<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Diyanet Haber</title>
    <link>https://www.diyanethaber.com.tr</link>
    <description>Diyanet Haber / Diyanet Sınav / Diyanet Duyuru / Diyanet Hutbe / Müftülükler / İslam Dünyası / Kültür Sanat / #Keşfet / www.diyanethaber.com.tr</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 04 May 2026 12:40:24 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vekaletle kurban tanıtım toplantıları sürüyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/vekaletle-kurban-tanitim-toplantilari-suruyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/vekaletle-kurban-tanitim-toplantilari-suruyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı koordinesinde il müftülüklerince "2026 Yılı Vekalet Yoluyla Kurban Kesim Organizasyonu Tanıtım ve İstişare Toplantıları" gerçekleştiriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanlığı ile Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) koordinesinde sürdürülen 2026 Yılı Vekalet Yoluyla Kurban Kesim Organizasyonu'nun daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlamak amacıyla ülke genelinde düzenlenen tanıtım ve istişare toplantıları sürüyor.</p>

<h3><strong>Ağrı</strong></h3>

<p>Ağrı İl Müftülüğü, “2026 Yılı Vekalet Yoluyla Kurban Kesim Organizasyonu Tanıtım ve İstişare Toplantısı” düzenledi.</p>

<p><img alt="Ağrı Kurban Toplantısı 22" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/agri-kurban-toplantisi-22.jpg" width="1280" /></p>

<p>Açılışta Ağrı İl Müftüsü Dr. İhsan İlhan, “Bu meslek, sıradan bir görev değil; doğrudan doğruya dinimize ve insanımıza hizmet etme şerefidir. Yaptığımız her hizmetin, ortaya koyduğumuz her gayretin ve sergilediğimiz her amelin karşılığı ahirette karşımıza çıkacaktır. Rabbim, bizleri rızasına uygun ameller işlemeye muvaffak eylesin. Hepimize cennetini nasip etsin ve çalışmalarımızda en güzel, en verimli hizmetleri yapmayı bizlere lütfetsin.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Ağrı Kurban Toplantısı 11-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/agri-kurban-toplantisi-11-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Vekaletle kurban ibadetinin önemine vurgu yapan Başkanlık Vaizi Fatih Karazeybek ise, “Türkiye Diyanet Vakfı, yarım asra yakın süredir yürüttüğü faaliyetlerle iyiliği yeryüzünde hakim kılma gayreti içerisindedir. Vekalet Yoluyla Kurban Kesim Organizasyonu ile dünyanın farklı coğrafyalarında, hiç tanımadığımız kardeşlerimize yardım ulaştırıyoruz. Bu büyük organizasyon, sadece bir ibadetin ifası değil; aynı zamanda gönüller arasında köprü kuran, kardeşliği pekiştiren ve ümmet bilincini diri tutan önemli bir hizmettir. Bu noktada din görevlilerimize büyük sorumluluk düşmektedir. Sahada gösterilecek her bir gayret, kurulacak her bir gönül bağı ve yapılacak her bir rehberlik, iyiliğin daha geniş kitlelere ulaşmasına vesile olacaktır. Bu yıl da aynı azim ve kararlılıkla çalışarak daha fazla ihtiyaç sahibine ulaşacağımıza inanıyorum. Hep birlikte gayret göstererek, bu hayır seferberliğini en güzel şekilde neticelendireceğimize yürekten inanıyorum.” dedi.</p>

<hr />
<h3><strong>Amasya</strong></h3>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürü Metin Akbaş, Türkiye Diyanet Vakfı’nın Vekaletle Kurban Organizasyonu’nu tanıtmak amacıyla Amasya'da din görevlileriyle bir araya geldi.</p>

<p>Program, Sultan II. Bayezid Camii müezzin-kayyımı Muhammed Mustafa Göl’ün Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Açılış konuşmasını gerçekleştiren İl Müftüsü İbrahim Yavuz, Vekaletle Kurban Organizasyonu’nun önemine değinerek programa teşriflerinden dolayı Genel Müdür Akbaş’a teşekkür etti.</p>

<p><img alt="Amasya Kurban" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/amasya-kurban.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genel Müdür Akbaş, din görevlilerine Vekaletle Kurban Organizasyonu hakkında kapsamlı bilgiler vererek, bu hizmetin ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasındaki önemine dikkat çekti.</p>

<p>Program, din görevlilerinin sorularının cevaplandırıldığı istişare bölümü ve hediye takdiminin ardından sona erdi.</p>

<hr />
<h3><strong>Balıkesir</strong></h3>

<p>Balıkesir İl Müftülüğü Müftü Necdet Çetin Konferans Salonu’nda düzenlenen programa, Diyanet İşleri Başkanlık Vaizi Abdullah Okuroğlu konuşmacı olarak katıldı.</p>

<p>Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programın açış konuşmasını yapan Balıkesir İl Müftüsü Hasan Hayri Yaşar, vekalet yoluyla kurban kesiminin yalnızca bir ibadet olmadığını aynı zamanda evrensel çapta gönülleri birleştiren bir ibadet olduğunu belirtti. Müftü Yaşar, "Türkiye Diyanet Vakfı, Türkiye'nin her yerine hizmet götürmekle birlikte dünyanın farklı bölgelerindeki 150 ye yakın ülkede ihtiyaç sahiplerine ulaşan çok büyük ve güçlü bir kurum haline gelmiştir. Yürütülen hizmetlerin her geçen gün daha geniş kitlelere ulaşmasına vesile olan herkese teşekkür ediyorum." dedi.</p>

<p><img alt="Balıkesir Kurban 22-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/balikesir-kurban-22-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Daha sonra kürsüye gelen Başkanlık Vaizi Abdullah Okuroğlu ise 2026 yılı vekaletle kurban organizasyonuna ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi.</p>

<p><img alt="Balıkesir Kurban 11-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/balikesir-kurban-11-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>2026 Yılı Vekaletle Kurban Organizasyonu kapsamında 85 ülke ve 410 bölgede kurban kesimi planlandığını belirten Okuroğlu, "Filistin’de İsrail zulmü altında ezilen kardeşlerimize, milletimizin emaneti olan kurbanları zor şartlara rağmen ulaştırmak için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz." dedi.</p>

<hr />
<h3><strong>Batman</strong></h3>

<p>Batman İl Müftülüğü tarafından düzenlenen 2026 Yılı Vekalet Yoluyla Kurban Tanıtım Toplantısı, Diyanet İşleri Başkanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Nazif Fethi Yalçınkaya’nın katılımıyla Necat Nasıroğlu Külliyesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.</p>

<p>Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda konuşan İl Müftüsü Ahmet Durmuş, Batman’ın 2025 yılı vekaletle kurban organizasyonunda artış oranı bakımından Türkiye birincisi olduğunu belirterek emeği geçen tüm din görevlilerine teşekkür etti.</p>

<p><img alt="Batman Kurban" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/batman-kurban.jpg" width="1280" /></p>

<p>Toplantıda konuşan Nazif Fethi Yalçınkaya, Türkiye Diyanet Vakfı’nın “Kurbanını Paylaş, Kardeşinle Yakınlaş” temasıyla yürüttüğü vekâletle kurban organizasyonunun yurt içi ve yurt dışında milyonlarca ihtiyaç sahibine ulaştığını ifade ederek, Batman’daki başarılı çalışmalardan dolayı din görevlilerine teşekkür etti.</p>

<hr />
<h3><strong>Çanakkale</strong></h3>

<p>Çanakkale İl Müftüsü Mevlüt Topçu ve Türkiye Diyanet Vakfı Genel Müdür Yardımcısı Recep Şükrü Balkan’ın katılımıyla “Vekaletle Kurban Tanıtım Toplantısı” gerçekleştirildi.</p>

<p><img alt="Çanakkale Kurban 11" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/canakkale-kurban-11.jpg" width="1280" /></p>

<p>Toplantının sonunda Camiler ve Din Görevlileri Haftası münasebetiyle düzenlenen İl Geneli Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması ile Hafızlık Yarışması’nda dereceye giren görevlilere hediye ve teşekkür belgeleri takdim edildi.</p>

<hr />
<h3><strong>Eskişehir</strong></h3>

<p></p>

<p>Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hafiz Osman Şahin’in katılımıyla, Eskişehir’de düzenlenen toplantıya Odunpazarı ve Tepebaşı müftülükleri personelini yoğun ilgi gösterdi.</p>

<p>Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren İl Müftüsü Muharrem Gül, kurban organizasyonunun büyük bir titizlikle yürütüldüğünün altını çizdi.</p>

<p>Gül, “Kurban organizasyonumuzu devlet hassasiyeti ile yürütüyoruz. Eskişehir'deki vatandaşlarımızın teveccühü ile bağışlarımız bir önceki seneye göre takriben %100 artış göstermiştir. Bu vesileyle hemşehrilerimize teşekkür ediyor, hem de sahada gösterdikleri üstün gayret ve çabalarından dolayı hocalarımızı tebrik ediyorum.” dedi.</p>

<p><img alt="Eskişehir Kurban 11" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/eskisehir-kurban-11.jpg" width="1280" /></p>

<p>Konferansta din görevlilerine hitap eden Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hafiz Osman Şahin ise “Cenab-ı Allah'a sonsuz hamd-ü senalar olsun ki, hep birlikte bu yüce dine hizmetle şereflendik. Peygamber Efendimiz (sas)’in ‘İnsanların en hayırlısı, insanlara faydası dokunanıdır’ Hadis-i Şerif'ini kendimize şiar ediniyoruz. ‘Yeryüzünde iyilik hakim oluncaya kadar’ mottosuyla durmadan çalışıyor, başta ülkemiz olmak üzere dünya genelinde tam 149 ülkede mazlum ve muhtaçlara hizmet götürüyoruz.” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Eskişehir Kurban 22" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/eskisehir-kurban-22.jpg" width="1280" /></p>

<p>Program, 2026 yılı kurban organizasyonunda sahada izlenecek yol haritasının değerlendirilmesi ve soruların cevaplanmasının ardından sona erdi.</p>

<hr />
<h3><strong>Elazığ</strong></h3>

<p>Elazığ’da "2026 Yılı Vekaletle Kurban Kesim Programı" gerçekleştirildi.</p>

<p>Elazığ İl Müftüsü Yusuf Bingöl, kurban ibadetinin toplumsal dayanışma ve yardımlaşma ruhuna kattığı değere dikkat çekti. Müftü Bingöl, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı'nın vatandaşların emanetlerini büyük bir hassasiyet ve şeffaflıkla yerine getirdiğini vurgulayarak, il genelinde yürütülecek kurban bağışı çalışmaları hakkında katılımcılara bilgi verdi.</p>

<p><img alt="Elazığ Kurban" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/elazig-kurban.jpg" width="1280" /></p>

<p>Ardından kürsüye gelen Türkiye Diyanet Vakfı Genel Müdürü İzani Turan, vakfın hem yurt içinde hem de dünyanın dört bir yanındaki ihtiyaç sahibi coğrafyalarda yürüttüğü kurban organizasyonunun detaylarını paylaştı. Turan, milletimizin emanetlerinin titizlikle mazlumlara ulaştırıldığını belirterek, sahada aktif olarak görev yapan din görevlilerinin bu iyilik hareketindeki rehberliğinin ve gayretinin son derece kritik bir öneme sahip olduğunu ifade etti.</p>

<hr />
<h3><strong>Muş</strong></h3>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı ile Türkiye Diyanet Vakfı tarafından “Kurbanını Paylaş, Kardeşinle Yakınlaş” sloganıyla yürütülen 2026 Yılı Vekaletle Kurban Organizasyonu kapsamında Muş’ta tanıtım toplantısı gerçekleştirildi.</p>

<p>Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hüseyin Hazırlar, program öncesinde Muş İl Müftülüğünü ziyaret etti, ardından konferans programına katıldı.</p>

<p><img alt="Muş Kurban 11" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/mus-kurban-11.jpg" width="1280" /></p>

<p>Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hüseyin Hazırlar ise yaptığı sunumda, 2026 yılı organizasyonuna dair bağış süreci, yurt içi ve yurt dışı faaliyetler ile kesim ve dağıtım aşamaları hakkında bilgi verdi.</p>

<p>İl Müftüsü Nurullah Koçhan ise vekaletle kurban organizasyonunun sadece bir ibadet değil, aynı zamanda ihtiyaç sahiplerine ulaşan güçlü bir dayanışma vesilesi olduğunu ifade etti.</p>

<hr />
<h3><strong>Kayseri</strong></h3>

<p>Kayseri İl Müftülüğü tarafından 2026 yılı “Vekalet Yoluyla Kurban Kesim Organizasyonu Tanıtım Toplantısı”, Melikgazi Belediyesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.</p>

<p><img alt="Kayseri Kurban 22" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/kayseri-kurban-22.jpg" width="1280" /></p>

<p>Programda İl Müftüsü Ayvaz, vekalet yoluyla kurban kesiminin yardımlaşma, paylaşma ve kardeşlik duygularını güçlendiren önemli bir hizmet olduğunu belirterek, vatandaşların emanetlerinin büyük bir titizlikle ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Kayseri Kurban 11-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/kayseri-kurban-11-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Daha sonra söz alan Başkanlık Müftüsü Dr. Yalçın Topçu ise vekaletle kurban organizasyonunun sadece bir ibadet hizmeti değil, aynı zamanda dünyanın farklı coğrafyalarındaki mazlum ve muhtaçlara ulaşan büyük bir iyilik hareketi olduğunu ifade etti. Müftü Topçu, din görevlilerinin bu konuda vatandaşları doğru bilgilendirmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<hr />
<h3><strong>Siirt</strong></h3>

<p>Siirt İl Müftülüğünce düzenlenen toplantıda İl Müftüsü Şakir Pinal, kurban ibadetinin yalnızca bir kesim faaliyeti olmadığını, aynı zamanda gönüller arasında köprü kuran büyük bir iyilik hareketi olduğunu vurguladı.</p>

<p>Siirt’in vekâletle kurban organizasyonunda Türkiye genelinde 2. sıraya yükseldiğini belirten Pinal, bu başarıda emeği geçen ilçe müftülerine ve din görevlilerine teşekkür etti.</p>

<p><img alt="Siirt Toplantı" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/siirt-toplanti.jpg" width="1280" /></p>

<p>Toplantıda konuşan Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Nazif Fethi Yalçınkaya ise Türkiye Diyanet Vakfı’nın 1975 yılından bu yana yurt içi ve yurt dışında iyiliği yayma amacıyla faaliyet gösterdiğini belirten Yalçınkaya, vakfın zekât, burs ve sosyal yardım alanlarında geniş kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü söyledi.</p>

<p>Kurbanın yalnızca et dağıtımı değil, aynı zamanda gönül köprüleri kuran stratejik bir iyilik hareketi olduğunu vurgulayan Yalçınkaya, 2025 yılında yüz binlerce hisse kurbanın milyonlarca ihtiyaç sahibine ulaştırıldığını belirtti. Siirt’te vekalet sayısının her yıl arttığını ifade ederek, 2024 yılında 284 olan hisse sayısının 2025 yılında 685’e yükseldiğini, 2026 yılında ise bu rakamın daha da artırılması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Toplantı, katılımcıların sorularının cevaplandırılması ve karşılıklı görüş alışverişinin ardından sona erdi.</p>

<hr />
<h3><strong>Osmaniye</strong></h3>

<p>Osmaniye İl Müftülüğü ev sahipliğinde düzenlenen “2026 Vekaletle Kurban Organizasyonu Tanıtım Toplantısı”, Cebeli Bereket Osmaniye Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.</p>

<p><img alt="Osmaniye Kurban 11" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/osmaniye-kurban-11.jpg" width="1280" /></p>

<p>Osmaniye İl Müftüsü Dr. Ahat Taşcı açılışta, vekaletle kurban organizasyonunun toplumsal dayanışma açısından önemine dikkat çekerek organizasyona katkı sunan tüm din gönüllülerine teşekkür etti.</p>

<p><img alt="Osmaniye Kurban 22" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/osmaniye-kurban-22.jpg" width="1280" /></p>

<p>Programda konuşmacı olarak yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı Başkanlık Vaizi Nusrettin Öztürk, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yürütülen vekaletle kurban kesim organizasyonunun tarihsel süreci ve günümüzde ulaştığı hizmet kapasitesi hakkında bilgi verdi.</p>

<hr />
<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>TEŞKİLAT HABERLERİ, Ağrı Müftülüğü, Amasya Müftülüğü, Balıkesir Müftülüğü, Çanakkale Müftülüğü, Elazığ Müftülüğü, Eskişehir Müftülüğü, Kayseri Müftülüğü, Muş Müftülüğü, Osmaniye Müftülüğü, Siirt Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/vekaletle-kurban-tanitim-toplantilari-suruyor-1</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/eskisehir-kurban-11.jpg" type="image/jpeg" length="57680"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Diyanet Vakfı, Gana'da burs mülakatlarını tamamladı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/turkiye-diyanet-vakfi-ganada-burs-mulakatlarini-tamamladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/turkiye-diyanet-vakfi-ganada-burs-mulakatlarini-tamamladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Diyanet Vakfının (TDV) uluslararası burs programı kapsamında Gana'nın başkenti Akra'da gerçekleştirilen öğrenci mülakatları iki gün süren programın ardından tamamlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet Bursu çerçevesinde düzenlenen mülakatlarda yaklaşık 80 öğrenciyle bire bir görüşmeler yapıldı.</p>

<p>Mülakat sürecinde öğrencilerin kendilerini ifade etme becerileri, genel kültür düzeyleri, dini bilgi birikimleri ile Kur'an-ı Kerim ezberi ve okuma yeterlilikleri esas alınarak değerlendirme yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="T D V Mülakat 22" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/t-d-v-mulakat-22.jpg" width="1280" /></p>

<p>Mülakat komisyonunda yer alan TDV Temsilcisi Mehmet Emin Uslu, burs programının uluslararası öğrenci hareketliliğine önemli katkılar sunduğunu belirtti.</p>

<p>Her yıl farklı ülkelerde öğrenci seçme süreçleri yürüttüklerini ifade eden Uslu, bu kapsamda Gana'da da adaylarla bir araya geldiklerini söyledi.</p>

<p>Akra'daki programın yoğun fakat verimli geçtiğini aktaran Uslu, "İki gün içerisinde yaklaşık 80 öğrencinin mülakatını gerçekleştirdik. Öğrencilerin hem akademik yeterliliklerini hem de dini bilgi ve becerilerini kapsamlı şekilde değerlendirdik." dedi.</p>

<p>Aday seçiminde yalnızca akademik başarıya odaklanmadıklarını vurgulayan Uslu, öğrencilerin özgüveni, kendini ifade kabiliyeti ve toplumsal farkındalığının da dikkate alındığını kaydetti.</p>

<p>Uslu, mülakat sürecinin ardından belirlenen adayların nihai değerlendirme için merkeze bildirileceğini, başarılı öğrencilerin Türkiye'de eğitim görme fırsatı elde edeceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/turkiye-diyanet-vakfi-ganada-burs-mulakatlarini-tamamladi</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/t-d-v-mulakat-11.jpg" type="image/jpeg" length="19051"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Alman Noah, Didim'de Müslüman oldu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/alman-noah-didimde-musluman-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/alman-noah-didimde-musluman-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya vatandaşı Noah Backer, Aydın Didim İlçe Müftülüğü’nde gerçekleştirilen ihtida merasiminde Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Almanya vatandaşı Noah Backer, yaptığı araştırmalar ve İslamiyet’e yönelik ilgisi neticesinde Müslüman olmaya karar verdi.</p>

<p>Bu kapsamda Didim İlçe Müftülüğüne başvuran Backer için, Müftülük makamında şahitlerin huzurunda ihtida merasimi düzenlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Merasimde İlçe Müftüsü Ali Refik Demirel, Backer’a İslam dininin temel esasları olan inanç, ibadet ve ahlak konularında bilgilendirmede bulundu. Müftü Demirel, İslam’ın insanı huzura, barışa ve doğru bir yaşama yönlendiren bir din olduğunu ifade ederek, Backer’a yeni hayatında başarılar ve hayırlar diledi.</p>

<p><img alt="İ H T İ D A A Y D I N 11" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/i-h-t-i-d-a-a-y-d-i-n-11.jpg" width="1280" /></p>

<p>Müftü Demirel’in rehberliğinde Kelime-i Şehadet getirerek İslamiyet’i kabul eden Noah Backer, duygu ve düşüncelerini paylaşarak Müslüman olmanın kendisi için büyük bir huzur ve mutluluk kaynağı olduğunu dile getirdi. İhtida merasimiyle birlikte Backer, “Nuh” ismini aldı.</p>

<p>Programın sonunda Nuh’a “İhtida Belgesi” takdim edilirken, Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarından Almanca Kur’an-ı Kerim meali ile İslam dinine dair çeşitli eserler hediye edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>İHTİDA HABERLERİ, Aydın Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/alman-noah-didimde-musluman-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/f-o-t-o.png" type="image/jpeg" length="94488"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Küçükhacıbey Köyü Camii açıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kucukhacibey-koyu-camii-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kucukhacibey-koyu-camii-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çankırı'nın Eldivan ilçesine bağlı Küçükhacıbey Köyü'nde hayırseverlerin destekleriyle 9 ayda yapımı tamamlanan Küçükhacıbey Köyü Camii ve müştemilatı, törenle açıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Küçükhacıbey Köyü'nde hayırseverlerin destekleriyle 9 ayda yapımı tamamlanan Küçükhacıbey Köyü Camii ve müştemilatının açılışı için tören düzenlendi.</p>

<p>Açılışa Çankırı Valisi Hüseyin Çakırtaş, bölge milletvekilleri, Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, İl Müftüsü Mehmet Şahin, il ve ilçe protokolü ile çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p><img alt="Küçük Hacıbey Köyü Camii 22" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/kucuk-hacibey-koyu-camii-22.jpg" width="1280" /></p>

<p>Programda Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi Müezzini Rıdvan Akbaş, Sultanahmet Camii Müezzini Nafiz Duman ve Beştepe Millet Camii İmam Hatibi Tayyip Hoş Kur'an-ı Kerim tilavetinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İl Müftüsü Mehmet Şahin'in vaaz ve duası ile İlçe Müftüsü Kasım Coşkun'un irat ettiği cuma hutbesinin ardından namaz kılındı. Namazın akabinde yağmur duası yapılarak açılış kurdelesi kesildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çankırı Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kucukhacibey-koyu-camii-acildi</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/kucukhacibeykoyu-acilis-11.jpg" type="image/jpeg" length="40897"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karaca: 50 yıllık tecrübeyle hacılara hizmet ediyoruz]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/karaca-50-yillik-tecrubeyle-hacilara-hizmet-ediyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/karaca-50-yillik-tecrubeyle-hacilara-hizmet-ediyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Fatih Mehmet Karaca, Diyanet İşleri Başkanlığı olarak yaklaşık 50 yıllık tecrübeyle hacılara hizmet etmenin gururunu yaşadıklarını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suudi Arabistan'ın Ankara Büyükelçisi Fahad bin Assaad bin Abdulkareem Abualnasr, "Mekke Yolu Projesi" kapsamında, Türk hacı adaylarını Ankara Esenboğa Havalimanı'ndan kutsal topraklara uğurladı.</p>

<p>Büyükelçi Abualnasr, Ankara Esenboğa Havalimanı'ndan Hac farizası için kutsal topraklara gidecek hacı adaylarına, Suudi Arabistan'daki havalimanlarında prosedürlere tabi tutulmadan otellerine ulaşmalarını sağlayan "Mekke Yolu" projesi kapsamında işlemlerinin tamamlanması öncesinde çiçek takdim etti.</p>

<p><img alt="H A C Y O L U" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/h-a-c-y-o-l-u.jpg" width="1280" /></p>

<p>Abualnasr, "Mekke Yolu Projesi"nin işleyişini yerinde görmekten büyük mutluluk duyduğunu belirterek, "'Mekke Yolu Projesi', Suudi Arabistan Krallığı'nın vizyon projelerinden biridir. Krallığın basiretli liderliğinin talimatları doğrultusunda, hacıların ibadetlerini kolaylıkla yerine getirmelerini sağlamayı amaçlamaktadır." ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="S U U D İ A R A B İ S T A N B Ü Y Ü K E L Ç İ S İ 11" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/s-u-u-d-i-a-r-a-b-i-s-t-a-n-b-u-y-u-k-e-l-c-i-s-i-11.jpg" width="1280" /></p>

<p>Abualnasr, proje sayesinde hacı adaylarının pasaport kontrolü, gümrük ve hatta sağlık işlemleri dahil olmak üzere tüm seyahat prosedürlerini kalkış yaptıkları havalimanında tamamlayabildiklerini belirtti.</p>

<p>Hacı adaylarının Suudi Arabistan'a vardıklarında konaklama yerlerine son derece kolaylıkla ulaştırıldığını, hatta bagajlarının bile konakladıkları yerlere gönderildiğini aktaran Abualnasr, "Bu proje Türkiye'de şu anda dördüncü yılına girdi. Halihazırda İstanbul ve Ankara olmak üzere iki noktada hizmet verilmektedir. Ben de şahsen bu projeye Ankara'da üçüncü kez şahit oluyorum. Açıkçası Türk kardeşlerimizin ilettiği iyi yorumlardan anladığım kadarıyla proje hacıların ibadetlerini gerçekten kolaylaştırdı." şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Abualnasr, projeyi yürüten Suudi Arabistan'daki ve projeye katkı sağlayan Türkiye'deki kurumlara teşekkür etti.</p>

<p>Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Fatih Mehmet Karaca da projenin hayata geçirilmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek, hacı adayların sağ salim seyahat etmeleri temennisinde bulundu.</p>

<p>Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığının son zamanlarda hacılara hizmet konusunda büyük özverisi ve gayreti bulunduğunu ifade eden Karaca, Diyanet İşleri Başkanlığı olarak yaklaşık 50 yıllık tecrübeyle hacılara hizmet etmenin gururunu yaşadıklarını söyledi.</p>

<p>Bu proje vesilesiyle kutsal topraklara gidecek bir Türk hacı adayı da bu uygulamayla işlemlerin kısalmasından dolayı memnuniyetini dile getirdi.</p>

<p><strong>- "Mekke Yolu Projesi"</strong></p>

<p>"Mekke Yolu" projesi, hac farizası için kutsal topraklara gidecek hacı adaylarının, Suudi Arabistan'daki havalimanlarında prosedürlere tabi tutulmadan konaklayacakları otellere rahat ve hızlıca ulaşmalarını sağlıyor.</p>

<p>Hacı adaylarının uzun süre beklemeden havalimanlarından çıkış yapmasını amaçlayan proje, 30 Mayıs 2023'te hayata geçirilmişti.</p>

<p>Proje kapsamında hacı adayları, Suudi Arabistan'a gitmeden önce Esenboğa Havalimanı'nda Türk pasaport kontrolünden geçtikten sonra Arapça "Mekke Yolu" yazılı kendilerine ayrılan özel alanda Suudi görevlilerce karşılanıyor.</p>

<p>Suudi Arabistan'da yapılacak pasaport kontrolü ile parmak izi gibi işlemleri Esenboğa Havalimanı'nda tamamlanan ve görevlilerce kendilerine gül hediye edilen hacı adayları, Cidde veya Medine'deki havalimanlarında beklemeden kalacakları otellere geçebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/karaca-50-yillik-tecrubeyle-hacilara-hizmet-ediyoruz</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/m-e-h-m-e-t-k-a-r-a-c-a.jpg" type="image/jpeg" length="56230"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Paris'teki Türkiye Expo festivalinde Türk İslam sanatları tanıtılıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/paristeki-turkiye-expo-festivalinde-turk-islam-sanatlari-tanitiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/paristeki-turkiye-expo-festivalinde-turk-islam-sanatlari-tanitiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa'nın başkenti Paris'te, Türkiye Expo festivali bu yıl "Türk İslam sanatları" temasıyla düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Fransa tarafından Paris'te organize edilen "Türkiye Expo" festivali, Türk ve yabancı ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor.</p>

<p>Dün başlayan festivalin bu yılki teması "Türk İslam sanatları" oldu.</p>

<p>Yarın sona erecek festivalde, ebru, hat, minyatür, tezhip gibi geleneksel Türk İslam sanatlarının tanıtıldığı büyük bir stant kuruldu.</p>

<p><img alt="P A R İ S D İ T İ B 22" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/p-a-r-i-s-d-i-t-i-b-22.jpg" width="1280" /></p>

<p>Ziyaretçiler, bu sanat dallarına ilişkin bilgi edinip, Türk sanatçılarla birlikte bunları deneyimleme fırsatı buluyor.</p>

<p>Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının (YTB) Geleneksel Oyunlar Tırı'nın da çocuklarla buluştuğu festivalde, kitapseverler için de Türk kitaplarının olduğu bir stant yer alıyor.</p>

<p>İlahilerin okunduğu festivalde, Mehter Marşı çalındı.</p>

<p>Festivalde, Hazreti Muhammed'in hayatına ilişkin Fransızca bilgi verilen bir de sergi bulunuyor.</p>

<p><img alt="P A R İ S D İ T İ B 11" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/p-a-r-i-s-d-i-t-i-b-11.jpg" width="1280" /></p>

<p>Ziyaretçilere, Türk kahvesi, çayı, lokumu ve yöresel bazı lezzetler ikram ediliyor.</p>

<p><strong>- "Hattan ebruya kadar geleneksel Türk İslam sanatlarımız var"</strong></p>

<p>DİTİB Fransa Başkanı ve Paris Din Hizmetleri Müşaviri Bayram Demirtaş, festivalde yaptığı açıklamada, DİTİB Fransa'nın 40. yılı dolayısıyla dün Paris'te, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş'un da katılımıyla DİTİB Zirvesi düzenlediklerini dile getirdi.</p>

<p>Demirtaş, DİTİB Zirvesi'nde kurumlarının 40 yıldır ne yaptığını ve bundan sonraki hedeflerini ele aldıklarını belirterek, "İnanıyoruz ki Türk toplumu geçici olarak geldiği bu topraklarda inşallah asırlar boyu, dünya durduğu müddetçe kendi kimliğini, kişiliğini koruyarak ama buraya da uyum sağlayarak güçlü bir şekilde, onurlu bir şekilde var olmaya devam edecek." dedi.</p>

<p>Türkiye Expo'nun bu yıl "Türk İslam sanatları" temasıyla ziyaretçilerinin karşısına çıktığını ifade eden Demirtaş, "Hattan ebruya varıncaya kadar farklı geleneksel Türk İslam sanatlarımız var. Tabii aynı zamanda YTB'mizin de burada bir Geleneksel Oyunlar Tırı var. O da ayrı bir zenginlik kattı." diye konuştu.</p>

<p>Demirtaş, Paris'in bir sanat şehri olduğunu, Türk geleneksel sanatlarını, oyunlarını, kültürel hazinelerini festival vasıtasıyla herkesle buluşturmayı amaçladıklarını belirterek, "Hamdolsun güzel de gidiyor. Dün on bine yakın bir giriş oldu. Bugün ve yarın da inşallah bu artarak devam edecek diye düşünüyoruz. Paris'te, Fransa'da Türkiye'yi yaşamaya, yaşatmaya çalışıyoruz." ifadesini kullandı.</p>

<p><strong>- "Kadim kültürümüze ait en önemli, en elit ve en parlayan bölüm aslında sanat"</strong></p>

<p>Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Sacit Açıkgözoğlu da başta Fransa'daki iki sanatçıyla düzenlenmesi beklenen festivaldeki Türk İslam sanatları standının, kurduğu ekiple genişlediğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıkgözoğlu, bu standın festivalin önemli bir parçası haline geldiğini ifade ederek, stantlarında hat, tezhip, minyatür, katı ve ebru sanatlarının tanıtıldığını söyledi.</p>

<p>Türk kitap sanatları olarak bilinen bu sanatları burada katılımcılarla tecrübe etmeye çalıştıklarını kaydeden Açıkgözoğlu, "Kadim kültürümüze ait en önemli, en elit ve en parlayan üst seviyedeki bölüm aslında sanat." değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/paristeki-turkiye-expo-festivalinde-turk-islam-sanatlari-tanitiliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 10:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/p-a-r-i-s-d-i-t-i-b-33.jpg" type="image/jpeg" length="97582"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bazı illerde kar etkili oluyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/bazi-illerde-kar-etkili-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/bazi-illerde-kar-etkili-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mayıs ayında yurdun bazı bölgelerinde soğuk hava etkisini sürdürürken birçok şehirde sağanak yerini kar yağışına bıraktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul ile Ankara arasında önemli geçiş güzergahlarından D-100 kara yolunun Bolu Dağı kesiminde gece etkili olan sağanak, sabah saatlerinde yerini kar yağışına bıraktı.</p>

<p>Aralıklarla devam eden yağış, özellikle kara yolunun Bakacak, Karanlıkdere ve Seymenler mevkilerinde etkili oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ulaşımda aksama yaşanmazken Karayolları ekiplerinin bölgede karla mücadele çalışması sürüyor.</p>

<p>Güzergahta görev yapan trafik ekipleri, Bolu Dağı kesimini kullanacak sürücüleri uyararak trafik işaret ve işaretçilerine uymalarını istedi.</p>

<h2>Anadolu Otoyolu'nun Ankara kesiminde kar etkili oluyor</h2>

<p>Anadolu Otoyolu'nun Ankara kesiminde de geceden bu yana aralıklarla devam eden yağış nedeniyle trafikte zaman zaman aksamalar yaşanıyor.</p>

<p>Cankurtaran mevkisindeki hasarlı kazalara müdahale ediliyor.</p>

<p>Karayolları ekipleri ise Ankara-İstanbul arasındaki bölgede tuzlama çalışması yürütüyor.</p>

<h2>Adana'nın yüksek kesimlerinde kar yağışı etkili oldu</h2>

<p>Adana'nın yüksek kesimlerindeki ilçeleri de kar yağışıyla beyaza büründü.</p>

<p>Pozantı ve Feke ilçelerinde gece başlayan kar, ilerleyen saatlerde etkisini artırdı.</p>

<p>Yağış nedeniyle Pozantı Akçatekir Yaylası ile Feke Maran Yaylası beyaz örtüyle kaplandı.</p>

<p>Karayolları ekipleri de Adana-Pozantı Otoyolu'nda tuzlama ve kar küreme çalışması yaptı.</p>

<h2>Karabük</h2>

<p>Karabük kent genelinde görülen yağmur, hava sıcaklıklarının düşmesiyle yüksek kesimlerde yerini kara bıraktı.</p>

<p>Keltepe Dağı'ndaki Keltepe Kayak Merkezi'nde de kar yağışı etkisini gösterdi. Kent merkezine 23 kilometre uzaklıktaki kayak merkezinde zaman zaman da sis görüldü.</p>

<p>Bölgedeki kar örtüsü dronla görüntülendi.</p>

<p>Karabük'ü İstanbul'a bağlayan D-100 kara yolunun Kemikli rampaları mevkisi ile ilçelerin yüksek kesimlerine de kar yağdı.</p>

<h2>Düzce ve Bolu</h2>

<p>Düzce'de 3 gündür etkisini gösteren soğuk havanın yerini kara bırakmasıyla yüksek kesimler beyaz örtüyle kaplandı.</p>

<p>Kaynaşlı ilçesine bağlı Topuk, Kütüklü, Sinekli, Eğreltilik ve Sakarca yaylaları ile Dipsizgöl ve Bıçkıyanı köylerine kar yağdı.</p>

<p>Sarıçam, köknar, kayın ve gürgen ağaçlarıyla çevrili yaylalarda kar kalınlığı 10 santimetreye ulaştı.</p>

<p>Bolu'nun Gerede ve Yeniçağa ilçeleri ile Kartalkaya, Sarıalan ve Aladağ bölgelerinde de tabiat beyaza büründü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/bazi-illerde-kar-etkili-oluyor</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 10:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/kar-3.jpg" type="image/jpeg" length="60817"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Enflasyon rakamları açıklandı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/enflasyon-rakamlari-aciklandi-8</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/enflasyon-rakamlari-aciklandi-8" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enflasyon, nisanda aylık bazda yüzde 4,18, yıllık bazda yüzde 32,37 oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), nisanda aylık bazda yüzde 4,18, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 3,17 artış gösterdi. Yıllık enflasyon, tüketici fiyatlarında yüzde 32,37, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 28,59 olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, nisanda 12 aylık ortalamalar dikkate alındığında, tüketici fiyatları yüzde 32,43, yurt içi üretici fiyatları yüzde 26,48 yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aylık bazda TÜFE yüzde 4,18, Yİ-ÜFE yüzde 3,17 artış gösterdi.</p>

<p>TÜFE, nisanda geçen yılın aralık ayına göre yüzde 14,64, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 32,37 yükseliş kaydetti.</p>

<p>Yİ-ÜFE'de Aralık 2025'e göre yüzde 10,99, geçen yılın nisan ayına kıyasla yüzde 28,59 artış oldu.</p>

<p>Nisan enflasyon verilerinin açıklanmasıyla, kira artış oranı da belli oldu. Mayısta ev ve iş yerleri için uygulanacak kira artış oranı, yüzde 32,43 olarak belirlendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/enflasyon-rakamlari-aciklandi-8</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/08/enflasyon-yillik-bazda-yuzde-6178e-geriledi.jpg" type="image/jpeg" length="58591"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Elazığ'da yıldırım isabet eden caminin minaresi yıkıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/elazigda-yildirim-isabet-eden-caminin-minaresi-yikildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/elazigda-yildirim-isabet-eden-caminin-minaresi-yikildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elazığ'da yıldırımın isabet ettiği caminin minaresi yıkıldı, camide hasar oluştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kentte gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi.</p>

<p>Gök gürültülü sağanak sırasında Sürsürü Mahallesi'nde bulunan Sürsürü Camii'nin minaresine yıldırım isabet etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yıldırım etkisiyle yıkılan minareden kopan beton parçaları caminin avlusuna ve caddeye saçıldı.</p>

<p>Beton parçalarının çarptığı caminin ön cephesinde hasar oluştu.</p>

<p>İhbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, Elazığ Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü, AFAD ve polis ekipleri sevk edildi.</p>

<p>Polis yıkılan minarenin çevresine şerit çekerek güvenlik önlemi aldı.</p>

<p>Yıkılan minareden çevreye saçılan beton parçaları belediye ekiplerince iş makinesiyle temizlendi.</p>

<p>Valiliğin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan paylaşımda, kentte akşam saatlerinde etkisini artıran yağış sırasında Sürsürü Camisi'ne yıldırım isabet ettiği belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, "Valimiz Sayın Numan Hatipoğlu, minaresi yıkılan Sürsürü Camisi’nde incelemelerde bulunarak yetkililerden bilgi aldı. Can kaybı yaşanmamış olmasının en büyük teselli olduğunu belirterek tüm hemşerilerimize geçmiş olsun dileklerini iletti. Ekipler sahada çalışmalarını sürdürmektedir. Lütfen olumsuz hava koşullarına karşı dikkatli olalım." ifadeleri yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/elazigda-yildirim-isabet-eden-caminin-minaresi-yikildi</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/elazig-cami-minare.jpg" type="image/jpeg" length="50479"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Peygamberlere İman]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/peygamberlere-iman-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/peygamberlere-iman-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Hadis: Ben dünyada ve ahirette Meryem oğlu İsa’ya insanların en yakın olanıyım. Peygamberler ataları bir, anneleri ayrı kardeştirler. Dinleri ise tektir. (Buhârî, Enbiyâ, 48)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İnsanın yeryüzü serüveni ve insanlık tarihi bir peygamber ile başlar. İlk insan Hz. Âdem (as) aynı zamanda ilk peygamberdir. Yüce Allah; hak, hakikat, hikmet, merhamet ve güzel ahlak yolunda insanlığa rehberlik etmek üzere peygamberler göndermiştir. Hz. Âdem ile başlayan bu nebevi silsile, rahmet elçisi Hz. Muhammed (sas) ile sona ermiştir. Peygamber Efendimizin hadislerinde tüm peygamberlerin aynı silsilenin mensupları olduğu ifade edilmiştir. Bu yüzden aralarında hiçbir ayrım gözetmeksizin bütün peygamberlere ve onların Allah’tan getirdiklerine inanmak, İslam’ın temel inanç esaslarından biri olarak emredilmiştir. Peygamberlerin sayısıyla ilgili kesin bir bilgi olmamakla birlikte, “Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan sana kıssalarını anlattığımız kimseler de var, durumlarını sana bildirmediğimiz kimseler de var...” (Mü’min, 40/78) ayeti gönderilen peygamberlerin sayısının Kur’an-ı Kerim’de zikredilen 25 peygamberle sınırlı olmadığını göstermektedir.</p>

<hr />
<p><strong>Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu (karşılığını) görür. (Zilzâl, 99/7)</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/peygamberlere-iman-1</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/mehmet/takvim-2026/mayis-4.jpg" type="image/jpeg" length="67396"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ebu'l Feth (Fethin Babası): Fatih Sultan Mehmed]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ebul-feth-fethin-babasi-fatih-sultan-mehmed</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ebul-feth-fethin-babasi-fatih-sultan-mehmed" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fatih Sultan Mehmed kimdir? Fatih Sultan Mehme'in hayatı... Fatih Sultan Mehmed infografisi...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<hr />
<p>EBU'L-FETH (FETHİN BABASI): FATİH SULTAN MEHMED<br />
<br />
DOĞUMU: 30 MART 1432 - EDİRNE<br />
VEFATI : 3 MAYIS 1481 - KOCAELİ<br />
<br />
30 Mart 1432’de Edirne’de doğdu. Babası II. Murad, annesi ise Hüma Hatun’dur.</p>

<p>Matematik, felsefe, hadis ve tarih alanlarında derinleşen II. Mehmed; aralarında Arapça, Latince ve Farsçanın da bulunduğu sekiz dil öğrendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1444’te henüz 12 yaşındayken tahta çıksa da tecrübesizliğin getirdiği iç ve dış sorunlar nedeniyle yönetimi babasına devretti.</p>

<p>Babasının vefatıyla 1451’de ikinci kez tahta oturduğunda, zihnindeki tek büyük hedef İstanbul’un fethiydi.</p>

<p>Henüz 21 yaşındayken İstanbul’u fethedip Doğu Roma’ya son vererek "Fatih" ünvanını aldı.</p>

<p>Ali Kuşçu ve Molla Gürânî gibi büyük âlimleri çevresinde toplayarak imparatorluğu bir bilim merkezine dönüştürdü.</p>

<p>Sırbistan, Mora ve Trabzon'u fethederek ülke sınırlarını 880 bin kilometrekareden 2 milyon 214 bin kilometrekareye taşıdı.</p>

<p>Fethin Babası (Ebu’l-Feth), Roma İmparatoru (Kayser-i Rum) ve Büyük Türk (Grand Turko) ünvanlarıyla anıldı.</p>

<p>3 Mayıs 1481’de Kocaeli’de vefat eden Fatih, kendi adını taşıyan caminin haziresindeki türbesine defnedildi.</p>

<p></p>

<p></p>
<script async src="//www.instagram.com/embed.js"></script>

<blockquote class="instagram-media" data-instgrm-captioned="" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/reel/DX4KDQ2jx5x/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14">
<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4; margin-right:14px"></div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>
</div>

<div></div>

<div style="margin-left:auto; margin-right:auto"></div>

<div>
<div style="color:#3897f0"><a href="https://www.instagram.com/reel/DX4KDQ2jx5x/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="text-align:center" target="_blank">Bu gönderiyi Instagram'da gör</a></div>
</div>

<div></div>

<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4; margin-left:2px; margin-right:14px"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<div style="margin-left:8px">
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>

<div style="margin-left:auto">
<div></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>
</div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<p style="color:#c9c8cd; text-align:center"><a href="https://www.instagram.com/reel/DX4KDQ2jx5x/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="color:#c9c8cd" target="_blank">Diyanet Dijital (@diyanetdijital)'in paylaştığı bir gönderi</a></p>
</div>
</blockquote>
<script async src="//www.instagram.com/embed.js"></script></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>İnfografik</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ebul-feth-fethin-babasi-fatih-sultan-mehmed</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 17:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/f-a-t-i-h-s-u-l-t-a-n-m-e-h-m-e-d-m-a-n-s-e-t.png" type="image/jpeg" length="33789"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kıble: Müslümanların İstikameti]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kible-muslumanlarin-istikameti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kible-muslumanlarin-istikameti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İslam'da kıble neyi ifade etmektedir? Kıblenin yönü neden değişmiştir?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>عَنِ ابْنِ عُمَرَ (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ) : بَيْنَا النَّاسُ يُصَلُّونَ الصُّبْحَ فِى مَسْجِدِ قُبَاءٍ إِذْ جَاءَ جَاءٍ فَقَالَ: أَنْزَلَ اللَّهُ عَلَى النَّبِيِّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قُرْآنًا أَنْ يَسْتَقْبِلَ الْكَعْبَةَ فَاسْتَقْبِلُوهَا، فَتَوَجَّهُوا إِلَى الْكَعْبَةِ<br />
İbn ömer (ra) anlatıyor:</p>

<p>"İnsanlar Kubâ Mescidi’nde sabah namazı kılarlarken birisi geldi ve "Allah, Hz. Peygamber’e (sas), <strong>Kâbe</strong>’ye yönelmesini emreden bir Kur’an âyeti indirdi. Siz de <strong>Kâbe</strong>’ye yönelin." dedi. İnsanlar da <strong>Kâbe</strong>’ye yöneldiler."</p>

<p>(B4488 Buhârî, Tefsîr, (Bakara) 14)</p>

<p>***</p>

<p>عَنْ عَطَاءٍ قَالَ: سَمِعْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ قَالَ: لَمَّا دَخَلَ النَّبِيُّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) الْبَيْتَ دَعَا فِى نَوَاحِيهِ كُلِّهَا، وَلَمْ يُصَلِّ حَتَّى خَرَجَ مِنْهُ، فَلَمَّا خَرَجَ رَكَعَ رَكْعَتَيْنِ فِى قُبُلِ الْكَعْبَةِ وَقَالَ: ‘هَذِهِ الْقِبْلَةُ</p>

<p>Atâ’nın (ra) işittiğine göre, İbn Abbâs (ra) şöyle demiştir:</p>

<p>"Hz. Peygamber (sas) (Mekke’nin fethedildiği gün) <strong>Kâbe</strong>’ye girdiği zaman her köşesinde dua etti. Oradan çıkıncaya kadar da namaz kılmadı. Dışarı çıkınca <strong>Kâbe</strong>’nin önünde iki rekât namaz kıldı ve "<i>İşte <strong>kıble</strong>!" </i>buyurdu."</p>

<p>(B398 Buhârî, Salât, 30)</p>

<p>***</p>

<p>"قَالَ أَبُو ذَرٍّ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) :"لاَ يَزَالُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ مُقْبِلاً عَلَى الْعَبْدِ وَهُوَ فِى صَلاَتِهِ مَا لَمْ يَلْتَفِتْ، فَإِذَا الْتَفَتَ انْصَرَفَ عَنْهُ</p>

<p>Ebû Zer’den (ra) nakledildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p><i>"Kul, namazında etrafıyla ilgilenmediği sürece, Yüce Allah (cc) kuluna yönelir. Kul namazında etrafıyla ilgilenmeye başladığında, Allah (cc) da ondan yüz çevirir."</i></p>

<p>(D909 Ebû Dâvûd, Salât, 160-161)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "مَنْ صَلَّى صَلاَتَنَا وَاسْتَقْبَلَ قِبْلَتَنَا وَأَكَلَ ذَبِيحَتَنَا فَذَلِكَ الْمُسْلِمُ الَّذِى لَهُ ذِمَّةُ اللَّهِ وَذِمَّةُ رَسُولِهِ، فَلاَ تُخْفِرُوا اللَّهَ فِى ذِمَّتِهِ</p>

<p>Enes b. Mâlik’in (ra) naklettiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p><i>"Her kim bizim kıldığımız gibi namaz kılar, <strong>kıble</strong>mize yönelir ve kestiklerimizden yerse işte o kimse Allah’ın (cc) ve Resûlü’nün (cc) ahit ve emânına (güvencesine) sahip bir Müslümandır. Sakın (Allah’ın (cc) verdiği güvenceyi bozarak) ahit ve emânı hususunda Allah’a (cc) hıyanet etmeyin."</i></p>

<p>(B391 Buhârî, Salât, 28)</p>

<p>***</p>

<p style="text-align:justify">Birinci Akabe Biati’nde Allah Resûlü’ne (sas) bağlılık yemini eden Medinelilerden Kâ’b b. Mâlik (ra) anlatmaktadır: <i>"Kavmimizin müşrik olan hacılarıyla beraber Medine’den yola çıktık. Seyahat esnasında namazlarımızı kıldık. Berâ b. Ma’rûr da bizimle beraberdi. Yola çıkıp Medine’den ayrıldığımızda Berâ bize dedi ki: "Ahali! Ben bir karar vermiş bulunuyorum. Bu konuda bana katılıp katılmayacağınızı da bilmiyorum."</i> Biz, <i>"Nedir?"</i> dedik. Berâ, <i>"Vallahi şu binayı, yani <strong>Kâbe</strong>’yi arkama almayacağım. Namazımı ona doğru kılacağım."</i> dedi. Ona, <i>"Vallahi bize ulaşan (haber) Peygamberimizin (sas) sadece Şam’a doğru namaz kıldığıdır. Biz ona muhalefet etmeyi de istemiyoruz."</i> <i>dedik. Berâ (ra)</i> <i>"Ben <strong>Kâbe</strong>’ye doğru kılacağım."</i> derken, biz de <i>"Bunu yapmayacağız."</i> <i>dedik. Namaz vakti geldiğinde biz Şam’a doğru namaz kıldık, o ise <strong>Kâbe</strong>’ye yönelerek namazını kıldı."</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>"Nihayet Mekke’ye geldik. Biz onun yaptığını ayıplıyorduk. O ise bu şekilde devam etmekte ısrar ediyordu. Mekke’ye ulaştığımızda bana dedi ki: "Ey kardeşimin oğlu, Resûlullah’a (sas) git ve ona bu yolculuğum esnasında yaptığım şeyi sor. Vallahi bu konuda bana muhalefet ettiğinizi görünce içime bir şüphe düştü." Bunun üzerine ikimiz birlikte Resûlullah’a (sas) gittik. Ancak biz kendisini tanımıyorduk. Zira daha önce onu görmemiştik. Bu nedenle Mekkeli birisine rastlayınca ona Resûlullah’ı (sas) sorduk. Bize, "O'nu (sas) tanıyor musunuz?" diye sordu. Biz, "Hayır" dedik. "Amcası Abbâs’ı (ra) tanıyor musunuz?" diye sorduğunda, "Evet" diye cevap verdik. Zira o ticaret için bizim memleketimize gelirdi. Bunun üzerine adam, "Mescide girdiğinizde Abbâs’ın (ra) yanında oturan kişi Muhammed’dir (sas)." açıklamasını yaptı. Mescide girdik, gerçekten de Resûlullah (sas) Abbâs’la (ra) birlikte oturuyordu. Onlara selâm verdik. Ardından yanlarına oturduk. Yanlarına yaklaşınca Resûlullah (sas), Abbâs’a (ra), "Bunları tanıyor musun?’ diye sordu. Abbâs (ra) da, "Evet, tanıyorum. Bu, kavminin lideri Berâ b. Ma’rûr, bu da Kâ’b b. Mâlik’tir (ra). diye karşılık verdi."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Kâ’b (ra) o ânı anlatırken, <i>"Resûlullah’ın (sas), "Şair mi?’"diye sorduğunu, Abbâs’ın da, "Evet" diye cevap verdiğini unutmam."</i> demiş, ardından da olayı anlatmaya devam etmiştir: <i>"Resûlullah’ın (sas) huzurunda duran Berâ (ra), söze şöyle girdi: "Ey Allah’ın Elçisi, ben bu yolculuğa çıktım. Allah (cc) da bana İslâm’ı nasip etti. İbadetlerimde bu binayı (<strong>Kâbe</strong>’yi) arkama almayı uygun görmedim. Ben ona doğru namaz kıldım, arkadaşlarım ise bu konuda bana muhalefet ettiler. Dolayısıyla içime bir şüphe düştü. Yâ Resûlallah, buna ne dersin?’ Bunun üzerine Allah Resûlü (sas), "Sen bir <strong>kıble</strong> üzerindeydin, onda sabretseydin ya!’" buyurdu. Bundan sonra Berâ b. Ma’rûr, Resûlullah’ın (sas) <strong>kıble</strong>sine döndü ve bizimle beraber Şam’a doğru namaz kıldı. "</i> Zira Resûlullah’ın (sas) Medine’ye gelmesinden önce on altı ay kadar Medineli Müslümanlar Beytü’l-Makdis’e doğru namaz kılmışlardı.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü’nün (sas) Mekke’den Medine’ye hicretinden bir ay kadar önce Hakk’ın rahmetine kavuşan Berâ b. Ma’rûr (ra), Birinci Akabe buluşmasında Resûlullah’a (sas) ilk biat eden kimsedir. Berâ (ra), Beytü’l-Makdis’in <strong>kıble</strong> olarak tayin edildiği dönemde, yeryüzünün ilk mâbedi olan ve bütün Müslümanların gönülden bağlı bulunduğu <strong>Kâbe</strong>’ye yönelerek ibadet etme arzusunu engelleyememiştir. Hz. Peygamber (sas) dâhil bütün Müslümanların Beytü’l-Makdis’e yöneldiği dönemde, kendi kararıyla <strong>Kâbe</strong>’ye yönelmiş, bu tavrı nedeniyle de <strong>Kâbe</strong>’ye ilk yönelen kimse unvanını almıştır. Ancak Allah Resûlü (sas) kendisine, tayin edilen <strong>kıble</strong>ye yönelmesi gerektiğini söylemiştir. O (ra) da Resûlullah’ın (sas) talimatına uymuş, Beytü’l-Makdis’e dönerek ibadetlerini sürdürmüştür. Önlerinde <strong>Kâbe</strong> dururken Beytü’l-Makdis’in <strong>kıble</strong> olarak tayin edilmesi, Allah’ın (cc) hidayete erdirdiklerinden başkasına ağır gelse de Resûle tâbi olanlarla ökçesi üzerine dönenlerin ayrıştırılması gibi bir hikmete mebnidir. Beytü’l-Makdis’in <strong>kıble</strong> olarak tayin edilmesi bir imtihan olarak görülmüş, bu nedenle Allah Resûlü (sas), Berâ b. Ma’rûr’u (ra) uyarmış, o da tereddüt etmeksizin sözü edilen <strong>kıble</strong>ye yönelmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas), Mekke’de bulunduğu dönemde kendisine ilk tayin edilen <strong>kıble</strong>ye yönelirken, <strong>Kâbe</strong>’ye olan muhabbeti nedeniyle <strong>Kâbe</strong>’yi önüne almayı yani Beytü’l-Makdis ile arasına <strong>Kâbe</strong>’yi koymak suretiyle iki <strong>kıble</strong>ye de eş zamanlı olarak yönelmeyi tercih etmiştir. Resûlullah’ın ilk <strong>kıble</strong>siyle ilgili farklı değerlendirmelerin kaynağını da oradaki bu uygulama şekli oluşturmaktadır. Mekke’de olduğu gibi, Medine’ye hicret ettiğinde de Hz. Peygamber (sas), yaklaşık olarak on altı veya on yedi ay kadar Beytü’l-Makdis’e yönelerek namaz kılmaya devam etmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kıble</strong>si Beytü’l-Makdis de olsa Allah Resûlü (sas) Beytullah’a dönmeyi arzu ediyordu. Mekke’de iken <strong>Kâbe</strong>’ye yönelme imkânı vardı. Ancak Medine’de artık bu da mümkün değildi. Öte yandan Beytü’l-Makdis’e yönelmesi yahudilerin hoşuna gidiyor, "Hem bizim <strong>kıble</strong>mize uyuyor hem de dinimiz hususunda bize muhalefet ediyor." diye eleştiriyorlardı. Yahudilerin psikolojik baskısıyla atası Hz. İbrâhim’in inşa ettiği <strong>Kâbe</strong>’nin özlemi, <strong>kıble</strong>nin değiştirilmesi konusunda Hz. Peygamber’in (sas) beklentisini artırıyor ve gözlerini semaya dikip ne zaman bir emir gelecek diye bekliyordu. Nitekim Resûlü’nün beklentisine cevap veren Yüce Mevlâ (ra) bu duruma işaret etmiş ve müjdeli haberi vermişti: "<i>(Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın <strong>kıble</strong>ye çevireceğiz. (Bundan böyle), yüzünü Mescid-i Harâm yönüne çevir. (Ey Müslümanlar!) Siz de nerede olursanız olun, (namazda) yüzünüzü hep onun yönüne çevirin. Şüphesiz kendilerine kitap verilenler, bunun Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu elbette bilirler. Allah, onların yaptıklarından habersiz değildir."</i></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kıble</strong>nin değiştirilmesiyle birlikte, bu gelişmeden rahatsız olan yahudiler peygamberlerin <strong>kıble</strong>si olduğunu söyledikleri Beytü’l-Makdis’ten dönüşü yadırgadılar. Hatta, <i>"Muhammed (sas) sebat etseydi onun beklenen peygamber olduğunu kabul edecektik."</i> demeye başladılar. Halbuki onlara, "<i>Kendilerine kitap verdiklerimiz O'nu (sas) (Peygamber’i), oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Böyle iken içlerinden bazıları bile bile gerçeği gizlerler." </i>ifadeleriyle ilâhî hakikat hatırlatılmıştı.</p>

<p style="text-align:justify">Elçisi’nin (sas) arzusunu yerine getiren Allah Teâlâ (cc), <i>’"üzünü Mescid-i Harâm’a çevir.’" </i>emriyle <strong>Kâbe</strong>’yi, Müslümanların yeni <strong>kıble</strong>si olarak tayin etmiştir. Ardından da hem Hz. Peygamber’e (sas) hem de bütün Müslümanlara şu çağrıyı yapmıştır: "<i>(Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Harâm’a doğru çevir. (Ey müminler!) Siz de nerede olursanız olun, yüzünüzü Mescid-i Harâm’a doğru çevirin ki, zalimlerin dışındaki insanların elinde (size karşı) bir koz olmasın. Zalimlerden korkmayın, benden korkun. Böylece size nimetlerimi tamamlayayım ve doğru yolu bulasınız."</i></p>

<p style="text-align:justify">Bu âyetlerden sonra müminler ibadetlerinde <strong>Kâbe</strong>’ye yönelmeye başlamışlardır. Âyetin nüzûlünden haberi olmayan ve hâlâ eski <strong>kıble</strong>lerine yönelerek ibadetlerini sürdüren bazı müminler, haberi aldıklarında, namazda bile yönlerini değiştirmişlerdir. Kubâ’da insanların sabah namazı kıldığı esnada verilen haber üzerine yaşananları Abdullah b. Ömer (ra) şu şekilde anlatmaktadır: <i>"İnsanlar Kubâ’da sabah namazını kılmakta idiler. Selemeoğulları kabilesinden bir adam geldi ve "Bu gece Resûlullah’a (sas) Kur’an’dan bir âyet indi ve <strong>Kâbe</strong>’ye yönelmekle emrolundu. Siz de ona doğru yönelin." dedi. O esnada insanların yüzü Şam tarafına dönüktü. Bunun üzerine sabah namazında rükû hâlinde olan insanlar hemen <strong>Kâbe</strong>’ye yöneldiler."</i></p>

<p style="text-align:justify">Müşriklerin elinde bulunan, dolayısıyla ulaşma imkânı bulamadığı <strong>Kâbe</strong>’ye yıllar sonra geldiğinde Hz. Peygamber (sas), ilk iş olarak onu tavaf etmiş, ardından "<i>...Siz de Makâm-ı İbrâhîm’den kendinize bir namaz yeri edinin..."</i>  âyetini okumuş ve makamın arkasında namaz kılmış, sonra da Hacerülesved’e gelerek istilâm etmiştir. İbn Abbâs’ın (ra) anlattığına göre, Allah Resûlü (sas) <strong>Kâbe</strong>’ye girdiği zaman onun her köşesinde dua etmiş, oradan çıkıncaya kadar da namaz kılmamıştır. Dışarı çıkınca <strong>Kâbe</strong>’nin önünde iki rekât namaz kılmış ve <i>"İşte <strong>kıble</strong>."</i> buyurmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas), <strong>kıble</strong>ye yönelen kişinin Rabbine yöneldiğini belirtmiştir. Zira yöneldiği makam "Beytullah" yani "Allah’ın evi" olarak isimlendirilmiştir. Müslümanların Allah Teâlâ’ya (cc) olan münâcâtlarına dikkat çekmek isteyen Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur: "<i>Kul, namazında etrafıyla ilgilenmediği sürece, Yüce Allah (cc) kuluna yönelir. Kul namazında etrafıyla ilgilenmeye başladığında, Allah (cc) da ondan yüz çevirir."</i></p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas) <strong>kıble</strong>yi bütün Müslümanların yüzünün döndüğü yön olarak tayin etmiştir. Abdullah b. Ömer (ra) de, <i>"Batıyı sağ, doğuyu da sol tarafına alırsan bu ikisinin arasında kalan yön <strong>kıble</strong>dir."</i> açıklamasıyla Harem-i Şerîf’in dışında kuzey yarımkürede yaşayan Müslümanlara <strong>kıble</strong>yi tayin noktasında yardımcı olmuştur. İbadet esnasında <strong>kıble</strong>ye yönelmek gerekse de, uygulamayı zorlaştıracağı için <strong>Kâbe</strong>’ye mutlak isabet şartı aranmamaktadır. Nitekim Abdullah b. Âmir b. Rebîa’nın (ra) babasından naklettiğine göre, bir sefer esnasında karanlıkta <strong>kıble</strong>yi tayin edememişler, bunun üzerine herkes kendi tahmin ettiği yöne dönerek namazını kılmıştır. Sabah olunca durumu Resûlullah’a (sas) haber vermişler, bunun üzerine, "<i>Doğu da, batı da (tüm yeryüzü) Allah’ındır (cc). Nereye dönerseniz Allah’ın (ra) yüzü işte oradadır. Şüphesiz Allah (cc), lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir."</i> âyeti nâzil olmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Resûl-i Ekrem (sas), "<i>Biriniz tuvalet ihtiyacını giderirken önünü de arkasını da <strong>kıble</strong>ye dönmesin..."</i> uyarısında bulunmuş ve mescitte <strong>kıble</strong> yönündeki duvara tükürüldüğünü gördüğünde bundan rahatsız olmuştur. Her ne kadar <strong>kıble</strong>ye dönerek abdest bozma yasağının açık alanlara has olduğu ifade edilse de, Hz. Peygamber’in (sas) bu hassasiyetini dikkate alan Müslümanlar evlerini yaparken tuvaletlerini <strong>kıble</strong>ye dönük inşa etmekten kaçınmışlardır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kıble</strong>nin değiştirilmesi, yahudi ve hıristiyanların <strong>kıble</strong>si olan Beytü’l-Makdis’ten, sadece şeklî olarak <strong>Kâbe</strong>’ye dönüşü ifade etmemektedir. Aksine, tevhidî gelenekte yeni ve özgün kimliğin inşa sürecinin başlatılmasını ifade etmektedir. Yahudilerin, <strong>kıble</strong>nin tahvilinden hoşlanmamaları bu durumu fark etmelerinden kaynaklanmış olmalıdır. Nitekim onlar cumanın özel bir gün olarak tahsisi konusunda da aynı rahatsızlığı hissetmişlerdir. Sonraki yıllarda yahudilerin ihanetleri nedeniyle aynı coğrafyayı paylaşma, birlikte yaşama imkânı kalmadığında bu durum yine <strong>kıble</strong> üzerinden ifade edilmiştir. Bunu belirtmek için Hz. Peygamber (sas) bir diyarda iki <strong>kıble</strong>nin olamayacağını söylemiştir. Aynı zamanda birliğin temsili olarak görülen <strong>Kâbe</strong>’ye alternatif bina tesis etmeye çalışanlara karşı da önlem almıştır.</p>

<p style="text-align:justify">İslâm kültürünün şekillenmesinde <strong>kıble</strong>, hayatın merkezine yerleştirilmiştir. <strong>Kıble</strong>ye dönüş, Müslüman oluşun bir alâmeti olarak görülmüş, kişilerin değerlerine atıfta bulunulmuş, dolayısıyla kimlik tespitinde ayırıcı bir role sahiptir. Bunu ifade etmesi için, farklı mezhep ve meşrepleri içine alan, "Ehl-i <strong>Kıble</strong>" şeklinde şemsiye bir kavram üretilmiştir. Zira Hz. Peygamber (sas), kişinin inanç kimliğini tespiti noktasında bunu bir alâmet olarak değerlendirmiştir. Enes b. Mâlik’in (ra) naklettiğine göre, Peygamber Efendimiz (sas) şöyle buyurmuştur: "<i>Her kim bizim kıldığımız gibi namaz kılar, <strong>kıble</strong>mize yönelir ve kestiklerimizden yerse işte Allah’ın (ra) ve Resûlü’nün </i>(sas) <i>ahit ve emânına (güvencesine) sahip bir Müslümandır. Sakın (Allah’ın (cc) verdiği güvenceyi bozarak) ahit ve emânı hususunda Allah’a (cc) hıyanet etmeyin’" </i>Nitekim Meymûn b. Siyâh tarafından kendisine yöneltilen soruya cevap verirken, Enes b. Mâlik (ra) de Müslüman kimliğinin bu unsurlarına dikkatleri çekmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Müslüman kimliğine işaret eden <strong>kıble</strong>, hayatın tamamında kendini göstermektedir. Namazda <strong>kıble</strong>ye dönmek, kurban keserken hayvanı <strong>kıble</strong>ye döndürmek, ihtiyaç giderirken <strong>kıble</strong>ye dönmemek, ev inşa ederken tuvaletlerin yönünü <strong>kıble</strong>ye çevirmemek, cenazenin defni esnasında mevtânın yüzünü <strong>kıble</strong>ye döndürmek Müslümanlara has uygulamalardır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hadislerle İslam</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kible-muslumanlarin-istikameti-1</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 09:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2022/11/kible-muslumanlarin-istikameti.jpg" type="image/jpeg" length="16825"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Savaş Meydanında Sebat]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/savas-meydaninda-sebat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/savas-meydaninda-sebat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zaferi sayıca üstün olanlar değil, maddî ve manevî açıdan savaşa hazırlık yapanlar kazanır.  Savaşta sabır ve sebat vermesi için Allah’tan yardım istenir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3 style="text-align:justify"><span><span style="color:#b22222"><i><strong>Savaş Meydanında Sebat</strong></i></span></span></h3>

<p style="text-align:justify">“Rabbimiz! Bizi sabırla donat, bize sebat ver ve inkârcı topluluğa karşı bize yardım et!” Bakara, 2/250</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">İsrailoğuları, kaybettikleri toprakları geri almak üzere Tâlût’un komutasında sefere çıktılar. Komutan Tâlut, ordusuna “Allah sizi muhakkak bir nehirle imtihan edecek, bir avuç miktarı hariç o nehirden su içmeyin” dedi. Ancak, Tâlut’un ordusunun çoğu o nehirden kana kana içti. Düşmanın başında ise Câlût isimli çok güçlü bir komutan vardı. Düşmana yaklaşınca Tâlut’un ordusunda korku ve gevşeme alametleri ortaya çıktı. Ancak aralarında sayıları az da olsa imanları ve cesaretleri güçlü mücahidler de vardı. Onlar işte bu ayetteki duayı yaptılar.</p>

<p style="text-align:justify">Zaferi sayıca üstün olanlar değil, maddî ve manevî açıdan savaşa hazırlık yapanlar kazanır.  Savaşta sabır ve sebat vermesi için Allah’tan yardım istenir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Sebat: </strong>Bir işi sonuna kadar sürdürme, kararlılık.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bir Ayet</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/savas-meydaninda-sebat</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2022/09/savas_meydaninda_sebat_h27595_ffe17.jpg" type="image/jpeg" length="98531"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ashab-ı Kiram’dan: Ebû Eyyûb El-Ensârî (ra)]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ashab-i-kiramdan-ebu-eyyub-el-ensari-ra</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ashab-i-kiramdan-ebu-eyyub-el-ensari-ra" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Ayet: İman edip de hicret edenler, Allah yolunda cihad edenlerle onları bağırlarına basanlar ve yardım edenler var ya işte gerçek müminler onlardır… (Enfâl, 8/74)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ebû Eyyûb el-Ensârî (ra), hicretten iki yıl kadar önce hanımı Ümmü Eyyûb ile birlikte Müslüman olmuş ve ensardan İslamiyet’i ilk kabul edenler arasında yer almıştır. Hz. Peygamber’le Bedir, Uhud, Hendek ve Mekke’nin fethi başta olmak üzere bütün gazvelere katılmış; savaşlarda ona zarar gelmemesi için yanından ayrılmamıştır. Vahiy kâtiplerinden olması sebebiyle Hz. Peygamber zamanında Kur’an-ı Kerim ayetlerinin bir araya getirilmesine de hizmet etmiştir. Resûl-i Ekrem (sas), Medine’ye hicret edince devesinin çökeceği yere en yakın eve misafir olacağını söylemiş ve devenin çöktüğü yere en yakın ev olan Ebû Eyyûb’un evinde yedi ay misafir kalmıştır. Katıldığı seferlerin sonuncusu Müslümanların ilk İstanbul kuşatması olmuştur. Kuşatma devam ederken hastalanarak 669 yılında vefat etmiş, vasiyeti üzerine surlara yakın bir yere defnedilmiştir. Ebû Eyyûb’un haksızlıklara tahammül edemediği ve doğru bildiğini söylemekten çekinmediği nakledilmiş olup kendisinden 150 hadis rivayet edilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• Osmanlı Devletinin 7. Padişahı Fatih Sultan Mehmet’in vefatı (1481)<br />
• Cumhuriyet Tarihinin En Büyük Camii Büyük Çamlıca Camii’nin açılışı (2019)</strong></p>

<hr />
<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ashab-i-kiramdan-ebu-eyyub-el-ensari-ra</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/mehmet/takvim-2026/mayis-3.jpg" type="image/jpeg" length="76123"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[10 soruda kurban ibadetiyle ilgili doğru bilinen yanlışlar]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/10-soruda-kurban-ibadetiyle-ilgili-dogru-bilinen-yanlislar-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/10-soruda-kurban-ibadetiyle-ilgili-dogru-bilinen-yanlislar-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kuruluna göre, kesim gerçekleştirilmeden yalnızca bağışta bulunmak veya sadaka vermek kurban ibadeti yerine geçmez]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İslam dünyası için büyük öneme sahip Kurban Bayramı, 27 Mayıs Çarşamba günü başlayacak.</p>

<p>Müslümanların Allah'ın rızasını kazanmak için ibadet amacıyla belirli şartları taşıyan hayvanları usulüne uygun kesme işlemi Kurban Bayramı süresince gerçekleştirilecek.</p>

<p>İşte Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kuruluna göre kurban ibadetiyle ilgili doğru bilinen bazı yanlışlar.</p>

<p><strong>1 - Kesim gerçekleşmeksizin yalnızca bağışta bulunmak veya sadaka vermek kurban ibadeti yerine geçer mi?</strong></p>

<p>Kurban ibadetinin yerine getirilmesi için gerekli şartları taşıyan bir hayvanın usulüne uygun olarak kesilmesi şarttır. Kesim gerçekleşmeksizin yalnızca bağışta bulunmak veya sadaka vermek kurban ibadeti yerine geçmez. Bu bağlamda "kesimsiz kurban bağışı" adı altında yapılan bağışların hiçbir dini dayanağı bulunmamakta olup söz konusu bağışlar kurban sayılmaz.</p>

<p><strong>2 - Bir kurban hissesine birden fazla kişi ortak olabilir mi?</strong></p>

<p>Bir kurban hissesi yalnızca bir kişi içindir. İmkanı olmayan birden fazla kişinin, tek kişilik bir hisseye ortak olabileceği anlayışı dinen doğru değildir. Aynı hisseye birden fazla kişinin ortak olması halinde kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz. Bu bağlamda vekaletle kurban kesen kuruluşlar kendi adlarına değil, sadece vekalet veren kimseler adına kurban kesebilir.</p>

<p><strong>3 - Kadınlar kurban kesebilir mi?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadınların kurban kesim işlemini yapamayacağı anlayışı doğru değildir. Kesme becerisine sahip kişi, erkek veya kadın olsun, kurban kesimini gerçekleştirebilir.</p>

<p><strong>4 - Büyükbaş kurbanlıkların hissedar sayısının tekli sayılarda mı olması gerekiyor?</strong></p>

<p>Büyükbaş bir kurbanlığın hissedar sayısının mutlaka 3, 5, 7 gibi tekli sayılarda olması gerektiği anlayışı doğru değildir. Bir büyükbaş hayvana 7 kişi ortak olabildiği gibi 6 veya daha az kişi de ortak olabilir.</p>

<p><strong>5 - Kurban etlerinin mutlaka 7 fakire mi dağıtılması gerekiyor?</strong></p>

<p>Kurban etlerinin mutlaka 7 fakire dağıtılması gerektiği anlayışı doğru değildir. Kişi, kurbanını kesmesinin ardından bunun bir kısmını ihtiyaç sahiplerine, bir kısmını akraba ve komşularına verdikten sonra geriye kalan kısmını kendi evi için kullanabilir.</p>

<p><strong>6 - Yolculuk halinde olanların kestiği kurbanlar geçerli mi?</strong></p>

<p>Seferi (yolcu) olanın kestiği kurbanın geçersiz olduğu anlayışı doğru değildir. Bir kimsenin misafir olarak gittiği köyünde veya başka bir yerde kestiği kurban geçerlidir. Bu şekilde kurban kesen kişinin, daha sonra bayram günleri içinde yaşadığı yere dönünce yeniden kurban kesmesi gerekmez.</p>

<p><strong>7 - Kurban kanı alna ya da araç lastiğine sürülür mü?</strong></p>

<p>Kurban kanının, alna veya araba tekerleği gibi eşyalara sürülmesi inancı yanlıştır.</p>

<p><strong>8 - Hazreti Muhammed adına kurban kesilebilir mi?</strong></p>

<p>İnsanların bir araya gelerek topluca Hazreti Peygamber adına bir kurban hissesine girmeleri şeklinde bir uygulama İslam'da mevcut değildir.</p>

<p><strong>9 - Kabir veya ölü kurbanı kesilebilir mi?</strong></p>

<p>İslam'da "kabir kurbanı" veya "ölü kurbanı" adıyla bir kurban türü bulunmamaktadır. Ölenin vasiyeti yoksa onun adına kurban kesilmesi gerekmez.</p>

<p><strong>10 - Adak, akika ve şükür kurbanlarında yaş şartları gerekli değil mi?</strong></p>

<p>Kurbanlık hayvanın taşıması gereken vasıflar ve kesimle ilgili diğer hükümler, bütün kurban çeşitlerinde aynıdır. Bu itibarla toplum arasındaki adak, akika veya şükür olarak kurban edilecek hayvanlarda yaş gibi bazı şartların gerekli olmadığı inancı yanlıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kurban, DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/10-soruda-kurban-ibadetiyle-ilgili-dogru-bilinen-yanlislar-1</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 16:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/05/kurban-bayrami-oncesi-hastalik-ve-kesimlere-iliskin-tedbirler-alindi.jpg" type="image/jpeg" length="90719"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başkan Arpaguş, Paris'te DİTİB Zirvesi'ne katıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/baskan-arpagus-pariste-ditib-zirvesine-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/baskan-arpagus-pariste-ditib-zirvesine-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, “Peygamber Efendimizin (s.a.s) örnekliğinde inşa etmemiz, korumamız ve yaşatmamız gerek en önemli yapılardan biri, şüphesiz belki de en önemlisi aile kurumumuzdur. Aile, insanlık için en hayati kurumdur.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Fransa'nın başkenti Paris'te düzenlenen Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Zirvesi'ne katıldı.</p>

<p>DİTİB Fransa'nın kuruluşunun 40. yılı ve Mevlid-i Nebi Haftası dolayısıyla gerçekleştirilen zirvede konuşan Başkan Arpaguş, Fransa’da yaklaşık 6 milyon Müslümanın yaşadığına dikkati çekerek, “Bu büyük topluluğun içerisinde en organize toplumun Türk toplumu, sizler olduğunu memnuniyetle belirtmek isterim. Yarım asrı aşan bir geçmişin, emeğin, sabrın ve fedakârlığın neticesi olarak burada organize olan Türkler, artık bu ülkenin sosyal, kültürel ve ekonomik hayatının ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>1960’lı yıllarda başlayan iş gücü göçüyle bu topraklara gelen ilk neslin, zor şartlar altında yaşadığını anımsatan Başkan Arpaguş, “Fakat ardında güçlü bir miras bıraktı. Onlar, alın terleriyle burada sadece geçimlerini, rızıklarını temin etmediler. Aynı zamanda kimliklerini, inançlarını ve değerlerini de muhafaza ettiler. Allah onlardan razı olsun. Ahirete irtihal edenlere rahmetiyle muamele buyursun. Hayatta olanlara sağlık, afiyet ihsan eylesin.” şeklinde konuştu.</p>

<p>Başkan Arpaguş, “Bugün çok daha farklı bir tabloyla karşı karşıyayız. Eğitimli, donanımlı ve yaşadığı topluma katkı sunan güçlü bir nesil görüyoruz. Hukuktan mühendisliğe, tıptan eğitime, sanayiden kamu hizmetine kadar pek çok alanda aktif rol alan kardeşlerimiz, Fransa’da toplumsal hayata önemli katkılar sunuyor. Bu, hepimiz adına mutluluk kaynağı ve büyük bir kazanımdır.” diye konuştu.</p>

<p><strong>“DİTİB’in en önemli özelliklerinden biri, kuruluşundan bu yana sergilediği ilkesel duruştur”</strong></p>

<p>1986 yılında kurulan DİTİB’in 40 yılı aşkın süredir Fransa’daki Müslümanların dini, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarına cevap veren önemli bir çatı kuruluş olduğunu söyleyen Başkan Arpaguş, şunları kaydetti:</p>

<p>“Yüzlerce dernek, onlarca bölge ve geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren güçlü kurumsal yapısıyla DİTİB, sadece kültürel bir organizasyon değil; aynı zamanda aidiyet, dayanışma ve sorumluluk bilincinin kurumsallaşmış halini ifade etmektedir.</p>

<p>DİTİB’in en önemli özelliklerinden biri, kuruluşundan bu yana sergilediği ilkesel duruştur. Aşırılığa, radikalizme, din istismarına ve bunlara her zaman net ve kararlı bir tavır ortaya koyan DİTİB, toplumsal huzuru önceleyen, birlikte yaşama kültürünü esas alan ve farklılıkları zenginlik olarak gören bir anlayışı benimsemiş; İslam’ın rahmet, hikmet ve itidal dini olduğunu her platformda vurgulamıştır. Devlet kurumlarıyla, yerel yönetimlerle ve farklı inanç gruplarıyla kurulan yapıcı ilişkiler, bu yaklaşımın en somut göstergesidir.”</p>

<p><strong>“Türkçemizi korumak ve gelecek nesillere aktarmak, hepimizin ortak sorumluluğudur”</strong></p>

<p>Başkan Arpaguş, konuşmasına şöyle devam etti:</p>

<p>“Bu topraklar, sizler için artık bir gurbet diyarı değildir. Geçiminizi temin ettiğiniz iş yeriniz, yaşamınızı sürdürdüğünüz yuvanız ve geleceğinizi inşa ettiğiniz ikinci bir vatanınızdır. Bu gerçeği doğru okumak ve buna uygun bir bilinç geliştirmek zorundayız. Bir yandan yaşadığımız ülkenin hukukuna, değerlerine ve toplumsal düzenine saygı göstermek; diğer yandan kendi kimliğimizi, inancımızı ve kültürümüzü korumak mecburiyetindeyiz.</p>

<p>Biliyorsunuz, ilk iki nesil Fransızca konusunda zorluk çekerdi. Artık böyle bir problemimiz yok. Ancak, şimdi gençlerimiz ana dillerine vukûfiyet konusunda ciddi sıkıntılar yaşamaya başladı. Önemle ifade edeyim ki dil, bir milletin hafızası, kültür ve medeniyetin taşıyıcısıdır. Onun için Türkçemizi korumak ve gelecek nesillere aktarmak, hepimizin ortak sorumluluğudur. Çocuklarımız hem yaşadıkları bu ülkenin dilini en iyi şekilde öğrenmeli hem de ana dillerini asla unutmamalıdır.</p>

<p>Daha da önemlisi, her bir çocuğumuzun kendi inanç ve medeniyet kökleriyle sarsılmaz bir bağ kurması, bu değerleri yalnızca bilmekle kalmayıp benliğine nakşetmesidir. Çünkü değerler sistemi sadece teorik bir bilgi yığını değil, davranışlarımızı şekillendiren, kararlarımıza yön veren ve bizi biz yapan en temel yaşam rehberimizdir.”</p>

<p><strong>“İslam’ın evrensel değerleriyle tanışan çocuklarımız, büyük bir özgüvenle yarınlara yürüyecektir”</strong></p>

<p>Değerler eğitiminin erken yaşta gerçekleştirilmesini vurgulayan Başkan Arpaguş, “Zira İslam’ın evrensel değerleriyle, medeniyetimizin ilim ve irfan dünyasıyla, kültürümüzün sanat ve estetik boyutuyla tanışan yavrularımız, büyük bir özgüvenle yarınlara yürüyebilecektir. Bu noktada DİTİB’in düzenlediği Türkçe kursları, değerler eğitimi programları ve kültürel faaliyetler, bizler için son derece önemli bir imkândır. Zira yüce dinimiz İslam’ın getirdiği ilke, ölçü ve değerlerin hayata dönüştürülmesinde eğitimin rolü asla unutulmamalıdır.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>“Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır”</strong></p>

<p>“Bizim en büyük hedefimiz, değerler silsilesi üzerinden erdemli, ahlaklı ve iyi insanlar yetiştirmektir. Nesillerimizi toplumsal görev ve sorumluluklarını yerine getirebilecek bir bilinçle donatabilmektir. Bizim en büyük gücümüz ise kendi inanç ve değerlerimiz ekseninde kurduğumuz birlik, beraberlik ve kardeşliğimizdir.” ifadelerini kullanan Başkan Arpaguş, konuşmasına şöyle devam etti:</p>

<p>“Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.s) ‘Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır’ buyurmuştur. Rahmetin olduğu yerde elbette bereket de olacaktır. DİTİB, Peygamber Efendimizin (s.a.s) bu buyruğu doğrultusunda kırk yıldır bu topraklardaki kardeşlerimizin birlik-beraberliğini sağlamak için çalışmaktadır. Derneklerimiz, yöneticilerimiz ve gönüllülerimiz, bu yüce hedef etrafında kenetlenmektedir.</p>

<p>Şu an burada bulunmamızın, fedakârca bu çalışmaları yürütmemizin amacı da bu değil midir? Bizim nihai gayemiz, Peygamber Efendimizin (s.a.s) rehberliğinde bir hayat yaşayarak Allah’ın rızasını kazanmak ve ebedi kurtuluşa nail olabilmektir. İnanıyoruz ki iyi niyet ve ihlasla yapılan her hizmet, Peygamber Efendimizin (s.a.s) yolunda ortaya konulan her gayret, mutlaka karşılığını bulacaktır.”</p>

<p><strong>“Şüphesiz sen yüce bir ahlak üzeresin”</strong></p>

<p>Hizmet ve çalışmalarımızda en büyük örneğin Peygamber Efendimiz (s.a.s) olduğunu anlatan Başkan Arpaguş, “O, bizim için ‘Üsve-i hasene’dir. Onun mümtaz hayatı, tüm insanlık için numune-i imtisaldir. Zira o güzel ahlak üzere gönderilmiş bir peygamberdir. Ne buyurur Yüce Hak? Cenab-ı Hak, Onun hakkında yüce Kitabımızda, ‘Biz Seni yüce bir ahlak üzerine yarattık ve insanlara gönderdik.’ Cenab-ı Hak, Peygamberimize hitaben ‘Şüphesiz Sen yüce bir ahlak üzeresin’ buyurur ki bu ayet-i kerime de Onun ahlakının güzelliğine ve yüceliğine vurgu yapar.</p>

<p>‘İçinizden Allah’ın lütfuna ve ahiret gününe umut bağlayanlar, Allah’ı çokça ananlar için hiç şüphe yok ki, Resûlüllah’ta güzel bir örneklik vardır’ bu sebeple bizim medeniyet köklerimizde peygamber aşkı vardır. Aziz milletimizin yüreğinde, Rasulullah Aleyhissalatü Vesselam’ın daima gönüllerimizde özel bir yeri olmuştur.” şeklinde konuştu.</p>

<p>Şair Nurullah Genç’in“Keşke bir gölge kadar yakınında dursaydım, O mücella çehreni izleseydim ebedi, Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım.” dizelerini hatırlatan Başkan Arpaguş, şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Milletimizin peygamber sevgisine ve Ona duyduğu özleme tercüman olmuştur. Millet olarak bizler, Peygamber Efendimizi (s.a.s) apayrı bir muhabbetle severiz. Onu sevdiğimiz için Onun ehlibeytini, ashabını ve Onun yolundan yürüyenleri severiz. Biliriz ki Allah’ın sevgisini kazanmanın yolu, Rasulüllah’ı sevmekten, onun yoluna gönül vermekten ve onu örnek almaktan geçer.”</p>

<p><strong>“İnsanî krizlerden kurtulmak, Hz. Peygamber’in (s.a.s) getirdiği ilkeleri benimsemekle mümkündür”</strong></p>

<p>Milyonlarca insanın; savaşların, terör saldırılarının, yoksulluğun ve açlığın girdabında varoluş mücadelesi verdiğini aktaran Başkan Arpaguş, mazlumların kanları üzerine iktisadi ve siyasi hesaplar yapıldığını dile getirerek, “Adaletsizlik, haksızlık ve zulümlerin girdabında insanlık büyük bir medeniyet krizi yaşamaktadır. Tüm dünyayı kuşatan insanî krizlerden ve ahlakî buhranlardan kurtulmak, ancak Hz. Peygamber’in (s.a.s) getirdiği ilkeleri ve değerleri benimsemekle, Onu bu dünyada, Nübüvvet çağında, hem kendi hayatımıza hem de toplumsal hayatımıza hakim kılmakla olacaktır. Onun örnek hayatı, cehaletin ve asabiyetin karanlığından ilmin ve irfanın aydınlığına çıkmak isteyenlerin en büyük rehberi ve kılavuzu olacaktır. İslam’ın insanlığa umut olan ilkeleri, Onun şahsında vücut bulmuştur. Mülkün temeli olan adalet, onunla kaim olmuştur. İnsani erdemler ve toplumsal değerler, Onunla hayat bulmuştur.” dedi.</p>

<p>14 asır önce zulmün, haksızlığın, cehaletin doruğa ulaştığı bir dönemde Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in ilahî vahyin rehberliğinde insanlığın önüne ufuk açtığını anlatan Başkan Arpaguş, “Cahiliye karanlığını İslam’ın aydınlığıyla asrısaadete çevirmiştir. Onun inşa ettiği toplumda Müslümanlarla beraber gayrimüslimler de huzur ve güven içinde yaşamıştır. Peygamber Efendimizin (s.a.s) toplum anlayışında ırkçılığa, asabiyete ve taassuba asla yer olmamıştır. Siyahın beyaza, zenginin fakire, işçinin işverene, amirin memura hiçbir üstünlüğü yoktur. Onun inşa ettiği toplumda insanın onuru, imanın izzeti ve takva yegane üstünlük ölçüsü olmuştur.” diye konuştu.</p>

<p><strong>“İslam’ın hakikatlerini çağın idrakine sunmak, Müslümanlar olarak bizim vazifemizdir”</strong></p>

<p>Başkan Arpaguş, konuşmasına şöyle devam etti:</p>

<p>“Unutmayalım ki bugün yaşadığımız çağı asrısaadete dönüştürmek bizim elimizde. Rabbimizin çağrısına kulak vererek, Efendimizin (s.a.s) örnek hayatından alacağımız ilhamla İslam’ın hakikatlerini çağın idrakine sunmak, Müslümanlar olarak bizim başlıca vazifemizdir. Meselelerimizi basiret ve ferasetle çözerek milletimiz, nesillerimiz ve tüm insanlık için daha güzel bir gelecek hazırlamanın gayretini gütmeliyiz. Bu uğurda yılmadan, yorulmadan samimiyetle, azimle ve sebatla çalışmaya devam etmeliyiz.</p>

<p>Bu inancı ve bu kararlılığı her birimizin kuşanması gerekir. Bu anlayışı öncelikle kendi hayatımıza hâkim kılmalıyız. Çocuklarımızı, gençlerimizi, Efendimizin (s.a.s) örnek ahlakıyla tanıştırmalıyız. Onları Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam’ın temsil ettiği değerlerle buluşturmalıyız. Kalplerimizde filizlenen, ailemizde yeşeren ve milletimizde boy veren gösteren iyilikleri, güzellikleri dalga dalga bütün insanlığa ulaştırmalıyız. Bu, Rabbimize imanın ve ahdimize vefanın bir gereğidir. Ümmeti olmakla iftihar ettiğimiz Peygamberimize (s.a.s) muhabbetimizin ve sadakatimizin bir göstergesidir.”</p>

<p><strong>“Peygamber Efendimizin örnekliğinde korumamız gerek en önemli yapılardan biri aile kurumudur”</strong></p>

<p>“Peygamber Efendimizin (s.a.s) örnekliğinde inşa etmemiz, korumamız ve yaşatmamız gerek en önemli yapılardan biri, şüphesiz belki de en önemlisi aile kurumumuzdur. Aile, insanlık için en hayati kurumdur. Geçmişten günümüze insanın en temel sığınağı aile olmuştur.” İfadesini kullanan Başkan Arpaguş, “Aile, toplumun özü, çekirdeğidir. Sağlıklı bir toplum, ancak sağlıklı ailelerden oluşabilir. Toplumsal huzur ve güven ortamı, o toplumu oluşturan aile kurumunun sağlam ve güçlü olmasına bağlıdır. Ne var ki bugün aile kurumunu tehdit eden pek çok yıkıcı unsurla da karşı karşıyayız. Medya araçları üzerinden yapılan propagandalarla maalesef aile kurumu hedef alınıyor. Hiçbir sınır tanımaksızın her türlü değerin tüketim aracına dönüştürüldüğü bir hayat tarzı, yeni medya üzerinden adeta herkese, hepimize dayatılmak istenmektedir.” dedi.</p>

<p><strong>Başkan Arpaguş, şunları söyledi:</strong></p>

<p>“Buna maruz kalan nesillerin zihin ve gönül dünyalarında ne yazık ki telafisi mümkün olmayan tahribatlar ve yaralar açılıyor. Gençler, inanç, değer, kültür ve ahlak bakımından ciddi bir zihin erozyonuna maruz kalıyor. Değer algılarında meydana gelen bozulma, ahlaki yozlaşma, bencilleşme, manevi değerlerden kopuş ve bağımlılıklar, aile yapımızı ve hayatımızı ciddi anlamda sarsıyor, örseliyor. Ülkemizde ve tüm dünyada evlilik ve nüfus artış hızının düşmesi, buna karşın boşanma oranlarının artması, söz konusu tehdidin boyutunu bütün açıklığıyla gözler önüne sermektedir. Teknolojik gelişmelerle birlikte sosyal ilişkilerin farklı mecralara taşındığı günümüzde aileyi ve fıtratı koruma noktasında daha büyük bir hassasiyet ve gayrete ihtiyaç olduğunun da altını çizmek gerekiyor. Zira aileyi kaybedersek, her şeyimizi, geleceğimizi kaybederiz.</p>

<p>Bu noktada Peygamber Efendimizin (s.a.s.) hayatı ve sünnet-i seniyyesi, bizim için son derece değerli bir örnekliktir. Aileye yönelik tehdit ve saldırıların arttığı, insanların aile kurmaktan ve aile sorumluluğu üstlenmekten uzaklaştığı bir çağda; aileyi merhamet ve fedakârlık yuvası, ülfet ve muhabbet ocağı yapacak bütün çözümler, Allah Resulünün örnek hayatında mevcuttur. O yüzden Efendimizin (s.a.s) hayatını iyi öğrenmeli, sevgisini çocuklarımızın gönlüne yerleştirmenin çaba ve gayreti içinde olmalıyız. Bu doğrultuda imkânlar dâhilinde her akşam az da olsa Efendimizin hayatından 1 ve 2 sayfa olacak dersler ve halkalar terkip etmeliyiz.”</p>

<p><strong>Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle tamamladı:</strong></p>

<p>“Sevgili gençler! Yeryüzünde iyiliğin, güzelliğin, merhametin varlığı ve geleceği sizin gayretlerinize bağlıdır. Sizler bizim yarınlarımızsınız, umudumuzsunuz. Yarının dünyasını sizler kuracaksınız. Büyüklerinizin eksik bıraktıklarını sizler tamamlayacaksınız. Unutmayın ki güçlü bir gelecek ancak sağlam temeller üzerine inşa edilebilir. O sağlam temel de sizin imanınız, inancınızdır, kimliğinizdir, kültürünüzdür, ahlakınızdır. İnancını ve kimliğini kaybedenler geleceklerini de kaybederler.</p>

<p>Bu sebeple sizlerden beklentimiz şudur: İnancınızı iyi öğrenmeli, değerlerinize sahip çıkmalı, kendinizi bilgiyle, bilimle, hikmetle, güzel ahlakla geleceğe hazırlamalısınız. Dünya çok hızlı değişiyor, artık dijital bir çağda yaşıyoruz. Dijital çağın sunduğu imkânlar kadar, beraberinde getirdiği risklerin de farkında olmalısınız.</p>

<p>DİTİB, sizler için burs programları, akademik destekler, gençlik zirveleri, kamplar ve çeşitli eğitim faaliyetleri düzenlemektedir. Bu imkânlardan en iyi şekilde faydalanmalısınız. İnanıyorum ki sizler, inancınızla, bilginizle, ahlakınızla; fedakar, cefakar, 40-50-60 yıldır bu topraklara sizi taşıyan nesillerden daha güzel, mutlu, huzurlu bir gelecek inşa edecek kabiliyettesiniz. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken, bu anlamlı buluşmada emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Kuruluşundan bugüne kadar derneklerimizin bünyesinde görev almış tüm yöneticilere, fedakârca çalışan görevlilere, gönüllülerimize şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti’nin Fransa’daki temsilciliklerine ve yerel makamlara da yapıcı işbirlikleri için hassaten teşekkür ediyorum. Bu vesileyle DİTİB’in 40. kuruluş yıl dönümünü tebrik ediyor, hayırlı hizmetlerle dolu nice yıllara ulaşmasını temenni ediyorum. Diyanet topluluğunun, Türkiye’deki bütün kardeşlerimizin ve Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın selamlarını iletiyorum.”</p>

<p>Zirveye, Türkiye'nin Paris Başkonsolosu Kerem Yılmaz, DİTİB Fransa Başkanı ve Paris Din Hizmetleri Müşaviri Dr. Bayram Demirtaş ile çok sayıda konuk katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Paris’te resmi temaslarda bulundu</strong></p>

<p>Başkan Arpaguş, çeşitli temaslarda bulunduğu Fransa’da, Türkiye’nin Paris Büyükelçisi Yunus Demirer’i ziyaret etti. Daha sonra Paris Din Hizmetleri Müşavirliğine ziyarette bulunan Başkan Arpaguş, Bayram Demirtaş'tan çalışmalar hakkında bilgi aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Safi Arpaguş</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/baskan-arpagus-pariste-ditib-zirvesine-katildi</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/ditip-zirvesi.jpg" type="image/jpeg" length="37137"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ezan: İslam'ın Çağlar Aşan Çağrısı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ezan-islamin-caglar-asan-cagrisi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ezan-islamin-caglar-asan-cagrisi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İslam'da ezanın önemi nedir? Ezanın bize verdiği mesajlar nelerdir?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>".أَنَّ النَّضْرَ بْنَ سُفْيَانَ حَدَّثَهُ أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ يَقُولُ: كُنَّا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) فَقَامَ بِلاَلٌ يُنَادِى فَلَمَّا سَكَتَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : “مَنْ قَالَ مِثْلَ هَذَا يَقِينًا دَخَلَ الْجَنَّةَ<br />
Nadr b. Süfyân (ra), Ebû Hüreyre'yi (ra) şöyle derken işitmiştir: “<i>Resûlullah (sas) ile birlikteydik, derken (namaz vakti girdi ve) Bilâl (ra)  kalkıp <strong>ezan</strong> okudu. Bitirdiğinde Resûlullah (sas) şöyle buyurdu: "Kim gönülden inanarak bunun söylediklerini söyler (<strong>ezan</strong>ı tekrar eder)se cennete girer.""</i></p>

<p>(N675 Nesâî, Ezân, 34)</p>

<p>***</p>

<p>"..عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : “لاَ يُرَدُّ الدُّعَاءُ بَيْنَ الْأَذَانِ وَالْإِقَامَةِ</p>

<p>Enes b. Mâlik'ten (ra) nakledildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: <i>“<strong>Ezan</strong> ile kâmet arasında yapılan dua geri çevrilmez.”</i></p>

<p>(D521 Ebû Dâvûd, Salât, 35)</p>

<p>***</p>

<p>"..عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: “لَوْ يَعْلَمُ النَّاسُ مَا فِي النِّدَاءِ وَالصَّفِّ الْأَوَّلِ ثُمَّ لَمْ يَجِدُوا إِلَّا أَنْ يَسْتَهِمُوا عَلَيْهِ لَاسْتَهَمُوا</p>

<p>Ebû Hüreyre'den (ra) nakledildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: <i>“İnsanlar <strong>ezan</strong>daki ve birinci saftaki (sevabı) bilselerdi, <strong>ezan</strong> okumak ve birinci safta yer almak için aralarında kura çekmekten başka bir yol bulamazlar ve (sonunda) kura çekerlerdi...”</i></p>

<p>(B615 Buhârî, Ezân, 9; M981 Müslim, Salât, 129)</p>

<p>***</p>

<p>".عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيِّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: “الْمُؤَذِّنُ يُغْفَرُ لَهُ مَدَى صَوْتِهِ، وَيَشْهَدُ لَهُ كُلُّ رَطْبٍ وَيَابِسٍ، وَشَاهِدُ الصَّلاَةِ يُكْتَبُ لَهُ خَمْسٌ وَعِشْرُونَ صَلاَةً، وَيُكَفَّرُ عَنْهُ مَا بَيْنَهُمَا</p>

<p>Ebû Hüreyre'den (ra) rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur: <i>“Müezzin, sesini ulaştırmak için ne kadar güç sarf ederse o kadar bağışlanır. Kuru ve yaş (ne varsa hepsi) onun lehine şahitlik eder. (Cemaatle) namaza katılan kimseye de yirmi beş namaz (sevabı) yazılır ve iki namaz arasındaki (günahları) affedilir.”</i></p>

<p>(D515 Ebû Dâvûd, Salât, 31)</p>

<p>***</p>

<p>".عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ: أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: “مَنْ قَالَ حِينَ يَسْمَعُ النِّدَاءَ: اللَّهُمَّ رَبَّ هَذِهِ الدَّعْوَةِ التَّامَّةِ وَالصَّلاَةِ الْقَائِمَةِ، آتِ مُحَمَّدًا الْوَسِيلَةَ وَالْفَضِيلَةَ، وَابْعَثْهُ مَقَامًا مَحْمُودًا الَّذِى وَعَدْتَهُ، حَلَّتْ لَهُ شَفَاعَتِى يَوْمَ الْقِيَامَةِ</p>

<p>Câbir b. Abdullah'tan (ra) rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: <i>“Kim <strong>ezan</strong>ı işitince, "Ey bu mükemmel davetin ve kılınan namazın Rabbi olan Allah'ım! Muhammed'e (sas) sana yaklaştıran her türlü vesileyi ve fazileti ihsan et. O'nu (sas), kendisine vaad etmiş olduğun Makâm-ı Mahmûd'a kavuştur." derse kıyamet günü şefaatim ona helâl olur.”</i></p>

<p>(B614 Buhârî, Ezân, 8; D529 Ebû Dâvûd, Salât, 37)</p>

<p>***</p>

<p style="text-align:justify">İslâm tarihinin sayfaları arasında gözyaşları ile saklanmış şöyle bir <strong>ezan</strong> hikâyesi vardır: Hz. Peygamber (sas), tebliğ vazifesini tamamladıktan sonra, ardında sevgisini bırakarak vefat etmişti. Ashâbı ona doyamamıştı. Bunlardan birisi de Sevgili Nebî'nin (sas), “<i>müezzinlerin efendisi</i> ” diye <strong>ezan</strong>ını ve müezzinliğini tebrik ettiği Habeşli Bilâl'di (ra). Vefatın ardından üzüntüsünden duramamıştı Bilâl (ra) Medine'de. Bastığı, gördüğü her yer O'nu (sas) hatırlatıyor, dokunduğu her şey elemini, özlemini artırıyordu.</p>

<p style="text-align:justify">“Resûlullah'tan (sas) sonra kimse için <strong>ezan</strong> okumayacağım/okuyamayacağım.” demişti Bilâl (ra). Uzaklaşmak istedi Medine'den. Hiç kıramayacağı Hz. Ebû Bekir'i (ra) bile buna ikna etti; Şam'a gitti. Ancak ruhuna işleyen peygamber sevgisini ve aşkını geride bırakmak ne mümkündü! Gönlünden hiç çıkmayan Resûlullah (sas), bir gece rüyasında görünüverdi, <i>“Yâ Bilâl! Bu cefa nedir? Beni ziyaret edeceğin vakit gelmedi mi?”</i> diyordu. Daha fazla dayanamadı Bilâl (ra). Hemen yollara düştü; onun elinin değdiği, ayağının dokunduğu yerleri yine göreyim diyerek döndü Medine'ye. Geldiğinde sabah namazı vakti girmek üzereydi. Doğrudan Ravza'ya, Resûlullah'ın (sas) kabr-i şerîfine gitti. Mübarek kabrine yüzünü sürdü, ağladı ve yüreğindeki hasreti gözyaşlarıyla söndürmeye çalıştı. Derken Peygamberimizin (sas) torunları Hasan (ra) ve Hüseyin (ra) çıkageldiler. Bilâl (ra) onlara sarıldı, kokladı. Onlar da dedelerinin günlerini hatırladılar; özlemişlerdi Bilâl'in (ra) sesinden <strong>ezan</strong> dinlemeyi. Hatırayı yâd etmek üzere <strong>ezan</strong> okumasını istediler Bilâl'den (ra). Medineliler de hasretti Bilâl'in (ra) sesine. Bu peygamber müezzininin okuduğu <strong>ezan</strong>ın gönüllerindeki ve kulaklarındaki hatırası ve hatırlattıkları bir başkaydı. Kabul etti Bilâl (ra) ve Peygamber (sas) zamanında olduğu gibi mescidin damına çıkıp, “Allâhü ekber” dediğinde, Medine dikkat kesildi. “Eşhedü en lâ ilâhe illâllâh.” dediğinde Medine çalkalandı. “Eşhedü enne Muhammeden Resûlullâh.” deyince Bilâl (ra), sanki Peygamber (sas) dirilmiş diye sokaklara döküldü halk. Bir şehir halkı ağlıyordu; hıçkırıklara boğulan Medineliler, o gün Allah Resûlü'nün (sas) vefatından sonra en hüzünlü günlerini yaşamıştı.</p>

<p style="text-align:justify">Bu olay, <strong>ezan</strong>ın içeriğini, mesajını ve anlamını, yaşanmış bir vakıa olarak bütün tazeliğiyle bize anlatması bakımından önemlidir. <strong>Ezan</strong> her okunduğunda ve her okunduğu yerde; ilk gün okunduğu gibi, o gün Bilâl'in (ra) okuduğu gibi, büyük mânâlar, coşkular ve hatıralar yaşatır gönülden dinleyenlere ve anlayanlara.</p>

<p style="text-align:justify">Aslında <strong>ezan</strong>, namaz vaktinin girdiğinin belli ifade kalıplarıyla ilânı, bildirimi demektir. Namaza başlanırken de haber vermek için tekrar edilir sözleri. O zaman “kâmet” olur adı. <strong>Ezan</strong>, vaktin girdiğini; kâmet ise namazın başladığını bildirir. Bu iki mübarek çağrı arasında edilen dualar ise geri çevrilmez. Bu bakımdan <strong>ezan</strong>, namaz gibi kulluğun zirvesini ifade eden bir ibadetle birlikte anılmalı ve düşünülmelidir. Nitekim Kur'ân-ı Kerîm'de iki yerde doğrudan “<strong>ezan</strong>” yerine “namaza çağrı” ibaresi zikredilmekte;“<strong>ezan</strong>” ve “müezzin” kelimeleri ise farklı bağlamlarda “bildirmek” anlamında kullanılmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Aynı şekilde neredeyse ilgili bütün hadislerde de <strong>ezan</strong>, namaz ile birlikte dile getirilmektedir. Zaten <strong>ezan</strong>ın ortaya çıkışı da, Hz. Peygamber'in (sas), müminlere namaz vaktinin girdiğini bildirecek ve onların namaz için cemaat oluşturmak üzere mescitte toplanmalarını sağlayacak bir çağrı vasıtası arayışının sonucunda olmamış mıydı?</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Ezan</strong>, kelime anlamına uygun bir şekilde, dünya üzerindeki saat farkı sebebiyle her an ve günde beş defa Allah'ın (cc) büyüklüğünün ve İslâm inanç esaslarının ilânıdır. Kulluğun, yüksek bir mekândan, yüksek bir sesle en büyük varlığa arzıdır aynı zamanda. Nasıl ki Rabbimiz Allah (cc), yüce kitabı Kur'ân-ı Kerîm'de, <i>“Ben, cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.”</i>  buyurmaktadır, işte Hz. Bilâl'in (ra) ilk okuduğu andan itibaren yeryüzünün her yerinde her an okunmakta olan <strong>ezan</strong> da âdeta bu ilâhî fermana bütün varlıklar adına bir cevap, bir icabettir.</p>

<p style="text-align:justify">Bir mânâda <strong>ezan</strong>, günde beş defa, “Evet, Yâ Rabbi! Sadece seni yüceltiyoruz ve senden başka ilâh olmadığına, Muhammed'in (sas) senin elçin olduğuna, kurtuluş ve mutluluğun bunda olduğuna inanıyor ve şahitlik ediyoruz.” demektir. Allah Teâlâ'nın (cc) “kendisine iman eden kullarından sadece O'na (cc) ibadet etmelerini istemesine”, sanki kulları tarafından verilmiş bir cevaptır. Nitekim Hz. Peygamber'in (sas), <i>“Müezzini işiten hiçbir cin, insan, ağaç, taş yoktur ki, (kıyamet günü) onun lehine şahitlik etmesin.”</i>  ya da bir başka hadisinde, <i>“Müezzin, sesini ulaştırmak için ne kadar güç sarf ederse, o kadar bağışlanır. Kuru ve yaş (ne varsa hepsi) onun lehine şahitlik eder. (Cemaatle) namaza katılan kimseye de yirmi beş namaz (sevabı) yazılır ve iki namaz arasındaki (günahları) affedilir.”</i>  buyurması, bir yönüyle bütün âlemin, kulluğunu ve teslimiyetini âlemlerin Rabbine arz etmesine vesile olan müezzine minnetini ifade etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu bağlamda, <strong>ezan</strong>ın ilk ortaya çıkışındaki sır da biraz aydınlanmaktadır. <strong>Ezan</strong>, doğrudan bir vahiy ya da peygamber buyruğu olarak değil de, sahâbenin istişaresi, düşünmesi, ıstırabını çekmesi neticesinde Abdullah b. Zeyd (ra) ve Ömer b. Hattâb (ra) gibi sahâbîlerin rüyasında öğretilmişti. Böylece, dinî uygulamaların tespitinde ender görülen bir tarzda <strong>ezan</strong>, başlangıcından itibaren kullarının katkısıyla Yüce Yaratıcı'ya (cc) ve O'nun (cc) Kutlu Elçisine (sas) övgü ve bağlılık nişanesi olarak ortaya çıkmıştı. Bu nedenledir ki <strong>ezan</strong>, Hz. Ebû Bekir'in (ra) de ifade ettiği gibi, “İmanın bir şiarıdır.” İşte o günden beridir <strong>ezan</strong>, Muhammed ümmetinin simgesi ve ortak değeri olmaya devam etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Bir Müslüman, daha yavrusu dünyaya ilk gözlerini açtığında kulağına <strong>ezan</strong> okuyarak, âdeta ona kimliğini ve şiarını fısıldamaktadır. Bu, Resûlullah'ın (sas) torunu Hasan (ra) doğduğunda onun kulağına <strong>ezan</strong> okumasıyla sünnet olmuş bir uygulamadır. Böylece, âdeta insanı bütün erdemlere götürecek, özgürleştirecek ve bütün sapkınlıklardan koruyacak temel öğretileri içeren <strong>ezan</strong>ın, gözlerini açtığı anda kulağına fısıldanmasıyla, çocuğun ilk mânevî aşısı yapılmış olmaktadır. Bütün mânevî kirlerin, kötülüklerin, sapkınlıkların ve şeytanca işlerin, hayatı boyunca o çocuktan uzak durması için yapılan bir duadır bu anlamda <strong>ezan</strong>. Çünkü <strong>ezan</strong>ın bir gücü de budur. <strong>Ezan</strong>ın bulunduğu ve duyulduğu yerde, kötülükler ve şeytan barınamaz. Muhammedî seda, yerden göklere doğru, <i>“sözlerin en temiz ve güzel olanının O'na (cc) yükselmesi”</i>  gibi yükselirken, rahmet kapılarını da açar ve bütün bir âlemi kirlerinden arındırır. Zamanı, vakti, kulluğu ve en büyüğü unutturanlar, kutsal çağrı boyunca ortadan kaybolur. Ortalık huzur, sükûn ve kurtuluş muştusuyla dolar. Nitekim Resûl-i Ekrem (sas) namaz için <strong>ezan</strong> okunduğu zaman şeytanın dönüp onu duymayacağı yere kadar uzaklaştığını, <strong>ezan</strong> bitince geri gelse de kâmet edilmeye başlanınca tekrar dönüp kaçtığını anlatmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Usulünce ve samimiyetle okunan <strong>ezan</strong>ın, Müslümanın içine işleyerek durup kulak vermesini sağlaması ve içinde namaza koşma coşkusu uyandırması, bu Peygamber buyruğundaki hakikati bizim idrakimize sunan bir tecrübedir. Bir yandan şeytanı uzaklaştıran ilâhî çağrı, öte yandan insanı Rabbine yaklaştırıyor. Bu nebevî haber, <strong>ezan</strong> okunmasıyla birlikte uzaklaşan şeytandan kurtulan temiz fıtratın sesine uyan, <strong>ezan</strong> ile ruhunda oluşan uyanışın bıraktığı mânevî lezzet ve hazzı tadan nicelerinin hidayete ermesindeki hikmeti de açıklar gibidir. Fıtrat nuruyla vahiy nurunun birleştiği bir an, bir neşe dalgası oluverir <strong>ezan</strong>.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Ezan</strong>, Allah'ın (cc) büyüklüğünü, yegâne ilâh olduğunu ve Hz. Muhammed'in (sas) O'nun (cc) elçisi olduğunu bütün âleme ilân ettikten sonra, bütün ibadetlerin özünü ve mânâsını ihtiva eden namaz için huzura çağrı yapmakta ve akabinde kurtuluş yolunun bu olduğunu insanlara hatırlatmaktadır. Dünyaya dalmış, varlığın gayesini, insan olmayı, yönünü ve yörüngesini unutmuşlara bir hatırlatma... Bu bakımdan <strong>ezan</strong> bir uyarıdır aynı zamanda. Hayatın akışına kapılmış olan insana, yaptığı her ne ise büyük bir işmiş gibi görse de ondan daha büyük ve önemli olanı bir ilândır <strong>ezan</strong>. Allah (cc) bütün azametiyle ve hâkimiyetiyle hissedilir <strong>ezan</strong>ın okunmasıyla. Allah'tan (cc) başka büyük, O'ndan (cc) daha önemli, bilgili, kudretli bir varlığın olmadığının ifadesidir “Allâhü ekber'ler. Şehâdetler, Allah'tan (cc) başkasına kulluktan kurtarır, özgürleşmenin reçetesini verir Allah'ın (cc) kullarına. “Hayye ale's-salâh” ile namaza davet edilir insan, özgürlüğü perçinlensin, secdeden mi'raca yükselsin diye. Kurtuluşa çağrıdır, “Hayye ale'l-felâh”, hem de bir müjdedir. Sabah <strong>ezan</strong>ındaki, “es-Salâtü hayrun mine'n-nevm” tatlı uyku özelinde dünyevî zevklerden daha hayırlı şeylerin olduğunu hatırlatır insana. Ve nihayet, “Allâhü ekber, lâ ilâhe illâllâh” bir kez daha vurgular ki Allah (cc) en büyüktür, yalnız Allah (cc) en büyüktür. <strong>Ezan</strong>ın akabinde kılınan namazla, bu ulvî mânâ ve mesaj bütünleşir, tamam olur. Peygamber Efendimizin (sas), <i>“gözümün nuru”</i>  dediği namazla birlikte daha bir anlam kazanır <strong>ezan</strong>. “Allâhü ekber'lere en güzel cevap olarak bu büyüklük karşısındaki boyun eğişi simgeler rükûlar ve secdeler. Böylece, <strong>ezan</strong>ın sözlerindeki iman ve amel birlikteliğine vurgu, fiiliyat olur; bir kulluk bilinci ve eylemi olarak Rabbe yükselir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu şekliyle <strong>ezan</strong>, tam bir iman kelimesi, kuldan Rabbine doğru yükselen inanç ve bağlılık ifadesi değil midir? Dolayısıyla <strong>ezan</strong>, bir çağrı olmaktan da öte bir mânâ taşıyan, kulluk şuurunu yeşerten ve dalga dalga ulaştığı bütün mahlûkata bunu ulaştıran bir davettir. Bu sebeple <strong>ezan</strong>ı duyan her müminin onu büyük bir huşû içinde dinlemesi, müezzinin sözlerine candan icabet ederek şehâdet kelimelerini yinelemesi, namaza ve kurtuluşa çağrı ifadelerinin akabinde, güç ve kudretin ancak Allah'ın (cc) bahşetmesiyle olduğunu hatırlaması, böyle yaptığında cennetle muştulanması ve sonunda yapılan duanın kabul edileceğinin bildirilmesi, hep <strong>ezan</strong>ın bu mânâ ve önemine işaret eden nebevî haberler cümlesindendir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Ezan</strong>a kayıtsız kalmamalıdır insan. Önem verdiği bir kimse çağırdığında bunu nasıl erteleyemezse, <strong>ezan</strong> okunduğunda da, kutsal bir görev için Allah'ın (cc) huzuruna çağrıldığını düşünmelidir. Rabbi karşısında kendi aczini, zaaflarını ve kulluğunu hatırlamalıdır. Bu sebeple olsa gerek Hz. Peygamber (sas), <strong>ezan</strong>ın sadece müezzinin yüksek sesle ifade ettiği bir çağrı olarak dinlenmesini değil, aynı zamanda ona yürekten icabet edilerek, aynı sözlerin tekrar edilmesi suretiyle özümsenmesini de emir buyurmuş ve böyle yapanın büyük sevaba nail olacağını müjdelemiştir. Nitekim bildirildiğine göre, bir keresinde peygamber müezzini Hz. Bilâl (ra), yine bütün ruhuyla ve içten okuyuşuyla <strong>ezan</strong>ı tamamlamıştı. Ashâbıyla birlikte büyük bir huşû içinde ve gözlerini kırpmadan bu ulu çağrıyı dinleyen Kutlu Nebî (sas), bu rahmet ikliminden dinleyenlerin nasıl hissedar olacaklarına dair şu müjdeyi vermişti: <i>“Kim gönülden inanarak bunun söylediklerini söyler (<strong>ezan</strong>ı tekrar eder)se cennete girer.”</i></p>

<p style="text-align:justify">Allah Elçisi'nin (sas) şu hadisinde de bildirdiğine göre, <strong>ezan</strong>ın mânevî kazanımları çok büyüktür: <i>“İnsanlar <strong>ezan</strong>daki ve birinci saftaki sevabı bilselerdi, <strong>ezan</strong> okumak ve birinci safta yer almak için aralarında kura çekmekten başka bir yol bulamazlar ve (sonunda) kura çekerlerdi...”</i> </p>

<p style="text-align:justify"><strong>Ezan</strong> büyük bir mânâ ve şuur ikliminin müjdecisidir. Bu sebeple onun, abdestli olarak, güzel ve gür bir sesle, her yere duyurmaya çalışarak, sağa ve sola dönerek okunması ayrıca toplumun en hayırlılarının bu işi üstlenmesi sünnettir.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber'e (sas) göre, <i>“İmam (kendisine uyanların namazlarına) kefil, müezzin ise (namaz vakitleri konusunda) kendisine güvenilen kimsedir...”</i> Allah Resûlü (sas), <i>“her gün insanları namaza çağıran müezzinlerin, kıyamet gününde misk kokuları yayan tepelerde bulunacak kişilerden olacakları”</i> müjdesini vermiş, onların bağışlanmaları için de şöyle özel duada bulunmuştur: <i>“Allah'ım! İmamlara (kefil oldukları konuda) muvaffakiyet ver, müezzinleri de (olası taksirlerinden dolayı) bağışla!”</i></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Ezan</strong>ı dinleyen Müslümanların da büyük kazanımlara nail olduğuna dair Peygamber müjdeleri bulunmaktadır. Nitekim <strong>ezan</strong>ın mânâ ve öneminden dolayı müezzinlerin büyük sevap kazandıkları, seslerini duyurdukları canlı cansız bütün varlıkların kıyamette lehlerine şahitlik edeceği ve onların, <i>“kıyamet gününde en uzun boylular (seçkin kimseler) olacağı”</i>  yani makamlarının yüksek olacağı gibi nebevî müjdelerden mahrum kaldıklarını dile getiren kimi sahâbe, Peygamberimize (sas) “Ey Allah'ın Resûlü! Müezzinler (<strong>ezan</strong> okuyarak kazandıkları sevapla) fazilet olarak bize üstün geliyorlar.” diye serzenişte bulunmuştu. Bunun üzerine Hz. Peygamber de (sas), <i>“Sen de, onlar söylediklerini söyleyip bitirince, dilediğini iste; sana da (aynı sevap) verilsin.”</i> buyurarak, bu rahmet ikliminden hissedar olmanın yolunu göstermişti.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Ezan</strong> bir şiardır. Nasıl ki her dinin alâmetleri, işaretleri ve sembolleri varsa, İslâm'ın da vardır. Bunlara “şeâir” denilmektedir. Çoğul bir isim olan şeâir, “İslâm'a özgü olan, onu çağrıştıran ve İslâm"ın korunmasını gerekli kıldığı hususlar, alâmetler ve semboller” demektir. Bu alâmetler, dinimizi sembolize ederler ve bulundukları yerde Müslüman varlığının birer göstergesi olurlar. Yüce Allah (cc), Kutsal Kitabımızda dinin şeâirine saygı gösterilmesini istemiş ve bunu takvanın bir gereği olarak nitelemiştir. İlâhî hikmet, taşıdığı derin anlamı ve öneminden dolayı <strong>ezan</strong>ın, dinin şeâirinden biri hâline gelmesini, okunmasıyla dini hatırlatan bir özellik içermesini ve okunduğu yerde Müslüman varlığının işaretlerinden birisi olmasını gerektirmiştir. Zaten bilindiği gibi <strong>ezan</strong>-ı Muhammedî'yi ortaya çıkaran çağrı arayışında, Hz. Peygamber (sas) ve sahâbesinin üzerinde durdukları en önemli husus, diğer din mensuplarını çağrıştıracak vasıtalardan özenle kaçınmak ve bu ümmete has bir çağrı şekli bulmak olmuştu. <strong>Ezan</strong>, her şeyiyle İslâm'a ve Müslümanlara özgü bir şiar olduğu içindir ki Medine'de ilk okunduğunda <strong>ezan</strong>ı dinleyen Yahudiler, “Ey Muhammed! Daha önce hiç bilinmeyen bir çağrı ortaya koydun!” demişlerdi.</p>

<p style="text-align:justify">Nitekim Enes b. Mâlik (ra) şöyle anlatır: “Peygamberimizle (sas) bir sefere gittiğimizde bizi hemen savaşa sokmaz, sabah olmasını beklerdi. Sabah olduğunda bekler, <strong>ezan</strong> okunduğunu duyarsa onlarla savaşmazdı.” Çünkü <strong>ezan</strong>, okunduğu yerin bir İslâm toplumunu barındırdığının ve o bölgenin Allah'ın (cc) büyüklüğünü, Hz. Muhammed'in (sas) peygamberliğini kabul ettiğinin en açık ilânıdır. Bu nedenledir ki Allah Resûlü (sas), en az üç hane halkının bulunduğu yerleşim merkezlerinde <strong>ezan</strong>ın mutlaka okunmasını, aksi takdirde orada şeytanın ve kötülüğün hâkim olduğu mânâsı çıkacağını ifade eder. Böylece O (sas), <strong>ezan</strong>ın bir güvenlik sembolü olduğu kadar, mânevî bir güvence olduğunu belirtmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Ezan</strong>ın İslâm'ın ve Müslümanlığın bir simgesi olması, farz namazların vakitlerinin girdiğini haber vermenin dışında, fetih ve zaferlerin akabinde <strong>ezan</strong> okunması geleneğinde de kendini göstermektedir. Bu, Hz. Peygamber (sas) Mekke'yi fethettiğinde, Bilâl'in (ra) Kâbe'nin damına çıkarak <strong>ezan</strong> okumasından beri ele geçirilen her beldede yapılan ilk uygulamalardan biri olmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Ümmet-i Muhammed, <strong>ezan</strong>-ı Muhammedî'sine sahip çıkmış, Bilâl'in okuduğu ilk <strong>ezan</strong>ı asırlar boyunca aynı sözcük ve ifadelerle devam ettirmek suretiyle onu en vazgeçilmez değerleri arasında tuttuğunu göstermiştir. İslâm âlimleri <strong>ezan</strong>ı olduğu ifade kalıplarından farklı bir şekle dönüştürmenin veya telaffuz etmenin caiz olmadığını vurgulamışlardır. Zaten aksi bir davranış, en basit anlamıyla <strong>ezan</strong>ı anlamsızlaştırmak olur. Bu, Peygamber Efendimizin (sas) öğrettiği ve İslâm'ın evrenselliğinin simgesi olan “<strong>ezan</strong>-ı Muhammedî” olmaz. <strong>Ezan</strong>ın dili evrenseldir. Hangi millet ve ırktan olursa olsun, hangi coğrafya ya da ülkeden olursa olsun, <strong>ezan</strong>ı duyan her Müslüman, duyduğu an onu anlar ve mesajını alır. Bu sebeple <strong>ezan</strong>-ı Muhammedî, bütün asırlarda Medine'de okunduğu ilk şekliyle yankılanarak gelmiş ve bütün Müslüman toplumlar tarafından o aslî hâliyle okunmaya devam edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Ezan</strong>, mimari, edebiyat ve musiki gibi kültürel değerlerimizin gelişiminde önemli bir yapı taşı olagelmiştir. Bir kalem gibi zarif, bir şehâdet parmağı gibi anlamlı ve bir tevhid sembolü gibi göklere yükselen minarelerin ortaya çıkmasında doğrudan etkilidir meselâ. Böylece, medeniyetimizin damgası durumundaki cami mimarisinin en önemli unsurlarından birisi olan minare yapısı ve estetiği, varoluşunu <strong>ezan</strong>ın yüksek bir yerden ve yüksek sesle okunması sünnetine borçludur. Minare, <strong>ezan</strong> okunmak için vardır; <strong>ezan</strong>, orada İslâm olduğu için vardır. Aynı şekilde <strong>ezan</strong>ın söz ve anlamındaki derinlik ve taşıdığı tarihî değerler, nice yazarlara duyuş, nice şairlere ilham kaynağı hatta nice şarkı ve türkülere konu olmuştur. Önce şairin gönlüne, sonra kalemine ilham verir <strong>ezan</strong>lar. Edebiyat tarihimizde “<strong>ezan</strong>” başlıklı o kadar çok yazı ve şiir vardır ki! Nitekim İstiklal Marşımızda da, diğer maddî ve mânevî kıymetlerimizle birlikte Müslümanlığımızın simgesi olarak <strong>ezan</strong>a atıfta bulunulmakta ve onun en önemli din ve bağımsızlık sembollerimizden birisi olduğuna vurgu yapılmaktadır:</p>

<p style="text-align:justify">“Bu <strong>ezan</strong>lar ki şehâdetleri dinin temeli,</p>

<p style="text-align:justify">Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.”</p>

<p style="text-align:justify">Öte yandan <strong>ezan</strong>ın okunuşunda da güzelliğe ve estetiğe riayet çağrısı vardır. Bu sebeple güftesindeki anlam ile musikişinaslara çeşit çeşit makamlarda besteler yaptırmış; Allah (sas) aşkının gönüllerden dile, notalardan sese uzanan tercümanı olmuştur <strong>ezan</strong>.</p>

<p style="text-align:justify">Yine saatlerin yaygınlaşmasından öncesine kadar <strong>ezan</strong>lar, Müslümanların kullandıkları saatleri mesabesindeydi. İşler, buluşmalar, öğünler hep okunacak <strong>ezan</strong>a göre ayarlanırdı. Herhangi bir şeyin zamanı sorulduğunda kullandığımız, “eli kulağında” ifadesi, müezzinin şerefeye çıktığını, elini kulağına attığını ve hemen <strong>ezan</strong>a başlayacağını ifade etmekteydi. Bu özellikleriyle de <strong>ezan</strong>, medeniyetimizin en önemli inşa araçlarından birisi olagelmiştir. Zaten medeniyetimiz bu ulu ve nurlu sesin şehâdetlerinin ekseninde şekillenmemiş midir? Öyleyse, <strong>ezan</strong> bir medeniyet simgesidir diyemez miyiz?</p>

<p style="text-align:justify">Ortak bir dildir <strong>ezan</strong>; Ümmet-i Muhammed için bir şiar ve şuurdur.</p>

<p style="text-align:justify">Bir kimlik bilincidir <strong>ezan</strong>; vakitle birlikte insana ne olduğunu, nerede olduğunu bildirir.</p>

<p style="text-align:justify">Bir davettir o; huzura, şuura, kurtuluşa, sevgiye, sevgiliye ve kullukta özgürlüğe.</p>

<p style="text-align:justify">Bir dinginliktir o; duyan gönüllere, fıtratını arayanlara.</p>

<p style="text-align:justify">Ve bir işaret feneridir <strong>ezan</strong>, yolunu yitirenlere; bir ışıktır, karanlıkta kalmışlara; bir ulu sestir, yalnızlara, çaresizlere; bir müjdeli ışıktır, vakti gözetenlere ya da sabahı bekleyenlere.</p>

<p style="text-align:justify">Dahası çocuklar, Allah (sas) demeyi ilk ondan öğrenir, büyüklerinin bu ses karşısındaki saygısını görür, kımıldayan dudakları okur ve böylece ilk dinî terbiyeyi <strong>ezan</strong>la alır. Bu sebeple, çocukların millî ve dinî terbiyesi üzerindeki etkisi de önemi de bir başkadır <strong>ezan</strong>ın. İnsan yıllar sonra ve hele ülkesinden uzaksa, özlemle yâd eder coşkulu <strong>ezan</strong>ları, kandilleri, iftarları. Ve duyunca <strong>ezan</strong>ı, Müslümanlığını, vatanını hisseder. Şair bu duygularla evlâtlarımızın, memleketimizin <strong>ezan</strong>dan mahrum kalmaması için ne güzel yakarmıştır:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">“Biz, kısık sesleriz... Minareleri</p>

<p style="text-align:justify">Sen, <strong>ezan</strong>sız bırakma Allah'ım!</p>

<p style="text-align:justify">Ya çağır şurda bal yapanlarını,</p>

<p style="text-align:justify">Ya kovansız bırakma Allah'ım!</p>

<p style="text-align:justify">Mahyasızdır minareler... Göğü de</p>

<p style="text-align:justify">Kehkeşansız bırakma Allah'ım!</p>

<p style="text-align:justify">Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,</p>

<p style="text-align:justify">Müslümansız bırakma Allah'ım!”</p>

<p style="text-align:justify">Her ne kadar, “Namazda gözü olmayanın, <strong>ezan</strong>da kulağı olmaz!” denilmişse de, Müslüman, namaz kılsın ya da kılmasın, şehâdet ve tevhid kelimelerinin haykırıldığı <strong>ezan</strong>ları edeple dinler. Bu rahmetten, bereketten nasibdar olmak, şehâdetini yani şahitliğini yenilemek için, <strong>ezan</strong>ı saygı ve huzur ile dinleyip tekrarladıktan sonra Allah Resûlü'nün (sas) şu duasını okur:</p>

<p style="text-align:justify"><i>“Allâhümme Rabbe hâzihi'd-da'veti't-tâmme, ve's-salâti'l-kâime, âti Muhammedeni'l-vesîlete ve'l-fazîlete, ve'b'ashü makâmen mahmûdeni'llezî veadteh.” (Ey bu mükemmel davetin ve kılınan namazın Rabbi olan Allah'ım! Muhammed'e </i>(sas)<i> sana yaklaştıran her türlü vesileyi ve fazileti ihsan et. O'nu </i>(sas)<i>, kendisine vaad etmiş olduğun Makâm-ı Mahmûd'a kavuştur.)”</i> Âmîn!</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hadislerle İslam</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ezan-islamin-caglar-asan-cagrisi-1</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2022/11/ezan-islamin-caglar-asan-cagrisi.jpg" type="image/jpeg" length="62965"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vatanı Savunmak]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/vatani-savunmak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/vatani-savunmak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslümanlar, düşmanlarına karşı savaşa her daim hazırlıklı olmalıdırlar. (bk. Enfâl, 8/60) 2. Vatanı düşmana karşı savunmak müslümanın en temel görevlerindendir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3 style="text-align:justify"><i><span><span style="color:#b22222"><strong>Vatanı Savunmak</strong></span></span></i></h3>

<p style="text-align:justify">“Yurtlarımızdan ve çocuklarımızdan uzaklaştırıldığımız hâlde Allah yolunda savaşmayıp da ne yapacağız?” dediler. Bakara, 2/246</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Mûsâ’dan sonra İsrailoğulları Filistin’i vatan edinmiş, farklı şehirlerde yaşamaya başlamışlardı. Başlarında bir kral mevcut değildi. Bir defasında düşman karşısında yenilgiye uğrayan İsrailoğulları o devirdeki peygamberlerine gelerek, arkasında savaşmak için kendilerine bir kral tayin etmesini istediler. Peygamber de onlara, kral tayininden sonra savaşmayacak olurlarsa bunun büyük bir vebali olacağını bildirdi. Onlar ise savaşacaklarına söz verdiler fakat kral tayin edilen Talût’ûn emirlerini dinlemede gevşek davrandılar.</p>

<p style="text-align:justify">Müslümanlar, düşmanlarına karşı savaşa her daim hazırlıklı olmalıdırlar. (bk. Enfâl, 8/60) 2. Vatanı düşmana karşı savunmak müslümanın en temel görevlerindendir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>Dâr/Diyâr: </strong>Yer, ülke, vatan.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bir Ayet</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/vatani-savunmak</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2022/09/vatani_savunmak_h27594_6d509.jpg" type="image/jpeg" length="76966"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Arpaguş: Peygamberimizin ahlakının nesillerimize aktarılması adına gayret göstermemiz gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/prof-dr-arpagus-peygamberimizin-ahlakinin-nesillerimize-aktarilmasi-adina-gayret-gostermemiz-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/prof-dr-arpagus-peygamberimizin-ahlakinin-nesillerimize-aktarilmasi-adina-gayret-gostermemiz-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, “Nesillerimizi her türlü kötülükten kurtarabilmek için yüce Kitabımızın ve imanımızın; her konuda bize rehber olan Sevgili Peygamberimizin (s.a.s) ahlakının hayatımıza ve nesillerimize aktarılması adına büyük çaba ve gayret göstermemiz gerekiyor.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, resmi temaslarda bulunmak için gittiği Fransa’nın başkenti Paris’te, Valenton Yunus Emre Camii ve Kültür Merkezi’nin açılış programına katıldı.</p>

<p>Başkan Arpaguş, programda yaptığı konuşmada, “Cenab-ı Hak, Kur'an-ı Kerim'de Allah'ın evlerini, mescitlerini, Allah'a iman eden, ahiret gününe iman eden, namazı kılan, zekatı veren ve Allah rızasından başka bir endişesi olmayan, Allah'tan başka kimseden korkusu olmayan müminlerin inşa edeceğini ifade eder. Ayette müjdelenen bu topluluk sizlersiniz. Cenab-ı Hak bu emeğinizi her iki cihanda da inşallah mükafatlandırsın.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Efendimiz (s.a.s)’in “Kim bir mescit yaparsa dünyada, Cenab-ı Hak ahirette ona misliyle bir mükafat verir ve ona cennette bir köşk yapar.” hadis-i şerifini hatırlatan Başkan Arpaguş, caminin yapımında emeği geçen herkesin her türlü takdirin üzerinde olduğunu belirterek, şunları kaydetti:</p>

<p>“Bizler İslam dininin fertleri olarak çoğunluk olmadığımız bir coğrafyada, farklı dinlerin bir arada yaşadığı gurbette yaşıyoruz. Kırkıncı yılımızdan bahsedildi DİTİB'in çalışmalarının. Öncelikle ben bu yolun ilkleri olan, kırk elli yıl önce buralara gelip, bu meşaleyi yakan ve bu topraklarda ayakta kalmak için imanını, ibadetini, ahlakını, dinini temsil etmek adına büyük fedakarlıklara katlanan ilk nesli rahmetle, minnetle, şükranla yad etmek istiyorum. Rahmet-i Rahman'a kavuşmuş olan o büyüklerimize Cenab-ı Hak’tan sonsuz rahmetler diliyorum. Mekanları cennet olsun.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Onların bu fedakarlıkları karşısında bizlere düşen görevin, bu topraklarda imanımızla, Kur’an-ı Kerim’le, ibadetlerimizle nesillerimizi söz konusu bilinçle yetiştirebilmek için çaba ve gayret göstermek olacağını anlatan Başkan Arpaguş, şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Onların başlattığı bu hizmetlerin akamete uğramaması için bize düşen hangi fedakarlıklar varsa onları tamamlamak bizim görevimiz olmalı. Dünya çok farklı bir yere doğru gidiyor. Zulümlerin, savaşların, katliamların yaşandığı bir coğrafya. Önümüzdeki yüzyıl belki daha farklı sonuçlar doğuracak. Teknolojinin, dijital dünyanın, dijital çağın verileriyle karşılaşacağız. Nesillerimizi her türlü kötülükten kurtarabilmek için yüce Kitabımızın ve imanımızın; her konuda bize rehber olan Sevgili Peygamberimizin (s.a.s) ahlakının hayatımıza ve nesillerimize aktarılması adına büyük çaba ve gayret göstermemiz gerekiyor.”</p>

<p>Hazreti Ali’nin “Evlatlarınızı, çocuklarınızı sizin yaşadığınız çağa göre değil, onların yaşayacakları çağa göre yetiştiriniz.” sözüne dikkati çeken Başkan Arpaguş, “Bugün yavrularımızı ve gençlerimizi bekleyen büyük tehlikeler var. Onların imanına halel getirecek büyük saldırılar altındalar. Dolayısıyla biz belki bugün burada bir bina inşa ettik ama buradaki çalışmalarla, buradaki mescidimizdeki, buradaki kültür faaliyetlerimizle yaptığımız şeylerle bu bilinci ayakta tutmak, yavrularımızın elimizden gitmemesi için bu kültürle, bu imanla, bu ahlakla, Ahlâk-ı Muhammediyye (s.a.s) ile yetiştirmenin çaba ve gayretinde olarak bu hizmeti devam ettirmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Açılışa, Türkiye'nin Paris Başkonsolosu Kerem Yılmaz, Diyanet İşleri Başkanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürü Ensari Yentürk, Paris Din Hizmetleri Müşaviri Dr. Bayram Demirtaş ve gurbetçiler katıldı.</p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, resmi temaslarda bulunmak için gittiği Fransa’nın başkenti Paris’te, Valenton Yunus Emre Camii ve Kültür Merkezi’nin açılış programına katıldı.<a href="https://t.co/EcdAZH1Zzt" rel="nofollow">https://t.co/EcdAZH1Zzt</a> <a href="https://t.co/lR2hTUgVs3" rel="nofollow">pic.twitter.com/lR2hTUgVs3</a></p>
— T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı (@diyanetbasin) <a href="https://twitter.com/diyanetbasin/status/2050310504472580290?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">May 1, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p><strong>Hutbe irad etti</strong></p>

<p>Daha sonra Başkan Arpaguş, Valenton Yunus Emre Camii’nde hutbe irad etti ardından Cuma namazını kıldırdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Safi Arpaguş</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/prof-dr-arpagus-peygamberimizin-ahlakinin-nesillerimize-aktarilmasi-adina-gayret-gostermemiz-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/arpagus-fransada-cami-acilisina-katildi1.jpg" type="image/jpeg" length="85754"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kur’an’ın Mushaf Hâline Getirilmesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kuranin-mushaf-haline-getirilmesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kuranin-mushaf-haline-getirilmesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Hadis: Kur’an okuyun! Çünkü Kur’an, kıyamet gününde dostuna (okuyucusuna) şefaatçi olacaktır… (İbn Hanbel, V, 255)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kur’an-ı Kerim, Allah (cc) tarafından Hz. Peygamber’e (sas) Cebrail (as) vasıtasıyla 23 yılda indirilmiştir. Müslümanlar için bir hayat rehberi, şifa kaynağı ve insanlık için bir rahmet vesilesidir. Kur’an-ı Kerim, nazil olduğu andan itibaren Hz. Peygamber’in denetiminde ashab-ı kiram tarafından ezberlenmiş, vahiy kâtipleri tarafından da yazıya geçirilmiştir. Vahiy kâtipleri; inen ayetleri o günün şartlarında parşömenler, tabaklanmış deri, ince beyaz taşlar, hurma yaprakları, kürek kemikleri ve tahta parçaları gibi bulabildikleri malzeme üzerine yazmışlardır. Bu yazılı malzeme, Hz. Peygamber’in vefatından sonra Hz. Ebubekir (ra) döneminde Zeyd b. Sabit (ra) başkanlığında kurulan bir heyet marifetiyle iki kapak arasına toplanmıştır. Halife Hz. Osman’ın (ra) talimatıyla Mushaf’ın çoğaltılması da Kur’an tarihi ve Müslümanların vahdeti açısından büyük önem arz etmektedir. Hz. Osman döneminde çoğaltılan bu Mushaflar Mekke, Medine, Basra, Kûfe, Şam gibi önemli İslam merkezlerine gönderilmiştir.</p>

<hr />
<p><strong>İmanın yetmiş küsur şubesi vardır. Bunların en üstünü “Lâ ilâhe illâllâh.” (Allah’tan başka ilâh yoktur.) sözüdür. En alt derecesi ise yoldaki eziyet veren şeyleri kaldırmaktır. Hayâ da imanın bir şubesidir. (Nesâî, Îmân, 16)</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kuranin-mushaf-haline-getirilmesi</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/mehmet/takvim-2026/mayis-2.jpg" type="image/jpeg" length="76831"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yurtta bahar havası]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/yurtta-bahar-havasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/yurtta-bahar-havasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yurdun büyük kısmında  ilkbaharın gelmesiyle birlikte çiçekler açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/yurtta-bahar-havasi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/ilk-bahar-cicek-11.jpg" type="image/jpeg" length="66979"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üsküdar'da 333 Hafız icazet sevinci yaşadı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/uskudarda-333-hafiz-icazet-sevinci-yasadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/uskudarda-333-hafiz-icazet-sevinci-yasadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyük Çamlıca Camii'nde, Üsküdar'da Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı imam hatip okulları ile Müftülüğe bağlı Kur'an kurslarında hafızlık eğitimini tamamlayan 333 öğrenci için Hafızlık İcazet Merasimi düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş'un katılımıyla düzenlenen törende 333 hafıza icazet verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/uskudarda-333-hafiz-icazet-sevinci-yasadi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/hafiz-hafizlik-33.jpg" type="image/jpeg" length="63037"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[24 Nisan 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/24-nisan-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/24-nisan-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 24 Nisan 2026 tarihli ve "Merhamet Eğitimi" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3 dir="RTL" style="text-align:left"><strong>Tarih: 24.04.2026</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>﷽</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>اُدْعُ اِلٰى سَب۪يلِ رَبِّكَ بِالْحِكْمَةِ وَالْمَوْعِظَةِ الْحَسَنَةِ</strong><strong>..</strong><strong>.</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ</strong><strong>:</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>اَللّ</strong><strong>ٰ</strong><strong>هُمَّ انْفَعْنِى بِمَا عَلَّمْتَنِى وَعَلِّمْنِى مَا يَنْفَعُنِى وَزِدْنِى عِلْمًا</strong><strong>.</strong></h3>

<p dir="RTL" style="text-align:center"><strong>MERHAMET EĞİTİMİ</strong></p>

<p dir="RTL" style="text-align:left"></p>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce dinimiz İslam’ın üzerinde hassasiyetle durduğu hususlardan biri de eğitimdir. Medeniyetimizde eğitim; ilimle hikmetin, bilgiyle ahlakın bir arada bulunduğu hakikat arayışı olarak görülür. İnsanı, Allah’a yaklaştıran; sevgi, saygı ve şefkat gibi faziletlerle buluşturan eğitim anlayışı benimsenir. Dünyalık başarının yanında, kişinin; Rabbine, ailesine ve çevresine karşı sorumluluklarını yerine getirdiği eğitim bilincinin oluşması hedeflenir. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, <strong>“Allah’ım! Öğrettiklerinle beni faydalandır. Fayda verecek ilmi bana öğret ve ilmimi artır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-nisan-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a> </strong>duası bu duruma en güzel örnektir.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Eğitim, ömür boyu devam eden bir süreçtir. Çünkü insan; eğitimle şekillenir. Eşyanın hikmetini ve yaratılışın gayesini eğitimle kavrayabilir. İyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan eğitimle ayırabilir. Dinin, canın, malın, neslin ve aklın korunduğu erdemli bir toplum eğitimle inşa edilebilir. Adalet ve merhametin hâkim olduğu bir medeniyet ancak eğitimle kurulabilir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Bugün, bütün dünya, insanı insan yapan değerlerin zaafa uğradığı bir dönemden geçmektedir. Bundan kurtuluş, insanın; özüne dönmesi, vahyin yol göstericiliği, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in güzel ahlakını örnek almasıyla mümkündür. Toplum olarak bizler de milli ve manevi değerlerimizle hemhal olmuş bir eğitim anlayışıyla, sıkıntılarımıza çare bulabilir, birbirimize umut olabilir, geleceğe daha güvenle bakabiliriz. Zira bizler; Cenâb-ı Hakk’ın, <strong>“Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-nisan-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a> </strong>ayet-i kerimesini kendisine şiar edinen bir medeniyetin mensuplarıyız. Muallim olarak gönderilen,<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-nisan-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title="">[3]</a> sünnet-i seniyyesi ve merhamet eğitimiyle sadece içinde yaşadığı topluma değil bütün insanlığa rehberlik eden Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’in ümmetiyiz. <strong>“İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır”</strong><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-nisan-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong><strong>[4]</strong></strong></a> hadis-i şerifi gereğince iyiliğin yeryüzündeki temsilcileri olma sorumluluğunu omuzlarında taşıyan şanlı bir ecdadın torunlarıyız.</p>

<h3><strong>Değerli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Bugün her birimize düşen görev; bizi biz yapan, bizi ayakta tutan değerlerimize sımsıkı sarılmaktır. Çocuklarımızı ve gençlerimizi her türlü batıl ideolojiden, sapkın akımdan, zararlı alışkanlıktan korumaya var gücümüzle gayret göstermektir. Onların zihinlerine ilmi, kalplerine imanı, hayatlarına ibadet ve ahlakı nakşetmeye daha fazla ehemmiyet vermektir.</p>

<p>Hutbemizi Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu duası ile bitiriyoruz: <strong>“Allah’ım! Huşû duymayan kalpten, doymayan nefisten, fayda vermeyen ilimden ve kabul olunmayan duadan sana sığınırım.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-nisan-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-nisan-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Tirmizî, Deavât 128.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-nisan-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Nahl, 16/125.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-nisan-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Dârimî, Mukaddime, 32.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-nisan-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Kudâî, Müsnedü’ş-şihâb, I, 365.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-nisan-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Nesâî, İstiâze, 13.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/24-nisan-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/24042026-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="53135"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başkan Arpaguş Diyanet'in "İyilik Seferberliğini" anlattı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/baskan-arpagus-diyanetin-iyilik-seferberligini-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/baskan-arpagus-diyanetin-iyilik-seferberligini-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Diyanet Televizyonunda yayınlanan "İyilik Vakti" programına konuk oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Diyanet TV ekranlarında izleyiciyle buluşan "İyilik Vakti" programına konuk olan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Başkanlığın ve Türkiye Diyanet Vakfının 2026 yılı Ramazan ayında yurt içi ve yurt dışında yürüttüğü yardım faaliyetlerini anlattı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vekaletle Kurban organizasyonu hakkında da bilgiler veren Başkan Arpaguş, vekalet vermek isteyen vatandaşların yurt içi ve yurt dışında kurbanlarının kesimini tercih edebileceklerini vurguladı.</p>

<p>Arpaguş, uzun süredir işgalci israil saldırıları altında zulüm gören Filistinlilere yönelik Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfının çalışmalarına değinerek bu yıl Filistin'deki mazlumlara ulaştırılmak üzere vekalet yoluyla kurban kesimi gerçekleştirileceğinin de altını çizdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Haber</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/baskan-arpagus-diyanetin-iyilik-seferberligini-anlatti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 00:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/wISeUgp4fWc/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="66481"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[17 Nisan 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/17-nisan-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/17-nisan-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 17 Nisan 2026 tarihli ve "Birbirimize Kenetlenelim, Sorumluluklarımızı İdrak Edelim" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarih: 17.04.2026</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>﷽</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا قُٓوا اَنْفُسَكُمْ وَاَهْل۪يكُمْ نَاراً وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ </strong><strong>...</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ</strong><strong>:</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>ا</strong><strong>َ</strong><strong>لْمُؤْم</strong><strong>ِ</strong><strong>نُ ل</strong><strong>ِ</strong><strong>لْمُؤْمِن</strong><strong>ِ</strong><strong> كَالْبُنْيَانِ يَش</strong><strong>ُ</strong><strong>دُّ ب</strong><strong>َ</strong><strong>عْضُهُ بَعْضاً</strong><strong>.</strong></h3>

<h3 style="text-align:center"><strong>BİRBİRİMİZE KENETLENELİM, SORUMLULUKLARIMIZI İDRAK EDELİM</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Hafta içinde yüreklerimizi dağlayan, hepimizi derin bir üzüntüye sevk eden, elem verici hadiseler yaşadık. Öğretmen ve öğrencilerimizi hedef alan saldırılar sebebiyle canlarımız hayattan koparıldı, birçok canımız da yaralandı. Yüce Rabbimizden; hayatlarını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize rahmet, yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz. Cenâb-ı Hak, anne-babalarına ve yakınlarına sabr-ı cemil ihsan eylesin. Milletimizin başı sağ olsun.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Bugünler, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, <strong>“Müminin mümine karşı durumu, bir parçası diğer parçasını sımsıkı kenetleyip tutan binalar gibidir”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-nisan-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> buyurduğu üzere, milletçe kenetlenme, acıları ve hüzünleri paylaşma, barış ve huzur iklimini muhafaza etme günleridir. Yüce Rabbimizin merhametine, devletimizin basiretine, milletimizin sağduyusuna güvenme günleridir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Acımız çok büyük. Ancak, dün olduğu gibi bugün de millet olarak el ele, gönül gönüle verip bütün sıkıntılarımızın üstesinden gelebilir, dertlerimize derman olabiliriz. Yeter ki, kötülüğün içimizi karartmasına, birbirimize olan güvenimizi sarsmasına fırsat vermeyelim. Evlatlarımızın; vatan ve mukaddesatına bağlı, imanlı ve ahlaklı bir insan olarak yetişmeleri için daha fazla gayret gösterelim.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Günümüzde çocuklarımız, çok yönlü bir kuşatma altındadır. Dijital bağımlılıklar, zararlı alışkanlıklar, bilinçsiz tüketim anlayışı, olumsuz iletişim dili evlatlarımızın ruh ve gönül dünyalarını bulandırmaktadır. Hayatın pek çok alanına etki eden bu problemler, yavrularımızı değerlerimize yabancılaştırmakta, onların tertemiz zihinlerini kirletmekte ve kalplerini karartmaktadır. Dolayısıyla; anne ve babalar, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, hukukçular, medya mensupları, sanatçılar, yapımcılar, akademisyenler, hocalar, öğretmenler, hâsılı millet olarak hepimiz, her zamankinden daha fazla sorumluluklarımızın idrakinde olalım. Yüce Rabbimizin tertemiz fıtratla yarattığı ve bizlere emanet ettiği çocuklarımızın ellerinden tutalım, sığınabilecekleri ilk limanın aileleri olduğunu onlara hissettirelim. Çocuklarımızın kimlerle arkadaşlık ettiklerine, dijital mecralarda nasıl vakit geçirdiklerine dikkat edelim. Yavrularımızı; batıl akımların, şiddet içerikli oyunların insafına bırakmayalım.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce Rabbimizden; başta çocuklarımız ve gençlerimiz olmak üzere her birimiz için dünya ve ahiret huzuru niyaz ediyoruz. Hutbemizi Yüce Rabbimizin şu uyarısıyla bitiriyoruz: <strong>“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-nisan-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-nisan-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Buhârî, Salât 88, Mezâlim 5; Müslim, Birr, 65.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-nisan-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Tahrîm, 66/6.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/17-nisan-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/17042026-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="39801"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hollanda'da dünyanın en büyük lale bahçelerinden Keukenhof, 77'inci kez ziyarete açıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hollandada-dunyanin-en-buyuk-lale-bahcelerinden-keukenhof-77inci-kez-ziyarete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hollandada-dunyanin-en-buyuk-lale-bahcelerinden-keukenhof-77inci-kez-ziyarete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hollanda'nın Lisse kentinde, dünyanın en büyük lale bahçelerinden biri olarak nitelendirilen 32 hektar büyüklüğündeki Keukenhof, bu yıl 77'inci kez ziyaretçilere kapılarını açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Lalenin her türünün bulunduğu bahçe, mart-mayıs döneminde olmak üzere 8 hafta dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerini ağırlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hazırlıkların aylarca sürdüğü bahçede, laleler en güzel şeklini nisan ortasında alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hollandada-dunyanin-en-buyuk-lale-bahcelerinden-keukenhof-77inci-kez-ziyarete-acildi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/lale-bahcesi.jpg" type="image/jpeg" length="14344"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karagöl Sahara Milli Parkı kar yağışıyla beyaza büründü]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karagol-sahara-milli-parki-kar-yagisiyla-beyaza-burundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karagol-sahara-milli-parki-kar-yagisiyla-beyaza-burundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Artvin'in "sakin şehir" unvanlı Şavşat ilçesindeki Karagöl Sahara Milli Parkı, nisan ayında etkili olan kar yağışının ardından beyaz örtüyle kaplandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Son günlerde hava sıcaklıklarının düşmesiyle ilçenin önemli turizm destinasyonları arasında yer alan milli park ile çevresindeki köy, mezra ve yaylalarda kar yağışı etkisini gösteriyor.</p>

<p>Karla kaplı bitki örtüsü ve kuş sesleri eşliğinde ziyaretçilerine doğal güzelliklerini sunan milli park, fotoğraf tutkunlarını da ağırlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bölgede kar kalınlığı Karagöl'de 20, köylerde ise yer yer 40 santimetreye kadar ulaştı.</p>

<p>Beyaza bürünen Karagöl Sahara Milli Parkı ve Karagöl dronla görüntülendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karagol-sahara-milli-parki-kar-yagisiyla-beyaza-burundu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/karagol-66.jpg" type="image/jpeg" length="66903"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[10 Nisan 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/10-nisan-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/10-nisan-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 10 Nisan 2026 tarihli ve "İslam" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarih:10.04.2026</strong></p>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>﷽</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>اِنَّ الدّ۪ينَ عِنْدَ اللّٰهِ الْاِسْلَا</strong><strong>مُ۠</strong><strong> </strong><strong>…</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ</strong><strong>:</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>ا</strong><strong>َ</strong><strong>للَّهُمَّ</strong><strong>!</strong><strong> إِنِّى أَعُوذُ بِكَ مِنَ الشِّقَاقِ وَالنِّفَاقِ وَسُوءِ الْأَخْلاَقِ</strong><strong>.</strong></h3>

<h3 style="text-align:center"><strong>İSLAM</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Cenâb-ı Hak, dünyamızı ve ahiretimizi mamur kılalım diye bizlere akıl ve irade vermiş, peygamberler göndermiş, kitaplar indirmiştir. <strong>“</strong><strong>Allah katında yegâne din İslam’dır”<a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> fermanıyla, kıyamete kadar gelecek bütün insanlar için, İslam’ı seçmiştir.</p>

<p>İslam, insanlığı huzur ve mutluluğa davet eden bir dindir. Zihinleri kötü düşüncelerden, nefisleri bencillik ve hırstan arındıran, beşeriyete kurtuluşu gösteren bir dindir. Dürüstlük ve hakkaniyeti, iyilik ve güzelliği yeryüzüne hâkim kılmanın yollarını öğreten bir dindir.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>İslam’ın özü tevhittir. Tevhid, azamet ve yüceliğin sadece Allah’a ait olduğunun ilanı ve ikrarıdır. Varlığın asıl sahibine teslim olmak, heva ve hevesin esaretinden kurtulup gerçek özgürlüğe kavuşmaktır. Tevhid, Allah’tan başka hiçbir varlığın önünde eğilmemek, hak ve hakikat uğrunda izzetli bir duruş sergilemektir. Cenâb-ı Hak, <strong>“Allah, sizin Rabbinizdir. O’ndan başka ilâh yoktur. O, her şeyin yaratıcısıdır. Öyle ise O’na kulluk edin. Güvenilip dayanılacak tek varlık O’dur”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a> </strong>buyurmaktadır.</p>

<h3><strong>Değerli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>İslam’ın toplumsal hayattaki yansıması ise vahdettir. Vahdet; birliktir, beraberliktir, kardeşliktir. Dilleri ve coğrafyaları farklı olsa da Rabbi bir, peygamberi bir, kitabı bir, kıblesi bir olan müminlerin; her hâl ve durumda birbirlerine kenetlenmeleri, el birliğiyle zulme ve zalime geçit vermemeleridir. Farklılıkları, zenginlik olarak görmeleri; ayrışmanın ve bölünmenin değil, birleşmenin ve bütünleşmenin vesilesi kılmalarıdır. Bu hususta Yüce Rabbimizin beyanı gayet açıktır: <strong>“Doğrusu sizin ümmetiniz bir tek ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim. Öyleyse bana kulluk edin.”<a href="#_edn3" name="_ednref3" title=""><sup><strong><sup>[3]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<h3><strong>Kıymetli Müminler!</strong></h3>

<p>Bugün, insanlığı; içine düştüğü buhranlardan çıkaracak olan, İslam’ın istikamet mesajlarıdır. Yangın yerine çevrilmek istenen dünyamızı tekrar huzur yurduna dönüştürecek olan, Kur’an-ı Kerim’in hayat veren ilkeleridir. Gönülleri birbirine ısındıracak, insanları birbirine kaynaştıracak olan, Allah Resûlü (s.a.s)’in güzel ahlakıdır.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>İslam’ın sahibi Allah’tır. Onu gönderen de kıyamete kadar koruyacak olan da O’dur.<a href="#_edn4" name="_ednref4" title="">[4]</a> Bu dinin kitabı Kur’an-ı Kerim’dir. Peygamberi ise, İslam’ı en güzel şekilde yaşayarak öğreten Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’dir. Dolayısıyla hiçbir kimse ya da grup, İslam’ı kendi tekelinde göremez. İslam’ın en temel vasfı olan tevhidi savunma bahanesiyle fitne ve fesat çıkaramaz, ümmetin vahdetine, vatanımızın dirlik ve birliğine zarar veremez. İslam’ın; dar kalıplara hapsedilemeyecek, bir coğrafyanın sınırına sığmayacak kadar yüce bir din olduğu unutulmamalıdır.</p>

<p>Cenâb-ı Hak, bizleri vahdetten, birlik, beraberlik ve kardeşlikten ayırmasın. Hutbemizi Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu duasıyla bitiriyoruz: <strong>“Allah’ım! Bozgunculuktan, nifaktan ve kötü ahlaktan sana sığınırım.”<a href="#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a> </strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Âl-i İmrân, 3/19.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> En’âm, 6/102.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Enbiyâ, 21/92.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Hicr, 15/9.</p>

<p><a href="#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Ebû Dâvûd, Vitr, 32.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/10-nisan-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Ulw4ftlq5qQ/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="22976"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistinli şehitler ebediyete uğurlandı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/filistinli-sehitler-ebediyete-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/filistinli-sehitler-ebediyete-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail'in ateşkes anlaşmasını ihlal ederek Gazze Şeridi'nin merkezindeki, Megazi Mülteci Kampı'nın doğusunda toplanan sivilleri hedef alan hava saldırısında 10 Filistinli vefat etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Filistinlilerin naaşları, çok sayıda kişinin katıldığı cenaze töreniyle toprağa verilmek üzere ebediyete uğurlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/filistinli-sehitler-ebediyete-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 13:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/f-i-l-i-s-t-i-n-c-e-n-a-z-e-77.jpg" type="image/jpeg" length="10034"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[03 Nisan 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/03-nisan-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/03-nisan-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 3 Nisan 2026 tarihli ve "Cuma ve Ümmet Bilinci" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarih: 03.04.2026</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>﷽</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا نُودِيَ لِلصَّلٰوةِ مِنْ يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا اِلٰى ذِكْرِ اللّٰهِ وَذَرُوا الْبَيْعَۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ</strong><strong>.</strong><strong> </strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ</strong><strong>:</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>خَيْرُ يَوْمٍ طَلَعَتْ عَلَيْهِ الشَّمْسُ يَوْمُ الْجُمُعَةِ</strong><strong>...</strong></h3>

<h3 style="text-align:center"><strong>CUMA VE ÜMMET BİLİNCİ</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Bugün Cuma… Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere, <strong>“Güneşin üzerine doğduğu en hayırlı gün, Cuma günüdür...”</strong><a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong><strong>[1]</strong></strong></a> Bugün, biz müminlerin haftalık buluşma günüdür. Birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin perçinlendiği müstesna bir zaman dilimidir.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Cuma günü yerine getirmemiz gereken sorumlulukların başında Cuma namazını eda etmek gelmektedir. Yüce Rabbimiz, <strong>“Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında Allah’ı anmaya koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong> buyurmaktadır. Bu çağrı, sadece bedenlerin bir mekânda toplanması için değil; ruhların kaynaşması, kalplerin aynı hakikatle bütünleşmesi içindir. Bu çağrı, omuzların birbirine değdiği gibi gönüllerin de birbirine dokunması içindir. Bu çağrı; dilleri, renkleri, mezhepleri, makamları ve mevkileri farklı olan bütün müminlerin, bir duvarın tuğlaları gibi birbirine destek olmalarını hatırlatmak içindir.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Cuma namazına yapılan çağrı, Müslümanlara; ayrılıkları bir kenara bırakıp vahdeti kuşanmayı, tefrikadan uzaklaşıp birbirlerine tutunmayı, yani ümmet olmayı öğretmek içindir. Bu çağrı; sohbet ve hutbeyi, başlarının üzerinde bir kuş varmış da kıpırdayınca uçup gidecekmiş gibi dinleyen<a href="#_edn3" name="_ednref3" title="">[3]</a> sahâbe-i kirâmın örnek hayatına işaret içindir. Ve bu çağrı; İslam’ın hak ve hakikatlerini, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in rahmet yüklü mesajlarını dünyanın her köşesine ulaştırmamız içindir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Cuma günü Allah’ın divanına durmak için bedenine, elbisesine ve kokusuna özen gösteren müminler; sosyal hayatta da söz ve davranışlarına özen göstermeli, birbirlerine sırt çevirmemelidir. Birbirlerinin dertlerine derman, sıkıntılarına çare olmalı; kısır çekişmelere girmemeli, sığ anlayışlara mahkûm olmamalıdır. Cuma namazını eda etmek üzere cami ve mescitlerde bir araya gelen ve aynı kıbleye yönelen ümmet-i Muhammed; cami dışında da saflarını sık tutmalı, zorluklar karşısında beraberce sabır göstermelidir. Düşmanlarına karşı yekvücut olmalı; camisine, mescidine, kıblesine, yurduna sahip çıkmalıdır.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Savaşların ve acıların yaşandığı, insanlığın barışa hasret kaldığı, zalimlerin Mescid-i Aksâ’da secdeyi engellediği şu günlerde bizlere düşen; Cuma ve ümmet bilincini diri tutmaktır. Zihinlerimizi ve gönüllerimizi aynı inançta, aynı duyguda ve aynı idealde buluşturmaktır. Cuma gününü; kardeşlik ahdimizi yenilememize, bir vücudun azaları gibi kenetlenmemize, dirliğimize ve dayanışmamıza vesile kılmaktır. Birlikte rahmetin, ayrılıkta azabın olduğunu unutmamaktır.</p>

<p>Cumamızı tebrik ediyor, hutbemizi Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifiyle bitiriyoruz: <strong>“Kim güzelce abdest alıp Cumaya gelir, hutbeyi can kulağıyla dinlerse, o Cuma ile gelecek Cuma arasındaki günahları affolunur...”<a href="#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a> </strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Müslim, Cum’a, 18.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Cuma, 62/9.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Ebû Dâvûd, Tıb, 1.</p>

<p><a href="#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Müslim, Cum’a, 27.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/03-nisan-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 10:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/OXkFv-Dwdtw/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="26007"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Daha Ne Kadar Mahzun Kalacak?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/daha-ne-kadar-mahzun-kalacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/daha-ne-kadar-mahzun-kalacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalci İsrail, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş gerekçesiyle işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'yı günlerdir kapalı tutuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yeryüzü İncileri: Camiler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/daha-ne-kadar-mahzun-kalacak</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/mescidi-aksa-11-2.jpg" type="image/jpeg" length="44511"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karacasu’da çömlekçilik geleneği sürdürülüyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karacasuda-comlekcilik-gelenegi-surduruluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karacasuda-comlekcilik-gelenegi-surduruluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın’ın Karacasu ilçesinde yüzyıllardır sürdürülen çömlekçilik geleneği, usta-çırak ilişkisiyle günümüzde de yaşatılmaya devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bölgedeki küçük atölyelerde üretim yapan ustalar, çark başında toprağı ustalıkla şekillendirerek günlük kullanım eşyalarından süs objelerine kadar geniş bir ürün yelpazesi ortaya koyuyor.</p>

<p>Doğal hammaddenin işlenmesinden pişirme aşamasına kadar uzanan üretim sürecinde kadınlar da aktif rol üstleniyor.</p>

<p>Hazırlık, şekillendirme ve süsleme gibi aşamalarda görev alan kadınlar, el emeğine dayalı bu zanaatın yaşatılmasında önemli katkı sağlıyor.</p>

<p>Nesilden nesile aktarılan çömlekçilik, ilçede yalnızca ekonomik bir faaliyet olmanın ötesinde, köklü bir kültürel miras niteliği taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geleneksel üretim yöntemlerinin korunduğu Karacasu'da, çömlekçilik hem bölge ekonomisine katkı sunuyor hem de Anadolu’nun zanaat kültürünü gelecek kuşaklara aktarmayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karacasuda-comlekcilik-gelenegi-surduruluyor</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 17:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/11-35.png" type="image/jpeg" length="76565"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin yazılı hafızası: Milli Kütüphane]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turkiyenin-yazili-hafizasi-milli-kutuphane</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turkiyenin-yazili-hafizasi-milli-kutuphane" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Kütüphane, Türkiye'nin "kültürel hafızası" olarak kabul edilen ve koleksiyonunda 2 milyona yakın eser barındıran en önemli arşiv kütüphanesi olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Milli Kütüphane, Türkiye'nin "kültürel hafızası" olarak kabul edilen ve koleksiyonunda 2 milyona yakın eser barındıran en önemli arşiv kütüphanesi olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1946 yılında Adnan Ötüken tarafından kurulan ve günümüze kadar hizmet vermeyi sürdüren kütüphaneden günde 2 bin kişi faydalanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turkiyenin-yazili-hafizasi-milli-kutuphane</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/03/milli-kutuphane-11.jpg" type="image/jpeg" length="54941"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[27 Mart 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/27-mart-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/27-mart-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 27 Mart 2026 tarihli ve "Tevekkül" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarih: 27.03.2026</strong></p>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>﷽</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>وَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰىۙ وَاَنَّ سَعْيَهُ سَوْفَ يُرٰىۖ</strong><strong>.</strong><strong> </strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ</strong><strong>:</strong></h3>

<h3 dir="RTL" style="text-align:center"><strong>قُولُوا حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ عَلَى اللّٰهِ تَوَكَّلْنَا</strong><strong>.</strong></h3>

<h3 style="text-align:center"><strong>TEVEKKÜL</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce dinimiz İslam’ın hayatımızın her alanına yansıtmamızı emrettiği ilkelerden biri tevekküldür.</p>

<p>Tevekkül; Müslümanın, sorumluluklarını hakkıyla yerine getirip Allah’ın rahmet ve merhametine sığınmasıdır. Üzerine düşen tedbirleri alıp Allah’ın takdirini beklemesidir. Meşru isteklerine ulaşmak için sebeplere sarılması, aklını ve iradesini doğru yönde kullanması, Allah’a güvenip dayanmasıdır.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Tevekkül, bir ebeveynin; Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in,<strong> </strong><strong>“Hiçbir anne baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunamaz”<a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> buyruğuna uyarak evlatlarına güzel örnek olması, daha sonra onlardan erdem ve fazilet beklemesidir. Bir gencin, <strong>“Yaptığınız işi güzel yapın. Allah işini güzel yapanları sever”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong> ilkesi gereğince geleceğini; ilim, sanat ve meslek çerçevesinde şekillendirmesi, sonra Allah’tan başarı istemesidir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Kimi zaman tevekkül; bir tüccarın, ölçüyü ve tartıyı eksiksiz yaptıktan sonra Allah’tan hayırlı kazanç dilemesi olarak karşımıza çıkar. Kimi zaman da tevekkül; bir çiftçinin toprağı doğru işleyip, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, <strong>“‘Allah bize yeter, O ne güzel vekildir. Sadece Allah’a tevekkül ettik.’ deyiniz”<a href="#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a> </strong>hadis-i şerifi gereğince hasadın bereketini Allah’a havale etmesi olarak hayata yansır.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Tevekkül, tembelliğin sığınağı, miskinliğin bahanesi değil, uyanışın ve kendine gelmenin vesilesidir. Allah’ın yardımını ümit ederek fiili duada bulunmak; zamanın gereklerine uygun bilgi ve teknoloji üretmektir. Zaferlerin emeksiz elde edilemeyeceği bilinciyle düşmanları caydıracak güce ulaşmak için gayret etmek, Cenâb-ı Hak’tan nusret ve inayet dilemektir.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>“Allah’ın dediği olur” kanaatiyle tedbiri elden bırakmak, “Kaderde ne varsa o gelir başa” anlayışıyla sorumlulukları ihmal etmek, “Nasıl olsa Allah rızkımı verir” düşüncesiyle çalışmayı terk etmek, İslam’ın tevekkül anlayışında kendisine asla yer bulamaz. Müslümana düşen; <strong>‘Tedbir kuldan, takdir Allah’tan’</strong><strong> </strong>şuuruyla gecesini gündüzüne katarak çalışmaktır. Yüce Rabbimizin bu husustaki uyarısı gayet açıktır: <strong>“İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır ve çalışmasının karşılığı ileride mutlaka görülecektir.”<a href="#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong>[4]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Kıymetli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Kalplerimizin huzur bulabilmesi için hayatımızın her alanında; okurken, çalışırken, ailemizin rızkını temin ederken, zorluklara karşı mücadele verirken tevekküle ihtiyacımız vardır. Zaman, kendimize gelme ve tevekkül anlayışımızı gözden geçirme zamanıdır. Vakit, çalışmayı, üretmeyi ve mücadeleyi hayatımızın vazgeçilmez bir parçası kılma vaktidir.</p>

<p>Hutbemizi İstiklal Şairimizin şu veciz sözleriyle bitiriyoruz:</p>

<p>Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete râm ol,</p>

<p>Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol!</p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Tirmizî, Birr, 33.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Bakara, 2/195.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 8.</p>

<p><a href="#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Necm, 53/39, 40.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p>

<p><img alt="IFrame" src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAPABAP///wAAACH5BAEKAAAALAAAAAABAAEAAAICRAEAOw==" title="IFrame" /></p>

<p><a href="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/03/tevekkul.pdf" rel="nofollow" target="_blank"><img alt="Şiddetin Çaresi Merhamet Eğitimi" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/08/logolar/hutbeyi-indir-pdf.jpg" /></a></p>

<p><a href="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/03/tevekkul-1.doc" rel="nofollow" target="_blank"><img alt="21.11.2025 Şiddetin Çaresi Merhamet Eğitimi" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/08/logolar/hutbeyi-indir-word.jpg" /></a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/cuma-namazi-nasil-kilinir-diyanet-cuma-namazi-kac-rekattir" target="_blank"><img height="89" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/09/cuma-namazi-nasil-kilinir-2.jpg" width="870" /></a></p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/cuma-namazi-saat-kacta" target="_blank"><img height="89" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/09/cuma-namazi-saat-kacta-2.jpg" width="870" /></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/27-mart-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/BvjofhqQ_ho/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="95769"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[20 Mart 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/20-mart-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/20-mart-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 20 Mart 2026 tarihli ve "Hayatı Ramazan Kılmak" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3><strong>HAYATI RAMAZAN KILMAK</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce Rabbimiz, bu yıl aynı günde iki bayramı bizlere ikram etti. Ramazan Bayramının ilk gününü idrak ederken, biz müminlerin bayramı Cuma namazını eda etmek üzere bir aradayız hamdolsun.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Ramazan-ı şerif, maddi ve manevi pek çok güzelliği elde ettiğimiz bir mektep idi. Bu mübarek ayda; camilerimiz cemaatle, gönüllerimiz muhabbet ile dolup taştı. Tekbir ve salavatların yükseldiği kubbelerimiz altında ümmet-i Muhammed olmanın coşkusunu hep birlikte yaşadık. Sahurla bereketlendik. Oruç ile ruhlarımızı arındırdık. Kur’an-ı Kerim ile gönüllerimizi nurlandırdık. Teravih ve teheccüd namazlarıyla gecelerimizi huzura erdirdik. Zekât ve fitrelerimizle paylaşmanın ve yardımlaşmanın sevincini yaşadık. Geçmişin muhasebesini yaptık, hata ve günahlarımız için Cenâb-ı Hak’tan bağışlanma diledik.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Allah’ın razı olduğu bir kul, insanların hoşnut olduğu bir Müslüman olmanın yolu, hayatı Ramazan kılmakla mümkündür. Hayatı Ramazan kılmak ise; Kur’an-ı Kerim’i okumaya, onun istediği gibi bir mümin olmaya gayret göstermekle olur.</p>

<p>Hayatı Ramazan kılmak; Rabbimizin zikrini dilimize ve kalbimize yerleştirmekle, zikrin en büyüğü olan namazlarımızı eda etmekle olur. <strong>“Kim, Ramazan orucunu tutar ve ona Şevval ayından altı gün daha eklerse, bütün yıl oruç tutmuş gibidir”<a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> hadis-i şerifi gereğince içinde bulunduğumuz Şevval ayında oruç tutmakla olur.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Hayatı Ramazan kılmak; yıl boyunca ihtiyaç sahiplerini, yetim ve öksüzleri gözetmekle, iyiliği yeryüzüne hâkim kılmak için çaba sarf etmekle olur. Etrafımızı ateş çemberine çevirmek isteyenlere karşı feraset ve basireti kuşanmakla, birlik ve dirlikle olur.</p>

<p>Hayatı Ramazan kılmak; ticaretimizi helal kazançla bereketlendirmekle olur. Ailemizde sevgi ve merhameti, sosyal hayatta adalet ve hakkaniyeti hâkim kılmakla olur. Hâsılı hayatı Ramazan kılmak; elimizi, belimizi ve dilimizi muhafaza ettiğimiz bir ömür sürmekle olur. Yüce Rabbimiz böyle bir hayatı sürdürenlere şu müjdeyi vermektedir:<strong> “‘Rabbimiz Allah’tır’ deyip sonra da istikamet üzere yaşayanlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir. Onlar cennetliktir. Yapmakta olduklarına karşılık, orada ebedi kalacaklardır.”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Şu hususu unutmayalım ki; Ramazan mektebinde alınan eğitim, bir ömre aktarıldığında gerçek anlamını kazanacaktır. Hutbemizi; Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, ‘Allah’ın en sevdiği amel nedir?’ diye soran kişiye verdiği şu cevapla bitiriyoruz: <strong>“Allah katında amellerin en sevimlisi az da olsa devamlı olanıdır.”<a href="#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Müslim, Sıyâm, 204.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Ahkâf, 46/13,14.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Müslim, Müsâfirîn, 216.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/20-mart-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YStS9umt2cA/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="60416"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[13 Mart 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/13-mart-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/13-mart-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 13 Mart 2026 tarihli ve "Hak ve Hakikatin Temsilcileri: Peygamberler" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarih: 13.03.2026</p>

<p>﷽</p>

<p>وَمَا يَنْطِقُ عَنِ الْهَوٰىۜ اِنْ هُوَ اِلَّا وَحْيٌ يُوحٰىۙ.</p>

<p>وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>أَنَا مُحَمَّدٌ وَأَحْمَدُ وَالْمُقَفِّي وَالْحَاشِرُ وَنَبِيُّ التَّوْبَةِ وَنَبِيُّ الرَّحْمَةِ.</p>

<p>HAK VE HAKİKATİN TEMSİLCİLERİ: PEYGAMBERLER</p>

<p>Muhterem Müslümanlar!</p>

<p>Yüce dinimizin temel inanç esaslarından biri peygamberlere imandır. Peygamberler, Allah’ın insanlar arasından seçtiği elçileri, hak ve hakikatin temsilcileridir. Onlar; insanlığa, ebedi kurtuluş yolunu göstermek için gönderilmiştir. Peygamberler, insanları; tek olan Allah’a iman etmeye, yani tevhide davet etmişlerdir.</p>

<p>Aziz Müminler!</p>

<p>Hz. Âdem ile başlayan peygamberlik vazifesi Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s) ile sona ermiştir. Aynı şekilde Hz. Âdem ile başlayan ilâhî mesaj, Ramazan ayında Kadir Gecesinde Peygamber Efendimiz (s.a.s)’e indirilen Kur’an-ı Kerim’le taçlanmış ve son bulmuştur.</p>

<p>Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), zulmün girdabındaki bir toplumu değiştirmiştir. Yaşanmaz denilen dünyayı saadet asrına; cehaletin karanlığını aydınlığa çevirmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadis-i şeriflerinde, “Ben Muhammed’im, Ahmed’im, peygamberlerin ardından gelen el-Mukaffî’yim, insanların arkamda toplandığı el-Hâşir’im, Tevbe Peygamberi’yim, Rahmet Peygamberi’yim” buyurmuştur. Dolayısıyla, kim; sevgi ve saygı gibi ahlaki değerleri kuşanmayı hedefliyorsa Allah Resûlü (s.a.s)’in rehberliğinden ayrılmamalıdır. İyiliğin dünyaya hâkim olmasını, kötülüğün son bulmasını istiyorsa Kur’an ve sünnete sarılmalıdır.</p>

<p>Kıymetli Müslümanlar!</p>

<p>Yüce Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de, “Peygamber, arzu ve hevesine göre konuşmaz. Onun size okuduğu, kendisine indirilmiş vahiyden başka bir şey değildir” buyurmaktadır. Bu sebepledir ki, Peygamberimizi ve onun rahmet yüklü mesajlarını “yanılsama” olarak değerlendirmek doğrudan Allah’ın kelâmına, Allah’ın iradesine, Allah’ın dinine yapılmış bir saldırıdır. Cenâb-ı Hak, peygamberlere inanmayan, onları alay ve eğlence konusu yapanların ibretlik sonunu bizlere şöyle haber vermektedir: “Senden önceki peygamberlerle de alay edilmiş, sonunda onlarla alay edenleri, alaya aldıkları azap kuşatıvermişti.”</p>

<p>Değerli Müminler!</p>

<p>Bizler, peygamberler arasında asla ayrım yapmayız. Hepsinin Allah’ın elçisi olduğuna iman ederiz. Zira biliriz ki; Peygamberlerin her biri Allah katında değerlidir. Hz. Âdem’de, Hz. İbrâhim’de, Hz. Mûsâ’da, Hz. Îsâ’da ve Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’de aynı şeyleri söylemişlerdir. Onların mesajları temelde birdir ve aynıdır; o da tevhiddir. Yüce Rabbimiz, “Andolsun biz, her ümmete, ‘Allah’a kulluk edin, tâğuttan uzak durun’ diyen bir peygamber gönderdik” buyurmaktadır.</p>

<p>Aziz Müslümanlar!</p>

<p>İslam, inançta tevhidi istediği gibi sosyal hayatta vahdeti, yani ümmetin birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmesini emretmiştir. Cenâb-ı Hak “Allah’a ve Resûlü’ne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz, gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Allah sabredenlerle beraberdir” buyurarak bu hakikate işaret etmektedir. Hal böyleyken, yıllardır İslam coğrafyası üzerinde oyunlar oynanmakta, Müslümanlar zulüm altında inlemektedir.</p>

<p>Kıymetli Kardeşlerim!</p>

<p>Kadir Gecesinin gölgesinin üzerimize düştüğü şu günlerde vahyin aydınlığında, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in ilkeleri doğrultusunda hayatımızın muhasebesini yeniden yapmalıyız. Bir ve beraber olmalı, kardeşliğimizi pekiştirmeliyiz. Ramazan ayının bu son günlerinde birbirimiz ve ümmet-i Muhammed için dua etmeliyiz ki, Rabbimizin nusret ve inayeti inananların üzerine olsun.</p>

<p>Değerli Müminler!</p>

<p>Önümüzdeki Çarşamba günü Çanakkale Zaferinin yıl dönümünü idrak edeceğiz. Bu vesileyle aziz şehitlerimize, ebedi âleme irtihal eden kahraman gazilerimize Yüce Rabbimizden rahmet diliyoruz. Kadir Gecemizi şimdiden tebrik ediyoruz. Hutbemizi Kadir sûresinin mealiyle bitiriyoruz: “Biz Kur’an’ı Kadir Gecesinde indirdik. Kadir Gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir Gecesi, bin aydan daha hayırlıdır. O gece melekler ve Cebrâil, Rablerinin izniyle her bir iş için iner de iner. O gece tan yeri ağarıncaya kadar esenliktir.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/13-mart-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/fTdFxJ1bWzg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="99558"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Büyük Çamlıca Camii ve ay]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-camlica-camii-ve-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-camlica-camii-ve-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da küçülen şişkin ay, ramazan ayı dolayısıyla Büyük Çamlıca Camisi'nin minareleri arasına yansıtılan Türk bayrağı ile görüntülendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-camlica-camii-ve-ay</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 22:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/03/c-a-m-l-i-c-a-c-a-m-i-a-y-11.jpg" type="image/jpeg" length="58403"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[06 Mart 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/06-mart-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/06-mart-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 06 Mart 2026 tarihli ve "Zekât Ve Fıtır Sadakası" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3><strong>ZEKÂT VE FITIR SADAKASI</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Malımız, mülkümüz, sahip olduğumuz bütün imkânlarımız Yüce Rabbimiz tarafından bizlere verilmiş birer emanettir. Bu emanetlerin şükrünü eda etmek; varlıklarımızı ihtiyaç sahipleriyle, yetim, öksüz ve kimsesizlerle paylaşmakla gerçekleşebilir. İşte bu emanet bilincinin ibadete dönüşmüş hali, zekât ve fıtır sadakasıdır.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Zekât, İslam’ın beş temel esasından biridir. Zekât, sadece bir bağış değil, bizzat Allah ve Resûlü tarafından belirlenmiş bir ibadettir. İnsanın malını eksilten değil, bereketlendiren ilahi bir nimettir.<a href="#_edn1" name="_ednref1" title="">[1]</a> <strong>“Onların mallarında, muhtaç ve yoksullar için bir pay vardır”</strong><a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong><strong>[2]</strong></strong></a> ayetinde buyrulduğu üzere zekât, fakiri minnet altında bırakan bir lütuf değil, ona hakkını teslim etmektir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Zekât, müminler arasında yardımlaşma ve dayanışma, rahmet ve şefkat köprüleri kurar. Birlik ve beraberliğin daha da güçlenmesine vesile olur. Kardeşliğin gönüllerde, hanelerde ve sofralarda hissedilmesini sağlar. Bu yönüyle zekât, toplumsal barış, huzur ve dayanışmaya büyük katkı sunar.</p>

<p>Zekât vermek, kişiyi bencillikten, hasetten ve cimrilikten arındırır. Zekât, insanın; içindeki mal sevgisini ve dünya hırsını dizginlemesine, günahlarından arınmasına yardımcı olur. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere, <strong>“…Zekât, suyun ateşi söndürdüğü gibi hata ve günahları silip yok eder.”<a href="#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Fitre olarak bildiğimiz fıtır sadakası ise; Ramazan-ı şerife ulaşmanın, bayrama kavuşmanın şükrüdür. Peygamber Efendimiz (s.a.s), bayram namazımızı kılmadan önce fıtır sadakalarımızı ihtiyaç sahiplerine ulaştırmamızı emretmektedir.<a href="#_edn4" name="_ednref4" title="">[4]</a> Zira fıtır sadakası ile Ramazan Bayramı; merhamet ve muhabbetin, neşe ve sevincin toplumun tamamına yayıldığı müstesna bir zaman dilimine dönüşmektedir.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Zekât ve fıtır sadakasında esas olan; önce kişinin, çevresinden ihtiyaç sahibi akrabalarını ve komşularını gözetmesidir. Sonra da yardımlarını mazlum ve mağdur coğrafyalarda bulunan kardeşlerine ulaştırmasıdır. Bugün bize düşen, içerisinde bulunduğumuz Ramazan-ı şerifi vesile kılarak zekât ve fitrelerimizle bir fakirin sofrasını şenlendirmektir. Bir borçlunun yükünü hafifletmektir. Yolda kalmışa el uzatmaktır. Bir yetimin, bir öksüzün ve bir garibin yüzünü güldürmektir. Mazlumların yanında yer almaya, onlara umut olmaya devam etmektir. Böylelikle Yüce Rabbimizin bizlere lütfettiği imkânları ebedi kazanca dönüştürmektir.</p>

<p>Hutbemizi Cenâb-ı Hakk’ın şu ayet-i kerimesi ile bitiriyoruz: <strong>“Namazı kılın, zekâtı verin. Kendiniz için önceden ne hayır yaparsanız Allah katında onu bulursunuz. Muhakkak ki Allah, yaptıklarınızı eksiksiz görür.”<a href="#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a> </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Bakara, 2/276.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Zâriyât, 51/19.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Tirmizî, Cum’a, 79.</p>

<p><a href="#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Buhârî, Zekât, 70.</p>

<p><a href="#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Bakara, 2/110.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/06-mart-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/i0RFAESmX9I/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="41187"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TDV, Gazze’de yerinden edilen Filistinlilere iftar verdi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tdv-gazzede-yerinden-edilen-filistinlilere-iftar-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tdv-gazzede-yerinden-edilen-filistinlilere-iftar-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Diyanet Vakfı (TDV), ramazan ayında dayanışmayı artırmak amacıyla Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nusayrat Mülteci Kampı’nda yerinden edilen Filistinliler için toplu iftar programı düzenledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nusayrat Mülteci Kampı’nda yerinden edilen Filistinliler için toplu iftar programı düzenledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>RAMAZAN</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tdv-gazzede-yerinden-edilen-filistinlilere-iftar-verdi</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 12:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/03/tdv-gazze-iftar-00.jpg" type="image/jpeg" length="88045"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazze’de Büyük Ömeri Camii Kütüphanesi’nde hasar gören eserler kurtarılıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/gazzede-buyuk-omeri-camii-kutuphanesinde-hasar-goren-eserler-kurtariliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/gazzede-buyuk-omeri-camii-kutuphanesinde-hasar-goren-eserler-kurtariliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalci saldırılarında ağır hasar gören Gazze’deki Büyük Ömeri Camii Kütüphanesi’nde Filistinli gönüllüler, zarar gören kitap ve el yazması eserleri kurtarmak için onarım, temizleme ve tasnif çalışmaları yürütüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/gazzede-buyuk-omeri-camii-kutuphanesinde-hasar-goren-eserler-kurtariliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/03/mehmet/20260303-gazzede-buyuk-omeri-camii-kutuphanesinde-hasar-goren-eserler-kurtariliyor-17.jpg" type="image/jpeg" length="92058"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
