<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Diyanet Haber</title>
    <link>https://www.diyanethaber.com.tr</link>
    <description>Diyanet Haber / Diyanet Sınav / Diyanet Duyuru / Diyanet Hutbe / Müftülükler / İslam Dünyası / Kültür Sanat / #Keşfet / www.diyanethaber.com.tr</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 20 Jul 2026 11:51:09 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şenkaya'da Talim ve Tashih-i Huruf Kursu tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/senkayada-talim-ve-tashih-i-huruf-kursu-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/senkayada-talim-ve-tashih-i-huruf-kursu-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum Şenkaya'da din görevlilerine yönelik "Talim ve Tashih-i Huruf Kursu" tamamlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şenkaya İlçe Müftülüğü tarafından din görevlilerinin mesleki bilgi ve becerilerini geliştirmek, Kur'an-ı Kerim'i usulüne uygun ve güzel bir edayla okumalarını desteklemek amacıyla düzenlenen Talim ve Tashih-i Huruf Kursu başarıyla tamamlandı.</p>

<p>23 Mart - 19 Haziran tarihleri arasında toplam 240 saat olarak gerçekleştirilen kursa ilçede görev yapan 17 İmam Hatip katıldı. Eğitim süresince kursiyerlere; Talim Üzere Yüzüne Okuma, Talim Üzere Ezber Okuma, Dini Musiki, Din Görevliliği Formasyonu ve İlmihal dersleri verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kursun eğitimleri, İlçe Müftüsü Ahmet Kayabaşı ile İlçe Vaizi Erhan Kaya tarafından yürütüldü. Program boyunca katılımcıların Kur'an tilavetindeki mahreç, tecvid ve eda yönünden yeterliliklerinin geliştirilmesinin yanı sıra mesleki donanımlarının artırılması hedeflendi.</p>

<p>Kursun tamamlanmasının ardından düzenlenen programda, eğitimi başarıyla bitiren din görevlilerine Başarı Belgeleri, Şenkaya Kaymakamı Murat Çürük tarafından takdim edildi.</p>

<p>Program sonunda konuşan İlçe Müftüsü Ahmet Kayabaşı, din hizmetlerinin daha nitelikli yürütülmesinde hizmet içi eğitimlerin büyük önem taşıdığını belirterek kursa özveriyle katılan tüm din görevlilerine teşekkür etti.</p>

<p>Kaymakam Murat Çürük de din görevlilerinin mesleki gelişimine katkı sağlayan bu tür eğitim programlarının önemine değinerek kursu başarıyla tamamlayan personeli tebrik etti.</p>

<p>Program, başarı belgelerinin takdimi ve günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Erzurum Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/senkayada-talim-ve-tashih-i-huruf-kursu-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/senkaya-tashihi-huruf-belge.jpg" type="image/jpeg" length="12642"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana’da umre eğitimleri sürüyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/adanada-umre-egitimleri-suruyor-3</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/adanada-umre-egitimleri-suruyor-3" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı organizasyonu ile Adana’dan umreye gidecek vatandaşlara yönelik, "Hazırlık Semineri" düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanlığı organizasyonu ile Adana’dan umreye gidecek vatandaşlara yönelik, İl Müftülüğü Konferans Salonu’nda 2. Umre Hazırlık Semineri düzenlendi.</p>

<p>Seminerde; İl Müftü Yardımcısı Hacı Ahmet Başaran, Sarıçam İlçe Müftüsü Rıfat Çevik, İl Müftülüğü Şube Müdürü Mustafa Bayrak ile İl Müftülüğü Uzman Vaizi Durdane Coşkun tarafından umreci vatandaşlara bilgilendirmelerde bulunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Seminerde konuşan İl Müftü Yardımcısı Hacı Ahmet Başaran, umrenin yalnızca fizikî bir yolculuk değil, aynı zamanda manevî bir arınma ve kulluk bilincini güçlendiren önemli bir ibadet olduğunu ifade etti. Umre yolculuğuna çıkacak vatandaşların ibadetlerini sahih bilgiyle ve bilinçli bir şekilde yerine getirmelerinin büyük önem taşıdığını belirten Başaran, seminerlerin bu yönüyle önemli bir rehberlik görevi üstlendiğini söyledi. Başaran, umre ibadetinin hayırlara vesile olmasını temenni ederek tüm umreci adaylarına bereketli ve makbul bir yolculuk diledi.</p>

<p>Seminerde ayrıca umreci adaylarına uygulamalı olarak ihrama giriş, tavafın yapılışı ile Safa ve Merve tepeleri arasında gerçekleştirilen sa’y ibadeti hakkında detaylı bilgiler aktarıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Adana Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/adanada-umre-egitimleri-suruyor-3</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/adana-umre-seminer.jpg" type="image/jpeg" length="44133"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana’da umre sınavı gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/adanada-umre-sinavi-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/adanada-umre-sinavi-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da 2026-2027 Yılı Umre Organizasyonu Görevli Seçme Sınavı gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanlığınca, 2026-2027 Yılı Umre Organizasyonu’nda görev almak isteyen personele yönelik sözlü sınav gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adana İl Müftülüğünün ev sahipliğinde düzenlenen sınavda; Diyanet İşleri Başkanlığı Başkanlık Vaizi Faruk Turhan başkanlığında, Adana İl Müftü Yardımcısı Hacı Ahmet Başaran ve Osmaniye İl Müftü Yardımcısı Eyüp Bucan’dan oluşan komisyon görev yaptı.</p>

<p>16-17 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen sözlü sınava, Adana ve Osmaniye illerinden din görevlileri katıldı.</p>

<p>Sözlü sınavda başarılı olan adaylar, Diyanet İşleri Başkanlığının 2026-2027 Yılı Umre Organizasyonu kapsamında kutsal topraklarda görev alacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Adana Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/adanada-umre-sinavi-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/adana-umre-sinavi-1.jpg" type="image/jpeg" length="19383"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yaylalarda irşat faaliyetleri başladı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/yaylalarda-irsat-faaliyetleri-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/yaylalarda-irsat-faaliyetleri-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin Anamur İlçe Müftülüğü, yaz mevsiminde yaylalara göç eden vatandaşlara yönelik din hizmetlerini güçlendirmek amacıyla yayla vaaz ve irşat programlarını başlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anamur'da 10 Temmuz-28 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek programlar kapsamında Kaş, Abanoz, Akpınar, Killik ve Halkalı yaylalarındaki camilerde vaaz, sohbet ve dini rehberlik faaliyetleri yürütülecek.</p>

<p>Programlara İlçe Müftüsü Mehmet Fidan, Cezaevi Vaizi Hidayet Güvercin, Vaiz Muhammet Yasir Çolak, Şube Müdürü İshak Kacır, Murakıp Hamidullah Uysal, İmam Hatip İbrahim Sağır, ADRB Vaizi Fatma Güvercin, Din Hizmetleri Uzmanı Fatma Fidan ile Diyanet Haber Koordinatörü Ahmet Tokdemir katılıyor. Görevliler, vaaz ve irşad faaliyetlerinin yanı sıra vatandaşlarla birebir görüşerek dinî ve sosyal konulardaki soruları cevaplandırıyor, ihtiyaç ve talepleri de yerinde değerlendiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Yaylada Irşat 3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/yaylada-irsat-3.jpg" width="1280" /></p>

<p>Programlarda iman esasları, kulluk bilinci, Kur'an eğitimi, ibadetler, güzel ahlak, kardeşlik, vatan sevgisi, birlik ve beraberlik, iyilikte yarış, sosyal dayanışma ve çevre bilinci gibi konular ele alınıyor.</p>

<p><img alt="Yaylada Irşat 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/yaylada-irsat-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Kadınlara yönelik özel vaaz ve irşad programlarının da yer aldığı faaliyetlerle yaylalarda yaşayan vatandaşların din hizmetlerinden daha etkin şekilde faydalanmaları hedefleniyor.</p>

<p>Anamur İlçe Müftülüğü tarafından yürütülen irşad hizmetleri kapsamında İlçe Müftüsü Mehmet Fidan, yaylalarda sürdürülen vaaz programları ile Yaz Kur'an Kurslarını yerinde inceledi.</p>

<p>Müftü Fidan, din görevlileri ve kurs öğreticilerinden yürütülen eğitim faaliyetleri hakkında bilgi aldı, öğrencilerle bir araya gelerek başarı dileklerinde bulundu.</p>

<p>Müftü Fidan, yaylalarda yaşayan vatandaşlara yönelik din hizmetlerinin yaz boyunca aralıksız devam edeceğini belirterek, çocukların Yaz Kur'an Kurslarına devam etmelerinin manevi gelişimleri açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Mersin Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/yaylalarda-irsat-faaliyetleri-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/yaylada-irsat-1.jpg" type="image/jpeg" length="16702"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünyanın en küçük camisi ziyaretçilerini ağırlıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/dunyanin-en-kucuk-camisi-ziyaretcilerini-agirliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/dunyanin-en-kucuk-camisi-ziyaretcilerini-agirliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin'in Anamur ilçesine bağlı Pınarlar (Bugarlar) mevkiinde bulunan ve yaklaşık 9 metrekarelik kullanım alanıyla dikkat çeken cami, doğal güzelliklerin ortasında ziyaretçilerini ağırlıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anamur-Ermenek karayolu üzerinde yer alan cami, yıllardır güzergahı kullanan vatandaşlara ibadet imkanı sunarken, bölgenin en dikkat çeken simgeleri arasında gösteriliyor.</p>

<p>Tek kubbesi, yaklaşık 6 metre yüksekliğindeki minaresi ve sade mimarisiyle öne çıkan cami, küçük ölçülerine rağmen bir camide bulunması gereken temel mimari unsurları bünyesinde barındırıyor. Çevresi asırlık çınar ağaçları ve doğal kaynak suyuyla çevrili olan yapı, inanç turizmi ile doğa turizmini aynı noktada buluşturuyor.</p>

<p>Anamur-Ermenek karayolunun yaklaşık 20'nci kilometresinde bulunan cami, özellikle sürücüler ve çevre mahalle sakinleri tarafından vakit namazlarında yoğun olarak kullanılıyor.</p>

<p>Caminin hemen yanında bulunan doğal kaynak suyu, vatandaşların abdest ihtiyacını karşılıyor. Altından geçen küçük dere, serin havası ve çınar ağaçlarının oluşturduğu doğal gölgelik sayesinde cami, özellikle yaz aylarında yolcuların dinlenmek için tercih ettiği önemli duraklardan biri haline geliyor.</p>

<p>Doğayla iç içe konumu nedeniyle ziyaretçiler yalnızca ibadet etmek için değil, bölgenin eşsiz manzarasını görmek ve hatıra fotoğrafı çekmek amacıyla da buraya uğruyor.</p>

<p>Anamur Diyanet Haber Koordinatörü Ahmet Tokdemir, bölgede gerçekleştirdiği çekimlerde camiyi drone ile havadan görüntüledi.</p>

<p>Havadan kaydedilen görüntülerde caminin dev çınarların arasında adeta saklanan görüntüsü, doğal kaynak suyu, dere yatağı ve yemyeşil doğası dikkat çekti. İç mekanda ise caminin sade, temiz ve huzur veren atmosferi objektiflere yansıdı.</p>

<p>Tokdemir, Pınarlar'da bulunan bu küçük caminin sahip olduğu mimari özellikleri ve doğal konumuyla Anamur'un tanıtımına katkı sağlayan önemli değerlerden biri olduğunu belirterek, bölgenin inanç ve doğa turizmi açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade etti.</p>

<p>Bölge sakinleri, caminin uzun yıllardır hem mahalle halkına hem de karayolunu kullanan vatandaşlara hizmet verdiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vatandaşlar, "Yoldan geçenler burada durup namazlarını kılıyor. Caminin küçüklüğünü görenler şaşkınlığını gizleyemiyor. Yerli ve yabancı ziyaretçiler fotoğraf ve video çekmeden buradan ayrılmıyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğal güzellikleri ve farklı mimarisiyle dikkat çeken cami, Anamur'un keşfedilmeyi bekleyen önemli değerleri arasında yer alırken, her yıl çok sayıda yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlamayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Mersin Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/dunyanin-en-kucuk-camisi-ziyaretcilerini-agirliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/dunyanin-en-kucuk-camisi.jpg" type="image/jpeg" length="34423"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vezirköprü'de hafızlar taç giydi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/vezirkoprude-hafizlar-tac-giydi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/vezirkoprude-hafizlar-tac-giydi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun Vezirköprü İlçe Müftülüğü Merkez Kız Kur'an Kursu’nda hafızlık eğitimlerini başarıyla tamamlayan 21 kız öğrenci için "Hafızlık İcazet Merasimi" düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Sedide Akbulut' un konuşmacı olarak katıldığı program Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı.</p>

<p><img alt="Vezirkopru Icazet 5" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/vezirkopru-icazet-5.jpg" width="1280" /></p>

<p>İlçe Müftüsü Naci Yalçınkaya' nın açılış konuşmasından sonra konuşmada bulunan İl Müftüsü Seyfullah Çakır, "Vezirköprü, aziz milletimizin mukaddes değerlerine sahip çıkma noktasında sönmeyen bir irfan meşalesidir. Bu toprakların insanı, Kur'an kurslarımızı hiçbir zaman sahipsiz bırakmamış; evlatlarının kalbine Allah kelamını nakşetmek için adeta seferber olmuştur. Bölgemiz hafızlık Kur’an kurslarının da ön önemli öğrenci kaynağıdır. Bugün taçlarını giyen 21 genç kızımız, bu kadim ilçenin köklü manevi mirasının en canlı şahitleridir. Onlar sadece birer metin ezberlemediler; adalet, ahlak ve şefkat timsali olarak toplumun önünde yürüyecek canlı birer Kur'an oldular. İlçe halkımızın Kur'an eğitimine verdiği bu sarsılmaz desteği selamlıyor, evlatlarımızı yetiştiren hocalarımızı ve büyük bir adanmışlıkla onların arkasında duran ailelerimizi yürekten tebrik ediyorum." dedi.</p>

<p><img alt="Vezirkopru Icazet 3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/vezirkopru-icazet-3.jpg" width="1280" /></p>

<p>Programın konferans bölümünde Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Sedide Akbulut şunları ifade etti:</p>

<p>"Samsun, bünyesindeki Kur'an eğitim merkezleri ve akademi düzeyindeki eğitim kurumlarıyla ülkemizin dini eğitim alanındaki en önemli ve en güçlü merkezlerinden biridir. Bu merkezlerde yetişen hocalarımız ve öğrencilerimiz, Türkiye genelindeki manevi imar hareketine öncülük etmektedir. Kızlarımız için açtığımız Samsun Kur’an Eğitim Merkezinde hafızlarımızın Kur’an-ı Kerim’i anlamalarını ve ileri düzeyde ilim sahibi olmalarını hedefliyoruz. Samsun’un ve Vezirköprü’nün bu yüksek nitelikli eğitim potansiyeliyle gurur duyuyoruz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hafızlığın sadece metinleri ezberlemekten ibaret kalmaması gerektiğini hatırlatan Akbulut, Kur'an ile kurulan bağın üç temel boyutunu (kıraat, tilavet ve tertîl) anlatarak hafızların lafzın hafızı oldukları gibi, Kuran'ın manasının da âmili olmaları gerektiğini vurguladı.</p>

<p><img alt="Vezirkopru Icazet 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/vezirkopru-icazet-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Program, yapılan duanın ardından protokol üyelerinin hafızlara belge ve ödül takdimiyle sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Samsun Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/vezirkoprude-hafizlar-tac-giydi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/vezirkopru-icazet-1.jpg" type="image/jpeg" length="17685"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Murakıplık Sınavı Giriş Belgeleri erişime açıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/murakiplik-sinavi-giris-belgeleri-erisime-acildi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/murakiplik-sinavi-giris-belgeleri-erisime-acildi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı  “2026 Yılı Murakıplık Sınavı” giriş belgeleri erişime açıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Hacı Bayram Üniversitesi'nce 01 Ağustos 2026 Cumartesi günü saat 10.30’da gerçekleştirilecek olan “2026 Yılı Murakıplık Sınavı” giriş belgelerine 20 Temmuz 2026 tarihi itibariyle <a href="https://sbys.hacibayram.edu.tr/" rel="nofollow">https://sbys.hacibayram.edu.tr/</a> adresinde yer alan “E-Devlet İle Giriş Yap” butonuna tıklayarak T.C. Kimlik numaranız ve e-Devlet şifreniz ile erişim sağlayabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DUYURULAR</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/murakiplik-sinavi-giris-belgeleri-erisime-acildi-1</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/12/logolar/diyanet-sinav-11.jpg" type="image/jpeg" length="33474"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vefakarlık: Kadirşinaslık]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/vefakarlik-kadirsinaslik-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/vefakarlik-kadirsinaslik-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hz. Peygamber’in (sas) eş, anne, baba, kardeş yanında arkadaş ve dostlarına karşı gösterdiği vefakarlık örnekleri de dillere destan olmuştur.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>"عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ قَالَ: أُهْدِيَ لِلنَّبِيِّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) عِنَبٌ مِنَ الطَّائِفِ. فَدَعَانِى فَقَالَ: ‘خُذْ هَذَا الْعُنْقُودَ فَأَبْلِغْهُ أُمَّكَ’ فَأَكَلْتُهُ قَبْلَ أَنْ أُبْلِغَهُ إِيَّاهَا. فَلَمَّا كَانَ بَعْدَ لَيَالٍ قَالَ لِى: "مَا فَعَلَ الْعُنْقُودُ؟ هَلْ أَبْلَغْتَهُ أُمَّكَ؟’ قُلْتُ: لاَ. قَالَ فَسَمَّانِى غُدَرَ</p>

<p style="text-align:justify">Nu’mân b. Beşîr (ra) anlatıyor: "Peygamber’e (sas) Tâif’ten bir miktar üzüm hediye edilmişti. O (sas) da beni çağırarak, "<i>Şu salkımı al da annene götür."</i> dedi. Ama ben üzümü anneme götürmeden önce yedim. Birkaç gün sonra Resûlullah (sas) bana, "<i>Üzüm salkımı ne oldu, onu annene ulaştırdın mı?"</i> diye sordu. Ben de, "Hayır." dedim." Nu’mân (ra), bu olay nedeniyle Resûlullah’ın (sas) kendisini ‘ğuder’ (vefasız) diye isimlendirdiğini söylemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">(İM3368 İbn Mâce, Et’ıme, 61)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَر:َ…وَإِنِّى سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) يَقُولُ: "إِنَّ أَبَرَّ الْبِرِّ صِلَةُ الْوَلَدِ أَهْلَ وُدِّ أَبِيهِ</p>

<p style="text-align:justify">Abdullah b. Ömer’in (ra) işittiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: "<i>İyiliklerin en güzeli, evlâdın baba dostlarını ziyaret etmesidir."</i></p>

<p style="text-align:justify">(M6513 Müslim, Birr, 11)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَنَسٍ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "لِكُلِّ غَادِرٍ لِوَاءٌ يَوْمَ الْقِيَامَةِ يُعْرَفُ بِه</p>

<p style="text-align:justify">Enes’ten (ra) nakledildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: "<i>Kıyamet gününde her vefasızın, vefasızlığının göstergesi olarak bir sancağı olacaktır..."</i></p>

<p style="text-align:justify">(M4536 Müslim, Cihâd ve siyer, 14)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ عَائِشَةَ (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهَا) قَالَتْ: مَا غِرْتُ عَلَى أَحَدٍ مِنْ نِسَاءِ النَّبِيِّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) مَا غِرْتُ عَلَى خَدِيجَةَ وَمَا رَأَيْتُهَا، وَلَكِنْ كَانَ النَّبِيُّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) يُكْثِرُ ذِكْرَهَا، وَرُبَّمَا ذَبَحَ الشَّاةَ، ثُمَّ يُقَطِّعُهَا أَعْضَاءً، ثُمَّ يَبْعَثُهَا فِى صَدَائِقِ خَدِيجَةَ، فَرُبَّمَا قُلْتُ لَهُ: كَأَنَّهُ لَمْ يَكُنْ فِى الدُّنْيَا امْرَأَةٌ إِلاَّ خَدِيجَةُ، فَيَقُولُ: "إِنَّهَا كَانَتْ وَكَانَتْ، وَكَانَ لِى مِنْهَا وَلَدٌ</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Âişe (ra) anlatıyor: "Ben Peygamber’in (sas) eşlerinden hiçbirini, Hatice’yi (ra) kıskandığım kadar kıskanmadım. Oysaki ben Hatice’yi (ra) (benden önce vefat ettiği için) görmemiştim. Ancak Peygamber (sas) ondan çok bahsederdi. Bazen bir koyun keser, onu parçalara ayırır, sonra da Hatice’nin (ra) dostlarına gönderirdi. Bazen ben, "Sanki yeryüzünde Hatice’den (ra) başka kadın yok!" diyerek serzenişte bulunurdum da Allah Resûlü (sas), "<i>Hatice şöyle idi, Hatice böyle idi. Üstelik ondan benim çocuklarım var." </i>derdi.</p>

<p style="text-align:justify">(B3818 Buhârî, Menâkıbü’l-ensâr, 20)</p>

<p>***</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas) peygamberliğinin dokuzuncu yılının sonlarına doğru önce amcası Ebû Tâlib’i, kısa bir süre sonra da biricik eşi Hz. Hatice’yi (ra) kaybetti. Ebû Tâlib ve Hz. Hatice’nin (ra) peş peşe vefat etmeleri Hz. Peygamber (sas) için katlanılması zor acılara sebep oldu. İnsanlar arasında yalnız kaldığını hissetti. Bir süre evinden çıkmadı, hiç kimseyle görüşmedi. Yaşadığı birçok sıkıntının yanında bir de kendisine kol kanat geren mümtaz iki şahsiyetin yokluğu acılarını biraz daha artırdı. Hem içinde bulunduğu sıkıntılı konumdan kurtulmak hem de dini daha özgür bir ortamda tebliğ edebilmek için yeni beldeler aradı. Çünkü Mekke’de İslâm’a davet adına yapılması gerekenleri yapmış, Mekke’deki İslâm daveti kilitlenme sürecine girmişti. İslâm’a davet için yeni beldelere açılmak gerekiyordu. Üstelik yaşanılan sıkıntılar, eziyet ve işkenceler de dayanılmaz bir hâl almıştı. Bu noktada Tâif’in önemli bir işleve sahip olabileceğini düşündü. Eğer Tâif İslâm davetinin merkezi hâline getirilebilirse Hz. Peygamber (sas), göz ardı edilemeyecek bir açılım imkânına sahip olacaktı. Zira Tâif, Mekke eşrafının çok sıkı ilişkiler içerisinde olduğu bir şehirdi. Hemen hepsinin Tâif’te yazlık evleri, büyük mülkleri vardı. Eğer Tâif İslâm davetinin üssü hâline getirilebilirse Mekke’nin ileri gelenleri bundan ekonomik mânâda büyük darbe alacaklar ve zarara uğrayacaklardı.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas) Tâif’in yolunu tuttu. Tâif, yürüyerek Mekke’ye iki günlük mesafedeydi. Yanında evlâtlığı Zeyd’le (ra) beraber gizlice Tâife ulaştı. Tâif’te bir ay kadar kaldı. Ahlâf kabilesiyle birçok kere görüştü. Onların İslâm’ı kabul etmelerini istedi. Ancak Ahlâf kabilesinin eşrafı Kureyşlilerden çekindikleri için daveti kabul etmediler. Hatta Hz. Peygamber’e (sas) karşı küstahça bir tavır takındılar. Kureyş’in onu korumayacağını anladıkları zaman, daha da küstahlaştılar ve Kureyş’in yakınlığını kazanabilmek için ondan şehirlerini hemen terk etmesini istediler. Onu aşağıladılar, onunla alay ettiler ve şehri terk etmek üzere olan Hz. Peygamber’i (sas) yolun iki yanına dizilmiş köle ve çocuklara taşlattılar. Resûlullah (sas) da, Zeyd (ra) de yaralandı. Neticede bir bağa sığındılar, orada bir gölgelikte nefeslenip soluk aldılar. Derken iki kutlu yolcu yolculuklarına devam edip, Mekke’ye yaklaştılar. Ama ne yazık ki Mekke’ye giremediler. Resûlullah’ın (sas) Tâif’ten kovulmuş bir şekilde yeniden Mekke’ye girmesi de pek mümkün değildi. Ebû Leheb’in liderliğindeki Hâşimoğulları da zaten kendisine eskisi gibi sahip çıkmıyordu. Ama başka bir çaresi de yoktu. Mekke’den başka gidebileceği hiçbir yer kalmamıştı. Mekke’ye mutlaka girmeliydi ama bu nasıl olacaktı. Zeyd’le (ra) beraber Mekke yakınlarındaki bir dağda üç gün kaldılar. Evlâtlığı Zeyd (ra), Mekke’ye bir türlü giremeyen ama gidecek başka hiçbir yeri de olmayan Kutlu Elçi’nin (sas) durumuna çok üzülüyordu. Onun bu üzüntüsünü gören Allah Resûlü (sas) ona dedi ki: "<i>Ey Zeyd! Şüphen olmasın ki Allah (cc) bu gördüğün duruma bir çıkış yolu gösterecektir. Muhakkak ki Allah (cc) dininin yardımcısı ve Peygamberinin </i>(sas)<i> destekçisidir."</i></p>

<p style="text-align:justify">Resûlullah (sas) dağda kaldığı üç gün boyunca boş durmadı. Mekke’ye girmek için bir kabilenin himayesini kabul etmesinin gerektiğini çok iyi biliyordu. Bunun için Zeyd’i (ra) gizlice Mekke’ye gönderip kendisini himaye edebilecek bazı kişilerle görüşmesini temin etti. Himaye teklifini daha önce de Müslümanlara karşı uygulanan boykotun kaldırılmasında önemli bir rolü olan Nevfeloğulları’nın lideri Mut’im b. Adî kabul etti. Mut’im vakit kaybetmeden oğullarına ve akrabalarına silahlanmalarını emretti. Hz. Peygamber (sas) Mekke’ye sessiz, sakin, korkmuş, sinmiş biri olarak girmek istemedi. Bunun yerine Nevfeloğulları’nın himayesinde doğruca Kâbe’ye gitti. Mekke eşrafının gözü önünde Kâbe’yi tavaf etti, namaz kıldı, uzun uzun dua etti ve sonra evine gitti. Allah Resûlü’nü (sas) koruyan savaşçıların başındaki Mut’im b. Adî, Allah Resûlü’nün (sas) Kâbe’de Allah’a (cc) bağlılığının tezahürünü izleyen Mekke’nin ileri gelenlerine dönerek Muhammed’i (sas) himayesine aldığını, herkesin himaye hukukuna riayet etmesi gerektiğini, himaye hukukuna riayet etmeyenlerle soyunun bütün fertlerinin sonuna kadar savaşacağını ilân etti.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas) Mekke’den gizlice ayrılmış, Tâif’ten taşlanarak kovulmuş, evsiz barksız, yurtsuz kalmıştı. Hatta dağda üç gün konaklamış, doğduğu, büyüdüğü, yaşadığı şehre Mekke’ye girememişti. Ama Allah (cc) ona öyle bir kapı açtı ki hem de bir müşrikin desteği ve himayesiyle Mekke’ye alnı açık, başı dik olarak girdi. Hz. Peygamber (sas) kendisini bu zor anında himayesine alan, kol kanat geren, onu himaye uğruna canını ve soyunu bile tehlikeye atan Mut’im b. Adî’i hiçbir zaman unutmadı. Hatta hicretten kısa bir süre sonra vefat eden Mut’im için Bedir Savaşı sonrası esir edilen Mekkeli müşrikleri işaret ederek, "<i>Eğer Mut’im b. Adî sağ olsaydı, sonra şu kokuşmuş kişiler hakkında konuşup onları bağışlamamı isteseydi hiç şüphesiz ben bunları Mut’im’(in hatırı) için serbest bırakırdım." </i> buyurmuştur. Bu örnekte de işaret edildiği gibi Allah Resûlü (sas) kendisine yapılan iyiliği hiçbir zaman unutmaz, iyilik yapanlara karşı da hep gönlünde vefa duygusunu yaşatırdı.</p>

<p style="text-align:justify">Vefakârlığı bir erdem olarak öğreten ve yaşatan Sevgili Peygamberimiz (sas) çevresindekilere küçük yaştan itibaren vefakâr davranmanın önemini aşılamıştır. Çocukluğunu Peygamberimizin (sas) yanında geçiren Nu’mân b. Beşîr’in (ra) anlattığına göre, Hz. Peygamber’e (sas) Tâif’ten bir miktar üzüm hediye edilmişti. Hz. Peygamber (sas) Nu’mân’ı çağırarak, "<i>Şu salkımı al da annene götür." </i> demişti. Nu’mân ise üzümü annesine götürmeden önce yiyip bitirmişti. Birkaç gün sonra Resûl-i Ekrem (sas) ona, "<i>Üzüm salkımı ne oldu, onu annene ulaştırdın mı?" </i>diye sormuş; Nu’mân, "Hayır." diye cevap verince de, Resûl-i Ekrem (sas) ona ‘ğuder’ (vefasız) ismini vermişti. Elbette Allah Resûlü (sas) Nu’mân’ı vefasızlık ile yaftalamak istememişti. O (sas), bu tavrı ile küçük bir emanetin teslimi konusunda bile her yaştan insanın titiz davranması gerektiğini göstermişti.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas), anne ve babaya karşı vefaya ayrı bir önem vermiştir. Bir keresinde uzun bir yolculuğun ardından kendisiyle birlikte cihada katılmak maksadıyla yanına gelen ve "Anne babamı ardımdan ağlar bırakıp sana geldim yâ Resûlullah!" diyen bir gence, "<i>Onların yanına geri dön ve ikisini de nasıl ağlattıysan öylece güldür!"  </i> buyurmuştur. Zira anne baba, evlâtlarına yıllarca verdikleri emeğin karşılığında vefayı hak etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Anne babaya karşı bu şekilde vefa hissiyatına sahip olan Sevgili Peygamberimiz (sas), baba dostuna bile vefanın önemine vurgu yapmıştır. Bir keresinde Abdullah b. Ömer (ra), Mekke yolunda bir bedevî ile karşılaşır, ona selâm verir, binmekte olduğu eşeğe onu bindirir, başındaki sarığı da ona giydirir. Bu manzaraya şahit olan Abdullah b. Dînar, İbn Ömer’e (ra), "Allah (cc) hayrını versin, bunlar bedevîdir. Basit şeyler onları mutlu eder." der. Abdullah b. Ömer (ra) ona şu şekilde cevap verir: "Bunun babası, babam Ömer b. Hattâb’ın (ra) dostu idi. Ben Resûlullah’ın (sas) şöyle dediğini işittim: "<i>İyiliklerin en güzeli, evlâdın, baba dostlarını ziyaret etmesidir."</i></p>

<p style="text-align:justify">Baba dostuna veya ailesine yapılacak olan ikram ve iltifatı en önemli ahlâkî erdemlerden biri olarak değerlendiren Hz. Peygamber (sas) bunu açıkça teşvik etmiş, vefasızlıktan da sakındırmıştır. Zira o, câhiliye döneminde Araplar arasında yaygın olan bir âdete atıfta bulunarak, "<i>Kıyamet gününde her vefasızın, vefasızlığının bir göstergesi olarak bir sancağı olacaktır..." </i> buyurmuştur. Arapların ahdine vefa gösteren kimseleri beyaz bir bayrak, vefasızlık gösterenleri ise kınanması için siyah bir bayrak ile ilân etmelerine benzer şekilde, vefasızlar da kıyamet günü bir işaretle teşhir edilecektir.</p>

<p style="text-align:justify">Anne babaya vefanın önemini bu şekilde altını çizerek anlatan Hz. Peygamber (sas) kendisine ilk defa sütanneliği yapıp ara sıra kendisini emziren Ebû Leheb’in cariyesi Süveybe’ye karşı gönlünün derinliklerinde sevgi beslemiş, ona karşı hep minnet duygusu taşımıştır. Süveybe sık sık Efendimizi (sas) ziyarete gelir, Allah Resûlü (sas) de ona hep izzet ve ikramda bulunurdu. Peygamberimiz (sas), Hz. Hatice (ra) ile evlendikten sonra Hz. Hatice (ra) de Süveybe’ye hürmet ve ikramda bulunmuştur. Efendimizin (sas) Medine’ye hicretinden sonra Ebû Leheb tarafından azat edilen Süveybe’ye Hz. Peygamber (sas), Hayber’in fethinden sonra ölünceye kadar bakmış, onun bütün ihtiyaçlarını karşılamıştır. Süveybe’nin vefat haberi kendisine ulaşınca da ikram etmek için yakınlarını soruşturup, araştırmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">En küçük iyiliklere karşı bile vefa gerektiğine vurgu yapan Allah Resûlü (sas), iyi ve kötü günde beraber olan, hüznü ve sevinçleri birlikte yaşayan eşlerin ve aile fertlerinin birbirlerine karşı vefakârlığına özel bir vurgu yapmış ve kendisi bunun en güzel örneklerini sergilemiştir. İlk eşi ve altı çocuğunun annesi olan Hz. Hatice annemizi hayatı boyunca hiç gönlünden çıkarmayan Sevgili Peygamberimiz (sas), onun vefatından sonra da onu hatırlatan herkese karşı, gönlünde Hatice’ye (ra) beslediği vefa duygusuyla hareket etmiştir. Bir gün Sevgili Peygamberimiz (sas), Hz. Âişe (ra) ile beraberken huzur-ı saadetlerine ihtiyar bir hanım geldi. Allah Resûlü (sas) ona adını sordu. O, "Cessâme el-Müzenî" diye cevap verdi. Bunun üzerine Peygamberimiz (sas) ‘çirkin’ anlamına gelen bu adı, ‘güzel’ anlamındaki yeni bir isimle değiştirerek, "<i>Hayır, senin adın ‘Cessâme’ değil, Hassâne el-Müzenî’dir."  </i>buyurdu. Sonra da ihtiyar kadına hâlini hatırını sordu, pek çok iltifatlarda bulundu. (Ona karşı olan ilgi ve alâkasından Hz Peygamber’in (sas) onu önceden tanıdığı belliydi.) Yaşlı hanım gittikten sonra Allah Resûlü’nün (sas) yaşlı kadına karşı olan ihtiram, ilgi ve alâkası dikkatinden kaçmayan Hz. Âişe (ra) merak ederek, "Bu yaşlı hanım kimdi ya Resûlallah?" diye sordu. O (sas) da, "<i>Hatice’nin (ra) arkadaşı olup onun sağlığında bize gelip giderdi. Kuşkusuz ahde güzel bir şekilde vefa göstermek imandandır."</i>  buyurdu.</p>

<p style="text-align:justify">Sevgili Peygamberimiz (sas) eşinin hatırasını canlandıran her şeye karşı vefa duygusuyla yaklaşmıştır. Nitekim Mekkeliler Bedir’de Müslümanların eline geçen esirlerine fidye olmak üzere birtakım mallar göndermeye başlayınca, Hz. Peygamber’in (sas) kızı Zeyneb (ra) de kocası Ebu’l-Âs’ın fidyesi olmak üzere bir miktar mal gönderdi. Bu mallar içerisinde Hatice validemizin kızı Zeyneb’i (ra) evlendirirken ona düğün hediyesi olarak taktığı kendine ait bir gerdanlık da vardı. Resûlullah (sas) hem biricik eşinin hem de kızının hatıralarını üzerinde taşıyan bu gerdanlığı görünce çok üzüldü ve Müslümanlara, "<i>Uygun görürseniz Zeyneb’in (ra) esirini serbest bırakın ve Zeyneb’e (ra) ait olan şu gerdanlığı da kendisine iade edin."</i> dedi. Onlar da Allah Resûlü’nün (sas) bu teklifini kabul ettiler. Hz. Hatice (ra) gibi bir eşe Kutlu Elçi (sas) nasıl vefasızlık yapabilirdi ki. Mekke’deki en zor yıllarını onunla beraber yaşamış, bütün zorluklara onunla beraber göğüs germişti. Hz. Peygamber (sas) o limanda sükûn bulmuş ve onun desteğiyle dimdik ayakta durmuştu. O, asaleti, fedakârlığı ve vefakârlığıyla hep Efendimizin (sas) yanında yer almıştı. Ona dört kız, iki oğlan, altı çocuk vermişti. Elbette vefa peygamberi bu kutlu hanımefendiyi unutamazdı. Unutamadı da. Vefatından sonra dahi ona bağlılığı, ona duyduğu vefa borcu, çok daha genç ve güzel olan hanımı Âişe (ra) validemizi bile kıskandırmıştır. Nitekim Hz. Âişe’nin (ra) şöyle dediği nakledilmiştir: "Ben Peygamber’in (sas) eşlerinden hiçbirini, Hatice’yi (ra) kıskandığım kadar kıskanmadım. Oysaki ben Hatice’yi (ra) (benden önce vefat ettiği için) görmemiştim. Ancak Peygamber (sas) ondan çok bahsederdi. Bazen bir koyun keser, onu parçalara ayırır, sonra da Hatice’nin dostlarına gönderirdi. Bazen ben, "Sanki yeryüzünde Hatice’den başka kadın yok!" diyerek serzenişte bulunurdum da Allah Resûlü (sas), "<i>Hatice (ra) şöyle idi, Hatice böyle idi. Üstelik ondan benim çocuklarım var."</i> derdi.</p>

<p style="text-align:justify">Anne, baba, eş ve onların dostlarına karşı son derece vefakâr davranan Allah Resûlü (sas) sütannesine ve onun ailesine karşı da vefakârlığın en güzel örneklerini vermiştir. Sütkardeşi Şeyma’ya karşı sergilediği şu tavır hiçbir Müslüman’ın bigâne kalamayacağı cinstendir. Çünkü sevdiklerinin yakınlarına vefakârlık bir erdemdir: Huneyn Savaşı’nda Hevâzinliler bozguna uğrayıp kaçmaya başladığında Allah Resûlü (sas) onları takip eden Müslümanlara, daha önce Müslümanlara karşı kötülüğü dokunan savaş suçlularının kaçıp kurtulmalarına fırsat vermemelerini emretmişti. Müslümanlar bu suçluları yakınları ile birlikte esir edip Resûlullah’ın (sas) huzuruna getirirken duydukları öfkenin sonucunda sert davranmışlardı. Ancak söz konusu grubun içerisinde Hz. Peygamber’in (sas) sütkardeşi Şeyma da bulunmaktaydı. Kendilerine yapılan davranıştan rahatsız olan Şeyma, "Bilin ki, ben Efendinizin (sas) sütkardeşiyim!" diyerek onları yumuşatmaya çalıştı. Huzura getirilen Şeyma , "Yâ Muhammed! Ben, senin sütkardeşinim!" deyince Efendimiz (sas), "<i>Bunu neyle ispatlarsın?"</i> diye sordu. Şeyma, "Omuzumda bulunan diş iziyle ki, onu sen ısırmıştın!" dedi. İzi gören Kâinatın Efendisi (sas), sütkardeşi Şeyma’yı tanıdı. Şeyma kendisinden yaş olarak büyük olduğu için çocukluğunda onunla ilgilenmiş, onu kucağına almıştı. Kendisiyle Sa’doğulları yurdunda koşuştukları, oynadıkları, gezdikleri Şeyma idi bu! Sözü edilen diş izi de o dönemden kalma bir hatıra idi.</p>

<p style="text-align:justify">İnsan kadrini çok iyi bilen kâinatın serveri, sütkardeşi olan bu çocukluk arkadaşını ridâsını sererek üzerine oturttu. Bir anda o çocukluk günleri hafızasında canlandı. Gözleri dolu dolu oldu. Sonra da sütanne ve babasını sordu. Şeyma, onların ikisinin de çoktan ölüp gittiklerini söyledi. Daha sonra Şeyma’ya, "<i>İstersen sevgi ve saygı görerek yanımda otur, istersen faydalanacağın bazı mallar verip seni kavmin ve kabilenin yanına göndereyim."</i> dedi. Şeyma’nın cevabı şu oldu, "Sen bana mal verip beni kavmimin yanına gönder!" O sırada Müslüman olan Şeyma’ya Peygamberimiz (sas), bir erkek bir de kadın köle verdi, sonra da Ci’râne mevkiine gidip beklemesini söyledi.</p>

<p style="text-align:justify">Tâif dönüşünde sütkardeşi Şeyma, Hz. Peygamber’in (sas) yanına geldi. Onu görünce Hz. Peygamber (sas) çok sevindi ve onu hoş karşıladı. Oturması için ridâsını serip yer gösterdi. Hz. Peygamber’in (sas) gözleri doldu ve ağlamaya başladı. Ashâbından biri, "Ağlıyor musun yâ Resûlallah?" dediğinde, "<i>Evet ona düşkünlüğümden ve başına gelenlerden dolayı ağlıyorum."  </i>dedi ve ilâve etti: "<i>Sizden birinin Uhud kadar altını olsa ve süt emzirmesi karşılığında sütünü emdiği kişiye onu verse, yine de onun hakkını ödemiş olmaz."</i></p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas) sütanne olarak Hz. Halîme’ye verildiğinde şüphesiz sütün bedeli de verilmişti. Ancak Hz. Peygamber’in (sas) vefa duygusu, yıllar sonra anneyle değil kızıyla karşılaştığında onu ağlatacak kadar coşacak, dolayısıyla ona izzet ve ikramda bulunacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber’in (sas) eş, anne, baba, kardeş yanında arkadaş ve dostlarına karşı gösterdiği vefakârlık örnekleri de dillere destan olmuştur. Bir gün Hz. Ebû Bekir (ra), diz kapağı görülecek şekilde elbisesinin eteğini toplayarak telaşla Allah Resûlü’ne (sas) geldi. Onu bu hâlde gören Hz. Peygamber (sas) bir sıkıntısı olduğunu anladı. Hz. Ebû Bekir (sas) selâm verdi ve "Yâ Resûlallah! Hattâb oğlu Ömer’le (ra) tartıştık. Ben biraz ileri gittim. Ancak sonra pişman oldum, Ömer’den (ra) özür diledim fakat kabul etmedi. Ben de sana geldim." dedi. Bunun üzerine Resûlullah (sas) üç kere, "<i>Allah (cc) seni bağışlasın Ebû Bekir!"  </i>dedi. Hz. Ebû Bekir’in (ra) özrünü kabul etmeyen Hz. Ömer (ra) de pişman oldu ve onun evine gitti. Evde olmadığını öğrenince de Peygamber Efendimizin (sas) huzuruna geldi ve selâm verdi. Hz. Ebû Bekir (ra) de o esnada mescitte idi. Ancak Hz. Peygamber’in (sas) ona karşı tavrı değişikti. Bunu fark eden Hz. Ebû Bekir (ra) endişelendi, dizleri üzerine çöktü ve "Yâ Resûlallah! Vallahi, ben ileri gittim." dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sas) orada bulunan herkese hitaben, "<i>Şüphesiz ki Allah (cc), beni size peygamber göndermişti. Bunu size tebliğ ettiğimde hepiniz bana, "Yalan söyledin." demiştiniz. Ebû Bekir ise, "Doğru söyledin." demiş ve bana canı ve malı ile yâr ve yardımcı olmuştu." </i> buyurdu. Sonra Resûlullah (sas) iki kere, "<i>Şimdi sizler dostumu bana bırakırsınız değil mi?" </i> buyurdu. Bunu işiten ashâb, Hz. Peygamber’in (sas) hatırı için Hz. Ebû Bekir’e (sas) özel bir saygı göstermeye başladı ve bir daha onu hiç kimse incitmedi.</p>

<p style="text-align:justify">Sevgili Peygamberimiz (sas), dosta yapılan iyiliğe bizzat ve en güzel şekilde karşılık vermeyi de vefanın gereği olarak addederdi. Allah Resûlü’nün (sas) bu algısı şu hadisede çok açık bir şekilde tezahür etmektedir. Hz. Peygamber (sas) ve ona inananlar, müşrikler tarafından Mekke’de ablukaya alınmış, zor ve sıkıntılı anlar yaşıyorlardı. Sıkıntı içerisindeki Müslümanlara Hz. Peygamber (sas), Habeş kralı olan Necâşî’nin ülkesine gitmelerini tavsiye eder. Peygamberimizin (sas) tavsiyesine uyan dostları, o büyük kralın yurduna hicret ederler. Müslüman misafirlerinden etkilenen ve Peygamber Efendimizin (sas) Hz. İsa (as) tarafından müjdelenen elçi olduğuna şehâdet getiren Necâşî, Allah Resûlü’ne (sas) duyduğu sevgiyi, "<i>Üzerimdeki hükümdarlık görevi olmasaydı gider ayakkabılarını taşırdım."</i> diyerek ifade eder. Halkı da kendilerine hicret eden Müslümanlara misafirperverlik gösterir. İşte bu zor zamanların hamisi ve gönül dostu Necâşî’nin gönderdiği heyet bir gün Hz. Peygamber’i (sas) ziyarete gelmiştir. Efendimiz (sas) kalkıp kendisi onlara hizmet etmeye başlar. Bunu gören ashâbı, "Bırak, senin yerine biz yaparız." derler. Bunun üzerine Allah Resûlü (sas) duygularını şu şekilde ifade eder: "<i>Onlar benim ashâbıma iyilik yaptılar, ben de bizzat onlara iyilik yapmak istiyorum."</i>  Zira gelen heyete yapılacak olan ikram ve iltifat, onların şahsında bizzat devlet başkanı olan Necâşî’ye iltifat olacaktır. Hz. Peygamber (sas) onlarla bizzat ilgilenerek zor zamanda kendisine ve ashâbına yapılan iyiliğe ne kadar değer verdiğini göstermiş ve vefakârlığın en güzel örneğini sergilemiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas) davası uğrunda şehit olanların geride bıraktıkları çoluk çocuklarına ve yakınlarına da büyük bir şefkat ve merhamet göstermiş, onlara sahip çıkmış, böylece onlara karşı da vefakârlığını sergilemiştir. Medine’de kendi evinden sonra en çok Ümmü Süleym’in evine gittiğini gören sahâbe-i kirâm ona bunun sebebini sormuşlar, Allah Resûlü (sas) de, "<i>Ben ona merhamet ediyorum çünkü onun kardeşi (Bi’r-i Maûne’de) benim yanımda öldürüldü."</i> demiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İslâm’a davet noktasında Mekkelilerin kendisini dinlemeye yanaşmamaları üzerine Resûlullah (sas) çevre kabilelerle ilişkiler kurmaya onlara İslâm Dini’ni anlatmaya çalışır. Bu yolda birçok çabası da sonuçsuz kalır. Bu yıllar Allah Resûlü’nün (sas) ve ona gönülden bağlanan Müslümanların en sıkıntılı günleridir. Yeni dini anlatmak için çaldığı bütün kapılar bir bir yüzüne kapanır. Hemen hemen bu çabalarının hiçbirinden sonuç alamaz. Ta ki hac görevini ifa etmek için Mekke’ye gelen yetmiş Medineliyle karşılaşıncaya kadar. Onlarla Akabe denilen Mekke yakınlarındaki bir yerde buluşmak üzere sözleşirler. Yetmiş civarında Medineli Müslüman ne pahasına olursa olsun onunla buluşmaya ona kucak açmaya karar vermişlerdir artık. Buluşma yerine gelip Hz. Peygamber’i (sas) beklemeye başlarlar. Nihayetinde Allah Resûlü (sas) yanında amcası Abbâs (ra) ile birlikte gelir. Biraz Kur’an okur, Allah’a (cc) dua eder ve onlardan kendisini, çoluk çocuklarını korudukları gibi koruyacaklarına dair söz alır. Daha sonra Medineli heyetin içerisinde bulunan Ebu’l-Heysem b. Teyyihân’ın söze girerek, "Ey Allah’ın Resûlü bizimle senin kavmin arasında anlaşma var. Biz bu şekilde sana söz verince anlaşmayı ortadan kaldırıyoruz. Biz sana biat edip söz verdikten sonra Allah (cc) sana tekrar kavmine dönecek güç ve kuvveti verirse senin onlara dönüp bizi bırakmandan endişe ederiz." demesi üzerine Sevgili Peygamberimiz (sas) gülümsedi ve ona şu cevabı verdi: "<i>Kanınız kanım, mezarlığınız mezarımdır. Ben sizdenim, siz de bendensiniz. Düşmanlarınız düşmanım, dostlarınız dostumdur."</i></p>

<p style="text-align:justify">Aynen böyle oldu. Tarih Allah Resûlü’nün (sas) sözüne sadık kaldığına, kendisine kucak açanlara karşı hiçbir zaman vefakârlıktan ayrılmadığına, kendisine yapılan iyiliği asla unutmadığına şahitlik etti. Bir gün Mekke’yle beraber bütün Arap yarımadasına hâkim olmasına rağmen doğduğu ve büyüdüğü şehir olan Mekke’ye geri dönmedi. Söz verdiği gibi vefat edinceye kadar hep Medine’de ikamet etti. Orada vefat etti ve oraya defnedildi. </p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kaynak: </strong>Diyanet Hadislerle İslam</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hadislerle İslam</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/vefakarlik-kadirsinaslik-1</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 09:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/01/vefakarlik-kadirsinaslik.jpg" type="image/jpeg" length="47386"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yetim Malı Yemek, Kor Yutmak Gibi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/yetim-mali-yemek-kor-yutmak-gibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/yetim-mali-yemek-kor-yutmak-gibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yetim malını haksız yere yemek, en büyük günahlardan biridir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>"Yetimlerin mallarını haksız olarak yiyenler şüphesiz karınlarına ancak ateş dolduruyorlar. Zaten onlar alevlenmiş ateşe gireceklerdir." (Nisâ, 4/10)</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çocuklar için baba, en büyük destekçidir, koruyucudur. Peki ya daha küçükken babasını kaybedenleri kim koruyacaktır? Onların hakkını kim savunacaktır? Elbette başta akrabaları olmak üzere hepimizin onlara destek olması gerekir. Yetimlere sahip çıkmak gerekirken, onları zayıf görüp haksızlık edenlerin ise vicdanı olabilir mi? Hele bir de yetimlerin mallarını almaya kalkışanlar öyle büyük bir günah işlemişlerdir ki, ateş yutmaları bile ondan daha az tehlikelidir. Çünkü yetimin malına el uzatan kişi görünüşte bir zenginlik elde etmiş olur ama gerçekte bir günah işlemiştir ve aldığı mal kendisini cehenneme götürür.</p>

<p>Yetim malını haksız yere yemek, en büyük günahlardan biridir.</p>

<p><strong>Yetâmâ:</strong> Yetimler.<br />
<strong>Nâr:</strong> Ateş.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bir Ayet</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/yetim-mali-yemek-kor-yutmak-gibi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 09:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2022/11/yetim-mali-yemek-kor-yutmak-gibi_86f2d.jpg" type="image/jpeg" length="22227"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dua-Kader İlişkisi Nedir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/dua-kader-iliskisi-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/dua-kader-iliskisi-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Ayet: Kullarım sana beni sorduklarında bilsinler ki şüphesiz ben yakınım, bana dua ettiğinde dua edenin dileğine karşılık veririm... (Bakara, 2/186)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Duanın sonuç doğuracak bir sebep olarak görülmesi, konunun kaderle ilişkisini akla getirmektedir. Tabiat olayları, sünnetullah denilen ilahi kanunlara uygun olarak meydana gelmektedir. Başka bir deyişle tabiatta ortaya çıkan her olayın mutlaka bir sebebi vardır. İnsanın fiilleri de aynı şekilde bir sebep-sonuç ilişkisi içinde cereyan etmektedir. Sebebi ve o sebebe bağlı olarak ortaya çıkan sonucu yaratan Allah’tır. (En’âm, 6/17; Yûnus, 10/107) Dua takdirin bir parçasıdır. Hadislerde duanın belaları def edeceğine (Tirmizî, Kader, 6) işaret edilse de ezelde bağlı olarak takdir edilmiş şeyler yine dua ile meydana gelecektir. Allah, ezelî ilmiyle kulun yapacağı duayı bildiği için kaderini ona göre şekillendirmektedir. Dolayısıyla dua, diğer sebepler gibi bir sebeptir. Başka bir ifadeyle dua sonucunda bir değişikliğin olmasını Allah dilemişse bu değişiklik, tabii sebep-sonuç ilişkisi içinde hayır veya şer olarak ortaya çıkmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• Kıbrıs Barış Harekâtı başladı. (1974)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/dua-kader-iliskisi-nedir</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/mehmet/takvim-2026/temmuz-20.jpg" type="image/jpeg" length="31702"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Niyet ve Davranış: Ameller Niyetlere Göredir]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/niyet-ve-davranis-ameller-niyetlere-goredir-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/niyet-ve-davranis-ameller-niyetlere-goredir-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Ameller niyetlere göredir" hadisini nasıl anlamalıyız? Allah'ın (cc) güzel davranışları kabul etmesinin iki şartı nedir? İnsan zihnine gelen kötü şeylerden sorumlu mudur?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>عَنْ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "إِنَّمَا الأَعْمَالُ بِالنِّيَّةِ، وَإِنَّمَا لاِمْرِئٍ مَا نَوَى، فَمَنْ كَانَتْ هِجْرَتُهُ إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ، فَهِجْرَتُهُ إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ، وَمَنْ كَانَتْ هِجْرَتُهُ لِدُنْيَا يُصِيبُهَا أَوِ امْرَأَةٍ يَتَزَوَّجُهَا، فَهِجْرَتُهُ إِلَى مَا هَاجَرَ إِلَيْه</p>

<p style="text-align:justify">Ömer b. Hattâb’ın (ra) naklettiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify"><i>"<strong>Amel</strong>ler <strong>niyet</strong>e göredir. Herkes sadece <strong>niyet</strong>inin karşılığını alır. Kim Allah (cc) ve Resûlü (sas) için hicret ederse, hicreti Allah (cc) ve Resûlü’nedir (sas). Kim de erişeceği bir dünyalık veya evleneceği bir kadından dolayı hicret ederse, onun hicreti de hicretine sebep olan şeyedir."</i></p>

<p style="text-align:justify">(M4927 Müslim, İmâre, 155; B1 Buhârî, Bedü’l’vahy, 1)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَبِى أُمَامَةَ الْبَاهِلِيِّ قَالَ: جَاءَ رَجُلٌ إِلَى النَّبِيِّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) … ثُمَّ قَالَ: "إِنَّ اللَّهَ لاَ يَقْبَلُ مِنَ الْعَمَلِ إِلاَّ مَا كَانَ لَهُ خَالِصًا وَابْتُغِيَ بِهِ وَجْهُهُ</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Ümâme el-Bâhilî’nin (ra) naklettiğine göre, bir adam Hz. Peygamber’e (sas) geldi (ve bazı sorular sordu)... Sonra Resûlullah (sas) şöyle buyurdu:</p>

<p style="text-align:justify"><i>"Allah (cc) sadece samimi bir şekilde ve kendi rızası gözetilerek yapılan <strong>amel</strong>leri kabul eder."</i></p>

<p style="text-align:justify">(N3142 Nesâî, Cihâd, 24)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "إِنَّ اللَّهَ لاَ يَنْظُرُ إِلَى صُوَرِكُمْ وَأَمْوَالِكُمْ، وَلَكِنْ يَنْظُرُ إِلَى قُلُوبِكُمْ وَأَعْمَالِكُمْ</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre’nin (ra) naklettiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify">"<i>Allah (cc) sizin dış görünüşlerinize ve mallarınıza bakmaz, bilakis kalplerinize ve <strong>amel</strong>lerinize bakar."</i></p>

<p style="text-align:justify">(M6543 Müslim, Birr, 34)</p>

<p>***</p>

<p>عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: "قَالَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ: إِذَا هَمَّ عَبْدِى بِحَسَنَةٍ وَلَمْ يَعْمَلْهَا كَتَبْتُهَا لَهُ حَسَنَةً، فَإِنْ عَمِلَهَا كَتَبْتُهَا عَشْرَ حَسَنَاتٍ إِلَى سَبْعِمِائَةِ ضِعْفٍ، وَإِذَا هَمَّ بِسَيِّئَةٍ وَلَمْ يَعْمَلْهَا لَمْ أَكْتُبْهَا عَلَيْهِ، فَإِنْ عَمِلَهَا كَتَبْتُهَا سَيِّئَةً وَاحِدَةً.’</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre’nin (ra) naklettiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify">"<i>İzzet ve celâl sahibi Allah (cc) şöyle buyurdu: "Kulum iyi bir iş yapmaya <strong>niyet</strong> eder de yapmazsa ona bir iyilik (sevabı) yazarım. Ama onu yaparsa on kattan yedi yüz kata kadar iyilik (sevabı) yazarım. Eğer (kulum) bir kötülük yapmaya <strong>niyet</strong> eder de yapmazsa onu (bir günah olarak) yazmam. Fakat onu yaparsa ona bir kötülük (günahı) yazarım."</i></p>

<p style="text-align:justify">(M335 Müslim, Îmân, 204; B6491 Buhârî, Rikâk, 31)</p>

<p>***</p>

<p>Allah’ın Elçisi (sas) yaklaşık on üç sene devam eden Mekke döneminde Kureyşlileri putlara tapmaktan vazgeçirmeye ve Allah’ın (cc) birliğini kabul etmeye çağırmıştı. Buna karşın Kureyş’in ileri gelenleri, onu küçümseyerek ve ona hakaret ederek karşılık vermişlerdi. İslâmiyet’in gün geçtikçe Mekke’de yayılmasıyla müşriklerin Müslümanlara karşı tavrı ve baskıları da sertleşmiş ve işkenceye dönüşmüştü. Böyle bir ortamda İslâm’ı tebliğ edemeyeceğini anlayan Resûlullah (sas), İslâm davetini Mekke dışına taşımayı düşündü. Hicret emri üzerine de Müslümanlar o güne kadar elde ettikleri bütün varlıklarını, hatta bazıları aralarında kan bağı olan yakın akrabalarını Mekke’de bırakarak önce Habeşistan’a sonra da Medine’ye hicret ettiler. Öyle ki, "<i>...Kim Allah’a (cc) ve Peygamberine (sas) hicret etmek amacıyla evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, şüphesiz onun mükâfatı Allah’a (cc) düşer. Allah (cc), çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir." </i> âyetinde işaret edildiği üzere, bu uğurda yola çıkıp Medine’ye ulaşmadan vefat edenler de vardı.</p>

<p>Ancak hicret edenler arasında tamamen farklı bir amaç için Medine’ye gelen birisi dikkat çekti. Bu kişi Medine’ye hicretin faziletini elde etmek için gelmemişti. Onun Medine’ye geliş gayesi âşık olduğu Ümmü Kays diye bilinen bir kadınla evlenebilmekti. Zira âşık olduğu kadın Müslüman bir hanımdı ve diğer sahâbîlerle birlikte Hz. Peygamber’in (sas) çağrısı üzerine hicret etmiş; Mekke’de evlenme teklifini kabul etmemişti. Söz konusu gizli <strong>niyet</strong>inden dolayı bu şahıs daha sonraları ‘Ümmü Kays muhaciri’ diye anılmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu olay üzerine Hz. Peygamber (sas), "<i><strong>Amel</strong>ler <strong>niyet</strong>lere göredir. Herkes sadece <strong>niyet</strong>inin karşılığını alır. Kim Allah (cc) ve Resûlü </i>(sas)<i> için hicret ederse, hicreti Allah (cc) ve Resûlü’nedir (sas). Kim de erişeceği bir dünyalık veya evleneceği bir kadından dolayı hicret ederse hicreti, hicretine sebep olan şeyedir." </i> buyurdu. Böylece Hz. Peygamber (sas), insan fiillerinin Allah (cc) katındaki değerinin ve sonsuz âlem için karşılığının öncelikle <strong>niyet</strong>e göre belirleneceğine dikkat çekmiştir. Ayrıca sadece dünyevî maksatlarla yapılan işlerin sonucunun da elde edilebileceğini, ancak bunların âhirette bir karşılığının bulunmayacağını belirtmiştir. Mekke’nin fethinden sonra dile getirdiği, "<i>Fetihten sonra hicret yoktur. Fakat cihad ve <strong>niyet</strong> vardır..." </i> hadisiyle de artık Medine’ye hicrete gerek kalmadığını, ancak İslâm’ı Allah (cc) ve Resûlü’nün (sas) arzu ettiği şekilde yaşayabilmeleri için Müslümanların daima iyiye yönelik salih <strong>niyet</strong> beslemelerini, gayret içerisinde olmalarını, cihad etmelerini istemiştir.</p>

<p><strong>Niyet</strong>te asıl olan ve Allah’ın (cc) da itibar ettiği, dil ile ifade edilen değil kalpte sabit olandır. Sonsuz ilmi sayesinde kalplerde gizli olanları da dillerin söze döktüklerini de bilen Yüce Allah (cc), hem ibadetlerde hem de diğer davranışlarımızda samimi olmamızı, kalbimizdeki ile dilimizdekinin tutarlı olmasını ister. Peygamber Efendimiz (sas) de ihlâsla yapılan ibadetleri övmüş, arkasında samimi bir <strong>niyet</strong> bulunmayan, gösteriş, şöhret, çıkar ve riya amacıyla yapılan davranışları asla tasvip etmemiştir. Resûl-i Ekrem (sas), bir hadisinde ibadetlerde <strong>niyet</strong>in ne derece önemli olduğunu anlatırken, kahraman denilmesi için savaşan askerin, cömert denilmesi için fakirlere yardımda bulunan kimsenin ve âlim denilmesi için ilim tahsil eden kişinin yaptıklarının Allah (cc) katında hiçbir kıymeti olmadığını, hatta ibadeti Rabbin (cc) rızasını kazanma dışında başka <strong>niyet</strong>lerle yaptıkları için cezalandırılacaklarını ifade etmiştir. Rabbimiz (cc) kendi rızası dışında farklı gayelerle güzel işler yapanları, "<i>Ey iman edenler! Allah’a (cc) ve âhiret gününe inanmadığı hâlde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi sadakalarınızı başa kakmak ve gönül kırmak suretiyle boşa çıkarmayın..."</i>  buyurarak uyarmıştır. Peygamberimiz (sas) de Allah’ın (cc) güzel davranışları kabul etmesini şu iki şarta bağlamıştır: "<i>Allah (cc) sadece samimi bir şekilde ve kendi rızası gözetilerek yapılan <strong>amel</strong>leri kabul eder."</i></p>

<p>İnançlı insan bazı sıkıntılı durumlarda, kalbindeki <strong>niyet</strong> samimi olmakla beraber, dili ile bunu söyleyemeyebilir ya da aksini söylemek zorunda kalabilir. Bu gerçek, meşhur sahâbî Ammâr b. Yâsir’in (cc) yaşadığı imanını koruma mücadelesinde görülmektedir. Anne ve babası müşrikler tarafından şehit edilen meşhur sahâbînin, müşriklerin işkence ve baskılarına dayanmaya takati kalmamıştı. Yine zulme uğradığı bir günde sırf bu işkencelerden kurtulmak maksadıyla zalim inkârcıların arzusuna uyarak müşriklerin ve putların lehinde konuşmak zorunda kaldı. Müşriklerin elinden kurtulur kurtulmaz da büyük bir endişeyle Resûl-i Ekrem’in (sas) yanına gelerek başından geçenleri anlattı. Hz. Peygamber (sas) ona bu sözleri söylerken kalbinde neler hissettiğini sordu. Ammâr (ra) da, "Kalbimi iman ile huzura ermiş buluyorum." deyince, Hz. Peygamber (sas) yine işkenceye uğrarsa aynı sözleri söylemesinde bir sakınca bulunmadığını ifade etti. Bunun üzerine, "<i>Kalbi imanla dolu olduğu hâlde zorlanan kimse hâriç, inandıktan sonra Allah’ı (cc) inkâr eden ve böylece göğsünü küfre açanlara Allah’tan (cc) gazap iner ve onlar için büyük bir azap vardır." </i> âyeti nâzil oldu. Hatta bir başka âyette, kâfirlerden gelebilecek bir tehlikeyi savuşturabilmek için söyleyeceği bâtıl sözlerin dahi müminin imanına zarar vermeyeceği ifade edilmiştir. Çünkü Allah (cc), insan fiillerini görünüşleriyle değil yapılışlarındaki <strong>niyet</strong>lerle birlikte değerlendirmektedir.</p>

<p>Kalpteki inanç ve <strong>niyet</strong> esastır. Bu ilkeye Hz. Peygamber (sas), "<i>Allah (cc) sizin dış görünüşlerinize ve mallarınıza bakmaz, bilakis kalplerinize ve <strong>amel</strong>lerinize bakar." </i> ifadesiyle dikkat çekmiştir. Bu hadiste Allah’ın (cc) kalp ve <strong>amel</strong>i peş peşe zikretmesi, bizi dış görünüşümüz ile değil, kalbimizdeki irade ve <strong>niyet</strong>le bir araya gelen teşebbüs ve eylemimizle değerlendirdiğini göstermektedir.</p>

<p>Yüce Allah (cc) insanların kalplerine, <strong>niyet</strong>lerine ve onları gerçekleştirmedeki azim ve kararlılıklarına bakar. Kişi, <strong>niyet</strong>i istikametinde bir iş veya davranışı gerçekleştirmeye kast etmişse, Yüce Allah (cc) onun bu teşebbüsünü mutlaka dikkate alır. Rahmet Elçisi (sas) bu konuyu örnek bir hikâyeyle şöyle anlatır: "<i>İsrâiloğulları’nın içinde doksan dokuz kişiyi öldürmüş bir adam vardı. Bu adam pişman oldu ve kendisi için bir tevbe yolu olup olmadığını sormak için bir rahibin yanına gitti. Rahipten olumsuz cevap alınca onu da öldürdü. Yüz kişiyi öldürmenin pişmanlığını yaşayan katil, tevbe için yol aramaya devam etti. Danıştığı âlim bir zât onun için tevbe kapısının açık olduğunu söyledikten sonra şunları ekledi: "Seninle tevben arasına kim girebilir! Şöyle şöyle bir yere git. Orada Allah’a (cc) ibadet eden insanlar var. Sen de onlarla birlikte Allah’a (cc) ibadet et. Kendi topraklarına da dönme. Çünkü orası (seni suça sevk eden) kötü bir yerdir."</i>  <i>Adam köye doğru yola koyuldu ve yolun yarısına geldiğinde öldü. Azap ve rahmet melekleri adamın durumu hakkında tartıştılar. Ardından Allah’ın (cc) emriyle melekler adamın gitmek istediği köye mi yoksa geldiği yere mi yakın olduğunu ölçtüler. Adam köye daha yakın çıkınca Allah (cc) onu affetti." </i> Şüphesiz bu temsilî anlatıda geçen adamın haktan yana tercihi ile <strong>niyet</strong>, azim ve teşebbüsü, Yaratan’ın (cc) affına vesile olmuş ve kurtuluşa ermesini sağlamıştır.</p>

<p>Resûl-i Ekrem’in (sas), "<i>Birbirine kılıç çeken iki Müslüman’dan, öldüren de öldürülen de cehennemdedir." </i> hadisi de aynı şekilde yorumlanmaktadır. Hz. Peygamber’in (sas) bu sözünü duyan sahâbeden Ebû Bekre (ra), ona şöyle sormuştu: "Ey Allah’ın Elçisi! Öldüreni anladım, peki ölen neden cehenneme giriyor?" Bunun üzerine Hz. Peygamber (sas), "<i>Çünkü o da arkadaşını öldürmeye azmetmişti." </i> şeklinde karşılık verdi. Burada ölen kişinin de azaba müstahak olmasının sebebi, onun da arkadaşını öldürmeye kalkışmasıydı. O, işlemek istediği fiili yapamasa da tutumu <strong>niyet</strong>ten öteye geçmiş, azim ve kasta, hatta fiilî teşebbüse dönüşmüştü.</p>

<p>Peygamberimiz (sas), "<i>Müminin <strong>niyet</strong>i, <strong>amel</strong>inden daha hayırlıdır." </i> buyurmuştur. İyi bir <strong>niyet</strong>e dayanmayan <strong>amel</strong> ne kadar faydalı ve güzel olsa da kişinin Allah (cc) katındaki değerini artırmaz. <strong>Amel</strong>siz <strong>niyet</strong> ise kişiye sevap kazandırabilir. Nitekim Allah Resûlü (sas) salih <strong>amel</strong>ler yapmak istedikleri hâlde imkânsızlıkları ya da mazeretleri nedeniyle yapamayanların, o <strong>amel</strong>leri yapmış gibi sevap alacağını müjdelemiştir. O (sas), bir savaş esnasında, "<i>Medine’de bize katılamayan öyle kimseler kaldı ki geçtiğimiz her dağ yolu ve vadide onlar da bizlerle beraberdi. Mazeretleri onların (bizimle gelmelerine) engel oldu." </i> buyurmuştur. Allah’ın (cc), tüm kalbi ile içten ve samimi bir şekilde ‘şehit olayım’ diye kendisine yalvaran kişiyi —yatağında da ölse— şehitlerin makamına çıkarması da fiile dönüşmese bile içten ve samimi <strong>niyet</strong>in kıymetini göstermek için kâfidir. Dolayısıyla dinimizde halis <strong>niyet</strong>in, samimi bir gayret kadar değerli olduğu; bir iş için gönülden verilen doğru kararın ya da zihinden geçirilen iyi planın en az o işi gerçekleştirmek kadar anlam taşıdığı unutulmamalıdır.</p>

<p><strong>Niyet</strong>-<strong>amel</strong> ilişkisini Hz. Peygamber (sas) döneminde yaşanan şu olay daha net bir şekilde ortaya koymaktadır: Bedir ehlinden olan Yezid b. Ahnes (ra), bir miktar parayla mescide gelmiş ve insanlara dağıtması için onları bir adama vermişti. Bu esnada babası gibi Bedir ashâbı arasında olan oğlu Ma’n b. Yezid de mescide gelmişti. Söz konusu kimse de bu parayı ona verdi. Yezid bu durumu fark edince, ‘"Vallahi sana vermek istememiştim." diyerek oğlundaki parayı geri almak istedi. Ma’n ise vermeyeceğini söyleyince tartıştılar. Durumu Hz. Peygamber’e (sas) ilettiklerinde O (sas), şöyle karar verdi: "<i>Ey Yezid! <strong>Niyet</strong> ettiğin üzere verdiğin sadakanın sevabı senindir. Ey Ma’n! Aldığın para da senindir."</i></p>

<p>Hz. Peygamber (sas), "<i>Dile getirmedikçe veya fiiliyata dökmedikçe Allah (cc), ümmetimi akıllarından geçirdikleri hususlarda sorumlu tutmamıştır." </i> buyurarak insanın zihnine gelen veya nefsinde hissettiği vesvese türü gelip geçici duygulardan ve olumsuz düşüncelerden sorumlu olmadığını açıklamıştı. Nitekim şeytanın insanın içine attığı ve hiç kimsenin kurtulamayacağı bu şeyler sorumluluk kapsamında değildir. Hatta bir keresinde bazı sahâbîler Resûlullah’a (sas) gelerek, "Bazen söylemesi bile bize çok ağır gelecek şeyler içimizden geçiyor." dediklerinde Hz. Peygamber (sas), "<i>İşte bu imanın en açık şeklidir." </i> buyurmuştur. </p>

<p>Hz. Peygamber’in (sas) yukarıdaki hadisinde <i>’akıllarından geçirdikleri’</i>  ifadesi ile kastettiği şey, teşebbüs ve kast safhasına gelmeyen, sadece akıldan geçen olumsuz düşüncelerdir. Ayrıca Resûlullah (sas), bir kimsenin <strong>niyet</strong> edip kararlılık sergilediği olumlu düşüncelerinden dolayı sevap kazanabildiği hâlde olumsuz düşünceleri yüzünden günaha girmediğini şöyle ifade etmiştir: "<i>İzzet ve celâl sahibi Allah (cc) şöyle buyurdu: "Kulum iyi bir iş yapmaya <strong>niyet</strong> eder de yapmazsa ona bir iyilik (sevabı) yazarım. Ama onu yaparsa on kattan yedi yüz kata kadar iyilik (sevabı) yazarım. Eğer (kulum) bir kötülük yapmaya <strong>niyet</strong> eder de yapmazsa onu (bir günah olarak) yazmam. Fakat onu yaparsa ona bir kötülük (günahı) yazarım."</i> Başka bir rivayette Hz. Peygamber (sas), yukarıda geçen kutsî hadisi bildirdikten sonra, "<i>Kim (Allah (cc) huzuruna) iyilikle gelirse ona getirdiğinin on katı vardır. Kim de kötülükle gelirse o sadece getirdiğinin dengiyle cezalandırılır. Onlar haksızlığa uğratılmazlar." </i> âyetini okumuştur.</p>

<p>Allah, kullarının <strong>amel</strong>lerini yazmakla görevli meleklerine şöyle buyurur: "<i>Kulum bir kötülük yapmak istediğinde, onu eyleme dökene kadar yazmayın. Eğer onu işlerse o zaman onu aynen olduğu gibi yazın. Eğer onu benim için terk ederse, ona bir sevap yazın..."</i> Kötü düşüncenin eyleme dökülmediği sürece yazılmaması, onun günah olmadığını gösterir. Kötülüğü terk etmeye sevap yazılması ise elbette kulun bu kötülüğü işlemeye fırsat bulamaması, gücü yetmemesi ya da engellenmesi gibi durumlara değil, sırf Allah’ın (cc) hoşnutluğunu gözeterek, takva gereği aklından geçen kötülüğü fiiliyata dökmekten vazgeçmesi durumuna işaret etmektedir. Görüldüğü gibi Yüce Allah’ın (cc) rahmeti ve kötülüğün engellenmesindeki teşviki bu hadiste açıkça ortaya çıkmaktadır.</p>

<p>İnsanlara, canlılara ve eşyaya iyimser bakmak, onlar hakkında pozitif düşüncelere sahip olmak, hüsn-i zan beslemek, hüsn-i <strong>niyet</strong> taşımak, Müslüman ahlâkındandır. İyi düşünmek, iyi <strong>niyet</strong>li olmak insana hem dünya hem de âhirette huzur ve saadet getirir. <strong>Niyet</strong>in temizliği, samimiliği ve ona yüklenen anlam ölçüsünde yararlı davranışlar ve salih <strong>amel</strong>ler değer kazanır. Davranışlarında her zaman âhireti tercih eden Hz. Peygamber (sas), Müslümanların da fiillerinde geçici ve kısa olan dünyayı değil, sonsuz ve gerçek hayatı düşünmelerini arzular. Bununla birlikte O (sas), <strong>amel</strong>lerin sayısının değil, niteliğinin önemli olduğunu öğretirken, <strong>niyet</strong>te de hiçbir dünyevî karşılık gözetilmeden sadece Allah’ın (cc) hoşnutluğunun esas alınması gerektiğini şöyle vurgular: "<i>Kim Allah (cc) için sever, Allah (cc) için nefret eder, Allah (cc) için verir, Allah (cc) için engel olursa, imanı kemale ermiştir."</i></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hadislerle İslam</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/niyet-ve-davranis-ameller-niyetlere-goredir-1</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2022/12/niyet-ve-davranis-ameller-niyetlere-goredir.jpg" type="image/jpeg" length="88314"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi, uluslararası matematik yarışmasından altın madalyayla döndü]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kartal-anadolu-imam-hatip-lisesi-ogrencisi-uluslararasi-matematik-yarismasindan-altin-madalyayla-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kartal-anadolu-imam-hatip-lisesi-ogrencisi-uluslararasi-matematik-yarismasindan-altin-madalyayla-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi 11. sınıf öğrencisi Muhammed Enes Demirel, Japonya'da düzenlenen World Mathematics Invitational (WMI) 2026 Dünya Finali'nde kazandığı altın madalyayla matematik alanındaki başarısını uluslararası düzeye taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Küçük yaşta hafızlığını tamamlayan Demirel, fen, teknoloji, mühendislik, matematik (STEM) alanlarındaki ulusal ve uluslararası yarışmalarda çeşitli dereceler elde etti.</p>

<p>Demirel, Japonya'da düzenlenen WMI 2026 Dünya Finali'nde gösterdiği performansla önemli bir başarıya imza attı.</p>

<p>WMI ön eleme turunda dünya üçüncüsü olarak finale katılmaya hak kazanan Demirel, finalde elde ettiği altın madalyayla Türkiye'yi ve okulunu uluslararası platformda başarıyla temsil etti.</p>

<p>Altın madalyasıyla Türkiye'ye dönen Demirel, matematik tutkusunu ve başarı yolculuğunu AA muhabirine anlattı.</p>

<p>Demirel, matematiğe olan ilgisinin çocukluk döneminden itibaren başladığını, 5-6 yaşlarındayken 1'den 100'e kadar saymayı öğrendiğini söyledi.</p>

<p>Daha büyük sayıların nasıl devam ettiğini merak ettiğini ve akrabalarına sorduğunu belirten Demirel, "Soruyordum, '10 bin' diyorlar, çok seviniyorum 10 bin diye bir sayı varmış diye. Sonra '100 bin', 'milyon', 'milyar', bunları söylüyorlar, çok hoşuma gidiyor. Sayılarla uğraşmayı seviyordum herhalde o zamanlar." dedi.</p>

<p>Demirel, tek basamaklı sayıların çarpımını öğrendikten sonra "Daha büyük sayılar nasıl çarpılır?" diyerek herhangi bir kaynağa bakmadan kendi kendine çarpmayı denediğini dile getirdi.</p>

<p><strong>- "Türkiye'nin en üstte görünmesini ve bunun da benim vesilemle olmasını çok isterim"</strong></p>

<p>Katıldığı yarışma hakkında bilgi veren Demirel, şöyle konuştu:</p>

<p>"Uluslararası yarışmalarda, matematik olimpiyatları özelinde öncelikle ülke içinde elemeler yapılıyor. WMI sınavının da ülke içinde bir ön eleme sınavı vardı. Bu eleme sınavında başarılı olan öğrenciler de final sınavına katılmaya hak kazanıyordu. Ön eleme sınavında dünya üçüncülüğü nasip olmuştu. Bu şekilde de finale gitmiş oldum. Finalde de iki aşamadan oluşan bir sınav vardı. Bu sınav aslında daha çok hız odaklı, kısıtlı süre içerisinde en fazla doğru soruyu işaretleyeceğin bir sınav. Final sınavında 15 soru ilk bölümden, 10 soru da ikinci bölümden vardı. Yanlış-doğru sayımız açıklanmadı ancak altın madalya geldiğine göre güzel bir şeyler yaptığımızı görebiliriz."</p>

<p>Ödül töreninden önceki akşam sonuçların açıklanacağının kendilerine söylendiğini aktaran Demirel, "Beklerken elimize belgeler geldi. Bunun içinde sonuçların olduğu söylendi. Türkiye heyetinin başındaki hoca aldı eline, sonra gitti. Ben de bekliyorum ne madalyası geldi diye. 10-15 dakika bekledikten sonra 'altın' diye mesaj atıldı. Ben de çok sevindim. Final sınavına gidip ülkeyi temsil etmek ve bir öğrencinin kendi içinde bir şeyler yapabileceğine inanmasını sağlayan bir deneyimdi." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Demirel, Çin, Japonya ve ABD gibi bazı ülkelerin bu olimpiyatlarda daha başarılı bir geçmişe sahip olduğunu, Türkiye'nin de son dönemde önemli gelişim gösterdiğini ve bu ülkelerle rekabet eder duruma geldiğini kaydetti.</p>

<p>Katıldığı yarışmada Türkiye'nin başarı sıralamasında o ülkeler arasında yer almasının kendisini çok mutlu ettiğini dile getiren Demirel, "İnşallah daha farklı sınavlar da var. Bu sınavlarda da Türkiye'nin en üstte görünmesini ve bunun da benim vesilemle olmasını çok isterim." diye konuştu.</p>

<p><strong>- "Saatlerce yazmaya, soru sormaya, öğrenmeye çalıştım"</strong></p>

<p>Özel olarak WMI yarışması için bir çalışmada bulunmadığını ve genel manada matematik çalıştığını anlatan Demirel, şöyle devam etti:</p>

<p>"Hazırlık yılının sonlarına doğru matematiğe yoğun şekilde çalışmaya karar verdim. Matematik birkaç alt dalda incelenebilir. Bunların hepsi için bir defter aldım, ondan sonra da masanın başına oturup saatlerce yazmaya, soru sormaya, öğrenmeye çalıştım. Düzenli olarak günde 8-9 saat çalıştığım söylenemez ancak bir yıllık süreçte o kadar yoğun çalıştım. İkinci yılda belirli bir şeyleri biliyorduk, kardeşlerimizle, arkadaşlarımızla bu bilgiyi paylaşarak daha kalıcı hale getirmeye çalıştım. 10. sınıf da biraz bu odaklı geçti. Ancak tabii az çalıştım dediğim de 5 saat falan çalışıyorduk.</p>

<p>Kader dünyasında bu başarının sana yazılabilmesi için isteğinin görülmesi lazım. Aslında bunun hepsini 'talep' adı altında inceleyebiliriz; dua, sebat, azim. Bir istek, motivasyon oluyor, bu istek aslında bir duadır. Sonra bu duadan sonra sen bir gayrete giriyorsun, azme geliyorsun, çalışıyorsun. Bu çalışma azmini uzun süre sebat ederek sürdürürsen de bunun sonucuna başarı deniyor. Başarılı olmak isteyen arkadaşlar için formül bu."</p>

<p><strong>- "En büyük motivasyon, Uluslararası Matematik Olimpiyatları'nda ülkeyi altın madalyayla temsil edebilmek"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Demirel, çocukluğundan bu yana ailesinden birçok konuda büyük destek gördüğünü belirterek, "Okulun desteği denince aklıma tercih dönemi geliyor. Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi'ni seçsem mi, seçmesem mi diye arada kalmıştım, ondan sonra da seçmiştim. Tercih ettikten sonra ise aklıma, 'Ben bir şeyler öğrenmek istiyorum, acaba imkanlar ne kadar iyi?' sorusu geldi. Sonra şunu fark ettim, herhangi bir alanda kendini geliştirmek isteyen öğrencilere hocalarımız desteklerini esirgemiyor. 'Ben şunu yapmak istiyorum.' dediğimizde önümüzü açmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Olimpiyatlarda da bu şekilde oldu, ellerinden geldiğince destek olmaya çalıştılar, Allah hepsinden razı olsun." şeklinde konuştu.</p>

<p>Gelecek hedeflerinden de bahseden Demirel, "Ağustos ayının başında Vietnam'da düzenlenecek Asya Matematik Olimpiyatları'nın finali var. İnşallah orada da yine daha güzel bir başarı elde etmek isterim. Bunun dışında Uluslararası Matematik Olimpiyatları (IMO) adı verilen ve en prestijli matematik olimpiyatı olarak kabul edilen farklı bir yarışma var. Bunun seçimleri de TÜBİTAK tarafından ülke genelinde yapılıyor ve 6 kişilik bir takım oluşturuluyor. Yaz döneminde kamp süreci, ardından ikinci aşama sınavı, takım seçme sınavı ve IMO var. Benim matematik olimpiyatlarına başlamamdaki en büyük motivasyon da ülkemi altın madalyayla temsil edebilmek." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>- "Hedefim, 42 puan alıp dünya birinciliğiyle dönmek"</strong></p>

<p>Demirel, Türkiye'nin Uluslararası Matematik Olimpiyatları'ndan genellikle iyi dereceler ve madalyalarla döndüğüne dikkati çekerek, şu anda Çin'de düzenlenen organizasyonda Türkiye'yi temsil eden 6 öğrencinin de başarılı sonuçlar elde etmesini diledi.</p>

<p>Seneye bu sınavın Budapeşte'de olacağını aktaran Demirel, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bu sınavda altın madalya almak için aşağı yukarı 42 puan üzerinden 35 puan almak gerekiyor. Aslında olimpiyat sınavını fullemesi de çok zor. Çin takımı bu sınavda genellikle 42 puan yaparak altın madalya kazanıyor, dünya birincisi oluyor. Ülke tarihimizdeki en büyük başarı da Melih Üçer hocamız tarafından yapılmış; 38 puanlık bir derece, altın madalya ve dünya dördüncülüğü. Benim hedefim de inşallah bu sınavda 42 puan alıp dünya birinciliğiyle dönmek.</p>

<p>Madalya ve derece, bana 'Hayatta başardım.' dedirtecek şeyler değil çünkü madalya ve derece, sadece çalışmanın ve gayretin sertifikalanmış hali. Asıl başarı, o çalışma ve gayreti sürekli sürdürebilmek. Bunun dışında insanlara faydalı olabilmek de çok önemli. Altın madalyaları üst üste yığsak bile bunun bir önemi yok. Asıl mesele daha iyi yerlere gelerek insanlara, ümmete daha faydalı olabilmek diye düşünüyorum."</p>

<p>Demirel, çalışmadan başarının mümkün olmadığını belirterek, "Doğru şekilde çalışmak ve öğrenmek için çabalamak lazım. Altın madalya ya da derece önemli değil, asıl mesele gayreti sürdürebilmek." dedi.</p>

<p>Sınavda yaptığı basit işlem hatasının kendisine önemli ders verdiğini anlatan Demirel, elde edilen başarının yalnızca kişinin kendi çabasına bağlanmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Başarıdan çok gayret ve duaya odaklanılması gerektiğini vurgulayan Demirel, asıl amacının insanlara faydalı olabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kartal-anadolu-imam-hatip-lisesi-ogrencisi-uluslararasi-matematik-yarismasindan-altin-madalyayla-dondu</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 14:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/imam-hatipli-genc-1.jpg" type="image/jpeg" length="77949"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çinli Tong Zuo, dil eğitimi için geldiği Kayseri'de Müslüman oldu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/cinli-tong-zuo-dil-egitimi-icin-geldigi-kayseride-musluman-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/cinli-tong-zuo-dil-egitimi-icin-geldigi-kayseride-musluman-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri'ye dil eğitimi için gelen Çinli Tong Zuo, İslamiyet'i seçti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Develi Müftülüğünün sosyal medya hesabında yer alan habere göre, dil eğitimi için kente gelen Tong Zuo, Develi ilçesinde Hatice Pusatlıoğlu ile tanıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İslamiyet'i seçmeye karar veren Tong Zuo için müftülükte, İlçe Müftüsü Mehmet Yürek başkanlığında ihtida merasimi düzenlendi.</p>

<p>Daha sonra Müftü Yürek ile kelimeişehadet getirerek Müslüman olan Tong Zuo, "Hasan" ismini aldı.</p>

<p>Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Sabri Akpolat ve Develi Belediye Başkanı Adem Şengül'ün katıldığı programda, Hasan'a ihtida belgesi verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>İHTİDA HABERLERİ, Kayseri Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/cinli-tong-zuo-dil-egitimi-icin-geldigi-kayseride-musluman-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/egitime-geldi-musluman-oldu-1.jpg" type="image/jpeg" length="85353"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 DGS soruları ve cevap anahtarı yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/2026-dgs-sorulari-ve-cevap-anahtari-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/2026-dgs-sorulari-ve-cevap-anahtari-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından 2026-DGS: Temel Soru Kitapçığı ve Cevap Anahtarı yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ÖSYM'den yapılan duyuruda şu ifadelere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>19 Temmuz 2026 </strong>tarihinde uygulanan 2026 Dikey Geçiş<strong> </strong>Sınavı’nın <strong>(2026-DGS)</strong> Temel Soru Kitapçığı ile Cevap Anahtarı’nın <strong>%10’u</strong> aşağıdaki bağlantıda erişime açılmıştır.</p>

<p>Sınava başvuran adaylar; <strong>Temel Soru Kitapçığı </strong>diziliminde verilen sınav sorularının tamamına <strong>19 Temmuz 2026 </strong>tarihinde saat <strong>13.45'ten</strong> itibaren ÖSYM’nin <a href="https://ais.osym.gov.tr/" rel="nofollow"><strong>https://ais.osym.gov.tr </strong></a>adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle <strong>10 gün</strong> erişebilecektir. Temel Soru Kitapçığı’nın görüntüleme süreci <strong>29 Temmuz 2026 </strong>tarihinde saat <strong>23.59’da </strong>sona erecektir.</p>

<p><i>Sorular, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser niteliğinde olup telif hakları ÖSYM'ye aittir. ÖSYM'nin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde çoğaltılamaz, dağıtılamaz ve yayımlanamaz.</i></p>

<p><strong><i><a href="https://www.osym.gov.tr/TR,34184/2026-dgs-temel-soru-kitapcigi-ve-yanitlari--10.html" rel="nofollow">2026-DGS Temel Soru Kitapçığı ve Cevap Anahtarı</a></i></strong> <i><strong>(% 10)</strong></i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/2026-dgs-sorulari-ve-cevap-anahtari-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/05/osym-hafta-sonu-uc-sinav-duzenleyecek.jpg" type="image/jpeg" length="58460"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa’da Bir İslam Devleti: Endülüs]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/avrupada-bir-islam-devleti-endulus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/avrupada-bir-islam-devleti-endulus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Hadis: İlim öğrenmek her Müslüman erkek ve kadın üzerine farzdır. (İbn Mâce, Mukaddime, 17)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Endülüs, 711 yılındaki İslam fethinden sonra, medeniyetin Batı’daki en parlak merkezlerinden biri hâline gelmiştir. Bu dönemde yaşanan ilmî ve kültürel gelişmeler sayesinde Endülüs sadece Müslümanlar için değil; tüm insanlık için bilim, kültür ve medeniyetin beşiği olmuştur. Endülüs, İslam dünyasının bilimsel çalışmalarının Batı’ya aktarılmasında köprü görevi üstlenerek Batı’nın birçok alanda gelişiminin önünü açmıştır. Modern cerrahinin öncüsü kabul edilen Zehrâvî’nin “et-Tasrif” adlı eseri, Avrupa’da yüzyıllar boyunca tıp eğitimine kaynaklık etmiştir. Toledo’da bir rasathane kuran İbnü’z-Zerkâle astronomi, saat mekanizmaları üzerine çalışmalar yapan ve ilk uçuş denemelerini gerçekleştiren İbn Firnas tıp ve matematik; İbn Rüşd ve İbn Tufeyl ise felsefe alanında Endülüs’ün yetiştirmiş olduğu meşhur âlimlerin başında gelmektedir. İslamiyet’le birlikte bilim, kültür ve medeniyet alanında altın çağını yaşayan Endülüs, hâlen tüm insanlık için ilham kaynağı olmaya devam etmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• Diyanet Tv yayın hayatına başladı. (2012)<br />
• İspanya (Endülüs) Târık b. Ziyâd tarafından fethedildi. (711)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/avrupada-bir-islam-devleti-endulus</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/mehmet/takvim-2026/temmuz-19.jpg" type="image/jpeg" length="91890"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mü'mini Öldüren Kişi Cehennemdedir]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/mumini-olduren-kisi-cehennemdedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/mumini-olduren-kisi-cehennemdedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir mü’mini kasıtlı olarak öldürmek en büyük günahlardandır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>"Kim bir mümini kasden öldürürse cezası, içinde ebediyen kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lanetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır." (Nisâ, 4/93)</strong></p>

<p>Peygamberimiz (sas) döneminde Ayyâş (ra) isimli sahabî, müşrikler tarafından hapsedilmiş ve zulme uğramıştı. Bu esnada o, şayet ileride özgür kalacak olursa, kendisine zulmeden kişilerden birini öldüreceğine yemin etmişti. Eziyetten kurtulan ve seneler sonra Medine’ye doğru yola çıkan bu sahabî, kendisine geçmişte zulmedenlerden birini yolda gördü ve öldürdü. Hâlbuki aradan geçen zamanda diğer kişi de Müslüman olmuştu. Bunun üzerine Yüce Allah (cc), yanlışlıkla bir Müslümanı öldürenin kendisini nasıl affettirebileceğinin yollarını bundan önceki ayette bildirdi. Bu ayette ise, kasıtlı olarak bir mü’mini öldürmenin cezasından bahsedilmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir mü’mini kasıtlı olarak öldürmek en büyük günahlardandır.</p>

<p><strong>Müteammiden:</strong> Kasıtlı olarak, bile bile.<br />
<strong>Gazap:</strong> Kızgınlık, öfke.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bir Ayet</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/mumini-olduren-kisi-cehennemdedir</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2022/12/mumini-olduren-kisi-cehennemdedir.jpg" type="image/jpeg" length="62100"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sosyal Medya Bağımlılığı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/sosyal-medya-bagimliligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/sosyal-medya-bagimliligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Ayet: Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur. (İsrâ, 17/36)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İslam dini insanı en değerli varlık olarak kabul etmekte ve insanın canını, malını, aklını, namusunu ve inancını koruma altına almaktadır. Bu beş temel değer, İslam’da dokunulmazdır ve herhangi bir nedenle zarar görmesine asla izin verilmez. Bu ilke, hayatın her alanında geçerli olduğu gibi teknolojinin kullanımı, internet ve sanal dünyada hareket ederken de aynen geçerlidir. Bu bağlamda sosyal medya mecralarında amaçsız, başıboş, ilkesiz ve sorumsuzca haddinden fazla zaman geçirmek, bahse konu beş temel değerin yıpratılması sonucunu doğurmakta ve bağımlılık durumu gerçekleşmektedir. Dinimiz teknolojinin getirilerinin karşısında değil bilakis verimli kullanılmasından yana durmaktadır. Sosyal medya mecralarını; sorumluluk bilinci gözetilerek, helal-haram hassasiyeti taşıyarak, ahlaki ilkeleri koruyarak, insan hak ve özgürlüklerini ihlal etmeden kullanmak her Müslüman’ın öncelikli sorumluluğudur. Bu sayede kişi hem şahsına hem de topluma fayda sağlamış olacaktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• Resmî ilk akademik müessese Encümen-i Dâniş’in açılışı (1851)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/sosyal-medya-bagimliligi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/mehmet/takvim-2026/temmuz-18.jpg" type="image/jpeg" length="83382"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[En güzel hutbeyi sunmak için yarıştılar]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/en-guzel-hutbeyi-sunmak-icin-yaristilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/en-guzel-hutbeyi-sunmak-icin-yaristilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun’da "Camiler ve Din Görevlileri Haftası" etkinlikleri kapsamında "2026 Yılı Din Görevlileri Arası Etkili Hutbe Sunumu Yarışması" düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından "Camiler ve Din Görevlileri Haftası" etkinlikleri kapsamında her yıl düzenlenen "Etkili Hutbe Sunumu Yarışması" Giresun birincisi belli oldu.</p>

<p>Müftüoğlu Camii'nde düzenlenen yarışmada din görevlilerinin hitabet ve sunumları İl Müftü Yardımcısı Avni Bolat ile komisyon üyeleri tarafından değerlendirildi.</p>

<p><img alt="En Güzel Hutbeyi Sunmak Için Yarıştılar 2" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/en-guzel-hutbeyi-sunmak-icin-yaristilar-2.jpg" width="860" /><br />
İl Müftü Yardımcısı Bolat, hutbenin dini tebliğdeki önemine değinerek şunları kaydetti:</p>

<p>"Minber, İslam’ın sesini, huzur ve kardeşlik mesajlarını müminlerin gönüllerine ulaştırdığımız en yüce makamlardan biridir. Bu yarışmaların temel amacı, din görevlilerimizin hitabet yeteneklerini geliştirmek, cami kürsüleri ve minberlerindeki etkinliklerini daha da yukarılara taşımaktır. Bugün burada minbere çıkan, o cesareti ve samimiyeti gösteren tüm hocalarımız bizim gözümüzde birincidir. Hizmet aşkıyla yarışmaya katılan her bir görevlimize teşekkür ediyor, Giresun'umuzu bölge finalinde temsil edecek hocamıza şimdiden başarılar diliyorum."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Giresun genelinden din görevlilerinin katıldığı yarışmanın sonucunda, Giresun İncegeriş Köyü Camii İmam Hatibi Osman Kılıç birinci, Piraziz Aydere Mahalle Camii İmam Hatibi Süleyman Ensar Öztaş ikinci, Bulancak Pazarsuyu Köyü Elyaslı Mahallesi Oruç Camii İmam Hatibi Murat Çakır üçüncü oldu.<br />
İl finalinde birinci olan Kılıç, Ordu’da yapılacak bölge finalinde Giresun’u temsil edecek.</p>

<p><img alt="En Güzel Hutbeyi Sunmak Için Yarıştılar 3" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/en-guzel-hutbeyi-sunmak-icin-yaristilar-3.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="En Güzel Hutbeyi Sunmak Için Yarıştılar 4" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/en-guzel-hutbeyi-sunmak-icin-yaristilar-4.jpg" width="860" /><img alt="En Güzel Hutbeyi Sunmak Için Yarıştılar 6" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/en-guzel-hutbeyi-sunmak-icin-yaristilar-6.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="En Güzel Hutbeyi Sunmak Için Yarıştılar 5" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/en-guzel-hutbeyi-sunmak-icin-yaristilar-5.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="En Güzel Hutbeyi Sunmak Için Yarıştılar 7" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/en-guzel-hutbeyi-sunmak-icin-yaristilar-7.jpg" width="860" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Giresun Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/en-guzel-hutbeyi-sunmak-icin-yaristilar</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 17:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/en-guzel-hutbeyi-sunmak-icin-yaristilar-1.jpg" type="image/jpeg" length="74360"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Din görevlileri en güzel ezanı okumak için yarıştı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/din-gorevlileri-en-guzel-ezani-okumak-icin-yaristi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/din-gorevlileri-en-guzel-ezani-okumak-icin-yaristi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun’da  "Camiler ve Din Görevlileri Haftası" etkinlikleri kapsamında "2026 Yılı Din Görevlileri Arası Ezanı Güzel Okuma Yarışması" düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından "Camiler ve Din Görevlileri Haftası" etkinlikleri kapsamında her yıl düzenlenen "Ezanı Güzel Okuma Yarışması" Giresun birincisi belli oldu.</p>

<p>İl Müftülüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen yarışmada din görevlilerinin makam, eda ve sadaları İl Müftü Yardımcısı Oğuzhan Avcı ile komisyon üyeleri tarafından değerlendirildi.</p>

<p><img alt="Din Görevlileri En Güzel Ezanı Okumak Için Yarıştı 2" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/din-gorevlileri-en-guzel-ezani-okumak-icin-yaristi-2.jpg" width="860" /></p>

<p>Yarışmanın ardından değerlendirmelerde bulunan İl Müftü Yardımcısı Oğuzhan Avcı, ezanın İslam dinindeki müstesna yerine dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"Ezan-ı Muhammedi, namaza bir çağrı olmakla birlikte, semalarımızda yankılanan tevhidin ilanı ve bağımsızlığımızın nişanesidir. Günde beş vakit minarelerimizden yükselen bu kutlu nidayı en güzel eda ve sadayla göğe ulaştırmak, din görevlilerimiz için hem büyük bir şeref hem de önemli bir mesleki sorumluluktur. Bugün burada yarışan tüm hocalarımız, bu ulvi vazifeyi en iyi şekilde icra etmişlerdir. Komisyon olarak karar vermekte son derece zorlandık, zira mihraplarımızın her bir neferi bu kutsal görevin en güzel sancaktarıdır. Yarışmaya katılarak emek veren tüm görevlilerimize teşekkür ediyor, ilimizi bölge finalinde temsil edecek hocamıza muvaffakiyetler diliyorum."<br />
Giresun genelinden din görevlilerinin katıldığı yarışmanın sonucunda, Yağlıdere Kahyaoğlu Camii Müezzin Kayyımı Mehmet Akınca birinci, Keşap Yolbaşı Köyü Camii İmam Hatibi Mehmet Emin Talha Çoban ikinci, Çanakçı Çanakçı Düzköy Köyü Değirmenyanı Camii İmam Hatibi Veli Mantar üçüncü oldu.</p>

<p><img alt="Din Görevlileri En Güzel Ezanı Okumak Için Yarıştı 5" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/din-gorevlileri-en-guzel-ezani-okumak-icin-yaristi-5.jpg" width="860" /></p>

<p>İl Birincisi Akınca Bayburt’ta yapılacak bölge finalinde Giresun’u temsil edecek.</p>

<p><img alt="Din Görevlileri En Güzel Ezanı Okumak Için Yarıştı 3" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/din-gorevlileri-en-guzel-ezani-okumak-icin-yaristi-3.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Din Görevlileri En Güzel Ezanı Okumak Için Yarıştı 4" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/din-gorevlileri-en-guzel-ezani-okumak-icin-yaristi-4.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Din Görevlileri En Güzel Ezanı Okumak Için Yarıştı 6" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/din-gorevlileri-en-guzel-ezani-okumak-icin-yaristi-6.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Din Görevlileri En Güzel Ezanı Okumak Için Yarıştı 8" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/din-gorevlileri-en-guzel-ezani-okumak-icin-yaristi-8.jpg" width="860" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Din Görevlileri En Güzel Ezanı Okumak Için Yarıştı 7" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/din-gorevlileri-en-guzel-ezani-okumak-icin-yaristi-7.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Din Görevlileri En Güzel Ezanı Okumak Için Yarıştı 9" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/din-gorevlileri-en-guzel-ezani-okumak-icin-yaristi-9.jpg" width="860" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Giresun Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/din-gorevlileri-en-guzel-ezani-okumak-icin-yaristi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/din-gorevlileri-en-guzel-ezani-okumak-icin-yaristi-1.jpg" type="image/jpeg" length="31499"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiltere'de Müslüman karşıtlığına kekle karşı duran otizmli Joshie, kampanyasını İstanbul'a taşıdı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ingilterede-musluman-karsitligina-kekle-karsi-duran-otizmli-joshie-kampanyasini-istanbula-tasidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ingilterede-musluman-karsitligina-kekle-karsi-duran-otizmli-joshie-kampanyasini-istanbula-tasidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere'de Müslüman karşıtı nefret eylemlerine karşı camilerde kek dağıtarak Müslümanlara destek veren 12 yaşındaki otizmli Joshua Harris (Joshie Man), İstanbul'daki camilerde 10 gün boyunca kek dağıtacağı kampanyasına başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İngiltere'de geçen yıl Peterborough kentindeki camide aşırı sağ görüşlü bir kişinin gerçekleştirdiği Müslüman karşıtı nefret eyleminin ardından camilerde kek dağıtarak dayanışma kampanyası başlatan Joshua Harris ile babası Dan Harris, bu etkinliği İstanbul'a taşıdı.</p>

<p>Harris, babası Dan Harris ile Sultanahmet Camii'nde cuma namazının ardından üzerinde "Cake Not Hate" (Nefret etme, kek yap) yazılı çantasıyla, cami avlusundaki vatandaşlara ve turistlere, yaptığı kekleri ikram etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Müslüman Karşıtlığına Kekle Karşı Durdu 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/musluman-karsitligina-kekle-karsi-durdu-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Dan Harris, İngiltere'de camiye saldırıldığında duyduğu üzüntüyü dile getirdi.</p>

<p>Türkiye'ye geldikleri için çok mutlu olduklarını ifade eden Harris, Türkler ve Müslümanların misafirperver olduğunu, kendilerini iyilikle karşılayıp oğlu Joshie'ye özel ilgi gösterdiklerini söyledi.</p>

<p>Joshie Man, 18 Temmuz'da Süleymaniye Camii ve Şehzade Camii'ni, 19 Temmuz'da Fatih Camii'ni, 20 Temmuz'da Büyük Çamlıca Camii ve Üsküdar Mihrimah Sultan Camii'ni, 21 Temmuz'da Taksim Camii'ni, 24 Temmuz'da ise Ortaköy Camii ve Aziz Mahmud Hüdayi Camii'ni ziyaret edecek.</p>

<p><img alt="Müslüman Karşıtlığına Kekle Karşı Durdu 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/musluman-karsitligina-kekle-karsi-durdu-2.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>- Aşırı sağcı cami saldırısı sonrası başlamıştı</strong></h3>

<p>İngiltere'de Ekim 2025'te Peterborough'daki bir camiye giren aşırı sağcı Alexander Hooper, cemaate ve polise saldırmıştı. Olayın ardından cami yakınlarında oturan Dan Harris ve 12 yaşındaki otizmli oğlu Joshua, camiye destek için kek yaparak dağıtmıştı.</p>

<p><img alt="Müslüman Karşıtlığına Kekle Karşı Durdu 3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/musluman-karsitligina-kekle-karsi-durdu-3.jpg" width="1280" /></p>

<p>Joshie Man ve babası, kek dağıtarak verdiği desteğin ardından çok sayıda tehdit mesajı almış, bu durum karşısında daha fazla camiyi ziyaret etme kararı vermişlerdi.</p>

<p>Baba-oğulun İslamofobi karşıtı "Nefret etme, kek yap" kampanyası farklı ülkelerde de yürütülmüş, İngiltere'de ise 100'ün üzerinde cami ziyareti yapılmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ingilterede-musluman-karsitligina-kekle-karsi-duran-otizmli-joshie-kampanyasini-istanbula-tasidi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 17:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/musluman-karsitligina-kekle-karsi-durdu-4.jpg" type="image/jpeg" length="34523"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[17 Temmuz 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/17-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/17-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 17 Haziran 2026 tarihli ve "Kur'an- Kerim" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="17 Temmuz Hutbe" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/17-temmuz-hutbe.jpg" width="1280" /></p>

<p></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>KUR’AN-I KERİM</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce Rabbimizin kıyamete kadar gelecek bütün insanlara bahşettiği nimetlerden, engin şefkat ve merhametinin tecellilerinden biri de Kur’an-ı Kerim’dir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kur’an-ı Kerim, hakkı batıldan ayırt eden ilahi kelamdır. O, asla sıradan bir söz değildir.<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title="">[1]</a> Kur’an-ı Kerim, sözlerin en güzeli ve en mukaddesidir. O, hidayet kaynağı, şifa membaıdır. Kur’an-ı Kerim, insanlığı; hak ve hakikate, iyilik ve adalete, huzur ve muhabbete sevk eden Rahmani bir muştudur. Ayet-i kerimede buyrulduğu üzere, “Bu Kur’an, en doğru olana iletir; dünya ve ahiret için yararlı işler yapan müminlere, büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Kur’an-ı Kerim, rahmet peygamberi Allah Resûlü (s.a.s)’in en büyük mucizesidir. Onun tek bir harfi dahi değişmemiştir, asla değiştirilemeyecektir. Yüce Rabbimiz, “Şüphesiz Kur’an’ı biz indirdik. Onun koruyucusu da elbette biziz”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a> buyurarak, bu gerçeği beyan etmektedir.</p>

<p>Kur’an-ı Kerim, insan ürünü değildir; Allah Teâlâ’nın kelamıdır. O, bir benzeri şöyle dursun; bir suresinin, hatta bir ayetinin dahi benzerinin getirilemeyeceği yüce bir kitaptır. Kur’an; Cenâb-ı Hak ile bağımızı güçlendiren, çevremiz ile ilişkilerimizi düzenleyen bir kılavuzdur.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Kur’an-ı Kerim’in rehberliğine sarılan kişiler yolunu kaybetmezler. Onun ilkeleriyle hayat süren aileler huzur bulurlar. Onun ahlakını kuşanan toplumlar güven içinde yaşarlar. Onun adaletini benimseyen milletler güçlü olurlar. Hayatında Kur’an-ı Kerim’e yer vermeyenler, onun emirlerine ve yasaklarına riayet etmeyenler, ayetlerini alaya alanlar ise ancak kendilerini küçük duruma düşürürler. Yüce Rabbimizin bu husustaki uyarısı gayet açıktır: “…İşte bu kitap, Allah’ın, dilediğini kendisiyle doğru yola ilettiği hidayet rehberidir. Allah kimi de saptırırsa artık ona doğru yolu gösterecek yoktur.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong>[4]</strong></a></p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Devletimizi, vatanımızı, milletimizi, birlik ve beraberliğimizi muhafaza etmenin yolu; değerlerimize sahip çıkmaktan geçmektedir. Bilelim ki; bu değerlerin içerisinde Kur’an-ı Kerim vardır, sünnet-i seniyye vardır. Meşruiyetini İslam’dan alan örfümüz vardır, kültürümüz vardır. Mutluluğun yolu da işte bu değerleri öğrenmekten ve hayatımıza aktarmaktan geçmektedir.</p>

<p>Hutbemizi, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: “Şüphesiz bu Kur’an, Allah’ın sizlere bir ikramıdır...”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Târık, 86/13,14.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> İsrâ, 17/9.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Hicr, 15/9.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Zümer, 39/23.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Dârimî, Fedâilü’l-Kur’ân, 1.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/17-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/17072026-cuma-hutbesi-youtube.jpg" type="image/jpeg" length="80135"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3 Temmuz 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/3-temmuz-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/3-temmuz-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 3 Temmuz 2026 tarihli ve "Yaz Kur'an Kursları" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Hutbe 2" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/hutbe-2.jpg" width="1280" /></p>

<p><strong>YAZ KUR’AN KURSLARI</strong></p>

<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>

<p>Geçtiğimiz hafta itibarıyla çocuklarımız bir eğitim öğretim yılını daha tamamlayıp yaz dönemine girdiler. Evlatlarımızın iyi bir eğitim almaları toplumumuz ve geleceğimiz için önem arz etmektedir. Ancak bilmeliyiz ki; beden ve ruhun, dünya ve ahiretin birlikte imar ve ihya edilmesi gerekmektedir. Zira insanı gerçek anlamda değerli kılan; bilgisiyle birlikte imanını, başarısıyla birlikte ahlakını koruyabilmesidir. Resûl-i Ekrem (s.a.s), “Hiçbir anne baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunmamıştır”<a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[i]</strong></a> nasihatiyle bu hususa dikkatlerimizi çekmektedir.</p>

<p><strong>Kıymetli Anne Babalar!</strong></p>

<p>Modern çağın getirdiği tüketim kültürü, dijital mecraların bilinçsiz kullanımı, zaman zaman kutsallarımızın mizah adı altında alaya alınması, çocuklarımızı günden güne değerlerimizden uzaklaştırmaktadır. Tertemiz dimağlar; batıl inançlar, sapkın akımlar, bağımlılık ve akran zorbalığının girdabında kaybolma riskiyle karşı karşıyadır. Etrafımızı çepeçevre saran bu tehditler karşısında çaresiz değiliz. Çare; akıllara ve kalplere hitap eden ilim ve hikmeti, en güzel şekilde çocuklarımızla buluşturmaktır. Yüce Rabbimizin, “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[ii]</strong></a> emri gereğince, evlatlarımıza helal haram hassasiyeti kazandırmaktır. Milli ve manevi değerlerimizi özümsemelerine katkı sunmaktır.</p>

<p><strong>Değerli Müminler!</strong></p>

<p>Çocuklarımızın; Yüce Kitabımız Kur’an’ı, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in örnek hayatını, iman ve ibadet esaslarını, dinî ve ahlaki değerlerimizi, örf ve adetlerimizi öğrenebilecekleri yaz Kur’an kurslarımız önümüzdeki pazartesi günü başlıyor. Bizler istiyoruz ki; yaz Kur’an kurslarında çocuklarımız; paylaşmayı, kardeşliği, yardımlaşmayı ve sevgiyi yaşayarak öğrensinler. Birlikte namaz kılmanın huzurunu, dua etmenin güzelliğini ve cami adabının inceliklerini idrak etsinler. Vatanımızın dirliği ve milletimizin huzuru için Kur’an’ın nuruyla aydınlansınlar. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in güzel ahlakıyla erken yaşta tanışsınlar. Gençlerimiz; zihinlerindeki sorulara, kalplerindeki arayışlara din görevlilerimizin rehberliğinde cevaplar bulsunlar. Bir ömür boyu iyiliklere omuz omuza yürüyecekleri arkadaşlıklar kursunlar.</p>

<p><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></p>

<p>Unutmayalım ki, çocuklarımızın gönlüne küçük yaşlarda ekilen Allah sevgisi, ömür boyu meyve verecek en kıymetli tohumdur. Bu vesileyle “Yaz Kur’an Kursunda Buluşuyoruz” çağrısıyla tüm çocuklarımızı ve gençlerimizi, camilerimize ve Kur’an kurslarımıza davet ediyoruz. Aynı zamanda anne babalardan, çocuklarının; dinimiz, kültürümüz ve camilerimizle olan bağlarını koruma noktasında daha fazla hassasiyet göstermelerini bekliyoruz.</p>

<p>Hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu müjdesiyle bitiriyoruz: <strong>“Kim Kur’an-ı Kerim’i okur ve onunla amel ederse, kıyamet günü ebeveynine bir taç giydirilir. Bu tacın ışığı, güneşin dünyadaki bir eve konulduğunda onun vereceği ışıktan daha güzeldir…”<a href="#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[iii]</strong></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[i]</a> Tirmizî, Birr, 33; İbn Hanbel, IV, 77.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[ii]</a> Tahrîm, 66/6.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[iii]</a> Ebû Dâvûd, Vitr, 14.</p>

<p><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/3-temmuz-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/7eLaRJfwpM0/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="18540"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[26 Haziran 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/26-haziran-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/26-haziran-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 26 Haziran 2026 tarihli ve "Aile Olmak" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3><strong>AİLE OLMAK</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p><strong>“Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için eşler yaratması, aranızda sevgi ve merhamet var etmesi Allah’ın varlığının ve kudretinin delillerindendir. </strong><strong>Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a> </strong>ayet-i kerimesinde ifade edildiği üzere, ilahi rahmetin yeryüzündeki tecellilerinden biri de ailedir.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Aile, İslam’ın ilkelerini belirlediği nikâh akdiyle kurulan huzur ve muhabbet yuvasıdır. Sıkıntıların birlikte omuzlandığı; kederlerin paylaşıldığı, sevinçlerin çoğaltıldığı huzur ocağıdır. Aile; bizleri, günahlardan uzak tutan güvenli bir sığınaktır. Millî ve manevi değerlerimizi kuşaktan kuşağa aktarmamıza vesile olan bir müessesedir.</p>

<h3><strong>Değerli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Aile olmak, sadece aynı mekânı paylaşmak değildir. Aile olmak, dünyayı da ahireti de cennete çevirmek için el ele verebilmektir. İyi günde olduğu gibi kötü günde de birlik ve beraberliği güçlü kılabilmektir. Aile olmak, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in örnekliğini hayatımıza yansıtabilmektir. Onun gibi, elinden ve dilinden emin olunan güvenilir bir eş olabilmektir. Kızını ayakta karşılayıp yerini ona ikram eden vefakâr bir baba olabilmektir. Namazdayken omuzlarına çıkan torunlarının oyunlarını bozmamak için secdesini uzatan müşfik bir dede olabilmektir. Yetim ve öksüzlere hamilik yapan, kimsesiz çocuklara aile sıcaklığını hissettiren merhametli bir insan olabilmektir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müminler!</strong></h3>

<p>Her geçen gün, aile değerlerimiz örselenmekte; evlilikler, külfetli hale getirilmekte; bekârlık ve evlilik dışı hayat teşvik edilmektedir. İnancımızda rızkın Allah’a ait olduğu<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title="">[2]</a> vurgulanmasına rağmen, ‘çocuk sahibi olmanın hayatı zorlaştırdığı’ söylemleri günden güne artmaktadır. Hâlbuki devletlerin geleceği; ailenin kurulmasına, korunmasına ve güçlendirilmesine bağlıdır. Milletlerin en büyük sermayesi, milli ve manevi değerleriyle yetişen nesillerdir. Bu sebeple, göz aydınlığı evlatlarımızın evliliklerine yardımcı olmak, sadece anne ve babaların değil bütün toplumun ortak sorumluluğudur. Diyanet İşleri Başkanlığımız da bu sorumluluğun bir gereği olarak müftülüklerimiz marifetiyle nikâh merasimleri icra etmektedir.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, <strong>“Nikâhın en hayırlısı, en kolay olanıdır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong> tavsiyesini kendimize düstur edinelim. Gösteriş ve israfa dayalı nişan, nikâh ve düğün merasimleriyle gençlerimizin ve ailelerimizin omuzlarına ağır yükler yüklemeyelim. Hanelerimizi huzur ve güvenin kaynağı haline getirelim. Rabbimizin lütfu olan çocuklarımızı bereket vesilesi olarak görelim.</p>

<p>Hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: <strong>“</strong><strong>Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en iyi olanınızdır. İçinizde ailesine karşı en iyi olan da benim!</strong><strong>”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong>[4]</strong></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Rûm, 30/21.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Hûd, 11/6.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Ebû Dâvûd, Nikâh, 30-31.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> İbn Mâce, Nikâh, 50.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/26-haziran-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/26062026-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="39288"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşure kazanları bolluk ve bereket için kaynıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Asırlardır paylaşmanın simgesi kabul edilen aşure geleneği, muharrem ayında yaşatılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/a-s-u-r-e-5.jpg" type="image/jpeg" length="29792"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Han Yunus'ta yıkımın gölgesinde günlük yaşam]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Abluka altındaki Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinde yaşayan Filistinliler, İsrail saldırılarının geride bıraktığı ağır yıkımın ortasında yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Temel ihtiyaçlardan yoksun kalan aileler, yıkılan evlerinin yakınında kurdukları derme çatma çadırlarda ve ağır hasarlı binalarda zorlu koşullar altında günlük yaşam mücadelesi veriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/han-yunus-yasam-5.jpg" type="image/jpeg" length="49887"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Lübnan'ın Kalile beldesindeki yıkım görüntülendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalci İsrail Lübnan'ın güneyindeki Kalile beldesine düzenlediği hava saldırıları sonucu bölgedeki birçok yapı ağır hasara uğradı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İşgalci İsrail Lübnan'ın güneyindeki Kalile beldesine düzenlediği hava saldırıları sonucu bölgedeki birçok yapı ağır hasara uğradı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırıların ardından beldede oluşan yıkım görüntülendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 16:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/israil-saldirisi-5.jpg" type="image/jpeg" length="61505"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[19 Haziran 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/19-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/19-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 19 Haziran 2026 tarihli ve "Birlikte Rahmet Vardır" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Hutbe Ayet 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/hutbe-ayet-2.webp" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:center"><strong>BİRLİKTE RAHMET VARDIR</strong></h3>

<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>

<p>Yüce Rabbimizin saygı duyulmasını emrettiği dört aydan<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title="">[1]</a> biri olan, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, <strong>“Hürmete layık”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><sup><strong><sup>[2]</sup></strong></sup></a></strong> olarak zikrettiği Muharrem ayının manevi iklimi içerisindeyiz. Resûl-i Ekrem (s.a.s), <strong>“Ramazan’dan sonra tutulan en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><sup><strong><sup>[3]</sup></strong></sup></a></strong> buyurarak, bu mübarek ayın; ibadet ve taatle, hamd ve şükürle, tövbe ve istiğfarla değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatmıştır.</p>

<p><strong>Aziz Müminler!</strong></p>

<p>Önümüzdeki perşembe Âşûrâ gününü idrak edeceğiz. Birçok peygamberin hayatında önemli gelişmelere sahne olan Âşûrâ günü; ne hazindir ki, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, <strong>“Cennet gençlerinin efendisi”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a> </strong>diyerek övdüğü, torunu Hz. Hüseyin Efendimiz ile çoğu Ehl-i Beyt’e mensup yetmişi aşkın Müslümanın Kerbelâ’da acımasızca şehit edildiği gündür.</p>

<p><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></p>

<p>Kerbelâ, müminlere; birlik ve beraberlik içinde hareket etmeyi, ayrılık ve gayrılığa düşmemeyi hatırlatır. Hak ve hakikati ayakta tutmayı, adaletten ve iyilikten ayrılmamayı anlatır. Kerbelâ, aramıza fitne ve fesat tohumu ekmek, kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenlere karşı feraset ve basiretle davranmamızı tavsiye eder. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, <strong>“Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a></strong> uyarısına kulak vermemizi; sevinci ve nimeti paylaştığımız gibi hüznü ve meşakkati de paylaşmamızı telkin eder.</p>

<p><strong>Değerli Müminler!</strong></p>

<p>Bugün, inananları; acı ve gözyaşına mahkûm etmek, İslam beldelerinin yer altı ve yer üstü zenginliklerini sömürmek isteyen zalimler, başta Gazze ve Filistin olmak üzere birçok farklı coğrafyada yeni Kerbelâlar yaşanması için her türlü yolu denemektedir. Ümmet-i Muhammed olarak bizler de bir daha aynı hüznü yaşamak ve şer odaklarını sevindirmek istemiyorsak, aramızdaki ihtilafları derinleştirmek yerine ortak paydada buluşmanın yollarını aramalıyız. Zira Rabbimiz bir, Peygamberimiz bir, Kitabımız bir, Kıblemiz birdir. Cenâb-ı Hakk’ın, <strong>“Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><strong>[6]</strong></a></strong> emri gereğince birbirimize kenetlenmeli; İslam kardeşliğine zarar verecek her türlü söz, tutum ve davranıştan kaçınmalıyız.</p>

<p>Bu vesileyle, başta Hz. Hüseyin ve Ehl-i Beyt-i Mustafa olmak üzere; din, vatan ve mukaddesat uğruna canlarını feda eden bütün şehitlerimizi rahmetle yâd ediyoruz.</p>

<p>Hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu uyarısı ile bitiriyoruz: <strong>“</strong><strong>Birbirinize nefret ve düşmanlık beslemeyin. Birbirinize haset etmeyin. Birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn7" name="_ednref7" title=""><sup><strong><sup>[7]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Tevbe, 9/36.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Müslim, Sıyâm, 203.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Müslim, Sıyâm, 202.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Tirmizî, Menâkıb, 30.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> İbn Hanbel, IV, 278.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Âl-i İmrân, 3/105.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref7" name="_edn7" title="">[7]</a> Buhârî, Edeb, 62.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/19-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/cuma-hutbesi-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="22727"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[12 Haziran 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/12-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/12-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 12 Haziran 2026 tarihli ve "Hicri Yeni Yıla Girerken" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Tarih: 12.06.2026</strong></h2>

<p><img alt="12 Haziran Hutbe-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/12-haziran-hutbe-1.webp" width="1280" /></p>

<p></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>HİCRİ YENİ YILA GİRERKEN</strong></h3>

<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>

<p>İslam’ın ilk yıllarında müminler, Mekkeli müşriklerin günden güne artan eza ve cefasına, işkence ve boykotuna maruz kalmışlardır. Müslümanlar, yaşadıkları bütün zorluklara rağmen imanlarından asla taviz vermemişlerdir. Nihayet Peygamber Efendimiz (s.a.s) ve ashâb-ı güzîn, Cenâb-ı Hakk’ın emriyle, Mekke’den Medine’ye hicret etmişlerdir. İşte bu yıl, daha sonra hicri takvimin başlangıcı olarak kabul edilmiştir.</p>

<p><strong>Aziz Müminler!</strong></p>

<p>Hicret, yalnızca bir yerden başka bir yere göç etmek değildir. Hicret, Allah ve Resûlünün rızasını her şeyden üstün tutma idealidir. Hakka yönelmenin ve hakikate sımsıkı bağlanmanın gayretidir. Nefsin gayr-ı meşru istek ve arzularından, şeytanın bitmek bilmeyen vesveselerinden uzaklaşıp salih ameller ve güzel ahlakla dolu bir ömür geçirme azmidir. Hicret, hata ve günahlardan tövbe edip Yüce Rabbimizin engin rahmet ve mağfiretine sığınma çabasıdır. Haramlardan helallere, kötülüklerden iyiliklere doğru adım atma kararlılığıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.s), <strong>“Müslüman, elinden ve dilinden diğer Müslümanların zarar görmediği kişidir. Muhacir ise, Allah’ın yasaklarını terk eden kimsedir”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/12-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[i]</strong></a> </strong>buyurarak bu hususa dikkatlerimizi çekmektedir.</p>

<p><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></p>

<p>Her birimizin, gerçekleştireceği bir hicreti mutlaka vardır. Yeter ki, hatalarımızı fark edip yanlışlarımızla yüzleşelim. Kendimizle barışık olalım. Fıtratımızın sesine kulak verelim. Yaratılış gayemizi hatırımızdan çıkarmayalım.</p>

<p><strong>Değerli Kardeşlerim!</strong></p>

<p>Müslümanın hicreti; kibirden tevazua, öfkeden merhamete, bencillikten diğerkâmlığa, zulümden adalete, karamsarlıktan umuda doğru yol almasıdır.</p>

<p>Müslümanın hicreti; yalan, iftira, fitne ve gıybet gibi dilin afetlerinden uzaklaşıp; doğruluğu, kardeşliği ve muhabbeti kuşanmasıdır.</p>

<p>Müslümanın hicreti; nefsini ve neslini, sapkın fikirlerden, bâtıl ideolojilerden ve yanlış yönelişlerden koruması; dinine, değerlerine, kültürüne ve örfüne uygun bir ömür sürmesidir.</p>

<p>Müslümanın hicreti; alkol, zina, faiz, rüşvet, stokçuluk ve karaborsacılık gibi huzur ve güveni zedeleyen haramlara tevessül etmemesi, helallerle yetinmesidir.</p>

<p>Müslümanın hicreti; kul ve kamu hakkını ihlal edecek her türlü günahtan uzak durması; sözüne, davranışlarına ve işine dikkat etmesidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></p>

<p>Müslümanlara düşen; hicri yeni yılda, hicretin anlam ve önemini yeniden kavramaları, içinde bulundukları dönemi doğru okumaları, hayatlarının muhasebesini yaparak geleceğe yön vermeleri olmalıdır. İslam kardeşliğini esas almaları, birbirlerine kenetlenmeleri, maddi ve manevi imkânlarını birbirleriyle paylaşmaları olmalıdır.</p>

<p>Bu vesileyle, önümüzdeki salı günü idrak edeceğimiz hicri yeni yılımızın; mazlumların yüzlerinin gülmesine, insanlığın huzura ermesine, birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin pekişmesine vesile olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyoruz.</p>

<p>Hutbemizi, şu ayet-i kerimenin mealiyle bitiriyoruz: <strong>“İman edip hicret edenler, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler, muhacirleri barındırıp yardım edenler var ya, işte onlar birbirlerinin dostlarıdır…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/12-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[ii]</strong></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/12-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[i]</a> Buhârî, Îmân, 4.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/12-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[ii]</a> Enfâl, 8/72.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/12-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/cuma-hutbesi-youtube-kapak-1.jpg" type="image/jpeg" length="49559"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Köstence’deki Kral Camii ziyaretçilerin ilgi odağı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Romanya'nın Köstence kentinde, 1913 yılında Romanya Kralı I. Carol tarafından yaptırılan ve Romanya'nın ilk betonarme binası olan Kral Camii, hem mimarisi hem de tarihi önemiyle ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı mimarisinden izler taşıyan caminin 47 metre yüksekliğindeki minaresine çıkan ziyaretçiler, Karadeniz kıyısındaki Köstence'nin panoramik manzarasını seyredebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günümüzde ibadete açık olan camide, Müslümanlar namazlarını kılmayı sürdürürken, yapı aynı zamanda şehrin en önemli turistik mekanlarından biri olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kostence-kral-cami-11.jpg" type="image/jpeg" length="14916"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[5 Haziran 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/5-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/5-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 5 Haziran 2026 tarihli ve "Duyarlılık" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Tarih: 05.06.2026</strong></h2>

<p><img alt="C U M A H U T B E S I-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/c-u-m-a-h-u-t-b-e-s-i-1.webp" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>DUYARLILIK</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Mutlu bir insan, huzurlu bir toplum için gerekli olan erdemlerden biri de duyarlılıktır. Duyarlılık, kendimiz için istediğimiz iyilikleri başkaları için de istemektir. Sorumluluklarımızı fark edip onları yerine getirmenin gayretinde olmaktır. Duyarlılık, insanların can ve malını, kendi can ve malımız gibi kıymetli; insanların izzet ve şerefini, kendi izzet ve şerefimiz gibi mukaddes bilmektir.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Ailemize, toplumumuza ve bütün insanlara karşı duyarlı olmak, Müslüman olmamızın bir gereğidir. Yüce Rabbimiz, <strong>“Ey iman edenler! Sorumluluklarınıza dikkat edin. Siz doğru gittiğiniz takdirde yanlış yola sapanlar size zarar veremez”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a> </strong>buyurmaktadır. Evet, nemelazımcı ve vurdumduymaz olmak Müslümana yakışmaz. O, sorumluluklarını bihakkın yerine getirmenin gayretinde olandır. Duyarlı bir Müslüman; anne babasına, eşine ve çocuklarına saygı gösteren, onlara hoşgörüyle muamele edendir. Toplumsal barışı sağlamak için kardeşlik ahlakını hayatının her alanına aktarandır. Dünyanın neresinde olursa olsun her bir mazlumun acısını, her bir mağdurun sızısını yüreğinde hisseden ve üzerine düşen vazifelerini yerine getirendir.</p>

<h3><strong>Değerli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Müslümandan beklenen, kendisine emanet edilen dünyaya karşı da duyarlı olmasıdır. Nasıl ki evini, işyerini ve ibadethanesini temiz tutuyor ise tüm çevresini de aynı titizlikle temiz tutmasıdır. Müslümandan beklenen; ormanına, toprağına ve suyuna hassasiyet göstermesidir. Yarın, ‘Ciğerlerimiz yanıyor!’ haberleriyle uyanmamak; ‘Barajlarımız kurudu, suyumuz kalmadı!’ endişesiyle yaşamamak için bugünden gerekli tedbirleri almasıdır.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müminler!</strong></h3>

<p>Bütün hayatı ve ibadetleri vakit ile tanzim edilmiş Müslümandan beklenen; zamana karşı da duyarlılık göstermesi, onu boşa harcamamasıdır. Zira çalışmak, Müslümanın şiarıdır. Onun dinlenmesi, bir işi bitirip diğerine başladığındadır. <strong>“Mümin, bal arısına benzer. Bal arısı gibi hep güzel, temiz, helal şeyler yer. Hep güzel şeyler üretir, hep iyiliklerin peşinden koşar. Hiçbir şeyi ne döker, ne kırar, ne de ifsat eder”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a> </strong>hadis-i şerifi, bu konuyu bizlere veciz bir şekilde özetlemektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Unutmayalım ki, kendimiz ve çocuklarımız için yaşanabilir bir dünya inşa etmenin yolu; çevremize, vaktimize ve bütün insanlara karşı duyarlı olmaktan geçmektedir.</p>

<p>Hutbemizi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: <strong>“Nerede olursan ol, Allah’a karşı sorumluluğunun bilincinde ol! Bilerek veya bilmeyerek kötü bir fiil işlersen peşinden iyi bir şey yap ki onu yok etsin. Bir de insanlara güzel ahlâkla davran!”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Mâide, 5/105.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> İbn Hanbel, II, 199.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Tirmizî, Birr, 55.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/5-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/05062026-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="54041"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk dünyasının manevi başkenti Türkistan]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Türk dünyasının manevi başkenti" ilan edilen Kazakistan'ın Türkistan şehri, tarihi ve kültürel miras zenginliğiyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini bekliyor. Hoca Ahmet Yesevi Türbesi (fotoğrafta) kentin önemli tarihi yapıları arasında yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/turistan-33.jpg" type="image/jpeg" length="60526"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karaman ovaları gelincik ve mor mahmuz çiçekleriyle süslendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karaman-ovalari-gelincik-ve-mor-mahmuz-cicekleriyle-suslendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karaman-ovalari-gelincik-ve-mor-mahmuz-cicekleriyle-suslendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karaman il sınırları içerisinde yer alan Karadağ'ın çevresindeki ovalar havaların ısınmasıyla gelincik ve mor mahmuz çiçekleriyle süslendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karaman-ovalari-gelincik-ve-mor-mahmuz-cicekleriyle-suslendi</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/gelincik-11.jpg" type="image/jpeg" length="16939"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Büyük Mecidiye Camii ve dolunay]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-mecidiye-camii-ve-dolunay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-mecidiye-camii-ve-dolunay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da dolunay, Büyük Mecidiye Camii ve Süleymaniye Camii ile birlikte görüntülendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İstanbul'da dolunay, Büyük Mecidiye Camii ve Süleymaniye Camii ile birlikte görüntülendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-mecidiye-camii-ve-dolunay</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/istanbul-cami-dolunay-22.jpg" type="image/jpeg" length="19189"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Medine-i Münevvere]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/medine-i-munevvere</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/medine-i-munevvere" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mekke'de hac vazifesini tamamlayarak Kabe'ye veda eden hacıların, hicrette Hazreti Muhammed'e kucak açan Medine'ye gelişleri devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/medine-i-munevvere</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/mescid-i-nebevi-66.jpg" type="image/jpeg" length="95893"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hacılar "veda" tavafında]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hacilar-veda-tavafinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hacilar-veda-tavafinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kutsal topraklardaki görevlerini tamamlayıp hacı olan Müslümanlar, veda tavafının ardından Kabe’den ayrılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Arafat ve Müzdelife'de Kurban Bayramı arifesinde vakfe görevlerini yerine getiren, ardından Cemerat'a geçerek "büyük şeytan" olarak ifade edilen "Akabe cemresi"ne 7 taş atan Müslümanlar, daha sonra Kabe'de ziyaret tavafı ve sayı gerçekleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>HAC</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hacilar-veda-tavafinda</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kabe-11.jpg" type="image/jpeg" length="17850"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arafat Vakfe Duası - Hac 2026]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/arafat-vakfe-duasi-hac-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/arafat-vakfe-duasi-hac-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'den hac farizasını yapmak üzere Mekke'ye gelen hacı adayları Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş'un yaptığı vakfe duasına “amin” diyerek eşlik etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünyanın dört bir yanından mübarek topraklara gelen milyonlarca Müslüman, Arafat Vakfesi’ni yaparak hac ibadetinin en önemli rüknünü yerine getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’den gelen 85 bin hacı adayı da Arafat’a çıkarak, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş’un yaptığı vakfe duasına hep birlikte “amin” dediler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Haber</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/arafat-vakfe-duasi-hac-2026</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/arafat-11.jpg" type="image/jpeg" length="65055"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KURBAN HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban ibadetinin usulüne uygun olarak yerine getirilebilmesi için dikkat edilecek hususlar ve bu bağlamda doğru bilinen bazı yanlışlar nelerdir?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3>Kurban İbadetiyle İlgili Doğru Bilinen Bazı Yanlışlar</h3>

<p>1. "Kesimsiz kurban bağışı" vb. adlar altında yapılan bağışların hiçbir dini dayanağı bulunmamakta olup söz konusu bağışlarla kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz.</p>

<p>2. Bir kurban hissesi yalnızca bir kişi içindir. İmkânı olmayan birden fazla kişinin, tek kişilik bir hisseye ortak olabileceği anlayışı dinen doğru değildir.</p>

<p>3. Kurbanlık hayvanın taşıması gereken vasıflar ve kesimle ilgili diğer hükümler, bütün kurban çeşitlerinde aynı olup çeşitli gayelerle veya şükür niyetine kurban edilecek hayvanlarda, yaş gibi bazı şartların gerekli olmadığı inancı yanlıştır.</p>

<p>4. İnsanların bir araya gelerek topluca Hz. Peygamber adına bir kurban hissesine girmeleri şeklinde bir uygulama dinimizde mevcut değildir.</p>

<p>5. Dinimizde kabir kurbanı veya ölü kurbanı adıyla bir kurban türü bulunmamaktadır.</p>

<p>6. Kurban kanının, alna veya araba tekerleği gibi eşyalara sürülmesi inancı doğru değildir.</p>

<p>7. Evli olmayan kimselerin -gerekli mali imkâna sahip olsalar da- kurban kesemeyecekleri anlayışı yanlıştır.</p>

<p>8. Kurban kesim işlemini kadınların yapamayacağı anlayışı doğru değildir. Kesme becerisine sahip olan kişi, erkek olsun kadın olsun, kurban kesimini gerçekleştirebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>9. Büyükbaş bir kurbanlığın hissedar sayısının mutlaka 3, 5, 7 gibi tekli sayılarda olması gerektiği anlayışı doğru değildir.</p>

<p>10. Kurbanlık hayvanın gerekli yaşını tamamladığı halde henüz kapak atmamış ise kurban edilemeyeceği şeklindeki anlayış doğru değildir.</p>

<p>11. Kurban etlerinin mutlaka yedi fakire dağıtılması gerektiği şeklindeki anlayış doğru değildir. Kurban etini üçe bölmek müstehaptır.</p>

<p>12. Kurbanlık hayvana ortak olanların bazılarının adak veya akika niyetiyle kurbana iştirak etmesinin kurbana engel olduğu şeklindeki anlayış hatalıdır.</p>

<p>13. Seferî (yolcu) olanın kestiği kurbanın geçersiz olduğu anlayışı doğru değildir.</p>

<p>Din İşleri Yüksek Kurulu</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Dijital TV</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 00:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/DSCi83UR1pA/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="12559"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[22 Mayıs 2026 tarihli Cuma hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/diyanet-isleri-baskanliginca-hazirlanan-22-mayis-2026-tarihli-ve-soz-ahlaki-ve-sosyal-medya-konulu-cuma-hutbesi-yayini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/diyanet-isleri-baskanliginca-hazirlanan-22-mayis-2026-tarihli-ve-soz-ahlaki-ve-sosyal-medya-konulu-cuma-hutbesi-yayini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 22 Mayıs 2026 tarihli ve "Söz Ahlakı ve Sosyal Medya" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Hutbe Ayet 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/hutbe-ayet-1.webp" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>SÖZ AHLAKI VE SOSYAL MEDYA</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Söz, insanın iç dünyasını dışarıya yansıtan aynasıdır. Güzel bir söz; yaralı kalpleri iyileştiren merhem, kurumuş gönülleri yeşerten can suyudur. Hoş bir kelam; ruhu ilmek ilmek işleyen zarif bir nakış, hataları incitmeden düzelten nazik bir hitaptır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere, <strong>“Gönül alıcı söz, sadakadır.</strong><strong>”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Sözün tesiri, sesin yüksekliğinde değil; samimiyetin derinliğinde, üslubun inceliğinde gizlidir. Evet, en yakınımıza dahi sesimizi duyuramıyorsak, akrabalarımızla ortak paydada buluşamıyorsak, komşularımıza ulaşmaya bir yol bulamıyorsak, bunun sebeplerinden biri de konuşma usulümüzdür. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), mümini şöyle tarif etmektedir:<strong> “Mümin; insanları karalayan, lânet eden, kaba ve kötü sözlü, hayâsız birisi değildir.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Gönül kapıları, içeriden açılan kilide benzer; o kilidin yegâne anahtarı ise yumuşak bir sözdür. Kur’an-ı Kerim’de, <strong>“Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler; yoksa şeytan aralarına girer. Kuşkusuz şeytan, insanların apaçık düşmanıdır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong> buyrulmaktadır. Bu sebeple; yuvasında huzur arayan, dilini zarafetle süslesin. Evladına ulaşmak isteyen, önce onun gönlüne bir çift tatlı kelamla misafir olsun. Saygınlık bekleyen, dilini doğrulukla mühürlesin. Berekete nail olmak isteyen, sözüne dürüstlük katsın. Hâsılı, Allah Resûlü (s.a.s)’in buyurduğu üzere, <strong>“Allah’a ve ahiret gününe inanan, ya hayır söylesin ya da sussun.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Söz ahlakının en çok ihlal edildiği alanların başında dijital mecralar gelmektedir. Kimi insanlar, sanal kumar ve uyuşturucu madde gibi bağımlılıklarla; kimileri de şiddete sevk eden dijital oyunlar aracılığıyla kötülüğün günden güne yayılmasına zemin hazırlamaktadır. Kimi insanlar; kimliklerini gizleyerek kalp kırmayı, başkalarının şahsiyetine, şeref ve haysiyetine dil uzatmayı marifet saymaktadır. Kimileri de yalan haberler ile toplumun sinesine fitne ve fesat tohumları ekmektedir. Yüce Rabbimizin bu husustaki uyarısı gayet açıktır: <strong>“İnsanın yanında, söylediği her sözü kaydeden bir melek mutlaka hazır bulunur.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><sup><strong><sup>[5]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Bizler, teknolojik imkânlarla gelen tehlikeleri, fırsatların arkasına gizlenmiş sinsi tuzakları fark edebilirsek, sanal âlemin zararlarını asgari düzeye indirebiliriz. Dijital teknolojileri, etik değerlerimizi gözeterek kullanabilirsek, kültürümüzle bağdaşmayan söz ve içeriklerden kendimizi ve ailemizi muhafaza edebiliriz.</p>

<p>Hutbemizi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: <strong>“Faydasız söz ve davranışları terk etmesi, kişinin iyi bir Müslüman olduğunun göstergesidir.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><strong>[6]</strong></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Buhârî, Cihâd, 128.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Tirmizî, Birr, 48.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> İsrâ, 17/53.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Buhârî, Edeb, 31.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Kâf, 50/18.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Tirmizî, Zühd, 11; Muvatta’, Hüsnü’l-hulk, 1.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/diyanet-isleri-baskanliginca-hazirlanan-22-mayis-2026-tarihli-ve-soz-ahlaki-ve-sosyal-medya-konulu-cuma-hutbesi-yayini</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/2205-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="78408"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kurban kesmek yerine sadaka vermekle bu ibadet yerine getirilmiş olur mu?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-kesimi-gerceklesmeksizin-yalnizca-para-bagisinda-bulunmak-kurban-yerine-gecer-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-kesimi-gerceklesmeksizin-yalnizca-para-bagisinda-bulunmak-kurban-yerine-gecer-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İbadetlerin şekil, şart ve rükünleri olduğu gibi hikmetleri, amaçları ve teşri gerekçeleri de vardır. İbadetlerdeki bu özelliklerin birbirinden ayrı düşünülmesi mümkün değildir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diğer taraftan ibadetler ancak emredildikleri şekliyle yerine getirilir. Her ibadetin bir yapılış şekli vardır. Kurban ibadeti de ancak kurban olacak hayvanın usûlüne uygun olarak kesilmesiyle yerine getirilebilir. <sup>(<i>el-Fetâva’l-Hindiyye</i>, 5/291)</sup> Bedelini infak etmek suretiyle, kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz. Zira hayvanın kesilmesi bu ibadetin rüknüdür. Nitekim Hz. Peygamber <sup>(s.a.s.)</sup>, kurban meşru kılındıktan sonra her yıl bizzat kurban kesmek sureti ile bu ibadeti yerine getirmiştir. <sup>(bk. Tirmizî, Edâhî, 11 [1506-1507]; Buhârî, Hac, 117, 119 [1712, 1714]; Müslim, Edâhî, 17 [1966])</sup></p>

<p>Hz. Peygamber <sup>(s.a.s.)</sup>, Kurban Bayramı’nda Allah katında en sevimli ibadetin kurban kesmek olduğunu, kurbanın kesilir kesilmez Allah katında makbul olacağını ve kurban edilen hayvanın her bir parçasının kişinin hayır hanesine kaydedileceğini ifade etmiştir. <sup>(Tirmizî, Edâhî, 1 [1493]; İbn Mâce, Edâhî, 3 [3126])</sup></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Allah Teâlâ’nın rızasını kazanmak niyetiyle, karşılıksız olarak fakir ve muhtaçlara yardım etmek, iyilik ve ihsanda bulunmak da Müslüman’ın önemli vazifelerinden biridir. Zaruret derecesinde ihtiyaç içerisinde bulunan kimseye yardım etmek dinimizde farz kabul edilmiştir. Ancak bu iki ibadetin birbirinin alternatifi olarak sunulması doğru değildir. Bu sebeple kesme olmadan hayvanı, sadaka olarak bir kişiye vermek kurban yerine geçmez. <sup>(İbn Âbidîn, <i>Reddü’l-muhtâr</i>, 6/320)</sup> Aynı şekilde kurban bedelini de yoksullara ya da yardım kuruluşlarına vermek suretiyle, kurban ibadeti ifa edilmiş olmaz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kurban Sıkça Sorulan Sorular, Kurban'a Hazırlık</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-kesimi-gerceklesmeksizin-yalnizca-para-bagisinda-bulunmak-kurban-yerine-gecer-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/LOFX2SF61uI/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="90020"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana'nın Yeşil Camisi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/adananin-yesil-camisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/adananin-yesil-camisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da baharın gelişiyle bahçesindeki çiçekler açan Köprüköy Camii, dış cephesi ve minaresini saran sarmaşıkların canlanmasıyla yeşil renge büründü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Halk arasında "Yeşil Camii" olarak bilinen Köprülü Mahallesi'ndeki cami, havaların ısınmasıyla gözleri şenlendiren görünüme kavuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/adananin-yesil-camisi</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/55-14.jpg" type="image/jpeg" length="90561"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
