<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Diyanet Haber</title>
    <link>https://www.diyanethaber.com.tr</link>
    <description>Diyanet Haber / Diyanet Sınav / Diyanet Duyuru / Diyanet Hutbe / Müftülükler / İslam Dünyası / Kültür Sanat / #Keşfet / www.diyanethaber.com.tr</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 14 Sep 2026 11:35:36 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başkan Yardımcısı Hazırlar, Melbourne'de temaslarda bulundu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/baskan-yardimcisi-hazirlar-melbournede-temaslarda-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/baskan-yardimcisi-hazirlar-melbournede-temaslarda-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hüseyin Hazırlar, Melbourne'de çeşitli temaslarda bulunarak "Peygamberimiz ve Güzel Ahlak" konulu konferanslar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hüseyin Hazırlar, Melbourne Din Hizmetleri Ataşeliğinin davetlisi olarak gerçekleştirdiği Melbourne ziyareti kapsamında çeşitli temas ve ziyaretlerde bulundu.</p>

<p>Hazırlar’a ziyaretleri sırasında Büyük Çamlıca Camii İmam-Hatibi Hafız Yunus Balcıoğlu eşlik etti. Programlara ayrıca T.C. Melbourne Başkonsolosu Doğan F. Işık da katıldı. Melbourne Din Hizmetleri Ataşesi Prof. Dr. Harun Işık programlarda ve ziyaretlerde ev sahibi olarak hazır bulundu.</p>

<p>Ziyaretin önemli programlarından biri, Melbourne Din Hizmetleri Ataşeliği tarafından Türk İslam Cemiyetlerinin katkılarıyla Broadmeadows Town Hall’da gerçekleştirilen Mevlid-i Nebi Haftası salon programı oldu.</p>

<p><img alt="Hüseyin Hazırlar Molbourne 6" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/huseyin-hazirlar-molbourne-6.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Peygamberimiz ve Güzel Ahlak” temasıyla düzenlenen programa siyasiler, bürokratlar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Türk-İslam cemiyetlerinin başkanları, din görevlileri, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p>Program, Hafız Yunus Balcıoğlu ve Sunshine Camii Din Görevlisi Rüşen Yakar’ın okuduğu sala ile başladı. Rüşen Yakar’ın Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 2026 yılı Mevlid-i Nebi sinevizyonu gösterildi.</p>

<p>Programda Melbourne Din Hizmetleri Ataşesi Prof. Dr. Harun Işık, Melbourne Başkonsolosu Doğan F. Işık ve ilgili Türk-İslam cemiyeti başkanları selamlama konuşmaları gerçekleştirdi.</p>

<p>Ana konuşmayı yapan Dr. Hüseyin Hazırlar, Hz. Muhammed’in (sas) çağları aşan mesajları ve insanlığa örnek olan güzel ahlakı üzerinde durdu.</p>

<p>Programda ayrıca Melbourne Diyanet hizmetlerini tanıtan sinevizyon gösterimi gerçekleştirildi. Hafız Yunus Balcıoğlu’nun Kur’an-ı Kerim tilaveti ve kasideleriyle devam eden programda, Diyanet camilerindeki Kur’an-ı Kerim kurslarına devam eden çocuklar da çeşitli gösteriler sundu.</p>

<p>Program sonunda katkılarından dolayı çeşitli kişi ve kurumlara teşekkür plaketleri takdim edilirken, çocuklara da günün anısına kupalar verildi.</p>

<p><img alt="Hüseyin Hazırlar Molbourne 4" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/huseyin-hazirlar-molbourne-4.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>- Diyanet camilerine ziyaret</strong></h3>

<p>Dr. Hazırlar, Melbourne ziyareti kapsamında Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı camileri de ziyaret etti. Din görevlileri ve cami cemaatleriyle bir araya gelen Hazırlar, camilerde yürütülen dinî, manevi ve sosyal hizmetler hakkında bilgi aldı.</p>

<p>Gerçekleştirilen görüşmelerde özellikle çocuk ve gençlere yönelik Kur’an-ı Kerim ve din eğitimi faaliyetleri, camilerin toplum hayatındaki yeri ve vatandaşların dinî ve manevi ihtiyaçlarına yönelik hizmetler değerlendirildi.</p>

<p>Hazırlar ayrıca Melbourne’da görev yapan din görevlileriyle bir araya gelerek sahada yürütülen hizmetler hakkında istişarelerde bulundu. Din görevlilerinin görüş ve tecrübelerini dinleyen Hazırlar, camilerin ibadet mekanlarının yanı sıra eğitim, manevi rehberlik, birlik ve dayanışma merkezleri olarak taşıdığı öneme dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Hüseyin Hazırlar Molbourne 3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/huseyin-hazirlar-molbourne-3.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>Sivil toplum kuruluşlarıyla istişare</strong></h3>

<p>Ziyaret kapsamında Melbourne’da faaliyet gösteren çeşitli sivil toplum kuruluşlarının başkan ve temsilcileriyle de bir araya gelen Hazırlar; Maarif Avustralya, UID, MÜSİAD, ICMG, Kilmore İslam Cemiyeti, Kıbrıs Türk Derneği, Melbourne Türk Radyosu ve Avustralya Yeşilay temsilcileriyle görüştü.</p>

<p>Toplantıda Türk ve Müslüman toplumunun sosyal, kültürel ve manevi hayatına yönelik çalışmalar, gençlere ve ailelere yönelik faaliyetler ile kurumlar arası iş birliği ve dayanışmanın geliştirilmesi konuları ele alındı.</p>

<h3><strong>Melbourne Diyanet Vakfı Ofisine ziyaret</strong></h3>

<p>Dr. Hazırlar, yakın zamanda hizmete açılan Melbourne Diyanet Vakfı Ofisini de ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.</p>

<p>Ziyarette, Melbourne Diyanet Vakfının toplumumuza yönelik hizmetleri ve gelecekte gerçekleştirilmesi planlanan çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.</p>

<p><img alt="Hüseyin Hazırlar Molbourne 5" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/huseyin-hazirlar-molbourne-5.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>Eğitim ve sosyal hizmet kurumlarına ziyaret</strong></h3>

<p>Hazırlar, Melbourne ziyareti kapsamında Maarif Melbourne Ofisini ve Mt. Hira College’ı da ziyaret etti.</p>

<p>Maarif Melbourne Ofisindeki görüşmede eğitim faaliyetleri, gençlere yönelik çalışmalar ve kurumlar arası iş birliği imkânları değerlendirildi. Ziyaretin ev sahipliğini MAARİF Avustralya Başkanı Taceddin Günaydın yaptı.</p>

<p>Mt. Hira College ziyaretinde öğrencilerin akademik ve manevi gelişimlerine yönelik çalışmalar hakkında bilgi alındı. Ziyaretin ev sahipliğini Keysborough Türk İslam Kültür Merkezi Başkanı Tuğrul Usta yaptı.</p>

<p>Başkan Yardımcısı Hazırlar ayrıca Osmanlı Yaşlılar Evini ziyaret ederek yaşlılarla bir araya geldi.</p>

<p><img alt="Hüseyin Hazırlar Molbourne 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/huseyin-hazirlar-molbourne-1.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>Victoria Parlamentosunda temas</strong></h3>

<p>Ziyaret kapsamında Hazırlar, Victoria Parlamentosu Milletvekili Kathleen Matthews-Ward’ın daveti üzerine Victoria Parlamentosunu da ziyaret etti. Ziyarete Ivan Walters da katıldı.</p>

<p>Görüşmede Avustralya’daki Türk ve Müslüman toplumunun durumu, toplumlar arası ilişkiler, dinî ve kültürel çalışmalar ile kurumlar arasındaki iş birliği imkanları ele alındı.</p>

<p>Ziyarette Melbourne Başkonsolosu Doğan F. Işık, Melbourne Din Hizmetleri Ataşesi Prof. Dr. Harun Işık ve Büyük Çamlıca Camii İmam-Hatibi Hafız Yunus Balcıoğlu da hazır bulundu.</p>

<h3><strong>Toplumun farklı kesimleriyle buluşma</strong></h3>

<p>Dr. Hüseyin Hazırlar’ın Melbourne ziyareti boyunca gerçekleştirilen programlarda, Avustralya’daki vatandaşların ve Müslüman toplumun dinî, sosyal, kültürel ve manevi hayatına ilişkin konular ele alınarak karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.</p>

<p>Ziyaretler kapsamında din görevlileri, sivil toplum kuruluşları, eğitim kurumları, yaşlılar ve toplumun farklı kesimleriyle bir araya gelen Hazırlar, Diyanet İşleri Başkanlığının yurt dışında yürüttüğü din hizmetlerinin toplumun ihtiyaçları doğrultusunda daha etkin ve nitelikli şekilde sürdürülmesinin önemine vurgu yaptı.</p>

<p>Melbourne Din Hizmetleri Ataşeliği tarafından organize edilen programlarda birlik, beraberlik, kardeşlik ve dayanışma mesajları öne çıkarken, ziyaretler karşılıklı iyi dilekler ve hatıra fotoğraflarıyla tamamlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER, TEŞKİLAT HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/baskan-yardimcisi-hazirlar-melbournede-temaslarda-bulundu</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/huseyin-hazirlar-molbourne-2.jpg" type="image/jpeg" length="33233"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aksaray'da hafızlara icazet verildi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/aksarayda-hafizlara-icazet-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/aksarayda-hafizlara-icazet-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aksaray İl Müftülüğü Geylani Erkek Hafızlık Kur’an Kursunda hafızlığını tamamlayan 31 öğrenci, düzenlenen merasimle icazet aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aksaray Müftülüğüne bağlı Geylani Erkek Hafız Kur’an Kursunda hafızlığını tamamlayan 31 öğrenci için öğle namazı öncesinde Karamanoğlu Ulu Cami’de Hafızlık İcazet Merasimi düzenlendi.<br />
<br />
Merasime Aksaray Valisi Murat Duru, Diyanet İşleri Başkanlığı Başkanlık Müşaviri Bünyamin Albayrak, Aksaray Belediye Başkanı Dr. Evren Dinçer, İl Müftüsü Veysel Işıldar, Geylani Hizmet Vakfı Kur’an Kursu Hamisi Hüseyin Avni Efendi, protokol üyeleri, Geylani Kur’an Kursu yönetici ve öğreticileri, öğrenci yakınları ve vatandaşlar katıldı.</p>

<p><img alt="Aksaray Hafız Icazet 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/aksaray-hafiz-icazet-2.jpg" width="1280" /><br />
<br />
Merasim Kur’an-ı Kerim tilavetleri, salavat-ı şerifler ile başladı. İl Müftüsü Veysel Işıldar programın açış konuşmasında "Kur’an’a gösterdiğimiz hürmet kadar bizim de değerimiz olacaktır. Tarih boyunca milletimiz Kur’an-ı Kerime çok hürmet göstermiştir ve Rabbimiz de rahmetiyle bizlere yardım etmiştir. Bu vesileyle bu genç hafızlarımızı tebrik ediyor, onların yetişmesinde emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Hafızlıkları mübarek olsun." ifadelerine yer verdi.<br />
<br />
Öğrencilerin sevincine ortak olan Aksaray Valisi Murat Duru ise hafızlığın önemini hatırlatarak hafızları tebrik etti, başarılarının daim olmasını diledi. Onların yetişmesinde yol gösteren ailelerine, hocalarına ve emeği geçen herkese teşekkür etti.<br />
<br />
Ardından programa konuşmacı olarak iştirak eden Başkanlık Müşaviri Bünyamin Albayrak da Âl-i İmran suresinin mesajları ışığında günün anlam ve önemi üzerine bir sohbet gerçekleştirdi. Hafızlığını tamamlayan öğrencileri tebrik edip onların yetişmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hafız öğrencilerin Kur’an-ı Kerim tilaveti, ezgi ve ilahiler, kasideler ve salavat-ı şerifler ile devam eden programda Başkanlık Vaizi Fatih Çelik dua etti.</p>

<p><img alt="Aksaray Hafız Icazet 3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/aksaray-hafiz-icazet-3.jpg" width="1280" /><br />
<br />
Programın ardından öğrencilere "Hafızlık Belgesi ve Hediye" takdimi yapıldı.</p>

<p><img alt="Aksaray Hafız Icazet 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/aksaray-hafiz-icazet-1.jpg" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Aksaray Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/aksarayda-hafizlara-icazet-verildi</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 10:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/aksaray-hafiz-icazet-4.jpg" type="image/jpeg" length="87609"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ezandan etkilenen Ukraynalı kadın Müslüman oldu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ezandan-etkilenen-ukraynali-kadin-musluman-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ezandan-etkilenen-ukraynali-kadin-musluman-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van İl Müftülüğünde düzenlenen ihtida merasiminde Kelime-i Şehadet getirerek İslam dinini seçen Ukraynalı Anastasia Podrezova, Müslüman olup Zeynep ismini aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ukrayna'dan 2021 yılında tatil için Türkiye'ye gelen Anastasiia Podrezova, burada ilk kez duyduğu ezanın ardından İslamiyet'i merak etmeye başladı.</p>

<p>Yıllar içerisinde internetten araştırmalar yapan, Müslümanlarla konuşan ve Ramazan ayından etkilenen Podrezova, Ukrayna'daki çatışmalar sırasında yaşadığı korku dolu anların ardından İslamiyet i seçmeye karar verdi.</p>

<p>Törenin ardından kendisine resmi İhtida Belgesi takdim edildi.</p>

<p>Merasimde konuşan Van İl Müftü Vekili Ömer Sever; İslam dininin temel inanç ve ibadet esasları ile ilim, sevgi, saygı ve merhamete dayalı evrensel mesajları hakkında bilgi verdi.</p>

<p>Yapılan duanın ardından Zeynep'e, Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarından Rusça Kur'an-ı Kerim Meali ve Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) yayınlarına ait çeşitli kitaplar hediye edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Van Ihtida 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/van-ihtida-1.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>"Sanırım Allah bunu bana nasip etti"</strong></h3>

<p>Anastasiia (Zeynep) Podrezova, yaptığı açıklamada 2021 yılında tatil için Türkiye'ye geldiğini o dönemde İslamiyet hakkında hiçbir şey bilmediğini belirtti. İlk kez ezan sesini burada dinlediğini anlatan Podrezova, "Tatilin ardından eve döndüm, Ardından internette İslam'la ilgili bazı videolar izledim. Islama daha çok ilgi duymaya başladım. Beni buna neyin yönlendirdiğini bilmiyorum, sanırım Allah bunu bana nasip etti. İnternette daha fazla video ve blog çıkmaya başladı, ben de bunlarla ilgilenmeye başladım." dedi.</p>

<h3><strong>"İftar beni çok etkiledi"</strong></h3>

<p>Kendisi için çok ilginç olan bir kitabı okumaya başladığını dile getiren Podrezova, "Benimle aynı yaşta olan, İslam ı seçen, doğuştan Müslüman olan blog yazarlarını izliyordum. Ramazan ayı, ailelerin birlikte toplandığı iftar beni çok etkiledi; bu bana çok ilginç geldi ve sanki ben de orada olmak istiyormuş gibi hissettim. Zaman geçti, bir süre bundan uzaklaştım ama kısa süre sonra tekrar bunu düşünmeye başladım.</p>

<h3><strong>"Allah'ın bana bir mesaj gönderdiğini düşündüm"</strong></h3>

<p>Ailesini ziyaret etmek üzere Ukrayna'ya gittiği sırada çatışmaların başladığını ve büyük korku yaşadığını anlatan Podrezova, o anların kendisi için bir dönüm noktası olduğunu ifade ederek, "Bir gün ailemi ziyarete Ukrayna'ya gittiğimde çatışmalar başladı ve evlerimizin arasında çok hızlı bir şekilde koşmak zorunda kaldık. O sırada çok korktum, gökyüzüne baktım ve bunun bir kader olduğunu, Allah'ın bana İslam ı seçmem gerektiğine dair bir mesaj gönderdiğini düşündüm." şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>İHTİDA HABERLERİ, Van Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ezandan-etkilenen-ukraynali-kadin-musluman-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/van-ihtida-2.jpg" type="image/jpeg" length="33632"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kıbrıs Gazisi Akdoğan ebediyete uğurlandı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kibris-gazisi-akdogan-ebediyete-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kibris-gazisi-akdogan-ebediyete-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Gazisi Yusuf Akdoğan, Mardin'in Ömerli ilçesinde ebediyete uğurlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ömerli ilçesinde vefat eden Kıbrıs Gazisi Yusuf Akdoğan için cenaze töreni düzenlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mardin İl Müftüsü Dr. Enver Türkmen tarafından kıldırılan cenaze namazına Mardin Valisi Tuncay Akkoyun, Ömerli Kaymakamı Furkan Çakır, 70’inci Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Ayhan Ocak, İl Jandarma Komutana Tuğgeneral Ercan Atasoy, İl Emniyet Müdürü Recep Tecimer, Ömerli Belediye Başkanı Hüsamettin Altındağ, Mardin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Kemalettin Sakin, kamu kurum ve kuruluşlarının amirleri ile vatandaşlar katıldı.</p>

<p>İl Müftüsü ve beraberindeki il protokolü, defin işlemlerinin ardından Kıbrıs Gazisi Yusuf Akdoğan’ın ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileklerini ileterek taziyede bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Mardin Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kibris-gazisi-akdogan-ebediyete-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/kibris-gazisi.jpg" type="image/jpeg" length="34904"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Batı Trakya Türklerinden İskeçe'deki Çınar Camii'ne yönelik saldırıya tepki]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/bati-trakya-turklerinden-iskecedeki-cinar-camiine-yonelik-saldiriya-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/bati-trakya-turklerinden-iskecedeki-cinar-camiine-yonelik-saldiriya-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batı Trakya Türk toplumunun temsilcileri, İskeçe'deki Çınar Camii'nin dış duvarına İslam inancına ve kutsal değerlere yönelik hakaret içeren ifadeler yazılmasına tepki gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gümülcine Seçilmiş Müftülüğünden, Çınar Camii'nin duvarına yazılan hakaret içerikli ifadelerle ilgili açıklama yapıldı.</p>

<p>Açıklamada, caminin dış duvarına yazılan ifadelerin "ahlaki ve insani değerleri yok saydığı" belirtildi.</p>

<p>Saldırının kınandığı vurgulanan açıklamada, son dönemde Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığının dini ve kültürel değerlerine yönelik olumsuz söylemlerin arttığı, bu tür eylemlerin toplumsal barış ve birlikte yaşama kültürüne zarar verdiği kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İskeçe Milletvekili Burhan Baran da yaptığı yazılı açıklamada, ibadethanelere yönelik saygısızlıkların kabul edilemez olduğunu belirtti.</p>

<p>Baran, saldırının faillerinin tespit edilerek haklarında gerekli hukuki işlemlerin yapılmasını istedi.</p>

<p>İskeçe Milletvekili Hüseyin Zeybek de olayın sıradan bir duvar yazısı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Saldırıyı toplumsal barışı ve birlikte yaşama kültürünü hedef alan bir provokasyon olarak nitelendiren Zeybek, sorumluların bir an önce tespit edilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>Türkiye'nin Gümülcine Başkonsolosu Aykut Ünal da Çınar Camii'ni ziyaret ederek soydaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti.</p>

<p>Ünal, saldırının faillerinin bulunarak adalet önüne çıkarılmasını temenni etti.</p>

<p>İskeçe'deki Çınar Camii'nin giriş bölümündeki dış duvara, 13 Eylül Pazar günü kimliği belirsiz kişi veya kişilerce İslam dini ve Allah hakkında hakaret içeren ifadeler yazılmıştı. Olayın fark edilmesinin ardından Batı Trakya Türk Azınlığı temsilcileri saldırıya tepki göstererek faillerin bulunmasını istemişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/bati-trakya-turklerinden-iskecedeki-cinar-camiine-yonelik-saldiriya-tepki</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/iskece-cinar-cami.jpg" type="image/jpeg" length="71290"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başkan Arpaguş’tan "Kur'an Kursları 2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı" mesajı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/baskan-arpagustan-kuran-kurslari-2026-2027-egitim-ogretim-yili-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/baskan-arpagustan-kuran-kurslari-2026-2027-egitim-ogretim-yili-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Kur'an Kursları 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı'nın hayırlara vesile olmasını temenni ederek, "Kur'an kurslarımız, her yaştan vatandaşımızın manevi dünyasını zenginleştiren, güvenli ve kapsayıcı birer eğitim yuvası olarak faaliyet göstermektedir." ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, “Kur’an Kursları 2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı” dolayısıyla bir mesaj yayımladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başkan Arpaguş, "Kur'an Kursları 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı" dolayısıyla yayımladığı mesajında, Diyanet İşleri Başkanlığının, toplumu din konusunda aydınlatma ve milletin manevi hayatına rehberlik etme amacıyla toplumun her kesiminden ve her yaştan insana yönelik pek çok alanda kapsamlı faaliyetler gerçekleştirdiğini belirtti.</p>

<p>Tüm faaliyetlerinde Kur'an ve sünneti esas alan Başkanlığın, asırlık tecrübesiyle medeniyetin insan yetiştirme mefkuresi doğrultusunda nitelikli hizmet ürettiğini aktaran Arpaguş, hizmet ve faaliyetler arasında Kur'an kurslarının özel bir yerinin olduğunu vurguladı.</p>

<p>Safi Arpaguş, Başkanlık olarak halkın ve nesillerin dine, ibadete ve hayata dair doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmaları noktasında Kur'an kurslarını büyük bir imkan olarak gördüklerini ifade ederek, şunları kaydetti:</p>

<p>"Kur'an kurslarımız, her yaştan vatandaşımızın manevi dünyasını zenginleştiren, güvenli ve kapsayıcı birer eğitim yuvası olarak faaliyet göstermektedir. 4-6 yaş grubundan hafızlık eğitimine, ihtiyaç odaklı programlardan engelli kardeşlerimize yönelik eğitimlere kadar birçok farklı formatta aktif olarak hizmet vermektedir. Böylece yediden yetmişe her bir vatandaşımız, yaygın din eğitimi hizmetlerimizden kolaylıkla ve yüksek bir verimle yararlanmakta, Kur'an-ı Kerim'i, temel inanç ve ibadet esaslarını, ahlaki değerleri ve sevgili peygamberimizin örnek hayatını en güzel şekilde öğrenmektedir. Bugün milletimizin gözbebeği olan Kur'an kurslarımızda yeni bir eğitim-öğretim dönemine başlamanın, öğrencilerimizi yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim ve sevgili peygamberimizin sünneti ile buluşturacak olmanın heyecanını yaşıyoruz. 'Sizin en hayırlınız Kur'an'ı öğrenen ve öğretendir.' cümlesinde ifadesini bulan nebevi müjdeye hep birlikte nail olmak için tüm öğrencilerimizi kurslarımıza bekliyoruz.</p>

<p>2026-2027 eğitim-öğretim yılının hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Büyük bir özveriyle milletimize hizmet eden kıymetli hocalarımıza, müftülük personelimize ve bütün mesai arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Kur'an kurslarımıza kaydolmakla hem kendileri hem de aileleri için en güzel kararı vermiş olan öğrencilerimize Cenabıhak'tan üstün muvaffakiyetler diliyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Safi Arpaguş</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/baskan-arpagustan-kuran-kurslari-2026-2027-egitim-ogretim-yili-mesaji</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/prof-dr-safi-arpagus-peygamberimiz-ve-guzel-ahlak.jpg" type="image/jpeg" length="73545"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni eğitim öğretim yılı başladı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/yeni-egitim-ogretim-yili-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/yeni-egitim-ogretim-yili-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarında 2026-2027 eğitim-öğretim yılı için ilk ders zili çaldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tüm kademelerde yaklaşık 17 milyon öğrenci ve 1,2 milyon öğretmen için yaz tatilinin ardından yeni eğitim öğretim yılı başladı.</p>

<p>Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin öğretim programları, bu yıl ana sınıfı ve uygulama sınıflarında, ilkokul 1, 2 ve 3, ortaokul 5, 6 ve 7, ortaöğretim hazırlık ve 9, 10 ile 11'inci sınıflarda uygulanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Okul öncesi, ilkokul 1'inci ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerinin okula uyum süreçlerini desteklemek ve ailelerin eğitim sürecine etkin katılımını sağlamak amacıyla 7-11 Eylül tarihleri arasında "uyum eğitimleri" düzenlendi.</p>

<p>Yeni eğitim öğretim yılı hazırlıkları kapsamında, 283 milyon 354 bin 674 ders kitabı resmi ve özel okullardaki öğrencilere ücretsiz dağıtıldı.</p>

<p>Yaklaşık 17 milyon öğrenci ve 1,2 milyon öğretmen için bugün itibarıyla birinci dönem başladı.</p>

<p>Toygar Börekçi Ortaokulu'nda da öğrenciler, öğretmenler ve veliler, sabah saatlerinden itibaren okulun ilk günü heyecanını yaşadı. Çocukların el dedektörüyle aranmasının ardından okul bahçesine girişlerine izin verildi.</p>

<p>Bakanlıkça başlatılan uygulama kapsamında okuldaki öğretmenlerin yeni eğitim öğretim yılında beyaz önlük giymeyi tercih ettiği görüldü.</p>

<h2>"Okula başladığım için heyecanlıyım"</h2>

<p>Okulun 6. sınıf öğrencilerinden Hüseyin Berat Yüceer de yaz tatilinde ailesiyle bol bol vakit geçirdiğini, büyüklerini ziyaret ettiğini anlattı.</p>

<p>Eğlenceli bir yaz dönemi geçirdiğini aktaran Yüceer, "Okulumu özlemişim. Farklı bir duygu var içimde. Okula başladığım için heyecanlıyım." dedi.</p>

<p>8. sınıfa başlayan Ali Hamza Çalkap da yaz tatilinde Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınava çalıştığını, ayrıca arkadaşlarıyla oyun oynadığını belirtti.</p>

<p>Okuluna başladığı için heyecanlı olduğu için aktaran Çalkap, "Arkadaşlarımla teneffüslerde güzel vakit geçireceğiz. Heyecanlıyım, öğretmenlerimi de özledim." diye konuştu.</p>

<h2>İlk ara tatil 16-20 Kasım'da</h2>

<p>Yeni eğitim ve öğretim yılında birinci dönem ara tatili 16 Kasım Pazartesi başlayacak ve 20 Kasım Cuma günü sona erecek.</p>

<p>Yarıyıl tatili 25 Ocak 2027 Pazartesi günü başlayıp 5 Şubat Cuma günü tamamlanacak. İkinci dönemin ilk zili ise 8 Şubat Pazartesi çalacak.</p>

<p>İkinci dönemin ara tatili 8 Mart Pazartesi günü başlayacak ve 12 Mart Cuma günü sona erecek.</p>

<p>Öğretmenlerin yıl sonu mesleki çalışmaları 28-30 Haziran tarihlerinde yapılacak.</p>

<p>2026-2027 eğitim ve öğretim yılı, 25 Haziran Cuma günü tamamlanacak.</p>

<h2>Bakan Tekin'den öğretmen ve bakanlık personeline yeni eğitim-öğretim yılı mesajı</h2>

<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, öğretmenlere ilişkin, "Çocuklar meraklarını, uçsuz bucaksız hayallerini, heyecanlarını ve pırıl pırıl dimağlarını sizin şefkatinize bırakıyor. Bu ulvi emanetin temelinde sizin sağlam şahsiyetiniz, merhametiniz ve güvenilirliğiniz yatıyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bakanlığın internet sayfasında yer alan bilgiye göre Bakan Tekin, 2026-2027 eğitim-öğretim yılının başlaması dolayısıyla öğretmenler ile bakanlık personeline kısa mesaj yoluyla video mesajı gönderdi.</p>

<p>Tekin, öğretmenlere yönelik video mesajında, "Kıymetli Meslektaşım, yeni eğitim-öğretim yılının bu ilk gününde tahtanın önünde durduğunuz o anı ve umutla bakan yüzlerce gözle buluştuğunuz saf heyecanı sizinle beraber yüreğimde hissediyorum. Okullarımızın koridorları yeniden cıvıl cıvıl çocuk sesleriyle doluyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Anneler ve babaların evlerinin en kıymetli varlıklarını öğretmenlere teslim ettiğini aktaran Tekin, "Çocuklar, meraklarını, uçsuz bucaksız hayallerini, heyecanlarını ve pırıl pırıl dimağlarını sizin şefkatinize bırakıyor. Bu ulvi emanetin temelinde sizin sağlam şahsiyetiniz, merhametiniz ve güvenilirliğiniz yatıyor. İnsan yetiştirmek gibi büyük bir sorumluluğu işte bu erdemlerle taşıyorsunuz." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Öğretmenlerin, çocukların hayatına dokunan o biricik, özgün ve yeri doldurulamaz rehberler olduğunu vurgulayan Tekin, bugün bir çocuğun başını okşarken ona söylenen küçücük bir sözün yıllar sonra hayatına yön verecek bir pusulaya dönüşeceğini kaydetti.</p>

<p>Bakan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Onlara adil, erdemli ve sevgi dolu birer insan olmayı öğretmek bütünüyle sizin maharetli ellerinizde şekilleniyor. Yeni eğitim-öğretim yılında hep birlikte ülkemiz için büyük bir hedefe doğru yürüyoruz. Bu yolda yarınlarımızı inşa edeceğimiz 'Türkiye Yüzyılı' vizyonu, doğrudan sizin inancınız ve gayretinizle gerçeğe dönüşecek. Evlatlarımızı köklerinden güç alan, ahlaklı, donanımlı ve sorgulayan bireyler olarak yetiştirme gayemizin tezahürü 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli' de en çok sizin şefkatli yüreğinize ve bilginize emanettir. Sınıflarınızda çocuklarla baş başa kaldığınızda verdiğiniz o muazzam emeği bütün kalbimle görüyor, biliyor ve bu kıymetli sorumluluğu sizinle paylaşıyorum. İyi ki varsınız, iyi ki evlatlarımızın ellerinden sımsıkı tutuyorsunuz. Yeni eğitim-öğretim yılınızı tebrik ediyor, hayırlara vesile olmasını içtenlikle diliyorum.”</p>

<h2>“'Türkiye Yüzyılı' vizyonu, bizzat sizin memleket sevdanız ve el birliğiyle yükselecek”</h2>

<p>Bakan Tekin, Bakanlık personeline yönelik video mesajına "Sevgili çalışma arkadaşım, Maarif ailemiz için yepyeni bir döneme daha başlıyor, eğitim yuvalarımızın kapılarını yavrularımıza açmanın tarifsiz coşkusunu yaşıyoruz. Evlatlarımız o neşeli sesleriyle okulları doldururken bu büyük kavuşmanın ardında yatan sarsılmaz emeğinizi ve gayretinizi yüreğimde hissediyorum." cümleleriyle başladı.</p>

<p>Anneler ve babaların göz bebeklerini kendilerine emanet ettiğini, bu büyük emaneti hakkıyla omuzlamanın, ancak özveri ve insana duyulan derin saygıyla mümkün olduğunu belirten Tekin, şunları ifade etti:</p>

<p>"İnsan yetiştirmenin o mukaddes sorumluluğuna, kurumlarımızın her bir noktasında nefes veriyorsunuz. Her biriniz, çocuklarımızın güvenle büyümesi için çabalayan kıymetli mesai arkadaşlarımsınız. Görevinizi ifa ederken işinize kattığınız içtenlik, evlatlarımızın hayatına daima iyilikle dokunuyor. Bugün çocuklarımız için gösterdiğiniz çaba, memleketin her köşesinde evlatlarımızın yıllar boyu sırtını yaslayacağı sağlam bir duvara dönüşüyor. Bizler ülkemizi umut dolu ufuklara taşırken asıl kudretimizi sizin bu adanmışlığınızdan alıyoruz. Hedeflerimizi çizen 'Türkiye Yüzyılı' vizyonu, bizzat sizin memleket sevdanız ve el birliğiyle yükselecek. Maarif camiamız adına gösterdiğiniz o büyük titizliği ve eğitimin ufuklarına kazandırdığınız değerleri takdir ediyor ve bu onurlu yürüyüşte sizlerle beraber olmanın kıvancını yaşıyorum. Bu vesileyle yeni eğitim-öğretim yılımızın tüm maarif ailemiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/yeni-egitim-ogretim-yili-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 09:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/o-k-u-l.jpg" type="image/jpeg" length="46678"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İslam’da Ticaret Ahlakı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/islamda-ticaret-ahlaki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/islamda-ticaret-ahlaki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Ayet: Eksik ölçüp tartanların vay hâline! Onlar, insanlardan ölçerek bir şey aldıklarında tam ölçerler. Kendileri başkalarına vermek için ölçüp tarttıklarında ise haksızlık ederler. (Mutaffifîn, 83/1-3)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İnsanlığa huzurlu, dengeli ve hakkaniyetli bir hayatın yol haritasını çizen İslam, alışveriş ve ticaret ahlakına dair de birtakım ilkeler koymuştur. Bu ilkelere göre Müslüman, sadece dünya kârına değil, çok daha önemli olan ahiret yatırımına ağırlık verir ve kazancına haram bulaştırmamaya özen gösterir. Yüce Allah’ın haram kıldığı şeyleri alıp satmaz. Helal olmayan yollardan servet edinmez. Haksız kazançtan, faizden, karaborsacılıktan, kamu malına el uzatmaktan ve vergi kaçırmaktan uzak durur. Ötekini yok eden, rakibini ortadan kaldırmaya çalışan tekelci ve fırsatçı bir anlayışı asla kabul etmez. Bencilliği değil, diğerkâmlığı ilke edinir. “Kardeşim de kazansın.” anlayışıyla hareket eder. Helal kazanç uğruna ter dökerken attığı her adımda ibadet bilinci taşır. Malının kusurunu gizlemez, kâr elde etmek için her yolu mübah görmez, geçici dünya malı için kalıcı ahiret saadetinden vazgeçmez. Alışveriş meşgalesi ile meşgul olup Allah’a karşı kulluk görevlerini aksatmaz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• İlkgüz Başlangıcı<br />
• Rusya ile Edirne Antlaşması imzalandı. (1829)<br />
• 4. Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in vefatı (1966)<br />
• Ahilik Haftası (14–20 Eylül)<br />
• İlköğretim Haftası (14–20 Eylül)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/islamda-ticaret-ahlaki</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/mehmet/takvim-2026/eylul-14.jpg" type="image/jpeg" length="33343"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Varlığı Kuşatan İsm-i Şerif: Er-Rahmân]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/varligi-kusatan-ism-i-serif-rahman</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/varligi-kusatan-ism-i-serif-rahman" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rahmân ne demektir? Kuran-ı Kerim'de Rahmân ismi nasıl geçmektedir? Allah'ın rahmetinin ilk tecellisi nedir?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>er-Rahmân isminin anlamı nedir? </strong></span></h3>

<p>Evrendeki varoluşumuzu doğru bir yere oturtmak istiyorsak Allah Teâlâ hakkında doğru bilgiye sahip olmak zorundayız. Oysa insanın kendi gücüyle bunu anlayabilmesi imkânsızdır. Allah Teâlâ hakkındaki bilgiyi yine o bildirmiştir. Bütün ilahi kitaplar da bu gayeyle; O’nu ve bizim O’nunla ilişkimizi anlatmak için gönderilmiştir. Kur’an’ın bildirdiğine göre bu ilişkinin temelinde O’nun Rahmân ve Rahîm oluşu vardır. Yani O’nun varlıkla alakasının birincil yönü rahmettir. (En’âm, 6/12,54; Mü’min, 40/7) O’nun rahmetinin iki cephesini içeren besmelenin bütün hayırların anahtarı olması da bu alakayı ifade eder.</p>

<p>Allah’ın rahmetinin gazabını geçtiği fikri İslam düşüncesinin en önemli ilkelerinden biridir. Rahmetin gazabı geçmesi ontolojik bir önceliktir. Başka bir söyleyişle, rahmet gazaba kıyasla asli olandır. Çünkü rahmet Hakk’ın hakiki mahiyetinin neticesi; gazap ise yaratılmışların fiilleri sebebiyle ortaya çıkan ikincil bir niteliktir. (A’râf, 7/156) Dolayısıyla rahmetinin kuluna ulaşması gazabının taallukundan öncedir.</p>

<p>O’nun rahmetinin ilk tecellisi yokluktan varlığa çıkmış olmamızdır. Var olmak bizatihi nimettir ve her nimetin aslıdır. Her şeyin ilk yaratılışında almış olduğu bütün fıtri mevhibeler de rahmaniyetin eseridir. Bu nedenle Allah’ın rahmetinin erişmediği hiçbir varlık yoktur ve rahmaniye temn-i âm, ümid-i küldür: Hayal edilebilecek tüm huzurlar, tüm ümitler O’nun Rahmân oluşu sayesindedir. Ümitsizlik insanın içini buruşturup onu öldüren bir şey olduğundan Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın rahmetinden ümit kesmek sapkınlık olarak görülmüş ve küfre eş tutulmuştur. (Yûsuf, 12/87; Hicr, 15/56; Ankebût, 29/23; Zümer, 39/53)</p>

<h3><span style="color:#c0392b"><strong>Kur’an-ı Kerim’de Rahmân İsm-i Şerif</strong></span></h3>

<p>Kur’an-ı Kerim’de Allah’tan başkası için hiç kullanılmadığı gibi daima zati bir sıfat olarak gelmiş; fiil gibi değil isim olarak amel etmiştir. Böyle sıfatlara “sıfat-ı galibe” denir. Bu durum o sıfatın o zat için özel ismi yerine kullanılabilecek kadar galebe oluşturduğunu gösterir. Kur’an-ı Kerim’de “Rahmân” isminin yer yer “Allah” ismi yerine kullanılması da bunu gösterir: İsrâ, 17/110; Meryem, 19/69, 78, 90, 91, 96; Furkân, 25/60; Tâhâ, 20/5, 108; Ra’d, 13/30. Bu nedenle “Rahmân” isminin hiçbir mahluka nispet edilemeyeceği konusunda âlimler arasında ittifak vardır.</p>

<p>Rahmet Allah’ın asli sıfatlarından biri olduğu gibi O, son peygamberini de âlemlere rahmet olmak üzere göndermiş (Enbiyâ, 21/107) ve ona indirilen “Kitap”ı da insanlık için rahmet olarak nitelemiştir. (Yûnus, 10/57; İsrâ, 17/82; Neml, 27/76-77; Kasas, 28/86; Lokmân, 31/3; Câsiye, 45/20) Yüzlerce ayette insanlığa lütfedilen maddi manevi nimetler rahmet kavramıyla ifade edilmiş ve aile hayatının huzuru da sevgi ve merhamet duygularına bağlanmıştır. (Rûm, 30/21)</p>

<p>“Rahmet”, insanlara mahsus “merhamet”le karıştırılmamalıdır. O’nun merhameti nicelik açısından sonsuz, nitelik açısından merhametin düşünülebilen tüm çeşitlerinden üstündür. Lisanımızda da “rahmet”i ilahi; “merhamet”i beşerî anlamda kullanmamız bu ikisi arasındaki farkı güzelce ortaya koyar. İsfehani’ye göre rahmet Allah’a nispet edildiğinde merhametin ürünü olan “lütufta bulunma” manasına alınmalıdır. Zaten lütuf ve ihsanı barındırmayan bir rahmet düşünülemez. Çünkü acımanın gereğini yerine getirmemek, acınan açısından acımamakla aynı sonucu verir.</p>

<p>Allah’a nispet edilen nihayetsiz merhamet ile dünyada vaki olan hastalık, zulüm, fakirlik gibi sıkıntıların nasıl bağdaştırılacağı konusu tartışılmıştır. Bu problem insan açısından sevilmeyen, şer diye nitelendirilen bazı şeylerin içinde bir hayrın bulunduğu (Bakara, 2/216), şerrin bütünüyle yok edilmesi hâlinde onun içerdiği ve uzun vadede insanın lehine olacak hayrın da ortadan kalkacağı şeklinde cevaplanmıştır. Allah Teâlâ merhametlilerin en merhametlisidir (Mü’minûn, 23/109, 118) fakat O’nun tasarruflarının bütün sırlarına vakıf olmak da mümkün değildir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><span style="color:#c0392b"><strong>Rahmân Tecelli Ederse</strong></span></h3>

<p>Rabbimizin bu en yüce isminin tecelli ettiği insanlar herhangi bir ayrım yapmaksızın Allah’ın yarattığı bütün varlıklara merhamet gösterirler. Gazzâlî’ye göre Rahmân isminden elde edilecek feyiz kalp gözü perdeli olan kulları şefkat ve nezaketle uyarmak, günahkârlara hakaret nazarıyla değil merhamet nazarıyla bakmak, dünyada işlenen her bir günahı musibet kabul edip onu ortadan kaldırmaya çalışmaktır. Çünkü her masiyet onu işleyeni Allah’tan uzaklaştırır ve Allah’tan uzaklaşmış insan merhamete en layık olan kimsedir.</p>

<p>Tıpkı kâinatın yöneticisinde olduğu gibi insanları idare eden kişilerin de emri altındakilere beslediği merhamet duygusu ve onların menfaatini koruma gayreti, gazabının, öfkesinin, kızgınlığının önüne geçmelidir. Nasıl Cenab-ı Hak bütün yaratılmışlara hayat ve varlık şartlarını eksiksiz sunuyorsa insanların işlerinin başına geçenler de onlara en uygun çalışma ortamını ve şartlarını sunmalıdır. Allah Teâlâ kulun işlediği suçlar sebebiyle ona sunduğu imkânları kesmediği gibi onlar da insanlara tanıdıkları imkânları tehdit unsuru olarak kullanmamalıdırlar.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>#KEŞFET</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/varligi-kusatan-ism-i-serif-rahman</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 23:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/02/02-er-rahman-2.jpg" type="image/jpeg" length="96282"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arabuluculuk: Kardeşlerin Arasını Bulmak]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/arabuluculuk-kardeslerin-arasini-bulmak-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/arabuluculuk-kardeslerin-arasini-bulmak-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Arabuluculuk, iki kişi veya topluluk arasında var olan çatışma, kavga, dargınlık ve küslük durumlarını ortadan kaldırma teşebbüsüdür; tarafsız üçüncü bir kişi aracılığı ile çatışmalara çözüm bulma uğraşısıdır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>"عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَال: "لاَ تَبَاغَضُوا، وَلاَ تَحَاسَدُوا، وَلاَ تَدَابَرُوا، وَكُونُوا عِبَادَ اللَّهِ إِخْوَانًا، وَلاَ يَحِلُّ لِمُسْلِمٍ أَنْ يَهْجُرَ أَخَاهُ فَوْقَ ثَلاَثِ لَيَالٍ</p>

<p style="text-align:justify">Enes b. Mâlik’ten (ra) nakledildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify"><i>"Birbirinizden nefret etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları, kardeş olun. Bir Müslümanın din kardeşiyle üç günden fazla küs durması helâl olmaz!"</i></p>

<p style="text-align:justify">(B6076 Buhârî, Edeb, 62)</p>

<p>***</p>

<p>عَنْ أَبِى الدَّرْدَاءِ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "أَلَا أُخْبِرُكُمْ بِأَفْضَلَ مِنْ دَرَجَةِ الصِّيَامِ وَالصَّلَاةِ وَالصَّدَقَةِ: قَالُوا: بَلَى ياَ رَسُولَ اللَّهِ! قَالَ: ‘إِصْلَاحُ ذَاتِ الْبَيْنِ، وَفَسَادُ ذَاتِ الْبَيْنِ الْحَالِقَةُ"</p>

<p style="text-align:justify">Ebu’d-Derdâ’dan (ra) nakledildiğine göre, Resûlullah (sas), "<i>Size oruç, namaz ve sadakadan daha faziletli olan şeyi bildireyim mi?"</i> diye sordu. Sahâbe, "Elbette ey Allah’ın Resûlü." dediler. Bunun üzerine Resûlullah (sas) şöyle buyurdu: "<i>İki kişinin arasını düzeltmektir. İki kişinin arasını bozmak ise (imanı) kökünden kazır."</i></p>

<p style="text-align:justify">(D4919 Ebû Dâvûd, Edeb, 50; T2509 Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 56)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَبِى أَيُّوبَ (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ) عَنِ النَّبِيِّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَال: "لاَ يَحِلُّ لِمُسْلِمٍ أَنْ يَهْجُرَ أَخَاهُ فَوْقَ ثَلاَثٍ، يَلْتَقِيَانِ فَيَصُدُّ هَذَا، وَيَصُدُّ هَذَا، وَخَيْرُهُمَا الَّذِى يَبْدَأُ بِالسَّلاَمِ</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Eyyûb’tan (ra) nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify">"<i>Bir Müslüman’ın din kardeşine üç günden fazla küs durması, (ve bu şekilde) karşılaştıklarında birbirlerinden yüz çevirmeleri helâl olmaz. Bunların en hayırlısı, önce selâm verendir."</i></p>

<p style="text-align:justify">(B6237 Buhârî, İsti’zân, 9)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أُمِّهِ أُمِّ كُلْثُومٍ بِنْتِ عُقْبَةَ قَالَتْ: سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) يَقُول: "لَيْسَ بِالْكَاذِبِ مَنْ أَصْلَحَ بَيْنَ النَّاسِ فَقَالَ خَيْرًا، أَوْ نَمَى خَيْرًا</p>

<p style="text-align:justify">Humeyd b. Abdurrahman (ra), annesi Ümmü Gülsüm b. Ukbe’den (ra) naklediyor: "Resûlullah’ı (sas) şöyle derken işittim: "<i>İyi şeyler söyleyerek iyi sözler taşıyarak (küs) insanların arasını bulmaya çalışan kimse yalancı sayılmaz."</i></p>

<p style="text-align:justify">(T1938 Tirmizî, Birr, 26)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَبِى خِرَاشٍ السُّلَمِيِّ أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) يَقُولُ: "مَنْ هَجَرَ أَخَاهُ سَنَةً فَهُوَ كَسَفْكِ دَمِهِ</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hırâş es-Sülemî’nin (ra) işittiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: "<i>Müslüman kardeşine bir sene küs duran kimse, onun kanını dökmüş gibi (vebalde)dir."</i></p>

<p style="text-align:justify">(D4915 Ebû Dâvûd, Edeb, 47; HM18100 İbn Hanbel, IV, 219)</p>

<p>***</p>

<p>Bir gün Hz. Âişe (ra) validemiz, parasıyla fakir ve ihtiyaç sahiplerine yardım etmek için evini satar. Ancak yeğeni Abdullah b. Zübeyr (ra), kendisini çok seven teyzesinin bu satışına rıza göstermeyerek, "Vallahi Âişe (ra) bu satıştan ya vazgeçer ya da ben onu menederim." diyerek satışa engel olacağını söyler. Yeğeninin bu sözünü işiten Hz. Âişe (ra) alınır ve onunla ebediyen konuşmamak üzere Allah’ın (cc) adını vererek yemin eder ve adakta bulunur. Teyzesinin bu tutumuna üzülen İbnü’z-Zübeyr (ra), Zühreoğulları’ndan Misver b. Mahreme ile Abdurrahman b. Esved’den arabuluculuk yapmalarını ister. Misver ile Abdurrahman, yanlarına aldıkları İbnü’z-Zübeyr (ra) ile birlikte Hz. Âişe’nin (ra) yanına gelirler. Onlar içeri girince İbnü’z-Zübeyr (ra), teyzesi Âişe’ye (ra) sarılır ve kendisini affetmesini isteyerek ağlamaya başlar. Bu sırada Misver ile Abdurrahman da Hz. Âişe’ye (ra) barışması için ısrar ederek Hz. Peygamber’in (sas), "<i>bir Müslüman’ın kardeşiyle üç günden fazla küs durmasının helâl olmadığını" </i> bildiren hadisini hatırlatırlar. Bunun üzerine müminlerin annesi Hz. Âişe (ra) yeğeniyle barışır; ancak adağı karşılığında da kırk köleyi hürriyetine kavuşturur.</p>

<p>Günlük hayatta, insanlar arasında yanlış anlamalar, alınganlıklar veya menfaat çatışmaları sonucu kırgınlıklar ya da küskünlükler oluşabilmektedir. Ancak Peygamber Efendimiz (sas), "<i>Birbirinizden nefret etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları, kardeş olun. Bir Müslümanın din kardeşiyle üç günden fazla küs durması helâl olmaz!"</i>  buyurmuştur. Hele küslük, eşler veya akrabalar arasında olursa bu, toplumun temeli olan aile birliğini bozar. Bu bakımdan arabuluculuk, İslâm’ın teşvik ettiği ahlâkî değerlerdendir. Öyle ki Resûlullah (sas) arabuluculuğun (nafile) namaz, oruç ve sadaka gibi ibadetlerden daha önemli olduğunu vurgulamıştır. Nitekim Ebu’d-Derdâ’dan (ra) nakledildiğine göre, bir keresinde Resûlullah (sas) etrafındakilere, "<i>Size oruç, namaz ve sadakadan daha faziletli olan şeyi bildireyim mi?"  </i>diye sordu. Sahâbe, "Elbette ey Allah’ın Resûlü." dediler. Bunun üzerine Resûlullah (sas) şöyle buyurdu: "<i>İki kişinin arasını düzeltmektir. İki kişinin arasını bozmak ise (imanı) kökünden kazır." </i> demiştir.</p>

<p>Sevgili Peygamberimiz (sas), bizleri kırgınlıkları gidermek için arabuluculuk yapmaya teşvik etmiş ve bizzat kendisi de birçok insanın ve kabilenin barışmasına öncülük etmiştir. Sehl b. Sa’d es-Sâidî şöyle anlatır: "Kubâ’da yaşayan, Evs kabilesinin bir kolu olan Amr b. Avfoğulları kavga etmişler ve aralarında dargınlık oluşmuştu. Durum Resûlullah’a (sas) haber verildiğinde O (sas), "<i>Haydi onları barıştırmaya gidelim." </i> diyerek yola koyuldu ve aralarını düzeltmek için ashâbıyla birlikte Amr b. Avfoğulları’nın mahallesine gitti. Giderken de Bilâl’e (ra), "<i>Ben gelmeden ikindi namazının vakti girerse, Ebû Bekir’e (ra) söyle, halka namazı kıldırsın."  </i>buyurdu."</p>

<p>Peygamberimiz (sas) zaman zaman ashâbıyla sohbet eder, onlara nasihatlerde bulunurdu. Günün birinde Ebû Eyyûb el-Ensârî’ye (ra), "<i>Ebû Eyyûb! Allah (cc) ve Resûlü’nün </i>(sas)<i> razı olacağı bir sadakayı sana söyleyeyim mi?" </i> dedi. Ebû Eyyûb (ra) "Elbette" deyince Resûlullah (sas), "<i>Birbirlerine kin besleyip anlaşmazlığa düştüklerinde insanların arasını bulmaya çalış!" </i> tavsiyesinde bulundu.</p>

<p>Arabuluculuk, iki kişi veya topluluk arasında var olan çatışma, kavga, dargınlık ve küslük durumlarını ortadan kaldırma teşebbüsüdür; tarafsız üçüncü bir kişi aracılığı ile çatışmalara çözüm bulma uğraşısıdır. Bunu bilen Yüce Rabbimiz (cc), çatışmaların önlenmesinde arabuluculuğa dikkat çekerek şöyle buyurmuştur: "<i>Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin..."</i>  Bir başka âyette de Allah Teâlâ (cc), "<i>Onların fısıldaşmalarının birçoğunda hayır yoktur. Ancak bir sadaka veya bir iyilik yahut da insanların arasını düzeltmek isteyenler müstesna. Kim Allah’ın (cc) rızasını elde etmek için bunu yaparsa, biz ona yakında büyük bir mükâfat vereceğiz."</i>  buyurmaktadır. Öte yandan Kur’an müminlerden, arabuluculuk yapmalarına engel olacak yeminlerden kaçınmalarını istemiştir. Rivayete göre Hz. Peygamber (sas) zamanında bazı kimseler yakınlarını ziyaret etmeyeceklerine veya insanların arasını bulma çabalarına destek olmayacaklarına dair yemin ediyor, sonra da yeminlerini bozamayacaklarını bahane ederek barışmaktan kaçınıyorlardı. Bunun üzerine Allah (cc), "<i>İyilik etmemek, takvaya sarılmamak, insanlar arasını ıslah etmemek yolundaki yeminlerinize Allah’ı engel yapmayın..."</i>  âyetini indirdi. Şu hâlde İslâm, yeminlerin iyilik yapmaya engel kılınmasını yasaklamıştır. Peygamberimiz (sas) de Allah’a (cc) isyan anlamına gelen hususlarda nezrin yani söz vererek adakta bulunmanın geçerli olamayacağını vurgulamıştır.</p>

<p>Bir hadisinde, "<i>Bir Müslüman’ın din kardeşine üç günden fazla küs durması, (ve bu şekilde) karşılaştıklarında birbirlerinden yüz çevirmeleri helâl olmaz. Bunların en hayırlısı, önce selâm verendir."</i>  buyuran Allah Resûlü (sas), küskünlüğün sürdürülmemesi gerektiğine vurgu yaparak, bu yolda ilk adımı atanı övmüştür. Ayrıca "<i>Pazartesi ve perşembe günleri cennetin kapıları açılır ve Allah’a (cc) şirk koşmayan her kul bağışlanır. Ancak kardeşi ile arasında husumet bulunan kişi müstesna. (Onlar hakkında) şöyle denir: "Şu iki kişiyi birbiriyle barışıncaya kadar bekletin, şu iki kişiyi birbiriyle barışıncaya kadar bekletin!"</i>  uyarısıyla, küskünlüğün Allah (cc) katında hoş karşılanmadığına dikkat çekmiştir.</p>

<p>İslâm’da arabuluculuk girişimi o kadar önemsenmiştir ki Sevgili Peygamberimiz (sas) dargın insanları barıştırmak adına gerektiğinde küçük yalanların söylenebileceğini ifade etmiştir. Nitekim O (sas), "<i>İyi şeyler söyleyerek iyi sözler taşıyarak (küs) insanların arasını bulmaya çalışan kimse yalancı sayılmaz."</i>  buyurmuştur. Ancak, "<i>Bir haramı helâl, bir helâli de haram kılmadıkça Müslümanlar arasında yapılan antlaşmalar geçerlidir."</i>  buyurarak da haram ve helâl çizgisinin korunması gerektiğine vurgu yapmıştır. Dolayısıyla iki insanı barıştırmak adına Allah’ın (cc) sınırlarını aşmak, arabuluculuk esnasında helâl ile haramı birbirine karıştırmak hatta tarafların gönlü olsun diye haram olan teklif ve imkânlar sunmak kesinlikle doğru değildir.</p>

<p>Hayatı paylaşan eşler arasında oluşan kırgınlıklar, aile yuvasının parçalanmasına veya huzurun bozulmasına yol açabilmektedir. Dolayısıyla eşler arası iletişimde çok daha duyarlı davranılması, anlaşmazlık durumlarının çok daha kısa sürede çözümlenmesi gerekmektedir. Nitekim Peygamberimiz (sas) sevgili kızı Fâtıma (ra) ile damadı Hz. Ali (ra) arasında yaşanan bir kırgınlığı öğrendiğinde hemen olayla ilgilenmişti. Allah’ın Resûlü (sas), kızı Fâtıma’nın (ra) evine gelmiş ve evde Ali’yi (ra) göremeyince Fâtıma’ya (ra), "<i>Amcanın oğlu nerede?" </i> diye sormuştu. Fâtıma (ra), "Aramızda bir kırgınlık oldu. Bana kızdı, çıkıp gitti. Gündüz uykusunu yanımda uyumadı." diye cevaplamış, bunun üzerine Allah Resûlü (sas), "<i>O nerede, bir bak." </i> diyerek Ali’yi (ra) araması için birini göndermişti. Adam geri geldiğinde, "Ey Allah’ın Resûlü! Mescitte uyuyor." demişti. Hz. Ali’yi (ra) uzanmış, bir yanından elbisesi açılmış, üstü başı toz toprak içinde kalmış hâlde gören Resûl-i Ekrem (sas), bir taraftan onun üzerindeki toz toprağı silerken, diğer taraftan da, "<i>Kalk ey toprağın babası (Ebû türâb)!" </i> diyerek tesellide bulunmuştu.</p>

<p>Eşlerin arasını düzeltmeyi ısrarla tavsiye eden Allah Resûlü (sas), "<i>Kadını kocasına karşı kışkırtan kimse bizden değildir."</i>  uyarısında bulunmuştur. Âyet-i kerimede ise, "<i>Eğer karı-kocanın arasının açılmasından endişe ederseniz, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden bir hakem gönderin. İki taraf (arayı) düzeltmek isterlerse, Allah (cc) da onları uzlaştırır.Şüphesiz Allah (cc), hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdardır." </i> buyrularak, eşlerin arasını bulacak ve kalıcı çözüm üretecek şekilde her iki taraftan da birer kişinin hakemliğine başvurulması önerilmiştir.</p>

<p>İnsanlar arasında kırgınlığın en fazla yaşandığı alanlardan birisi de alacak-verecek meseleleri ya da ticarî hayata dair işlemlerdir. Bunun bir örneği Hz. Peygamber’in (sas) kapısının önünde yaşanmıştır. Hz. Âişe (ra) validemizin anlattığına göre, Resûlullah (sas) kendi kapısı önünde bir alacak davasından dolayı hasımların yüksek sesle tartıştıklarını işitmişti. Borçlu olan, alacaklıdan borcun bir miktarından vazgeçmesini ve alacağı konusunda müsamahalı davranmasını istiyordu. Borç veren ise, "Vallahi, bunu yapmam!" diyordu. Bunun üzerine Resûlullah (sas) evinden çıktı ve "<i>Bir iyiliği işlememek üzere Allah (cc) adına yemin eden kim?" </i> diye sordu. Borç veren, "Benim ey Allah’ın Resûlü!" deyince Efendimiz (sas), "<i>(Borçlu) hangisini tercih ediyorsa öyle yap." </i> buyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplumsal huzura katkı sağlayan arabuluculuk, sadece Müslümanlar arasındaki kırgınlıklar ve küskünlükler için değil toplumun bütün fertleri için geçerlidir. Nitekim asr-ı saadette Müslümanlar ile Ehl-i kitap arasındaki borç-alacak ilişkilerinde de bazen anlaşmazlıklar ortaya çıkıyordu. Meselâ, Câbir’in (ra) anlattığına göre, babası Abdullah, bir Yahudiye borcu varken ölmüştü. Câbir, Yahudiden borcu ertelemesini istemişse de o bunu kabul etmemişti. Bunun üzerine Resûlullah’a (sas) gidip Yahudi ile arasında aracılık etmesini rica etmiş, Peygamberimiz (sas) de onu kırmamıştı.</p>

<p>Müslümanlar ile Ehl-i kitap arasındaki anlaşmazlıklar bazen de fikrî tartışma şeklinde beliriyordu. Ebû Hüreyre’nin (ra) anlattığına göre, biri Müslüman diğeri de Yahudi olan iki kişi birbiriyle tartışmıştı. Müslüman olan şahıs Yahudiye, "Muhammed’i (sas) âlemlere üstün kılan (Allah) adına yemin ederim ki!" demiş, Yahudi de Müslümana hitaben, "Musa’yı (as) âlemlere üstün kılan (Allah) adına yemin ederim ki!" demişti. Bunun üzerine Müslüman, Yahudiye bir tokat atmıştı. Yahudi hemen Hz. Peygamber’in (sas) yanına gidip olanları haber vermiş, Resûlullah (sas) da Müslümanı çağırtarak ona olayı sormuştu. Olup bitenleri iki taraftan da dinleyen Allah Resûlü (sas), kendisini Hz. Musa’ya (as) alternatif gösterip tercih etmemesi konusunda Müslümana uyarı ve tavsiyelerde bulunmuştu.</p>

<p>Arabuluculuk yapmak dinimizde takdir ve tavsiye edilen bir davranış olmakla birlikte dinin tasvip etmediği konularda aracılık etmek yasaklanmıştır. Özellikle adaletin sağlanmasına ve hukuk düzeninin sağlıklı işleyişine engel olacak tarzda aracılık yapmak yerilmiştir. Hz. Âişe (ra) validemizden nakledildiğine göre, Mahzûmoğulları’ndan varlıklı bir kadın hırsızlık yapmıştı. Bu durum Kureyş’i üzmüş, kendi aralarında meseleyi Resûlullah’a (sas) kimin arz edeceğini tartışmışlar ve Resûlullah’ın (sas) çok sevdiği Üsâme’nin (ra) aracılık yapabileceğine karar vermişlerdi. Bunun üzerine Üsâme (ra) Resûlullah (sas) ile konuşmuş, ancak hak ve adalete vurgu yapan şu tarihî cevabı almıştı: "<i>Sizden öncekiler ancak aralarında soylu biri hırsızlık ettiğinde onu bırakıvermeleri; zayıf biri hırsızlık ettiğinde ise ona had cezası uygulamaları sebebiyle helâk olmuştur. Allah’a (cc) yemin olsun ki, Muhammed’in (sas) kızı Fâtıma (ra) hırsızlık etse muhakkak onun da elini keserdim."</i></p>

<p>Anlaşmazlıkları sona erdirmek ve aralarına soğukluk giren insanları barıştırmak bir erdem ise de asıl olan uyumlu olmak, kırgınlığa, gücenmeye yol açacak olumsuz tavırlardan kaçınmaktır. Müslüman, ailesiyle ve çevresiyle barışık olan  şahsiyettir. Kuşkusuz onun bu durumu öncelikle kendisiyle barışık olmasından kaynaklanır. Sahip olduğu iman ve ahlâk ona bu konuda yol gösterir; kalp kırmamayı, gönül yıkmamayı öğretir. Nitekim Allah Resûlü’nün (sas) şu hikmetli sözü bu gerçeği teyit eder: "<i>Müslüman kardeşine bir sene küs duran kimse, onun kanını dökmüş gibidir."</i></p>

<p><strong>Kaynak: </strong>Diyanet Hadislerle İslam</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hadislerle İslam</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/arabuluculuk-kardeslerin-arasini-bulmak-1</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 23:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/01/arabuluculuk-kardeslerin-arasini-bulmak.jpg" type="image/jpeg" length="59586"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zafer, Sabırla ve Birlikle Kazanılır]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/zafer-sabirla-ve-birlikle-kazanilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/zafer-sabirla-ve-birlikle-kazanilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez; Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.” (Mehmet Akif Ersoy)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>Allah ve resûlüne itaat edin, birbirinize düşmeyin, sonra zayıflarsınız ve kuvvetiniz gider (zaferi elden kaçırırsınız). Bir de sabredin, şüphesiz ki Allah sabredenlerle beraberdir. (Enfâl, 8/46)</strong></p>

<p style="text-align:justify">Değişik kriter ve gerekçelerle her bir kişi ve grubun kendi görüşünü tek doğru görüp diğerlerini yanlışlıkla suçladığı tefrika ve fitne ortamlarında, topyekûn bir başarı ve zaferden söz edilemez. Başarı ve zaferin elde edilmesi için; işte böylesi kargaşa durumlarında, Allah (cc) ve Resûlü’ne (sas) itaat etmek, kişisel ve grupsal çekişmelerden ve ihtilaflardan azami ölçüde sakınmak, sabır ve sükûnetle hareket etmek emredilmektedir. Zira Allah’ın yardımı, sabreden ve birlikte hareket edenlerledir.</p>

<p style="text-align:justify">“Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez; Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.” (Mehmet Akif Ersoy)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>Tenâze’u:</strong> Çekişme, didişme.<br />
<strong>Feşl:</strong> Zayıflama, dağılma.<br />
<strong>Rîh:</strong> Koku, rüzgâr, güç, kuvvet.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bir Ayet</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/zafer-sabirla-ve-birlikle-kazanilir</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 22:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/04/zafer-sabirla-ve-birlikle-kazanilir.jpg" type="image/jpeg" length="84427"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[11 Yaşındaki Salih’ten Örnek Davranış]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/11-yasindaki-salihten-ornek-davranis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/11-yasindaki-salihten-ornek-davranis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Pendik İlçe Müftülüğüne bağlı Hafız İsmail Biçer Camii müştemilatında "Diyanet Genç Ofis" açıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet Genç Ofis'in bölge gençlerine hizmet edeceğini öğrenen 11 yaşındaki Salih Karataş kumbarasında biriktirdiği harçlıkları bağışladı.</p>

<p>Salih Karataş kumbarasında biriktirdiği harçlıklarını, Hafız İsmail Biçer Camii İmam Hatibi Ali Kesici'ye teslim etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Örnek davranışından dolayı Karataş'ı tebrik eden İmam Hatip Kesici, "11 yaşındaki Salih evladımızın bu yaşta gösterdiği hassasiyet ve cömertlik bizleri ziyadesiyle memnun etti. Rabbim, hayatı boyunca güzel ve hayırlı işler yapmasını, iyilikler üzerine bir hayat sürmesini nasip etsin." dedi.</p>

<p><img alt="11 Yaşındaki Salih’ten Örnek Davranış00" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/11-yasindaki-salihten-ornek-davranis00.jpg" width="1280" />Cami görevlileri tarafından Karataş'a çeşitli hediyeler verildi.</p>

<p>Programa, Hafız İsmail Biçer Camii Müezzin Kayyımı Ramazan Satılmış ve cemaat katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>İstanbul Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/11-yasindaki-salihten-ornek-davranis</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/11-yasindaki-salihten-ornek-davranis02.jpg" type="image/jpeg" length="38889"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Ailem Güvende" operasyonlarında 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletmeye adli işlem yapıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ailem-guvende-operasyonlarinda-162-supheli-9-dernek-ve-13-isletmeye-adli-islem-yapildi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ailem-guvende-operasyonlarinda-162-supheli-9-dernek-ve-13-isletmeye-adli-islem-yapildi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, 5 il merkezli 15 ili kapsayan "Ailem Güvende" operasyonlarında 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletmeye yönelik adli işlem gerçekleştirildiğini bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "fuhuş", "müstehcenlik" ve "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak veya satın almak" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ile İstanbul Emniyet Müdürlüğü KOM ve Siber şube müdürlüklerince teknik ve fiziki takipler gerçekleştirildiği, tanık ifadeleri ve ihbarların değerlendirildiği bildirildi.</strong></p>

<p>Açıklamada, soruşturma kapsamında, bedensel, zihinsel ve ruhsal gelişimlerini henüz tamamlamamış çocuklar ile reşit olmayan gençlerin yaş ve gelişim düzeyleri gözetilmeksizin cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği konularında yönlendirildiğine ilişkin deliller elde edildiği belirtildi.</p>

<p>Bu faaliyetleri yürüttüğü değerlendirilen dernekler ile bunları finanse eden kişi ve grupların, "ücretli sosyal arkadaşlık hizmeti" adı altında istismarda bulunduğu değerlendirilen kişilerin ve eğlence faaliyeti görünümünde hukuka aykırı eylemlere ortam sağladığı değerlendirilen işletmelerin tespit edildiği kaydedilen açıklamada, faaliyetlerin toplum nezdinde olağanlaştırılmasının önlenmesi, çocukların üstün yararı, aile kurumunun ve toplumun ortak ahlaki değerlerinin korunması amacıyla Anayasa'nın 41. maddesi başta olmak üzere ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda operasyon düzenlendiği bildirildi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/owNsrRGHYDA?si=dN7-lhs54qbg8qdB" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p>

<h3><strong>38 şüpheliye yönelik arama, yakalama ve el koyma işlemi</strong></h3>

<p>Açıklamada, İstanbul merkezli operasyonda İstanbul'da 20, Ankara'da 4, Çanakkale'de 3, İzmir'de 2, Antalya'da 2, Ordu'da 1, Elazığ'da 1, Balıkesir'de 1, Aydın'da 1, Kırşehir'de 1, Iğdır'da 1 ve Hatay'da 1 olmak üzere 38 şüpheliye yönelik 38 adreste arama, yakalama ve el koyma işlemi gerçekleştirildiği kaydedildi.</p>

<p>İstanbul'da faaliyet gösteren 10 işletme ile 6 LGBTİ+ derneğinin de aralarında bulunduğu 54 iş yeri, ev ve derneğe 12 ve 13 Eylül tarihlerinde operasyon düzenlendiği aktarılan açıklamada, 25 gram uyuşturucu ve uyarıcı madde, 10 gram kokain, 9 gram esrar, uyuşturucu madde olduğu değerlendirilen 10 sentetik hap, 7 enjektör ve iğnesi, 2 bin şişe kaçak alkol, 1 ruhsatsız tabanca, 5 kamera kayıt cihazı ve 26 cep telefonu ele geçirildiği belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, operasyon kapsamında 26 şüphelinin gözaltına alındığı, diğerlerinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.</p>

<p>Bir işletmenin ruhsatına aykırı faaliyette bulunması nedeniyle mühürlendiği aktarılan açıklamada, soruşturmanın tüm yönleriyle sürdürüldüğü kaydedildi.</p>

<h3><strong>KAOS GL Derneğine yönelik soruşturmada 21 şüpheli gözaltına alındı</strong></h3>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, derneğin internet sitesi ile sosyal medya hesaplarında, çocukların erişimine açık şekilde müstehcen içerikli paylaşımlar yapıldığına ilişkin ihbar üzerine soruşturma başlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başsavcılığın talimatları doğrultusunda, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen tespit ve araştırmalarda, derneğin internet sitesi ve sosyal medya hesaplarını kullanan, yöneten ve bu hesaplarla bağlantılı dijital platformları idare eden şahıslar tespit edildi.</p>

<p>Bu kapsamda, dernek yöneticileri ile internet sitesi ve sosyal medya hesaplarını yönettiği tespit edilen 18, çeşitli internet siteleri ve sosyal medya hesapları üzerinden toplumun genel ahlakını ve kamu düzenini bozucu nitelikte paylaşımlarda bulunarak müstehcenlik ve fuhuş suçlarını işledikleri tespit edilen 8 şüpheli hakkında, arama, el koyma ve dijital materyallerin incelenmesine yönelik adli kararlar ile gözaltı talimatı verildi.</p>

<p>Düzenlenen operasyonda şüphelilerden 21'i gözaltına alındı, 5 şüphelinin yakalanması için çalışmalar devam ediyor.</p>

<p>Ayrıca, derneğin internet sitesine Türkiye'den erişimin engellenmesine karar verildi.</p>

<h3><strong>İzmir'de 16 şüpheli yakalandı</strong></h3>

<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasında, kent genelinde toplumun huzurunu ve sükununu bozmaya yönelik faaliyetlerde bulundukları, sosyal medya hesapları üzerinden yaptıkları paylaşımlarla "müstehcenlik" ile "fuhşa teşvik, aracılık etmek veya yer temin etmek" suçlarını işledikleri değerlendirilen şüphelilere yönelik soruşturma başlatıldığı bildirildi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında çeşitli ilçelerdeki 24 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği kaydedildi.</p>

<p>Eş zamanlı arama ve yakalama işlemlerinin gerçekleştirildiği, 16 zanlının gözaltına alındığı, 8 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği belirtildi.</p>

<h3><strong>Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten açıklama</strong></h3>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek de NSosyal'deki hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu "2026-2035 Aile ve Nüfus On Yılı" vizyonu ve "2026/4 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi" doğrultusunda, çocukların, aile kurumunu ve toplum düzenini korumaya yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti.</p>

<p>İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin Cumhuriyet başsavcılıklarının koordinasyonunda, emniyet ve jandarma teşkilatlarıyla "Ailem Güvende" operasyonlarının yapıldığını ifade eden Gürlek, 5 il merkezli 15 ili kapsayan çalışmalarda 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletmeye yönelik adli işlemler gerçekleştirildiğini kaydetti.</p>

<p>Soruşturmalarda, fuhuşa aracılık veya yer temin eden kişilerin, bu faaliyetlere ortam sağladığı değerlendirilen işletmelerin, müstehcen içerik üreten ve yayan şüpheliler ile çocukların bu içeriklere maruz bırakılmasına yönelik faaliyetlerin incelendiğini aktaran Gürlek, şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi, teknik ve fiziki takip, tanık beyanları, dijital incelemeler ve görüntü kayıtları sonucunda eş zamanlı gözaltı, arama ve el koyma işlemleri yapılmış, uyuşturucu maddeler ile çok sayıda dijital materyale el konulmuş, çok sayıda sosyal medya hesabı ve internet sitesine erişimin engellenmesi tedbiri uygulanmıştır. Soruşturmaların mali boyutunda LGBT ve ahlaksızlığı teşvik eden derneklere ilişkin MASAK incelemelerinde bazı derneklere yurt dışındaki kamu kurumları ve yabancı kuruluşlardan yüksek tutarlarda fon aktarıldığı tespit edilmiştir. Bu para hareketlerinin kaynağı ve soruşturmalara konu faaliyetlerle bağlantısı araştırılmaktadır.”</p>

<p>Soruşturmaları titizlikle yürüten Cumhuriyet başsavcılıklarına ve kolluk kuvvetlerine teşekkür eden Gürlek, Anayasanın, aile ve çocukların korunmasına ilişkin devlete yüklediği sorumluluk çerçevesinde, çocukları, gençleri ve aileleri hedef alan hiçbir suç yapılanmasına, istismar ağına ve yasa dışı faaliyete müsamaha gösterilmeyeceğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ailem-guvende-operasyonlarinda-162-supheli-9-dernek-ve-13-isletmeye-adli-islem-yapildi-1</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/5-i-l-m-e-r-k-e-z-l-i-15-i-l-i-k-a-p-s-a-y-a-n-b-u-y-u-k-o-p-e-r-a-s-y-o-n.jpg" type="image/jpeg" length="43738"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistin topraklarını gasbeden 480 işgalci, Mescid-i Aksa’ya baskın düzenledi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/filistin-topraklarini-gasbeden-480-isgalci-mescid-i-aksaya-baskin-duzenledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/filistin-topraklarini-gasbeden-480-isgalci-mescid-i-aksaya-baskin-duzenledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin topraklarını gasbeden yahudiler, işgal altındaki Kudüs'te yer alan Mescid-i Aksa'ya baskın düzenledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Filistin yönetimine bağlı Kudüs Valiliği, Yahudilerin dini yılbaşı Roş Haşana Bayramı'nın ikinci gününde, Filistin topraklarını gasbeden 480 yahudi unsurunun Mescid-i Aksa'ya baskın yaptığını bildirdi.</strong></p>

<p>Filistin resmi ajansı WAFA'nın haberinde, fanatik yahudilerin Megaribe Kapısı’ndan Mescid-i Aksa'nın avlusuna girdiği belirtildi.</p>

<p>Haberde, söz konusu grubun Aksa'nın avlusunda provokatif turlar attığı, Talmudik ayinler yaptığı ve toplu halde dua ettiği kaydedildi.</p>

<p>İşgalci unsurlar 2003 yılında aldığı tek taraflı kararla, Filistin topraklarını gasbeden yahudilerin Aksa'ya baskın düzenlemelerine izin vermişti. O tarihten bu yana Mescid-i Aksa cuma ve cumartesi dışında her gün aşırılık yanlısı yahudi grupların baskınlarına ve işgallerine maruz kalıyor.</p>

<h3><strong>Yahudilerin Mescid-i Aksa baskınları statükoya aykırı</strong></h3>

<p>Mescid-i Aksa, işgalciler ile Ürdün arasında 26 Ekim 1994'te imzalanan barış antlaşmasına göre Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor.</p>

<p>Siyonist yahudiler, 2003'ten bu yana İdarenin izni olmadan işgalcilerin tek taraflı kararıyla polis eşliğinde kutsal mabede giriyor. Bu girişleri "baskın" olarak nitelendiren Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, Müslümanların egemenliğinin ihlal edildiğini vurguluyor.</p>

<p>İşgalci unsurlar, içinde Kıble Mescidi ile Kubbetü's-Sahra'nın yanı sıra müze, medreseler ve büyük avlunun yer aldığı Mescid-i Aksa Külliyesi'nin altında, "Süleyman Mabedi kalıntılarının bulunduğu" iddiasıyla kazı çalışmaları yapıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşgalci unsurlar, Mescid-i Aksa'da "sadece Müslümanların ibadet edebildiği, diğer dinlerin mensuplarının ise yalnızca ziyarette bulunabildiği" yönündeki tarihi statükonun korunduğunu savunuyor.</p>

<p>Ancak fanatik Yahudilerin işgalci unsurların korumasında Aksa'ya düzenledikleri baskınlarda dua etmeleri ve dini ritüelleri yerine getirmeleri sıkça kameralara yansıyor.</p>

<p>İşgalciler içindeki ultra-Ortodoks Yahudi din adamlarının çoğunluğu ise Yahudilerin Mescid-i Aksa'ya girmesinin dinen yasak olduğunu vurguluyor.</p>

<p>AA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Filistin</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/filistin-topraklarini-gasbeden-480-isgalci-mescid-i-aksaya-baskin-duzenledi</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/mescidi-aksa-1.jpg" type="image/jpeg" length="87156"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara'da bazı yollar trafiğe kapatılacak]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ankarada-bazi-yollar-trafige-kapatilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ankarada-bazi-yollar-trafige-kapatilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Başkentte bazı yollar bugün düzenlenecek etkinlik nedeniyle araç trafiğine kapatılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, bugün saat 14.00'te Gazi Anadolu Lisesi'nde düzenlenecek "2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılı Başlangıcı ve Toplu Açılış Töreni" nedeniyle, saat 06.30'dan program sona erene kadar Hitit Bulvarı, Kanuni Sultan Süleyman Caddesi, 1656, 1699, 5346, 5350 caddeleri ile buralara bağlanan yolların tamamı, ihtiyaç duyulması halinde çift yönlü olarak trafiğe kapalı olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<section></section></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ankarada-bazi-yollar-trafige-kapatilacak</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/tarfik-polisi.jpg" type="image/jpeg" length="69003"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rıfk: Allah Her İşte Zarafeti Sever]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/rifk-allah-her-iste-zarafeti-sever-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rifk-allah-her-iste-zarafeti-sever-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Söz ve hareketlerinde kabalıktan uzak durmak, kırıcı olmamak; yapıcı, uzlaştırıcı ve nezaket sahibi olmak, kişinin hem iyi bir insan hem de olgun bir mümin olduğunun göstergesidir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">"عَنْ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "لَيْسَ الْمُؤْمِنُ بِالطَّعَّانِ وَلاَ اللَّعَّانِ وَلاَ الْفَاحِشِ وَلاَ الْبَذِىءِ</p>

<p style="text-align:justify">Abdullah (b. Mes’ûd) (ra) tarafından nakledildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify"><i>"Mümin, ırza, namusa dil uzatan, lânet eden, çirkin işler yapan, edepsiz konuşan kimse değildir."</i></p>

<p style="text-align:justify">(T1977 Tirmizî, Birr, 48; HM3839 İbn Hanbel, I, 405)</p>

<p style="text-align:justify">***</p>

<p style="text-align:justify">"عَنْ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "سِبَابُ الْمُسْلِمِ فُسُوقٌ، وَقِتَالُهُ كُفْرٌ</p>

<p style="text-align:justify">Abdullah (b. Mes’ûd) (ra) tarafından nakledildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify">"<i>Müslüman’a sövmek fâsıklık (alâmeti), onunla savaşmak ise küfür (alâmeti) dür."</i></p>

<p style="text-align:justify">(B6044 Buhârî, Edeb, 44)</p>

<p style="text-align:justify">***</p>

<p style="text-align:justify">"عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: "الْمُسْتَبَّانِ مَا قَالاَ، فَعَلَى الْبَادِئِ، مَا لَمْ يَعْتَدِ الْمَظْلُومُ</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre’den (ra) nakledildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify">"<i>Birbirine söven iki kişinin günahı, mazlum olan haddi aşmadıkça ilk sövene aittir."</i></p>

<p style="text-align:justify">(M6591 Müslim, Birr, 68)</p>

<p style="text-align:justify">***</p>

<p style="text-align:justify">"عَنْ عَائِشَةَ (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ) قَالَتْ: قَالَ النَّبِيُّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "لاَ تَسُبُّوا الأَمْوَاتَ فَإِنَّهُمْ قَدْ أَفْضَوْا إِلَى مَا قَدَّمُوا</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Âişe’nin (ra) naklettiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify">"<i>Ölülere sövmeyin. Çünkü onlar, önden göndermiş olduklarının (amellerinin) karşılıklarına ulaşmışlardır."</i></p>

<p style="text-align:justify">(B1393 Buhârî, Cenâiz, 97)</p>

<p style="text-align:justify">***</p>

<p style="text-align:justify">Bir gün Medine’deki bir grup Yahudi, Hz. Peygamber’in (sas) yanına geldi. Bilinen selâmlama cümlesi olan, ‘es-Selâmü aleyküm’ ifadesini basit bir kelime oyunuyla değiştirerek ‘es-Sâmü aleyküm’ (Ölüm üzerinize olsun!) dediler ve Hz. Peygamber’e (sas) karşı büyük bir kabalık yaptılar. Orada bulunan müminlerin annesi Hz. Âişe (ra), Yahudilerin bu kabalıkları karşısında kendini tutamadı ve onlara, "Allah’ın (cc) lâneti ve gazabı da sizin üzerinize olsun!" diye karşılık verdi. Bunun üzerine Şefkat ve Merhamet Elçisi (sas) eşine hitaben, "<i>Sakin ol ey Âişe! Kibar ve nazik olmalı, kaba davranmaktan ve çirkin konuşmaktan da sakınmalısın." </i> buyurdu. "Onların ne söylediklerini duymadın mı?" diye soran Hz. Âişe’ye (ra), Resûlullah (sas) şu karşılığı verdi: "<i>Ben de onlara ‘ve aleyküm’ (sizin üzerinize de) diyerek karşılık verdim ya!"</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Söz ve hareketlerinde kabalıktan uzak durmak, kırıcı olmamak; yapıcı, uzlaştırıcı ve nezaket sahibi olmak, kişinin hem iyi bir insan hem de olgun bir mümin olduğunun göstergesidir. Sevgili Peygamberimiz (sas), "<i>Mümin bal arısı gibidir. Temiz olanı yer, temiz olanı (balı) üretir, bir çiçeğe konduğunda onu kırıp bozmaz." </i> buyurmuştur. Bu teşbihiyle O (sas), mümini, kırıp dökmeyen, temiz ve meşru işler yapan, yararlı ve nazik bir insan olarak tanımlamıştır. Diğer taraftan, kabalığı ve edepsizliği sebebiyle insanların terk ettiği ve etrafından uzaklaştığı kimseyi ise <i>’en şerli kişi’</i> olarak nitelemiştir. Peygamberimizin (sas) elinde ve evinde yetişen Enes b. Mâlik’in (ra) şu ifadeleri, Hz. Peygamber’in (sas) hizmetçilere ve çocuklara bile ne kadar anlayışlı ve zarif davrandığını ortaya koymaktadır: "Resûlullah’a (sas) on sene hizmet ettim, vallahi bana bir defa bile <i>’Of!’</i> demedi. Bir şey yaptığımda da, "<i>Niçin böyle yaptın! Şöyle yapsaydın ya!" </i> diyerek azarlamadı." Çünkü sükûnet, yumuşak huyluluk ve nezaket, Rahmet Peygamberi’nin (sas) temel karakterini oluşturmakta, bu karakteriyle o (sav), bulunduğu her yeri güzelleştirmekteydi. "<i>Rıfk (zarif davranış) işe güzellik katar, rıfktan (zarafetten) yoksunluk ise, işi kusurlu kılar."</i>  buyuran Allah Resûlü (sas), "<i>Rıfktan (zarafetten) mahrum olan, hayırdan da mahrum olur."</i>  hadisiyle kaba ve sert tabiatlı insanı hayırsız olarak nitelemektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü’nün (sas) tarifine göre, "<i>Mümin, ırza, namusa dil uzatan, lânet eden, çirkin işler yapan, edepsiz konuşan kimse değildir."  </i></p>

<p style="text-align:justify">Kabalık ve edepsizlik içeren davranışların, çirkin ve argo konuşmaların, Yüce Allah’ın (sas) nefretle karşıladığı hususlardan olduğunu ifade eden Hz. Peygamber (sas) bir başka hadisinde de, "<i>Hayâ imandandır, imanın yeri ise cennettir. Kötü konuşmak kabalıktandır. Kabalık (insanları incitmek) ise cehennemdedir."</i>  buyurarak ağzı bozuk insanların iman ve hayâ ile bağdaşmayan bir kişiliğe sahip olduklarına işaret etmektedir. Yaratılmışların en yücesi ve en mükemmeli olan Sevgili Peygamberimizi (sas) anlatanlar, onun kaba davranışlar içinde bulunmadığını, sövgü ve kötü konuşmalardan şiddetle sakındığını vurgulamaktadırlar. Nitekim Hz. Enes’in (ra) anlattığına göre, Resûlullah (sas) sövmez, kötü konuşmaz ve lânet etmezdi. Birini azarlayacağı zaman, "<i>O alnı toprak göresiye ne oluyor?"</i>  diyerek, yüzüstü yere kapaklanmayı ifade eden bir Arap deyişini kullanmakla yetinirdi.</p>

<p style="text-align:justify">Peygamberimiz (sas) gazap hâlinde, sövme ve kötü konuşma isteğine engelleyerek nefsine hâkim olabilmeyi şöyle tanımlamıştır: "<i>Pehlivan, rakiplerini yenen kişi demek değildir. Gerçek pehlivan öfke anında kendisine hâkim olandır."</i>  Öfkenin en bariz sonuçları insanın dilinde tezahür eder. Yani öfkelenen kimse genellikle öfkelendiği şeye veya kişiye söver, hakaret eder ya da kaba davranır. İşte bunun için Hz. Peygamber (sas) bir başka hadisinde diline ve beline sahip olanları cennetle müjdelemiş ve "<i>Kim bana iki dudağının arasındakini ve iki bacağının arasındakini korumayı garanti ederse, ben de onun için cenneti garanti ederim." </i> buyurmuşlardır.</p>

<p style="text-align:justify">Bütün nezaketine ve dikkatine rağmen, zarif olmayan bir hareketin veya sözün insanlık hâli olarak kendisinden sâdır olduğu durumlar için Sevgili Peygamberimiz (sas) şöyle dua etmektedir: "<i>Allah’ım, ben bir insanım. Hangi Müslüman’a ağır ve incitici konuştuysam, bunu, onun için arınma ve mükâfat (vesilesi) kıl."</i>  Peygamberimizin (sas) bu güzel duası, bilmeden kırıp incittiklerimize karşı bizim de aynı duyarlılığı göstermemizi gerekli kılmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Sevgili Peygamberimiz (sas) müminlerin birbirine karşı yakışıksız konuşmalarını ısrarla yasaklamıştır. Allah Resûlü (sas), ensardan bir toplulukla birlikteyken orada bulunan ve ağzının bozukluğu ile tanınan bir adamdan dolayı, "<i>Müslüman’a sövmek fâsıklık (alâmeti), onunla savaşmak ise küfür (alâmeti) dür."  </i>buyurmuşlardır. Yine, "<i>Birbirine söven iki kişinin günahı, mazlum olan haddi aşmadıkça ilk sövene aittir."</i>  buyuran Hz. Peygamber (sas), birbirlerine hakaret edenlerden en büyük sorumluluk ve günahın bu çirkinliği başlatana ait olduğunu ifade etmiştir. </p>

<p style="text-align:justify">Sövgüye muhatap olan Müslüman, cevap amacıyla dahi olsa küfür sözlerini ağzına alarak seviyesini düşürmemeli, zor da olsa sabretmeli, sövene uyarak çirkinleşmemelidir. Çünkü ne şekilde olursa olsun kötü söz şeytandandır. Onun için Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: "<i>Allah (cc) bana, alçakgönüllü olmanızı vahyetti. O hâlde biriniz diğerine haksızlık etmesin ve hiç kimse de diğerine karşı övünmesin." </i> Hadisi rivayet eden İyâz b. Hımâr (ra), "Ey Allah’ın Resûlü! Benden daha alt seviyede olan bir topluluk içerisinden biri bana söver, ben de onun sözüne cevap verirsem, bundan dolayı günaha girer miyim?" diye sorduğunda Allah’ın Elçisi (sas), "<i>Birbirlerine sövenlerin her ikisi de şeytandır, birbirlerini suçlarlar ve yalanlarlar." </i> karşılığını vermiştir. Benzer biçimde, bedevî olduğu anlaşılan Ebû Cürey isimli bir kişi Hz. Peygamber’den (sas) kendisine öğüt istediğinde Allah Resûlü (sas), "<i>Kimseye sövme!" </i> demiş ve sözlerine şöyle devam etmiştir: "<i>... Eğer bir kimse sana söver ve sende (olduğunu) bildiği bir şeyden dolayı seni yererse, sen onda (olduğunu) bildiğin bir şeyden dolayı onu yerme! Çünkü bunun vebali onadır." </i> Ebû Cürey, "Bundan sonra hür olsun köle olsun hiçbir insana, hiçbir deveye ve koyuna sövmedim." der.</p>

<p style="text-align:justify">Mümin kişi, sövene karşı söverek alçalmaz. Yunus Emre’nin dediği gibi, ‘sövene karşı dilsiz’ olanı meleklerin müdafaa edeceğine dair Sevgili Peygamberimizin (sas) müjdesi vardır. İbn Abbâs’ın (ra) anlattığına göre, Resûlullah’ın (sas) yanında iki adam birbirlerine ağır konuşmuşlardı. Bunlardan biri söverken diğeri karşılık vermeyerek susmaktaydı. Susan kişi de söverek karşılık vermeye başlayınca Hz. Peygamber (sas) kalkarak oradan uzaklaştı. Niçin kalktığı sorulduğunda da, "<i>Melekler kalkınca ben de onlarla birlikte kalktım. Bu susan kişi sustuğu sürece onun adına melekler sövene cevap vermekteydi. Ancak kendisi söverek cevap vermeye başlayınca melekler de kalktılar." </i> buyurdu.</p>

<p style="text-align:justify">İslâm’a göre insanların bedenleri, canları, mânevî şahsiyetleri ve malları her türlü saldırı, tehdit ve hakaretten korunduğu gibi, anne babaları, aile fertleri, mensubu oldukları kavim, millet ve topluluk da fiilî ve sözlü tecavüzlerden korunmuştur. Buna göre ister kişinin kendisinden isterse dışarıdan gelsin, dinin koruduğu değerlere yöneltilen sataşma ve saldırılara engel olmak her Müslüman’ın görevidir. Dolayısıyla kişinin sövgü ve hakarete yol açacak davranışlardan uzak durması gerekir. Örneğin, Abdullah b. Amr b. Âs’tan (ra) nakledildiğine göre Resûlullah (sas) bir gün, "<i>Bir kimsenin ebeveynine sövmesi büyük günahlardandır." </i> demiş, ashâb bunun üzerine, "Yâ Resûlallah! Hiç insan ana babasına söver mi?" deyince, "<i>Evet, bir kimse birinin babasına söver, o da onun babasına söver. (Adamın) anasına söver, o da onun anasına söver." </i> buyurmuşlardır.</p>

<p style="text-align:justify">Dinimizde açıkça haram işleyen bir günahkâra bile hakaret etmek uygun bulunmamıştır. Suçlu cezasını çeker ama kendisine hakaret edilemez. Günümüz ceza kanunlarında da yerini bulan bu ilkeyi Sevgili Peygamberimiz (sas) on beş asır önce şu örnekle bize göstermiştir: Bir defasında sahâbîler, içki içen birini cezalandırması için Resûlullah’a (sas) getirdiler. Hz. Peygamber (sas) de ona dayak cezası uyguladı. Kimi eliyle, kimi pabucuyla, kimi de elbisesinin ucuyla adama vurmaya başladı. Bununla yetinmeyen birisi ise, "Allah (cc) seni rezil etsin!" diyerek sarhoşa hakaret etti. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (sas), "<i>Hayır, böyle demeyin! Ona karşı şeytana yardımcı olmayın!"  </i>buyurdu. Dolayısıyla suç işlemiş ve cezayı hak etmiş olsa da mümin kardeşin mânevî şahsiyetini korumak diğer müminlerin görevidir.</p>

<p style="text-align:justify">Dirilere olduğu gibi ölülere sövmek de Hz. Peygamber (sas) tarafından kesinlikle yasaklanmıştır. Bu yüzden ölülerin arkasından kötü konuşmamak ve onları hayırla yâd etmek Müslümanların yaşattığı güzel geleneklerden biri olmuştur. Bu konuda Sevgili Peygamberimiz (sas), "<i>Ölülere sövmeyin. Çünkü onlar, önden göndermiş olduklarının (amellerinin) karşılıklarına ulaşmışlardır.</i> <i>(Bu hareketinizle onların) hayatta olan yakınlarını incitirsiniz." </i> buyurmaktadır. Ölülere yapılan saygısızlığın, kendisine zarar vermese bile onun akrabalarını, yakınlarını ve sevenlerini rahatsız edeceği açıktır. Dolayısıyla ölen kimsenin mânevî şahsiyetinin dokunulmazlığını korumak dirilerin görevidir. Muhatabı ölü bile olsa iftira nitelikli sövgülere had cezasının uygulanması bunun en açık delilidir.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas), Müslüman olan çocuklarını ve akrabalarını üzmemek için kâfir ve müşriklere sövmeyi bile yasaklamıştır. Buradan hareketle tarihte görülen üzücü olayları bahane ederek sahâbeye veya onlardan herhangi birine sövmek veya haklarında kötü ve saygısızca konuşmanın evleviyetle yasak olduğu anlaşılır. Onlar İslâm’ın kuruluş yıllarının bütün sıkıntılarını, mahrumiyetlerini çekmiş, düşmanların tüm zulüm, işkence ve saldırılarına Resûlullah (sas) ile birlikte göğüs germiş, bu uğurda yurtlarından hicret etmiş, hatta babalarına, oğullarına, akrabalarına karşı savaşmak zorunda kalmış, canlarını ve mallarını cömertçe ortaya koymuşlardır.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber’in (sas) hilm ve nezaketi, sadece insanları değil aynı zamanda hayvanları, bitkileri ve diğer bütün varlıkları kapsar. Nitekim rıfk sahibi olan Cenâb-ı Hakk’ın (cc) yumuşak ve merhametli davranışlardan hoşnut olduğunu bildiren Allah Resûlü (sas), hayvanlara da bu şekilde muamele edilmesini, gerektiğinde karınlarının doyurulmasını ve dinlendirilmelerini istemiştir. Bir defasında bindiği devesinin hırçınlaşması üzerine onu ileri geri çeken Hz. Âişe (ra), Resûlullah’tan (sas), "<i>Ona yumuşak davran." </i> uyarısını almıştır. Bir sefer dönüşünde ise devesine lânet eden bir kimse için Peygamberimiz (sas), "<i>Onun üzerinden in. Lânetlenmiş bir hayvanla yanımızda yolculuk etme." </i> buyurmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Allah’ın (cc), insanların bir şekilde yararlanması için yarattığı hayvanlar birer nimet olarak görülmeli, onlara merhametle yaklaşılmalıdır. Zira Cenâb-ı Hakk’ın (cc) yarattıklarında bizim tahmin edemeyeceğimiz nice hikmetler vardır. "<i>Horoza sövmeyin! Zira o, namaz için uyandırır."</i>  buyuran Resûlullah (sas) bu inceliğe işaret etmiştir. Ayrıca akıl ve şuur sahibi olmayan, akılla değil yaratılışı üzere güdüleriyle hareket eden, konuşup cevap veremeyen ve çoğu kere hakaret, sövme ve dövmelerimize mukabelede bulunamayan masum hayvanlara söven ve onları döven insanların, bu hareketleriyle onlardan daha aşağı seviyeye düştüklerini görmeleri ve düşünmeleri gerekir.</p>

<p style="text-align:justify">Kişilerin inançlarına ve kutsal değerlerine sövmek de yasaklanmıştır. İslâm’a göre tamamen yanlış da olsa insanların inancına, hatta taptıkları putlara sövülmez. Zira bu davranış nefret ve düşmanlığa yol açar. Ayrıca birinin inancına sövmemiz, onun da bizim kutsalımıza sövmeye yeltenmesine sebep olabilir. İşte bu nedenle Cenâb-ı Hak (cc), "<i>Onların, Allah’ı (cc) bırakıp tapındıklarına sövmeyin ki onlar da haddi aşarak, bilgisizce Allah’a (cc) sövmesinler." </i> buyurmuştur. Çünkü sövmek gibi çirkin yollar veya usullerle hiçbir hayra, iyilik ve güzelliğe, ulaşılamaz.</p>

<p style="text-align:justify">İnsanlar zaman zaman maruz kaldıkları sıkıntılar sebebiyle zamana, feleğe ve kadere sövmeyi alışkanlık hâline getirmişlerdir. İnançlara ve inanç konusu yapılan varlıklara sövülemeyeceği gibi, zamana sövmek, kahretmek veya lânet etmek de yasaklanmıştır. Ebû Hüreyre’den (ra) nakledildiğine göre, bir kudsî hadiste Resûlullah (sas) şöyle ifade etmiştir: "<i>Yüce Allah (cc) buyurdu ki: "Âdemoğlu zamana söver, lânet okur. Halbuki zaman, benim! Gece de gündüz de benim elimdedir."</i>  Zira zamana sövmek, zamana nispet edilen bela, musibet ve benzeri hoşlanılmayan şeyleri yaratan Allah’ı (cc) rahatsız eder. Bu husus bir diğer hadiste daha net ifade edilmektedir: "<i>Sizden hiç kimse, "Zamana yazıklar olsun!"  demesin. Zira zaman(ı yaratan) Allah’tır."</i>  Bu türden hadislerle câhiliye dönemine ait bir inanış da kaldırılmaktadır. Çünkü o dönemde Araplar başlarına gelen hastalık, felâket ve musibetlerin suçlusu olarak zamanı gösterir ve ona kahrederek söverlerdi. Bu tür bir algı ve inanç, Hz. Peygamber (sas) tarafından kesinlikle yasaklanmıştır. Dilimizde zaman veya kader anlamına kullanılan ‘felek’ ve benzeri şeylere sövmek de zamana sövmenin kapsamına gireceğinden, böylesi davranışlardan sakınılmalıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Zaman içerisinde insanın başına iyi veya kötü durumların gelebildiği, varlık ve yokluğun, hastalık ve sağlığın insanlar için olduğu hayatın bir gerçeğidir. Bu nedenle iyi bir müminin başına gelenlerden ders çıkarması, önleyebileceği problemlere karşı tedbirlerini gereği gibi alması, elinde olmayan şeylere karşı da sabır ve metanetle davranması gerekir. Doğrusu, bu gibi hâller karşısında sövmek ve lânet okumak gibi fevrî davranışlar, aşırı tepkiler, öfkeyi ve moral bozukluğunu artırmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Örneğin hastalanan bir kimse, şifa vermesi için samimiyetle Allah’a (cc) yönelip dua etmeli, hastalığının tedavisi için tedavi yollarını aramalıdır. Hastalığa sövmesinin hiçbir anlamı yoktur. Nitekim Resûlullah (sas) bir gün, Ümmü Sâib veya Ümmü Müseyyeb künyesiyle anılan kadını ziyaret etmişti. Ona, "<i>Ümmü Sâib! Sana ne oldu da böyle titriyorsun?" </i> demişti. Kadın, "Sıtmaya tutuldum, Allah (cc) onu bereketsiz kılsın!" deyince Resûl-i Ekrem (sas) şöyle buyurdu: "<i>Sıtmaya sövme. Zira o, körüğün (yaktığı ateşin), demirin cürufunu giderdiği gibi âdemoğlunun hatalarını giderir."</i>  Böylece Allah Resûlü (sas), bir yandan hastayı teselli ederken, bir yandan da çözümün hastalığa lânet okumak olmadığını ifade etmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Varlıklara ve olaylara hakaretin bize hiçbir yararı olmadığı gibi, aksine bu davranış Allah Teâlâ’yı (cc) gazaplandırırken şeytanı da sevindirir. Resûlullah (sas) bu konuda şöyle buyurmuştur: "<i>Rüzgâra sövmeyin! Rüzgâr sebebiyle hoşlanmadığınız bir şeyle karşılaştığınızda şöyle dua edin: "Ey Rabbimiz! Bu rüzgârın hayrını, getireceği şeylerin hayrını, ne ile emredildiyse onun da hayrını senden diler; bu rüzgârın şerrinden, getireceği şeylerin şerrinden, ne ile emredildiyse onun da şerrinden sana sığınırız."</i>  Nitekim bir adamın, giysisini savuran rüzgâra lânet ettiğini duyan Resûl-i Ekrem (sas), "<i>Sakın rüzgâra lânet etmeyin! Çünkü o, Allah’ın (cc) emriyle iş görmektedir. Şunu bilin ki, kim bir şeye haksız olarak lânet ederse o lânet kendisine döner." </i> şeklinde uyarıda bulunmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Dinimizde hakaret, sadece kınanmakla kalmamış sövgünün niteliğine göre hukukî, maddî ve mânevî yaptırımlara da konu olmuştur. Örneğin sövgü, masum ve namuslu birine zina iftirasını içeriyorsa sövene kazif (iftira) cezası uygulanmış, buna ilâve olarak iftira edenin şahitliğinin ebediyen kabul edilmeyeceği bildirilmiştir. Sövmenin muhatabı ne derece rencide ettiği düşünülürse, konuya kul hakkı bakımından da yaklaşmak anlamlı olacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">Müslümanlara bütün işlerinde zarif, nazik ve edepli davranmalarını emreden Allah Resûlü (sas), başta ailesi olmak üzere tüm yakınlarına, arkadaşlarına, hatta müslimlere karşı kibar davranmayı elden bırakmamıştır. O (sas), Allah’ın (cc) rahmeti sayesinde etrafındakilere yumuşak davranmıştır. Şayet onlara karşı sert ve kaba davransaydı, Kur’an’ın ifadesiyle, etrafından dağılıp giderlerdi. İslâm Peygamberi’nin (sas), kaba ve sert tabiatlarına rağmen Arap bedevîleri üzerinde yarattığı köklü dönüşümün sırrını, onun yumuşak huylu kalbinde, nazik ve kibar hitabında, affedici ve bağışlayıcı uygulamalarında aramak gerekir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kaynak:</strong> Diyanet Hadislerle İslam</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hadislerle İslam</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/rifk-allah-her-iste-zarafeti-sever-1</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 09:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/02/rifk-allah-her-iste-zarafeti-sever.jpg" type="image/jpeg" length="24338"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Boşanmadan Sonra Çocukların Nafakası Kime Aittir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/bosanmadan-sonra-cocuklarin-nafakasi-kime-aittir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/bosanmadan-sonra-cocuklarin-nafakasi-kime-aittir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Hadis: Maddî imkânı olan kişinin borcunu bekletmesi zulümdür. Biriniz (alacağının ödenmesi için) durumu iyi olan birine havale edildiğinde, bunu kabul etsin. (Müslim, Müsâkât, 33)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çocukların ve evlilik devam ettiği sürece eşinin nafakası/temel ihtiyaçlarını karşılama görevi, babaya aittir. (Bakara, 2/233; Talâk, 65/6) Nafaka borcu, yükümlünün ekonomik gücüne göre tespit edilir. (Talâk, 65/7) Boşanmadan sonra eşe karşı nafaka yükümlülüğü iddet süresi ile kısıtlı iken çocukların nafakası yine babaya ait olmaya devam eder. Baba, çocuğun nafakasını temin edemeyecek kadar fakirse gücü yettiğinde ödemek üzere borçlanmak suretiyle nafakayı karşılar. Kız çocuklar büyük de olsa evleninceye kadar nafakaları babaya, evlendikten sonra ise kocasına aittir. Erkek çocukların nafakası ise çalışıp kazanır hâle gelinceye kadar baba tarafından temin edilir; çalışıp kazanabilecek hâle gelince babanın erkek çocuğuna karşı nafaka sorumluluğu sona erer. Ancak büyük de olsa nafakasını kazanamayacak bir özre sahip olduğunda, erkek çocukların nafakası yine babaya aittir. (Serahsî, el-Mebsût, 5/208)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• Sakarya Zaferi (1921)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/bosanmadan-sonra-cocuklarin-nafakasi-kime-aittir</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/mehmet/takvim-2026/eylul-13.jpg" type="image/jpeg" length="42176"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdoğan: Kalkınma yolculuklarımızın darbelerle sekteye uğratılmasına bir daha izin vermeyeceğiz]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/erdogan-kalkinma-yolculuklarimizin-darbelerle-sekteye-ugratilmasina-bir-daha-izin-vermeyecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/erdogan-kalkinma-yolculuklarimizin-darbelerle-sekteye-ugratilmasina-bir-daha-izin-vermeyecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemizin geleceğine kurulan bir tuzak olan 12 Eylül'ün insanımıza yaşattıklarını asla unutmayacağız. Kalkınma yolculuklarımızın darbelerle sekteye uğratılmasına bir daha izin vermeyeceğiz." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılı dolayısıyla paylaşımda bulundu.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">12 Eylül Askerî Darbesi’nin 46’ncı yılında, o meşum günlerde mağdur edilen, eziyet gören, haksız yere idamla yargılanan vatandaşlarımızın çektiği sıkıntıları hâlen yüreğimizde hissediyoruz.<br />
<br />
Ülkemizin geleceğine kurulan bir tuzak olan 12 Eylül’ün insanımıza yaşattıklarını asla… <a href="https://t.co/4Xuj8lR0XU" rel="nofollow">pic.twitter.com/4Xuj8lR0XU</a></p>
— Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) <a href="https://x.com/RTErdogan/status/2098779349813985578?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 12, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/erdogan-kalkinma-yolculuklarimizin-darbelerle-sekteye-ugratilmasina-bir-daha-izin-vermeyecegiz</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 22:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/erdogan-1.jpg" type="image/jpeg" length="55778"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Google'ın, işgal altındaki Filistin topraklarında yeni yapay zeka çipi üreteceği bildirildi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/googlein-isgal-altindaki-filistin-topraklarinda-yeni-yapay-zeka-cipi-uretecegi-bildirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/googlein-isgal-altindaki-filistin-topraklarinda-yeni-yapay-zeka-cipi-uretecegi-bildirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD merkezli teknoloji devi Google'ın robotlar ve otonom sistemler için çip geliştirmek üzere işgalci teknoloji şirketi Hailo'nun yöneticisi Guy Kaminitz liderliğinde bir ekip kurduğu ve işgal altındaki Filistin topraklarında yeni yapay zeka çipi üreteceği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İşgalci Haaretz gazetesi, Google'ın veri ağı çiplerinin geliştirilmesi için eski NVIDIA işgalci yöneticisi ve işgal merkezli veri altyapısı ve teknoloji şirketi Pliops'un üst yöneticisi Ido Bukspan'ı da işe aldığını kaydetti.</p>

<p>Google'ın işgal altındaki Filistin topraklarında yapay zeka çipi üretmek için üst düzey yöneticiler ve donanım mühendislerinden oluşan ekip kurduğu aktarılan haberde, şirketin Google Cloud bünyesinde 2021'de işgal altındaki Filistin topraklarında çip üretme faaliyetlerine başladığı ve şu anda Tel Aviv ile Hayfa'da yaklaşık 700 mühendis istihdam ederek çip ve bilgi işlem altyapısını geliştirdiği belirtildi.</p>

<p>Haberde, kurulan yeni ekibin, işlem süreçlerinin hızlandırılmasını ve bulut kaynaklarına duyulan ihtiyacın azaltılması amacıyla yapay zeka görevlerini bulut sunucuları yerine doğrudan cihazlar üzerinden çalıştırmaya yönelik bir yapay zeka yongası geliştirdiği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşgalci teknoloji şirketi Hailo'nun yöneticisi Kaminitz, girişimin başına geçtiğini sosyal medya hesabından duyururken şirketin bazı mühendislerinin de ona katıldığı aktarıldı.</p>

<p>Haaretz'in haberinde, Google'ın konuya ilişkin yorum yapmaktan kaçındığı belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM - TEKNOLOJİ, DÜNYA</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/googlein-isgal-altindaki-filistin-topraklarinda-yeni-yapay-zeka-cipi-uretecegi-bildirildi</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 21:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/googlein-isgal-altindaki-filistin-topraklarinda-yeni-yapay-zeka-cipi-uretecegi-bildirildi.jpg" type="image/jpeg" length="24411"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay zekanın "tüm insanları öldürebilme" ihtimali yüzde 10'dan fazla]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/yapay-zekanin-tum-insanlari-oldurebilme-ihtimali-yuzde-10dan-fazla</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/yapay-zekanin-tum-insanlari-oldurebilme-ihtimali-yuzde-10dan-fazla" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anthropic'te görev yapan araştırmacılardan Evan Hubinger, yapay zeka teknolojilerinin 10 yıl içinde "tüm insanları öldürebilme" olasılığının yüzde 10'dan fazla olduğuna inandığını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Anthropic'te yapay zekanın insan değerleriyle uyumu üzerine çalışan Evan Hubinger, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Anthropic'ten istifa eden Jacob Coxon'un paylaşımına ilişkin açıklamada bulundu.</strong></p>

<p>Coxon'un "Yapay zeka geliştirenler, bu teknolojinin 10 yılın sonuna kadar hepimizi öldürebileceğine içtenlikle inanıyorlar." yönündeki paylaşımını alıntılayan Hubinger, "Jacob bu konuda haklı, yapay zekanın tüm insanları öldürebileceğine gerçekten, içtenlikle inanıyoruz." ifadesini kullandı.</p>

<p>Hubinger, 10 yıl içinde bu olasılığın yüzde 10'dan fazla olduğunu düşündüğünü savunarak, "Anthropic'in elinden geleni yaptığını düşünüyorum ancak süper zeka ile uyum sorununu çözecek planımız henüz yok ve bu yönde net bir yol haritası da izlemiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>Nobel ödüllü bilim insanı Hinton, yüzde 10'luk olasılığın makul olduğu görüşünde</strong></h3>

<p>Nobel ödüllü bilim insanı Geoffrey Hinton, BBC'ye yaptığı açıklamada insanların daha önce kendilerinden daha zeki olabilecek bir ürün ortaya koymadığını, bu nedenle olacakların tahmin edilemediğini belirtti.</p>

<p>Hinton, yapay zeka teknolojilerinin 10 yıl içinde "tüm insanları öldürebilme" olasılığının yüzde 10'dan fazla olduğuna ilişkin değerlendirmelerin "mantık dışı" olmadığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gelişmiş yapay zekanın ciddi risk teşkil etmesi için fiziksel sistemleri kontrol edebilmesine gerek olmadığını, "insanlarla konuşarak dahi kaosa yol açabileceğini" söyleyen Hinton, yüksek kabiliyetli sistemlerin biyolojik ya da siber saldırılarda veya bilgisayar virüslerinin tasarlanmasında kullanılabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Hinton, yapay zekanın insanlara zarar verecek hedefler geliştirmeyecek şekilde tasarlanması gerektiğini vurguladı.</p>

<h3><strong>Açıklamaların, "halkla ilişkiler ve pazarlama" amaçlı olabileceği iddiası</strong></h3>

<p>Öte yandan, Birlemiş Milletler'e (BM) yapay zeka konusunda danışmanlık yapan bilgisayar bilimci Dame Wendy Hall, BBC'ye Hubinger ve Coxon'un sosyal medya paylaşımlarına ilişkin açıklamada bulundu.</p>

<p>Bu paylaşımlardan dolayı "şok olduğunu" belirten Hall, Anthropic ve OpenAI'ın borsa girişleri için yarıştığı bir dönemde yapılan bu paylaşımların bir kısmının "halkla ilişkiler ve pazarlama" amaçlı olabileceğini söyledi.</p>

<h3><strong>Coxon'un istifası</strong></h3>

<p>Son üç yıldır yapay zeka devleri OpenAI ve Anthropic bünyesinde araştırmacı olarak görev yaptığını belirten Jacob Coxon, X hesabından yaptığı açıklamada, her iki şirketin de yeterince sorumlu davranmadığını savunarak, Anthropic'ten istifa ettiğini duyurmuştu.</p>

<p>Coxon, şirketlerin kendi kendini geliştirebilen süper zekaya ulaşmak için kontrolsüz yarış içinde olduğunu ifade ederek, "Bu teknolojinin gücünü hafife almayın. Bunlar yakında her şeyi hackleyebilecek, herhangi bir alanı bir gecede dönüştürebilecek, gerçek güç ve kaynaklar elde edebilecek insanüstü sistemler haline gelecek. Bu alanların her birindeki ilerlemeye tanık olduk ve bu süreç yavaşlamıyor." değerlendirmesinde bulunmuştu.</p>

<p>Yapay zeka modellerini geliştiren sektör çalışanlarının, bu sistemlerin 10 yıl içinde insanlığı "öldürebileceğine" ciddi şekilde inandığını öne süren Coxon, yöneticilerin kamuoyu önünde ılımlı konuşmalarına rağmen kapalı kapılar ardında büyük bir korku yaşadıklarını iddia etmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM - TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/yapay-zekanin-tum-insanlari-oldurebilme-ihtimali-yuzde-10dan-fazla</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 21:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/yapay-zeka.jpg" type="image/jpeg" length="37755"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[11 Eylül 2026 - Eğitim ve Öğretim]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/11-eylul-2026-egitim-ve-ogretim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/11-eylul-2026-egitim-ve-ogretim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 11 Eylül 2026 tarihli ve "Eğitim ve Öğretim" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Hutbe Metin" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/hutbe-metin.jpg" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>EĞİTİM ve ÖĞRETİM</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>İnsanın; Rabbiyle, kendisiyle, toplumla ve çevresiyle olumlu ilişkiler kurmasında, ölçülü ve dengeli bir hayat yaşamasında en önemli etken, eğitim ve öğretimdir. İlim öğrenmenin ve doğru bilgi elde etmenin Allah katındaki kıymetini, <strong>“De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/11-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> ayet-i kerimesi en güzel şekilde ifade etmektedir.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Yaratana kulluk etmeyi ve yaratılana merhamet göstermeyi kendisine düstur edinen, milli ve manevi değerlerine bağlı iyi bir insan yetiştirme anlayışı, eğitimin temeli olmalıdır. Zira eğitimden maksat; imanla beslenen, ilimle güçlenen, merhametiyle tüm insanlığı kucaklayan; milletimiz, ümmet-i Muhammed ve bütün insanlık için umut olan bir nesil yetiştirebilmektir. Eğitimden maksat; vahyin rehberliğinde hikmeti ve Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in örnekliğinde güzel ahlakı temsil eden bir toplum inşa edebilmektir. Eğitimden maksat, ülkemizin; bilimde, teknolojide, sanatta, hâsılı hayatın her alanında söz sahibi olmasına katkı sunabilmektir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Anne ve Babalar!</strong></h3>

<h3><strong>Değerli Öğretmenler!</strong></h3>

<p>Her şeyin büyük bir hızla değiştiği bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte gençlerin ilgi, algı ve beklentilerinin de hızlı bir şekilde değiştiğini görüyoruz. Bu bakımdan, iyi bir eğitim için, öncelikle evlatlarımızı iyi tanımak zorundayız. Onların; zamanın ruhunu yakalamalarına, çağı anlamalarına ve geleceğin icaplarına uygun donanıma sahip olmalarına destek olmalıyız. Bununla beraber, <strong>“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/11-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong> emr-i ilahisi gereğince, çocuklarımızı ve gençlerimizi; sapkın ideolojilerden, batıl akımlardan ve her türlü bağımlılıktan korumalıyız.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Bugün bize düşen; inancımızı, örf ve adetlerimizi, tarih ve kültürümüzü en doğru şekilde evlatlarımıza tanıtmaktır. Onların dünyevi başarıları için çaba gösterdiğimiz kadar, hatta daha da fazla, ahiret azığı elde etmelerine rehberlik etmektir. Unutmayalım ki, ebedi bir âlemin varlığına inananlar için asıl başarı, rızâ-yı ilahiye ulaşmaktır.</p>

<p>Bu vesileyle, önümüzdeki Pazartesi başlayacak olan yeni eğitim ve öğretim yılının; evlatlarımıza, öğretmenlerimize, velilerimize ve milletimize hayırlı olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyoruz.</p>

<p>Hutbemizi, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu müjdesi ile bitiriyoruz: <strong>“Kim ilim için yola çıkarsa, Allah ona cennete giden yolu kolaylaştırır...”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/11-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/11-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Zümer, 39/9.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/11-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Tahrîm, 6/66.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/11-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Tirmizî, İlim, 19.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/11-eylul-2026-egitim-ve-ogretim</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/-0cJI3pG-sQ/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="91690"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[4 Eylül 2026 - Peygamberimiz ve Güzel Ahlak]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/4-eylul-2026-peygamberimiz-ve-guzel-ahlak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/4-eylul-2026-peygamberimiz-ve-guzel-ahlak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 4 Eylül 2026 tarihli ve "Peygamberimiz ve Güzel Ahlak" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="4 Eylül Cuma Hutbesi 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/4-eylul-cuma-hutbesi-1.jpg" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>PEYGAMBERİMİZ VE GÜZEL AHLAK</strong></h3>

<h3><strong>Ey Fahr-i Kâinat Efendimiz!</strong></h3>

<p>Veladetinin sene-i devriyesinde,<strong> “Ne mutlu beni görmeden iman edenlere”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> diyerek müjdelediğin kardeşlerin olmanın huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bizleri ümmetin olmakla şereflendiren Yüce Rabbimize sonsuz hamd ve sena ediyoruz. Salât ü selâm, tahiyyât ü ikrâm, her türlü ihtirâm sana, âline ve ashabına olsun.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), Cenâb-ı Hakk’ın <strong>“Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong> övgüsüne mazhar olan, ilahî mesajın nasıl hayat bulacağını gösteren bir kılavuzdur. Ve onun ahlakı, yaşadığı çağda kalan ya da uzaktan hayranlık duyulan bir örneklikten ibaret değildir. Efendimiz (s.a.s)’in rahmet mesajlarında bütün insanlık için hikmetler vardır. Nitekim Peygamberimiz (s.a.s) buyurdular ki: <strong>“Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz, ancak kalplerinize ve amellerinize bakar.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a> </strong>Yine<strong> </strong>buyurdular ki:<strong> “Doğruluktan ayrılmayın. Çünkü doğruluk iyiliğe, iyilik de cennete götürür… Yalandan sakının! Çünkü yalan insanı kötülüğe, kötülük de cehenneme götürür…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong>[4]</strong></a> </strong>Ve yine buyurdular ki:<strong> “Her dinin kendine özgü bir ahlakı vardır; İslam ahlakının özü hayâdır.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Allah Resûlü (s.a.s), iki cihan saadetinin yolunu<strong> “Kıyamet gününde müminin terazisinde güzel ahlaktan daha ağır bir şey olmayacaktır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><strong>[6]</strong></a></strong> hadis-i şerifleriyle göstermiştir. İman ile ahlakın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini, <strong>“İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de gerçek manada iman etmiş olmazsınız”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn7" name="_ednref7" title=""><strong>[7]</strong></a></strong> sözleriyle vurgulamıştır. Toplumsal huzur ve barışı sağlamanın yöntemini ise, <strong>“Birbirinizden nefret etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları, kardeş olun”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn8" name="_ednref8" title=""><strong>[8]</strong></a> </strong>uyarısıyla bizlere öğretmiştir.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Ailede, eğitimde, iş ve ticarette, hâsılı hayatın her alanında insanlığı iyiliğe ulaştıracak tüm hasletleri Resûl-i Ekrem (s.a.s) haber vermektedir. <strong>“</strong><strong>İçinizden Allah’ın lütfuna ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar, Allah’ı çokça zikredenler için hiç şüphe yok ki, Resûlullah’ta güzel bir örneklik vardır</strong><strong>”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn9" name="_ednref9" title=""><sup><strong><sup>[9]</sup></strong></sup></a> </strong>ayet-i kerimesi, bu hakikati bizlere hatırlatmaktadır. O, işçiye hak ettiği ücreti teri kurumadan ödememizi emretmekte,<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn10" name="_ednref10" title="">[10]</a> komşumuz açken tok olarak uyumaktan bizleri nehyetmektedir.<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn11" name="_ednref11" title="">[11]</a> “Bir yetimin başını okşadın mı? Bir muhtacı doyurdun mu? Bir hastayı ziyaret ettin mi?” gibi sorularla da ahlaki sorumluluklarımızı bizlere hatırlatmaktadır.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Bugün; maddeyi önceleyip manayı öteleyen, görünür olmayı yegâne hedef hâline getiren, fâni olanı bâkiye, yalanı hakikate tercih eden anlayış, hepimizi derinden etkilemektedir. Böylesi bir ortamda artık kendimizle yüzleşmeliyiz. Peygamberimiz (s.a.s)’in güler yüzü, nazik tabiatı, ince ve hassas ruhu ile temsil ettiği nebevî ahlakını hayatımıza yansıtmalıyız. Unutmayalım ki; insan onuruna layık bir hayat yaşamanın yolu, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in cihanşümul ahlakını tanımaktan ve ona sımsıkı sarılmaktan geçmektedir.</p>

<p>Yüce Rabbimizden niyazımız, Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in şu duasıdır: <strong>“Allah’ım! Beni güzel ahlaka eriştir. Senden başka güzel ahlaka eriştirecek yoktur. Kötü ahlakı benden uzaklaştır. Senden başka kötü ahlakı benden uzaklaştıracak yoktur.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn12" name="_ednref12" title=""><strong>[12]</strong></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> İbn Hanbel, III, 155.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Kalem, 68/4.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Müslim, Birr, 34.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Müslim, Birr, 105.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> İbn Mâce, Zühd, 17.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Tirmizî, Birr, 62.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref7" name="_edn7" title="">[7]</a> Müslim, Îmân, 93.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref8" name="_edn8" title="">[8]</a> Buhârî, Edeb, 62.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref9" name="_edn9" title="">[9]</a> Ahzâb, 33/21.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref10" name="_edn10" title="">[10]</a> İbn Mâce, Rühûn, 4.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref11" name="_edn11" title="">[11]</a> İbn Ebû Şeybe, Musannef, Îmân ve rü’yâ, 6.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref12" name="_edn12" title="">[12]</a> Müslim, Müsâfirîn, 201.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/4-eylul-2026-peygamberimiz-ve-guzel-ahlak</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 10:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/cEzeskMl9mQ/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="24096"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da parçalı ay tutulması]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/istanbulda-parcali-ay-tutulmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/istanbulda-parcali-ay-tutulmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ay'ın Dünya'nın gölgesinde kalmasıyla oluşan "parçalı ay tutulması" İstanbul'da Süleymaniye Camisi (sağda) ve Yeni Cami (solda) ile birlikte görüntülendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/istanbulda-parcali-ay-tutulmasi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/istanbul-cami-4.jpg" type="image/jpeg" length="85999"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[28 Ağustos 2026 - Vatan Sevgisi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/28-agustos-2026-vatan-sevgisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/28-agustos-2026-vatan-sevgisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 28 Ağustos 2026 tarihli ve "Vatan Sevgisi" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Cuma Hutbesi 28 Agustos 2026" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/cuma-hutbesi-28-agustos-2026.jpg" width="1280" /></p>

<p></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>VATAN SEVGİSİ</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Millet olarak, Malazgirt Zaferi’nin 955, Büyük Taarruz’un 104’üncü yıl dönümünü idrak ediyoruz. Malazgirt’ten Büyük Taarruz’a uzanan şanlı tarihimiz, yüce milletimizin vatanına, istiklal ve istikbaline olan bağlılığının en büyük nişanelerindendir. Aziz vatanımız; Malazgirt Destanıyla bizlere yurt olmuş, İstanbul’un fethiyle Anadolu’daki hâkimiyetimiz perçinlenmiş, Büyük Taarruz’la da düşmanlara geçit verilmeyeceği tüm dünyaya ilan edilmiştir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Bir insan için, en kıymetli varlıklardan biri de üzerinde özgürce yaşadığı vatan toprağıdır. Vatanı korumak öyle kutsaldır ki onun uğruna canını verenler, şehadetle ödüllendirilmiştir. Çünkü vatanımız varsa devletimiz vardır, kimliğimiz vardır, onurumuz vardır. Vatanımız varsa yuvamız vardır, işimiz vardır, aşımız vardır. Vatanımız varsa huzurumuz vardır, güvenliğimiz vardır, geleceğimiz vardır.</p>

<h3><strong>Değerli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Vatan sevgisi medeniyetimizde imandan bir parça olarak görülmüştür. Vatan sevgisinden maksat ise; istiklalimizin sembolü bayrağımıza, kardeşliğimizin nişanesi ezanlarımıza, bizi millet kılan mukaddes değerlerimize sahip çıkmaktır. Vatanı sevmek; yeri geldiğinde <strong>“Ellerinizle, dillerinizle ve mallarınızla cihad edin”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> nebevi emrine gönülden bağlanmaktır. Vatanı sevmek, işimizi en doğru ve en güzel şekilde yapmak; dürüstlüğün ve adaletin hâkim olduğu bir toplum inşa etmektir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müminler!</strong></h3>

<p>Tarih boyunca gittiği her yere huzur ve barışı götürmüş bir milletin evlatları olarak, bizler biliyoruz ki; düşmanlarımız, vatanımıza göz dikmekten geri durmamışlardır. Zaman değişse, zulüm farklı kisvelere bürünse, fitne başka adlarla anılsa da, hak ile batılın mücadelesi son bulmamıştır. Ancak bizler inanıyoruz ki, <strong>“Gevşeklik göstermeyin, üzülmeyin; eğer inanmışsanız şüphesiz en üstün olan sizsiniz”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a> </strong>buyruğuna sarılırsak; vatanımıza, milletimize ve dirliğimize yönelik oyunlara karşı uyanık olursak, Allah tuzak kuranların tuzaklarını başlarına geçirecek,<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title="">[3]</a> Hak galip gelecek, batıl yok olacaktır.<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title="">[4]</a></p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce Rabbimizden niyazımız; milletimizin birlik ve beraberliğini daim, devletimizi kaim, ülkemizi ilelebet huzur ve esenlik yurdu kılmasıdır. Cenabı-ı Hak, bu toprakları bize vatan kılan aziz şehitlerimize ve ahirete göç eden kahraman gazilerimize rahmet eylesin.</p>

<p>Hutbemizi, Âl-i İmrân suresinde yer alan bir ayet-i kerimenin mealiyle bitiriyoruz: <strong>“Ey iman edenler! Sabredin; düşman karşısında sebat gösterin; cihad için hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah’tan korkun ki başarıya erişebilesiniz.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Nesâî, Cihâd, 48.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Âl-i İmrân, 3/139.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Âl-i İmrân, 3/54.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> İsrâ, 17/81.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Âl-i İmrân, 3/200.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/28-agustos-2026-vatan-sevgisi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/28-agustos-2026-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="59178"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[21 Ağustos 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/21-agustos-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/21-agustos-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 21 Ağustos 2026 tarihli ve "Mevlid-i Nebi" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarih:21.08.2026 </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="593" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/image-10.png" width="954" /></p>

<p></p>

<p style="text-align:center"><strong>MEVLİD-İ NEBİ</strong></p>

<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>

<p>Ümmeti olmakla şeref duyduğumuz Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), şirkin insanlığı karanlığa mahkûm ettiği cehalet çağını, tevhid akidesiyle aydınlatmıştır. O, zulmün ve kötülüğün insanlığı esir aldığı bir zamanda; mazlum ve mağdurların, güçsüz ve zayıfların umudu olmuştur. Hz. Hatice Annemiz, Efendimiz (s.a.s)’in bu hasletini şöyle ifade etmiştir: <strong>“Allah’a yemin ederim ki Cenâb-ı Hak hiçbir vakit seni utandırmaz. Çünkü sen akrabayı gözetirsin; muhtaç olanların bakımını üstlenirsin; aç ve açıkta olanı koruyup, kollarsın; misafire ikram edersin ve musibete maruz kalanlara yardım edersin.”<a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a> </strong></p>

<p><strong>Aziz Müminler!</strong></p>

<p>İnsanlığın muhtaç olduğu güzel ahlakın tüm unsurları, Allah’ın Kitabı ve Peygamberimiz (s.a.s)’in sünnet-i seniyyesinde mevcuttur. Dolayısıyla kim, ailesinde huzur istiyorsa; <strong>“Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en iyi olanınızdır”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong><strong> </strong> nebevi tavsiyesine sarılsın. Kim, helal kazanç arıyorsa; <strong>“Allah kişinin, işini sağlam yapmasından hoşlanır”<a href="#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong> prensibini hayatında ilke edinsin. Kim, akrabasıyla bağlarını korumanın, komşularıyla iyi geçinmenin, sosyal hayatta kardeşliği ikame etmenin gayretinde ise; <strong>“Müslüman, dilinden ve elinden insanların selâmette olduğu kişidir”<a href="#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong>[4]</strong></a> </strong>öğüdüne dikkat etsin. Ve kim de imanın tadını almayı arzuluyorsa; “<strong>Müminlerin iman bakımından en mükemmeli, ahlâk bakımından en güzel olanıdır”<a href="#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a> </strong>hadis-i şerifini kendisine rehber kılsın.</p>

<p><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></p>

<p>Bugün, iletişim imkânları çoğalmakta; bilgi, saniyeler içerisinde dünyanın dört bir yanına ulaşabilmektedir. Ne var ki bütün bu gelişmelere rağmen insanlık, huzura ve sükûnete her zamankinden daha fazla muhtaçtır. Dünyanın diğer ucundakilerle iletişim kurabilen nice insanımız; aynı evi paylaştığı eşine, çocuklarına, anne ve babasına yabancı olabilmektedir. Sanal dünyanın kalabalığında kaybolan nice insanımız da; yanı başındaki komşusunun derdini, akrabasının hâlini, mahallesindeki ihtiyaç sahibinin sesini duyamamaktadır. Şu hususu unutmayalım ki; çağımızda yaşadığımız bu sorunların çözümü, hutbemizde bir kısmını ifade etmeye çalıştığımız nebevî ahlaktadır.</p>

<p><strong>Değerli Müminler!</strong></p>

<p>Önümüzdeki Pazartesi günü Mevlid Kandilidir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in doğumunun hicri bin beş yüzüncü yılı olması münasebetiyle Mevlid-i Nebi Haftasını “Peygamberimiz ve Güzel Ahlak” temasıyla idrak edeceğiz. Hafta boyunca gerçekleştireceğimiz programlarla Peygamber Efendimiz (s.a.s)’i anmaya, anlamaya ve getirdiği mesajları insanlıkla buluşturmaya gayret göstereceğiz.</p>

<p>Bizleri, Allah Resûlü (s.a.s)’e ümmet kılan Yüce Rabbimize hamd ve sena; peygamberimiz, rehberimiz ve örneğimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya, âline ve ashabına salat ve selam olsun. Mevlid Kandilimiz şimdiden mübarek olsun.</p>

<p><strong>Aziz Kardeşlerim!</strong></p>

<p>Hutbemizi Ahzâb suresinde yer alan şu ayet-i kerimelerin mealiyle bitiriyoruz: <strong>“Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; Allah’ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik.”<a href="#_edn6" name="_ednref6" title=""><strong>[6]</strong></a> </strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Buhârî, Bed’ü’l-vahy, 1.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> İbn Mâce, Nikâh, 50.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr, XXIV, 306.</p>

<p><a href="#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Nesâî, Îmân, 8.</p>

<p><a href="#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Ebû Dâvûd, Sünnet, 15.</p>

<p><a href="#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Ahzâb, 33/45,46.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/21-agustos-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/s6eXGAzgykM/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="41088"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Ağustos 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/14-agustos-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/14-agustos-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 14 Ağustos 2026 tarihli ve "Her Yetim Bir Emanet" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>HER YETİM BİR EMANET</strong></p>

<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>

<p>Bir şehadet haberiyle kor düşmüştü Medine’ye. Allah Resûlü (s.a.s)’in, ‘Kardeşim!’ dediği amcasının oğlu Ca‘fer-i Tayyâr (r.a) şehit olmuş, ardında üç yetim bırakmıştı. Rahmet Elçisi (s.a.s), mateme bürünmüş yetimlerin evine vardı. Onları yanına çağırdı, bağrına bastı, onların ihtiyaçlarını giderdi.<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title="">[1]</a><strong> </strong>Ve bir defasında Rahmet Elçisi (s.a.s), şehadet ile orta parmağını birleştirerek, <strong>“Yetime kol kanat geren kimse ile ben, cennette böyle yan yana olacağız”</strong><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong><sup><strong><sup>[2]</sup></strong></sup></strong></a><strong> </strong>buyurdu.</p>

<p><strong>Aziz Müminler!</strong></p>

<p>Gönül coğrafyamızın bir yanı ateşler içindeyken, öbür yanında bizler, zulmün devam ettiğini unutabiliyoruz. Ekranlar haber yapmayı kestiğinde zulmün de sona erdiği düşüncesine kapılabiliyoruz. Bizler; günlük telaşlarımızın ve dünya meşguliyetlerimizin arkasından koşarken, Gazze’de ve farklı coğrafyalarda insanlar varoluş mücadelesi vermeye devam ediyor. Yine her gün yüzlerce çocuk, zalimlerin bombaları altında ya can veriyor, ya da yetim ve öksüz kalıyor.</p>

<p><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></p>

<p>İnsanlığın kaybettiği merhametin acı bir itirafını, savaşın ortasında minik bir yüreğin ‘Bizim buralarda çocuklar büyümez!’ sözünde görüyoruz. Oysaki çocukların büyüyemediği; oyun alanlarının kabirleri haline geldiği bir dünyada, insanlığın huzurlu olamayacağı açıktır. Yetim ve öksüzlerin; başlarını okşayacak ve yaralarını saracak şefkatli bir el bulmakta zorlandıkları çağımızda, Müslümanların rahat olamayacakları bir gerçektir. Ve şu da bir hakikattir ki; yetimlere sahip çıkmak, onları himaye etmek ve koruyup gözetmek, kendisi de yetim olan Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in sünnetidir.</p>

<p><strong>Değerli Müminler!</strong></p>

<p>Akrabalarımızın ve komşularımızın geride bıraktığı; mahallemizde, şehrimizde ve ülkemizde bulunan yetimler bizim olduğu gibi, mazlum coğrafyalarda hayata tutunmaya çalışan yetimler de bizimdir, Cenâb-ı Hakk’ın bizlere emanetidir. Zira merhametin coğrafyası olmaz. Ümmet olmak bir olmaktır, kardeşlik bağını korumaktır. Belki bugün, elimizden savaşları durdurmak gelmeyebilir. Fakat yarına hazırlık yapmak, zalimlerin heveslerini kursağında bırakacak güce ulaşmak elimizdedir. Unutmamak, duyarsızlaşmamak, mazlumların sesi olmak elimizdedir. Yüce Rabbimizin, <strong>“Yetimi sakın incitme!”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><sup><strong><sup>[3]</sup></strong></sup></a></strong><strong> </strong>emri gereğince, yetimleri biçare bırakmamak; evimizi ve gönlümüzü onlara açmak, yeri geldiğinde koruyucu bir aile olmak, maddi ve manevi desteğimizle onların yanında durmak elimizdedir.</p>

<p><strong>Aziz Kardeşlerim!</strong></p>

<p>Hutbemizi, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: <strong>“Müslümanların evleri arasında en hayırlı ev, içinde kendisine iyi davranılan bir yetimin bulunduğu evdir…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Nesâî, Zînet, 57.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title=""><sup><sup>[2]</sup></sup></a> Buhârî, Talâk, 25.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title=""><sup><sup>[3]</sup></sup></a> Duhâ, 93/9.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title=""><sup><sup>[4]</sup></sup></a> İbn Mâce, Edeb, 6.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/14-agustos-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 00:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/iId3efsCXSc/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="29368"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[7 Ağustos 2026 Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/7-agustos-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/7-agustos-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 7 Ağustos 2026 tarihli ve "Kardeşlik" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="7 A Ğ U S T O S C U M A" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/7-a-g-u-s-t-o-s-c-u-m-a.jpg" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>KARDEŞLİK</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce dinimiz İslam’ın temel hedefi, hem bu dünya hem de ebedi âlemde insanlığın huzur ve mutluluğunu sağlamaktır. Huzur ve mutluluğu sağlamanın yolu ise; kardeş olmaktan, aramızdaki sevgi ve muhabbeti daha da güçlendirmekten geçmektedir. Öyle ki Rahmet Elçisi Peygamberimiz (s.a.s), birbirimizi sevmeyi iman etmenin bir gereği olarak ifade etmiştir.<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title="">[1]</a></p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Savaşların farklı bölgelere yayıldığı, İslam coğrafyasında kan ve gözyaşının hâkim olduğu, ülkemizin ateş çemberinin içine çekilmek istendiği bir dönemde; istikbalimiz, kardeşliğimize bağlıdır. Ecdadımızın canlarını feda ederek bizlere emanet ettiği cennet vatanımızda; sevinçlerimiz, hüzünlerimiz, dualarımız, zenginlik olarak kabul ettiğimiz farklılıklarımız bizleri yekvücut kılacaktır.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Dün olduğu gibi bugün de kardeşliğimize göz diken, muhabbetimize kasteden, bizi birbirimize düşürmek isteyenler olacaktır. Şunu unutmayalım ki, sadece Müslümanların değil, mazlum durumda olan bütün insanların umudu olan bizler, gaflet içerisinde olmadığımız müddetçe düşmanlarımızın emelleri kursaklarında kalacaktır. Cenâb-ı Hakk’ın, <strong>“Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın; bölünüp parçalanmayın”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a> </strong>emri gereğince dinimize ve mukaddesatımıza bağlı kalırsak fitne ve fesat ateşi bizlere dokunamayacaktır. Rahmet Peygamberi (s.a.s)’in, <strong>“Birbirinizle ilgi ve alakayı kesmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin, birbirinize kin beslemeyin, birbirinize haset etmeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun”</strong><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong><sup><strong><sup>[3]</sup></strong></sup></strong></a><strong> </strong>çağrısına kulak verirsek ayrılık ve gayrılık bu topraklarda kendine yer bulamayacaktır. <strong>“Müminler ancak kardeştirler, öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin, Allah’a itaatsizlikten sakının ki rahmetine mazhar olasınız”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a> </strong>emr-i ilahisine göre davranırsak vatanımızın dirliğini ve ümmetin birliğini kimse bozamayacaktır.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Şunu hepimiz biliriz ki;</p>

<p>“Girmeden tefrika bir millete düşman giremez.</p>

<p>Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.”</p>

<p>Bugün bize düşen; fitneye karşı basiretle, ayrılığa karşı vahdet şuuru ile hareket etmek, birbirimizi koruyup gözetmektir. Kardeşliğimizi zedeleyebilecek her türlü şeyden uzak durmak, birbirimizin yükünü hafifletmektir. Milli ve manevi değerlerimiz etrafında buluşmak; birlikte rahmetin, ayrılıkta azabın olduğunu<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title="">[5]</a> unutmamaktır.</p>

<h3><strong>Aziz Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Kendi inanç ve medeniyet köklerimize tutunduğumuzda, bir binanın tuğlaları gibi birbirimize sımsıkı kenetlendiğimizde yarınlarımız daha huzurlu olacaktır. Hutbemizi, Yüce Rabbimizin şu uyarısıyla bitiriyoruz: <strong>“Allah’a ve Resûlüne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><sup><strong><sup>[6]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Müslim, Îmân, 93.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Âl-i İmrân, 3/103.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Tirmizî, Birr ve Sıla, 24.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Hucurât, 49/10.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> İbn Hanbel, IV, 278.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Enfâl, 8/46.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/7-agustos-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/07082026-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="89674"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[31 Temmuz 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/31-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/31-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 31 Temmuz 2026 tarihli ve "Helal Haram Duyarlılığı" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Cuma Ayet Hutbe" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/cuma-ayet-hutbe.jpg" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>HELAL HARAM DUYARLILIĞI</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Helaller ve haramlar; kulu, Allah’ın rızasına kavuşturan ilahi ölçülerdir. Kişiye, hayat yolculuğunda iyi ile kötüyü gösteren kılavuzlardır. Bizler, Allah Resûlü (s.a.s)’in “Helâl bellidir, haram da bellidir…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><sup><strong><sup>[i]</sup></strong></sup></a> sözünden de biliyoruz ki, helal ve haram apaçık ortaya konulmuştur.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Dinimiz İslam ile bizlere bildirilen her bir emir ve yasak; insanın haysiyetini, nesillerin emniyetini ve toplumun huzurunu muhafaza etmek gibi hikmetler barındırmaktadır. Mesela, Yüce Rabbimiz; neslin devamını sağlayan evliliği helal, “Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[ii]</strong></a> ayeti kerimesiyle de toplumu yok eden zinayı haram kılmıştır. Aynı şekilde Allah Teâlâ, toplumda düzen ve adaleti sağlayacak olan ticareti, alın teriyle kazanmayı, emek vermeyi bizlere helal kılarken; bereketi yok eden faizi, ölçü ve tartıda hile yapmayı, ticaret malının ayıbını saklamayı, kısaca insanları aldatmayı haram kılmıştır.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Şunu da bilmeliyiz ki, helal haram duyarlılığı, sofraya konulan lokmanın temiz olmasıyla sınırlı değildir. Mesela, “Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar… Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[iii]</strong></a> ayetleri, iffet ve hayâ gibi insanın onurunu yücelten çok önemli bir hususa işaret etmektedir. Dolayısıyla erkek kadın her Müslüman, iffetini korumalı, giyim kuşamına dikkat etmeli, insanın saygınlığını zedeleyen davranışlardan uzak durmalıdır. Müslümana düşen; hayâ, iffet ve ahlakın bir araya geldiğinde anlamlı olduğunu idrak etmektir. Hem sosyal hayatta hem de dijital mecralarda mahremiyet sınırlarına dikkat etmek; dilini yalandan, gözünü haramdan uzak tutmaktır.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Paylaşma duygusunu ortadan kaldıran, nimeti adilce paylaşmanın önünde en büyük engel olan israf da böyledir. Dünyanın farklı bölgelerinde milyonlarca insan bir lokma ekmeğe, bir damla suya muhtaçken ve israf bize yasaklanmış durumdayken,<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title="">[iv]</a> ülkemizde tonlarca ekmeğin çöpe atılması, sularımızın sorumsuzca sarf edilmesi helal haram sınırının aşıldığına bir işarettir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Rahmet Elçisi (s.a.s)’in, “…Kişinin malını helâlden mi yoksa haramdan mı elde ettiğine bakmayacağı!”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[v]</strong></a><i> </i>sözüyle bizleri ikaz ettiği bir çağa şahitlik etmekteyiz. Helalin hor ve hakir görüldüğü, haramın özendirildiği, gayr-ı meşru söz ve davranışların makul sayıldığı bir zamanın zorluklarıyla karşı karşıyayız. Şunu unutmayalım ki, insanların canına, malına, iffet ve şerefine kastetmek, kamu malına el uzatmak; rüşvet, tefecilik, hırsızlık, içki, uyuşturucu ve kumar gibi kötülüklerden uzak durmak, ancak Yüce Rabbimizin, helal haram ölçüleriyle çizdiği, dosdoğru yolunda olmaktan geçmektedir.</p>

<p>Hutbemizi, Cenâb-ı Hakk’ın şu çağrısıyla bitiriyoruz: <strong>“Ey insanlar! Yeryüzündeki helâl ve temiz olan şeylerden yiyin; şeytanın peşinden gitmeyin, çünkü o apaçık düşmanınızdır.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><sup><strong><sup>[vi]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[i]</a> Müslim, Müsâkât, 107.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[ii]</a> İsrâ, 17/32.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[iii]</a> Nûr, 24/30,31.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[iv]</a> A’râf, 7/31.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[v]</a> Buhârî, Büyû’, 23.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[vi]</a> Bakara, 2/168.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/31-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/31072026-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="22153"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arpaguş: Temel hedefimiz, bilgi ve hikmeti buluşturan Kur’an eğitim modeli geliştirmek]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/arpagus-temel-hedefimiz-bilgi-ve-hikmeti-bulusturan-kuran-egitim-modeli-gelistirmek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/arpagus-temel-hedefimiz-bilgi-ve-hikmeti-bulusturan-kuran-egitim-modeli-gelistirmek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, “Temel hedefimiz, gelenekten beslenen ancak geleceği de doğru okuyabilen bir duyarlılıkla hareket ederek bilgi ve hikmeti buluşturan ve onu ahlaka dönüştüren bir Kur’an eğitim modeli geliştirmek olmalıdır.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Kur’an Kurslarında Çocuklara Yönelik Eğitim Faaliyetleri: Değerlendirme ve Gelecek Perspektifi” konulu Çocukluk Dönemi Kur’an Öğretimi Çalıştayı’na katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başkan Arpaguş, çalıştayda yaptığı konuşmada, erken çocukluk döneminin insanın kimlik, kişilik ve karakterinin şekillendiği en kritik evre olarak kabul edildiğini belirterek, “Bu dönem, zihinsel, ruhsal ve duygusal gelişimlerin de temelini oluşturmaktadır. İnsanî ve ahlakî değerler, toplumsal kurallar, temel bilgi ve beceriler en güçlü şekilde bu dönemde kazandırılır. Çocukluk dönemindeki olumlu dokunuşlar, çocukların geleceğini teminat altına alırken, ihmaller ya da yanlış yönlendirmeler de daha sonraki dönemlerde telafisi mümkün olmayan sorunlara zemin teşkil etmektedir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Kur’an kurslarını çocuğun kişilik inşasına katkı sunmayı hedefleyen bir eğitim alanı olarak görmekteyiz”</strong></p>

<p>İslam eğitim geleneğinde söz konusu çağın fıtratın korunması, güzel ahlakın kazandırılması, sahih ve sağlam bilginin doğru yöntemlerle aktarılması bakımından hayatın en önemli dönemi olarak görüldüğünü ifade eden Başkan Arpaguş, “Bu yönüyle bizler, 4–6 yaş Kur’an kurslarını yalnızca Kur’an okuma becerisinin kazandırıldığı bir öğretim süreci değil; çocuğun fıtratını korumayı, manevî ve ahlakî gelişimini desteklemeyi, sağlam bir kimlik ve kişilik inşasına katkı sunmayı hedefleyen stratejik bir eğitim alanı olarak görmekteyiz.” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Çocukların gelişim özelliklerini dikkate almak sürdürülebilir din eğitiminin temel şartlarından biridir”</strong></p>

<p>Çocukluk döneminin önemi ve hassasiyetine dikkati çeken Başkan Arpaguş, başta ebeveynler olmak üzere herkesin çok daha bilinçli davranması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:</p>

<p>“Her şeyden önce söz konusu dönemin karakteristiği iyi bilinmelidir. Çocukların gelişim özelliklerini dikkate almak nitelikli ve sürdürülebilir bir din eğitiminin temel şartlarından biridir. Çocuğun gelişim özelliklerini dikkate almayan bir din eğitimi, pedagojik açıdan faydalı olabilir mi? Ayrıca farklı yaşlardaki çocukların dikkat süresi, hafızası, soyut düşünme kapasitesi, dil gelişimi ve öğrenme biçimi elbette birbirlerinden farklılık arz edecektir. Dolayısıyla aynı yöntemi bütün çocuklara uygulamak, aynı başarıyı bütün çocuklardan beklemek, bilimsel olmadığı gibi pedagojik açıdan da doğru olmasa gerektir.”</p>

<p><strong>“Bir çocuğun bütün harfleri tanımasından daha önemli olan, Kur’an dersine koşarak gelmesidir”</strong></p>

<p>Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Bizler, Kur’an öğretimindeki başarımızı, öğrencilerin ne kadar ezber yaptığıyla değil, onların Kur’an ile ömür boyu sürecek sevgi ve güven ilişkisi kurabilmeleriyle ölçmeliyiz. Dört-beş yaşlarındaki bir çocuğun bütün harfleri tanımasından daha önemli olan, Kur’an dersine koşarak gelmesidir. O yaşlardaki bir çocuğun uzun sureler ezberlemesinden daha kıymetli olan, Allah sevgisini merhamet merkezli bir şekilde öğrenebilmesidir. Tecvit kurallarını eksiksiz uygulamasından daha değerli olan, Kur’an okumayı, hayatı boyunca sürdüreceği bir alışkanlığa dönüştürebilmesidir.</p>

<p>Dolayısıyla başarı ölçütlerimizi yalnızca ezber miktarı, harfleri tanıma veya tecvit kurallarını uygulama düzeyi üzerinden değil; derse katılım, öğrenme isteği, sosyal etkileşim ve Kur’an’a yönelik olumlu tutum gibi çok boyutlu göstergeler üzerinden okumak mecburiyetindeyiz. Böyle bir yaklaşım hem bilimsel gerçekliklere hem de İslam’ın insan merkezli eğitim anlayışına daha uygun olacaktır.”</p>

<p><strong>“Aslolan, çocuğun soru sorabildiği bir eğitim ortamı sunabilmemizdir”</strong></p>

<p>Sınıf düzeninden materyal tasarımına, etkinlik çeşitliliğinden dijital içeriklere kadar her unsurun, çocuk gelişimi ve psikolojisi açısından dikkatle ele alınması gerektiğini anlatan Başkan Arpaguş, “Etkinliklerle ‘Elifba’ kitabı başta olmak üzere bütün materyaller; keşfetmeyi teşvik eden, oyun temelli öğrenmeyi destekleyen, etkileşimli öğrenmeyi önceleyen, hayal gücünü zenginleştiren bir muhtevaya sahip olmalıdır. Aslolan, çocuğun aktif olduğu, soru sorabildiği, deneyim yaşayabildiği ve öğrenmekten mutluluk duyduğu bir eğitim ortamı sunabilmemizdir.” şeklinde konuştu.</p>

<p>Eğitimin yalnızca sınıf ortamıyla sınırlı olmayan; aile, okul ve sosyal çevreyle etkileşim içinde hayat boyu devam eden bütüncül bir gelişim süreci olduğunu aktaran Başkan Arpaguş, şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Bu bağlamda erken çocukluk dönemindeki Kur’an eğitiminde ailelerin tutum ve beklentileri, eğitim sürecinin niteliğini doğrudan etkileyen temel unsurlardan biridir. Velilerin çocuklarından kısa sürede daha fazla ezber yapmaları, akıcı okumaya erken dönemde geçmeleri veya yaşıtlarının önünde akademik performans sergilemeleri yönündeki beklentileri, çocukların üzerinde büyük bir baskı oluşturabilmektedir. Maalesef bu durum, eğitimin amacından uzaklaşılmasına sebebiyet vermektedir.”</p>

<p><strong>“İrfan merkezli güçlü bir pedagojik yaklaşım geliştirmek zorundayız”</strong></p>

<p>Velilerin erken çocukluk döneminin özellikleri konusunda bilinçlendirilmesi, Kur’an öğretiminin amaç, yöntem ve kazanımları hakkında bilgilendirilmesi ve eğitim sürecine bilinçli ve aktif olarak katılımlarının sağlanmasının büyük önem taşıdığına dikkati çeken Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Bu doğrultuda bizim temel hedefimiz, gelenekten beslenen ancak geleceği de doğru okuyabilen bir duyarlılıkla hareket ederek bilgi ve hikmeti buluşturan ve onu ahlaka dönüştüren bir Kur’an eğitim modeli geliştirmek olmalıdır. Çocuklarımızı kendi medeniyet değerlerimizle buluşturabilmek için İslam eğitim geleneğinde olduğu gibi irfan merkezli güçlü bir pedagojik yaklaşım geliştirmek zorundayız. Bunu yapabildiğimizde hem Kur’an eğitiminde büyük bir başarı yakalayacak hem de inançlı, bilgili, ahlaklı ve şahsiyetli nesiller yetiştirme yolunda çok önemli mesafe kat etmiş olacağız.”</p>

<p><strong>“Kur’an eğitimi, çok paydaşlı bir eğitim alanı olarak görülmeli”</strong></p>

<p>Başkan Arpaguş, “Erken çocukluk dönemi Kur’an eğitiminin niteliği ve sürdürülebilir başarısı; başta Diyanet İşleri Başkanlığımız olmak üzere İlahiyat Fakültelerimizin, sosyal bilimler alanında çalışan akademisyenlerimizin ve toplumun bütün kesimlerinin ortak sorumluluk üstlenmesine ve işbirliği içinde hareket etmesine bağlıdır. Onun için erken çocukluk dönemi Kur’an eğitimi, çok paydaşlı bir eğitim alanı olarak görülmeli ve stratejik bir yöntemle ele alınmalıdır.” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Çocuklarımızı geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çaba ve gayret sarf ediyoruz”</strong></p>

<p>Başkanlığın, Kur’an eğitimini bu bilinçle sürdürmenin gayreti içerisinde olduğunu kaydeden Başkan Arpaguş, “Çocuklarımızı maddi-manevi her yönden yetiştirmek ve geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çaba ve gayret sarfediyoruz. Onların başta Yaratıcımızla olmak üzere, kendileriyle, aileleriyle, toplumla ve çevreyle barışık bir şekilde yetişmeleri; vatanımıza, milletimize, medeniyetimize ve tüm insanlığa faydalı birey olmaları için hiçbir fedakârlıktan kaçınmıyoruz, kaçınmayacağız.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle tamamladı:</p>

<p>“Çocuklarımızı geleceğe en güzel şekilde hazırlama noktasında bilimin ortaya koyduğu gerçekliklerden, çağın imkân ve fırsatlarından azami ölçüde istifade etmeye çalışıyoruz. Eğitim programlarımızı ve ders materyallerimizi çocuk psikologları, çocuk gelişimi uzmanları, pedagoglar, akademisyenler ve sahadaki eğitimcilerimizin katkıları ile sürekli güncelleme çabasındayız. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz çalıştayımızda bu hassasiyetin bir tezahürüdür. İnanıyorum ki burada alacağımız kararlar, hazırlayacağımız programlar ve geliştireceğimiz yöntemler, yarının Türkiye’sinde doğru bilgi ile donanmış, dinine, değerlerine ve kültürüne bağlı nesillerin yetişmesine çok önemli katkılar sunacaktır.”</p>

<p>Çalıştaya Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hüseyin Hazırlar, Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Başkanı Osman İyişenyürek, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Sedide Akbulut, Konya İl Müftüsü Prof. Dr. Ali Öge ve Başkanlık personeli katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Haber</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/arpagus-temel-hedefimiz-bilgi-ve-hikmeti-bulusturan-kuran-egitim-modeli-gelistirmek</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 23:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/-tuuf1etmYw/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="19512"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Motif motif işlenen taşlarda gölgeler yüzyıllardır kıyama duruyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/motif-motif-islenen-taslarda-golgeler-yuzyillardir-kiyama-duruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/motif-motif-islenen-taslarda-golgeler-yuzyillardir-kiyama-duruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupalı bilim insanlarınca "Anadolu'nun El-Hamrası" olarak da nitelendirilen, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası'nın 3 boyutlu binlerce motife sahip kapılarında, yılın belirli aylarında ve saatlerinde oluşan gölgeler ziyaretçileri hayran bırakıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/motif-motif-islenen-taslarda-golgeler-yuzyillardir-kiyama-duruyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/divrigi-cami-motif-kapi-20.jpg" type="image/jpeg" length="62027"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zirvedeki tarihi cami ile dolunay]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/zirvedeki-tarihi-cami-ile-dolunay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/zirvedeki-tarihi-cami-ile-dolunay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van Kalesi ve zirvesinde bulunan tarihi Süleyman Han Camii, dolunay ile güzel görüntü oluşturdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Van Kalesi ve zirvesinde bulunan tarihi Süleyman Han Camii, dolunay ile görüntülendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/zirvedeki-tarihi-cami-ile-dolunay</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/d-o-l-u-n-a-y-c-a-m-i-2.jpg" type="image/jpeg" length="30862"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başkan Arpaguş: Ayasofya’nın asli kimliğine kavuşturulması milletimizin değerlerine sahip çıktığının göstergesidir]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/baskan-arpagus-ayasofyanin-asli-kimligine-kavusturulmasi-milletimizin-degerlerine-sahip-ciktiginin-gostergesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/baskan-arpagus-ayasofyanin-asli-kimligine-kavusturulmasi-milletimizin-degerlerine-sahip-ciktiginin-gostergesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, “Asil ecdadımıza vefanın bir tezahürü olarak Ayasofya’nın yeniden asli kimliğine kavuşturulması, milletimizin kendi değerlerine ve medeniyetine sahip çıktığının bir göstergesidir. Aynı zamanda köklerinden aldığı güçle yeni bir gelecek inşa etme azminin bir yansımasıdır.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından İstanbul’da düzenlenen “Fethin Nişanesi, Medeniyetin Kalbi: Çağları Aşan Mabet Ayasofya” programına katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Haber</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/baskan-arpagus-ayasofyanin-asli-kimligine-kavusturulmasi-milletimizin-degerlerine-sahip-ciktiginin-gostergesidir</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 23:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/2_Azt_paKKQ/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="15518"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[24 Temmuz 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/24-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/24-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 24 Temmuz 2026 tarihli ve "İslam Medeniyeti" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="İ S L A M M E D E N İ Y E T İ" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/i-s-l-a-m-m-e-d-e-n-i-y-e-t-i.jpg" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>İSLAM MEDENİYETİ</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce Rabbimiz Hûd sûresinde şöyle buyurmaktadır: <i>“<strong>Semûd kavmine de kardeşleri Sâlih’i gönderdik. O dedi ki: ‘Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka ilâhınız yoktur. Sizi topraktan yaratan ve yeryüzünü imar etme sorumluluğunu size veren O’dur. O halde O’ndan bağışlanma dileyin ve samimiyetle tövbe edin. Şüphesiz Rabbim çok yakındır, dualara karşılık verendir.’”</strong></i><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong><strong>[i]</strong></strong></a></p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Yüce Allah, insanı yeryüzünün bir emanetçisi olarak yaratmış ve ona hayatı imar etme sorumluluğu yüklemiştir. Bu sorumluluk; şehirler inşa ederken, ahlak ve faziletin korunduğu bir hayat kurabilmektir. İşte medeniyet, maddi eserlerle birlikte manevi değerleri de yaşatan bu anlayışın adıdır.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Kur’an’ın ve sünnet-i seniyyenin rehberliği üzerine kurulan ve on beş asırlık tecrübeyle yoğrulan İslam medeniyeti; ilmi ibadetle, çalışmayı dürüstlükle, gücü adaletle, zenginliği paylaşmayla buluşturarak yükselmiştir. Tarih boyunca inşa edilen camiler, vakıflar ve kütüphaneler; insanımıza hizmet eden, toplumu ayakta tutan bu medeniyet tasavvurunun birer simgesi olmuştur.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>İslam medeniyetinin temel gayesi; kalpleri kazanmak, zihinleri ve gönülleri aynı inanç, duygu ve idealde buluşturabilmektir. <i><strong>“Şüphesiz Allah adaleti, iyiliği ve yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalığı ve azgınlığı yasaklar”</strong></i><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong><strong>[ii]</strong></strong></a> ayet-i kerimesinde yer alan ilahi ölçüler bu medeniyetin temelidir. Zira, iyiliğin unutulduğu ve ahlakın ihmal edildiği bir toplumun kalıcı bir gelecek kurması mümkün değildir.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Camilerimiz, kardeşliğimizi pekiştiren; okullarımız, bilgiyle birlikte erdemi öğreten; iş yerlerimiz ise dürüstlüğün, emeğe saygının ve helal kazancın yaşatıldığı mekânlar olmalıdır. Her birimiz, bulunduğumuz yerde iyiliği temsil edebilirsek medeniyetimiz de güç kazanacaktır. Bize düşen; ecdadımızdan devraldığımız mirası korumak ve onu daha da zenginleştirerek gelecek nesillere ulaştırmaktır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, <strong>“Nerede olursan ol, Allah’a karşı sorumluluğunun bilincinde ol! Kötülüğün peşinden iyi bir şey yap ki onu yok etsin. İnsanlara da güzel ahlâka uygun biçimde davran!”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[iii]</strong></a></strong> emri gereğince, Rabbimize karşı kulluk görevimizi ifa ederken, insanlığa faydalı olmayı da hayatımızın gayesi hâline getirmektir. Yine bize düşen, medeniyetimizden ilham alarak geleceğimizi iman, ilim, hikmet ve güzel ahlakla inşa etmektir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Bugün, İstanbul’un fethinin nişanesi ve ecdadımızın kıymetli emaneti Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi’nin yeniden cemaatiyle buluştuğu gündür. Ayasofya Camiinden yankılanan ezan-ı Muhammedî, İstanbul’un fethinde olduğu gibi şanlı milletimizin adalet ve merhametinin yeryüzüne ilanıdır. Camilerimiz, aziz milletimizin maziyle köprüler kurduğu ve istikbalini yoğurduğu manevi kalelerimizdir. Toplumun her kesimini; gencini, yaşlısını ve çocuğunu aynı kubbe altında bir aile kılan bu mabetler, birleştirici ruhunu kıyamete kadar sürdürecektir.</p>

<p>Camilerimizin minarelerinden okunan ezanlarımızın gök kubbemizde ebediyen yankılanması niyazıyla; hutbemizi, Tevbe sûresinde yer alan şu ayet-i kerimenin mealiyle bitiriyoruz: <strong>“Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve yalnızca Allah’tan korkan ve çekinen kimseler imar edebilirler. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.”</strong><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong><sup><strong><sup>[iv]</sup></strong></sup></strong></a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[i]</a> Hûd, 11/61.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[ii]</a> Nahl, 16/90.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[iii]</a> Tirmizî, Birr, 55.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[iv]</a> Tevbe, 9/18.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/24-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/24072026-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="22134"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarlada izi olanlar]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tarlada-izi-olanlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tarlada-izi-olanlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye genelinde Temmuz 2026 itibarıyla tarım işçilerinin zorlu hasat mesaisi sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yurt genelinde Temmuz 2026 itibarıyla tarım işçilerinin zorlu hasat mesaisi sürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tarlada-izi-olanlar</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/tarla-isci.jpg" type="image/jpeg" length="12244"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mısır'da İslam mimarisinin zirve eserlerinden: Sultan Kayıtbay Külliyesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/misirda-islam-mimarisinin-zirve-eserlerinden-sultan-kayitbay-kulliyesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/misirda-islam-mimarisinin-zirve-eserlerinden-sultan-kayitbay-kulliyesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mısır'ın başkenti Kahire'de bulunan ve Memlük Sultanlığı döneminde hüküm süren Sultan Eşref Kayıtbay tarafından 1472-1474 yılları arasında yaptırılan tarihi Sultan Kayıtbay Camii, tamamlanan kapsamlı restorasyon çalışmaların ardından açılışı sırasında görüntülendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sultan Kayıtbay'ın türbesini de içerisinde barındıran ve kuruluş yazıtında medrese olarak tanımlanan külliye, ablak tekniğiyle süslenmiş taçkapısı, geometrik yıldız motifleriyle bezenen kubbesi ve geometrik taş oyma süslemeleriyle İslam mimarisinin ve Memlük sanatının zirve eserlerinden biri olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mısır'ın 1 cüneyhlik banknotunu da süsleyen bu tarihi yapı, zamanın yıpratıcı etkisi nedeniyle başlatılan bakım ve onarım çalışmalarının sona ermesi ve İslam dünyasının kültürel mirasını canlandırma vizyonu doğrultusunda yeniden ziyarete açıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/misirda-islam-mimarisinin-zirve-eserlerinden-sultan-kayitbay-kulliyesi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 15:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/sultan-kayitbay-kulliyesi-3.jpg" type="image/jpeg" length="32864"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşure kazanları bolluk ve bereket için kaynıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Asırlardır paylaşmanın simgesi kabul edilen aşure geleneği, muharrem ayında yaşatılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/a-s-u-r-e-5.jpg" type="image/jpeg" length="21479"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Han Yunus'ta yıkımın gölgesinde günlük yaşam]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Abluka altındaki Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinde yaşayan Filistinliler, İsrail saldırılarının geride bıraktığı ağır yıkımın ortasında yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Temel ihtiyaçlardan yoksun kalan aileler, yıkılan evlerinin yakınında kurdukları derme çatma çadırlarda ve ağır hasarlı binalarda zorlu koşullar altında günlük yaşam mücadelesi veriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/han-yunus-yasam-5.jpg" type="image/jpeg" length="68508"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Lübnan'ın Kalile beldesindeki yıkım görüntülendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalci İsrail Lübnan'ın güneyindeki Kalile beldesine düzenlediği hava saldırıları sonucu bölgedeki birçok yapı ağır hasara uğradı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İşgalci İsrail Lübnan'ın güneyindeki Kalile beldesine düzenlediği hava saldırıları sonucu bölgedeki birçok yapı ağır hasara uğradı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırıların ardından beldede oluşan yıkım görüntülendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 16:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/israil-saldirisi-5.jpg" type="image/jpeg" length="41262"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Köstence’deki Kral Camii ziyaretçilerin ilgi odağı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Romanya'nın Köstence kentinde, 1913 yılında Romanya Kralı I. Carol tarafından yaptırılan ve Romanya'nın ilk betonarme binası olan Kral Camii, hem mimarisi hem de tarihi önemiyle ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı mimarisinden izler taşıyan caminin 47 metre yüksekliğindeki minaresine çıkan ziyaretçiler, Karadeniz kıyısındaki Köstence'nin panoramik manzarasını seyredebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günümüzde ibadete açık olan camide, Müslümanlar namazlarını kılmayı sürdürürken, yapı aynı zamanda şehrin en önemli turistik mekanlarından biri olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kostence-kral-cami-11.jpg" type="image/jpeg" length="11872"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk dünyasının manevi başkenti Türkistan]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Türk dünyasının manevi başkenti" ilan edilen Kazakistan'ın Türkistan şehri, tarihi ve kültürel miras zenginliğiyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini bekliyor. Hoca Ahmet Yesevi Türbesi (fotoğrafta) kentin önemli tarihi yapıları arasında yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/turistan-33.jpg" type="image/jpeg" length="39688"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
