<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Diyanet Haber</title>
    <link>https://www.diyanethaber.com.tr</link>
    <description>Diyanet Haber / Diyanet Sınav / Diyanet Duyuru / Diyanet Hutbe / Müftülükler / İslam Dünyası / Kültür Sanat / #Keşfet / www.diyanethaber.com.tr</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 27 Apr 2026 11:39:39 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çanakkale'de şüheda dualarla anıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/canakkalede-suheda-dualarla-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/canakkalede-suheda-dualarla-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale Kara Savaşları'nın 111. yılı dolayısıyla Şehitler Abidesi'nde anma töreni düzenlendi. Şehitler dualarla yad edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çanakkale Kara Savaşları’nın 111. yıl dönümü kapsamında Şehitler Abidesi’nde tören düzenlendi.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti adına Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, İtilaf Devletleri adına Fransa Temsilcisi Koramiral Yannick Bossu ve Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir tarafından yapılan konuşmaların ardından, TRT Sunucusu Levent Kol tarafından “Bir Cephe Kahramanı” anlatımı gerçekleştirildi.</p>

<p>Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından İl Müftüsü Mevlüt Topçu tarafından Çanakkale Cephesi’nde şehit düşen kahramanlar için dualar edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anma töreni, Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı Türk Yıldızları’nın gösterisiyle sona erdi.</p>

<p><img alt="Çanakkalle 111 Yıl 11" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/canakkalle-111-yil-11.jpg" width="1280" /></p>

<p>Öte yandan Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından düzenlenen 57. Alay Vefa Yürüyüş Programı kapsamında, İl Müftüsü Mevlüt Topçu, kampa katılan gençlerle birlikte sabah namazını eda etti. Program sela ve ezanlarla başladı.</p>

<p><img alt="Çanakkalle 111 Yıl 44" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/canakkalle-111-yil-44.jpg" width="1280" /></p>

<p>Namazın ardından İl Müftüsü Mevlüt Topçu, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Safa Koçoğlu Gürsoy, Çanakkale Gençlik ve Spor İl Müdürü Ömer Kalkan ile bir araya gelerek gençlerle sohbet etti ve çorba ikramında bulundu.</p>

<p><img alt="Çanakkalle 111 Yıl 33" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/canakkalle-111-yil-33.jpg" width="1280" /></p>

<p>Çanakkale Kara Savaşları’nın 111. Yıl Dönümü kapsamında gerçekleştirilen 57. Alay Vefa Yürüyüşünün ardından Conkbayırı’nda şehitler için tören düzenlendi.</p>

<p>Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Av. Doç. Dr. Safa Koçoğlu’nun anıta çelenk sunmasıyla başlayan törende, saygı duruşu, tören kıtası tarafından yapılan saygı atışı ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti yapılarak tüm şehitlere dua edildi.</p>

<p>Günün anlam ve önemine ilişkin yapılan konuşmaların ardından son kez gerçekleştirilen törenle 57. Alay ‘ın temsili Sancağı Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi öğrencileri tarafından 57. Piyade Alay Komutanlığına teslim edildi.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çanakkale Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/canakkalede-suheda-dualarla-anildi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 11:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/canakkalle-111-yil-22.jpg" type="image/jpeg" length="30227"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anamur'da minikler 571 filmini izledi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/anamurda-minikler-571-filmini-izledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/anamurda-minikler-571-filmini-izledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin’in Anamur ilçesinde Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (sas) doğumunu konu alan “571: Rahmet Peygamberi” animasyon filmi izlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anamur Belediye Sineması’nda gerçekleştirilen özel gösterimlerde, minik yürekler Peygamber Efendimizin dünyayı teşriflerini görsel bir anlatımla izleme imkanı buldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anamur İlçe Müftüsü Mehmet Fidan, görsel materyallerin çocukların manevi gelişimine önemli katkı sağladığını belirtti. Fidan, Kur’an kurslarında verilen teorik eğitimin bu tür nitelikli yapımlarla desteklenmesinin, Peygamber sevgisinin çocukların zihinlerinde daha kalıcı hale geldiğini ifade etti.</p>

<p>Mescid-i Aksa Kız Kur’an Kursu öğrencilerinin katılımıyla başlayan etkinlik serisinde Akdeniz Camii, Müberra Mert, Değirmencik Burnu ve Yunus Emre Kur’an kursları öğrencileri filmi izleme fırsatı buldu.</p>

<p><img alt="Sinema Anamur 22" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/sinema-anamur-22.jpg" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Mersin Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/anamurda-minikler-571-filmini-izledi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/sinema-anamur.jpg" type="image/jpeg" length="97190"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ferah Merkez Cami Tasavvuf Musikisi Çocuk ve Gençlik Korosu'ndan 32. konser]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ferah-merkez-cami-tasavvuf-musikisi-cocuk-ve-genclik-korosundan-32-konser</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ferah-merkez-cami-tasavvuf-musikisi-cocuk-ve-genclik-korosundan-32-konser" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Üsküdar Ferah Merkez Camii Tasavvuf Musikisi Çocuk ve Gençlik Korosu, Büyük Çamlıca Camii'nde 32. konserini icra etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Caminin 1071 Konferans Salonu'nda düzenlenen program, Büyük Çamlıca Camii Müezzin Kayyımı Enes Özsoy'un Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı.</p>

<p>Hüseyin İpek şefliğinde, Yusuf Belge ve Rukiye Belge koordinatörlüğünde bir araya gelen Üsküdar Ferah Merkez Cami Tasavvuf Musikisi Çocuk ve Gençlik Korosu'nun dinletisi, kalabalık bir dinleyici grubu tarafından takip edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="M E R K E Z C A M İ Ç O C U K K O R O S U 11" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/m-e-r-k-e-z-c-a-m-i-c-o-c-u-k-k-o-r-o-s-u-11.jpg" width="1280" /></p>

<p>Ferah Merkez Cami imam hatibi Yusuf Belge, program öncesi yaptığı açıklamada, musiki çalışmalarına 2015 yılında TRT İstanbul Radyosu koro şefi ve aynı zamanda Diyanet İşleri Başkanlığının ilk koro şefi olan Hüseyin İpek öncülüğünde başladıklarını, koroda 81 kız ve erkek öğrencinin yer aldığını anlattı.</p>

<p><img alt="M E R K E Z C A M İ Ç O C U K K O R O S U 33" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/m-e-r-k-e-z-c-a-m-i-c-o-c-u-k-k-o-r-o-s-u-33.jpg" width="1280" /></p>

<p>Çocuk ve gençlere camideki gençlik merkezinde her hafta sonu 3 saat musiki eğitimi verildiğini belirten Belge, "Camimizde musiki eğitimiyle birlikte hafızlık çalışmaları da yoğun şekilde devam ediyor. Şu anda 5, 6 ve 7. sınıf öğrencilerimizden oluşan 35 hafız adayımız, hem akademik derslerini hem de yoğun hafızlık eğitimini birlikte yürütüyor. 15 hafızımızı Diyanet Akademisine hazırlıyoruz. Şu ana kadar cami ortamımızda 73 kızımız hafız oldu. Bugün de Büyük Çamlıca Camisi'nde Cumhurbaşkanımızın da teşrifleriyle yapılan hafızlık icazet töreninde 18 hafızımız icazetlerini aldı." diye konuştu.</p>

<p>Belge, bugüne kadar camilerinde yetişen 72 gencin Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde imam hatiplik ve müezzinlik görevine başladığını söyledi.</p>

<p>Her cumartesi günü en az 3 saat TRT Koro Şefi Hüseyin İpek yönetiminde eğitimlerin devam ettiğini aktaran Belge, "Amacımız, gençlerimizi örfüne, adetine, kültürüne bağlı, Kur'an-ı Kerim, dini bilgiler ve değerler eğitimiyle donatarak ailesine, vatanına, milletine, bayrağına ve tüm insanlığa hayırlı evlatlar olarak yetiştirmek. Ardından da onlara tasavvuf ve sanat musikisi eğitimi vererek düzgün müzik dinleyen, üreten ve bu birikimi sonraki nesillere aktaran bireyler olmalarını sağlamak istiyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Üsküdar Kaymakamı Adem Yazıcı, Üsküdar Müftüsü İbrahim Kapancı ve çok sayıda vatandaşın dinlediği konserin ardından korodaki çocuk ve gençlere gül takdim edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ferah-merkez-cami-tasavvuf-musikisi-cocuk-ve-genclik-korosundan-32-konser</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/m-e-r-k-e-z-c-a-m-i-c-o-c-u-k-k-o-r-o-s-u-22.jpg" type="image/jpeg" length="15307"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TDV, gençlere yönelik "İlk Kurbanım İlk İyiliğim" kampanyasını bu yıl da sürdürecek]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/tdv-genclere-yonelik-ilk-kurbanim-ilk-iyiligim-kampanyasini-bu-yil-da-surdurecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/tdv-genclere-yonelik-ilk-kurbanim-ilk-iyiligim-kampanyasini-bu-yil-da-surdurecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Diyanet Vakfı (TDV), gençlerin kurban ibadetiyle tanışmasını sağlamak amacıyla başlattığı "İlk Kurbanım İlk İyiliğim" kampanyasını bu yıl da sürdürecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TDV'den yapılan açıklamada, kampanyayla gençlerin kurban ibadetiyle tanışması, ilk kez kurban vekaleti verme sürecine katılması ve kurban ibadetinin paylaşma, dayanışma, ibadet şuuru ile sosyal sorumluluk bilinci boyutlarının genç kuşaklar arasında güçlendirilmesinin hedeflendiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gençlerin TDV organizasyonu kapsamında vekalet yoluyla bağışladığı kurbanların vakfın görevli, gönüllü ve veteriner ekiplerinin nezaretinde kesileceği bildirildi.</p>

<p><strong>- Filistin/Gazze için vekaletle kurban kesim hisse bedeli 15 bin lira</strong></p>

<p>Kurban etlerinin bu yıl başta Türkiye olmak üzere Filistin'in de aralarında bulunduğu 85 ülkede yetimlere, mazlumlara, mağdurlara, öğrencilere ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacağı ifade edildi.</p>

<p>Vekaletle kurban kesim hisse bedelinin bu yıl yurt içinde 18 bin, yurt dışında 7 bin, Filistin/Gazze için ise 15 bin lira olarak belirlendiği aktarıldı.</p>

<p>İlk kez kurban vekaleti vererek hem ibadetini yerine getirmek hem de iyiliğe vesile olmak isteyen gençlerin "bagis.tdv.org" web adresi üzerinden bağış yapabileceği, il ve ilçe müftülükleri, TDV şubeleri, din görevlileri, tüm PTT şubeleri ve bankalar aracılığıyla da kurban programına katılabilecekleri belirtildi.</p>

<p>Yurt dışında yaşayan gençlerin ise din hizmetleri müşavirlikleri, ataşelikler, koordinatörlükler ve ilgili ülkelerdeki cami dernekleri ile din görevlileri vasıtasıyla kurban vekaletlerini TDV'ye teslim edebilecekleri kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>TDV</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/tdv-genclere-yonelik-ilk-kurbanim-ilk-iyiligim-kampanyasini-bu-yil-da-surdurecek</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/tdv-kumbara-11.jpg" type="image/jpeg" length="22227"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Adım Adım Hac” Diyanet TV’de başlıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/adim-adim-hac-diyanet-tvde-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/adim-adim-hac-diyanet-tvde-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet TV, hac ibadetinin anlatılacağı “Adım Adım Hac” programını izleyiciyle buluşturacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Alanında uzman konukların katılımıyla hazırlanan “Adım Adım Hac”da hacı adaylarının ibadet sürecinde ihtiyaç duyacakları temel bilgiler kapsamlı şekilde anlatılacak. İzleyicilere rehberlik etmeyi amaçlayan programda, hac ibadetine bilinçli bir hazırlık süreci ele alınacak.</p>

<p>Hacı adaylarına rehberlik edecek programda hacca hazırlıktan Arafat’a kadar olan hac yolculuğu ve hac ibadeti sırasında yapılması gerekenler izleyiciye aktarılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programda Diyanet İşleri Başkanlığının hac ibadeti sırasında sunduğu sağlık hizmetleri, eğitim ve irşat faaliyetleri, dini rehberlik hizmetleri de anlatılacak.</p>

<p>İlk bölümüyle 27 Nisan Pazartesi günü saat 17.30’da ekrana gelecek “Adım Adım Hac” sekiz bölüm boyunca her gün aynı saatte Diyanet TV’de.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET RADYO/TV</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/adim-adim-hac-diyanet-tvde-basliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 09:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/adim-adim-hac-kurumsal-1280x720jpg.jpeg" type="image/jpeg" length="50006"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Giresun İl Müftülüğü Dini İlimler Külliyesi yükseliyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/giresun-il-muftulugu-dini-ilimler-kulliyesi-yukseliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/giresun-il-muftulugu-dini-ilimler-kulliyesi-yukseliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Nazif Fethi Yalçınkaya, Giresun İl Müftülüğü Dini İlimler Külliyesi inşaatında incelemelerde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Giresun İl Müftülüğü koordinesinde yapımı süren ve bölgenin önemli manevi merkezlerinden biri olması hedeflenen Dini İlimler Külliyesi inşaatında çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor.</p>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Nazif Fethi Yalçınkaya, İl Müftüsü Selçuk Kılıçbay ile birlikte şantiye alanını gezerek detaylı bilgi aldı. İncelemeler sırasında, projenin en kısa sürede tamamlanarak hizmete açılması için atılacak adımlar görüşüldü.</p>

<p><img alt="Giresun İl Müftülüğü Dini İlimler Külliyesi Yükseliyor 4" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/giresun-il-muftulugu-dini-ilimler-kulliyesi-yukseliyor-4.jpg" width="860" /></p>

<h3><strong>- "Giresun için değerli bir yatırım"</strong></h3>

<p>İncelemelerin ardından açıklamalarda bulunan Diyanet İşleri Başkanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Nazif Fethi Yalçınkaya, projenin gelmiş olduğu noktadan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yalçınkaya, kapsamlı eğitim komplekslerine büyük önem verdiklerini belirterek, "Giresun’da yükselen bu külliye, bölgenin manevi kalkınmasına hizmet edecek dev bir eğitim projesidir. İnşaatın hızla ilerlemesi oldukça sevindiricidir. Bu kompleks, geleceğin yetkin din görevlilerinin ve ilim insanlarının yetişeceği çok önemli bir merkez olacaktır." dedi.</p>

<h3><strong>- "Şehrin manevi çehresini değiştirecek dev eser"</strong></h3>

<p>İl Müftüsü Kılıçbay ise, projenin gelecekteki fonksiyonel rolü hakkında bilgilendirmelerde bulundu.</p>

<p>İl Müftüsü Kılıçbay, birlik ve beraberlik ruhunu kalıcı bir miras olarak geleceğe aktarmayı hedeflediklerini vurgulayarak, "Şehrin manevi çehresini değiştirecek olan külliyede inşaat süreci 3 blok halinde sürdürülmektedir.</p>

<p>Külliyemizin ilk aşaması olan ve 9 bin metrekarelik devasa bir kapalı alanı kapsayan birinci bloğumuzun kaba inşaatını hamdolsun tamamladık. Şu an itibarıyla bu bloğumuzda çatı kaplama işlemleri titizlikle devam ediyor. Hemen ardından, önümüzdeki günlerde tuğla örme çalışmalarına başlayarak binamızın ruhuna uygun dış ve iç çehresini şekillendireceğiz.</p>

<p>Birinci bloğun kaba inşaatı tamamen bitirilerek iç tefrişat aşamasına geçilirken, ikinci bloğumuzun da betonarme yapısı da hızla şekillenmektedir.</p>

<p>Hedefimiz, bu vizyoner projeyi en kısa sürede tamamlayarak, Giresun’u bölgenin manevi ve akademik çekim merkezi haline getirmektir." diye konuştu.</p>

<p>İl Müftüsü Kılıçbay, külliyenin yüksek standartlarda bir eğitim merkezi veya Diyanet Akademisi işlevi görecek nitelikte inşa edildiğini kaydederek, projenin bu vizyon doğrultusunda şekillendiğinin altını çizdi.</p>

<p>Yapılan görüşmeler sonucunda projenin, bölgenin dini eğitim kapasitesini stratejik bir noktaya taşıması hedefleniyor.</p>

<p><img alt="Giresun İl Müftülüğü Dini İlimler Külliyesi Yükseliyor 2" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/giresun-il-muftulugu-dini-ilimler-kulliyesi-yukseliyor-2.jpg" width="860" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Giresun Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/giresun-il-muftulugu-dini-ilimler-kulliyesi-yukseliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 08:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/giresun-il-muftulugu-dini-ilimler-kulliyesi-yukseliyor-1.jpg" type="image/jpeg" length="71130"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İlahi Kitaplara İman]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ilahi-kitaplara-iman-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ilahi-kitaplara-iman-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Ayet: Elinizdekini (Tevrat’ı) tasdik edici olarak indirdiğime (Kur’an’a) iman edin; sakın onu inkâr edenlerin ilki olmayın! Âyetlerimi az bir karşılığa satmayın. Yalnız benden korkun. (Bakara, 2/41)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Allah; yarattığı insanı başıboş bırakmamış, dünya ve ahirette mutlu olmasını sağlayacak yolları peygamberleri aracılığıyla göstermiştir. Peygamberler de vahiy yoluyla Allah’tan aldıklarını aynen tebliğ etmişlerdir. Allah, peygamberlerinin kimisini de ilahi kitaplar ile desteklemiştir. Zaman içerisinde diğer ilahi kitaplar tahrife uğrayıp değiştirilmiştir. Kur’an ayetleri ise nazil olduğu andan itibaren ezberlenmiş ve vahiy kâtiplerince yazılmıştır. Ayrıca Kur’an’ın kıyamete kadar tahrife uğramayacağı ve korunacağı Rabbimiz tarafından bildirilmiştir. Bununla birlikte bizler, aralarında ayrım yapmaksızın bütün peygamberlere inandığımız gibi yine aralarında ayrım yapmaksızın Cenab-ı Hak tarafından vahyedilen bütün ilahi/semavi kitaplara inanırız. Zira bu husus Kur’an’da da böylece emredilmektedir. Bu nedenle imanın şartları sayılırken de yalnız “Kur’an’a iman” değil, “kitaplara iman” şeklinde ifade edilmektedir.</p>

<hr />
<p><strong>Nerede olursan ol, Allah’a karşı sorumluluğunun bilincinde ol! Kötülüğün peşinden iyi bir şey yap ki onu yok etsin. İnsanlara da güzel ahlaka uygun biçimde davran! (Tirmizî, Birr, 55)</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ilahi-kitaplara-iman-1</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/mehmet/takvim-2026/nisan-27.jpg" type="image/jpeg" length="23777"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da, Türkiye 11. Uluslararası Hafızlık ve Kur'an-ı Kerim'i Güzel Okuma Yarışması'nın finali yapılıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/diyarbakirda-turkiye-11-uluslararasi-hafizlik-ve-kuran-i-kerimi-guzel-okuma-yarismasinin-finali-yapiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/diyarbakirda-turkiye-11-uluslararasi-hafizlik-ve-kuran-i-kerimi-guzel-okuma-yarismasinin-finali-yapiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır'da 39 ülkeden 41 yarışmacının katılımıyla düzenlenen "Türkiye 11. Uluslararası Hafızlık ve Kur'an-ı Kerim'i Güzel Okuma Yarışması"nda finali heyecanı yaşanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanlığı Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Başkanlığınca Selahaddin Eyyubi Camii Konferans Salonu'nda düzenlenen ve bugün finali yapılan yarışmada, Kur'an-ı Kerim okundu.</p>

<p>Finalde "hafızlık" kategorisinde Türkiye, Nijerya, Mısır, Yemen, Libya, Moritanya ve Kamerun, güzel okuma kategorisinde ise Türkiye, Malezya, Filipinler, Bangladeş, Fas, Mısır ve Endonezya'dan olmak üzere her iki kategoride toplam 14 kişi yarışıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Diyarbakır Yarışma 22-1" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/diyarbakir-yarisma-22-1.jpg" width="860" /></p>

<p>Dereceye giren yarışmacılar, Türkiye, Kazakistan, Filipinler, Mısır ve Suriye'den 6 kişilik jürinin değerlendirmesi sonucu belirlenecek.</p>

<p>Diyarbakır İl Müftüsü Celal Büyük, yarışmanın 11'incisinin peygamberler ve sahabeler kenti Diyarbakır'da yapılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p>Yarışmanın 20 Nisan'da başladığını ve bugünkü final ile tamamlanacağını belirten Büyük, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Yarışmaya 39 ülkeden 29'u hafızlık, 12'si güzel okuma kategorisinden toplam 41 yarışmacımız katıldı. Bugün finali gerçekleşiyor. Burada dereceye girenlerin ödülleri, 29 Nisan'da Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımlarıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenecek ödül töreninde verilecek. Bu büyük organizasyonun Diyarbakır'da gerçekleşiyor olması, Diyarbakır'ın geçmişi ile geleceğine dair çok büyük bir köprü kuracaktır. Farklı ülkelerden yarışmacılarımız Diyarbakır'ı tanıdılar, kentin kültürü hakkında bilgi edindiler. Bu anlamda da çok mutluyuz."</p>

<p><img alt="Diyarbakır Yarışma 33" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/diyarbakir-yarisma-33.jpg" width="860" /></p>

<p>Final programına, kamu kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, davetliler ve vatandaşlar katıldı.</p>

<p>Yarışma saat 16.00'a kadar devam edecek.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Yarışma 11-1" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/diyarbakir-yarisma-11-1.jpg" width="860" /></p>

<p>Yarışmada dereceye girenlere 29 Nisan'da Ankara'da düzenlenecek törende ödülleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından verilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER, Diyarbakır Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/diyarbakirda-turkiye-11-uluslararasi-hafizlik-ve-kuran-i-kerimi-guzel-okuma-yarismasinin-finali-yapiliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/diyarbakir-yarisma-55.jpg" type="image/jpeg" length="22277"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[APAÇIK BİR FETİH: HUDEYBİYE ANTLAŞMASI]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/apacik-bir-fetih-hudeybiye-antlasmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/apacik-bir-fetih-hudeybiye-antlasmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hudeybiye antlaşması kimler arasında ve hangi yıl imzalandı? Hudeybiye antlaşmasının maddeleri nelerdir? Hudeybiye antlaşması infografisi...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>APAÇIK BİR FETİH: HUDEYBİYE ANTLAŞMASI (6/628)</p>

<p>Hudeybiye, Mekke’nin 17 km. batısında, eski Cidde yolu üzerinde olup Mekke’de bulunanların ihrama girdiği yerlerden biridir.</p>

<p>Peygamberimiz (sas), gördüğü bir rüya üzerine umre yapmak niyetiyle Mekke’ye gitmeye karar verdi; Müslümanlar ihramlarını giyip yanlarına yetmiş kurbanlık aldı.</p>

<p>Müşrikler, Müslümanları engellemek için Hâlid b. Velîd komutasında 200 kişilik süvari birliği hazırladı.</p>

<p>Peygamberimiz (sas), umre niyetlerini bildirmek üzere önce Hırâş b. Ümeyye’yi, sonra Hz. Osman’ı elçi olarak gönderdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kureyşliler yalnızca Hz. Osman’ın bireysel tavafına izin vereceklerini söylese de Hz. Osman bu teklifi reddetti ve üç gün alıkonuldu.</p>

<p>Hz. Osman’ın şehit edildiği söylentileri üzerine Peygamberimiz (sas), müşriklerle savaşmadan ayrılmayacaklarına dair “Bey‘atü’r-Rıdvân” biatını aldı.</p>

<p>Telâşlanan Kureyşliler Hz. Osman’ı serbest bıraktı ve Süheyl b. Amr’ı elçi gönderdi; ardından Hz. Ali’nin kaleme aldığı antlaşma metni imzalandı.</p>

<p>Antlaşmaya göre Müslümanlar o yıl Mekke’ye giremeyecek, ertesi yıl 3 günlüğüne umre yapabilecek, on yıl süreyle taraflar arasında barış olacaktı.</p>

<p>Mekke'den Medine'ye sığınanlar iade edilecek, Medine'den Mekke’ye sığınanlar iade edilmeyecekti; taraflar kendi ittifaklarını oluşturabilecekti.</p>

<p>Hz. Ömer başta olmak üzere bazı sahabîler şartları ağır bulsa da Resûlullah antlaşmayı kabul etti ve müşrikler Medine İslâm Devleti’ni resmen tanıdı.</p>

<p>Müslümanlar kurbanlarını kesip ihramdan çıktı; Medine’ye dönerlerken yolda Fetih Sûresi nâzil oldu.</p>

<p>İslamiyet'in yayılmasında dönüm noktası olan bu süreçte Müslüman sayısı hızla arttı; Bizans, Sasani, Habeş ve Mısır liderlerine davet mektupları gönderildi.</p>

<p>Hayber’in fethine zemin hazırlayan bu süreç sonunda, Kureyşlilerin antlaşmayı bozmaları üzerine iki yıl sonra Mekke fethedildi.</p>

<p>“Feth-i mübîn” ve “nasr-ı azîz” olarak nitelendirilen bu antlaşma, Peygamber Efendimizin (sas) Kur’an ile de teyit edilen en büyük siyasî zaferi oldu.</p>

<blockquote class="instagram-media" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/reel/DXmIcRnjAVu/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14">
<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4; margin-right:14px"></div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>
</div>

<div></div>

<div style="margin-left:auto; margin-right:auto"></div>

<div>
<div style="color:#3897f0"><a href="https://www.instagram.com/reel/DXmIcRnjAVu/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="text-align:center" target="_blank">Bu gönderiyi Instagram'da gör</a></div>
</div>

<div></div>

<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4; margin-left:2px; margin-right:14px"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<div style="margin-left:8px">
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>

<div style="margin-left:auto">
<div></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>
</div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<p style="color:#c9c8cd; text-align:center"><a href="https://www.instagram.com/reel/DXmIcRnjAVu/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="color:#c9c8cd" target="_blank">Diyanet Dijital (@diyanetdijital)'in paylaştığı bir gönderi</a></p>
</div>
</blockquote>
<script async src="//www.instagram.com/embed.js"></script></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>İnfografik</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/apacik-bir-fetih-hudeybiye-antlasmasi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 09:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/h-u-d-e-y-b-i-y-e-m-a-n-s-e-t.png" type="image/jpeg" length="60267"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cemaatle Namaz: Allah'a Birlikte Yöneliş]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/cemaatle-namaz-allaha-birlikte-yonelis-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/cemaatle-namaz-allaha-birlikte-yonelis-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cemaatle namaza devam etmek niçin önemlidir? Cemaatle namaza gelenlerin dikkat etmeleri gereken hususlar nelerdir?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>"عَنْ أَبِى سَعِيدٍ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : “إِذَا رَأَيْتُمُ الرَّجُلَ يَتَعَاهَدُ الْمَسْجِدَ فَاشْهَدُوا لَهُ بِالْإِيمَانِ” فَإِنَّ اللَّهَ تَعَالَى يَقُولُ: ﴿إِنَّمَا يَعْمُرُ مَسَاجِدَ اللَّهِ مَنْ آمَنَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ وَأَقَامَ الصَّلاَةَ وَآتَى الزَّكَاةَ﴾ الْآيَةَ"</p>

<p>Ebû Saîd (el-Hudrî) (ra) tarafından rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: “Bir kişinin sürekli mescide gittiğini görürseniz onun imanına şahit olun! Çünkü Allah Teâlâ (cc) şöyle buyurur: "Allah'ın (cc) mescitlerini, ancak Allah'a (cc) ve âhiret gününe inanan, <strong>namaz</strong>ı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah'tan (cc) başkasından korkmayan kimseler imar eder…"</p>

<p>(Tevbe, 9/18; T2617 Tirmizî, Îmân, 8; İM802 İbn Mâce, Mesâcid, 19)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ: أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: “صَلاَةُ الْجَمَاعَةِ تَفْضُلُ صَلاَةَ الْفَذِّ بِسَبْعٍ وَعِشْرِينَ دَرَجَةً.”</p>

<p>Abdullah b. Ömer'den (ra) rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: “<strong>Cemaat</strong>le kılınan <strong>namaz</strong>, tek başına kılınan <strong>namaz</strong>dan yirmi yedi kat daha faziletlidir.”</p>

<p>(B645 Buhârî, Ezân, 30; M1477 Müslim, Mesâcid, 249)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيِّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: “حِينَ يَخْرُجُ الرَّجُلُ مِنْ بَيْتِهِ إِلَى مَسْجِدِهِ، فَرِجْلٌ تُكْتَبُ حَسَنَةً وَرِجْلٌ تَمْحُو سَيِّئَةً.”</p>

<p>Ebû Hüreyre'nin (ra) bildirdiğine göre, Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur: “Bir kimse camiye gitme niyetiyle evinden çıktığında, attığı bir adımla kendisine bir sevap yazılır, diğer adımıyla bir günahı silinir.”</p>

<p>(N706 Nesâî, Mesâcid, 14; HM8240 İbn Hanbel, II, 320)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَبِى مَسْعُودٍ قَالَ: كَانَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) يَمْسَحُ مَنَاكِبَنَا فِى الصَّلاَةِ وَيَقُولُ: “اسْتَوُوا وَلاَ تَخْتَلِفُوا، فَتَخْتَلِفَ قُلُوبُكُمْ...”</p>

<p>Ebû Mes'ûd (ra) anlatıyor: “Resûlullah (sas) <strong>namaz</strong>da omuzlarımıza dokunur ve şöyle derdi: "Düzgün durun, karışık durmayın ki kalpleriniz de karmakarışık olmasın!.."</p>

<p>(M972 Müslim, Salât, 122)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيِّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: “مَنْ غَدَا إِلَى الْمَسْجِدِ وَرَاحَ أَعَدَّ اللَّهُ لَهُ نُزُلَهُ مِنَ الْجَنَّةِ كُلَّمَا غَدَا أَوْ رَاحَ.”</p>

<p>Ebû Hüreyre'den (ra) nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur: “Her kim sabah akşam mescide giderse, her sabah ve akşam gidişinde Allah (cc) ona cennette bir yer hazırlar.”</p>

<p>(B662 Buhârî, Ezân, 37; M1524 Müslim, Mesâcid, 285)</p>

<p>***</p>

<p></p>

<p style="text-align:justify">Veda haccındaki hutbesinde Kutlu Nebî (sas), âdeta ümmetiyle vedalaşarak bu dünyadan ayrılma vaktinin yaklaştığının işaretlerini vermişti. Nitekim Veda haccından döndükten kısa bir süre sonra da rahatsızlanmıştı. Artık Hz. Resûl'ün (sas) son günleriydi. Ancak hastalığına rağmen mescide çıkıp <strong>cemaatle namaz</strong> kılmaya büyük önem veriyor, ashâbına <strong>namaz</strong> kıldırmaya devam ediyordu. Ta ki perşembe günü yatsı vakti ezan okunmuş, <strong>cemaat</strong> toplanmış ama Rasul-i Ekrem (sas) mescide gelmemişti. Herkes O'nu (sas) bekliyordu. O (sas) ise bu esnada, “<strong>Cemaat</strong> <strong>namaz</strong>ı kıldı mı?” diye sordu. Daha kılmamışlardı. O gelmeden de başlamayı düşünmüyorlardı. Hz. Peygamber (sas) rahatlamak için vücudunu yıkadı ve kalkmaya çalıştı ama kalkamadı. Bayılmıştı. Ayılınca tekrar <strong>namaz</strong>ın kılınıp kılınmadığını sordu, <strong>cemaat</strong> hâlâ onu bekliyordu. O (sas), yeniden yıkanıp kalkmaya davrandı ama yine bayıldı. Böylece üç kere yıkanıp hazırlanmış her defasında da bayılmıştı. Artık mescide çıkabilecek takatinin kalmadığını anladı. Ancak birinin mescide gidip <strong>cemaat</strong>e <strong>namaz</strong> kıldırması gerekiyordu. Bunun üzerine <strong>namaz</strong>ı kıldırması için Hz. Ebû Bekir'e (ra) haber gönderdi. Sonra kendisini iyi hissettiği bir öğle vakti, Hz. Abbâs (ra) ve Hz. Ali'nin (ra) kolları arasında son derece zorlanarak geldiği mescitte Hz. Ebû Bekir'in (ra) <strong>namaz</strong> kıldırdığı <strong>cemaat</strong>e oturarak iştirak etmişti. Fakat o vakitten sonra odasından bir daha çıkamayacaktı. An be an takatten düşüyordu. Pazartesi günü sabaha karşı, biraz kendini iyi hisseder gibi olunca hemen odanın mescide çıkan kapısındaki perdeyi aralayıp <strong>namaz</strong>ın <strong>cemaat</strong>le kılınışını seyretti. Ashâb-ı kirâm, saf saf olmuş yine Hz. Ebû Bekir'in (ra) imametinde sabah <strong>namaz</strong>ını kılıyorlardı. Onların bu hâlini görünce sevindi, tebessüm ederek şükretti. Ashâb da göz ucuyla Hz. Resûl'ünü (sas) görünce yine aralarına geleceği umuduyla ne kadar sevinmişler ve heyecanlanmışlardı. Fakat o ancak <strong>namaz</strong>larını tamamlamalarını işaret buyurabildi ve perdeyi kapattı. O gün öğleye doğru vefat eden Hz. Peygamber'i (sas), ashâbın son görüşleriydi bu.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas), henüz bir mescidin inşa edilmediği İslâm'ın ilk yıllarında, müşriklerin bütün engellemelerine rağmen Dârülerkam diye bilinen Erkam b. Ebu'l-Erkam'ın (ra) evinde, <strong>namaz</strong>larını gizli de olsa ilk Müslümanlarla birlikte kılmıştı. Hz. Ömer'in (ra) İslâm'ı kabul etmesiyle birlikte ashâb, o güne kadar <strong>namaz</strong> kılma imkânı bulamadıkları Kâbe'de ilk kez topluca <strong>namaz</strong> kılabilmişlerdi. İlerleyen süreçte Medineliler İslâm'la tanışmış ve Medine'de ilk Müslümanlardan Ebû Ümâme Es'ad b. Zürâre (ra), hicretten önce bir mescit inşa ederek Hz. Peygamber'in (sas) gelişine kadar orada <strong>cemaatle namaz</strong> kıldırmıştı. Hicret yolculuğu esnasında Resûlullah (sas) Kubâ'da kaldığı sırada vakit <strong>namaz</strong>larını orada, Rânûnâ vadisindeki Benî Sâlim mescidinde de ilk cuma <strong>namaz</strong>ını kıldırmıştı. Mescid-i Nebevî'nin inşa edilmesinin ardından vefatına kadar ise bütün farz <strong>namaz</strong>ları <strong>cemaat</strong>le kıldırmış ve her fırsatta ashâbına <strong>cemaat</strong>e katılmayı tavsiye etmişti. Çünkü mescide gitmeyi alışkanlık hâline getirmek, <strong>namaz</strong>ı <strong>cemaat</strong>le kılmak ve mescitlerin bakımı ile uğraşmak İslâm'ın şiarlarından biriydi. Bu nedenle Hz. Peygamber (sas),“Bir kişinin sürekli mescide gittiğini görürseniz onun imanına şahit olun! Çünkü Allah Teâlâ (cc) şöyle buyurur: "Allah'ın (cc) mescitlerini, ancak Allah'a (cc) ve âhiret gününe inanan, <strong>namaz</strong>ı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah'tan (cc) başkasından korkmayan kimseler imar eder..." buyurmuştu.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Toplu olarak Medine'ye hicret, ensar ile muhacirlerin kardeşleştirilmesi, bir arada ibadet edilecek mescidin inşası, insanları ilâhî huzurda hep birlikte toplanmaya davet edecek kutsal bir çağrı arayışı ve İslâm'ın temel ibadetlerinin hepsinde toplumsal bir yönün bulunması gibi bütün uygulamaların aslında bir tek amacı vardı. O da, İslâm kimliğiyle yoğrulmuş bir toplum meydana getirmek ve bu topluma aynı inancı paylaşan bir ümmet olma şuuru kazandırmaktı. Belli ki İslâm, sadece yığınlardan oluşan kuru bir kalabalık istemiyordu. Bilinçli ve aynı hedefleri paylaşan inançlı insanların oluşturduğu nitelikli bir toplum kurmayı amaçlıyordu. Bu sebeple, imandan sonra belki de en önemli ibadet olan <strong>namaz</strong>a, bu şuurun yerleşeceği ve gelişeceği bir unsur olarak “<strong>cemaat</strong>le kılınma” özelliği getirilmişti. Böylece, aslında ferdî bir ibadet olan <strong>namaz</strong>ın, toplumsal mahiyet kazanan bir yönü ortaya konulmuş oluyordu.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Namaz</strong> için cami ve mescitlerde bir araya gelen Müslümanların oluşturduğu <strong>cemaat</strong>, bireylerinin içinde benliğini erittiği ve yüce gayeler uğruna ferdî düşüncelerini ikinci plana attığı, mânevî bir topluluğun adıdır. O, ortak his, ruh ve şuurun ictimai bir bedene büründüğü özel bir topluluktur. Bu sebeple, maddî ve nefsanî hiçbir menfaatin söz konusu olmadığı <strong>namaz</strong> için oluşturulan <strong>cemaat</strong>, sırf Allah (cc) rızasını amaç edinmiş ulvî bir topluluktur. İnanmış fertlerin oluşturduğu bu topluluk, aynı zamanda bireylerini mânevî yönden olgunlaştırma ve eğitme görevini de yerine getirmekte; mümin, camiden dirilmiş ve yenilenmiş olarak ayrılmaktadır. Nitekim Resûl-i Ekrem (sas), <strong>cemaat</strong>le kılınan <strong>namaz</strong>ın kişiye kazandırdığı güzellikleri şöyle zikreder: “Her kim <strong>namaz</strong> için güzelce abdest alır, sonra farz <strong>namaz</strong>ı kılmak için gider de onu insanlarla veya <strong>cemaat</strong>le ya da mescitte kılarsa Allah (cc) o kimsenin günahlarını affeder.” Enes b. Mâlik (ra) de şöyle demiştir: “Kim Allah (cc) için kırk gün süreyle <strong>cemaatle namaz</strong> kılar, ilk tekbire yetişirse o kimseye (Allah (cc) tarafından) iki kurtuluş yazılır; birisi ateşten, diğeri münafıklıktan kurtuluş.”</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (cc), <strong>namaz</strong>ın ne kadar kalabalık bir <strong>cemaat</strong> ile kılınırsa Allah'a (cc) o kadar sevimli olacağını ve o kadar çok sevap kazandıracağını bildirmişti. Bu rahmet kaynağından belli ölçülere riayet ettikleri takdirde kadınların da mahrum bırakılmamasını ümmetine tavsiye etmiş ve şöyle buyurmuştu: “Allah'ın (cc) kadın kullarının Allah'ın (cc) mescitlerine gelmelerine engel olmayın. Ancak onlar da camiye koku sürünmeden gelsinler.” Peygamber Efendimiz (sas) bu cami ve <strong>cemaat</strong> ortamından kadınlar kadar çocukların da istifade etmelerine özen göstermişti. Hatta annelerin çocuklarıyla beraber mescide gelmelerine engel olmamış, aksine <strong>cemaat</strong> içinde bir çocuk ağlaması işittiğinde annesini huzursuz etmesine engel olmak için <strong>namaz</strong>ı hafif kıldırarak anneye kolaylık sağladığını bizzat dile getirmişti. <strong>Cemaat</strong> ile <strong>namaz</strong>ın bereketini kavramış olan hanım sahâbîlerin de sabah <strong>namaz</strong>ında bile Peygamber Efendimizin (sas) arkasında saf tutmuş olmaları dikkat çekiciydi.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Müslüman, <strong>cemaatle namaz</strong>a devam ederek rahmet ve ilâhî himmete talip olmaktadır. <strong>Cemaat</strong>le edilen duaların da Allah (cc) yanında daha makbul olacağı umulur. Peygamber Efendimizin (sas) buyurduğu üzere, “<strong>Cemaat</strong>le kılınan <strong>namaz</strong>, tek başına kılınan <strong>namaz</strong>dan yirmi yedi kat daha faziletlidir.”</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Bunun yanı sıra <strong>cemaatle namaz</strong>ın kişiyi faydasız işlerin ve günahların işlendiği ortam ya da topluluklardan uzaklaştırarak her türlü sapma ve kaymadan korumak gibi bir rolü de bulunmaktadır. Nitekim Hz. Peygamber'in (sas), Ebu'd-Derdâ'ya (ra), bir yerde üç kişi olup da <strong>cemaatle namaz</strong> kılınmazsa, şeytanın onları kuşatıp yeneceğini söyledikten sonra, “<strong>Cemaat</strong>e devam et, çünkü kurt, sürüden ayrılanı yer!” şeklindeki ikazı, ümmet şuurunun <strong>cemaat</strong> ruhuna bağlı olduğunun, aksi takdirde tek başına kalan kişinin kaybolup gideceğinin, <strong>cemaat</strong>ten mahrum fertlerin oluşturduğu toplumların da çökeceğinin en güzel ifadesidir.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Korku ve her türlü olumsuz şartın hüküm sürdüğü savaş meydanlarında bile <strong>namaz</strong>ın <strong>cemaat</strong>le kılınmasından vazgeçilmemesi gerektiğine dair Kur'ân-ı Kerîm'de özel bir vurgu yapılmaktadır. Nitekim Allah Resûlü (sas) ve ashâbı Zâtü'r-Rikâ' Gazvesi"nde <strong>namaz</strong>larını <strong>cemaat</strong>le kılmaktan geri durmamışlardır. Allah Resûlü (sas) <strong>cemaatle namaz</strong> kılma hususunda en ufak bir gevşekliğe dahi müsamaha göstermemiştir. Nitekim bir keresinde, yatsı <strong>namaz</strong>ına gelenlerin sayısının az olduğunu görünce çok kızmıştır. Hatta bu kızgınlığını, içinden <strong>cemaat</strong>e gelmeyenlerin gidip evlerini yakmak geldiğini söyleyecek kadar açığa vurmuş ve “Şayet bunlardan biri yağlı bir kemik (dünyevî bir menfaat) bulacağını bilse ona (yatsı <strong>namaz</strong>ına) mutlaka gelirdi.” demiştir. Onun bu sözü <strong>cemaatle namaz</strong>a verdiği önemin çarpıcı bir ifadesi olarak algılanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas), pek çok hayır ve sevap içeren <strong>cemaatle namaz</strong>dan, ümmetinin mahrum kalmasına razı değildi. Bu nedenle her fırsatta <strong>cemaatle namaz</strong>ın faziletlerinden bahsederek ashâbını buna teşvik etmişti. Resûlullah (sas), “Bir kimse camiye gitme niyetiyle evinden çıktığında, attığı bir adımla kendisine bir sevap yazılır, diğer adımıyla bir günahı silinir.” buyurmuş, dolayısıyla evi camiye en uzak olanın, en büyük sevabı alacağını söylemişti. O, yatsı <strong>namaz</strong>ını <strong>cemaat</strong>le kılan kimsenin gecenin yarısını; hem yatsı hem de sabah <strong>namaz</strong>ını <strong>cemaat</strong>le kılanın ise gecenin tamamını <strong>namaz</strong> kılarak geçirmiş gibi sevap kazanacağını zikretmişti. Buna karşılık <strong>cemaat</strong>le kılınması farz olan cuma <strong>namaz</strong>ını önemsemediği için camiye gelmeyenin kalbinin mühürleneceğini, yatsı ve sabah <strong>namaz</strong>larında <strong>cemaat</strong>e gelmemenin de münafıkların âdeti olduğunu ifade etmişti. Zira o dönemde görünüşte Müslüman ama aslında kâfir olan münafıkların, sabah ve yatsı <strong>namaz</strong>larına gelmedikleri bilinmekteydi. Resûlullah (sas) bu iki vakit hususunda, “Eğer (insanlar) yatsı ve sabah <strong>namaz</strong>larındaki fazileti bilselerdi, sürünerek de olsa o ikisini <strong>cemaat</strong>le kılmaya gelirlerdi.” buyurmuştur. Buna göre, <strong>cemaat</strong>le kılınması zaten farz olan cuma <strong>namaz</strong>ı bir yana bırakılırsa, hadislerde <strong>cemaat</strong>e devam edilmesi hususunda ısrarla üzerinde durulan vakit <strong>namaz</strong>ları, sabah ve yatsı <strong>namaz</strong>larıdır.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber'den (sas) sonra ashâbı da aynı titizliği sürdürmüştür. Nitekim Hz. Ömer (ra), bir sabah <strong>namaz</strong>ında <strong>cemaat</strong>ten Süleyman b. Ebû Hasme (ra) adlı bir kişiyi göremeyince merak etmiş, çarşıya giderken evine uğrayıp ne olduğunu öğrenmek istemişti. Yolda o şahsın annesi Şifâ Ümmü Süleyman'a (ra) rastlayan Hz. Ömer (ra), “Süleyman'ı sabah <strong>namaz</strong>ında göremedim.” deyince kadın, oğlunun gece <strong>namaz</strong> kıldığı için uyuyakaldığını ve sabah <strong>namaz</strong>ına gidemediğini söylemişti. Bunun üzerine Hz. Ömer (ra), “Sabah <strong>namaz</strong>ına <strong>cemaat</strong>e gitmem, bütün gece <strong>namaz</strong> kılmamdan daha hayırlıdır.” diyerek, bu durumu tasvip etmediğini ifade etmişti.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Peygamberimizin (sas) teşvik ve sakındırmalarından, <strong>cemaat</strong>le kılınan <strong>namaz</strong>ların esasen farz <strong>namaz</strong>lar olduğu anlaşılmaktadır. Bunların dışında, özellikleri gereği daha çok katılımın gerekli olduğu bayram, cenaze, terâvih, küsuf (güneş tutulması), yağmur duası (<strong>namaz</strong>ı) gibi <strong>namaz</strong>lar da Hz. Peygamber (sas) zamanından beri <strong>cemaat</strong>le kılınmaktadır. Bunların yanı sıra, evde kıldığı nafile <strong>namaz</strong>ları bile bazen <strong>cemaat</strong>le kılan Resûl-i Ekrem (sas), kazaya kalan <strong>namaz</strong>ları da <strong>cemaat</strong>le kılmıştır. Meselâ, Hendek Savaşı'nın gerçekleştiği günlerden birinde kılınamayan öğle, ikindi ve akşam <strong>namaz</strong>larını birleştirerek daha sonra; yine ashâbıyla bir sefer esnasında uyuyakaldıkları için kılamadıkları sabah <strong>namaz</strong>ını ise güneş doğduktan sonra <strong>cemaat</strong>le kılmıştır. Böylece o, imkân nispetinde ve şartlara göre, vaktinde kılınamamış <strong>namaz</strong>ların dahi <strong>cemaat</strong>le kılınmasının örneklerini vermiştir.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Evinde birtakım işlerle meşgulken <strong>namaz</strong> vakti girince elindeki işi bırakıp <strong>namaz</strong>a giden Hz. Peygamber (sas), geçerli bir mazereti olmayan ve vakti olan her Müslümanın <strong>cemaat</strong>e iştirak etmesinin önemini ve gereğini hep vurgulamıştır. Nitekim bir defasında görme engelli sahâbî İbn Ümmü Mektûm (ra), kendisini mescide getirecek bir kimsesinin olmadığını söyleyerek, <strong>namaz</strong>ı evde kılmak için izin istemişti. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sas) ona, ezanı duyup duymadığını sormuş, “Evet.” cevabını alınca da, “Öyleyse (davete) icabet et.” buyurarak <strong>cemaatle namaz</strong>ın sevabından mahrum kalmamasını tavsiye etmişti. Hz. Peygamber (sas), korku ve hastalık gibi özür durumu ile yolculukta iken, soğuk ve yağmurlu geceler gibi kötü hava şartlarının olduğu vakitlerde ise <strong>cemaat</strong>e gitmemeye ruhsat vermiştir. İslâm dininin kolaylık prensibinden hareketle kar, sel, çamur, hareket imkânı olmayan bedensel engellilik, can güvenliğinin bulunmaması, bakılan hastanın başından ayrılamama, kayıp arama, cenaze işleri gibi hususlar da mazeret kabul edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas), iki kişi bir araya geldiklerinde içlerinden büyük olanın imam olmasını ve ezan okuyarak <strong>namaz</strong>larını <strong>cemaat</strong>le kılmalarını, eğer üç kişi bir aradaysa içlerinden Kur'an'ı en iyi okuyanın imam olmasını tavsiye etmiş, bunun usulünü öğretmişti. Meselâ, İbn Abbâs'ın (ra) anlattığına göre, küçük bir çocuk iken Resûl-i Ekrem'e (sas) misafir olduğu bir gece, Peygamber Efendimiz (sas) <strong>namaz</strong>a durduğunda o da sol tarafına durmuştu. Bunu fark eden Hz. Peygamber (sas), onu tutarak arkasından sağ tarafına çekmiş ve <strong>namaz</strong>ı bu şekilde kıldırmıştı.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Cemaatle namaz</strong>ın ilk ve en önemli şartı saf tutmaktır. Hz. Peygamber (sas), safları düzgün tutmanın, <strong>namaz</strong>ı güzelleştiren hatta onu tamamlayan ve mükemmelleştiren bir unsur olduğunu ifade etmiştir. Nitekim bir defasında meleklerin Allah (cc) katında saf tutmalarını örnek vererek ashâbının da onlar gibi olmalarını istemiş ve şöyle buyurmuştur: “(Melekler) ilk safları tamamlarlar ve safta sık dururlar.” Allah Resûlü (sas), safların düzgünlüğüne öyle önem verirdi ki <strong>namaz</strong>a durmadan önce bizzat <strong>cemaat</strong>in saflarını düzeltir ve omuzlarına dokunarak,“Düzgün durun, karışık durmayın ki kalpleriniz de karmakarışık olmasın!.. ” uyarısında bulunurdu.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">İmamın, ilk safın önüne ve orta yerine durması ve daha sonra sırasıyla saflardaki boş yerlerin doldurulması talimatını veren Resûlullah (sas), imamın arkasına öncelikle ilim sahibi ve âkil kimselerin sıralanmasını istemiştir. O (sas), “İlk saftakilere Allah (cc) merhamet eder, melekler de dua ederler.” buyururken ilk safta durmanın önemine işaret etmekten ziyade <strong>namaz</strong>ın önemine ve ağırlığına uygun bir biçimde, düzenli ve disiplinli bir şekilde saf tutulmasını önemsemiştir. Bu disipline uymayıp önünde boşluk bulunan safa katılmakta tereddüt gösterenleri ise şöyle uyarmıştır: “Allah (cc) da onları (rahmetinden) geri bırakır.” Hz. Peygamber (sas), erkekler için ilk safın, kadınlar için ise son safın en faziletli saflar olduğunu beyan etmiş, çocukları da bu iki grubun arasında saf tutturmuştur.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Safların düzgün tutulması, Müslümanları hem şeklen hem de ruhen birlikte tutma amacına mâtuftur. Nitekim hiçbir sınıf, makam ve mevki farkı gözetilmeksizin omuz omuza dizilerek oluşturulan bu düzen, toplumun birlik ve dirliğinin en güzel yansımasıdır. Saflar bu şekilde sık tutulmadığı takdirde Hz. Peygamber (sas), şeytanların gevşek tutulan saflar arasında küçük kara koyunlar gibi dolaştığını ifade etmiştir. Bu sebeple o, <strong>cemaat</strong>le imama uyan ama safa katılmadan tek başına <strong>namaz</strong> kılan bir adam gördüğünde, ona <strong>namaz</strong>ı tekrar kılması gerektiğini söylemiştir. Sanki toplumsal dokunun ilk ilmeği, <strong>namaz</strong> kılarken oluşturulan bu düzgün ve sık saflardı. Safta oluşacak bir boşluk ve gevşeklik, dalga dalga bütün safları etkileyecek ve toplumsal bütünlük yara alacaktı. Aynı zamanda safların düzgünlüğü, <strong>cemaatle namaz</strong>da rahmet talebinin ilk basamağıydı. Bu sebeple Resûl-i Ekrem (sas), Allah Teâlâ'nın (cc) saftaki boşluğu doldurana rahmetiyle yaklaşacağını, safta boşluk bırakandan ise rahmetini keseceğini söylemişti.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas), ashâbına <strong>cemaat</strong> âdâbını da öğretmiş, mescide giderken vakarlı ve rahat bir şekilde, zamanında gidilmesini, aceleci davranılmamasını, <strong>cemaat</strong>e sonradan yetişenin de imama uymasını ve kalan rekâtları tamamlamasını tavsiye etmiştir. Zira kişinin camide bulunduğu süre boyunca <strong>namaz</strong>daymış gibi sevap kazandığı ve meleklerin duasına mazhar olduğu Peygamberimizin (sas) müjdelerindendir. Hz. Peygamber (sas), <strong>namaz</strong> esnasında imamdan önce rükû ve secde yapılmaması, imama uyan kimsenin <strong>namaz</strong> boyunca imamın her hareketini eş zamanlı olarak takip etmesi, imam Kur'an okurken <strong>cemaat</strong>in susup dinlemesi gibi hususlara da dikkat edilmesini istemiştir. <strong>Cemaat</strong>in birlikte rahatça ibadet edebilmesi için kadınların erkeklerin arkasında saf bağlamalarını uygun görmüştür. O (sas) kültürün giyim tarzı gereği, entarili ya da izar kuşanmış olan erkekler secdeden kalkmadıkça kadınların doğrulmamalarını istemiştir. Ayrıca Allah Resûlü (sas), <strong>cemaatle namaz</strong> kılındığı zaman <strong>namaz</strong>ın bitmesinin ardından bir müddet oturduğu yerde bekleyerek, mescitten çıkış esnasında hanımlara öncelik vermiştir. Böylece onların kalabalıktan rahatsız olmadan çıkmaları sağlanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Resûlullah'ın (sas) <strong>cemaat</strong>e gelenlerin dikkat etmesini istediği diğer hususlar, asgarî sosyal ilişki kurallarına riayet ve temizliktir. Camiye gelirken imkân nispetinde güzel ve temiz elbiselerin giyilmesi, genel vücut temizliğine özen gösterilmesi, haftada bir defa düzenli temizliğin sağlanması açısından cuma günleri guslederek <strong>cemaat</strong>e gelinmesi, dişlerin temizlenmesi gibi hususlara dikkat edilmelidir. Bunların yanı sıra Hz. Peygamber (sas), soğan, sarımsak gibi ağızda koku bırakacak yiyeceklerin yenilmesi hâlinde camiye gelinmemesini istemiştir. Allah Resûlü'nün (sas) bütün bu uyarıları <strong>cemaatle namaz</strong>da oluşan mânevî ortamı bozacak, <strong>cemaat</strong>i rahatsız edebilecek ve onlara zarar verecek hiçbir duruma mahal verilmemesi amacına yöneliktir. Bunlardan hareketle günümüzde de <strong>cemaatle namaz</strong>a katılanların sigara kokusu ve çorap temizliği gibi hususlara dikkat etmeleri yerinde olacaktır.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Cemaatle namaz</strong>, dünyevî ve uhrevî kazanımlarıyla Peygamberimizden (sas) ümmetine miras kalan en kuvvetli sünnetlerden birisidir. Nitekim İbn Mes'ûd'un (ra) şu sözleri de bunu ortaya koymaktadır: “Kim yarın Allah'a (cc) Müslüman olarak kavuşmak isterse şu <strong>namaz</strong>lara ezan okunan yerde devam etsin! Çünkü Allah (cc), Peygamberinize (sas) hidayet yollarını meşru kılmıştır ve <strong>namaz</strong>lar da hidayet yollarındandır. Eğer siz, şu evinde kalan kimse gibi evlerinizde <strong>namaz</strong> kılarsanız, Peygamberinizin (sas) sünnetini terk edersiniz. Eğer Peygamberinizin (sas) sünnetini terk ederseniz, şaşırırsınız...”</p>

<p style="text-align:justify"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas), hayatının son ânına kadar <strong>namaz</strong>ın <strong>cemaat</strong>le kılınmasına büyük önem vermiş, ashâbına bunu tavsiye etmiş ve karşılığında büyük sevapların verileceğini müjdelemiştir. Çünkü kuru kalabalığı nitelikli bir topluluk yapacak, insanların eşit olduğunu ve iman kardeşliğinin her şeyden üstün olduğunu gösterecek ilk yer <strong>cemaatle namaz</strong>dır.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Cemaatle namaz</strong>, bireyler arasında sevgi ve dayanışma sağlamasının yanı sıra, bilenlerin bilmeyenleri eğittiği, sosyal iletişimin her türünün en güzel şekilde yaşandığı bir imkândır. Gündelik hayatın meşgaleleri nedeniyle giderek yalnızlaşan insanın sosyalleşmesi için en güzel vesiledir. Ayrıca <strong>cemaatle namaz</strong>, Müslümanların birbirlerinin sıkıntılarından, sevinçlerinden ve gündemden haberdar olmaları açısından oldukça önemlidir. Cami ve <strong>cemaat</strong> gibi değerlere sahip olan bir toplumda, bunlar yaşatıldığı müddetçe herhangi bir iletişimsizliğin ve huzursuzluğun olmaması beklenir.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Cemaatle namaz</strong>, evden, işten, dünyevîlikten; Hakk'ın (cc) evine, O'nun (cc) katına sığınılan bir hicrettir âdeta. Mükâfatı, Resûl-i Ekrem (sas) tarafından şöyle dile getirilir; “Her kim sabah akşam mescide giderse, her sabah ve akşam gidişinde Allah (cc) ona cennette bir yer hazırlar.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hadislerle İslam</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/cemaatle-namaz-allaha-birlikte-yonelis-1</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 09:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2022/11/cemaatle-namaz-allah-a-birlikte-yonelis_be694.jpg" type="image/jpeg" length="71937"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yemin iyiliğe engel değil]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/yemin-iyilige-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/yemin-iyilige-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir iyilikte bulunmak durumunda olan kişi, “yeminim var, yapamam” diyerek iyilikten geri durmamalıdır. Yeminini bozup yemin kefaretini ödemelidir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>Yemin iyiliğe engel değil</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Yeminlerinizden dolayı Allah’ı, iyilik etmeye, kötülükten sakınmaya ve insanların arasını düzeltmeye engel kılmayın. Allah, her şeyi işitir ve bilir. Bakara, 2/224</p>

<p style="text-align:justify">Mümkün olduğunca yemin etmekten kaçınmak gerekir. Buna rağmen yemin eden kişi yemine sadakat göstermeli ve sözünün gereğini yerine getirmelidir. Ne var ki bazen edilen yeminler iyiliği ve insanların arasını düzetme gibi güzel işleri engelleyebilmektedir. Bu ise Allah’ın iradesine aykırıdır. Zira Yüce Allah her zaman iyi işler yapmamızı emretmektedir. Bu ayette ettiğimiz yeminlerin bazı iyilikleri gerçekleştirmeye mani olması hâlinde takip etmemiz gereken yol açıklanmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Bir iyilikte bulunmak durumunda olan kişi, “yeminim var, yapamam” diyerek iyilikten geri durmamalıdır. Yeminini bozup yemin kefaretini ödemelidir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Yemin:</strong> Allah’ın adını veya bir sıfatını zikrederek sözü kuvvetlendirmek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bir Ayet</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/yemin-iyilige-engel-degil</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 09:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2022/09/yemin_iyilige_engel_degil_h27518_eeb0f.jpg" type="image/jpeg" length="42430"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethe Açılan Kapı: Hudeybiye]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/fethe-acilan-kapi-hudeybiye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/fethe-acilan-kapi-hudeybiye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Hadis: Biz Hudeybiye günü bin dört yüz kişi idik. Peygamber (sas) bizim için, “Bugün siz yeryüzü halkının en hayırlısısınız!” buyurdu. (Müslim, İmâre, 71)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hudeybiye, Mekkeli müşriklerin Medine İslam devletini resmen tanıdıklarını gösteren belgeyi imzaladıkları barış antlaşmasıdır. Bu antlaşmaya göre Müslümanlar o yıl umre yapmayacak, ertesi sene umre için geleceklerdi. Mekkeli biri Medine’ye kaçarsa iade edilecek, Medine’den Mekke’ye kaçanlarsa iade edilmeyecekti. Her iki taraf da hâkimiyeti altındaki toprakları ticaret kervanlarının geçişi, hac ve umre için emniyet altında tutacaktı. Diğer Arap kabileleri, istediği tarafla ittifak yapabilecek ve onlar da bu şartlara uyacaktı. Bu barış antlaşması on yıl süre ile geçerliydi ve bu sürede Müslümanlar ve Kureyşliler birbirine saldırmayacaktı. Taraflardan biri bu ittifaka dâhil olmayan herhangi bir kabile ile savaşa girerse diğeri pasif kalacaktı. Hudeybiye Antlaşması İslam tarihinde bir dönüm noktasıdır. Antlaşma, ilk bakışta Müslümanların aleyhine görünmesine rağmen, lehlerinde gelişmelere vesile olmuştur. Bu gelişmelerin başında İslam’ın hızla yayılması ve Mekke’nin fethi gelmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• Hudeybiye Antlaşması (6/628)<br />
• Fırtına: Sitte-i Sevr bitti.</strong></p>

<hr />
<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/fethe-acilan-kapi-hudeybiye</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/mehmet/takvim-2026/nisan-26.jpg" type="image/jpeg" length="74097"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Giresun’da 224 hafız icazet aldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/giresunda-224-hafiz-icazet-sevinci-yasadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/giresunda-224-hafiz-icazet-sevinci-yasadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun’da hafızlık eğitimini tamamlayan 224 öğrenci, düzenlenen merasimde icazet almanın sevincini yaşadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Giresun İl Müftülüğü'ne bağlı Kur’an kurslarında hafızlık eğitimini tamamlayıp Diyanet İşleri Başkanlığınca uygulanan Hafızlık Tespit Sınavı'nda başarılı olan 224 öğrenci için "Hafızlık Merasimi" düzenlendi.</p>

<p>19 Eylül Spor Salonu’ndaki program, hafızlık eğitimini tamamlayan 224 öğrencinin salavatlar eşliğinde merasim alanındaki yerlerini almasıyla başladı.</p>

<p>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, Kur'an-ı Kerim tilaveti ile devam etti.</p>

<p><img alt="Giresun’da 224 Hafız Icazet Aldı 5" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/giresunda-224-hafiz-icazet-aldi-5.jpg" width="860" /></p>

<h3><strong>- "Kur’an-ı Kerim bizim yaşam kılavuzumuzdur"</strong></h3>

<p>Merasimin açış konuşmasını yapan Giresun İl Müftüsü Selçuk Kılıçbay, gönül dünyalarını Kur’an’ın nuruyla inşa eden hafızların, hayatları boyunca bu kutlu istikamette ilerlemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>İl Müftüsü Selçuk Kılıçbay, kalbi Kur’an ile çarpan hafızların her türlü kötülük karşısında Kur’an’ın rehberliğiyle sarsılmaz birer kale gibi duracaklarına inancının tam olduğunu belirterek şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"Kur’an-ı Kerim bizim yaşam kılavuzumuzdur. Bir ismi de 'Furkan'dır, hakkı batıldan ayırır. Kıymetli hafızlarımız, sizler hak ile batılı ayıran ve bunun yeryüzündeki yürüyen temsilcileri olacaksınız. Kur’an nurdur, gönülleri, hayatı, dünyayı ve ahireti nurlandırır. Bu kutsal emanet elimizde olduğu müddetçe bayrağımıza, vatanımıza, mukaddesatımıza ve şerefimize kimse el uzatamayacaktır. Bu muazzam manzara hepimiz için tarif edilemez bir gurur ve heyecan kaynağıdır. Cemiyetimizin hayırlara vesile olmasını diliyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum."</p>

<p><img alt="Giresun’da 224 Hafız Icazet Aldı 6" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/giresunda-224-hafiz-icazet-aldi-6.jpg" width="860" /></p>

<h3><strong>- "Kur’an-ı Kerim’in ezberlenmesi ilahi bir mucizedir"</strong></h3>

<p>Merasimde bir konuşma yapan Diyanet İşleri Başkanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Nazif Fethi Yalçınkaya, 224 hafızın Giresun’un manevi atmosferine büyük bir zenginlik kattığını ifade etti.</p>

<p>Kur’an-ı Kerim’in korunmasında hafızlık müessesesinin kilit bir rol oynadığının altını çizen Yalçınkaya, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"Şu görmüş olduğunuz tablo, Kur’an-ı Kerim’in Allah kelamı olduğunun delilidir. 604 sayfalık bir kitabın, indirildiği dilin dışındaki coğrafyalarda, her yaştan insan tarafından kelime kelime, harf harf ezberlenebilmesi yeryüzünde başka hiçbir esere nasip olmamıştır. Bu durum, Kur’an’ın bir insan sözü olmadığının, doğrudan ilahi bir vahiy olduğunun en büyük ispatıdır. Hafızlarımız, bu mukaddes emaneti sadece zihinlerine değil, gönüllerine de nakşetmişlerdir."</p>

<p>Genel Müdür Yalçınkaya, hafızlığın büyük bir sabır ve fedakarlık olduğunu belirterek, "Hafızlarımız, gecenin karanlığında, sabahın seherinde, günün sıcağında ve soğuğunda büyük bir azimle çalıştılar. Onların hocaları birer rehber, anne ve babaları ise en büyük destekçileri oldu. Bugün takdim edilecek icazetler, dökülen terin ve edilen duaların en güzel karşılığıdır. Hafızlarımızın, Kur’an’ın sadece lafzını değil, manasını da hayatlarına rehber edeceklerine inancımız tamdır." dedi.</p>

<p><img alt="Giresun’da 224 Hafız Icazet Aldı 8" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/giresunda-224-hafiz-icazet-aldi-8.jpg" width="860" /></p>

<h3><strong>- "Hafız, Kur’an ahlakını bizzat temsil etmelidir"</strong></h3>

<p>Merasimde konuşan Diyanet İşleri Başkanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürü Sinan Kazancı, icazet alan hafızlar için asıl sorumluluğun bu aşamadan sonra başladığını kaydetti.</p>

<p>Genel Müdür Kazancı, hafızların üzerindeki emaneti ömür boyu vakarla taşıması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p>"Hafızlık, kelimelerin ötesinde bir şahsiyet inşasıdır. Kur'an-ı Kerim'i sadece zihne nakşetmek yetmez, hafızlarımızın oturuşuyla, konuşmasıyla ve sergilediği ahlakla Kur’an ahlakını bizzat temsil etmesi gerekir. Kendi hayatımdan bir örnekle ifade etmem gerekirse, ben köyümüzdeki imamın vakarından ve Kur’an ahlakından etkilenerek bu yola girmiş bir kardeşinizim. Sizler de artık bu toplumda hafızlık onurunun ve İslam ahlakının en güzel canlı örnekleri olacaksınız. Rabbim ezberlediğiniz Kur’an’ı muhafaza etmeyi, Kur’an’ın da sizleri bir ömür korumasını nasip eylesin."</p>

<p>Hafız öğrencileri yetiştiren din görevlilerini ve aileleri de tebrik eden Kazancı, "Evlatlarımızı birer emanet olarak kabul edip, onları ilmek ilmek dokuyan ve Kur’an ahlakıyla bir nesil yetiştirme mücadelesi veren hocalarımıza şükranlarımı sunuyorum. Göz aydınlığı evlatlarını Kur’an kurslarımıza emanet eden, onların hafız olması için her türlü desteği veren anne ve babaları tebrik ediyorum. Bu kutlu yolculukta maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen hayırseverlerimizin de dünya ve ahiret mükafatına nail olmalarını temenni ediyorum." diye konuştu.</p>

<p><img alt="Giresun’da 224 Hafız Icazet Aldı 9" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/giresunda-224-hafiz-icazet-aldi-9.jpg" width="860" /></p>

<h3><strong>- "Dini İlimler Külliyesi ile hafızlarımızın sayısını artıracağız"</strong></h3>

<p>Merasimde bir konuşma yapan Giresun Milletvekili Ali Temür, hafızları ve ailelerini tebrik ederek, şehirde yapımı devam eden Dini İlimler Külliyesi projesine ilişkin önemli bilgiler verdi.</p>

<p>Hayırseverleri projeye destek olmaya davet eden Milletvekili Temür, "Bu eser bittiğinde içerisinde yatılı kız ve erkek hafızlık kursları, 4-6 yaş grubu kreşler, İlahiyat Akademisi, cami ve konferans salonları yer alacak. Bir yıl içerisinde ilk bloğu hizmete açmayı hedefliyoruz." dedi.</p>

<p><img alt="Giresun’da 224 Hafız Icazet Aldı 10" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/giresunda-224-hafiz-icazet-aldi-10.jpg" width="860" /></p>

<h3><strong>- "Hafızlarımız dünyaya barış ve kardeşlik mesajı sunan elçilerimizdir"</strong></h3>

<p>Merasimde katılımcılara hitap eden Giresun Milletvekili Prof. Dr. Nazım Elmas, hafızlığı, topluma yön veren bir 'rol model' olma hali ve şahsiyet inşası olarak tanımladı.</p>

<p>Milletvekili Elmas, hafızlık makamının büyük bir birikim ve güç gerektirdiğini ifade ederek, "Giresun'da artık hayatıyla, yaşayışıyla, konuşmasıyla ve ahlakıyla bizlere rehberlik edecek 224 yeni rol modelimiz var. Bundan daha büyük bir mutluluk olamaz. Kur’an-ı Kerim’in ahlakıyla donanan bu gençlerimiz, sadece şehrimiz veya ülkemiz için değil, tüm dünyaya barışı, kardeşliği ve huzuru taşıyacak elçilerimizdir." dedi.</p>

<p><img alt="Giresun’da 224 Hafız Icazet Aldı 11" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/giresunda-224-hafiz-icazet-aldi-11.jpg" width="860" /></p>

<h3><strong>- "Kur’an’ı hayatında tatbik eden nesiller toplumun gerçek gücüdür"</strong></h3>

<p>Ardından kürsüye gelen Giresun Valisi Mustafa Koç, hafızlık eğitimini başarıyla tamamlayan 224 öğrencinin sevincini paylaştı. Giresun Valisi Koç, Kur’an-ı Kerim’in asırlardır değişmeden milyonlarca insan tarafından hıfzedilmesinin yüce bir emanet olduğunu vurguladı.</p>

<p>Vali Koç, hafızların gösterdiği azim ve disiplinin, toplum için son derece kıymetli bir kazanım olduğunu belirterek, "Sizlerden beklentimiz, hıfzettiğiniz bu Yüce Kitabı sadece ezberde tutmanız değil, onun anlamını idrak ederek hayatınıza tatbik etmeniz ve yaşayışınızla örnek bireyler olmanızdır. Kur’an’ın rehberliğiyle hem kendi istikbalinize hem de ülkemizin geleceğine önemli katkılar sunacağınıza inancımız tamdır." dedi.</p>

<p>Bir toplumun gerçek gücünün, yetiştirdiği bireylerin ahlaki duruşuyla ölçülebileceğine işaret eden Vali Koç konuşmasında şunlara yer verdi:</p>

<p>"Bilgi ve başarı, ancak sağlam bir ahlaki zeminle mana kazanır. Bu nedenle evlatlarımızın dürüstlük, merhamet ve sorumluluk bilinciyle yetişmesi büyük önem arz etmektedir. Bu değerlerin kazandırılmasında en büyük pay, büyük bir sabırla öğrencilerimizi yetiştiren hocalarımıza aittir. Fedakarlıklarıyla bu gurur tablosunu hazırlayan tüm eğitimcilerimize teşekkür ediyorum. Bu müşfik ve zorlu süreci dualarıyla, destekleriyle taçlandıran anne ve babalarımızı canı gönülden kutluyorum. Evlatlarınızla ne kadar gurur duysanız azdır. Devlet olarak, milli ve manevi değerlerine bağlı, donanımlı nesillerin yetişmesi için emek harcayan her bireyin ve her kurumun yanında olmaya devam edeceğiz. Bu güzelliğin ortaya çıkmasında emeği geçen, hayırlarıyla katkı sunan tüm hemşehrilerimizden Allah razı olsun."</p>

<p>Hafızlar adına bir konuşma yapan Dilanur Ertürk ise, duygu ve düşüncelerini paylaşarak kendilerini yetiştiren ailelere ve din görevlilerine teşekkür etti.</p>

<p>Konuşmaların ardından, icazet alan 224 hafızı temsil eden 12 öğrenci, Diyanet İşleri Başkanlığı Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Üyesi Sedat Aydınlı’nın riyasetinde Kur’an-ı Kerim tilavet etti.</p>

<p>Okunan surelerin ardından Aydınlı’nın yaptığı dua ile merasim tamamlandı.</p>

<p>Giresun Valisi Mustafa Koç ve il protokolü tarafından öğrencilere belgeleriyle birlikte çeşitli hediyeler takdim edildi.</p>

<p><img alt="Giresun’da 224 Hafız Icazet Aldı 3" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/giresunda-224-hafiz-icazet-aldi-3.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Giresun’da 224 Hafız Icazet Aldı 2" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/giresunda-224-hafiz-icazet-aldi-2.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Giresun’da 224 Hafız Icazet Aldı 19" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/giresunda-224-hafiz-icazet-aldi-19.jpg" width="860" /></p>

<p></p>

<p><img alt="Giresun’da 224 Hafız Icazet Aldı 20" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/giresunda-224-hafiz-icazet-aldi-20.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Giresun’da 224 Hafız Icazet Aldı 22" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/giresunda-224-hafiz-icazet-aldi-22.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Giresun’da 224 Hafız Icazet Aldı 21" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/giresunda-224-hafiz-icazet-aldi-21.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Giresun’da 224 Hafız Icazet Aldı 23" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/giresunda-224-hafiz-icazet-aldi-23.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Giresun’da 224 Hafız Icazet Aldı 4" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/giresunda-224-hafiz-icazet-aldi-4.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Giresun’da 224 Hafız Icazet Aldı 7" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/giresunda-224-hafiz-icazet-aldi-7.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Giresun’da 224 Hafız Icazet Aldı 12" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/giresunda-224-hafiz-icazet-aldi-12.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Giresun’da 224 Hafız Icazet Aldı 13" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/giresunda-224-hafiz-icazet-aldi-13.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Giresun’da 224 Hafız Icazet Aldı 14" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/giresunda-224-hafiz-icazet-aldi-14.jpg" width="860" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Giresun’da 224 Hafız Icazet Aldı 16" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/giresunda-224-hafiz-icazet-aldi-16.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Giresun’da 224 Hafız Icazet Aldı 18" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/giresunda-224-hafiz-icazet-aldi-18.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Giresun’da 224 Hafız Icazet Aldı 17" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/giresunda-224-hafiz-icazet-aldi-17.jpg" width="860" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Giresun Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/giresunda-224-hafiz-icazet-sevinci-yasadi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 20:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/giresunda-224-hafiz-icazet-aldi-16.jpg" type="image/jpeg" length="66905"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beş Vakit Farz Namaz: Mü'minin Miracı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/bes-vakit-farz-namaz-muminin-miraci-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/bes-vakit-farz-namaz-muminin-miraci-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beş vakit namaz ne zaman farz kılınmıştır? Hiçbir namazın kılınamayacağı vakitler hangileridir? Orta namaz hangisidir? Münafıklara ağır gelen iki namaz hangileridir?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span><span><span new="" roman="" times="">عَنْ مُعَاذِ بْنِ جَبَلٍ قَالَ: كُنْتُ مَعَ النَّبِيِّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) فِى سَفَرٍ… قَالَ: “رَأْسُ الْأَمْرِ الْإِسْلاَمُ وَعَمُودُهُ الصَّلاَةُ…”</span></span></span></p>

<p><span><span><span new="" roman="" times="">Muâz b. Cebel (ra) anlatıyor: “Hz. Peygamber (sas) ile birlikte bir yolculukta idim… O (sas) şöyle buyurdu: "Dinin başı İslâm (kelime-i şehâdet getirerek Allah'a (cc) teslim olmak), direği ise <strong>namaz</strong>dır." </span></span></span></p>

<p><span><span><span new="" roman="" times="">(T2616 Tirmizî, Îmân, 8; HM22366 İbn Hanbel, V, 231)</span></span></span></p>

<p><span><span><span new="" roman="" times="">***</span></span></span></p>

<p><span><span><span new="" roman="" times="">سَمِعْتُ جُنْدَبًا الْقَسْرِيَّ يَقُولُ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : “مَنْ صَلَّى صَلاَةَ الصُّبْحِ فَهُوَ فِى ذِمَّةِ اللَّهِ…”</span></span></span></p>

<p><span><span><span new="" roman="" times="">Cündeb el-Kasrî'den (ra) işitildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: “Her kim <strong>sabah</strong> <strong>namaz</strong>ını kılarsa, o kimse Allah'ın (cc) koruması altındadır.”</span></span></span></p>

<p><span><span><span new="" roman="" times="">(M1494 Müslim, Mesâcid, 262)</span></span></span></p>

<p><span><span><span new="" roman="" times="">***</span></span></span></p>

<p><span><span><span new="" roman="" times="">عَنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: “الَّذِى تَفُوتُهُ صَلاَةُ الْعَصْرِ كَأَنَّمَا وُتِرَ أَهْلَهُ وَمَالَهُ.”</span></span></span></p>

<p><span><span><span new="" roman="" times="">Abdullah b. Ömer'den (ra) rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: “İkindi <strong>namaz</strong>ını kaçıran kimse, sanki ailesini ve malını yitirmiş gibidir.”</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span new="" roman="" times="">(B552 Buhârî, Mevâkîtü"s-salât, 14; M1417 Müslim, Mesâcid, 200)</span></span></span></p>

<p><span><span><span new="" roman="" times="">***</span></span></span></p>

<p></p>

<p><span><span><span new="" roman="" times="">عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) يَقُولُ: “أَرَأَيْتُمْ لَوْ أَنَّ نَهْرًا بِبَابِ أَحَدِكُمْ، يَغْتَسِلُ فِيهِ كُلَّ يَوْمٍ خَمْسًا، مَا تَقُولُ ذَلِكَ يُبْقِى مِنْ دَرَنِهِ؟.” قَالُوا: لاَ يُبْقِى مِنْ دَرَنِهِ شَيْئًا. قَالَ: “فَذَلِكَ مَثَلُ الصَّلَوَاتِ الْخَمْسِ، يَمْحُو اللَّهُ بِهَا الْخَطَايَا.”</span></span></span></p>

<p><span><span><span new="" roman="" times="">Ebû Hüreyre'nin (ra) işittiğine göre, Resûlullah (sas) bir defasında şöyle demiştir: “Birinizin kapısının önünden bir nehir geçse ve onda her gün beş defa yıkansa, bu o kimsenin kirinden bir şey bırakır mı, ne dersiniz?” Sahâbîler, “Onun kirinden hiçbir şey bırakmaz.” demişler, bunun üzerine Resûlullah (sas), “İşte <strong>beş vakit</strong> <strong>namaz</strong> da böyledir! Allah (cc) onlarla günahları yok eder.” buyurmuştur.</span></span></span></p>

<p><span><span><span new="" roman="" times="">(B528 Buhârî, Mevâkîtü"s-salât, 6)</span></span></span></p>

<p><span><span><span new="" roman="" times="">***</span></span></span></p>

<p><span><span><span new="" roman="" times="">قَالَ سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ: إِنَّ أَبَا قَتَادَةَ بْنَ رَبْعِىٍّ أَخْبَرَهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : “قَالَ اللَّهُ عَزَّ وجَلَّ: إِنِّى فَرَضْتُ عَلَى أُمَّتِكَ خَمْسَ صَلَوَاتٍ وَعَهِدْتُ عِنْدِى عَهْدًا أَنَّهُ مَنْ جَاءَ يُحَافِظُ عَلَيْهِنَّ لِوَقْتِهِنَّ أَدْخَلْتُهُ الْجَنَّةَ وَمَنْ لَمْ يُحَافِظْ عَلَيْهِنَّ فَلاَ عَهْدَ لَهُ عِنْدِى.”</span></span></span></p>

<p><span><span><span new="" roman="" times="">Saîd b. Müseyyeb'in (ra) Ebû Katâde b. Rib'î'den (ra) naklettiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: “Yüce Allah (cc) şöyle buyurdu: "Senin ümmetine <strong>beş vakit</strong> <strong>namaz</strong>ı farz kıldım ve onları, vaktinde ve hakkını vererek kılanları cennete koyacağımı kendi katımda vaad ettim. <strong>Namaz</strong>ları düzenli kılmayanlar için ise katımda böyle bir vaad yoktur."</span></span></span></p>

<p><span><span><span new="" roman="" times="">(D430 Ebû Dâvûd, Salât, 9)</span></span></span></p>

<p><span><span><span new="" roman="" times="">***</span></span></span></p>

<p></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span new="" roman="" times="">Efendiler Efendisi (sas), Mekke'de iken bir gece evinin tavanı açılır ve "Cibrîl" iner. Göğsünü yarıp zemzem suyu ile yıkadıktan sonra hikmet ve iman ile doldurur. Sonra ellerinden tutup kendisini semaya doğru çıkarır. Sema katları arasında devam eden yolculukta Hz. Âdem (as), Hz. İdris (as), Hz. Musa (as), Hz. İsa (as) ve Hz. İbrâhim (as) peygamberleri görüp onlarla sohbet eder Sevgili Peygamberimiz (sas). Ve mucizevî bir şekilde Rahmân'a (cc) yapılan bu yolculuktan büyük hediyelerle döner. Cenâb-ı Allah'ın (cc) elli vakte bedel kabul ettiği <strong>beş vakit</strong> farz <strong>namaz</strong>, belki de en büyüğüdür bu hediyelerin.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span new="" roman="" times="">Aslında Hz. Peygamber (sas), risâletin başlarından itibaren <strong>namaz</strong> kılmakta, hatta müşrikler tarafından zaman zaman engellenmektedir. İlk başlarda ikişer rekât olarak farz kılınan <strong>namaz</strong>lar, hicretle birlikte dörder rekâta çıkarılır. Nihayetinde Mir'ac'da, Peygamberimize (sas) ve ümmetine günde <strong>beş vakit</strong> <strong>namaz</strong> hediye edilir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span><span><span new="" roman="" times="">Namaz</span></span></span></strong><span><span><span new="" roman="" times="">, önceki ümmetlere de farz kılınan bir ibadettir. “<strong>Namaz</strong>, müminlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.” buyuran Yüce Mevlâ (cc), inananların, ibadet vakitlerine göre günlük hayatlarını belli bir düzen içinde sürdürmelerini istemiştir. İslâm, aynı zamanda güçlüklere karşı direnç göstermeyi ve sabretmeyi öğreten <strong>namaz</strong>ı Müslümanlara farz kılmakla, mensuplarını disipline etmeyi amaçlamış ve diri bir Allah (cc) şuurunun korunmasını sağlamıştır. Dolayısıyla vaktinde kılınan <strong>namaz</strong>, zamanı doğru değerlendirme, vakte riayet ve düzenli olma gibi meziyetler kazandırarak kişinin öz disiplinini destekler. Bu yönleriyle sistemli bir şekilde ibadet etme alışkanlığı aşılayan <strong>namaz</strong>, Hz. Peygamber'in (sas), “Dinin başı İslâm (kelime-i şehâdet getirerek Allah'a (cc) teslim olmak), direği ise <strong>namaz</strong>dır." ifadesiyle İslâm'ın özü sayılmıştır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span new="" roman="" times="">Kulun, Yaratanına yaklaşmasını ve O'nun (cc) mağfiret ve merhametine erişmesini sağlayan en güzel vesile; <strong>sabah</strong>, <strong>öğle</strong>, <strong>ikindi</strong>, <strong>akşam</strong> ve <strong>yatsı</strong> vakitlerinde olmak üzere her gün <strong>beş vakit</strong> <strong>namaz</strong> kılmasıdır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span new="" roman="" times="">Müslüman yeni başlayan güne <strong>sabah</strong> ezanıyla uyanıp, sadece <strong>sabah</strong> ezanında yer alan, “<strong>Namaz</strong> uykudan hayırlıdır.” müjdesinin verdiği enerjiyle yatağından kalkar. Berrak bir zihinle Yüce Yaratıcı'nın (cc) huzuruna çıkmanın vereceği mânevî haz ve huzur, gün boyunca devam eder. Cenâb-ı Allah'ın (cc) “Bir de <strong>sabah</strong> <strong>namaz</strong>ını kıl; çünkü <strong>sabah</strong> <strong>namaz</strong>ı şahitlidir.” buyurarak davet ettiği günün ilk buluşmasına katılamamak, büyük bir kayıp sayılmalıdır. Zira Peygamberimizin (sas) anlattığına göre, gece melekleri ile gündüz melekleri <strong>sabah</strong> <strong>namaz</strong>ı vaktinde toplanırlar ve yirmi dört saatin en bereketli ânında kılınan bu <strong>namaz</strong>a şahitlik ederler. Peygamber Efendimiz (sas), “Her kim <strong>sabah</strong> <strong>namaz</strong>ını kılarsa, o kimse Allah'ın (cc) koruması altındadır.” buyurarak <strong>sabah</strong> <strong>namaz</strong>ıyla güneşin ilk ışıklarından önce Rabbine bağlanan bir kimsenin O'nun (cc) rahmetini kazanmaya başladığını ifade etmiştir. Bu <strong>namaz</strong> o kadar önemlidir ki, iki rekât farzından önce kılınması tavsiye edilen iki rekâtlık sünneti bile, Allah Resûlü (sas) tarafından, “dünyadan ve dünyadaki her şeyden daha hayırlı” olarak nitelendirilmiştir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span new="" roman="" times="">Bazı rivayetlere göre Hudeybiye Seferi'nden, bazılarına göre ise Hayber Seferi'nden dönüldüğü gece Allah Resûlü (sas) ile ashâbı bir yerde konaklarlar. Resûlullah (sas), “Bizi kim bekleyecek?” diye sorunca, sevgili müezzinleri Bilâl-i Habeşî (ra) hemen atılarak, “Ben!” der. Efendimiz (sas), “Uyursan (ne olacak)?” deyince de, “Hayır, (uyumam).” diyerek kararlılığını gösterir. Bunun üzerine kafile gönül rahatlığıyla istirahata çekilip uyurlar. Ancak son derece yoğun geçen günler ve uzun bir yolculuk sonrası herkes gibi Bilâl (ra) de yorgunluğa yenik düşer. Bütün gayretine rağmen daha fazla direnemez ve uyuyakalır. <strong>Sabah</strong> <strong>namaz</strong>ının vakti geçer. Derken güneş doğar ve teker teker uyanırlar. Hz. Ömer (ra) de uyanır ve “Konuşun (ki, Resûlullah (sas) da uyansın).” der. Gelen sesler üzerine Sevgili Peygamberimiz (sas) uyanır ve ashâbıyla birlikte <strong>namaz</strong>larını kaza ederler. Sonra şöyle buyurur: “Sizden uyuyan ya da unutan (ve bu sebeple <strong>namaz</strong>ını geçiren) işte böyle yapsın!”</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span new="" roman="" times="">Sevgili Peygamberimizin (sas) ifadesiyle: “<strong>Sabah</strong> <strong>namaz</strong>ının vakti girdikten sonra (nafile olarak) sadece iki rekât (sünnet) kılınır.” Peygamber Efendimiz (sas), <strong>sabah</strong> <strong>namaz</strong>ının iki rekât sünnetinde Fâtiha sûresinden sonra genellikle Kâfirûn ve İhlâs sûrelerini okurdu. Âişe annemizin (ra) anlattığına göre, Resûlullah (sas), müezzin <strong>sabah</strong> ezanını okuduğunda, fecir aydınlığı iyice belirdikten sonra kalkar, iki rekât <strong>namaz</strong> kılar, sonra da sağ yanı üzerine hafif uzanarak veya eşiyle sohbet ederek müezzin <strong>namaz</strong> için kâmet getirene dek beklerdi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span new="" roman="" times="">Allah Resûlü (sas) <strong>sabah</strong> <strong>namaz</strong>ının farzını kıldırırken Fâtiha'dan sonra okuduğu Kur'an âyetlerini genellikle orta uzunlukta tutardı. Ebû Berze (ra), bazen onun, altmış ilâ yüz âyet kadar okuduğunu söylemiştir. Bununla birlikte Hz. Peygamber'in (sas) Felâk ve Nâs sûrelerini okuyarak da <strong>sabah</strong> <strong>namaz</strong>ını kıldırdığı olmuştur. Bunda gerek kendisinin gerekse cemaatin durumunu dikkate aldığı anlaşılmaktadır. Nitekim Rahmet Peygamberi (sas), <strong>namaz</strong> esnasında annesiyle beraber <strong>namaz</strong>a gelen bir çocuğun ağladığını duyduğunda <strong>namaz</strong>ı kısa sûrelerle kıldırdığını, böylece çocuğun annesini huzursuz etmesine engel olmak istediğini bizzat dile getirmiştir. <strong>Sabah</strong> <strong>namaz</strong>ının önemini gayet iyi kavramış olan hanım sahâbîlerin de bu <strong>namaz</strong>ı Peygamber Efendimizin (sas) arkasında cemaatle kılmaya özen gösterdikleri dikkat çekmektedir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span><span><span new="" roman="" times="">Sabah</span></span></span></strong><span><span><span new="" roman="" times=""> <strong>namaz</strong>ı kılındıktan sonra artık güneş doğup yükselinceye kadar hiçbir <strong>namaz</strong> kılınmaz. Yaklaşık 45-50 dakika süren bu zaman dilimini Sevgili Efendimiz (sas), güneş doğup da iyice yükselinceye kadar <strong>namaz</strong> kıldığı yerde oturarak değerlendirir, ashâbıyla sohbet ederdi. Ardından vakti girdiğinde kuşluk <strong>namaz</strong>ını kılardı ki Berâ b. Âzib (ra), birlikte bulundukları on sekiz yolculuk esnasında Allah Resûlü'nün (sas), <strong>öğle</strong>den önce kıldığı bu iki rekât <strong>namaz</strong>ı terk etmediğini söylemiştir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span new="" roman="" times="">Henüz güneş doğmadan uyanıp abdest alarak <strong>sabah</strong> <strong>namaz</strong>ını kılan ve böylece Rabbine kulluk etmenin huzuruyla güne başlayan mümin, güneş doğduktan sonra işinin gücünün başına geçip çalışır. Zaman ilerler, yorgunluk artar... Güneş tam tepeye çıktığında artık bir müddet dinlenmelidir. Güneş tepe noktadan biraz batıya kaydığında ise ilâhî huzura çıkmanın vakti gelmiştir... Saatlerdir yıpranan, hırpalanan ruhu tazelemenin vaktidir bu... İşte bu esnada <strong>öğle</strong> ezanı okunur. Ezanla başlar dünyadan ve dünyalıktan sıyrılış... Ruhu tatlı bir huzur sarar.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span><span><span new="" roman="" times="">Öğle</span></span></span></strong><span><span><span new="" roman="" times=""> <strong>namaz</strong>ı, güneşin batıya doğru meyletmesinden hemen sonra kılınır. Ancak, özellikle Hicaz yarımadası gibi yaz mevsiminin çok daha ağır yaşandığı ülkelerde, <strong>öğle</strong> <strong>namaz</strong>ının ilk vakitleri sıcağın kasıp kavurduğu saatlere rastlamaktadır. Bu sebeple Rahmet Peygamberi (sas), “<strong>Öğle</strong> <strong>namaz</strong>ını serin vakitte kılın, şüphesiz sıcağın şiddeti (âdeta) cehennemin kaynamasındandır.” buyurmuş, <strong>öğle</strong> <strong>namaz</strong>ını biraz geciktirerek kılmayı tavsiye etmiştir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span new="" roman="" times="">Güneşin etkisini kaybetmeye başladığı, her şeyin gölgesi bir veya iki katı olduğu dakikalarda <strong>öğle</strong> <strong>namaz</strong>ının vakti çıkar ve <strong>ikindi</strong> <strong>namaz</strong>ının vakti girer. <strong>Öğle</strong>den <strong>ikindi</strong>ye kadar geçen süre, gün içinde sıcağın en şiddetli olduğu zaman dilimidir. Bugün de sıcak ülkelerde yapıldığı gibi ashâb bu vakti “kaylûle” denilen <strong>öğle</strong> uykusuyla, dinlenerek geçirir, sıcağın etkisini kaybetmeye başladığı <strong>ikindi</strong> vaktinde ise geçimlerini sağlamak üzere işlerinin başına dönerlerdi. İşte Peygamberimiz (sas), “Her kim <strong>ikindi</strong> <strong>namaz</strong>ını (kasten) terk ederse ameli ziyan olur.” ve “İkindi <strong>namaz</strong>ını kaçıran kimse, sanki ailesini ve malını yitirmiş gibidir.” buyurarak, ashâbını bu telaş ve koşuşturmada <strong>ikindi</strong> <strong>namaz</strong>ını kaçırmamaları için uyarmıştır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span new="" roman="" times="">“<strong>Namaz</strong>lara ve orta <strong>namaz</strong>a devam edin. Allah'a (cc) saygı ve bağlılık içinde <strong>namaz</strong> kılın.” âyetinde söz konusu edilen "orta <strong>namaz</strong>" ile hangi <strong>namaz</strong>ın kastedildiğine dair farklı görüşler ileri sürülmüştür. <strong>Öğle</strong> <strong>namaz</strong>ının, zden hemen sonra yani takriben gün ortasında kılınmasından dolayı âyette kastedilenin <strong>öğle</strong> <strong>namaz</strong>ı olduğu yönünde görüş belirten âlimler olsa da, “Orta <strong>namaz</strong>, <strong>ikindi</strong> <strong>namaz</strong>ıdır.” hadisi, konuya açıklık kazandırmaktadır. Benzer şekilde, Hz. Peygamber'in (sas) amcasının oğlu olan âlim sahâbî Abdullah b. Abbâs'ın (ra) anlattığına göre, Allah Resûlü (sas) Hendek Savaşı günü savaşın şiddetinden dolayı <strong>ikindi</strong> <strong>namaz</strong>ını kılamadığında, şöyle beddua etmişti: “Allah'ım! Orta <strong>namaz</strong>ı kılmamızı engelleyenlerin evlerini ateşle doldur, kabirlerini ateşle doldur!”</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span new="" roman="" times="">Peygamber Efendimiz (sas), <strong>sabah</strong> <strong>namaz</strong>ı kılındıktan sonra güneş doğup yükselinceye kadar, güneş tam tepede iken ve <strong>ikindi</strong> <strong>namaz</strong>ı kılındıktan sonra da güneş batıncaya kadar başka bir <strong>namaz</strong> kılmayı yasaklamıştır ki, bu yasağın sebebi o vakitlerde bâtıl dinlere mensup bazı kimselerin, putperestlerin güneşe secde etmeleridir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span new="" roman="" times="">Gün sona yaklaşıp güneş batınca yeni bir <strong>namaz</strong>ın vakti de girmiş olur. Mümin, Yüce Rabbimizin (cc) <strong>akşam</strong> <strong>namaz</strong>ı çağrısına icabette elini çabuk tutmalıdır. Zira <strong>akşam</strong> <strong>namaz</strong>ının vakti diğer <strong>namaz</strong>lara oranla en kısa olanıdır. Bunun için Sevgili Peygamberimiz (sas), “Ümmetim, <strong>akşam</strong> <strong>namaz</strong>ını kılmak için yıldızların (ortaya çıkıp) birbirine karıştığı zamanı beklemedikleri sürece hayırda olmaya devam edecektir.” buyurmak suretiyle, <strong>akşam</strong> <strong>namaz</strong>ını mümkün olduğunca erken kılma hususuna dikkatlerimizi çekmektedir. Sahâbeden Seleme b. Ekvâ' (ra) <strong>akşam</strong> <strong>namaz</strong>ını güneş kaybolur kaybolmaz kıldıklarını söylerken, Râfi' b. Hadîc (ra), “Biz <strong>akşam</strong> <strong>namaz</strong>ını Peygamber (sas) ile birlikte kılardık da <strong>namaz</strong>dan çıktıktan sonra birimizin attığı okun düştüğü yeri rahatlıkla görebileceği kadar aydınlık olurdu.” diyerek sahâbenin bu konudaki hassasiyetini ifade etmektedir. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span new="" roman="" times="">İbadete olan düşkünlüğüyle tanınan büyük sahâbî Abdullah b. Ömer (ra), “<strong>Akşam</strong> <strong>namaz</strong>ı gündüz <strong>namaz</strong>larının vitridir.” derdi. Allah Resûlü (sas) <strong>akşam</strong> <strong>namaz</strong>ının vaktinin kısalığına rağmen, muhtemelen kış mevsimine oranla daha uzun süren yaz <strong>akşam</strong>larında bu <strong>namaz</strong>ı kıldırırken Kur'ân-ı Kerîm'deki uzun sûrelerden de okurdu. En uzun sûrelerden olan A'râf sûresi bunlardan biriydi. Bunu bilen sahâbîlerden Zeyd b. Sâbit (ra), <strong>akşam</strong> <strong>namaz</strong>ında kısa sûreler okumasını yadırgadığı Mervân'a (ra), “Ey Ebû Abdülmelik! <strong>Akşam</strong> <strong>namaz</strong>ında İhlâs ve Kevser sûrelerini mi okuyorsun?” diye sorunca Mervân (ra), “Evet.” demiş; bunun üzerine Zeyd b. Sâbit (ra) onu şöyle uyarmıştı: “Allah'a (cc) yemin ederim ki, Resûlullah'ın (sas), <strong>akşam</strong> <strong>namaz</strong>ında iki uzun sûreden biri olan "Elif lâm mîm sâd" (A'râf) sûresini okuduğunu bilirim.” Allah Resûlü'nün vefatı öncesinde kıldırdığı son <strong>namaz</strong> da <strong>akşam</strong> <strong>namaz</strong>ı olmuştu ve bu <strong>namaz</strong>da Mürselât sûresini okumuştu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span new="" roman="" times="">Yüce dinimizin temel unsurlarından olan günlük <strong>beş vakit</strong> <strong>namaz</strong>ın son halkası, <strong>yatsı</strong> <strong>namaz</strong>ıdır. <strong>Akşam</strong> <strong>namaz</strong>ının vakti çıktıktan sonra <strong>yatsı</strong> <strong>namaz</strong>ının vakti girer ve <strong>sabah</strong> <strong>namaz</strong>ı vaktine kadar devam eder. <strong>Yatsı</strong> <strong>namaz</strong>ı, uyumadan önce günün son demlerinde Rabbin huzuruna durmayı, günü O'na (cc) ibadet ile sonlandırmayı ifade eder. Bu sebeple bir günün bitiminde yapılacak en son iş olması ve mümkün olduğunca geç kılınması tavsiye edilmiştir. Bununla ilgili olarak Muâz b. Cebel (ra) bir hatırasını şöyle anlatır: “<strong>Yatsı</strong> <strong>namaz</strong>ı için Resûlullah'ı (sas) bekledik. O kadar gecikti ki, artık gelmeyeceğini zannettik. İçimizden biri, "(Herhalde) Resûlullah (sas) <strong>namaz</strong>ını kıldı (bize <strong>namaz</strong> kıldırmaya) çıkmayacak." dedi. Bir müddet sonra Resûlullah (sas) çıkageldi. Kendisine: "Ey Allah'ın Resûlü! Senin gelmeyeceğini zannettik. Hatta içimizden biri, "(Herhalde) Resûlullah (sas) <strong>namaz</strong>ını kıldı (bize <strong>namaz</strong> kıldırmaya) çıkmayacak." bile dedi." deyince, Resûlullah (sas) şöyle buyurdu: "Bu <strong>namaz</strong>ı gece karanlığında kılın (geciktirin)! Bu <strong>namaz</strong> nedeniyle diğer ümmetlere üstün kılındınız, çünkü sizden önce bunu hiçbir ümmet kılmadı."</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span new="" roman="" times="">Bedevîlerin gece karanlığına kadar develeriyle meşgul olmalarından ötürü <strong>yatsı</strong> <strong>namaz</strong>ını “ateme (karanlık)” diye isimlendirmelerine karşı çıkan Yüce Peygamber (sas), bu <strong>namaz</strong>a Allah'ın Kitabı'nda anıldığı üzere “ışâ” yani “ortalık kararınca kılınan <strong>namaz</strong>” denilmesini istemiştir. Münafık tabiatlı insanlara son derece zor gelen iki <strong>namaz</strong>dan biri <strong>yatsı</strong> <strong>namaz</strong>ı, diğeri de <strong>sabah</strong> <strong>namaz</strong>ıdır. Böyle olunca da bu iki <strong>namaz</strong>a devam etmek, kişinin Allah'a (cc) teslimiyetinin ve inancındaki samimiyetin bir göstergesi kabul edilebilir. Hatta <strong>yatsı</strong> ve <strong>sabah</strong> <strong>namaz</strong>larını cemaatle kılan kişinin, o gecenin tamamını <strong>namaz</strong> kılarak geçirmiş gibi ecir kazanacağı Peygamberimiz (sas) tarafından müjdelenmiştir. Bu kadar önemine ve faziletine rağmen yine de insanların değerlendiremedikleri bu nadide vakitler, Hz. Peygamber (sas) tarafından, aslında yerlerde sürünerek de olsa gidilip kaçırılmaması gereken <strong>namaz</strong>lar olarak tanımlanmıştır. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span new="" roman="" times="">Rivayetlerde rekât sayısı beş, üç ve bir olarak geçen vitir <strong>namaz</strong>ı ise, <strong>yatsı</strong> <strong>namaz</strong>ından sonra kılınan müstakil bir <strong>namaz</strong>dır. Ramazan ayında teravih sonunda cemaatle kılınsa da yılın diğer aylarında tek başına kılınan vitir <strong>namaz</strong>ı, hem vaktinde hem de kazaya kalması hâlinde kılınabilen bir <strong>namaz</strong>dır. Allah Resûlü (sas), “Allah size bir <strong>namaz</strong> ihsan etti. O <strong>namaz</strong>, sizin için kızıl develerden daha hayırlıdır. O, vitirdir. Onu sizin için <strong>yatsı</strong> ile fecrin doğuşu (<strong>sabah</strong> <strong>namaz</strong>ı vaktinin girişi) arasına koydu.” ve “Vitir haktır (sabittir), vitir kılmayan bizden değildir.” buyurarak bu <strong>namaz</strong>ın önemine dikkatlerimizi çekmiştir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span new="" roman="" times="">Gündüz olduğu gibi geceleyin de Rabbine ibadet etmeyi hiçbir zaman ihmal etmeyen Hz. Peygamber (sas), teheccüd <strong>namaz</strong>ını kıldıktan sonra o gecenin en son <strong>namaz</strong>ı olarak vitir <strong>namaz</strong>ını kılardı. Muhterem annemiz Hz. Âişe'den (ra) nakledildiğine göre, kendisi Peygamberimizin (sas) yanında uyurken, Resûl-i Ekrem Efendimiz (sas) gece <strong>namaz</strong>ı kılar, sonra vitri kılmak isteyince onu uyandırır, o da vitir <strong>namaz</strong>ını kılarmış. Buna göre Sevgili Efendimiz vitir <strong>namaz</strong>ını gecenin oldukça ilerleyen bir vaktinde kılmış olmaktadır. Nitekim o, vitir <strong>namaz</strong>ının, <strong>sabah</strong> <strong>namaz</strong>ının vaktinin girmesinden önce mutlaka kılınmasını istemiş, Hz. Âişe de (ra), “<strong>Sabah</strong> <strong>namaz</strong>ına kadar uyuyup kalacağından endişe eden kimse vitir <strong>namaz</strong>ını uyumadan önce kılsın, gecenin sonunda uyanabileceğini düşünen de vitir <strong>namaz</strong>ını ertelesin.” demiştir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span new="" roman="" times="">Peygamberimizin (sas) ev hâlini, hâne-i saadet içinde herkesten uzakta iken nasıl ibadet ettiğini bize aktaran Âişe validemiz (ra), kendisine sorulan bir soru üzerine Allah Resûlü'nün (sas) farz <strong>namaz</strong>larla birlikte kıldığı sünnet <strong>namaz</strong>ları şöyle anlatmıştır: “Resûlullah (sas) benim evimde <strong>öğle</strong>den evvel dört rekât (nafile <strong>namaz</strong>) kılar, sonra (mescide) çıkarak cemaate <strong>namaz</strong> kıldırır, ardından (tekrar benim evime) gelir ve iki rekât (nafile daha) kılardı. Cemaate <strong>akşam</strong> <strong>namaz</strong>ını kıldırır; sonra (benim evime) gelir, iki rekât nafile kılardı. Cemaate, <strong>yatsı</strong>yı kıldırır ve (yine benim evime) gelir, iki rekât (nafile) kılardı. Geceleyin vitirle beraber olmak üzere dokuz rekât <strong>namaz</strong> kılardı. Bazı geceler, <strong>namaz</strong>ı ayakta, uzun kılar; bazı geceler de oturarak uzun kılardı. Ayakta kılarken okursa, ayakta olduğu hâlde rükû ve secde ederdi; otururken okursa, oturduğu hâlde rükû ve secde ederdi. Fecir doğunca, iki rekât (nafile <strong>namaz</strong>) kılardı.” Hadisin başka bir rivayetinde, “İkindi <strong>namaz</strong>ından önce iki rekât <strong>namaz</strong> kılar, sonra (cemaatle farz) <strong>namaz</strong>ı kılmaya çıkardı.” ilâvesi de yer almaktadır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span new="" roman="" times="">Müslüman için kulluğun en güzel göstergesi olan <strong>namaz</strong>ın çeşitli hikmetleri vardır. <strong>Beş vakit</strong> <strong>namaz</strong>, Allah ile kul arasında kurulan düzenli bir bağ ve iletişimdir. <strong>Namaz</strong>da Rabbi ile buluşan kulun, Allah'ı (cc) her anışında kalbi huzurla dolar. Sürekli Allah (cc) ile beraber ve O'nun (cc) gözetiminde olduğunu bilir. Bu bilinçle dosdoğru kılınan <strong>namaz</strong>, kişiyi her türlü hayâsızlıktan ve kötü davranıştan korur ve arada işlenen günahlara kefaret olur. Ayrıca <strong>beş vakit</strong> <strong>namaz</strong>, günü planlama ve zamanı değerlendirme bilinci kazandırır. Müslümanın günü, <strong>sabah</strong> <strong>namaz</strong>ıyla başlar, diğer vakit <strong>namaz</strong>larıyla anlamlı dilimlere bölünür ve <strong>yatsı</strong> <strong>namaz</strong>ıyla sona erer. <strong>Beş vakit</strong> <strong>namaz</strong>ın cemaatle kılınması ise müminlerin dayanışması, kaynaşması anlamına gelir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span><span><span new="" roman="" times="">Namaz</span></span></span></strong><span><span><span new="" roman="" times=""> Mi'rac'da farz kılınmıştır; Yücelerden alınıp getirilen bir hediyedir... <strong>Namaz</strong> kılan kişi, işte bu kutlu yolculuğu kendi içinde yaşar... Anlamına uygun, gereği gibi kılınırsa eğer, <strong>namaz</strong> müminin “mi'rac'ı olur! O, arınma ve korunmanın mümin tarafından her gün beş defa tekrar yaşanmasını sağlar... Nitekim Hz. Peygamber (sas), bu arınmayı şöyle örneklendirir: “Birinizin kapısının önünden bir nehir geçse ve onda her gün beş defa yıkansa, bu o kimsenin kirinden bir şey bırakır mı, ne dersiniz? Sahâbîler, “Onun kirinden hiçbir şey bırakmaz.” dediklerinde Peygamber Efendimiz (sas), “İşte <strong>beş vakit</strong> <strong>namaz</strong> da böyledir! Allah onlarla günahları yok eder.” buyurur. Ayrıca Allah (cc) <strong>namaz</strong>ı lâyıkıyla eda eden kulları hakkında Peygamberine (sas) şunu müjdeler:“Senin ümmetine <strong>beş vakit</strong> <strong>namaz</strong>ı farz kıldım ve onları, vaktinde ve hakkını vererek kılanları cennete koyacağımı kendi katımda vaad ettim. <strong>Namaz</strong>ları düzenli kılmayanlar için ise katımda böyle bir vaad yoktur.”</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span new="" roman="" times="">Rabbinin ezanla gelen davetine icabet etmeyen, kulluğunu kıyamlar, rükûlar ve secdelerle kemale erdirmeyen, kısacası <strong>namaz</strong>larına gereken hassasiyeti göstermeyen kimselerin Kur'an'da, “Yazıklar olsun o <strong>namaz</strong> kılanlara ki, onlar <strong>namaz</strong>larını ciddiye almazlar!” şeklinde kınandığı unutulmamalıdır. <strong>Namaz</strong>la alay edenlerin akıllarının ermediği, Allah'ı (cc) anmaktan ve <strong>namaz</strong> kılmaktan insanı alıkoyanın ise şeytan olduğu Kur'an âyetlerinde anlatılmaktadır. Diğer yandan, huşû içerisinde kılınan <strong>namaz</strong>ın insanı kötülüklerden alıkoyacağı inananlar için ne güzel bir müjdedir! Mümin, Yüce Allah'tan (cc) <strong>namaz</strong> vasıtasıyla yardım ister, cennetin anahtarı ve dinin direği olan <strong>namaz</strong> sayesinde arınır, tazelenir, güçlenir. Ve o hep şöyle dua eder: “Rabbim! Beni ve neslimi <strong>namaz</strong> kılanlardan eyle. Rabbimiz! Duamı kabul buyur.”</span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hadislerle İslam</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/bes-vakit-farz-namaz-muminin-miraci-1</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 12:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2022/11/bes-vakit-farz-namaz-mu-minin-miraci_4bc70.jpg" type="image/jpeg" length="11330"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kutsal değerler uğrunda fedakarlık]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kutsal-degerler-ugrunda-fedakarlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kutsal-degerler-ugrunda-fedakarlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Savaşın zorunlu hâle geldiği durumlarda mümine düşen görev, sabretmek ve mücadele etmektir. Bazen şer ve kötü gibi gözüken şeyler aslında iyi, iyi zannedilen şeyler de kötü olabilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3 style="text-align:justify"><strong>Kutsal değerler uğrunda fedakarlık</strong></h3>

<p style="text-align:justify">Size zor geldiği hâlde savaş üzerinize farz kılındı. Hakkınızda hayırlı olduğu hâlde bir şeyden hoşlanmamış olabilirsiniz. Sizin için kötü olduğu hâlde bir şeyden hoşlanmış da olabilirsiniz. Yalnız Allah bilir, siz ise bilemezsiniz. Bakara, 2/216</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Savaş yapmak normal şartlarda insana zor ve ağır gelir. Çünkü savaş esnasında insan hayatını tehlikeye atmakta, aile ve çevresinden uzak düşmekte, birçok sıkıntılara katlanmaktadır. Ancak insanın uğrunda mücadele etmesi gereken din ve vatan gibi yüce değerler saldırı altında olduğunda ve bu saldırıları başka türlü önleme imkânı kalmadığında savaş kaçınılmaz bir durum olarak ortaya çıkmaktadır. Ayet böyle durumlarda ne kadar ağır gelirse gelsin gevşeklik göstermememiz gerektiğini, şer gibi gördüğümüz şeylerde hayır olabileceğini bildirmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Savaşın zorunlu hâle geldiği durumlarda mümine düşen görev, sabretmek ve mücadele etmektir. Bazen şer ve kötü gibi gözüken şeyler aslında iyi, iyi zannedilen şeyler de kötü olabilir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kıtâl:</strong> Savaş.<br />
<strong>Şer:</strong> Kötü, zararlı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bir Ayet</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kutsal-degerler-ugrunda-fedakarlik</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2022/09/kutsal_degerler_ugrunda_fedakarlik_h27397_9ff46.jpg" type="image/jpeg" length="98540"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Medine'de Kuba Mescidi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/medinede-kuba-mescidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/medinede-kuba-mescidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuba'da namaz kılmanın fazileti nedir? Kuba Mescidi Niçin Önemlidir? İslam tarihinde inşa edilen ilk mescid: Kuba]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Kuba ne demektir?</strong></span></h3>

<p>Hicret sırasında Hz. Peygamber’in misafir olduğu ve ilk mescidi bina ettiği köyün ismidir.  Kuyuları ve hurma bahçeleriyle ünlü verimli bir vahada kurulmuş olan köy adını buradaki bir kuyudan almıştır (Yâkūt, IV, 301). </p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Kuba Mescidi Niçin Önemlidir? </strong></span></h3>

<p>Hicret sırasında Resûl-i Ekrem’in gelişi, burada üç katlı bir evin damına çıkan bir yahudi kızı tarafından görülüp müjdelenmişti. Hz. Peygamber’in “cennet pınarlarından bir pınar” diyerek övdüğü Gars kuyusu ve yüzüğünün düşürüldüğü Eris kuyusu buradadır. </p>

<p>Hz. Peygamber (sas) hicret sırasında bir müddet Kubâ’da, Evs’in bir kolu olan Amr b. Avf oğullarından Külsûm b. Hidm’in evinde misafir kaldı; ashabıyla genişliğinden dolayı daha uygun gördüğü Sa‘d b. Hayseme’nin evinde sohbet etti. </p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>İslam tarihinde inşa edilen ilk mescid: Kuba</strong></span></h3>

<p>[gallery id="567" color="bg-primary"][/gallery]</p>

<p>Resûl-i Ekrem, Kubâ’da kaldığı günlerde inşaatında kendisinin de bizzat çalıştığı ilk mescidi yaptırdı. Ayrıca Kur’an’da “ilk günden beri temeli takvâ üzerine kurulu” diye sözü geçen mescid (et-Tevbe 9/108) çoğu rivayete göre <strong>Kubâ Mescidi’</strong>dir; âyette Kubâlılar da maddî ve mânevî temizliklerinden dolayı övülmüştür. Bir önceki âyette (et-Tevbe 9/107) münafıkların zarar vermek, içlerindeki küfrü gizlemek ve inananların arasını açmak amacıyla kurdukları bildirilen ve Hz. Peygamber (sas) tarafından yıktırılan <strong>Mescid-i Dırâr </strong>da burada idi.</p>

<p>Resûl-i Ekrem Medine’ye yerleştikten sonra da genellikle hafta sonlarında Kubâ’yı binekle veya yaya olarak ziyaret eder, mescidinde namaz kılıp verilmekte olan Kur’an derslerini denetledikten sonra aralarında düşmanlık olan kimseleri barıştırırdı.</p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Kuba'da namaz kılmanın fazileti</strong></span></h3>

<p>Başta Buhârî ve Müslim olmak üzere hadis kaynaklarında Mescid-i Kubâ’nın faziletine dair bölümlere yer verilmiş, Hz. Peygamber’in Medine’de bulunduğu zamanlar cumartesi, bazan da pazartesi günleri ve ramazanın 17. günü Mescid-i Kubâ’ya giderek namaz kıldığına dair rivayetler zikredilmiştir. Ayrıca onun mescidde sürdürülen öğretim faaliyetine nezaret ettiği, <strong>Kubâ’da namaz kılmayı umreyle eş değerde gördüğü ri</strong>vayet edilmektedir (İbn Mâce, “İḳāmetü’ṣ-ṣalât”, 197; Tirmizî, “Mevâḳītü’ṣ-ṣalât”, 125).</p>

<p>Hz. Ömer Mescid-i Kubâ’yı ziyaret ettiğinde tozunu alır, buraya büyük hürmet gösterirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Tarihte Mescid-i Kubâ</strong></span></h3>

<p>Mescid-i Kubâ, Hz. Osman ve Velîd b. Abdülmelik zamanında yapılan genişletmelerden sonra kare şeklinde 32 x 32 m. ebadına ulaştı.</p>

<p></p>

<p>Daha sonra çeşitli dönemlerde onarım ve tamiratlar geçiren Mescid- i Kubâ’nın tavan ve minaresi 1543’te Kanunî Sultan Süleyman tarafından yıktırılarak yeniden yaptırıldı. 1699’da mescidin eskiyen duvar ve minaresini yenileten II. Mustafa da mescidin dışına bir sebil ve abdest alma yerleri yaptırdı. Su ihtiyacını karşılamak için buradaki kumlukta derin kuyular kazdırdı.</p>

<p>II. Mahmud zamanında 1829’da gerçekleştirilen imar esnasında Kubâ Mescidi’nin kare şeklindeki ebadı 40 x 40 m. olarak tasarlanmış, duvarları yenilenmiş, üstü düz ahşap tavan yerine sütunlar üzerinde kemerlere oturan ve basık yarımküre kubbelerden oluşan bir tavanla örtülmüştür. Ayrıca arka kısımdaki çift sıra sütunlu revak tek sıraya düşürülmüş, böylece yapı İstanbul’daki selâtin camilerinin revaklı düzenine benzetilmeye çalışılmıştır.</p>

<p>1985’te tamamen yıkılıp yeniden inşa edilen mescid, sosyal tesislerden oluşan müştemilatıyla beraber 13.500 m2’lik bir alana ulaşmış, 10.000’den fazla insanın aynı anda ibadet edebilmesi sağlanmıştır. Önde yer alan kapalı kısımda 12 m. çapında altı büyük kubbe ile 6 m. çapında elli altı küçük kubbe yer almaktadır. Renkli mermerlerden geometrik desenlerle kaplanmış avlunun üç tarafında 6 m. çapında elli altı küçük kubbenin örttüğü revaklar yer alır. Mescidin avlusuna iki yanda ikişer, kuzey duvarında bir taç kapıdan girilir. Dikdörtgen planlı yapının dört köşesinde 47 m. yükseklikte birer minare yapılmıştır. Bu inşaat esnasında kullanılan mermerler Türkiye’den götürülmüştür. Yapıda yaklaşık 1200 m. kûfî, 200 m. celî sülüs kuşak yazısını Türk hattat Hasan Çelebi yazmış, kalemişi süslemeleri de Mustafa Çelebi yapmıştır.</p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Kuba Mescidi Nerededir? </strong></span></h3>

<p>Resûl-i Ekrem döneminde, Mekke yolu üzerinde Medine’ye 6 mil mesafede bulunan bir köy iken zamanla büyüyerek şehrin de genişlemesiyle Medine’nin Mekke tarafında bulunan bir mahallesi haline gelmiştir. </p>

<p>Kuba Mescidi günümüzde Mescid-i Nebevi'ye yaklaşık 4 km uzaklıktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>#KEŞFET, Medine'deki Ziyaret Yerleri</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/medinede-kuba-mescidi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 01:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/06/medinede-kuba-mescidi-2.jpg" type="image/jpeg" length="59970"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Osmanlı’da Bir Kadın Cerrah: Küpeli Saliha Hatun]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/osmanlida-bir-kadin-cerrah-kupeli-saliha-hatun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/osmanlida-bir-kadin-cerrah-kupeli-saliha-hatun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Ayet: Ey insanlar! Rabbinizden size bir öğüt, kalplerdeki hastalıklara bir şifa, inananlara bir rehber ve rahmet (olan Kur’an) gelmiştir. (Yûnus, 10/57)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İslam tarihinde hemşireler, kadın hekimler, savaşlarda ve günlük yaşamda önemli roller üstlenmişlerdir. Tıp tarihinde kayda geçen, yaptığı başarılı ameliyatlarla sesini duyuran kadınlardan biri de Küpeli Saliha Hatun’dur. 17. yüzyılda Üsküdar’da yaşayan Saliha Hatun, Roman milliyetine mensup Müslüman bir kadındır. Döneminin en mahir, en meşhur cerrahıdır. Mesleği, kendisi gibi cerrah olan eşinden öğrenen Saliha Hatun; eşiyle birlikte ameliyatlara girmiş, eşinin vefatından sonra da cerrahlığa devam etmiştir. Saliha Hatun’un asıl uzman olduğu alan fıtık ameliyatları idi. Hastaları arasında gayrimüslimler ve yeniçeriler de dâhil olmak üzere toplumun farklı kesimlerinden birçok insan vardı. Anadolu’dan Rumeli’ye kadar şifa bulma umuduyla hastalar, Üsküdar’ın yolunu tutarlardı. Saliha Hatun, yaptığı cerrahi müdahaleler ve hastalarından aldığı onam formu ile tıp dünyasına öncülük ederek ardında güzel bir iz bırakmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• Çanakkale Savaşı, Gelibolu Muharebeleri başladı. (1915)<br />
• Çanakkale Savaşı, Arıburnu Muharebeleri başladı. (1915)<br />
• Anayasa Mahkemesi kuruldu. (1961)</strong></p>

<hr />
<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/osmanlida-bir-kadin-cerrah-kupeli-saliha-hatun</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/mehmet/takvim-2026/nisan-25.jpg" type="image/jpeg" length="59265"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vali Hatipoğlu, TDV aracılığıyla kurbanını Filistin'e bağışladı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/vali-hatipoglu-tdv-araciligiyla-kurbanini-filistine-bagisladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/vali-hatipoglu-tdv-araciligiyla-kurbanini-filistine-bagisladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, bu yılki kurbanını Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) aracılığıyla Filistin'e bağışladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Elazığ İl Müftüsü ve TDV Elazığ Şubesi Başkanı Yusuf Bingöl, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı iş birliğinde yürütülen vekaletle kurban kesim organizasyonu hakkında Vali Hatipoğlu’na bilgi verdi.</p>

<p>Bu yılki kampanyada özellikle zulüm altında olan İslam beldelerine ağırlık verildiğini belirten Müftü Bingöl, Vali Hatipoğlu'na göstermiş olduğu hassasiyetten ötürü teşekkür ederek bağış makbuzunu takdim etti.</p>

<p><img alt="Elazığ Valisi Kurban Bağışı 22" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/elazig-valisi-kurban-bagisi-22.jpg" width="1280" /></p>

<p><strong>İl Müftüsü Bingöl’den vatandaşlara çağrı: "İyiliği Paylaşalım"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vali Hatipoğlu'nun örnek teşkil eden bu anlamlı bağışından dolayı teşekkürlerini sunan İl Müftüsü Yusuf Bingöl ise Elazığ halkına seslenerek kampanyaya destek çağrısında bulundu:</p>

<p>"Türkiye Diyanet Vakfı, aziz milletimizin emanetlerini dünyanın dört bir yanına büyük bir titizlik, güven ve ibadet şuuruyla ulaştıran çok önemli bir köprüdür. Sayın Valimizin bu kıymetli adımı ve hassasiyeti hepimiz için çok güzel bir örnektir. Tüm Elazığlı hemşehrilerimizi, imkânları ölçüsünde vekâlet yoluyla kurban kesim kampanyamıza destek olmaya davet ediyorum. Gelin, bu bayramda başta Filistinli kardeşlerimiz olmak üzere, dünyanın dört bir yanındaki mazlumların ve ihtiyaç sahiplerinin sofralarına bereket, yüreklerine umut olalım."</p>

<p>Türkiye Diyanet Vakfı aracılığıyla kurban bağışında bulunmak isteyen vatandaşların, il ve ilçe müftülüklerinin yanı sıra cami görevlileri veya TDV'nin resmi internet sitesi (https://bagis.tdv.org) üzerinden bağış işlemlerini kolaylıkla gerçekleştirebileceği hatırlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Elazığ Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/vali-hatipoglu-tdv-araciligiyla-kurbanini-filistine-bagisladi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 14:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/elazig-valisi-kurban-bagisi-11.jpg" type="image/jpeg" length="83695"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yaka Gökyüzü Camii dualarla açıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/yaka-gokyuzu-camii-dualarla-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/yaka-gokyuzu-camii-dualarla-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya’da deprem sonrası yürütülen yeniden inşa çalışmaları kapsamında yapımı tamamlanan Yaka Gökyüzü Camii, Cuma namazıyla birlikte ibadete açıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Malatya İl Müftülüğü öncülüğünde inşa edilen camilerden biri olan Yaka Gökyüzü Camii’nin açılış programına Vali Yardımcısı Ahmet Korkmaz, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İl Müftüsü Ramazan Dolu, il protokolü, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p>Program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Açılışta selamlama konuşması yapan İl Müftüsü Ramazan Dolu, deprem sonrası yıkılan camilerin Valilik ve Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda hızlı bir şekilde yeniden inşa edildiğini belirterek, “Şehrimizin manevi dinamiklerini hep birlikte ayağa kaldırıyoruz.” dedi.</p>

<p><img alt="Malatya Cami Açılış 22-4" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/malatya-cami-acilis-22-4.jpg" width="1280" /></p>

<p>Camilerin sadece ibadet mekânı olarak değil, aynı zamanda sosyal yaşam alanları olarak da planlandığını ifade eden Dolu, Yaka Gökyüzü Camii’nin içerisinde lojman, çok amaçlı salon ve 4-6 yaş Kur’an kursu bulunduğunu, caminin aynı anda 600 kişinin ibadet edebileceği kapasitede inşa edildiğini söyledi.</p>

<p>Daha sonra Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ve Vali Yardımcısı Ahmet Korkmaz da birer konuşma yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Malatya Cami Açılış 33-4" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/malatya-cami-acilis-33-4.jpg" width="1280" /></p>

<p>Konuşmaların ardından kurdele kesimi gerçekleştirildi, dualar edildi ve kılınan ilk Cuma namazıyla cami ibadete açıldı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Malatya Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/yaka-gokyuzu-camii-dualarla-acildi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 14:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/malatya-cami-acilis-11-4.jpg" type="image/jpeg" length="39606"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üsküdar'da 333 Hafız icazet sevinci yaşadı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/uskudarda-333-hafiz-icazet-sevinci-yasadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/uskudarda-333-hafiz-icazet-sevinci-yasadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyük Çamlıca Camii'nde, Üsküdar'da Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı imam hatip okulları ile Müftülüğe bağlı Kur'an kurslarında hafızlık eğitimini tamamlayan 333 öğrenci için Hafızlık İcazet Merasimi düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş'un katılımıyla düzenlenen törende 333 hafıza icazet verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/uskudarda-333-hafiz-icazet-sevinci-yasadi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/hafiz-hafizlik-33.jpg" type="image/jpeg" length="52424"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nijeryalı öğrenciler, TDV bursu için sınav ve mülakata girdi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/nijeryali-ogrenciler-tdv-bursu-icin-sinav-ve-mulakata-girdi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/nijeryali-ogrenciler-tdv-bursu-icin-sinav-ve-mulakata-girdi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Diyanet Vakfının (TDV) uluslararası burs programından yararlanmak isteyen Nijeryalı öğrenciler, yazılı sınav ve mülakatlara katıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ülkenin farklı eyaletlerinden aileleriyle birlikte başkent Abuja'daki Yunus Emre Enstitüsü (YEE) ofisine gelen öğrenciler, yazılı sınav ve mülakatlara girdi.</p>

<p>Uluslararası Anadolu İmam Hatip Lisesi, Uluslararası İlahiyat Lisans ve Uluslararası İlahiyat Lisansüstü programları için başvuran öğrencilerin katılacağı ölçme değerlendirmenin ardından başarılı olanlar Türkiye'de eğitim görme fırsatı bulacak.</p>

<p>Mülakat komisyonunda yer alan TDV Temsilcisi Mehmet Emin Uslu, vakfın her yıl lise, lisans, yüksek lisans ve doktora düzeylerinde uluslararası öğrenci seçme süreçleri yürüttüğünü belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başvuruların Müslüman öğrencilerden alındığını ifade eden Uslu, "Diyanet İşleri Başkanlığı, ilahiyat fakülteleri ve Milli Eğitim Bakanlığından akademisyenlerin yer aldığı ekipler farklı ülkelere giderek mülakatlar gerçekleştiriyor. Bu kapsamda Nijerya'da da adaylarla bir araya geldik." dedi.</p>

<p>Nijerya'da başvuruların geçen yıla kıyasla iki kat arttığına dikkati çeken Uslu, bu yıl yaklaşık bin öğrencinin burs programına başvurduğunu, ancak bunlardan 120'sinin mülakata çağrıldığını aktardı.</p>

<p>Uslu, mülakat sürecinin ardından 20 ila 30 öğrencinin kriterlere göre seçileceğini, nihai değerlendirmenin Ankara'daki genel merkez tarafından yapılarak kabul sürecinin tamamlanacağını kaydetti.</p>

<p>Programdan mezun olan öğrencilerin yalnızca ilahiyat alanında değil, diplomasi, tıp ve mühendislik gibi farklı alanlarda da önemli görevler üstlendiğini vurgulayan Uslu, Türkiye'de ihtiyaç duyulan alanlarda mezunlara öncelik tanındığını, bazı öğrencilerin ise Türkiye’de kalarak iş hayatına devam ettiğini dile getirdi.</p>

<p>Seçme sürecinde adaylara görsel yetenek odaklı bir IQ testi uygulandığını belirten Uslu, bu sınavda herhangi bir yazılı ifade bulunmadığını, tamamen görsel analiz becerilerinin ölçüldüğünü ve yüksek performans gösteren adayların avantaj elde ettiğini söyledi.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>TDV</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/nijeryali-ogrenciler-tdv-bursu-icin-sinav-ve-mulakata-girdi-1</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/tdv-sinav-11.jpg" type="image/jpeg" length="70104"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başkan Arpaguş Diyanet'in "İyilik Seferberliğini" anlattı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/baskan-arpagus-diyanetin-iyilik-seferberligini-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/baskan-arpagus-diyanetin-iyilik-seferberligini-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Diyanet Televizyonunda yayınlanan "İyilik Vakti" programına konuk oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Diyanet TV ekranlarında izleyiciyle buluşan "İyilik Vakti" programına konuk olan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Başkanlığın ve Türkiye Diyanet Vakfının 2026 yılı Ramazan ayında yurt içi ve yurt dışında yürüttüğü yardım faaliyetlerini anlattı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vekaletle Kurban organizasyonu hakkında da bilgiler veren Başkan Arpaguş, vekalet vermek isteyen vatandaşların yurt içi ve yurt dışında kurbanlarının kesimini tercih edebileceklerini vurguladı.</p>

<p>Arpaguş, uzun süredir işgalci israil saldırıları altında zulüm gören Filistinlilere yönelik Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfının çalışmalarına değinerek bu yıl Filistin'deki mazlumlara ulaştırılmak üzere vekalet yoluyla kurban kesimi gerçekleştirileceğinin de altını çizdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Haber</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/baskan-arpagus-diyanetin-iyilik-seferberligini-anlatti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 00:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/wISeUgp4fWc/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="78232"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[17 Nisan 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/17-nisan-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/17-nisan-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 17 Nisan 2026 tarihli ve "Birbirimize Kenetlenelim, Sorumluluklarımızı İdrak Edelim" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarih: 17.04.2026</strong></p>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>﷽</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا قُٓوا اَنْفُسَكُمْ وَاَهْل۪يكُمْ نَاراً وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ </strong><strong>...</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ</strong><strong>:</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>ا</strong><strong>َ</strong><strong>لْمُؤْم</strong><strong>ِ</strong><strong>نُ ل</strong><strong>ِ</strong><strong>لْمُؤْمِن</strong><strong>ِ</strong><strong> كَالْبُنْيَانِ يَش</strong><strong>ُ</strong><strong>دُّ ب</strong><strong>َ</strong><strong>عْضُهُ بَعْضاً</strong><strong>.</strong></h3>

<h3 style="text-align:center"><strong>BİRBİRİMİZE KENETLENELİM, SORUMLULUKLARIMIZI İDRAK EDELİM</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Hafta içinde yüreklerimizi dağlayan, hepimizi derin bir üzüntüye sevk eden, elem verici hadiseler yaşadık. Öğretmen ve öğrencilerimizi hedef alan saldırılar sebebiyle canlarımız hayattan koparıldı, birçok canımız da yaralandı. Yüce Rabbimizden; hayatlarını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize rahmet, yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz. Cenâb-ı Hak, anne-babalarına ve yakınlarına sabr-ı cemil ihsan eylesin. Milletimizin başı sağ olsun.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Bugünler, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, <strong>“Müminin mümine karşı durumu, bir parçası diğer parçasını sımsıkı kenetleyip tutan binalar gibidir”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-nisan-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> buyurduğu üzere, milletçe kenetlenme, acıları ve hüzünleri paylaşma, barış ve huzur iklimini muhafaza etme günleridir. Yüce Rabbimizin merhametine, devletimizin basiretine, milletimizin sağduyusuna güvenme günleridir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Acımız çok büyük. Ancak, dün olduğu gibi bugün de millet olarak el ele, gönül gönüle verip bütün sıkıntılarımızın üstesinden gelebilir, dertlerimize derman olabiliriz. Yeter ki, kötülüğün içimizi karartmasına, birbirimize olan güvenimizi sarsmasına fırsat vermeyelim. Evlatlarımızın; vatan ve mukaddesatına bağlı, imanlı ve ahlaklı bir insan olarak yetişmeleri için daha fazla gayret gösterelim.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Günümüzde çocuklarımız, çok yönlü bir kuşatma altındadır. Dijital bağımlılıklar, zararlı alışkanlıklar, bilinçsiz tüketim anlayışı, olumsuz iletişim dili evlatlarımızın ruh ve gönül dünyalarını bulandırmaktadır. Hayatın pek çok alanına etki eden bu problemler, yavrularımızı değerlerimize yabancılaştırmakta, onların tertemiz zihinlerini kirletmekte ve kalplerini karartmaktadır. Dolayısıyla; anne ve babalar, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, hukukçular, medya mensupları, sanatçılar, yapımcılar, akademisyenler, hocalar, öğretmenler, hâsılı millet olarak hepimiz, her zamankinden daha fazla sorumluluklarımızın idrakinde olalım. Yüce Rabbimizin tertemiz fıtratla yarattığı ve bizlere emanet ettiği çocuklarımızın ellerinden tutalım, sığınabilecekleri ilk limanın aileleri olduğunu onlara hissettirelim. Çocuklarımızın kimlerle arkadaşlık ettiklerine, dijital mecralarda nasıl vakit geçirdiklerine dikkat edelim. Yavrularımızı; batıl akımların, şiddet içerikli oyunların insafına bırakmayalım.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce Rabbimizden; başta çocuklarımız ve gençlerimiz olmak üzere her birimiz için dünya ve ahiret huzuru niyaz ediyoruz. Hutbemizi Yüce Rabbimizin şu uyarısıyla bitiriyoruz: <strong>“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-nisan-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-nisan-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Buhârî, Salât 88, Mezâlim 5; Müslim, Birr, 65.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-nisan-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Tahrîm, 66/6.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/17-nisan-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/17042026-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="46953"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hollanda'da dünyanın en büyük lale bahçelerinden Keukenhof, 77'inci kez ziyarete açıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hollandada-dunyanin-en-buyuk-lale-bahcelerinden-keukenhof-77inci-kez-ziyarete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hollandada-dunyanin-en-buyuk-lale-bahcelerinden-keukenhof-77inci-kez-ziyarete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hollanda'nın Lisse kentinde, dünyanın en büyük lale bahçelerinden biri olarak nitelendirilen 32 hektar büyüklüğündeki Keukenhof, bu yıl 77'inci kez ziyaretçilere kapılarını açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Lalenin her türünün bulunduğu bahçe, mart-mayıs döneminde olmak üzere 8 hafta dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerini ağırlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hazırlıkların aylarca sürdüğü bahçede, laleler en güzel şeklini nisan ortasında alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hollandada-dunyanin-en-buyuk-lale-bahcelerinden-keukenhof-77inci-kez-ziyarete-acildi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/lale-bahcesi.jpg" type="image/jpeg" length="83026"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karagöl Sahara Milli Parkı kar yağışıyla beyaza büründü]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karagol-sahara-milli-parki-kar-yagisiyla-beyaza-burundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karagol-sahara-milli-parki-kar-yagisiyla-beyaza-burundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Artvin'in "sakin şehir" unvanlı Şavşat ilçesindeki Karagöl Sahara Milli Parkı, nisan ayında etkili olan kar yağışının ardından beyaz örtüyle kaplandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Son günlerde hava sıcaklıklarının düşmesiyle ilçenin önemli turizm destinasyonları arasında yer alan milli park ile çevresindeki köy, mezra ve yaylalarda kar yağışı etkisini gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karla kaplı bitki örtüsü ve kuş sesleri eşliğinde ziyaretçilerine doğal güzelliklerini sunan milli park, fotoğraf tutkunlarını da ağırlıyor.</p>

<p>Bölgede kar kalınlığı Karagöl'de 20, köylerde ise yer yer 40 santimetreye kadar ulaştı.</p>

<p>Beyaza bürünen Karagöl Sahara Milli Parkı ve Karagöl dronla görüntülendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karagol-sahara-milli-parki-kar-yagisiyla-beyaza-burundu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/karagol-66.jpg" type="image/jpeg" length="15129"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[10 Nisan 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/10-nisan-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/10-nisan-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 10 Nisan 2026 tarihli ve "İslam" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarih:10.04.2026</strong></p>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>﷽</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>اِنَّ الدّ۪ينَ عِنْدَ اللّٰهِ الْاِسْلَا</strong><strong>مُ۠</strong><strong> </strong><strong>…</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ</strong><strong>:</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>ا</strong><strong>َ</strong><strong>للَّهُمَّ</strong><strong>!</strong><strong> إِنِّى أَعُوذُ بِكَ مِنَ الشِّقَاقِ وَالنِّفَاقِ وَسُوءِ الْأَخْلاَقِ</strong><strong>.</strong></h3>

<h3 style="text-align:center"><strong>İSLAM</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Cenâb-ı Hak, dünyamızı ve ahiretimizi mamur kılalım diye bizlere akıl ve irade vermiş, peygamberler göndermiş, kitaplar indirmiştir. <strong>“</strong><strong>Allah katında yegâne din İslam’dır”<a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> fermanıyla, kıyamete kadar gelecek bütün insanlar için, İslam’ı seçmiştir.</p>

<p>İslam, insanlığı huzur ve mutluluğa davet eden bir dindir. Zihinleri kötü düşüncelerden, nefisleri bencillik ve hırstan arındıran, beşeriyete kurtuluşu gösteren bir dindir. Dürüstlük ve hakkaniyeti, iyilik ve güzelliği yeryüzüne hâkim kılmanın yollarını öğreten bir dindir.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>İslam’ın özü tevhittir. Tevhid, azamet ve yüceliğin sadece Allah’a ait olduğunun ilanı ve ikrarıdır. Varlığın asıl sahibine teslim olmak, heva ve hevesin esaretinden kurtulup gerçek özgürlüğe kavuşmaktır. Tevhid, Allah’tan başka hiçbir varlığın önünde eğilmemek, hak ve hakikat uğrunda izzetli bir duruş sergilemektir. Cenâb-ı Hak, <strong>“Allah, sizin Rabbinizdir. O’ndan başka ilâh yoktur. O, her şeyin yaratıcısıdır. Öyle ise O’na kulluk edin. Güvenilip dayanılacak tek varlık O’dur”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a> </strong>buyurmaktadır.</p>

<h3><strong>Değerli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>İslam’ın toplumsal hayattaki yansıması ise vahdettir. Vahdet; birliktir, beraberliktir, kardeşliktir. Dilleri ve coğrafyaları farklı olsa da Rabbi bir, peygamberi bir, kitabı bir, kıblesi bir olan müminlerin; her hâl ve durumda birbirlerine kenetlenmeleri, el birliğiyle zulme ve zalime geçit vermemeleridir. Farklılıkları, zenginlik olarak görmeleri; ayrışmanın ve bölünmenin değil, birleşmenin ve bütünleşmenin vesilesi kılmalarıdır. Bu hususta Yüce Rabbimizin beyanı gayet açıktır: <strong>“Doğrusu sizin ümmetiniz bir tek ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim. Öyleyse bana kulluk edin.”<a href="#_edn3" name="_ednref3" title=""><sup><strong><sup>[3]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<h3><strong>Kıymetli Müminler!</strong></h3>

<p>Bugün, insanlığı; içine düştüğü buhranlardan çıkaracak olan, İslam’ın istikamet mesajlarıdır. Yangın yerine çevrilmek istenen dünyamızı tekrar huzur yurduna dönüştürecek olan, Kur’an-ı Kerim’in hayat veren ilkeleridir. Gönülleri birbirine ısındıracak, insanları birbirine kaynaştıracak olan, Allah Resûlü (s.a.s)’in güzel ahlakıdır.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>İslam’ın sahibi Allah’tır. Onu gönderen de kıyamete kadar koruyacak olan da O’dur.<a href="#_edn4" name="_ednref4" title="">[4]</a> Bu dinin kitabı Kur’an-ı Kerim’dir. Peygamberi ise, İslam’ı en güzel şekilde yaşayarak öğreten Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’dir. Dolayısıyla hiçbir kimse ya da grup, İslam’ı kendi tekelinde göremez. İslam’ın en temel vasfı olan tevhidi savunma bahanesiyle fitne ve fesat çıkaramaz, ümmetin vahdetine, vatanımızın dirlik ve birliğine zarar veremez. İslam’ın; dar kalıplara hapsedilemeyecek, bir coğrafyanın sınırına sığmayacak kadar yüce bir din olduğu unutulmamalıdır.</p>

<p>Cenâb-ı Hak, bizleri vahdetten, birlik, beraberlik ve kardeşlikten ayırmasın. Hutbemizi Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu duasıyla bitiriyoruz: <strong>“Allah’ım! Bozgunculuktan, nifaktan ve kötü ahlaktan sana sığınırım.”<a href="#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a> </strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Âl-i İmrân, 3/19.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> En’âm, 6/102.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Enbiyâ, 21/92.</p>

<p><a href="#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Hicr, 15/9.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Ebû Dâvûd, Vitr, 32.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/10-nisan-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Ulw4ftlq5qQ/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="88287"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistinli şehitler ebediyete uğurlandı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/filistinli-sehitler-ebediyete-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/filistinli-sehitler-ebediyete-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail'in ateşkes anlaşmasını ihlal ederek Gazze Şeridi'nin merkezindeki, Megazi Mülteci Kampı'nın doğusunda toplanan sivilleri hedef alan hava saldırısında 10 Filistinli vefat etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Filistinlilerin naaşları, çok sayıda kişinin katıldığı cenaze töreniyle toprağa verilmek üzere ebediyete uğurlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/filistinli-sehitler-ebediyete-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 13:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/f-i-l-i-s-t-i-n-c-e-n-a-z-e-77.jpg" type="image/jpeg" length="39399"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[03 Nisan 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/03-nisan-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/03-nisan-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 3 Nisan 2026 tarihli ve "Cuma ve Ümmet Bilinci" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarih: 03.04.2026</strong></p>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>﷽</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا نُودِيَ لِلصَّلٰوةِ مِنْ يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا اِلٰى ذِكْرِ اللّٰهِ وَذَرُوا الْبَيْعَۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ</strong><strong>.</strong><strong> </strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ</strong><strong>:</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>خَيْرُ يَوْمٍ طَلَعَتْ عَلَيْهِ الشَّمْسُ يَوْمُ الْجُمُعَةِ</strong><strong>...</strong></h3>

<h3 style="text-align:center"><strong>CUMA VE ÜMMET BİLİNCİ</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Bugün Cuma… Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere, <strong>“Güneşin üzerine doğduğu en hayırlı gün, Cuma günüdür...”</strong><a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong><strong>[1]</strong></strong></a> Bugün, biz müminlerin haftalık buluşma günüdür. Birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin perçinlendiği müstesna bir zaman dilimidir.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Cuma günü yerine getirmemiz gereken sorumlulukların başında Cuma namazını eda etmek gelmektedir. Yüce Rabbimiz, <strong>“Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında Allah’ı anmaya koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong> buyurmaktadır. Bu çağrı, sadece bedenlerin bir mekânda toplanması için değil; ruhların kaynaşması, kalplerin aynı hakikatle bütünleşmesi içindir. Bu çağrı, omuzların birbirine değdiği gibi gönüllerin de birbirine dokunması içindir. Bu çağrı; dilleri, renkleri, mezhepleri, makamları ve mevkileri farklı olan bütün müminlerin, bir duvarın tuğlaları gibi birbirine destek olmalarını hatırlatmak içindir.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Cuma namazına yapılan çağrı, Müslümanlara; ayrılıkları bir kenara bırakıp vahdeti kuşanmayı, tefrikadan uzaklaşıp birbirlerine tutunmayı, yani ümmet olmayı öğretmek içindir. Bu çağrı; sohbet ve hutbeyi, başlarının üzerinde bir kuş varmış da kıpırdayınca uçup gidecekmiş gibi dinleyen<a href="#_edn3" name="_ednref3" title="">[3]</a> sahâbe-i kirâmın örnek hayatına işaret içindir. Ve bu çağrı; İslam’ın hak ve hakikatlerini, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in rahmet yüklü mesajlarını dünyanın her köşesine ulaştırmamız içindir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Cuma günü Allah’ın divanına durmak için bedenine, elbisesine ve kokusuna özen gösteren müminler; sosyal hayatta da söz ve davranışlarına özen göstermeli, birbirlerine sırt çevirmemelidir. Birbirlerinin dertlerine derman, sıkıntılarına çare olmalı; kısır çekişmelere girmemeli, sığ anlayışlara mahkûm olmamalıdır. Cuma namazını eda etmek üzere cami ve mescitlerde bir araya gelen ve aynı kıbleye yönelen ümmet-i Muhammed; cami dışında da saflarını sık tutmalı, zorluklar karşısında beraberce sabır göstermelidir. Düşmanlarına karşı yekvücut olmalı; camisine, mescidine, kıblesine, yurduna sahip çıkmalıdır.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Savaşların ve acıların yaşandığı, insanlığın barışa hasret kaldığı, zalimlerin Mescid-i Aksâ’da secdeyi engellediği şu günlerde bizlere düşen; Cuma ve ümmet bilincini diri tutmaktır. Zihinlerimizi ve gönüllerimizi aynı inançta, aynı duyguda ve aynı idealde buluşturmaktır. Cuma gününü; kardeşlik ahdimizi yenilememize, bir vücudun azaları gibi kenetlenmemize, dirliğimize ve dayanışmamıza vesile kılmaktır. Birlikte rahmetin, ayrılıkta azabın olduğunu unutmamaktır.</p>

<p>Cumamızı tebrik ediyor, hutbemizi Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifiyle bitiriyoruz: <strong>“Kim güzelce abdest alıp Cumaya gelir, hutbeyi can kulağıyla dinlerse, o Cuma ile gelecek Cuma arasındaki günahları affolunur...”<a href="#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a> </strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Müslim, Cum’a, 18.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Cuma, 62/9.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Ebû Dâvûd, Tıb, 1.</p>

<p><a href="#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Müslim, Cum’a, 27.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/03-nisan-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 10:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/OXkFv-Dwdtw/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="26255"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Daha Ne Kadar Mahzun Kalacak?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/daha-ne-kadar-mahzun-kalacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/daha-ne-kadar-mahzun-kalacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalci İsrail, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş gerekçesiyle işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'yı günlerdir kapalı tutuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yeryüzü İncileri: Camiler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/daha-ne-kadar-mahzun-kalacak</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/mescidi-aksa-11-2.jpg" type="image/jpeg" length="24090"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karacasu’da çömlekçilik geleneği sürdürülüyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karacasuda-comlekcilik-gelenegi-surduruluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karacasuda-comlekcilik-gelenegi-surduruluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın’ın Karacasu ilçesinde yüzyıllardır sürdürülen çömlekçilik geleneği, usta-çırak ilişkisiyle günümüzde de yaşatılmaya devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bölgedeki küçük atölyelerde üretim yapan ustalar, çark başında toprağı ustalıkla şekillendirerek günlük kullanım eşyalarından süs objelerine kadar geniş bir ürün yelpazesi ortaya koyuyor.</p>

<p>Doğal hammaddenin işlenmesinden pişirme aşamasına kadar uzanan üretim sürecinde kadınlar da aktif rol üstleniyor.</p>

<p>Hazırlık, şekillendirme ve süsleme gibi aşamalarda görev alan kadınlar, el emeğine dayalı bu zanaatın yaşatılmasında önemli katkı sağlıyor.</p>

<p>Nesilden nesile aktarılan çömlekçilik, ilçede yalnızca ekonomik bir faaliyet olmanın ötesinde, köklü bir kültürel miras niteliği taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geleneksel üretim yöntemlerinin korunduğu Karacasu'da, çömlekçilik hem bölge ekonomisine katkı sunuyor hem de Anadolu’nun zanaat kültürünü gelecek kuşaklara aktarmayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karacasuda-comlekcilik-gelenegi-surduruluyor</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 17:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/11-35.png" type="image/jpeg" length="11976"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin yazılı hafızası: Milli Kütüphane]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turkiyenin-yazili-hafizasi-milli-kutuphane</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turkiyenin-yazili-hafizasi-milli-kutuphane" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Kütüphane, Türkiye'nin "kültürel hafızası" olarak kabul edilen ve koleksiyonunda 2 milyona yakın eser barındıran en önemli arşiv kütüphanesi olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Milli Kütüphane, Türkiye'nin "kültürel hafızası" olarak kabul edilen ve koleksiyonunda 2 milyona yakın eser barındıran en önemli arşiv kütüphanesi olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1946 yılında Adnan Ötüken tarafından kurulan ve günümüze kadar hizmet vermeyi sürdüren kütüphaneden günde 2 bin kişi faydalanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turkiyenin-yazili-hafizasi-milli-kutuphane</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/03/milli-kutuphane-11.jpg" type="image/jpeg" length="13258"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[27 Mart 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/27-mart-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/27-mart-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 27 Mart 2026 tarihli ve "Tevekkül" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarih: 27.03.2026</strong></p>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>﷽</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>وَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰىۙ وَاَنَّ سَعْيَهُ سَوْفَ يُرٰىۖ</strong><strong>.</strong><strong> </strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ</strong><strong>:</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>قُولُوا حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ عَلَى اللّٰهِ تَوَكَّلْنَا</strong><strong>.</strong></h3>

<h3 style="text-align:center"><strong>TEVEKKÜL</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce dinimiz İslam’ın hayatımızın her alanına yansıtmamızı emrettiği ilkelerden biri tevekküldür.</p>

<p>Tevekkül; Müslümanın, sorumluluklarını hakkıyla yerine getirip Allah’ın rahmet ve merhametine sığınmasıdır. Üzerine düşen tedbirleri alıp Allah’ın takdirini beklemesidir. Meşru isteklerine ulaşmak için sebeplere sarılması, aklını ve iradesini doğru yönde kullanması, Allah’a güvenip dayanmasıdır.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Tevekkül, bir ebeveynin; Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in,<strong> </strong><strong>“Hiçbir anne baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunamaz”<a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> buyruğuna uyarak evlatlarına güzel örnek olması, daha sonra onlardan erdem ve fazilet beklemesidir. Bir gencin, <strong>“Yaptığınız işi güzel yapın. Allah işini güzel yapanları sever”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong> ilkesi gereğince geleceğini; ilim, sanat ve meslek çerçevesinde şekillendirmesi, sonra Allah’tan başarı istemesidir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Kimi zaman tevekkül; bir tüccarın, ölçüyü ve tartıyı eksiksiz yaptıktan sonra Allah’tan hayırlı kazanç dilemesi olarak karşımıza çıkar. Kimi zaman da tevekkül; bir çiftçinin toprağı doğru işleyip, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, <strong>“‘Allah bize yeter, O ne güzel vekildir. Sadece Allah’a tevekkül ettik.’ deyiniz”<a href="#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a> </strong>hadis-i şerifi gereğince hasadın bereketini Allah’a havale etmesi olarak hayata yansır.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Tevekkül, tembelliğin sığınağı, miskinliğin bahanesi değil, uyanışın ve kendine gelmenin vesilesidir. Allah’ın yardımını ümit ederek fiili duada bulunmak; zamanın gereklerine uygun bilgi ve teknoloji üretmektir. Zaferlerin emeksiz elde edilemeyeceği bilinciyle düşmanları caydıracak güce ulaşmak için gayret etmek, Cenâb-ı Hak’tan nusret ve inayet dilemektir.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>“Allah’ın dediği olur” kanaatiyle tedbiri elden bırakmak, “Kaderde ne varsa o gelir başa” anlayışıyla sorumlulukları ihmal etmek, “Nasıl olsa Allah rızkımı verir” düşüncesiyle çalışmayı terk etmek, İslam’ın tevekkül anlayışında kendisine asla yer bulamaz. Müslümana düşen; <strong>‘Tedbir kuldan, takdir Allah’tan’</strong><strong> </strong>şuuruyla gecesini gündüzüne katarak çalışmaktır. Yüce Rabbimizin bu husustaki uyarısı gayet açıktır: <strong>“İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır ve çalışmasının karşılığı ileride mutlaka görülecektir.”<a href="#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong>[4]</strong></a></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kıymetli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Kalplerimizin huzur bulabilmesi için hayatımızın her alanında; okurken, çalışırken, ailemizin rızkını temin ederken, zorluklara karşı mücadele verirken tevekküle ihtiyacımız vardır. Zaman, kendimize gelme ve tevekkül anlayışımızı gözden geçirme zamanıdır. Vakit, çalışmayı, üretmeyi ve mücadeleyi hayatımızın vazgeçilmez bir parçası kılma vaktidir.</p>

<p>Hutbemizi İstiklal Şairimizin şu veciz sözleriyle bitiriyoruz:</p>

<p>Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete râm ol,</p>

<p>Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol!</p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Tirmizî, Birr, 33.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Bakara, 2/195.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 8.</p>

<p><a href="#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Necm, 53/39, 40.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p>

<p><img alt="IFrame" src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAPABAP///wAAACH5BAEKAAAALAAAAAABAAEAAAICRAEAOw==" title="IFrame" /></p>

<p><a href="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/03/tevekkul.pdf" rel="nofollow" target="_blank"><img alt="Şiddetin Çaresi Merhamet Eğitimi" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/08/logolar/hutbeyi-indir-pdf.jpg" /></a></p>

<p><a href="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/03/tevekkul-1.doc" rel="nofollow" target="_blank"><img alt="21.11.2025 Şiddetin Çaresi Merhamet Eğitimi" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/08/logolar/hutbeyi-indir-word.jpg" /></a></p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/cuma-namazi-nasil-kilinir-diyanet-cuma-namazi-kac-rekattir" target="_blank"><img height="89" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/09/cuma-namazi-nasil-kilinir-2.jpg" width="870" /></a></p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/cuma-namazi-saat-kacta" target="_blank"><img height="89" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/09/cuma-namazi-saat-kacta-2.jpg" width="870" /></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/27-mart-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/BvjofhqQ_ho/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="64217"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[20 Mart 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/20-mart-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/20-mart-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 20 Mart 2026 tarihli ve "Hayatı Ramazan Kılmak" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3><strong>HAYATI RAMAZAN KILMAK</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce Rabbimiz, bu yıl aynı günde iki bayramı bizlere ikram etti. Ramazan Bayramının ilk gününü idrak ederken, biz müminlerin bayramı Cuma namazını eda etmek üzere bir aradayız hamdolsun.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Ramazan-ı şerif, maddi ve manevi pek çok güzelliği elde ettiğimiz bir mektep idi. Bu mübarek ayda; camilerimiz cemaatle, gönüllerimiz muhabbet ile dolup taştı. Tekbir ve salavatların yükseldiği kubbelerimiz altında ümmet-i Muhammed olmanın coşkusunu hep birlikte yaşadık. Sahurla bereketlendik. Oruç ile ruhlarımızı arındırdık. Kur’an-ı Kerim ile gönüllerimizi nurlandırdık. Teravih ve teheccüd namazlarıyla gecelerimizi huzura erdirdik. Zekât ve fitrelerimizle paylaşmanın ve yardımlaşmanın sevincini yaşadık. Geçmişin muhasebesini yaptık, hata ve günahlarımız için Cenâb-ı Hak’tan bağışlanma diledik.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Allah’ın razı olduğu bir kul, insanların hoşnut olduğu bir Müslüman olmanın yolu, hayatı Ramazan kılmakla mümkündür. Hayatı Ramazan kılmak ise; Kur’an-ı Kerim’i okumaya, onun istediği gibi bir mümin olmaya gayret göstermekle olur.</p>

<p>Hayatı Ramazan kılmak; Rabbimizin zikrini dilimize ve kalbimize yerleştirmekle, zikrin en büyüğü olan namazlarımızı eda etmekle olur. <strong>“Kim, Ramazan orucunu tutar ve ona Şevval ayından altı gün daha eklerse, bütün yıl oruç tutmuş gibidir”<a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> hadis-i şerifi gereğince içinde bulunduğumuz Şevval ayında oruç tutmakla olur.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Hayatı Ramazan kılmak; yıl boyunca ihtiyaç sahiplerini, yetim ve öksüzleri gözetmekle, iyiliği yeryüzüne hâkim kılmak için çaba sarf etmekle olur. Etrafımızı ateş çemberine çevirmek isteyenlere karşı feraset ve basireti kuşanmakla, birlik ve dirlikle olur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hayatı Ramazan kılmak; ticaretimizi helal kazançla bereketlendirmekle olur. Ailemizde sevgi ve merhameti, sosyal hayatta adalet ve hakkaniyeti hâkim kılmakla olur. Hâsılı hayatı Ramazan kılmak; elimizi, belimizi ve dilimizi muhafaza ettiğimiz bir ömür sürmekle olur. Yüce Rabbimiz böyle bir hayatı sürdürenlere şu müjdeyi vermektedir:<strong> “‘Rabbimiz Allah’tır’ deyip sonra da istikamet üzere yaşayanlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir. Onlar cennetliktir. Yapmakta olduklarına karşılık, orada ebedi kalacaklardır.”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Şu hususu unutmayalım ki; Ramazan mektebinde alınan eğitim, bir ömre aktarıldığında gerçek anlamını kazanacaktır. Hutbemizi; Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, ‘Allah’ın en sevdiği amel nedir?’ diye soran kişiye verdiği şu cevapla bitiriyoruz: <strong>“Allah katında amellerin en sevimlisi az da olsa devamlı olanıdır.”<a href="#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Müslim, Sıyâm, 204.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Ahkâf, 46/13,14.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Müslim, Müsâfirîn, 216.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/20-mart-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YStS9umt2cA/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="81526"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[13 Mart 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/13-mart-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/13-mart-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 13 Mart 2026 tarihli ve "Hak ve Hakikatin Temsilcileri: Peygamberler" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarih: 13.03.2026</p>

<p>﷽</p>

<p>وَمَا يَنْطِقُ عَنِ الْهَوٰىۜ اِنْ هُوَ اِلَّا وَحْيٌ يُوحٰىۙ.</p>

<p>وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ:</p>

<p>أَنَا مُحَمَّدٌ وَأَحْمَدُ وَالْمُقَفِّي وَالْحَاشِرُ وَنَبِيُّ التَّوْبَةِ وَنَبِيُّ الرَّحْمَةِ.</p>

<p>HAK VE HAKİKATİN TEMSİLCİLERİ: PEYGAMBERLER</p>

<p>Muhterem Müslümanlar!</p>

<p>Yüce dinimizin temel inanç esaslarından biri peygamberlere imandır. Peygamberler, Allah’ın insanlar arasından seçtiği elçileri, hak ve hakikatin temsilcileridir. Onlar; insanlığa, ebedi kurtuluş yolunu göstermek için gönderilmiştir. Peygamberler, insanları; tek olan Allah’a iman etmeye, yani tevhide davet etmişlerdir.</p>

<p>Aziz Müminler!</p>

<p>Hz. Âdem ile başlayan peygamberlik vazifesi Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s) ile sona ermiştir. Aynı şekilde Hz. Âdem ile başlayan ilâhî mesaj, Ramazan ayında Kadir Gecesinde Peygamber Efendimiz (s.a.s)’e indirilen Kur’an-ı Kerim’le taçlanmış ve son bulmuştur.</p>

<p>Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), zulmün girdabındaki bir toplumu değiştirmiştir. Yaşanmaz denilen dünyayı saadet asrına; cehaletin karanlığını aydınlığa çevirmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadis-i şeriflerinde, “Ben Muhammed’im, Ahmed’im, peygamberlerin ardından gelen el-Mukaffî’yim, insanların arkamda toplandığı el-Hâşir’im, Tevbe Peygamberi’yim, Rahmet Peygamberi’yim” buyurmuştur. Dolayısıyla, kim; sevgi ve saygı gibi ahlaki değerleri kuşanmayı hedefliyorsa Allah Resûlü (s.a.s)’in rehberliğinden ayrılmamalıdır. İyiliğin dünyaya hâkim olmasını, kötülüğün son bulmasını istiyorsa Kur’an ve sünnete sarılmalıdır.</p>

<p>Kıymetli Müslümanlar!</p>

<p>Yüce Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de, “Peygamber, arzu ve hevesine göre konuşmaz. Onun size okuduğu, kendisine indirilmiş vahiyden başka bir şey değildir” buyurmaktadır. Bu sebepledir ki, Peygamberimizi ve onun rahmet yüklü mesajlarını “yanılsama” olarak değerlendirmek doğrudan Allah’ın kelâmına, Allah’ın iradesine, Allah’ın dinine yapılmış bir saldırıdır. Cenâb-ı Hak, peygamberlere inanmayan, onları alay ve eğlence konusu yapanların ibretlik sonunu bizlere şöyle haber vermektedir: “Senden önceki peygamberlerle de alay edilmiş, sonunda onlarla alay edenleri, alaya aldıkları azap kuşatıvermişti.”</p>

<p>Değerli Müminler!</p>

<p>Bizler, peygamberler arasında asla ayrım yapmayız. Hepsinin Allah’ın elçisi olduğuna iman ederiz. Zira biliriz ki; Peygamberlerin her biri Allah katında değerlidir. Hz. Âdem’de, Hz. İbrâhim’de, Hz. Mûsâ’da, Hz. Îsâ’da ve Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’de aynı şeyleri söylemişlerdir. Onların mesajları temelde birdir ve aynıdır; o da tevhiddir. Yüce Rabbimiz, “Andolsun biz, her ümmete, ‘Allah’a kulluk edin, tâğuttan uzak durun’ diyen bir peygamber gönderdik” buyurmaktadır.</p>

<p>Aziz Müslümanlar!</p>

<p>İslam, inançta tevhidi istediği gibi sosyal hayatta vahdeti, yani ümmetin birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmesini emretmiştir. Cenâb-ı Hak “Allah’a ve Resûlü’ne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz, gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Allah sabredenlerle beraberdir” buyurarak bu hakikate işaret etmektedir. Hal böyleyken, yıllardır İslam coğrafyası üzerinde oyunlar oynanmakta, Müslümanlar zulüm altında inlemektedir.</p>

<p>Kıymetli Kardeşlerim!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadir Gecesinin gölgesinin üzerimize düştüğü şu günlerde vahyin aydınlığında, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in ilkeleri doğrultusunda hayatımızın muhasebesini yeniden yapmalıyız. Bir ve beraber olmalı, kardeşliğimizi pekiştirmeliyiz. Ramazan ayının bu son günlerinde birbirimiz ve ümmet-i Muhammed için dua etmeliyiz ki, Rabbimizin nusret ve inayeti inananların üzerine olsun.</p>

<p>Değerli Müminler!</p>

<p>Önümüzdeki Çarşamba günü Çanakkale Zaferinin yıl dönümünü idrak edeceğiz. Bu vesileyle aziz şehitlerimize, ebedi âleme irtihal eden kahraman gazilerimize Yüce Rabbimizden rahmet diliyoruz. Kadir Gecemizi şimdiden tebrik ediyoruz. Hutbemizi Kadir sûresinin mealiyle bitiriyoruz: “Biz Kur’an’ı Kadir Gecesinde indirdik. Kadir Gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir Gecesi, bin aydan daha hayırlıdır. O gece melekler ve Cebrâil, Rablerinin izniyle her bir iş için iner de iner. O gece tan yeri ağarıncaya kadar esenliktir.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/13-mart-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/fTdFxJ1bWzg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="37254"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Büyük Çamlıca Camii ve ay]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-camlica-camii-ve-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-camlica-camii-ve-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da küçülen şişkin ay, ramazan ayı dolayısıyla Büyük Çamlıca Camisi'nin minareleri arasına yansıtılan Türk bayrağı ile görüntülendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-camlica-camii-ve-ay</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 22:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/03/c-a-m-l-i-c-a-c-a-m-i-a-y-11.jpg" type="image/jpeg" length="98453"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[06 Mart 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/06-mart-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/06-mart-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 06 Mart 2026 tarihli ve "Zekât Ve Fıtır Sadakası" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3><strong>ZEKÂT VE FITIR SADAKASI</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Malımız, mülkümüz, sahip olduğumuz bütün imkânlarımız Yüce Rabbimiz tarafından bizlere verilmiş birer emanettir. Bu emanetlerin şükrünü eda etmek; varlıklarımızı ihtiyaç sahipleriyle, yetim, öksüz ve kimsesizlerle paylaşmakla gerçekleşebilir. İşte bu emanet bilincinin ibadete dönüşmüş hali, zekât ve fıtır sadakasıdır.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Zekât, İslam’ın beş temel esasından biridir. Zekât, sadece bir bağış değil, bizzat Allah ve Resûlü tarafından belirlenmiş bir ibadettir. İnsanın malını eksilten değil, bereketlendiren ilahi bir nimettir.<a href="#_edn1" name="_ednref1" title="">[1]</a> <strong>“Onların mallarında, muhtaç ve yoksullar için bir pay vardır”</strong><a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong><strong>[2]</strong></strong></a> ayetinde buyrulduğu üzere zekât, fakiri minnet altında bırakan bir lütuf değil, ona hakkını teslim etmektir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Zekât, müminler arasında yardımlaşma ve dayanışma, rahmet ve şefkat köprüleri kurar. Birlik ve beraberliğin daha da güçlenmesine vesile olur. Kardeşliğin gönüllerde, hanelerde ve sofralarda hissedilmesini sağlar. Bu yönüyle zekât, toplumsal barış, huzur ve dayanışmaya büyük katkı sunar.</p>

<p>Zekât vermek, kişiyi bencillikten, hasetten ve cimrilikten arındırır. Zekât, insanın; içindeki mal sevgisini ve dünya hırsını dizginlemesine, günahlarından arınmasına yardımcı olur. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere, <strong>“…Zekât, suyun ateşi söndürdüğü gibi hata ve günahları silip yok eder.”<a href="#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Fitre olarak bildiğimiz fıtır sadakası ise; Ramazan-ı şerife ulaşmanın, bayrama kavuşmanın şükrüdür. Peygamber Efendimiz (s.a.s), bayram namazımızı kılmadan önce fıtır sadakalarımızı ihtiyaç sahiplerine ulaştırmamızı emretmektedir.<a href="#_edn4" name="_ednref4" title="">[4]</a> Zira fıtır sadakası ile Ramazan Bayramı; merhamet ve muhabbetin, neşe ve sevincin toplumun tamamına yayıldığı müstesna bir zaman dilimine dönüşmektedir.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Zekât ve fıtır sadakasında esas olan; önce kişinin, çevresinden ihtiyaç sahibi akrabalarını ve komşularını gözetmesidir. Sonra da yardımlarını mazlum ve mağdur coğrafyalarda bulunan kardeşlerine ulaştırmasıdır. Bugün bize düşen, içerisinde bulunduğumuz Ramazan-ı şerifi vesile kılarak zekât ve fitrelerimizle bir fakirin sofrasını şenlendirmektir. Bir borçlunun yükünü hafifletmektir. Yolda kalmışa el uzatmaktır. Bir yetimin, bir öksüzün ve bir garibin yüzünü güldürmektir. Mazlumların yanında yer almaya, onlara umut olmaya devam etmektir. Böylelikle Yüce Rabbimizin bizlere lütfettiği imkânları ebedi kazanca dönüştürmektir.</p>

<p>Hutbemizi Cenâb-ı Hakk’ın şu ayet-i kerimesi ile bitiriyoruz: <strong>“Namazı kılın, zekâtı verin. Kendiniz için önceden ne hayır yaparsanız Allah katında onu bulursunuz. Muhakkak ki Allah, yaptıklarınızı eksiksiz görür.”<a href="#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a> </strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Bakara, 2/276.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Zâriyât, 51/19.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Tirmizî, Cum’a, 79.</p>

<p><a href="#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Buhârî, Zekât, 70.</p>

<p><a href="#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Bakara, 2/110.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/06-mart-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/i0RFAESmX9I/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="95597"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TDV, Gazze’de yerinden edilen Filistinlilere iftar verdi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tdv-gazzede-yerinden-edilen-filistinlilere-iftar-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tdv-gazzede-yerinden-edilen-filistinlilere-iftar-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Diyanet Vakfı (TDV), ramazan ayında dayanışmayı artırmak amacıyla Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nusayrat Mülteci Kampı’nda yerinden edilen Filistinliler için toplu iftar programı düzenledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nusayrat Mülteci Kampı’nda yerinden edilen Filistinliler için toplu iftar programı düzenledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>RAMAZAN</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tdv-gazzede-yerinden-edilen-filistinlilere-iftar-verdi</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 12:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/03/tdv-gazze-iftar-00.jpg" type="image/jpeg" length="79936"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazze’de Büyük Ömeri Camii Kütüphanesi’nde hasar gören eserler kurtarılıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/gazzede-buyuk-omeri-camii-kutuphanesinde-hasar-goren-eserler-kurtariliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/gazzede-buyuk-omeri-camii-kutuphanesinde-hasar-goren-eserler-kurtariliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalci saldırılarında ağır hasar gören Gazze’deki Büyük Ömeri Camii Kütüphanesi’nde Filistinli gönüllüler, zarar gören kitap ve el yazması eserleri kurtarmak için onarım, temizleme ve tasnif çalışmaları yürütüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/gazzede-buyuk-omeri-camii-kutuphanesinde-hasar-goren-eserler-kurtariliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/03/mehmet/20260303-gazzede-buyuk-omeri-camii-kutuphanesinde-hasar-goren-eserler-kurtariliyor-17.jpg" type="image/jpeg" length="41833"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[27 Şubat 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/27-subat-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/27-subat-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 27 Şubat 2026 tarihli ve "Bağımlılıkla Mücadelede Ramazan Bir Fırsattır" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3><strong>BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE RAMAZAN BİR FIRSATTIR</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce Rabbimiz, hayatımızda tertemiz bir sayfa açalım, hatalarımızı gözden geçirelim, günahlarımıza tövbe edelim diye bazı zamanları bizlere ikram etmiştir. İşte içerisinde bulunduğumuz Ramazan-ı şerif, Allah’ın sevdiği bir kul olmak, kendimize çekidüzen vermek, varsa kötü söz ve davranışlarımızı terk etmek için büyük bir fırsattır.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Bu haftaki hutbemizde rahmet ve mağfiret ayı Ramazan-ı şerifi vesile kılarak; aileleri mutsuzluğa ve insanlığı felakete sürükleyen bağımlılık tehlikesine dikkatlerinizi çekmek istiyoruz.</p>

<p>Bağımlılık, basit bir alışkanlık değildir. İnsanı sahte mutluluk ve geçici hazların esiri haline getiren bir hastalıktır. Kişinin; zamanını heba ederken günaha dalmasına, şiddete yönelmesine, hatta kendisinin ve ailesinin canına kastetmesine sebep olan büyük bir tehdittir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Her biri bir diğerinden tehlikeli olan bağımlılıkların başında alkol ve uyuşturucu maddeler gelmektedir. Bu iki illet; aklı ve iradeyi zayıflatmakta, insanın bedenini ve ruhunu içten içe çürütmektedir. Ailede huzur ve mutluluğu yok etmekte; yuvaları dağıtmakta, ocakları söndürmektedir. Allah Resûlü (s.a.s) bir hadis-i şeriflerinde, <strong>“Sakın içki içme. Çünkü içki her kötülüğün anahtarıdır”<a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> buyurarak bu tehlikeye dikkatlerimizi çekmektedir.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Günümüzde iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla hanelerimize kadar giren bir başka bağımlılık ise dijital kumardır. Üzülerek ifade edelim ki, dijital kumar, toplumun azımsanmayacak bir kesimine sirayet etmiş durumdadır. Çok küçük miktarlarla başlanan dijital kumar, kişinin; evini ve arabasını satmasına, bütün imkânlarını bu yolda tüketmesine, borç batağına sürüklenmesine sebebiyet vermektedir. Aile bağlarının kopmasına neden olmaktadır. Cenâb-ı Hak bu hususta bizleri şöyle uyarmaktadır: <strong>“Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar ve fal okları, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Sadece gençleri ve çocukları değil, anne ve babaları da esaret altına alan bir diğer bağımlılık ise dijital bağımlılıktır. Dijital bağımlılık; dikkati dağıtmakta, kişiyi yalnızlaştırmaktadır. İnsanların acısını, “Yardım edilmesi gereken bir durum” olmaktan çıkarıp “Seyredilen bir içerik” haline getirebilmektedir. Dijital bağımlılık sebebiyle; alış veriş sitelerinde, sanal oyun ve eğlencelerde vakitler israf, ömürler zayi edilmektedir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Aklı örten her türlü maddeden, kumar ve dijital bağımlılıklardan korunmanın en etkili yolu, bu kötülüklere hiç bulaşmamaktır. Gençlerimize ve çocuklarımıza sevgi ve güven temeline dayalı bir aile ortamı sunmaktır. Bütün tedbirlere rağmen bir şekilde zararlı alışkanlıkların müptelası olan kardeşlerimize elimizi uzatmak, onları kötülerin insafına terk etmemektir. Ayrıca kendi rahatımız için çocuklarımızın eline telefon ve tablet tutuşturmamaktır. Yemek yemeleri, bir köşede sessiz kalmaları için yavrularımızı zararlı oyun, çizgi film ve eğlencelerle baş başa bırakmamaktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aziz kardeşlerim! Ramazan-ı şerifin bereketinden istifade ederek hayatımızı gözden geçirelim. Zararlı alışkanlıklardan kurtularak yeni bir başlangıç yapalım. Unutmayalım ki, insan hayatı, bağımlılıklarla çürütülecek, dijital mecralarda tüketilecek kadar önemsiz ve değersiz değildir.</p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> İbn Mâce, Eşribe, 1.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Mâide, 5/90.</p>

<p></p>

<p style="text-align:right"><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/27-subat-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/SZfqKBe4Z_s/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="53805"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da Ramazan]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/istanbulda-ramazan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/istanbulda-ramazan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da ramazan ayı dolayısıyla selatin camilerin minarelerine asılan mahyalarla ramazana dair mesajlar verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER, RAMAZAN</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/istanbulda-ramazan</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/02/mehmet/20260226-istanbulda-ramazan-yeni-cami-20.jpg" type="image/jpeg" length="75144"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
