Oruç fidyesi, bu ibadetin eda veya kaza imkânının kalmaması sebebiyle ödenen maddi bedeli ifade eder. Oruç tutmaya gücü yetmeyen yaşlılar ile iyileşme ümidi olmayan hastalar fidye verir. Mazeretsiz oruç tutmayanların, oruçlarını kaza etmeleri ve tövbe istiğfar etmeleri gerekir. Oruç tutamadıkları için fidye veren yaşlılar ile hastalar, tutabilecek duruma gelirlerse Hanefîlere göre tutamadıkları oruçları kaza ederler. Şâfiîlere göre Ramazan ayının kaza borcu mazeret olmaksızın yerine getirilmeden öteki Ramazan gelirse, kaza borcuna ilaveten bir de fidye ödenmesi gerekir. Ayrıca emzirme ve hamilelik sebebiyle çocuğunun sağlığından endişe duyan anneler, oruç tutamadıkları günleri hem kaza eder hem de fidye öderler. Bir fidye, bir fitre miktarıdır. Fidyeler Ramazan’ın başlangıcında verilebileceği gibi Ramazan’ın içinde veya sonunda da verilebilir. Tamamı bir fakire topluca verilebileceği gibi ayrı ayrı fakirlere de verilebilir. Fidye vermeye gücü yetmeyen kimse Allah’tan bağışlanma diler.
• Kocakarı Soğukları (Berdelacûz, Eyyâm-ı Husûm) başlangıcı (11–17 Mart)