Hz. Ali (ra), Resûlullah’ın (sas) terbiyesinde büyümüş ve Efendimize (sas) iman eden ilk çocuk olma şerefine nail olmuştur. O, hicret sırasında Kâinatın Efendisi’nin yerini alarak kendini feda etmeyi göze almış; Bedir’de, Uhud’da, Hendek’te ve de Hayber’de “Allah’ın Güçlü Aslanı”, Hz. Fâtıma’nın (ranhâ) yanında ise “Toprağın Babası” olma vasfıyla müstesna bir değere sahip olmuştur. Henüz hayattayken cennetle müjdelenen on sahabiden biri olan bu güzide isim, İslam’a girdiği andan itibaren ömrünü Hz. Peygamber’in yanı başında geçirmiştir. Bizzat Efendimizin (sas) beyanıyla “İlmin Kapısı” olarak vasıflandırılan Hz. Ali, ashab-ı kiramın, kanaatine önem verdiği, özellikle fıkhi meselelerde fikrine müracaat ettikleri önemli bir danışma mercii olmuştur. Râşid Halifelerin dördüncüsü olan Hz. Ali, kendisinden önceki üç halife için, görüşleri kıymetli olan bir müsteşar niteliğindeydi. İslam’ın yayılmasında gerek cesareti gerek ilmiyle öne çıkan bu seçkin sahabi, geride eşsiz bir örneklik bırakmıştır.
• IV. Halife Hz. Ali’nin (ra) şehadeti (661)
• Türkiye’nin ilk yerli uçağı Vecihi K-6 ilk uçuşunu gerçekleştirdi. (1925)
• 7. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Tevfik Gerçeker’in vefatı (1982)