GÜNDEM

Öşvank Kilisesi ve Engüzekkapı Kalesi turizme kazandırılacak

Erzurum'un Uzundere ilçesindeki tarihi Öşvank Kilisesi ve Engüzekkapı Kalesi, restorasyon ve çevre düzenlemeleriyle turizme kazandırılmayı bekliyor.

Abone Ol

Çamlıyamaç Mahallesi'nde bulunan ve 10. yüzyılda Gürcü Kralı Adernese döneminde inşa edilen Öşvank Kilisesi'nin taşıyıcı sistemlerinde yıllar içinde deformasyonlar, duvar, sütun ve süslemelerinde tahribatlar oluştu.

Geçmiş yıllarda izleme ve güçlendirme çalışmaları yapılan tarihi yapı, mevcut haliyle yıkılma riski taşıyor.

Dikyar Mahallesi sınırlarında bulunan Engüzekkapı Kalesi ise sarp kayalık üzerindeki stratejik konumuyla Orta Çağ'da birçok medeniyete ev sahipliği yaptı.

Geçmişte Doğu Roma İmparatorluğu'nun yanı sıra çeşitli Türk beyliklerinin hakimiyetinde kalan kalenin yaklaşık 30 metre yüksekliğindeki surlarının bir bölümü bugünlere ulaştı.

Önünden geçen Tortum Çayı ve vadi manzarasıyla dikkati çeken tarihi kalenin, Erzurum Valiliği, Doğu Anadolu Projesi (DAP) Bölge Kalkınma İdaresi ve Uzundere Belediyesi işbirliğinde hayata geçirilmesi planlanan projeyle turizme açılması hedefleniyor.

İlçede bir yanda restorasyon bekleyen Öşvank Kilisesi, diğer yanda turizme kazandırılması planlanan Engüzekkapı Kalesi'nin gerekli çalışmaların tamamlanmasıyla hem Uzundere'nin hem de Erzurum'un kültür turizmine önemli katkı sunması bekleniyor.

Uzundere Belediye Başkanı Halis Özsoy, bölgede 3 kilisenin bulunduğunu söyledi.


Öşvank Kilisesi'nin 3 yapıdan oluştuğunu belirten Özsoy, "Yapısal anlamda çok ciddi sıkıntılar var. Taşıyıcı bölümlerinde çok ciddi deformasyonlar, tavanda yıkık ve bağlantı bölümlerinde kopma söz konusu." dedi.

Özsoy, kilisede 7 yıl önce yapısal izleme çalışması yapıldığını, bölgeye her hafta 4-5 Gürcü turist kafilesinin geldiğini belirterek, "Devletimiz burayı onarmayı kabul ediyor fakat Gürcistan'ın Batum kentinde dini bir Müslüman yapısının onarılmasını talep ediyor. Gürcistan tarafından Batum'da bugüne kadar böyle bir tahsis henüz yapılmadı ya da tahsis edilen binalar daha küçük ölçekli, ihtişamı olmayan, belki bazılarının dini boyutu da olmayan yapılar." diye konuştu.

Tarihi yapıların onarımının önemini dile getiren Özsoy, şunları kaydetti:

"Burada 'hacı' oluyorlar diye biliyorum o yüzden burası onlar için çok önemli. Talebimiz bir an önce onarımın yapılması çünkü küçük bir deprem ya da tabiat olayında binanın komple yıkılması, ziyaretçi ya da insanlarımız olduğunda can kaybının olması söz konusu. Bina tekniği açısından dünyada çok önemli bir yapı ve sadece Türkiye değil, dünyada böyle ihtişamlı bir yapı yok diyebiliriz."

Özsoy, "Devlet yetkililerimizin çabasıyla bu binanın bir an önce onarılacağına inanıyoruz." dedi.

- "Artık içeriye de girilemiyor"

İlçede turizmi çeşitlendirmek, su ve doğa sporlarına kültür ve inanç turizmini de ilave etmek istediklerini vurgulayan Özsoy, "Taş yapının taşıyıcı unsurlarında ciddi bozulmalar ve yıkılmalar söz konusu. Duvarların köşe dediğimiz ek yerlerinde yarılmalar var. Ana apsis bölgedeki tavan çökmüş ve üst kubbe dediğimiz bölgede çöküntüler var. Biz bu binanın onarımına bu sene ya da seneye başlamazsak ileride altından kalkınması, telafisi mümkün olmayan zararlar söz konusu olacak. İlçenin temsilcisi olarak Gürcistan yetkililerinden şunu talep ediyorum. Eskiden turistlerimiz geldiğinde içeri giriyordu fakat yıkım, tahribat arttığı için artık içeri giremiyorlar. Talebimiz Batum'da bir an önce bize tahsis edilecek bir yapının teslim edilmesi." ifadelerini kullandı.

- Tarihte birçok medeniyete beşiklik yapmış kale turizme kazandırılmayı bekliyor

Uzundere Belediye Başkanı Halis Özsoy, ilçeye bağlı Dikyar Mahallesi sınırlarındaki Engüzekkapı Kalesi'nin Orta Çağ döneminde hem savunma hem de gözetleme açısından stratejik konumuyla Gürcü, Karakoyunlu ve Osmanlı Devleti hakimiyetine girdiğini anımsattı.

Özsoy, Osmanlıların "Ağcakale" olarak adlandırdığı kalenin önemli geçiş güzergahı ve güvenliği sağlamak için oluşturulan garnizon bölgesi olduğunu anlatarak, "Gürcülerin zayıflaması, Osmanlı'nın güçlenmesi ki öncesinde arkeolojik kazılarda mezar taşlarında koç, koyun şekilleri çıktı bu da Karakoyunlu hakimiyetini gösteriyor. Osmanlı'nın 1536-1537 yıllarında burayı ele geçirdiğini biliyoruz. Evliya Çelebi'nin 'Sengistan' (Taşlar ülkesi) dediği Tortum bölgesi Osmanlı hakimiyetine girmiş." diye konuştu.

Ulaşım sıkıntısı nedeniyle kalenin gizemli kaldığını dile getiren Özsoy, şöyle devam etti:

"Buranın yolunu yaptık ve onarımı, rölöve ve restitüsyon projesi yapılması için görevlilerin kaleye girmesi gerekiyordu. İzinler alınarak köprü yol bölümü yapıldı. Yolumuz ve kalenin rölöve ile restitüsyon projesi var fakat kale görüldüğü gibi harap bir halde. Sayın Valimiz Aydın Baruş Bey, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığını yetkilendirerek kalenin giriş yolunun daha kaliteli bir yol olması için talimat verdi. Sanıyorum ki kısa zamanda bu erişim yolu yapılacak. Bunun yanında DAP İdaresi Başkanımız ile görüştük, kaynak ayrılması halinde buranın onarılmasına başlayacağız."

Özsoy, kara yolunun hemen kenarında turizm destinasyonu yüksek bir tarihi eserin turizme kazandırılmasının önemli bir gelişme olacağını belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu kale savunma amaçlıydı fakat günümüzde dünya turizmine açılmasını istiyoruz. Bunu yapmak için rölöve ve restitüsyon projesiyle aşağı bölümde karşılama merkezi, yöresel ürün satış yerleri ve insanların ihtiyaçlarını karşılaması için bir alan ayrılıyor. Kale kara yolunun yakınında olduğu için aydınlatma projemiz var. Devasa bir Türk bayrağı koyarak burayı dünya insanının gezme, görme ve inceleme yapması için açmış bulunacağız."

Çamlıyamaç Mahallesi Muhtarı Rahim Gözcü de yıkılma tehlikesi bulunan Öşvank Kilisesi'nin etrafındaki binaları tehdit ettiğini anlatarak, bir dönem kilisede çelik iskele kurup onarılacağı söylenmesine rağmen bir gelişme olmadığını, bir an önce onarılıp mahalleye katkı sağlamasını beklediklerini söyledi.