DİYANET HABER

45. İl Müftüleri İstişare Toplantısı sona erdi

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Antalya’da düzenlenen 45. İl Müftüleri İstişare Toplantısı’nın sonuç bildirgesini açıkladı.

Abone Ol

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, toplantıda yaptığı konuşmada, “Hizmetlerinin Etkinliği ve Sahaya Yansıması” teması çerçevesinde sunumlar yapıldığını ve müzakerelerde bulunulduğunu belirterek, sonuç bildirgesini kamuoyuyla paylaştı.

18 maddelik sonuç bildirgesinin tam metni şu şekilde;

  1. Mükerrem olarak yaratılan insan başta olmak üzere bütün varlık alemi huzur ve mutluluğu hak etmektedir. Ne var ki günümüzde, insan eliyle dünya yaşanamaz bir hale doğru sürüklenmektedir. Mevcut durumun doğru değerlendirilmesi, sorunların isabetli şekilde tespit edilerek çözüm üretilmesi, insanlığın ortak sorumluluğudur. Bir insanın hayatına kastetmenin ötesinde, herhangi bir canlının dahi haksızlığa uğramadığı bir dünyanın inşası için tüm imkanları seferber etmek zorunda olduğumuzu bir kez daha vurguluyor; insanlığı ortak akılda buluşmaya davet ediyoruz. İki yılı aşkın süredir tarifi imkansız acılar yaşayan Gazze başta olmak üzere, dünyada süregelen savaşların, haksızlıkların ve zulümlerin son bulması için vicdan sahibi kişi, kurum ve ülkelerin gecikmeksizin harekete geçmesi artık ertelenemez bir zorunluluktur.
  2. Tarih boyunca bir vakıa olarak varlığını sürdüren kötülüğe karşı, insanlık ailesinin birlikte hareket etmesi ve iyiliği inşa etme noktasında güç birliği sağlaması önceliğimizdir. Diyanet İşleri Başkanlığımız, herhangi bir ayrım gözetmeksizin iyilik değerlerini, insanlığın geneline ulaştırma gayretiyle bu alanda öncü bir rol üstlenmektedir. Açlık, savaş ve salgın hastalıklar gibi sorunlara kalıcı çözümler üretmek için daha güçlü bir birlikteliğin gerekliliği açıktır. Başkanlığımız, “Yeryüzünde İyilik Egemen Oluncaya Kadar” ilkesi doğrultusunda mücadelesini kararlılıkla sürdürmekte ve herkesi bu dayanışmaya davet etmektedir.
  3. Farklı ırk ve renkler Allah’ın birer ayeti olup insanların tanışıp kaynaşmasının vesilesidir. Mezhepler ise dinin farklı yorumlarının tabiî bir yansımasıdır. Özellikle coğrafyamızda ırk ve mezhep farklılıkları istismar edilerek kaos ortamı oluşturulmak istenmektedir. Bu nedenle gerek bölgesel gerek küresel ölçekte, söz konusu farklılıkların bir zenginlik olduğu anlayışıyla barışın inşasına yönelik akademi, sivil inisiyatif ve kamu kurumlarının etkin iş birliği büyük önem taşımaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığımız, bu farklılıkların bir ayrışma sebebi olmayıp tanışma ve kaynaşma vesilesi olduğunu kararlılıkla vurgulamaktadır.
  4. Dijital dünyanın sunduğu imkanlardan faydalanılırken, bu mecralarda giderek artan bilgi kirliliği ve manipülatif içeriklere karşı bilinç düzeyinin yüksek tutulması gerekmektedir. Sanal ortamın anonimliği ve sahih dini bilgiden uzak, popüler ve istismara açık içeriklerin yaygınlaşması; dijital şiddet, siber zorbalık ve nefret söylemi gibi olumsuz davranışların yayılmasını kolaylaştırmakta ve özellikle gençler üzerinde ciddi tehditler oluşturmaktadır. Bu nedenle Başkanlığımız, dijital platformlarının yaygınlaştırılıp güçlendirilmesi ve sahih dini bilginin ana adresi haline getirilmesi, personelin medya okuryazarlığı ve dijital içerik üretimi konusundaki yetkinliklerinin artırılması çalışmalarına kararlılıkla devam edilecektir.
  5. Ülkemizin daha adil bir dünya düzeni için üstlendiği ilkeli ve güçlü inisiyatifler, Diyanet İşleri Başkanlığımızı dünya Müslümanları ve mazlum toplumlar için güvenilir bir referans noktası haline getirmiştir. Bu teveccüh, aynı zamanda tarihi ve vicdani bir sorumluluğu da beraberinde getirmektedir. Başkanlığımız, bu sorumluluk bilinciyle hizmetlerini yerelden evrensele taşıyarak Türkistan’dan Balkanlara, Afrika’dan Latin Amerika’ya kadar geniş bir coğrafyada rehberlik faaliyetleri yürütmektedir. Cami inşasından din eğitimine, yayıncılıktan dijital platformlara kadar uzanan bu hizmetler; yerel şartları gözeten, kalıcı etki oluşturan ve İslam’ın evrensel mesajını yansıtan bir nitelik taşımaktadır.
  6. Günümüzde giderek artan İslamofobi, bireysel önyargıların ötesine geçerek siyasal, hukuki ve toplumsal alanlarda etkisini hissettiren ciddi bir sorun haline gelmiştir. Müslümanların inanç ve kimlikleri üzerinden hedef alınması, birlikte yaşama kültürünü ve toplumsal barışı tehdit etmektedir. Bu bağlamda Başkanlığımız İslamofobi ile mücadelenin ilmi, ahlaki, kurumsal ve küresel boyutlarıyla ele alınmasını temel bir sorumluluk olarak görmekte; İslam’ın sahih bilgisini, adalet ve merhamet merkezli mesajını doğru yöntemlerle insanlığa ulaştırmayı hedeflemektedir.
  7. Başkanlığımız, toplumun tüm kesimlerine ulaşmayı hedefleyen kapsayıcı yaygın din eğitimi anlayışıyla, bireyi sürecin aktif öznesi kabul ederek çocuklardan gençlere, kadınlardan erkeklere, engelli, yaşlı ve çalışan bireylere kadar herkese yönelik esnek ve güncellenebilir programlar geliştirmektedir. Kur’an kursları ve Kur’an eğitim merkezleri aracılığıyla dini bilginin doğru öğretilmesi ve hafızlık geleneğinin pedagojik açıdan güçlendirilmiş uygulamalarla sürdürülmesi sağlanmaktadır. Ayrıca sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetler artırılmakta; kırsal ve dezavantajlı bölgelerde mobil Kur’an kursları yaygınlaştırılmaktadır. Öğretici formasyonları ve eğitim materyalleri dijital çağın gereklilikleri doğrultusunda güncellenmektedir.
  8. Günümüzde evlilik yaşının yükselmesi ve doğurganlık oranlarının düşmesi, aile kurumunun geleceği ve toplumsal sürdürülebilirlik açısından ciddi bir risk alanı oluşturmaktadır. Neslin korunmasını temel bir ilke olarak gören İslam medeniyeti, evliliği huzurun kaynağı, neslin devamını ise ilahi bir emanet olarak kabul etmiştir. Bu çerçevede gençlerin evliliğe teşvik edilmesi, nikahın kolaylaştırılması, aile içi iletişimin sahih dini bilgiyle güçlendirilmesi, demografik yapıyı tehdit eden unsurlara karşı toplumsal bilincin oluşturulması ve aileye yönelik hizmetlerin yaygınlaştırılması milli bir öncelik olarak görülmektedir.
  9. Başkanlığımız, camileri yalnızca ibadet mekanları değil; irşat, rehberlik, aile ve gençlik çalışmalarının merkezleri olarak konumlandırmayı temel hizmet politikalarından biri olarak benimsemektedir. Bu doğrultuda, cami merkezli din hizmetlerinin işlevselliğinin artırılarak güçlendirilmesi, manevi danışmanlık ve rehberlik faaliyetlerinin yaygınlaştırılması kararlılıkla sürdürülecektir.
  10. Başkanlığımız, “toplumu din konusunda aydınlatma” görevi kapsamında ürettiği basılı, süreli, görsel, işitsel ve dijital yayınlarla sahih bilgi üretimi ve iletiminde güçlü bir kurumsal kapasiteye sahiptir. Yaklaşık 60 dilde yayımlanan ve farklı hedef kitlelerine hitap eden, halka yönelik eğitici, bilgilendirici ve kaynak niteliğindeki eserleri ile dünya ölçeğinde güvenilen ve referans alınan yayıncılık anlayışıyla hareket etmektedir. Sadece içerik üreten değil; yön veren, denge kuran ve güven inşa eden etkili bir otorite olma konumunu daha da güçlendirmektedir.
  11. Başkanlığımız hizmet yelpazesinin genişlemesiyle birlikte artan mekan ihtiyaçlarının daha planlı, ekonomik ve sürdürülebilir bir şekilde karşılanması amacıyla “Önce İhtiyaç Sonra İnşaat” prensibi esas alınarak, ihtiyaç analizi ve fayda-maliyet dengesi ekseninde hizmet mekanları planlanacaktır. Yerelde iyi niyet ve gayretle başlatılan, çoğunlukla hayırsever vatandaşlar ile STK’lar aracılığıyla yürütülen inşa faaliyetlerinde kurumsal standartların sağlanması ve kaynakların kamu yararı, tasarruf ve verimlilik ilkeleri doğrultusunda kullanılması konusunda azami hassasiyet gösterilecektir.
  12. Küresel ölçekte derinleşen iklim krizi ve doğal kaynakların hızla tükenmesi karşısında, hizmet binalarının sürdürülebilirlik ilkelerine uygun şekilde planlanması ve çevre dostu uygulamaların yaygınlaştırılması stratejik bir zorunluluk olarak görülmektedir. İslam’ın emanet, itidal ve sorumluluk düsturuyla örtüşen bu yaklaşımı çerçevesinde, mevcut hizmet binalarının iyileştirilmesi ve yeni projelerin planlanmasında yenilenebilir enerji kullanımı, enerji verimliliği, su tasarrufu sağlayan uygulamalar ve çevreye duyarlı bir mimari konsept öncelikli hale getirilecektir. Bu süreçte, çevre bilincinin manevi bir sorumluluk olarak geniş kitlelere ulaştırılması amacıyla irşat faaliyetlerine hız verilecek ve tüm birimlerin çevre dostu dönüşüm süreçleri yakından takip edilecektir.
  13. Başkanlığımızca hazırlanan müfredat ve uygulama esasları doğrultusunda yürütülen meslek öncesi ve hizmet içi eğitimlerin sahadaki etkinliğini artırmak için personelin iletişim, rehberlik ve pedagojik becerileri en üst düzeye çıkarılacaktır. Alan uzmanı eğitici görevlendirmelerinde liyakat, tecrübe ve formasyon ilkelerine azami hassasiyet gösterilerek eğitim süreçlerinin kalitesi yükseltilecektir. Kurumsal ihtiyaçlar ekseninde planlanan temel mesleki kursların erişilebilirliği artırılacak, bu imkanlardan daha fazla personelin faydalanabilmesi için bölgesel ve dijital eğitim modelleri geliştirilecektir.
  14. Hac ve umre organizasyonlarının sağlık, huzur ve güven içerisinde gerçekleştirilmesi amacıyla gerekli tüm fiziki, teknik ve dijital tedbirlerin alınmasına kararlılıkla devam edilecektir. Başkanlığımız, organizasyon kalitesini sürekli geliştirmeyi ve bu hizmetlerden yararlanan vatandaşlarımızın ibadet hayatına ve manevi kazanımlarına en üst düzeyde katkı sunmayı temel ilke olarak benimsemektedir.
  15. Başkanlığımız hizmet alanlarında; iyileştirici ve önleyici tedbirlerin sistematik biçimde planlanması, uygulamaların etkin denetim mekanizmalarıyla izlenmesi ve sonuçlarının düzenli olarak raporlanması suretiyle kaynakların etkin, ekonomik ve verimli kullanımı sağlanarak kalite ve güvenin artırılması hedeflenmektedir. Bu çerçevede merkez, taşra ve yurt dışı birimlerince yürütülen tüm faaliyetlerin Stratejik Plan’da belirlenen amaç ve hedeflerle uyumlu, performans göstergeleriyle ölçülebilir ve hesap verebilir bir yönetim sistemi dahilinde icra edilmesine; kurumsal koordinasyonun güçlendirilmesine ve iç kontrol süreçlerinin etkinliğinin artırılmasına azami hassasiyet gösterilecektir.
  16. Toplumların farklı düşünce ve yaşam biçimlerini bünyesinde barındırması tabiî bir durumdur. Bu çeşitliliğin karşılıklı hoşgörü ve anlayış temelinde yönetilmesi, bireysel ve toplumsal huzurun vazgeçilmez şartıdır. Kültürel çeşitliliğe sahip ülkemizde Diyanet İşleri Başkanlığımız; devlet-millet iletişimi ve toplumsal etkileşim alanında kurumsal kapasitesi, disiplinli yapısı ve kapsayıcı hizmet anlayışıyla örnek bir konumda bulunmaktadır. Dünyada artan sekülerleşme ve radikalleşme eğilimleri karşısında birçok ülke tarafından dikkatle takip edilen Başkanlığımız, Cumhuriyetimizle yaşıt köklü kurumsal yapısı ve tecrübesiyle toplumun tüm kesimlerini kuşatan hizmetlerini sürdürmekte; milli ve dini değerlerin korunması konusunda azami hassasiyet göstermektedir.
  17. Yüce dinimiz İslam’ın barış, merhamet ve adalet yüklü mesajlarını, kendi karanlık emellerine ulaşmak için bir araç ve maske olarak kullanan FETÖ, DEAŞ ve benzeri terör örgütleri hem güvenlik açısından hem de itikadi ve ahlaki açıdan ümmetin birliğine yönelmiş en büyük tehdittir. Dini kavramların ve manevi duyguların arkasına gizlenerek fitne, fesat ve tefrika tohumları eken bu istismarcı yapılara karşı mücadele, Başkanlığımızın en temel önceliklerindendir. Kurumumuz; milletimizin manevi hayatını, devletimizin bekasını ve İslam’ın evrensel hakikatlerini hedef alan bu sapkın zihniyetlere karşı sahih dini bilgiyi ve Kur’an ve Sünnet rehberliğini esas alarak, toplumu aydınlatma ve bilinçlendirme faaliyetlerini tavizsiz bir kararlılıkla sürdürecektir.
  18. On dokuz Şubat’ta başlayacak mübarek Ramazan ayının bu yılki teması, mabet ile hayat arasındaki kopmaz bağı güçlü bir şekilde tahkim etmek amacıyla “Ramazan, Cami ve Hayat” olarak belirlenmiştir. Camilerin yalnızca ibadet edilen mekanlar değil; irşat, rehberlik ve güzel ahlakın neşvünema bulduğu birer “hayat merkezi” olduğu bilinciyle; toplumun tüm kesimlerinin cami ikliminden azami derecede istifade etmesi sağlanacaktır.

Bu münasebetle, camilerin manevi gölgesinde buluşacağımız Ramazan-ı Şerif’i ve yakında idrak edeceğimiz mağfiret kapısı olan Berat Gecenizi şimdiden tebrik ediyor, bu rahmet mevsiminin; kalplerimizin imarına, arınmamıza, kardeşliğimizin pekişmesine, yeryüzünde iyiliğin egemen olmasına ve başta Gazze olmak üzere tüm mazlumların selamete ermesine vesile olmasını Cenab-ı Hakk’tan niyaz ediyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.