<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Diyanet Haber</title>
    <link>https://www.diyanethaber.com.tr</link>
    <description>Diyanet Haber / Diyanet Sınav / Diyanet Duyuru / Diyanet Hutbe / Müftülükler / İslam Dünyası / Kültür Sanat / #Keşfet / www.diyanethaber.com.tr</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 30 Jun 2026 14:51:14 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[WhatsApp'da kullanıcı adı dönemi başlıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/whatsappda-kullanici-adi-donemi-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/whatsappda-kullanici-adi-donemi-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın en popüler mesajlaşma platformu WhatsApp, kullanıcıların telefon numaralarını paylaşmadan sadece benzersiz kullanıcı adları üzerinden sohbet edebilmesine olanak tanıyacak yeni gizlilik özelliğini duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gelecek aylarda dünya genelindeki 3 milyar hesap sahibi için kademeli olarak kullanıma sunulacak özellik kapsamında kullanıcılar, zorunlu olmamakla birlikte uygulama üzerinden kendilerine birer kullanıcı adı belirlemeye başladı.</p>

<p>Platform tarafından yapılan açıklamada, kullanıcı adlarının istenildiği zaman silinebileceği veya değiştirilebileceği belirtildi.</p>

<p>Sistem tamamen aktif hale geldiğinde, yeni bir sohbete başlamak için telefon numarası yerine kullanıcı adının verilmesi yeterli olacak.</p>

<p>Güvenlik amacıyla istenmeyen mesajları engelleme ve şikayet etme seçenekleri ise korunacak.</p>

<p>En fazla 35 karakterle sınırlandırılan kullanıcı adlarında, taklitçiliğin önüne geçmek adına üst düzey yetkililer ve ünlüler için bazı kısıtlamalar uygulanacak.</p>

<p>WhatsApp Ürün Müdürü Alice Newton-Rex, özellikle grup sohbetlerinde telefon numaralarının yabancılarla paylaşılmak istenmediğine dair talepler aldıklarını, bu yeni özellikle kullanıcılara kimliklerini nasıl yansıtacakları konusunda tam kontrol vermeyi amaçladıklarını belirtti.</p>

<p>Benzer bir gizlilik özelliği, güvenli mesajlaşma uygulaması Signal tarafından 2024 yılında hayata geçirilmişti.</p>

<p>Oxford Üniversitesinden Prof. Carisa Veliz ise özelliğin olumlu bir adım olduğunu kabul etmekle birlikte, Meta'nın veri toplama politikasını eleştirerek uygulamanın reklam amaçlı meta veri toplamaya devam ettiğini hatırlattı.</p>

<p>WhatsApp, uçtan uca şifreleme nedeniyle sohbet içeriklerini reklam için kullanamasa da kiminle ne zaman mesajlaşıldığı gibi verileri reklam süreçlerinde değerlendirmeyi sürdürüyor.</p>

<p>Özellik tamamen devreye girdiğinde bireysel telefon numaraları profillerde görünmez kalacak ancak bir WhatsApp hesabı açabilmek için telefon numarası zorunluluğu devam edecek. Platformda arama yapılabilecek herkese açık bir kullanıcı adı dizini de bulunmayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan WhatsApp, yönetim kadrosunda da önemli bir değişikliğe gitti. Platformu yaklaşık yedi yıldır yöneten Will Cathcart görevinden ayrılırken, yerini Hindistan merkezli finansal teknoloji girişimi CRED'in kurucusu Kunal Shah devraldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM - TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/whatsappda-kullanici-adi-donemi-basliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/watsapp.jpg" type="image/jpeg" length="81900"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mardin'de husumetli aileler barıştırıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/mardinde-husumetli-aileler-baristirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/mardinde-husumetli-aileler-baristirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mardin'in merkez Artuklu ilçesinde aralarında husumet bulunan iki aile barıştırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Artuklu'da Acar ve Çalışkan aileleri arasında yaklaşık 2 yıl önce çıkan ve bir kişinin hayatını kaybettiği kavganın ardından başlayan husumetin sona ermesi için girişimde bulunuldu.</p>

<p>Aile fertlerinin ikna edilmesi üzerine kırsal Kuyulu Mahallesi'ndeki taziye evinde barış yemeği düzenlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Artuklu Kaymakamı Muhammet Öztabak, burada yaptığı konuşmada, barışın sağlanmasına katkı sunan herkese teşekkür ederek, bir daha böyle üzücü olayların yaşanmaması temennisinde bulundu.</p>

<p>Toplumu güçlü kılan en önemli değerlerin başında birlik, beraberlik, kardeşlik ve dayanışma duygularının geldiğini ifade eden Öztabak, şöyle konuştu:</p>

<p>"Bugün gerçekleştirilen bu barış yalnızca iki ailemiz arasındaki bir uzlaşma değil, aynı zamanda ilçemiz ve bölgemiz adına kardeşlik bağlarını güçlendiren çok kıymetli bir adımdır. Çalışkan ve Acar ailelerimizin göstermiş olduğu bu örnek davranışın, çevremizdeki diğer anlaşmazlıkların çözümüne de güzel bir örnek teşkil edeceğine inanıyorum. Devletimizin en temel görevlerinden biri vatandaşlarımızın huzur, güven ve kardeşlik içerisinde yaşamasını sağlamaktır ancak toplumsal huzurun kalıcı hale gelmesi devletimizin gayretlerinin yanı sıra aile büyüklerimizin, kanaat önderlerimizin ve toplumun tüm kesimlerinin ortak çabasıyla mümkün olmaktadır. Barışın sağlanmasında emeği ve katkısı bulunan herkese bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu güzel birlikteliğin ve kardeşlik ortamının daimi olmasını diliyorum."</p>

<p><img alt="Enver Türkmen" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/enver-turkmen.jpg" width="1280" /></p>

<p>İl Müftüsü Enver Türkmen ise barışa katkı sunanlara teşekkür etti.</p>

<p>Programda, Kur'an-ı Kerim okundu, dua edildi, daha sonra her iki aile bireyleri tokalaştı.</p>

<p>Programa, kanaat önderleri ve bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM, Mardin Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/mardinde-husumetli-aileler-baristirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/mardin-baris.jpg" type="image/jpeg" length="30821"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kırkpınar'ın "koç yiğitleri" dualarla er meydanına çıkacak]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kirkpinarin-koc-yigitleri-dualarla-er-meydanina-cikacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kirkpinarin-koc-yigitleri-dualarla-er-meydanina-cikacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri, köklü bir geleneğin ve geçmişe saygının yaşatıldığı 665. buluşmasıyla bir kez daha er meydanında hayat bulacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Arif Nihat Asya'nın "Dua" şiirindeki "Bize güç ver, cihad meydanını pehlivansız bırakma Allah'ım" dizesinde dile gelen yakarış, bu yıl da Sarayiçi'nde karşılık bulacak.</p>

<p>"Yüreksize yorgan döşek, koç yiğide ver meydanı" sözüyle dilden dile aktarılan pehlivanlık ruhu, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu'nun "Meydan" şiirindeki çağrıyla birleşerek er meydanında yeniden yankılanacak.</p>

<p>Asırlardır davulun tokmağında, zurnanın pes sesinde, cazgırın salavatında ve yağcının ibriğinden damlayan yağda yaşayan Kırkpınar geleneğinde, pehlivanlık yalnızca kuvvetin değil, edebin, sabrın, mertliğin ve hürmetin de adı olarak yine tarihe geçecek.</p>

<p>Peşrevle selam veren, ustasının elini öperek hürmetini gösteren, yenildiğinde rakibini tebrik ederek mertliğini ortaya koyan pehlivanlar, bu yıl da geleneği geleceğe taşımak için çayıra çıkacak.</p>

<p><strong>- Kırkpınar’da gözler baş boyunda olacak</strong></p>

<p>Ata sporunda minikten teşvike, tozkoparandan ayağa, desteden başaltına kadar tüm boylarda güreşen pehlivanların en büyük hayali baş boyuna yükselmek.</p>

<p>Baş boyuna çıkan pehlivanların hedefi ise Kırkpınar'da başpehlivan olmak ve altın kemerin daimi sahipliğine ulaşmak.</p>

<p>Bu yıl Sarayiçi Er Meydanı'nda 40 başpehlivan, bu hedef doğrultusunda kispet giyecek. Her biri kürsü için çayıra çıkacak olsa da "yağlı güreşin olimpiyatı" olarak anılan Kırkpınar'da, önceki performansları, tecrübeleri ve sezon dereceleriyle bir adım öne çıkan isimler bulunuyor.</p>

<p>Bu yılki organizasyonda altın kemer yolunda öne çıkan başpehlivanlar şöyle:</p>

<p><strong>- "Uzun pehlivan" Ali Gürbüz</strong></p>

<p>Yağlı güreşin son dönemdeki en başarılı isimlerinden 38 yaşındaki Ali Gürbüz, Kırkpınar'da yeniden zirveye çıkmanın hesaplarını yapıyor.</p>

<p>Başpehlivanlardan Recep Gürbüz'ün oğlu olan Ali Gürbüz, 2011 ve 2012 yıllarında kazandığı başpehlivanlıkların ardından 2013'te de altın kemere uzanmış ancak aldığı doping cezası nedeniyle kemeri iade etmek zorunda kalmıştı.</p>

<p>Sakatlıklar ve ceza sürecinin ardından hasret kaldığı er meydanlarına güçlü bir dönüş yapan Gürbüz, 2019 ve 2021 yıllarında yeniden başpehlivan olarak altın kemeri kuşandı.</p>

<p>Altın kemerin daimi sahibi olma hedefiyle çıktığı 2022 Kırkpınar'ında ikinci turda Mehmet Yeşil Yeşil'e elenen Gürbüz, 2023'te üçüncü turda Özkan Yılmaz'a, 2024'te ise çeyrek finalde Hüseyin Gümüşalan'a yenilerek organizasyona veda etti. Gürbüz'ün geçen yıl üçüncü turda Feyzullah Aktürk'e elenmesi, güreş kamuoyunda sürpriz olarak değerlendirildi.</p>

<p>Çayırlarda "Uzun Pehlivan" ve "Mega Star" lakaplarıyla anılan Ali Gürbüz, bu sezon Yapraklı, Karamürsel ve Kabulbaba güreşlerinde birincilik kürsüsüne çıktı. Tecrübeli başpehlivan, 665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'ne de şampiyonluk ve kürsü hedefiyle hazırlanıyor.</p>

<p><strong>-"Geri vitesi olmayan pehlivan" Orhan Okulu</strong></p>

<p>Er meydanlarının mücadeleci kimliğiyle öne çıkan isimlerinden 37 yaşındaki Orhan Okulu, 665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nin en güçlü şampiyonluk adayları arasında gösteriliyor.</p>

<p>Antalya'nın Kumluca ilçesinden çıkan ve güreş camiasında "Geri vitesi olmayan pehlivan" olarak tanınan Yağlı Güreş Ligi'ni lider tamamlayan Okulu, Elmalı Yağlı Güreşleri'nde üst üste 6 kez başpehlivan olarak önemli bir başarıya imza attı.</p>

<p>Kırkpınar'da da birçok kez final ve kürsü heyecanı yaşayan tecrübeli pehlivan, 2015'te Osman Aynur'u finalde yenerek ilk başpehlivanlığı tattı. 2017 yılında İsmail Balaban'a finalde yenilerek ikinci oldu. Bir yıl sonra Şaban Yılmaz'ı mağlup ederek başpehlivanlığa ulaşan Okulu, 2019'da finali Ali Gürbüz'e kaybetti. 2021 yılında üçüncülük kürsüsüne çıkan Okulu, 2022'de çeyrek finalde Cengizhan Şimşek'e, 2023'te ise çeyrek finalde Mehmet Yeşil Yeşil'e elendi.</p>

<p>2024 Kırkpınar'ında üçüncü turda Mustafa Taş karşısında çayıra veda eden Okulu, geçen yıl ise başarılı performansıyla başpehlivan olarak altın kemeri kuşandı ve kariyerindeki üçüncü Kırkpınar şampiyonluğunu elde etti.</p>

<p>Pes etmeyen yapısı ve hücum güreşiyle tanınan Orhan Okulu, bu sezon Dirmil, Kurtdere, Çatalca ve Kumluca yağlı güreşlerinde birincilik kürsüsüne çıktı. Form grafiğiyle dikkati çeken tecrübeli başpehlivan, Kırkpınar'da şampiyonluk serisini sürdürmeyi hedefliyor.</p>

<p><strong>- "Sarı fırtına" gözü kürsüye dikti</strong></p>

<p>Güreşe başladığı yıllarda "bundan pehlivan olmaz" eleştirilerine maruz kalan 38 yaşındaki İsmail Balaban, boyları birer birer geçerek 2013 ve 2017 yıllarında Kırkpınar'da başpehlivan unvanını kazanıp bu sözlere er meydanında yanıt verdi.</p>

<p>Salgın nedeniyle ara verilen güreşler ve sonrasında katıldığı televizyon programı nedeniyle yaklaşık iki yıl kispetten uzak kalan Balaban, 2022 yılında dönüş yaptığı Kırkpınar'da yarı finalde Cengizhan Şimşek'e mağlup oldu. 2023 yılında ise finale yükselen tecrübeli pehlivan, Yusuf Can Zeybek karşısında başarılı olamadı.</p>

<p>2024 yılında Hamza Özkaradeniz'e ikinci turda yenilerek erken veda eden Balaban, 2025'te ise çeyrek finalde Enes Doğan'a elendi</p>

<p>"Sarı Fırtına", sezon güreşlerinde bu yıl Turgutlu, Uşak ve Gölköy yağlı güreşlerinde başpehlivanlık sevinci yaşadı. İsmail Balaban, Kırkpınar'da üçüncü kez altın kemeri kuşanarak adını bir kez daha er meydanının zirvesine yazdırmayı hedefliyor.</p>

<p><strong>- "Altın puan ustası" Mehmet Yeşil Yeşil</strong></p>

<p>Kırkpınar'da 2009 ve 2010 yıllarında üst üste başpehlivan olarak altın kemeri kuşanan Antalyalı 40 yaşındaki Mehmet Yeşil Yeşil, yeniden zirveye uzanmak için er meydanına çıkacak.</p>

<p>Yağlı güreş geleneğinin içinden gelen ve atadan pehlivan olan Mehmet Yeşil Yeşil, 2022 yılında Ertuğrul Dağdeviren'e puanlama bölümünde yenilerek üçüncü turda organizasyona veda etti.</p>

<p>2023 yılında başarılı bir performans ortaya koyarak yarı finale kadar yükselen Yeşil Yeşil, Yusuf Can Zeybek karşısında yaklaşık bir saat süren mücadelede paça kazık oyunuyla mağlup oldu. 2024 yılında Mustafa Doğan Özkaya'ya ikinci turda yenilen deneyimli başpehlivan, geçen yıl da İsmail Koç'un uyguladığı kaz kanadı oyununa karşı koyamayarak ikinci turda elendi.</p>

<p>Cüssesine rağmen çevikliği ve atak güreş stiliyle tanınan Mehmet Yeşil Yeşil, uzun süredir beklediği Kırkpınar başarısını yeniden yakalamak ve seyircinin özlediği mücadeleci kimliğini bir kez daha ortaya koymak için çayıra çıkacak.</p>

<p><strong>- "Kurt bakışlı" Yusuf Can Zeybek</strong></p>

<p>Er meydanının genç yıldızlarından 32 yaşındaki Antalyalı Yusuf Can Zeybek, 2021 yılından bu yana başpehlivan kategorisinde mücadele ediyor. Güçlü fiziği, yüksek kondisyonu ve mücadeleci karakteriyle kısa sürede yağlı güreş camiasının öne çıkan isimlerinden biri haline gelen Zeybek, otoriteler tarafından her turnuvanın favorileri arasında gösteriliyor.</p>

<p>Rakiplerini ayrıntılı şekilde analiz ederek buna göre strateji geliştirmesiyle tanınan Yusuf Can Zeybek, 2023 ve 2024 yıllarında üst üste kazandığı Kırkpınar şampiyonluklarının ardından geçen yıl altın kemerin daimi sahibi olma yolunda önemli bir fırsat yakaladı. Ancak çeyrek finalde Ali İhsan Batmaz'a elendi.</p>

<p>Atak güreşi ve bitmek bilmeyen enerjisiyle tribünleri ayağa kaldıran genç başpehlivan, Kırkpınar'a yine şampiyonluk hedefiyle geliyor.</p>

<p><strong>- "Supleks ustası" Cengizhan Şimşek</strong></p>

<p>2018 yılında başpehlivanlığa yükselen Antalyalı 30 yaşındaki Cengizhan Şimşek, kariyerinin en önemli dönüm noktalarından biri olan 2022 yılındaki şampiyonluğunun ardından yaşanan sürecin izlerini silmek ve yeniden zirveye çıkmak için mücadele ediyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı Tahkim Kurulunun 2022 yılında kazandığı ödül, kemer ve madalyaların iadesine karar vermesi sonrası Şimşek, er meydanında kendisini yeniden kanıtlamanın peşine düştü.</p>

<p>2023 yılında kura çekiminin cilvesiyle bir önceki yılın hesabını görmek istediği İsmail Balaban'la eşleşen Şimşek, 97 dakika süren zorlu mücadelede rakibine mağlup olarak organizasyona veda etti. 2024 yılında Faruk Akkoyun karşısında ilk turda elenen tecrübeli pehlivan, geçen yıl ise ikinci turda Orhan Okulu engeline takıldı.</p>

<p>Rakiplerini yağlı güreşte nadir görülen ve minder güreşinden izler taşıyan supleks (güreş ve benzeri mücadele sporlarında, sporcunun rakibini belinden veya gövdesinden kavrayarak havaya kaldırıp geriye ya da yana doğru atmasıyla uygulanan teknik) oyunlarıyla yenmesiyle tanınan Cengizhan Şimşek, çayırın en farklı stiline sahip isimleri arasında gösteriliyor. Bu sezon Menteşe, Çatmalı ve Fethiye yağlı güreşlerinde başpehlivanlık kürsüsüne çıkan Şimşek, formda bir görüntü sergiliyor.</p>

<p>Kırkpınar'ın en sürprize açık isimlerinden biri olarak gösterilen Cengizhan Şimşek, kimi zaman erken turlarda elense de doğru eşleşmeler ve formunu sahaya yansıtması halinde kürsüye kadar uzanabilecek potansiyele sahip pehlivanlar arasında yer alıyor. Verdiği unvanı yeniden kazanma arzusu ise onu bu yılın en hırslı başpehlivanlarından biri haline getiriyor.</p>

<p><strong>- "Çayırın efendisi" Mustafa Taş</strong></p>

<p>Antalya'da yaşayan, aslen Sinoplu olan 28 yaşındaki Mustafa Taş, başpehlivanlığa yükseldiği 2022 yılında ortaya koyduğu performansla yağlı güreş camiasının dikkatini çekti. Baş boyundaki ilk sezonunda Kırkpınar'da finale kadar yükselen Taş, er meydanında geleceğin şampiyonları arasında gösterilmeye başlandı. Daha sonra Cengizhan Şimşek'in aldığı ceza nedeniyle sıralamanın değişmesiyle başpehlivan unvanının sahibi oldu.</p>

<p>2023 yılında unvanını korumak amacıyla çıktığı Kırkpınar'da ikinci turda Yusuf Can Zeybek'e elenen Mustafa Taş, son yıllarda en büyük rekabetlerinden birini yine Zeybek karşısında yaşadı. 2024 yılında başpehlivanlık finalinde Yusuf Can Zeybek'le karşılaşan Taş, büyük çekişmeye sahne olan mücadeleden mağlup ayrıldı. Geçen yıl da üçüncü turda yine Zeybek'e yenilen genç başpehlivan, rakibine karşı yaşadığı talihsiz seriyi sonlandırmak istiyor.</p>

<p>Bu sezon Kızıklı, Aybastı, Şahinbey ve Alaçam yağlı güreşlerinde başpehlivanlık kürsüsüne çıkarak formunu ortaya koyan Mustafa Taş, yine şampiyonluğun en güçlü adayları arasında gösteriliyor. Güçlü fiziğini süratiyle birleştiren, atak güreş anlayışıyla rakiplerine üstünlük kuran Taş, çayırın en etkili isimlerinden biri olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kırkpınar'da şampiyonluk yolunun en güçlü aktörlerinden biri olan Mustafa Taş, bu yıl ya zirveye uzanan isimlerden biri olacak ya da şampiyonluk hayali kuran rakiplerinin önündeki en büyük engel olarak er meydanında belirleyici rol oynayacak.</p>

<p><strong>- "Minderden çayıra sert kaya" Feyzullah Aktürk</strong></p>

<p>2021 yılında başaltı boyunda son dörde kalarak başpehlivanlığa yükselen Manisalı 27 yaşındaki Feyzullah Aktürk, 2022 ve 2023 sezonlarında minder güreşine odaklandı.</p>

<p>2024 sezonunda er meydanlarına dönen Aktürk, Ali Gürbüz'e elenmişti.</p>

<p>Geçen yıl finale kadar yükselen Feyzullah Aktürk, Orhan Okulu’yla zorlu güreş sonrası mağlup olarak 664. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nden ikinci olarak ayrılmıştı.</p>

<p>Bu yıl ise Yundağı, Sekapark, Kestel, Vezirköprü, Çardak, Kula, Manavgat, Çağlak, Karadilli güreşlerinde başpehlivan olan Aktürk, Elmalı ve Şahinbey gibi önemli organizasyonlarda da şampiyonluğu kıl payı kaçırdı.</p>

<p>Sezon boyunca ortaya koyduğu istikrarlı performans, Aktürk’ün Kırkpınar'a iddialı geldiğini gösteriyor.</p>

<p>Uzun ve yorucu güreş tarzıyla rakiplerini zorlayan Feyzullah Aktürk, er meydanında pek çok favori ismin yolunu kesebilecek başpehlivanlar arasında değerlendiriliyor. Aktürk, bu formuyla Kırkpınar’da kürsü hesabı yapan güçlü isimlerden biri olarak öne çıkıyor</p>

<p><strong>- "Çayırın cüsselisi" Ertuğrul Dağdeviren</strong></p>

<p>Balıkesir'in Susurluk ilçesinden 37 yaşındaki Ertuğrul Dağdeviren, 2017 yılında başaltı boyunda birinci olarak başpehlivanlığa yükseldi ve 2018 yılından bu yana er meydanında en üst boyda mücadele ediyor.</p>

<p>Güçlü fiziğiyle rakiplerine zor anlar yaşatan Dağdeviren, 2023 yılında Ali Gürbüz karşısında puanlama bölümünde mağlup olarak ikinci turda Kırkpınar'a veda etti. 2024 yılında Enes Doğan'a ikinci turda yenilen tecrübeli pehlivan, geçen yıl da Feyzullah Aktürk engelini aşamayarak yine ikinci turda organizasyondan elendi.</p>

<p>Dağdeviren bu sezon memleketinde düzenlenen Balya Yağlı Güreşleri'nde başpehlivanlık sevinci yaşadı.</p>

<p>Sadece cüssesiyle değil, mücadeleci karakteri ve pes etmeyen yapısıyla da öne çıkan başpehlivan, Kırkpınar'da adını üst sıralara yazdırmayı ve kariyerinin en önemli başarılarından birine ulaşmayı hedefliyor.</p>

<p><strong>- Sağlam adımlarla zirveye göz diken pehlivan: Enes Doğan</strong></p>

<p>2023 yılının baş altı birincisi olarak ilk kez baş boyunda çayıra çıkan Antalyalı 26 yaşındaki Enes Doğan, sezon güreşlerindeki performansıyla göz doldurdu.</p>

<p>Enes Doğan, 2024'te ilk başpehlivanlık deneyiminde çeyrek finale kadar yükselmiş, bu turda Mustafa Taş'a elenmişti.</p>

<p>Enes, bu yıl Gökbel, Havran, Kepez, Elmalı, İvrindi, Çalı güreşlerinin başpehlivanı oldu.</p>

<p>Enes Doğan, son dönem sonuçlarıyla en çok konuşulacak başpehlivanlar arasında yer alacağı sinyalini veriyor.</p>

<p>Pek çok favori başpehlivanın hesaplarını bozabilecek olan Enes Doğan, yıldızlaşma yolunda sağlam ilerliyor.</p>

<p><strong>- "Dev Adam" İsmail Koç uzun kollarıyla rakiplerini zorlayacak</strong></p>

<p>Konya Beyşehirli başpehlivan İsmail Koç, 2 metrelik boyu ve sert güreşiyle Kırkpınar’da kürsü hesapları yapan isimler arasında yer alıyor.</p>

<p>Koç, 2011 yılında küçük orta büyük boyda birinci, 2012’de büyük orta boyda ikinci oldu. 2013 yılında başaltında ikincilik elde ederek başpehlivanlığa yükselen Koç, 2014 yılından bu yana baş boyunda mücadele ediyor.</p>

<p>37 yaşındaki Koç, Kırkpınar’da birçok kez çeyrek finale kadar yükseldi. Geçen yıl da çeyrek finalde Feyzullah Aktürk’e yenilerek organizasyona veda etti.</p>

<p>Son yıllarda er meydanlarında gösterdiği performansla dikkatleri üzerine çeken İsmail Koç, 2 metrelik boyuyla çayırın en uzun pehlivanları arasında gösteriliyor.</p>

<p>Bu sezon Seki Seydikemer ve Büyükmandıra güreşlerinde başpehlivan olan Koç, Kırkpınar’da uzun kollarını kullanarak ve sert güreşiyle rakiplerine üstünlük kurmaya çalışacak.</p>

<p><strong>- Çayırın "hırslısı" Osman Kan</strong></p>

<p>Antalya Serikli 25 yaşındaki Osman Kan, bu yıl üçüncü kez baş boyunda Kırkpınar sınavı verecek.</p>

<p>Genç yaşına rağmen er meydanlarında ortaya koyduğu hırslı ve mücadeleci güreşle dikkati çeken Osman Kan, Sarayiçi’nde sürpriz yapabilecek pehlivanların başında geliyor.</p>

<p>Başpehlivanlık hedefiyle çayıra çıkacak pek çok ismin karşısında zorlu bir engel olabilecek Kan, tempolu güreşi ve pes etmeyen yapısıyla Kırkpınar'da dikkatle takip edilecek isimler arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>- Diğer iddialı pehlivanlar</strong></p>

<p>2009 yılından bu yana baş boyunda güreşen "örümcek adam" lakaplı Serhat Gökmen, 2011 yılından bu yana baş boyunda mücadele veren Çorumlu Ünal Karaman, 2015 yılında başpehlivanlığa yükselen Nedim Gürel, 2016 yılında başta güreşmeye başlayan Mustafa Batu, 2018'den bu yana başta güreşen Furkan Durmuş Altın, 2022 yılında başpehlivanlığa yükselen Mustafa Doğan Özkaya, Sakaryalı Serkan Yıldırım, 2024 başpehlivanlık kategorisinde çayıra çıkan Erkan Taş da iddialı pehlivanlar arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kirkpinarin-koc-yigitleri-dualarla-er-meydanina-cikacak</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/07/kirkpinar-guresleri-11.jpg" type="image/jpeg" length="76872"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gebze'de hafızlar icazet sevinci yaşadı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/gebzede-hafizlar-icazet-sevinci-yasadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/gebzede-hafizlar-icazet-sevinci-yasadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaeli Gebze İlçe Müftülüğüne bağlı Salih Sağlam Kur’an Kursu’ndan mezun olan 25 hafız törenle icazet aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gebze İlçe Müftülüğüne bağlı Salih Sağlam Kur’an Kursu’nda hafızlık eğitimlerini başarıyla tamamlayan 25 hafız için Mehmet Akif Ersoy Camii’nde icazet merasimi gerçekleştirildi.</p>

<p><img alt="Gebze Icazet 3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/gebze-icazet-3.jpg" width="1280" /></p>

<p>Reisü’l-Kurra Mustafa Demirkan riyasetinde gerçekleştirilen merasime Kocaeli Vali Yardımcısı Salih Bıçak, Gebze Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit, Marmara İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Mehmet Emin Maşalı, ilçe müftüleri, din görevlileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p><img alt="Gebze Icazet 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/gebze-icazet-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle başlayan programda Kocaeli Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu, hafızlık müessesesinin İslam medeniyetindeki önemine dikkat çekti.</p>

<p>Müftü Sönmezoğlu, "Kur’an-ı Kerim’i kalplerine nakşeden bu gençlerimiz, ümmetimizin ve geleceğimizin en güçlü teminatıdır. Bu büyük nimete ulaşan hafızlarımızı, onları yetiştiren hocalarımızı ve evlatlarını Kur'an yoluna hadim kılan fedakar ailelerimizi can-ı gönülden tebrik ediyorum." ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Gebze Icazet 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/gebze-icazet-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Program, Kocaeli Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu ve protokol üyeleri tarafından hafızlara icazet belgeleri ile hediyelerinin takdim edilmesi ve yapılan duayla sona erdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kocaeli Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/gebzede-hafizlar-icazet-sevinci-yasadi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/gebze-icazet-4.jpg" type="image/jpeg" length="29063"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Konya'da "Vefa Umresi" projesinde kura çekilişi yapıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/konyada-vefa-umresi-projesinde-kura-cekilisi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/konyada-vefa-umresi-projesinde-kura-cekilisi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konya İl Müftülüğü ile Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde hayata geçirilen "Vefa Umresi" projesi kapsamında ilk umre programına katılacak hak sahipleri noter huzurunda gerçekleştirilen kura çekilişiyle belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hafız Osman Şahin, Büyükşehir Belediyesi Taş Bina Kültür Sanat'ta düzenlenen programda yaptığı konuşmada, Müslüman Türk milletinin gönlünün her zaman Kabe'de ve Medine'de attığını, herkesin bir kere de olsa oraları görmenin umuduyla yaşadığını söyledi.</p>

<p><img alt="Osman Sahin 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/osman-sahin-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Bu durumun ilahilere ve şiirlere de yansıdığını dile getiren Şahin, "Bu aşkla tutuşup yanan nice kardeşlerimiz var. Onların bir kısmı gidebiliyor ama bir kısmı da gidemiyordu. Dolayısıyla Büyükşehir Belediyemiz ve Diyanet İşleri Başkanlığımızla inşallah birazdan imzalayacağımız bir protokol neticesinde 60 yaş üzeri kardeşlerimizden gitme imkanı olmayan kardeşlerimize böyle bir fırsat sundular. Bundan dolayı da belediyemize, Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve ekibine çok teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şahin, hak sahiplerine iyilik ve güzellik temennisinde bulunarak, "Rabbim bizim gönlümüzden peygamber aşkını, Kabe aşkını eksik etmesin. Nesillerimizi de evlatlarımızı da bu muhabbetle, bu aşkla yaşatsın." dedi.</p>

<p><img alt="Vefa Umresi 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/vefa-umresi-2.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>- Toplam 9 ayrı kafile kutsal topraklarla buluşturulacak</strong></h3>

<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, "Vefa Umresi" projesiyle imkansızlıklar sebebiyle kutsal topraklara gidememiş vatandaşları ve kahraman gazileri umre ibadetiyle buluşturacaklarını belirterek, şöyle devam etti:</p>

<p>"Bu projeyi hazırlarken önceliğimizi, imkanları sınırlı olan ve daha önce hac ya da umre ibadetini yerine getirme fırsatı bulamamış 60 ile 75 yaş arasındaki kıymetli büyüklerimize verdik. Hemşehrilerimiz projemize büyük teveccüh gösterdi. Yıl içerisinde Ramazan ve Kurban Bayramı ile sömestr dönemlerindeki o malum yoğunluğu göz önüne alarak planlamalarımızı yaptık. Bu doğrultuda toplam 9 ayrı kafileyle daha fazla büyüğümüzü ve gazimizi bu manevi yolculukla buluşturmayı hedefliyoruz. İnşallah ilk kafilemizi ağustos veya eylül ayında kutsal topraklara uğurlamayı istiyoruz. Her işimizde olduğu gibi bu kura çekilişinde de tek gayemiz, hemşehrilerimizin emanetini tam bir şeffaflık, mutlak adalet ve hakkaniyetle yerine getirmektir. İnşallah isimleri çıkan hemşehrilerimizi en kısa sürede kutsal topraklara göndermiş olacağız."</p>

<p><img alt="Vefa Umresi 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/vefa-umresi-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Konya İl Müftüsü Ali Öge'nin de katıldığı programda konuşmaların ardından Diyanet İşleri Başkanlığı, İl Müftülüğü ile Konya Büyükşehir Belediyesi arasında "Vefa Umresi" projesine ilişkin işbirliği protokolü imzalandı.</p>

<h3><strong>- Umre hayaline kavuşanlardan sevinç gözyaşı</strong></h3>

<p>Daha sonra proje kapsamında kutsal topraklara uğurlanacak ilk kafilenin asil ve yedek talihlileri noter huzurunda yapılan çekilişle belirlendi.</p>

<p><img alt="Vefa Umresi 3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/vefa-umresi-3.jpg" width="1280" /></p>

<p>Kutsal topraklara gitmeye hak kazanan isimler büyük heyecan yaşadı, sevinç gözyaşları döktü.</p>

<p>Talihlilerin listesine "vefaumresi.konya.bel.tr" internet adresi üzerinden ulaşılabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Konya Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/konyada-vefa-umresi-projesinde-kura-cekilisi-yapildi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/vefa-umresi-4.jpg" type="image/jpeg" length="89961"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şehit çocukları polis konvoyu eşliğinde sünnet düğününe götürüldü]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/sehit-cocuklari-polis-konvoyu-esliginde-sunnet-dugunune-goturuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/sehit-cocuklari-polis-konvoyu-esliginde-sunnet-dugunune-goturuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fırat Kalkanı Harekatı bölgesinde 2022 yılında şehit olan özel harekat polisi Mustafa Çalışgan'ın 2 oğlu, polis konvoyu ile sünnet düğününe götürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İl Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürlüğü araçlarına şehit Mustafa Çalışgan'ın adını yazan ekipler, araçlarla şehidin oğulları 5 yaşındaki Alparslan ile 8 yaşındaki Mehmet Alp'in evinin önüne gitti.</p>

<p><img alt="Sehit Çocukları Sünnet 3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/sehit-cocuklari-sunnet-3.jpg" width="1280" /></p>

<p>Şehit çocukları ile eşi Ceren Çalışgan'ı araca bindiren ekipler, ardından konvoy eşliğinde salona gitti.</p>

<p><img alt="Sehit Çocukları Sünnet 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/sehit-cocuklari-sunnet-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Programa katılan Vali Abdullah Köklü, İl Emniyet Müdürü Faruk Aydın ve İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Ahmet Çetin, Mehmet Alp ve Alparslan'ı tebrik etti.</p>

<p>Yapılan dua sonrası şehit eşi Ceren Çalışgan, eşi ve tüm şehitler için Allah'tan rahmet diledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İki çocuğunu bu mutlu günlerinde yalnız bırakmayan herkese teşekkür eden Çalışgan, "Valimize, Emniyet Müdürümüze, komutanımıza, tüm arkadaşlarına, eşe dosta çok teşekkür ediyorum. Unutamayacağımız bir sünnet düğünü oldu. Çok duygusalız ama çok da gururluyum. Çok mutlu olduk." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/sehit-cocuklari-polis-konvoyu-esliginde-sunnet-dugunune-goturuldu</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/sehit-cocuklari-sunnet-2.jpg" type="image/jpeg" length="52091"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Saadet ve Şekavet: Mutluluk ve Mutsuzluk]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/saadet-ve-sekavet-mutluluk-ve-mutsuzluk-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/saadet-ve-sekavet-mutluluk-ve-mutsuzluk-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cahiliye döneminde saadet (mutluluk) ve şekâvet (mutsuzluk) kavramı nasıl kullanılmıştır? Hem dünyada ve hem de ahirette saadete ulaşmanın yolu nedir?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>"عَنْ عَلِيٍّ (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ) قَالَ: كُنَّا فِى جَنَازَةٍ فِى بَقِيعِ الْغَرْقَدِ، فَأَتَانَا النَّبِيُّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) فَقَعَدَ وَقَعَدْنَا حَوْلَهُ، وَمَعَهُ مِخْصَرَةٌ فَنَكَّسَ، فَجَعَلَ يَنْكُتُ بِمِخْصَرَتِهِ ثُمَّ قَالَ: "مَا مِنْكُمْ مِنْ أَحَدٍ، مَا مِنْ نَفْسٍ مَنْفُوسَةٍ إِلاَّ كُتِبَ مَكَانُهَا مِنَ الْجَنَّةِ وَالنَّارِ، وَإِلاَّ قَدْ كُتِبَ شَقِيَّةً أَوْ سَعِيدَةً</p>

<p>***</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Ali (ra) anlatıyor: "Bir keresinde Medine’deki Bakî’ Kabristanı’nda bir cenazede bulunuyorduk. Peygamber (sas) yanımıza gelip oturdu. Biz de onun çevresine toplandık. Elinde bir çubuk vardı. Başını düşünceli bir şekilde aşağıya doğru eğdi ve elindeki çubukla yerde çizgiler çizmeye başladı. Sonra, "<i>Hiçbiriniz, (hatta) hiçbir canlı yoktur ki cennet ve cehennemdeki gideceği yer ile saîd (mutlu) veya şakî (bedbaht) olduğu (önceden) yazılmış olmasın."  </i>buyurdu."</p>

<p style="text-align:justify">(B1362 Buhârî, Cenâiz, 82; M6731 Müslim, Kader, 6)</p>

<p>***</p>

<p>"سَعْدٍ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "مِنْ سَعَادَةِ ابْنِ آدَمَ رِضَاهُ بِمَا قَضَى اللَّهُ لَهُ وَمِنْ شَقَاوَةِ ابْنِ آدَمَ تَرْكُهُ اسْتِخَارَةَ اللَّهِ وَمِنْ شَقَاوَةِ ابْنِ آدَمَ سَخَطُهُ بِمَا قَضَى اللَّهُ لَهُ</p>

<p style="text-align:justify">Sa’d (b. Ebû Vakkâs) (ra) tarafından nakledildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: </p>

<p style="text-align:justify"><i>"İnsanoğlu, Allah’ın (cc) kendisi için takdir ettiğine rıza gösterirse mutlu olur. Şayet, Allah’tan (cc) hayırlı olanı ummayı terk eder ve Allah’ın (cc) kendisi için takdir ettiğine kızıp, isyan ederse bedbaht olur."</i></p>

<p style="text-align:justify">(T2151 Tirmizî, Kader, 15)</p>

<p>***</p>

<p>"حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ جَدِّهِ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "مِنْ سَعَادَةِ ابْنِ آدَمَ ثَلَاثَةٌ وَمِنْ شِقْوَةِ ابْنِ آدَمَ ثَلَاثَةٌ: مِنْ سَعَادَةِ ابْنِ آدَمَ الْمَرْأَةُ الصَّالِحَةُ وَالْمَسْكَنُ الصَّالِحُ وَالْمَرْكَبُ الصَّالِحُ وَمِنْ شِقْوَةِ ابْنِ آدَمَ الْمَرْأَةُ السُّوءُ وَالْمَسْكَنُ السُّوءُ وَالْمَرْكَبُ السُّوءُ</p>

<p style="text-align:justify">İsmâil b. Muhammed’in (ra), babası aracılığı ile dedesi Sa’d b. Ebû Vakkâs’tan (ra) naklettiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: "<i>Üç şey insanoğlunun mutluluğundan, üç şey de insanoğlunun bedbahtlığındandır. İnsanoğlunun mutluluğundan olan şeyler; iyi bir eş, oturmaya müsait bir ev ve uygun bir binektir. İnsanoğlunun bedbahtlığından olan şeyler ise, kötü bir eş, kötü bir ev ve kötü bir binektir."</i></p>

<p style="text-align:justify">(HM1445 İbn Hanbel, I, 169)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنِ الْحَارِثِ بْنِ أَبِي يَزِيدَ قَالَ: سَمِعْتُ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ يَقُولُ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "لَا تَمَنَّوْا الْمَوْتَ فَإِنَّ هَوْلَ الْمَطْلَعِ شَدِيدٌ وَإِنَّ مِنْ السَّعَادَةِ أَنْ يَطُولَ عُمْرُ الْعَبْدِ وَيَرْزُقَهُ اللَّهُ الْإِنَابَةَ</p>

<p style="text-align:justify">Hâris b. Ebû Yezid’in (ra) naklettiğine göre, Câbir b. Abdullah (ra), Hz. Peygamber’i (sas) şöyle derken işitmiştir: "<i>Ölümü istemeyin. Zira can vermek (sekerâtü’l-mevt) çok zordur. Kişinin ömrünün uzun olması ve Allah’ın (cc) insana, tevbe ile kendisine yönelme imkânı vermesi onun için mutluluktur."</i></p>

<p style="text-align:justify">(HM14618 İbn Hanbel, III, 333)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنِ ابْنِ عُمَرَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) خَطَبَ النَّاسَ يَوْمَ فَتْحِ مَكَّةَ فَقَالَ: "يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّ اللَّهَ قَدْ أَذْهَبَ عَنْكُمْ عُبِّيَّةَ الْجَاهِلِيَّةِ وَتَعَاظُمَهَا بِآبَائِهَا فَالنَّاسُ رَجُلاَنِ رَجُلٌ بَرٌّ تَقِيٌّ كَرِيمٌ عَلَى اللَّهِ وَفَاجِرٌ شَقِيٌّ هَيِّنٌ عَلَى اللَّهِ وَالنَّاسُ بَنُو آدَمَ وَخَلَقَ اللَّهُ آدَمَ مِنْ تُرَابٍ</p>

<p style="text-align:justify">İbn Ömer’den (ra) rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sas), Mekke’nin fethi günü insanlara hitap ederek şöyle buyurmuştur: "<i>Ey İnsanlar! Allah (cc) sizden câhiliye gururunu ve atalarla övünme âdetini gidermiştir. İnsanlar iki gruptur: İyi, takva sahibi, Allah (cc) katında değerli kişi ve günahkâr, bedbaht Allah (cc) katında değersiz kişi. İnsanlar, Âdem’in (as) çocuklarıdır ve Allah (cc), Âdem’i (as) topraktan yaratmıştır…"</i></p>

<p style="text-align:justify">(T3270 Tirmizî, Tefsîrü’l-Kur’ân, 49; D5116 Ebû Dâvûd, Edeb, 110, 111)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "لاَ يَدْخُلُ النَّارَ إِلاَّ شَقِيٌّ.’ قِيلَ: يَا رَسُولَ اللَّهِ وَمَنِ الشَّقِيُّ؟ قَالَ: ‘مَنْ لَمْ يَعْمَلْ لِلَّهِ بِطَاعَةٍ وَلَمْ يَتْرُكْ لَهُ مَعْصِيَةً</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre’nin (ra) rivayet ettiğine göre Resûlullah (sas), "<i>Şakî (bedbaht) dışında kimse cehennem ateşine girmez." </i> buyurmuş, "Ey Allah’ın Resûlü, şakî kimdir?" diye kendisine sorulunca da, "<i>Şakî, Allah (cc) için hiçbir taatte (ibadet ve amelde) bulunmayan ve Allah (cc) için hiçbir kötülüğü (günahı) terk etmeyen kimsedir."  </i>cevabını vermiştir.</p>

<p style="text-align:justify">(İM4298 İbn Mâce, Zühd, 35; HM8578 İbn Hanbel, II, 349)</p>

<p>***</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Ali (ra) anlatıyor: "Bir keresinde Medine’deki Bakî’ Kabristanı’nda bir cenazede bulunuyorduk. Peygamber (sas) yanımıza gelip oturdu. Biz de onun çevresine toplandık. Elinde bir çubuk vardı. Başını düşünceli bir şekilde aşağıya doğru eğdi ve elindeki çubukla yerde çizgiler çizmeye başladı. Sonra, "<i>Hiçbiriniz, (hatta) hiçbir canlı yoktur ki cennet ve cehennemdeki gideceği yer ile saîd (mutlu) veya şakî (bedbaht) olduğu (önceden) yazılmış olmasın."  </i>buyurdu. Sahâbîlerden biri, "Ey Allah’ın Resûlü! Öyleyse biz ibadeti ve ameli bırakıp yalnız kaderimize dayanmalı değil miyiz? Çünkü nasıl olsa saadet ehlinden olan kimse ona uygun işler yapacak; şekâvet ehlinden olan kimse de ona uygun işler yapacak." dedi. Bunun üzerine Allah’ın Resûlü, (bilakis iyi ameller yapmak gerektiğine ve herkesin ne iş için yaratıldıysa onu kolaylıkla başaracağına işaretle), "<i>Saadet ehlinden olan kimseye saadet ehlinin ameli; şekâvet ehlinden olan kimseye de şekâvet ehlinin ameli kolaylaştırılacaktır." </i> buyurdu ve Leyl sûresinin şu âyetlerini okudu: "<i>Onun için kim (elinde bulunandan) verir, Allah’a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana kolayca iletiriz. Fakat kim cimrilik eder, kendini Allah’a (cc) muhtaç görmez ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) yalanlarsa biz de onu en zor olana kolayca iletiriz."</i></p>

<p style="text-align:justify">Câhiliye döneminde saadet (mutluluk) ve şekâvet (mutsuzluk) kavramı, daha çok mutluluğu ve mutsuzluğu şans ve talihte aramak için kullanılmıştır. Mutluluk ve mutsuzluk, şans ve talih işi olarak görülmüş, şans ve talih de yıldızların ve kuşların hareketleriyle tespit edilerek sığ bir anlayışa indirgenmiştir. Günümüzde de görüldüğü gibi astroloji ve farklı dillerdeki ’talih kuşu’ ve benzeri ifadelerde geçen mutluluk ve mutsuzluk, ne insanın kendisine, ne yapıp ettiklerine ne de Yaratıcı’sına bağlanmaktadır. Nitekim ‘saadet’ kavramının kendisinden türediği ‘seade’ kelimesi, erken dönem Arapça sözlüklerde ilk anlam olarak ‘uğurlu olmak, bir şeyi uğurlu saymak, meymenetli olmak’ anlamlarında kullanılmış; bu kelimeden türeyen ‘suad’, şans ve talihi belirleyen bir yıldızın adı olmuştur. Ayrıca Araplar, şans getirip getirmemesine göre yıldızları, ‘sa’d’ kelimesini izafe ederek isimlendirmişler; ‘yevm-i sa’d ve yevm-i nahs’ deyimini de ‘bahtlı gün, bahtsız gün’ anlamında kullanmışlardır. Aynı şekilde saadetin tam karşıtı olan ‘şekâvet’ kelimesini de ‘büyük talihsizlik, bedbahtlık, sefalet, ümitsizlik, zorluk, ıstırap’ anlamlarında kullanmışlar, dolayısıyla mutsuzluğu da şans ve talihe bağlamışlardır.</p>

<p style="text-align:justify">İslâm’la birlikte hem Kur’an hem de Hz. Peygamber (sas), saadet ve şekâvet kavramlarının anlamında köklü bir değişiklik yapmış; mutluluğu ve mutsuzluğu şans ve talihte aramak yerine insanın kendisine ve bu dünyada yapıp ettiklerine bağlayarak Yüce Allah’la (cc) olan ilişkisine göre anlamlandırmıştır. İslâm, dünyası ve âhireti ile hayatı bir bütün olarak değerlendirmektedir. Bundan dolayı her iki kavrama dünyevî ve uhrevî olmak üzere varlığın iki boyutunu kuşatan bir anlam yüklemiştir. Saadet, hem bu dünyadaki mutluluğu hem de âhiretteki mutluluğu ifade ederken; şekâvet de hem bu dünyadaki mutsuzluğu hem de âhiretteki mutsuzluğu ifade etmektedir. Saadet kavramı açısından bakıldığında her iki âlemdeki mutluluk, kaynağı vahiy olan din tarafından yorumlanan ve yönlendirilen bir dünya hayatına bağlıdır. Nitekim İslâm’da dinin tanımı ve anlamı, hem bu dünyada hem de âhirette kişiyi mutlu kılacak ilâhî kuralların tamamı olarak belirlenmiştir. Aynı şekilde ‘dâreyn saadeti’ deyimi ve duası da dünya ve âhiret mutluluğunu anlatmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Dünya saadeti söz konusu edildiğinde, dünya hayatında dinin, aklın, bedenin, neslin ve malın korunması, İslâm’ın en büyük gayesidir. Bütün bunlar, aynı zamanda günümüz dünyasının temel insan hak ve özgürlüklerinden saydığı hususlardır. Dolayısıyla dünya saadeti ancak, bu beş temel hakkın korunduğu ve yaşatıldığı bir dünyada gerçekleşebilecektir. Bu da İslâm’ın emir ve yasaklarının fert ve toplum hayatında yaşanmasıyla sağlanabilir ki âhiret saadetinin yolu da bundan geçmektedir. Ayrıca dünya saadetinin, bilgi ve sağlam karakter gibi nefse (benliğe), sağlık ve güvenlik gibi bedene ve bu ikisinin dışında kalan ve bu ikisinin mutluluğunu artıracak servet ve benzeri hususlara ilişkin yönleri de bulunmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Âhiret saadeti, Allah’a (cc) kendi rızasıyla teslimiyet gösteren ve bilinçli bir hayat sürerek O’nun (cc) emir ve yasaklarına itaat edenlere vaad edilen, Allah’ın (cc) rızasına nâil olma ebedî huzur ve neşesini de içinde barındıran sonsuz mutluluktur. Kur’ân-ı Kerîm, bu durumu şöyle anlatmaktadır: "<i>O gün geldiği zaman Allah’ın (cc) izni olmadan hiçbir kimse konuşamaz. Onlardan mutsuz (cehennemlik) olanlar da vardır, mutlu (cennetlik) olanlar da. Mutsuz olanlara gelince; cehennemdedirler. Onların orada çok ıstıraplı bir soluyuşları ve hıçkırışları vardır. Onlar, gökler ve yerler durdukça orada ebedî olarak kalacaklardır. Ancak Rabbinin (cc) dilemesi başka. Şüphesiz Rabbin (cc) istediğini yapandır. Mutlu olanlara gelince, gökler ve yerler durdukça içinde ebedî kalmak üzere cennettedirler. Ancak Rabbinin (cc) dilemesi başka. Bu onlara ardı kesilmez bir lütuf olarak verilmiştir." </i> Buna göre asıl saadet, ebedî saadettir. O da cennettir, cemâlullahtır.</p>

<p style="text-align:justify">Kur’an’da, şekâvet kelimesi çeşitli türevleriyle kullanılmış, bu kavrama ne şans ne de talih anlamı yüklenmiştir. Aksine bu kavram Allah’tan (cc) yüz çeviren ve O’nun (cc) hidayetini reddeden kimselerle ilgili olarak kullanılmıştır. Örneğin dünya zevk ve eğlencelerine dalmak suretiyle benliklerini kaybedenler şakî kimselerdir. Bu insanlar, dünya hayatlarında yapıp ettiklerinden mutlu olduklarını düşünüyor olabilirler. Gerçekte ise benliklerini kaybettikleri için farkına varamadıkları ama âhirette mutlaka farkına varacakları, tam bir bedbahtlık içindedirler. Orada onları, iç çekişlerin ve hıçkırıkların hâkim olduğu bir elem günü beklemektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Aslında şekâvet kelimesi, bedbahtlığın farklı boyutlarını bünyesinde barındıran bir niteliğe sahiptir. Meselâ, şekâvet kapsamında okunabilecek kelimeler arasında yer alan ‘havf’, korku ve kaygıyı ifade ederken, ’hemm’ ve ‘hüzn’, üzüntü, mutsuzluk ve iç sıkıntısını anlatmaktadır. ’Hasret’, insanın elinden kaçırdıklarına duyduğu elem ve pişmanlığı, telâfisi imkânsız olanı görünce yaşanan ruh hâlini ifade ederken, ‘dîyk’ gönül huzursuzluğunu, şüphe ve tedirginliği anlatmaktadır. Benzer şekilde ‘gam’, dilimizde de kullanıldığı biçimde dert, keder anlamı taşımaktadır. Olumsuz çağrışıma sahip bütün bu ifadelerin şekâvete dair bedbahtlık türleri olduğunu söylemek mümkündür.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber’in (sas) dilinde de saadet ve şekâvet kavramının anlam dünyası, Kur’an’ınki ile örtüşmektedir. Anne tarafından Hz. Peygamber’e (sas) akraba olup ona ilk iman edenlerden biri olan Sa’d b. Ebû Vakkâs’tan (ra) rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber (sas), "<i>İnsanoğlu, Allah’ın (cc) kendisi için takdir ettiğine rıza gösterirse mutlu olur. Şayet, Allah’tan (cc) hayırlı olanı ummayı terk eder ve Allah’ın (cc) kendisi için takdir ettiğine kızıp, isyan ederse bedbaht olur." </i> buyurmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Bu rivayete göre dünya hayatında mutluluğun anahtarlarından biri, Hz. Peygamber’in (sas) dilinde "Allah’tan (cc) hayırlı olanı istemek" olarak çevirdiğimiz istihâre bilincidir. İstihâre, sadece bir rüya görmek için yatmak değil, Allah’tan hep hayırlı olanı isteme bilincine ulaşabilmektir. Bu bilinç, kişinin, "Ey Rabbim! Şayet senden istediğim şey benim için hayırlı ise onu bana nasip eyle!" diyebilme şuurudur. Buna göre istihâre, her şeyden önce Müslüman’ın hayat tarzıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Mutluluğun diğer anahtarı ise Allah’ın (cc) kaza ve kaderine rıza gösterebilme bilincidir. Yunus Emre’nin deyişiyle, "Kahrın da hoş, lütfun da hoş!"; Erzurumlu İbrâhim Hakkı’nın ifadesiyle, "Mevlâ görelim neyler, neylerse güzel eyler!" teslimiyetini sergileyebilmektir. Bela ve musibetlere sabır gösterebilmektir. Çünkü dünya imtihanı ancak bu şekilde kazanılabilir. Hz. Peygamber (sas), "<i>Sabır, musibetin başa geldiği ilk andadır." </i> buyurmuştur. Müslüman, dünya hayatında zaman zaman musibetlerle karşılaştığında, bunu asla bir bedbahtlık olarak görmez. Aksine ıstırap, sıkıntı, felâket ve musibetler, bir Müslüman’ın, faziletli davranışlar sergileyebilmesi için, Allah’a (cc) olan imanının test edildiği bir denenme sürecidir. Böyle bir ıstırap, asla şekâvet değildir. Bunun adı beladır, denenme süreci de ibtilâdır. Kur’an, bu durumu, "<i>Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele!"</i>  âyetiyle ifade etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Câhiliye döneminde Araplar, kadın, ev ve atı (bineği) uğursuz sayarlar; bunların kişiyi bereketsiz ve mutsuz kılacağına inanırlardı. Hz. Peygamber (sas), câhiliyeden gelen bu bâtıl inancı ortadan kaldırarak bu dünyadaki bütün mutlulukların en başına, kişinin iyi bir aile kurmasını getirdi. Uhud Savaşı’nda bedenini siper ederek Hz. Peygamber’i (sas) koruyan ve bu sebeple Peygamber Efendimizin (sas) kendisini, "<i>Anam babam sana feda olsun!" </i> diyerek methettiği, isminin kelime anlamı da ‘mutluluk’ olan büyük sahâbî Sa’d b. Ebû Vakkâs’tan (ra) nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur: "<i>Üç şey insanoğlunun mutluluğundan, üç şey de insanoğlunun bedbahtlığındandır. İnsanoğlunun mutluluğundan olan şeyler; iyi bir eş, oturmaya müsait bir ev ve uygun bir binektir. İnsanoğlunun bedbahtlığından olan şeyler ise kötü bir eş, kötü bir ev ve kötü bir binektir."</i></p>

<p style="text-align:justify">Hayırlı bir eşten kasıt, dindarlık, beden sağlığı, akıl, edep, güzel idare ve yaratılış güzelliği gibi niteliklerdir. Hz. Peygamber’in (sas) saadet kelimesini en çok kullandığı yerlerden birinin aile hayatı ile ilgili konular olması, onun (sas) aile mutluluğuna verdiği önemi göstermektedir. Aile mutluluğunu Kur’an, ‘göz aydınlığı’ deyimi ile anlatmaktadır. Genellikle bütün dillerde mutluluğun ilk tezahür ettiği yer, göz bebeğidir. Kur’an’da da müminlerin özellikleri anlatılırken onların, "<i>Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a (cc) karşı gelmekten sakınanlara önder eyle!"</i>  şeklinde dua ettiklerinden söz edilmektedir. Bu âyet, kişinin Allah’tan (cc) hep hayırlı olanı istemesi gerektiğine vurgu yapmasının yanı sıra hayırlı bir eşe ve salih evlâtlara sahip olmanın, aile saadeti anlamına geldiğini göstermesi açısından dikkat çekicidir. Yine Hz. Ömer’in (ra) Mekke valisi olan Nâfi’ b. Abdülhâris tarafından nakledilen bir rivayette Hz. Peygamber (sas), iyi komşuya sahip olmayı da eklemiş ve "<i>İyi bir komşu, rahat bir binek ve geniş bir ev kişinin mutluluğundandır."</i>  buyurmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Rivayetin sonunda geçen ‘geniş ev’ tabiri ile insanın temel ihtiyaçlarından olan barınma ihtiyacına vurgu yapılmaktadır. Zira geçimin yarısı barınma ile ilgilidir. Bu sebeple ihtiyacı karşılayacak şekilde güzel bir eve sahip olmak bir mutluluk vesilesidir. Kişinin durumuna uygun bir bineğe sahip olması, onun temel ihtiyaçlarını karşılaması açısından bir mutluluk vesilesidir. Güzel ahlâklı bir komşu, kişinin güvenilir bir çevrede yaşaması açısından çok önemlidir ve bir mutluluk vesilesidir. Belki de bu durumu en güzel ‘Ev alma, komşu al’ atasözü anlatmaktadır. Hz. Peygamber (sas), yukarıdaki hadislerde özellikle hiçbir insanın hayatı boyunca kendisinden müstağni kalamayacağı hususları ifade etmiştir. Güzel bir ev, uygun bir binek ve iyi bir komşuya sahip olmak, kısacası bütün bu sayılanlar, başka bir gaye için değil, ancak ve ancak İslâm toplumunun en güzide kurumu olan ailenin huzur ve mutluluğu içindir.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber’in (sas) hadislerine göre, tevbe etmeyi ihmal etmemesi kaydıyla uzun bir ömür sürmesi de kişiye verilmiş bir mutluluktur. Çünkü bu, kişiyi âhirette de mutlu kılacaktır. Sahâbenin büyüklerinden ve bilginlerinden olan Câbir b. Abdullah’tan (ra) nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sas), "<i>Ölümü istemeyin. Zira can vermek (sekerâtü’l-mevt) çok zordur. Kişinin ömrünün uzun olması ve Allah’ın (cc) insana, tevbe ile kendisine yönelme imkânı vermesi onun için mutluluktur."</i>  buyurmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Evet, Allah’a (cc) karşı iyilik, takva ve keremle geçen bir ömür, elbette, imrenilmesi gereken bir ömürdür. Böyle bir kimse âhirette de mutlu olacaktır. Allah’a (cc) karşı isyan, bedbahtlık ve kötülüklerle geçen bir ömür de şekâvet içerisinde geçirilen bir ömürdür. Ve böyle bir kimse âhirette de bedbahtlardan olacaktır. İkinci halife Hz. Ömer’in (ra) oğlu Abdullah’ın (ra) rivayet ettiğine göre, Hz. Peygamber (sas), Mekke’nin fethi gününde insanlara şöyle bir konuşma yapmıştır: "<i>Ey İnsanlar! Allah sizden câhiliye gururunu ve atalarla övünme âdetini gidermiştir. İnsanlar iki gruptur: İyi, takva sahibi, Allah (cc) katında değerli kişi ve günahkâr, bedbaht Allah (cc) katında değersiz kişi. İnsanlar, Âdem’in (cc) çocuklarıdır ve Allah (cc) Âdem’i (cc) topraktan yaratmıştır. Allah (cc) şöyle buyurmuştur: "Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah (cc) katında en değerli olanınız, O’na (cc) karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah (cc) hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır.’’</i>  Hz. Peygamber (sas), bu konuşmasında insanları temelde mutlu ve bedbaht olarak ikiye ayırmıştır. Kişi mümin ve müttaki ise kendi toplumu içinde olmasa bile Allah (cc) katında değerlidir. Kişi günahkâr ve bedbaht ise kendi toplumu içinde yüksek bir konumda olsa bile Allah (cc) katında değersizdir.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas), kimi hadislerinde saadet ve şekâveti, kişinin kaderine dayandırarak ifade etmiştir. Bu, câhiliye dönemi Araplarında var olan saadet ve şekâvetin şans ve talihe bağlı olduğu inancının yok edilmesi; bunun yerine saadet ve şekâvetin Allah’a (cc) dayandırılması, gerçek mutluluğun ve bedbahtlığın ancak Allah (cc) ile olan bir ilişki sayesinde anlamının olacağının vurgulanması açısından son derecede önemlidir. Fakih ve müfessir sahâbî Abdullah b. Mes’ûd’dan (ra) nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur: "<i>Şüphesiz sizden birinizin oluşumu annesinin karnında kırk günde toplanır. Sonra benzer bir süre asılı hâlde (embriyo) olur. Sonra benzer bir süre bir parça çiğnenmiş et hâline gelir. Sonra melek gönderilir ve kendisine ruh üfürülür. Meleğe dört kelime; rızkını, ecelini, amelini ve şakî (bedbaht) yahut saîd (mutlu) olacağını yazması emredilir. Kendinden başka ilâh olmayan Allah’a (cc) yemin ederim ki sizden biriniz cennetliklerin yaptığını yapar, hatta cennetle arasında bir arşından başka mesafe kalmamışken kitap (kader) onu geçer ve cehennemliklerin yaptığını yapar da cehenneme girer. Ve yine sizden biriniz cehennemliklerin yaptığını yapar, hatta cehennemle arasında bir arşından fazla mesafe kalmamışken kitap (kader) onu geçer de cennetliklerin yaptığını yapar ve cennete girer."</i></p>

<p style="text-align:justify">Yine hadis kaynaklarımızda Abdullah b. Mes’ûd’un (ra), "Şakî (bedbaht), annesinin karnında şakî olandır. Saîd (mutlu) ise başkasından ibret alandır." dediği nakledilir. Rivayetin devamında da Hz. Peygamber’den (sas) şöyle bir hadis aktarılır: "<i>Nutfenin üzerinden kırk iki gece geçti mi, Allah (cc) ona bir melek gönderir. Melek onu şekillendirir; kulağını, gözünü, cildini, etini ve kemiklerini yaratır. Sonra, "Ey Rabbim! Erkek mi olacak, dişi mi?"  diye sorar. Rabbin (cc), dilediğini hüküm buyurur; Melek de yazar. Sonra, "Ey Rabbim! Eceli ne olacak?’ der. Rabbin, dilediğini söyler. Melek yine yazar. Sonra, "Ey Rabbim! Rızkı ne olacak?" der. Rabbin, dilediğini hükmeder. Melek yine yazar. Sonra melek elindeki sayfayı çıkartır, kendisine emredileni ne artırır ne de eksiltir."  </i>Bu hadise göre insan, daha anne karnında meydana gelirken mutluluk ve bedbahtlık potansiyeliyle oluşur. Dolayısıyla dünya hayatında kendi tercihleri ve yapıp ettikleri ile ya mutluluk potansiyelini açığa çıkarır ve mutlu olur, yahut mutsuzluk potansiyelini açığa çıkarır ve bedbaht olur. Hz. Peygamber’in (sas) saadet ve şekâveti kadere bağlaması, insanın cüz’î iradesini ve salih amellerini anlamsız hâle getirmez. Aksine Hz. Peygamber (sas), insanın ancak kendi çabasıyla mutlu olabileceğini ve Allah’ın (cc), insanın çabasına binaen amelleri kendisine kolaylaştıracağını ifade etmiştir. Neticede Hz. Peygamber’in (sas) bu konudaki hadislerinden mutluluğu sağlayacak iş, eylem ve ameller için çaba göstermeyi yok sayan bir kadercilik anlayışı çıkmaz. Çünkü Hz. Peygamber (sas), insanın mutluluğunu sağlayacak ve kolaylaştıracak yolları, bizzat kendi hayatında yaşayarak göstermiştir. Hz. Peygamber (sas), bu dünyada hep salih amel işlemeye vurgu yapmıştır. Çünkü kişinin saadet ve şekâveti amellere göre belirlenmektedir. Kur’an, "<i>İnsan için ancak çalıştığı vardır."</i>  buyurmak suretiyle hep güzel ameller işlemeye teşvik etmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Bedir şehitlerinden Sa’d b. Mâlik’in (ra) oğlu Sehl b. Sa’d’dan (ra) rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber (sas), "<i>Ameller ancak neticelerine göre değerlendirilir."</i>  buyurmuştur. Yine Resûlullah (sas), "<i>Şakî (bedbaht) dışında kimse cehennem ateşine girmez." </i> demiş, "Ey Allah’ın Resûlü, şakî kimdir?" diye kendisine sorulunca da, "<i>Şakî, Allah (cc) için hiçbir taatte (ibadet ve amelde) bulunmayan ve Allah (cc) için hiçbir kötülüğü (günahı) terk etmeyen kimsedir."  </i>cevabını vermiştir. Dolayısıyla kişinin bahtiyar ya da bedbaht oluşu hep Allah’a (cc) imanın ardından amellere bağlanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu rivayetlerde geçen "her insanın cennet ve cehennemdeki yerinin belli olduğu" gerçeğine gelince bu, Allah’ın (cc) ilim sıfatı ile ilgili olup, sadece Allah (cc) katında bilinen bir durumdur. Bu konuda insanlar nezdinde herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Dolayısıyla insanlar, özgür iradeleriyle Allah’a (cc) iman ettikten sonra ibadet ve hayır yolunda çalışmak gibi salih ameller yapmakla yükümlüdürler. Nitekim İbn Ömer’in (ra) naklettiğine göre, Hz. Peygamber (sas), "<i>Dünyada bir garip gibi, yabancı gibi hatta bir yolcu gibi ol! Kendini kabir halkından biri gibi kabul et." </i> buyurmuş, rivayetin devamında İbn Ömer (ra), hadisi rivayet eden Mücâhid’e hitaben, "Sabaha çıktığında akşama varacağım diye içinden geçirme; akşama ulaştığında da sabaha çıkacağım diye içinden geçirme. Hastalığından önce sağlığından, ölümünden önce hayatından istifade ederek hazırlık yap. Ey Allah’ın kulu! Yarın hâlinin ne olacağını bilemezsin. "  demiştir. </p>

<p style="text-align:justify">İnsanın mutluluğu elde etmesi, en başta nefsinin istek ve arzularını kontrol altına almasına bağlıdır. Ardından da bilgi ve kültür düzeyini yükseltmeli, ahlâkını güzelleştirmeli ve salih ameller yapmalıdır. Kişi, ancak bu şekilde olgunluk derecesine ulaşır ve mutluluğu elde eder. Tam aksine nefsinin istek ve arzularını kontrol altına almaz, nefsinin tutsağı hâline gelirse, böyle bir insan, Kur’an’ın ifadesiyle aşağıların aşağısına düşer ve sürekli kötülüğe davetiye çıkarır. Kur’an, böyle bir nefsi, ‘sürekli kötülüğü emreden’ anlamında ‘nefs-i emmâre’ olarak adlandırır. Artık böyle bir insan, Allah’ı (cc) unutmuştur. Allah’ı (cc) unuttuğu için kendi benliğini de unutmuştur. Sadece bedensel yetenekleri, arzuları, hırsları, dünyevî zevk ve tutkuları için yaşamaktadır. İnsanın arzu ettiği her şeye sahip olma hırsı tahmin edilenin aksine kişiye mutluluk değil mutsuzluk getirir. Zira terbiye edilmemiş bir nefis, insanın en büyük düşmanıdır. Nice kötülükler, eğitilmemiş nefislerin bitmek tükenmek bilmeyen arzu ve istekleri yüzünden işlenmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Peygamber Efendimiz (sas) bir gün minbere çıkmış, hem birinci basamakta, hem ikinci basamakta, hem de üçüncü basamakta <i>’âmîn’</i> demişti. Ashâb-ı kiram, "Ey Allah’ın Resûlü! Üç kere ‘âmîn’ dediğini işittik, bunun hikmeti nedir?" diye sorunca Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştu: "<i>Birinci basamağa çıktığım zaman, Cibrîl (as) bana gelip dedi ki: Ramazan’a yetişip de günahları bağışlanmadan bu ayı bitiren kul bedbaht olsun! Ben, âmîn, dedim. Sonra dedi ki: Ana ve babasına yahut bunlardan birine kavuşan bir kulu, bunlar (anne-babası) cennete koymamışsa, o kul bedbaht olsun! Ben, âmîn, dedim. Sonra dedi ki: Yanında sen anılıp da sana salât getirmeyen bir kul bedbaht olsun! Ben buna da âmîn dedim."</i></p>

<p style="text-align:justify">Yine Hz. Peygamber (sas) Ci’râne denilen yerde Huneyn Savaşı’nda alınan ganimetleri taksim etmekte iken birden Zü’l-Huveysıra et-Temîmî adlı kişi Resûl-i Ekrem’e (sas) hitaben, "Adaletli ol!" deyince Peygamber Efendimiz (sas), ona, "<i>Eğer ben adalet etmezsem bedbaht olurum." </i> buyurmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas) bazen dualarında kötü hükümden, mutsuz olmaktan, düşmanların kendisine gülmesinden ve kötü hâlden Allah’a (cc) sığınmıştır. Bir hadisinde ise, "<i>Rahmet, ancak şakîden çıkarılıp alınır."</i>  buyurmuştur. Şekâvet sahibi kimselerden, zalimlerden şefkat ve merhamet duyguları sıyrılıp çıktığı gibi bu hâllerinin cezası olarak da Allah Teâlâ (cc) onlara gerek dünyada gerekse âhirette merhamet etmez. Cezalarını çekerler. Çünkü Allah (cc), ancak acıyıp merhamet edenlere rahmetini indirmektedir. </p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas) bazı hadislerinde fitnelerden uzak kalmayı bir mutluluk olarak addetmiştir. Bedir Savaşı’nda büyük kahramanlıklar gösterdiği için ‘Resûlullah’ın süvarisi’ adıyla anılan Mikdâd b. Esved’in (ra) naklettiğine göre, Hz. Peygamber (sas), "<i>Şüphesiz mutlu kimse, fitnelerden uzak kalandır. Şüphesiz mutlu kimse, fitnelerden uzak kalandır. Şüphesiz mutlu kimse fitnelerden uzak kalan, bir belaya uğradığında sabredendir. (Fitneye katılana) vah yazık!"</i>  buyurmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Bazı rivayetlerde Hz. Peygamber’i (sas) gördükten sonra iman etmek ile hiç görmeden ona iman etmek mutluluk olarak ifade edilmektedir. Enes b. Mâlik’in (ra) naklettiğine göre, Resûl-i Ekrem (sas), "<i>Ne mutlu, beni görüp de iman edenlere!" </i> buyurarak bunu bir kere söylemiş, sonra, "<i>Ne mutlu, beni görmeden iman edenlere!" </i> buyurarak bunu da yedi kere tekrarlamıştır. O hâlde hem bu dünyadaki hem de âhiretteki mutluluk, ancak imanla ve bu imana uygun amellerle kazanılabilir. Şüphesiz imanın yeri kalptir. Kalpler, ancak Allah’ı (cc) zikrederek huzur bulur. Gönül dünyasında Allah (cc) sevgisi yer etmiş bir kimsenin üzerine ilâhî bir huzur iner. Böyle bir kimse, Kur’an’ın ifadesiyle ‘huzur bulmuş nefis’ anlamında ‘nefs-i mutmainne’ mertebesine yükselir. Böyle bir nefis sahibi de hem kendisini hem de Allah’ı (cc) razı ederek O’na (cc) kul olur ve cennetine girer. Gerçekte bir Müslüman’ın hayattaki en büyük gayesi, "Allah’ım, benim maksadım senin rızanı kazanabilmektir." şuuruna ermektir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kaynak:</strong> Diyanet Hadislerle İslam</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hadislerle İslam</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/saadet-ve-sekavet-mutluluk-ve-mutsuzluk-1</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/01/saadet-ve-sekavet-mutluluk-ve-mutsuzluk.jpg" type="image/jpeg" length="23279"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kulluğun Göstergeleri]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kullugun-gostergeleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kullugun-gostergeleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mümin, Allah’ın (cc) emrettiği şekilde güzel ahlakın gereğini yapar ve bu esnada kibre ve riyaya kapılmadan yalnız Allah’ın (cc) rızasını umar ve yalnız O'na (cc) kulluk eder.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>"Allah’a (cc) kulluk edin ve O’na (cc) hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anne babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara iyi davranın. Allah (cc), kendini beğenen ve böbürlenip duran kimseyi asla sevmez." (Nisâ, 4/36)</strong></p>

<p style="text-align:justify">İnanç alanında Allah’ın (cc) tek ilah olduğunu kabul etmek gerektiği gibi davranış sahasında da ibadet ve kulluğu yalnız Allah’a (cc) yapmak gerekir. Müslüman’ın bütün yaşantısı, tevhid inancıyla bağlantılıdır. Allah (cc) ve elçisi hangi davranışı emretmiş ise mümin onu yapar. Allah (cc) ve elçisi hangi davranışları yasaklamış ise mümin onlardan kaçınır. Ayette, ibadet ve güzel ahlaka dair emirler vardır. Mümin, anne babasına, yoksullara ve benzeri kişilere Allah’ın (cc) emri gereği iyi davranır. Yunus Emre’nin deyişiyle, yaratılanı sever, Yaratan’dan ötürü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Mümin, Allah’ın (cc) emrettiği şekilde güzel ahlakın gereğini yapar ve bu esnada kibre ve riyaya kapılmadan yalnız Allah’ın (cc) rızasını umar.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Vâlideyn:</strong> Anne baba.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Fahûr:</strong> Çok övünen, böbürlenen</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bir Ayet</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kullugun-gostergeleri</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2022/12/kullugun-gostergeleri.jpg" type="image/jpeg" length="62920"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İslam’da Emanet Şuuru ve Yetimler]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/islamda-emanet-suuru-ve-yetimler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/islamda-emanet-suuru-ve-yetimler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Ayet: Yetimlere mallarını verin, temizi pis olanla değişmeyin, onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin; zira bu büyük bir günahtır. (Nisâ, 4/2)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kendi çocuklarımızla ilgili sorumluluklarımızın yanında yetimlere karşı da sorumluluklarımız vardır. Fıkıh kaynaklarında “lakît” ve “yetim” başlıklarıyla anlatılan çocuk haklarına dair hükümler İslam dininin bu konudaki hassasiyetinin ilmî olarak da işlendiğini gösterir. Tarihimiz boyunca çeşitli vakıflar üzerinden bu hassasiyet yerine getirilmeye çalışılmıştır. “Ben kurutulmuş et yiyen Kureyşli bir kadının oğluyum.” (İbn Mâce, Et’ıme, 30) diyen Allah Resûlü’nün ümmeti olan bizler nebevî tevazu duygusunu biraz olsun özümsemişsek eğer yetimlere ve muhtaçlara yönelik hayır yarışında yerimizi almak durumundayız. Peygamber Efendimiz, fakirlik ve hayat mücadelesi karşısında bitap düşen kızı Hz. Fâtıma’ya (ranhâ) ev işlerinde yardım edecek bir yardımcı ayarlanması konusunda bir devlet başkanı olarak kendisinden ricada bulunulduğunda, Bedir Savaşı’nın yetimlerinin bunda daha öncelikli olduğunu söylemiştir. Biz de peygamber ahlakına uygun olarak yetime yardım elini uzatmakla sorumluyuz.</p>

<hr />
<p><strong>• İslam Bilim Tarihi Araştırmacısı Prof. Dr. Fuat Sezgin’in vefatı (1924–2018)<br />
• Çocuk Esirgeme Kurumu açıldı. (1921)<br />
• Tokyo Camii, ibadete açıldı. (2000)</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/islamda-emanet-suuru-ve-yetimler</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/mehmet/takvim-2026/haziran-30.jpg" type="image/jpeg" length="46715"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bayrampaşa’da 80 hafız icazet aldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/bayrampasada-80-hafiz-icazet-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/bayrampasada-80-hafiz-icazet-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Bayrampaşa İlçe Müftülüğü 80 hafız için Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi'nde  "Hafızlık İcazet Merasimi" düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bayrampaşa İlçe Müftülüğüne bağlı Hayırseverler Kur’an Kursu, Kaptan Ahmet Erdoğan AİHL Kur’an Kursu ve Yeşil Camii Kur’an Kursundan mezun olan 80 hafız için Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi'nde "Hafızlık İcazet Merasimi" düzenlendi.</p>

<p><img alt="Bayrampaşa (3)-2" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/bayrampasa-3-2.jpg" width="900" /></p>

<p>Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hafiz Osman Şahin, hafızlığın yalnızca ezberden ibaret olmadığını, Kur’an-ı Kerim’in hayatın her alanında rehber edinilmesi gerektiğini ifade etti. Kur’an eğitiminin genç nesillerin manevi gelişimindeki önemine dikkat çeken Dr. Hafiz Osman Şahin, hafızlık yolunda emek veren öğrencileri, ailelerini ve hocalarını tebrik etti.</p>

<p>İlçe Müftüsü Recep Eren, hafızlığın Kur’an-ı Kerim ile kurulan güçlü bir bağ olduğunu ifade ederek bu başarının öğrencilerin gayreti, hocaların fedakârlığı ve ailelerin dualarıyla gerçekleştiğini vurguladı. Hafızları, ailelerini ve emeği geçen hocaları tebrik eden Müftü Eren, hafızlığın sadece ezber değil aynı zamanda bir hayat disiplini ve ahlak yolculuğu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Kaymakam Abdullah Çiftçi ise, hafızlarımızın sayısının artmasını temenni ederek hafızlarımızı, hocalarını, anne ve babalarını, destek veren iş insanlarını, hayırseverleri, sivil toplum kuruluşlarını ve Bayrampaşa İlçe Müftülüğünü tebrik etti.</p>

<p>Reisülkurra Mustafa Demirkan'ın duasının ardından protokol üyeleri tarafından hafızlara icazet belgeleri, plaket ve hediyeleri takdim edildi.</p>

<p>Programa Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın, ilçe müftüleri, kurum amirleri, siyasi parti ve STK temsilcileri, din görevlileri, öğretmenler, öğrenciler, veliler ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p>Program hatıra fotoğrafı çekimiyle tamamlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Bayrampaşa (1)-9" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/bayrampasa-1-9.jpg" width="900" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>İstanbul Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/bayrampasada-80-hafiz-icazet-aldi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 23:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/bayrampasa-2-8.jpg" type="image/jpeg" length="40312"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Esenler’de 46 hafız icazet aldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/esenlerde-46-hafiz-icazet-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/esenlerde-46-hafiz-icazet-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Esenler İlçe Müftülüğünce Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kongre ve Kültür Merkezi’nde “Hafızlık İcazet Merasimi” düzenledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kur’an-ı Kerim’i hıfzını tamamlayan 46 hafız, düzenlenen törenle icazet belgelerini alarak başarılarını aileleri ve davetlilerle paylaştı.</p>

<p>Programda konuşan Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Sedide Akbulut ise Kur’an-ı Kerim’in ilk emrinin “Oku” olduğunu hatırlatarak İslam’ın ilme ve öğrenmeye verdiği değere dikkat çekti. Hz. Peygamber’in ahlakının Kur’an ahlakı olduğunu ifade eden Akbulut, hafızlığın sadece ezber yapmakla sınırlı kalmaması gerektiğini; Kur’an’ı anlamanın, yaşamanın ve yaşatmanın asıl hedef olduğunu dile getirdi. Hafızların bu bilinçle yetişmelerinin hem kendileri hem de toplum için büyük bir kazanım olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda konuşan Esenler İlçe Müftüsü İbrahim Özen hafızlığın büyük bir nimet olduğu kadar önemli bir sorumluluk da yüklediğini ifade etti. İlçe Müftüsü Özen, her bir hafızın Kur’an-ı Kerim’i bir emanet olarak gönlünde taşıdığını, hafızlığın sadece Kur’an-ı Kerim’i ezberlemekten ibaret olmadığını ve asıl gayenin Kur’an’ı anlamak, hayatın her alanında yaşamak ve gelecek nesillere aktarmak söyledi. Hafızlık eğitimini başarıyla tamamlayan 46 hafızı tebrik eden Müftü Özen, bu kutlu yolculukta büyük emek veren anne ve babalara, Kur’an kursu öğreticilerine ve emeği geçenlere teşekkür etti.</p>

<p>Esenler Kaymakamı Süleyman Özçakıcı, hafızları ve ailelerini tebrik ederek Kur’an-ı Kerim’in insanlığa gönderilen bir hayat rehberi olduğunu ifade etti. Kur’an’ın sadece okunmak için değil, anlaşılmak ve yaşanmak için indirildiğini belirten Özçakıcı, hafızların Kur’an’ın mesajını hayatlarına yansıtarak topluma örnek bireyler olmalarının önemine dikkat çekti. Hafız yetiştiren aileleri ve eğitimcileri de tebrik ederek başarılarının devamını diledi.</p>

<p>Konuşmaların ardından Esenler İlçe Müftülüğüne bağlı din görevlileri tarafından ilahi dinletisi sunuldu. Programın devamında hafızlık eğitimini başarıyla tamamlayan 46 hafıza icazet belgeleri ve çeşitli hediyeleri protokol üyeleri tarafından takdim edildi.</p>

<p>Programa Esenler Kaymakamı Süleyman Özçakıcı, Esenler Belediye Başkan Vekili Ömer Çetinkaya, Başkan Yardımcısı Kenan Yaşar, İstanbul İl Müftü Yardımcısı Ayşe Coşkun, İlçe Milli Eğitim Müdürü Feyzullah Sert, kurum amirleri, din görevlileri, hafızların aileleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p>Duygu dolu anların yaşandığı törende hafızlar ve aileleri büyük sevinç yaşarken, program yapılan dua ve toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>İstanbul Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/esenlerde-46-hafiz-icazet-aldi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 23:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/esenler-16.jpg" type="image/jpeg" length="40714"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk Kara Kuvvetlerinin 2235. kuruluş yıl dönümü idrak edildi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/turk-kara-kuvvetlerinin-2235-kurulus-yil-donumu-idrak-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/turk-kara-kuvvetlerinin-2235-kurulus-yil-donumu-idrak-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Kara Kuvvetlerinin 2235'inci kuruluş yıl dönümü, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Karargahı'nda dualarla idrak edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Programa, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, şehit yakınları, gaziler, gazi yakınları ile Kara Kuvvetleri Karargahı personeli ve aileleri katıldı.</p>

<p>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan etkinlikte dua edildi. Daha sonra Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tokel, katılımcılara hitap etti.</p>

<p><img alt="T Ü R K B A Y R A K" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/t-u-r-k-b-a-y-r-a-k.jpg" width="1280" /></p>

<p>Tokel, 2235 yıl önce, Milattan Önce 209 yılında Mete Han tarafından temelleri atılan Kara Kuvvetlerinin, asırlara dayanan köklü geçmişi, güçlü gelenekleri, mensupları arasındaki sarsılmaz dayanışma ruhuyla büyük bir aile olduğunu belirtti.</p>

<p>Bu büyük ailenin, şehit aileleri, gaziler, personel, emekli mensuplar ve ailelerinden oluştuğunu ifade eden Tokel, "Dünyanın en köklü askeri teşkilatlarından biri olan Kara Kuvvetlerimiz, tarih boyunca milletimizin huzuru, güvenliği ve bağımsızlığı için görev yaparak köklü geçmişinden aldığı güç ve yüksek vazife anlayışıyla daima milletimizin yanında ve emrinde olmuştur. Ecdadımızdan biri olan Edebali'nin bizlere miras kalan 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' düsturu, bugün de görev anlayışımızın temelini oluşturmaktadır." diye konuştu.</p>

<p>Tokel, Mete Han, Sultan Alparslan, Fatih Sultan Mehmet, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten bugüne uzanan tarihi mirastan aldıkları feyz ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında da Kara Kuvvetlerini geleceğe hazırlamaya, değişen güvenlik ortamının gerektirdiği kabiliyetlerle güçlenmeye ve caydırıcılığı daha da artırmaya yönelik milli modernizasyon ve gelişim faaliyetlerini kararlılıkla sürdürdüklerini söyledi.</p>

<p>Güvenlik ortamının geçmiş dönemlere kıyasla çok daha karmaşık ve çok boyutlu bir yapıya dönüştüğüne dikkati çeken Tokel, şöyle devam etti:</p>

<p>"Kara, hava ve deniz alanlarının dışında uzay, siber alan, elektromanyetik spektrum da bu yapının ayrılmaz unsuru haline gelmiştir. Bu nedenle yalnızca mevcut tehditlere karşı hazırlıklı olmak değil, geleceğin muharebe sahasını şekillendirecek gelişmeleri de yakından takip etmek zorundayız. Bu anlayış doğrultusunda insansız sistemler, yapay zeka destekli teknolojiler, elektronik harp, siber güvenlik, hava savunma sistemleri ve uzun menzilli hassas vuruş kabiliyeti gibi alanlarda önemli gelişmeler kaydetmekteyiz. Değişen harekat ortamının gerektirdiği yeni kabiliyetleri kazanmak ve geleceğin muharebe sahasının ihtiyaçlarına cevap vermek amacıyla çalışmalarımızı kesintisiz bir şekilde sürdürüyoruz."</p>

<p><strong>- "Kara Kuvvetlerimizin en büyük gücü vatanına gönülden bağlı personelinden oluşmaktadır"</strong></p>

<p>Tokel, bütün bu teknolojik imkan ve kabiliyetlerin temelinde insan unsurunun yer aldığını belirterek, "Teknolojik imkanlar, onları etkin şekilde kullanabilecek nitelikli personelle anlam kazanır. Kara Kuvvetlerimizin en büyük gücü de yüksek vazife bilincine sahip, disiplinli, eğitimli, vatanına ve milletine gönülden bağlı personelinden oluşmaktadır." ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kara Kuvvetleri Komutanlığı olarak yurt içinde, sınır ötesinde ve dünyanın birçok coğrafyasında üstlendikleri tüm görevleri büyük bir azim ve kararlılıkla icra ettiklerini vurgulayan Tokel, şunları kaydetti:</p>

<p>"Başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere ebediyete irtihal eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyor, mekanlarının cennet olmasını Cenabıallah'tan niyaz ediyorum. Kahraman gazilerimize, şehit ve gazi ailelerimize sağlık ve esenlikler diliyorum. Kara Kuvvetlerimizin bugünlere ulaşmasında emeği geçen emekli personelimize, görevdeki tüm silah ve mesai arkadaşlarıma, kıymetli ailelerine ve her zaman yanımızda olan şehit ve gazi ailelerimize şükranlarımı sunuyorum."</p>

<p><strong>- "Kara Kuvvetlerimizin bölgesel barışa katkıları büyük önem taşımaktadır"</strong></p>

<p>Programa mesaj gönderen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Kahraman ordumuzun gözbebeği, milletimizin güven ve iftihar kaynağı Kara Kuvvetleri Komutanlığımızın kuruluş yıl dönümünü kutluyorum. Asırlara yayılan köklü geçmişi, üstün disiplin anlayışı, yüksek vazife şuuru ve şanlı zaferlerle dolu tarihiyle Kara Kuvvetlerimiz, devletimizin bekasının, milletimizin huzur ve güvenliğinin teminatıdır. Malazgirt'ten Çanakkale'ye, Sakarya'dan günümüze kadar vatanımızın müdafaasında destanlar yazan kahraman Mehmetçiğimiz, bugün de aynı inanç, azim ve kararlılıkla görevini ifa etmektedir.</p>

<p>Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda, yerli ve milli savunma sanayimizin imkanlarıyla her geçen gün daha da güçlenen Kara Kuvvetlerimizin, ülkemizin caydırıcılığına ve bölgesel barışa katkıları büyük önem taşımaktadır. Bu düşüncelerle, Kara Kuvvetleri Komutanlığımızın tüm mensuplarını kutluyor, vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle yad ediyorum. Görevleri başındaki tüm personelimize sağlık, başarı ve muvaffakiyetler diliyorum."</p>

<p><strong>- "Milletimizin gurur kaynağı olmaya devam edeceğine yürekten inanıyorum"</strong></p>

<p>Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de programda okunan mesajında, Kara Kuvvetlerinin kuruluşunun 2235. yıl dönümünü kutlayarak, "Kara Kuvvetlerimizin, 'Türkiye Yüzyılı' hedeflerimiz doğrultusunda üstlendiği tüm görevleri bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da başarıyla yerine getireceğine ve asil milletimizin gurur kaynağı olmaya devam edeceğine yürekten inanıyorum." ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ise mesajında, şunları kaydetti:</p>

<p>"Kara Kuvvetlerimiz, aklı ve bilimi rehber edinen, milli değerlerine bağlı, vazife bilinci yüksek personeliyle Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında da ülkemizin güvenliğine, milletimizin huzuruna ve devletimizin bekasına hizmet etmeyi sürdürecektir."</p>

<p>Programda daha sonra, Atlı Spor Eğitim Merkezi Birliği gösteri sundu, Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birliği konser verdi. Etkinlik alanında personele ait iyileştirme ve geliştirme sergisi ile savunma sanayisi ürünlerinin yer aldığı stantlar gezildi.</p>

<p>Katılımcılar, komando kolu, taktik tekerlekli zırhlı araç ve helikopter tanıtımına yakından ilgi gösterdi. Bomba arama köpeği gösterisinin yapıldığı etkinlik, sergi ve stantların gezilmesiyle sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/turk-kara-kuvvetlerinin-2235-kurulus-yil-donumu-idrak-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 17:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/t-u-r-k-b-a-y-r-a-k-2.jpg" type="image/jpeg" length="26081"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Espiye'de 7 din görevlisi akademi diplomasını aldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/espiyede-7-din-gorevlisi-akademi-diplomasini-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/espiyede-7-din-gorevlisi-akademi-diplomasini-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun'un Espiye ilçesinde 7 din görevlisi, Diyanet Akademisi'ndeki eğitimlerini başarıyla tamamlayarak diplomalarını düzenlenen törenle aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yürütülen Diyanet Akademisi İmam Hatiplik Mesleki Eğitimi Programı'nı başarıyla tamamlayan din görevlileri için Espiye İlçe Müftülüğünde belge takdim töreni gerçekleştirildi.</p>

<p>Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Safi Arpaguş tarafından gönderilen akademi diplomaları, Espiye İlçe Müftüsü Haki Özgül tarafından makamında düzenlenen törenle hak sahiplerine teslim edildi.</p>

<p>Akademi eğitimini başarıyla tamamlayarak diploma almaya hak kazanan din görevlileri Selman Altun, Atakan Aydın, Mustafa Parlak, Muhammet Akif Pekdemir, Muhammet Ali Şahin, Muhammet Nayır Erden ve Muhammet Abdullah Abacı belgelerine kavuştu.</p>

<p>Törende konuşan İlçe Müftüsü Haki Özgül, Diyanet Akademisi'nin din görevlilerinin mesleki bilgi ve donanımlarını geliştirmede önemli bir rol üstlendiğini belirterek, eğitimlerini başarıyla tamamlayan personeli tebrik etti. Özgül, din hizmetlerinin daha nitelikli sunulmasına katkı sağlayacak bu eğitimin hayırlı olmasını temenni ederek, tüm personele görevlerinde başarılar diledi.</p>

<p>Diplomalarını alan din görevlileri ise kendilerine sunulan eğitim imkanı dolayısıyla Diyanet İşleri Başkanlığına teşekkür ederek, edindikleri bilgi ve tecrübeleri görev yaptıkları camilerde ve toplum hizmetlerinde en iyi şekilde değerlendireceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Espiye'de 7 Din Görevlisi Akademi Diplomasını Aldı 2" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/espiyede-7-din-gorevlisi-akademi-diplomasini-aldi-2.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Espiye'de 7 Din Görevlisi Akademi Diplomasını Aldı 3" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/espiyede-7-din-gorevlisi-akademi-diplomasini-aldi-3.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Espiye'de 7 Din Görevlisi Akademi Diplomasını Aldı 4" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/espiyede-7-din-gorevlisi-akademi-diplomasini-aldi-4.jpg" width="860" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Espiye'de 7 Din Görevlisi Akademi Diplomasını Aldı 5" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/espiyede-7-din-gorevlisi-akademi-diplomasini-aldi-5.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Espiye'de 7 Din Görevlisi Akademi Diplomasını Aldı 6" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/espiyede-7-din-gorevlisi-akademi-diplomasini-aldi-6.jpg" width="860" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Giresun Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/espiyede-7-din-gorevlisi-akademi-diplomasini-aldi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/espiyede-7-din-gorevlisi-akademi-diplomasini-aldi-1.jpg" type="image/jpeg" length="95387"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Muğla'da Afet ve Acil Durumlarda Manevi Danışmanlık ve Rehberlik semineri]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/muglada-afet-ve-acil-durumlarda-manevi-danismanlik-ve-rehberlik-semineri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/muglada-afet-ve-acil-durumlarda-manevi-danismanlik-ve-rehberlik-semineri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla İl Müftülüğü tarafından düzenlenen “Afet ve Acil Durumlarda Manevi Danışmanlık ve Rehberlik Hizmeti İçi Eğitim Semineri”, ilgili personelin katılımıyla gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Seminer, Kur'an-ı Kerim tilaveti ve açılış konuşmalarıyla başladı. Program boyunca afet ve acil durumlarda manevi destek hizmetlerinin önemi, afetzedelere yönelik manevi ilk yardım uygulamaları, psikososyal destek çalışmaları, ilk yardım, temel afet eğitimi ve kurumlar arası iş birliği gibi konular ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eğitimlerde Vaiz M. Zahit Güneş, Din Hizmetleri Uzmanı Abdullah Eren, Endüstri Mühendisi Selami Tunç, Sosyal Çalışmacı Nurşen Alataş, Paramedik Sümeyye Savcı ile Psikolojik Danışmanlar Dr. Gülizar Kaşıkara ve Duygu İli Katar katılımcılara bilgi ve tecrübelerini aktardı.</p>

<p>Seminerde, afet ve acil durumlarda görev alacak personelin manevi danışmanlık, rehberlik ve psikososyal destek alanlarındaki bilgi ve farkındalıklarının artırılması hedeflendi. Katılımcılar, afet süreçlerinde vatandaşlara daha etkin ve bilinçli hizmet sunabilmek adına önemli kazanımlar elde etti.</p>

<p>Program, gün sonunda yapılan değerlendirme oturumu ve kapanış konuşmalarıyla sona erdi. Muğla İl Müftülüğü yetkilileri, afetlere hazırlık kapsamında düzenlenen eğitim faaliyetlerinin önümüzdeki süreçte de devam edeceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Muğla Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/muglada-afet-ve-acil-durumlarda-manevi-danismanlik-ve-rehberlik-semineri</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/mugla-afad.jpg" type="image/jpeg" length="27262"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana'da "Bir Yetime Aile Olmak" paneli gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/adanada-bir-yetime-aile-olmak-paneli-gerceklestirildi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/adanada-bir-yetime-aile-olmak-paneli-gerceklestirildi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana İl Müftülüğü tarafından “Bir Yetime Aile Olmak” temalı panel düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adana İl Müftülüğü Aile ve Dini Rehberlik Bürosu (ADRB) ile Adana Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Koruyucu Aile Birimi iş birliğinde düzenlenen panelde, koruyucu aileliğin önemi vurgulandı.</p>

<p>Ceyhan İlçe Müftülüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programın açılış konuşmasını Ceyhan İlçe Müftüsü Ali Can yaptı. Müftü Can, konuşmasında koruyucu aileliğin toplumsal dayanışma ve merhamet anlayışının önemli bir göstergesi olduğunu belirterek, yetim ve korunmaya muhtaç çocuklara sahip çıkmanın hem insani hem de dini bir sorumluluk olduğunu ifade etti.</p>

<p>İl Müftü Yardımcısı Hatice Arslan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, Adana Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde görev yapan Psikolog Arzu Duman Akkurt ile Kübra Uslu katılımcılara hitap etti. Koruyucu aileliğin çocukların gelişimi üzerindeki etkileri, ailelerin üstlendiği sorumluluklar ve koruyucu aileliğin psikososyal boyutları hakkında değerlendirmelerde bulunan Akkurt ve Uslu, katılımcılardan gelen soruları da cevaplandırdı. Uzmanlar, koruyucu aile olma süreci, başvuru şartları ve ailelere sağlanan destekler hakkında detaylı bilgiler paylaşarak koruyucu ailelik konusunda farkındalık oluşturdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programda ayrıca Adana İl Müftülüğü ADRB Vaizi Ahmet Göçer, dini referanslar çerçevesinde koruyucu aileliğin önemi üzerine bir sunum gerçekleştirdi. Göçer, İslam dininin yetimlere ve korunmaya muhtaç çocuklara gösterilmesini tavsiye ettiği şefkat ve merhamet anlayışına dikkat çekerek, koruyucu aileliğin bu sorumluluğun önemli bir yansıması olduğunu ifade etti.</p>

<p>Panele; İl Müftü Yardımcısı Hatice Arslan, Ceyhan İlçe Müftüsü Ali Can, İl Müftülüğü Şube Müdürü Mustafa Çulha, İl Müftülüğü ADRB Vaizi Ahmet Göçer, Ceyhan İlçe Müftülüğü Şube Müdürü Selim Deveci ve din görevlileri katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Adana Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/adanada-bir-yetime-aile-olmak-paneli-gerceklestirildi-1</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/adana-egitim.jpg" type="image/jpeg" length="75152"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana'da "Talim ve Tashih-i Huruf Kursu" tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/adanada-talim-ve-tashih-i-huruf-kursu-tamamlandi-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/adanada-talim-ve-tashih-i-huruf-kursu-tamamlandi-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana İl Müftülüğünce din görevlilerine yönelik düzenlenen "Talim ve Tashih-i Huruf Kursu" belge töreniyle sona erdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanlığı koordinasyonunda Adana İl Müftülüğü tarafından düzenlenen “Talim ve Tashih-i Huruf Kursu”nu başarıyla tamamlayan din görevlilerine yönelik “Belge Takdim Töreni” düzenlendi.</p>

<p>İl Müftülüğünde gerçekleştirilen törende, kursiyerlere başarı belgeleri Adana İl Müftüsü Mehmet Taşcı tarafından takdim edildi.</p>

<p><img alt="Adana Din Görevlileri 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/adana-din-gorevlileri-2.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Törende konuşan İl Müftüsü Mehmet Taşcı, Kur’an-ı Kerim’in doğru okunmasının ve öğretilmesinin din görevlileri için büyük önem taşıdığını belirterek, “Kur’an-ı Kerim’i usulüne uygun ve güzel bir şekilde okumak, din hizmetlerinin temel unsurlarından biridir. Bu kurslar sayesinde hem bilgi ve becerilerimizi geliştiriyor hem de görevlerimizi daha nitelikli bir şekilde yerine getirme imkânı buluyoruz. Kursu başarıyla tamamlayan tüm personelimizi tebrik ediyor, hizmetlerinde muvaffakiyetler diliyorum.” dedi.</p>

<p>Program, belge takdiminin ardından gerçekleştirilen toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Adana Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/adanada-talim-ve-tashih-i-huruf-kursu-tamamlandi-2</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/adana-din-gorevlileri.jpg" type="image/jpeg" length="97900"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müftü Can, Kur’an eğitiminin önemine dikkat çekti]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/muftu-can-kuran-egitiminin-onemine-dikkat-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/muftu-can-kuran-egitiminin-onemine-dikkat-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla İl Müftüsü Dr. Rüstem Can, hafızlık ve Kur’an eğitiminin önemine dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hacı Bekir Çığlı Kız Kur’an Kursu yıl sonu programı, Muğla İl Müftülüğü Konferans Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi.</p>

<p>Programa Muğla İl Müftüsü Dr. Rüstem Can, İl Müftü Yardımcısı Hamide Belgrat, Menteşe İlçe Müftüsü Dr. Ertuğrul Akın ve Muhkem Derneği Başkanı Nurkan Boz katıldı.</p>

<p>Programın açılışında Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Ardından konuşan İl Müftüsü Dr. Rüstem Can, hafızlık ve Kur’an eğitiminin önemine dikkat çekti. Kur’an-ı Kerim’in müminler için bir şefaatçi olduğunu ifade eden Müftü Can, çocuklarını Kur’an eğitimi almaları için teşvik eden ve destekleyen ailelere teşekkür etti.</p>

<p>Menteşe İlçe Müftüsü Dr. Ertuğrul Akın ise yaptığı konuşmada Menteşe’de hafızlık eğitimi veren kurslar hakkında bilgi vererek yürütülen çalışmalar ve hedefler konusunda katılımcıları bilgilendirdi.</p>

<p><img alt="Hacıbekir Muğla Kursu 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/hacibekir-mugla-kursu-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Program kapsamında öğrenciler tarafından Kur’an-ı Kerim tilavetleri okunurken, ilahiler seslendirildi ve çeşitli gösteriler sahnelendi. Öğrencilerin hazırladığı etkinlikler izleyiciler tarafından büyük beğeniyle takip edildi.</p>

<p>Programda ayrıca hafızlık eğitimini başarıyla tamamlayan öğrencilere belgeleri takdim edildi. Muhkem Derneği aracılığıyla hayırseverlerin katkılarıyla hafız öğrencilere para ödülü ve başarı belgeleri verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Muğla Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/muftu-can-kuran-egitiminin-onemine-dikkat-cekti</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/hacibekir-mugla-kursu-11.jpg" type="image/jpeg" length="25353"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doğanşehir Kurucaova Merkez Camii'nin temeli atıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/dogansehir-kurucaova-merkez-camiinin-temeli-atildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/dogansehir-kurucaova-merkez-camiinin-temeli-atildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya'nın Doğanşehir ilçesine bağlı Kurucaova Mahallesi'nde yapımı gerçekleştirilecek olan Kurucaova Merkez Camii'nin temeli dualarla atıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Malatya'nın Doğanşehir ilçesine bağlı Kurucaova Mahallesi'nde yapımı gerçekleştirilecek olan Kurucaova Merkez Camii'nin temel atma töreni, düzenlenen programla gerçekleştirildi.</p>

<p>Temel atma törenine Malatya İl Müftüsü Ramazan Dolu, Doğanşehir Kaymakamı Ahmet Fatih Sungur, Doğanşehir İlçe Müftüsü Kerem Karış, din görevlileri, mahalle sakinleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p><img alt="Malatya Temel Atma 3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/malatya-temel-atma-3.jpg" width="1280" /></p>

<p>Program, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından selamlama konuşmasını yapan İl Müftüsü Ramazan Dolu, camilerin yalnızca ibadet edilen mekânlar olmadığını; aynı zamanda birlik, beraberlik, kardeşlik ve manevi eğitimin merkezleri olduğunu ifade etti. İnşa edilecek caminin Kurucaova Mahallesi'ne hayırlı olmasını temenni eden Dolu, caminin yapımında emeği geçenlere ve katkı sunan hayırseverlere teşekkür etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Malatya Temel Atma 2-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/malatya-temel-atma-2-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Daha sonra konuşan Doğanşehir Kaymakamı Ahmet Fatih Sungur, mahalleye kazandırılacak olan caminin önemli bir ihtiyacı karşılayacağını belirterek, yapım sürecine katkıda bulunan herkese teşekkür etti. Sungur, bu tür eserlerin toplumun birlik ve dayanışma ruhunu güçlendirdiğini ifade ederek caminin ilçeye ve mahalle halkına hayırlı olmasını diledi.</p>

<p>Yapılan duanın ardından protokol üyeleri ve vatandaşlar hep birlikte caminin temeline ilk harcı dökerek Kurucaova Merkez Camii'nin temelini attı.</p>

<p>Yaklaşık 280 metrekare alan üzerine inşa edilecek olan cami, tamamlandığında aynı anda 400 kişinin ibadet edebileceği kapasiteye sahip olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Malatya Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/dogansehir-kurucaova-merkez-camiinin-temeli-atildi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/malatya-temel-atma-1.jpg" type="image/jpeg" length="17229"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çorum'da dereceye giren öğrenciler ödüllendirildi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/corumda-dereceye-giren-ogrenciler-odullendirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/corumda-dereceye-giren-ogrenciler-odullendirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çorum’da Umre Ödüllü Gençlik Bilgi Yarışması’nda dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından düzenlenen “Umre Ödüllü Gençlik Bilgi Yarışması”nda Çorum’da dereceye giren öğrenciler, velileri ile birlikte Çorum Müftülüğün de misafir edilerek ödülleri takdim edildi.</p>

<p>Lise ve üniversite öğrencilerine yönelik gerçekleştirilen yarışma sonucunda Çorum’da umre ödülü ve çeşitli hediyeler kazanan öğrencilere Çorum İl Müftüsü Şahin Yıldırım tarafından ödülleri takdim edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öğrenciler ve velilerini makamında ağırlayan İl Müftüsü Şahin Yıldırım, “Doğumunun 1500. Yılında Alemlere Rahmet Hz. Muhammed (sas)” teması çerçevesinde gerçekleştirilen Lise ve Üniversite Öğrencileri Arasında "Umre Ödüllü Gençlik Bilgi Yarışması"na katılan gençlerin ilgisinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek öğrencileri yarışmada gösterdikleri başarılardan dolayı tebrik etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çorum Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/corumda-dereceye-giren-ogrenciler-odullendirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/corum-odul-1.jpg" type="image/jpeg" length="16125"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ahde Vefa: Söze Sadakat]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ahde-vefa-soze-sadakat-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ahde-vefa-soze-sadakat-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kişi yerine getirme niyetiyle kardeşine bir söz verir ancak onu yerine getiremezse günahkar olur mu? Peygamberimizin ahde vefa ile ilgili uyarıları nelerdir?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>"عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ قَالَ: مَا خَطَبَنَا نَبِيُّ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) إِلَّا قَالَ: "لَا إِيمَانَ لِمَنْ لَا أَمَانَةَ لَهُ، وَلَا دِينَ لِمَنْ لَا عَهْدَ لَهُ</p>

<p style="text-align:justify">Enes b. Mâlik (ra) şöyle demiştir: "Allah’ın (cc) Peygamberi (sas) bize hutbe verdiği zaman mutlaka şöyle buyururdu:</p>

<p style="text-align:justify"><i>"Emanete riayet etmeyenin imanı yoktur; ahde vefa göstermeyenin ise dini yoktur."</i></p>

<p style="text-align:justify">(HM12410 İbn Hanbel, III, 134)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَبِى بَكْرَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "مَنْ قَتَلَ مُعَاهِدًا فِى غَيْرِ كُنْهِهِ حَرَّمَ اللَّهُ عَلَيْهِ الْجَنَّةَ</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Bekre’nin (ra) naklettiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: "<i>Kim bir zimmiyi (antlaşmalı bir gayri müslim vatandaşı) antlaşmalıyken öldürürse Allah (cc) ona cenneti haram kılar."</i></p>

<p style="text-align:justify">(D2760 Ebû Dâvûd, Cihâd, 153)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ عَنِ النَّبِيِّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: "لاَ تُمَارِ أَخَاكَ وَلاَ تُمَازِحْهُ وَلاَ تَعِدْهُ مَوْعِدَةً فَتُخْلِفَه</p>

<p style="text-align:justify">İbn Abbâs’tan (ra) rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur: "<i>Kardeşinle (düşmanlığa varan) tartışmaya girme, onunla (kırıcı şekilde) şakalaşma ve ona yerine getiremeyeceğin sözü verme."</i></p>

<p style="text-align:justify">(T1995 Tirmizî, Birr, 58)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ زَيْدِ بْنِ أَرْقَمَ عَنِ النَّبِيِّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: "إِذَا وَعَدَ الرَّجُلُ أَخَاهُ وَمِنْ نِيَّتِهِ أَنْ يَفِيَ لَهُ فَلَمْ يَفِ وَلَمْ يَجِئْ لِلْمِيعَادِ فَلاَ إِثْمَ عَلَيْهِ</p>

<p style="text-align:justify">Zeyd b. Erkam’dan (ra) nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify">"<i>Kişi yerine getirme niyetiyle kardeşine bir söz verir, ancak onu yerine getiremez ve zamanında sözünü tutamazsa günahkâr olmaz."</i></p>

<p style="text-align:justify">(D4995 Ebû Dâvûd, Edeb, 82)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ أَنَّ النَّبِيَّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: "اضْمَنُوا لِي سِتًّا مِنْ أَنْفُسِكُمْ، أَضْمَنْ لَكُمْ الْجَنَّةَ، اصْدُقُوا إِذَا حَدَّثْتُمْ، وَأَوْفُوا إِذَا وَعَدْتُمْ، وَأَدُّوا إِذَا اؤْتُمِنْتُمْ، وَاحْفَظُوا فُرُوجَكُمْ، وَغُضُّوا أَبْصَارَكُمْ، وَكُفُّوا أَيْدِيَكُمْ</p>

<p style="text-align:justify">Ubâde b. Sâmit’ten (ra) nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify">"<i>Bana kendi adınıza altı şeyin güvencesini verin, ben de size cennetin güvencesini vereyim: Konuştuğunuzda doğru söyleyin, söz verdiğinizde sözünüzü tutun, size (bir şey) emanet edildiğinde ona riayet edin, iffetinizi koruyun, gözlerinizi (bakılması yasak olandan) sakının ve ellerinizi (haramdan) çekin."</i></p>

<p style="text-align:justify">(HM23137 İbn Hanbel, V, 323)</p>

<p>***</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü’nün (sas) ashâbından Enes b. Nadr (ra), Bedir Gazvesi’ne katılamamıştı. Buna çok üzülmüş, "Allah (cc), Resûlullah’la birlikte bir savaşta bulunmamı nasip ederse, ne yapacağımı o görecektir." diyerek duygularını ifade etmiş, ancak ileri gitmekten de çekinmişti. Aslında bu, Allah’a (cc) ve Allah (cc) adına verilmiş bir sözdü. Sonraki yıl Resûlullah’la (sas) birlikte Uhud Savaşı’na katıldı. Enes (ra) için, verdiği sözü tutmanın zamanıydı. Ayneyn Geçidi’nde konuşlandırılan okçuların yerlerini terk etmesi üzerine yaşanan kargaşada Resûlullah’ın (sas) öldüğü haberi yayıldı. Müslümanlar sağa sola kaçışmaya başladı. Bu kargaşa esnasında Enes (ra), gözünü bile kırpmadan müşriklerin üzerine yürürken Sa’d b. Muâz (ra) ile karşılaştı. Sa’d (ra), "Ey Ebû Amr! Nereye?" diye sorduğunda Enes’in (ra) cevabı, "Cennetin kokusu ne kadar hoş, Uhud’un gerisinden bu kokuyu alabiliyorum." oldu. O, korkusuzca ilerlemeye devam etti, savaştı ve şehit oldu. Öyle ki vücudu seksenden fazla yara aldı. Şehitlerin kimliklerini belirleme çalışmasından sonra, kız kardeşi Rübeyyi’, "Kardeşimi sadece parmak uçlarından tanıyabildim." demişti.</p>

<p style="text-align:justify">Enes b. Nadr (ra) verdiği sözü tutmuştu. Allah Teâlâ (cc), "<i>Müminler içinde Allah’a (cc) verdikleri sözde duran nice erler var. İşte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir, kimi de (şehitliği) beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (sözlerini) değiştirmemişlerdir." </i> âyetiyle, Enes b. Nadr (ra) gibi yiğitlere övgü yağdırmıştı.</p>

<p style="text-align:justify"><i>"Allah’a (cc) verdiğiniz sözü tutun."</i>  hitabının anlamını kavrayan Müslümanlar, Allah’a (cc) ve Resûlü’ne (sas) verilen sözlerin, yerine getirilmeye en lâyık olan ahitler olduğunun bilincindedirler. Allah’a (cc) verilen söz, O (cc), "<i>Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" </i> diye sorduğunda, "<i>Evet, şahit olduk (ki Rabbimizsin)." </i>şeklinde verilen cevapta yatmaktadır. Kelime-i tevhid veya kelime-i şehâdet ile yenilenen ve "kâlû belâdan beri Müslüman’ım." ifadesiyle dilimizde yer edinen bu ahit, can ile, mal ile veya maddî-mânevî türlü fedakârlıklar gerektirmektedir. Müslümanlar, bu özverinin farklı örneklerini, tarih boyunca ortaya koymuşlardır. Zira bilmektedirler ki bu söze sadakat ve ahde vefa Yüce Rabbimiz (cc) tarafından özel olarak ödüllendirilecektir.</p>

<p style="text-align:justify">Verilen söz, vefayı gerektirir. Nitekim Peygamber Efendimiz (sas), hutbelerinde, "<i>Emanete riayet etmeyenin imanı yoktur; ahde vefa göstermeyenin ise dini yoktur." </i> buyurmuştur. Allah (cc) ve Resûlü’ne (sas) verilen söz ise ayrıcalıklıdır, daha fazla hassasiyet gerektirir. Ancak sözün kime verildiğinin değil, bizzat sözün kendisinin esas olduğunu; söz verildiyse, antlaşma yapıldıysa mutlaka sözün yerine getirilmesi, antlaşmaya riayet edilmesi gerektiğini öğretir Allah Resûlü (sas) bize. Şu örnek bu öğretinin en güzel örneklerinden biridir:</p>

<p style="text-align:justify">Mekkeli müşrikler adına Süheyl b. Amr, Hz. Peygamber’le (sas) on yıllığına Hudeybiye Antlaşması’na imza atmak üzereydi. Antlaşma metni henüz hazırlanırken Süheyl b. Amr’ın oğlu Ebû Cendel, ayaklarına vurulmuş pranganın zincirleriyle sıçrayarak çıkageldi Allah Resûlü’nün (sas) huzuruna. İslâm’ı kabul ettiği için prangaya vurulmuş olan Ebû Cendel, müşriklerin ellerinden kurtulup çok yakınına, Hudeybiye’ye kadar gelmiş olan Hz. Peygamber’e (sas) sığınmıştı. Ancak Hz. Peygamber’le (sas) Mekkeli müşrikler arasında imzalanmak üzere olan antlaşmada, Mekkelilerden Hz. Peygamber’e (sas) sığınanların İslâm’ı kabul etmiş olsalar dahi Mekkelilere geri verileceğine dair bir madde vardı.</p>

<p style="text-align:justify">Tarafların antlaşma üzerinde konuştukları esnada gerçekleşen bu iltica üzerine Süheyl, antlaşma gereği oğlu Ebû Cendel’in kendisine teslim edilmesini istedi. Müslüman olan Ebû Cendel, müminlere yönelerek yalvardı, kendisine işkence edildiğini söyledi. Zaten ne kadar çok işkenceye uğradığı her hâlinden belli idi. Yürekleri parçalayan bu manzara karşısında Hz. Peygamber (sas), Ebû Cendel’i babasına teslim etmek istemedi. Hatta Ebû Cendel’i kendi yanlarına aldıktan sonra antlaşmayı imzalamasını ona teklif etti. Ancak Süheyl bunu kabul etmedi. Sonunda Ebû Cendel’i müşriklere teslim eden Hz. Peygamber (sas), üzerinde anlaşmak üzere oldukları bir ahdi yerine getirdi ve Ebû Cendel’e sabretmesini tavsiye etti. Ebû Cendel’in yakarışı orada bulunan müminleri ağlattı ise de bir süre sonra durum Müslümanların lehine döndü.</p>

<p style="text-align:justify">Benzer bir olay Ebû Basîr’in başından geçmişti. Kureyş asıllı olmasına rağmen, sırf Müslüman olduğu için tutuklanan Utbe b. Esîd es-Sekafî, nâm-ı diğer Ebû Basîr, bir yolunu bulup kavminin elinden kaçtı. Medine’ye gelerek Hz. Peygamber’e (sas) sığındı. İmzalanan Hudeybiye Antlaşması’na dayanarak Ebû Basîr’in iadesini isteyen Ahnes b. Şerîk ve Ezher b. Abdiavf ez-Zührî, Resûlullah’a (sas) hitaben bir mektup yazdılar ve iki elçiyle birlikte Hz. Peygamber’e (sas) gönderdiler. Elçilerin getirdiği mektubu Übey b. Kâ’b’a (ra) okutan Hz. Peygamber, Ebû Basîr’i çağırtıp antlaşma gereğince kendisini teslim etmek zorunda olduğunu söyledi. Ebû Basîr, kendisine işkence edileceğini belirterek, Mekkelilere teslim edilmemesini rica etti Allah Resûlü’nden (sas). Bunun üzerine Hz. Peygamber’in (sas) dudaklarından tarihe yazılacak şu sözcükler döküldü: "<i>Ey Ebû Basîr! Bildiğin gibi biz bu kavme (bir söz) verdik. Dinimize göre bize, ahde vefasızlık yapmak yaraşmaz..."</i> Sonra da, Ebû Basîr’i teselli etti ve Allah’ın (cc) ona mutlaka bir çıkış yolu göstereceğini belirtti.</p>

<p style="text-align:justify">Mekke’den gelenler, Ebû Basîr’i teslim alarak yola çıktılar. Yemek molası verdikleri Zü’l-Huleyfe’de Ebû Basîr, içlerinden birini oyuna getirerek kılıcını aldı ve onu öldürdü. Kendisinin de öldürüleceğini anlayan diğeri ise kaçıp Medine’ye gitti. Arkadaşının Ebû Basîr tarafından öldürüldüğünü, kendisinin de öldüreceğini söyleyerek Hz. Peygamber’e (sas) sığındı. Çok geçmeden öldürdüğü adamın kılıcını kuşanan Ebû Basîr de çıkageldi ve Hz. Peygamber’e (sas), "Ey Allah’ın Peygamberi! Allah (cc) sana ahdini yerine getirtti, beni onlara geri verdin. Sonra da Allah (cc) beni onlardan kurtardı." dedi.</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Basîr, öldürdüğü adamın eşyalarını, binitini ve kılıcını kastederek, "Yâ Resûlallah! Bunların beşte birini ayırıp al." dedi. Hz. Peygamber (sas) ise, "<i>Eğer bunun beşte birini alırsam onlarla anlaştığım konuda kendilerine verdiğim sözü yerine getirmediğimi düşünürler."</i> buyurdu. Ardından Hz. Peygamber’in (sas), <i>’Hayret! Adam, yanında birileri daha olsa harbi kızıştıracak.’ </i>dediğini işiten Ebû Basîr, yapılan antlaşma gereği Hz. Peygamber’in (sas) kendisini yeniden iade edeceğini anladı ve Medine’yi terk etti. Kureyş’in ticaret kervanlarının geçtiği, Mekke ile Şam arasında bulunan Iys mevkiine yerleşti. Kısa zamanda burası, Müslüman olarak Mekke’den kaçan fakat antlaşma gereği Hz. Peygamber’in (sas) kabul edemediği ya da Mekkelilere iade ettiği Ebû Cendel ve benzeri Müslümanların oluşturduğu bir karargâh hâline geldi.</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Basîr’in getirdiği ganimeti, dolaylı olarak da olsa, antlaşmaya muhalefet olarak değerlendiren Allah Resûlü (sas), müşriklerden kaçan kişinin sığınma talebini de kabul etmemiştir. Böylece doğrudan veya dolaylı olarak antlaşmaya aykırı davranışlardan kaçınılması gerektiğini göstermiştir. Hatta, "<i>Kim bir zimmiyi (antlaşmalı bir gayri müslim vatandaşı) antlaşmalıyken öldürürse Allah (cc) ona cenneti haram kılar."</i>  buyurmak suretiyle de, antlaşmaya muhalefet eden kişinin cehennemle cezalandırılacağına dikkatleri çekmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Ahde vefa gösterilmesi, her ne koşulda olursa olsun, lehine de olsa aleyhine de olsa verilen sözlerin tutulması, müminin ayırıcı özelliklerindendir<i>.</i> Nitekim câhiliye âdetlerinin bütün çeşitleriyle hüküm sürdüğü Mekke toplumunda, ahdine vefa göstermekte son derece hassas olan ve verdiği sözü mutlaka tutan Hz. Peygamber (sas), daha peygamber olmadan önce dahi ‘Muhammedü’l-Emîn’ (Güvenilir Muhammed) olarak şöhret kazanmış, onun bu özelliğini can düşmanları bile itiraf etmekten kendilerini alamamıştır. Henüz Müslüman olmayan Ebû Süfyân, ticaret amacıyla Şam’a gittiğinde, peygamberlik iddiasında bulunan Muhammed (sas) hakkında kendisinden bilgi almak istediğini söyleyen Rum kayseri Hirakl ile aralarında geçen konuşmayı şöyle anlatmaktadır:</p>

<p style="text-align:justify">"(Hirakl), "Peygamberlik iddiasında bulunmadan evvel onu hiç yalan söylemekle itham etmiş miydiniz?" dedi. Ben, "Hayır." dedim. "Sözünde durmazlık eder mi?" dedi. "Hayır, ancak biz şimdi onunla belli bir zamana kadar anlaşmış bulunmaktayız. Bu müddet içinde ne yapacağını bilmiyoruz." dedim." Karşılıklı konuşmada Ebû Süfyân, arkadaşları tarafından yalanlanacağı korkusuyla gerçeğe aykırı şeyler söyleyemediğini itiraf etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">İbn Abbâs’tan (ra) gelen başka bir rivayete göre Hirakl, Ebû Süfyân’ın verdiği cevapları, "Onun, namaz kılmayı, doğru dürüst olmayı, iffetli olmayı, ahde vefa göstermeyi ve emaneti sahibine tevdi etmeyi istediğini iddia ettin." şeklinde özetlemiş, "İşte bunlar bir peygamberin vasfıdır." demek suretiyle, beklenen peygamber hakkındaki bilgisinin yanında ona olan hayranlığını da ortaya koymuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Yazılı bir antlaşma, yeminle perçinlenmiş bir vaat ya da verilmiş bir söz, şüphesiz vefayı gerektirmektedir. Açık vaat ve antlaşmaların yanında, elçilere dokunmamak, kendilerine sığınan insanları düşmana teslim etmemek gibi hususlara da sadakat şarttır. Nitekim Bedir’de esir düşen Peygamberimizin (sas) amcası Abbâs b. Abdülmuttalib’in fidyesini getirmek üzere Medine’ye gelen ve aslında Bedir’den önce Müslüman olduğu hâlde Medine’ye gelinceye kadar bunu gizleyen Ebû Râfi’, Medine’de kalmak istemiştir. Ebû Râfi’ kendi hikâyesini şöyle anlatır: "Resûlullah’a (sas), Kureyş’e geri dönmeyeceğimi söyledim. Bunun üzerine bana şöyle dedi: "<i>Ben ahdimi bozmam, elçileri de alıkoymam. Sen şimdi geri dön. Şu an düşündüğün gibi yine gelmek istersen, sonra gelirsin." </i> Bu konuşmadan sonra ben, önce Kureyşlilerin yanına geri döndüm. Ardından da Resûlullah’ın yanına geldim."</p>

<p style="text-align:justify">Kadim zamanlardan beri devletlerarası hukukta bir teamül olan ‘elçilere dokunmama’ veya ‘onları alıkoymama’ ilkesini Allah Resûlü (sas) kendi imzaladığı bir antlaşma olarak görmüştür. Dolayısıyla yanlış anlamalara yol açacak bir davranış olacağı için, Ebû Râfi’in arzu ve rızasına rağmen Medine’de kalmasına izin vermemiştir. Zira verilen sözden dönmek fâsıkların, yapılan ahitlere riayet etmek ise müminlerin en belirgin vasıflarındandır. Nitekim "<i>...Verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü söz (veren, sözünden) sorumludur."  </i>âyeti gereği, verilen söz mesuliyet doğurmaktadır. Yine, "<i>Kardeşinle (düşmanlığa varan) tartışmaya girme, onunla (kırıcı şekilde) şakalaşma ve ona yerine getiremeyeceğin sözü verme."</i>  buyuran Hz. Peygamber (sas), söz vermenin ağır bir sorumluluk olduğunu ifade etmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Arkasında durulmayan ve gereği yerine getirilmeyen söz, Peygamberimiz (sas) tarafından kişinin üzerindeki münafıklık alâmeti olarak zikredilmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Yüce Rabbimiz (cc), "<i>Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?"</i>  sorusuyla dikkatleri çekmiş, "<i>Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah (cc) katında büyük gazap gerektiren bir iştir."</i>  âyetiyle apaçık bir uyarıda bulunmuştur. Buna göre yerine getirme düşüncesi olmaksızın yapılan vaatler Allah’ın (cc) gazabına sebep olurken, yerine getirme düşüncesiyle verilen sözün —yapılamasa bile— bir sorumluluk doğurmadığını Peygamberimiz (sas) şöyle belirtmektedir: "<i>Kişi yerine getirme niyetiyle kardeşine bir söz verir, ancak onu yerine getiremez ve zamanında sözünü tutamazsa günahkâr olmaz."</i> </p>

<p style="text-align:justify">Basit menfaatler nedeniyle verdiği sözden dönenler, Allah Teâlâ (cc) tarafından, "<i>Allah’a (cc) karşı verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedelle değiştirenlere gelince, işte bunların âhirette bir payı yoktur. Kıyamet günü Allah (cc) onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için acı bir azap vardır."</i>  âyet-i celîlesi ile tehdit edilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas), câhiliye döneminde yapılmış olsalar bile, antlaşmalara riayet edilmesini tavsiye etmiştir. Vasiyet için de aynı durum söz konusudur. Bu nedenle Hz. Peygamber’in (sas) vefatından hemen sonra halife seçilen Hz. Ebû Bekir (ra), Bahreyn’de görevli olan Alâ b. Hadramî’nin oradan getirdiği malın yanında durup insanlara şu çağrıda bulunmuştur: "Kimin Hz. Peygamber’den (sas) bir alacağı varsa ya da kim ondan bir söz almışsa bize gelsin." Bu çağrı üzerine Câbir öne çıkarak, "Resûlullah (sas) bana şunu şunu vereceğini vaad etmişti." dedi. Resûlullah’ın (sas) vaadini yerine getirmek isteyen Hz. Ebû Bekir (ra) de üç kez avuçlarını doldurarak, ona dediği miktarı vermiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Ömer (ra) de Ehl-i kitaba verilen sözlerin, onlarla yapılan antlaşmaların harfiyen yerine getirilmesini vasiyet etmiştir. Hz. Peygamber’in (sas) hayatında en mükemmel örneklerine şahit olduğumuz, vefakârlık ve antlaşmalara riayet hassasiyeti, zamanla İslâm ahlâkının vazgeçilmez bir özelliği hâline gelmiştir. Öyle ki Müslümanlar her hâl ve koşulda buna riayet etmişlerdir.</p>

<p style="text-align:justify">Hımyerli Süleym b. Âmir anlatmaktadır: Muâviye ile Rumlar arasında sulh antlaşması yapılmıştır. Süre bittiğinde saldırabilmek için Muâviye, ordusunu Rum diyarına doğru sevk etmek ister. Bu arada karargâha Amr b. Abese gelir. Gördükleri karşısında şaşkınlığa düşen Amr, "Allâhü ekber! Allâhü ekber! İhanet yok, ahde vefa var!" diye bağırmaya başlar. Bunu haber alan Muâviye birisini göndermek suretiyle ona, ne yapmak istediğini, bu konuda ne bildiğini ve ne düşündüğünü sordurur. Amr, şu cevabı verir: "Ben Resûlullah’ın (sas) şöyle dediğini işittim: "<i>Bir kavimle aralarında antlaşma bulunan kişi, antlaşma karşılıklı olarak bozuluncaya ya da süre doluncaya kadar, ne o antlaşmaya aykırı bir şey yapsın, ne de onu bozsun." </i> Amr’ın Allah Resûlü’nden (sas) yaptığı bu nakilden sonra Muâviye, ordusunu geri çekmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber’in (sas), hile ve aldatmanın meşru görülme eğiliminin hâkim olduğu savaş hâlinde bile, "<i>Yaptığınız antlaşmaları bozmayın." </i> tavsiyesinin yanında, şartlar değişmiş olsa da yapılan antlaşmaların süresi içinde geçerliğini koruduğuna vurgu yapması anlamlıdır. Hatta antlaşmalı birini, antlaşma süresi sona ermeden öldüren kimseye Allah’ın (cc) cenneti haram kılacağını vurgulamış, sözünde durmayan kişiye, Allah’ın (cc) ismini anarak yemin ettikten sonra sözünden dönen kişiye, kıyamet gününde düşmanlık edeceğini ifade etmiş, kendisi hayatı boyunca zorlansa bile verdiği sözleri mutlak yerine getirmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Kime ve neden verildiği değil, bizzat sözün kendisi esastır, değerlidir ve önemlidir. Dolayısıyla sadece hukukî antlaşmalar ya da resmî sözleşmeler değil, büyük küçük, kadın erkek toplumun her ferdini ilgilendiren günlük hayata dair vaatler de bağlayıcıdır. Bu nedenle kişi, kendi çocuklarına verdiği sözü bile küçük görüp, basite alıp savuşturmamalıdır. Öte yandan Hz. Peygamber (sas), tek bir vücut gibi gördüğü müminlerden birinin verdiği sözü diğerleri için de bağlayıcı görmüştür. "<i>Statülerine bakılmaksızın bütün Müslümanların verdiği zimmet (güvence) eşittir."</i>  ifadesiyle Allah Resûlü (sas), bir taraftan hak ve sorumlulukta Müslüman bireylerin eşitliğini ortaya koyarken, diğer taraftan onların bir kimseye karşı tanıdıkları güvence konusunda ortak bir yükümlülüğe sahip olduklarını da hatırlatmaktadır. O (sas), toplumun en alt tabakasındaki bir Müslüman’ın bile sözüne riayet etmek için gayret göstermesi gerektiğini vurgulamaktadır. Hz. Peygamber’in (sas) bu konudaki duyarlılığını açıkça ortaya koyan bir olayı, niçin Bedir Muharebesi’ne katılamadığını açıklayan Huzeyfe el-Yemânî bize şöyle anlatmaktadır: "Bedir Savaşı’na şu nedenle katılamadım ki, babam Huseyl ve ben birlikte (savaşa katılmak için) yola çıkmıştık. Kureyşli müşrikler bizi yakaladılar ve "Siz Muhammed’e katılmaya mı gidiyorsunuz?" diye sorguya çektiler. "Hayır. Ona katılmaya gitmiyoruz, biz sadece Medine’ye gidiyoruz." dedik. Ve bizden Medine’ye gitsek bile Hz. Peygamber (sas) ile birlikte savaşa katılmayacağımıza dair Allah’ın (cc) adıyla söz ve yemin aldılar. Allah Resûlü’nün (sas) yanına gidip durumu ona anlattığımızda, "<i>Siz geri dönün. Biz onlara verdiğimiz sözü tutarız, onlar karşısında yardımı da Allah’tan (cc) isteriz."  </i>buyurdu.</p>

<p style="text-align:justify">Şu da var ki, Müslümanların kendi aralarında yaptıkları ticarî antlaşmalar veya birbirlerine verdikleri sözler zaman zaman taraflardan birine mağduriyet yaşatabilmektedir. Nitekim Medine’de iki kişi, bir hurma bahçesinin meyvesi üzerinde para peşin, mal veresiye olacak şekilde anlaşmışlardı. Ancak o sene ağaçlar meyve vermedi. Ortaya çıkan zarar üzerine aralarında tartışma oldu. Problemi kendisine ilettiklerinde, Hz. Peygamber (sas) satıcıya, "<i>Onun malını neye karşılık helâl sayıyorsun? Ona ücretini geri ver."</i> şeklinde tavsiyede bulundu. Anlaşmazlığın kaynağı olan ticaret tarzını, yani henüz olgunlaşmamış hurmanın satışını yasakladı. Daha da önemlisi, "<i>Kim bir Müslüman’ın kendisiyle yaptığı alışverişten vazgeçmesine onay verirse, Allah (cc) da onun günahlarını bağışlar."</i>  buyurmak suretiyle, başka bir erdeme atıfta bulundu. Resûl-i Ekrem’in (sas) verdiği mesajın, Müslümanlar tarafından ne çabuk kavrandığını Vâsile b. Eskâ şöyle anlatmaktadır: "Allah Resûlü (sas), Tebük Gazvesi için çağrıda bulundu. Ben hemen (savaş malzemesi tedarik etmek için) ailemin yanına döndüm. Medine’ye geri geldiğimde ilk sahâbe grubu yola çıkmıştı. Ben, "Elde ettiği ganimet karşılığında bir adamı kim taşır?" diye bağırmaya başladım. Ensardan yaşlı birisi beni çağırdı. "Ganimeti bizim olmak şartıyla, birlikte bineceğimiz bir hayvan veririm. Bizimle de, yer ve içersin. Ne dersin?" dedi. Adamın yaptığı teklife, ‘Tamam.’ dedim. Bunun üzerine, "Yüce Allah (cc) yolunu açık etsin." dedi. Ben de onlarla yola çıktım. Allah (cc), (savaş sonrası) bize ganimet nasip etti ve benim hisseme de birkaç genç deve düştü. Anlaştığımız üzere develeri alıp, bineğin sahibi olan kişiye getirdim. Develere baktı ve "Bunlar kıymetli hayvanlar." dedi. Ben de, "Onlar benim sana söz verdiğim ganimetler." dedim. Bunun üzerine adam, "Ey yeğenim! Develerini al götür. Biz, sana düşen ganimet derken (mânevî kazanç gibi) başka bir şeyi kastettik." dedi.</p>

<p style="text-align:justify">Peygamber Efendimiz (sas), "<i>Bana kendi adınıza altı şeyin güvencesini verin, ben de size cennetin güvencesini vereyim: Konuştuğunuzda doğru söyleyin, söz verdiğinizde sözünüzü tutun, size (bir şey) emanet edildiğinde ona riayet edin, iffetinizi koruyun, gözlerinizi (bakılması yasak olandan) sakının ve ellerinizi (haramdan) çekin."</i>  buyurmuştur. Zira unutulmamalıdır ki verilen sözlerin tutulması, ahde vefa, antlaşmalara riayet, kişinin kurtuluşuna vesile olacağı gibi, topluma da huzur ve barış getirecektir. Allah’ın (cc) sevgisini ve insanların güvenini kazandıracak, ecri de Allah (cc) tarafından ödenecektir. Tutulmayan söz, yerine getirilmeyen vaat, şartlarına riayet edilmeyen antlaşma ise kişide nifak alâmeti olarak görülecek, ayrıca toplumsal çöküşü de hızlandıracaktır. Söze sadakat, dünyada onur ve güven, âhirette ise Yüce Allah’ın (cc) iltifatını kazandıracaktır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kaynak: </strong>Diyanet Hadislerle İslam</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hadislerle İslam</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ahde-vefa-soze-sadakat-1</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 08:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/01/ahde-vefa-soze-sadakat.jpg" type="image/jpeg" length="55106"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[26 Haziran 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/26-haziran-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/26-haziran-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 26 Haziran 2026 tarihli ve "Aile Olmak" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3><strong>AİLE OLMAK</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p><strong>“Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için eşler yaratması, aranızda sevgi ve merhamet var etmesi Allah’ın varlığının ve kudretinin delillerindendir. </strong><strong>Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a> </strong>ayet-i kerimesinde ifade edildiği üzere, ilahi rahmetin yeryüzündeki tecellilerinden biri de ailedir.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Aile, İslam’ın ilkelerini belirlediği nikâh akdiyle kurulan huzur ve muhabbet yuvasıdır. Sıkıntıların birlikte omuzlandığı; kederlerin paylaşıldığı, sevinçlerin çoğaltıldığı huzur ocağıdır. Aile; bizleri, günahlardan uzak tutan güvenli bir sığınaktır. Millî ve manevi değerlerimizi kuşaktan kuşağa aktarmamıza vesile olan bir müessesedir.</p>

<h3><strong>Değerli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Aile olmak, sadece aynı mekânı paylaşmak değildir. Aile olmak, dünyayı da ahireti de cennete çevirmek için el ele verebilmektir. İyi günde olduğu gibi kötü günde de birlik ve beraberliği güçlü kılabilmektir. Aile olmak, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in örnekliğini hayatımıza yansıtabilmektir. Onun gibi, elinden ve dilinden emin olunan güvenilir bir eş olabilmektir. Kızını ayakta karşılayıp yerini ona ikram eden vefakâr bir baba olabilmektir. Namazdayken omuzlarına çıkan torunlarının oyunlarını bozmamak için secdesini uzatan müşfik bir dede olabilmektir. Yetim ve öksüzlere hamilik yapan, kimsesiz çocuklara aile sıcaklığını hissettiren merhametli bir insan olabilmektir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müminler!</strong></h3>

<p>Her geçen gün, aile değerlerimiz örselenmekte; evlilikler, külfetli hale getirilmekte; bekârlık ve evlilik dışı hayat teşvik edilmektedir. İnancımızda rızkın Allah’a ait olduğu<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title="">[2]</a> vurgulanmasına rağmen, ‘çocuk sahibi olmanın hayatı zorlaştırdığı’ söylemleri günden güne artmaktadır. Hâlbuki devletlerin geleceği; ailenin kurulmasına, korunmasına ve güçlendirilmesine bağlıdır. Milletlerin en büyük sermayesi, milli ve manevi değerleriyle yetişen nesillerdir. Bu sebeple, göz aydınlığı evlatlarımızın evliliklerine yardımcı olmak, sadece anne ve babaların değil bütün toplumun ortak sorumluluğudur. Diyanet İşleri Başkanlığımız da bu sorumluluğun bir gereği olarak müftülüklerimiz marifetiyle nikâh merasimleri icra etmektedir.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, <strong>“Nikâhın en hayırlısı, en kolay olanıdır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong> tavsiyesini kendimize düstur edinelim. Gösteriş ve israfa dayalı nişan, nikâh ve düğün merasimleriyle gençlerimizin ve ailelerimizin omuzlarına ağır yükler yüklemeyelim. Hanelerimizi huzur ve güvenin kaynağı haline getirelim. Rabbimizin lütfu olan çocuklarımızı bereket vesilesi olarak görelim.</p>

<p>Hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: <strong>“</strong><strong>Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en iyi olanınızdır. İçinizde ailesine karşı en iyi olan da benim!</strong><strong>”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong>[4]</strong></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Rûm, 30/21.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Hûd, 11/6.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Ebû Dâvûd, Nikâh, 30-31.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> İbn Mâce, Nikâh, 50.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/26-haziran-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/26062026-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="74775"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşure kazanları bolluk ve bereket için kaynıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Asırlardır paylaşmanın simgesi kabul edilen aşure geleneği, muharrem ayında yaşatılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/a-s-u-r-e-5.jpg" type="image/jpeg" length="36779"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Han Yunus'ta yıkımın gölgesinde günlük yaşam]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Abluka altındaki Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinde yaşayan Filistinliler, İsrail saldırılarının geride bıraktığı ağır yıkımın ortasında yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Temel ihtiyaçlardan yoksun kalan aileler, yıkılan evlerinin yakınında kurdukları derme çatma çadırlarda ve ağır hasarlı binalarda zorlu koşullar altında günlük yaşam mücadelesi veriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/han-yunus-yasam-5.jpg" type="image/jpeg" length="58333"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Lübnan'ın Kalile beldesindeki yıkım görüntülendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalci İsrail Lübnan'ın güneyindeki Kalile beldesine düzenlediği hava saldırıları sonucu bölgedeki birçok yapı ağır hasara uğradı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İşgalci İsrail Lübnan'ın güneyindeki Kalile beldesine düzenlediği hava saldırıları sonucu bölgedeki birçok yapı ağır hasara uğradı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırıların ardından beldede oluşan yıkım görüntülendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 16:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/israil-saldirisi-5.jpg" type="image/jpeg" length="10855"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[19 Haziran 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/19-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/19-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 19 Haziran 2026 tarihli ve "Birlikte Rahmet Vardır" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Hutbe Ayet 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/hutbe-ayet-2.webp" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>BİRLİKTE RAHMET VARDIR</strong></h3>

<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>

<p>Yüce Rabbimizin saygı duyulmasını emrettiği dört aydan<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title="">[1]</a> biri olan, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, <strong>“Hürmete layık”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><sup><strong><sup>[2]</sup></strong></sup></a></strong> olarak zikrettiği Muharrem ayının manevi iklimi içerisindeyiz. Resûl-i Ekrem (s.a.s), <strong>“Ramazan’dan sonra tutulan en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><sup><strong><sup>[3]</sup></strong></sup></a></strong> buyurarak, bu mübarek ayın; ibadet ve taatle, hamd ve şükürle, tövbe ve istiğfarla değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatmıştır.</p>

<p><strong>Aziz Müminler!</strong></p>

<p>Önümüzdeki perşembe Âşûrâ gününü idrak edeceğiz. Birçok peygamberin hayatında önemli gelişmelere sahne olan Âşûrâ günü; ne hazindir ki, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, <strong>“Cennet gençlerinin efendisi”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a> </strong>diyerek övdüğü, torunu Hz. Hüseyin Efendimiz ile çoğu Ehl-i Beyt’e mensup yetmişi aşkın Müslümanın Kerbelâ’da acımasızca şehit edildiği gündür.</p>

<p><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></p>

<p>Kerbelâ, müminlere; birlik ve beraberlik içinde hareket etmeyi, ayrılık ve gayrılığa düşmemeyi hatırlatır. Hak ve hakikati ayakta tutmayı, adaletten ve iyilikten ayrılmamayı anlatır. Kerbelâ, aramıza fitne ve fesat tohumu ekmek, kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenlere karşı feraset ve basiretle davranmamızı tavsiye eder. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, <strong>“Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a></strong> uyarısına kulak vermemizi; sevinci ve nimeti paylaştığımız gibi hüznü ve meşakkati de paylaşmamızı telkin eder.</p>

<p><strong>Değerli Müminler!</strong></p>

<p>Bugün, inananları; acı ve gözyaşına mahkûm etmek, İslam beldelerinin yer altı ve yer üstü zenginliklerini sömürmek isteyen zalimler, başta Gazze ve Filistin olmak üzere birçok farklı coğrafyada yeni Kerbelâlar yaşanması için her türlü yolu denemektedir. Ümmet-i Muhammed olarak bizler de bir daha aynı hüznü yaşamak ve şer odaklarını sevindirmek istemiyorsak, aramızdaki ihtilafları derinleştirmek yerine ortak paydada buluşmanın yollarını aramalıyız. Zira Rabbimiz bir, Peygamberimiz bir, Kitabımız bir, Kıblemiz birdir. Cenâb-ı Hakk’ın, <strong>“Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><strong>[6]</strong></a></strong> emri gereğince birbirimize kenetlenmeli; İslam kardeşliğine zarar verecek her türlü söz, tutum ve davranıştan kaçınmalıyız.</p>

<p>Bu vesileyle, başta Hz. Hüseyin ve Ehl-i Beyt-i Mustafa olmak üzere; din, vatan ve mukaddesat uğruna canlarını feda eden bütün şehitlerimizi rahmetle yâd ediyoruz.</p>

<p>Hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu uyarısı ile bitiriyoruz: <strong>“</strong><strong>Birbirinize nefret ve düşmanlık beslemeyin. Birbirinize haset etmeyin. Birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn7" name="_ednref7" title=""><sup><strong><sup>[7]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Tevbe, 9/36.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Müslim, Sıyâm, 203.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Müslim, Sıyâm, 202.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Tirmizî, Menâkıb, 30.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> İbn Hanbel, IV, 278.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Âl-i İmrân, 3/105.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref7" name="_edn7" title="">[7]</a> Buhârî, Edeb, 62.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/19-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/cuma-hutbesi-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="77002"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[12 Haziran 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/12-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/12-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 12 Haziran 2026 tarihli ve "Hicri Yeni Yıla Girerken" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Tarih: 12.06.2026</strong></h2>

<p><img alt="12 Haziran Hutbe-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/12-haziran-hutbe-1.webp" width="1280" /></p>

<p></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>HİCRİ YENİ YILA GİRERKEN</strong></h3>

<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>

<p>İslam’ın ilk yıllarında müminler, Mekkeli müşriklerin günden güne artan eza ve cefasına, işkence ve boykotuna maruz kalmışlardır. Müslümanlar, yaşadıkları bütün zorluklara rağmen imanlarından asla taviz vermemişlerdir. Nihayet Peygamber Efendimiz (s.a.s) ve ashâb-ı güzîn, Cenâb-ı Hakk’ın emriyle, Mekke’den Medine’ye hicret etmişlerdir. İşte bu yıl, daha sonra hicri takvimin başlangıcı olarak kabul edilmiştir.</p>

<p><strong>Aziz Müminler!</strong></p>

<p>Hicret, yalnızca bir yerden başka bir yere göç etmek değildir. Hicret, Allah ve Resûlünün rızasını her şeyden üstün tutma idealidir. Hakka yönelmenin ve hakikate sımsıkı bağlanmanın gayretidir. Nefsin gayr-ı meşru istek ve arzularından, şeytanın bitmek bilmeyen vesveselerinden uzaklaşıp salih ameller ve güzel ahlakla dolu bir ömür geçirme azmidir. Hicret, hata ve günahlardan tövbe edip Yüce Rabbimizin engin rahmet ve mağfiretine sığınma çabasıdır. Haramlardan helallere, kötülüklerden iyiliklere doğru adım atma kararlılığıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.s), <strong>“Müslüman, elinden ve dilinden diğer Müslümanların zarar görmediği kişidir. Muhacir ise, Allah’ın yasaklarını terk eden kimsedir”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/12-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[i]</strong></a> </strong>buyurarak bu hususa dikkatlerimizi çekmektedir.</p>

<p><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></p>

<p>Her birimizin, gerçekleştireceği bir hicreti mutlaka vardır. Yeter ki, hatalarımızı fark edip yanlışlarımızla yüzleşelim. Kendimizle barışık olalım. Fıtratımızın sesine kulak verelim. Yaratılış gayemizi hatırımızdan çıkarmayalım.</p>

<p><strong>Değerli Kardeşlerim!</strong></p>

<p>Müslümanın hicreti; kibirden tevazua, öfkeden merhamete, bencillikten diğerkâmlığa, zulümden adalete, karamsarlıktan umuda doğru yol almasıdır.</p>

<p>Müslümanın hicreti; yalan, iftira, fitne ve gıybet gibi dilin afetlerinden uzaklaşıp; doğruluğu, kardeşliği ve muhabbeti kuşanmasıdır.</p>

<p>Müslümanın hicreti; nefsini ve neslini, sapkın fikirlerden, bâtıl ideolojilerden ve yanlış yönelişlerden koruması; dinine, değerlerine, kültürüne ve örfüne uygun bir ömür sürmesidir.</p>

<p>Müslümanın hicreti; alkol, zina, faiz, rüşvet, stokçuluk ve karaborsacılık gibi huzur ve güveni zedeleyen haramlara tevessül etmemesi, helallerle yetinmesidir.</p>

<p>Müslümanın hicreti; kul ve kamu hakkını ihlal edecek her türlü günahtan uzak durması; sözüne, davranışlarına ve işine dikkat etmesidir.</p>

<p><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></p>

<p>Müslümanlara düşen; hicri yeni yılda, hicretin anlam ve önemini yeniden kavramaları, içinde bulundukları dönemi doğru okumaları, hayatlarının muhasebesini yaparak geleceğe yön vermeleri olmalıdır. İslam kardeşliğini esas almaları, birbirlerine kenetlenmeleri, maddi ve manevi imkânlarını birbirleriyle paylaşmaları olmalıdır.</p>

<p>Bu vesileyle, önümüzdeki salı günü idrak edeceğimiz hicri yeni yılımızın; mazlumların yüzlerinin gülmesine, insanlığın huzura ermesine, birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin pekişmesine vesile olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hutbemizi, şu ayet-i kerimenin mealiyle bitiriyoruz: <strong>“İman edip hicret edenler, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler, muhacirleri barındırıp yardım edenler var ya, işte onlar birbirlerinin dostlarıdır…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/12-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[ii]</strong></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/12-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[i]</a> Buhârî, Îmân, 4.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/12-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[ii]</a> Enfâl, 8/72.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/12-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/cuma-hutbesi-youtube-kapak-1.jpg" type="image/jpeg" length="70963"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Köstence’deki Kral Camii ziyaretçilerin ilgi odağı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Romanya'nın Köstence kentinde, 1913 yılında Romanya Kralı I. Carol tarafından yaptırılan ve Romanya'nın ilk betonarme binası olan Kral Camii, hem mimarisi hem de tarihi önemiyle ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı mimarisinden izler taşıyan caminin 47 metre yüksekliğindeki minaresine çıkan ziyaretçiler, Karadeniz kıyısındaki Köstence'nin panoramik manzarasını seyredebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günümüzde ibadete açık olan camide, Müslümanlar namazlarını kılmayı sürdürürken, yapı aynı zamanda şehrin en önemli turistik mekanlarından biri olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kostence-kral-cami-11.jpg" type="image/jpeg" length="49571"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[5 Haziran 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/5-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/5-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 5 Haziran 2026 tarihli ve "Duyarlılık" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Tarih: 05.06.2026</strong></h2>

<p><img alt="C U M A H U T B E S I-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/c-u-m-a-h-u-t-b-e-s-i-1.webp" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>DUYARLILIK</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Mutlu bir insan, huzurlu bir toplum için gerekli olan erdemlerden biri de duyarlılıktır. Duyarlılık, kendimiz için istediğimiz iyilikleri başkaları için de istemektir. Sorumluluklarımızı fark edip onları yerine getirmenin gayretinde olmaktır. Duyarlılık, insanların can ve malını, kendi can ve malımız gibi kıymetli; insanların izzet ve şerefini, kendi izzet ve şerefimiz gibi mukaddes bilmektir.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Ailemize, toplumumuza ve bütün insanlara karşı duyarlı olmak, Müslüman olmamızın bir gereğidir. Yüce Rabbimiz, <strong>“Ey iman edenler! Sorumluluklarınıza dikkat edin. Siz doğru gittiğiniz takdirde yanlış yola sapanlar size zarar veremez”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a> </strong>buyurmaktadır. Evet, nemelazımcı ve vurdumduymaz olmak Müslümana yakışmaz. O, sorumluluklarını bihakkın yerine getirmenin gayretinde olandır. Duyarlı bir Müslüman; anne babasına, eşine ve çocuklarına saygı gösteren, onlara hoşgörüyle muamele edendir. Toplumsal barışı sağlamak için kardeşlik ahlakını hayatının her alanına aktarandır. Dünyanın neresinde olursa olsun her bir mazlumun acısını, her bir mağdurun sızısını yüreğinde hisseden ve üzerine düşen vazifelerini yerine getirendir.</p>

<h3><strong>Değerli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Müslümandan beklenen, kendisine emanet edilen dünyaya karşı da duyarlı olmasıdır. Nasıl ki evini, işyerini ve ibadethanesini temiz tutuyor ise tüm çevresini de aynı titizlikle temiz tutmasıdır. Müslümandan beklenen; ormanına, toprağına ve suyuna hassasiyet göstermesidir. Yarın, ‘Ciğerlerimiz yanıyor!’ haberleriyle uyanmamak; ‘Barajlarımız kurudu, suyumuz kalmadı!’ endişesiyle yaşamamak için bugünden gerekli tedbirleri almasıdır.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müminler!</strong></h3>

<p>Bütün hayatı ve ibadetleri vakit ile tanzim edilmiş Müslümandan beklenen; zamana karşı da duyarlılık göstermesi, onu boşa harcamamasıdır. Zira çalışmak, Müslümanın şiarıdır. Onun dinlenmesi, bir işi bitirip diğerine başladığındadır. <strong>“Mümin, bal arısına benzer. Bal arısı gibi hep güzel, temiz, helal şeyler yer. Hep güzel şeyler üretir, hep iyiliklerin peşinden koşar. Hiçbir şeyi ne döker, ne kırar, ne de ifsat eder”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a> </strong>hadis-i şerifi, bu konuyu bizlere veciz bir şekilde özetlemektedir.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Unutmayalım ki, kendimiz ve çocuklarımız için yaşanabilir bir dünya inşa etmenin yolu; çevremize, vaktimize ve bütün insanlara karşı duyarlı olmaktan geçmektedir.</p>

<p>Hutbemizi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: <strong>“Nerede olursan ol, Allah’a karşı sorumluluğunun bilincinde ol! Bilerek veya bilmeyerek kötü bir fiil işlersen peşinden iyi bir şey yap ki onu yok etsin. Bir de insanlara güzel ahlâkla davran!”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Mâide, 5/105.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> İbn Hanbel, II, 199.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Tirmizî, Birr, 55.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/5-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/05062026-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="21409"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk dünyasının manevi başkenti Türkistan]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Türk dünyasının manevi başkenti" ilan edilen Kazakistan'ın Türkistan şehri, tarihi ve kültürel miras zenginliğiyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini bekliyor. Hoca Ahmet Yesevi Türbesi (fotoğrafta) kentin önemli tarihi yapıları arasında yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/turistan-33.jpg" type="image/jpeg" length="40381"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karaman ovaları gelincik ve mor mahmuz çiçekleriyle süslendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karaman-ovalari-gelincik-ve-mor-mahmuz-cicekleriyle-suslendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karaman-ovalari-gelincik-ve-mor-mahmuz-cicekleriyle-suslendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karaman il sınırları içerisinde yer alan Karadağ'ın çevresindeki ovalar havaların ısınmasıyla gelincik ve mor mahmuz çiçekleriyle süslendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karaman-ovalari-gelincik-ve-mor-mahmuz-cicekleriyle-suslendi</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/gelincik-11.jpg" type="image/jpeg" length="65994"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Büyük Mecidiye Camii ve dolunay]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-mecidiye-camii-ve-dolunay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-mecidiye-camii-ve-dolunay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da dolunay, Büyük Mecidiye Camii ve Süleymaniye Camii ile birlikte görüntülendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İstanbul'da dolunay, Büyük Mecidiye Camii ve Süleymaniye Camii ile birlikte görüntülendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-mecidiye-camii-ve-dolunay</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/istanbul-cami-dolunay-22.jpg" type="image/jpeg" length="37688"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Medine-i Münevvere]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/medine-i-munevvere</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/medine-i-munevvere" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mekke'de hac vazifesini tamamlayarak Kabe'ye veda eden hacıların, hicrette Hazreti Muhammed'e kucak açan Medine'ye gelişleri devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/medine-i-munevvere</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/mescid-i-nebevi-66.jpg" type="image/jpeg" length="63494"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hacılar "veda" tavafında]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hacilar-veda-tavafinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hacilar-veda-tavafinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kutsal topraklardaki görevlerini tamamlayıp hacı olan Müslümanlar, veda tavafının ardından Kabe’den ayrılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Arafat ve Müzdelife'de Kurban Bayramı arifesinde vakfe görevlerini yerine getiren, ardından Cemerat'a geçerek "büyük şeytan" olarak ifade edilen "Akabe cemresi"ne 7 taş atan Müslümanlar, daha sonra Kabe'de ziyaret tavafı ve sayı gerçekleştirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>HAC</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hacilar-veda-tavafinda</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kabe-11.jpg" type="image/jpeg" length="46405"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arafat Vakfe Duası - Hac 2026]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/arafat-vakfe-duasi-hac-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/arafat-vakfe-duasi-hac-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'den hac farizasını yapmak üzere Mekke'ye gelen hacı adayları Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş'un yaptığı vakfe duasına “amin” diyerek eşlik etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünyanın dört bir yanından mübarek topraklara gelen milyonlarca Müslüman, Arafat Vakfesi’ni yaparak hac ibadetinin en önemli rüknünü yerine getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’den gelen 85 bin hacı adayı da Arafat’a çıkarak, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş’un yaptığı vakfe duasına hep birlikte “amin” dediler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Haber</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/arafat-vakfe-duasi-hac-2026</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/arafat-11.jpg" type="image/jpeg" length="56895"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KURBAN HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban ibadetinin usulüne uygun olarak yerine getirilebilmesi için dikkat edilecek hususlar ve bu bağlamda doğru bilinen bazı yanlışlar nelerdir?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3>Kurban İbadetiyle İlgili Doğru Bilinen Bazı Yanlışlar</h3>

<p>1. "Kesimsiz kurban bağışı" vb. adlar altında yapılan bağışların hiçbir dini dayanağı bulunmamakta olup söz konusu bağışlarla kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz.</p>

<p>2. Bir kurban hissesi yalnızca bir kişi içindir. İmkânı olmayan birden fazla kişinin, tek kişilik bir hisseye ortak olabileceği anlayışı dinen doğru değildir.</p>

<p>3. Kurbanlık hayvanın taşıması gereken vasıflar ve kesimle ilgili diğer hükümler, bütün kurban çeşitlerinde aynı olup çeşitli gayelerle veya şükür niyetine kurban edilecek hayvanlarda, yaş gibi bazı şartların gerekli olmadığı inancı yanlıştır.</p>

<p>4. İnsanların bir araya gelerek topluca Hz. Peygamber adına bir kurban hissesine girmeleri şeklinde bir uygulama dinimizde mevcut değildir.</p>

<p>5. Dinimizde kabir kurbanı veya ölü kurbanı adıyla bir kurban türü bulunmamaktadır.</p>

<p>6. Kurban kanının, alna veya araba tekerleği gibi eşyalara sürülmesi inancı doğru değildir.</p>

<p>7. Evli olmayan kimselerin -gerekli mali imkâna sahip olsalar da- kurban kesemeyecekleri anlayışı yanlıştır.</p>

<p>8. Kurban kesim işlemini kadınların yapamayacağı anlayışı doğru değildir. Kesme becerisine sahip olan kişi, erkek olsun kadın olsun, kurban kesimini gerçekleştirebilir.</p>

<p>9. Büyükbaş bir kurbanlığın hissedar sayısının mutlaka 3, 5, 7 gibi tekli sayılarda olması gerektiği anlayışı doğru değildir.</p>

<p>10. Kurbanlık hayvanın gerekli yaşını tamamladığı halde henüz kapak atmamış ise kurban edilemeyeceği şeklindeki anlayış doğru değildir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>11. Kurban etlerinin mutlaka yedi fakire dağıtılması gerektiği şeklindeki anlayış doğru değildir. Kurban etini üçe bölmek müstehaptır.</p>

<p>12. Kurbanlık hayvana ortak olanların bazılarının adak veya akika niyetiyle kurbana iştirak etmesinin kurbana engel olduğu şeklindeki anlayış hatalıdır.</p>

<p>13. Seferî (yolcu) olanın kestiği kurbanın geçersiz olduğu anlayışı doğru değildir.</p>

<p>Din İşleri Yüksek Kurulu</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Dijital TV</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 00:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/DSCi83UR1pA/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="61551"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[22 Mayıs 2026 tarihli Cuma hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/diyanet-isleri-baskanliginca-hazirlanan-22-mayis-2026-tarihli-ve-soz-ahlaki-ve-sosyal-medya-konulu-cuma-hutbesi-yayini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/diyanet-isleri-baskanliginca-hazirlanan-22-mayis-2026-tarihli-ve-soz-ahlaki-ve-sosyal-medya-konulu-cuma-hutbesi-yayini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 22 Mayıs 2026 tarihli ve "Söz Ahlakı ve Sosyal Medya" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Hutbe Ayet 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/hutbe-ayet-1.webp" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:center"><strong>SÖZ AHLAKI VE SOSYAL MEDYA</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Söz, insanın iç dünyasını dışarıya yansıtan aynasıdır. Güzel bir söz; yaralı kalpleri iyileştiren merhem, kurumuş gönülleri yeşerten can suyudur. Hoş bir kelam; ruhu ilmek ilmek işleyen zarif bir nakış, hataları incitmeden düzelten nazik bir hitaptır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere, <strong>“Gönül alıcı söz, sadakadır.</strong><strong>”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Sözün tesiri, sesin yüksekliğinde değil; samimiyetin derinliğinde, üslubun inceliğinde gizlidir. Evet, en yakınımıza dahi sesimizi duyuramıyorsak, akrabalarımızla ortak paydada buluşamıyorsak, komşularımıza ulaşmaya bir yol bulamıyorsak, bunun sebeplerinden biri de konuşma usulümüzdür. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), mümini şöyle tarif etmektedir:<strong> “Mümin; insanları karalayan, lânet eden, kaba ve kötü sözlü, hayâsız birisi değildir.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Gönül kapıları, içeriden açılan kilide benzer; o kilidin yegâne anahtarı ise yumuşak bir sözdür. Kur’an-ı Kerim’de, <strong>“Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler; yoksa şeytan aralarına girer. Kuşkusuz şeytan, insanların apaçık düşmanıdır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong> buyrulmaktadır. Bu sebeple; yuvasında huzur arayan, dilini zarafetle süslesin. Evladına ulaşmak isteyen, önce onun gönlüne bir çift tatlı kelamla misafir olsun. Saygınlık bekleyen, dilini doğrulukla mühürlesin. Berekete nail olmak isteyen, sözüne dürüstlük katsın. Hâsılı, Allah Resûlü (s.a.s)’in buyurduğu üzere, <strong>“Allah’a ve ahiret gününe inanan, ya hayır söylesin ya da sussun.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Söz ahlakının en çok ihlal edildiği alanların başında dijital mecralar gelmektedir. Kimi insanlar, sanal kumar ve uyuşturucu madde gibi bağımlılıklarla; kimileri de şiddete sevk eden dijital oyunlar aracılığıyla kötülüğün günden güne yayılmasına zemin hazırlamaktadır. Kimi insanlar; kimliklerini gizleyerek kalp kırmayı, başkalarının şahsiyetine, şeref ve haysiyetine dil uzatmayı marifet saymaktadır. Kimileri de yalan haberler ile toplumun sinesine fitne ve fesat tohumları ekmektedir. Yüce Rabbimizin bu husustaki uyarısı gayet açıktır: <strong>“İnsanın yanında, söylediği her sözü kaydeden bir melek mutlaka hazır bulunur.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><sup><strong><sup>[5]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Bizler, teknolojik imkânlarla gelen tehlikeleri, fırsatların arkasına gizlenmiş sinsi tuzakları fark edebilirsek, sanal âlemin zararlarını asgari düzeye indirebiliriz. Dijital teknolojileri, etik değerlerimizi gözeterek kullanabilirsek, kültürümüzle bağdaşmayan söz ve içeriklerden kendimizi ve ailemizi muhafaza edebiliriz.</p>

<p>Hutbemizi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: <strong>“Faydasız söz ve davranışları terk etmesi, kişinin iyi bir Müslüman olduğunun göstergesidir.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><strong>[6]</strong></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Buhârî, Cihâd, 128.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Tirmizî, Birr, 48.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> İsrâ, 17/53.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Buhârî, Edeb, 31.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Kâf, 50/18.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Tirmizî, Zühd, 11; Muvatta’, Hüsnü’l-hulk, 1.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/diyanet-isleri-baskanliginca-hazirlanan-22-mayis-2026-tarihli-ve-soz-ahlaki-ve-sosyal-medya-konulu-cuma-hutbesi-yayini</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/2205-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="83735"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kurban kesmek yerine sadaka vermekle bu ibadet yerine getirilmiş olur mu?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-kesimi-gerceklesmeksizin-yalnizca-para-bagisinda-bulunmak-kurban-yerine-gecer-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-kesimi-gerceklesmeksizin-yalnizca-para-bagisinda-bulunmak-kurban-yerine-gecer-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İbadetlerin şekil, şart ve rükünleri olduğu gibi hikmetleri, amaçları ve teşri gerekçeleri de vardır. İbadetlerdeki bu özelliklerin birbirinden ayrı düşünülmesi mümkün değildir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diğer taraftan ibadetler ancak emredildikleri şekliyle yerine getirilir. Her ibadetin bir yapılış şekli vardır. Kurban ibadeti de ancak kurban olacak hayvanın usûlüne uygun olarak kesilmesiyle yerine getirilebilir. <sup>(<i>el-Fetâva’l-Hindiyye</i>, 5/291)</sup> Bedelini infak etmek suretiyle, kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz. Zira hayvanın kesilmesi bu ibadetin rüknüdür. Nitekim Hz. Peygamber <sup>(s.a.s.)</sup>, kurban meşru kılındıktan sonra her yıl bizzat kurban kesmek sureti ile bu ibadeti yerine getirmiştir. <sup>(bk. Tirmizî, Edâhî, 11 [1506-1507]; Buhârî, Hac, 117, 119 [1712, 1714]; Müslim, Edâhî, 17 [1966])</sup></p>

<p>Hz. Peygamber <sup>(s.a.s.)</sup>, Kurban Bayramı’nda Allah katında en sevimli ibadetin kurban kesmek olduğunu, kurbanın kesilir kesilmez Allah katında makbul olacağını ve kurban edilen hayvanın her bir parçasının kişinin hayır hanesine kaydedileceğini ifade etmiştir. <sup>(Tirmizî, Edâhî, 1 [1493]; İbn Mâce, Edâhî, 3 [3126])</sup></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Allah Teâlâ’nın rızasını kazanmak niyetiyle, karşılıksız olarak fakir ve muhtaçlara yardım etmek, iyilik ve ihsanda bulunmak da Müslüman’ın önemli vazifelerinden biridir. Zaruret derecesinde ihtiyaç içerisinde bulunan kimseye yardım etmek dinimizde farz kabul edilmiştir. Ancak bu iki ibadetin birbirinin alternatifi olarak sunulması doğru değildir. Bu sebeple kesme olmadan hayvanı, sadaka olarak bir kişiye vermek kurban yerine geçmez. <sup>(İbn Âbidîn, <i>Reddü’l-muhtâr</i>, 6/320)</sup> Aynı şekilde kurban bedelini de yoksullara ya da yardım kuruluşlarına vermek suretiyle, kurban ibadeti ifa edilmiş olmaz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kurban Sıkça Sorulan Sorular, Kurban'a Hazırlık</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-kesimi-gerceklesmeksizin-yalnizca-para-bagisinda-bulunmak-kurban-yerine-gecer-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/LOFX2SF61uI/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="78626"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kurbanlık hayvanın nitelikleri nelerdir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurbanlik-hayvanin-nitelikleri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurbanlik-hayvanin-nitelikleri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı, organları tam ve besili olması, hem ibadet açısından hem de sağlık bakımından önem arz eder.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı, organları tam ve besili olması, hem ibadet açısından hem de sağlık bakımından önem arz eder. Bu nedenle, kötürüm derecesinde hasta, zayıf ve düşkün, kesileceği yere gidemeyecek derecede topal, bir veya iki gözü kör, boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kırık, dili, kuyruğu, kulakları ve memelerinin yarısı kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlardan kurban olmaz. Ancak hayvanın doğuştan boynuzsuz olması, şaşı, hafif topal, hafif hasta, bir kulağı delik veya yırtılmış olması, memelerinin yarıdan daha azının olmaması, kurban edilmesine engel değildir. <sup>(Kâsânî, <i>Bedâ’i,</i> 5/75-76)</sup> Buna göre hayvanın değerini düşürücü nitelikteki kusurlar kurbana engeldir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şâfiî mezhebinde, genel olarak yukarıda sayılan kusurlardan birinin bulunması, bir hayvanın kurban olmasına engel teşkil ettiği gibi uyuz olan hayvanlar ile yem yemesini engelleyecek derecede dişlerinin bir kısmı dökülmüş olan hayvanların da kurban edilmesi caiz değildir. <sup>(Nevevî, <i>el-Mecmû</i>‘, 8/399-404)</sup></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kurban Sıkça Sorulan Sorular, Kurban'a Hazırlık</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurbanlik-hayvanin-nitelikleri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/izCI5r3HocM/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="63803"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kurban ibadetinin mahiyeti nedir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-ibadetinin-mahiyeti-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-ibadetinin-mahiyeti-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban, bir Müslüman’ın bütün varlığını, gerektiğinde Allah yolunda feda etmeye hazır olduğunun bir nişanesidir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sözlükte yaklaşmak, Allah’a <sup>(c.c.)</sup> yakınlaşmaya vesile olan şey anlamlarına gelen kurban, dinî bir terim olarak, Allah’a yaklaşmak ve O’nun rızasına ermek için ibadet maksadıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı usûlüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder. Kurban Bayramı’nda kesilen kurbana "udhiye", hacda kesilen kurbana ise "hedy" denir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akıl sağlığı yerinde, hür, mukîm ve dinî ölçülere göre zengin sayılan mümin, İlâhî rızayı kazanmak gayesiyle kurbanını kesmekle hem Cenâb-ı Hakka yaklaşmakta, hem de maddî durumlarının yetersiz olması sebebiyle kurban kesemeyenlere yardımda bulunmaktadır. Bu ibadetin ruhunda Hakk’a yakınlık ve halka fedakârlıkta bulunma anlayışı vardır. Kurban, bir Müslüman’ın bütün varlığını, gerektiğinde Allah yolunda feda etmeye hazır olduğunun bir nişanesidir.</p>

<p>Mezheplerin çoğuna göre, udhiye kurbanı kesmek sünnettir. <sup>(İbn Rüşd, <i>Bidâyetü'l-müctehid</i>, 2/191)</sup> Hanefî mezhebinde ise tercih edilen görüş, kurbanın vâcip olduğudur. <sup>(Merğînânî, <i>el-Hidâye</i>, 4/355)</sup> Kurban, -fıkhî hükmü ne olursa olsun- Müslüman toplumların belirli simgesi ve şiarı sayılan ibadetlerden biri olarak asırlardan beri özellikle milletimizin dinî hayatında önemli bir yer tutmaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kurban Sıkça Sorulan Sorular, Kurban'a Hazırlık</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-ibadetinin-mahiyeti-nedir</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 13:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/g6TXFf6BUZ8/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="41816"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana'nın Yeşil Camisi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/adananin-yesil-camisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/adananin-yesil-camisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da baharın gelişiyle bahçesindeki çiçekler açan Köprüköy Camii, dış cephesi ve minaresini saran sarmaşıkların canlanmasıyla yeşil renge büründü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Halk arasında "Yeşil Camii" olarak bilinen Köprülü Mahallesi'ndeki cami, havaların ısınmasıyla gözleri şenlendiren görünüme kavuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/adananin-yesil-camisi</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/55-14.jpg" type="image/jpeg" length="32602"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
