<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Diyanet Haber</title>
    <link>https://www.diyanethaber.com.tr</link>
    <description>Diyanet Haber / Diyanet Sınav / Diyanet Duyuru / Diyanet Hutbe / Müftülükler / İslam Dünyası / Kültür Sanat / #Keşfet / www.diyanethaber.com.tr</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 08 Jun 2026 12:03:51 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filipinler'de 7,8 büyüklüğünde deprem meydana geldi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/filipinlerde-78-buyuklugunde-deprem-meydana-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/filipinlerde-78-buyuklugunde-deprem-meydana-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filipinler'in güneyindeki Mindanao bölgesinde meydana gelen 7,8 büyüklüğündeki depremde ilk belirlemelere göre 15 kişinin hayatını kaybettiği, 129 kişinin yaralandığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Filipinler'in güneyindeki Mindanao bölgesinde meydana gelen 7,8 büyüklüğündeki depremde ilk belirlemelere göre 15 kişinin hayatını kaybettiği, 129 kişinin yaralandığı bildirildi.</p>

<p>ABD Jeolojik Araştırma Merkezinden (USGS) yapılan açıklamaya göre Sarangani ilinin Soccsksargen bölgesindeki Kablalan ilçesinin 26 kilometre güneybatısında 7,8 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.</p>

<p>USGS, depremin 55,2 kilometre derinlikte meydana geldiğini açıkladı.</p>

<p>Depremin ardından 4,6 ila 6,5 büyüklüğünde birçok sarsıntı kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Filipinler Sivil Savunma Ofisi tarafından yapılan açıklamada, Soccksargen bölgesinde 12 ve Davao kentinde 3 kişinin hayatını kaybettiği, 129 kişinin yaralandığı belirtildi.</p>

<p>Depremde çok sayıda yapı hasar gördü, yerel basındaki haberlere göre sarsıntı nedeniyle ülkedeki bazı uçuşlar ile depremin meydana geldiği Mindanao bölgesindeki Davao'da tüm dersler iptal edildi.</p>

<p>Depremin ardından Filipinler Volkanoloji ve Sismoloji Enstitüsü Direktörü Teresito Bacolcol, Associated Presse (AP) verdiği demeçte, ülkenin Sultan Kudarat ve Sarangani illerinde karada bulunan tsunami gözlem istasyonları tarafından 1 metrelik dalgaların izlendiğini söyledi.</p>

<p>- Filipinler Devlet Başkanı'ndan "Vatandaşlara yüksek bölgelere gidin" çağrısı</p>

<p>Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr, tsunamiye karşı savunmasız bölgelerdeki vatandaşlara derhal yüksek bölgelere gitmeleri için çağrıda bulundu.</p>

<p>Hükümetin harekete geçtiğini belirten Marcos Jr, afet müdahale kurumlarının hazırda beklediğini bildirdi.</p>

<p><strong>- Japonya ve Endonezya da tsunami uyarısı yayımladı</strong></p>

<p>Kyodo ajansının haberine göre, Japonya Meteoroloji Ajansı da Filipinler'deki depremin ardından Pasifik kıyıları için tsunami uyarısı yayımladı.</p>

<p>Uyarının, İbaraki eyaletinden Okinawa eyaletine kadar uzanan bölgeleri kapsadığı bildirildi.</p>

<p>Antara ajansının haberine göre, Endonezyalı yetkililer, depremin ülkenin kıyı bölgelerinde tsunamiye yol açma ihtimalinin bulunduğunu belirterek erken tsunami uyarısı yayımladı.</p>

<p>Malezya Meteoroloji Dairesi de Borneo Adası'ndaki Sabah eyaleti için tsunami uyarısı yaptı. Yetkililer, depremden yaklaşık 5 saat sonra tsunami tehlikesinin büyük ölçüde geçtiğini açıkladı.</p>

<p>"Pasifik Ateş Çemberi" olarak adlandırılan deprem ve volkan kuşağındaki Filipinler'de büyük çaplı depremler sık yaşanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/filipinlerde-78-buyuklugunde-deprem-meydana-geldi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/filipinler-deprem.jpg" type="image/jpeg" length="16230"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kıbrıscıklı miniklerden anlamlı yardım]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kibriscikli-miniklerden-anlamli-yardim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kibriscikli-miniklerden-anlamli-yardim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolu Kıbrıscık İlçe Müftülüğü tarafından düzenlenen 7-10 Yaş Değerler Eğitimi Programı'na katılan öğrenciler, Gazze'deki kardeşlerini unutmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Değerler eğitimi kapsamında yardımlaşma, paylaşma ve kardeşlik bilincini pekiştiren etkinlikte öğrenciler, Gazze'deki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere yardım zarfları hazırladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bayram harçlıklarından zarflara koyan öğrenciler, topladıkları yardımları İlçe Müftüsü İrfan Fidan'a teslim etti.</p>

<p>İlçe Müftüsü İrfan Fidan, öğrencilerin sergilediği duyarlılığın ve paylaşma bilincinin takdire şayan olduğunu belirterek öğrencilere, ailelerine ve eğitimcilere teşekkür etti. Fidan, yapılan bağışların Türkiye Diyanet Vakfı aracılığıyla Gazze'deki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacağını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bolu Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kibriscikli-miniklerden-anlamli-yardim</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kibriscik-bagis-11.jpg" type="image/jpeg" length="79596"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rize’de Hafızlık Kur’an Kursları Arası Futbol Turnuvası başladı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/rizede-hafizlik-kuran-kurslari-arasi-futbol-turnuvasinin-ucuncusu-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rizede-hafizlik-kuran-kurslari-arasi-futbol-turnuvasinin-ucuncusu-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rize İl Müftülüğü tarafından il genelinde faaliyet gösteren hafızlık Kur’an kursları arasında, ilki 2024 yılında düzenlenen ve geleneksel hale getirilen Hafızlık Kur’an Kursları Arası Futbol Turnuvası’nın üçüncüsü başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Gençlerin fiziksel ve ruhsal gelişimlerine katkı sağlamak, birbirleriyle kaynaşmalarına vesile olmak, sporun birleştirici gücüyle dini ve ahlaki değerleri buluşturmak ve çevrelerindeki gençlere örnek olmalarını teşvik etmek amacıyla düzenlenen turnuvanın bu yıl üçüncüsü gerçekleştiriliyor.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="4-122" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/4-122.jpg" width="860" /></p>

<p style="text-align:justify">Rize Valisi İhsan Selim Baydaş’ın 2026 yılını Rize genelinde “Bağımsızlık ve Yeşilay Yılı” olarak ilan etmesi vesilesiyle gerçekleştirilen turnuva; Rize Valiliği himayelerinde, Rize İl Müftülüğü organizasyonunda, Rize Belediyesi, ÇAYKUR, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Türkiye Diyanet Vakfı Rize Şubesi ve Yeşilay Rize Şubesinin katkılarıyla bu yılın temasına uygun olarak gerçekleştiriliyor.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="3-143" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/3-143.jpg" width="860" /></p>

<p style="text-align:justify">İl Müftüsü Naci Çakmakçı, turnuvaya ilişkin yaptığı açıklamada, Kur’an kurslarında gerçekleştirilen sportif ve sanatsal faaliyetlerin öğrencilerin fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimlerine önemli katkılar sunduğunu belirterek, bu tür etkinliklerin öğrencilerin moral ve motivasyonlarını artırdığını ifade etti. Çakmakçı, 2024 yılında başlatılan futbol turnuvasının her geçen yıl daha da gelişerek geleneksel bir organizasyona dönüştüğünü ve bu yıl üçüncüsünün düzenlenmesinden büyük memnuniyet duyduklarını söyledi.</p>

<p style="text-align:justify">Rize’yi hafızlık eğitiminde Türkiye’nin önde gelen illerinden biri haline getiren öğrencilerin, sportif faaliyetlerde de örnek bir duruş sergilediklerini vurgulayan Müftü Çakmakçı, turnuvanın kardeşlik, dostluk ve centilmenlik içerisinde geçmesini temenni ederek tüm takımlara başarılar diledi.</p>

<p style="text-align:justify">Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne ait Şenol Birol Futbol Tesisleri’nde gerçekleştirileceğini belirten Çakmakçı, dereceye giren ilk üç takımın ödüllendirileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><img alt="2-151" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/2-151.jpg" width="860" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Rize Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/rizede-hafizlik-kuran-kurslari-arasi-futbol-turnuvasinin-ucuncusu-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/1-157.jpg" type="image/jpeg" length="35545"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kayseri'de dereceye girenler ödüllendirildi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/k</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/k" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri İl Müftülüğünce "Umre Ödüllü Bilgi Yarışması"nda dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kayseri İl Müftüsü Durmuş Ayvaz, Diyanet İşleri Başkanlığınca düzenlenen üniversite öğrencileri arası Umre Ödüllü Bilgi Yarışması'nda Türkiye ikincisi ve Kayseri birincisi olan Aleyna Nur Turan ile Türkiye 71’incisi ve Kayseri ikincisi olan Barış Burak Ülker’i makamında kabul etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İl Müftüsü Ayvaz, “Bilgi yarışmasında elde ettiğiniz bu güzel başarı bizleri memnun etti. Sizleri gönülden tebrik ediyor, hayatınız boyunca muvaffakiyetler diliyorum.” dedi.</p>

<p>Ziyaret sonunda İl Müftüsü Ayvaz tarafından Aleyna Nur Turan ve Barış Burak Ülker’e çeşitli hediyeler takdim edildi.</p>

<p>Kabulde öğrencilere Vaiz Aynur Şapcı ve Din Hizmetleri Uzmanı Akif Görmez eşlik etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kayseri Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/k</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/k-a-y-s-e-r-i-u-m-r-e-o-d-u-l-1.jpg" type="image/jpeg" length="40139"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye genelinde sıcaklıklar artıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/turkiye-genelinde-sicakliklar-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/turkiye-genelinde-sicakliklar-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), önümüzdeki bir haftalık süreçte hava sıcaklıklarının ülke genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyredeceğini, hafta ortasına kadar iç kesimlerde sağanak geçişlerin etkili olacağını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MGM'nin 8-14 Haziran tarihlerini kapsayan haftalık hava tahmin raporuna göre, Türkiye genelinde sıcak bir hafta yaşanırken, yurdun iç kısımları hafta ortasına kadar gök gürültülü yağışların etkisi altında kalacak.</p>

<p>Haftanın ilk günlerinden itibaren İç Ege, İç Anadolu'nun batısı, Batı Akdeniz'in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzeydoğusunda gök gürültülü sağanak görülecek. Özellikle yarın ve çarşamba günleri yağışlı alanın genişleyerek İç Anadolu’nun tamamı ve Karadeniz’in iç kesimlerinde de etkili olması bekleniyor.</p>

<p>Ankara, Eskişehir, Afyonkarahisar, Konya ve Erzurum çevrelerinde hafta ortasına kadar aralıklarla sağanak geçişleri tahmin edilirken; İstanbul, İzmir ve kıyı Ege’de hafta boyunca az bulutlu ve açık bir hava hakim olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerine çıkıyor<br />
Meteoroloji raporunda yer alan "Genel Hava Durumu" notuna göre, hava sıcaklıklarının ülke genelinde mevsim normalleri üzerinde seyretmeye devam edeceği vurgulandı.</p>

<p>Hafta boyunca beklenen en yüksek sıcaklıklar Ankara'da 26 - 30, İstanbul'da 24 - 29, İzmir'de 33 - 37, Antalya'da 28 - 33, Diyarbakır'da 33 - 36 derece civarında seyredecek.</p>

<p>Hafta sonu güneşli hava hakim olacak<br />
Perşembe gününden itibaren yağışlı hava etkisini kaybederek yurdun en doğu ve en batı uçlarına çekilecek. Cumartesi ve Pazar günleri ise Türkiye’nin büyük bir bölümünde güneşli ve az bulutlu bir gökyüzü bekleniyor. Hafta sonu sıcaklıkların özellikle Ege ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yer yer 35 derecenin üzerine çıkacağı tahmin ediliyor.</p>

<p>Uzmanlar, hafta başında iç kesimlerde beklenen gök gürültülü yağışlar sırasında oluşabilecek ani sel, su baskını ve yıldırım gibi olumsuzluklara karşı vatandaşların dikkatli olması gerektiğini hatırlattı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/turkiye-genelinde-sicakliklar-artiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/07/yurt-genelinde-sicakliklar-yarindan-itibaren-6-12-derece-artacak.jpg" type="image/jpeg" length="89183"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Mescid-i Aksa'da bayrak açıp marş okudu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/filistin-topraklarini-gasbeden-israilliler-mescid-i-aksada-bayrak-acip-mars-okudu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/filistin-topraklarini-gasbeden-israilliler-mescid-i-aksada-bayrak-acip-mars-okudu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail’de yaşayan ve Fransa vatandaşlığı bulunan "Israel is Forever" kuruluşunun başkanı avukat Nili Kupfer-Naouri'nin de aralarında bulunduğu bir grup İsrailli, Mescid-i Aksa'ya düzenledikleri baskında İsrail bayrağı açıp milli marşı okudu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları ve provokatif eylemleri sürüyor.</p>

<p>Fransız yargıçların, Gazze’ye insani yardımların ulaşmasını engelleme faaliyetlerinde bulunduğu gerekçesiyle Şubat 2026'da hakkında tutuklama emri çıkardığı Naouri bugün gerçekleştirdikleri provokatif eylemi ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından paylaştı.</p>

<p>Naouri ve beraberindeki İsraillilerin Kubbetü's Sahra önündeki merdivenlerde durup İsrail bayrağı açtığı ve milli marşı Hatikvah'ı okuduğu görüldü.</p>

<p>Naouri, paylaşımında "Bugün yine başardık. Polis bizi caydırmaya çalıştı. Bayrağı kaldırdığım anda, memurlardan biri onu elimden almaya çalıştı. Ama hiçbir şey bizi durduramaz. Kararlılığımız karşısında, sonunda Hatikvah'ı bitirmemize izin vermek zorunda kaldılar. Sonra gözaltına alındık." ifadesini kullandı.</p>

<p>Avukat Naouri, "gözaltına alınmalarına ve kısıtlamalara rağmen Tapınak Dağı'na bir direk dikilip, devasa bir İsrail bayrağı dalgalanana kadar mücadeleye devam edeceklerini" savundu.</p>

<p>Öte yandan, Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, mayıs ayı boyunca Mescid-i Aksa, El Halil'deki Harem-i İbrahim Camisi ve diğer kutsal mekanlara yönelik ihallerde artış yaşandığı belirtildi.</p>

<p>Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin geçen ay Mescid-i Aksa'ya 23 kere baskın düzenlediği, İsrail güçlerinin de Harem-i İbrahim Camisi'nde 74 kez ezan okunmasına engel olduğu kaydedildi.</p>

<p>İsraillilerin askerlerin koruması altındaki baskınlarında zirve noktasının, "Kudüs'ün Birliği Günü"nün (1967'de Doğu Kudüs'ün işgal edildiği gün) kutlandığı 14 Mayıs'ta yaşandığı ve aralarında milletvekilleri de olmak üzere 1400'ü aşkın İsraillinin Aksa'ya baskın düzenlediği vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aksa avlusunda, "yüzüstü yere kapanarak gerçekleştirilen secdeler, yüksek sesle yapılan toplu dualar, tefilin (Yahudilerin bayram ve şabat günleri hariç, sol kol ve başlarına taktıkları, içlerinde Tevrat'tan bölümler içeren deriden yapılmış iki küçük kutu) takma, dans ve şarkı çemberleri oluşturma ve cami avlularında İsrail bayrağını dalgalandırma gibi" provokatif ritüeller gerçekleştirildiği aktarıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/filistin-topraklarini-gasbeden-israilliler-mescid-i-aksada-bayrak-acip-mars-okudu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/10/israil-gucleri-gecen-ay-mescid-i-aksaya-26-baskin-duzenledi.jpg" type="image/jpeg" length="75356"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sözün Büyüsü: Söz Etiği ve Estetiği]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/sozun-buyusu-soz-etigi-ve-estetigi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/sozun-buyusu-soz-etigi-ve-estetigi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sözcüklerle konuşma, meramını dille ifade etme insana verilen ilâhî bir lütuftur. İnsanı yaratan ve ona beyanı öğreten Allah’tır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>"عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ قَالَ: سَمِعْتُ ابْنَ عُمَرَ يَقُولُ: جَاءَ رَجُلاَنِ مِنَ الْمَشْرِقِ فَخَطَبَا، فَقَالَ النَّبِيُّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "إِنَّ مِنَ الْبَيَانِ سِحْرًا</p>

<p style="text-align:justify">Zeyd b. Eslem (ra), İbn Ömer’i (ra) şöyle derken işittiğini nakleder: Doğu’dan iki kişi geldi ve birer konuşma yaptı. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sas):</p>

<p style="text-align:justify">"<i>Bazı sözler büyüleyicidir." </i> buyurdu.</p>

<p style="text-align:justify">(B5146 Buhârî,Nikâh, 48)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: "... أُعْطِيتُ جَوَامِعَ الْكَلِمِ</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre’den (ra) nakledildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify">"<i>...Bana sözün özü verildi..."</i></p>

<p style="text-align:justify">(M1167 Müslim, Mesâcid, 5; B2977 Buhârî, Cihâd, 122)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ) قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "... وَالْكَلِمَةُ الطَّيِّبَةُ صَدَقَةٌ</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre’nin (ra) naklettiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify">"<i>...Hoş/güzel söz sadakadır..."</i></p>

<p style="text-align:justify">(B2989 Buhârî, Cihâd, 128; M2335 Müslim, Zekât, 56)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ) قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ فَلْيَقُلْ خَيْرًا أَوْ لِيَصْمُت</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre’nin (ra) naklettiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify"><i>"Her kim Allah’a (cc) ve âhiret gününe inanıyorsa, ya hayır söylesin ya da sussun"</i></p>

<p style="text-align:justify">(B6475 Buhârî, Rikâk, 23; M173 Müslim, Îmân, 74)</p>

<p>***</p>

<p style="text-align:justify">Bir öğle vaktiydi. Kutlu Nebî (sas) namaz için hazırlık yapıyordu. Bilâl ezan okumak üzereydi. Medine’nin son aylardaki yoğunluğunu daha da artıracak bir olay meydana geldi. Sayıları yetmiş ile seksen arasında değişen kalabalık bir grup atları, develeri ve yayalarıyla birlikte Medine Mescidi’ne yaklaştı. Kimisi mescide girerken kimisi uzakta bekledi, bir kısmı ise seslerinin çıkabildiği kadar bağırarak hâne-i saadetin arka kısmından Kutlu Nebî’ye (sas) seslendiler. Gürültüye dikkat kesilen Nebî (sas), büyük bir sükûnetle abdestini tamamladı ve vakur adımlarla mescide yöneldi. Bilâl şaşkınlık içerisinde bir taraftan öğle ezanını okudu, bir taraftan da gelen grubu süzdü. Cemaat toplanmıştı. Nebî (sas) her zamanki gibi öne geçti ve namazı kıldırdı. Selâm verdikten sonra hiçbir şeyle ilgilenmeden evine yöneldi. İçeri girdi. İki rekât namaz kıldı. Sonra tekrar mescide geldi ve mescidin orta yerine, sonradan ‘elçiler sütunu’ denilen direğin yanına geldi ve durdu. Kalabalık gruba yöneldi,</p>

<p style="text-align:justify">—<i>Buyrun, şimdi söyleyin, ne istiyorsunuz?</i>  dedi. İçlerinden birisi,</p>

<p style="text-align:justify">—Şairlerimiz ve hatiplerimizle geldik. Biz över, biz yereriz. Sizinle hesaplaşmaya geldik dedi. Kutlu Nebî (sas),</p>

<p style="text-align:justify">—<i>Ancak Allah (cc) över, Allah (cc) yerer, diyeceklerinizi deyin bakalım</i> , karşılığını verdi.</p>

<p style="text-align:justify">Gelenler, Arap kabilelerinin en büyüklerinden ve Hicaz yarımadasının Necid bölgesinden Irak’a, Arap Körfezi’nden Yemen hududuna kadar olan bölgeyi elinde tutan Temîmoğulları’nın ileri gelenleriydi. Kalabalık grup, önce Medine’de tutsak olan yakınlarını ziyaret etmişler, ardından da mescide yönelerek kendi evinde Peygamber’e (sas) devrin en etkili silahıyla meydan okumak üzere büyük bir hışımla yığılmışlardı. İçlerinde kabilelerinin en seçkin hatipleri ve şairleri vardı. O gün Medine belki de tarihinin en görkemli söz düellosuna şahit olmuştu. Araplar arasında büyük itibar sahibi olan liderleri Akra’ b. Hâbis’in işaretiyle ayağa kalkan Temîmliler, kabilelerini övüyor, câhiliye değerlerini yükselten şiirler söylüyorlardı. Hz. Peygamber (sas), bir zamanlar ‘hatîbü’l-ensâr’ adıyla anılırken bazı heyetlere karşı Allah Resûlü’nün (sas) adına konuşunca ‘hatîbü’n-nebî’ unvanını kazanan şair sahâbî Sâbit b. Kays’la (ra) onlara karşılık verdi. Akra’ daha güçlü olan birini, adıyla sanıyla Temîm’in gözdesi olan Zibrikân b. Bedr’i ayağa kaldırdı. O da diyeceğini dedi. Peygamber (sas) bu defa gözde şairi Hassân b. Sâbit’i (ra) çağırttı. Hassân sözlerin en güzelini dillendirdi. Bu şekilde bir onlardan bir bu taraftan, söz uzadıkça uzadı. Nihayet kalabalık grup, kendi aralarında görüşmek üzere izin istediler. Ve sonunda Nebî’nin (sas) hatiplerinin daha güçlü, onun şairlerinin daha dirayetli olduğunu, dile getirdiklerinin de hak olduğunu teslim ettiler. Gelip Kutlu Nebî’ye (sas) iman ettiklerini itiraf ettiler. Bu itirafla Arap yarımadasının Medine’den öte Irak’a kadar olan doğu bölgesi İslâmlaşmış oldu. Sözle gelen fetih yarımadayı kuşatmıştı. Gelen heyet hemen oradan ayrılmadı, görüşme ve söyleşiler devam etti. Bir aralık heyet içerisinde yer alan Zibrikân ve bir diğer söz ustası Amr b. Ehtem, Nebî’nin (sas) yanına geldiler. Gelenlerin kişilikleriyle ilgili özel bir diyalog yaşandı. Nebî (sas) sordu, onlar söyledi. Orada bulunanlar o gün sözün en güzel ve en güçlüsü nasıl olur ve nasıl söylenirmiş onu gördüler, âdeta büyülendiler. Hele bu son diyalog o kadar hoşlarına gitti ki, Amr b. Ehtem’in sözleri üzerine Arap’ın en fasihi olan ve kendisine ‘sözün özü’ lütfedilmiş olan Peygamber (sas), "<i>Gerçekten bazı sözler büyüleyicidir." </i> dedi.</p>

<p style="text-align:justify">Bu olay bu kadarla kalmamış heyetin Müslüman olmasıyla Medine’de tutsak edilen esirler özgürlüğüne kavuşmuş, Hz. Peygamber (sas) heyette bulunanlara bol bol hediyeler dağıtmıştır. Yaşı biraz küçük olmasına rağmen Amr b. Ehtem’e özel ihsanlarda bulunmuş, ay yüzlü, söz ustası Zibrikân’ı da kavmine zekât sorumlusu olarak atamıştır. Zibrikân, Hz. Ebû Bekir (ra) ve Hz. Ömer (ra) dönemlerinde de bu görevini sürdürmüştür.</p>

<p style="text-align:justify">Öte yandan kalabalık heyet Medine’den ayrılmadan, Cebrail (as), Hucurât sûresinin 4. ve 5. âyetlerini getirmiştir. Toplumsal insanî değerleri, sesi ve sözü kullanmanın ahlâkî ilkelerini öğreten ilâhî kelâm, bu hadisenin yadigârı olarak yeryüzüne indirilmiştir. Sözlerin en güzeli olan ilâhî kelâm, en güzel Muhammedî terbiyeyi hatırlatmış ve inananlara,</p>

<p style="text-align:justify">—Allah (cc) ve Resûlü’nün (sas) koyduğu sınırlara riayet etmelerini,</p>

<p style="text-align:justify">—Seslerini Nebî’nin (sas) sesinden daha fazla yükseltmemelerini,</p>

<p style="text-align:justify">—O'na (sas) karşı yüksek sesle konuşmamalarını,</p>

<p style="text-align:justify">—Hz. Peygamber’in (sas) aile efradına ait odaların arkasından ona adıyla hitap ederek bağıranların, akıllarını kullanmayan kimseler olduklarını,</p>

<p style="text-align:justify">—Fâsığın sözünü iyi tetkik etmelerini,</p>

<p style="text-align:justify">—Hiçbir topluluğun, bir başka toplulukla alay etmemesini,</p>

<p style="text-align:justify">—Keza hanımların da birbirleriyle alay etmemelerini, </p>

<p style="text-align:justify">—İnsanların birbirlerine lakap takmamalarını,</p>

<p style="text-align:justify">—Kalplerini temiz tuttukları gibi, dillerini de kardeş eti yemişçesine iğrenç olan gıybetten korumaları gerektiğini hatırlatmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Arap toplumunun söz ustalarından oluşan bir topluluk vesilesiyle sözün ilâhî ahlâkî yasası böyle öğretilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Sözcüklerle konuşma, meramını dille ifade etme insana verilen ilâhî bir lütuftur. İnsanı yaratan ve ona beyanı öğreten Allah’tır. Hz. Âdem’i (as) var edip, ona varlıkların isimlerini belleten Allah’tır. Söz, insanın evrene açıldığı ve yüreğindekini dışarıya açtığı bir mucizevî âyettir. Sözler vardır, türlü türlü...</p>

<p style="text-align:justify">Ve meselâ,</p>

<p style="text-align:justify">O’nun sözüyle yok, var olur.</p>

<p style="text-align:justify">Ve söz, Âdem’in (as) dilinde tevbe olur.</p>

<p style="text-align:justify">Ve kimi sözler, İbrâhim’e (as) sınama olur.</p>

<p style="text-align:justify">Ve Musa (as) sözle kelîm olur.</p>

<p style="text-align:justify">Ve söz, Meryem’de (ra) sükût olur.</p>

<p style="text-align:justify">Ve İsa (as) ile söz, insan olur.</p>

<p style="text-align:justify">Ve söz, gün gelir insanın azalarına tercüman olur.</p>

<p style="text-align:justify">Ve söz, Allah’ın (cc) olur.</p>

<p style="text-align:justify">Ve söz, Allah’tan (cc) olur.</p>

<p style="text-align:justify">Ve Allah’ın (cc) sözü, yükseklerde olur.</p>

<p style="text-align:justify">Ve kâfirlerin sözü, yerlerde sürünür.</p>

<p style="text-align:justify">Ve söz, hoş bir ağaç gibi hoş olur.</p>

<p style="text-align:justify">Ve söz, habis bir bitki gibi habis olur.</p>

<p style="text-align:justify">Ve söz, azap olur.</p>

<p style="text-align:justify">Ve söz, kesin/fasl olur.</p>

<p style="text-align:justify">Ve söz, baki olur.</p>

<p style="text-align:justify">Ve söz, takva olur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Ve söz, değişmez olur.</p>

<p style="text-align:justify">Ve söz, Rabbin sözü olur.</p>

<p style="text-align:justify">Ve Rabbin sözüne ağaçlar kalem, denizler mürekkep olsa, arkasından denizler yedi katı daha çoğaltılsa yetmez olur.</p>

<p style="text-align:justify">Ve söz, yerinden oynatılıp tahrif edilen söz olur.</p>

<p style="text-align:justify">Ve söz, salih amelle O’na yükselen hoş söz olur.</p>

<p style="text-align:justify">Ve söz, kerim elçinin sözü olur.</p>

<p style="text-align:justify">O söz, sözlerin özü olur. </p>

<p style="text-align:justify">Kelâm-ı kadimde sözlerin hak, sabit, kesin/kati, maruf, dosdoğru, etkili, kerim, kolay ve yumuşağından söz edilir. Keza (taşıması) ağır, (vebali) büyük, yalan, (aldatıcı) yaldızlı, kötü, çirkin sözler de vardır. Söze kulak verip, en güzeline uyanlar övülür. Eşinden şikâyetini göklere yönelten hanımın sözlerini Allah’ın (cc) işittiği bildirilir. Vahyin beşer sözü olduğu kesin bir dille reddedilir. Kur’an’ın şair sözü olduğu savı aynı şiddetle geri çevrilir. Şairlerin boş, kuru vehim vadilerinde dolaştıkları ifade edilir. Kutlu Nebî’ye (sas) Allah’ın (cc) şiir öğretmediği, ona şiirin yaraşmayacağı belirtilir. O'na (sas) vahyedilenin bir öğüt ve apaçık Kur’an olduğu söylenir.</p>

<p style="text-align:justify">Şiirin saltanatını yerinden eden, şiir olmayan sözdür Kur’an. Ama şiir Arap toplumunun bir gerçeğidir. Arap’ın dünyasından şiiri alırsanız geriye bir şey kalmaz. Şiir onların hafızası, tarihi, aşkı, heyecanı, övüncü, hicvi, yakarışı, adanışı, savaş çağrısı, düşmanı aşağılaması, gecelerinin neşesi, acılarının şikâyeti, seferlerinin eğlencesidir. Çölde yük taşıyan develer şiir eşliğinde, recezle, aruzla bir başka yürür. Coşarak seyreder. Şiirin temposu kervanların yolunu kısaltır. Hayâ timsali Son Elçi’nin (sas), "<i>Ne yapıyorsun Enceşe, yavaş ol! Cam gibi narin (hanım) yolcularına mukayyet ol!"</i>  anlamına gelebilecek sözleri böyle bir geleneğin yadigârıdır. Bir yolculuk sırasında aralarında Hz. Enes’in (ra) annesinin de bulunduğu Peygamber eşlerini taşıyan develer, Enceşe’nin coşkulu şiir nağmeleriyle o kadar süratlenmişlerdir ki, müşfik Peygamber (sas), hanımefendiler incinebilir kaygısıyla Enceşe’yi bu şekilde uyarmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Câbir b. Semüre (ra); hani şu, Sevgililer Sevgilisi’nin (sas) yanlarından geçerken yanağını okşadığı ve sırf okşadığı için o yanağının ötekinden daha güzel olduğunu söyleyen Câbir (ra) diyor ki: "Ben Hz. Peygamber’in (sas) meclisinde yüzlerce kere bulundum. Arkadaşlarıyla mescitte otururlardı. Ashâbı şiirler okur, câhiliye devrinden söz ederlerdi. O (sas), konuşulanları sessiz bir biçimde dinler, zaman zaman da onlarla birlikte gülümserdi."</p>

<p style="text-align:justify">Kutlu Nebî (sas) şair değildir. Hiçbir zaman da şairliğe heves etmemiştir. Ama şiiri en iyi bilenlerdendir. Arap’ın dahi şairlerinin dizelerini sorup soruşturandır. Yeri geldiğinde onlardan aktarımlarda bulunandır. Zor zamanlarda şairlerin dilinden dökülen kimi hikmetli sözleri tekrarlamak suretiyle arkadaşlarını rahatlatandır. Kendisi de binlerce beyti ezbere bilen sevgili eşi Âişe’nin (ra) söylediğine göre Kutlu Nebî (sas), gecikmiş bir haberi beklediği zaman Muallaka şairi Tarafe’nin şu dizelerini tekrarlarmış:</p>

<p style="text-align:justify">سَتُبْدِي لَكَ الْأَيَّامُ مَا كُنْتَ جَاهِلاً</p>

<p style="text-align:justify">وَيَأْتِيكَ بِالْأَخْبَارِ مَنْ لَمْ تُزَوِّدِ</p>

<p style="text-align:justify"><i>Bilmediklerini gösterir yakında sana günler,</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>Azık vermediğin kimseden gelir sana haberler.</i></p>

<p style="text-align:justify">Medine müdafaası için hendek kazımı esnasında bir taraftan toprak taşırken bir taraftan da arkadaşlarına katılır, onların dizelerine Abdullah b. Revâha’nın (ra) beyitleriyle karşılık verirmiş; son sözcüğü de, olan gücüyle bağırarak tekrarlarmış:</p>

<p style="text-align:justify">اللَّهُمَّ لَوْلاَ أَنْتَ مَا اهْتَدَيْنَا وَلاَ تَصَدَّقْنَا وَلاَ صَلَّيْنَا</p>

<p style="text-align:justify">فَأَنْزِلَنْ سَكِينَةً عَلَيْنَا وَثَبِّتِ الأَقْدَامَ إِنْ لاَقَيْنَا</p>

<p style="text-align:justify">إِنَّ الْأُلَى قَدْ بَغَوْا عَلَيْنَا وَإِنْ أَرَادُوا فِتْنَةً أَبَيْنَا</p>

<p style="text-align:justify"><i>Sen olmasaydın Allah’ım, bulamazdık hidayeti / Zekâtı veremez, kılamazdık namazı.</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>Karşılaşınca düşmanla, sen ver sekinet bize / Ayaklarımızı sen sağlam tut yerinde.</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>Şüphesiz kâfirler saldırdılar bizlere / Bizse geri durduk, onlar istese de fitne!</i></p>

<p style="text-align:justify">Onun nezdinde sözün değeri, hakikati ne kadar yansıttığı ile ölçülür. Sözün şiir olması, nesir olması tali bir konudur. Onun için tüm zamanlar boyunca bütün Arap şairlerinin sözleri içerisinde en şairane söz Lebîd b. Rebîa’nın "Elâ küllü şey’in mâ halâ’llâhe bâtılün." (Dikkat edin! Allah’tan (cc) başka her şey beyhude!) sözüdür. Çünkü bu söz Allah’tan (cc) başka her şeyin geçici olduğu hakikatini ifade etmektedir. Kur’an bu gerçeği, "<i>O’nun (cc) zâtından başka her şey yitip gidicidir."</i>  diyerek vurgulamıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Kutlu Nebî (sas), gerçekliğe tercüman olduğu için Sakîf kabilesinin en büyük şairi Ümeyye b. Ebu’s-salt’ın yüzden fazla dizesini Arafat dönüşü Mina yolunda büyük bir hevesle dinlemiştir. Ümeyye’nin hemşehrisi olan Şerîd b. Süveyd isimli sahâbîye rastlayan Hz. Peygamber (sas), onu kendi devesine bindirmiş ve yol boyu ondan Ümeyye’nin şiirlerini dinlemiştir. Çünkü Ümeyye’nin bu dizelerinde yerin ve göğün yaratılışı, melekler ve benzeri diğer Arap şairlerinin ele almadığı konular işlenmektedir. Bu dizeler Hz. Peygamber’in (sas) o kadar hoşuna gitmiştir ki, Şerîd’in sözlerini bitirmesinin ardından, "<i>Ümeyye neredeyse şiirlerinin diliyle Müslüman olmuş." </i> demiştir. Halbuki Ümeyye, Ehl-i kitapla temas kurup, bir ara onların inançlarına kapılan, sonra bundan vazgeçip kendisine peygamberlik gelmesini uman bir adamdır. Kız kardeşinin hikâye ettiğine göre, evlerinin tavanı açılarak iki beyaz kuş tarafından uyurken göğsü açılan, ancak kuşların kalbine ilkâ ettiği gerçeği kabul etmeyerek reddeden ve "Allah (cc) benim iyiliğimi istedi, fakat ben onu kabul etmedim." diyebilen bir şahsiyettir. Buna mukabil yazılarında ilk defa "Bismike Allâhümme/Senin adınla başlarım Allah’ım." ifadesine yer veren de odur. Ümeyye, Bedir’de öldürülen müşriklere mersiye düzen bir inançsız, hatta azılı bir peygamber aleyhtarıdır. Bütün bunlara rağmen onun şiirlerini ibretle dinleyen Kutlu Nebî (sas), bu tavrı ile sözün değerinin ‘hakikate tercüman olmasında’ yattığını belirtmekte ve belki de, "Hakikat, mastarından bağımsızdır." vecizesini telmih etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Hakikati değil de safsata ve sefahati dillendiren her söz şiir olmasa da mezmumdur. Bu nedenle bazen Nebiyy-i Muhterem’in (sas) mescitte şiir inşâdından sakındırdığı aktarılır. Hatta kimi rivayetlerde onun, şiiri, insan için öldürücü tesiri olan irine benzettiği söylenir. Nitekim büyük sahâbî Ebû Saîd el-Hudrî’nin (ra) şahit olduğu bir vaka Medine’ye seksen mil (yaklaşık yüz otuz km.) uzaklıktaki Arc mevkiinde gerçekleşmiştir. Arc, Hz. Peygamber’in (sas) hicret sırasında dinlendiği, hacca giderken konakladığı, muhtelif vesilelerle çıktığı yolculuklarda mutlaka mola verdiği bir yerdir. Vadisi, geçidi ve dağlarıyla ünlü olduğu kadar oraya mensup şairleriyle de namlıdır. Hatta buraya özgü gizemli, efsunlu, büyülü anlatılar söz konusudur. Anlaşıldığı kadarıyla burası meczup bazı kimselerin anlamlı anlamsız sözler sarf ederek vadisinde, yamacında ve dar geçidinde kendilerini oyaladıkları bir mevkidir de. Ebû Saîd’in anlatısına göre, Hz. Peygamber’le (sas) bir gezinti yaparlarken aniden şair kılıklı birine rastlamışlar ve Allah Resûlü (sas), "<i>Tutun şu taşkını, yakalayın şu azgını! Yemin ederim ki, bir adamın içinin irinle dolması, şiirle dolmasından daha iyidir."</i>  demiştir. Bu kişinin nelerden söz ettiğine ne yazık ki vâkıf değiliz. Ancak onun, sözleriyle taşkınlığa, azgınlığa, süfliyata ve saçmalığa davet ettiği anlaşılmaktadır. O kişinin şeytana benzetilmesi ile söylediklerinin irinle mukayese edilmesi sözlerinin çürütücü, kokuşturucu ve tiksinti verici, belki de insanı çökertici bir içeriğe sahip olduğunu anımsatmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Sözün büyüsü belki de buradan ileri gelmektedir. Söz ihya ettiği gibi, imha da eder. O nedenle Medine Mescidi’nde Hz. Peygamber (sas) dışında kendine kürsü tahsis edilen yegâne zât Kutlu Nebî’nin (sas) şairi, câhiliyenin ve İslâm’ın en etkili söz ustası Hassân b. Sâbit’tir. Şirk ve küfrün söz kalelerini dizeleriyle çökerten ve bu konuda bizzat Peygamber’in (sas), "<i>Allah’ım, onu Rûhu’l-Kudüs’le destekle." </i> diye dua ettiği Hassân.</p>

<p style="text-align:justify">Mescitte dizelerini müminlere tekrarlarken halife Ömer’in sert bakışları karşısında yemin ederek Hz. Peygamber’in (sas) bu konuda kendisine izin verdiğine dair Ebû Hüreyre’yi (ra) şahit tutan Hassân.</p>

<p style="text-align:justify">Kureyş muannitlerini hicvederken ola ki, farkına varmadan Peygamber’e (sas) de dil uzatmış olur endişesiyle Ebû Bekir’den (ra) Kureyş’in bütün soy kütüğünü öğrenip, Hz. Peygamber’i (sas) tereyağından kıl çeker gibi ayırarak müşrik Kureyşlileri dizeleriyle can evinden yaralayan Hassân.</p>

<p style="text-align:justify">Abdullah b. Revâha’nın (ra) umretü’l-kazâ sırasında Mekke’ye girerken söylediği beyitler için nasıl, "<i>Bu sözler onların üzerlerine yağdırılan oklardan daha etkilidir/çökerticidir." </i> demişse Kutlu Nebî (sas),  onun için de benzer şeyleri söylemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Söz hazinelerinin anahtarları kendine verilen Kutlu Nebî (sas), sözlerin en latîfini, en veciz ve en anlaşılır biçimde söyler, konuşurken tane tane konuşur, anlatırken dinleyenler rahat kavrasın diye sözlerini tekrarlar. Ana dilini herkesten daha iyi öğrenmesi için Sa’doğulları’na daha çocukken uzun müddet konuk olur; Arap yarımadasında konuşulan bütün lehçelere aşina, ‘elçiler yılı’ denilen hicrî dokuzuncu yılda bütün heyetlerle onların anlayacağı biçimde konuşacak kadar dile vâkıf. Hatta bu duruma telmih eden bir rivayette, "<i>Bana dili Rabbim öğretti ve en güzel şekilde öğretti."</i>  buyrulmuştur. "<i>Bana sözün özü verildi."</i>  diye kendisinin bütün peygamberlere olan rüçhanına işaret eder. Konuşurken temsiller, teşbihler, misallerle kastını en güzel biçimde beyan eder.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas), ümmetini faydasız, lüzumsuz lakırdılara karşı ikaz eder. Mâlâyanîyi terk edebilenin ne güzel bir Müslüman olacağını ilân eder. Samimiyeti sözün özü sayar. İnsanların kalbini esir almak için yapmacık sözler söyleyenleri, ağzını eğip bükerek gösteriş için söz sarf edenleri Allah’ın (cc) sevmediğini haber verir. İnsanları, ikiyüzlülerin herkese karşı farklı farklı konuşmaları konusunda dikkatli olmaları için ikaz eder. Hele hukuku ilgilendiren konularda söz yeteneğini kullanarak hakları gasp etmek isteyenleri en ağır biçimde uyarır. Bu suretle iktisap edilenin bir hak değil, doğrudan cehennem ateşi olduğunu beyan eder. Sözün emanet olduğu; sorumsuzca sarf edilen bir söz yüzünden elim acılara duçar olunabileceği konusunda ihtarda bulunur. Yapmacık konuşmanın ve boşboğazlığın kötü ahlâk olduğuna işaret eder.</p>

<p style="text-align:justify">Peygamber Efendimiz (sas), her şeyde olduğu gibi sözde de zarafeti emreder. Münafığa/ikiyüzlü riyakâra ‘efendi’ demeyi yasaklar, maiyetinde hizmet verenlere ‘kulum, kölem’ demekten men eder, ‘yavrucuğum, oğulcuğum’ demeyi tavsiye eder. Müminin ona buna dil uzatan, insanlara lânet okuyan, çirkin, kaba, bayağı sözlerle hakaret eden biri olamayacağının altını çizer. Zarif konuşmayı emreder. Kur’an’ın, "<i>İnsanlara güzel sözler söyleyin."</i>  emrine imtisâlen halkla paylaşacak hiçbir şeyi olmayanların hoş sohbetlerini onlarla paylaşabileceklerini hatırlatır.</p>

<p style="text-align:justify">Çünkü insanın insanlığa sadakatinin nişanesi hoş sözdür. Ve çünkü, "<i>Hoş/güzel söz sadakadır."</i></p>

<p style="text-align:justify">Kutlu Nebî (sas), insanlığa sözün büyüsünü içinde saklayan şu çağrıyı yapar:</p>

<p style="text-align:justify"><i>"Her kim Allah’a (cc) ve âhiret gününe inanıyorsa, ya hayır söylesin ya da sussun..."</i></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kaynak: </strong>Diyanet Hadislerle İslam</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hadislerle İslam</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/sozun-buyusu-soz-etigi-ve-estetigi-1</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/02/sozun-buyusu-soz-etigi-ve-estetigi.jpg" type="image/jpeg" length="29701"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Faiz: Hakedilmemiş Fazlalık]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/faiz-hakedilmemis-fazlalik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/faiz-hakedilmemis-fazlalik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Faizden uzak durmak, Müslüman olmanın ve Allah’tan korkmanın bir gereğidir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>" Ey iman edenler! Kat kat arttırılmış olarak faiz yemeyin. Allah’tan sakının ki kurtuluşa eresiniz. " (Âl-i İmrân, 3/130)</strong></p>

<p style="text-align:justify">Cahiliye döneminde, kolay kazanma hırsına kapılmış bazı insanlar, paraya ihtiyacı olan kimselere borç veriyor fakat bu borcu fazlasıyla geri almayı şart koşuyorlardı. Bazıları da herhangi bir nedenle bir alacağını zamanında tahsil edemediğinde, borçluya süre veriyor fakat bu ek süre karşılığında, alacaklarını arttırıyorlardı. Dolayısıyla zor durumdaki borçlunun ödeyeceği para zaman geçtikçe kat kat fazlalaşmış oluyordu. Hak edilmeden alınan bu fazlalıklara <strong>faiz </strong>denmekteydi. <strong>Faiz</strong>, mal hırsına kapılmanın göstergelerinden biridir. Bu derece mal sevgisi içinde bulunan kimselerin hakiki bir kulluk yapmaları ve Allah yolunda canla başla mücadele etmeleri zordur.</p>

<p style="text-align:justify">Faizden uzak durmak, Müslüman olmanın ve Allah’tan korkmanın bir gereğidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>Ribâ:</strong> Faiz, tefecilik.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bir Ayet</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/faiz-hakedilmemis-fazlalik</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2022/11/faiz-hakedilmemis-fazlalik_7211b.jpg" type="image/jpeg" length="66235"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sevr’de Sadık Dost: Hz. Ebû Bekir (ra)]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/sevrde-sadik-dost-hz-ebu-bekir-ra</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/sevrde-sadik-dost-hz-ebu-bekir-ra" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Ayet: İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya, işte onlar birbirlerinin velileridir... (Enfâl, 8/72)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Müslümanlar Medine’ye hicret etmeye başlayınca Ebû Bekir (ra), hicret için Hz. Peygamber’den (sas) izin istedi. Resûlullah ona acele etmemesini, Allah’ın kendisine bir arkadaş bulacağını söyleyince Hz. Peygamber ile birlikte hicret etme şerefine nail olacağını anlayarak hazırlık yapmaya başladı. Bu konuşmadan dört ay sonra Resûl-i Ekrem Kureyşliler kendisini öldürmeye karar verince Ebû Bekir’in evine gelerek Medine’ye hicret edeceklerini bildirdi. O gece müşrikler tarafından evi kuşatılan Hz. Peygamber yatağına Hz. Ali’yi (ra) yatırdı ve Ebû Bekir’le birlikte Sevr mağarasına doğru hareket ettiler. Resûl-i Ekrem, kendilerini takip eden müşriklerin mağaranın ağzına kadar gelmesi üzerine korkuya kapılan Hz. Ebû Bekir’i teselli ederek onların kendilerine zarar veremeyeceğini söyledi. (Müslim, Fezâilü’s-sahâbe, 1) Daha sonra nazil olan ve Ebû Bekir’in bu üzüntüsünü dile getiren ayet-i kerimede Resûl-i Ekrem’in onu, “Üzülme, Allah bizimledir.” (Tevbe, 9/40) diye teselli ettiği belirtilmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (sas) vefatı (M. 632-H. 11 Yılı Rebiü’l-Evvel Ayı)<br />
• Hz. Ebû Bekir (ra) Halife seçildi. (632)</strong></p>

<hr />
<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/sevrde-sadik-dost-hz-ebu-bekir-ra</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/mehmet/takvim-2026/haziran-8.jpg" type="image/jpeg" length="84895"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İmam Mâlik]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/imam-malik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/imam-malik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlam Hâfıza, Derin Anlayış, Disiplin ve İhlâs: 
İmam Mâlik]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sağlam Hâfıza, Derin Anlayış, Disiplin ve İhlâs:</p>

<p>İmam Mâlik</p>

<p></p>

<p>712 yılında doğan İmam Mâlik, küçük yaşta Kur’ân-ı Kerîm’i ezberledi ve ilim yoluna yöneldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Abdurrahman b. Hürmüz el-A‘rec’den hadis dersleri alan İmam Mâlik’in en çok faydalandığı hocası İbn Şihâb ez-Zührî’dir.</p>

<p>Hadis aldığı hocalarının üç yüzü tâbiîn, altı yüzü tebeu’t-tâbiîn olmak üzere dokuz yüz civarındadır.</p>

<p>Ebû Hanîfe, Leys b. Sa‘d, Evzâî, Ebû Yûsuf ve Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî ilim alışverişinde bulunduğu âlimlerden bazılarıdır.</p>

<p>Vakarlı ve heybetli bir görünüme sahipti; meclisinde yüksek sesle konuşulmaz ve tartışma yapılmazdı.</p>

<p>Allah ve resulü adına yanlış bir hüküm vermekten çekindiği için fetva konusunda son derece hassas davranır ve acele etmezdi.</p>

<p>Gözden geçirilip ayıklanan, kolayca anlaşılan, üzerinde fikir birliği edilen kitap anlamına gelen <strong>el-Muvatta </strong>adlı eserini yazdı.</p>

<p>7 Haziran 795’te Medine’de vefat eden İmam Mâlik, Cennetü’l-Bakî Mezarlığı’na defnedildi.<br />
 </p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>İnfografik</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/imam-malik</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 10:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/i-m-a-m-m-a-l-i-k-m-a-n-s-e-t.png" type="image/jpeg" length="22146"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mezhep İmamlarımız: İmam Malik]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/mezhep-imamlarimiz-imam-malik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/mezhep-imamlarimiz-imam-malik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Hadis: ...Âlimin, âbide (ibadet edene) üstünlüğü, ayın diğer yıldızlara olan üstünlüğü gibidir. Kuşkusuz âlimler, peygamberlerin vârisleridir... (Tirmizî, İlim, 19)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Büyük müctehid, muhaddis, hafız ve mezhep imamı; 93’te (712) Medine’de dünyaya geldi ve burada yetişti. En meşhur hocaları Abdurrahman b. Hürmüz ve İbn Şihâb ez-Zührî’dir. Vakarlı, müttakî ve âbid olan Mâlik; uzun boylu, beyaz ve güzel yüzlü, mavi gözlüydü. İlim ehli için gerekli gördüğü güzel ve bakımlı elbiseler giyer, evine güzel eşyalar alırdı; yeme içmede titizdi. Hocalarının takdirini kazanan zekâsı, gayreti ve derin ilmiyle, ders ve fetvalar verdi. Sağlam hafızası, derin anlayışı, sabrı, disiplin ve ihlası sayesinde Mescid-i Nebevî’deki ders halkasıyla üne kavuşan hadis ve fıkıh âlimi İmam-ı Mâlik, her dönemde övgüyle anılmıştır. Abdullah b. Vehb, Abdurrahman b. Kâsım ve Eşheb el-Kaysî, kendi görüş ve mezhebinin yayılmasına öncülük etmiştir. En önemli eseri “el-Muvatta” olup “hafız, hüccet, imam, emîrü’l-mü’minîn fi’l-hadîs” gibi vasıf ve ünvanlarla anılmıştır. 14 Rebîülevvel 179 (7 Haziran 795) tarihinde Medine’de vefat etmiş ve Bakî Mezarlığı’na defnedilmiştir.</p>

<hr />
<p><strong>• İmam Mâlik’in vefatı (795)</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/mezhep-imamlarimiz-imam-malik</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/mehmet/takvim-2026/haziran-7.jpg" type="image/jpeg" length="49086"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kalp: Beden Ülkesinin Sultanı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kalp-beden-ulkesinin-sultani-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kalp-beden-ulkesinin-sultani-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kalbi 'sultan' olarak tanımlayan sahabi kimdir? Kalp ile nefis arasında nasıl bir ilişki vardır? Kalbin çeşitleri nelerdir? Kalbin hastalıkları nelerdir?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>"عَنْ عَامِرٍ قَالَ: سَمِعْتُ النُّعْمَانَ بْنَ بَشِيرٍ يَقُولُ: سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) يَقُولُ: "…أَلاَ وَإِنَّ فِى الْجَسَدِ مُضْغَةً إِذَا صَلَحَتْ صَلَحَ الْجَسَدُ كُلُّهُ، وَإِذَا فَسَدَتْ فَسَدَ الْجَسَدُ كُلُّهُ، أَلاَ وَهِيَ الْقَلْبُ</p>

<p style="text-align:justify">Âmir’in en-Nu’mân b. Beşîr’den (ra) işittiğine göre, Allah Resûlü (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify"><i>"…Bilin ki! Vücutta öyle bir et parçası vardır ki o, iyi (doğru ve düzgün) olursa bütün vücut iyi (doğru ve düzgün) olur; o bozulursa bütün vücut bozulur. Bilin ki! O, <strong>kalp</strong>tir."</i></p>

<p style="text-align:justify">(B52 Buhârî, Îmân, 39)</p>

<p>***</p>

<p>حَدَّثَنِى شَهْر بْن حَوْشَبٍ قَالَ: قُلْتُ لِأُمِّ سَلَمَةَ: يَا أُمَّ الْمُؤْمِنِينَ! مَا كَانَ أَكْثَرُ دُعَاءِ رَسُولِ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) إِذَا كَانَ عِنْدَكِ؟ قَالَتْ: كَانَ أَكْثَرُ دُعَائِهِ: "يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ! ثَبِّتْ قَلْبِى عَلَى دِينِكَ.’ قَالَتْ: فَقُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ! مَا أَكْثَرُ دُعَائِكَ يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ! ثَبِّتْ قَلْبِى عَلَى دِينِكَ؟ قَالَ: ‘يَا أُمَّ سَلَمَةَ! إِنَّهُ لَيْسَ آدَمِيٌّ إِلاَّ وَقَلْبُهُ بَيْنَ أُصْبُعَيْنِ مِنْ أَصَابِعِ اللَّهِ فَمَنْ شَاءَ أَقَامَ "وَمَنْ شَاءَ أَزَاغَ</p>

<p style="text-align:justify">Şehr b. Havşeb (ra) anlatıyor: "Ümmü Seleme’ye (ra); "Ey müminlerin annesi! Allah Resûlü (sas) senin yanındayken en çok hangi duayı ederdi?" dedim. Ümmü Seleme (ra), "Onun çoğunlukla ettiği dua şuydu: "<i>Ey <strong>kalp</strong>leri çeviren (Allah</i>’<i>ım)! Benim kalbimi dinin üzere sabit kıl."</i> Ben kendisine, "Ey Allah’ın Resûlü! "<i>Ey <strong>kalp</strong>leri çeviren (Allah</i>’<i>ım)! Benim kalbimi dinin üzere sabit kıl." </i> diye neden çok dua ediyorsun?" dedim. Allah Resûlü (sas) şöyle buyurdu: "<i>Ey Ümmü Seleme! Hiçbir insan yoktur ki kalbi Allah</i>’<i>ın (cc) iki parmağı arasında olmasın. O (cc), dilediği (kulunun kalbini) istikamet üzere kılar, dilediğini ise saptırır."</i></p>

<p style="text-align:justify">(T3522 Tirmizî, Deavât, 89)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "إِنَّ اللَّهَ لاَ يَنْظُرُ إِلَى صُوَرِكُمْ وَأَمْوَالِكُمْ، وَلَكِنْ يَنْظُرُ إِلَى قُلُوبِكُمْ وَأَعْمَالِكُمْ</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: "<i>Allah (cc), suretlerinize ve mallarınıza bakmaz, ancak <strong>kalp</strong>lerinize ve amellerinize bakar."</i></p>

<p style="text-align:justify">(M6543 Müslim, Birr, 34)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: "إِنَّ الْعَبْدَ إِذَا أَخْطَأَ خَطِيئَةً نُكِتَتْ فِى قَلْبِهِ نُكْتَةٌ سَوْدَاءُ فَإِذَا هُوَ نَزَعَ وَاسْتَغْفَرَ وَتَابَ سُقِلَ قَلْبُه،ُ وَإِنْ عَادَ زِيدَ فِيهَا حَتَّى تَعْلُوَ قَلْبَهُ وَهُوَ الرَّانُ الَّذِى ذَكَرَ اللَّهُ [كَلاَّ بَلْ رَانَ عَلَى قُلُوبِهِمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ]</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre, Allah Resûlü (sas) şöyle buyurmuştur: "<i>Kul bir günah işlediği zaman kalbinde siyah bir nokta oluşur. Bundan vazgeçip tevbeve istiğfar ettiği zaman kalbi parlatılır. Günaha devam ederse siyah nokta artırılır ve sonunda tüm kalbini kaplar. Allah</i>’<i>ın (cc), (Kitabı</i>’<i>nda), </i>"<i>Hayır, hayır! Doğrusu onların kazanmakta oldukları <strong>kalp</strong>lerini paslandırmıştır."</i> (Mutaffifîn, 83/14) diye anlattığı pas işte budur."</p>

<p style="text-align:justify">(T3334 Tirmizî, Tefsîru’l-Kur’ân, 83)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ قَالَ: قَالَ رَسُولُ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "إِنَّ مِنْ قَلْبِ ابْنِ آدَمَ، بِكُلِّ وَادٍ شُعْبَةً. فَمَنِ اتَّبَعَ قَلْبُهُ الشُّعَبَ كُلَّهَا، لَمْ يُبَالِ اللَّهُ بِأَيِّ وَادٍ أَهْلَكَهُ. وَمَنْ تَوَكَّلَ عَلَى اللَّهِ كَفَاهُ التَّشَعُّبَ</p>

<p style="text-align:justify">Amr b. Âs’tan (ra) rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: "<i>Âdemoğlunun kalbinden bütün (arzu) vadilerine (uzanan) yollar vardır. Allah (cc), kalbini bütün bu yollara açmış olan kişiyi bunların hangisinde helâk ettiğini önemsemez, fakat kim Allah</i>’<i>a (cc) güvenirse Allah (cc) onu (arzularının) keşmekeşliğinden kurtarır."</i></p>

<p style="text-align:justify">(İM4166 İbn Mâce, Zühd, 14)</p>

<p>***</p>

<p style="text-align:justify">Tâbiûnun büyük âlimlerinden olan Şehr b. Havşeb (ra) anlatıyor: Allah Resûlü’nün (sas) ölümünden sonra onun dualarını merak ettim ve Müminlerin annesi Ümmü Seleme’ye (ra) giderek, "Ey müminlerin annesi! Allah Resûlü (sas) senin yanındayken en çok hangi duayı ederdi?" dedim. Ümmü Seleme, "O'nun (sas) çoğunlukla ettiği dua şuydu: "<i>Ey <strong>kalp</strong>leri çeviren (Allah</i>’<i>ım)! Benim kalbimi dinin üzere sabit kıl."</i> Ben kendisine, "Ey Allah’ın Resûlü! "<i>Ey <strong>kalp</strong>leri çeviren (Allah</i>’<i>ım)! Benim kalbimi dinin üzere sabit kıl."</i> diye neden çok dua ediyorsun?" dedim. Allah Resûlü (sas) şöyle buyurdu: "<i>Ey Ümmü Seleme! Hiçbir insan yoktur ki, kalbi Allah</i>’<i>ın (cc) iki parmağı arasında olmasın. O </i>(sas)<i>, dilediği (kulunun kalbi)ni istikamet üzere kılar, dilediğini ise saptırır.""</i></p>

<p style="text-align:justify">Böylece Allah Resûlü (sas) <strong>kalp</strong>ler ile Allah (cc) arasında bir bağ olduğuna işaret etmektedir. Kuşkusuz <strong>kalp</strong>lerdeki değişim, kulun iradesi ile Allah’ın (cc) iradesi arasındaki hassas bir dengeye bağlıdır. Bu durum Kur’an’ın, "<i>Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere, sizi çağırdığı zaman, Allah</i>’<i>ın (cc) ve Resûlü</i>’<i>nün </i>(sas)<i> çağrısına uyun ve bilin ki, Allah (cc) kişi ile kalbi arasına girer. Bilin ki, O'nun (cc) huzurunda toplanacaksınız."</i>  âyetiyle tam bir uygunluk göstermektedir. Âyette Allah (cc) ve Resûlü’nün (sas) çağrısı yani Kur’an ve sünnet, ‘hayatın kendisi’ olarak ifade edilmiştir. Hayata yapılan çağrıda hayatın odağı olan kalbe en öncelikli görevin yüklenmiş olması şaşırtıcı değildir. Değişken bir yapıya sahip olan kalbin, Allah’ın (cc) yardımı olmaksızın hidayet üzerinde sebat etmesinin imkânsızlığını bilen Allah Resûlü’nün (sas) sürekli, "<i>Ey <strong>kalp</strong>leri çeviren Rabbim, benim kalbimi dinin üzere sabit kıl."</i>  diye dua etmesi, âdeta savaş meydanında inananların ayaklarını meleklerle sabit kılan Allah’ın (cc), nefis ile olan mücadelede de müminin kalbini sebatkâr kılması içindir. Peygamberimiz (sas) kalbinin sebat ve kararlılık içinde olmasının yanı sıra Allah’tan (cc), kalbini her an O’na (cc) itaat etmeye yöneltmesini de istemiştir. Allah Resûlü’nün (sas) zaman zaman, "<strong><i>Kalp</i></strong><i>leri evirip çeviren Allah (cc) adına yemin ederim."</i>  şeklinde söze başlaması her işin <strong>kalp</strong>ten varlık dünyasına yol bulduğunun bir işareti gibidir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kalp</strong>, Allah Resûlü’nün (sas) başka hadislerine de konu olmuştur. Ebû Musa’dan (ra) rivayet edilen bir hadiste Allah Resûlü (sas), "<i>Kalbe <strong>kalp</strong> denilmesinin sebebi, onun çok değişken olmasındandır. Kalbin misali çöldeki bir ağacın üzerinde asılı kalan kuş tüyünün misali gibidir. Rüzgâr onu bir oraya bir buraya savurur."</i>  buyurmaktadır. Peygamber Efendimiz (sas) diğer bir hadisinde kalbin değişken yapısını tencerede kaynayan su benzetmesiyle açıklamaktadır: "<i>Âdemoğlunun kalbi, (ateşin üzerindeki) tencere gibi kaynayan bir şeydir, sürekli değişir."</i>  <strong>Kalp</strong> o kadar değişkendir ki Hz. Peygamber (sas), "<i>Benim kalbim de perdelenir ve ben her gün yüz defa Allah</i>’<i>tan (cc) bağışlanma dilerim.</i>"<i> </i>demektedir.</p>

<p style="text-align:justify">İslâm düşüncesinde <strong>kalp</strong>, bütün vücuda yön veren merkezî bir organ olarak görülür. Her ne kadar <strong>kalp</strong> denilince ilk bakışta kanı toplayıp bütün vücuda pompalayan organ akla gelse de Kur’ân-ı Kerîm ve hadislerde kalbin, şuur, vicdan, idrak, duygu, akıl ve irade gücünün merkezi, bütün sezgi ve duygularımızın ve nihayet düşünme gücümüzün kaynağı oluşuna vurgu yapılır. Maddî hayatımızın merkezî organı <strong>kalp</strong>, mânevî hayatımıza da yön veren bir kaynaktır. Bu iki hayat alanı birbirinden ayrı düşünülemez.</p>

<p style="text-align:justify">Din dilinde <strong>kalp</strong>, imanın ve küfrün, sevginin ve nefretin, cesaretin ve korkaklığın, iyiliğin ve kötülüğün, kısaca bütün duyguların merkezidir. Haset, gazap ve nefret gibi kötü duygular <strong>kalp</strong>te bulunduğu gibi iman, Allah (cc) korkusu, hilm ve takva gibi birçok olumlu duygular da kalbe isnad edilmektedir. Marifet, yani Allah’ı (cc) bilmek ve tanımak da kalbin işidir.</p>

<p style="text-align:justify">Cebrail (as), Kur’an’ı Hz. Peygamber’in (sas) kalbine indirmiştir. <strong>Kalp</strong>te ilâhî güzellikler tecelli eder, insanın aklen kabul ettiği şeyler, iman ve ihsan boyasıyla boyanarak duygu boyutuna burada aktarılır. "<i>Allah (cc) her kimi doğruya erdirmek isterse onun gönlünü İslâm</i>’<i>a açar."</i>  âyetinin nüktesiyle bu hâl insanı mekanik bir varlık olmaktan çıkararak onu olaylar karşısında ürperen, korku ve ümit sarmalı içinde gelgitler yaşayan bir varlık hâline dönüştürür.</p>

<p style="text-align:justify">İnsan vücudunun mihenk noktası olan ve insanın hilkatinde bulunan dört özelliğin; vahşetin, behimî duyguların, şeytanî duyguların ve Rabbânî duyguların beraberce hissedildiği <strong>kalp</strong>, büyük sûfîlerden Sehl et-Tüsterî’nin (ra) ifadesiyle arşın kürsîde bulunması gibi göğüslerde bütün vücuda hâkim bir noktada bulunur. Allah Resûlü (sas), kalbin bu merkezî konumunu ikinci serlevhada yer alan şu hadisinde açıklar: "<i>...Dikkat edin! Vücutta öyle bir et parçası vardır ki o iyi (doğru ve düzgün) olursa bütün vücut iyi (doğru ve düzgün) olur; o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O </i><i>, <strong>kalp</strong>tir."</i> </p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre’den (ra) nakledilen şu hadiste de gözler, dil, eller ve ayaklar konu edilerek bütün organların sorumluluğu kalbe yüklenmektedir: "<i>...<strong>Kalp</strong> arzular, istek duyar. Beden onun (arzusu istikametinde hak olanı) ya tasdik eder ya da reddeder.</i></p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü’nün (sas) <strong>kalp</strong>le organlar arasındaki ilişki bağlamında sahâbîlerine öğrettiği dualardan birinde, "<i>Kulağımın kötülüğünden, gözümün kötülüğünden, dilimin kötülüğünden, kalbimin kötülüğünden, tenimin kötülüğünden sana sığınırım.</i>"<i> </i>denilmektedir. İnsan, hakikatlere bu duyu organlarıyla ulaşabilmektedir. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de de hiçbir şey bilmeden anne karnından çıkan insana, Allah’ı (cc) hakkıyla tanıyıp şükretmesi için (düşünme ve bilgi aracı olarak) <strong>kalp</strong>, kulak ve gözler gibi duyu organlarının verildiği söylenmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre (ra) kalbi, ordusunun başındaki bir sultana benzeterek tasvir etmiştir: "<strong><i>Kalp</i></strong><i> sultandır ve onun orduları vardır. Sultan iyi olursa askerleri de iyi olur. Sultan kötü olursa orduları da kötü olur. Kulaklar bu sultanın habercileridir. Gözler bekçileridir. Dil sultanın tercümanıdır. Eller kanatlarıdır. Ayaklar postacılarıdır. Ciğer şefkat ve merhamet kaynağıdır. Dalak ve böbrekler (kendisine yönelen tehlikeleri bertaraf eden) tuzaklarıdır. Akciğer (hayatın kaynağı) nefestir. Sultan iyi olursa askerleri de iyi olur, sultan kötü olursa askerleri de kötü olur.</i> "</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre’nin (ra) <strong>kalp</strong>le ilgili kullandığı bu hükümdar metaforunun özel bir gayesi olduğu aşikârdır. Bir bakıma sanki Allah Resûlü’nün (sas), "<i>Bilin ki, her hükümdarın bir koruluğu vardır. Allah</i>’<i>ın (cc) koruluğu, yapılmamasını istediği haramlardır. Bilin ki, vücutta öyle bir organ vardır ki o sağlıklıysa tüm vücut sağlıklı demektir. Fakat o hastaysa tüm vücut hasta olur. Bu organ <strong>kalp</strong>tir."</i>  sözünü yorumlamaktadır. Zira Ebû Hüreyre (ra) bu sözüyle hem vücudun sultanı olarak kalbin, en büyük hükümdar olan Allah’ın (cc) bizzat saygı gösterilmesini istediği hükümranlık alanına göre hareketini belirlemesi gerektiğini anlatmakta hem de kalbin istikamet üzere olmasının önemini vurgulamaktadır. Zira ancak kalbin istikamet üzere olması ile tüm organlar kendilerine düşen vazifeleri en güzel şekilde yerine getirebilecektir.</p>

<p style="text-align:justify">Kur’an, insanın kendisi ve kâinat üzerinde düşünmesi (tefekkür), geçmiş olayları düşünerek ibret alması (tezekkür), sebep-sonuç ilişkilerinden yola çıkarak geleceği düşünmesi (tedebbür) ve tüm nesne ve olgular arasında bağ kurması (teakkul) sorumluluğunu kalbe yüklerken kalbin, akıl, ruh ve nefis ile olan ilişkisinin bir ahenk içinde olması gerektiğini şart koşar. <strong>Kalp</strong>, ilâhî nurun yansıdığı bir ayna değerinde olsa da ‘insan bilmece’sini tamamlayan diğer parçalar, beden, ruh ve nefistir. Ruh, "<i>...ona ruhumdan üfledim..."</i>  fermanınca ilâhî bir nefha ve Rahmânî bir esintidir. Aynı şekilde farklı şekil ve mertebelerle kendisini göstermekle beraber, "<i>Ey huzur içinde olan nefis! Sen O</i>’<i>ndan (cc) razı, O (cc) da senden razı olarak Rabbine dön!"</i>  fermanınca nefisten, sadece eşyanın tabiatından hâsıl olan bilgiyle değil letâif cinsinden en derunî ve sırlı bilgileri de özümseyip ilâhî hoşnutluğa erişmesi istenmektedir. Bu hâliyle nefis, ilim ve iradenin mahalli olan <strong>kalp</strong>ten azade olamaz. O hâlde <strong>kalp</strong> sadece bedene ait merkezî bir organ değil aynı zamanda ruhun ve nefsin kısaca insanın tüm duygu, düşünce ve hayat faaliyetinin merkezindedir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kalp</strong>te Rahmân’ın (cc) cemâl ve celâlini hissedecek korku ve ümit duygularının bulunuşu, onu nazargâh-ı ilâhî’ye çevirir. Fakat nefsin bundan mahrum bırakılması, kalbin, nefsin vesvesesi ve şeytanın aldatmasıyla süflî ve anlamsız duygulara kapılmasına yol açar. O zaman <strong>kalp</strong> asla ilâhî hakikatleri alamaz olur ve Rahmân’ın ilim, hikmet ve iman nurundan yararlanmak yerine değersiz arzuların, üstüne düşen gölgesiyle karanlıklara gömülür. Bu durum Kur’an’da, "<i>Yahut (inkârcıların küfür içindeki hâlleri) derin bir denizdeki karanlıklar gibidir. (Bir deniz ki) onu dalga üstüne dalga kaplıyor, üstünde de bulutlar var. Karanlıklar üstüne karanlıklar... İnsan elini çıkarsa neredeyse onu bile göremez. Kime Allah nur vermezse onun için nur diye bir şey yoktur."</i>  diye ifade edilir.</p>

<p style="text-align:justify">Yüce Allah (cc) insanların <strong>kalp</strong>lerine nazar etmektedir. Hz. Peygamber (sas) bu hakikati şöyle ifade eder: "<i>Allah (cc) sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz, ancak <strong>kalp</strong>lerinize ve amellerinize bakar."</i>  Bu şekilde Allah’ın (cc) kulun kalbini ölçü alması kişiyi gösterişten kurtaracağı gibi onu samimi davranışlara yöneltecektir. Samimi davranışlara yönelebilmek için samimi bir kalbe ihtiyaç duyulacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">İnsanın, her an nefsinin aldatmasına maruz kaldığı dünya hayatında, salih amellerle ve Allah’ı (cc) çokça anarak kalbini uyanık tutması gerekmektedir. Allah Resûlü (sas), şeytanların âdemoğlunun kalbini perdelediklerini, dolayısıyla melekût âlemi üzerinde düşünmesine engel olduklarını söyleyerek dünyevî arzularımızın çepeçevre sararak bizleri ilâhî güzelliklerden nasıl da alıkoyduğunu anlatmaktadır. Kalbimizi İslâm’ın aydınlık bilgisiyle beslemediğimiz takdirde kalbimiz giderek kararmakta ve bir de buna, işlenen günahlar eklendiğinde <strong>kalp</strong> tüm ışığını kaybetmektedir. Allah Resûlü (sas) bu konuda bizim için, "<i>Allah</i>’<i>ım! Faydasız bilgiden, huşû duymayan <strong>kalp</strong>ten, doymayan nefisten ve kabul edilmeyen duadan sana sığınırım."</i>  şeklinde bir ölçü koymakta, kalbimizi huşûa davet etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Huşû, Allah’a (cc) karşı hissedilen derin bir kavrayış, ince bir duyuş ve her an O’nun (cc) huzurundaymış gibi ihsan parıltılarıyla ilâhî hakikate teslim oluşu ifade eden mümine özgü bir duygudur. Bu duyguda iman, ilim ve tefekkür beraber bulunur. Hepsinin de mahalli <strong>kalp</strong>tir. Huşû duygusunu salih ameller ve tevazu ile beslemek gerekir. Gömleğindeki söküğü diken Hz. Ali’yi (ra), "Niçin kendi söküğünü dikiyorsun?" diye yadırgayanlara O (ra), "<strong>Kalp</strong> huşû duygusuyla yoğrulduğunda mümin de (tüm benliğiyle) ona uyar." diye cevap vermiş ve bazen önemsiz gibi görünen işlerin bile kalbin mânevî olarak beslenmesinde ne kadar önemli olduğunu öğretmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İnsan hem akıl ve <strong>kalp</strong> nimetine sahiptir hem de şeytan, nefis ve şehvet ile çetin bir imtihana tâbidir. Allah’ın (cc) nazargâhı <strong>kalp</strong> olduğu gibi şeytanın insana vesvese ve şüphe vermek için fırsat kolladığı yer de <strong>kalp</strong>tir. Allah (cc), kalbi yüceltmeyi amaçlarken, şeytan onu yıkmayı hedefler. İnsan gece uykusunda dahi şeytanın vesvesesiyle karşı karşıyadır. Aynı şekilde şeytan namazda da kalbi rahat bırakmaz, ona hiç aklında olmayan şeyleri hatırlatır ve zihnini meşgul etmeye çalışır. Bu şekilde şeytan, kişi ile kalbi arasına girmeye çalışarak onu Allah (cc) yolundan alıkoymak ister.</p>

<p style="text-align:justify">Ameller de <strong>kalp</strong>te başlar. Bütün ameller niyetlere göredir. Niyet ise kalbin işidir. Dilbilimciler niyet ve nevât (çekirdek-öz) kelimesini türeyiş bakımından bağlantılı görmektedirler. Çekirdek nasıl ki bir meyvenin gelişimi için temel bir öz ise, bir düşüncenin salih bir amele dönüşüp güzel bir meyve verebilmesi, niyetin güzelliğiyle ilgilidir. Bu bakımdan sadece niyet kelimesinin semantik tahlili bile düşünce ve eylemler arasında bulunan bağı ve kalbin özünden doğan duygu ve düşüncelerin gerçekleşme sürecini anlamamıza belli ölçüde ışık tutar. Ne var ki kalbin, özünde doğan düşünceleri eylemlere dönüştürebilmesi için düşünceleri gölgeleyen arzuların <strong>kalp</strong> üzerine örttüğü kılıfları kaldırmak ve düşüncelerimizin Hakk’ın (cc) rızasına uygun eylemlere dönüşmesini engelleyen psikolojik engelleri yıkmak gerekir. Bunun için yapılması gerekenler hem Kur’an’da hem de Allah Resûlü’nün (sas) hadislerinde anlatılmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas), "<i>Siz siz olun, tevazuu elden bırakmayın. Tevazu <strong>kalp</strong>te başlar. Hiçbir Müslüman diğerine eziyet etmesin. Yamalı elbiseler içinde olan nice biçareler vardır ki, onların Allah</i>’<i>ın (cc) adını vererek ettikleri dualar hemen kabul edilir."</i>  derken, düşünceyi eylemle birleştirmede kalbin gücüne işaret etmektedir. <strong>Kalp</strong>lerde olan düşünceler onun derinliğinden süzülüp dudaklardan döküldüğünde ve niyetler gözlerden akan yaşlarla yıkandığında en tesirli amel ve eylemlere dönüşür. Bazen <strong>kalp</strong>ten geçirilenler gerçekleşme imkânı bulamaz. Fakat samimi ve iyi düşünceler varlık dünyasında karşılık bulmasa da bunun Allah (cc) indinde olmuş gibi değer bulduğu muhakkaktır. Bu bakımdan Allah Resûlü (sas), "<i>Bir kimse samimi olarak ve tüm kalbiyle Allah</i>’<i>tan (cc) şehit olmayı dilerse o kişi yatağında bile ölse Allah (cc) onu şehitlerin makamına ulaştırır."</i>  buyurmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Allah’ın (cc) insanlara bir lütfu olarak <strong>kalp</strong>ten geçen kötü düşünceler, eyleme dönüşmedikçe kulun günah hanesine yazılmaz. "<i>Allah (cc), sizi kasıtsız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz fakat sizi <strong>kalp</strong>lerinizin kazandığı (bile bile yaptığınız) yeminlerden sorumlu tutar. Allah (cc), çok bağışlayandır, Halîm</i>’<i>dir."</i>  âyeti ve "<i>Allah (cc), ümmetimi akıllarına gelen kötü düşünceleri yapmadıkça ve onları dile getirmedikçe sorumlu tutmayacaktır." </i> hadisi bu duruma açıklık getirmektedir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kalp</strong> bir nazargâh-ı ilâhî olarak, bir mümin için aynı zamanda doğru bilgiyi yanlış olandan ayırt etme yeridir. ‘Heyetler yılı’ olarak bilinen hicretin dokuzuncu yılında Arap yarımadasının çeşitli bölgelerindeki kabilelerin Medine’ye akın ettiği bir zamanda Esedoğulları’ndan Vâbisa b. Ma’bed’in (ra), "İyilik ne demektir?" sorusuna Allah Resûlü’nün (sas) üç parmağını birleştirip Vâbisa’nın (ra) göğsüne vurarak verdiği cevap, bugün de kulaklarımızda yankılanmaktadır:</p>

<p style="text-align:justify">"<i>Sen fetvayı kendinden iste, sen fetvayı kalbinden iste, ey Vâbisa! İyilik, içinin huzurlu, gönlünün rahat olduğu şeydir. Kötülük ise insanlar sana </i>‘<i>yapmanı</i>’<i> söyleseler bile içini tırmalayan, gönlüne rahatsızlık veren şeydir.</i></p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas) doğruyu yanlıştan ayırt etme yeri olarak kalbi görürken, <strong>kalp</strong>te bulunan imandan dolayı, müminin kalbinde oluşmuş bir mekanizmaya dikkat çekmektedir: "<i>Üç şey var ki Müslüman kalbi bunlar karşısında aldanmaz: Allah (cc) için ihlâsla amel etmek, yöneticilere karşı samimi olmak ve İslâm toplumu ile beraber hareket etmektir."</i> </p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kalp</strong>, kötülüklere karşı mücadelenin verildiği yerdir. Nitekim meşhur bir hadiste son direnç noktasının <strong>kalp</strong> olduğu, en azından kalbi kötülüğe teslim etmemenin gerekliliği şöyle ifade edilmektedir: "<i>Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse kalben karşı koysun. Bu da imanın asgarî gereğidir."</i>  Doğruya ulaşmada da kalbin vereceği hükme bakılması tavsiye edilmektedir. Çünkü doğruluk kalbin mutmain olmasıdır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kalp</strong>, ilâhî ışığın yansıması veya nurun tecellisi sayesinde kişinin hidayete erdiği bir yer olarak Hakk’ın (cc) aynası kabul edilmiştir. Abdullah b. Abbâs (ra) tarafından nakledilen Allah Resûlü’nün (sas), "<i>Allah</i>’<i>ım! Kalbimde nur, gözümde nur, kulağımda nur, sağımda nur, solumda nur, üstümde nur, altımda nur,</i> <i>önümde nur var eyle, benim nurumu artır."</i>  şeklindeki duası bu anlayışın bir yansımasıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Gerek inançsızlık gerekse işlenen günahlar insanı mânevî güzelliklerden feyz alamayacak şekilde nefsin ve şeytanın oyuncağı hâline getirebilmektedir. Bu durum kalbin akıl, basiret ve duygu yönlerini kaybederek mânâsızlaşmasına yol açmaktadır. Nihayet <strong>kalp</strong> işlenen günahların ağırlığı altında paslanma (rayn), sapma (zeyğ), hastalanma (maraz), katılık (kasvet), perdelenme (gulf), körleşme (‘amâ), mühürlenme (hatm), kilitlenme (kufl) gibi Kur’an ve hadislerin haber verdiği bir dizi mânevî hastalığa maruz kalmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Nitekim Sevgili Peygamberimizin (sas) bir hadisinde, "<i>Kul bir günah işlediği zaman kalbinde siyah bir nokta oluşur. Bundan vazgeçip tevbeve istiğfar ettiği zaman kalbi parlatılır. Günaha devam ederse siyah nokta artırılır ve sonunda tüm kalbini kaplar. Allah</i>’<i>ın (cc), (Kitabı</i>’<i>nda) </i>"<i>Hayır hayır! Doğrusu onların kazanmakta oldukları, <strong>kalp</strong>lerini paslandırmıştır."</i>  <i>diye anlattığı </i>‘<i>pas</i>’<i> işte budur."</i>  buyrulmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas), kalbin hastalıkları üzerinde çok fazla durmaktadır. Pek çok hadiste, insanlar bencillik, haset, kibir, başkalarına tepeden bakmak (ucb), sûizanda bulunmak, kin beslemek (hıkd), insanların başına gelen musibetten zevk almak (şematet), dostlara darılıp onları yüzüstü bırakmak (hecr), sözde durmamak (gadr), dünyaya karşı gözü doymamak (tûl-i emel) gibi kötü duygulara karşı uyarılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas) bir başka hadisinde, "<i>Kulun Allah (cc) yolunda yuttuğu toz ile cehennem ateşi onun karnında asla birleşmez. Bencillik ve iman da aynı <strong>kalp</strong>te birleşmez."</i>  buyurarak Allah’ın (cc) rızasına uygun işlerin cehennem ateşine engel olduğunu, buna mukabil, çoğu defa tezahürü başkalarına haset etmek olan bencilliğin imanla bağdaşmayan bir nitelik olduğunu vurgulamıştır. Allah Resûlü (sas) bencilliğin kapı araladığı diğer pek çok kötü özellikten de bahsetmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Nezaketsiz ve küstah kimselerin ve kalbinde zerre kadar kibir bulunanların cennete giremeyeceği, acıma duygusunun sadece günahkâr bedhahların kalbinden çekilip alınmış olduğu, bir Müslüman’ın, kardeşini küçük görmesinin ona şer olarak yeteceği gibi sözlerle pek çok konuda Allah Resûlü’nün (sas) uyarısı vardır.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas), cuma namazının terki ya da önemsemeyerek, özürsüz olarak üç defa terk edilmesi durumunda kalbin mühürleneceğini ifade etmiş ve minberden, "<i>Ya birtakım kimseler cuma namazlarını terk etmekten vazgeçerler ya da Allah (cc) onların <strong>kalp</strong>lerini mühürler ve onlar artık gafillerden olurlar."</i>  şeklinde müminleri uyarmıştır. Aslında bu uyarı, cemaatten ve ibadetten kopuşun ne derece vahim bir sonuç doğuracağını müminlere hatırlatmaktadır. Zira din, bireysel yaşantı ile ilgilendiği kadar toplumsal hayata da düzen vermektedir. Allah Resûlü’nün (sas), "<i>Saflarınızı düzeltin ki Allah (cc) <strong>kalp</strong>lerinizi başka başka yönlere döndürmesin</i>."  sözü ibadet ve cemaatin gönüle ne derece olumlu etkisinin olduğunu anlatmaktadır. Allah (cc) yolunda verilen mücadele ve savaştan geri kalmak <strong>kalp</strong>lerin mühürlenmesinin nedenleri arasındadır. Âyetten anlaşıldığına göre <strong>kalp</strong>le beraber kulak ve göz gibi duyu organları da mühürlenmektedir. Duyu organlarının mühürlenmesi, insanın hakikatleri anlayamayacak şekilde gafil hâle gelmesine ve büsbütün aşırı arzulara kapılmasına neden olmaktadır. Allah Resûlü bu şekilde kalbi gaflet ve eğlence içinde olan kişilerin duasının Allah (cc) katında kabul edilmeyeceğini haber vererek bu gibi kişilerin insan için Allah’a (cc) ulaşmanın en önemli vasıtalarından olan dua nimetinden mahrum kaldıklarını ifade etmiştir. Allah Resûlü (sas) bir gün Ebû Zerr’e (ra), "<i>Zenginlik de fakirlik de <strong>kalp</strong>tedir. Gönlü zengin olana dünyada karşılaştığı zorluklar zarar vermez. Kalbinde (mânevîbir) fakirlik bulunan kişiyi ise dünyadan nasiplendiği yığın yığın mal âbâd etmez. Bilakis bunlara bağlanıp pintilik etmesi nefsine zarar verir."</i>  diyerek gönül zenginliğine vurgu yapmaktadır. Bu vurgu Amr b. Âs’tan (ra) rivayet edilen, "<i>Âdemoğlunun kalbinden bütün (arzu) vadilerine (uzanan) yollar vardır. Allah (cc), kalbini bütün bu yollara açmış olan kişiyi bunların hangisinde helâk ettiğini önemsemez, fakat kim Allah</i>’<i>a (cc) güvenirse Allah (cc) onu (arzularının) keşmekeşliğinden kurtarır."</i>  şeklindeki diğer bir hadisle olabildiğine derinleşmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">İnsan, arzularından güzel ve temiz olanları seçip kendisini salih amellere götürecek duygulara teslim olduğunda, kötülüklerin kalbinde oluşturduğu kararmadan kurtulmakla kalmamakta, kendisinden yol bulan güzel arzuların çağladığı düşünce pınarlarından beslenen <strong>kalp</strong>, zamanla ilâhî bir temizlenmeye liyakat kazanarak bembeyaz olmaktadır. Bir hadiste bu durum şöyle dile getirilir: "<i>Fitneler kalbe işledikçe siyah bir nokta oluşur, <strong>kalp</strong> onları kabul etmediği takdirde bu sefer <strong>kalp</strong>te beyaz bir nokta meydana gelir."</i> </p>

<p style="text-align:justify">İman, ilim ve muhabbet pınarlarıyla beslenen <strong>kalp</strong> ilâhî güzellikleri elde edecek şekilde beyazlarken, dünyaya çok dalmak, tefekkürü terk etmek, ölümü unutmak, çok gülmek, çok konuşmak ve merhametsizlik kalbi hastalıklı bir yer hâline dönüştürmektedir. "<i>Merhamet ancak kalbi katılaşmış inançsız bedhahların kalbinden kaldırılmıştır."</i>  hadisi kalbin ihtiyaç duyduğu merhamet duygusunun önemine işaret etmektedir. Böbürlenerek yürümek, kibir, cimrilik, hilekârlık ve kendini beğenme de insan ile cennet arasına duvarlar ören ve aynı şekilde kalbe zarar veren kötülüklerdir.</p>

<p style="text-align:justify">Duygu ve düşüncelerimizin kötü ve çirkin işlerden uzak tutulmasına ve iç dünyamızın mânevî kötülüklerden arındırılmasına yönelik benzer uyarılar, Kur’ân-ı Kerîm’de de dile getirilmiştir. "<i>Allah (cc) gizli ve açık olanları bilir.</i>"<i>,</i>  "<i>Allah (cc) <strong>kalp</strong>lerinizde gizlediklerinizi bilir."</i>  âyetleriyle insanlar öncelikle <strong>kalp</strong>lerinin derinliklerine kadar bu çirkin duygulardan arınmaya davet edilmektedir. Çünkü insanın âhirette selâmete ermesi ancak kalbin şirk, küfür, nifak gibi hastalıklardan salim olmasıyla mümkündür. Nitekim Yüce Allah (cc), "<i>O gün, ne mal fayda verir ne de evlât. Ancak Allah</i>’<i>a (cc) kalb-i selim ile gelenler müstesna."</i>  buyurmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas) dört çeşit <strong>kalp</strong> olduğunu haber vermekte ve bu <strong>kalp</strong>lerden şöyle bahsetmektedir: "<i>Dört çeşit <strong>kalp</strong> vardır. Kandil gibi parıl parıl parlayan pürüzsüz <strong>kalp</strong>, kılıflara sarılmış <strong>kalp</strong>, tersine dönmüş <strong>kalp</strong> ve sadece dış yüzeyden ibaret <strong>kalp</strong>! Parıl parıl parlayan <strong>kalp</strong> müminin kalbidir. Onun kandilinde nur asla eksik olmaz. Kılıflı <strong>kalp</strong> kâfirin kalbidir. Tersine dönmüş <strong>kalp</strong> hakikati tanıyıp sonra inkâr eden münafığın kalbidir. Sadece dış yüzeyden ibaret <strong>kalp</strong> ise içinde iman ve nifak bulunan bir <strong>kalp</strong>tir. Bu <strong>kalp</strong>teki iman, temiz suyla beslenen bir bitki gibi, nifak ise irin ve kanla beslenen bir yara gibidir. Artık hangi özellik diğerine baskınsa <strong>kalp</strong>te o galip gelir."</i></p>

<p style="text-align:justify">Müminin kalbi, ifade edildiği üzere, selim olan <strong>kalp</strong>tir. Böylesi bir <strong>kalp</strong> imanla ışıldar ve iyi niyetlerle bembeyaz olur. Bu çerçevede Allah Resûlü’nün (sas) niyazı, kalbin kötülüklerden muhafaza edilmesinin yanı sıra Allah’ın (cc) <strong>kalp</strong>lere hidayet vermesi, Müslümanların <strong>kalp</strong>lerini birleştirmesi ve doğru sözlü bir dil ve kalb-i selim bahşetmesi şeklinde olmuştur. Kalb-i selim, Allah’a (cc) teslim olup selâmet bulmuş olan hastalıksız <strong>kalp</strong>tir. Böylece <strong>kalp</strong> güven içinde ve kaygılardan arınmış, kurtuluşa ve doyuma ulaşmış olur. Allah Resûlü (sas) böyle bir <strong>kalp</strong> için gece namazından sonra, "<i>Allah</i>’<i>ım! Senin katından öyle bir rahmet istiyorum ki o rahmet vasıtasıyla kalbimi doğru yoluna ilet."</i>  şeklinde niyazda bulunmuş, Hz. Âişe’nin (ra) bildirdiğine göre uykudan uyanırken ettiği duasında ise Allah’tan (cc) hidayete erdirdikten sonra kalbini saptırmamasını istemiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas) bir başka duasında ise âdeta kar suyu ile yıkanmış gibi pak bir <strong>kalp</strong> ister: "<i>Allah</i>’<i>ım! Günahlarımı kar ve dolu suyu ile yıka ve beyaz elbiseyi kirden temizler gibi kalbimi hatalardan arındır."</i> </p>

<p style="text-align:justify">Kalbi, selim hâle getirebilmek için kalbin halis niyetler ve güzel amellerle beslenmesi gerekir. Allah Resûlü (sas) bu amelleri çeşitli sözlerinde açıklamıştır. Bunlardan birinde, "<i>Yedi kişi vardır ki, Allah</i>’<i>ın gölgesi (himayesi) dışında hiçbir gölgenin (himayenin) olmadığı günde Allah (cc) onları gölgelendirecektir (himaye edecektir):...kalbi mescitlere bağlı kişi, birbirlerini Allah (cc) için sevip Allah (cc) için bir araya gelen ve O</i>’<i>nun (cc) adıyla ayrılan iki dost..."</i>  buyurmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Kuşkusuz <strong>kalp</strong>lerin selim olabilmesinin akletmekle yakından ilgisi vardır. Başka bir ifadeyle kalbin kararması, perdelenmesi ve hakikatleri kavrayamamasının en büyük sebebi Kur’an’ın ısrarla üzerinde durduğu akletme melekesinin yitirilmiş olmasıdır. Allah Resûlü (sas), insanları doğru düşünmeye çağırırken onları akıl nimetinden yoksun olmakla suçlamamış, sadece onları akıllarını gereği gibi kullanmaya davet etmiştir. Bununla birlikte bütün peygamberler gönderildikleri toplumlarda katılaşmış ve hakikatlere karşı perdelenmiş <strong>kalp</strong>leri açmakla görevli kimseler olarak tavsif edilmişlerdir.</p>

<p style="text-align:justify">Kur’ân-ı Kerîm, kalbi akılla aynı anlamı çağrıştıracak şekilde de kullanmaktadır. İslâm düşüncesinde kalbin en önemli işlevlerinden biri akıldır. Nitekim Kur’an’da akletme (düşünme) ve fıkhetme (anlama) fiilleri kalbe nispet edilmiştir. Sahâbenin hadis naklederken, "Kulaklarım dinledi ve kalbim kavradı." deyip hadis naklinde bulunmaları, bazı sahâbîlerin Kur’an’ı okudukları hâlde <strong>kalp</strong>lerinin kavramadığından yakınarak Hz. Peygamber’e (sas) başvurmaları, vahyin en canlı olduğu dönemde kalbin anlama ve kavrama yeri olarak görüldüğünü ortaya koymaktadır. Hz. Ali (ra) de aklın <strong>kalp</strong>te bulunduğunu açıkça ifade etmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İslâm âlimleri aklı, "<strong>Kalp</strong>te bulunan, hak ve bâtılı ayırt etmede vasıta olan nur" şeklinde tarif ederek aklın <strong>kalp</strong>le olan ilişkisini vurgulamışlardır. Dinin akıl sahiplerine hitap etmesi ve onları sorumlu tutması akıl yoluyla kalbe yüklenen inanma sorumluluğu ile yakından ilgili görülmüştür. Nitekim bir hadiste aklı olmayanların sorumlu olmadıkları belirtilmektedir. Müslüman olmanın ya da dinî emirlere muhatap olmanın ilk şartı akıllı olmak, diğer bir şartı ise kalbi Allah’a (cc) teslim etmektir. Kişi dili ile ikrar etmedikçe ve kalbiyle teslim olmadıkça Müslüman olamaz. Bu bakımdan Allah’a (cc) iman etmek için aklını kullanarak her türlü bilgiye ulaşan kişinin bu bilgileri kalbi ile de benimsemesi gerekir. Esasında <strong>kalp</strong>lerin mühürlenmesi, kılıflanması, kilitli olması gibi ifadelerle bir yönüyle anlatılmak istenen, insanların hakikatler karşısında akıllarını gereği gibi kullanmadıklarıdır. Ayrıca <strong>kalp</strong>; irade, ilim ve imanın ortaklaşa mahalli olduğu için Kur’ân-ı Kerîm akletmeyi; inanmak, vahyi kabul etmek ve gerçeği kavramak anlamlarında da kullanmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Resûlü Ekrem Efendimiz (sas) Allah’ın (cc) Kitabı’ndan nasibini almamış bir insanı, içinde hiç kimsenin oturmadığı viran bir eve benzetmiştir. Sahâbe-i kirâmdan Abdullah b. Mes’ûd (ra), kalbin olgunlaşması ve dimağların ilâhî kelâmla dolması için Kur’an okumaya teşvik etmiş, "<strong><i>Kalp</i></strong><i>lerinizi onunla (Kur</i>’<i>an ile) mâmur kılın."</i>  buyurmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas), <strong>kalp</strong>lerin tefrika girdabına kapılmalarına karşı insanları ikaz ederek çarşı ve pazarlardaki koşuşturmaya kapılıp kalbimizi mânevî lezzetlerden mahrum etmememiz gerektiğine işaret etmektedir. Bu doğrultuda Allah Resûlü (sas), "<i>...Altın ve gümüşü biriktirip de onları Allah (cc) yolunda harcamayanları elem dolu bir azapla müjdele."</i>  âyeti inince ashâbının hangi meta daha iyiyse onu edinelim, şeklindeki sözlerine karşılık şöyle buyurmuştur: "<i>(Dünyada en değerli olan şey) zikreden bir dil, şükreden bir <strong>kalp</strong> ve kişinin imanının yaşamasında ona yâr ve yardımcı olan inançlı bir eştir."</i> </p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü’nün (sas) müminin kalbi olarak tanımladığı <strong>kalp</strong> şudur: Allah Resûlü’ne (sas), "<i>İnsanların hangisi daha faziletlidir?"</i> diye sorulduğunda O (sas), "<i>Kalbi mahmûm ve dili doğru olan her mümin böyledir."</i> buyurmuştur. Ashâb, "Doğru sözlü ne demek biliyoruz ama mahmûm <strong>kalp</strong> nedir bilmiyoruz." deyince, Allah Resûlü (sas), "<i>Mahmûm <strong>kalp</strong>, Allah</i>’<i>tan (cc) korkan, tertemiz <strong>kalp</strong>tir. Onda günaha, zulme, kine, hasede yer yoktur."</i>  buyurmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü(sas) , "Ey Allah’ın Resûlü! İman nedir?" diye soran sahâbîsine, "<i>Allah</i>’<i>tan (cc) başka ilâh olmadığına ve Muhammed</i>’<i>in (sas) de O</i>’<i>nun (cc) kulu ve elçisi olduğuna şehâdet etmen, Allah </i>(cc) <i>ve Resûlü</i>’<i>nü (sas) her şeye tercih edebilmen, ateşte yanmayı Allah</i>’<i>a (cc) şirk koşmaya tercih edebilmen, soylu olmasa da bir kişiyi, sadece Allah (cc) için sevebilmendir."</i> demiştir. Hz. Peygamber (sas) aynı hadisinde ‘iman aşkının’ kalbe nasıl nüfuz ettiğini şöyle anlatmıştır: "<i>Eğer bunları yapabiliyorsan tıpkı sıcak bir günde su arzusunun, susuz kişinin kalbine işlemesi gibi iman aşkı da senin kalbine işlemiş olur." </i></p>

<p style="text-align:justify">"<i>Kalbini yalnızca imana tahsis eden, kalbini selim, dilini doğru, nefsini doymuş, ahlâkını düzgün kılan ve kulaklarını (hak yolunda) haberci, gözlerini (<strong>kalp</strong> izinde) bekçi kılan kişi kurtuluşa ermiştir... Kalbini (ilâhî güzelliklerin dolup taştığı) bir kap hâline getiren kurtuluşa ermiştir."</i></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kaynak:</strong> Hadislerle İslam</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hadislerle İslam</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kalp-beden-ulkesinin-sultani-1</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 12:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/01/kalp-beden-ulkesinin-sultani.jpg" type="image/jpeg" length="16022"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sırdaş Seçiminde Dikkatli Olmak]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/sirdas-seciminde-dikkatli-olmak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/sirdas-seciminde-dikkatli-olmak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslümanlara karşı açıktan veya gizli düşmanlık içinde olanlara sır verilmemesi gerekir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ey iman edenler! Sizden olmayanları sırdaş edinmeyin, onlar size kötülük yapmaktan geri durmazlar, sıkıntıya düşmenizi isterler. (Âl-i İmrân, 3/118)</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hicretten sonra, Medine’deki kabilelerden bir kısmı Müslüman olmuş bir kısmı olmamıştı. Fakat yapılan anlaşma gereği, farklı dinî gruplar bir arada yaşamaya başladı. Bir de görünüşte Müslüman olduğu hâlde, gerçekte inanmayan münafıklar vardı. Müslüman olmayanlardan bazıları da gizli düşmanlık içindeydi. Hatta kimi zaman ağızlarından çıkan sözler düşmanlıklarını ele veriyordu. Dıştan dostlukları sebebiyle Müslümanlara yakınlaşan bu kişiler, sırları öğrenmeye ve bu <strong>sır</strong>ları düşmanlara açıklamaya başladılar. Yüce Allah bu durumu bildirerek, gizli düşmanlara karşı tedbirli olunmasını istedi.</p>

<p>Müslümanlara karşı açıktan veya gizli düşmanlık içinde olanlara sır verilmemesi gerekir.</p>

<p><strong>Bitâneten:</strong> <strong>Sırdaş</strong>, yakın dost.</p>

<p><strong>Habâlen:</strong> Kötülük, fesat.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bir Ayet</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/sirdas-seciminde-dikkatli-olmak</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 12:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2022/11/sirdas-seciminde-dikkatli-olmak_6fc6f.jpg" type="image/jpeg" length="60581"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyanet Journal’ın Yeni Sayısı Yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/diyanet-journalin-yeni-sayisi-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/diyanet-journalin-yeni-sayisi-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından üç ayda bir İngilizce olarak yayımlanan Diyanet Journal dergisinin yeni sayısı dijital olarak okuyucularıyla buluştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergi, bu sayısında “İslam’da İnsan Hakları” dosya konusunu ele alarak insanın onuru, temel hakları ve İslam’ın insan haklarına yaklaşımını farklı boyutlarıyla gündeme taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İslam’ın insanı yaratılıştan itibaren onur ve haysiyet sahibi bir varlık olarak kabul eden anlayışından hareketle hazırlanan sayıda; insan haklarının ilahi temelleri, adalet, özgürlük ve sorumluluk ekseninde değerlendiriliyor. Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamber’in örnekliği ışığında insan haklarının evrensel boyutuna dikkat çekilen dosyada, bireysel hakların yanı sıra toplumsal düzenin tesisi, adaletin korunması ve insan onurunun muhafazası gibi konular da ele alınıyor.</p>

<p>Derginin bu sayısında gündem yazısını Prof. Dr. Saffet Sancaklı kaleme alırken, söyleşi konuğu Prof. Dr. Recep Şentürk insan haklarının evrenselliğini İslam’ın temel ilke ve değerleri çerçevesinde değerlendiriyor. Şentürk, günümüz dünyasında insan hakları alanında yaşanan sorunlara ilişkin önemli tespitlerde bulunurken, İslam medeniyetinin bu alana sunduğu katkılara dikkat çekiyor.</p>

<p>“Dünya Müslümanları” köşesinde Dr. Ömer Özgül, Hollanda’da İslam’ın gelişim sürecini tarihî ve sosyolojik boyutlarıyla ele alıyor. “İhtida Hikâyesi” bölümünün konuğu Abdallah Rafael Hernandez Mancha ise at sırtında Endülüs’ten Mekke’ye uzanan sıra dışı yolculuğunu ve İslam’la buluşma serüvenini okuyucularla paylaşıyor.</p>

<p>Derginin tüm sayılarına, Başkanlığın Dijital Platformu olan "Diyanet Dijital" üzerinden erişilebiliyor.</p>

<p>Okumak için <strong><a href="https://dijital.diyanet.gov.tr/Dergilik/diyanet-journal" rel="nofollow" target="_blank"><span style="color:#3498db">TIKLAYINIZ&gt;&gt;&gt;</span></a></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/diyanet-journalin-yeni-sayisi-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/diyanet-journal.jpg" type="image/jpeg" length="13907"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AA'nın "Gazatrilogy" internet sitesi yayında]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/aanin-gazatrilogy-internet-sitesi-yayinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/aanin-gazatrilogy-internet-sitesi-yayinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anadolu Ajansının (AA), işqlci İsrail'in Gazze'de işlediği suçları belgeleriyle gözler önüne serdiği Kanıt, Tanık ve Sanık kitaplarından oluşan "Gazze Üçlemesi"ne (Gazatrilogy) ilişkin internet sitesi erişime açıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AA Yayınları Müdürlüğü tarafından hazırlanan Kanıt (The Evidence), Tanık (The Witness) ve Sanık (The Perpetrator) kitaplarından oluşan Gazze Üçlemesi, işqlci İsrail'in Gazze'de işlediği suçları Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Roma Statüsü kapsamındaki deliller, tanıklıklar ve uluslararası hukuk kararları çerçevesinde belgeliyor.</p>

<p>Gazze'de yaşanan soykırım trajedisini dünya gündemine taşımada önemli bir rol üstlenen bu üçlemeye artık "<a href="https://gazatrilogy.com/tr" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://gazatrilogy.com/tr</a>" internet sitesinden dijital olarak ulaşılabilecek.</p>

<h2>Üçlemede neler işlendi?</h2>

<p>Kanıt, işqlci İsrail'in Gazze'deki soykırımını AA'nın sahadaki habercilerinin sarsıcı fotoğraf ve görüntülerinden oluşan somut delillerle belgeliyor. İşqlcilerin suç kaydını ortaya koyuyor.</p>

<p>10. baskısı çıkan Kanıt'ta, işqlci Netanyahu yönetimindeki ordunun Ekim 2023'te başlattığı Gazze saldırılarının, 1948'deki Büyük Felaket'ten (Nekbe) bu yana tanık olunan en büyük yıkıma ve can kaybına yol açtığı, aralıksız devam eden saldırılar sırasında uluslararası hukuk ilkeleri ve savaş hukuku prensiplerinin birçok kez ihlal edildiği belirtildi.</p>

<p>Kanıt, uluslararası toplumda tepkiyle karşılanan bu ihlallerin titiz bir dökümünün yapılması ve küresel ölçekte takip edilmesi kararlılığıyla oluştu.</p>

<p>İçeriği, Gazze Şeridi'nde çok zor şartlar altında fedakarca görev yapan AA muhabirlerinin haberleri ve fotoğrafları ile şekillenen Kanıt, bir yönüyle Gazze'de yaşananlara dair, aksi halde dünyanın hiçbir şekilde haberdar olamayacağı ilk elden tanıklıklar sunuyor, bir yönüyle de katiI Netanyahu yönetiminin işlediği suçlara karşı uluslararası platformlardaki adalet arayışlarına kılavuzluk edecek referans çalışma niteliği taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tanık, işqlci İsrail'in soykırımını birinci elden şahitlikler aracılığıyla kayıt altına alıyor. Soykırımın unutturulmaması için tarihe tanıklık ediyor.</p>

<p>4. kez baskıya giren Tanık ise Binyamin Netanyahu yönetiminin Gazze Şeridi'nde artık soykırım düzeyine varan savaş suçlarına karşı uluslararası platformlardaki adalet arayışlarına temel teşkil eden Kanıt'ın ardındaki insan hikayelerine odaklanıyor.</p>

<p>Gece gündüz kesintisiz şiddete maruz kalan, hastanelerden yardım kuruluşlarına, mülteci kamplarından sınır noktalarına kadar sığındıkları her yerde hedef alınan, kitlesel açlığa mahkum edilen Gazzelilerin tanıklıkları Netanyahu yönetiminin suç sicilini sergiliyor.</p>

<p>Büyük ölçüde Filistinli ve Türk gazetecilerin, kısmen de savaş şartlarında ulaşılabilen toplumun farklı kesimlerinden fertlerin şahitlikleriyle şekillenen Tanık, bir yönüyle de bu trajediye engel olmak bir yana onu görmezden gelen, hatta siyasi koruma sağlayan çevreler adına bir utanç tablosunu çerçeveliyor.</p>

<p>Sanık da Gazze'deki soykırımın faili işqlci İsrail'in ve destekçilerinin işledikleri suçları, insanlığın vicdanında mahkum olan soykırım sanıklarının, adalet karşısında da yargılanması için tüm delilleriyle ortaya koyuyor.</p>

<p>AA'nın Kanıt ve Tanık'tan sonra Gazze soykırımına dair üçlemenin son halkası olarak yayımladığı Sanık ile katiI İsrail'in Gazze'deki suç dosyası bütün unsurlarıyla tamamlanmış oluyor.</p>

<p>Sanık, öncelikle Gazze'deki şiddet ve yıkımdan birinci derecede sorumlu olan işqlci Netanyahu yönetimine odaklanıyor, bazıları işqlci İsrail yasalarına göre de suçlu olan fanatik isimlerden teşekkül etmiş bu yönetimin, çocukların öldürülmesini, sivil halka ait meskenlerin yerle bir edilmesini, ağaçların yakılmasını dahi bir kazanım ve zafer olarak gören hastalıklı zihniyetini ortaya koyuyor.</p>

<p>Sağladıkları askeri ve siyasi destekle Netanyahu yönetiminin katliam makinesini işler halde tutan, politikadan iş dünyasına, akademiden kültür sanat dünyasına kadar soykırımla doğrudan ve dolaylı bağlantısı olan bütün çevreleri, bir gün bu utançla yüzleşerek hesap verecekleri umudu ve kararlılığıyla kayda geçiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/aanin-gazatrilogy-internet-sitesi-yayinda</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 09:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/tanik-sanik-kanit.jpg" type="image/jpeg" length="55448"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Millî Değerlerimize Sahip Çıkalım]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/milli-degerlerimize-sahip-cikalim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/milli-degerlerimize-sahip-cikalim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Ayet: Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık... (Hucurât, 49/13)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir milleti millet yapan temel değerlerin başında vatan, bayrak, kültür, dil, marş vb. gibi unsurlar gelmektedir. Toplumları ayakta tutan ve geçmişten geleceğe taşıyan ana unsurlardan biri, millî değerlerimizdir. Birlik ve beraberliği güçlendiren din, aile, dil, ahlak, gelenek ve görenekler; her toplum için kendine özgü özelliğe sahiptir. Değerlerine sahip çıkmayan ve diğer kültürleri taklit eden toplumlar, yozlaşmaya mahkûmdur. Yüzyıllardır boyunduruk altına girmeden varlığını sürdüren milletimizin ayakta kalması, adaletle hükmetmesi, insanımızın millî birlik konusundaki duyarlılığının ve titizliğinin bir sonucudur. Sevgi, saygı ve fedakârlığın geliştirilmesinde, toplum hayatımızın ahenkli ve sağlam bir şekilde devam ettirilmesinde, gençlerimizin ve çocuklarımızın yetiştirilmesinde, değerlerimizin katkısı büyüktür. Ahlakına, dinine, milliyetine ve bağımsızlığına düşkün Müslüman gençlerimizi; millî, manevi ve kültürel değerlere uygun yetiştirmek, hepimizin görevidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>Eli sıkı olma, ölçüsüzce eli açık da olma; sonra kınanacak, kendi kendine hayıflanacak duruma düşersin! (İsrâ, 17/29)</strong></p>

<hr />
<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/milli-degerlerimize-sahip-cikalim</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/images/haberler/no_headline.jpg" type="image/jpeg" length="38336"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[LGS'ye 1 milyondan fazla öğrenci katılacak]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/lgsye-1-milyondan-fazla-ogrenci-katilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/lgsye-1-milyondan-fazla-ogrenci-katilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[13 Haziran Cumartesi günü düzenlenecek Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav, yurt içi ve yurt dışında toplam 1 milyon 22 bin 658 öğrencinin katılımıyla yapılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>14 Haziran Pazar günü yapılacağı duyurulan LGS merkezi sınavının tarihi, aynı gün A Milli Futbol Takımı'nın 2026 FIFA Dünya Kupası'nda Avustralya milli takımıyla oynayacağı müsabakanın bitiş saatinin, sınav başlangıç saatiyle çakışması nedeniyle bir gün öne alınmıştı.</p>

<p>Bu doğrultuda merkezi sınav, 13 Haziran'da yurt içi ve yurt dışı sınav merkezlerinde yapılacak. İki oturumdan oluşan sınavın ilk oturumu saat 09.30'da, ikinci oturumu ise saat 11.30'da başlayacak.</p>

<p>Merkezi sınav, yurt içinde 81 il ve 920 ilçede, 4 bin 244 binada 1 milyon 22 bin 104 öğrenci, yurt dışında ise 8 ülke ve 11 sınav merkezinde 554 öğrenci olmak üzere toplam 1 milyon 22 bin 658 adayın katılımıyla gerçekleştirilecek.</p>

<p>LGS kapsamındaki merkezi sınavın sağlıklı şekilde yürütülmesi ve sınav öncesinde bina ve çevresinin temizlik, hijyen ve fiziki şartlar bakımından sınava hazır hale getirilmesi, sınav salonlarının numaralandırılması ve gerekli yönlendirme levhalarının yerleştirilmesi gibi okul hazırlıklarının tamamlanabilmesi adına 12 Haziran Cuma günü idari tatil ilan edildi.</p>

<p>Sınav uygulamalarını yerinde görmek amacıyla 200 bakanlık temsilcisi görevlendirilecek</p>

<p>MEB tarafından özel eğitim gereksinimi olan adayların sınav oturumlarında, adaylara standartlara uygun ve etkili destek sunabilmek amacıyla görev alacak yardımcı engelli gözetmenlere yönelik kurs programları düzenlendi. Yardımcı engelli gözetmenler, öncelikle bu kursu alan öğretmenler arasından belirlenecek.</p>

<p>Bakanlıkça sınav süreçlerini gözlemlemek, rehberlik etmek ve sınav uygulamalarını yerinde görmek amacıyla, 81 il için 200 kurum temsilcisinin görevlendirmesi yapılacak. Kurum temsilcileri Genel Müdür yardımcıları, daire başkanları, müfettişler ve ilgili Genel Müdürlük personeli arasından belirlenecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapay zeka destekli altyapıya sahip kamera kurulumu gerçekleştirilecek<br />
LGS kapsamındaki merkezi sınavda güvenliğin artırılması amacıyla, sınav binalarının girişlerinde üst arama kontrolünün sağlanması, toplantı odalarında ise sınav evraklarının salon görevlilerine dağıtım süreçlerinin izlenebilmesi için yapay zeka destekli altyapıya sahip kamera kurulumu gerçekleştirilecek.</p>

<p>Bununla birlikte, belirli sayıda sınav binalarında sınavın gerçekleştirileceği salonlarda da kamera sistemi kurularak pilot çalışmanın yapılması planlandı.</p>

<p>İlk kez beslenme paketi dağıtılacak</p>

<p>Bakanlıkça alınan karar doğrultusunda öğrencilere ilk kez sözel ve sayısal oturumları arasındaki dinlenme süresinde beslenme ihtiyaçlarını karşılamak, sınav kaygısını azaltmak ve motivasyonu artırmak amacıyla kuru meyveli yulaf bar, ceviz, kuru üzüm ve sudan oluşan beslenme paketi dağıtılacak.</p>

<p>Beslenme paketi, sınav başvuru esnasında velisi tarafından talep edilen öğrencilere dağıtılacak ve öğrenciler, beslenme paketi talep durumlarına göre okullara yerleştirilecek.</p>

<p>Beslenme paketi istemeyen öğrenci sayısının 40'ın altında olduğu ilçelerde ise bu öğrenciler, beslenme paketi isteyen öğrencilerle aynı binalarda ancak farklı salonlarda sınava girecek.</p>

<p>Yurt dışında sınava girecek öğrenciler için de su hariç beslenme paketinin sınav evrakları ile gönderilmesi planlandı.</p>

<p>Adayların binalara yerleştirilmeleri de ikiz öğrencilerin sınav binaları aynı olacak şekilde planlanarak, ailelerin sınav günü yaşayabileceği ulaşım kaynaklı karmaşanın önüne geçilmesi hedeflendi.</p>

<p>Sınavın kapsamı</p>

<p>LGS kapsamındaki merkezi sınavda, 8'inci sınıf öğretim programlarında yer alan kazanımlar esas alınacak.</p>

<p>Sorular, öğrencilerin okuduğunu anlama, yorumlama, sonuç çıkarma, problem çözme, analiz yapma, eleştirel düşünme ve bilimsel süreç becerilerini ölçecek nitelikte hazırlanacak.</p>

<p>Birinci oturumda Türkçe, T.C. inkılap tarihi ve Atatürkçülük, din kültürü ve ahlak bilgisi ile yabancı dilden toplam 50 soru sorulacak ve 75 dakika süre verilecek.</p>

<p>İkinci oturumda ise matematik ve fen bilimleri derslerinden toplam 40 soru sorulacak ve 80 dakika süre tanınacak.</p>

<p>Sonuçlar 10 Temmuz'da açıklanacak<br />
Sınav sonuçları, 10 Temmuz'da "www.meb.gov.tr" adresinden ilan edilecek. Sınav sonuç belgeleri posta yoluyla gönderilmeyecek. Tercihlere esas kontenjan tabloları da aynı tarihte yayımlanacak.</p>

<p>Tercih işlemleri, 13-24 Temmuz'da yapılacak. Yerleştirme sonuçları ve boş kontenjanlar 5 Ağustos'ta ilan edilecek.</p>

<p>Yerleştirmeye esas 1. ve 2. nakil tercih başvuruları ve sonuçları ise 5-14 Ağustos'ta gerçekleştirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/lgsye-1-milyondan-fazla-ogrenci-katilacak</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/06/lgs-merkezi-sinavi-yarin-yapilacak.jpg" type="image/jpeg" length="75254"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay zeka aşı geliştirdi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/yapay-zeka-asi-gelistirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/yapay-zeka-asi-gelistirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zeka, çok sayıda virüse karşı koruma sağlayabilecek ve salgınları önleyebilecek "tamamen yeni" bir aşı türü geliştirmek için kullanıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cambridge Üniversitesindeki araştırmacılar, ilk kez bir aşının temel bileşeninin tamamen yapay zeka tarafından tasarlandığını ve insanlar üzerinde denendiğini açıkladı.</p>

<p>Geliştirilen aşı, tüm Covid varyantlarını ve hayvanları enfekte eden ancak bir sonraki salgını başlatma potansiyeli olan virüsleri kapsayacak şekilde, tüm koronavirüsler üzerinde etkili olacak biçimde tasarlandı. Çalışmalar henüz erken aşamada bulunuyor ancak ekip; grip ve Ebola ile mücadele edebilecek ayrı aşılar üzerinde de çalışıyor.</p>

<p>Aşılar, vücuda bir enfeksiyonu nasıl tespit edeceğini öğreterek onunla savaşma şansını artırıyor. Ancak bazı virüsler dış görünüşlerini değiştirme, yani mutasyona uğrama konusunda yetenekli olduğu için aşıların koruyuculuğu hızla azalabiliyor. Covid ve kış gribi aşılarının düzenli olarak güncellenmesi bu nedenden kaynaklanıyor.</p>

<p>Cambridge Üniversitesinden Profesör Jonathan Heeney, "Her zaman geriden geliyoruz. Yapmak istediğimiz şey ise salgının önüne geçmek." ifadelerini kullanarak, yeni salgınlara veya pandamilere karşı önceden koruma sağlamayı hedeflediklerini belirtti.</p>

<p>Nasıl çalışıyor?</p>

<p>Normal şartlarda aşılar, bir virüsün mevcut suşu kullanılarak tasarlanıyor.</p>

<p>Cambridge'deki araştırmacılar, potansiyel viral tehditleri takip eden gözetim programları tarafından kaydedilen bir dizi koronavirüsün genetik kodlarını topladı.</p>

<p>Bu genetik kodlar yapay zeka tarafından analiz edildi. Sistem, virüsler mutasyona uğrasa veya hayvanlardan insanlara yeni bir enfeksiyon geçse bile tüm virüs ailesine karşı koruma sağlayacak şekilde bağışıklık sistemini eğiten bir "süper antijen" tasarladı.</p>

<p>Bağışıklık sisteminin saldırmayı öğrendiği yapılar olduğu için antijenler, aşıların en kritik bileşenini oluşturuyor.</p>

<p>Heeney, ilk kez yapay zeka tarafından tasarlanan bir antijenin insanlar üzerinde denendiğini söyledi.</p>

<p>Teknolojinin herkesi şaşırttığını belirten Heeney, "Bununla insanlığın iyiliği için yapabileceklerimiz inanılmaz. Bu, bizi sadece bugünün virüslerinden değil, bir sonraki salgına veya hastalığa neden olabilecek tehditlerden de koruyan aşılar üretmekle ilgili. Pandemilere hazırlık yöntemimizde temel bir değişim yaşanıyor." dedi.</p>

<p>Güvenilirlik testleri için 39 kişi üzerinde yapılan denemelerin ardından, aşının bağışıklık sistemini ne kadar iyi eğittiğini daha net anlamak amacıyla yaklaşık 200 kişinin katılacağı ikinci bir çalışma gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Journal of Infection dergisinde ayrıntıları paylaşılan bulgular, bağışıklık sistemi üzerindeki etkinin "mütevazı" düzeyde olduğunu gösterse de çalışma bilim dünyasında heyecan yaratmaya devam ediyor.</p>

<p>Denemelerin bir kısmını Southampton Üniversitesinde gerçekleştiren Profesör Saul Faust, yapay zeka tasarımının kesinlikle bir potansiyeli olduğunu ve heyecan verici olduğunu ifade etti. Faust, "Gerçekten ilginç olan şu ki teknoloji, virüslerin değiştiği potansiyel pandemiler için aşı tasarlamada çok daha başarılı." açıklamasını yaptı.</p>

<p>H5N1 kuş gribi aşısı üzerinde hayvan araştırmaları yürütülüyor</p>

<p>Cambridge ekibi, her yıl uyarlanması gerekmeyen evrensel mevsimsel grip aşıları ile şu anda kuş popülasyonlarına zarar veren virüsün insanlarda bir pandemiye dönüşmesi ihtimaline karşı H5N1 kuş gribi aşısı üzerinde hayvan araştırmaları yürütüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmacılar ayrıca, Ebola türlerini de içeren viral hemorajik ateşlere yönelik bir aşı üzerinde çalışıyor. Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki mevcut salgına, henüz aşısı geliştirilmemiş bir virüs türü neden oluyor.</p>

<p>Çalışmada yer almayan Oxford Aşı Grubu Direktörü Profesör Andy Pollard, bu yaklaşımın hayvan araştırmalarında ikna edici kanıtlar ortaya koyduğunu belirtti. Pollard, "Bunlar büyüleyici veriler, insanlar bu bağışıklık tepkilerini üretebileceklerini tahmin edemezdi." dedi.</p>

<p>Pollard, gerçek testin insan denemelerinde görüleceğini, çünkü insan bağışıklık sisteminin laboratuvar farelerinden farklı olduğunu ve yıllar içindeki enfeksiyonlarla şekillendiğini vurguladı.</p>

<p>Yapay zekanın aşı araştırmalarında ezber bozacağını aktaran Pollard, yapay zeka araçlarının bağışıklık sisteminin bir aşıya nasıl tepki vereceğini tahmin etme potansiyeli taşıdığını, bunun da geliştirmeyi çok daha hızlı hale getirerek hayat kurtaracağını ifade etti.</p>

<p>Ulusal Sağlık ve Bakım Araştırmaları Enstitüsü Bilimsel Direktörü Profesör Marian Knight ise "Yapay zeka tasarımı bu 'süper antijen' denemesinin dikkate değer başarısı, geniş kapsamlı ve kalıcı viral koruma sağlama yeteneğimizde çok önemli bir sıçramayı temsil ediyor." değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>TRT HABER</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM - TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/yapay-zeka-asi-gelistirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 15:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/09/dunya-saglik-orgutu-m-cicegi-virusune-karsi-ilk-asiya-onay-verdi.jpg" type="image/jpeg" length="21615"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hatay'da depremlerin ardından 129'uncu cami ibadete açıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/hatayda-depremlerin-ardindan-129uncu-cami-ibadete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/hatayda-depremlerin-ardindan-129uncu-cami-ibadete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'da 6 Şubat 2023'teki depremlerde yıkılan ve yerine hayırsever iş insanı tarafından yenisi yaptırılan Hacı Kenan Güngör Camisi, törenle ibadete açıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Merkez Antakya ilçesi Akçaova Mahallesi'ndeki yıkılan merkez caminin inşası hayırsever iş insanı Kenan Güngör'ün desteğiyle tamamlandı.</p>

<p>Açılışı yapılan camide, Vali Mustafa Masatlı, il protokolü ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla ilk cuma namazı kılındı.</p>

<p>Masatlı, daha sonra gazetecilere, depremlerde yıkılan caminin yeniden ibadete açılmasından mutluluk duyduklarını söyledi.</p>

<p><img alt="Hatay Cami-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/hatay-cami-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Şehrin depremler sonrası yeniden ayağa kalktığını belirten Masatlı, şöyle konuştu:</p>

<p>"Devlet olarak bizler konutlarımızı, iş yerlerimizi, okullarımızı, hastanelerimizi, altyapımızı ve diğer taraftan tarihi eserlerimizin restorasyonunu yaparken onun yanında da yüreği büyük bu milletin her zor zamanında yanına koşan hayırsever vatandaşlarımızın da çok önemli katkılarını gördük. Bugün de yine hayırseverlerimizin katkılarıyla 6 Şubat'tan bu tarafa 129'uncu yeni camimizi de inşallah hizmete almış olduk. Tabii inşası devam eden 42 yeni camimiz var, onun yanında şu ana kadar tamamladığımız 50 Kuran kursumuz ve 13 de gençlik merkezimiz hizmete alındı. Dolayısıyla biz her eserin hizmete alınışında onun mutluluğunu, sevincini yaşıyoruz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Masatlı, yeni caminin herkes için hayırlı olmasını temenni etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hatay Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/hatayda-depremlerin-ardindan-129uncu-cami-ibadete-acildi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 15:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/hatay-cami-22.jpg" type="image/jpeg" length="30347"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müftü Gül: Gençleri aydınlatmak bizim en asli vazifemizdir]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/muftu-gul-gencleri-aydinlatmak-bizim-en-asli-vazifemizdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/muftu-gul-gencleri-aydinlatmak-bizim-en-asli-vazifemizdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir İl Müftüsü Muharrem Gül, "Gençlerimizin sorularını dinlemek, anlamak ve Kur'an-ı Kerim ile Sünnet-i Seniyye ışığında aydınlatmak bizim en asli vazifemizdir." dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eskişehir İl Müftülüğü Gençlik Koordinatörlüğü ve Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen "Kafama Takılanlar" söyleşi serisi tamamlandı.</p>

<p>Gençlerin sorularını uzman isimlerle yanıtlamayı hedefleyen etkinliğin son programı Mehmet Şengül Fen Lisesi'nde gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programda Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Hadis Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Öztoprak, Kur'an ve Sünnet bütünlüğü gibi kritik konulara değindi. Gençlerin konuya dair sorularını yanıtladı.</p>

<p>Eskişehir İl Müftüsü Muharrem Gül ise gençlerin sahih bilgiye ulaşmasının günümüz dünyasında hayati bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:</p>

<p>"Bizler Eskişehir İl Müftülüğü olarak, evlatlarımızın 'Kafama takılanlar var' diyerek içlerinde büyüttükleri sorulara, doğru kaynaklardan, sahih dini bilgiyle ve şefkatle cevap vermek istedik. Onların sorularını dinlemek, anlamak ve Kur'an-ı Kerim ile Sünnet-i Seniyye ışığında aydınlatmak bizim en asli vazifemizdir. Salonları dolduran gençlerimizin gözlerindeki o ışığı, samimiyeti ve öğrenme iştiyakını gördükçe ne kadar doğru bir yolda olduğumuzu bir kez daha anlıyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum."</p>

<p>İl Müftü Yardımcısı Sacit Ekerim’in organizasyonundaki programların gelecek yıllarda da devam edeceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eskişehir Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/muftu-gul-gencleri-aydinlatmak-bizim-en-asli-vazifemizdir</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/eskisehir-genc.jpg" type="image/jpeg" length="12300"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[5 Haziran 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/5-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/5-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 5 Haziran 2026 tarihli ve "Duyarlılık" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Tarih: 05.06.2026</strong></h2>

<p><img alt="C U M A H U T B E S I-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/c-u-m-a-h-u-t-b-e-s-i-1.webp" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>DUYARLILIK</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Mutlu bir insan, huzurlu bir toplum için gerekli olan erdemlerden biri de duyarlılıktır. Duyarlılık, kendimiz için istediğimiz iyilikleri başkaları için de istemektir. Sorumluluklarımızı fark edip onları yerine getirmenin gayretinde olmaktır. Duyarlılık, insanların can ve malını, kendi can ve malımız gibi kıymetli; insanların izzet ve şerefini, kendi izzet ve şerefimiz gibi mukaddes bilmektir.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Ailemize, toplumumuza ve bütün insanlara karşı duyarlı olmak, Müslüman olmamızın bir gereğidir. Yüce Rabbimiz, <strong>“Ey iman edenler! Sorumluluklarınıza dikkat edin. Siz doğru gittiğiniz takdirde yanlış yola sapanlar size zarar veremez”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a> </strong>buyurmaktadır. Evet, nemelazımcı ve vurdumduymaz olmak Müslümana yakışmaz. O, sorumluluklarını bihakkın yerine getirmenin gayretinde olandır. Duyarlı bir Müslüman; anne babasına, eşine ve çocuklarına saygı gösteren, onlara hoşgörüyle muamele edendir. Toplumsal barışı sağlamak için kardeşlik ahlakını hayatının her alanına aktarandır. Dünyanın neresinde olursa olsun her bir mazlumun acısını, her bir mağdurun sızısını yüreğinde hisseden ve üzerine düşen vazifelerini yerine getirendir.</p>

<h3><strong>Değerli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Müslümandan beklenen, kendisine emanet edilen dünyaya karşı da duyarlı olmasıdır. Nasıl ki evini, işyerini ve ibadethanesini temiz tutuyor ise tüm çevresini de aynı titizlikle temiz tutmasıdır. Müslümandan beklenen; ormanına, toprağına ve suyuna hassasiyet göstermesidir. Yarın, ‘Ciğerlerimiz yanıyor!’ haberleriyle uyanmamak; ‘Barajlarımız kurudu, suyumuz kalmadı!’ endişesiyle yaşamamak için bugünden gerekli tedbirleri almasıdır.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müminler!</strong></h3>

<p>Bütün hayatı ve ibadetleri vakit ile tanzim edilmiş Müslümandan beklenen; zamana karşı da duyarlılık göstermesi, onu boşa harcamamasıdır. Zira çalışmak, Müslümanın şiarıdır. Onun dinlenmesi, bir işi bitirip diğerine başladığındadır. <strong>“Mümin, bal arısına benzer. Bal arısı gibi hep güzel, temiz, helal şeyler yer. Hep güzel şeyler üretir, hep iyiliklerin peşinden koşar. Hiçbir şeyi ne döker, ne kırar, ne de ifsat eder”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a> </strong>hadis-i şerifi, bu konuyu bizlere veciz bir şekilde özetlemektedir.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Unutmayalım ki, kendimiz ve çocuklarımız için yaşanabilir bir dünya inşa etmenin yolu; çevremize, vaktimize ve bütün insanlara karşı duyarlı olmaktan geçmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hutbemizi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: <strong>“Nerede olursan ol, Allah’a karşı sorumluluğunun bilincinde ol! Bilerek veya bilmeyerek kötü bir fiil işlersen peşinden iyi bir şey yap ki onu yok etsin. Bir de insanlara güzel ahlâkla davran!”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Mâide, 5/105.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> İbn Hanbel, II, 199.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Tirmizî, Birr, 55.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/5-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/05062026-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="61684"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk dünyasının manevi başkenti Türkistan]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Türk dünyasının manevi başkenti" ilan edilen Kazakistan'ın Türkistan şehri, tarihi ve kültürel miras zenginliğiyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini bekliyor. Hoca Ahmet Yesevi Türbesi (fotoğrafta) kentin önemli tarihi yapıları arasında yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/turistan-33.jpg" type="image/jpeg" length="80702"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karaman ovaları gelincik ve mor mahmuz çiçekleriyle süslendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karaman-ovalari-gelincik-ve-mor-mahmuz-cicekleriyle-suslendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karaman-ovalari-gelincik-ve-mor-mahmuz-cicekleriyle-suslendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karaman il sınırları içerisinde yer alan Karadağ'ın çevresindeki ovalar havaların ısınmasıyla gelincik ve mor mahmuz çiçekleriyle süslendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karaman-ovalari-gelincik-ve-mor-mahmuz-cicekleriyle-suslendi</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/gelincik-11.jpg" type="image/jpeg" length="59089"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Büyük Mecidiye Camii ve dolunay]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-mecidiye-camii-ve-dolunay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-mecidiye-camii-ve-dolunay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da dolunay, Büyük Mecidiye Camii ve Süleymaniye Camii ile birlikte görüntülendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İstanbul'da dolunay, Büyük Mecidiye Camii ve Süleymaniye Camii ile birlikte görüntülendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-mecidiye-camii-ve-dolunay</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/istanbul-cami-dolunay-22.jpg" type="image/jpeg" length="73807"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Medine-i Münevvere]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/medine-i-munevvere</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/medine-i-munevvere" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mekke'de hac vazifesini tamamlayarak Kabe'ye veda eden hacıların, hicrette Hazreti Muhammed'e kucak açan Medine'ye gelişleri devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/medine-i-munevvere</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/mescid-i-nebevi-66.jpg" type="image/jpeg" length="52882"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hacılar "veda" tavafında]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hacilar-veda-tavafinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hacilar-veda-tavafinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kutsal topraklardaki görevlerini tamamlayıp hacı olan Müslümanlar, veda tavafının ardından Kabe’den ayrılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Arafat ve Müzdelife'de Kurban Bayramı arifesinde vakfe görevlerini yerine getiren, ardından Cemerat'a geçerek "büyük şeytan" olarak ifade edilen "Akabe cemresi"ne 7 taş atan Müslümanlar, daha sonra Kabe'de ziyaret tavafı ve sayı gerçekleştirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>HAC</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hacilar-veda-tavafinda</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kabe-11.jpg" type="image/jpeg" length="71259"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arafat Vakfe Duası - Hac 2026]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/arafat-vakfe-duasi-hac-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/arafat-vakfe-duasi-hac-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'den hac farizasını yapmak üzere Mekke'ye gelen hacı adayları Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş'un yaptığı vakfe duasına “amin” diyerek eşlik etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünyanın dört bir yanından mübarek topraklara gelen milyonlarca Müslüman, Arafat Vakfesi’ni yaparak hac ibadetinin en önemli rüknünü yerine getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’den gelen 85 bin hacı adayı da Arafat’a çıkarak, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş’un yaptığı vakfe duasına hep birlikte “amin” dediler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Haber</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/arafat-vakfe-duasi-hac-2026</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/arafat-11.jpg" type="image/jpeg" length="52103"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KURBAN HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban ibadetinin usulüne uygun olarak yerine getirilebilmesi için dikkat edilecek hususlar ve bu bağlamda doğru bilinen bazı yanlışlar nelerdir?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3>Kurban İbadetiyle İlgili Doğru Bilinen Bazı Yanlışlar</h3>

<p>1. "Kesimsiz kurban bağışı" vb. adlar altında yapılan bağışların hiçbir dini dayanağı bulunmamakta olup söz konusu bağışlarla kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz.</p>

<p>2. Bir kurban hissesi yalnızca bir kişi içindir. İmkânı olmayan birden fazla kişinin, tek kişilik bir hisseye ortak olabileceği anlayışı dinen doğru değildir.</p>

<p>3. Kurbanlık hayvanın taşıması gereken vasıflar ve kesimle ilgili diğer hükümler, bütün kurban çeşitlerinde aynı olup çeşitli gayelerle veya şükür niyetine kurban edilecek hayvanlarda, yaş gibi bazı şartların gerekli olmadığı inancı yanlıştır.</p>

<p>4. İnsanların bir araya gelerek topluca Hz. Peygamber adına bir kurban hissesine girmeleri şeklinde bir uygulama dinimizde mevcut değildir.</p>

<p>5. Dinimizde kabir kurbanı veya ölü kurbanı adıyla bir kurban türü bulunmamaktadır.</p>

<p>6. Kurban kanının, alna veya araba tekerleği gibi eşyalara sürülmesi inancı doğru değildir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>7. Evli olmayan kimselerin -gerekli mali imkâna sahip olsalar da- kurban kesemeyecekleri anlayışı yanlıştır.</p>

<p>8. Kurban kesim işlemini kadınların yapamayacağı anlayışı doğru değildir. Kesme becerisine sahip olan kişi, erkek olsun kadın olsun, kurban kesimini gerçekleştirebilir.</p>

<p>9. Büyükbaş bir kurbanlığın hissedar sayısının mutlaka 3, 5, 7 gibi tekli sayılarda olması gerektiği anlayışı doğru değildir.</p>

<p>10. Kurbanlık hayvanın gerekli yaşını tamamladığı halde henüz kapak atmamış ise kurban edilemeyeceği şeklindeki anlayış doğru değildir.</p>

<p>11. Kurban etlerinin mutlaka yedi fakire dağıtılması gerektiği şeklindeki anlayış doğru değildir. Kurban etini üçe bölmek müstehaptır.</p>

<p>12. Kurbanlık hayvana ortak olanların bazılarının adak veya akika niyetiyle kurbana iştirak etmesinin kurbana engel olduğu şeklindeki anlayış hatalıdır.</p>

<p>13. Seferî (yolcu) olanın kestiği kurbanın geçersiz olduğu anlayışı doğru değildir.</p>

<p>Din İşleri Yüksek Kurulu</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Dijital TV</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 00:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/DSCi83UR1pA/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="80642"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[22 Mayıs 2026 tarihli Cuma hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/diyanet-isleri-baskanliginca-hazirlanan-22-mayis-2026-tarihli-ve-soz-ahlaki-ve-sosyal-medya-konulu-cuma-hutbesi-yayini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/diyanet-isleri-baskanliginca-hazirlanan-22-mayis-2026-tarihli-ve-soz-ahlaki-ve-sosyal-medya-konulu-cuma-hutbesi-yayini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 22 Mayıs 2026 tarihli ve "Söz Ahlakı ve Sosyal Medya" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Hutbe Ayet 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/hutbe-ayet-1.webp" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>SÖZ AHLAKI VE SOSYAL MEDYA</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Söz, insanın iç dünyasını dışarıya yansıtan aynasıdır. Güzel bir söz; yaralı kalpleri iyileştiren merhem, kurumuş gönülleri yeşerten can suyudur. Hoş bir kelam; ruhu ilmek ilmek işleyen zarif bir nakış, hataları incitmeden düzelten nazik bir hitaptır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere, <strong>“Gönül alıcı söz, sadakadır.</strong><strong>”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Sözün tesiri, sesin yüksekliğinde değil; samimiyetin derinliğinde, üslubun inceliğinde gizlidir. Evet, en yakınımıza dahi sesimizi duyuramıyorsak, akrabalarımızla ortak paydada buluşamıyorsak, komşularımıza ulaşmaya bir yol bulamıyorsak, bunun sebeplerinden biri de konuşma usulümüzdür. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), mümini şöyle tarif etmektedir:<strong> “Mümin; insanları karalayan, lânet eden, kaba ve kötü sözlü, hayâsız birisi değildir.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Gönül kapıları, içeriden açılan kilide benzer; o kilidin yegâne anahtarı ise yumuşak bir sözdür. Kur’an-ı Kerim’de, <strong>“Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler; yoksa şeytan aralarına girer. Kuşkusuz şeytan, insanların apaçık düşmanıdır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong> buyrulmaktadır. Bu sebeple; yuvasında huzur arayan, dilini zarafetle süslesin. Evladına ulaşmak isteyen, önce onun gönlüne bir çift tatlı kelamla misafir olsun. Saygınlık bekleyen, dilini doğrulukla mühürlesin. Berekete nail olmak isteyen, sözüne dürüstlük katsın. Hâsılı, Allah Resûlü (s.a.s)’in buyurduğu üzere, <strong>“Allah’a ve ahiret gününe inanan, ya hayır söylesin ya da sussun.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Söz ahlakının en çok ihlal edildiği alanların başında dijital mecralar gelmektedir. Kimi insanlar, sanal kumar ve uyuşturucu madde gibi bağımlılıklarla; kimileri de şiddete sevk eden dijital oyunlar aracılığıyla kötülüğün günden güne yayılmasına zemin hazırlamaktadır. Kimi insanlar; kimliklerini gizleyerek kalp kırmayı, başkalarının şahsiyetine, şeref ve haysiyetine dil uzatmayı marifet saymaktadır. Kimileri de yalan haberler ile toplumun sinesine fitne ve fesat tohumları ekmektedir. Yüce Rabbimizin bu husustaki uyarısı gayet açıktır: <strong>“İnsanın yanında, söylediği her sözü kaydeden bir melek mutlaka hazır bulunur.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><sup><strong><sup>[5]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Bizler, teknolojik imkânlarla gelen tehlikeleri, fırsatların arkasına gizlenmiş sinsi tuzakları fark edebilirsek, sanal âlemin zararlarını asgari düzeye indirebiliriz. Dijital teknolojileri, etik değerlerimizi gözeterek kullanabilirsek, kültürümüzle bağdaşmayan söz ve içeriklerden kendimizi ve ailemizi muhafaza edebiliriz.</p>

<p>Hutbemizi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: <strong>“Faydasız söz ve davranışları terk etmesi, kişinin iyi bir Müslüman olduğunun göstergesidir.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><strong>[6]</strong></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Buhârî, Cihâd, 128.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Tirmizî, Birr, 48.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> İsrâ, 17/53.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Buhârî, Edeb, 31.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Kâf, 50/18.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Tirmizî, Zühd, 11; Muvatta’, Hüsnü’l-hulk, 1.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/diyanet-isleri-baskanliginca-hazirlanan-22-mayis-2026-tarihli-ve-soz-ahlaki-ve-sosyal-medya-konulu-cuma-hutbesi-yayini</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/2205-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="53795"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kurban kesmek yerine sadaka vermekle bu ibadet yerine getirilmiş olur mu?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-kesimi-gerceklesmeksizin-yalnizca-para-bagisinda-bulunmak-kurban-yerine-gecer-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-kesimi-gerceklesmeksizin-yalnizca-para-bagisinda-bulunmak-kurban-yerine-gecer-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İbadetlerin şekil, şart ve rükünleri olduğu gibi hikmetleri, amaçları ve teşri gerekçeleri de vardır. İbadetlerdeki bu özelliklerin birbirinden ayrı düşünülmesi mümkün değildir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diğer taraftan ibadetler ancak emredildikleri şekliyle yerine getirilir. Her ibadetin bir yapılış şekli vardır. Kurban ibadeti de ancak kurban olacak hayvanın usûlüne uygun olarak kesilmesiyle yerine getirilebilir. <sup>(<i>el-Fetâva’l-Hindiyye</i>, 5/291)</sup> Bedelini infak etmek suretiyle, kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz. Zira hayvanın kesilmesi bu ibadetin rüknüdür. Nitekim Hz. Peygamber <sup>(s.a.s.)</sup>, kurban meşru kılındıktan sonra her yıl bizzat kurban kesmek sureti ile bu ibadeti yerine getirmiştir. <sup>(bk. Tirmizî, Edâhî, 11 [1506-1507]; Buhârî, Hac, 117, 119 [1712, 1714]; Müslim, Edâhî, 17 [1966])</sup></p>

<p>Hz. Peygamber <sup>(s.a.s.)</sup>, Kurban Bayramı’nda Allah katında en sevimli ibadetin kurban kesmek olduğunu, kurbanın kesilir kesilmez Allah katında makbul olacağını ve kurban edilen hayvanın her bir parçasının kişinin hayır hanesine kaydedileceğini ifade etmiştir. <sup>(Tirmizî, Edâhî, 1 [1493]; İbn Mâce, Edâhî, 3 [3126])</sup></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Allah Teâlâ’nın rızasını kazanmak niyetiyle, karşılıksız olarak fakir ve muhtaçlara yardım etmek, iyilik ve ihsanda bulunmak da Müslüman’ın önemli vazifelerinden biridir. Zaruret derecesinde ihtiyaç içerisinde bulunan kimseye yardım etmek dinimizde farz kabul edilmiştir. Ancak bu iki ibadetin birbirinin alternatifi olarak sunulması doğru değildir. Bu sebeple kesme olmadan hayvanı, sadaka olarak bir kişiye vermek kurban yerine geçmez. <sup>(İbn Âbidîn, <i>Reddü’l-muhtâr</i>, 6/320)</sup> Aynı şekilde kurban bedelini de yoksullara ya da yardım kuruluşlarına vermek suretiyle, kurban ibadeti ifa edilmiş olmaz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kurban Sıkça Sorulan Sorular, Kurban'a Hazırlık</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-kesimi-gerceklesmeksizin-yalnizca-para-bagisinda-bulunmak-kurban-yerine-gecer-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/LOFX2SF61uI/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="58541"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kurbanlık hayvanın nitelikleri nelerdir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurbanlik-hayvanin-nitelikleri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurbanlik-hayvanin-nitelikleri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı, organları tam ve besili olması, hem ibadet açısından hem de sağlık bakımından önem arz eder.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı, organları tam ve besili olması, hem ibadet açısından hem de sağlık bakımından önem arz eder. Bu nedenle, kötürüm derecesinde hasta, zayıf ve düşkün, kesileceği yere gidemeyecek derecede topal, bir veya iki gözü kör, boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kırık, dili, kuyruğu, kulakları ve memelerinin yarısı kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlardan kurban olmaz. Ancak hayvanın doğuştan boynuzsuz olması, şaşı, hafif topal, hafif hasta, bir kulağı delik veya yırtılmış olması, memelerinin yarıdan daha azının olmaması, kurban edilmesine engel değildir. <sup>(Kâsânî, <i>Bedâ’i,</i> 5/75-76)</sup> Buna göre hayvanın değerini düşürücü nitelikteki kusurlar kurbana engeldir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şâfiî mezhebinde, genel olarak yukarıda sayılan kusurlardan birinin bulunması, bir hayvanın kurban olmasına engel teşkil ettiği gibi uyuz olan hayvanlar ile yem yemesini engelleyecek derecede dişlerinin bir kısmı dökülmüş olan hayvanların da kurban edilmesi caiz değildir. <sup>(Nevevî, <i>el-Mecmû</i>‘, 8/399-404)</sup></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kurban Sıkça Sorulan Sorular, Kurban'a Hazırlık</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurbanlik-hayvanin-nitelikleri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/izCI5r3HocM/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="10632"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kurban ibadetinin mahiyeti nedir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-ibadetinin-mahiyeti-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-ibadetinin-mahiyeti-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban, bir Müslüman’ın bütün varlığını, gerektiğinde Allah yolunda feda etmeye hazır olduğunun bir nişanesidir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sözlükte yaklaşmak, Allah’a <sup>(c.c.)</sup> yakınlaşmaya vesile olan şey anlamlarına gelen kurban, dinî bir terim olarak, Allah’a yaklaşmak ve O’nun rızasına ermek için ibadet maksadıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı usûlüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder. Kurban Bayramı’nda kesilen kurbana "udhiye", hacda kesilen kurbana ise "hedy" denir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akıl sağlığı yerinde, hür, mukîm ve dinî ölçülere göre zengin sayılan mümin, İlâhî rızayı kazanmak gayesiyle kurbanını kesmekle hem Cenâb-ı Hakka yaklaşmakta, hem de maddî durumlarının yetersiz olması sebebiyle kurban kesemeyenlere yardımda bulunmaktadır. Bu ibadetin ruhunda Hakk’a yakınlık ve halka fedakârlıkta bulunma anlayışı vardır. Kurban, bir Müslüman’ın bütün varlığını, gerektiğinde Allah yolunda feda etmeye hazır olduğunun bir nişanesidir.</p>

<p>Mezheplerin çoğuna göre, udhiye kurbanı kesmek sünnettir. <sup>(İbn Rüşd, <i>Bidâyetü'l-müctehid</i>, 2/191)</sup> Hanefî mezhebinde ise tercih edilen görüş, kurbanın vâcip olduğudur. <sup>(Merğînânî, <i>el-Hidâye</i>, 4/355)</sup> Kurban, -fıkhî hükmü ne olursa olsun- Müslüman toplumların belirli simgesi ve şiarı sayılan ibadetlerden biri olarak asırlardan beri özellikle milletimizin dinî hayatında önemli bir yer tutmaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kurban Sıkça Sorulan Sorular, Kurban'a Hazırlık</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-ibadetinin-mahiyeti-nedir</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 13:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/g6TXFf6BUZ8/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="72981"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana'nın Yeşil Camisi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/adananin-yesil-camisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/adananin-yesil-camisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da baharın gelişiyle bahçesindeki çiçekler açan Köprüköy Camii, dış cephesi ve minaresini saran sarmaşıkların canlanmasıyla yeşil renge büründü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Halk arasında "Yeşil Camii" olarak bilinen Köprülü Mahallesi'ndeki cami, havaların ısınmasıyla gözleri şenlendiren görünüme kavuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/adananin-yesil-camisi</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/55-14.jpg" type="image/jpeg" length="18917"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15 Mayıs 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/15-mayis-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/15-mayis-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 15 Mayıs 2026 tarihli ve "Toplumsal Sorumluluklarımız" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Hutbe Ayet-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/hutbe-ayet-1.webp" width="1280" /></p>

<p></p>

<p></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>TOPLUMSAL SORUMLULUKLARIMIZ</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>İslam, kişinin; Rabbine ve kendisine karşı görevleri yanında, ailesine ve içinde yaşadığı topluma karşı sorumluluklarını da düzenleyen bir dindir. Allah Resûlü (s.a.s)’in hadislerinde yer alan şu ifade ne kadar da önemlidir: <strong>“Üzerinde kendinin hakkı vardır. Rabbinin hakkı vardır. Misafirinin hakkı vardır. Ailenin hakkı vardır. O halde her hak sahibine hakkını ver!”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/15-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Eşlerin sevgi ve saygıyla birbirine bağlı kaldığı, büyüklere hürmetin eksik edilmediği, çocuklarla bereketlenen bir aile yuvası kurmak, onu korumak ve güçlendirmek insani ve toplumsal sorumluluğumuzdur. Zira kişinin; ruhsal, duygusal ve zihinsel olarak huzur bulduğu, inanç ve medeniyet değerleriyle buluştuğu ilk yer ailesidir. Erdemli bireylerin oluşturduğu faziletli bir toplum ve barış içinde bir dünya inşa etmenin yolu aileden geçmektedir. Yüce Rabbimiz, <strong>“Kendileri ile huzur bulasınız diye size kendi türünüzden eşler yaratması ve aranıza sevgi ile merhamet koyması O’nun varlığının delillerindendir”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/15-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong> buyurarak, bizlere, ailenin ilahî bir lütuf olduğunu hatırlatmaktadır. Dolayısıyla hiçbir yapı, aile kurumunun alternatifi değildir. Ve yine hiçbir şey; eşlerin birbirlerine duyduğu muhabbetin, çocukların verdiği neşenin, anne ve babanın hissettirdiği mutluluğun, dede ve ninenin sağladığı güvenin yerini asla dolduramaz.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Dinine bağlı, mukaddesatına saygılı nesiller yetiştirmek, ihmal edemeyeceğimiz diğer bir sorumluluğumuzdur.<strong> </strong>Ecdadımızdan bize miras kalan; kimlik, aidiyet ve fedakârlık gibi hasletleri gençlerimize kazandırmak asli vazifelerimizdendir. Evlatlarımıza değer vermek, onları dinlemek, iki cihan saadetleri için kendilerine rehberlik etmek vazgeçemeyeceğimiz görevlerimizdendir. Allah Resûlü (s.a.s), bu hususta bizleri şöyle uyarmaktadır: <strong>“Bakmakla yükümlü olduğu kimseleri ihmal etmesi, kişiye günah olarak yeter.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/15-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><sup><strong><sup>[3]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Engelleri azimle aşmaya çalışan kardeşlerimize ve ailelerine karşı duyarlı olmak ise dini, ahlaki ve toplumsal sorumluluğumuzdur. Bu sebeple <strong>“Kim, kardeşinin ihtiyacını giderirse Allah da onun ihtiyacını giderir”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/15-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong>[4]</strong></a> </strong>nebevi<strong> </strong>tavsiyesine uyarak; ibadethanelerimizi, okullarımızı, binalarımızı, sokaklarımızı, engelli kardeşlerimizin kullanabileceği şekilde imar etmeliyiz. Hayatı, özel gereksinimli kardeşlerimiz için kolaylaştırmanın gayretinde olmalıyız.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Bugün, topyekûn bütün insanlık, pek çok yıkıcı unsurla karşı karşıyadır. Hiçbir sınır ve değer tanımayanlar tarafından; dijital mecralar, reklamlar, televizyon programları ve filmler aracılığıyla toplumun yapı taşı olan aile müessesesi zayıflatılmak istenmektedir. Sapkın akımlar ve batıl ideolojiler eliyle, gençlerin zihin dünyaları bulandırılmaya çalışılmaktadır. Böylesine bir çağda bize düşen; Rabbimizin emirlerine hakkıyla uymak, fıtratımıza sahip çıkmak, nebevî ahlakı ailemize ve nesillerimize aktarmaktır.</p>

<p>Hutbemizi, Kur’an-ı Kerim’de yer alan şu dua ile bitiriyoruz: <strong>“…Rabbim! ‘Bana, anne ve babama verdiğin nimetlere şükretmeyi, razı olacağın işleri yapmayı’ bana nasip et. Neslimi de salih kimseler eyle…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/15-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/15-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Tirmizî, Zühd, 63.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/15-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Rûm, 30/21.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/15-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Ebû Dâvûd, Zekât, 45.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/15-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Müslim, Birr, 58.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/15-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Ahkâf, 46/15.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/15-mayis-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="15438"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[8 Mayıs 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/8-mayis-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/8-mayis-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 8 Mayıs 2026 tarihli ve "İbadetler, Bizi Rabbimize Yakınlaştırır" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarih: 08.05.2026</strong></p>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>﷽</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>قُلْ اِنَّ صَلَات۪ي وَنُسُك۪ي وَمَحْيَايَ وَمَمَات۪ي لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ</strong><strong>.</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ</strong><strong> </strong><strong>عَلَيْهِ وَسَلَّمَ</strong><strong>:</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>...</strong><strong>اَللّٰهُمَّ مِنْكَ وَلَكَ عَنْ مُحَمَّدٍ وَأُمَّتِهِ</strong><strong>.</strong></h3>

<h3 style="text-align:center"><strong>İBADETLER, BİZİ RABBİMİZE YAKINLAŞTIRIR</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>İbadetlerimiz, bizi; Rabbimize yakınlaştıran, O’nun rızasına ulaştıran ve güzel ahlakla donatan kulluk vazifemizdir. <strong>“De ki: Benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm ancak âlemlerin Rabbi olan Allah içindir”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/08-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> ayet-i kerimesi bunun en açık ifadesidir.</p>

<p>Namazımız, bizi günahlardan ve kötülüklerden alıkoyar. Kalbimize ferahlık, ruhumuza huzur verir. Zekâtımız ve sadakamız, malımıza ve ömrümüze bereket katar. Yardımlaşma ve dayanışma bilincinin bütün topluma yayılmasına vesile olur. Orucumuz; gönlümüzü, dünyevi hırs ve tutkuların esaretinden kurtarır. Ahlakımızı olgunlaştırır, bize şahsiyet kazandırır.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Haccımız ve umremiz, Allah’a teslimiyetimizin nişanesi olan ibadetlerimizdendir. Kur’an-ı Kerim’de, <strong>“Haccı ve umreyi Allah için eksiksiz yerine getirin”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/08-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong> buyrulmaktadır. Hacı adaylarımızı kutsal beldelere yolcu ettiğimiz şu günlerde bizler biliyoruz ki, haccımız ve umremiz; dili, ırkı ve mezhebi farklı olan Müslümanları bir araya getiren, onlara kulluk bilinci ve ümmet şuuru kazandıran kardeşlik buluşmasıdır. Müminin, Allah’ın sonsuz rahmet ve merhametine sığındığı, samimi tövbeler ve gözyaşlarıyla günahlarının bağışlanmasını umduğu kutlu bir yolculuktur. İnananlara, geçmişin muhasebesini yaparak geleceklerini inşa etme fırsatı sunan yenilenme ve diriliş zamanıdır.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce Rabbimize olan kurbiyyetimizi artıran bir diğer ibadet ise kurbandır. Yine bugünlerde hazırlığına başladığımız kurban ibadetimiz, malımızı ve canımızı Cenâb-ı Hakk’ın yolunda feda edebileceğimizin bir göstergesidir. <strong>“Kurbanların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. O’na ulaşacak olan ancak sizin takvanızdır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/08-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a> </strong>ayet-i kerimesinde buyrulduğu üzere, kurbandan maksat, Allah’ın emrine boyun eğmektir. O’na olan sadakati izhar etmektir. Kurbandan maksat; bencillik, cimrilik ve tamahkârlık gibi kötü huylardan arınmaktır. Ve kurbandan maksat; gönüllerimizi birbirine açmaktır, birlik ve beraberliğimizi pekiştirmektir. Böylelikle iyiliği yeryüzüne hâkim kılmanın gayretinde olmaktır.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Kurban, bir iyilik hareketidir. Milletimizi bir umut olarak gören insanlarla aramızda kurduğumuz gönül köprüsüdür. Kurban, yolumuzu hasretle bekleyen kardeşlerimizin hanelerine muhabbet taşımak, sofralarında bayram sevincini yaşatmaktır. Bu vesileyle; arzu eden kardeşlerimiz, vekâlet yoluyla kestirmek istedikleri kurbanlarını, Diyanet İşleri Başkanlığımız ve Türkiye Diyanet Vakfımıza emanet ederek bu iyilik hareketine destek verebilirler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yüce Rabbimizden; bizleri, sağlık ve afiyet içerisinde Kurban Bayramı’na ulaştırmasını niyaz ediyoruz. Hutbemizi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu duasıyla bitiriyoruz: <strong>“…Allah’ım! Bu kurban Sendendir ve Hz. Muhammed (s.a.s) ile ümmeti tarafından Senin rızan için sunulmuştur.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/08-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/08-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> En’âm, 6/162.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/08-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Bakara, 2/196.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/08-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Hac, 22/37.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/08-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> İbn Mâce, Edâhî, 1.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/8-mayis-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/8-mayis-2026-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="92961"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[1 Mayıs 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/1-mayi-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/1-mayi-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 1 Mayıs 2026 tarihli ve "Alın Teri Mukaddestir" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarih: 01.05.2026</strong></p>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>﷽</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>وَابْتَغِ ف۪يمَٓا اٰتٰيكَ اللّٰهُ الدَّارَ الْاٰخِرَةَ وَلَا تَنْسَ نَص۪يبَكَ مِنَ الدُّنْيَا وَاَحْسِنْ كَمَٓا اَحْسَنَ اللّٰهُ اِلَيْكَ</strong><strong>..</strong><strong>.</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ</strong><strong>:</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>...</strong><strong>فَمَنْ كَانَ أَخُوهُ تَحْتَ يَدِهِ فَلْيُطْعِمْهُ مِمَّا يَأْكُلُ، وَلْيُلْبِسْهُ مِمَّا يَلْبَسُ، وَلاَ تُكَلِّفُوهُمْ مَا يَغْلِبُهُمْ</strong><strong>…</strong></h3>

<h3 style="text-align:center"><strong>ALIN TERİ MUKADDESTİR</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>İslam; kazanç ile infakı, zanaat ile ahlakı bir araya getiren hayat dinidir. Dinimiz, bütün insanlığı; iş hayatında hak ve hukuka riayet etmeye, helal-haram bilincini kuşanmaya davet etmektedir. Alın terini mukaddes saymakta, helal ve meşru yollardan rızık temin etmeyi ibadet olarak görmektedir. Peygamber Efendimiz (s.a.s), bir hadis-i şeriflerinde bizleri çalışmaya şöyle teşvik etmektedir: <strong>“Sizden birinizin, urganıyla sırtında bir bağ odun satması, böylece Allah’ın onun itibarını koruması, verip vermeyecekleri belli olmayan kimselerden bir şeyler istemesinden daha hayırlıdır.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/01-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Bugün, dini ve insani değerlerin çalışma hayatının dışına itilmeye çalışıldığına şahitlik ediyoruz. Üzülerek ifade edelim ki, biz Müslümanlar da bu yanlış gidişattan nasibimizi almaktayız. Oysaki iş ve ticaret hayatındaki faaliyetler ve elde edilen gelirler, Müslüman için bir amaç ya da bir hedef olmamalıdır. Bilakis, Allah’ın rızasına ulaşmada, iki cihan saadetini elde etmede bir araç olmalıdır. Bu nedenledir ki, biz Müslümanlar; ticaretimizde, alış-verişimizde, işçi ve işveren ilişkilerimizde iyiliği, adaleti ve merhameti esas alan, ahlaki ilkeleri usta-çırak eğitimi çerçevesinde nesilden nesile aktaran bir anlayışı benimsemek durumundayız.</p>

<h3><strong>Kıymetli İşçi ve İşveren Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>İşyerini sadece bir geçim kapısı değil, karşılıklı güvenin hâkim olduğu birer ‘emniyet yurdu’ haline getirmek, herkesin ortak görevidir. Bununla birlikte işçi; Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, <strong>“Allah Teâlâ, işinizi en güzel şekilde yapmanızdan hoşnut olur”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/01-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong> nasihatine kulak vermeli; işini, sağlam ve kaliteli yapmalıdır. Yaptığı işin ve çalıştığı işyerinin kendisine bir emanet olduğu bilinciyle hareket etmeli; evine, alın teriyle elde ettiği helal lokmayı götürmenin gayretinde olmalıdır. İşveren ise; Allah Resûlü (s.a.s)’in, <strong>“Her kimin yanında kardeşi çalışırsa, ona yediğinden yedirsin, giydiğinden giydirsin. Onlara güçlerini aşan işler yüklemeyin”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/01-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><sup><strong><sup>[3]</sup></strong></sup></a></strong> emri gereğince, işçiye hakkını tam ve zamanında ödemeye çalışmalı, onun sosyal haklarını gözetmelidir. İşçinin güvenli ve sağlıklı bir ortamda çalışması için gerekli tüm tedbirleri almalıdır. Bu amaçla yapılacak her çalışmanın; sadece bir insanın değil, ailenin ve toplumun geleceğini korumak olduğunu unutmamalıdır.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>İşveren ya da işçi olmanın, insani açıdan hiçbir üstünlüğü yoktur. Allah katında insanların en faziletlisi; imanla nasiplenen, ibadet ve güzel ahlakla hayatını süsleyen, takva elbisesine bürünendir. İnsanların en faziletlisi; hakkaniyeti, dürüstlüğü, yardımlaşma ve dayanışmayı bütün menfaatlerin üstünde görendir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hutbemizi, Yüce Rabbimizin şu ayet-i kerimesi ile bitiriyoruz: <strong>“Allah’ın sana verdiği şeylerle ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap...”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/01-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/01-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Buhârî, Zekât, 50.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/01-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Beyhakî, Şüabü’l-îmân, 4/334.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/01-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Buhârî, Îmân, 22.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/01-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Kasas, 28/77.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/1-mayi-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/1-mayis-2026.jpg" type="image/jpeg" length="76137"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yurtta bahar havası]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/yurtta-bahar-havasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/yurtta-bahar-havasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yurdun büyük kısmında  ilkbaharın gelmesiyle birlikte çiçekler açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/yurtta-bahar-havasi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/ilk-bahar-cicek-11.jpg" type="image/jpeg" length="93829"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üsküdar'da 333 Hafız icazet sevinci yaşadı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/uskudarda-333-hafiz-icazet-sevinci-yasadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/uskudarda-333-hafiz-icazet-sevinci-yasadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyük Çamlıca Camii'nde, Üsküdar'da Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı imam hatip okulları ile Müftülüğe bağlı Kur'an kurslarında hafızlık eğitimini tamamlayan 333 öğrenci için Hafızlık İcazet Merasimi düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş'un katılımıyla düzenlenen törende 333 hafıza icazet verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/uskudarda-333-hafiz-icazet-sevinci-yasadi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/hafiz-hafizlik-33.jpg" type="image/jpeg" length="63231"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hollanda'da dünyanın en büyük lale bahçelerinden Keukenhof, 77'inci kez ziyarete açıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hollandada-dunyanin-en-buyuk-lale-bahcelerinden-keukenhof-77inci-kez-ziyarete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hollandada-dunyanin-en-buyuk-lale-bahcelerinden-keukenhof-77inci-kez-ziyarete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hollanda'nın Lisse kentinde, dünyanın en büyük lale bahçelerinden biri olarak nitelendirilen 32 hektar büyüklüğündeki Keukenhof, bu yıl 77'inci kez ziyaretçilere kapılarını açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Lalenin her türünün bulunduğu bahçe, mart-mayıs döneminde olmak üzere 8 hafta dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerini ağırlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hazırlıkların aylarca sürdüğü bahçede, laleler en güzel şeklini nisan ortasında alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hollandada-dunyanin-en-buyuk-lale-bahcelerinden-keukenhof-77inci-kez-ziyarete-acildi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/lale-bahcesi.jpg" type="image/jpeg" length="76827"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karagöl Sahara Milli Parkı kar yağışıyla beyaza büründü]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karagol-sahara-milli-parki-kar-yagisiyla-beyaza-burundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karagol-sahara-milli-parki-kar-yagisiyla-beyaza-burundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Artvin'in "sakin şehir" unvanlı Şavşat ilçesindeki Karagöl Sahara Milli Parkı, nisan ayında etkili olan kar yağışının ardından beyaz örtüyle kaplandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Son günlerde hava sıcaklıklarının düşmesiyle ilçenin önemli turizm destinasyonları arasında yer alan milli park ile çevresindeki köy, mezra ve yaylalarda kar yağışı etkisini gösteriyor.</p>

<p>Karla kaplı bitki örtüsü ve kuş sesleri eşliğinde ziyaretçilerine doğal güzelliklerini sunan milli park, fotoğraf tutkunlarını da ağırlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bölgede kar kalınlığı Karagöl'de 20, köylerde ise yer yer 40 santimetreye kadar ulaştı.</p>

<p>Beyaza bürünen Karagöl Sahara Milli Parkı ve Karagöl dronla görüntülendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karagol-sahara-milli-parki-kar-yagisiyla-beyaza-burundu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/karagol-66.jpg" type="image/jpeg" length="22610"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
