adıdır. Şevval aynı zamanda hac aylarının ilkidir. Şevval adı Arab-ı müsta‘ribe devrinde kullanılmaya başlanmış ve İslâmiyet’ten sonra da kullanımı devam etmiştir. Ramazan bayramının birinci günü olan şevval ayının ilk gününde oruç tutmak haramdır. </p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Arife Çiçeği</strong></span></h3>

<p>Osmanlı’da bayramlarda bilhassa çocukları sevindirmenin ayrı bir yeri vardır. Bayram sabahına özel çocuklara kıyafetler alınır ve buna bayramlık denirdi. Bayramlıklarıyla sokakta gezen çocuklara ise “Arife Çiçeği” adı verilirdi. Osmanlı'dan gelen “Arife Çiçeği” kavramı; bayramdan birkaç gün önce yapılan alışverişin ardından çocukların sabırsızlanarak giysilerini bayramdan bir gün önce, yani Arife günü, giyerek dolaşması olarak tanımlanırdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>#KEŞFET, Dini kavramlar, Ramazan</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ramazan-sozlugu</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Feb 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/ramazan-sozlugu.jpg" type="image/jpeg" length="77976"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ramazan ne demektir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ramazan-ne-demektir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ramazan-ne-demektir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramazan kelimesi ne anlama gelmektedir? Ramazan kaçıncı kameri aydır? Ramazan kelimesi Kur'an-ı Kerim'de geçiyor mu? Ramazanın başlıca özellikleri nelerdir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3></h3>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Ramazan kelimesi ne anlama gelmektedir?</strong></span></h3>

<p>Kur’an-ı Kerîm’in nazil olmaya başlamasıyla şereflenmiş, oruç ibadetinin yerine getirildiği dokuzuncu kamerî aydır Ramazan.</p>

<p>Ramazan kelimesinde;<strong> temizlik, yanmak ve keskinlik</strong> anlamları vardır.</p>

<p><strong>رمضان :</strong> Sözlükte “günün çok sıcak olması, güneşin kum ve taşları çok ısıtması, kızgın yerde yalınayak yürümekle ayakların yanması” anlamlarındaki ramad masdarından veya “güneşin güçlü ısısından çok fazla kızmış yer” mânasındaki ramdâ’ kelimesinden türeyen ramazân kamerî yılın şâbandan sonra, şevvalden önce gelen dokuzuncu ayının adıdır.</p>

<p>“Yaz sonunda ve güz mevsiminin başlarında yağıp yeryüzünü tozdan temizleyen yağmur” anlamındaki ramadî kelimesinden ya da “kılıcı veya ok demirini inceltip keskinleştirmek için iki yalçın taş arasına koyup dövmek” anlamındaki ramd masdarından türediği de ileri sürülmüştür.</p>

<p>Genellikle ay manasındaki “şehr” kelimesine izâfe edilip<strong> "şehru ramazân"</strong> şeklinde kullanılır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><span style="color:#16a085"><strong>Ramazan ayında oruç ve diğer ibadetlerle Allah’a yönelen müminler, günahlarından temizlenir, arınır, bilinçlenir, iman ve ahlak bakımından keskinleşir, kuvvetlenir.</strong></span></p>
</blockquote>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Ramazan kelimesi Kur'an-ı Kerim'de geçiyor mu?</strong></span></h3>

<p>Kur’ân-ı Kerîm’de adı geçen ve değerine vurgu yapılan yegâne ay ramazan ayıdır. Orucun farz kılındığını bildiren ayetlerin ardından ramazanın insanlara doğru yolu gösteren ve hakkı bâtıldan ayıran Kur’an’ın indirildiği ay olduğu belirtilmiş ve bu aya ulaşanların oruç tutması emredilmiştir. (el-Bakara 2/185). Bununla beraber Hz. Peygamber (sas) ramazan ayının fazileti, başlangıcının ve sonunun nasıl tespit edileceği, süresi ve bu aya mahsus ibadetlerle ilgili çok sayıda hadis rivayet etmiştir.</p>

<p>Peyagmberimizin (sas), “mübarek bir ay” olarak nitelendirdiği ramazan ayı girdiğinde cennet kapılarının açılıp cehennem kapılarının kapandığını ve şeytanların bağlandığını (Buhârî, “Ṣavm”, 5; Müslim, “Ṣıyâm”, 1, 2), inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek ramazan orucunu tutan kişinin geçmiş günahlarının bağışlanacağını (Buhârî, “Ṣavm”, 6; Müslim, “Müsâfirîn”, 175) haber vermektedir. Nitekim rivayetler ramazan geldiğinde Resûlullah’ın mânevî yaşantısında farkedilecek derecede bir değişiklik meydana geldiğini, bu ayda Cebrâil ile buluşup karşılıklı Kur’an okuduklarını, özellikle bu günlerde onun cömertliğinin doruk noktasına ulaştığını (Buhârî, “Ṣavm”, 7; Müslim, “Feżâʾil”, 50), ramazan ayının son on günü girdiğinde onun geceleri ihya edip ev halkını uyandırdığını ve kendisini tamamen ibadete hasrederek eşleriyle ilişkisini kestiğini (Buhârî, “Leyletü’l-Ḳadr”, 5; Müslim, “İʿtikâf”, 7, 8) bildirmektedir.</p>

<h3><span style="color:#d35400"><strong>Ramazanın başlıca özellikleri nelerdir?</strong></span></h3>

<p>Ramazanın başlıca özellikleri şu şekilde sıralanabilir:</p>

<p> <strong>1.</strong> Kur’ân-ı Kerîm bu ayda indirilmeye başlanmış olup âyet ve hadislerde bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilen (el-Kadr 97/3; Nesâî, “Ṣıyâm”, 5) Kadir gecesi de bu ayın içindedir.</p>

<p> <strong>2.</strong> İslâm’ın beş şartından biri olan oruç bu ayda tutulur (el-Bakara 2/183-185; Buhârî, “Ṣavm”, 1; Müslim, “Îmân”, 8, 9). </p>

<p><strong>3.</strong> Hz. Peygamber (sas)’in inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek kılan kişinin geçmiş günahlarının bağışlanacağını bildirdiği ve kendisi de bizzat kılarak ümmeti için sünnet olduğunu gösterdiği (Buhârî, “Ṣalâtü’t-terâvîḥ”, 1; Müslim, “Müsâfirîn”, 173-178) teravih namazı bu aya mahsus ibadetlerdendir. </p>

<p><strong>4.</strong> Malî bir ibadet olan fitrenin (fıtır sadakası) bu ayın sonunda ve bayramdan önce ödenmesi gerekir. Bu ayda yapılan diğer yardımların da öteki aylara göre daha sevap ve faziletli olduğuna dair hadisler vardır (Buhârî, “Ṣavm”, 7; Müslim, “Feżâʾil”, 50; Tirmizî, “Zekât”, 28). Bu sebeple, ramazanda ödenmesi gerekli olmamakla birlikte müslümanlar zekâtlarını bu ayda ödemeyi âdet haline getirmişlerdir. </p>

<p><strong>5.</strong> Bu ayın sonunda itikâfa girmek sünnettir. Kaynaklar Resûl-i Ekrem’in ramazanın son on gününde itikâfa girdiğini ve bu âdetini vefatına kadar devam ettirdiğini, onun ardından hanımlarının da itikâfa girdiğini (Buhârî, “İʿtikâf”, 1; Müslim, “İʿtikâf”, 1-5) haber vermektedir. </p>

<p><strong>6.</strong> Kütüb-i Sitte’de yer alan bazı hadislerde bu ayda umre yapanın hac sevabı alacağı ifade edilirken (Buhârî, “ʿUmre”, 4; Müslim, “Ḥac”, 221, 222), zayıf olduğu kaydedilen bazı hadislerde ise diğer ibadet ve amellere de öteki aylara göre daha çok mükâfat verileceği bildirilmiştir (İbn Huzeyme, eṣ-Ṣaḥîḥ, III, 191-192; Ahmed b. Hüseyin el-Beyhakī, Şuʿabü’l-îmân, V, 224). </p>

<p><strong>7.</strong> Kur’an ayı denilen ramazan ayında çokça Kur’an okuyup tefekkür etmek müstehap kabul edilmiştir. Hz. Peygamber(sas)’in Cebrâil ile karşılıklı Kur’an okumasına dayanan mukabele uygulaması da bu aya mahsus geleneklerdendir.</p>

<p>Her zaman sevinç ve coşkuyla karşılanan ramazan ayında çeşitli etkinlikler de gerçekleştirilmektedir. Bu çerçevede İslâm dünyasında ve ülkemizde ramazana has birçok dinî ve sosyal içerikli gelenek oluşmuştur. Bunlar arasında camilerde kandillerin yakılması, minareler arasına mahya kurulması, iftar davetleri, ihtiyaç sahiplerine yardımların arttırılması, sokaklarda davul çalınıp mâniler söylenerek sahur vaktinin halka duyurulması, ramazana has yiyeceklerin hazırlanması gibi uygulamalar farklı şekillerde de olsa varlığını sürdürmektedir. Ayrıca mukabele, teravih namazı, itikâfa girmek ve fitre vermek de bu aya mahsus ibadetlerdir.</p>

<p>Kısaca belirtmek gerekirse manevi bir atmosferin yayıldığı ramazan; sabır, ibadet, rahmet, mağfiret, bereket, heyecan, sevinç, empati, hoşgörü demektir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dini kavramlar, Ramazan</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ramazan-ne-demektir</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Feb 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/ramazan-ne-demekir.jpg" type="image/jpeg" length="75742"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cîmâ Nedir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/cima-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/cima-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cîmâ ne demektir? Cîmâ kelimesi nereden gelmektedir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Toplamak, bir araya getirmek, beraberlik” anlamındaki “cem‘” (جمع) kökünden türemiştir.</p>

<p>Kadın ve erkek arasında cinsî münasebeti ifade eder. Cimanın ana gayelerinden biri neslin devamıdır. (Bakara, 2/223)</p>

<p>İslam’da cinsel hayat, ancak geçerli bir nikâh akdine sahip, evlenmeleri helal olan bir erkekle bir kadının evlilik birliğinde söz konusudur.</p>

<p>Kur’ân-ı Kerîm’de “Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz.” (Bakara, 2/187) beyanıyla eşlerin birbirine hem fizyolojik hem de psikolojik açıdan ihtiyaç duyduğuna değinilmiştir.</p>

<p>İnsan hayatında huzur duygusu, ihtiyaçların meşru yoldan tatmin edilmesiyle oluşur. Bu sebeple cimâ eşler arasında karşılıklı hak ve sorumluluktur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İslamiyet’te cinsel ilişkinin yasak olduğu bazı durumlar;</p>

<p>Oruçlu olmak, (Bakara, 2/187)</p>

<p>Eşcinsellik (taraflardan birinin kadın diğerinin erkek olmadığı durumlar), (A’râf, 7/80; Nisâ; 4/15)</p>

<p>i’tikâfta olmak, (Bakara, 2/187)</p>

<p>Hac veya umre niyetiyle ihramlı bulunmak, (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/ 553)</p>

<p>Kadınların hayız (aybaşı) ve nifas (lohusa) dönemleri (Bakara, 2/222) olarak belirtilmiştir.</p>

<p>Cinsî münasebetin sınırları ve âdâbı vardır. Bunlardan bazıları;</p>

<p>Çiftlerin tamamen çıplak olmayıp üzerlerine bir örtü almaları (İbn Mâce, Nikâḥ, 28)</p>

<p>İlişkiden önce bir hazırlık ve ülfet dönemi geçirmeleri (İbn Kudâme, VII, 25-26)</p>

<p>Besmeleyi unutmayıp Allah’tan hayırlı evlât talep etmeleridir. (Buhârî, Nikâḥ, 66)</p>

<p>Cinsel ilişkiden sonra yıkanıp gusletmek farz kılınmıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dini kavramlar</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/cima-nedir</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Feb 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/02/cima-00000.png" type="image/jpeg" length="56819"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Teberru Nedir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/teberru-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/teberru-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Teberru ne demektir? Teberru kelimesi nereden gelmektedir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
“Bağışlamak, gönüllü olmak” anlamındaki “teberr’” (تبرّع) kökünden türemiştir.<br />
<br />
Kişinin yükümlü olmadığı halde, bir şeyi içinden gelerek (iyilik, ibadet maksadıyla) ve karşılık beklemeden vermesini ifade eder. Teberru edene “müteberri‘” denir.<br />
<br />
Aynı eylemi belirtmek üzere kullanılan “tatavvu‘” (gönüllü olarak yapma) daha çok ibadette, “teberru” ise muâmelât (işlem) konularında yaygın olarak kullanılır.<br />
<br />
Teberruât bağışlama kastıyla yapılan vasiyet, hibe, vakıf, âriyet gibi bütün kazandırma işlemlerinin ortak adıdır.<br />
<br />
Teberru işlemini ancak tam edâ ehliyetine (hukuken meşru fiil yapabilme yeteneği) sahip kişiler yapabilir.<br />
<br />
Teberru yapacak kimsenin bu hakka sahip olması ve teberru konusu olan şeyin gerçekte mevcut olması gerekir.<br />
<br />
Yetki açısından ise müflis ve ölümcül hastalığa (maraz-ı mevt) yakalanmış kişinin durumu özellik arzeder.<br />
<br />
Tam edâ ehliyetine sahip olsa bile alacaklıdan mal kaçırma, varis ve alacaklıları zarara sokma ihtimalinden bazı kısıtlamalar getirilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="instagram-media" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/reel/DUcqUGBFGmh/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14">
<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4; margin-right:14px"></div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>
</div>

<div></div>

<div style="margin-left:auto; margin-right:auto"></div>

<div>
<div style="color:#3897f0"><a href="https://www.instagram.com/reel/DUcqUGBFGmh/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="text-align:center" target="_blank">Bu gönderiyi Instagram'da gör</a></div>
</div>

<div></div>

<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4; margin-left:2px; margin-right:14px"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<div style="margin-left:8px">
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>

<div style="margin-left:auto">
<div></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>
</div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<p style="color:#c9c8cd; text-align:center"><a href="https://www.instagram.com/reel/DUcqUGBFGmh/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="color:#c9c8cd" target="_blank">Dijital İlmihal (@dijital.ilmihal)'in paylaştığı bir gönderi</a></p>
</div>
</blockquote>
<script async src="//www.instagram.com/embed.js"></script></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dini kavramlar</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/teberru-nedir</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Feb 2026 15:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/02/teberru-00000.png" type="image/jpeg" length="42621"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sünnetullah Nedir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/sunnetullah-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/sunnetullah-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sünnetullah ne demektir? Sünnetullah kelimesi nereden gelmektedir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Bir şeyi açıklığa kavuşturmak, iyi veya kötü yeni bir yöntem ortaya koymak” anlamındaki “senn” (سنّ) kökünden türeyen sünnet ile lafza-i celâlin (Allah kelimesi) birleşmesinden oluşur.</p>

<p>Allah’ın tabiatı yaratıp devam ettirmek ve toplum hayatını düzenlemek üzere koyduğu kanunları ifade eder.</p>

<p>Sünnet kelimesi Kur’ân-ı Kerîm’de ikisi çoğul (sünen) olmak üzere on altı yerde geçer. Dokuzu “Allah’ın sünneti”, diğerleri “Cenâb-ı Hakk’ın geçmiş ümmetlere veya onlara gönderdiği peygamberlere uyguladığı nizam” anlamında kullanılmıştır.</p>

<p>“O, yaratıp şekillendiren, âhenk veren ve düzene koyandır. O, (her şeyi) ölçüyle yapıp yönlendirendir.” (A'lâ, 87/2-3)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“O her şeyi yaratmış ve yarattığı O şeyleri bir ölçüye göre takdir etmiştir.” (Furkan, 25/2)</p>

<p>“Şüphesiz Allah gökleri ve yeri, nizamları bozulmasın diye tutuyor. Andolsun ki onların nizamı eğer bir bozulursa, kendisinden başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, halîmdir, çok bağışlayıcıdır.” (Fâtır, 35/41)</p>

<blockquote class="instagram-media" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/reel/DUXks6TkieG/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14">
<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4; margin-right:14px"></div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>
</div>

<div></div>

<div style="margin-left:auto; margin-right:auto"></div>

<div>
<div style="color:#3897f0"><a href="https://www.instagram.com/reel/DUXks6TkieG/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="text-align:center" target="_blank">Bu gönderiyi Instagram'da gör</a></div>
</div>

<div></div>

<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4; margin-left:2px; margin-right:14px"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<div style="margin-left:8px">
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>

<div style="margin-left:auto">
<div></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>
</div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<p style="color:#c9c8cd; text-align:center"><a href="https://www.instagram.com/reel/DUXks6TkieG/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="color:#c9c8cd" target="_blank">Dijital İlmihal (@dijital.ilmihal)'in paylaştığı bir gönderi</a></p>
</div>
</blockquote>
<script async src="//www.instagram.com/embed.js"></script></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dini kavramlar</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/sunnetullah-nedir</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Feb 2026 15:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/02/sunnetullah-00000.png" type="image/jpeg" length="74579"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şehvet Nedir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/sehvet-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/sehvet-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şehvet ne demektir? Şehvet kelimesi nereden gelmektedir? Şehvet kelimesi Kur'an'da geçiyor mu?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Bir şeyi isteme, sevme, arzulama, şiddetli arzu, tutku” anlamında “şeha” kökeninden türemiştir. İştah kelimesiyle aynı kökten gelir. Çoğulu şehevâttır.</p>

<p>Genel olarak cinsel ihtiyacın uyardığı istek şeklinde bilinse de, her şeye karşı duyulan şiddetli arzu ve güçlü tutkuları ifade eder. (Örneğin; yeme şehveti)</p>

<p>Şehvet; nefsin kendisi için uygun olanı talep etmek üzere harekete geçmesi, kişinin hissî zevklere duyduğu güçlü arzu ve insanı tahrik eden güç olarak da tanımlanmıştır.</p>

<p>Kişinin insanî yetkinliğe ulaşmak için buna engel olacak iki temel duygusunu (şehvet ve gazap) akıl ile yönetmesi gerekir. Böylece şehvet orta yolu (itidal) bulur ve iffete dönüşür.</p>

<p>Şehvet duygusunu öldürmek yaratılıştaki hikmete aykırıdır, ona her istediğini vermek de insanı aptallaştırır.</p>

<p>Zaman zaman nefsi bazı nimetlerden mahrum bırakmalı (oruç vb.), mubah olan nefsânî arzular konusunda da orta bir yol izlenmelidir.</p>

<p>İtidalin ölçüsü akıl ve dindir. Bütün kötü huylar insandaki fikir, şehvet ve hamiyet denilen üç yeteneğin bozulmasından doğar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Resûlullah (sas), ümmeti hakkında en çok kaygı duyduğu iki şeyin şirk ve gizli şehvet olduğunu belirtmiştir. (Müsned, IV, 124)</p>

<p>“Cennet hoşlanılmayan şeylerle, cehennem şehvetlerle çevrilmiştir.” (Müsned, II, 260)</p>

<p>Kur’ân-ı Kerîm’de şehvet kelimesi iki yerde “cinsel istek” mânasında kullanılmıştır. (A‘râf 7/81; Neml 27/55)</p>

<p>Üç âyette geçen şehevât ile genel olarak nefsânî isteklerin kastedildiği anlaşılmaktadır. (Âl-i İmrân 3/14; Nisâ 4/27; Meryem 19/59)</p>

<p>Sekiz âyette “istemek ve arzulamak” anlamında kullanılmıştır.</p>

<blockquote class="instagram-media" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/reel/DUF3PO5mG-y/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14">
<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4; margin-right:14px"></div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>
</div>

<div></div>

<div style="margin-left:auto; margin-right:auto"></div>

<div>
<div style="color:#3897f0"><a href="https://www.instagram.com/reel/DUF3PO5mG-y/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="text-align:center" target="_blank">Bu gönderiyi Instagram'da gör</a></div>
</div>

<div></div>

<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4; margin-left:2px; margin-right:14px"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<div style="margin-left:8px">
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>

<div style="margin-left:auto">
<div></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>
</div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<p style="color:#c9c8cd; text-align:center"><a href="https://www.instagram.com/reel/DUF3PO5mG-y/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="color:#c9c8cd" target="_blank">Dijital İlmihal (@dijital.ilmihal)'in paylaştığı bir gönderi</a></p>
</div>
</blockquote>
<script async src="//www.instagram.com/embed.js"></script></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dini kavramlar</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/sehvet-nedir</guid>
      <pubDate>Thu, 29 Jan 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/02/sehvet-00000-00000.png" type="image/jpeg" length="57120"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İhtilam Nedir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ihtilam-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ihtilam-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İhtilam ne demektir? İhtilam kelimesi nereden gelmektedir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Rüya görmek, ergenlik çağına ulaşmak” anlamındaki “hulm” (حلم) kökünden türemiştir.</p>

<p>Rüyada cinsel zevk veren bir ilişki ve davranışta bulunduğunu görmek ve cünüp olmak anlamındadır.</p>

<p>Hulm ve rüya eş anlamlı olmakla birlikte rüya daha çok hayırlı ve güzel olan, hulm da şer ve kötü olan şeyleri görme anlamında kullanılır.</p>

<p>Kur’ân-ı Kerîm’de hulum (ahlâm) kelimesi “ergenlik çağı” mânasında iki âyette (Nûr, 24/58-59), “rüya” anlamında iki âyette (Yûsuf, 12/44; Enbiyâ, 21/5) geçmektedir.</p>

<p>Bir kişi ihtilam olsa ancak uykudan uyandığında üzerinde veya çamaşırında ıslaklık görmese gusletmesi gerekmez. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/164)</p>

<p>Buna karşılık, rüya gördüğünü hatırlamamakla birlikte, uyandığında üzerinde veya çamaşırında ıslaklık görürse gusletmesi gerekir. (Ebû Dâvûd, Ṭahâret, 94)</p>

<p>Bu kurallar kadın ve erkek ikisi için de geçerlidir. İhtilam olan kimsenin namaz kılma, Kur’an okuma ve Kur’an’a dokunma, Kâbe’yi tavaf etme gibi ibadetleri yerine getirebilmesi için gusletmesi gerekir.</p>

<p>İhtilam olma kişinin ergenliğe ulaşmasının ve mükellef olmasının (dinî ve hukukî hükümlerden sorumlu tutulma) alâmetlerinden biri kabul edilmiştir.</p>

<p>Kişi ihtilam olmakla çocukluk döneminden çıkıp mükellef olgunluğuna ulaşır. Kişi artık bütün hukukî ve dinî hükümler açısından tam ehliyete sahip olur.</p>

<p>Bu sebeple ergenlik çağına ulaşan çocukların anne ve babalarının yatak odasına habersiz girmemeleri istenmiştir. (Nûr, 24/59)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="instagram-media" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/reel/DT4nOi8CipG/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14">
<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4; margin-right:14px"></div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>
</div>

<div></div>

<div style="margin-left:auto; margin-right:auto"></div>

<div>
<div style="color:#3897f0"><a href="https://www.instagram.com/reel/DT4nOi8CipG/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="text-align:center" target="_blank">Bu gönderiyi Instagram'da gör</a></div>
</div>

<div></div>

<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4; margin-left:2px; margin-right:14px"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<div style="margin-left:8px">
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>

<div style="margin-left:auto">
<div></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>
</div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<p style="color:#c9c8cd; text-align:center"><a href="https://www.instagram.com/reel/DT4nOi8CipG/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="color:#c9c8cd" target="_blank">Dijital İlmihal (@dijital.ilmihal)'in paylaştığı bir gönderi</a></p>
</div>
</blockquote>
<script async src="//www.instagram.com/embed.js"></script></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dini kavramlar</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ihtilam-nedir</guid>
      <pubDate>Sat, 24 Jan 2026 15:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/02/ihtilam-00000.png" type="image/jpeg" length="19270"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nifas Nedir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/nifas-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/nifas-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nifas ne demektir? Nifas'ın süresi ne zaman başlar? Nifas süresi kaç gündür?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Kadının doğurması, doğumun ardından rahmin ve üreme organlarının normal hale dönmesi için gerekli olan süre” anlamında “nifâs” kelimesi kullanılır.</p>

<p>Doğum, düşük ya da kürtaj sebebiyle kadının döl yolundan gelen kanı ve doğum sonrasında kadının bazı özel hükümlere tâbi olmasını ifade eder.</p>

<p>Bu durumdaki kadına “nüfesâ” denir. Türkçe’de nifasa “lohusalık”, nifaslı kadına “lohusa” denilir.</p>

<p>Nifasın süresi doğumdan sonra başlar. Lohusalık süresinin alt sınırı yoktur. Üst sınır ise Hanefî mezhebine göre kırk; Şâfiî mezhebine göre altmış gündür.</p>

<p>Her kadın için farklı lohusalık süreleri olabilir. Kırk gün dolmadan bitebilir. Üst sınırlar geçtikten sonra görülen kan, lohusalık değil, özür kanıdır.</p>

<p>Ayrıca lohusalık günlerindeki kanama bir süre kesilip sonra devam ederse, kanamanın kesildiği günler de lohusalık hâlinden sayılır.</p>

<p>Lohusalığı sona eren kadının gusletmesi farzdır.</p>

<p>Kadınlarla âdet ve lohusalık hâllerinde cinsel ilişki kurmak haramdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Âdet ve lohusa kadınlar namaz kılamaz, tilâvet ve şükür secdesinde bulunamaz, oruç tutamaz ve Kâbe’yi tavaf edemezler. (Buhârî, Hayız, 1-6)</p>

<p>Kadınlar bu hâllerde kılamadıkları namazları daha sonra kaza etmezler, fakat tutamadıkları oruçları kaza ederler. (Müslim, Hayız, 67-69)</p>

<blockquote class="instagram-media" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/reel/DTuT-bIEkGN/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14">
<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4; margin-right:14px"></div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>
</div>

<div></div>

<div style="margin-left:auto; margin-right:auto"></div>

<div>
<div style="color:#3897f0"><a href="https://www.instagram.com/reel/DTuT-bIEkGN/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="text-align:center" target="_blank">Bu gönderiyi Instagram'da gör</a></div>
</div>

<div></div>

<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4; margin-left:2px; margin-right:14px"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<div style="margin-left:8px">
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>

<div style="margin-left:auto">
<div></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>
</div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<p style="color:#c9c8cd; text-align:center"><a href="https://www.instagram.com/reel/DTuT-bIEkGN/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="color:#c9c8cd" target="_blank">Dijital İlmihal (@dijital.ilmihal)'in paylaştığı bir gönderi</a></p>
</div>
</blockquote>
<script async src="//www.instagram.com/embed.js"></script></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dini kavramlar</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/nifas-nedir</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Jan 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/02/nifas-00000.png" type="image/jpeg" length="97789"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cünüp Nedir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/cunup-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/cunup-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cünüp nedir? Cünüp kelimesi nereden gelmektedir? Cünüp kimseler hangi durumlarda teyemmüm yapabilir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Uzak tutmak, uzaklaştırmak, sakındırmak” anlamındaki “cnb” (جنب) kökünden türemiştir.</p>

<p>Kişiyi bazı ibadetleri yerine getirmekten uzaklaştıran bu duruma cenâbet, bu halde olan kimseye de cünüp denilmiştir.</p>

<p>Rüyada veya uyanıkken cinsî bir arzudan meni gelmesi, meni gelmese bile cinsî münasebette bulunulması hem erkek hem de kadını cünüp yapar ve ikisine de gusül farz olur.</p>

<p>Âdet ve lohusalık hâlleri, dinimizce hükmen kirlilik sayılmakta ve ibadetlere engel kabul edilmektedir.</p>

<p>Cünüp kimse, namaz kılmak ve Kur’ân okumak gibi ibadetleri ve taatleri yerine getiremez.</p>

<p>Aklî dengesi yerinde olmayanlar, bu niteliğe sahip olmadıkları için gusül, abdest, namaz vb. dinî vecibelerle yükümlü değillerdir.</p>

<p>Yıkanmak için su bulamayan veya soğukta gusül abdesti aldığı takdirde hastalanacağı kanaatinde olan ya da gusül abdesti alabileceği uygun bir yer bulamayan cünüp kimse, teyemmüm ederek namazını kılar.</p>

<p>Cünüplük hâli, abdest veya gusül gerektirmeyen işlerin yapılmasına engel değildir. Hz. Peygamber (sas), cünüp olmakla müminin necis (maddeten pis) olmayacağını ifade etmiştir. (Buhârî, Gusül, 23)</p>

<p>Cünüp namazın geçmesine sebebiyet vermemek kaydıyla, avret mahallinin temizliğini yaptıktan sonra abdest alarak ya da sadece el ve ağzını yıkayarak uyuyabilir, yiyip içebilir ve başka işlerle meşgul olabilir. (Buhârî, Gusül, 27)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak cünüp kimsenin namazını kaçıracak şekilde yıkanmayı geciktirmesi haram, elini ağzını yıkamadan yiyip içmesi ise mekruh görülmüştür. Dolayısıyla cünüp ilk fırsatta gusletmeye çalışmalıdır.</p>

<p>“Ey iman edenler! Siz sarhoş iken -ne söylediğinizi bilinceye kadar- cünüp iken de -yolcu olan müstesna- gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın.” (Nisâ, 4/43)</p>

<p></p>

<blockquote class="instagram-media" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/reel/DThcAeiDm6f/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14">
<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4; margin-right:14px"></div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>
</div>

<div></div>

<div style="margin-left:auto; margin-right:auto"></div>

<div>
<div style="color:#3897f0"><a href="https://www.instagram.com/reel/DThcAeiDm6f/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="text-align:center" target="_blank">Bu gönderiyi Instagram'da gör</a></div>
</div>

<div></div>

<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4; margin-left:2px; margin-right:14px"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<div style="margin-left:8px">
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>

<div style="margin-left:auto">
<div></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>
</div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<p style="color:#c9c8cd; text-align:center"><a href="https://www.instagram.com/reel/DThcAeiDm6f/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="color:#c9c8cd" target="_blank">Dijital İlmihal (@dijital.ilmihal)'in paylaştığı bir gönderi</a></p>
</div>
</blockquote>
<script async src="//www.instagram.com/embed.js"></script>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dini kavramlar</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/cunup-nedir</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Jan 2026 08:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/cunup-00000.png" type="image/jpeg" length="62864"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gusül Nedir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/gusul-nedir-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/gusul-nedir-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gusül ne demektir? Gusül kelimesi nereden gelmektedir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Yıkamak, temizlemek” anlamındaki “gsl” (غسل) kökünden türemiştir.</p>

<p>Cünüplük, hayız ve nifas gibi hükmî kirlilik hallerinden temizlenme niyetiyle ağız ve burun dâhil bütün vücudu su ile hiç kuru yer bırakmayacak şekilde yıkamaktır. Bunlardan biri eksik bırakılırsa gusül geçersiz olur.</p>

<p>Aklî dengesi yerinde olmayanlar, bu niteliğe sahip olmadıkları için gusül, abdest, namaz vb. dinî vecibelerle yükümlü değillerdir.</p>

<p>İslam geleneğinde maddî ve manevî arınmanın vücut bulmuş hali gusül sadece dinî bir mecburiyet değil bir arada yaşayan insanlarca toplum kuralları gereği ahlâkî-insanî bir ödev ve fazilettir.</p>

<p>Guslederken kişi bedeninde yara sargısı varsa çıkarır; yıkama yaraya zarar verirse sargının üzerini mesh eder, bu da zarar verirse mesh etmez.</p>

<p>Gusül, abdesti de içerdiğinden abdesti bozacak bir durum olmadıkça ayrıca abdest almaya gerek yoktur.</p>

<p>Abdest alırken veya guslederken konuşmak abdeste veya gusle zarar vermez. Ancak bir ihtiyaç olmadıkça konuşmak uygun değildir.</p>

<p>Gusül alındığında soğuk sebebiyle hastalanacağı kanaatinde olan, su veya gusül almaya uygun mekân bulamayan cünüp kimse teyemmüm eder.</p>

<p>“Ey iman edenler!.. Eğer cünüp oldunuz ise, boy abdesti alın.” (Mâide, 5/6)</p>

<p>“Ey iman edenler! Siz sarhoş iken -ne söylediğinizi bilinceye kadar- cünüp iken de -yolcu olan müstesna- gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın.” (Nisâ, 4/43)</p>

<p>"Muhakkak ki Azîz ve Celîl olan Allah Halîmdir, hayâ sahibidir, ayıp ve kusurları örtendir. Hayâyı ve örtünmeyi sever. Sizden biriniz gusledeceğinde başkalarına görünmeyecek şekilde (kapalı yerde gusletsin)." (Nesâî, Gusül, 7)</p>

<p></p>

<blockquote class="instagram-media" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/reel/DTPae-LirVz/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14">
<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4; margin-right:14px"></div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>
</div>

<div></div>

<div style="margin-left:auto; margin-right:auto"></div>

<div>
<div style="color:#3897f0"><a href="https://www.instagram.com/reel/DTPae-LirVz/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="text-align:center" target="_blank">Bu gönderiyi Instagram'da gör</a></div>
</div>

<div></div>

<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4; margin-left:2px; margin-right:14px"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<div style="margin-left:8px">
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>

<div style="margin-left:auto">
<div></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>
</div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<p style="color:#c9c8cd; text-align:center"><a href="https://www.instagram.com/reel/DTPae-LirVz/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="color:#c9c8cd" target="_blank">Dijital İlmihal (@dijital.ilmihal)'in paylaştığı bir gönderi</a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</div>
</blockquote>
<script async src="//www.instagram.com/embed.js"></script>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dini kavramlar</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/gusul-nedir-1</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Jan 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/gusul-00000.png" type="image/jpeg" length="80922"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fazilet Nedir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/fazilet-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/fazilet-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fazilet nedir? Fazilet kelimesi nereden gelmektedir? Fazilet kelimesinin zıddı nedir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Artmak, fazlalaşmak, üstün olmak” anlamındaki “fzl” (فضل) kökünden türemiştir.<br />
<br />
“Fazl” ileri derecede olmasına “fazilet”, zıt anlamına “rezilet” denilmiştir.<br />
<br />
İnsanın iyilik yapmasını ve kötülükten uzak durmasını sağlayan ruhî yetenekler için kullanılan bir ahlâk terimidir.<br />
<br />
Kindî fazileti nefsin iyi huyları ve bunların dışa yansıması olan adaletli davranışlar şeklinde tanımlamıştır.<br />
<br />
Kur’an’ın temel fazilet olarak ısrarla vurguladığı fazilet nitelikleri şöyle sıralanır; Bollukta da darlıkta da mallarını Allah için harcarlar, öfkelerine hâkim olurlar, insanları bağışlarlar, kötülükte ısrar etmezler.<br />
<br />
İnsanın başkalarından üstün ve imtiyazlı olmasını sağlayan ve kişiyi mutluluğa götüren bazı faziletler;<br />
<br />
Adalet, itidal, hoşgörü, doğruluk ve dürüstlük, kardeşlik ve dostluk, sevgi ve dayanışma, cömertlik, tövbe, tevekkül, kanaatkârlık, itaat ve teslimiyet, hikmet, hayırda yarışma, güler yüzlülük, selâmlaşma, ağırbaşlılık, cesaret ve kahramanlık, hilim, ahde vefa, sabır, metanet, hayâ, tevazu, şükür, sır saklama vb. olarak sıralanabilir.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="instagram-media" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/reel/DTKQztRCYf8/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14">
<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4; margin-right:14px"></div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>
</div>

<div></div>

<div style="margin-left:auto; margin-right:auto"></div>

<div>
<div style="color:#3897f0"><a href="https://www.instagram.com/reel/DTKQztRCYf8/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="text-align:center" target="_blank">Bu gönderiyi Instagram'da gör</a></div>
</div>

<div></div>

<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4; margin-left:2px; margin-right:14px"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<div style="margin-left:8px">
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>

<div style="margin-left:auto">
<div></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>
</div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<p style="color:#c9c8cd; text-align:center"><a href="https://www.instagram.com/reel/DTKQztRCYf8/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="color:#c9c8cd" target="_blank">Dijital İlmihal (@dijital.ilmihal)'in paylaştığı bir gönderi</a></p>
</div>
</blockquote>
<script async src="//www.instagram.com/embed.js"></script>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dini kavramlar</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/fazilet-nedir</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Jan 2026 15:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/fazilet-00000.png" type="image/jpeg" length="53211"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Abdest Nedir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/abdest-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/abdest-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Abdest ne demektir? Abdest kelimesi nereden gelmektedir? Abdest ayeti hangisidir? Abdestin gerekli olduğu haller nelerdir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Farsça “âb” (su) ve “dest” (el) kelimelerin birleşmesiyle oluşan abdest “el suyu” mânasına gelir. Arapça’da “güzellik ve temizlik” mânasına gelen “vudû’” (وضوء) kelimesiyle ifade edilir.<br />
<br />
Başta namaz olmak üzere bazı ibadet ve amellerin yerine getirilmesinden önce yapılan dinî temizliktir.<br />
<br />
Namazın farz kılındığı Mi‘rac gecesi, Cebrâil (as) Peygamber Efendimize (sas) namazla beraber abdesti öğretmiştir. Abdest ayeti ise Medine'de nâzil olmuştur.<br />
<br />
“Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshedip, topuklara kadar ayaklarınızı da (yıkayın). Eğer cünüp oldunuz ise, boy abdesti alın.” (Mâide, 5/6)<br />
<br />
Abdestin gerekli olduğu haller;<br />
<br />
Namaz kılmak, Kâbe’yi tavaf etmek, tilâvet secdesi yapmak ve Kur’an’a dokunmak için abdestli olmak şarttır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<blockquote class="instagram-media" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/reel/DS-BAEQjvKr/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14">
<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4; margin-right:14px"></div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>
</div>

<div></div>

<div style="margin-left:auto; margin-right:auto"></div>

<div>
<div style="color:#3897f0"><a href="https://www.instagram.com/reel/DS-BAEQjvKr/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="text-align:center" target="_blank">Bu gönderiyi Instagram'da gör</a></div>
</div>

<div></div>

<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4; margin-left:2px; margin-right:14px"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<div style="margin-left:8px">
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>

<div style="margin-left:auto">
<div></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>
</div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<p style="color:#c9c8cd; text-align:center"><a href="https://www.instagram.com/reel/DS-BAEQjvKr/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="color:#c9c8cd" target="_blank">Diyanet Dijital (@diyanetdijital)'in paylaştığı bir gönderi</a></p>
</div>
</blockquote>
<script async src="//www.instagram.com/embed.js"></script>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dini kavramlar</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/abdest-nedir</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Jan 2026 16:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/abdest-00000.png" type="image/jpeg" length="43551"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kavme Nedir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kavme-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kavme-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kavme nedir? Kavme kelimesi nereden gelmektedir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kavme Nedir?</p>

<p>"Ayağa kalkmak, yükselmek, ayakta durmak, dikilmek” anlamındaki “kâme” (قام) kökünden türeyen “kıyam” ile yakın anlamlıdır.</p>

<p>Namaz kılan kimsenin rükûdan kalkarken, secdeye gitmeden önce iyice doğrulmak ve en az “Sübhânellah” diyecek kadar ayakta durmasıdır.</p>

<p>Hanefîlerde bir görüşe göre sünnet, tercih edilen görüşe göre ise vâciptir. Yanılarak terk edilirse sehiv secdesi yapılmalı, bilerek terk edilmesi ise tahrimen mekruh olduğundan namaz iade edilmelidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Hz. Peygamber bir gün mescide girdi, peşinden de bir adam gelerek namaz kıldı. Sonra gelip Hz. Peygamber’i selâmladı. O da selâmını aldı ve ona ‘dön ve namazını yeniden kıl’ dedi. Bu durum üç kez tekrar etti, sonuncusunda şöyle buyurdu: ‘Namaz kılacağın zaman tekbir al, sonra Kur’ân’dan bildiğin kolay gelen bir yeri oku, sonra rükûya eğil ve uzuvların yerleşip rahatlayıncaya kadar rükûda kal. Daha sonra rükûdan kalk ve iyice doğrul. Sonra secdeye git ve orada uzuvların yerleşip rahatlayıncaya kadar kal. Daha sonra iyice yerleşinceye kadar otur, sonra tekrar secdeye kapan ve orada uzuvların yerleşip rahatlayıncaya kadar bekle. Bütün namazlarında böyle yap.” (Buhârî, Ezân, 122; Müslim, Salât, 45)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dini kavramlar</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kavme-nedir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Dec 2025 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/12/kavme-00000.png" type="image/jpeg" length="35788"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Regaib Nedir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/regaib-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/regaib-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Regaib nedir? Regaib kelimesi nereden gelmektedir? Regaib kelimesi Kur'an'da geçiyor mu? Regaib gecesine ait özel bir ibadet var mıdır?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Arapça “bir şeyi istemek, arzulamak, ona karşı meyletmek ve elde etmek için çaba sarf etmek” anlamındaki “rgb” (رغب) kökünden türemiştir.</p>

<p>Kur’an’da “Regaib” şeklinde geçmez fakat “rgb” kökünden türemiş kelimeler sekiz yerde geçmektedir.</p>

<p>Kandiller zincirinin ilk halkasıdır ve halk dilinde “üç aylar” olarak anılan rahmet, bereket ve mağfireti bol olan manevi bir mevsime girildiğini haber verir.</p>

<p>Recep ayı hem Miraç gecesini barındırır hem de Kur’an-ı Kerim’de saygı gösterilmesi istenen ve savaşmanın yasaklandığı dört haram aydan (Zil-Ka‘de, Zil-Hicce, Muharrem ve Recep) biridir. (Bakara, 2/217; Mâide, 5/2; Tevbe 9/5, 36)</p>

<p>Peygamber Efendimiz Receb ayı girdiğinde “Allah’ım! Receb ve Şaban’ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.” diye dua ederdi. (Taberânî, el-Mu‘cemü’l-evsât, 4/189)</p>

<p>Ayrıca Hz. Peygamber (sas), bazı mübarek gün ve gecelerin değerlendirilmesini tavsiye etmiş, kendisi de bizzat değerlendirmiştir. (Buhârî, Savm, 6; Tirmizî, Savm, 39)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu gecelere ait özel bir namaz veya ibadet şeklinden bahsedilmemiştir.</p>

<p>Fakat kandil gecelerinin gündüzlerinde (geceyi takip eden ertesi gün) oruç tutmak müstehaptır.</p>

<p>“Şaban’ın on beşinci gecesi (yani berat gecesi) olduğunda o gece ibadet ediniz, gündüzünde de oruç tutunuz. Allah o gece güneşin batmasıyla dünya semasına (rahmeti ile) tecelli eder ve fecir doğana kadar şöyle buyurur: ‘Yok mu benden af isteyen onu affedeyim, yok mu benden rızık isteyen ona rızık vereyim, yok mu bir musibete uğrayan ona afiyet vereyim, yok mu isteyen'…” (Tirmizî, Savm, 39)</p>

<p>Mübarek gün ve geceler, özellikle bağışlanma ve hayatımıza çekidüzen vermek için bir fırsattır.</p>

<p>Müminler de hayatlarının gidişatını gözden geçirmeli, hata ve günahları için tövbe etmeli, ibadet ve dua ederek bu fırsatları değerlendirmelidirler.</p>

<p>Bu değerleri canlı tutarak sonraki nesillere aktarabilmek çok önemlidir. Çünkü; bu zamanlarda oluşan manevî atmosfer inananların maneviyatını güçlendirir, günahtan el çekmesine zemin hazırlar, toplumsal birlik ve beraberliğe katkı sağlar.</p>

<p>İslam dini prensip olarak toplumlarda var olan iyi ve güzel uygulamalara dokunmamıştır. Günümüzde de bazı ülke ve şehirlerde yöresel isimlerle (ör; Konya’da şivlilik) bugüne özel kutlamalar yapılmaktadır.</p>

<p>Bu geceler vesilesiyle yapılan uygulama ve faaliyetler dinî bir zorunluluk olarak görülmemelidir.</p>

<p>Fakat dinin temel ilkeleriyle çelişmemeye, gayrimeşru eğlence kültürüne bulaşmamaya ve manevî atmosferi zedeleyecek davranışlardan uzak durmaya da özen gösterilmelidir.</p>

<blockquote class="instagram-media" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/reel/DSrZj5Eilfd/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14">
<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4; margin-right:14px"></div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>
</div>

<div></div>

<div style="margin-left:auto; margin-right:auto"></div>

<div>
<div style="color:#3897f0"><a href="https://www.instagram.com/reel/DSrZj5Eilfd/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="text-align:center" target="_blank">Bu gönderiyi Instagram'da gör</a></div>
</div>

<div></div>

<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4; margin-left:2px; margin-right:14px"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<div style="margin-left:8px">
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>

<div style="margin-left:auto">
<div></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>
</div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<p style="color:#c9c8cd; text-align:center"><a href="https://www.instagram.com/reel/DSrZj5Eilfd/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="color:#c9c8cd" target="_blank">Diyanet Dijital (@diyanetdijital)'in paylaştığı bir gönderi</a></p>
</div>
</blockquote>
<script async src="//www.instagram.com/embed.js"></script></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dini kavramlar</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/regaib-nedir</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Dec 2025 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/12/regaib-00000.png" type="image/jpeg" length="97581"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Celse nedir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/celse-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/celse-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Celse ne demektir? Celse kelimesi nereden gelmektedir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Oturmak, oturuş şekli” anlamındaki “cls” (جلس) kökünden türemiştir.<br />
<br />
Arapça’da “ka’de” ayakta duran kimsenin oturuşu, “celse” ise yatan veya secde yapan kimsenin oturuşu için kullanılır.<br />
<br />
Namaz kılan kimsenin birinci secdeden sonra ikinci secdeyi yapmadan önce en az “Sübhânellah” diyecek kadar (ta‘dîl-i erkân) bekleyerek oturmasıdır. (Müslim, Ṣalât, 240; İbn Mâce, İḳâmetü’ṣ-ṣalât, 22; Ebû Dâvûd, Ṣalât, 148)<br />
<br />
Yanılarak terk edilirse sehiv secdesi yapılmalı, bilerek terk edilmesi ise tahrimen mekruh olduğundan bu durumda namaz iade edilmelidir.<br />
<br />
Sünnet olan oturuş şekli, erkekler için sol ayağı yere döşeyip sağ ayağını parmaklar kıbleye gelecek şekilde dikmek ve sol ayak üzerine oturmak (iftirâş), kadınlar içinse sol oturak üzerine oturarak iki ayağını sağ taraftan çıkarmaktır (teverrük).<br />
<br />
Ellerin uyluklar üzerine konulmasında görüş birliği vardır.<br />
<br />
Celsede ”رب اغفر لي“ (Allahım, beni bağışla!) şeklinde dua edilmesi sünnettir. (İbn Mâce, İḳâmetü’ṣ-ṣalât, 23)<br />
<br />
“Hz. Peygamber bir gün mescide girdi, peşinden de bir adam gelerek namaz kıldı. Sonra gelip Hz. Peygamber’i selâmladı. O da selâmını aldı ve ona ‘dön ve namazını yeniden kıl’ dedi. Bu durum üç kez tekrar etti, sonuncusunda şöyle buyurdu: ‘Namaz kılacağın zaman tekbir al, sonra Kur’ân’dan bildiğin kolay gelen bir yeri oku, sonra rükûya eğil ve uzuvların yerleşip rahatlayıncaya kadar rükûda kal. Daha sonra rükûdan kalk ve iyice doğrul. Sonra secdeye git ve orada uzuvların yerleşip rahatlayıncaya kadar kal. Daha sonra iyice yerleşinceye kadar otur, sonra tekrar secdeye kapan ve orada uzuvların yerleşip rahatlayıncaya kadar bekle. Bütün namazlarında böyle yap.” (Buhârî, Ezân, 122; Müslim, Salât, 45)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dini kavramlar</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/celse-nedir</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Dec 2025 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/celse-00000.png" type="image/jpeg" length="66927"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstidrac nedir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/istidrac-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/istidrac-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstidrac ne demektir? İstidrac kelimesi nereden gelmektedir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Derece derece yükseltmek, yavaş yavaş sonuca ulaştırmak” anlamındaki kelime “drc” kökünden türemiştir.<br />
<br />
“Merdiven, yol” anlamındaki “derec” ve “merdiven basamağı” demek olan “derece” ile aynı köktendir.<br />
<br />
İstidrâc zalim, kâfir ve azgın kişilerin tedrîcî olarak felâkete yaklaştırılması ve bu esnada kendilerine bazı geçici imkân ve başarıların sağlanmasıdır.<br />
<br />
Belâgat ilminde muhatabı incitmeden, reddedilmez bir mantıkla aklını çelerek fikrini kabul ettiren üslûba da “istidrâc” denir.<br />
<br />
İstidrâcın kerâmetten farkı; Allah'ın rızasına muhalif sûrette meydana gelmesidir.<br />
<br />
Bazı hadislerde deccâl için zikredilen hârikulâde yetenek ve imkânlar da (DİA, IX, 69) istidrâc sayılmıştır.<br />
<br />
Kur’ân-ı Kerîm’de istidrâc ile anlam yakınlığı bulunan kavramlar; mekr (hile ve tuzak kurmak), keyd (tuzak kurma), hud‘a, muhâdaa, imlâ (mühlet ve fırsat verme) ve imhâldir.<br />
<br />
“Sihirbazlar: "Ey Mûsâ! Ya önce atmayı tercih edersin ya da ilk atan biz oluruz" dediler. Mûsâ: "Yok, (önce) siz atın" dedi. Bir de ne görsün, onların ipleri ve değnekleri yaptıkları sihirden dolayı kendisine hızla sürünür gibi görünüyor.” (Tâhâ, 20/65-66)<br />
<br />
“İnkâr edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin, sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz onlara ancak günahları artsın diye mühlet veriyoruz.” (Âl-i İmran, 3/178)<br />
<br />
“Âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, biz onları bilemeyecekleri bir yerden yavaş yavaş felakete götüreceğiz.” (A’râf, 7/182)</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="instagram-media" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/reel/DSUYmfcD-7G/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14">
<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4; margin-right:14px"></div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>
</div>

<div></div>

<div style="margin-left:auto; margin-right:auto"></div>

<div>
<div style="color:#3897f0"><a href="https://www.instagram.com/reel/DSUYmfcD-7G/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="text-align:center" target="_blank">Bu gönderiyi Instagram'da gör</a></div>
</div>

<div></div>

<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4; margin-left:2px; margin-right:14px"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<div style="margin-left:8px">
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>

<div style="margin-left:auto">
<div></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>
</div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<p style="color:#c9c8cd; text-align:center"><a href="https://www.instagram.com/reel/DSUYmfcD-7G/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="color:#c9c8cd" target="_blank">Dijital İlmihal (@dijital.ilmihal)'in paylaştığı bir gönderi</a></p>
</div>
</blockquote>
<script async src="//www.instagram.com/embed.js"></script>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dini kavramlar</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/istidrac-nedir</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Dec 2025 15:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/istidrac-00000.png" type="image/jpeg" length="77200"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
