Diyanet İşleri Başkanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü, Mühtedi Çalışmaları ve Yurtdışı Sosyal İçerikli Din Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından "İslamofobi Yurt Dışı Strateji Çalıştayı" gerçekleştirildi.
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Fatih Mehmet Karaca başkanlığında gerçekleştirilen çalıştaya bakanlıklar, kurum ve kuruluşlardan temsilciler katıldı.
15 Mart Dünya İslamofobi ile Mücadele Günü dolayısıyla gerçekleştirilen çalıştayda Mühtedi Çalışmaları ve Yurtdışı Sosyal İçerikli Din Hizmetleri Daire Başkanı Doç. Dr. Sevde Düzgüner, Diyanet İşleri Başkanlığı 2021-2024 İslamofobi Raporu sonuçlarını içeren bir sunum yaptı.
Son yıllarda tüm dünyada İslam ve Müslümanlara yönelik saldırılarda ciddi artış olduğuna değinen Düzgüner, özellikle kadın, çocuk ve gençlerin hedef alındığını ifade etti. İslamofobi’nin artık sadece bireysel olarak değil örgütlü ve kurumsal olarak yaygınlaştığını vurguladı. İslamofobi’nin çocuk kitaplarından müze girişlerine, halka açık parklardan havaalanlarına, dijital platformlardan gazete haberlerine kadar hemen her platformda ortaya çıktığının altını çizdi. Ayrımcılık ve hak ihlallerinin kapsamının da oldukça geniş olduğunu belirten Düzgüner, Müslüman olduğu için işe almama, öğrenci yurt girişinde başörtüsünü yasaklama veya yangında Müslümanları kurtarmaktan çekinme gibi farklı örneklere yer verdi. Camilerin yanı sıra Müslümanlara ait mezarlıklar, kamu binaları, helal gıda marketleri ve Müslümanların şahsi mallarına yönelik saldırılar olduğunu belirten Düzgüner, Kur’an-ı Kerim ve İslami değerleri hedef alan söylem ve eylemlerden de bahsetti.
Düzgüner ayrıca, 7 Ekim’de başlayan İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarından sonra İslamofobi olaylarının yaklaşık iki kat arttığını bildirerek son yıllarda özellikle İslamofobik zorbalık, İslamofobik akran zorbalığı, Dijital İslamofobi ve Algoritmik İslamofobi türlerinin öne çıktığını dile getirdi.
Sunumda ayrıca İslam ve Müslümanlarla ilgili olumlu haberlerden oluşan bir seçkinin de analiz sonuçlarını paylaşan Düzgüner, Müslümanların ve İslami kurumların bilimde, edebiyatta, sanatta, çevre farkındalığında ve daha pek çok alanda tüm dünyaya örnek olan çalışmalarının güzel bir temsili olduğunu ifade etti. Müslümanların dünya genelinde teknolojiye, bilime, sanata yaptıkları katkılar Müslümanları sadece mağdur ve savunma konumunda gören dar çerçeveyi aşarak, onları küresel ölçekte söz sahibi aktörler olarak konumlandırdığını belirtti. Toplumsal düzeyde ise din, dil ve renk farkı gözetmeksizin yapılan ortak sosyal faaliyetlerin, komşuluk ve iş arkadaşlığı gibi insani ilişkilerin, bireysel düzeydeki İslamofobik tutumların oluşmasını ve gelişmesini önleyici bir etki sağladığını dile getirdi. Bununla birlikte, hak ihlallerine karşı hukuki mücadele mekanizmalarının etkin kullanımının da son derece önemli olduğunun altı çizdi.
Çalıştayın ikinci oturumuna Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Fatih Mehmet Karaca başkanlık etti ve her bir kurum temsilcisine söz verdi. Kurum yetkilileri, İslamofobi ile mücadele konusunda kendi kurumlarında yapılan çalışmalar hakkında bilgi vererek önümüzdeki süreçte yapılması gereken stratejilere dair görüşlerini paylaştı.