ALİ ERBAŞ

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Malazgirt Zaferi’nin yıl dönümünde şehitler için dua etti

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Muş'ta düzenlenen Malazgirt Zaferi'nin 952. yıl dönümü kutlama programında şehitler için dua etti.

Abone Ol

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Muş'ta düzenlenen Malazgirt Zaferi'nin 952. yıl dönümü kutlama programında şehitler için dua etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Muş’ta düzenlenen Malazgirt Zaferi’nin 952. yıl dönümü kutlama programına katılarak vatandaşlara hitap etti.

Malazgirt Zaferi’nin 952. yıl dönümü vesilesiyle tarihin önemli dönüm noktalarından birine şahitlik eden mübarek topraklarda tekrar bir arada olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sözlerimin hemen başında Anadolu’yu bizlere vatan haline getiren tüm kahramanlarımızı, şehitlerimizi, gazilerimizi, gönül sultanlarımızı rahmetle, şükranla yad ediyorum. Sultan Alparslan’ın ve ordusunda yer alan her bir neferin bize emaneti olan bu toprakları kanımızın son damlasına kadar koruma azim ve kararlılığımızı buradan bir kez daha ilan ediyoruz.” diye konuştu.

Malazgirt’in sıradan bir savaş ve zafer olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Biz Anadolu’ya Malazgirt’le ayak basmadık. Çok daha öncesinden beri zaten buradaydık. Malazgirt, Anadolu’daki siyasi hükümranlığımızın kapılarını açmıştır. Burada kazanılan zafer önce Anadolu Selçuklu Devleti’nin kuruluşunu sağlayarak Haçlı akınlarına en büyük darbeyi vurmuştur. Ardından aynı inançla bayrağını yükselten Osmanlı’nın başarılı mücadeleleriyle Balkanlar’ın ve İstanbul’un fethine vesile olmuştur. Bir başka ifadeyle Malazgirt, İznik’in de Konya’nın da Bursa’nın da Edirne’nin de İstanbul’un da büyük kardeşidir. Bizi Viyana önlerine götüren zaferler zincirinin çıkış noktası işte burasıdır. Malazgirtli vatandaşlarım böyle bir mirasa sahip oldukları için ne kadar şükretseler, ne kadar gururlansalar azdır. Her ilimizin, her ilçemizin bizim kalbimizdeki elbette ayrıdır ama Malazgirt sahip olduğu bu manevi mirasla kalbimizde hepsinden ayrı bir konuma sahiptir.”

“Ecdada vefamızı göstermenin gayreti içindeyiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün de Ahlat’ta olduklarını anımsatarak, “Ahlat, binlerce yıllık geçmişe sahip Belh’ten ata coğrafyamızın sembol şehri Buhara’ya kadar medeniyetimizin pek çok merkeziyle kardeşliği olan bir yerdir.” dedi.

Malazgirt’le birlikte burayı da tekrar canlandırarak ecdada vefalarını göstermenin gayreti içinde olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Malazgirt’teki şu görüntü, bize sahip olduğumuz tarihin ve kültürün zenginliğini, derinliğini, gücünü ve en önemlisi devamlılığını hatırlatıyor. Bu topraklar bin yıldır üzerinde dalga dalga yükselen, ‘Ya Allah, bismillah, Allahuekber’ nidalarıyla feyizleniyor, bereketleniyor. Bu topraklarda yaşayan insanlar kökenlerine, meşreplerine, farklılıklarına bakmaksızın hep aynı ulvi gaye uğrunda kenetleniyor, bütünleşiyor.” dedi.

Selahaddin Eyyubi’siyle, Yavuz Sultan Selim’iyle, Fatih Sultan Mehmet’iyle ve Gazi Mustafa Kemal’iyle Selçuklu’dan Osmanlı’ya oradan Cumhuriyet’e güçlü bir direnişin bu topraklarda yer aldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bin yıllık varlığımıza rağmen bize insanlığın en eski yurdu Anadolu’yu yar etmek istemeyenlerin sürekli birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize saldırmasının sebebi işte budur.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu saldırıları yapanların derdinin Türkler, Kürtler, Araplar ya da diğer köken ve inançlara sahip insanlar ya da hak, özgürlük, eşitlik, demokrasi olmadığını belirterek, şunları söyledi:

"Bunların tek derdi hepimizi de kuşatan ve maziden atiye uzanan o kadim köprüyü yıkarak yeniden kendilerine alan açmaktır. Öyle ki asırlardır uğraştıkları halde ulaşmayı başaramadıkları bu hedef için her değeri istismar eder, herkesi kullanırlar. Bizim her yıl olduğu gibi bu sene de bugün buradan verdiğimiz şu görüntü var ya, bakın yüzbinler şu anda Malazgirt Ovası’nda, bu mesaj var ya tüm hevesleri kursaklarda bırakıyor. Çünkü bu meydandan tek millet mesajı yükseliyor. Çünkü bu meydandan tek bayrak mesajı yükseliyor. Çünkü bu meydandan tek vatan mesajı yükseliyor. Çünkü bu meydandan tek devlet mesajı yükseliyor. Dün doğuda ve batıda devrinin en büyük devletlerini yüreğindeki imanıyla ve bileğinin gücü yanında hakka ve hakikate olan bağlılığıyla dize getiren ecdadın torunlarına da böylesi yakışır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt’te açtıkları kapıyı, Söğüt’te diktikleri çınarla yedi iklim, üç kıtaya yayan kahramanlara layık olmak için gece gündüz çalıştıklarını söyledi.

Toprağın, “bir avuç kuru toz” olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kuru toprağı vatan haline getiren, onu kanlarıyla yoğurarak koruyanlar, adaletle yönetenler ve üzerinde yaşayan herkesi şefkatle kucaklayanlardır.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletçe bin yıldır bunun yapıldığını vurgulayarak, “İrili ufaklı onlarca beyliğiyle, Selçuklusuyla, Osmanlısıyla, Cumhuriyeti’yle hep aynı vatan davasının peşinden gittik, gidiyoruz. Yol uzun. Hacı Bayram’ın, Hacı Bektaş’ın gönüllere, ilmik ilmik işlediği, Mimar Sinan’ın nakış nakış taşa kazıdığı bir serencamı beraberce yaşadık. Acısıyla, tatlısıyla bu coğrafyada yaşadığımız her hadise bize vatanımızın kıymetini tekrar tekrar gösterdi. Malazgirt Zaferi’ni yeni bin yılın başında kazanmıştık. Şimdi ikinci bin yılın başında yine aynı heyecanla buradayız.” şeklinde konuştu.

“Hep içeriden aldığımız darbelerle sarsıldık”

Bu topraklarda Alparslanlar, Selahaddin Eyyubiler, Çağrılar, Ertuğrullar, Muratlar, Fatihler, Süleymanlar, Yavuzlar, Mustafa Kemaller, Hayme Analar, Nene Hatunlar, Şerife Bacıların eksik olmayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

“Dolayısıyla Türkiye Yüzyılı’nın inşasının önüne de geçilemeyecektir, Malazgirt ruhu işte budur. Gençlerimize tarih boyunca bizi zor duruma düşürenin, hiçbir zaman düşmanın gücü olmadığını özellikle hatırlatmak isterim. Biz, hep içeriden aldığımız darbelerle sarsıldık. Millet olarak istiklalimiz ve istikbalimizi tehdit eden sıkıntıları, sadece birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize, halel geldiğinde yaşadık. Dikkat ederseniz her fırsatta ne diyoruz? Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız, diyoruz. Ülkesinin büyüklüğünü, milletinin gücünü, sadece ekranların köşelerinden kayıp giden rakamlarla ölçmeye kalkan mankurtlara rağmen bunu başaracağız. Gençlerimizin gözünde bu ışığı görüyorum.”

Malazgirt’teki bu buluşmayı, Türkiye Yüzyılı’nın yeni bir ahitleşmesi olarak kabul ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultan Alparslan’ı ve aziz şehitleri tekrar tazimle yad ettiğini söyledi.

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş dua etti

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş dua etti. Başkan Erbaş, duasında şu niyazda bulundu:

“Bundan 952 sene evvel şu meydanda Anadolu’yu İslam’a açan ve Anadolu’yu bizlere yurt edinen bütün şehitlerimizin ruhları için okumuş olduğumuz Kur’an’ı azimüşşanı kabul eyle ve ruhlarını mele-i a’lada ferahnak eyle Ya Rabbi.

İlahi Ya Rabbi! Şurada toplandığımız gibi şehitlerimizle, gazilerimizle Peygamber Efendimize (s.a.s.) komşu olmayı bizlere nasip eyle. İlahi Ya Rabbi! Bizlere tıpkı Sultan Alparslan ve onun askerleri gibi şehitlik ruhu ile çocuklarımızı, gençlerimizi yetiştirmeyi bizlere nasip eyle Ya Rabbi. Vatan, Peygamber, bayrak ve ezan sevgisiyle nesiller yetiştirmeyi bizlere nasip eyle Ya Rabbi.

İlahi Ya Rabbi! Malazgirt Meydanı’nda şu güneşin altında toplandığımız gibi mahşer günü hiç Bir gölgenin bulunmadığı o anda Rabbimizin arşının gölgesi altında bizleri de gölgelenenlerden eyle.

İlahi Ya Rabbi! Vatanımızı, milletimizi, devletimizi ilelebet payidar eyle, birliğimizi, beraberliğimizi daim eyle Ya Rabbi. Birliğimize, beraberliğimize göz dikmiş olan içteki ve dışarıdaki düşmanlara, hainlere fırsat verme Ya Rabbi. Onların, devletimiz ve milletimiz için kurmuş oldukları her türlü tuzakları kendi başlarına makus eyle Ya Rabbi. Peygamber ocağı şanlı ordumuzu her biri Muhammed anlamına gelen bütün Mehmetçiklerimizi karada, havada, denizde, her vesile mansur ve muzaffer eyle Ya Rabbi.”