DİYANET HABER

Oğuz: Mescid-i Aksa özgür değilse Müslümanların özgürlüğü de yok demektir

Cidde Din Hizmetleri Ataşesi Dr. Ahmet Oğuz, "Mescid-i Aksa ve etrafı özgür değilse Müslümanların ruh ve gönül özgürlüğü de yok demektir." dedi.

Abone Ol

Cidde Din Hizmetleri Ataşeliği ve Mekke Umre Ekip Başkanlığı tarafından Mirac Gecesi münasebetiyle Mekke-i Mükerreme'de "Kandil Özel Programı" düzenledi.

Programa, Türkiye'nin Cidde Başkonsolosu Mustafa Ünal, Din Hizmetleri Ataşeşi Dr. Ahmet Oğuz, Eğitim Ataşesi Dr. Güsamettin Erdoğan, Cidde Muavin Konsolosu Osman Şahin, Din İşleri Yüksek Kurulu Emekli Başkanı Dr. Ekrem Keleş, Mekke Umre Ekip Başkanı Ramazan Tüzün, Ankara İl Müftüsü Dr. Hasan Çınar, Diyanet İşleri Başkanlığı Başkanlık Müşaviri Doç. Dr. Fatih Kurt, Yatırım Emlak ve Teknik Hizmetler Daire Başkanı Hamit Albayrak, Diyanet İşleri Başkanlığı yetkilileri, Taif ve Cidde'deki Türk Okulu yöneticileri, din görevlileri, öğretmenler ve Diyanet bünyesinde çeşitli görevlerde bulunan personel ve yaklaşık 800 umreci ile Mekke, Cidde ve Taif’te ikamet eden bazı Türk vatandaşları katıldı.

Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programın açılış konuşmasını Din Hizmetleri Ataşesi Dr. Ahmet Oğuz, İsra mucizesinin birinci basamağı olan Mekke’de idrak edilmesinin önemine değinerek şunları ifade etti:

"Miraç; insanlığı yücelten değerlerle buluşarak, kulluk bilinciyle her türlü kötülükten arınıp ilahî emirlere teslimiyet göstererek, yüce mertebelere ulaşma azmini ortaya koymaktır. Miraç; müminin miracı olan 5 vakit namaz ile yükselişin manasını idrak ederek âlemlerin rabbinin sonsuz rahmet ve merhametine sığınmaktır. Miraç; varoluşun gaye ve hikmetini anlayarak, huzur ve güven içinde bir hayatın; kan, gözyaşı, işgal ve sefaletin olmadığı bir dünyanın inşası için gayret etmektir. Miracın bize hatırlattığı değerlerin en önemlisi Mescid-i Aksa’dır. Mescid-i Aksa ve etrafı özgür değilse Müslümanların ruh ve gönül özgürlüğü de yok demektir. Bu gecenin, Mescid-i Aksa bilincini, özlemini ve gayretini artırarak, işgal ve zulmün bertaraf edilmesine, kutsal mabedin ve etrafının özgürleşmesine vesile olmasını temenni ediyorum. Peygamberimizin kadem-i şerifinde Mekke’yi Kudüs’e bağlayan yol, bugün hepimizin gönlünde bu iki harem beldeyi buluşturmaktadır. Hz. İbrahim’in Kabe’yi inşa ederken tevhid, kardeşlik ve kulluk için yaptığı çağrı, bugün Mescid-i Aksa için ümmet, özgürlük, diriliş ve dayanışma şuuruna dönüşmelidir. Unutulmamalıdır ki, mümin miraçsız, miraç Mescid-i Aksa’sız olmaz."

Türkiye'nin Cidde Başkonsolosu Mustafa Ünal ise programın hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür edip katılımcıların kandillerini tebrik ederek "Miraç, sevgili Peygamberimizin Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya gidişini, oradan da göğe yükselişini ve Allah katına, Yüce Rabbimizin huzuruna çıkışını ifade eden, içerisinde birçok hikmet ve mucizeleri barındıran, 5 vakit namazın farz kılındığı, Müslümanlara cennetin müjdelendiği kutsal bir yolculuktur." dedi.

Ünal, "Yüce Rabbimden, Miraç Kandili hürmetine tüm Müslümanların birlik ve beraberliğini sağlamasını, Gazze başta olmak üzere Filistin topraklarındaki zulmün, kadın, çocuk demeden tüm dünyanın gözü önünde cereyan eden insanlık dışı katliam ve vahşetin son bulmasını, Filistinlileri anavatanlarına kavuşturmasını, kendi devletlerini kurmalarını ve Mirac’ın birinci durağı olan Mescid-i Aksa ve etrafındaki işgalin son bulmasını diliyorum. 6 Şubat tarihi aynı zamanda ülkemizdeki asrın felaketinin de yıldönümüdür. Bu vesileyle, depremde vefat eden insanlarımıza, ayrıca vatanımız uğrunda hayatlarını feda eden tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, geride kalanlara sabır, metanet ve dirayet vermesini niyaz ediyorum." ifadelerini kaydetti.

Program din görevlilerinden oluşan koro tarafından ilahi, sala ve mevlitten miraç bölümünün okunmasıyla devam etti.

Sonrasında kürsüye gelen Ankara İl Müftüsü Dr. Hasan Çınar, konuşmasında Kur’an ve sünnetin önemine, isra ve miracın İslam dinindeki yerine, ecdadın tarih boyunca Haremeyn topraklarına, Filistin ve Mescid-i Aksaya yaptıkları hizmetlere değindi. Ayrıca işgal ve sefaletin son bulmasının ancak Müslümanların gaflet uykusundan uyanıp birlik ve beraberlik içinde hareket etmelerine bağlı olduğunu söyledi.

Program, Diyanet İşleri Başkanlığı Başkanlık Müşaviri Doç. Dr. Fatih Kurt’un şehitler ve 6 Şubat depreminde vefat eden vatandaşlar ile Filistin için yaptığı dua ile son buldu. 

Programda katılımcılara çeşitli ikramlarda bulunuldu.