Tekfir, Müslüman olduğu bilinen bir kimsenin kâfir olduğuna hükmetmektir. Kur’an ve Hz. Peygamber (sas), bireylere Müslüman olduğu bilinen hiçbir kimseyi tekfir etme yetkisi vermemiştir. (Nisâ, 4/94) Tekfir konusunda İslam’ın temel yaklaşımı, kendisini Müslüman olarak tanımlayan bir kişiyi küfre nispet etmemektir. Ehl-i sünnete göre Ehl-i Kıble tekfir edilemez. “Lâ ilâhe illallâh Muhammedün Resûlullâh” düsturunu benimseyen ve dile getiren herkes mümindir. Bu kimse, dinin emir ve yasakları konusunda ihmalkâr davransa da İslam dışında görülemez ve küfürle itham edilemez. Dolayısıyla kişinin, dinin zorunlu olarak bilinen esaslarından birisini veya birkaçını inkâr ettiğini kendi irade ve rızasıyla açıkça beyan etmedikçe, kâfir olduğuna hükmedilemez. Öte yandan tekfirin dinî ve hukuki pek çok ciddi sonuçları olduğundan dolayı bu konuda hüküm vermek bireylerin yetki ve sorumluluğuna bırakılmamıştır.
• Ridaniye Savaşı (1517)
• 11. Diyanet İşleri Başkanı Dr. Lütfi Doğan’ın vefatı (2018)