Ra’d suresi, Kur’an-ı Kerim’deki sıralamada on üçüncü, iniş sırasına göre doksan altıncı sure olup kırk üç ayetten oluşmaktadır. İsmini on üçüncü ayetinde geçen “gök gürültüsü” anlamındaki “Ra’d” kelimesinden almıştır. Surede Allah Teâlâ’nın varlığı, birliği, ilim ve kudretinin akli delillerle ispatı öne çıkarılmaktadır. Bunun yanı sıra nübüvvet, öldükten sonra dirilme, hesap verme, cennet ve cehennem gibi ahiret hayatına ilişkin konular, samimi müminlerin nitelikleri, müşriklerin ortaya attığı şüpheler ve bunlara verilen cevaplar, Ehl-i kitap’ın Kur’an-ı Kerim karşısındaki tutumu ile toplumların kaderini etkileyecek derecede pek çok ahlaki konu, tabiat olayları ve gök cisimleri arasındaki ilahi nizam gibi konular da ele alınmaktadır. Ra’d suresinde inanmayan gruplar aklıselime davet edilmektedir. Bunun yanında Hz. Peygamber’e ve ilk Müslümanlara sabır tavsiye edilmekte ve geleceğe ümitle bakmaları istenmektedir. Zira her zaman olduğu gibi Hak galip gelecek ve batıl yok olup gidecektir.
Ey iman edenler! Kendinizin veya anne babanızın ve akrabanızın aleyhine bile olsa adaleti ayakta tutun, Allah için şahitlik eden kimseler olun… (Nisâ, 4/135)