<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Diyanet Haber</title>
    <link>https://www.diyanethaber.com.tr</link>
    <description>Diyanet Haber / Diyanet Sınav / Diyanet Duyuru / Diyanet Hutbe / Müftülükler / İslam Dünyası / Kültür Sanat / #Keşfet / www.diyanethaber.com.tr</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 17 Aug 2026 19:33:38 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karabük’te Hafızlık Öğrencilerine Yönelik Piknik Programı Düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/karabukte-hafizlik-ogrencilerine-yonelik-piknik-programi-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/karabukte-hafizlik-ogrencilerine-yonelik-piknik-programi-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karabük İl Müftülüğü tarafından hafızlık eğitimi alan öğrencilerin moral ve motivasyonlarını desteklemek amacıyla piknik programı düzenlendi. Programda öğrenciler, çeşitli sosyal ve sportif etkinliklerle keyifli vakit geçirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Karabük İl Müftülüğü bünyesinde eğitim faaliyetlerini sürdüren 5000 Evler Erkek Hafızlık Kur’an Kursu ile 5000 Evler Mustafa Boyraz Kız Hafızlık Kur’an Kursu öğrencileri, Aladağ Mesire Alanı’nda düzenlenen piknik programında bir araya geldi.</strong></p>

<p>Hafızlık eğitimine devam eden öğrencilerin moral ve motivasyonlarını artırmak amacıyla gerçekleştirilen programda cemaatle namaz kılındı, ilahiler seslendirildi, çeşitli oyunlar oynandı ve sportif etkinlikler gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öğrenciler ayrıca kendileri için hazırlanan ikramlarla aynı sofrada bir araya geldi.</p>

<h3><strong>“Sosyal ve manevi projeler devam edecek”</strong></h3>

<p>Programa Karabük İl Müftüsü Ali Erhun, İl Müftü Yardımcısı Fatime Kartı, Eğitim Hizmetleri Şube Müdürü Abdülkerim Öztürk, Kur’an kursu öğreticileri ve öğrenciler katıldı.</p>

<p>Program boyunca öğrencilerle yakından ilgilenen İl Müftüsü Erhun, hafızlık eğitiminin önemine değinerek bu tür sosyal etkinliklerin öğrencilerin moral ve motivasyonlarına katkı sağladığını ifade etti.</p>

<p>Erhun, hafızlık öğrencilerine yönelik manevi ve sosyal projelerin devam edeceğini belirtti.</p>

<p>Dini, sosyal ve kültürel etkinliklerle devam eden program, hatıra fotoğraflarının çekilmesinin ardından sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Karabük Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/karabukte-hafizlik-ogrencilerine-yonelik-piknik-programi-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 19:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/karabukte-hafizlik-ogrencilerine-yonelik-piknik-programi-duzenlendi.jpg" type="image/jpeg" length="82772"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yaz Kur’an Kursları Bilgi Yarışmasında Dereceye Giren Öğrenciler Ödüllendirildi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/yaz-kuran-kurslari-bilgi-yarismasinda-dereceye-giren-ogrenciler-odullendirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/yaz-kuran-kurslari-bilgi-yarismasinda-dereceye-giren-ogrenciler-odullendirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz Kur’an Kursları kapsamında düzenlenen bilgi yarışmasında dereceye giren öğrenciler ödüllendirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>‎Seyhan İlçe Müftülüğüne bağlı Özgür Camii’nde düzenlenen ödül törenine İl Müftüsü Mehmet Taşcı, öğrenciler, aileleri ve Kur’an kursu öğreticileri katıldı. Program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.</strong></p>

<p>‎Programda konuşan İl Müftüsü Mehmet Taşcı, Yaz Kur’an Kursları’nın öğrencilerin Kur’an-ı Kerim’i öğrenmeleri ve dini bilgilerini geliştirmeleri açısından önemli olduğunu ifade ederek bilgi yarışmasına katılan tüm öğrencileri tebrik etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>‎Yaz Kur’an Kursları Bilgi Yarışması’nda dereceye giren ilk 101 öğrenciye tablet hediye edildi. Öğrencilerin ödülleri, İl Müftüsü Mehmet Taşcı tarafından takdim edildi.</p>

<p>‎Program, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Adana Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/yaz-kuran-kurslari-bilgi-yarismasinda-dereceye-giren-ogrenciler-odullendirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 17:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/yaz-kuran-kurslari-bilgi-yarismasinda-dereceye-giren-ogrenciler-odullendirildi1.jpg" type="image/jpeg" length="15304"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Susurluk'ta Yaz Kur'an Kursları Kapanış Programı düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/susurlukta-yaz-kuran-kurslari-kapanis-programi-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/susurlukta-yaz-kuran-kurslari-kapanis-programi-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir Susurluk'ta yaz Kur'an kursları, hatim cemiyeti ve yılsonu kapanış programı ile tamamlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Susurluk İlçe Müftülüğü Yenimahalle Camii’nde 6 Temmuz tarihinde 250 öğrencinin katılımıyla başlayan Yaz Kur'an kursları, düzenlenen görkemli bir programla taçlandırıldı. Kurs süresince 100 öğrenci Kur’an-ı Kerim okumayı öğrenirken, 30 öğrenci ise Kur'an-ı Kerim'i hatmetmenin sevinç ve gururunu yaşadı.</p>

<p>Yaklaşık 3 bin misafirin katıldığı programa Susurluk Kaymakamı Turgut Gülen, İl Müftü Vekili Gafur Yıldırım, ilçe protokolü, din görevlileri, öğretici ve öğrenciler, veliler ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p>Programın açılış ve selamlama konuşmalarında Kur'an eğitimine verilen öneme vurgu yapıldı. Kaymakam Turgut Gülen, programın son derece kapsamlı ve güzel hazırlandığını belirterek duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p>İl Müftü Vekili Gafur Yıldırım ise öğrenci ve velileri tebrik ederek, kursun kış aylarında da devam edeceğini hatırlattı. Programın hazırlanmasındaki emeğe değinerek kursta görev yapan öğreticilere, Yenimahalle Camii İmam Hatibi Halil İbrahim Dumlu'ya ve organizasyonda emeği ve katkısı olan herkese teşekkür etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programın sonunda, eğitim dönemi boyunca gösterdikleri başarılar ile dereceye giren 8 öğrenciye ve kursa katılan tüm öğrencilere motivasyon amacıyla hediyeler takdim edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Balıkesir Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/susurlukta-yaz-kuran-kurslari-kapanis-programi-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 17:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/susurlukta-yaz-kuran-kurslari-kapanis-programi-duzenlendi-1.jpg" type="image/jpeg" length="81143"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yalova İl Müftüsü İlyas Yılmaztürk’ün Babası Vefat Etti]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/yalova-il-muftusu-ilyas-yilmazturkun-babasi-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/yalova-il-muftusu-ilyas-yilmazturkun-babasi-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalova İl Müftüsü İlyas Yılmaztürk’ün babası Ömer Ziya Yılmaztürk vefat etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yalova İl Müftüsü İlyas Yılmaztürk’ün babası Ömer Ziya Yılmaztürk vefat etti.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Merhum Yılmaztürk’ün cenazesi, 18 Ağustos 2026 Salı günü Trabzon’un Hayrat ilçesine bağlı Geçitli köyünde öğle namazının ardından kılınacak cenaze namazını müteakip aile kabristanında toprağa verilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yalova Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/yalova-il-muftusu-ilyas-yilmazturkun-babasi-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/05/kuran-kursu-ogreticis-karaman-vefat-etti.webp" type="image/jpeg" length="58267"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ezanı Güzel Okuma Bölge Yarışmaları 10 İlde Gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ezani-guzel-okuma-bolge-yarismalari-10-ilde-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ezani-guzel-okuma-bolge-yarismalari-10-ilde-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca Camiler ve Din Görevlileri Haftası kapsamında düzenlenen “Ezanı Güzel Okuma Bölge Yarışmaları”, 10 ilde gerçekleştirildi. İl birincileri, bölge birinciliği için ezanı en güzel şekilde okumak üzere yarıştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3><strong>Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 1-7 Ekim 2026 tarihleri arasında kutlanacak Camiler ve Din Görevlileri Haftası dolayısıyla din görevlilerine yönelik düzenlenen mesleki yarışmalar devam ediyor.</strong></h3>

<p>Bu kapsamda düzenlenen “Ezanı Güzel Okuma Bölge Yarışmaları”; Antalya, Batman, Bayburt, Bilecik, Çankırı, Elazığ, İstanbul, İzmir, Sinop ve Van’da gerçekleştirildi.</p>

<p><img alt="" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/ezani-guzel-okuma-bolge-yarismalari-10-ilde-gerceklestirildi1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>İl birincileri bölge yarışmalarında buluştu</strong></h3>

<p>Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan yarışma programları, bölge komisyon üyelerinin yerlerini alması ve protokol konuşmalarıyla devam etti.</p>

<p>Komisyon başkanları tarafından yarışmacılara Camiler ve Din Görevlileri Haftası ile yarışmanın usul ve esaslarına ilişkin bilgi verildi.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/ezani-guzel-okuma-bolge-yarismalari-10-ilde-gerceklestirildi2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" />Kura çekiminin ardından illerinde birinci olarak bölge yarışmalarına katılmaya hak kazanan din görevlileri sırayla ezan okudu. Yarışmacıların icraları bölge komisyonları tarafından değerlendirmeye alındı.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/ezani-guzel-okuma-bolge-yarismalari-10-ilde-gerceklestirildi3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /><strong>Din görevlilerinin mesleki gelişimine katkı</strong></p>

<p>Yarışma programlarında din görevlilerinin mesleki bilgi, beceri ve yetkinliklerinin geliştirilmesine yönelik konuşmalar da yapıldı. Programlar ilahi dinletileriyle devam etti.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/ezani-guzel-okuma-bolge-yarismalari-10-ilde-gerceklestirildi4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" />Yarışmaların sonunda dereceye girenler belirlenirken, katılımcılara il müftülükleri tarafından çeşitli ödüller takdim edildi.</p>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Camiler ve Din Görevlileri Haftası kapsamında düzenlenen mesleki yarışmalarla din görevlilerinin mesleki gelişimlerinin desteklenmesi amaçlanıyor.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/ezani-guzel-okuma-bolge-yarismalari-10-ilde-gerceklestirildi5.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p><img alt="" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/ezani-guzel-okuma-bolge-yarismalari-10-ilde-gerceklestirildi6.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ezani-guzel-okuma-bolge-yarismalari-10-ilde-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 16:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/ezani-guzel-okuma-bolge-yarismalari-10-ilde-gerceklestirildi.jpg" type="image/jpeg" length="12716"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rabbimiz! Bizi Şahitlerle Beraber Yaz!]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/rabbimiz-bizi-sahitlerle-beraber-yaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rabbimiz-bizi-sahitlerle-beraber-yaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Allah’a iman etmek, gönderdiği peygamberlere tabi olmayı gerektirir. Mümin inandığı şeylere gözüyle şahit olmuş, görmüş gibi kesin olarak inanır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>“Rabbimiz! İndirdiğine inandık ve peygambere tâbi olduk; artık bizi şahitlerle beraber yaz.”<br />
(Âl-i İmrân, 3/53)</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Hz. İsâ</strong> insanlara tebliğde bulunduğunda kavminin çoğu bundan hoşlanmamış ve hatta onu öldürmek istemişlerdi. Bunu anlayan Hz. İsâ, Allah’a giden yolda kimlerin kendisine yardımcı olabileceğini sordu. Sayıca az olan müminler ortaya çıkıp “Allah’ın yardımcıları biziz” cevabını verdiler ve Allah’ın birliğine, Hz. İsâ’nın doğruluğuna <strong>şahit</strong>lik yaptılar. Bu müminlere “<strong>havari</strong>ler” denir. Yukarıdaki ayet, <strong>havari</strong>lerin dualarından biri olup ülkemizde müezzinlerin birçoğu teravih namazından sonraki duadan önce bunu okumaktadır.</p>

<p>Allah’a iman etmek, gönderdiği peygamberlere tabi olmayı gerektirir.<br />
Mümin inandığı şeylere gözüyle <strong>şahit </strong>olmuş, görmüş gibi kesin olarak inanır.</p>

<p><strong>Âmennâ:</strong> Biz inandık, biz iman ettik.<br />
<strong>Şahidîn:</strong> Gerçeğe tanıklık edenler, <strong>şahit</strong>ler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bir Ayet</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/rabbimiz-bizi-sahitlerle-beraber-yaz</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2022/11/rabbimiz-bizi-sahitlerle-beraber-yaz_97683.jpg" type="image/jpeg" length="33553"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Arpaguş’tan “17 Ağustos Depremi” paylaşımı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/diyanet-isleri-baskani-prof-dr-arpagustan-17-agustos-depremi-paylasimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/diyanet-isleri-baskani-prof-dr-arpagustan-17-agustos-depremi-paylasimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümü dolayısıyla anma mesajı yayımladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Diyanet İşleri Başkanlığının sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımda, şu ifadelere yer verildi:</strong></p>

<p>“17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden yıllar geçse de o gecenin acısı ve milletimizin hafızasında bıraktığı derin izler hâlâ tazeliğini korumaktadır. Bu büyük felakette hayatını kaybeden aziz kardeşlerimizi rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyor; geride kalan ailelerine sabr-ı cemil diliyorum.</p>

<p>Yüce Rabbimiz depremde vefat eden tüm kardeşlerimize rahmetiyle muamele eylesin, mekânlarını cennet eylesin. Aziz milletimize bir daha böylesine büyük acılar yaşatmasın; ülkemizi, memleketimizi ve tüm insanlığı her türlü afetten, felaketten ve musibetten muhafaza eylesin.</p>

<p>17 Ağustos Marmara Depremi’nde, 6 Şubat depremlerinde ve ülkemizin dört bir yanında meydana gelen tüm depremlerde ve afetlerde hayatını kaybedenleri rahmetle anıyor, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum.”</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş:<br />
<br />
“17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden yıllar geçse de o gecenin acısı ve milletimizin hafızasında bıraktığı derin izler hâlâ tazeliğini korumaktadır. Bu büyük felakette hayatını kaybeden aziz kardeşlerimizi rahmet, minnet… <a href="https://t.co/uwlpjTRVfW" rel="nofollow">pic.twitter.com/uwlpjTRVfW</a></p>
— T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı (@diyanetbasin) <a href="https://x.com/diyanetbasin/status/2089248914775892060?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 17, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Safi Arpaguş</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/diyanet-isleri-baskani-prof-dr-arpagustan-17-agustos-depremi-paylasimi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/safi-arpagus-3.jpg" type="image/jpeg" length="70422"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hevâ Ve Nefsin Esiri Olmadan Yaşamak]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/heva-ve-nefsin-esiri-olmadan-yasamak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/heva-ve-nefsin-esiri-olmadan-yasamak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Ayet: … Sana gelen bu ilimden sonra eğer sen onların hevâ ve heveslerine uyarsan, Allah tarafından senin için ne bir dost vardır, ne de bir koruyucu. (Ra’d, 13/37)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hevâ terim olarak akıl ve din tarafından yasaklanan kötü arzulara karşı nefsin eğilimidir. Nefis ise Arap dilinde; ruh, hayat, nefes, varlık, zat, insan, can, candan kinaye olarak akıcı hâldeki kan anlamlarındadır. İslam geleneğinde de insanın içindeki kötü duyguların, meşru olmayan isteklerin kaynağı karşılığında kullanılmıştır. İnsan özgür iradesiyle kendi lehine veya aleyhine karar verecek ve bu kararından da kendisi sorumlu tutulacaktır. Dolayısıyla erdem, süfli arzulara sahip olmamak değil, bu tür duygular nefiste uyandığı zaman onları dizginleyebilmektir. Bunun yolu da nefse ızdırap çektirmek suretiyle onu köreltmeyi esas alan yaklaşımla hareket etmek değildir. Bu, Müslümanlığın özüyle bağdaşmamaktadır. Dinimizde nefsi kötülemek ve ezmek değil, tezkiye etmek ve arındırmak esastır. Günümüzde dinî ve ahlaki kaygıların bireysel ve toplumsal yaşamdan tecrit edilmeye çalışılması, nefsi ayartan unsurların her geçen gün artması toplumu sarsan sorunların büyümesine sebep olmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• Gölcük (Kocaeli) Depremi (1999)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/heva-ve-nefsin-esiri-olmadan-yasamak</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/mehmet/takvim-2026/agustos-17.jpg" type="image/jpeg" length="27800"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyanet'ten İşitme Engellilere Özel Temel Dini Bilgiler Seti]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/diyanetten-isitme-engellilere-ozel-temel-dini-bilgiler-seti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/diyanetten-isitme-engellilere-ozel-temel-dini-bilgiler-seti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü işitme engelli vatandaşlara yönelik QR destekli Temel Dini Bilgiler Seti hazırladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Diyanet İşleri Başkanlığı, yaygın din eğitimi hizmetlerinin erişilebilirliğini artırmak amacıyla işitme engelli bireylere yönelik “İtikat, İbadet, Ahlak ve Siyer” kitaplarından oluşan yeni bir eğitim seti hazırladı. QR kodlarla desteklenen kitaplarda yer alan konulara işaret diliyle hazırlanan videolar üzerinden de ulaşılabilecek.</strong></p>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Kur’an kurslarında eğitim gören işitme engelli bireylerin din eğitiminden daha etkin şekilde yararlanabilmesi amacıyla hazırladığı eğitim materyallerine yenilerini ekledi.</p>

<p>Program ve Materyal Geliştirme Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan yeni set; <strong>İtikat, İbadet, Ahlak ve Siyer</strong> olmak üzere dört temel kitaptan oluşuyor.</p>

<h3><strong>İşitme engelli bireylerin ihtiyaçları dikkate alındı</strong></h3>

<p>Çalışma, daha önce işitme engelli bireylerin beklenti ve ihtiyaçlarının karşılanması, eğitimde sürekliliğin sağlanması ve Kur’an kursu öğreticilerinin eğitim sürecini planlı, programlı ve etkin şekilde yürütebilmesi amacıyla hazırlanan özel eğitim programını destekleyecek şekilde geliştirildi.</p>

<p>Programın daha etkin uygulanması ve temel dinî bilgilerin işitme engelli bireylere erişilebilir ve anlaşılır biçimde aktarılması amacıyla hazırlanan kitapların içerik geliştirme sürecinde de farklı kesimlerin görüşlerinden yararlanıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kitaplar hazırlanırken <strong>işitme engelli bireylerin yanı sıra alan uzmanlarının ve sahada görev yapan Kur’an kursu öğreticilerinin görüşleri dikkate alındı.</strong> Böylece eğitim materyallerinin hedef kitlenin ihtiyaçlarına uygun şekilde hazırlanması amaçlandı.</p>

<h3><strong>QR kod okutulacak, işaret dili videosu açılacak</strong></h3>

<p>Yeni eğitim setinin öne çıkan özelliklerinden biri de basılı materyallerin dijital içeriklerle desteklenmesi oldu.</p>

<p>İşitme engelli bireylerin kitaplarda ele alınan konuları daha kolay takip edebilmeleri amacıyla içeriklerin <strong>işaret diliyle anlatıldığı videolar</strong> hazırlandı. Kitaplara yerleştirilen QR kodlar sayesinde kullanıcılar, mobil cihazlarının kameralarıyla karekodları okutarak ilgili konuya ait işaret dili videosuna doğrudan erişebilecek.</p>

<p>Böylece basılı kitap ile işaret diliyle hazırlanan dijital anlatım aynı eğitim materyalinde buluşturulmuş olacak.</p>

<h3><strong>Sahih dinî bilgiye erişim kolaylaşacak</strong></h3>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığının işitme engelli bireylere yönelik hazırladığı yeni setle, yaygın din eğitimi hizmetlerinde erişilebilirliğin güçlendirilmesi ve engelli bireylerin <strong>sahih ve güvenilir dinî bilgiye daha kolay ulaşabilmesi</strong> hedefleniyor.</p>

<p>İtikat, ibadet, ahlak ve siyer alanlarındaki temel bilgileri bir araya getiren QR kod destekli kitap setinin, aynı zamanda Kur’an kursu öğreticilerinin işitme engelli bireylere yönelik eğitim faaliyetlerini daha sistemli ve etkin biçimde yürütmelerine katkı sağlaması amaçlanıyor.</p>

<p><img alt="" height="1600" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/isitme-engelliler-egitim-seti-diyanet-haber.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1309" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER, EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/diyanetten-isitme-engellilere-ozel-temel-dini-bilgiler-seti</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 23:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/isitme-engelliler-egitim-seti.jpg" type="image/jpeg" length="14782"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mübarek Vakitler: Allah'ın Rızasını Kazanma Fırsatları]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/mubarek-vakitler-allahin-rizasini-kazanma-firsatlari-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/mubarek-vakitler-allahin-rizasini-kazanma-firsatlari-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Namaz kılmanın yasak olduğu üç vakit hangileridir? İslâm'da önemli gün ve geceler hangileridir? Haram aylar nelerdir? Üç aylar nasıl değerlendirilmelidir?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ) عَنِ النَّبِيِّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: “مَنْ قَامَ لَيْلَةَ الْقَدْرِ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ، وَمَنْ صَامَ رَمَضَانَ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ.”<br />
Ebû Hüreyre'den (ra) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p>“Her kim inanarak ve (sevabını Allah'tan (cc)) umarak Kadir gecesini ibadetle geçirirse geçmiş günahları bağışlanır. Her kim Ramazan orucunu inanarak ve (mükâfatını Allah'tan (cc)) umarak tutarsa geçmiş günahları bağışlanır.”</p>

<p>(B1901 Buhârî, Savm, 6)</p>

<p>***</p>

<p>عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : “مَا مِنْ أَيَّامٍ الْعَمَلُ الصَّالِحُ فِيهِنَّ أَحَبُّ إِلَى اللَّهِ مِنْ هَذِهِ الْأَيَّامِ الْعَشْرِ.”</p>

<p>İbn Abbâs'tan (ra) rivayet edildiğine göre, Allah Resûlü (sas) şöyle buyurmuştur: “Salih amelin Allah (cc) katında en sevimli olduğu günler (Zilhicce'nin ilk) on günüdür.”</p>

<p>(T757 Tirmizî, Savm, 52; İM1727 İbn Mâce, Sıyâm, 39)</p>

<p>***</p>

<p>عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ أَنَّ النَّبِيَّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: “خَيْرُ يَوْمٍ طَلَعَتْ عَلَيْهِ الشَّمْسُ يَوْمُ الْجُمُعَةِ...”</p>

<p>Ebû Hüreyre'den (ra) nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur: “Güneşin doğduğu en hayırlı gün, cuma günüdür...”</p>

<p>(M1977 Müslim, Cum'a, 18)</p>

<p>***</p>

<p>عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ) أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: “يَتَنَزَّلُ رَبُّنَا تَبَارَكَ وَتَعَالَى كُلَّ لَيْلَةٍ إِلَى السَّمَاءِ الدُّنْيَا حِينَ يَبْقَى ثُلُثُ اللَّيْلِ الْآخِرُ يَقُولُ: مَنْ يَدْعُونِى فَأَسْتَجِيبَ لَهُ، مَنْ يَسْأَلُنِى فَأُعْطِيَهُ، وَمَنْ يَسْتَغْفِرُنِى فَأَغْفِرَ لَهُ.”</p>

<p>Ebû Hüreyre'den (ra) nakledildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: “Yüce Rabbimiz (cc), her gece, gecenin son üçte biri kaldığında dünya semasına iner (rahmet nazarıyla bakar) ve şöyle buyurur: "Bana dua eden yok mu duasını kabul edeyim! Benden bir şey isteyen yok mu ona dilediğini vereyim! Benden mağfiret isteyen yok mu onu bağışlayayım!"”</p>

<p>(B6321 Buhârî, Deavât, 14)</p>

<p>***</p>

<p>عَنْ عُقْبَةَ بْنَ عَامِرٍ الْجُهَنِيَّ يَقُولُ: ثَلاَثُ سَاعَاتٍ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) يَنْهَانَا أَنْ نُصَلِّيَ فِيهِنَّ، أَوْ أَنْ نَقْبُرَ فِيهِنَّ مَوْتَانَا: حِينَ تَطْلُعُ الشَّمْسُ بَازِغَةً حَتَّى تَرْتَفِعَ، وَحِينَ يَقُومُ قَائِمُ الظَّهِيرَةِ حَتَّى تَمِيلَ الشَّمْسُ، وَحِينَ تَضَيَّفُ الشَّمْسُ لِلْغُرُوبِ حَتَّى تَغْرُبَ.</p>

<p>Ukbe b. Âmir el-Cühenî (ra) şöyle demiştir: “Üç vakit vardır ki, Resûlullah (sas) o vakitlerde namaz kılmamızı ve cenazelerimizi defnetmemizi bize yasaklardı: Güneşin doğmaya başlamasından yükselmesine kadar; güneş tam gökyüzünün ortasında iken (batıya) meyledinceye kadar; bir de batmaya başlamasından itibaren batıncaya kadar.”</p>

<p>(M1929 Müslim, Müsâfirîn, 293)</p>

<p>***</p>

<p>“Ey Allah'ın Resûlü (sas), (Allah'a (cc)) diğer vakitlerden daha yakın olunacak bir vakit var mıdır ya da özel olarak tercih edilecek bir zaman var mıdır?” Amr b. Abese'nin (ra) yönelttiği bu soruya Peygamberimiz (sas) şöyle cevap vermişti: “Evet. Azîz ve Celîl olan Allah'ın (cc) kula en yakın olduğu vakit, gecenin sonlarına doğru olan vakittir. O saatlerde Allah'ı (cc) ananlardan olmayı istersen, bunu yap! Kuşkusuz o vakitlerde kılınan namazlarda melekler hazır bulunup şahitlik yaparlar.” Ardından ibadet için uygun olmayan vakitleri de sıralayan Sevgili Peygamberimiz (sas), Amr b. Abese'ye (ra) güneşin doğduğu, gün ortasında tam tepe noktaya geldiği ve battığı anda namaz kılmasının yasak olduğunu öğretmişti. Demek ki, günün bereketli, hayırlı ve değerli zamanları olduğu gibi, ibadete uygun olmayan zamanları da vardı...</p>

<p>Peygamberimizin (sas) Amr'a (ra) verdiği cevapta, yirmi dört saatlik bir zaman dilimi içerisindeki mübarek ve mekruh vakitlerden söz edilmektedir. Allah Resûlü (sas) diğer pek çok sözünde hafta, ay ya da yıl içerisinde bulunan özel zaman dilimlerine de işaret etmiştir. Bu bağlamda Ramazan ayı, mübarek aylar içindeki en faziletli aydır. Ramazan, orucuyla teravihiyle, sahuruyla iftarıyla, gecesiyle gündüzüyle, akşamıyla sabahıyla, hâsılı her ânıyla Hz. Peygamber'in (sas) yoğun bir dinî coşku içinde geçirdiği bir aydır. Bu ayın ihya edilmesi sonucunda elde edilecek kazancı Sevgili Peygamberimiz (sas) şöyle müjdelemektedir: “Yüce Allah (cc) Ramazan ayında oruç tutmayı size farz kıldı. Ramazan gecelerini namazla geçirmek de benim sünnetimdir. Kim inanarak ve (sevabını yalnızca Allah'tan (cc)) umarak Ramazan ayında oruç tutup, geceleri de namaz (teravih) kılarsa, annesinden doğduğu günkü gibi günahlarından arınmış olur.”</p>

<p>Ramazan ayının mübarekliği, Kadir gecesinin bu ay içerisinde yer alması ile yakından ilgilidir. Peygamber Efendimiz (sas), “...Bu ayda öyle bir gece vardır ki, bin aydan daha hayırlıdır. Bu gecenin hayrından mahrum kalan, bin ayın hayrından mahrum kalmış gibidir.” buyurarak Kadir gecesinin önemi hakkında bize ipuçları vermektedir.</p>

<p>Kadir gecesinin mübarekliği ise, Kur'ân-ı Kerîm'in bu gecede indirilmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Kadir sûresinde bu husus şöyle anlatılmaktadır: “Şüphesiz, biz onu (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin! Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.” Ayrıca Duhân sûresinde yer alan, “Biz onu (Kur'an'ı) mübarek bir gecede indirdik.” âyetinde de Kadir gecesinin kastedildiği belirtilmektedir.</p>

<p>Böylesine faziletli bir gece hakkında Resûlullah (sas), “Her kim inanarak ve (sevabını Allah'tan (cc)) umarak Kadir gecesini ibadetle geçirirse geçmiş günahları bağışlanır. Her kim Ramazan orucunu, inanarak ve (mükâfatını Allah'tan (cc)) umarak tutarsa geçmiş günahları bağışlanır.” buyurmuş ve Kadir gecesinde hangi duayı okuyacağını soran Hz. Âişe'ye (ra), “Allah'ım! Sen affedicisin, ikram sahibisin, affetmeyi seversin, beni de affet.” şeklinde dua etmesini tavsiye etmiştir. Fakat Peygamber Efendimiz (sas) Kadir gecesinin hangi gece olduğunu kesin olarak bize bildirmemiş, bu eşsiz gecenin Ramazanın son on günü içindeki tek sayılı gecelerde aranmasını tavsiye etmiştir. Bazı hadis rivayetlerinde Kadir gecesinin Ramazanın yirmi yedinci gecesi olduğu ifade edildiği için İslâm âleminde ağırlıklı olarak bu gece ibadetle değerlendirilmeye çalışılmaktadır. Aslında Kadir gecesinin kesin olarak belirlenmemiş olması, Ramazanın her gecesinin Kadir gecesi imiş gibi geçirilmesi gerektiği anlamına gelmektedir. “Her geleni Hızır, her geceyi Kadir bil!” sözü de bunu ifade etmektedir.</p>

<p>Ramazan ayına değer katan diğer özellikler arasında, bu ayda tutulan orucun farz olması, Peygamber Efendimizin (sas) itikâf ibadetini bu ayda yapması ve teravih namazının bu ayda kılınması sayılabilir.</p>

<p>Ramazanı ibadetlerle geçiren kulun mükâfatı, mübarek günlerden oluşan Ramazan Bayramı'dır. Bayram günleri, oruç tutmanın yasak olduğu günlerdir. Kendisine has bir namazın, bayram namazının bulunması bu günün değerinin bir göstergesidir.</p>

<p>Ramazan Bayramı'nın ardından Şevval ayı içerisinde altı gün oruç tutulması Peygamberimiz (sas) tarafından tavsiye edilmiş ve Peygamberimiz (sas) Ramazan ile birlikte Şevval'de altı gün oruç tutan kimsenin tüm seneyi oruçlu geçirmiş gibi sevap kazanacağını müjdelemiştir.</p>

<p>Mübarek aylar arasında, kulları ruhen ve bedenen Ramazana hazırlayan Receb ve Şâban aylarının ayrı bir önemi vardır. Receb ayı girdiğinde, “Allah'ım! Receb ve Şâban'ı hakkımızda mübarek eyle, bizi Ramazan'a ulaştır...” şeklinde dua eden Resûlullah (sas), üç ayları sevinç içerisinde karşılamıştır.</p>

<p>Receb ayının değerini yücelten önemli bir hâdise de Mi'rac'tır. Peygamber Efendimizin (sas) Mescid-i Harâm'dan Mescid-i Aksâ'ya gittiğini ifade eden İsrâ, oradan da yedi kat semaya yükseldiğini ifade eden Mi'rac olayı bir görüşe göre Receb ayında gerçekleşmiştir. Mi'rac'ta, Resûl-i Ekrem'e (sas) beş vakit namazın, Âmenerrasûlü olarak bilinen Bakara sûresinin son âyetlerinin ve “Allah'a (cc) şirk koşmayanların büyük günahlarının bağışlanabileceği” müjdesinin verilmesi Receb ayı için bir bereket vesilesidir.</p>

<p>Receb ve Şâban ayları, Peygamber Efendimizin (sas) oruç tutmaya büyük önem verdiği aylardır. Fakat Hz. Peygamber (sas), bütün ayı oruçlu geçirmenin Ramazanın şerefine özel bir durum olarak kalmasını istediğinden olsa gerek, Receb ayı orucundan bahsettiği bir hadisinde bu ayın tamamının oruçlu geçirilmesini hoş görmediğini belirtmiştir.</p>

<p>Hz. Peygamber (sas) Şâban ayı geldiğinde de oruç tutmaya özen gösterirdi. Çok sevdiği Zeyd'in (ra) oğlu Üsâme (ra) bunu fark etmiş, Şâban ayında tuttuğu kadar hiçbir ayda oruç tutmamasının sebebini sorduğunda Allah Resûlü'nden (sas) şu cevabı almıştı: “Bu ay Receb ile Ramazan arasında insanların gafil bulundukları bir aydır. Bu ayda ameller âlemlerin Rabbi olan Allah'a  (cc) arz olunur. Ben de amellerimin oruçlu iken Allah'a (cc) sunulmasını arzu ederim.” Kulun amellerinden Allah'ın (cc) haberdar olmaması düşünülemez. Fakat kulların amellerinin Allah'a (cc) belirli zamanlarda arz olunması, muhtemelen Allah'ın (cc) kullarına tevbe için fırsat tanımasından kaynaklanmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şâban ayı içerisinde muhtelif günlerde oruç tutan Hz. Peygamber'in (sas), Şâban'ın son günlerini oruçlu geçirerek Ramazan ayı ile birleştirdiği de olmuştur. Bununla birlikte, Hz. Âişe (ra) validemiz Peygamber Efendimizin (sas) Ramazan haricindeki hiçbir ayı tamamen oruçlu geçirdiğine şahit olmadığını söylemektedir. Bundan dolayı bu ayların tamamının oruçlu geçirilmesi yerine belirli günlerde oruç tutularak nefsin terbiye edilmesi ve Ramazana hazırlanması esas alınmalıdır.</p>

<p>Şâban ayının on beşinci gecesi ise, kültürümüzde Berât gecesi olarak adlandırılır. Peygamber Efendimiz, Şâban ayının yarısına denk gelen bu gecede Allah'a (cc) çok ibadet edilmesini, gündüzünde ise oruç tutulmasını tavsiye etmiş ve o gece güneş batınca Allah Teâlâ'nın (cc) dünyaya rahmetiyle tecellî ederek fecre kadar, “Bağışlanmak dileyen yok mu, onu bağışlayayım! Rızık isteyen yok mu, ona rızık vereyim! Belaya duçar olan yok mu, ona afiyet vereyim!..” buyurduğunu bizlere müjdelemiştir.</p>

<p>İşte böyle bir gecede uyanan Hz. Âişe (ra), Resûlullah'ı (sas) yanında göremeyince dışarı çıkıp aramaya başlamış ve onu Bakî' mezarlığında başını gökyüzüne kaldırmış bir vaziyette bulmuştu. Peygamber Efendimiz (sas), Allah'ın (cc) rahmetinin bu gecede ne kadar geniş olduğunu anlatmak için Hz. Âişe'ye (ra): “Şâban ayının yarısına denk gelen bu gece Allah (cc) dünya semasına iner (rahmetiyle tecelli eder) ve Kelb kabilesinin koyunlarının kıllarından daha çok sayıda günahkârı bağışlar.” buyurmuştu.</p>

<p>Kur'ân-ı Kerîm'de Ramazan ayından bahsedildiği gibi, “mâlûm aylar” denilerek hac mevsiminden de bahsedilmektedir. Peygamber Efendimiz “mâlûm aylar” ifadesini Şevval, Zilkade ve Zilhicce"nin ilk on günü olarak açıklamış olup, bunlar on iki aydan oluşan ve Muharrem ayı ile başlayan hicrî yılın son üç ayıdır. Hac ibadetinin yalnızca bu zaman zarfında yapılması bu dönemin mübarekliğinin bir göstergesi olmalıdır.</p>

<p>“Şüphesiz Allah'ın (cc) gökleri ve yeri yarattığı günkü yazgısında, Allah (cc) katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır.” âyetinde zikredilen “haram aylar” da mübarek aylar arasında yer almaktadır. Kan dökmenin ve savaşmanın yasak olduğu bu aylar Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb aylarıdır. Peygamber Efendimiz (sas) Veda Hutbesi'nde haram aylar hakkında şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz Allah, bu ayınızda, bu beldenizde, bu gününüzü dokunulmaz (haram) kıldığı gibi kanlarınızı, mallarınızı ve ırzlarınızı da dokunulmaz (haram) kılmıştır.”</p>

<p>Hem hac mevsiminin hem de haram ayların içerisinde yer alan Zilhicce ayının ilk on gününün faziletini bizlere anlatan Peygamber Efendimiz (sas), “Salih amelin Allah (cc) katında en sevimli olduğu günler (Zilhicce'nin ilk) on günüdür.” buyurmaktadır. Bu sebeple O (sas), Zilhicce'nin dokuz gününü oruç tutarak değerlendirme yoluna gitmiştir. Onuncu gününde ise Kurban Bayramı'nın ilk günü olduğu için oruç tutmamıştır.</p>

<p>Kur'ân-ı Kerîm'de muhtelif yerlerde “on gün” ifadesi geçmekte ve bu ifadelerin Zilhicce'nin on gününü kastettiği belirtilmektedir. Bunlardan ilki Hz. Musa'nın (as) Allah Teâlâ ile buluşması için hazırlandığı süreyi anlatan, “Musa'ya (as) otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı.” âyetindeki on gecedir. İkincisi, Fecr sûresinde geçen, “On geceye andolsun.” âyetidir. “Allah"ın kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (onları kurban ederken) Allah'ın (cc) adını ansınlar.” âyetinde yer alan “belirli günler” ifadesi de Zilhicce'nin on günü olarak yorumlanmaktadır.</p>

<p>Zilhicce'nin dokuzuncu günü, Kurban Bayramı arefesidir. Peygamberimiz (sas) hiçbir gecede bu gecede olduğu kadar çok sayıda kulun cehennemden azat edilmediğini müjdelemekte, şeytanın ise hiçbir zaman, arefe günü görüldüğünden daha küçük, daha hakir, daha zelil ve daha öfkeli görülmediğini belirtmektedir. Ayrıca, “Arefe günü tutulacak orucun önceki ve sonraki senenin günahlarına kefaret olacağını Allah'tan (cc) ümit ediyorum.” buyurarak Allah'ın (cc) rahmetinin indiği bu bayrama hazırlık gününde oruç tutulmasını teşvik etmektedir. Fakat bu teşvik hac farizasını ifa etmekte olan hacılar için değildir. Hatta Peygamber Efendimiz (sas), sıcaktan ve hac ibadetinin meşakkatlerinden dolayı hacıların hâlsiz kalıp hastalanabileceklerini düşünerek bu günde oruç tutmamalarını daha uygun bulmuştur. Kendisi de hac yaparken arefe günü oruç tutmamıştır.</p>

<p>Arefe gününden sonra Kurban Bayramı başlar ki, Peygamber Efendimiz (sas) Allah katında günlerin en değerlisinin Kurban Bayramı'nın ilk günü, sonra ikinci günü olduğunu ve bu günlerin Allah tarafından Ümmet-i Muhammed'e bayram kılındığını haber vermektedir. Allah'ın Kutlu Elçisi (sas), bu günleri Müslümanların bayramı olması dolayısıyla (oruç değil) yeme-içme ve Allah'ı (cc) zikretme günleri olarak nitelemiş, Hz. Âişe (ra) de, onun (sas) bu günlerde oruç tuttuğunu hiç görmediğini söylemiştir.</p>

<p>Zilhicce ayından sonra, hicrî yılın ilk ayı olan Muharrem ayı gelmektedir. Hz. Peygamber (sas), “Ramazan ayından sonra en kıymetli oruç Allah'ın (cc) ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur.” buyurarak bu ayı “Allah'ın (cc) ayı” şeklinde nitelemiştir. Muharrem'i değerli kılan diğer bir husus ise, içerisinde Âşûrâ gününün bulunmasıdır. Peygamberimiz, “Âşûrâ günü orucunun, bir önceki yılın günahlarına kefaret olmasını Allah'tan (cc) ümit ediyorum.” diyerek Âşûrâ orucu tutmaya teşvik etmiştir. Hatta Peygamberimiz (sas) zamanında çocukların bile bu ibadete alışmasını arzu eden anneler, onlarla birlikte oruç tutmuşlar, onlara yünden oyuncaklar yaparak açlıklarını unutturmaya çalışmışlardır. Âşûrâ orucu, câhiliye döneminde de bilinen ve tutulan bir oruçtur. Peygamber Efendimiz (sas) Medine'ye geldiğinde yahudilerin bu günde oruç tuttuklarını görmüş, sebebini sorduğunda yahudiler, “Bugün Musa (as) ile İsrâiloğulları'nın Firavun"dan kurtuldukları gündür. Biz onu kutlamak için bu günde oruç tutuyoruz.” cevabını vermişlerdir. Bunun üzerine Allah Resûlü (sas); “Biz Musa'ya (as) sizden daha yakınız.” buyurarak Âşûrâ gününde oruç tutulmasını emretmiştir.</p>

<p>Ramazan orucu farz kılınmadan önce Müslümanlar Âşûrâ orucunu hep birlikte tutuyorlardı. Fakat Ramazan orucunun farz olmasının ardından Peygamber Efendimiz (sas) Müslümanları bu orucu tutma konusunda serbest bırakmıştır; dileyen bu gün oruç tutmuş dileyen tutmamıştır. İbn Abbâs, Âşûrâ günü ile birlikte bir gün öncesinin de oruçlu geçirilmesini, böylece yahudilere muhalefet edilmesinin daha uygun olacağını belirtmektedir.</p>

<p>Buraya kadar anlattığımız mübarek zaman dilimleri, yılda bir defa yaşayabildiğimiz aylar ve günlerdir. Bunlardan başka bir de her hafta istifade imkânı bulduğumuz mübarek vakitler vardır ki, bunların başında haftalık toplanma vakti olan cuma günü gelmektedir. Kur'ân-ı Kerîm'deki sûrelerden birinin isminin "Cuma" olması ve yine aynı sûrede Cuma namazından açıkça bahsedilmesi bu vaktin önemini göstermektedir. Peygamber Efendimiz (sas), cumanın “Müslümanların bayramı” ve “üzerine güneş doğan en hayırlı gün” olduğunu, Hz. Âdem'in (as) bu günde yaratıldığını, cennete girdiğini ve tekrar cennetten çıkartıldığını ifade etmektedir. Yine Peygamberimiz (sas), “Cuma günü öyle bir an vardır ki, şayet bir Müslüman kul namaz kılarken o âna rastlar da Allah'tan (cc) bir şey dilerse, Allah mutlaka ona dilediğini verir.” buyurarak cumanın icabet ânına dikkat çekmektedir. Bir hadiste bu kıymetli vaktin, imamın hutbe için minbere çıkması ile namazın eda edilmesi arasındaki vakit olabileceği ifade edilmekteyse de icabet ânının kesin bir şekilde belirlenmemesi, cuma gününün tümüne değer verilmesi gerektiğini göstermektedir. Şu hâlde cuma günü her ânını Allah'ın (cc) rızasına uygun bir şekilde geçiren kimsenin bu vakti yakalaması ve Allah'ın (cc) da onun dileklerini yerine getirmesi umulur.</p>

<p>Pazartesi ve perşembe günlerinin önemine de dikkat çeken Peygamber Efendimiz (sas), “İnsanların amelleri pazartesi ve perşembe günleri olmak üzere haftada iki defa (Allah'a (cc)) arz olunur ve inanan her kula mağfiret buyrulur. Yalnız din kardeşi ile aralarında düşmanlık bulunan kul müstesna! (Onlar hakkında), "Bu iki kişiyi (barışa) dönünceye kadar bırakın." denilir.” buyurmaktadır. Hz. Âişe'nin (ra) ifadesiyle pazartesi ve perşembe günü oruçlarını dört gözle bekleyen Allah Resûlü (sas), çevresindekilere de bu günleri oruçlu geçirmeyi tavsiye etmiştir.</p>

<p>Her hafta yaşadığımız mübarek vakitler olduğu gibi her gün karşılaştığımız bazı özel anlar da bulunmaktadır. Bunların başında, gecenin son üçte birine yani imsaktan önceki zamana rastlayan seher vakti gelmektedir. Amr b. Abese (ra) isimli sahâbî, bir gün Hz. Peygamber'in (sas) huzuruna gelerek Allah'a (cc) yakın olabilmek için gözetilmesi gereken ve diğer zamanlardan daha mübarek olan vakitlerin bulunup bulunmadığını sormuş, Allah Resûlü de, “Evet!” demiş ve sözlerine şöyle devam etmişti: “Allah'ın (cc) kula en yakın olduğu vakit, gecenin sonlarına doğru olan vakittir. Eğer bu saatlerde Yüce Allah'ı (cc) anan kişilerden olmayı başarabilirsen, bunu yap...” Ebû Hüreyre'den (ra) nakledildiğine göre, Resûlullah (sas) bir başka hadisinde gecenin bu anlarını ibadet ve taatla geçirenler hakkında ilâhî rahmetin tecellî edeceği müjdesini vermiştir: “Yüce Rabbimiz (cc), her gece, gecenin son üçte biri kaldığında dünya semasına iner (rahmet nazarıyla bakar) ve şöyle buyurur: "Bana dua eden yok mu ki duasını kabul edeyim! Benden bir şey isteyen yok mu ki ona dilediğini vereyim! Benden mağfiret isteyen yok mu ki onu bağışlayayım!" Kur'ân-ı Kerîm'de cennetle mükâfatlandırılacak kimseler sıralanırken, “seherlerde Allah'tan (cc) bağışlanma dileyenler” in de sayılması günün berekete uyanan bu ilk saatlerinin gaflet içinde geçirilmemesi gerektiğini göstermektedir.</p>

<p>Seher vaktinin kıymeti hakkında bilgi veren Peygamber Efendimiz (sas), bu nadide zaman diliminin gece namazı kılınarak değerlendirilmesini tavsiye etmiş, geçmişte yaşamış salih kişilerin de ısrarla buna devam ettiklerini söylemiş ve gece namazının Allah'a (cc) yakınlık sağlayacağını, günahlardan sakındıracağını, kötülükleri örteceğini ve vücudu hastalıklara karşı koruyacağını haber vermiştir.</p>

<p>Allah'a (cc) ibadetin her zamankinden daha kazançlı ve daha kıymetli olduğu böylesine faziletli vakitler yanında, ibadet etmenin yasaklandığı vakitler de vardır. Bunlara “mekruh vakitler” veya “kerahet vakitleri” denmektedir. Peygamberimizin namaz kılmayı ve cenazeleri defnetmeyi yasakladığı üç vakit; güneşin doğduğu, tam tepede olduğu ve battığı vakitlerdir. Bu üç vakitte namaz kılmanın mekruh oluşu, güneşe tapan insanların, güneşin doğuş, zirve ve batış ânını güneşe tapınma vakitleri olarak belirlemiş olmalarından kaynaklanmaktadır. Allah Resûlü (sas) onlara benzememek için Müslümanların bu vakitlerde ibadet etmelerini hoş görmemiştir.</p>

<p>Bazı rivayetlerden, bu yasağın, insanların namazı keyfî ve mazeretsiz olarak bu üç vakte kadar ertelemelerini engellemeye yönelik olduğu da anlaşılmaktadır. İbn Ömer (ra), Resûlullah'ın (sas) şöyle buyurduğunu nakletmektedir: “Hiçbiriniz bekleyip bekleyip de güneş doğarken ve güneş batarken namaz kılmasın.”</p>

<p>“Mekruh vakitler tamamen ibadetten uzak ve boş geçirilmesi gereken vakitler midir?” gibi bir soru akla gelebilir. Kerahet vakitleri, lüzumsuz veya işe yaramaz vakitler olmayıp, sadece namaz açısından mahzurlu kabul edilen vakitlerdir. Dolayısıyla Kur'an okuma, zikretme gibi ibadetlerle meşgul olmakta bir sakınca yoktur.</p>

<p>Bazı vakitlerin, kendilerinde cereyan eden hâdiseler sebebiyle diğer vakitlerden daha mübarek oldukları Kur'an ve sünnetin bizlere bildirdiği bir gerçektir. Ancak bu vakitlerin insanlar için de bereketli olabilmesinin en temel şartı; Allah'a (cc) kulluk bilinciyle geçirilmeleridir. Yine yılın hangi ayı, günü ve saati olursa olsun kulluk bilinciyle geçirilirse o zaman dilimi azizdir, mübarektir, özeldir. Nice mübarek vakitler vardır ki, değerini bilmeyip gafil olanlar için ancak bir kayıptır.</p>

<p>Bütün vakitler, Allah'ın (cc) insanlara sunduğu birer nimettir. İnsan değerlendiremediği müddetçe vaktin mübarek olmasının ona bir fayda sağlamayacağı da bilinmesi gereken bir gerçektir. Bu vakitlerin huzur, bereket, af ve mağfiretinden yararlanabilmenin yolu; Peygamber Efendimizin (sas) öğrettiği gibi, Allah'ın (cc) rızasına erişebilmek için az da olsa devamlı ibadet etmektir. Her ânında Allah'ın (cc) hoşnutluğunu gözeten bir kul, hangi gün olduğu tam olarak bilinemeyen Kadir gecesine de erişecek, diğer mübarek vakitleri de hakkıyla ihya edebilecektir.</p>

<p>İnanan insanlar, Kur'an ve sünnet ölçüsüne göre zamanını şekillendirmeli; kulluk şuuruyla, hizmet bilinciyle geçirilmeyen her ânın zarar ve ziyan olacağı gerçeğini unutmamalıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hadislerle İslam</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/mubarek-vakitler-allahin-rizasini-kazanma-firsatlari-1</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2022/11/mubarek-vakitler-allah-in-rizasini-kazanma-firsatlari_378e2.jpg" type="image/jpeg" length="18103"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Ağustos 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/14-agustos-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/14-agustos-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 14 Ağustos 2026 tarihli ve "Her Yetim Bir Emanet" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>HER YETİM BİR EMANET</strong></p>

<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>

<p>Bir şehadet haberiyle kor düşmüştü Medine’ye. Allah Resûlü (s.a.s)’in, ‘Kardeşim!’ dediği amcasının oğlu Ca‘fer-i Tayyâr (r.a) şehit olmuş, ardında üç yetim bırakmıştı. Rahmet Elçisi (s.a.s), mateme bürünmüş yetimlerin evine vardı. Onları yanına çağırdı, bağrına bastı, onların ihtiyaçlarını giderdi.<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title="">[1]</a><strong> </strong>Ve bir defasında Rahmet Elçisi (s.a.s), şehadet ile orta parmağını birleştirerek, <strong>“Yetime kol kanat geren kimse ile ben, cennette böyle yan yana olacağız”</strong><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong><sup><strong><sup>[2]</sup></strong></sup></strong></a><strong> </strong>buyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Aziz Müminler!</strong></p>

<p>Gönül coğrafyamızın bir yanı ateşler içindeyken, öbür yanında bizler, zulmün devam ettiğini unutabiliyoruz. Ekranlar haber yapmayı kestiğinde zulmün de sona erdiği düşüncesine kapılabiliyoruz. Bizler; günlük telaşlarımızın ve dünya meşguliyetlerimizin arkasından koşarken, Gazze’de ve farklı coğrafyalarda insanlar varoluş mücadelesi vermeye devam ediyor. Yine her gün yüzlerce çocuk, zalimlerin bombaları altında ya can veriyor, ya da yetim ve öksüz kalıyor.</p>

<p><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></p>

<p>İnsanlığın kaybettiği merhametin acı bir itirafını, savaşın ortasında minik bir yüreğin ‘Bizim buralarda çocuklar büyümez!’ sözünde görüyoruz. Oysaki çocukların büyüyemediği; oyun alanlarının kabirleri haline geldiği bir dünyada, insanlığın huzurlu olamayacağı açıktır. Yetim ve öksüzlerin; başlarını okşayacak ve yaralarını saracak şefkatli bir el bulmakta zorlandıkları çağımızda, Müslümanların rahat olamayacakları bir gerçektir. Ve şu da bir hakikattir ki; yetimlere sahip çıkmak, onları himaye etmek ve koruyup gözetmek, kendisi de yetim olan Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in sünnetidir.</p>

<p><strong>Değerli Müminler!</strong></p>

<p>Akrabalarımızın ve komşularımızın geride bıraktığı; mahallemizde, şehrimizde ve ülkemizde bulunan yetimler bizim olduğu gibi, mazlum coğrafyalarda hayata tutunmaya çalışan yetimler de bizimdir, Cenâb-ı Hakk’ın bizlere emanetidir. Zira merhametin coğrafyası olmaz. Ümmet olmak bir olmaktır, kardeşlik bağını korumaktır. Belki bugün, elimizden savaşları durdurmak gelmeyebilir. Fakat yarına hazırlık yapmak, zalimlerin heveslerini kursağında bırakacak güce ulaşmak elimizdedir. Unutmamak, duyarsızlaşmamak, mazlumların sesi olmak elimizdedir. Yüce Rabbimizin, <strong>“Yetimi sakın incitme!”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><sup><strong><sup>[3]</sup></strong></sup></a></strong><strong> </strong>emri gereğince, yetimleri biçare bırakmamak; evimizi ve gönlümüzü onlara açmak, yeri geldiğinde koruyucu bir aile olmak, maddi ve manevi desteğimizle onların yanında durmak elimizdedir.</p>

<p><strong>Aziz Kardeşlerim!</strong></p>

<p>Hutbemizi, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: <strong>“Müslümanların evleri arasında en hayırlı ev, içinde kendisine iyi davranılan bir yetimin bulunduğu evdir…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<p></p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Nesâî, Zînet, 57.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title=""><sup><sup>[2]</sup></sup></a> Buhârî, Talâk, 25.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title=""><sup><sup>[3]</sup></sup></a> Duhâ, 93/9.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title=""><sup><sup>[4]</sup></sup></a> İbn Mâce, Edeb, 6.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/14-agustos-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 00:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/iId3efsCXSc/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="70809"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İslam Büyükleri: Hacı Bektâş-I Velî]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/islam-buyukleri-haci-bektas-i-veli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/islam-buyukleri-haci-bektas-i-veli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Hadis: Kim benim bir veli kuluma (dostuma) düşmanlık ederse, ben de ona harp ilân ederim… (Buhârî, Rikâk, 38)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Asıl adı Bektaş olup muhtemelen ölümünden sonra Hacı Bektâş-ı Velî diye şöhret bulmuştur. Devrinin kaynakları incelendiğinde hemen hemen hiçbir ize rastlanmamıştır. Bu sebeple yaşadığı dönemde yaygın bir şöhrete sahip olmadığı söylenebilir. Yaygın kanaat “Horasan Erenleri” diye bilinen Kalenderiyye akımına mensup sufilerden biri, dolayısıyla Horasan Melâmetiyye mektebinden olduğu yönündedir. İlerleyen zamanlarda Hacı Bektaş Veli’nin insan sevgisine, hoşgörüye ve barışa dayalı, geniş kitleleri etkileyen düşünceleri Anadolu’da toplumsal kimlik ve birliğin oluşmasına ve sürdürülmesine önemli katkılar sağlamıştır. Anadolu’dan Balkanlar’a kadar geniş bir coğrafyada, kendinden sonraki nesillerin yolunu aydınlatmaya devam eden Hacı Bektaş-ı Velî; inanç, ahlak, hoşgörü, sevgi ve saygıyı esas alan yaşam felsefesi, birlik ve beraberlik anlayışının yerleşmesinde bugün de merkezi bir rol oynamaya devam etmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• Hacı Bektaş-ı Veli’yi Anma Günü ve Haftası (16–23 Ağustos)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/islam-buyukleri-haci-bektas-i-veli</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/mehmet/takvim-2026/agustos-16.jpg" type="image/jpeg" length="43793"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[12 Yaşındaki Alman Mia Justine, Yaz Kur'an Kursunda İslam'la tanıştı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/12-yasindaki-alman-mia-justine-yaz-kuran-kursunda-islamla-tanisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/12-yasindaki-alman-mia-justine-yaz-kuran-kursunda-islamla-tanisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2023 yılında 12 yaşındaki kızları Mia Justine ile birlikte Tokat’a yerleşen Almanya Mandy ve Mathias Georg Schömbs çiftinin 12 yaşındaki kızı Yaz Kur'an Kursunda İslam'la tanıştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Almanya'dan Tokata yerleşen Aile, edindikleri dostluklar sayesinde İslam’ı tanımaya başladı. Önce baba Mathias, ardından eşi Mandy Müslüman oldu.</p>

<p><img alt="" height="562" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/12-yasindaki-alman-mia-justine-yaz-kuran-kursunda-islamla-tanisti1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ailesi tarafından Türkçesini geliştirmesi amacıyla Tokat İl Müftülüğüne bağlı yaz Kur’an kursuna gönderilen Mia Justine ise burada Türkçe eğitiminin yanı sıra Kur’an-ı Kerim ve temel dini bilgiler öğrendi.</p>

<p>Kısa sürede Arap harflerini öğrenerek Kur’an-ı Kerim okumaya başlayan Mia, İslam’ı yakından tanıdı.</p>

<p><img alt="" height="668" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/12-yasindaki-alman-mia-justine-yaz-kuran-kursunda-islamla-tanisti2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" />12 yaşındaki Mia Justine, bu sürecin sonunda kendi isteğiyle Allah'a iman ettiğini açıkladı.</p>

<p>Almanya’dan Tokat’a uzanan Schömbs ailesinin hayat hikâyesi, Mia’nın Türkçe öğrenmek amacıyla başladığı Kur’an kursunda Kur’an-ı Kerim’i öğrenmesi ve İslam’la tanışmasıyla anlamlı bir dönüşüm hikâyesine dönüştü.</p>

<p><img alt="" height="558" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/12-yasindaki-alman-mia-justine-yaz-kuran-kursunda-islamla-tanisti3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER, Tokat Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/12-yasindaki-alman-mia-justine-yaz-kuran-kursunda-islamla-tanisti</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 20:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/12-yasindaki-alman-mia-justine-yaz-kuran-kursunda-islamla-tanisti.jpg" type="image/jpeg" length="84544"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hacı Arif Mercan Camii Dualarla İbadete Açıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/haci-arif-mercan-camii-dualarla-ibadete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/haci-arif-mercan-camii-dualarla-ibadete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adanalı hayırsever iş insanı Recep Kurt tarafından anne ve babasının adına yaptırılan Hacı Arif Mercan Camii’nin açılışı yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adana Valisi Mustafa Yavuz, İl Müftüsü Mehmet Taşcı ve il protokolünün katılımıyla gerçekleştirilen açılış programı Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/adana-valisi-mustafa-yavuz.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" />Programda konuşan Vali Mustafa Yavuz, camilerin yalnızca ibadet mekânları olmadığını, aynı zamanda gönüllerin buluştuğu, kardeşliğin güçlendiği, birlik ve beraberliğin kökleştiği müstesna mekânlar olduğunu ifade etti.</p>

<p>Programda konuşan İl Müftüsü Mehmet Taşcı ise caminin yapımında emeği geçen hayırsever Recep Kurt’a ve katkı sunan herkese teşekkür ederek, Hacı Arif Mercan Camii’nin mahalle sakinlerine ve Adana’ya hayırlı olmasını diledi.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/seyhan-ilce-muftusu-abdullah-sertogullarindan.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" />Seyhan İlçe Müftüsü Abdullah Sertoğullarından’ın yaptığı duanın ardından açılış kurdelesi kesildi.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/mehmet-tasci.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p>Açılışın ardından İl Müftüsü Mehmet Taşcı tarafından hutbe okunarak cuma namazı kıldırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Namazın ardından Türkiye Diyanet Vakfı Adana Şubesi Mobil İkram Aracı ile katılımcılara ikramda bulunuldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Adana Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/haci-arif-mercan-camii-dualarla-ibadete-acildi</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 20:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/haci-arif-mercan-camii-dualarla-ibadete-acildi1.jpg" type="image/jpeg" length="47390"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çorum’da 2026 yılı Yaz Kur’an Kursları kapanış programı düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/corumda-2026-yili-yaz-kuran-kurslari-kapanis-programi-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/corumda-2026-yili-yaz-kuran-kurslari-kapanis-programi-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 yılı Yaz Kur’an Kursları kapsamında Çorum’daki cami ve Kur’an kurslarında eğitimlerini tamamlayan öğrenciler için kapanış programı düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çorum İl Müftülüğü tarafından Çorum Millet Bahçesinde düzenlenen programa Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Sedide Akbulut, Çorum İl Müftüsü Şahin Yıldırım, Çorum Belediye Başkan Vekili Ünsal Yeter, Çorum İl Özel İdare Müdürü Recep Çıplak, Çorum Aile ve Sosyal Hizmetler Müdür Yardımcısı İlhan Ünal, il müftü yardımcıları, müftülük personelleri, din görevlileri, Kur’an kursu öğreticileri, velileriyle birlikte öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/sedide-akbulut-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" />Programda konuşan Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Akbulut, yaz Kur’an kurslarında verilen Kur’an-ı Kerim eğitiminin yanı sıra çocuklara dini ve ahlaki değerlerin kazandırılmasının önemine dikkat çekerken “Yaz Kur’an Kurslarımıza katılan tüm öğrencilerimizi tebrik ediyor, bu süreçte gayretle çalışan Çorum İl Müftülüğüne, Kur’an kursu öğreticilerimize ve çocuklarımıza destek olan velilerimize teşekkür ediyorum.” dedi.</p>

<p>Program, öğrencilerin kurs süresince gerçekleştirdiği etkinliklerden örnekler sunmalarının ardından sona erdi.</p>

<p>Tüm katılımcılara TDV mobil ikram aracımızdan ikramlarda bulunuldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çorum Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/corumda-2026-yili-yaz-kuran-kurslari-kapanis-programi-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 20:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/corumda-2026-yili-yaz-kuran-kurslari-kapanis-programi-duzenlendi1.jpg" type="image/jpeg" length="83080"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Demir: Ülkemizde her yıl on beş bin hafız, hafızlık belgesi alıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/prof-dr-demir-ulkemizde-her-yil-on-bes-bin-hafiz-hafizlik-belgesi-aliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/prof-dr-demir-ulkemizde-her-yil-on-bes-bin-hafiz-hafizlik-belgesi-aliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bayburt Müftülüğü tarafından düzenlenen hafızlık icazet töreninde konuşan Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet İshak Demir, "Ülkemizde her yıl on beş bin hafız, hafızlık belgesi alıyor." dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bayburt Müftülüğü Kur’an kurslarında hafızlıklarını ikmal eden 246 öğrenci için Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet İshak Demir ve Reisü’l Kurra Mustafa Demirkan’ın katılımıyla icazet merasimi düzenlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/bayburtta-hafizligini-tamamlayan-246-ogrenci-icazet-aldi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" />Bayburt Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Kapalı Spor Salonunda düzenlenen program, İstiklal Marşı ve Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı.</p>

<p>Programda konuşan Bayburt Valisi Mustafa Eldivan hafızlık icazeti alan öğrencileri, Kur’an kursu öğreticileri ve öğrenci velilerini tebrik etti. Vali Eldivan, öğrencilerin dünyadaki en hayırlı işi yaptığını ifade ederek hafızlara ömür boyu hafız olarak kalma temennilerinde bulundu.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/bayburtta-hafizligini-tamamlayan-246-ogrenci-icazet-aldi-ahmet-ishak-demir.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" />Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet İshak Demir, “Yüce Rabbimiz Hicr Suresi 9. Ayette "Kur'an'ı kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız." buyuruyor. Ülkemizde her yıl on beş bin hafız, hafızlık belgesi alıyor. Bu da Kur’an-ı Kerim'in Allah tarafından korunduğu mucizesidir. Bu mucizeye bizleri şahit ettiniz. Rabbim sizlerden razı olsun." dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Ahmet İshak Demir" Kur'an-ı Kerim'i ezberleyerek onun harflerini sözlerini kalbinize nakşettiniz. Bu birinci aşamaydı. İkinci aşama ise harflerini kelimelerini kalbimize nakşettiğimiz Kur'an'da Yüce Allah bizlerden ne istiyor? Üçüncü aşama ise bizden istenilenleri hayatımıza tatbik ediyormuyuz? Bunu gerçekleştirdiğimiz zaman Rabbimizin rızasını kazanır ve hafıza yakışır bir hayat yaşamış oluruz. Bu duygu ve düşüncelerle siz hafızlarımızı tebrik ediyor, üzerinizde büyük emeği olan hocalarınızı ve ailelerinize teşekkür ediyorum. Kıymetli hafızlarımız, sizler lafzın hamili oldunuz. Mananın amili olmanızı da Rabbimden niyaz ediyorum<strong>”</strong> dedi.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/bayram-danaci-il-muftusu.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" />Programın açılış konuşmasını yapan İl Müftüsü Bayram Danacı. “ Bayburt, İlim ve irfana değer vermesiyle bilinir. Bizler biliyoruz ki Bayburt'ta bu ilim ve irfan yeşermeye, bu hafızlar çıkmaya devam edecektir. Bugün biz Bu salonda 246 hafızımıza icazetlerini verirken, Kur'an kurslarımızda 469 öğrencimiz de hafızlıklarını ikmal etmek için çaba harcıyorlar onları da gönülden kutluyorum" ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Konuşmalarında hafızlığın önemini vurgulayan Müftü Bayram Danacı, asıl ve en önemli meselenin ömür boyu hafızlığı muhafaza ve Kur’an-ı Kerim’in hükümlerini hayata tatbik etmek olduğunu vurguladı.</p>

<p>Müftü Bayram Danacı, hafızlık sürecinde büyük sabır ve fedakarlık gösteren Kur'an kursu öğreticilerine, öğrenci velilerine, Kur’an kurslarından desteklerini esirgemeyen hayırseverlere, başta Bayburt Valiliği ve Belediye Başkanlığı olmak üzere tüm kamu kurumlarına teşekkür etti.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/mustafa-demirkan-dua.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" />Protokol konuşmalarından sonra 12 hafız tarafından Kur'an-ı Kerim tilaveti yapıldı. Reis'ül-Kurra Mustafa Demirkan’ın yaptığı icazet duasının ardından hafızlara icazet belgeleri ve hediyeler takdim edildi.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/bayburt-muftulugu.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p>İcazet merasiminden sonra Bayburt Belediyesi tarafından vatandaşlara kavurma ve pilav ikram edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bayburt Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/prof-dr-demir-ulkemizde-her-yil-on-bes-bin-hafiz-hafizlik-belgesi-aliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/prof-dr-ahmet-ishak-demir.jpg" type="image/jpeg" length="83526"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yaz Kur’an kursu öğrencilerinin ödül sevinci]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/yaz-kuran-kursu-ogrencilerinin-odul-sevinci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/yaz-kuran-kursu-ogrencilerinin-odul-sevinci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun’un Espiye ilçesi Gençlik Merkezinde açılan yaz Kur’an kursu, dereceye giren öğrencilere hediyelerinin verildiği törenle sona erdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Espiye İlçe Müftülüğü ile Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü Gençlik Merkezi iş birliğinde düzenlenen yaz Kur’an kursu sona erdi. Kurs boyunca uygulanan değerlendirme sistemi sonucunda dereceye giren öğrencilere çeşitli hediyeler verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gençlik Merkezi’nde, kurs öğreticisi Mustafa Karakuşlu koordinesinde gerçekleştirilen yaz Kur’an kursunun kapanışı dolayısıyla bir ödül töreni düzenlendi.</p>

<p>Puanlama sistemi sonucunda dereceye giren öğrencilerden birinciye bisiklet, ikinciye tablet, üçüncüye bisiklet, dördüncüye tablet, beşinciye akıllı saat, altıncıya krampon ve yedinciye akıllı saat hediye edildi. Öğrencilerin kendilerine verilecek hediyeleri seçme imkânı da bulduğu törende, kursta eğitim gören tüm öğrencilere ise forma hediye edildi. Kurs süreci, çeşitli sosyal etkinliklerle tamamlandı.</p>

<p>Espiye İlçe Müftüsü Haki Özgül, Gençlik Merkezi’nde düzenlenen yaz Kur’an kursuna katılan ve dereceye giren öğrencileri tebrik etti. Müftü Özgül, öğrencilerin eğitim sürecine katkı sunan ve hediyelerin hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti.</p>

<p>Törene Espiye İlçe Spor Müdürü Hasan Tolga Cebeci, din görevlileri ve öğrenciler katıldı.</p>

<p><img alt="Yaz Kur’an Kursu Öğrencilerinin Ödül Sevinci 2" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/yaz-kuran-kursu-ogrencilerinin-odul-sevinci-2.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Yaz Kur’an Kursu Öğrencilerinin Ödül Sevinci 3" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/yaz-kuran-kursu-ogrencilerinin-odul-sevinci-3.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Yaz Kur’an Kursu Öğrencilerinin Ödül Sevinci 4" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/yaz-kuran-kursu-ogrencilerinin-odul-sevinci-4.jpg" width="860" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Giresun Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/yaz-kuran-kursu-ogrencilerinin-odul-sevinci</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 19:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/yaz-kuran-kursu-ogrencilerinin-odul-sevinci-1.jpg" type="image/jpeg" length="37522"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Espiye'de yaz Kur'an kursları dolu dolu tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/espiyede-yaz-kuran-kurslari-dolu-dolu-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/espiyede-yaz-kuran-kurslari-dolu-dolu-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun'un Espiye ilçesinde, İlçe Müftülüğü koordinesinde cami ve Kur’an kurslarında düzenlenen Yaz Kur’an Kursları tamamlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Espiye İlçe Müftülüğü tarafından ilçe genelindeki cami ve Kur’an kurslarında düzenlenen Yaz Kur’an Kursları sona erdi.</p>

<p>İlçede 6 Temmuz'da başlayan kurslarda yaklaşık bin 400 öğrenci eğitim aldı.</p>

<p>Espiye Müftüsü Haki Özgül, öğrencilerin kurslarda Kur'an-ı Kerim okuma, namaz, abdest, ibadet ve ahlak gibi temel dini bilgiler öğrendiğini belirtti.</p>

<p>Kursların 60 bölgede gerçekleştirildiğini aktaran Özgül, çocukların manevi gelişimlerinin yanı sıra sosyal ve kültürel yönden de gelişmelerine katkı sağladığını ifade etti.</p>

<p>Özgül, kurslara katılan öğrencileri ve velilerini tebrik ederek, "Yaz Kur'an kurslarımızın çocuklarımızın manevi boyutlarına, sosyal ve kültürel alanlarına ve birçok alanda onlara katkı sunduğuna her daim şahitlik etmekteyiz." dedi.</p>

<p><img alt="Espiye'de Yaz Kur'an Kursları Sona Erdi 4" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/espiyede-yaz-kuran-kurslari-sona-erdi-4.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Espiye'de Yaz Kur'an Kursları Sona Erdi 3" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/espiyede-yaz-kuran-kurslari-sona-erdi-3.jpg" width="860" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Espiye'de Yaz Kur'an Kursları Sona Erdi 1" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/espiyede-yaz-kuran-kurslari-sona-erdi-1.jpg" width="860" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Giresun Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/espiyede-yaz-kuran-kurslari-dolu-dolu-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 19:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/espiyede-yaz-kuran-kurslari-sona-erdi-2.jpg" type="image/jpeg" length="81341"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bağcılar’da Yaz Kur’an Kursları kapanış programı yapıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/bagcilarda-yaz-kuran-kurslari-kapanis-programi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/bagcilarda-yaz-kuran-kurslari-kapanis-programi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Bağcılar İlçe Müftülüğü Çiftlik Merkez Demircan Camii’nde Yaz Kur’an Kursları kapanış programı düzenledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bağcılar’da Diyanet İşleri Başkanlığının her yıl yaz tatilinde düzenlediği Yaz Kur’an Kursları, bu yıl “İlk Emir Oku, Hayatını Kur’an’la Doku” ve "Öğrenmenin Tam Zamanı Başlıyor", "Haydi Gel Kur'an Kursuna" sloganlarıyla gerçekleştirilen eğitimlerin ardından öğrencilerin yoğun katılımıyla düzenlenen kapanış programıyla sona erdi.</p>

<p>Bu yıl “İlk Emir Oku, Hayatını Kur’an’la Doku” anlayışıyla gerçekleştirilen Yaz Kur’an Kursları kapsamında Bağcılar’daki cami ve Kur’an kurslarında 12 bin 510 öğrenci eğitim gördü.</p>

<p>Programda konuşan İlçe Müftüsü Ömer Kayhan, Yaz Kur’an Kurslarının çocukların Kur’an-ı Kerim ve temel dini bilgilerle buluşmaları açısından önemli bir fırsat olduğunu belirtti. Kayhan, kurslarda öğrencilerin dini bilgiler edinmelerinin yanı sıra arkadaşlık, yardımlaşma, paylaşma ve güzel ahlak gibi değerleri de öğrendiklerini ifade etti.</p>

<p>Çocukların camilerle güzel hatıralar biriktirmesinin önemine değinen Kayhan, “Çocuklarımızın Kur’an-ı Kerim’le, camilerimizle ve güzel ahlakla buluşmasını önemsiyoruz. Yaz Kur’an Kurslarımız boyunca özveriyle görev yapan hocalarımıza, çocuklarını kurslarımıza gönderen velilerimize ve kurslarımıza katılan tüm öğrencilerimize teşekkür ediyorum.” dedi.</p>

<p>Programda öğrenciler tarafından Kur’an-ı Kerim tilaveti, ilahiler ve çeşitli gösteriler sunuldu. Öğrencilerin hazırladığı etkinlikler katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi.</p>

<p><img alt="Bağcılar (1)-61" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/bagcilar-1-61.jpg" width="900" /></p>

<p>7 Temmuz - 14 Ağustos 2026 tarihleri arasında düzenlenen kurslarda öğrenciler, Kur’an-ı Kerim ve temel dini bilgilerin yanı sıra güzel ahlak, ibadet, yardımlaşma ve paylaşma gibi konularda eğitim aldı. Kurs süresince öğrencilerin sosyal gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla çeşitli etkinlikler de gerçekleştirildi. Böylece öğrenciler, Kur’an-ı Kerim'i öğrenirken aynı zamanda “İlk Emir Oku, Hayatını Kur’an’la Doku” mesajını hayatlarına yansıtmaya teşvik edildi.</p>

<p>Programa Bağcılar Kaymakamı Abdullah Uçgun, Bağcılar Belediye Başkan Yardımcısı Volkan Çakmak, İlçe Millî Eğitim Müdürü Mehmet Sansar, İlçe Emniyet Müdürü Mesut Döner, STK temsilcileri, kurum amirleri, öğrenciler ve veliler katıldı.</p>

<p>Program, öğrencilere çeşitli hediyelerin takdim edilmesinin ardından sona erdi.</p>

<p>Öte yandan Bağcılar İlçe Müftülüğü tarafından Yaz Kur’an Kursları kapsamında öğrencilerin dini bilgilerinin yanı sıra milli ve manevi değerlerle yetişmelerine katkı sağlamak amacıyla "Değerler Eğitimi Seminerleri" düzenlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlçe genelinde faaliyet gösteren cami ve Kur’an kurslarında gerçekleştirilen seminerlerde, 12 bin 510 öğrenciye yönelik eğitimler; vaizler, din hizmetleri uzmanları, din görevlileri ve Kur’an kursu öğreticileri tarafından gerçekleştirildi.</p>

<p>Seminerlerde öğrencilerin yaş ve gelişim düzeyleri dikkate alınarak “Ailemde Sorumluluklarım”, “Arkadaşlık Bilinci ve Akran Nezaketi”, “Çevre Ahlakı”, “Teknoloji Tehlikeye Düşmeden”, “Sigaradan Uzak Duralım” ve “Mahremiyet Bilinci” konuları ele alındı.</p>

<p>Gerçekleştirilen eğitimlerde aile içindeki sorumlulukların önemi, sağlıklı arkadaşlık ilişkileri, akranlara karşı nezaket ve saygı, çevreye duyarlı olma, teknolojinin bilinçli ve güvenli kullanımı, zararlı alışkanlıklardan uzak durmanın önemi ve mahremiyet bilinci gibi konular öğrencilerin anlayabileceği şekilde örneklerle anlatıldı.</p>

<p>İlçe Müftüsü Ömer Kayhan, Yaz Kur’an Kurslarında gerçekleştirilen Değerler Eğitimi Seminerlerinin önemine dikkat çekerek, çocukların yalnızca dini bilgilerle değil, hayatın her alanında kendilerine rehberlik edecek güzel değerlerle yetişmelerinin büyük önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Müftü Kayhan, “Yaz Kur’an Kurslarımızda çocuklarımızın Kur’an-ı Kerim ve dini bilgiler öğrenmelerinin yanında; ailelerine, arkadaşlarına, çevrelerine ve topluma karşı sorumluluklarının farkında bireyler olarak yetişmelerini önemsiyoruz. Bu doğrultuda düzenlediğimiz Değerler Eğitimi Seminerlerinde öğrencilerimize günlük hayatlarında karşılaşabilecekleri konularda rehberlik ediyoruz. Akran ilişkilerinden teknoloji kullanımına, çevre bilincinden mahremiyete kadar pek çok başlıkta çocuklarımızla bir araya geliyoruz.” dedi. Öğrencilerin zararlı alışkanlıklardan korunmasının ve teknolojiyi bilinçli kullanmalarının da önemine değinen Kayhan, seminerlerde emeği geçen vaizlere, din hizmetleri uzmanlarına, din görevlilerine ve Kur’an kursu öğreticilerine teşekkür etti.</p>

<p><img alt="Bağcılar-51" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/bagcilar-51.jpg" width="900" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>İstanbul Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/bagcilarda-yaz-kuran-kurslari-kapanis-programi-yapildi</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 19:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/bagcilar-2-64.jpg" type="image/jpeg" length="46064"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hayır: Müminin Her İşi Hayırdır; Hayır Allah'tandır]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/hayir-muminin-her-isi-hayirdir-hayir-allahtandir-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/hayir-muminin-her-isi-hayirdir-hayir-allahtandir-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA['Hayır' ve 'şer' kavramlarının hayatımızdaki yeri nedir? Peygamberimiz Efendimizin (sas) dilinde bu kelimeler nasıl kullanılmıştır? Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerîm, bu mefhumlara nasıl yer vermiştir? Varlıkta asıl olan hayır mı yoksa şer midir? Şerrin gerçekliği var mıdır?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>"عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ: أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) وَقَفَ عَلَى أُنَاسٍ جُلُوسٍ فَقَالَ: "أَلاَ أُخْبِرُكُمْ بِخَيْرِكُمْ مِنْ شَرِّكُمْ؟’ قَالَ: فَسَكَتُوا، فَقَالَ ذَلِكَ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ، فَقَالَ رَجُلٌ: بَلَى يَا رَسُولَ اللَّهِ! أَخْبِرْنَا بِخَيْرِنَا مِنْ شَرِّنَا، قَالَ: "خَيْرُكُمْ مَنْ يُرْجَى خَيْرُهُ وَيُؤْمَنُ شَرُّهُ وَشَرُّكُمْ مَنْ لاَ يُرْجَى خَيْرُهُ وَلاَ يُؤْمَنُ شَرُّهُ</p>

<p>***</p>

<p>Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sas) oturmakta olan insanların yanında durdu ve onlara,<i>"Sizin hanginizin hayırlı, hanginizin şerli olduğunu size bildireyim mi?"</i> dedi. Orada bulunanlar sustular. (Bunun üzerinde Resûlullah (sas) sorusunu) üç kere tekrarladı. Bir adam, "Evet yâ Resûlallah!’ dedi. Allah Resûlü şöyle buyurdu: "<i>Hayırlınız, kendisinden hayır beklenilen ve kötülüğünden emin olunandır; şerliniz ise kendisinden hayır beklenmeyen ve kötülüğünden de emin olunmayandır."</i></p>

<p>(T2263 Tirmizî, Fiten, 76; HM8798 İbn Hanbel, II, 368)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "إِنَّ مِنَ النَّاسِ مَفَاتِيحَ لِلْخَيْرِ، مَغَالِيقَ لِلشَّرِّ، وَإِنَّ مِنَ النَّاسِ مَفَاتِيحَ لِلشَّرِّ، مَغَالِيقَ لِلْخَيْر، فَطُوبَى لِمَنْ جَعَلَ اللَّهُ مَفَاتِيحَ الْخَيْرِ عَلَى يَدَيْهِ، وَوَيْلٌ لِمَنْ جَعَلَ اللَّهُ مَفَاتِيحَ الشَّرِّ عَلَى يَدَيْهِ</p>

<p>Enes b. Mâlik’ten (ra) rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: "<i>Öyle insanlar vardır ki (âdeta) hayrın anahtarları, şerrin sürgüleri gibidir. Kimisi de şerrin anahtarları ve hayrın sürgüleri gibidir. Ne mutlu! Yüce Allah’ın (cc), hayrın anahtarlarını ellerine verdiği o kimselere! Ve yazıklar olsun Yüce Allah’ın (cc) şerrin anahtarlarını ellerine verdiği o kimselere!"</i></p>

<p>(İM237 İbn Mâce, Sünnet, 19)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ عَلِيِّ بْنِ أَبِى طَالِبٍ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) ، أَنَّهُ كَانَ إِذَا قَامَ إِلَى الصَّلاَةِ قَالَ: "وَجَّهْتُ وَجْهِيَ لِلَّذِى فَطَرَ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضَ حَنِيفًا وَمَا أَنَا مِنَ الْمُشْرِكِينَ، إِنَّ صَلاَتِى وَنُسُكِى وَمَحْيَاىَ وَمَمَاتِى لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ... وَالْخَيْرُ كُلُّهُ فِى يَدَيْكَ وَالشَّرُّ لَيْسَ إِلَيْكَ</p>

<p>Ali b. Ebû Tâlib’den (ra) nakledildiğine göre, Resûlullah (sas) namaza kalktığında şöyle derdi: "<i>Yüzümü, hanîf (hakka yönelmiş) olarak, gökleri ve yeri yaratan Allah’a (cc) döndürdüm. Ben müşriklerden (Allah’a (cc) ortak koşanlardan) değilim. Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah (cc) içindir... Allah’ım, bütün hayır senin elindedir. Şer ise sana nisbet edilmez/şer ile sana yaklaşılmaz..."</i></p>

<p>(M1812 Müslim, Müsâfirîn, 201)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "عَجَبًا لِلْمُؤْمِنِ لَا يَقْضِي اللَّهُ لَهُ شَيْئًا إِلَّا كَانَ خَيْرًا لَهُ</p>

<p>Enes b. Mâlik’ten (ra) nakledildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: "<i>Müminin durumu ne hoştur! Allah’ın (cc) takdir ettiği her şey mutlaka onun hayrına olur."</i></p>

<p>(HM20549 İbn Hanbel, V, 25)</p>

<p>***</p>

<p>عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ) قَالَ: كَانَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) يُعَلِّمُنَا الْاِسْتِخَارَةَ فِى الأُمُورِ كَمَا يُعَلِّمُنَا السُّورَةَ مِنَ الْقُرْآن</p>

<p>Câbir b. Abdullah (ra) şöyle demiştir: "Resûlullah (sas) bizlere Kur’an’dan bir sûre öğretir gibi, her konuda istihareyapmayı öğretirdi…"</p>

<p>(B1162 Buhârî, Teheccüd, 25)</p>

<p>***</p>

<p>Gündelik hayatımızda çok sık kullandığımız ‘hayır’ ve ‘şer’ kelimelerinin ne anlama geldiğini acaba hiç düşündünüz mü? Kimi kadim din ve inanç sistemlerinin varlığın iki temel esası olarak gördüğü, hatta hayır ve şer tanrısı olmak üzere iki özel tanrı kabul ettiği bu kavramların hayatımızdaki yeri nedir? Bunlar dil alışkanlığı olarak söylenen sıradan iki kelime midir? İnsanlığın son ilâhî öğretmeni Peygamberimiz Efendimizin dilinde bu kelimeler nasıl kullanılmıştır? Yüce kitabımız Kur’ân-ı Kerîm, bu mefhumlara nasıl yer vermiştir? Varlıkta aslolan hayır mı yoksa şer midir? Şerrin gerçekliği var mıdır? Bu soruları daha da çoğaltmak mümkündür. Gelin bu ve benzeri suallerin cevabını hadislerin zengin lügatinde arayalım. Önce, kedilere düşkünlüğünden dolayı Sevgili Peygamberimizin (sas) kendisine uygun gördüğü ‘kedicik babası’ anlamındaki lakapla anılan Yemenli büyük sahâbî Ebû Hüreyre’ye (ra) kulak verelim. Ebû Hüreyre (ra) diyor ki: "Resûlullah (sas) oturmakta olan insanların yanında durdu ve onlara "<i>Sizin hanginizin hayırlı, hanginizin şerli olduğunu size bildireyim mi?"</i> dedi. Orada bulunanlar sustular. (Bunun üzerinde Resûlullah sorusunu) üç kere tekrarladı. Bir adam, "Evet yâ Resûlallah!" dedi. Allah Resûlü (sas) şöyle buyurdu: "<i>Hayırlınız, kendisinden hayır beklenilen ve kötülüğünden emin olunandır; şerliniz ise kendisinden hayır beklenmeyen ve kötülüğünden de emin olunmayandır."</i></p>

<p>Başta hadis tarihinin tartışmasız en önde gelen simalarından biri ve en geniş hadis eserlerinden birinin de müellifi olan İbn Hanbel’in naklettiği bu rivayet, her şeyden evvel kadri yüce Nebî’nin (sas) konuyu ne kadar önemsediğini bize bildirmektedir. Kendi hâlinde oturmakta olan insanların yanına gelişi, oturmadan ayakta onlara seslenerek ısrarla konu hakkında açıklama yapma arzusu, söylenecek şeyin onun için ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Ve tabi oturanların isteği olmaksızın açıklamasına başlamaması da ilişkilerindeki nezaket ve saygının ayrı bir göstergesidir. Bu diyalogdan anlaşıldığına göre ‘hayır ve şer’ iki zıt sıfat ve niteliktir. Her şey hayır ve şerle nitelenebilir. İnsanın hayırlısı olduğu gibi şerlisi de olur. İşte Sevgili Peygamberimiz (sas) burada kimin hayırla kimin de şerle niteleneceğini dile getiriyor. Hayırlı insan kendisinden hayır umulan, hayır beklenen, ama aynı zamanda şerrinden de emin olunan insandır. Şerli insan ise, kendisinden hayır beklenmeyen şerrinden de emin olunmayan insandır.</p>

<p>Hayır, ‘akıl, adalet, üstünlük, fazl (nimet) ve faydalı nesne’ gibi her insanın rağbet gösterdiği, arzuladığı şeydir. Hayır, insan için kullanıldığında ‘seçkin, mümtaz’ anlamlarına gelir. Nitekim, "<i>Cennette hayırlı kadınlar vardır." (fîhinne hayrâtün hisân)</i>  âyetinde bu anlamda kullanılmıştır. Hayır, Kur’an ve hadislerde yer alan en geniş kapsamlı kavramlardan biridir. Kur’an’da yüz yetmiş altı yerde geçen ‘hayır’ kelimesi, farklı anlamlara gelmekle birlikte onu, ‘iyi, güzel, değerli, faydalı, mal, mülk’ gibi arzulanan şeyler şeklinde kapsamlı bir tanımda toplamak mümkündür. Kur’ân-ı Kerîm’de hayır, genellikle ‘her türlü yararlı, iyi ve güzel tutum ve davranış’ karşılığında ahlâkî bir değeri ifade etmekle birlikte, Allah’ın (cc) indirdiği vahiy, hikmet, ’zarar’ın zıddı olarak ‘faydalı şey’ anlamında da kullanılmıştır. Bunlardan farklı olarak maddî bir değeri ifade etmek üzere ‘hayır’ birçok yerde ‘mal veya servet’ mânâsında kullanılmıştır. Nitekim toplumda malî fedakârlıklar ve yardımlar ‘hayır’la nitelendirilmektedir. Netice olarak ‘hayır’, hoş, afîf, necîb ve bereketli olanı ifade eder. Bu yüzden ‘hayır’ kelimesi, onu duyan herkeste güzel bir duygu uyandırırken, ‘şer’, karamsarlık uyandıran bir kelimedir.</p>

<p>Hayır ve şer, eşyanın veya insanın kendisi ile sınırlı bir şey olmayıp ilişki ile ortaya çıkan ve ötekini ilgilendiren bir durumdur. ‘Hayır ve şer’ sadece insanın kendine dönük birer sıfat değildir. Başkalarını etkileyen, onların hayatına iyi veya kötü yönde etki eden birer sıfattır. Bu nedenle de bir kimsenin kendisini hayırlı olarak görmesi yeterli değildir. Bilakis onun durumu arkadaşlarının, komşularının, kısaca diğer insanların beklentisiyle ve hakkındaki kanaatle belirginleşir. Nitekim Peygamber Efendimiz (sas), "<i>Allah (cc) katında arkadaşın en hayırlısı, arkadaşına karşı iyi davranandır. Allah (cc) katında komşunun en hayırlısı ise komşusuna karşı iyi davranandır."</i> demektedir. Unutmamak gerekir ki öteki insanların bizden beklentilerini belirleyen de biziz. Zaman içerisinde geliştirdiğimiz ilişki tarzı, oluşturduğumuz kişilik, karakter ve şahsiyet, hakkımızdaki kanaatleri şekillendirmektedir. Bu noktaya ışık tutan bir hadisi yine Ebû Hüreyre (ra) bildirmektedir. Buna göre Sevgili Peygamberimiz (sas) şöyle buyurmuştur: "<i>Size şerirlerinizin kimler olduğunu söyleyeyim mi? Onlar, çok ve lüzumsuz konuşan, konuşurken laubali davranıp ağzına her geleni söyleyen kimselerdir. Hayırlılarınızı söylememe ne dersiniz? Onlar da güzel ahlâklı olanlarınızdır." </i></p>

<p>Kur’an’da sıkça yer alan ‘hayır’, Resûlullah’ın (sas) hadislerinde de belirgin bir biçimde öne çıkan kavramlardan biridir. Allah’ın Elçisi (sas), zaman zaman, ‘insanların en hayırlısı...’, ‘amellerin en hayırlısı...’ veya ‘İslâm’ı en hayırlı olan kimse...’ gibi ifadelerle başladığı konuşmalarında başta ibadet ve ahlâk olmak üzere müminlerin din ve dünya işlerine dair önemli mesajlar vermiş, onlar için birtakım hedef davranışlar belirlemiştir. İlgili hadislere göz atıldığında Peygamberimizin (sas) bilhassa hayır ile bireysel ve/ya toplumsal ahlâkî değerler arasında sıkı bir bağ kurduğu görülür. Büyük sahâbî Abdullah b. Mes’ûd’un (ra) bir duasında da ifade ettiği gibi, ‘hayrın önderi ve hayrın lideri’ <i>(İmâmü’l-hayr ve kâidü’l-hayr) </i> olan Resûlullah (sas) çeşitli münasebetlerle ve kendine özgü üslûbuyla mümini seçkin ve mümtaz kılacak çeşitli niteliklere işaret etmiştir. Güzel ahlâk bu nitelemelerin başında gelmektedir. Kûfe’ye yerleşip orada vefat eden sahâbîlerden Câbir b. Semüre (ra), babasıyla birlikte bulunduğu bir mecliste Allah Resûlü’nün (sas) şöyle dediğini aktarmaktadır: "<i>Çirkin söz ve davranışların İslâm’da hiç yeri yoktur. Müslümanlığı en iyi olan insanlar, ahlâkı en güzel olanlardır."</i></p>

<p>Bir başka hadiste ise, sosyal dayanışma ve kaynaşmayı teşvik sadedinde, <i>’İslâm’ın en hayırlısı’</i> olarak, <i>’Başkasına yedirmek ile tanıdık tanımadık herkese selâm vermek.’</i>  gösterilmiştir. Borcunu en güzel şekilde ödeyenler, hanımlarına karşı en iyi olanlar, ömrü uzun, ameli güzel olanlar, Kur’an’ ı öğrenen ve öğretenler, canıyla ve malıyla Allah (cc) yolunda mücadele edenler ile kuytu bir köşede Rabbine ibadet edenler ve insanlara kötülüğü dokunmayanlar, idarecilik veya yöneticilik gibi görevleri talep etmeyenler, Hz. Peygamber’in (sas) çeşitli vesilelerle ‘insanların en hayırlıları’ olarak işaret ettiği kimselerdir.</p>

<p>Bunların yanı sıra bir hadisinde, "<i>Biliniz ki sizin en hayırlı ameliniz namazdır." </i> buyuran Hayır Önderi (sas) bir başka hadisinde de, "<i>Hayâ ancak hayır getirir."</i>  buyurmuştur. Yine, "<i>Hayâ sırf hayırdır."</i>  diyen Efendimiz (sas) hayâ erdemini hayırla özdeşleştirmiş, Ebu’d-Derdâ’nın (ra) naklettiği bir hadiste ise yumuşak huyla hayır arasında bir ilgi kurmuştur: "<i>Kime rıfktan (nezaket ve kibarlıktan) bir pay verilmişse o kimse hayırdan nasibini almış demektir. Rıfktan mahrum olan kimse ise hayırdan nasip alamamış demektir."</i></p>

<p>Bu ve benzeri hadislerde hidayet rehberimiz (sas) birey olarak iyi bir Müslüman olmanın gereklerine ve çeşitli tezahürlerine işaret etmiştir. Bunun yanı sıra O (sas), bizzat kendi inşa ettiği ilk İslâm toplumunu da tüm çağlara örnek olabilecek en hayırlı nesil olarak göstermiştir: "<i>İnsanların en hayırlıları benim asrımda yaşayanlardır. Sonra onların peşinden gelenler, daha sonra onların peşinden gelenlerdir." </i> Şüphesiz bunda ilk Müslüman toplumunun İslâm’a hizmetteki önceliği ve katkısının önemli bir payı vardır. Nitekim Ebû Hüreyre (ra), "<i>Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten alıkoyan bir topluluk bulunsun..." </i> âyetini yorumlarken, "<i>Siz, insanlar için en hayırlı insanlarsınız. Çünkü sizler İslâm camiasına boyunlarında zincirler bulunan esir insanları getirirsiniz, nihayet bu esirler sizin vasıtanızla İslâm’a girerler."</i>  demiştir.</p>

<p>Hayır, nebevî öğretide model davranışı ifade eden genel bir kavramdır. Hayrın değerli olması, birey veya toplum için faydalı bir duygu, düşünce veya eylem olmasından kaynaklanır. İbn Abbâs’ın (ra) ifadesiyle hayır konusunda, (insanların yararı için) gönderilen rüzgârdan daha cömert olan Resûlullah (sas), kendisine nispet edilen bir hadiste, "<i>İnsanların en hayırlısı insanlara en yararlı olandır."</i> demiştir. Ayrıca niceliği, mahiyeti ne olursa olsun hiçbir hayrın karşılıksız kalmayacağını da ifade etmek gerekir. Mamafih bir adam Hz. Peygamber’e (sas) gelerek üç kez üst üste, "Ey Allah’ın Nebîsi! Verilmemesi (esirgenmesi) helâl olmayan şey nedir?" diye sorduğunda Efendimiz (sas) sırasıyla <i>’su’</i> ve <i>’tuz’</i> dedikten sonra üçüncüsünde, "<i>yapacağın her hayır"</i> cevabını vermiştir. Zira Yüce Allah (cc), "<i>Kim zerre miktarı hayır işlerse, onun mükâfatını görecektir."</i>  buyurmaktadır.</p>

<p>Yukarıda müminlerin çeşitli niteliklerine işaret eden hadisler, zaman veya mekânla kayıtlı olmayan insanî erdem ve faziletlere işaret etmektedir. Dolayısıyla hayır ve şer insanla birlikte bir anlam, bir değer veya değersizlik ifade eden mefhumlardır. Enes b. Mâlik (cc) vasıtasıyla nakledilen bir hadiste Resûl-i Ekrem (sas) hayır veya şerle olan ilişkilerini göz önüne alarak insanları sınıflandırmıştır: "<i>Öyle insanlar vardır ki (âdeta) hayrın anahtarları, şerrin sürgüleri gibidir. Kimisi de şerrin anahtarları ve hayrın sürgüleri gibidir. Ne mutlu! Yüce Allah’ın (cc), hayrın anahtarlarını ellerine verdiği o kimselere! Ve yazıklar olsun Yüce Allah’ın (cc) şerrin anahtarlarını ellerine verdiği o kimselere!"</i>  Bu hadis Medine’de en son vefat eden sahâbî Sehl b. Sa’d’dan (ra) şu şekilde rivayet edilmiştir: "<i>Şüphesiz bu hayır, hazineler dolusudur. O hazinelerin de birtakım anahtarları vardır. Allah’ın (cc), hayra anahtar ve şerre sürgü kıldığı kullara ne mutlu! Ve Allah’ın (cc) şerre anahtar ve hayra sürgü kıldığı kullara yazıklar olsun!"</i>  Ne garip tecellidir ki hem Enes hem Sehl, Ehl-i Beyt’e dil uzatmaları yönünde kendilerine yapılan baskılara karşı direndikleri için Emevî valisi Haccâc-ı Zâlim tarafından elleri kolları bağlanmak suretiyle hapsedilmişler, böylece halkla iletişimleri kesilerek hayrın son derece önemli iki kapısına kilit vurulmuştur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Görüldüğü gibi, ilâhî hikmetlerin ışığı altında değerler manzumesini en genel biçimde hayırla ifade eden Hz. Peygamber (sas), gerçek müminin dinî ve ahlâkî yaşantısını nitelerken hayrı en temel referans kavram olarak kullanmıştır. Bu yüzden ‘hayır’, mümin için âdeta varoluşsal bir zorunluluktur. Nitekim Allah’ın Elçisi (sas) bir hadisinde, "<i>Vallahi, ben bir şeye yemin eder de sonra yemin ettiğim şeyin zıddını daha hayırlı görürsem, muhakkak o hayırlı olan işi yaparım ve yeminimden kefaretle çıkarım."</i> demiş, bir başka hadisinde de, "<i>İnsanların arasını bulmak için hayırlı sözler söyleyen, olup bitenlerin hayırlı yönlerini ortaya koyan ve böylece insanları barıştıran kimse yalancı değildir." </i> buyurmuştur.</p>

<p>Hadis kaynaklarında ve İslâm kültüründe her ne kadar hayır (ve şer) daha çok ahlâkî boyutuyla yer almış olsa da, evrendeki varlığı ve kaynağı gibi yönleriyle tartışılan bir problem olarak da karşımıza çıkmaktadır. Bu meyanda İslâm düşünürleri hayrı en genel ifadesiyle varlık (vücûd), şerri de yokluk (adem) diye açıklamışlardır. Hayır gibi şer de evrensel planda Allah’ın (cc) takdir ve kazasına bağlıdır. Ancak mutlak hayrın aksine mutlak şer mevcut değildir. Şüphesiz ki hayır Allah’tan (cc) gelir. Allah’tan (cc) gelen de mutlaka hayırdır. Nitekim Kur’an’da, "<i>De ki: ‘Ey mülkün sahibi olan Allah’ım! Sen mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır senin elindedir. Şüphesiz sen her şeye hakkıyla gücü yetensin.’’</i> buyrulmaktadır. Hz. Ali’den (cc) nakledildiğine göre, Peygamber Efendimizin (sas) namaza kalkarken yaptığı duasında, "<i>Bütün hayırlar senin elindedir. Şer ile sana ulaşmak mümkün değildir."  </i>dediği ifade edilmektedir. Allah’a (cc) ait olmayanın varlık değeri yoktur. Halkımız arasında da çeşitli vesilelerle yaygın olarak kullanılan ‘Hayırlısı Allah’tan!’ cümlesi bu gerçeğin toplumun zihnine nakşedildiğinin göstergesidir.</p>

<p>Evrende aslolan hayırdır. Şerrin varlığı, hayrın bilinmesi ve kullar için bir tercih unsuru olması içindir. Şu hâlde şer, nihaî olarak hayır için vardır. Şer gibi gözükenler aslında hayra hizmet ederler. "Şerde birçok hayır vardır." <i>(İnne fi’ş-şerri hıyâren)</i> şeklindeki bir Arap vecizesinde olduğu gibi "Her şeyde bir hayır vardır." veya "Bunda da bir hayır vardır." gibi günlük dilimize yerleşmiş bulunan ve genellikle olumsuz durumlarda teselli için sarf edilen cümleler bu hakikatin toplum vicdanında da özümsendiğine işaret etmektedir. Enes b. Mâlik’ten (ra) nakledilen bir hadiste Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: "<i>Müminin durumu ne hoştur! Allah’ın (cc) takdir ettiği şey, mutlaka onun hayrına olur." </i> Bu hadisin bir benzerindeki detay aslında Allah’ın (cc) hayrı takdir etmesinden ne kast olunduğunu ifade etmektedir: "<i>Müminin durumu ne hoş! Onun bütün işleri hayırlı ve kazançlıdır. Bu duruma müminden başka hiç kimsede rastlanmaz. Mümin bir nimete nail olduğunda şükrederse, bu onun için hayır olur. Darlık ve sıkıntıya düştüğünde sabrederse, bu da onun için hayır olur."</i></p>

<p>Bu yüzden mümin her zaman işinin hayırla neticeleneceği ümidini taşır. Çünkü Allah’ın (cc) kendisi için hayır takdir ettiğinden emindir. Ancak bu ilâhî takdir müminin Cenâb-ı Hak’tan (cc) hayır olanı talep etmesine mani değildir. Zira hayrı sürekli talep etme, müminin Yaratıcı’yla (cc) olan kulluk bağını sağlam tutacaktır. Ayrıca mümin kendisi için hayırlı olanın ne olduğunu tam olarak bilemez. Onu ancak Allah bilir. Mamafih Kur’an’da şöyle buyrulmuştur: "<i>...Mümkündür ki nefret ettiğiniz bir şey sizin için iyi olabilir ve yine mümkündür ki hoşlandığınız bir şey de sizin için kötü olabilir. Allah bilir, ama siz bilmezsiniz."</i> , "<i>...Olabilir ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız da Allah (cc) onda pek çok hayır takdir etmiştir."</i></p>

<p>İslâm inancının en temel unsurlarından biri olan bu hakikat, müminin sürekli Allah’tan (cc) hayrı istemesini zorunlu kılmaktadır. Nitekim Müslüman kültürü ve bilincinde önemli bir yeri olan ‘istihare’, hayrı, hayırlı olanı istemek, dilemek anlamına gelir. Câbir b. Abdullah (ra) şöyle demiştir: "Resûlullah (sav) bizlere Kur’an’dan bir sûre öğretir gibi, her konuda istihare yapmayı öğretir ve şöyle derdi: "<i>Biriniz bir işe niyetlendiği zaman önce iki rekât namaz kılsın, sonra şu duayı söylesin: Allah’ım, ilminle Sen’den bu işin hayırlısını dilerim. Kudretinle bana güç vermeni, Sen’in o büyük fazlından (bana da lütfetmeni) isterim. Çünkü Sen’in her şeye gücün yeter, benim ise gücüm yetmez. Sen (her şeyi) bilirsin, ben ise bilmem. Ve Sen bütün gaybı (bana görünmeyenleri) çok iyi bilirsin. Allah’ım, şu işin dinim, hayatım ve âhiretim (veya dünya ve âhiret işim) hakkında bana hayırlı olduğunu bilmekte isen bunu bana mukadder kıl ve bunu bana kolaylaştır. Sonra müyesser kıldığın bu işte bana bereketler ihsan eyle! Ve şu işin dinim, hayatım ve âhiretim (veya dünya ve âhiret işim) hakkında bana şerli olduğunu bilmekte isen, bu işi benden; beni de o işten uzak tut. Ve hayır her nerede ise, onu benim için takdir et. Sonra da beni bu hayırdan razı kıl."</i></p>

<p>Ayrıca Hz. Âişe (ra) validemiz de Resûlullah’ın (sas) kendisine şu duayı öğrettiğini nakletmektedir: "<i>Allah’ım! Şüphesiz ben senden hayrın her çeşidini isterim, dünya için olanı da âhiret için olanı da, bilebildiğimi de bilemediğimi de. Dünyada ve âhirette bilebildiğim ve bilemediğim şerrin hepsinden sana sığınırım. Allah’ım! Kulun ve Peygamber’inin senden istediği her çeşit hayrı ben de isterim ve onun sana sığındığı şerlerden ben de sana sığınırım. Allah’ım! Şüphesiz ben senden cenneti ve beni cennete yaklaştıran söz ve amelleri istiyorum. Cehennem ateşinden ve beni ona yaklaştıran söz ve davranışlardan sana sığınıyorum. Senden, benim için takdir ettiğin hükmünü hayırlı kılmanı diliyorum."</i></p>

<p>Müminin, bu ve benzeri dualarla Allah’tan (cc), işlerini, hayırlı ve bereketli kılmasını istemesi başlı başına bir ibadettir, hatta kulluğun gereğidir. Dolayısıyla bu durum, kişinin birtakım planları ve niyetleri hususunda basiret ve feraset ehliyle istişare etmemesini gerektirmez. Nitekim Enes b. Mâlik (ra) vasıtasıyla Resûlullah’a (sas) nispet edilen bir rivayette şöyle denilmektedir: "<i>İstihare eden aldanmaz, istişare eden de pişman olmaz."</i>  İslâm büyükleri, bu nebevî hakikati şu hikmetli vecizeyle pekiştirmişlerdir: "Dört şey vardır ki, bunlar kime verilirse, kendisine mutlaka karşılığı verilir: Kendisine şükretme nasip olana fazlası verilir; tevbe edenin tevbesi kabul görür; istihare yapana (hayırlısını isteyene) hayır verilir; istişare edene de doğru (netice) verilir."</p>

<p>Varlık âleminde her şeyin kendisinden sudûr ettiği hayır, ahlâkî bir kavram olarak Müslüman düşüncesini, yaşamını ve kültürünü biçimlendiren değerler manzumesinde merkezî bir öneme sahiptir. Tarih boyunca sürekli çatışma hâlinde olan hayır ve şer, aslında varlığın temelini oluşturmaktadır. İnsan iradesi hayrı seçmeye daha yatkındır. "İki şey arasında iyi ve doğru olanı seçmek" anlamına gelen ‘ihtiyar’ kelimesi ‘hayır’ kelimesinden türemiştir. Dolayısıyla ihtiyarın mecburi istikameti hayırdır. İradesini kullanmayan, donduran insanın mecburi istikameti ise şerdir. Bugün şer güçlü ve yaygın ise bunun nedeni insan iradesinin ve seçme hürriyetinin haricî tesirlerle dumura uğramış olmasıdır. Mümin, ancak iradesini özgürce kullandığı oranda kendisi ve çevresi için hayırlı olana yönelecektir. Şüphesiz ki, her şeyin gerçek anlamda bilgisi Allah’a (cc) aittir. "Hayır ve şer" de buna dâhildir. Bu hakikat karşısında mümine düşen vazife, niyaz ve yakarışlarında Allah’tan (cc) hayırlı olanı istemekte ısrar etmesidir. Bu, iradesini hayır yönünde kullanmasına katkı sağlayacağı gibi Yaratıcı ile olan kulluk bağının sarsılmasına engel olacaktır.</p>

<p><strong>Kaynak:</strong> Diyanet Hadislerle İslam</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hadislerle İslam</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/hayir-muminin-her-isi-hayirdir-hayir-allahtandir-1</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 18:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/01/hayir-muminin-her-isi-hayirdir-hayir-allahtandir.jpg" type="image/jpeg" length="73193"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş, Sırbistan İslam Birliği bünyesindeki birleşme kararını memnuniyetle karşıladı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/diyanet-isleri-baskani-arpagus-sirbistan-islam-birligi-bunyesindeki-birlesme-kararini-memnuniyetle-karsiladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/diyanet-isleri-baskani-arpagus-sirbistan-islam-birligi-bunyesindeki-birlesme-kararini-memnuniyetle-karsiladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Sırbistan İslam Birliği Meşihatı ile Sırbistan İslam Birliği Riyaseti arasında yürütülen müzakerelerin olumlu sonuçlanmasını ve iki yapının tek çatı altında birleşmesine ilişkin ortak bildirinin imzalanmasını memnuniyetle karşıladığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanlığının sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Sırbistan İslam Birliği Meşihatı ile Sırbistan İslam Birliği Riyaseti arasında yürütülen müzakerelerin olumlu sonuçlandığını ve tek bir çatı altında birleşmeye dair ortak bildirinin imzalanmış olduğunu büyük bir memnuniyetle öğrenmiş bulunmaktayım.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alınan bu kararın başta Sırbistan’da yaşayan Müslüman kardeşlerimiz olmak üzere tüm Balkanlara hayırlar getirmesini temenni ediyorum.”</p>

<nav>
<ul id="SideBarMenu" title="Sağ Menu Haberler">
</ul>
</nav></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Safi Arpaguş</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/diyanet-isleri-baskani-arpagus-sirbistan-islam-birligi-bunyesindeki-birlesme-kararini-memnuniyetle-karsiladi</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 13:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/diyanet-isleri-baskani-prof-dr-safi-arpagus-makam.jpg" type="image/jpeg" length="74955"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[7 Ağustos 2026 Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/7-agustos-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/7-agustos-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 7 Ağustos 2026 tarihli ve "Kardeşlik" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="7 A Ğ U S T O S C U M A" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/7-a-g-u-s-t-o-s-c-u-m-a.jpg" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>KARDEŞLİK</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce dinimiz İslam’ın temel hedefi, hem bu dünya hem de ebedi âlemde insanlığın huzur ve mutluluğunu sağlamaktır. Huzur ve mutluluğu sağlamanın yolu ise; kardeş olmaktan, aramızdaki sevgi ve muhabbeti daha da güçlendirmekten geçmektedir. Öyle ki Rahmet Elçisi Peygamberimiz (s.a.s), birbirimizi sevmeyi iman etmenin bir gereği olarak ifade etmiştir.<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title="">[1]</a></p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Savaşların farklı bölgelere yayıldığı, İslam coğrafyasında kan ve gözyaşının hâkim olduğu, ülkemizin ateş çemberinin içine çekilmek istendiği bir dönemde; istikbalimiz, kardeşliğimize bağlıdır. Ecdadımızın canlarını feda ederek bizlere emanet ettiği cennet vatanımızda; sevinçlerimiz, hüzünlerimiz, dualarımız, zenginlik olarak kabul ettiğimiz farklılıklarımız bizleri yekvücut kılacaktır.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Dün olduğu gibi bugün de kardeşliğimize göz diken, muhabbetimize kasteden, bizi birbirimize düşürmek isteyenler olacaktır. Şunu unutmayalım ki, sadece Müslümanların değil, mazlum durumda olan bütün insanların umudu olan bizler, gaflet içerisinde olmadığımız müddetçe düşmanlarımızın emelleri kursaklarında kalacaktır. Cenâb-ı Hakk’ın, <strong>“Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın; bölünüp parçalanmayın”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a> </strong>emri gereğince dinimize ve mukaddesatımıza bağlı kalırsak fitne ve fesat ateşi bizlere dokunamayacaktır. Rahmet Peygamberi (s.a.s)’in, <strong>“Birbirinizle ilgi ve alakayı kesmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin, birbirinize kin beslemeyin, birbirinize haset etmeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun”</strong><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong><sup><strong><sup>[3]</sup></strong></sup></strong></a><strong> </strong>çağrısına kulak verirsek ayrılık ve gayrılık bu topraklarda kendine yer bulamayacaktır. <strong>“Müminler ancak kardeştirler, öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin, Allah’a itaatsizlikten sakının ki rahmetine mazhar olasınız”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a> </strong>emr-i ilahisine göre davranırsak vatanımızın dirliğini ve ümmetin birliğini kimse bozamayacaktır.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Şunu hepimiz biliriz ki;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Girmeden tefrika bir millete düşman giremez.</p>

<p>Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.”</p>

<p>Bugün bize düşen; fitneye karşı basiretle, ayrılığa karşı vahdet şuuru ile hareket etmek, birbirimizi koruyup gözetmektir. Kardeşliğimizi zedeleyebilecek her türlü şeyden uzak durmak, birbirimizin yükünü hafifletmektir. Milli ve manevi değerlerimiz etrafında buluşmak; birlikte rahmetin, ayrılıkta azabın olduğunu<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title="">[5]</a> unutmamaktır.</p>

<h3><strong>Aziz Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Kendi inanç ve medeniyet köklerimize tutunduğumuzda, bir binanın tuğlaları gibi birbirimize sımsıkı kenetlendiğimizde yarınlarımız daha huzurlu olacaktır. Hutbemizi, Yüce Rabbimizin şu uyarısıyla bitiriyoruz: <strong>“Allah’a ve Resûlüne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><sup><strong><sup>[6]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Müslim, Îmân, 93.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Âl-i İmrân, 3/103.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Tirmizî, Birr ve Sıla, 24.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Hucurât, 49/10.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> İbn Hanbel, IV, 278.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Enfâl, 8/46.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/7-agustos-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/07082026-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="45287"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[31 Temmuz 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/31-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/31-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 31 Temmuz 2026 tarihli ve "Helal Haram Duyarlılığı" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Cuma Ayet Hutbe" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/cuma-ayet-hutbe.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:center"><strong>HELAL HARAM DUYARLILIĞI</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Helaller ve haramlar; kulu, Allah’ın rızasına kavuşturan ilahi ölçülerdir. Kişiye, hayat yolculuğunda iyi ile kötüyü gösteren kılavuzlardır. Bizler, Allah Resûlü (s.a.s)’in “Helâl bellidir, haram da bellidir…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><sup><strong><sup>[i]</sup></strong></sup></a> sözünden de biliyoruz ki, helal ve haram apaçık ortaya konulmuştur.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Dinimiz İslam ile bizlere bildirilen her bir emir ve yasak; insanın haysiyetini, nesillerin emniyetini ve toplumun huzurunu muhafaza etmek gibi hikmetler barındırmaktadır. Mesela, Yüce Rabbimiz; neslin devamını sağlayan evliliği helal, “Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[ii]</strong></a> ayeti kerimesiyle de toplumu yok eden zinayı haram kılmıştır. Aynı şekilde Allah Teâlâ, toplumda düzen ve adaleti sağlayacak olan ticareti, alın teriyle kazanmayı, emek vermeyi bizlere helal kılarken; bereketi yok eden faizi, ölçü ve tartıda hile yapmayı, ticaret malının ayıbını saklamayı, kısaca insanları aldatmayı haram kılmıştır.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Şunu da bilmeliyiz ki, helal haram duyarlılığı, sofraya konulan lokmanın temiz olmasıyla sınırlı değildir. Mesela, “Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar… Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[iii]</strong></a> ayetleri, iffet ve hayâ gibi insanın onurunu yücelten çok önemli bir hususa işaret etmektedir. Dolayısıyla erkek kadın her Müslüman, iffetini korumalı, giyim kuşamına dikkat etmeli, insanın saygınlığını zedeleyen davranışlardan uzak durmalıdır. Müslümana düşen; hayâ, iffet ve ahlakın bir araya geldiğinde anlamlı olduğunu idrak etmektir. Hem sosyal hayatta hem de dijital mecralarda mahremiyet sınırlarına dikkat etmek; dilini yalandan, gözünü haramdan uzak tutmaktır.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Paylaşma duygusunu ortadan kaldıran, nimeti adilce paylaşmanın önünde en büyük engel olan israf da böyledir. Dünyanın farklı bölgelerinde milyonlarca insan bir lokma ekmeğe, bir damla suya muhtaçken ve israf bize yasaklanmış durumdayken,<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title="">[iv]</a> ülkemizde tonlarca ekmeğin çöpe atılması, sularımızın sorumsuzca sarf edilmesi helal haram sınırının aşıldığına bir işarettir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Rahmet Elçisi (s.a.s)’in, “…Kişinin malını helâlden mi yoksa haramdan mı elde ettiğine bakmayacağı!”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[v]</strong></a><i> </i>sözüyle bizleri ikaz ettiği bir çağa şahitlik etmekteyiz. Helalin hor ve hakir görüldüğü, haramın özendirildiği, gayr-ı meşru söz ve davranışların makul sayıldığı bir zamanın zorluklarıyla karşı karşıyayız. Şunu unutmayalım ki, insanların canına, malına, iffet ve şerefine kastetmek, kamu malına el uzatmak; rüşvet, tefecilik, hırsızlık, içki, uyuşturucu ve kumar gibi kötülüklerden uzak durmak, ancak Yüce Rabbimizin, helal haram ölçüleriyle çizdiği, dosdoğru yolunda olmaktan geçmektedir.</p>

<p>Hutbemizi, Cenâb-ı Hakk’ın şu çağrısıyla bitiriyoruz: <strong>“Ey insanlar! Yeryüzündeki helâl ve temiz olan şeylerden yiyin; şeytanın peşinden gitmeyin, çünkü o apaçık düşmanınızdır.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><sup><strong><sup>[vi]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[i]</a> Müslim, Müsâkât, 107.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[ii]</a> İsrâ, 17/32.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[iii]</a> Nûr, 24/30,31.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[iv]</a> A’râf, 7/31.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[v]</a> Buhârî, Büyû’, 23.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[vi]</a> Bakara, 2/168.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/31-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/31072026-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="93502"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arpaguş: Temel hedefimiz, bilgi ve hikmeti buluşturan Kur’an eğitim modeli geliştirmek]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/arpagus-temel-hedefimiz-bilgi-ve-hikmeti-bulusturan-kuran-egitim-modeli-gelistirmek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/arpagus-temel-hedefimiz-bilgi-ve-hikmeti-bulusturan-kuran-egitim-modeli-gelistirmek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, “Temel hedefimiz, gelenekten beslenen ancak geleceği de doğru okuyabilen bir duyarlılıkla hareket ederek bilgi ve hikmeti buluşturan ve onu ahlaka dönüştüren bir Kur’an eğitim modeli geliştirmek olmalıdır.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Kur’an Kurslarında Çocuklara Yönelik Eğitim Faaliyetleri: Değerlendirme ve Gelecek Perspektifi” konulu Çocukluk Dönemi Kur’an Öğretimi Çalıştayı’na katıldı.</p>

<p>Başkan Arpaguş, çalıştayda yaptığı konuşmada, erken çocukluk döneminin insanın kimlik, kişilik ve karakterinin şekillendiği en kritik evre olarak kabul edildiğini belirterek, “Bu dönem, zihinsel, ruhsal ve duygusal gelişimlerin de temelini oluşturmaktadır. İnsanî ve ahlakî değerler, toplumsal kurallar, temel bilgi ve beceriler en güçlü şekilde bu dönemde kazandırılır. Çocukluk dönemindeki olumlu dokunuşlar, çocukların geleceğini teminat altına alırken, ihmaller ya da yanlış yönlendirmeler de daha sonraki dönemlerde telafisi mümkün olmayan sorunlara zemin teşkil etmektedir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Kur’an kurslarını çocuğun kişilik inşasına katkı sunmayı hedefleyen bir eğitim alanı olarak görmekteyiz”</strong></p>

<p>İslam eğitim geleneğinde söz konusu çağın fıtratın korunması, güzel ahlakın kazandırılması, sahih ve sağlam bilginin doğru yöntemlerle aktarılması bakımından hayatın en önemli dönemi olarak görüldüğünü ifade eden Başkan Arpaguş, “Bu yönüyle bizler, 4–6 yaş Kur’an kurslarını yalnızca Kur’an okuma becerisinin kazandırıldığı bir öğretim süreci değil; çocuğun fıtratını korumayı, manevî ve ahlakî gelişimini desteklemeyi, sağlam bir kimlik ve kişilik inşasına katkı sunmayı hedefleyen stratejik bir eğitim alanı olarak görmekteyiz.” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Çocukların gelişim özelliklerini dikkate almak sürdürülebilir din eğitiminin temel şartlarından biridir”</strong></p>

<p>Çocukluk döneminin önemi ve hassasiyetine dikkati çeken Başkan Arpaguş, başta ebeveynler olmak üzere herkesin çok daha bilinçli davranması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:</p>

<p>“Her şeyden önce söz konusu dönemin karakteristiği iyi bilinmelidir. Çocukların gelişim özelliklerini dikkate almak nitelikli ve sürdürülebilir bir din eğitiminin temel şartlarından biridir. Çocuğun gelişim özelliklerini dikkate almayan bir din eğitimi, pedagojik açıdan faydalı olabilir mi? Ayrıca farklı yaşlardaki çocukların dikkat süresi, hafızası, soyut düşünme kapasitesi, dil gelişimi ve öğrenme biçimi elbette birbirlerinden farklılık arz edecektir. Dolayısıyla aynı yöntemi bütün çocuklara uygulamak, aynı başarıyı bütün çocuklardan beklemek, bilimsel olmadığı gibi pedagojik açıdan da doğru olmasa gerektir.”</p>

<p><strong>“Bir çocuğun bütün harfleri tanımasından daha önemli olan, Kur’an dersine koşarak gelmesidir”</strong></p>

<p>Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Bizler, Kur’an öğretimindeki başarımızı, öğrencilerin ne kadar ezber yaptığıyla değil, onların Kur’an ile ömür boyu sürecek sevgi ve güven ilişkisi kurabilmeleriyle ölçmeliyiz. Dört-beş yaşlarındaki bir çocuğun bütün harfleri tanımasından daha önemli olan, Kur’an dersine koşarak gelmesidir. O yaşlardaki bir çocuğun uzun sureler ezberlemesinden daha kıymetli olan, Allah sevgisini merhamet merkezli bir şekilde öğrenebilmesidir. Tecvit kurallarını eksiksiz uygulamasından daha değerli olan, Kur’an okumayı, hayatı boyunca sürdüreceği bir alışkanlığa dönüştürebilmesidir.</p>

<p>Dolayısıyla başarı ölçütlerimizi yalnızca ezber miktarı, harfleri tanıma veya tecvit kurallarını uygulama düzeyi üzerinden değil; derse katılım, öğrenme isteği, sosyal etkileşim ve Kur’an’a yönelik olumlu tutum gibi çok boyutlu göstergeler üzerinden okumak mecburiyetindeyiz. Böyle bir yaklaşım hem bilimsel gerçekliklere hem de İslam’ın insan merkezli eğitim anlayışına daha uygun olacaktır.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Aslolan, çocuğun soru sorabildiği bir eğitim ortamı sunabilmemizdir”</strong></p>

<p>Sınıf düzeninden materyal tasarımına, etkinlik çeşitliliğinden dijital içeriklere kadar her unsurun, çocuk gelişimi ve psikolojisi açısından dikkatle ele alınması gerektiğini anlatan Başkan Arpaguş, “Etkinliklerle ‘Elifba’ kitabı başta olmak üzere bütün materyaller; keşfetmeyi teşvik eden, oyun temelli öğrenmeyi destekleyen, etkileşimli öğrenmeyi önceleyen, hayal gücünü zenginleştiren bir muhtevaya sahip olmalıdır. Aslolan, çocuğun aktif olduğu, soru sorabildiği, deneyim yaşayabildiği ve öğrenmekten mutluluk duyduğu bir eğitim ortamı sunabilmemizdir.” şeklinde konuştu.</p>

<p>Eğitimin yalnızca sınıf ortamıyla sınırlı olmayan; aile, okul ve sosyal çevreyle etkileşim içinde hayat boyu devam eden bütüncül bir gelişim süreci olduğunu aktaran Başkan Arpaguş, şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Bu bağlamda erken çocukluk dönemindeki Kur’an eğitiminde ailelerin tutum ve beklentileri, eğitim sürecinin niteliğini doğrudan etkileyen temel unsurlardan biridir. Velilerin çocuklarından kısa sürede daha fazla ezber yapmaları, akıcı okumaya erken dönemde geçmeleri veya yaşıtlarının önünde akademik performans sergilemeleri yönündeki beklentileri, çocukların üzerinde büyük bir baskı oluşturabilmektedir. Maalesef bu durum, eğitimin amacından uzaklaşılmasına sebebiyet vermektedir.”</p>

<p><strong>“İrfan merkezli güçlü bir pedagojik yaklaşım geliştirmek zorundayız”</strong></p>

<p>Velilerin erken çocukluk döneminin özellikleri konusunda bilinçlendirilmesi, Kur’an öğretiminin amaç, yöntem ve kazanımları hakkında bilgilendirilmesi ve eğitim sürecine bilinçli ve aktif olarak katılımlarının sağlanmasının büyük önem taşıdığına dikkati çeken Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Bu doğrultuda bizim temel hedefimiz, gelenekten beslenen ancak geleceği de doğru okuyabilen bir duyarlılıkla hareket ederek bilgi ve hikmeti buluşturan ve onu ahlaka dönüştüren bir Kur’an eğitim modeli geliştirmek olmalıdır. Çocuklarımızı kendi medeniyet değerlerimizle buluşturabilmek için İslam eğitim geleneğinde olduğu gibi irfan merkezli güçlü bir pedagojik yaklaşım geliştirmek zorundayız. Bunu yapabildiğimizde hem Kur’an eğitiminde büyük bir başarı yakalayacak hem de inançlı, bilgili, ahlaklı ve şahsiyetli nesiller yetiştirme yolunda çok önemli mesafe kat etmiş olacağız.”</p>

<p><strong>“Kur’an eğitimi, çok paydaşlı bir eğitim alanı olarak görülmeli”</strong></p>

<p>Başkan Arpaguş, “Erken çocukluk dönemi Kur’an eğitiminin niteliği ve sürdürülebilir başarısı; başta Diyanet İşleri Başkanlığımız olmak üzere İlahiyat Fakültelerimizin, sosyal bilimler alanında çalışan akademisyenlerimizin ve toplumun bütün kesimlerinin ortak sorumluluk üstlenmesine ve işbirliği içinde hareket etmesine bağlıdır. Onun için erken çocukluk dönemi Kur’an eğitimi, çok paydaşlı bir eğitim alanı olarak görülmeli ve stratejik bir yöntemle ele alınmalıdır.” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Çocuklarımızı geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çaba ve gayret sarf ediyoruz”</strong></p>

<p>Başkanlığın, Kur’an eğitimini bu bilinçle sürdürmenin gayreti içerisinde olduğunu kaydeden Başkan Arpaguş, “Çocuklarımızı maddi-manevi her yönden yetiştirmek ve geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çaba ve gayret sarfediyoruz. Onların başta Yaratıcımızla olmak üzere, kendileriyle, aileleriyle, toplumla ve çevreyle barışık bir şekilde yetişmeleri; vatanımıza, milletimize, medeniyetimize ve tüm insanlığa faydalı birey olmaları için hiçbir fedakârlıktan kaçınmıyoruz, kaçınmayacağız.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle tamamladı:</p>

<p>“Çocuklarımızı geleceğe en güzel şekilde hazırlama noktasında bilimin ortaya koyduğu gerçekliklerden, çağın imkân ve fırsatlarından azami ölçüde istifade etmeye çalışıyoruz. Eğitim programlarımızı ve ders materyallerimizi çocuk psikologları, çocuk gelişimi uzmanları, pedagoglar, akademisyenler ve sahadaki eğitimcilerimizin katkıları ile sürekli güncelleme çabasındayız. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz çalıştayımızda bu hassasiyetin bir tezahürüdür. İnanıyorum ki burada alacağımız kararlar, hazırlayacağımız programlar ve geliştireceğimiz yöntemler, yarının Türkiye’sinde doğru bilgi ile donanmış, dinine, değerlerine ve kültürüne bağlı nesillerin yetişmesine çok önemli katkılar sunacaktır.”</p>

<p>Çalıştaya Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hüseyin Hazırlar, Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Başkanı Osman İyişenyürek, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Sedide Akbulut, Konya İl Müftüsü Prof. Dr. Ali Öge ve Başkanlık personeli katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Haber</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/arpagus-temel-hedefimiz-bilgi-ve-hikmeti-bulusturan-kuran-egitim-modeli-gelistirmek</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 23:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/-tuuf1etmYw/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="14068"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Motif motif işlenen taşlarda gölgeler yüzyıllardır kıyama duruyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/motif-motif-islenen-taslarda-golgeler-yuzyillardir-kiyama-duruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/motif-motif-islenen-taslarda-golgeler-yuzyillardir-kiyama-duruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupalı bilim insanlarınca "Anadolu'nun El-Hamrası" olarak da nitelendirilen, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası'nın 3 boyutlu binlerce motife sahip kapılarında, yılın belirli aylarında ve saatlerinde oluşan gölgeler ziyaretçileri hayran bırakıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/motif-motif-islenen-taslarda-golgeler-yuzyillardir-kiyama-duruyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/divrigi-cami-motif-kapi-20.jpg" type="image/jpeg" length="51098"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zirvedeki tarihi cami ile dolunay]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/zirvedeki-tarihi-cami-ile-dolunay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/zirvedeki-tarihi-cami-ile-dolunay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van Kalesi ve zirvesinde bulunan tarihi Süleyman Han Camii, dolunay ile güzel görüntü oluşturdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Van Kalesi ve zirvesinde bulunan tarihi Süleyman Han Camii, dolunay ile görüntülendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/zirvedeki-tarihi-cami-ile-dolunay</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/d-o-l-u-n-a-y-c-a-m-i-2.jpg" type="image/jpeg" length="25969"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başkan Arpaguş: Ayasofya’nın asli kimliğine kavuşturulması milletimizin değerlerine sahip çıktığının göstergesidir]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/baskan-arpagus-ayasofyanin-asli-kimligine-kavusturulmasi-milletimizin-degerlerine-sahip-ciktiginin-gostergesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/baskan-arpagus-ayasofyanin-asli-kimligine-kavusturulmasi-milletimizin-degerlerine-sahip-ciktiginin-gostergesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, “Asil ecdadımıza vefanın bir tezahürü olarak Ayasofya’nın yeniden asli kimliğine kavuşturulması, milletimizin kendi değerlerine ve medeniyetine sahip çıktığının bir göstergesidir. Aynı zamanda köklerinden aldığı güçle yeni bir gelecek inşa etme azminin bir yansımasıdır.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından İstanbul’da düzenlenen “Fethin Nişanesi, Medeniyetin Kalbi: Çağları Aşan Mabet Ayasofya” programına katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Haber</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/baskan-arpagus-ayasofyanin-asli-kimligine-kavusturulmasi-milletimizin-degerlerine-sahip-ciktiginin-gostergesidir</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 23:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/2_Azt_paKKQ/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="53784"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[24 Temmuz 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/24-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/24-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 24 Temmuz 2026 tarihli ve "İslam Medeniyeti" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="İ S L A M M E D E N İ Y E T İ" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/i-s-l-a-m-m-e-d-e-n-i-y-e-t-i.jpg" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>İSLAM MEDENİYETİ</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce Rabbimiz Hûd sûresinde şöyle buyurmaktadır: <i>“<strong>Semûd kavmine de kardeşleri Sâlih’i gönderdik. O dedi ki: ‘Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka ilâhınız yoktur. Sizi topraktan yaratan ve yeryüzünü imar etme sorumluluğunu size veren O’dur. O halde O’ndan bağışlanma dileyin ve samimiyetle tövbe edin. Şüphesiz Rabbim çok yakındır, dualara karşılık verendir.’”</strong></i><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong><strong>[i]</strong></strong></a></p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Yüce Allah, insanı yeryüzünün bir emanetçisi olarak yaratmış ve ona hayatı imar etme sorumluluğu yüklemiştir. Bu sorumluluk; şehirler inşa ederken, ahlak ve faziletin korunduğu bir hayat kurabilmektir. İşte medeniyet, maddi eserlerle birlikte manevi değerleri de yaşatan bu anlayışın adıdır.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Kur’an’ın ve sünnet-i seniyyenin rehberliği üzerine kurulan ve on beş asırlık tecrübeyle yoğrulan İslam medeniyeti; ilmi ibadetle, çalışmayı dürüstlükle, gücü adaletle, zenginliği paylaşmayla buluşturarak yükselmiştir. Tarih boyunca inşa edilen camiler, vakıflar ve kütüphaneler; insanımıza hizmet eden, toplumu ayakta tutan bu medeniyet tasavvurunun birer simgesi olmuştur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>İslam medeniyetinin temel gayesi; kalpleri kazanmak, zihinleri ve gönülleri aynı inanç, duygu ve idealde buluşturabilmektir. <i><strong>“Şüphesiz Allah adaleti, iyiliği ve yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalığı ve azgınlığı yasaklar”</strong></i><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong><strong>[ii]</strong></strong></a> ayet-i kerimesinde yer alan ilahi ölçüler bu medeniyetin temelidir. Zira, iyiliğin unutulduğu ve ahlakın ihmal edildiği bir toplumun kalıcı bir gelecek kurması mümkün değildir.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Camilerimiz, kardeşliğimizi pekiştiren; okullarımız, bilgiyle birlikte erdemi öğreten; iş yerlerimiz ise dürüstlüğün, emeğe saygının ve helal kazancın yaşatıldığı mekânlar olmalıdır. Her birimiz, bulunduğumuz yerde iyiliği temsil edebilirsek medeniyetimiz de güç kazanacaktır. Bize düşen; ecdadımızdan devraldığımız mirası korumak ve onu daha da zenginleştirerek gelecek nesillere ulaştırmaktır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, <strong>“Nerede olursan ol, Allah’a karşı sorumluluğunun bilincinde ol! Kötülüğün peşinden iyi bir şey yap ki onu yok etsin. İnsanlara da güzel ahlâka uygun biçimde davran!”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[iii]</strong></a></strong> emri gereğince, Rabbimize karşı kulluk görevimizi ifa ederken, insanlığa faydalı olmayı da hayatımızın gayesi hâline getirmektir. Yine bize düşen, medeniyetimizden ilham alarak geleceğimizi iman, ilim, hikmet ve güzel ahlakla inşa etmektir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Bugün, İstanbul’un fethinin nişanesi ve ecdadımızın kıymetli emaneti Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi’nin yeniden cemaatiyle buluştuğu gündür. Ayasofya Camiinden yankılanan ezan-ı Muhammedî, İstanbul’un fethinde olduğu gibi şanlı milletimizin adalet ve merhametinin yeryüzüne ilanıdır. Camilerimiz, aziz milletimizin maziyle köprüler kurduğu ve istikbalini yoğurduğu manevi kalelerimizdir. Toplumun her kesimini; gencini, yaşlısını ve çocuğunu aynı kubbe altında bir aile kılan bu mabetler, birleştirici ruhunu kıyamete kadar sürdürecektir.</p>

<p>Camilerimizin minarelerinden okunan ezanlarımızın gök kubbemizde ebediyen yankılanması niyazıyla; hutbemizi, Tevbe sûresinde yer alan şu ayet-i kerimenin mealiyle bitiriyoruz: <strong>“Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve yalnızca Allah’tan korkan ve çekinen kimseler imar edebilirler. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.”</strong><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong><sup><strong><sup>[iv]</sup></strong></sup></strong></a></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[i]</a> Hûd, 11/61.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[ii]</a> Nahl, 16/90.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[iii]</a> Tirmizî, Birr, 55.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[iv]</a> Tevbe, 9/18.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/24-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/24072026-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="85527"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarlada izi olanlar]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tarlada-izi-olanlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tarlada-izi-olanlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye genelinde Temmuz 2026 itibarıyla tarım işçilerinin zorlu hasat mesaisi sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yurt genelinde Temmuz 2026 itibarıyla tarım işçilerinin zorlu hasat mesaisi sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tarlada-izi-olanlar</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/tarla-isci.jpg" type="image/jpeg" length="60144"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mısır'da İslam mimarisinin zirve eserlerinden: Sultan Kayıtbay Külliyesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/misirda-islam-mimarisinin-zirve-eserlerinden-sultan-kayitbay-kulliyesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/misirda-islam-mimarisinin-zirve-eserlerinden-sultan-kayitbay-kulliyesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mısır'ın başkenti Kahire'de bulunan ve Memlük Sultanlığı döneminde hüküm süren Sultan Eşref Kayıtbay tarafından 1472-1474 yılları arasında yaptırılan tarihi Sultan Kayıtbay Camii, tamamlanan kapsamlı restorasyon çalışmaların ardından açılışı sırasında görüntülendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sultan Kayıtbay'ın türbesini de içerisinde barındıran ve kuruluş yazıtında medrese olarak tanımlanan külliye, ablak tekniğiyle süslenmiş taçkapısı, geometrik yıldız motifleriyle bezenen kubbesi ve geometrik taş oyma süslemeleriyle İslam mimarisinin ve Memlük sanatının zirve eserlerinden biri olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mısır'ın 1 cüneyhlik banknotunu da süsleyen bu tarihi yapı, zamanın yıpratıcı etkisi nedeniyle başlatılan bakım ve onarım çalışmalarının sona ermesi ve İslam dünyasının kültürel mirasını canlandırma vizyonu doğrultusunda yeniden ziyarete açıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/misirda-islam-mimarisinin-zirve-eserlerinden-sultan-kayitbay-kulliyesi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 15:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/sultan-kayitbay-kulliyesi-3.jpg" type="image/jpeg" length="47304"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[17 Temmuz 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/17-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/17-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 17 Haziran 2026 tarihli ve "Kur'an- Kerim" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="17 Temmuz Hutbe" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/17-temmuz-hutbe.jpg" width="1280" /></p>

<p></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>KUR’AN-I KERİM</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce Rabbimizin kıyamete kadar gelecek bütün insanlara bahşettiği nimetlerden, engin şefkat ve merhametinin tecellilerinden biri de Kur’an-ı Kerim’dir.</p>

<p>Kur’an-ı Kerim, hakkı batıldan ayırt eden ilahi kelamdır. O, asla sıradan bir söz değildir.<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title="">[1]</a> Kur’an-ı Kerim, sözlerin en güzeli ve en mukaddesidir. O, hidayet kaynağı, şifa membaıdır. Kur’an-ı Kerim, insanlığı; hak ve hakikate, iyilik ve adalete, huzur ve muhabbete sevk eden Rahmani bir muştudur. Ayet-i kerimede buyrulduğu üzere, “Bu Kur’an, en doğru olana iletir; dünya ve ahiret için yararlı işler yapan müminlere, büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Kur’an-ı Kerim, rahmet peygamberi Allah Resûlü (s.a.s)’in en büyük mucizesidir. Onun tek bir harfi dahi değişmemiştir, asla değiştirilemeyecektir. Yüce Rabbimiz, “Şüphesiz Kur’an’ı biz indirdik. Onun koruyucusu da elbette biziz”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a> buyurarak, bu gerçeği beyan etmektedir.</p>

<p>Kur’an-ı Kerim, insan ürünü değildir; Allah Teâlâ’nın kelamıdır. O, bir benzeri şöyle dursun; bir suresinin, hatta bir ayetinin dahi benzerinin getirilemeyeceği yüce bir kitaptır. Kur’an; Cenâb-ı Hak ile bağımızı güçlendiren, çevremiz ile ilişkilerimizi düzenleyen bir kılavuzdur.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Kur’an-ı Kerim’in rehberliğine sarılan kişiler yolunu kaybetmezler. Onun ilkeleriyle hayat süren aileler huzur bulurlar. Onun ahlakını kuşanan toplumlar güven içinde yaşarlar. Onun adaletini benimseyen milletler güçlü olurlar. Hayatında Kur’an-ı Kerim’e yer vermeyenler, onun emirlerine ve yasaklarına riayet etmeyenler, ayetlerini alaya alanlar ise ancak kendilerini küçük duruma düşürürler. Yüce Rabbimizin bu husustaki uyarısı gayet açıktır: “…İşte bu kitap, Allah’ın, dilediğini kendisiyle doğru yola ilettiği hidayet rehberidir. Allah kimi de saptırırsa artık ona doğru yolu gösterecek yoktur.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong>[4]</strong></a></p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Devletimizi, vatanımızı, milletimizi, birlik ve beraberliğimizi muhafaza etmenin yolu; değerlerimize sahip çıkmaktan geçmektedir. Bilelim ki; bu değerlerin içerisinde Kur’an-ı Kerim vardır, sünnet-i seniyye vardır. Meşruiyetini İslam’dan alan örfümüz vardır, kültürümüz vardır. Mutluluğun yolu da işte bu değerleri öğrenmekten ve hayatımıza aktarmaktan geçmektedir.</p>

<p>Hutbemizi, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: “Şüphesiz bu Kur’an, Allah’ın sizlere bir ikramıdır...”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Târık, 86/13,14.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> İsrâ, 17/9.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Hicr, 15/9.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Zümer, 39/23.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Dârimî, Fedâilü’l-Kur’ân, 1.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/17-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/17072026-cuma-hutbesi-youtube.jpg" type="image/jpeg" length="55677"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3 Temmuz 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/3-temmuz-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/3-temmuz-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 3 Temmuz 2026 tarihli ve "Yaz Kur'an Kursları" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Hutbe 2" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/hutbe-2.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>YAZ KUR’AN KURSLARI</strong></p>

<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>

<p>Geçtiğimiz hafta itibarıyla çocuklarımız bir eğitim öğretim yılını daha tamamlayıp yaz dönemine girdiler. Evlatlarımızın iyi bir eğitim almaları toplumumuz ve geleceğimiz için önem arz etmektedir. Ancak bilmeliyiz ki; beden ve ruhun, dünya ve ahiretin birlikte imar ve ihya edilmesi gerekmektedir. Zira insanı gerçek anlamda değerli kılan; bilgisiyle birlikte imanını, başarısıyla birlikte ahlakını koruyabilmesidir. Resûl-i Ekrem (s.a.s), “Hiçbir anne baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunmamıştır”<a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[i]</strong></a> nasihatiyle bu hususa dikkatlerimizi çekmektedir.</p>

<p><strong>Kıymetli Anne Babalar!</strong></p>

<p>Modern çağın getirdiği tüketim kültürü, dijital mecraların bilinçsiz kullanımı, zaman zaman kutsallarımızın mizah adı altında alaya alınması, çocuklarımızı günden güne değerlerimizden uzaklaştırmaktadır. Tertemiz dimağlar; batıl inançlar, sapkın akımlar, bağımlılık ve akran zorbalığının girdabında kaybolma riskiyle karşı karşıyadır. Etrafımızı çepeçevre saran bu tehditler karşısında çaresiz değiliz. Çare; akıllara ve kalplere hitap eden ilim ve hikmeti, en güzel şekilde çocuklarımızla buluşturmaktır. Yüce Rabbimizin, “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[ii]</strong></a> emri gereğince, evlatlarımıza helal haram hassasiyeti kazandırmaktır. Milli ve manevi değerlerimizi özümsemelerine katkı sunmaktır.</p>

<p><strong>Değerli Müminler!</strong></p>

<p>Çocuklarımızın; Yüce Kitabımız Kur’an’ı, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in örnek hayatını, iman ve ibadet esaslarını, dinî ve ahlaki değerlerimizi, örf ve adetlerimizi öğrenebilecekleri yaz Kur’an kurslarımız önümüzdeki pazartesi günü başlıyor. Bizler istiyoruz ki; yaz Kur’an kurslarında çocuklarımız; paylaşmayı, kardeşliği, yardımlaşmayı ve sevgiyi yaşayarak öğrensinler. Birlikte namaz kılmanın huzurunu, dua etmenin güzelliğini ve cami adabının inceliklerini idrak etsinler. Vatanımızın dirliği ve milletimizin huzuru için Kur’an’ın nuruyla aydınlansınlar. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in güzel ahlakıyla erken yaşta tanışsınlar. Gençlerimiz; zihinlerindeki sorulara, kalplerindeki arayışlara din görevlilerimizin rehberliğinde cevaplar bulsunlar. Bir ömür boyu iyiliklere omuz omuza yürüyecekleri arkadaşlıklar kursunlar.</p>

<p><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></p>

<p>Unutmayalım ki, çocuklarımızın gönlüne küçük yaşlarda ekilen Allah sevgisi, ömür boyu meyve verecek en kıymetli tohumdur. Bu vesileyle “Yaz Kur’an Kursunda Buluşuyoruz” çağrısıyla tüm çocuklarımızı ve gençlerimizi, camilerimize ve Kur’an kurslarımıza davet ediyoruz. Aynı zamanda anne babalardan, çocuklarının; dinimiz, kültürümüz ve camilerimizle olan bağlarını koruma noktasında daha fazla hassasiyet göstermelerini bekliyoruz.</p>

<p>Hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu müjdesiyle bitiriyoruz: <strong>“Kim Kur’an-ı Kerim’i okur ve onunla amel ederse, kıyamet günü ebeveynine bir taç giydirilir. Bu tacın ışığı, güneşin dünyadaki bir eve konulduğunda onun vereceği ışıktan daha güzeldir…”<a href="#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[iii]</strong></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[i]</a> Tirmizî, Birr, 33; İbn Hanbel, IV, 77.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[ii]</a> Tahrîm, 66/6.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[iii]</a> Ebû Dâvûd, Vitr, 14.</p>

<p><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/3-temmuz-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/7eLaRJfwpM0/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="88632"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[26 Haziran 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/26-haziran-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/26-haziran-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 26 Haziran 2026 tarihli ve "Aile Olmak" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3><strong>AİLE OLMAK</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p><strong>“Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için eşler yaratması, aranızda sevgi ve merhamet var etmesi Allah’ın varlığının ve kudretinin delillerindendir. </strong><strong>Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a> </strong>ayet-i kerimesinde ifade edildiği üzere, ilahi rahmetin yeryüzündeki tecellilerinden biri de ailedir.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Aile, İslam’ın ilkelerini belirlediği nikâh akdiyle kurulan huzur ve muhabbet yuvasıdır. Sıkıntıların birlikte omuzlandığı; kederlerin paylaşıldığı, sevinçlerin çoğaltıldığı huzur ocağıdır. Aile; bizleri, günahlardan uzak tutan güvenli bir sığınaktır. Millî ve manevi değerlerimizi kuşaktan kuşağa aktarmamıza vesile olan bir müessesedir.</p>

<h3><strong>Değerli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Aile olmak, sadece aynı mekânı paylaşmak değildir. Aile olmak, dünyayı da ahireti de cennete çevirmek için el ele verebilmektir. İyi günde olduğu gibi kötü günde de birlik ve beraberliği güçlü kılabilmektir. Aile olmak, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in örnekliğini hayatımıza yansıtabilmektir. Onun gibi, elinden ve dilinden emin olunan güvenilir bir eş olabilmektir. Kızını ayakta karşılayıp yerini ona ikram eden vefakâr bir baba olabilmektir. Namazdayken omuzlarına çıkan torunlarının oyunlarını bozmamak için secdesini uzatan müşfik bir dede olabilmektir. Yetim ve öksüzlere hamilik yapan, kimsesiz çocuklara aile sıcaklığını hissettiren merhametli bir insan olabilmektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kıymetli Müminler!</strong></h3>

<p>Her geçen gün, aile değerlerimiz örselenmekte; evlilikler, külfetli hale getirilmekte; bekârlık ve evlilik dışı hayat teşvik edilmektedir. İnancımızda rızkın Allah’a ait olduğu<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title="">[2]</a> vurgulanmasına rağmen, ‘çocuk sahibi olmanın hayatı zorlaştırdığı’ söylemleri günden güne artmaktadır. Hâlbuki devletlerin geleceği; ailenin kurulmasına, korunmasına ve güçlendirilmesine bağlıdır. Milletlerin en büyük sermayesi, milli ve manevi değerleriyle yetişen nesillerdir. Bu sebeple, göz aydınlığı evlatlarımızın evliliklerine yardımcı olmak, sadece anne ve babaların değil bütün toplumun ortak sorumluluğudur. Diyanet İşleri Başkanlığımız da bu sorumluluğun bir gereği olarak müftülüklerimiz marifetiyle nikâh merasimleri icra etmektedir.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, <strong>“Nikâhın en hayırlısı, en kolay olanıdır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong> tavsiyesini kendimize düstur edinelim. Gösteriş ve israfa dayalı nişan, nikâh ve düğün merasimleriyle gençlerimizin ve ailelerimizin omuzlarına ağır yükler yüklemeyelim. Hanelerimizi huzur ve güvenin kaynağı haline getirelim. Rabbimizin lütfu olan çocuklarımızı bereket vesilesi olarak görelim.</p>

<p>Hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: <strong>“</strong><strong>Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en iyi olanınızdır. İçinizde ailesine karşı en iyi olan da benim!</strong><strong>”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong>[4]</strong></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Rûm, 30/21.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Hûd, 11/6.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Ebû Dâvûd, Nikâh, 30-31.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> İbn Mâce, Nikâh, 50.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/26-haziran-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/26062026-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="37746"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşure kazanları bolluk ve bereket için kaynıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Asırlardır paylaşmanın simgesi kabul edilen aşure geleneği, muharrem ayında yaşatılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/a-s-u-r-e-5.jpg" type="image/jpeg" length="31445"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Han Yunus'ta yıkımın gölgesinde günlük yaşam]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Abluka altındaki Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinde yaşayan Filistinliler, İsrail saldırılarının geride bıraktığı ağır yıkımın ortasında yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Temel ihtiyaçlardan yoksun kalan aileler, yıkılan evlerinin yakınında kurdukları derme çatma çadırlarda ve ağır hasarlı binalarda zorlu koşullar altında günlük yaşam mücadelesi veriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/han-yunus-yasam-5.jpg" type="image/jpeg" length="88323"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Lübnan'ın Kalile beldesindeki yıkım görüntülendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalci İsrail Lübnan'ın güneyindeki Kalile beldesine düzenlediği hava saldırıları sonucu bölgedeki birçok yapı ağır hasara uğradı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İşgalci İsrail Lübnan'ın güneyindeki Kalile beldesine düzenlediği hava saldırıları sonucu bölgedeki birçok yapı ağır hasara uğradı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırıların ardından beldede oluşan yıkım görüntülendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 16:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/israil-saldirisi-5.jpg" type="image/jpeg" length="59264"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[19 Haziran 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/19-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/19-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 19 Haziran 2026 tarihli ve "Birlikte Rahmet Vardır" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Hutbe Ayet 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/hutbe-ayet-2.webp" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>BİRLİKTE RAHMET VARDIR</strong></h3>

<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>

<p>Yüce Rabbimizin saygı duyulmasını emrettiği dört aydan<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title="">[1]</a> biri olan, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, <strong>“Hürmete layık”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><sup><strong><sup>[2]</sup></strong></sup></a></strong> olarak zikrettiği Muharrem ayının manevi iklimi içerisindeyiz. Resûl-i Ekrem (s.a.s), <strong>“Ramazan’dan sonra tutulan en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><sup><strong><sup>[3]</sup></strong></sup></a></strong> buyurarak, bu mübarek ayın; ibadet ve taatle, hamd ve şükürle, tövbe ve istiğfarla değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatmıştır.</p>

<p><strong>Aziz Müminler!</strong></p>

<p>Önümüzdeki perşembe Âşûrâ gününü idrak edeceğiz. Birçok peygamberin hayatında önemli gelişmelere sahne olan Âşûrâ günü; ne hazindir ki, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, <strong>“Cennet gençlerinin efendisi”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a> </strong>diyerek övdüğü, torunu Hz. Hüseyin Efendimiz ile çoğu Ehl-i Beyt’e mensup yetmişi aşkın Müslümanın Kerbelâ’da acımasızca şehit edildiği gündür.</p>

<p><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kerbelâ, müminlere; birlik ve beraberlik içinde hareket etmeyi, ayrılık ve gayrılığa düşmemeyi hatırlatır. Hak ve hakikati ayakta tutmayı, adaletten ve iyilikten ayrılmamayı anlatır. Kerbelâ, aramıza fitne ve fesat tohumu ekmek, kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenlere karşı feraset ve basiretle davranmamızı tavsiye eder. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, <strong>“Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a></strong> uyarısına kulak vermemizi; sevinci ve nimeti paylaştığımız gibi hüznü ve meşakkati de paylaşmamızı telkin eder.</p>

<p><strong>Değerli Müminler!</strong></p>

<p>Bugün, inananları; acı ve gözyaşına mahkûm etmek, İslam beldelerinin yer altı ve yer üstü zenginliklerini sömürmek isteyen zalimler, başta Gazze ve Filistin olmak üzere birçok farklı coğrafyada yeni Kerbelâlar yaşanması için her türlü yolu denemektedir. Ümmet-i Muhammed olarak bizler de bir daha aynı hüznü yaşamak ve şer odaklarını sevindirmek istemiyorsak, aramızdaki ihtilafları derinleştirmek yerine ortak paydada buluşmanın yollarını aramalıyız. Zira Rabbimiz bir, Peygamberimiz bir, Kitabımız bir, Kıblemiz birdir. Cenâb-ı Hakk’ın, <strong>“Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><strong>[6]</strong></a></strong> emri gereğince birbirimize kenetlenmeli; İslam kardeşliğine zarar verecek her türlü söz, tutum ve davranıştan kaçınmalıyız.</p>

<p>Bu vesileyle, başta Hz. Hüseyin ve Ehl-i Beyt-i Mustafa olmak üzere; din, vatan ve mukaddesat uğruna canlarını feda eden bütün şehitlerimizi rahmetle yâd ediyoruz.</p>

<p>Hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu uyarısı ile bitiriyoruz: <strong>“</strong><strong>Birbirinize nefret ve düşmanlık beslemeyin. Birbirinize haset etmeyin. Birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn7" name="_ednref7" title=""><sup><strong><sup>[7]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Tevbe, 9/36.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Müslim, Sıyâm, 203.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Müslim, Sıyâm, 202.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Tirmizî, Menâkıb, 30.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> İbn Hanbel, IV, 278.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Âl-i İmrân, 3/105.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref7" name="_edn7" title="">[7]</a> Buhârî, Edeb, 62.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/19-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/cuma-hutbesi-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="54132"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Köstence’deki Kral Camii ziyaretçilerin ilgi odağı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Romanya'nın Köstence kentinde, 1913 yılında Romanya Kralı I. Carol tarafından yaptırılan ve Romanya'nın ilk betonarme binası olan Kral Camii, hem mimarisi hem de tarihi önemiyle ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı mimarisinden izler taşıyan caminin 47 metre yüksekliğindeki minaresine çıkan ziyaretçiler, Karadeniz kıyısındaki Köstence'nin panoramik manzarasını seyredebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günümüzde ibadete açık olan camide, Müslümanlar namazlarını kılmayı sürdürürken, yapı aynı zamanda şehrin en önemli turistik mekanlarından biri olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kostence-kral-cami-11.jpg" type="image/jpeg" length="28296"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk dünyasının manevi başkenti Türkistan]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Türk dünyasının manevi başkenti" ilan edilen Kazakistan'ın Türkistan şehri, tarihi ve kültürel miras zenginliğiyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini bekliyor. Hoca Ahmet Yesevi Türbesi (fotoğrafta) kentin önemli tarihi yapıları arasında yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/turistan-33.jpg" type="image/jpeg" length="27935"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karaman ovaları gelincik ve mor mahmuz çiçekleriyle süslendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karaman-ovalari-gelincik-ve-mor-mahmuz-cicekleriyle-suslendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karaman-ovalari-gelincik-ve-mor-mahmuz-cicekleriyle-suslendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karaman il sınırları içerisinde yer alan Karadağ'ın çevresindeki ovalar havaların ısınmasıyla gelincik ve mor mahmuz çiçekleriyle süslendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karaman-ovalari-gelincik-ve-mor-mahmuz-cicekleriyle-suslendi</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/gelincik-11.jpg" type="image/jpeg" length="46582"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
