<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Diyanet Haber</title>
    <link>https://www.diyanethaber.com.tr</link>
    <description>Diyanet Haber / Diyanet Sınav / Diyanet Duyuru / Diyanet Hutbe / Müftülükler / İslam Dünyası / Kültür Sanat / #Keşfet / www.diyanethaber.com.tr</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 20 Apr 2026 14:46:54 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 Yılı Vekaletle Kurban bedelleri açıklandı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/tdv-2026-vekaletle-kurban-bedeli-fiyatlari-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/tdv-2026-vekaletle-kurban-bedeli-fiyatlari-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, 2026 yılı vekalet yoluyla kurban kesim bedelinin yurt içinde 18.000 lira, yurt dışında 7.000 lira olarak belirlendiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı organizesinde "2026 Yılı Vekaletle Kurban Organizasyonu Tanıtım Toplantısı" gerçekleştirildi.</p>

<p>Vakfın milletin kurban vekaletlerini emanet bilinci ve büyük bir hassasiyetle yürüttüğünü ve İslam'ın esaslarına uygun olarak yerine getirdiğini ifade eden Başkan Arpaguş, bu yıl ki organizasyona dair şu bilgileri verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Diyanet İşleri Başkanlığımız ve Türkiye Diyanet Vakfımız, 2026 yılında da milletimizin kurban emanetlerini büyük bir sorumluluk bilinciyle hem ülkemizde hem de tüm dünyada ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaya devam edecektir. <strong>“Kurbanını Paylaş Kardeşinle Yakınlaş”</strong> temasıyla ülkemizin dört bir yanına ve başta Filistin olmak üzere mazlum ve mağdur coğrafyalara yardımsever milletimizin iyilik elini uzatacak ve hüzün rüzgârlarını bayram sevincine dönüştürmeye gayret edecektir.</p>

<h3><strong>- 84 ülkenin 420 bölgesinde kurban faaliyeti gerçekleştirilecek</strong></h3>

<p>Bu yıl ülkemizin tüm il ve ilçelerinde, yurt dışında da 84 ülkenin 420 bölgesinde kurban faaliyeti gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Milletimizin destek ve teveccühüyle, daha çok mazlum ve muhtaç kardeşimizin yüzünü güldürmek ve onların bayram sevincine vesile olmak istiyoruz. Hazırlıklarımızı büyük bir titizlikle sürdürüyoruz. Kurban bağışların kabulünden etlerin dağıtımına kadar organizasyonunun her aşamasını büyük bir ciddiyet ve hassasiyetle takip ediyoruz.</p>

<p>Önemle ifade edeyim ki uhdemize tevdi edilen kurban emanetleri, Diyanet İşleri Başkanlığımızda görev yapan hocalarımız, vakfımızın gönüllüleri ve veteriner ekiplerimiz nezaretinde kesilmektedir. Kurbanların etleri ise yurt içinde Müftülüklerimiz ve Vakıf şubelerimiz; yurt dışında da müşavir ve ataşeliklerimiz vasıtasıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmaktadır.</p>

<h3><strong>- TDV 2026 Kurban bedelleri</strong></h3>

<p>Türkiye Diyanet Vakfı olarak bu yıl vekalet yoluyla kurban kesim bedellerini, yurt içinde kestirmek isteyenler için <strong>18.000 TL</strong>, yurt dışında kestirmek isteyenler için de <strong>7.000 TL</strong> olarak belirledik.</p>

<p>Vatandaşlarımız, il ve ilçe müftülükleri, TDV şubeleri, din görevlileri, tüm PTT şubeleri ve bankalar aracılığıyla TDV kurban programına katılabileceklerdir.</p>

<p>Yurt dışında yaşayan kardeşlerimiz ise Din Hizmetleri Müşavirlikleri, Ataşelikler, Koordinatörlükler ve o ülkelerdeki cami dernekleri ile din görevlileri vasıtasıyla kurban vekâletlerini güvenle Vakfımıza teslim edebileceklerdir.</p>

<p>Vekâletle kurban bağış kabulleri, <strong>27 Mayıs Çarşamba günü saat 17.00 itibarıyla</strong> sona erecektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Safi Arpaguş</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/tdv-2026-vekaletle-kurban-bedeli-fiyatlari-aciklandi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/kurban.png" type="image/jpeg" length="28327"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arpaguş: Kurban ibadetini umutları yeniden yeşertmeye vesile kılmalıyız]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/arpagus-kurban-ibadetini-umutlari-yeniden-yesertmeye-vesile-kilmaliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/arpagus-kurban-ibadetini-umutlari-yeniden-yesertmeye-vesile-kilmaliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, kurban ibadetinin de insana, hayata ve topluma bakan boyutlarına dikkat çekerek "Kurban ibadetini umutları yeniden yeşertmeye vesile kılmalıyız." dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, “2026 Yılı Vekaletle Kurban Organizasyonu Tanıtım Toplantısı”nda konuştu.</p>

<p>Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim hadiselerde vefat eden öğretmen ve öğrencileri anarak konuşmasına başlayan Başkan Arpaguş, Başkanlığın TDV iş birliğiyle dünya çapındaki organizasyonu olan kurban hizmetlerinin tanıtımı için bir arada olduklarını söyledi.</p>

<h3><strong>- "Kurban, hak ve hakikate ulaşma arayışının bir nişanesidir"</strong></h3>

<p>Kurban ibadetinin Hz. Adem'e kadar uzanan ve insanlık tarihi ile yaşıt bir ibadet olduğunu belirten Prof. Dr. Arpaguş, Kurban, insanın inanç ve ruh dünyasından toplumsal dokuya kadar derin anlamlar taşıyan bir ibadettir. Hz. Âdem’den bu yana süregelen bu ibadet, kulun Rabbine yakınlaşma umudunun, rıza-i Bârî’ye mazhar olma arzusunun bir tezahürüdür. Hak ve hakikate ulaşma arayışının bir nişanesidir.” dedi.</p>

<h3><strong>- "Kurban ibadeti, müminin kalbindeki iman, ihlas ve takvanın dışavurumudur"</strong></h3>

<p>“Kurban kesmek, bir sadakat ve teslimiyet ifadesidir” diyen Başkan Arpaguş, “Kişi kurban kesmekle Allah’ın hükmüne ram olduğunu, O’na teslim olduğunu göstermiş olur. Allah’ın bahşettiği tüm imkan ve nimetleri, O’nun uğrunda feda edebileceğini ortaya koymuş olur. Bu yönüyle kurban ibadeti, müminin kalbindeki iman, ihlas ve takvanın dışavurumudur. Kurban ibadetinin ifasında aslolan da takvadır.” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>- "Kurban ibadetini umutları yeniden yeşertmeye vesile kılmalıyız"</strong></h3>

<p>Kurban ibadetinin de insana, hayata ve topluma bakan boyutlarına dikkat çeken Başkan Arpaguş, şunları kaydetti:</p>

<p>“Kurban ibadetiyle İslam beldeleri, infakın, yardımlaşmanın ve kardeşliğin en güzel tezahürlerine sahne olur. Her kurban, ruhları ibadet nuruyla aydınlatan bir umut ışığına dönüşür. Böylece bizi sadece Allah’a yakınlaştırmakla kalmaz; mümin gönülleri birbirine kaynaştırır, kardeşlik bağlarını pekiştirir ve yeryüzüne iyilik, güzellik ve huzur iklimi taşır. Kin, nefret ve düşmanlık rüzgarlarının yeryüzünü kasıp kavurduğu günümüzde insanlığın en fazla ihtiyaç duyduğu iklim de budur.<br />
Ne yazık ki bugün yeryüzü iyiliğe, huzura, merhamete susamış vaziyettedir.</p>

<p>Onun için yürekleri dağlayan görüntülerin bayram sevinçlerini hüzne boğduğu bu günlerde, kurban ibadetini umutları yeniden yeşertmeye vesile kılmalıyız.<br />
Vakit, umudunu bize bağlamış, gözlerini yollarımıza dikmiş bekleyen mazlumların, gariplerin, yetimlerin ve kimsesizlerin imdadına koşma vaktidir.”</p>

<h3><strong>- "Yardımsever milletimizin iyilik elini uzatacağız"</strong></h3>

<p>Vakfın milletin kurban vekaletlerini emanet bilinci ve büyük bir hassasiyetle yürüttüğünü ve İslam'ın esaslarına uygun olarak yerine getirdiğini ifade eden Başkan Arpaguş, bu yıl ki organizasyona dair şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Diyanet İşleri Başkanlığımız ve Türkiye Diyanet Vakfımız, 2026 yılında da milletimizin kurban emanetlerini büyük bir sorumluluk bilinciyle hem ülkemizde hem de tüm dünyada ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaya devam edecektir. “Kurbanını Paylaş Kardeşinle Yakınlaş” temasıyla ülkemizin dört bir yanına ve başta Filistin olmak üzere mazlum ve mağdur coğrafyalara yardımsever milletimizin iyilik elini uzatacak ve hüzün rüzgârlarını bayram sevincine dönüştürmeye gayret edecektir.</p>

<h3><strong>- "84 ülkenin 420 bölgesinde kurban faaliyeti gerçekleştirmeyi planlıyoruz"</strong></h3>

<p>Bu yıl ülkemizin tüm il ve ilçelerinde, yurt dışında da 84 ülkenin 420 bölgesinde kurban faaliyeti gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Milletimizin destek ve teveccühüyle, daha çok mazlum ve muhtaç kardeşimizin yüzünü güldürmek ve onların bayram sevincine vesile olmak istiyoruz. Hazırlıklarımızı büyük bir titizlikle sürdürüyoruz. Kurban bağışların kabulünden etlerin dağıtımına kadar organizasyonunun her aşamasını büyük bir ciddiyet ve hassasiyetle takip ediyoruz.</p>

<p>Önemle ifade edeyim ki uhdemize tevdi edilen kurban emanetleri, Diyanet İşleri Başkanlığımızda görev yapan hocalarımız, vakfımızın gönüllüleri ve veteriner ekiplerimiz nezaretinde kesilmektedir. Kurbanların etleri ise yurt içinde Müftülüklerimiz ve Vakıf şubelerimiz; yurt dışında da müşavir ve ataşeliklerimiz vasıtasıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmaktadır.</p>

<h3><strong>- 2026 TDV Kurban bedelleri</strong></h3>

<p>Türkiye Diyanet Vakfı olarak bu yıl vekâlet yoluyla kurban kesim bedellerini, yurt içinde kestirmek isteyenler için 18.000 TL, yurt dışında kestirmek isteyenler içi de 7.000 TL olarak belirledik.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vatandaşlarımız, il ve ilçe müftülükleri, TDV şubeleri, din görevlileri, tüm PTT şubeleri ve bankalar aracılığıyla TDV kurban programına katılabileceklerdir.</p>

<p>Yurt dışında yaşayan kardeşlerimiz ise Din Hizmetleri Müşavirlikleri, Ataşelikler, Koordinatörlükler ve o ülkelerdeki cami dernekleri ile din görevlileri vasıtasıyla kurban vekâletlerini güvenle Vakfımıza teslim edebileceklerdir.</p>

<p>Vekâletle kurban bağış kabulleri, 27 Mayıs Cuma günü saat 17.00 itibarıyla sona erecektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Safi Arpaguş</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/arpagus-kurban-ibadetini-umutlari-yeniden-yesertmeye-vesile-kilmaliyiz</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/s-a-f-i-a-r-p-a-g-u-s-11-1.jpg" type="image/jpeg" length="94083"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müftü Tuncel, Pendik'te sabah namazı buluşmasına katıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/muftu-tuncel-pendikte-sabah-namazi-bulusmasina-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/muftu-tuncel-pendikte-sabah-namazi-bulusmasina-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Müftüsü Doç. Dr. Emrullah Tuncel, Pendik’te düzenlenen sabah namazı buluşması programında vatandaşlarla bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Pendik İlçe Müftülüğünce düzenlenen sabah namazı buluşması, Hazreti Adem Camii’nde gerçekleştirildi.</p>

<p>Programa katılan İstanbul Müftüsü Doç. Dr. Emrullah Tuncel, sabah namazını kıldırdı.</p>

<p><img alt="Pendik (4)" class="detail-photo img-fluid" height="506" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/pendik-4.jpg" width="900" /></p>

<p>Namaz sonrasında cemaate hitap eden Müftü Tuncel, Mülk Suresi'nin tefsiri üzerine bir sohbet gerçekleştirdi. Ardından, Pendik İlçe Müftüsü Musa Bilgiç tarafından dua edildi. Program sonunda cami derneği tarafından katılımcılara ikramda bulunuldu.</p>

<p><img alt="Pendik (5)" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/pendik-5.jpg" width="900" /></p>

<p>Müftü Tuncel, programının ardından inşaatı devam eden Kur'an kursu ve yapımı 2025 yılında tamamlanan Hacı Şefika Cansu Camii ile Pendik Kur'an Eğitim Merkezini ziyaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Pendik (1)" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/pendik-1.jpg" width="900" /></p>

<p>Müftü Tuncel, yürütülen çalışmalar ve inşaatların son durumu hakkında yetkililerden bilgi aldı.</p>

<p>Müftü Tuncel son olarak, Erenköy Kur'an Kursu haziresine yer alan türbeyi ziyaret etti.</p>

<p><img alt="Pendik (2)" class="detail-photo img-fluid" height="734" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/pendik-2.jpg" width="900" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>İstanbul Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/muftu-tuncel-pendikte-sabah-namazi-bulusmasina-katildi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/pendik-3.jpg" type="image/jpeg" length="53374"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rizeli hacı adayları dualarla yola çıktı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/rizeli-haci-adaylari-dualarla-yola-cikti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rizeli-haci-adaylari-dualarla-yola-cikti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı organizasyonu ile Rize’den hac ibadeti için kutsal topraklara gidecek 199 kişilik kafile dualarla uğurlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Diyanet İşleri Başkanlığı organizasyonu ile Rize’den hac ibadeti için kutsal topraklara gidecek 199 kişilik kafile dualarla uğurlandı.</p>

<p style="text-align:justify">Rize İl Müftülüğü tarafından Rize Merkez Şeyh Camii önünde düzenlenen uğurlama merasimine, İl Müftü Vekili Abdulkerim Karabıyık, müftülük görevlileri, hacı adayları ve yakınları katıldı.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="2-142" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/2-142.jpg" width="860" /></p>

<p style="text-align:justify">Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda İl Müftü Vekili Abdulkerim Karabıyık, hacı adaylarına sağlıkla gidip gelmeleri temennisinde bulunarak haccın sadece bir ibadet değil, aynı zamanda manevi bir eğitim süreci olduğunu vurguladı.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="4-115" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/4-115.jpg" width="860" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Karabıyık, konuşmasında hac ibadetinin manevi önemine değinerek, "Rabbim bu yolculuğu salimen gidip ganimen dönebilmeyi nasip eylesin. Hac, kalabalıklar içerisinde mümince bir duruşun nasıl olması gerektiğinin öğrenildiği bir bilinç yolculuğudur. Oradan döndüğünüzde, o şuurla hayatınızın geri kalanını idame ettireceğiniz bir eğitim sürecinde olduğunuzu unutmayın." ifadelerine yer verdi.</p>

<p style="text-align:justify">Kafileye ilişkin bilgiler de paylaşan Karabıyık, toplam 199 kişiden oluşan grubun 8 din görevlisinin rehberliğinde yolculuk yapacağını belirtti. Hacı adaylarının 30’unun Artvin’den olduğunu ifade eden Karabıyık, bu kişilerin Rize-Artvin Havalimanı’nda kafileye dahil olacağını söyledi.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="6-74" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/6-74.jpg" width="860" /></p>

<p style="text-align:justify">Programda kafile başkanı olarak görevlendirilen İl Vaizi İsmail Çepni’nin duasıyla hacı adayları Rize-Artvin Havalimanı’na oradan da direkt uçuşla Medine’ye yolcu edildi.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="7-67" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/7-67.jpg" width="860" /></p>

<p style="text-align:justify"><img alt="8-58" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/8-58.jpg" width="860" /></p>

<p style="text-align:justify"><img alt="9-41" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/9-41.jpg" width="860" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Rize Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/rizeli-haci-adaylari-dualarla-yola-cikti-1</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/3-135.jpg" type="image/jpeg" length="30090"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Hazırlar: Hafızlar yarına dair umutlarımızdır]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/dr-hazirlar-hafizlar-yarina-dair-umutlarimizdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/dr-hazirlar-hafizlar-yarina-dair-umutlarimizdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hüseyin Hazırlar, İstanbul Başakşehir'de hafızlık icazet merasimine katıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Başakşehir İlçe Müftülüğü Şehit Haki Aras Anadolu İmam Hatip Lisesi Kur’an Kursunda örgün öğretim ile birlikte hafızlığını tamamlayan 75 öğrenci için "Hafızlık İcazet Merasimi" düzenlendi.</p>

<p><img alt="Başakşehir (4)" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/basaksehir-4.jpg" width="900" /></p>

<p>Bahçeşehir Kültür ve Sanat Merkezindeki program Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hüseyin Hazırlar'ın katılımıyla gerçekleşti.</p>

<p>Başkan Yardımcısı Dr. Hüseyin Hazırlar, "Gönüllerini ve zihinlerini adeta nakış nakış, ilmek ilmek Kur’an'la dokuyan yavrularımızı gönülden tebrik ediyor, ömür boyu başarılar diliyorum. Hafızlık, Cenab-ı Hakk’ın bir insana lütfedeceği en büyük nimetlerden biridir, hafızlar anne babalarının gururu, yarına dair umutlarımızdır. Emekleri, gayretleri ve azimleriyle Kur’an-ı Kerim’i hıfzedip gönüllerine nakşeden öğrencilerimizi, onları yetiştiren kıymetli hocalarımızı ve destek veren ailelerini yürekten tebrik ediyorum.” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Başakşehir (2)-1" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/basaksehir-2-1.jpg" width="900" /></p>

<p>Başakşehir İlçe Müftüsü Feyyaz İdin, hafızlığın sadece bir ezber süreci değil, aynı zamanda Kur'an ile kurulan güçlü bir bağ ve ahlak yolculuğu olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öğrencilerin gayretini ve ailelerin fedakarlığını tebrik eden Müftü İdin, bu başarının bir hayat disiplini olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="Başakşehir (3)" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/basaksehir-3.jpg" width="900" /></p>

<p>Programa Vali Yardımcısı Okan Leblebiciler, İstanbul Milletvekilleri Yıldız Konal Süslü ile Halis Dalkılıç, Başakşehir Kaymakamı Cemil Özgür Öneği, MEB Din Öğretimi Öğrenme Süreçleri ve Sosyal Etkinlikler Daire Başkanı Ahmet Yapıcı, Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, ilçe müftüleri ve STK temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p>Törende hafız öğrencilere hocaları tarafından taç giydirildi ve icazetleri takdim edildi.</p>

<p><img alt="Başakşehir (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/basaksehir-1-1.jpg" width="900" /></p>

<p>Tören, protokol üyeleri tarafından öğrencilere hediye takdim edilmesi ve günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.</p>

<p>Program sonunda hafızlık hocalarına plaket takdim edildi.</p>

<p><img alt="Başakşehir" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/basaksehir.jpg" width="900" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>İstanbul Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/dr-hazirlar-hafizlar-yarina-dair-umutlarimizdir</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 01:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/basaksehir-5.jpg" type="image/jpeg" length="85684"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bayrampaşa’da genç hafızlar ödüllendirildi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/bayrampasada-genc-hafizlar-odullendirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/bayrampasada-genc-hafizlar-odullendirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Bayrampaşa İlçe Müftülüğüne bağlı camilerde hatimle teravih namazı kıldıran hafız gençlere hediye takdim edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bayrampaşa İlçe Müftülüğüne bağlı camilerde Ramazan ayında mukabele okuyan ve hatimle teravih namazı kıldıran hafızlara, Bayrampaşa İlçe Müftülüğü ile TDV Bayrampaşa Şubesi tarafından hediye takdim edildi.</p>

<p>İlçe Müftüsü Recep Eren konuşmasında, Ramazan ayının adeta bir mektep olduğunu ifade ederek, din hizmetlerine mukabele okuyarak ve hatimle teravih namazı kıldırarak başlayan gençlerin yarının imamları, vaizleri ve müftüleri olacağını belirtti. Hafız gençlere hizmetlerinden dolayı teşekkür etti.</p>

<p><img alt="Bayrampaşa (1)-7" class="detail-photo img-fluid" height="599" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/bayrampasa-1-7.jpg" width="900" /></p>

<p>Program kapsamında; Ramazan ayında ilçedeki camilerde mukabele okuyan 146 hafıza onar bin lira, hatimle teravih namazı kıldıran 17 hafıza yirmişer bin lira, birden fazla mukabele okuyan hafızlara on beşer bin lira, hem hatimle teravih kıldırıp hem de mukabele okuyan hafızlara ise; yirmi beşer bin lira olmak üzere toplamda iki milyon TL dağıtıldı.</p>

<p>Programa İlçe Müftülüğü Şube Müdürü Sezgin Bay, İlçe Zekat Koordinatörü Hakkı Vatansever, Kur’an kursu öğreticileri, imam hatipler ve hafızlar katıldı.</p>

<p>Program, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.</p>

<p>Öte yandan Bayrampaşa İlçe Müftülüğüne bağlı Kur’an kurslarında hafızlık eğitimi gören ve 2026 yılında yapılan hafızlık tespit sınavında başarılı olan 15 hafız için “Hafızlık Belge Takdim Programı” gerçekleştirildi.</p>

<p><img alt="Bayrampaşa (3)-1" class="detail-photo img-fluid" height="513" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/bayrampasa-3-1.jpg" width="900" /></p>

<p>Bayrampaşa İlçe Müftüsü Recep Eren konuşmasında, “Hafızlık sadece ezber değildir; bir hayat disiplinidir, bir ahlak yolculuğudur. Sizler yaşayan Kur’an’ın temsilcileri olacaksınız. Unutmayın ki asıl vazife, hafızlığı muhafaza etmek ve Kur’an ahlakıyla yaşamaktır.” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Program kapsamında hafızlık belgeleri ile birlikte Bayrampaşa İlçe Müftülüğü ve TDV Bayrampaşa Şubesi tarafından hafızlara üçer bin lira nakdi hediye, Müftü Eren tarafından takdim edildi.</p>

<p><img alt="Bayrampaşa (2)-6" class="detail-photo img-fluid" height="640" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/bayrampasa-2-6.jpg" width="900" /></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>İstanbul Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/bayrampasada-genc-hafizlar-odullendirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 01:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/bayrampasa-4-1.jpg" type="image/jpeg" length="43429"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bahçelievler’de bağımlılıkla mücadele semineri]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/bahcelievlerde-bagimlilikla-mucadele-semineri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/bahcelievlerde-bagimlilikla-mucadele-semineri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Bahçelievler İlçe Müftülüğüne bağlı Yenibosna Kuba Kız Kur’an Kursu’nda bağımlılıkla mücadele semineri düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yenibosna Kuba Camii Kız Kur’an Kursu’nda uyuşturucu ve zararlı maddelere karşı toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla ebeveynlere yönelik seminer düzenlendi.</p>

<p>Seminere narkotik polis memurları katılarak, ailelere uyarı ve tavsiyelerde bulundu.</p>

<p>Gerçekleştirilen etkinlikte, özellikle gençleri tehdit eden uyuşturucu ve bağımlılık yapıcı maddelerin zararları, bu maddelere karşı erken farkındalığın önemi ve ailelerin çocuklarını korumada üstlenebileceği rol detaylı şekilde ele alındı. Narkotik ekipleri, sahadan edindikleri tecrübeleri paylaşarak, ailelerin dikkat etmesi gereken davranış değişiklikleri ve risk işaretleri hakkında kapsamlı bilgiler sundu.</p>

<p>Katılımcı veliler, seminer boyunca merak ettikleri soruları uzmanlara yöneltme fırsatı bulurken, program karşılıklı etkileşimle verimli bir şekilde tamamlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>İstanbul Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/bahcelievlerde-bagimlilikla-mucadele-semineri</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 01:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/bahcelievler-52.jpg" type="image/jpeg" length="63896"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Peygamber Efendimize Adanmış Dizeler: Naat]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/peygamber-efendimize-adanmis-dizeler-naat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/peygamber-efendimize-adanmis-dizeler-naat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Hadis: ...Kim benim sünnetimi yaşatırsa beni sevmiş olur, kim de beni severse cennette benimle birlikte olur. (Tirmizî, İlim, 16)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Naat, Peygamberimizin (sas) üstün vasıflarını ve ahlakını övmek amacıyla yazılan şiirlerdir. Ona duyulan sevgi ve saygının en güzel ifadelerinden, İslam edebiyatının en köklü ve anlamlı türlerinden biridir. Efendimize (sas) duyulan derin sevgi, saygı ve özlem; şairlerin kaleminde şiirsel bir ifade bulmuş ve bu gelenek, İslam coğrafyasının her köşesinde farklı dillerde ve üsluplarda varlığını sürdürmüştür. Naatlar, edebî bir metin olmanın ötesinde, müminlerin Hz. Peygamber’e olan bağlılıklarını ve ona duydukları muhabbeti ifade etmenin bir aracı olmuştur. Bûsîrî’nin “Kasîdetü’l-Bürde” ve Fuzûlî’nin “Su Kasidesi” adlı eserleri, bu türün en bilinen örnekleridir. Naatlar, sadece edebiyatla sınırlı kalmamış, İslam sanatının diğer dallarında da kendine yer bulmuştur. Hattatlar, naatları görsel bir şölene dönüştürmüş; müzehhipler, bu metinleri tezhip sanatıyla süslemiştir. Musikişinaslar tarafından bestelenmiş; cami ve tekkelerde okunarak müminlerin gönlüne dokunmuştur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (sas) Doğumu (M. 571)</strong></p>

<hr />
<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/peygamber-efendimize-adanmis-dizeler-naat</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/mehmet/takvim-2026/nisan-20.jpg" type="image/jpeg" length="62467"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İlk hacı kafileleri Medine-i Münevvere’de güllerle karşılandı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ilk-haci-kafileleri-medine-i-munevverede-gullerle-karsilandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ilk-haci-kafileleri-medine-i-munevverede-gullerle-karsilandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı 2026 Yılı Hac Organizasyonu kapsamında kutsal topraklara gitmek üzere Türkiye’den dualarla uğurlanan ilk hacı kafileleri, Medine-i Münevvere’ye ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hac farizasını eda etmek üzere yola çıkan ve Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğü koordinasyonunda seyahat eden ilk kafileler için Medine Havalimanı’nda karşılama töreni düzenlendi.</p>

<p><img alt="Hacı Karşılama 33" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/haci-karsilama-33.jpg" width="860" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Törende Türkiye Cumhuriyeti Riyad Büyükelçisi Prof. Dr. Emrullah İşler, Cidde Başkonsolosu Mustafa Ünal, Riyad Din Hizmetleri Müşaviri Prof. Dr. Ramazan Muslu, Cidde Din Hizmetleri Ataşesi Dr. Ahmet Oğuz, Medine Koordinasyon ve İskan Ekip Başkanı Dr. Mehmet Zengin, Medine Havalimanı Ekip Başkanı Muammer Şahin, Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı yetkilileri, Türk Hava Yolları Medine Müdürü Bilal Çelik ile din görevlileri hacı adaylarını güllerle karşıladı.</p>

<p><img alt="Hacı Karşılama 22" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/haci-karsilama-22.jpg" width="860" /></p>

<p>Karşılama töreninde konuşan Büyükelçi Prof. Dr. Emrullah İşler, hacı adaylarına "Hoş geldiniz" diyerek, ibadetlerinin makbul olması temennisinde bulundu.</p>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığının, hacıların ibadetlerini en güzel şekilde yerine getirebilmeleri için tüm hazırlıkları titizlikle tamamladığını vurgulayan İşler, organizasyonda emeği geçen tüm görevlilere teşekkür etti.</p>

<p><img alt="Hacı Karşılama 11" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/haci-karsilama-11.jpg" width="860" /></p>

<p>Medine-i Münevvere’deki havalimanı işlemlerinin ardından hacı adayları, konaklayacakları otellere intikal ettirildi. İlk kafilelerin ardından Türkiye’nin dört bir yanından hacı adaylarının kutsal topraklara intikali planlanan takvim doğrultusunda devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ilk-haci-kafileleri-medine-i-munevverede-gullerle-karsilandi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 18:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/haci-karsilama-44.jpg" type="image/jpeg" length="38212"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Evlilik altınlarını Kur'an kursu inşaatına bağışladı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/evlilik-altinlarini-kuran-kursu-insaatina-bagisladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/evlilik-altinlarini-kuran-kursu-insaatina-bagisladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu'nun Ünye İlçesinde ikamet eden Fikriye Ateş, 65 yıl önce evliliğinde kendisine mehir olarak yapılan beşibirlik altınlarını Kur'an kursu inşaatına bağışladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ünye Müftülük personeli Bilal Ateş ve emekli İmam Hatip Ömer Ateş'in anneleri Fikriye Ateş, 65 yıl önce evliliğinde kendisine mehir olarak yapılan beşibirlik altınlarını, Yunus Emre Mahallesinde yapımı devam eden yatılı hafızlık erkek Kur'an kursu inşaatında kullanılmak üzere Türkiye Diyanet Vakfı Ünye Şubesine bağışladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fikriye Ateş İlçe Müftüsü Ali Fuat Baycan'dan inşaat çalışmaları hakkında bilgi aldıktan sonra, böyle bir hayırlı hizmetin Ünye'ye kazandırılmasından ve kendisinin de bu hayırlı hizmete katkı sağlamasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek bağışta bulundu.</p>

<p>İlçe Müftüsü Ali Fuat Baycan, bağıştan ve göstermiş olduğu hassasiyetten ötürü teşekkür ederek bu hayırlı hizmetlerin duyarlı insanlarca desteklendiği müddetçe devam edeceğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ordu Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/evlilik-altinlarini-kuran-kursu-insaatina-bagisladi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/ordu-bagis-11.jpg" type="image/jpeg" length="50931"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara'dan ilk hac kafilesi dualarla uğurlandı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ankaradan-ilk-hac-kafilesi-dualarla-ugurlandi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ankaradan-ilk-hac-kafilesi-dualarla-ugurlandi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığının organizasyonuyla kutsal topraklara gidecek ilk hacı adayı kafilesi, Esenboğa Havalimanı'nda dualar ve gözyaşlarıyla uğurlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hac kafilesinin hareketi öncesinde Esenboğa Havalimanı Gidiş Terminali'nde düzenlenen törene, Diyanet İşleri Başkanlığı görevlileri, hacı adayları ve yakınları katıldı.</p>

<p>Törende konuşan Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı prof. Dr. Ahmet İshak Demir, hacı adaylarına sağlıkla gidip gelmeleri temennisinde bulundu.</p>

<p><img alt="" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/ahmet-ishak-demir-ankara.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p>Türkiye'de yaklaşık 2 milyon kişinin hac için kayıt olduğunu belirten Demir, "Bu sene 85 bine yakın kişiye nasip oldu. Ankara'dan 147 bin kişi sırada bekliyor. Bunlardan bu sene 6 bin 500 kişi hacca gidiyor. İlk kafilemiz bugün gidiyor. İlk hacı kafilemiz de inşallah 1 Haziran'da Ankara'ya ulaşacak." diye konuştu.</p>

<p>Çevre illerden gelen 11 bin 500 hacı adayının daha Esenboğa Havalimanı'ndan kutsal topraklara gideceğini bildiren Demir, toplamda 39 kafilenin Ankara'dan hareket edeceğini söyledi.</p>

<p>- "Şu anki yolculuk bambaşka, Rabb'im gitmeyenlere de nasip etsin"</p>

<p>Hacı adayı Rahime Yıldız, AA muhabirine, hacca gitmek için 16 yıldır beklediğini, bu yıl kurada ismi çıktığı için çok mutlu olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Ayfer Kızılkaya da çok mutlu olduğunu belirterek, "Şu anki yolculuk bambaşka. Kuşlar gibi uçmak istiyorum. Günahkar olarak gidiyoruz, Allah tertemiz dönmeyi nasip etsin. Ümmet-i Muhammed'e dualarımız hep daim olacak. Rabb'im gitmeyenlere de nasip etsin." dedi.</p>

<p>Hasan Hüseyin Akkuş ise 2024'te kurada isimlerinin çıktığını ancak eşinin rahatsızlığı nedeniyle gidemediklerini, bu yıl kurada tekrar isimlerinin çıktığını anlattı. Akkuş, hacca gidecekleri için çok heyecanlı olduklarını vurguladı.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/dr-hasan-cinar.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p>Törenin sonunda Ankara Müftüsü Dr. Hasan Çınar, kutsal topraklara gidecek hacı adayları için dua etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlk kafiledeki hacı adayları ve Diyanet İşleri Başkanlığı görevlileri, pasaport kontrolü ve işlemlerin tamamlanmasının ardından dualar ve gözyaşlarıyla uğurlandı.</p>

<p>Ankara'dan toplam 6 bin 500 hacı adayı kutsal topraklara gidecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ankaradan-ilk-hac-kafilesi-dualarla-ugurlandi-1</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/ankaradan-ilk-haci-kafilesi-yola-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="94909"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vekâlet yoluyla hac yapılabilir mi ve Şartları nelerdir? Hacca gitmemiş bir kimse, başkasının yerine bedel olarak hacca gidebilir mi?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/veklet-yoluyla-hac-yapilabilir-mi-ve-sartlari-nelerdir-hacca-gitmemis-bir-kimse-baskasinin-yerine-bedel-olarak-hacca-gidebilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/veklet-yoluyla-hac-yapilabilir-mi-ve-sartlari-nelerdir-hacca-gitmemis-bir-kimse-baskasinin-yerine-bedel-olarak-hacca-gidebilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vekâlet yoluyla hac yapılabilir mi ve Şartları nelerdir? Hacca gitmemiş bir kimse, başkasının yerine bedel olarak hacca gidebilir mi?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Kendisine hac farz olmuş bir kimse sağlık, yaşlılık vb. bir sorun sebebiyle bizzat hacca gidemeyecek durumda olursa, başka birisini bedel göndererek, vekâlet yoluyla hac yaptırabilir. Böyle kişilerin, hayatta iken birini vekil (bedel) olarak göndermesi mümkün olduğu gibi, mirasçılarına, ölümünden sonra kendi adına bedel haccı yaptırılmasını vasiyet etmeleri de mümkündür (Kâsânî, Bedâi‘, II, 212). Bu hüküm hadislere dayanmaktadır. Hz. Peygamber (s.a.s.), ölen yakınları veya yaşlı büyükleri yerine hac yapıp yapamayacaklarını soran kişilere, söz konusu yakınları için hac yapabileceklerini belirtmiştir (Buhârî, Hac, 1; Müslim, Hac, 407; Tirmizî, Hac, 86-87; İbn Mâce, Menâsik, 9-10).</p>

<p style="text-align:justify">Bir kişinin kendi yerine vekil (bedel) göndererek hac yaptırabilmesi için şu şartların bulunması gerekir:</p>

<p style="text-align:justify"><strong>a)</strong> Adına haccedilecek (bedel gönderecek) kişiye, önceden hac farz olmuş olmalıdır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>b) </strong>Adına haccedilecek kişi vefat etmiş olmalı veya yaşlılık, iyileşme ümidi olmayan bir hastalık gibi sebeplerle, bizzat haccetmekten devamlı olarak âciz olmalıdır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>c)</strong> Bedel gönderilecek kişi müslüman, akıl sağlığı yerinde, ergenlik çağına ulaşmış bir kişi olmalıdır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>d) </strong>Bedel gönderilen kişinin hac masrafı, gönderen tarafından karşılanmalıdır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>e)</strong> Vekil için, hac masrafları haricinde bir ücret şart koşulmamalıdır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>f)</strong> Adına haccedilen kişi, kendisi için haccetmesini vekilden istemiş olmalıdır. İzin veya vasiyeti olmadan, bir kimse adına başkası tarafından yapılan hac ile, o kimse üzerindeki hac borcu ödenmiş olmaz. Ancak, mirasçının, mûrisi adına yaptığı hac, bu hükmün dışındadır. Ölmüş bulunan mûrisin vasiyeti bulunmasa bile, varisin onun adına yaptığı hac geçerlidir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>g)</strong> Vekil, haccı bizzat kendisi yapmalıdır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>h)</strong> Vekil, ihrama girerken sadece gönderen adına niyet etmelidir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>i)</strong> Vekil, gönderenin isteğine uymalı, onun istediği haccı yapmalıdır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>j)</strong> Vekil, müvekkilin memleketinden yola çıkmalıdır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>k)</strong> Vekil, gönderen adına yapılacak menâsiki tamamlamadıkça kendisi için umre yapmamalıdır (Kâsânî, Bedâi‘, II, 212-215; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, IV, 14-18).</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>Hacca gitmemiş bir kimse, başkasının yerine bedel olarak hacca gidebilir mi?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Daha önce hac yapmamış bir kişi, vekil (bedel) olarak hacca gidebilir. Hz. Peygamber’in (s.a.s.), ölen yakınları veya yaşlı büyükleri yerine hac yapıp yapamayacaklarını soran kişilere, herhangi bir kayıt koymaksızın onların yerine hac yapabileceklerini belirtmesi ve bedel olarak gidecek kimsenin daha önce hac yapmış olması şartından bahsetmemesi, bu hükmü desteklemektedir (Buhârî, Hac, 1; Müslim, Hac, 407; Tirmizî, Hac, 86-87).</p>

<p style="text-align:justify">Bununla birlikte, hacca bedel olarak gönderilecek kimsenin, tecrübe edinmiş olması açısından daha önce hac yapmış bir kimse olmasını tercih etmek daha uygundur.</p>

<p style="text-align:justify">Şâfiîlere göre ise daha önce hacca gitmemiş birisinin vekil olarak hacca gitmesi caiz değildir (Kâsânî, Bedâi‘, II, 213).</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>#KEŞFET</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/veklet-yoluyla-hac-yapilabilir-mi-ve-sartlari-nelerdir-hacca-gitmemis-bir-kimse-baskasinin-yerine-bedel-olarak-hacca-gidebilir-mi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2019/07/veklet_yoluyla_hac_yapilabilir_mi_ve_sartlari_nelerdir_hacca_gitmemis_bir_kimse_baskasinin_yerine_bedel_olarak_hacca_gidebilir_mi_h6830_2b24f.jpg" type="image/jpeg" length="52092"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Abdest ve Teyemmüm: İbadete Manevi Hazırlık]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/abdest-ve-teyemmum-ibadete-manevi-hazirlik-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/abdest-ve-teyemmum-ibadete-manevi-hazirlik-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Abdest nedir? Abdest nasıl alınır? Abdesti bozan durumlar nelerdir? Teyemmüm nedir? Teyemmüm nasıl alınır? Gusül nasıl alınır? Deniz suyuyla abdest alınır mı?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ) قالََ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ َ “مِفْتَاحُ الْجَنَّةِ الصَّلاَةُ وَمِفْتَاحُ الصَّلاَةِ الْوُضُوءُ.”</p>

<p>***</p>

<p>Câbir b. Abdullah'tan (ra) rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p>“Cennetin anahtarı namaz, namazın anahtarı ise abdesttir.”</p>

<p>(T4 Tirmizî, Tahâret, 1; HM14717 İbn Hanbel, III, 341)</p>

<p>***</p>

<p>عَنْ حُمْرَانَ، فَلَمَّا تَوَضَّأَ عُثْمَانُ قَالَ:... سَمِعْتُ النَّبِيَّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) يَقُولُ: “لاَ يَتَوَضَّأُ رَجُلٌ فَيُحْسِنُ وُضُوءَهُ، وَيُصَلِّى الصَّلاَةَ إِلاَّ غُفِرَ لَهُ مَا بَيْنَهُ وَبَيْنَ الصَّلاَةِ حَتَّى يُصَلِّيَهَا.”</p>

<p>Humrân'dan (ra) nakledildiğine göre, Hz. Osman (ra) abdest aldığında dedi ki: Hz. Peygamber'in (sas) şöyle dediğini işittim: “Bir kimse abdest alır ve güzelce abdest almaya özen gösterir, ardından da namaz kılarsa, bu abdestle namaz arasında işlediği (günahlar) o namazı kılıncaya kadar mutlaka bağışlanır.”</p>

<p>(B160 Buhârî, Vudû’, 24; M540 Müslim, Tahâret, 5)</p>

<p>***</p>

<p>عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ: أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: “إِذَا تَوَضَّأَ الْعَبْدُ الْمُسْلِمُ –أَوِ الْمُؤْمِنُ– فَغَسَلَ وَجْهَهُ خَرَجَ مِنْ وَجْهِهِ كُلُّ خَطِيئَةٍ نَظَرَ إِلَيْهَا بِعَيْنَيْهِ مَعَ الْمَاءِ –أَوْ مَعَ آخِرِ قَطْرِ الْمَاءِ– فَإِذَا غَسَلَ يَدَيْهِ خَرَجَ مِنْ يَدَيْهِ كُلُّ خَطِيئَةٍ كَانَ بَطَشَتْهَا يَدَاهُ مَعَ الْمَاءِ –أَوْ مَعَ آخِرِ قَطْرِ الْمَاءِ– فَإِذَا غَسَلَ رِجْلَيْهِ خَرَجَتْ كُلُّ خَطِيئَةٍ مَشَتْهَا رِجْلاَهُ مَعَ الْمَاءِ –أَوْ مَعَ آخِرِ قَطْرِ الْمَاءِ– حَتَّى يَخْرُجَ نَقِيًّا مِنَ الذُّنُوبِ.”</p>

<p>Ebû Hüreyre’den (ra) nakledildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: “Müslüman —veya mümin— bir kul/kişi abdest alır da yüzünü yıkarsa, gözleri ile baktığı her günah suyla —yahut suyun son damlasıyla— yüzünden çıkar gider. Ellerini yıkadığı zaman elleriyle işlediği her günah su ile —yahut suyun son damlası ile— beraber ellerinden çıkar gider. Ayaklarını yıkadığı zaman ayaklarının yürüyerek işlediği her günah su ile —yahut suyun son damlasıyla— birlikte çıkar gider. Sonunda o kul/kişi günahlarından arınmış olur.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>(M577 Müslim, Tahâret, 32; T2 Tirmizî, Tahâret, 1)</p>

<p>***</p>

<p>عَنْ أَبِى حَازِمٍ قَالَ كُنْتُ خَلْفَ أَبِى هُرَيْرَةَ وَهُوَ يَتَوَضَّأُ لِلصَّلاَةِ فَكَانَ يَمُدُّ يَدَهُ حَتَّى تَبْلُغَ إِبْطَهُ فَقُلْتُ لَهُ: يَا أَبَا هُرَيْرَةَ! مَا هَذَا الْوُضُوءُ؟ فَقَالَ: يَا بَنِى فَرُّوخَ! أَنْتُمْ هَا هُنَا؟ لَوْ عَلِمْتُ أَنَّكُمْ هَا هُنَا مَا تَوَضَّأْتُ هَذَا الْوُضُوءَ. سَمِعْتُ خَلِيلِى (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) يَقُولُ: “تَبْلُغُ الْحِلْيَةُ مِنَ الْمُؤْمِنِ حَيْثُ يَبْلُغُ الْوَضُوءُ.”</p>

<p></p>

<p>Ebû Hâzim (ra) anlatıyor: Ebû Hüreyre’nin (ra) arkasında idim. Namaz için abdest alıyordu. Kolunu koltuk altına kadar yıkadı. Kendisine, “Ey Ebû Hüreyre! Bu nasıl abdest?” dedim. Bana, “Ey Benî Ferrûh! Siz burada mıydınız? Sizin burada olduğunuzu bilsem böyle abdest almazdım. Lâkin ben dostumun (sas) şöyle dediğini işittim: “Müminin ziyneti (nuru), abdest suyunun ulaştığı yere kadar varır.”</p>

<p>(M586 Müslim, Tahâret, 40)</p>

<p>***</p>

<p>عَنْ عَمَّارِ بْنِ يَاسِرٍ، أَنَّ النَّبِيَّ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) ﴿قَالَ يُونُسُ: إِنَّهُ سَأَلَ رَسُولَ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) عَنْ التَّيَمُّمِ؟﴾ فَقَالَ: “ضَرْبَةٌ لِلْكَفَّيْنِ وَالْوَجْهِ.”</p>

<p>Ammâr b. Yâsir'den (ra) nakledildiğine göre, o, Hz. Peygamber'e (sas) teyemmümü sormuş, Peygamber (sas) de, “(Teyemmüm) eller için (bir vuruş) ve yüz için bir vuruştur” buyurmuştur.</p>

<p>(HM18509 İbn Hanbel, IV, 264; DM770 Dârimî, Tahâret, 65)</p>

<p>***</p>

<p>عَنْ أَبِى ذَرٍّ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : “الصَّعِيدُ الطَّيِّبُ وَضُوءُ الْمُسْلِمِ وَإِنْ لَمْ يَجِدِ الْمَاءَ عَشْرَ سِنِينَ.”</p>

<p>Ebû Zer'den (ra) rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: “Temiz toprak, on sene boyunca su bulamasa bile, Müslüman’ın abdest suyu (mesabesinde) olur.”</p>

<p>(N323 Nesâî, Tahâret, 203; T124 Tirmizî, Tahâret, 92)</p>

<p>***</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas), ölümü ve âhireti hatırlatması dolayısıyla kabirlere ziyarette bulunur, ashâbına da bunu tavsiye ederdi. Engin merhametiyle her konuda ashâbına yol gösteren Rahmet Elçisi (sas), kabristanda nasıl davranmaları gerektiği hususunda da onları uyarır, kendisi de kabirdekilere selâm verir ve dua ederdi. Âdeti olduğu üzere, bir gün sahâbîlerle birlikte bir kabristana uğradı ve “Esselâmü aleyküm ey müminler diyarı(nın sakinleri)!” diyerek selâm verdi. Sonrasında ise, “İnşallah biz de size katılacağız, (ancak din) kardeşlerimizi (dünyada) görmüş olmayı çok arzu ederdim.” diye ekledi. Bunu duyan sahâbîler merakla, “Yâ Resûlallah! Biz senin kardeşlerin değil miyiz?” dediler. Allah Resûlü (sas), “Siz benim ashâbımsınız, kardeşlerim ise henüz (dünyaya) gelmeyenlerdir.” buyurdu. Bunun üzerine ashâb-ı kirâm,<strong> “Ümmetinden henüz dünyaya gelmeyenleri nasıl tanıyacaksın Yâ Resûlallah?”</strong> diye sordular. Resûlullah şöyle dedi: “Bir adamın siyah atlar arasında, alınları ve ayakları beyaz (sekili) atları olsa, onları tanımaz mı?” Ashâbın, “Elbette tanır.” cevabını duyan Resûl-i Ekrem (sas), ümmetinden hiç görmediği insanları kıyamet gününde nasıl tanıyacağını, müjde niteliğindeki şu cevabıyla bildirdi: “İşte benden sonra gelecek olan kardeşlerim, aldıkları abdestten dolayı kıyamet günü abdest azaları parlayarak gelecekler. Ben de onları Kevser havuzu başında karşılayacağım.”</p>

<p style="text-align:justify">Sevgili Peygamberimizi (sas) görme saadetine eremeyip, onunla asr-ı saadette yaşayamamış olsalar da, onun kardeşleri, nurlu simaları ile âhirette tanınabileceklerdir. Bunun yolu ise maddî ve mânevî kirlerden arınma vesilesi olan abdesttir. İslâm’da birtakım ibadetlerin yerine getirilmesi için hazırlık aşaması olan abdest, Farsça<strong> “âb” (su)</strong> ve<strong> “dest” (el)</strong> kelimelerinin birleşmesiyle oluşmakta ve “el suyu” anlamına gelmektedir. Arapçası ise “vudû”dur. Kendisi ibadet olmasının yanında, diğer bazı ibadetlerin yapılmasının da ön şartı olan abdest, belli uzuvları su ile usulüne uygun olarak yıkamak, bazılarını ise mesh etmekten ibarettir.</p>

<p style="text-align:justify">İslâm dininde kulun Allah’ın (cc) huzuruna ibadet maksadıyla çıkabilmesi için maddî ve mânevî yönden temizlenmiş ve arınmış olması esastır. Bu yüzden ibadet için hazırlanan kişi (bedenen temiz olsa bile) abdestsiz olma durumunda abdest, cünüp olma durumunda ise gusül almak suretiyle mânevî (hükmî) kirlilikten temizlenir. “Hadesten tahâret” olarak da bilinen bu temizlik, Kur’ân-ı Kerîm’de şu şekilde bildirilmektedir: “Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve —başlarınıza mesh edip— her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz, (boy abdesti alıp) iyice yıkanarak temizlenin.” Âyette bildirildiği üzere yüzü, kollarla birlikte elleri, ayakları yıkamak ve başı mesh etmek abdestin farzlarından (temel şartlarından) sayılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas), yalnız, ruhları câhiliyenin düşünce ve inanç kirlerinden arındırmakla kalmamış, beden temizliği konusunda da oldukça hassas davranarak ashâbına bunu öğretmiştir. Câhiliye karanlığından yeni kurtulmuş, her türlü kirden arınma ihtiyacında olan insanlara, “temizliğin imanın yarısı olduğunu” bildiren Hz. Peygamber (sas), bizzat uygulamalı olarak bedenin nasıl temizlendiğini ve nasıl ibadetlere hazır hâle geldiğini anlatmıştır. Bir defasında bir sahâbînin, “Yâ Resûlallah, abdest nasıl alınır?” sorusu üzerine bir kap su isteyen Allah Resûlü abdest almaya başlamıştır. Ellerini üç kere, yüzünü üç kere, kollarını üç kere yıkamış, başına mesh etmiş, şehâdet parmaklarını kulaklarına götürüp uçlarıyla içini, başparmaklarıyla dışlarını mesh etmiş ve ayaklarını da üçer defa yıkamıştır. Sonrasında ise, “İşte abdest böyle alınır. Kim buna bir şey ekler veya eksiltirse (Resûlullah’a (sas) muhalefetten dolayı kendisine) kötülük etmiş ve zulmetmiş olur.” buyurarak abdestin hakkını vermeyenlere veya bu konuda aşırıya kaçanlara uyarıda bulunmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas) abdeste Allah’ın (cc) adıyla başlamayı, abdest alırken ağza su vermeyi, her iki burun deliğine su çekip temizlemeyi, başın ön ve arka tarafına (kaplama) mesh yapmayı, kulaklara birer kere mesh etmeyi, abdest uzuvlarını yıkarken ovmayı bizzat uygulayarak ashâbına öğretmiştir. Abdestin sünnetleri arasında zikredilen bu uygulamalar, usulüne uygun ve lâyıkıyla alınan bir abdestin özellikleri arasındadır.</p>

<p style="text-align:justify">Abdestin hakkının verilerek alınması konusunda oldukça titiz davranan Resûl-i Ekrem (sas), Lakît b. Sabre (ra) isimli sahâbînin:<strong> “Ey Allah'ın Resûlü, bana abdest hakkında bilgi verir misin?”</strong> sorusu üzerine şöyle buyurmuş<strong>tur: “Abdest organlarını güzel bir şekilde, özenerek yıka. Parmaklarının arasından suyu geçir. Oruçlu değilsen ağız ve buruna su verirken içine iyice çek.”</strong> Hz. Peygamber (sas), abdest alırken uzuvların kuru bir yer kalmayacak şekilde yıkanmasına dikkat eder, suyun sakal aralarına ulaşmasını sağlar, ellerini yıkarken eğer parmağında yüzük varsa onu hareket ettirir ve parmaklarının arasını hilallerdi. Allah Resûlü’nün (sas) abdest konusundaki bu hassasiyetine şahit olan Abdullah b. Amr (ra), bir yolculuk esnasında namazı yetiştirmek için acele ederek ve mesh edercesine az su kullanarak abdest aldıkları sırada, Hz. Peygamber’in (sas) kendilerini gördüğünü ve ses tonunu yükselterek onlara, “Ateşte yanacak olan şu topuklara yazık! (Hiçbir yeri kuru bırakmadan) abdestinizi güzelce alın!” demişti.</p>

<p style="text-align:justify">Resûlullah (sas), abdest azalarını kimi zaman bir, kimi zaman iki, kimi zaman da üç kere yıkardı. Onun, azalarını üçer kere yıkamak suretiyle abdest aldıktan sonra, “İşte bu, benim ve benden önceki peygamberlerin abdestidir.” dediğine dair rivayetler bulunmaktadır. Böylece, abdestin önceki peygamberler ve ümmetleri tarafından da bilindiği ortaya çıkmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas), abdest aldıktan sonra yapılmasını hoş karşıladığı bazı hareketleri de bildirmiş, söz gelimi güzel bir şekilde abdest aldıktan sonra<strong>, “Eşhedü en lâ ilâhe illâllâhü vahdehû lâ şerîke leh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve Resûlüh. Allâhümme'c'alnî mine't-tevvâbîne ve'c'alnî mine'l-mütetahhirîn.” (Şehâdet ederim ki, tek olan, hiçbir ortağı bulunmayan Allah’tan (cc) başka hiçbir ilâh yoktur ve şehâdet ederim ki, Muhammed (sas) O’nun (cc) kulu ve elçisidir. Allah’ım! Beni tevbe edenlerden ve temizlenenlerden eyle!)</strong> denilmesinin cennete girmeye vesile olacağını haber vermiştir. Bu yüzden abdest aldığı sırada insanın Rabbine tam bir teslimiyetle dua etmesi, özellikle her bir azayı yıkarken onunla ilgili duada bulunması, abdest vesilesiyle huzura ermek ve hakiki bir temizlik için önemlidir.</p>

<p style="text-align:justify">Sevgili Peygamberimizin (sas) hayatının her ânını dikkatle gözlemleyerek onun her davranışını örnek alan ashâb-ı kirâm, abdest konusunda da aynı hassasiyeti göstermiş, onun abdest alışını sonraki nesillere aynen nakletmiştir. Nitekim tâbiînden Abdu Hayr (ra), sahâbîlerin ileri gelenlerinden Hz. Ali'nin (ra) kendilerine abdesti şu şekilde öğrettiğini anlatmaktadır: “Hz. Ali (ra) bir defasında bizim yanımıza geldi ve namaz kıldı. Sonra abdest suyu istedi. Biz içimizden, "Namazı kıldığı hâlde suyu ne yapacak ki?" dedik. Halbuki onun maksadı bize bir şeyler öğretmekmiş. Nihayet içinde abdest suyu bulunan bir kapla bir leğen getirildi. Önce kabı sağ eline döküp iki elini üç defa yıkadı. Sonra üç kez suyu ağzına ve burnuna ayrı ayrı verip dışarı attı. Ardından üç defa yüzünü ve üçer defa da sağ ve sol kolunu yıkadı. Sonra elini kaba daldırıp başını bir kez mesh etti. Sonra da sağ ve sol ayaklarını üçer kere yıkadı. Akabinde bize şöyle dedi: Resûlullah'ın (sas) abdestini öğrenmek kimi sevindirecekse, işte bu, onun abdestinin ta kendisidir.”</p>

<p style="text-align:justify">Resûlullah'ın abdest alışını merak edenler, onu görmüş olan sahâbîlerden bunu nakletmelerini istemişlerdir. Ashâbdan da, “Resûlullah'ın (sas) abdest alma şekli işte böyleydi.” ifadesiyle onun abdestinin hiçbir ayrıntısının atlanılmadan ve değiştirilmeden anlatıldığı pek çok rivayet nakledilmiştir. Hz. Osman (ra) da, “Resûlullah'ı (sas) benim aldığım gibi abdest alırken gördüm.” diyerek, etrafındakilere sünnete uygun bir şekilde abdest almayı öğretmiş ve devamında Allah Resûlü'nün (sas), “Kim benim aldığım şu abdest gibi abdest alır da sonra kalkıp iki rekât namaz kılarsa ve kıldığı bu namazda hatırına dünyalık getirmezse Allah onun geçmiş günahlarını affeder.” buyurduğunu nakletmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Abdest, başta namaz olmak üzere, Kur'an okumak ve Kâbe'yi tavaf etmek gibi diğer ibadetlerin de anahtarı konumundadır. Nitekim Allah Teâlâ (cc), kullarına namaza kalktıkları zaman abdest almalarını emretmiş, Hz. Peygamber (sas) de Allah'ın (cc) emrettiği şekilde güzelce abdest alınmadıkça namazın tamamlanmayacağını bildirmiştir. Allah Resûlü (sas),<strong> “Namazın anahtarı temizliktir, namazın başlangıcı tekbir almak, bitişi ise, selâm vermektir.”</strong> buyurmuş, temizlenmeden yani abdest almadan hiçbir namazın kabul olmayacağını şu şekilde dile getirmiştir: <strong>“Sizden bir kimse, abdesti bozulunca tekrar abdest almadıkça Allah (cc) onun kılacağı namazını kabul etmez.” </strong>Ashâbdan bir kişinin abdestini tam almadan, ayağında kuruluk bulunduğu hâlde namaz kıldığını gören Allah Resûlü (ra), ondan abdestini ve namazını iade etmesini istemiştir. Bu şekilde Sevgili Peygamberimiz (sas), huşû ile kılınarak tadına varılan namazların, ancak eksiksiz alınan bir abdestle mümkün olabileceğini bildirmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">“Cennetin anahtarı namaz, namazın anahtarı ise abdesttir.” buyuran Allah Resûlü (sas), namazla abdest arasındaki sıkı irtibattan dolayı pek çok kez bunları birlikte zikrederek, bu iki ibadetin günahların affına vesile olduğunu haber vermiştir. “Bir kimse abdest alır ve güzelce abdest almaya özen gösterir, ardından da namaz kılarsa, bu abdestle namaz arasında işlediği (günahlar) o namazı kılıncaya kadar mutlaka bağışlanır.” buyuran Hz. Peygamber (sas), abdestle arınan kulun namazla Rabbini yüceltmesinin mükâfatını dile getirmiştir. Ümmetine, “Kim güzelce abdest alır da kalbiyle ve yüzüyle yönelerek iki rekât namaz kılarsa, cennete girmeyi hak eder.” müjdesini veren Sevgili Peygamberimiz (sas), hakkını vererek abdest alıp namaz kılan kişinin âhirette hak ettiği mevkii bildirmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Resûl-i Ekrem'in (sas), günahlara kefaret olan ve hasenatı artırmaya vesile kılınan şeyler arasında zikrettiği abdest, devam edildiği sürece, kişinin mânevî yönden derecesinin yükselmesine de sebep olmaktadır. Nitekim Allah Resûlü (sas) bir sabah vakt<strong>i Hz. Bilâl'e (ra), “Ey Bilâl! Bana Müslüman olduğun dönemde işlediğin ve çok faydasını umduğun bir amelini söyle! Zira ben bu gece cennette önümde senin ayakkabılarının sesini işittim!</strong>” buyurmuş ve şu cevabı almıştır: “<strong>Doğrusu benim işlediğim ve en çok faydasını umduğum amel, gecenin veya gündüzün bir saatinde tertemiz paklanıp sonra da o temizlikle Allah"ın bana takdir ettiği kadar kıldığım namazdır.”</strong></p>

<p style="text-align:justify">Resûl-i Ekrem (sas), genellikle her namaz için abdest almayı tercih etmiş, Mekke'nin fethedildiği gün olduğu gibi, tek abdestle bütün vakitleri kıldığı da olmuştur. Sahâbîler ise çoğu zaman, abdestleri bozulmadığı sürece aynı abdestle namaz kılmaya devam etmişlerdir. Abdest tazelemenin faziletinden dolayı kimi sahâbîler, her namaz için abdest almaya özen göstermişlerdir. Nitekim her namaz için abdest aldığı görülen Abdullah b. Ömer'e (ra) bunun sebebi sorulduğunda şöyle demiştir:<strong> “Ben, sabah namazı için abdest alsaydım, abdestim bozulmadıkça onunla (günlük) bütün namazları kılabilirdim. </strong>Lâkin Resûlullah'ın (sas), <strong>"Kim abdest üzerine abdest alırsa kendisi için on hasene (sevap) vardır." </strong>buyurduğunu işittim ve bunun sevabını arzuladığım için bu şekilde abdest aldım.”</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas), namaz ve benzeri ibadetleri yerine getirmek amacıyla abdest aldığı gibi, diğer zamanlarda da mümkün mertebe abdestli olmaya özen göstermiştir. Ashâbını bununla yükümlü tutmamış ancak onların da bunu uygulamalarından hoşlanmıştır. Hz. Âişe (ra), Resûlullah'ın (sas) yatmadan önce namaz abdesti gibi abdest alıp öyle uyuduğunu nakletmekte, Allah Resûlü (sas) de abdestli olarak yatağına giren ve uykusu gelinceye kadar Allah'ı (cc) zikreden kimsenin, dünya ve âhirete dair yaptığı duasının kabul edileceğini haber vermektedir. Bunun yanında, abdestin öfke ateşini söndürdüğünü bildiren Hz. Peygamber (sas), ashâbına öfkelendiklerinde abdest almalarını tavsiye etmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Suyun temiz ve temizleyici olarak kabul edildiği İslâm dininde su kullanarak temizlenmek her fırsatta teşvik edilmiştir. Temiz olmak kaydıyla su vasfı değişmeyen sıvılardan da abdest alınabileceği bilinmektedir. Hz. Peygamber (sas), deniz suyuyla abdest alınıp alınmayacağı sorusuna, denizin suyunun temiz, ölüsünün de helâl olduğu şeklinde cevap vermiştir. Allah Resûlü (sas), Kur'an'da, “temizlenmeyi seven kimseler” olarak anılan Kubâ ahalisinin, mânevî temizliklerinin yanında, suyla yapılan temizliğe de özen göstermeleri dolayısıyla övgüye lâyık olduklarını bildirmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber'in (sas) “<strong>imanın ayrılmaz bir gereği” </strong>olarak nitelediği abdest, şüphesiz yalnız bedendeki kirleri temizlemekle kalmaz, insandaki olumsuz duyguları, negatif enerjiyi, hata ve günahların karasını da alır götürür. “Her kim abdest alır ve de abdesti(ni) güzelce almaya özen gösterirse, günahları vücudundan çıkar, hatta tırnaklarının altından süzülür gider.” buyuran Allah Resûlü (sas), abdest ile yere dökülen her damlanın kişiyi günahlarından arındırmaya vesile olduğunu müjdelemektedir. O hâlde yıkanan yalnız abdest uzuvları değildir; Allah'ın rahmetiyle insanın benliği yıkanmakta ve günaha bulanan her uzuv bu arınmadan nasibini almaktadır. Resûl-i Ekrem bu arınışı şöyle dile getirmektedir<strong>: “Müslüman —veya mümin— bir kul/kişi abdest alır da yüzünü yıkarsa, gözleri ile baktığı her günah suyla —yahut suyun son damlasıyla— yüzünden çıkar gider. Ellerini yıkadığı zaman elleriyle işlediği her günah su ile —yahut suyun son damlası ile— beraber ellerinden çıkar gider. Ayaklarını yıkadığı zaman ayaklarının yürüyerek işlediği her günah su ile —yahut suyun son damlasıyla— birlikte çıkar gider. Sonunda o kul/kişi günahlarından arınmış olur.”</strong></p>

<p style="text-align:justify">Abdestle dünyada temizlik ve arınmışlık duygusunu tadan mümin, âhirette de abdestin nuruyla aydınlanacaktır. Zira, “Müminin ziyneti (nuru), abdest suyunun ulaştığı yere kadar varır.” buyuran Allah Resûlü (sas), abdestin, inananları yalnız dünyada değil, âhirette de nurlandıracağı müjdesini vermektedir. Abdest nuru, âhirette Muhammed ümmetinin alâmet-i fârikası olacak ve müminler abdest uzuvlarındaki parlaklık sebebiyle “(elleri ayakları) sekililer” diye çağrılacaklardır. Nitekim Allah Resûlü (sas), kıyamette kendilerini tanıyıp tanıyamayacağını soran ashâbına, “Elbette tanıyacağım. Sizin o gün hiçbir ümmette bulunmayan bir simanız olacak. Benim yanıma abdest izlerinden dolayı yüzleriniz ve ayaklarınız nurlu olarak geleceksiniz.” şeklinde cevap vermiştir. Bu nedenle, bu hadisi nakleden Ebû Hüreyre (ra), abdest alırken kimi zaman kollarını pazılarına kadar, ayaklarını da baldırlarına kadar yıkamış ve yanındakilere şu tavsiyede bulunmuştur:<strong> “Sizden her kim yapabilirse bu parlaklığı artırsın!”</strong></p>

<p style="text-align:justify">Sevgili Peygamberimiz (sas), abdest almayı ve mümkün olduğunca abdestli bulunmayı tavsiye etmekle birlikte, abdest alırken suyun israf edilmesini yasaklamıştır. Ashâbından Sa'd b. Ebû Vakkâs'ın (ra) abdest aldığı sırada suyu fazla kullandığını görünce ona, “Bu ne israf!” demiş, Sa'd ise, “Abdestte de israf olur mu?” diye sormuştu. Bunun üzerine Allah Resûlü (sas), “Evet, akan bir nehir kenarında olsan bile (haddinden fazla tüketirsen abdestte de israf olur)!” buyurarak bu konudaki hassasiyetini dile getirmişti.</p>

<p style="text-align:justify">Abdest, idrar ve dışkı yollarından herhangi bir şey çıktığında, ağız dolusu kusma, vücudun herhangi bir yerinden kan, irin gibi şeylerin çıkarak akması durumlarında bozulmaktadır. Zikredilen bu durumların gerçekleşebilmesi ihtimaliyle, insanın iradesini kontrol edemediği, bayılma, delirme, sarhoş olma ve uyuma gibi durumlarda da abdestin bozulması söz konusudur.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas), tuvalet ihtiyacını giderdiği zaman abdestini tekrar almıştır. Ancak namazda iken karnında bir ağrı hissederek abdestinin bozulduğu zannına kapılan kişinin bir ses duymadığı veya koku hissetmediği sürece namazına devam etmesi gerektiğini bildirmiş, bu tür vesveselerin şeytanın işi olduğunu haber vermiştir. Hz. Peygamber (sas), uyuma ve kusma durumlarında ise abdestin bozulduğunu bildirmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Abdestte, baş, boyun ve kulaklar ıslak el sürülmek suretiyle mesh edilir. Aynı şekilde mest ve sargı üzerine de mesh etme söz konusudur. Dinde kolaylığın esas olması bağlamında, özellikle soğuktan korunmak için giyilen mestlerin ve yaralara sarılan sargıların üzerine mesh etmenin abdest için yeterli olduğu bildirilmiştir. Hz. Peygamber (sas) de kimi zaman başıyla birlikte sarığının, mestlerinin, ayakkabı, çizme ve (mest özelliğine sahip olan kalın) çoraplarının üzerine mesh ederek bu konuda ümmetine kolaylık sağlamıştır. Resûlullah (sas), mest üzerine meshin süresini yolcu için üç gün üç gece; yolcu olmayan kimse için ise, bir gün bir gece olarak tayin etmiş, mestlerin uyku veya abdest bozma durumlarında çıkarılmamasını ancak cünüplükten dolayı çıkarılmasını emretmiştir. Mest üzerine meshin makbul olabilmesi için mestlerin abdestli olarak giyilmiş olması, ayaktan çıkarılmaması ve ayağın ıslatılmaması gerekmektedir. Abdesti bozan durumların mest üzerine meshi de bozduğu, dolayısıyla mestli iken abdesti bozulanın, mestini çıkarmadan üzerine mesh etmek suretiyle yeniden abdest alması gerektiği bilinmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Daha önce de belirttiğimiz üzere, İslâm'da temizliğin su kullanılarak yapılması esas olmakla birlikte, suyun bulunmadığı veya hastalık, soğuk, can güvenliği endişesi gibi çeşitli nedenlerden ötürü su kullanımının mümkün olmadığı durumlarda kolaylık prensibi gözetilerek teyemmüme ruhsat verilmiştir. Toprak veya toprak türü temiz bir madde kullanılarak ellerin, yüzün ve kolların mesh edilmesi şeklinde yapılan teyemmüm, zorunlu durumlarda abdest ve guslün yerine geçen itibarî/simgesel bir temizliktir. Allah Teâlâ (cc), kullarını temizlemek, onlar için nimetini tamamlamak ve onların şükretmesini sağlamak maksadıyla, kullarına teyemmüm kolaylığını getirdiğini şu şekilde bildirmektedir: “Eğer hasta veya yolcu iseniz veya def-i hacetten gelmişseniz yahut kadınlarla münasebette bulunmuş olup da su bulamamışsanız temiz toprağa teyemmüm edin, ondan yüzlerinize ve ellerinize mesh edin. Allah (cc) size güçlük çıkarmak istemez fakat şükredesiniz diye sizi temizleyip arındırmak ve size olan nimetlerini tamama erdirmek ister.”</p>

<p style="text-align:justify">Teyemmümle ilgili âyetin indiriliş sebebiyle ilgili Hz. Âişe'den (ra) gelen bir rivayete göre, Allah Resûlü (sas) ve müminler bir yolculuktan dönmekteydiler. Bu sefer sırasında Hz. Âişe'nin (ra) gerdanlığı kaybolmuş, insanlar da onu aramaya koyulmuşlardı. Ancak arama işi uzamış, tan yeri ağarmaya başlamıştı. İnsanların abdest için su bulamamaları ve namaz vaktinin girmiş olması dolayısıyla teyemmüm âyeti nâzil olmuştu. Bunun üzerine Allah Resûlü (sas) ve müminler, kalkıp teyemmüm yapmışlar hatta ashâbdan Üseyd b. Hudayr (ra), bu âyetin inişine sebep olması dolayısıyla Hz. Âişe'ye hitaben, “Allah seni hayırla mükâfatlandırsın! Vallahi, senin başına ne sıkıntı gelmişse mutlaka Allah (cc) senin için onda bir çıkar yol ihsan etmiş ve o işte Müslümanlar için bir bereket kılmıştır.” demişti.</p>

<p style="text-align:justify">Beden temizliğinin ötesinde mânevî bir arınma yöntemi olan teyemmümün yapılışını Allah Resûlü (sas), “(Teyemmüm) eller için (bir vuruş) ve yüz için bir vuruştur” şeklinde tarif etmiştir. Böylece teyemmüm, ister abdest isterse boy abdesti niyetiyle olsun, elleri —avuç içi toprağa gelecek şekilde— temiz toprağa dokundurup yüzü meshetmek, sonra bir kez daha dokundurup kolları dirseklerle beraber meshetmekten ibarettir.</p>

<p style="text-align:justify">Abdest ve guslü bozan şeyler yanında, kullanılabilir su bulmak da, teyemmümü bozmaktadır. Teyemmümü gerekli kılan şartların uzaması durumunda abdest ya da gusül niyetiyle teyemmüme devam edilir. Nitekim Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: “Temiz toprak, on sene boyunca su bulamasa bile Müslümanın abdest suyu (mesabesinde) olur.” Allah Resûlü'nün (sas) ve ashâbının gerekli gördükleri durumlarda teyemmüm yapmayı tercih ettikleri bilinmektedir. Nitekim ashâbdan Amr b. Âs (ra), Resûlullah tarafından bir askerî birliğin başında komutan olarak görevlendirilmiş ve seriye ile gönderilmişti. Amr b. Âs (ra), gittikleri yerde soğuk bir gecede ihtilâm olmuş ve suyla guslederse hastalanıp öleceğinden korkup teyemmüm etmişti. Hatta arkadaşlarına da teyemmümlü olarak sabah namazını kıldırmıştı. Bu durumdan rahatsız olan bazı kimseler Resûlullah'a (sas) şikâyette bulunmuşlar ancak Allah Resûlü (sas), Amr b. Âs'ın (ra) bu davranışını onaylamıştı. Yine sahâbîlerden Ammâr b. Yâsir'in de gittiği bir sefer sırasında gusletmesi gerekmiş, ancak su bulamayınca o da toprakta yuvarlanmış ve sonrasında namazını kılmıştı. Bu durumu Resûlullah'a (sas) anlattığında ise, Peygamberimiz (sas) sadece elleriyle (toprağa vurup yüzünü ve kollarını meshederek) teyemmüm etmesinin yeterli olacağını söylemişti.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas), suyun bulunmadığı veya kullanılmasının çeşitli sıkıntılara sebebiyet verebileceği durumlarda teyemmüm yapılmasında hiçbir sakınca görmemiş hatta bundan kaçınanları eleştirmiştir. Nitekim Resûlullah (sas) zamanında başından yaralanan bir kişinin gusletmesi gerekmiş, teyemmüm yapabilecekken arkadaşlarının ısrarı üzerine yıkanmış ve bunun neticesinde vefat etmişti. Bu durumu duyan Allah Resûlü (sas) üzülerek, <strong>“Onun ölümüne sebep oldular, Allah (sas) onların canlarını alsın! Cehaletin şifası sormak değil miydi?” </strong>demişti.</p>

<p style="text-align:justify">Peygamberimiz (sas) zamanında iki adam yolculuğa çıkmışlar, ancak namaz vakti geldiği hâlde su bulamamışlardı. Toprakla teyemmüm edip namaz kıldıktan sonra su bulmuşlar ve biri namazını iade ederken diğeri etmemişti. Resûlullah'a (sas) bu olayı anlattıklarında o, namazı tekrar kılmayan kimseye<strong>, “Sünnete uyup doğru yapmışsın; namazın tamamdır.” demiş, abdest alıp tekrar kılana ise, “Sana da iki kat sevap vardır.”</strong> buyurmuştu.</p>

<p style="text-align:justify">Cenâb-ı Hakk'ın (cc) huzuruna çıkmadan önce mümin insan, dıştan içe doğru bir temizlik yapar. Şartlara göre kimi zaman abdest kimi zaman gusül bazen de teyemmümle, yalnız bedenini değil, ruhunu, nefsini ve gönlünü arındırır, bu şekilde huzur-ı ilâhî'ye çıkmaya lâyık hâle gelir. Abdest suyunun paklığında veya temizleyici olan toprağın saflığında mânevî bir iklime doğru ilk adımını atar. Arınmaya içtenlikle niyet eden insan, yıkadığı her bir uzuvla sadece görünen kirlerden değil, mânevî kirlerinden yani günahlarından da arınır. Yalnız ibadetlerin değil, hakkı verildiğinde cennetin de anahtarı olabilecek bu arınmayla kişi, dünyanın geriliminden kendisini soyutlayarak huzura kavuşur. Mümin, Resûl-i Ekrem'in (sas) gösterdiği hassasiyetle ve hissettiği samimiyetle abdestini aldığında, şüphesiz temizliğin verdiği gönül rahatlığını tadacak ve ibadetin tadına varabilecektir. Abdesti Peygamber Efendimizin (sas) ve ashâbının abdestine ne kadar benzerse, hayatının da onlarınki gibi berraklaşması mümkün olabilecektir. Her zaman abdestli bulunmaya özen gösteren mümin, abdestin serinliğini ve huzurunu hissederek her an temiz kalacaktır. Zira, “Abdeste ancak mümin kimse müdavim olur.” buyuran Allah Resûlü (sas), inananları hayatın her ânını abdest temizliğinde yaşamaya teşvik etmiştir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hadislerle İslam</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/abdest-ve-teyemmum-ibadete-manevi-hazirlik-1</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2022/11/abdest-ve-teyemmum-ibadete-manevi-hazirlik_457b9.jpg" type="image/jpeg" length="72370"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kısasta hayat var]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kisasta-hayat-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kisasta-hayat-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kısas, toplumdaki herkesin yaşama hakkını güvence altına alır. Kısas olmazsa haksızlıklar artar, fitneler ve daha büyük çatışmalar ortaya çıkabilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3 style="text-align:justify"><span><span style="color:#b22222"><i><strong>Kısasta hayat var</strong></i></span></span></h3>

<p style="text-align:justify">Kısasta sizin için hayat vardır, ey akıl sahipleri, umulur ki sakınırsınız.<br />
Bakara, 2/179</p>

<p style="text-align:justify">---</p>

<p style="text-align:justify">Kâtile hangi cezanın verileceği konusunda çeşitli milletlerin farklı uygulamaları vardır. Tarihte Yahudilerde kısas, Hristiyanlarda diyet, cahiliye dönemi Araplarında ise intikam uygulamaları vardı. Örneğin cahiliye döneminde bazen bir kişiye karşılık on kişi öldürülebiliyordu. Bazı milletlerde ise kâtil sadece hapsedilirdi. İslam, adalet ve eşitlik ilkesini esas alarak kısas cezasını öngördü. Bununla birlikte ölenin yakınlarına kâtili affedip diyet isteme hakkını da verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Kısas, toplumdaki herkesin yaşama hakkını güvence altına alır. Kısas olmazsa haksızlıklar artar, fitneler ve daha büyük çatışmalar ortaya çıkabilir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kısas:</strong> Kasten adam öldürme ve yaralama suçlarında suçlunun, yetkililer tarafından, işlediği fiile denk bir ceza ile cezalandırılma</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bir Ayet</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kisasta-hayat-var</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2022/08/kisasta_hayat_var_h27243_00d6f.jpg" type="image/jpeg" length="56368"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müminlerin Annesi: Hz. Hatice (ranhâ)]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/muminlerin-annesi-hz-hatice-ranha</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/muminlerin-annesi-hz-hatice-ranha" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Ayet: Aile fertlerine namazı emret, kendin de bunda kararlı ol. Senden rızık istemiyoruz; asıl biz seni rızıklandırıyoruz. Mutlu gelecek, günahlardan sakınanların olacaktır. (Tâhâ, 20/132)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hz. Hatice (ranhâ), fedakârlığın ve vefakârlığın en güzel örneğidir. Resûlullah’ın (sas) ilk eşi, Ümmehâtü’l-müminînin ilkidir. Tevhide davette tam bir teslimiyetin simgesidir. Allah Resûlü’ne iman eden ilk mümine, inananlar arasında Allah Resûlü ile namaz kılan ilk kadındır. Hz. Hatice, köklü bir ticari geleneği olan Mekke çevresinde yetişmiş, asaletiyle ve ticaretteki başarısıyla herkesin hayranlığını kazanmıştır. Peygamberimizle de ticaret vesilesiyle tanışmış ve evlenmiştir. Sevgili Peygamberimiz ile Hz. Hatice’nin evliliği büyük bir muhabbetle başlamış, bu süre zarfında birbirlerine karşı son derece vefalı, hoşgörülü, anlayışlı ve saygılı davranmışlardır. Hz. Hatice, risaletten önce de risaletten sonra da maddi ve manevi desteğini Peygamberimizden hiçbir zaman esirgememiş, ona hayırlı bir eş olmuştur. Vefa Peygamberi (sas) de onu hiç unutamamıştır. Vefatından sonra dahi ondan bahsederken yüreği titreyen Resûlullah’ın Hz. Hatice’ye olan büyük sevgisi ve vefası her zaman dikkat çekmiştir.</p>

<hr />
<p><strong>• Hz. Hatice’nin (ranhâ) vefatı (620)</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/muminlerin-annesi-hz-hatice-ranha</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/mehmet/takvim-2026/nisan-19.jpg" type="image/jpeg" length="32738"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mikat ne demektir ?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/mikat-ne-demektir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/mikat-ne-demektir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Mikat" kelimesi Kurân-ı Kerim'de geçer mi? Mikât yerleri nerelerdir? Harem, Hill ve Âfak]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>Mikât ne anlama gelmektedir?</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Sözlükte <strong>"bir işi görmek için verilen zaman, bir işin yeri" </strong>anlamlarına gelen mîkât, dinî bir kavram olarak, Harem bölgesine dışarıdan gelenlerin, ihrama girmesi gereken yerlere verilen addır.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong><span style="color:#c0392b">"Mikat" kelimesi Kurân-ı Kerim'de geçer mi?</span></strong></h3>

<p style="text-align:justify">Kur’ân-ı Kerîm’de mîkāt kelimesi bir yerde çoğul şeklinde olmak üzere sekiz âyette sözlük anlamında geçmekte, hadislerde de hem sözlük hem terim anlamında yer almaktadır. Kur’an’da Kâbe “el-beytü’l-harâm” (el-Mâide 5/2), onu çevreleyen mescid “el-mescidü’l-harâm” (el-İsrâ 17/1), Mekke şehri de “harem” (el-Kasas 28/57; el-Ankebût 29/67) diye nitelendirilerek buraların korunmuş ve saygıya değer yerler olduğu belirtilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas) de Mekke’nin yerlerin ve göklerin yaratıldığı gün Allah tarafından haram kılındığını ve kıyamete kadar da böyle kalacağını ifade etmiştir (Buhârî, “Ṣayd”, 10; Müslim, “Ḥac”, 445-446).</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>Harem, Hill ve Âfak</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas) ’in diğer bazı açıklama ve uygulamalarına dayanılarak Mekke ile belirli çevresine harem, burayı kuşatan ikinci bölgeye Hil, bunların dışında kalan yerlere de “âfâk” denilmiş, Harem ve Hil dışından hac ve umre için yahut başka bir amaçla Mekke’ye gelenlerin belirli yerlerde ihrama girip bazı kurallara uymaları zorunlu kılınmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Harem bölgesinde oturanlar hac için bulundukları yerden, umre için Hil bölgesine çıkarak, Hil bölgesinde oturanlar hac ve umre için bulundukları yerden, buraların dışından gelen âfâkîler ise kendileri için belirlenen mîkāt yerlerinden ihrama girerler (bk. ÂFÂKÎ; HAREM; HİL; İHRAM).</p>

<p style="text-align:justify">Âfâkîlerin ihrama gireceği bu yerler Hz. Peygamber (sas) tarafından beş nokta halinde belirlenmiştir (Buhârî, “Ḥac”, 7, 9, 11, 12; Müslim, “Ḥac”, 11-12; Ebû Dâvûd, “Menâsik”, 8).</p>

<p style="text-align:justify">İhramsız olarak bu sınırları geçmek caiz değildir. Ancak Harem bölgesine giden kişiler mîkât yerlerinden önce de ihrama girebilirler.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong><u>Mîkât yerleri</u></strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Mekke'ye Medine yönünden gelenler için <strong>Zülhuleyfe;</strong></p>

<p style="text-align:justify">Şam istikametinden gelenler için <strong>Cuhfe;</strong></p>

<p style="text-align:justify">Irak cihetinden gelenler için <strong>Zat-ı Irak;</strong></p>

<p style="text-align:justify">Necid tarafından gelenler için<strong> Karn;</strong></p>

<p style="text-align:justify">Yemen yönünden gelenler için de<strong> Yelemlem'dir.</strong></p>

<p style="text-align:justify"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>#KEŞFET</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/mikat-ne-demektir</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 16:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/06/mikat-ne-demektir.jpg" type="image/jpeg" length="26142"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kabe, hac öncesi ihrama girdi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kabe-hac-oncesi-ihrama-girdi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kabe-hac-oncesi-ihrama-girdi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suudi Arabistan’da yetkililer, hac sezonu hazırlıkları kapsamında Kabe'nin örtüsünün alt kısmını 3 metre yukarı kaldırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suudi Arabistan Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi İşleri Genel Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, konuya ilişkin bilgi verildi.</p>

<p>Açıklamada, hac sezonu hazırlıkları kapsamında Kabe'nin örtüsünün alt kısmının 3 metre yukarı kaldırıldığı belirtildi.</p>

<p>Başkanlığın açıklamasında, çalışmaların örtünün alt bölümlerinin sökülmesi, köşe kısımlarının ayrılması ve ardından 3 metre yüksekliğe kaldırılarak sabitlenmesini kapsadığı kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beyaz koruyucu kumaşın yerleştirildiği ve kandillerin yeniden yerlerine monte edildiği ifade edilen açıklamada, yaklaşık iki saat süren işlemin, 34 uzman tarafından titizlikle yapıldığı dile getirildi.</p>

<p>Açıklamada, söz konusu uygulamanın, özellikle hac döneminde yoğunlaşan tavaf sırasında örtünün zarar görmesini ve temas edilmesini önlemek amacıyla her yıl yapıldığına işaret edildi.</p>

<p>Kaldırılan bölümün, tüm yönlerden yaklaşık 2 metre genişliğinde beyaz pamuklu kumaşla kaplandığı, bunun da hacı adaylarının ibadetlerini daha rahat yerine getirebilmeleri için alınan yıllık tedbirler arasında yer aldığı belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HAC-UMRE, DÜNYA</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kabe-hac-oncesi-ihrama-girdi-1</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 16:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/05/kabe-d-iyanet-haber.jpg" type="image/jpeg" length="58856"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Haremden Haremeyne İlk Hacı kafilesi yola çıktı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/haremden-haremeyne-ilk-haci-kafilesi-yola-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/haremden-haremeyne-ilk-haci-kafilesi-yola-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haremden Haremeyne Hacı Uğurlama Programı Üsküdar Büyük Çamlıca Camii'nde Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş'un katılımıyla yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haremden Haremeyne Hacı Uğurlama Programı Üsküdar Büyük Çamlıca Camii'nde Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş'un katılımıyla yapıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/T6DEVJzleOo?si=p1R06VkPVN0_vWeR" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından İstanbul Büyük Çamlıca Camii’nde düzenlenen “Sürre Alaylarından Günümüze Harem’den Haremeyne Hacı Uğurlama Programı” Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş’un katılımıyla gerçekleşti.</p>

<p>Kur’an-ı Kerim tilaveti ve okunan kasidelerle başlayan programda konuşan Başkan Arpaguş, sözlerine Kahramanmaraş’ta bir okula yapılan saldırı sonucu hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet dileyerek başladı.</p>

<p><strong>“Kalplerimiz, büyük bir vuslatın, kavuşmanın, özlemin sona ermesinin heyecanını yaşıyor”</strong></p>

<p>Hacı adaylarının yıllarca özlemini duyduğu vaktin nihayet geldiğini belirterek, “Yüce Mevla’nın davetine icabet ederek hac vazifemizi yerine getirmek üzere yola çıkıyoruz. Uzun yıllardır özlemin ve umudun en saf halini kalplerimizde taşıyarak bu mukaddes yolculuğa hazırlandık. Ailemizi, dost ve akrabalarımızı geride bırakarak Allah’ın evine, Beytullah’a doğru, Rahman’ın evine doğru, Rahman’ın misafirleri olarak yola çıkıyoruz. Allah aşkıyla ve O’nun sevgili habibi Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’in muhabbetiyle dolu olan kalplerimiz, büyük bir vuslatın, kavuşmanın, özlemin sona ermesinin heyecanını yaşıyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Mebrur bir haccın karşılığı ancak cennettir”</strong></p>

<p>Hacı adaylarının hayatının en önemli yolculuğunda Beytullah’la, Arafat’la, Müzdelife’yle, Mina’yla, Ravza’yla buluşacağını kaydeden Başkan Arpaguş, şöyle konuştu:</p>

<p>“Kur’an-ı Kerim’in nazil olduğu, bizlere geldiği topraklarda bulunacak, Peygamber Efendimizin (s.a.s) yaşadığı bölgeleri görecek, kutsal beldelerin manevî havasını teneffüs edeceğiz. Bir mümin için ne büyük bir fırsattır, ne değerli bir ikramdır, ne güzel bir nimettir. Çünkü Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) usul ve adabına riayet edilerek yapılan haccın, kişiyi annesinden doğduğu günkü hâle, yani günahsız ve tertemiz hâle dönüştüreceğini müjdelemekte. ‘Mebrur bir haccın karşılığı ancak cennettir’ buyurmaktadır. Bizler de bu müjdeye muhatap olan kişiler olarak, O’nun (s.a.s) gösterdiği ve öğrettiği şekilde hac görevimizi ifa edecek tekrar yurdumuza döneceğiz.”</p>

<p><strong>“Bu yolculuk, günah kirlerinden arınıp yeniden doğma yolculuğudur”</strong></p>

<p>Hacı adaylarının Allah’ın davetine icabet etmek suretiyle çıkacağı bu yolculuğun, sıradan bir seyahat olmayacağını aktaran Başkan Arpaguş, şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Bu yolculuk, ilahi çağrıya gönül verip ‘Allah’ım, buyur! Emrine amadeyim! Geldim!’ diyerek benzeri olmayan bir muhabbet ve aşkla benzeri olmayan bir duygu seliyle ve duygu yoğunluğuyla mukaddes mekânlara yapılan bir yolculuktur. Hac yolculuğu; müminin kendi kalbine ve içine doğru yapılan yolculuktur. Etkisi bütün bir ömre yayılan bu yolculuk, insanı kendisiyle, kalbiyle, nefsiyle ve geride bıraktığı anılarıyla yüzleştiren kutlu bir yolculuktur. Bu yolculuk, dünyevi heva ve hevesleri bir kenara bırakıp, aklı ve ruhu karartan ne varsa hepsinden yüz çevirerek Allah’a sığınma yolculuğudur. Bu yolculuk, Allah’ın sonsuz rahmet eşiğine, kapısına baş koyup; nasuh tövbelerle gözyaşlarıyla yıkanmış yakarışlarla, af dilekleriyle kendini yeniden inşa etme yolculuğudur. Bu yolculuk, günah kirlerinden arınıp, bağışlanmanın o eşsiz huzurunda yeniden doğma yolculuğudur. Yolculuğumuz mübarek olsun. Yolumuz açık olsun. Ziyaretimiz makbul, haccınız mebrur ve mübarek olsun.”</p>

<p><strong>“Takva, bir müminin en güzel, en samimi, en has ve halis yol arkadaşıdır”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hacı adaylarının bu yolculukta yanında bulunduracakları en hayırlı azığın takva olduğunu söyleyen Başkan Arpaguş, “Takva, bir müminin en güzel, en samimi, en has ve halis yol arkadaşıdır. Onun için bu yolculuğa çıkarken azığımız takva olsun. Çıktığımız bu kutlu yolda Allah'a karşı sorumluluklarımızı düşünerek hareket etmeliyiz. O’nun emirlerine uyup, yasaklarından kaçınmayı, günahlardan sakınıp O'nun rızasını kazanmaya çalışmayı temel düstur edinmeliyiz. Bu yolculukta zaman zaman birtakım problemlerle, aksaklıklarla ve rahatsız edici durumlarla karşılaşabilmemiz mümkün. Böyle durumlarda Peygamber (s.a.s) ahlakını kuşanmamız, haccın adap ve erkanına uygun davranmamız gerektiğini asla unutmamalıyız.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>“İslam kardeşliğini zedeleyecek olumsuz söz, tavır ve davranışlardan uzak durmalıyız”</strong></p>

<p>“Gideceğiniz kutsal beldede, dil, renk, ırk ve makam-mevki farklılıklarının ortadan kalktığını, güçlü bir kardeşlik, güçlü bir birlik ve beraberlik şuuru oluştuğunu göreceksiniz. Dünyanın dört bir köşesinden, her milletten milyonlarca kardeşimizin, aynı amaç, aynı inanç ve aynı duygularla bir araya geldiğine hep birlikte şahit olacağız.” ifadelerini kullanan Başkan Arpaguş, şunları kaydetti:</p>

<p>“O kutlu diyarlara vardığımızda, nice peygamberin gelip geçtiği o beldenin ruhuna uygun hareket etmemiz lazım. İslam kardeşliğini zedeleyecek olumsuz söz, tavır ve davranışlardan uzak durmalıyız. Kimseyle münakaşa etmemeliyiz. Kimseye karşı kırıcı söz ve davranışlarda asla bulunmamalıyız. Dünyalık namına ne varsa geride bırakmak suretiyle çıktığımız bu kutlu yolculukta elimize, dilimize hâkim olmalıyız, kalbimize hâkim ve sahip olmalıyız. Gaflete düşmemeli, gafil olmamalıyız. Her anı, her demi, her günü, her saati o bilinçle yaşamalı, ibadet şuuruyla huzur-u ilahide olduğumuz bilinciyle oradaki günlerimizi geçirmeliyiz. Yıllar boyunca heyecanla beklediğimiz bu kutlu yolculuk, inşallah bizlere her bakımdan büyük kazançlar sağlayacak, yaşantımız boyunca bizi zinde tutacak, vadedildiği üzere büyük mükâfatlara nail olmamızın yolunu açacaktır.”</p>

<p><strong>“Mübarek topraklara; Mekke’ye, Ka’be’ye, Medine’ye Efendimiz (s.a.s)’e selamlar götürünüz”</strong></p>

<p>Ecdadımızın, hac ibadetine ayrı bir önem verdiğini hatırlatan Başkan Arpaguş, “Hac yolculuğu sebebiyle İstanbul’dan hacca giden kafileler için özel merasimler düzenlemiştir. ‘Surre Alayı’ denilen bu merasimlerle hac kafileleri Harem’den Harameyn’e o kutsal topraklara dualarla ve tekbirlerle uğurlanmıştır. Kafileler, Mekke ve Medine halkının ihtiyaçlarını karşılamak üzere çeşitli hediyelerle, ikramlarla yola koyulmuşlardır. Ecdadımızın Haremeyn’e olan sevgi ve muhabbetini gösteren bu gelenek asırlar boyunca coşkulu merasimlerle devam etmiştir. İşte bizler burada, düzenlenen bu etkinlikle, bu kadim geleneği yeniden yâd ediyor, yeniden ihya ediyoruz. Hac yolculuğumuz mübarek olsun. Mübarek topraklara; kutlu şehir Mekke’ye, onun bağrında yer alan Ka’be’ye, nurlu şehir Medine’ye, Efendimiz (s.a.s)’e bizden selamlar götürünüz. Habib-i Kibriya Efendimize (s.a.s) hürmetlerimizi arz ediniz.”</p>

<p><strong>“Vatanımıza, milletimize, ailemize dua etmeyi ihmal etmeyelim”</strong></p>

<p>Başkan Arpaguş, “Allah yolculuğumuzu kolaylaştırsın. Seferimizde yardımcımız olsun. Uzaklıklarımızı yakın eylesin. Bizleri yolculuğun güçlüklerinden, üzücü manzaralarla karşılaşmaktan, her türlü kötülükten ve hastalıktan muhafaza buyursun. O kutsal topraklara vardığımızda, kutlu beldenin hasretiyle içi yanan ancak kavuşamayan kardeşlerimizi de unutmayalım, onlar için de dua edelim. Vatanımıza, milletimize, ailemize, komşularımıza, akrabalarımıza, arkadaşlarımıza da dua etmeyi ihmal etmeyelim. Ümmet-i Muhammed’i, zulüm altında yaşayan, acı çeken Müslüman kardeşlerimizi de dualarımızda analım. Onlara kurtuluşlar, sıhhat ve afiyet dileyelim. Cenab-ı Hak, inşallah bizlere bu yolculuğumuzu kolay kılsın. Sağlıcakla gidip, selametle geliniz. Allah’a emanet olunuz.” diye konuştu.</p>

<p>Konuşmanın ardından İstanbul Müftüsü Doç. Dr. Emrullah Tuncel de dua etti.</p>

<p>Programa, İstanbul Valisi Davut Gül, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Fatih Mehmet Karaca, Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü Hüseyin Demirhan, hacı adayları ve aileleri katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER, Safi Arpaguş</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/haremden-haremeyne-ilk-haci-kafilesi-yola-cikti</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/prof-dr-arpagus.jpg" type="image/jpeg" length="74994"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Temizlik: Maddi ve Manevi Arınma]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/temizlik-maddi-ve-manevi-arinma-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/temizlik-maddi-ve-manevi-arinma-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstibra nedir? İstinca nedir? Temizlik nasıl yapılmalıdır? Tuvalete girerken hangi dua okunur? Tuvaletten çıkarken hangi dua okunur? Lanetlenmeye neden olan üç şey nedir?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">عَنْ أَبِى أَيُّوبَ أَنَّ النَّبِيَّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: “إِذَا أَتَيْتُمُ الْغَائِطَ فَلاَ تَسْتَقْبِلُوا الْقِبْلَةَ وَلاَ تَسْتَدْبِرُوهَا بِبَوْلٍ وَلاَ غَائِطٍ وَلَكِنْ شَرِّقُوا أَوْ غَرِّبُوا.”<br />
Ebû Eyyûb (el-Ensârî)’den (ra) rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur: “Büyük veya küçük abdest bozarken kıbleyi önünüze ve arkanıza almayın; doğuya yahut batıya dönün.”<br />
(M609 Müslim, Tahâret, 59)<br />
***<br />
عَنِ الْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ: “أَنَّ النَّبِيَّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) كَانَ إِذَا ذَهَبَ الْمَذْهَبَ أَبْعَدَ.”<br />
Muğîre b. Şu’be’nin (ra) naklettiğine göre, Hz. Peygamber (sas), tuvalet ihtiyacını gidereceğinde (kimsenin göremeyeceği kadar) uzağa giderdi.<br />
(D1 Ebû Dâvûd, Tahâret, 1)<br />
*** <br />
عَنْ مُعَاذِ بْنِ جَبَلٍ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : “اتَّقُوا الْمَلاَعِنَ الثَّلاَثَ: الْبَرَازَ فِى الْمَوَارِدِ، وَقَارِعَةِ الطَّرِيقِ، وَالظِّلِّ.”<br />
Muâz b. Cebel’den (ra) nakledildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: “Lânetlenmeye neden olan üç şeyi yapmaktan sakının; su kaynaklarının çevresine, yol ortasına ve gölgelik yerlere abdest bozmaktan.”<br />
(D26 Ebû Dâvûd, Tahâret, 14)<br />
*** <br />
عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ) قَالَ: كَانَ النَّبِيُّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) إِذَا دَخَلَ الْخَلاَءَ قَالَ: “اللَّهُمَّ إِنِّى أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْخُبُثِ وَالْخَبَائِثِ<br />
Enes b. Mâlik (ra) diyor ki, “Hz. Peygamber (sas) tuvalete girerken, "Allâhümme innî eûzü bike mine"l-hubüsi ve"l-habâis" (Allah’ım! Her türlü pislikten ve necasetten sana sığınırım.) derdi.”<br />
(B6322 Buhârî, Deavât, 15)<br />
***<br />
Her fırsatta Müslümanların alay edecek bir açığını arayan müşriklerden biri, Selmân’a (ra) alaycı bir üslûpla, “Peygamberinizin size her şeyi, hatta abdest bozmayı bile öğrettiğini görüyorum.” demişti. Kendince küçümsüyordu bu durumu. Oysa Selmân (ra) rencide olmadı. Aksine bu alaycı tavra büyük bir ciddiyetle karşılık verdi: “Evet, O (sas), büyük ve küçük abdest bozarken kıbleye doğru dönmemizi, sağ el ile taharetlenmemizi, taharetlenmeyi üç taştan daha azıyla yapmamızı, kemik ve tezekle taharetlenmemizi bize yasakladı.”</p>

<p style="text-align:justify"><br />
Selmân (ra) ciddiyetle cevap vermişti. Çünkü tuvalet âdâbı, câhiliye insanının takdir edemeyeceği bir medenîlik düzeyiydi. Eskilerin zarif deyimiyle def-i hacet, yani tuvalet ihtiyacı insanın en doğal ve zorunlu ihtiyacıdır. İslâm Peygamberi bu doğal ihtiyacın giderilmesine bile bir incelik, ölçü ve ahlâk getirmiştir. Sadece getirmekle kalmamış aynı zamanda bunu ilk Müslümanlar için bir öğretim konusu yapmıştır. Tuvalet âdâbı, aynı zamanda <strong>temizlik </strong>bilincini, ötekine saygı anlayışını, çevre duyarlılığını ve hatta zihnen ve bedenen temizlenme ve temiz kalma iradesini içeren bir öğretiyi yansıtmaktadır. Beden temizliği esasen kendileriyle ruhî temizliğin hedeflendiği ibadetler için de ön şarttır. Bir ön hazırlık safhasıdır. Bundan dolayı Allah Resûlü (sas), “<strong>Temizlik </strong>imanın yarısıdır.” buyurmuştur.</p>

<p style="text-align:justify"><br />
Din dilinde büyük abdestten sonra taharetlenmeye yani temizlenmeye ‘istincâ’, küçük abdestten sonra temizlenmeye ise ‘istibrâ’ denir. Tuvalet temizliğinde esas olan, arınmanın suyla yapılmasıdır. Temizliği imanla bağdaştırarak ona son derece önem atfeden İslâm medeniyetinde su, benzersiz bir yere sahiptir. Suyun bulunmadığı şart ve ortamlarda muhtelif malzemelerle <strong>temizlik </strong>yapılabilirse de, suyun mevcut olması hâlinde temizliğin suyla yapılması gerekir. Nitekim Resûlullah (sas), “Orada temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah (cc) da tertemiz olanları sever.” âyetiyle Yüce Yaratıcı"nın övgüsüne mazhar olan Kubâ halkının, suyla taharetlenmeleri sayesinde bu şerefe eriştiklerini söylemiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><br />
Peygamberimiz kendisi de su ile taharetlenmiş, hatta bu amaçla Enes b. Mâlik (ra) ve Ebû Hüreyre (ra) gibi bazı sahâbîler kendisine su temin etme konusunda yardımcı olmuşlardır. Sevgili eşi Hz. Âişe (ra) de, suyun bulunduğu zamanlarda Resûlullah’ın (sas) her tuvalet ihtiyacı sonrasında mutlaka su ile taharetlendiğini vurgulu bir dille beyan etmiştir. Dahası, eşleri aracılığı ile erkeklere haber göndererek, “Kocalarınıza su ile temizlenmelerini söyleyin. Ben onlara bunu söylemekten hayâ ediyorum ama bilmeliler ki, Allah Resûlü (sas) su ile temizlenirdi.” der.</p>

<p style="text-align:justify"><br />
Pek tabiî ki, Sevgili Peygamberimiz (sas) bol miktarda su bulunmasına rağmen, temizlenme aracı olarak muhtelif şeylerin kullanılmasından bahsediyor değildi. Bilakis onun su dışında çeşitli malzemeyle taharetlenmeye yönelik tavsiyeleri, suyun bulunmadığı ve bugünkü anlamda <strong>temizlik </strong>için üretilmiş malzemelerin de olmadığı durumlara has olup, buna mukabil hemen her şartta temini mümkün olan malzemeyle temizlenme ihtiyacı karşısında yapılmış tavsiyelerdir.</p>

<p style="text-align:justify"><br />
Hem maddî hem de mânevî anlamda temizliği hayatına düstur edinen pak ve latîf Peygamberimiz (sas), insan vücudundan atılan necasetin çevreye bulaşmaması ve temiz alanlara taşınmaması konusunda titizlik göstermiştir. Tuvalet ihtiyacının giderilmesi esnasında dikkat edilmesi gerekenleri öğretirken öncelik verdiği husus, kıyafete ve bedene idrarın sıçratılmamasıdır. Nitekim bir defasında ashâbıyla birlikte yürüyen Nebî-i Muhterem (sas), iki kabrin yanından geçerken durur. Beraberindekiler meraklı bakışlarla kendisinin durma sebebini anlamaya çalışırken, o, bu iki kabirde yatan iki kişiye işaret ederek şöyle der: “Bunlar mutlaka azap görüyorlar. Oysa büyük bir günahtan dolayı da azap görüyor değiller. Bunlardan biri idrardan sakınmazdı. Diğeri ise, söz taşırdı.” Sonra yaş bir hurma dalı alır, ikiye bölerek her birini bir mezarın üzerine diker. Bu tavır sahâbe-i kirâmın merakını daha da arttırmıştır. Allah Resûlü’ne (sas) neden böyle yaptığını sorarlar. Hz. Peygamber (sas), “Umulur ki, (bu dallar) kurumadıkça onların azapları hafifletilir.” buyurur.</p>

<p style="text-align:justify"><br />
Erkeklerin ayakta küçük abdest bozmasına gelince, bu mevzuda iki tür rivayetin varlığı dikkat çeker. Hz. Peygamber’in (sas) ayakta küçük abdest bozduğu nakledilmiştir Ancak Peygamberimizin (sas), ayakta abdest bozduğunu gördüğü bazı sahâbîleri uyardığına ilişkin de rivayetler vardır. Efendimizin (sas) genelde oturarak küçük abdest bozması; avret mahallinin görülmesi ve üzerine idrar sıçraması endişesine yönelik olsa gerektir. Nitekim sahâbe-i kirâmdan Ebû Musa el-Eş’arî (ra), Hz. Peygamber’in (sas) tuvalet ihtiyacı belirdiğinde, idrar sıçramasından korunmak amacıyla yumuşak bir zemin aradığına dikkat çeker. Dönemin kıyafet şekli dikkate alındığında, oturarak abdest bozmanın bu tarz endişelerin yaşanmaması açısından daha uygun olduğu fark edilir. Ancak onun bazen ayakta idrar yapması, bu tarz bir uygulamanın da duruma göre caiz olduğunu göstermesi açısından kayda değerdir.</p>

<p style="text-align:justify"><br />
Taharetlenme esnasında sağ eli kullanmamak, tuvalet terbiyesine dair Peygamber Efendimizden (sas) öğrendiğimiz bir diğer husustur. Konuya ilişkin bir ifadesinde Hz. Âişe (ra), Resûlullah’ın (sas), sağ elini <strong>temizlik </strong>ve yemek için, sol elini de temizlenmek ve benzeri temiz olmayan işler için kullandığını ifade eder. O (sas), söz konusu tavrını sahâbe için bir alışkanlığa dönüştürme istikametinde oldukça hassas davranmış, sağ elle taharetlenmek ve sol elle yemek gibi aksi uygulamaları yasaklamış, bu kurala riayet etmeyenleri de bizzat uyarmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><br />
Tuvalet sonrası elleri yıkamak da, gündelik yaşama ilişkin nebevî sünnetin önemli bir alışkanlığını oluşturur. İbn Abbâs(ra), Resûlullah’ın (sas) tuvalet ihtiyacını giderdikten sonra ellerini yıkadığına dair gördüklerini şöyle anlatır: “Nebî (sas) gece uykudan kalkıp tuvalet ihtiyacını giderdi. Sonra ellerini ve yüzünü yıkadı. Daha sonra da uyudu.” Burada Allah Resûlü’nün (sas), ellerini yıkadıktan sonra uyumaya gitmesi manidardır. Zira o, yeme-içme ya da gündelik işlerine devam etmek üzere ellerini yıkamamış, bilakis ellerini yıkadıktan sonra gidip uyumuştur. Bu tavır, tuvaletten çıkmış olmayı başlı başına elleri yıkama sebebi olarak gördüğünü açıkça ortaya koymaktadır. Bir başka defa da tuvalet sonrasında ellerini toprağa sürdüğü, böylece elleri temizlemede toprağı bir <strong>temizlik </strong>maddesi gibi kullanıp, daha sonra yıkadığı bildirilmektedir. Yaşadığı ortam itibariyle daha başka sebeplerle de toprağı <strong>temizlik </strong>aracı olarak kullanan Allah Resûlü’nün () bu tavrı, yine tuvalet sonrası ellerin iyice yıkanması konusundaki hassasiyetini desteklemektedir. O (sas), uykudan kalkıldığında da ellerin yıkanmadan bir kabın içine daldırılmasını ve kaptan su alınmasını <strong>temizlik </strong>açısından sakıncalı bulmuştur.</p>

<p style="text-align:justify"><br />
Tuvalet ihtiyacını giderirken Kâbe yönüne dönmemek ve kıbleyi arkaya almamak da konuya ilişkin nebevî bir uyarıdır. Hz. Peygamber (sas), “Büyük veya küçük abdest bozarken kıbleyi önünüze ve arkanıza almayın; doğuya veya batıya dönün.” buyurmuş, böyle bir durumda kıblenin sağ veya sol yana alınmasını tembihlemiştir. Ancak bu yasak, mesken ve açık alan arasındaki fark dikkate alınarak yorumlanmış ve yasağın daha çok açık arazide ihtiyaç gidermeyle alâkalı olduğu belirtilmiştir. Binalarda ise tuvaletlerin mevcut şekilleriyle kullanılabileceğini, özellikle günümüz itibariyle bunun kaçınılmaz olduğunu söylemek mümkündür. Bununla birlikte yurdumuzda da genelde görüldüğü üzere, meselenin önemsenerek bina planı aşamasında konunun dikkate alınması, dinî duyarlığın bir gereği olmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify"><br />
Peygamber Efendimiz (sas), abdest bozmak için insanların göremeyeceği ve gizlenmeye müsait bir mekân arardı. Muğîre b. Şu’be (ra) ve Câbir b. Abdullah (ra) gibi bazı sahâbîler onun tuvalete giderken halkın gözü önünden uzaklaştığına ve hiçbir kimsenin olmadığı tenha yerleri seçtiğine dikkat çekerler. Yine avret mahallini göstermeme hassasiyetinin bir gereği olarak kendisinin abdest bozacağı zaman yere eğilmedikçe giysisini kaldırmadığı ve ümmetine de gizlenmeleri için telkinde bulunduğu nakledilir. Pek tabiî ki, gizlenmek için uygun yer arama çabası, daha çok mâmur tuvalet ortamından uzak, açık araziler için söz konusu olabilecek bir durumdur. Zira o dönemde evlerde tuvalete özgü bir bölüm bulunmamakta ve gözden uzak tenha bir köşede bu ihtiyaç giderilmektedir. Zaten dilimizde hâlen ‘tuvalet’ anlamında kullanılmakta olan ‘helâ’ sözcüğü de Arapçada ‘tenha ve gözden uzak yer’ demektir.</p>

<p style="text-align:justify"><br />
Elbette Resûlullah’ın (sas) abdest bozarken gizlenmesindeki temel espri, hayâ gereği avret mahallinin görülmesini engellemek olduğu kadar, başkalarından rahatsız olmamak ve hiçbir surette de çevreyi rahatsız etmemektir. Dolayısıyla bu mevzuda esas olan, ortam ayrımına girmeden her hâlükârda bu üç hususun gözetilmesidir. Bunlar, aynı zamanda konuya dair câhiliye anlayışıyla İslâmî anlayış arasındaki önemli farklılık noktalarından birini teşkil etmektedir. Nitekim Resûlullah (sas), “Lânetlenmeye neden olan üç şeyi yapmaktan sakının: su kaynaklarının çevresine, yol ortasına ve gölgelik yerlere abdest bozmaktan.” buyurarak ümmetini uyarmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><br />
Hiç kuşkusuz halkın gelip geçtiği yollara, ağaç altlarına, gölgeliklere, parklara, su kenarlarına ve benzeri uğrak yerlere abdest bozmak, başkalarına zarar vermek ya da onları rahatsız etmek demektir. Oysa bu kabil sorumsuz hareketler, mümin duyarlılığı ile bağdaşması mümkün olmayan küçültücü davranışlardır. Bu noktada Hz. Peygamber’in (sas), mümin için, “İnsanların kendilerine zarar vermeyeceğinden emin oldukları kişidir.” şeklindeki tanımını hatırdan çıkarmamak gerekir.</p>

<p style="text-align:justify"><br />
Bu konunun bir devamı olarak günümüz itibariyle tuvaletlerin kullanımı da üzerinde durulması gereken bir diğer mühim noktayı teşkil eder. Tuvalete giden kimse, girdiği tuvaleti nasıl bulmak istiyorsa, çıkarken de aynı titizlik içerisinde terk etmeli, beden temizliğine gösterdiği dikkati, tuvalet konusunda da devam ettirmelidir. Evinde kendi tuvaletini kullanırken ne derece itinalı davranıyorsa, umuma açık tuvaletlerde de o kadar edepli davranmak Müslüman’ın ahlâkı olmalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><br />
Peygamberimiz (sas), yaratılış gereği son derece tabiî olan tuvalet ihtiyacını rahatlıkla giderebilmenin bir nimet olduğuna dikkat çekmektedir. Her ânını şükür ve dua ile donatan Allah Resûlü (sas), tuvalete girerken, “Allâhümme innî eûzü bike mine"l-hubüsi ve"l-habâis.” (Allah’ım! Her türlü pislikten ve necasetten sana sığınırım.) şeklinde dua etmekte, çıktıktan sonra ise, “Ğufrânek” (Senden bağışlanma dilerim.) ya da “Elhamdülillâhi’llezî ezhebe anni’l-ezâ ve âfânî” (Üzerimden sıkıntıyı kaldıran ve bana afiyet veren Allah’a hamdolsun.) demektedir. Zorunlu olmadıkça tuvalette konuşmamak ve banyo yapılan yere küçük abdest bozmamak da tuvalet kültürüne dair Resûlullah’ın (sas) bize öğrettiği diğer edep kuralları arasında yer almaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hadislerle İslam</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/temizlik-maddi-ve-manevi-arinma-1</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2022/11/temizlik-maddi-ve-manevi-arinma_bf8ca.jpg" type="image/jpeg" length="59599"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İslam'da zorluk yoktur]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/islamda-zorluk-yoktur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/islamda-zorluk-yoktur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Allah hiçbir kimseyi, gücünün yetmediği bir şeyle yükümlü kılmaz. Zaruretler, haram olan şeyleri mübah kılar.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3 style="text-align:justify"><span><span style="color:#b22222"><i><strong>İslam'da zorluk yoktur</strong></i></span></span></h3>

<p style="text-align:justify">Allah size yalnızca murdar eti, kanı, domuz etini ve Allah’tan başkasının adına kesilmiş olanı haram kıldı. Ama biri zorda kalırsa, haksızlığa sapmadıkça, sınırı aşmadıkça kendisine günah yoktur. Biliniz ki Allah bağışlayıcıdır, merhametlidir.<br />
Bakara, 2/173</p>

<p style="text-align:justify">---</p>

<p style="text-align:justify">İslam, kolaylık ve rahmet dinidir. Bu nedenle zaruret ve ihtiyaç hâllerinde sıkıntının derecesine göre hükümlerde esneklik sağlanarak bazı istisnalar getirilmiştir. Örneğin namazlarda ayakta durmaya güç yetiremeyen oturduğu yerde namaz kılabilir. Hasta veya yolcu Ramazan’da oruç tutmayıp daha sonra kaza edebilir. Domuz etinin yenmesi, şarabın içilmesi haramdır. Ancak susuzluktan veya açlıktan ölme tehlikesiyle karşılaşan kimse, hayatî tehlikeyi atlatacak miktarda bunlardan faydalanabilir.</p>

<p style="text-align:justify">Allah hiçbir kimseyi, gücünün yetmediği bir şeyle yükümlü kılmaz. Zaruretler, haram olan şeyleri mübah kılar.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Haram:</strong> Yapılması din tarafından yasaklanan fiil.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>Meyte:</strong> Etinin yenmesi helal olduğu hâlde dinî usullere göre boğazlanmamış olan ölü hayvan.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bir Ayet</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/islamda-zorluk-yoktur</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 10:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2022/08/islam_da_zorluk_yoktur_h27242_df400.jpg" type="image/jpeg" length="79770"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[17 Nisan 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/17-nisan-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/17-nisan-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 17 Nisan 2026 tarihli ve "Birbirimize Kenetlenelim, Sorumluluklarımızı İdrak Edelim" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarih: 17.04.2026</strong></p>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>﷽</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا قُٓوا اَنْفُسَكُمْ وَاَهْل۪يكُمْ نَاراً وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ </strong><strong>...</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ</strong><strong>:</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>ا</strong><strong>َ</strong><strong>لْمُؤْم</strong><strong>ِ</strong><strong>نُ ل</strong><strong>ِ</strong><strong>لْمُؤْمِن</strong><strong>ِ</strong><strong> كَالْبُنْيَانِ يَش</strong><strong>ُ</strong><strong>دُّ ب</strong><strong>َ</strong><strong>عْضُهُ بَعْضاً</strong><strong>.</strong></h3>

<h3 style="text-align:center"><strong>BİRBİRİMİZE KENETLENELİM, SORUMLULUKLARIMIZI İDRAK EDELİM</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Hafta içinde yüreklerimizi dağlayan, hepimizi derin bir üzüntüye sevk eden, elem verici hadiseler yaşadık. Öğretmen ve öğrencilerimizi hedef alan saldırılar sebebiyle canlarımız hayattan koparıldı, birçok canımız da yaralandı. Yüce Rabbimizden; hayatlarını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize rahmet, yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz. Cenâb-ı Hak, anne-babalarına ve yakınlarına sabr-ı cemil ihsan eylesin. Milletimizin başı sağ olsun.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Bugünler, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, <strong>“Müminin mümine karşı durumu, bir parçası diğer parçasını sımsıkı kenetleyip tutan binalar gibidir”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-nisan-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> buyurduğu üzere, milletçe kenetlenme, acıları ve hüzünleri paylaşma, barış ve huzur iklimini muhafaza etme günleridir. Yüce Rabbimizin merhametine, devletimizin basiretine, milletimizin sağduyusuna güvenme günleridir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Acımız çok büyük. Ancak, dün olduğu gibi bugün de millet olarak el ele, gönül gönüle verip bütün sıkıntılarımızın üstesinden gelebilir, dertlerimize derman olabiliriz. Yeter ki, kötülüğün içimizi karartmasına, birbirimize olan güvenimizi sarsmasına fırsat vermeyelim. Evlatlarımızın; vatan ve mukaddesatına bağlı, imanlı ve ahlaklı bir insan olarak yetişmeleri için daha fazla gayret gösterelim.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Günümüzde çocuklarımız, çok yönlü bir kuşatma altındadır. Dijital bağımlılıklar, zararlı alışkanlıklar, bilinçsiz tüketim anlayışı, olumsuz iletişim dili evlatlarımızın ruh ve gönül dünyalarını bulandırmaktadır. Hayatın pek çok alanına etki eden bu problemler, yavrularımızı değerlerimize yabancılaştırmakta, onların tertemiz zihinlerini kirletmekte ve kalplerini karartmaktadır. Dolayısıyla; anne ve babalar, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, hukukçular, medya mensupları, sanatçılar, yapımcılar, akademisyenler, hocalar, öğretmenler, hâsılı millet olarak hepimiz, her zamankinden daha fazla sorumluluklarımızın idrakinde olalım. Yüce Rabbimizin tertemiz fıtratla yarattığı ve bizlere emanet ettiği çocuklarımızın ellerinden tutalım, sığınabilecekleri ilk limanın aileleri olduğunu onlara hissettirelim. Çocuklarımızın kimlerle arkadaşlık ettiklerine, dijital mecralarda nasıl vakit geçirdiklerine dikkat edelim. Yavrularımızı; batıl akımların, şiddet içerikli oyunların insafına bırakmayalım.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce Rabbimizden; başta çocuklarımız ve gençlerimiz olmak üzere her birimiz için dünya ve ahiret huzuru niyaz ediyoruz. Hutbemizi Yüce Rabbimizin şu uyarısıyla bitiriyoruz: <strong>“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-nisan-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-nisan-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Buhârî, Salât 88, Mezâlim 5; Müslim, Birr, 65.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-nisan-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Tahrîm, 66/6.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/17-nisan-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/17042026-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="28573"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hollanda'da dünyanın en büyük lale bahçelerinden Keukenhof, 77'inci kez ziyarete açıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hollandada-dunyanin-en-buyuk-lale-bahcelerinden-keukenhof-77inci-kez-ziyarete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hollandada-dunyanin-en-buyuk-lale-bahcelerinden-keukenhof-77inci-kez-ziyarete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hollanda'nın Lisse kentinde, dünyanın en büyük lale bahçelerinden biri olarak nitelendirilen 32 hektar büyüklüğündeki Keukenhof, bu yıl 77'inci kez ziyaretçilere kapılarını açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Lalenin her türünün bulunduğu bahçe, mart-mayıs döneminde olmak üzere 8 hafta dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerini ağırlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hazırlıkların aylarca sürdüğü bahçede, laleler en güzel şeklini nisan ortasında alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hollandada-dunyanin-en-buyuk-lale-bahcelerinden-keukenhof-77inci-kez-ziyarete-acildi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/lale-bahcesi.jpg" type="image/jpeg" length="63471"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karagöl Sahara Milli Parkı kar yağışıyla beyaza büründü]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karagol-sahara-milli-parki-kar-yagisiyla-beyaza-burundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karagol-sahara-milli-parki-kar-yagisiyla-beyaza-burundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Artvin'in "sakin şehir" unvanlı Şavşat ilçesindeki Karagöl Sahara Milli Parkı, nisan ayında etkili olan kar yağışının ardından beyaz örtüyle kaplandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Son günlerde hava sıcaklıklarının düşmesiyle ilçenin önemli turizm destinasyonları arasında yer alan milli park ile çevresindeki köy, mezra ve yaylalarda kar yağışı etkisini gösteriyor.</p>

<p>Karla kaplı bitki örtüsü ve kuş sesleri eşliğinde ziyaretçilerine doğal güzelliklerini sunan milli park, fotoğraf tutkunlarını da ağırlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bölgede kar kalınlığı Karagöl'de 20, köylerde ise yer yer 40 santimetreye kadar ulaştı.</p>

<p>Beyaza bürünen Karagöl Sahara Milli Parkı ve Karagöl dronla görüntülendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karagol-sahara-milli-parki-kar-yagisiyla-beyaza-burundu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/karagol-66.jpg" type="image/jpeg" length="26951"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[10 Nisan 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/10-nisan-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/10-nisan-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 10 Nisan 2026 tarihli ve "İslam" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarih:10.04.2026</strong></p>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>﷽</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>اِنَّ الدّ۪ينَ عِنْدَ اللّٰهِ الْاِسْلَا</strong><strong>مُ۠</strong><strong> </strong><strong>…</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ</strong><strong>:</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>ا</strong><strong>َ</strong><strong>للَّهُمَّ</strong><strong>!</strong><strong> إِنِّى أَعُوذُ بِكَ مِنَ الشِّقَاقِ وَالنِّفَاقِ وَسُوءِ الْأَخْلاَقِ</strong><strong>.</strong></h3>

<h3 style="text-align:center"><strong>İSLAM</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Cenâb-ı Hak, dünyamızı ve ahiretimizi mamur kılalım diye bizlere akıl ve irade vermiş, peygamberler göndermiş, kitaplar indirmiştir. <strong>“</strong><strong>Allah katında yegâne din İslam’dır”<a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> fermanıyla, kıyamete kadar gelecek bütün insanlar için, İslam’ı seçmiştir.</p>

<p>İslam, insanlığı huzur ve mutluluğa davet eden bir dindir. Zihinleri kötü düşüncelerden, nefisleri bencillik ve hırstan arındıran, beşeriyete kurtuluşu gösteren bir dindir. Dürüstlük ve hakkaniyeti, iyilik ve güzelliği yeryüzüne hâkim kılmanın yollarını öğreten bir dindir.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>İslam’ın özü tevhittir. Tevhid, azamet ve yüceliğin sadece Allah’a ait olduğunun ilanı ve ikrarıdır. Varlığın asıl sahibine teslim olmak, heva ve hevesin esaretinden kurtulup gerçek özgürlüğe kavuşmaktır. Tevhid, Allah’tan başka hiçbir varlığın önünde eğilmemek, hak ve hakikat uğrunda izzetli bir duruş sergilemektir. Cenâb-ı Hak, <strong>“Allah, sizin Rabbinizdir. O’ndan başka ilâh yoktur. O, her şeyin yaratıcısıdır. Öyle ise O’na kulluk edin. Güvenilip dayanılacak tek varlık O’dur”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a> </strong>buyurmaktadır.</p>

<h3><strong>Değerli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>İslam’ın toplumsal hayattaki yansıması ise vahdettir. Vahdet; birliktir, beraberliktir, kardeşliktir. Dilleri ve coğrafyaları farklı olsa da Rabbi bir, peygamberi bir, kitabı bir, kıblesi bir olan müminlerin; her hâl ve durumda birbirlerine kenetlenmeleri, el birliğiyle zulme ve zalime geçit vermemeleridir. Farklılıkları, zenginlik olarak görmeleri; ayrışmanın ve bölünmenin değil, birleşmenin ve bütünleşmenin vesilesi kılmalarıdır. Bu hususta Yüce Rabbimizin beyanı gayet açıktır: <strong>“Doğrusu sizin ümmetiniz bir tek ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim. Öyleyse bana kulluk edin.”<a href="#_edn3" name="_ednref3" title=""><sup><strong><sup>[3]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<h3><strong>Kıymetli Müminler!</strong></h3>

<p>Bugün, insanlığı; içine düştüğü buhranlardan çıkaracak olan, İslam’ın istikamet mesajlarıdır. Yangın yerine çevrilmek istenen dünyamızı tekrar huzur yurduna dönüştürecek olan, Kur’an-ı Kerim’in hayat veren ilkeleridir. Gönülleri birbirine ısındıracak, insanları birbirine kaynaştıracak olan, Allah Resûlü (s.a.s)’in güzel ahlakıdır.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>İslam’ın sahibi Allah’tır. Onu gönderen de kıyamete kadar koruyacak olan da O’dur.<a href="#_edn4" name="_ednref4" title="">[4]</a> Bu dinin kitabı Kur’an-ı Kerim’dir. Peygamberi ise, İslam’ı en güzel şekilde yaşayarak öğreten Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’dir. Dolayısıyla hiçbir kimse ya da grup, İslam’ı kendi tekelinde göremez. İslam’ın en temel vasfı olan tevhidi savunma bahanesiyle fitne ve fesat çıkaramaz, ümmetin vahdetine, vatanımızın dirlik ve birliğine zarar veremez. İslam’ın; dar kalıplara hapsedilemeyecek, bir coğrafyanın sınırına sığmayacak kadar yüce bir din olduğu unutulmamalıdır.</p>

<p>Cenâb-ı Hak, bizleri vahdetten, birlik, beraberlik ve kardeşlikten ayırmasın. Hutbemizi Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu duasıyla bitiriyoruz: <strong>“Allah’ım! Bozgunculuktan, nifaktan ve kötü ahlaktan sana sığınırım.”<a href="#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a> </strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Âl-i İmrân, 3/19.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> En’âm, 6/102.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Enbiyâ, 21/92.</p>

<p><a href="#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Hicr, 15/9.</p>

<p><a href="#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Ebû Dâvûd, Vitr, 32.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/10-nisan-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Ulw4ftlq5qQ/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="22912"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistinli şehitler ebediyete uğurlandı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/filistinli-sehitler-ebediyete-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/filistinli-sehitler-ebediyete-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail'in ateşkes anlaşmasını ihlal ederek Gazze Şeridi'nin merkezindeki, Megazi Mülteci Kampı'nın doğusunda toplanan sivilleri hedef alan hava saldırısında 10 Filistinli vefat etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Filistinlilerin naaşları, çok sayıda kişinin katıldığı cenaze töreniyle toprağa verilmek üzere ebediyete uğurlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/filistinli-sehitler-ebediyete-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 13:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/f-i-l-i-s-t-i-n-c-e-n-a-z-e-77.jpg" type="image/jpeg" length="40514"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[03 Nisan 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/03-nisan-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/03-nisan-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 3 Nisan 2026 tarihli ve "Cuma ve Ümmet Bilinci" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarih: 03.04.2026</strong></p>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>﷽</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا نُودِيَ لِلصَّلٰوةِ مِنْ يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا اِلٰى ذِكْرِ اللّٰهِ وَذَرُوا الْبَيْعَۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ</strong><strong>.</strong><strong> </strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ</strong><strong>:</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>خَيْرُ يَوْمٍ طَلَعَتْ عَلَيْهِ الشَّمْسُ يَوْمُ الْجُمُعَةِ</strong><strong>...</strong></h3>

<h3 style="text-align:center"><strong>CUMA VE ÜMMET BİLİNCİ</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Bugün Cuma… Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere, <strong>“Güneşin üzerine doğduğu en hayırlı gün, Cuma günüdür...”</strong><a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong><strong>[1]</strong></strong></a> Bugün, biz müminlerin haftalık buluşma günüdür. Birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin perçinlendiği müstesna bir zaman dilimidir.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Cuma günü yerine getirmemiz gereken sorumlulukların başında Cuma namazını eda etmek gelmektedir. Yüce Rabbimiz, <strong>“Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında Allah’ı anmaya koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong> buyurmaktadır. Bu çağrı, sadece bedenlerin bir mekânda toplanması için değil; ruhların kaynaşması, kalplerin aynı hakikatle bütünleşmesi içindir. Bu çağrı, omuzların birbirine değdiği gibi gönüllerin de birbirine dokunması içindir. Bu çağrı; dilleri, renkleri, mezhepleri, makamları ve mevkileri farklı olan bütün müminlerin, bir duvarın tuğlaları gibi birbirine destek olmalarını hatırlatmak içindir.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Cuma namazına yapılan çağrı, Müslümanlara; ayrılıkları bir kenara bırakıp vahdeti kuşanmayı, tefrikadan uzaklaşıp birbirlerine tutunmayı, yani ümmet olmayı öğretmek içindir. Bu çağrı; sohbet ve hutbeyi, başlarının üzerinde bir kuş varmış da kıpırdayınca uçup gidecekmiş gibi dinleyen<a href="#_edn3" name="_ednref3" title="">[3]</a> sahâbe-i kirâmın örnek hayatına işaret içindir. Ve bu çağrı; İslam’ın hak ve hakikatlerini, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in rahmet yüklü mesajlarını dünyanın her köşesine ulaştırmamız içindir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Cuma günü Allah’ın divanına durmak için bedenine, elbisesine ve kokusuna özen gösteren müminler; sosyal hayatta da söz ve davranışlarına özen göstermeli, birbirlerine sırt çevirmemelidir. Birbirlerinin dertlerine derman, sıkıntılarına çare olmalı; kısır çekişmelere girmemeli, sığ anlayışlara mahkûm olmamalıdır. Cuma namazını eda etmek üzere cami ve mescitlerde bir araya gelen ve aynı kıbleye yönelen ümmet-i Muhammed; cami dışında da saflarını sık tutmalı, zorluklar karşısında beraberce sabır göstermelidir. Düşmanlarına karşı yekvücut olmalı; camisine, mescidine, kıblesine, yurduna sahip çıkmalıdır.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Savaşların ve acıların yaşandığı, insanlığın barışa hasret kaldığı, zalimlerin Mescid-i Aksâ’da secdeyi engellediği şu günlerde bizlere düşen; Cuma ve ümmet bilincini diri tutmaktır. Zihinlerimizi ve gönüllerimizi aynı inançta, aynı duyguda ve aynı idealde buluşturmaktır. Cuma gününü; kardeşlik ahdimizi yenilememize, bir vücudun azaları gibi kenetlenmemize, dirliğimize ve dayanışmamıza vesile kılmaktır. Birlikte rahmetin, ayrılıkta azabın olduğunu unutmamaktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumamızı tebrik ediyor, hutbemizi Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifiyle bitiriyoruz: <strong>“Kim güzelce abdest alıp Cumaya gelir, hutbeyi can kulağıyla dinlerse, o Cuma ile gelecek Cuma arasındaki günahları affolunur...”<a href="#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a> </strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Müslim, Cum’a, 18.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Cuma, 62/9.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Ebû Dâvûd, Tıb, 1.</p>

<p><a href="#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Müslim, Cum’a, 27.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/03-nisan-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 10:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/OXkFv-Dwdtw/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="55919"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Daha Ne Kadar Mahzun Kalacak?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/daha-ne-kadar-mahzun-kalacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/daha-ne-kadar-mahzun-kalacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalci İsrail, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş gerekçesiyle işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'yı günlerdir kapalı tutuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yeryüzü İncileri: Camiler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/daha-ne-kadar-mahzun-kalacak</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/mescidi-aksa-11-2.jpg" type="image/jpeg" length="49744"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karacasu’da çömlekçilik geleneği sürdürülüyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karacasuda-comlekcilik-gelenegi-surduruluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karacasuda-comlekcilik-gelenegi-surduruluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın’ın Karacasu ilçesinde yüzyıllardır sürdürülen çömlekçilik geleneği, usta-çırak ilişkisiyle günümüzde de yaşatılmaya devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bölgedeki küçük atölyelerde üretim yapan ustalar, çark başında toprağı ustalıkla şekillendirerek günlük kullanım eşyalarından süs objelerine kadar geniş bir ürün yelpazesi ortaya koyuyor.</p>

<p>Doğal hammaddenin işlenmesinden pişirme aşamasına kadar uzanan üretim sürecinde kadınlar da aktif rol üstleniyor.</p>

<p>Hazırlık, şekillendirme ve süsleme gibi aşamalarda görev alan kadınlar, el emeğine dayalı bu zanaatın yaşatılmasında önemli katkı sağlıyor.</p>

<p>Nesilden nesile aktarılan çömlekçilik, ilçede yalnızca ekonomik bir faaliyet olmanın ötesinde, köklü bir kültürel miras niteliği taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geleneksel üretim yöntemlerinin korunduğu Karacasu'da, çömlekçilik hem bölge ekonomisine katkı sunuyor hem de Anadolu’nun zanaat kültürünü gelecek kuşaklara aktarmayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karacasuda-comlekcilik-gelenegi-surduruluyor</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 17:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/11-35.png" type="image/jpeg" length="99350"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin yazılı hafızası: Milli Kütüphane]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turkiyenin-yazili-hafizasi-milli-kutuphane</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turkiyenin-yazili-hafizasi-milli-kutuphane" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Kütüphane, Türkiye'nin "kültürel hafızası" olarak kabul edilen ve koleksiyonunda 2 milyona yakın eser barındıran en önemli arşiv kütüphanesi olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Milli Kütüphane, Türkiye'nin "kültürel hafızası" olarak kabul edilen ve koleksiyonunda 2 milyona yakın eser barındıran en önemli arşiv kütüphanesi olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1946 yılında Adnan Ötüken tarafından kurulan ve günümüze kadar hizmet vermeyi sürdüren kütüphaneden günde 2 bin kişi faydalanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turkiyenin-yazili-hafizasi-milli-kutuphane</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/03/milli-kutuphane-11.jpg" type="image/jpeg" length="41491"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[27 Mart 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/27-mart-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/27-mart-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 27 Mart 2026 tarihli ve "Tevekkül" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarih: 27.03.2026</strong></p>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>﷽</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>وَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰىۙ وَاَنَّ سَعْيَهُ سَوْفَ يُرٰىۖ</strong><strong>.</strong><strong> </strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ</strong><strong>:</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>قُولُوا حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ عَلَى اللّٰهِ تَوَكَّلْنَا</strong><strong>.</strong></h3>

<h3 style="text-align:center"><strong>TEVEKKÜL</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce dinimiz İslam’ın hayatımızın her alanına yansıtmamızı emrettiği ilkelerden biri tevekküldür.</p>

<p>Tevekkül; Müslümanın, sorumluluklarını hakkıyla yerine getirip Allah’ın rahmet ve merhametine sığınmasıdır. Üzerine düşen tedbirleri alıp Allah’ın takdirini beklemesidir. Meşru isteklerine ulaşmak için sebeplere sarılması, aklını ve iradesini doğru yönde kullanması, Allah’a güvenip dayanmasıdır.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Tevekkül, bir ebeveynin; Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in,<strong> </strong><strong>“Hiçbir anne baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunamaz”<a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> buyruğuna uyarak evlatlarına güzel örnek olması, daha sonra onlardan erdem ve fazilet beklemesidir. Bir gencin, <strong>“Yaptığınız işi güzel yapın. Allah işini güzel yapanları sever”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong> ilkesi gereğince geleceğini; ilim, sanat ve meslek çerçevesinde şekillendirmesi, sonra Allah’tan başarı istemesidir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Kimi zaman tevekkül; bir tüccarın, ölçüyü ve tartıyı eksiksiz yaptıktan sonra Allah’tan hayırlı kazanç dilemesi olarak karşımıza çıkar. Kimi zaman da tevekkül; bir çiftçinin toprağı doğru işleyip, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, <strong>“‘Allah bize yeter, O ne güzel vekildir. Sadece Allah’a tevekkül ettik.’ deyiniz”<a href="#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a> </strong>hadis-i şerifi gereğince hasadın bereketini Allah’a havale etmesi olarak hayata yansır.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Tevekkül, tembelliğin sığınağı, miskinliğin bahanesi değil, uyanışın ve kendine gelmenin vesilesidir. Allah’ın yardımını ümit ederek fiili duada bulunmak; zamanın gereklerine uygun bilgi ve teknoloji üretmektir. Zaferlerin emeksiz elde edilemeyeceği bilinciyle düşmanları caydıracak güce ulaşmak için gayret etmek, Cenâb-ı Hak’tan nusret ve inayet dilemektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>“Allah’ın dediği olur” kanaatiyle tedbiri elden bırakmak, “Kaderde ne varsa o gelir başa” anlayışıyla sorumlulukları ihmal etmek, “Nasıl olsa Allah rızkımı verir” düşüncesiyle çalışmayı terk etmek, İslam’ın tevekkül anlayışında kendisine asla yer bulamaz. Müslümana düşen; <strong>‘Tedbir kuldan, takdir Allah’tan’</strong><strong> </strong>şuuruyla gecesini gündüzüne katarak çalışmaktır. Yüce Rabbimizin bu husustaki uyarısı gayet açıktır: <strong>“İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır ve çalışmasının karşılığı ileride mutlaka görülecektir.”<a href="#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong>[4]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Kıymetli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Kalplerimizin huzur bulabilmesi için hayatımızın her alanında; okurken, çalışırken, ailemizin rızkını temin ederken, zorluklara karşı mücadele verirken tevekküle ihtiyacımız vardır. Zaman, kendimize gelme ve tevekkül anlayışımızı gözden geçirme zamanıdır. Vakit, çalışmayı, üretmeyi ve mücadeleyi hayatımızın vazgeçilmez bir parçası kılma vaktidir.</p>

<p>Hutbemizi İstiklal Şairimizin şu veciz sözleriyle bitiriyoruz:</p>

<p>Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete râm ol,</p>

<p>Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol!</p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Tirmizî, Birr, 33.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Bakara, 2/195.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 8.</p>

<p><a href="#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Necm, 53/39, 40.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p>

<p><img alt="IFrame" src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAPABAP///wAAACH5BAEKAAAALAAAAAABAAEAAAICRAEAOw==" title="IFrame" /></p>

<p><a href="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/03/tevekkul.pdf" rel="nofollow" target="_blank"><img alt="Şiddetin Çaresi Merhamet Eğitimi" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/08/logolar/hutbeyi-indir-pdf.jpg" /></a></p>

<p><a href="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/03/tevekkul-1.doc" rel="nofollow" target="_blank"><img alt="21.11.2025 Şiddetin Çaresi Merhamet Eğitimi" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/08/logolar/hutbeyi-indir-word.jpg" /></a></p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/cuma-namazi-nasil-kilinir-diyanet-cuma-namazi-kac-rekattir" target="_blank"><img height="89" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/09/cuma-namazi-nasil-kilinir-2.jpg" width="870" /></a></p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/cuma-namazi-saat-kacta" target="_blank"><img height="89" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/09/cuma-namazi-saat-kacta-2.jpg" width="870" /></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/27-mart-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/BvjofhqQ_ho/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="63204"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[20 Mart 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/20-mart-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/20-mart-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 20 Mart 2026 tarihli ve "Hayatı Ramazan Kılmak" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3><strong>HAYATI RAMAZAN KILMAK</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce Rabbimiz, bu yıl aynı günde iki bayramı bizlere ikram etti. Ramazan Bayramının ilk gününü idrak ederken, biz müminlerin bayramı Cuma namazını eda etmek üzere bir aradayız hamdolsun.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Ramazan-ı şerif, maddi ve manevi pek çok güzelliği elde ettiğimiz bir mektep idi. Bu mübarek ayda; camilerimiz cemaatle, gönüllerimiz muhabbet ile dolup taştı. Tekbir ve salavatların yükseldiği kubbelerimiz altında ümmet-i Muhammed olmanın coşkusunu hep birlikte yaşadık. Sahurla bereketlendik. Oruç ile ruhlarımızı arındırdık. Kur’an-ı Kerim ile gönüllerimizi nurlandırdık. Teravih ve teheccüd namazlarıyla gecelerimizi huzura erdirdik. Zekât ve fitrelerimizle paylaşmanın ve yardımlaşmanın sevincini yaşadık. Geçmişin muhasebesini yaptık, hata ve günahlarımız için Cenâb-ı Hak’tan bağışlanma diledik.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Allah’ın razı olduğu bir kul, insanların hoşnut olduğu bir Müslüman olmanın yolu, hayatı Ramazan kılmakla mümkündür. Hayatı Ramazan kılmak ise; Kur’an-ı Kerim’i okumaya, onun istediği gibi bir mümin olmaya gayret göstermekle olur.</p>

<p>Hayatı Ramazan kılmak; Rabbimizin zikrini dilimize ve kalbimize yerleştirmekle, zikrin en büyüğü olan namazlarımızı eda etmekle olur. <strong>“Kim, Ramazan orucunu tutar ve ona Şevval ayından altı gün daha eklerse, bütün yıl oruç tutmuş gibidir”<a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> hadis-i şerifi gereğince içinde bulunduğumuz Şevval ayında oruç tutmakla olur.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Hayatı Ramazan kılmak; yıl boyunca ihtiyaç sahiplerini, yetim ve öksüzleri gözetmekle, iyiliği yeryüzüne hâkim kılmak için çaba sarf etmekle olur. Etrafımızı ateş çemberine çevirmek isteyenlere karşı feraset ve basireti kuşanmakla, birlik ve dirlikle olur.</p>

<p>Hayatı Ramazan kılmak; ticaretimizi helal kazançla bereketlendirmekle olur. Ailemizde sevgi ve merhameti, sosyal hayatta adalet ve hakkaniyeti hâkim kılmakla olur. Hâsılı hayatı Ramazan kılmak; elimizi, belimizi ve dilimizi muhafaza ettiğimiz bir ömür sürmekle olur. Yüce Rabbimiz böyle bir hayatı sürdürenlere şu müjdeyi vermektedir:<strong> “‘Rabbimiz Allah’tır’ deyip sonra da istikamet üzere yaşayanlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir. Onlar cennetliktir. Yapmakta olduklarına karşılık, orada ebedi kalacaklardır.”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Şu hususu unutmayalım ki; Ramazan mektebinde alınan eğitim, bir ömre aktarıldığında gerçek anlamını kazanacaktır. Hutbemizi; Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, ‘Allah’ın en sevdiği amel nedir?’ diye soran kişiye verdiği şu cevapla bitiriyoruz: <strong>“Allah katında amellerin en sevimlisi az da olsa devamlı olanıdır.”<a href="#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Müslim, Sıyâm, 204.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Ahkâf, 46/13,14.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Müslim, Müsâfirîn, 216.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/20-mart-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YStS9umt2cA/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="45197"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[13 Mart 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/13-mart-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/13-mart-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 13 Mart 2026 tarihli ve "Hak ve Hakikatin Temsilcileri: Peygamberler" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarih: 13.03.2026</p>

<p>﷽</p>

<p>وَمَا يَنْطِقُ عَنِ الْهَوٰىۜ اِنْ هُوَ اِلَّا وَحْيٌ يُوحٰىۙ.</p>

<p>وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ:</p>

<p>أَنَا مُحَمَّدٌ وَأَحْمَدُ وَالْمُقَفِّي وَالْحَاشِرُ وَنَبِيُّ التَّوْبَةِ وَنَبِيُّ الرَّحْمَةِ.</p>

<p>HAK VE HAKİKATİN TEMSİLCİLERİ: PEYGAMBERLER</p>

<p>Muhterem Müslümanlar!</p>

<p>Yüce dinimizin temel inanç esaslarından biri peygamberlere imandır. Peygamberler, Allah’ın insanlar arasından seçtiği elçileri, hak ve hakikatin temsilcileridir. Onlar; insanlığa, ebedi kurtuluş yolunu göstermek için gönderilmiştir. Peygamberler, insanları; tek olan Allah’a iman etmeye, yani tevhide davet etmişlerdir.</p>

<p>Aziz Müminler!</p>

<p>Hz. Âdem ile başlayan peygamberlik vazifesi Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s) ile sona ermiştir. Aynı şekilde Hz. Âdem ile başlayan ilâhî mesaj, Ramazan ayında Kadir Gecesinde Peygamber Efendimiz (s.a.s)’e indirilen Kur’an-ı Kerim’le taçlanmış ve son bulmuştur.</p>

<p>Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), zulmün girdabındaki bir toplumu değiştirmiştir. Yaşanmaz denilen dünyayı saadet asrına; cehaletin karanlığını aydınlığa çevirmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadis-i şeriflerinde, “Ben Muhammed’im, Ahmed’im, peygamberlerin ardından gelen el-Mukaffî’yim, insanların arkamda toplandığı el-Hâşir’im, Tevbe Peygamberi’yim, Rahmet Peygamberi’yim” buyurmuştur. Dolayısıyla, kim; sevgi ve saygı gibi ahlaki değerleri kuşanmayı hedefliyorsa Allah Resûlü (s.a.s)’in rehberliğinden ayrılmamalıdır. İyiliğin dünyaya hâkim olmasını, kötülüğün son bulmasını istiyorsa Kur’an ve sünnete sarılmalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kıymetli Müslümanlar!</p>

<p>Yüce Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de, “Peygamber, arzu ve hevesine göre konuşmaz. Onun size okuduğu, kendisine indirilmiş vahiyden başka bir şey değildir” buyurmaktadır. Bu sebepledir ki, Peygamberimizi ve onun rahmet yüklü mesajlarını “yanılsama” olarak değerlendirmek doğrudan Allah’ın kelâmına, Allah’ın iradesine, Allah’ın dinine yapılmış bir saldırıdır. Cenâb-ı Hak, peygamberlere inanmayan, onları alay ve eğlence konusu yapanların ibretlik sonunu bizlere şöyle haber vermektedir: “Senden önceki peygamberlerle de alay edilmiş, sonunda onlarla alay edenleri, alaya aldıkları azap kuşatıvermişti.”</p>

<p>Değerli Müminler!</p>

<p>Bizler, peygamberler arasında asla ayrım yapmayız. Hepsinin Allah’ın elçisi olduğuna iman ederiz. Zira biliriz ki; Peygamberlerin her biri Allah katında değerlidir. Hz. Âdem’de, Hz. İbrâhim’de, Hz. Mûsâ’da, Hz. Îsâ’da ve Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’de aynı şeyleri söylemişlerdir. Onların mesajları temelde birdir ve aynıdır; o da tevhiddir. Yüce Rabbimiz, “Andolsun biz, her ümmete, ‘Allah’a kulluk edin, tâğuttan uzak durun’ diyen bir peygamber gönderdik” buyurmaktadır.</p>

<p>Aziz Müslümanlar!</p>

<p>İslam, inançta tevhidi istediği gibi sosyal hayatta vahdeti, yani ümmetin birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmesini emretmiştir. Cenâb-ı Hak “Allah’a ve Resûlü’ne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz, gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Allah sabredenlerle beraberdir” buyurarak bu hakikate işaret etmektedir. Hal böyleyken, yıllardır İslam coğrafyası üzerinde oyunlar oynanmakta, Müslümanlar zulüm altında inlemektedir.</p>

<p>Kıymetli Kardeşlerim!</p>

<p>Kadir Gecesinin gölgesinin üzerimize düştüğü şu günlerde vahyin aydınlığında, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in ilkeleri doğrultusunda hayatımızın muhasebesini yeniden yapmalıyız. Bir ve beraber olmalı, kardeşliğimizi pekiştirmeliyiz. Ramazan ayının bu son günlerinde birbirimiz ve ümmet-i Muhammed için dua etmeliyiz ki, Rabbimizin nusret ve inayeti inananların üzerine olsun.</p>

<p>Değerli Müminler!</p>

<p>Önümüzdeki Çarşamba günü Çanakkale Zaferinin yıl dönümünü idrak edeceğiz. Bu vesileyle aziz şehitlerimize, ebedi âleme irtihal eden kahraman gazilerimize Yüce Rabbimizden rahmet diliyoruz. Kadir Gecemizi şimdiden tebrik ediyoruz. Hutbemizi Kadir sûresinin mealiyle bitiriyoruz: “Biz Kur’an’ı Kadir Gecesinde indirdik. Kadir Gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir Gecesi, bin aydan daha hayırlıdır. O gece melekler ve Cebrâil, Rablerinin izniyle her bir iş için iner de iner. O gece tan yeri ağarıncaya kadar esenliktir.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/13-mart-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/fTdFxJ1bWzg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="47806"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Büyük Çamlıca Camii ve ay]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-camlica-camii-ve-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-camlica-camii-ve-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da küçülen şişkin ay, ramazan ayı dolayısıyla Büyük Çamlıca Camisi'nin minareleri arasına yansıtılan Türk bayrağı ile görüntülendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-camlica-camii-ve-ay</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 22:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/03/c-a-m-l-i-c-a-c-a-m-i-a-y-11.jpg" type="image/jpeg" length="35712"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[06 Mart 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/06-mart-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/06-mart-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 06 Mart 2026 tarihli ve "Zekât Ve Fıtır Sadakası" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3><strong>ZEKÂT VE FITIR SADAKASI</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Malımız, mülkümüz, sahip olduğumuz bütün imkânlarımız Yüce Rabbimiz tarafından bizlere verilmiş birer emanettir. Bu emanetlerin şükrünü eda etmek; varlıklarımızı ihtiyaç sahipleriyle, yetim, öksüz ve kimsesizlerle paylaşmakla gerçekleşebilir. İşte bu emanet bilincinin ibadete dönüşmüş hali, zekât ve fıtır sadakasıdır.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Zekât, İslam’ın beş temel esasından biridir. Zekât, sadece bir bağış değil, bizzat Allah ve Resûlü tarafından belirlenmiş bir ibadettir. İnsanın malını eksilten değil, bereketlendiren ilahi bir nimettir.<a href="#_edn1" name="_ednref1" title="">[1]</a> <strong>“Onların mallarında, muhtaç ve yoksullar için bir pay vardır”</strong><a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong><strong>[2]</strong></strong></a> ayetinde buyrulduğu üzere zekât, fakiri minnet altında bırakan bir lütuf değil, ona hakkını teslim etmektir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Zekât, müminler arasında yardımlaşma ve dayanışma, rahmet ve şefkat köprüleri kurar. Birlik ve beraberliğin daha da güçlenmesine vesile olur. Kardeşliğin gönüllerde, hanelerde ve sofralarda hissedilmesini sağlar. Bu yönüyle zekât, toplumsal barış, huzur ve dayanışmaya büyük katkı sunar.</p>

<p>Zekât vermek, kişiyi bencillikten, hasetten ve cimrilikten arındırır. Zekât, insanın; içindeki mal sevgisini ve dünya hırsını dizginlemesine, günahlarından arınmasına yardımcı olur. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere, <strong>“…Zekât, suyun ateşi söndürdüğü gibi hata ve günahları silip yok eder.”<a href="#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Fitre olarak bildiğimiz fıtır sadakası ise; Ramazan-ı şerife ulaşmanın, bayrama kavuşmanın şükrüdür. Peygamber Efendimiz (s.a.s), bayram namazımızı kılmadan önce fıtır sadakalarımızı ihtiyaç sahiplerine ulaştırmamızı emretmektedir.<a href="#_edn4" name="_ednref4" title="">[4]</a> Zira fıtır sadakası ile Ramazan Bayramı; merhamet ve muhabbetin, neşe ve sevincin toplumun tamamına yayıldığı müstesna bir zaman dilimine dönüşmektedir.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Zekât ve fıtır sadakasında esas olan; önce kişinin, çevresinden ihtiyaç sahibi akrabalarını ve komşularını gözetmesidir. Sonra da yardımlarını mazlum ve mağdur coğrafyalarda bulunan kardeşlerine ulaştırmasıdır. Bugün bize düşen, içerisinde bulunduğumuz Ramazan-ı şerifi vesile kılarak zekât ve fitrelerimizle bir fakirin sofrasını şenlendirmektir. Bir borçlunun yükünü hafifletmektir. Yolda kalmışa el uzatmaktır. Bir yetimin, bir öksüzün ve bir garibin yüzünü güldürmektir. Mazlumların yanında yer almaya, onlara umut olmaya devam etmektir. Böylelikle Yüce Rabbimizin bizlere lütfettiği imkânları ebedi kazanca dönüştürmektir.</p>

<p>Hutbemizi Cenâb-ı Hakk’ın şu ayet-i kerimesi ile bitiriyoruz: <strong>“Namazı kılın, zekâtı verin. Kendiniz için önceden ne hayır yaparsanız Allah katında onu bulursunuz. Muhakkak ki Allah, yaptıklarınızı eksiksiz görür.”<a href="#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a> </strong></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Bakara, 2/276.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Zâriyât, 51/19.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Tirmizî, Cum’a, 79.</p>

<p><a href="#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Buhârî, Zekât, 70.</p>

<p><a href="#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Bakara, 2/110.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/06-mart-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/i0RFAESmX9I/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="66705"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TDV, Gazze’de yerinden edilen Filistinlilere iftar verdi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tdv-gazzede-yerinden-edilen-filistinlilere-iftar-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tdv-gazzede-yerinden-edilen-filistinlilere-iftar-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Diyanet Vakfı (TDV), ramazan ayında dayanışmayı artırmak amacıyla Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nusayrat Mülteci Kampı’nda yerinden edilen Filistinliler için toplu iftar programı düzenledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nusayrat Mülteci Kampı’nda yerinden edilen Filistinliler için toplu iftar programı düzenledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>RAMAZAN</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tdv-gazzede-yerinden-edilen-filistinlilere-iftar-verdi</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 12:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/03/tdv-gazze-iftar-00.jpg" type="image/jpeg" length="97051"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazze’de Büyük Ömeri Camii Kütüphanesi’nde hasar gören eserler kurtarılıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/gazzede-buyuk-omeri-camii-kutuphanesinde-hasar-goren-eserler-kurtariliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/gazzede-buyuk-omeri-camii-kutuphanesinde-hasar-goren-eserler-kurtariliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalci saldırılarında ağır hasar gören Gazze’deki Büyük Ömeri Camii Kütüphanesi’nde Filistinli gönüllüler, zarar gören kitap ve el yazması eserleri kurtarmak için onarım, temizleme ve tasnif çalışmaları yürütüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/gazzede-buyuk-omeri-camii-kutuphanesinde-hasar-goren-eserler-kurtariliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/03/mehmet/20260303-gazzede-buyuk-omeri-camii-kutuphanesinde-hasar-goren-eserler-kurtariliyor-17.jpg" type="image/jpeg" length="92808"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[27 Şubat 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/27-subat-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/27-subat-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 27 Şubat 2026 tarihli ve "Bağımlılıkla Mücadelede Ramazan Bir Fırsattır" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3><strong>BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE RAMAZAN BİR FIRSATTIR</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce Rabbimiz, hayatımızda tertemiz bir sayfa açalım, hatalarımızı gözden geçirelim, günahlarımıza tövbe edelim diye bazı zamanları bizlere ikram etmiştir. İşte içerisinde bulunduğumuz Ramazan-ı şerif, Allah’ın sevdiği bir kul olmak, kendimize çekidüzen vermek, varsa kötü söz ve davranışlarımızı terk etmek için büyük bir fırsattır.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Bu haftaki hutbemizde rahmet ve mağfiret ayı Ramazan-ı şerifi vesile kılarak; aileleri mutsuzluğa ve insanlığı felakete sürükleyen bağımlılık tehlikesine dikkatlerinizi çekmek istiyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bağımlılık, basit bir alışkanlık değildir. İnsanı sahte mutluluk ve geçici hazların esiri haline getiren bir hastalıktır. Kişinin; zamanını heba ederken günaha dalmasına, şiddete yönelmesine, hatta kendisinin ve ailesinin canına kastetmesine sebep olan büyük bir tehdittir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Her biri bir diğerinden tehlikeli olan bağımlılıkların başında alkol ve uyuşturucu maddeler gelmektedir. Bu iki illet; aklı ve iradeyi zayıflatmakta, insanın bedenini ve ruhunu içten içe çürütmektedir. Ailede huzur ve mutluluğu yok etmekte; yuvaları dağıtmakta, ocakları söndürmektedir. Allah Resûlü (s.a.s) bir hadis-i şeriflerinde, <strong>“Sakın içki içme. Çünkü içki her kötülüğün anahtarıdır”<a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> buyurarak bu tehlikeye dikkatlerimizi çekmektedir.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Günümüzde iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla hanelerimize kadar giren bir başka bağımlılık ise dijital kumardır. Üzülerek ifade edelim ki, dijital kumar, toplumun azımsanmayacak bir kesimine sirayet etmiş durumdadır. Çok küçük miktarlarla başlanan dijital kumar, kişinin; evini ve arabasını satmasına, bütün imkânlarını bu yolda tüketmesine, borç batağına sürüklenmesine sebebiyet vermektedir. Aile bağlarının kopmasına neden olmaktadır. Cenâb-ı Hak bu hususta bizleri şöyle uyarmaktadır: <strong>“Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar ve fal okları, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Sadece gençleri ve çocukları değil, anne ve babaları da esaret altına alan bir diğer bağımlılık ise dijital bağımlılıktır. Dijital bağımlılık; dikkati dağıtmakta, kişiyi yalnızlaştırmaktadır. İnsanların acısını, “Yardım edilmesi gereken bir durum” olmaktan çıkarıp “Seyredilen bir içerik” haline getirebilmektedir. Dijital bağımlılık sebebiyle; alış veriş sitelerinde, sanal oyun ve eğlencelerde vakitler israf, ömürler zayi edilmektedir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Aklı örten her türlü maddeden, kumar ve dijital bağımlılıklardan korunmanın en etkili yolu, bu kötülüklere hiç bulaşmamaktır. Gençlerimize ve çocuklarımıza sevgi ve güven temeline dayalı bir aile ortamı sunmaktır. Bütün tedbirlere rağmen bir şekilde zararlı alışkanlıkların müptelası olan kardeşlerimize elimizi uzatmak, onları kötülerin insafına terk etmemektir. Ayrıca kendi rahatımız için çocuklarımızın eline telefon ve tablet tutuşturmamaktır. Yemek yemeleri, bir köşede sessiz kalmaları için yavrularımızı zararlı oyun, çizgi film ve eğlencelerle baş başa bırakmamaktır.</p>

<p>Aziz kardeşlerim! Ramazan-ı şerifin bereketinden istifade ederek hayatımızı gözden geçirelim. Zararlı alışkanlıklardan kurtularak yeni bir başlangıç yapalım. Unutmayalım ki, insan hayatı, bağımlılıklarla çürütülecek, dijital mecralarda tüketilecek kadar önemsiz ve değersiz değildir.</p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> İbn Mâce, Eşribe, 1.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Mâide, 5/90.</p>

<p></p>

<p style="text-align:right"><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/27-subat-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/SZfqKBe4Z_s/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="13344"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da Ramazan]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/istanbulda-ramazan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/istanbulda-ramazan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da ramazan ayı dolayısıyla selatin camilerin minarelerine asılan mahyalarla ramazana dair mesajlar verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER, RAMAZAN</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/istanbulda-ramazan</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/02/mehmet/20260226-istanbulda-ramazan-yeni-cami-20.jpg" type="image/jpeg" length="85268"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TDV, Gazze’de iftar sofrası kurdu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tdv-gazzede-iftar-sofrasi-kurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tdv-gazzede-iftar-sofrasi-kurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Diyanet Vakfı (TDV), ramazan ayında dayanışmayı artırmak amacıyla Gazze kentinde yerinden edilen ve çadır kampta yaşayan Filistinliler için toplu iftar programı düzenledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>TDV, ramazan ayında dayanışmayı artırmak amacıyla Gazze kentinde yerinden edilen ve çadır kampta yaşayan Filistinliler için toplu iftar programı düzenledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>RAMAZAN</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tdv-gazzede-iftar-sofrasi-kurdu</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Feb 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/02/tdv-gazze-iftar-44.jpg" type="image/jpeg" length="22444"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Peygamber Efendimizin (sas) eğitim metodu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/peygamber-efendimizin-sas-egitim-metodu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/peygamber-efendimizin-sas-egitim-metodu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Peygamber Efendimizin (sas) eğitim metodu - Prof. Dr. Selçuk Coşkun Diyanet Dijital Tv'de...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Peygamber Efendimizin (sas) eğitim metodu - Prof. Dr. Selçuk Coşkun Diyanet Dijital Tv'de...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Dijital TV</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/peygamber-efendimizin-sas-egitim-metodu</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Feb 2026 00:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/QwlSqHHjfA4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="36865"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
