<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Diyanet Haber</title>
    <link>https://www.diyanethaber.com.tr</link>
    <description>Diyanet Haber / Diyanet Sınav / Diyanet Duyuru / Diyanet Hutbe / Müftülükler / İslam Dünyası / Kültür Sanat / #Keşfet / www.diyanethaber.com.tr</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 15 Sep 2026 15:37:39 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa'nın fethine uzanan yol kuruluş döneminin tarihi izlerini taşıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/bursanin-fethine-uzanan-yol-kurulus-doneminin-tarihi-izlerini-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/bursanin-fethine-uzanan-yol-kurulus-doneminin-tarihi-izlerini-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Osmanlı'nın kuruluş sürecinde önemli rol oynayan hükümdar, komutan, alim ve mutasavvıfların hatıralarını yaşatan türbelerin yanı sıra erken Osmanlı mimarisinin örnekleri olan cami, zaviye, hamam ve kaleler Bursa'nın fethi güzergahının tarihi dokusunu oluşturuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı Beyliği'nin kuruluş yıllarında Bilecik, Söğüt, Yenişehir ve İnegöl hattında şekillenen güzergahtaki tarihi yapılar, Bursa'nın fethine uzanan askeri ve siyasi sürecin izlerini bugüne taşıyor. Bölgedeki yapılar, Osmanlı'nın beylikten devlete geçiş dönemine ilişkin mimari, dini ve sosyal hayatın farklı yönlerine ışık tutuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Güzergahın Söğüt'teki duraklarından Ertuğrul Gazi Türbesi, Osmanlı Beyliği'nin kurucusu Osman Gazi'nin babası ve Selçuklu Uçbeyi Ertuğrul Gazi'nin hatırasını yaşatıyor.</p>

<p>Bilecik İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün açıklamasına göre 13. yüzyıl sonlarına tarihlenen türbenin ilk olarak Osman Gazi tarafından açık mezar şeklinde yaptırıldığı, daha sonra 1. Mehmet Çelebi tarafından türbeye dönüştürüldüğü belirtiliyor. Türbe çevresinde Ertuğrul Gazi'nin aile üyelerinin ve kayı boyunun önemli isimlerinin mezarları da bulunuyor.</p>

<p>Söğüt Çayı kenarındaki Kuyulu Mescit ise Ertuğrul Gazi'nin aşiretiyle bölgeye geldiğinde ilk çadırını kurduğu yer olduğuna ilişkin rivayet ediliyor. İçindeki kuyudan dolayı bu adla bilinen mescidin, 2. Abdülhamid döneminde aynı temeller üzerine yeniden inşa edildiği aktarılıyor.</p>

<p><img alt="Ertuğrul Gazi Türbesi" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/ertugrul-gazi-turbesi.jpg" width="1280" /></p>

<p>Söğüt'teki önemli eserlerden biri Hamidiye Camisi ise kuruluş döneminden çok daha sonraki bir dönemin eseri olarak öne çıkıyor. 2. Abdülhamid tarafından 1903-1905 yıllarında yaptırılan cami, son Osmanlı döneminin neoklasik mimari özelliklerini taşıyor.</p>

<p>Güzergahın Bilecik durağında Şeyh Edebali Türbesi, Osmanlı'nın kuruluş hafızasının önemli merkezlerinden birini oluşturuyor. Osman Gazi'nin kayınpederi ve dönemin önemli alimlerinden Şeyh Edebali'nin türbesi, eski Bilecik'in hakim noktalarından birinde bulunuyor. Türbenin Orhan Gazi döneminde inşa edildiği kabul ediliyor.</p>

<p>Türbenin hemen aşağısındaki Orhangazi Camisi de erken Osmanlı dönemine ait önemli yapılardan biri. Şeyh Edebali Türbesi'ne yaklaşık 50 metre mesafedeki caminin ilk yapım tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte Orhan Gazi dönemine tarihlendiriliyor. Yapının ana binadan yaklaşık 30 metre uzaklıktaki kaya üzerinde bulunan minaresi ise dikkati çekiyor.</p>

<p><strong>- Yenişehir ve çevresinde erken Osmanlı izleri</strong></p>

<p>Osman Gazi döneminde Osmanlı topraklarına katılan Yenişehir, kuruluş sürecinin önemli yerleşim merkezlerinden biri oldu. İlçenin Osmanlı döneminden kalan tarihi yapıları arasında Koca Sinan Paşa Külliyesi ve Postinpuş Baba Zaviyesi de bulunuyor. Koca Sinan Paşa Külliyesi, 16. yüzyılda inşa edilirken, Postinpuş Baba Zaviyesi erken Osmanlı dönemine ait yapılar arasında yer alıyor.</p>

<p><img alt="Minare 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/minare-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Güzergah üzerindeki Köprühisar ise kale kalıntılarıyla bölgenin geçmişteki savunma yapısına ilişkin izler taşıyor.</p>

<p>Yarhisar'da bulunan Orhan Gazi Camisi, erken Osmanlı döneminin bölgedeki izlerinden biri olarak öne çıkarken, Orhan Hamamı da tarihi yerleşim dokusunun önemli unsurlarından birini oluşturuyor. Bölgedeki Yarhisar Şelalesi ise tarihi yapıların yanı sıra güzergahın doğal duraklarından biri olarak ziyaret ediliyor.</p>

<p>Güzergahın önemli duraklarından Aydoğdu Bey Türbesi, Yenişehir'in Koyunhisar bölgesinde bulunuyor. Türbe, Osmanlı'nın kuruluş yıllarındaki mücadelelerin hatırasını yaşatan mekanlardan biri olarak öne çıkıyor. Osman bey'in yeğeni Aydoğdu, Dimbos savaşı sırasında şehit düşmüştü.</p>

<p>İnegöl'deki İshak Paşa Camisi ise Osmanlı döneminin önemli dini yapılarından biri olarak güzergahın devamındaki tarihi dokuyu oluşturuyor. Caminin içinde bulunan Sakal-ı Şerif de yapının ziyaret edilen en önemli unsurları arasında bulunuyor.</p>

<p><strong>- Kestel'den Bursa'ya uzanan kaleler</strong></p>

<p>Bursa'ya yaklaşıldıkça güzergah üzerinde bulunan kaleler, bölgenin askeri ve stratejik geçmişine ilişkin izleri ortaya çıkarıyor.</p>

<p>Kestel Kalesi, Bizans döneminden kalan ve Osmanlı'nın ilk dönemlerinde güçlü bir savunma noktası olarak kullanılan yapılardan biri. Kite Kalesi de bugünkü Ürünlü mahallesi çevresinde bulunan antik sur kalıntılarıyla bölgenin geçmişteki stratejik önemine işaret ediyor.</p>

<p>Bursa'nın doğusunda yer alan Balabanbey Kalesi ise doğrudan Bursa'nın kuşatılması ve fethiyle ilişkilendirilen önemli noktalardan biri. Yıldırım Belediyesi kayıtlarına göre Osman Gazi'nin Bursa kuşatması sırasında yaptırdığı ilk yapılardan biri olan kale, Balaban Bey'in kumandanlığında kentin abluka altına alınmasında kullanıldı.</p>

<p>Kestel'deki Geyikli Baba Türbesi de kuruluş ve fetih güzergahının manevi duraklarından biri olarak öne çıkıyor. Osmanlı'nın kuruluş döneminin gazi-dervişlerinden Geyikli Baba'nın, Orhan Gazi döneminde Bursa'nın fethine katıldığına ilişkin rivayet bulunuyor. Fetihten sonra Orhan Gazi'nin kendisine bugünkü Babasultan bölgesinde zaviye kurması için yer verdiği aktarılıyor.</p>

<p><strong>- Bursa Hisarı'nda fetih hafızası</strong></p>

<p>Güzergahın Bursa'daki bölümünü Hisar içindeki tarihi doku oluşturuyor. Bursa'nın 1326'da Osmanlı hakimiyetine geçmesinin ardından Hisar bölgesi, Osmanlı hanedanının ve yeni başkentin siyasi hafızasının önemli merkezlerinden biri haline geldi. Bursa'nın 6 Nisan 1326'da Orhan Gazi'ye teslim edilmesinin ardından şehir Osmanlı'nın başkenti oldu.</p>

<p>Hisar'da bulunan Üftade Hazretleri Cami ve Türbesi, Bursa'nın sonraki dönemlerde oluşan manevi mirasının önemli yapıları arasında yer alıyor. 16. yüzyılda Üftade Mehmed Muhyiddin tarafından yaptırılan cami, 1855 depreminde zarar gördükten sonra yeniden inşa edildi. Caminin karşısındaki türbede Üftade Hazretleri ile aile fertlerine ait sandukalar bulunuyor.</p>

<p>Şehadet Camisi de Hisar bölgesindeki tarihi yapıların başında geliyor. Bursa'nın erken Osmanlı dönemine ait yapı ve hatıralarının bulunduğu bölgedeki cami, geçmişteki Kaleiçi Orhan Cami'nin kitabe taşının da üzerinde bulunduğu yapılardan biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Hisar'ın en önemli duraklarından Osman Gazi ve Orhan Gazi Türbeleri, Osmanlı hanedanının Bursa'daki en güçlü sembollerinden biri olma özelliğini taşıyor. Bursa'yı fethedemeden hayatını kaybeden Osman Gazi, vasiyeti üzerine fetih sonrasında Gümüşlü Kümbet olarak bilinen yapıya defnedilirken, Bursa'yı fetheden Orhan Gazi de daha sonra babasının yanına defnedildi.</p>

<p>Hisar'dan şehir merkezine uzanan güzergahın bir diğer önemli yapısı ise Gazi Orhan Camisi. 1339'da Orhan Bey tarafından yaptırılan cami, erken Osmanlı mimarisinin özelliklerini taşıyor ve Ulu Cami'nin doğusunda, tarihi çarşı bölgesinde yer alıyor.</p>

<p>Güzergahın en önemli duraklarından Ulu Cami ise Bursa'nın Osmanlı başkenti kimliğini yansıtan en güçlü yapılardan birisi. Yıldırım Bayezid tarafından 1396-1400 yılları arasında yaptırılan cami, 20 kubbesi, hat sanatı ve mimari özellikleriyle Bursa'nın simge yapıları arasında yer alıyor.</p>

<p>Söğüt'ten başlayarak Bilecik, Yenişehir, Yarhisar, İnegöl ve Kestel üzerinden Bursa'ya ulaşan güzergah, böylece yalnızca bir askeri fetih hattını değil, Osmanlı Beyliği'nin kuruluşundan Bursa'nın başkent oluşuna ve sonraki yüzyıllarda şekillenen kültürel mirasa kadar uzanan çok katmanlı bir tarihi ortaya koyuyor.</p>

<p>Ertuğrul Gazi ve Şeyh Edebali'den Osman Gazi ve Orhan Gazi'ye, Geyikli Baba ve Üftade Hazretleri'nden Bursa'nın erken Osmanlı mimarisini yansıtan cami, hamam ve külliyelere kadar uzanan eserler, Bursa'nın fetih yolculuğunun bugüne ulaşan somut izlerini oluşturuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM, KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/bursanin-fethine-uzanan-yol-kurulus-doneminin-tarihi-izlerini-tasiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/cami-4.jpg" type="image/jpeg" length="73401"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Merada ezber yapan çoban hafız oldu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/merada-ezber-yapan-coban-hafiz-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/merada-ezber-yapan-coban-hafiz-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nevşehir Gülşehir ilçesine bağlı Gülpınar köyünde yaşayan Cebrail Gökdemir, merada küçükbaş hayvanlarını otlatırken Kur'an-ı Kerim'i ezberleyip hafız oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hayvancılıkla uğraşan 43 yaşındaki Gökdemir, boş vakitlerini değerlendirmek için Kur'an-ı Kerim ezberlemeye karar verdi.</p>

<p>Daha sonra hayvanlarını otlatmak için çıktığı arazide Kur'an-ı Kerim okumaya başlayan Gökdemir, gündüz hafızasına aldığı sayfaları akşamları da evde tekrarladı.</p>

<p><img alt="Çobanlık Yaparken Hafız Oldu 7" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/cobanlik-yaparken-hafiz-oldu-7.jpg" width="1280" /></p>

<p>Gökdemir, her gün sabah namazından sonra, fırsat buldukça da diğer vakit namazlarının ardından köy camisi imam hatibi Habbab Türker'e dersini verdi.</p>

<p>Hafızlık sistemine göre bir cüzdeki sayfaları sırayla ezberleyen Gökdemir, her gün yaptığı tekrarlarla önceki ezberlerini de korumaya çalıştı.</p>

<p>Yaklaşık 6 yıllık süreçte hayvancılık ve ev işlerini de aksatmayan Gökdemir, karşılaştığı zorluklara rağmen hafızlık hedefine ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Çobanlık Yaparken Hafız Oldu 3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/cobanlik-yaparken-hafiz-oldu-3.jpg" width="1280" /></p>

<p>Cebrail Gökdemir, hafızlığın çocukluktan beri içinde yaşattığı bir heves olduğunu söyledi.</p>

<p>Camide dinlediği vaazlardan etkilenip motive olduğunu, bu süreçte en büyük desteği ise ailesinden gördüğünü anlatan Gökdemir, yaz-kış demeden bir taraftan küçükbaş hayvanlarıyla ilgilendiğini, bir taraftan da hedefine doğru emin adımlarla yürüdüğünü dile getirdi.</p>

<p><img alt="Çobanlık Yaparken Hafız Oldu 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/cobanlik-yaparken-hafiz-oldu-2.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>- "Azmedip hafızlığımı yapacağım diye kendime söz verdim"</strong></h3>

<p>Hafızlık icazet belgesini teslim aldığında yaşadığı mutluluğa dikkati çeken Gökdemir, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Kolay bir zaman olmadı. Hem hayvancılık hem diğer işleri yaparak çok zorlu bir süreçten geçtik ama azmin elinden hiçbir şeyin kurtulmadığına inanıyorum. Biz de elhamdülillah hafız olduk. Azmedip hafızlığımı yapacağım diye kendime söz verdim, nasip oldu. Boş vaktimde arazide yapmış olduğum ezberi aklımda tutup akşam eve vardığımda sayfaları ezberledim. Dersimi sabah namazından sonra verecek şekilde hazırladım. Her gün bir cüz ama vaktim el verdiği sürece de iki ders verirdim. Bir sabah namazından sonra bir yatsı namazından sonra. İnsanda azim olduktan sonra her şey bahane diye algıladım. Günün bereketinden yararlandım. Günüm çok bereketli geçiyordu. Böyle araya sıkıştıra sıkıştıra elhamdülillah bugünlere geldim."</p>

<p><img alt="Çobanlık Yaparken Hafız Oldu 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/cobanlik-yaparken-hafiz-oldu-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Köy camisinde görevli İmam Hatip Habbab Türker ise Gökdemir'in hiç ara vermeden camiye gelerek ezber verme gayretini takdirle karşıladıklarını aktardı.</p>

<p>Hafızlığın İslam dinindeki önemine ve Gökdemir'in iş yoğunluğuna rağmen bu başarıya ulaşmasının kıymetli olduğuna işaret eden Türker, "Bu durum beni çok etkiledi. Hafızlık sürecine başlarken kendisiyle de konuştum. 'Bu senin ve insanlar için ışık olacak bir hareket olur' demiştim. Biz böyle dedikçe o daha çok azmetti. Böylelikle daha çok gayret etmeye çalıştı." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/merada-ezber-yapan-coban-hafiz-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/cobanlik-yaparken-hafiz-oldu-4.jpg" type="image/jpeg" length="27905"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amsterdam Fatih Camii'ni, "Açık Anıtlar Günü"nde 700'den fazla kişi ziyaret etti]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/amsterdam-fatih-camiini-acik-anitlar-gunu-etkinliginin-ilk-gununde-700den-fazla-kisi-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/amsterdam-fatih-camiini-acik-anitlar-gunu-etkinliginin-ilk-gununde-700den-fazla-kisi-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hollanda genelinde düzenlenen "Open Monumentendag (Açık Anıtlar Günü)" etkinliği kapsamında, Hollanda Diyanet Vakfına (HDV) bağlı Amsterdam'daki Fatih Camii'ni 700'den fazla Hollandalı ziyaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İki gün sürecek "Açık Anıtlar Günü" dolayısıyla kapılarını Hollandalı ziyaretçilere açan Fatih Camisi'ni, etkinliğin ilk gününde 700'ü aşkın kişi ziyaret ederken pazar günü de devam edecek etkinlikte ziyaretçi sayısının 1500'e ulaşması öngörülüyor.</p>

<p>Program kapsamında ziyaretçilere Fatih Camii'nin tarihi, geçmişten bugüne geçirdiği süreç ile bugün üstlendiği dini ve toplumsal rol hakkında bilgi verildi.</p>

<p>Fatih Camisi Derneği Başkanı Fikret Önder, ziyaretçilere caminin tarihçesini aktarırken, caminin imamları Kemal Gözütok ve Muhammed Tuna da Kur'an-ı Kerim tilavet etti.</p>

<p>Ziyaretçilere İslam kültür ve medeniyetinin farklı yönlerini tanıtmak amacıyla ezan, ilahiler ve şiirler de programa dahil edildi.</p>

<p>Program boyunca katılımcılara İslamiyet, camiler, ibadet kuralları ile İslam ahlakı, felsefesi ve düşüncesine dair bilgiler aktarıldı. İslam sanatları ve el işleri sergilenirken, ziyaretçilere Türk yemekleri ikram edildi.</p>

<p>Cami Derneği Başkanı Önder, etkinliğin farklı kültür ve inançlardan çok sayıda kişiyi bir araya getirdiğini, karşılıklı tanışma ve diyalog geliştirme fırsatı sunduğunu söyledi.</p>

<p>Önder, "Hollandalı komşularımızı burada ağırlarken onlara hem İslamiyet hakkında hem de camimiz hakkında doğrudan bilgiler veriyoruz. Onların, bizleri biraz daha yakından tanımasını sağladığımız gibi biz de onların bize bakışını daha iyi gözlemleme imkanı buluyoruz." dedi.</p>

<p>Amsterdam Fatih Camisi, etkinliğin ikinci gününde de kapılarını ziyaretçilere açık tutacak.</p>

<p>1920 yılında inşa edilen ve cemaatsiz kaldığı için 1970'lerde kapatılan Fatih Camisi'nin binası, 1971'de kilise cemiyeti tarafından bir iş insanına devredildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Amsterdam'a gelen Türk işçilerce 1980'de ibadethane ihtiyacının karşılanması amacıyla satın alınan cami binası anıt statüsünde korunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/amsterdam-fatih-camiini-acik-anitlar-gunu-etkinliginin-ilk-gununde-700den-fazla-kisi-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/amsterdam-acik-cami.jpg" type="image/jpeg" length="31454"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Taşlıcalı Hüseyin Paşa Camii Mushaf-ı Şerifi"nin tıpkıbasımı tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/taslicali-huseyin-pasa-camii-mushaf-i-serifinin-tipkibasimi-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/taslicali-huseyin-pasa-camii-mushaf-i-serifinin-tipkibasimi-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Karadağ İslam Birliğinin talebi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatları doğrultusunda, tarihi Taşlıcalı Hüseyin Paşa Camii Mushaf-ı Şerifi'nin tıpkıbasımının tamamlandığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakan Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Karadağlı Müslümanların asırlar boyunca koruduğu Taşlıcalı Hüseyin Paşa Camii Mushaf-ı Şerifi'nin restorasyon ve tıpkıbasım çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ersoy, "Karadağ İslam Birliğinin talebi ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatları doğrultusunda, tarihi Taşlıcalı Hüseyin Paşa Camii Mushaf-ı Şerifi'nin tıpkıbasımını tamamladık." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Tıpkıbasımının ilk nüshası Cumhurbaşkanı Erdoğan'a takdim edilen 14. yüzyıla ait bu kıymetli Memlük mushafının, Taşlıcalı Hüseyin Paşa tarafından adını taşıyan camiye vakfedildiğini belirten Ersoy, mushafın Karadağlı Müslümanlar tarafından asırlar boyunca titizlikle korunduğunu kaydetti.</p>

<p>Ersoy, "Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığımızca restore edilip dijitalleştirilen ve İstanbul Valiliğimizin desteğiyle basılan eser, önümüzdeki günlerde YTB Başkanlığımız tarafından Karadağ İslam Birliğinin organizasyonuyla Karadağ'a ulaştırılacak." ifadelerine yer verdi.</p>

<p><img alt="Taşlıcalı Hüseyin Paşa Camii Mushaf I Şerifi 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/taslicali-huseyin-pasa-camii-mushaf-i-serifi-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Bakan Ersoy, tarihi mirasa sahip çıkan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a şükranlarını sunarak çalışmaya rehberlik eden TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığı İlim Heyeti Başkanı Mehmet Emin Maşalı'ya, İlim Heyeti üyeleri Hattat Mehmet Özçay ve Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Osman Şahin'e, baskı maliyetlerini üstlenen İstanbul Valisi Davut Gül'e, süreci yakından takip eden AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya'ya ve emeği geçenlere teşekkürlerini iletti.</p>

<p>Ersoy, "Taşlıcalı Hüseyin Paşa'yı ve bu emaneti günümüze ulaştıranları rahmetle ve şükranla anıyorum." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>- 14. yüzyıldan günümüze ulaşan miras</strong></p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı (TÜYEK) uzmanları tarafından 14. yüzyıla ait bir Memlük Mushafı olarak tanımlanan eser, 16. yüzyılın ikinci yarısında Taşlıcalı Hüseyin Paşa tarafından adını taşıyan camiye vakfedildi.</p>

<p>Balkan uzmanı Machiel Kiel'in İslam hat sanatı ve kitap yazımının Balkanlar'daki en güzel örneklerinden biri olarak nitelendirdiği Mushaf, Karadağlı Müslümanlar tarafından savaşlara, baskılara ve göçlere rağmen nesilden nesle aktarılarak günümüze ulaştırıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/taslicali-huseyin-pasa-camii-mushaf-i-serifinin-tipkibasimi-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/taslicali-huseyin-pasa-camii-mushaf-i-serifi.jpg" type="image/jpeg" length="49042"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mescid-i Aksa çevresine yeni bir dini statüko dayatılıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/mescid-i-aksa-cevresine-yeni-bir-dini-statuko-dayatilyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/mescid-i-aksa-cevresine-yeni-bir-dini-statuko-dayatilyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin yönetimine bağlı Kudüs Valiliği, işgal altındaki Doğu Kudüs'te Mescid-i Aksa'nın doğu duvarına bitişik Rahmet Kapısı (Babu'r Rahme) Kabristanı'nda Yahudi ritüel ve ibadetlerinin tekrarlanması yoluyla "yeni bir dini statüko” dayatma çabalarına karşı uyarıda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Valilik tarafından yapılan açıklamada, son haftalarda Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin gerçekleştirdiği ritüellerin "Yahudi bayramlarıyla bağlantılı dönemsel ritüellerin ötesine geçtiği ve yeri, sürekli bir Yahudi ibadet noktasına dönüştürmeye zemin hazırladığı" belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya yönelik baskınları ve sözde Süleyman Mabedi’ni inşa etmek için kurdukları grupların, Rahmet Kapısı’na özellikle önem atfettikleri kaydedildi.</p>

<p>Rahmet Kapısı'nın Mescid-i Aksa'nın kapılarından biri olduğunu ve doğu surları içinde yer aldığını belirten Valilik, İsrail'in Kudüs ve kutsal mekanları üzerinde hiçbir egemenliğe sahip olmadığını, Mescid'in kimliğinde, doğasında, kullanım biçimlerinde veya unsurlarında değişiklik dayatma hakkının bulunmadığını vurguladı.</p>

<p>Kudüs Valiliğinin verilerine göre, dün 593 fanatik Yahudi, Roş Aşana'yı (Yahudi Yılbaşı) bahane ederek Mescid-i Aksa'ya baskın düzenledi.</p>

<p><strong>- Yahudilerin Mescid-i Aksa baskınları statükoya aykırı</strong></p>

<p>Mescid-i Aksa, İsrail ile Ürdün arasında 26 Ekim 1994'te imzalanan barış antlaşmasına göre Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor.</p>

<p>Yahudiler, 2003'ten bu yana İdarenin izni olmadan İsrail'in tek taraflı kararıyla polis eşliğinde kutsal mabede giriyor. Bu girişleri "baskın" olarak nitelendiren Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, Müslümanların egemenliğinin ihlal edildiğini vurguluyor.</p>

<p>İsrailliler, içinde Kıble Mescidi ile Kubbetü's-Sahra'nın yanı sıra müze, medreseler ve büyük avlunun yer aldığı Mescid-i Aksa Külliyesi'nin altında, "Süleyman Mabedi kalıntılarının bulunduğu" iddiasıyla kazı çalışmaları yapıyor.</p>

<p>İsrail yönetimi, Mescid-i Aksa'da "sadece Müslümanların ibadet edebildiği, diğer dinlerin mensuplarının ise yalnızca ziyarette bulunabildiği" yönündeki tarihi statükonun korunduğunu savunuyor.</p>

<p>Ancak fanatik Yahudilerin İsrail polisi korumasında Aksa'ya düzenledikleri baskınlarda dua etmeleri ve dini ritüelleri yerine getirmeleri sıkça kameralara yansıyor.</p>

<p>İsrail içindeki ultra-Ortodoks Yahudi din adamlarının çoğunluğu ise Yahudilerin Mescid-i Aksa'ya girmesinin dinen yasak olduğunu vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/mescid-i-aksa-cevresine-yeni-bir-dini-statuko-dayatilyor</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/mescidi-aksa-11-2.jpg" type="image/jpeg" length="68258"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uluslararası İslami Yayıncılık Çalıştayı İstanbul'da yapılacak]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/uluslararasi-islami-yayincilik-calistayi-istanbulda-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/uluslararasi-islami-yayincilik-calistayi-istanbulda-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası Dini Yayıncılar Birliği tarafından düzenlenen "Uluslararası İslami Yayıncılık Çalıştayı", 67 ülkeden 200'den fazla yayıncının katılımıyla 25-27 Eylül'de İstanbul'da gerçekleştirilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) destekleriyle gerçekleştirilecek çalıştaya, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi (İZÜ) ev sahipliği yapacak.</p>

<p>İslami yayıncılık alanında faaliyet gösteren yayınevleri, kurumlar ve sektör profesyonellerini bir araya getirecek çalıştayda uluslararası yayıncılık işbirliklerinin geliştirilmesi, telif ve çeviri faaliyetlerinin artırılması, ortak projelerin hayata geçirilmesi ve İslami yayıncılığın küresel ölçekte daha güçlü temsil edilmesi ele alınacak.</p>

<p><strong>- Birlik ilk büyük uluslararası buluşmasını gerçekleştirecek</strong></p>

<p>Temelleri 2021'de İstanbul'da 30 ülkeden yayıncının katılımıyla atılan Uluslararası Dini Yayıncılar Birliği, beş yıllık hazırlık ve istişare çalışmalarının ardından Ocak 2026'da birlik statüsü kazandı.</p>

<p>Birliğin 67 ülkedeki üye yayıncı sayısı altı ayda 231'e yükseldi.</p>

<p>Malezya, Özbekistan, Pakistan, Endonezya, Hindistan, Türkiye, Ürdün, Nijerya, Kuzey Makedonya, Almanya ve İngiltere'den üyelerin yer aldığı kurucu yönetim kurulu, farklı yayıncılık pazarlarını ve kültürel coğrafyaları aynı çatı altında buluşturuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Birlik, 3335 sayılı Kanun kapsamında uluslararası alanda faaliyet gösterme, farklı ülkelerden üye kabul etme, yurt dışında şube açma ve uluslararası organizasyonlar düzenleme gibi imkanlara sahip bulunuyor.</p>

<p><strong>- Yayıncılık sektörünün farklı aktörleri aynı platformda buluşacak</strong></p>

<p>Çalıştaya yayınevlerinin yanı sıra üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, kitap dağıtımcıları, kitabevleri, telif ajansları, yazar birlikleri ve farklı ülkelerdeki yayıncı meslek örgütlerinin temsilcileri katılacak.</p>

<p>Türkiye Uluslararası İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Malezya İslam Üniversitesi, Pakistan İslam Üniversitesi, İslam İşbirliği Gençlik Forumu, Endonezya İslami Kitap Fuarı, Uluslararası İslami Okullar Birliği, Kuveyt İslami Kitap Fuarı ve Islamic Foundation'ın da aralarında bulunduğu 30'dan fazla uluslararası kurum ve kuruluş çalıştaya destek verecek.</p>

<p>Çalıştay kapsamında telif hakları, çeviri, kitap dağıtımı, akademik yayıncılık, çocuk yayıncılığı, dijital yayıncılık ve uluslararası kitap fuarları gibi sektörün farklı alanlarının aynı platformda değerlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>- İslami yayıncılığın geleceği 12 tematik masada ele alınacak</strong></p>

<p>Çalıştayda 25 Eylül günü açılış programının ardından, değişen dünyada İslami yayıncılığın konumunun değerlendirileceği uluslararası panel düzenlenecek.</p>

<p>Programın devamında farklı ülkelerden sektör temsilcileri, İslami yayıncılığın güncel meseleleri ve geleceğine ilişkin 12 tematik yuvarlak masa toplantısında görüş alışverişinde bulunacak.</p>

<p>Masalarda üye ilişkileri ve uluslararası dayanışma, kültür ve eğitim, uluslararası kitap fuarları, uluslararası ilişkiler, reklam ve tanıtım, yayıncılık standartları ve kalite, telif hakları ve çeviri, araştırma ve raporlama, İslami çocuk yayıncılığı, kitap dağıtımı ve kitabevleri, hukuki meseleler, etik ve uyuşmazlıkların çözümü, dijital yayıncılık, veri ve teknoloji gibi başlıklar değerlendirilecek.</p>

<p>Farklı ülkelerden katılımcıların deneyim ve önerilerinin ele alınacağı toplantıların ardından hazırlanacak raporlar, çalıştayın ikinci gününde katılımcılarla paylaşılacak.</p>

<p>Çalıştayla ortaya konulan önerilerin somut uluslararası işbirliklerine dönüştürülmesi ve İslami yayıncılık alanında ortak çalışma zemininin güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/uluslararasi-islami-yayincilik-calistayi-istanbulda-yapilacak</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/10/tdv-ve-dib-yayinlari-frankfurt-kitap-fuarinda-2.JPG" type="image/jpeg" length="47266"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tokat'ta küçük hafızlar yarıştı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/tokatta-kucuk-hafizlar-yaristi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/tokatta-kucuk-hafizlar-yaristi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tokat İl Müftülüğünce "2026 Yılı Hafızlık ve Kur’an-ı Kerimi Yüzünden Güzel Okuma Yarışması" gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tokat il merkezi ve ilçelerdeki hafızlık Kur’an kurslarını temsilen 9 öğrencinin katıldığı yarışma Erkekler Hafızlık, Kızlar Hafızlık, Erkekler Kur’an-ı Kerim’i Yüzünden Güzel Okuma ve Kızlar Kur’an-ı Kerim’i Yüzünden Güzel Okuma olmak üzere dört kategoride düzenlendi.<br />
<br />
Yarışma sonucunda Erkekler Kur’an-ı Kerim’i Yüzünden Güzel Okuma Kategorisi'nde Tokat Uluslararası İmam-Hatip Lisesi öğrencisi Muhammed Adıgüzel il birincisi oldu. Aynı kategoride Erbaa Evyaba Yatılı Hafızlık Kur’an Kursu öğrencisi Abdullah Soymaz il ikincisi, Almus Aliyyü’l-Murtaza Hafızlık Erkek Kur’an Kursu öğrencisi Abdulkadir Akgemik ise il üçüncüsü oldu.</p>

<p><img alt="Tokat Yarışma 3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/tokat-yarisma-3.jpg" width="1280" /></p>

<p>Kızlar Kur’an-ı Kerim’i Yüzünden Güzel Okuma Kategorisi'nde Almus Fatımatü’z-Zehra Hafızlık Kız Kur’an Kursu öğrencisi Zeynep Sude Abbas il birincisi olmaya hak kazandı.</p>

<p>Erkekler Hafızlık Kategorisi'nde Almus Aliyyü’l-Murtaza Hafızlık Erkek Kur’an Kursu öğrencisi Abdullah Eymen Orhan il birincisi, Tokat Uluslararası İmam-Hatip Lisesi öğrencisi Mahmut Hilmi Özata il ikincisi, Erbaa Evyaba Hafızlık Erkek Kur’an Kursu öğrencisi Eyüp Ensar Gitgel ise il üçüncüsü oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Tokat Yarışma 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/tokat-yarisma-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Kızlar Hafızlık Kategorisi'nde İbn-i Kemal Hafızlık Kız Kur’an Kursu öğrencisi Müberra Demir il birincisi, Almus Fatımatü’z-Zehra Hafızlık Kız Kur’an Kursu öğrencisi Filiz Al ise il ikincisi oldu.</p>

<p>Her kategoride il birincisi olan öğrenciler, düzenlenecek bölge yarışmasında Tokat’ı temsil etmeye hak kazandı.</p>

<p>Dereceye giren öğrencilere hediye ve başarı belgelerinin takdim edilmesinin ardından gerçekleştirilen toplu fotoğraf çekimiyle program sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Tokat Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/tokatta-kucuk-hafizlar-yaristi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 14:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/tokat-yarisma-1.jpg" type="image/jpeg" length="80923"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Kur'an Eğitim Merkezi ilk öğrencilerini kabul etti]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ankara-kuran-egitim-merkezi-ilk-ogrencilerini-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ankara-kuran-egitim-merkezi-ilk-ogrencilerini-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca açılan Ankara Kur'an Eğitim Merkezi 2026-2027 eğitim öğretim yılında ilk öğrencilerini kabul etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü koordinesinde başta 4-6 yaş Kur'an kursları olmak üzere genç, yetişkin ve engelli gruplarına yönelik açılan kurslarda eğitim öğretim başladı.</p>

<p>Bu kapsamda Ankara Kur'an Eğitim Merkezi'nde 2026-2027 eğitim öğretim yılı itibariyle ilk öğrenciler eğitime başladı.</p>

<p><img alt="Çubuk Kuran Eğitim Merkezi 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/cubuk-kuran-egitim-merkezi-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Uzun süren hafızlık eğitimlerinin sonunda hafızlık icazet namesi almaya hak kazanan öğrenciler arasından yetenek sınavı ile kabul edilen öğrencileri velileri ilk ders gününde yalnız bırakmadı.</p>

<p><img alt="Çubuk Kuran Eğitim Merkezi 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/cubuk-kuran-egitim-merkezi-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Eğitim Merkezi Müdürlüğünce karşılanan öğrenciler, kimlik kayıt işlemlerinin ardından yurt ve pansiyonlarına yerleştirildi.</p>

<p><img alt="Çubuk Kuran Eğitim Merkezi 3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/cubuk-kuran-egitim-merkezi-3.jpg" width="1280" /></p>

<p>Sonrasında gerçekleştirilen programda veliler ve öğrencilerle bir araya gelen Ankara Kur'an Eğitim Merkezi Müdürü Fatih Bice, "Sizlerden önceki nesillerin kurduğu hayalleri bugün sizler yaşıyorsunuz. Hafızlık eğitiminde devlet millet el ele hafızlarımızın daha nitelikli eğitim almaları için her türlü imkan istifadenizi sunulmuş durumda." dedi.</p>

<p>Merkez ve eğitim süreci hakkında bilgilendirmede bulunan Bice, öğrencilere başarı temennisinde bulundu.</p>

<p><img alt="Çubuk Kuran Eğitim Merkezi 4" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/cubuk-kuran-egitim-merkezi-4.jpg" width="1280" /></p>

<p>Törene katılan Çubuk Belediye Başkanı Av. Baki Demirbaş ise "Gözünüz arkada kalmasın öğrencilerimiz devletimize emanettir." diyerek öğrencilere başarılar diledi.</p>

<p>Program yemek ikramıyla sona erdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öğrenciler, Kur'an Eğitim Merkezi'nde 4 yıl boyunca hem lise eğitimlerine devam edecek hem de İslami ilimler, Arapça ve hafızlık tekrarı yaparak çok yönlü bir eğitim alacak.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>TEŞKİLAT HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ankara-kuran-egitim-merkezi-ilk-ogrencilerini-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/kuran-egitim-merkezi-1.jpg" type="image/jpeg" length="32659"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, TDT ülkelerinin dini idare başkanlarını kabul etti]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/azerbaycan-cumhurbaskani-aliyev-tdt-ulkelerinin-dini-idare-baskanlarini-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/azerbaycan-cumhurbaskani-aliyev-tdt-ulkelerinin-dini-idare-baskanlarini-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üye ülkelerinin Diyanet İşleri ve Dini İdare Başkanlarını kabul etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üye ülkelerinin Diyanet İşleri ve Dini İdare Başkanlarını kabul etti.</p>

<p>Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de gerçekleştirilen kabulde, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş’un yanı sıra TDT üyesi ülkelerin Diyanet İşleri ve Dini İdare Başkanları yer aldı.</p>

<p><img alt="Safi Arpaguş Aliyev 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/safi-arpagus-aliyev-2.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üye ülkelerinin Diyanet İşleri ve Dini İdare Başkanlarını kabul etti.<br />
<br />
Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de gerçekleştirilen kabulde, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş’un yanı sıra TDT üyesi ülkelerin… <a href="https://t.co/w1qxyyq8Zu" rel="nofollow">pic.twitter.com/w1qxyyq8Zu</a></p>
— T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı (@diyanetbasin) <a href="https://x.com/diyanetbasin/status/2099800102147670240?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 15, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Safi Arpaguş</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/azerbaycan-cumhurbaskani-aliyev-tdt-ulkelerinin-dini-idare-baskanlarini-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/safi-arpagus-aliyev-1.jpg" type="image/jpeg" length="53932"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DİTİB "Bed-i Besmele" programlarıyla eğitime başladı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ditib-bed-i-besmele-programlariyla-egitime-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ditib-bed-i-besmele-programlariyla-egitime-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da 2026-2027 öğretim yılının başlamasıyla birlikte Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’ne (DİTİB) bağlı cami derneklerinde "Bed-i Besmele" programları düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Almanya'da 2026-2027 öğretim yılının başlamasıyla birlikte Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’ne (DİTİB) bağlı cami derneklerinde okula başlayan öğrenciler için “Bed-i Besmele” programları düzenlendi.</p>

<p>DİTİB dernekleri tarafından düzenlenen bu merasimlere, DİTİB Genel Başkanı Ramazan Ilıkkan, Din Hizmetleri Ataşeleri, eyalet ve bölge birliği başkanlarının yanı sıra kurs öğreticileri, din görevlileri ve dernek yöneticileri ile kurslara katılan öğrencilerin velileri katıldı.</p>

<p>Yeni eğitim-öğretim yılına başlayan Kuzey Ren Vestfalya eyaletine bağlı Köln DİTİB Merkez, Duisburg DİTİB Merkez, Bielefeld - Brackwede DİTİB Vatan, Dormagen DİTİB Süleymaniye, Solingen DİTİB Merkez, Bonn DİTİB Merkez ve Bergheim DİTİB Camileri başta olmak üzere DİTİB’e bağlı camilerde “Bed-i Besmele” programları düzenlendi.</p>

<p><img alt="Ditib Cami 3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/ditib-cami-3.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>- "Camilerimiz birer eğitim yuvası haline gelmiştir"</strong></h3>

<p>Köln DİTİB Merkez Camii’nde gerçekleştirilen programda konuşan Köln Din Hizmetleri Ataşesi Ahmet Sinan Kara, “Çocukların dini ve manevi eğitimlerinin önemine dikkat çekerek, ailelerin bu süreçteki rolünü, hafta sonu eğitimleriyle, gençlik buluşmalarıyla, kadınlara ve erkeklere yönelik seminer ve toplantılarla artık camilerimizin birer eğitim yuvası haline geldiğini” vurguladı.</p>

<h3><strong>- "Kadim tarihimizden bir geleneği Almanya’da yaşatmaya çalışıyoruz"</strong></h3>

<p>Camilerde “Bed-i Besmele” merasimlerinin gelenek haline geldiğini ifade eden DİTİB Genel Başkanı Ramazan Ilıkkan, “Kadim tarihimizden bir geleneği Almanya’da yaşatmaya çalışıyoruz. Büyüdüklerinde bugünü hatırlayacakları güzel bir geleneği devam ettiriyoruz. İnsanın hayatında unutamayacağı evreler vardır, işte bugün onlar için yaptığımız merasimle unutmayacak bir gün yaşayacaklar. Çocuklar kadar ailelerinin de düzenlenen bu etkinlikten mutlu olduklarına şahit oluyoruz." dedi.</p>

<p><img alt="Ditib Cami 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/ditib-cami-1.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>- "DİTİB olarak yeni eğitim yılının hayırlı olmasını temenni ediyoruz"</strong></h3>

<p>Ilıkkan, "DİTİB olarak yeni eğitim yılının hayırlı ve mübarek olmasını temenni ediyoruz. Bu yeni eğitim yılında da çocuklarımızın hem dini değerlerine bağlı, hem de çağın gereklerine uygun bilgi ve becerilerle donatılması için çalışacağız. Bu duygularla yeni eğitim yılının tüm öğrenci, öğretmen ve aileler için sağlık sıhhat ve afiyet içerisinde verimli bir eğitim dönemi nasip etmesini Yüce Rabbim’den niyaz ediyorum." dedi.</p>

<p>Camilerde düzenlenen “Bed-i Besmele” merasimlerinde Kur’an-ı Kerim ve ilahiler okundu, çocukların başarıları için dualar edildi. Öğrencilere din görevlileri tarafından belgeler takdim edildi. Dernekler aracılığıyla içerisinde birbirinden farklı sürprizlerin bulunduğu Bed-i Besmele setleri ile çeşitli hediyeler verildi.</p>

<p><img alt="Ditib Cami 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/ditib-cami-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Programlar, hatıra fotoğrafları çekilerek ve dernekler tarafından misafirlere verilen ikramlarla sona erdi.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>TEŞKİLAT HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ditib-bed-i-besmele-programlariyla-egitime-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/ditib-cami-4.jpg" type="image/jpeg" length="11579"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kur’an kursu öğrencileri Tekirdağ’da yarıştı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kuran-kursu-ogrencileri-tekirdagda-yaristi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kuran-kursu-ogrencileri-tekirdagda-yaristi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca düzenlenen "2026 Yılı Hafızlık ve Kur’an-ı Kerimi Yüzünden Güzel Okuma Yarışması" Tekirdağ İl Müftülüğü ev sahipliğinde gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanlığınca Kur’an kurslarına katılımı artırmak, hafızlık eğitimini ve Kur’an-ı Kerimi yüzünden güzel okumayı teşvik etmek amacıyla, hafızlık eğitimi verilen Kur’an kurslarında okuyan erkek ve kız öğrenciler arasında ayrı kategorilerde "Hafızlık ile Kur’an-ı Kerimi Yüzünden Güzel Okuma" yarışmaları düzenlendi.</p>

<p>Başvuru şartlarını taşıyan öğrencilerin katıldığı sınavın komisyon başkanlığını İl Müftü Yardımcısı Osman Bayram Latifoğlu üstlenirken, komisyon üyeleri ise Tekirdağ İl Müftü Yardımcısı Yusuf Bektaş ile İl Vaizi Furkan Öztürk oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kur’an-ı Kerim'i yüzünden güzel okuma yarışmasında; erkeklerde Kapaklı Bahaeddin Ok Erkek Kur’an Kursundan Talha Yasin Gök birinci olurken Çorlu Halil Toren Kur’an Kursundan Berat Caca ikinci, kızlarda ise Çerkezköy Merkez Kur’an Kursundan Saliha Nur Karakurt birinci, Çorlu Şehit Ali Alıtkan Kur’an Kursundan Zeynep Uçar İkinci, Kapaklı Rahime Turut Kur’an Kursundan Meryem Sönmez üçüncü oldu.</p>

<p>Hafızlık yarışmasında; erkeklerde Çorlu Hamidiye Kur’an Kursundan Zekeriyya Taha Günaydın birinci olurken Çerkezköy Abdurrahman Gürses Kur’an Kursundan Bilal Kumru ikinci, kızlarda ise Çerkezköy Merkez Kur’an Kursundan Zeynep Ebrar Yalçın birinci, Çorlu Şehit Ali Alıtkan Kur’an Kursundan Hira Eslem Tuna ikinci oldu.</p>

<p>Yarışma sonunda dereceye giren öğrencilere komisyon üyeleri tarafından hediye takdim edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Tekirdağ Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kuran-kursu-ogrencileri-tekirdagda-yaristi-1</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 10:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/tekirdag-yarisma-1.jpg" type="image/jpeg" length="27445"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Güney Koreli genç Mardin'de İslam'la tanıştı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/guney-koreli-genc-mardinde-islamla-tanisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/guney-koreli-genc-mardinde-islamla-tanisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güney Kore’den gezi amacıyla Mardin’e gelen Shaevn, İslam dinini tanımasının ardından Müslüman oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Güney Kore’den gezi amacıyla Mardin’e gelen Shaevn, İslam dinini tanımasının ardından Müslüman olmaya karar verdi. Shaevn için Artuklu İlçe Müftülüğünde ihtida merasimi düzenlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Artuklu İlçe Müftüsü Süleyman Baran’ın katılımıyla gerçekleştirilen merasimde Kelime-i Şehadet getiren Shaevn, Müslüman olarak “Abdullah” ismini aldı.</p>

<p>Merasimde İlçe Müftüsü Baran, Abdullah’a Kur’an-ı Kerim hediye etti.</p>

<p><img alt="Ihtida Mardin 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/ihtida-mardin-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Hayatında yeni bir döneme adım atan Abdullah, duyduğu mutluluğu paylaştı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Mardin Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/guney-koreli-genc-mardinde-islamla-tanisti</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/ihtida-mardin.jpg" type="image/jpeg" length="77405"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TDV, seçmeli Kur’an-ı Kerim dersini tercih eden öğrencilere Kur’an hediye edecek]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/tdv-secmeli-kuran-i-kerim-dersini-tercih-eden-ogrencilere-kuran-hediye-edecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/tdv-secmeli-kuran-i-kerim-dersini-tercih-eden-ogrencilere-kuran-hediye-edecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TDV, “Dersimi Seçiyorum Kur’an’ımı Alıyorum” projesiyle yeni eğitim öğretim döneminde 50 bin öğrenciye Kur’an-ı Kerim hediye edilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) tarafından Diyanet İşleri Başkanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle 2023 yılında hayata geçirilen “Dersimi Seçiyorum Kur’an’ımı Alıyorum” projesi, 2026-2027 eğitim öğretim döneminde de sürdürülecek.</p>

<p>Kur’an-ı Kerim’i okuyan, anlayan ve hayatlarında rehber edinen bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamak amacıyla başlatılan “Dersimi Seçiyorum Kur’an’ımı Alıyorum” projesi kapsamında, ortaokul 5. sınıf ve lise 9. sınıfta seçmeli ders olarak Kur’an-ı Kerim’i tercih eden öğrencilere Kur’an-ı Kerim ulaştırılacak.</p>

<p>Proje kapsamında bugüne kadar seçmeli Kur’an-ı Kerim dersini tercih eden ve Vakfa başvuru yapan 50 bin 995 öğrenciye Kur’an-ı Kerim ulaştırıldı. Öğrencilere 2023-2024 eğitim öğretim döneminde 5 bin 111, 2024-2025 döneminde 25 bin 216, 2025-2026 döneminde ise 20 bin 668 Kur’an-ı Kerim hediye edildi.</p>

<p>Bu eğitim öğretim döneminde 50 bin Kur’an-ı Kerim’in öğrencilere ulaştırılması hedefleniyor. Dağıtımlar, müftülükler ve TDV şubeleri aracılığıyla gerçekleştirilecek.</p>

<p><img alt="Tdv Kuran Hediye Okul 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/tdv-kuran-hediye-okul-2.jpg" width="1280" /></p>

<p><strong>Başvurular 14 Eylül’de başlayacak</strong></p>

<p>Kur’an-ı Kerim dersini tercih eden ve projeden yararlanmak isteyen öğrenciler, 14 Eylül-31 Ekim 2026 tarihleri arasında https://tdv.org/tr-TR/dersimiseciyorum-basvuruformu web başvuru formu üzerinden taleplerini iletebilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başvuruların ardından Kur’an-ı Kerim dağıtımlarının ise 15 Kasım 2026 tarihinden itibaren müftülükler ve TDV şubeleri aracılığıyla gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Proje kapsamında öğrencilere hediye Kur’an-ı Kerim ulaştırılmasına katkı sağlamak isteyen hayırseverler, “KURAN” yazıp 4333’e SMS göndererek 200 TL bağış yapılabilecek. Ayrıca https://bagis.tdv.org/ üzerinden il ve ilçe müftülüklerinden veya TDV mobil bağış uygulamaları aracılığıyla da projeye katkı sağlayabilecek.</p>

<p><img alt="Tdv Kuran Hediye Okul 3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/tdv-kuran-hediye-okul-3.jpg" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>TDV</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/tdv-secmeli-kuran-i-kerim-dersini-tercih-eden-ogrencilere-kuran-hediye-edecek</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/tdv-kuran-hediye-okul-1.jpg" type="image/jpeg" length="41528"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yaratılanı Severiz, Yaratandan Ötürü]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/yaratilani-severiz-yaratandan-oturu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/yaratilani-severiz-yaratandan-oturu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir mümin için hiçbir dünyevî amaç, Allah’tan (cc), Resul'ünden (sas) ve Allah (cc) yolunda cihaddan daha önemli, değerli ve cazip olmamalıdır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım-akrabanız, kazandığınız mallar, durgunluğa uğramasından endişe ettiğiniz ticaretiniz ve hoşlandığınız meskenler size Allah’tan, peygamberinden ve O’nun yolunda cihaddan daha sevimli ise, artık Allah buyruğunu (kıyameti) gerçekleştirinceye kadar bekleyin. Allah, günaha saplanmış kimseleri hidayete erdirmez. (Tevbe, 9/24)</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">İslam’a göre hakiki sevgi, Allah’a (cc) olan sevgidir. Çünkü sahip olduğumuz ve sevgi duyduğumuz her şeyi yaratan O’dur. Fıtratımız gereği yakınlarımızı, kazanç sağlamayı ve kazancın sağladığı nimetlerden yararlanmayı severiz. Ancak ayet, bu gerçeğe de işaret ederek bizden, anılan sevgilerin kaynağını bilmemizi ve hakiki sevgiyi o kaynağa yöneltmemizi istemektedir. Bunu gerçekleştirdiğimizde, dünyevî istek ve bağların esiri olmaktan kurtulup gerçek özgürlüğe kavuşacağımız gibi bütün sevgilerimiz de anlamlı hâle gelmiş olacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">Bir mümin için hiçbir dünyevî amaç, Allah’tan (cc), Resul'ünden (sas) ve Allah (cc) yolunda cihaddan daha önemli, değerli ve cazip olmamalıdır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Hidayet:</strong> Doğru yola iletmek.<br />
<strong>Fâsık:</strong> Dinî görevlerini terk eden ve büyük günah işleyen, yoldan çıkan.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bir Ayet</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/yaratilani-severiz-yaratandan-oturu</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/05/yaratilani-severiz-yaratandan-oturu.jpg" type="image/jpeg" length="51166"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vesvese: Şeytanın Telkini]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/vesvese-seytanin-telkini-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/vesvese-seytanin-telkini-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vesvese nedir? Vesveselerden korunmak için okunması tavsiye edilen sureler nelerdir? Kişi aklına gelen kötü düşüncelerden sorumlu mudur?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="rtl" style="text-align:left">عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : “إِنَّ لِلشَّيْطَانِ لَمَّةً بِابْنِ آدَمَ وَلِلْمَلَكِ لَمَّةً، فَأَمَّا لَمَّةُ الشَّيْطَانِ فَإِيعَادٌ بِالشَّرِّ وَتَكْذِيبٌ بِالْحَقِّ، وَأَمَّا لَمَّةُ الْمَلَكِ فَإِيعَادٌ بِالْخَيْرِ وَتَصْدِيقٌ بِالْحَقِّ، فَمَنْ وَجَدَ ذَلِكَ فَلْيَعْلَمْ أَنَّهُ مِنَ اللَّهِ فَلْيَحْمَدِ اللَّهَ، وَمَنْ وَجَدَ الْأُخْرَى فَلْيَتَعَوَّذْ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ [الرَّجِيمِ].”</p>

<p style="text-align:justify">Abdullah b. Mes'ûd'un (ra) naklettiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify">“<i>İnsanoğluna şeytan da melek de yaklaşır. Şeytanın yaklaşması, kötülüğe götürmek ve hakkı yalanlatmaktır. Meleğin yaklaşması ise onu hayra götürmek ve ona hakkı doğrulatmaktır. Kim (vicdanında) bunu (hayra yönelmeyi) bulursa bunun Allah'tan (cc) olduğunu bilsin ve Allah'a (cc) hamdetsin. Kim de içinde diğerini (şeytanın vesvesesini) bulursa taşlanmış ve kovulmuş şeytandan Allah'a (cc) sığınsın!</i> ”</p>

<p style="text-align:justify">(T2988 Tirmizî, Tefsîru'l-Kur'ân, 2)</p>

<p>***</p>

<p dir="rtl" style="text-align:left">عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ: جَاءَ نَاسٌ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) فَسَأَلُوهُ: إِنَّا نَجِدُ فِى أَنْفُسِنَا مَا يَتَعَاظَمُ أَحَدُنَا أَنْ يَتَكَلَّمَ بِهِ، قَالَ: “أَوَقَدْ وَجَدْتُمُوهُ؟” قَالُوا: نَعَمْ. قَالَ: “ذَاكَ صَرِيحُ الْإِيمَانِ.”</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre (ra) anlatıyor: “Hz. Peygamber'in (sas) ashâbından bazıları gelerek, "İçimizden bazen söylemeyi bile büyük (bir günah) saydığımız şeyler (vesveseler) geçiyor." dediler. Hz. Peygamber (sas), "<i>Hepiniz aynı şeyleri hissediyor musunuz?</i> " buyurdu. Onlar da cevaben, "Evet." dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sas), "İşte bu apaçık imandır." buyurdu.</p>

<p style="text-align:justify">(M340 Müslim, Îmân, 209)</p>

<p>***</p>

<p dir="rtl" style="text-align:left">قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ) : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : “يَأْتِى الشَّيْطَانُ أَحَدَكُمْ فَيَقُولُ: مَنْ خَلَقَ كَذَا؟ مَنْ خَلَقَ كَذَا؟ حَتَّى يَقُولَ: مَنْ خَلَقَ رَبَّكَ؟ فَإِذَا بَلَغَهُ فَلْيَسْتَعِذْ بِاللَّهِ وَلْيَنْتَهِ.”</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre'nin (ra) naklettiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: “<i>Sizden herhangi birinize şeytan gelir ve "Şunu böyle kim yarattı? (Şunu) böyle kim yarattı?" en sonunda, "Rabbini kim yarattı?" diye sorar(ak sürekli vesvese verir). İşbu raddeye gelince o kişi derhâl (şeytandan) Allah'a (cc) sığınsın ve (vesvesesine) hemen son versin!</i> ”</p>

<p style="text-align:justify">(B3276 Buhârî, Bed'ü'l-halk, 11)</p>

<p>***</p>

<p dir="rtl" style="text-align:left">عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : “إِنَّ اللَّهَ تَجَاوَزَ لِأُمَّتِى مَا حَدَّثَتْ بِهِ أَنْفُسَهَا مَا لَمْ يَتَكَلَّمُوا –أَوْ يَعْمَلُوا بِهِ–.”</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre’nin (ra) naklettiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: “Allah (cc), dilleri ile söylemedikçe —yahut fiiliyata dökmedikçe— ümmetimi, gönüllerinden geçirdikleri şeylerden dolayı hoşgörür ( hesaba çekmez).”</p>

<p style="text-align:justify">(M331 Müslim, Îmân, 201)</p>

<p>***</p>

<p dir="rtl" style="text-align:left">عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : “قَالَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ: إِذَا هَمَّ عَبْدِى بِسَيِّئَةٍ فَلاَ تَكْتُبُوهَا عَلَيْهِ، فَإِنْ عَمِلَهَا فَاكْتُبُوهَا سَيِّئَةً، وَإِذَا هَمَّ بِحَسَنَةٍ فَلَمْ يَعْمَلْهَا فَاكْتُبُوهَا حَسَنَةً، فَإِنْ عَمِلَهَا فَاكْتُبُوهَا عَشْرًا.”</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre’nin (ra) naklettiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: “Yüce Allah (cc) şöyle buyurur: "Kulum bir kötülük yapmayı gönlünden geçirirse onu hemen aleyhine yazmayın! Eğer o kötülüğü yaparsa o zaman onu bir günah olarak yazın. Ama bir iyilik yapmayı gönlünden geçirir de yapamazsa onu bir sevap olarak yazın. Şayet o iyiliği yaparsa bunu on kat yazın!"</p>

<p style="text-align:justify">(M334 Müslim, Îmân, 203)</p>

<p dir="rtl" style="text-align:left">***</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber’in (sas) itikâfta olduğu gecelerden birinde, hanımlarından Safiyye (ra) validemiz yanına gelir. Efendimiz (sas) ile bir müddet konuştuktan sonra geri dönmek üzere kalkar. Hz. Peygamber (sas) de onu uğurlamak için kapıya çıkar. Tam bu esnada yanlarından Medineli iki sahâbî geçer. Efendimizi (sas) görünce hızlı bir şekilde yürümeye başlarlar. Hz. Peygamber (sas), onları çağırır ve "<i>Bu kadın, Safiyye bnt. Huyey’dir." </i> buyurarak yanındaki kişinin hanımı olduğunu bildirir. Sahâbîler, Efendimizin (sas) bu davranışı karşısında, "Sübhânallâh" diyerek şaşkınlıklarını ifade ederler. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sas), "<i>Şeytan, insanoğlunun içinde kanın dolaştığı gibi dolaşır. Doğrusu, şeytanın kalplerinize yanlış düşünceler getirmesinden endişe ettim."</i>  buyurarak şeytanın daima insanın yanında bulunduğuna ve ona vesvese verdiğine işaret eder.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas) bu uyarısıyla, gecenin karanlığında kimliği anlaşılamayan bir kadın hakkında karşısındakileri bilgilendirerek zihinlerinde oluşabilecek birtakım kötü düşüncelerin önünü almak istemişti. Gerek yaşanan bu hadise, gerekse Hz. Peygamber’in (sas) uyarısı, şeytanın vesvesesinin ne kadar etkili olduğunu göstermektedir. Nitekim şeytan insana öyle bir vesvese verir ki karşındaki kimse hakkında, peygamber dahi olsa, kişi şüphe duymaktan kendisini alamaz. İnsanın bu zaafını çok iyi bilen Peygamber Efendimiz (sas) de yanlış anlamalara mahal vermemek için hemen olaya müdahale etmiş ve şeytanı insanın vücudunda akıp duran kana benzeterek Müslümanları onun vesvesesine karşı uyarmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Vesvese; aslı ve temeli olmayan, gerçekle hiçbir alâkası bulunmayan evham, kuşku, kuruntu, tereddüt ve ihtimallerdir. Zihinde irade dışı belirmekte, kişiyi kötü ya da faydasız bir düşünce veya davranışa sevk etmektedir. Vesvese, genel olarak insanı din dışı davranışlara yönelten bir iç itilme olarak hissedilir. Bu anlamdaki vesvesenin kaynağı şeytandır. Şeytan, insanların zaaflarını kullanarak onlara hüzün, korku ve sıkıntı vermeye, aralarını açmaya, dinî meseleler hakkında kuşkuya düşürmeye çalışır. İnanan insanların Allah’ı (cc) inkâr etmelerini, kulluklarını yerine getirmemelerini ve kendisi gibi Allah’a (cc) isyankâr olmalarını ister. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de, İblis’in, "<i>Ey Rabbim! Madem ki sen beni rahmetinden uzaklaştırdın, ben de yeryüzünde kötülükleri kullarına güzel gösterip hepsini azdıracağım." </i> dediği bildirilmekte, verdiği vesvesenin ilk neticesi olarak da Hz. Âdem’in (as) yasak meyveden yiyip dünyaya gönderildiği ifade edilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Kısacası vesvese, zihinlere kötü düşünceler gönderen şeytanın insanları etkileme yöntemlerinden birisidir. Nitekim Peygamberimiz (sas), "<i>İnsanoğluna şeytan da melek de yaklaşır. Şeytanın yaklaşması, onu kötülüğe götürmek ve ona hakkı yalanlatmaktır. Meleğin yaklaşması ise onu hayra götürmek ve ona hakkı doğrulatmaktır. Kim (vicdanında) bunu (hayra yönelmeyi) bulursa bunun Allah’tan (cc) olduğunu bilsin ve Allah’a (cc) hamdetsin. Kim de içinde diğerini (şeytanın vesvesesini) bulursa taşlanmış ve kovulmuş şeytandan Allah’a (cc) sığınsın!" </i> buyurmuş, ardından, "<i>Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size cimriliği telkin eder. Allah (cc) ise size katından bir mağfiret ve bir lütuf </i>vaad <i>eder. Allah (cc) her şeyi ihata eden ve her şeyi bilendir."</i>  âyetini okumuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Nefis, şeytanın vesveselerini kalp de meleğin ilhamını alıcı hassas birer merkezdir. Kalp daima iyi, güzel ve ebedî şeyleri istemektedir. Nefis ise şeytanın telkinlerine açık olarak kötü ve geçici şeylere meftundur. İnsanın asıl vazifesi nefis ve şeytan ile mücadele edip kalp ve ruhunun isteği doğrultusunda hareket ederek Allah’ın (cc) rızasını kazanmak ve ebedî hayatı elde etmektir.</p>

<p style="text-align:justify">Vesvesenin zararlı hâle gelmesi, akıldan geçen düşüncelerin zarar verdiğini düşünerek kalben ıstıraba düşmekle olur. Kişi, şeytanın işi olan vesvesenin kalpten geldiği kuşkusuna kapılır ve itikadına zarar verdiğini düşünür. Oysa şeytanın hilesi zayıftır ve inananlar üzerinde bir yaptırım gücü de yoktur. Vesvesenin mahiyetini bilmeyen bir insan kuşkulanır, ne yapacağını bilemeyip telaşlanır, kalbinin ve imanının bozulduğu fikrine kapılır. Hâlbuki gerçek bunun tam tersidir. Şeytan çeşitli şekillerde insana vesvese vererek saptırmaya çalışsa da aslında verdiği bu vesveseler karşısında müminin direnç gösterip şeytana teslim olmaması, imanının kuvvetli olduğunun bir göstergesidir. Nitekim bazı sahâbîler Hz. Peygamber’e (sas) gelerek, "İçimizden bazen söylemeyi bile büyük (bir günah) saydığımız şeyler geçiyor." demişlerdi. Hz. Peygamber (sas), "<i>Hepiniz de aynı şeyleri hissediyor musunuz?" </i> diye sormuştu. Onlar da cevaben, "Evet." demişlerdi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sas), "<i>İşte bu imanın ta kendisidir." </i> buyurmuştu.</p>

<p style="text-align:justify">Efendimiz (sas), vesveseler karşısında telaşlanılmaması gerektiğini öğütlemiş, bu durumun imana bir zarar vermeyeceğini, bilakis bunun halis ve kuvvetli imanın bir belirtisi olduğunu vurgulamıştı. Diğer bir rivayette ise aynı soruya, "<i>Şeytanın hilesini vesveseye çeviren Allah’a (cc) hamdolsun."</i>  şeklinde karşılık vermişti. Çünkü şeytan, saptırmaktan ümidini kestiği, âciz kaldığı kişiyi vesvese ile meşgul etmekten başka bir çare bulamamaktaydı. Vesveseye maruz kalan kişi, Allah’a (cc) olan sağlam imanı ve iradesi ile şeytanın tuzağına düşüp günah işlemekten kurtulmuş, böylece şeytana, vesvese vermekten başka bir silah bırakmamıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Şeytanın başta iman esasları olmak üzere temizlik, ibadet, helâl şeylerden kaçınılması, haramların işlenmesi gibi konularda birçok telkini vardır. Bütün gayreti, inanan kimseleri günaha düşürmek ve neticede imandan çıkartmaktır. Şeytanın tüm tuzaklarının asıl gayesi ve hedefi, bütün gayretinin odaklandığı nokta, insana Allah’ı (cc) inkâr ettirmek ve onun Allah’a (cc) ve Resûlü’ne (sas) isyan etmesini sağlamaktır. Bu bakımdan şeytanın müminlere en çok vesvese verdiği nokta da yine iman ile ilgili hususlardaki telkinleridir. Nitekim şeytanın insana telkin ettiği vesveselerden bazıları, Allah’ın (cc) zâtı ve sıfatları hakkında düşünülmesi ve söylenilmesi iyi olmayan hatta insanı şirke götürebilecek düşüncelerdir. Mücerret hakikatleri ve metafizik gerçekleri tam mânâsıyla kavrayamayan ve idrak edemeyen birçok insan, çoğu zaman şeytanın bu tür vesveselerine maruz kalmaktadır. Meselâ, şeytan, "Allah’ı (cc) kim yarattı?" sorusunu insanın zihnine telkin ederek insanları Allah’ın (cc) varlığı konusunda birtakım tereddütlere sevk etmektedir. Bu bağlamda Peygamber Efendimiz (sas), "<i>Sizden herhangi birinize şeytan gelir ve "Şunu böyle kim yarattı? (Şunu) böyle kim yarattı?" en sonunda, "Rabbini kim yarattı?" diye sorar(ak sürekli vesvese verir). İşbu raddeye gelince o kişi derhâl (şeytandan) Allah’a (cc) sığınsın ve (vesvesesine) hemen son versin!" </i> buyurmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Her türlü kötülük ve çirkinliğin kaynağı olan şeytandan korunmak, ancak Allah’a (cc) sığınmakla, O’nun (cc) koruması ve gözetimi altına girmekle mümkün olabilir. Yüce Rabbimiz (cc), "<i>Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni ayartmaya çalışırsa hemen Allah’a (cc) sığın. Çünkü O (cc), hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir."</i>  buyurarak şeytanın çeşitli vesveselerine karşı kendisine sığınılmasını tavsiye etmekte ve bunun vesveseyi gidereceğini ifade etmektedir: "<i>Eğer şeytandan bir kışkırtma seni dürterse hemen Allah’a (cc) sığın. Şüphesiz O (cc), hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. Şüphe yok ki Allah’a (cc) karşı gelmekten sakınanlar, kendilerine şeytandan bir vesvese dokunduğu zaman iyice düşünürler (derhâl Allah’ı (cc) hatırlarlar da) sonra hemen gözlerini açarlar."</i></p>

<p style="text-align:justify">Yüce Rabbimiz (cc) kullarına şeytana karşı kendisine nasıl sığınmaları gerektiğini de öğretmektedir: "<i>De ki: Rabbim! Şeytanların vesveselerinden sana sığınırım. Rabbim! Onların benim yanımda bulunmalarından da sana sığınırım."</i>  Hatta bu konuda ‘Muavvizeteyn’ olarak bilinen Felâk ve Nâs sûrelerini de göndermiştir:</p>

<p style="text-align:justify">"De ki: Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının Rabbine (cc) sığınırım."</p>

<p style="text-align:justify">"De ki: Cinlerden ve insanlardan, insanların kalplerine vesvese veren sinsi vesvesecinin kötülüğünden, insanların Rabbine (cc), insanların melikine, insanların ilâhına sığınırım."</p>

<p style="text-align:justify">Peygamber Efendimiz (sas) bu iki sûreyi her gün düzenli olarak yatmadan önce okuyarak Allah’a (cc) sığınmayı prensip edinmişti. Ayrıca bu iki sûre hakkında, "<i>İnsanlar bu iki duadan daha faziletli başka bir dua ile Allah’a (cc) sığınmış olmazlar."</i>  buyurmuş ve her namazdan sonra okunmasını tavsiye etmişti.</p>

<p style="text-align:justify">Şeytanın vesveselerine karşı Rabbine (cc) sığınan kişi, "<i>Ben Allah’a (cc) ve O’nun peygamberlerine iman ettim."  </i>diyerek şeytanın oyunlarına karşı kendini savunmalıdır. Nitekim Peygamberimiz (sas) vesveselere karşı, "<i>De ki: O, Allah (cc) birdir. Allah (cc) Samed’dir. O (cc), doğurmamış ve doğmamıştır. Hiçbir şey O’na denk ve benzer değildir." </i> mealindeki İhlâs sûresinin okunmasını tavsiye etmiştir. İhlâs sûresi, şeytanın insanın zihnini bulandıracak yanlış tanrı tasavvurlarına karşı Allah’ın (cc) zâtı ve sıfatları ile ilgili doğru bilgiye sahip olmak açısından önemlidir.</p>

<p style="text-align:justify">Şeytanın vesveseleri tâbiînden Kûfeli Hanefî Ebû Zümeyl’in de zihnini meşgul etmiş, vesveseye maruz kaldığı bir zamanda Abdullah b. Abbâs’a (ra) gidip zihnini kurcalayan düşünceleri sormuştu. Abdullah b. Abbâs (ra), "Ne hissediyorsun?" dediğinde Ebû Zümeyl, "Vallahi onları (çok kötü düşünceler olmasından dolayı) söyleyemem." diye cevap vermişti. Bunun üzerine Abdullah b. Abbâs (ra), "Şüphe nevinden bir şey mi?" demiş, gülümsemiş ve ardından, "Bu vesveselerden kimse kurtulamaz." diyerek şu âyeti okumuştu: "<i>Eğer sana indirdiğimiz hakkında bir şüphen varsa, senden evvel kitabı okuyanlara sor. Andolsun ki sana Rabbinden hak gelmiştir, sakın şüphe edenlerden olma."</i>  Sonra da, "Eğer içine bu konularda bir şüphe gelirse, "Allah (cc) hem Evvel’dir, hem Âhir’dir. Hem Zâhir’dir, hem Bâtın’dır. O (cc) her şeyi bilendir, de." diye eklemişti. Dolayısıyla her ne şekilde olursa olsun şeytanın vesvesesine maruz kalan kimse hemen Allah’ı (cc) anmalıdır. Çünkü Allah’ın (cc) anıldığı yerde şeytan barınamayacaktır. Rabbine sığınıp onun sıfatlarını hatırladıktan sonra kişinin yapacağı son iş ise bu vesvesenin şeytanın bir oyunu olduğunu bilip onunla meşgul olmayı bırakması, bu düşüncelere bir son vermesidir.</p>

<p style="text-align:justify">Şeytan, iman ile ilgili konularda insana vesvese verdiği gibi, başta temizlik ve ibadetler olmak üzere birçok konuda insanı vesvese ile meşgul ederek yapılan amelin bazen tamamen ifsat olmasına, bazen de eksik olduğu kanısını uyandırarak aynı fiilin tekrar tekrar yapılmasına sebebiyet verir. Nitekim vesvese, insanı tereddüt, bocalama ve kararsızlık hâline götürür. Bir anda şüpheye düşen kişi yaptığı bir şeyi yapmadığını zanneder yahut eksik yaptığını düşünerek tereddüt içerisine girer. Söz gelimi abdestinin olup olmadığı, namazı tam kılıp kılmadığı, gusülde tüm bedeninin yıkanıp yıkanmadığı gibi konularda hep kararsız kalır. Böylece tekrar tekrar aynı işi yapar ve sonuçta maddeten ve mânen zarara uğrar.</p>

<p style="text-align:justify">Şeytanın vesvese verdiği konulardan birisi de temizliktir. Hz. Peygamber (sas), abdest alırken insana vesvese veren ‘Velehân’ isimli özel bir şeytanın bulunduğunu haber vermektedir. Bu şeytan, çeşitli şekillerde, abdestin tamam olup olmadığı konusunda insana vesvese aşılar. Bu vesveselerden kurtulmanın yolu Efendimizin (sas) abdest almayı tarif ettiği hadisinde açıkça görülmektedir. O (cc), abdestin nasıl alınacağı kendisine sorulduğunda, azaların üçer kere yıkanması gerektiğini göstermiş ve "<i>İşte abdest budur; kim üçten fazla yıkarsa kötü etmiş, haddi aşmış veya zulmetmiş olur." </i> buyurmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">İnsan, abdest alırken birtakım vesveselerle karşılaştığı gibi abdestini muhafaza ederken de şeytanın vesveselerine maruz kalır. Bazen abdestli kişinin bağırsaklarında bir hareketlenme meydana gelir ve "Acaba yellenme mi oldu?" diye tereddüt eder, abdesti konusunda şüpheye düşer; namaz kılmakta ise çoğu zaman namazını bırakır gider. Peygamber (sas) böyle bir hareketlenmeyi şeytanın vesvesesi olarak nitelendirmiştir. Nitekim namazda iken abdesti bozulmuş gibi hisseden bir kimseden bahsedilince Resûlullah (sas), böyle bir insanın bir ses işitip koku duymadıkça namazı terk etmemesini söylemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Hadislerde, abdestli iken, namaz esnasında veya mescide girince abdestin bozulduğuna dair vesveseye düşüldüğünde takip edilecek yol gösterilmekte ve karşılaşılan bu durumun şeytandan kaynaklanan bir vesvese olduğu bildirilmektedir. Kesin olarak bozulduğu bilinmedikçe abdestin varlığı devam ediyor demektir. Nitekim büyük muhaddis ve fakih Abdullah b. Mübârek de, "Kişi abdest konusunda şüpheye düşse de bozulduğuna dair yemin edebilecek kesin bir kanaate sahip değilse abdest alması gerekmez." der. Her ne kadar kişinin abdesti olsa da Peygamber Efendimizin (sas) tavsiyesi üzere her namaz için yeniden abdest alması birçok vesvesenin önüne geçecektir.</p>

<p style="text-align:justify">Bazı kişilerde görülen bir vesvese şekli de banyoda haddinden fazla kalınarak aşırı su israfı yapılmasıdır. Bu tür vesveseden kurtulmanın çaresi Allah Resûlü’nün (sas) gusül abdesti ile ilgili uygulamalarını dikkate almaktan geçer. Onun uygulamalarına bakıldığında vücudunun tamamını ıslatmaya yetecek az bir miktarda su ile guslettiği görülmektedir. Peygamber Efendimiz (sas) gusül esnasında saçları gür olmasına rağmen üç avuç su alır ve başının üzerinden vücuduna dökerek guslederdi. Efendimizin (sas) gusülde kullandığı su miktarı abdestte kullandığı su miktarının ancak üç beş katı kadardı. Onun bu uygulaması, guslün kabulü için az miktardaki suyun bile yeterli olduğunu göstermektedir. Nebevî uygulamayı görmezden gelerek, "Guslüm kabul olmaz!" endişesiyle aşırı su kullanmak ise tıpkı abdestte olduğu gibi hem israf, hem de kişi için bir vebal olacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">Banyo yapılan yere küçük abdest bozmanın kişide vesveseye yol açacağını bildiren bazı rivayetler de bulunmaktadır. Bu rivayetler açıklanırken, banyo yapılan yere küçük abdest bozulduğunda, yıkanan kişinin üzerine sıçrama ihtimalinden kurtulmanın mümkün olmadığına, böyle bir ihtimalin ise gayet rahatsız edici ve vesvese uyandırıcı olduğuna dikkat çekilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Bazen vesvese insanı günlük temizlik ile ilgili hususlarda yakalamaktadır. Temizlik olmadan sağlıklı bir hayatın olması düşünülemediği gibi ibadetler de makbul olmaz. Ancak psikiyatrların tespitlerine göre bazı kişilerin, özellikle de bazı kadınların, temizlik yapma hususunda aşırılığa düştükleri bir gerçektir. İbadetlerin kabulü için gereken temizlik şartları göz önünde bulundurulduğunda bu aşırılığın boyutları daha iyi anlaşılacaktır. İbadete mani, sağlığa zararlı, insan tabiatının hoş görmediği ve göze görünen bir kirlilik söz konusu ise elbette o mekânı temizlemek şarttır. Ancak dinin öngördüğü özelliklerde ve hijyen ölçüleri içerisinde yeterli temizlik yapıldıktan sonra insanın yine de tatmin olmamasının vesveseden kaynaklandığı söylenebilir.</p>

<p style="text-align:justify">İnsanın vesveseye maruz kaldığı durumlardan birisi de namazdır. Namazla ilgili olarak şeytanın telkin ettiği vesveseler; namazda şaşırma, kabul olmaz endişesiyle defalarca tekrar kılma, namazın sıhhatine zarar vermeyecek küçük hataları büyütme gibi çeşitli şekillerde neticelenebilir. Şeytanın namaz içerisinde insana verdiği telkinlerinden korunmak için bazı tedbirler alınabilir. Bunlar, aynı zamanda namazda huşûun temini açısından gerekli önlemlerdir. Peygamber Efendimiz (sas), namazda huşûun sağlanması konusunda öncelikle namaza duran kimsenin dünyevî kaygılardan zihnini arındırmasını ve kılınan namazların, dış dünyadan alâkayı tamamen kestiren bir namaz gibi kılınmasını tavsiye etmiş, namazdaki huşûu bozacağı düşüncesiyle resim gibi dikkati dağıtabilecek şeylere karşı namaz kılınmasını, sofra kurulmuş iken aç karınla, tuvalete gitme ihtiyacı var iken, uykulu bir vaziyette namaza durulmasını ve namazda esnenmesini hoş karşılamamıştır. Ayrıca namaz kılanın dikkatinin dağılmaması için önünden geçilmemesini, namaz kılanın da önüne bir engel (sütre) koymasını istemiştir. Yine mescide giderken vakarlı, rahat bir şekilde ve zamanında gidilmesi, aceleci davranılmaması da namazdaki huşûu sağlamak için alınan tedbirlerdir.</p>

<p style="text-align:justify">Namazdaki vesveselere karşı alınabilecek diğer bir önlem de namazları mümkün olduğunca cemaatle kılmaktır. Nitekim Peygamber Efendimizin (sas), "<i>Köy veya kır (her nerede olursa olsun) üç kişi bir araya gelir de namaz kılmazlarsa şeytan onları alt eder. Aman sen cemaate devam et, çünkü sürüden ayrılanı kurt kapar!"</i>  sözleri, cemaatten ayrılan kimsenin şeytanın telkinlerine daha çok maruz kalacağını göstermektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Şeytanın namazda insana musallat olup onu şaşırtması, insana verdiği vesveselerin bir sonucudur. Şeytanın namaz kılan kimseleri akıllarına çeşitli dünyalık düşünceler getirmek suretiyle yanıltması hadisesini Hz. Peygamber (sas) şu sözleri ile anlatmıştır: "<i>Namaz için ezan okunduğu zaman şeytan, ezanı duymamak için arkasını dönüp ses çıkara çıkara süratle uzaklaşır. Ezan bitince geri döner gelir. Kâmet okunmaya başlanınca tekrar kaçar; kâmet bitince döner. İnsanın kafasına girip ona aklında olmayan şeyleri hatırlatır ve insan kaç rekât kıldığını bilmez hâle gelir</i>.<i>" </i> Allah Resûlü (sas) yalnızca şeytanın insanı ne şekilde şaşırttığını anlatmakla kalmaz; bu durum karşısında şeytanın vesvesesine mâruz kalan kimsenin ne yapması gerektiğini de açıklar: "<i>Şüphesiz şeytan âdemoğlu ile kalbi arasına girer ve kişi kaç rekât kıldığını bilemez. İşte, kaç rekât; üç mü, yoksa dört mü kıldığını hatırlayamayan kimse (tahiyyâta) oturduğunda iki defa secde etsin."</i>  Bu secdeler, eğer namaz eksik kalmışsa namazın tamamlanmasını sağlar. Tam kılınmışsa şeytan telkinleri ile amacına ulaşamadığı için öfkesinden çatlayacak hâle gelir.</p>

<p style="text-align:justify">İnsanın vesveseye maruz kaldığı durumlardan biri de yiyeceklerdir. Bazı sahâbîler, Resûlullah’a (sas) gelerek, ‘Ey Allah’ın Resûlü! Bazı kimseler bize et getiriyor. Onların bu hayvanları keserken Allah’ın (cc) ismini anıp anmadıklarını (besmele çekip çekmediklerini) bilmiyoruz." derler. Resûlullah (sas) da, "<i>Bismillah deyin ve onu yiyin." </i> buyurur. Hadis, söz konusu vesveseli kişilerin gönüllerindeki gizli hareketin mubah işleri yapmalarına engel olacak düzeye ulaştığını bildirmektedir. Dolayısıyla böyle bir vesvese karşısında esas olan Müslüman’ın hüsn-i zan beslemesidir. Hatta Yezid b. Kunâfe, Hıristiyanların yemeklerinin yenilip yenilemeyeceğini sorduğunda Peygamber Efendimiz (sas), "<i>Herhangi bir yemekten dolayı kalbine şüphe girmesin." </i> buyurarak yemesine izin vermiştir. Kur’ân-ı Kerîm’de Ehl-i kitabın kestiklerinin yenilebileceğini açıkça ifade eden, "<i>Bugün size temiz ve hoş şeyler helâl kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helâl, sizin yiyecekleriniz de onlara helâldir."</i>  âyeti de bu konuda herhangi bir şüpheye mahal bırakmamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Aslında aşırılığa ve hastalık denecek dereceye varmaması şartıyla vesvesenin, kişide merak duygusu uyandırıp araştırmaya sevk etmesi ve böylece imanını taklitten tahkike çıkartması bakımından kişiyi olumlu yönde etkilediği söylenebilir. Çünkü şeytan, insan karşısında çok güçlü bir varlık değildir. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de şeytanın hilesinin zayıf olduğu, özellikle iman edenler ve Allah’a (cc) güvenenler üzerinde hiçbir otoritesinin bulunmadığı ifade edildikten sonra, onun gücünün ancak kendisini dost edinenler ve Allah’a (cc) ortak koşanlar üzerinde bir etkisi olabileceği belirtilmiştir. Hadislerde de vesvesenin etkisinin zayıf olduğuna dikkat çekilir. Hz. Peygamber’e (sas) bir kişi gelerek, "İçimize öyle kötü düşünceler doğuyor ki onları dile getirip konuşmak yanıp kül olmaktan daha beter geliyor." dediğinde Resûlullah (sas), "<i>Allâhü ekber, Allâhü ekber, Allâhü ekber! Şeytanın hilesini vesveseye çeviren Allah’a (cc) hamdolsun." </i> buyurmuştur. Şeytanın hilesi, kalbe önce hatıra olarak gelir sonra sırasıyla meyil, azim ve kasta dönüşür. Meyilde eylem yokken azim ve kasıtta iradenin devreye girmesi söz konusudur. Kişi, iradesini kullanarak bu vesveseyi azim ve kasta, ardından da eyleme dönüştürünce sorumlu olmaktadır. İrade devreye girmezse ve düşünce sadece vesvese düzeyinde kalırsa sorumluluk söz konusu değildir.</p>

<p style="text-align:justify">İnsanın, arzu ve iradesi dışında, içinden geçirdiği kötü şeylerin (hadîsü’n-nefs) hükmü yoktur; tıpkı kişinin içinden geçirdiği zina iftirasının (kazfin) iftira olmadığı; bir erkek, hanımını içinden boşasa bile bunu dili ile söylemedikçe boşamanın gerçekleşmediği; kişinin, namaz kılarken içinden geçirdiği herhangi bir düşünceden dolayı namazını iade etmesi gerekmediği gibi.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Teâlâ (cc), insanın zihninden geçirdiği kötü duyguları ve vesveseleri cezalandırmaz. Nitekim Peygamber (sas), "Allah (cc), dilleri ile söylemedikçe —yahut fiiliyata dökmedikçe— ümmetimi, gönüllerinden geçirdikleri şeylerden dolayı hoşgörür (hesaba çekmez)." demekte ve yine kudsî bir hadiste Allah Teâlâ (cc) meleklere hitaben şöyle buyurmaktadır: "Kulum bir kötülük yapmayı gönlünden geçirirse onu hemen aleyhine yazmayın! Eğer o kötülüğü yaparsa o zaman onu bir günah olarak yazın. Ama bir iyilik yapmayı gönlünden geçirir de yapamazsa onu bir sevap olarak yazın. Şayet o iyiliği yaparsa bunu on kat yazın!" Ancak kimse Allah’ın (cc) bu lütfu karşısında, "İçimden geçen vesveseyi eyleme dönüştürmedikçe madem sevap yazılıyor; o zaman bu gibi düşünceleri içimden geçireyim fakat fiiliyata koymamayım da sevap kazanayım." şeklinde bir düşünceye kapılmamalıdır. Çünkü bu durumda irade devreye girer ve kişinin o vesveseye mağlup olup sorumluluk altına girmesi ihtimali doğar.</p>

<p style="text-align:justify">Vesvese kronik hâle geldiğinde psikolojik olarak insanı hasta eder ve dışarıdan gözlenebilecek bir boyuta ulaşır. Psikolojik hastalıklar kimi zaman insanı bedenî hastalıklardan çok daha fazla yıpratabilir. Zira psikiyatrik hastalıkların tedavisi, birçok bedensel rahatsızlıklardan daha zordur. Vesveseli olan kişi başlangıçta dışarıdan fark edilmez. Kişi, kendisiyle savaş hâlindedir, huzursuzdur. Kimseye derdini kolay kolay anlatamaz. Anlatsa da herkes, "Bırak bu saçma sapan düşünceleri!" der. Aslında vesveseli kişi de o düşüncelerin anlamsız olduğunu bilmektedir. Fakat elinde olmadığı için o vesveseden kurtulamaz, vesveseyi kendisinden uzaklaştıramaz.</p>

<p style="text-align:justify">Vesvese, âdeta musibete benzeyen mânevî bir hastalıktır; aşırı önemsenirse büyür, küçük görülürse küçülür, kaybolur gider. Ona ehemmiyet verdikçe şişer, dal budak salar, insanın bütün zihin dünyasını kaplar. Önem verilmezse kaybolur, hiçbir etkisi kalmaz. Kaynağı ve mahiyeti bilinirse kaybolur, bilinmezse kalbe yerleşir ve etkisini gösterir. Vesvese, insana musallat olan bir arıya benzer; meşgul olunursa insana saldırır, meşgul olunmazsa bırakır gider. Bu bakımdan vesvese geldiği zaman üzerinde durmamak gerekir; o zaman düşüncemizden geçer gider.</p>

<p style="text-align:justify">Şüphesiz insanın, şeytanın telkinlerinin kalbinden geldiğini sanması kendisini telaşlandırır. Hz. Peygamber’in (sas) sünneti dairesinde hareket edilir ve şeytanın vesvesesine kıymet verilmezse, hayale gelen ve uygun olmayan kötü hatıralarla meşgul olunmazsa vesvese etkili olamaz.</p>

<p style="text-align:justify">İnsan, hayat yolunda ve âhiret yolculuğu esnasında hayırlı işleri yapma, cennete ulaşma ve onun ötesinde Allah’ın (cc) rızasını kazanma hususlarında şeytanın vesveselerine ve telkinlerine farklı şekillerde maruz kalabilir. Bu vesveselerden kurtulmanın çaresi; öncelikle iman, ibadet, temizlik, helâl, haram gibi dinî konularda bilgi eksikliğini gidermektir. Bu noktada yapılacak en güzel iş zikrettiğimiz tüm dualarla Allah’a (cc) sığınmaktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">"De ki: Cinlerden ve insanlardan, insanların kalplerine vesvese veren sinsi vesvesecinin kötülüğünden, insanların Rabbine, insanların melikine, insanların ilâhına sığınırım."</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kaynak: </strong>Diyanet Hadislerle İslam</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hadislerle İslam</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/vesvese-seytanin-telkini-1</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/02/vesvese-seytanin-telkini.jpg" type="image/jpeg" length="13767"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vahiy Kâtibi: Talha b. Ubeydullah (ra)]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/vahiy-katibi-talha-b-ubeydullah-ra</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/vahiy-katibi-talha-b-ubeydullah-ra" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Hadis: Her peygamberin ümmeti için yaptığı bir dua vardır. Ben ise duamı kıyamet gününde ümmetime şefaat için sakladım. (Müslim, Îmân, 341)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Talha b. Ubeydullah (ra), İslam öncesi Mekke’nin önemli tüccarlarından biridir. Ticaret için bulunduğu Busrâ’da karşılaştığı bir rahipten Hz. Muhammed’in (sas) peygamberliğini öğrenince hemen Mekke’ye dönmüş ve Hz. Ebû Bekir (ra) vasıtasıyla İslamiyet’i kabul edip ilk Müslümanlar arasında yer almıştır. Vahiy kâtipliği de yapan Talha, hem cennetle müjdelenen on sahabiden hem de Resûlullah’ın havarisi diye bilinen on iki kişiden biridir. Talha’nın Hz. Peygamber tarafından “Hayr, Feyyâz, Cûd” sıfatlarıyla anıldığı rivayet edilmiştir. Peygamber sevgisi konusunda Hz. Talha, ideal bir örnek olarak karşımızda durmaktadır. O; inandığı din, kitap ve peygamber için canını ortaya koymak dâhil ne gerektiyse yaptı. Peygamberimizi tanımış, sevmiş ve ona yürekten bağlanmıştı. Müslüman olduğu sırada müşrik olan ailesinin kendisine sunduğu bütün fırsat ve imkânları reddederek dünya ve ahiret mutluluğu için bir mücadeleye girişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>Kişi dostunun dini üzeredir. Bu yüzden her biriniz, kiminle dostluk ettiğine dikkat etsin. (Tirmizî, Zühd, 45)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/vahiy-katibi-talha-b-ubeydullah-ra</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/mehmet/takvim-2026/eylul-15.jpg" type="image/jpeg" length="94787"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Arpaguş, İslam Dünyasının Kültürel Mirasında Seyyid Yahya Baküvi Konferansı’na katıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/prof-dr-arpagus-islam-dunyasinin-kulturel-mirasinda-seyyid-yahya-bakuvi-konferansina-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/prof-dr-arpagus-islam-dunyasinin-kulturel-mirasinda-seyyid-yahya-bakuvi-konferansina-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen İslam Dünyasının Kültürel Mirasında Seyyid Yahya Baküvi Konferansı’na katıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Başkan Arpaguş, buradaki konuşmasına, büyük mutasavvıf ve mütefekkir Seyyid Yahyâ Şirvanî’yi anmaya ve anlamak için bir araya gelinen konferansın hayırlara vesile olmasını Cenabı Hak’tan niyaz ederek başladı.</p>

<p>Başkan Arpaguş, Türk Devletleri Teşkilatı’nın Diyanet/Dini İdare Başkanlarını bir araya getiren unsurun ortak tarih ve medeniyet hafızası olduğunu belirterek, “Dilimizin, tarihimizin, kültürümüzün ve gönül dünyamızın birlikteliğinden doğan bir iradedir. Ve en önemlisi, ecdadımızın bizlere emanet bıraktığı manevî mirası, geleceğe taşıma sorumluluğudur. Bu bakımdan Azerbaycan’da, Seyyid Yahyâ Şirvânî gibi büyük bir ârifin hatırası etrafında ‘Mutedil Değerler ve Çağdaş Çağrılar’ başlığı altında önemli bir konuyu konuşuyor olmamız son derece anlamlıdır.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İslam medeniyetinin en temel umdelerinden birtanesinin itidali merkeze alan ve aşırılıklardan uzak bir hayat tasavvuru olduğunu dile getiren Başkan Arpaguş, “Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim, bizleri ‘vasat ümmet’ olarak tavsif eder. Birçok ayette Cenabı Hak, akıl ile kalp, ruh ile beden, hak ile sorumluluk, dünya ile ahiret arasında dengeli ve mutedil bir hayatın ölçülerini ortaya koyar.” diye konuştu.</p>

<p>Kur’an-ı Kerim’i en güzel şekilde anlayan ve yaşayan Allah Resûlü’nün hayatına bakıldığında bu denge ve itidalin önemli örnekleriyle karşılaşıldığını vurgulayan Başkan Arpaguş, “Asırlar boyunca O’nun izinden yürüyen Müslümanlar da hayatın her alanında itidali muahfaza etmeyi kendilerine vazife bilmişlerdir.” dedi.</p>

<p>Başkan Arpaguş, inanç ve medeniyetimize göre itidal, pasif bir orta yol değil; aksine yüksek bir bilinç, derin bir kavrayış ve güçlü bir ahlâki disiplin olduğuna dikkati çekerek, “Bu bakımdan mutedil olmak, hakikatin farklı boyutlarını birlikte görebilme, birbirini tamamlayan unsurlar arasında denge kurabilme, insanı ve hayatı bütün yönleriyle birlikte makul bir şekilde değerlendirebilme yetkinliğidir.” ifadesini kullandı.</p>

<p><strong>Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle sürdürdü:</strong></p>

<p>“Geçmişten günümüze âlimlerimiz, ariflerimiz ve mütefekkirlerimiz hep bu anlayışla hareket etmiş ve yaşadıkları dönemin itidal kandilleri olarak varlık göstermişlerdir. Nitekim bugün aziz hatırasını yâd ettiğimiz Seyyid Yahyâ Şirvânî de bunun güzel bir örneğidir. Onun tasavvuf anlayışında mânevî yükseliş, dünya ile ahiret arasında sağlam bir denge kurmakta karşılığını bulmuştur. Nitekim onun bu makul ve mutedil tavrı, çok geniş bir coğrafyada asırlar boyu adının derin bir hürmet ve muhabbetle anılmasını sağlamıştır.”</p>

<p><strong>“Şirvanî, Türkçe, Arapça ve Farsça dillerinde pekçok eser kaleme almıştır”</strong></p>

<p>Seyyid Yahyâ Şirvanî’nin, ilme son derece değer verdiğini ve hayatını insan yetiştirme idealine adadığını aktaran Başkan Arpaguş, “İlim, irşat ve eğitim faaliyetlerini kırk yıl boyunca kesintisiz bir şekilde sürdüren Şirvanî, binlerce talebe yetiştirmiş; İslami ilimlerin birçok alanında Türkçe, Arapça ve Farsça dillerinde pekçok eser kaleme almıştır. Geride bıraktığı eserler ve yetiştirdiği talebeler, onun ne denli azimli, donanımlı ve çok yönlü bir âlim ve ârif olduğunu gözler önüne sermektedir.” şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Azerbaycan tasavvuf ekolünün en önemli temsilcilerinden olan ve Halveti tarikatında ‘Pir-i Sâni’ olarak bilinen Seyyid Yahyâ Şirvanî’nin, bugün Kafkasya’dan Balkanlara, Anadolu’dan Kuzey Afrika’nın Batı bölgelerine kadar uzanan bir yelpazede hâlâ bir irfan kaynağı olmaya devam etttiğini kaydeden Başkan Arpaguş, “Bu sebeple Seyyid Yahyâ Şirvânî’nin manevi mirasını yalnızca tarihsel bir şahsiyetin biyografisi olarak değerlendirmek, onun düşüncesinin kuşatıcı niteliğini anlamak için yeterli olmayacaktır.” diye konuştu.</p>

<p>İslam tarihinin her döneminde çeşitli aşırılıklar ve itidalden sapmalar olduğunu anımsatan Başkan Arpaguş, “Ancak, her seferinde İslam’ın gerçek çağrısını temsil eden, ariflerimiz, âlimlerimiz ve gönül erlerimiz toplumu irşat ve ıslah için var güçleriyle çalışmışlardır. Bu anlamda Seyyid Yahyâ Şirvânî’nin dönemine baktığımızda, orada özünden uzaklaşmış, şekle ve gösterişe indirgenmiş bir din anlayışının varlığına tanıklık ederiz. Böyle bir dönemde Seyyid Yahyâ Şirvanî, bu yanlış anlayışla mücadele etmiş ve İslam’ın hedeflediği hayat nizamını güçlendirmenin çaba ve gayretinde gayretinde olmuştur.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>“İlim ve irfanın yeniden buluşturulmasına ihtiyaç vardır”</strong></p>

<p>Bugün de İslam dünyasının ne yazık ki benzer bir savruluş tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını aktaran Başkan Arpaguş, şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Özellikle dini konulardaki bilgisizlik, pek çok yanlış anlayış ve inancın nesilleri tehdit etmesine yol açmaktadır. Esasen bilgisizlik ya da daha açık bir ifadeyle cehalet, günümüzde tüm insanlığın ortak sorunu haline gelmiştir. Teknolojik imkânlar vasıtasıyla bilgiye ulaşmak kolaylaşmış olsa da hikmet, çağın bir yitiği haline gelmiştir. Bu anlamda bilgi çoğalırken anlamın azalması, iletişim imkânları artarken gönüller arasındaki mesafenin büyümesi, çağımızın en dikkat çekici çelişkilerinden birkaçıdır. İşte tam da bu noktada ilim ve irfanın, hukuk ve ahlakın, akıl ve kalbin yeniden buluşturulmasına ihtiyaç vardır.”</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/prof-dr-arpagus7.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p><strong>“İnsanı tevhide, hakikate, hikmete, ahlâka, merhamete çağırmak”</strong></p>

<p>Çağın ötekileştirici, reddedici, değersizleştirici ve itibarsızlaştırıcı her türlü söylemine karşı; muhabbeti, merhameti, hürmeti, kardeşliği esas alan bir anlayışı yeniden ihya etmenin insanî ve imanî sorumluluk olduğunu anlatan Başkan Arpaguş, “Üstlenmemiz gereken görev, dün Keykubad Mescidi’nde insan yetiştiren bir ârifin üstlendiği vazifeyle aynıdır. İnsanı tevhide, hakikate, hikmete, ahlâka, merhamete çağırmak.” ifadesini kullandı.</p>

<p>“Bugün çağdaş sorunları doğru anlamanın; arkasındaki insan tasavvurunu, ahlâk anlayışını ve toplumsal sonuçlarını doğru tahlil etmek de büyük bir öneme sahiptir. Müslümanların görevi, çağdan kopmadan ve çağın sorunlarından korkmadan çağdaş meseleleri kendi değer dünyasının kavramlarıyla okuyup, kendi medeniyet köklerinden çözümler üretmektir.” diyen Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle tamamladı:</p>

<p>“Bu bakımdan içinde bulunduğumuz çağın ayrıştırıcı söylemlerinin karşısında sağlam ve güçlü durabilmek için aramızdaki iş birliğinin kültürel ve mânevî açıdan daha da güçlendirilmesi elzemdir.</p>

<p>Bu sebeple sahih kaynakları esas almak suretiyle çağın imkân ve şartlarını dikkate alarak güncel meselelere sadra şifa çözümler üretmek en temel sorumluluklarımızdandır. Özellikle gençlerimizin kendi medeniyet kökleri ve Seyyid Yahyâ Şirvanî gibi tarihe yön veren şahsiyetleri ile güçlü bağlar kurmasını sağlamalıyız. Ecdadımızdan tevarüs ettiğimiz İslam mirasını yeni nesillere aktararak, onların hem kendi tarih ve medeniyetleriyle irtibatlarını güçlendirmeye hem de marifet, hikmet ve ahlak ekseninde geleceği yeniden inşa etmelerine katkılar sunmalıyız.</p>

<p>Bu duygu ve düşüncelerle, çalışmalarımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Buluşmamızın Türk Devletleri Teşkilatı üye ülkelerinin dinî, kültürel, ilmî ve mânevî iş birliğini daha da güçlendirmesini Cenabı Allah’tan niyaz ediyor; tekrar sizleri hürmet ve muhabbetle selamlıyorum. Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.”</p>

<p><img alt="Prof Dr Arpaguş1" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/prof-dr-arpagus1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Safi Arpaguş</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/prof-dr-arpagus-islam-dunyasinin-kulturel-mirasinda-seyyid-yahya-bakuvi-konferansina-katildi</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 23:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/prof-dr-arpagus3.jpg" type="image/jpeg" length="91149"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hırvatistan Maljevac Camii’nin Minaresine Alem Takıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/hirvatistan-maljevac-camisinin-minaresine-alem-takildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/hirvatistan-maljevac-camisinin-minaresine-alem-takildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hırvatistan’ın Maljevac şehrinde yapımı süren caminin minaresine, 40 aylık çalışmanın ardından Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Fatih Mehmet Karaca’nın da katıldığı törenle alem yerleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Fatih Mehmet Karaca, Hırvatistan temasları kapsamında Maljevac şehrinde yapımı devam eden caminin alem takma törenine katıldı.</strong></p>

<p>Bosna Hersek ile Hırvatistan sınırında bulunan Maljevac’ta inşa edilen İslam Merkezi’nin minaresine, yaklaşık 40 aylık çalışmanın ardından alem yerleştirildi. Bölgedeki Müslümanların desteğiyle sürdürülen projede böylece önemli bir aşama daha tamamlandı.</p>

<p>Törende, caminin yapımına maddi ve manevi destek veren bağışçılar, gönüllüler ve emeği geçenlere teşekkür edildi. Alem, minareye yerleştirilmeden önce gönüllüler, bağışçılar, ustalar ve İslam Birliği temsilcileri tarafından elden ele taşındı.</p>

<p><img alt="" height="645" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/diyanet-haber1-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<p><strong>“İslam Merkezi’nin yakında açılacağının işaretidir”</strong></p>

<p>Törende konuşan Hırvatistan İslam Birliği Meşihatı Başkanı Akademisyen Müftü Aziz Efendi Hasanović, ülkedeki camilerin inşa sürecine ilişkin bilgi verdi.</p>

<p>Hırvatistan’daki ilk alemin 60 yıl önce Gunja’da yükseltildiğini belirten Hasanović, Zagreb, Rijeka, Bogovolja ve Sisak’ın ardından Maljevac’ta da aynı heyecanın yaşandığını söyledi.</p>

<p>Hasanović, “Tam dört yıl önce bugün, Sisak İslam Merkezi’nin açılışını gerçekleştirmiştik. Sisak İslam Merkezi’nin açılışından dört yıl sonra bugün burada alem yükseltiyoruz. Bu da Allah’ın izniyle İslam Merkezi’nin yakında açılacağının işaretidir.” dedi.</p>

<p>Camilerin inşasının taşıdığı toplumsal anlama da değinen Hasanović, mescitleri imar etmenin iman ve sorumluluk bilinciyle ilişkisine dikkati çekerek, Maljevac Cemaati’nin ortaya koyduğu gayretin birlik ve dayanışmanın göstergesi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Törende ayrıca cami inşa etmenin yanında caminin temsil ettiği değerleri yaşatmanın önemine işaret edildi. Maljevac İslam Merkezi’nin ibadet hizmetlerinin yanı sıra eğitim ve sosyal faaliyetlerle bölgedeki Müslümanlara, özellikle gençlere hizmet vermesi hedefleniyor.</p>

<p>Bosna Hersek ile Hırvatistan arasındaki sınır bölgesinde yer alan merkezin, iki ülke arasında seyahat eden Müslümanların dinlenebileceği ve ibadetlerini yerine getirebileceği bir merkez olması da planlanıyor.</p>

<p><img alt="" height="2048" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/alem.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1536" /></p>

<p><strong>Hırvatistan’da altıncı alem Maljevac’ta yükseldi</strong></p>

<p>Maljevac Camisi’nin minaresine yerleştirilen alem, Hırvatistan’daki camilerde yükseltilen altıncı alem oldu. Osijek’te yapımı devam eden caminin aleminin de yıl sonuna kadar yerleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Alemin yerleştirilmesinden önce dua edildi. Ardından Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Fatih Mehmet Karaca ve Müftü Aziz Efendi Hasanović, cemaat temsilcileriyle birlikte alemi minareye çıkarılacağı noktaya kadar taşıdı.</p>

<p><img alt="" height="484" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/diyanet-haber3-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Başkan Yardımcısı Karaca, Sisak’taki yıl dönümü programına katıldı</strong></p>

<p>Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Fatih Mehmet Karaca, Hırvatistan temasları kapsamında Sisak Recep Tayyip Erdoğan İslam Kültür Merkezi’nin açılışının dördüncü yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen programa da katıldı.</p>

<p><img alt="" height="484" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/diyanet-haber6.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<p>Bölgedeki Müslüman toplumun uzun yıllara dayanan ibadethane ihtiyacının karşılanması amacıyla inşa edilen merkez, Hırvatistan İslam Birliği Meşihatı’nın girişimleri ve Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) desteğiyle hayata geçirildi.</p>

<p>Sisak Recep Tayyip Erdoğan İslam Kültür Merkezi, 8 Eylül 2022’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı törenle ibadete ve kullanıma açılmıştı.</p>

<p>Maljevac’taki alem takma töreni ile Sisak’taki yıl dönümü programına Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Mehmet Fatih Karaca, Hırvatistan İslam Birliği Meşihatı Başkanı Akademisyen Müftü Aziz Efendi Hasanović, İslam Birliği temsilcileri, din görevlileri, bağışçılar ve cemaat mensupları katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/hirvatistan-maljevac-camisinin-minaresine-alem-takildi</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 23:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/diyanet-haber-2.jpg" type="image/jpeg" length="76642"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dini Musiki Kursu kursiyer seçim sonuçları açıklandı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/dini-musiki-kursu-kursiyer-secim-sonuclari-acikland</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/dini-musiki-kursu-kursiyer-secim-sonuclari-acikland" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet Akademisi Başkanlığınca Dini Musiki Kursu (Ankara) Kursiyer Seçim Sınavı Sonuçları açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dini Musiki Kursu (Ankara) Kursiyer Seçim Sınavı Sonuçları açıklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adaylar sonuçlarını DİBBYS portalı üzerinden öğrenebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET AKADEMİ, DUYURULAR</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/dini-musiki-kursu-kursiyer-secim-sonuclari-acikland</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 17:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/logolar/diyanet-akademi-33.jpg" type="image/jpeg" length="96098"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Minik kalpler Kur’an ile buluştu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/muftu-kilicbay-minik-kalpler-kuran-ile-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/muftu-kilicbay-minik-kalpler-kuran-ile-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun İl Müftüsü Selçuk Kılıçbay, 4-6 Yaş Grubu Kur’an Kurslarında eğitim gören öğrencilerle bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>4-6 Yaş Grubu Kur'an Kurslarında 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı 14 Eylül Pazartesi günü itibarıyla başladı.</p>

<p>Bu kapsamda İl Müftülüğüne bağlı Kur’an kurslarında "2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı 4-6 Yaş Grubu Kur'an Kursları Açılış Programı" düzenlendi.</p>

<p>Miniklerin ilk ders heyecanına ortak olan Giresun İl Müftüsü Selçuk Kılıçbay, yeni eğitim öğretim yılının hayırlara vesile olmasını temenni etti.</p>

<p><img alt="Müftü Kılıçbay Minik Kalpler Kur’an Ile Buluştu 4" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/muftu-kilicbay-minik-kalpler-kuran-ile-bulustu-4.jpg" width="860" /></p>

<p><strong>-"Öğrencilerimiz değerler eğitimiyle geleceğe hazırlanıyor"</strong></p>

<p>4-6 Yaş Grubu Kur’an Kurslarına çok önem verdiklerini belirten İl Müftüsü Selçuk Kılıçbay, "Kurslarımızda Diyanet İşleri Başkanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğinde hazırlanan ‘Okul Öncesi Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Kurs Programı’ sertifikasına sahip Kur'an kursu öğreticilerimiz görev yapıyor. Kurslarımızda öğrencilerimizin seviyelerine uygun hazırlanan müfredatla, değerler eğitimi ve Kur'an-ı Kerim'i tanıma dersleri veriliyor. Kurslarımızda eğitim alan yavrularımız, sevgi, saygı, yardımlaşma, iyilik, adalet, sorumluluk, doğruluk ve sabır gibi İslam dininin temel değerleri ile Kur'an-ı Kerim'i öğreniyor." diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Müftü Kılıçbay Minik Kalpler Kur’an Ile Buluştu 2" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/muftu-kilicbay-minik-kalpler-kuran-ile-bulustu-2.jpg" width="860" /></p>

<p><strong>-"Yavrularımız Yüce Rabbimizin kıymetli birer emanetidir"</strong></p>

<p>İl Müftüsü Selçuk Kılıçbay, Kur’an kurslarının önemini şu sözlerle ifade etti:</p>

<p>"Çocuklara gösterilen sevgi ve ilginin, verilen ahlak ve değerler eğitiminin dünya ve ahiret için en hayırlı yatırım olduğunun bilinciyle hareket eden tüm öğreticilerimize ve kurslarımızı tercih eden tüm velilerimize teşekkür ediyor, kıymetli yavrularımıza başarılar diliyorum."</p>

<p>İl Müftüsü Kılıçbay’a kurs ziyaretleri sırasında İl Müftü Yardımcıları Hüseyin Köksal ve Oğuzhan Avcı ile Eğitim Hizmetleri Şube Müdürü Mehmet Aktaş eşlik etti.</p>

<p><img alt="Müftü Kılıçbay Minik Kalpler Kur’an Ile Buluştu 3" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/muftu-kilicbay-minik-kalpler-kuran-ile-bulustu-3.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Müftü Kılıçbay Minik Kalpler Kur’an Ile Buluştu 5" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/muftu-kilicbay-minik-kalpler-kuran-ile-bulustu-5.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Müftü Kılıçbay Minik Kalpler Kur’an Ile Buluştu 6" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/muftu-kilicbay-minik-kalpler-kuran-ile-bulustu-6.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Müftü Kılıçbay Minik Kalpler Kur’an Ile Buluştu 7" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/muftu-kilicbay-minik-kalpler-kuran-ile-bulustu-7.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Müftü Kılıçbay Minik Kalpler Kur’an Ile Buluştu 8" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/muftu-kilicbay-minik-kalpler-kuran-ile-bulustu-8.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Müftü Kılıçbay Minik Kalpler Kur’an Ile Buluştu 9" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/muftu-kilicbay-minik-kalpler-kuran-ile-bulustu-9.jpg" width="860" /></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Giresun Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/muftu-kilicbay-minik-kalpler-kuran-ile-bulustu</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 17:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/muftu-kilicbay-minik-kalpler-kuran-ile-bulustu-1.jpg" type="image/jpeg" length="29393"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[11 Eylül 2026 - Eğitim ve Öğretim]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/11-eylul-2026-egitim-ve-ogretim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/11-eylul-2026-egitim-ve-ogretim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 11 Eylül 2026 tarihli ve "Eğitim ve Öğretim" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Hutbe Metin" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/hutbe-metin.jpg" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>EĞİTİM ve ÖĞRETİM</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>İnsanın; Rabbiyle, kendisiyle, toplumla ve çevresiyle olumlu ilişkiler kurmasında, ölçülü ve dengeli bir hayat yaşamasında en önemli etken, eğitim ve öğretimdir. İlim öğrenmenin ve doğru bilgi elde etmenin Allah katındaki kıymetini, <strong>“De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/11-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> ayet-i kerimesi en güzel şekilde ifade etmektedir.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Yaratana kulluk etmeyi ve yaratılana merhamet göstermeyi kendisine düstur edinen, milli ve manevi değerlerine bağlı iyi bir insan yetiştirme anlayışı, eğitimin temeli olmalıdır. Zira eğitimden maksat; imanla beslenen, ilimle güçlenen, merhametiyle tüm insanlığı kucaklayan; milletimiz, ümmet-i Muhammed ve bütün insanlık için umut olan bir nesil yetiştirebilmektir. Eğitimden maksat; vahyin rehberliğinde hikmeti ve Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in örnekliğinde güzel ahlakı temsil eden bir toplum inşa edebilmektir. Eğitimden maksat, ülkemizin; bilimde, teknolojide, sanatta, hâsılı hayatın her alanında söz sahibi olmasına katkı sunabilmektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kıymetli Anne ve Babalar!</strong></h3>

<h3><strong>Değerli Öğretmenler!</strong></h3>

<p>Her şeyin büyük bir hızla değiştiği bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte gençlerin ilgi, algı ve beklentilerinin de hızlı bir şekilde değiştiğini görüyoruz. Bu bakımdan, iyi bir eğitim için, öncelikle evlatlarımızı iyi tanımak zorundayız. Onların; zamanın ruhunu yakalamalarına, çağı anlamalarına ve geleceğin icaplarına uygun donanıma sahip olmalarına destek olmalıyız. Bununla beraber, <strong>“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/11-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong> emr-i ilahisi gereğince, çocuklarımızı ve gençlerimizi; sapkın ideolojilerden, batıl akımlardan ve her türlü bağımlılıktan korumalıyız.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Bugün bize düşen; inancımızı, örf ve adetlerimizi, tarih ve kültürümüzü en doğru şekilde evlatlarımıza tanıtmaktır. Onların dünyevi başarıları için çaba gösterdiğimiz kadar, hatta daha da fazla, ahiret azığı elde etmelerine rehberlik etmektir. Unutmayalım ki, ebedi bir âlemin varlığına inananlar için asıl başarı, rızâ-yı ilahiye ulaşmaktır.</p>

<p>Bu vesileyle, önümüzdeki Pazartesi başlayacak olan yeni eğitim ve öğretim yılının; evlatlarımıza, öğretmenlerimize, velilerimize ve milletimize hayırlı olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyoruz.</p>

<p>Hutbemizi, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu müjdesi ile bitiriyoruz: <strong>“Kim ilim için yola çıkarsa, Allah ona cennete giden yolu kolaylaştırır...”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/11-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/11-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Zümer, 39/9.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/11-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Tahrîm, 6/66.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/11-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Tirmizî, İlim, 19.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/11-eylul-2026-egitim-ve-ogretim</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/-0cJI3pG-sQ/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="29598"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[4 Eylül 2026 - Peygamberimiz ve Güzel Ahlak]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/4-eylul-2026-peygamberimiz-ve-guzel-ahlak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/4-eylul-2026-peygamberimiz-ve-guzel-ahlak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 4 Eylül 2026 tarihli ve "Peygamberimiz ve Güzel Ahlak" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="4 Eylül Cuma Hutbesi 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/4-eylul-cuma-hutbesi-1.jpg" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>PEYGAMBERİMİZ VE GÜZEL AHLAK</strong></h3>

<h3><strong>Ey Fahr-i Kâinat Efendimiz!</strong></h3>

<p>Veladetinin sene-i devriyesinde,<strong> “Ne mutlu beni görmeden iman edenlere”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> diyerek müjdelediğin kardeşlerin olmanın huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bizleri ümmetin olmakla şereflendiren Yüce Rabbimize sonsuz hamd ve sena ediyoruz. Salât ü selâm, tahiyyât ü ikrâm, her türlü ihtirâm sana, âline ve ashabına olsun.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), Cenâb-ı Hakk’ın <strong>“Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong> övgüsüne mazhar olan, ilahî mesajın nasıl hayat bulacağını gösteren bir kılavuzdur. Ve onun ahlakı, yaşadığı çağda kalan ya da uzaktan hayranlık duyulan bir örneklikten ibaret değildir. Efendimiz (s.a.s)’in rahmet mesajlarında bütün insanlık için hikmetler vardır. Nitekim Peygamberimiz (s.a.s) buyurdular ki: <strong>“Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz, ancak kalplerinize ve amellerinize bakar.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a> </strong>Yine<strong> </strong>buyurdular ki:<strong> “Doğruluktan ayrılmayın. Çünkü doğruluk iyiliğe, iyilik de cennete götürür… Yalandan sakının! Çünkü yalan insanı kötülüğe, kötülük de cehenneme götürür…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong>[4]</strong></a> </strong>Ve yine buyurdular ki:<strong> “Her dinin kendine özgü bir ahlakı vardır; İslam ahlakının özü hayâdır.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Allah Resûlü (s.a.s), iki cihan saadetinin yolunu<strong> “Kıyamet gününde müminin terazisinde güzel ahlaktan daha ağır bir şey olmayacaktır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><strong>[6]</strong></a></strong> hadis-i şerifleriyle göstermiştir. İman ile ahlakın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini, <strong>“İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de gerçek manada iman etmiş olmazsınız”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn7" name="_ednref7" title=""><strong>[7]</strong></a></strong> sözleriyle vurgulamıştır. Toplumsal huzur ve barışı sağlamanın yöntemini ise, <strong>“Birbirinizden nefret etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları, kardeş olun”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn8" name="_ednref8" title=""><strong>[8]</strong></a> </strong>uyarısıyla bizlere öğretmiştir.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Ailede, eğitimde, iş ve ticarette, hâsılı hayatın her alanında insanlığı iyiliğe ulaştıracak tüm hasletleri Resûl-i Ekrem (s.a.s) haber vermektedir. <strong>“</strong><strong>İçinizden Allah’ın lütfuna ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar, Allah’ı çokça zikredenler için hiç şüphe yok ki, Resûlullah’ta güzel bir örneklik vardır</strong><strong>”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn9" name="_ednref9" title=""><sup><strong><sup>[9]</sup></strong></sup></a> </strong>ayet-i kerimesi, bu hakikati bizlere hatırlatmaktadır. O, işçiye hak ettiği ücreti teri kurumadan ödememizi emretmekte,<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn10" name="_ednref10" title="">[10]</a> komşumuz açken tok olarak uyumaktan bizleri nehyetmektedir.<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn11" name="_ednref11" title="">[11]</a> “Bir yetimin başını okşadın mı? Bir muhtacı doyurdun mu? Bir hastayı ziyaret ettin mi?” gibi sorularla da ahlaki sorumluluklarımızı bizlere hatırlatmaktadır.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Bugün; maddeyi önceleyip manayı öteleyen, görünür olmayı yegâne hedef hâline getiren, fâni olanı bâkiye, yalanı hakikate tercih eden anlayış, hepimizi derinden etkilemektedir. Böylesi bir ortamda artık kendimizle yüzleşmeliyiz. Peygamberimiz (s.a.s)’in güler yüzü, nazik tabiatı, ince ve hassas ruhu ile temsil ettiği nebevî ahlakını hayatımıza yansıtmalıyız. Unutmayalım ki; insan onuruna layık bir hayat yaşamanın yolu, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in cihanşümul ahlakını tanımaktan ve ona sımsıkı sarılmaktan geçmektedir.</p>

<p>Yüce Rabbimizden niyazımız, Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in şu duasıdır: <strong>“Allah’ım! Beni güzel ahlaka eriştir. Senden başka güzel ahlaka eriştirecek yoktur. Kötü ahlakı benden uzaklaştır. Senden başka kötü ahlakı benden uzaklaştıracak yoktur.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn12" name="_ednref12" title=""><strong>[12]</strong></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> İbn Hanbel, III, 155.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Kalem, 68/4.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Müslim, Birr, 34.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Müslim, Birr, 105.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> İbn Mâce, Zühd, 17.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Tirmizî, Birr, 62.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref7" name="_edn7" title="">[7]</a> Müslim, Îmân, 93.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref8" name="_edn8" title="">[8]</a> Buhârî, Edeb, 62.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref9" name="_edn9" title="">[9]</a> Ahzâb, 33/21.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref10" name="_edn10" title="">[10]</a> İbn Mâce, Rühûn, 4.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref11" name="_edn11" title="">[11]</a> İbn Ebû Şeybe, Musannef, Îmân ve rü’yâ, 6.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref12" name="_edn12" title="">[12]</a> Müslim, Müsâfirîn, 201.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/4-eylul-2026-peygamberimiz-ve-guzel-ahlak</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 10:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/cEzeskMl9mQ/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="38354"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da parçalı ay tutulması]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/istanbulda-parcali-ay-tutulmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/istanbulda-parcali-ay-tutulmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ay'ın Dünya'nın gölgesinde kalmasıyla oluşan "parçalı ay tutulması" İstanbul'da Süleymaniye Camisi (sağda) ve Yeni Cami (solda) ile birlikte görüntülendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/istanbulda-parcali-ay-tutulmasi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/istanbul-cami-4.jpg" type="image/jpeg" length="45944"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[28 Ağustos 2026 - Vatan Sevgisi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/28-agustos-2026-vatan-sevgisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/28-agustos-2026-vatan-sevgisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 28 Ağustos 2026 tarihli ve "Vatan Sevgisi" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Cuma Hutbesi 28 Agustos 2026" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/cuma-hutbesi-28-agustos-2026.jpg" width="1280" /></p>

<p></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>VATAN SEVGİSİ</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Millet olarak, Malazgirt Zaferi’nin 955, Büyük Taarruz’un 104’üncü yıl dönümünü idrak ediyoruz. Malazgirt’ten Büyük Taarruz’a uzanan şanlı tarihimiz, yüce milletimizin vatanına, istiklal ve istikbaline olan bağlılığının en büyük nişanelerindendir. Aziz vatanımız; Malazgirt Destanıyla bizlere yurt olmuş, İstanbul’un fethiyle Anadolu’daki hâkimiyetimiz perçinlenmiş, Büyük Taarruz’la da düşmanlara geçit verilmeyeceği tüm dünyaya ilan edilmiştir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Bir insan için, en kıymetli varlıklardan biri de üzerinde özgürce yaşadığı vatan toprağıdır. Vatanı korumak öyle kutsaldır ki onun uğruna canını verenler, şehadetle ödüllendirilmiştir. Çünkü vatanımız varsa devletimiz vardır, kimliğimiz vardır, onurumuz vardır. Vatanımız varsa yuvamız vardır, işimiz vardır, aşımız vardır. Vatanımız varsa huzurumuz vardır, güvenliğimiz vardır, geleceğimiz vardır.</p>

<h3><strong>Değerli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Vatan sevgisi medeniyetimizde imandan bir parça olarak görülmüştür. Vatan sevgisinden maksat ise; istiklalimizin sembolü bayrağımıza, kardeşliğimizin nişanesi ezanlarımıza, bizi millet kılan mukaddes değerlerimize sahip çıkmaktır. Vatanı sevmek; yeri geldiğinde <strong>“Ellerinizle, dillerinizle ve mallarınızla cihad edin”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> nebevi emrine gönülden bağlanmaktır. Vatanı sevmek, işimizi en doğru ve en güzel şekilde yapmak; dürüstlüğün ve adaletin hâkim olduğu bir toplum inşa etmektir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müminler!</strong></h3>

<p>Tarih boyunca gittiği her yere huzur ve barışı götürmüş bir milletin evlatları olarak, bizler biliyoruz ki; düşmanlarımız, vatanımıza göz dikmekten geri durmamışlardır. Zaman değişse, zulüm farklı kisvelere bürünse, fitne başka adlarla anılsa da, hak ile batılın mücadelesi son bulmamıştır. Ancak bizler inanıyoruz ki, <strong>“Gevşeklik göstermeyin, üzülmeyin; eğer inanmışsanız şüphesiz en üstün olan sizsiniz”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a> </strong>buyruğuna sarılırsak; vatanımıza, milletimize ve dirliğimize yönelik oyunlara karşı uyanık olursak, Allah tuzak kuranların tuzaklarını başlarına geçirecek,<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title="">[3]</a> Hak galip gelecek, batıl yok olacaktır.<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title="">[4]</a></p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce Rabbimizden niyazımız; milletimizin birlik ve beraberliğini daim, devletimizi kaim, ülkemizi ilelebet huzur ve esenlik yurdu kılmasıdır. Cenabı-ı Hak, bu toprakları bize vatan kılan aziz şehitlerimize ve ahirete göç eden kahraman gazilerimize rahmet eylesin.</p>

<p>Hutbemizi, Âl-i İmrân suresinde yer alan bir ayet-i kerimenin mealiyle bitiriyoruz: <strong>“Ey iman edenler! Sabredin; düşman karşısında sebat gösterin; cihad için hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah’tan korkun ki başarıya erişebilesiniz.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Nesâî, Cihâd, 48.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Âl-i İmrân, 3/139.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Âl-i İmrân, 3/54.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> İsrâ, 17/81.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Âl-i İmrân, 3/200.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/28-agustos-2026-vatan-sevgisi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/28-agustos-2026-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="90143"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[21 Ağustos 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/21-agustos-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/21-agustos-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 21 Ağustos 2026 tarihli ve "Mevlid-i Nebi" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarih:21.08.2026 </strong></p>

<p><img height="593" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/image-10.png" width="954" /></p>

<p></p>

<p style="text-align:center"><strong>MEVLİD-İ NEBİ</strong></p>

<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>

<p>Ümmeti olmakla şeref duyduğumuz Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), şirkin insanlığı karanlığa mahkûm ettiği cehalet çağını, tevhid akidesiyle aydınlatmıştır. O, zulmün ve kötülüğün insanlığı esir aldığı bir zamanda; mazlum ve mağdurların, güçsüz ve zayıfların umudu olmuştur. Hz. Hatice Annemiz, Efendimiz (s.a.s)’in bu hasletini şöyle ifade etmiştir: <strong>“Allah’a yemin ederim ki Cenâb-ı Hak hiçbir vakit seni utandırmaz. Çünkü sen akrabayı gözetirsin; muhtaç olanların bakımını üstlenirsin; aç ve açıkta olanı koruyup, kollarsın; misafire ikram edersin ve musibete maruz kalanlara yardım edersin.”<a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a> </strong></p>

<p><strong>Aziz Müminler!</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnsanlığın muhtaç olduğu güzel ahlakın tüm unsurları, Allah’ın Kitabı ve Peygamberimiz (s.a.s)’in sünnet-i seniyyesinde mevcuttur. Dolayısıyla kim, ailesinde huzur istiyorsa; <strong>“Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en iyi olanınızdır”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong><strong> </strong> nebevi tavsiyesine sarılsın. Kim, helal kazanç arıyorsa; <strong>“Allah kişinin, işini sağlam yapmasından hoşlanır”<a href="#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong> prensibini hayatında ilke edinsin. Kim, akrabasıyla bağlarını korumanın, komşularıyla iyi geçinmenin, sosyal hayatta kardeşliği ikame etmenin gayretinde ise; <strong>“Müslüman, dilinden ve elinden insanların selâmette olduğu kişidir”<a href="#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong>[4]</strong></a> </strong>öğüdüne dikkat etsin. Ve kim de imanın tadını almayı arzuluyorsa; “<strong>Müminlerin iman bakımından en mükemmeli, ahlâk bakımından en güzel olanıdır”<a href="#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a> </strong>hadis-i şerifini kendisine rehber kılsın.</p>

<p><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></p>

<p>Bugün, iletişim imkânları çoğalmakta; bilgi, saniyeler içerisinde dünyanın dört bir yanına ulaşabilmektedir. Ne var ki bütün bu gelişmelere rağmen insanlık, huzura ve sükûnete her zamankinden daha fazla muhtaçtır. Dünyanın diğer ucundakilerle iletişim kurabilen nice insanımız; aynı evi paylaştığı eşine, çocuklarına, anne ve babasına yabancı olabilmektedir. Sanal dünyanın kalabalığında kaybolan nice insanımız da; yanı başındaki komşusunun derdini, akrabasının hâlini, mahallesindeki ihtiyaç sahibinin sesini duyamamaktadır. Şu hususu unutmayalım ki; çağımızda yaşadığımız bu sorunların çözümü, hutbemizde bir kısmını ifade etmeye çalıştığımız nebevî ahlaktadır.</p>

<p><strong>Değerli Müminler!</strong></p>

<p>Önümüzdeki Pazartesi günü Mevlid Kandilidir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in doğumunun hicri bin beş yüzüncü yılı olması münasebetiyle Mevlid-i Nebi Haftasını “Peygamberimiz ve Güzel Ahlak” temasıyla idrak edeceğiz. Hafta boyunca gerçekleştireceğimiz programlarla Peygamber Efendimiz (s.a.s)’i anmaya, anlamaya ve getirdiği mesajları insanlıkla buluşturmaya gayret göstereceğiz.</p>

<p>Bizleri, Allah Resûlü (s.a.s)’e ümmet kılan Yüce Rabbimize hamd ve sena; peygamberimiz, rehberimiz ve örneğimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya, âline ve ashabına salat ve selam olsun. Mevlid Kandilimiz şimdiden mübarek olsun.</p>

<p><strong>Aziz Kardeşlerim!</strong></p>

<p>Hutbemizi Ahzâb suresinde yer alan şu ayet-i kerimelerin mealiyle bitiriyoruz: <strong>“Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; Allah’ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik.”<a href="#_edn6" name="_ednref6" title=""><strong>[6]</strong></a> </strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Buhârî, Bed’ü’l-vahy, 1.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> İbn Mâce, Nikâh, 50.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr, XXIV, 306.</p>

<p><a href="#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Nesâî, Îmân, 8.</p>

<p><a href="#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Ebû Dâvûd, Sünnet, 15.</p>

<p><a href="#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Ahzâb, 33/45,46.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/21-agustos-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/s6eXGAzgykM/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="71526"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Ağustos 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/14-agustos-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/14-agustos-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 14 Ağustos 2026 tarihli ve "Her Yetim Bir Emanet" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>HER YETİM BİR EMANET</strong></p>

<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir şehadet haberiyle kor düşmüştü Medine’ye. Allah Resûlü (s.a.s)’in, ‘Kardeşim!’ dediği amcasının oğlu Ca‘fer-i Tayyâr (r.a) şehit olmuş, ardında üç yetim bırakmıştı. Rahmet Elçisi (s.a.s), mateme bürünmüş yetimlerin evine vardı. Onları yanına çağırdı, bağrına bastı, onların ihtiyaçlarını giderdi.<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title="">[1]</a><strong> </strong>Ve bir defasında Rahmet Elçisi (s.a.s), şehadet ile orta parmağını birleştirerek, <strong>“Yetime kol kanat geren kimse ile ben, cennette böyle yan yana olacağız”</strong><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong><sup><strong><sup>[2]</sup></strong></sup></strong></a><strong> </strong>buyurdu.</p>

<p><strong>Aziz Müminler!</strong></p>

<p>Gönül coğrafyamızın bir yanı ateşler içindeyken, öbür yanında bizler, zulmün devam ettiğini unutabiliyoruz. Ekranlar haber yapmayı kestiğinde zulmün de sona erdiği düşüncesine kapılabiliyoruz. Bizler; günlük telaşlarımızın ve dünya meşguliyetlerimizin arkasından koşarken, Gazze’de ve farklı coğrafyalarda insanlar varoluş mücadelesi vermeye devam ediyor. Yine her gün yüzlerce çocuk, zalimlerin bombaları altında ya can veriyor, ya da yetim ve öksüz kalıyor.</p>

<p><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></p>

<p>İnsanlığın kaybettiği merhametin acı bir itirafını, savaşın ortasında minik bir yüreğin ‘Bizim buralarda çocuklar büyümez!’ sözünde görüyoruz. Oysaki çocukların büyüyemediği; oyun alanlarının kabirleri haline geldiği bir dünyada, insanlığın huzurlu olamayacağı açıktır. Yetim ve öksüzlerin; başlarını okşayacak ve yaralarını saracak şefkatli bir el bulmakta zorlandıkları çağımızda, Müslümanların rahat olamayacakları bir gerçektir. Ve şu da bir hakikattir ki; yetimlere sahip çıkmak, onları himaye etmek ve koruyup gözetmek, kendisi de yetim olan Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in sünnetidir.</p>

<p><strong>Değerli Müminler!</strong></p>

<p>Akrabalarımızın ve komşularımızın geride bıraktığı; mahallemizde, şehrimizde ve ülkemizde bulunan yetimler bizim olduğu gibi, mazlum coğrafyalarda hayata tutunmaya çalışan yetimler de bizimdir, Cenâb-ı Hakk’ın bizlere emanetidir. Zira merhametin coğrafyası olmaz. Ümmet olmak bir olmaktır, kardeşlik bağını korumaktır. Belki bugün, elimizden savaşları durdurmak gelmeyebilir. Fakat yarına hazırlık yapmak, zalimlerin heveslerini kursağında bırakacak güce ulaşmak elimizdedir. Unutmamak, duyarsızlaşmamak, mazlumların sesi olmak elimizdedir. Yüce Rabbimizin, <strong>“Yetimi sakın incitme!”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><sup><strong><sup>[3]</sup></strong></sup></a></strong><strong> </strong>emri gereğince, yetimleri biçare bırakmamak; evimizi ve gönlümüzü onlara açmak, yeri geldiğinde koruyucu bir aile olmak, maddi ve manevi desteğimizle onların yanında durmak elimizdedir.</p>

<p><strong>Aziz Kardeşlerim!</strong></p>

<p>Hutbemizi, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: <strong>“Müslümanların evleri arasında en hayırlı ev, içinde kendisine iyi davranılan bir yetimin bulunduğu evdir…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<p></p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Nesâî, Zînet, 57.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title=""><sup><sup>[2]</sup></sup></a> Buhârî, Talâk, 25.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title=""><sup><sup>[3]</sup></sup></a> Duhâ, 93/9.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title=""><sup><sup>[4]</sup></sup></a> İbn Mâce, Edeb, 6.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/14-agustos-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 00:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/iId3efsCXSc/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="16535"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[7 Ağustos 2026 Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/7-agustos-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/7-agustos-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 7 Ağustos 2026 tarihli ve "Kardeşlik" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="7 A Ğ U S T O S C U M A" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/7-a-g-u-s-t-o-s-c-u-m-a.jpg" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>KARDEŞLİK</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce dinimiz İslam’ın temel hedefi, hem bu dünya hem de ebedi âlemde insanlığın huzur ve mutluluğunu sağlamaktır. Huzur ve mutluluğu sağlamanın yolu ise; kardeş olmaktan, aramızdaki sevgi ve muhabbeti daha da güçlendirmekten geçmektedir. Öyle ki Rahmet Elçisi Peygamberimiz (s.a.s), birbirimizi sevmeyi iman etmenin bir gereği olarak ifade etmiştir.<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title="">[1]</a></p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Savaşların farklı bölgelere yayıldığı, İslam coğrafyasında kan ve gözyaşının hâkim olduğu, ülkemizin ateş çemberinin içine çekilmek istendiği bir dönemde; istikbalimiz, kardeşliğimize bağlıdır. Ecdadımızın canlarını feda ederek bizlere emanet ettiği cennet vatanımızda; sevinçlerimiz, hüzünlerimiz, dualarımız, zenginlik olarak kabul ettiğimiz farklılıklarımız bizleri yekvücut kılacaktır.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Dün olduğu gibi bugün de kardeşliğimize göz diken, muhabbetimize kasteden, bizi birbirimize düşürmek isteyenler olacaktır. Şunu unutmayalım ki, sadece Müslümanların değil, mazlum durumda olan bütün insanların umudu olan bizler, gaflet içerisinde olmadığımız müddetçe düşmanlarımızın emelleri kursaklarında kalacaktır. Cenâb-ı Hakk’ın, <strong>“Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın; bölünüp parçalanmayın”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a> </strong>emri gereğince dinimize ve mukaddesatımıza bağlı kalırsak fitne ve fesat ateşi bizlere dokunamayacaktır. Rahmet Peygamberi (s.a.s)’in, <strong>“Birbirinizle ilgi ve alakayı kesmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin, birbirinize kin beslemeyin, birbirinize haset etmeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun”</strong><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong><sup><strong><sup>[3]</sup></strong></sup></strong></a><strong> </strong>çağrısına kulak verirsek ayrılık ve gayrılık bu topraklarda kendine yer bulamayacaktır. <strong>“Müminler ancak kardeştirler, öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin, Allah’a itaatsizlikten sakının ki rahmetine mazhar olasınız”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a> </strong>emr-i ilahisine göre davranırsak vatanımızın dirliğini ve ümmetin birliğini kimse bozamayacaktır.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Şunu hepimiz biliriz ki;</p>

<p>“Girmeden tefrika bir millete düşman giremez.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.”</p>

<p>Bugün bize düşen; fitneye karşı basiretle, ayrılığa karşı vahdet şuuru ile hareket etmek, birbirimizi koruyup gözetmektir. Kardeşliğimizi zedeleyebilecek her türlü şeyden uzak durmak, birbirimizin yükünü hafifletmektir. Milli ve manevi değerlerimiz etrafında buluşmak; birlikte rahmetin, ayrılıkta azabın olduğunu<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title="">[5]</a> unutmamaktır.</p>

<h3><strong>Aziz Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Kendi inanç ve medeniyet köklerimize tutunduğumuzda, bir binanın tuğlaları gibi birbirimize sımsıkı kenetlendiğimizde yarınlarımız daha huzurlu olacaktır. Hutbemizi, Yüce Rabbimizin şu uyarısıyla bitiriyoruz: <strong>“Allah’a ve Resûlüne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><sup><strong><sup>[6]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Müslim, Îmân, 93.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Âl-i İmrân, 3/103.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Tirmizî, Birr ve Sıla, 24.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Hucurât, 49/10.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> İbn Hanbel, IV, 278.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Enfâl, 8/46.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/7-agustos-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/07082026-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="44834"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[31 Temmuz 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/31-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/31-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 31 Temmuz 2026 tarihli ve "Helal Haram Duyarlılığı" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Cuma Ayet Hutbe" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/cuma-ayet-hutbe.jpg" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>HELAL HARAM DUYARLILIĞI</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Helaller ve haramlar; kulu, Allah’ın rızasına kavuşturan ilahi ölçülerdir. Kişiye, hayat yolculuğunda iyi ile kötüyü gösteren kılavuzlardır. Bizler, Allah Resûlü (s.a.s)’in “Helâl bellidir, haram da bellidir…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><sup><strong><sup>[i]</sup></strong></sup></a> sözünden de biliyoruz ki, helal ve haram apaçık ortaya konulmuştur.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Dinimiz İslam ile bizlere bildirilen her bir emir ve yasak; insanın haysiyetini, nesillerin emniyetini ve toplumun huzurunu muhafaza etmek gibi hikmetler barındırmaktadır. Mesela, Yüce Rabbimiz; neslin devamını sağlayan evliliği helal, “Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[ii]</strong></a> ayeti kerimesiyle de toplumu yok eden zinayı haram kılmıştır. Aynı şekilde Allah Teâlâ, toplumda düzen ve adaleti sağlayacak olan ticareti, alın teriyle kazanmayı, emek vermeyi bizlere helal kılarken; bereketi yok eden faizi, ölçü ve tartıda hile yapmayı, ticaret malının ayıbını saklamayı, kısaca insanları aldatmayı haram kılmıştır.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Şunu da bilmeliyiz ki, helal haram duyarlılığı, sofraya konulan lokmanın temiz olmasıyla sınırlı değildir. Mesela, “Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar… Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[iii]</strong></a> ayetleri, iffet ve hayâ gibi insanın onurunu yücelten çok önemli bir hususa işaret etmektedir. Dolayısıyla erkek kadın her Müslüman, iffetini korumalı, giyim kuşamına dikkat etmeli, insanın saygınlığını zedeleyen davranışlardan uzak durmalıdır. Müslümana düşen; hayâ, iffet ve ahlakın bir araya geldiğinde anlamlı olduğunu idrak etmektir. Hem sosyal hayatta hem de dijital mecralarda mahremiyet sınırlarına dikkat etmek; dilini yalandan, gözünü haramdan uzak tutmaktır.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Paylaşma duygusunu ortadan kaldıran, nimeti adilce paylaşmanın önünde en büyük engel olan israf da böyledir. Dünyanın farklı bölgelerinde milyonlarca insan bir lokma ekmeğe, bir damla suya muhtaçken ve israf bize yasaklanmış durumdayken,<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title="">[iv]</a> ülkemizde tonlarca ekmeğin çöpe atılması, sularımızın sorumsuzca sarf edilmesi helal haram sınırının aşıldığına bir işarettir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Rahmet Elçisi (s.a.s)’in, “…Kişinin malını helâlden mi yoksa haramdan mı elde ettiğine bakmayacağı!”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[v]</strong></a><i> </i>sözüyle bizleri ikaz ettiği bir çağa şahitlik etmekteyiz. Helalin hor ve hakir görüldüğü, haramın özendirildiği, gayr-ı meşru söz ve davranışların makul sayıldığı bir zamanın zorluklarıyla karşı karşıyayız. Şunu unutmayalım ki, insanların canına, malına, iffet ve şerefine kastetmek, kamu malına el uzatmak; rüşvet, tefecilik, hırsızlık, içki, uyuşturucu ve kumar gibi kötülüklerden uzak durmak, ancak Yüce Rabbimizin, helal haram ölçüleriyle çizdiği, dosdoğru yolunda olmaktan geçmektedir.</p>

<p>Hutbemizi, Cenâb-ı Hakk’ın şu çağrısıyla bitiriyoruz: <strong>“Ey insanlar! Yeryüzündeki helâl ve temiz olan şeylerden yiyin; şeytanın peşinden gitmeyin, çünkü o apaçık düşmanınızdır.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><sup><strong><sup>[vi]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[i]</a> Müslim, Müsâkât, 107.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[ii]</a> İsrâ, 17/32.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[iii]</a> Nûr, 24/30,31.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[iv]</a> A’râf, 7/31.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[v]</a> Buhârî, Büyû’, 23.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[vi]</a> Bakara, 2/168.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/31-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/31072026-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="32174"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arpaguş: Temel hedefimiz, bilgi ve hikmeti buluşturan Kur’an eğitim modeli geliştirmek]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/arpagus-temel-hedefimiz-bilgi-ve-hikmeti-bulusturan-kuran-egitim-modeli-gelistirmek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/arpagus-temel-hedefimiz-bilgi-ve-hikmeti-bulusturan-kuran-egitim-modeli-gelistirmek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, “Temel hedefimiz, gelenekten beslenen ancak geleceği de doğru okuyabilen bir duyarlılıkla hareket ederek bilgi ve hikmeti buluşturan ve onu ahlaka dönüştüren bir Kur’an eğitim modeli geliştirmek olmalıdır.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Kur’an Kurslarında Çocuklara Yönelik Eğitim Faaliyetleri: Değerlendirme ve Gelecek Perspektifi” konulu Çocukluk Dönemi Kur’an Öğretimi Çalıştayı’na katıldı.</p>

<p>Başkan Arpaguş, çalıştayda yaptığı konuşmada, erken çocukluk döneminin insanın kimlik, kişilik ve karakterinin şekillendiği en kritik evre olarak kabul edildiğini belirterek, “Bu dönem, zihinsel, ruhsal ve duygusal gelişimlerin de temelini oluşturmaktadır. İnsanî ve ahlakî değerler, toplumsal kurallar, temel bilgi ve beceriler en güçlü şekilde bu dönemde kazandırılır. Çocukluk dönemindeki olumlu dokunuşlar, çocukların geleceğini teminat altına alırken, ihmaller ya da yanlış yönlendirmeler de daha sonraki dönemlerde telafisi mümkün olmayan sorunlara zemin teşkil etmektedir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Kur’an kurslarını çocuğun kişilik inşasına katkı sunmayı hedefleyen bir eğitim alanı olarak görmekteyiz”</strong></p>

<p>İslam eğitim geleneğinde söz konusu çağın fıtratın korunması, güzel ahlakın kazandırılması, sahih ve sağlam bilginin doğru yöntemlerle aktarılması bakımından hayatın en önemli dönemi olarak görüldüğünü ifade eden Başkan Arpaguş, “Bu yönüyle bizler, 4–6 yaş Kur’an kurslarını yalnızca Kur’an okuma becerisinin kazandırıldığı bir öğretim süreci değil; çocuğun fıtratını korumayı, manevî ve ahlakî gelişimini desteklemeyi, sağlam bir kimlik ve kişilik inşasına katkı sunmayı hedefleyen stratejik bir eğitim alanı olarak görmekteyiz.” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Çocukların gelişim özelliklerini dikkate almak sürdürülebilir din eğitiminin temel şartlarından biridir”</strong></p>

<p>Çocukluk döneminin önemi ve hassasiyetine dikkati çeken Başkan Arpaguş, başta ebeveynler olmak üzere herkesin çok daha bilinçli davranması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:</p>

<p>“Her şeyden önce söz konusu dönemin karakteristiği iyi bilinmelidir. Çocukların gelişim özelliklerini dikkate almak nitelikli ve sürdürülebilir bir din eğitiminin temel şartlarından biridir. Çocuğun gelişim özelliklerini dikkate almayan bir din eğitimi, pedagojik açıdan faydalı olabilir mi? Ayrıca farklı yaşlardaki çocukların dikkat süresi, hafızası, soyut düşünme kapasitesi, dil gelişimi ve öğrenme biçimi elbette birbirlerinden farklılık arz edecektir. Dolayısıyla aynı yöntemi bütün çocuklara uygulamak, aynı başarıyı bütün çocuklardan beklemek, bilimsel olmadığı gibi pedagojik açıdan da doğru olmasa gerektir.”</p>

<p><strong>“Bir çocuğun bütün harfleri tanımasından daha önemli olan, Kur’an dersine koşarak gelmesidir”</strong></p>

<p>Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Bizler, Kur’an öğretimindeki başarımızı, öğrencilerin ne kadar ezber yaptığıyla değil, onların Kur’an ile ömür boyu sürecek sevgi ve güven ilişkisi kurabilmeleriyle ölçmeliyiz. Dört-beş yaşlarındaki bir çocuğun bütün harfleri tanımasından daha önemli olan, Kur’an dersine koşarak gelmesidir. O yaşlardaki bir çocuğun uzun sureler ezberlemesinden daha kıymetli olan, Allah sevgisini merhamet merkezli bir şekilde öğrenebilmesidir. Tecvit kurallarını eksiksiz uygulamasından daha değerli olan, Kur’an okumayı, hayatı boyunca sürdüreceği bir alışkanlığa dönüştürebilmesidir.</p>

<p>Dolayısıyla başarı ölçütlerimizi yalnızca ezber miktarı, harfleri tanıma veya tecvit kurallarını uygulama düzeyi üzerinden değil; derse katılım, öğrenme isteği, sosyal etkileşim ve Kur’an’a yönelik olumlu tutum gibi çok boyutlu göstergeler üzerinden okumak mecburiyetindeyiz. Böyle bir yaklaşım hem bilimsel gerçekliklere hem de İslam’ın insan merkezli eğitim anlayışına daha uygun olacaktır.”</p>

<p><strong>“Aslolan, çocuğun soru sorabildiği bir eğitim ortamı sunabilmemizdir”</strong></p>

<p>Sınıf düzeninden materyal tasarımına, etkinlik çeşitliliğinden dijital içeriklere kadar her unsurun, çocuk gelişimi ve psikolojisi açısından dikkatle ele alınması gerektiğini anlatan Başkan Arpaguş, “Etkinliklerle ‘Elifba’ kitabı başta olmak üzere bütün materyaller; keşfetmeyi teşvik eden, oyun temelli öğrenmeyi destekleyen, etkileşimli öğrenmeyi önceleyen, hayal gücünü zenginleştiren bir muhtevaya sahip olmalıdır. Aslolan, çocuğun aktif olduğu, soru sorabildiği, deneyim yaşayabildiği ve öğrenmekten mutluluk duyduğu bir eğitim ortamı sunabilmemizdir.” şeklinde konuştu.</p>

<p>Eğitimin yalnızca sınıf ortamıyla sınırlı olmayan; aile, okul ve sosyal çevreyle etkileşim içinde hayat boyu devam eden bütüncül bir gelişim süreci olduğunu aktaran Başkan Arpaguş, şu ifadelere yer verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Bu bağlamda erken çocukluk dönemindeki Kur’an eğitiminde ailelerin tutum ve beklentileri, eğitim sürecinin niteliğini doğrudan etkileyen temel unsurlardan biridir. Velilerin çocuklarından kısa sürede daha fazla ezber yapmaları, akıcı okumaya erken dönemde geçmeleri veya yaşıtlarının önünde akademik performans sergilemeleri yönündeki beklentileri, çocukların üzerinde büyük bir baskı oluşturabilmektedir. Maalesef bu durum, eğitimin amacından uzaklaşılmasına sebebiyet vermektedir.”</p>

<p><strong>“İrfan merkezli güçlü bir pedagojik yaklaşım geliştirmek zorundayız”</strong></p>

<p>Velilerin erken çocukluk döneminin özellikleri konusunda bilinçlendirilmesi, Kur’an öğretiminin amaç, yöntem ve kazanımları hakkında bilgilendirilmesi ve eğitim sürecine bilinçli ve aktif olarak katılımlarının sağlanmasının büyük önem taşıdığına dikkati çeken Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Bu doğrultuda bizim temel hedefimiz, gelenekten beslenen ancak geleceği de doğru okuyabilen bir duyarlılıkla hareket ederek bilgi ve hikmeti buluşturan ve onu ahlaka dönüştüren bir Kur’an eğitim modeli geliştirmek olmalıdır. Çocuklarımızı kendi medeniyet değerlerimizle buluşturabilmek için İslam eğitim geleneğinde olduğu gibi irfan merkezli güçlü bir pedagojik yaklaşım geliştirmek zorundayız. Bunu yapabildiğimizde hem Kur’an eğitiminde büyük bir başarı yakalayacak hem de inançlı, bilgili, ahlaklı ve şahsiyetli nesiller yetiştirme yolunda çok önemli mesafe kat etmiş olacağız.”</p>

<p><strong>“Kur’an eğitimi, çok paydaşlı bir eğitim alanı olarak görülmeli”</strong></p>

<p>Başkan Arpaguş, “Erken çocukluk dönemi Kur’an eğitiminin niteliği ve sürdürülebilir başarısı; başta Diyanet İşleri Başkanlığımız olmak üzere İlahiyat Fakültelerimizin, sosyal bilimler alanında çalışan akademisyenlerimizin ve toplumun bütün kesimlerinin ortak sorumluluk üstlenmesine ve işbirliği içinde hareket etmesine bağlıdır. Onun için erken çocukluk dönemi Kur’an eğitimi, çok paydaşlı bir eğitim alanı olarak görülmeli ve stratejik bir yöntemle ele alınmalıdır.” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Çocuklarımızı geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çaba ve gayret sarf ediyoruz”</strong></p>

<p>Başkanlığın, Kur’an eğitimini bu bilinçle sürdürmenin gayreti içerisinde olduğunu kaydeden Başkan Arpaguş, “Çocuklarımızı maddi-manevi her yönden yetiştirmek ve geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çaba ve gayret sarfediyoruz. Onların başta Yaratıcımızla olmak üzere, kendileriyle, aileleriyle, toplumla ve çevreyle barışık bir şekilde yetişmeleri; vatanımıza, milletimize, medeniyetimize ve tüm insanlığa faydalı birey olmaları için hiçbir fedakârlıktan kaçınmıyoruz, kaçınmayacağız.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle tamamladı:</p>

<p>“Çocuklarımızı geleceğe en güzel şekilde hazırlama noktasında bilimin ortaya koyduğu gerçekliklerden, çağın imkân ve fırsatlarından azami ölçüde istifade etmeye çalışıyoruz. Eğitim programlarımızı ve ders materyallerimizi çocuk psikologları, çocuk gelişimi uzmanları, pedagoglar, akademisyenler ve sahadaki eğitimcilerimizin katkıları ile sürekli güncelleme çabasındayız. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz çalıştayımızda bu hassasiyetin bir tezahürüdür. İnanıyorum ki burada alacağımız kararlar, hazırlayacağımız programlar ve geliştireceğimiz yöntemler, yarının Türkiye’sinde doğru bilgi ile donanmış, dinine, değerlerine ve kültürüne bağlı nesillerin yetişmesine çok önemli katkılar sunacaktır.”</p>

<p>Çalıştaya Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hüseyin Hazırlar, Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Başkanı Osman İyişenyürek, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Sedide Akbulut, Konya İl Müftüsü Prof. Dr. Ali Öge ve Başkanlık personeli katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Haber</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/arpagus-temel-hedefimiz-bilgi-ve-hikmeti-bulusturan-kuran-egitim-modeli-gelistirmek</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 23:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/-tuuf1etmYw/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="56367"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Motif motif işlenen taşlarda gölgeler yüzyıllardır kıyama duruyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/motif-motif-islenen-taslarda-golgeler-yuzyillardir-kiyama-duruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/motif-motif-islenen-taslarda-golgeler-yuzyillardir-kiyama-duruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupalı bilim insanlarınca "Anadolu'nun El-Hamrası" olarak da nitelendirilen, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası'nın 3 boyutlu binlerce motife sahip kapılarında, yılın belirli aylarında ve saatlerinde oluşan gölgeler ziyaretçileri hayran bırakıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/motif-motif-islenen-taslarda-golgeler-yuzyillardir-kiyama-duruyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/divrigi-cami-motif-kapi-20.jpg" type="image/jpeg" length="55167"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zirvedeki tarihi cami ile dolunay]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/zirvedeki-tarihi-cami-ile-dolunay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/zirvedeki-tarihi-cami-ile-dolunay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van Kalesi ve zirvesinde bulunan tarihi Süleyman Han Camii, dolunay ile güzel görüntü oluşturdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Van Kalesi ve zirvesinde bulunan tarihi Süleyman Han Camii, dolunay ile görüntülendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/zirvedeki-tarihi-cami-ile-dolunay</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/d-o-l-u-n-a-y-c-a-m-i-2.jpg" type="image/jpeg" length="72410"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başkan Arpaguş: Ayasofya’nın asli kimliğine kavuşturulması milletimizin değerlerine sahip çıktığının göstergesidir]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/baskan-arpagus-ayasofyanin-asli-kimligine-kavusturulmasi-milletimizin-degerlerine-sahip-ciktiginin-gostergesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/baskan-arpagus-ayasofyanin-asli-kimligine-kavusturulmasi-milletimizin-degerlerine-sahip-ciktiginin-gostergesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, “Asil ecdadımıza vefanın bir tezahürü olarak Ayasofya’nın yeniden asli kimliğine kavuşturulması, milletimizin kendi değerlerine ve medeniyetine sahip çıktığının bir göstergesidir. Aynı zamanda köklerinden aldığı güçle yeni bir gelecek inşa etme azminin bir yansımasıdır.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından İstanbul’da düzenlenen “Fethin Nişanesi, Medeniyetin Kalbi: Çağları Aşan Mabet Ayasofya” programına katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Haber</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/baskan-arpagus-ayasofyanin-asli-kimligine-kavusturulmasi-milletimizin-degerlerine-sahip-ciktiginin-gostergesidir</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 23:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/2_Azt_paKKQ/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="22108"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[24 Temmuz 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/24-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/24-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 24 Temmuz 2026 tarihli ve "İslam Medeniyeti" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="İ S L A M M E D E N İ Y E T İ" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/i-s-l-a-m-m-e-d-e-n-i-y-e-t-i.jpg" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>İSLAM MEDENİYETİ</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce Rabbimiz Hûd sûresinde şöyle buyurmaktadır: <i>“<strong>Semûd kavmine de kardeşleri Sâlih’i gönderdik. O dedi ki: ‘Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka ilâhınız yoktur. Sizi topraktan yaratan ve yeryüzünü imar etme sorumluluğunu size veren O’dur. O halde O’ndan bağışlanma dileyin ve samimiyetle tövbe edin. Şüphesiz Rabbim çok yakındır, dualara karşılık verendir.’”</strong></i><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong><strong>[i]</strong></strong></a></p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Yüce Allah, insanı yeryüzünün bir emanetçisi olarak yaratmış ve ona hayatı imar etme sorumluluğu yüklemiştir. Bu sorumluluk; şehirler inşa ederken, ahlak ve faziletin korunduğu bir hayat kurabilmektir. İşte medeniyet, maddi eserlerle birlikte manevi değerleri de yaşatan bu anlayışın adıdır.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Kur’an’ın ve sünnet-i seniyyenin rehberliği üzerine kurulan ve on beş asırlık tecrübeyle yoğrulan İslam medeniyeti; ilmi ibadetle, çalışmayı dürüstlükle, gücü adaletle, zenginliği paylaşmayla buluşturarak yükselmiştir. Tarih boyunca inşa edilen camiler, vakıflar ve kütüphaneler; insanımıza hizmet eden, toplumu ayakta tutan bu medeniyet tasavvurunun birer simgesi olmuştur.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>İslam medeniyetinin temel gayesi; kalpleri kazanmak, zihinleri ve gönülleri aynı inanç, duygu ve idealde buluşturabilmektir. <i><strong>“Şüphesiz Allah adaleti, iyiliği ve yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalığı ve azgınlığı yasaklar”</strong></i><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong><strong>[ii]</strong></strong></a> ayet-i kerimesinde yer alan ilahi ölçüler bu medeniyetin temelidir. Zira, iyiliğin unutulduğu ve ahlakın ihmal edildiği bir toplumun kalıcı bir gelecek kurması mümkün değildir.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Camilerimiz, kardeşliğimizi pekiştiren; okullarımız, bilgiyle birlikte erdemi öğreten; iş yerlerimiz ise dürüstlüğün, emeğe saygının ve helal kazancın yaşatıldığı mekânlar olmalıdır. Her birimiz, bulunduğumuz yerde iyiliği temsil edebilirsek medeniyetimiz de güç kazanacaktır. Bize düşen; ecdadımızdan devraldığımız mirası korumak ve onu daha da zenginleştirerek gelecek nesillere ulaştırmaktır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, <strong>“Nerede olursan ol, Allah’a karşı sorumluluğunun bilincinde ol! Kötülüğün peşinden iyi bir şey yap ki onu yok etsin. İnsanlara da güzel ahlâka uygun biçimde davran!”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[iii]</strong></a></strong> emri gereğince, Rabbimize karşı kulluk görevimizi ifa ederken, insanlığa faydalı olmayı da hayatımızın gayesi hâline getirmektir. Yine bize düşen, medeniyetimizden ilham alarak geleceğimizi iman, ilim, hikmet ve güzel ahlakla inşa etmektir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Bugün, İstanbul’un fethinin nişanesi ve ecdadımızın kıymetli emaneti Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi’nin yeniden cemaatiyle buluştuğu gündür. Ayasofya Camiinden yankılanan ezan-ı Muhammedî, İstanbul’un fethinde olduğu gibi şanlı milletimizin adalet ve merhametinin yeryüzüne ilanıdır. Camilerimiz, aziz milletimizin maziyle köprüler kurduğu ve istikbalini yoğurduğu manevi kalelerimizdir. Toplumun her kesimini; gencini, yaşlısını ve çocuğunu aynı kubbe altında bir aile kılan bu mabetler, birleştirici ruhunu kıyamete kadar sürdürecektir.</p>

<p>Camilerimizin minarelerinden okunan ezanlarımızın gök kubbemizde ebediyen yankılanması niyazıyla; hutbemizi, Tevbe sûresinde yer alan şu ayet-i kerimenin mealiyle bitiriyoruz: <strong>“Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve yalnızca Allah’tan korkan ve çekinen kimseler imar edebilirler. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.”</strong><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong><sup><strong><sup>[iv]</sup></strong></sup></strong></a></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[i]</a> Hûd, 11/61.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[ii]</a> Nahl, 16/90.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[iii]</a> Tirmizî, Birr, 55.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[iv]</a> Tevbe, 9/18.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/24-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/24072026-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="85001"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarlada izi olanlar]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tarlada-izi-olanlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tarlada-izi-olanlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye genelinde Temmuz 2026 itibarıyla tarım işçilerinin zorlu hasat mesaisi sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yurt genelinde Temmuz 2026 itibarıyla tarım işçilerinin zorlu hasat mesaisi sürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tarlada-izi-olanlar</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/tarla-isci.jpg" type="image/jpeg" length="38801"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mısır'da İslam mimarisinin zirve eserlerinden: Sultan Kayıtbay Külliyesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/misirda-islam-mimarisinin-zirve-eserlerinden-sultan-kayitbay-kulliyesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/misirda-islam-mimarisinin-zirve-eserlerinden-sultan-kayitbay-kulliyesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mısır'ın başkenti Kahire'de bulunan ve Memlük Sultanlığı döneminde hüküm süren Sultan Eşref Kayıtbay tarafından 1472-1474 yılları arasında yaptırılan tarihi Sultan Kayıtbay Camii, tamamlanan kapsamlı restorasyon çalışmaların ardından açılışı sırasında görüntülendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sultan Kayıtbay'ın türbesini de içerisinde barındıran ve kuruluş yazıtında medrese olarak tanımlanan külliye, ablak tekniğiyle süslenmiş taçkapısı, geometrik yıldız motifleriyle bezenen kubbesi ve geometrik taş oyma süslemeleriyle İslam mimarisinin ve Memlük sanatının zirve eserlerinden biri olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mısır'ın 1 cüneyhlik banknotunu da süsleyen bu tarihi yapı, zamanın yıpratıcı etkisi nedeniyle başlatılan bakım ve onarım çalışmalarının sona ermesi ve İslam dünyasının kültürel mirasını canlandırma vizyonu doğrultusunda yeniden ziyarete açıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/misirda-islam-mimarisinin-zirve-eserlerinden-sultan-kayitbay-kulliyesi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 15:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/sultan-kayitbay-kulliyesi-3.jpg" type="image/jpeg" length="41623"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşure kazanları bolluk ve bereket için kaynıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Asırlardır paylaşmanın simgesi kabul edilen aşure geleneği, muharrem ayında yaşatılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/a-s-u-r-e-5.jpg" type="image/jpeg" length="71234"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Han Yunus'ta yıkımın gölgesinde günlük yaşam]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Abluka altındaki Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinde yaşayan Filistinliler, İsrail saldırılarının geride bıraktığı ağır yıkımın ortasında yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Temel ihtiyaçlardan yoksun kalan aileler, yıkılan evlerinin yakınında kurdukları derme çatma çadırlarda ve ağır hasarlı binalarda zorlu koşullar altında günlük yaşam mücadelesi veriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/han-yunus-yasam-5.jpg" type="image/jpeg" length="85631"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Lübnan'ın Kalile beldesindeki yıkım görüntülendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalci İsrail Lübnan'ın güneyindeki Kalile beldesine düzenlediği hava saldırıları sonucu bölgedeki birçok yapı ağır hasara uğradı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İşgalci İsrail Lübnan'ın güneyindeki Kalile beldesine düzenlediği hava saldırıları sonucu bölgedeki birçok yapı ağır hasara uğradı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırıların ardından beldede oluşan yıkım görüntülendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 16:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/israil-saldirisi-5.jpg" type="image/jpeg" length="71532"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Köstence’deki Kral Camii ziyaretçilerin ilgi odağı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Romanya'nın Köstence kentinde, 1913 yılında Romanya Kralı I. Carol tarafından yaptırılan ve Romanya'nın ilk betonarme binası olan Kral Camii, hem mimarisi hem de tarihi önemiyle ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı mimarisinden izler taşıyan caminin 47 metre yüksekliğindeki minaresine çıkan ziyaretçiler, Karadeniz kıyısındaki Köstence'nin panoramik manzarasını seyredebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günümüzde ibadete açık olan camide, Müslümanlar namazlarını kılmayı sürdürürken, yapı aynı zamanda şehrin en önemli turistik mekanlarından biri olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kostence-kral-cami-11.jpg" type="image/jpeg" length="13994"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk dünyasının manevi başkenti Türkistan]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Türk dünyasının manevi başkenti" ilan edilen Kazakistan'ın Türkistan şehri, tarihi ve kültürel miras zenginliğiyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini bekliyor. Hoca Ahmet Yesevi Türbesi (fotoğrafta) kentin önemli tarihi yapıları arasında yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/turistan-33.jpg" type="image/jpeg" length="35569"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
