banner258

banner250

16.07.2021, 10:16

Yalnızlaşma (Bireyselleşme) Hastalığı

Gittikçe yalnızlık hastası oluyoruz.

Yalnız yatmak, yalnız kalkmak, yalnız gezmek ve yalnız bir hayata sarılmak, günümüzün en yaygın hastalığı oldu.

İnsanlar  biribirinden neden uzaklaşıyorlar bilmiyorum.

Ancak  Yalnız kalmak ve yalnız yaşamak bir nimet değil, bir hastalıktır.

İnsan yalnızken daha saldırgan, daha sinirli, daha asabi ve daha itici olmakta ve git gide kendisini izole ederek kendi eliyle kendini mutsuzlaştırmaktadır.

Sonunda öldüğünde komşusunun bile haberi olmadığı gibi aile fertleri de ancak polisten ya da haber kanallarından öğrenmektedirler..

Muazzez dinimiz yalnızlığı yeren ve ferdi sosyalleştiren bir dindir. "Gir kullarımın arasına, gir cennetime" (Fecr Suresi) buyururken cennetin bile sosyal bir yaşam alanı olduğunu ve kullar ile bir mana kazanacağını ifade eder. 

Ve yine dinimiz tek  başına yaşamayı bırakın tek başına yolculuk yapmayı bile mekruh görür, evlenmeyi emreder, bekârlığı tasvip etmez.

Çoluk çocuğa karışmayı iftihar ve nimet olarak görür, namazı cemaat ile kılmayı daha sevap görür.

Bayram, cuma namazlarını toplumla ile beraber kılmayı zorunluluk olarak görür. Teravih namazını da bu minvalde düzenler. Topluluk halinde hareket etmek dinimizin en önemli isteklerinden biridir.

Bu konuda Hz. Zekeriyya'nın diliyle yalnızlığı ve bireyselleşmeyi asla hayat tarzı edinmemeyi bize öğütler. "Zekeriya Rabbine nida etti: Rabbim beni yalnız bırakma! Sen geride kalanlara sahip çıkanların en hayırlısısın!" (Enbiya 89)

Ancak bütün bununla beraber şunu da sormadan edemiyorum...

"Acaba insanlar niçin birbirinden uzaklaşıyorlar...

Uzaklaşan  kalıplar mı yoksa kalpler mi?...

Niçin  aynı evde bile yalnızlar ve ayrı odaları tercih ediyorlar...

Oysa o ev onların cenneti idi.

Niçin camide bile biribirini itiyorlar, saf düzeninde bile yanyana gelmekten imtina ediyorlar?

Niçin birbirine karşı  çekim gücünü kaybettiler? 

Acaba bu salgın soyut olan bu duygularımızı somut hale mi getirdi de bugün camilerde yan yana gelemeyen bir duruma düştük...

Öyleyse kalblere sirayet eden bu manevi virüslere karşı da artık bir aşı geliştirmeyi düşünmeliyiz...

Selâm ve dualarımızla...

Yorumlar (13)
Ömer Demir 1 ay önce
EyvAllah hocam aynen katılıyoruz.
Burak Gazi 1 ay önce
Sebepleri aslında çok basit kapitalizm ideolojisinin, medyada yer alan dizilerin, egitim sisteminin ve camilerin çok işlevselliğini kaybetmesinin yansıması olarak insanlar yalnızlaşmayı farkında olmadan tercih ediyor
Ender çakıl 2 ay önce
Teşekürederiz hocam bu yazinizdanda istifade ettik cok sukur
Bilal krc 2 ay önce
Yalnız olma durumları ne zaman caiz, vacip olur? Aklıma soru geldi.
Hayrettin YILDIRIM 2 ay önce
Dilinize yüreğinize sağlık hocam.. Yazınızı okurken şu soru aklıma geldi. Yalnızlaştık mı? yoksa yalnızlaştırıldık mı?? sizce hangisi? saygılarımla.
ibrahim DURMUŞ 2 ay önce
Allah razı olsun sayın hocam agzınıza yüreğinize sağlık. bizler kalplere düşen hastalağı temizlemedikten sonra maddi aşı bize tesir etmez ... Rabbim akıbetimizi hayraylesin. hocam en temiz duygularla selamlarım Allah razı olsun.
SERAP 2 ay önce
DEĞERLİ HOCAM ALLAH RAZI OLSUN.SİZLERİN SOHBETİ BİZLERİ MESTETTİ.HOCAM BİZLERİN YALNIZLAŞMASININ EN BÜYÜK FAKTÖRLERİ TEKNOLOJİYİ AKRABA İKİŞKİLERİNİN ÜZERİNE GEÇİRMEMİZ OLDU.BİR İNSAN BÜYÜĞÜNÜN BAYRAMINI DAHİ CEP TELEFONU İLE KUTLUYOR;AYNI APARTMANDAKİ İNSANLAR BİRBİRİNE SELAM VERECEĞİ YERDE TANIMIYORLAR BİLE.İNSANLAR GÜNÜN HEMEN HEMEN 12_13 SAATİNİ TELEVİZYONA AYIRIP BİRBİRİNİ DAHİ SORMA İHTİYACI DUYMUYOR.NE YAZIK Kİ BUNLAR TOPLUMUMUZUN ACI GERÇEKLERİ.HOCAM İNSANIMIZIN CEMAAT ORTAMINA İHTİYACI HERGÜN GİTGİDE ARTMIŞTIR.CEMAAT OLMAYINCA ŞEYTAN BİZLERİ HER YÖNDEN YALNIZLIKTA KÖTÜLÜKLERE ÇEKMEKTE.HOCAM BU GÜZEL SOHBETLERİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER.
Fatih ACAR 3 ay önce
Allah razı olsun rabbim kaleminize ve kelamınıza tesir halkeylesin Sayın Hocam.
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın