<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Diyanet Haber</title>
    <link>https://www.diyanethaber.com.tr</link>
    <description>Diyanet Haber / Diyanet Sınav / Diyanet Duyuru / Diyanet Hutbe / Müftülükler / İslam Dünyası / Kültür Sanat / #Keşfet / www.diyanethaber.com.tr</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 02 Jul 2026 19:06:25 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3 Temmuz 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/3-temmuz-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/3-temmuz-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 3 Temmuz 2026 tarihli ve "Yaz Kur'an Kursları" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:center"><img alt="Hutbe 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/hutbe-2.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:center"><strong>YAZ KUR’AN KURSLARI</strong></p>

<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>

<p>Geçtiğimiz hafta itibarıyla çocuklarımız bir eğitim öğretim yılını daha tamamlayıp yaz dönemine girdiler. Evlatlarımızın iyi bir eğitim almaları toplumumuz ve geleceğimiz için önem arz etmektedir. Ancak bilmeliyiz ki; beden ve ruhun, dünya ve ahiretin birlikte imar ve ihya edilmesi gerekmektedir. Zira insanı gerçek anlamda değerli kılan; bilgisiyle birlikte imanını, başarısıyla birlikte ahlakını koruyabilmesidir. Resûl-i Ekrem (s.a.s), “Hiçbir anne baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunmamıştır”<a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[i]</strong></a> nasihatiyle bu hususa dikkatlerimizi çekmektedir.</p>

<p><strong>Kıymetli Anne Babalar!</strong></p>

<p>Modern çağın getirdiği tüketim kültürü, dijital mecraların bilinçsiz kullanımı, zaman zaman kutsallarımızın mizah adı altında alaya alınması, çocuklarımızı günden güne değerlerimizden uzaklaştırmaktadır. Tertemiz dimağlar; batıl inançlar, sapkın akımlar, bağımlılık ve akran zorbalığının girdabında kaybolma riskiyle karşı karşıyadır. Etrafımızı çepeçevre saran bu tehditler karşısında çaresiz değiliz. Çare; akıllara ve kalplere hitap eden ilim ve hikmeti, en güzel şekilde çocuklarımızla buluşturmaktır. Yüce Rabbimizin, “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[ii]</strong></a> emri gereğince, evlatlarımıza helal haram hassasiyeti kazandırmaktır. Milli ve manevi değerlerimizi özümsemelerine katkı sunmaktır.</p>

<p><strong>Değerli Müminler!</strong></p>

<p>Çocuklarımızın; Yüce Kitabımız Kur’an’ı, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in örnek hayatını, iman ve ibadet esaslarını, dinî ve ahlaki değerlerimizi, örf ve adetlerimizi öğrenebilecekleri yaz Kur’an kurslarımız önümüzdeki pazartesi günü başlıyor. Bizler istiyoruz ki; yaz Kur’an kurslarında çocuklarımız; paylaşmayı, kardeşliği, yardımlaşmayı ve sevgiyi yaşayarak öğrensinler. Birlikte namaz kılmanın huzurunu, dua etmenin güzelliğini ve cami adabının inceliklerini idrak etsinler. Vatanımızın dirliği ve milletimizin huzuru için Kur’an’ın nuruyla aydınlansınlar. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in güzel ahlakıyla erken yaşta tanışsınlar. Gençlerimiz; zihinlerindeki sorulara, kalplerindeki arayışlara din görevlilerimizin rehberliğinde cevaplar bulsunlar. Bir ömür boyu iyiliklere omuz omuza yürüyecekleri arkadaşlıklar kursunlar.</p>

<p><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></p>

<p>Unutmayalım ki, çocuklarımızın gönlüne küçük yaşlarda ekilen Allah sevgisi, ömür boyu meyve verecek en kıymetli tohumdur. Bu vesileyle “Yaz Kur’an Kursunda Buluşuyoruz” çağrısıyla tüm çocuklarımızı ve gençlerimizi, camilerimize ve Kur’an kurslarımıza davet ediyoruz. Aynı zamanda anne babalardan, çocuklarının; dinimiz, kültürümüz ve camilerimizle olan bağlarını koruma noktasında daha fazla hassasiyet göstermelerini bekliyoruz.</p>

<p>Hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu müjdesiyle bitiriyoruz: <strong>“Kim Kur’an-ı Kerim’i okur ve onunla amel ederse, kıyamet günü ebeveynine bir taç giydirilir. Bu tacın ışığı, güneşin dünyadaki bir eve konulduğunda onun vereceği ışıktan daha güzeldir…”<a href="#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[iii]</strong></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[i]</a> Tirmizî, Birr, 33; İbn Hanbel, IV, 77.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[ii]</a> Tahrîm, 66/6.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[iii]</a> Ebû Dâvûd, Vitr, 14.</p>

<p><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></p>

<p></p>

<p></p>

<p><a href="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/yaz-kuran-kurslari.pdf" rel="nofollow" target="_blank"><img alt="Şiddetin Çaresi Merhamet Eğitimi" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/08/logolar/hutbeyi-indir-pdf.jpg" /></a></p>

<p><a href="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/yaz-kuran-kurslari-1.doc" rel="nofollow" target="_blank"><img alt="21.11.2025 Şiddetin Çaresi Merhamet Eğitimi" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/08/logolar/hutbeyi-indir-word.jpg" /></a></p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/cuma-namazi-nasil-kilinir-diyanet-cuma-namazi-kac-rekattir" target="_blank"><img height="89" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/09/cuma-namazi-nasil-kilinir-2.jpg" width="870" /></a></p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/cuma-namazi-saat-kacta" target="_blank"><img height="89" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/09/cuma-namazi-saat-kacta-2.jpg" width="870" /></a></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>HUTBELER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/3-temmuz-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 17:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/hutbe-1.jpg" type="image/jpeg" length="48556"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyanet Arapça İlmi Dergi’nin Yeni Sayısı Yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/diyanet-arapca-ilmi-derginin-yeni-sayisi-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/diyanet-arapca-ilmi-derginin-yeni-sayisi-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kur’an ilimleri, kelâm ve makâsıd düşüncesine dair özgün akademik çalışmaları bir araya getiren Diyanet Arapça İlmi Dergi’nin yeni sayısı (Cilt: 8, Sayı: 1) okuyucuların erişimine açıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan Diyanet Arapça İlmî Dergisinin yeni sayısı, Kur'an ilimleri, belâgat, kelâm ve makâsıd alanlarında hazırlanan özgün araştırmaları okurların ve araştırmacıların istifadesine sundu. Derginin yeni sayısına ve önceki sayılarına PDF formatında  Diyanet Dijital Dergilik platformu üzerinden erişilebiliyor.</p>

<p><strong>Derginin bu sayısında şu çalışmalar yer alıyor:</strong></p>

<p>· “Metin Dilbilimi Ölçütleri Işığında Kıyamet Suresi’nde Kur’anî Metnin Yapısının Analizi”, Anas Mahafzah</p>

<p>· “Kur’an’da İtnâb: Anlamsal İşlevleri ve Bağlamsal Tutarlılığın Sağlanmasındaki Rolü”, Müncid Ebu Bekir</p>

<p>· “Kur’an Kıssalarında Belâgî Mekanizmalar ve Bunların Zarûriyyât-ı Hamse’nin Yerleşmesindeki Rolü (Hz. Lût Kıssasında Neslin Korunması Maksadı Örneği)”, Tarık Şabanlıoğlu</p>

<p>· “Doğal Teoloji ile Kelâm İlmi Arasındaki İlişki”, Nuran Öndeş</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>· “Taha Abdurrahman’ın Makâsıdı Temellendirme Yaklaşımına Eleştirel Bir Bakış”, İbrahim Özdemir</p>

<p>Öte yandan Diyanet Arapça İlmi Dergi, gelecek sayıları için de özgün akademik çalışmaları kabul etmeyi sürdürüyor. Alanına katkı sunacak araştırmaların derginin yayın sistemi üzerinden gönderilebileceği belirtilirken, yeni sayının hazırlanmasına katkı sunan yazar ve hakemlere teşekkür edildi.</p>

<p><strong>Okumak İçin Aşağıdaki Bağlantıları Ziyaret Edebilirsiniz</strong></p>

<p><strong>Diyanet Dijital :</strong> <a href="https://dijital.diyanet.gov.tr/Dergilik/arapca-ilmi-dergi" rel="nofollow">https://dijital.diyanet.gov.tr/Dergilik/arapca-ilmi-dergi</a></p>

<p><strong>DergiPark:</strong> <a href="https://dergipark.org.tr/tr/pub/daid" rel="nofollow">https://dergipark.org.tr/tr/pub/daid</a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET DERGİ, DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/diyanet-arapca-ilmi-derginin-yeni-sayisi-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 15:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/arapca-ilmi-dergi-diyanet-haber.png" type="image/jpeg" length="58834"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da "Hayata Köprü Sanat" projesi tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/hayata-kopru-sanat-projesi-kapanis-programi-gerceklesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/hayata-kopru-sanat-projesi-kapanis-programi-gerceklesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TDV İstanbul Gönüllü Koordinatörlüğünce Kuveyt Türk’ün ana sponsorluğunda yürütülen "Hayata Köprü Sanat" projesinin kapanış programı düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) İstanbul Gönüllü Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen ve Kuveyt Türk’ün ana sponsorluğunda yürütülen "Hayata Köprü Sanat" projesi, Zeytinburnu Belediyesi'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen coşkulu bir kapanış programıyla sona erdi.</p>

<p>Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezindeki programda gençlerin hayatına sanatla dokunarak onlara yepyeni ufuklar kazandırmayı amaçlayan projenin finali, izleyicilere duygu dolu ve keyifli anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="İstanbul (3)-38" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/istanbul-3-38.jpg" width="900" /></p>

<p>Programın açılış ve selamlama konuşmasını gerçekleştiren TDV Kadın Aile ve Gönüllülük Hizmetleri Müdürü Ayşenur Kapusuz, projenin önemine değinerek iyiliğin ve geleceğin en büyük destekçisi olmaya devam edeceklerini vurguladı ve emeği geçen tüm kurumlara şükranlarını sundu.</p>

<p>Protokol konuşmalarının ardından sahne alan Galip Öztürk Çocuk Evleri Sitesi öğrencileri, sergiledikleri ritim performansıyla salonu coşturdu. Ardından Zeytinburnu Çocuk Evleri Sitesi ve Kartal Şehit Polis Kemal Tosun Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin büyük bir özveriyle hazırladığı “Taşları Yemek Yasaktır” adlı tiyatro gösterisi izleyicilerden tam not aldı.</p>

<p><img alt="İstanbul (2)-56" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/istanbul-2-56.jpg" width="900" /></p>

<p>Yıl boyunca devam eden proje kapsamında tiyatrodan halk oyunlarına, çiniden filografiye, diksiyondan ritim ve mutfak atölyelerine kadar toplam 13 farklı branşta eğitim alan gençler, el emeği ve göz nuruyla ürettikleri eserlerin yanı sıra sahne performanslarıyla da izleyicilerden büyük beğeni topladı. Gecenin en dikkat çekici anlarından biri de geleneksel asaletimizi sahneye taşıyan Zeybek gösterisi oldu. Zeytinburnu ÇES öğrencilerinin sahnelediği Zeybek oyunu, vatan aşkını ve sanatın birleştirici gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.</p>

<p>Programa; 29. TBMM Başkanı Eşi Sabriye Şentop, İstanbul İl Müftü Yardımcısı Huriye Akbıyık, TDV İstanbul Gönüllü Koordinatörü Meral Günel ve yönetim komisyonu üyeleri, Aile ve Sosyal Hizmetler İstanbul İl Müdürlüğü kuruluş müdürleri ve personelleri, TDV Zeytinburnu Kadın Kolları gönüllüleri, eğitimciler ve öğrenciler katıldı.</p>

<p>Toplu fotoğraf çekiminin ardından program sona erdi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>İstanbul Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/hayata-kopru-sanat-projesi-kapanis-programi-gerceklesti</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/istanbul-1-60.jpg" type="image/jpeg" length="77049"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Takva: Allah'a (cc) Karşı Sorumluluk Şuuru]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/takva-allaha-cc-karsi-sorumluluk-suuru-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/takva-allaha-cc-karsi-sorumluluk-suuru-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Takva ne demektir? İnsanların en hayırlısı kimdir? İnsanların cennete ve cehenneme girmesine en çok vesile olan şeyler nelerdir?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>"عَنْ أَبِى ذَرٍّ قَالَ: قَالَ لِى رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "اتَّقِ اللَّهَ حَيْثُمَا كُنْتَ، وَأَتْبِعِ السَّيِّئَةَ الْحَسَنَةَ تَمْحُهَا، وَخَالِقِ النَّاسَ بِخُلُقٍ حَسَنٍ</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Zerr’in (ra) naklettiğine göre, Resûlullah (sas) ona şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify"><i>“Nerede olursan ol, Allah'a (cc) karşı sorumluluğunun bilincinde ol! Kötülüğün peşinden iyi bir şey yap ki onu yok etsin. İnsanlara da güzel ahlâka uygun biçimde davran!”</i></p>

<p style="text-align:justify">(T1987 Tirmizî, Birr, 55)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ سَمُرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: "الْحَسَبُ: الْمَالُ وَالْكَرَمُ: التَّقْوَى</p>

<p style="text-align:justify">Semüre’den (ra) nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur: <i>“Haseb (kişiyi halk nazarında yücelten nitelik) maldır, kerem (kişiyi Allah katında yücelten nitelik) ise takvadır.”</i></p>

<p style="text-align:justify">(T3271 Tirmizî, Tefsîru’l-Kur’ân, 49)</p>

<p>***</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"عَنْ عَبْدِ اللَّهِ عَنِ النَّبِيِّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) أَنَّهُ كَانَ يَقُولُ: "اللَّهُمَّ إِنِّى أَسْأَلُكَ الْهُدَى وَالتُّقَى، وَالْعَفَافَ وَالْغِنَى</p>

<p style="text-align:justify">Abdullah (b. Mes’ûd) (ra) tarafından nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sas) şöyle derdi:</p>

<p style="text-align:justify"><i>“Allah'ım, senden hidayet, takva, iffet ve gönül zenginliği istiyorum.”</i></p>

<p style="text-align:justify">(M6904 Müslim, Zikir, 72)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ زَيْدِ بْنِ أَرْقَمَ قَالَ: لاَ أَقُولُ لَكُمْ إِلاَّ كَمَا كَانَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) يَقُولُ، قَالَ: كَانَ يَقُولُ: "...اللَّهُمَّ! آتِ نَفْسِى تَقْوَاهَا، وَزَكِّهَا أَنْتَ خَيْرُ مَنْ زَكَّاهَا، أَنْتَ وَلِيُّهَا وَمَوْلاَهَا</p>

<p style="text-align:justify">Zeyd b. Erkam (ra) şöyle demiştir: "Ben size Allah Resûlü’nün (sas) söylediğinden başka bir şey anlatmıyorum! O (sas) şöyle derdi:</p>

<p style="text-align:justify"><i>"...Allah'ım (cc), nefsime takvasını ver, onu temizle, onu temizleyenlerin en hayırlısı sensin. Onun velîsi (sahibi) ve mevlâsı (efendisi) sensin..."</i></p>

<p style="text-align:justify">(M6906 Müslim, Zikir, 73)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ: سُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) عَنْ أَكْثَرِ مَا يُدْخِلُ النَّاسَ الْجَنَّةَ، فَقَالَ: "تَقْوَى اللَّهِ وَحُسْنُ الْخُلُقِ</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre (ra) anlatıyor: Allah Resûlü’ne (sas) insanların cennete girmesine en çok vesile olan amelin ne olduğu soruldu. Resûlullah (sas), <i>“Allah'tan sakınmak ve güzel ahlâk.”</i> buyurdu.</p>

<p style="text-align:justify">(T2004 Tirmizî, Birr, 62)</p>

<p>***</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas), genç dostlarından Muâz b. Cebel’i (cc) Yemen’e elçi olarak tayin etmişti. Uğurlarken onunla birlikte yola çıktı ve bazı tavsiyelerde bulundu. Muâz bineğinin üstünde gidiyor, Allah Resûlü (sas) de onun yanında yürüyordu. Tavsiyelerini tamamlayan Peygamber Efendimiz (sas) şöyle buyurdu: <i>“Ey Muâz! Bu seneden sonra benimle karşılaşamayabilirsin, belki de ancak şu mescidime veya kabrime uğrarsın.”</i> Bunu duyan Muâz, Hz. Peygamber’den (sas) ayrılmanın üzüntüsüyle ağladı. Allah Resûlü (sas) ise yüzünü Medine’ye doğru çevirerek şöyle buyurdu: <i>“İnsanların benim gözümde en üstün olanları, kim olurlarsa olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar, takva sahibi olanlarıdır.”</i> </p>

<p style="text-align:justify">Allah’ı (cc) sevmek, O’na (cc) saygı duymak, yasaklarına düşmekten sakınmak, korunmak, O’nun (cc) rızasına nail olmayı ümit ve azabına maruz kalmaktan endişe etmektir ‘takva’. İslâm’ın en temel kavramlarındandır ve önemini Kur’ân-ı Kerîm’de aynı kökten gelen kelimelerin yer aldığı yüzlerce âyetin bulunması açıkça göstermektedir. Kur’an, iman eden ve salih amel işleyen bütün müminleri ‘müttaki’ yani takva sahibi olarak niteler. Başka bir ifadeyle, imandan sonra onun gereğini yerine getirip, iyiliklere sarılan ve kötülüklerden kaçınan herkes bu sıfatı almaya hak kazanmıştır. Onun için takva, Allah’ın (cc) insanları değerlendirmede kullandığı bir ölçüdür. Allah (cc) katında en değerliler en fazla takva sahibi olanlardır. Allah (cc) müttakiler ve güzel iş yapanlarla beraberdir. Allah (cc) müttakilerin dostudur. <i>“Allah (cc) müttakileri sever.”</i>  Cennet ve nimetleri müttakiler içindir.</p>

<p style="text-align:justify">Kıblenin değişmesinden rahatsız olanlara hitabında Cenâb-ı Hak (cc), <i>“İyiliğin, yüzlerin doğu ve batı tarafına çevrilmesinde değil; Allah'a (cc), âhiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inandıktan sonra, yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, isteyenlere ve kölelere hoşa giden maldan harcamak, namaz kılıp zekât vermek, yapılan antlaşmalara sadık kalmak, sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabretmekte olduğunu, doğru olanların ve müttakilerin” </i>bu kimseler olduğunu bildirmektedir. Bunlara ilâve olarak, ‘sözünde durmak’, ’affetmek’, ‘âdil olmak’, ’dürüst davranmak’, ’malla, canla cihad etmek’ gibi iyi işler de Kur’an’ın müttakilere nispet ettiği özellikler arasında sayılmıştır. Kısaca, imandan sonra her türlü salih ameli işlemenin müttakilerin temel vasfı olduğu anlaşılmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Sürekli olarak Allah’ın (cc) gözetim ve kontrolünde olan mümin, ancak takva ile kulluk bilincine ulaşır. Allah Resûlü (sas), <i>“Nerede olursan ol, Allah'a (cc) karşı sorumluluğunun bilincinde ol! Kötülüğün peşinden iyi bir şey yap ki onu yok etsin. İnsanlara da güzel ahlâka uygun biçimde davran!”  </i>buyururken, müminin her hâl ve şartta takvadan ayrılmaması gerektiğini vurgulamıştır. Çünkü onun ifadesine göre, <i>“Ameller kap (içindeki sıvı) gibidir. Altı iyi olursa, üstü de iyi; altı bozuk olursa, üstü de bozuk olur.”</i>  Dolayısıyla insan ancak niyet ve ameliyle bir bütün olarak müttaki yani iyi insan olabilir. Duruma göre tavır değiştiren insanın varacağı nokta nifak yani iki yüzlülüktür. Bunun için Peygamber Efendimiz (sas), <i>“İslâm açıktan, iman ise kalpte (gizli) olur.” </i>buyurduktan sonra eliyle göğsüne işaret ederek üç kere,<i>“İşte takva buradadır. İşte takva buradadır.”</i>  buyurmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Nerede ve ne durumda olunursa olunsun, Allah’a (cc) karşı saygılı olmak ve O’nun (cc) emirlerini ihlâl etmekten sakınmak müttakilerin en belirgin özelliklerindendir. Hz. Peygamber’in (sas) ‘ihsan’ mertebesi olarak tarif ettiği, Allah’ı (cc) görüyormuşçasına kulluk etmek de böyle bir şeydir. Her şeyi gören, bilen, işiten ve bütün gizliliklere vâkıf olan bir Yaratıcı’ya inanmanın doğal sonucudur bu. Hangi görev ve statüde bulunursa bulunsun, sürekli Cenâb-ı Hakk’ın gözetim ve denetiminde olduğunu bilen bir müminin bilerek günah işlemesi ve günahında ısrar etmesi kolay değildir. İşte bu duyarlılık içinde olan bir müminden kimseye zarar gelmez. Gerçek dindarlardan zarar gelmeyeceği kanaati, böyle kimselerin sürekli bir nefis muhasebesi yani otokontrol içinde bulunmalarından dolayıdır. Halbuki bu duyarlılığa sahip olmayan, haram helâl ve hesap endişesi taşımayan bir kimsenin nasıl tehlikeli olabileceği, ecdadımız tarafından, "Kork Allah’tan (cc) korkmayandan!" atasözüyle veciz bir şekilde ifade edilmiştir. Allah Resûlü’nün (sas), ‘insanların ilk peygamberlik öğretilerinden beri duyup idrak ettikleri bir söz’ olarak nitelendirdiği, <i>“Utanmıyorsan dilediğini yap!”</i> ifadesi de bu gerçeği dile getirmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas), <i>“Birbirinize haset etmeyin! (Fiyatı yükseltmek için) müşteri kızıştırmayın! Birbirinize buğuz etmeyin! Birbirinize sırt çevirmeyin! Hiçbiriniz diğerinin (gerçekleştirdiği) satış üzerine (ikinci bir) satış yapmasın! Kardeş olun ey Allah'ın kulları! Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu yardımsız bırakmaz, onu küçük görmez. Takva işte buradadır.” </i>diyerek üç defa göğsüne işaret etmiş ve <i>“Kişiye Müslüman kardeşini küçük görmesi kötülük olarak yeter. Her Müslümanın kanı, malı ve ırzı (diğer) bir Müslümana haramdır.”</i>  buyurarak takva ile ameller arasında ilişki kurmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Allah’a (cc) saygı ve itaatin ancak samimi bir sevgiyle gerçekleşebileceği şüphesizdir. Sadece korkuya dayalı bir saygı ve itaatin, insanlar nazarında olduğu gibi Cenâb-ı Hak katında da fazla değeri yoktur. Onun için İslâm dininde Allah (cc) sevgisi ve hoşnutluğu Allah (cc) korkusuna öncelenmiş, Allah’tan (cc) korkmak da "O’na (cc) karşı gelip günah işlemekten, hesap gününde yüzü kara çıkmaktan ve O’nun (cc) azabını gerektirecek bir iş yapmaktan endişe etmek." şeklinde anlaşılmıştır. İnsanı takvaya ulaştıran da, sevgiyle beraber bu sorumluluk ve endişe duyguları içerisinde olmaktır. Kullarına karşı çok bağışlayıcı ve çok merhametli olan Cenâb-ı Hakk’ın muradı onları korkutmaktan çok, doğru yola sevketmek ve karşılığında cennet nimetleriyle ödüllendirmektir. O’nun (cc) bütün elçileri gibi Son Elçisi (sas) de müjdelemek (tebşîr) ve uyarmak (inzâr) görevlerini yerine getirirken insanlara karşı sevgi ve hoşgörüyle yaklaşmış, katı ve korkutucu davranarak onların kendisinden uzaklaşmalarına fırsat vermemiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><i>“Haseb (kişiyi halk nazarında yücelten nitelik) maldır, kerem (kişiyi Allah (cc) katında yücelten nitelik) ise takvadır.”</i>  diyen Allah Resûlü (sas), "<i>Öyle bir âyet biliyorum ki, eğer insanların hepsi ona sarılsalar onlara yeter.” </i>buyurduktan sonra,<i>“Kim Allah'a (cc) karşı takva bilinci içerisinde olursa Allah (cc) ona bir çıkış yolu ihsan eder.”</i>  âyetini okumuş, böylece dünya ve âhirette her türlü sıkıntı ve zorluktan kurtulmanın yolunun takvaya sarılmak olduğunu ifade etmiştir. Nitekim başka bir âyette, Cenâb-ı Hakk’ın (cc) takva sahibi kimselerin işini kolaylaştıracağı bildirilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Sevgili Peygamberimiz (sas), Cenâb-ı Hakk’ın (cc), câhiliye döneminin kibrini ve atalarla övünme âdetini kaldırdığını ifade ettikten sonra, insanların ya müttaki mümin, ya da günahkâr kötü tabiatlı kimseler olarak niteleneceklerini, herkesin Âdem’in (as) çocukları olduğunu, onun da topraktan yaratıldığını, bazı kimselerin kavimleriyle övünmeyi bırakmadıkça cehennem kömürü olmaya devam edeceklerini ve Allah (cc) katında, burnuyla dışkı yuvarlayan mayıs böceğinden daha değersiz olacaklarını beyan ederek, insanları Allah (cc) nezdinde üstün kılan tek değer ölçüsünün takva olduğuna dikkat çekmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas), En’âm sûresinin, <i>“Şüphesiz bu, benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun. (Başka) yollara uymayın. Zira o yollar sizi Allah'ın (cc) yolundan ayırır. İşte takvaya ulaşmanız için Allah (cc) size bunları tavsiye etti.”</i> meâlindeki 153. âyetini ashâbına açıklarken, yere bir çizgi çizdi ve <i>“Bu, Azîz ve Celîl olan Allah'ın (cc) yoludur.”</i> buyurdu. Sağına ve soluna ikişer çizgi daha çizerek, <i>“Bunlar da şeytanın yoludur.”</i> dedi. Sonra elini ortadaki çizginin üzerine koyarak yukarıdaki âyeti okudu. Böylece Fâtiha sûresinde, bizi ulaştırması için her gün Allah’a (cc) dua ettiğimiz, <i>“sırât-ı müstakîm”</i> in (dosdoğru yolun) takvaya götürecek yol olduğunu ve amacın bu zirveye çıkmak olduğunu açıkladı.</p>

<p style="text-align:justify">Din konusunda, yani iman sahibi ve salih insan olma noktasında kişinin kendinden daha iyi durumda olana bakarak daha fazla gayret göstermesi, dünya nimetleri konusunda da kendinden daha aşağıdaki kimselere bakarak şükretmesi, Allah Resûlü’nün (sas) ifadesiyle onun Allah (cc) katında, ‘şükreden ve sabreden bir mümin’ olarak değerlendirilmesine vesile olacaktır. Ancak, din konusunda kendinden daha yetersiz kimselere bakarak, kendi iyiliklerini yeterli gören ve kendinden daha fazla dünyalığa sahip olanın elindekine tamah edip de kendi durumuna üzülen kimse, şükreden ve sabreden kul sıfatını yitirecektir. İşte takva, iyilik ve güzellikler konusunda başkalarıyla yarışarak Allah’ın (cc) dostu olma şerefine lâyık olma çabasıdır. Zira Cenâb-ı Hak (cc), iman edip müttaki olanları kendi dostu olarak nitelemiş, bunların korku ve hüzünle karşılaşmayacaklarını bildirmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Dilimizde çok kullanılan dindarlık veya mütedeyyin olma, mümin için gereksiz bir vasıf değildir. Takva sahibi mümin zaten mütedeyyin, yani dininin gereklerini yerine getiren bir kimsedir. Ancak bu, müttaki insanın günahtan ve hatadan tamamen salim olduğu anlamına gelmez. Günahının farkında olup Allah’ın (cc) rahmetine sığınmak, hataları için af dilemek de takva sahibi müminin özelliklerindendir. Nitekim Cenâb-ı Hak (cc), "müttaki kimselerin kötülüklerini örtüp, mükâfatlarını artıracağını" beyan etmiştir. Allah Resûlü’nün (sas) yanında olduğu zaman, onun sohbetinden etkilenerek cennet ve cehennemi âdeta görür gibi olduğu hâlde, onun yanından ayrılıp ailesine ve gündelik işlerine dönünce bunları unutmayı münafıklık alâmeti sanarak endişelenen sahâbî Hanzala’ya (ra) Allah Resûlü (sas), <i>“Canımı elinde tutana yemin olsun ki, eğer benim yanımda iken yaşadığınız hâlde devamlı olsanız, melekler sizinle yatağınızda ve yollarda musâfaha ederlerdi. Halbuki ey Hanzala! (İnsanın bir hâli bir hâlini tutmaz) Bazen öyle bazen de böyle!”</i>  diyerek karşılaştığı durumun doğal olduğunu anlatmak istemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Takvayı erişilmez bir dindarlık gibi görüp, fetva ile takva arasında, yani olması gerekenle ideal olan arasında ayrım yapmak da sık karşılaşılan yanılgılardandır. Halbuki fetva ile olması gerekene hükmedilen şey, zaten dine uygun, dolayısıyla ideal olandır. Bunun ötesinde hayatı zorlaştıran, insanın takatini dikkate almaksızın maddî ve mânevî sınırları aşan bir hassasiyeti ideal olarak göstermek doğru değildir. Nitekim Sevgili Peygamberimiz (sas) ashâbına, daima güç yetirebilecekleri şeyleri emretmiştir. Onların, "Ey Allah’ın Resûlü (sas), biz senin gibi değiliz, Allah (cc) senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlamıştır." demeleri üzerine de, öfkesi yüzünde görülecek şekilde, <i>“Şüphesiz en çok takva sahibi olanınız ve Allah'ı (cc) en iyi bileniniz benim.”</i>  buyurmuştur. Cenâb-ı Hakk’ın (cc) kullarından istediği de, ‘güçleri yettiğince Allah’a (cc) karşı gelmekten sakınmak’ yani ittikâ etmektir.</p>

<p style="text-align:justify">Dünyaya yüz çevirip insanlardan uzaklaşarak münzevi bir hayat sürmenin daha dindarca bir tutum olduğunu düşünen pek çok insana rastlamak mümkündür. Halbuki müttaki olmakla zâhidâne bir hayat arasında önemli bir fark bulunduğunu gözden uzak tutmamak gerekir. Hıristiyan keşişlerinde görüldüğü gibi dünyadan tamamen el etek çekme ve toplumdan soyutlanma anlamında bir zühd, Allah Resûlü’nce (sas) tasvip edilmemiş, bu eğilimi taşıyan bazı arkadaşları da onun tarafından uyarılmıştır. Çünkü O (sas), dünyaya da âhirete de lâyık olduğu değeri veren, ashâbına da bu yolda rehberlik eden bir önderdi. Nitekim bir hadisinde, <i>“Dünyada zâhid olmak, helâl olan şeyleri (kendine) haram kılmak ve malı bir tarafa bırakıp atmak değildir. Dünyada zâhid olmanın gerçek anlamı, sahibi olduğun şeyleri Allah'ın (cc) sahip olduğu (ve vaat ettiği) şeylerden daha çok itimat edilmeye lâyık görmemen ve başına bir musibet geldiğinde —kalıcı bir musibet dahi olsa— ondan elde edeceğin sevabı daha fazla arzular olmandır.” </i> Dolayısıyla Allah’ın (cc) dostu yani velîsi olmak için, toplumdan ve Cenâb-ı Hakk’ın (cc) helâl kıldığı dünya nimetlerinden, mahrum kalmadan ailevî ve toplumsal sorumlulukları yerine getirerek iman ve salih amel ikilisine sarılma kararlılığını tercih etmek esastır. Zira Cenâb-ı Hak (cc), dostluğuna hak kazanabilmesi için kişide iman ve takvadan başka şart aramamaktadır. Çünkü Peygamber Efendimizin (sas) ifadesiyle, <i>“Allah (cc), insanların suretlerine ve mallarına değil, kalplerine ve amellerine bakar.”</i></p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas) dünyadan tamamen yüz çevirerek yaşamamış, ama dünyaya da tamamen gönlünü kaptırmamıştır. Kur’ân-ı Kerîm’de ifade edildiği gibi "müttakiler için âhiret yurdunun daha hayırlı olduğunu" sürekli göz önünde bulundurarak, en hayırlı azık olan takvayı kendisi ve ümmeti için düstur hâline getirmiştir. Hz. Âişe’nin (ra) bildirdiğine göre o, dünyaya dair hiçbir nimete düşkünlük göstermemiş, dünyada takva sahibi olmaktan daha çok hoşlandığı bir şey de olmamıştır. Kendisine, "Bana bir amel göster ki işlediğim zaman Allah (sas) da insanlar da beni sevsin." isteğinde bulunan birisine, <i>“Dünyaya rağbet etme ki Allah (cc) seni sevsin, insanların elindekine rağbet etme ki insanlar seni sevsin.”</i>  buyurarak aşırılıklardan uzak dengeli bir hayat önerisinde bulunmuştur. Son vasiyeti olan Veda Hutbesi’nde de, Arap’ın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap’a, kızıl tenlinin siyaha, siyahın da kızıl tenliye takva hâricinde bir üstünlüğü olmadığını belirterek kendisinden sonra da bu ölçüyü korumalarını istemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Peygamber Efendimizin (sas) Allah’tan (cc) en çok istediği şey O’nun (cc) hem kendisini hem de diğer müminleri takvaya ulaştırmasıdır. Diğer bazı faziletlerin yanı sıra Cenâb-ı Hak’tan (cc) takva sahibi olmayı da dileyerek şöyle dua etmiştir: <i>“Allah'ım, senden hidayet, takva, iffet ve gönül zenginliği istiyorum.”</i>  Yolculuğa çıkmak üzere olan birisi kendisinden hayır dua isteyince de, <i>“Allah (cc), takva ile azıklandırsın.”</i> buyurmuştur. Çünkü azığın en hayırlısı olan takva, yolcunun yanında bulunan ve harcandıkça tükenen maddî azıktan daha kalıcıdır. Bir keresinde Allah Resûlü’nü (sas) yatağında bulamayan Hz. Âişe (ra), karanlıkta el yordamıyla araştırırken onu secde hâlinde bulmuş ve şu duayı mırıldandığını işitmişti: <i>“...Allah'ım, nefsime takvasını ver, onu temizle, onu temizleyenlerin en hayırlısı sensin. Onun velîsi(sahibi) ve mevlâsı (efendisi) sensin..."</i></p>

<p style="text-align:justify">Cesur, doğru sözlü ve atılgan bir sahâbî olan Ebû Zer el-Gıfârî’nin (ra) anlattığına göre, Allah Resûlü (sas) söyleyeceklerini çok iyi kavramasını tembih ettikten sonra kendisine şu nasihatte bulunmuştur: <i>“Gizli ve açık işlerinde Allah'tan (cc) korkmanı, bir kötülük yaptığında hemen bir iyilik yapmanı, değneğin yere düşse bile kimseden bir şey istememeni, herhangi bir emaneti alıkoymamanı ve iki kişi arasında hüküm vermemeni tavsiye ederim.”</i>  Hz. Peygamber’in (sas) Ebû Zer’den (ra) yönetici olma gibi bir emaneti üstlenmemesini, hâkimlik yapmamasını ve yetim malına velî olmamasını istemesi, Ebû Zerr’i (ra) bu konularda yeterli görmemesinden kaynaklanan özel bir uyarıdır. Ancak görüldüğü üzere Hz. Peygamber (sas), bu önemli tavsiyelerin başında takvayı zikretmiş, diğer tavsiyeleri de âdeta bunun doğal bir sonucu gibi sıralamıştır. Yine ona yönelik bir dizi nasihatten önce, <i>“Sana Allah'tan (cc) sakınmanı tavsiye ederim, çünkü işin (dinin) başı budur.”</i>  buyurmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Bir gün arkadaşlarından bir grubun yanına gelen Allah Resûlü (sas), onların, "Bugün seni hoşnut hâlde görüyoruz." demesi üzerine, <i>“Evet, elhamdülillâh.”</i> karşılığını vermiş, onların zenginlik konusunda sohbete dalmaları üzerine de, <i>“Takva sahibi bir kimse için zenginliğin sakıncası yoktur (ama) takvalı kimse için sağlık, zenginlikten; gönül hoşnutluğu da nimetlerden daha hayırlıdır.”</i>  buyurarak sahip olduğu nimetlerin hakkını ancak müttaki insanların verebileceğine işaret etmiştir. Minber üzerinde bulunduğu bir gün cemaatten biri kalkarak, "İnsanların en hayırlısı hangisidir?" diye sorunca Peygamber Efendimizin (sas) cevabı şu olmuştur: <i>“İnsanların en hayırlısı Kur'an'ı en çok okuyan, en müttaki olan, iyiliği en çok emredip kötülükten en çok sakındıran ve akrabalarına en çok ilgi gösterendir.”</i> </p>

<p style="text-align:justify">Resûl-i Ekrem’e (sas) insanların cennete girmesine en çok vesile olan şeyin ne olduğu sorulduğunda, <i>“Allah'a (cc) karşı takvalı olmak ve güzel ahlâk.”</i> buyurmuş, insanların cehenneme girmesine en çok sebep olan şeyin ne olduğu sorulduğunda ise, <i>“Ağız ve avret yeri.” </i>cevabını vermiştir. Kendisinden nasihat isteyenlere ilk önerisi takva olmuştur. Kendisinden öğüt isteyen Süleym b. Câbir el-Hüceymî’ye (ra) yaptığı şu tavsiyeler takvanın hangi incelikleri içerdiğinin de bir ifadesidir: <i>“Allah'a (cc) karşı takva sahibi ol. (Kuyudan) su çekmek isteyenin kabına kendi kovandan su boşaltman, ya da kardeşinle güler yüzle konuşman dâhil hiçbir iyiliği küçük görme. Elbiseni yere sarkıtıp sürümekten sakın. Çünkü bu kibirdendir ve Allah (cc) kibri sevmez. Eğer bir kimse sende bildiği bir kusurla seni ayıplarsa, sen onda bildiğin bir kusurla onu ayıplama. Bırak onu, yaptığının günahı ona sevabı sana olsun. Hiçbir şeye sövme.”</i> Süleym (ra), "Bundan sonra hiçbir hayvana veya insana sövmedim." demiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Sonuç olarak takva, Allah (cc) ve Resûlü’nün (sas) hoşnutluğunu kazanmanın ölçütü, müttaki ise bu hoşnutluğu elde etmiş mümindir. Takva, insanın her hâlinde Allah’a (cc) karşı saygılı olması, O’na (cc) itaatsizlik etmekten sakınmasıdır. İçten gelen bu duyarlılık ile kişi, günaha dair her şeyden kendisini soyutlar ve büründüğü takva elbisesi ile her türlü kötülükten korunmuş olur. Takva elbisesine bürünmüş, tertemiz, günaha bulaşmamış, taşkınlık göstermeyen, kin ve haset beslemeyen bir kalbin ve dürüst bir dilin sahibi, insanların en faziletlisidir. Tüm bunlar dışa güzel davranışlar olarak yansır ve böylece gerçek dindarlık, şekil ve ruh birlikteliğinin sağlandığı takva ile gerçekleşmiş olur. <i>“Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten nasıl sakınmak gerekiyorsa, öylece sakının ve siz ancak Müslümanlar olarak ölün. Hep birlikte Allah'ın (cc) ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin... Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.”</i>  buyuran Cenâb-ı Hak (cc), takvayı kulları için bir çıkış ve kurtuluş yolu olarak göstermiş, hesap gününde dikkate alacağı öncelikli değerin bu olduğunu bildirmiştir. Allah Teâlâ’nın (cc), <i>“İyilik ve takva üzere yardımlaşın; günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın.”</i>  emrine uyan müttaki mümin, Allah’ın (cc) hesabından çekinen, kendisini ve ailesini bu dünyada kötülüklerden, âhirette cehennem azabından korumayı amaçlayarak büyük imtihanı kazanmaya aday olan bahtiyar insandır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kaynak:</strong> Diyanet Hadislerle İslam</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hadislerle İslam</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/takva-allaha-cc-karsi-sorumluluk-suuru-1</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/01/takva-allaha-karsi-sorumluluk-suuru.jpg" type="image/jpeg" length="86046"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hz. Peygamber (sas) Kesin Delildir, Kur'an Nurdur]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/hz-peygamber-sas-kesin-delildir-kuran-nurdur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/hz-peygamber-sas-kesin-delildir-kuran-nurdur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hz. Peygamber (sas) Allah’ın (cc) elçisi ve hak peygamberdir, kesin delildir. Kur’an bizi doğruluğa ulaştıran ilahî nurdur. Kur’an’a ve Hz. Muhammed’e (sas) uyarak İslam nuruyla aydınlanırız.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>"Ey insanlar, muhakkak ki size Rabbinizden (cc) bir burhan geldi ve biz size apaçık bir nur indirdik."  (Nisâ, 4/174)</strong></p>

<p style="text-align:justify">İnsanların yaptıklarından dolayı hesaba çekilmesi ancak önceden bilgilendirilmelerine bağlıdır. Bilgilendirme olmadan ve gerçekler kesin şekilde ortaya konulmadan bir kimseyi sorumlu tutmak âdil olabilir mi? İşte Yüce Allah (cc), kesin delil ve nur olarak insanlara Peygamber’i (sas) ve Kur’an’ı gönderdiğini bildirmektedir. Artık Kur’an’ın gönderildiğinden haberdar olan hiç kimse, sorumluluktan kurtulamaz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas) Allah’ın (cc) elçisi ve hak peygamberdir, kesin delildir. Kur’an bizi doğruluğa ulaştıran ilahî nurdur. Kur’an’a ve Hz. Muhammed’e (sas) uyarak İslam nuruyla aydınlanırız.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Burhân:</strong> Doğru ile yanlışı ayıran ve bütün şüpheleri gideren kesin delil, Hz. Peygamber (sas).<br />
<strong>Nur:</strong> Işık, aydınlık olan, Kur’an.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bir Ayet</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/hz-peygamber-sas-kesin-delildir-kuran-nurdur</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2022/12/hz-peygamber-kesin-delildir-kuran-nurdur.jpg" type="image/jpeg" length="58853"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sütle Gelen Yakınlık: Süt Akrabalığı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/sutle-gelen-yakinlik-sut-akrabaligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/sutle-gelen-yakinlik-sut-akrabaligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Ayet: ...Sizi emziren anneleriniz ve sütkardeşleriniz (ile evlenmek) de size haram kılındı. (Nisâ, 4/23)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süt akrabalığı, çocuğun öz annesinden başka bir kadın tarafından emzirilmesi sonucunda çocukla sütanne ve onun belirli derecedeki yakınları arasında oluşan akrabalıktır. Dinimizde sütten doğan akrabalık bağları nesebe dayalı akrabalık gibi kabul edilmiştir. Nitekim çocuğun gelişiminde önemli bir rolü olan süt, aynı zamanda çocuk ile onu emziren arasında tıpkı öz anne ile yavrusu gibi duygusal bir bağ oluşturmaktadır. Aynı şekilde süt kardeşleri arasında da tıpkı öz kardeşler arasındaki gibi bir ilişki ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla kendileri ile evlilik bağı kurulamayacak kişilerin açıklandığı ayette sütanne ve süt kız kardeşler de zikredilmiştir (Nisâ, 4/23). Nitekim uygulama da bu şekilde olmuştur. Örneğin Hz. Hamza ile süt kardeşi olan Peygamberimize Hz. Hamza’nın kızı ile evlenmesi teklif edildiğinde kendisi, “Onunla evlenmek bana helâl değildir. O sütkardeşimin kızıdır. Akrabalıktan dolayı haram olan sütten de haram olur.” (Buhârî, Şehâdât, 7) diyerek bu teklifi geri çevirmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir; kaldı ki Allah birçoğunu da bağışlar. (Şûrâ, 42/30)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/sutle-gelen-yakinlik-sut-akrabaligi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/mehmet/takvim-2026/temmuz-2.jpg" type="image/jpeg" length="26000"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kılıçbay: Kimsesizlerin kimsesi olmak inancımızın gereğidir]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kilicbay-kimsesizlerin-kimsesi-olmak-inancimizin-geregidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kilicbay-kimsesizlerin-kimsesi-olmak-inancimizin-geregidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun İl Müftülüğü Aile ve Dini Rehberlik Bürosu koordinesinde "Bir Yetime Aile Olmak" temalı panel gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Giresun İl Müftülüğü tarafından Koruyucu Aile Günü etkinlikleri kapsamında, devlet koruması altındaki çocuklara sıcak bir yuva sunmanın önemine dikkat çekmek amacıyla "Bir Yetime Aile Olmak" konulu panel düzenlendi.</p>

<p>İl Müftülüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen panelin moderatörlüğünü Uzman Vaiz Gülay Ayar üstlendi.</p>

<p><img alt="Kılıçbay Kimsesizlerin Kimsesi Olmak Inancımızın Gereğidir 2" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/kilicbay-kimsesizlerin-kimsesi-olmak-inancimizin-geregidir-2.jpg" width="860" /><br />
 </p>

<p><strong>- "Neslin korunması ortak sorumluluğumuzdur"</strong></p>

<p>Giresun İl Müftüsü Selçuk Kılıçbay, panelin açış konuşmasını yaparak "Dini Referanslar Bağlamında Koruyucu Ailelik" başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.</p>

<p>İl Müftüsü Selçuk Kılıçbay, neslin korunmasının yalnızca anne babanın değil, tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.</p>

<p>İslam medeniyetinin öksüz ve yetimlerin hamiliğine büyük bir önem atfettiğini belirten İl Müftüsü Kılıçbay, şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"Bizim köklü medeniyetimiz, inanç sistemimiz ve kadim kültürümüz, nerede bir öksüz, yetim veya hamiye muhtaç bir yavrumuz varsa ona kol kanat germeyi ve kimsesizlerin kimsesi olmayı emreder. Sevgili Peygamberimiz de bizatihi yetimliği yaşamış bir rehber olarak, bir yetimin başını okşayan, ona yuva olan insanların cennette kendisiyle yan yana olacaklarını müjdelemiştir. Bu ulvi gayeye hizmet ederken inancımızın bize öğrettiği mahremiyet ve sorumluluk bilinciyle hareket etmek, yavrularımıza hakiki birer koruyucu, şefkatli birer hami olmak en büyük vazifemizdir. Bugün bizlere düşen, kendi evlatlarımızla birlikte toplumdaki her bir çocuğa yüreğimizi açarak onlara aile sıcaklığını, merhameti ve nezaketi en güzel şekilde hissettirebilmektir.”</p>

<p><img alt="Kılıçbay Kimsesizlerin Kimsesi Olmak Inancımızın Gereğidir 4" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/kilicbay-kimsesizlerin-kimsesi-olmak-inancimizin-geregidir-4.jpg" width="860" /><br />
 </p>

<p><strong>- "Bir çocuğun huzurla büyümesi hanelere bereket ve ülfet getirir"</strong></p>

<p>Müftü Kılıçbay, çocukların hayatına dokunmanın; zihinlerini ve ruhlarını sevgiyle, manevi değerlerle beslemekten geçtiğini şu sözlerle ifade etti:<br />
"Evlerimizin huzurunu, gönüllerimizin genişliğini himaye edeceğimiz yavrularımızla paylaşmak, hem maddi hem de zihni yapı olarak bu hamiliğe hazır olmak muazzam bir lütuftur. Unutmayalım ki bir çocuğun bir hanede huzurla büyümesi, o haneye bereketi, ülfeti ve Cenabıhakk'ın rızasını getirir. Bu anlamlı buluşmada, evini ve kalbini koruyucu aile olarak bir yavrumuza açan, toplumun üzerinden bu mukaddes sorumluluğu alarak bizlere örnek olan tüm güzel yürekli hocalarımızdan ve ailelerden Allah razı olsun. Atılan her adımın, gösterilen her bir şefkat anının geleceğimizin teminatı olan nesillerimizi ihya edeceğine inancımız tamdır.”</p>

<p><img alt="Kılıçbay Kimsesizlerin Kimsesi Olmak Inancımızın Gereğidir 6" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/kilicbay-kimsesizlerin-kimsesi-olmak-inancimizin-geregidir-6.jpg" width="860" /><br />
 </p>

<p><strong>- "Amacımız her yavrumuzu güvenli bir aile ortamına kavuşturmaktır"</strong></p>

<p>Panelde, koruyucu aile olmanın yasal çerçevesini aktarmak üzere söz alan Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Şube Müdürü Nigar Hakyemez, koruyucu aile modelinin hukuki ve teknik detayları hakkında katılımcıları bilgilendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Biyolojik ailesi yanında bakımı sağlanamayan çocukların devlet koruması altına alındığını hatırlatan Hakyemez, başvuru şartları, çocukların uyum süreçleri, devletin sağladığı kurumsal rehberlik ve ailelere yönelik takip mekanizmaları konularında detaylı bir sunum yaptı.</p>

<p>Hakyemez, temel amacın çocuğun üstün yararını gözeterek onu güvenli bir aile ortamına kavuşturmak olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Kılıçbay Kimsesizlerin Kimsesi Olmak Inancımızın Gereğidir 8" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/kilicbay-kimsesizlerin-kimsesi-olmak-inancimizin-geregidir-8.jpg" width="860" /><br />
 </p>

<p><strong>- "Koruyucu ailelik büyük bir gönül zenginliğidir"</strong></p>

<p>Panelin en dikkat çekici bölümlerinden birinde ise kendisi de bir koruyucu aile olan Vaiz Metin Ayar söz aldı.</p>

<p>Koruyucu aile olmanın çok büyük bir gönül zenginliği ve manevi mesuliyet gerektirdiğini belirten Ayar, kendi ailevi tecrübelerini konuklarla paylaştı.</p>

<p>Sevgi, şefkat ve merhamet ekseninde büyüyen her çocuğun, milli ve manevi değerleri benimseyerek topluma kazandırılmasının geleceğe yapılan en büyük yatırım olduğunu ifade eden Ayar, bu kutsal hamilik görevini üstlenen ailelerin manevi olarak da desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Katılımcıların sorularının yanıtlanması ve koruyucu ailelik modelinin yaygınlaştırılması yönündeki temennilerin ardından panel sona erdi.</p>

<p>Panele İl Müftü Yardımcısı Adem Orhan, Müftülük personeli ve din görevlileri katıldı.</p>

<p><img alt="Kılıçbay Kimsesizlerin Kimsesi Olmak Inancımızın Gereğidir 3" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/kilicbay-kimsesizlerin-kimsesi-olmak-inancimizin-geregidir-3.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Kılıçbay Kimsesizlerin Kimsesi Olmak Inancımızın Gereğidir 5" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/kilicbay-kimsesizlerin-kimsesi-olmak-inancimizin-geregidir-5.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Kılıçbay Kimsesizlerin Kimsesi Olmak Inancımızın Gereğidir 7" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/kilicbay-kimsesizlerin-kimsesi-olmak-inancimizin-geregidir-7.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Kılıçbay Kimsesizlerin Kimsesi Olmak Inancımızın Gereğidir 9" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/kilicbay-kimsesizlerin-kimsesi-olmak-inancimizin-geregidir-9.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Kılıçbay Kimsesizlerin Kimsesi Olmak Inancımızın Gereğidir 10" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/kilicbay-kimsesizlerin-kimsesi-olmak-inancimizin-geregidir-10.jpg" width="860" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Giresun Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kilicbay-kimsesizlerin-kimsesi-olmak-inancimizin-geregidir</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 20:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/kilicbay-kimsesizlerin-kimsesi-olmak-inancimizin-geregidir-1.jpg" type="image/jpeg" length="61846"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyanet dergileri Temmuz 2026 sayıları çıktı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/diyanet-dergileri-temmuz-2026-sayilari-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/diyanet-dergileri-temmuz-2026-sayilari-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı süreli yayınlarından Diyanet Aylık Dergi,  Diyanet Aile, Geçerken, Diyanet Çocuk ve Diyanet Cim dergilerinin Temmuz 2026 sayıları çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanlığı Dini Yayınlar Genel Müdürlüğünce aylık olarak yayınlanan; Diyanet Aylık, Diyanet Aile, Geçerken, Diyanet Çocuk ve Diyanet Cim dergilerinin Temmuz 2026 sayıları takipçileriyle buluştu.</p>

<p>2026 Temmuz sayısında "Din Üzerine Konuşmalar" teması ile Diyanet Aylık Dergi; güncel dini sosyal meseleler, alanında uzman isimlerin kaleme aldığı, tefsir, hadis, fıkıh bölümleri, kültür, edebiyat, gezi yazıları, tarihi olaylar, öncü şahsiyetler, düne bugüne ve yarına dair soru ve cevaplar, hayata, insana, kültüre dair pek çok nitelikli yazı ve söyleşilerle okurla buluştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diyanet dergilerine <a dir="ltr" href="https://t.co/FgbOy625kq" rel="noopener noreferrer nofollow" role="link" target="_blank">http://dergiabone.diyanet.gov.tr</a> adresinden abone olabilir veya satın alabilirsiniz.</p>

<p><a href="https://dergiabone.diyanet.gov.tr/home" rel="nofollow" target="_blank"><img alt="DergilereAboneOlmakİçinTıklayınız" height="80" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/09/logolar/dergilereaboneolmakicintiklayiniz.jpg" width="874" /></a></p>

<h3><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/edergi" target="_blank"><img alt="DergileriOkumakİçinTıklayınız" height="80" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/10/logolar/dergileriokumakicintiklayiniz.jpg" width="874" /></a></h3></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET DERGİ</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/diyanet-dergileri-temmuz-2026-sayilari-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 16:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/manset-son-4.png" type="image/jpeg" length="55109"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana'da aile ve çocuk şenliği düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/adanada-aile-ve-cocuk-senligi-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/adanada-aile-ve-cocuk-senligi-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana İl Müftülüğü iş birliğinde “Aile Yılı” kapsamında “Aile ve Çocuk Şenliği” düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığınca 2025 yılının “Aile Yılı” olarak ilan edilmesi dolayısıyla Adana Valiliği himayelerinde, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinasyonunda ve Adana İl Müftülüğünün katkılarıyla Adana Merkez Park’ta, Türkiye’nin en büyük “Aile ve Çocuk Şenliği” düzenlendi.</p>

<p>Kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşlarının yoğun katılımıyla gerçekleştirilen şenliğe katılan Adana İl Müftüsü Mehmet Taşcı, festival alanında kurulan stantları, oyun ve etkinlik alanlarını ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi.</p>

<p>İl Müftüsü Mehmet Taşcı, ailenin toplumun temel taşı olduğunu vurgulayarak, “Güçlü bir toplumun temeli, güçlü ailelerden geçmektedir. Çocuklarımızın sevgi, merhamet ve milli-manevi değerlerle yetişmesi hepimizin ortak sorumluluğudur. Böylesine anlamlı organizasyonlar, aile bağlarının güçlenmesine, çocuklarımızın sosyal gelişimine ve toplumsal dayanışmanın artmasına önemli katkılar sunmaktadır. Emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Şenlik kapsamında TİF–Diyanet Adana İzci Liderleri tarafından İl Müftülüğünün izcilik faaliyetleri tanıtıldı. Ayrıca il ve ilçe müftülüklerinin bağımlılıkla mücadele koordinatörleri, aile ve dini rehberlik koordinatörleri ile gençlik koordinatörleri tarafından kurulan stantta, İl Müftülüğünün yürüttüğü hizmet ve faaliyetlere ilişkin tanıtım çalışmaları gerçekleştirildi.</p>

<p><img alt="Adana 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/adana-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Festival boyunca Adana İl Müftülüğü ile Türkiye Diyanet Vakfı Adana Şubesi tarafından kurulan mobil ikram aracında vatandaşlara gül şerbeti, meyve suyu, çay, kek ve çeşitli ikramlar sunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ailelerin ve çocukların yoğun ilgi gösterdiği şenlik, gün boyunca düzenlenen etkinlikler ve ikramlarla renkli görüntülere sahne oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Adana Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/adanada-aile-ve-cocuk-senligi-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/adana-1.jpg" type="image/jpeg" length="71874"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çorlu'da örgün eğitimle birlikte hafız olan 69 öğrenci icazet sevinci yaşadı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/corluda-orgun-egitimle-birlikte-hafiz-olan-69-ogrenci-icazet-sevinci-yasadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/corluda-orgun-egitimle-birlikte-hafiz-olan-69-ogrenci-icazet-sevinci-yasadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ Çorlu'da  "Örgün Eğitimle Birlikte Hafızlık Projesi" kapsamında mezun olan 69 öğrenci törenle icazet aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Okul-Kur’an Kursu iş birliğine dayalı "Örgün Eğitimle Birlikte Hafızlık Projesi" kapsamında, Çorlu Kaymakamlığı, İlçe Müftülüğü ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ortaklığıyla hafızlığını tamamlayarak Hafızlık Belgesi almaya hak kazanan 69 öğrenci için Çorlu Ünal Baysan Kültür Merkezi’nde “5. Hafızlık İcazet Merasimi” düzenlendi.</p>

<p><img alt="Çorlu Icazet 5" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/corlu-icazet-5.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programa, Çorlu Kaymakamı Niyazi Erten ve eşi Nilgün Erten, Diyanet İşleri Başkanlığı Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Üyesi Reisü’l-Kurra Vekili Sedat Aydınlı, Tekirdağ İl Müftüsü Mustafa Bilgiç, Tekirdağ Gençlik ve Spor İl Müdürü Ahmet Üzgün, Çorlu İlçe Müftüsü Mehmet Nedim Bakır, İlçe Milli Eğitim Müdür Vekili Suat Hilmi Yılmaz, Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Volkan, ilçe müftüleri, daire amirleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, din görevlileri, veliler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p>İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programda, İmam-Hatip Ortaokulları mesleki yarışmalarından "Genç Sadâ Hafızlık Yarışması" Türkiye Birincisi ve Çorlu İmam-Hatip Ortaokulu öğrencisi Yahya Ennahas, 2025 yılı 10. Uluslararası Kur’an-ı Kerim'i Güzel Okuma Dünya Birinciler Birincisi ve Üsküdar Pazarbaşı Camii İmam-Hatibi Adem Bilgetay ile Kur'an-ı Kerim'i Güzel Okuma Dünya Birincisi ve Bakırköy Ataköy Ömer Duruk Camii Baş İmam-Hatibi Mustafa Kızılcaoğlu Kur'an-ı Kerim tilaveti sundu.</p>

<p>Çorlu İlçe Müftüsü Mehmet Nedim Bakır, yaptığı açış konuşmasında “Millî ve manevî değerlere sahip çıkan bir nesil yetiştirmek maksadıyla, 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Müftülüğümüz ve İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından ‘Örgün Eğitim ile Birlikte Çorlu‘da Hafızlık Projesi’ başlatılmıştır. Bugüne kadar 305 hafızımız belgesini aldı” diyerek öğrencilerin hafızlık sürecinde emeği geçen herkese ve tüm katılımcılara teşekkür etti.</p>

<p><img alt="Çorlu Icazet 3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/corlu-icazet-3.jpg" width="1280" /></p>

<p>Çorlu Kaymakamı Niyazi Erten, hafız olmanın önemine ve Çorlu'nun bu alandaki başarılarına dikkat çekerek, programın düzenlenmesini sağlayan kurumlara ve salonu dolduran vatandaşlara teşekkürlerini iletti.</p>

<p><img alt="Çorlu Icazet 4" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/corlu-icazet-4.jpg" width="1280" /></p>

<p>Tekirdağ İl Müftüsü Mustafa Bilgiç ise günün anlam ve önemine dair gerçekleştirdiği hitabında, "Asıl hafız; Allah'ın kitabını hafızasına, diline, kalbine, gönlüne ve davranışlarına dönüştürmüş olan insandır" diyerek İlçe Müftüsü Mehmet Nedim Bakır'a, hafızları yetiştiren anne-babalara ve hocalarına teşekkür etti.</p>

<p><img alt="Çorlu Icazet 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/corlu-icazet-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>İcazet merasimi, hafızların sunumunun ardından Diyanet İşleri Başkanlığı Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Üyesi Reisü’l-Kurra Vekili Sedat Aydınlı'nın yaptığı veciz dua ile devam etti.</p>

<p>Program, protokol üyeleri tarafından hafızlara belgelerinin ve hediyelerinin takdim edilmesiyle sona erdi. Törenin ardından katılımcılara ikramlarda bulunuldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Tekirdağ Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/corluda-orgun-egitimle-birlikte-hafiz-olan-69-ogrenci-icazet-sevinci-yasadi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/corlu-icazet-1.jpg" type="image/jpeg" length="22504"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İmam hatipli gençlerden "Bereket Bahçesi" projesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/imam-hatipli-genclerden-bereket-bahcesi-projesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/imam-hatipli-genclerden-bereket-bahcesi-projesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alaca Hafız Süleyman Coşkun Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde "Bereket Bahçesi" projesi hayata geçirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hafız Süleyman Coşkun Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde çevre bilincini artırmak, doğal üretimi teşvik etmek ve öğrencilerin okula aidiyet duygusunu güçlendirmek amacıyla hazırlanan "Bereket Bahçesi" projesi hayata geçirildi.</p>

<p>Proje kapsamında okul yerleşkesindeki yaklaşık 5 dönümlük alan üretime kazandırıldı. Alana elma, armut, erik ve ceviz başta olmak üzere yaklaşık 120 meyve fidanı dikilirken, fidanların bulunduğu alanlara yonca ekimi de yapıldı.</p>

<p>Öğrencilerin de katılımıyla gerçekleştirilen çalışma sayesinde hem uygulamalı tarım eğitimi desteklendi hem de öğrencilerin doğa ve üretim bilincinin gelişmesine katkı sağlandı.</p>

<p><img alt="Bereket Bahçesi 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/bereket-bahcesi-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Proje kapsamında okul temelinden gelen fazla su mevcut kuyu aracılığıyla değerlendirilerek sulamada kullanılmaya başlandı. Böylece su kaynaklarının verimli kullanılması hedeflenirken, yetişecek ürünlerin okul pansiyonunda değerlendirilmesi planlandı.</p>

<p>Ayrıca dikilen her fidan için "Bahçe Kütük Defteri" oluşturularak öğrencilerin ağaçların gelişimini takip etmeleri ve sorumluluk bilinci kazanmaları amaçlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bereket Bahçesi Projesi ile çevreye duyarlı, üretken ve sürdürülebilir bir okul ortamı oluşturulurken, öğrencilerin doğayla bağlarının güçlendirilmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/imam-hatipli-genclerden-bereket-bahcesi-projesi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/bereket-bahcesi-2.jpg" type="image/jpeg" length="18137"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müftü Tekin: Aile, merhametin kalesidir]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/muftu-tekin-aile-merhametin-kalesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/muftu-tekin-aile-merhametin-kalesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırşehir İl Müftülüğü tarafından Koruyucu Aile Günü etkinlikleri kapsamında, devlet koruması altındaki çocuklara sıcak bir yuva sunmanın önemine dikkat çekmek amacıyla "Bir Yetime Aile Olmak" konulu panel düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kırşehir İl Müftülüğü tarafından Koruyucu Aile Günü etkinlikleri kapsamında, devlet koruması altındaki çocuklara sıcak bir yuva sunmanın önemine dikkat çekmek amacıyla "Bir Yetime Aile Olmak" konulu panel İl Müftülüğü Konferans Salonu'nda düzenlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Panelin açılışında Kırşehir İl Müftüsü Mustafa Tekin, İslam dininde ailenin mukaddesiyetine ve yetime sahip çıkmanın faziletine vurgu yaptı. Ailenin birey üzerindeki şefkat ve iyileştirici gücüne değindi.</p>

<p>İl Müftüsü Tekin, "Bir yetimin başını okşamak, ona aile şefkati sunmak inancımızın bize en temel tavsiyelerinden biridir. Aile; sevginin, merhametin ve güvenli bir geleceğin inşa edildiği en sağlam kaledir. Bir çocuğun elinden tutarak ona yuva olan, koruyucu ailelik gibi yüce bir sorumluluğu üstlenen tüm kardeşlerimize yürekten teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Kırsehir Aile 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/kirsehir-aile-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Müftü Mustafa Tekin'in konuşmasının ardından başlayan panelde, alanında uzman konuşmacılar koruyucu aile sistemini dini, fıkhi ve sosyal hizmet boyutlarıyla ele aldı. Programda ilk olarak söz alan ADRB Vaizi Fatma Özdemir, "Koruyucu Aile Olmanın Dini Açıdan Önemi" başlıklı sunumuyla konunun İslam'daki yerini ve manevi boyutunu dinleyicilere aktardı. Ardından kürsüye gelen Sosyal Çalışmacı Nida Şahin ise "Koruyucu Aile Hizmeti" konusunda hukuki süreçler, devletin sağladığı imkanlar ve sistemin işleyişine dair detaylı bilgilendirmelerde bulundu.</p>

<p>Panelin devamında Cezaevi Vaizi Serkan Sarıkaya, "Koruyucu Aile Olmanın Dini ve Fıkhi Hükümleri" üzerine kapsamlı bir konuşma gerçekleştirerek konu hakkındaki hassas noktalara ve merak edilen sorulara ışık tuttu. Oturumun son bölümünde ise koruyucu aile olarak bizzat edindikleri tecrübeleri ve sürece dair yaşadıkları güzellikleri katılımcılarla paylaşan Fatma ve Ramazan Güler ailesi, dinleyicilere duygu dolu anlar yaşattı.</p>

<p>Koruyucu aile olmanın öneminin tüm yönleriyle ve yaşanmışlıklarla aktarıldığı panel, vatandaşlardan gelen soruların cevaplanması ve günün anısına iyi dileklerin paylaşılmasıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kırşehir Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/muftu-tekin-aile-merhametin-kalesidir</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 14:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/kirsehir-aile-2.jpg" type="image/jpeg" length="51039"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YKS'de bir soru iptal edildi, bir sorunun da yanıtı değişti]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/yksde-bir-soru-iptal-edildi-bir-sorunun-da-yaniti-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/yksde-bir-soru-iptal-edildi-bir-sorunun-da-yaniti-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (2026-YKS) ilişkin yapılan incelemeler neticesinde bir sorunun cevabının değiştirilmesine, bir sorunun ise iptal edilmesine karar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ÖSYM tarafından yayımlanan duyuruya göre, 20 Haziran 2026 tarihinde uygulanan 2026-YKS 1. Oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT) ile 21 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen 2026-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri’nin (AYT) madde analizleri incelendi, cevap anahtarlarının kontrolleri tamamlandı ve yapılan itirazlar bilimsel açıdan değerlendirildi.</p>

<p>Değerlendirmeler sonucunda ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından şu kararlar alındı:</p>

<p>-Alan Yeterlilik Testleri’nin (AYT) Matematik Testi Temel Soru Kitapçığı'nda yer alan 23 numaralı sorunun "C" olarak girilmiş cevabı "A" olarak değiştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>-Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 Testi Temel Soru Kitapçığı'nda yer alan 20 numaralı sorunun ise iptal edilmesine karar verildi.</p>

<p><strong>Puanlama iptal edilen soru dışı bırakılarak yapılacak</strong></p>

<p>Duyuruda, puanlama işlemlerinin 2026-YKS Kılavuzu'nun "3.10.1. Sınav Puanları Nasıl Hesaplanacaktır?" maddesinde yer alan hüküm gereğince yapılacağı belirtildi.</p>

<p>İlgili maddede yer alan, "Sınavdan sonra ÖSYM veya yargı mercileri tarafından iptaline karar verilen sorular değerlendirme dışı bırakılarak geçerli soruların puan değerinin yeniden saptanması suretiyle puanlama yapılacaktır." hükmü doğrultusunda değerlendirme işlemlerinin gerçekleştirileceği kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/yksde-bir-soru-iptal-edildi-bir-sorunun-da-yaniti-degisti</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 14:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/07/10-soruda-2024-yks-tercihleri.jpg" type="image/jpeg" length="56185"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[554 yıllık anıt ağaç köylülere emanet]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/554-yillik-anit-agac-koylulere-emanet</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/554-yillik-anit-agac-koylulere-emanet" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yozgat'ın Akdağmadeni ilçesi Karadikmen köyü sakinleri, kırsalda kök salan 554 yıllık meşe ağacının gölgesinde dinleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürlüğü tarafından 2007 yılında yapılan çalışmayla yaşı tespit edilerek "anıt ağaç" olarak ilan edilen sapsız meşe, 1,4 metre çapı, 4,20 metre çevresi ve 13 metre boyuyla dikkati çekiyor.</p>

<p>Köyün simgelerinden biri haline gelen ağaç, Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ekiplerince 2019 yılından bu yana düzenli olarak bakımdan geçiriliyor.</p>

<p><img alt="Asırlık Çınar 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/asirlik-cinar-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Karadikmen Köyü Muhtarı Aydemir Şener, köyün karşısındaki Tekke mevkisindeki yamaçta bulunan anıt ağacın sapsız meşe türü olduğunu söyledi.</p>

<p>Ağacın yaşının 550 yılı aştığını belirten Şener, "Akdağmadeni ilçesi ve Karadikmen köyünün simgesi olan bu ağacı elimizden geldiği kadar korumaya çalışıyoruz. Köylülerimiz de buna destek veriyor. Herkes elinden gelen çabayı gösteriyor." dedi.</p>

<p>Bunun milli bir servet olduğunu vurgulayan Şener, "Bu meşe ağacını benim dedem de dedemin dedesi de gördü. Daha önceki nesillerin tamamı gördüğü için bizden sonraki nesillerin de görmesini istiyoruz. O yüzden bu ağacı sevgi ve şefkatle koruyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Şener, Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ekiplerinin 2019'dan bu yana her yıl ağacın bakımını yaptığını sözlerine ekledi.</p>

<p><img alt="Asırlık Orman 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/asirlik-orman-1.jpg" width="1280" /></p>

<p><strong>- "Gölgesinde büyüdük"</strong></p>

<p>Köy sakinlerinden 87 yaşındaki Hacı Şen ise heybetiyle dikkati çeken ağacı korumaya dikkat ettiklerini söyledi.</p>

<p>Yamaçta yer alan ağacın gölgesinden köyünü seyretmekten mutluluk duyduğunu belirten Şen, "Ben bu ağacı 85 senedir görüyorum. Küçüklüğümde gölgesinde piknik yaptık. Annem de babam da dedem de dedemin dedesi de bu ağacı gördü. Biz de bu ağacın dibinde büyüdük, yetiştik. Her zaman geliyoruz, piknik yapıyoruz." diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alpaslan Atik (13) ise "Biz yeni nesil olarak bu ağacı çok seviyoruz. Zarar görmesini istemiyoruz. Zaman zaman da kontrol etmeye geliyoruz." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/554-yillik-anit-agac-koylulere-emanet</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/asirlik-cinar-3.jpg" type="image/jpeg" length="51362"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HAB OSB'de inşa edilecek caminin temeli atıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/hab-osbde-insa-edilecek-caminin-temeli-atildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/hab-osbde-insa-edilecek-caminin-temeli-atildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nde (HAB) inşa edilecek 7 bin 240 kişi kapasiteli caminin temeli dualarla atıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>HAB'da inşa edilecek caminin temel atma törenine, Haluk Görgün, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hüseyin Hazırlar, HAB Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Kaya, savunma sanayi şirketlerinin genel müdürleri ile çalışanlar katıldı.</p>

<p><img alt="Hab Cami Temel Atma" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/hab-cami-temel-atma.jpg" width="1280" /></p>

<p>Görgün, törendeki konuşmasında, organize sanayi bölgesinde kıymet verdikleri bir eserin temelini atmanın memnuniyetini yaşadıklarını dile getirdi.</p>

<p>Cami inşaatını kısa sürede tamamlamak istediklerini belirten Görgün, projenin en kısa sürede tamamlanması için Savunma Sanayii Başkanlığı, müteahhit firma, cami yaşatma derneği ve tüm paydaşlara önemli sorumluluklar düştüğünü vurguladı.</p>

<p>Görgün, "Muharrem ayındayız. İnşallah bir sonraki sene, bu camimizin temelini attığımız gibi açılışını yapmak da bizlere nasip olur." ifadesini kullandı.</p>

<p><img alt="Hab Cami Temel Atma 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/hab-cami-temel-atma-2.jpg" width="1280" /></p>

<p><strong>- HAB'da 9,5 milyon metrekarelik alan, 25 bin çalışan</strong></p>

<p>HAB'ın toplam büyüklüğü ve stratejik önemine dikkati çeken Görgün, 9,5 milyon metrekareyi bulan organize sanayi bölgesinin tüm alanlarının tahsis edildiğini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşletmelerin vakit kaybetmeden yatırımlarına başladığını aktaran Görgün, şöyle devam etti:</p>

<p>"Yaklaşık 170 işletmemizin 25 bin çalışanımızın olduğu organize sanayi bölgemizde bu kıymetli eserin bir an önce tamamlanması gerekiyor. İnşallah bu sorumluluk hepimizin üzerinde ve ben bunu başaracağımıza inanıyorum. Sadece bir cami ve beş vakit namaz kılınan bir ibadet yerinin olmasının ötesinde dayanışmanın, kardeşliğin, paylaşmanın, ahlakın merkezi olması için hep beraber gayret göstereceğiz. Bu anlamda bize muhakkak Diyanet İşleri Başkanlığımız da destek olacak. Derneğimiz ilgili sorumluluklarını yerine getirecek."</p>

<p><strong>- Mimari tasarım ortak akılla seçildi</strong></p>

<p>Caminin mimari ve teknik detaylarına ilişkin de bilgi veren Görgün, yapının 7 bin 240 kişi kapasiteye sahip olacağını, 35 metre çapında bir kubbe ve 66 metre uzunluğunda iki minare barındıracağını kaydetti.</p>

<p>Tasarım sürecinin ortak akılla yürütüldüğünü dile getiren Görgün, "İlk önce tasarımında verilen kriterleri ve beklentileri mimari ofisler çalıştılar ve hakikaten ortak akılla karar verilen bir mimari oldu. Biz burada üretim yapan paydaşlarımıza, OSB'de yer alan işletmelerimizin görüşlerine önem verdik. Onların değerlendirmelerine 6 farklı alternatifi sunduk. Onlar bir sıralama yaptılar. Sonra Savunma Sanayii Başkanlığı'nda başkan yardımcılarımız, daire başkanlarımıza bir anket yaptık ve sonuç bugün işte temelini atacağımız mimaride birleşti. İnşallah söz verdiğimiz üzere önümüzdeki sene de açılışını yapmak bizlere nasip olur." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Görgün, hedeflenen tarihe ulaşmak için herkesin taşın altına elini koyması gerektiğini belirterek, projeye destek veren tüm paydaşlara teşekkür etti.</p>

<p><img alt="Hüseyin Hazırlar" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/huseyin-hazirlar.jpg" width="1280" /></p>

<p>Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hüseyin Hazırlar da "Cami inşa edildikten sonra okunan her ezandan, yapılan her duadan, okunacak her Kur’an tilavetinden bu hayra, bu iyiliğe öncülük eden, buna vesile olan kardeşlerimiz de hissedar olacaklardır." dedi.</p>

<p>Hazırlar, özellikle Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün’e teşekkür etti ve şunları ifade etti:</p>

<p>"Bu güzel hayra öncülük ettiler. Bu güzel, özel tesiste bunun yapılmasına öncülük ettiler, ön açtılar, destek verdiler. Hem bu kurumumuzla iftihar ediyoruz; o kurumumuz ki yüz akımız, bu memleketin teknolojik anlamda, sanayi hamlesi anlamındaki yüz akıdır. Cenabıhak ayaklarına taş değirmesin. Cenabıhak bu güzel müesseseyi kuran, geliştiren alın teri akıl teri akıtan bütün kardeşlerimizden razı olsun diyorum. Allah’ın mescidlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe iman edenler imar eder. Bu ilahi müjdeyle biliyoruz ki camiler yalnızca taşla, betonla ve kubbeyle inşa edilen yapılar değildir. Camiler, imanla yükselen, duayla bereketlenen, secdelerle anlam kazanan mübarek mekanlardır.”</p>

<p>Konuşmaların ardından Görgün, caminin yapım sürecine destek sağlayan firmaların temsilcilerine teşekkür plaketi takdim etti.</p>

<p><img alt="Hab Cami Temel Atma 4" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/hab-cami-temel-atma-4.jpg" width="1280" /></p>

<p>Tören, Görgün ve diğer katılımcıların butona basarak inşaat çalışmalarını başlatması ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.</p>

<p><img alt="Hab Cami Temel Atma 5" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/hab-cami-temel-atma-5.jpg" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/hab-osbde-insa-edilecek-caminin-temeli-atildi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/huseyin-hazirlar.jpg" type="image/jpeg" length="94078"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Harem-i İbrahim Camii'nde 10 gündür ezan okunmasını engelleniyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/harem-i-ibrahim-camiinde-10-gundur-ezan-okunmasini-engelleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/harem-i-ibrahim-camiinde-10-gundur-ezan-okunmasini-engelleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'nın güneyinde yer alan El Halil kentindeki Harem-i İbrahim Camii'nde 10 gündür ezan okunmasını engellediği belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Harem-i İbrahim Camisi Vakfı Müdürü Mutez Ebu Suneyne, işgal altındaki Batı Şeria'nın güneyinde yer alan El Halil kentindeki İbrahim Camii'nde yaşanan son ihlallere ilişkin bilgi verdi.</p>

<p>Ebu Suneyne, "İşgalciler, cami avlusundaki çatı onarım çalışmaları bahanesiyle son 10 gündür müezzinin ezan okumasını engelliyor." dedi.</p>

<p>İsrail'e ait iş makineleri ve çalışma ekiplerinin cami içinde faaliyet yürüttüğünü aktaran Ebu Suneyne, "İşgalci İsrail, Mescid-i İbrahim'in çatısına demir sütunlar ve çubuklar getirdi, bunları monte etmek için çalışıyor." diye konuştu.</p>

<p>Bu faaliyetlerin, İsrail'in El Halil Belediyesinin Mescid-i İbrahim ve eski kenti kapsayan yetkilerini elinden alma kararının bir parçası olduğuna dikkati çeken Ebu Suneyne, şunları kaydetti:</p>

<p>"Harem-i İbrahim Camisi tamamen İslami bir camidir, işgalci İsrail saldırı ve ihlaller yoluyla camiyi Yahudileştirmeye, üzerinde kendi kontrolünü dayatmaya ve haremin tarihi kimliği ile mevcut gerçekliğini değiştirmeye çalışıyor."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail makamları son olarak, El Halil Belediyesinin Mescid-i İbrahim'deki bazı işlerin yönetimi ve düzenlenmesine ilişkin yetkilerini elinden alarak bunları Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin ikamet ettiği Kiryat Arba yerleşim birimine bağlı sözde "Dini Meclis"e devretmişti.</p>

<p>Filistinli taraflar, İsrail'in bu adımını reddettiklerini açıklayarak durumu Mescid-i İbrahim'in tarihi ve hukuki statüsüne yönelik bir saldırı olarak nitelendirmişti.</p>

<p>Mescid-i İbrahim, İsrail kontrolü altındaki El Halil kentinin eski şehir bölgesinde yer alıyor. Bu bölgede yaklaşık 1500 İsrail askeri tarafından korunan tahminen 400 Filistin topraklarını gasbeden İsrailli yaşıyor.</p>

<p>Mescid-i İbrahim Müdürü Mutez Ebu Suneyne, dün yaptığı açıklamada, "Artan saldırılar ve ihlaller göz önüne alındığında, durum şu ki İsrail, Harem-i İbrahim Camisi'ni bir sinagoga dönüştürmeye çalışıyor." uyarısında bulunmuştu.</p>

<p><strong>- El Halil ve Harem-i İbrahim Camii'ne yönelik atılan adımlar</strong></p>

<p>İsrail, 1994 yılında bir Yahudi yerleşimcinin gerçekleştirdiği ve 29 Filistinli Müslüman'ın hayatını kaybettiği katliamın ardından Harem-i İbrahim Camisi'ni yüzde 63'ü Yahudilere, yüzde 37'si Müslümanlara ait olacak şekilde fiilen bölmüştü.</p>

<p>1997 tarihli El Halil Protokolü uyarınca Harem-i İbrahim Camisinin teknik ve hizmet alanlarındaki yönetimi El Halil Belediyesi, Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı ile El Halil İmar Komitesi tarafından yürütülüyordu.</p>

<p>Ancak İsrail ordusuna bağlı Sivil İdare Yüksek Planlama Konseyi, Ocak 2026'da Harem-i İbrahim Camisine ilişkin planlama yetkilerini El Halil Belediyesinden alma kararı vermişti. Kararın, belediyenin, cami avlusunun üstünün kapatılmasına yönelik İsrail taleplerini reddetmesinin ardından "inşaat ruhsatı sürecini kolaylaştırma" gerekçesiyle alındığı belirtilmişti.</p>

<p>İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de, 16 Haziran 2026'ta El Halil kentinin idari ve güvenlik yapısına ilişkin "El Halil Anlaşması'nı" feshettiklerini duyurmuştu.</p>

<p>Kentin ilhakına ilişkin attıkları adımın "tarihi bir düzeltme" olduğunu savunan Smotrich, konuşmasında, "Oslo Anlaşmaları'nın en saçma protokollerinden biri yıllardır yürürlükteydi. Bu protokol uyarınca Yahudi topluluğuna ve kutsal mekanlara ilişkin yetkiler El Halil Belediyesine bağlıydı. Dün buna bir son verdik." ifadelerini kullanmıştı.</p>

<p>Filistin yönetimi ile İsrail arasında 1997'de imzalanan El Halil Anlaşması, kenti "H1" ve "H2" olmak üzere iki bölgeye ayırmıştı.</p>

<p>Buna göre H1 bölgesinde güvenlik ve idare Filistin yönetimine verilirken, H2 bölgesinde yaklaşık 500 İsrailli ve 30 binden fazla Filistinli yaşamasına rağmen güvenlik İsrail ordusunun sorumluluğuna bırakılmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/harem-i-ibrahim-camiinde-10-gundur-ezan-okunmasini-engelleniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/harami-ibrahim-cami.jpg" type="image/jpeg" length="60744"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gebze'de hafızlar icazet sevinci yaşadı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/gebzede-hafizlar-icazet-sevinci-yasadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/gebzede-hafizlar-icazet-sevinci-yasadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaeli Gebze İlçe Müftülüğüne bağlı Salih Sağlam Kur’an Kursu’ndan mezun olan 25 hafız törenle icazet aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gebze İlçe Müftülüğüne bağlı Salih Sağlam Kur’an Kursu’nda hafızlık eğitimlerini başarıyla tamamlayan 25 hafız için Mehmet Akif Ersoy Camii’nde icazet merasimi gerçekleştirildi.</p>

<p><img alt="Gebze Icazet 3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/gebze-icazet-3.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Reisü’l-Kurra Mustafa Demirkan riyasetinde gerçekleştirilen merasime Kocaeli Vali Yardımcısı Salih Bıçak, Gebze Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit, Marmara İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Mehmet Emin Maşalı, ilçe müftüleri, din görevlileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p><img alt="Gebze Icazet 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/gebze-icazet-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle başlayan programda Kocaeli Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu, hafızlık müessesesinin İslam medeniyetindeki önemine dikkat çekti.</p>

<p>Müftü Sönmezoğlu, "Kur’an-ı Kerim’i kalplerine nakşeden bu gençlerimiz, ümmetimizin ve geleceğimizin en güçlü teminatıdır. Bu büyük nimete ulaşan hafızlarımızı, onları yetiştiren hocalarımızı ve evlatlarını Kur'an yoluna hadim kılan fedakar ailelerimizi can-ı gönülden tebrik ediyorum." ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Gebze Icazet 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/gebze-icazet-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Program, Kocaeli Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu ve protokol üyeleri tarafından hafızlara icazet belgeleri ile hediyelerinin takdim edilmesi ve yapılan duayla sona erdi.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kocaeli Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/gebzede-hafizlar-icazet-sevinci-yasadi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/gebze-icazet-4.jpg" type="image/jpeg" length="60386"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KPSS Lisans başvuruları başladı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kpss-lisans-basvurulari-basladi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kpss-lisans-basvurulari-basladi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ÖSYM 2026 Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Lisans için başvuruların alınmaya başladığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ÖSYM'den yapılan duyuruya göre;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2026 Kamu Personel Seçme Sınavı’nın <strong>(2026-KPSS Lisans)</strong> Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu <strong>6 Eylül 2026</strong> tarihinde, Alan Bilgisi oturumları <strong>12-13 Eylül 2026</strong> tarihlerinde; Diyanet İşleri Başkanlığında din hizmetlerinde görev almak isteyenlerin katılacakları Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testi <strong>(DHBT)</strong> ise <strong>1 Kasım 2026</strong> tarihinde uygulanacak.</p>

<p>2026-KPSS Lisans Sınavı’na başvurular (<i>Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu ile Alan Bilgisi oturumlarına</i>) <strong>1-13 Temmuz 2026 </strong>tarihleri arasında; DHBT’ye başvurular ise <strong>22-30 Eylül 2026</strong> tarihleri arasında yapılacak.</p>

<p>Adaylar, başvurularını <strong>1 Temmuz 2026 </strong>tarihinde saat <strong>10.30</strong>'dan itibaren ÖSYM Başvuru Merkezleri aracılığıyla yapabilecekleri gibi ÖSYM'nin <a href="https://ais.osym.gov.tr/" rel="nofollow"><strong>https://ais.osym.gov.tr</strong></a> adresinden veya ÖSYM Aday İşlemleri Mobil Uygulaması’ndan da yapabilecektir. Adayların tümü, <strong>6 Eylül 2026</strong> tarihinde yapılacak Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuna girmek zorundadır. Adaylar sınavın diğer oturumlarından hangilerine gireceklerine kendileri karar verecek.</p>

<p>Sınava ilişkin ayrıntılı bilgi 2026<strong>-</strong>KPSS Lisans Kılavuzu’nda yer alıyor.</p>

<p><br />
<strong><i><a href="https://www.osym.gov.tr/TR,34157/2026-kpss-lisans-kilavuz-ve-basvuru-bilgileri.html" rel="nofollow">2026-KPSS Lisans: Kılavuz ve Başvuru Bilgileri</a></i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kpss-lisans-basvurulari-basladi-1</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/05/osym-hafta-sonu-uc-sinav-duzenleyecek.jpg" type="image/jpeg" length="99412"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hibe: Gönüllü Bağış]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/hibe-gonullu-bagis-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/hibe-gonullu-bagis-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hibe ne demektir? Hibenin şekli ve sınırları nelerdir? Yapılan bağıştan geri dönülebilir mi?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>"عَنْ سَالِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: "…مَنْ كَانَ فِى حَاجَةِ أَخِيهِ كَانَ اللَّهُ فِى حَاجَتِه</p>

<p style="text-align:justify">Sâlim’in (ra), babası (Abdullah b. Ömer (ra)) aracılığıyla rivayet ettiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify"><i>"…Kim kardeşinin ihtiyacını giderirse Allah (cc) da onun ihtiyacını giderir…"</i></p>

<p style="text-align:justify">(M6578 Müslim, Birr, 58)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "مَنْ أَنْظَرَ مُعْسِرًا أَوْ وَضَعَ لَهُ، أَظَلَّهُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ تَحْتَ ظِلِّ عَرْشِهِ، يَوْمَ لاَ ظِلَّ إِلاَّ ظِلُّهُ</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify"><i>"Kim darda kalan borçluya zaman tanırsa yahut (alacağının tamamını veya bir kısmını) borçluya bağışlarsa, Allah (cc) onu, başka hiçbir gölgenin (himayenin) olmadığı kıyamet gününde kendi arşının gölgesinde (himayesinde) gölgelendirecektir</i>.<i>"</i></p>

<p style="text-align:justify">(T1306 Tirmizî, Büyû’, 67; M7512 Müslim, Zühd, 74)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنِ ابْنِ عُمَرَ وَابْنِ عَبَّاسٍ عَنِ النَّبِيِّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: "لاَ يَحِلُّ لِرَجُلٍ أَنْ يُعْطِيَ عَطِيَّةً أَوْ يَهَبَ هِبَةً فَيَرْجِعَ فِيهَا إِلاَّ الْوَالِدَ فِيمَا يُعْطِى وَلَدَه</p>

<p style="text-align:justify">İbn Ömer (ra) ve İbn Abbâs’tan (ra) rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify"><i>"Bir kimsenin hediye verip veya bağışta bulunup sonra bundan vazgeçmesi helâl olmaz. Ancak babası çocuğuna verdiğini geri alabilir…"</i></p>

<p style="text-align:justify">(D3539 Ebû Dâvûd, Büyû’, (İcâre), 81)</p>

<p>***</p>

<p style="text-align:justify">Bir yolculuk esnasındaydı. Hz. Ömer’in (ra) oğlu Abdullah (ra), bindiği hırçın deveyi zapt edemiyordu. Deve birden hızlanıyor ve ta kafilenin önüne geçiyordu. Devenin sahibi Hz. Ömer (ra) ise, biraz da kızarak oğlunun bindiği deveyi durduruyor ve onu tekrar arka tarafa sürüyordu. Bu durumu gören Peygamber Efendimiz (sas), Hz. Ömer’e (ra), "<i>Bu hırçın deveni bana satar mısın?"  </i>buyurdu. Bunun üzerine Hz. Ömer (ra) derhâl, "Deve senindir ey Allah’ın Resûlü (sas)." dedi. Ancak Peygamberimiz (sas) sözünü yineleyerek deveyi kendisine bedeli mukabilinde satmasını söyledi. Hz. Ömer (ra) de emre uydu ve deveyi sattı. Hz. Resûl (sas), Abdullah’a (ra) seslenerek, "<i>Ey Abdullah! Şimdi bu deve senindir. Artık ona istediğini yapabilirsin."</i>  buyurdu. Abdullah (ra) bu duruma çok sevinmişti, artık bindiği deve onundu. Hem de çok sevdiği Resûlullah’ın (sas) kendine <strong>hibe</strong> etmesiyle devenin kıymeti bir kez daha artmıştı gözünde...</p>

<p style="text-align:justify">Satın aldığı deveyi Abdullah’a (ra) <strong>hibe</strong> ederek onu sevindiren Allah Resûlü (sas), bu hâdise ile kendisine bir şey bağışlanan kişinin, o şey üzerinde tam yetki sahibi olduğunu da beyan etmişti. Peygamber Efendimiz (sas), aynı şekilde hicretin dördüncü yılında cereyan eden Zâtü’r-Rikâ’ Gazvesi’nden dönüş yolunda, Câbir b. Abdullah’ın (ra) yorgun düşen devesini kendisinden satın almak istediğini söylemiş, Medine’ye vardıktan sonra ücretini ödemiş, hemen arkasından Câbir’e (ra), "<i>Para da deve de senindir!" </i> demiş ve devesini ona <strong>hibe</strong> etmişti.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Hibe</strong>, karşılığını sadece Allah’tan (cc) bekleyerek bağışta bulunmak ve Allah’ın (cc) kendisine bahşettiği nimetleri, diğer insanlarla paylaşmaktır. Kişinin değişik vesilelerle malından bir kısmını başkalarına vermesi, çeşitli adlarla anılsa da, üzerinde ısrarla durulan önemli ibadet türlerindendir. Bu, bazen zekât şeklinde mecburî olabileceği gibi bazen de kişinin kendi isteğine bırakılmış olabilmektedir. İsteğe bağlı bağışlardan biri de, kişinin malını hayatta iken karşılıksız olarak başkasına vermesi anlamına gelen <strong>hibe</strong>dir. Sadaka, hediye, atıyye, nıhle gibi ‘karşılıksız verme’ anlamına gelen bütün kavramlar <strong>hibe</strong> olarak ifade edilebileceği gibi, her birinin daha dar, özel anlamlarının olduğu da söylenebilir. Örneğin, sadaka karşılıksız olarak Allah (cc) rızası için fakir ve ihtiyaç sahiplerine verilen mal için kullanılırken, hediye daha çok muhatap ile sevgi bağı oluşturmak, toplumsal bağları güçlendirmek yahut devletlerarası ilişkiler çerçevesinde diplomatik teâmüllere uymak gibi amaçlarla verilen mallar için kullanılmaktadır. Özel ayrıntıları ifade edebilmek için ayrı ayrı kullanılan bu kavramların bazı hadis rivayetlerinde kısmen birbirinin yerine de kullanıldığı görülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Sevgili Peygamberimiz (sas), hem insanlar arasındaki kardeşliği en üst düzeye çıkarmak, hem de fakir ve zengin arasındaki kaynaşmayı tesis etmek için diğerkâmlık, paylaşma, ihsan, vefa gibi erdemli davranışların yanında, karşılıksız bağış yapmayı da tavsiye etmiştir. Nitekim kendisinden bir şey isteyeni asla geri çevirmemiş, yanında verebileceği bir şeyler varsa vermiş; yoksa başka zaman vereceğini söyleyerek isteyen kişinin gönlünü almıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Peygamberimizin (sas) dostları, "<i>Sevdiğiniz şeylerden Allah (cc) yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah (cc) onu bilir." </i> âyetinin gereği olarak ömürleri boyunca ‘verme’yi kendilerine şiar edinmişlerdi. Öyle ki, bu âyet indiğinde, Ebû Talha (ra), "Ey Allah’ın Resûlü! Rabbimiz mallarımızdan dağıtmamızı istiyor. Seni şahit tutarım ki ben Beyrûhâ adlı bahçemi Allah (cc) yolunda verdim." deyince Peygamberimiz (sas), "<i>Bu ne kârlı bir maldır! Bu ne kârlı bir maldır!" </i> diye onu takdir ettikten sonra bahçeyi onun akrabalarından fakir olan Hassân b. Sâbit ve Übey b. Kâ’b’a vermesini istemişti.</p>

<p style="text-align:justify">Resûlullah (sas), maddî bakımdan rahatlatmak ve yakınlık kurmak için insanlara <strong>hibe</strong> verdiği gibi, onları İslâm’a yakınlaştırmak için de bağışta bulunabiliyordu. Bir defasında yanına gelen bir şahsa bu amaçla bir koyun sürüsü <strong>hibe</strong> etmiş ve onun kavmine ilâhî mesajı götürmesine vesile olmuştu. Aynı şekilde yeni Müslüman olan Hevâzin kabilesinin temsilcilerine savaş esirlerini <strong>hibe</strong> etmeye karar verip ashâbına da dileyenlerin esirleri <strong>hibe</strong> edebileceğini bildirmiş, böylece onların gönüllerini hoş ederek sevgilerini kazanmayı hedeflemişti.</p>

<p style="text-align:justify">Peygamber Efendimiz (sas), çeşitli nedenlerden dolayı bir şeyler isteyenlere de mal <strong>hibe</strong> ediyordu. Bedir Savaşı’ndan sonra Sa’d b. Ebû Vakkâs (ra), elinde bir kılıçla Allah Resûlü’nün (sas) yanına gelip kılıcı kendisine <strong>hibe</strong> etmesini istemişti. Ancak Hz. Peygamber (sas), "<i>Bu kılıç ne senindir, ne de benim." </i> buyurarak ganimet mallarını taksimattan önce <strong>hibe</strong> edemeyeceğini bildirmişti. Bir müddet sonra, "<i>(Ey Muhammed!) Sana ganimetler hakkında soruyorlar. De ki: Ganimetler, Allah’a </i>(cc)<i> ve Resûlü’ne  </i>(sas) <i>aittir."</i>  mealindeki âyet nâzil olunca Allah Resûlü (sas), Sa’d b. Ebû Vakkâs’ı (ra) çağırıp, "<i>Sen istediğinde o kılıcı sana verme yetkisine sahip değildim, ancak şimdi bunu sana verme yetkisini aldım."</i> dedikten sonra kılıcı ona <strong>hibe</strong> etmişti.</p>

<p style="text-align:justify">Resûlullah (sas), boynunda iz bırakacak kadar hırçın bir tavırla gömleğini çekiştirip sonra da kendisine bir şeyler verilmesini isteyen bedevîye bile şefkatle davranmış ve gülümseyerek ona bağışta bulunulmasını emretmişti. Ancak Huneyn ganimetlerinden kendisine de verildiği hâlde defalarca bunun artırılmasını isteyen Hakîm b. Hızâm’ı itidale çağırarak, büyük bir hırs ve açgözlülükle dünya malına tamah etmenin, insanın iç dünyasında yapacağı tahribata dikkat çekmişti.</p>

<p style="text-align:justify">Sağlıklı iletişim içerisindeki bireylerden oluşmuş bir toplumun sosyal sıkıntıları çözme kabiliyeti daha fazladır. Bu nedenle Allah Resûlü (sas) Müslümanları birbirlerinin ihtiyaçlarını gidermeye çağırır, "<i>Kim kardeşinin ihtiyacını giderirse Allah da onun ihtiyacını giderir."  </i>buyururdu. Çünkü gönülden yapılan bağış, bir ihtiyacı karşılamanın ötesinde, veren ve alan arasında sıcak bağlar kurulmasına vesile olarak toplumsal kaynaşmaya katkı sağlamaktaydı.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas) bazen ashâbından varlıklı olanlara çağrıda bulunarak, onları kamuda ortak kullanılmak üzere <strong>hibe</strong>ye teşvik ederdi. Hz. Osman’ın (ra) Rûme Kuyusu’nu satın alarak insanların ondan ücretsiz istifade etmelerini sağlaması, bu teşviklerin maksadına ulaştığını gösteriyordu. Bazen de ihtiyaç sahibi birisinin sıkıntısının giderilmesi için <strong>hibe</strong>de bulunulmasını isteyen Allah Resûlü (sas), "<i>Kim darda kalan borçluya zaman tanırsa yahut (alacağının tamamını veya bir kısmını) borçluya bağışlarsa, Allah (cc) onu, başka hiçbir gölgenin (himayenin) olmadığı kıyamet gününde kendi arşının gölgesinde (himayesinde) gölgelendirecektir."</i>  buyuruyordu.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas), aynı zamanda <strong>hibe</strong>nin şeklini ve sınırlarını da açıklamıştır. Bu bağlamda her şeyden önce, kişinin kendi ailesini ve çocuklarını düşünmeden malının hepsini <strong>hibe</strong> etmesinin doğru bir davranış olmadığını vurgulamıştır. Aşere-i Mübeşşere’den olan Sa’d b. Ebû Vakkâs (ra), hastalanmıştı. Hastalığı ağırdı ve iyileşebileceğinden ümidi yoktu. Bu hâldeyken Hz. Peygamber (sas) onu ziyaret etti ve "<i>Allah’ım, Sa’d’a şifa ver. Allah’ım, Sa’d’a şifa ver."</i> diye onun için üç defa dua etti. Sa’d b. Ebû Vakkâs (sas) hastalığının ağırlığını da göz önüne alarak, "Yâ Resûlallah! Ben servet sahibiyim. Mirasçım olarak bir kızımdan başka kimsem bulunmuyor. Bu sebeple malımın hepsini bağışlamak istiyorum, ne dersiniz?" diye sordu. Resûlullah (sas), "<i>Hayır, olmaz." </i> buyurdu. Sa’d (ra), "Üçte ikisini bağışlasam?" deyince, Resûlullah (sas), "<i>Hayır, o da olmaz."  </i>diye cevap verdi. Bu defa Sa’d (ra), "Peki yarısını bağışlasam?" dedi. Resûlullah (sas), "<i>Hayır</i>." deyince Sa’d (ra) üçte birini bağışlamak istediğini söyledi. Allah Resûlü (sas), "<i>Üçte biri olur. Aslında üçte bir de çoktur ya!" </i> buyurdu ve sonra şöyle devam etti: "<i>Ey Sa’d! Vârislerini varlıklı bırakman, onları muhtaç ve halka (sadaka için) ellerini açar bir hâlde bırakmandan şüphesiz daha hayırlıdır. Ey Sa’d! Allah (cc) rızası için sarf ettiğin her nafakanın ecrini alırsın. Hatta yemek yerken hanımının ağzına koyduğun bir lokmadan dolayı bile (sevap kazanırsın.)"</i>  Sa’d b. Ebû Vakkâs (ra) bu olaydan sonra daha uzun yıllar yaşadı, dört erkek çocuk ile birçok kız evlâdı daha oldu.</p>

<p style="text-align:justify">Aynı şekilde sahâbeden Tebük savaşından geri kalıp da pişman olan ve tevbe eden Kâ’b b. Mâlik (ra) de tevbesi kabul edildikten sonra Kutlu Nebî’ye (sas) gelip, "Allah Teâlâ’nın tevbemi kabul etmesine karşılık bütün malımı Allah (cc) ve Resûlü’ne (sas) <strong>hibe</strong> etmek istiyorum." deyince Kutlu Nebî (sas), "<i>Hayır, malının bir kısmını kendine bırakman daha hayırlıdır."</i>  buyurmuştu. Böylece Hz. Peygamber (sas), bir yandan bağış yapmaya teşvik ederken, öte yandan bunun sınırının ne olması gerektiğini de öğretiyor, kişiyi, bağış yapmadan önce sorumlu olduğu aile bireylerini düşünmeye sevk ediyordu.</p>

<p style="text-align:justify">Peygamber Efendimiz (sas) Medine’ye vardığında, devesi Müslümanların o sırada namaz kılma yeri olarak seçtikleri yere çökmüştü. Burası daha evvel Es’ad b. Zürâre’nin (ra) terbiyesinde bulunan Süheyl ve Sehl adlı iki yetim çocuğa ait olup hurma kurutmak için kullanılan bir harman yeriydi. Resûlullah (sas), "<i>İnşallah burası bizim konaklayacağımız yerdir." </i> buyurduktan sonra bu iki genci davet edip, orayı mescit yapmak üzere onlardan satın almak istedi. Yetim olan bu iki genç ise satmak yerine burayı Resûlullah’a (sas) <strong>hibe</strong> etmek istediler. Fakat Allah Resûlü (sas), çocukların bu <strong>hibe</strong>sini kabul etmedi. Belirlenen bir bedel karşılığında arsayı satın aldı ve Mescid-i Nebevî’yi bu arsa üzerine bina etti.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Hibe</strong>nin esas itibariyle insanlar arasında sevgi, dostluk ve yardımlaşmayı teşvik eden ve geliştiren hoş bir davranış olduğu dikkate alınarak, bu güzelliği gölgeleyecek her türlü tavırdan kaçınmak gerekir. Hele bunu tam aksi bir duruma çevirerek, yapılan <strong>hibe</strong> neticesinde bazılarının gönlünü kırmak, insanlar arasında kin ve düşmanlığa sebebiyet verecek şekilde bağışta bulunmak doğru değildir. Bu konuda sık karşılaşılan bir durum olarak, çocuklar ve aile bireyleri arasında adalet gözetilmeksizin yapılan <strong>hibe</strong>lerin yol açtığı tatsızlıklara dikkat çekilebilir. Anne ve babaların sağlıklarında çocuklarına yaptıkları <strong>hibe</strong>de, onlar arasında adalete riayet etmeleri, her şeyden önce Resûl-i Ekrem’in (sas) uygulama ve tavsiyelerinde yer alan bir husustur. O (sas), anne ve babanın, çocuklarına <strong>hibe</strong>de bulunduklarında âdil davranmaları gerektiğini; bir çocuğuna <strong>hibe</strong>de bulunup diğerlerini bundan mahrum bırakmamaları gerektiğini ısrarla vurgulamıştır. Nitekim sahâbeden Beşîr b. Sa’d (ra), oğlu Nu’mân’a malından bir kısmını <strong>hibe</strong> etmiş ve Peygamber Efendimizi (sas) buna şahit tutmak istemişti. Hz. Peygamber (sas) ona, "<i>Öteki çocuklarına da bunun benzerini bağışladın mı?" </i> diye sormuş, "Hayır." cevabını alması üzerine ise, "<i>Allah’tan korkun, çocuklarınız arasında adaleti gözetin!" </i> buyurarak, Beşîr’den (ra) yaptığı <strong>hibe</strong>sinden geri dönmesini istemişti. O da diğer çocuklardan ayrı olarak sadece Nu’mân’a ettiği <strong>hibe</strong>den vazgeçmişti. Bu bağlamda İslâm âlimleri de, evlâtlar arasındaki bağış ve hediyede, cinsiyet dâhil herhangi bir ayrımcılığa gidilmemesi noktasında uyarılarda bulunmuşlardır.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Ebû Bekir’in (ra), kızı Hz. Âişe’ye (ra) Gâbe denilen yerden toplanacak yirmi vesk (yaklaşık 2612 kg.) hurmayı <strong>hibe</strong> ettikten sonra, <strong>hibe</strong>sinden geri dönerken sarf ettiği sözler, onun <strong>hibe</strong>de bulunurken çocukları arasında ne kadar adaletli davrandığını gösterir: "Kızım, vallahi ölümümden sonra senin zengin olmanı herkesten daha çok isterim. Fakir olmana da çok üzülürüm. Sana toplanacak yirmi vesk hurma bağışlamıştım. Şimdiye kadar topladıkların senindir. Fakat onlar bugün vâris malı olmuştur. Senin iki erkek ve iki de kız kardeşin var. Geri kalanı, Allah’ın (cc) Kitabı’na uygun olarak aranızda paylaşın."</p>

<p style="text-align:justify">Aynı şekilde Resûl-i Ekrem’in (sas), "<i>Şüphesiz ki Allah (cc) her hak sahibine hakkını vermiştir. Hiçbir vârise vasiyet edilemez."</i>  buyurarak, vârise vasiyette bulunulmasını yasaklamasında da akrabalar ve vârisler arasında kayırım yapılmasına engel olma; mal dağılımı ve bölüşümünde huzursuzluk ve ayrışmaya sebep olacak davranışların önüne geçme düşüncesi bulunmaktadır. Ayrıca Hz. Peygamber’in (sas), <strong>hibe</strong>nin geri alınmamasıyla ilgili bir istisna getirerek, "<i>Bir kimsenin hediye verip veya bağışta bulunup sonra bundan vazgeçmesi helâl olmaz. Ancak babası çocuğuna verdiğini geri alabilir." </i> buyurması da bu bağlamda yapılan yanlışların düzeltilmesine imkân tanıyacak bir husus olarak değerlendirilebilir.</p>

<p style="text-align:justify">Diğer taraftan eşler de birbirlerine <strong>hibe</strong>de bulunabilir, aralarındaki ilişkiyi besleyecek ve kırgınlık oluşturmayacak şekilde birbirlerine bağış ve hediye sunabilir. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’in, "<i>Kadınlara mehirlerini gönül rızası ile (cömertçe) verin; eğer gönül hoşluğu ile o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa onu da afiyetle yiyin!"</i>  âyetinde kadınların kocalarından aldıkları mehri kocalarına <strong>hibe</strong> edebileceklerine işaret edilmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas), herhangi bir çıkar karşılığında <strong>hibe</strong> alınmasını hoş karşılamamış ve karşılığında bir çıkar gözetilerek verilen <strong>hibe</strong>nin kabul edilmemesini istemiştir. <strong>Hibe</strong>de bulunacak kişinin sadece bireyin ve toplumun menfaatini ve yaptığı <strong>hibe</strong>nin sevabını gözetmesi gerekir. Buradan hareketle bazı âlimler zekât nisabına ulaşmaması için develerinin bir kısmını <strong>hibe</strong> eden kişinin art niyet taşıdığı için hiçbir sevaba ulaşmayacağını söylemişlerdir. Yine bu cümleden olarak Allah Resûlü (sas), bir kadının, aile huzurunu bozacak şekilde kocasının razı olmayacağı <strong>hibe</strong>lerde bulunmamasını tavsiye etmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Yapılan bağıştan geri dönülmesini de yasaklayan Resûlullah (sas), bağışlananın eline geçmesinden sonra, her ne sebeple olursa olsun bağışın geri alınmasının ne kadar çirkin ve kötü bir iş olduğunu anlatmak için ağır bir benzetmeye başvurmuş, <strong>hibe</strong>sinden dönen kimseyi, kusup da sonra dönerek kusmuğunu yiyen köpeğe benzetmişti. Yaptığı <strong>hibe</strong>yi bedeli mukabilinde geri almak isteyen Hz. Ömer’i (ra) de bu davranışından şiddetle menetmişti. Hz. Ömer (ra), cihad etmesi için adamın birine bir at bağışlamıştı. Daha sonra adam o atı satmak istemişti veya atın bakımını iyi yapamamıştı. Hz. Ömer de parasını verip atı geri almak istedi. Durumu Hz. Peygamber’e (sas) danıştı. Resûlullah (sas) onu bundan menederek şöyle buyurdu: "<i>O, bu atı sana bir dirheme verse dahi satın alma. Çünkü <strong>hibe</strong>sine dönen kişi, kustuğu şeyi yemeye dönen köpeğe benzer."</i> </p>

<p style="text-align:justify">Bir de Arapların umrâ, rukbâ ve süknâ şeklinde isimlendirdikleri şartlı <strong>hibe</strong> uygulamaları vardı. Onlar, bağışlayanın hayatta olması kaydına bağlı olarak verdikleri <strong>hibe</strong>ye ‘umrâ’, iki taraftan birinin ölümü hâlinde malın diğerine geçmesi şeklinde verdiklerine ‘rukbâ’, bir şahsa yaşadığı müddetçe evde oturma hakkının bağışlanmasına da ‘süknâ’ diyorlardı. İnsanlar, birbirlerine bu şekilde <strong>hibe</strong>de bulunuyorlardı. Ancak bu tür <strong>hibe</strong>ler uzun süreli olduğu için taraflardan biri vefat edince vârislerin malın kime kalacağı hususunda ihtilâfa düşme ihtimali vardı. Umrâ ve rukbâ şeklinde verilen bu <strong>hibe</strong>ler, verene ait olmaya devam edecek miydi, yoksa verilen kişinin mülkiyetine mi geçecekti?</p>

<p style="text-align:justify">Peygamber Efendimiz (sas) bütün malî konularda olduğu gibi bu tür uygulamalarda da şartların anlaşılır bir şekilde belirlenmesini tavsiye ediyordu. Câbir b. Abdullah (ra) tarafından nakledilen, "<i>Bu senin ve çocuklarının olsun."  şeklinde verilen umrâ, verilende sürekli kalır. Ancak, "Bu mal yaşadığın müddetçe senin olsun." denilerek verilen mal, bu kişi öldükten sonra sahibine döner." </i> hadisi bu tür <strong>hibe</strong>lerin nasıl verilmesi gerektiğini izah etmekteydi. "Hangimiz ölürse" tabirine bağlı kalınarak verilen <strong>hibe</strong> çeşidi (rukbâ), belirsizlik oluşturup vârislerin anlaşmazlığına neden olabilirdi. Dolayısıyla bu uygulamanın anlaşılabilir ve ihtilâfa neden olmayan bir hâle dönüştürülmesi gerekiyordu. Peygamber Efendimizin (sas), "<i>Rukbâ yoluyla mallarınızı birbirinize vermeyiniz. (Ancak yine) o şekilde bir mal elde eden kişi, o malın sahibidir." </i> anlamında buyurduğu birçok hadiste rukbâ suretiyle verilen bağışları hoş karşılamadığı ancak bu şekilde verilen malların sürekli bir <strong>hibe</strong> olarak kabul edilebileceğini tavsiye ettiği anlaşılmaktadır. Böylece Efendimiz (sas), rukbâ yoluyla verilen <strong>hibe</strong>lerin verilen kişiye ait olacağını belirterek belirsizliğin önüne geçmiş oluyordu. Ancak kişilerin iki tarafın ölüm şartına bağlı olmaksızın süreyi ve miktarı belirleyerek verdikleri bağışların geçerli olduğu hususu yine Peygamber Efendimizin (sas) hadislerinden anlaşılmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Süknâ konusunda yaşanan bir örnek ise şöyledir: Hz. Ömer’in (ra) oğlu Abdullah’a (ra) kız kardeşi Hz. Hafsa’dan (ra) miras olarak bir ev düşmüştü. Hz. Hafsa (ra) bu evi Zeyd b. Hattâb’ın kızına ömür boyu mesken olarak kullanması (süknâ) için vermişti. Zeyd’in kızı ölünce, Abdullah b. Ömer (ra) kendisinin olduğu görüşüyle bu eve sahip olmuştur. Böylece süknâ şeklinde verilen bir malın, ücret alınmadan kullanılan bir mal gibi olduğu ve kullanan kişinin ölümü hâlinde sahibine tekrar döneceği anlaşılmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Sonuç olarak <strong>hibe</strong>; hediye, sadaka, vakıf gibi karşılığını Allah’tan bekleyerek yapılan bağışları ifade eden genel bir kavramdır. <strong>Hibe</strong>nin, bağışlayan ve bağışlanan açısından insanî ve ahlâkî bakımdan nasıl olması gerektiğini ise Peygamber Efendimizin (sas) sünneti belirlemektedir. <strong>Hibe</strong> kişinin ihtiyacına göre nakit para olabileceği gibi, kullanabileceği herhangi bir eşya veya gayri menkul de olabilir. Barınabileceği bir mesken veya sürebileceği bir arazi de olabilir. Sevabı sadece Allah’tan (cc) umularak, samimi bir şekilde ve malın iyisinden yapılan bağış aynı zamanda kişiyi ruhî olarak da olgunlaştırır. <strong>Hibe</strong>nin herhangi bir çıkar maksadıyla yahut bir yükümlülükten kaçmak için verilmesi ve <strong>hibe</strong> alanların aşırı heveskâr tutumları ise dinimizce tasvip edilmemiştir. Kişiyi ve bakmakla yükümlü olduklarını maddî olarak sıkıntıda bırakacak bir <strong>hibe</strong>nin yapılmaması önerilmiş, <strong>hibe</strong>den geri dönülmesi de uygun görülmemiştir. Bu konudaki tek istisna çocuklarına karşı adaletli olmaları gereken ebeveynin, bazı çocuklarına yaptığı <strong>hibe</strong>den dönebilmeleridir ki, bu da toplumsal kargaşaya sebebiyet vermemesi için önemlidir. Rabbinin kendisine ikram ettiklerinden <strong>hibe</strong>de bulunan ve bu davranışıyla makam, hürmet, şöhret, bakım gibi dünya menfaatlerine değil de Allah Teâlâ’nın (cc) rızasına kavuşmayı arzulayan kimse elbette şu âyetlerin bilinci ile hareket etmiş olur: "<i>Onun için kim (elinde bulunandan) verir, Allah’a (cc) karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana kolayca iletiriz. Fakat kim cimrilik eder, kendini Allah’a (cc) muhtaç görmez ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) yalanlarsa, biz de onu en zor olana kolayca iletiriz."</i></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kaynak:</strong> Diyanet Hadislerle İslam</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hadislerle İslam</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/hibe-gonullu-bagis-1</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2022/12/hibe-gonullu-bagis.jpg" type="image/jpeg" length="53398"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[En Güzel Dostlar]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/en-guzel-dostlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/en-guzel-dostlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mümin, dünya ve ahirette iyi insanlarla birlikte olmak için gayret eder.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>"Kim Allah’a (cc) ve peygambere (sas) itaat ederse işte onlar, Allah’ın (cc) kendilerine lütuflarda bulunduğu peygamberler, sıddıklar, şehidler ve sâlih kişilerle beraberdirler; bunlar ne güzel arkadaşlardır!" (Nisâ, 4/69)</strong></p>

<p style="text-align:justify">Her namazda okuduğumuz Fatiha sûresinde Yüce Allah’a (cc) dua edip “Bizi doğru yola; nimet verdiklerinin yoluna ilet” diyoruz. Peki, kimdir bu kendisine nimet verilenler? İşte onlar bu ayette açıklanmaktadır. Mümin dünya ve ahirette bu dostlarla beraberdir. Sahabilerden biri, cennette alt makamda bulunanların daha üst makamda bulunacak olan Peygamber’i (sas) görüp göremeyeceğini merak etmiş ve orada Peygamber’i (sas) görememekten endişelenmişti. Yüce Allah (cc) ise bu ayeti indirmiş, kendisine ve resulüne itaat edenlerin beraber olacağı kimseleri haber vermiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Mümin, dünya ve ahirette iyi insanlarla birlikte olmak için gayret eder.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sıddîkîn:</strong> Doğrulukta örnek kimseler.<br />
<strong>Şühedâ:</strong> Şehitler, Allah yolunda can verenler.<br />
<strong>Sâlihîn:</strong> İyiler, iyilikte örnek kimseler.<br />
<strong>Refîk:</strong> Arkadaş, dost.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bir Ayet</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/en-guzel-dostlar</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2022/12/en-guzel-dostlar.jpg" type="image/jpeg" length="35596"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[26 Haziran 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/26-haziran-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/26-haziran-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 26 Haziran 2026 tarihli ve "Aile Olmak" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3><strong>AİLE OLMAK</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p><strong>“Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için eşler yaratması, aranızda sevgi ve merhamet var etmesi Allah’ın varlığının ve kudretinin delillerindendir. </strong><strong>Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a> </strong>ayet-i kerimesinde ifade edildiği üzere, ilahi rahmetin yeryüzündeki tecellilerinden biri de ailedir.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Aile, İslam’ın ilkelerini belirlediği nikâh akdiyle kurulan huzur ve muhabbet yuvasıdır. Sıkıntıların birlikte omuzlandığı; kederlerin paylaşıldığı, sevinçlerin çoğaltıldığı huzur ocağıdır. Aile; bizleri, günahlardan uzak tutan güvenli bir sığınaktır. Millî ve manevi değerlerimizi kuşaktan kuşağa aktarmamıza vesile olan bir müessesedir.</p>

<h3><strong>Değerli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Aile olmak, sadece aynı mekânı paylaşmak değildir. Aile olmak, dünyayı da ahireti de cennete çevirmek için el ele verebilmektir. İyi günde olduğu gibi kötü günde de birlik ve beraberliği güçlü kılabilmektir. Aile olmak, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in örnekliğini hayatımıza yansıtabilmektir. Onun gibi, elinden ve dilinden emin olunan güvenilir bir eş olabilmektir. Kızını ayakta karşılayıp yerini ona ikram eden vefakâr bir baba olabilmektir. Namazdayken omuzlarına çıkan torunlarının oyunlarını bozmamak için secdesini uzatan müşfik bir dede olabilmektir. Yetim ve öksüzlere hamilik yapan, kimsesiz çocuklara aile sıcaklığını hissettiren merhametli bir insan olabilmektir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müminler!</strong></h3>

<p>Her geçen gün, aile değerlerimiz örselenmekte; evlilikler, külfetli hale getirilmekte; bekârlık ve evlilik dışı hayat teşvik edilmektedir. İnancımızda rızkın Allah’a ait olduğu<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title="">[2]</a> vurgulanmasına rağmen, ‘çocuk sahibi olmanın hayatı zorlaştırdığı’ söylemleri günden güne artmaktadır. Hâlbuki devletlerin geleceği; ailenin kurulmasına, korunmasına ve güçlendirilmesine bağlıdır. Milletlerin en büyük sermayesi, milli ve manevi değerleriyle yetişen nesillerdir. Bu sebeple, göz aydınlığı evlatlarımızın evliliklerine yardımcı olmak, sadece anne ve babaların değil bütün toplumun ortak sorumluluğudur. Diyanet İşleri Başkanlığımız da bu sorumluluğun bir gereği olarak müftülüklerimiz marifetiyle nikâh merasimleri icra etmektedir.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, <strong>“Nikâhın en hayırlısı, en kolay olanıdır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong> tavsiyesini kendimize düstur edinelim. Gösteriş ve israfa dayalı nişan, nikâh ve düğün merasimleriyle gençlerimizin ve ailelerimizin omuzlarına ağır yükler yüklemeyelim. Hanelerimizi huzur ve güvenin kaynağı haline getirelim. Rabbimizin lütfu olan çocuklarımızı bereket vesilesi olarak görelim.</p>

<p>Hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: <strong>“</strong><strong>Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en iyi olanınızdır. İçinizde ailesine karşı en iyi olan da benim!</strong><strong>”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong>[4]</strong></a></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Rûm, 30/21.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Hûd, 11/6.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Ebû Dâvûd, Nikâh, 30-31.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> İbn Mâce, Nikâh, 50.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/26-haziran-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/26062026-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="84620"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşure kazanları bolluk ve bereket için kaynıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Asırlardır paylaşmanın simgesi kabul edilen aşure geleneği, muharrem ayında yaşatılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/a-s-u-r-e-5.jpg" type="image/jpeg" length="29558"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Han Yunus'ta yıkımın gölgesinde günlük yaşam]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Abluka altındaki Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinde yaşayan Filistinliler, İsrail saldırılarının geride bıraktığı ağır yıkımın ortasında yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Temel ihtiyaçlardan yoksun kalan aileler, yıkılan evlerinin yakınında kurdukları derme çatma çadırlarda ve ağır hasarlı binalarda zorlu koşullar altında günlük yaşam mücadelesi veriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/han-yunus-yasam-5.jpg" type="image/jpeg" length="94326"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Lübnan'ın Kalile beldesindeki yıkım görüntülendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalci İsrail Lübnan'ın güneyindeki Kalile beldesine düzenlediği hava saldırıları sonucu bölgedeki birçok yapı ağır hasara uğradı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İşgalci İsrail Lübnan'ın güneyindeki Kalile beldesine düzenlediği hava saldırıları sonucu bölgedeki birçok yapı ağır hasara uğradı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırıların ardından beldede oluşan yıkım görüntülendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 16:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/israil-saldirisi-5.jpg" type="image/jpeg" length="51242"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[19 Haziran 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/19-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/19-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 19 Haziran 2026 tarihli ve "Birlikte Rahmet Vardır" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Hutbe Ayet 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/hutbe-ayet-2.webp" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>BİRLİKTE RAHMET VARDIR</strong></h3>

<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>

<p>Yüce Rabbimizin saygı duyulmasını emrettiği dört aydan<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title="">[1]</a> biri olan, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, <strong>“Hürmete layık”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><sup><strong><sup>[2]</sup></strong></sup></a></strong> olarak zikrettiği Muharrem ayının manevi iklimi içerisindeyiz. Resûl-i Ekrem (s.a.s), <strong>“Ramazan’dan sonra tutulan en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><sup><strong><sup>[3]</sup></strong></sup></a></strong> buyurarak, bu mübarek ayın; ibadet ve taatle, hamd ve şükürle, tövbe ve istiğfarla değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatmıştır.</p>

<p><strong>Aziz Müminler!</strong></p>

<p>Önümüzdeki perşembe Âşûrâ gününü idrak edeceğiz. Birçok peygamberin hayatında önemli gelişmelere sahne olan Âşûrâ günü; ne hazindir ki, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, <strong>“Cennet gençlerinin efendisi”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a> </strong>diyerek övdüğü, torunu Hz. Hüseyin Efendimiz ile çoğu Ehl-i Beyt’e mensup yetmişi aşkın Müslümanın Kerbelâ’da acımasızca şehit edildiği gündür.</p>

<p><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></p>

<p>Kerbelâ, müminlere; birlik ve beraberlik içinde hareket etmeyi, ayrılık ve gayrılığa düşmemeyi hatırlatır. Hak ve hakikati ayakta tutmayı, adaletten ve iyilikten ayrılmamayı anlatır. Kerbelâ, aramıza fitne ve fesat tohumu ekmek, kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenlere karşı feraset ve basiretle davranmamızı tavsiye eder. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, <strong>“Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a></strong> uyarısına kulak vermemizi; sevinci ve nimeti paylaştığımız gibi hüznü ve meşakkati de paylaşmamızı telkin eder.</p>

<p><strong>Değerli Müminler!</strong></p>

<p>Bugün, inananları; acı ve gözyaşına mahkûm etmek, İslam beldelerinin yer altı ve yer üstü zenginliklerini sömürmek isteyen zalimler, başta Gazze ve Filistin olmak üzere birçok farklı coğrafyada yeni Kerbelâlar yaşanması için her türlü yolu denemektedir. Ümmet-i Muhammed olarak bizler de bir daha aynı hüznü yaşamak ve şer odaklarını sevindirmek istemiyorsak, aramızdaki ihtilafları derinleştirmek yerine ortak paydada buluşmanın yollarını aramalıyız. Zira Rabbimiz bir, Peygamberimiz bir, Kitabımız bir, Kıblemiz birdir. Cenâb-ı Hakk’ın, <strong>“Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><strong>[6]</strong></a></strong> emri gereğince birbirimize kenetlenmeli; İslam kardeşliğine zarar verecek her türlü söz, tutum ve davranıştan kaçınmalıyız.</p>

<p>Bu vesileyle, başta Hz. Hüseyin ve Ehl-i Beyt-i Mustafa olmak üzere; din, vatan ve mukaddesat uğruna canlarını feda eden bütün şehitlerimizi rahmetle yâd ediyoruz.</p>

<p>Hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu uyarısı ile bitiriyoruz: <strong>“</strong><strong>Birbirinize nefret ve düşmanlık beslemeyin. Birbirinize haset etmeyin. Birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn7" name="_ednref7" title=""><sup><strong><sup>[7]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Tevbe, 9/36.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Müslim, Sıyâm, 203.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Müslim, Sıyâm, 202.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Tirmizî, Menâkıb, 30.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> İbn Hanbel, IV, 278.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Âl-i İmrân, 3/105.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref7" name="_edn7" title="">[7]</a> Buhârî, Edeb, 62.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/19-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/cuma-hutbesi-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="60872"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[12 Haziran 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/12-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/12-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 12 Haziran 2026 tarihli ve "Hicri Yeni Yıla Girerken" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Tarih: 12.06.2026</strong></h2>

<p><img alt="12 Haziran Hutbe-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/12-haziran-hutbe-1.webp" width="1280" /></p>

<p></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>HİCRİ YENİ YILA GİRERKEN</strong></h3>

<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>

<p>İslam’ın ilk yıllarında müminler, Mekkeli müşriklerin günden güne artan eza ve cefasına, işkence ve boykotuna maruz kalmışlardır. Müslümanlar, yaşadıkları bütün zorluklara rağmen imanlarından asla taviz vermemişlerdir. Nihayet Peygamber Efendimiz (s.a.s) ve ashâb-ı güzîn, Cenâb-ı Hakk’ın emriyle, Mekke’den Medine’ye hicret etmişlerdir. İşte bu yıl, daha sonra hicri takvimin başlangıcı olarak kabul edilmiştir.</p>

<p><strong>Aziz Müminler!</strong></p>

<p>Hicret, yalnızca bir yerden başka bir yere göç etmek değildir. Hicret, Allah ve Resûlünün rızasını her şeyden üstün tutma idealidir. Hakka yönelmenin ve hakikate sımsıkı bağlanmanın gayretidir. Nefsin gayr-ı meşru istek ve arzularından, şeytanın bitmek bilmeyen vesveselerinden uzaklaşıp salih ameller ve güzel ahlakla dolu bir ömür geçirme azmidir. Hicret, hata ve günahlardan tövbe edip Yüce Rabbimizin engin rahmet ve mağfiretine sığınma çabasıdır. Haramlardan helallere, kötülüklerden iyiliklere doğru adım atma kararlılığıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.s), <strong>“Müslüman, elinden ve dilinden diğer Müslümanların zarar görmediği kişidir. Muhacir ise, Allah’ın yasaklarını terk eden kimsedir”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/12-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[i]</strong></a> </strong>buyurarak bu hususa dikkatlerimizi çekmektedir.</p>

<p><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Her birimizin, gerçekleştireceği bir hicreti mutlaka vardır. Yeter ki, hatalarımızı fark edip yanlışlarımızla yüzleşelim. Kendimizle barışık olalım. Fıtratımızın sesine kulak verelim. Yaratılış gayemizi hatırımızdan çıkarmayalım.</p>

<p><strong>Değerli Kardeşlerim!</strong></p>

<p>Müslümanın hicreti; kibirden tevazua, öfkeden merhamete, bencillikten diğerkâmlığa, zulümden adalete, karamsarlıktan umuda doğru yol almasıdır.</p>

<p>Müslümanın hicreti; yalan, iftira, fitne ve gıybet gibi dilin afetlerinden uzaklaşıp; doğruluğu, kardeşliği ve muhabbeti kuşanmasıdır.</p>

<p>Müslümanın hicreti; nefsini ve neslini, sapkın fikirlerden, bâtıl ideolojilerden ve yanlış yönelişlerden koruması; dinine, değerlerine, kültürüne ve örfüne uygun bir ömür sürmesidir.</p>

<p>Müslümanın hicreti; alkol, zina, faiz, rüşvet, stokçuluk ve karaborsacılık gibi huzur ve güveni zedeleyen haramlara tevessül etmemesi, helallerle yetinmesidir.</p>

<p>Müslümanın hicreti; kul ve kamu hakkını ihlal edecek her türlü günahtan uzak durması; sözüne, davranışlarına ve işine dikkat etmesidir.</p>

<p><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></p>

<p>Müslümanlara düşen; hicri yeni yılda, hicretin anlam ve önemini yeniden kavramaları, içinde bulundukları dönemi doğru okumaları, hayatlarının muhasebesini yaparak geleceğe yön vermeleri olmalıdır. İslam kardeşliğini esas almaları, birbirlerine kenetlenmeleri, maddi ve manevi imkânlarını birbirleriyle paylaşmaları olmalıdır.</p>

<p>Bu vesileyle, önümüzdeki salı günü idrak edeceğimiz hicri yeni yılımızın; mazlumların yüzlerinin gülmesine, insanlığın huzura ermesine, birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin pekişmesine vesile olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyoruz.</p>

<p>Hutbemizi, şu ayet-i kerimenin mealiyle bitiriyoruz: <strong>“İman edip hicret edenler, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler, muhacirleri barındırıp yardım edenler var ya, işte onlar birbirlerinin dostlarıdır…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/12-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[ii]</strong></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/12-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[i]</a> Buhârî, Îmân, 4.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/12-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[ii]</a> Enfâl, 8/72.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/12-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/cuma-hutbesi-youtube-kapak-1.jpg" type="image/jpeg" length="36476"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Köstence’deki Kral Camii ziyaretçilerin ilgi odağı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Romanya'nın Köstence kentinde, 1913 yılında Romanya Kralı I. Carol tarafından yaptırılan ve Romanya'nın ilk betonarme binası olan Kral Camii, hem mimarisi hem de tarihi önemiyle ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı mimarisinden izler taşıyan caminin 47 metre yüksekliğindeki minaresine çıkan ziyaretçiler, Karadeniz kıyısındaki Köstence'nin panoramik manzarasını seyredebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günümüzde ibadete açık olan camide, Müslümanlar namazlarını kılmayı sürdürürken, yapı aynı zamanda şehrin en önemli turistik mekanlarından biri olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kostence-kral-cami-11.jpg" type="image/jpeg" length="15080"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[5 Haziran 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/5-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/5-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 5 Haziran 2026 tarihli ve "Duyarlılık" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Tarih: 05.06.2026</strong></h2>

<p><img alt="C U M A H U T B E S I-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/c-u-m-a-h-u-t-b-e-s-i-1.webp" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>DUYARLILIK</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Mutlu bir insan, huzurlu bir toplum için gerekli olan erdemlerden biri de duyarlılıktır. Duyarlılık, kendimiz için istediğimiz iyilikleri başkaları için de istemektir. Sorumluluklarımızı fark edip onları yerine getirmenin gayretinde olmaktır. Duyarlılık, insanların can ve malını, kendi can ve malımız gibi kıymetli; insanların izzet ve şerefini, kendi izzet ve şerefimiz gibi mukaddes bilmektir.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Ailemize, toplumumuza ve bütün insanlara karşı duyarlı olmak, Müslüman olmamızın bir gereğidir. Yüce Rabbimiz, <strong>“Ey iman edenler! Sorumluluklarınıza dikkat edin. Siz doğru gittiğiniz takdirde yanlış yola sapanlar size zarar veremez”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a> </strong>buyurmaktadır. Evet, nemelazımcı ve vurdumduymaz olmak Müslümana yakışmaz. O, sorumluluklarını bihakkın yerine getirmenin gayretinde olandır. Duyarlı bir Müslüman; anne babasına, eşine ve çocuklarına saygı gösteren, onlara hoşgörüyle muamele edendir. Toplumsal barışı sağlamak için kardeşlik ahlakını hayatının her alanına aktarandır. Dünyanın neresinde olursa olsun her bir mazlumun acısını, her bir mağdurun sızısını yüreğinde hisseden ve üzerine düşen vazifelerini yerine getirendir.</p>

<h3><strong>Değerli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Müslümandan beklenen, kendisine emanet edilen dünyaya karşı da duyarlı olmasıdır. Nasıl ki evini, işyerini ve ibadethanesini temiz tutuyor ise tüm çevresini de aynı titizlikle temiz tutmasıdır. Müslümandan beklenen; ormanına, toprağına ve suyuna hassasiyet göstermesidir. Yarın, ‘Ciğerlerimiz yanıyor!’ haberleriyle uyanmamak; ‘Barajlarımız kurudu, suyumuz kalmadı!’ endişesiyle yaşamamak için bugünden gerekli tedbirleri almasıdır.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müminler!</strong></h3>

<p>Bütün hayatı ve ibadetleri vakit ile tanzim edilmiş Müslümandan beklenen; zamana karşı da duyarlılık göstermesi, onu boşa harcamamasıdır. Zira çalışmak, Müslümanın şiarıdır. Onun dinlenmesi, bir işi bitirip diğerine başladığındadır. <strong>“Mümin, bal arısına benzer. Bal arısı gibi hep güzel, temiz, helal şeyler yer. Hep güzel şeyler üretir, hep iyiliklerin peşinden koşar. Hiçbir şeyi ne döker, ne kırar, ne de ifsat eder”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a> </strong>hadis-i şerifi, bu konuyu bizlere veciz bir şekilde özetlemektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Unutmayalım ki, kendimiz ve çocuklarımız için yaşanabilir bir dünya inşa etmenin yolu; çevremize, vaktimize ve bütün insanlara karşı duyarlı olmaktan geçmektedir.</p>

<p>Hutbemizi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: <strong>“Nerede olursan ol, Allah’a karşı sorumluluğunun bilincinde ol! Bilerek veya bilmeyerek kötü bir fiil işlersen peşinden iyi bir şey yap ki onu yok etsin. Bir de insanlara güzel ahlâkla davran!”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Mâide, 5/105.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> İbn Hanbel, II, 199.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Tirmizî, Birr, 55.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/5-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/05062026-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="59634"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk dünyasının manevi başkenti Türkistan]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Türk dünyasının manevi başkenti" ilan edilen Kazakistan'ın Türkistan şehri, tarihi ve kültürel miras zenginliğiyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini bekliyor. Hoca Ahmet Yesevi Türbesi (fotoğrafta) kentin önemli tarihi yapıları arasında yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/turistan-33.jpg" type="image/jpeg" length="59693"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karaman ovaları gelincik ve mor mahmuz çiçekleriyle süslendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karaman-ovalari-gelincik-ve-mor-mahmuz-cicekleriyle-suslendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karaman-ovalari-gelincik-ve-mor-mahmuz-cicekleriyle-suslendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karaman il sınırları içerisinde yer alan Karadağ'ın çevresindeki ovalar havaların ısınmasıyla gelincik ve mor mahmuz çiçekleriyle süslendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karaman-ovalari-gelincik-ve-mor-mahmuz-cicekleriyle-suslendi</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/gelincik-11.jpg" type="image/jpeg" length="76976"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Büyük Mecidiye Camii ve dolunay]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-mecidiye-camii-ve-dolunay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-mecidiye-camii-ve-dolunay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da dolunay, Büyük Mecidiye Camii ve Süleymaniye Camii ile birlikte görüntülendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İstanbul'da dolunay, Büyük Mecidiye Camii ve Süleymaniye Camii ile birlikte görüntülendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-mecidiye-camii-ve-dolunay</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/istanbul-cami-dolunay-22.jpg" type="image/jpeg" length="28203"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Medine-i Münevvere]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/medine-i-munevvere</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/medine-i-munevvere" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mekke'de hac vazifesini tamamlayarak Kabe'ye veda eden hacıların, hicrette Hazreti Muhammed'e kucak açan Medine'ye gelişleri devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/medine-i-munevvere</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/mescid-i-nebevi-66.jpg" type="image/jpeg" length="77132"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hacılar "veda" tavafında]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hacilar-veda-tavafinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hacilar-veda-tavafinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kutsal topraklardaki görevlerini tamamlayıp hacı olan Müslümanlar, veda tavafının ardından Kabe’den ayrılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Arafat ve Müzdelife'de Kurban Bayramı arifesinde vakfe görevlerini yerine getiren, ardından Cemerat'a geçerek "büyük şeytan" olarak ifade edilen "Akabe cemresi"ne 7 taş atan Müslümanlar, daha sonra Kabe'de ziyaret tavafı ve sayı gerçekleştirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>HAC</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hacilar-veda-tavafinda</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kabe-11.jpg" type="image/jpeg" length="43414"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arafat Vakfe Duası - Hac 2026]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/arafat-vakfe-duasi-hac-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/arafat-vakfe-duasi-hac-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'den hac farizasını yapmak üzere Mekke'ye gelen hacı adayları Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş'un yaptığı vakfe duasına “amin” diyerek eşlik etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünyanın dört bir yanından mübarek topraklara gelen milyonlarca Müslüman, Arafat Vakfesi’ni yaparak hac ibadetinin en önemli rüknünü yerine getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’den gelen 85 bin hacı adayı da Arafat’a çıkarak, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş’un yaptığı vakfe duasına hep birlikte “amin” dediler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Haber</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/arafat-vakfe-duasi-hac-2026</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/arafat-11.jpg" type="image/jpeg" length="91463"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KURBAN HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban ibadetinin usulüne uygun olarak yerine getirilebilmesi için dikkat edilecek hususlar ve bu bağlamda doğru bilinen bazı yanlışlar nelerdir?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3>Kurban İbadetiyle İlgili Doğru Bilinen Bazı Yanlışlar</h3>

<p>1. "Kesimsiz kurban bağışı" vb. adlar altında yapılan bağışların hiçbir dini dayanağı bulunmamakta olup söz konusu bağışlarla kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz.</p>

<p>2. Bir kurban hissesi yalnızca bir kişi içindir. İmkânı olmayan birden fazla kişinin, tek kişilik bir hisseye ortak olabileceği anlayışı dinen doğru değildir.</p>

<p>3. Kurbanlık hayvanın taşıması gereken vasıflar ve kesimle ilgili diğer hükümler, bütün kurban çeşitlerinde aynı olup çeşitli gayelerle veya şükür niyetine kurban edilecek hayvanlarda, yaş gibi bazı şartların gerekli olmadığı inancı yanlıştır.</p>

<p>4. İnsanların bir araya gelerek topluca Hz. Peygamber adına bir kurban hissesine girmeleri şeklinde bir uygulama dinimizde mevcut değildir.</p>

<p>5. Dinimizde kabir kurbanı veya ölü kurbanı adıyla bir kurban türü bulunmamaktadır.</p>

<p>6. Kurban kanının, alna veya araba tekerleği gibi eşyalara sürülmesi inancı doğru değildir.</p>

<p>7. Evli olmayan kimselerin -gerekli mali imkâna sahip olsalar da- kurban kesemeyecekleri anlayışı yanlıştır.</p>

<p>8. Kurban kesim işlemini kadınların yapamayacağı anlayışı doğru değildir. Kesme becerisine sahip olan kişi, erkek olsun kadın olsun, kurban kesimini gerçekleştirebilir.</p>

<p>9. Büyükbaş bir kurbanlığın hissedar sayısının mutlaka 3, 5, 7 gibi tekli sayılarda olması gerektiği anlayışı doğru değildir.</p>

<p>10. Kurbanlık hayvanın gerekli yaşını tamamladığı halde henüz kapak atmamış ise kurban edilemeyeceği şeklindeki anlayış doğru değildir.</p>

<p>11. Kurban etlerinin mutlaka yedi fakire dağıtılması gerektiği şeklindeki anlayış doğru değildir. Kurban etini üçe bölmek müstehaptır.</p>

<p>12. Kurbanlık hayvana ortak olanların bazılarının adak veya akika niyetiyle kurbana iştirak etmesinin kurbana engel olduğu şeklindeki anlayış hatalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>13. Seferî (yolcu) olanın kestiği kurbanın geçersiz olduğu anlayışı doğru değildir.</p>

<p>Din İşleri Yüksek Kurulu</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Dijital TV</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 00:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/DSCi83UR1pA/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="55758"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[22 Mayıs 2026 tarihli Cuma hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/diyanet-isleri-baskanliginca-hazirlanan-22-mayis-2026-tarihli-ve-soz-ahlaki-ve-sosyal-medya-konulu-cuma-hutbesi-yayini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/diyanet-isleri-baskanliginca-hazirlanan-22-mayis-2026-tarihli-ve-soz-ahlaki-ve-sosyal-medya-konulu-cuma-hutbesi-yayini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 22 Mayıs 2026 tarihli ve "Söz Ahlakı ve Sosyal Medya" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Hutbe Ayet 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/hutbe-ayet-1.webp" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:center"><strong>SÖZ AHLAKI VE SOSYAL MEDYA</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Söz, insanın iç dünyasını dışarıya yansıtan aynasıdır. Güzel bir söz; yaralı kalpleri iyileştiren merhem, kurumuş gönülleri yeşerten can suyudur. Hoş bir kelam; ruhu ilmek ilmek işleyen zarif bir nakış, hataları incitmeden düzelten nazik bir hitaptır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere, <strong>“Gönül alıcı söz, sadakadır.</strong><strong>”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Sözün tesiri, sesin yüksekliğinde değil; samimiyetin derinliğinde, üslubun inceliğinde gizlidir. Evet, en yakınımıza dahi sesimizi duyuramıyorsak, akrabalarımızla ortak paydada buluşamıyorsak, komşularımıza ulaşmaya bir yol bulamıyorsak, bunun sebeplerinden biri de konuşma usulümüzdür. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), mümini şöyle tarif etmektedir:<strong> “Mümin; insanları karalayan, lânet eden, kaba ve kötü sözlü, hayâsız birisi değildir.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Gönül kapıları, içeriden açılan kilide benzer; o kilidin yegâne anahtarı ise yumuşak bir sözdür. Kur’an-ı Kerim’de, <strong>“Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler; yoksa şeytan aralarına girer. Kuşkusuz şeytan, insanların apaçık düşmanıdır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong> buyrulmaktadır. Bu sebeple; yuvasında huzur arayan, dilini zarafetle süslesin. Evladına ulaşmak isteyen, önce onun gönlüne bir çift tatlı kelamla misafir olsun. Saygınlık bekleyen, dilini doğrulukla mühürlesin. Berekete nail olmak isteyen, sözüne dürüstlük katsın. Hâsılı, Allah Resûlü (s.a.s)’in buyurduğu üzere, <strong>“Allah’a ve ahiret gününe inanan, ya hayır söylesin ya da sussun.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Söz ahlakının en çok ihlal edildiği alanların başında dijital mecralar gelmektedir. Kimi insanlar, sanal kumar ve uyuşturucu madde gibi bağımlılıklarla; kimileri de şiddete sevk eden dijital oyunlar aracılığıyla kötülüğün günden güne yayılmasına zemin hazırlamaktadır. Kimi insanlar; kimliklerini gizleyerek kalp kırmayı, başkalarının şahsiyetine, şeref ve haysiyetine dil uzatmayı marifet saymaktadır. Kimileri de yalan haberler ile toplumun sinesine fitne ve fesat tohumları ekmektedir. Yüce Rabbimizin bu husustaki uyarısı gayet açıktır: <strong>“İnsanın yanında, söylediği her sözü kaydeden bir melek mutlaka hazır bulunur.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><sup><strong><sup>[5]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Bizler, teknolojik imkânlarla gelen tehlikeleri, fırsatların arkasına gizlenmiş sinsi tuzakları fark edebilirsek, sanal âlemin zararlarını asgari düzeye indirebiliriz. Dijital teknolojileri, etik değerlerimizi gözeterek kullanabilirsek, kültürümüzle bağdaşmayan söz ve içeriklerden kendimizi ve ailemizi muhafaza edebiliriz.</p>

<p>Hutbemizi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: <strong>“Faydasız söz ve davranışları terk etmesi, kişinin iyi bir Müslüman olduğunun göstergesidir.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><strong>[6]</strong></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Buhârî, Cihâd, 128.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Tirmizî, Birr, 48.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> İsrâ, 17/53.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Buhârî, Edeb, 31.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Kâf, 50/18.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Tirmizî, Zühd, 11; Muvatta’, Hüsnü’l-hulk, 1.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/diyanet-isleri-baskanliginca-hazirlanan-22-mayis-2026-tarihli-ve-soz-ahlaki-ve-sosyal-medya-konulu-cuma-hutbesi-yayini</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/2205-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="14310"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kurban kesmek yerine sadaka vermekle bu ibadet yerine getirilmiş olur mu?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-kesimi-gerceklesmeksizin-yalnizca-para-bagisinda-bulunmak-kurban-yerine-gecer-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-kesimi-gerceklesmeksizin-yalnizca-para-bagisinda-bulunmak-kurban-yerine-gecer-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İbadetlerin şekil, şart ve rükünleri olduğu gibi hikmetleri, amaçları ve teşri gerekçeleri de vardır. İbadetlerdeki bu özelliklerin birbirinden ayrı düşünülmesi mümkün değildir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diğer taraftan ibadetler ancak emredildikleri şekliyle yerine getirilir. Her ibadetin bir yapılış şekli vardır. Kurban ibadeti de ancak kurban olacak hayvanın usûlüne uygun olarak kesilmesiyle yerine getirilebilir. <sup>(<i>el-Fetâva’l-Hindiyye</i>, 5/291)</sup> Bedelini infak etmek suretiyle, kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz. Zira hayvanın kesilmesi bu ibadetin rüknüdür. Nitekim Hz. Peygamber <sup>(s.a.s.)</sup>, kurban meşru kılındıktan sonra her yıl bizzat kurban kesmek sureti ile bu ibadeti yerine getirmiştir. <sup>(bk. Tirmizî, Edâhî, 11 [1506-1507]; Buhârî, Hac, 117, 119 [1712, 1714]; Müslim, Edâhî, 17 [1966])</sup></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hz. Peygamber <sup>(s.a.s.)</sup>, Kurban Bayramı’nda Allah katında en sevimli ibadetin kurban kesmek olduğunu, kurbanın kesilir kesilmez Allah katında makbul olacağını ve kurban edilen hayvanın her bir parçasının kişinin hayır hanesine kaydedileceğini ifade etmiştir. <sup>(Tirmizî, Edâhî, 1 [1493]; İbn Mâce, Edâhî, 3 [3126])</sup></p>

<p>Allah Teâlâ’nın rızasını kazanmak niyetiyle, karşılıksız olarak fakir ve muhtaçlara yardım etmek, iyilik ve ihsanda bulunmak da Müslüman’ın önemli vazifelerinden biridir. Zaruret derecesinde ihtiyaç içerisinde bulunan kimseye yardım etmek dinimizde farz kabul edilmiştir. Ancak bu iki ibadetin birbirinin alternatifi olarak sunulması doğru değildir. Bu sebeple kesme olmadan hayvanı, sadaka olarak bir kişiye vermek kurban yerine geçmez. <sup>(İbn Âbidîn, <i>Reddü’l-muhtâr</i>, 6/320)</sup> Aynı şekilde kurban bedelini de yoksullara ya da yardım kuruluşlarına vermek suretiyle, kurban ibadeti ifa edilmiş olmaz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kurban Sıkça Sorulan Sorular, Kurban'a Hazırlık</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-kesimi-gerceklesmeksizin-yalnizca-para-bagisinda-bulunmak-kurban-yerine-gecer-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/LOFX2SF61uI/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="34531"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kurbanlık hayvanın nitelikleri nelerdir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurbanlik-hayvanin-nitelikleri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurbanlik-hayvanin-nitelikleri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı, organları tam ve besili olması, hem ibadet açısından hem de sağlık bakımından önem arz eder.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı, organları tam ve besili olması, hem ibadet açısından hem de sağlık bakımından önem arz eder. Bu nedenle, kötürüm derecesinde hasta, zayıf ve düşkün, kesileceği yere gidemeyecek derecede topal, bir veya iki gözü kör, boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kırık, dili, kuyruğu, kulakları ve memelerinin yarısı kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlardan kurban olmaz. Ancak hayvanın doğuştan boynuzsuz olması, şaşı, hafif topal, hafif hasta, bir kulağı delik veya yırtılmış olması, memelerinin yarıdan daha azının olmaması, kurban edilmesine engel değildir. <sup>(Kâsânî, <i>Bedâ’i,</i> 5/75-76)</sup> Buna göre hayvanın değerini düşürücü nitelikteki kusurlar kurbana engeldir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şâfiî mezhebinde, genel olarak yukarıda sayılan kusurlardan birinin bulunması, bir hayvanın kurban olmasına engel teşkil ettiği gibi uyuz olan hayvanlar ile yem yemesini engelleyecek derecede dişlerinin bir kısmı dökülmüş olan hayvanların da kurban edilmesi caiz değildir. <sup>(Nevevî, <i>el-Mecmû</i>‘, 8/399-404)</sup></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kurban Sıkça Sorulan Sorular, Kurban'a Hazırlık</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurbanlik-hayvanin-nitelikleri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/izCI5r3HocM/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="98631"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kurban ibadetinin mahiyeti nedir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-ibadetinin-mahiyeti-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-ibadetinin-mahiyeti-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban, bir Müslüman’ın bütün varlığını, gerektiğinde Allah yolunda feda etmeye hazır olduğunun bir nişanesidir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sözlükte yaklaşmak, Allah’a <sup>(c.c.)</sup> yakınlaşmaya vesile olan şey anlamlarına gelen kurban, dinî bir terim olarak, Allah’a yaklaşmak ve O’nun rızasına ermek için ibadet maksadıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı usûlüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder. Kurban Bayramı’nda kesilen kurbana "udhiye", hacda kesilen kurbana ise "hedy" denir.</p>

<p>Akıl sağlığı yerinde, hür, mukîm ve dinî ölçülere göre zengin sayılan mümin, İlâhî rızayı kazanmak gayesiyle kurbanını kesmekle hem Cenâb-ı Hakka yaklaşmakta, hem de maddî durumlarının yetersiz olması sebebiyle kurban kesemeyenlere yardımda bulunmaktadır. Bu ibadetin ruhunda Hakk’a yakınlık ve halka fedakârlıkta bulunma anlayışı vardır. Kurban, bir Müslüman’ın bütün varlığını, gerektiğinde Allah yolunda feda etmeye hazır olduğunun bir nişanesidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mezheplerin çoğuna göre, udhiye kurbanı kesmek sünnettir. <sup>(İbn Rüşd, <i>Bidâyetü'l-müctehid</i>, 2/191)</sup> Hanefî mezhebinde ise tercih edilen görüş, kurbanın vâcip olduğudur. <sup>(Merğînânî, <i>el-Hidâye</i>, 4/355)</sup> Kurban, -fıkhî hükmü ne olursa olsun- Müslüman toplumların belirli simgesi ve şiarı sayılan ibadetlerden biri olarak asırlardan beri özellikle milletimizin dinî hayatında önemli bir yer tutmaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kurban Sıkça Sorulan Sorular, Kurban'a Hazırlık</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-ibadetinin-mahiyeti-nedir</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 13:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/g6TXFf6BUZ8/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="14151"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana'nın Yeşil Camisi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/adananin-yesil-camisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/adananin-yesil-camisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da baharın gelişiyle bahçesindeki çiçekler açan Köprüköy Camii, dış cephesi ve minaresini saran sarmaşıkların canlanmasıyla yeşil renge büründü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Halk arasında "Yeşil Camii" olarak bilinen Köprülü Mahallesi'ndeki cami, havaların ısınmasıyla gözleri şenlendiren görünüme kavuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/adananin-yesil-camisi</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/55-14.jpg" type="image/jpeg" length="69478"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
