<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Diyanet Haber</title>
    <link>https://www.diyanethaber.com.tr</link>
    <description>Diyanet Haber / Diyanet Sınav / Diyanet Duyuru / Diyanet Hutbe / Müftülükler / İslam Dünyası / Kültür Sanat / #Keşfet / www.diyanethaber.com.tr</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 05 Jul 2026 10:23:46 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bunaltıcı sıcaklıklar batıdan başlayarak azalacak]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/bunaltici-sicakliklar-batidan-baslayarak-azalacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/bunaltici-sicakliklar-batidan-baslayarak-azalacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye genelinde mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıkları bugünden itibaren batı bölgelerden başlayarak azalacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) tarafından paylaşılan haftalık hava tahmin raporuna göre, hafta sonundan itibaren Türkiye genelinde hava sıcaklıklarında değişim yaşanacak; batı bölgelerde sıcaklıklar birkaç derece düşerken, kuzey ve iç kesimlerde yağışlı sistem etkisini gösterecek.</p>

<p>Hafta sonu, yurdun kuzeybatı ve kuzeydoğu kesimlerinde gök gürültülü sağanak bekleniyor. Özellikle İstanbul’un batısı, Tekirdağ ve Kırklareli çevreleri ile Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun kuzeydoğusunda yağışların yer yer kuvvetli olacağı tahmin ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Güney kesimlerde ise güneşli ve sıcak hava etkisini sürdürecek. Bugün Akdeniz üzerinden esen güney yönlü rüzgarların, pazar günü ise Marmara ve Kuzey Ege’de kuzeyli rüzgarların saatte 40-60 kilometre hıza ulaşarak yer yer fırtına şeklinde esmesi bekleniyor.</p>

<p>Hafta ortasında yağış Karadeniz kıyılarına çekiliyor</p>

<p>Pazartesi gününden itibaren yağışların Marmara’nın doğusu ve Karadeniz sahil şeridinde yoğunlaşacağı öngörülüyor. Salı ve çarşamba günleri Orta ve Doğu Karadeniz kıyılarında yerel sağanak geçişleri devam ederken; İç Anadolu, Ege ve Akdeniz bölgelerinde az bulutlu ve açık bir gökyüzü hakim olacak.</p>

<p>Cuma günü yurt genelinde az bulutlu hava hakim</p>

<p>Haftanın son iş günü olan cuma günü itibarıyla yağışlı sistemin yurdu büyük oranda terk etmesi bekleniyor. Sadece Artvin ve Ardahan çevrelerinde hafif yağış geçişleri görülürken, ülkenin geri kalanında sıcak ve güneşli hava etkisini hissettirecek.</p>

<p>Üç büyük ilde beklenen sıcaklıklar</p>

<p>Meteoroloji verilerine göre, hafta boyunca üç büyük ildeki sıcaklık değerleri şu şekilde seyredecek; Ankara'da bugün 31 derece olan sıcaklığın, hafta ortasında 28-29 derecelere kadar düşmesi bekleniyor. Haftaya 29-30 derece bandında başlayacak olan megakentte, yağışla birlikte sıcaklıkların mevsim normallerine gerileyeceği tahmin ediliyor. Hafta boyunca az bulutlu ve açık bir havanın hakim olacağı İzmir'de sıcaklıklar 34-35 derece civarında seyredecek.</p>

<p>Yetkililer, özellikle hafta sonu Marmara ve Ege'de beklenen kuvvetli rüzgar ile kuzey kesimlerdeki ani sağanak yağışların yol açabileceği olumsuzluklara karşı vatandaşların tedbirli olmalarını hatırlattı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/bunaltici-sicakliklar-batidan-baslayarak-azalacak</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 09:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/07/saglik-bakanligindan-risk-grubunda-bulunanlara-sicak-hava-uyarisi-2.jpg" type="image/jpeg" length="72174"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde değişiklik yapıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ortaogretim-kurumlari-yonetmeliginde-degisiklik-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ortaogretim-kurumlari-yonetmeliginde-degisiklik-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde değişikliğe gidildi. Amaç, merkezi sınav puanıyla öğrenci alan okulların belirlenme, değerlendirme ve izleme süreçlerini daha sistemli ve şeffaf hale getirmek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğiyle merkezi sınav puanıyla öğrenci alan okul teklifleri ve onay sürecinde değişiklik yapıldı.</p>

<p>Merkezi sınav puanıyla öğrenci alan okul, bakanlıkça hazırlanan kılavuza göre değerlendirme yapacak.</p>

<p>Fen lisesi ve sosyal bilimler lisesi olarak açılacak okullar, merkezi sınav puanıyla öğrenci alan okul kapsamına alınacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Program çeşitliliğine dayalı eğitim faaliyetleri yürüten Anadolu imam hatip liselerinden merkezi sınav puanıyla öğrenci alacaklar, Din Öğretimi Genel Müdürlüğünün teklifi ve Bakan onayı ile merkezi sınav puanıyla öğrenci alan okul kapsamına alınacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ortaogretim-kurumlari-yonetmeliginde-degisiklik-yapildi</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 09:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/okul-imam-hatip-77.jpg" type="image/jpeg" length="61230"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şırnak'ta "Hz. Nuh'u Anma Merasimi"nde 500 dronla gösteri düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/sirnakta-hz-nuhu-anma-merasiminde-500-dronla-gosteri-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/sirnakta-hz-nuhu-anma-merasiminde-500-dronla-gosteri-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şırnak'ta "Hz. Nuh'u Anma Merasimi" kapsamında 500 dronla gösteri gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şırnak Valiliği ile Şırnak Belediyesince düzenlenen "Hz. Nuh'u Anma Merasimi" kapsamında Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi'nde özel dron gösterisi yapıldı.</p>

<p>Programda konuşan Vali Birol Ekici, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Terörsüz Türkiye" çağrısıyla Türkiye Yüzyılı'nı birlikte inşa edeceklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hz. Nuh'u Anma Merasimi'nin bu yıl beşincisini düzenlediklerini belirten Ekici, "Bu merasimin ilki 1973'te yapıldı. Bundan sonra 5 yıl öncesine kadar hep bu dağa bakmışız. Hemen yanı başımızda kan ve gözyaşını görürken bugün çok şükür huzur ve güven ortamı içinde yaşıyoruz." dedi.</p>

<p>Konuşmaların ardından 500 dron, Şırnak semalarında Nuh'un Gemisi silüeti ile çeşitli figürler oluşturdu. Vatandaşlar gösteriyi cep telefonlarıyla görüntüledi.</p>

<p>Programa İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Zafer Tombul, İl Emniyet Müdürü Volkan Sazak, Cizre Kaymakamı Ahmet Vezir Baycar, kurum temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/sirnakta-hz-nuhu-anma-merasiminde-500-dronla-gosteri-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 08:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/sehri-nuh-1.jpg" type="image/jpeg" length="33056"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da 4 bini aşkın merkezde "Yaz Kur'an Kursları" düzenlenecek]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/istanbulda-4-bini-askin-merkezde-yaz-kuran-kurslari-duzenlenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/istanbulda-4-bini-askin-merkezde-yaz-kuran-kurslari-duzenlenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca düzenlenen 2026 Yaz Kur'an Kursları, İstanbul'da 4 bini aşkın cami, Kur'an kursu ve gençlik merkezinde 6 Temmuz'da başlayacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanlığınca çocukların ve gençlerin yaz tatilini Kur'an-ı Kerim öğrenerek, temel dini bilgileri edinerek ve sosyal etkinliklerle değerlendirmesi amacıyla Türkiye genelinde organize edilen 2026 Yaz Kur'an Kursları, kapılarını öğrencilerine açmaya hazırlanıyor.</p>

<p>6 Temmuz'da eğitimlere başlanacak kurslara başvurular 13 Temmuz'a kadar devam edecek.</p>

<p>İstanbul'da da yoğun katılım beklenen kurslara ilişkin açıklamada bulunan İl Müftüsü Doç. Dr. Emrullah Tuncel, Kur'an-ı Kerim'in insanın insanla, evrenle ve yaratıcıyla olan ilişkilerini en doğru ve olması gereken kıvamda tarif eden bir kitap olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="Müftü Emrullah Tuncel" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/muftu-emrullah-tuncel.jpg" width="1280" /></p>

<p>İnsandaki potansiyeli doğruya kullanma ve kullandırma noktasında en çok yardımcı olacak kelamın, kitabın Kur'an-ı Kerim olduğunu ve bu anlamda Kur'an'ın okula kayıt olan bir öğrencinin müfredatı gibi olduğunu dile getiren Tuncel, "Nasıl ki bir devlet öğrenciyi okula kaydettikten sonra mutlaka onun için bir müfredat ve bir öğretmen belirliyorsa, kendisini alemlerin Rabbi olarak tanıtan Allah da ilk insandan itibaren bizler için müfredat belirlemiş. Bunlara suhur, sahife diyoruz. İnsanlık çoğaldıkça, problemler arttıkça bunları kitap halinde göndermiş ve bu müfredatla birlikte de peygamberler göndermiştir." diye konuştu.</p>

<p>Tuncel, Kur'an-ı Kerim'in bu müfredatın son örneği olduğunu belirterek, "Hazreti Muhammed'le birlikte, Hazreti Adem ile başlayan serüven, adeta anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise, üniversite, master, doktora seviyesi gibi insanlık son seviyeye geldiğinde Allah Kur'an-ı Kerim'i göndermiş. Dolayısıyla Kur'an hem kendimizle hem evrenle hem Allah'la olan ilişkimizi doğru bir zeminde anlamamız ve buna göre hareket etmemizi sağlayan, mutlaka kendisiyle dostluk kurulması gereken bir kitaptır. Yaz mevsimi, yaz tatili bu anlamda bizler için önemli bir fırsat sunuyor. Kur'an ile olan dostluğumuz sayesinde hem kendimize hem tabiata hem de Yaratıcı'ya olan yabancılığımızı gidermiş olacağız." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>- İstanbul'daki kurslarda 8 bin personel görev yapacak</strong></p>

<p>İstanbul genelinde toplamda 4 binin üzerinde mekanda kursların yapılacağını aktaran Tuncel, bunların 3'te 2'sini camilerin, 3'te 1'ini ise Kur'an kursları ve gençlik merkezlerinin oluşturacağını söyledi.</p>

<p>Doç. Dr. Tuncel, yazın camilere gelen öğrencilerin 6 haftalık bir süreç içerisinde Kur'an-ı Kerim ile tanıştırılacağını kaydederek, "Eğer daha önceden Kur'an-ı Kerim okumasını biliyorsa onu tecvidli, daha düzgün, daha sahih bir okuyuşla, potansiyeli, imkanları elveriyorsa makam dediğimiz, içerisine ses güzelliğinin de katıldığı çeşitli icralarla kutsal kitabımızı daha yakinen tanıyacaklar. Bu sayede de hem bilişsel yönden hem duyuşsal yönden onların gelişimine katkıda bulunmayı arzu ediyoruz." dedi.</p>

<p>Kur'an-ı Kerim'in içindeki manaya nüfuz etmeye başlandığında insana bilişsel anlamda hakikati öğrettiğini, duyuşsal anlamda da kalben tatmin edeceğini dile getiren Tuncel, toplamda 8 bin personelle 4 binin üzerinde mekanda 6 hafta süresince bu kursları gerçekleştireceklerini bildirdi.</p>

<p><strong>- Yaş gruplarına göre Kur'an-ı Kerim ve değerler eğitimi ağırlıklı dersler verilecek</strong></p>

<p>Tuncel, eğitimleri 4-6 yaş ve 7-22 yaş olarak iki ana kategoride düzenleyeceklerini belirterek, "4-6 yaş grubundaki öğrencilerimize ağırlıklı olarak 'değerler eğitimi' dediğimiz ahlak eğitimi ağırlıklı, beraberinde dini bilgiler ve yaş seviyelerine uygun bir şekilde Kur'an eğitimi verilecek. 4-6 yaş özelinde hedefimiz, özellikle büyüğünü, küçüğünü tanıyan, empati, merhamet gibi temel ahlaki becerileri yaşayarak öğrenmelerini sağlamak. Yoğun bir didaktik bilgi vermek yerine onlara geleneksel halk ifadesiyle oturup kalkmayı, büyüğüne, küçüğüne nasıl davranması gerektiğinin öğretildiği bir eğitim faaliyeti planlıyoruz. Haftada 20 saat üzerinden düşündüğümüzde 14 saati değerler eğitimi, ahlak eğitimi ve dini bilgiler üzerine olacak. Kalan 6 saatlik sürede onların seviyelerine uygun Kur'an eğitimi verilecek." diye konuştu.</p>

<p>Kurslarda 7 yaş üzerine ise başta Kur'an-ı Kerim eğitimi verileceğini aktaran Tuncel, şöyle devam etti:</p>

<p>"Bilmeyenler elif cüzü dediğimiz harflerden başlayacak. Bilenler de halk arasında namaz sureleri dediğimiz surelerin ezberiyle ama başta Kur'an-ı Kerim dersi olacak. Daha sonra itikadi eğitim verilecek. Sonra ibadet dediğimiz, inancımızın hayata yansıması olan başta namaz olmak üzere temel ibadetlerimiz öğretilecek. Sonra ahlak yine ihmal edilmeyen eğitimin önemli parçalarından bir tanesi. Efendimiz Aleyhisselam 'Benim ümmetim güzel ahlakıyla diğer milletlerden ayrılır. Kıyamet gününde de mizanda en ağır gelecek olan güzel ahlaktır.' buyuruyor. Kendisi güzel ahlakı tamamlamak için gönderildiğini ifade ediyor. Dolayısıyla 7 yaş üzerinde de yine ahlaka dair eğitimimiz olacak. Son olarak da Kur'an-ı Kerim'in yaşanmış örneği olan siyer, Hazreti Peygamber'in hayatı. Kur'an-ı Kerim'e salt bir metin olarak yaklaşmak yerine onu Hazreti Peygamber örneği üzerinden anlamayı çok önemsiyoruz. Çünkü Peygamber ve Kur'an-ı Kerim'i bir bütünün iki ayrılmaz parçası diye düşünebiliriz."</p>

<p><strong>- Sosyal ve sportif etkinlikler düzenlenecek</strong></p>

<p>Doç. Dr. Tuncel, eğitimlerin yanında her kursta imkanlar ölçüsünde sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerin olacağını aktararak, çocukların ve gençlerin yaz tatilinin Kur'an sebebiyle ellerinden alındığı gibi bir algının olmamasının çok önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>Bu noktada eğitimin sadece dört duvar arasında verilen didaktik bilgiden oluşmadığını, çocuğa kazandırılmak istenen kazanımların kültürel ve sportif faaliyetler üzerinden de verilebileceğini dile getiren Tuncel, kurslarda futbol turnuvaları, piknikler, yüzme faaliyetleri ve bilgi yarışmalarının düzenleneceğini bildirdi.</p>

<p>Tuncel, eğitimin tarifinde davranış değişikliği oluşturmanın yanında "istendik" kelimesinin de geçtiğine işaret ederek, "İsteğe bağlı olarak, kerhen, zorla değil de muhatabın kendi isteğiyle o davranış değişikliğini oluşturmak önemli. Bunu bazen derste verebilirsiniz. Bazen çocuk derste kendisini kapatır, zaten sene boyunca artık o derslerden bir nefes almak istiyordur. Derste veremediğiniz bir kazanımı, ahlaki bir davranışı kültürel etkinlikte, spor faaliyeti üzerinden vermek mümkündür. Burada da sportif ve kültürel etkinlikleri bizatihi amaç olarak değil, çocuğun hem bedensel hem ruhsal hem ahlaki gelişimine katkı bağlamında değerlendirmeyi öngörüyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>- "Yaz mevsimi Kur'an'la dostluğumuzu pekiştirmeye bir vesile olarak görülmeli"</strong></p>

<p>Kur'an-ı Kerim'in sezonluk değil ömürlük bir kitap olduğunu vurgulayan Tuncel, İstanbul'daki gençlere ve ailelere yaz Kur'an kursları özelinde şu mesajı verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Yaz mevsimini Kur'an'la dostluğumuzu artırmaya vesile olarak görebiliriz. Bu açıdan Hazreti Peygamber'in 'Sizin en hayırlınız Kur'an'ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.' müjdesine nail olabilmek için İstanbul'daki çocuklarımızı, gençlerimizi yaz kurslarımıza bekliyoruz. Çünkü Kur'an-ı Kerim ile ilgili Hazreti Peygamber, 'Kur'an dostlarına şefaatçi olacaktır.' der. Yaz mevsimi Kur'an'la dostluğumuzu pekiştirmeye bir vesile olarak görülmeli. Yine Hazreti Peygamber'den şunu öğreniyoruz, 'Kur'an kişinin ya lehine ya da aleyhine şahitlik yapacak.' buyuruyor. Kur'an-ı Kerim'de Cenabıhak 'Siz bu kitaptan sorguya çekileceksiniz.' der. Dolayısıyla bütün bunları düşündüğümüzde, öyle bir arkadaş, öyle bir dosttur ki Kur'an-ı Kerim, sizi hem dünyanın hem kabrin hem de mahşerin, ebedi hayatın sıkıntılarından kurtarır."</p>

<p>Tuncel, Kur'an'ın verdiği öğütlerle insanı asla yanıltmadığını, yalnız ve çaresiz bırakmadığını belirterek, "Böyle bir dostumuz, arkadaşımız yanı başımızda. Böyle eşi benzeri bulunmaz bir dostla dostluğumuzu pekiştirme, kaynaştırma, artırma zamanıdır yaz mevsimi. Bu bağlamda, Allah bizleri de bu kurslarda emeği geçen hocalarımızı da buraya gelecek olan gençlerimizi, çocuklarımızı da tüm sevdikleriyle beraber Kur'an'ın şikayetinden emin, şefaatine nail eylesin." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>İstanbul Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/istanbulda-4-bini-askin-merkezde-yaz-kuran-kurslari-duzenlenecek</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 08:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/07/20230703-trakyada-yaz-kuran-kurslari-basladi-12.jpg" type="image/jpeg" length="46175"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sosyal hizmet kurumlarında görev yapan personel eğitimde buluştu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/sosyal-hizmet-kurumlarinda-gorev-yapan-personel-egitimde-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/sosyal-hizmet-kurumlarinda-gorev-yapan-personel-egitimde-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca sosyal hizmet kurumlarında görev yapan personele yönelik düzenlenen "Hizmet İçi Eğitim Semineri" tamamlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü Aile ve Dini Rehberlik Daire Başkanlığı tarafından sosyal hizmet kurumlarında görev yapan personele yönelik düzenlenen "Hizmet İçi Eğitim Semineri", 30 Haziran-3 Temmuz 2026 tarihleri arasında Yozgat Şehit İbrahim Yılmaz Dini İhtisas Merkezi'nde gerçekleştirildi.</p>

<p>Manevi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin niteliğini artırmak, personelin mesleki bilgi ve becerilerini geliştirmek, uygulama birliğini güçlendirmek ve tecrübe paylaşımını sağlamak amacıyla düzenlenen dört günlük eğitim programına, Türkiye'nin farklı illerinden 164 din görevlisi katıldı.</p>

<p><strong>- "Manevi Danışmanlık Sadece Bir Meslek Değil"</strong></p>

<p>Seminerin açılış programında konuşan Aile ve Dini Rehberlik Daire Başkanı Betül Altun Erincik, Diyanet İşleri Başkanlığının sosyal hizmet kurumlarında yürüttüğü manevi danışmanlık hizmetlerinin yıllar içinde önemli bir gelişim gösterdiğini belirtti.</p>

<p>Geçmişten bugüne gelinen noktaya dikkat çeken Erincik, "O günlerden gelip bugünleri görmek gerçekten insanın gönlünü inşirahla dolduruyor." ifadelerini kullanarak, görevli sayısındaki artışın ve sunulan hizmetlerin niteliğinin yükselmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p>Manevi danışmanlığın yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda insana manevi tatmin sağlayan önemli bir hizmet alanı olduğunu vurgulayan Erincik, sosyal hizmet kurumlarında fedakârca görev yapan personelin özverili çalışmalarını takdir etti.</p>

<p>Konuşmasında eğitim programının içeriğine de değinen Erincik, eğitimlerin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile tam bir koordinasyon içerisinde yürütüldüğünü belirterek, Bakanlıktan gelen uzman eğiticilerin beş farklı alanda katkı sunduğunu ifade etti. Sunulan manevi danışmanlık hizmetlerinin kadınlar, çocuklar, yaşlılar, engelliler ve bağımlılar gibi toplumun dezavantajlı kesimlerine doğrudan ulaştığını belirten Erincik, bu nedenle hizmette mesleki yeterliliğin sürekli geliştirilmesinin büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Dört gün süren program kapsamında alanında uzman akademisyenler ile kamu kurumlarından uzman eğiticiler tarafından katılımcılara;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Sosyal Hizmet Kurumlarının Yapısı ve İşleyişi,</li>
 <li>Diyanet İşleri Başkanlığının Sosyal Hizmet Kurumlarındaki Hizmetleri, Uyulması Gereken Etik İlkeler ile Mesleki ve Hukuki Sınırlar,</li>
 <li>Çocuk Evlerinde Kalan Çocukları ve Ergenleri Anlamak: Psikososyal Özellikler ve İletişim,</li>
 <li>Kadın Konukevlerinde Kalan Kadınları Anlamak: Psikososyal Özellikler ve İletişim,</li>
 <li>Çocuk İhmal ve İstismarı,</li>
 <li>Travma Durumlarında Danışmanlık, Duygusal ve Davranışsal Tepkilerin Yönetimi,</li>
 <li>Huzurevlerinde Manevi Danışmanlık ve Dini Rehberlik Hizmetleri</li>
</ul>

<p>başta olmak üzere sosyal hizmet alanında ihtiyaç duyulan birçok konuda eğitim verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programın kapanışında konuşan Din Hizmetleri Genel Müdürü Metin Akbaş, hizmet içi eğitimlerin personelin motivasyonunu güçlendirdiğini ve sunulan hizmetlerin kalitesini artırdığını ifade etti.</p>

<p>Sosyal hizmet kurumlarında yürütülen manevi danışmanlık faaliyetlerinin vatandaşlara sahih dini bilgiyi ulaştırma noktasında büyük bir özveriyle sürdürüldüğünü belirten Akbaş, gerçekleştirilen eğitimlerin mesleki bilgi ve tecrübenin geliştirilmesine önemli katkılar sağlayacağını söyledi.</p>

<p>"Bizler vatandaşlarımızın hayatında birer görünmez kahramanız." ifadelerini kullanan Akbaş, özellikle devlet koruması altındaki çocuklar başta olmak üzere dezavantajlı bireylerin hayatlarına olumlu yönde dokunmanın büyük bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Bu alanda görev yapan personelin fedakârca yürüttüğü çalışmaların her türlü takdiri hak ettiğini belirten Akbaş, vatandaşların gönlüne dokunan her hizmetin toplumsal dayanışmayı güçlendiren önemli bir değer olduğunu ifade etti.</p>

<p>Dört gün süren eğitim programı, katılımcıların mesleki tecrübelerini paylaşmalarına imkân sağlayan değerlendirme oturumlarının ardından sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/sosyal-hizmet-kurumlarinda-gorev-yapan-personel-egitimde-bulustu</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 08:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/shk-seminer-1.jpg" type="image/jpeg" length="54827"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gördes'te hafızlar icazet aldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/gordeste-hafizlar-icazet-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/gordeste-hafizlar-icazet-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa Gördes İlçe Müftülüğünce düzenlenen merasimde 10 hafıza icazet verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gördes İlçe Müftülüğü tarafından Gördes Merkez Ulu Camii'nde düzenlenen Hafızlık İcazet Merasimi'nde, Hafızlık Kur'an Kursu'nda eğitimlerini başarıyla tamamlayan 10 hafıza icazet verildi.</p>

<p>Kur'an-ı Kerim tilavetleriyle başlayan programa Diyanet İşleri Başkanlığı Başkanlık Müşaviri Bünyamin Kahraman, Diyanet İşleri Başkanlığı Göç ve Manevi Destek Hizmetleri Daire Başkanı Fatih Yıldız, Reisülkurra Vekili Selim Menteşeli, Manisa İl Müftüsü Şükrü Kabukçu, Manisa Celal Bayar Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Dr. Ahmet Erdinçli ile çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p><img alt="Gördes Icazet 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/gordes-icazet-1.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programın açılışında konuşan Gördes İlçe Müftüsü Hasan Aydın, uzun yılların ardından ilçede yeniden hafız yetiştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirterek hafızlık eğitiminin sabır, fedakârlık ve istikrar isteyen kutlu bir yolculuk olduğunu ifade etti.</p>

<p>Manisa İl Müftüsü Şükrü Kabukçu, hafızlık kurslarının geleceğin din görevlilerinin yetişmesi açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak aileleri çocuklarını Kur'an kursları ve hafızlık eğitimine yönlendirmeye davet etti.</p>

<p><img alt="Gördes Icazet 3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/gordes-icazet-3.jpg" width="1280" /></p>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı Göç ve Manevi Destek Hizmetleri Daire Başkanı Fatih Yıldız ise hafızların Kur'an-ı Kerim'i gönüllerinde taşıyan gönül elçileri olduğunu ifade ederek hafızlık hizmetine katkı sunan herkese teşekkür etti.</p>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı Başkanlık Müşaviri Bünyamin Kahraman, Kur'an-ı Kerim'in bütün Müslümanların emaneti olduğunu belirterek çocukların cami ve Kur'an kurslarıyla buluşturulmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Manisa Celal Bayar Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Dr. Ahmet Erdinçli ise hafızlığın Kur'an-ı Kerim'i hayatın merkezine taşımak anlamına geldiğini belirterek hafızlara ilim yolunda kendilerini geliştirmeleri tavsiyesinde bulundu.</p>

<p>Program, hafız öğrencilere icazet belgeleri ve hediyelerinin takdim edilmesi, Reisülkurra Vekili Selim Menteşeli'nin duası ile yapılan ikramla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Manisa Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/gordeste-hafizlar-icazet-aldi</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 08:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/gordes-icazet-2.jpg" type="image/jpeg" length="15093"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ordu'da din görevlileri işaret dili öğrendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/orduda-din-gorevlileri-isaret-dili-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/orduda-din-gorevlileri-isaret-dili-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu'da din görevlilerine yönelik düzenlenen "Türk İşaret Dili (120 Saat) ve Dini Kavramlar Eğitimi Hizmet İçi Eğitim Kursu" başarıyla tamamlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanlığı uhdesinde Ordu İl Müftüsü Ali Çakmak’ın teşvik ve destekleriyle İl Müftülüğü ile Fatsa İlçe Müftülüğü iş birliğinde Fatsa Diyanet Gençlik Merkezi'nde düzenlenen "Türk İşaret Dili (120 Saat) ve Dinî Kavramlar Eğitimi (64 Saat) Hizmet İçi Eğitim Kursu" başarıyla tamamlandı.</p>

<p>Eğitim programının ardından kursiyerlerin bilgi ve yeterliliklerini ölçmek amacıyla bitirme sınavı gerçekleştirildi.</p>

<p>Toplam 14 kursiyerin katıldığı eğitim sürecinde, katılımcılar Türk İşaret Dili ile dini kavramların işaret diliyle doğru ve etkili şekilde aktarılmasına yönelik teorik ve uygulamalı eğitim aldı. Program sonunda gerçekleştirilen sınavda kursiyerlerin işaret dili kullanım becerileri, dini kavramları doğru ifade edebilme yeterlilikleri ve iletişim kabiliyetleri komisyon tarafından titizlikle değerlendirildi.</p>

<p><img alt="Ordu Işaret Dili 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/ordu-isaret-dili-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Bitirme sınavı Ordu İl Müftü Yardımcısı ve Komisyon Başkanı Telat Ergin, Diyanet İşleri Başkanlığı Diyanet TV İşaret Dili Tercümanı Mahmut Küçük ve Fatsa İlçe Müftülüğü İşaret Dili Eğitmeni VHKİ Yusuf Keskin’in katılımıyla oluşturulan komisyon tarafından gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sınavın ardından değerlendirmelerde bulunan Komisyon Başkanı ve komisyon üyeleri, işaret dili eğitiminin işitme engelli vatandaşlara yönelik din hizmetlerinin daha etkin, erişilebilir ve kapsayıcı bir şekilde sunulmasına önemli katkılar sağladığını ifade etti. Bu alanda yetişen nitelikli personelin toplumun her kesimine ulaşmada büyük bir sorumluluk üstlendiğini belirten komisyon üyeleri, kurs süresince gösterdikleri gayret ve özveriden dolayı kursiyerlere teşekkür ederek başarılarının devamını diledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ordu Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/orduda-din-gorevlileri-isaret-dili-ogrendi</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 08:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/ordu-isaret-dili-1.jpg" type="image/jpeg" length="26662"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Osmaniye İl Müftülüğünde resmi nikah hizmetleri sürüyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/osmaniye-il-muftulugunde-resmi-nikah-hizmetleri-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/osmaniye-il-muftulugunde-resmi-nikah-hizmetleri-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Osmaniye İl Müftülüğü, vatandaşlara yönelik resmi nikah hizmetlerini aralıksız sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aile kurumunun güçlendirilmesine katkı sunmayı amaçlayan hizmet kapsamında, 2026 yılı Haziran ayı itibarıyla İl Müftülüğü'nde 22 çiftin resmi nikahı kıyıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nikâh merasimleri, Osmaniye İl Müftülüğü hizmet binasında bulunan nikah salonunda, İl Müftü Yardımcısı Eyüp Bucan tarafından gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Nikah akdinin ardından çiftlere, aile kurumunun önemine dikkat çekmek ve evlilik hayatlarına rehberlik etmek amacıyla Diyanet İşleri Başkanlığı yayınları arasından seçilen aile konulu eserler hediye ediliyor.</p>

<p><img alt="Müftülük Nikah 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/muftuluk-nikah-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Nikah merasimlerinde yapılan konuşmalarda, evliliğin sevgi, saygı, sadakat ve karşılıklı sorumluluk bilinci üzerine inşa edilmesi gerektiği vurgulanırken, ailenin toplumun temel taşı olduğu ifade ediliyor. Ayrıca yeni evlenen çiftlere, kurdukları yuvanın huzur, mutluluk ve bereket içinde devam etmesi temennisinde bulunuluyor.</p>

<p>Vatandaşların ilgi gösterdiği resmî nikâh hizmetleri, Osmaniye İl Müftülüğü tarafından ilgili mevzuat kapsamında yürütülmeye devam ediyor. Bu hizmet sayesinde çiftler, resmî nikâh işlemlerini tamamlarken manevi değerlerin ön plana çıktığı bir atmosferde evlilik akitlerini gerçekleştiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Osmaniye Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/osmaniye-il-muftulugunde-resmi-nikah-hizmetleri-suruyor</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 07:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/muftuluk-nikah-1.jpg" type="image/jpeg" length="65665"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TDV'nin su kuyuları ve vakıf çeşmelerinden yılda 13,5 milyon kişi faydalanıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/tdvnin-su-kuyulari-ve-vakif-cesmelerinden-yilda-135-milyon-kisi-faydalaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/tdvnin-su-kuyulari-ve-vakif-cesmelerinden-yilda-135-milyon-kisi-faydalaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Diyanet Vakfı (TDV), “Bir Damla Hayat” sloganıyla yürüttüğü su kuyusu ve vakıf çeşmesi projesiyle suya erişimin zor olduğu ülkelerde milyonlarca insanı temiz içme suyuyla buluşturmaya devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2015 yılında hayata geçirilen proje kapsamında bugüne kadar 41 ülkede 1.667 su kuyusu ve vakıf çeşmesi hizmete açıldı. Açılan su kuyuları ve vakıf çeşmeleri aracılığıyla 2026 itibarıyla yılda 13,5 milyondan fazla kişi temiz içme suyuna erişim sağlıyor. 12 yıldır sürdürülen proje kapsamında ise bugüne kadar 70 milyona yakın kişi temiz içme suyundan yararlandı.<br />
<br />
Hayat kaynağı temiz suyu kurak coğrafyalardaki ihtiyaç sahiplerine ulaştırmayı ve suya erişimde kat edilen mesafeleri kısaltmayı amaçlayan proje kapsamında çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda 22 ülkede 159 su kuyusu ve vakıf çeşmesinin inşası sürerken, 18 ülkede projelendirilen 111 yeni su kuyusu ve vakıf çeşmesi hayırseverlerin bağışlarına sunuldu. Böylece bağışa açılan, yapımına başlanan ve hizmete alınan toplam su kuyusu ve vakıf çeşmesi sayısı 1.994’e ulaştı.<br />
<br />
Afganistan, Bangladeş, Çad, Filistin, Moritanya, Sudan, Suriye, Demokratik Kongo, Güney Sudan, Yemen, Ruanda ve Orta Afrika’nın aralarında bulunduğu 41 ülkede su kuyuları ve vakıf çeşmeleri insanların istifadesine sunuluyor.</p>

<p><img alt="Su Kuyusu Tdv 3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/su-kuyusu-tdv-3.jpg" width="1280" /><br />
<br />
<strong>Gazze’de su kuyusu ve vakıf çeşmeleri içme suyu ihtiyacını karşılıyor </strong><br />
<br />
Filistin’de de temiz suya erişim çalışmaları proje kapsamında sürüyor. Vakıf tarafından Filistin’de açılan 20 su kuyusu ve vakıf çeşmesinden 399 bin 531 kişi faydalanıyor. Altyapının tahrip edilmesinden dolayı temiz suya erişimin büyük önem taşıdığı Gazze’de, açılan ve restore edilen su kuyusu ve vakıf çeşmeleriyle insanların temiz su ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlanıyor. Bunun yanı sıra tankerler yardımıyla da temiz içme suyu dağıtımı Gazze’de sürüyor.<br />
<br />
<strong>Uzun ömürlü inşa ediliyor</strong><br />
<br />
Hayırseverlerin destekleriyle inşa edilen su kuyuları ve vakıf çeşmeleri, bölgenin coğrafi şartlarına göre 50 ila 500 metre derinlikte açılıyor. Elektrik veya güneş enerjisiyle çalışan sistemler sayesinde uzun yıllar hizmet verebilen kuyulardan çıkarılan su, 5 ila 40 ton kapasiteli depolarda muhafaza edilerek 8 ila 18 musluk aracılığıyla insanların kullanımına sunuluyor. Ayrıca birçok su kuyusunda hayvanların su ihtiyacını karşılayacak özel suluklar da yer alıyor. Kuyuların yapımı, bölgenin şartlarına göre 2 ila 6 ay arasında tamamlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Su Kuyusu Tdv 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/su-kuyusu-tdv-2.jpg" width="1280" /><br />
<br />
Türkiye Diyanet Vakfı, açtığı su kuyuları ve vakıf çeşmelerinin sürdürülebilirliğine de önem veriyor. Her yıl Ramazan ve kurban yardım programları kapsamında bölgeye giden vakıf görevlileri tarafından su kuyuları ve vakıf çeşmeleri düzenli olarak kontrol edilirken, tespit edilen eksiklikler ilk beş yıl iş birliği yapılan partner kuruluşlar, sonraki süreçte ise vakıf imkanlarıyla gideriliyor. Böylece su kuyuları uzun yıllar boyunca din, dil ve ırk ayrımı gözetmeksizin ihtiyaç sahiplerine hizmet vermeye devam ediyor.<br />
<br />
“Bir Damla Hayat” projesi hakkında detaylı bilgi almak ve bağışta bulunmak isteyenler <a href="https://tdv.org/tr-TR/birdamlahayat/" rel="nofollow">https://tdv.org/tr-TR/birdamlahayat/</a> web adresi üzerinden işlemlerini gerçekleştirebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>TDV</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/tdvnin-su-kuyulari-ve-vakif-cesmelerinden-yilda-135-milyon-kisi-faydalaniyor</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 07:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/su-kuyusu-tdv-1.jpg" type="image/jpeg" length="83121"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müftü Yıldırım, esnafla kahvaltıda buluştu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/muftu-yildirim-esnafla-kahvaltida-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/muftu-yildirim-esnafla-kahvaltida-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çorum İl Müftülüğü Aile ve Dini Rehberlik Bürosu tarafından "Aile İçin Çıktık Yola" projesi kapsamında esnafa yönelik kahvaltı programı düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Programa, Çorum İl Müftüsü Şahin Yıldırım, Müftü Yardımcısı Özlem Kalyoncu Şirin, Şube Müdürü Bünyamin Şahin, ADRB görevlisi il vaizleri, din görevlileri, bazı mahalle muhtarları ve çok sayıda esnaf katıldı.</p>

<p>Müftü Yıldırım, esnaflara hayırlı iş ve bol kazanç dileklerinde bulunurken, müftülüğe ve Diyanet Vakfına verdikleri destekten dolayı minnettarlığını ifade edip programa katılımları için ayrı ayrı teşekkür etti.</p>

<p>Programda ayrıca Çorum Müftülüğü Aile ve Dini Rehberlik Bürosunun (ADRB) faaliyetlerini içeren bir sunum yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Program, Müftü Yıldırım’ın katılımcılara kitap hediyesi takdiminin ardından sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çorum Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/muftu-yildirim-esnafla-kahvaltida-bulustu</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 07:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/corum-esnaf-kahvalti-2.jpg" type="image/jpeg" length="41608"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Peygamberimiz ve Gençlik]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/peygamberimiz-ve-genclik-5</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/peygamberimiz-ve-genclik-5" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Hadis: İki nimet vardır ki insanların çoğu onlar(ı değerlendirme) hususunda aldanmıştır: Sağlık ve boş vakit. (Buhârî, Rikâk, 1)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hz. Muhammed (sas) gençleri toplumun en dinamik ve değerli unsurları olarak görmüş; onların eğitimi, ahlaki gelişimi ve sorumluluk bilinci kazanmaları için büyük çaba harcamıştır. O, gençleri İslam’ın yayılmasında aktif roller üstlenmeleri için teşvik etmiş ve onlara büyük görevler vermiştir. Gençlerin enerji dolu, cesur ve öğrenmeye açık yapıları, Hz. Peygamber’in davetinde önemli bir yer tutmuştur. Hz. Muhammed’in (sas) çevresinde birçok genç sahabe bulunmaktaydı. Örneğin, Muaz bin Cebel’i Yemen’e vali olarak göndermesi, Usame bin Zeyd’i (ra) ordu komutanı tayin etmesi, gençlere duyduğu güvenin en büyük göstergelerindendir. Gençliği iyi değerlendirmek gerektiğini vurgulayan Peygamber Efendimiz, “Beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini bil: İhtiyarlamadan önce gençliğin…” hadisiyle gençliğin fırsatlarla dolu bir dönem olduğunu ifade etmiştir. (İbn Ebî Şeybe, Musannef, Zühd, 6) Bu anlayış, Müslüman gençlerin sadece bireysel değil, toplumsal sorumluluklar da üstlenmesi gerektiğini ortaya koyar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• Barbaros Hayreddin Paşa’nın vefatı (1546)<br />
• Başbağlar Katliamı (1993)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/peygamberimiz-ve-genclik-5</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/mehmet/takvim-2026/temmuz-5.jpg" type="image/jpeg" length="96971"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kur’an Kursu Öğreticisi Hafız Kadriye Şavaş Vefat Etti]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kuran-kursu-ogreticisi-hafiz-kadriye-savas-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kuran-kursu-ogreticisi-hafiz-kadriye-savas-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yozgat merkezde faaliyet gösteren İmran Kız Hafızlık Kur’an Kursu öğreticisi Hafız Kadriye Şavaş, 34 yaşında vefat etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meslek hayatı boyunca yürüttüğü çalışmalar ve geliştirdiği projelerle tanınan Şavaş, görev yaptığı Kur’an kursunda öğrencileri ile mesai arkadaşlarının gönlünü kazandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hafız Kadriye Şavaş için düzenlenen cenaze merasiminin ardından naaşı, Ankara Yenimahalle Yakacık Mezarlığı'nda sevdiklerini katılımıyla ebediyete uğurlandı.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/kuran-kursu-ogreticisi-hafiz-kadriye-savas-vefat-etti-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p>Merhumenin eşinin de Diyanet İşleri Başkanlığı Dini Yayınlar Genel Müdürlüğü Yabancı Dil ve Lehçelerde Yayınlar Daire Başkanlığı'nda görev yaptığı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER, Yozgat Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kuran-kursu-ogreticisi-hafiz-kadriye-savas-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/kuran-kursu-ogreticisi-hafiz-kadriye-savas-vefat-etti.jpg" type="image/jpeg" length="81700"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Haya: İslam Ahlakının Özü]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/haya-islam-ahlakinin-ozu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/haya-islam-ahlakinin-ozu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Peygamberlerin temel vasıflarından biri olan hayâ erdemi, onların gönderildikleri toplumlara ısrarla öğütledikleri bir sünnet olagelmiştir. Nitekim Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur: "İnsanlık, ilk günden beri bütün peygamberlerin üzerinde ittifak ettikleri bir söz bilir: Şayet utanmıyorsan, dilediğini yap!"]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>"حَدَّثَنَا أَبُو مَسْعُودٍ قَالَ: قَالَ النَّبِيُّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "إِنَّ مِمَّا أَدْرَكَ النَّاسُ مِنْ كَلاَمِ النُّبُوَّةِ الأُولَى: إِذَا لَمْ تَسْتَحى فَاصْنَعْ مَا شِئْتَ</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Mes’ûd’un (ra) naklettiğine göre, Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify"><i>"İnsanlık, ilk günden beri bütün peygamberlerin üzerinde ittifak ettikleri bir söz bilir: Şayet utanmıyorsan, dilediğini yap!"</i></p>

<p style="text-align:justify">(B6120 Buhârî, Edeb, 78)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيِّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: "الْإِيمَانُ بِضْعٌ وَسَبْعُونَ شُعْبَةً، وَالْحَيَاءُ شُعْبَةٌ مِنَ الْإِيمَانِ</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify">"<i>İ</i><i>man, yetmiş küsur parçadır. Hayâ da imandan bir parçadır."</i></p>

<p style="text-align:justify">(M152 Müslim, Îmân, 57)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَنَسٍ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "إِنَّ لِكُلِّ دِينٍ خُلُقًا. وَخُلُقُ الْإِسْلاَمِ الْحَيَاءُ</p>

<p style="text-align:justify">Enes (b. Mâlik)’ten (ra) rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sas) söyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify">"<i>Her dinin (kendine özgü) bir ahlâkı vardır; İslâm ahlâkı(nın özü) hayâdır."</i></p>

<p style="text-align:justify">(İM4181 İbn Mâce, Zühd, 17)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَنَسٍ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "مَا كَانَ الْفُحْشُ فِى شَيْءٍ إِلاَّ شَانَهُ، وَمَا كَانَ الْحَيَاءُ فِى شَيْءٍ إِلاَّ زَانَهُ</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Enes (b. Mâlik)’ten (ra) rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify">"<i>Arsızlık nerede ve kimde olursa olsun çirkinleştirir; hayâ ise nerede ve kimde olursa olsun zarifleştirir."</i></p>

<p style="text-align:justify">(T1974 Tirmizî, Birr, 47)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ سَلْمَانَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "إِنَّ رَبَّكُمْ تَبَارَكَ وَتَعَالَى حَيِيٌّ كَرِيمٌ يَسْتَحْيِى مِنْ عَبْدِهِ إِذَا رَفَعَ يَدَيْهِ إِلَيْهِ، أَنْ يَرُدَّهُمَا صِفْرًا</p>

<p style="text-align:justify">Selmân’dan (ra) rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify">"<i>Şüphesiz Yüce Rabbiniz (cc) hayâ sahibi ve cömerttir. Kulu (dua etmek için) O’na (cc) ellerini kaldırdığı zaman, o elleri boş çevirmekten hayâ eder."</i></p>

<p style="text-align:justify">(D1488 Ebû Dâvûd, Vitr, 23)</p>

<p>***</p>

<p style="text-align:justify">Mescid-i Nebevî’de büyük bir kalabalık vardı. Zeyneb bnt. Cahş (ra) ile dünya evine giren Allah Resûlü’nün (sas) düğün yemeğine davetliydi herkes. Kendilerine ikram edilen et ve ekmeği yiyenler oradan ayrılıyor, onların yerine yenileri geliyordu. Bütün davetliler yemeklerini bitirdiğinde Resûlullah (sas) sofranın kaldırılmasını istedi. Ancak vaktin ilerlemesine aldırış etmeyen bir grup insan evdeki sohbete devam ediyor, Allah Resûlü (sas) ile eşi Zeyneb’in (ra) yalnız kalmasına müsaade etmiyorlardı. İnsanları kırmaktan hoşlanmayan Resûlullah (sas) ise ağırdan alan bu sahâbîleri incitmek istemiyor, kâh oturup kalkarak kâh odayı terk ederek, rahatsızlığını onlara hâliyle fark ettirmeye çalışıyordu. Odasına girmek üzere geldiğinde üç kişinin hâlâ oturmakta olduğunu gördü ve onlar gidinceye dek bekledi. Herkes dağıldıktan sonra tekrar odasına gelen Allah Resûlü (sas), içeriye girer girmez, "<i>Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber’in </i>(sas)<i> evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman girin. Yemeği yiyince de hemen dağılın. Sohbet için beklemeyin. Çünkü bu hareketiniz Peygamber’i </i>(sas)<i> üzmekte, fakat o (size bunu söylemekten) hayâ etmektedir. Ama Allah (cc), hakkı söylemekten hayâ etmez..."</i>  diye başlayan hicap âyeti nâzil oldu.</p>

<p style="text-align:justify">Sözlükte ‘utanmak, çekinmek’ anlamlarına ve Türkçede daha çok ‘ar’ kelimesiyle ifade edilen hayâ duygusu, genellikle yüzün kızarması, kişinin başını öne eğmesi, gözlerini kaçırması, şaşkın davranışlar sergilemesi gibi şekillerde dışa yansır. İnsanı kötülükten alıkoyup iyiliğe yönelten fıtrî bir ahlâk özelliği olmakla birlikte hayâ, kişinin içinde yaşadığı toplumun dinine, örf ve âdetlerine, yaşam tarzına göre şekillenir. Dolayısıyla değer yargılarının değişmesiyle hayânın toplumdan topluma, hatta bireyden bireye farklılık göstermesi mümkün olduğu gibi, değerlerin hiçe sayıldığı bir ortamda tamamen yok olması da ihtimal dâhilindedir.</p>

<p style="text-align:justify">Peygamberlerin temel vasıflarından biri olan hayâ erdemi, onların gönderildikleri toplumlara ısrarla öğütledikleri bir sünnet olagelmiştir. Nitekim Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur: "<i>İnsanlık, ilk günden beri bütün peygamberlerin üzerinde ittifak ettikleri bir söz bilir: Şayet utanmıyorsan, dilediğini yap!"</i>  Kişi için utanç sebebi olmayan davranışların yapılmasında sakınca bulunmadığını ifade eden bu söz, aynı zamanda hayâsı olmadığı takdirde insanın kötüyü ayıracak bir ölçütü kalmayacağını, dolayısıyla dilediği gibi davranabileceğini bildiren bir uyarıdır.</p>

<p style="text-align:justify">İslâm dini, insanın doğasında var olan hayâ duygusunu, Allah Teâlâ’nın (cc) belirlediği ilkeler doğrultusunda şekillendirerek şahsıyla bütünleşen bir karakter özelliği hâline getirmesini ister. Böylece doğruyla yanlışı ayırt ederek Rabbinin kötü ve çirkin görüp yasakladığı söz ve fiilleri yapmaktan hayâ eden kulun, haramları terk edip helâllere sarılması, dolayısıyla dinin gereklerini yerine getirmesi daha kolay olacaktır. İşte bu nedenle Allah Resûlü (sas), "<i>İman, yetmiş küsur parçadır. Hayâ da imandan bir parçadır." </i> buyurmuş, hayâ ile imanın birbirine bağlı olduğunu, biri olmazsa diğerinin de olamayacağını ifade etmiştir. Bir defasında fazla utangaç olduğu gerekçesiyle din kardeşini azarlayan birini görünce, "<i>Onu (kendi hâline) bırak. Çünkü hayâ, imandandır."</i> demiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><i>"Her dinin (kendine özgü) bir ahlâkı vardır; İslâm ahlâkı(nın özü) hayâdır."</i>  buyuran Allah Resûlü (sas), müminlere söz ve fiillerinde hayâ üzere davranmayı emrederek, kötü söz söylemek ve gereğinden fazla konuşmak gibi edebe aykırı hâllerin münafıklara has davranışlar olduğunu bildirmiş, kendisi de davranışları ve tavrıyla inananlar için bir hayâ timsali olmuştur. Nitekim sahâbeden Ebû Saîd el-Hudrî (ra) onun bu özelliğini şöyle dile getirmiştir: "Peygamber (sas), köşesine çekilmiş genç bir kızdan daha hayâlı idi. Hoşlanmadığı bir şey gördüğünde biz onu yüzünden anlardık."</p>

<p style="text-align:justify">Ashâbını hayâlı olmaya teşvik eden Resûlullah (sas), "<i>Arsızlık nerede ve kimde olursa olsun çirkinleştirir; hayâ ise nerede ve kimde olursa olsun zarifleştirir."</i>  buyurmuş ve hayâ sahibi kimselerden övgüyle bahsetmiştir. Meselâ, ashâbının faziletlerinden bahsettiği bir konuşmasında Hz. Osman’ı (ra) "<i>ashâbın en hayâlısı"</i> olarak tanımlamış ve Hz. Osman (ra), asr-ı saadette, bu üstün hayâ duygusuyla şöhret bulmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas) "<i>Gücün yettiğince avret yerlerini kimseye göstermemeye çalış!" </i> diye nasihatte bulunduğu bir sahâbînin, yalnız kaldığı zamanlarda da avret yerlerini örtmesinin gerekli olup olmadığını sorması üzerine şöyle cevap vermiştir: "<i>Kendisinden hayâ edilip utanılmaya en lâyık olan, Allah’tır." </i> Böylece inananlara, herkesten önce Allah’tan (cc) hayâ etmek gerektiğini bildiren Hz. Peygamber (sas), O’ndan (sas) nasıl hayâ edileceğini de yine kendisi öğretmiştir. Bir gün ashâbına, "<i>Allah’tan (cc) gereği gibi, hakkıyla hayâ edin!" </i> buyurunca onlar, "Ey Allah’ın Resûlü! Elhamdülillâh biz Allah’tan (cc) hayâ ediyoruz." demişlerdi. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (sas) şöyle açıklamıştı sözlerini: "<i>Bu, sizin anladığınız gibi değildir! Allah’tan (cc) hakkıyla hayâ etmek, baş ve başta bulunan organlarla, karın ve karnın içine aldığı organları (her türlü günah ve haramdan) korumak, ölümü ve (toprak altında) çürümeyi daima hatırlamaktır. Âhireti arzu eden, dünyanın süsünü terk eder. Kim bu şekilde davranırsa Allah’tan (cc) gereği gibi hayâ etmiş olur."</i></p>

<p style="text-align:justify">Başkalarından utanan, tepkilerinden çekindiği için onların hoşlanmadığı söz ve fiilleri yapmaktan rahatsızlık duyan insanın aynı şekilde Allah’a (cc) karşı da hayâ göstermesi, rızasını kaybetmekten korktuğu için O’nun (cc) sevmediği amelleri terk etmesini gerektirir. İhsan üzere, yani Allah’ı (cc) görüyormuşçasına hareket ederek Allah’ın (cc) kendisini an be an gördüğü bilinciyle yaşayan kulun Allah’tan (cc) hayâ etmesi, onun her zaman ve mekânda takva sahibi bir mümin olmasını sağlar ki, Rahmân’ın (cc), kullarından talebi de budur. Nitekim, "<i>Ey Âdemoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecek elbise verdik. Takva elbisesi var ya, işte o daha hayırlıdır."</i>  âyetindeki ‘takva elbisesi’ tabiriyle ‘hayâ’nın kastedildiği belirtilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas), hayânın bütünüyle hayır olduğunu vurgulamıştır. Ancak insanın sorumluluklarını yerine getirmesini engelleyen, onu hakkını elde etmekten alıkoyan ve iyilik yapmaktan uzaklaştıran utanma hissi, İslâm dinindeki hayâ anlayışıyla bağdaşmaz. Zira böylesine utangaç olmak kişinin kendisine zarar verir, onu güzel ve hayırlı amelleri işlemekten mahrum kılar. Kişiyi âciz bırakan bu hâl, aslında hayâ değil çekingenliktir.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber’in (sas) güzide ashâbı, edep ve hayânın en güzel örneklerini vererek bu hususta sonraki nesillere yol göstermişlerdir. Hayâ, onları dinin emirlerini yerine getirmekten alıkoymamış, hayırlı amellerden uzaklaştırmamıştır. Onlar, özellikle dini öğrenme konusunda büyük gayret sarf etmişler, en mahrem konularda dahi erkeğiyle kadınıyla Resûlullah’a (sas) danışmaktan geri durmamışlardır. Örneğin bir gün Allah Resûlü’ne (sas) hizmetiyle meşhur olan Enes b. Mâlik’in (ra) annesi Ümmü Süleym, Resûlullah’ın (sas) yanına gelerek, "<i>Ey Allah’ın Resûlü! Şüphesiz Allah (cc) haktan hayâ etmez. İhtilam olan bir kadının gusletmesi gerekir mi?"</i>  diye sormuştur. Allah Resûlü (sas) de hanımları sorularından dolayı ayıplamamış, mahrem konuları ayrıntılı bir şekilde cevaplamaktan da çekinmemiştir. Hanımlarla ilgili meselelerde bazen Hz. Âişe’den (ra) yardım almış, sonuçta, danışılan her meseleyi münasip bir şekilde aydınlatmıştır. Bir defasında Muâz b. Cebel’in (ra) halasının kızı olan ve kadınların sözcüsü anlamında ‘hatîbetü’n-nisâ’ lakabıyla anılan Esmâ bnt. Yezid b. Seken, Âişe (ra) validemizin de bulunduğu bir ortamda Hz. Peygamber’e (sas) gelerek hayızdan ve cünüplükten nasıl yıkanıp temizleneceğini sormuştu. Resûl-i Ekrem’in umumî açıklamaları yeterli gelmediğinde, Hz. Âişe (ra) ortama uygun bir tavırla devreye girerek soru soran hanımın anlayacağı bir dil ile ona yardımcı olmuştu.</p>

<p>Kadınların dini öğrenme hususunda gösterdikleri bu tavrı takdir eden Hz. Âişe (ra), "Şu ensar kadınları ne iyi kadınlardır! Utanma duygusu onları, dinî (hükümleri) sorup öğrenmekten alıkoymuyor." demiştir. Utandıkları için bazı konuları Hz. Peygamber’e (sas) sormaktan çekinen kimseler de bir başkası vasıtasıyla bile olsa muhakkak Allah Resûlü’ne (sas) ulaşarak dinin söz konusu mesele ile ilgili hükmünü öğrenmişlerdir.</p>

<p>Hz. Peygamber (sas) hayâyı teşvik ettiği bir hadisinde şöyle buyurmuştur: "<i>Allah (cc) hayâ sahibidir, ayıp ve kusurları örter. Hayâyı ve örtünmeyi sever, sizden biriniz gusledeceğinde başkalarına görünmesin (kapalı yerde yıkansın)."</i>  Başka bir hadisinde ise Allah’ın (cc) dualara muhakkak karşılık vereceğini ifade etmek üzere, "<i>Şüphesiz Yüce Rabbiniz (cc) son derece hayâ sahibi ve cömerttir. Kulu (dua etmek için) O’na (cc) ellerini kaldırdığı zaman, o elleri boş çevirmekten hayâ eder."  </i>buyurmuştur. Ayrıca müşriklerin, Kur’ân-ı Kerîm’de arı, karınca, sinek gibi küçük yaratıkların örnek olarak gösterilmesinin fesahatle yani üstün bir edebî üslûpla bağdaşmadığı yolundaki iddialarına karşı, Allah Teâlâ (cc), <i>’Şüphesiz Allah, (gerçeği açıklamak için) sivrisineği ve onun da ötesinde bir varlığı misal getirmekten hayâ etmez.’</i>  şeklinde cevap vermiştir. Allah’ın (cc) utanıp çekineceği herhangi bir varlık yoktur. Dolayısıyla, Allah’ın (cc) zâtı için kullanıldığı bu ve benzeri durumlarda hayâ, O’nun (cc) ‘kötü ve çirkin bir işi yapmayı kendisine lâyık görmemesi’ ve ‘daima iyi olanı yapması’ anlamlarını ifade eder.</p>

<p>Mümin için hayâ onu daima iyiyi ve güzeli yapmaya sevk eden ahlâkî bir erdemdir. Bu nedenle insanlık tarihi boyunca bütün ilâhî dinler söz, fiil ve davranışlarda hayâlı olmayı emretmiştir. Edep ve ahlâkın temel bir unsuru olarak hayâ, toplumumuzda da nesiller boyu üstün bir ahlâkî meziyet olarak görülmüştür. Ancak ahlâkî değerlerin giderek yozlaştığı günümüz toplumunda hayâ duygusu da eski konumunu kaybetmeye başlamıştır. Öyle ki önceleri hayâ sahibi olan kişiler övülür, değerli görülürken, şimdilerde hayâlı olmak bir utanç ve eksiklik sebebi gibi algılanır hâle gelmiştir. Edebe aykırı sözleri herkese karşı söyleyebilmek, ahlâksız davranışları alenî olarak işlemek, bazı çevrelerde, cesaretin, özgüvenin ve özgürlüğün en önemli göstergesi kabul edilmektedir. Halbuki hayâyı kaybetmek, öncelikle bireyi ‘en şerefli varlık’ olmaktan çıkararak değersizleştirir. Birlikte yaşamanın temeli olan saygıyı ortadan kaldırarak, sosyal hayatta riayet edilmesi gereken sınırları silikleştirerek toplumun bozulmasına yol açar. Nitekim dilimizde, utanç duyulması gereken hâl ve davranışları çekinmeden yapan kimseler için kullanılan ‘ar damarı çatlamış’ tabiri, hayâsızlığın insanın yaratılışını bozan bir hâl olduğuna dikkatleri çekmektedir.</p>

<p>Dolayısıyla diğer ahlâkî prensipler gibi hayâya da gereken önem verilmeli, özellikle doğruyu ve yanlışı yetiştiği çevrede öğrenen tertemiz zihinlere, asli bir değer olarak tanıtılmalı ve böylece temel eğitimdeki yerini almalıdır. Ahlâksız sözler söyleyen veya edebe aykırı davranışlarda bulunan masum çocukların bu hâllerine gülüp onları hayâsızlığa teşvik etmek yerine, onlara hayatın her anında hayânın güzelliği aşılanmalıdır. Müminler için hayânın, ahlâklı ve onurlu bir yaşamın anahtarı olmanın da ötesinde kişinin imanını yansıtan ve onu Rabbi katında değerli kılan bir vasıf olduğu unutulmamalıdır. Zira Allah Resûlü (sas) şöyle buyurmuştur: "<i>Hayâ imandan neşet eder, (ehl-i) iman da cennete gider. Çirkin söz ve davranış ise kabalıktan ve kötü ahlâktan neşet eder. Kötü ahlâk (sahibi olanlar) da cehenneme gider."</i></p>

<p><strong>Kaynak: </strong>Diyanet Hadislerle İslam</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hadislerle İslam</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/haya-islam-ahlakinin-ozu-1</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/01/haya-islam-ahlakinin-ozu.jpg" type="image/jpeg" length="91984"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Göklerdeki ve Yerdeki Her Şey Allah'a Aittir]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/goklerdeki-ve-yerdeki-her-sey-allaha-aittir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/goklerdeki-ve-yerdeki-her-sey-allaha-aittir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yüce Allah’ın her şeyin sahibi olduğunu bilenler, O’nun uğrunda gayret sarf ederler ve akıbetlerini düşünürler. Allah dilediğini yapma gücüne sahiptir. O’ndan saklayabileceğimiz hiçbir şey yoktur.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. İşler, dönüp dolaşıp Allah’a varır. (Âl-i İmrân, 3/109)</strong></p>

<p>Dünya hayatında insanların görevi, iyilerden olmak ve yeryüzünde iyiliği yayıp kötülüğü önlemeye çalışmaktır. Bunu yapanların yüzleri ahirette gülecektir. Bu uğurda gayret sarf etmeyenler ise pişman olacaklardır. Hâlbuki bütün insanların iyice düşünmesi ve öğüt alması gerekmez mi? <strong>Yer</strong> <strong>Allah</strong>’ın, <strong>gök</strong>ler <strong>Allah</strong>’ındır (cc). Dünya <strong>Allah</strong>’ın (cc), ahiret <strong>Allah</strong>’ındır (cc). Bu hayat sona erdiğinde her insan <strong>Allah</strong>’ın (cc) huzuruna varacak ve bütün işlerinden hesap verecektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yüce <strong>Allah</strong>’ın (cc) her şeyin sahibi olduğunu bilenler, O’nun uğrunda gayret sarf ederler ve akıbetlerini düşünürler. <strong>Allah </strong>(cc) dilediğini yapma gücüne sahiptir. O’ndan (cc) saklayabileceğimiz hiçbir şey yoktur.</p>

<p><strong>Umûr:</strong> İşler, olaylar.</p>

<p><strong>Ard/Arz:</strong> Yer, yeryüzü.</p>

<p><strong>Semavât:</strong> Gökler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bir Ayet</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/goklerdeki-ve-yerdeki-her-sey-allaha-aittir</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2022/11/goklerdeki-ve-yerdeki-her-sey-allah-a-aittir_7ab3f.jpg" type="image/jpeg" length="47489"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Memur ve emekli zamları netleşti]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/memur-ve-emekli-zamlari-netlesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/memur-ve-emekli-zamlari-netlesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haziran ayı enflasyon verilerinin açıklanmasıyla birlikte milyonlarca memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisinin yılın ikinci yarısında alacağı maaş artış oranları belli oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) haziran ayı enflasyon verilerini paylaşmasıyla, 2026 yılının ilk 6 aylık dönemine ilişkin kümülatif enflasyon rakamları tamamlandı. Haziran ayında Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) aylık bazda yüzde 0,99 artmasıyla, maaş zamlarının hesaplanmasında temel teşkil eden veri seti netleşti.</p>

<p>SSK ve Bağ-Kur emeklileri</p>

<p>Açıklanan 6 aylık enflasyon verileri doğrultusunda, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin temmuz ayı itibarıyla maaşlarına yansıyacak artış oranı yüzde 17,76 olarak belirlendi. Söz konusu grup, doğrudan 6 aylık enflasyon farkı kadar zam alacak.</p>

<p>Memur ve memur emeklisi</p>

<p>Toplu sözleşme şartları ve enflasyon farkı hesaplamaları sonucunda, memur ve memur emeklilerinin yılın ikinci yarısı için alacağı zam oranı yüzde 13,52 olarak gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>En düşük emekli aylığı için kanun teklifi Meclis'te</p>

<p>Mevcut durumda 20 bin lira olarak uygulanan en düşük emekli aylığına da yüzde 17,76'lık artış yansıtılması kararlaştırıldı. AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına sunulan kanun teklifiyle, en düşük emekli aylığı 23 bin 552 liraya çıkarılacak.</p>

<p>Ödeme takvimi</p>

<p>Maaş artışlarının netleşmesinin ardından ödeme takvimi de netlik kazandı. Memurlar, zamlı maaşlarını 15 Temmuz tarihinde bordrolarında ve hesaplarında görecekler. 15 Temmuz'dan sonraki bir hafta içerisinde ise "14 günlük maaş farkı" ödemeleri hesaplara yatırılacak.</p>

<p>SSK emeklileri, aylıklarını ayın 17'si ile 26'sı arasında zamlı haliyle alacaklar. Bağ-Kur emeklileri, artışlı ödemelerini ayın 25'i ile 28'i arasındaki ödeme günlerinde hesaplarında görecekler.</p>

<p>Maaşlarını ayın 1'i ile 5'i arasında alan memur emeklilerinin zam farkı ödemeleri için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından özel bir tarih açıklanacak.</p>

<p>Açıklanan bu veriler ve Meclis'e sunulan düzenlemelerle birlikte, milyonlarca vatandaşın temmuz ayı itibarıyla yeni gelir tablosu şekillenmiş oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/memur-ve-emekli-zamlari-netlesti</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/08/hukumetten-memur-ve-memur-emeklilerine-yeni-zam-teklifi.jpg" type="image/jpeg" length="33935"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zamanın Nabzını Tutanlar: Muvakkitler]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/zamanin-nabzini-tutanlar-muvakkitler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/zamanin-nabzini-tutanlar-muvakkitler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Hadis: Ey iman edenler! Allah ve Resûlü’nün önüne geçmeyin, Allah’a itaatsizlikten sakının! Şüphesiz Allah, her şeyi işitmekte ve bilmektedir. (Hucurât, 49/1)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kısaca zamanın saat ve dakika dilimlerini düzenleyenler olarak adlandırılan muvakkitler, İslam medeniyetinde önemli bir yere sahipti. Zira bilindiği gibi namazın dışındaki şartlardan biri de vakittir. Bir anlamda “zaman memurları” olan muvakkitler, namaz vakitlerini titizlikle belirleyip bunu müezzinlere teslim ederlerdi. Bu çalışmalarını muvakkithane denen bir mekânda yaparlardı. Muvakkitler devlet kademesinde yer alırlar; özellikle matematik, hendese ve astronomi gibi alanlarda eğitim görürlerdi. Batılı anlamda saatlerin hayatımıza girmesiyle muvakkitlerin önemi azaldı. 1924’te son müneccimbaşı Hüseyin Hilmi Efendi’nin vefatıyla yerine aynı ünvanda biri atanmadı. Müneccimbaşılık yerine başmuvakkitlik ihdas edildi, başına hattat ve ressam da olan Ahmet Ziya Akbulut (ö. 1938) getirildi. Kelime “Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilir / Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç saat” beytiyle zihinlerde yaşamaya devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• Dünyanın Güneşe En Uzak Olduğu Gün (Günöte)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/zamanin-nabzini-tutanlar-muvakkitler</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/mehmet/takvim-2026/temmuz-4.jpg" type="image/jpeg" length="87630"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kırkpınar pehlivanları er meydanı öncesi Selimiye Camii'nde saf tuttu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kirkpinar-pehlivanlari-er-meydani-oncesi-selimiye-camiinde-saf-tuttu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kirkpinar-pehlivanlari-er-meydani-oncesi-selimiye-camiinde-saf-tuttu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’ne katılmak üzere Edirne’ye gelen pehlivanlar, cuma namazını Selimiye Camii’nde kıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Er meydanına çıkmadan önce Selimiye Camii'ne gelen pehlivanlar ile güreşseverler, yoğunluk oluşturdu. Bazı vatandaşlar ve pehlivanlar, caminin avlusu ile bahçesinde saf tuttu.</p>

<p>Namaz öncesi okunan mevlidin ardından Edirne Müftüsü Burhan Çakır dua etti.</p>

<p>Selimiye Camii Baş İmam Hatibi Yusuf Serenli, vaazında Kırkpınar'ın Edirne için önemli bir değer olduğunu belirterek, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti.</p>

<p>Güreşlerin centilmence geçmesini temenni eden Serenli, "Güreşseverlere iyi seyirler, sporcularımıza üstün başarı diliyorum. Allah derman versin." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vaazın ardından cuma namazı kılındı.</p>

<p>Edirne Valisi Yunus Sezer ile kurum müdürleri de namaza katıldı.</p>

<p>Başpehlivan Nedim Gürel, restorasyonun ardından Selimiye Camii’nde namaz kılmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi.</p>

<p>Selimiye'nin manevi atmosferinin çok farklı olduğunu ifade eden Gürel, "Bize de burada bu yıl namaz kılmak nasip oldu." dedi.</p>

<p>Başpehlivan Ünal Karaman da Selimiye’nin tarihi ve manevi değerinin kendileri için büyük önem taşıdığını belirterek, caminin yeniden ibadete açılmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi ve tüm pehlivanlara başarı diledi.</p>

<p>Güreş antrenörü Dündar Şan da restorasyon sürecinde Selimiye Camii'nin kapalı olmasına üzüldüklerini dile getirerek, eserin yeniden ibadete açılmasına katkı sağlayan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kirkpinar-pehlivanlari-er-meydani-oncesi-selimiye-camiinde-saf-tuttu</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/guresciler-namaz.jpg" type="image/jpeg" length="96606"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hollandalı Schut ezandan etkilenerek Müslüman oldu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/hollandali-schut-ezandan-etkilenerek-musluman-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/hollandali-schut-ezandan-etkilenerek-musluman-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Beyoğlu ilçesindeki Taksim Camii'ni ziyaret eden Hollanda vatandaşı Evertje Reneta Anja Schut, duyduğu ezan sesinden etkilenerek Müslüman oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyoğlu'ndaki Taksim Camii'ni ziyaret eden Hollanda vatandaşı Evertje Reneta Anja Schut, camide dinlediği ezan ve Kur'an-ı Kerim tilavetinden etkilenerek İslamiyet'i kabul etti.</p>

<p>Taksim Camii'ni ziyareti sırasında cami rehberlerinden İslam dini hakkında bilgi alan Evertje Reneta Anja Schut, yaptığı kişisel araştırmaların ardından Müslüman olmaya karar verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beyoğlu İlçe Müftülüğünde düzenlenen ihtida merasiminde Kelime-i Şehadet getiren Schut, "Havva" ismini aldı.</p>

<p>Beyoğlu İlçe Müftülüğünde düzenlenen ihtida merasiminde İlçe Müftüsü Tahir Erçin, Schut'a İslam dininin inanç esasları, temel ibadetleri ve ahlaki değerleri hakkında bilgi verdi. Erçin, İslam'ın barış, merhamet, adalet ve güzel ahlakı esas alan evrensel mesajına vurgu yaparak yeni hayatının hayırlı olması temennisinde bulundu.</p>

<p>Merasimin sonunda İlçe Müftüsü Tahir Erçin, Havva'yı tebrik ederek Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarından Hollandaca Kur'an-ı Kerim meali ile İslam dinini tanıtan çeşitli eserleri hediye etti.</p>

<p>İhtida merasimi, yapılan dua ile sona erdi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>İHTİDA HABERLERİ, İstanbul Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/hollandali-schut-ezandan-etkilenerek-musluman-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 12:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/beyoglu-6.jpg" type="image/jpeg" length="87575"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beklenen Eser "Dârüsselâm Kudüs" Çıktı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/beklenen-eser-darusselam-kudus-okuyucuyla-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/beklenen-eser-darusselam-kudus-okuyucuyla-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından büyük bir titizlikle hazırlanan "Dârüsselâm Kudüs" adlı eser okuyucunun istifadesine sunulmak üzere satışa çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İnsanlığın ortak mirası, medeniyetin beşiği ve İslam medeniyetinin en önemli şehirlerinden biri olan Kudüs’ü tarihî, ilmî ve kültürel yönleriyle ele alan merakla beklenen eser <strong>"Dârüsselâm Kudüs"</strong>, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları arasında okuyucuların istifadesine sunuldu. </strong></p>

<p>Kudüs’ün yalnızca çatışmalar ve acılarla anılan bir şehir değil; insanlığın ortak mirası, medeniyetin beşiği ve İslam’ın gözbebeği olduğunu güçlü bir perspektifle ortaya koyan <strong>"Dârüsselâm Kudüs"</strong>, okuyucularıyla buluştu. Uzun süredir merakla beklenen eser, Kudüs’ün yeniden "Dârüsselâm", yani "Selam Yurdu" kimliğine kavuşabileceğine dair sarsılmaz inancı merkeze alıyor.</p>

<p>Kudüs’ün kadim mirasını ve güncel durumunu derinlemesine anlamak isteyenler için hazırlanan eser, şehrin tarihî serüvenini, dinî kimliğini, ilmî hayatını, kültürel zenginliğini ve günümüze uzanan yönlerini kapsamlı bir bakış açısıyla ele alıyor. Bu yönüyle "Dârüsselâm Kudüs", yalnızca bir kitap olmanın ötesinde, Kudüs üzerine çalışma yapan araştırmacılar, akademisyenler ve konuya ilgi duyan okuyucular için önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.</p>

<p>Eserde, Kudüs'ün tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan çok katmanlı yapısı, sahip olduğu manevi miras ve insanlık tarihindeki müstesna konumu geniş bir çerçevede işlenirken, şehrin bugün karşı karşıya bulunduğu gelişmeler de farklı başlıklar altında değerlendiriliyor. Zengin görsel materyaller, arşiv belgeleri, fotoğraflar ve özgün sanat çalışmalarıyla desteklenen eser, Kudüs'ün hafızasını hem metin hem de görsel anlatımla okuyucuya aktarıyor.</p>

<p>Barışın, adaletin ve birlikte yaşama kültürünün sembolü olarak Kudüs'ü yeniden düşünmeye davet eden eser, kadim şehrin yalnızca geçmişine değil, geleceğine ilişkin umut ve sorumluluk bilincini de yansıtıyor. "Dârüsselâm Kudüs", Kudüs'ü krizlerin gölgesinde değil; medeniyet, ilim, kültür ve insanlık ortak mirası ekseninde okumak isteyen herkes için kapsamlı bir kaynak olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları arasında <strong>sınırlı sayıda</strong> yayımlanan <strong>"Dârüsselâm Kudüs"</strong>, <a href="http://yayinsatis.diyanet.gov.tr" rel="nofollow" target="_blank"><span style="color:#3498db"><strong>yayinsatis.diyanet.gov.tr</strong></span></a> adresi üzerinden okuyucuların erişimine açıldı. Kudüs'ü bütün yönleriyle tanımak isteyenler için hazırlanan eser, koleksiyon değeri taşıyan nitelikli yayınlar arasında yerini aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER, KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/beklenen-eser-darusselam-kudus-okuyucuyla-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 12:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/darusselam.png" type="image/jpeg" length="34307"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sabır: Varolma Mücadelesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/sabir-varolma-mucadelesi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/sabir-varolma-mucadelesi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bela ve musibetlere karşı direnç göstermek demek olan sabır, müminlerin hayatları boyunca en çok ihtiyaç duydukları erdemlerden biridir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>"عن أَبِى مَالِكٍ الأَشْعَرِيِّ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "…الصَّلاَةُ نُورٌ، وَالصَّدَقَةُ بُرْهَانٌ، وَالصَّبْرُ ضِيَاء</p>

<p>***</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Mâlik el-Eş’arî’nin (ra) naklettiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify">"<i>…Namaz bir nurdur, sadaka bir burhandır, sabır bir ışıktır…"</i></p>

<p style="text-align:justify">(M534 Müslim, Tahâret, 1)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ) قَالَ: مَرَّ النَّبِيُّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) بِامْرَأَةٍ تَبْكِى عِنْدَ قَبْرٍ، فَقَالَ: "اتَّقِى اللَّهَ وَاصْبِرِى’، قَالَتْ: إِلَيْكَ عَنِّى، فَإِنَّكَ لَمْ تُصَبْ بِمُصِيبَتِى، وَلَمْ تَعْرِفْهُ. فَقِيلَ لَهَا: إِنَّهُ النَّبِيُّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) . فَأَتَتْ بَابَ النَّبِيِّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) فَلَمْ تَجِدْ عِنْدَهُ بَوَّابِينَ. فَقَالَتْ: لَمْ أَعْرِفْكَ. فَقَالَ: ‘إِنَّمَا الصَّبْرُ عِنْدَ الصَّدْمَةِ الأُولَى</p>

<p style="text-align:justify">Enes b. Mâlik (ra) anlatıyor: "Hz. Peygamber (sas) bir kabrin başında ağlamakta olan bir kadına rastladı ve "<i>Allah’tan (ra) kork ve sabret."</i>  dedi. Kadın, "Git başımdan, başıma gelen musibeti sen yaşamadın!" diye cevap verdi. Hz. Peygamber’i (sas) tanımıyordu. Kendisine, onun Peygamber (sas) olduğu söylendi. Bunun üzerine kadın Hz. Peygamber’in (sas) kapısına gitti, kapıda bekleyen herhangi bir görevli de yoktu. (Peygamber’in (sas) yanına girdi ve); "Seni tanıyamadım." dedi. Peygamber Efendimiz (sas) de, "<i>Sabır, ancak (musibetin) ilk başa geldiği anda (olmalı)dır."  </i>buyurdu.</p>

<p style="text-align:justify">(B1283 Buhârî, Cenâiz, 31; M2140 Müslim, Cenâiz, 15)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: "لَيْسَ الشَّدِيدُ بِالصُّرَعَةِ، إِنَّمَا الشَّدِيدُ الَّذِى يَمْلِكُ نَفْسَهُ عِنْدَ الْغَضَبِ</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre’den (ra) nakledildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurdu: "<i>Güçlü kimse, insanları güreşte yenen değil, bilakis öfke anında kendisine hâkim olandır."</i></p>

<p style="text-align:justify">(M6643 Müslim, Birr, 107)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنِ ابْنِ عُمَرَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "الْمُؤْمِنُ الَّذِى يُخَالِطُ النَّاسَ وَيَصْبِرُ عَلَى أَذَاهُمْ أَعْظَمُ أَجْرًا مِنَ الْمُؤْمِنِ الَّذِى لاَ يُخَالِطُ النَّاسَ وَلاَ يَصْبِرُ عَلَى أَذَاهُمْ</p>

<p style="text-align:justify">İbn Ömer’den (ra) nakledildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurdu:</p>

<p style="text-align:justify"><i>"İnsanlarla bir arada yaşayan ve onların eziyetlerine sabreden mümin, insanlarla bir arada yaşamayan ve onların eziyetlerine sabretmeyen müminden daha büyük ecre nail olur."</i></p>

<p style="text-align:justify">(İM4032 İbn Mâce, Fiten 23; HM5022 İbn Hanbel, II, 44)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَبِى سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ أَنَّ نَاسًا مِنَ الْأَنْصَارِ سَأَلُوا رَسُولَ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) فَأَعْطَاهُمْ ثُمَّ سَأَلُوهُ فَأَعْطَاهُمْ حَتَّى إِذَا نَفِدَ مَا عِنْدَهُ قَالَ: "… مَنْ يَصْبِرْ يُصَبِّرْهُ اللَّهُ وَمَا أُعْطِيَ أَحَدٌ مِنْ عَطَاءٍ خَيْرٌ وَأَوْسَعُ مِنَ الصَّبْرِ</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Saîd el-Hudrî’den (ra) nakledildiğine göre, ensardan bazı kimseler Resûlullah’tan (sas) (bir şeyler) istediler. O (sas) da verdi. Sonra tekrar istediler. Allah Resûlü (sas) de yanındakiler bitinceye kadar verdi ve şöyle buyurdu:</p>

<p style="text-align:justify">"<i>…Kim sabrederse, Allah (cc) ona dayanma gücü verir. Kimseye sabırdan daha hayırlı ve daha geniş bir ikram verilmemiştir."</i></p>

<p style="text-align:justify">(M2424 Müslim, Zekât, 124)</p>

<p>***</p>

<p style="text-align:justify">İslâm’ı seçtiği için Mekke’de putperestlerin fizikî baskılarına maruz kalanlardan biri de Habbâb b. Eret (ra) idi. Mesleği demircilik olan Habbâb, Hz. Muhammed’in (sas) peygamberliğini inkâr etmesi için bazen çöldeki kızgın taşlar üzerinde işkenceye tâbi tutuluyor, bazen de kor ateşte iyice ısıtılan demir parçaları sırtında soğutuluyordu. Öyle ki sırtındaki bu işkence izlerini yıllar sonra bir münasebetle halife Hz. Ömer’e (ra) gösterecekti. Habbâb’ın maruz kaldığı fizikî baskılar öyle bir hâl almıştı ki o ve aynı durumdaki birkaç sahâbî bir gün Hz. Peygamber’e (sas) gelip, "(Bu zulümden kurtulmamız için) Allah’ın (cc) yardımını istemeyecek misin, bizim için O’na (cc) dua etmeyecek misin?" diyerek yakınmışlardı. O esnada cübbesini yastık yaparak Kâbe’nin duvarına dayanmış, dinlenmekte olan Resûlullah (sas) bunları duyunca bir anda mübarek yüzleri kızarıverdi ve onlara şu telkinde bulundu: "<i>Geçmiş ümmetler içinde öyle kimseler vardı ki, kemiklerinin üstündeki et ve siniri demir tarak ile taranırdı da bu (işkence) onu dininden çeviremezdi. Yine başının tam ortasına bir testere konulur, başı ikiye bölünürdü de, bu (işkence) onu dininden çeviremezdi. Allah (cc) bu dini mutlaka kemale erdirecektir. O kadar ki, bir bineği üzerinde bir kimse (yalnız başına) San’â’dan Hadramevt’e kadar, Allah’tan (cc) başka hiçbir şeyden korkmayarak yolculuk edebilecektir."</i> </p>

<p style="text-align:justify">Bela ve musibetlere karşı direnç göstermek demek olan sabır, müminlerin hayatları boyunca en çok ihtiyaç duydukları erdemlerden biridir. Her şeyden önce sabır, tam anlamıyla iman edebilmenin ve bu imanı koruyabilmenin ilk şartıdır. Sabır, İslâm’ın on üç yıl süren Mekke döneminin en bariz vasfıydı. Sabır, İslâm’ı seçen Habbâbların, Ammârların, Bilâllerin her türlü baskı ve işkencelere rağmen imanlarını koruma mücadelesiydi. Belki de bu yüzden Hz. Peygamber (sas), "İman nedir?" sorusuna, "<i>Sabırlı ve hoşgörülü olmak" </i>diyerek cevap vermişti. Bu yüzden Abdullah b. Mes’ûd (ra), sabrı "imanın yarısı" saymıştı. Hz. Ali (ra) ise sabrı, vücuttaki başa benzetmişti. Nasıl ki, başsız bir vücudun yaşaması mümkün değilse, sabır olmaksızın imanın kemale ermesi de imkânsızdı.</p>

<p style="text-align:justify">Musibetlere karşı daima sabrı tavsiye eden Peygamber Efendimiz (sas) bir gün bir kabrin başında ağlamakta olan bir kadına rastlamış ve "<i>Allah’tan (cc) kork ve sabret." </i> buyurmuştu. Hz. Peygamber’i (sas) tanımayan kadın, "Git başımdan, başıma gelen musibeti sen yaşamadın!" diye cevap vermişti. Ancak kendisine öğüt verenin Resûlullah (sas) olduğunu öğrenince özür dilemek için onun kapısına gitmişti, kapıda bekleyen herhangi bir görevli de yoktu. (Peygamber’in (sas) yanına girdi ve) "Seni tanıyamadım." dedi. Peygamber Efendimiz (sas) de, "<i>Sabır, ancak (musibetin) ilk başa geldiği anda (olmalı)dır." </i> buyurdu. Asıl olan sıkıntı ile ilk yüzleşildiği anda sabretmek, yaranın acısı daha sıcakken sabırlı davranabilmektir.</p>

<p style="text-align:justify">Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: "<i>...Namaz bir nurdur, sadaka bir burhandır, sabır bir ışıktır..."</i>  Bir bakıma sabır, hayatın çilesine karşı tahammül göstermektir. Mümin onun sayesinde doğru ile yanlışı ayırt edebilecek, günahlara karşı doğruların yanında yerini alabilecek ve imanın tadını tadabilecektir. Belki de bu yüzden Hz. Peygamber (sas), Allah’a (cc) iman edip onu tasdikten ve cihaddan sonra en üstün erdem olarak sabrı ve hoşgörüyü zikretmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Peygamber Efendimizin (sas) yeğeni Abdullah b. Abbâs’ın (ra) da müminin silahı olarak nitelendirdiği sabır, elbette sadece musibetlere karşı dayanmayı ifade etmez. Allah’ın (cc) farz kıldıklarını yerine getirmek ve yasakladıklarından kaçınmak da sabır ister. Zira bir mümin, ibadetine başlamadan önce niyet ve ihlâsını koruma; ibadet esnasında Allah’tan (cc) gafil olmama, ibadetten sonra ise riyaya kapılmama hususunda sabırlı olmalıdır. Kur’ân-ı Kerîm Allah (cc) rızasını umarak sabredip, namazı dosdoğru kılıp hayırlı işler yapanlara, sabırlarına karşılık cennet vaad etmiş, dünya uğruna âhireti feda etmeyip sabredenlerin en güzel şekilde mükâfatlandırılacaklarını bildirmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İmanın kemale ermesini sağlayacak ibadetlerin yapılabilmesi de sabra bağlıdır. Meselâ, oruçla sabır o kadar özdeşleşmişti ki, Peygamberimiz (sas) "<i>...Oruç sabrın yarısıdır..."</i> demiş, Ramazan’ı da <i>’sabır ayı’</i> olarak isimlendirmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Benzer şekilde namaz da çokça sabır ve sebat gerektiren bir ibadettir. Nitekim Allah Teâlâ (cc), "<i>Sabır ve namazla Allah’tan (cc) yardım isteyin." </i> buyuruyor, Kur’an’da müminlerden ısrarla namazlarına devam etmeleri isteniyor. Yani Allah’ın (cc) rızasını arzulayanlar, ta’dîl-i erkâna riayet etme ve şeytanın ayartmasına kapılmama hususlarında sabırlı davranarak namazlarını eda etmelidirler.</p>

<p style="text-align:justify">Aynı şekilde hac ibadeti de aslında tam anlamıyla bir sabır gösterisidir. Öyle ki, izdiham içerisinde yerine getirilen hac ibadeti esnasında her türlü sıkıntıyı göze alan hacılar birbirlerine hitap ederken "Hacı, sabır!" demeyi alışkanlık hâline getirmişlerdir. Bu durum dualar için de geçerlidir. Peygamberimiz (sas), dua eden bir müminin acele etmediği, sabredip aceleci davranmadığı müddetçe duasının kabul edileceğini haber vermiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Allah’ın (cc) salih kulları arasına girmek isteyen Müslümanlar da sabrı ön planda tutmalıdır. Resûlullah (sas) Allah’ın (cc) rızasına ermek için sabretmekle emrolunmuştur. Sevgili Peygamberimiz (sas) hayatın her alanında sabırlı davranarak müminlere örnek olmuştur. Olgun insanın özellikleri olan zühd ve hilm gibi kavramlar da özü itibariyle sabrın bir sonucudur. Sabır, aklın ve dinin gerektirdiği şekilde nefsi zapt etmektir. Savaşta düşmana karşı direnmek ve gözü pek davranmak anlamına gelen şecaat, hayatın şatafatına dalmamayı gerektiren zühd ve öfkeyi yutup yumuşak huylu davranmayı ifade eden hilm sabra dayanmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Sabrın en çok gerektiği yerlerden bir diğeri de düşman karşısında sabredebilmektir. Hz. Peygamber (sas) ashâbına, "<i>Ey İnsanlar, düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyin ve Allah’tan (cc) afiyet isteyin. Eğer onlarla karşılaşırsanız sabredin..." </i> buyurmuş ve korkuya kapıldıklarında ashâbı toplayarak onlara sabırlı ve sakin olmalarını öğütlemiştir. Hz. Peygamber (sas), sırf Allah (cc) rızası için düşmandan kaçmayarak sabırla savaşanların, borç hâriç diğer günahlarının affolunacağı müjdesini vermiştir. Kur’an’da da düşman karşısında müminlerin sabırlı olmaları ve sebat göstermeleri emredilmiş ve bu esnada Allah’tan (cc) sabır dileyenler örnek olarak gösterilmiştir. Allah (cc), sabreden, takva sahibi kullarına yardımını indirecektir.</p>

<p style="text-align:justify">Müminler, diğer insanlarla ilişkilerinde, hoşlarına gitmeyen, hatta zorlarına giden tatsız bir hadiseyle karşılaştıklarında hemen öfkelenmek yerine serinkanlı ve sabırlı davranmalıdırlar. Nitekim Hz. Peygamber (sas) Huneyn Savaşı’nda elde edilen ganimetleri paylaştırdığında, İslâm’a ısınmaları için uğraştığı bazı kimselere fazla mal vermişti. Bunu gören ensardan bir kişi de öfkesine hâkim olamayarak hemen, "Vallahi, Bu, adaletin gözetildiği ve Allah (cc) rızasının hedeflendiği bir paylaştırma değildir!" demişti. Bunu duyan Resûlullah’ın (sas) kızgınlıktan mübarek yüzünün rengi değiştiğinde sabretmesi gerektiğini şu cümlelerle ifade etmişti: "<i>Allah (cc) ve Resûlü </i>(sas)<i> de adaletli davranmayacaksa kim âdil olacak! Allah </i>(c)<i>, Musa’ya (as) rahmet etsin. Bundan daha fazla eziyete uğramıştı da o bunlara sabretmişti."</i> </p>

<p style="text-align:justify">Yine bir keresinde İslâm’a henüz yeni girmiş olan Akra’ b. Hâbis zemini kum ve toprakla kaplı mescitte küçük abdestini bozunca, bu görgüsüzlük karşısında sahâbîler ona derhâl müdahale etmek istemişlerdi. Fakat ashâbına daima sabrı tavsiye eden Allah Resûlü (sas), onu bırakmalarını istedikten sonra Akra’yı yanına çağırdı ve "<i>Bu ev, sadece Allah’ı (cc) zikir ve namaz için inşa edildi. Bundan dolayı burada abdest bozulmaz." </i> diyerek ona yaptığı bu işin yanlışlığını izah etti. Akra’ Hz. Peygamber’in (sas) sabırlı tavrını ve ona karşı minnet duygularını, "Anam babam ona feda olsun, Hz. Peygamber (sas) bana ne sövdü, beni ne azarladı, ne de dövdü." diyerek ifade etmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Merhamet Elçisi (sas) aynı şekilde görgüsüz ve cahil bedevîlerin kabalıklarına dahi sakin ve sabırlı bir tavırla karşılık vermişti. Bir keresinde bunlardan biri Efendimizin (sas) elbisesinden o kadar şiddetle asılmıştı ki kalın ipten dokunan ridası boynunda iz bırakmıştı. Bir yandan da, "Allah’ın (cc) sana bahşettiği mallardan bana da vermelerini emret." demişti. Hz. Peygamber (sas) ise, böylesine bir saygısızlığa bile sabretmiş ve ona istediklerinin verilmesini emretmişti.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas), sabrın tükenme noktasına geldiği anlardan biri olan öfkeden de sakınmalarını müminlere öğütlemiş, böyle bir durumda öfkelerini yenmenin faziletini her fırsatta anlatmıştı. Nitekim O (sas), "Bana tavsiyede bulun." diyen sahâbeden birine, "<i>Öfkelenme!" </i> demiş, adam defalarca aynı soruyu sormuş, Resûlullah (sas) da her defasında aynı cevabı vermiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Öfkelenen şahsın, karşısındakini istediği şekilde cezalandırabilecek bir konumdayken öfkesini yutup sabredebilmesi son derece önemlidir. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm de öfkesine hâkim olanları cennet nimetleriyle müjdelemiştir. Başka bir deyişle kızgınlık anında sabırlı olabilmek, Kur’an’ın ifadesiyle, "kötülüğü en güzel şekilde önlemek" anlamını taşır. Benzer şekilde Resûlullah (sas), "<i>Güçlü kimse, insanları güreşte yenen değil, bilakis öfke anında kendisine hâkim olandır." </i> buyurmuş, öfke anında şeytanın ayartmasından Allah’a (cc) sığınmasını tavsiye etmiştir. Muhtemelen sabretmeyi kolaylaştıracağından dolayı O (sas), öfkelenen birinin ayaktaysa oturmasını, kızgınlığı dinmediyse uzanmasını tavsiye etmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Haksızlığa veya iftiraya uğrama, sözlü veya fiilî saldırılara maruz kalma gibi durumlarda kişinin haklarını savunmasının yanı sıra, sabır ve metanet içerisinde olması çok önemlidir. Kendisine atılan çirkin iftira karşısında, günlerce ağlayan Hz. Âişe’nin (ra) de sabretmekten başka çaresi yoktu. Henüz kendisinin günahsız olduğunu bildiren âyetler inmemişti ve şöyle demişti: "Vallahi aramızdaki durumu, Yusuf’un (as) babası Yakub’un (as) (o sıkıntı içinde) söylediği şu sözden (daha güzel) anlatan başka bir örnek bulamıyorum. O (as) şöyle demişti: "<i>Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Anlattıklarınıza karşı yardımı istenilecek de ancak Allah’tır."</i> Gerçekten de Allah (cc) Hz. Âişe’nin (ra) tertemiz olduğunu bildiren âyetleri göndermekle ona en büyük yardımı yapmıştı.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas) gerek ashâbına, gerekse genel olarak bütün ümmetine toplum içerisinde sabrı tavsiye etse de bazı durumlarda sabretmek o kadar kolay değildir. Buna rağmen Hz. Peygamber (sas), "<i>İnsanlarla bir arada yaşayan ve onların eziyetlerine sabreden mümin, insanlarla bir arada yaşamayan ve onların eziyetlerine sabretmeyen müminden daha büyük ecre nail olur." </i> buyurarak bir Müslüman’ın hoşuna gitmese de diğerlerinin tavırlarına sabretmesi gerektiğini vurgulamıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber’in (sas) hayatı tam anlamıyla sabırla örülmüştür. O (sas), çocukluğundan itibaren nice zorluklara göğüs germiştir. Her şeyden önce, henüz dünyaya gelmeden babasını, küçük yaşta annesini kaybetmiş, en zor zamanlarında yardımcısı olan sevgili eşi Hz. Hatice’nin (ra) ölüm acısını yaşamış ve Hz. Fâtıma (ra) hâriç bütün çocuklarını toprağa vermiştir. Ama O (sas), bütün bu musibetlere karşı hep sabretmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Öte yandan Resûlullah (sas), Mekkelileri toplayıp da onları Allah’ın (cc) birliğine davet ettiği günde, en yakınlarından biri olan ve belki de ona en önce inanması beklenen amcası Ebû Leheb’in alaycı sözleriyle karşılaşmıştı. "Helâk olasıca!" diyordu Ebû Leheb, "Bizi bunun için mi topladın buraya?" Benzer şekilde müşrikler de her fırsatta Allah Resûlü’nü (sas) aşağılayan sözler söylüyorlar, onu davasından vazgeçirmeye çalışıyorlardı. Hz. Peygamber (sas), belki Allah’ın (cc) birliğine inanırlar diye Tâif’e gitmiş fakat kendini bilmez insanlar tarafından taşlanmıştı. Bazı sahâbîler, Sakîf kabilesine karşı beddua etmesini istemesine rağmen Hz. Peygamber (sas) sabrederek beddua yerine, "<i>Allah’ım, Sakîf’e hidayet et."</i> duasında bulunmuştu. Nihayetinde Mekkeli müşrikler onu öldürmeye bile teşebbüs etmiş ve öz yurdundan hicret etmek zorunda bırakmıştı. Hz. Peygamber (sas), İslâm’ı tebliğden geri durmamış, yılgınlık göstermemiş, inkâr edenlerin de bir gün hidayete erecekleri umuduyla sürekli sabrı tercih etmişti.</p>

<p style="text-align:justify">Aslında sabır, azim ve irade sahibi peygamberlerin yoludur. Sabır, Hz. İsmâil’in (as), kendisini kurban etmek isteyen babasına olan teslimiyeti, Yusuf’u (as) yitirmiş Yakub’un (as) "sabr-ı cemîl" tesellisi, Eyyub’un (as) yıllarca yaşadığı hastalığının tedavisidir. Hz. Peygamber’in (sas) hayat stratejisi, Mekke’de işkenceye, ablukaya, hicrete tahammül; Medine’de ise cihada, zafere ve sevgi toplumunu inşaya vesiledir.</p>

<p style="text-align:justify">Hayatın kıtlık, yoksulluk, açlık ve hastalık gibi imtihanlarında sabretmek Peygamber (sas) sünnetidir. Elindekilerle yetinmesini bilen ve Allah’a (cc) tevekkülü elden bırakmayan Resûlullah (sas) zamanın zor ekonomik koşulları karşısında bizzat kendisi sabrederek ashâbına örnek olmuştur. Birbiri ardına üç gün buğday ekmeği yediği vaki olmayan Allah Resûlü (sas), çevresindekilere hayatın zorluklarına karşı sabretmelerini öğütlemiştir. Bir keresinde Resûlullah (sas) Medineli bazı Müslümanlara maddî yardımda bulunmuştu. Onlar tekrar tekrar isteyince Peygamberimiz (sas) yine vermiş fakat nihayetinde yanındaki eşyalar tükenmiş ve şöyle buyurmuştu: "<i>Şayet yanımda bir mal olsaydı onu sizden esirgeyerek yanımda tutmazdım. Ama kim iffetli olmak isterse Allah (cc) ona iffet bahşeder. Kim bunlara tenezzül etmezse Allah (cc) onu zenginleştirir. Kim sabrederse, Allah (cc) ona dayanma gücü verir. Kimseye sabırdan daha hayırlı ve daha geniş bir ikram verilmemiştir."</i></p>

<p style="text-align:justify">Netice olarak Peygamberimizin (sas) yaşadıklarından ve Müslümanlara tavsiyelerinden de anlaşıldığı gibi sabır, hayatın her alanında Müslüman’ın rehber edinmesi gereken bir erdemdir. Efendimizin (sas) ifadesiyle sabır (müminin yolunu aydınlatan) bir ışıktır. Bu itibarla Allah’a (cc) kulluk etmede, emirlerine uyup yasaklarından sakınmada ve nefsin isteklerine karşı direnmede hep sabrı ilke edinmek gerekir. Müslüman, yaşadığı felâketlere karşı sabredebilmeli, hayatın zorluklarına karşı direnebilmeli ve önüne çıkan engelleri sabırla aşabilmelidir. Şu var ki, bu engeller zannedildiği gibi sadece zorluklarla sınırlı değildir. Allah’a (cc) kullukta en büyük ve aşılması en zor engeller sadece zorluklar değil aksine bolluklardır. Bu durumda sabır, hiç bitmeyecekmiş gibi akıp giden dünya hayatının süslü ve çekici nimetlerinin cazibesi karşısında kendini kaybetmeden imanı koruyabilmek, istikamet üzere yaşamaya devam edebilmektir. Abdurrahman b. Avf’ın (ra) şu sözü bu durumu en iyi şekilde özetlemektedir:</p>

<p style="text-align:justify">"Resûlullah (sas) ile beraber zorluklarla imtihan edildik ve sabrettik. Hz. Peygamber (sas) zamanından sonra ise bollukla imtihan edildik, fakat sabredemedik."</p>

<p style="text-align:justify">Sabır, haksızlığa boyun eğmek ve tepkisiz kalmak demek değildir. Asıl sabır, dünyanın süsü, nefislerin ayartması ve bâtıl yolda olanların çokluğuna rağmen hayır yapmak, hakkı söylemek ve bu uğurda karşılaşılan zorluk ve sıkıntılara dayanmaktır. Başka bir deyişle sabır, zillete razı olup hiçbir şey yapmamak değil, bu duruma düşmemek için baştan tedbir almaktır. Örneğin cehalet zilletine düşmemek için ilim yolundaki güçlükleri göğüslemek; düşman çizmesinin altında ezilmemek için savaşın sıkıntılarına katlanmak gerçek anlamda sabırdır. Öte yandan Hz. Peygamber (sas), Müslümanlardan birinin bir kötülük gördüğünde eliyle, yapamıyorsa diliyle düzeltmesini, bu da mümkün değilse en azından kalbiyle reddetmesini istemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Lokman’ın (as) oğluna verdiği şu öğüt hepimiz için yapılmıştır: "<i>Yavrum! Namazı dosdoğru kıl. İyiliği emret. Kötülükten alıkoy. Başına gelen musibetlere karşı sabırlı ol. Çünkü bunlar kesin olarak emredilmiş işlerdendir."</i></p>

<p><strong>Kaynak: </strong>Diyanet Hadislerle İslam</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hadislerle İslam</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/sabir-varolma-mucadelesi-1</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/01/sabir-varolma-mucadelesi.jpg" type="image/jpeg" length="90662"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3 Temmuz 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/3-temmuz-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/3-temmuz-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 3 Temmuz 2026 tarihli ve "Yaz Kur'an Kursları" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Hutbe 2" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/hutbe-2.jpg" width="1280" /></p>

<p><strong>YAZ KUR’AN KURSLARI</strong></p>

<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>

<p>Geçtiğimiz hafta itibarıyla çocuklarımız bir eğitim öğretim yılını daha tamamlayıp yaz dönemine girdiler. Evlatlarımızın iyi bir eğitim almaları toplumumuz ve geleceğimiz için önem arz etmektedir. Ancak bilmeliyiz ki; beden ve ruhun, dünya ve ahiretin birlikte imar ve ihya edilmesi gerekmektedir. Zira insanı gerçek anlamda değerli kılan; bilgisiyle birlikte imanını, başarısıyla birlikte ahlakını koruyabilmesidir. Resûl-i Ekrem (s.a.s), “Hiçbir anne baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunmamıştır”<a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[i]</strong></a> nasihatiyle bu hususa dikkatlerimizi çekmektedir.</p>

<p><strong>Kıymetli Anne Babalar!</strong></p>

<p>Modern çağın getirdiği tüketim kültürü, dijital mecraların bilinçsiz kullanımı, zaman zaman kutsallarımızın mizah adı altında alaya alınması, çocuklarımızı günden güne değerlerimizden uzaklaştırmaktadır. Tertemiz dimağlar; batıl inançlar, sapkın akımlar, bağımlılık ve akran zorbalığının girdabında kaybolma riskiyle karşı karşıyadır. Etrafımızı çepeçevre saran bu tehditler karşısında çaresiz değiliz. Çare; akıllara ve kalplere hitap eden ilim ve hikmeti, en güzel şekilde çocuklarımızla buluşturmaktır. Yüce Rabbimizin, “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[ii]</strong></a> emri gereğince, evlatlarımıza helal haram hassasiyeti kazandırmaktır. Milli ve manevi değerlerimizi özümsemelerine katkı sunmaktır.</p>

<p><strong>Değerli Müminler!</strong></p>

<p>Çocuklarımızın; Yüce Kitabımız Kur’an’ı, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in örnek hayatını, iman ve ibadet esaslarını, dinî ve ahlaki değerlerimizi, örf ve adetlerimizi öğrenebilecekleri yaz Kur’an kurslarımız önümüzdeki pazartesi günü başlıyor. Bizler istiyoruz ki; yaz Kur’an kurslarında çocuklarımız; paylaşmayı, kardeşliği, yardımlaşmayı ve sevgiyi yaşayarak öğrensinler. Birlikte namaz kılmanın huzurunu, dua etmenin güzelliğini ve cami adabının inceliklerini idrak etsinler. Vatanımızın dirliği ve milletimizin huzuru için Kur’an’ın nuruyla aydınlansınlar. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in güzel ahlakıyla erken yaşta tanışsınlar. Gençlerimiz; zihinlerindeki sorulara, kalplerindeki arayışlara din görevlilerimizin rehberliğinde cevaplar bulsunlar. Bir ömür boyu iyiliklere omuz omuza yürüyecekleri arkadaşlıklar kursunlar.</p>

<p><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></p>

<p>Unutmayalım ki, çocuklarımızın gönlüne küçük yaşlarda ekilen Allah sevgisi, ömür boyu meyve verecek en kıymetli tohumdur. Bu vesileyle “Yaz Kur’an Kursunda Buluşuyoruz” çağrısıyla tüm çocuklarımızı ve gençlerimizi, camilerimize ve Kur’an kurslarımıza davet ediyoruz. Aynı zamanda anne babalardan, çocuklarının; dinimiz, kültürümüz ve camilerimizle olan bağlarını koruma noktasında daha fazla hassasiyet göstermelerini bekliyoruz.</p>

<p>Hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu müjdesiyle bitiriyoruz: <strong>“Kim Kur’an-ı Kerim’i okur ve onunla amel ederse, kıyamet günü ebeveynine bir taç giydirilir. Bu tacın ışığı, güneşin dünyadaki bir eve konulduğunda onun vereceği ışıktan daha güzeldir…”<a href="#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[iii]</strong></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[i]</a> Tirmizî, Birr, 33; İbn Hanbel, IV, 77.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[ii]</a> Tahrîm, 66/6.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[iii]</a> Ebû Dâvûd, Vitr, 14.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/3-temmuz-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/7eLaRJfwpM0/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="21664"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[26 Haziran 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/26-haziran-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/26-haziran-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 26 Haziran 2026 tarihli ve "Aile Olmak" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3><strong>AİLE OLMAK</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p><strong>“Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için eşler yaratması, aranızda sevgi ve merhamet var etmesi Allah’ın varlığının ve kudretinin delillerindendir. </strong><strong>Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a> </strong>ayet-i kerimesinde ifade edildiği üzere, ilahi rahmetin yeryüzündeki tecellilerinden biri de ailedir.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Aile, İslam’ın ilkelerini belirlediği nikâh akdiyle kurulan huzur ve muhabbet yuvasıdır. Sıkıntıların birlikte omuzlandığı; kederlerin paylaşıldığı, sevinçlerin çoğaltıldığı huzur ocağıdır. Aile; bizleri, günahlardan uzak tutan güvenli bir sığınaktır. Millî ve manevi değerlerimizi kuşaktan kuşağa aktarmamıza vesile olan bir müessesedir.</p>

<h3><strong>Değerli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Aile olmak, sadece aynı mekânı paylaşmak değildir. Aile olmak, dünyayı da ahireti de cennete çevirmek için el ele verebilmektir. İyi günde olduğu gibi kötü günde de birlik ve beraberliği güçlü kılabilmektir. Aile olmak, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in örnekliğini hayatımıza yansıtabilmektir. Onun gibi, elinden ve dilinden emin olunan güvenilir bir eş olabilmektir. Kızını ayakta karşılayıp yerini ona ikram eden vefakâr bir baba olabilmektir. Namazdayken omuzlarına çıkan torunlarının oyunlarını bozmamak için secdesini uzatan müşfik bir dede olabilmektir. Yetim ve öksüzlere hamilik yapan, kimsesiz çocuklara aile sıcaklığını hissettiren merhametli bir insan olabilmektir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müminler!</strong></h3>

<p>Her geçen gün, aile değerlerimiz örselenmekte; evlilikler, külfetli hale getirilmekte; bekârlık ve evlilik dışı hayat teşvik edilmektedir. İnancımızda rızkın Allah’a ait olduğu<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title="">[2]</a> vurgulanmasına rağmen, ‘çocuk sahibi olmanın hayatı zorlaştırdığı’ söylemleri günden güne artmaktadır. Hâlbuki devletlerin geleceği; ailenin kurulmasına, korunmasına ve güçlendirilmesine bağlıdır. Milletlerin en büyük sermayesi, milli ve manevi değerleriyle yetişen nesillerdir. Bu sebeple, göz aydınlığı evlatlarımızın evliliklerine yardımcı olmak, sadece anne ve babaların değil bütün toplumun ortak sorumluluğudur. Diyanet İşleri Başkanlığımız da bu sorumluluğun bir gereği olarak müftülüklerimiz marifetiyle nikâh merasimleri icra etmektedir.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, <strong>“Nikâhın en hayırlısı, en kolay olanıdır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong> tavsiyesini kendimize düstur edinelim. Gösteriş ve israfa dayalı nişan, nikâh ve düğün merasimleriyle gençlerimizin ve ailelerimizin omuzlarına ağır yükler yüklemeyelim. Hanelerimizi huzur ve güvenin kaynağı haline getirelim. Rabbimizin lütfu olan çocuklarımızı bereket vesilesi olarak görelim.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: <strong>“</strong><strong>Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en iyi olanınızdır. İçinizde ailesine karşı en iyi olan da benim!</strong><strong>”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong>[4]</strong></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Rûm, 30/21.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Hûd, 11/6.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Ebû Dâvûd, Nikâh, 30-31.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> İbn Mâce, Nikâh, 50.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/26-haziran-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/26062026-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="89787"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşure kazanları bolluk ve bereket için kaynıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Asırlardır paylaşmanın simgesi kabul edilen aşure geleneği, muharrem ayında yaşatılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/a-s-u-r-e-5.jpg" type="image/jpeg" length="29638"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Han Yunus'ta yıkımın gölgesinde günlük yaşam]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Abluka altındaki Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinde yaşayan Filistinliler, İsrail saldırılarının geride bıraktığı ağır yıkımın ortasında yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Temel ihtiyaçlardan yoksun kalan aileler, yıkılan evlerinin yakınında kurdukları derme çatma çadırlarda ve ağır hasarlı binalarda zorlu koşullar altında günlük yaşam mücadelesi veriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/han-yunus-yasam-5.jpg" type="image/jpeg" length="50177"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Lübnan'ın Kalile beldesindeki yıkım görüntülendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalci İsrail Lübnan'ın güneyindeki Kalile beldesine düzenlediği hava saldırıları sonucu bölgedeki birçok yapı ağır hasara uğradı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İşgalci İsrail Lübnan'ın güneyindeki Kalile beldesine düzenlediği hava saldırıları sonucu bölgedeki birçok yapı ağır hasara uğradı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırıların ardından beldede oluşan yıkım görüntülendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 16:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/israil-saldirisi-5.jpg" type="image/jpeg" length="93528"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[19 Haziran 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/19-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/19-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 19 Haziran 2026 tarihli ve "Birlikte Rahmet Vardır" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Hutbe Ayet 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/hutbe-ayet-2.webp" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>BİRLİKTE RAHMET VARDIR</strong></h3>

<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>

<p>Yüce Rabbimizin saygı duyulmasını emrettiği dört aydan<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title="">[1]</a> biri olan, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, <strong>“Hürmete layık”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><sup><strong><sup>[2]</sup></strong></sup></a></strong> olarak zikrettiği Muharrem ayının manevi iklimi içerisindeyiz. Resûl-i Ekrem (s.a.s), <strong>“Ramazan’dan sonra tutulan en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><sup><strong><sup>[3]</sup></strong></sup></a></strong> buyurarak, bu mübarek ayın; ibadet ve taatle, hamd ve şükürle, tövbe ve istiğfarla değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatmıştır.</p>

<p><strong>Aziz Müminler!</strong></p>

<p>Önümüzdeki perşembe Âşûrâ gününü idrak edeceğiz. Birçok peygamberin hayatında önemli gelişmelere sahne olan Âşûrâ günü; ne hazindir ki, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, <strong>“Cennet gençlerinin efendisi”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a> </strong>diyerek övdüğü, torunu Hz. Hüseyin Efendimiz ile çoğu Ehl-i Beyt’e mensup yetmişi aşkın Müslümanın Kerbelâ’da acımasızca şehit edildiği gündür.</p>

<p><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></p>

<p>Kerbelâ, müminlere; birlik ve beraberlik içinde hareket etmeyi, ayrılık ve gayrılığa düşmemeyi hatırlatır. Hak ve hakikati ayakta tutmayı, adaletten ve iyilikten ayrılmamayı anlatır. Kerbelâ, aramıza fitne ve fesat tohumu ekmek, kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenlere karşı feraset ve basiretle davranmamızı tavsiye eder. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, <strong>“Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a></strong> uyarısına kulak vermemizi; sevinci ve nimeti paylaştığımız gibi hüznü ve meşakkati de paylaşmamızı telkin eder.</p>

<p><strong>Değerli Müminler!</strong></p>

<p>Bugün, inananları; acı ve gözyaşına mahkûm etmek, İslam beldelerinin yer altı ve yer üstü zenginliklerini sömürmek isteyen zalimler, başta Gazze ve Filistin olmak üzere birçok farklı coğrafyada yeni Kerbelâlar yaşanması için her türlü yolu denemektedir. Ümmet-i Muhammed olarak bizler de bir daha aynı hüznü yaşamak ve şer odaklarını sevindirmek istemiyorsak, aramızdaki ihtilafları derinleştirmek yerine ortak paydada buluşmanın yollarını aramalıyız. Zira Rabbimiz bir, Peygamberimiz bir, Kitabımız bir, Kıblemiz birdir. Cenâb-ı Hakk’ın, <strong>“Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><strong>[6]</strong></a></strong> emri gereğince birbirimize kenetlenmeli; İslam kardeşliğine zarar verecek her türlü söz, tutum ve davranıştan kaçınmalıyız.</p>

<p>Bu vesileyle, başta Hz. Hüseyin ve Ehl-i Beyt-i Mustafa olmak üzere; din, vatan ve mukaddesat uğruna canlarını feda eden bütün şehitlerimizi rahmetle yâd ediyoruz.</p>

<p>Hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu uyarısı ile bitiriyoruz: <strong>“</strong><strong>Birbirinize nefret ve düşmanlık beslemeyin. Birbirinize haset etmeyin. Birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn7" name="_ednref7" title=""><sup><strong><sup>[7]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Tevbe, 9/36.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Müslim, Sıyâm, 203.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Müslim, Sıyâm, 202.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Tirmizî, Menâkıb, 30.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> İbn Hanbel, IV, 278.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Âl-i İmrân, 3/105.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref7" name="_edn7" title="">[7]</a> Buhârî, Edeb, 62.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/19-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/cuma-hutbesi-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="18327"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[12 Haziran 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/12-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/12-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 12 Haziran 2026 tarihli ve "Hicri Yeni Yıla Girerken" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Tarih: 12.06.2026</strong></h2>

<p><img alt="12 Haziran Hutbe-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/12-haziran-hutbe-1.webp" width="1280" /></p>

<p></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>HİCRİ YENİ YILA GİRERKEN</strong></h3>

<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>

<p>İslam’ın ilk yıllarında müminler, Mekkeli müşriklerin günden güne artan eza ve cefasına, işkence ve boykotuna maruz kalmışlardır. Müslümanlar, yaşadıkları bütün zorluklara rağmen imanlarından asla taviz vermemişlerdir. Nihayet Peygamber Efendimiz (s.a.s) ve ashâb-ı güzîn, Cenâb-ı Hakk’ın emriyle, Mekke’den Medine’ye hicret etmişlerdir. İşte bu yıl, daha sonra hicri takvimin başlangıcı olarak kabul edilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Aziz Müminler!</strong></p>

<p>Hicret, yalnızca bir yerden başka bir yere göç etmek değildir. Hicret, Allah ve Resûlünün rızasını her şeyden üstün tutma idealidir. Hakka yönelmenin ve hakikate sımsıkı bağlanmanın gayretidir. Nefsin gayr-ı meşru istek ve arzularından, şeytanın bitmek bilmeyen vesveselerinden uzaklaşıp salih ameller ve güzel ahlakla dolu bir ömür geçirme azmidir. Hicret, hata ve günahlardan tövbe edip Yüce Rabbimizin engin rahmet ve mağfiretine sığınma çabasıdır. Haramlardan helallere, kötülüklerden iyiliklere doğru adım atma kararlılığıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.s), <strong>“Müslüman, elinden ve dilinden diğer Müslümanların zarar görmediği kişidir. Muhacir ise, Allah’ın yasaklarını terk eden kimsedir”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/12-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[i]</strong></a> </strong>buyurarak bu hususa dikkatlerimizi çekmektedir.</p>

<p><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></p>

<p>Her birimizin, gerçekleştireceği bir hicreti mutlaka vardır. Yeter ki, hatalarımızı fark edip yanlışlarımızla yüzleşelim. Kendimizle barışık olalım. Fıtratımızın sesine kulak verelim. Yaratılış gayemizi hatırımızdan çıkarmayalım.</p>

<p><strong>Değerli Kardeşlerim!</strong></p>

<p>Müslümanın hicreti; kibirden tevazua, öfkeden merhamete, bencillikten diğerkâmlığa, zulümden adalete, karamsarlıktan umuda doğru yol almasıdır.</p>

<p>Müslümanın hicreti; yalan, iftira, fitne ve gıybet gibi dilin afetlerinden uzaklaşıp; doğruluğu, kardeşliği ve muhabbeti kuşanmasıdır.</p>

<p>Müslümanın hicreti; nefsini ve neslini, sapkın fikirlerden, bâtıl ideolojilerden ve yanlış yönelişlerden koruması; dinine, değerlerine, kültürüne ve örfüne uygun bir ömür sürmesidir.</p>

<p>Müslümanın hicreti; alkol, zina, faiz, rüşvet, stokçuluk ve karaborsacılık gibi huzur ve güveni zedeleyen haramlara tevessül etmemesi, helallerle yetinmesidir.</p>

<p>Müslümanın hicreti; kul ve kamu hakkını ihlal edecek her türlü günahtan uzak durması; sözüne, davranışlarına ve işine dikkat etmesidir.</p>

<p><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></p>

<p>Müslümanlara düşen; hicri yeni yılda, hicretin anlam ve önemini yeniden kavramaları, içinde bulundukları dönemi doğru okumaları, hayatlarının muhasebesini yaparak geleceğe yön vermeleri olmalıdır. İslam kardeşliğini esas almaları, birbirlerine kenetlenmeleri, maddi ve manevi imkânlarını birbirleriyle paylaşmaları olmalıdır.</p>

<p>Bu vesileyle, önümüzdeki salı günü idrak edeceğimiz hicri yeni yılımızın; mazlumların yüzlerinin gülmesine, insanlığın huzura ermesine, birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin pekişmesine vesile olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyoruz.</p>

<p>Hutbemizi, şu ayet-i kerimenin mealiyle bitiriyoruz: <strong>“İman edip hicret edenler, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler, muhacirleri barındırıp yardım edenler var ya, işte onlar birbirlerinin dostlarıdır…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/12-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[ii]</strong></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/12-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[i]</a> Buhârî, Îmân, 4.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/12-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[ii]</a> Enfâl, 8/72.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/12-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/cuma-hutbesi-youtube-kapak-1.jpg" type="image/jpeg" length="20937"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Köstence’deki Kral Camii ziyaretçilerin ilgi odağı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Romanya'nın Köstence kentinde, 1913 yılında Romanya Kralı I. Carol tarafından yaptırılan ve Romanya'nın ilk betonarme binası olan Kral Camii, hem mimarisi hem de tarihi önemiyle ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı mimarisinden izler taşıyan caminin 47 metre yüksekliğindeki minaresine çıkan ziyaretçiler, Karadeniz kıyısındaki Köstence'nin panoramik manzarasını seyredebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günümüzde ibadete açık olan camide, Müslümanlar namazlarını kılmayı sürdürürken, yapı aynı zamanda şehrin en önemli turistik mekanlarından biri olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kostence-kral-cami-11.jpg" type="image/jpeg" length="85543"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[5 Haziran 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/5-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/5-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 5 Haziran 2026 tarihli ve "Duyarlılık" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Tarih: 05.06.2026</strong></h2>

<p><img alt="C U M A H U T B E S I-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/c-u-m-a-h-u-t-b-e-s-i-1.webp" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>DUYARLILIK</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Mutlu bir insan, huzurlu bir toplum için gerekli olan erdemlerden biri de duyarlılıktır. Duyarlılık, kendimiz için istediğimiz iyilikleri başkaları için de istemektir. Sorumluluklarımızı fark edip onları yerine getirmenin gayretinde olmaktır. Duyarlılık, insanların can ve malını, kendi can ve malımız gibi kıymetli; insanların izzet ve şerefini, kendi izzet ve şerefimiz gibi mukaddes bilmektir.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Ailemize, toplumumuza ve bütün insanlara karşı duyarlı olmak, Müslüman olmamızın bir gereğidir. Yüce Rabbimiz, <strong>“Ey iman edenler! Sorumluluklarınıza dikkat edin. Siz doğru gittiğiniz takdirde yanlış yola sapanlar size zarar veremez”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a> </strong>buyurmaktadır. Evet, nemelazımcı ve vurdumduymaz olmak Müslümana yakışmaz. O, sorumluluklarını bihakkın yerine getirmenin gayretinde olandır. Duyarlı bir Müslüman; anne babasına, eşine ve çocuklarına saygı gösteren, onlara hoşgörüyle muamele edendir. Toplumsal barışı sağlamak için kardeşlik ahlakını hayatının her alanına aktarandır. Dünyanın neresinde olursa olsun her bir mazlumun acısını, her bir mağdurun sızısını yüreğinde hisseden ve üzerine düşen vazifelerini yerine getirendir.</p>

<h3><strong>Değerli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Müslümandan beklenen, kendisine emanet edilen dünyaya karşı da duyarlı olmasıdır. Nasıl ki evini, işyerini ve ibadethanesini temiz tutuyor ise tüm çevresini de aynı titizlikle temiz tutmasıdır. Müslümandan beklenen; ormanına, toprağına ve suyuna hassasiyet göstermesidir. Yarın, ‘Ciğerlerimiz yanıyor!’ haberleriyle uyanmamak; ‘Barajlarımız kurudu, suyumuz kalmadı!’ endişesiyle yaşamamak için bugünden gerekli tedbirleri almasıdır.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müminler!</strong></h3>

<p>Bütün hayatı ve ibadetleri vakit ile tanzim edilmiş Müslümandan beklenen; zamana karşı da duyarlılık göstermesi, onu boşa harcamamasıdır. Zira çalışmak, Müslümanın şiarıdır. Onun dinlenmesi, bir işi bitirip diğerine başladığındadır. <strong>“Mümin, bal arısına benzer. Bal arısı gibi hep güzel, temiz, helal şeyler yer. Hep güzel şeyler üretir, hep iyiliklerin peşinden koşar. Hiçbir şeyi ne döker, ne kırar, ne de ifsat eder”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a> </strong>hadis-i şerifi, bu konuyu bizlere veciz bir şekilde özetlemektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Unutmayalım ki, kendimiz ve çocuklarımız için yaşanabilir bir dünya inşa etmenin yolu; çevremize, vaktimize ve bütün insanlara karşı duyarlı olmaktan geçmektedir.</p>

<p>Hutbemizi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: <strong>“Nerede olursan ol, Allah’a karşı sorumluluğunun bilincinde ol! Bilerek veya bilmeyerek kötü bir fiil işlersen peşinden iyi bir şey yap ki onu yok etsin. Bir de insanlara güzel ahlâkla davran!”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Mâide, 5/105.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> İbn Hanbel, II, 199.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Tirmizî, Birr, 55.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/5-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/05062026-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="72731"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk dünyasının manevi başkenti Türkistan]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Türk dünyasının manevi başkenti" ilan edilen Kazakistan'ın Türkistan şehri, tarihi ve kültürel miras zenginliğiyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini bekliyor. Hoca Ahmet Yesevi Türbesi (fotoğrafta) kentin önemli tarihi yapıları arasında yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/turistan-33.jpg" type="image/jpeg" length="43781"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karaman ovaları gelincik ve mor mahmuz çiçekleriyle süslendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karaman-ovalari-gelincik-ve-mor-mahmuz-cicekleriyle-suslendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karaman-ovalari-gelincik-ve-mor-mahmuz-cicekleriyle-suslendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karaman il sınırları içerisinde yer alan Karadağ'ın çevresindeki ovalar havaların ısınmasıyla gelincik ve mor mahmuz çiçekleriyle süslendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karaman-ovalari-gelincik-ve-mor-mahmuz-cicekleriyle-suslendi</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/gelincik-11.jpg" type="image/jpeg" length="41354"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Büyük Mecidiye Camii ve dolunay]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-mecidiye-camii-ve-dolunay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-mecidiye-camii-ve-dolunay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da dolunay, Büyük Mecidiye Camii ve Süleymaniye Camii ile birlikte görüntülendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İstanbul'da dolunay, Büyük Mecidiye Camii ve Süleymaniye Camii ile birlikte görüntülendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-mecidiye-camii-ve-dolunay</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/istanbul-cami-dolunay-22.jpg" type="image/jpeg" length="95524"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Medine-i Münevvere]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/medine-i-munevvere</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/medine-i-munevvere" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mekke'de hac vazifesini tamamlayarak Kabe'ye veda eden hacıların, hicrette Hazreti Muhammed'e kucak açan Medine'ye gelişleri devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/medine-i-munevvere</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/mescid-i-nebevi-66.jpg" type="image/jpeg" length="52300"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hacılar "veda" tavafında]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hacilar-veda-tavafinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hacilar-veda-tavafinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kutsal topraklardaki görevlerini tamamlayıp hacı olan Müslümanlar, veda tavafının ardından Kabe’den ayrılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Arafat ve Müzdelife'de Kurban Bayramı arifesinde vakfe görevlerini yerine getiren, ardından Cemerat'a geçerek "büyük şeytan" olarak ifade edilen "Akabe cemresi"ne 7 taş atan Müslümanlar, daha sonra Kabe'de ziyaret tavafı ve sayı gerçekleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>HAC</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hacilar-veda-tavafinda</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kabe-11.jpg" type="image/jpeg" length="64560"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arafat Vakfe Duası - Hac 2026]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/arafat-vakfe-duasi-hac-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/arafat-vakfe-duasi-hac-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'den hac farizasını yapmak üzere Mekke'ye gelen hacı adayları Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş'un yaptığı vakfe duasına “amin” diyerek eşlik etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünyanın dört bir yanından mübarek topraklara gelen milyonlarca Müslüman, Arafat Vakfesi’ni yaparak hac ibadetinin en önemli rüknünü yerine getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’den gelen 85 bin hacı adayı da Arafat’a çıkarak, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş’un yaptığı vakfe duasına hep birlikte “amin” dediler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Haber</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/arafat-vakfe-duasi-hac-2026</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/arafat-11.jpg" type="image/jpeg" length="93339"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KURBAN HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban ibadetinin usulüne uygun olarak yerine getirilebilmesi için dikkat edilecek hususlar ve bu bağlamda doğru bilinen bazı yanlışlar nelerdir?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3>Kurban İbadetiyle İlgili Doğru Bilinen Bazı Yanlışlar</h3>

<p>1. "Kesimsiz kurban bağışı" vb. adlar altında yapılan bağışların hiçbir dini dayanağı bulunmamakta olup söz konusu bağışlarla kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz.</p>

<p>2. Bir kurban hissesi yalnızca bir kişi içindir. İmkânı olmayan birden fazla kişinin, tek kişilik bir hisseye ortak olabileceği anlayışı dinen doğru değildir.</p>

<p>3. Kurbanlık hayvanın taşıması gereken vasıflar ve kesimle ilgili diğer hükümler, bütün kurban çeşitlerinde aynı olup çeşitli gayelerle veya şükür niyetine kurban edilecek hayvanlarda, yaş gibi bazı şartların gerekli olmadığı inancı yanlıştır.</p>

<p>4. İnsanların bir araya gelerek topluca Hz. Peygamber adına bir kurban hissesine girmeleri şeklinde bir uygulama dinimizde mevcut değildir.</p>

<p>5. Dinimizde kabir kurbanı veya ölü kurbanı adıyla bir kurban türü bulunmamaktadır.</p>

<p>6. Kurban kanının, alna veya araba tekerleği gibi eşyalara sürülmesi inancı doğru değildir.</p>

<p>7. Evli olmayan kimselerin -gerekli mali imkâna sahip olsalar da- kurban kesemeyecekleri anlayışı yanlıştır.</p>

<p>8. Kurban kesim işlemini kadınların yapamayacağı anlayışı doğru değildir. Kesme becerisine sahip olan kişi, erkek olsun kadın olsun, kurban kesimini gerçekleştirebilir.</p>

<p>9. Büyükbaş bir kurbanlığın hissedar sayısının mutlaka 3, 5, 7 gibi tekli sayılarda olması gerektiği anlayışı doğru değildir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>10. Kurbanlık hayvanın gerekli yaşını tamamladığı halde henüz kapak atmamış ise kurban edilemeyeceği şeklindeki anlayış doğru değildir.</p>

<p>11. Kurban etlerinin mutlaka yedi fakire dağıtılması gerektiği şeklindeki anlayış doğru değildir. Kurban etini üçe bölmek müstehaptır.</p>

<p>12. Kurbanlık hayvana ortak olanların bazılarının adak veya akika niyetiyle kurbana iştirak etmesinin kurbana engel olduğu şeklindeki anlayış hatalıdır.</p>

<p>13. Seferî (yolcu) olanın kestiği kurbanın geçersiz olduğu anlayışı doğru değildir.</p>

<p>Din İşleri Yüksek Kurulu</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Dijital TV</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 00:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/DSCi83UR1pA/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="86308"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[22 Mayıs 2026 tarihli Cuma hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/diyanet-isleri-baskanliginca-hazirlanan-22-mayis-2026-tarihli-ve-soz-ahlaki-ve-sosyal-medya-konulu-cuma-hutbesi-yayini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/diyanet-isleri-baskanliginca-hazirlanan-22-mayis-2026-tarihli-ve-soz-ahlaki-ve-sosyal-medya-konulu-cuma-hutbesi-yayini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 22 Mayıs 2026 tarihli ve "Söz Ahlakı ve Sosyal Medya" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Hutbe Ayet 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/hutbe-ayet-1.webp" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>SÖZ AHLAKI VE SOSYAL MEDYA</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Söz, insanın iç dünyasını dışarıya yansıtan aynasıdır. Güzel bir söz; yaralı kalpleri iyileştiren merhem, kurumuş gönülleri yeşerten can suyudur. Hoş bir kelam; ruhu ilmek ilmek işleyen zarif bir nakış, hataları incitmeden düzelten nazik bir hitaptır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere, <strong>“Gönül alıcı söz, sadakadır.</strong><strong>”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Sözün tesiri, sesin yüksekliğinde değil; samimiyetin derinliğinde, üslubun inceliğinde gizlidir. Evet, en yakınımıza dahi sesimizi duyuramıyorsak, akrabalarımızla ortak paydada buluşamıyorsak, komşularımıza ulaşmaya bir yol bulamıyorsak, bunun sebeplerinden biri de konuşma usulümüzdür. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), mümini şöyle tarif etmektedir:<strong> “Mümin; insanları karalayan, lânet eden, kaba ve kötü sözlü, hayâsız birisi değildir.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Gönül kapıları, içeriden açılan kilide benzer; o kilidin yegâne anahtarı ise yumuşak bir sözdür. Kur’an-ı Kerim’de, <strong>“Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler; yoksa şeytan aralarına girer. Kuşkusuz şeytan, insanların apaçık düşmanıdır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong> buyrulmaktadır. Bu sebeple; yuvasında huzur arayan, dilini zarafetle süslesin. Evladına ulaşmak isteyen, önce onun gönlüne bir çift tatlı kelamla misafir olsun. Saygınlık bekleyen, dilini doğrulukla mühürlesin. Berekete nail olmak isteyen, sözüne dürüstlük katsın. Hâsılı, Allah Resûlü (s.a.s)’in buyurduğu üzere, <strong>“Allah’a ve ahiret gününe inanan, ya hayır söylesin ya da sussun.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Söz ahlakının en çok ihlal edildiği alanların başında dijital mecralar gelmektedir. Kimi insanlar, sanal kumar ve uyuşturucu madde gibi bağımlılıklarla; kimileri de şiddete sevk eden dijital oyunlar aracılığıyla kötülüğün günden güne yayılmasına zemin hazırlamaktadır. Kimi insanlar; kimliklerini gizleyerek kalp kırmayı, başkalarının şahsiyetine, şeref ve haysiyetine dil uzatmayı marifet saymaktadır. Kimileri de yalan haberler ile toplumun sinesine fitne ve fesat tohumları ekmektedir. Yüce Rabbimizin bu husustaki uyarısı gayet açıktır: <strong>“İnsanın yanında, söylediği her sözü kaydeden bir melek mutlaka hazır bulunur.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><sup><strong><sup>[5]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Bizler, teknolojik imkânlarla gelen tehlikeleri, fırsatların arkasına gizlenmiş sinsi tuzakları fark edebilirsek, sanal âlemin zararlarını asgari düzeye indirebiliriz. Dijital teknolojileri, etik değerlerimizi gözeterek kullanabilirsek, kültürümüzle bağdaşmayan söz ve içeriklerden kendimizi ve ailemizi muhafaza edebiliriz.</p>

<p>Hutbemizi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: <strong>“Faydasız söz ve davranışları terk etmesi, kişinin iyi bir Müslüman olduğunun göstergesidir.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><strong>[6]</strong></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Buhârî, Cihâd, 128.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Tirmizî, Birr, 48.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> İsrâ, 17/53.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Buhârî, Edeb, 31.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Kâf, 50/18.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Tirmizî, Zühd, 11; Muvatta’, Hüsnü’l-hulk, 1.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/diyanet-isleri-baskanliginca-hazirlanan-22-mayis-2026-tarihli-ve-soz-ahlaki-ve-sosyal-medya-konulu-cuma-hutbesi-yayini</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/2205-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="25987"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kurban kesmek yerine sadaka vermekle bu ibadet yerine getirilmiş olur mu?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-kesimi-gerceklesmeksizin-yalnizca-para-bagisinda-bulunmak-kurban-yerine-gecer-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-kesimi-gerceklesmeksizin-yalnizca-para-bagisinda-bulunmak-kurban-yerine-gecer-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İbadetlerin şekil, şart ve rükünleri olduğu gibi hikmetleri, amaçları ve teşri gerekçeleri de vardır. İbadetlerdeki bu özelliklerin birbirinden ayrı düşünülmesi mümkün değildir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diğer taraftan ibadetler ancak emredildikleri şekliyle yerine getirilir. Her ibadetin bir yapılış şekli vardır. Kurban ibadeti de ancak kurban olacak hayvanın usûlüne uygun olarak kesilmesiyle yerine getirilebilir. <sup>(<i>el-Fetâva’l-Hindiyye</i>, 5/291)</sup> Bedelini infak etmek suretiyle, kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz. Zira hayvanın kesilmesi bu ibadetin rüknüdür. Nitekim Hz. Peygamber <sup>(s.a.s.)</sup>, kurban meşru kılındıktan sonra her yıl bizzat kurban kesmek sureti ile bu ibadeti yerine getirmiştir. <sup>(bk. Tirmizî, Edâhî, 11 [1506-1507]; Buhârî, Hac, 117, 119 [1712, 1714]; Müslim, Edâhî, 17 [1966])</sup></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hz. Peygamber <sup>(s.a.s.)</sup>, Kurban Bayramı’nda Allah katında en sevimli ibadetin kurban kesmek olduğunu, kurbanın kesilir kesilmez Allah katında makbul olacağını ve kurban edilen hayvanın her bir parçasının kişinin hayır hanesine kaydedileceğini ifade etmiştir. <sup>(Tirmizî, Edâhî, 1 [1493]; İbn Mâce, Edâhî, 3 [3126])</sup></p>

<p>Allah Teâlâ’nın rızasını kazanmak niyetiyle, karşılıksız olarak fakir ve muhtaçlara yardım etmek, iyilik ve ihsanda bulunmak da Müslüman’ın önemli vazifelerinden biridir. Zaruret derecesinde ihtiyaç içerisinde bulunan kimseye yardım etmek dinimizde farz kabul edilmiştir. Ancak bu iki ibadetin birbirinin alternatifi olarak sunulması doğru değildir. Bu sebeple kesme olmadan hayvanı, sadaka olarak bir kişiye vermek kurban yerine geçmez. <sup>(İbn Âbidîn, <i>Reddü’l-muhtâr</i>, 6/320)</sup> Aynı şekilde kurban bedelini de yoksullara ya da yardım kuruluşlarına vermek suretiyle, kurban ibadeti ifa edilmiş olmaz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kurban Sıkça Sorulan Sorular, Kurban'a Hazırlık</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-kesimi-gerceklesmeksizin-yalnizca-para-bagisinda-bulunmak-kurban-yerine-gecer-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/LOFX2SF61uI/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="22064"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kurbanlık hayvanın nitelikleri nelerdir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurbanlik-hayvanin-nitelikleri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurbanlik-hayvanin-nitelikleri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı, organları tam ve besili olması, hem ibadet açısından hem de sağlık bakımından önem arz eder.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı, organları tam ve besili olması, hem ibadet açısından hem de sağlık bakımından önem arz eder. Bu nedenle, kötürüm derecesinde hasta, zayıf ve düşkün, kesileceği yere gidemeyecek derecede topal, bir veya iki gözü kör, boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kırık, dili, kuyruğu, kulakları ve memelerinin yarısı kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlardan kurban olmaz. Ancak hayvanın doğuştan boynuzsuz olması, şaşı, hafif topal, hafif hasta, bir kulağı delik veya yırtılmış olması, memelerinin yarıdan daha azının olmaması, kurban edilmesine engel değildir. <sup>(Kâsânî, <i>Bedâ’i,</i> 5/75-76)</sup> Buna göre hayvanın değerini düşürücü nitelikteki kusurlar kurbana engeldir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şâfiî mezhebinde, genel olarak yukarıda sayılan kusurlardan birinin bulunması, bir hayvanın kurban olmasına engel teşkil ettiği gibi uyuz olan hayvanlar ile yem yemesini engelleyecek derecede dişlerinin bir kısmı dökülmüş olan hayvanların da kurban edilmesi caiz değildir. <sup>(Nevevî, <i>el-Mecmû</i>‘, 8/399-404)</sup></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kurban Sıkça Sorulan Sorular, Kurban'a Hazırlık</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurbanlik-hayvanin-nitelikleri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/izCI5r3HocM/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="96239"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana'nın Yeşil Camisi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/adananin-yesil-camisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/adananin-yesil-camisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da baharın gelişiyle bahçesindeki çiçekler açan Köprüköy Camii, dış cephesi ve minaresini saran sarmaşıkların canlanmasıyla yeşil renge büründü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Halk arasında "Yeşil Camii" olarak bilinen Köprülü Mahallesi'ndeki cami, havaların ısınmasıyla gözleri şenlendiren görünüme kavuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/adananin-yesil-camisi</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/55-14.jpg" type="image/jpeg" length="33398"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
