<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Diyanet Haber</title>
    <link>https://www.diyanethaber.com.tr</link>
    <description>Diyanet Haber / Diyanet Sınav / Diyanet Duyuru / Diyanet Hutbe / Müftülükler / İslam Dünyası / Kültür Sanat / #Keşfet / www.diyanethaber.com.tr</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 10 Jun 2026 22:03:47 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sözleşmeli Personel Alımı Sınavı'na ilişkin duyuru]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/sozlesmeli-personel-alimi-sinavina-iliskin-duyuru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/sozlesmeli-personel-alimi-sinavina-iliskin-duyuru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca "2026 Yılı 4/B Sözleşmeli Personel (Destek Personeli, Koruma ve Güvenlik Görevlisi) (Taşra) Alımı Sınavı'na İlişkin Duyuru" yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Başkanlık tarafından yapılan duyuruda şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"Başvuru kontenjan gruplarına göre sınava girmeye hak kazanan son sıradaki adayların KPSS taban puanlarını gösterir tablo aşağıdaki PDF dosyasında yer almaktadır.</p>

<p>Sözlü sınavın tarihine ilişkin duyuru gerekli hazırlıkların tamamlanmasının ardından ayrıca ilan edilecektir."</p>

<p><img alt="Taban Puanlar" class="detail-photo img-fluid" height="409" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/taban-puanlar.jpg" width="780" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DUYURULAR</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/sozlesmeli-personel-alimi-sinavina-iliskin-duyuru</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/logolar/diyanet-33.jpg" type="image/jpeg" length="67017"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kabe örtüsü Edincik Emir Sultan Camii’nde ziyarete açılıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kabe-ortusu-edincik-emir-sultan-camiinde-ziyarete-aciliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kabe-ortusu-edincik-emir-sultan-camiinde-ziyarete-aciliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir’in Bandırma ilçesinde bulunan Edincik Emir Sultan Camii, Kabe-i Muazzama’nın örtüsünden (Kisve-i Şerif) bir bölüme ev sahipliği yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bandırma Edincik Emir Sultan Camii'nde üzerinde Cenabıhakk’ın mübarek isimlerinden “Yâ Rahmân, Yâ Rahîm” esmalarının altın ve gümüş tellerle işlendiği Kabe Örtüsü, vatandaşların ziyaretine açılacak.</p>

<p>Kutsal emaneti yakından görmek ve manevi atmosferi paylaşmak isteyen vatandaşlar, cuma ve cumartesi günleri öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazları öncesinde Bandırma Edincik Mah. Emir Sultan Camii’nde Kâbe Örtüsü’nü ziyaret edebilecek.</p>

<p><img alt="Kabe Örtüsü" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kabe-ortusu.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ziyaret programına tüm vatandaşlar davet edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Balıkesir Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kabe-ortusu-edincik-emir-sultan-camiinde-ziyarete-aciliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 14:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kabe-ortusu-22.jpg" type="image/jpeg" length="85345"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de bu yıl kirazda bereket beklentisi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/turkiyede-bu-yil-kirazda-bereket-beklentisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/turkiyede-bu-yil-kirazda-bereket-beklentisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıllık ortalama 700 bin ton kiraz üretiminin yapıldığı Türkiye'de, bu yıl yüksek rekolte beklentisinin ihracatı da artırması öngörülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ülke genelindeki kiraz bahçelerinde hasat yoğunluğu yaşanıyor. Yaklaşık 8 hafta süren hasat döneminde bahçelerden toplanan kirazlar soğuk hava depolarına getirilip boylarına göre seçiliyor. Tesislerde paketlenen kirazlar, yurt içine ve yurt dışına gönderiliyor.</p>

<p>Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ile Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'de en fazla kiraz üretiminin ve ihracatının yapıldığı Batı Akdeniz'de, hem üreticilerde hem de ihracatçılarda hummalı çalışma sürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>- "Hasat ağustos sonuna kadar devam edecek"</strong></p>

<p>Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Başkanı Mehmet Ali Can, hasat döneminin normalde mayıs sonu başlayıp temmuz sonuna kadar devam ettiğini ancak bu yıl iklim faktörleri nedeniyle geç başladığını ve ağustosun sonuna kadar devam etmesini beklediklerini söyledi.</p>

<p>Kiraz üretiminin en yoğun Isparta'da yapıldığını ifade eden Can, "Türkiye, yıllık 700 bin tonla dünyanın en fazla kiraz üreten ülkesi. İhracat noktasında da yüzde 10'u civarında yıllık 60 bin ton ile 70 bin ton arasında ihracat yapmaktayız. Bu sene ülkemizde rekolte bol gözüküyor." dedi.</p>

<p>Geçen yıl zirai don nedeniyle ciddi ürün kaybı yaşandığını hatırlatan Can, bu seneki rekoltenin hem üreticileri hem de ihracatçıları sevindirdiğini belirtti.</p>

<p><strong>- Kiraz ihracatının yüzde 40'tan fazlası Batı Akdeniz'den yapılıyor</strong></p>

<p>Başkan Can, Batı Akdenizli firmaların kiraz ihracatında daha aktif olduğunu kaydetti.</p>

<p>Türkiye genelinde 2024'te 210 milyon dolarlık ihracat yapıldığını, bunun 91 milyon dolarının Batı Akdeniz'den gerçekleştiğini vurgulayan Can, geçen yıl da 48 milyon dolarlık kiraz ihracatının 22 milyon dolarının Batı Akdeniz'den yapıldığını bildirdi.</p>

<p>Türkiye kiraz ihracatının yüzde 40'tan fazlasının Batı Akdeniz'den yapıldığına işaret eden Can, "Kirazın bu sene inşallah tarihi rekorunu kıracağını umut ediyoruz. Kirazda ana pazarımız Avrupa ve Rusya. Norveç'ten Bulgaristan'a kadar tüm ülkelere kiraz ihracatımız var. Rusya'ya da ciddi ihracatımız var. Bunun dışında Singapur, Malezya, Dubai ve birçok Uzak Doğu ile Orta Doğu ülkesine ihracat yapıyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Mehmet Ali Can, ihracatı artırmak amacıyla Çin'e yönelik de bir çalışma başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Bu ayın sonuna doğru Çin'den bir heyetin Türkiye'ye geleceğini anlatan Can, "Çin, dünyanın en büyük kiraz ithalatçısı pozisyonunda. Bizim için de hem yeni hem büyük bir pazar olması hasebiyle bu konuda çalışmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Başkan Can, tarım sektöründe yaşanan küçük arazi probleminin kiraz bahçelerinde de yaşandığına işaret etti. Üreticilerin birleşmesi ve birlikte hareket etmesi durumunda kirazda üretimin, ihracatın ve kalitenin daha da artacağını vurgulayan Can, üreticilere kooperatifleşme çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/turkiyede-bu-yil-kirazda-bereket-beklentisi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 13:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kiraz.jpg" type="image/jpeg" length="87497"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YKS Sınava Giriş Belgeleri erişime açıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/yks-sinava-giris-belgeleri-erisime-acildi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/yks-sinava-giris-belgeleri-erisime-acildi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ÖSYM, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) Sınava Giriş belgelerinin erişime açıldığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ÖSYM'den yapılan duyuruya göre;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>20 Haziran 2026 tarihinde uygulanacak 2026-YKS 1. Oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT), 21 Haziran 2026 tarihinde uygulanacak 2026-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ile 2026-YKS 3. Oturum Yabancı Dil Testi (YDT) adaylarının sınava girecekleri bina/salonlara atanma işlemleri tamamlandı.</p>

<p>Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren Sınava Giriş Belgesi’ni, <strong>10 Haziran 2026 </strong>tarihinde saat <strong>11.40'dan </strong>itibaren ÖSYM’nin <a href="https://ais.osym.gov.tr/" rel="nofollow"><strong>https://ais.osym.gov.tr</strong></a> adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle edinebilecek.</p>

<p><strong>DİKKAT!</strong></p>

<p><strong>20 Haziran 2026 tarihinde uygulanacak 2026-YKS 1. Oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT) için adaylar, saat 10.00’dan sonra sınav binalarına alınmayacak.</strong></p>

<p><strong>21 Haziran 2026 tarihinde uygulanacak 2026-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri (AYT) için adaylar, saat 10.00’dan sonra sınav binalarına alınmayacak.</strong></p>

<p><strong>21 Haziran 2026 tarihinde uygulanacak 2026-YKS 3. Oturum Yabancı Dil Testi (YDT) için adaylar, saat 15.30’dan sonra sınav binalarına alınmayacak.</strong></p>

<p><strong>Adaylara ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.</strong></p>

<p><strong>ÖSYM BAŞKANLIĞI</strong></p>

<p><br />
<a href="https://dokuman.osym.gov.tr/pdfdokuman/2026/GENEL/sgb_temelkurallar.pdf" rel="nofollow"><strong><i>Temel Kurallar</i></strong></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/yks-sinava-giris-belgeleri-erisime-acildi-1</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/07/10-soruda-2024-yks-tercihleri.jpg" type="image/jpeg" length="74873"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Köylüler, cami avlusunda sporla günün yorgunluğunu atıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/koyluler-cami-avlusunda-sporla-gunun-yorgunlugunu-atiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/koyluler-cami-avlusunda-sporla-gunun-yorgunlugunu-atiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kars'ın Arpaçay ilçesine bağlı Kuyucuk köyünde yaşayan vatandaşlar, hayvanların bakımını yapıp ahırdaki günlük işlerini tamamladıktan sonra cami bahçesindeki voleybol sahasında bir araya geliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cami bahçesinde saha çizgilerini kendi imkanlarıyla kireçle çizen, voleybol topunu ise aralarında para toplayarak temin eden köylüler, yaklaşık 15 yıldır her akşam gün batımına kadar voleybol oynuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="C A M İ V O L E Y B O L 11" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/c-a-m-i-v-o-l-e-y-b-o-l-11.jpg" width="1280" /></p>

<p>Her yaştan köylünün katıldığı maçlar, hem sosyal dayanışmayı güçlendiriyor hem de günün yorgunluğunu unutturuyor.</p>

<p><img alt="C A M İ V O L E Y B O L 22" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/c-a-m-i-v-o-l-e-y-b-o-l-22.jpg" width="1280" /></p>

<p>Maçların sonunda ise kazanan taraf değil, dostluk oluyor.</p>

<p><img alt="C A M İ V O L E Y B O L 44" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/c-a-m-i-v-o-l-e-y-b-o-l-44.jpg" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/koyluler-cami-avlusunda-sporla-gunun-yorgunlugunu-atiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/c-a-m-i-v-o-l-e-y-b-o-l-1.jpg" type="image/jpeg" length="51007"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Protez bacaklarıyla engel tanımayan müezzin]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/protez-bacaklariyla-engel-tanimayan-muezzin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/protez-bacaklariyla-engel-tanimayan-muezzin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da 15 yıl önce geçirdiği trafik kazası sonucu iki bacağını kaybeden ve protez bacaklarla yaşamını sürdüren Hakkari'nin Derecik İlçe Müftülüğünde görevli müezzin İbat Yalçin, spor tutkusuyla çevresindekilere örnek oluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Derecik ilçesinde yaşayan 32 yaşındaki 4 çocuk babası Yalçin, İstanbul'da 2011'de Kur'an kursunda hafızlık eğitimi aldığı ve lise öğrencisi olduğu dönemde geçirdiği trafik kazası sonucu diz altından iki bacağını kaybetti.</p>

<p>Kazadan sonra yaşamı değişen Yalçin, zorlu geçen bir yıllık tedavisinin ardından memleketine dönmeye karar verdi.</p>

<p>İyileştikten sonra hayat mücadelesinden vazgeçmeyen Yalçin, yaşamını sürdürdüğü protez bacaklarla bir süre farklı iş yerlerinde çalıştı, bir taraftan da meslek sahibi olmak için Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı'na (EKPSS) hazırlandı.</p>

<p><img alt="İbat Yalçin 11" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/ibat-yalcin-11.jpg" width="1280" /></p>

<p>Azimli çalışması sonucu 5 yıl önce Diyanet İşleri Başkanlığınca müezzin olarak Niğde'ye atanan Yalçin, daha sonra Derecik İlçe Müftülüğüne tayin edildi.</p>

<p>Kendi kullandığı ATV'siyle mesaiye giden, zaman zaman ilçenin farklı bölgelerini gezerek koşu ve yürüyüş yapan Yalçin, spor salonlarında futbol, basketbol ve voleybol oynuyor, havuzda yüzüp fitness antrenmanları yapıyor.</p>

<p>Sporla iç içe yaşamıyla dikkati çeken Yalçin, yaşadığı o kötü günlere rağmen sürekli gülümseyerek çevresine pozitif enerji yayıyor.</p>

<p>Yalçin, iyi olmak için her zaman önüne baktığını ve olumsuzluklara takılmamaya çalıştığını söyledi.</p>

<p>Yaşadığı zorlu günlere geri dönmek istemediğini dile getiren Yalçin, "İki bacağımı kaybetmek çok zor bir anıydı. Kazadan sonra uyandığım gün bacaklarımı, ayaklarımı halen hissediyor gibiydim. Bacaklarımın üzerindeki örtüyü kaldırana kadar kesildiklerini bilmiyordum. Daha sonra köyüme geri döndüm. İlk yılım çok zordu, adeta tavana bakarak geçirdim bu süreyi. Protezlere alışma sürecim de vardı. Takıyor, bir süre sonra çıkarıyordum." dedi.</p>

<p><img alt="İbat Yalçin 22" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/ibat-yalcin-22.jpg" width="1280" /></p>

<p><strong>- "En büyük anahtarım, en büyük silahım sabırdı"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazadan önce protezin ismini dahi bilmediğini, sonra yavaş yavaş buna alıştığını anlatan Yalçin, şunları kaydetti:</p>

<p>"En büyük anahtarım, en büyük silahım sabırdı. Sabretmeseydim şu an bulunduğum konuma hiç gelemezdim. Sabrederek her şeyin daha güzel ve iyi olacağına inandım. Evlendikten sonra ailemden izin alarak köyden ilçe merkezine taşındım. Birkaç yıl farklı iş yerlerinde çalıştım. Bir yandan da EKPSS'ye hazırlanıyordum. Hem evimde hem de iş yerimde çalışmaya devam ettim ve sınava girdim. Birincisinde olmadı diye bırakmadım. İkinci sefer sınava girdim. Çok şükür atandım."</p>

<p>Elinden ne geliyorsa yapmaya çalıştığını ve spor yapmayı çok sevdiğini dile getiren Yalçin, "Spor protezimi takıp sürekli koşu yapıyorum. Kitap okuyorum. Spor salonuna gidiyor, ayrıca futbol, basketbol, voleybol oynuyorum. Yüzme havuzuna da gidiyorum. Başımdan geçen trafik kazasına, yaşadığım zorluklara rağmen vazgeçmedim. Hayat çok güzel, yaşanmaya değer. Bu hayatta hepimiz ölümlüyüz. Niye vaktimizi boş şeylere harcamak yerine mutlu olarak geçirmiyoruz? Aslında çok şey yapılabilir." ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="İbat Yalçin 33" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/ibat-yalcin-33.jpg" width="1280" /></p>

<p><strong>- "Hep neşe saçmaya çalıştım"</strong></p>

<p>Kendisiyle aynı durumda olan insanlara da hiçbir zaman vazgeçmemeleri tavsiyesinde bulunan Yalçin, "Sabredin ve güzel düşünün. Bir şey olmuyorsa farklı şekilde, farklı mekan ve zamanlarda deneyin. Güzel düşünmeniz bile size mutluluk verir. Ben hiç yılmadım. Hep neşe saçmaya çalıştım. Azim çok önemli. Her şey bir anda olmaz. İl dışından çok değerli insanlar tanıdım. Onlar da benim hayata tutunmama katkı sağladı. Hepsine çok teşekkür ediyorum." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/protez-bacaklariyla-engel-tanimayan-muezzin</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/ibat-yalcin-44.jpg" type="image/jpeg" length="13744"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ALES/2: Başvuruları başladı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ales2-basvurulari-basladi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ales2-basvurulari-basladi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ÖSYM, 2026 Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (2026-ALES/2) için başvuruların başladığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ÖSYM'den yapılan duyuruya göre;</p>

<p>2026 Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (<strong>2026-ALES/2</strong>),<strong> 2 Ağustos 2026 </strong>tarihinde uygulanacak.</p>

<p>Sınava başvurular, <strong>10-18 Haziran 2026 </strong>tarihleri arasında yapılacak.<br />
<br />
Adaylar, başvurularını <strong>10 Haziran 2026 </strong>tarihinde saat <strong>10.00'dan</strong> itibaren ÖSYM Başvuru Merkezleri aracılığıyla yapabilecekleri gibi ÖSYM'nin <a href="https://ais.osym.gov.tr/" rel="nofollow"><strong>https://ais.osym.gov.tr</strong></a> adresinden veya ÖSYM Aday İşlemleri Mobil Uygulaması’ndan da yapabilecek.</p>

<p>Sınava ilişkin ayrıntılı bilgi <strong>2026-ALES/2 </strong>BaşvuruKılavuzu’nda yer almaktadır. Adaylar, Kılavuz’a ve başvuru bilgilerine <strong>aşağıdaki bağlantıdan</strong> erişebilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
<strong><i><a href="https://www.osym.gov.tr/TR,34113/2026-ales2-kilavuz-ve-basvuru-bilgileri.html" rel="nofollow">2026-ALES/2: Kılavuz ve Başvuru Bilgileri</a></i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ales2-basvurulari-basladi-1</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/07/2024-ales-2-sinava-giris-belgeleri-erisime-acildi.jpg" type="image/jpeg" length="93394"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İhtisas Eğitimi Kursiyer Seçimi Sözlü Sınavı Duyurusu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ihtisas-egitimi-kursiyer-secimi-sozlu-sinavi-duyurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ihtisas-egitimi-kursiyer-secimi-sozlu-sinavi-duyurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet Akademisi Başkanlığınca "2026 Yılı Yüksek İhtisas Eğitimi Kursiyer Seçimi Sözlü Sınavı Duyurusu" yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Başkanlıktan yapılan duyuruya göre;</p>

<p>Yüksek İhtisas Eğitimi Kursiyer Seçimi Sözlü Sınavı 22 Haziran - 3 Temmuz arasında Akademi Başkanlığı binasında gerçekleştirilecek.</p>

<p>Adaylar sınav giriş belgelerini akademi.diyanet.gov.tr adresi üzerinden alabilecek.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">📢2026 Yılı Yüksek İhtisas Eğitimi Kursiyer Seçimi Sözlü Sınavı Duyurusu <a href="https://t.co/Bd9S1wOcFt" rel="nofollow">pic.twitter.com/Bd9S1wOcFt</a></p>
— DİB Diyanet Akademisi (@DibAkademi) <a href="https://x.com/DibAkademi/status/2064601270522962094?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">June 10, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DUYURULAR</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ihtisas-egitimi-kursiyer-secimi-sozlu-sinavi-duyurusu</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 09:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/logolar/diyanet-akademi-33.jpg" type="image/jpeg" length="41415"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sevgi: Kişi Sevdiğiyle Beraberdir]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/sevgi-kisi-sevdigiyle-beraberdir-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/sevgi-kisi-sevdigiyle-beraberdir-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>"عَنْ أَبِى الدَّرْدَاءِ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "كَانَ مِنْ دُعَاءِ دَاوُدَ يَقُولُ: اللَّهُمَّ إِنِّى أَسْأَلُكَ حُبَّكَ وَحُبَّ مَنْ يُحِبُّكَ وَالْعَمَلَ الَّذِى يُبَلِّغُنِى حُبَّكَ، اللَّهُمَّ اجْعَلْ حُبَّكَ أَحَبَّ إِلَيَّ مِنْ نَفْسِى وَأَهْلِى وَمِنَ الْمَاءِ الْبَارِدِ</p>

<p style="text-align:justify">Ebu’d-Derdâ’dan (ra) nakledildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify"><i>“Dâvûd Peygamber  (as) şöyle dua ederdi: Allah'ım, senden seni sevmeyi, seni seven kişiyi sevmeyi, senin sevgine ulaştıran ameli isterim. Allah'ım, senin sevgini bana kendimden, ailemden ve soğuk sudan daha sevimli eyle.”</i></p>

<p style="text-align:justify">(T3490 Tirmizî, Deavât, 72)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ عَبْدِ اللَّهِ عَنْ النَّبِيِّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) أَنَّهُ قَالَ: "الْمَرْءُ مَعَ مَنْ أَحَبَّ</p>

<p>Abdullah (b. Mes’ûd) (ra) tarafından nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p><i>“Kişi sevdiğiyle beraberdir.”</i></p>

<p>(B6168 Buhârî, Edeb, 96)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَبِي ذَرٍّ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "أَفْضَلُ الْأَعْمَالِ الْحُبُّ فِي اللَّهِ وَالْبُغْضُ فِي اللَّهِ</p>

<p>Ebû Zer’den (ra) rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p><i>“Amellerin en faziletlisi Allah (cc) için sevmek ve Allah (cc) için nefret etmektir.”</i></p>

<p>(D4599 Ebû Dâvûd, Sünnet, 2)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "إِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ يَقُولُ: أَيْنَ الْمُتَحَابُّونَ بِجَلَالِي؟ الْيَوْمَ أُظِلُّهُمْ فِي ظِلِّي يَوْمَ لَا ظِلَّ إِلَّا ظِلِّي</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify">"Allah Teâlâ (cc) (kıyamet günü) şöyle buyurur: <i>"Nerede benim rızam için birbirlerini sevenler! Gölgem dışında hiçbir gölgenin olmadığı böyle bir günde onları kendi gölgemde gölgelendireceğim. </i>(Benim himayemden başka hiçbir himayenin olmadığı böyle bir günde onları, özel himayeme alacağım)."</p>

<p style="text-align:justify">(HM8436 İbn Hanbel, II, 338)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَجُلاً كَانَ عِنْدَ النَّبِيِّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) ، فَمَرَّ بِهِ رَجُلٌ فَقَالَ: يَا رَسُولَ اللَّهِ! إِنِّى لَأُحِبُّ هَذَا، فَقَالَ لَهُ النَّبِيُّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "أَعْلَمْتَهُ؟’ قَالَ: لاَ. قَالَ: ‘أَعْلِمْهُ.’ قَالَ: فَلَحِقَهُ فَقَالَ: إِنِّى أُحِبُّكَ فِى اللَّهِ، فَقَالَ: أَحَبَّكَ الَّذِى أَحْبَبْتَنِى لَهُ</p>

<p style="text-align:justify">Enes b. Mâlik’ten (ra) rivayet edildiğine göre, bir adam Hz. Peygamber’in (sas) yanında iken oradan birisi geçti. Adam, "Ey Allah’ın Resûlü, ben bu adamı seviyorum." dedi. Peygamber (sas) de ona, <i>“Bunu ona söyledin mi?”</i> diye sordu. Adam "Hayır." cevabını verdi. Hz. Peygamber (sas), <i>“Git, ona söyle.”</i> buyurdu. Bunun üzerine adam o kimsenin yanına gitti ve "Ben seni Allah (cc) için seviyorum." dedi. Öteki adam da "Beni kendisi için sevdiğin Allah (cc) da seni sevsin." cevabını verdi.</p>

<p style="text-align:justify">(D5125 Ebû Dâvûd, Edeb, 112-113)</p>

<p>***</p>

<p style="text-align:justify">İslâm ordusu Bedir Savaşı’ndan büyük bir zaferle çıkmıştı. Hz. Ebû Bekir (ra), müşrik esirlerin fidye karşılığı serbest bırakılmasından yanaydı. Bu teklif Resûlullah’a (sas) da uygun gelmişti. Kararı duyan Mekkeliler esirlerini kurtarmak için fidye göndermeye başlamışlardı bile. Gönderilen fidyelerin arasındaki bir gerdanlık Resûlullah’ın (sas) dikkatini çekti. Evet, bu hiç şüphesiz eşi Hz. Hatice’nin (ra) gerdanlığıydı. Sevgili kızı Zeyneb (ra) idi bu gerdanlığı gönderen. Hz. Muhammed’e (sas) peygamberlik verilmeden önce Zeyneb (ra), teyzesi Hâle bnt. Huveylid’in oğlu Ebu’l-Âs b. Rebî’ ile evlenmişti. Düğün günü Hz. Hatice (ra), boynundaki gerdanlığı çıkarıp kızına hediye etmişti. Zeyneb (ra) ile Ebu’l-Âs arasında olağanüstü bir sevgi vardı. Ne var ki Resûlullah’a (sas) peygamberlik verildikten sonra, Zeyneb (ra) ilk inananlar arasında yerini alırken Ebu’l-Âs hâlâ Müslüman olmamıştı. Üstelik Bedir Savaşı’nda Peygamber’in (sas) karşısında, müşrik saflarında savaşmış, neticede Müslümanlara esir düşmüştü. Gerdanlığın fidye olarak gönderilmesi, Zeyneb’in Ebu’l-Âs’a duyduğu sevginin bir işaretiydi. Ebu’l-Âs da Zeyneb’e (ra) duyduğu sevgiden hiçbir şey kaybetmemişti. Mekke müşriklerinin onca baskısına rağmen Zeyneb’i (ra) boşamamış, vefakâr bir eş olduğunu göstermişti. Zeyneb (ra) de diğer Müslümanlarla beraber hicret edememiş, Mekke’de eşinin yanında kalmıştı.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas) hem Ebu’l-Âs’ın iyi bir damat olduğunun hem de Zeyneb’in (ra) ona olan sevgisinin farkındaydı. Müslümanlara dönerek bir teklifte bulundu: <i>“Eğer uygun görürseniz kızım Zeyneb'in esirini serbest bırakın, şu gönderdiği gerdanlığı da ona geri verin</i>.<i>”</i> Müslümanlar elbette Allah Resûlü’nün (sas) talebini geri çevirmeyeceklerdi. Ebu’l-Âs derhâl serbest bırakıldı. Ancak Resûlullah (sas) henüz hicret etmemiş kızının artık Medine’ye gelmesini istiyordu. Öte yandan eşi müşrik olduğu sürece evli kalmaları da mümkün değildi. Ebu’l-Âs’a bu talebini iletti. Ebu’l-Âs Resûlullah’a karşı gelmedi, Zeyneb’i (ra) göndereceğini söyledi.</p>

<p style="text-align:justify">Birbirini seven iki insan, aynı dinde birleşemeyince yollarını ayırmak zorunda kaldılar. Zeyneb (ra), kızı Ümâme ile birlikte Medine’de, Resûlullah’ın (sas) yanında yaşamaya başladı. Her ne kadar Ebu’l-Âs’ı sevse de Allah’ın (cc) ve Resûlü’nün (sas) sevgisi her sevginin üstündeydi. Mümin kadınların ancak mümin erkeklerle evlenebileceği çok açık bir dinî hükümdü. Öte taraftan sevgilerin en büyüğü olan Allah (cc) sevgisi, Allah’a (cc) ve Resûlü’ne (sas) itaati gerektiriyordu. Allah’ın (cc) sevgilisi olmaktan daha değerli ne vardı?</p>

<p style="text-align:justify">Zeyneb (ra) her ne kadar ayrılığı seçmiş olsa da aradan birkaç sene geçti ve Ebu’l-Âs bu ayrılığı bitirmeye karar verdi. Ebu’l-Âs, Mekkelilere olan tüm borçlarını kapattıktan sonra herkesin önünde kelime-i şehâdet getirerek Müslüman oldu ve Medine’ye hicret etti. Artık Zeyneb (ra) ile Ebu’l-Âs’ı ayıracak hiçbir engel kalmamıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Zeyneb (ra) ve Ebu’l-Âs’ın nikâhlarının yenilendiğine veya eski nikâhlarının üzerine evliliklerini devam ettirdiklerine dair farklı rivayetler bulunmakla birlikte, neticede Zeyneb (ra), Allah (cc) ve Resûlü’nün (sas) rızası için ayrıldığı eşine, yine Allah (cc) ve Resûlü’nün (sas) rızasıyla kavuşmuş oldu. Böylece o, gerçek bir müminin kalbinde, Allah (cc) sevgisinin üstünde hiçbir sevgiye yer olamayacağını gösterdi.</p>

<p style="text-align:justify">Zeyneb (ra) ve Ebu’l-Âs’ın gönüllerini birleştiren o mukaddes bağ, sevgidir. Sevgiyi kullarının kalplerine yerleştiren ise Cenâb-ı Hak’tır (cc). Allah (cc), bütün sevgilerin kaynağı, varlık sebebidir, sevgisi sonsuz olandır. O (cc), Vedûd’dur. Hem seven hem sevilendir. Vedûd isminin ifade ettiği sevgi, lütüfkâr ve merhamet dolu bir sevgidir. Bu sonsuz sevgi sayesinde O (cc), tüm varlıklara rızık verir. Bu sınırsız sevgi ile kullarının da kendisini tanımasına, sevmesine yardımcı olur ve bu sevgi ile kullarını bağışlar. Zira Allah (cc), <i>“Çok mağfiret eden, pek sevendir.”</i>  Kullarını bağışlamak onu sevindirir. Dolayısıyla canlı cansız varlıklarıyla tüm evren Allah’ın (cc) sevgi ve merhameti ile ayakta durur.</p>

<p style="text-align:justify">Kullarını sevmek, Allah’ın (cc) büyük bir ihsanıdır. Allah’ın (cc) kullarına duyduğu sevgi ve şefkat, annenin yavrularına duyduğundan çok daha fazladır. Resûlullah (sas), kayıp çocuğunu telaşla arayan, bu arada, yavrusuna duyduğu özlemle bulduğu her bir çocuğu bağrına basıp emzirmeye çalışan bir anneyi ashâbına göstererek, <i>“Bu kadının çocuğunu ateşe atabileceğini düşünebilir misiniz? (İşte) Allah'ın (cc) kullarına merhameti bu annenin yavrusuna duyduğundan çok daha fazladır.”</i> buyurmuştur. Allah Teâlâ (cc), kulunu sevdiği zaman, âdeta onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı (mesabesinde) olduğunu, kendisinden istediği zaman ona ihsanda bulunduğunu, kendisine sığındığı zaman da kulunu koruduğunu bildirmiştir. Sevgili Peygamberimiz (sas), kulun (farz ve nafile) ibadetlerde bulunarak Allah’ın (cc) sevgisini kazanabileceğini haber vermiş ve Allah’ın (cc) sevdiği kullarını nimetleriyle mükâfatlandıracağını müjdelemiştir. <i>“Allah (cc) bir insanı sevdiği zaman birinizin hastasını (soğuk) su içmekten koruduğu gibi onu dünyanın (kötülüklerinden) korur." </i> buyuran Resûl-i Ekrem (sas), Allah’ın (cc) sevdiği kullarını cehennem ateşinden de koruyacağını bildirmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Cenâb-ı Hakk’ın varlıklara duyduğu bu sonsuz sevgi ve şefkatin bilincinde olan bir Müslüman’ın yüreğinde en çok yer verdiği sevgi Allah (cc) sevgisidir. Bu sevginin üstünde hiçbir sevgiye yer vermez. Diğer bütün sevgiler, Allah’ı (cc) sevmenin, O’na (cc) boyun eğmenin bir gereğidir. İnsanın Yaratanı’na (cc) duyduğu bu içten sevgi ve bağlılık, yalnız O’na (cc) imanı gerektirir ve iman O’na (cc) olan eşsiz muhabbeti ifade eder. İmanlı olmak,insanın gönlünde büyüttüğü bütün sahte sevgileri yıkarak yalnız Allah’a (cc) teslim olmasıdır. Zira iman eden kimseler her şeyden çok O’nu (cc) severler.</p>

<p style="text-align:justify">Kalplere sevgiyi yerleştirecek olan şey davranışlardır. Dolayısıyla sevginin teşvik edilmesinde temel gaye aslında kâmil imanı elde edebilmektir. Zira insan, sevgi sayesinde olgun bir imana sahip olur, imanın lezzetini alır. Resûlullah (sas), insanın hakiki sevgilere gönlünde yer vererek imanın tadına varabileceğini şu şekilde ifade eder: <i>“Şu üç özellik kimde bulunursa o kişi imanın tadına erer: Allah (cc) ve Resûlü'nü (sas) herkesten çok sevmek, sevdiği kişiyi sadece Allah (cc) için sevmek, imandan sonra küfre dönmekten, ateşe atılmaktan çekindiği gibi çekinmek.”</i>  Dâvûd (as) da Allah’tan (cc) sevgisini şöyle istemektedir: <i>“Allah'ım, senden seni sevmeyi, seni seven kişiyi sevmeyi, senin sevgine ulaştıran ameli isterim. Allah'ım, senin sevgini bana kendimden, ailemden ve soğuk sudan daha sevimli eyle”</i>  Hz. Dâvûd’un (as) Allah’tan (cc) talebi sevgi olduğu gibi, <i>“Allah'ım beni sevginle rızıklandır.” </i>buyuran Allah Resûlü’nün (sas) duası da O’nun (cc) sevgisidir.Çünkü sevgi imanın özüdür. Sevgiyi öğrenmemiş, sevgiye kapılarını açmamış, sevmeye yeteneksiz bir kalp, mümin kalbi olamaz. Hz. Peygamber (sas) bu durumu şöyle ifade eder: <i>“İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız.”</i>  Bu nedenle müminin kalbi, kemale ermiş bir imanı elde etmek uğruna sevgiyi arar, sevmeyi ister. Allah (cc) ve Resûlü’nün (sas) sevgisi nihayetinde cennete girmeye vesile olur. Zira kıyamet günü için Allah (cc) ve Resûlü’nün (sas) sevgisini hazırladığını söyleyen sahâbîye Sevgili Peygamberimiz (sas), <i>“Kişi sevdiğiyle beraberdir.”</i> buyurmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Hayatını Allah (cc) sevgisi ile yoğurmuş bir insanın kalbinde Allah (cc) sevgisini, Allah’ın (cc) habîbi Resûlullah’ın (sas) sevgisi izler. Zira Hz. Muhammed (sas), Hz. İbrâhim (as) gibi Halîlullah’tır, Allah (as) dostudur. ’Halîlullah’ olacak kadar Allah’a (cc) yakındır. Allah’ın (cc) kullarına olan sevgisinin en açık işareti olarak yaratılmıştır. İşte bu nedenle bir mümin, herkesten çok Peygamberini (sas) sever. Resûlullah (sas), <i>“Hiçbiriniz beni babasından, evlâdından ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe kâmil mümin olamaz.”</i> buyurmuş, Allah Teâlâ (sas) da müminlerin Allah (cc) ve Resûlü’nü (sas) babalarından, oğullarından, kardeşlerinden, eşlerinden, mallarından hulâsa dünyadaki her şeyden daha fazla sevmeleri gerektiğini bildirmiştir. <i>“Size verdiği nimetlerden ötürü Allah'ı (cc) sevin. Allah'ı (cc) sevdiğim için beni sevin; beni sevdiğiniz için de ailemi sevin.”</i> buyuran Resûlullah (sas), Allah’ı (cc) sevmenin ve O’na (cc) olan imanın gereği kendisinin sevilmesini istemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Müminlere canlarından daha yakın olan Allah Resûlü’nün (sas) muhabbeti, onunla hemhâl olan ashâbını kuşatmıştır. Sahâbenin peygambere (sas) hitaben, "Anam babam sana feda olsun!" deyişlerinden daha güzel bir sevgi ifadesi olabilir mi? Onların peygamber sevgisi, hayatlarının gayesiydi. Bu sevginin büyüklüğü, âmâ bir sahâbînin dudaklarından dökülen şu sözlerle ifade edilmişti: <i>“Ben, Peygamber'e </i>(sas)<i> bakmak, onu görmek için gözlerimi istiyordum, fakat şimdi Peygamber  </i>(sas) <i>vefat etti. Allah'a (cc) yemin ederim ki eğer (Yemen'deki) Tübâle beldesinin ceylanlarından bir ceylanın gözü dahi bende olsa, artık buna sevinmem.”</i></p>

<p style="text-align:justify">Sahâbe Resûlullah’a (sas) duydukları bu derin sevgilerini, ona cân-ı gönülden hizmet ederek sergilerlerdi. Allah Resûlü’ne (sas) hizmet için âdeta birbirleriyle yarışırlardı. Veda Haccı esnasında Bilâl (ra) ve Üsâme (ra), Resûlullah’ın (sas) yanından ayrılmamış, biri devesini doyururken diğeri Peygamber’i (sas) elbisesiyle gölgelendirmeye çalışmıştı.</p>

<p style="text-align:justify">Kaybetme korkusu ve endişesiyle yüreği titreyerek sevmek, sahâbenin, Resûl-i Ekrem’e (sas) duyduğu sevginin göstergelerinden biridir. Zira sevgilinin yanında olmak, uğruna pek çok şeyden vazgeçilebilecek kadar değerli görülür ve seven kişinin yüreğinde ayrılık endişesi oluşmaya başlar. Onun için Abdurrahman b. Avf (ra), Resûlullah (sas) secdede uzun bir süre kalınca korkuya kapılmış, Allah Resûlü’nün (sas) vefat ettiğini zannetmişti. Samimi ve kâmil bir sevgi besleyen kişi, sevdiğinden ayrılmaya katlanamaz. Bu yüzden ashâbdan Enes b. Mâlik (ra), Resûlullah’ın (sas) Medine’ye geldiği gün her yerin apaydınlık olduğunu ancak vefat ettiği zaman karanlıklara gömüldüklerini ifade etmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Sevgi, kişide şefkat ve merhamet duygularını güçlendirir. Kişi, sevdiğinin sıkıntıya uğramasına dayanamaz hatta onu kendi canından çok sever hâle gelir. Ashâbı kendisini her şeyden çok seven Rahmet Peygamberi (sas) de engin merhametiyle bütün ümmetine kucak açmıştır. Kur’ân-ı Kerîm’de Peygamber’in (sas) ümmetine olan sevgisi şöyle anlatılır: <i>“Andolsun size öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona pek ağır gelir. O </i>(sas)<i>, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatli ve merhametlidir.”</i>  Peygamberimizin (sas) ümmete sevgisinin ve düşkünlüğünün ne düzeyde olduğunu anlatan en çarpıcı örnek, kıyamet gününün dehşetinde Rabbine ümmeti için dua edeceğini bildirmesidir. Çünkü gerçek sevgi, en zorlu ve dehşetli anlarda dahi kendinden önce sevgiliyi düşünebilmektir.</p>

<p style="text-align:justify">Sevgi nimetini kullarının fıtratına yerleştirmiş olan Cenâb-ı Hak (cc), elçileri vasıtasıyla sevgiye dair mesajları bütün zaman ve mekânlara ulaştırmıştır. Asr-ı saadet, sevginin insanı nasıl değiştirebileceğinin müthiş örneklerine sahne olmuştur. Birbirlerini hiç acımadan öldüren, birbirlerine zulmeden, birbirleriyle düşman olan topluluklar, nesep kardeşliğini geride bırakan ulvî bir kardeşlik bağına sahip olmuşlardır. Allah Teâlâ (cc), bu durumu şöyle bildirir: <i>“Allah'ın (cc) size olan nimetini hatırlayın; hani siz birbirinize düşman kişiler idiniz de O (cc), gönüllerinizi birleştirmişti ve O'nun (cc) nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz.”</i>  Ensar ve muhacir, aralarındaki bu muhabbetten dolayı (din) kardeşlerini kendilerine tercih edecek seviyeye gelmişlerdir. Şüphesiz insanlarda meydana gelen bu değişimde onların Allah (cc) için birbirlerine duydukları muhabbet etkili olmuştur. Zira, bütün sevgiler, menfaat için değil Allah (cc) için olduğunda bir anlam ifade eder. Allah Resûlü (sas) bu yüzden, <i>“Amellerin en faziletlisi Allah (cc) için sevmek ve Allah (cc) için nefret etmektir.”</i>  buyurmuştur. Allah Teâlâ (cc), bu şekilde kendi rızasını gözeterek birbirini seven ve bir araya gelen kişilere muhabbetinin vacip olduğunu bildirmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Sevgiyi değerli ve anlamlı hâle getiren, dünyevî çıkar ya da gaye gütmeksizin yaşanması, Allah’ın (cc) vereceği karşılık dışında hiçbir karşılık aranmamasıdır. Resûlullah’ın (sas) anlattığı bir kıssada, sırf Allah (cc) için kardeşini ziyarete giden bir kişinin karşısına çıkan melek ona şu müjdeyi vermiştir: <i>“Sen Allah'ı (cc) hoşnut etmek için o adamı sevdiğinden dolayı, Allah (cc) da seni seviyor.”</i> </p>

<p style="text-align:justify">Allah (cc) tarafından sevilmenin bir işareti de, dünyada insanlar tarafından sevilmektir. Buna dair Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur: <i>“Allah (cc) bir kulu sevdiği zaman Cebrail'e (as), "Allah (cc) falan kulu seviyor, sen de onu sev!" diye seslenir. Cebrail (as) de o kulu sever. Sonra Cebrail (as) gök halkı içinde, "Allah (cc) falanı seviyor, onu sizler de sevin!" diye nida eder. Bunun üzerine o kulu gök ehli de sever. Sonra yeryüzündeki insanların gönlüne o kimsenin sevgisi yerleştirilir.”</i>  Böylece hem gökte melekler hem de yeryüzünde insanlar tarafından sevilme bahtiyarlığına erişir. Ve kıyamet gününde Allah Teâlâ (cc) şöyle nida eder: <i>“Nerede benim rızam için birbirlerini sevenler! Gölgem dışında hiçbir gölgenin olmadığı böyle bir günde onları kendi gölgemde gölgelendireceğim. </i>(Benim himayemden başka hiçbir himayenin olmadığı böyle bir günde onları, özel himayeme alacağım)."</p>

<p style="text-align:justify">Gönülleri Rablerinin sevgisinde birleşen müminlerin birbirlerine karşı duydukları muhabbet şüphesiz, diğer sevgilerden daha kuvvetlidir. Nitekim Resûlullah (sas), ruhları askerî birliklerden meydana gelmiş ordulara benzeterek, birbirlerini tanıyıp kaynaşanların birbirlerini sevdiğini, aksi durumdakilerin ise birbirlerine muhalefet ettiklerini bildirmiştir. Böylece inançları, amelleri, gayeleri ve davaları ortak, mizaçları, düşünme tarzları ve davranışları birbiriyle uyumlu insanların birbirlerini seveceklerini haber vermiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Ortak bir gayede birleşen inananlar birbirlerinin kardeşidirler ve Hz. Peygamber (sas) müminlerin sevgi ve bağlılıklarını onları tek bir vücuda benzeterek dile getirmiştir. Bir varlığın bir başkasının acı ve hüznünü kendisine aitmiş gibi hissedebilmesi ancak ‘sevgi’ diye adlandırılan ilâhî his sayesinde mümkündür. Böylece, insanlar birbirlerinin sıkıntısı karşısında ilgisiz ve kayıtsız kalamazlar.</p>

<p style="text-align:justify">İnsanların birbirlerini sevmelerini imanın bir gereği olarak gören Allah’ın Elçisi (sas), sevgiyi devamlı kılmanın ve yüce bir değer hâline getirmenin yolunu da göstermiştir. O (sas) da şu veciz hadisinde ifadesini bulmuştur: "Hiçbiriniz kendisi için istediğini kardeşi için de istemedikçe hakkıyla iman etmiş sayılmaz." Bu davranış olgunluğu, kâmil bir imanın göstergesi olduğu gibi kalıcı ve değerli sevgi ilişkileri sürdürmede de önemli bir rol oynar. Her birey tüm sevdiklerine bu olgunlukla davrandığı sürece uzun süreli, huzurlu ve sevgi dolu ilişkiler yaşamak hiç de zor olmayacaktır. Çünkü sevginin başlıca düşmanı bencilliktir. Oysa sevgi, paylaşmayı, el ele vermeyi ve sevdiğini kendine tercih etmeyi gerektirir.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas), müminlere aralarında sevgiyi yaygınlaştırmalarını emretmiş ve bunun yöntemleriyle ilgili bilgiler vermiştir. Resûlullah (sas), sevginin sağlam temellere oturtulması ve böylece gelişmesine zemin sağlanması için insanların önce birbirlerini tanımaları gerektiğini ifade etmiştir. Bu bağlamda, Müslümanların birbirlerinin ismini, babalarının ismini, hatta mensup oldukları kabileyi sorarak öğrenmelerini istemiş, böylece aralarında sevgi ve bağlılığın gerçekleşeceğini söylemiştir. Tanışıp kaynaşan insanların karşılıklı olarak birbirlerini sevebilmelerinin yolu ise selâmlaşmaktır. Resûlullah (sas), <i>“Size, yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey öğreteyim mi? Aranızda selâmı yayın.”</i> buyurmuştur. Selâmlaşma, kişinin kendisini güvende ve selâmette hissetmesini sağlar. Kişi kendisine güven ve sükûnet sağlayana meyleder ve böylece sevgi hâsıl olur.</p>

<p style="text-align:justify">İyilik görmek de sevmeye, sevgiyi pekiştirmeye sebep olur. Bu doğrultuda gerek insanların sevgisini kazanmada gerekse onlara duyduğumuz sevgiyi ifade etmede iyilik ve ikram önemli rol oynar. Abdullah b. Mes’ûd (ra), kalplerin kendisine iyilikte bulunanlara sevgi, kötülük edenlere nefret duyacak yapıda yaratıldığını söylemiştir. Resûlullah’ın (sas) hediyeleşmeye önem vermesi de insan fıtratındaki bu özellikten hareketle sevgiyi tesis etme amacına yöneliktir. <i>“Birbirinize hediye verin, böylece birbirinizi seversiniz ve aranızdaki düşmanlık gider.”</i> buyurmuş ve kendisi de hediyeleşerek insanlara örnek olmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Sevgideki derinliği hissettirebilmek için sevginin ifade edilmesi büyük önem arz eder. Hz. Peygamber (sas) de sevginin dile getirilip paylaşılmasını istemiştir. Allah Resûlü (sas), sevdiğini söylemeyi ümmetine tavsiye etmesinin yanında kendisi de sevgisini sunmaktan kaçınmazdı. Bir gün Muâz b. Cebel’in (ra) elini tutarak ona, <i>“Ey Muâz, ben seni seviyorum.”</i> demişti. Bunun üzerine Muâz (ra) da, "Ben de seni seviyorum, ey Allah’ın Elçisi!" diye karşılık vermişti. Resûlullah’ın (sas) Kur’an’dan bir sûre öğretmek için yanına çağırdığı Ebû Saîd b. Muallâ’nın (ra) elini tutması, kalbindeki kasvetten şikâyet eden bir adama kalbinin yumuşaması için yetimin başını okşamasını tavsiye etmesi, tokalaşmanın insanlar arasındaki kini gidereceğini bildirerek bunu teşvik etmesi, onun sevgiyi ifade etmeye verdiği önemi göstermektedir.</p>

<p style="text-align:justify">İnsanın yüreğine anne baba sevgisini, kardeş sevgisini, eş sevgisini, çocuk sevgisini yerleştiren de Allah’tır (cc). Zira O (cc), <i>“Kendileriyle huzur bulmanız için size kendi cinsinizden eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet peyda etmesi de O'nun (cc) (varlığının) delillerindendir. Doğrusu bunda, iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır</i>.<i>”</i>  buyurur. Dolayısıyla sevgi, Allah’ın (cc) varlığının delili olacak kadar değerlidir.</p>

<p style="text-align:justify">Hanımlarına karşı sevgisini esirgemeyen ve her zaman nazik bir eş olan Allah Resûlü (sas), ilk eşi Hz. Hatice’yle (ra) ilgili, <i>“Bana onun sevgisi bahşedildi.” </i>buyurmuştur. Onun vefatından sonra hatırasına hürmeten eşinin sevdiği insanlarla ilişkisini devam ettiren Hz. Peygamber (sas) zaman zaman Hz. Hatice’ye (ra) karşı duyduğu özlemi de dile getirmiştir. Hz. Hatice’nin (ra) vefatından yıllar sonra kız kardeşi Hâle, Resûlullah’ı ziyarete geldiğinde, Hâle’nin sesinin Hatice’ninkine (ra) benzerliği karşısında bir an ürperen Allah Resûlü (sas), onu Hz. Âişe’yi (sas) kıskandıracak sevinç ve heyecanla karşılamıştı.</p>

<p style="text-align:justify">Sevgili Peygamberimiz (sas), Hz. Âişe’yi (ra) çok severdi. Amr b. Âs (ra) bir gün Peygamberimize (sas), "Sana insanların en sevimlisi kimdir?" diye sormuş ve "<i>Âişe”</i> cevabını almıştı. Bir defasında Hz. Âişe (ra), mescitte kılıç kalkan gösterisi sunan Habeşli grubu seyretmek istediğinde Resûlullah (sas), Hz. Âişe (ra) gösteriden sıkılana kadar, yanağı Âişe’nin (ra) yanağında gösteriyi izlemişlerdi. Allah Resûlü’nün (sas) Hz. Âişe’ye (ra) olan bu muhabbetinin farkında olan hanımlarından Hz. Sevde (ra), Peygamber’in (sas) kendisine ayırdığı günü Âişe’ye (ra) hibe etmişti. Böylelikle Sevde (ra), sevgide fedakârlığın hangi boyutlara varabileceğini göstermesi bakımından emsalsiz bir davranış sergilemişti.</p>

<p style="text-align:justify">Dinimizde sevgi ve saygı gösterilmesi emredilen varlıklar arasında anne ve baba her zaman özel bir yere sahip olmuş, onlara karşı ‘öf’ bile demek yasaklanmıştır. Ayrıca akrabalarla sevgi bağlarının devam ettirilmesi (sıla-i rahîm) konusuna da önem verilmiştir. Allah Resûlü (sas), kişinin çocuklara karşı da her zaman sevgi ve merhametle davranmasını emretmiş, onları öpüp yanaklarını okşamış, sırtına bindirmiş, hatta namazdayken bile kucağında taşımıştır. Sevgili Peygamberimiz (sas), çocuklarına karşı her zaman oldukça ince ve zarif bir şekilde sevgisini ifade etmiştir. Kızı Fâtıma (ra), yanına girdiği zaman Resûlullah (sas) onun için ayağa kalkar, elinden tutar, onu öper ve kendi yerine oturturdu. Hz. Fâtıma (ra) bu zarif sevgi gösterisini kendisine örnek edinir ve babasına aynı şekilde davranırdı. Bu tavır sevginin saygıdan ayrılmaması gerektiğini de göstermektedir. Aksi hâlde, kaba ve saygısız davranışlar, insanların incinmesine, zamanla sevgilerini yitirmelerine sebep olmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Rahmet Peygamberi (sas), canlı cansız bütün mahlûkata karşı sevgiyle yaklaşmış, hayvanlara, bitkilere, doğaya hulâsa bütün âleme muhabbet nazarıyla bakmış ve en güzel şekilde bunu dile getirmiştir. Peygamberimiz (sas), dağlara, şehirlere duyduğu sevgiyi bile dillendirmiştir. Nitekim Mekke’ye, Medine’ye, Uhud Dağı’na olan sevgisini ifade ettiği bilinmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">İnsan, kalbinde en çok Allah (cc) sevgisine yer verip bütün sevgilerinde O’nun (cc) hoşnutluğunu gözetince, daha önce nefret ettiği kişileri dahi sevmeye başlayabilir. Asr-ı saadette Hz. Hamza’yı (ra) şehit ettiren Hind ile Resûlullah (sas) arasında yaşanan hadise bunun en güzel örneğidir. </p>

<p style="text-align:justify">Hz. Âişe’nin (ra) naklettiğine göre bir gün Hind geldi ve Hz. Peygamber’e (sas), "Yâ Resûlallah! Vaktiyle yeryüzünde senin ev halkın kadar zelil ve harap olmalarını istediğim hiçbir ev halkı yoktu. Oysa bugün, yeryüzünde senin ev halkın kadar aziz olmalarını istediğim hiçbir ev halkı yoktur." dedi. Resûlullah (sas) da Hind’e kendisiyle aynı hisleri paylaştığını söyledi. Her zaman olduğu gibi sevgi konusunda da ölçülü olmayı emreden Allah Resûlü (sas) şöyle buyurmuştur: <i>“Sevdiğin kimseyi ölçülü sev ki bir gün sevmeyeceğin bir kişi olabilir. Sevmediğin bir kimseyi de ölçülü şekilde sevme ki günün birinde çok sevdiğin bir kimse olabilir</i>.<i>”</i> </p>

<p style="text-align:justify">Sevgi, insan ruhunun derinlerine işleyen bir duygudur. Hz. Peygamber (sas), sevginin insan tabiatı ve davranışları üzerindeki derin tesirlerini ifade etmek üzere, <i>“Bir şeyi sevmen seni kör ve sağır eder.”</i> buyurmuştur. Bu yoğun duygu atmosferi içinde seven kimse, sevdiğinin hatalarını, çirkin davranışlarını göremez, duyamaz hâle gelebilir. Bu nedenle sevilecek kimsenin Allah’ı (cc) seven, dolayısıyla Allah’ın (cc) hoşnut olmayacağı davranışlardan kaçınan birisi olması önem arz eder. Resûlullah (sas), <i>“Kişi, dostunun dini/ahlâkı üzerinedir.”</i> diyerek sevgi ve dostluğun amellere ne ölçüde tesir ettiğini ifade etmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Sevginin yurdu olan kalp, farklı sevgilere meyledebilecek tarzda yaratılmıştır. Kalp, güzellik, zarafet, asalet veya zenginlik gibi dünyevî değerlere meyillidir ve dünya hayatının geçici zevklerinin cazibesine kapılabilir. İnsanın dünya nimetlerine olan sevgisi tabiî olmakla birlikte, Allah (cc) ve Resûlü’nün (sas) sevgisini gölgede bırakacak veya ona asıl yaratılış amacını unutturacak derecede olmamalıdır. Bu nedenle, kullarını çok iyi tanıyan Cenâb-ı Hak (cc), insanın tabiatında bulunan çeşitli zaaflara işaret ederek onları uyarmıştır. Allah Teâlâ (cc), insanın malı çok sevdiğini bildirmiş, Allah Resûlü (sas) de, <i>“Âdemoğlunun iki vadi dolusu altını olsa üçüncüsünün de olmasını ister.”</i> şeklinde bu düşkünlüğe dikkat çekmiştir. <i>“Sevdiğiniz şeylerden Allah (cc) yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz.”</i>  buyuran Cenâb-ı Hak (cc), Allah (cc) rızasının dünya nimetlerinin üzerinde olduğunu kullarına hatırlatmıştır. Kur’an’da insanların eşlerine, çocuklarına, altın ve gümüşe, dünya malına karşı düşkün oldukları, ancak tüm bu dünyevî sevgilerin geçici olduğu bildirilmiş ve bunların âhireti unutturmaması gerektiği şu şekilde hatırlatılmıştır: <i>“Şu insanlar, hemen ellerine geçebilecek dünyalıkları seviyorlar da önlerindeki çetin bir günü (âhireti) ihmal ediyorlar.”</i>  Oysa nitelikli ve kalıcı sevgi, Allah (cc) katında kıymetli olan hususlara değer verildiği sürece elde edilebilir. Böyle bir sevgi, Allah’ı (cc) anmaktan alıkoyucu bir nitelik taşımayacak, Allah’ın (cc) rızasını kaybettirmeyecektir. Hiçbir zaman unutulmaması gereken husus, Allah’a (cc) karşı olan sorumlulukların yerine getirilmesine engel olan bir sevgiden Allah’ın (cc) razı olmadığıdır: <i>“Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ı (cc) anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar ziyana uğrayanlardır.”</i></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kaynak:</strong> Diyanet Hadislerle İslam</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hadislerle İslam</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/sevgi-kisi-sevdigiyle-beraberdir-1</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/01/sevgi-kisi-sevdigiyle-beraberdir.jpg" type="image/jpeg" length="29050"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yetim Malına El Uzatılmaz]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/yetim-malina-el-uzatilmaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/yetim-malina-el-uzatilmaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yetimlerin malları kendilerine ait olup bunlara zarar vermek, Müslümana yakışmaz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yetimlere mallarını verin, temizi pis olanla değişmeyin, onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin; zira bu büyük bir günahtır. (Nisâ, 4/2)</strong></p>

<p style="text-align:justify">Henüz küçükken babası ölenlere yetim denir. Yetimler topluma emanettirler. Başta onların en yakın akrabaları olmak üzere, hepimizin yetimlere iyi davranması gerekir. Peygamberimiz, “Ben ve yetime destek olan kimse cennette yan yana olacağız.” buyurmuştur (Buhari, Talak, 25). Başkasını üzmek günahtır ama yetimi üzmek en büyük günahlardandır. Ne yazık ki geçmişte bazı insanlar yetimlere yardım ederken, onların mallarını alıp kendi mallarına katmaya çalışmışlardır. Böyle haksız bir davranış sonucunda ele geçirdikleri mallar haram olup, haramı elde etmek pis bir şeyi almak gibidir. Müslüman, helal olanı kullanır, harama el uzatmaz.</p>

<p style="text-align:justify">Yetimlerin malları kendilerine ait olup bunlara zarar vermek, Müslümana yakışmaz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>Habîs:</strong> Kötü, çirkin, pis.<br />
<strong>Tayyib:</strong> İyi, güzel, temiz, hoş.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bir Ayet</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/yetim-malina-el-uzatilmaz</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2022/11/yetim-malina-el-uzatilmaz_057c2.jpg" type="image/jpeg" length="66540"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Isparta'da Yaz Kur’an Kursları Eğitim Semineri düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ispartada-yaz-kuran-kurslari-egitim-semineri-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ispartada-yaz-kuran-kurslari-egitim-semineri-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Isparta İl Müftülüğü tarafından 2026 Yılı Yaz Kur’an Kurslarında görev yapacak din görevlileri ve Kur’an kursu öğreticilerine yönelik eğitim semineri düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Müftülük konferans salonunda gerçekleştirilen seminere İl Müftü yardımcıları Davut Çalışkan, Sümeyra Gökalp, şube müdürleri, vaizler, din görevlileri ve Kur’an kursu öğreticileri katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Seminer kapsamında, Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü Çocukluk Dönemi Yaygın Din Eğitimi Daire Başkanı Dr. Zuha Döndü Seven tarafından yaz Kur’an kurslarının eğitim hedefleri, çocuk ve gençlerle etkili iletişim, öğretim yöntem ve teknikleri ile yaygın din eğitiminin önemi konularında sunum gerçekleştirildi.</p>

<p><img alt="Zuha Döndü" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/zuha-dondu.jpg" width="1280" /></p>

<p>Seminerde, yaz Kur’an kurslarının sadece bilgi aktarımının yapıldığı bir eğitim süreci olmadığı, aynı zamanda çocukların milli, manevi ve ahlaki değerlerle buluştuğu önemli bir fırsat olduğu vurgulandı. Öğreticilerin öğrencilerle sağlıklı iletişim kurmalarının ve eğitim süreçlerinde güncel yöntemlerden yararlanmalarının önemine dikkat çekildi.</p>

<p>Seminer sonunda katılımcılar, yaz Kur’an kurslarında uygulanacak eğitim programları ve faaliyetler hakkında bilgilendirilirken, karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Program, katılımcıların sorularının cevaplandırılması ve iyi dilek temennileriyle sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Isparta Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ispartada-yaz-kuran-kurslari-egitim-semineri-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 07:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/isparta-tanitim.jpg" type="image/jpeg" length="66608"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müminlerin Annesi: Zeyneb Bint Cahş (R. anhâ)]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/muminlerin-annesi-zeyneb-bint-cahs-r-anha</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/muminlerin-annesi-zeyneb-bint-cahs-r-anha" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Ayet: Onlara ısınıp kaynaşasınız diye size kendi türünüzden eşler yaratıp aranıza sevgi ve şefkat duyguları yerleştirmesi de O’nun kanıtlarındandır... (Rûm, 30/21)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Peygamberimizin halasının torunu olan Zeyneb bt. Cahş (ranhâ), Huzeyme kabilesindendir. Hz. Peygamber’in (sas) azatlısı ve evlatlığı olan Zeyd b. Hârise (as) ile kısa süren bir evliliği olmuş; sonrasında Peygamberimizle evlenmiştir. Zeyd’le boşandıktan sonra Peygamberimizin onunla evlenmesine ayetle izin verilmiş, müşrikler ve münafıkların yaydıkları dedikodulara rağmen kişinin evlatlığının eski eşiyle evlenmesinin mümkün olduğu “...Biz onu sana nikâhladık ki evlatlıkları eşleriyle ilişkilerini kestiklerinde mü’minlere bir güçlük olmasın...” (Ahzâb, 33/37-38) ayetiyle hükme bağlanmış ve Cahiliye âdeti ortadan kaldırılmıştır. Bu nikâh, Zeyneb annemizin “Benim nikâhımı gökte Allah kıydı.” diyerek Peygamberimizin diğer eşlerine karşı övündüğü (Buhârî, Tevhîd, 22) evlilik olmuştur. Deri tabaklama, dikme, boncuk dizme gibi el işçiliklerinde mahir olan; cömert, kanaatkâr, ibadet ve riyâzet düşkünü annemiz, vefat ettiğinde 53 yaşındadır. Türbesini Hz. Ömer (ra) yaptırmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>Gerçek pehlivan öfkelendiği zaman nefsine hâkim olabilen kimsedir. (Müslim, Birr, 106)</strong></p>

<hr />
<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/muminlerin-annesi-zeyneb-bint-cahs-r-anha</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/mehmet/takvim-2026/haziran-10.jpg" type="image/jpeg" length="77014"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cami bahçesi geleceğe nefes olacak]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/cami-bahcesi-gelecege-nefes-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/cami-bahcesi-gelecege-nefes-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri İncesu Şeyh Şaban Mahallesi Camii'nin bahçesi din görevlisinin girişimiyle ağaçlandırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şeyh Şaban Mahallesi Camii İmam Hatibi Ömer Sarıkaya’nın öncülüğünde, mahalle muhtarlığı, mahalle sakinleri, İlçe Müftülüğü ve İncesu’da görev yapan gönüllü din görevlilerinin destekleriyle bir yıl içerisinde cami çevresine binden fazla ağaç ve çiçek dikildi.</p>

<p>Çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulunan İmam Hatip Ömer Sarıkaya, “Biz çocukluğumuzda dikili bir ağaçtan meyve yiyemedik. İstedik ki çocuklarımız ve gençlerimiz cami çevresinde vakit geçirsin, diktiğimiz ağaçların meyvelerinden yesinler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Incesu Cami Cevvresi 11" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/incesu-cami-cevvresi-11.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İncesu İlçe Müftüsü Muhammet Ertuğay ise yapılan hizmetten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Hocamıza, Mahalle Muhtarımız Şerafettin Akduran’a, mahalle sakinlerimize ve hocamızla dayanışma içerisinde destek veren din görevlilerimize teşekkür ediyorum. Örnek ve öncü çalışmalarından dolayı kendilerini tebrik ediyorum. Ülkemizdeki bütün camilerimizin çevresiyle birlikte örnek yaşam alanlarına dönüşmesi ne güzel olur. Rabbimiz bizlere cenneti; çeşit çeşit ağaçlar ve altlarından ırmaklar akan bahçelerle tasvir ediyor. Dünyamızı yaşanabilir bir çevreye dönüştürmek ve imar etmek için gayret göstermeliyiz.” dedi.</p>

<p>Cami çevresinde gerçekleştirilen çevre düzenlemesi ve ağaçlandırma çalışmaları, mahalle sakinleri tarafından da memnuniyetle karşılandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kayseri Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/cami-bahcesi-gelecege-nefes-olacak</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/incesu-cami-cevvresi-22.jpg" type="image/jpeg" length="94650"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kayseri'de Diyanet gençlik tarihe pedallıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kayseride-diyanet-genclik-tarihe-pedalliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kayseride-diyanet-genclik-tarihe-pedalliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri Talas İlçe Müftülüğüne bağlı Hacı Halil Bayraktar Camii Gençlik Kolları tarafından yürütülen "Kayseri Diyanet Gençliği Tarihe Pedallıyor" projesi sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Talas İlçe Müftülüğüne bağlı Hacı Halil Bayraktar Camii Gençlik Kolları tarafından yürütülen "Kayseri Diyanet Gençliği Tarihe Pedallıyor" projesi devam ediyor.</p>

<p>Proje kapsamında, Hacı Halil Bayraktar Camii gençleri arasında birlik ve beraberliği tesis etmek, kardeşlik duygularını pekiştirmek, sağlıklı yaşam bilincini artırmak ve kültürel değerleri gelecek nesillere aktarmak amacıyla her hafta 20 öğrenciye bisiklet turu düzenleniyor.</p>

<p><img alt="Kayseri Gençlik Bisiklet 22" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kayseri-genclik-bisiklet-22.jpg" width="1280" /></p>

<p>Bu haftaki bisiklet turunun durağı Kayseri Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi oldu. Bisiklet turunun ardından Hacı Halil Bayraktar Camii Gençlik Kolları tarafından öğrencilere kahvaltı ikramında bulunuldu.</p>

<p>Programa katılan İl Müftüsü Durmuş Ayvaz, “Kayseri Diyanet Gençliği Tarihe Pedallıyor projesi kapsamında öğrencilerimizle bugün Kayseri Recep Tayyip Erdoğan Millet Mahçesi’nde buluştuk. Bu proje ile öğrencilerimize Kayserimizin güzel yerlerini gezdiriyor hem de ilimizin tarihi hakkında bilgiler veriyoruz. Ardından da dini bilgileri en güzel şekilde öğreterek vatanına ve milletine sahip çıkan birer fert, anne babalarına hayırlı birer evlat olmaları için gayret gösteriyoruz. Faaliyetler kapsamında öğrenci ve velilerimizden olumlu geri dönüşler alıyoruz. Böylesi güzel bir projeye vesile olan Talas İlçe Müftüsü Şevket Karaca başta olmak üzere Hacı Halil Bayraktar Camii İmam Hatibi Ahmet Ağırtopçu'ya ve projede emeği geçen tüm personele ve hayırseverlerimize teşekkür ediyorum.” dedi.</p>

<p><img alt="Kayseri Gençlik Bisiklet 44" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kayseri-genclik-bisiklet-44.jpg" width="1280" /></p>

<p>Program sonunda Müftü Ayvaz, öğrencilere Diyanet İşleri Başkanlığı yayınları arasında yer alan "Niçin İnanıyorum?" ve "Sosyal Medya Ahlakı" adlı kitapları hediye etti.</p>

<p>Düzenlenen programa Kayseri İl Müftüsü Durmuş Ayvaz, Talas İlçe Müftüsü Şevket Karaca, Hacı Halil Bayraktar Camii İmam Hatibi Ahmet Ağartopçu, Talas İlçe Müftülüğü personeli ve öğrenciler katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kayseri Gençlik Bisiklet 33" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kayseri-genclik-bisiklet-33.jpg" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kayseri Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kayseride-diyanet-genclik-tarihe-pedalliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 16:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kayseri-genclik-bisiklet-11.jpg" type="image/jpeg" length="98727"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başkan Arpaguş: İslam, kadına yönelik değersizleştirici söylem ve davranışları kesin bir dille yasaklamıştır]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/baskan-arpagus-islam-kadina-yonelik-degersizlestirici-soylem-ve-davranislari-kesin-bir-dille-yasaklamistir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/baskan-arpagus-islam-kadina-yonelik-degersizlestirici-soylem-ve-davranislari-kesin-bir-dille-yasaklamistir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, “Yüce dinimiz İslam, ister kadın ister erkek olsun herhangi bir insanın onurunu örseleyen ve şiddeti normalleştiren her türlü düşünce, anlayış ve yaklaşımı reddetmiştir. Özellikle kadına yönelik değersizleştirici söylem ve davranışları kesin bir dille yasaklamıştır.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Ankara Hakimevi’nde düzenlenen “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu 19. Toplantısı”na katıldı.</p>

<p><strong>“Allah katında daha değerli olmanın yegane ölçüsü takvadır”</strong></p>

<p>İslamiyet’e göre insanın eşref-i mahlukat olduğunu söyleyen Başkan Arpaguş, herhangi bir cinsiyet ayrımı olmaksızın tüm insanların aynı değere sahip olduğunu belirterek, “Allah katında daha değerli olmanın yegane ölçüsü de takvadır, sorumluluk bilincidir. İnsan, Cenab-ı Hakk’ın muhatap kabul ettiği, onu akıl ve iradeyle donatarak kulluk emanetini yüklediği sorumlu bir varlıktır. İnsana yüklenen bu sorumluluğun sınırı ise ilahi adaletle çizilmiştir. Her insan, kendisine lütfedilen imkanlar, yetenekler nispetinde bu sorumluluğa sahiptir. İnsanın fıtratına ve mizacına göre vahiyle tespit ve tayin edilen söz konusu sorumluluklar ise peygamberler vasıtasıyla tüm insanlığa bildirilmiştir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Hz. Adem’den Hz. Muhammed Mustafa’ya (s.a.s) kadar bütün peygamberlerin, insanın kendine, Rabbine ve çevresine karşı sorumluluklarını gerektiği gibi yerine getirmesi için rehberlik ettiğini dile getiren Başkan Arpaguş, “Yeryüzünde herkesin can, mal, akıl, onur ve mahremiyetini teminat altına alacak bir hayat nizamı kurmanın mücadelesini vermişlerdir.” dedi.</p>

<p><img alt="Safi Arpaguş Kadın Toplantısı" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/safi-arpagus-kadin-toplantisi.jpg" width="1280" /></p>

<p><strong>“Adalet terazisi şaştığında, orada merhametten, şefkatten, iyilikten söz etmek mümkün olmayacaktır”</strong></p>

<p>Yüce dinimiz İslam’ın yeryüzünde yerleştirmeyi hedeflediği en temel yaklaşımın her canlıyı emanet bilmek ve her birine adaletle, merhametle muamele etmek olduğunu ifade eden Başkan Arpaguş, şunları kaydetti:</p>

<p>“Kur’an-ı Kerim ve sünnet-i seniyye, bunu, hayatın vazgeçilmez bir ilkesi olarak teklif etmektedir. Bu ilke ile çelişen, her türlü yaklaşımla mücadele etmeyi de insani bir görev olarak bizlere telkin etmektedir. Bu bağlamda bilhassa adalet ilkesi, insanın tüm varlık alemiyle ilişkilerinin nirengi noktasında yer alan bir husustur. Zira adalet terazisi bir kez şaştığında, orada hakkaniyetten, merhametten, şefkatten, iyilikten söz etmek mümkün olmayacaktır. Adaletin ihlal veya ihmal edildiği yerde zulümler, haksızlıklar ve kötülükler kaçınılmaz hale gelecek; şiddet ise içinden çıkılmaz bir sarmala dönüşecektir.”</p>

<p><strong>“Dünyanın birçok bölgesinde masum insanlar acımasızca hedef alınmakta”</strong></p>

<p>Günümüzde adalete kasteden ve evrensel insani değerleri öteleyen mekanik ve faydacı bir yaklaşımın, bütün dünyayı etkisi altına aldığını aktaran Başkan Arpaguş, “Bunun sonucu olarak küresel bir sorun haline gelen şiddet ise din, dil, ırk ve cinsiyet gözetmeksizin bütün insanlığı tehdit edecek bir boyuta ulaşmıştır. Nitekim bugün tüm insanlığı yoran bir şiddet sarmalıyla karşı karşıyayız. Bundan en fazla da çocukların ve kadınların etkilendiğini görmekteyiz. Dünyanın birçok bölgesinde masum insanlar acımasızca hedef alınmakta; özellikle kadınlar ve çocuklar, vicdanları sızlatan uygulamalara maruz bırakılmaktadır. Zarafeti ve nezaketi en fazla hak edenlere reva görülen bu tutum, insanlığın bugünü ve geleceği açısından hayli endişe vericidir.” şeklinde konuştu.</p>

<p>Kadınların cinsiyet üzerinden bir ayrımcılığa tabi tutulmasının insanlık dışı bir tutum olduğunu kaydeden Başkan Arpaguş, şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Hangi sebeple ve kim tarafından yapılırsa yapılsın kadının onurunu rencide etmek ve ona yaşama hakkını bile çok görmek, bariz bir cahiliye adetidir. Bu durum insan onuruyla bağdaşmayan bir zihniyet bozukluğunun ve hastalıklı bir ruh halinin göstergesidir. Yüce dinimiz İslam, ister kadın ister erkek olsun herhangi bir insanın onurunu örseleyen ve şiddeti normalleştiren her türlü düşünce, anlayış ve yaklaşımı reddetmiştir. Özellikle kadına yönelik değersizleştirici söylem ve davranışları kesin bir dille yasaklamıştır.</p>

<p>Peygamber Efendimizin (s.a.s.) bu husustaki tavrı son derece açıktır. Onun mümtaz hayatında kadınlara yönelik şiddeti meşrulaştıran herhangi bir söz, tutum ve davranış numunesine rastlamak mümkün değildir. ‘Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır. Ben de aileme karşı en hayırlı olanınızım.’ hadis-i şerifi, onun mezkur meseleye yaklaşımını açıkça ortaya koymaktadır.”</p>

<p><strong>“Aile toplumun mayasıdır, özüdür”</strong></p>

<p>Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in “Ey insanlar! Kadınların haklarına riayet ediniz! Onlara şefkat ve sevgi ile muamele ediniz! Onlar hakkında Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim.” Hadis-i şerifine dikkati çeken Başkan Arpaguş, “Peygamber Efendimiz (s.a.s), bu uyarısıyla bir yandan kadını ötekileştiren ve metalaştırarak haysiyetini ayaklar altına alan cahiliye düşüncesini reddederken; diğer yanda da gönüllerde saygı ve muhabbeti, ailede rahmet ve meveddeti, toplumda hakkaniyet ve adaleti hakim kılmaya çalışmıştır. Peygamber Efendimizin (s.a.s) bu noktada özellikle aile kurumuna büyük bir önem atfettiğini görüyoruz. Zira aile toplumun mayasıdır, özüdür. İnsan tüm değerlerini ailede öğrenmektedir. Tutum ve davranışlar, kişinin içinde yaşadığı ailenin benimsediği değerler ekseninde şekillenmektedir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“İslam, ailenin temeline sevgi, şefkat, adalet ve merhamet gibi değerleri yerleştirmiş”</strong></p>

<p>Başkan Arpaguş, “Nitekim İslam, ailenin temeline sevgi, şefkat, adalet ve merhamet gibi değerleri yerleştirmiş, aile içerisindeki ilişkilerin emanet bilinciyle, hakkaniyet ekseninde sürdürülmesini istemiştir. Bu yaklaşıma aykırı olan hiçbir davranışı tasvip etmemiştir. Aile yuvasının kuruluşundan karşılıklı hak ve sorumluluklara kadar evliliğin her aşamasını bu ideali gerçekleştirmek üzere güvenceye kavuşturmuş ve aileyi kurumsallaştırmıştır.” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Kadın ile erkeği ayrıştırmamaya, ötekileştirmemeye de özen göstermek zorundayız”</strong></p>

<p>Günümüzde ne yazık ki aile kurumunu itibarsızlaştıran ve kadının hakkını savunmak adına kategorik olarak erkeği ötekileştiren sığ bir yaklaşıma şahit olunduğunu belirten Başkan Arpaguş, çeşitli medya araçları üzerinden yapılan özensiz yayınlar, aile içi şiddet meselesinin makul ve gerçekçi bir çözüme kavuşturulmasını daha da zorlaştırdığını dile getirerek, şunları kaydetti:</p>

<p>“Esasen insanı ayrıştıran bu yaklaşım, toplumsal psikolojide ciddi bir tahribata da sebep olmaktadır. Dolayısıyla kadını ikinci sınıf addeden, onun onurunu inciten ve ona her türlü baskıyı, zulmü ve şiddeti reva gören anlayışlara karşı kararlı bir şekilde mücadele ederken kadın ile erkeği ayrıştırmamaya, ötekileştirmemeye de özen göstermek zorundayız. Aile kurumunun itibarına halel getirecek söz, tutum ve davranışlardan da kesinlikle kaçınmak mecburiyetindeyiz.</p>

<p>Gözden uzak tutulmaması gereken temel hakikat şudur ki kadın ve erkek, birbirinin rakibi değil, bilakis, birbirini tamamlayan, destekleyen ve güçlendiren iki ana unsurdur. O halde önceliğimiz, kadınıyla, erkeğiyle, ebeveyniyle, çocuğuyla ve diğer tüm unsurlarıyla bir bütünlük içinde aileyi güçlendirmek olmalıdır.</p>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı olarak bizler bu anlayışla hizmet üretmeye devam ediyoruz. 81 ilimizde ve ilçelerimizde Aile ve Dini Rehberlik Merkezlerimiz ve Bürolarımızda milletimizin aile huzuruna rehberlik etmeye çalışıyoruz. Aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesi, toplumsal huzurun desteklenmesi ve sosyal problemlerin çözümüne katkı sağlanması amacıyla çeşitli faaliyetler yürütüyoruz.”</p>

<p><strong>“Aday din görevlilerine ‘Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele’ konulu eğitimler veriyoruz”</strong></p>

<p>Başkan Arpaguş, Aile ve Dini Rehberlik Bürolarında görev yapan personel için “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele” konulu eğitimler düzenlendiğini dile getirerek, “Bununla birlikte yıl boyunca konferans, seminer, çalıştay ve istişare toplantıları yaparak farkındalığı canlı tutmaya çalışıyoruz. 2025 yılında gerçekleştirilen hizmet içi eğitim programlarına toplam 2.364 personelimiz katılmıştır. Diyanet Akademisi Başkanlığı tarafından yürütülen ihtisas ve mesleki eğitim programlarında, 19 Akademi merkezinde eğitim gören aday din görevlilerine ‘Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele’ konulu eğitimler veriyoruz. Ayrıca Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile Diyanet Akademisi iş birliğinde Kur’an kursu öğreticileri için düzenlenen hizmet içi eğitimlerinde de şiddetin önlenmesine yönelik sunumlar gerçekleştiriyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Başkanlık tarafından hazırlanan eğitim materyalleri doğrultusunda, uzman personel tarafından başta din görevlileri olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan er ve erbaşlar, ceza infaz personeli, emniyet personeli ve İŞKUR kursiyerlerine yönelik “Aile İçi Şiddetle Mücadelede Dini Referanslar” konulu seminerler düzenlendiğini söyleyen Başkan Arpaguş, “İçişleri Bakanlığımız tarafından kaymakam adaylarına yönelik gerçekleştirilen eğitim programlarında yetkin personelimiz vasıtasıyla ‘Aile İçi ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesinde Dini Referanslar’ başlıklı sunumlar yapıyoruz.” ifadesini kullandı.</p>

<p><strong>“İslam dininin şiddeti reddeden yaklaşımını anlatıyoruz”</strong></p>

<p>Kur’an kurslarında aile içi şiddetin önlenmesine yönelik bilgilendirme seminerleri düzenlendiği söyleyen Başkan Arpaguş, katılımcılara konuya ilişkin Başkanlık yayınları ile çeşitli yayınlar ve broşürler dağıtıldığını belirterek, “Baba Okulu Projesi kapsamında 81 ilde baba ve baba adaylarına yönelik gerçekleştirilen eğitimlerde, ‘Ailede Merhametin Mimarı Olarak Baba’ modülü çerçevesinde İslam dininin şiddeti reddeden yaklaşımını anlatıyoruz. Bunun yanı sıra Aile ve Dini Rehberlik Büro ve Merkezlerine başvurarak manevi destek ve dini rehberlik talebinde bulunan vatandaşlara gerekli hizmet sunuyor; ihtiyaç halinde ilgili kurum ve kuruluşlara yönlendirme yapıyoruz.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>“2025 yılında şiddetle mücadele konusunda 6 farklı başlıkta cuma hutbesi irad edilmiş”</strong></p>

<p>Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü Faaliyetleri. Bu özel gün münasebetiyle müftülüklerimiz vasıtasıyla paneller, konferanslar ve çeşitli farkındalık programları düzenliyoruz. Bununla birlikte Diyanet Radyo ve Diyanet TV’de konuya ilişkin programlar hazırlıyor; süreli yayınlarımızda bilgilendirici yazı ve makalelere yer veriyoruz.</p>

<p>Ayrıca kahvehane sohbetleri, fabrika ve iş yeri ziyaretleri, yerel televizyon ve radyo programları ile cuma hutbesi ve vaazları aracılığıyla toplumun farklı kesimlerine yönelik farkındalık çalışmalarına devam ediyoruz. Sadece 2025 yılında şiddetle mücadele konusunda 6 farklı başlıkta cuma hutbesi irad edilmiş, camilerimizde toplam 7.928 vaazda bu konu işlenmiştir.</p>

<p>Başkanlığımız ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında kadın konukevlerinde manevi destek hizmetleri vermeye devam ediyoruz. Bu kapsamda 2025 yılı sonu itibarıyla 70 ilde görev yapan 141 personel tarafından toplam 2.412 faaliyet gerçekleştirilmiş ve 9.925 kişiye ulaşılmıştır.</p>

<p>Başkanlığımız, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetle mücadele alanında büyük bir hassasiyet ve sorumluluk bilinciyle gerçekleştirdiği faaliyetlerini, ‘Ailenin Korunması ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesinde Toplumsal Farkındalığın Sağlanması Projesi’ çerçevesinde, ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği çerçevesinde kararlılıkla devam ettirmektedir.”</p>

<p>Toplantıya Adalet Bakanı Akın Gürlek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hüseyin Hazırlar ile Diyanet Akademisi Başkanı Doç. Dr. Enver Osman Kaan da katıldı.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Ankara Hakimevi’nde düzenlenen “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu 19. Toplantısı”na katıldı.<a href="https://t.co/2ajP6vPPmk" rel="nofollow">https://t.co/2ajP6vPPmk</a> <a href="https://t.co/uTR3jUdGFL" rel="nofollow">pic.twitter.com/uTR3jUdGFL</a></p>
— T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı (@diyanetbasin) <a href="https://x.com/diyanetbasin/status/2064330302839832612?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">June 9, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Safi Arpaguş</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/baskan-arpagus-islam-kadina-yonelik-degersizlestirici-soylem-ve-davranislari-kesin-bir-dille-yasaklamistir</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 16:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/safi-arpagus-11-25.jpg" type="image/jpeg" length="66210"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[e-YDS Arapça başvuruları başladı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/e-yds-arapca-basvurulari-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/e-yds-arapca-basvurulari-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ÖSYM, e-YDS 2026/7 Arapça/Rusça için başvuruların başladığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ÖSYM'den yapılan duyuruya göre;</p>

<p><strong>e-YDS 2026/7 </strong><strong>Arapça/Rusça </strong>alanlarında <strong>28 Haziran 2026 </strong>tarihinde Ankara, İstanbul, İzmir ve Adana’daki e-Sınav Uygulama Binalarında yapılacaktır. <strong>Adaylar saat 13.30’dan sonra sınav binalarına alınmayacak.</strong></p>

<p>Sınava başvurular, <strong>9-18 Haziran 2026 </strong>tarihleri arasında olup adaylar başvurularını <strong>9 Haziran 2026 </strong>tarihinde saat <strong>14.00'ten </strong>itibaren ÖSYM’nin <a href="https://odeme.osym.gov.tr/" rel="nofollow"><strong>https://sanalpos.osym.gov.tr</strong></a> adresinden yapabilecek.</p>

<p>Sınava alınacak aday sayısı, e-Sınav Uygulama Binalarının kapasitesiyle sınırlı olacağından bu sınav için kontenjan; <strong>Ankara’da 4430, İstanbul’da 455, İzmir’de 120 ve Adana’da 316 </strong>olarak belirlenmiştir. Adaylar, sınav ücretini ödeme sırasına göre kontenjana dâhil edilecektir. Kontenjan dolduğu takdirde adayların sınav ücretini yatırması sistem tarafından engellenecek ve e-YDS için sınav ücreti ödeme süreci sonlandırılacak.</p>

<p>e-YDS, elektronik ortamda yapılacağından adayların sınavda uygulanacak arayüzleri sınav öncesinde tanıması amacıyla deneme e-sınavı hazırlanmıştır. Sınava katılacak adayların sınavdan önce deneme sınavından yararlanmaları önemlidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adaylar, deneme e-sınav uygulaması ve 2026 e-YDS Kılavuzu’na <strong>aşağıdaki bağlantılardan </strong>erişebilecek.</p>

<p><a href="https://www.osym.gov.tr/TR,33771/2026-elektronik-yabanci-dil-sinavi-2026-e-yds-kilavuzu.html" rel="nofollow"><i><strong>2026 Elektronik Yabancı Dil Sınavı (2026 e-YDS) Kılavuzu</strong></i></a></p>

<p><a href="https://esinav.osym.gov.tr/deneme" rel="nofollow"><i><strong>Deneme e-Sınav Uygulaması</strong></i></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/e-yds-arapca-basvurulari-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 15:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/11/osymnin-elektronik-sinav-sistemi-yayginlasiyor-1.jpg" type="image/jpeg" length="34254"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya'da 40 çeşit tropikal meyve üretiliyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/antalyada-40-cesit-tropikal-meyve-uretiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/antalyada-40-cesit-tropikal-meyve-uretiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım sektörü ile ülke ekonomisine önemli ölçüde katkıda bulunan Antalya'da, papayadan mangoya, ejder meyvesinden çarkıfeleğe kadar 40 çeşit tropikal meyve yetiştiriliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bereketli toprakları ve uygun iklim koşuluyla 12 ay boyunca tarımın yapıldığı kentte, ürün çeşitliliği her geçen gün artıyor.</p>

<p>Türkiye'de sebze ve meyve yetiştiriciliğinde lider konumdaki kent, domates, biber, salatalık, patlıcan, nar, portakal gibi ürünlerin yanı sıra tropikal meyve üretiminde de önemli rol oynuyor. Özellikle Alanya, Gazipaşa, Manavgat, Serik ilçeleri başta olmak üzere kentin kıyı kesimlerinde mangodan ananasa, papayadan kamkata, ejder meyvesinden passifloraya kadar çok sayıda tropikal meyve yetiştiriliyor.</p>

<p>Antalya Tarım ve Orman İl Müdürü Şakir Fırat Erkal, Antalya'nın verimli topraklarında yetiştirilen ürünlerin hem ülke geneline hem de yurt dışına gönderildiğini söyledi.</p>

<p>Birçok üründe en fazla üretimin Antalya'da yapıldığını dile getiren Erkal, kentin tropikal meyvede de öncü konumunda olduğunu belirtti.</p>

<p>Türkiye genelinde üretilen muzun yüzde 50'sinin Antalya'da yetiştirildiğinin ve gıda arz güvenliğini dikkate alarak kontrollü bir şekilde üretim yapıldığının altını çizen Erkal, üretim miktarının da talebe göre arttığını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erkal, üretimin hem artmasının hem de çeşitlenmesinin ithalatı da önlediğine dikkati çekerek, "Dışarıya döviz gitmiyor, bilakis içeride ürettiğimiz ürünleri yurt dışına ihraç ederek döviz girdisi sağlıyoruz." diye konuştu.</p>

<p><strong>- En fazla muz ve avokado üretiliyor</strong></p>

<p>Manavgat ilçesinde tropikal meyve üreten bir firmanın yönetim kurulu başkanı Şevki Öncel de 400 dekarı örtü altı olmak üzere 700 dekarda muz, avokado, mango, ananas, papaya, carambola, passiflora, guava gibi 40 çeşit tropik meyve yetiştirdiklerini söyledi.</p>

<p>En fazla muz ve avokado üretimi yaptıklarını dile getiren Öncel, Türkiye'de ve dünyada en fazla muzun tüketildiğini, arkasından da avokadonun geldiğini belirtti.</p>

<p>Avokadonun gıda sektörünün dışında sağlık, kozmetik alanlarında da geniş bir şekilde kullanıldığını aktaran Öncel, muzda 12 ay boyunca hasat yapabildiklerini, avokado, mango ve diğer ürünlerde cinslere göre değişik zamanlarda hasat yaptıklarını bildirdi.</p>

<p>Tropikal ürünlere ilginin her geçen yıl arttığına işaret eden Öncel, "Yurt içinde talep oldukça fazla, her geçen yıl yüzde 15-20 oranında tüketim artışı var." ifadesini kullandı.</p>

<p>Üretici olarak önceliklerinin ithalatı önleyerek, ülke ihtiyacını karşılamak olduğunu belirten Öncel, şunları kaydetti:</p>

<p>"Tropikal meyveler ithal, yurt dışından lojistik ve maddi imkanlarla ülkemize getirilen ürünler. Bu bölge de tropikal bir iklime sahip, meyvelerin ihtiyaçlarını öğrendikten sonra burada rahatlıkla üretebileceğimizi düşündük ve başladık. Ülkemizin iş insanları olarak birinci önceliğimiz ülkemizin ihtiyacını ülkemizde görmek, sonra da daha fazla üretip dünyaya bunu iyi yapanlarla rekabet edebilmek, bu yolda ilerliyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/antalyada-40-cesit-tropikal-meyve-uretiliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/ananas.jpg" type="image/jpeg" length="38220"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Giresun yağlı fındığının "formaldehit" kaynaklı kısırlık tedavisindeki etkisi araştırıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/giresun-yagli-findiginin-formaldehit-kaynakli-kisirlik-tedavisindeki-etkisi-arastirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/giresun-yagli-findiginin-formaldehit-kaynakli-kisirlik-tedavisindeki-etkisi-arastirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun yağlı fındığının "formaldehit" kaynaklı kısırlık tedavisindeki etkisi, Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesinde deney hayvanları üzerinde yapılan çalışmayla araştırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anatomi Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Arif Keskin, Giresun kalite fındığının vitamin ve asitler açısından zengin bir içeriğe sahip olmasının yanı sıra insan sağlığı açısından da önemli yararları bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Keskin, üniversite bünyesinde Giresun fındığının kısırlık üzerindeki etkisine dair araştırmaya 2024'te "Giresun Yağlı Fındığının Sıçan Testis Dokularında Formaldehit Hasarına Karşı Etkisi Projesi" ile başladıklarını belirtti.</p>

<p>Çalışmada, "formaldehit" denilen ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından kanserojen olarak tanımlanan bir kimyasalı kullandıklarını dile getiren Keskin, bu kimyasalın tekstil sanayisinin yanı sıra bazı ürünlerin üretiminde yer aldığını söyledi.</p>

<p>Keskin, insanların bu kimyasala düşük dozda maruz kalabildiklerine işaret ederek, "Biz sağlık camiası açısından laboratuvarlarımızdan, kadavralarımızın saklanmasından dokuların analizlerine kadar birçok aşamada sağlık çalışanlarının, bilim insanların maruz kalığı bir kimyasaldır." dedi.</p>

<p><strong>- "Kısırlığa çözüm olabileceğini belirledik"</strong></p>

<p>Dünyada her 100 çiftten 15'inin kısırlık sorunu yaşayabildiğine değinen Keskin, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Bunun yüzde 50'si erkek kaynaklıdır. Formaldehitin hem solunum, sindirim, sinir sistemi hem de ürogenital sistem üzerine olumsuz etkileri bilinmektedir. Bu araştırmamızda deney hayvanı olarak sıçanları kullandık. Hayvanları formaldehite maruz bıraktık ve takip etmeye başladık. Hepsinde yüksek düzeyde testis dokusunda hasar meydana geldiğini gözlemledik. Bu hasar sonucunda hayvanlarda testosteron miktarları düştü ve sperm kaliteleri bozuldu."</p>

<p>Keskin, daha sonra araştırmada Giresun yağlı fındığını toz haline getirdiklerini ve deney hayvanlarının midelerine sonda yardımıyla ulaştırdıklarını belirterek, "Giresun fındığı kullanarak gerçekleştirdiğimiz tedavi sürecinde formaldehit nedeniyle testosteron miktarları düşen ve sperm kaliteleri bozulan sıçanlarda iyileşme gözlemledik. Bu sayede Giresun fındığının formaldehit kaynaklı kısırlığa çözüm olabileceğini belirledik." diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırma sonuçlarıyla ilgili makalenin uluslararası bir tıp dergisinde yayımlandığını dile getiren Keskin, şunları kaydetti:</p>

<p>"Üniversitemizin Bilimsel Araştırma Projeleri birimi, projemizi değerli gördü, destekledi. 2024 yılında araştırmamız start aldı ve 6 ay sonra da verilerimiz gelmeye başladı. Analizler bittikten sonra da çalışmamız uluslararası bir tıp dergisinde yayınlandı. Elde ettiğimiz sonuçlar, günlük bir avuç fındığın erkek kaynaklı kısırlık üzerinde olumlu sonuçlarının olduğunu ortaya koydu."</p>

<p>Arif Keskin, 4 bilim insanının yer aldığı araştırmayı, insan sağlığına katkısı ve Giresun yağlı fındığının dünyaya tanıtımı açısından kıymetli gördüklerini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/giresun-yagli-findiginin-formaldehit-kaynakli-kisirlik-tedavisindeki-etkisi-arastirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/findik.jpg" type="image/jpeg" length="39001"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mesleki eğitim konferansları sürüyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/mesleki-egitim-konferanslari-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/mesleki-egitim-konferanslari-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası İstanbul Haseki Dini Yüksek İhtisas Merkezi’nde Mesleki Eğitim Konferansı gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası İstanbul Haseki Dini Yüksek İhtisas Merkezi tarafından düzenlenen Mesleki Eğitim Konferansları kapsamında emekli Başvaiz Fatma Bayram, "Din Eğitiminde Görev Alanların Sorumlulukları" başlıklı sunumuyla kursiyerlere hitap etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konferansta din eğitimi alanında görev yapan personelin mesleki, ahlaki ve toplumsal sorumlulukları ele alınırken; eğitimde temsil, rehberlik, iletişim ve örneklik gibi başlıklara dikkat çekildi.</p>

<p><img alt="Pendik Ihtisas 11" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/pendik-ihtisas-11.jpg" width="1280" /></p>

<p>Bayram, sahih bilgi aktarımının yanı sıra öğrencinin gelişimini bütüncül biçimde gözeten bir yaklaşımın önemine değindi.</p>

<p>Soru-cevap usulüyle yürütülen oturumun devamında kursiyerlerin sahada karşılaştıkları güncel meseleler, mesleki tecrübeler ve uygulamalara yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET AKADEMİ, TEŞKİLAT HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/mesleki-egitim-konferanslari-suruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/pendik-ihtisas-22.jpg" type="image/jpeg" length="87510"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mersin'de "İlk Şefkat Projesi" protokolü imzalandı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/mersinde-ilk-sefkat-projesi-protokolu-imzalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/mersinde-ilk-sefkat-projesi-protokolu-imzalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin İl Müftülüğü ile Mersin Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü arasında "İlk Şefkat Projesi" protokolü imzalandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mersin İl Müftülüğü ile Mersin Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü arasında, çocukların milli ve manevi değerlerle yetişmesini amaçlayan “İlk Şefkat Projesi” iş birliği protokolü imzalandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mersin Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Naci Yılmaz ile İl Müftüsü Mustafa Topal tarafından imza altına alınan protokol kapsamında; Mersin Çocuk Evleri Sitesi ve Mersin Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi Müdürlüğü bünyesinde kurum bakımında bulunan 10-13 yaş aralığındaki çocuklara milli ve manevi değerlerin aktarılması ve bugünün nesillerinde bu doğrultuda bir farkındalık oluşturulması hedefleniyor.</p>

<p>Proje doğrultusunda, Çocuk Evleri Sitesi ve Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi Müdürlüğünde ilk ve ortaöğretim kademelerinde öğrenim gören çocukların katılımıyla şehit aileleri ve şehitlik ziyaretleri gerçekleştirilecek.</p>

<p>Söz konusu ziyaretler vasıtasıyla, devlet korumasındaki çocuklar ile şehit aileleri arasında manevi bir bütünleşmenin sağlanması, tarihi ve kültürel geleneklerin genç nesillerle birlikte yaşatılarak geleceğe güçlü bir şekilde taşınması amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Mersin Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/mersinde-ilk-sefkat-projesi-protokolu-imzalandi</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/mersin-protokol.jpg" type="image/jpeg" length="27313"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Köstence’deki Kral Camii ziyaretçilerin ilgi odağı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Romanya'nın Köstence kentinde, 1913 yılında Romanya Kralı I. Carol tarafından yaptırılan ve Romanya'nın ilk betonarme binası olan Kral Camii, hem mimarisi hem de tarihi önemiyle ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı mimarisinden izler taşıyan caminin 47 metre yüksekliğindeki minaresine çıkan ziyaretçiler, Karadeniz kıyısındaki Köstence'nin panoramik manzarasını seyredebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günümüzde ibadete açık olan camide, Müslümanlar namazlarını kılmayı sürdürürken, yapı aynı zamanda şehrin en önemli turistik mekanlarından biri olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kostence-kral-cami-11.jpg" type="image/jpeg" length="96936"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[5 Haziran 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/5-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/5-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 5 Haziran 2026 tarihli ve "Duyarlılık" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Tarih: 05.06.2026</strong></h2>

<p><img alt="C U M A H U T B E S I-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/c-u-m-a-h-u-t-b-e-s-i-1.webp" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>DUYARLILIK</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Mutlu bir insan, huzurlu bir toplum için gerekli olan erdemlerden biri de duyarlılıktır. Duyarlılık, kendimiz için istediğimiz iyilikleri başkaları için de istemektir. Sorumluluklarımızı fark edip onları yerine getirmenin gayretinde olmaktır. Duyarlılık, insanların can ve malını, kendi can ve malımız gibi kıymetli; insanların izzet ve şerefini, kendi izzet ve şerefimiz gibi mukaddes bilmektir.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Ailemize, toplumumuza ve bütün insanlara karşı duyarlı olmak, Müslüman olmamızın bir gereğidir. Yüce Rabbimiz, <strong>“Ey iman edenler! Sorumluluklarınıza dikkat edin. Siz doğru gittiğiniz takdirde yanlış yola sapanlar size zarar veremez”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a> </strong>buyurmaktadır. Evet, nemelazımcı ve vurdumduymaz olmak Müslümana yakışmaz. O, sorumluluklarını bihakkın yerine getirmenin gayretinde olandır. Duyarlı bir Müslüman; anne babasına, eşine ve çocuklarına saygı gösteren, onlara hoşgörüyle muamele edendir. Toplumsal barışı sağlamak için kardeşlik ahlakını hayatının her alanına aktarandır. Dünyanın neresinde olursa olsun her bir mazlumun acısını, her bir mağdurun sızısını yüreğinde hisseden ve üzerine düşen vazifelerini yerine getirendir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Değerli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Müslümandan beklenen, kendisine emanet edilen dünyaya karşı da duyarlı olmasıdır. Nasıl ki evini, işyerini ve ibadethanesini temiz tutuyor ise tüm çevresini de aynı titizlikle temiz tutmasıdır. Müslümandan beklenen; ormanına, toprağına ve suyuna hassasiyet göstermesidir. Yarın, ‘Ciğerlerimiz yanıyor!’ haberleriyle uyanmamak; ‘Barajlarımız kurudu, suyumuz kalmadı!’ endişesiyle yaşamamak için bugünden gerekli tedbirleri almasıdır.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müminler!</strong></h3>

<p>Bütün hayatı ve ibadetleri vakit ile tanzim edilmiş Müslümandan beklenen; zamana karşı da duyarlılık göstermesi, onu boşa harcamamasıdır. Zira çalışmak, Müslümanın şiarıdır. Onun dinlenmesi, bir işi bitirip diğerine başladığındadır. <strong>“Mümin, bal arısına benzer. Bal arısı gibi hep güzel, temiz, helal şeyler yer. Hep güzel şeyler üretir, hep iyiliklerin peşinden koşar. Hiçbir şeyi ne döker, ne kırar, ne de ifsat eder”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a> </strong>hadis-i şerifi, bu konuyu bizlere veciz bir şekilde özetlemektedir.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Unutmayalım ki, kendimiz ve çocuklarımız için yaşanabilir bir dünya inşa etmenin yolu; çevremize, vaktimize ve bütün insanlara karşı duyarlı olmaktan geçmektedir.</p>

<p>Hutbemizi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: <strong>“Nerede olursan ol, Allah’a karşı sorumluluğunun bilincinde ol! Bilerek veya bilmeyerek kötü bir fiil işlersen peşinden iyi bir şey yap ki onu yok etsin. Bir de insanlara güzel ahlâkla davran!”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Mâide, 5/105.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> İbn Hanbel, II, 199.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Tirmizî, Birr, 55.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/5-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/05062026-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="45154"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk dünyasının manevi başkenti Türkistan]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Türk dünyasının manevi başkenti" ilan edilen Kazakistan'ın Türkistan şehri, tarihi ve kültürel miras zenginliğiyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini bekliyor. Hoca Ahmet Yesevi Türbesi (fotoğrafta) kentin önemli tarihi yapıları arasında yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/turistan-33.jpg" type="image/jpeg" length="15184"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karaman ovaları gelincik ve mor mahmuz çiçekleriyle süslendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karaman-ovalari-gelincik-ve-mor-mahmuz-cicekleriyle-suslendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karaman-ovalari-gelincik-ve-mor-mahmuz-cicekleriyle-suslendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karaman il sınırları içerisinde yer alan Karadağ'ın çevresindeki ovalar havaların ısınmasıyla gelincik ve mor mahmuz çiçekleriyle süslendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karaman-ovalari-gelincik-ve-mor-mahmuz-cicekleriyle-suslendi</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/gelincik-11.jpg" type="image/jpeg" length="41309"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Büyük Mecidiye Camii ve dolunay]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-mecidiye-camii-ve-dolunay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-mecidiye-camii-ve-dolunay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da dolunay, Büyük Mecidiye Camii ve Süleymaniye Camii ile birlikte görüntülendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İstanbul'da dolunay, Büyük Mecidiye Camii ve Süleymaniye Camii ile birlikte görüntülendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-mecidiye-camii-ve-dolunay</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/istanbul-cami-dolunay-22.jpg" type="image/jpeg" length="56225"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Medine-i Münevvere]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/medine-i-munevvere</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/medine-i-munevvere" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mekke'de hac vazifesini tamamlayarak Kabe'ye veda eden hacıların, hicrette Hazreti Muhammed'e kucak açan Medine'ye gelişleri devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/medine-i-munevvere</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/mescid-i-nebevi-66.jpg" type="image/jpeg" length="34080"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hacılar "veda" tavafında]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hacilar-veda-tavafinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hacilar-veda-tavafinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kutsal topraklardaki görevlerini tamamlayıp hacı olan Müslümanlar, veda tavafının ardından Kabe’den ayrılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Arafat ve Müzdelife'de Kurban Bayramı arifesinde vakfe görevlerini yerine getiren, ardından Cemerat'a geçerek "büyük şeytan" olarak ifade edilen "Akabe cemresi"ne 7 taş atan Müslümanlar, daha sonra Kabe'de ziyaret tavafı ve sayı gerçekleştirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>HAC</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hacilar-veda-tavafinda</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kabe-11.jpg" type="image/jpeg" length="87537"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arafat Vakfe Duası - Hac 2026]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/arafat-vakfe-duasi-hac-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/arafat-vakfe-duasi-hac-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'den hac farizasını yapmak üzere Mekke'ye gelen hacı adayları Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş'un yaptığı vakfe duasına “amin” diyerek eşlik etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünyanın dört bir yanından mübarek topraklara gelen milyonlarca Müslüman, Arafat Vakfesi’ni yaparak hac ibadetinin en önemli rüknünü yerine getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’den gelen 85 bin hacı adayı da Arafat’a çıkarak, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş’un yaptığı vakfe duasına hep birlikte “amin” dediler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Haber</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/arafat-vakfe-duasi-hac-2026</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/arafat-11.jpg" type="image/jpeg" length="85106"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KURBAN HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban ibadetinin usulüne uygun olarak yerine getirilebilmesi için dikkat edilecek hususlar ve bu bağlamda doğru bilinen bazı yanlışlar nelerdir?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3>Kurban İbadetiyle İlgili Doğru Bilinen Bazı Yanlışlar</h3>

<p>1. "Kesimsiz kurban bağışı" vb. adlar altında yapılan bağışların hiçbir dini dayanağı bulunmamakta olup söz konusu bağışlarla kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz.</p>

<p>2. Bir kurban hissesi yalnızca bir kişi içindir. İmkânı olmayan birden fazla kişinin, tek kişilik bir hisseye ortak olabileceği anlayışı dinen doğru değildir.</p>

<p>3. Kurbanlık hayvanın taşıması gereken vasıflar ve kesimle ilgili diğer hükümler, bütün kurban çeşitlerinde aynı olup çeşitli gayelerle veya şükür niyetine kurban edilecek hayvanlarda, yaş gibi bazı şartların gerekli olmadığı inancı yanlıştır.</p>

<p>4. İnsanların bir araya gelerek topluca Hz. Peygamber adına bir kurban hissesine girmeleri şeklinde bir uygulama dinimizde mevcut değildir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>5. Dinimizde kabir kurbanı veya ölü kurbanı adıyla bir kurban türü bulunmamaktadır.</p>

<p>6. Kurban kanının, alna veya araba tekerleği gibi eşyalara sürülmesi inancı doğru değildir.</p>

<p>7. Evli olmayan kimselerin -gerekli mali imkâna sahip olsalar da- kurban kesemeyecekleri anlayışı yanlıştır.</p>

<p>8. Kurban kesim işlemini kadınların yapamayacağı anlayışı doğru değildir. Kesme becerisine sahip olan kişi, erkek olsun kadın olsun, kurban kesimini gerçekleştirebilir.</p>

<p>9. Büyükbaş bir kurbanlığın hissedar sayısının mutlaka 3, 5, 7 gibi tekli sayılarda olması gerektiği anlayışı doğru değildir.</p>

<p>10. Kurbanlık hayvanın gerekli yaşını tamamladığı halde henüz kapak atmamış ise kurban edilemeyeceği şeklindeki anlayış doğru değildir.</p>

<p>11. Kurban etlerinin mutlaka yedi fakire dağıtılması gerektiği şeklindeki anlayış doğru değildir. Kurban etini üçe bölmek müstehaptır.</p>

<p>12. Kurbanlık hayvana ortak olanların bazılarının adak veya akika niyetiyle kurbana iştirak etmesinin kurbana engel olduğu şeklindeki anlayış hatalıdır.</p>

<p>13. Seferî (yolcu) olanın kestiği kurbanın geçersiz olduğu anlayışı doğru değildir.</p>

<p>Din İşleri Yüksek Kurulu</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Dijital TV</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 00:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/DSCi83UR1pA/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="73410"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[22 Mayıs 2026 tarihli Cuma hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/diyanet-isleri-baskanliginca-hazirlanan-22-mayis-2026-tarihli-ve-soz-ahlaki-ve-sosyal-medya-konulu-cuma-hutbesi-yayini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/diyanet-isleri-baskanliginca-hazirlanan-22-mayis-2026-tarihli-ve-soz-ahlaki-ve-sosyal-medya-konulu-cuma-hutbesi-yayini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 22 Mayıs 2026 tarihli ve "Söz Ahlakı ve Sosyal Medya" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Hutbe Ayet 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/hutbe-ayet-1.webp" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>SÖZ AHLAKI VE SOSYAL MEDYA</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Söz, insanın iç dünyasını dışarıya yansıtan aynasıdır. Güzel bir söz; yaralı kalpleri iyileştiren merhem, kurumuş gönülleri yeşerten can suyudur. Hoş bir kelam; ruhu ilmek ilmek işleyen zarif bir nakış, hataları incitmeden düzelten nazik bir hitaptır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere, <strong>“Gönül alıcı söz, sadakadır.</strong><strong>”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Sözün tesiri, sesin yüksekliğinde değil; samimiyetin derinliğinde, üslubun inceliğinde gizlidir. Evet, en yakınımıza dahi sesimizi duyuramıyorsak, akrabalarımızla ortak paydada buluşamıyorsak, komşularımıza ulaşmaya bir yol bulamıyorsak, bunun sebeplerinden biri de konuşma usulümüzdür. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), mümini şöyle tarif etmektedir:<strong> “Mümin; insanları karalayan, lânet eden, kaba ve kötü sözlü, hayâsız birisi değildir.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Gönül kapıları, içeriden açılan kilide benzer; o kilidin yegâne anahtarı ise yumuşak bir sözdür. Kur’an-ı Kerim’de, <strong>“Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler; yoksa şeytan aralarına girer. Kuşkusuz şeytan, insanların apaçık düşmanıdır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong> buyrulmaktadır. Bu sebeple; yuvasında huzur arayan, dilini zarafetle süslesin. Evladına ulaşmak isteyen, önce onun gönlüne bir çift tatlı kelamla misafir olsun. Saygınlık bekleyen, dilini doğrulukla mühürlesin. Berekete nail olmak isteyen, sözüne dürüstlük katsın. Hâsılı, Allah Resûlü (s.a.s)’in buyurduğu üzere, <strong>“Allah’a ve ahiret gününe inanan, ya hayır söylesin ya da sussun.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Söz ahlakının en çok ihlal edildiği alanların başında dijital mecralar gelmektedir. Kimi insanlar, sanal kumar ve uyuşturucu madde gibi bağımlılıklarla; kimileri de şiddete sevk eden dijital oyunlar aracılığıyla kötülüğün günden güne yayılmasına zemin hazırlamaktadır. Kimi insanlar; kimliklerini gizleyerek kalp kırmayı, başkalarının şahsiyetine, şeref ve haysiyetine dil uzatmayı marifet saymaktadır. Kimileri de yalan haberler ile toplumun sinesine fitne ve fesat tohumları ekmektedir. Yüce Rabbimizin bu husustaki uyarısı gayet açıktır: <strong>“İnsanın yanında, söylediği her sözü kaydeden bir melek mutlaka hazır bulunur.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><sup><strong><sup>[5]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Bizler, teknolojik imkânlarla gelen tehlikeleri, fırsatların arkasına gizlenmiş sinsi tuzakları fark edebilirsek, sanal âlemin zararlarını asgari düzeye indirebiliriz. Dijital teknolojileri, etik değerlerimizi gözeterek kullanabilirsek, kültürümüzle bağdaşmayan söz ve içeriklerden kendimizi ve ailemizi muhafaza edebiliriz.</p>

<p>Hutbemizi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: <strong>“Faydasız söz ve davranışları terk etmesi, kişinin iyi bir Müslüman olduğunun göstergesidir.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><strong>[6]</strong></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Buhârî, Cihâd, 128.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Tirmizî, Birr, 48.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> İsrâ, 17/53.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Buhârî, Edeb, 31.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Kâf, 50/18.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Tirmizî, Zühd, 11; Muvatta’, Hüsnü’l-hulk, 1.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/diyanet-isleri-baskanliginca-hazirlanan-22-mayis-2026-tarihli-ve-soz-ahlaki-ve-sosyal-medya-konulu-cuma-hutbesi-yayini</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/2205-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="50377"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kurban kesmek yerine sadaka vermekle bu ibadet yerine getirilmiş olur mu?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-kesimi-gerceklesmeksizin-yalnizca-para-bagisinda-bulunmak-kurban-yerine-gecer-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-kesimi-gerceklesmeksizin-yalnizca-para-bagisinda-bulunmak-kurban-yerine-gecer-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İbadetlerin şekil, şart ve rükünleri olduğu gibi hikmetleri, amaçları ve teşri gerekçeleri de vardır. İbadetlerdeki bu özelliklerin birbirinden ayrı düşünülmesi mümkün değildir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diğer taraftan ibadetler ancak emredildikleri şekliyle yerine getirilir. Her ibadetin bir yapılış şekli vardır. Kurban ibadeti de ancak kurban olacak hayvanın usûlüne uygun olarak kesilmesiyle yerine getirilebilir. <sup>(<i>el-Fetâva’l-Hindiyye</i>, 5/291)</sup> Bedelini infak etmek suretiyle, kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz. Zira hayvanın kesilmesi bu ibadetin rüknüdür. Nitekim Hz. Peygamber <sup>(s.a.s.)</sup>, kurban meşru kılındıktan sonra her yıl bizzat kurban kesmek sureti ile bu ibadeti yerine getirmiştir. <sup>(bk. Tirmizî, Edâhî, 11 [1506-1507]; Buhârî, Hac, 117, 119 [1712, 1714]; Müslim, Edâhî, 17 [1966])</sup></p>

<p>Hz. Peygamber <sup>(s.a.s.)</sup>, Kurban Bayramı’nda Allah katında en sevimli ibadetin kurban kesmek olduğunu, kurbanın kesilir kesilmez Allah katında makbul olacağını ve kurban edilen hayvanın her bir parçasının kişinin hayır hanesine kaydedileceğini ifade etmiştir. <sup>(Tirmizî, Edâhî, 1 [1493]; İbn Mâce, Edâhî, 3 [3126])</sup></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Allah Teâlâ’nın rızasını kazanmak niyetiyle, karşılıksız olarak fakir ve muhtaçlara yardım etmek, iyilik ve ihsanda bulunmak da Müslüman’ın önemli vazifelerinden biridir. Zaruret derecesinde ihtiyaç içerisinde bulunan kimseye yardım etmek dinimizde farz kabul edilmiştir. Ancak bu iki ibadetin birbirinin alternatifi olarak sunulması doğru değildir. Bu sebeple kesme olmadan hayvanı, sadaka olarak bir kişiye vermek kurban yerine geçmez. <sup>(İbn Âbidîn, <i>Reddü’l-muhtâr</i>, 6/320)</sup> Aynı şekilde kurban bedelini de yoksullara ya da yardım kuruluşlarına vermek suretiyle, kurban ibadeti ifa edilmiş olmaz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kurban Sıkça Sorulan Sorular, Kurban'a Hazırlık</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-kesimi-gerceklesmeksizin-yalnizca-para-bagisinda-bulunmak-kurban-yerine-gecer-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/LOFX2SF61uI/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="36535"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kurbanlık hayvanın nitelikleri nelerdir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurbanlik-hayvanin-nitelikleri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurbanlik-hayvanin-nitelikleri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı, organları tam ve besili olması, hem ibadet açısından hem de sağlık bakımından önem arz eder.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı, organları tam ve besili olması, hem ibadet açısından hem de sağlık bakımından önem arz eder. Bu nedenle, kötürüm derecesinde hasta, zayıf ve düşkün, kesileceği yere gidemeyecek derecede topal, bir veya iki gözü kör, boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kırık, dili, kuyruğu, kulakları ve memelerinin yarısı kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlardan kurban olmaz. Ancak hayvanın doğuştan boynuzsuz olması, şaşı, hafif topal, hafif hasta, bir kulağı delik veya yırtılmış olması, memelerinin yarıdan daha azının olmaması, kurban edilmesine engel değildir. <sup>(Kâsânî, <i>Bedâ’i,</i> 5/75-76)</sup> Buna göre hayvanın değerini düşürücü nitelikteki kusurlar kurbana engeldir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şâfiî mezhebinde, genel olarak yukarıda sayılan kusurlardan birinin bulunması, bir hayvanın kurban olmasına engel teşkil ettiği gibi uyuz olan hayvanlar ile yem yemesini engelleyecek derecede dişlerinin bir kısmı dökülmüş olan hayvanların da kurban edilmesi caiz değildir. <sup>(Nevevî, <i>el-Mecmû</i>‘, 8/399-404)</sup></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kurban Sıkça Sorulan Sorular, Kurban'a Hazırlık</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurbanlik-hayvanin-nitelikleri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/izCI5r3HocM/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="76350"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kurban ibadetinin mahiyeti nedir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-ibadetinin-mahiyeti-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-ibadetinin-mahiyeti-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban, bir Müslüman’ın bütün varlığını, gerektiğinde Allah yolunda feda etmeye hazır olduğunun bir nişanesidir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sözlükte yaklaşmak, Allah’a <sup>(c.c.)</sup> yakınlaşmaya vesile olan şey anlamlarına gelen kurban, dinî bir terim olarak, Allah’a yaklaşmak ve O’nun rızasına ermek için ibadet maksadıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı usûlüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder. Kurban Bayramı’nda kesilen kurbana "udhiye", hacda kesilen kurbana ise "hedy" denir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akıl sağlığı yerinde, hür, mukîm ve dinî ölçülere göre zengin sayılan mümin, İlâhî rızayı kazanmak gayesiyle kurbanını kesmekle hem Cenâb-ı Hakka yaklaşmakta, hem de maddî durumlarının yetersiz olması sebebiyle kurban kesemeyenlere yardımda bulunmaktadır. Bu ibadetin ruhunda Hakk’a yakınlık ve halka fedakârlıkta bulunma anlayışı vardır. Kurban, bir Müslüman’ın bütün varlığını, gerektiğinde Allah yolunda feda etmeye hazır olduğunun bir nişanesidir.</p>

<p>Mezheplerin çoğuna göre, udhiye kurbanı kesmek sünnettir. <sup>(İbn Rüşd, <i>Bidâyetü'l-müctehid</i>, 2/191)</sup> Hanefî mezhebinde ise tercih edilen görüş, kurbanın vâcip olduğudur. <sup>(Merğînânî, <i>el-Hidâye</i>, 4/355)</sup> Kurban, -fıkhî hükmü ne olursa olsun- Müslüman toplumların belirli simgesi ve şiarı sayılan ibadetlerden biri olarak asırlardan beri özellikle milletimizin dinî hayatında önemli bir yer tutmaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kurban Sıkça Sorulan Sorular, Kurban'a Hazırlık</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-ibadetinin-mahiyeti-nedir</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 13:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/g6TXFf6BUZ8/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="81235"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana'nın Yeşil Camisi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/adananin-yesil-camisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/adananin-yesil-camisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da baharın gelişiyle bahçesindeki çiçekler açan Köprüköy Camii, dış cephesi ve minaresini saran sarmaşıkların canlanmasıyla yeşil renge büründü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Halk arasında "Yeşil Camii" olarak bilinen Köprülü Mahallesi'ndeki cami, havaların ısınmasıyla gözleri şenlendiren görünüme kavuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/adananin-yesil-camisi</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/55-14.jpg" type="image/jpeg" length="26823"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15 Mayıs 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/15-mayis-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/15-mayis-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 15 Mayıs 2026 tarihli ve "Toplumsal Sorumluluklarımız" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Hutbe Ayet-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/hutbe-ayet-1.webp" width="1280" /></p>

<p></p>

<p></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>TOPLUMSAL SORUMLULUKLARIMIZ</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>İslam, kişinin; Rabbine ve kendisine karşı görevleri yanında, ailesine ve içinde yaşadığı topluma karşı sorumluluklarını da düzenleyen bir dindir. Allah Resûlü (s.a.s)’in hadislerinde yer alan şu ifade ne kadar da önemlidir: <strong>“Üzerinde kendinin hakkı vardır. Rabbinin hakkı vardır. Misafirinin hakkı vardır. Ailenin hakkı vardır. O halde her hak sahibine hakkını ver!”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/15-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Eşlerin sevgi ve saygıyla birbirine bağlı kaldığı, büyüklere hürmetin eksik edilmediği, çocuklarla bereketlenen bir aile yuvası kurmak, onu korumak ve güçlendirmek insani ve toplumsal sorumluluğumuzdur. Zira kişinin; ruhsal, duygusal ve zihinsel olarak huzur bulduğu, inanç ve medeniyet değerleriyle buluştuğu ilk yer ailesidir. Erdemli bireylerin oluşturduğu faziletli bir toplum ve barış içinde bir dünya inşa etmenin yolu aileden geçmektedir. Yüce Rabbimiz, <strong>“Kendileri ile huzur bulasınız diye size kendi türünüzden eşler yaratması ve aranıza sevgi ile merhamet koyması O’nun varlığının delillerindendir”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/15-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong> buyurarak, bizlere, ailenin ilahî bir lütuf olduğunu hatırlatmaktadır. Dolayısıyla hiçbir yapı, aile kurumunun alternatifi değildir. Ve yine hiçbir şey; eşlerin birbirlerine duyduğu muhabbetin, çocukların verdiği neşenin, anne ve babanın hissettirdiği mutluluğun, dede ve ninenin sağladığı güvenin yerini asla dolduramaz.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Dinine bağlı, mukaddesatına saygılı nesiller yetiştirmek, ihmal edemeyeceğimiz diğer bir sorumluluğumuzdur.<strong> </strong>Ecdadımızdan bize miras kalan; kimlik, aidiyet ve fedakârlık gibi hasletleri gençlerimize kazandırmak asli vazifelerimizdendir. Evlatlarımıza değer vermek, onları dinlemek, iki cihan saadetleri için kendilerine rehberlik etmek vazgeçemeyeceğimiz görevlerimizdendir. Allah Resûlü (s.a.s), bu hususta bizleri şöyle uyarmaktadır: <strong>“Bakmakla yükümlü olduğu kimseleri ihmal etmesi, kişiye günah olarak yeter.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/15-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><sup><strong><sup>[3]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Engelleri azimle aşmaya çalışan kardeşlerimize ve ailelerine karşı duyarlı olmak ise dini, ahlaki ve toplumsal sorumluluğumuzdur. Bu sebeple <strong>“Kim, kardeşinin ihtiyacını giderirse Allah da onun ihtiyacını giderir”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/15-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong>[4]</strong></a> </strong>nebevi<strong> </strong>tavsiyesine uyarak; ibadethanelerimizi, okullarımızı, binalarımızı, sokaklarımızı, engelli kardeşlerimizin kullanabileceği şekilde imar etmeliyiz. Hayatı, özel gereksinimli kardeşlerimiz için kolaylaştırmanın gayretinde olmalıyız.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Bugün, topyekûn bütün insanlık, pek çok yıkıcı unsurla karşı karşıyadır. Hiçbir sınır ve değer tanımayanlar tarafından; dijital mecralar, reklamlar, televizyon programları ve filmler aracılığıyla toplumun yapı taşı olan aile müessesesi zayıflatılmak istenmektedir. Sapkın akımlar ve batıl ideolojiler eliyle, gençlerin zihin dünyaları bulandırılmaya çalışılmaktadır. Böylesine bir çağda bize düşen; Rabbimizin emirlerine hakkıyla uymak, fıtratımıza sahip çıkmak, nebevî ahlakı ailemize ve nesillerimize aktarmaktır.</p>

<p>Hutbemizi, Kur’an-ı Kerim’de yer alan şu dua ile bitiriyoruz: <strong>“…Rabbim! ‘Bana, anne ve babama verdiğin nimetlere şükretmeyi, razı olacağın işleri yapmayı’ bana nasip et. Neslimi de salih kimseler eyle…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/15-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/15-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Tirmizî, Zühd, 63.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/15-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Rûm, 30/21.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/15-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Ebû Dâvûd, Zekât, 45.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/15-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Müslim, Birr, 58.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/15-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Ahkâf, 46/15.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/15-mayis-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="43212"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[8 Mayıs 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/8-mayis-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/8-mayis-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 8 Mayıs 2026 tarihli ve "İbadetler, Bizi Rabbimize Yakınlaştırır" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarih: 08.05.2026</strong></p>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>﷽</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>قُلْ اِنَّ صَلَات۪ي وَنُسُك۪ي وَمَحْيَايَ وَمَمَات۪ي لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ</strong><strong>.</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ</strong><strong> </strong><strong>عَلَيْهِ وَسَلَّمَ</strong><strong>:</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>...</strong><strong>اَللّٰهُمَّ مِنْكَ وَلَكَ عَنْ مُحَمَّدٍ وَأُمَّتِهِ</strong><strong>.</strong></h3>

<h3 style="text-align:center"><strong>İBADETLER, BİZİ RABBİMİZE YAKINLAŞTIRIR</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>İbadetlerimiz, bizi; Rabbimize yakınlaştıran, O’nun rızasına ulaştıran ve güzel ahlakla donatan kulluk vazifemizdir. <strong>“De ki: Benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm ancak âlemlerin Rabbi olan Allah içindir”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/08-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> ayet-i kerimesi bunun en açık ifadesidir.</p>

<p>Namazımız, bizi günahlardan ve kötülüklerden alıkoyar. Kalbimize ferahlık, ruhumuza huzur verir. Zekâtımız ve sadakamız, malımıza ve ömrümüze bereket katar. Yardımlaşma ve dayanışma bilincinin bütün topluma yayılmasına vesile olur. Orucumuz; gönlümüzü, dünyevi hırs ve tutkuların esaretinden kurtarır. Ahlakımızı olgunlaştırır, bize şahsiyet kazandırır.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Haccımız ve umremiz, Allah’a teslimiyetimizin nişanesi olan ibadetlerimizdendir. Kur’an-ı Kerim’de, <strong>“Haccı ve umreyi Allah için eksiksiz yerine getirin”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/08-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong> buyrulmaktadır. Hacı adaylarımızı kutsal beldelere yolcu ettiğimiz şu günlerde bizler biliyoruz ki, haccımız ve umremiz; dili, ırkı ve mezhebi farklı olan Müslümanları bir araya getiren, onlara kulluk bilinci ve ümmet şuuru kazandıran kardeşlik buluşmasıdır. Müminin, Allah’ın sonsuz rahmet ve merhametine sığındığı, samimi tövbeler ve gözyaşlarıyla günahlarının bağışlanmasını umduğu kutlu bir yolculuktur. İnananlara, geçmişin muhasebesini yaparak geleceklerini inşa etme fırsatı sunan yenilenme ve diriliş zamanıdır.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce Rabbimize olan kurbiyyetimizi artıran bir diğer ibadet ise kurbandır. Yine bugünlerde hazırlığına başladığımız kurban ibadetimiz, malımızı ve canımızı Cenâb-ı Hakk’ın yolunda feda edebileceğimizin bir göstergesidir. <strong>“Kurbanların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. O’na ulaşacak olan ancak sizin takvanızdır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/08-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a> </strong>ayet-i kerimesinde buyrulduğu üzere, kurbandan maksat, Allah’ın emrine boyun eğmektir. O’na olan sadakati izhar etmektir. Kurbandan maksat; bencillik, cimrilik ve tamahkârlık gibi kötü huylardan arınmaktır. Ve kurbandan maksat; gönüllerimizi birbirine açmaktır, birlik ve beraberliğimizi pekiştirmektir. Böylelikle iyiliği yeryüzüne hâkim kılmanın gayretinde olmaktır.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Kurban, bir iyilik hareketidir. Milletimizi bir umut olarak gören insanlarla aramızda kurduğumuz gönül köprüsüdür. Kurban, yolumuzu hasretle bekleyen kardeşlerimizin hanelerine muhabbet taşımak, sofralarında bayram sevincini yaşatmaktır. Bu vesileyle; arzu eden kardeşlerimiz, vekâlet yoluyla kestirmek istedikleri kurbanlarını, Diyanet İşleri Başkanlığımız ve Türkiye Diyanet Vakfımıza emanet ederek bu iyilik hareketine destek verebilirler.</p>

<p>Yüce Rabbimizden; bizleri, sağlık ve afiyet içerisinde Kurban Bayramı’na ulaştırmasını niyaz ediyoruz. Hutbemizi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu duasıyla bitiriyoruz: <strong>“…Allah’ım! Bu kurban Sendendir ve Hz. Muhammed (s.a.s) ile ümmeti tarafından Senin rızan için sunulmuştur.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/08-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/08-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> En’âm, 6/162.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/08-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Bakara, 2/196.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/08-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Hac, 22/37.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/08-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> İbn Mâce, Edâhî, 1.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/8-mayis-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/8-mayis-2026-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="59790"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[1 Mayıs 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/1-mayi-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/1-mayi-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 1 Mayıs 2026 tarihli ve "Alın Teri Mukaddestir" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarih: 01.05.2026</strong></p>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>﷽</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>وَابْتَغِ ف۪يمَٓا اٰتٰيكَ اللّٰهُ الدَّارَ الْاٰخِرَةَ وَلَا تَنْسَ نَص۪يبَكَ مِنَ الدُّنْيَا وَاَحْسِنْ كَمَٓا اَحْسَنَ اللّٰهُ اِلَيْكَ</strong><strong>..</strong><strong>.</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ</strong><strong>:</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>...</strong><strong>فَمَنْ كَانَ أَخُوهُ تَحْتَ يَدِهِ فَلْيُطْعِمْهُ مِمَّا يَأْكُلُ، وَلْيُلْبِسْهُ مِمَّا يَلْبَسُ، وَلاَ تُكَلِّفُوهُمْ مَا يَغْلِبُهُمْ</strong><strong>…</strong></h3>

<h3 style="text-align:center"><strong>ALIN TERİ MUKADDESTİR</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>İslam; kazanç ile infakı, zanaat ile ahlakı bir araya getiren hayat dinidir. Dinimiz, bütün insanlığı; iş hayatında hak ve hukuka riayet etmeye, helal-haram bilincini kuşanmaya davet etmektedir. Alın terini mukaddes saymakta, helal ve meşru yollardan rızık temin etmeyi ibadet olarak görmektedir. Peygamber Efendimiz (s.a.s), bir hadis-i şeriflerinde bizleri çalışmaya şöyle teşvik etmektedir: <strong>“Sizden birinizin, urganıyla sırtında bir bağ odun satması, böylece Allah’ın onun itibarını koruması, verip vermeyecekleri belli olmayan kimselerden bir şeyler istemesinden daha hayırlıdır.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/01-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Bugün, dini ve insani değerlerin çalışma hayatının dışına itilmeye çalışıldığına şahitlik ediyoruz. Üzülerek ifade edelim ki, biz Müslümanlar da bu yanlış gidişattan nasibimizi almaktayız. Oysaki iş ve ticaret hayatındaki faaliyetler ve elde edilen gelirler, Müslüman için bir amaç ya da bir hedef olmamalıdır. Bilakis, Allah’ın rızasına ulaşmada, iki cihan saadetini elde etmede bir araç olmalıdır. Bu nedenledir ki, biz Müslümanlar; ticaretimizde, alış-verişimizde, işçi ve işveren ilişkilerimizde iyiliği, adaleti ve merhameti esas alan, ahlaki ilkeleri usta-çırak eğitimi çerçevesinde nesilden nesile aktaran bir anlayışı benimsemek durumundayız.</p>

<h3><strong>Kıymetli İşçi ve İşveren Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>İşyerini sadece bir geçim kapısı değil, karşılıklı güvenin hâkim olduğu birer ‘emniyet yurdu’ haline getirmek, herkesin ortak görevidir. Bununla birlikte işçi; Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, <strong>“Allah Teâlâ, işinizi en güzel şekilde yapmanızdan hoşnut olur”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/01-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong> nasihatine kulak vermeli; işini, sağlam ve kaliteli yapmalıdır. Yaptığı işin ve çalıştığı işyerinin kendisine bir emanet olduğu bilinciyle hareket etmeli; evine, alın teriyle elde ettiği helal lokmayı götürmenin gayretinde olmalıdır. İşveren ise; Allah Resûlü (s.a.s)’in, <strong>“Her kimin yanında kardeşi çalışırsa, ona yediğinden yedirsin, giydiğinden giydirsin. Onlara güçlerini aşan işler yüklemeyin”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/01-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><sup><strong><sup>[3]</sup></strong></sup></a></strong> emri gereğince, işçiye hakkını tam ve zamanında ödemeye çalışmalı, onun sosyal haklarını gözetmelidir. İşçinin güvenli ve sağlıklı bir ortamda çalışması için gerekli tüm tedbirleri almalıdır. Bu amaçla yapılacak her çalışmanın; sadece bir insanın değil, ailenin ve toplumun geleceğini korumak olduğunu unutmamalıdır.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>İşveren ya da işçi olmanın, insani açıdan hiçbir üstünlüğü yoktur. Allah katında insanların en faziletlisi; imanla nasiplenen, ibadet ve güzel ahlakla hayatını süsleyen, takva elbisesine bürünendir. İnsanların en faziletlisi; hakkaniyeti, dürüstlüğü, yardımlaşma ve dayanışmayı bütün menfaatlerin üstünde görendir.</p>

<p>Hutbemizi, Yüce Rabbimizin şu ayet-i kerimesi ile bitiriyoruz: <strong>“Allah’ın sana verdiği şeylerle ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap...”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/01-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/01-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Buhârî, Zekât, 50.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/01-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Beyhakî, Şüabü’l-îmân, 4/334.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/01-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Buhârî, Îmân, 22.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/01-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Kasas, 28/77.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/1-mayi-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/1-mayis-2026.jpg" type="image/jpeg" length="80635"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yurtta bahar havası]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/yurtta-bahar-havasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/yurtta-bahar-havasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yurdun büyük kısmında  ilkbaharın gelmesiyle birlikte çiçekler açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/yurtta-bahar-havasi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/ilk-bahar-cicek-11.jpg" type="image/jpeg" length="53361"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üsküdar'da 333 Hafız icazet sevinci yaşadı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/uskudarda-333-hafiz-icazet-sevinci-yasadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/uskudarda-333-hafiz-icazet-sevinci-yasadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyük Çamlıca Camii'nde, Üsküdar'da Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı imam hatip okulları ile Müftülüğe bağlı Kur'an kurslarında hafızlık eğitimini tamamlayan 333 öğrenci için Hafızlık İcazet Merasimi düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş'un katılımıyla düzenlenen törende 333 hafıza icazet verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/uskudarda-333-hafiz-icazet-sevinci-yasadi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/hafiz-hafizlik-33.jpg" type="image/jpeg" length="92493"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hollanda'da dünyanın en büyük lale bahçelerinden Keukenhof, 77'inci kez ziyarete açıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hollandada-dunyanin-en-buyuk-lale-bahcelerinden-keukenhof-77inci-kez-ziyarete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hollandada-dunyanin-en-buyuk-lale-bahcelerinden-keukenhof-77inci-kez-ziyarete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hollanda'nın Lisse kentinde, dünyanın en büyük lale bahçelerinden biri olarak nitelendirilen 32 hektar büyüklüğündeki Keukenhof, bu yıl 77'inci kez ziyaretçilere kapılarını açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Lalenin her türünün bulunduğu bahçe, mart-mayıs döneminde olmak üzere 8 hafta dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerini ağırlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hazırlıkların aylarca sürdüğü bahçede, laleler en güzel şeklini nisan ortasında alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hollandada-dunyanin-en-buyuk-lale-bahcelerinden-keukenhof-77inci-kez-ziyarete-acildi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/lale-bahcesi.jpg" type="image/jpeg" length="43952"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
