<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Diyanet Haber</title>
    <link>https://www.diyanethaber.com.tr</link>
    <description>Diyanet Haber / Diyanet Sınav / Diyanet Duyuru / Diyanet Hutbe / Müftülükler / İslam Dünyası / Kültür Sanat / #Keşfet / www.diyanethaber.com.tr</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 10 Sep 2026 23:29:03 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Resûlullah’ın can yoldaşı Hz. Ebu Bekir'in Duası]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/hz-ebuberin-duasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/hz-ebuberin-duasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hz. Peygamber’in vefatından sonra onun devlet yönetimi görevini üstlenen sahabi Hz. Ebu Bekir sevgili Peygamberimizden kendisine namazlarda okumak üzere bir dua öğretmesini istemişti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3><span style="color:#c0392b"><strong>Resûlullah’ın can yoldaşı Hz. Ebû Bekir</strong></span></h3>

<p>Fil Vak‘ası’ndan üç yıl kadar sonra Mekke’de doğdu. Câhiliye döneminde dahi putlara tapmadı. Dönemin kötü âdetlerinden, şeref ve haysiyeti zedeleyen davranışlardan uzak durdu.</p>

<p>Resûl-i Ekrem’den iki veya üç yaş küçük olan Ebû Bekir kaynaklarda adından çok Atîk lakabıyla anılmıştır.</p>

<p>“Güzel, soylu, eski, âzat edilmiş” gibi mânalara gelen bu lakabın ona annesi tarafından verildiği veya çok eskiden beri hayır yaptığı, yüzü ve ahlâkı güzel olduğu, yahut da soyunda ayıplanacak bir husus bulunmadığı için Atîk diye anıldığı rivayet edilmekle birlikte Hz. Peygamber’in, <i><strong>“Sen Allah’ın cehennemden âzat ettiği kimsesin”</strong></i> (Tirmizî, “Menâḳıb”, 16) şeklindeki iltifatına mazhar olduktan sonra bu lakapla anılmaya başlandığı bilinmektedir. Câhiliye döneminde Abdülkâ‘be olan adının müslüman olduktan sonra Hz. Peygamber tarafından Abdullah olarak değiştirildiği rivayet edilir.</p>

<h3><span style="color:#c0392b"><strong>Hz. Ebu Bekir (r.a)'nın lakapları nedir?</strong></span></h3>

<p>Servetini Allah yolunda harcayıp eski elbiseler giydiği için “<strong>Zü’l-hilâl” (</strong><strong>ذو الخلال),</strong> çok şefkatli ve merhametli olduğu için “<strong>Evvâh”</strong> lakaplarıyla da anılmıştır. <strong>Ancak onun en meşhur lakabı Sıddîk’tır. “Çok samimi, çok sadık” </strong>anlamına gelen bu lakap kendisine, mi‘rac olayı başta olmak üzere gaybla ilgili haberleri hiç tereddütsüz kabul ettiği için bizzat Resûl-i Ekrem tarafından verilmiş ve İslâm literatüründe bununla şöhret bulmuştu. Hz. Peygamber’in vefatından sonra onun devlet yönetimi görevini üstlendiği için de “<strong>halîfetü resûlillâh”</strong> unvanıyla anılmıştır.</p>

<p><i><strong>Bekir adlı bir çocuğu olmadığı halde kendisine Ebû Bekir künyesinin niçin verildiği konusunda kaynaklarda yeterli bilgi yoktur.</strong></i></p>

<p>Resûlullah’ın (sas) İslâm’a davetini tereddüt etmeden kabul eden ilk Müslümanlardan biri oldu. İslâm’ın ilk yıllarından itibaren malı ve canıyla Allah Resûlü’nün yanında yer aldı.<br />
Müşriklerin ağır işkencelerine uğrayan köleleri ve güçsüz Müslümanları satın alarak özgürlüklerine kavuşturdu.</p>

<p>Resûlullah, Medine’ye hicret ederken yol arkadaşı olarak Hz. Ebû Bekir’i seçti. Birlikte Sevr Mağarası’na sığındılar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Müşrikler mağaranın ağzına kadar geldiğinde Allah Resûlü ona: “Üzülme! Allah bizimle beraberdir.” (Tevbe, 9/40) buyurdu.</p>

<p>Peygamber Efendimizin (sas) vefatıyla sarsılan Müslümanları metanetle teskin etti ve şu hakikati hatırlattı: <strong>“Sizden her kim Muhammed’e tapıyorsa, iyi bilsin ki, Muhammed öldü. Her kim Allah’a kulluk ediyorsa, iyi bilsin ki, Allah bâkîdir, asla ölmez.”</strong><br />
Resûlullah’ın vefatının ardından İslâm’ın ilk halifesi seçildi. Zekât vermeyenlerle, namaz ile zekâtı birbirinden ayırdıkları gerekçesiyle savaştı. Hilâfeti esnasında Kur’ân-ı Kerîm’i mushaf haline getirdi.</p>

<p>Orta boylu, zayıf yapılı, seyrek sakallı, keskin bakışlı, gür saçlı, sarıya çalan beyazlıkta güzel ve ince yüzlü bir insandı. Hicretten sonra Mescid-i Nebevi’nin yapılacağı arsayı satın alan o olduğu gibi, Bedir’de ağlayarak dua eden Hz. Peygamber (sas) teselli eden, bilhassa Hudeybiye’de olayında ve vefat-ı Nebi’de Hz. Ömer’i sakinleştirmeyi başaran da odur.<br />
Yaklaşık iki yıl süren hilafetinin ardından 23 Ağustos 634’te Medine’de vefat etti ve çok sevdiği Resûlullah’ın (sas) yanına defnedildi.</p>

<h3><span style="color:#1abc9c"><strong>Peygamberimizin Hz. Ebu Bekir'e Öğrettiği Dua</strong></span></h3>

<p>Hazret-i Ebû Bekir bir gün Rasulullah Efendimiz'e:</p>

<p>“–Yâ Rasûlâllah! Bana bir duâ öğretiniz de onu namazımda okuyayım!” dedi</p>

<p>Allah Rasülü'de ona, "Şöyle duâ et!" buyurdular:</p>

<p>اَللَّهُمَ اِنِّى ظَلَمْتُ نَفْسِى ظُلْمًا كَثِيراً وَلَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ اِلَّا أَنْتَ فَاغْفِرْ لِى مَغْفِرَةً مِنْ عِنْدِكَ وَرْحَمْنِى، إِنَّكَ أَنْتَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ</p>

<p><i><strong>“Allah'ım! Ben kendime çok yazık ettim. Günahları Sen'den başka hiç kimseye bağışlayamaz. Beni lütfunla affedip bağışla ve bana acı. Sen bağışlayan ve merhamet edensin!" (Buhari, Ezan 149, Daavat 17, Tevhîd 9; Müslim, Zikir 48)</strong></i></p>

<blockquote class="instagram-media" data-instgrm-captioned="" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/reel/DcYAAP2RqjO/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14">
<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4; margin-right:14px"></div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>
</div>

<div></div>

<div style="margin-left:auto; margin-right:auto"></div>

<div>
<div style="color:#3897f0"><a href="https://www.instagram.com/reel/DcYAAP2RqjO/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="text-align:center" target="_blank">Bu gönderiyi Instagram'da gör</a></div>
</div>

<div></div>

<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4; margin-left:2px; margin-right:14px"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<div style="margin-left:8px">
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>

<div style="margin-left:auto">
<div></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>
</div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<p style="color:#c9c8cd; text-align:center"><a href="https://www.instagram.com/reel/DcYAAP2RqjO/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="color:#c9c8cd" target="_blank">Diyanet Dijital (@diyanetdijital)'in paylaştığı bir gönderi</a></p>
</div>
</blockquote>
<script async src="//www.instagram.com/embed.js"></script></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sahabeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/hz-ebuberin-duasi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 21:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/ebu-bekir.jpg" type="image/jpeg" length="18776"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İşgalciler Lübnan'ın güneyinde saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürdü]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/isgalciler-lubnanin-guneyinde-saldirilarini-ve-ev-yikimlarini-surdurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/isgalciler-lubnanin-guneyinde-saldirilarini-ve-ev-yikimlarini-surdurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalciler, Lübnan’ın güneyindeki çok sayıda belde ve bölgeye hava saldırıları ve topçu atışları düzenledi, evleri patlayıcılarla yerle bir etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Lübnan resmi ajansı NNA'ya göre, gaspçılar Nebatiye kentine bağlı Mercayun ilçesinin Beni Hayyan beldesinde evleri ve yapıları hedef aldı.</strong></p>

<p>Soykırımcıların gerçekleştirdiği büyük patlamalara ilişkin görüntüler sosyal medyada da paylaşıldı.</p>

<p>Sur kentinin Mansuri beldesine bebek katillerine ait savaş uçaklarıyla hava saldırısı düzenlendi. Beldedeki patlama sesleri sabaha kadar devam etti.</p>

<p>İşgalcilerin topçu birlikleri de gece ve sabah saatlerinde Bint Cubeyl ilçesindeki Huceyr ve Suluki vadileri ile Nebatiye kentine bağlı Meyfidun ve Doğu Zavter beldelerini vurdu.</p>

<p>Lübnan’ın güneyinde, özellikle Nebatiye çevresindeki işgalci saldırıları son günlerde artış gösteriyor.</p>

<h2><strong>İşgalcilerin Lübnan'daki saldırıları ve ateşkes süreci</strong></h2>

<p>İşgalci yapı, Ekim 2023'te Lübnan'a saldırı başlatmış, Eylül 2024'te bu saldırılar geniş çaplı savaşa dönüşmüştü. Savaşta 4 binden fazla kişi hayatını kaybetmiş, yaklaşık 17 bin kişi yaralanmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soykırımcılar, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak ülkenin güneyindeki birçok beldeyi işgal etmişti.</p>

<p>Lübnan ile işgalci yapı arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkes daha sonra birkaç kez uzatılmıştı. Ancak işgalciler, ateşkese rağmen çeşitli gerekçelerle ülkeye yönelik saldırılarını sürdürüyor.</p>

<p>Lübnan hükümeti, bu süreçte ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/isgalciler-lubnanin-guneyinde-saldirilarini-ve-ev-yikimlarini-surdurdu</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 21:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/11/israilin-lubnana-duzenledigi-saldirilarda-can-kaybi-3-bin-670e-yukseldi-3.jpg" type="image/jpeg" length="20639"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin restorasyonda yeni aşama]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ayasofya-i-kebir-cami-i-serifinin-restorasyonda-yeni-asama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ayasofya-i-kebir-cami-i-serifinin-restorasyonda-yeni-asama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nde yürütülen restorasyon projesinde yeni bir aşamaya geçilerek, doğu yarım kubbenin güçlendirilmesi için çelik platform kurulacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet tarihinin en büyük ve kapsamlı çalışmasının yürütüldüğü yapıda, daha sonra kubbedeki mozaik, kalem işi ve mermer yüzeylerde kapsamlı restorasyon ve konservasyon çalışmaları yürütülecek.</p>

<p>Projenin Bilim Heyeti Üyesi mimar Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Ayasofya'nın doğu yarım kubbesinin yapının en fazla zafiyet gösteren alanı olduğunu ve olası deprem senaryolarında çöküntünün ilk başlayacağı yer olarak görüldüğünü belirtti.</p>

<p><strong>- Çalışmalar kapsamında Ayasofya, ibadete ve ziyarete açık olacak</strong></p>

<p>Diker, doğu yarım kubbeden başlayacak çalışma için yine ibadete ve ziyarete mani olmayacak şekilde bir düzenleme yaparak, iç mekanda iskele kuracaklarını söyledi.</p>

<p>Kurulacak iskelenin devasa büyüklükte olmayacağına işaret eden Diker, "Ana kubbenin dış kısmı tamamen kaplanmış durumda. Biz bu süreci doğu yarım kubbede devam ettirerek gereken müdahaleleri gözlemleyeceğiz. Doğu yarım kubbeyle ana yarım kubbenin diskini güçlendireceğiz." dedi.</p>

<p>Diker, bu çalışmanın restorasyonun en önemli aşaması olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p>

<p>"Ana kubbeyi 4 büyük kemer taşıyor ve bu kemerlerden en narin olanı doğu yarım kubbeyle ana kubbeyi birbirine bağlayan kemer. Dolayısıyla önceliği buraya vermek durumundaydık. Ondan ötürü de hem kubbeyi iç mekandan kuşatacak şekilde hem de ana kubbeyle beraber, yapılacak iş örtüsüyle beraber yukarıdan ve içeriden restorasyon süreci devam edecek."</p>

<p>Cumhuriyet döneminde Ayasofya'da bu ölçekte bütüncül bir restorasyon çalışmasının gerçekleştirilmediğini anlatan Prof. Dr. Diker, önceki onarımların daha çok bölgesel müdahaleler şeklinde yapıldığını ifade etti.</p>

<p>Yeni restorasyon sürecinin hem yapısal sorunların giderilmesini hem de yapının özgün bezeme unsurlarının ihya edilmesini kapsayacağını söyleyen Diker, çalışmanın mümkün olduğunca uzun sürmemesinin hedeflendiğini dile getirdi.</p>

<p>Diker, gelecek yıl restorasyonun pek çok aşamasının tamamlanmasının hedeflendiğini, Ayasofya'yı ibadet ve ziyaret amacıyla kullananlardan çalışmalar süresince sabır beklediklerini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>- "Membran kaplamalı koruyucu kubbe sistemi kurulmuştur"</strong></p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan açıklamada ise Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi Bilim Heyeti üyelerinin yapıda yürütülen güçlendirme, restorasyon ve konservasyon çalışmalarına ilişkin değerlendirmeleri yer aldı.</p>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Bilim Heyeti Üyesi inşaat mühendisi Doç. Dr. Mehmet Selim Ökten, yapılan sayısal modellemeler ve analizler doğrultusunda ana kubbenin yarım kubbelerle birlikte güçlendirilmesine gerek görüldüğünü belirterek, "Bu işlemleri ve restorasyon müdahalelerini güvenli ve usulüne uygun gerçekleştirebilmek için bahsi geçen iskele sistemi planlanmış ve membran kaplamalı koruyucu kubbe sistemi kurulmuştur." bilgisini verdi.</p>

<p>Bilim Heyeti Üyesi sanat tarihçisi Prof. Dr. Asnü Bilban Yalçın, Ayasofya'nın tarih boyunca geçirdiği onarımlara ve yürütülen çalışmaların önemine ilişkin şunları kaydetti:</p>

<p>"1500 yıllık yaşı ile Ayasofya yapıldığı tarihten itibaren statik sorunlarla karşılaşmış ve bu nedenle hem Bizans hem Osmanlı dönemlerinde tamiratlar görmüştür. Yapının hem kendi hem de daha sonraki döneme göre fazlasıyla cesur olan yapısı çok hassas olup, deprem gibi doğal afetler karşısında dayanıklılık gerektirmektedir. Başlatılan bu geniş kapsamlı restorasyon çalışmaları, modern bilgi ve teknolojilerin ışığında, yapının statik anlamda güçlendirilmesini amaçlamaktadır. Hem uzun geçmişinde hem de Cumhuriyet tarihimizde bir ilk olan bu çalışmalarla kubbe, yarım kubbeler ve eksedraların güçlendirilmesi planlanmıştır. Bu çalışmalar için dış cephe ve iç mekanda iskele kurulması gerekmiş olup, bu sayede yapının günümüzde hala bilinmeyen bazı noktaları anlaşılabilecek ve gerekli önlemler alınabilecektir."</p>

<p><strong>- "Yapısal güvenliğin sağlanması elbette önceliklidir"</strong></p>

<p>Bilim Heyeti Üyesi malzeme bilimci-kimyager Prof. Dr. Ahmet Güleç de platform ve iskele sisteminin kubbe içindeki mozaikler ile göbek yazısının korunmasına sağladığı katkıya dair şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, ana kubbesinde yapılacak statik çalışma esnasında kubbeyi dış etkenlerden koruma amaçlı imalatı yapılmış olan iskele-platform, aynı zamanda kubbe içi mozaik ve göbek yazısının korunmasını da sağlamaktadır. Platform üstüne kurulmuş ek iskele ile kubbe iç yüzeyinin tamamına ulaşılmış ve mozaik yüzeylerinde gerekli kontroller ile temizlik ve koruma çalışmalarına başlanmıştır. Ana kubbe kurşun örtüsü kaldırıldığında, Ayasofya'nın cephelerinde olduğu gibi, buradan da harç, sıva ve benzeti yapı malzemelerinden örnekler alınarak analizleri yapılacak ve koruma uygulamasında kullanılacak harç ve sıvaların içerikleri belirlenecektir. Böylece Ayasofya statik olarak güçlendirilirken hem yapı malzemeleri hem de kubbe içi süsleme elemanları sağlıklı hale getirilecektir."</p>

<p>Bilim Heyeti Üyesi mimar Prof. Dr. Can Şakir Binan ise Ayasofya'daki çalışmaların temel koruma ilkeleri doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>"Ayasofya, yaklaşık 1500 yıllık tarihinin izlerini aynı yapı üzerinde taşıyan, yalnızca Türkiye'nin değil insanlığın ortak hafızasının en önemli anıtlarından biridir. Bu nedenle Ayasofya'da koruma, herhangi bir yapının restorasyonundan farklı olarak, olağanüstü dikkat ve sorumluluk gerektiren bir süreçtir. UNESCO Dünya Mirası statüsünün de gerektirdiği temel yaklaşım, yapının özgünlüğünü ve bütünlüğünü, farklı dönemlere ait tarihsel katmanlarını ve özgün malzemesini birlikte koruyarak gelecek kuşaklara aktarmaktır. Yapısal güvenliğin sağlanması elbette önceliklidir. Ancak bu gereklilik, mozaiklerden kalem işlerine, mermer kaplamalardan tarihsel onarım izlerine kadar Ayasofya'yı Ayasofya yapan bütün değerlerin korunmasıyla birlikte ele alınmalıdır.</p>

<p>Bu nedenle gerçekleştirilecek her müdahalenin bilimsel araştırmaya ve ayrıntılı belgelemeye dayanması, mümkün olan en az müdahaleyle yapılması, özgün malzemenin mümkün olduğunca yerinde korunması ve yapının tarihsel katmanlarının birbirine üstün tutulmadan değerlendirilmesi temel koruma ilkelerimizdir. Buradaki hedefimiz Ayasofya'yı belirli bir döneme geri döndürmek değil 1500 yıllık yaşamının oluşturduğu eşsiz çok katmanlı kimliği, özgünlüğü ve bütünlüğüyle koruyarak geleceğe taşımaktır. Çünkü Ayasofya’da koruduğumuz yalnızca büyük bir mimarlık eseri değil, insanlığın ortak kültürel mirasıdır."</p>

<p><strong>- Çalışmalar hakkında</strong></p>

<p>Dünya kültür mirasının en nadide eserlerinden Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin korunması ve gelecek nesillere güvenle aktarılması amacıyla yürütülen restorasyon, konservasyon ve güçlendirme çalışmaları titizlikle sürdürülüyor.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Bilim Heyeti ile Koruma Kurulunun karar ve denetimleri doğrultusunda yürütülen Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı restorasyon projesinde ana kubbedeki uygulamalar devam ederken, doğu yarım kubbede de yeni bir çalışma süreci başlatılıyor.</p>

<p>Ana kubbe için kurulan çelik platform üzerinde mozaik konservasyonu sürdürülüyor. Kurulan çalışma iskelesinde toz temizliği ve mozaik yüzeylerini korumaya yönelik "facing" olarak adlandırılan mozaik yüzeylerinin geçici olarak bezle desteklenmesi uygulamaları gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Ana kubbenin üzerinde geçici çelik çatı kurulumu tamamlanırken, kurşun kaplamaların kontrollü biçimde açılmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor.</p>

<p>Uzmanlar tarafından gerçekleştirilen modelleme ve statik analizlerde doğu yarım kubbenin güçlendirilmesi gerektiği belirlendi. Yapısal güçlendirme uygulamalarıyla birlikte yarım kubbenin iç yüzeyindeki mozaik ve kalem işi bezemelerde konservasyon çalışmaları yürütülecek.</p>

<p>Doğu yönündeki mihrap duvarında bulunan mermer yüzeylerde de temizlik, konservasyon ve onarım uygulamaları gerçekleştirilecek. Çalışmaların güvenli ve kontrollü biçimde yürütülebilmesi amacıyla doğu yarım kubbenin iç yüzeyine erişim sağlayacak çelik çalışma platformunun kurulumuna başlanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ayasofya-i-kebir-cami-i-serifinin-restorasyonda-yeni-asama</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/ayasofya-restorasyon.jpg" type="image/jpeg" length="99896"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akran zorbalığı çocukları ve ergenleri estetik ameliyatlara yönlendirebiliyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/akran-zorbaligi-cocuklari-ve-ergenleri-estetik-ameliyatlara-yonlendirebiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/akran-zorbaligi-cocuklari-ve-ergenleri-estetik-ameliyatlara-yonlendirebiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kulak Burun Boğaz (KBB) Hastalıkları ve Yüz Plastik Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Yasin Kulaksız, akran zorbalığı nedeniyle özellikle çocuklarda ve gençlerde estetik ameliyat taleplerinin arttığına dikkati çekerek, sosyal medya filtreleri ve ailelerin yanlış yaklaşımlarının bu süreci tetikleyebildiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Op. Dr. Kulaksız, son dönemde artan estetik ameliyat taleplerinde çocukların ve gençlerin sosyal medya ile akran baskısının etkisiyle daha erken yaşlarda estetik müdahalelere yöneldiğini vurguladı.</p>

<p>Kulaksız, çocukların estetik talepleri değerlendirilirken öncelikle bunun gerçek bir fiziksel soruna dayanıp dayanmadığının, ayrıca sosyal medya trendleri ve akran etkisiyle şekillenip şekillenmediğinin sorgulanması gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Maalesef son zamanlarda akran zorbalığı nedeniyle estetik ameliyatlarda bir artış gördüklerini belirten Kulaksız, "Bunun en büyük sebebi aslında temelde jenerasyonun biraz değişmesi. Çünkü jenerasyon değiştiği için daha eleştirel bakan, her şeyi söylemeye kendinde bir öz güven gören bir neslimiz var." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>- "Barbie gibi burun isteyen çocuklar var"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kulaksız, özellikle sosyal medyanın ve klavye başındaki iletişim ortamının bu durumu daha da artırdığını dile getirerek, insanların karşısındaki kişiye yüz yüze söyleyemeyeceği sözleri sosyal medya üzerinden daha rahat söyleyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Akran zorbalığına maruz kalan çocukların ailelerinin de bu süreçte doğru yaklaşımı göstermesinin önemine işaret eden Kulaksız, ailelerin çoğu zaman çocuklarını zorbalıktan koruyamadığını veya yaşanan durum karşısında doğru desteği veremediğini söyledi.</p>

<p>Kulaksız, estetik ameliyat taleplerinin yaşa ve şikayete göre değiştiğini belirterek, kulakların kepçe olmasıyla ilgili problemlerin genellikle 5-6 yaşlarında, burunla ilgili problemlerin ise daha çok 15-18 yaş aralığında, yani lise döneminde ortaya çıktığını anlattı.</p>

<p>Bazen kendilerine gelen çocukların aslında fiziksel olarak herhangi bir problemlerinin olmadığına dikkati çeken Kulaksız, "Tamamen duygusal bir depresyon, bir yere ait olma, bir trendi takip etme veya o dönemde popüler olan bir şeyi isteme gibi durumlar olabiliyor. Mesela Barbie gibi bir burun, çok dar, çok kıvrımlı, çok minyon bir burun istiyor. Böyle durumlarda aslında çocuğun ameliyat edilmemesi ve başka yerlere yönlendirilmesi gerekiyor." dedi.</p>

<p>Çocuğun veya gencin gerçekten fiziksel problemi bulunması, talebinin gerçekçi olması ve doğal bir görünüm istemesi halinde ameliyatın değerlendirilebileceğini belirten Kulaksız, özellikle kişinin daha iyi nefes almak ve doğal görünen bir buruna sahip olmak istediği durumlarda, ebeveynlerin de onayıyla cerrahi müdahalenin gündeme gelebileceğini kaydetti.</p>

<p><strong>- "Akran zorbalığı cerrahi müdahaleyle ortadan kaldırılamaz"</strong></p>

<p>Kulaksız, sosyal medyada akran zorbalığının estetik ameliyatla çözülmeye çalışılmasının yeni sorunlar doğurabileceğine dikkati çekerek, 6 Şubat 2023'teki asrın felaketinde hayatını kaybeden sosyal medya ünlüsü Taha Duymaz'ın yaşadığı süreci örnek gösterdi.</p>

<p>Duymaz'ın burnu nedeniyle zorbalığa maruz kaldığını ve bunun üzerine burun ameliyatı olduğunu anlatan Kulaksız, daha sonra kulaklarının hedef haline geldiğini ve kulak ameliyatı geçirdiğini, sonrasında ise depresyon ve başka sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirtti.</p>

<p>Op. Dr. Kulaksız, bu örneğin akran zorbalığının cerrahi müdahaleyle tamamen ortadan kaldırılamayacağını gösterdiğini vurguladı.</p>

<p><strong>- "Sosyal medya çocukların algılarını bozuyor"</strong></p>

<p>Sosyal medya filtrelerinin de çocukların ve gençlerin kendi görünümleriyle ilgili algılarını bozduğunu ifade eden Kulaksız, filtrelerde cildin son derece pürüzsüz, burunların ise çok küçük, kıvrımlı ve kusursuz gösterildiğini söyledi.</p>

<p>Bu görüntülerin cerrahi olarak elde edilmesinin çoğu zaman mümkün olmadığını veya çok zor olduğunu dile getiren Kulaksız, sosyal medyada kullanılan filtrelerin gerçek dışı bir güzellik algısı oluşturduğunu ve gençlerin gerçek hayattaki görünümlerinden memnun olmamalarına yol açabildiğini kaydetti.</p>

<p>Kulaksız, sosyal medyada paylaşılan fotoğraf ve videoların önemli bir bölümünün filtrelerden, fotoğraf düzenlemelerinden ve farklı uygulamalardan geçirildiğini belirterek, buranın aynı zamanda bir pazarlama ve propaganda aracı olarak da kullanıldığını ifade etti.</p>

<p>Bu nedenle çocukların sosyal medyada gördükleri görüntülerle kendi fiziksel görünümlerini karşılaştırmasının sağlıklı olmadığını vurgulayan Kulaksız, gerçek hayattaki insan görünümünün sosyal medya filtrelerindeki görüntülerden farklı olduğunu anlattı.</p>

<p><strong>- Ailelerin yaklaşımı belirleyici</strong></p>

<p>Kulaksız, çocukların estetik ameliyat taleplerinde ailelerin yaklaşımının da önemli olduğunu belirterek, ailelerin iki farklı hatalı tutum sergileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı ailelerin kendi gençliklerinde gerçekleştiremedikleri istekleri çocukları üzerinden gerçekleştirmeye çalıştığını ifade eden Kulaksız, bu ailelerin çocuklarının estetik taleplerini sorgulamadan destekleyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kulaksız, bazı ebeveynlerin ise bunun tam tersine çocuklarının bütün şikayetlerini "Bu geçici bir dönem, büyüyünce geçer." şeklinde değerlendirdiğini ve onları hiçbir şekilde dinlemediğine dikkati çekti. Bu yaklaşımın da çocukların 18 yaşına geldikten sonra ailelerinden bağımsız şekilde estetik ameliyat yaptırmasına neden olabildiğini vurgulayan Kulaksız, böylece ailenin çocuğun yaşadığı süreçten tamamen dışarıda kalabildiğini söyledi.</p>

<p>Doğru yaklaşımın çocuğun şikayetini objektif şekilde değerlendirmek olduğunu anlatan Kulaksız, fiziksel bir problem bulunup bulunmadığının uzman hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Kulaksız, gerektiğinde psikolog desteğine de başvurulması gerektiğini belirterek, çocuğun gerçekçi ve doğal bir talebi varsa ailesinin de yanında olması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Ailelerin çocuklarının her istediğini koşulsuz şekilde kabul etmemesi ancak yaşadıkları problemi de küçümsememesi gerektiğini vurgulayan Kulaksız, bu süreçte sorumluluğun paylaşılması ve çocuğun yanında olunmasının önemine işaret etti.</p>

<p>Op. Dr. Kulaksız, çocukların estetik ameliyat taleplerinin yalnızca fiziksel görünüm üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, akran zorbalığı, sosyal medya, psikolojik durum ve aile tutumunun birlikte ele alınmasının daha doğru olacağını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/akran-zorbaligi-cocuklari-ve-ergenleri-estetik-ameliyatlara-yonlendirebiliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/08/zorbaliga-ugrayan-cocuk-icin-hukuki-adimlar-atmak-mumkun.jpg" type="image/jpeg" length="69151"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pehlivanköy'de manevi rehberlik için protokol imzalandı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/pehlivankoyde-manevi-rehberlik-icin-protokol-imzalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/pehlivankoyde-manevi-rehberlik-icin-protokol-imzalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırklareli Pehlivanköy İlçe Müftülüğü iş birliğinde Pehlivanköy Geri Gönderme Merkezi Müdürlüğü'nde manevi danışmanlık ve rehberlik hizmeti sunulmaya başlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kırklareli Valiliği Pehlivanköy Geri Gönderme Merkezi Müdürlüğü ile Pehlivanköy İlçe Müftülüğü arasında idari gözetim altında bulunan yabancılar ve kurum personeline yönelik manevi danışmanlık, rehberlik ve din hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin iş birliği protokolü imzalandı.</p>

<p>Protokol kapsamında Pehlivanköy Geri Gönderme Merkezi bünyesinde oluşturulan Manevi Danışmanlık ve Rehberlik Bürosu’nun açılışı Pehlivanköy Kaymakamı Ahmet Murat Türbe öncülüğünde İlçe Müftüsü Ahmet Akkan ve GGM Müdürü Ümit Erken tarafından gerçekleştirildi.</p>

<p><img alt="P E H L İ V A N K Ö Y M Ü F T Ü L Ü K 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/p-e-h-l-i-v-a-n-k-o-y-m-u-f-t-u-l-u-k-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Pehlivanköy İlçe Müftüsü Ahmet Akkan ve Pehlivanköy Geri Gönderme Merkezi Müdürü Ümit Erken tarafından yürütülecek çalışmalarla, merkezde idari gözetim altında bulunan yabancıların sınır dışı ve nakil süreçlerinde yaşayabilecekleri belirsizlik, kaygı, stres ve psikososyal güçlüklerin manevi danışmanlık ve rehberlik hizmetleriyle hafifletilmesine katkı sağlanması amaçlanıyor.</p>

<p><img alt="P E H L İ V A N K Ö Y M Ü F T Ü L Ü K 4" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/p-e-h-l-i-v-a-n-k-o-y-m-u-f-t-u-l-u-k-4.jpg" width="1280" /></p>

<p>Protokol çerçevesinde merkezde bulunan yabancılara yönelik Kur’an-ı Kerim eğitimi, hadis okumaları, vaaz ve sohbet programları ile bireysel görüşmeler gerçekleştirilecek. Bunun yanı sıra hatim programları, meşk geceleri ve çeşitli sosyal-kültürel faaliyetler düzenlenecek.</p>

<p><img alt="P E H L İ V A N K Ö Y M Ü F T Ü L Ü K 3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/p-e-h-l-i-v-a-n-k-o-y-m-u-f-t-u-l-u-k-3.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hizmetlerin gönüllülük ve gizlilik esasına uygun, insan onurunu merkeze alan bir anlayışla yürütülmesi hedeflenirken, ihtiyaç duyulan durumlarda manevi danışmanlık hizmetleri Geri Gönderme Merkezi bünyesindeki psikososyal destek ekipleriyle koordinasyon içerisinde sürdürülecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kırklareli Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/pehlivankoyde-manevi-rehberlik-icin-protokol-imzalandi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/p-e-h-l-i-v-a-n-k-o-y-m-u-f-t-u-l-u-k.jpg" type="image/jpeg" length="33306"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Taşkent'teki İslam Medeniyeti Merkezi ziyaretçilerini ağırlıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/taskentteki-islam-medeniyeti-merkezi-ziyaretcilerini-agirliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/taskentteki-islam-medeniyeti-merkezi-ziyaretcilerini-agirliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özbekistan’ın başkenti Taşkent’teki İslam Medeniyeti Merkezi, İslam dünyasının bilim, sanat ve kültür mirasını yansıtan zengin koleksiyonlarıyla yerli ve yabancı ziyaretçilerden ilgi görüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Merkezde, nadide el yazmaları, tarihi eserler ve farklı dönemlere ait objeler çağdaş müzecilik anlayışıyla sergileniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="T A Ş K E N T M Ü Z E 4" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/t-a-s-k-e-n-t-m-u-z-e-4.jpg" width="1280" /></p>

<p>Ziyaretçilerin odağında ise özellikle Orta Asya’nın İslam medeniyetine sunduğu katkıları ve yetiştirdiği bilim insanlarını anlatan özel bölümler yer alıyor.</p>

<p><img alt="T A Ş K E N T M Ü Z E 7" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/t-a-s-k-e-n-t-m-u-z-e-7.jpg" width="1280" /><img alt="T A Ş K E N T M Ü Z E 6" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/t-a-s-k-e-n-t-m-u-z-e-6.jpg" width="1280" /><img alt="T A Ş K E N T M Ü Z E 5" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/t-a-s-k-e-n-t-m-u-z-e-5.jpg" width="1280" /><img alt="T A Ş K E N T M Ü Z E 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/t-a-s-k-e-n-t-m-u-z-e-2.jpg" width="1280" /><img alt="T A Ş K E N T M Ü Z E 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/t-a-s-k-e-n-t-m-u-z-e-1.jpg" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/taskentteki-islam-medeniyeti-merkezi-ziyaretcilerini-agirliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/t-a-s-k-e-n-t-m-u-z-e-3.jpg" type="image/jpeg" length="17852"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hamza öğretmen 22 yıldır sınavlara hazırlanan gençlere ücretsiz ders veriyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/hamza-ogretmen-22-yildir-sinavlara-hazirlanan-genclere-ucretsiz-ders-veriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/hamza-ogretmen-22-yildir-sinavlara-hazirlanan-genclere-ucretsiz-ders-veriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şırnak'ta 22 yıldır tarih öğretmenliği yapan 45 yaşındaki Hamza Tatar, mesleğe başladığı ilk günden bugüne kadar ücretsiz verdiği derslerle sınavlara hazırlanan binlerce öğrencinin ve mezunun hayatına dokundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tatar, 1998 yılında Şırnak Lisesinden mezun olduktan sonra Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Eğitim Fakültesi Tarih Öğretmenliği bölümünü kazandı.</p>

<p>Lisans eğitiminin ardından 2004'te mezun olduğu liseye tarih öğretmeni olarak atanan Tatar, mesleğe başladığı ilk yıldan itibaren kentte ortaöğretim, üniversite ve kamu personeli sınavlarına hazırlanan öğrencilere ve mezunlara ücretsiz tarih dersi vermeye başladı.</p>

<p>Kentin farklı okullarında idarecilik yapan ve son 3 yıldır Şırnak Şehr-i Nuh Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde müdür olarak görevini sürdüren Tatar, mesaisinden arta kalan zamanlarda haftanın belirli gün ve saatlerinde gençleri Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı ile Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ve Kamu Personel Seçme Sınavı'na (KPSS) hazırlamayı sürdürüyor.</p>

<p>Tatar, açtığı kurslarda yüz yüze eğitimin yanı sıra internet üzerinden çevrim içi eğitim vererek ve ders videoları paylaşarak daha fazla öğrenciye ulaşmaya çalışıyor.</p>

<p>Hamza Tatar, kentin eğitimine katkı sağlamak amacıyla 22 yıldır gençlere ücretsiz ders verdiğini söyledi.</p>

<p>Gençlerin hayatına dokunmaya çalıştığını dile getiren Tatar, "Bu verdiğimiz dersler sayesinde kimi öğrencimiz üniversiteyi kazandı, kimi de memur oldu." dedi.</p>

<p>Çeşitli yayınevlerince soru bankası ve ders notlarından oluşan 5 kitabının yayımlandığını aktaran Tatar, şunları kaydetti:</p>

<p>"Aynı zamanda sosyal medyada da bu hizmeti sürdürmekteyim. Gerek YouTube'da gerekse oluşturduğumuz öğrenci grup çalışmalarında Zoom üzerinden yayınlar yapmaktayım. Özellikle 2014'ten beri soru bankası hazırlamaya başladık. Daha önceki yıllarda ders notu şeklindeydi. 2014'ten sonra hazırladığım soru bankalarında sınavda çıkan soruların kimi aynı şekilde kimi de benzer bir şekilde çıkıyor."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tatar, dersleri haftalık ya da günlük olarak hazırladığı program kapsamında verdiğini anlattı.</p>

<p>Ders için bazen okulların salonlarını kullandıklarını vurgulayan Tatar, bu yıl da Şırnak Ticaret ve Sanayi Odasının salonunu kullandıklarını ifade etti.</p>

<p>Öğretmenliğin en güzel tarafının verilen emeğin öğrenciye yansımasını görmek olduğunu vurgulayan Tatar, şunları söyledi:</p>

<p>"Bugüne kadar 10 binden fazla öğrenciye ulaşmışım. Öğrencinin üniversiteyi kazanmasını, KPSS'den güzel bir puanla bir yere memur olarak yerleşmesini görmek ya da onu bir okulda öğretmen veya müdür olarak görmek çok büyük bir manevi haz. Gücüm, enerjim yettiğince bu kursları ücretsiz bir şekilde vermeye devam edeceğim."</p>

<h3><strong>- "Bu büyük bir fedakarlık"</strong></h3>

<p>Şanlıurfa Harran Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Diyaliz Bölümü'nden mezun olan Damla Cengiz de KPSS'ye hazırlandığını belirtti.</p>

<p>Liseye geçiş ve üniversite sınavlarına hazırlandığı dönemlerde Tatar'ın derslerine katıldığını, şimdi de KPSS'ye hazırlıkta yine bu derslerden faydalandığını anlatan Cengiz, "Hamza hoca, gerek yüz yüze, gerekse sosyal medya üzerinden bizlere dersler veriyor. Bir yerlere gelmemiz için elinden geleni yapıyor. Ailesiyle, arkadaşlarıyla geçireceği veya tatil yapacağı zamanı bile bize ayırıyor. Bu büyük bir fedakarlık. Bunu herkes yapamaz. Bize emeği çok fazla. Kendisine çok teşekkür ediyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Atatürk Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Ortopedi Protez Ortez Teknikerliği Bölümü mezunu Dılgeş Acu (21) ise Tatar'ın lisede öğrencisi olduğunu ve verdiği tarih derslerinin kendisine büyük katkı sağladığını ifade etti.</p>

<p>Tatar'ın kendilerine büyük emek harcadığını anlatan Acu, "Bugün de bize KPSS için tarih dersi veriyor. Üniversiteye gitmemde de büyük katkısı var. Geçen yıl mezun oldum. KPSS'yi de inşallah onun desteğiyle başaracağım." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/hamza-ogretmen-22-yildir-sinavlara-hazirlanan-genclere-ucretsiz-ders-veriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/havranli-ogretmen-gonullu-ders-veriyor.jpg" type="image/jpeg" length="93403"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[11 Eylül 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/11-eylul-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/11-eylul-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 11 Eylül 2026 tarihli ve "Eğitim ve Öğretim" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3><span style="color:#2980b9"><strong>Tarih: 11.09.2026</strong></span></h3>

<p><img alt="Hutbe Metin" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/hutbe-metin.jpg" width="1280" /></p>

<p></p>

<h3 style="text-align:center"><span style="color:#2980b9"><strong>EĞİTİM ve ÖĞRETİM</strong></span></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>İnsanın; Rabbiyle, kendisiyle, toplumla ve çevresiyle olumlu ilişkiler kurmasında, ölçülü ve dengeli bir hayat yaşamasında en önemli etken, eğitim ve öğretimdir. İlim öğrenmenin ve doğru bilgi elde etmenin Allah katındaki kıymetini, <strong>“De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”<a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> ayet-i kerimesi en güzel şekilde ifade etmektedir.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Yaratana kulluk etmeyi ve yaratılana merhamet göstermeyi kendisine düstur edinen, milli ve manevi değerlerine bağlı iyi bir insan yetiştirme anlayışı, eğitimin temeli olmalıdır. Zira eğitimden maksat; imanla beslenen, ilimle güçlenen, merhametiyle tüm insanlığı kucaklayan; milletimiz, ümmet-i Muhammed ve bütün insanlık için umut olan bir nesil yetiştirebilmektir. Eğitimden maksat; vahyin rehberliğinde hikmeti ve Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in örnekliğinde güzel ahlakı temsil eden bir toplum inşa edebilmektir. Eğitimden maksat, ülkemizin; bilimde, teknolojide, sanatta, hâsılı hayatın her alanında söz sahibi olmasına katkı sunabilmektir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Anne ve Babalar! </strong></h3>

<h3><strong>Değerli Öğretmenler!</strong></h3>

<p>Her şeyin büyük bir hızla değiştiği bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte gençlerin ilgi, algı ve beklentilerinin de hızlı bir şekilde değiştiğini görüyoruz. Bu bakımdan, iyi bir eğitim için, öncelikle evlatlarımızı iyi tanımak zorundayız. Onların; zamanın ruhunu yakalamalarına, çağı anlamalarına ve geleceğin icaplarına uygun donanıma sahip olmalarına destek olmalıyız. Bununla beraber, <strong>“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong> emr-i ilahisi gereğince, çocuklarımızı ve gençlerimizi; sapkın ideolojilerden, batıl akımlardan ve her türlü bağımlılıktan korumalıyız.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Bugün bize düşen; inancımızı, örf ve adetlerimizi, tarih ve kültürümüzü en doğru şekilde evlatlarımıza tanıtmaktır. Onların dünyevi başarıları için çaba gösterdiğimiz kadar, hatta daha da fazla, ahiret azığı elde etmelerine rehberlik etmektir. Unutmayalım ki, ebedi bir âlemin varlığına inananlar için asıl başarı, rızâ-yı ilahiye ulaşmaktır.</p>

<p>Bu vesileyle, önümüzdeki Pazartesi başlayacak olan yeni eğitim ve öğretim yılının; evlatlarımıza, öğretmenlerimize, velilerimize ve milletimize hayırlı olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyoruz.</p>

<p>Hutbemizi, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu müjdesi ile bitiriyoruz: <strong>“Kim ilim için yola çıkarsa, Allah ona cennete giden yolu kolaylaştırır...”<a href="#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Zümer, 39/9.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Tahrîm, 6/66.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Tirmizî, İlim, 19.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p>

<p><a href="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/11-eylul-hutbe-pdf.pdf" rel="nofollow" target="_blank"><img alt="Mevlid I Nebi," height="89" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/08/hutbeyi-indir-pdf-1.jpg" width="870" /></a></p>

<p><a href="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/egitim-ve-ogretim.doc" rel="nofollow" target="_blank"><img alt="Mevlid I Nebi,-1" height="89" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/08/hutbeyi-indir-word-1.jpg" width="870" /></a></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>HUTBELER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/11-eylul-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/11-eylul-cuma-hutbesi.jpg" type="image/jpeg" length="90783"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Osmanlı mirası camide 148 yıldır ezan sesi yankılanıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/osmanli-mirasi-camide-148-yildir-ezan-sesi-yankilaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/osmanli-mirasi-camide-148-yildir-ezan-sesi-yankilaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Irak'ın Kerkük kent merkezindeki tarihi Büyük Çarşı'da bulunan Muhammed Necib Camisi, 148 yıldır minarelerinden ezan sesinin eksik olmadığı kentin köklü ibadethaneleri arasında yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı döneminde inşa edilen camide yaklaşık bir buçuk asırdır sürdürülen ezan geleneği, aradan geçen yıllara rağmen kesintiye uğramadan yaşatılıyor.</p>

<p>Kerkük'ün tarihi dokusunun önemli simgelerinden biri olan cami, her vakit minaresinden yükselen ezan sesiyle geçmişten günümüze uzanan manevi mirası yaşatmayı sürdürüyor.</p>

<p>Tarihi çarşının kalbinde yer alan Muhammed Necib Camisi, yalnızca ibadet edilen bir mekan olmanın ötesinde, Kerkük’ün yüzyıllara yayılan dini ve kültürel hafızasının da önemli bir parçasını oluşturuyor.</p>

<p>Camide, yaklaşık 150 yıldır sürdürülen Osmanlı geleneği kapsamında, hayırseverler ve esnafın desteğiyle cuma ve kandil gibi mübarek günlerde halka etli pilav, çorba ve helva ikram ediliyor.</p>

<p>Caminin imam hatibi Seyyid Fikret Muhammed Abdulhadi, yaklaşık bir buçuk asırlık camide 5 vakit ezan geleneğinin kesintisiz sürdüğünü söyledi.</p>

<p>Abdulhadi, bu camide yaklaşık 40 yıldır imamlık görevinin yanında cami bakım ve korunması görevini gönüllü olarak yaptığını aktardı.</p>

<p>Caminin Kerkük'ün yüzyıllara uzanan dini ve kültürel hafızasının önemli bir parçası olduğunu belirten Abdulhadi, bölge halkının burada ibadet için bir araya geldiğini, kaynaştığını ve çeşitli kültürel etkinlikler düzenlediğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çevredeki çok sayıda tarihi cami ve ibadethanenin ihmal ve bakımsızlık nedeniyle zamanla yıkıldığını anlatan Abdulhadi, Muhammed Necib Camisi'nin ise tüm olumsuzluklara rağmen çarşı esnafı ve hayırseverlerin desteğiyle ayakta kalmayı sürdürdüğünü vurguladı.</p>

<p><strong>- Her cuma ve kandil günlerinde etli pilav, çorba ve helva ikramı</strong></p>

<p>Camide yaklaşık 150 yıldır sürdürülen Osmanlı geleneği kapsamında ihtiyaç sahiplerine yemek ikram edildiğini belirten Abdulhadi, hayırseverler ve çarşı esnafının desteğiyle her cuma namazının ardından yemek dağıtıldığını söyledi.</p>

<p>Abdulhadi, Kerkük mutfağından etli pilav, çorba, dolma ve helva gibi yemeklerin cuma günlerinin yanı sıra kandil ve diğer mübarek günlerde de halka ikram edildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>- Kerkük'ün tarihi dokusunun önemli simgesi</strong></p>

<p>Kerküklü tarihçi ve araştırmacı Necat Kevseroğlu, caminin 1878'de tarihi Büyük Pazar esnafının ibadet ihtiyacını karşılamak amacıyla inşa edildiği bilgisini verdi.</p>

<p>Muhammed Necib Camisi'nin Kerkük'ün tarihi dokusunun önemli simgelerinden biri olduğunu aktaran Kevseroğlu, yaklaşık bir buçuk asırdır minaresinden yükselen ezan sesiyle geçmişten günümüze uzanan manevi mirası yaşattığını ifade etti.</p>

<p>"Burası yalnızca ibadet edilen bir mekan değil bölge halkı, sanatkarlar ve esnafın bir araya geldiği sosyal hayatın da önemli merkezlerinden biri." diyen Kevseroğlu, caminin tarihi çarşının kalbindeki Helvacılar bölümünde yer almasının da kentin köklü geçmişini yansıttığını vurguladı.</p>

<p>Caminin günümüze kadar ayakta kalmasında sağlam yapısının önemli rol oynadığını belirten Kevseroğlu, "Cami, dönemin en kaliteli taş, mermer, pişmiş toprak ve yerel yapı malzemeleri kullanılarak inşa edildi." dedi.</p>

<p>Kevseroğlu, Muhammed Necib Camisi'nin Kerkük'ün en eski ibadethanelerinden biri olmasının yanı sıra ezan, ibadet ve zikir geleneğini de kesintisiz şekilde yaşatmayı sürdürdüğünü sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/osmanli-mirasi-camide-148-yildir-ezan-sesi-yankilaniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/kerkuk-ezan.jpg" type="image/jpeg" length="85122"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'den Suriye'ye taziye mesajı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/turkiyeden-suriyeye-taziye-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/turkiyeden-suriyeye-taziye-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı, Suriye'nin kuzeybatısındaki İdlib ilinde savaş kalıntılarının toplandığı depoda meydana gelen patlamada hayatını kaybedenler için taziye mesajı yayımladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığı, yaptığı yazılı açıklamada, İdlib’in Sermada ilçesinde bulunan bir mühimmat deposunda meydana gelen patlama sonucunda yaşanan can kayıplarından derin üzüntü duyulduğunu bildirdi.</p>

<p>Açıklamada, "Bu elim kazada hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına ve Suriye halkına başsağlığı diliyoruz." ifadesi kullanıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Suriye'nin kuzeybatısındaki İdlib ilinde savaş kalıntılarının toplandığı depoda meydana gelen patlamada 4 kişi yaşamını yitirmiş, 10 kişi yaralanmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/turkiyeden-suriyeye-taziye-mesaji</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 10:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/10/disisleri-bakanligi-israilin-lubnana-kara-saldirisi-hukuksuz-bir-isgal-girisimidir.jpg" type="image/jpeg" length="22577"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara’nın 5 bin yıllık hafızası yeni bir keşifle gün yüzüne çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ankaranin-5-bin-yillik-hafizasi-yeni-bir-kesifle-gun-yuzune-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ankaranin-5-bin-yillik-hafizasi-yeni-bir-kesifle-gun-yuzune-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki 5 bin yıllık Hatti ve Hitit kenti Külhöyük’te yürütülen kazılarda, 4 bin yıllık bir Hitit kabının içerisinde bugün dünyada yalnızca Ankara Gölbaşı’nda yetişen endemik Sevgi Çiçeği’nin bilinen en eski tohum kalıntıları tespit edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara’nın tarih öncesinden günümüze uzanan kültürel birikimine ışık tutan Külhöyük, bu kez Anadolu’nun flora tarihine ilişkin dikkat çekici bir bulguyla gündeme geldi.</p>

<p>Kazılarda ortaya çıkarılan tohum kalıntıları, bugün de aynı coğrafyada yaşamını sürdüren endemik bir türün binlerce yıl öncesine uzanan izlerini ortaya koydu.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, buluntuyu sosyal medya hesabından duyurarak şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Ankara’nın 5 bin yıllık hafızasını Külhöyük’te yeni bir keşifle gün yüzüne çıkarıyoruz. Hatti ve Hitit kenti Külhöyük’te yürüttüğümüz kazılarda, 4 bin yıllık bir Hitit kabının içinde bugün dünyada yalnızca Ankara Gölbaşı’nda yetişen endemik Sevgi Çiçeği’nin (Centaurea) bilinen en eski tohum kalıntıları tespit edildi.</p>

<p>Günümüzde koruma altında bulunan ve 2019 yılında coğrafi işaret alan Sevgi Çiçeği’nin binlerce yıl öncesine uzanan izleri, Anadolu’nun zengin flora tarihine de yeni bir pencere açıyor. Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsünde, Bakanlığımız ve Ankara Üniversitesi adına Doç. Dr. Derya Yılmaz Tekin başkanlığında sürdürdüğümüz çalışmalarla Külhöyük’ün tarihini yeni bulgularla aydınlatmaya devam ediyoruz. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüze ve uzman ekiplerimize özverili çalışmaları için teşekkür ediyorum.”</p>

<p><strong>Sevgi çiçeğinin binlerce yıllık izi Külhöyük’te</strong></p>

<p>Külhöyük kazılarında ulaşılan 4 bin yıllık Hitit kabının içerisinde tespit edilen tohum kalıntılarının, Sevgi Çiçeği’nin bilinen en eski örnekleri olduğu belirlendi.</p>

<p>Günümüzde dünyada yalnızca Ankara Gölbaşı’nda yetişen Centaurea türü, Türkiye’ye özgü endemik bitkiler arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Koruma altında bulunan Sevgi Çiçeği, Gölbaşı Belediyesinin başvurusuyla 2019 yılında tescillenerek coğrafi işaret aldı. Külhöyük’te ortaya çıkarılan kalıntılar, bitkinin binlerce yıl öncesine uzanan geçmişine ilişkin yeni veriler sunarken Anadolu’nun zengin flora tarihine de önemli katkı sağlıyor.</p>

<p>Külhöyük’teki çalışmalar, Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsünde, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ankara Üniversitesi adına Doç. Dr. Derya Yılmaz Tekin başkanlığında sürdürülüyor. Kazılarla elde edilen yeni bulguların hem arkeoloji dünyasına hem de Anadolu’nun flora tarihinin araştırılmasına katkı sunması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ankaranin-5-bin-yillik-hafizasi-yeni-bir-kesifle-gun-yuzune-cikiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/ankaranin-hafizasi.jpg" type="image/jpeg" length="92191"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Hasbünallah” Ya Hasîb]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/hasbunallah-ya-hasib-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/hasbunallah-ya-hasib-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ya Hasîb ne anlama gelir? Kur’an-ı Kerim’de Hasîb İsmi kaç yerde geçmektedir? Ya Hasîb ismi teceliisi ne anlama gelir?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Ya Hasîb ne demektir?</strong></span></h3>

<p>Hasîb deyince aklımıza sadece hesap tutan/gören gelse de esma-i hüsnanın pek çoğunda olduğu gibi bu ismin de türediği köke bağlı olarak birden çok anlam taşıdığını görürüz: “Hisab” mastarından gelmişse “her şeyi saymışçasına bilen ve hesaba çeken.” (Nisâ, 4/6) anlamına gelirken “haseb” mastarıyla bağlantılı olarak “yüce ve şerefli” demek olur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><span style="color:#2980b9"><strong>“Hasb” kökünden geldiğinde ise “yeten, kâfi gelen” anlamındadır ve her çaresiz kalışımızda medet talebimizi iletme vasıtamız olan “hasbünallahü ve ni’mel-vekil (Allah bize yeter! O ne güzel vekildir)” zikri bu isimle böyle bir yakınlık içindedir.</strong></span></p>
</blockquote>

<p><span style="color:#8e44ad"><strong><u>Gazzâlî’ye göre </u></strong></span>Hasîb isminin anlamı yeterliliktir ve ona göre “kâfi” vasfı sadece Allah Teâlâ’ya mahsustur. Çünkü kâinatta hiçbir varlık tek başına herhangi bir hususta kendi kendine yeterli değildir.</p>

<p>Hasîb isminin ilk anlamı olan hesap tutma Yüce Allah için söz konusu olduğunda insanların hesap tutmasına benzemez. Yüce Allah’ın Hasîb oluşu sayılabilecek her şeyi sınırsız ilmi ile saymışçasına kuşatması ve bu hesabın sonucunu insanlara bildirmesi demektir.</p>

<blockquote>
<p><span style="color:#2980b9"><strong>Hasîb olan Allah kullarının hiçbir yaptığını boşa çıkarmaz; bütün amellerini kaydeder.</strong></span></p>
</blockquote>

<p>İyiliği mükâfatsız, kötülüğü cezasız bırakmaz. Nisâ suresi 86. ayette Allah Teâlâ’nın kimin daha güzel selam alıp verdiğini dahi hesaba kaydettiğinin bildirilmesi buna en güzel delildir.</p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Kur’an-ı Kerim’de Hasîb İsmi</strong></span></h3>

<p>Kur’an-ı Kerim’de Rabbimize atıfla h-s-b kökünden çok sayıda isim ve fiil bulunsa da Yüce Allah’tan bahisle Hasîb ismi üç yerde gelir. Kur’an-ı Kerim’de sonu Allah’ın isimleri ile biten ayetlerde bu isimlerle ayette işlenen konular arasında müthiş bir ilişki vardır. Esma-i hüsnanın her birinin anlam derinliğini birazcık olsun anlayabilmek için bu ilişkiye dikkat edilmelidir. Mesela yukarıda bahsettiğimiz üç ayetten ikisinde Allah’ın bütün davranışların hesabını soracağı vurgulanırken (Nisâ, 4/6, 86), üçüncü ayette bu ismin kâfi gelme anlamı öne çıkmakta ve başta peygamberler olmak üzere ilahi emirleri insanlara tebliğ edenlerin Allah’tan başka kimseden korkmadıkları, zira Cenab-ı Hakk’ın herkese kâfi geldiği belirtilmektedir. (Ahzâb, 33/39)</p>

<p>Yeterli olma manası ifade eden hasb kelimesi ise inkârcıların ve münafıkların İslam dini ile mensupları aleyhine sinsi faaliyetlerine karşı Hz. Peygamber’in (sas) ve müminlerin manevi güçlerini korumalarını, ümitlerini yitirmemelerini ve Allah’ın kendilerini savunup koruyacağı şuurunu zinde tutmalarını tavsiye eden ayetler içinde yer alır. Talâk suresinin 2. ve 3. ayetlerinde de eşler arasında anlaşmazlık ortaya çıktığında tarafların, özellikle erkek tarafının adilane ve insani duygularla davranması emredilmekte ve Allah’ın kendisine tevekkül eden kimseye yeteceği belirtilmektedir.</p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Hasîb’i Hesaba Katmak</strong></span></h3>

<p>Rabbimizin güzel isimlerinin çoğu bir açıdan bakıldığında lütuf ve ikram ifade ederken diğer açıdan uyarı ve tehdit içerirler. Hasîb ismi de böyledir. Durduğunuz yere, attığınız adıma göre Hasîb ismi lehinize de işleyebilir aleyhinize de. Mesela Nisâ suresinin 6. ayetinde velilerin yetimlerin mallarına nasıl yaklaşması gerektiği anlatıldıktan sonra “Hesap görücü olarak Allah yeter!” buyurulması herhangi bir haksızlığa bulaşan herkes için bir tehditken mazlumun yüreğine su serpen bir ifadedir.</p>

<p>Kur’an-ı Kerim’de geçen ifadesiyle Allah Teâlâ<span style="color:#e74c3c"><strong> “seriu’l-hisab (hesabı çabuk gören)” </strong></span>(Bakara, 2/202; Mâide, 5/4) ve<strong> <span style="color:#e74c3c">“esrau’l-hasibin (hesap görenlerin en hızlısı)</span></strong>”dir. (En’âm, 6/62) Bunca çeşitliliğine rağmen bütün mahlukatı göz açıp kapayana kadar muhasebe eder. Hiçbir söz ve davranış hatta imalar dahi dikkatinden kaçmayan, kalplerdeki niyetlere varıncaya kadar her detaya vâkıf ve bunların hesabını akla hayale gelmeyecek kadar çabucak gören bir Rab’dir O.</p>

<p><span style="color:#16a085">Hz. Peygamber (sas)’in: “Ey Seriu’l-hisab olan Allah’ım! Şu bize karşı birleşmiş olan düşmanları bozguna uğrat!” (Buhârî, Cihad, 96) </span>şeklindeki niyazı bu ilahi vasfın sadece ahirette değil, dünyada da tecelli edebileceğini göstermektedir. Bu da Hasîb olan Allah’ı hesaba katmadan bir tek adım dahi atılmaması gerektiğini gösterir.</p>

<p>Yine Kur’an-ı Kerim’de kıyametin isimlerinden olmak üzere “hesap günü” ifadesinin geçmesi, hadislerde büyük hesap gelmeden kendi kendimizi hesaba çekmenin tavsiye edilmesi hep Hasîb olan Allah’ı hesaba katma yönünde ikazlardır. Bu nedenle işlerimizi planlarken, adımlarımızı atarken, duruşumuzu belirlerken ilk hesaba katılması gereken O’dur.</p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Hasîb Tecelli Ederse</strong></span></h3>

<p>Bu ismin tecellileri, anlamındaki çoğulluğa uygun olarak çok katmanlıdır. Öncelikle “hesaba çeken” manasını ele alalım: Nisâ suresinin 6. ayetinde belirtildiği gibi “Hesap gören olarak Allah kâfidir.” diyebildiğimizde O’nun dışındaki bütün hesap mercilerinin baskılarından kurtulmuş oluruz. Hasîb ismine bu mertebede bir iman, insan onurunun en büyük garantörü ve insanı tarihüstü yapan büyük bir güçtür. Kuşeyrî de Hasîb ismine tam anlamıyla inanan kimsenin kıyamet gününde dünyadaki her davranışından hesaba çekileceğinin şuuruna ereceğini ve o gün gelmeden önce kendi kendini hesaba çekeceğini söylerken bunu kast etmektedir. Aynı zamanda Hasîb isminin “her şeye kâfi gelen” manası üzerinde duran Kuşeyrî bu isim bir insana ahlak olduğu zaman Allah’ın onu dünyaya tamah etmekten koruyarak elindekini kâfi görme seviyesine yükselteceğini belirtir. Kuşeyrî bu noktada Allah’ın bir insanı “kendini muhtaç görme” duygusundan kurtarmasının bu hissi verdikten sonra onun ihtiyaçlarını gidermesinden daha büyük bir lütuf olduğunu söyler. Yine ona göre gerçek anlamda sadece Allah’ın kâfi geleceğine ve kendisini O’nun dışındaki her şeyden müstağni kılacağına inanan kul ihtiyaçlarını yalnız O’na sunar ve yalnız O’na güvenir. Bu inanç düzeyinin insanın onur ve haysiyeti ile ilgisi tartışılmaz biçimde açıktır. Bu hayattaki en büyük mutsuzlukların hep yetinmeme duygusundan kaynaklandığı malumdur. Allah’ın her konuda kendisine yeteceğine inanan, O’nun içine doldurduğu serinlik ve kifayet duygusuyla insanların ellerinde olana özenmekten korunan bir kişinin yaşayacağı doygunluk hissinin verdiği mutluluğu, insanın sahip olduğu hiçbir şey veremez.</p>

<p>İletişim ve insan yönetimi açısından baktığımızda Hasîb ismi bize kayıt, takip ve hesap sormanın önemini gösterir. Hesap verme ve hesaba çekilmeye açık olma bir medeniyet göstergesidir. Fakat birçok insan hesap vermeyi kendisine güvenilmemesi olarak algılamakta ve hesap vermekten rahatsızlık duymaktadır. İnsanları idare etme mevkiinde olanlar hesap verme kültürünü mutlaka yerleştirmelidir. Ancak bunu insanları rencide edecek ve güvensizlik unsuru olarak algılanacak şekilde yapmamalıdırlar. Hesap işi tamamen bir bilgilenme ve bilgilendirme olarak algılanmalıdır.</p>

<p>Söze “hasbünallah” ile başladık, onunla bitirelim. Bu sözün manasına göre Allah’ın kendisine kâfi olduğuna, bu yeterliliğin bütün derinliği ile inanan kul itaat ve ibadetlerini sırf Allah (cc) için yapar. Cennet ümidi ve cehennem korkusu dahi Rabb’inin zatının her hususta kendine kâfi olduğu bilincinde olan kul için ikinci sıradadır. Ona Allah (cc) yetmektedir...</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>#KEŞFET</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/hasbunallah-ya-hasib-1</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/02/41-ya-hasib-1.jpg" type="image/jpeg" length="38022"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filipinler'de yolcu feribotu yandı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/filipinlerde-yolcu-feribotu-yandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/filipinlerde-yolcu-feribotu-yandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filipinler açıklarında yolcu feribotunda çıkan yangın sonucu ilk belirlemelere göre 5 kişi hayatını kaybetti, 87 kişi kayboldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Filipinler merkezli yayın ağı GMA Network'ün haberine göre, yetkililer, başkent Manila'dan Palawan eyaletinin Coron bölgesine giden yolcu feribotunda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililer, 117 yolcu ve 17 mürettebat olmak üzere 134 kişinin bulunduğu feribotun alev alması sonucu 5 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.</p>

<p>Şu ana kadar 42 kişinin kurtarıldığını aktaran yetkililer, kayıp 87 kişi için arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/filipinlerde-yolcu-feribotu-yandi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/filipinlerde-yolcu-feribotu-yandi.jpg" type="image/jpeg" length="97588"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş: “İhtiyaç sahibi gençlerin yanında olacağız”]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/diyanet-isleri-baskani-arpagus-ihtiyac-sahibi-genclerin-yaninda-olacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/diyanet-isleri-baskani-arpagus-ihtiyac-sahibi-genclerin-yaninda-olacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, “İki İnsan Bir Hayat” projesiyle yuva kuran çiftler ve aileleriyle İstanbul’da bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) tarafından yürütülen “İki İnsan Bir Hayat” projesi kapsamında evliliklerine destek sağlanan çiftler ve aileleriyle İstanbul’da düzenlenen tanışma programında buluştu.</strong></p>

<p>Programda konuşan Başkan Arpaguş, aile kurumunun güçlendirilmesine yönelik çalışmalara değinerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından önümüzdeki on yılın “Aile Yılı” olarak belirlendiğini hatırlattı.</p>

<p>Türkiye nüfusundaki durağanlaşmaya dikkati çeken Arpaguş, ihtiyaç sahibi ve evlenmekte güçlük çeken gençlerin yanında olmak amacıyla projeyi hayata geçirdiklerini söyledi.</p>

<p>Arpaguş, “İhtiyaç sahibi, evlenmekte zorluk çeken kardeşlerimize nasıl yardımcı olabiliriz diye düşündük. Karınca kararınca bu kardeşlerimizin yanında olmak amacıyla böyle bir programı hayata geçirmeyi uygun gördük.” dedi.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/diyanet-isleri-baskani-arpagus-ihtiyac-sahibi-genclerin-yaninda-olacagiz.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h3><strong>“300’ü de 500’ü de binleri de evlendirebilecek kudrete sahip”</strong></h3>

<p>Proje kapsamında başlangıçta 200 çifte destek verilmesinin planlandığını, daha sonra bu sayının 300’e çıkarıldığını belirten Başkan Arpaguş, milletin hayır çalışmalarına verdiği desteğe dikkati çekti.</p>

<p>Arpaguş, “Allah’a hamdüsenalar olsun, bu kurum ve bu tür programlara destek veren hamiyetperver milletimiz, 300’ü de 500’ü de binleri de evlendirebilecek kudrete sahip.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>“İki İnsan Bir Hayat” projesiyle 300 çiftin yuva kurmasına destek sağlandığını bildiren Prof. Dr. Arpaguş, çalışmanın gelecek yıllarda da sürdürüleceğini belirtti.</p>

<p>İhtiyaç sahibi gençlerin belirli kriterler ve öncelik sırası doğrultusunda desteklenmeye devam edileceğini kaydeden Arpaguş, “Bundan sonra da inşallah teşkilat olarak, Türkiye Diyanet Vakfı olarak, evlenmek üzere niyet etmiş, ihtiyaç sahibi ve gerçekten bu konuda zorluk çeken kardeşlerimiz arasından öncelik sırasına riayet ederek, önümüzdeki yıllarda belirli sayıda kardeşimize destek olma konusunda karar almış bulunuyoruz. İnşallah bu çalışma, hayırla neticelenecek güzel hizmetlere vesile olur.” diye konuştu.</p>

<h3><strong>Yeni evlenen çiftlere “hayırlı nesiller” duası</strong></h3>

<p>Başkan Arpaguş, proje kapsamında evlenen çiftlere mutluluk dileğinde bulunarak, “Cenab-ı Hak bahtlarını ve yollarını açık eylesin. Kendilerine hayırlı nesiller ikram eylesin. Ailelerine ve yakınlarına, gençlerimizin daha nice mürüvvetlerini görmeyi nasip eylesin.” dedi.</p>

<p>Projede emeği geçen Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı çalışanlarına teşekkür eden Arpaguş, müftülükler ile vakıf personelinin ihtiyaç duyulan alanlarda hizmet vermek için yoğun gayret gösterdiğini ifade etti.</p>

<p>Arpaguş, “Gerek müftülerimiz gerek vakfımızın hizmetinde bulunan bütün arkadaşlarımız, Allah’ın izniyle gece gündüz her türlü işe koşuyorlar. Bu da son derece hayırlı bir hizmet alanı olarak bizlerin amel defterine yazılacak bir güzellik.” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>“Kimsesiz değilsiniz, kimsesiz kalmayacaksınız”</strong></h3>

<p>Başkan Arpaguş, konuşmasının sonunda çiftlere seslenerek Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfının bundan sonraki süreçte de yanlarında olacağını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Arpaguş, “Şunu aklınızdan çıkarmayın ki sizin, 150 bin kişiyi bulan personeliyle Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı gibi bir aileniz var. Kimsesiz değilsiniz, kimsesiz kalmayacaksınız. Böyle geniş bir ailenin ferdisiniz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Çiftlere sağlık ve huzur temennisinde bulunan Arpaguş, “Dualarım odur ki Cenab-ı Hak bizlere, sağlık ve afiyet içerisinde; ülkemiz, milletimiz, vatanımız ve insanımız için hayırlı hizmetler yapmamızı nasip eylesin.” dedi.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/diyanet-isleri-baskani-arpagus-ihtiyac-sahibi-genclerin-yaninda-olacagiz1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p>Programa Türkiye Diyanet Vakfı Genel Müdürü İzani Turan, İstanbul İl Müftüsü Doç. Dr. Emrullah Tuncel, İstanbul il müftü yardımcıları, ilçe müftüleri, TDV Kadın Aile ve Gençlik Merkezi (KAGEM) yöneticileri ve gönüllüleri katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Safi Arpaguş</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/diyanet-isleri-baskani-arpagus-ihtiyac-sahibi-genclerin-yaninda-olacagiz</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 10:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/baskan-arpagus-ihtiyac-sahibi-genclerin-yaninda-olacagiz.jpg" type="image/jpeg" length="60745"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hidayet: İslam'ın aydınlık yolu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/hidayet-islamin-aydinlik-yolu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/hidayet-islamin-aydinlik-yolu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hidayet nedir? Hidayete ermek ne anlama gelmektedir? Peygamber Efendimiz hidayet hakkında ne buyurmuştur? Hidayet hakkında bilinmesi gerekenler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Hidayet: İslam'ın aydınlık yolu</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre"den nakledildiğine göre,</p>

<p style="text-align:justify">Resûlullah (sav), amcası (Ebû Tâlib) ölürken kendisine,</p>

<p style="text-align:justify">“Lâ ilâhe illallâh (Allah"tan başka ilâh yoktur.) de ki ben de onunla kıyamet gününde senin için şahitlik edeyim.” dedi. Amcası bundan kaçınınca Allah, “Şüphesiz ki sen sevdiğin kişiyi hidayete erdiremezsin…” (Kasas, 28/56) âyetini indirdi.<br />
(M134 Müslim, Îmân, 41)</p>

<p style="text-align:justify">***</p>

<p style="text-align:justify">Abdullah b. ed-Deylemî aracılığıyla, Abdullah b. Amr"ın, Resûlullah"tan (sav) şöyle işittiği nakledilmektedir: “Yüce Allah mahlûkatını karanlık içerisinde yaratır ve nurunu onlar üzerine yayar. O nur kime isabet ederse hidayeti bulur. İsabet etmediği kimseler ise şaşar.” Abdullah b. Amr, “İşte bunun için "Allah"ın ilmi üzere kalem kurudu." (Her şey Allah"ın ezelî bilgisiyle gerçekleşti.) diyorum.” demiştir.</p>

<p style="text-align:justify">(T2642 Tirmizî, Îmân, 18; HM6644 İbn Hanbel, II, 176)</p>

<p style="text-align:justify">***</p>

<p style="text-align:justify">Câbir"den nakledildiğine göre, Resûlullah (sav) insanlara hitap ederken önce lâyık-ı vechile Allah"a hamd ve senâ eder, sonra da “Bir kimseye Allah hidayet verirse artık onu saptıracak yoktur; Allah"ın saptırdığına da hidayet verecek yoktur. Sözün en hayırlısı Allah"ın Kitabı"dır.” buyururdu.</p>

<p style="text-align:justify">(M2007 Müslim, Cum"a, 45)</p>

<p style="text-align:justify">***</p>

<p style="text-align:justify">(Resûlullah"ın torunu) Hasan b. Ali (ra) şöyle demiştir: “Allah Resûlü (sav) vitirde okumam için bana şu duayı öğretti: "Allah"ım, hidayete erdirdiklerinle beraber beni de hidayete erdir. Sıhhat ve afiyet verdiklerinle beraber bana da afiyet ver. Himaye ettiğin kimseler gibi beni de himaye et. Bana verdiğin nimetleri bereketlendir. Verdiğin hükmün şerrinden beni koru. Hükmü sen verirsin, senin üstüne hüküm verecek kimse yoktur. Senin dost olduğun kimse asla zelil olmaz. Eksiklikler sana yakışmaz. Ey Rabbimiz! Yücesin ve kutlusun." ”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">(T464 Tirmizî, Vitr, 10)</p>

<p style="text-align:justify">***</p>

<p style="text-align:justify">Abdülmuttalib b. Hâşim vefat ettiğinde henüz sekiz yaşında olan Efendimizin (sav) bakımını ve himayesini amcası Ebû Tâlib üstlendi. O, Hz. Peygamber"in babası Abdullah"ın öz kardeşiydi. Mekke"nin saygın simalarından olan Ebû Tâlib yeğeni Hz. Muhammed"i (sav) gözü gibi korumuş, hatta peygamber olduktan sonra ona düşmanca tavır alan kavmine karşı onu savunmaktan geri durmamıştır. Nihayet Ebû Tâlib"in de ölüm vakti gelmişti. Hiç şüphesiz ki Allah"ın Elçisi (sav), hayatı boyunca kendisine maddî mânevî desteklerini esirgemeyen amcasının tevhid dinine iman etmesini çok istiyordu. Bunun için son kez huzuruna geldi. O esnada Ebû Tâlib"in yanında iki kişi daha vardı. Biri Ebû Cehil"di; Resûlullah (sav), “Allah"ım! Şu iki adamdan, Ebû Cehil ve Ömer b. Hattâb"dan en sevdiğin ile İslâm"ı güçlendir.” diye dua edecek, ancak hidayet ona nasip olmayacaktı. Diğeri de Abdullah b. Ebû Ümeyye idi. Müminlerin annesi Ümmü Seleme"nin kardeşi olan Abdullah ise fetih günü Müslüman olacak ve Tâif Muhasarası esnasında şehit düşecekti. Allah Resûlü (sav) onların da huzurunda amcası Ebû Tâlib"e seslendi: “Amca! "Lâ ilâhe illallâh" (Allah"tan başka ilâh yoktur) de. Bu kelimeyi söyle ki onunla kıyamet gününde senin için şahitlik edeyim.” Bunun üzerine Ebû Cehil ile Abdullah b. Ebû Ümeyye, “Ey Ebû Tâlib, Abdülmuttalib"in dininden dönmek mi istiyorsun?” dediler. Hz. Peygamber (sav) de kelime-i tevhidi amcasına arz etmeye devam etti. Ancak Ebû Tâlib onlara son söz olarak kendisinin Abdülmuttalib"in dini üzere bulunduğunu söyledi ve Allah"tan başka ilâh olmadığını ikrar etmekten kaçındı. Resûlullah da (sav), “Vallahi engellenmediğim sürece senin için istiğfar dileyeceğim.” dedi. Bu olayın ardından, “Müşriklerin cehennemlik oldukları kendilerince anlaşıldıktan sonra akraba bile olsalar Peygambere de müminlere de onlar için istiğfar etmek yaraşmaz.”  âyeti ile “Şüphesiz ki sen sevdiğin kişiyi hidayete erdiremezsin; ama Allah dilediğine hidayet verir. O, hidayete erecekleri daha iyi bilir.” âyeti nâzil oldu. </p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber"i çok seven amcasına nasip olmayan hidayet nuru, öyle zaman olmuştur ki, Peygamber Efendimize (sav) karşı kalbinde kin besleyen birini aydınlatabilmiştir. Bunlardan biri Hanîfeoğulları"ndan Sümâme b. Üsâl"dir. Ebû Hüreyre"den nakledildiğine göre, Yemâme reisi Sümâme, hicretin yedinci yılı Muharrem ayında Necid bölgesine yönelik düzenlenen askerî bir sefer esnasında esir alındı. Daha önce Resûlullah"ın bir elçisini öldürmeye teşebbüs ettiği için Hz. Peygamber (sav) onun cezalandırılmasını istemişti. Derken Resûlullah (sav) tutuklu hâldeki Sümâme"ye, “Yanında bana sunacağın ne var?” diye sorduğunda, Sümâme, “İyi bir şey.” dedi ve ekledi: “Eğer beni öldürürsen, kanı helâl birini öldürmüş olursun. Eğer bana lütufta bulunursan (canımı bağışlarsan) şükreden birine iyilik yapmış olacaksın. Eğer (kurtuluş fidyem için) mal istersen, ne kadar dilersen işte malım.” Üç gün tekrar eden bu görüşmenin neticesinde Allah"ın Elçisi, Sümâme"nin serbest bırakılması talimatını verdi. Gördüğü iyi muamelenin de etkisiyle orada Müslüman olan Sümâme şu samimi itirafta bulunmuştur: “Ey Muhammed, vallahi yeryüzünde benim için senin yüzünden daha nahoş bir yüz yoktu! Şimdi senin yüzün benim için bütün yüzlerden daha güzel oldu. Vallahi senin dininden daha fazla nefret ettiğim bir din yoktu! Artık bana göre senin dinin bütün dinlerden daha güzeldir. Vallahi benim için senin beldenden daha sevimsiz bir belde yoktu. Şimdi belden de benim için bütün beldelerden sevimli oldu!” İlerleyen yıllarda Yemâme halkı Müseylemetü"l-Kezzâb"a uyarak İslâm"dan ayrılacak ancak Sümâme İslâm"a sadık kalacaktı. </p>

<p style="text-align:justify">Farklı zaman ve mekânlarda gerçekleşen bu iki gerçek öykünün birincisi, Allah"ın dinini tebliğ etmekle yükümlü seçkin kulları olan peygamberlerin dahi çok arzulamalarına rağmen her zaman istedikleri kişilerin hidayete eremedikleri gerçeğini ortaya koymaktadır. Nuh Peygamber"in oğlu, Lût Peygamber"in karısı bu gerçeğin dikkat çeken örneklerindendir. Diğeri ise, Hz. Peygamber"den nefret edecek kadar ona düşman olan birinin dahi sadece ondan gördüğü iyi bir muamele karşısında hidayet nuruyla aydınlanabileceğini göstermektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Hiç kuşkusuz tarih bunlar gibi daha birçok hadiseye tanıklık etmiştir. Buna göre hidayet olgusu, kul ile Yaratıcı arasındaki özel bir ilişkiyi ifade etmektedir. Üçüncü bir varlığın müdahil olamadığı vicdanî bir olayı ifade eden hidayet, tabiatı itibariyle öteden beri İslâm bilginlerinin zihinlerini hep meşgul etmiştir. Âyet ve hadislerde yer alan birbirinden farklı ve zaman zaman telifi zor ifadeler, hidayet mefhumunun bütünüyle kavranmasında, aceleyle yapılan yorumların yeterli olamayacağını, derin tahlillere ihtiyaç bulunduğunu göstermektedir. Kulun hidayete kavuşmasında kendi iradesinin rolü veya hidayete ermesinin Allah"ın dilemesine bağlı olup olmadığı, Allah"ın hidayet etmesinden ne kastedildiği gibi hususlar konunun en can alıcı noktalarını teşkil etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Hidayet, lütfederek yol göstermek/delâlet (ki “hediye” de aynı kelimeden gelir), doğruyu, hakikati göstermek (reşâd), apaçık bildiri (beyân) anlamlarına gelir. Şaşkınlık ve haktan sapmak anlamındaki “dalâlet”in zıttıdır. Yine aynı kökten gelen “hedy” kavramı sîret (yaşam tarzı), hâl ve gidişat anlamlarına gelir. Nitekim “hedy”,“Sözün en doğrusu Allah"ın Kitabı"dır ve hayat tarzının en güzeli de Hz. Muhammed"in sîretidir (hedyü Muhammed)...” hadisinde bu anlamda kullanılmıştır. </p>

<p style="text-align:justify">Kur"ân-ı Kerîm"de farklı biçimlerde üç yüzü aşkın yerde tekrarlanan hidayet, çoğunlukla Allah"a izafe edilmektedir. Kur"an"da çokça yer alan “Hudâ” lafzı sadece Allah"a mahsus kullanılırken “ihtida”, insanın kendi iradesiyle yaptığı tercihlerini ifade etmektedir. Allah"ın sıfatlarından biri olan “el-Hâdî” ise kullarına basiret veren ve gerek zâtını (cc) tanımaları gerekse de dünyada varlıklarını sürdürebilmeleri için kendilerine “yol gösteren” mânâsına gelir. Hidayet, “Yaratıp düzene koyan, takdir edip yol gösteren... Yüce Rabbinin adını tesbih (ve takdîs) et!”  âyetlerinde bu anlamda kullanılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Hidayetin “yol göstermek, rehberlik etmek” anlamlarına geldiği düşünülürse Kur"an"da vahiy ile “hudâ” arasında kurulan sıkı ilişki rahatlıkla anlaşılacaktır. Sadece aşağıdaki âyetler bu ilişkiyi ifade etmeye kâfidir:</p>

<p style="text-align:justify">“Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah"a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir.”  </p>

<p style="text-align:justify">“Ey insanlar! İşte size Rabbinizden bir öğüt, kalplere bir şifa ve inananlar için yol gösterici bir rehber ve rahmet (olan Kur"an) geldi.”  </p>

<p style="text-align:justify">“O (Allah), dinini, bütün dinlere üstün kılmak için, peygamberini hidayetle ve hak dinle gönderendir...” </p>

<p style="text-align:justify">Kur"an"ın, hidayetin bizzat kendisi veya kaynağı olduğu çeşitli hadislerde de ifade edilmiştir. Nitekim Efendimiz (sav) ömrünün sonlarına doğru yaptığı bir konuşmasında ashâbına, içinde “nur” ve “hidayet” olan Allah"ın Kitabı"na sımsıkı sarılmaları tavsiyesinde bulunmuştur. Aynı rivayetin bir başka versiyonunda Allah"ın Kitabı"na sarılanın hidayet üzere olacağı, onu terk edenin ise dalâlete düşeceği ifade edilmiştir. </p>

<p style="text-align:justify">İlâhî vahiyle ilişkilendirildiğinde veya kaynağı itibariyle değerlendirildiğinde hidayet mefhumunun anlaşılmayacak herhangi bir yanı yoktur.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak insana izafe edildiğinde hidayetin birtakım kelâmî/teolojik sorunlara yol açtığı görülmektedir. Mamafih insanın hidayete ermesinde kendi iradesinin rolü, hidayetin Allah"ın dilemesine bağlı olup olmadığı gibi hususlar geçmişten günümüze Müslüman düşünürleri sürekli meşgul etmiştir. Kur"an"daki kelime ve kavramlar üzerine yaptığı çalışmasıyla bilinen İslâm âlimi Râğıb el-İsfehânî, Allah"ın insana hidayet etmesinin şu dört düzeyde tahakkuk ettiğini söylemektedir:</p>

<p style="text-align:justify">• Hidayet, insana yol gösteren akıl, zeka ve bilgiyi ifade eder. Bu hidayet her mükellefe bahşedilmiştir. “Musa, "Rabbimiz, her şeye hilkatini (yaratılış özelliklerini) veren, sonra onlara yol gösterendir." dedi.” âyetindeki hidayet bu anlamı ifade eder.</p>

<p style="text-align:justify">• “Onları (peygamberleri) bizim emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık.” âyetinde de ifade edildiği gibi Allah"ın, Kur"an"ı indirmek suretiyle veya peygamberlerin diliyle insanlara yaptığı davet.</p>

<p style="text-align:justify">• “İman edip salih ameller işleyenlere gelince, Rableri onları imanları sebebiyle, hidayete erdirir.”  “Kim Allah"a inanırsa, Allah onun kalbini doğruya iletir.”  gibi âyetlerde işaret edildiği üzere Allah"ın, doğru yolu bulana lütfettiği tevfik, başarı.</p>

<p style="text-align:justify">• Ve nihayet Allah"ın, hak eden kullarını âhirette cennetine götürmesi. Nitekim el-Hâdî sıfatının sahibi Allah Teâlâ bir âyetinde şöyle buyurmaktadır: “Biz onların kalplerinde kin namına ne varsa söküp attık. Onların altlarından da ırmaklar akar. "Hamd, bizi buna eriştiren Allah"a mahsustur. Eğer Allah"ın bizi eriştirmesi olmasaydı, biz hidayete ermiş olamazdık. Andolsun, Rabbimizin peygamberleri bize hakkı getirmişler." derler. Onlara, "İşte yaptığınız (iyi işler) sayesinde kendisine vâris kılındığınız cennet!" diye seslenilir.”  </p>

<p style="text-align:justify">Yukarıda tasnif edilen hidayet çeşitlerinin hepsi birbirleriyle ilintilidir. Birinin gerçekleşmesi öncekinin gerçekleşmesine bağlıdır... Şöyle ki akıl melekesiyle donatılmış her insan Allah"ın varlığını idrak etme yeteneğine sahiptir. Böylece birinci derecede hidayetten nasibini almış demektir. Ancak bu yeterli değildir. Vahye muhatap olan akıl sahibinin aklını kullanmak suretiyle ilâhî hakikatle buluşması gerekir. Ancak ilâhî mesajları alma imkânından yoksun olanlar ikinci düzeydeki hidayeti bulamazlar. Zaten bundan sorumlu da değildirler.</p>

<p style="text-align:justify">İlâhî vahye kulak verip hidayeti bulmak da nihaî olarak bir anlam ifade etmeyebilir. Bunun için de Allah"ın inayetiyle hidayet üzere kalabilmeyi başarmak önemlidir. Hidayeti bulduğu hâlde yüce ilâhî mesajların aydınlığında yürümeyen ve yüksek ahlâkî değerlerden uzaklaşan müminler dalâlete düşme tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. Enes b. Mâlik vasıtasıyla aktarılan bir hadiste Hz. Peygamber (sav) bizlere bu hususta çok önemli bir mesaj vermektedir: “Son anına bakmadan biri hakkında (sadece) hoşunuza gittiği için hemen karar vermeyin. Kişi, uzun zaman ya da bir dönem iyi işler yapar ki bu hâlde ölse cennete gidecektir. Ancak sonra bozulur ve kötü işler yapar. Başkası da bir dönem hep kötü işler yapar. Öyle ki, o vaziyette ölse cehenneme gidecektir. Sonra düzelir ve iyi işler yapar. Allah, kişinin hayrını isterse ölümünden önce onu yönlendirir.” Oradakiler “Allah nasıl yönlendirir?” deyince Peygamberimiz, “Ona iyi işler yapma imkânı verir ve o hâlde ruhunu alır.” buyurdu. </p>

<p style="text-align:justify">Gerek Kur"an"daki âyetlerde gerekse de Hz. Peygamber"in hadislerinde hidayet verenin Allah olduğuna sık sık işaret edilir. Hidayetin kaynağı Kur"an olduğuna göre onu lütfeden de elbette Allah"tır. Ancak insan, onu alıp almamakta özgür bırakılmıştır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “(Ey Peygamber) de ki: Ey insanlar, şimdi size Rabbinizden hakikat (bilgisi) gelmiş bulunuyor artık. Bundan böyle her kim ki doğru yolu izlemeyi (hidayeti) seçerse, bunu kendi lehine seçmiş olacaktır ve her kim ki sapıklığı (dalâleti) seçerse, yine bunu kendi aleyhine seçmiş olacaktır. Ve ben sizin davranışınızdan sorumlu değilim.” Yine bir başka âyette, “Gerçek şu ki, biz ona yolu gösterdik; şükreden ya da nankör (olması artık kendisine kalmıştır).” buyrulmaktadır. Dolayısıyla Yüce Allah"ın, davetine icabet eden kimselere hidayet vermemesi söz konusu olamaz. Kur"an"da sıkça yer alan, “Allah kâfirlere, zalimlere, fâsıklara hidayet etmez.” Veya “Allah yalancı nankör olan kimseye hidayet etmez/onu doğru yola çıkarmaz.” gibi âyetler, ilâhî daveti reddeden muhataplar içindir. Allah Resûlü de (sav) bir hadisinde, hidayeti verenin Allah olduğunu belirtirken hidayeti alıp almama noktasında insana herhangi bir zorlama yapılmadığı anlaşılmaktadır: Tâbiîn büyüklerinden Kudüslü Abdullah b. Fîrûz ed-Deylemî bir gün meşhûr sahâbî Abdullah b. Amr b. el-Âs"a gelerek, “Senin, "Şakî (isyankâr) kişi anasının karnında şakî olandır." dediğini duydum.” der. Bunun üzerine âbid sahâbî Abdullah b. Amr, “Bir kimsenin bana yalan bir şey isnad etmesini doğru bulmam.” dedikten sonra Hz. Peygamber"den şu hadisi işittiğini söyler: “Yüce Allah mahlûkatını karanlık içerisinde yaratır ve nurunu onlar üzerine yayar. O nur kime isabet ederse hidayeti bulur. İsabet etmediği kimseler ise şaşar.”  Başka rivayetlerde Abdullah b. Amr"ın bu hadisi naklettikten sonra şöyle dediği yer alır: “İşte bunun için "Allah"ın ilmi üzere kalem kurudu." (Her şey Allah"ın ezelî bilgisiyle gerçekleşti.) diyorum.” demiştir. </p>

<p style="text-align:justify">Bu hadis öncelikle insanın yaratılıştan kendisini hidayete veya dalâlete sürükleyecek bilgi ve yeteneklerden yoksun olduğuna işaret etmektedir. “Cehalet” olarak anlaşılabilecek olan bu zulmet/karanlık, Allah"ın dağıttığı nur sayesinde yok olacaktır. Bu nur, kişiyi Allah"ın varlığı bilgisine götürecek olan tabiattaki kevnî âyetlerdir, işaretlerdir. Şu var ki bu işaretler, ancak insan için kuvvetli birer delil mesabesindedir, hidayetin yegâne sebebi değildirler. Öyle olsaydı bu delilleri gören herkes hidayete ererdi. Elbette Allah, isteseydi sadece kendisine inanlardan oluşan tek tip bir insan yaratırdı. Bu durumda elçi göndermesine de gerek kalmazdı. Ancak ilâhî irade böyle tecelli etmemiştir. Mamafih Yüce Yaratıcı şöyle buyurmaktadır: “Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yapmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.” Allah"ın dilediğini dalâlete sürüklemesi, dilediğini de hidayete erdirmesi, insanın, eğilimleri ve davranışlarının akıbetini belirlemede etkisinin olmayacağı anlamına gelmez. Nitekim âyetin devamında “Yaptıklarınızdan sorguya çekileceksiniz.” buyrulmaktadır. Bu ve benzeri âyetler Allah"ın meşietine, dilemesine bir sınır konamayacağını, O"nun iradesinin bağımsız olduğunu ifade etmektedir. Bu, kulun hidayette bir rolünün olmadığı anlamına gelmez.</p>

<p style="text-align:justify">Şu da var ki, yukarıdaki hadisten hareketle Yüce Yaratıcı"nın bazı kullarını seçtiği, onlara tamamen kendi lütfuyla hidayeti bahşettiği söylenebilir. Bu kimseler, nübüvvet fazlıyla şereflendirilen peygamberlerdir. Büyük İslâm âlimi ve müctehidi İmam Şâfiî bu hadise ilişkin olarak Allah"ın, vahyini kendilerine emanet etmek ve zâtının (cc) varlığını delilleriyle ispatlamak üzere peygamberlerini seçtiğini ifade etmiş ve şu âyeti hatırlatmıştır: “İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler konusunda, aralarında hüküm vermek üzere kitapları hak olarak indirdi. Kendilerine apaçık âyetler geldikten sonra o konuda ancak kitap verilenler, aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenleri, kendi izniyle, onların hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah, dilediğini doğru yola iletir.” </p>

<p style="text-align:justify">Kul tamamen kendi inisiyatifiyle hidayet veya dalâlet yönünde bir tercihte bulunur. Allah da onun bu tercihine göre tercih ettiği yolu kolaylaştırır.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Ali"den nakledildiğine göre hidayet rehberi Nebî (sav), bir hadisinde bu hakikati kendine has bir üslûpla ifade etmiştir. Resûl-i Ekrem bir gün oturmuş, elindeki ağaç dalı ile toprağı çiziyordu. Birden başını kaldırdı ve şöyle dedi: “Sizden her bir kişinin, cennet ya da cehennemdeki yeri bilinmektedir.” Bunun üzerine oradakiler, “Peki ey Allah"ın Resûlü! O zaman biz niçin çalışıyoruz ki?” dediler. Allah"ın Elçisi ise, “İyi işler yapmaya devam edin, herkes, yaratılışına kolay geleni seçecektir.” (dedi ve şu âyetleri okudu): “Kim infak eder, takva sahibi olmaya çalışır ve güzeli/doğruyu (sürekli) tasdik ederse, huzur (cennet) yolunu ona kolaylaştırırız. Kim de cimrilik yapar, kendi kendine yeterli olduğunu kabul eder ve güzeli/doğruyu (sürekli) yalanlarsa, sıkıntı (cehennem) yolunu ona kolaylaştırırız.” Dolayısıyla kulun isteği ve eğilimleri muvacehesinde tercih ettiği yolu kendisine kolaylaştırdığı için âyet ve hadislerde hidayet ve dalâletin Allah tarafından verildiği ifade edilirken Allah"ın mutlak gücü ve kudretine vurgu yapılmaktadır. Câbir b. Abdullah"tan nakledildiğine göre, Resûlullah (sav) insanlara hitap ederken önce lâyık-ı vechile Allah"a hamd ve senâ eder, sonra da, “Bir kimseye Allah hidayet verirse artık onu saptıracak yoktur; Allah"ın saptırdığına da hidayet verecek yoktur. Sözün en hayırlısı Allah"ın Kitabı"dır.” buyururdu. </p>

<p style="text-align:justify">Hidayet, nihaî olarak kulun vicdanıyla baş başa kaldığında verdiği bir karardır. Ancak Allah"ın yardımı olmadan hidayeti bulmak imkânsızdır. Kur"an"da Hz. Muhammed"in (sav), peygamber olmadan önce “yolunu şaşırdığı”, bir anlamda ne yapacağını şaşırdığı ancak Rabbi sayesinde hidayeti/doğru yolu bulduğu ifade edilmektedir. Dolayısıyla hidayet, Allah"ın kullarına bir lütfudur. Peygamberler veya kullar sadece vesile olurlar. Nitekim Resûlullah Efendimiz (sav), ensarın Huneyn ganimetlerinin dağıtılması esnasındaki sitemkâr tavırları karşısında onlara şöyle seslenmiştir: “Ey ensar topluluğu! Ben, sizi dalâlette bulmadım mı? Allah size benim vasıtamla hidayet vermedi mi? Sizi dağınık bularak benim vasıtam ile bir araya getirmedi mi? Sizi fakir bularak benim vasıtam ile zengin etmedi mi?”  </p>

<p style="text-align:justify">Allah"ın Elçisi, bir defasında da hizmetçiliğini de yapmakta olan genç bir Yahudi hastalanınca onu hasta yatağında ziyaret etmiş, belki de son kez Müslüman olması çağrısında bulunmuştu. Yahudi, “Allah"tan başka ilâh olmadığını ve Hz. Muhammed"in onun kulu ve elçisi olduğunu” ikrar ederek İslâm"ı kabul etti. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav), “Benim vasıtamla bu genci ateşten kurtaran Allah"a hamdolsun.” diyerek şükretti ve oradan ayrıldı. Yine Allah Resûlü (sav) Hayber"de Hz. Ali"ye hitaben, “Allah"a yemin olsun ki senin aracılığınla Allah"ın bir kişiye hidayet vermesi, senin için, kızıl develere sahip olmandan daha iyidir.” demiştir. Peygamberimizin benzer bir cümleyi bir keresinde Muâz b. Cebel"e hitaben de kullandığı nakledilmektedir. </p>

<p style="text-align:justify">İnsan hayır yolunda ne kadar çaba sarf ederse etsin cennet, Allah"ın fazlı, lütfu ve rahmetinin bir yansımasıdır. Cennetin kapılarını açan hidayet de aynı şekilde Allah"ın bir lütfudur. İslâm düşüncesinde ağırlıklı olarak bu yaklaşım öne çıkmıştır. İslâm düşünürlerinin büyük çoğunluğuna göre dalâlet ve hidayetin Allah"a izafe edilmesi, O"nun mutlak olarak her şeyi yaratan olması gerçeğinden kaynaklanmaktadır. Kulun iyi veya kötü (hayır ve şer) eylemlerini de yaratan Allah"tır. Ancak bu hakikat, insanın, vicdanıyla baş başa kaldığında iradesini özgürce kullanmasına mani değildir.</p>

<p style="text-align:justify">Kulun bu irade özgürlüğü, Allah"tan hidayeti talep etmesine mani olmamalıdır. Mümin her zaman hidayeti istemeli, Yüce Mevlâ"ya yakarışlarında bu talebini eksik etmemelidir. Hidayeti elde ettikten sonra da dalâlete düşmemek için yakarışlarına devam etmelidir. Özellikle hidayetten saptırıcı unsurların çok olduğu modern zamanlarda hidayete ermek kadar hidayette kalabilmek de önem arz etmektedir. İnsan aklını ve basiretini örten dünyevileşme, hırs, kirli arzular, mümini ulvî hedeflerden saptıran başlıca faktörlerdir. İlâhî, nebevî, fıtrî ve ahlâkî hakikatler doğrultusunda yaratılış gayesine uygun olarak istikamet üzere kalabilenler hidayettedirler. Bu istikameti yakalayamayan müminin nihaî olarak hidayete erme garantisi yoktur. Bu yüzden müminlerin birbirleri için ettikleri dualarda hidayet temennisi de yer almalıdır. Hadislerde Allah"tan hidayet talebinin rızık ve sıhhat temennisi ile birlikte yer alması manidardır. Efendimiz (sav) İslâm"ı seçenlere namazı öğrettikten sonra dua etmesi için şu cümleleri öğretirmiş: “Allah"ım! Beni affet, bana merhamet et, bana hidayet ve afiyet ver ve beni rızıklandır.”  Yine Sevgili Peygamberimiz aksıran bir mümin ile ona şahit olan diğer müminin karşılıklı olarak birbirleri hakkında sıhhat ve hidayet temennilerinde bulunmalarını öğütlemiştir: “Biriniz aksırdığı zaman "el-hamdü lillâh" desin. Mümin kardeşi veya arkadaşı da ona "Yerhamükellâh" (Allah sana merhamet etsin) diyerek karşılık versin. Diğeri de cevap olarak "Yehdîkümu"llâhu ve yuslihu bâleküm" (Allah sizlere hidayet eylesin ve hâlinizi, işinizi de iyileştirsin) desin.”  </p>

<p style="text-align:justify">Sıhhat ve afiyette kalabilmek için nasıl ki vücudun ihtiyacı olan besinleri almak zorunluysa, sürekli hidayette kalabilmek için de dua ve ibadetlerle Yaratıcı ile irtibatı diri ve zinde tutmak gerekir. Hidayet kaynağımız Kur"an"da müminlerin şöyle dua ettikleri buyrulmaktadır: “Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok bahşedensin.” Efendimizin sevgili torunu Hz. Hasan da vitir kunutlarında okuması için Allah Resûlü"nden şu dua cümlelerini öğrendiğini söylemektedir:</p>

<p style="text-align:justify">“Allah"ım, hidayete erdirdiklerinle beraber beni de hidayete erdir. Sıhhat ve afiyet verdiklerinle beraber bana da afiyet ver. Himaye ettiğin kimseler gibi beni de himaye et. Bana verdiğin nimetleri bereketlendir. Verdiğin hükmün şerrinden beni koru. Hükmü sen verirsin, senin üstüne hüküm verecek kimse yoktur. Senin dost olduğun kimse asla zelil olmaz. Eksiklikler sana yakışmaz. Ey Rabbimiz! Yücesin ve kutlusun." ” </p>

<p style="text-align:justify">Kaynak: DİB Hadislerle İslam</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hadislerle İslam</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/hidayet-islamin-aydinlik-yolu-1</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 09:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2022/08/hidayet_islam_in_aydinlik_yolu_h27237_9c2f3.jpg" type="image/jpeg" length="83878"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Medeniyet Şehri Medine]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/medeniyet-sehri-medine</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/medeniyet-sehri-medine" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Ayet: İslâm’ı ilk önce kabul eden muhâcirler ve ensar ile, iyilikle onlara uyanlar var ya, Allah onlardan razı olmuş; onlar da O’ndan razı olmuşlardır. (Tevbe, 9/100)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Medine, Peygamber Efendimizin mescidinin ve kabrinin bulunduğu, Mekke ile birlikte iki Harem’den (Haremeyn) biri olan mübarek bir şehirdir. Hicret yurdu olan bu şehir, halkının herhangi bir zorlama olmaksızın İslamiyet’i benimsemesinden dolayı “Kur’an’la fethedilmiş” kabul edilir. Hicretten önce farklı dinî grupların yaşadığı bu şehirde Peygamber Efendimiz (sas), farklı dinî ve etnik kökenden insanları bir araya getirmeyi başarmış ve burayı medeniyete merkez olmuş bir beldeye dönüştürmüştür. Medine, Mescid-i Nebevî’nin etrafında kurulmuş, şehir planlaması mescit merkeze alınarak yapılmıştır. Zaman içinde teşekkül eden İslam şehirleri de Medine örnek alınarak inşa edilmiştir. Hz. Peygamber’in Medine’ye hicreti ile başlattığı medeniyet yolculuğuna Müslümanlar ulaştıkları şehirleri, beldeleri; camilerle, eğitim merkezleriyle, ticarethanelerle, kervansaraylarla donatarak devam etmişler, böylece İslam medeniyetinin şehir anlayışını cihanın dört bir yanına ulaştırmışlardır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (sas) Mekke’den Medine’ye hicreti başladı. (622)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/medeniyet-sehri-medine</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/mehmet/takvim-2026/eylul-10.jpg" type="image/jpeg" length="84779"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[e-YDS başvuruları başladı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/e-yds-basvurulari-basladi-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/e-yds-basvurulari-basladi-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığınca, 26 Eylül'de yapılacak Elektronik Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı (e-YDS 2026/10 İngilizce) başvuruları başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre, e-YDS 2026/10 İngilizce, 26 Eylül'de Ankara, İstanbul, İzmir ve Adana'daki e-Sınav uygulama binalarında düzenlenecek.</p>

<p>Sınava alınacak aday sayısı, e-Sınav uygulama binalarının kapasitesine göre Ankara'da 4 bin 430, İstanbul'da 455, İzmir'de 120 ve Adana'da 316 kontenjanla sınırlı olacak.</p>

<p>Adaylar, sınav ücretini ödeme sırasına göre kontenjana dahil edilecek, kontenjan dolduğu takdirde adayların sınav ücretini yatırması sistem tarafından engellenecek ve e-YDS için sınav ücreti ödeme süreci sonlandırılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sınav başvuruları 17 Eylül'e kadar ÖSYM'nin "sanalpos.osym.gov.tr" sitesinden yapılabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/e-yds-basvurulari-basladi-2</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 18:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/06/osymden-toefl-ve-ielts-standartlarinda-dil-sinavi-e-tep.jpg" type="image/jpeg" length="59807"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Atatürk Üniversitesi AtaZeka ile kendi yapay zeka sistemini kurdu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ataturk-universitesi-atazeka-ile-kendi-yapay-zeka-sistemini-kurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ataturk-universitesi-atazeka-ile-kendi-yapay-zeka-sistemini-kurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum'daki Atatürk Üniversitesi, akademik ve idari süreçlerde üretken yapay zekadan yararlanmak ve kurumsal verilerin güvenliğini sağlamak amacıyla geliştirdiği AtaZeka platformunu kullanıma sundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Üniversite bünyesinde kurulan yaklaşık 1500 metrekarelik veri merkezi, 10 bin sunucu kapasitesiyle yerel yapay zeka modellerinin eğitim ve uygulama çalışmalarına altyapı sağlıyor.</p>

<p>Merkezi İşlem Birimi (CPU) tabanlı sunucular ve yüksek performanslı hesaplama imkanlarıyla geliştirilen altyapının kademeli olarak genişletilmesi planlanıyor.</p>

<p>Üniversitede, kurumsal verilerin güvenliğini koruyarak üretken yapay zeka imkanlarından yararlanmak amacıyla geliştirilen AtaZeka platformu ise akademik ve idari süreçlerde kullanılmaya başlandı.</p>

<p><strong>- Belgeler üniversitenin kendi altyapısı dışına çıkarılmıyor</strong></p>

<p>AtaZeka ile soru yanıtlama, belge ve metin hazırlama, görsel oluşturma gibi işlemler yapılabilirken, sisteme girilen sorular ve yüklenen belgeler üniversitenin kendi altyapısında tutuluyor ve kampüs dışına çıkarılmıyor.</p>

<p>Atatürk Üniversitesi, yapay zeka alanında nitelikli insan kaynağını artırmak amacıyla yeni akademik bölümler ve mikro yeterlilik programları da oluşturuyor. Üniversitede belirli alanlarda bilgi ve beceri kazandıran kısa eğitim programlarının sayısının 2026 yılı sonuna kadar 100'e, 2027 yılının eylül ayına kadar ise 1000'e çıkarılması hedefleniyor.</p>

<p>Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, AA muhabirine, 2026-2030 Yapay Zeka Eylem Planı'nın Türkiye için önemli bir plan olduğunu söyledi.</p>

<p>Bu eylem planı doğrultusunda üniversite olarak çalışmalara başladıklarını belirten Hacımüftüoğlu, "Bu alanda önce fark et, istifade et, üret ve sonrasında yönet ekseniyle örtüşen adımlar atıyoruz. Amacımız, yalnızca yapay zekayı kullanan değil, yapay zekayı üreten, bu alanda insan kaynağı yetiştiren, verisini ve hesaplama altyapısını yöneten bir üniversiteye dönüşmek." dedi.</p>

<p><strong>- Akademik ve idari personel ile öğrencilerden bir kurul oluşturuldu</strong></p>

<p>Hacımüftüoğlu, eğitim öğretim süreçlerinde üretken Yapay Zeka Kullanımı Politikası Kurulunu oluşturduklarından bahsederek, bu anlamda 27 öğretim üyesi, 2 idari personel, lisans ve lisansüstü 8 öğrenci temsilcisi seçtiklerini anlattı.</p>

<p>Akademik ve idari personelin öğrencilerle birlikte temsil edildiği bir kurul oluşturduklarını ifade eden Hacımüftüoğlu, şöyle konuştu:</p>

<p>"Kurulumuz risk değerlendirmesi, veri güvenliği, etik kullanımın izlenmesi ve düzenli güncelleme gibi başlıkları kapsayan eğitim öğretim süreçlerinde üretken yapay zeka kullanım politikası rehberini oluşturdu. Bunları hazırladıktan sonra tüm akademik birimlerimizin bu rehbere uyması için yazı gönderdik ve 2026 yılının sonuna kadar bu uyumu tamamlayacağız. 2026-2030 Yapay Zeka Eylem Planı'nın üniversiteler için belirlenen 20 mikro yeterliliğin çok ötesine geçip eylül ayının sonuna kadar 100 mikro yeterlilik hedefliyoruz. 2027 yılının eylül ayında ise bunu 1000'e çıkartacağız."</p>

<p>Hacımüftüoğlu, bu hedefler doğrultusunda Türkiye'de farklı disiplinlerde ölçülebilir, doğrulanabilir ve dijital olarak belgelendirilebilir en kapsamlı mikro yeterlilik havuzlarından birini oluşturacaklarını vurguladı.</p>

<p><strong>- "Burayı Türkiye'ye hizmet verebilecek bir yapıya dönüştürmeye çalışıyoruz"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna ek olarak Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığı desteğiyle mühendislik fakültesinde yapay zeka ve veri mühendisliği, fen fakültesinin içinde ise veri bilimi ve analitiği gibi yeni bölümler açtıklarını bildiren Hacımüftüoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>"Burada yalnızca yapay zeka araçlarını kullanan değil, yapay zeka teknolojilerini geliştiren ve uygulayan insan kaynağı sayısını, niteliğini ve niceliğini geliştirmeye çalışıyoruz. Yapay zekanın dayandığı altyapının olması gerekiyor. Bu kapsamda veri merkezi kurduk. Atatürk Üniversitesi Veri Merkezi, belki de çevrede bir örneği olmayan kapasitede. 1500 metrekare büyüklüğünde yaklaşık 10 bin sunucu kapasiteye sahip yerel yapay zeka modellerimizin eğitim ve uygulanmasında aktif olarak kullandığımız bir alanımız var. CPU tabanlı sunucular ve yüksek performanslı hesaplamalarla kademeli olarak genişletilerek sadece Erzurum ve bölgesi değil, Türkiye'ye hizmet verebilecek bir yapıya burayı dönüştürmeye çalışıyoruz."</p>

<p>AtaZeka'nın kurum için oluşturdukları bir yapay zeka modeli olduğuna işaret eden Hacımüftüoğlu, bunun kurum içi verilerini ve bilgi kaynağını koruyarak akademik araştırma, eğitim öğretim, idari süreçler ve hatta günlük üniversite işlerinde üretken yapay zeka kullanımı sağlayan sadece üniversitelerine ait bir yapay zeka platformu olduğunu bildirdi.</p>

<p>Yapay zekanın sunduğu imkanlardan yararlanırken verilerin güvenliğini, mahremiyetini korumak istediklerini söyleyen Hacımüftüoğlu, "Soruları cevaplıyor, belge hazırlıyor, görsel üretip kod yazabiliyor. Günlük işlerimizi inanılmaz hızlandırıyor. Sistem kurumumuzun altyapısında çalışıyor. Sorulan sorular, belgeler kampüs dışına çıkmıyor bu garanti. Akademik ve idari personelimiz kendi kurumsal hesaplarıyla bu sistemi kullanıyor. AtaZeka, aynı zamanda kurumsal bilgi sistemimizin tamamında da entegre olarak çalışmaya başladı. Nihai hedefimiz yönetişim ve etikten başlayan insan kaynağı ve eğitimle güçlenen veri merkezimiz ve hesaplama altyapımızla beslenen AtaZeka gibi somut uygulamaları çıktıya dönüştüren, üniversite-sanayi işbirliğiyle girişimcilikle ekonomik değere dönüştüren bütüncül bir ekosistem kurmaktır. Atatürk Üniversitesi olarak yapay zekaya hazırlanmıyor, yapay zeka ekosistemini inşa ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ataturk-universitesi-atazeka-ile-kendi-yapay-zeka-sistemini-kurdu</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/tekonoloji-bilgisayar.jpg" type="image/jpeg" length="15375"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslümana Gevşeklik Yaraşmaz!]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/muslumana-gevseklik-yarasmaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/muslumana-gevseklik-yarasmaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İman mücadelesinde gevşek davranmamalı, üzerimize düşeni eksiksiz yapmalıyız.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>Ey iman edenler! Size ne oldu ki, “Allah yolunda seferber olun” denilince yerinize çakılıp kaldınız; yoksa ahiretten vazgeçip de dünya hayatıyla yetinmeye razı mı oldunuz? Hâlbuki dünya hayatının sağladığı fayda ahiretinkine göre pek azdır. (Tevbe, 9/38)</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bu ve devamındaki ayetlerin konusu, Bizans’ın Medine’yi istila edeceği haberleri üzerine Hz. Peygamber’in (sas) hazırlık yaptığı Tebük Seferi’dir. Bu seferin hazırlık aşamasında, münafıklar halk arasında olumsuz propaganda yaparak hazırlıkları baltalamaya çalışıyorlardı. Ayette sıcaklık, kuraklık ve kıtlık gibi zor şartlardan ve bu tür propagandalardan etkilenerek başlangıçta yavaş davranan imanı zayıf Müslümanlara bir uyarıda bulunulmuştur. İlahî uyarı üzerine Müslümanlar, bu tür bozgunculuklara aldırmadan Hz. Peygamber’in (sas) çağrısına içtenlikle uymuşlar ve İslam ordusuna büyük bir destek sağlamışlardır.</p>

<p style="text-align:justify">İman mücadelesinde gevşek davranmamalı, üzerimize düşeni eksiksiz yapmalıyız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>Sebîlillah:</strong> Allah yolu.<br />
<strong>Meta‘:</strong> Mal, fayda.<br />
<strong>Kalîl:</strong> Az.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bir Ayet</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/muslumana-gevseklik-yarasmaz</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 13:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/05/muslumana-gevseklik-yarasmaz.jpg" type="image/jpeg" length="84101"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hacı Bektaş Veli Külliyesi 8 ayda 385 bin ziyaretçiyi ağırladı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/haci-bektas-veli-kulliyesi-8-ayda-385-bin-ziyaretciyi-agirladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/haci-bektas-veli-kulliyesi-8-ayda-385-bin-ziyaretciyi-agirladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nevşehir'in Hacıbektaş ilçesindeki Hacı Bektaş Veli Külliyesi'ni, bu yılın ilk 8 ayında 385 bin 232 kişi ziyaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yaşadığı 13. yüzyılda Anadolu'nun sosyal ve kültürel hayatını şekillendiren ve Hakk'a yürüyüşünün 755. yılında anılan Hacı Bektaş Veli'nin türbesinin yanı sıra döneme ait eşyaların sergilendiği müzenin bulunduğu külliye, yıl boyunca yerli ve yabancıların ilgisini çekiyor.</p>

<p>İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü verilerine göre, Hacı Bektaş Veli Külliyesi'ni bu yılın ocak-ağustos döneminde 385 bin 232 kişi ziyaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hacı Bektaş Veli'yi anma programlarının gerçekleştirildiği ağustos ayı en çok ziyaretçinin geldiği dönem olurken, geçen ay burayı 144 bin 361 kişi gezdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/haci-bektas-veli-kulliyesi-8-ayda-385-bin-ziyaretciyi-agirladi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 13:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/hacibektas.jpg" type="image/jpeg" length="73580"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[4 Eylül 2026 - Peygamberimiz ve Güzel Ahlak]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/4-eylul-2026-peygamberimiz-ve-guzel-ahlak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/4-eylul-2026-peygamberimiz-ve-guzel-ahlak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 4 Eylül 2026 tarihli ve "Peygamberimiz ve Güzel Ahlak" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="4 Eylül Cuma Hutbesi 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/4-eylul-cuma-hutbesi-1.jpg" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>PEYGAMBERİMİZ VE GÜZEL AHLAK</strong></h3>

<h3><strong>Ey Fahr-i Kâinat Efendimiz!</strong></h3>

<p>Veladetinin sene-i devriyesinde,<strong> “Ne mutlu beni görmeden iman edenlere”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> diyerek müjdelediğin kardeşlerin olmanın huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bizleri ümmetin olmakla şereflendiren Yüce Rabbimize sonsuz hamd ve sena ediyoruz. Salât ü selâm, tahiyyât ü ikrâm, her türlü ihtirâm sana, âline ve ashabına olsun.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), Cenâb-ı Hakk’ın <strong>“Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong> övgüsüne mazhar olan, ilahî mesajın nasıl hayat bulacağını gösteren bir kılavuzdur. Ve onun ahlakı, yaşadığı çağda kalan ya da uzaktan hayranlık duyulan bir örneklikten ibaret değildir. Efendimiz (s.a.s)’in rahmet mesajlarında bütün insanlık için hikmetler vardır. Nitekim Peygamberimiz (s.a.s) buyurdular ki: <strong>“Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz, ancak kalplerinize ve amellerinize bakar.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a> </strong>Yine<strong> </strong>buyurdular ki:<strong> “Doğruluktan ayrılmayın. Çünkü doğruluk iyiliğe, iyilik de cennete götürür… Yalandan sakının! Çünkü yalan insanı kötülüğe, kötülük de cehenneme götürür…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong>[4]</strong></a> </strong>Ve yine buyurdular ki:<strong> “Her dinin kendine özgü bir ahlakı vardır; İslam ahlakının özü hayâdır.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Allah Resûlü (s.a.s), iki cihan saadetinin yolunu<strong> “Kıyamet gününde müminin terazisinde güzel ahlaktan daha ağır bir şey olmayacaktır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><strong>[6]</strong></a></strong> hadis-i şerifleriyle göstermiştir. İman ile ahlakın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini, <strong>“İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de gerçek manada iman etmiş olmazsınız”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn7" name="_ednref7" title=""><strong>[7]</strong></a></strong> sözleriyle vurgulamıştır. Toplumsal huzur ve barışı sağlamanın yöntemini ise, <strong>“Birbirinizden nefret etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları, kardeş olun”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn8" name="_ednref8" title=""><strong>[8]</strong></a> </strong>uyarısıyla bizlere öğretmiştir.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Ailede, eğitimde, iş ve ticarette, hâsılı hayatın her alanında insanlığı iyiliğe ulaştıracak tüm hasletleri Resûl-i Ekrem (s.a.s) haber vermektedir. <strong>“</strong><strong>İçinizden Allah’ın lütfuna ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar, Allah’ı çokça zikredenler için hiç şüphe yok ki, Resûlullah’ta güzel bir örneklik vardır</strong><strong>”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn9" name="_ednref9" title=""><sup><strong><sup>[9]</sup></strong></sup></a> </strong>ayet-i kerimesi, bu hakikati bizlere hatırlatmaktadır. O, işçiye hak ettiği ücreti teri kurumadan ödememizi emretmekte,<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn10" name="_ednref10" title="">[10]</a> komşumuz açken tok olarak uyumaktan bizleri nehyetmektedir.<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn11" name="_ednref11" title="">[11]</a> “Bir yetimin başını okşadın mı? Bir muhtacı doyurdun mu? Bir hastayı ziyaret ettin mi?” gibi sorularla da ahlaki sorumluluklarımızı bizlere hatırlatmaktadır.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Bugün; maddeyi önceleyip manayı öteleyen, görünür olmayı yegâne hedef hâline getiren, fâni olanı bâkiye, yalanı hakikate tercih eden anlayış, hepimizi derinden etkilemektedir. Böylesi bir ortamda artık kendimizle yüzleşmeliyiz. Peygamberimiz (s.a.s)’in güler yüzü, nazik tabiatı, ince ve hassas ruhu ile temsil ettiği nebevî ahlakını hayatımıza yansıtmalıyız. Unutmayalım ki; insan onuruna layık bir hayat yaşamanın yolu, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in cihanşümul ahlakını tanımaktan ve ona sımsıkı sarılmaktan geçmektedir.</p>

<p>Yüce Rabbimizden niyazımız, Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in şu duasıdır: <strong>“Allah’ım! Beni güzel ahlaka eriştir. Senden başka güzel ahlaka eriştirecek yoktur. Kötü ahlakı benden uzaklaştır. Senden başka kötü ahlakı benden uzaklaştıracak yoktur.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn12" name="_ednref12" title=""><strong>[12]</strong></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> İbn Hanbel, III, 155.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Kalem, 68/4.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Müslim, Birr, 34.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Müslim, Birr, 105.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> İbn Mâce, Zühd, 17.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Tirmizî, Birr, 62.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref7" name="_edn7" title="">[7]</a> Müslim, Îmân, 93.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref8" name="_edn8" title="">[8]</a> Buhârî, Edeb, 62.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref9" name="_edn9" title="">[9]</a> Ahzâb, 33/21.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref10" name="_edn10" title="">[10]</a> İbn Mâce, Rühûn, 4.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref11" name="_edn11" title="">[11]</a> İbn Ebû Şeybe, Musannef, Îmân ve rü’yâ, 6.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref12" name="_edn12" title="">[12]</a> Müslim, Müsâfirîn, 201.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/4-eylul-2026-peygamberimiz-ve-guzel-ahlak</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 10:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/cEzeskMl9mQ/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="36242"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da parçalı ay tutulması]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/istanbulda-parcali-ay-tutulmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/istanbulda-parcali-ay-tutulmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ay'ın Dünya'nın gölgesinde kalmasıyla oluşan "parçalı ay tutulması" İstanbul'da Süleymaniye Camisi (sağda) ve Yeni Cami (solda) ile birlikte görüntülendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/istanbulda-parcali-ay-tutulmasi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/istanbul-cami-4.jpg" type="image/jpeg" length="92500"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[28 Ağustos 2026 - Vatan Sevgisi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/28-agustos-2026-vatan-sevgisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/28-agustos-2026-vatan-sevgisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 28 Ağustos 2026 tarihli ve "Vatan Sevgisi" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Cuma Hutbesi 28 Agustos 2026" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/cuma-hutbesi-28-agustos-2026.jpg" width="1280" /></p>

<p></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>VATAN SEVGİSİ</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Millet olarak, Malazgirt Zaferi’nin 955, Büyük Taarruz’un 104’üncü yıl dönümünü idrak ediyoruz. Malazgirt’ten Büyük Taarruz’a uzanan şanlı tarihimiz, yüce milletimizin vatanına, istiklal ve istikbaline olan bağlılığının en büyük nişanelerindendir. Aziz vatanımız; Malazgirt Destanıyla bizlere yurt olmuş, İstanbul’un fethiyle Anadolu’daki hâkimiyetimiz perçinlenmiş, Büyük Taarruz’la da düşmanlara geçit verilmeyeceği tüm dünyaya ilan edilmiştir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Bir insan için, en kıymetli varlıklardan biri de üzerinde özgürce yaşadığı vatan toprağıdır. Vatanı korumak öyle kutsaldır ki onun uğruna canını verenler, şehadetle ödüllendirilmiştir. Çünkü vatanımız varsa devletimiz vardır, kimliğimiz vardır, onurumuz vardır. Vatanımız varsa yuvamız vardır, işimiz vardır, aşımız vardır. Vatanımız varsa huzurumuz vardır, güvenliğimiz vardır, geleceğimiz vardır.</p>

<h3><strong>Değerli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Vatan sevgisi medeniyetimizde imandan bir parça olarak görülmüştür. Vatan sevgisinden maksat ise; istiklalimizin sembolü bayrağımıza, kardeşliğimizin nişanesi ezanlarımıza, bizi millet kılan mukaddes değerlerimize sahip çıkmaktır. Vatanı sevmek; yeri geldiğinde <strong>“Ellerinizle, dillerinizle ve mallarınızla cihad edin”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> nebevi emrine gönülden bağlanmaktır. Vatanı sevmek, işimizi en doğru ve en güzel şekilde yapmak; dürüstlüğün ve adaletin hâkim olduğu bir toplum inşa etmektir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müminler!</strong></h3>

<p>Tarih boyunca gittiği her yere huzur ve barışı götürmüş bir milletin evlatları olarak, bizler biliyoruz ki; düşmanlarımız, vatanımıza göz dikmekten geri durmamışlardır. Zaman değişse, zulüm farklı kisvelere bürünse, fitne başka adlarla anılsa da, hak ile batılın mücadelesi son bulmamıştır. Ancak bizler inanıyoruz ki, <strong>“Gevşeklik göstermeyin, üzülmeyin; eğer inanmışsanız şüphesiz en üstün olan sizsiniz”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a> </strong>buyruğuna sarılırsak; vatanımıza, milletimize ve dirliğimize yönelik oyunlara karşı uyanık olursak, Allah tuzak kuranların tuzaklarını başlarına geçirecek,<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title="">[3]</a> Hak galip gelecek, batıl yok olacaktır.<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title="">[4]</a></p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce Rabbimizden niyazımız; milletimizin birlik ve beraberliğini daim, devletimizi kaim, ülkemizi ilelebet huzur ve esenlik yurdu kılmasıdır. Cenabı-ı Hak, bu toprakları bize vatan kılan aziz şehitlerimize ve ahirete göç eden kahraman gazilerimize rahmet eylesin.</p>

<p>Hutbemizi, Âl-i İmrân suresinde yer alan bir ayet-i kerimenin mealiyle bitiriyoruz: <strong>“Ey iman edenler! Sabredin; düşman karşısında sebat gösterin; cihad için hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah’tan korkun ki başarıya erişebilesiniz.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a></strong></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Nesâî, Cihâd, 48.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Âl-i İmrân, 3/139.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Âl-i İmrân, 3/54.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> İsrâ, 17/81.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Âl-i İmrân, 3/200.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/28-agustos-2026-vatan-sevgisi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/28-agustos-2026-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="70682"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[21 Ağustos 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/21-agustos-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/21-agustos-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 21 Ağustos 2026 tarihli ve "Mevlid-i Nebi" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarih:21.08.2026 </strong></p>

<p><img height="593" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/image-10.png" width="954" /></p>

<p></p>

<p style="text-align:center"><strong>MEVLİD-İ NEBİ</strong></p>

<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>

<p>Ümmeti olmakla şeref duyduğumuz Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), şirkin insanlığı karanlığa mahkûm ettiği cehalet çağını, tevhid akidesiyle aydınlatmıştır. O, zulmün ve kötülüğün insanlığı esir aldığı bir zamanda; mazlum ve mağdurların, güçsüz ve zayıfların umudu olmuştur. Hz. Hatice Annemiz, Efendimiz (s.a.s)’in bu hasletini şöyle ifade etmiştir: <strong>“Allah’a yemin ederim ki Cenâb-ı Hak hiçbir vakit seni utandırmaz. Çünkü sen akrabayı gözetirsin; muhtaç olanların bakımını üstlenirsin; aç ve açıkta olanı koruyup, kollarsın; misafire ikram edersin ve musibete maruz kalanlara yardım edersin.”<a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a> </strong></p>

<p><strong>Aziz Müminler!</strong></p>

<p>İnsanlığın muhtaç olduğu güzel ahlakın tüm unsurları, Allah’ın Kitabı ve Peygamberimiz (s.a.s)’in sünnet-i seniyyesinde mevcuttur. Dolayısıyla kim, ailesinde huzur istiyorsa; <strong>“Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en iyi olanınızdır”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong><strong> </strong> nebevi tavsiyesine sarılsın. Kim, helal kazanç arıyorsa; <strong>“Allah kişinin, işini sağlam yapmasından hoşlanır”<a href="#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong> prensibini hayatında ilke edinsin. Kim, akrabasıyla bağlarını korumanın, komşularıyla iyi geçinmenin, sosyal hayatta kardeşliği ikame etmenin gayretinde ise; <strong>“Müslüman, dilinden ve elinden insanların selâmette olduğu kişidir”<a href="#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong>[4]</strong></a> </strong>öğüdüne dikkat etsin. Ve kim de imanın tadını almayı arzuluyorsa; “<strong>Müminlerin iman bakımından en mükemmeli, ahlâk bakımından en güzel olanıdır”<a href="#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a> </strong>hadis-i şerifini kendisine rehber kılsın.</p>

<p><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></p>

<p>Bugün, iletişim imkânları çoğalmakta; bilgi, saniyeler içerisinde dünyanın dört bir yanına ulaşabilmektedir. Ne var ki bütün bu gelişmelere rağmen insanlık, huzura ve sükûnete her zamankinden daha fazla muhtaçtır. Dünyanın diğer ucundakilerle iletişim kurabilen nice insanımız; aynı evi paylaştığı eşine, çocuklarına, anne ve babasına yabancı olabilmektedir. Sanal dünyanın kalabalığında kaybolan nice insanımız da; yanı başındaki komşusunun derdini, akrabasının hâlini, mahallesindeki ihtiyaç sahibinin sesini duyamamaktadır. Şu hususu unutmayalım ki; çağımızda yaşadığımız bu sorunların çözümü, hutbemizde bir kısmını ifade etmeye çalıştığımız nebevî ahlaktadır.</p>

<p><strong>Değerli Müminler!</strong></p>

<p>Önümüzdeki Pazartesi günü Mevlid Kandilidir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in doğumunun hicri bin beş yüzüncü yılı olması münasebetiyle Mevlid-i Nebi Haftasını “Peygamberimiz ve Güzel Ahlak” temasıyla idrak edeceğiz. Hafta boyunca gerçekleştireceğimiz programlarla Peygamber Efendimiz (s.a.s)’i anmaya, anlamaya ve getirdiği mesajları insanlıkla buluşturmaya gayret göstereceğiz.</p>

<p>Bizleri, Allah Resûlü (s.a.s)’e ümmet kılan Yüce Rabbimize hamd ve sena; peygamberimiz, rehberimiz ve örneğimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya, âline ve ashabına salat ve selam olsun. Mevlid Kandilimiz şimdiden mübarek olsun.</p>

<p><strong>Aziz Kardeşlerim!</strong></p>

<p>Hutbemizi Ahzâb suresinde yer alan şu ayet-i kerimelerin mealiyle bitiriyoruz: <strong>“Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; Allah’ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik.”<a href="#_edn6" name="_ednref6" title=""><strong>[6]</strong></a> </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Buhârî, Bed’ü’l-vahy, 1.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> İbn Mâce, Nikâh, 50.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr, XXIV, 306.</p>

<p><a href="#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Nesâî, Îmân, 8.</p>

<p><a href="#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Ebû Dâvûd, Sünnet, 15.</p>

<p><a href="#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Ahzâb, 33/45,46.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/21-agustos-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/s6eXGAzgykM/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="30143"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Ağustos 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/14-agustos-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/14-agustos-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 14 Ağustos 2026 tarihli ve "Her Yetim Bir Emanet" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>HER YETİM BİR EMANET</strong></p>

<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>

<p>Bir şehadet haberiyle kor düşmüştü Medine’ye. Allah Resûlü (s.a.s)’in, ‘Kardeşim!’ dediği amcasının oğlu Ca‘fer-i Tayyâr (r.a) şehit olmuş, ardında üç yetim bırakmıştı. Rahmet Elçisi (s.a.s), mateme bürünmüş yetimlerin evine vardı. Onları yanına çağırdı, bağrına bastı, onların ihtiyaçlarını giderdi.<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title="">[1]</a><strong> </strong>Ve bir defasında Rahmet Elçisi (s.a.s), şehadet ile orta parmağını birleştirerek, <strong>“Yetime kol kanat geren kimse ile ben, cennette böyle yan yana olacağız”</strong><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong><sup><strong><sup>[2]</sup></strong></sup></strong></a><strong> </strong>buyurdu.</p>

<p><strong>Aziz Müminler!</strong></p>

<p>Gönül coğrafyamızın bir yanı ateşler içindeyken, öbür yanında bizler, zulmün devam ettiğini unutabiliyoruz. Ekranlar haber yapmayı kestiğinde zulmün de sona erdiği düşüncesine kapılabiliyoruz. Bizler; günlük telaşlarımızın ve dünya meşguliyetlerimizin arkasından koşarken, Gazze’de ve farklı coğrafyalarda insanlar varoluş mücadelesi vermeye devam ediyor. Yine her gün yüzlerce çocuk, zalimlerin bombaları altında ya can veriyor, ya da yetim ve öksüz kalıyor.</p>

<p><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></p>

<p>İnsanlığın kaybettiği merhametin acı bir itirafını, savaşın ortasında minik bir yüreğin ‘Bizim buralarda çocuklar büyümez!’ sözünde görüyoruz. Oysaki çocukların büyüyemediği; oyun alanlarının kabirleri haline geldiği bir dünyada, insanlığın huzurlu olamayacağı açıktır. Yetim ve öksüzlerin; başlarını okşayacak ve yaralarını saracak şefkatli bir el bulmakta zorlandıkları çağımızda, Müslümanların rahat olamayacakları bir gerçektir. Ve şu da bir hakikattir ki; yetimlere sahip çıkmak, onları himaye etmek ve koruyup gözetmek, kendisi de yetim olan Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in sünnetidir.</p>

<p><strong>Değerli Müminler!</strong></p>

<p>Akrabalarımızın ve komşularımızın geride bıraktığı; mahallemizde, şehrimizde ve ülkemizde bulunan yetimler bizim olduğu gibi, mazlum coğrafyalarda hayata tutunmaya çalışan yetimler de bizimdir, Cenâb-ı Hakk’ın bizlere emanetidir. Zira merhametin coğrafyası olmaz. Ümmet olmak bir olmaktır, kardeşlik bağını korumaktır. Belki bugün, elimizden savaşları durdurmak gelmeyebilir. Fakat yarına hazırlık yapmak, zalimlerin heveslerini kursağında bırakacak güce ulaşmak elimizdedir. Unutmamak, duyarsızlaşmamak, mazlumların sesi olmak elimizdedir. Yüce Rabbimizin, <strong>“Yetimi sakın incitme!”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><sup><strong><sup>[3]</sup></strong></sup></a></strong><strong> </strong>emri gereğince, yetimleri biçare bırakmamak; evimizi ve gönlümüzü onlara açmak, yeri geldiğinde koruyucu bir aile olmak, maddi ve manevi desteğimizle onların yanında durmak elimizdedir.</p>

<p><strong>Aziz Kardeşlerim!</strong></p>

<p>Hutbemizi, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: <strong>“Müslümanların evleri arasında en hayırlı ev, içinde kendisine iyi davranılan bir yetimin bulunduğu evdir…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Nesâî, Zînet, 57.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title=""><sup><sup>[2]</sup></sup></a> Buhârî, Talâk, 25.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title=""><sup><sup>[3]</sup></sup></a> Duhâ, 93/9.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title=""><sup><sup>[4]</sup></sup></a> İbn Mâce, Edeb, 6.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/14-agustos-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 00:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/iId3efsCXSc/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="10529"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[7 Ağustos 2026 Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/7-agustos-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/7-agustos-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 7 Ağustos 2026 tarihli ve "Kardeşlik" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="7 A Ğ U S T O S C U M A" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/7-a-g-u-s-t-o-s-c-u-m-a.jpg" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>KARDEŞLİK</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce dinimiz İslam’ın temel hedefi, hem bu dünya hem de ebedi âlemde insanlığın huzur ve mutluluğunu sağlamaktır. Huzur ve mutluluğu sağlamanın yolu ise; kardeş olmaktan, aramızdaki sevgi ve muhabbeti daha da güçlendirmekten geçmektedir. Öyle ki Rahmet Elçisi Peygamberimiz (s.a.s), birbirimizi sevmeyi iman etmenin bir gereği olarak ifade etmiştir.<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title="">[1]</a></p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Savaşların farklı bölgelere yayıldığı, İslam coğrafyasında kan ve gözyaşının hâkim olduğu, ülkemizin ateş çemberinin içine çekilmek istendiği bir dönemde; istikbalimiz, kardeşliğimize bağlıdır. Ecdadımızın canlarını feda ederek bizlere emanet ettiği cennet vatanımızda; sevinçlerimiz, hüzünlerimiz, dualarımız, zenginlik olarak kabul ettiğimiz farklılıklarımız bizleri yekvücut kılacaktır.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Dün olduğu gibi bugün de kardeşliğimize göz diken, muhabbetimize kasteden, bizi birbirimize düşürmek isteyenler olacaktır. Şunu unutmayalım ki, sadece Müslümanların değil, mazlum durumda olan bütün insanların umudu olan bizler, gaflet içerisinde olmadığımız müddetçe düşmanlarımızın emelleri kursaklarında kalacaktır. Cenâb-ı Hakk’ın, <strong>“Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın; bölünüp parçalanmayın”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a> </strong>emri gereğince dinimize ve mukaddesatımıza bağlı kalırsak fitne ve fesat ateşi bizlere dokunamayacaktır. Rahmet Peygamberi (s.a.s)’in, <strong>“Birbirinizle ilgi ve alakayı kesmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin, birbirinize kin beslemeyin, birbirinize haset etmeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun”</strong><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong><sup><strong><sup>[3]</sup></strong></sup></strong></a><strong> </strong>çağrısına kulak verirsek ayrılık ve gayrılık bu topraklarda kendine yer bulamayacaktır. <strong>“Müminler ancak kardeştirler, öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin, Allah’a itaatsizlikten sakının ki rahmetine mazhar olasınız”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a> </strong>emr-i ilahisine göre davranırsak vatanımızın dirliğini ve ümmetin birliğini kimse bozamayacaktır.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Şunu hepimiz biliriz ki;</p>

<p>“Girmeden tefrika bir millete düşman giremez.</p>

<p>Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.”</p>

<p>Bugün bize düşen; fitneye karşı basiretle, ayrılığa karşı vahdet şuuru ile hareket etmek, birbirimizi koruyup gözetmektir. Kardeşliğimizi zedeleyebilecek her türlü şeyden uzak durmak, birbirimizin yükünü hafifletmektir. Milli ve manevi değerlerimiz etrafında buluşmak; birlikte rahmetin, ayrılıkta azabın olduğunu<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title="">[5]</a> unutmamaktır.</p>

<h3><strong>Aziz Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Kendi inanç ve medeniyet köklerimize tutunduğumuzda, bir binanın tuğlaları gibi birbirimize sımsıkı kenetlendiğimizde yarınlarımız daha huzurlu olacaktır. Hutbemizi, Yüce Rabbimizin şu uyarısıyla bitiriyoruz: <strong>“Allah’a ve Resûlüne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><sup><strong><sup>[6]</sup></strong></sup></a></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Müslim, Îmân, 93.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Âl-i İmrân, 3/103.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Tirmizî, Birr ve Sıla, 24.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Hucurât, 49/10.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> İbn Hanbel, IV, 278.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Enfâl, 8/46.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/7-agustos-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/07082026-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="84864"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[31 Temmuz 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/31-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/31-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 31 Temmuz 2026 tarihli ve "Helal Haram Duyarlılığı" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Cuma Ayet Hutbe" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/cuma-ayet-hutbe.jpg" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>HELAL HARAM DUYARLILIĞI</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Helaller ve haramlar; kulu, Allah’ın rızasına kavuşturan ilahi ölçülerdir. Kişiye, hayat yolculuğunda iyi ile kötüyü gösteren kılavuzlardır. Bizler, Allah Resûlü (s.a.s)’in “Helâl bellidir, haram da bellidir…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><sup><strong><sup>[i]</sup></strong></sup></a> sözünden de biliyoruz ki, helal ve haram apaçık ortaya konulmuştur.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Dinimiz İslam ile bizlere bildirilen her bir emir ve yasak; insanın haysiyetini, nesillerin emniyetini ve toplumun huzurunu muhafaza etmek gibi hikmetler barındırmaktadır. Mesela, Yüce Rabbimiz; neslin devamını sağlayan evliliği helal, “Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[ii]</strong></a> ayeti kerimesiyle de toplumu yok eden zinayı haram kılmıştır. Aynı şekilde Allah Teâlâ, toplumda düzen ve adaleti sağlayacak olan ticareti, alın teriyle kazanmayı, emek vermeyi bizlere helal kılarken; bereketi yok eden faizi, ölçü ve tartıda hile yapmayı, ticaret malının ayıbını saklamayı, kısaca insanları aldatmayı haram kılmıştır.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Şunu da bilmeliyiz ki, helal haram duyarlılığı, sofraya konulan lokmanın temiz olmasıyla sınırlı değildir. Mesela, “Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar… Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[iii]</strong></a> ayetleri, iffet ve hayâ gibi insanın onurunu yücelten çok önemli bir hususa işaret etmektedir. Dolayısıyla erkek kadın her Müslüman, iffetini korumalı, giyim kuşamına dikkat etmeli, insanın saygınlığını zedeleyen davranışlardan uzak durmalıdır. Müslümana düşen; hayâ, iffet ve ahlakın bir araya geldiğinde anlamlı olduğunu idrak etmektir. Hem sosyal hayatta hem de dijital mecralarda mahremiyet sınırlarına dikkat etmek; dilini yalandan, gözünü haramdan uzak tutmaktır.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Paylaşma duygusunu ortadan kaldıran, nimeti adilce paylaşmanın önünde en büyük engel olan israf da böyledir. Dünyanın farklı bölgelerinde milyonlarca insan bir lokma ekmeğe, bir damla suya muhtaçken ve israf bize yasaklanmış durumdayken,<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title="">[iv]</a> ülkemizde tonlarca ekmeğin çöpe atılması, sularımızın sorumsuzca sarf edilmesi helal haram sınırının aşıldığına bir işarettir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Rahmet Elçisi (s.a.s)’in, “…Kişinin malını helâlden mi yoksa haramdan mı elde ettiğine bakmayacağı!”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[v]</strong></a><i> </i>sözüyle bizleri ikaz ettiği bir çağa şahitlik etmekteyiz. Helalin hor ve hakir görüldüğü, haramın özendirildiği, gayr-ı meşru söz ve davranışların makul sayıldığı bir zamanın zorluklarıyla karşı karşıyayız. Şunu unutmayalım ki, insanların canına, malına, iffet ve şerefine kastetmek, kamu malına el uzatmak; rüşvet, tefecilik, hırsızlık, içki, uyuşturucu ve kumar gibi kötülüklerden uzak durmak, ancak Yüce Rabbimizin, helal haram ölçüleriyle çizdiği, dosdoğru yolunda olmaktan geçmektedir.</p>

<p>Hutbemizi, Cenâb-ı Hakk’ın şu çağrısıyla bitiriyoruz: <strong>“Ey insanlar! Yeryüzündeki helâl ve temiz olan şeylerden yiyin; şeytanın peşinden gitmeyin, çünkü o apaçık düşmanınızdır.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><sup><strong><sup>[vi]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[i]</a> Müslim, Müsâkât, 107.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[ii]</a> İsrâ, 17/32.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[iii]</a> Nûr, 24/30,31.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[iv]</a> A’râf, 7/31.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[v]</a> Buhârî, Büyû’, 23.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[vi]</a> Bakara, 2/168.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/31-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/31072026-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="31025"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arpaguş: Temel hedefimiz, bilgi ve hikmeti buluşturan Kur’an eğitim modeli geliştirmek]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/arpagus-temel-hedefimiz-bilgi-ve-hikmeti-bulusturan-kuran-egitim-modeli-gelistirmek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/arpagus-temel-hedefimiz-bilgi-ve-hikmeti-bulusturan-kuran-egitim-modeli-gelistirmek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, “Temel hedefimiz, gelenekten beslenen ancak geleceği de doğru okuyabilen bir duyarlılıkla hareket ederek bilgi ve hikmeti buluşturan ve onu ahlaka dönüştüren bir Kur’an eğitim modeli geliştirmek olmalıdır.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Kur’an Kurslarında Çocuklara Yönelik Eğitim Faaliyetleri: Değerlendirme ve Gelecek Perspektifi” konulu Çocukluk Dönemi Kur’an Öğretimi Çalıştayı’na katıldı.</p>

<p>Başkan Arpaguş, çalıştayda yaptığı konuşmada, erken çocukluk döneminin insanın kimlik, kişilik ve karakterinin şekillendiği en kritik evre olarak kabul edildiğini belirterek, “Bu dönem, zihinsel, ruhsal ve duygusal gelişimlerin de temelini oluşturmaktadır. İnsanî ve ahlakî değerler, toplumsal kurallar, temel bilgi ve beceriler en güçlü şekilde bu dönemde kazandırılır. Çocukluk dönemindeki olumlu dokunuşlar, çocukların geleceğini teminat altına alırken, ihmaller ya da yanlış yönlendirmeler de daha sonraki dönemlerde telafisi mümkün olmayan sorunlara zemin teşkil etmektedir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Kur’an kurslarını çocuğun kişilik inşasına katkı sunmayı hedefleyen bir eğitim alanı olarak görmekteyiz”</strong></p>

<p>İslam eğitim geleneğinde söz konusu çağın fıtratın korunması, güzel ahlakın kazandırılması, sahih ve sağlam bilginin doğru yöntemlerle aktarılması bakımından hayatın en önemli dönemi olarak görüldüğünü ifade eden Başkan Arpaguş, “Bu yönüyle bizler, 4–6 yaş Kur’an kurslarını yalnızca Kur’an okuma becerisinin kazandırıldığı bir öğretim süreci değil; çocuğun fıtratını korumayı, manevî ve ahlakî gelişimini desteklemeyi, sağlam bir kimlik ve kişilik inşasına katkı sunmayı hedefleyen stratejik bir eğitim alanı olarak görmekteyiz.” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Çocukların gelişim özelliklerini dikkate almak sürdürülebilir din eğitiminin temel şartlarından biridir”</strong></p>

<p>Çocukluk döneminin önemi ve hassasiyetine dikkati çeken Başkan Arpaguş, başta ebeveynler olmak üzere herkesin çok daha bilinçli davranması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:</p>

<p>“Her şeyden önce söz konusu dönemin karakteristiği iyi bilinmelidir. Çocukların gelişim özelliklerini dikkate almak nitelikli ve sürdürülebilir bir din eğitiminin temel şartlarından biridir. Çocuğun gelişim özelliklerini dikkate almayan bir din eğitimi, pedagojik açıdan faydalı olabilir mi? Ayrıca farklı yaşlardaki çocukların dikkat süresi, hafızası, soyut düşünme kapasitesi, dil gelişimi ve öğrenme biçimi elbette birbirlerinden farklılık arz edecektir. Dolayısıyla aynı yöntemi bütün çocuklara uygulamak, aynı başarıyı bütün çocuklardan beklemek, bilimsel olmadığı gibi pedagojik açıdan da doğru olmasa gerektir.”</p>

<p><strong>“Bir çocuğun bütün harfleri tanımasından daha önemli olan, Kur’an dersine koşarak gelmesidir”</strong></p>

<p>Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Bizler, Kur’an öğretimindeki başarımızı, öğrencilerin ne kadar ezber yaptığıyla değil, onların Kur’an ile ömür boyu sürecek sevgi ve güven ilişkisi kurabilmeleriyle ölçmeliyiz. Dört-beş yaşlarındaki bir çocuğun bütün harfleri tanımasından daha önemli olan, Kur’an dersine koşarak gelmesidir. O yaşlardaki bir çocuğun uzun sureler ezberlemesinden daha kıymetli olan, Allah sevgisini merhamet merkezli bir şekilde öğrenebilmesidir. Tecvit kurallarını eksiksiz uygulamasından daha değerli olan, Kur’an okumayı, hayatı boyunca sürdüreceği bir alışkanlığa dönüştürebilmesidir.</p>

<p>Dolayısıyla başarı ölçütlerimizi yalnızca ezber miktarı, harfleri tanıma veya tecvit kurallarını uygulama düzeyi üzerinden değil; derse katılım, öğrenme isteği, sosyal etkileşim ve Kur’an’a yönelik olumlu tutum gibi çok boyutlu göstergeler üzerinden okumak mecburiyetindeyiz. Böyle bir yaklaşım hem bilimsel gerçekliklere hem de İslam’ın insan merkezli eğitim anlayışına daha uygun olacaktır.”</p>

<p><strong>“Aslolan, çocuğun soru sorabildiği bir eğitim ortamı sunabilmemizdir”</strong></p>

<p>Sınıf düzeninden materyal tasarımına, etkinlik çeşitliliğinden dijital içeriklere kadar her unsurun, çocuk gelişimi ve psikolojisi açısından dikkatle ele alınması gerektiğini anlatan Başkan Arpaguş, “Etkinliklerle ‘Elifba’ kitabı başta olmak üzere bütün materyaller; keşfetmeyi teşvik eden, oyun temelli öğrenmeyi destekleyen, etkileşimli öğrenmeyi önceleyen, hayal gücünü zenginleştiren bir muhtevaya sahip olmalıdır. Aslolan, çocuğun aktif olduğu, soru sorabildiği, deneyim yaşayabildiği ve öğrenmekten mutluluk duyduğu bir eğitim ortamı sunabilmemizdir.” şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eğitimin yalnızca sınıf ortamıyla sınırlı olmayan; aile, okul ve sosyal çevreyle etkileşim içinde hayat boyu devam eden bütüncül bir gelişim süreci olduğunu aktaran Başkan Arpaguş, şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Bu bağlamda erken çocukluk dönemindeki Kur’an eğitiminde ailelerin tutum ve beklentileri, eğitim sürecinin niteliğini doğrudan etkileyen temel unsurlardan biridir. Velilerin çocuklarından kısa sürede daha fazla ezber yapmaları, akıcı okumaya erken dönemde geçmeleri veya yaşıtlarının önünde akademik performans sergilemeleri yönündeki beklentileri, çocukların üzerinde büyük bir baskı oluşturabilmektedir. Maalesef bu durum, eğitimin amacından uzaklaşılmasına sebebiyet vermektedir.”</p>

<p><strong>“İrfan merkezli güçlü bir pedagojik yaklaşım geliştirmek zorundayız”</strong></p>

<p>Velilerin erken çocukluk döneminin özellikleri konusunda bilinçlendirilmesi, Kur’an öğretiminin amaç, yöntem ve kazanımları hakkında bilgilendirilmesi ve eğitim sürecine bilinçli ve aktif olarak katılımlarının sağlanmasının büyük önem taşıdığına dikkati çeken Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Bu doğrultuda bizim temel hedefimiz, gelenekten beslenen ancak geleceği de doğru okuyabilen bir duyarlılıkla hareket ederek bilgi ve hikmeti buluşturan ve onu ahlaka dönüştüren bir Kur’an eğitim modeli geliştirmek olmalıdır. Çocuklarımızı kendi medeniyet değerlerimizle buluşturabilmek için İslam eğitim geleneğinde olduğu gibi irfan merkezli güçlü bir pedagojik yaklaşım geliştirmek zorundayız. Bunu yapabildiğimizde hem Kur’an eğitiminde büyük bir başarı yakalayacak hem de inançlı, bilgili, ahlaklı ve şahsiyetli nesiller yetiştirme yolunda çok önemli mesafe kat etmiş olacağız.”</p>

<p><strong>“Kur’an eğitimi, çok paydaşlı bir eğitim alanı olarak görülmeli”</strong></p>

<p>Başkan Arpaguş, “Erken çocukluk dönemi Kur’an eğitiminin niteliği ve sürdürülebilir başarısı; başta Diyanet İşleri Başkanlığımız olmak üzere İlahiyat Fakültelerimizin, sosyal bilimler alanında çalışan akademisyenlerimizin ve toplumun bütün kesimlerinin ortak sorumluluk üstlenmesine ve işbirliği içinde hareket etmesine bağlıdır. Onun için erken çocukluk dönemi Kur’an eğitimi, çok paydaşlı bir eğitim alanı olarak görülmeli ve stratejik bir yöntemle ele alınmalıdır.” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Çocuklarımızı geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çaba ve gayret sarf ediyoruz”</strong></p>

<p>Başkanlığın, Kur’an eğitimini bu bilinçle sürdürmenin gayreti içerisinde olduğunu kaydeden Başkan Arpaguş, “Çocuklarımızı maddi-manevi her yönden yetiştirmek ve geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çaba ve gayret sarfediyoruz. Onların başta Yaratıcımızla olmak üzere, kendileriyle, aileleriyle, toplumla ve çevreyle barışık bir şekilde yetişmeleri; vatanımıza, milletimize, medeniyetimize ve tüm insanlığa faydalı birey olmaları için hiçbir fedakârlıktan kaçınmıyoruz, kaçınmayacağız.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle tamamladı:</p>

<p>“Çocuklarımızı geleceğe en güzel şekilde hazırlama noktasında bilimin ortaya koyduğu gerçekliklerden, çağın imkân ve fırsatlarından azami ölçüde istifade etmeye çalışıyoruz. Eğitim programlarımızı ve ders materyallerimizi çocuk psikologları, çocuk gelişimi uzmanları, pedagoglar, akademisyenler ve sahadaki eğitimcilerimizin katkıları ile sürekli güncelleme çabasındayız. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz çalıştayımızda bu hassasiyetin bir tezahürüdür. İnanıyorum ki burada alacağımız kararlar, hazırlayacağımız programlar ve geliştireceğimiz yöntemler, yarının Türkiye’sinde doğru bilgi ile donanmış, dinine, değerlerine ve kültürüne bağlı nesillerin yetişmesine çok önemli katkılar sunacaktır.”</p>

<p>Çalıştaya Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hüseyin Hazırlar, Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Başkanı Osman İyişenyürek, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Sedide Akbulut, Konya İl Müftüsü Prof. Dr. Ali Öge ve Başkanlık personeli katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Haber</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/arpagus-temel-hedefimiz-bilgi-ve-hikmeti-bulusturan-kuran-egitim-modeli-gelistirmek</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 23:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/-tuuf1etmYw/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="28385"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Motif motif işlenen taşlarda gölgeler yüzyıllardır kıyama duruyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/motif-motif-islenen-taslarda-golgeler-yuzyillardir-kiyama-duruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/motif-motif-islenen-taslarda-golgeler-yuzyillardir-kiyama-duruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupalı bilim insanlarınca "Anadolu'nun El-Hamrası" olarak da nitelendirilen, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası'nın 3 boyutlu binlerce motife sahip kapılarında, yılın belirli aylarında ve saatlerinde oluşan gölgeler ziyaretçileri hayran bırakıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/motif-motif-islenen-taslarda-golgeler-yuzyillardir-kiyama-duruyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/divrigi-cami-motif-kapi-20.jpg" type="image/jpeg" length="39976"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zirvedeki tarihi cami ile dolunay]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/zirvedeki-tarihi-cami-ile-dolunay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/zirvedeki-tarihi-cami-ile-dolunay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van Kalesi ve zirvesinde bulunan tarihi Süleyman Han Camii, dolunay ile güzel görüntü oluşturdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Van Kalesi ve zirvesinde bulunan tarihi Süleyman Han Camii, dolunay ile görüntülendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/zirvedeki-tarihi-cami-ile-dolunay</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/d-o-l-u-n-a-y-c-a-m-i-2.jpg" type="image/jpeg" length="62576"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başkan Arpaguş: Ayasofya’nın asli kimliğine kavuşturulması milletimizin değerlerine sahip çıktığının göstergesidir]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/baskan-arpagus-ayasofyanin-asli-kimligine-kavusturulmasi-milletimizin-degerlerine-sahip-ciktiginin-gostergesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/baskan-arpagus-ayasofyanin-asli-kimligine-kavusturulmasi-milletimizin-degerlerine-sahip-ciktiginin-gostergesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, “Asil ecdadımıza vefanın bir tezahürü olarak Ayasofya’nın yeniden asli kimliğine kavuşturulması, milletimizin kendi değerlerine ve medeniyetine sahip çıktığının bir göstergesidir. Aynı zamanda köklerinden aldığı güçle yeni bir gelecek inşa etme azminin bir yansımasıdır.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından İstanbul’da düzenlenen “Fethin Nişanesi, Medeniyetin Kalbi: Çağları Aşan Mabet Ayasofya” programına katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Haber</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/baskan-arpagus-ayasofyanin-asli-kimligine-kavusturulmasi-milletimizin-degerlerine-sahip-ciktiginin-gostergesidir</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 23:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/2_Azt_paKKQ/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="91425"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[24 Temmuz 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/24-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/24-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 24 Temmuz 2026 tarihli ve "İslam Medeniyeti" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="İ S L A M M E D E N İ Y E T İ" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/i-s-l-a-m-m-e-d-e-n-i-y-e-t-i.jpg" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>İSLAM MEDENİYETİ</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce Rabbimiz Hûd sûresinde şöyle buyurmaktadır: <i>“<strong>Semûd kavmine de kardeşleri Sâlih’i gönderdik. O dedi ki: ‘Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka ilâhınız yoktur. Sizi topraktan yaratan ve yeryüzünü imar etme sorumluluğunu size veren O’dur. O halde O’ndan bağışlanma dileyin ve samimiyetle tövbe edin. Şüphesiz Rabbim çok yakındır, dualara karşılık verendir.’”</strong></i><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong><strong>[i]</strong></strong></a></p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Yüce Allah, insanı yeryüzünün bir emanetçisi olarak yaratmış ve ona hayatı imar etme sorumluluğu yüklemiştir. Bu sorumluluk; şehirler inşa ederken, ahlak ve faziletin korunduğu bir hayat kurabilmektir. İşte medeniyet, maddi eserlerle birlikte manevi değerleri de yaşatan bu anlayışın adıdır.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Kur’an’ın ve sünnet-i seniyyenin rehberliği üzerine kurulan ve on beş asırlık tecrübeyle yoğrulan İslam medeniyeti; ilmi ibadetle, çalışmayı dürüstlükle, gücü adaletle, zenginliği paylaşmayla buluşturarak yükselmiştir. Tarih boyunca inşa edilen camiler, vakıflar ve kütüphaneler; insanımıza hizmet eden, toplumu ayakta tutan bu medeniyet tasavvurunun birer simgesi olmuştur.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>İslam medeniyetinin temel gayesi; kalpleri kazanmak, zihinleri ve gönülleri aynı inanç, duygu ve idealde buluşturabilmektir. <i><strong>“Şüphesiz Allah adaleti, iyiliği ve yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalığı ve azgınlığı yasaklar”</strong></i><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong><strong>[ii]</strong></strong></a> ayet-i kerimesinde yer alan ilahi ölçüler bu medeniyetin temelidir. Zira, iyiliğin unutulduğu ve ahlakın ihmal edildiği bir toplumun kalıcı bir gelecek kurması mümkün değildir.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Camilerimiz, kardeşliğimizi pekiştiren; okullarımız, bilgiyle birlikte erdemi öğreten; iş yerlerimiz ise dürüstlüğün, emeğe saygının ve helal kazancın yaşatıldığı mekânlar olmalıdır. Her birimiz, bulunduğumuz yerde iyiliği temsil edebilirsek medeniyetimiz de güç kazanacaktır. Bize düşen; ecdadımızdan devraldığımız mirası korumak ve onu daha da zenginleştirerek gelecek nesillere ulaştırmaktır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, <strong>“Nerede olursan ol, Allah’a karşı sorumluluğunun bilincinde ol! Kötülüğün peşinden iyi bir şey yap ki onu yok etsin. İnsanlara da güzel ahlâka uygun biçimde davran!”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[iii]</strong></a></strong> emri gereğince, Rabbimize karşı kulluk görevimizi ifa ederken, insanlığa faydalı olmayı da hayatımızın gayesi hâline getirmektir. Yine bize düşen, medeniyetimizden ilham alarak geleceğimizi iman, ilim, hikmet ve güzel ahlakla inşa etmektir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Bugün, İstanbul’un fethinin nişanesi ve ecdadımızın kıymetli emaneti Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi’nin yeniden cemaatiyle buluştuğu gündür. Ayasofya Camiinden yankılanan ezan-ı Muhammedî, İstanbul’un fethinde olduğu gibi şanlı milletimizin adalet ve merhametinin yeryüzüne ilanıdır. Camilerimiz, aziz milletimizin maziyle köprüler kurduğu ve istikbalini yoğurduğu manevi kalelerimizdir. Toplumun her kesimini; gencini, yaşlısını ve çocuğunu aynı kubbe altında bir aile kılan bu mabetler, birleştirici ruhunu kıyamete kadar sürdürecektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Camilerimizin minarelerinden okunan ezanlarımızın gök kubbemizde ebediyen yankılanması niyazıyla; hutbemizi, Tevbe sûresinde yer alan şu ayet-i kerimenin mealiyle bitiriyoruz: <strong>“Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve yalnızca Allah’tan korkan ve çekinen kimseler imar edebilirler. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.”</strong><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong><sup><strong><sup>[iv]</sup></strong></sup></strong></a></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[i]</a> Hûd, 11/61.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[ii]</a> Nahl, 16/90.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[iii]</a> Tirmizî, Birr, 55.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[iv]</a> Tevbe, 9/18.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/24-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/24072026-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="81948"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarlada izi olanlar]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tarlada-izi-olanlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tarlada-izi-olanlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye genelinde Temmuz 2026 itibarıyla tarım işçilerinin zorlu hasat mesaisi sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yurt genelinde Temmuz 2026 itibarıyla tarım işçilerinin zorlu hasat mesaisi sürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tarlada-izi-olanlar</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/tarla-isci.jpg" type="image/jpeg" length="62610"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mısır'da İslam mimarisinin zirve eserlerinden: Sultan Kayıtbay Külliyesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/misirda-islam-mimarisinin-zirve-eserlerinden-sultan-kayitbay-kulliyesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/misirda-islam-mimarisinin-zirve-eserlerinden-sultan-kayitbay-kulliyesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mısır'ın başkenti Kahire'de bulunan ve Memlük Sultanlığı döneminde hüküm süren Sultan Eşref Kayıtbay tarafından 1472-1474 yılları arasında yaptırılan tarihi Sultan Kayıtbay Camii, tamamlanan kapsamlı restorasyon çalışmaların ardından açılışı sırasında görüntülendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sultan Kayıtbay'ın türbesini de içerisinde barındıran ve kuruluş yazıtında medrese olarak tanımlanan külliye, ablak tekniğiyle süslenmiş taçkapısı, geometrik yıldız motifleriyle bezenen kubbesi ve geometrik taş oyma süslemeleriyle İslam mimarisinin ve Memlük sanatının zirve eserlerinden biri olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mısır'ın 1 cüneyhlik banknotunu da süsleyen bu tarihi yapı, zamanın yıpratıcı etkisi nedeniyle başlatılan bakım ve onarım çalışmalarının sona ermesi ve İslam dünyasının kültürel mirasını canlandırma vizyonu doğrultusunda yeniden ziyarete açıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/misirda-islam-mimarisinin-zirve-eserlerinden-sultan-kayitbay-kulliyesi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 15:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/sultan-kayitbay-kulliyesi-3.jpg" type="image/jpeg" length="66682"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[17 Temmuz 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/17-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/17-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 17 Haziran 2026 tarihli ve "Kur'an- Kerim" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="17 Temmuz Hutbe" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/17-temmuz-hutbe.jpg" width="1280" /></p>

<p></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>KUR’AN-I KERİM</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce Rabbimizin kıyamete kadar gelecek bütün insanlara bahşettiği nimetlerden, engin şefkat ve merhametinin tecellilerinden biri de Kur’an-ı Kerim’dir.</p>

<p>Kur’an-ı Kerim, hakkı batıldan ayırt eden ilahi kelamdır. O, asla sıradan bir söz değildir.<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title="">[1]</a> Kur’an-ı Kerim, sözlerin en güzeli ve en mukaddesidir. O, hidayet kaynağı, şifa membaıdır. Kur’an-ı Kerim, insanlığı; hak ve hakikate, iyilik ve adalete, huzur ve muhabbete sevk eden Rahmani bir muştudur. Ayet-i kerimede buyrulduğu üzere, “Bu Kur’an, en doğru olana iletir; dünya ve ahiret için yararlı işler yapan müminlere, büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Kur’an-ı Kerim, rahmet peygamberi Allah Resûlü (s.a.s)’in en büyük mucizesidir. Onun tek bir harfi dahi değişmemiştir, asla değiştirilemeyecektir. Yüce Rabbimiz, “Şüphesiz Kur’an’ı biz indirdik. Onun koruyucusu da elbette biziz”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a> buyurarak, bu gerçeği beyan etmektedir.</p>

<p>Kur’an-ı Kerim, insan ürünü değildir; Allah Teâlâ’nın kelamıdır. O, bir benzeri şöyle dursun; bir suresinin, hatta bir ayetinin dahi benzerinin getirilemeyeceği yüce bir kitaptır. Kur’an; Cenâb-ı Hak ile bağımızı güçlendiren, çevremiz ile ilişkilerimizi düzenleyen bir kılavuzdur.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Kur’an-ı Kerim’in rehberliğine sarılan kişiler yolunu kaybetmezler. Onun ilkeleriyle hayat süren aileler huzur bulurlar. Onun ahlakını kuşanan toplumlar güven içinde yaşarlar. Onun adaletini benimseyen milletler güçlü olurlar. Hayatında Kur’an-ı Kerim’e yer vermeyenler, onun emirlerine ve yasaklarına riayet etmeyenler, ayetlerini alaya alanlar ise ancak kendilerini küçük duruma düşürürler. Yüce Rabbimizin bu husustaki uyarısı gayet açıktır: “…İşte bu kitap, Allah’ın, dilediğini kendisiyle doğru yola ilettiği hidayet rehberidir. Allah kimi de saptırırsa artık ona doğru yolu gösterecek yoktur.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong>[4]</strong></a></p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Devletimizi, vatanımızı, milletimizi, birlik ve beraberliğimizi muhafaza etmenin yolu; değerlerimize sahip çıkmaktan geçmektedir. Bilelim ki; bu değerlerin içerisinde Kur’an-ı Kerim vardır, sünnet-i seniyye vardır. Meşruiyetini İslam’dan alan örfümüz vardır, kültürümüz vardır. Mutluluğun yolu da işte bu değerleri öğrenmekten ve hayatımıza aktarmaktan geçmektedir.</p>

<p>Hutbemizi, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: “Şüphesiz bu Kur’an, Allah’ın sizlere bir ikramıdır...”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Târık, 86/13,14.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> İsrâ, 17/9.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Hicr, 15/9.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Zümer, 39/23.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Dârimî, Fedâilü’l-Kur’ân, 1.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/17-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/17072026-cuma-hutbesi-youtube.jpg" type="image/jpeg" length="51520"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşure kazanları bolluk ve bereket için kaynıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Asırlardır paylaşmanın simgesi kabul edilen aşure geleneği, muharrem ayında yaşatılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/a-s-u-r-e-5.jpg" type="image/jpeg" length="45252"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Han Yunus'ta yıkımın gölgesinde günlük yaşam]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Abluka altındaki Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinde yaşayan Filistinliler, İsrail saldırılarının geride bıraktığı ağır yıkımın ortasında yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Temel ihtiyaçlardan yoksun kalan aileler, yıkılan evlerinin yakınında kurdukları derme çatma çadırlarda ve ağır hasarlı binalarda zorlu koşullar altında günlük yaşam mücadelesi veriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/han-yunus-yasam-5.jpg" type="image/jpeg" length="74401"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Lübnan'ın Kalile beldesindeki yıkım görüntülendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalci İsrail Lübnan'ın güneyindeki Kalile beldesine düzenlediği hava saldırıları sonucu bölgedeki birçok yapı ağır hasara uğradı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İşgalci İsrail Lübnan'ın güneyindeki Kalile beldesine düzenlediği hava saldırıları sonucu bölgedeki birçok yapı ağır hasara uğradı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırıların ardından beldede oluşan yıkım görüntülendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 16:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/israil-saldirisi-5.jpg" type="image/jpeg" length="47836"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Köstence’deki Kral Camii ziyaretçilerin ilgi odağı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Romanya'nın Köstence kentinde, 1913 yılında Romanya Kralı I. Carol tarafından yaptırılan ve Romanya'nın ilk betonarme binası olan Kral Camii, hem mimarisi hem de tarihi önemiyle ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı mimarisinden izler taşıyan caminin 47 metre yüksekliğindeki minaresine çıkan ziyaretçiler, Karadeniz kıyısındaki Köstence'nin panoramik manzarasını seyredebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günümüzde ibadete açık olan camide, Müslümanlar namazlarını kılmayı sürdürürken, yapı aynı zamanda şehrin en önemli turistik mekanlarından biri olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kostence-kral-cami-11.jpg" type="image/jpeg" length="17110"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk dünyasının manevi başkenti Türkistan]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Türk dünyasının manevi başkenti" ilan edilen Kazakistan'ın Türkistan şehri, tarihi ve kültürel miras zenginliğiyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini bekliyor. Hoca Ahmet Yesevi Türbesi (fotoğrafta) kentin önemli tarihi yapıları arasında yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/turistan-33.jpg" type="image/jpeg" length="22046"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
