<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Diyanet Haber</title>
    <link>https://www.diyanethaber.com.tr</link>
    <description>Diyanet Haber / Diyanet Sınav / Diyanet Duyuru / Diyanet Hutbe / Müftülükler / İslam Dünyası / Kültür Sanat / #Keşfet / www.diyanethaber.com.tr</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 11 Jun 2026 11:56:58 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tatvan'daki kurslarda "Robotik Kodlama Sergisi" açıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/tatvandaki-kurslarda-robotik-kodlama-sergisi-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/tatvandaki-kurslarda-robotik-kodlama-sergisi-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bitlis Tatvan İlçe Müftülüğüne bağlı 4-6 Yaş Kur’an kurslarında bir yıldır sürdürülen Robotik Kodlama Eğitimi kapsamında sergi açıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tatvan İlçe Müftülüğüne bağlı 4-6 Yaş Kur’an kurslarında bir yıldır sürdürülen Robotik Kodlama Eğitimi kapsamında hazırlanan çalışmaların yer aldığı sergi, yoğun katılımla gerçekleştirildi.</p>

<p>Programın açılış konuşmasını Robotik Kodlama Eğitmeni Emsal Bakırhan yaptı. Ardından günün anlam ve önemine dair konuşmasını gerçekleştiren Tatvan İlçe Müftüsü Bilal Şengül, çocukların manevi eğitimlerinin yanı sıra çağın gerektirdiği teknolojik becerilerle de donatılmasının önemine vurgu yaptı.</p>

<p>Konuşmaların ardından kurdele kesilerek serginin açılışı gerçekleştirildi. Sergide öğrencilerin yıl boyunca hazırladıkları robotik kodlama çalışmaları ve projeler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, öğrencilerin ortaya koyduğu özgün çalışmalar büyük beğeni topladı.</p>

<p><img alt="Tatvan Sergi 33" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/tatvan-sergi-33.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programa Tatvan İlçe Vaizi Ahmet Can Dalkılıç da katılarak öğrenci ve velilerin heyecanına ortak oldu.</p>

<p>Müftü Şengül ve İlçe Vaizi Dalkılıç, sergi alanını gezerek öğrencilerin hazırladığı projeleri tek tek inceledi. Öğrencilerden çalışmaları hakkında bilgi alan Şengül, gösterdikleri gayret ve başarılarından dolayı öğrencileri, öğreticileri ve ailelerini tebrik ederek başarılarının devamını diledi.</p>

<p><img alt="Tatvan Sergi 22" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/tatvan-sergi-22.jpg" width="1280" /></p>

<p>Program, serginin gezilmesi, öğrencilerle yapılan sohbetler ve hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bitlis Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/tatvandaki-kurslarda-robotik-kodlama-sergisi-acildi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/tatvan-sergi-11.jpg" type="image/jpeg" length="93468"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şemdinli'de hafızlar yararına kermes açıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/semdinlide-hafizlar-yararina-kermes-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/semdinlide-hafizlar-yararina-kermes-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakkari Şemdinli İlçe Müftülüğü ve TDV Şemdinli Şubesi işbirliğinde hafızlık yapan öğrenciler yararına kermes düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şemdinli Belediye Parkında kurulan kermeste yöresel lezzetler hafızlar yararına satışa sunuldu.</p>

<p>Şemdinli Kaymakamı Yunus Emre Akpınar ve daire amirlerinin de destek verdiği kermesi ziyaret eden İl Müftü Yardımcısı Beyhan Görener, "Hafızlık yapan kardeşlerimiz yararına düzenlenen bu güzide hizmetin hayırlara vesile olmasını Yüce Allah’tan temenni ediyorum. Gösterilen yoğun ilgi nedeniyle vatandaşlarımıza teşekkürlerimi iletiyorum. Bu tip etkinlikler ile Kur’an muhafızlarının yanında olmaya gayret gösteriyoruz." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Şemdinli Kermes 22" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/semdinli-kermes-22.jpg" width="1280" /></p>

<p>Şemdinli İlçe Müftü Vekili Bayram Ertuğrul ise yaptığı açıklamada, "İlçemizde bulunan Kur’an Kurslarında 240 civarında öğrencimiz hafızlık ve Arapça eğitimi almaya devam etmektedir. Öğrencilerimizin hiçbir maddi sıkıntı yaşamadan sadece derse odaklanmaları sağlamak amacıyla zaman zaman bu tip etkinlikleri yapmaya devam ediyoruz. Hayır çarşısına maddi-manevi destek sağlayan personellerimiz ile Vakıf Şubesi gönüllüleri ve vatandaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum." ifadelerinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hakkari Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/semdinlide-hafizlar-yararina-kermes-acildi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/semdinli-kermes-11.jpg" type="image/jpeg" length="83427"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Ay: Eğitim anne dizinde başlar]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/prof-dr-ay-egitim-anne-dizinde-baslar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/prof-dr-ay-egitim-anne-dizinde-baslar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir İl Müftülüğünce düzenlenen programda konuşan Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Emin Ay, eğitimin ailede annenin dizinin dibinde başladığını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Balıkesir Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ile Balıkesir İl Müftülüğü iş birliği ile Hafızlık Kur’an Kurslarında görev yapan öğreticiler ve öğrenci velilerine yönelik "Hafızlık Kur’an Kurslarında Değerler Eğitimi" konulu konferans düzenlendi.</p>

<p><img alt="Balıkesir Aile" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/balikesir-aile.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programın açış konuşmasını gerçekleştiren İl Müftü Yardımcısı Sedanur Sezen, değerler eğitiminin temelinin ailede atıldığını ve hafızlık eğitimi sürecinin bu değerlerle taçlandırılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Konferansa konuşmacı olarak katılan Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Emin Ay ise hafızlık eğitiminde değerlerin yerine ve önemine değinerek, karakter gelişiminin en önemli unsurunun duygular olduğunu belirtti.</p>

<p>Prof. Dr. Ay, özellikle "bağlanma" ve "inanma" duygularının çocuk üzerindeki etkisine dikkat çekerek "Bağlanma duygusu sayesinde insan yavrusu, özellikle ilk çocukluk yıllarında anne babasına şüphelenmeden inanır. Çocukların ruhuna doğuştan 'inanç tohumları' serpilmiştir; bizlere düşen görev, bu tohumları korkuyla değil, Allah sevgisiyle yeşertmektir. Çocuklarınıza Allah korkusunu bir koz olarak kullanmayın; onun yerine Allah’ın sevgisini, merhametini ve şefkatini anlatın." dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Ay, din eğitiminin aile ortamında doğal bir süreç olarak devam etmesi gerektiğinin altını çizerek; "Eğitim anne dizinde başlar. Her söylenen sözcük, çocuğun kişiliğine konan bir tuğladır. Çocuklara, yaşlarına uygun olarak Peygamberimizin hayatından hatıralar anlatılmalı, merhamet, adalet ve doğruluk gibi kavramlarla buluşturulmalıdır. Unutmayın ki çocuklar, anlatılan hikayelerdeki kahramanlara özenirler; onlara sevginin diliyle hitap etmeliyiz." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>İl Müftü yardımcıları ve ilçe müftülerinin de katıldığı program, hediye takdimi ile sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Balıkesir Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/prof-dr-ay-egitim-anne-dizinde-baslar</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/emin-ay-balikesir.jpg" type="image/jpeg" length="76276"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Malatya'da manevi rehberlik eğitimi tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/malatyada-manevi-rehberlik-egitimi-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/malatyada-manevi-rehberlik-egitimi-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ile Malatya İl Müftülüğü iş birliğinde düzenlenen “Manevi Danışmanlık ve Rehberlik Eğitimi IV” programı tamamlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ile Malatya İl Müftülüğü iş birliğinde düzenlenen “Manevi Danışmanlık ve Rehberlik Eğitimi IV” programı, İlahiyat Fakültesi Zahit Aksu Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Malatya Mdr 11" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/malatya-mdr-11.jpg" width="1280" /></p>

<p>İki gün süren eğitim programının açılışında konuşan Malatya İl Müftüsü Ramazan Dolu, manevi danışmanlık hizmetlerinin günümüzdeki önemine dikkat çekerek programın hayırlı olması temennisinde bulundu. Ardından İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Kubat tarafından selamlama konuşması yapıldı.</p>

<p>Programın ilk gününde Prof. Dr. Emine Yılmaz tarafından “Gençlik ve Bağımlılık”, Doç. Dr. Abdurrazak Gültekin tarafından “Danışmanlıkta Felsefenin Yol Göstericiliği” ve Doç. Dr. Hatice Kılınçer tarafından “Manevi Danışmanlık Nedir, Ne Değildir?” konularında sunumlar gerçekleştirildi.</p>

<p><img alt="Malatya Mdr 33" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/malatya-mdr-33.jpg" width="1280" /></p>

<p>Eğitimin ikinci gününde ise Doç. Dr. Hatice Kılınçer tarafından “Danışmanlık Uygulamaları” başlıklı oturumlar yapıldı. Manevi danışmanlık ve rehberlik alanında bilgi ve tecrübe paylaşımına katkı sağlayan eğitim programı, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edilirken, program Musiki Dinletisinin ardından katılım belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Malatya Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/malatyada-manevi-rehberlik-egitimi-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/malatya-mdr-22.jpg" type="image/jpeg" length="20306"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İbadette İtidal: Aşırılıktan Uzak, Ölçülü Kulluk]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ibadette-itidal-asiriliktan-uzak-olculu-kulluk-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ibadette-itidal-asiriliktan-uzak-olculu-kulluk-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İfrat ve tefrit nedir? 'Vasat ümmet' veya 'mu'tedil ümmet' ne demektir? İslam dini orta yolu tutmaya neden özen göstermiştir?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>"عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "يَا أَيُّهَا النَّاسُ! إِيَّاكُمْ وَالْغُلُوَّ فِى الدِّينِ، فَإِنَّمَا أَهْلَكَ مَنْ كَانَ قَبْلَكُمُ الْغُلُوُّ فِى الدِّينِ<br />
<br />
İbn Abbâs’ın (ra) naklettiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p><i>"…Ey insanlar! Dinde aşırılıktan sakının. Çünkü sizden öncekileri dinde aşırılık helâk etti."</i></p>

<p>(İM3029 İbn Mâce, Menâsik, 63; N3059 Nesâî, Menâsikü’l-hac, 217)</p>

<p>***</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre’den (ra) nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify">"<i>Din kolaydır. Bir kişi takatinin üstünde <strong>ibadet</strong>e kalkışırsa din karşısında âciz kalır. Bunun için aşırıya kaçmayınız, dosdoğru yolu tutunuz ve (salih amellerden alacağınız mükâfattan ötürü) sevininiz..."</i></p>

<p style="text-align:justify">(B39 Buhârî, Îmân, 29)</p>

<p style="text-align:justify">***</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Âişe’den (ra) nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify">"<i>…Güç yetirebileceğiniz işleri yapın. Vallahi siz bıkarsınız da Allah (cc) bıkmaz!..."</i></p>

<p style="text-align:justify">(B43 Buhârî, Îmân, 32; M1834 Müslim, Müsâfirîn, 221)</p>

<p style="text-align:justify">***</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Âişe (ra) anlatıyor: "Peygamber’e (sas), "Allah’ın (cc) en çok sevdiği amel hangisidir?’ diye soruldu. O (sas) da, "<i>Az da olsa devamlı olanıdır." </i> buyurdu ve devamında şöyle dedi: "<i>Gücünüz yettiği kadar amel üstlenin."</i></p>

<p style="text-align:justify">(B6465 Buhârî, Rikâk, 18; M1828 Müslim, Müsâfirîn, 216)</p>

<p style="text-align:justify">***</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify">"<i>Her şeyin bir coşkunluğu olduğu gibi her coşkunluğun da bir durgunluğu vardır. Şayet bu iki hâli yaşayan kimse itidalli olup orta yolu takip edebilirse onun (kurtuluşa ereceğini) umarım. Fakat (bunları samimiyetten uzak yapıp da) parmakla gösterilecek hâle gelirse, onu (salih kimselerden) saymayın!"</i></p>

<p style="text-align:justify">(T2453 Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 21)</p>

<p style="text-align:justify">***</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas) ve ashâbının zor zamanlarıydı... Tebliğe başladığı günden itibaren Hz. Peygamber’e (sas) karşı olumsuz bir tavır alan müşriklerin boykot, baskı ve işkenceleri son haddine ulaşmış, müminler işkenceyle öldürülmeye başlanmıştı. Mekkeli müşriklerin, Müslümanlara yaşattıkları vahşet karşısında Müslümanların güvenliğini sağlama imkânı bulamayan Resûlullah (sas), çareyi hicret etmekte bulmuştu. Öncelikle ashâbından hicret etmelerini isteyen Hz. Peygamber (sas), daha sonra kendisi de Medine’ye hicret etmişti. Hicretten sonra Hz. Peygamber (sas), her şeylerini Mekke’de bırakarak Medine’ye hicret eden Mekkeli müminler (muhacir) ile onlara her konuda yardımcı olan Medineli müminler (ensar) arasında bir kardeşlik antlaşması (muâhât) yapmıştı. Buna göre Hz. Peygamber (sas) her bir muhaciri ensardan biri ile kardeş ilân etti. Böylece ensar, muhacirlere kucak açıp ihtiyaçlarını giderecek, onları barındıracak, yeni memleketlerinde yeni bir hayat kurmalarına yardımcı olacaktı.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber’in (sas) bu şekilde kardeş yaptığı kimseler arasında muhacirlerden Selmân el-Fârisî (ra) ile ensardan Ebu’d-Derdâ (ra) da yer alıyordu. Bu kardeşlerden Ebu’d-Derdâ (ra), Müslüman olduktan sonra kendisini <strong>ibadet</strong>ten alıkoyduğu için ticareti dahi bırakıp kendini <strong>ibadet</strong>e vermiş bir kimseydi. Bir gün Selmân (ra), kardeşi Ebu’d-Derdâ’yı (ra) ziyarete gitti ve dostunun hanımını bakımsız elbiseler içinde görünce çok şaşırarak, "Bu ne hâl?" diye sordu. Ümmü’d-Derdâ (ra), kocasının kendisi ile ilgilenmediğini ima ederek, "Kardeşin Ebu’d-Derdâ’nın dünyaya (ve bir eşe) ihtiyacı kalmadı ki!" karşılığını verdi. Biraz sonra Ebu’d-Derdâ (ra) gelerek Selmân’a (ra) yemek ikram etti. Selmân (ra) onun da kendisiyle birlikte yemesini isteyince Ebu’d-Derdâ (ra), "Ben oruçluyum." dedi. Ancak Selmân (ra), "Sen yiyene kadar ben yemeyeceğim!" deyince Ebu’d-Derdâ (ra), nafile olan orucunu bozarak yemeğe katıldı.</p>

<p style="text-align:justify">Selmân (ra), o gece Ebu’d-Derdâ’nın misafiri oldu. Ebu’d-Derdâ (ra) gecenin bir yarısında erkenden namaza kalkmıştı. Bu durumu fark eden Selmân (ra), yatıp uyumasını istedi. Bir süre sonra tekrar namaza kalkan Ebu’d-Derdâ’yı (ra) Selmân (ra) yine uyuması konusunda ikaz etti. Gecenin sonuna doğru Selmân (ra), Ebu’d-Derdâ’yı (ra), "<i>(Haydi), şimdi kalk."</i>  diyerek uyandırdı ve ikisi birlikte namaz kıldılar. Namaz sonrasında Selmân (ra), Ebu’d-Derdâ’yı (ra) karşısına alarak kardeşlik hakkından doğan şu samimi uyarıda bulundu: "Rabbinin senin üzerinde hakkı var. Nefsinin senin üzerinde hakkı var. Ailenin senin üzerinde hakkı var. Şu hâlde her hak sahibine hakkını ver!"</p>

<p style="text-align:justify">Bu olaydan sonra Ebu’d-Derdâ (ra) Peygamber Efendimize (sas) gelerek hâdiseyi anlattı. Hz. Peygamber (sas), "<i>Selmân doğru söylemiş." </i> buyurarak Selmân’ın (ra) kardeşine olan uyarılarını takdir etti.</p>

<p style="text-align:justify">İslâm dini bütün aşırılıkları, yani olması gerekenin ötesine geçmeyi, bir sapma olarak kabul etmiştir. İslâmî çerçevede ‘ifrat’ ve ‘tefrit’ olarak nitelendirilen aşırı uçlar, bir bakıma Allah’ın (cc) koyduğu sınırları zorlayan noktalardır. <strong>İfrat</strong>, gereğinden fazla (aşırı) olma; <strong>tefrit</strong> ise yetersizlik ve ihmalkârlık anlamına gelmektedir. Bunların ortası, yani duygu, düşünce, ahlâk ve davranışlarda dengeli olmak ise ‘itidal’ olarak adlandırılır. İtidal, sırât-ı müstakîm yani bütün aşırılık ve gevşekliklerden uzak olan doğru ve dengeli bir yol ve yöntemdir.</p>

<p style="text-align:justify">Kâinat son derece hassas bir denge üzerine kurulmuştur. Bu dengeden ufacık bir sapma bile evrende korkunç felâketlere yol açabilmektedir. Küçük kâinat diye nitelenen insan da aynı şekilde hassas bir dengeyle yaratılmıştır. Bu dengede görülecek sapmalar, zamanla insanı aşırılıklara götüreceği için insanın ruh ve beden bütünlüğünde, madde ve mânâ algısında, dünya ve âhiret telakkisinde birtakım düzensizliklere yol açacaktır. Ancak bunlar arasında kurulacak denge, iki tarafa da aynı değeri vermekle değil, hepsine hak ettiği önemi vermekle mümkündür. Meselâ, Cenâb-ı Hak (cc), dünya-âhiret ikilisinden bahsederken onları eşit değerde tutmamış, âhiret yurdunun dünya hayatından daha hayırlı olduğunu sürekli hatırlatmıştır. Ebedî olanla fâni olanın karşılaştırılmasında aklın varacağı sonuç da bundan başkası değildir. Ruh ve beden, madde ve mânâ arasında yapılacak karşılaştırmalarda da aynı değerlendirme geçerlidir.</p>

<p style="text-align:justify">Günümüzde bireysel ve toplumsal sıkıntıların kaynağında, hayatın sırrı olan bu dengenin alt üst edilmiş olmasının yattığı inkâr edilemez. Ruh-beden bütünlüğü bozulduğu için hayatı anlamlandıramayan ve ruhsal bunalımlar içinde savrulan bireyden; maddî açıdan geliştiği hâlde mânevî dünyası alabildiğine fakir kalmış, kendi çıkarları ve egemenlikleri için hiçbir değer tanımayan dünya güçlerine kadar birçok olumsuz fotoğrafı içinde barındıran yaşlı dünyamızın içine düştüğü durum, bunun en açık göstergesidir.</p>

<p style="text-align:justify">Kur’ân-ı Kerîm’de her fırsatta aşırılıktan kaçınmayı ve itidali elden bırakmamayı tavsiye eden Yüce Rabbimiz (cc), İslâm toplumunu,<i>’vasat bir ümmet’</i>  olarak nitelemiş, Hz. Peygamber (sas) de bunu, <i>’mutedil (bir ümmet)’</i>  yani adalet sahibi, her şeyi yerli yerine koyan, yerli yerince yapan, her şeye hakkını veren, aşırılıklardan (ifrat ve tefritten) uzak duran, orta yolu takip eden, dengeli bir toplum olarak tefsir etmiştir. İtidali elden bırakıp Cenâb-ı Hakk’ın (cc) koymuş olduğu sınırları aşanlar ise Allah’ın (cc) gazabına uğramışlardır.</p>

<p style="text-align:justify">Mümin hayatın her alanında ve özellikle <strong>ibadet</strong>ler konusunda dengeli olmak zorundadır. Nitekim, "<i>Güzel bir hayat tarzını, tedbirli ve dengeli hareket etmeyi peygamberliğin yirmi dört parçasından biri"</i> sayan Resûl-i Ekrem (sas), Benî Kays heyeti içinde gelen ve akıllılığı, sakinliği ve ağırbaşlılığı ile öne çıkan Münzir b. âiz (ra) isimli sahâbîyi, "<i>Sende Allah’ın sevdiği iki özellik var!"</i> diyerek övmüştür. Buna mukabil itidalli olamayan pek çok kimseyi haddi aşmaktan ve aşırılığa kaçmaktan sakındırmıştır. Meselâ, Hz. Peygamber (sas) hac görevini ifa ederken şeytan taşlamak amacıyla kendisi için toplanan sapan taşı büyüklüğündeki küçük taşları insanlara göstererek, "<i>Bunun gibi taşları atınız!" </i> buyurmuş ve arkasından, "<i>Ey insanlar! Dinde aşırılıktan sakının. çünkü sizden öncekileri ancak dinde aşırılık helâk etti." </i> uyarısında bulunmuştur. Burada Allah Resûlü (sas), büyük taşlar atarak diğer insanlara zarar verebilecek kimseleri uyarmakta ve bunun dince benimsenmeyen bir aşırılık olduğunu belirtmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Kur’ân-ı Kerîm’in haddi aşan ve aşırıya kaçanları uyardığı âyetlerinin birisinde, "<i>Ey iman edenler! Allah’ın size helâl kıldığı iyi ve temiz nimetleri (kendinize) haram etmeyin ve (Allah’ın koyduğu) sınırları aşmayın. çünkü Allah, haddi aşanları sevmez."</i>  buyrulur. Bu âyetin iniş sebebi olarak zikredilen olaylardan birisi de şudur: Hz. Peygamber’in eşlerine gelerek onun <strong>ibadet</strong>leri hakkında bilgi almak isteyen üç kişi, kendilerine anlatılanı azımsayarak, "Biz kim, Peygamber (sas) kim! Allah (cc) onun geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlamıştır." demişlerdi. Sonra kendi aralarında sözleşerek biri gece boyu sürekli namaz kılmaya, diğeri sürekli oruç tutmaya, üçüncüsü de kadınlardan uzak kalarak evlenmemeye karar vermişlerdi. O arada yanlarına giren ve konuştuklarını duyan Allah Resûlü (sas), "<i>Şöyle şöyle diyen sizler misiniz? Şunu iyi bilin ki, vallahi, aranızda Allah’tan (cc) en çok korkanınız ve O’na (cc) karşı en çok takva sahibi olanınız benim. Bununla birlikte ben bazen oruç tutar, bazen tutmam. Hem namaz kılarım hem de uyurum. Kadınlarla da evlenirim. Kim benim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir!" </i> buyurmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Kur’ân-ı Kerîm’de, "<i>Allah (cc) sizin için kolaylık ister, zorluk istemez." </i> şeklinde ifade edilen ‘dinde kolaylık’ prensibi aslında, dengeli bir dinî hayatın önemine de işaret etmektedir. İnsanları ancak gücünün yettiği ölçüde sorumlu tutan Cenâb-ı Hak (cc) onlardan, zorlanmadan yapabilecekleri şeyler istemiştir. Zorlanmadan yapılabilecek şeyler ise aşırı olmayan şeylerdir. İşte Hz. Peygamber’i (sas) ziyarete gelenlerin, onun <strong>ibadet</strong>i hakkında anlatılanları azımsamaları, <strong>ibadet</strong>lerde itidalli olmanın önemini kavrayamadıklarını göstermektedir. Halbuki Allah Resûlü’nün (sas) dinî yaşantısı dengeli, yani aşırılıklardan uzaktır. Hz. Peygamber (sas), kendi aralarında, doğal ve dengeli hayatı zorlayan bir karara varan bu kişileri, kendi yaşantısını örnek göstererek uyarmıştır. Böyle eğilimlerin farkında olan Allah Resûlü (sas) başka bir hadislerinde şöyle buyurur: "<i>Din kolaydır. Bir kişi takatinin üstünde <strong>ibadet</strong>e kalkışırsa din karşısında âciz kalır. Bunun için aşırıya kaçmayın, dosdoğru yolu tutunuz ve (salih amellerden alacağınız mükâfattan ötürü) sevinin..."</i></p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü’nün (sas) <strong>ibadet</strong>ler konusunda en sevdiği şey, sebat ve devamlılıktır. Bir defasında, kıldığı namazların çokluğundan dolayı bir kadını övgüyle anlatan Hz. Âişe’ye (ra), "<i>Bırakın (böyle sözleri)! Güç yetirebileceğiniz işleri yapın. Vallahi siz bıkarsınız da Allah (cc) bıkmaz!"</i> buyurmuştu. Bu yüzden, Peygamber Efendimiz (sas), kayalıklar üzerinde namaz kılan bir adamı uzun bir süre sonra yine aynı şekilde namaz kılıyor görünce, "<i>Ey insanlar! Size gereken orta yoldur. Vallahi siz bıksanız da Allah bıkmaz!" </i> buyurarak <strong>ibadet</strong>lerde aşırıya gidilmemesini öğütlemiştir. Nitekim kendisi de <strong>ibadet</strong>lerinde itidali elden bırakmamış, bu bağlamda geceyi sabahlara kadar namaz kılarak değerlendirme yoluna gittiği yahut da Ramazan’dan başka bir ayda sürekli oruç tuttuğu görülmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><i>"Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; sevdirin, nefret ettirmeyin!"</i>  ilkesini her fırsatta tavsiye eden Peygamber Efendimiz (sas), buna aykırı davrananları derhâl ikaz etmiştir. Meselâ, namazı çok uzatan Muâz b. Cebel (sas) kendisine şikâyet edilince çok kızmış, "<i>Ey insanlar! Sizler nefret ettiriyorsunuz. İnsanlara namaz kıldıran kimse (bıktırmayacak şekilde) hafif kıldırsın. Çünkü cemaat arasında, hasta, zayıf ve ihtiyaç sahibi kimseler bulunur." </i> buyurarak namazda dengeyi sağlayamayan kimseleri uyarmıştır. Kendisi de namazını ve hutbesini orta uzunlukta tutarak ashâbına örnek olmuştur. Onun için Tâif’e vali olarak gönderdiği Osman b. Ebu’l-Âs’a (ra), namazı hafif kıldırması ve insanları, içlerindeki en zayıfına göre değerlendirmesi tavsiyesinde bulunarak <strong>ibadet</strong>te itidalden ayrılmaması gerektiğine dikkat çekmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Peygamber Efendimiz (sas), namazları fazla uzatmayı hoş görmediği gibi alelacele baştan savma bir şekilde kılınan namazın kabul olmayacağını da belirtmiştir. Bir defasında hızlı hızlı namaz kılıp yanına gelen Hallâd b. Râfi’ (ra) isimli sahâbîye kıldığı namazı aslında kılmış olmadığını, dolayısıyla tekrar kılması gerektiğini söylemiş ve üç defa kılmasına rağmen Peygamber Efendimizin (sas) istediği gibi kılmaması üzerine namazı ona tarif etmiş ve her rüknün hakkını vermesini yani namazda ta’dîl-i erkâna riayet etmesini söylemiştir. O hâlde namazı fazla uzatmak ifrat, alelacele kılmak ise tefrittir. İtidal ise namazı, ta’dîl-i erkâna riayet ederek her rüknün hakkını vermek suretiyle ihlâs ve huşû ile kılmaktır.</p>

<p style="text-align:justify">Aynı anlayışı zekâtla ilgili uygulamalarda da görmek mümkündür. Peygamber Efendimiz (sas), zekâtı azaltmak için zekât verilecek malları dağıtmayı yahut da zekât toplamak ile görevli memurun çok zekât alabilmek için dağınık olan malları bir araya getirmesini yasaklamıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Aynı şekilde zekât memurunun malların en iyisini almasını hoş karşılamamıştır. Nitekim Peygamber Efendimiz (sas), Muâz b. Cebel’i (ra) Yemen’e gönderirken onlardan zekât almasını emrettikten sonra, "<i>Mallarının en kıymetlilerini (zekât olarak) almaktan kaçın. Mazlumun bedduasından sakın. Çünkü onunla Allah (cc) arasında perde yoktur." </i> buyurarak zekâtta aşırılığa düşmemesi konusunda onu uyarmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas), dinî yaşantıda aşırılığı, dünyadan el etek çekip toplumdan uzaklaşarak kendini sürekli <strong>ibadet</strong>e vermeyi uygun görmemiş ve bu eğilimde olan bazı arkadaşlarını ikaz etmiştir. Meselâ, sahâbeden Abdullah b. Amr’ın (ra) gündüzleri sürekli oruç tutup, geceleri de <strong>ibadet</strong>le geçirdiği bilgisi kendisine ulaşınca, böyle yapmaması konusunda onu uyarmıştır. Ona (ra), "<i>Böyle yapma, oruç tut, tutmadığın zamanlar da olsun; namaz kıl, uyku da uyu!"  </i>dedikten sonra, vücudunun, eşinin ve misafirlerinin onun üzerindeki haklarını hatırlatıp, "<i>Her aydan üç gün oruç tutman yeterlidir. Çünkü her iyiliğinin on kat sevabı vardır. Bu da bütün seneyi oruçlu geçirmek demektir."  </i>buyurmuştur. Abdullah b. Amr (ra) daha fazla oruç tutmak istediğini söyleyerek ısrar edince, Hz. Peygamber (sas), "<i>Öyleyse Allah’ın peygamberi Dâvûd’un (as) orucu gibi oruç tut. Bundan fazlasını yapma!"  </i>diyerek onun gün aşırı olarak senenin yarısını oruçlu geçirmesine izin vermiştir. Abdullah’ın (cc) yaşlandığı zaman, "Keşke Resûlullah’ın (sas) ruhsatını kabul etseydim!" diyerek pişmanlığını dile getirmesi dikkat çekicidir.</p>

<p style="text-align:justify">Benzer bir şekilde Hz. Peygamber (sas), <strong>ibadet</strong> konusunda çok istekli olan kimselere, bireysel ve toplumsal görevlerini aksatmayacak bir sınır çizerek daha fazlasına izin vermemiş, "<i>Sürekli oruç tutan, oruç tutmamış olur."</i>  ifadesiyle, bu konudaki aşırılığın, istenenin tersine bir sonuç doğuracağını dile getirmiştir. </p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas), yeni Müslüman olan ashâbının dini uygulama konusundaki heves ve isteklerinin daha sonra altından kalkamayacakları yükümlülüklere dönüşmemesi için de onları uyarmıştır. Meselâ, Allah’ın haccı farz kıldığını ve haccetmeleri gerektiğini belirttiği bir konuşmasını dinleyen bir zât, "Her sene mi Ey Allah’ın Resûlü?" diye sorunca şu cevabı vermiştir: "<i>Evet desem, (her sene haccetmeniz) farz olurdu (gereklilik hâline gelirdi). Siz de buna güç yetiremezdiniz." </i> Sonra Peygamberimiz (sas) şöyle devam etmiştir: "<i>Sizi (herhangi bir yükümlülük yüklemeden) kendi hâlinize bıraktığım sürece siz de beni kendi hâlime bırakın (da soru sormayın!) Sizden öncekiler, ancak peygamberlerine çok soru sormaları ve onlara muhalefet etmeleri yüzünden helâk oldular. Size bir şeyi emredersem gücünüzün yettiği kadarıyla onu yapın. Size herhangi bir şeyi yasaklarsam onu bırakın!"</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Bu yüzden Sevgili Peygamberimiz (sas), bir mağarada dünyadan el etek çekmiş bir kimse görerek özenip onun gibi yaşamak için izin isteyen bir sahâbîye, İslâm’da ruhbanlığın olmadığını hatırlatacak şekilde, "<i>Ben Yahudilik ve Hıristiyanlıkla değil, kolay olan Hanîf (tevhid) diniyle gönderildim." </i> buyurmuştur. Yine kadınlardan uzak bir şekilde dünyaya sırtını dönerek yaşamaya izin isteyen Osman b. Maz’ûn’un (ra) isteğini reddetmiştir. Hz. Âişe (ra) de Osman’ın (ra) ihmal ettiği eşi Huveyle (Havle) b. Hakîm’in ailevî sorunlarıyla yakından ilgilenmiş ve onun problemlerini çözmeye çalışmıştır. Hatta öyle ki birkaç gün sonra güzel kokular içinde, sanki bir gelinmiş gibi Peygamberimizin (sas) hanımlarını ziyarete gelen Huveyle, onlara artık kocasının kendisiyle ilgilendiği bilgisini vermiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas), farkına vardığı her durumda, aşırılıklar konusuna ashâbının dikkatini çekmiş ve onları duyarlı olmaya davet etmiştir. Meselâ, güzel bir görünüşe sahip olan Abdullah b. Hâris el-Bâhilî (ra) isimli sahâbî bir gün Resûlullah’ın (sas) yanına gelip onunla tanışmış, bir sene sonra görünüşü ve şekli değişmiş olarak tekrar geldiğinde ise Allah Resûlü (sas) onu tanıyamamıştır. Abdullah (ra) kendisini tanıtınca, Allah Resûlü (sas), "<i>Seni değiştiren nedir? Halbuki sen güzel görünüşlü birisiydin!"  </i>diyerek şaşkınlığını dile getirmiştir. Bunun üzerine Abdullah (ra), "Senden ayrıldıktan sonra sadece geceleri yedim. (Sürekli oruç tuttum.)" deyince Allah Resûlü (sas), "<i>Kendine niçin eziyet ettin?" </i> diyerek, yaptığı aşırılığa dikkat çekmiş, ardından da Ramazan ayı ile her ay sadece bir günü oruçlu geçirmesini önermiştir. Abdullah (ra) daha fazlasını isteyince Peygamber Efendimiz, önce her ay iki gün, sonra üç gün oruç tutmasını tavsiye etmiş, sonunda da haram aylarından belli sayıda oruç tutmasına izin vermiştir. Görüldüğü üzere Allah Resûlü (sas), sürekli oruç tutmayı, kişinin kendine eziyet etmesi olarak niteleyerek, bu tür aşırılıkları hoş görmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Dinî uygulamalar açısından uzantısı günümüze kadar ulaşan bir başka aşırılık ise Kur’an’ı anlamadan hızlı bir şekilde okumaktır. Mushafların çoğaltıldığı ve Kur’an’ı hızlı okuyarak kısa sürede hatmedenlerin sayısının arttığı günlere yetişen Hz. Âişe (sas), anlamaya imkân tanımayan böyle bir okuyuşu tasvip etmemiş, İslâm’ın birinci asrında ortaya çıkan bu âdet hakkında, "<i>Ben Allah’ın Peygamberi’nin (sas) bir gecede Kur’an’ın tamamını okuduğunu ve sabaha kadar namaz kıldığını bilmiyorum." </i> demiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İbadetlerde üzerinde özellikle durulması gereken husus devamlılıktır. Peygamber Efendimiz (sas), <strong>ibadet</strong>i özel bir güne tahsis etmekten ziyade <strong>ibadet</strong>in sürekli olmasına önem vermiştir. Nitekim Hz. Âişe’nin (ra) anlattığına göre, Peygamber Efendimiz (sas), "Allah’ın en çok sevdiği amel hangisidir?" diye soruldu. O (sas) da, "<i>Az da olsa devamlı olanıdır." </i> buyurmuş ve devamında şöyle demiştir: "<i>Gücünüz yettiği kadar amel üstlenin." </i> Bu sözleri ile Resûl-i Ekrem (sas) amelleri, başlangıçta aşırı bir şekilde yapıp daha sonraki zamanlarda bırakmaktansa az da olsa devamlı yapmanın Allah (cc) katında daha değerli olduğunu ifade etmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İbadetlerde gözetilmesi gereken diğer bir husus ise ihlâsla yapılmasıdır. Peygamberimiz (sas), Muâz b. Cebel’i (ra) Yemen’e gönderirken, "<i>Dininde samimi/ihlâslı ol ki az amel bile sana yetsin." </i> tavsiyesinde bulunarak <strong>ibadet</strong>lerde önemli olanın çok yapılması değil, ihlâslı ve huşû içerisinde yapılması olduğunu vurgulamıştır. Kişinin samimi olarak, yalnızca Rabbinin rızasını gözeterek yaptığı ameller, riya için yaptığı amellerin karşısında elbette ki çok değerlidir. Çünkü riya amelleri boşa çıkarır. Peygamber Efendimiz (sas), "<i>Her şeyin bir coşkunluğu olduğu gibi her coşkunluğun da bir durgunluğu vardır. Şayet bu iki hâli yaşayan kimse itidalli olup orta yolu takip edebilirse onun (kurtuluşa ereceğini) umarım. Fakat (bunları samimiyetten uzak yapıp da) parmakla gösterilecek hâle gelirse, onu (salih kimselerden) saymayın!"</i>  buyurarak yapılan işlerin itidalli bir şekilde ve gösterişe kaçmadan yapılmasının önemini vurgulamıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Burada işaret edilen iki ayrı aşırılık; <strong>ibadet</strong>lere aşırı bir şekilde yönelmek ile <strong>ibadet</strong>leri tamamen bırakıp farzları dahi yerine getirememektir. Peygamberimiz (sas) bu iki aşırılığı değil, orta yolu yani itidali tavsiye etmektedir. Efendimiz, başka bir hadiste ise, "<i>Her şeyin coşkunluğu olduğu gibi, her coşkunluğun da bir durgunluğu vardır. Durgunluk döneminde bile sünnetime yönelen kurtulmuştur. Fakat bundan başkasına yönelen kimse ise helâk olmuştur."</i>  buyurarak itidal hâlinin sünnetine uymak ile gerçekleşeceğini belirtmiştir. Bu konuda Abdullah b. Mes’ûd (ra), "Sünnet çerçevesinde itidalli davranmak, bid’at içerisinde çok çaba sarf etmekten daha hayırlıdır." buyurarak bid’atlerle bezenmiş, aşırı bir şekilde <strong>ibadet</strong> etmektense Peygamber Efendimizin (sas) tavsiye ettiği miktarda <strong>ibadet</strong> edilmesinin daha kıymetli olduğunu bildirmektedir. Nitekim Peygamber Efendimizin (sas) sünneti, bize hayatın her alanında olduğu gibi <strong>ibadet</strong>ler hususunda da nasıl itidalli olabileceğimizi en güzel şekilde gösterir.</p>

<p style="text-align:justify">İbadetlerde olduğu gibi toplumsal hayatta da ölçülü ve dengeli olmak, gerek Kur’an’da ve gerekse hadislerde emredilmiştir. "<i>...(Allah’ın (cc) koyduğu) sınırları aşmayın. Çünkü Allah (cc), haddi aşanları sevmez."</i> buyuran Cenâb-ı Hakk’ın (cc) talimatına uygun olarak O’nun Elçisi (sas), hayatın hiçbir alanında dengesizliği ve aşırılığı hoş karşılamamıştır. Bu bağlamda Peygamber Efendimiz (sas), düşmanlıkta aşırı gitmeyi yasaklamış ve "<i>Allah’ın en sevmediği kimse, husumette aşırı gidenlerdir." </i> buyurmuştur. Allah (cc) yolunda savaşırken düşmana karşı olsa bile, haksızlık ve hainlik yapmak, işkence etmek ve çocukları öldürmek gibi aşırılıklara karşı ashâbını uyarmıştır. Yine adam öldürme suçu için konulan kısas cezasının uygulanmasında meşru ölçülerin aşılmaması konusunda titizlikle durulmuştur. Bütün bu uyarılar, "<i>Sizinle savaşanlara karşı Allah (cc) yolunda siz de savaşın. Ancak aşırı gitmeyin! Çünkü Allah (cc) aşırı gidenleri sevmez."</i>  âyetinin bir izahı gibidir. Yine Kur’an’da inkârcılara karşı savaşmak emredilirken ve Hz. Peygamber’in (sas) ashâbı inkâr edenler karşısında çetin davranmalarıyla övülürken; müminlere karşı savaş açmayan, onlara baskı ve işkence gibi uygulamalarda bulunmayan müşriklere karşı iyi davranılmasında bir sakınca görülmemesi, Müslüman olmayan toplumlar ile ilişkilerdeki itidalin bir gereğidir.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas), Müslümanların kendisine karşı olan saygı ve övgülerinin de bir ölçü içinde olmasını arzu etmiş ve "<i>Hıristiyanların Meryem oğlunu (İsa’yı) övmekte aşırı gittikleri gibi siz de beni övmede aşırılık göstermeyin. Şüphesiz ki ben Allah’ın (cc) kuluyum. Onun için bana "Allah’ın (cc) kulu ve resûlü" deyin."</i>  buyurmuştur. Ayrıca o, öfkesinde ve kederinde olduğu gibi sevincinde de mutedil davranmaya dikkat etmiş, "<i>Bir şeyi (aşırı) sevmen, (seni) kör ve sağır eder."</i>  buyurarak duygulardaki kontrolsüzlüğün olumsuz sonuçlarına dikkat çekmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Peygamber Efendimiz (sas), giyim kuşam konusunda da aşırılıklardan uzak durulmasını istemiştir. O (sas), kibir ve gösteriş için abartılı bir şekilde giyinmeyi hoş görmediği gibi, yardıma muhtaçmışçasına pejmürde bir giyim tarzını yahut saç baş dağınık derbeder bir şekilde dolaşmayı da hoş karşılamamıştır. Peygamberimiz (sas), "<i>Allah (cc), nimetinin izinin kulunun üzerinde görülmesinden hoşlanır."</i>  buyurmuş, ayrıca temiz ve sade giyinmeyi tavsiye etmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Yeme içme konusunda da aşırıya kaçmamayı tavsiye eden Peygamber Efendimiz (sas), "<i>İnsan, midesinden daha kötü bir kap doldurmamıştır. Halbuki birkaç lokma insanın belini doğrultmaya yeter. Eğer mutlaka bu miktarı geçecekse, midesinin üçte biri yemeğe, üçte biri içeceğe ve diğer üçte biri de (boş kalarak) nefes alıp vermeye ayrılmış olsun."</i>  buyurarak insanın yaşantısını sürdürebilmesi için az bir yiyeceğin bile kâfi geleceğini bildirmiştir. Çok yemenin insana verdiği maddî ve mânevî rahatsızlıklar düşünüldüğünde Peygamber Efendimizin (sas) bu tavsiyesi daha iyi anlaşılacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">Yeme içme hususunda riayet edilmesi gereken diğer bir husus da israftan kaçınılmasıdır. Yüce Rabbimiz (cc), "<i>Ey Âdemoğulları! Her secde edişinizde güzel elbiselerinizi giyin, yiyin, için, fakat israf etmeyin. Çünkü Allah (cc) israf edenleri sevmez."</i>  buyurarak gıda tüketiminde israfa gidilmemesini önemle vurgulamıştır. Yine harcamalarda da ölçülü olmak Allah Teâlâ’nın (cc) bizleri uyardığı önemli bir husustur. Rabbimiz (cc), "<i>Onlar, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik edenlerdir. Onların harcamaları, bu ikisi arası dengeli bir harcamadır."</i>  ve "<i>Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın."</i>  buyurarak bizlere israf ve cimrilik arasında orta yolu yani cömertliği tavsiye etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Kısacası Müslüman her hâlükârda orta hâlli olmayı, dengeli ve ölçülü davranmayı prensip edinmelidir. Aşırılığın insanı helâke götüreceğini hatırlatan Peygamber Efendimizin (sas), dünya ve âhiret mutluluğu için bizlere tavsiyesi, iki hayat arasındaki hassas dengeyi yitirmemek, birisine abartılı bir özen gösterirken diğerini ihmal etmemektir. Öteki âlemde huzura kavuşmak isteyenlerin, bu dünyada kendilerini ve çevrelerini huzursuz edecek aşırılıklardan kaçınmaları şarttır. Allah Teâlâ (cc), koymuş olduğu sınırları aşanları çok iyi bilir. Onlar, zalimlerin ta kendileridir. Onlar için âhirette elem verici bir azap vardır.</p>

<p style="text-align:justify">O hâlde Müslümanın, birey olarak dengeli bir hayat sürdürmesi, o hayatı yaratan, yarattığı her şeyi en güzel şekilde ve bir ölçüye göre var eden Yüce Yaratıcı’nın (cc) koyduğu kanunlara uygun hareket etmesiyle mümkündür. İşte böyle bireylerden oluşacak bir toplum ancak, Cenâb-ı Hakk’ın (cc), <i>’vasat ümmet’</i> olarak tanımladığı dengeli toplum olma vasfına hak kazanacaktır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kaynak:</strong> Diyanet Hadislerle İslam</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hadislerle İslam</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ibadette-itidal-asiriliktan-uzak-olculu-kulluk-1</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2022/12/ibadette-itidal.jpg" type="image/jpeg" length="92880"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ereğli'de Kur'an kursu yararına kermes düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ereglide-kuran-kurs-yararina-kermes-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ereglide-kuran-kurs-yararina-kermes-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak Kdz. Ereğli İlçe Müftülüğü ve TDV Kdz.Ereğli Şubesi tarafından inşası süren Kur'an kursu yararına kermes düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kdz. Ereğli İlçe Müftülüğü ve TDV Kdz. Ereğli Şubesi tarafından geliri inşaat halindeki Kırmacı Mahallesi 4-6 Yaş Kur’an kursu için düzenlenen kermes Zonguldak İl Müftüsü İbrahim Halil Demir, Kdz. Ereğli İlçe Müftüsü Harun Aydoğdu, kurum amirleri ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla açıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açılışta konuşan İlçe Müftüsü Aydoğdu, "Etkinlik boyunca sergilenen el emeği ürünler, geleneksel lezzetler ve sıcak atmosfer, hemşehrilerimizi bir araya getirerek manevi bir dayanışma ortamı oluşturdu. Bu buluşma, kalplerimizin birleştiği ve hayır dualarımızın yükseldiği manevi bir sofra oldu. Kermesin uygulanmasına yardımda bulunan imam hatiplerimize, Kur'an kursu öğreticilerimize, Kur'an kursu öğrencilerimize, hanım kardeşlerimize, kurum ve kuruluşlara, hayırsever esnafa, iş adamlarına ve halka teşekkür ederim." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Zonguldak Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ereglide-kuran-kurs-yararina-kermes-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/eregli-kermes.jpg" type="image/jpeg" length="56097"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aklıselim Sahiplerinin Duaları]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/akliselim-sahiplerinin-dualari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/akliselim-sahiplerinin-dualari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gönlünün her zaman Allah’la birlikte olması ve her zaman dua etmesi Müslüman’dan beklenen bir yöneliştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Onlar ayakta dururken, otururken, yatarken hep Allah’ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler: “Rabbimiz! Sen bunu boş yere yaratmadın, seni tenzih ve takdis ederiz. Bizi cehennem azabından koru!” derler. (Âl-i İmrân, 3/191)</strong></p>

<p style="text-align:justify">İnsan düşünebilse, göklerin ve yerin yaratılışında nice güzelliklerin ve nice sırların bulunduğunu görür. Yüce Allah (cc), bu güzellikleri ve sırları görüp düşünebilen insanların, Allah’ın (cc) varlığını kabul edeceğine işaret etmektedir. Tefekkür edebilen insan sadece bununla da kalmaz ve Yüce Allah’ı (cc) bilmenin bir gereğinin bulunduğunu düşünür. Böylece o, Allah’a (cc) sığınır ve dua eder. Bu ayet ve sonrasındaki ayetlerde “Rabbenâ” ile başlayan cümleler, biz Müslümanların edebileceği örnek dualardandır.</p>

<p style="text-align:justify">Gönlünün her zaman Allah’la (cc) birlikte olması ve her zaman dua etmesi Müslümandan beklenen bir yöneliştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>Tefekkür:</strong> Düşünme, derin düşünce.<br />
<strong>Sübhâneke:</strong> Seni tenzih ederiz, senin eksiğinin olmadığını beyan ederiz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bir Ayet</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/akliselim-sahiplerinin-dualari</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 09:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2022/11/akliselim-sahiplerinin-dualari_e6a96.jpg" type="image/jpeg" length="25922"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dua Etmenin Âdâbı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/dua-etmenin-adabi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/dua-etmenin-adabi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Hadis: Allah Teâlâ katında duadan daha kıymetli bir şey yoktur. (Tirmizî, Deavât, 1)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dua; insanın doğasında var olan, Allah’ın yüceliği karşısında kulun aczini itiraf ettiği, sevgi ve tazim ile O’nun lütuf ve yardımını, dünya ve ahirette nimetler ve iyilikler ihsan etmesini dilediği ibadetin adıdır. Dua, Allah’ın (cc) kuluna emrettiği (Mü’min, 40/60), kulun O’nun yanındaki değerini belirten (Furkân, 25/77) bir ibadettir. Peygamberimiz (sas); “Dua, kulluğun özüdür.” (Tirmizî, Duâ, 1) buyurmaktadır. Bu sebeple kulun duasının kabul edilmesi için şunlara dikkat etmesi tavsiye edilir: a) Sadece Allah’a dua edilmeli O’ndan yardım istenmeli b) Duadan önce tevbe ve istiğfar edilmeli c) Duaya eûzü besmele, hamdele ve salvele ile başlanmalı d) Duada kıbleye dönülmeli ve eller semaya açılmalı e) Dua ihlaslı ve bilinçli olarak yapılmalı f) Kabul olacağına inanılarak ve ısrarla dua edilmeli g) Kısık bir sesle ve yalvararak dua edilmeli h) Sâlih ameller ve hayırlı işler duada vesile edilmeli i) Duanın sonunda Peygamberimize salâtü selâm getirilmeli ve Fatiha suresi okunmalı.</p>

<hr />
<p><strong>• Kızılay (Hilâl-i Ahmer) kuruldu. (1868)</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/dua-etmenin-adabi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/mehmet/takvim-2026/haziran-11.jpg" type="image/jpeg" length="76159"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sözleşmeli Personel Alımı Sınavı'na ilişkin duyuru]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/sozlesmeli-personel-alimi-sinavina-iliskin-duyuru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/sozlesmeli-personel-alimi-sinavina-iliskin-duyuru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca "2026 Yılı 4/B Sözleşmeli Personel (Destek Personeli, Koruma ve Güvenlik Görevlisi) (Taşra) Alımı Sınavı'na İlişkin Duyuru" yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Başkanlık tarafından yapılan duyuruda şu ifadelere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Başvuru kontenjan gruplarına göre sınava girmeye hak kazanan son sıradaki adayların KPSS taban puanlarını gösterir tablo aşağıdaki PDF dosyasında yer almaktadır.</p>

<p>Sözlü sınavın tarihine ilişkin duyuru gerekli hazırlıkların tamamlanmasının ardından ayrıca ilan edilecektir."</p>

<p><img alt="Taban Puanlar" class="detail-photo img-fluid" height="409" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/taban-puanlar.jpg" width="780" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DUYURULAR</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/sozlesmeli-personel-alimi-sinavina-iliskin-duyuru</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/logolar/diyanet-33.jpg" type="image/jpeg" length="89400"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kabe örtüsü Edincik Emir Sultan Camii’nde ziyarete açılıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kabe-ortusu-edincik-emir-sultan-camiinde-ziyarete-aciliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kabe-ortusu-edincik-emir-sultan-camiinde-ziyarete-aciliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir’in Bandırma ilçesinde bulunan Edincik Emir Sultan Camii, Kabe-i Muazzama’nın örtüsünden (Kisve-i Şerif) bir bölüme ev sahipliği yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bandırma Edincik Emir Sultan Camii'nde üzerinde Cenabıhakk’ın mübarek isimlerinden “Yâ Rahmân, Yâ Rahîm” esmalarının altın ve gümüş tellerle işlendiği Kabe Örtüsü, vatandaşların ziyaretine açılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kutsal emaneti yakından görmek ve manevi atmosferi paylaşmak isteyen vatandaşlar, cuma ve cumartesi günleri öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazları öncesinde Bandırma Edincik Mah. Emir Sultan Camii’nde Kâbe Örtüsü’nü ziyaret edebilecek.</p>

<p><img alt="Kabe Örtüsü" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kabe-ortusu.jpg" width="1280" /></p>

<p>Ziyaret programına tüm vatandaşlar davet edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Balıkesir Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kabe-ortusu-edincik-emir-sultan-camiinde-ziyarete-aciliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 14:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kabe-ortusu-22.jpg" type="image/jpeg" length="21102"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de bu yıl kirazda bereket beklentisi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/turkiyede-bu-yil-kirazda-bereket-beklentisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/turkiyede-bu-yil-kirazda-bereket-beklentisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıllık ortalama 700 bin ton kiraz üretiminin yapıldığı Türkiye'de, bu yıl yüksek rekolte beklentisinin ihracatı da artırması öngörülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ülke genelindeki kiraz bahçelerinde hasat yoğunluğu yaşanıyor. Yaklaşık 8 hafta süren hasat döneminde bahçelerden toplanan kirazlar soğuk hava depolarına getirilip boylarına göre seçiliyor. Tesislerde paketlenen kirazlar, yurt içine ve yurt dışına gönderiliyor.</p>

<p>Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ile Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'de en fazla kiraz üretiminin ve ihracatının yapıldığı Batı Akdeniz'de, hem üreticilerde hem de ihracatçılarda hummalı çalışma sürüyor.</p>

<p><strong>- "Hasat ağustos sonuna kadar devam edecek"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Başkanı Mehmet Ali Can, hasat döneminin normalde mayıs sonu başlayıp temmuz sonuna kadar devam ettiğini ancak bu yıl iklim faktörleri nedeniyle geç başladığını ve ağustosun sonuna kadar devam etmesini beklediklerini söyledi.</p>

<p>Kiraz üretiminin en yoğun Isparta'da yapıldığını ifade eden Can, "Türkiye, yıllık 700 bin tonla dünyanın en fazla kiraz üreten ülkesi. İhracat noktasında da yüzde 10'u civarında yıllık 60 bin ton ile 70 bin ton arasında ihracat yapmaktayız. Bu sene ülkemizde rekolte bol gözüküyor." dedi.</p>

<p>Geçen yıl zirai don nedeniyle ciddi ürün kaybı yaşandığını hatırlatan Can, bu seneki rekoltenin hem üreticileri hem de ihracatçıları sevindirdiğini belirtti.</p>

<p><strong>- Kiraz ihracatının yüzde 40'tan fazlası Batı Akdeniz'den yapılıyor</strong></p>

<p>Başkan Can, Batı Akdenizli firmaların kiraz ihracatında daha aktif olduğunu kaydetti.</p>

<p>Türkiye genelinde 2024'te 210 milyon dolarlık ihracat yapıldığını, bunun 91 milyon dolarının Batı Akdeniz'den gerçekleştiğini vurgulayan Can, geçen yıl da 48 milyon dolarlık kiraz ihracatının 22 milyon dolarının Batı Akdeniz'den yapıldığını bildirdi.</p>

<p>Türkiye kiraz ihracatının yüzde 40'tan fazlasının Batı Akdeniz'den yapıldığına işaret eden Can, "Kirazın bu sene inşallah tarihi rekorunu kıracağını umut ediyoruz. Kirazda ana pazarımız Avrupa ve Rusya. Norveç'ten Bulgaristan'a kadar tüm ülkelere kiraz ihracatımız var. Rusya'ya da ciddi ihracatımız var. Bunun dışında Singapur, Malezya, Dubai ve birçok Uzak Doğu ile Orta Doğu ülkesine ihracat yapıyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Mehmet Ali Can, ihracatı artırmak amacıyla Çin'e yönelik de bir çalışma başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Bu ayın sonuna doğru Çin'den bir heyetin Türkiye'ye geleceğini anlatan Can, "Çin, dünyanın en büyük kiraz ithalatçısı pozisyonunda. Bizim için de hem yeni hem büyük bir pazar olması hasebiyle bu konuda çalışmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Başkan Can, tarım sektöründe yaşanan küçük arazi probleminin kiraz bahçelerinde de yaşandığına işaret etti. Üreticilerin birleşmesi ve birlikte hareket etmesi durumunda kirazda üretimin, ihracatın ve kalitenin daha da artacağını vurgulayan Can, üreticilere kooperatifleşme çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/turkiyede-bu-yil-kirazda-bereket-beklentisi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 13:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kiraz.jpg" type="image/jpeg" length="92459"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YKS Sınava Giriş Belgeleri erişime açıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/yks-sinava-giris-belgeleri-erisime-acildi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/yks-sinava-giris-belgeleri-erisime-acildi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ÖSYM, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) Sınava Giriş belgelerinin erişime açıldığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ÖSYM'den yapılan duyuruya göre;</p>

<p>20 Haziran 2026 tarihinde uygulanacak 2026-YKS 1. Oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT), 21 Haziran 2026 tarihinde uygulanacak 2026-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ile 2026-YKS 3. Oturum Yabancı Dil Testi (YDT) adaylarının sınava girecekleri bina/salonlara atanma işlemleri tamamlandı.</p>

<p>Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren Sınava Giriş Belgesi’ni, <strong>10 Haziran 2026 </strong>tarihinde saat <strong>11.40'dan </strong>itibaren ÖSYM’nin <a href="https://ais.osym.gov.tr/" rel="nofollow"><strong>https://ais.osym.gov.tr</strong></a> adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle edinebilecek.</p>

<p><strong>DİKKAT!</strong></p>

<p><strong>20 Haziran 2026 tarihinde uygulanacak 2026-YKS 1. Oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT) için adaylar, saat 10.00’dan sonra sınav binalarına alınmayacak.</strong></p>

<p><strong>21 Haziran 2026 tarihinde uygulanacak 2026-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri (AYT) için adaylar, saat 10.00’dan sonra sınav binalarına alınmayacak.</strong></p>

<p><strong>21 Haziran 2026 tarihinde uygulanacak 2026-YKS 3. Oturum Yabancı Dil Testi (YDT) için adaylar, saat 15.30’dan sonra sınav binalarına alınmayacak.</strong></p>

<p><strong>Adaylara ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.</strong></p>

<p><strong>ÖSYM BAŞKANLIĞI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
<a href="https://dokuman.osym.gov.tr/pdfdokuman/2026/GENEL/sgb_temelkurallar.pdf" rel="nofollow"><strong><i>Temel Kurallar</i></strong></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/yks-sinava-giris-belgeleri-erisime-acildi-1</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/07/10-soruda-2024-yks-tercihleri.jpg" type="image/jpeg" length="61755"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Köylüler, cami avlusunda sporla günün yorgunluğunu atıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/koyluler-cami-avlusunda-sporla-gunun-yorgunlugunu-atiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/koyluler-cami-avlusunda-sporla-gunun-yorgunlugunu-atiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kars'ın Arpaçay ilçesine bağlı Kuyucuk köyünde yaşayan vatandaşlar, hayvanların bakımını yapıp ahırdaki günlük işlerini tamamladıktan sonra cami bahçesindeki voleybol sahasında bir araya geliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cami bahçesinde saha çizgilerini kendi imkanlarıyla kireçle çizen, voleybol topunu ise aralarında para toplayarak temin eden köylüler, yaklaşık 15 yıldır her akşam gün batımına kadar voleybol oynuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="C A M İ V O L E Y B O L 11" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/c-a-m-i-v-o-l-e-y-b-o-l-11.jpg" width="1280" /></p>

<p>Her yaştan köylünün katıldığı maçlar, hem sosyal dayanışmayı güçlendiriyor hem de günün yorgunluğunu unutturuyor.</p>

<p><img alt="C A M İ V O L E Y B O L 22" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/c-a-m-i-v-o-l-e-y-b-o-l-22.jpg" width="1280" /></p>

<p>Maçların sonunda ise kazanan taraf değil, dostluk oluyor.</p>

<p><img alt="C A M İ V O L E Y B O L 44" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/c-a-m-i-v-o-l-e-y-b-o-l-44.jpg" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/koyluler-cami-avlusunda-sporla-gunun-yorgunlugunu-atiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/c-a-m-i-v-o-l-e-y-b-o-l-1.jpg" type="image/jpeg" length="83484"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Protez bacaklarıyla engel tanımayan müezzin]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/protez-bacaklariyla-engel-tanimayan-muezzin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/protez-bacaklariyla-engel-tanimayan-muezzin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da 15 yıl önce geçirdiği trafik kazası sonucu iki bacağını kaybeden ve protez bacaklarla yaşamını sürdüren Hakkari'nin Derecik İlçe Müftülüğünde görevli müezzin İbat Yalçin, spor tutkusuyla çevresindekilere örnek oluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Derecik ilçesinde yaşayan 32 yaşındaki 4 çocuk babası Yalçin, İstanbul'da 2011'de Kur'an kursunda hafızlık eğitimi aldığı ve lise öğrencisi olduğu dönemde geçirdiği trafik kazası sonucu diz altından iki bacağını kaybetti.</p>

<p>Kazadan sonra yaşamı değişen Yalçin, zorlu geçen bir yıllık tedavisinin ardından memleketine dönmeye karar verdi.</p>

<p>İyileştikten sonra hayat mücadelesinden vazgeçmeyen Yalçin, yaşamını sürdürdüğü protez bacaklarla bir süre farklı iş yerlerinde çalıştı, bir taraftan da meslek sahibi olmak için Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı'na (EKPSS) hazırlandı.</p>

<p><img alt="İbat Yalçin 11" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/ibat-yalcin-11.jpg" width="1280" /></p>

<p>Azimli çalışması sonucu 5 yıl önce Diyanet İşleri Başkanlığınca müezzin olarak Niğde'ye atanan Yalçin, daha sonra Derecik İlçe Müftülüğüne tayin edildi.</p>

<p>Kendi kullandığı ATV'siyle mesaiye giden, zaman zaman ilçenin farklı bölgelerini gezerek koşu ve yürüyüş yapan Yalçin, spor salonlarında futbol, basketbol ve voleybol oynuyor, havuzda yüzüp fitness antrenmanları yapıyor.</p>

<p>Sporla iç içe yaşamıyla dikkati çeken Yalçin, yaşadığı o kötü günlere rağmen sürekli gülümseyerek çevresine pozitif enerji yayıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yalçin, iyi olmak için her zaman önüne baktığını ve olumsuzluklara takılmamaya çalıştığını söyledi.</p>

<p>Yaşadığı zorlu günlere geri dönmek istemediğini dile getiren Yalçin, "İki bacağımı kaybetmek çok zor bir anıydı. Kazadan sonra uyandığım gün bacaklarımı, ayaklarımı halen hissediyor gibiydim. Bacaklarımın üzerindeki örtüyü kaldırana kadar kesildiklerini bilmiyordum. Daha sonra köyüme geri döndüm. İlk yılım çok zordu, adeta tavana bakarak geçirdim bu süreyi. Protezlere alışma sürecim de vardı. Takıyor, bir süre sonra çıkarıyordum." dedi.</p>

<p><img alt="İbat Yalçin 22" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/ibat-yalcin-22.jpg" width="1280" /></p>

<p><strong>- "En büyük anahtarım, en büyük silahım sabırdı"</strong></p>

<p>Kazadan önce protezin ismini dahi bilmediğini, sonra yavaş yavaş buna alıştığını anlatan Yalçin, şunları kaydetti:</p>

<p>"En büyük anahtarım, en büyük silahım sabırdı. Sabretmeseydim şu an bulunduğum konuma hiç gelemezdim. Sabrederek her şeyin daha güzel ve iyi olacağına inandım. Evlendikten sonra ailemden izin alarak köyden ilçe merkezine taşındım. Birkaç yıl farklı iş yerlerinde çalıştım. Bir yandan da EKPSS'ye hazırlanıyordum. Hem evimde hem de iş yerimde çalışmaya devam ettim ve sınava girdim. Birincisinde olmadı diye bırakmadım. İkinci sefer sınava girdim. Çok şükür atandım."</p>

<p>Elinden ne geliyorsa yapmaya çalıştığını ve spor yapmayı çok sevdiğini dile getiren Yalçin, "Spor protezimi takıp sürekli koşu yapıyorum. Kitap okuyorum. Spor salonuna gidiyor, ayrıca futbol, basketbol, voleybol oynuyorum. Yüzme havuzuna da gidiyorum. Başımdan geçen trafik kazasına, yaşadığım zorluklara rağmen vazgeçmedim. Hayat çok güzel, yaşanmaya değer. Bu hayatta hepimiz ölümlüyüz. Niye vaktimizi boş şeylere harcamak yerine mutlu olarak geçirmiyoruz? Aslında çok şey yapılabilir." ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="İbat Yalçin 33" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/ibat-yalcin-33.jpg" width="1280" /></p>

<p><strong>- "Hep neşe saçmaya çalıştım"</strong></p>

<p>Kendisiyle aynı durumda olan insanlara da hiçbir zaman vazgeçmemeleri tavsiyesinde bulunan Yalçin, "Sabredin ve güzel düşünün. Bir şey olmuyorsa farklı şekilde, farklı mekan ve zamanlarda deneyin. Güzel düşünmeniz bile size mutluluk verir. Ben hiç yılmadım. Hep neşe saçmaya çalıştım. Azim çok önemli. Her şey bir anda olmaz. İl dışından çok değerli insanlar tanıdım. Onlar da benim hayata tutunmama katkı sağladı. Hepsine çok teşekkür ediyorum." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/protez-bacaklariyla-engel-tanimayan-muezzin</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/ibat-yalcin-44.jpg" type="image/jpeg" length="85038"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ALES/2: Başvuruları başladı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ales2-basvurulari-basladi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ales2-basvurulari-basladi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ÖSYM, 2026 Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (2026-ALES/2) için başvuruların başladığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ÖSYM'den yapılan duyuruya göre;</p>

<p>2026 Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (<strong>2026-ALES/2</strong>),<strong> 2 Ağustos 2026 </strong>tarihinde uygulanacak.</p>

<p>Sınava başvurular, <strong>10-18 Haziran 2026 </strong>tarihleri arasında yapılacak.<br />
<br />
Adaylar, başvurularını <strong>10 Haziran 2026 </strong>tarihinde saat <strong>10.00'dan</strong> itibaren ÖSYM Başvuru Merkezleri aracılığıyla yapabilecekleri gibi ÖSYM'nin <a href="https://ais.osym.gov.tr/" rel="nofollow"><strong>https://ais.osym.gov.tr</strong></a> adresinden veya ÖSYM Aday İşlemleri Mobil Uygulaması’ndan da yapabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sınava ilişkin ayrıntılı bilgi <strong>2026-ALES/2 </strong>BaşvuruKılavuzu’nda yer almaktadır. Adaylar, Kılavuz’a ve başvuru bilgilerine <strong>aşağıdaki bağlantıdan</strong> erişebilecek.</p>

<p><br />
<strong><i><a href="https://www.osym.gov.tr/TR,34113/2026-ales2-kilavuz-ve-basvuru-bilgileri.html" rel="nofollow">2026-ALES/2: Kılavuz ve Başvuru Bilgileri</a></i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ales2-basvurulari-basladi-1</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/07/2024-ales-2-sinava-giris-belgeleri-erisime-acildi.jpg" type="image/jpeg" length="88750"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İhtisas Eğitimi Kursiyer Seçimi Sözlü Sınavı Duyurusu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ihtisas-egitimi-kursiyer-secimi-sozlu-sinavi-duyurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ihtisas-egitimi-kursiyer-secimi-sozlu-sinavi-duyurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet Akademisi Başkanlığınca "2026 Yılı Yüksek İhtisas Eğitimi Kursiyer Seçimi Sözlü Sınavı Duyurusu" yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Başkanlıktan yapılan duyuruya göre;</p>

<p>Yüksek İhtisas Eğitimi Kursiyer Seçimi Sözlü Sınavı 22 Haziran - 3 Temmuz arasında Akademi Başkanlığı binasında gerçekleştirilecek.</p>

<p>Adaylar sınav giriş belgelerini akademi.diyanet.gov.tr adresi üzerinden alabilecek.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">📢2026 Yılı Yüksek İhtisas Eğitimi Kursiyer Seçimi Sözlü Sınavı Duyurusu <a href="https://t.co/Bd9S1wOcFt" rel="nofollow">pic.twitter.com/Bd9S1wOcFt</a></p>
— DİB Diyanet Akademisi (@DibAkademi) <a href="https://x.com/DibAkademi/status/2064601270522962094?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">June 10, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DUYURULAR</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ihtisas-egitimi-kursiyer-secimi-sozlu-sinavi-duyurusu</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 09:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/logolar/diyanet-akademi-33.jpg" type="image/jpeg" length="58415"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sevgi: Kişi Sevdiğiyle Beraberdir]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/sevgi-kisi-sevdigiyle-beraberdir-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/sevgi-kisi-sevdigiyle-beraberdir-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>"عَنْ أَبِى الدَّرْدَاءِ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "كَانَ مِنْ دُعَاءِ دَاوُدَ يَقُولُ: اللَّهُمَّ إِنِّى أَسْأَلُكَ حُبَّكَ وَحُبَّ مَنْ يُحِبُّكَ وَالْعَمَلَ الَّذِى يُبَلِّغُنِى حُبَّكَ، اللَّهُمَّ اجْعَلْ حُبَّكَ أَحَبَّ إِلَيَّ مِنْ نَفْسِى وَأَهْلِى وَمِنَ الْمَاءِ الْبَارِدِ</p>

<p style="text-align:justify">Ebu’d-Derdâ’dan (ra) nakledildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify"><i>“Dâvûd Peygamber  (as) şöyle dua ederdi: Allah'ım, senden seni sevmeyi, seni seven kişiyi sevmeyi, senin sevgine ulaştıran ameli isterim. Allah'ım, senin sevgini bana kendimden, ailemden ve soğuk sudan daha sevimli eyle.”</i></p>

<p style="text-align:justify">(T3490 Tirmizî, Deavât, 72)</p>

<p>***</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"عَنْ عَبْدِ اللَّهِ عَنْ النَّبِيِّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) أَنَّهُ قَالَ: "الْمَرْءُ مَعَ مَنْ أَحَبَّ</p>

<p>Abdullah (b. Mes’ûd) (ra) tarafından nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p><i>“Kişi sevdiğiyle beraberdir.”</i></p>

<p>(B6168 Buhârî, Edeb, 96)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَبِي ذَرٍّ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "أَفْضَلُ الْأَعْمَالِ الْحُبُّ فِي اللَّهِ وَالْبُغْضُ فِي اللَّهِ</p>

<p>Ebû Zer’den (ra) rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p><i>“Amellerin en faziletlisi Allah (cc) için sevmek ve Allah (cc) için nefret etmektir.”</i></p>

<p>(D4599 Ebû Dâvûd, Sünnet, 2)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "إِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ يَقُولُ: أَيْنَ الْمُتَحَابُّونَ بِجَلَالِي؟ الْيَوْمَ أُظِلُّهُمْ فِي ظِلِّي يَوْمَ لَا ظِلَّ إِلَّا ظِلِّي</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify">"Allah Teâlâ (cc) (kıyamet günü) şöyle buyurur: <i>"Nerede benim rızam için birbirlerini sevenler! Gölgem dışında hiçbir gölgenin olmadığı böyle bir günde onları kendi gölgemde gölgelendireceğim. </i>(Benim himayemden başka hiçbir himayenin olmadığı böyle bir günde onları, özel himayeme alacağım)."</p>

<p style="text-align:justify">(HM8436 İbn Hanbel, II, 338)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَجُلاً كَانَ عِنْدَ النَّبِيِّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) ، فَمَرَّ بِهِ رَجُلٌ فَقَالَ: يَا رَسُولَ اللَّهِ! إِنِّى لَأُحِبُّ هَذَا، فَقَالَ لَهُ النَّبِيُّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "أَعْلَمْتَهُ؟’ قَالَ: لاَ. قَالَ: ‘أَعْلِمْهُ.’ قَالَ: فَلَحِقَهُ فَقَالَ: إِنِّى أُحِبُّكَ فِى اللَّهِ، فَقَالَ: أَحَبَّكَ الَّذِى أَحْبَبْتَنِى لَهُ</p>

<p style="text-align:justify">Enes b. Mâlik’ten (ra) rivayet edildiğine göre, bir adam Hz. Peygamber’in (sas) yanında iken oradan birisi geçti. Adam, "Ey Allah’ın Resûlü, ben bu adamı seviyorum." dedi. Peygamber (sas) de ona, <i>“Bunu ona söyledin mi?”</i> diye sordu. Adam "Hayır." cevabını verdi. Hz. Peygamber (sas), <i>“Git, ona söyle.”</i> buyurdu. Bunun üzerine adam o kimsenin yanına gitti ve "Ben seni Allah (cc) için seviyorum." dedi. Öteki adam da "Beni kendisi için sevdiğin Allah (cc) da seni sevsin." cevabını verdi.</p>

<p style="text-align:justify">(D5125 Ebû Dâvûd, Edeb, 112-113)</p>

<p>***</p>

<p style="text-align:justify">İslâm ordusu Bedir Savaşı’ndan büyük bir zaferle çıkmıştı. Hz. Ebû Bekir (ra), müşrik esirlerin fidye karşılığı serbest bırakılmasından yanaydı. Bu teklif Resûlullah’a (sas) da uygun gelmişti. Kararı duyan Mekkeliler esirlerini kurtarmak için fidye göndermeye başlamışlardı bile. Gönderilen fidyelerin arasındaki bir gerdanlık Resûlullah’ın (sas) dikkatini çekti. Evet, bu hiç şüphesiz eşi Hz. Hatice’nin (ra) gerdanlığıydı. Sevgili kızı Zeyneb (ra) idi bu gerdanlığı gönderen. Hz. Muhammed’e (sas) peygamberlik verilmeden önce Zeyneb (ra), teyzesi Hâle bnt. Huveylid’in oğlu Ebu’l-Âs b. Rebî’ ile evlenmişti. Düğün günü Hz. Hatice (ra), boynundaki gerdanlığı çıkarıp kızına hediye etmişti. Zeyneb (ra) ile Ebu’l-Âs arasında olağanüstü bir sevgi vardı. Ne var ki Resûlullah’a (sas) peygamberlik verildikten sonra, Zeyneb (ra) ilk inananlar arasında yerini alırken Ebu’l-Âs hâlâ Müslüman olmamıştı. Üstelik Bedir Savaşı’nda Peygamber’in (sas) karşısında, müşrik saflarında savaşmış, neticede Müslümanlara esir düşmüştü. Gerdanlığın fidye olarak gönderilmesi, Zeyneb’in Ebu’l-Âs’a duyduğu sevginin bir işaretiydi. Ebu’l-Âs da Zeyneb’e (ra) duyduğu sevgiden hiçbir şey kaybetmemişti. Mekke müşriklerinin onca baskısına rağmen Zeyneb’i (ra) boşamamış, vefakâr bir eş olduğunu göstermişti. Zeyneb (ra) de diğer Müslümanlarla beraber hicret edememiş, Mekke’de eşinin yanında kalmıştı.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas) hem Ebu’l-Âs’ın iyi bir damat olduğunun hem de Zeyneb’in (ra) ona olan sevgisinin farkındaydı. Müslümanlara dönerek bir teklifte bulundu: <i>“Eğer uygun görürseniz kızım Zeyneb'in esirini serbest bırakın, şu gönderdiği gerdanlığı da ona geri verin</i>.<i>”</i> Müslümanlar elbette Allah Resûlü’nün (sas) talebini geri çevirmeyeceklerdi. Ebu’l-Âs derhâl serbest bırakıldı. Ancak Resûlullah (sas) henüz hicret etmemiş kızının artık Medine’ye gelmesini istiyordu. Öte yandan eşi müşrik olduğu sürece evli kalmaları da mümkün değildi. Ebu’l-Âs’a bu talebini iletti. Ebu’l-Âs Resûlullah’a karşı gelmedi, Zeyneb’i (ra) göndereceğini söyledi.</p>

<p style="text-align:justify">Birbirini seven iki insan, aynı dinde birleşemeyince yollarını ayırmak zorunda kaldılar. Zeyneb (ra), kızı Ümâme ile birlikte Medine’de, Resûlullah’ın (sas) yanında yaşamaya başladı. Her ne kadar Ebu’l-Âs’ı sevse de Allah’ın (cc) ve Resûlü’nün (sas) sevgisi her sevginin üstündeydi. Mümin kadınların ancak mümin erkeklerle evlenebileceği çok açık bir dinî hükümdü. Öte taraftan sevgilerin en büyüğü olan Allah (cc) sevgisi, Allah’a (cc) ve Resûlü’ne (sas) itaati gerektiriyordu. Allah’ın (cc) sevgilisi olmaktan daha değerli ne vardı?</p>

<p style="text-align:justify">Zeyneb (ra) her ne kadar ayrılığı seçmiş olsa da aradan birkaç sene geçti ve Ebu’l-Âs bu ayrılığı bitirmeye karar verdi. Ebu’l-Âs, Mekkelilere olan tüm borçlarını kapattıktan sonra herkesin önünde kelime-i şehâdet getirerek Müslüman oldu ve Medine’ye hicret etti. Artık Zeyneb (ra) ile Ebu’l-Âs’ı ayıracak hiçbir engel kalmamıştı.</p>

<p style="text-align:justify">Zeyneb (ra) ve Ebu’l-Âs’ın nikâhlarının yenilendiğine veya eski nikâhlarının üzerine evliliklerini devam ettirdiklerine dair farklı rivayetler bulunmakla birlikte, neticede Zeyneb (ra), Allah (cc) ve Resûlü’nün (sas) rızası için ayrıldığı eşine, yine Allah (cc) ve Resûlü’nün (sas) rızasıyla kavuşmuş oldu. Böylece o, gerçek bir müminin kalbinde, Allah (cc) sevgisinin üstünde hiçbir sevgiye yer olamayacağını gösterdi.</p>

<p style="text-align:justify">Zeyneb (ra) ve Ebu’l-Âs’ın gönüllerini birleştiren o mukaddes bağ, sevgidir. Sevgiyi kullarının kalplerine yerleştiren ise Cenâb-ı Hak’tır (cc). Allah (cc), bütün sevgilerin kaynağı, varlık sebebidir, sevgisi sonsuz olandır. O (cc), Vedûd’dur. Hem seven hem sevilendir. Vedûd isminin ifade ettiği sevgi, lütüfkâr ve merhamet dolu bir sevgidir. Bu sonsuz sevgi sayesinde O (cc), tüm varlıklara rızık verir. Bu sınırsız sevgi ile kullarının da kendisini tanımasına, sevmesine yardımcı olur ve bu sevgi ile kullarını bağışlar. Zira Allah (cc), <i>“Çok mağfiret eden, pek sevendir.”</i>  Kullarını bağışlamak onu sevindirir. Dolayısıyla canlı cansız varlıklarıyla tüm evren Allah’ın (cc) sevgi ve merhameti ile ayakta durur.</p>

<p style="text-align:justify">Kullarını sevmek, Allah’ın (cc) büyük bir ihsanıdır. Allah’ın (cc) kullarına duyduğu sevgi ve şefkat, annenin yavrularına duyduğundan çok daha fazladır. Resûlullah (sas), kayıp çocuğunu telaşla arayan, bu arada, yavrusuna duyduğu özlemle bulduğu her bir çocuğu bağrına basıp emzirmeye çalışan bir anneyi ashâbına göstererek, <i>“Bu kadının çocuğunu ateşe atabileceğini düşünebilir misiniz? (İşte) Allah'ın (cc) kullarına merhameti bu annenin yavrusuna duyduğundan çok daha fazladır.”</i> buyurmuştur. Allah Teâlâ (cc), kulunu sevdiği zaman, âdeta onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı (mesabesinde) olduğunu, kendisinden istediği zaman ona ihsanda bulunduğunu, kendisine sığındığı zaman da kulunu koruduğunu bildirmiştir. Sevgili Peygamberimiz (sas), kulun (farz ve nafile) ibadetlerde bulunarak Allah’ın (cc) sevgisini kazanabileceğini haber vermiş ve Allah’ın (cc) sevdiği kullarını nimetleriyle mükâfatlandıracağını müjdelemiştir. <i>“Allah (cc) bir insanı sevdiği zaman birinizin hastasını (soğuk) su içmekten koruduğu gibi onu dünyanın (kötülüklerinden) korur." </i> buyuran Resûl-i Ekrem (sas), Allah’ın (cc) sevdiği kullarını cehennem ateşinden de koruyacağını bildirmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Cenâb-ı Hakk’ın varlıklara duyduğu bu sonsuz sevgi ve şefkatin bilincinde olan bir Müslüman’ın yüreğinde en çok yer verdiği sevgi Allah (cc) sevgisidir. Bu sevginin üstünde hiçbir sevgiye yer vermez. Diğer bütün sevgiler, Allah’ı (cc) sevmenin, O’na (cc) boyun eğmenin bir gereğidir. İnsanın Yaratanı’na (cc) duyduğu bu içten sevgi ve bağlılık, yalnız O’na (cc) imanı gerektirir ve iman O’na (cc) olan eşsiz muhabbeti ifade eder. İmanlı olmak,insanın gönlünde büyüttüğü bütün sahte sevgileri yıkarak yalnız Allah’a (cc) teslim olmasıdır. Zira iman eden kimseler her şeyden çok O’nu (cc) severler.</p>

<p style="text-align:justify">Kalplere sevgiyi yerleştirecek olan şey davranışlardır. Dolayısıyla sevginin teşvik edilmesinde temel gaye aslında kâmil imanı elde edebilmektir. Zira insan, sevgi sayesinde olgun bir imana sahip olur, imanın lezzetini alır. Resûlullah (sas), insanın hakiki sevgilere gönlünde yer vererek imanın tadına varabileceğini şu şekilde ifade eder: <i>“Şu üç özellik kimde bulunursa o kişi imanın tadına erer: Allah (cc) ve Resûlü'nü (sas) herkesten çok sevmek, sevdiği kişiyi sadece Allah (cc) için sevmek, imandan sonra küfre dönmekten, ateşe atılmaktan çekindiği gibi çekinmek.”</i>  Dâvûd (as) da Allah’tan (cc) sevgisini şöyle istemektedir: <i>“Allah'ım, senden seni sevmeyi, seni seven kişiyi sevmeyi, senin sevgine ulaştıran ameli isterim. Allah'ım, senin sevgini bana kendimden, ailemden ve soğuk sudan daha sevimli eyle”</i>  Hz. Dâvûd’un (as) Allah’tan (cc) talebi sevgi olduğu gibi, <i>“Allah'ım beni sevginle rızıklandır.” </i>buyuran Allah Resûlü’nün (sas) duası da O’nun (cc) sevgisidir.Çünkü sevgi imanın özüdür. Sevgiyi öğrenmemiş, sevgiye kapılarını açmamış, sevmeye yeteneksiz bir kalp, mümin kalbi olamaz. Hz. Peygamber (sas) bu durumu şöyle ifade eder: <i>“İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız.”</i>  Bu nedenle müminin kalbi, kemale ermiş bir imanı elde etmek uğruna sevgiyi arar, sevmeyi ister. Allah (cc) ve Resûlü’nün (sas) sevgisi nihayetinde cennete girmeye vesile olur. Zira kıyamet günü için Allah (cc) ve Resûlü’nün (sas) sevgisini hazırladığını söyleyen sahâbîye Sevgili Peygamberimiz (sas), <i>“Kişi sevdiğiyle beraberdir.”</i> buyurmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Hayatını Allah (cc) sevgisi ile yoğurmuş bir insanın kalbinde Allah (cc) sevgisini, Allah’ın (cc) habîbi Resûlullah’ın (sas) sevgisi izler. Zira Hz. Muhammed (sas), Hz. İbrâhim (as) gibi Halîlullah’tır, Allah (as) dostudur. ’Halîlullah’ olacak kadar Allah’a (cc) yakındır. Allah’ın (cc) kullarına olan sevgisinin en açık işareti olarak yaratılmıştır. İşte bu nedenle bir mümin, herkesten çok Peygamberini (sas) sever. Resûlullah (sas), <i>“Hiçbiriniz beni babasından, evlâdından ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe kâmil mümin olamaz.”</i> buyurmuş, Allah Teâlâ (sas) da müminlerin Allah (cc) ve Resûlü’nü (sas) babalarından, oğullarından, kardeşlerinden, eşlerinden, mallarından hulâsa dünyadaki her şeyden daha fazla sevmeleri gerektiğini bildirmiştir. <i>“Size verdiği nimetlerden ötürü Allah'ı (cc) sevin. Allah'ı (cc) sevdiğim için beni sevin; beni sevdiğiniz için de ailemi sevin.”</i> buyuran Resûlullah (sas), Allah’ı (cc) sevmenin ve O’na (cc) olan imanın gereği kendisinin sevilmesini istemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Müminlere canlarından daha yakın olan Allah Resûlü’nün (sas) muhabbeti, onunla hemhâl olan ashâbını kuşatmıştır. Sahâbenin peygambere (sas) hitaben, "Anam babam sana feda olsun!" deyişlerinden daha güzel bir sevgi ifadesi olabilir mi? Onların peygamber sevgisi, hayatlarının gayesiydi. Bu sevginin büyüklüğü, âmâ bir sahâbînin dudaklarından dökülen şu sözlerle ifade edilmişti: <i>“Ben, Peygamber'e </i>(sas)<i> bakmak, onu görmek için gözlerimi istiyordum, fakat şimdi Peygamber  </i>(sas) <i>vefat etti. Allah'a (cc) yemin ederim ki eğer (Yemen'deki) Tübâle beldesinin ceylanlarından bir ceylanın gözü dahi bende olsa, artık buna sevinmem.”</i></p>

<p style="text-align:justify">Sahâbe Resûlullah’a (sas) duydukları bu derin sevgilerini, ona cân-ı gönülden hizmet ederek sergilerlerdi. Allah Resûlü’ne (sas) hizmet için âdeta birbirleriyle yarışırlardı. Veda Haccı esnasında Bilâl (ra) ve Üsâme (ra), Resûlullah’ın (sas) yanından ayrılmamış, biri devesini doyururken diğeri Peygamber’i (sas) elbisesiyle gölgelendirmeye çalışmıştı.</p>

<p style="text-align:justify">Kaybetme korkusu ve endişesiyle yüreği titreyerek sevmek, sahâbenin, Resûl-i Ekrem’e (sas) duyduğu sevginin göstergelerinden biridir. Zira sevgilinin yanında olmak, uğruna pek çok şeyden vazgeçilebilecek kadar değerli görülür ve seven kişinin yüreğinde ayrılık endişesi oluşmaya başlar. Onun için Abdurrahman b. Avf (ra), Resûlullah (sas) secdede uzun bir süre kalınca korkuya kapılmış, Allah Resûlü’nün (sas) vefat ettiğini zannetmişti. Samimi ve kâmil bir sevgi besleyen kişi, sevdiğinden ayrılmaya katlanamaz. Bu yüzden ashâbdan Enes b. Mâlik (ra), Resûlullah’ın (sas) Medine’ye geldiği gün her yerin apaydınlık olduğunu ancak vefat ettiği zaman karanlıklara gömüldüklerini ifade etmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Sevgi, kişide şefkat ve merhamet duygularını güçlendirir. Kişi, sevdiğinin sıkıntıya uğramasına dayanamaz hatta onu kendi canından çok sever hâle gelir. Ashâbı kendisini her şeyden çok seven Rahmet Peygamberi (sas) de engin merhametiyle bütün ümmetine kucak açmıştır. Kur’ân-ı Kerîm’de Peygamber’in (sas) ümmetine olan sevgisi şöyle anlatılır: <i>“Andolsun size öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona pek ağır gelir. O </i>(sas)<i>, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatli ve merhametlidir.”</i>  Peygamberimizin (sas) ümmete sevgisinin ve düşkünlüğünün ne düzeyde olduğunu anlatan en çarpıcı örnek, kıyamet gününün dehşetinde Rabbine ümmeti için dua edeceğini bildirmesidir. Çünkü gerçek sevgi, en zorlu ve dehşetli anlarda dahi kendinden önce sevgiliyi düşünebilmektir.</p>

<p style="text-align:justify">Sevgi nimetini kullarının fıtratına yerleştirmiş olan Cenâb-ı Hak (cc), elçileri vasıtasıyla sevgiye dair mesajları bütün zaman ve mekânlara ulaştırmıştır. Asr-ı saadet, sevginin insanı nasıl değiştirebileceğinin müthiş örneklerine sahne olmuştur. Birbirlerini hiç acımadan öldüren, birbirlerine zulmeden, birbirleriyle düşman olan topluluklar, nesep kardeşliğini geride bırakan ulvî bir kardeşlik bağına sahip olmuşlardır. Allah Teâlâ (cc), bu durumu şöyle bildirir: <i>“Allah'ın (cc) size olan nimetini hatırlayın; hani siz birbirinize düşman kişiler idiniz de O (cc), gönüllerinizi birleştirmişti ve O'nun (cc) nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz.”</i>  Ensar ve muhacir, aralarındaki bu muhabbetten dolayı (din) kardeşlerini kendilerine tercih edecek seviyeye gelmişlerdir. Şüphesiz insanlarda meydana gelen bu değişimde onların Allah (cc) için birbirlerine duydukları muhabbet etkili olmuştur. Zira, bütün sevgiler, menfaat için değil Allah (cc) için olduğunda bir anlam ifade eder. Allah Resûlü (sas) bu yüzden, <i>“Amellerin en faziletlisi Allah (cc) için sevmek ve Allah (cc) için nefret etmektir.”</i>  buyurmuştur. Allah Teâlâ (cc), bu şekilde kendi rızasını gözeterek birbirini seven ve bir araya gelen kişilere muhabbetinin vacip olduğunu bildirmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Sevgiyi değerli ve anlamlı hâle getiren, dünyevî çıkar ya da gaye gütmeksizin yaşanması, Allah’ın (cc) vereceği karşılık dışında hiçbir karşılık aranmamasıdır. Resûlullah’ın (sas) anlattığı bir kıssada, sırf Allah (cc) için kardeşini ziyarete giden bir kişinin karşısına çıkan melek ona şu müjdeyi vermiştir: <i>“Sen Allah'ı (cc) hoşnut etmek için o adamı sevdiğinden dolayı, Allah (cc) da seni seviyor.”</i> </p>

<p style="text-align:justify">Allah (cc) tarafından sevilmenin bir işareti de, dünyada insanlar tarafından sevilmektir. Buna dair Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur: <i>“Allah (cc) bir kulu sevdiği zaman Cebrail'e (as), "Allah (cc) falan kulu seviyor, sen de onu sev!" diye seslenir. Cebrail (as) de o kulu sever. Sonra Cebrail (as) gök halkı içinde, "Allah (cc) falanı seviyor, onu sizler de sevin!" diye nida eder. Bunun üzerine o kulu gök ehli de sever. Sonra yeryüzündeki insanların gönlüne o kimsenin sevgisi yerleştirilir.”</i>  Böylece hem gökte melekler hem de yeryüzünde insanlar tarafından sevilme bahtiyarlığına erişir. Ve kıyamet gününde Allah Teâlâ (cc) şöyle nida eder: <i>“Nerede benim rızam için birbirlerini sevenler! Gölgem dışında hiçbir gölgenin olmadığı böyle bir günde onları kendi gölgemde gölgelendireceğim. </i>(Benim himayemden başka hiçbir himayenin olmadığı böyle bir günde onları, özel himayeme alacağım)."</p>

<p style="text-align:justify">Gönülleri Rablerinin sevgisinde birleşen müminlerin birbirlerine karşı duydukları muhabbet şüphesiz, diğer sevgilerden daha kuvvetlidir. Nitekim Resûlullah (sas), ruhları askerî birliklerden meydana gelmiş ordulara benzeterek, birbirlerini tanıyıp kaynaşanların birbirlerini sevdiğini, aksi durumdakilerin ise birbirlerine muhalefet ettiklerini bildirmiştir. Böylece inançları, amelleri, gayeleri ve davaları ortak, mizaçları, düşünme tarzları ve davranışları birbiriyle uyumlu insanların birbirlerini seveceklerini haber vermiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Ortak bir gayede birleşen inananlar birbirlerinin kardeşidirler ve Hz. Peygamber (sas) müminlerin sevgi ve bağlılıklarını onları tek bir vücuda benzeterek dile getirmiştir. Bir varlığın bir başkasının acı ve hüznünü kendisine aitmiş gibi hissedebilmesi ancak ‘sevgi’ diye adlandırılan ilâhî his sayesinde mümkündür. Böylece, insanlar birbirlerinin sıkıntısı karşısında ilgisiz ve kayıtsız kalamazlar.</p>

<p style="text-align:justify">İnsanların birbirlerini sevmelerini imanın bir gereği olarak gören Allah’ın Elçisi (sas), sevgiyi devamlı kılmanın ve yüce bir değer hâline getirmenin yolunu da göstermiştir. O (sas) da şu veciz hadisinde ifadesini bulmuştur: "Hiçbiriniz kendisi için istediğini kardeşi için de istemedikçe hakkıyla iman etmiş sayılmaz." Bu davranış olgunluğu, kâmil bir imanın göstergesi olduğu gibi kalıcı ve değerli sevgi ilişkileri sürdürmede de önemli bir rol oynar. Her birey tüm sevdiklerine bu olgunlukla davrandığı sürece uzun süreli, huzurlu ve sevgi dolu ilişkiler yaşamak hiç de zor olmayacaktır. Çünkü sevginin başlıca düşmanı bencilliktir. Oysa sevgi, paylaşmayı, el ele vermeyi ve sevdiğini kendine tercih etmeyi gerektirir.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas), müminlere aralarında sevgiyi yaygınlaştırmalarını emretmiş ve bunun yöntemleriyle ilgili bilgiler vermiştir. Resûlullah (sas), sevginin sağlam temellere oturtulması ve böylece gelişmesine zemin sağlanması için insanların önce birbirlerini tanımaları gerektiğini ifade etmiştir. Bu bağlamda, Müslümanların birbirlerinin ismini, babalarının ismini, hatta mensup oldukları kabileyi sorarak öğrenmelerini istemiş, böylece aralarında sevgi ve bağlılığın gerçekleşeceğini söylemiştir. Tanışıp kaynaşan insanların karşılıklı olarak birbirlerini sevebilmelerinin yolu ise selâmlaşmaktır. Resûlullah (sas), <i>“Size, yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey öğreteyim mi? Aranızda selâmı yayın.”</i> buyurmuştur. Selâmlaşma, kişinin kendisini güvende ve selâmette hissetmesini sağlar. Kişi kendisine güven ve sükûnet sağlayana meyleder ve böylece sevgi hâsıl olur.</p>

<p style="text-align:justify">İyilik görmek de sevmeye, sevgiyi pekiştirmeye sebep olur. Bu doğrultuda gerek insanların sevgisini kazanmada gerekse onlara duyduğumuz sevgiyi ifade etmede iyilik ve ikram önemli rol oynar. Abdullah b. Mes’ûd (ra), kalplerin kendisine iyilikte bulunanlara sevgi, kötülük edenlere nefret duyacak yapıda yaratıldığını söylemiştir. Resûlullah’ın (sas) hediyeleşmeye önem vermesi de insan fıtratındaki bu özellikten hareketle sevgiyi tesis etme amacına yöneliktir. <i>“Birbirinize hediye verin, böylece birbirinizi seversiniz ve aranızdaki düşmanlık gider.”</i> buyurmuş ve kendisi de hediyeleşerek insanlara örnek olmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Sevgideki derinliği hissettirebilmek için sevginin ifade edilmesi büyük önem arz eder. Hz. Peygamber (sas) de sevginin dile getirilip paylaşılmasını istemiştir. Allah Resûlü (sas), sevdiğini söylemeyi ümmetine tavsiye etmesinin yanında kendisi de sevgisini sunmaktan kaçınmazdı. Bir gün Muâz b. Cebel’in (ra) elini tutarak ona, <i>“Ey Muâz, ben seni seviyorum.”</i> demişti. Bunun üzerine Muâz (ra) da, "Ben de seni seviyorum, ey Allah’ın Elçisi!" diye karşılık vermişti. Resûlullah’ın (sas) Kur’an’dan bir sûre öğretmek için yanına çağırdığı Ebû Saîd b. Muallâ’nın (ra) elini tutması, kalbindeki kasvetten şikâyet eden bir adama kalbinin yumuşaması için yetimin başını okşamasını tavsiye etmesi, tokalaşmanın insanlar arasındaki kini gidereceğini bildirerek bunu teşvik etmesi, onun sevgiyi ifade etmeye verdiği önemi göstermektedir.</p>

<p style="text-align:justify">İnsanın yüreğine anne baba sevgisini, kardeş sevgisini, eş sevgisini, çocuk sevgisini yerleştiren de Allah’tır (cc). Zira O (cc), <i>“Kendileriyle huzur bulmanız için size kendi cinsinizden eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet peyda etmesi de O'nun (cc) (varlığının) delillerindendir. Doğrusu bunda, iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır</i>.<i>”</i>  buyurur. Dolayısıyla sevgi, Allah’ın (cc) varlığının delili olacak kadar değerlidir.</p>

<p style="text-align:justify">Hanımlarına karşı sevgisini esirgemeyen ve her zaman nazik bir eş olan Allah Resûlü (sas), ilk eşi Hz. Hatice’yle (ra) ilgili, <i>“Bana onun sevgisi bahşedildi.” </i>buyurmuştur. Onun vefatından sonra hatırasına hürmeten eşinin sevdiği insanlarla ilişkisini devam ettiren Hz. Peygamber (sas) zaman zaman Hz. Hatice’ye (ra) karşı duyduğu özlemi de dile getirmiştir. Hz. Hatice’nin (ra) vefatından yıllar sonra kız kardeşi Hâle, Resûlullah’ı ziyarete geldiğinde, Hâle’nin sesinin Hatice’ninkine (ra) benzerliği karşısında bir an ürperen Allah Resûlü (sas), onu Hz. Âişe’yi (sas) kıskandıracak sevinç ve heyecanla karşılamıştı.</p>

<p style="text-align:justify">Sevgili Peygamberimiz (sas), Hz. Âişe’yi (ra) çok severdi. Amr b. Âs (ra) bir gün Peygamberimize (sas), "Sana insanların en sevimlisi kimdir?" diye sormuş ve "<i>Âişe”</i> cevabını almıştı. Bir defasında Hz. Âişe (ra), mescitte kılıç kalkan gösterisi sunan Habeşli grubu seyretmek istediğinde Resûlullah (sas), Hz. Âişe (ra) gösteriden sıkılana kadar, yanağı Âişe’nin (ra) yanağında gösteriyi izlemişlerdi. Allah Resûlü’nün (sas) Hz. Âişe’ye (ra) olan bu muhabbetinin farkında olan hanımlarından Hz. Sevde (ra), Peygamber’in (sas) kendisine ayırdığı günü Âişe’ye (ra) hibe etmişti. Böylelikle Sevde (ra), sevgide fedakârlığın hangi boyutlara varabileceğini göstermesi bakımından emsalsiz bir davranış sergilemişti.</p>

<p style="text-align:justify">Dinimizde sevgi ve saygı gösterilmesi emredilen varlıklar arasında anne ve baba her zaman özel bir yere sahip olmuş, onlara karşı ‘öf’ bile demek yasaklanmıştır. Ayrıca akrabalarla sevgi bağlarının devam ettirilmesi (sıla-i rahîm) konusuna da önem verilmiştir. Allah Resûlü (sas), kişinin çocuklara karşı da her zaman sevgi ve merhametle davranmasını emretmiş, onları öpüp yanaklarını okşamış, sırtına bindirmiş, hatta namazdayken bile kucağında taşımıştır. Sevgili Peygamberimiz (sas), çocuklarına karşı her zaman oldukça ince ve zarif bir şekilde sevgisini ifade etmiştir. Kızı Fâtıma (ra), yanına girdiği zaman Resûlullah (sas) onun için ayağa kalkar, elinden tutar, onu öper ve kendi yerine oturturdu. Hz. Fâtıma (ra) bu zarif sevgi gösterisini kendisine örnek edinir ve babasına aynı şekilde davranırdı. Bu tavır sevginin saygıdan ayrılmaması gerektiğini de göstermektedir. Aksi hâlde, kaba ve saygısız davranışlar, insanların incinmesine, zamanla sevgilerini yitirmelerine sebep olmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Rahmet Peygamberi (sas), canlı cansız bütün mahlûkata karşı sevgiyle yaklaşmış, hayvanlara, bitkilere, doğaya hulâsa bütün âleme muhabbet nazarıyla bakmış ve en güzel şekilde bunu dile getirmiştir. Peygamberimiz (sas), dağlara, şehirlere duyduğu sevgiyi bile dillendirmiştir. Nitekim Mekke’ye, Medine’ye, Uhud Dağı’na olan sevgisini ifade ettiği bilinmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">İnsan, kalbinde en çok Allah (cc) sevgisine yer verip bütün sevgilerinde O’nun (cc) hoşnutluğunu gözetince, daha önce nefret ettiği kişileri dahi sevmeye başlayabilir. Asr-ı saadette Hz. Hamza’yı (ra) şehit ettiren Hind ile Resûlullah (sas) arasında yaşanan hadise bunun en güzel örneğidir. </p>

<p style="text-align:justify">Hz. Âişe’nin (ra) naklettiğine göre bir gün Hind geldi ve Hz. Peygamber’e (sas), "Yâ Resûlallah! Vaktiyle yeryüzünde senin ev halkın kadar zelil ve harap olmalarını istediğim hiçbir ev halkı yoktu. Oysa bugün, yeryüzünde senin ev halkın kadar aziz olmalarını istediğim hiçbir ev halkı yoktur." dedi. Resûlullah (sas) da Hind’e kendisiyle aynı hisleri paylaştığını söyledi. Her zaman olduğu gibi sevgi konusunda da ölçülü olmayı emreden Allah Resûlü (sas) şöyle buyurmuştur: <i>“Sevdiğin kimseyi ölçülü sev ki bir gün sevmeyeceğin bir kişi olabilir. Sevmediğin bir kimseyi de ölçülü şekilde sevme ki günün birinde çok sevdiğin bir kimse olabilir</i>.<i>”</i> </p>

<p style="text-align:justify">Sevgi, insan ruhunun derinlerine işleyen bir duygudur. Hz. Peygamber (sas), sevginin insan tabiatı ve davranışları üzerindeki derin tesirlerini ifade etmek üzere, <i>“Bir şeyi sevmen seni kör ve sağır eder.”</i> buyurmuştur. Bu yoğun duygu atmosferi içinde seven kimse, sevdiğinin hatalarını, çirkin davranışlarını göremez, duyamaz hâle gelebilir. Bu nedenle sevilecek kimsenin Allah’ı (cc) seven, dolayısıyla Allah’ın (cc) hoşnut olmayacağı davranışlardan kaçınan birisi olması önem arz eder. Resûlullah (sas), <i>“Kişi, dostunun dini/ahlâkı üzerinedir.”</i> diyerek sevgi ve dostluğun amellere ne ölçüde tesir ettiğini ifade etmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Sevginin yurdu olan kalp, farklı sevgilere meyledebilecek tarzda yaratılmıştır. Kalp, güzellik, zarafet, asalet veya zenginlik gibi dünyevî değerlere meyillidir ve dünya hayatının geçici zevklerinin cazibesine kapılabilir. İnsanın dünya nimetlerine olan sevgisi tabiî olmakla birlikte, Allah (cc) ve Resûlü’nün (sas) sevgisini gölgede bırakacak veya ona asıl yaratılış amacını unutturacak derecede olmamalıdır. Bu nedenle, kullarını çok iyi tanıyan Cenâb-ı Hak (cc), insanın tabiatında bulunan çeşitli zaaflara işaret ederek onları uyarmıştır. Allah Teâlâ (cc), insanın malı çok sevdiğini bildirmiş, Allah Resûlü (sas) de, <i>“Âdemoğlunun iki vadi dolusu altını olsa üçüncüsünün de olmasını ister.”</i> şeklinde bu düşkünlüğe dikkat çekmiştir. <i>“Sevdiğiniz şeylerden Allah (cc) yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz.”</i>  buyuran Cenâb-ı Hak (cc), Allah (cc) rızasının dünya nimetlerinin üzerinde olduğunu kullarına hatırlatmıştır. Kur’an’da insanların eşlerine, çocuklarına, altın ve gümüşe, dünya malına karşı düşkün oldukları, ancak tüm bu dünyevî sevgilerin geçici olduğu bildirilmiş ve bunların âhireti unutturmaması gerektiği şu şekilde hatırlatılmıştır: <i>“Şu insanlar, hemen ellerine geçebilecek dünyalıkları seviyorlar da önlerindeki çetin bir günü (âhireti) ihmal ediyorlar.”</i>  Oysa nitelikli ve kalıcı sevgi, Allah (cc) katında kıymetli olan hususlara değer verildiği sürece elde edilebilir. Böyle bir sevgi, Allah’ı (cc) anmaktan alıkoyucu bir nitelik taşımayacak, Allah’ın (cc) rızasını kaybettirmeyecektir. Hiçbir zaman unutulmaması gereken husus, Allah’a (cc) karşı olan sorumlulukların yerine getirilmesine engel olan bir sevgiden Allah’ın (cc) razı olmadığıdır: <i>“Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ı (cc) anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar ziyana uğrayanlardır.”</i></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kaynak:</strong> Diyanet Hadislerle İslam</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hadislerle İslam</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/sevgi-kisi-sevdigiyle-beraberdir-1</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/01/sevgi-kisi-sevdigiyle-beraberdir.jpg" type="image/jpeg" length="46095"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yetim Malına El Uzatılmaz]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/yetim-malina-el-uzatilmaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/yetim-malina-el-uzatilmaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yetimlerin malları kendilerine ait olup bunlara zarar vermek, Müslümana yakışmaz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yetimlere mallarını verin, temizi pis olanla değişmeyin, onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin; zira bu büyük bir günahtır. (Nisâ, 4/2)</strong></p>

<p style="text-align:justify">Henüz küçükken babası ölenlere yetim denir. Yetimler topluma emanettirler. Başta onların en yakın akrabaları olmak üzere, hepimizin yetimlere iyi davranması gerekir. Peygamberimiz, “Ben ve yetime destek olan kimse cennette yan yana olacağız.” buyurmuştur (Buhari, Talak, 25). Başkasını üzmek günahtır ama yetimi üzmek en büyük günahlardandır. Ne yazık ki geçmişte bazı insanlar yetimlere yardım ederken, onların mallarını alıp kendi mallarına katmaya çalışmışlardır. Böyle haksız bir davranış sonucunda ele geçirdikleri mallar haram olup, haramı elde etmek pis bir şeyi almak gibidir. Müslüman, helal olanı kullanır, harama el uzatmaz.</p>

<p style="text-align:justify">Yetimlerin malları kendilerine ait olup bunlara zarar vermek, Müslümana yakışmaz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>Habîs:</strong> Kötü, çirkin, pis.<br />
<strong>Tayyib:</strong> İyi, güzel, temiz, hoş.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bir Ayet</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/yetim-malina-el-uzatilmaz</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2022/11/yetim-malina-el-uzatilmaz_057c2.jpg" type="image/jpeg" length="34064"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Isparta'da Yaz Kur’an Kursları Eğitim Semineri düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ispartada-yaz-kuran-kurslari-egitim-semineri-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ispartada-yaz-kuran-kurslari-egitim-semineri-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Isparta İl Müftülüğü tarafından 2026 Yılı Yaz Kur’an Kurslarında görev yapacak din görevlileri ve Kur’an kursu öğreticilerine yönelik eğitim semineri düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Müftülük konferans salonunda gerçekleştirilen seminere İl Müftü yardımcıları Davut Çalışkan, Sümeyra Gökalp, şube müdürleri, vaizler, din görevlileri ve Kur’an kursu öğreticileri katıldı.</p>

<p>Seminer kapsamında, Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü Çocukluk Dönemi Yaygın Din Eğitimi Daire Başkanı Dr. Zuha Döndü Seven tarafından yaz Kur’an kurslarının eğitim hedefleri, çocuk ve gençlerle etkili iletişim, öğretim yöntem ve teknikleri ile yaygın din eğitiminin önemi konularında sunum gerçekleştirildi.</p>

<p><img alt="Zuha Döndü" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/zuha-dondu.jpg" width="1280" /></p>

<p>Seminerde, yaz Kur’an kurslarının sadece bilgi aktarımının yapıldığı bir eğitim süreci olmadığı, aynı zamanda çocukların milli, manevi ve ahlaki değerlerle buluştuğu önemli bir fırsat olduğu vurgulandı. Öğreticilerin öğrencilerle sağlıklı iletişim kurmalarının ve eğitim süreçlerinde güncel yöntemlerden yararlanmalarının önemine dikkat çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Seminer sonunda katılımcılar, yaz Kur’an kurslarında uygulanacak eğitim programları ve faaliyetler hakkında bilgilendirilirken, karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Program, katılımcıların sorularının cevaplandırılması ve iyi dilek temennileriyle sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Isparta Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ispartada-yaz-kuran-kurslari-egitim-semineri-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 07:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/isparta-tanitim.jpg" type="image/jpeg" length="11768"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müminlerin Annesi: Zeyneb Bint Cahş (R. anhâ)]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/muminlerin-annesi-zeyneb-bint-cahs-r-anha</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/muminlerin-annesi-zeyneb-bint-cahs-r-anha" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Ayet: Onlara ısınıp kaynaşasınız diye size kendi türünüzden eşler yaratıp aranıza sevgi ve şefkat duyguları yerleştirmesi de O’nun kanıtlarındandır... (Rûm, 30/21)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Peygamberimizin halasının torunu olan Zeyneb bt. Cahş (ranhâ), Huzeyme kabilesindendir. Hz. Peygamber’in (sas) azatlısı ve evlatlığı olan Zeyd b. Hârise (as) ile kısa süren bir evliliği olmuş; sonrasında Peygamberimizle evlenmiştir. Zeyd’le boşandıktan sonra Peygamberimizin onunla evlenmesine ayetle izin verilmiş, müşrikler ve münafıkların yaydıkları dedikodulara rağmen kişinin evlatlığının eski eşiyle evlenmesinin mümkün olduğu “...Biz onu sana nikâhladık ki evlatlıkları eşleriyle ilişkilerini kestiklerinde mü’minlere bir güçlük olmasın...” (Ahzâb, 33/37-38) ayetiyle hükme bağlanmış ve Cahiliye âdeti ortadan kaldırılmıştır. Bu nikâh, Zeyneb annemizin “Benim nikâhımı gökte Allah kıydı.” diyerek Peygamberimizin diğer eşlerine karşı övündüğü (Buhârî, Tevhîd, 22) evlilik olmuştur. Deri tabaklama, dikme, boncuk dizme gibi el işçiliklerinde mahir olan; cömert, kanaatkâr, ibadet ve riyâzet düşkünü annemiz, vefat ettiğinde 53 yaşındadır. Türbesini Hz. Ömer (ra) yaptırmıştır.</p>

<hr />
<p><strong>Gerçek pehlivan öfkelendiği zaman nefsine hâkim olabilen kimsedir. (Müslim, Birr, 106)</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/muminlerin-annesi-zeyneb-bint-cahs-r-anha</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/mehmet/takvim-2026/haziran-10.jpg" type="image/jpeg" length="45881"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Köstence’deki Kral Camii ziyaretçilerin ilgi odağı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Romanya'nın Köstence kentinde, 1913 yılında Romanya Kralı I. Carol tarafından yaptırılan ve Romanya'nın ilk betonarme binası olan Kral Camii, hem mimarisi hem de tarihi önemiyle ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı mimarisinden izler taşıyan caminin 47 metre yüksekliğindeki minaresine çıkan ziyaretçiler, Karadeniz kıyısındaki Köstence'nin panoramik manzarasını seyredebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günümüzde ibadete açık olan camide, Müslümanlar namazlarını kılmayı sürdürürken, yapı aynı zamanda şehrin en önemli turistik mekanlarından biri olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kostence-kral-cami-11.jpg" type="image/jpeg" length="92456"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[5 Haziran 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/5-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/5-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 5 Haziran 2026 tarihli ve "Duyarlılık" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Tarih: 05.06.2026</strong></h2>

<p><img alt="C U M A H U T B E S I-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/c-u-m-a-h-u-t-b-e-s-i-1.webp" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>DUYARLILIK</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Mutlu bir insan, huzurlu bir toplum için gerekli olan erdemlerden biri de duyarlılıktır. Duyarlılık, kendimiz için istediğimiz iyilikleri başkaları için de istemektir. Sorumluluklarımızı fark edip onları yerine getirmenin gayretinde olmaktır. Duyarlılık, insanların can ve malını, kendi can ve malımız gibi kıymetli; insanların izzet ve şerefini, kendi izzet ve şerefimiz gibi mukaddes bilmektir.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Ailemize, toplumumuza ve bütün insanlara karşı duyarlı olmak, Müslüman olmamızın bir gereğidir. Yüce Rabbimiz, <strong>“Ey iman edenler! Sorumluluklarınıza dikkat edin. Siz doğru gittiğiniz takdirde yanlış yola sapanlar size zarar veremez”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a> </strong>buyurmaktadır. Evet, nemelazımcı ve vurdumduymaz olmak Müslümana yakışmaz. O, sorumluluklarını bihakkın yerine getirmenin gayretinde olandır. Duyarlı bir Müslüman; anne babasına, eşine ve çocuklarına saygı gösteren, onlara hoşgörüyle muamele edendir. Toplumsal barışı sağlamak için kardeşlik ahlakını hayatının her alanına aktarandır. Dünyanın neresinde olursa olsun her bir mazlumun acısını, her bir mağdurun sızısını yüreğinde hisseden ve üzerine düşen vazifelerini yerine getirendir.</p>

<h3><strong>Değerli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Müslümandan beklenen, kendisine emanet edilen dünyaya karşı da duyarlı olmasıdır. Nasıl ki evini, işyerini ve ibadethanesini temiz tutuyor ise tüm çevresini de aynı titizlikle temiz tutmasıdır. Müslümandan beklenen; ormanına, toprağına ve suyuna hassasiyet göstermesidir. Yarın, ‘Ciğerlerimiz yanıyor!’ haberleriyle uyanmamak; ‘Barajlarımız kurudu, suyumuz kalmadı!’ endişesiyle yaşamamak için bugünden gerekli tedbirleri almasıdır.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müminler!</strong></h3>

<p>Bütün hayatı ve ibadetleri vakit ile tanzim edilmiş Müslümandan beklenen; zamana karşı da duyarlılık göstermesi, onu boşa harcamamasıdır. Zira çalışmak, Müslümanın şiarıdır. Onun dinlenmesi, bir işi bitirip diğerine başladığındadır. <strong>“Mümin, bal arısına benzer. Bal arısı gibi hep güzel, temiz, helal şeyler yer. Hep güzel şeyler üretir, hep iyiliklerin peşinden koşar. Hiçbir şeyi ne döker, ne kırar, ne de ifsat eder”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a> </strong>hadis-i şerifi, bu konuyu bizlere veciz bir şekilde özetlemektedir.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Unutmayalım ki, kendimiz ve çocuklarımız için yaşanabilir bir dünya inşa etmenin yolu; çevremize, vaktimize ve bütün insanlara karşı duyarlı olmaktan geçmektedir.</p>

<p>Hutbemizi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: <strong>“Nerede olursan ol, Allah’a karşı sorumluluğunun bilincinde ol! Bilerek veya bilmeyerek kötü bir fiil işlersen peşinden iyi bir şey yap ki onu yok etsin. Bir de insanlara güzel ahlâkla davran!”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Mâide, 5/105.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> İbn Hanbel, II, 199.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Tirmizî, Birr, 55.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/5-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/05062026-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="64938"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk dünyasının manevi başkenti Türkistan]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Türk dünyasının manevi başkenti" ilan edilen Kazakistan'ın Türkistan şehri, tarihi ve kültürel miras zenginliğiyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini bekliyor. Hoca Ahmet Yesevi Türbesi (fotoğrafta) kentin önemli tarihi yapıları arasında yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/turistan-33.jpg" type="image/jpeg" length="47894"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karaman ovaları gelincik ve mor mahmuz çiçekleriyle süslendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karaman-ovalari-gelincik-ve-mor-mahmuz-cicekleriyle-suslendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karaman-ovalari-gelincik-ve-mor-mahmuz-cicekleriyle-suslendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karaman il sınırları içerisinde yer alan Karadağ'ın çevresindeki ovalar havaların ısınmasıyla gelincik ve mor mahmuz çiçekleriyle süslendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karaman-ovalari-gelincik-ve-mor-mahmuz-cicekleriyle-suslendi</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/gelincik-11.jpg" type="image/jpeg" length="61202"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Büyük Mecidiye Camii ve dolunay]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-mecidiye-camii-ve-dolunay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-mecidiye-camii-ve-dolunay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da dolunay, Büyük Mecidiye Camii ve Süleymaniye Camii ile birlikte görüntülendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İstanbul'da dolunay, Büyük Mecidiye Camii ve Süleymaniye Camii ile birlikte görüntülendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-mecidiye-camii-ve-dolunay</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/istanbul-cami-dolunay-22.jpg" type="image/jpeg" length="54141"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Medine-i Münevvere]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/medine-i-munevvere</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/medine-i-munevvere" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mekke'de hac vazifesini tamamlayarak Kabe'ye veda eden hacıların, hicrette Hazreti Muhammed'e kucak açan Medine'ye gelişleri devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/medine-i-munevvere</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/mescid-i-nebevi-66.jpg" type="image/jpeg" length="52225"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hacılar "veda" tavafında]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hacilar-veda-tavafinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hacilar-veda-tavafinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kutsal topraklardaki görevlerini tamamlayıp hacı olan Müslümanlar, veda tavafının ardından Kabe’den ayrılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Arafat ve Müzdelife'de Kurban Bayramı arifesinde vakfe görevlerini yerine getiren, ardından Cemerat'a geçerek "büyük şeytan" olarak ifade edilen "Akabe cemresi"ne 7 taş atan Müslümanlar, daha sonra Kabe'de ziyaret tavafı ve sayı gerçekleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>HAC</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hacilar-veda-tavafinda</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kabe-11.jpg" type="image/jpeg" length="56905"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arafat Vakfe Duası - Hac 2026]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/arafat-vakfe-duasi-hac-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/arafat-vakfe-duasi-hac-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'den hac farizasını yapmak üzere Mekke'ye gelen hacı adayları Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş'un yaptığı vakfe duasına “amin” diyerek eşlik etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünyanın dört bir yanından mübarek topraklara gelen milyonlarca Müslüman, Arafat Vakfesi’ni yaparak hac ibadetinin en önemli rüknünü yerine getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’den gelen 85 bin hacı adayı da Arafat’a çıkarak, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş’un yaptığı vakfe duasına hep birlikte “amin” dediler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Haber</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/arafat-vakfe-duasi-hac-2026</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/arafat-11.jpg" type="image/jpeg" length="83645"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KURBAN HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban ibadetinin usulüne uygun olarak yerine getirilebilmesi için dikkat edilecek hususlar ve bu bağlamda doğru bilinen bazı yanlışlar nelerdir?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3>Kurban İbadetiyle İlgili Doğru Bilinen Bazı Yanlışlar</h3>

<p>1. "Kesimsiz kurban bağışı" vb. adlar altında yapılan bağışların hiçbir dini dayanağı bulunmamakta olup söz konusu bağışlarla kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz.</p>

<p>2. Bir kurban hissesi yalnızca bir kişi içindir. İmkânı olmayan birden fazla kişinin, tek kişilik bir hisseye ortak olabileceği anlayışı dinen doğru değildir.</p>

<p>3. Kurbanlık hayvanın taşıması gereken vasıflar ve kesimle ilgili diğer hükümler, bütün kurban çeşitlerinde aynı olup çeşitli gayelerle veya şükür niyetine kurban edilecek hayvanlarda, yaş gibi bazı şartların gerekli olmadığı inancı yanlıştır.</p>

<p>4. İnsanların bir araya gelerek topluca Hz. Peygamber adına bir kurban hissesine girmeleri şeklinde bir uygulama dinimizde mevcut değildir.</p>

<p>5. Dinimizde kabir kurbanı veya ölü kurbanı adıyla bir kurban türü bulunmamaktadır.</p>

<p>6. Kurban kanının, alna veya araba tekerleği gibi eşyalara sürülmesi inancı doğru değildir.</p>

<p>7. Evli olmayan kimselerin -gerekli mali imkâna sahip olsalar da- kurban kesemeyecekleri anlayışı yanlıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>8. Kurban kesim işlemini kadınların yapamayacağı anlayışı doğru değildir. Kesme becerisine sahip olan kişi, erkek olsun kadın olsun, kurban kesimini gerçekleştirebilir.</p>

<p>9. Büyükbaş bir kurbanlığın hissedar sayısının mutlaka 3, 5, 7 gibi tekli sayılarda olması gerektiği anlayışı doğru değildir.</p>

<p>10. Kurbanlık hayvanın gerekli yaşını tamamladığı halde henüz kapak atmamış ise kurban edilemeyeceği şeklindeki anlayış doğru değildir.</p>

<p>11. Kurban etlerinin mutlaka yedi fakire dağıtılması gerektiği şeklindeki anlayış doğru değildir. Kurban etini üçe bölmek müstehaptır.</p>

<p>12. Kurbanlık hayvana ortak olanların bazılarının adak veya akika niyetiyle kurbana iştirak etmesinin kurbana engel olduğu şeklindeki anlayış hatalıdır.</p>

<p>13. Seferî (yolcu) olanın kestiği kurbanın geçersiz olduğu anlayışı doğru değildir.</p>

<p>Din İşleri Yüksek Kurulu</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Dijital TV</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 00:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/DSCi83UR1pA/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="51658"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[22 Mayıs 2026 tarihli Cuma hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/diyanet-isleri-baskanliginca-hazirlanan-22-mayis-2026-tarihli-ve-soz-ahlaki-ve-sosyal-medya-konulu-cuma-hutbesi-yayini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/diyanet-isleri-baskanliginca-hazirlanan-22-mayis-2026-tarihli-ve-soz-ahlaki-ve-sosyal-medya-konulu-cuma-hutbesi-yayini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 22 Mayıs 2026 tarihli ve "Söz Ahlakı ve Sosyal Medya" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Hutbe Ayet 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/hutbe-ayet-1.webp" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:center"><strong>SÖZ AHLAKI VE SOSYAL MEDYA</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Söz, insanın iç dünyasını dışarıya yansıtan aynasıdır. Güzel bir söz; yaralı kalpleri iyileştiren merhem, kurumuş gönülleri yeşerten can suyudur. Hoş bir kelam; ruhu ilmek ilmek işleyen zarif bir nakış, hataları incitmeden düzelten nazik bir hitaptır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere, <strong>“Gönül alıcı söz, sadakadır.</strong><strong>”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Sözün tesiri, sesin yüksekliğinde değil; samimiyetin derinliğinde, üslubun inceliğinde gizlidir. Evet, en yakınımıza dahi sesimizi duyuramıyorsak, akrabalarımızla ortak paydada buluşamıyorsak, komşularımıza ulaşmaya bir yol bulamıyorsak, bunun sebeplerinden biri de konuşma usulümüzdür. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), mümini şöyle tarif etmektedir:<strong> “Mümin; insanları karalayan, lânet eden, kaba ve kötü sözlü, hayâsız birisi değildir.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Gönül kapıları, içeriden açılan kilide benzer; o kilidin yegâne anahtarı ise yumuşak bir sözdür. Kur’an-ı Kerim’de, <strong>“Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler; yoksa şeytan aralarına girer. Kuşkusuz şeytan, insanların apaçık düşmanıdır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong> buyrulmaktadır. Bu sebeple; yuvasında huzur arayan, dilini zarafetle süslesin. Evladına ulaşmak isteyen, önce onun gönlüne bir çift tatlı kelamla misafir olsun. Saygınlık bekleyen, dilini doğrulukla mühürlesin. Berekete nail olmak isteyen, sözüne dürüstlük katsın. Hâsılı, Allah Resûlü (s.a.s)’in buyurduğu üzere, <strong>“Allah’a ve ahiret gününe inanan, ya hayır söylesin ya da sussun.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Söz ahlakının en çok ihlal edildiği alanların başında dijital mecralar gelmektedir. Kimi insanlar, sanal kumar ve uyuşturucu madde gibi bağımlılıklarla; kimileri de şiddete sevk eden dijital oyunlar aracılığıyla kötülüğün günden güne yayılmasına zemin hazırlamaktadır. Kimi insanlar; kimliklerini gizleyerek kalp kırmayı, başkalarının şahsiyetine, şeref ve haysiyetine dil uzatmayı marifet saymaktadır. Kimileri de yalan haberler ile toplumun sinesine fitne ve fesat tohumları ekmektedir. Yüce Rabbimizin bu husustaki uyarısı gayet açıktır: <strong>“İnsanın yanında, söylediği her sözü kaydeden bir melek mutlaka hazır bulunur.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><sup><strong><sup>[5]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Bizler, teknolojik imkânlarla gelen tehlikeleri, fırsatların arkasına gizlenmiş sinsi tuzakları fark edebilirsek, sanal âlemin zararlarını asgari düzeye indirebiliriz. Dijital teknolojileri, etik değerlerimizi gözeterek kullanabilirsek, kültürümüzle bağdaşmayan söz ve içeriklerden kendimizi ve ailemizi muhafaza edebiliriz.</p>

<p>Hutbemizi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: <strong>“Faydasız söz ve davranışları terk etmesi, kişinin iyi bir Müslüman olduğunun göstergesidir.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><strong>[6]</strong></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Buhârî, Cihâd, 128.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Tirmizî, Birr, 48.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> İsrâ, 17/53.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Buhârî, Edeb, 31.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Kâf, 50/18.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Tirmizî, Zühd, 11; Muvatta’, Hüsnü’l-hulk, 1.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/diyanet-isleri-baskanliginca-hazirlanan-22-mayis-2026-tarihli-ve-soz-ahlaki-ve-sosyal-medya-konulu-cuma-hutbesi-yayini</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/2205-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="39311"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kurban kesmek yerine sadaka vermekle bu ibadet yerine getirilmiş olur mu?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-kesimi-gerceklesmeksizin-yalnizca-para-bagisinda-bulunmak-kurban-yerine-gecer-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-kesimi-gerceklesmeksizin-yalnizca-para-bagisinda-bulunmak-kurban-yerine-gecer-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İbadetlerin şekil, şart ve rükünleri olduğu gibi hikmetleri, amaçları ve teşri gerekçeleri de vardır. İbadetlerdeki bu özelliklerin birbirinden ayrı düşünülmesi mümkün değildir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diğer taraftan ibadetler ancak emredildikleri şekliyle yerine getirilir. Her ibadetin bir yapılış şekli vardır. Kurban ibadeti de ancak kurban olacak hayvanın usûlüne uygun olarak kesilmesiyle yerine getirilebilir. <sup>(<i>el-Fetâva’l-Hindiyye</i>, 5/291)</sup> Bedelini infak etmek suretiyle, kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz. Zira hayvanın kesilmesi bu ibadetin rüknüdür. Nitekim Hz. Peygamber <sup>(s.a.s.)</sup>, kurban meşru kılındıktan sonra her yıl bizzat kurban kesmek sureti ile bu ibadeti yerine getirmiştir. <sup>(bk. Tirmizî, Edâhî, 11 [1506-1507]; Buhârî, Hac, 117, 119 [1712, 1714]; Müslim, Edâhî, 17 [1966])</sup></p>

<p>Hz. Peygamber <sup>(s.a.s.)</sup>, Kurban Bayramı’nda Allah katında en sevimli ibadetin kurban kesmek olduğunu, kurbanın kesilir kesilmez Allah katında makbul olacağını ve kurban edilen hayvanın her bir parçasının kişinin hayır hanesine kaydedileceğini ifade etmiştir. <sup>(Tirmizî, Edâhî, 1 [1493]; İbn Mâce, Edâhî, 3 [3126])</sup></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Allah Teâlâ’nın rızasını kazanmak niyetiyle, karşılıksız olarak fakir ve muhtaçlara yardım etmek, iyilik ve ihsanda bulunmak da Müslüman’ın önemli vazifelerinden biridir. Zaruret derecesinde ihtiyaç içerisinde bulunan kimseye yardım etmek dinimizde farz kabul edilmiştir. Ancak bu iki ibadetin birbirinin alternatifi olarak sunulması doğru değildir. Bu sebeple kesme olmadan hayvanı, sadaka olarak bir kişiye vermek kurban yerine geçmez. <sup>(İbn Âbidîn, <i>Reddü’l-muhtâr</i>, 6/320)</sup> Aynı şekilde kurban bedelini de yoksullara ya da yardım kuruluşlarına vermek suretiyle, kurban ibadeti ifa edilmiş olmaz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kurban Sıkça Sorulan Sorular, Kurban'a Hazırlık</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-kesimi-gerceklesmeksizin-yalnizca-para-bagisinda-bulunmak-kurban-yerine-gecer-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/LOFX2SF61uI/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="40248"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kurbanlık hayvanın nitelikleri nelerdir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurbanlik-hayvanin-nitelikleri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurbanlik-hayvanin-nitelikleri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı, organları tam ve besili olması, hem ibadet açısından hem de sağlık bakımından önem arz eder.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı, organları tam ve besili olması, hem ibadet açısından hem de sağlık bakımından önem arz eder. Bu nedenle, kötürüm derecesinde hasta, zayıf ve düşkün, kesileceği yere gidemeyecek derecede topal, bir veya iki gözü kör, boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kırık, dili, kuyruğu, kulakları ve memelerinin yarısı kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlardan kurban olmaz. Ancak hayvanın doğuştan boynuzsuz olması, şaşı, hafif topal, hafif hasta, bir kulağı delik veya yırtılmış olması, memelerinin yarıdan daha azının olmaması, kurban edilmesine engel değildir. <sup>(Kâsânî, <i>Bedâ’i,</i> 5/75-76)</sup> Buna göre hayvanın değerini düşürücü nitelikteki kusurlar kurbana engeldir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şâfiî mezhebinde, genel olarak yukarıda sayılan kusurlardan birinin bulunması, bir hayvanın kurban olmasına engel teşkil ettiği gibi uyuz olan hayvanlar ile yem yemesini engelleyecek derecede dişlerinin bir kısmı dökülmüş olan hayvanların da kurban edilmesi caiz değildir. <sup>(Nevevî, <i>el-Mecmû</i>‘, 8/399-404)</sup></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kurban Sıkça Sorulan Sorular, Kurban'a Hazırlık</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurbanlik-hayvanin-nitelikleri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/izCI5r3HocM/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="71632"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kurban ibadetinin mahiyeti nedir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-ibadetinin-mahiyeti-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-ibadetinin-mahiyeti-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban, bir Müslüman’ın bütün varlığını, gerektiğinde Allah yolunda feda etmeye hazır olduğunun bir nişanesidir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sözlükte yaklaşmak, Allah’a <sup>(c.c.)</sup> yakınlaşmaya vesile olan şey anlamlarına gelen kurban, dinî bir terim olarak, Allah’a yaklaşmak ve O’nun rızasına ermek için ibadet maksadıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı usûlüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder. Kurban Bayramı’nda kesilen kurbana "udhiye", hacda kesilen kurbana ise "hedy" denir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akıl sağlığı yerinde, hür, mukîm ve dinî ölçülere göre zengin sayılan mümin, İlâhî rızayı kazanmak gayesiyle kurbanını kesmekle hem Cenâb-ı Hakka yaklaşmakta, hem de maddî durumlarının yetersiz olması sebebiyle kurban kesemeyenlere yardımda bulunmaktadır. Bu ibadetin ruhunda Hakk’a yakınlık ve halka fedakârlıkta bulunma anlayışı vardır. Kurban, bir Müslüman’ın bütün varlığını, gerektiğinde Allah yolunda feda etmeye hazır olduğunun bir nişanesidir.</p>

<p>Mezheplerin çoğuna göre, udhiye kurbanı kesmek sünnettir. <sup>(İbn Rüşd, <i>Bidâyetü'l-müctehid</i>, 2/191)</sup> Hanefî mezhebinde ise tercih edilen görüş, kurbanın vâcip olduğudur. <sup>(Merğînânî, <i>el-Hidâye</i>, 4/355)</sup> Kurban, -fıkhî hükmü ne olursa olsun- Müslüman toplumların belirli simgesi ve şiarı sayılan ibadetlerden biri olarak asırlardan beri özellikle milletimizin dinî hayatında önemli bir yer tutmaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kurban Sıkça Sorulan Sorular, Kurban'a Hazırlık</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-ibadetinin-mahiyeti-nedir</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 13:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/g6TXFf6BUZ8/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="34960"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana'nın Yeşil Camisi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/adananin-yesil-camisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/adananin-yesil-camisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da baharın gelişiyle bahçesindeki çiçekler açan Köprüköy Camii, dış cephesi ve minaresini saran sarmaşıkların canlanmasıyla yeşil renge büründü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Halk arasında "Yeşil Camii" olarak bilinen Köprülü Mahallesi'ndeki cami, havaların ısınmasıyla gözleri şenlendiren görünüme kavuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/adananin-yesil-camisi</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/55-14.jpg" type="image/jpeg" length="81429"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15 Mayıs 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/15-mayis-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/15-mayis-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 15 Mayıs 2026 tarihli ve "Toplumsal Sorumluluklarımız" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Hutbe Ayet-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/hutbe-ayet-1.webp" width="1280" /></p>

<p></p>

<p></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>TOPLUMSAL SORUMLULUKLARIMIZ</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>İslam, kişinin; Rabbine ve kendisine karşı görevleri yanında, ailesine ve içinde yaşadığı topluma karşı sorumluluklarını da düzenleyen bir dindir. Allah Resûlü (s.a.s)’in hadislerinde yer alan şu ifade ne kadar da önemlidir: <strong>“Üzerinde kendinin hakkı vardır. Rabbinin hakkı vardır. Misafirinin hakkı vardır. Ailenin hakkı vardır. O halde her hak sahibine hakkını ver!”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/15-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Eşlerin sevgi ve saygıyla birbirine bağlı kaldığı, büyüklere hürmetin eksik edilmediği, çocuklarla bereketlenen bir aile yuvası kurmak, onu korumak ve güçlendirmek insani ve toplumsal sorumluluğumuzdur. Zira kişinin; ruhsal, duygusal ve zihinsel olarak huzur bulduğu, inanç ve medeniyet değerleriyle buluştuğu ilk yer ailesidir. Erdemli bireylerin oluşturduğu faziletli bir toplum ve barış içinde bir dünya inşa etmenin yolu aileden geçmektedir. Yüce Rabbimiz, <strong>“Kendileri ile huzur bulasınız diye size kendi türünüzden eşler yaratması ve aranıza sevgi ile merhamet koyması O’nun varlığının delillerindendir”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/15-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong> buyurarak, bizlere, ailenin ilahî bir lütuf olduğunu hatırlatmaktadır. Dolayısıyla hiçbir yapı, aile kurumunun alternatifi değildir. Ve yine hiçbir şey; eşlerin birbirlerine duyduğu muhabbetin, çocukların verdiği neşenin, anne ve babanın hissettirdiği mutluluğun, dede ve ninenin sağladığı güvenin yerini asla dolduramaz.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Dinine bağlı, mukaddesatına saygılı nesiller yetiştirmek, ihmal edemeyeceğimiz diğer bir sorumluluğumuzdur.<strong> </strong>Ecdadımızdan bize miras kalan; kimlik, aidiyet ve fedakârlık gibi hasletleri gençlerimize kazandırmak asli vazifelerimizdendir. Evlatlarımıza değer vermek, onları dinlemek, iki cihan saadetleri için kendilerine rehberlik etmek vazgeçemeyeceğimiz görevlerimizdendir. Allah Resûlü (s.a.s), bu hususta bizleri şöyle uyarmaktadır: <strong>“Bakmakla yükümlü olduğu kimseleri ihmal etmesi, kişiye günah olarak yeter.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/15-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><sup><strong><sup>[3]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Engelleri azimle aşmaya çalışan kardeşlerimize ve ailelerine karşı duyarlı olmak ise dini, ahlaki ve toplumsal sorumluluğumuzdur. Bu sebeple <strong>“Kim, kardeşinin ihtiyacını giderirse Allah da onun ihtiyacını giderir”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/15-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong>[4]</strong></a> </strong>nebevi<strong> </strong>tavsiyesine uyarak; ibadethanelerimizi, okullarımızı, binalarımızı, sokaklarımızı, engelli kardeşlerimizin kullanabileceği şekilde imar etmeliyiz. Hayatı, özel gereksinimli kardeşlerimiz için kolaylaştırmanın gayretinde olmalıyız.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Bugün, topyekûn bütün insanlık, pek çok yıkıcı unsurla karşı karşıyadır. Hiçbir sınır ve değer tanımayanlar tarafından; dijital mecralar, reklamlar, televizyon programları ve filmler aracılığıyla toplumun yapı taşı olan aile müessesesi zayıflatılmak istenmektedir. Sapkın akımlar ve batıl ideolojiler eliyle, gençlerin zihin dünyaları bulandırılmaya çalışılmaktadır. Böylesine bir çağda bize düşen; Rabbimizin emirlerine hakkıyla uymak, fıtratımıza sahip çıkmak, nebevî ahlakı ailemize ve nesillerimize aktarmaktır.</p>

<p>Hutbemizi, Kur’an-ı Kerim’de yer alan şu dua ile bitiriyoruz: <strong>“…Rabbim! ‘Bana, anne ve babama verdiğin nimetlere şükretmeyi, razı olacağın işleri yapmayı’ bana nasip et. Neslimi de salih kimseler eyle…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/15-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/15-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Tirmizî, Zühd, 63.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/15-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Rûm, 30/21.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/15-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Ebû Dâvûd, Zekât, 45.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/15-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Müslim, Birr, 58.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/15-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Ahkâf, 46/15.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/15-mayis-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="97899"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[8 Mayıs 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/8-mayis-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/8-mayis-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 8 Mayıs 2026 tarihli ve "İbadetler, Bizi Rabbimize Yakınlaştırır" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarih: 08.05.2026</strong></p>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>﷽</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>قُلْ اِنَّ صَلَات۪ي وَنُسُك۪ي وَمَحْيَايَ وَمَمَات۪ي لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ</strong><strong>.</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ</strong><strong> </strong><strong>عَلَيْهِ وَسَلَّمَ</strong><strong>:</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>...</strong><strong>اَللّٰهُمَّ مِنْكَ وَلَكَ عَنْ مُحَمَّدٍ وَأُمَّتِهِ</strong><strong>.</strong></h3>

<h3 style="text-align:center"><strong>İBADETLER, BİZİ RABBİMİZE YAKINLAŞTIRIR</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>İbadetlerimiz, bizi; Rabbimize yakınlaştıran, O’nun rızasına ulaştıran ve güzel ahlakla donatan kulluk vazifemizdir. <strong>“De ki: Benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm ancak âlemlerin Rabbi olan Allah içindir”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/08-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> ayet-i kerimesi bunun en açık ifadesidir.</p>

<p>Namazımız, bizi günahlardan ve kötülüklerden alıkoyar. Kalbimize ferahlık, ruhumuza huzur verir. Zekâtımız ve sadakamız, malımıza ve ömrümüze bereket katar. Yardımlaşma ve dayanışma bilincinin bütün topluma yayılmasına vesile olur. Orucumuz; gönlümüzü, dünyevi hırs ve tutkuların esaretinden kurtarır. Ahlakımızı olgunlaştırır, bize şahsiyet kazandırır.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Haccımız ve umremiz, Allah’a teslimiyetimizin nişanesi olan ibadetlerimizdendir. Kur’an-ı Kerim’de, <strong>“Haccı ve umreyi Allah için eksiksiz yerine getirin”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/08-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong> buyrulmaktadır. Hacı adaylarımızı kutsal beldelere yolcu ettiğimiz şu günlerde bizler biliyoruz ki, haccımız ve umremiz; dili, ırkı ve mezhebi farklı olan Müslümanları bir araya getiren, onlara kulluk bilinci ve ümmet şuuru kazandıran kardeşlik buluşmasıdır. Müminin, Allah’ın sonsuz rahmet ve merhametine sığındığı, samimi tövbeler ve gözyaşlarıyla günahlarının bağışlanmasını umduğu kutlu bir yolculuktur. İnananlara, geçmişin muhasebesini yaparak geleceklerini inşa etme fırsatı sunan yenilenme ve diriliş zamanıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce Rabbimize olan kurbiyyetimizi artıran bir diğer ibadet ise kurbandır. Yine bugünlerde hazırlığına başladığımız kurban ibadetimiz, malımızı ve canımızı Cenâb-ı Hakk’ın yolunda feda edebileceğimizin bir göstergesidir. <strong>“Kurbanların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. O’na ulaşacak olan ancak sizin takvanızdır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/08-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a> </strong>ayet-i kerimesinde buyrulduğu üzere, kurbandan maksat, Allah’ın emrine boyun eğmektir. O’na olan sadakati izhar etmektir. Kurbandan maksat; bencillik, cimrilik ve tamahkârlık gibi kötü huylardan arınmaktır. Ve kurbandan maksat; gönüllerimizi birbirine açmaktır, birlik ve beraberliğimizi pekiştirmektir. Böylelikle iyiliği yeryüzüne hâkim kılmanın gayretinde olmaktır.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Kurban, bir iyilik hareketidir. Milletimizi bir umut olarak gören insanlarla aramızda kurduğumuz gönül köprüsüdür. Kurban, yolumuzu hasretle bekleyen kardeşlerimizin hanelerine muhabbet taşımak, sofralarında bayram sevincini yaşatmaktır. Bu vesileyle; arzu eden kardeşlerimiz, vekâlet yoluyla kestirmek istedikleri kurbanlarını, Diyanet İşleri Başkanlığımız ve Türkiye Diyanet Vakfımıza emanet ederek bu iyilik hareketine destek verebilirler.</p>

<p>Yüce Rabbimizden; bizleri, sağlık ve afiyet içerisinde Kurban Bayramı’na ulaştırmasını niyaz ediyoruz. Hutbemizi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu duasıyla bitiriyoruz: <strong>“…Allah’ım! Bu kurban Sendendir ve Hz. Muhammed (s.a.s) ile ümmeti tarafından Senin rızan için sunulmuştur.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/08-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/08-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> En’âm, 6/162.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/08-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Bakara, 2/196.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/08-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Hac, 22/37.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/08-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> İbn Mâce, Edâhî, 1.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/8-mayis-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/8-mayis-2026-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="44120"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[1 Mayıs 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/1-mayi-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/1-mayi-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 1 Mayıs 2026 tarihli ve "Alın Teri Mukaddestir" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarih: 01.05.2026</strong></p>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>﷽</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>وَابْتَغِ ف۪يمَٓا اٰتٰيكَ اللّٰهُ الدَّارَ الْاٰخِرَةَ وَلَا تَنْسَ نَص۪يبَكَ مِنَ الدُّنْيَا وَاَحْسِنْ كَمَٓا اَحْسَنَ اللّٰهُ اِلَيْكَ</strong><strong>..</strong><strong>.</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ</strong><strong>:</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>...</strong><strong>فَمَنْ كَانَ أَخُوهُ تَحْتَ يَدِهِ فَلْيُطْعِمْهُ مِمَّا يَأْكُلُ، وَلْيُلْبِسْهُ مِمَّا يَلْبَسُ، وَلاَ تُكَلِّفُوهُمْ مَا يَغْلِبُهُمْ</strong><strong>…</strong></h3>

<h3 style="text-align:center"><strong>ALIN TERİ MUKADDESTİR</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>İslam; kazanç ile infakı, zanaat ile ahlakı bir araya getiren hayat dinidir. Dinimiz, bütün insanlığı; iş hayatında hak ve hukuka riayet etmeye, helal-haram bilincini kuşanmaya davet etmektedir. Alın terini mukaddes saymakta, helal ve meşru yollardan rızık temin etmeyi ibadet olarak görmektedir. Peygamber Efendimiz (s.a.s), bir hadis-i şeriflerinde bizleri çalışmaya şöyle teşvik etmektedir: <strong>“Sizden birinizin, urganıyla sırtında bir bağ odun satması, böylece Allah’ın onun itibarını koruması, verip vermeyecekleri belli olmayan kimselerden bir şeyler istemesinden daha hayırlıdır.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/01-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Bugün, dini ve insani değerlerin çalışma hayatının dışına itilmeye çalışıldığına şahitlik ediyoruz. Üzülerek ifade edelim ki, biz Müslümanlar da bu yanlış gidişattan nasibimizi almaktayız. Oysaki iş ve ticaret hayatındaki faaliyetler ve elde edilen gelirler, Müslüman için bir amaç ya da bir hedef olmamalıdır. Bilakis, Allah’ın rızasına ulaşmada, iki cihan saadetini elde etmede bir araç olmalıdır. Bu nedenledir ki, biz Müslümanlar; ticaretimizde, alış-verişimizde, işçi ve işveren ilişkilerimizde iyiliği, adaleti ve merhameti esas alan, ahlaki ilkeleri usta-çırak eğitimi çerçevesinde nesilden nesile aktaran bir anlayışı benimsemek durumundayız.</p>

<h3><strong>Kıymetli İşçi ve İşveren Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>İşyerini sadece bir geçim kapısı değil, karşılıklı güvenin hâkim olduğu birer ‘emniyet yurdu’ haline getirmek, herkesin ortak görevidir. Bununla birlikte işçi; Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, <strong>“Allah Teâlâ, işinizi en güzel şekilde yapmanızdan hoşnut olur”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/01-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong> nasihatine kulak vermeli; işini, sağlam ve kaliteli yapmalıdır. Yaptığı işin ve çalıştığı işyerinin kendisine bir emanet olduğu bilinciyle hareket etmeli; evine, alın teriyle elde ettiği helal lokmayı götürmenin gayretinde olmalıdır. İşveren ise; Allah Resûlü (s.a.s)’in, <strong>“Her kimin yanında kardeşi çalışırsa, ona yediğinden yedirsin, giydiğinden giydirsin. Onlara güçlerini aşan işler yüklemeyin”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/01-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><sup><strong><sup>[3]</sup></strong></sup></a></strong> emri gereğince, işçiye hakkını tam ve zamanında ödemeye çalışmalı, onun sosyal haklarını gözetmelidir. İşçinin güvenli ve sağlıklı bir ortamda çalışması için gerekli tüm tedbirleri almalıdır. Bu amaçla yapılacak her çalışmanın; sadece bir insanın değil, ailenin ve toplumun geleceğini korumak olduğunu unutmamalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>İşveren ya da işçi olmanın, insani açıdan hiçbir üstünlüğü yoktur. Allah katında insanların en faziletlisi; imanla nasiplenen, ibadet ve güzel ahlakla hayatını süsleyen, takva elbisesine bürünendir. İnsanların en faziletlisi; hakkaniyeti, dürüstlüğü, yardımlaşma ve dayanışmayı bütün menfaatlerin üstünde görendir.</p>

<p>Hutbemizi, Yüce Rabbimizin şu ayet-i kerimesi ile bitiriyoruz: <strong>“Allah’ın sana verdiği şeylerle ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap...”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/01-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/01-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Buhârî, Zekât, 50.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/01-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Beyhakî, Şüabü’l-îmân, 4/334.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/01-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Buhârî, Îmân, 22.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/01-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Kasas, 28/77.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/1-mayi-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/1-mayis-2026.jpg" type="image/jpeg" length="43632"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yurtta bahar havası]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/yurtta-bahar-havasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/yurtta-bahar-havasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yurdun büyük kısmında  ilkbaharın gelmesiyle birlikte çiçekler açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/yurtta-bahar-havasi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/ilk-bahar-cicek-11.jpg" type="image/jpeg" length="19886"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üsküdar'da 333 Hafız icazet sevinci yaşadı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/uskudarda-333-hafiz-icazet-sevinci-yasadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/uskudarda-333-hafiz-icazet-sevinci-yasadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyük Çamlıca Camii'nde, Üsküdar'da Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı imam hatip okulları ile Müftülüğe bağlı Kur'an kurslarında hafızlık eğitimini tamamlayan 333 öğrenci için Hafızlık İcazet Merasimi düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş'un katılımıyla düzenlenen törende 333 hafıza icazet verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/uskudarda-333-hafiz-icazet-sevinci-yasadi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/hafiz-hafizlik-33.jpg" type="image/jpeg" length="39878"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hollanda'da dünyanın en büyük lale bahçelerinden Keukenhof, 77'inci kez ziyarete açıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hollandada-dunyanin-en-buyuk-lale-bahcelerinden-keukenhof-77inci-kez-ziyarete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hollandada-dunyanin-en-buyuk-lale-bahcelerinden-keukenhof-77inci-kez-ziyarete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hollanda'nın Lisse kentinde, dünyanın en büyük lale bahçelerinden biri olarak nitelendirilen 32 hektar büyüklüğündeki Keukenhof, bu yıl 77'inci kez ziyaretçilere kapılarını açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Lalenin her türünün bulunduğu bahçe, mart-mayıs döneminde olmak üzere 8 hafta dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerini ağırlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hazırlıkların aylarca sürdüğü bahçede, laleler en güzel şeklini nisan ortasında alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hollandada-dunyanin-en-buyuk-lale-bahcelerinden-keukenhof-77inci-kez-ziyarete-acildi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/lale-bahcesi.jpg" type="image/jpeg" length="84156"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
