Bir Rahmet Gölgesinde Dünya

İnsan daha ilk nefesinde bir yuvanın sıcaklığına, bir kalbin şefkatine, bir sevginin gölgesine emanet edildi. İlk hikâyesi bir aileyle başladı yeryüzündeki o yorucu yolculuk serüveninin. İnsanlığın ilk yuvası oldu Hz. Âdem ile Hz. Havva'nın kurduğu o kutlu hane.

Abone Ol

O sımsıcak aile ocağında iki ayrı kader aynı rahmet ikliminde buluştu, sevgi mayalandı, merhamet kök saldı, sadakat insanlığın kaderine işlendi, huzur taşındı tüm dünyaya. İnsan, ait olmayı da sevilmeyi de ilk kez o hanenin sıcaklığında öğrendi.

Aile, ilk gülüşlerin, gözyaşlarının, duaların ve umutların şahidi. İnsanın hayata dair en temel değerleri öğrendiği mektep, karakterinin şekillendiği ocak. Kimi zaman bir can, kimi zaman bir canan; kimi zaman bir dua, bir sığınak, kimi zaman da bütün dünyaya bedel bir yuva. Yollar uzayıp gönül yorulduğunda dönüp varılan en kıymetli menzil. Kalbe huzur veren eşsiz bir nimet. Hayatın en çetin dönemlerinde, omuz veren bir yoldaş, samimi bir yaren. Çünkü ailede kederler paylaşıldıkça hafifler, zorluklar birlik ve dayanışmayla aşılır. Eksik kalan yanlar birbirini tamamlar, sevinçler bir yürekten diğerine geçtikçe çoğalır. Bu nedenle aile, toplumun bel kemiği ve insanı insan yapan en derin köklerden biridir.

Rabbimizin o kutlu hitabı asırlardır gönüllerde yankılanır: “Onlar sizin için bir elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz.” (Bakara, 2/187) Ne derin bir hikmet saklıdır bu ilahî sözde. Aile, Mevlâ’nın bu yüce kelâmına gönülden teslim olabilmektir. Bir elbise gibi birbirini sarıp sarmalamak; zorlukta yanında olmak, darlıkta yüz çevirmemek, kusurları örtüp yaralara şifa olmaktır. Öyle bir yakınlıktır ki bu; birinin kalbine düşen sızı diğerinin yüreğinde karşılık bulur, yüzünde açan tebessüm ötekinin dünyasını aydınlatır. Çünkü eş olmak yalnızca aynı evi paylaşmak değildir; aynı duaya “âmin” diyebilmek, aynı özlemi hissedebilmek ve hayata aynı istikametten bakabilmektir.

Anne…

Bu kıymetli yuvanın kalbinde sessizce atan en derin merhamet. Hayatın yükünü çoğu zaman kimseye hissettirmeden taşır; çileyi ve türlü zorlukları sabırla omuzlar. Evladı için kendi ihtiyaçlarından vazgeçer, dişinden tırnağından artırır; ömrünü yuvasına ve yavrularına adar. Hüznünü yüreğinin en kuytu köşelerinde saklarken, evladının incinmemesi için onun derdini kendi derdi bilir. Yüzündeki şefkati eksiltmeden sarar, varlığıyla huzur olur. Bu yüzden anne; insanın dara düştüğünde sığındığı liman, hasretinde yöneldiği ses, gönlü daraldığında kapısını çaldığı en güvenli kapıdır. Adı anıldığında içi ısıtan, duasıyla yol gösteren, varlığıyla ömrün her mevsimine dokunan eşsiz bir rahmettir. İnsan ne kadar büyürse büyüsün değişmeyen bir hakikat vardır: Anne, kalbin yurdu, merhametin en saf hâli ve unutulmaz en kıymetli hatıradır.

Baba…

Güvenin adı, dayanmanın ve ayakta kalmanın sessiz gücü. Ailenin omuz verdiği, varlığıyla huzur, yokluğuyla özlem bırakan sağlam bir çınar. Hayatın yükünü çoğu zaman tek başına taşır; bunu bir görevden ziyade sevginin en doğal hâli olarak görür. Emeğini, zamanını, alın terini ve kimi zaman kendi hayallerini evlatlarının geleceğine adar; onların yolu aydınlansın diye zorluklara sabırla katlanır. Bu yüzden baba, evlat için ilk kahramandır. Düşerken tutan bir el, korkuda sığınılan bir güven, yol kaybolduğunda ardında hissedilen bir dağdır. Yıllar geçip saçlara aklar düşse, beden yorulsa, adımlar ağırlaşsa da evladının gönlündeki yeri değişmez. Çünkü baba; fedakârlığın, sadakatin ve karşılıksız sevginin en derin hatırasıdır. Varlığı güç veren, yokluğu özlem bırakan, hatırlandığında hem hüzün hem minnet uyandıran eşsiz bir nimettir. Bir gün o el omuzlardan çekilse bile geride silinmeyen bir iz ve yol gösteren bir dua kalır.

Çocuk…

İnsanlığa emanet edilmiş en saf ve en kıymetli varlık. Göz aydınlığı, gönül süruru ve yarınlara bırakılan en güzel dua. Masumiyetin en berrak hâli. Sevgiyle büyümeye, şefkatle korunmaya ve güven içinde yaşamaya en çok ihtiyaç duyan. Ancak ihmal de istismar da onların narin dünyalarında derin izler bırakır; kimi zaman dile gelmeyen acılar, sessiz çığlıklar hâlinde yıllarca yüreklerinde yankılanır. Bir çocuğun incinen kalbi, insanlığın ortak vicdanında açılmış bir yaradır. Bu yara ne merhametle bağdaşır ne ahlakla ne de insan olmanın gerektirdiği değerlerle. Çocukları korumak, onların güven içinde büyümesini sağlamak ve hak ettikleri sevgiyle kuşatmak yalnızca ailelerin değil, bütün toplumun en büyük sorumluluğudur.

Ne yazık ki günümüzde aile bağları her geçen gün biraz daha zayıflamakta. Bireyselliğin kuşattığı hayatlar içinde birçok değer yavaş yavaş kaybolurken insanlar aynı çatı altında bulunsalar da birbirlerine yabancılaşabilmekte. Zaman, ekranların soğuk ışığına teslim olurken; sohbetler azalmakta, paylaşmanın yerini sessiz bir yalnızlık almakta. Mahremiyet değer kaybederken evlilikler azalmakta, boşanmalar artmakta ve nice yuva fark edilmeden çözülmektedir. Oysa aile zayıfladığında yalnızca bir ev dağılmaz; toplumun temelleri sarsılır, nesilleri birbirine bağlayan görünmez bağlar birer birer kopar.

Bu yüzden aile, her şartta korunması ve güçlendirilmesi gereken en kıymetli yapıdır. Yalnız bugünün değil, yarının da teminatıdır. Huzurun anahtarı dün olduğu gibi bugün de ailededir; bazen annenin duasında, babanın sessiz güveninde, eşlerin sadakatinde ve çocuğun masum tebessümünde görünür. Dünya bu sevgiyle güzelleşir, hayat bu bağlarla anlam bulur. Aileyi korumak, insanlığın yarınını korumaktır.

Ey merhameti gökleri ve yeri kuşatan Rabbimiz!

Kalplerimizi birbirine sevgiyle bağlayan Sensin. Yuvalara huzur veren, gönülleri rahmetle dirilten Sensin. Kötülüğün yaklaşamadığı, sevginin eksilmediği, saygının incinmediği yuvalar nasip et bizlere. Kırılan kalpleri onarmayı, incinen gönülleri sarabilmeyi öğret. Öfkenin değil merhametin, kırgınlığın değil affın, uzaklaşmanın değil yakınlaşmanın hüküm sürdüğü haneler lütfeyle. Annelerin gözyaşını duaya, babaların alın terini berekete dönüştür. Evlatlarımızı göz aydınlığı, gönül ferahlığı ve sadaka-i câriye eyle.

Ve dünya misafirliğimiz sona erdiğinde; bu dünyada sevgide buluşturduğun aileleri, cennetinin sonsuz gölgesinde yeniden kavuştur. Ayrılığı vuslata, hasreti kavuşmaya dönüştür. Bizleri sevdiklerimizle birlikte rahmetine kabul eyle. AMİN…