Hijyen

Abone Ol

Çoğunlukla, hijyen kurallarına dikkat ederiz. Bu durumu hal/hareket ve tavırlarımızla da etrafımıza belli ederiz/etmeye çalışırız fırsat buldukça. Mesela alışveriş yaparken veya bir şey yiyecek içecek olduğumuz zaman, satıcının, tezgâhtarın, ahçının vs. eline eldiven takmadan, maskesini kullanmadan doğrudan bizimle veya bize verdikleriyle temasa geçmemesini bekleriz. Doğrudur da. Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, aklımıza gelebilecek/gelmeyecek her entrikanın, sahte davranışın, hijyenden uzak ortamların, belirsiz ve muğlâk durumların karmakarışık bir hâl aldığı devirde yaşıyoruz.

Virüsler, salgınlar, saldırılar, kimyasallar, hormonlu gıdalar, GDO’suyla oynanmış hayat ve içerisindeki her şey… Artık güven vermiyor. Vermese de hayatımızı onlardan uzak tutmamızın da imkânı yok gibi. Bedenimize mikrop bulaşmasın, içimizi virüsler esir almasın, hastalıklardan uzak duralım, korunalım diye gösterdiğimiz gayretin on katını, yüz katını, bin katını ve daha fazlasını imanımıza mikrop bulaşmasın, sözlü, yazılı, görsel, işitsel.. taarruza, baskıya, algı operasyonlarına, yönlendirmelere, ayartmalara maruz kalmayalım, imanlarımızı muhafaza edelim, âhiret tasavvurumuzu unutmayalım, kafamız karışmasın, kalplerimiz kirlenmesin, beyinlerimiz iğfâl olmasın, düşünce dünyamız târumâr olmasın ve bizler hiçbir işe yaramadan bu dünyadan ölüp gitmeyelim diye azami gayret ve fedakârlıklar göstereceğiz/göstermeliyiz.

Bütün bu saydıklarımızın çaresi, Kur’an ve sünnette ifade edilen, açıklanan ve çerçevesi çizilen düsturlardır. Hangi sözü söylersem, hangi davranışı sergilersem imanım zarar görür? Şimdi insanlar, sanki orada Allah hiç yokmuş, Rasûlü’ nün beyanlarını o mekânlar, o platformlar için hiç işitmemiş gibi sosyal medya mecralarında akıllarına gelebilecek her entrikayı, desiseyi, şeytanlığı çevirebiliyor. Kesiyor, kopyalıyor, montajlıyor. Hakkı batıla karıştırıp batıla hak, hakka batıl monte ediyor. Eğriye doğru, doğruya hâin kılıfını giydirip sonra da bunu âleme servis ediyor, ifşa ediyor. Bu yolla prim yapıyor, para kazanıyor, tık rekorları kırıyor…

Evet asıl düşünmemiz gereken hijyen, maddeden önce mânâda olmalı zira, mânâdan mahrum hijyen, maddi bedenimizi temizlese de tahripten, kimyasalların zararlarından kurtulamıyor. Ahlâkı kirlenmiş, kalbi kararmış, beyni dumûra uğramış bir bedeni bin yıkasanız da, ne kendine, ne çevresine, ne de dünyasına bir değer katmıyor.

Vücudumuza zarar veren bir mikrop bizi hasta edebilir, dünyada çok acılar, sıkıntılar çekmemize de sebep olabilir belki ama Allah’tan gelmiştir, sabretmek gerekir, dünya imtihanımızdır katlanmak gerekir der, sineye çekeriz ve bunun da ecrini alırız Rabbimiz katından belki ama imanımıza bulaşan bir virüs, bir mikrop mesela şirk bulaştırırsak, nifâk sokarsak, samimiyetsizlik, riyakârlık, yalan gibi çirkin halleri karıştırırsak iman ve İslam inancımıza, hayat kaynağımıza… İşte o an, bittiğimizin resmidir. Felâket kapımızı çalmış, gafletin ve dalaletin kollarına, ateşin kucağına kendimizi bırakıvermişiz demektir.

Bütün bu hâllerden, Rabbimizin engîn rahmet ve mağfiretine sığınırken, yine O’nun bizleri, mü’minlerini hıfz-u emânına almasını zât-ı Zülcelâl’inden niyâz ve istirhâm ediyor, Cumanızı tebrikle beraber, hem maddede hem de mânâda hijyen (temizlik/sağlık) ve esenlikler diliyorum.