GÜNDEM

Otizmli genç sanatsal başarılarıyla özel bireylere örnek oluyor

Resim, kara kalem gibi sanatsal çalışmalar yapan otizmli genç, azmi ve yetenekleriyle hem yaşıtlarına hem de kendisi gibi özel gereksinimli bireylere ilham veriyor.

Abone Ol

İstanbul'da doğup büyüyen 20 yaşındaki Ali Dökücü, ilkokulun ardından gittiği Üsküdar'daki Mimar Sinan Güzel Sanatlar Anadolu Lisesi'nin Resim Bölümü'nden mezun oldu.

Kendisini geliştirmek için yoğun çaba gösteren Dökücü, sanatsal ve sportif faaliyetlerdeki başarısıyla çevresindekilerin takdirini topladı.

Çalışmalarını sosyal medya hesabından da paylaşarak geniş kitlelere ulaştıran Dökücü, eserlerinin satışından elde ettiği gelirin bir kısmını sosyal sorumluluk projelerine aktarıyor.

Dökücü, her türlü resmi çizebildiğini ancak en çok hayvan figürleri üzerinde çalışmayı sevdiğini söyledi.

Resim yaparken klasik müzik dinlediğinde kendisini huzurlu ve mutlu hissettiğini belirten Dökücü, eserlerinin kendisini heyecanlandırdığını ifade etti.

Dökücü, spor branşları arasında en çok tenisi sevdiğini, bir dönem lisanslı masa tenisi sporcusu olduğunu anlattı.

Küçük yaşlardan itibaren "puzzle" yaptığını aktaran Dökücü, büyük boy yapbozları yaklaşık 3 günde tamamlayabildiğini kaydetti.

Dökücü, konuşma tarzının yabancı filmlerdeki Türkçe dublajlara benzetildiğini, konuşmasının zamanla doğal olarak bu biçimi aldığını ifade etti.

Yakın dönemde akrilik boya, kara kalem ve puzzle çalışmalarından oluşan eserlerini uygun bir mekanda sergilemeyi planladığını belirten Dökücü, hayatı boyunca resim yapmayı sürdüreceğini sözlerine ekledi.

- "Tüm annelerin yaşadığı endişe, heyecan, umut ve korkuları biz de yaşıyoruz"

Annesi Ahu Kamacı ise oğlu ve çalışmalarıyla gurur duyduğunu söyledi.

Hayatını oğlunun sanatsal üretimleri, sportif faaliyetler ve çeşitli etkinliklerle sürdürdüğünü belirten Kamacı, "Tüm annelerin yaşadığı endişe, heyecan, umut ve korkuları biz de yaşıyoruz." dedi.

Kamacı, özel çocuklara sahip ailelerin en büyük kaygısının “Benden sonra ne olacak?” sorusuna yanıt bulmak olduğunu belirterek, çocukların toplum tarafından kabul görmesi ve hak ettikleri değeri görmelerinin aileler açısından en zorlu süreçlerden biri olduğunu vurguladı.

Oğlunun otizmden ağır düzeyde etkilenmemesi ve yeteneklerinin doğru desteklenmesinin gelişiminde önemli rol oynadığına dikkati çeken Kamacı, diğer otizmli çocukların da benzer ya da daha yüksek potansiyele sahip olabileceğini kaydetti.

Kamacı, bu konuda ailelere ve çocuklara fırsat verilmesi gerektiğini ve oğlunun yeteneklerinin küçük yaşlarda fark edildiğini anlattı.

Oğlunun gelişimine katkı sağlamak amacıyla uygun materyal ve çalışma ortamı sunmaya çalıştıklarını ifade eden Kamacı, onun kendisini zaman içinde geliştirdiğini aktardı.

Otizmli bireylerin odaklanma becerilerinin farklılık gösterebildiğini dile getiren Kamacı, "Biz, çok fazla uyarana maruz kalıyoruz ancak otizmli bireyler bazı uyaranları yok sayabildikleri için belirli bir konuya daha fazla yoğunlaşabiliyor, detayları daha net görebiliyor." dedi.

Kamacı, otizmli bireylerin iç dünyalarının farklı işlediğini, bu nedenle bazı alanlarda oldukça başarılı sonuçlar ortaya koyabildiklerini söyledi.

- "Otizmli çocuklar duyguları yoğun hissediyor"

Çevresinden ve ailesinden her zaman destek gördüğünü anlatan Kamacı, şunları kaydetti:

"Otizm konusunda çok sayıda sendrom ve tanı bulunuyor. Herkesin bunları bilmesi mümkün değil ama eğitim camiasının toplumu ve aileleri bilinçlendirmesi önem taşıyor. Bir konuya ne kadar bilinçli yaklaşırsak o kadar duyarlı ve empatik olabiliriz. Bu dünya hepimizin. Otizmli çocuk sahibi aileler, lütfen büyük endişelerle kendilerini yıpratmasın. Bu kaygılar zamanla aile bireylerine ve çocuğa da yansıyor. Özellikle otizmli çocuklar duyguları yoğun hissediyor. Düşünceleri ve tutumları gözlemleyip içselleştiriyorlar. Duygularımız onlara çabuk sirayet ediyor. Dolayısıyla çocuklarını endişeden uzak şekilde huzurla büyütsünler."