<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Diyanet Haber</title>
    <link>https://www.diyanethaber.com.tr</link>
    <description>Diyanet Haber / Diyanet Sınav / Diyanet Duyuru / Diyanet Hutbe / Müftülükler / İslam Dünyası / Kültür Sanat / #Keşfet / www.diyanethaber.com.tr</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 07 Sep 2026 23:51:26 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Umre ödüllü gençler Medine-i Münevvere’de]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/umre-odullu-gencler-medine-i-munevverede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/umre-odullu-gencler-medine-i-munevverede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığının Umre Ödüllü Gençlik Bilgi Yarışması’nda umre ödülü kazanan öğrenciler, manevi yolculuklarına Medine-i Münevvere’den başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Diyanet İşleri Başkanlığınca düzenlenen Umre Ödüllü Gençlik Bilgi Yarışması’nda dereceye girerek umre ödülü kazanan öğrenciler, mübarek topraklara ulaştı.</strong></p>

<p>Manevi yolculuklarının ilk durağı Medine-i Münevvere olan gençler, Mescid-i Nebevî’yi ve Ravza-i Mutahhara’yı ziyaret ederek Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e (sas) salât ve selamlarını arz etti.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/umre-odullu-gencler-medine-i-munevverede1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h3><strong>İslam tarihinin izlerini yerinde gördüler</strong></h3>

<p>Medine programı kapsamında gençler, Uhud Şehitliği, Kuba Mescidi ve Kıbleteyn Mescidi başta olmak üzere İslam tarihinin önemli mekânlarını ziyaret etti.</p>

<p>Ziyaretler sırasında mekânların İslam tarihindeki yeri hakkında bilgi alan öğrenciler, Medine-i Münevvere’nin tarihî ve manevi mirasını yakından tanıma imkânı buldu.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/umre-odullu-gencler-medine-i-munevverede3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" />Peygamber Efendimizin (sas) yaşadığı ve İslam’ı tebliğ ettiği şehirde bulunmanın heyecanını yaşayan gençler, Medine-i Münevvere’nin sokaklarında siyerin izlerini yerinde görme fırsatı elde etti.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/umre-odullu-gencler-medine-i-munevverede2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h3><strong>Sonraki durak Mekke-i Mükerreme</strong></h3>

<p><strong><img alt="" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/umre-odullu-gencler-medine-i-munevverede4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></strong></p>

<p>Gençlerin dinî ve kültürel birikimlerine katkı sağlayan Medine-i Münevvere programının ardından kafile, umre ibadetini yerine getirmek üzere Mekke-i Mükerreme’ye geçecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öğrenciler, dört gün boyunca Mekke-i Mükerreme’de bulunarak umre ibadetlerini yerine getirecek ve kutsal mekânları ziyaret edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/umre-odullu-gencler-medine-i-munevverede</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 22:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/umre-odullu-gencler-medine-i-munevverede.jpg" type="image/jpeg" length="97780"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kur'an-ı Kerime Göre Müminler Kimlerdir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/muminler-kimlerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/muminler-kimlerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mümin, Allah'a, peygambere ve dinin tebliğ ettiği bütün esaslara kalpten inanıp bunları doğrulayan, tasdik eden kimse demektir. Kur'an-ı Kerim'de müminlerin özellikleri nelerdir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color:#c0392b"><strong>Mümin ne demektir?</strong></span></h3>

<p>Sözlükte “güven içinde bulunmak, korkusuz olmak” anlamındaki <strong>emn</strong> (<strong>emân, emânet</strong>) kökünün “if‘âl” kalıbından türeyen <strong>mü’min</strong> kelimesi “inanıp tasdik eden; başkalarının güvenli olmasını sağlayan, vaadine güvenilen” mânalarına gelir.</p>

<p>Kur’ân-ı Kerim'de sıkça geçen kavramlardan biri de “mümin” kavramıdır. Mümin; iman eden, Rabbine güvenen, O’nun emirlerine teslim olan kimse demektir. Ancak Kur’ân’a göre mümin olmak sadece “inandım” demekle tamamlanan bir durum değildir. Gerçek iman insanın kalbinde yer eder, dilinde ikrar edilir ve insanın davranışlarında kendini gösterir.</p>

<h3><span style="color:#c0392b"><strong>Kur'an-ı Kerim'de müminlerin özellikleri nelerdir?</strong></span></h3>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Sözlerini Yerine Getirirler</strong></span></p>

<p>“Onlar, verdikleri sözü yerine getirirler ve dehşeti her yerde hissedilen bir günden korkarlar.”<br />
(İnsan, 7)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler İhtiyaç Sahiplerine İkram Ederler</strong></span></p>

<p>“Onlar, kendileri (yemek) istedikleri halde yiyeceği yoksula, yetime ve esire ikram ederler.”<br />
(İnsan, 8)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Allah’ı Anarak Huzur Bulurlar</strong></span></p>

<p>“… iman edenler ve Allah’ı zikrederek gönülleri huzura kavuşanlardır. Bilesiniz ki gönüller ancak Allah’ı zikrederek huzura kavuşur.”<br />
(Ra‘d, 28)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Hayırlarda Yarışırlar</strong></span></p>

<p>“Allah’a ve âhiret gününe inanırlar, iyiliği emrederler, kötülükten menederler ve hayırlarda yarışırlar. İşte bunlar iyi kimselerdendir.”<br />
(Âl-i İmrân, 114)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Allah’a ve Âhiret Gününe İnanırlar</strong></span></p>

<p>“Allah’a ve âhiret gününe inanırlar, iyiliği emrederler, kötülükten menederler ve hayırlarda yarışırlar. İşte bunlar iyi kimselerdendir.”<br />
(Âl-i İmrân, 114)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Kur’an Okur, Namazı Özenle Kılarlar</strong></span></p>

<p>“Kitaptan sana vahyedilenleri oku, namazı özenle kıl. Kuşkusuz namaz hayâsızlıktan ve kötülükten meneder. Allah’ı anmak her şeyden önemlidir. Allah yaptıklarınızı bilir.”<br />
(Ankebût, 45)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Her Türlü Şerden Allah’a Sığınırlar</strong></span></p>

<p>“Ve de ki: “Rabbim! Şeytanların gizli kışkırtmalarından sana sığınırım. Onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım rabbim!”<br />
(Mü’minûn, 97-98)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Hiçbir Şey Onları Allah’ı Anmaktan Alıkoymaz</strong></span></p>

<p>“Ticaretin de satımın da kendilerini Allah’ı anmaktan, namazı hakkıyla kılmaktan ve zekâtı vermekten alıkoyamadığı, gözlerin ve gönüllerin dehşetle sarsılacağı bir günden korkan kişiler; Anarlar ki, Allah kendilerini, yaptıklarından daha güzeli ile ödüllendirsin, daha fazlasını da lutfundan versin. Allah dilediğini hesapsız rızıklandırır.”<br />
(Nûr, 37-38)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Çevrelerindeki İnsanlara İyi Davranırlar</strong></span></p>

<p>“Allah’a kulluk edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anne babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara iyi davranın. Allah kendini beğenen ve böbürlenip duran kimseyi asla sevmez.”<br />
(Nisâ, 36)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler İmtihan Karşısında Sabrederler</strong></span></p>

<p>“Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınayacağız. Sabredenleri müjdele!”<br />
“Onlar, başlarına bir musibet geldiğinde, “Doğrusu biz Allah’a aidiz ve kuşkusuz O’na döneceğiz” derler.”<br />
(Bakara, 155-156)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Öfkelerine Hâkim Olurlar</strong></span></p>

<p>“Onlar (takvâ sahipleri) bollukta da darlıkta da Allah yolunda harcarlar, öfkelerini yenerler, insanları affederler. Allah işini güzel yapanları sever.”<br />
(Âl-i İmrân, 134)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler İnsanları Affederler</strong></span></p>

<p>“Onlar (takvâ sahipleri) bollukta da darlıkta da Allah yolunda harcarlar, öfkelerini yenerler, insanları affederler. Allah işini güzel yapanları sever.”<br />
(Âl-i İmrân, 134)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler İşlerini Güzel Yaparlar</strong></span></p>

<p>“Onlar (takvâ sahipleri) bollukta da darlıkta da Allah yolunda harcarlar, öfkelerini yenerler, insanları affederler. Allah işini güzel yapanları sever.”<br />
(Âl-i İmrân, 134)</p>

<p>**</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Namazı Kılar, Zekâtı Verirler</strong></span></p>

<p>“Namazı kılın, zekâtı verin, rükû edenlerle beraber rükû edin.”<br />
(Bakara, 43)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Anlamsız Söz ve Davranışlardan Uzak Dururlar</strong></span></p>

<p>“Anlamsız, yararsız söz ve davranışlardan uzak dururlar;”<br />
(Mü’minûn, 3)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler İffetlerini Korurlar</strong></span></p>

<p>“İffetlerini korurlar”<br />
(Mü’minûn, 5)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Nimetlere Şükrederler</strong></span></p>

<p>“Onun bu sözünden dolayı Süleyman neşeyle gülümsedi ve “Ey rabbim!” dedi, “Gerek bana gerekse anne babama verdiğin nimete şükretmeye ve hoşnut olacağın iyi işler yapmaya beni muvaffak kıl. Rahmetinle beni iyi kullarının arasına kat!”<br />
(Neml, 19)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Kendileri ve Nesilleri İçin Dua Ederler</strong></span></p>

<p>“Rabbim! Beni ve soyumdan gelecek olanları namazı devamlı kılanlardan eyle; rabbimiz, duamı kabul et.”<br />
“Rabbimiz! Hesap kurulacağı gün beni, anamı, babamı ve müminleri bağışla.”<br />
(İbrâhim, 40-41)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Dünya ve Âhiret İyiliğini İsterler</strong></span></p>

<p>“İnsanlardan öyleleri de vardır ki, “Ey rabbimiz! Bize bu dünyada da iyilik ver, öteki dünyada da iyilik ver; bizi cehennem azabından koru” derler.”<br />
(Bakara, 201)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler İyi Kullar Arasına Katılmayı Dilerler</strong></span></p>

<p>“…Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada da âhirette de beni yönetip himaye eden sensin. Müslüman olarak canımı al ve beni iyi kulların arasına kat!”<br />
(Yûsuf, 101)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Yeminlerini Korurlar</strong></span></p>

<p>“Allah sizi kasıtsız olarak yaptığınız yeminlerden ötürü sorumlu tutmaz, fakat bilerek ettiğiniz yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Bunun da kefâreti, ailenize yedirdiğinizin ortalama seviyesinden on fakire yedirmek yahut onları giydirmek ya da bir köle âzat etmektir. Buna imkânı olmayan ise üç gün oruç tutmalıdır. Yemin ettiğinizde (bozarsanız) yeminlerinizin kefâreti işte budur. Yeminlerinize bağlı kalın. Allah âyetlerini sizin için bu şekilde açıklıyor ki şükredesiniz.”<br />
(Mâide, 89)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Başkalarının Evlerine İzin Alarak Girerler</strong></span></p>

<p>“Ey iman edenler! Kendinizi tanıtıp izin almadan ve içinde oturanlara selâm vermeden kendi evlerinizden başka evlere girmeyin. Sizin için daha iyi olanı budur; umulur ki düşünüp anlarsınız.”<br />
(Nûr, 27)</p>

<p>“Eğer o evlerde bir kimse bulamazsanız -size izin verilmedikçe- oralara girmeyin. Size “(Kabul edemiyoruz,) dönün” denirse hemen dönün; bu sizin için daha nezih bir davranıştır. Allah bütün yaptıklarınızı bilmektedir.”<br />
(Nûr, 28)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Mahremiyet Vakitlerinde İzin İsterler</strong></span></p>

<p>“Ey iman edenler! Hizmetinizde bulunanlarla içinizden henüz ergenlik çağına gelmemiş olanlar yanınıza gelmek için sizden üç vakitte izin alsınlar. Sabah namazından önce, öğle sıcağından dolayı (istirahata çekilirken) elbisenizi çıkardığınızda ve yatsı namazından sonra. Bunlar, örtülmesi gereken yerlerinizin açık bulunabileceği üç vakittir. Bunlar dışında ne size ne de onlara bir sakınca vardır. Bunlar sıkça yanınıza girip çıkan, birbirinizle iç içe olduğunuz kimselerdir. Allah size âyetleri işte böyle açıklar, Allah her şeyi bilir, yerli yerinde yapar.”<br />
(Nûr, 58)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Allah’ın Rahmetinden Ümit Kesmezler</strong></span></p>

<p>“…Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü inkâr edenlerden başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez!”<br />
(Yûsuf, 87)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Her Durumda Adaleti Ayakta Tutarlar</strong></span></p>

<p>“Ey iman edenler! Kendinizin veya anne babanızın ve akrabanızın aleyhine bile olsa adaleti ayakta tutun, Allah için şahitlik eden kimseler olun. (İnsanlar) zengin olsunlar, yoksul olsunlar Allah onlara sizden daha yakındır. Öyleyse siz hislerinize uyup adaletten ayrılmayın. Eğer adaletten sapar veya üzerinize düşeni yapmaktan geri durursanız bilin ki Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.”<br />
(Nisâ, 135)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Yaptıkları Her Hayrın Karşılığını Bulacaklarını Bilirler</strong></span></p>

<p>“Namazı kılın, zekâtı verin. Önceden kendiniz için ne hayır yaparsanız onu Allah katında bulursunuz. Şüphesiz Allah yaptıklarınızı eksiksiz görür.”<br />
(Bakara, 110)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler En Küçük Ameli Bile Önemserler</strong></span></p>

<p>“Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu (karşılığını) görür.”<br />
“Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu (karşılığını) görür.”<br />
(Zilzâl, 7-8)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Yeryüzünde Kibirlenerek Yürümezler</strong></span></p>

<p>“Yeryüzünde böbürlenerek dolaşma! Ne yeri yarabilir ne de dağlarla boy ölçüşebilirsin.”<br />
(İsrâ, 37)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Yeryüzünde Vakarlı Yürürler</strong></span></p>

<p>“Rahmân’ın has kulları yeryüzünde vakarla yürüyen, cahiller onlara laf attığı zaman, “selâm” deyip geçen kullardır.”<br />
(Furkân, 63)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Gecelerini İbadetle Geçirirler</strong></span></p>

<p>“Gecelerini rablerine secde ederek, huzurunda durarak geçirirler.”<br />
(Furkân, 64)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Cehennem Azabından Allah’a Sığınırlar</strong></span></p>

<p>“Ey rabbimiz, derler; bizi cehennem azabından uzak tut; çünkü onun azabı bitip tükenme bilmez.”<br />
“O cehennem ne kötü bir yerleşme ve kalma yeridir!”<br />
(Furkân, 65-66)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Güzel ve Gönül Alıcı Söz Söylerler</strong></span></p>

<p>“İyi sayılan bir söz ve bir bağışlama, arkasından eziyet gelen bir sadakadan daha iyidir. Allah zengindir, halîmdir.”<br />
(Bakara, 263)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Verdiklerini Başa Kakmadan Harcarlar</strong></span></p>

<p>“Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının arkasından başa kakıp incitmeyenler için rablerinin katında özel karşılık vardır. Artık onlar için korku yoktur, onlar üzüntü de çekmeyeceklerdir.”<br />
(Bakara, 262)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Adaletten Ayrılmak İçin Hislerine Uymazlar</strong></span></p>

<p>“Ey iman edenler! Kendinizin veya anne babanızın ve akrabanızın aleyhine bile olsa adaleti ayakta tutun, Allah için şahitlik eden kimseler olun. (İnsanlar) zengin olsunlar, yoksul olsunlar Allah onlara sizden daha yakındır. Öyleyse siz hislerinize uyup adaletten ayrılmayın. Eğer adaletten sapar veya üzerinize düşeni yapmaktan geri durursanız bilin ki Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.”<br />
(Nisâ, 135)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Namazı Dosdoğru Kılarlar</strong></span></p>

<p>“Kitaba sımsıkı sarılıp namazı dosdoğru kılanlar var ya, işte böyle iyiliğe çalışanların ecrini biz asla zayi etmeyiz.”<br />
(A‘râf, 170)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Başkalarıyla Alay Etmezler</strong></span></p>

<p>“Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin; zira onlar kendilerinden daha iyi olabilirler. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler; çünkü alay edilenler edenlerden daha iyi olabilirler. Biriniz diğerinizi aşağılamayın, birbirinize kötü ad takmayın. İman ettikten sonra fâsıklıkla anılmak ne kötüdür! Günahlarına tövbe etmeyenler yok mu, işte zalimler onlardır.”<br />
(Hucurât, 11)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Birbirlerini Kötü Lakaplarla Çağırmazlar</strong></span></p>

<p>“Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin; zira onlar kendilerinden daha iyi olabilirler. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler; çünkü alay edilenler edenlerden daha iyi olabilirler. Biriniz diğerinizi aşağılamayın, birbirinize kötü ad takmayın. İman ettikten sonra fâsıklıkla anılmak ne kötüdür! Günahlarına tövbe etmeyenler yok mu, işte zalimler onlardır.”<br />
(Hucurât, 11)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Seslerini Yükseltmezler</strong></span></p>

<p>“Ey iman edenler! Seslerinizi peygamberin sesinden daha fazla yükseltmeyin, birbirinize bağırdığınız gibi ona bağırmayın; sonra farkında olmadan amelleriniz boşa gider.”<br />
(Hucurât, 2)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler İyiliği Emreder, Kötülükten Sakındırırlar</strong></span></p>

<p>“Bunlar Allah’a ve âhiret gününe inanırlar, iyiliği emrederler, kötülükten menederler ve hayırlarda yarışırlar. İşte bunlar iyi kimselerdendir.”<br />
(Âl-i İmrân, 114)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Kötülüklerden Sakınırlar</strong></span></p>

<p>“Ne hayır yaparlarsa bilsinler ki karşılıksız bırakılmayacaklardır. Allah kötülükten sakınanları bilir.”<br />
(Âl-i İmrân, 115)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Emanetlerine ve Sözlerine Sadık Kalırlar</strong></span></p>

<p>“Yine o müminler emanetlerine ve ahidlerine sadakat gösterirler.”<br />
(Mü’minûn, 8)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler Kötülüğe İyilikle Karşılık Verirler</strong></span></p>

<p>“İyilikle kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel olan davranışla sav; o zaman bir de göreceksin ki seninle aranızda düşmanlık bulunan kimse kesinlikle sıcak bir dost oluvermiş!”<br />
(Fussilet, 34)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler İnsanların Kusurlarını Araştırmazlar</strong></span></p>

<p>“Arkadan çekiştiren, ayıp kusur arayan, servet toplayan ve onu sayıp duran herkesin vay haline!”<br />
(Hümeze, 1-2)</p>

<p>**</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Mü'minler İnsanların Gıybetini Yapmazlar</strong></span></p>

<p>“Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının; çünkü bazı zanlar günahtır. Gizlilikleri araştırmayın, birbirinizin gıybetini yapmayın; herhangi biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Tabii ki bundan tiksindiniz! Allah’a itaatsizlikten de sakının. Allah tövbeleri çokça kabul etmektedir, rahmeti sonsuzdur.”<br />
(Hucurât, 12﴿</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>#KEŞFET</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/muminler-kimlerdir</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 21:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/kuran-i-kerime-gore-muminler-kimlerdir.jpg" type="image/jpeg" length="65762"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da alaca baykuşlar doğaya bırakıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/antalyada-alaca-baykuslar-dogaya-birakildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/antalyada-alaca-baykuslar-dogaya-birakildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da yaralı bulunan ve nesli tükenme tehdidi altında olan alaca türündeki 3 baykuş yavrusu, iki aylık tedavinin ardından doğaya salındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Belediyeden yapılan açıklamaya göre, yaralı ve güçten düşmüş halde bulunan baykuş yavruları, Antalya Büyükşehir Belediyesine bağlı Doğal Yaşam Parkı'nda tedaviye alındı.</p>

<p>Veteriner hekimlerin gözetiminde yürütülen tedavi ve rehabilitasyon sürecinde baykuş yavrularına, doğal yaşamlarında ihtiyaç duyacakları avlanma, kanat çırpma ve uçma gibi temel beceriler kazandırıldı.</p>

<p>Sağlık durumları ve uçuş yetenekleri veteriner hekimler tarafından kontrol edilen 3 baykuş, rehabilitasyon sürecinin ardından doğal yaşam alanlarına bırakıldı.</p>

<p>Antalya Doğal Yaşam Parkı Şube Müdürü Dr. Veteriner Hekim Aygül Arsun, nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan 3 alaca baykuş yavrusunu, Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ekipleriyle işbirliği içerisinde yürüttükleri çalışmayla tedavi ettiklerini söyledi.</p>

<p>Rehabilitasyon sürecinin başarılı bir şekilde tamamlandığını aktaran Arsun, "Baykuşlar, iki aylık bakım sürecinde, uçuş ve avlanma çalışması yapılarak, doğada kendi başlarına yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli becerileri kazandılar." ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Arsun, özellikle çocukların tedavi sürecinde baykuş yavrularını yakından görme fırsatı bulduğunu belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/antalyada-alaca-baykuslar-dogaya-birakildi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/alaca-baykus-1.jpg" type="image/jpeg" length="70977"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[500 yıllık saray seccadeleri sergilenmeye hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/500-yillik-saray-seccadeleri-sergilenmeye-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/500-yillik-saray-seccadeleri-sergilenmeye-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Saraylar Başkanlığı, Osmanlı saray koleksiyonlarında bulunan ve aralarında 16. yüzyıl Safevi dönemine ait örneklerin de yer aldığı tarihi seccadeleri, uzmanların titiz çalışmalarıyla yeniden sergilenebilir hale getiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Beşiktaş'taki Yıldız Şale yerleşkesinde faaliyet gösteren Milli Saraylar Halı Restorasyon ve Konservasyon Atölyesi'nde, Topkapı Sarayı'na ait 6 seccadenin konservasyon çalışmaları tamamlandı.</p>

<p>Milli Saraylar Başkanlığı Halı Restorasyon Atölyesi halı onarım ustası Sadi Öztürk, atölyede yürütülen çalışmalar ve tarihi seccadelerin konservasyon süreçlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öztürk, 8 kişilik ekiple Milli Saraylar bünyesindeki saray, kasır ve köşklerde bulunan el dokuması tarihi halıların restorasyon ve konservasyon çalışmalarını yaptıklarını belirterek, "Milli Saraylar bünyesindeki Topkapı Sarayı, Beylerbeyi Sarayı, Yıldız Sarayı, Dolmabahçe Sarayı, kasır ve köşklerdeki tarihi eser el dokuması halıların restorasyon çalışmalarını yapıyoruz." dedi.</p>

<p>Atölyede şu anda Topkapı Sarayı'na ait 6 seccadenin bulunduğunu aktaran Öztürk, bunlardan üçünün 16. yüzyılda Safevi topraklarında dokunduğunu ve saraya hediye edildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Saray Seccadesi 3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/saray-seccadesi-3.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>- "Rönesans döneminde birçok ressam bunu eserlerinde kullanmış"</strong></h3>

<p>Safevi dönemine ait seccadelerin üzerindeki yazı programına dikkati çeken Öztürk, eserlerde Kur'an-ı Kerim'den çeşitli ayetlerin yanı sıra dini ifadelerin bulunduğunu belirterek, "Bu eserlerin üzerinde Bakara suresinden, Nur suresinden, Fetih suresinden ayetler var. Ali ismi çıkıyor. Bu ismi daha fazla kullanmışlar. Şii şehadeti var bir eserimizin üzerinde. Bunu yazmışlar. Kelime-i Tevhid var. Bu şekilde eserlerin kenarında ayet ve çeşitli isimler de yazılmış. 16. yüzyılda dokunmuş." diye konuştu.</p>

<p>Sadi Öztürk, söz konusu eserlerin işçilik, dokuma ve renkleri bakımından yüksek nitelikte olduğunu vurgulayarak, hassas yapılarına rağmen bugüne ulaşmalarının önemine işaret etti.</p>

<p>Seccadeler arasında 16. yüzyılda Bergama'da dokunan bir örneğin de bulunduğunu dile getiren Öztürk, "Bu eser, alt kısımda anahtar delikli seccade olarak geçiyor. Hatta Rönesans döneminde birçok ressam bunu eserlerinde kullanmış, sergilemiş." ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Saray Seccadesi 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/saray-seccadesi-1.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>- Seccadeler sergilenmeye hazırlanıyor</strong></h3>

<p>Öztürk, atölyedeki 6 Topkapı Sarayı seccadesinin konservasyon işlemlerinin tamamlandığına dikkati çekerek, eserlerin sergilenmek üzere özel panolara sabitlendiğini kaydetti.</p>

<p>İki ipek halının eserler arasında yer aldığını sözlerine ekleyen Öztürk, "Bu iki ipek halı da Yıldız Sarayı'nda sergilenecek. Bu 6 eserimiz ve Yıldız Sarayı'ndaki diğer iki eserimizin konservasyon süreçleri tamamlandı. 6 eserimiz Topkapı Sarayı için panolara dikildi." dedi.</p>

<p>Eserlerin sergileme sürecinin müzecilik çalışmaları doğrultusunda yürütüleceğini aktaran Öztürk, seccadelerin ait oldukları yerlere gönderilerek uygun görülen alanlarda sergileneceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Saray Seccadesi 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/saray-seccadesi-2.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>- "Mevcut eser muhafaza ediliyor, korunuyor"</strong></h3>

<p>Tarihi dokumaların atölyeye ulaştığında öncelikle tespit çalışmasından geçirildiğini anlatan Öztürk, eserin durumuna göre konservasyon veya restorasyon yöntemlerinden birinin uygulandığını belirtti.</p>

<p>Öztürk, "Tabii bize eserler geldiği zaman, biz eserlerin tespit çalışmasını yapıyoruz. Hangi esere nasıl müdahale edeceğimize bakıyoruz. Kimi eserlere konservasyon yapıyoruz. Bu eserlerin mukavemeti, dayanıklılığı daha az olduğu için konservasyon yapıyoruz. Bunlara kesinlikle bir tamamlama işlemi olmuyor. Mevcut olan eser muhafaza ediliyor, korunuyor." diye konuştu.</p>

<p>Restorasyon uygulanacak eserlerde eksik bölümlerin eserin özgün yapısına uygun şekilde tamamlandığının altını çizen Öztürk, şöyle devam etti:</p>

<p>"Bu eserlerde yine eksik olan kısımların kendi ipleri aynı kendi dokusuna ait bir şekilde tespit ediliyor. Kendi renkleri kazanda kaynatılarak boyanıyor. Atkısı, çözgüsü, ilmeklere desenle aynı dokuda, rengi rengine uygun atılıyor, orijinal yapısına getiriliyor. Restorasyon süreçleri de tamamlandıktan sonra bu eserler ait oldukları saraya gönderilip, ait oldukları odada sergilenecek."</p>

<h3><strong>- Restorasyon süreçleri daha uzun sürüyor</strong></h3>

<p>Atölyede seccadelerin yanı sıra Dolmabahçe, Beylerbeyi ve Yıldız saraylarına ait tarihi halılar üzerinde de çalışma yürütüldüğünü söyleyen Öztürk, bazı eserlerin büyük boyutları nedeniyle restorasyon süreçlerinin daha uzun sürdüğünü aktardı.</p>

<p>Sadi Öztürk, restorasyon çalışmalarında halıların eksik baş, kenar ve orta bölümlerinin atkı, çözgü ve ilmekler kullanılarak tamamlandığını ifade etti.</p>

<p>Restorasyon çalışmalarının konservasyona göre daha uzun sürdüğünü belirten Öztürk, "Restorasyon süreçleri konservasyon sürecine göre daha uzun sürüyor. Restorasyon sürecinde, tabii eserlerin ebatları ölçüleri de büyük olduğu için bu bir, bir buçuk yılı bulabiliyor." dedi.</p>

<p>Öztürk, atölyedeki çalışmaların tarihi dokumaların özgün yapısının korunmasına odaklandığını belirterek, "Bu şekilde sekiz arkadaşımızla burada bir şekilde çalışıp bu eserleri tamamlamaya kendi özgün yapısına dokusuna ait olduğu yere göndermek için elimizden geleni çabayı veriyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>- Tarihi halılar da restore ediliyor</strong></h3>

<p>Atölyede seccadelerin yanı sıra farklı saraylara ait tarihi halıların restorasyon çalışmaları da yürütülüyor.</p>

<p>Çalışmalar kapsamında Dolmabahçe Sarayı'na ait Gördes halısı ve şal desenli halının yanı sıra Beylerbeyi ve Yıldız saraylarına ait eserler üzerinde işlem yapılması planlanıyor.</p>

<p>Restorasyonda öncelikle eserlerin mevcut durumu belirleniyor, ardından özgün dokusuna uygun iplik ve renkler hazırlanıyor. Eksik atkı ve çözgüler tamamlanırken, gerekli bölümlerde ilmekler atılarak dokumanın özgün yapısına uygun hale getirilmesi sağlanıyor.</p>

<p>Milli Saraylar Halı Restorasyon ve Konservasyon Atölyesi, 2007'de Hereke İpekli Dokuma ve Halı Fabrikası'nda kuruldu. 2011'de Yıldız Şale Köşkü yerleşkesine taşınan atölyede, saray koleksiyonlarına ait tarihi dokumaların korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla çalışmalar sürdürülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/500-yillik-saray-seccadeleri-sergilenmeye-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/saray-seccadesi-4.jpg" type="image/jpeg" length="50060"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bosna Hersek'te yeni İslam Birliği Başkanı seçimle belirlenecek]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/bosna-hersekte-yeni-islam-birligi-baskani-secimle-belirlenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/bosna-hersekte-yeni-islam-birligi-baskani-secimle-belirlenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bosna Hersek İslam Birliğinin (Diyanet İşleri) yeni başkanının (Reis-ul ulema) 10 Ekim'de yapılacak seçimle belirleneceği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bosna Hersek İslam Birliği, başkent Saraybosna'da düzenlenen oturumda İslam Birliği Başkanı'nın belirleneceği seçimin 10 Ekim Cumartesi günü yapılacağını açıkladı.</p>

<p>Açıklamada, seçimde yarışacak 3 adayın ismine de yer verildi.</p>

<p>Aday listesinde Mostar Müftüsü Salem Dedovic, Saraybosna Müftüsü Nedzad Grabus ve Bosna Hersek İslam Birliği Din İşleri Müdürü Mensur Malkic yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bosna Hersek İslam Birliğinin mevcut Başkanı Husein Kavazovic, oturumun ardından yaptığı açıklamada, iki kez üst üste seçildiği görevini başka bir isme devredeceğini anımsatarak, seçim kampanyasında ayrımcılığa yer olmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bosna Hersek İslam Birliği üyelerinin oylarının yüzde 50'sinden fazlasını alan 3 adaydan biri, 7 yıl bu görevde kalacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/bosna-hersekte-yeni-islam-birligi-baskani-secimle-belirlenecek</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 15:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/04/20250416-bosna-hersekteki-ahmici-katliamicinin-32-yilinda-hayatini-kaybedenler-anildi-21.jpg" type="image/jpeg" length="94571"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cihan Padişahı: Kanuni Sultan Süleyman]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/cihan-padisahi-kanuni-sultan-suleyman</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/cihan-padisahi-kanuni-sultan-suleyman" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kanuni Sultan Süleyman kimdir? Kanuni Sultan Süleyman'ın hayatı... Kanuni Sultan Süleyman infografisi...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CİHAN PADİŞAHI</strong></p>

<p><strong>KANÛNÎ SULTAN SÜLEYMAN</strong><br />
<br />
<br />
6 Kasım 1494’te Trabzon’da doğdu. Babası Yavuz Sultan Selim, annesi Hafsa Sultan’dır.<br />
<br />
Çocukluk yılları babasının sancak beyi olarak görev yaptığı Trabzon’da geçti. 1513’te yegâne taht vârisi sıfatıyla sancak beyi olarak Manisa’ya gönderildi.<br />
<br />
Babasının seferleri dolayısıyla tahta vekâlet ve muhafaza göreviyle Edirne’de bulundu. Yavuz Sultan Selim’in vefatı üzerine Üsküdar’a gitti ve 30 Eylül 1520’de tahta geçti.<br />
<br />
Tahta çıkışından sonraki faaliyetleri, adaleti yaymak ve tebaasını korumaya yönelik hizmetlerde bulunmak oldu.<br />
<br />
İlk sefer-i hümâyunu olan Belgrad Harekâtı ile fetih sonrası Orta Avrupa’nın kapılarını Osmanlı’ya açtı.<br />
<br />
Rodos’u fethederek Akdeniz hâkimiyetini sağladı. Macarları yendiği Mohaç Zaferi ile Avrupa’daki siyaset arenasında Osmanlı Devleti’nin ağırlığı hissettirecek yeni bir devir başlattı.<br />
<br />
46 yıllık saltanatında 13 büyük sefer düzenledi. 3 bin civarında şiir yazdı. Şiirlerinde Muhibbî, Muhib ve Meftûnî mahlaslarını kullandı.<br />
<br />
Osmanlı ve Batılı kaynaklarda uzun boylu, zayıf, esmer, geniş alınlı, elâ gözlü, koç burunlu, kızıla çalan gür bıyıklı, ince sakallı ve nûrânî yüzlü olarak tanımlandı.<br />
<br />
Zigetvar fethedilmeden bir gün önce 7 Eylül 1566’da savaş meydanında vefat etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>


<blockquote class="instagram-media" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/reel/Dc_BxJJO7uz/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14" style=" background:#FFF; border:0; border-radius:3px; box-shadow:0 0 1px 0 rgba(0,0,0,0.5),0 1px 10px 0 rgba(0,0,0,0.15); margin: 1px; max-width:540px; min-width:326px; padding:0; width:99.375%; width:-webkit-calc(100% - 2px); width:calc(100% - 2px);"><div style="padding:16px;"> <a href="https://www.instagram.com/reel/Dc_BxJJO7uz/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style=" background:#FFFFFF; line-height:0; padding:0 0; text-align:center; text-decoration:none; width:100%;" target="_blank"> <div style=" display: flex; flex-direction: row; align-items: center;"> <div style="background-color: #F4F4F4; border-radius: 50%; flex-grow: 0; height: 40px; margin-right: 14px; width: 40px;"></div> <div style="display: flex; flex-direction: column; flex-grow: 1; justify-content: center;"> <div style=" background-color: #F4F4F4; border-radius: 4px; flex-grow: 0; height: 14px; margin-bottom: 6px; width: 100px;"></div> <div style=" background-color: #F4F4F4; border-radius: 4px; flex-grow: 0; height: 14px; width: 60px;"></div></div></div><div style="padding: 19% 0;"></div> <div style="display:block; height:50px; margin:0 auto 12px; width:50px;"><svg width="50px" height="50px" viewBox="0 0 60 60" version="1.1" xmlns="https://www.w3.org/2000/svg" xmlns:xlink="https://www.w3.org/1999/xlink"><g stroke="none" stroke-width="1" fill="none" fill-rule="evenodd"><g transform="translate(-511.000000, -20.000000)" fill="#000000"><g><path d="M556.869,30.41 C554.814,30.41 553.148,32.076 553.148,34.131 C553.148,36.186 554.814,37.852 556.869,37.852 C558.924,37.852 560.59,36.186 560.59,34.131 C560.59,32.076 558.924,30.41 556.869,30.41 M541,60.657 C535.114,60.657 530.342,55.887 530.342,50 C530.342,44.114 535.114,39.342 541,39.342 C546.887,39.342 551.658,44.114 551.658,50 C551.658,55.887 546.887,60.657 541,60.657 M541,33.886 C532.1,33.886 524.886,41.1 524.886,50 C524.886,58.899 532.1,66.113 541,66.113 C549.9,66.113 557.115,58.899 557.115,50 C557.115,41.1 549.9,33.886 541,33.886 M565.378,62.101 C565.244,65.022 564.756,66.606 564.346,67.663 C563.803,69.06 563.154,70.057 562.106,71.106 C561.058,72.155 560.06,72.803 558.662,73.347 C557.607,73.757 556.021,74.244 553.102,74.378 C549.944,74.521 548.997,74.552 541,74.552 C533.003,74.552 532.056,74.521 528.898,74.378 C525.979,74.244 524.393,73.757 523.338,73.347 C521.94,72.803 520.942,72.155 519.894,71.106 C518.846,70.057 518.197,69.06 517.654,67.663 C517.244,66.606 516.755,65.022 516.623,62.101 C516.479,58.943 516.448,57.996 516.448,50 C516.448,42.003 516.479,41.056 516.623,37.899 C516.755,34.978 517.244,33.391 517.654,32.338 C518.197,30.938 518.846,29.942 519.894,28.894 C520.942,27.846 521.94,27.196 523.338,26.654 C524.393,26.244 525.979,25.756 528.898,25.623 C532.057,25.479 533.004,25.448 541,25.448 C548.997,25.448 549.943,25.479 553.102,25.623 C556.021,25.756 557.607,26.244 558.662,26.654 C560.06,27.196 561.058,27.846 562.106,28.894 C563.154,29.942 563.803,30.938 564.346,32.338 C564.756,33.391 565.244,34.978 565.378,37.899 C565.522,41.056 565.552,42.003 565.552,50 C565.552,57.996 565.522,58.943 565.378,62.101 M570.82,37.631 C570.674,34.438 570.167,32.258 569.425,30.349 C568.659,28.377 567.633,26.702 565.965,25.035 C564.297,23.368 562.623,22.342 560.652,21.575 C558.743,20.834 556.562,20.326 553.369,20.18 C550.169,20.033 549.148,20 541,20 C532.853,20 531.831,20.033 528.631,20.18 C525.438,20.326 523.257,20.834 521.349,21.575 C519.376,22.342 517.703,23.368 516.035,25.035 C514.368,26.702 513.342,28.377 512.574,30.349 C511.834,32.258 511.326,34.438 511.181,37.631 C511.035,40.831 511,41.851 511,50 C511,58.147 511.035,59.17 511.181,62.369 C511.326,65.562 511.834,67.743 512.574,69.651 C513.342,71.625 514.368,73.296 516.035,74.965 C517.703,76.634 519.376,77.658 521.349,78.425 C523.257,79.167 525.438,79.673 528.631,79.82 C531.831,79.965 532.853,80.001 541,80.001 C549.148,80.001 550.169,79.965 553.369,79.82 C556.562,79.673 558.743,79.167 560.652,78.425 C562.623,77.658 564.297,76.634 565.965,74.965 C567.633,73.296 568.659,71.625 569.425,69.651 C570.167,67.743 570.674,65.562 570.82,62.369 C570.966,59.17 571,58.147 571,50 C571,41.851 570.966,40.831 570.82,37.631"></path></g></g></g></svg></div><div style="padding-top: 8px;"> <div style=" color:#3897f0; font-family:Arial,sans-serif; font-size:14px; font-style:normal; font-weight:550; line-height:18px;">Bu gönderiyi Instagram&#39;da gör</div></div><div style="padding: 12.5% 0;"></div> <div style="display: flex; flex-direction: row; margin-bottom: 14px; align-items: center;"><div> <div style="background-color: #F4F4F4; border-radius: 50%; height: 12.5px; width: 12.5px; transform: translateX(0px) translateY(7px);"></div> <div style="background-color: #F4F4F4; height: 12.5px; transform: rotate(-45deg) translateX(3px) translateY(1px); width: 12.5px; flex-grow: 0; margin-right: 14px; margin-left: 2px;"></div> <div style="background-color: #F4F4F4; border-radius: 50%; height: 12.5px; width: 12.5px; transform: translateX(9px) translateY(-18px);"></div></div><div style="margin-left: 8px;"> <div style=" background-color: #F4F4F4; border-radius: 50%; flex-grow: 0; height: 20px; width: 20px;"></div> <div style=" width: 0; height: 0; border-top: 2px solid transparent; border-left: 6px solid #f4f4f4; border-bottom: 2px solid transparent; transform: translateX(16px) translateY(-4px) rotate(30deg)"></div></div><div style="margin-left: auto;"> <div style=" width: 0px; border-top: 8px solid #F4F4F4; border-right: 8px solid transparent; transform: translateY(16px);"></div> <div style=" background-color: #F4F4F4; flex-grow: 0; height: 12px; width: 16px; transform: translateY(-4px);"></div> <div style=" width: 0; height: 0; border-top: 8px solid #F4F4F4; border-left: 8px solid transparent; transform: translateY(-4px) translateX(8px);"></div></div></div> <div style="display: flex; flex-direction: column; flex-grow: 1; justify-content: center; margin-bottom: 24px;"> <div style=" background-color: #F4F4F4; border-radius: 4px; flex-grow: 0; height: 14px; margin-bottom: 6px; width: 224px;"></div> <div style=" background-color: #F4F4F4; border-radius: 4px; flex-grow: 0; height: 14px; width: 144px;"></div></div></a><p style=" color:#c9c8cd; font-family:Arial,sans-serif; font-size:14px; line-height:17px; margin-bottom:0; margin-top:8px; overflow:hidden; padding:8px 0 7px; text-align:center; text-overflow:ellipsis; white-space:nowrap;"><a href="https://www.instagram.com/reel/Dc_BxJJO7uz/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style=" color:#c9c8cd; font-family:Arial,sans-serif; font-size:14px; font-style:normal; font-weight:normal; line-height:17px; text-decoration:none;" target="_blank">Diyanet Dijital (@diyanetdijital)&#39;in paylaştığı bir gönderi</a></p></div></blockquote>
<script async src="//www.instagram.com/embed.js"></script></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İnfografik</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/cihan-padisahi-kanuni-sultan-suleyman</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/k-a-n-u-n-i-s-u-l-t-a-n-s-u-l-e-y-m-a-n-m-a-n-s-e-t-1.png" type="image/jpeg" length="16828"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mustafa usta terzilikte 66 yılı geride bıraktı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/mustafa-usta-terzilikte-66-yili-geride-birakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/mustafa-usta-terzilikte-66-yili-geride-birakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karabük'te yaşayan 86 yaşındaki terzi Mustafa Zeren, terzilik mesleğinin piri ve ustabaşı, iğne ile dikiş dikmeyi ve elbise yapmayı ilk öğrenen peygamber Hz. İdris (as) yolunda 66 yılı geride bıraktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aslen Malatyalı olan ve gençlik yıllarını Gaziantep'te geçirdikten sonra 50 yıl önce Karabük'e yerleşen terzi Zeren, 1960'tan bu yana mesleğini icra ediyor.</p>

<p>Dükkanının kapılarını saat 10.00 ila 19.00 arasında açık tutan emektar usta, haftanın 6 günü dikiş makinesinin başında çalışıyor.</p>

<p>Gaziantep'te başladığı mesleğini Karabük'te sürdüren Mustafa Zeren, dükkanda ağırlıklı olarak pantolon, gömlek ve takım elbise diktiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Terzi 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/terzi-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>En çok gömlek ve pantolonun talep gördüğünü belirten Zeren, "Artık elbise kültürü biraz biraz azaldı. Daha önce elbise çok ağırlıktaydı. Ramazan günlerinde sabahlara kadar çalıştığımız çok oldu ama şimdiki gençlerin giyim kültürü de bitti. Millet eşofmanla geziyor hep." dedi.</p>

<p>Zeren, dükkanı sabah 10.00'da açtığını ifade ederek, "Evde hanım biraz rahatsız, onun kahvaltısını, ilaçlarını veririm. Saat 10'da açarım, akşam 7'de kapatır giderim. 6 gün devamlı gelirim, sadece pazar günü gelmem." diye konuştu.</p>

<p>Pantolon dikimine müşterinin ölçüsünü almakla başladığını anlatan Zeren, "Ölçülerini çok dikkatli almalısın. Önemli olan kesimdir. Kestikten sonra dikim kolay oluyor. Ondan sonra harita şeklinde çizeriz. Çizdikten sonra kesimlerini yapıyoruz. Sonra overlok yaparız. Ceplerini hazırlarız." ifadesini kullandı.</p>

<h3><strong>- "Helal kazancı vardır mesleğimizin, hilesi yoktur"</strong></h3>

<p>Zeren, mesleği gençlere tavsiye ederek, şöyle devam etti:</p>

<p>"Şu anda gençler zanaatı düşünmüyor, parayı düşünüyor. Geçen bir arkadaşım torununu getirdi, 13 yaşlarında. Dedim 'Oğlum yapacak mısın bu işi?'. 'Amca maaş ne vereceksin?' dedi bana. Hemen maaş istiyor. Ben iki sene dükkan süpürdüm 50 kuruş haftalıkla. Bu mesleği öyle öğrendim, kolay değil. Bak bu yüksüktür. Bunu parmağa takarız, bir ay parmakta duruyor iğneyi tutması için, alışması için. Öyle kolay bir meslek değildir. Çok güzeldir, helal kazancı vardır mesleğimizin, hilesi yoktur."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mesleğin zorluklarından da bahseden Zeren, terziliğin göz nuru bir meslek olduğunu ve gözleri yorduğunu dile getirdi.</p>

<p>Zeren, "Evde durursan hasta olursun. Gelirim buraya, müşterim gelir oturur, sohbet ederim. Dikişini dikerim. Yani hizmettir bizimki. Vatandaşa hizmet. Devam ediyorum. Artık son nefese kadar, nereye kadar giderse." sözlerini sarf etti.</p>

<p>6 oğlu ve 1 kızı bulunan Zeren, "Bu meslekle 7 çocuğumu okuttum, yetiştirdim, büyüttüm. Kimisini meslek sahibi yaptım. İkisi öğretmen. Kızım kuaför oldu, şimdi Erzurum'da. Evlendirdim. 14 torunum var. Hepsini bu meslekten yaptım." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/mustafa-usta-terzilikte-66-yili-geride-birakti</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/terzi-1.jpg" type="image/jpeg" length="14551"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Endonezya'daki yanardağ patlaması sonrası uçuşlar iptal edildi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/endonezyadaki-yanardag-patlamasi-sonrasi-ucuslar-iptal-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/endonezyadaki-yanardag-patlamasi-sonrasi-ucuslar-iptal-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Endonezya'nın Anak Krakatau Adası'ndaki yanardağda meydana gelen patlamanın ardından volkanik küllerin ülkenin farklı kesimlerine yayılması üzerine ülke genelinde 2 bin 300'den fazla uçuş iptal edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Endonezya'nın Anak Krakatau Adası'ndaki yanardağda meydana gelen patlamanın ardından volkanik küllerin ülkenin farklı kesimlerine yayılması üzerine ülke genelinde 2 bin 300'den fazla uçuş iptal edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ülke genelindeki 7 havalimanında 270 binden fazla yolcu mahsur kaldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/endonezyadaki-yanardag-patlamasi-sonrasi-ucuslar-iptal-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/endonezya-havalimani.jpg" type="image/jpeg" length="57793"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hayme Ana dualarla anıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/hayme-ana-dualarla-anildi-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/hayme-ana-dualarla-anildi-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kütahya'nın Domaniç ilçesinde 745'incisi gerçekleştirilecek Hayme Ana'yı Anma ve Göç Şenlikleri öncesinde mevlit programı düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Domaniç İlçe Müftülüğünce Çarşamba köyündeki Hayme Ana Camisi'nde düzenlenen programda, Ertuğrul Gazi'nin annesi ve Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Gazi'nin babaannesi Hayme Ana anıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Din görevlileri tarafından Mevlid-i Şerif okunan, Hayme Ana ve şehitler için dua edilen programda, katılımcılara etli bulgur pilavı, helva, gözleme ve ayran ikramında bulunuldu.</p>

<p>Hayme Ana'yı Anma ve Göç Şenlikleri, Hayme Ana'nın türbesinin de bulunduğu Çarşamba köyünde 6 Eylül Pazar günü yapılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kütahya Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/hayme-ana-dualarla-anildi-2</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/mevlit-dua.jpg" type="image/jpeg" length="52562"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkmenistan'da Mevlid-i Nebi coşkusu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/turkmenistanda-mevlid-i-nebi-coskusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/turkmenistanda-mevlid-i-nebi-coskusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkmenistan Aşkabat Büyükelçiliği Din Hizmetleri Müşavirliğince Mevlid-i Nebi Haftası münasebetiyle "Peygamberimiz ve Güzel Ahlak" konulu konferans düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aşkabat Büyükelçiliği Din Hizmetleri Müşavirliği, Mevlid-i Nebi Haftası münasebetiyle "Peygamberimiz ve Güzel Ahlak" konulu anlamlı bir konferansa ev sahipliği yaptı. Başkent Aşkabat’ta gerçekleşen programa Türk ve Türkmen halkının yanı sıra diplomatik ve dini erkandan çok sayıda davetli katıldı.</p>

<p>Kur’an-ı Kerim tilaveti ve sinevizyon gösterimiyle başlayan programın açılışını Aşkabat Din Hizmetleri Müşaviri Yusuf Tunç yaptı. Açılış konuşmasında Mevlid-i Nebi’nin manevi iklimine dikkat çeken Aşkabat Din Hizmetleri Müşaviri Yusuf Tunç, etkinliğin önemini vurgulayarak tüm katılımcılara teşekkürlerini iletti.</p>

<p><img alt="Mehmet Karaca-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/mehmet-karaca-1.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aşkabat Büyükelçisi Şener Cebeci’nin selamlama ve protokol konuşmasının ardından, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Fatih Mehmet Karaca dinleyicilere hitap etti. Konferansta Peygamber Efendimizin örnek hayatından ve ahlaki erdemlerinden bahseden Karaca, günümüz dünyasında bu yüce değerleri yaşatmanın önemine değindi.</p>

<p>Türki Cumhuriyetlerin temsilcileri, Türkmenistan Dini İdare Başkanı ve Başmüftüsünün de hazır bulunduğu etkinlikte, gönüller aynı dualarda buluştu. Program, Türkmenistan Müftüsü Rahman Gurbanmıradov tarafından yapılan hatim duasının ardından sona erdi. Ayrıca Mevlid-i Nebi Haftası programları kapsamında Türkmenistan Müftülüğüne resmi bir ziyaret gerçekleştirilerek göreve yeni başlayan Türkmenistan Müftüsüne başarılar dilendi.</p>

<p><img alt="Türkmenistan Mevlidi Nebi 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/turkmenistan-mevlidi-nebi-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Program dahilinde Arkadağ şehrinde yapımı süren 30.000 kişilik cami ve külliye başta olmak üzere bölgedeki camiler ve Gurbanguly Berdimuhamedov Himayeye Muhtaç Çocuklara Yardım Vakfı ziyaret edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/turkmenistanda-mevlid-i-nebi-coskusu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/turkmenistan-mevlidi-nebi-1.jpg" type="image/jpeg" length="15665"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sapanca'da din görevlileri kan bağışında bulundu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/sapancada-din-gorevlileri-kan-bagisinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/sapancada-din-gorevlileri-kan-bagisinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya Sapanca Kaymakamlığı tarafından düzenlenen kan bağışı kampanyasına Sapanca Müftülüğü personeli destek oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sapanca Kaymakamlığı tarafından düzenlenen kan bağışı kampanyasına Sapanca Müftülüğü personelinden büyük destek geldi.</p>

<p>Kan bağışının önemine dikkat çekmek ve ihtiyaç sahiplerine umut olmak amacıyla gerçekleştirilen kampanyaya, Sapanca Müftülüğü personeli yoğun katılım sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Sapanca Kan Bağışı 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/sapanca-kan-bagisi-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>İlçe Müftü Vekili Muhammet Erkuş başta olmak üzere tüm personel kampanyaya katılarak kan bağışında bulundu.</p>

<p>Erkuş, "Bir kan, üç can” anlayışıyla gerçekleştirilen kampanyaya katkı sunan İlçe Müftü Vekili Muhammet Erkuş’a ve tüm personelimize teşekkür ediyor, bağışlarının ihtiyaç sahiplerine şifa ve umut olmasını diliyoruz." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sakarya Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/sapancada-din-gorevlileri-kan-bagisinda</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/sapanca-kan-bagisi-1.jpg" type="image/jpeg" length="68234"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okullarda uyum eğitimi başladı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/okullarda-uyum-egitimi-basladi-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/okullarda-uyum-egitimi-basladi-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Okul öncesi, ilkokul 1'inci sınıf ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerine yönelik "Okula Uyum Haftası" başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığınca, 2026-2027 eğitim öğretim yılında okul öncesi, ilkokula ve ortaokul 5'inci sınıfa başlayan öğrencilere yönelik Uyum Haftası, 11 Eylül'e kadar sürecek.</p>

<p>Uyum Haftası, okul öncesi eğitim ve ilkokul 1'inci sınıf öğrencileri için 5, ortaokul 5'inci sınıf öğrencileri içinse 3 gün olarak uygulanacak.</p>

<p>Bu kapsamda hazırlanan "Okul Öncesi Eğitim Okula Uyum Rehberi"nde 5 günlük uygulama çizelgesinin yanı sıra paydaşların sorumluluklarına, dikkat edilmesi gereken hususlara, oyun ve etkinlik örneklerine yer verildi.</p>

<p>Okul öncesi eğitim ile ilkokul 1'inci ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerini kapsayan programlar, eğitim öğretim yılı boyunca her ay uygulanacak şekilde planlandı.</p>

<p>Oyun temelli ve yaşantıya dayalı olarak tasarlanan modüller, okul-aile işbirliği çerçevesinde okul dışı öğrenme ortamlarını da kapsayacak şekilde eğitim öğretim yılı boyunca sürdürülecek.</p>

<h2>İstanbul'da 2 milyon 689 bin 493 öğrenci yeni eğitim dönemine başlıyor</h2>

<p>İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre yeni eğitim öğretim yılı, uyum haftasıyla başlıyor.</p>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesi İstanbul genelinde okul ve derslik yatırımları, bakım ve onarım çalışmaları, eğitim programları, okul güvenliği, dijital eğitim uygulamaları ve öğrenci gelişimini destekleyen projelere yönelik hazırlıklar gerçekleştirildi.</p>

<p>İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli başta olmak üzere Milli Eğitim Bakanlığının yeni eğitim öğretim yılına ilişkin politikalarının İstanbul'daki tüm eğitim kurumlarında etkin biçimde uygulanması hedefleniyor.</p>

<p>Yeni eğitim öğretim yılında 216 bin 341 öğrenci 1. sınıfa, 239 bin 946 öğrenci 5. sınıfa, 227 bin 996 öğrenci de 9. sınıfa başlayacak. Bu üç kademeye yeni başlayacak toplam öğrenci sayısı 684 bin 283 olacak.</p>

<h2>82 yeni okul ve 2 bin 202 yeni derslik hizmet verecek</h2>

<p>Yeni dönem itibarıyla İstanbul’da 82 yeni okul ve 2 bin 202 yeni derslik hizmete alınacak. Bunların 8'i anaokulu, 23'ü ilkokul, 29'u ortaokul, 16'sı lise ve 6'sı özel eğitim okulundan oluşuyor.</p>

<p>Yeni dersliklerin 74'ü anaokullarında, 670'i ilkokullarda, 814'ü ortaokullarda, 532'si liselerde ve 112'si özel eğitim okullarında öğrencilerin kullanımına sunulacak.</p>

<p>Milli Eğitim Bakanlığınca sağlanan bütçeyle İstanbul genelindeki 313 okulun bakım ve onarım çalışmaları gerçekleştirildi.</p>

<p>İstanbul için planlanan 41 milyon 104 bin 163 ders kitabının 22 milyon 130 bin 381'inin ulaştırıldığı, kalan kitapların teslimat sürecinin devam ettiği belirtildi.</p>

<h2>Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli uygulanacak</h2>

<p>Yeni dönemde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında öğrencilerin akademik bilgilerinin yanı sıra beceri, değer, sosyal-duygusal gelişim ve hayatla ilişki kurma kapasitelerinin desteklenmesi hedefleniyor.</p>

<p>İstanbul’daki eğitim kurumlarında zümre çalışmaları, ölçme ve değerlendirme süreçleri, beceri edinimi ve gelişim raporları ile eğitim öğretim faaliyetlerinin model doğrultusunda yürütülmesine yönelik planlamalar gerçekleştirilecek.</p>

<p>Öğrencilerin öğrenme süreçlerinin sınıf ortamıyla sınırlı kalmaması amacıyla “okul dışı öğrenme ortamları” çalışmalarına da ağırlık verilecek.</p>

<h2>Çocukların gelişimine yönelik çalışmalar sürdürülecek</h2>

<p>"Maarifin Kalbinde Oyun", "Yaşam Becerileri Projesi", "Ailemle Eğitim Yolculuğum Projesi", "Duygu, Değer Temelli Dijital Esenlik Projesi" ve "Türk Dünyası Yolculuğu" çalışmaları, İstanbul'daki okullarda uygulanacak.</p>

<p>Okul ve çevre güvenliğine yönelik tedbirler, ilgili kurumlarla işbirliği içinde sürdürülecek. "Okulumda Sağlıklı Besleniyorum" çalışmaları ile Fiziksel Uygunluk Karnesi uygulaması da devam edecek.</p>

<p>Öğrencilerin eğitim süreçlerinden kopmalarının önlenmesi amacıyla devamsızlık takibi sürdürülecek. Özel eğitime ihtiyaç duyan öğrenciler için "Eğitsel Tarama ve Değerlendirme Bataryası" ile bireyselleştirilmiş eğitim programı süreçleri planlanacak ve takip edilecek.</p>

<h2>Dijital platformların kullanımı yaygınlaştırılacak</h2>

<p>EBA, MEBİ, OGM Materyal, HEMBA, Velivizyon, DİLİM, ÖBA ve Haberiniz Olsun platformlarının kullanımının yaygınlaştırılması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akıllı tahtalarda Pardus işletim sistemine geçiş çalışmalarının tamamlanması ve Bakanlık Yönetim Sistemi veri girişlerinin etkin şekilde yürütülmesine yönelik tedbirler de yeni dönemin çalışma başlıkları arasında yer alıyor.</p>

<p>Mesleki ve teknik eğitimde işletmelerde beceri eğitimi ve staj süreçleri yakından takip edilecek. Destekleme ve yetiştirme kursları ihtiyaçlar doğrultusunda planlanacak.</p>

<p>Veli Randevu Sistemi uygulaması sürdürülürken ailelerin eğitim süreçlerine daha etkin katılım göstermeleri teşvik edilecek.</p>

<p>İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile ilçe milli eğitim müdürlüklerinin saha ziyaretlerinin artırılması planlanıyor.</p>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, "İstanbul hazır. Okullarımız hazır. Öğretmenlerimiz hazır. Ve en önemlisi, çocuklarımızın geleceğini bugünden kurmaya hazırız. Çocuklarımızın zihnini bilgiyle donatırken kalbini değerlerimizle buluşturmayı, akademik başarısını yükseltirken şahsiyetini, iradesini, merhametini ve sorumluluk duygusunu geliştirmeyi önemsiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Öğretmenlerin eğitim sistemindeki belirleyici rolüne dikkati çeken Yentür, şunları kaydetti:</p>

<p>"Binalar yapabiliriz, teknolojiyi yenileyebiliriz, programlar hazırlayabiliriz fakat bütün bunları çocuğun hayatında anlamlı hale getiren öğretmendir. İstanbul'da 157 bin 418 öğretmenimiz, Türkiye'nin yarınlarını yetiştirmek üzere sınıflarının başında. Köklerinden güç alan, çağın imkanlarını kullanan, dünyayı okuyabilen, ülkesine güvenen, değerleriyle barışık, bilgili, becerili ve erdemli bir nesil yetiştirmek istiyoruz.</p>

<p>Türkiye Yüzyılı'nın eğitim vizyonunu İstanbul'un her okuluna, her sınıfına, her sırasına ve her çocuğuna ulaştırmak için çalışmaya devam edeceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/okullarda-uyum-egitimi-basladi-2</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/okul-uyum-haftasi.jpg" type="image/jpeg" length="11902"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hazır Ol Cenge, İstersen Sulh-u Salâh!]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/hazir-ol-cenge-istersen-sulh-u-salah</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/hazir-ol-cenge-istersen-sulh-u-salah" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Barışın ve huzurun hâkim olması için kötülerin kötülüklerine engel olabilecek her türlü hazırlığı yapmalıyız. Müslümanlar her açıdan güçlü olmak zorundadır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>Allah’ın ve sizin düşmanlarınızı ve onların gerisinde olup sizin bilmediğiniz, ama Allah’ın bildiklerini korkutup caydırmak üzere, onlara karşı elinizden geldiği kadar güç ve savaş atları hazırlayın. Allah yolunda harcadığınız her şeyin karşılığı, zerrece haksızlığa uğratılmadan size tastamam ödenecektir. (Enfâl, 8/60)</strong></p>

<p style="text-align:justify">İslam’a göre savaşa hazırlanmanın amacı; haksız, zalim ve saldırgan güçlerin zararlarını engellemektir. Bu da düşmandan daha güçlü olmakla mümkündür. Zîra barış, ancak bunu isteyenlerin caydırıcı güce sahip olmalarıyla gerçekleşebilir. Âyetteki “Savaş atları hazırlayın”, ifadesi sembolik bir ifade olup, buradan anlaşılması gereken; başarı ve zaferi gerçekleştirmek için çağın ulaştığı en son bilimsel ve teknolojik imkânlardan yararlanarak düşmana karşı en etkili silahlarla, her türlü askerî eğitim, savunma ve savaş stratejisi hazırlığı yapmaktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Barışın ve huzurun hâkim olması için kötülerin kötülüklerine engel olabilecek her türlü hazırlığı yapmalıyız. Müslümanlar her açıdan güçlü olmak zorundadır. Manevî kalkınma ile birlikte maddî kalkınma da asla ihmal edilmemelidir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Adüvv: </strong>Düşman.<br />
<strong>İnfak: </strong>Harcamak, yardım etmek, fedakârlıkta bulunmak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bir Ayet</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/hazir-ol-cenge-istersen-sulh-u-salah</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/04/hazir-ol-cenge-istersen-sulhu-salah.jpg" type="image/jpeg" length="93635"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kayseri'de iş arkadaşlarından etkilenen Filipinli kadın Müslüman oldu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kayseride-is-arkadaslarindan-etkilenen-filipinli-kadin-musluman-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kayseride-is-arkadaslarindan-etkilenen-filipinli-kadin-musluman-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filipin asıllı Rowena Antone, iş arkadaşlarından etkilenerek Kayseri'de Müslümanlığı seçti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de çalışan Antone, iş ortamındaki Müslüman arkadaşlarının yardımlaşması, dürüstlüğü ve dini hassasiyetlerinden etkilenerek İslamiyet'i araştırmaya başladı.</p>

<p>Ardından Müslüman olmaya karar veren Antone için Develi İlçe Müftülüğünde ihtida töreni düzenlendi.</p>

<p><img alt="Ihtida 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/ihtida-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>İlçe Müftüsü Mehmet Yürek ile Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman olan Antone, "Azra" adını aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Müftü Yürek, Azra'ya İngilizce Kur'an-ı Kerim meali ve Türkiye Diyanet Vakfı yayınlarından İslam dinini anlatan çeşitli kitaplar hediye etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İHTİDA HABERLERİ, Kayseri Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kayseride-is-arkadaslarindan-etkilenen-filipinli-kadin-musluman-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/ihtida-1-1.jpg" type="image/jpeg" length="57217"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Müminlerin Anneleri]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/muminlerin-anneleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/muminlerin-anneleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Hadis: Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır. Ben de aileme karşı en hayırlı olanınızım... (Tirmizî, Menâkıb, 63)]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Müminlerin anneleri” ifadesi, Peygamber’in müminlere kendi canından daha yakın olduğunu, eşlerinin de müminlerin anneleri olduğunu belirten ayete (Ahzâb, 33/6) dayanmaktadır. Müminlerin annelerin has hükümler söz konusudur. Kur’an-ı Kerim’de onların diğer kadınlardan farklı olduğu belirtilerek (Ahzâb, 33/32) bu konumlarına uygun biçimde davranmaları emredilmiş, günahlarına ve sevaplarına iki kat karşılık verileceği bildirilmiştir. (Ahzâb, 33/30-31) Tahyîr ayetiyle (Ahzâb, 33/28-29) dünya hayatının nimetleri ve Hz. Peygamber (sas) arasında bir tercih yapmaları istenmiş, neticede hepsi onun yanında kalmayı tercih etmiştir. Resûl-i Ekrem’in hanımlarının evlerine izinsiz girilmesi yasaklanmış, kendilerine ancak perde arkasından soru sorulmasına izin verilmiştir. (Ahzâb, 33/53) Resûlullah’ın eşlerinin özellikle tebliğde ve kadınların eğitiminde büyük hizmetleri olmuştur. Aile içindeki hayat ve kadınlara mahsus durumlarla ilgili sünnetlerin çoğu Hz. Peygamber’in hanımları ile ulaşmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• Osmanlı Devleti’nin 10. Padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın vefatı (1566)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/muminlerin-anneleri</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/mehmet/takvim-2026/eylul-7.jpg" type="image/jpeg" length="94302"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İftira: Dil ile İşlenen Cinayet]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/iftira-dil-ile-islenen-cinayet-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/iftira-dil-ile-islenen-cinayet-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Helak edici yedi şey nedir? iftiranın en büyükleri nelerdir? Zina iftirasının cezası nedir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">"عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيِّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: "اجْتَنِبُوا السَّبْعَ الْمُوبِقَاتِ.’ قَالُوا: ‘يَا رَسُولَ اللَّهِ وَمَا هُنَّ’ قَالَ: ‘الشِّرْكُ بِاللَّهِ، وَالسِّحْرُ، وَقَتْلُ النَّفْسِ الَّتِى حَرَّمَ اللَّهُ إِلاَّ بِالْحَقِّ، وَأَكْلُ الرِّبَا، وَأَكْلُ مَالِ الْيَتِيمِ، وَالتَّوَلِّى يَوْمَ الزَّحْفِ، وَقَذْفُ الْمُحْصَنَاتِ الْمُؤْمِنَاتِ الْغَافِلاَتِ</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber (sas), "<i>Yedi helâk ediciden sakının!" </i> buyurdu. Sahâbîler, "Yâ Resûlallah! Bunlar nelerdir?" diye sordular. Resûlullah (sas) şöyle cevap verdi:</p>

<p style="text-align:justify"><i>"Allah’a (cc) şirk koşmak, büyü yapmak, Allah’ın (cc) haram kıldığı bir canı haksız yere öldürmek, faiz yemek, yetim malı yemek, savaş meydanından kaçmak ve zinadan uzak duran, hiçbir şeyden haberi olmayan mümin kadınlara zina isnad etmektir."</i></p>

<p style="text-align:justify">(B6857 Buhârî, Hudûd, 44; M262 Müslim, Îmân, 145)</p>

<p style="text-align:justify">***</p>

<p style="text-align:justify">"عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "إِنَّ مِنْ أَكْبَرِ الْكَبَائِرِ اسْتِطَالَةَ الْمَرْءِ فِى عِرْضِ رَجُلٍ مُسْلِمٍ بِغَيْرِ حَقٍّ</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre’nin (ra) rivayet ettiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify">"<i>Kişinin haksız yere bir Müslüman’ın şeref ve namusuna dil uzatması, büyük günahların en büyüklerindendir..."</i></p>

<p style="text-align:justify">(D4877 Ebû Dâvûd, Edeb, 35)</p>

<p style="text-align:justify">***</p>

<p style="text-align:justify">وَاثِلَةَ بْنَ الأَسْقَعِ يَقُولُ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : ‘إِنَّ مِنْ أَعْظَمِ الْفِرَى أَنْ يَدَّعِيَ الرَّجُلُ إِلَى غَيْرِ أَبِيهِ، أَوْ يُرِيَ عَيْنَهُ مَا لَمْ تَرَ، أَوْ يَقُولَ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) مَا لَمْ يَقُلْ</p>

<p style="text-align:justify">Vâsile b. Eska’nın (ra) naklettiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify">"<i>(Üç şey) iftiranın en büyüklerindendir: Kişinin kendisini babasından başkasına nispet etmesi, rüyasında görmediği bir şeyin kendisine rüyada gösterildiğini iddia etmesi, Resûlullah’ın (sas) söylemediği bir şeyi ona nispet etmesi."</i></p>

<p style="text-align:justify">(B3509 Buhârî, Menâkıb, 5)</p>

<p style="text-align:justify">***</p>

<p style="text-align:justify">"عَنْ أَبِى ذَرٍّ (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ) أَنَّهُ سَمِعَ النَّبِيَّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) يَقُولُ: "لاَ يَرْمِى رَجُلٌ رَجُلاً بِالْفُسُوقِ، وَلاَ يَرْمِيهِ بِالْكُفْرِ، إِلاَّ ارْتَدَّتْ عَلَيْهِ، إِنْ لَمْ يَكُنْ صَاحِبُهُ كَذَلِكَ</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Zerr’in (ra) işittiğine göre, Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify">"<i>Hiç kimse başka bir kimseyi fâsıklıkla suçlamasın ve onu küfürle itham etmesin. Eğer itham ettiği kimse dediği gibi değilse, bu sıfatlar muhakkak itham edene döner."</i></p>

<p style="text-align:justify">(B6045 Buhârî, Edeb, 44)</p>

<p style="text-align:justify">***</p>

<p style="text-align:justify">Hicretin beşinci yılıydı. Peygamber Efendimiz (sas), Müslümanlara saldırı hazırlığı içerisinde olan Mustalikoğulları’na karşı sefere çıkmıştı. Eşi Hz. Âişe’yi (ra) de beraberinde götürmüştü. Sefer tamamlandıktan sonra Medine’ye dönüş yolculuğu başlamış ve geceleyin bir yerde istirahat edilmişti. Sabaha karşı hareket emri verildiği sırada Hz. Âişe (ra) tuvalet ihtiyacını gidermek için ordugâhtan biraz uzaklaşmıştı. Geri geldiğinde gerdanlığının düşmüş olduğunu fark etmiş, bunun üzerine tekrar gitmiş ve uzun bir müddet aradıktan sonra gerdanlığını bulup geri dönmüştü. Döndüğünde kafilenin gitmiş olduğunu görünce, "Fark ettiklerinde beni burada ararlar." düşüncesiyle olduğu yerde beklemiş, beklerken uyku bastığı için de uyuyakalmıştı. Birliğin arkasını emniyete almak ve toparlamak üzere, kabri Adıyaman’ın Samsat ilçesinde bulunan, Safvân b. Muattal adlı sahâbî görevlendirilmişti. Safvân, konaklama yerine yaklaşınca bir karartı görmüş, yakınına geldiğinde ise onun Hz. Âişe (ra) olduğunu anlamış ve şaşırmışlık ifadesi olarak "<i>innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn/Biz şüphesiz Allah’a (cc) aidiz ve muhakkak O’na (cc) döneceğiz."</i>  diye seslenerek onu uyandırmıştı. Kendisi devesinden inerek deveye Hz. Âişe’yi (ra) bindirmiş ve yularından çekerek hızlıca ilerlemek suretiyle ancak öğle üzeri istirahat etmekte olan kafileye yetişmişlerdi.</p>

<p style="text-align:justify">Hadise bundan ibaret olduğu hâlde başta münafıkların reisi Abdullah b. Übey b. Selûl olmak üzere küçük bir grup, olayı kötü yorumlayarak çirkin bir iftira üretmişler ve Hz. Âişe (ra) ile Safvân arasında iffete aykırı bir olay yaşandığını söyleyerek bunu halk içinde yaymaya başlamışlardı. Hz. Âişe (ra) Medine’ye gelince hastalanmış ve bir ay kadar yatmıştı. Ortada dolaşan dedikodulardan haberi olmamış, fakat nihayet bir vesile ile iftira onun da kulağına gelmişti. Üzüntüsünden dolayı hastalığı daha da artan, bir rivayete göre ise iftirayı öğrenince düşüp bayılan Hz. Âişe (ra) meseleyi ailesinden öğrenmek için Hz. Peygamber’den (sas) izin alıp, baba evine gitti. Annesi, "eşi tarafından sevilen ve kumaları bulunan her güzel kadın için böyle dedikoduların yapılabileceğini" söyleyerek kızını teselli etmeye çalıştıysa da, Hz. Âişe (ra) iki gün boyunca ağladı ve gözüne uyku girmedi. Bu arada Allah Resûlü (sas), konu hakkında yakınlarıyla istişarede bulundu. Görüşü sorulan hemen herkes, Hz. Âişe’nin (ra) lehinde konuştu. Evin hizmetçisi Berîre de Hz. Âişe’yi (ra) savundu. Hz. Peygamber (sas) yeterince araştırma ve soruşturma yaptıktan sonra Mescid-i Nebevî’ye gelip hem eşi hem de Safvân hakkındaki müspet kanaatini Müslümanlara ilân etti.</p>

<p style="text-align:justify">İftira atılalı bir ay geçmesine rağmen konu hakkında herhangi bir vahiy gelmemiş, âdeta bu büyük imtihanın süresi hikmetli olarak uzatılmıştı. Bir ayın bitiminde, Resûlullah (sas) eşini görmek üzere kayınpederi Ebû Bekir’in (ra) evine gitmişti ki orada durumu açıklığa kavuşturan, Hz. Âişe’nin (ra) masum olduğunu bildiren ve iftiracıların yüzünü karartan Nûr sûresinin 11-20. âyetleri nâzil oldu.</p>

<p style="text-align:justify">Yüce Allah (cc) bu âyetlerde şöyle buyurdu: "<i>O ağır iftirayı uyduranlar, sizin içinizden bir güruhtur. Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın. Aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan her biri için, işledikleri günahın cezası vardır. İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır. Bu iftirayı işittiğiniz zaman, iman eden erkek ve kadınlar, kendi (din kardeş)leri hakkında hüsn-i zan besleyip de "Bu apaçık bir iftiradır." deselerdi ya! Onlar (iftiracılar) bu iddialarına dair dört şahit getirselerdi ya! Mademki şahit getirmediler; işte onlar Allah (cc) yanında yalancıların ta kendileridir. Eğer size dünya ve âhirette Allah’ın (cc) lütfu ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız bu iftiradan dolayı size mutlaka büyük bir azap dokunurdu! Hani o iftirayı dilden dile dolaştırıyor; hakkında hiçbir bilginiz olmayan şeyleri ağzınıza alıp söylüyor ve bunu önemsiz bir iş sanıyordunuz. Halbuki bu, Allah (cc) katında büyük bir iştir. Bu iftirayı işittiğiniz vakit, "Böyle sözleri ağzımıza almamız bize yaraşmaz. Hâşâ! Bu çok büyük bir iftiradır." deseydiniz ya! Eğer inanıyorsanız, bu gibi şeylere bir daha ebediyen dönmemeniz için Allah (cc) size öğüt veriyor. Allah (cc) size âyetleri açıklıyor. Allah (cc) her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. İnananlar arasında hayâsızlığın yayılmasını arzu eden kimseler var ya; onlar için dünya ve âhirette elem dolu bir azap vardır. Allah (cc) bilir, siz bilmezsiniz. Allah’ın (cc) lütfu ve rahmeti sizin üzerinize olmasaydı ve Allah (cc) çok esirgeyici ve çok merhametli olmasaydı (hâliniz nice olurdu)?"</i></p>

<p style="text-align:justify">Bu âyetlerde iftiranın büyük bir günah olduğu ve bu günahı işleyenler için âhirette büyük bir azap olduğu bildirilmiş; ayrıca herhangi bir kimse hakkında ortaya atılan iddialara hemen inanılmaması ve insanlar hakkında hüsn-i zan beslenmesi gereği üzerinde durulmuştu.</p>

<p style="text-align:justify">Yukarıdaki âyetler inince Müslümanların içine sızmış bulunan bazı münafıkların maskeleri düşmüş, kötü duygularına mağlup olan veya dedikoduya kapılan birkaç mümin de büyük bir imtihan geçirmiş, sonra tevbe ederek temizlenmişlerdir. Bazı rivayetlere göre ise iftiracılara ceza uygulanmıştır. Sonuç olarak iftira olayı derin üzüntülere sebep olmakla birlikte mânevî getirisi bakımından müminler hakkında hayırlı olmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">İftira, bireysel ve toplumsal bir hastalıktır. Nitekim geçmişte pek çok peygambere ve salih kimseye çeşitli iftiralar atılmış ve bu kimseler pek çok sıkıntıya maruz kalmışlardır. Meselâ, Hz. Yusuf (as), efendisinin hanımı tarafından yapılan gayri meşru ilişki teklifini kabul etmediği için iftiraya uğramış ve neticede zindana atılmıştır. Hz. Musa’ya (as) menfaat ve iktidar peşinde olma, büyücülük ve yalancılık; Hz. Meryem’e (as) de zina iftirası atılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Kur’an’da pek çok yerde geçen iftira sözcüğü, daha çok Allah (cc) hakkında yalan uydurma, O’nun birliği, yetkinliği ve aşkınlığı ile bağdaşmayan iddialar ileri sürme mânâsında kullanılmıştır. Diğer bazı âyetlerde ise putperestlerin putların tanrı olduğu inancını uydurmaları ve Allah’a (cc) isnat ederek kendi kafalarından hükümler koymaları, iftira kavramıyla ifade edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İftira, toplum hayatını dinamitleyen, dostlukları bitiren, yuva kurmaya engel olan, kurulmuş yuvaları yıkan, aile facialarına yol açan; insanların işlerini, itibarlarını, istikballerini, hatta bazen hayatlarını kaybetmelerine sebep olabilen çok kötü bir davranıştır. İftira sonucunda insanlar arasındaki sevgi ve saygı azalır, kin ve nefret duygusu çoğalır, toplumsal problemler baş gösterir.</p>

<p style="text-align:justify">Hadislerinde genel olarak doğruluk, dürüstlük, adalet, iyilik ve hüsn-i zannı emreden; yalancılık, haksızlık ve sû-i zan gibi kötülükleri yasaklayan Sevgili Nebî (sas), Müslümanları sosyal bir hastalık olan iftira konusunda uyarmış; bilhassa İslâm’a yeni giren erkek ve kadınlarla biatleşirken, içtimaî ve siyasî önemi bulunan prensipler yanında, iftira etmemek üzere de söz almıştır.</p>

<p style="text-align:justify">İslâm, iftirayı yasaklamakla kalmamış, onu engellemek için bazı önlemler de almıştır. Buna göre insanların ayıp ve kusurlarını araştırmak, evleri gözetlemek, karşı cinsten yabancı kimselerle baş başa kalmak, evlere izin almadan girmek yasaklanmıştır. Bu ve benzeri uyarılar, bireyin kişiliğini ve saygınlığını korumaya ve muhtemel iftira ve dedikoduları önlemeye yönelik alınmış tedbirlerdir.</p>

<p style="text-align:justify">İslâm, masum insanların iffet, şeref ve haysiyetlerini korumak için özellikle zina iftirası atanları cezalandırmak suretiyle bu kötü davranışın önüne geçmeyi hedeflemiştir. Bunun için zina suçlamasının ancak dört şahidin bizzat ve çok net tanıklığı ile olması gerektiğini bildirmiştir. Dört şahit ile ispatlanamayan zina suçlamasının iftira olacağını belirtip, bu iftirayı atanlara da seksen sopa cezası uygulanacağını ve iftirası sabit olanların şahitliklerinin bir daha kabul edilmeyeceğini açıklamıştır. Bütün bunlar, insanların kişilik haklarını korumak, insanlar hakkında gelişigüzel laf üretilmesine mani olmak ve iftiraların önüne set çekmek içindir.</p>

<p style="text-align:justify">İffetli bir kadının namusuna yönelik iftira, kim tarafından ve ne maksatla yapılırsa yapılsın çok çirkin bir davranıştır ve büyük bir günahtır. Yüce Allah (cc), böylesi bir günahı işleyenlerin dünya ve âhirette lanetlenenlerden olacağını ve hesap gününde dilleri, elleri ve ayaklarının aleyhlerinde şahitlik edeceğini bildirmiştir. Bunun için Allah Resûlü (sas), insanı helâk edecek olan yedi suç ve günahtan birinin, masum, hiçbir şeyden habersiz iffetli bir kadına zina ithamı olduğunu söyleyerek bu tarz iftira günahının büyüklüğüne işaret etmiştir. Zina ithamında bulunan kişinin bu ithamını deliller ile ispatlamadığı takdirde iftira cezasına çarptırılması, insanların ırz ve namuslarına yönelik iftiralara karşı bir koruyucu kalkan niteliği taşır. Bu konuda titiz davranılmadığı takdirde insanlar aleyhine gelişigüzel ithamlar yapılabilir ve bunun sonucunda ithama uğrayanların şahsiyetleri rencide olabilir. Ayrıca bu günahı işleyenlerin, bir daha yapmamak üzere tevbe etmeleri ve kendilerini düzeltmeleri (ıslah etmeleri) hâlinde Allah’ın (cc) kendilerini bağışlayacağı da bildirilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Namusa yönelik iftirayı, insanın âhiret hayatını iflasa götürecek olan kul hakları arasında sayan Peygamberimiz (sas), insanların ırz ve şerefine dil uzatanların dünyada iken hak sahibinden helâllik almaları gerektiğini, aksi hâlde yaptıkları haksızlık oranında âhirette iyi amellerinden alınıp hak sahibine verileceğini, iyilikleri yoksa hak sahibinin günahlarının haksızlık edene yükleneceğini bildirmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Namusa atılan iftira, sadece iftiraya uğrayana değil, onun yakın ve uzak çevresine de zarar verir ve şahsiyetlerini rencide eder. Bundan da öte, iftira edilen kimse hakkında sû-i zan beslenmesine, bazen de cinayetle sonuçlanan aşırı tepkilere sebep olabilir. Nitekim suçsuz olduğu hâlde iftiraya kurban giden kimselerle ilgili haberler, bu hakikati gözler önüne sermektedir. Bu itibarla iftira hastalığına yakalananların bu gerçeği göz ardı etmemeleri ve empati kurarak kendilerine atıldığında asla kabul etmeyecekleri bir iftirayı başkalarına atmamaları gerekir. Zira Allah Resûlü (sas), kişinin ancak kendisi için istediği şeyleri başkası için de istemesini öğütlemekte, dolayısıyla kendisi için istemediğini mümin kardeşine de yakıştırmaması gerektiğini belirtmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">İslâm’a göre aksi ispatlanmadığı sürece kişilerin suçsuzluğu (berâet-i zimmet) asıldır. Peygamber Efendimizin (sas) ifadesiyle, "<i>Müslüman’ın Müslüman’a kanı, malı, ırz ve namusu haramdır."</i>  Suçsuz olduğu sürece herkes dokunulmazdır. Kişinin zina ettiğine dair kesin bilgiye sahip olunmaması, onun zina suçuyla suçlanmaması için yeterlidir. Dolayısıyla delile dayanmayan iddialar iftira kapsamında değerlendirilir ve iddia sahibinin cezalandırılmasını gerektirir. Zina dışındaki ithamlarda da durum aynıdır. Yani isnat edilen suç ispatlanamadığı sürece itham edilen kimse, suçlu muamelesine tâbi tutulamaz. Aksine suçlayan kimseler belli müeyyidelerle cezalandırılırlar. İftiraya uğrayanlar her zaman Hz. Âişe (ra) kadar şanslı olamaz, kendilerini temize çıkaramaz ve iftiranın izini silemezler. Bu sebeple iftiraya uğrayıp da suçsuzluğunu ispat edemeyenlerin teselli edilmeye, anlayış gösterilmeye ve sabra ihtiyaçları vardır. İftira edenlerin de işledikleri bu büyük günahtan dolayı derhâl tevbe etmeleri, aksi takdirde âhirette cezaya çarptırılacaklarını unutmamaları gerekir.</p>

<p style="text-align:justify">Zamanında ve yeterli önlem alınmaması sebebiyle toplumda yayılıp kök salan pek çok kötülük, sosyal hayatı fesada uğratmasının yanısıra insanlar arasındaki ilişkileri zedelemektedir. Diğerleri gibi iftira da toplumda güven duygusunu yaralayan ve gerektiğinde tepki gösterilmesi gereken kötü bir davranıştır. Nitekim Yüce Allah (cc), Hz. Âişe’ye (ra) atılan iftira karşısında müminleri uyarmış ve böylesi bir iftirayı duyduklarında hüsn-i zan besleyip, "<i>Bu, apaçık bir iftiradır." </i> demeleri ve tepki göstermeleri gerektiğini söylemiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Ayrıca, "<i>Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur."</i>  buyurarak asılsız olması muhtemel haberlerin peşine düşüp bunlara doğruymuş gibi ilgi göstermeyi yasaklamış, fâsık bir kimsenin taşıdığı habere inanmadan önce araştırma yapılmasını emretmiştir. Allah Resûlü (sas) de, "<i>Kişiye, işittiği her şeyi anlatması yalan olarak yeter!"</i>  buyurarak ortalıkta dolaşan her söze itibar edilmemesi ve duyulan her sözün anlatılmaması gereğine işaret etmiştir. İftira ve benzeri kötü davranışlara tepki göstermek, hem iftira edilenin haysiyetini korumak hem de olabilecek iftiraların önüne geçmek bakımından önemlidir. Aksi takdirde kötülüklerin önünü almak mümkün olmayabilir.</p>

<p style="text-align:justify">İnsanların kusurlarını araştırmamak, hatta var olan kusurları yaymamak, İslâm ahlâkının önemli ilkeleri arasında yer alır. Dolayısıyla asılsız dedikodularla bir kimsenin namusunu lekelemek veya yapmadığı bir fiili o kimseye isnat etmek, Allah (cc) katında büyük bir günahtır. Nitekim Cenâb-ı Hak (cc), "<i>Mümin erkek ve kadınlara işlemedikleri şeyler yüzünden eziyet edenler, doğrusu bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir."</i>  buyurarak iftira günahının büyüklüğüne işaret etmiştir. Buna göre mümin, yüzde yüz emin olmadığı konularda konuşmamalı, özellikle ırz ve namus konusunda daha dikkatli davranmalıdır. Öte yandan kişinin işlediği bir günahı suçsuz birinin üzerine atması da Kur’an’da iftira olarak nitelendirilmiş ve bunun büyük bir günah olduğu bildirilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İftira sadece namusa yönelik değil, insan şahsiyetini rencide edecek duygu ve davranışlara yönelik de yapılabilmektedir. Evlilik ilişkileri bozulan eşler ve aileler, birbirleri aleyhine yalan, iftira, suç isnadı, dedikodu gibi pek çok olumsuz söz ve davranış sergileyebilmektedirler. Hâlbuki İslâm, iftiranın ve dedikodunun bütün çeşitlerini yasaklamış ve bunun maddî ve mânevî sorumluluk gerektirdiğini bildirmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Günümüzde özellikle siyaset, sanat, spor ve magazin dünyasındaki insanlar, rekabet duygusu, çekememezlik, kıskançlık gibi sebeplerle birbirleri aleyhine çeşitli iftira, itham ve karalamalar yapmakta, evrensel ahlâk kurallarını ihlâl etmektedirler. Namus, iffet, haysiyet, hırsızlık, zimmet, rüşvet ve yalan üzerine yapılan bu iftiralar, belli bir çevreyle sınırlı kalmamakta, basın ve yayın yoluyla bazen uluslararası düzeye kadar ulaşabilmektedir. Oysa bir iftira ne kadar çok yayılırsa, iftiracının sorumluluğu ve günahı da o nispette artmış olur.</p>

<p style="text-align:justify">Haset duygusuna kapılanlar, genellikle kendilerine rakip olarak gördükleri kimseleri küçük düşürmek için iftiraya başvururlar. Oysa haset, öncelikle haset eden kimseye zarar verir. Bundan dolayı Yüce Allah (cc), "<i>hasetçinin şerrinden kendisine sığınılmasını" </i> öğütlemiştir. Bunun tedavisi, kişinin içinde bulunduğu duruma razı olup hâline şükretmesidir. Her nimetin herkeste mevcut olması mümkün olmadığına ve dünya hayatı bir imtihan yeri olduğuna göre kişi, Allah’ın (cc) insanlar için takdir ettiği konuma rıza gösterip sabretmeli, mevcut nimetlerin kıymetini bilmelidir.</p>

<p style="text-align:justify">Bazı iftiralar ise, zanna dayalı olarak üretilmektedir. Zan ise, kesin bilgi olmadan tahminde bulunmak ve buna dayanarak hüküm vermek demektir. Yüce Allah (cc) müminleri zandan sakındırmış ve bir kısım zanların günah olduğunu bildirmiştir. Burada kendisinden uzak durulması istenen ve günah olduğu bildirilen zan, sû-i zandır. Hz. Peygamber (sas) de aynı şekilde, "<i>Zandan sakının. Çünkü zan sözün en yalanıdır."</i>  buyurarak, müminleri sû-i zan ve iftiradan sakındırmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">İslâm ahlâkında ilke olarak insanlar aleyhinde onları kötüleyici ve incitici mahiyetteki her türlü konuşma ve gıybet yasaktır. Birinin aleyhinde yapılan konuşmanın gerçeğe dayanması, onu gıybet olmaktan çıkarmaz. Nitekim Resûl-i Ekrem (sas), "<i>Gıybetin ne olduğunu biliyor musunuz?"</i> diye sormuş; ashâb, "Allah (cc) ve Resûlü (sas) daha iyi bilir." deyince, "<i>Kardeşini hoşlanmadığı bir şeyle anmandır." </i> buyurmuştur. "Söylediğim şey kardeşimde bulunan bir özellik ise ne buyurursunuz?" diye sorulunca Hz. Peygamber (sas), "<i>Söylediğin şey onda varsa onun hakkında gıybet etmişsindir. Ama eğer yoksa ona iftira etmiş olursun." </i>cevabını vermiştir. Buna göre iftira, yalandan bir parça olmakla birlikte ondan ve gıybetten farklıdır. Zira her iftira yalandır, fakat her yalan iftira değildir.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas), "<i>Kişinin haksız yere bir Müslüman’ın şeref ve namusuna dil uzatması, büyük günahların en büyüklerindendir."</i>  buyurmuş, bir başka hadisinde ise iftiranın en büyüklerini şöyle sıralamıştır: Kişinin kendisini babasından başkasına nispet etmesi, rüyasında görmediği bir şeyin kendisine rüyada gösterildiğini iddia etmesi ve Resûlullah’ın (sas) söylemediği bir şeyi ona nispet etmesi."</p>

<p style="text-align:justify">Diğer taraftan, "<i>Bir mümini kâfirlikle suçlayan, onu öldürmüş gibidir."</i>  buyuran Allah Resûlü (sas) müminlere şu uyarıda bulunmuştur: "<i>Hiç kimse başka bir kimseyi fâsıklıkla suçlamasın ve onu küfürle itham etmesin. Eğer itham ettiği kimse dediği gibi değilse, bu sıfatlar muhakkak itham edene döner."</i>  Müslümanları küfürle veya münafıklıkla itham etmek, İslâm ahlâkıyla bağdaşmadığı gibi, toplumda huzursuzluğa ve kamplaşmalara sebep olabilecek bir davranıştır. Müslüman’a yakışan, insanların inancıyla ilgili konuları Allah’a (cc) havale edip kendi kanaatinden hareketle kimseyi küfürle veya nifakla itham etmemektir.</p>

<p style="text-align:justify">Netice itibariyle iftira, hem ferdi hem de toplumu rahatsız eden, insanlar arasındaki sevgi bağlarını koparan, nefret ve düşmanlıklara sebebiyet veren büyük bir günahtır. İslâm, insan şahsiyetini rencide eden her türlü iftira, karalama, töhmet altında bırakma, çamur atma ve ithamı yasaklamış, özellikle zina iftirasında bulunanları, iddialarını dört şahitle ispatlayamamaları hâlinde cezalandırmak suretiyle insanların şeref ve haysiyetini korumayı hedeflemiştir. Mümine yakışan, böylesi büyük bir günahtan uzak durmak, söylenen her söze itibar etmemek, inanmamak ve iftiracılara tepki göstererek iftiranın yaygınlaşmasına mani olmaktır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kaynak: </strong>Diyanet Hadislerle İslam</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hadislerle İslam</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/iftira-dil-ile-islenen-cinayet-1</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 19:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/02/iftira-dil-ile-islenen-cinayet.jpg" type="image/jpeg" length="28494"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkan Arpaguş, Trabzon'da Mevlid-i Nebi Programı’na katıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/baskan-arpagus-trabzonda-mevlid-i-nebi-programina-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/baskan-arpagus-trabzonda-mevlid-i-nebi-programina-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Trabzon İl Müftülüğü tarafından düzenlenen Mevlid-i Nebi Haftası Programı’na katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başkan Arpaguş, programda yaptığı konuşmada, Peygamber Efendimiz (sas)’in ümmetine pek çok tavsiyelerde bulunduğunu hatırlatarak, şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Efendimiz (sas) ne buyurur? ‘Elinizden ve dilinizden müminler zarar görmesin.’ der. Bundan daha güzel bir ahlaki tavsiye olamaz. Efendimiz (sas), ‘Ayıpları araştırmayın.’ der. ‘Haset etmeyin kimseye, kin tutmayın, ey Allah'ın kulları kardeş olun.’ der. ‘Birbirinize asla lanet etmeyin, kimsenin gizli hallerini araştırmayın, katı kalpli ve kibirli olmayın.’ der. Çünkü kendisine yüce Kitabımızda öyle hitap edilir: ‘Eğer kaba, katı kalpli olsaydın, hiç şüphesiz etrafından dağılır giderlerdi. Allah’ın rahmeti sayesinde sen onlara yumuşak davrandın.’ Öyleyse bu dinin temsilcisi, bu Peygamberin (sas) ümmetine yumuşak davranmak, insanlarla iyi geçinmek, ahlaki güzelliklerin her birini aile hayatında, toplum hayatında yaşayarak göstermek bir vazife olsa gerektir.”</p>

<p>“İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de gerçek manada iman etmiş olamazsınız.” hadis-i şerifini dile getiren Başkan Arpaguş, “Komşuyu komşuya emanet eder. ‘Az daha varis olacaklardı birbirine.’ der. ‘Komşusu açken kimse tok yatmasın.’ diye ikazlarda bulunur.” ifadesini kullandı.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Trabzon İl Müftülüğü tarafından düzenlenen Mevlid-i Nebi Haftası Programı’na katıldı.<a href="https://t.co/u7zav5n562" rel="nofollow">https://t.co/u7zav5n562</a> <a href="https://t.co/UMioxdKRfn" rel="nofollow">pic.twitter.com/UMioxdKRfn</a></p>
— T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı (@diyanetbasin) <a href="https://x.com/diyanetbasin/status/2096284784163016843?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 5, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p>Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, 23. İmam Hatipliler Kurultayı’na katılmak için gittiği Trabzon’da da bir dizi ziyaretlerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başkan Arpaguş, ilk olarak Trabzon’da Valiliği ziyaret etti. Valiliğe gelişinde Vali Tahir Şahin tarafından karşılanan Başkan Arpaguş, valilik şeref defterini imzaladı. Vali Şahin de ziyaretinden dolayı Başkan Arpaguş’a teşekkür etti.</p>

<p>Başkan Arpaguş, daha sonra Trabzon Büyükşehir Belediyesini ziyaret etti. Başkan Arpaguş, Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’e diyanet hizmetlerine verdiği desteklerinden dolayı teşekkür etti.</p>

<p>Ardından Trabzon İl Müftülüğünü ziyaret eden Başkan Arpaguş’u Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Trabzon Şubesi Arama ve Kurtarma Ekibi karşıladı. Başkan Arpaguş, Trabzon İl Müftüsü Dr. İsmail Çiçek den yaptığı çalışmalar hakkında bilgi aldı.</p>

<p>Başkan Arpaguş, ardından Trabzon ilçe müftüleriyle bir toplantı gerçekleştirerek, ilçelerdeki din hizmetlerinin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Safi Arpaguş</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/baskan-arpagus-trabzonda-mevlid-i-nebi-programina-katildi</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/trabzon-safi-arpagus-1.jpg" type="image/jpeg" length="99706"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Peygamberimizin Hz. Hatice’ye (ranhâ) Vefası]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/peygamberimizin-hz-haticeye-ranha-vefasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/peygamberimizin-hz-haticeye-ranha-vefasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Ayet: Ey iman edenler! Allah’a ve Resûlüne itaat edin, işittiğiniz halde O’ndan yüz çevirmeyin. (Enfâl, 8/20)]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hz. Hatice (ranhâ), Hz. Muhammed’in (sas) en büyük destekçisiydi; imanı, teslimiyeti ve fedakârlığıyla Hz. Peygamber’in her daim yanındaydı. Hz. Muhammed’e (sas) sadece eş değil; sadık yardımcı, arkadaş ve danışman olan Hz. Hatice, müşriklerin zulmü sırasında da onu yalnız bırakmamıştır. Resûlullah hayatı boyunca Hz. Hatice’den büyük destek görmüş ve şöyle demiştir: “Allah Teâlâ bana Hatice’den daha hayırlı bir eş vermemiştir. Bütün insanlar inanmadığı zaman o bana inandı. Herkes beni yalanlarken o tasdik etti. İnsanlar bana yardım etmezken o bütün servetiyle bana destek oldu. Allah Teâlâ bana başka kadınlardan değil ondan çocuk ihsan etti.” (Ahmed bin Hanbel, Müsned, 5/118) Resûlullah (sas) vefatından sonra da Hz. Hatice’nin hatırasına saygı göstermiş, onun arkadaşlarına ilgi göstermiş ve özlemini dile getirmiştir. Peygamberimiz onun arkadaşlarına ikramda bulunmuş ve hatırasını yaşatmıştır. Bu durum, Peygamberimizin vefasına ve Hz. Hatice’ye olan derin bağlılığına işaret etmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>Lütfuna nail olasınız diye denizde gemileri sizin için yüzdüren Rabbinizdir. Doğrusu O, size çok merhametlidir. (İsrâ, 17/66)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/peygamberimizin-hz-haticeye-ranha-vefasi</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/mehmet/takvim-2026/eylul-6.jpg" type="image/jpeg" length="74183"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KPSS maratonu 6 Eylül'de başlayacak]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kpss-maratonu-6-eylulde-baslayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kpss-maratonu-6-eylulde-baslayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) süreci, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) 6 Eylül Pazar günü yapılacak Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuyla başlayacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ÖSYM'den yapılan açıklamaya göre, sınav, KKTC'nin başkenti Lefkoşa ve 81 ilde toplam 145 sınav merkezinde düzenlenecek. Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu 120 sorudan oluşacak, adaylara 130 dakika cevaplama süresi verilecek.</p>

<p>Saat 10.15'te başlayacak sınav için adaylar, saat 10.00'dan sonra binalara alınmayacak. Sınav saat 12.25'te sona erecek. Ek süre kullanması uygun görülen engelli adaylar 30 dakikaya kadar ilave sürelerini kullanabilecek.</p>

<p>Kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında kimlik numarası ve fotoğraf bulunmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri, pazar günü açık tutulacak.</p>

<p>Adayların sınavlara girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgeleri ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinde erişime açıldı.</p>

<p>KPSS Lisans sonuçları 7 Ekim'de açıklanacak. Sonuçlar, açıklanmasından itibaren iki yıl süreyle geçerli olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KPSS Alan Bilgisi Sınavları ise 12-13 Eylül'de üç oturum şeklinde yapılacak. 12 Eylül Cumartesi günü saat 10.15'te başlayacak birinci oturum, Kamu Yönetimi, Uluslararası İlişkiler, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri alanlarında yapılacak.</p>

<p>İkinci oturum 12 Eylül'de saat 14.45'te başlayacak ve Hukuk, İktisat ile Maliye alanlarında yapılacak. İşletme, Muhasebe ve İstatistik alanlarında yapılacak üçüncü oturum ise 13 Eylül Pazar günü saat 10.15'te başlayacak.</p>

<p>KPSS Ön Lisans 4 Ekim'de, KPSS Ortaöğretim 25 Ekim'de, KPSS Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testi (DHBT) ise 1 Kasım'da yapılacak.</p>

<p>- 1 milyon 708 bin 329 aday başvurdu</p>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu ile KPSS maratonunun başlayacağını belirterek, "Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuna 1 milyon 708 bin 329 aday başvurdu." bilgisini verdi.</p>

<p>Sınava 6 bin 197 engelli adayın katılacağını aktaran Ersoy, "Sınava başvuran gaziler ile şehit ve gazilerin eş ve çocukları sınav ücretinden muaf tutulurken, 5 bin 763 aday bu haktan yararlandı. Ayrıca hükümlü veya tutuklu olarak bulunan ve sınava başvuran 258 aday Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuna katılacak. Ceza infaz kurumlarında sınava uygun hale getirilen 89 bina, sınav binası olarak kullanılacak." açıklamasını yaptı.</p>

<p>Ersoy, sınavın adaylar açısından güvenli ve sağlıklı bir ortamda gerçekleşmesi amacıyla tüm hazırlıkların tamamlandığını vurgulayarak, şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>"4 bin 724 binada toplam 89 bin 646 salonda gerçekleştirilecek uygulamada, Genel Yetenek-Genel Kültür oturumunda toplam 232 bin 233 görevli yer alacak. Sınav güvenliğinin sağlanması için 18 bin 446 emniyet görevlisi sahada olacak. Sınav sürecinin sorunsuz şekilde yürütülmesi için kamu kurumlarıyla koordinasyon kesintisiz şekilde sağlanıyor. Adayların sınav merkezlerine ulaşımından sınav binalarındaki düzene kadar tüm süreç planlı şekilde yürütülüyor. Adayların huzurlu bir ortamda sınava girebilmeleri için tüm hazırlıklar gözden geçiriliyor."</p>

<p>Adayların sınava giriş belgelerindeki bina ve salon bilgilerini önceden kontrol etmeleri gerektiğine işaret eden Ersoy, "Sınavdan önce sınava girecekleri binaları görmeleri adayların faydasına olacaktır. Adaylar saat 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmayacaklar. Adayların sınav binalarına erken gelmeleri, yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçecektir. Sınavın güvenli ve sorunsuz tamamlanması için adayların ÖSYM tarafından belirtilen kurallara dikkat etmesi gerekmektedir. Tüm adaylara şimdiden başarılar dilerim." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kpss-maratonu-6-eylulde-baslayacak</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 16:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/09/kpss-genel-yetenek-genel-kultur-oturumu-yapildi-3.jpg" type="image/jpeg" length="33262"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Müftü Hasan İzmirli kimdir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/muftu-hasan-izmirli-kimdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/muftu-hasan-izmirli-kimdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son yayımlanan İl Müftüleri Kararnamesi ile Kütahya İl Müftülüğüne atanan Hasan İzmirli kimdir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><strong>İl Müftüsü Hasan İzmirli kimdir?</strong></h3>

<p>1969 yılında Düzce'nin Kabalak Köyünde doğdu. İlkokulu kendi köyünde okudu. Yine kendi Köyündeki Kur'an Kursunda iki yıl Kur'an-ı Kerim eğitimini aldı. İmam Hatip Lisesini 1989 yılında Düzce'de tamamladı. 1993 yılında da Kahire El-Ezher Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Felsefe ve Kelam Bölümünden mezun oldu.</p>

<p>Memuriyete 1998 yılında Düzce İli Cumayeri İlçesi Sırtpınar Köyünde İmam- Hatip olarak başladı.</p>

<p>1999 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından düzenlenen Hizmet İçi Eğitim İhtisas Kursuna katıldı.</p>

<p>Sırasıyla 29.04.2002 tarihinde Erzurum İli Oltu İlçe Müftülüğünde vaiz, 17.10.2003 tarihinde Van İli Çaldıran ilçesinde Müftü olarak görev yaptı.</p>

<p>16.11.2006 tarihinde Düzce İl Müftülüğü Vaizi, 28.11.2006 yılında Avusturya Viyana'da uzun süreli geçici din görevlisi olarak görevlendirildi.</p>

<p>Yurt dışı görevini tamamlayarak 28.11.2011 tarihinde Düzce Müftülüğüne vaiz olarak döndü.</p>

<p>03.02.2012 yılında Bolu Gerede, 26.10.2015 yılında Ankara Pursaklar, 30.07.2018 yılında Zonguldak Devrek ilçelerinde müftü olarak görev yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Düzce İl Müftü Yardımcısı iken 5 Eylül 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan kararname ile Kütahya İl Müftüsü olarak atandı.</p>

<p>İzmirli, evli ve iki çocuk babasıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Biyografiler, Kütahya Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/muftu-hasan-izmirli-kimdir</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/hasan-izmirli-muftu.jpg" type="image/jpeg" length="92812"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[4 Eylül 2026 - Peygamberimiz ve Güzel Ahlak]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/4-eylul-2026-peygamberimiz-ve-guzel-ahlak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/4-eylul-2026-peygamberimiz-ve-guzel-ahlak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 4 Eylül 2026 tarihli ve "Peygamberimiz ve Güzel Ahlak" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="4 Eylül Cuma Hutbesi 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/4-eylul-cuma-hutbesi-1.jpg" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>PEYGAMBERİMİZ VE GÜZEL AHLAK</strong></h3>

<h3><strong>Ey Fahr-i Kâinat Efendimiz!</strong></h3>

<p>Veladetinin sene-i devriyesinde,<strong> “Ne mutlu beni görmeden iman edenlere”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> diyerek müjdelediğin kardeşlerin olmanın huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bizleri ümmetin olmakla şereflendiren Yüce Rabbimize sonsuz hamd ve sena ediyoruz. Salât ü selâm, tahiyyât ü ikrâm, her türlü ihtirâm sana, âline ve ashabına olsun.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), Cenâb-ı Hakk’ın <strong>“Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong> övgüsüne mazhar olan, ilahî mesajın nasıl hayat bulacağını gösteren bir kılavuzdur. Ve onun ahlakı, yaşadığı çağda kalan ya da uzaktan hayranlık duyulan bir örneklikten ibaret değildir. Efendimiz (s.a.s)’in rahmet mesajlarında bütün insanlık için hikmetler vardır. Nitekim Peygamberimiz (s.a.s) buyurdular ki: <strong>“Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz, ancak kalplerinize ve amellerinize bakar.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a> </strong>Yine<strong> </strong>buyurdular ki:<strong> “Doğruluktan ayrılmayın. Çünkü doğruluk iyiliğe, iyilik de cennete götürür… Yalandan sakının! Çünkü yalan insanı kötülüğe, kötülük de cehenneme götürür…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong>[4]</strong></a> </strong>Ve yine buyurdular ki:<strong> “Her dinin kendine özgü bir ahlakı vardır; İslam ahlakının özü hayâdır.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Allah Resûlü (s.a.s), iki cihan saadetinin yolunu<strong> “Kıyamet gününde müminin terazisinde güzel ahlaktan daha ağır bir şey olmayacaktır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><strong>[6]</strong></a></strong> hadis-i şerifleriyle göstermiştir. İman ile ahlakın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini, <strong>“İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de gerçek manada iman etmiş olmazsınız”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn7" name="_ednref7" title=""><strong>[7]</strong></a></strong> sözleriyle vurgulamıştır. Toplumsal huzur ve barışı sağlamanın yöntemini ise, <strong>“Birbirinizden nefret etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları, kardeş olun”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn8" name="_ednref8" title=""><strong>[8]</strong></a> </strong>uyarısıyla bizlere öğretmiştir.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Ailede, eğitimde, iş ve ticarette, hâsılı hayatın her alanında insanlığı iyiliğe ulaştıracak tüm hasletleri Resûl-i Ekrem (s.a.s) haber vermektedir. <strong>“</strong><strong>İçinizden Allah’ın lütfuna ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar, Allah’ı çokça zikredenler için hiç şüphe yok ki, Resûlullah’ta güzel bir örneklik vardır</strong><strong>”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn9" name="_ednref9" title=""><sup><strong><sup>[9]</sup></strong></sup></a> </strong>ayet-i kerimesi, bu hakikati bizlere hatırlatmaktadır. O, işçiye hak ettiği ücreti teri kurumadan ödememizi emretmekte,<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn10" name="_ednref10" title="">[10]</a> komşumuz açken tok olarak uyumaktan bizleri nehyetmektedir.<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn11" name="_ednref11" title="">[11]</a> “Bir yetimin başını okşadın mı? Bir muhtacı doyurdun mu? Bir hastayı ziyaret ettin mi?” gibi sorularla da ahlaki sorumluluklarımızı bizlere hatırlatmaktadır.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Bugün; maddeyi önceleyip manayı öteleyen, görünür olmayı yegâne hedef hâline getiren, fâni olanı bâkiye, yalanı hakikate tercih eden anlayış, hepimizi derinden etkilemektedir. Böylesi bir ortamda artık kendimizle yüzleşmeliyiz. Peygamberimiz (s.a.s)’in güler yüzü, nazik tabiatı, ince ve hassas ruhu ile temsil ettiği nebevî ahlakını hayatımıza yansıtmalıyız. Unutmayalım ki; insan onuruna layık bir hayat yaşamanın yolu, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in cihanşümul ahlakını tanımaktan ve ona sımsıkı sarılmaktan geçmektedir.</p>

<p>Yüce Rabbimizden niyazımız, Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in şu duasıdır: <strong>“Allah’ım! Beni güzel ahlaka eriştir. Senden başka güzel ahlaka eriştirecek yoktur. Kötü ahlakı benden uzaklaştır. Senden başka kötü ahlakı benden uzaklaştıracak yoktur.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn12" name="_ednref12" title=""><strong>[12]</strong></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> İbn Hanbel, III, 155.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Kalem, 68/4.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Müslim, Birr, 34.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Müslim, Birr, 105.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> İbn Mâce, Zühd, 17.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Tirmizî, Birr, 62.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref7" name="_edn7" title="">[7]</a> Müslim, Îmân, 93.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref8" name="_edn8" title="">[8]</a> Buhârî, Edeb, 62.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref9" name="_edn9" title="">[9]</a> Ahzâb, 33/21.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref10" name="_edn10" title="">[10]</a> İbn Mâce, Rühûn, 4.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref11" name="_edn11" title="">[11]</a> İbn Ebû Şeybe, Musannef, Îmân ve rü’yâ, 6.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref12" name="_edn12" title="">[12]</a> Müslim, Müsâfirîn, 201.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/4-eylul-2026-peygamberimiz-ve-guzel-ahlak</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 10:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/cEzeskMl9mQ/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="17241"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul'da parçalı ay tutulması]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/istanbulda-parcali-ay-tutulmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/istanbulda-parcali-ay-tutulmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ay'ın Dünya'nın gölgesinde kalmasıyla oluşan "parçalı ay tutulması" İstanbul'da Süleymaniye Camisi (sağda) ve Yeni Cami (solda) ile birlikte görüntülendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/istanbulda-parcali-ay-tutulmasi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/istanbul-cami-4.jpg" type="image/jpeg" length="58548"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[28 Ağustos 2026 - Vatan Sevgisi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/28-agustos-2026-vatan-sevgisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/28-agustos-2026-vatan-sevgisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 28 Ağustos 2026 tarihli ve "Vatan Sevgisi" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="Cuma Hutbesi 28 Agustos 2026" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/cuma-hutbesi-28-agustos-2026.jpg" width="1280" /></p>

<p></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>VATAN SEVGİSİ</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Millet olarak, Malazgirt Zaferi’nin 955, Büyük Taarruz’un 104’üncü yıl dönümünü idrak ediyoruz. Malazgirt’ten Büyük Taarruz’a uzanan şanlı tarihimiz, yüce milletimizin vatanına, istiklal ve istikbaline olan bağlılığının en büyük nişanelerindendir. Aziz vatanımız; Malazgirt Destanıyla bizlere yurt olmuş, İstanbul’un fethiyle Anadolu’daki hâkimiyetimiz perçinlenmiş, Büyük Taarruz’la da düşmanlara geçit verilmeyeceği tüm dünyaya ilan edilmiştir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Bir insan için, en kıymetli varlıklardan biri de üzerinde özgürce yaşadığı vatan toprağıdır. Vatanı korumak öyle kutsaldır ki onun uğruna canını verenler, şehadetle ödüllendirilmiştir. Çünkü vatanımız varsa devletimiz vardır, kimliğimiz vardır, onurumuz vardır. Vatanımız varsa yuvamız vardır, işimiz vardır, aşımız vardır. Vatanımız varsa huzurumuz vardır, güvenliğimiz vardır, geleceğimiz vardır.</p>

<h3><strong>Değerli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Vatan sevgisi medeniyetimizde imandan bir parça olarak görülmüştür. Vatan sevgisinden maksat ise; istiklalimizin sembolü bayrağımıza, kardeşliğimizin nişanesi ezanlarımıza, bizi millet kılan mukaddes değerlerimize sahip çıkmaktır. Vatanı sevmek; yeri geldiğinde <strong>“Ellerinizle, dillerinizle ve mallarınızla cihad edin”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> nebevi emrine gönülden bağlanmaktır. Vatanı sevmek, işimizi en doğru ve en güzel şekilde yapmak; dürüstlüğün ve adaletin hâkim olduğu bir toplum inşa etmektir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müminler!</strong></h3>

<p>Tarih boyunca gittiği her yere huzur ve barışı götürmüş bir milletin evlatları olarak, bizler biliyoruz ki; düşmanlarımız, vatanımıza göz dikmekten geri durmamışlardır. Zaman değişse, zulüm farklı kisvelere bürünse, fitne başka adlarla anılsa da, hak ile batılın mücadelesi son bulmamıştır. Ancak bizler inanıyoruz ki, <strong>“Gevşeklik göstermeyin, üzülmeyin; eğer inanmışsanız şüphesiz en üstün olan sizsiniz”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a> </strong>buyruğuna sarılırsak; vatanımıza, milletimize ve dirliğimize yönelik oyunlara karşı uyanık olursak, Allah tuzak kuranların tuzaklarını başlarına geçirecek,<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title="">[3]</a> Hak galip gelecek, batıl yok olacaktır.<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title="">[4]</a></p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce Rabbimizden niyazımız; milletimizin birlik ve beraberliğini daim, devletimizi kaim, ülkemizi ilelebet huzur ve esenlik yurdu kılmasıdır. Cenabı-ı Hak, bu toprakları bize vatan kılan aziz şehitlerimize ve ahirete göç eden kahraman gazilerimize rahmet eylesin.</p>

<p>Hutbemizi, Âl-i İmrân suresinde yer alan bir ayet-i kerimenin mealiyle bitiriyoruz: <strong>“Ey iman edenler! Sabredin; düşman karşısında sebat gösterin; cihad için hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah’tan korkun ki başarıya erişebilesiniz.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Nesâî, Cihâd, 48.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Âl-i İmrân, 3/139.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Âl-i İmrân, 3/54.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> İsrâ, 17/81.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Âl-i İmrân, 3/200.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/28-agustos-2026-vatan-sevgisi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/28-agustos-2026-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="24116"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[21 Ağustos 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/21-agustos-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/21-agustos-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 21 Ağustos 2026 tarihli ve "Mevlid-i Nebi" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tarih:21.08.2026 </strong></p>

<p><img height="593" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/image-10.png" width="954" /></p>

<p></p>

<p style="text-align:center"><strong>MEVLİD-İ NEBİ</strong></p>

<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>

<p>Ümmeti olmakla şeref duyduğumuz Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), şirkin insanlığı karanlığa mahkûm ettiği cehalet çağını, tevhid akidesiyle aydınlatmıştır. O, zulmün ve kötülüğün insanlığı esir aldığı bir zamanda; mazlum ve mağdurların, güçsüz ve zayıfların umudu olmuştur. Hz. Hatice Annemiz, Efendimiz (s.a.s)’in bu hasletini şöyle ifade etmiştir: <strong>“Allah’a yemin ederim ki Cenâb-ı Hak hiçbir vakit seni utandırmaz. Çünkü sen akrabayı gözetirsin; muhtaç olanların bakımını üstlenirsin; aç ve açıkta olanı koruyup, kollarsın; misafire ikram edersin ve musibete maruz kalanlara yardım edersin.”<a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a> </strong></p>

<p><strong>Aziz Müminler!</strong></p>

<p>İnsanlığın muhtaç olduğu güzel ahlakın tüm unsurları, Allah’ın Kitabı ve Peygamberimiz (s.a.s)’in sünnet-i seniyyesinde mevcuttur. Dolayısıyla kim, ailesinde huzur istiyorsa; <strong>“Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en iyi olanınızdır”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong><strong> </strong> nebevi tavsiyesine sarılsın. Kim, helal kazanç arıyorsa; <strong>“Allah kişinin, işini sağlam yapmasından hoşlanır”<a href="#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong> prensibini hayatında ilke edinsin. Kim, akrabasıyla bağlarını korumanın, komşularıyla iyi geçinmenin, sosyal hayatta kardeşliği ikame etmenin gayretinde ise; <strong>“Müslüman, dilinden ve elinden insanların selâmette olduğu kişidir”<a href="#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong>[4]</strong></a> </strong>öğüdüne dikkat etsin. Ve kim de imanın tadını almayı arzuluyorsa; “<strong>Müminlerin iman bakımından en mükemmeli, ahlâk bakımından en güzel olanıdır”<a href="#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a> </strong>hadis-i şerifini kendisine rehber kılsın.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></p>

<p>Bugün, iletişim imkânları çoğalmakta; bilgi, saniyeler içerisinde dünyanın dört bir yanına ulaşabilmektedir. Ne var ki bütün bu gelişmelere rağmen insanlık, huzura ve sükûnete her zamankinden daha fazla muhtaçtır. Dünyanın diğer ucundakilerle iletişim kurabilen nice insanımız; aynı evi paylaştığı eşine, çocuklarına, anne ve babasına yabancı olabilmektedir. Sanal dünyanın kalabalığında kaybolan nice insanımız da; yanı başındaki komşusunun derdini, akrabasının hâlini, mahallesindeki ihtiyaç sahibinin sesini duyamamaktadır. Şu hususu unutmayalım ki; çağımızda yaşadığımız bu sorunların çözümü, hutbemizde bir kısmını ifade etmeye çalıştığımız nebevî ahlaktadır.</p>

<p><strong>Değerli Müminler!</strong></p>

<p>Önümüzdeki Pazartesi günü Mevlid Kandilidir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in doğumunun hicri bin beş yüzüncü yılı olması münasebetiyle Mevlid-i Nebi Haftasını “Peygamberimiz ve Güzel Ahlak” temasıyla idrak edeceğiz. Hafta boyunca gerçekleştireceğimiz programlarla Peygamber Efendimiz (s.a.s)’i anmaya, anlamaya ve getirdiği mesajları insanlıkla buluşturmaya gayret göstereceğiz.</p>

<p>Bizleri, Allah Resûlü (s.a.s)’e ümmet kılan Yüce Rabbimize hamd ve sena; peygamberimiz, rehberimiz ve örneğimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya, âline ve ashabına salat ve selam olsun. Mevlid Kandilimiz şimdiden mübarek olsun.</p>

<p><strong>Aziz Kardeşlerim!</strong></p>

<p>Hutbemizi Ahzâb suresinde yer alan şu ayet-i kerimelerin mealiyle bitiriyoruz: <strong>“Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; Allah’ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik.”<a href="#_edn6" name="_ednref6" title=""><strong>[6]</strong></a> </strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Buhârî, Bed’ü’l-vahy, 1.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> İbn Mâce, Nikâh, 50.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr, XXIV, 306.</p>

<p><a href="#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Nesâî, Îmân, 8.</p>

<p><a href="#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Ebû Dâvûd, Sünnet, 15.</p>

<p><a href="#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Ahzâb, 33/45,46.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/21-agustos-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/s6eXGAzgykM/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="83592"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[14 Ağustos 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/14-agustos-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/14-agustos-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 14 Ağustos 2026 tarihli ve "Her Yetim Bir Emanet" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>HER YETİM BİR EMANET</strong></p>

<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>

<p>Bir şehadet haberiyle kor düşmüştü Medine’ye. Allah Resûlü (s.a.s)’in, ‘Kardeşim!’ dediği amcasının oğlu Ca‘fer-i Tayyâr (r.a) şehit olmuş, ardında üç yetim bırakmıştı. Rahmet Elçisi (s.a.s), mateme bürünmüş yetimlerin evine vardı. Onları yanına çağırdı, bağrına bastı, onların ihtiyaçlarını giderdi.<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title="">[1]</a><strong> </strong>Ve bir defasında Rahmet Elçisi (s.a.s), şehadet ile orta parmağını birleştirerek, <strong>“Yetime kol kanat geren kimse ile ben, cennette böyle yan yana olacağız”</strong><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong><sup><strong><sup>[2]</sup></strong></sup></strong></a><strong> </strong>buyurdu.</p>

<p><strong>Aziz Müminler!</strong></p>

<p>Gönül coğrafyamızın bir yanı ateşler içindeyken, öbür yanında bizler, zulmün devam ettiğini unutabiliyoruz. Ekranlar haber yapmayı kestiğinde zulmün de sona erdiği düşüncesine kapılabiliyoruz. Bizler; günlük telaşlarımızın ve dünya meşguliyetlerimizin arkasından koşarken, Gazze’de ve farklı coğrafyalarda insanlar varoluş mücadelesi vermeye devam ediyor. Yine her gün yüzlerce çocuk, zalimlerin bombaları altında ya can veriyor, ya da yetim ve öksüz kalıyor.</p>

<p><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></p>

<p>İnsanlığın kaybettiği merhametin acı bir itirafını, savaşın ortasında minik bir yüreğin ‘Bizim buralarda çocuklar büyümez!’ sözünde görüyoruz. Oysaki çocukların büyüyemediği; oyun alanlarının kabirleri haline geldiği bir dünyada, insanlığın huzurlu olamayacağı açıktır. Yetim ve öksüzlerin; başlarını okşayacak ve yaralarını saracak şefkatli bir el bulmakta zorlandıkları çağımızda, Müslümanların rahat olamayacakları bir gerçektir. Ve şu da bir hakikattir ki; yetimlere sahip çıkmak, onları himaye etmek ve koruyup gözetmek, kendisi de yetim olan Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in sünnetidir.</p>

<p><strong>Değerli Müminler!</strong></p>

<p>Akrabalarımızın ve komşularımızın geride bıraktığı; mahallemizde, şehrimizde ve ülkemizde bulunan yetimler bizim olduğu gibi, mazlum coğrafyalarda hayata tutunmaya çalışan yetimler de bizimdir, Cenâb-ı Hakk’ın bizlere emanetidir. Zira merhametin coğrafyası olmaz. Ümmet olmak bir olmaktır, kardeşlik bağını korumaktır. Belki bugün, elimizden savaşları durdurmak gelmeyebilir. Fakat yarına hazırlık yapmak, zalimlerin heveslerini kursağında bırakacak güce ulaşmak elimizdedir. Unutmamak, duyarsızlaşmamak, mazlumların sesi olmak elimizdedir. Yüce Rabbimizin, <strong>“Yetimi sakın incitme!”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><sup><strong><sup>[3]</sup></strong></sup></a></strong><strong> </strong>emri gereğince, yetimleri biçare bırakmamak; evimizi ve gönlümüzü onlara açmak, yeri geldiğinde koruyucu bir aile olmak, maddi ve manevi desteğimizle onların yanında durmak elimizdedir.</p>

<p><strong>Aziz Kardeşlerim!</strong></p>

<p>Hutbemizi, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: <strong>“Müslümanların evleri arasında en hayırlı ev, içinde kendisine iyi davranılan bir yetimin bulunduğu evdir…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Nesâî, Zînet, 57.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title=""><sup><sup>[2]</sup></sup></a> Buhârî, Talâk, 25.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title=""><sup><sup>[3]</sup></sup></a> Duhâ, 93/9.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title=""><sup><sup>[4]</sup></sup></a> İbn Mâce, Edeb, 6.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/14-agustos-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 00:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/iId3efsCXSc/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="38685"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[7 Ağustos 2026 Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/7-agustos-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/7-agustos-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 7 Ağustos 2026 tarihli ve "Kardeşlik" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="7 A Ğ U S T O S C U M A" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/7-a-g-u-s-t-o-s-c-u-m-a.jpg" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>KARDEŞLİK</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce dinimiz İslam’ın temel hedefi, hem bu dünya hem de ebedi âlemde insanlığın huzur ve mutluluğunu sağlamaktır. Huzur ve mutluluğu sağlamanın yolu ise; kardeş olmaktan, aramızdaki sevgi ve muhabbeti daha da güçlendirmekten geçmektedir. Öyle ki Rahmet Elçisi Peygamberimiz (s.a.s), birbirimizi sevmeyi iman etmenin bir gereği olarak ifade etmiştir.<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title="">[1]</a></p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Savaşların farklı bölgelere yayıldığı, İslam coğrafyasında kan ve gözyaşının hâkim olduğu, ülkemizin ateş çemberinin içine çekilmek istendiği bir dönemde; istikbalimiz, kardeşliğimize bağlıdır. Ecdadımızın canlarını feda ederek bizlere emanet ettiği cennet vatanımızda; sevinçlerimiz, hüzünlerimiz, dualarımız, zenginlik olarak kabul ettiğimiz farklılıklarımız bizleri yekvücut kılacaktır.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Dün olduğu gibi bugün de kardeşliğimize göz diken, muhabbetimize kasteden, bizi birbirimize düşürmek isteyenler olacaktır. Şunu unutmayalım ki, sadece Müslümanların değil, mazlum durumda olan bütün insanların umudu olan bizler, gaflet içerisinde olmadığımız müddetçe düşmanlarımızın emelleri kursaklarında kalacaktır. Cenâb-ı Hakk’ın, <strong>“Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın; bölünüp parçalanmayın”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a> </strong>emri gereğince dinimize ve mukaddesatımıza bağlı kalırsak fitne ve fesat ateşi bizlere dokunamayacaktır. Rahmet Peygamberi (s.a.s)’in, <strong>“Birbirinizle ilgi ve alakayı kesmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin, birbirinize kin beslemeyin, birbirinize haset etmeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun”</strong><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong><sup><strong><sup>[3]</sup></strong></sup></strong></a><strong> </strong>çağrısına kulak verirsek ayrılık ve gayrılık bu topraklarda kendine yer bulamayacaktır. <strong>“Müminler ancak kardeştirler, öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin, Allah’a itaatsizlikten sakının ki rahmetine mazhar olasınız”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a> </strong>emr-i ilahisine göre davranırsak vatanımızın dirliğini ve ümmetin birliğini kimse bozamayacaktır.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Şunu hepimiz biliriz ki;</p>

<p>“Girmeden tefrika bir millete düşman giremez.</p>

<p>Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.”</p>

<p>Bugün bize düşen; fitneye karşı basiretle, ayrılığa karşı vahdet şuuru ile hareket etmek, birbirimizi koruyup gözetmektir. Kardeşliğimizi zedeleyebilecek her türlü şeyden uzak durmak, birbirimizin yükünü hafifletmektir. Milli ve manevi değerlerimiz etrafında buluşmak; birlikte rahmetin, ayrılıkta azabın olduğunu<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title="">[5]</a> unutmamaktır.</p>

<h3><strong>Aziz Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Kendi inanç ve medeniyet köklerimize tutunduğumuzda, bir binanın tuğlaları gibi birbirimize sımsıkı kenetlendiğimizde yarınlarımız daha huzurlu olacaktır. Hutbemizi, Yüce Rabbimizin şu uyarısıyla bitiriyoruz: <strong>“Allah’a ve Resûlüne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><sup><strong><sup>[6]</sup></strong></sup></a></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Müslim, Îmân, 93.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Âl-i İmrân, 3/103.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Tirmizî, Birr ve Sıla, 24.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Hucurât, 49/10.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> İbn Hanbel, IV, 278.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Enfâl, 8/46.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/7-agustos-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/07082026-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="63177"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[31 Temmuz 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/31-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/31-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 31 Temmuz 2026 tarihli ve "Helal Haram Duyarlılığı" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="Cuma Ayet Hutbe" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/cuma-ayet-hutbe.jpg" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>HELAL HARAM DUYARLILIĞI</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Helaller ve haramlar; kulu, Allah’ın rızasına kavuşturan ilahi ölçülerdir. Kişiye, hayat yolculuğunda iyi ile kötüyü gösteren kılavuzlardır. Bizler, Allah Resûlü (s.a.s)’in “Helâl bellidir, haram da bellidir…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><sup><strong><sup>[i]</sup></strong></sup></a> sözünden de biliyoruz ki, helal ve haram apaçık ortaya konulmuştur.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Dinimiz İslam ile bizlere bildirilen her bir emir ve yasak; insanın haysiyetini, nesillerin emniyetini ve toplumun huzurunu muhafaza etmek gibi hikmetler barındırmaktadır. Mesela, Yüce Rabbimiz; neslin devamını sağlayan evliliği helal, “Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[ii]</strong></a> ayeti kerimesiyle de toplumu yok eden zinayı haram kılmıştır. Aynı şekilde Allah Teâlâ, toplumda düzen ve adaleti sağlayacak olan ticareti, alın teriyle kazanmayı, emek vermeyi bizlere helal kılarken; bereketi yok eden faizi, ölçü ve tartıda hile yapmayı, ticaret malının ayıbını saklamayı, kısaca insanları aldatmayı haram kılmıştır.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Şunu da bilmeliyiz ki, helal haram duyarlılığı, sofraya konulan lokmanın temiz olmasıyla sınırlı değildir. Mesela, “Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar… Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[iii]</strong></a> ayetleri, iffet ve hayâ gibi insanın onurunu yücelten çok önemli bir hususa işaret etmektedir. Dolayısıyla erkek kadın her Müslüman, iffetini korumalı, giyim kuşamına dikkat etmeli, insanın saygınlığını zedeleyen davranışlardan uzak durmalıdır. Müslümana düşen; hayâ, iffet ve ahlakın bir araya geldiğinde anlamlı olduğunu idrak etmektir. Hem sosyal hayatta hem de dijital mecralarda mahremiyet sınırlarına dikkat etmek; dilini yalandan, gözünü haramdan uzak tutmaktır.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Paylaşma duygusunu ortadan kaldıran, nimeti adilce paylaşmanın önünde en büyük engel olan israf da böyledir. Dünyanın farklı bölgelerinde milyonlarca insan bir lokma ekmeğe, bir damla suya muhtaçken ve israf bize yasaklanmış durumdayken,<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title="">[iv]</a> ülkemizde tonlarca ekmeğin çöpe atılması, sularımızın sorumsuzca sarf edilmesi helal haram sınırının aşıldığına bir işarettir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Rahmet Elçisi (s.a.s)’in, “…Kişinin malını helâlden mi yoksa haramdan mı elde ettiğine bakmayacağı!”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[v]</strong></a><i> </i>sözüyle bizleri ikaz ettiği bir çağa şahitlik etmekteyiz. Helalin hor ve hakir görüldüğü, haramın özendirildiği, gayr-ı meşru söz ve davranışların makul sayıldığı bir zamanın zorluklarıyla karşı karşıyayız. Şunu unutmayalım ki, insanların canına, malına, iffet ve şerefine kastetmek, kamu malına el uzatmak; rüşvet, tefecilik, hırsızlık, içki, uyuşturucu ve kumar gibi kötülüklerden uzak durmak, ancak Yüce Rabbimizin, helal haram ölçüleriyle çizdiği, dosdoğru yolunda olmaktan geçmektedir.</p>

<p>Hutbemizi, Cenâb-ı Hakk’ın şu çağrısıyla bitiriyoruz: <strong>“Ey insanlar! Yeryüzündeki helâl ve temiz olan şeylerden yiyin; şeytanın peşinden gitmeyin, çünkü o apaçık düşmanınızdır.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><sup><strong><sup>[vi]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[i]</a> Müslim, Müsâkât, 107.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[ii]</a> İsrâ, 17/32.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[iii]</a> Nûr, 24/30,31.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[iv]</a> A’râf, 7/31.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[v]</a> Buhârî, Büyû’, 23.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[vi]</a> Bakara, 2/168.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/31-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/31072026-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="28121"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arpaguş: Temel hedefimiz, bilgi ve hikmeti buluşturan Kur’an eğitim modeli geliştirmek]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/arpagus-temel-hedefimiz-bilgi-ve-hikmeti-bulusturan-kuran-egitim-modeli-gelistirmek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/arpagus-temel-hedefimiz-bilgi-ve-hikmeti-bulusturan-kuran-egitim-modeli-gelistirmek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, “Temel hedefimiz, gelenekten beslenen ancak geleceği de doğru okuyabilen bir duyarlılıkla hareket ederek bilgi ve hikmeti buluşturan ve onu ahlaka dönüştüren bir Kur’an eğitim modeli geliştirmek olmalıdır.” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Kur’an Kurslarında Çocuklara Yönelik Eğitim Faaliyetleri: Değerlendirme ve Gelecek Perspektifi” konulu Çocukluk Dönemi Kur’an Öğretimi Çalıştayı’na katıldı.</p>

<p>Başkan Arpaguş, çalıştayda yaptığı konuşmada, erken çocukluk döneminin insanın kimlik, kişilik ve karakterinin şekillendiği en kritik evre olarak kabul edildiğini belirterek, “Bu dönem, zihinsel, ruhsal ve duygusal gelişimlerin de temelini oluşturmaktadır. İnsanî ve ahlakî değerler, toplumsal kurallar, temel bilgi ve beceriler en güçlü şekilde bu dönemde kazandırılır. Çocukluk dönemindeki olumlu dokunuşlar, çocukların geleceğini teminat altına alırken, ihmaller ya da yanlış yönlendirmeler de daha sonraki dönemlerde telafisi mümkün olmayan sorunlara zemin teşkil etmektedir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Kur’an kurslarını çocuğun kişilik inşasına katkı sunmayı hedefleyen bir eğitim alanı olarak görmekteyiz”</strong></p>

<p>İslam eğitim geleneğinde söz konusu çağın fıtratın korunması, güzel ahlakın kazandırılması, sahih ve sağlam bilginin doğru yöntemlerle aktarılması bakımından hayatın en önemli dönemi olarak görüldüğünü ifade eden Başkan Arpaguş, “Bu yönüyle bizler, 4–6 yaş Kur’an kurslarını yalnızca Kur’an okuma becerisinin kazandırıldığı bir öğretim süreci değil; çocuğun fıtratını korumayı, manevî ve ahlakî gelişimini desteklemeyi, sağlam bir kimlik ve kişilik inşasına katkı sunmayı hedefleyen stratejik bir eğitim alanı olarak görmekteyiz.” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Çocukların gelişim özelliklerini dikkate almak sürdürülebilir din eğitiminin temel şartlarından biridir”</strong></p>

<p>Çocukluk döneminin önemi ve hassasiyetine dikkati çeken Başkan Arpaguş, başta ebeveynler olmak üzere herkesin çok daha bilinçli davranması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:</p>

<p>“Her şeyden önce söz konusu dönemin karakteristiği iyi bilinmelidir. Çocukların gelişim özelliklerini dikkate almak nitelikli ve sürdürülebilir bir din eğitiminin temel şartlarından biridir. Çocuğun gelişim özelliklerini dikkate almayan bir din eğitimi, pedagojik açıdan faydalı olabilir mi? Ayrıca farklı yaşlardaki çocukların dikkat süresi, hafızası, soyut düşünme kapasitesi, dil gelişimi ve öğrenme biçimi elbette birbirlerinden farklılık arz edecektir. Dolayısıyla aynı yöntemi bütün çocuklara uygulamak, aynı başarıyı bütün çocuklardan beklemek, bilimsel olmadığı gibi pedagojik açıdan da doğru olmasa gerektir.”</p>

<p><strong>“Bir çocuğun bütün harfleri tanımasından daha önemli olan, Kur’an dersine koşarak gelmesidir”</strong></p>

<p>Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Bizler, Kur’an öğretimindeki başarımızı, öğrencilerin ne kadar ezber yaptığıyla değil, onların Kur’an ile ömür boyu sürecek sevgi ve güven ilişkisi kurabilmeleriyle ölçmeliyiz. Dört-beş yaşlarındaki bir çocuğun bütün harfleri tanımasından daha önemli olan, Kur’an dersine koşarak gelmesidir. O yaşlardaki bir çocuğun uzun sureler ezberlemesinden daha kıymetli olan, Allah sevgisini merhamet merkezli bir şekilde öğrenebilmesidir. Tecvit kurallarını eksiksiz uygulamasından daha değerli olan, Kur’an okumayı, hayatı boyunca sürdüreceği bir alışkanlığa dönüştürebilmesidir.</p>

<p>Dolayısıyla başarı ölçütlerimizi yalnızca ezber miktarı, harfleri tanıma veya tecvit kurallarını uygulama düzeyi üzerinden değil; derse katılım, öğrenme isteği, sosyal etkileşim ve Kur’an’a yönelik olumlu tutum gibi çok boyutlu göstergeler üzerinden okumak mecburiyetindeyiz. Böyle bir yaklaşım hem bilimsel gerçekliklere hem de İslam’ın insan merkezli eğitim anlayışına daha uygun olacaktır.”</p>

<p><strong>“Aslolan, çocuğun soru sorabildiği bir eğitim ortamı sunabilmemizdir”</strong></p>

<p>Sınıf düzeninden materyal tasarımına, etkinlik çeşitliliğinden dijital içeriklere kadar her unsurun, çocuk gelişimi ve psikolojisi açısından dikkatle ele alınması gerektiğini anlatan Başkan Arpaguş, “Etkinliklerle ‘Elifba’ kitabı başta olmak üzere bütün materyaller; keşfetmeyi teşvik eden, oyun temelli öğrenmeyi destekleyen, etkileşimli öğrenmeyi önceleyen, hayal gücünü zenginleştiren bir muhtevaya sahip olmalıdır. Aslolan, çocuğun aktif olduğu, soru sorabildiği, deneyim yaşayabildiği ve öğrenmekten mutluluk duyduğu bir eğitim ortamı sunabilmemizdir.” şeklinde konuştu.</p>

<p>Eğitimin yalnızca sınıf ortamıyla sınırlı olmayan; aile, okul ve sosyal çevreyle etkileşim içinde hayat boyu devam eden bütüncül bir gelişim süreci olduğunu aktaran Başkan Arpaguş, şu ifadelere yer verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Bu bağlamda erken çocukluk dönemindeki Kur’an eğitiminde ailelerin tutum ve beklentileri, eğitim sürecinin niteliğini doğrudan etkileyen temel unsurlardan biridir. Velilerin çocuklarından kısa sürede daha fazla ezber yapmaları, akıcı okumaya erken dönemde geçmeleri veya yaşıtlarının önünde akademik performans sergilemeleri yönündeki beklentileri, çocukların üzerinde büyük bir baskı oluşturabilmektedir. Maalesef bu durum, eğitimin amacından uzaklaşılmasına sebebiyet vermektedir.”</p>

<p><strong>“İrfan merkezli güçlü bir pedagojik yaklaşım geliştirmek zorundayız”</strong></p>

<p>Velilerin erken çocukluk döneminin özellikleri konusunda bilinçlendirilmesi, Kur’an öğretiminin amaç, yöntem ve kazanımları hakkında bilgilendirilmesi ve eğitim sürecine bilinçli ve aktif olarak katılımlarının sağlanmasının büyük önem taşıdığına dikkati çeken Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Bu doğrultuda bizim temel hedefimiz, gelenekten beslenen ancak geleceği de doğru okuyabilen bir duyarlılıkla hareket ederek bilgi ve hikmeti buluşturan ve onu ahlaka dönüştüren bir Kur’an eğitim modeli geliştirmek olmalıdır. Çocuklarımızı kendi medeniyet değerlerimizle buluşturabilmek için İslam eğitim geleneğinde olduğu gibi irfan merkezli güçlü bir pedagojik yaklaşım geliştirmek zorundayız. Bunu yapabildiğimizde hem Kur’an eğitiminde büyük bir başarı yakalayacak hem de inançlı, bilgili, ahlaklı ve şahsiyetli nesiller yetiştirme yolunda çok önemli mesafe kat etmiş olacağız.”</p>

<p><strong>“Kur’an eğitimi, çok paydaşlı bir eğitim alanı olarak görülmeli”</strong></p>

<p>Başkan Arpaguş, “Erken çocukluk dönemi Kur’an eğitiminin niteliği ve sürdürülebilir başarısı; başta Diyanet İşleri Başkanlığımız olmak üzere İlahiyat Fakültelerimizin, sosyal bilimler alanında çalışan akademisyenlerimizin ve toplumun bütün kesimlerinin ortak sorumluluk üstlenmesine ve işbirliği içinde hareket etmesine bağlıdır. Onun için erken çocukluk dönemi Kur’an eğitimi, çok paydaşlı bir eğitim alanı olarak görülmeli ve stratejik bir yöntemle ele alınmalıdır.” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Çocuklarımızı geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çaba ve gayret sarf ediyoruz”</strong></p>

<p>Başkanlığın, Kur’an eğitimini bu bilinçle sürdürmenin gayreti içerisinde olduğunu kaydeden Başkan Arpaguş, “Çocuklarımızı maddi-manevi her yönden yetiştirmek ve geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çaba ve gayret sarfediyoruz. Onların başta Yaratıcımızla olmak üzere, kendileriyle, aileleriyle, toplumla ve çevreyle barışık bir şekilde yetişmeleri; vatanımıza, milletimize, medeniyetimize ve tüm insanlığa faydalı birey olmaları için hiçbir fedakârlıktan kaçınmıyoruz, kaçınmayacağız.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle tamamladı:</p>

<p>“Çocuklarımızı geleceğe en güzel şekilde hazırlama noktasında bilimin ortaya koyduğu gerçekliklerden, çağın imkân ve fırsatlarından azami ölçüde istifade etmeye çalışıyoruz. Eğitim programlarımızı ve ders materyallerimizi çocuk psikologları, çocuk gelişimi uzmanları, pedagoglar, akademisyenler ve sahadaki eğitimcilerimizin katkıları ile sürekli güncelleme çabasındayız. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz çalıştayımızda bu hassasiyetin bir tezahürüdür. İnanıyorum ki burada alacağımız kararlar, hazırlayacağımız programlar ve geliştireceğimiz yöntemler, yarının Türkiye’sinde doğru bilgi ile donanmış, dinine, değerlerine ve kültürüne bağlı nesillerin yetişmesine çok önemli katkılar sunacaktır.”</p>

<p>Çalıştaya Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hüseyin Hazırlar, Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Başkanı Osman İyişenyürek, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Sedide Akbulut, Konya İl Müftüsü Prof. Dr. Ali Öge ve Başkanlık personeli katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Haber</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/arpagus-temel-hedefimiz-bilgi-ve-hikmeti-bulusturan-kuran-egitim-modeli-gelistirmek</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 23:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/-tuuf1etmYw/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="64502"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Motif motif işlenen taşlarda gölgeler yüzyıllardır kıyama duruyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/motif-motif-islenen-taslarda-golgeler-yuzyillardir-kiyama-duruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/motif-motif-islenen-taslarda-golgeler-yuzyillardir-kiyama-duruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupalı bilim insanlarınca "Anadolu'nun El-Hamrası" olarak da nitelendirilen, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası'nın 3 boyutlu binlerce motife sahip kapılarında, yılın belirli aylarında ve saatlerinde oluşan gölgeler ziyaretçileri hayran bırakıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/motif-motif-islenen-taslarda-golgeler-yuzyillardir-kiyama-duruyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/divrigi-cami-motif-kapi-20.jpg" type="image/jpeg" length="95914"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zirvedeki tarihi cami ile dolunay]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/zirvedeki-tarihi-cami-ile-dolunay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/zirvedeki-tarihi-cami-ile-dolunay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van Kalesi ve zirvesinde bulunan tarihi Süleyman Han Camii, dolunay ile güzel görüntü oluşturdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Van Kalesi ve zirvesinde bulunan tarihi Süleyman Han Camii, dolunay ile görüntülendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/zirvedeki-tarihi-cami-ile-dolunay</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/d-o-l-u-n-a-y-c-a-m-i-2.jpg" type="image/jpeg" length="55621"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkan Arpaguş: Ayasofya’nın asli kimliğine kavuşturulması milletimizin değerlerine sahip çıktığının göstergesidir]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/baskan-arpagus-ayasofyanin-asli-kimligine-kavusturulmasi-milletimizin-degerlerine-sahip-ciktiginin-gostergesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/baskan-arpagus-ayasofyanin-asli-kimligine-kavusturulmasi-milletimizin-degerlerine-sahip-ciktiginin-gostergesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, “Asil ecdadımıza vefanın bir tezahürü olarak Ayasofya’nın yeniden asli kimliğine kavuşturulması, milletimizin kendi değerlerine ve medeniyetine sahip çıktığının bir göstergesidir. Aynı zamanda köklerinden aldığı güçle yeni bir gelecek inşa etme azminin bir yansımasıdır.” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından İstanbul’da düzenlenen “Fethin Nişanesi, Medeniyetin Kalbi: Çağları Aşan Mabet Ayasofya” programına katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Haber</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/baskan-arpagus-ayasofyanin-asli-kimligine-kavusturulmasi-milletimizin-degerlerine-sahip-ciktiginin-gostergesidir</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 23:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/2_Azt_paKKQ/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="84624"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[24 Temmuz 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/24-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/24-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 24 Temmuz 2026 tarihli ve "İslam Medeniyeti" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="İ S L A M M E D E N İ Y E T İ" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/i-s-l-a-m-m-e-d-e-n-i-y-e-t-i.jpg" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>İSLAM MEDENİYETİ</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce Rabbimiz Hûd sûresinde şöyle buyurmaktadır: <i>“<strong>Semûd kavmine de kardeşleri Sâlih’i gönderdik. O dedi ki: ‘Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka ilâhınız yoktur. Sizi topraktan yaratan ve yeryüzünü imar etme sorumluluğunu size veren O’dur. O halde O’ndan bağışlanma dileyin ve samimiyetle tövbe edin. Şüphesiz Rabbim çok yakındır, dualara karşılık verendir.’”</strong></i><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong><strong>[i]</strong></strong></a></p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Yüce Allah, insanı yeryüzünün bir emanetçisi olarak yaratmış ve ona hayatı imar etme sorumluluğu yüklemiştir. Bu sorumluluk; şehirler inşa ederken, ahlak ve faziletin korunduğu bir hayat kurabilmektir. İşte medeniyet, maddi eserlerle birlikte manevi değerleri de yaşatan bu anlayışın adıdır.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Kur’an’ın ve sünnet-i seniyyenin rehberliği üzerine kurulan ve on beş asırlık tecrübeyle yoğrulan İslam medeniyeti; ilmi ibadetle, çalışmayı dürüstlükle, gücü adaletle, zenginliği paylaşmayla buluşturarak yükselmiştir. Tarih boyunca inşa edilen camiler, vakıflar ve kütüphaneler; insanımıza hizmet eden, toplumu ayakta tutan bu medeniyet tasavvurunun birer simgesi olmuştur.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>İslam medeniyetinin temel gayesi; kalpleri kazanmak, zihinleri ve gönülleri aynı inanç, duygu ve idealde buluşturabilmektir. <i><strong>“Şüphesiz Allah adaleti, iyiliği ve yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalığı ve azgınlığı yasaklar”</strong></i><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong><strong>[ii]</strong></strong></a> ayet-i kerimesinde yer alan ilahi ölçüler bu medeniyetin temelidir. Zira, iyiliğin unutulduğu ve ahlakın ihmal edildiği bir toplumun kalıcı bir gelecek kurması mümkün değildir.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Camilerimiz, kardeşliğimizi pekiştiren; okullarımız, bilgiyle birlikte erdemi öğreten; iş yerlerimiz ise dürüstlüğün, emeğe saygının ve helal kazancın yaşatıldığı mekânlar olmalıdır. Her birimiz, bulunduğumuz yerde iyiliği temsil edebilirsek medeniyetimiz de güç kazanacaktır. Bize düşen; ecdadımızdan devraldığımız mirası korumak ve onu daha da zenginleştirerek gelecek nesillere ulaştırmaktır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, <strong>“Nerede olursan ol, Allah’a karşı sorumluluğunun bilincinde ol! Kötülüğün peşinden iyi bir şey yap ki onu yok etsin. İnsanlara da güzel ahlâka uygun biçimde davran!”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[iii]</strong></a></strong> emri gereğince, Rabbimize karşı kulluk görevimizi ifa ederken, insanlığa faydalı olmayı da hayatımızın gayesi hâline getirmektir. Yine bize düşen, medeniyetimizden ilham alarak geleceğimizi iman, ilim, hikmet ve güzel ahlakla inşa etmektir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Bugün, İstanbul’un fethinin nişanesi ve ecdadımızın kıymetli emaneti Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi’nin yeniden cemaatiyle buluştuğu gündür. Ayasofya Camiinden yankılanan ezan-ı Muhammedî, İstanbul’un fethinde olduğu gibi şanlı milletimizin adalet ve merhametinin yeryüzüne ilanıdır. Camilerimiz, aziz milletimizin maziyle köprüler kurduğu ve istikbalini yoğurduğu manevi kalelerimizdir. Toplumun her kesimini; gencini, yaşlısını ve çocuğunu aynı kubbe altında bir aile kılan bu mabetler, birleştirici ruhunu kıyamete kadar sürdürecektir.</p>

<p>Camilerimizin minarelerinden okunan ezanlarımızın gök kubbemizde ebediyen yankılanması niyazıyla; hutbemizi, Tevbe sûresinde yer alan şu ayet-i kerimenin mealiyle bitiriyoruz: <strong>“Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve yalnızca Allah’tan korkan ve çekinen kimseler imar edebilirler. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.”</strong><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong><sup><strong><sup>[iv]</sup></strong></sup></strong></a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[i]</a> Hûd, 11/61.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[ii]</a> Nahl, 16/90.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[iii]</a> Tirmizî, Birr, 55.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[iv]</a> Tevbe, 9/18.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/24-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/24072026-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="58688"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarlada izi olanlar]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tarlada-izi-olanlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tarlada-izi-olanlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye genelinde Temmuz 2026 itibarıyla tarım işçilerinin zorlu hasat mesaisi sürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yurt genelinde Temmuz 2026 itibarıyla tarım işçilerinin zorlu hasat mesaisi sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tarlada-izi-olanlar</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/tarla-isci.jpg" type="image/jpeg" length="20546"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mısır'da İslam mimarisinin zirve eserlerinden: Sultan Kayıtbay Külliyesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/misirda-islam-mimarisinin-zirve-eserlerinden-sultan-kayitbay-kulliyesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/misirda-islam-mimarisinin-zirve-eserlerinden-sultan-kayitbay-kulliyesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mısır'ın başkenti Kahire'de bulunan ve Memlük Sultanlığı döneminde hüküm süren Sultan Eşref Kayıtbay tarafından 1472-1474 yılları arasında yaptırılan tarihi Sultan Kayıtbay Camii, tamamlanan kapsamlı restorasyon çalışmaların ardından açılışı sırasında görüntülendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sultan Kayıtbay'ın türbesini de içerisinde barındıran ve kuruluş yazıtında medrese olarak tanımlanan külliye, ablak tekniğiyle süslenmiş taçkapısı, geometrik yıldız motifleriyle bezenen kubbesi ve geometrik taş oyma süslemeleriyle İslam mimarisinin ve Memlük sanatının zirve eserlerinden biri olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mısır'ın 1 cüneyhlik banknotunu da süsleyen bu tarihi yapı, zamanın yıpratıcı etkisi nedeniyle başlatılan bakım ve onarım çalışmalarının sona ermesi ve İslam dünyasının kültürel mirasını canlandırma vizyonu doğrultusunda yeniden ziyarete açıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/misirda-islam-mimarisinin-zirve-eserlerinden-sultan-kayitbay-kulliyesi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 15:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/sultan-kayitbay-kulliyesi-3.jpg" type="image/jpeg" length="15369"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[17 Temmuz 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/17-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/17-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 17 Haziran 2026 tarihli ve "Kur'an- Kerim" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="17 Temmuz Hutbe" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/17-temmuz-hutbe.jpg" width="1280" /></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:center"><strong>KUR’AN-I KERİM</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce Rabbimizin kıyamete kadar gelecek bütün insanlara bahşettiği nimetlerden, engin şefkat ve merhametinin tecellilerinden biri de Kur’an-ı Kerim’dir.</p>

<p>Kur’an-ı Kerim, hakkı batıldan ayırt eden ilahi kelamdır. O, asla sıradan bir söz değildir.<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title="">[1]</a> Kur’an-ı Kerim, sözlerin en güzeli ve en mukaddesidir. O, hidayet kaynağı, şifa membaıdır. Kur’an-ı Kerim, insanlığı; hak ve hakikate, iyilik ve adalete, huzur ve muhabbete sevk eden Rahmani bir muştudur. Ayet-i kerimede buyrulduğu üzere, “Bu Kur’an, en doğru olana iletir; dünya ve ahiret için yararlı işler yapan müminlere, büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Kur’an-ı Kerim, rahmet peygamberi Allah Resûlü (s.a.s)’in en büyük mucizesidir. Onun tek bir harfi dahi değişmemiştir, asla değiştirilemeyecektir. Yüce Rabbimiz, “Şüphesiz Kur’an’ı biz indirdik. Onun koruyucusu da elbette biziz”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a> buyurarak, bu gerçeği beyan etmektedir.</p>

<p>Kur’an-ı Kerim, insan ürünü değildir; Allah Teâlâ’nın kelamıdır. O, bir benzeri şöyle dursun; bir suresinin, hatta bir ayetinin dahi benzerinin getirilemeyeceği yüce bir kitaptır. Kur’an; Cenâb-ı Hak ile bağımızı güçlendiren, çevremiz ile ilişkilerimizi düzenleyen bir kılavuzdur.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Kur’an-ı Kerim’in rehberliğine sarılan kişiler yolunu kaybetmezler. Onun ilkeleriyle hayat süren aileler huzur bulurlar. Onun ahlakını kuşanan toplumlar güven içinde yaşarlar. Onun adaletini benimseyen milletler güçlü olurlar. Hayatında Kur’an-ı Kerim’e yer vermeyenler, onun emirlerine ve yasaklarına riayet etmeyenler, ayetlerini alaya alanlar ise ancak kendilerini küçük duruma düşürürler. Yüce Rabbimizin bu husustaki uyarısı gayet açıktır: “…İşte bu kitap, Allah’ın, dilediğini kendisiyle doğru yola ilettiği hidayet rehberidir. Allah kimi de saptırırsa artık ona doğru yolu gösterecek yoktur.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong>[4]</strong></a></p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Devletimizi, vatanımızı, milletimizi, birlik ve beraberliğimizi muhafaza etmenin yolu; değerlerimize sahip çıkmaktan geçmektedir. Bilelim ki; bu değerlerin içerisinde Kur’an-ı Kerim vardır, sünnet-i seniyye vardır. Meşruiyetini İslam’dan alan örfümüz vardır, kültürümüz vardır. Mutluluğun yolu da işte bu değerleri öğrenmekten ve hayatımıza aktarmaktan geçmektedir.</p>

<p>Hutbemizi, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: “Şüphesiz bu Kur’an, Allah’ın sizlere bir ikramıdır...”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Târık, 86/13,14.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> İsrâ, 17/9.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Hicr, 15/9.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Zümer, 39/23.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Dârimî, Fedâilü’l-Kur’ân, 1.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/17-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/17072026-cuma-hutbesi-youtube.jpg" type="image/jpeg" length="62560"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşure kazanları bolluk ve bereket için kaynıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Asırlardır paylaşmanın simgesi kabul edilen aşure geleneği, muharrem ayında yaşatılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/a-s-u-r-e-5.jpg" type="image/jpeg" length="60857"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Han Yunus'ta yıkımın gölgesinde günlük yaşam]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Abluka altındaki Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinde yaşayan Filistinliler, İsrail saldırılarının geride bıraktığı ağır yıkımın ortasında yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Temel ihtiyaçlardan yoksun kalan aileler, yıkılan evlerinin yakınında kurdukları derme çatma çadırlarda ve ağır hasarlı binalarda zorlu koşullar altında günlük yaşam mücadelesi veriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/han-yunus-yasam-5.jpg" type="image/jpeg" length="27812"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Lübnan'ın Kalile beldesindeki yıkım görüntülendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalci İsrail Lübnan'ın güneyindeki Kalile beldesine düzenlediği hava saldırıları sonucu bölgedeki birçok yapı ağır hasara uğradı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İşgalci İsrail Lübnan'ın güneyindeki Kalile beldesine düzenlediği hava saldırıları sonucu bölgedeki birçok yapı ağır hasara uğradı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırıların ardından beldede oluşan yıkım görüntülendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 16:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/israil-saldirisi-5.jpg" type="image/jpeg" length="40306"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Köstence’deki Kral Camii ziyaretçilerin ilgi odağı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Romanya'nın Köstence kentinde, 1913 yılında Romanya Kralı I. Carol tarafından yaptırılan ve Romanya'nın ilk betonarme binası olan Kral Camii, hem mimarisi hem de tarihi önemiyle ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı mimarisinden izler taşıyan caminin 47 metre yüksekliğindeki minaresine çıkan ziyaretçiler, Karadeniz kıyısındaki Köstence'nin panoramik manzarasını seyredebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günümüzde ibadete açık olan camide, Müslümanlar namazlarını kılmayı sürdürürken, yapı aynı zamanda şehrin en önemli turistik mekanlarından biri olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kostence-kral-cami-11.jpg" type="image/jpeg" length="36281"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk dünyasının manevi başkenti Türkistan]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Türk dünyasının manevi başkenti" ilan edilen Kazakistan'ın Türkistan şehri, tarihi ve kültürel miras zenginliğiyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini bekliyor. Hoca Ahmet Yesevi Türbesi (fotoğrafta) kentin önemli tarihi yapıları arasında yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/turistan-33.jpg" type="image/jpeg" length="29521"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
