<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Diyanet Haber</title>
    <link>https://www.diyanethaber.com.tr</link>
    <description>Diyanet Haber / Diyanet Sınav / Diyanet Duyuru / Diyanet Hutbe / Müftülükler / İslam Dünyası / Kültür Sanat / #Keşfet / www.diyanethaber.com.tr</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 18 Apr 2026 17:34:43 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kabe, hac öncesi ihrama girdi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kabe-hac-oncesi-ihrama-girdi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kabe-hac-oncesi-ihrama-girdi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suudi Arabistan’da yetkililer, hac sezonu hazırlıkları kapsamında Kabe'nin örtüsünün alt kısmını 3 metre yukarı kaldırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suudi Arabistan Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi İşleri Genel Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, konuya ilişkin bilgi verildi.</p>

<p>Açıklamada, hac sezonu hazırlıkları kapsamında Kabe'nin örtüsünün alt kısmının 3 metre yukarı kaldırıldığı belirtildi.</p>

<p>Başkanlığın açıklamasında, çalışmaların örtünün alt bölümlerinin sökülmesi, köşe kısımlarının ayrılması ve ardından 3 metre yüksekliğe kaldırılarak sabitlenmesini kapsadığı kaydedildi.</p>

<p>Beyaz koruyucu kumaşın yerleştirildiği ve kandillerin yeniden yerlerine monte edildiği ifade edilen açıklamada, yaklaşık iki saat süren işlemin, 34 uzman tarafından titizlikle yapıldığı dile getirildi.</p>

<p>Açıklamada, söz konusu uygulamanın, özellikle hac döneminde yoğunlaşan tavaf sırasında örtünün zarar görmesini ve temas edilmesini önlemek amacıyla her yıl yapıldığına işaret edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaldırılan bölümün, tüm yönlerden yaklaşık 2 metre genişliğinde beyaz pamuklu kumaşla kaplandığı, bunun da hacı adaylarının ibadetlerini daha rahat yerine getirebilmeleri için alınan yıllık tedbirler arasında yer aldığı belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HAC-UMRE, DÜNYA</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kabe-hac-oncesi-ihrama-girdi-1</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 16:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/05/kabe-d-iyanet-haber.jpg" type="image/jpeg" length="78647"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Haremden Haremeyne İlk Hacı kafilesi yola çıktı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/haremden-haremeyne-ilk-haci-kafilesi-yola-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/haremden-haremeyne-ilk-haci-kafilesi-yola-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haremden Haremeyne Hacı Uğurlama Programı Üsküdar Büyük Çamlıca Camii'nde Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş'un katılımıyla yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haremden Haremeyne Hacı Uğurlama Programı Üsküdar Büyük Çamlıca Camii'nde Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş'un katılımıyla yapıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/T6DEVJzleOo?si=p1R06VkPVN0_vWeR" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından İstanbul Büyük Çamlıca Camii’nde düzenlenen “Sürre Alaylarından Günümüze Harem’den Haremeyne Hacı Uğurlama Programı” Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş’un katılımıyla gerçekleşti.</p>

<p>Kur’an-ı Kerim tilaveti ve okunan kasidelerle başlayan programda konuşan Başkan Arpaguş, sözlerine Kahramanmaraş’ta bir okula yapılan saldırı sonucu hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet dileyerek başladı.</p>

<p><strong>“Kalplerimiz, büyük bir vuslatın, kavuşmanın, özlemin sona ermesinin heyecanını yaşıyor”</strong></p>

<p>Hacı adaylarının yıllarca özlemini duyduğu vaktin nihayet geldiğini belirterek, “Yüce Mevla’nın davetine icabet ederek hac vazifemizi yerine getirmek üzere yola çıkıyoruz. Uzun yıllardır özlemin ve umudun en saf halini kalplerimizde taşıyarak bu mukaddes yolculuğa hazırlandık. Ailemizi, dost ve akrabalarımızı geride bırakarak Allah’ın evine, Beytullah’a doğru, Rahman’ın evine doğru, Rahman’ın misafirleri olarak yola çıkıyoruz. Allah aşkıyla ve O’nun sevgili habibi Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’in muhabbetiyle dolu olan kalplerimiz, büyük bir vuslatın, kavuşmanın, özlemin sona ermesinin heyecanını yaşıyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Mebrur bir haccın karşılığı ancak cennettir”</strong></p>

<p>Hacı adaylarının hayatının en önemli yolculuğunda Beytullah’la, Arafat’la, Müzdelife’yle, Mina’yla, Ravza’yla buluşacağını kaydeden Başkan Arpaguş, şöyle konuştu:</p>

<p>“Kur’an-ı Kerim’in nazil olduğu, bizlere geldiği topraklarda bulunacak, Peygamber Efendimizin (s.a.s) yaşadığı bölgeleri görecek, kutsal beldelerin manevî havasını teneffüs edeceğiz. Bir mümin için ne büyük bir fırsattır, ne değerli bir ikramdır, ne güzel bir nimettir. Çünkü Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) usul ve adabına riayet edilerek yapılan haccın, kişiyi annesinden doğduğu günkü hâle, yani günahsız ve tertemiz hâle dönüştüreceğini müjdelemekte. ‘Mebrur bir haccın karşılığı ancak cennettir’ buyurmaktadır. Bizler de bu müjdeye muhatap olan kişiler olarak, O’nun (s.a.s) gösterdiği ve öğrettiği şekilde hac görevimizi ifa edecek tekrar yurdumuza döneceğiz.”</p>

<p><strong>“Bu yolculuk, günah kirlerinden arınıp yeniden doğma yolculuğudur”</strong></p>

<p>Hacı adaylarının Allah’ın davetine icabet etmek suretiyle çıkacağı bu yolculuğun, sıradan bir seyahat olmayacağını aktaran Başkan Arpaguş, şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Bu yolculuk, ilahi çağrıya gönül verip ‘Allah’ım, buyur! Emrine amadeyim! Geldim!’ diyerek benzeri olmayan bir muhabbet ve aşkla benzeri olmayan bir duygu seliyle ve duygu yoğunluğuyla mukaddes mekânlara yapılan bir yolculuktur. Hac yolculuğu; müminin kendi kalbine ve içine doğru yapılan yolculuktur. Etkisi bütün bir ömre yayılan bu yolculuk, insanı kendisiyle, kalbiyle, nefsiyle ve geride bıraktığı anılarıyla yüzleştiren kutlu bir yolculuktur. Bu yolculuk, dünyevi heva ve hevesleri bir kenara bırakıp, aklı ve ruhu karartan ne varsa hepsinden yüz çevirerek Allah’a sığınma yolculuğudur. Bu yolculuk, Allah’ın sonsuz rahmet eşiğine, kapısına baş koyup; nasuh tövbelerle gözyaşlarıyla yıkanmış yakarışlarla, af dilekleriyle kendini yeniden inşa etme yolculuğudur. Bu yolculuk, günah kirlerinden arınıp, bağışlanmanın o eşsiz huzurunda yeniden doğma yolculuğudur. Yolculuğumuz mübarek olsun. Yolumuz açık olsun. Ziyaretimiz makbul, haccınız mebrur ve mübarek olsun.”</p>

<p><strong>“Takva, bir müminin en güzel, en samimi, en has ve halis yol arkadaşıdır”</strong></p>

<p>Hacı adaylarının bu yolculukta yanında bulunduracakları en hayırlı azığın takva olduğunu söyleyen Başkan Arpaguş, “Takva, bir müminin en güzel, en samimi, en has ve halis yol arkadaşıdır. Onun için bu yolculuğa çıkarken azığımız takva olsun. Çıktığımız bu kutlu yolda Allah'a karşı sorumluluklarımızı düşünerek hareket etmeliyiz. O’nun emirlerine uyup, yasaklarından kaçınmayı, günahlardan sakınıp O'nun rızasını kazanmaya çalışmayı temel düstur edinmeliyiz. Bu yolculukta zaman zaman birtakım problemlerle, aksaklıklarla ve rahatsız edici durumlarla karşılaşabilmemiz mümkün. Böyle durumlarda Peygamber (s.a.s) ahlakını kuşanmamız, haccın adap ve erkanına uygun davranmamız gerektiğini asla unutmamalıyız.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>“İslam kardeşliğini zedeleyecek olumsuz söz, tavır ve davranışlardan uzak durmalıyız”</strong></p>

<p>“Gideceğiniz kutsal beldede, dil, renk, ırk ve makam-mevki farklılıklarının ortadan kalktığını, güçlü bir kardeşlik, güçlü bir birlik ve beraberlik şuuru oluştuğunu göreceksiniz. Dünyanın dört bir köşesinden, her milletten milyonlarca kardeşimizin, aynı amaç, aynı inanç ve aynı duygularla bir araya geldiğine hep birlikte şahit olacağız.” ifadelerini kullanan Başkan Arpaguş, şunları kaydetti:</p>

<p>“O kutlu diyarlara vardığımızda, nice peygamberin gelip geçtiği o beldenin ruhuna uygun hareket etmemiz lazım. İslam kardeşliğini zedeleyecek olumsuz söz, tavır ve davranışlardan uzak durmalıyız. Kimseyle münakaşa etmemeliyiz. Kimseye karşı kırıcı söz ve davranışlarda asla bulunmamalıyız. Dünyalık namına ne varsa geride bırakmak suretiyle çıktığımız bu kutlu yolculukta elimize, dilimize hâkim olmalıyız, kalbimize hâkim ve sahip olmalıyız. Gaflete düşmemeli, gafil olmamalıyız. Her anı, her demi, her günü, her saati o bilinçle yaşamalı, ibadet şuuruyla huzur-u ilahide olduğumuz bilinciyle oradaki günlerimizi geçirmeliyiz. Yıllar boyunca heyecanla beklediğimiz bu kutlu yolculuk, inşallah bizlere her bakımdan büyük kazançlar sağlayacak, yaşantımız boyunca bizi zinde tutacak, vadedildiği üzere büyük mükâfatlara nail olmamızın yolunu açacaktır.”</p>

<p><strong>“Mübarek topraklara; Mekke’ye, Ka’be’ye, Medine’ye Efendimiz (s.a.s)’e selamlar götürünüz”</strong></p>

<p>Ecdadımızın, hac ibadetine ayrı bir önem verdiğini hatırlatan Başkan Arpaguş, “Hac yolculuğu sebebiyle İstanbul’dan hacca giden kafileler için özel merasimler düzenlemiştir. ‘Surre Alayı’ denilen bu merasimlerle hac kafileleri Harem’den Harameyn’e o kutsal topraklara dualarla ve tekbirlerle uğurlanmıştır. Kafileler, Mekke ve Medine halkının ihtiyaçlarını karşılamak üzere çeşitli hediyelerle, ikramlarla yola koyulmuşlardır. Ecdadımızın Haremeyn’e olan sevgi ve muhabbetini gösteren bu gelenek asırlar boyunca coşkulu merasimlerle devam etmiştir. İşte bizler burada, düzenlenen bu etkinlikle, bu kadim geleneği yeniden yâd ediyor, yeniden ihya ediyoruz. Hac yolculuğumuz mübarek olsun. Mübarek topraklara; kutlu şehir Mekke’ye, onun bağrında yer alan Ka’be’ye, nurlu şehir Medine’ye, Efendimiz (s.a.s)’e bizden selamlar götürünüz. Habib-i Kibriya Efendimize (s.a.s) hürmetlerimizi arz ediniz.”</p>

<p><strong>“Vatanımıza, milletimize, ailemize dua etmeyi ihmal etmeyelim”</strong></p>

<p>Başkan Arpaguş, “Allah yolculuğumuzu kolaylaştırsın. Seferimizde yardımcımız olsun. Uzaklıklarımızı yakın eylesin. Bizleri yolculuğun güçlüklerinden, üzücü manzaralarla karşılaşmaktan, her türlü kötülükten ve hastalıktan muhafaza buyursun. O kutsal topraklara vardığımızda, kutlu beldenin hasretiyle içi yanan ancak kavuşamayan kardeşlerimizi de unutmayalım, onlar için de dua edelim. Vatanımıza, milletimize, ailemize, komşularımıza, akrabalarımıza, arkadaşlarımıza da dua etmeyi ihmal etmeyelim. Ümmet-i Muhammed’i, zulüm altında yaşayan, acı çeken Müslüman kardeşlerimizi de dualarımızda analım. Onlara kurtuluşlar, sıhhat ve afiyet dileyelim. Cenab-ı Hak, inşallah bizlere bu yolculuğumuzu kolay kılsın. Sağlıcakla gidip, selametle geliniz. Allah’a emanet olunuz.” diye konuştu.</p>

<p>Konuşmanın ardından İstanbul Müftüsü Doç. Dr. Emrullah Tuncel de dua etti.</p>

<p>Programa, İstanbul Valisi Davut Gül, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Fatih Mehmet Karaca, Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü Hüseyin Demirhan, hacı adayları ve aileleri katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER, Safi Arpaguş</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/haremden-haremeyne-ilk-haci-kafilesi-yola-cikti</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/prof-dr-arpagus.jpg" type="image/jpeg" length="56569"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hz. Eyyûb’ün (as) Sabrı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/hz-eyyubun-as-sabri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/hz-eyyubun-as-sabri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Hadis: …Kim sabrederse, Allah ona dayanma gücü verir. Kimseye sabırdan daha hayırlı ve daha geniş bir ikram verilmemiştir. (Müslim, Zekât, 124)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hz. Eyyûb (as); malını, mülkünü, ailesini ve hatta sağlığını kaybetmiş, ancak tüm bu zorluklar karşısında Allah’a olan inancını ve sabrını korumuştur. Hastalığı nedeniyle uzun yıllar acı çekmesine rağmen asla isyan etmemiş, şikâyetçi olmamış ve Allah’a sığınmıştır. Onun tavrı Kur’an’da şöyle anlatılır: “Hani Rabbine, ‘Başıma bu dert geldi. Ama sen merhametlilerin en üstünüsün.’ diye niyaz etmişti.” (Enbiyâ, 21/83) Ayet, Hz. Eyyûb’ün Allah’ın merhametine sığınışını ve nezaketle durumunu arz edişini ifade eder. O, şikâyet değil dua etmiş, sabrının doruk noktasında bile Allah’a olan güvenini kaybetmemiştir. Şeytan, vesvese vererek onu Allah hakkında şüpheye düşürmek istemiştir. Ancak Hz. Eyyûb, bu vesveselere de teslim olmamış ve yine Allah’a sığınarak direnmiştir. Allah, Hz. Eyyûb’ün sabrına karşılık duasını kabul etmiş, onu sağlığına ve nimetlerine tekrar kavuşturmuştur. Hz. Eyyûb’ün sabrı, insanın hayatındaki musibetlere karşı nasıl güçlü ve inançlı durması gerektiğinin en güzel örneğidir.</p>

<hr />
<p><strong>Namazı hakkıyla kılın, zekâtı verin ve Resûl’e itaat edin ki esirgenesiniz. (Nûr, 24/56)</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/hz-eyyubun-as-sabri</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/mehmet/takvim-2026/nisan-18.jpg" type="image/jpeg" length="73905"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mikat ne demektir ?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/mikat-ne-demektir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/mikat-ne-demektir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Mikat" kelimesi Kurân-ı Kerim'de geçer mi? Mikât yerleri nerelerdir? Harem, Hill ve Âfak]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>Mikât ne anlama gelmektedir?</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Sözlükte <strong>"bir işi görmek için verilen zaman, bir işin yeri" </strong>anlamlarına gelen mîkât, dinî bir kavram olarak, Harem bölgesine dışarıdan gelenlerin, ihrama girmesi gereken yerlere verilen addır.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong><span style="color:#c0392b">"Mikat" kelimesi Kurân-ı Kerim'de geçer mi?</span></strong></h3>

<p style="text-align:justify">Kur’ân-ı Kerîm’de mîkāt kelimesi bir yerde çoğul şeklinde olmak üzere sekiz âyette sözlük anlamında geçmekte, hadislerde de hem sözlük hem terim anlamında yer almaktadır. Kur’an’da Kâbe “el-beytü’l-harâm” (el-Mâide 5/2), onu çevreleyen mescid “el-mescidü’l-harâm” (el-İsrâ 17/1), Mekke şehri de “harem” (el-Kasas 28/57; el-Ankebût 29/67) diye nitelendirilerek buraların korunmuş ve saygıya değer yerler olduğu belirtilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas) de Mekke’nin yerlerin ve göklerin yaratıldığı gün Allah tarafından haram kılındığını ve kıyamete kadar da böyle kalacağını ifade etmiştir (Buhârî, “Ṣayd”, 10; Müslim, “Ḥac”, 445-446).</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>Harem, Hill ve Âfak</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas) ’in diğer bazı açıklama ve uygulamalarına dayanılarak Mekke ile belirli çevresine harem, burayı kuşatan ikinci bölgeye Hil, bunların dışında kalan yerlere de “âfâk” denilmiş, Harem ve Hil dışından hac ve umre için yahut başka bir amaçla Mekke’ye gelenlerin belirli yerlerde ihrama girip bazı kurallara uymaları zorunlu kılınmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Harem bölgesinde oturanlar hac için bulundukları yerden, umre için Hil bölgesine çıkarak, Hil bölgesinde oturanlar hac ve umre için bulundukları yerden, buraların dışından gelen âfâkîler ise kendileri için belirlenen mîkāt yerlerinden ihrama girerler (bk. ÂFÂKÎ; HAREM; HİL; İHRAM).</p>

<p style="text-align:justify">Âfâkîlerin ihrama gireceği bu yerler Hz. Peygamber (sas) tarafından beş nokta halinde belirlenmiştir (Buhârî, “Ḥac”, 7, 9, 11, 12; Müslim, “Ḥac”, 11-12; Ebû Dâvûd, “Menâsik”, 8).</p>

<p style="text-align:justify">İhramsız olarak bu sınırları geçmek caiz değildir. Ancak Harem bölgesine giden kişiler mîkât yerlerinden önce de ihrama girebilirler.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong><u>Mîkât yerleri</u></strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Mekke'ye Medine yönünden gelenler için <strong>Zülhuleyfe;</strong></p>

<p style="text-align:justify">Şam istikametinden gelenler için <strong>Cuhfe;</strong></p>

<p style="text-align:justify">Irak cihetinden gelenler için <strong>Zat-ı Irak;</strong></p>

<p style="text-align:justify">Necid tarafından gelenler için<strong> Karn;</strong></p>

<p style="text-align:justify">Yemen yönünden gelenler için de<strong> Yelemlem'dir.</strong></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>#KEŞFET, Hac ve Umre</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/mikat-ne-demektir</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 16:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/06/mikat-ne-demektir.jpg" type="image/jpeg" length="86754"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tevbe: Günahtan Dönen Günahsız Gibidir]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/tevbe-gunahtan-donen-gunahsiz-gibidir-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/tevbe-gunahtan-donen-gunahsiz-gibidir-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tevbe nedir? Peygamberimiz (sas) nasıl tevbe etmiştir? Tebük savaşına katılmamaları sebebiyle Peygamberimizin (sas) Allah'tan hüküm gelene kadar kendileriyle konuşulmamasını istediği üç sahabi kimdir? Seyyidü’l-istiğfar nedir?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span><span><span new="" roman="" times="">عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَعْقِلٍ قَالَ كَانَ أَبِي عِنْدَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ فَسَمِعَهُ يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) يَقُولُ: ‘النَّدَمُ تَوْبَةٌ.<br />
***<br />
Abdullah b. Ma’kil (ra) anlatıyor: Babam, Abdullah b. Mes’ûd’un yanındayken onun şöyle dediğini duymuş:<br />
"Resûlullah’ı (sas), ’(<strong>Günah</strong>tan) pişmanlık duymak, <strong>tevbe</strong>dir." buyururken işittim."<br />
(HM4012 İbn Hanbel, I, 423)<br />
***<br />
عَنْ عَبْدِ اللَّهِ قَال: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : ‘التَّوْبَةُ مِنْ الذَّنْبِ أَنْ يَتُوبَ مِنْهُ ثُمَّ لَا يَعُودَ فِيه.<br />
Abdullah (b. Mes’ûd) (ra) tarafından nakledildiğine göre, <strong>Allah</strong> Resûlü (sas) şöyle buyurmuştur: "<strong>Günah</strong>tan <strong>tevbe</strong> etmek, <strong>günah</strong>ı terk edip bir daha ona dönmemektir."<br />
(HM4264 İbn Hanbel, I, 446)<br />
***<br />
عَنْ أَسْمَاءَ بْنِ الْحَكَمِ الْفَزَارِيِّ قَالَ سَمِعْتُ عَلِيًّا (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ) يَقُولُ:...وَحَدَّثَنِى أَبُو بَكْرٍ وَصَدَقَ أَبُو بَكْرٍ (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ) أَنَّهُ قَالَ: سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) يَقُولُ: ‘مَا مِنْ عَبْدٍ يُذْنِبُ ذَنْبًا فَيُحْسِنُ الطُّهُورَ ثُمَّ يَقُومُ فَيُصَلِّى رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ يَسْتَغْفِرُ اللَّهَ إِلاَّ غَفَرَ اللَّهُ لَهُ.<br />
Esmâ b. Hakem el-Fezârî (ra) anlatıyor: Ali’yi (ra) şunları söylerken işittim: Ebû Bekir’in (ra) bana haber verdiğine göre —ki Ebû Bekir (ra) doğruyu söyler— o, <strong>Allah</strong> Resûlü’nü (sas) şöyle derken işitmiş: "Bir kimse bir <strong>günah</strong> işler de ardından güzelce abdest alır, sonra kalkıp iki rekât namaz kılar ve <strong>Allah</strong>’tan bağışlanma dilerse, <strong>Allah</strong> (cc) onu mutlaka bağışlar."<br />
(D1521 Ebû Dâvûd, Vitr, 26)<br />
***<br />
عَنْأَبِىعُبَيْدَةَبْنِعَبْدِاللَّهِعَنْأَبِيهِقَالَ: قَالَرَسُولُاللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : ‘التَّائِبُمِنَالذَّنْبِكَمَنْلاَذَنْبَلَهُ.<br />
Ebû Ubeyde b. Abdullah’ın (ra), babasından (Abdullah b. Mes’ûd’dan) (ra) naklettiğine göre, <strong>Allah</strong> Resûlü (sas) şöyle buyurmuştur: "<strong>Günah</strong>ından <strong>tevbe</strong> eden kimse, <strong>günah</strong>sız kimse gibidir."<br />
(İM4250 İbn Mâce, Zühd, 30)<br />
***<br />
عَنْأَبِىهُرَيْرَةَقَالَ: قَالَرَسُولُاللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : ‘لَلَّهُأَشَدُّفَرَحًابِتَوْبَةِأَحَدِكُمْ،مِنْأَحَدِكُمْبِضَالَّتِهِ،إِذَاوَجَدَهَا<br />
Ebû Hüreyre’den (ra) nakledildiğine göre, <strong>Allah</strong> Resûlü (sas) şöyle buyurmuştur: "Biriniz kaybettiği hayvanını bulduğu zaman ne kadar seviniyorsa, muhakkak <strong>Allah</strong> (cc) da sizden birinin <strong>tevbe</strong>sine bundan daha çok sevinir."<br />
(M6953 Müslim, <strong>Tevbe</strong>, 2)<br />
***<br />
Hicretin dokuzuncu senesi Receb ayında, sıcağın dayanılmaz boyutlara ulaştığı bir mevsimde <strong>Allah</strong> Resûlü (sas) ashâbıyla birlikte savaş için bütün hazırlıklarını tamamlayıp yola koyulmuş ve nihayet Tebük’e varmıştı. Peygamberimiz (sas) ashâbına, "Kâ’b ne yaptı?" diye sordu. Selimeoğullarından birisi Resûlullah’a, "Yâ ResûlAllah! Kâ’b’ı (ra) (kıymetli) iki hırkası(ndan dolayı duyduğu gururu) ve kibri (Medine’de) alıkoydu!" diye cevap verdi.<br />
Bunun üzerine Muâz b. Cebel (ra) itiraz edip Hz. Peygamber’e (sas), "VAllahi Yâ ResûlAllah, biz Kâ’b hakkında hayırdan başka bir şey bilmeyiz." diyerek Kâ’b b. Mâlik’i (ra) savundu. Resûlullah (sas) ise Muâz’ın (ra) bu itirazına susarak karşılık verdi.<br />
<strong>Allah</strong> Resûlü (sas) ile birlikte birçok gazveye katılan Kâ’b b. Mâlik (ra), Tebük Savaşı’ndan geri kalan seksen küsür kişiden biriydi. Diğer bütün gazvelerin aksine Resûlullah (sas) bu defa, uzak ve tehlikeli bir yolculukta çok kuvvetli bir düşmanla karşılaşacak olan Müslümanların, ona göre hazırlanmalarını istediği için, gidilecek yönü Müslümanlara açıklamıştı. Müslümanların savaşa hazırlanacak vakitleri vardı. Buna rağmen Kâ’b b. Mâlik (ra), bir türlü savaşa katılamamıştı.<br />
Resûlullah (sas) ile Müslümanlar gazâ hazırlığı ile meşgul olduğu sırada Kâ’b b. Mâlik (ra) de onlarla beraber yol hazırlığı için sabahleyin evden çıkıp dolaşıyor, ancak hiçbir iş görmeden akşam üzeri evine dönüyordu. "(Daha hazırlanmaya vaktim ve) gücüm var." diyerek günlerini geçiriyordu.<br />
Nihayet herkes gerçekten hazırlanıp bir sabah Resûlullah (sas) ile Müslümanlar sefere çıktıklarında, Kâ’b’ın (ra) henüz hiçbir hazırlığı yoktu ortada. Bu sefer de, "Onun (ordunun) ardından bir iki günde hazırlanır, sonra onlara yetişirim." diyerek yine kendini avuttu Kâ’b (ra). Bundan sonraki birkaç gün de hiç farklı geçmemişti. Sabahları hazırlık için evden ayrılıyor, akşam eve hiçbir hazırlık yapmadan bomboş dönüyordu. Neticede ordu epey yol almış, Kâ’b’ın (ra) onlara yetişme ihtimali kalmamıştı.<br />
Tebük Gazâsı’ndan başka, Resûlullah’ın (sas) yaptığı gazvelerin hiçbirisinden geri kalmayan Kâ’b b. Mâlik’in (ra) ilk pişmanlıkları işte bu günlerde başlamıştı. Zira daha önce hiçbir zaman bu kadar güçlü ve kuvvetli olmamıştı. Buna rağmen sırf ihmali nedeniyle Resûlullah’ı (sas) ve Müslüman kardeşlerini bu zorlu mücadelede yalnız bırakmıştı. Kendisi gibi güçlü, kuvvetli ve imanı sağlam diğer bütün Müslümanlar savaşa gitmiş, geriye ise münafık olarak bilinen ya da güçsüzlüğünden dolayı mazeretli olan kişiler kalmıştı. Zaten Kâ’b’ı (ra) da en çok bu üzüyordu. Resûlullah (sas) gazâ için şehirden ayrıldığında Kâ’b b. Mâlik (ra), insanların içine çıkıp kendisi ile beraber sadece münafık ve güçsüzlerin kaldığını gördüğünde, pişmanlığı daha da derinleşiyordu.<br />
Döndüğünde bu durumu <strong>Allah</strong> Resûlü’ne (sas) nasıl izah edebilirdi ki? Savaşa gitmesini engelleyecek hiçbir mazereti yoktu. O güne kadar maddî durumu hiç bu kadar iyi olmamıştı. Ordunun Medine’ye doğru geri dönmekte olduğu haberini aldığında, düşünceleri daha da artmış, hüzün ve kedere boğulmuştu. Çevresinde görüşlerine değer verilen kimselere, içinde bulunduğu bu zor durumdan nasıl kurtulabileceğini soruyordu. Öyle ki bir ara Resûlullah’ı (sas), bir yalanla atlatabileceğini bile düşünmüştü. Zira konuşma kabiliyeti son derece iyi olan Kâ’b (ra), dilese Resûlullah’ın (sas) kızgınlığını, söyleyeceği bir yalanla çok rahat dindirebilirdi. Ancak vicdanına gömdüğü hatası âhirette karşısına çıkmayacak mıydı? Doğruyu söylediğinde belki Hz. Peygamber’in (sas) öfkesine uğrayacaktı ama en azından <strong>Allah</strong>’ın (cc) affına mazhar olmayı umuyordu. Ka’b (ra), Hz. Peygamber (sas) ve ordusu Medine’ye dönünceye kadar zaten içi içini yemiş, işlediği kabahatin yükünden bir an önce kurtulmak için can atar olmuştu. Resûlullah’ın (sas) Medine’ye yaklaştığını duyduğunda ise bu düşünceleri bir yana bırakıp, içinde yalan bulunan bir özürle asla bu kabahatten temize çıkamayacağını anlamıştı. <strong>Allah</strong> Resûlü’ne (sas) her şeyi doğru bir biçimde anlatmaya karar verdi.<br />
Öyle de yaptı Kâ’b b. Mâlik (ra). Bir sabah vakti Medine’ye dönen <strong>Allah</strong> Resûlü (sas), mescitte iki rekât namaz kılıp insanlarla sohbet etmeye başlamıştı. Sefere katılamayıp da geride kalanlar özürlerini beyan ettikten sonra Kâ’b (ra), Resûlullah’ın(sas) huzuruna çıkıp selâm verdi. <strong>Allah</strong> Resûlü (sas) ise öfkeli bir eda ile ona gülümsedi ve savaşa neden katılmadığını sordu. O da her şeyi olduğu gibi anlattı.<br />
Asıl sıkıntı bundan sonra başlayacaktı. Peygamberimiz Kâ’b’a (ra), hakkında hüküm verilinceye kadar beklemesini söyledi. Mürâre b. Rabî’ (ra) ve Hilâl b. Ümeyye (ra) de Kâ’b b. Mâlik (ra) ile aynı durumdaydı. Hepsi için bitmek tükenmek bilmeyen, sıkıntılı geçecek ve elli gün sürecek tecrit hayatı başlamıştı. Peygamberimiz (sas), bu üç şahısla konuşulmaması talimatını verdi. Kırkıncı günden itibaren bu üç kişinin kendi hanımlarıyla görüşmelerini de yasakladı.<br />
Savaşa gitmeyip geride kalan bu üç kişinin pişmanlığı ise her geçen gün daha da katlanıyordu. Kimi evine kapanıp gözyaşları içinde bağışlanma diliyor, kimi ise Resûlullah’tan (sas) güzel bir haber almanın umuduyla insanların arasında dolaşıyor, kimseyle konuşamadan tekrar evine dönüyordu.<br />
Nihayet ellinci günün sabahı, <strong>tevbe</strong>lerinin kabul edildiğine dair büyük müjdeyi aldılar. <strong>Tevbe</strong>leri çokça kabul eden Yüce <strong>Allah</strong>’ın (cc) haklarındaki beyanı şöyleydi: "Andolsun ki <strong>Allah</strong>, Müslümanlardan bir grubun kalpleri eğrilmeye yüz tuttuktan sonra, Peygamberi ve güçlük zamanında ona uyan muhacirlerin ve ensarın <strong>tevbe</strong>lerini kabul etti. Evet, onların <strong>tevbe</strong>lerini kabul etti. Şüphesiz O (cc), onlara karşı çok şefkatli, pek merhametlidir. Ve (seferden) geri bırakılan üç kişinin de (<strong>tevbe</strong>lerini kabul etti). Yeryüzü, genişliğine rağmen onlara dar gelmiş, vicdanları kendilerini sıktıkça sıkmıştı. Nihayet <strong>Allah</strong>’tan (cc) (O’nun azabından) yine <strong>Allah</strong>’a (cc) sığınmaktan başka çare olmadığını anlamışlardı. Sonra (eski hâllerine) dönmeleri için <strong>Allah</strong> (cc) onların <strong>tevbe</strong>sini kabul etti. Çünkü <strong>Allah</strong> (cc) <strong>tevbe</strong>yi çok kabul eden, çok merhamet edendir. Ey iman edenler! <strong>Allah</strong>’a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun."<br />
Böylece Kâ’b b. Mâlik (ra) ve onun durumunda olan diğer iki arkadaşı, <strong>tevbe</strong>lerine Kur’an’la şahitlik edilen ve <strong>Allah</strong>’ın (cc) mağfiretinden daha dünyadayken haberdar olan kutlu sahâbîler olmuşlardı. İşledikleri kusurdan dolayı duydukları pişmanlık göstermelik değildi. Bütün kalpleri ile pişmanlığı hissetmişler ve tekrar aynı hataya düşmemek için azmetmişlerdi. Onlar aslında Rablerine verecekleri hesabı düşünüyorlardı. Belki çevrelerindeki herkesi kusurlu olmadıklarına inandırabilirlerdi. Ancak her şeyden haberdar olduğuna inandıkları Rablerini nasıl kandıracaklardı? Hesap günü O’nun karşısına aynı <strong>günah</strong>larla nasıl çıkacaklardı? İşte tüm bunları düşündükleri içindi bu kadar pişman olmaları. <strong>Allah</strong> Teâlâ da onların bu samimiyetinden dolayı onlarla birlikte bütün Müslümanlara, <strong>günah</strong>lardan kurtulmanın yegâne yolunun <strong>tevbe</strong> etmek olduğunu bildirmişti.<br />
Kâ’b b. Mâlik (ra) ve arkadaşlarının <strong>tevbe</strong>si gibi içten ve samimi olarak yapılan <strong>tevbe</strong>, hem bir ibadettir hem de kaybedilmiş değerleri yeniden kazanma vasıtasıdır. Dinî inanç ve yaşayışı yeniden ihya etmenin ve <strong>Allah</strong> (cc) ile bozulan ilişkileri onarmanın yoludur. Yüce <strong>Allah</strong> (cc), insanoğlunu diğer varlıklardan farklı bir yapıda var etmiş; hem iyiye hem de kötüye yönelebilecek bir potansiyelde yaratmıştır. En güzel surette yaratılan insan kötüye yöneldiğinde hayvanlardan da aşağı bir dereceye düşebilmektedir. İnsandan istenen, daima iyiye yönelmesi; <strong>Allah</strong> (cc) ve Resûlü’nün (sas) emir ve yasakları doğrultusunda bir hayat sürmek suretiyle dünya ve âhiret saadetine erişmesidir. Ne var ki insan, zaafları ile ve çevresel etkilerle, bilerek veya bilmeyerek zaman zaman <strong>günah</strong>a sürüklenir. Yüce <strong>Allah</strong>’ın (cc) kullarına lütfettiği ‘<strong>tevbe</strong>-istiğfar’, bu durumdan kurtulmak için bir ‘rahmet kapısı’dır.<br />
<strong>Tevbe</strong>nin özünde pişmanlık vardır. Hakiki bir <strong>tevbe</strong> için nefsin kendisi ile hesaplaşması, mücadele etmesi gerekir. Zaten <strong>Allah</strong> Resûlü’nün (sas) ifadesi ile <strong>günah</strong>, insanın içini tırmalayan ve başkalarının haberdar olmasını istemediği şeydir. Yani her an pişmanlık duyabileceği bir iştir. Pişmanlık ise <strong>tevbe</strong>nin ilk şartıdır. Resûlullah (sas) bir hadisinde, "(<strong>Günah</strong>tan) pişmanlık duymak, <strong>tevbe</strong>dir." derken, bu gerçeği ifade eder. Bir diğer hadisinde ise, "<strong>Günah</strong>tan <strong>tevbe</strong> etmek, <strong>günah</strong>ı terk edip bir daha ona dönmemektir." buyurmuştur. Bu iki ifadeyi birleştirdiğimizde, ‘işlenen <strong>günah</strong>tan pişmanlık duyarak bir daha o <strong>günah</strong>a dönmemek’ şeklinde bir <strong>tevbe</strong> tanımı ortaya çıkmaktadır. Ardından istiğfar etmek, yani, <strong>Allah</strong>’tan (cc), affetmesini istemek gelmelidir ki, <strong>tevbe</strong> tamamlanmış olsun. O hâlde bu tanıma istiğfarı da ekleyip, ‘<strong>tevbe</strong>-istiğfar, kulun, işlediği <strong>günah</strong>tan pişmanlık duyarak bir daha o <strong>günah</strong>a dönmemesi ve <strong>Allah</strong>’tan kendisini affetmesini istemesidir.’ diyebiliriz. Zaten <strong>tevbe</strong>, genellikle istiğfar ile birlikte telaffuz edilerek âdeta onunla özdeşleşmiştir.<br />
Hata işleyen bir insanın <strong>tevbe</strong> etmek amacıyla aracısız olarak doğrudan doğruya Rabbine yönelmesinde herhangi bir engel veya ön şart bulunmamaktadır. Bununla beraber her şeyin kendine göre bir usul, âdâb ve şekli vardır. Bir işten, ancak doğru yollarla yapıldığı takdirde sonuç alınabilir. Yegâne rehberimiz olan Peygamberimiz (sas), <strong>tevbe</strong>nin âdâbını öğretmek maksadıyla şöyle buyurmuştur: "Bir kimse bir <strong>günah</strong> işler de ardından güzelce abdest alır sonra kalkıp iki rekât namaz kılar ve <strong>Allah</strong>’tan (cc) bağışlanma dilerse, <strong>Allah</strong> (cc) onu mutlaka bağışlar." Sonra da, söylediğini teyit maksadıyla şu âyeti okumuştur: "Ve onlar ki çirkin bir iş yaptıklarında ya da kendilerine zulmettiklerinde <strong>Allah</strong>’ı (cc) hatırlayıp <strong>günah</strong>larından dolayı hemen bağışlanma dilerler. Zaten <strong>günah</strong>ları <strong>Allah</strong>’tan (cc) başka kim bağışlayabilir ki!" Böylece <strong>tevbe</strong>nin dil ucuyla söylenen bir iki kelime ile geçiştirilmemesi gerektiğini ve onun bilinçli bir eylem olduğunu anlatır <strong>Allah</strong> Resûlü (sas). Bununla birlikte <strong>tevbe</strong> ve istiğfar söz konusu olduğunda, bu işi samimi olarak yapmak ve <strong>Allah</strong>’ın (cc) ‘Tevvâb’, ‘Afüv’, ‘Gafûr’ yani <strong>tevbe</strong>leri çok kabul eden, çoka ffedici ve çok bağışlayıcı sıfatlarına sahip olduğunda tereddüt etmemek önemlidir. <strong>Tevbe</strong>yi tamamlayan unsurlardan biri de, <strong>günah</strong>ın derhâl terk edilmesi ve bir daha ona dönülmemesidir. Kişi eğer tüm pişmanlığına rağmen, terk etmeyerek <strong>günah</strong>ına devam ederse, onun bu hâlinin <strong>tevbe</strong> değil, sadece anlık bir pişmanlık olduğu anlaşılır.<br />
Hâlbuki ciddiyetle ve gerçek bir pişmanlık içinde yapılan <strong>tevbe</strong>, <strong>günah</strong>ların affedilmesini sağlar. Peygamberimiz (sas) bu konuda şöyle buyurmuştur: "İzzet ve celâl sahibi <strong>Allah</strong> (cc) buyurur ki: "Ey kullarım! Benim affettiklerim dışındakiler <strong>günah</strong>kâr (kalır). Benden bağışlanma dileyin, sizi bağışlayayım. Kim benim affediciliğimi bilir ve af dilerse onu affederim, (hatasını) önemsemem...’’ Kur’ân-ı Kerîm’de de, Hz. Âdem’in, hatasını anladıktan sonra Rabbine pişmanlığını ve bağışlanma dileğini nasıl dile getirdiği anlatılır. Buna göre Yüce <strong>Allah</strong> (cc), Hz. Âdem’e, "Ey Âdem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz." buyurduğu hâlde şeytan onlara, "Rabbiniz size bu ağacı ancak melek olmayasınız ya da (cennette) ebedî kalacaklardan olmayasınız diye yasakladı." diyerek vesvese vermiş ve onları kandırarak yasağa sürüklemişti. Hz. Âdem’in bu hatası hakkında <strong>Allah</strong> şöyle buyurmuştu: ’Âdem Rabbine asi oldu ve yolunu şaşırdı.’ Sonra <strong>Allah</strong> (cc) onlara, "Ben size bu ağacı yasaklamadım mı? Şeytan size apaçık bir düşmandır, demedim mi?" diye seslendi. Hz. Âdem ve eşi Havva işledikleri kabahati anlayıp hemen Rablerine yöneldiler ve ondan bağışlanma dilediler. Onlar Kur’ân-ı Kerîm’in bildirdiğine göre Rablerine şöyle dua ediyorlardı: "Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen mutlaka ziyan edenlerden oluruz.’ Sonunda <strong>tevbe</strong>leri kabul eden <strong>Allah</strong> (cc), onları da bağışlamış ve <strong>tevbe</strong>lerini kabul etmişti.<br />
Yüce <strong>Allah</strong> (cc), <strong>tevbe</strong>leri kabul edeceğini belirtirken kulları arasında bir ayırım ve istisna yapmamıştır. Kabule şayan olan <strong>tevbe</strong> açıklanırken de <strong>günah</strong>kârlar arasında bir ayrıma gidilmemiş, <strong>tevbe</strong>lerinin kabul edileceği vaad edilmiştir. Nitekim bir rivayette anlatılan bir kıssa bu konuda oldukça etkileyici bir örnektir. Doksan dokuz kişiyi öldüren bir adam, pişmanlık içerisinde <strong>tevbe</strong> etmek üzere yeryüzünün en bilgili insanını sorar ve kendisine gösterilen rahibin yanına gider. Ama rahip ona affedilmesinin mümkün olmadığını söyleyince öfke içinde onu da öldürür. Yüz insanın canına kıymış olarak yine âlim birisine danışma ihtiyacı hisseder. Kendisine tavsiye edilen bir ilim adamının yanına geldiğinde o, affının elbette mümkün olduğunu söyleyerek, "Seninle <strong>tevbe</strong>n arasına kim girebilir ki?" der. Sonra da adama o diyarı terk ederek <strong>Allah</strong>’a (cc) kulluk eden iyi insanların olduğu bir yere gitmesini öğütler. <strong>Tevbe</strong> eden ve yeni bir başlangıç için yola çıkan adam, arzu ettiği yere ulaşamadan yolda ölür. Öldüğü yer ulaşmak istediği sâlih insanlara daha yakın olduğu için onlardan sayılır ve rahmet meleklerinin eşliğinde Rabbinin affına nail olur.</span></span></span><br />
<span><span><span new="" roman="" times=""><strong>Allah</strong>’ın (cc) affetmeyeceği bir <strong>günah</strong> ve <strong>günah</strong>ının büyüklüğü sebebiyle <strong>tevbe</strong> kapısı yüzüne kapanacak bir <strong>günah</strong>kâr yoktur. Zira <strong>Allah</strong>’ın (cc) af ve mağfireti çok geniş ve büyüktür. İnsan onur ve haysiyetini yok edici suçlar olarak bilinen zina ve hırsızlık, bütün kötülüklerin anası sayılan içki gibi suçları işleyenler için de <strong>tevbe</strong> kapısı açıktır. İnsanın bütün güzel amellerini âhirette boşa çıkaracak kadar büyük bir suç olan irtidattan yani dinden dönmeden dolayı yapılacak bir <strong>tevbe</strong>nin bile kabul edileceği âyetle bildirilmiştir. <strong>Günah</strong>ların en kötüsü olarak vasıflandırılan şirk suçundan dahi insan <strong>tevbe</strong> eder ve imana dönerse elbette bu da kabul edilecektir. Yeter ki son nefesini küfür üzere vermesin.</span></span></span><br />
<span><span><span new="" roman="" times="">Kur’an’da bir taraftan, "Kim bir mümini kasten öldürürse, cezası içinde ebediyen kalacağı cehennemdir. <strong>Allah</strong> (cc) ona gazap etmiş, onu lânetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır." buyrulurken, diğer taraftan da, "Onlar ki, <strong>Allah</strong> (cc) ile beraber başka bir tanrıya yalvarmazlar. <strong>Allah</strong>’ın (cc) haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Kim bunları yaparsa ağır azaba uğrar. Kıyamet günü azabı kat kat artırılır ve o azapta horlanmış olarak devamlı kalır. Ancak <strong>tevbe</strong> ve iman edip iyi davranışta bulunanlar müstesna... <strong>Allah</strong> işte onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. <strong>Allah</strong> çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir." buyrularak, <strong>tevbe</strong> edenler bundan istisna edilmişlerdir. Bu itibarla âyet ve hadislerdeki bazı <strong>günah</strong>ların affedilmeyeceğine dair ifadelerin sakındırma bağlamında oldukları anlaşılmaktadır. Öyleyse bu gibi âyet ve hadislerden anlamamız gereken, hatalarımız ne kadar çok olursa olsun, <strong>tevbe</strong>-istiğfar etmemiz gerektiği ve <strong>tevbe</strong>nin önüne kimsenin geçemeyeceğidir. Ne var ki, başkalarının haklarına tecavüz edenler bundan <strong>tevbe</strong> ettiklerinde, önce o kişilere haklarını iade etmek suretiyle helâllik almalıdırlar. Çünkü burada kul hakkı söz konusudur ve onu affetme yetkisini <strong>Allah</strong> (cc) ancak hak sahibine vermiştir. Bunun dışında <strong>tevbe</strong>lerin kabul edileceği bildirilmiştir. Nitekim <strong>Allah</strong> (cc), "Âyetlerimize inananlar sana geldiğinde onlara de ki: Selâm size! Rabbiniz merhamet etmeyi kendisine yazdı. Gerçek şu ki, sizden kim, bilmeyerek bir kötülük yapar, sonra da ardından <strong>tevbe</strong> edip kendini düzeltirse, (bilsin ki) <strong>Allah</strong> çok bağışlayan, çok merhamet edendir." buyurarak, <strong>günah</strong> işleyenleri ümitsizliğe düşmekten kurtarmaktadır. </span></span></span><br />
<span><span><span new="" roman="" times="">Ümitsizlik bir yana, işlediği bir <strong>günah</strong>ın peşinden <strong>tevbe</strong> ile hemen Yaratıcısını hatırlayan kimse, bu vesileyle imanını kuvvetlendirme gayretine girer. Öyle ki bu sayede insan, daha çok <strong>günah</strong> işlemekten kurtulur ve bu yeni ruhla Rabbine daha fazla bağlanıp yakınlaşarak O’nun emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınmaya daha bir gayret gösterir. Diğer taraftan <strong>günah</strong> işlememiş olduğumuz zaman bile <strong>tevbe</strong>-istiğfar etmemiz, hayatın sıkıntıları ve kederleri için bir ferahlık sağlar; <strong>Allah</strong> (cc) bu sayede hiç beklemediğimiz bir yerden bizi rızıklandırır. Fakat bir <strong>günah</strong> işlediği hâlde <strong>tevbe</strong> etmeyenleri âhiret nimetlerinden mahrum bırakır.</span></span></span><br />
<span><span><span new="" roman="" times="">Kul, <strong>tevbe</strong> ile <strong>günah</strong>larından arınarak âdeta aslî ve fıtrî temizliğine geri dönmüş olur. Zira Peygamber Efendimiz (sas), "<strong>Günah</strong>tan <strong>tevbe</strong> eden kimse, hiç <strong>günah</strong>ı olmayan kimse gibidir." buyurmuştur. Peygamberimiz (sas), <strong>tevbe</strong> sayesinde vicdanın nasıl arındığını şu güzel benzetme ile anlatır: "Kul bir hata işlerse kalbine siyah bir nokta konulur. Şayet o, (<strong>günah</strong>tan) vazgeçer, bağışlanma diler, <strong>tevbe</strong> ed(ip <strong>Allah</strong>’a (cc) dön)erse kalbi arınır. Eğer (bunları yapmaz <strong>günah</strong> ve hataya) geri dönerse (siyah nokta) artırılır ve neticede bütün kalbini kaplar. <strong>Allah</strong>’ın (cc), "Yaptıkları yüzünden kalpleri pas tutmuştur." diye anlattığı pas işte budur." Bu bağlamda Yüce <strong>Allah</strong> (cc) tarafından geçmiş-gelecek bütün <strong>günah</strong>ları affedildiği hâlde <strong>Allah</strong> Resûlü’nün (sas) günlük yaşantısında Rabbine çokça <strong>tevbe</strong> etmesi ne kadar da manidardır. <strong>Tevbe</strong>, <strong>Allah</strong> Resûlü (sas) için Rabbi ile iletişim kurma vesilesidir. Zira <strong>Allah</strong> (cc) çok <strong>tevbe</strong> edenleri sever. Sevgili Peygamberimizin (sas) anlattığına göre, "Rabbimiz, kulunun <strong>tevbe</strong> etmesine, çok önemli bir yitiğini kaybedip ondan ümidini kestiği bir anda karşısında bulan birinin sevindiğinden daha çok sevinmektedir."</span></span></span><br />
<span><span><span new="" roman="" times="">Yüce <strong>Allah</strong> (cc) insanın özgür iradesi ile hatasından dönüp, kendisinden bağışlanma dilemesinden memnun olmaktadır. Zaten insanı <strong>Allah</strong>(cc) katında değerli kılan da O’na (cc) niyazı, O’ndan yardım ve bağışlanma istemesi değil midir? <strong>Allah</strong> Resûlü (sas), "Eğer siz hiç <strong>günah</strong> işlemeseydiniz, <strong>Allah</strong> (cc) başkalarını yaratır, onlar <strong>günah</strong> işler (ve <strong>tevbe</strong> eder) <strong>Allah</strong> (cc) da onları affederdi." buyururken bu soruya cevap verir âdeta. Böylece insanı, <strong>günah</strong>lardan berî olan ve her an <strong>Allah</strong>’a (cc) kulluk hâlinde bulunan meleklerden farklı bir konumda değerlendirir. O hâlde, Resûl-i Ekrem’i (sas) örnek alan Müslümanlar, kalbî ve ruhî arınmalarını gerçekleştirmek üzere <strong>Allah</strong> Resûlü’nün (sas) tavsiye ettiği gibi <strong>tevbe</strong> ve istiğfarda bulunmalıdır. <strong>Günah</strong>lardan kurtuluş vesilesi olan <strong>tevbe</strong> ve istiğfarı, Rableri ile aralarındaki bağı kuvvetlendirmek için fırsata dönüştürmeyi bilmeli ve bu fırsatı değerlendirmek için zaman kollamalıdır.</span></span></span><br />
<span><span><span new="" roman="" times=""><strong>Tevbe</strong> etmek için belli bir zaman ve mekân şart koşulmamakla birlikte Kur’ân-ı Kerîm’de seher vakitlerinde <strong>tevbe</strong> edenler övülmüşlerdir. Peygamber Efendimiz (sas), <strong>Allah</strong>’ın (cc), kullarını affetmek için gece dünya semasına tecelli edeceğini şöyle haber verir: "Yüce Rabbimiz, her gece, gecenin son üçte biri kaldığında dünya semasına iner (rahmet nazarıyla bakar) ve şöyle buyurur: Bana dua eden yok mu ki, duasını kabul edeyim! Benden bir şey isteyen yok mu ki, ona dilediğini vereyim! Benden mağfiret isteyen yok mu ki, onu bağışlayayım!" (B6321 Buhârî, Deavât, 14) Bu özel vakitlerin dışında her an <strong>günah</strong>a düşme riski ile karşı karşıya olan insandan, işlediği <strong>günah</strong>ın farkına varmasıyla birlikte hemen <strong>tevbe</strong> etmesi beklenir. Zira <strong>tevbe</strong>lerin kabul edilmeyeceği bir an vardır; bu da kişinin ölümünün gelip çattığı, canın boğaza geldiği andır. Ölümün ne zaman gelip çatacağı ise belli değildir. Diğer taraftan Hz. Peygamber’in (sas) bildirdiğine göre, güneşin batıdan doğduğu yani dünyanın sonunun geldiği kıyamet günü iyice yaklaştığında, ‘<strong>tevbe</strong> kapısı’ artık tamamen kapanmış olacaktır.<br />
Unutulmamalıdır ki <strong>tevbe</strong> etmenin insan hayatındaki rolü pek büyüktür. Zira insan, <strong>tevbe</strong> sayesinde <strong>Allah</strong>’a (cc) yönelip imanını kuvvetlendirerek yeniden hayata bağlanır ve ümidini, yaşama isteğini devam ettirir. <strong>Tevbe</strong> vasıtasıyla, toplum içinde, <strong>Allah</strong> (cc) ve Resûlü’nün (sas) istediği şekilde hareket eden kimselerle birlikte mutlu olarak güven içinde yaşar. Yine <strong>tevbe</strong>, insanın herkesin hakkını gözeten ve kendi hak ettiğine razı olan, haksızlığa uğramalarına sebep olduğu kimselere haklarını iade edip onlarla helâlleşerek onların dostluğunu kazanan bir kişi hâline gelmesini sağlar.<br />
<strong>Tevbe</strong>-istiğfar ederken insan istediği ifadeleri seçebilir; yeter ki, içten ve samimi olsun. Ancak pişmanlık ve af dileği en güzel sözcüklerle dile getirilmek isteniyorsa, o zaman Sevgili Peygamberimizin (sas) ifadelerine bakmak gerekir. İşte O’nun (sas) dilinden ‘seyyidü’l-istiğfar’ yani <strong>tevbe</strong>-istiğfarın en güzeli:<br />
"<strong>Allah</strong>’ım, benim Rabbim sensin, senden başka ilâh yok.<br />
Beni sen yarattın ve ben senin kulunum.<br />
Ben gücüm yettiğince sana verdiğim söz üzereyim ve senin vaadine de güveniyorum.<br />
Yaptıklarımın şerrinden sana sığınırım.<br />
Bana olan nimetini itiraf ediyorum.<br />
<strong>Günah</strong>larımı da itiraf ediyorum.<br />
<strong>Günah</strong>larımı bağışla, çünkü <strong>günah</strong>ları senden başka bağışlayacak hiç kimse yoktur."</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hadislerle İslam</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/tevbe-gunahtan-donen-gunahsiz-gibidir-1</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 16:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2022/11/_45e01.jpg" type="image/jpeg" length="16639"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avustralya'da İslam karşıtlarının hedefindeki Bendigo Camisi törenle açıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/avustralyada-islam-karsitlarinin-hedefindeki-bendigo-camisi-torenle-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/avustralyada-islam-karsitlarinin-hedefindeki-bendigo-camisi-torenle-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avustralya'da Bendigo kentinin ilk camisi, ırkçı grupların ve İslam karşıtlarının yıllarca süren protestolarına ve inşa edilmemesi için hukuki engelleme çabalarına rağmen törenle ibadete açıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Temeli 2014'te atılan ancak ülke genelinde ırkçı grupların ve İslam karşıtlarının düzenlediği gösteriler ve sürecin yargıya taşınmasıyla zaman zaman yapımı aksayan Bendigo Camii için açılış töreni düzenlendi.</p>

<p>Törene Victoria Eyaleti Başbakanı Jacinta Allan'ın yanı sıra bakanlar, milletvekilleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.</p>

<p><img alt="Avusturya Cami 22" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/avusturya-cami-22.jpg" width="860" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açılışta konuşan Allan, farklı inanç ve kültürlerin bir arada yaşamasının önemini vurgulayarak, toplumda hoşgörü ve birlikte yaşam değerlerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Allan, "Bendigo'da uzun yıllar yaşamış, bölgenin milletvekili olmuş ve şimdi de başbakan olan biri için, Bendigo toplumu için gurur verici bir gün çünkü bu, inançlı insanların Bendigo'da açık bir şekilde ibadet edebilecekleri bir yere sahip olduklarını gösteriyor. İbadet etme hakkı, topluma açık olmalı. Bendigo İslam toplumu için önemli bir gün ve bundan daha fazla gurur duyamazdım." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>- Mahkeme sürecinin uzaması maliyetleri artırdı</strong></p>

<p>Bendigo İslam Toplumu Merkezi Başkanı Ayman Chehnah, önce protestoların, ardından caminin inşa edilmemesi için açılan davanın uzun sürmesinin maliyeti artırdığını belirterek "Mahkeme 5 yıl sürmeseydi projeyi çoktan tamamlamıştık. O dönemde hem süreç daha kolaydı hem de maliyetler daha düşüktü. Şimdi ise inşaat hem zorlaştı hem de pahalandı." dedi.</p>

<p><strong>- Yapım sürecinde protestolar</strong></p>

<p>Bendigo'da cami yapılacağının duyulmasının ardından, başta Melbourne ve Bendigo olmak üzere ülke genelinde ırkçı gruplar tarafından çok sayıda protesto düzenlendi. Buna karşılık, projeye destek veren Avustralyalılar ve insan hakları savunucuları da karşıt gösteriler organize etti.</p>

<p>Irkçı gruplar, caminin kentte trafik sorununa yol açacağı gibi gerekçelerle projeyi mahkemeye taşıdı ancak mahkeme, bu başvuruları 2016'da mesnetsiz bularak reddetti ve tüm yargılama giderlerinin başvuruyu yapan gruplar tarafından karşılanmasına hükmetti.</p>

<p>Uzun süren tartışmaların ardından açılan Bendigo Camii, kentte yaşayan yaklaşık 250 Müslüman ailenin yanı sıra çevre kasabalardaki Müslümanlar için de önemli bir ibadet merkezi olarak hizmet verecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/avustralyada-islam-karsitlarinin-hedefindeki-bendigo-camisi-torenle-acildi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 16:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/avusturya-cami-11.jpg" type="image/jpeg" length="98534"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Temiz ve helal olandan yemek]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/temiz-ve-helal-olandan-yemek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/temiz-ve-helal-olandan-yemek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman’ın kazancı temiz olur, hem kendisini hem aile fertlerini helâl ve temiz gıda ile besler. Şeytan insanı yasak ve yanlış işlere sürükler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#b22222"><span><i><strong>Temiz ve helal olandan yemek</strong></i></span></span></h3>

<p style="text-align:justify">Ey insanlar! Yeryüzünde bulunan maddelerin helâl ve temiz olanlarından yiyin; şeytanın peşinden gitmeyin, çünkü o apaçık düşmanınızdır.<br />
Bakara, 2/168</p>

<p style="text-align:justify">---</p>

<p style="text-align:justify">Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah Teâlâ temizdir; sadece temiz olanları kabul eder.” Allah Teâlâ peygamberlerine neyi emrettiyse müminlere de onu emretmiştir. Cenâb-ı Hak peygamberlere, ‘Ey peygamberler! Temiz ve helâl olan şeylerden yiyin, iyi ve faydalı işler yapın!’ (Müminûn, 23/51) buyurmuştur. Müminlere de, ‘Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin’ (Bakara 2/172) buyurmuştur.” (Müslim, “Zekât”, 65)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Müslüman’ın kazancı temiz olur, hem kendisini hem aile fertlerini helâl ve temiz gıda ile besler. Şeytan insanı yasak ve yanlış işlere sürükler.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Helal: </strong>Yapılması dinen serbest olan.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Tayyib: </strong>Temiz ve yararlı olduğu için insan tabiatına hoş gelen, aklın ve dinin benimsediği şey, iyi, güzel.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bir Ayet</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/temiz-ve-helal-olandan-yemek</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 16:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2022/08/temiz_ve_helal_olandan_yemek_h27241_9d232.jpg" type="image/jpeg" length="72691"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erzincan'da 4,1 büyüklüğünde deprem]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/erzincanda-41-buyuklugunde-deprem-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/erzincanda-41-buyuklugunde-deprem-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan'ın Üzümlü ilçesinde saat 15.40'ta 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Üzümlü ilçesi olan 4,1 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Depremin 10,94 kilometre derinlikte meydana geldiği tespit edildi.</p>

<p>Erzincan Valiliğinden yapılan açıklamada ise şunlar kaydedildi:</p>

<p>"Depremin ardından ilgili birimlerimiz saha taramalarına başlamış olup şu ana kadar can ve mal kaybına yönelik olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Ayrıca vatandaşlarımız tarafından da ilgili kurumlarımıza şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk bildirilmemiştir. Depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/erzincanda-41-buyuklugunde-deprem-2</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 16:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/06/logolar/deprem.jpg" type="image/jpeg" length="93056"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyanet'ten Suriye'ye resmi ziyaret]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/diyanetten-suriyeye-resmi-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/diyanetten-suriyeye-resmi-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı heyeti, Suriye’ye yönelik resmi ziyaret gerçekleştirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürü Ensari Yentürk başkanlığındaki heyet, Başkanlık ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından bölgede yürütülen faaliyetleri yerinde incelemek ve yerel dini idarelerle iş birliği imkanlarını müzakere etmek üzere Suriye’ye yönelik resmi ziyaret gerçekleştirdi.</p>

<p>Söz konusu ziyaret kapsamında T.C. Şam Büyükelçiliği, T.C. Halep Başkonsolosluğu, Suriye Evkaf Bakanlığı, Suriye Başmüftülüğü ve Şam Evkaf Müdürlüğü ile resmi temaslarda bulunuldu.</p>

<p><img alt="Dış Ilişkiler Suriye Ziyaret 55" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/dis-iliskiler-suriye-ziyaret-55.jpg" width="860" /></p>

<p>T.C. Şam Büyükelçiliği Birinci Müsteşarı Özgür Şahin ve T.C. Halep Başkonsolosu Muammer Hakan Cengiz ile yapılan görüşmelerde bölgedeki hizmetlerin verimliliği ve sürdürülebilirliği noktasında fikir alışverişinde bulunuldu.</p>

<p>Suriye Evkaf Bakanı ile yapılan görüşmede Ensari Yentürk, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş‘un selamlarını iletti ve şu hususları dile getirdi:</p>

<p>“Ortak bir tarih, inanç ve kültüre sahip olduğumuz Suriye’nin kadim ilmi tecrübesinden istifade etmek istiyoruz. Bu doğrultuda aynı ideal uğrunda çalışmalarımıza ivme kazandırmak için karşılıklı tecrübe paylaşımını ve yardımlaşmayı önemsiyoruz. İmkanlar ölçüsünde Başkanlığımız ve Evkaf Bakanlığı ile iş birliği yapacağımız alanlara dair çalışmalarda bulunma arzusundayız. Bugüne kadar Suriye halkına yönelik gerçekleştirmiş olduğumuz faaliyetlerin tahkim edilmesi noktasında ortak çalışma alanlarına odaklanmamız gerekmektedir.”</p>

<p><img alt="Dış Ilişkiler Suriye Ziyaret 11" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/dis-iliskiler-suriye-ziyaret-11.jpg" width="860" /></p>

<p>Evkaf Bakanı Muhammed Ebu Hayr Şükri ise bugüne kadar yapılan hizmet ve himayelerden dolayı Türkiye halkına, Diyanet İşleri Başkanlığına ve Türkiye Diyanet Vakfına müteşekkir olduklarını belirtti. Önümüzdeki süreçte Başkanlığımız ile birçok alanda iş birliği yapmaya hazır olduklarını ifade etti. Söz konusu görüşme bundan sonraki sürecin alt komisyonlar marifetiyle yürütülmesi kararıyla nihayete erdi.</p>

<p>Heyet, Suriye Başmüftüsü Şeyh Usame Rifai ile de bir araya geldi. Gerçekleştirilen nezaket ziyaretinde iki ülke arasındaki dini ve kültürel bağların güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu.</p>

<p>Şam Evkaf Müdürü Muhammed Beşşar Akil ile yapılan görüşmede ise; din hizmetleri ve vakıf çalışmaları alanında tecrübe paylaşımı yapılması, karşılıklı eğitim programlarının düzenlenmesi ve kurumsal kapasitenin geliştirilmesi konuları ele alındı. Bu kapsamda imam hatip okulları, eğitim merkezleri ve hizmet içi eğitim programları üzerinden personel ve öğrenci değişimi gibi başlıklar üzerinde duruldu. Ayrıca dini turizm, umre programları ve Şam’daki tarihi-dini mekanlara yönelik ziyaret organizasyonları da iş birliği alanları arasında değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Dış Ilişkiler Suriye Ziyaret 33" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/dis-iliskiler-suriye-ziyaret-33.jpg" width="860" /></p>

<p>Bu görüşmelerin ardından heyet Türkiye Diyanet Vakfı tarafından başlatılan eğitim kompleksi İnşaatı alanında incelemelerde bulundu.</p>

<p><img alt="Dış Ilişkiler Suriye Ziyaret 22" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/dis-iliskiler-suriye-ziyaret-22.jpg" width="860" /></p>

<p>Dış İlişkiler Genel Müdürü Ensari Yentürk’e, Müslüman Ülke ve Topluluklar Daire Başkanı Dr. Cebrail Küllü, Gaziantep İl Müftüsü Mustafa Soykök ve TDV Suriye temsilcisi Muhammet Furkan Topcu eşlik etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/diyanetten-suriyeye-resmi-ziyaret</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/dis-iliskiler-suriye-ziyaret-44.jpg" type="image/jpeg" length="36451"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tepeköy Kesrik Camii cemaatine kavuştu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/tepekoy-kesrik-camii-cemaatine-kavustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/tepekoy-kesrik-camii-cemaatine-kavustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya'da depremde yıkılan Tepeköy Kesrik Camii, kılınan Cuma namazıyla birlikte yeniden ibadete açıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tepeköy Kesrik Camii, kılınan Cuma namazıyla birlikte yeniden ibadete açıldı.</p>

<p>Yoğun katılımın olduğu açılış programına Vali Yardımcısı Ahmet Korkmaz, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İl Müftüsü Ramazan Dolu, il protokolü ve çok sayıda vatandaş iştirak etti.</p>

<p>Açılışta Dernek Başkanı Tahir Şahin, caminin yapım sürecine katkı sunan hayırseverlere ve emeği geçen herkese teşekkür ederek, bu eserin birlik ve beraberliğin somut bir göstergesi olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="Malatya Cami Açılış 11-3" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/malatya-cami-acilis-11-3.jpg" width="860" /></p>

<p>Ardından konuşan İl Müftüsü Ramazan Dolu, deprem sonrası yürütülen çalışmalar hakkında önemli bilgiler verdi. Dolu, “Depremle birlikte yıkılan mabetlerimizi yeniden ayağa kaldırıyoruz. Kısa sürede böylesine kapsamlı bir inşaatı tamamlamanın haklı gururunu yaşıyoruz. Dernek başkanımızdan kurum amirlerimize ve vatandaşlarımıza kadar herkesin el birliğiyle, memleketimize yakışır, fonksiyonel bir cami ortaya çıktı.” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Malatya genelindeki duruma da değinen Dolu, “Depremle birlikte müftülüğümüze bağlı 215 binamız ya ağır hasar aldı ya da yıkıldı. Ancak bugün hep birlikte bunları yeniden ayağa kaldırmak için gayret ediyoruz. Halihazırda 76 farklı lokasyonda cami, Kur’an kursu ve hizmet binalarımızın inşası devam ediyor.” dedi.</p>

<p><img alt="Malatya Cami Açılış 33-3" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/malatya-cami-acilis-33-3.jpg" width="860" /></p>

<p>Vali Yardımcısı Ahmet Korkmaz, “Burada emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu güzel eserin ortaya çıkmasında hayırsever olarak maddi ve manevi katkı sunan herkese şükranlarımı sunuyorum.” dedi.</p>

<p>Cuma namazı sonrasında katılımcılara yemek ikramında bulunuldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Malatya Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/tepekoy-kesrik-camii-cemaatine-kavustu</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/malatya-cami-acilis-22-3.jpg" type="image/jpeg" length="86140"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bayrampaşa’da 22 hafız icazetini aldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/bayrampasada-22-hafiz-icazetini-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/bayrampasada-22-hafiz-icazetini-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Bayrampaşa İlçe Müftülüğü hafızlığını tamamlayan 22 öğrenci için "Hafızlık İcazet Merasimi" düzenledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bayrampaşa İlçe Müftülüğüne bağlı Kartaltepe Yeni Camii Kız Kur’an Kursu’ndan mezun olan 22 öğrenci, törenle icazet aldı.</p>

<p>Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi’ndeki program Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hafız Osman Şahin’in katılımıyla gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hafız Osman Şahin, konuşmasında Kur’an-ı Kerim’in hayata rehber edinilmesi gerektiğinin altını çizdi. Hafızlığın büyük bir şeref olduğu kadar önemli bir sorumluluk da yüklediğini ifade eden Dr. Şahin, “Kur'an sadece okunmak için değil, yaşanmak için gönderilmiştir” diyerek genç hafızları tebrik etti.</p>

<p>Bayrampaşa İlçe Müftüsü Recep Eren, hafızlığın sadece bir ezber süreci değil, aynı zamanda Kur'an ile kurulan güçlü bir bağ ve ahlak yolculuğu olduğunu belirtti. Öğrencilerin gayretini ve ailelerin fedakarlığını tebrik eden Eren, bu başarının bir hayat disiplini olduğunu vurguladı.</p>

<p>Programa Bayrampaşa Kaymakamı Abdullah Çiftçi, Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın, ilçe müftüleri ile çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p>Tören, protokol üyeleri tarafından öğrencilere verilen hediye takdimi ve günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.</p>

<p><img alt="Bayrampaşa (1)-6" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/bayrampasa-1-6.jpg" width="900" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>İstanbul Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/bayrampasada-22-hafiz-icazetini-aldi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 15:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/bayrampasa-2-5.jpg" type="image/jpeg" length="45924"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ümraniyeli minikler "kitap kumbaram" etkinliğinde buluştu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/umraniyeli-minikler-kitap-kumbaram-etkinliginde-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/umraniyeli-minikler-kitap-kumbaram-etkinliginde-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Ümraniye İlçe Müftülüğü “TDV Kitap Kumbaram” etkinliği ile Ümraniye’de minik öğrencileri kitapların renkli dünyasıyla buluşturdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Yayınları tarafından düzenlenen “TDV Kitap Kumbaram” etkinliği, Ümraniye’de minik öğrencileri kitapların renkli dünyasıyla buluşturdu.</p>

<p>İlim Sarayı Kur’an Kursu’nda gerçekleştirilen programda çocuklar, hem tasarruf yapmayı öğrendi hem de kendi kitaplarını seçmenin heyecanını yaşadı.</p>

<p>Ümraniye İlçe Müftülüğü koordinesinde düzenlenen etkinliğe; 4-6 yaş grubu Kur’an kursu öğrencileri ve velileri büyük ilgi gösterdi. Çocuklara erken yaşta okuma alışkanlığı kazandırmak ve finansal okuryazarlığın temelini atmak amacıyla hayata geçirilen proje, renkli görüntülere sahne oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlikte 6 farklı Kur’an Kursu bir araya geldi. İlim Sarayı Kur’an Kursu’nun ev sahipliği yaptığı programa; Sahrayı Kebir, Meyvelibahçe, Hekimbaşı Kız, Kazım Karabekir Paşa Camii, Sabri Camii ve Hz. Zeynep Kur’an kursları katılım sağladı.</p>

<p>Program boyunca çocuklar, biriktirdikleri harçlıklarla kendi seçtikleri kitapları almanın mutluluğunu yaşadı. Etkinlik sayesinde öğrenciler; kitap seçme becerisi ve okuma sevgisi, tasarruf ve tutumluluk bilinci, sorumluluk duygusu ve alışveriş deneyimi gibi alanlarda önemli kazanımlar elde etti.</p>

<p>Eğitici olduğu kadar eğlenceli anlara da sahne olan etkinlik, veliler tarafından tam not aldı. Erken yaşta kitapla kurulan bu bağın, çocukların gelecekteki eğitim hayatına olumlu yansıyacağı vurgulandı.</p>

<p><img alt="Ümraniye (1)-41" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/umraniye-1-41.jpg" width="900" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>İstanbul Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/umraniyeli-minikler-kitap-kumbaram-etkinliginde-bulustu</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 15:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/umraniye-2-40.jpg" type="image/jpeg" length="68502"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Okul saldırısında ölenler için gıyabi cenaze namazı kılındı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/okul-saldirisinda-olenler-icin-giyabi-cenaze-namazi-kilindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/okul-saldirisinda-olenler-icin-giyabi-cenaze-namazi-kilindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesinde okula düzenlenen silahlı saldırıda vefat eden öğretmen ve öğrenciler için yurt genelinde gıyabi cenaze namazı kılındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kahramanmaraş'ta bir okula yapılan silahlı saldırıda hayatını kaybeden 1'i öğretmen 8'i öğrenci 9 kişi için Adıyaman'da gıyabi cenaze namazı kılındı.</p>

<p><img alt="Adıyaman Gıyabi Namaz 11" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/adiyaman-giyabi-namaz-11.jpg" width="860" /></p>

<p>Kayseri ve çevre illerde Kahramanmaraş'taki okul saldırısında ölenler için gıyabi cenaze namazı kılındı.</p>

<p><img alt="Gıyabi Cenaze Kayseri 11" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/giyabi-cenaze-kayseri-11.jpg" width="860" /></p>

<p>Niğde'de Dışarı Camii'nde cuma namazı sonrası Kahramanmaraş'ta hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için gıyabi cenaze namazı kılındı.</p>

<p><img alt="Kırıkkale Namaz 11" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/kirikkale-namaz-11.jpg" width="860" /></p>

<p>Kırıkkale'de Nur Camii'nde cuma namazının ardından kılınan gıyabi cenaze namazına, çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p><img alt="Yozgat-1" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/yozgat-1.jpg" width="860" /></p>

<p>Yozgat'ta Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesinde okula düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için Abdulhamit Han Camisi'nde gıyabi cenaze namazı kılındı.</p>

<p><img alt="Sivas 11" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/sivas-11.jpg" width="860" /></p>

<p>Sivas'ta, Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesinde okula düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için gıyabi cenaze namazı kılındı.</p>

<p><img alt="Elazığ Cenaze 11" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/elazig-cenaze-11.jpg" width="860" /></p>

<p>Elazığ'da bazı sivil toplum kuruluşları öncülüğünde İzzetpaşa Camii'nde düzenlenen programda, okul saldırısında hayatını kaybedenler için gıyabi cenaze namazı kılındı, dua edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Trabzon-2" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/trabzon-2.jpg" width="860" /></p>

<p>Trabzon ve çevre illerde Kahramanmaraş'taki okul saldırısında ölenler için gıyabi cenaze namazı kılındı.</p>

<p><img alt="Giresun" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/giresun.jpg" width="860" /></p>

<p>Giresun'da Hacı Miktat Camii'nde, okul saldırısında hayatını kaybedenler için gıyabi cenaze namazı kılındı.</p>

<p>Gıyabi cenaze namazının ardından yaşamını yitirenler için dua edildi.</p>

<p><img alt="Izmir-2" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/izmir-2.jpg" width="860" /></p>

<p>Cuma namazı sonrası İzmir'de Yalı Camii önünde düzenlenen programda, hayatını kaybedenler için okunan Kur'an-ı Kerim hatimlerinin duası yapıldı. Daha sonra alandakiler gıyabi cenaze namazı kılarak dua etti.</p>

<p><img alt="Denizli" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/denizli.jpg" width="860" /></p>

<p>Denizli'de, Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesinde okula düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için gıyabi cenaze namazı kılındı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/okul-saldirisinda-olenler-icin-giyabi-cenaze-namazi-kilindi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/denizli.jpg" type="image/jpeg" length="75772"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İşgalciler Mescid-i Aksa imam hatibi Şeyh Sabri'nin Aksa'ya girişini engelledi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/isgalciler-mescid-i-aksa-imam-hatibi-seyh-sabrinin-aksaya-girisini-engelledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/isgalciler-mescid-i-aksa-imam-hatibi-seyh-sabrinin-aksaya-girisini-engelledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalci İsrail Mescid-i Aksa imam hatibi ve Kudüs Yüksek İslam Heyeti Başkanı Şeyh İkrime Sabri'nin cuma namazı için Aksa'ya girmesini gerekçe göstermeksizin engelledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şeyh Sabri’nin ofisinden yapılan açıklamaya göre İsrail polisi, Sabri'nin cuma namazı kılmak için Babu'l Esbat'tan (Aslanlı Kapı) girmesini engelleyerek Mescid-i Aksa’ya ulaşmasına izin vermedi.</p>

<p>Açıklamada, "İşgal güçleri, Sabri'nin namazdan hemen önce Babu'l Esbat’tan girişini engelledi. Beraberindeki savunma heyeti, bu engellemenin herhangi bir yasal karar olmadan yapıldığını teyit etti." ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Kudüs Yüksek İslam Heyeti de yaptığı açıklamada kararı şiddetle kınadı ve yaşananları "hukuka aykırı polis zorbalığı" olarak niteledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşgal polisinin "Mescid-i Aksa üzerinde hiçbir egemenliği olmadığı" ve bu engellemenin "meşru olmadığı" vurgulanan açıklamada, bu kararların "geçersiz ve yok hükmünde" olduğu, ayrıca bunların "askeri güçle uygulanan kararlar" olduğuna işaret edildi.</p>

<p>Açıklamada, Şeyh Sabri’nin "Filistin’de İslami otorite kabul edildiği" ve bu tür adaletsiz, ibadet özgürlüğüyle çelişen yasaların kendisine karşı uygulanamayacağı belirtildi.</p>

<p>Ayrıca İsrail polisinin, Mescid-i Aksa’ya ulaşmak isteyen kişilere baskı uyguladığı ve Filistin Vakıflar İdaresi’nin çalışmalarını kısıtladığı kaydedildi.</p>

<p>Açıklamada son yıllarda İsrail’in Şeyh Sabri’nin Mescid-i Aksa’ya girişini yasaklayan, seyahatini kısıtlayan ve kendisini birçok kez sorgulama amacıyla gözaltına alan çeşitli kararlar aldığı da hatırlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/isgalciler-mescid-i-aksa-imam-hatibi-seyh-sabrinin-aksaya-girisini-engelledi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 15:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/ikrime-sabri-11.jpg" type="image/jpeg" length="20880"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençler, dijital gruplardaki şiddeti "statü sembolü" olarak görüyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/gencler-dijital-gruplardaki-siddeti-statu-sembolu-olarak-goruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/gencler-dijital-gruplardaki-siddeti-statu-sembolu-olarak-goruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, yalnızlık hissiyle dijital mecralara sığınan gençlerin, kontrolsüz grupların içinde kendilerine yapay kimlik inşa ederken şiddeti "statü anahtarı" olarak benimsediklerini belirtiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şanlıurfa'daki lisede ve Kahramanmaraş'taki ortaokulda gerçekleştirilen silahlı saldırılar, sosyal medya platformları ve şiddet içerikli sanal oyunların çocuklar üzerindeki etkilerini bir kez daha tartışmaya açtı.</p>

<p>AA muhabirleri, dijital platformların çocuklar ve gençler üzerindeki olası etkilerini, bu etkilere karşı alınabilecek önlemleri uzmanlara sordu.</p>

<p>İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Büyükaslan, sanal ortamdaki ilişkisini o alemin gerçekleri üzerinden kurgulayıp bunu nefes aldığı hayata aktarmaya çalışan, henüz ergenlik dönemindeki çocukların adeta bir oyun oynuyormuşçasına davranmasının, üzerinde her yönüyle düşünülmesi gereken bir konu olduğunu söyledi.</p>

<p>Şiddetin yaygınlaşmasındaki önemli etkenlerden birinin şiddeti görünür kılmak olduğuna dikkati çeken Büyükaslan, "Şiddetin her türlüsünün özendirici bir biçimde algılanabileceği ihtimalini göz ardı ederek, herhangi bir kaygı taşımaksızın ilk paylaşımı yapma, en etkili içeriği verme çabasıyla hareket etmek oldukça sakıncalıdır. Bu tür anlayışlarla yapılan yayınların özellikle belirli yaş gruplarında bir öykünmeye, bir ekran önü ve içi dünyadaki kahramanlığın benzerini nefes aldığı dünyada da yaşamak, yaşatmak düşüncesiyle hareket etmeye yol açacağı bilinmelidir." diye konuştu.</p>

<p>Dijital platformların en önemli özelliğinin "mutlak etki" olduğu, bunun her yaş grubunda farklı yoğunlukta etkisini hissettirdiğini ifade eden Büyükaslan, şunları kaydetti:</p>

<p>"Özellikle çocukluk dönemlerinden ergenlik dönemlerine kadar olan sürede hangi cinsten olursa olsun internet mecraları ve dijital platformlar, sadece birer oyun alanları olmamakta, hemen her türden ilişkinin kurulabildiği, rol modeller oluşturulabilen, her türden istismara açık, hemen herkesin farklı niyet ve beklentilerle kendini orada öylece var edebildiği ortamlardır. Bu ortamlarda en masumane duygularıyla bulunan çocuklar, gençler, farkında olmaksızın bir bağımlılığın içerisinde kendilerini dijital demir parmaklıklar arkasına mahkum ederek oranın kurallarıyla yaşamaya, oradaki kuralları gerçek hayatta da uygulama ve hissetme tutkusuna kapılmaktadır."</p>

<p>Büyükaslan, algoritmaların hangi platformda ve hangi yaşta olursa olsun sunduğu düşünce ve davranış kalıplarının artık içerisine aldığı kullanıcılar için yapılması zorunlu mutlak düşünce ve davranışlar haline geldiğini, bunun bütün kullanıcılar için mutlak etkiye maruz kalma durumunu ortaya çıkardığını dile getirdi.</p>

<p>Siyaset, aile, eğitimciler ve emniyet güçleri başta olmak üzere milletin geleceğiyle ilgili görev düşen herkesin bu sorun konusunda düşünmesi, kısa ve uzun vadeli çözümleri hayata geçirmesi gerektiğini kaydeden Büyükaslan, "Bugün artık bir daha yaşanmasın diye alınacak emniyet tedbirlerinin çok ötesinde 'Çocuklarımızı, gençlerimizi bedenen ve zihnen nasıl daha bilinçli, daha öz güvenli ve huzurlu bir hayata hazırlayabiliriz?' sorularının cevaplarını aramalıyız. Bu cevaplar, çok yönlü çabaları zorunlu kılmaktadır. Bu çabalar, başka ülkelerde sıkça karşılaştığımız bu elim hadiselerin ülkemizde tekrarlanmasını önlemek için son derece önemlidir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>- "Aileler, çocuklarıyla sahici bir ilişki kuracak zaman bulmakta zorlanıyorlar"</p>

<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Barış Erdoğan da gençlerin aile ya da okul gibi geleneksel kurumlardan uzaklaşıp bu tür radikal dijital gruplarda aidiyet aramalarını tek bir nedene bağlamanın doğru olmadığını, birkaç toplumsal kırılmanın aynı anda devreye girdiğini söyledi.</p>

<p>Ailelerin birçok genç için eskisi kadar güçlü bir bağ kuramadıklarını dile getiren Erdoğan, "Aileler, daha yorgun, daha kaygılı, daha dağınık. Çocuklarıyla sahici bir ilişki kuracak zaman bulmakta zorlanıyorlar. Zaman bulanların bir kısmı da dijital dünyanın hızına, diline ve tehlikelerine nasıl karşılık vereceğini bilemiyor. Bu açıdan aileler de oldukça savunmasız. Okul ise birçok genç için kendini değerli hissedebileceği bir yer olmaktan uzaklaşıp bitmeyen bir yarışın ve başarı baskısının yaşandığı bir alana dönüşüyor." şeklinde konuştu.</p>

<p>Bu durumda çocukların ve gençlerin görünür olabildikleri, anlaşıldığını düşündükleri, öfkelerine karşılık buldukları başka çevrelere yöneldiklerini, internetin de tam bu noktada devreye girdiğini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Gerçek hayatta silik, önemsiz ya da başarısız hisseden bir genç, bu tür grupların içinde bir anda kendini önemli biri gibi görebiliyor. Sıradan biri olmaktan çıkıp korkulan, konuşulan, etki yaratan biri gibi hissetmeye başlıyor. Burada kendince bir statü kazanıyor ama bildiğimiz anlamda bir saygınlık değil daha karanlık bir statü bu. Takdir görmekten çok dikkat çekmek, sevilmekten çok iz bırakmak, kabul görmekten çok gündemi işgal etmek üzerine kurulu. Bazı şiddet odaklı çevreler, kırgın ve yenilmiş hisseden gence şu duyguyu veriyor: 'Sen önemsiz değilsin, sana haksızlık yapıldı, şimdi karşılık verebilirsin.' Bu yüzden şiddet, gencin gözünde kaybettiği ağırlığını geri kazanmanın bir yolu gibi görünmeye başlıyor. Canlı yayın, manifesto, önceden bırakılan mesajlar, görsel semboller ve internet dili bunun parçaları haline geliyor yani fail zarar vermekle yetinmiyor, görülmek de istiyor. Adının duyulmasını, görüntüsünün yayılmasını, arkasında bir metin bırakmayı önemsiyor. Bu da bize şunu anlatıyor: Bazı saldırılar anlık bir patlamadan çok, önceden zihinde kurulmuş bir sahneye benziyor."</p>

<p>Erdoğan, bazı vakalarda görünür olma arzusunun, tanınma isteğinin hatta adını duyurma hevesinin açık biçimde devrede olduğunu gördüklerini belirterek, "Modern kültür gençlere sürekli şunu fısıldıyor: 'Görünürsen varsın, iz bırakırsan önemlisin.' Kendini değersiz hisseden biri de bazen bu görünürlüğü çok karanlık bir yoldan arayabiliyor. İyi bir şeyle tanınamıyorsam korkunç bir şeyle tanınayım duygusu ortaya çıkabiliyor. Tam da bu yüzden medyanın dili çok önemli. Failin adı, görüntüsü, yazdıkları ve etrafında kurulan karanlık hikaye ne kadar dolaşıma girerse benzer kırılganlıklar yaşayan başkaları için o kadar çekici bir örneğe dönüşebiliyor. Bu tür saldırılar çok konuşulduğunda, fail uzun uzun anlatıldığında ve olay etrafında karanlık bir ilgi üretildiğinde, benzer kırılganlıklar yaşayan gençler için tehlikeli bir örnek oluşturuyor." dedi.</p>

<p>Erdoğan, dijitalleşen dünyada bireylerin sadece kendi mahallesinden, okulundan ya da arkadaş çevresinden etkilenmediklerine, dünyanın başka yerlerindeki şiddet sahnelerinden de etkilendiklerine dikkati çekti.</p>

<p>- "Asıl mesele yasaklamak değil hem bireylerin hem de ailelerin bu riskin farkında olması"</p>

<p>İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Volkan Dülger, bir kişi henüz suçu işlemeyi düşünmüyorken başka birinin onu ikna etmesinin "azmettirme" olarak değerlendirildiğini, suça iten kişinin de en az suçu işleyen kadar sorumlu olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dülger, kişinin eylemi yapmayı kafasına koymuş olması ve çevresindekilerin "Devam et", "Haklısın" gibi sözlerle onu motive etmesinde "yardım etme" fiilinin söz konusu olduğunu, bunun da yine ceza gerektiren bir durum olduğunu belirtti.</p>

<p>Olay gerçekleştikten sonra sosyal medyada yapılan paylaşımların da suç teşkil ettiğine dikkati çeken Dülger, "Saldırıyı öven, destekleyen ya da meşrulaştıran yorumlar, 'suçu ve suçluyu övme' kapsamındadır yani sadece eylemi yapmak değil sonrasında bunu övmek de hukuken ceza sorumluluğunu gerektiren bir davranış. Öngörülen cezalar da oldukça ciddi ve azımsanamayacak düzeyde." diye konuştu.</p>

<p>Dülger, bu tür olaylarda sosyal medya platformlarını kapatmanın veya tümüyle kontrol altına almanın kalıcı çözüm olmadığını dile getirerek, "Bugün bir platform kapatılsa yarın başka bir mecra ortaya çıkıyor. Bu yüzden asıl mesele yasaklamak değil hem bireylerin hem de ailelerin bu riskin farkında olmasıdır. Şüpheli bir durum görüldüğünde bunu ciddiye almak ve yetkili yerlere bildirmek, çoğu zaman çok daha ağır sonuçların önüne geçebilir." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>- "Platformların tehlikeli yanı, denetimsiz bir iletişim alanı olması"</p>

<p>Psikolog Abdulaziz Yılmaz da dijital mecralarda kurulan kontrolsüz grupların gençleri şiddet sarmalına çektiğini, özellikle Telegram ve Discord gibi platformların "suç laboratuvarı" gibi kullanıldığını belirtti.</p>

<p>Bu platformlarda "Biz özeliz, bir grubuz. Bizim grubumuzun değerleri, kriterleri var, bizim grubumuza ait olmanın şartları var." gibi gizli ve görünmez akran baskısının bulunduğunu dile getiren Yılmaz, "Suç işleyen bu yaş grubunun en temel ihtiyacı, kimlik oluşumu ihtiyacıdır. Kendilerini bir kimlikle var etmeye çalışırlar. Bu platformların tehlikeli yanı, denetimsiz bir iletişim alanı olması." dedi.</p>

<p>Platformlarda şiddetin planlı şekilde nasıl normalleştirildiği ve çocukların bu sürece nasıl dahil edildiğine ilişkin Yılmaz, şunları dile getirdi:</p>

<p>"Şiddet videolarına fazlaca maruz kalan çocuklarda empati kaybı ve duyarsızlaşma açığa çıkıyor. Ötekinin acısını hiç düşünmeden doğrudan yapacağı işe odaklanıyorlar. Bu gruplar, 'Burada bu işi yaparak kendini var ediyorsun, toplum seni fark ediyor, bir anda bütün ilgiyi senin üzerine yönlendiriyor.' diyerek bunu besliyor. Çocuk, Amerika'da bu işleri yapan birinin resmini profil resmi yapıyor ve çocuğun 'O yaptı, ben de yapacağım, bir süre sonra benim resmimi de birtakım çocuklar kendi profillerine profil resmi yapacaklar.' diye fark edilme ihtiyacı bu gruplar sayesinde organize ediliyor. 12-13 yaşında bir çocuğun 4-5 tabanca, pompalı vesaireyle okula gitmesi, kendi başına yapabileceği bir şey değil. Arka planda mutlaka bir planlayıcının, bir yönlendiricinin olduğunu çok net görüyoruz. Bu, sadece bir Discord veya Telegram grubunun kendi içinde yaptığı bir şey gibi görünse de dışarıdan organize edenlere baktığımızda, bunun toplumun huzurunu kaçırmak için planlanmış terörize bir olay olduğu net olarak anlaşılıyor."</p>

<p>Yılmaz, saldırgan çocukların eylem sonrasında kendi yaşamlarına da son vermelerinin yine bu gruplardan yapılan yönlendirmeler doğrultusunda gerçekleştiğini, bu durumun karanlık yapılar tarafından bir tür "ölümsüzleşme" ve "kendini ispat etme" aracı olarak pazarlandığını sözlerine ekledi.</p>

<p>- "Dijital okuryazarlık, açık iletişim ve farkındalık, yasaklardan daha kalıcı sonuçlar üretir"</p>

<p>Bilişim hukukçusu Gökhan Ahi de suçun yalnızca dijital mecralara indirgenemeyeceğini, bu mecraların, sundukları veri ve delil alanı sayesinde suçun önlenmesi ile tespiti için kritik öneme de sahip olduklarını söyledi.</p>

<p>Ahi, "Sokağa nazaran dijital mecraların önemli bir farkı vardır, mutlaka bir iz bırakılır. Kişilerin olayla ilgili platform yazışmaları, potansiyel yönlendirme, teşvik veya organize etme davranışlarının somut delillerle ortaya konulabilmesi için çok fazla veri sağlanabilir. Bu da suçun kaynaklarına, nedenlerine ve olası faillerine ulaşmayı kolaylaştırır." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Platform bazlı kısıtlamaların uzun vadede çözüm üretmeyeceğinin altını çizen Ahi, "İlk refleksle, geniş kapsamlı yasaklara veya platform bazlı kısıtlamalara yönelmek doğru değildir. Böyle yaklaşımlar, sorunu çözmek yerine görünmez hale getirebilir ve ifade özgürlüğü ile haberleşme hürriyeti açısından ciddi sakıncalar doğurabilir. Esas etkili olan, somut risklere ve fiillere odaklanan, ölçülü ve hedefe yönelik müdahalelerdir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ahi, çocuklar ve gençler için aile ve eğitim kurumlarının rolüne dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p>

<p>"Dijital okuryazarlık, açık iletişim ve farkındalık, yasaklardan çok daha kalıcı sonuçlar üretir. Dijital platformlar, ne başlı başına suçun kaynağıdır ne de tamamen önemsizdir. Bu platformlar bir yandan iletişimi kolaylaştırırken diğer yandan doğru kullanıldığında suçun tespiti ve önlenmesi açısından önemli bir veri ve delil alanı sunar. Asıl ihtiyaç, bu dengeyi gözeten, çok boyutlu ve rasyonel bir yaklaşım olmasıdır."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/gencler-dijital-gruplardaki-siddeti-statu-sembolu-olarak-goruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/statu.jpg" type="image/jpeg" length="73175"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hatay'da turfanda soğan hasadına başlandı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/hatayda-turfanda-sogan-hasadina-baslandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/hatayda-turfanda-sogan-hasadina-baslandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde hasadına başlanan turfanda soğandan 122 bin tonun üzerinde rekolte bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Verimli topraklarında yıl içerisinde birden fazla ürünün yetiştirildiği Amik Ovası'nda, turfanda soğan hasadına başlandı.</p>

<p><img alt="Soğan Hasadı 44" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/sogan-hasadi-44.jpg" width="860" /></p>

<p>Reyhanlı Ziraat Odası Başkanı Şemsettin Cünedioğlu, turfanda soğandan bu yıl 122 bin tonun üzerinde rekolte beklediklerini söyledi.</p>

<p><img alt="Soğan Hasadı 33" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/sogan-hasadi-33.jpg" width="860" /></p>

<p>Şu an için hasatta sıkıntı yaşanmadığını belirten Cünedioğlu, verimin de iyi olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="Soğan Hasadı 11" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/sogan-hasadi-11.jpg" width="860" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soğan Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği Başkanı Reşit Kaya da hasadın yaklaşık 45 gün süreceğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/hatayda-turfanda-sogan-hasadina-baslandi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 15:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/sogan-hasadi-22.jpg" type="image/jpeg" length="21285"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bahçelievler’de hadis muhafızları ödüllerine kavuştu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/bahcelievlerde-hadis-muhafizlari-odullerine-kavustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/bahcelievlerde-hadis-muhafizlari-odullerine-kavustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Bahçelievler Müftülüğü tarafından düzenlenen “40 Hadis Ezberleme Yarışması”nda dereceye giren öğrenciler, düzenlenen törenle ödüllerini aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bahçelievler Müftülüğü Gençlik Koordinatörlüğü bünyesinde gençlerin hadis ilmine olan ilgisini artırmak amacıyla düzenlenen yarışmanın final ve ödül töreni, Mimar Sinan Camii Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.</p>

<p><img alt="Bahçelievler (3)-17" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/bahcelievler-3-17.jpg" width="900" /></p>

<p>Farklı yaş gruplarından çok sayıda öğrencinin katıldığı yarışmada, miniklerin ve gençlerin sergilediği azim katılımcılardan tam not aldı. Programda konuşan yetkililer, hadis-i şeriflerin hayat rehberi olmasının önemine vurgu yaparken, öğrencilerin bu yoldaki gayretlerinin her türlü takdirin üzerinde olduğunu ifade etti.</p>

<p>Dereceye giren öğrencilere başarılarının nişanesi olarak çeşitli ödüller takdim edildi.</p>

<p>Yarışmada 7-10 Yaş Grubu: Elif Çandik (Birinci), 11-14 Yaş Grubu: Zehra Güngören (Birinci), Beyza Nur Nayır (İkinci), Rümeysa Baran (Üçüncü), 15-25 Yaş Grubu: Fatmanur Arpacı (Birinci), Arnisa Akkoyun (İkinci), Zeynep Başak (Üçüncü) oldu.</p>

<p><img alt="Bahçelievler (2)-54" class="detail-photo img-fluid" height="649" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/bahcelievler-2-54.jpg" width="900" /></p>

<p>Ödül törenine Bahçelievler İlçe Müftüsü Mustafa Kayış, şube müdürleri Murat Çelik ve Kenan Tokgöz, Vaiz Cennetiye Yüksel, Mimar Sinan Camii görevlileri Faruk Çaycı ve Ömer Faruk Yurdunkulu, Dernek Başkanı Bayram Gümüş ile çok sayıda Kur’an kursu öğreticisi ve veli katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlik, çekilen hatıra fotoğrafı sona erdi.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>İstanbul Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/bahcelievlerde-hadis-muhafizlari-odullerine-kavustu</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/bahcelievler-1-57.jpg" type="image/jpeg" length="77745"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şişli'de "Yapay Zeka" ele alındı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/sislide-yapay-zeka-ele-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/sislide-yapay-zeka-ele-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Şişli İlçe Müftülüğü tarafından düzenlenen konferansta, teknolojinin geleceği ve transhümanizm akımı İslam düşüncesi ışığında masaya yatırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şişli Müftülüğü Aile Dini ve Rehberlik Bürosu ile Gençlik Koordinatörlüğü, günümüzün en çok merak edilen konularından biri olan “Yapay Zeka, Transhümanizm ve İslam” başlıklı anlamlı bir konferansa imza attı.</p>

<p><img alt="Şişli (2)-1" class="detail-photo img-fluid" height="608" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/sisli-2-1.jpg" width="900" /></p>

<p>Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen konferansa Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Kelam Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Bulgen konuşmacı olarak katıldı.</p>

<p>Programın açılışında konuşan Şişli İlçe Müftüsü Tahsin Aydın Prof. Dr. Mehmet Bulgen ile katılımcılara teşekkür etti.</p>

<p><img alt="Şişli (5)" class="detail-photo img-fluid" height="531" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/sisli-5.jpg" width="900" /></p>

<p>Yapay zeka teknolojilerindeki hızlı gelişim ve insan doğasını değiştirmeyi hedefleyen transhümanizm akımını detaylı bir sunumla ele alan Prof. Dr. Bulgen, bu yeni dünya düzeninin dini ve felsefi boyutlarını İslam düşüncesi perspektifinden değerlendirerek katılımcıların ufkunu açtı.</p>

<p><img alt="Şişli (3)-1" class="detail-photo img-fluid" height="483" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/sisli-3-1.jpg" width="900" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bulgen, konuşmasında insanı ölümden muaf tutmayı hedefleyen ve "tamamen mükemmel bir hale getirmeyi amaçlayan bir ideoloji" olduğunu vurguladı ve yapay zeka teknolojilerinin dinlerin kurtuluş vaatlerine rakip bir söylem geliştirmeye çalışan yönüne dikkat çekerek, bu gelişmeleri tevhit merkezli bir dünya görüşüyle dengelemenin önemine değindi.</p>

<p>Dijital dönüşümün insanlık üzerindeki etkilerinin ve etik sınırlarının tartışıldığı program, soru-cevap bölümüyle sona erdi.</p>

<p>Katılımcılar, teknolojinin manevi değerlerle nasıl harmanlanması gerektiği konusunda önemli bilgiler edinme fırsatı buldu.</p>

<p><img alt="Şişli (1)-2" class="detail-photo img-fluid" height="513" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/sisli-1-2.jpg" width="900" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>İstanbul Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/sislide-yapay-zeka-ele-alindi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/sisli-4-1.jpg" type="image/jpeg" length="38424"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Niğde'de 111 hafız törenle icazet aldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/nigdede-111-hafiz-torenle-icazet-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/nigdede-111-hafiz-torenle-icazet-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Niğde'de eğitimlerini tamamlayan 111 hafız için icazet töreni gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İl Müftülüğünce Kur’an kurslarında hafızlık eğitimini tamamlayan öğrenciler için Merkez Spor Salonu'nda düzenlenen törende, kısa video gösteriminin ardından Kur'an-ı Kerim okundu.</p>

<p><img alt="Niğde Icazet 66" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/nigde-icazet-66.jpg" width="860" /></p>

<p>Vali Nedim Akmeşe, programın açılışındaki konuşmasında, hafızları, ailelerini ve hocalarını tebrik etti.</p>

<p><img alt="Niğde Icazet 77" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/nigde-icazet-77.jpg" width="860" /></p>

<p>Kur'an-ı Kerim'in insanlığa rehber olarak indirilen ilahi bir kelam olduğunu belirten Akmeşe, Kur'an-ı Kerim'i anlama, yaşama ve muhafaza etmenin her mümin için büyük bir sorumluluk olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Akmeşe, hafızlık müessesesinin asırlardır İslam medeniyetinin en kıymetli emanetlerinden biri olduğunu vurguladı.</p>

<p>Hafızlığın Kur'an'ın lafzını ve ruhunu nesilden nesle aktaran müstesna bir hizmet olarak varlığını sürdürdüğünü ifade eden Akmeşe, "İl Müftülüğümüze bağlı Kur'an kurslarımızda eğitim gören 42 erkek ve 69 kız olmak üzere toplam 111 öğrencimizin hafızlık tespit sınavını başarıyla geçerek bu şerefli unvana erişmiş olmaları bizler için ayrı bir gurur vesilesidir. Her bir evladımızı yürekten tebrik ediyorum." dedi.</p>

<p><img alt="Niğde Icazet 55" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/nigde-icazet-55.jpg" width="860" /></p>

<p>Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Hafiz Osman Şahin de imanlı, ahlaklı ve vatanına bağlı bireyler yetiştirmenin önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>Kur'an-ı Kerim eğitiminin önemine dikkati çeken Şahin, "Bu kurslarımızda yetişen yavrularımızın bu millete ne kadar faydalı olacağına emin olduğumuz için de bizler sizlere bu kursları tavsiye etmeye devam ediyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Belediye Başkanı Emrah Özdemir ise icazet töreninin hayırlara vesile olmasını diledi.</p>

<p><img alt="Niğde Icazet 44" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/nigde-icazet-44.jpg" width="860" /></p>

<p>İl Müftüsü Hüseyin Gün de programda konuşma yaparak hafızları tebrik etti.</p>

<p><img alt="Niğde Icazet 33" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/nigde-icazet-33.jpg" width="860" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programa, kurum müdürleri, siyasi parti temsilcileri, aileler ve vatandaşlar katıldı.</p>

<p><img alt="Niğde Icazet 22" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/nigde-icazet-22.jpg" width="860" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Niğde Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/nigdede-111-hafiz-torenle-icazet-aldi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 14:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/nigde-icazet-11.jpg" type="image/jpeg" length="39387"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Demirhan: Vizesiz hacca tevessül etmeyin]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/demirhan-vizesiz-hacca-tevessul-etmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/demirhan-vizesiz-hacca-tevessul-etmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suudi Arabistan makamları, hac döneminde "hac vizesi" olmayanlara hem para cezası uygulayacak hem de kutsal topraklardan sınır dışı edecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanlığının "2026 Yılı Hac Organizasyonu" kapsamında Türkiye ve Suudi Arabistan'daki hazırlıkları büyük oranda tamamlandı.</p>

<p>Bu yıl Türkiye'den kutsal topraklara gidecek 85 bine yakın hacı adayının kafile ve uçuş tarihleri belirlendi.</p>

<p>Buna göre ilk kafile yarın İstanbul ve Ankara'dan hareket ederek Medine'ye ulaşacak.</p>

<p>Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü Hüseyin Demirhan, yaptığı açıklamada, bu yıl hacca gidecek adaylara eğitimlerini verdiklerini söyledi.</p>

<p>Hac ibadetinin maddi ve manevi bir hazırlanmayı gerektirdiğini vurgulayan Demirhan, "Hacılara hizmet edecek görevlilerimizin eğitimleriyle alakalı çok sıkı bir süreç başlattık. Yaklaşık 2 aylık süre içerisinde gerek kafile başkanlarımızı gerek kafiledeki din ve bayan irşat görevlilerimizi 4,5 günlük eğitimden geçirdik. Bu eğitim süreci içerisinde hacılarımıza dönük yapacakları faaliyetlerde ihtiyaç duyulan her şeyi eğitim yoluyla verdik." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>- "Mekke Yolu projesi hacı adaylarına büyük kolaylıklar sağlıyor"</strong></h3>

<p>Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı arasında yürütülen Mekke Yolu projesinin bu yıl da Türk hacı adaylarına büyük kolaylıklar sağlayacağını belirten Genel Müdür Demirhan, şöyle devam etti:</p>

<p>"Bu proje Türkiye'den giden hacı adaylarımızın Suudi Arabistan indikleri havalimanlarında işlerini kolaylaştırmaya dönük bir hizmet. Ankara ve İstanbul'dan şu an uçuş yapan bütün hacı kafileleri ile alakalı bir proje. Suudi Arabistan'dan gelen pasaport görevlileri Ankara ve İstanbul'daki havalimanlarında kontuarlar kuruyorlar. Cidde ve Medine havalimanlarında yapılacak bütün işlemleri orada gerçekleştiriliyor. Dolayısıyla vatandaşlarımız Cidde ve Medine havalimanlarında indikten sonra herhangi bir pasaport kontrolüne tabi olmadan, valizlerini de yanlarına almadan otellerine gidiyorlar ve orada valizlerini alıyorlar."</p>

<p>Bu yıl Türkiye'ye tanınan hac kotasının 84 bin 942 olduğunu hatırlatan Demirhan, "Önümüzdeki sene tekrardan bir kura çekimi olacak. Yakın zamanda inşallah ön kayıtlara çıkacağız. Tekrardan vatandaşlarımızın kayıt yenileme ve yeni kayıt müracaatlarını e-Devlet üzerinden alacağız." diye konuştu.</p>

<h3><strong>- "Turist, seyahat ve ticari vizelerinin hac mevsiminde hiçbir geçerliliği yok"</strong></h3>

<p>Kurada ismi çıkanlara alınan vizeyle hac ibadetinin gerçekleştirildiğini vurgulayan Demirhan, "Suudi Arabistan'ın verdiği turist vizesi, seyahat vizesi ve ticari vizenin hac mevsiminde hiçbir geçerliliği yok. Dolayısıyla hac vizesi dışındaki farklı vizelerle ya da farklı yollarla hac yapmaya tevessül eden, kutsal topraklara gitme niyeti taşıyan vatandaşlarımızı uyarıyoruz. Kesinlikle böyle bir yola tevessül etmesinler. Çok ciddi mağduriyetler yaşanıyor. Çünkü Suudi Arabistan'ın ilgili makamları sürekli bizi uyarıyor. Hac vizesi olmayanların hac mevsiminde kutsal topraklarda bulunmasının yasal olmadığı, dolayısıyla yakalandıkları anda deport edilecekleri ve birtakım cezalara çarptırılacakları konusunda uyarıyorlar." ifadelerini kullandı.</p>

<p>ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının hac yolculuğunu etkileyemeyeceğini bildiren Demirhan, "Şu an her şey yolunda, seyrinde devam ediyor. Biz de hazırlıklarımızı ona göre yaptık. Bu sene olağanüstü bir şey olmazsa 85 bin vatandaşımızla inşallah sağlık, huzur ve düzen içerisinde hac yapmayı temenni ediyoruz." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HAC-UMRE</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/demirhan-vizesiz-hacca-tevessul-etmeyin</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/huseyin-demirhan-11-1.jpg" type="image/jpeg" length="66882"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[17 Nisan 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/17-nisan-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/17-nisan-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 17 Nisan 2026 tarihli ve "Birbirimize Kenetlenelim, Sorumluluklarımızı İdrak Edelim" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarih: 17.04.2026</strong></p>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>﷽</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا قُٓوا اَنْفُسَكُمْ وَاَهْل۪يكُمْ نَاراً وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ </strong><strong>...</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ</strong><strong>:</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>ا</strong><strong>َ</strong><strong>لْمُؤْم</strong><strong>ِ</strong><strong>نُ ل</strong><strong>ِ</strong><strong>لْمُؤْمِن</strong><strong>ِ</strong><strong> كَالْبُنْيَانِ يَش</strong><strong>ُ</strong><strong>دُّ ب</strong><strong>َ</strong><strong>عْضُهُ بَعْضاً</strong><strong>.</strong></h3>

<h3 style="text-align:center"><strong>BİRBİRİMİZE KENETLENELİM, SORUMLULUKLARIMIZI İDRAK EDELİM</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Hafta içinde yüreklerimizi dağlayan, hepimizi derin bir üzüntüye sevk eden, elem verici hadiseler yaşadık. Öğretmen ve öğrencilerimizi hedef alan saldırılar sebebiyle canlarımız hayattan koparıldı, birçok canımız da yaralandı. Yüce Rabbimizden; hayatlarını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize rahmet, yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz. Cenâb-ı Hak, anne-babalarına ve yakınlarına sabr-ı cemil ihsan eylesin. Milletimizin başı sağ olsun.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Bugünler, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, <strong>“Müminin mümine karşı durumu, bir parçası diğer parçasını sımsıkı kenetleyip tutan binalar gibidir”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-nisan-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> buyurduğu üzere, milletçe kenetlenme, acıları ve hüzünleri paylaşma, barış ve huzur iklimini muhafaza etme günleridir. Yüce Rabbimizin merhametine, devletimizin basiretine, milletimizin sağduyusuna güvenme günleridir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Acımız çok büyük. Ancak, dün olduğu gibi bugün de millet olarak el ele, gönül gönüle verip bütün sıkıntılarımızın üstesinden gelebilir, dertlerimize derman olabiliriz. Yeter ki, kötülüğün içimizi karartmasına, birbirimize olan güvenimizi sarsmasına fırsat vermeyelim. Evlatlarımızın; vatan ve mukaddesatına bağlı, imanlı ve ahlaklı bir insan olarak yetişmeleri için daha fazla gayret gösterelim.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Günümüzde çocuklarımız, çok yönlü bir kuşatma altındadır. Dijital bağımlılıklar, zararlı alışkanlıklar, bilinçsiz tüketim anlayışı, olumsuz iletişim dili evlatlarımızın ruh ve gönül dünyalarını bulandırmaktadır. Hayatın pek çok alanına etki eden bu problemler, yavrularımızı değerlerimize yabancılaştırmakta, onların tertemiz zihinlerini kirletmekte ve kalplerini karartmaktadır. Dolayısıyla; anne ve babalar, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, hukukçular, medya mensupları, sanatçılar, yapımcılar, akademisyenler, hocalar, öğretmenler, hâsılı millet olarak hepimiz, her zamankinden daha fazla sorumluluklarımızın idrakinde olalım. Yüce Rabbimizin tertemiz fıtratla yarattığı ve bizlere emanet ettiği çocuklarımızın ellerinden tutalım, sığınabilecekleri ilk limanın aileleri olduğunu onlara hissettirelim. Çocuklarımızın kimlerle arkadaşlık ettiklerine, dijital mecralarda nasıl vakit geçirdiklerine dikkat edelim. Yavrularımızı; batıl akımların, şiddet içerikli oyunların insafına bırakmayalım.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce Rabbimizden; başta çocuklarımız ve gençlerimiz olmak üzere her birimiz için dünya ve ahiret huzuru niyaz ediyoruz. Hutbemizi Yüce Rabbimizin şu uyarısıyla bitiriyoruz: <strong>“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-nisan-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-nisan-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Buhârî, Salât 88, Mezâlim 5; Müslim, Birr, 65.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-nisan-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Tahrîm, 66/6.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/17-nisan-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/17042026-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="59021"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hollanda'da dünyanın en büyük lale bahçelerinden Keukenhof, 77'inci kez ziyarete açıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hollandada-dunyanin-en-buyuk-lale-bahcelerinden-keukenhof-77inci-kez-ziyarete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hollandada-dunyanin-en-buyuk-lale-bahcelerinden-keukenhof-77inci-kez-ziyarete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hollanda'nın Lisse kentinde, dünyanın en büyük lale bahçelerinden biri olarak nitelendirilen 32 hektar büyüklüğündeki Keukenhof, bu yıl 77'inci kez ziyaretçilere kapılarını açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Lalenin her türünün bulunduğu bahçe, mart-mayıs döneminde olmak üzere 8 hafta dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerini ağırlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hazırlıkların aylarca sürdüğü bahçede, laleler en güzel şeklini nisan ortasında alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hollandada-dunyanin-en-buyuk-lale-bahcelerinden-keukenhof-77inci-kez-ziyarete-acildi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/lale-bahcesi.jpg" type="image/jpeg" length="61646"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karagöl Sahara Milli Parkı kar yağışıyla beyaza büründü]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karagol-sahara-milli-parki-kar-yagisiyla-beyaza-burundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karagol-sahara-milli-parki-kar-yagisiyla-beyaza-burundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Artvin'in "sakin şehir" unvanlı Şavşat ilçesindeki Karagöl Sahara Milli Parkı, nisan ayında etkili olan kar yağışının ardından beyaz örtüyle kaplandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Son günlerde hava sıcaklıklarının düşmesiyle ilçenin önemli turizm destinasyonları arasında yer alan milli park ile çevresindeki köy, mezra ve yaylalarda kar yağışı etkisini gösteriyor.</p>

<p>Karla kaplı bitki örtüsü ve kuş sesleri eşliğinde ziyaretçilerine doğal güzelliklerini sunan milli park, fotoğraf tutkunlarını da ağırlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bölgede kar kalınlığı Karagöl'de 20, köylerde ise yer yer 40 santimetreye kadar ulaştı.</p>

<p>Beyaza bürünen Karagöl Sahara Milli Parkı ve Karagöl dronla görüntülendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karagol-sahara-milli-parki-kar-yagisiyla-beyaza-burundu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/karagol-66.jpg" type="image/jpeg" length="30131"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[10 Nisan 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/10-nisan-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/10-nisan-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 10 Nisan 2026 tarihli ve "İslam" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarih:10.04.2026</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>﷽</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>اِنَّ الدّ۪ينَ عِنْدَ اللّٰهِ الْاِسْلَا</strong><strong>مُ۠</strong><strong> </strong><strong>…</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ</strong><strong>:</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>ا</strong><strong>َ</strong><strong>للَّهُمَّ</strong><strong>!</strong><strong> إِنِّى أَعُوذُ بِكَ مِنَ الشِّقَاقِ وَالنِّفَاقِ وَسُوءِ الْأَخْلاَقِ</strong><strong>.</strong></h3>

<h3 style="text-align:center"><strong>İSLAM</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Cenâb-ı Hak, dünyamızı ve ahiretimizi mamur kılalım diye bizlere akıl ve irade vermiş, peygamberler göndermiş, kitaplar indirmiştir. <strong>“</strong><strong>Allah katında yegâne din İslam’dır”<a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> fermanıyla, kıyamete kadar gelecek bütün insanlar için, İslam’ı seçmiştir.</p>

<p>İslam, insanlığı huzur ve mutluluğa davet eden bir dindir. Zihinleri kötü düşüncelerden, nefisleri bencillik ve hırstan arındıran, beşeriyete kurtuluşu gösteren bir dindir. Dürüstlük ve hakkaniyeti, iyilik ve güzelliği yeryüzüne hâkim kılmanın yollarını öğreten bir dindir.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>İslam’ın özü tevhittir. Tevhid, azamet ve yüceliğin sadece Allah’a ait olduğunun ilanı ve ikrarıdır. Varlığın asıl sahibine teslim olmak, heva ve hevesin esaretinden kurtulup gerçek özgürlüğe kavuşmaktır. Tevhid, Allah’tan başka hiçbir varlığın önünde eğilmemek, hak ve hakikat uğrunda izzetli bir duruş sergilemektir. Cenâb-ı Hak, <strong>“Allah, sizin Rabbinizdir. O’ndan başka ilâh yoktur. O, her şeyin yaratıcısıdır. Öyle ise O’na kulluk edin. Güvenilip dayanılacak tek varlık O’dur”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a> </strong>buyurmaktadır.</p>

<h3><strong>Değerli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>İslam’ın toplumsal hayattaki yansıması ise vahdettir. Vahdet; birliktir, beraberliktir, kardeşliktir. Dilleri ve coğrafyaları farklı olsa da Rabbi bir, peygamberi bir, kitabı bir, kıblesi bir olan müminlerin; her hâl ve durumda birbirlerine kenetlenmeleri, el birliğiyle zulme ve zalime geçit vermemeleridir. Farklılıkları, zenginlik olarak görmeleri; ayrışmanın ve bölünmenin değil, birleşmenin ve bütünleşmenin vesilesi kılmalarıdır. Bu hususta Yüce Rabbimizin beyanı gayet açıktır: <strong>“Doğrusu sizin ümmetiniz bir tek ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim. Öyleyse bana kulluk edin.”<a href="#_edn3" name="_ednref3" title=""><sup><strong><sup>[3]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<h3><strong>Kıymetli Müminler!</strong></h3>

<p>Bugün, insanlığı; içine düştüğü buhranlardan çıkaracak olan, İslam’ın istikamet mesajlarıdır. Yangın yerine çevrilmek istenen dünyamızı tekrar huzur yurduna dönüştürecek olan, Kur’an-ı Kerim’in hayat veren ilkeleridir. Gönülleri birbirine ısındıracak, insanları birbirine kaynaştıracak olan, Allah Resûlü (s.a.s)’in güzel ahlakıdır.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>İslam’ın sahibi Allah’tır. Onu gönderen de kıyamete kadar koruyacak olan da O’dur.<a href="#_edn4" name="_ednref4" title="">[4]</a> Bu dinin kitabı Kur’an-ı Kerim’dir. Peygamberi ise, İslam’ı en güzel şekilde yaşayarak öğreten Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’dir. Dolayısıyla hiçbir kimse ya da grup, İslam’ı kendi tekelinde göremez. İslam’ın en temel vasfı olan tevhidi savunma bahanesiyle fitne ve fesat çıkaramaz, ümmetin vahdetine, vatanımızın dirlik ve birliğine zarar veremez. İslam’ın; dar kalıplara hapsedilemeyecek, bir coğrafyanın sınırına sığmayacak kadar yüce bir din olduğu unutulmamalıdır.</p>

<p>Cenâb-ı Hak, bizleri vahdetten, birlik, beraberlik ve kardeşlikten ayırmasın. Hutbemizi Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu duasıyla bitiriyoruz: <strong>“Allah’ım! Bozgunculuktan, nifaktan ve kötü ahlaktan sana sığınırım.”<a href="#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a> </strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Âl-i İmrân, 3/19.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> En’âm, 6/102.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Enbiyâ, 21/92.</p>

<p><a href="#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Hicr, 15/9.</p>

<p><a href="#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Ebû Dâvûd, Vitr, 32.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/10-nisan-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Ulw4ftlq5qQ/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="19733"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistinli şehitler ebediyete uğurlandı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/filistinli-sehitler-ebediyete-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/filistinli-sehitler-ebediyete-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail'in ateşkes anlaşmasını ihlal ederek Gazze Şeridi'nin merkezindeki, Megazi Mülteci Kampı'nın doğusunda toplanan sivilleri hedef alan hava saldırısında 10 Filistinli vefat etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Filistinlilerin naaşları, çok sayıda kişinin katıldığı cenaze töreniyle toprağa verilmek üzere ebediyete uğurlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/filistinli-sehitler-ebediyete-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 13:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/f-i-l-i-s-t-i-n-c-e-n-a-z-e-77.jpg" type="image/jpeg" length="57519"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[03 Nisan 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/03-nisan-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/03-nisan-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 3 Nisan 2026 tarihli ve "Cuma ve Ümmet Bilinci" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarih: 03.04.2026</strong></p>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>﷽</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا نُودِيَ لِلصَّلٰوةِ مِنْ يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا اِلٰى ذِكْرِ اللّٰهِ وَذَرُوا الْبَيْعَۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ</strong><strong>.</strong><strong> </strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ</strong><strong>:</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>خَيْرُ يَوْمٍ طَلَعَتْ عَلَيْهِ الشَّمْسُ يَوْمُ الْجُمُعَةِ</strong><strong>...</strong></h3>

<h3 style="text-align:center"><strong>CUMA VE ÜMMET BİLİNCİ</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Bugün Cuma… Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere, <strong>“Güneşin üzerine doğduğu en hayırlı gün, Cuma günüdür...”</strong><a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong><strong>[1]</strong></strong></a> Bugün, biz müminlerin haftalık buluşma günüdür. Birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin perçinlendiği müstesna bir zaman dilimidir.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Cuma günü yerine getirmemiz gereken sorumlulukların başında Cuma namazını eda etmek gelmektedir. Yüce Rabbimiz, <strong>“Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında Allah’ı anmaya koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong> buyurmaktadır. Bu çağrı, sadece bedenlerin bir mekânda toplanması için değil; ruhların kaynaşması, kalplerin aynı hakikatle bütünleşmesi içindir. Bu çağrı, omuzların birbirine değdiği gibi gönüllerin de birbirine dokunması içindir. Bu çağrı; dilleri, renkleri, mezhepleri, makamları ve mevkileri farklı olan bütün müminlerin, bir duvarın tuğlaları gibi birbirine destek olmalarını hatırlatmak içindir.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Cuma namazına yapılan çağrı, Müslümanlara; ayrılıkları bir kenara bırakıp vahdeti kuşanmayı, tefrikadan uzaklaşıp birbirlerine tutunmayı, yani ümmet olmayı öğretmek içindir. Bu çağrı; sohbet ve hutbeyi, başlarının üzerinde bir kuş varmış da kıpırdayınca uçup gidecekmiş gibi dinleyen<a href="#_edn3" name="_ednref3" title="">[3]</a> sahâbe-i kirâmın örnek hayatına işaret içindir. Ve bu çağrı; İslam’ın hak ve hakikatlerini, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in rahmet yüklü mesajlarını dünyanın her köşesine ulaştırmamız içindir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Cuma günü Allah’ın divanına durmak için bedenine, elbisesine ve kokusuna özen gösteren müminler; sosyal hayatta da söz ve davranışlarına özen göstermeli, birbirlerine sırt çevirmemelidir. Birbirlerinin dertlerine derman, sıkıntılarına çare olmalı; kısır çekişmelere girmemeli, sığ anlayışlara mahkûm olmamalıdır. Cuma namazını eda etmek üzere cami ve mescitlerde bir araya gelen ve aynı kıbleye yönelen ümmet-i Muhammed; cami dışında da saflarını sık tutmalı, zorluklar karşısında beraberce sabır göstermelidir. Düşmanlarına karşı yekvücut olmalı; camisine, mescidine, kıblesine, yurduna sahip çıkmalıdır.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Savaşların ve acıların yaşandığı, insanlığın barışa hasret kaldığı, zalimlerin Mescid-i Aksâ’da secdeyi engellediği şu günlerde bizlere düşen; Cuma ve ümmet bilincini diri tutmaktır. Zihinlerimizi ve gönüllerimizi aynı inançta, aynı duyguda ve aynı idealde buluşturmaktır. Cuma gününü; kardeşlik ahdimizi yenilememize, bir vücudun azaları gibi kenetlenmemize, dirliğimize ve dayanışmamıza vesile kılmaktır. Birlikte rahmetin, ayrılıkta azabın olduğunu unutmamaktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumamızı tebrik ediyor, hutbemizi Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifiyle bitiriyoruz: <strong>“Kim güzelce abdest alıp Cumaya gelir, hutbeyi can kulağıyla dinlerse, o Cuma ile gelecek Cuma arasındaki günahları affolunur...”<a href="#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a> </strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Müslim, Cum’a, 18.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Cuma, 62/9.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Ebû Dâvûd, Tıb, 1.</p>

<p><a href="#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Müslim, Cum’a, 27.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/03-nisan-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 10:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/OXkFv-Dwdtw/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="57919"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Daha Ne Kadar Mahzun Kalacak?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/daha-ne-kadar-mahzun-kalacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/daha-ne-kadar-mahzun-kalacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalci İsrail, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş gerekçesiyle işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'yı günlerdir kapalı tutuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yeryüzü İncileri: Camiler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/daha-ne-kadar-mahzun-kalacak</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/mescidi-aksa-11-2.jpg" type="image/jpeg" length="21577"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karacasu’da çömlekçilik geleneği sürdürülüyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karacasuda-comlekcilik-gelenegi-surduruluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karacasuda-comlekcilik-gelenegi-surduruluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın’ın Karacasu ilçesinde yüzyıllardır sürdürülen çömlekçilik geleneği, usta-çırak ilişkisiyle günümüzde de yaşatılmaya devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bölgedeki küçük atölyelerde üretim yapan ustalar, çark başında toprağı ustalıkla şekillendirerek günlük kullanım eşyalarından süs objelerine kadar geniş bir ürün yelpazesi ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğal hammaddenin işlenmesinden pişirme aşamasına kadar uzanan üretim sürecinde kadınlar da aktif rol üstleniyor.</p>

<p>Hazırlık, şekillendirme ve süsleme gibi aşamalarda görev alan kadınlar, el emeğine dayalı bu zanaatın yaşatılmasında önemli katkı sağlıyor.</p>

<p>Nesilden nesile aktarılan çömlekçilik, ilçede yalnızca ekonomik bir faaliyet olmanın ötesinde, köklü bir kültürel miras niteliği taşıyor.</p>

<p>Geleneksel üretim yöntemlerinin korunduğu Karacasu'da, çömlekçilik hem bölge ekonomisine katkı sunuyor hem de Anadolu’nun zanaat kültürünü gelecek kuşaklara aktarmayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karacasuda-comlekcilik-gelenegi-surduruluyor</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 17:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/11-35.png" type="image/jpeg" length="22463"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin yazılı hafızası: Milli Kütüphane]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turkiyenin-yazili-hafizasi-milli-kutuphane</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turkiyenin-yazili-hafizasi-milli-kutuphane" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Kütüphane, Türkiye'nin "kültürel hafızası" olarak kabul edilen ve koleksiyonunda 2 milyona yakın eser barındıran en önemli arşiv kütüphanesi olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Milli Kütüphane, Türkiye'nin "kültürel hafızası" olarak kabul edilen ve koleksiyonunda 2 milyona yakın eser barındıran en önemli arşiv kütüphanesi olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1946 yılında Adnan Ötüken tarafından kurulan ve günümüze kadar hizmet vermeyi sürdüren kütüphaneden günde 2 bin kişi faydalanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turkiyenin-yazili-hafizasi-milli-kutuphane</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/03/milli-kutuphane-11.jpg" type="image/jpeg" length="45484"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[27 Mart 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/27-mart-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/27-mart-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 27 Mart 2026 tarihli ve "Tevekkül" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarih: 27.03.2026</strong></p>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>﷽</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>وَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰىۙ وَاَنَّ سَعْيَهُ سَوْفَ يُرٰىۖ</strong><strong>.</strong><strong> </strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ</strong><strong>:</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>قُولُوا حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ عَلَى اللّٰهِ تَوَكَّلْنَا</strong><strong>.</strong></h3>

<h3 style="text-align:center"><strong>TEVEKKÜL</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce dinimiz İslam’ın hayatımızın her alanına yansıtmamızı emrettiği ilkelerden biri tevekküldür.</p>

<p>Tevekkül; Müslümanın, sorumluluklarını hakkıyla yerine getirip Allah’ın rahmet ve merhametine sığınmasıdır. Üzerine düşen tedbirleri alıp Allah’ın takdirini beklemesidir. Meşru isteklerine ulaşmak için sebeplere sarılması, aklını ve iradesini doğru yönde kullanması, Allah’a güvenip dayanmasıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Tevekkül, bir ebeveynin; Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in,<strong> </strong><strong>“Hiçbir anne baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunamaz”<a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> buyruğuna uyarak evlatlarına güzel örnek olması, daha sonra onlardan erdem ve fazilet beklemesidir. Bir gencin, <strong>“Yaptığınız işi güzel yapın. Allah işini güzel yapanları sever”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong> ilkesi gereğince geleceğini; ilim, sanat ve meslek çerçevesinde şekillendirmesi, sonra Allah’tan başarı istemesidir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Kimi zaman tevekkül; bir tüccarın, ölçüyü ve tartıyı eksiksiz yaptıktan sonra Allah’tan hayırlı kazanç dilemesi olarak karşımıza çıkar. Kimi zaman da tevekkül; bir çiftçinin toprağı doğru işleyip, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, <strong>“‘Allah bize yeter, O ne güzel vekildir. Sadece Allah’a tevekkül ettik.’ deyiniz”<a href="#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a> </strong>hadis-i şerifi gereğince hasadın bereketini Allah’a havale etmesi olarak hayata yansır.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Tevekkül, tembelliğin sığınağı, miskinliğin bahanesi değil, uyanışın ve kendine gelmenin vesilesidir. Allah’ın yardımını ümit ederek fiili duada bulunmak; zamanın gereklerine uygun bilgi ve teknoloji üretmektir. Zaferlerin emeksiz elde edilemeyeceği bilinciyle düşmanları caydıracak güce ulaşmak için gayret etmek, Cenâb-ı Hak’tan nusret ve inayet dilemektir.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>“Allah’ın dediği olur” kanaatiyle tedbiri elden bırakmak, “Kaderde ne varsa o gelir başa” anlayışıyla sorumlulukları ihmal etmek, “Nasıl olsa Allah rızkımı verir” düşüncesiyle çalışmayı terk etmek, İslam’ın tevekkül anlayışında kendisine asla yer bulamaz. Müslümana düşen; <strong>‘Tedbir kuldan, takdir Allah’tan’</strong><strong> </strong>şuuruyla gecesini gündüzüne katarak çalışmaktır. Yüce Rabbimizin bu husustaki uyarısı gayet açıktır: <strong>“İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır ve çalışmasının karşılığı ileride mutlaka görülecektir.”<a href="#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong>[4]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Kıymetli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Kalplerimizin huzur bulabilmesi için hayatımızın her alanında; okurken, çalışırken, ailemizin rızkını temin ederken, zorluklara karşı mücadele verirken tevekküle ihtiyacımız vardır. Zaman, kendimize gelme ve tevekkül anlayışımızı gözden geçirme zamanıdır. Vakit, çalışmayı, üretmeyi ve mücadeleyi hayatımızın vazgeçilmez bir parçası kılma vaktidir.</p>

<p>Hutbemizi İstiklal Şairimizin şu veciz sözleriyle bitiriyoruz:</p>

<p>Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete râm ol,</p>

<p>Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol!</p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Tirmizî, Birr, 33.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Bakara, 2/195.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 8.</p>

<p><a href="#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Necm, 53/39, 40.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p>

<p><img alt="IFrame" src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAPABAP///wAAACH5BAEKAAAALAAAAAABAAEAAAICRAEAOw==" title="IFrame" /></p>

<p><a href="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/03/tevekkul.pdf" rel="nofollow" target="_blank"><img alt="Şiddetin Çaresi Merhamet Eğitimi" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/08/logolar/hutbeyi-indir-pdf.jpg" /></a></p>

<p><a href="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/03/tevekkul-1.doc" rel="nofollow" target="_blank"><img alt="21.11.2025 Şiddetin Çaresi Merhamet Eğitimi" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/08/logolar/hutbeyi-indir-word.jpg" /></a></p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/cuma-namazi-nasil-kilinir-diyanet-cuma-namazi-kac-rekattir" target="_blank"><img height="89" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/09/cuma-namazi-nasil-kilinir-2.jpg" width="870" /></a></p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/cuma-namazi-saat-kacta" target="_blank"><img height="89" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/09/cuma-namazi-saat-kacta-2.jpg" width="870" /></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/27-mart-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/BvjofhqQ_ho/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="10716"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[20 Mart 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/20-mart-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/20-mart-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 20 Mart 2026 tarihli ve "Hayatı Ramazan Kılmak" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3><strong>HAYATI RAMAZAN KILMAK</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce Rabbimiz, bu yıl aynı günde iki bayramı bizlere ikram etti. Ramazan Bayramının ilk gününü idrak ederken, biz müminlerin bayramı Cuma namazını eda etmek üzere bir aradayız hamdolsun.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Ramazan-ı şerif, maddi ve manevi pek çok güzelliği elde ettiğimiz bir mektep idi. Bu mübarek ayda; camilerimiz cemaatle, gönüllerimiz muhabbet ile dolup taştı. Tekbir ve salavatların yükseldiği kubbelerimiz altında ümmet-i Muhammed olmanın coşkusunu hep birlikte yaşadık. Sahurla bereketlendik. Oruç ile ruhlarımızı arındırdık. Kur’an-ı Kerim ile gönüllerimizi nurlandırdık. Teravih ve teheccüd namazlarıyla gecelerimizi huzura erdirdik. Zekât ve fitrelerimizle paylaşmanın ve yardımlaşmanın sevincini yaşadık. Geçmişin muhasebesini yaptık, hata ve günahlarımız için Cenâb-ı Hak’tan bağışlanma diledik.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Allah’ın razı olduğu bir kul, insanların hoşnut olduğu bir Müslüman olmanın yolu, hayatı Ramazan kılmakla mümkündür. Hayatı Ramazan kılmak ise; Kur’an-ı Kerim’i okumaya, onun istediği gibi bir mümin olmaya gayret göstermekle olur.</p>

<p>Hayatı Ramazan kılmak; Rabbimizin zikrini dilimize ve kalbimize yerleştirmekle, zikrin en büyüğü olan namazlarımızı eda etmekle olur. <strong>“Kim, Ramazan orucunu tutar ve ona Şevval ayından altı gün daha eklerse, bütün yıl oruç tutmuş gibidir”<a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> hadis-i şerifi gereğince içinde bulunduğumuz Şevval ayında oruç tutmakla olur.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Hayatı Ramazan kılmak; yıl boyunca ihtiyaç sahiplerini, yetim ve öksüzleri gözetmekle, iyiliği yeryüzüne hâkim kılmak için çaba sarf etmekle olur. Etrafımızı ateş çemberine çevirmek isteyenlere karşı feraset ve basireti kuşanmakla, birlik ve dirlikle olur.</p>

<p>Hayatı Ramazan kılmak; ticaretimizi helal kazançla bereketlendirmekle olur. Ailemizde sevgi ve merhameti, sosyal hayatta adalet ve hakkaniyeti hâkim kılmakla olur. Hâsılı hayatı Ramazan kılmak; elimizi, belimizi ve dilimizi muhafaza ettiğimiz bir ömür sürmekle olur. Yüce Rabbimiz böyle bir hayatı sürdürenlere şu müjdeyi vermektedir:<strong> “‘Rabbimiz Allah’tır’ deyip sonra da istikamet üzere yaşayanlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir. Onlar cennetliktir. Yapmakta olduklarına karşılık, orada ebedi kalacaklardır.”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Şu hususu unutmayalım ki; Ramazan mektebinde alınan eğitim, bir ömre aktarıldığında gerçek anlamını kazanacaktır. Hutbemizi; Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, ‘Allah’ın en sevdiği amel nedir?’ diye soran kişiye verdiği şu cevapla bitiriyoruz: <strong>“Allah katında amellerin en sevimlisi az da olsa devamlı olanıdır.”<a href="#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Müslim, Sıyâm, 204.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Ahkâf, 46/13,14.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Müslim, Müsâfirîn, 216.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/20-mart-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YStS9umt2cA/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="42986"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[13 Mart 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/13-mart-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/13-mart-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 13 Mart 2026 tarihli ve "Hak ve Hakikatin Temsilcileri: Peygamberler" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarih: 13.03.2026</p>

<p>﷽</p>

<p>وَمَا يَنْطِقُ عَنِ الْهَوٰىۜ اِنْ هُوَ اِلَّا وَحْيٌ يُوحٰىۙ.</p>

<p>وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ:</p>

<p>أَنَا مُحَمَّدٌ وَأَحْمَدُ وَالْمُقَفِّي وَالْحَاشِرُ وَنَبِيُّ التَّوْبَةِ وَنَبِيُّ الرَّحْمَةِ.</p>

<p>HAK VE HAKİKATİN TEMSİLCİLERİ: PEYGAMBERLER</p>

<p>Muhterem Müslümanlar!</p>

<p>Yüce dinimizin temel inanç esaslarından biri peygamberlere imandır. Peygamberler, Allah’ın insanlar arasından seçtiği elçileri, hak ve hakikatin temsilcileridir. Onlar; insanlığa, ebedi kurtuluş yolunu göstermek için gönderilmiştir. Peygamberler, insanları; tek olan Allah’a iman etmeye, yani tevhide davet etmişlerdir.</p>

<p>Aziz Müminler!</p>

<p>Hz. Âdem ile başlayan peygamberlik vazifesi Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s) ile sona ermiştir. Aynı şekilde Hz. Âdem ile başlayan ilâhî mesaj, Ramazan ayında Kadir Gecesinde Peygamber Efendimiz (s.a.s)’e indirilen Kur’an-ı Kerim’le taçlanmış ve son bulmuştur.</p>

<p>Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), zulmün girdabındaki bir toplumu değiştirmiştir. Yaşanmaz denilen dünyayı saadet asrına; cehaletin karanlığını aydınlığa çevirmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadis-i şeriflerinde, “Ben Muhammed’im, Ahmed’im, peygamberlerin ardından gelen el-Mukaffî’yim, insanların arkamda toplandığı el-Hâşir’im, Tevbe Peygamberi’yim, Rahmet Peygamberi’yim” buyurmuştur. Dolayısıyla, kim; sevgi ve saygı gibi ahlaki değerleri kuşanmayı hedefliyorsa Allah Resûlü (s.a.s)’in rehberliğinden ayrılmamalıdır. İyiliğin dünyaya hâkim olmasını, kötülüğün son bulmasını istiyorsa Kur’an ve sünnete sarılmalıdır.</p>

<p>Kıymetli Müslümanlar!</p>

<p>Yüce Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de, “Peygamber, arzu ve hevesine göre konuşmaz. Onun size okuduğu, kendisine indirilmiş vahiyden başka bir şey değildir” buyurmaktadır. Bu sebepledir ki, Peygamberimizi ve onun rahmet yüklü mesajlarını “yanılsama” olarak değerlendirmek doğrudan Allah’ın kelâmına, Allah’ın iradesine, Allah’ın dinine yapılmış bir saldırıdır. Cenâb-ı Hak, peygamberlere inanmayan, onları alay ve eğlence konusu yapanların ibretlik sonunu bizlere şöyle haber vermektedir: “Senden önceki peygamberlerle de alay edilmiş, sonunda onlarla alay edenleri, alaya aldıkları azap kuşatıvermişti.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Değerli Müminler!</p>

<p>Bizler, peygamberler arasında asla ayrım yapmayız. Hepsinin Allah’ın elçisi olduğuna iman ederiz. Zira biliriz ki; Peygamberlerin her biri Allah katında değerlidir. Hz. Âdem’de, Hz. İbrâhim’de, Hz. Mûsâ’da, Hz. Îsâ’da ve Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’de aynı şeyleri söylemişlerdir. Onların mesajları temelde birdir ve aynıdır; o da tevhiddir. Yüce Rabbimiz, “Andolsun biz, her ümmete, ‘Allah’a kulluk edin, tâğuttan uzak durun’ diyen bir peygamber gönderdik” buyurmaktadır.</p>

<p>Aziz Müslümanlar!</p>

<p>İslam, inançta tevhidi istediği gibi sosyal hayatta vahdeti, yani ümmetin birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmesini emretmiştir. Cenâb-ı Hak “Allah’a ve Resûlü’ne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz, gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Allah sabredenlerle beraberdir” buyurarak bu hakikate işaret etmektedir. Hal böyleyken, yıllardır İslam coğrafyası üzerinde oyunlar oynanmakta, Müslümanlar zulüm altında inlemektedir.</p>

<p>Kıymetli Kardeşlerim!</p>

<p>Kadir Gecesinin gölgesinin üzerimize düştüğü şu günlerde vahyin aydınlığında, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in ilkeleri doğrultusunda hayatımızın muhasebesini yeniden yapmalıyız. Bir ve beraber olmalı, kardeşliğimizi pekiştirmeliyiz. Ramazan ayının bu son günlerinde birbirimiz ve ümmet-i Muhammed için dua etmeliyiz ki, Rabbimizin nusret ve inayeti inananların üzerine olsun.</p>

<p>Değerli Müminler!</p>

<p>Önümüzdeki Çarşamba günü Çanakkale Zaferinin yıl dönümünü idrak edeceğiz. Bu vesileyle aziz şehitlerimize, ebedi âleme irtihal eden kahraman gazilerimize Yüce Rabbimizden rahmet diliyoruz. Kadir Gecemizi şimdiden tebrik ediyoruz. Hutbemizi Kadir sûresinin mealiyle bitiriyoruz: “Biz Kur’an’ı Kadir Gecesinde indirdik. Kadir Gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir Gecesi, bin aydan daha hayırlıdır. O gece melekler ve Cebrâil, Rablerinin izniyle her bir iş için iner de iner. O gece tan yeri ağarıncaya kadar esenliktir.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/13-mart-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/fTdFxJ1bWzg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="51204"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Büyük Çamlıca Camii ve ay]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-camlica-camii-ve-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-camlica-camii-ve-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da küçülen şişkin ay, ramazan ayı dolayısıyla Büyük Çamlıca Camisi'nin minareleri arasına yansıtılan Türk bayrağı ile görüntülendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-camlica-camii-ve-ay</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 22:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/03/c-a-m-l-i-c-a-c-a-m-i-a-y-11.jpg" type="image/jpeg" length="10320"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[06 Mart 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/06-mart-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/06-mart-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 06 Mart 2026 tarihli ve "Zekât Ve Fıtır Sadakası" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3><strong>ZEKÂT VE FITIR SADAKASI</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Malımız, mülkümüz, sahip olduğumuz bütün imkânlarımız Yüce Rabbimiz tarafından bizlere verilmiş birer emanettir. Bu emanetlerin şükrünü eda etmek; varlıklarımızı ihtiyaç sahipleriyle, yetim, öksüz ve kimsesizlerle paylaşmakla gerçekleşebilir. İşte bu emanet bilincinin ibadete dönüşmüş hali, zekât ve fıtır sadakasıdır.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Zekât, İslam’ın beş temel esasından biridir. Zekât, sadece bir bağış değil, bizzat Allah ve Resûlü tarafından belirlenmiş bir ibadettir. İnsanın malını eksilten değil, bereketlendiren ilahi bir nimettir.<a href="#_edn1" name="_ednref1" title="">[1]</a> <strong>“Onların mallarında, muhtaç ve yoksullar için bir pay vardır”</strong><a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong><strong>[2]</strong></strong></a> ayetinde buyrulduğu üzere zekât, fakiri minnet altında bırakan bir lütuf değil, ona hakkını teslim etmektir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Zekât, müminler arasında yardımlaşma ve dayanışma, rahmet ve şefkat köprüleri kurar. Birlik ve beraberliğin daha da güçlenmesine vesile olur. Kardeşliğin gönüllerde, hanelerde ve sofralarda hissedilmesini sağlar. Bu yönüyle zekât, toplumsal barış, huzur ve dayanışmaya büyük katkı sunar.</p>

<p>Zekât vermek, kişiyi bencillikten, hasetten ve cimrilikten arındırır. Zekât, insanın; içindeki mal sevgisini ve dünya hırsını dizginlemesine, günahlarından arınmasına yardımcı olur. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere, <strong>“…Zekât, suyun ateşi söndürdüğü gibi hata ve günahları silip yok eder.”<a href="#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Fitre olarak bildiğimiz fıtır sadakası ise; Ramazan-ı şerife ulaşmanın, bayrama kavuşmanın şükrüdür. Peygamber Efendimiz (s.a.s), bayram namazımızı kılmadan önce fıtır sadakalarımızı ihtiyaç sahiplerine ulaştırmamızı emretmektedir.<a href="#_edn4" name="_ednref4" title="">[4]</a> Zira fıtır sadakası ile Ramazan Bayramı; merhamet ve muhabbetin, neşe ve sevincin toplumun tamamına yayıldığı müstesna bir zaman dilimine dönüşmektedir.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Zekât ve fıtır sadakasında esas olan; önce kişinin, çevresinden ihtiyaç sahibi akrabalarını ve komşularını gözetmesidir. Sonra da yardımlarını mazlum ve mağdur coğrafyalarda bulunan kardeşlerine ulaştırmasıdır. Bugün bize düşen, içerisinde bulunduğumuz Ramazan-ı şerifi vesile kılarak zekât ve fitrelerimizle bir fakirin sofrasını şenlendirmektir. Bir borçlunun yükünü hafifletmektir. Yolda kalmışa el uzatmaktır. Bir yetimin, bir öksüzün ve bir garibin yüzünü güldürmektir. Mazlumların yanında yer almaya, onlara umut olmaya devam etmektir. Böylelikle Yüce Rabbimizin bizlere lütfettiği imkânları ebedi kazanca dönüştürmektir.</p>

<p>Hutbemizi Cenâb-ı Hakk’ın şu ayet-i kerimesi ile bitiriyoruz: <strong>“Namazı kılın, zekâtı verin. Kendiniz için önceden ne hayır yaparsanız Allah katında onu bulursunuz. Muhakkak ki Allah, yaptıklarınızı eksiksiz görür.”<a href="#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a> </strong></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Bakara, 2/276.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Zâriyât, 51/19.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Tirmizî, Cum’a, 79.</p>

<p><a href="#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Buhârî, Zekât, 70.</p>

<p><a href="#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Bakara, 2/110.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/06-mart-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/i0RFAESmX9I/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="48811"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TDV, Gazze’de yerinden edilen Filistinlilere iftar verdi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tdv-gazzede-yerinden-edilen-filistinlilere-iftar-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tdv-gazzede-yerinden-edilen-filistinlilere-iftar-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Diyanet Vakfı (TDV), ramazan ayında dayanışmayı artırmak amacıyla Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nusayrat Mülteci Kampı’nda yerinden edilen Filistinliler için toplu iftar programı düzenledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nusayrat Mülteci Kampı’nda yerinden edilen Filistinliler için toplu iftar programı düzenledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>RAMAZAN</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tdv-gazzede-yerinden-edilen-filistinlilere-iftar-verdi</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 12:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/03/tdv-gazze-iftar-00.jpg" type="image/jpeg" length="81769"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazze’de Büyük Ömeri Camii Kütüphanesi’nde hasar gören eserler kurtarılıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/gazzede-buyuk-omeri-camii-kutuphanesinde-hasar-goren-eserler-kurtariliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/gazzede-buyuk-omeri-camii-kutuphanesinde-hasar-goren-eserler-kurtariliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalci saldırılarında ağır hasar gören Gazze’deki Büyük Ömeri Camii Kütüphanesi’nde Filistinli gönüllüler, zarar gören kitap ve el yazması eserleri kurtarmak için onarım, temizleme ve tasnif çalışmaları yürütüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/gazzede-buyuk-omeri-camii-kutuphanesinde-hasar-goren-eserler-kurtariliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/03/mehmet/20260303-gazzede-buyuk-omeri-camii-kutuphanesinde-hasar-goren-eserler-kurtariliyor-17.jpg" type="image/jpeg" length="61647"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[27 Şubat 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/27-subat-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/27-subat-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 27 Şubat 2026 tarihli ve "Bağımlılıkla Mücadelede Ramazan Bir Fırsattır" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3><strong>BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE RAMAZAN BİR FIRSATTIR</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce Rabbimiz, hayatımızda tertemiz bir sayfa açalım, hatalarımızı gözden geçirelim, günahlarımıza tövbe edelim diye bazı zamanları bizlere ikram etmiştir. İşte içerisinde bulunduğumuz Ramazan-ı şerif, Allah’ın sevdiği bir kul olmak, kendimize çekidüzen vermek, varsa kötü söz ve davranışlarımızı terk etmek için büyük bir fırsattır.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Bu haftaki hutbemizde rahmet ve mağfiret ayı Ramazan-ı şerifi vesile kılarak; aileleri mutsuzluğa ve insanlığı felakete sürükleyen bağımlılık tehlikesine dikkatlerinizi çekmek istiyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bağımlılık, basit bir alışkanlık değildir. İnsanı sahte mutluluk ve geçici hazların esiri haline getiren bir hastalıktır. Kişinin; zamanını heba ederken günaha dalmasına, şiddete yönelmesine, hatta kendisinin ve ailesinin canına kastetmesine sebep olan büyük bir tehdittir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Her biri bir diğerinden tehlikeli olan bağımlılıkların başında alkol ve uyuşturucu maddeler gelmektedir. Bu iki illet; aklı ve iradeyi zayıflatmakta, insanın bedenini ve ruhunu içten içe çürütmektedir. Ailede huzur ve mutluluğu yok etmekte; yuvaları dağıtmakta, ocakları söndürmektedir. Allah Resûlü (s.a.s) bir hadis-i şeriflerinde, <strong>“Sakın içki içme. Çünkü içki her kötülüğün anahtarıdır”<a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> buyurarak bu tehlikeye dikkatlerimizi çekmektedir.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Günümüzde iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla hanelerimize kadar giren bir başka bağımlılık ise dijital kumardır. Üzülerek ifade edelim ki, dijital kumar, toplumun azımsanmayacak bir kesimine sirayet etmiş durumdadır. Çok küçük miktarlarla başlanan dijital kumar, kişinin; evini ve arabasını satmasına, bütün imkânlarını bu yolda tüketmesine, borç batağına sürüklenmesine sebebiyet vermektedir. Aile bağlarının kopmasına neden olmaktadır. Cenâb-ı Hak bu hususta bizleri şöyle uyarmaktadır: <strong>“Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar ve fal okları, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Sadece gençleri ve çocukları değil, anne ve babaları da esaret altına alan bir diğer bağımlılık ise dijital bağımlılıktır. Dijital bağımlılık; dikkati dağıtmakta, kişiyi yalnızlaştırmaktadır. İnsanların acısını, “Yardım edilmesi gereken bir durum” olmaktan çıkarıp “Seyredilen bir içerik” haline getirebilmektedir. Dijital bağımlılık sebebiyle; alış veriş sitelerinde, sanal oyun ve eğlencelerde vakitler israf, ömürler zayi edilmektedir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Aklı örten her türlü maddeden, kumar ve dijital bağımlılıklardan korunmanın en etkili yolu, bu kötülüklere hiç bulaşmamaktır. Gençlerimize ve çocuklarımıza sevgi ve güven temeline dayalı bir aile ortamı sunmaktır. Bütün tedbirlere rağmen bir şekilde zararlı alışkanlıkların müptelası olan kardeşlerimize elimizi uzatmak, onları kötülerin insafına terk etmemektir. Ayrıca kendi rahatımız için çocuklarımızın eline telefon ve tablet tutuşturmamaktır. Yemek yemeleri, bir köşede sessiz kalmaları için yavrularımızı zararlı oyun, çizgi film ve eğlencelerle baş başa bırakmamaktır.</p>

<p>Aziz kardeşlerim! Ramazan-ı şerifin bereketinden istifade ederek hayatımızı gözden geçirelim. Zararlı alışkanlıklardan kurtularak yeni bir başlangıç yapalım. Unutmayalım ki, insan hayatı, bağımlılıklarla çürütülecek, dijital mecralarda tüketilecek kadar önemsiz ve değersiz değildir.</p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> İbn Mâce, Eşribe, 1.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Mâide, 5/90.</p>

<p></p>

<p style="text-align:right"><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/27-subat-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/SZfqKBe4Z_s/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="75085"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da Ramazan]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/istanbulda-ramazan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/istanbulda-ramazan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da ramazan ayı dolayısıyla selatin camilerin minarelerine asılan mahyalarla ramazana dair mesajlar verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER, RAMAZAN</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/istanbulda-ramazan</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/02/mehmet/20260226-istanbulda-ramazan-yeni-cami-20.jpg" type="image/jpeg" length="60685"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TDV, Gazze’de iftar sofrası kurdu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tdv-gazzede-iftar-sofrasi-kurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tdv-gazzede-iftar-sofrasi-kurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Diyanet Vakfı (TDV), ramazan ayında dayanışmayı artırmak amacıyla Gazze kentinde yerinden edilen ve çadır kampta yaşayan Filistinliler için toplu iftar programı düzenledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>TDV, ramazan ayında dayanışmayı artırmak amacıyla Gazze kentinde yerinden edilen ve çadır kampta yaşayan Filistinliler için toplu iftar programı düzenledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>RAMAZAN</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tdv-gazzede-iftar-sofrasi-kurdu</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Feb 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/02/tdv-gazze-iftar-44.jpg" type="image/jpeg" length="17567"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Peygamber Efendimizin (sas) eğitim metodu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/peygamber-efendimizin-sas-egitim-metodu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/peygamber-efendimizin-sas-egitim-metodu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Peygamber Efendimizin (sas) eğitim metodu - Prof. Dr. Selçuk Coşkun Diyanet Dijital Tv'de...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Peygamber Efendimizin (sas) eğitim metodu - Prof. Dr. Selçuk Coşkun Diyanet Dijital Tv'de...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Dijital TV</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/peygamber-efendimizin-sas-egitim-metodu</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Feb 2026 00:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/QwlSqHHjfA4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="19374"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
