<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Diyanet Haber</title>
    <link>https://www.diyanethaber.com.tr</link>
    <description>Diyanet Haber / Diyanet Sınav / Diyanet Duyuru / Diyanet Hutbe / Müftülükler / İslam Dünyası / Kültür Sanat / #Keşfet / www.diyanethaber.com.tr</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 02 Sep 2026 19:43:34 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEB'in ücretsiz ders kitapları okullardaki yerini aldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/mebin-ucretsiz-ders-kitaplari-okullardaki-yerini-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/mebin-ucretsiz-ders-kitaplari-okullardaki-yerini-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), 2026-2027 eğitim öğretim yılında ücretsiz verilmek üzere hazırlanan 283 milyondan fazla ders kitabının okullardaki dağıtımına başlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara'nın Çankaya ilçesindeki Ümitköy Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde görev yapan öğretmen ve görevliler, ders kitaplarını tek tek ayırarak sıraların üzerine yerleştirdi.</p>

<p>Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) bu yıl okul öncesi, ilkokul 1, 2 ve 3, ortaokul 5, 6 ve 7 ile lise seviyesinde 9, 10 ve 11'inci sınıfların ders kitapları, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında kademeli olarak uygulanan müfredata göre hazırlandı.</p>

<p>Bu yıl okul öncesi için 10, ilköğretim için 420, ortaöğretim için 340, özel eğitim için 210 ve mesleki eğitim için 1045 olmak üzere toplam 2 bin 25 farklı dersten oluşan 283 milyon 354 bin 674 ders kitabı öğrenciler için hazır hale getirildi.</p>

<p>2003-2004 eğitim öğretim yılında uygulanmaya başlanan "Ücretsiz Ders Kitabı Dağıtımı Projesi" kapsamında bugüne kadar 4 milyar 647 milyon 852 bin 247 ders kitabının dağıtımı yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bununla birlikte, ülke genelinde uygulama birliği sağlamak, öğretmenlere etkin kaynaklar sunmak ve okul-aile-çocuk etkileşimini güçlendirmek amacıyla okul öncesi eğitime başlayacak çocuklar ile birinci sınıf öğrencilerine yönelik "Çocuğumla Okula İlk Adım Defteri" ile temel eğitim ve ortaöğretim kademelerine yönelik "Hakan ile Bilge'nin Türk Dünyası Yolculuğu" ile "Türk Dünyası Kültür Atlası: Bilge ve Hakan'ın Zamanı Aşan Yolculuğu" materyalleri hazırlandı.</p>

<p>Hazırlanan kitaplar, ders kitaplarıyla birlikte öğrenci sıralarında yerini aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/mebin-ucretsiz-ders-kitaplari-okullardaki-yerini-aldi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 15:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/okul-kitap.jpg" type="image/jpeg" length="65771"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Din kardeşliğinden etkilendi, Müslüman oldu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/din-kardesliginden-etkilendi-musluman-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/din-kardesliginden-etkilendi-musluman-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de bayram namazında şahit olduğu birlik, beraberlik ve kardeşlik atmosferinden etkilenerek İslam'ı araştıran İrlandalı Aaron Murray, Müslüman oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İrlanda’nın Cork şehrinden Aaron Murray, bayram namazında şahit olduğu birlik, beraberlik ve kardeşlik atmosferinden etkilenerek İslam dinini araştırmaya başladı. Araştırmaları ve gönül yolculuğunun ardından Müslüman olmaya karar veren Aaron Murray, Söke İlçe Müftülüğü'ne başvurdu.</p>

<p>Söke İlçe Müftülüğünde gerçekleştirilen ihtida merasiminde İlçe Müftü Vekili Adem Karataş, Aaron Murray’e İslam dininin temel esasları, iman ve ibadet hayatı hakkında bilgiler verildi.</p>

<p>Yapılan bilgilendirmenin ardından Aaron Murray, şahitler huzurunda Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman oldu ve “Harun” ismini aldı.</p>

<p>İlçe Müftü Vekili Karataş, Harun’u İslamiyet’i seçmesinden dolayı tebrik ederek, İslam’ın insanları birlik, beraberlik, kardeşlik, merhamet ve güzel ahlak etrafında buluşturan evrensel bir din olduğunu ifade etti. Karataş, Harun’a yeni hayatında iman, huzur ve istikamet dileyerek hayırlı ve bereketli bir ömür temennisinde bulundu.</p>

<p><img alt="Aydın Ihtida 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/aydin-ihtida-2.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapılan dua ile sona eren merasimde Harun’a ihtida belgesi takdim edilirken, kendisine Kur’an-ı Kerim ve çeşitli hediyeler verildi.</p>

<p>Merasime İlçe Vaizi Nevzat Karataş, Hacı Ahmet Özbaş Camii İmam Hatibi Şuayip Batak ile Tuvaca Mahallesi Camii İmam Hatibi Cafer Aldemir şahitlik etti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Aydın Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/din-kardesliginden-etkilendi-musluman-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 15:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/aydin-ihtida-1.jpg" type="image/jpeg" length="82879"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Deveboynu Yarımadası milli park statüsüyle korunacak]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/deveboynu-yarimadasi-milli-park-statusuyle-korunacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/deveboynu-yarimadasi-milli-park-statusuyle-korunacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van Gölü'nün turkuaz koyları, doğal yapısı ve tarihi mirasıyla öne çıkan Deveboynu Yarımadası'nın, milli park ilan edilmesiyle daha etkin korunması sağlanacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Van'ın Gevaş ilçesi ile Bitlis'in Tatvan ilçesi sınırlarında yer alan 12 bin 533 hektarlık alanın "Van Gölü Deveboynu Yarımadası Milli Parkı" olarak ilan edilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, 31 Ağustos'ta Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>

<p>Türkiye'nin 54. milli parkı olan Van Gölü Deveboynu Yarımadası, sahip olduğu doğal ve tarihi zenginliklerle bölgenin önemli turizm destinasyonlarından biri olma potansiyeli taşıyor.</p>

<p>Van Gölü'nün güney kıyılarında yer alan yarımada, turkuaz renkli koyları, göl manzarası ve özgün doğal yapısıyla ziyaretçilerine farklı bir doğa deneyimi sunuyor.</p>

<p>Milli park statüsüyle alanın doğal dokusunun yanı sıra tarihi ve kültürel değerlerinin de daha güçlü bir koruma çerçevesine alınması hedefleniyor. Alanın kültür turizmi açısından daha etkin değerlendirilebilecek noktalardan biri olması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>- "Burası milli park olduktan sonra inşallah daha da güzel olacak"</strong></p>

<p>Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahap Yönten, AA muhabirine, Deveboynu Yarımadası'nın milli park olarak ilan edilmesini çok kıymetli bulduğunu söyledi.</p>

<p>Çevre politikaları oluşturulurken, bu politikalarda sürdürülebilirliğin kendileri için çok önemli olduğunu belirten Yönten, burada halkın, sivil toplum örgütlerinin ve devlet kurumlarının ortak kararının önem arz ettiğini aktardı.</p>

<p>Milli park kararıyla bölgedeki flora, ağaçlar, su kaynakları ve tarihi kalıntıların daha iyi korunacağını vurgulayan Yönten, şunları kaydetti:</p>

<p>"Geleceğimize, çocuklarımıza sürdürülebilir bir şehir, deniz, su, hava ve toprak bırakmak istiyorsak öncelikle eğitimini vereceğiz. Devletin yasası olacak. Ardından ne yapacağız? Yasayla koruyacağız. İlgili yerlerin korunması anlamında bu milli park kararının çıkmasını çok değerli buluyorum. Çevremizde, bölgemizde bu tür yerlerin korunması anlamında bu tür milli parkların ya da yasaların, halkın ve sivil toplum kuruluşlarının katılımlı, akademisyenin, bilim adamının, siyasetçinin, bürokratın ortak karar alarak ülkemizi, bölgemizi, şehrimizi ve doğal kaynaklarımızı koruması bizim için milli bir durumdur. Bir yer milli park ilan edildiği zaman, turizm anlamındaki tarihi değerleri, florası, ağacı, bitki örtüsü, orada bulunan hayvanlar alemi ve yerleşim yeri koruma altına alınır. Ziyaretler yasaya uygun yapılacak. Türkiye'de birçok milli park var. Bu milli parklar eğer olmazsa bu değerleri biz kaybedeceğiz. Yok olacaklar."</p>

<p>Altınsaç Mahallesi Muhtarı Faysal Akbaş da Deveboynu Yarımadası'nın milli park ilan edilmesini memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.</p>

<p>Bölgedeki tarihi ve doğal güzelliklerin daha iyi korunacağını belirten Akbaş, "Buraya çok sayıda yerli ve yabancı turist geliyor. Burası bakir bir alan, doğasıyla kentin en güzel mahallelerinden biri. Burada bundan sonra güzel hizmetler olmasını diliyoruz. İnsanlar, piknik yapmak için geliyor. Paraşüt tutkunları geliyor. Burası milli park olduktan sonra inşallah daha da güzel olacak." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/deveboynu-yarimadasi-milli-park-statusuyle-korunacak</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/deveboynu-yarimadasi.jpg" type="image/jpeg" length="47940"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2 bin yıllık tarih, Kaleiçi'nde yaşatılıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/2-bin-yillik-tarih-kaleicinde-yasatiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/2-bin-yillik-tarih-kaleicinde-yasatiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da Bergama Krallığı'ndan Roma'ya, Bizans'tan Selçuklu ve Osmanlı'ya uzanan köklü geçmişin izlerini taşıyan Kaleiçi, tarihi yapıları, surları, mimarisi ve begonvillerle süslü dar sokaklarıyla yılın her döneminde ziyaretçilerine adeta açık hava müzesi deneyimi sunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antalya'nın tarihi kent merkezi Kaleiçi, yerli ve yabancı turistlerin kentin geçmişine tanıklık ettiği önemli turizm noktalarının başında geliyor.</p>

<p>Milattan önce 2. yüzyılın ortalarında Bergama Kralı II. Attalos tarafından liman kentine dönüştürülen Kaleiçi, tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptı. Bölge, 1972'de "sit alanı" ilan edilerek koruma altına alındı.</p>

<p>Kaleiçi'nde 85 anıtsal yapı, 6 cami, 3 medrese, 4 türbe, 5 hamam, 56 burç ile kale ve surların yanı sıra 456 sivil mimarlık örneği yapı bulunuyor.</p>

<p>Tarihi evleri, küçük dükkanları, restoranları, yat limanı ve dar sokaklarıyla ziyaretçilerine farklı bir atmosfer sunan Kaleiçi, geçmişle bugünün iç içe geçtiği yapısıyla dikkati çekiyor.</p>

<p><img alt="Antalya Kaleiçi 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/antalya-kaleici-2.jpg" width="1280" /></p>

<p><strong>- Tarihin simge yapıları Kaleiçi'nde</strong></p>

<p>Kaleiçi'ne girişte ziyaretçileri Antalya'nın simge eserlerinden Yivli Minare karşılıyor. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan ve kentin ilk Türk-İslam eserlerinden biri olarak kabul edilen Yivli Minare, bölgenin siluetine damga vuruyor.</p>

<p>Kale kapısının hemen yanında yer alan Saat Kulesi de Kaleiçi'nin önemli tarihi yapıları arasında bulunuyor. Roma döneminden kalan sur burçlarından biri üzerine inşa edilen yapı, Osmanlı döneminde saat kulesine dönüştürülerek bugüne ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubat döneminde yaptırılan Antalya Mevlevihanesi de Kaleiçi'nin önemli tarihi yapılarından biri olarak ziyaret edilebiliyor.</p>

<p>Antalya'da Osmanlı döneminde camiye dönüştürülen Şehzade Korkut Camisi, halk arasında "Kesik Minare" olarak da biliniyor. Roma İmparatoru Hadrianus'un Antalya'yı ziyareti anısına inşa edilen Hadrianus Kapısı ise kentin en önemli tarihi girişlerinden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Denize açılan bölümde yer alan Hıdırlık Kulesi de Kaleiçi'nin en bilinen yapıları arasında bulunuyor. Yarım daire biçiminde doğal liman özelliği taşıyan Yat Limanı ise bölgeyi ziyaret edenlerin gezi rotalarının önemli duraklarından birini oluşturuyor.</p>

<p><img alt="Antalya Kaleiçi 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/antalya-kaleici-1.jpg" width="1280" /></p>

<p><strong>- Antalya'nın en değerli noktası Kaleiçi</strong></p>

<p>Antalya Valisi Hulusi Şahin, Kaleiçi'nin çok sayıda değerli tarihi eseri bünyesinde barındırdığını söyledi.</p>

<p>Kaleiçi'nin Antalya'nın en önemli cazibe merkezlerinden biri olduğunu belirten Şahin, bölgenin turistlerin kentte en çok ziyaret ettiği nokta olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Şahin, "Antalya Havalimanı'ndan ayrılan turistlere 'Nereleri gezdiniz?' diye sorulduğunda birinci sırada Kaleiçi çıkmış. Yani Antalya'nın en çok ziyaret edilen noktası Kaleiçi, gerçekten markası. Aynı zamanda Antalyalılar için çok nostaljik ve romantik bir yer." dedi.</p>

<p>Kaleiçi'ni bir sinema platformuna benzeten Şahin, her sokağın ziyaretçiye farklı bir manzara sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Bölgenin korunması ve geliştirilmesi için otel işletmecileriyle çalışmalar yürüttüklerini belirten Şahin, Kaleiçi'nin geleceğinin parlak olduğunu söyledi.</p>

<p>Şahin, "4-5 yıl sonra Kaleiçi'ndeki herhangi bir iş yerinin değerinin bugünden çok daha ötelere ulaştığını göreceksiniz. Antalya'nın en değerli noktası Kaleiçi." diye konuştu.</p>

<p><strong>- 2 bin yıldır yaşayan bir şehir</strong></p>

<p>Antalya Turistik Otelciler ve Pansiyoncular Birliği Başkanı Alp Özel de Kaleiçi'nin 2 bin yıldan uzun süredir ayakta duran tarihi bir kent olduğunu belirtti.</p>

<p>Kaleiçi'nin her köşesinin geçmişin izlerini taşıdığını ve bugünün koşullarına uygun farklı güzellikleri barındırdığını ifade eden Özel, bölgenin günde yaklaşık 40 bin ziyaretçiyi ağırladığını söyledi.</p>

<p>Ziyaretçilerin Kaleiçi'nde Bergama Krallığı'ndan Roma'ya, Bizans'tan Selçuklu ve Osmanlı'ya kadar farklı dönemlerin izlerini görebildiğini dile getiren Özel, şunları kaydetti:</p>

<p>"2 bin yıldan fazla bir medeniyet zincirinin izlerini burada görebilirsiniz. Osmanlı'yı, Selçuklu'yu, Doğu Roma'yı, antik çağlardan kalma eserleri görebilirsiniz. 2 bin yıldan beri yaşayan bir şehir burası."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/2-bin-yillik-tarih-kaleicinde-yasatiliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/antalya-kaleici-3.jpg" type="image/jpeg" length="48679"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kaya tuzu üreticileri 40 dereceyi aşan sıcaklardan memnun]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kaya-tuzu-ureticileri-40-dereceyi-asan-sicaklardan-memnun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kaya-tuzu-ureticileri-40-dereceyi-asan-sicaklardan-memnun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batman'ın Kozluk ilçesine bağlı Derince köyünde geleneksel yöntemle kaya tuzu üretimi yapanlar yaz aylarını kavurucu sıcakta tuz havuzlarında çalışarak geçiriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ata mesleği tuz üretiminin nesilden nesile sürdüğü 400 nüfuslu Derince'de 40 hane yaz sıcaklarını dört gözle bekliyor.</p>

<p>Hava sıcaklığının artmasıyla dağlardaki doğal kaynak suyu borular yardımıyla önce dinlendirme kuyularına taşınıyor. Burada bir hafta bekletilen su daha sonra brandadan yapılan biriktirme havuzlarına aktarılıyor.</p>

<p>Güneş ışınlarıyla su buharlaşıyor, sudaki tuz kristalleşerek havuzların dibine çöküyor.</p>

<p>Üreticiler, buharlaşmayı hızlandırmak için zaman zaman 40 dereceyi aşan sıcakta ellerinde fırça ve küreklerle havuz içinde büyük uğraş veriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günler süren işlemlerin ve emeğin ardından açığa çıkan kaya tuzu, paketlenerek salamura ürünler başta olmak üzere kavurma, peynir ve turşu yapımında kullanılmak üzere satışa sunuluyor.</p>

<p><strong>- "Güneş ne kadar olursa tuz o kadar iyi çıkıyor"</strong></p>

<p>Üreticilerden 52 yaşındaki Ergin Atmaca, AA muhabirine, dedesinden babasına, babasından da kendisine miras kalan tuz üretimini çocuklarıyla birlikte sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Tuzlu suyun Kozluk-Baykan kara yolunun kuzeyindeki dağlık bölgede bulunduğunu ifade eden Atmaca, "Buraya kadar bir kilometrelik boru çektik. Suyu havuzlara getiriyoruz. Tuzu 40 derece sıcakta üretiyoruz. Havanın sıcaklığı bizim için iyi bir şey. Güneş ne kadar olursa tuz o kadar iyi çıkıyor. Buharlaşmayla üretim daha iyi oluyor." dedi.</p>

<p>Atmaca, tuz üretimi sayesinde çocuklarının gurbete gitmek yerine memleketlerinde çalıştığını belirterek, köy sakinleri olarak 40 dereceyi aşan sıcaklıkta çocuklarıyla ekmek parası için mücadele ettiklerini dile getirdi.</p>

<p><strong>- "Tuzun oluşması için güneşin altında çalışmamız gerekiyor"</strong></p>

<p>Ergin Atmaca'nın oğlu Emrah Atmaca (27) da ailesiyle tuz havuzlarında çalıştığını söyledi.</p>

<p>Önce havuzları kurduklarını, tuz üretimine ise mayıs ayının sonuna doğru başladıklarını anlatan Atmaca, dağlar arasındaki üç vadiden çıkan tuzlu suyu çeşitli aşamalardan geçirerek tuza dönüştürdüklerini belirtti.</p>

<p>Atmaca, "Buradaki iş 12 aylık bir süreç değil. Yaz ayları olan 3 aylık bir süreç. Sıcak bir coğrafyada yaşıyoruz. Batman'da sıcaklar 46 dereceye kadar çıkabilmekte. Bu tuzun oluşması için bizim sürekli havuzların içinde kavurucu güneşin altında döngüsel olarak çalışmamız gerekiyor." diye konuştu.</p>

<p>İstanbul'da yaşayan ve yaz aylarında tuz üretimi yapan ailesine destek olmak için gelen Aydın Atmaca (31) da bütün köyün geçim kaynağının kaya tuzu olduğunu belirtti.</p>

<p>Yaz mevsiminde 3 ay bu işi yaptıklarını dile getiren Atmaca, "Bu iş güneşin altında çalışmayı gerektiriyor. Kazancımızı buradan sağlıyoruz. Gerçekten yorucu bir iş." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kaya-tuzu-ureticileri-40-dereceyi-asan-sicaklardan-memnun</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/kaya-tuzu-uretim.jpg" type="image/jpeg" length="14769"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mescid-i Aksa imam hatibi Sabri, Aksa'daki ihlallerinin İsrail'e hiçbir hak kazandırmayacağını vurguladı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/mescid-i-aksa-imam-hatibi-sabri-aksadaki-ihlallerinin-israile-hicbir-hak-kazandirmayacagini-vurguladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/mescid-i-aksa-imam-hatibi-sabri-aksadaki-ihlallerinin-israile-hicbir-hak-kazandirmayacagini-vurguladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski Kudüs ve Filistin Müftüsü, Mescid-i Aksa İmam Hatibi ve Kudüs Yüksek İslami Heyeti Başkanı Şeyh İkrime Sabri, aşırı sağcı İsrailli yetkililerin işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'ya yönelik ihlalleriyle "egemenlik kurma amacı" taşıdığını ancak bu girişimlerin onlara hiçbir hak kazandırmayacağını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mescid-i Aksa imam hatibi Şeyh İkrime Sabri, İsrailli siyasetçiler ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin Mescid-i Aksa'ya yönelik ihlal ve saldırılarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>Son dönemde Mescid-i Aksa'ya yönelik ihlal ve saldırıların giderek arttığına dikkati çeken Sabri, "Aşırı sağcı İsrail hükümetindeki yetkililerin öncülüğünde işgal ordusunun gövde gösterisine şahit oluyoruz. Giderek haddini aşan bu eylemlerin amacı Mescid-i Aksa üzerinde İsrail egemenliğini kurmaktır. Bu onlara Aksa'da hiçbir hak kazandırmayacak sahte bir gösterişten ibarettir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sabri, Mescid-i Aksa'nın asırlardır değişmediğini, saldırı ve işgalin biçimleri ne kadar farklı olursa olsun Müslümanların mabedi olarak kaldığını ve İsrail'in burada hiçbir hakkının olamayacağını vurguladı.</p>

<p><strong>- "Acıyı artıran, yaşananlara karşı duyulan acınası acizlik"</strong></p>

<p>Uluslararası toplumun tepkisizliğini de eleştiren Sabri, Filistin halkının, şartlar ne kadar zorlaşırsa zorlaşsın ve baskı ne kadar artarsa artsın inançlarının bir parçası olan Aksa'dan asla vazgeçmeyeceğini söylerek şöyle devam etti:</p>

<p>"Mescid-i Aksa'da yaşananların yürek burktuğunu inkar edemeyiz. Acıyı artıran şey ise yaşananlara karşı duyulan acınası acizlik durumu ve uluslararası sessizliktir.</p>

<p>Ancak İslam tarihini hatırlıyoruz; hiçbir zulüm dönemi yoktur ki ardından bir ferahlık gelmesin. Sıkıntı ne kadar şiddetlenirse şiddetlensin, Aksa ne kadar kuşatılırsa kuşatılsın, bu onun hakikatini asla değiştirmeyecek ve onu İslam inancından silip atamayacaktır."</p>

<p>İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, dün polis koruması ve bir grup Filistin topraklarını gasbeden İsrailli eşliğinde Mescid-i Aksa'ya baskın düzenleyerek içeride dua etmişti.</p>

<p>Daha önce defalarca Mescid-i Aksa'ya baskın düzenleyen Ben-Gvir, baskınlarını genel olarak duyuru yapmadan İsrail güçlerinin koruması altında gerçekleştiriyor.</p>

<p>Mescid-i Aksa, İsrail ile Ürdün arasında 26 Ekim 1994'te imzalanan barış anlaşmasına göre Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yahudiler, 2003'ten bu yana İsrail'in tek taraflı kararıyla polis eşliğinde Mescid-i Aksa'ya giriyor. Bu girişleri "baskın" olarak nitelendiren Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, Müslümanların egemenliğinin ihlal edildiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/mescid-i-aksa-imam-hatibi-sabri-aksadaki-ihlallerinin-israile-hicbir-hak-kazandirmayacagini-vurguladi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/05/mescid-i-aksa-imam-ve-hatibi-seyh-ikrime-sabri-mescid-i-aksa-bogucu-bir-abluka-altinda.jpg" type="image/jpeg" length="93581"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEB öğrencilerin okula uyumunun ailelerle desteklenmesi için program hazırladı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/meb-ogrencilerin-okula-uyumunun-ailelerle-desteklenmesi-icin-program-hazirladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/meb-ogrencilerin-okula-uyumunun-ailelerle-desteklenmesi-icin-program-hazirladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), okul öncesi, ilkokul 1'inci ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerinin okula uyum süreçlerini desteklemek ve ailelerin eğitim sürecine etkin katılımını sağlamak amacıyla "Ailemle Okul Yolu Programı" hazırlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Okul öncesi, ilkokul 1'inci ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerinin okula uyum süreçlerini desteklemek için 7-11 Eylül'de "uyum haftası" düzenlenecek.</p>

<p>Bakanlık, söz konusu haftada okul-aile işbirliğinin daha etkin hale getirilmesi için mesaisini artırdı.</p>

<p>Bu doğrultuda Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında MEB Temel Eğitim Genel Müdürlüğünce hazırlanan "Ailemle Okul Yolu Programı", öğrencilerin okula, öğretmenlerine, akranlarına ve öğrenme ortamlarına güvenle uyum sağlamalarını desteklerken ailelerin de eğitim sürecine etkin katılımını esas alıyor.</p>

<p>Program, uyum, aile katılımı, gelişimsel destek ve rehberlik çalışmalarını birbiriyle ilişkilendirerek eğitim öğretim yılının tamamını kapsayacak biçimde yapılandırıldı.</p>

<p><strong>- Üç ayrı program hazırlandı</strong></p>

<p>Öğrencilerin bulundukları eğitim kademesine özgü gelişimsel özellikleri ve ihtiyaçları dikkate alınarak okul öncesi eğitim, ilkokul 1'inci sınıf ve ortaokul 5'inci sınıf düzeylerine yönelik üç ayrı program hazırlandı. Program, okul öncesi eğitim ile 1'inci ve 5'inci sınıf öğrencilerine yönelik "Okula Uyum Haftası" ile başlayacak.</p>

<p>Uyum Haftası, okul öncesi eğitim ve ilkokul 1'inci sınıf öğrencileri için beş, ortaokul 5'inci sınıf öğrencileri için ise üç gün olarak uygulanacak.</p>

<p>Bu kapsamda okul öncesi eğitim için "Okul Öncesi Eğitim Okula Uyum Rehberi" hazırlandı. Rehberde beş günlük uygulama çizelgesinin yanı sıra paydaşların sorumluluklarına, dikkat edilmesi gereken hususlara, oyun ve etkinlik örneklerine yer verildi.</p>

<p>"Okula Uyum Süreci Aile Bilgilendirme Sunumu" ile ailelerin sürece nasıl eşlik edebilecekleri açıklanırken, ilkokul 1'inci ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerinin velileri için de ayrı ayrı "Okula Uyum Veli Sunumları" oluşturuldu.</p>

<p><strong>- Programlar eğitim öğretim yılı boyunca devam edecek</strong></p>

<p>Okul öncesi eğitim ile ilkokul 1'inci ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerini kapsayan programlar, eğitim öğretim yılı boyunca her ay uygulanacak şekilde planlandı.</p>

<p>Okul öncesi eğitim programı, doğayı birlikte keşfetme, kitaplarla yolculuğa çıkma, üretme ve paylaşma, ailece oyun, hareket, araştırma, sanat ve doğayla bütünleşme gibi alanları içeren gelişim modüllerinden oluşuyor.</p>

<p>İlkokul 1'inci ve ortaokul 5'inci sınıf programlarında ise "Günlük Yaşam Becerileri", "Ailem ve Ortak Değerlerimiz", "Çevre ve Sürdürülebilir Yaşam" ile "Birlikte Yaşam Kültürü" olmak üzere dört tema altında sekiz gelişim modülü yer alıyor.</p>

<p>Oyun temelli ve yaşantıya dayalı olarak tasarlanan modüller, okul-aile işbirliği çerçevesinde okul dışı öğrenme ortamlarını da kapsayacak şekilde eğitim öğretim yılı boyunca sürdürülecek.</p>

<p><strong>- Her eğitim kademesi için ayrı hedefler belirlendi</strong></p>

<p>Okul öncesi eğitim programıyla ailelerin eğitim sürecine etkin katılımının desteklenmesi ve çocukların okulda edindikleri bilgi, beceri ve değerleri aile ve günlük yaşam deneyimleriyle ilişkilendirmelerine katkı sağlanması amaçlanıyor.</p>

<p>Bu doğrultuda çocukların okula olumlu ve etkin katılımının desteklenmesi, çocuk-aile-okul arasındaki etkileşim ve işbirliğinin güçlendirilmesi ve aile katılımının eğitim öğretim yılı boyunca sürdürülebilir hale getirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>İlkokul 1'inci sınıf programıyla öğrencilerin okula güvenli ve olumlu bir başlangıç yapmaları ve okul yaşamına katılımlarını eğitim yılı boyunca aileleriyle işbirliği içinde sürdürmeleri desteklenecek.</p>

<p>Öğrencilerin okul müdürünü, öğretmenlerini, okul personelini, okul ortamlarını ve rutinlerini tanımaları, aidiyet geliştirmeleri, gereksinimlerini ifade etmeleri ve yaşlarına uygun sorumluluklar üstlenmeleri hedefleniyor.</p>

<p>Ortaokul 5'inci sınıf programıyla da öğrencilerin ortaokula güvenli ve olumlu bir başlangıç yapmaları aileleriyle işbirliği içinde desteklenecek. Öğrencilerin ortaokulun yeni düzenini, branş öğretmenlerini, öğrenme ortamlarını ve yardım yollarını tanımaları, öğretmenleri ve akranlarıyla sağlıklı iletişim kurmaları, aidiyet geliştirmeleri ve ders ile sorumluluklarını giderek daha düzenli biçimde yönetmeleri amaçlanıyor.</p>

<p><strong>- Ailelere yıl boyu rehberlik edilecek</strong></p>

<p>Okul öncesi eğitim kapsamında hazırlanan "Aile Etkinlik Takvimi", eylül-haziran döneminde ailelere oyun, doğa, deney, üretim ve kitaplarla etkileşim gibi günlük yaşam temelli çalışmalar konusunda rehberlik edecek.</p>

<p>Ailelerden ve okul öncesi öğretmenlerinden alınan görüşler doğrultusunda hazırlanan aylık aile bültenlerinde ise bilgilendirici içeriklere ve uygulama önerilerine yer verilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca "Okula Uyum Materyalleri Platformu" aracılığıyla okul öncesi eğitim sürecinde öğretmenlerin, ailelerin, okul yönetimlerinin ve rehberlik hizmetlerinin ihtiyaç duyabileceği rehberlere, uygulama örneklerine, oyunlara, şarkılara ve dijital içeriklere tek bir ortamdan erişilebilmesi amaçlanıyor.</p>

<p><strong>- Velilerden biri talebi halinde idari izinli sayılacak</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinden kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilen yazı doğrultusunda, kamuda çalışan velilerden biri, talep etmeleri halinde uyum haftası eğitimlerinde öğrencinin kayıtlı olduğu eğitim kurumunun ders saatlerine uygun olarak 3 saati aşmayacak şekilde idari izinli sayılacak.</p>

<p>MEB'in 2026-2027 eğitim öğretim yılı takvimine göre, okullarda birinci dönem 14 Eylül Pazartesi günü başlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/meb-ogrencilerin-okula-uyumunun-ailelerle-desteklenmesi-icin-program-hazirladi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/okul-imam-hatip-77.jpg" type="image/jpeg" length="57723"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kamu personeline zorunlu yapay zeka eğitimi yolda]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kamu-personeline-zorunlu-yapay-zeka-egitimi-yolda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kamu-personeline-zorunlu-yapay-zeka-egitimi-yolda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, kamu çalışanlarının yapay zeka teknolojilerini güvenli ve etkin kullanabilmeleri amacıyla temel yapay zeka okuryazarlığı eğitimini zorunlu hale getirecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kamu çalışanlarına, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinesinde yürütülen 2026-2030 dönemi "Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı"ndaki hedeflere uyumlu şekilde e-öğrenme yöntemiyle temel yapay zeka okuryazarlığı eğitimi verilecek.</p>

<p>Çalışanlara ayrıca görev ve sorumluluklarına göre hazırlanan kısa uygulama modülleri sunulacak. Eğitimler, kamu kurumlarının insan kaynakları sistemleri üzerinden zorunlu tutulacak.</p>

<p>Personelin yalnızca eğitimleri tamamlayıp tamamlamadığı değil, eğitimlerdeki başarı düzeyi de düzenli izlenecek.</p>

<p>Kamu personelinin de hedef grupları arasında bulunduğu yapay zeka okuryazarlığı programlarında, yapay zekanın temel kavramları, üretken yapay zeka araçlarının güvenli kullanımı, kişisel verilerin korunması, yanlış bilgi ve "derin sahte" içeriklere karşı farkındalık ile etik kullanım ilkeleri öğretilecek.</p>

<p>Eğitimleri tamamlayanlara, ölçme ve değerlendirme sonucunda kazandıkları temel yetkinlikleri gösteren seviye bazlı mikro sertifikalar verilecek.</p>

<p><strong>- Her kurumun yapay zeka yöneticisi olacak</strong></p>

<p>Kamu kurumlarındaki dönüşüm, kullanım alanlarının belirlenmesi, uygulamaların sahada denenmesi ve başarılı projelerin yaygınlaştırılmasını içeren "tara-pilotla-ölçekle" döngüsüyle bütüncül bir yönetişim ve güven çerçevesinde yürütülecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kamudaki bu dönüşümü yönetmek üzere kurumlarda bu alandan sorumlu birim amiri veya başkana bağlı üst düzey yönetici görevlendirilecek.</p>

<p>Söz konusu yönetici, kurumun yapay zeka proje ve uygulamalarından oluşan portföyünü yönetecek, çalışmaların ilerleme durumunu düzenli olarak raporlayacak.</p>

<p>Görevlendirmelerin tamamlanmasının ardından tüm kurumlar, 12 hafta içinde üç yıllık "Yapay Zeka Yol Haritası" ile yıllık hedeflerini hazırlayacak.</p>

<p>Pilot ve ilk ölçekli konuşlandırmalar için küçük-orta hacimli alımlar önceliklendirilecek, yapay zeka projelerine yönelik kamu alımlarına katılacak girişimlerin teknogirişim belgesine sahip olması esas alınacak.</p>

<p>Her bakanlıkta yapay zekadan yararlanılabilecek alanlar sistematik olarak taranacak. Potansiyeli yüksek alanlarda hızlı pilot uygulamalar başlatılacak, belirlenen başarı eşiğini geçen projeler 6 ile 12 ay içinde ölçeklendirilecek.</p>

<p><strong>- 10 bakanlıkta 30 pilot başlatılacak</strong></p>

<p>Plan kapsamında ilk 12 ayda en az 2 pilot dalgasıyla 10 veya daha fazla bakanlıkta toplam en az 30 yapay zeka pilotunun başlatılması hedefleniyor.</p>

<p>En az 10 kritik kamu hizmeti için pilot aşamasından ölçeklendirmeye uzanan uçtan uca "pilot-ölçek hattı" kurulacak.</p>

<p>e-Devlet, vatandaşların yapay zeka destekli kamu hizmetlerini doğrudan deneyimleyeceği öncelikli dönüşüm alanı olacak. Kişiselleştirilmiş hizmet yönlendirmesi, başvuruların ön kontrolü ve akıllı belge desteği gibi uygulamalar öncelikle pilot olarak hayata geçirilecek.</p>

<p>En az 5 yapay zeka destekli vatandaş hizmetinin e-Devlet üzerinden pilotlanarak ölçeklendirilmesi planlanıyor. Uygulamalarda kişisel verilerin korunması, kararların açıklanabilir olması ve insan gözetimi ilkeleri dikkate alınacak.</p>

<p>Kamu kurumlarında devreye alınan yüksek etkili yapay zeka sistemlerinin de belgelendirme ve değerlendirme süreçlerinden geçirilmesi zorunlu olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM - TEKNOLOJİ, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kamu-personeline-zorunlu-yapay-zeka-egitimi-yolda</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/12/tapuda-yapay-zeka-donemi-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="98410"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KKTC'deki gemi kazasında ölen uzman çavuşun cenazesi Mersin'de defnedildi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kktcdeki-gemi-kazasinda-olen-uzman-cavusun-cenazesi-mersinde-defnedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kktcdeki-gemi-kazasinda-olen-uzman-cavusun-cenazesi-mersinde-defnedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne kenti açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu yaşamını yitiren Jandarma Uzman Çavuş Fahri Ateş'in cenazesi, memleketi Mersin'de toprağa verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>KKTC'nin Girne Limanı'ndan Mersin'in Silifke ilçesindeki Taşucu Limanı'na gitmek için demir alan geminin 30 Ağustos'ta alabora olduğu kazada hayatını kaybeden 28 yaşındaki Ateş'in naaşı, Erdemli ilçesi Çerçili Mahallesi'ndeki mezarlığa götürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Burada kılınan cenaze namazına, Ateş'in kazadan kurtulan eşi Ayça ile babası Yüksel ve annesi Kadriye Ateş'in yanı sıra Vali Yardımcısı Mehmet Ali Özkan, İl Emniyet Müdürü Fahri Aktaş, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Şinasi Güçlü, siyasiler ile vatandaşlar katıldı.</p>

<p>Törende Ateş'in fenalık geçiren babasına sağlık personeli müdahale etti. Ateş'in Türk bayrağına sarılı tabutunu öpen eşi ve yakınları, gözyaşı döktü.</p>

<p>Namazın ardından Ateş'in cenazesi, dualar eşliğinde toprağa verildi.</p>

<p><strong>- Eşi ve oğlunu güverteye çıkardıktan sonra can simidi almaya gitmiş</strong></p>

<p>İstanbul'da görev yapan jandarma uzman çavuş Fahri Ateş'in, yıllık izninde memleketi Erdemli'ye geldikten sonra hemşire eşi Ayça ve 4 yaşındaki oğlu Atabey ile tatil için KKTC'ye gittiği belirtildi.</p>

<p>Tatil dönüşü bindikleri yolcu gemisinin alabora olacağını anlayan Ateş'in, eşi ve oğlunu güvertede güvenli yere çıkardığı, can simidi almak için aşağıya indiği sırada mahsur kalıp yaşamını yitirdiği öğrenildi.</p>

<p><strong>- Girne açıklarında alabora olan gemi</strong></p>

<p>KKTC'deki Girne Limanı ile Mersin'deki Taşucu Limanı arasında sefer yapan hatta bulunan "Filo Jet" isimli yüksek hızlı yolcu gemisi, pazar günü öğle saatlerinde Girne'den hareket ettikten kısa süre sonra ön kısmından su almaya başlamıştı. Girne Limanı'na dönmeye çalıştığı sırada alabora olan gemiden 241 kişi sağ kurtarılmış, 8 kişinin cenazesine ulaşılmış, kayıp 20 kişi için arama çalışması başlatılmıştı.</p>

<p>Batan geminin enkazının denizin 550 metre derinliğinde bulunduğu bildirilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kktcdeki-gemi-kazasinda-olen-uzman-cavusun-cenazesi-mersinde-defnedildi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/mersin-valiligi-1.jpg" type="image/jpeg" length="81847"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bingöl'de "Mevlid-i Nebi" programı düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/bingolde-mevlid-i-nebi-programi-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/bingolde-mevlid-i-nebi-programi-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bingöl İl Müftülüğü tarafından “Peygamberimiz ve Güzel Ahlak” temasıyla Mevlid-i Nebî programı  düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bingöl İl Müftülüğü tarafından “Peygamberimiz ve Güzel Ahlak” temasıyla düzenlenen Mevlid-i Nebî programı, Bingöl Belediyesi Konferans Salonu’nda vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sas)'in örnek hayatının ve güzel ahlakının ele alındığı programa, Kayseri Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. İbrahim Halil Erdoğan konuşmacı olarak katıldı.</p>

<p>Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda İl Müftüsü Orhan İmamoğlu katılımcılara hitap etti. İmamoğlu, Peygamber Efendimizin (sas) hayatının ve güzel ahlakının Müslümanlar için her dönemde yol gösterici bir rehber olduğunu belirterek, O’nun ahlaki erdemlerinin bireysel ve toplumsal hayatın her alanında yaşatılmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p><img alt="B İ N G Ö L M E V L İ D İ N E B İ 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/b-i-n-g-o-l-m-e-v-l-i-d-i-n-e-b-i-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Programın konferans bölümünde Prof. Dr. İbrahim Halil Erdoğan, Peygamber Efendimizin (sas) insan ilişkilerindeki nezaketi, merhameti, adaleti, güvenilirliği ve güzel ahlakı üzerine değerlendirmelerde bulundu. Günümüz insanının karşı karşıya kaldığı bireysel ve toplumsal sorunlar karşısında Hz. Peygamber’in (sas) örnekliğinin önemine vurgu yapan Erdoğan, O’nun ahlakının hayatın her alanında rehber edinilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yoğun katılımın olduğu programda, Peygamber Efendimizin (sas) örnek şahsiyetinin günümüz dünyasında yeniden anlaşılması ve güzel ahlakının hayatın merkezine alınması gerektiğine ilişkin mesajlar öne çıktı.</p>

<p>Program süresince Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Bingöl Şubesi tarafından katılımcılara çeşitli ikramlarda bulunuldu.</p>

<p>Program, İl Müftüsü Orhan İmamoğlu’nun, katkılarından dolayı Prof. Dr. İbrahim Halil Erdoğan’a hediye takdim etmesinin ardından sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bingöl Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/bingolde-mevlid-i-nebi-programi-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/b-i-n-g-o-l-m-e-v-l-i-d-i-n-e-b-i-1.jpg" type="image/jpeg" length="50415"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tecessüs: Kalbi Kemiren Kurt]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/tecessus-kalbi-kemiren-kurt-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/tecessus-kalbi-kemiren-kurt-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tecessüs ne demektir? Tecessüs ile bağlantılı olan diğer hasletler nelerdir?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="rtl" style="text-align:left">عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ عَنِ النَّبِيِّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: “… مَنِ اسْتَمَعَ إِلَى حَدِيثِ قَوْمٍ وَهُمْ لَهُ كَارِهُونَ أَوْ يَفِرُّونَ مِنْهُ، صُبَّ فِى أُذُنِهِ الآنُكُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ…”</p>

<p style="text-align:justify">İbn Abbâs'tan (ra) nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify"><i>“…Kim istemedikleri ya da ısrarla kaçındıkları hâlde bir grubun konuşmalarına kulak kabartırsa, kıyamet günü kulağına kurşun dökülür…”</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">(B7042 Buhârî, Ta"bîr, 45; D5024 Ebû Dâvûd, Edeb, 88)</p>

<p>***</p>

<p dir="rtl" style="text-align:left">قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ يَأْثُرُ عَنِ النَّبِيِّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: “إِيَّاكُمْ وَالظَّنَّ، فَإِنَّ الظَّنَّ أَكْذَبُ الْحَدِيثِ، وَلاَ تَجَسَّسُوا، وَلاَ تَحَسَّسُوا، وَلاَ تَبَاغَضُوا، وَكُونُوا إِخْوَانًا.”</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre'nin (ra) naklettiği bir hadisinde Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur: <i>“Zandan sakının. Çünkü zan, yalanın ta kendisidir. Birbirinizin özel hâllerini araştırmayın, birbirinizin konuştuklarına kulak kabartmayın, birbirinize kin beslemeyin. Kardeşler olun!”</i></p>

<p style="text-align:justify">(B5143 Buhârî, Nikâh, 46)</p>

<p>***</p>

<p dir="rtl" style="text-align:left">عَنْ أَبِى بَرْزَةَ الأَسْلَمِىِّ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : يَا مَعْشَرَ مَنْ آمَنَ بِلِسَانِهِ وَلَمْ يَدْخُلِ الإِيمَانُ قَلْبَهُ لاَ تَغْتَابُوا الْمُسْلِمِينَ وَلاَ تَتَّبِعُوا عَوْرَاتِهِمْ فَإِنَّهُ مَنِ اتَّبَعَ عَوْرَاتِهِمْ يَتَّبِعِ اللَّهُ عَوْرَتَهُ وَمَنْ يَتَّبِعِ اللَّهُ عَوْرَتَهُ يَفْضَحْهُ فِى بَيْتِهِ.”</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Berze el-Eslemî'nin (ra) naklettiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify"><i>“Ey diliyle iman edip, kalbine iman girmemiş olan kimseler! Müslümanların gıybetini yapmayın ve onların gizli hâllerini araştırmayın. Çünkü her kim onların gizli hâllerini araştırırsa Allah (cc) da onun gizli hâlini araştırır. Allah (cc) kimin gizli hâlini araştırırsa onu evinde (gizlice yaptıklarını ortaya çıkararak) bile rezil eder.”</i></p>

<p style="text-align:justify">(D4880 Ebû Dâvûd, Edeb, 35)</p>

<p>***</p>

<p dir="rtl" style="text-align:left">عَنْ مُعَاوِيَةَ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) يَقُولُ: “إِنَّكَ إِنِ اتَّبَعْتَ عَوْرَاتِ النَّاسِ أَفْسَدْتَهُمْ” أَوْ “كِدْتَ أَنْ تُفْسِدَهُمْ.”</p>

<p style="text-align:justify">Muâviye'nin (ra) işittiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify"><i>“İnsanların gizli hâllerini araştırırsan ya aralarına fesat sokmuş olursun ya da aralarında neredeyse fesat çıkmasına sebep olursun.”</i></p>

<p style="text-align:justify">(D4888 Ebû Dâvûd, Edeb, 37)</p>

<p>***</p>

<p dir="rtl" style="text-align:left">عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيِّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: “لاَ يَسْتُرُ عَبْدٌ عَبْدًا فِى الدُّنْيَا إِلاَّ سَتَرَهُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ.”</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre'den (ra) nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify"><i>“Bir kul/kişi bir başka kişinin/kulu(n ayıbını) dünyada örterse, Allah (cc) da kıyamet günü onu(n ayıbını) örter.”</i></p>

<p style="text-align:justify">(M6595 Müslim, Birr, 72; HM9033 İbn Hanbel, II, 389)</p>

<p dir="rtl" style="text-align:left">***</p>

<p style="text-align:justify">Peygamber Efendimiz (sas) evinde eşiyle birlikte otururken bir kişinin kendilerini duvarın gediğinden gözlediğini fark etti. Bu kişi, Efendimizin (sas) bazı sahâbîlerle paylaştığı özel sırları etrafa yaymasıyla meşhur olan Hakem b. Ebu’l-Âs’tan başkası değildi. Peygamberimiz (sas), Hakem’in kendisini gözetlediğini görünce, o esnada başını kaşımak için elinde bulunan aleti (midra) kastederek, "<i>Eğer senin böyle baktığını fark etseydim, bunu gözüne sokardım."</i>  dedi. Daha sonra Hz. Peygamber’in (sas) yanına gelen sahâbîler, Resûlullah’ın (sas) Hakem’e öfkelenip onun hakkındaki beddualarını duyunca, merak edip ne olduğunu sordular. Peygamberimiz (sas) başından geçen bu olayı onlara anlattı. Sahâbîler de bu durum karşısında Hz. Peygamber’e (sas), "O hâlde biz de ona lânet okumayalım mı?" dediler. Ancak Resûlullah (sas) buna izin vermedi ve Hakem’i Tâif’e sürgün etti.</p>

<p style="text-align:justify">Hakem’i böyle davranmaya sevk eden etken, merak duygusudur. Merak, insanı kesin olarak bilgi sahibi olmadığı şeyleri araştırmak için harekete geçirir. Bu araştırma çoğu zaman insanın yararlı bilgiler elde etmesine vesile olabileceği gibi bazen de Allah Teâlâ’nın (sas) hoşlanmayacağı şekildeki bir sorgulamaya yöneltebilir. Allah Teâlâ’nın (cc) hoşlanmadığı ve kullarını sakındırdığı araştırma, ‘tecessüs’ olarak adlandırılan, başkalarının kusur ve mahremiyetlerini araştırma faaliyetidir.</p>

<p style="text-align:justify">Kişinin, insanların ayıplarını, kusurlarını, gizli ve özel hâllerini araştırması anlamına gelen ‘tecessüs’ kavramı, daha çok kötü ve ayıp hâlleri sorgulamayı ifade eder. Tecessüsün yasaklanması, özel hayatın saygınlığını korumaya yönelik bir tedbirdir. Tecessüs sadece insanın ayıplarını araştırmak değil aynı zamanda ayıp olmayan fakat kişinin yine de başkalarının duymasını istemediği, toplumdan gizlediği hâl ve davranışlarının araştırılmasını da kapsar. Tecessüs bazen bir topluluğun yahut kişinin konuşmalarına kulak kabartmak şeklinde de cereyan edebilir. Tecessüsün bu şekli İslâm geleneğinde ‘tehassüs’ olarak adlandırılmıştır. Peygamber Efendimiz (sas), hangi konuşmanın özel konuşma kapsamına gireceğini şu şekilde tanımlamıştır: "<i>Bir kişi bir söz söyleyip sonra da (kimsenin duymadığından emin olmak için) etrafına bakınırsa, o söz emanettir."</i>  O hâlde üçüncü şahısların işitmemesi için özen gösterilen konuşmalar özeldir.</p>

<p style="text-align:justify">Peygamber Efendimiz (sas), "<i>...Kim istemedikleri ya da ısrarla kaçındıkları hâlde bir grubun konuşmalarına kulak kabartırsa, kıyamet günü kulağına kurşun dökülür..."</i>  buyurarak, başkalarının konuşmalarını gizlice dinlemenin âhiretteki cezasının şiddetine vurgu yapmaktadır. Başkalarının konuşmalarını dinlemek; aralarında gizlice konuşan bir topluluğun konuşmasına topluluğa dâhil olmayan bir şahsın kulak vermesi şeklinde olabileceği gibi kişinin, komşusunun konuşmalarını duvardan dinlemesi yahut da gizli kamera vasıtasıyla gizli hâllerin görüntülerinin kaydedilmesi, telefonların dinlenmesi şeklinde de olabilir. Ayrıca teknolojinin imkânlarını kullanarak başkalarının gizli bilgilerini ele geçirmek de Peygamber Efendimizin (sas) sakındırdığı tecessüs kapsamında ele alınabilir.</p>

<p style="text-align:justify">Tecessüs yasağını her fırsatta hatırlatan Peygamber Efendimiz (sas) bir defasında şöyle buyurmuştur: "<i>Zandan sakının. Çünkü zan, yalanın ta kendisidir. Birbirinizin özel hâllerini araştırmayın, birbirinizin konuştuklarına kulak kabartmayın, birbirinize kin beslemeyin. Kardeşler olun!"</i>  Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de de, "<i>Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin."</i>  buyrulmaktadır. Bu âyet ve hadiste müminlere açık bir şekilde emredilen husus kötü zan, tecessüs ve gıybetten uzak durulmasıdır. Burada yasaklanan üç davranış, aralarındaki irtibattan dolayı peş peşe zikredilmiştir. Çünkü kötü zan insanı tecessüse, tecessüs de insanı gıybete götürür.</p>

<p style="text-align:justify">Zan, insanı tecessüse götüren önemli bir etkendir. İnsan bir konuda kesin olmayıp yalnızca tahminlere dayanan bilgilere sahip olursa doğal olarak meraklanır ve o mevzuda kesin bilgiye ulaşmak için araştırma yapma ihtiyacı hisseder. Bu araştırma bir insanın özel hayatı veya kusurları ile ilgili olması durumunda, kötü niyetle olsun veya olmasın Peygamberimiz (sas) tarafından hoş görülmemiştir. Nitekim Hz. Âişe (ra) ile Peygamberimiz (sas) arasında geçen şu hadise, insanın kötü niyetle olmasa dahi böyle bir araştırma içerisinde bulunmasının doğru olmadığını göstermektedir:</p>

<p style="text-align:justify">Peygamber Efendimiz (sas), yatsı namazından sonra evine gelir ve uyumak için dışarıda giydiği elbisesini, ayakkabılarını çıkarır ve yatağına uzanır. Bir müddet sonra eşi Âişe’yi (ra) uyandırmamak için yavaşça elbiselerini giyer ve dışarı çıkar. Fakat Âişe (ra) validemiz henüz uyumamıştır. Hz. Peygamber’in (sas) sessizce dışarı çıkması, onu meraklandırmış olmalı ki hemen kalkıp üzerini giyinir ve Hz. Peygamber’in (sas) peşine düşer. Hz. Peygamber (sas) Bakî’ Kabristanı’na gider ve orada uzun bir müddet ayakta durur. Onu gizlice takip eden Hz. Âişe (ra), Hz. Peygamber’in (sas) eve döneceğini anlayınca, koşarak Hz. Peygamber’den (sas) önce eve varır ve hemen yatağa girer. Ardından Hz. Peygamber (sas) de eve gelir ve Âişe’nin (ra) hâli dikkatini çeker. Aralarında şu konuşma geçer: "<i>Ne oldu yâ Âişe, nefes nefese kalmışsın?"  </i>Âişe (ra) validemiz, "Bir şey yok." der. Bunun üzerine Hz. Muhammed (sas), "<i>Ya söylersin yahut da en ince ayrıntısına kadar her türlü detaydan haberdar olan (Allah) bana mutlaka bildirir."  </i>der.</p>

<p style="text-align:justify">Bunun üzerine Hz. Âişe (ra) olup biteni anlatır. Hz. Peygamber (sas), Cebrail’in kendisini çağırdığı için dışarı çıktığını, uyuduğunu zannettiği Hz. Âişe’yi (ra) korkmaması için kaldırmadığını söyleyerek dışarı çıkmasının sebebini açıklar.</p>

<p style="text-align:justify">Tecessüsün irtibatlı olduğu ikinci davranış ise gıybettir. Gizli hâllerin araştırılması, toplumda dedikoduya yol açabilir. Yahut da dedikodu yapmayı âdet edinmiş kimseler kendilerine malzeme temini için tecessüse yeltenebilirler. Peygamber Efendimiz (sas), "<i>Ey diliyle iman edip, kalbine iman girmemiş olan kimseler! Müslümanların gıybetini yapmayın ve onların gizli hâllerini araştırmayın. Çünkü her kim onların gizli hâllerini araştırırsa Allah (cc) da onun gizli hâlini araştırır. Allah (cc) kimin gizli hâlini araştırırsa onu evinde (gizlice yaptıklarını ortaya çıkararak) bile rezil eder."</i>  buyurarak tecessüs ile gıybet arasındaki bağa dikkat çekmiştir. Elbette ki Cenâb-ı Hakk’ın (cc), kulunun ayıp ve kusurlarını araştırması düşünülemez. O zaten kulunun yaptığı her şeyden haberdardır. Fakat burada vurgulanmak istenen konu, Allah’ın (cc) tecessüs eden kulunun ayıplarını ortaya çıkartıp onu herkesin önünde rezil edeceğidir.</p>

<p style="text-align:justify">Tecessüs, gıybeti doğurabileceği gibi insanlarla alay etmek gibi dinen yasaklanmış bir davranışa da insanı yöneltebilir. İnsan, tabiatı gereği eksik ve kusurlarını gördüğü kimse ile alay etmeye meyillidir. Bundan dolayı açığını gördüğü bir kimse ile alay etmesi çok sık karşılaşılan bir hadisedir. Bunun tersi yani alay etmek için tecessüs etmek de toplumumuzda yaygın olarak görülmektedir. İnsanların gülünç, kusurlu ve eksik yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapmak, Allah (cc) ve Resûlü’nün (sas) yasaklamış olduğu bir davranıştır. Nitekim Sevgili Peygamberimiz (sas) şöyle buyurmuştur: "<i>Kim din kardeşini bir günahtan dolayı ayıplarsa onu işlemeden ölmez."</i></p>

<p style="text-align:justify">Tecessüs ile ayıplama arasında bulunan bu yakın ilişkiyi Kur’ân-ı Kerîm’deki âyetlerde de görebiliriz. Yüce Rabbimiz (cc), insanların kusurlarını araştıran ve onlarla alay eden kimseler hakkında, "<i>İnsanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden her kişinin vay hâline!"  </i>buyurmaktadır. Bu âyette "kaş göz işaretiyle alay eden" şeklinde tercüme edilen ‘lümeze’ kelimesinin kökü olan ‘lemz’ ayrıca ‘kusur araştırmak’ mânâsına da gelir ki bu şekilde düşündüğümüzde Allah’ın (cc) tecessüs edenlerin akıbeti hakkında da aynı ifadeyi kullanmış olduğu anlaşılır. Böylece, Cenâb-ı Hakk’ın (cc) bu tehdidi, tecessüs eden ve elde ettiği bilgiler neticesinde alay eden kimseler hakkında olacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">İnsanların ayıp ve kusurlarını araştırmak kimsenin görevi değildir. İnsanın işlemiş olduğu hata ve günahlar kul ile Allah (cc) arasındadır. Bunu kimsenin araştırmaya hakkı yoktur. Hz. İsa (as), "...Kendinizi rab gibi görüp insanların günahlarını araştırmayın. Kendinizi kul gibi görüp kendi günahlarınıza bakın!" buyurarak insanların hata ve günahlarının kimseyi ilgilendirmeyeceğini, bunun sadece Allah’ın (cc) konumuna has bir bilgi olduğunu ifade etmektedir. Allah (cc) her şeyi görür ve bilir. Bu hususu Kur’ân-ı Kerîm şöyle açıklar: "<i>Göklerdeki ve yerdeki her şeyi Allah’ın (cc) bildiğini görmüyor musun? Üç kişi gizlice konuşmaz ki dördüncüleri O (cc) olmasın. Beş kişi gizlice konuşmaz ki altıncıları O (cc) olmasın. Bundan daha az yahut daha çok da olsalar, nerede olurlarsa olsunlar O (cc) mutlaka onlarla beraberdir. Sonra onlara yaptıklarını kıyamet günü haber verecektir. Allah (cc), her şeyi hakkıyla bilir."</i>  Allah (cc) her insanın kusur ve ayıplarını görüp bildiğine göre insanların bunları tekrar araştırıp gün yüzüne çıkarması gibi bir vazifeyi üstlenmesine gerek yoktur.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Ömer (ra) zaman zaman geceleri Medine sokaklarına teftişe çıkmaktadır. Yine böyle bir gece sokakları kolaçan ederken evlerden birinde bir adamın şarkı söylediğini duyar. Hemen evin duvarına tırmanır ve içeride gördüğü nahoş durum karşısında şöyle seslenir: "Ey Allah’ın düşmanı! O’nun yasakladığı bir şeyi işlediğin hâlde Allah’ın seni(n günahını) gizleyeceğini mi sandın?" Bunun üzerine içerideki adam, "Ve sen ey müminlerin emîri! Hakkımda (karar vermek için) acele etme! Ben bir konuda Allah’a (cc) karşı geldiysem, sen Allah’a (cc) üç konuda karşı geldin. Allah Teâlâ (cc), <i>’Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın."</i>  buyuruyor sen araştırdın. Allah (cc), "<i>Evlere kapılarından girin."</i>  buyuruyor, sen duvarıma tırmandın. Ve sen izin almadan evime girdin. Hâlbuki Allah (cc), <i>’Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere, geldiğinizi hissettirip (izin alıp) ev sahiplerine selâm vermeden girmeyin."</i>  buyuruyor." Bu sözler üzerine Hz. Ömer (sas), "Eğer seni affedersem sen de beni bir iyilikle karşılar mısın?" der. Adam, "Evet." diyerek onu affeder. Ve Hz. Ömer (ra) evden çıkar gider.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Ömer (ra) ile ilgili anlatılan bu hikâye, İslâm’ın insanın özel hayatına verdiği değeri göstermesi açısından önemlidir. Kişinin özel hayatı ile ilgili hususlardan bir tanesi kişinin konut dokunulmazlığına sahip olduğu olgusudur. Dinimizce izin almadan başkasının evine girmek bir yana, hangi amaçla olursa olsun içeriye bakmak dahi yasaklanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Çünkü bakmak, eve girmek gibi görülmüş ve haneye tecavüz kapsamında ele alınmıştır. Bundan dolayı bir başkasının evine izinsiz girenlere ev sahibinin zarar vermesi cezayı gerektirecek bir suç olarak görülmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İşlenen günahlar, topluma zarar vermesi söz konusu olmadığı sürece, Allah ile kul arasında kalmalıdır. Peygamber Efendimiz (sas), "<i>İnsanların gizli hâllerini araştırırsan ya aralarına fesat sokmuş olursun ya da aralarında neredeyse fesat çıkmasına sebep olursun."</i>  buyurarak insanların açıklarını aramanın onların aralarını bozmaktan başka bir işe yaramayacağını ifade etmiştir. İnsanın ayıplarını ortaya çıkarmak, onun toplum içerisinde küçük düşmesine sebep olur. Böylece, insanların ona duymuş oldukları saygı yok olur. O kimse de, "Nasıl olsa herkes bu işi yaptığımı biliyor." diye düşünerek yaptığı günahı herkesin ortasında yapmaya başlayabilir. Bu durum ise toplum içerisinde günahların alenen işlenmesinin meşru imiş gibi algılanmasına sebep olur. Böyle bir toplum ise ahlâken çöker. Bu tehlikenin farkında olan Abdullah b. Mes’ûd (ra), "Sakalından şarap damlıyor!" denilerek kendisine içki içtiği iddiasıyla getirilen bir kimse için, "Gizli hâlleri araştırmamız bize yasaklandı, fakat bir suça açıkça muttali olursak onu cezalandırırız!" diyerek cezalandırılmaması gerektiğini belirtmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Dinimizce yasaklanan tecessüs, kişinin özel hayatıyla ilgili konulardadır. Yoksa toplumun genelinin huzurunu bozan, zulüm ve haksızlık içeren konulardaki suçların gizlenmesi doğru değildir. Aksi takdirde bu suçlar çoğalır, hem fert hem de toplum açısından büyük zararlara yol açar. Bu şekilde topluma zarar veren kimselerin idare tarafından tespit edilip gerekli önlemlerin alınması, toplum düzeninin sağlanması açısından elzemdir. Bundan dolayı yönetim, huzur ve sükûnu sağlamak amacıyla gerekli kovuşturmaları yapma hakkına sahiptir. Bu kovuşturma kapsamında gizli kamera yerleştirme, telefon dinleme, casus gönderme gibi tedbirler alması gerekebilir. Fakat yapılan bu araştırmalarda itidal elden bırakılmamalı ve masum insanlar zan altında kalmamalıdır. Peygamber Efendimiz (sas), "<i>Yönetici, halka sû-i zan ile muamele ederse onları yoldan çıkarır."</i>  buyurarak bu konudaki ölçüyü bize açıklamaktadır. Dolayısıyla yapılacak araştırmalar kesin sonuçlara ulaşmadan kişilerin zan altında bırakılmaması dikkat edilmesi gereken önemli bir husustur. Yine Allah Teâlâ (cc), "<i>Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur."</i>  buyurarak kesin bilgi sahibi olunmadan kişileri töhmet altında bırakmanın vebaline dikkat çekmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">İdarenin yapmış olduğu soruşturmalar dinen yasaklanan tecessüs kapsamına girmediği gibi evlenilecek kişinin, iş ortaklığı yapılacak şahısların araştırılması gibi bazı konularda soruşturma yapılması tecessüs olarak görülmez. Bilakis bu konularda araştırma yapılması kurulacak akdin devamlılığı için gereklidir. Yine toplumda fakirlerin ve muhtaçların tespit edilip ihtiyaçlarının giderilmesi için araştırma yapılması da tecessüs değil kardeşliğin bir gereğidir. Peygamber Efendimiz (sas), "<i>Müslüman Müslüman’ın (din) kardeşidir. Ona zulmetmez. Onu düşman eline vermez (himaye eder). Her kim Müslüman kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah (cc) da onun bir ihtiyacını giderir. Her kim de bir Müslüman’ın bir sıkıntısını giderirse Allah (cc) da onun (bu iyiliği) sayesinde kıyamet sıkıntılarından bir sıkıntısını giderir. Her kim dünyada, bir Müslüman’ın (ayıbını) örterse Allah (cc) da kıyamet günü onun (ayıbını) örter."</i>  buyurarak muhtaçlara yardımı ve ayıplarını örtmeyi teşvik etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">İslâm, tecessüsü yasaklamakla birlikte, kişinin elinde olmayan sebeplerle başkasının ayıp ve kusurlarına şahit olması durumunda bile onları örtmesini öğütlemektedir. Peygamber Efendimiz (sas), "<i>Bir kul bir başka kulu(n ayıbını) dünyada örterse, Allah (cc) da kıyamet günü onu(n ayıbını) örter."</i>  buyurarak ayıpların üzerinin örtülerek gizli kalmasını tavsiye etmektedir. Çünkü bu ayıplar kul ile Rabbi arasındadır. Rabbimiz kulunun durumuna göre dilerse o hatalarını affeder, dilerse karşılığında hak ettiği cezaya çarptırır.</p>

<p style="text-align:justify">Dinimizin tecessüsü yasaklaması, toplum içerisinde oluşabilecek huzursuzluk ve fesadı önlemek gibi bir gayeye dayanmaktadır. Peygamber Efendimiz (sas), toplum huzurunu sağlamak için kırgınlık ve dargınlıklara sebep olan tecessüsün bırakılıp bunun yerine kardeşlik bağlarının pekiştirilmesini şu sözleri ile öğütlemektedir: "<i>...Birbirinizin gizli hâllerini araştırmayın, başkalarının konuştuklarına kulak kabartmayın, birbirinize karşı kin beslemeyin ve kardeş olun!’</i></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kaynak: </strong>Diyanet Hadislerle İslam</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hadislerle İslam</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/tecessus-kalbi-kemiren-kurt-1</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/02/tecessus-kalbi-kemiren-kurt.jpg" type="image/jpeg" length="97481"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gerçek İmanın Belirtileri: Hicret, Cihad ve Yardımlaşmadır]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/gercek-imanin-belirtileri-hicret-cihad-ve-yardimlasmadir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/gercek-imanin-belirtileri-hicret-cihad-ve-yardimlasmadir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Allah (cc) yolunda gerektiğinde hicret ve cihad etmek ve bunları yapan Müslümanlara yardım etmek imanımızın bir gereğidir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>İman edip de Allah (cc) yolunda hicret ve cihad edenler, (muhacirleri) barındıran ve yardım edenler var ya, işte gerçek müminler onlardır. Onlar için bağışlanma ve bol rızık vardır. (Enfâl, 8/74)</strong></p>

<p style="text-align:justify">İman, kalpte ve zihinde yaşanan psikolojik bir durum olmakla birlikte onun, dışa yansıyan birtakım işaret ve belirtileri de vardır. Bir kimsenin, inancına uygun bir hayat sürmek için yurdunu yuvasını terk edip başka bir ülkeye hicret etmesi, bunlardandır. Bir kişinin Müslümanların safına katılarak düşmanla mücadele etmesi, diğer taraftan muhacirlere kucak açarak her şeyini onlarla paylaşması da onun samimi ve gerçek imanının dışa vuran güçlü belirtileridir. Allah (cc), böyle kimselere bağışlanma ve bol rızık vaat etmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Allah (cc) yolunda gerektiğinde hicret ve cihad etmek ve bunları yapan Müslümanlara yardım etmek imanımızın bir gereğidir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Hicret:</strong> Allah (cc) yolunda göç etmek.<br />
<strong>Cihad:</strong> Allah (cc) yolunda savaşmak, mücadele ve gayret etmek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bir Ayet</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/gercek-imanin-belirtileri-hicret-cihad-ve-yardimlasmadir</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/04/gercek-imanin-belirtileri-hicret-cihad-ve-yardimlasmadir.jpg" type="image/jpeg" length="34515"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Silivri açıklarında Türk bayraklı 2 gemi çarpıştı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/silivri-aciklarinda-turk-bayrakli-2-gemi-carpisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/silivri-aciklarinda-turk-bayrakli-2-gemi-carpisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Silivri açıklarında iki ticari geminin çarpışması sonucu, 10 personeli bulunan "Tuğberk İmamoğlu" isimli gemiyle irtibat kesildi. Geminin battığı değerlendirilen 800-900 metre derinlikteki bölgede; Sahil Güvenlik ve Kıyı Emniyeti ekipleri havadan ve denizden geniş çaplı arama kurtarma operasyonu başlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Valiliği, Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpıştığını, bir gemideki 10 personelle irtibat kurulamadığını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul Valiliğinin yaptığı açıklamada, "Saat 03.00 sıralarında Silivri açıklarının 18 mil güneyinde, Kocaeli'den Aliağa'ya intikal eden Türk bayraklı Alsu isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye intikal eden Türk bayraklı Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi çarpışmıştır." ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Olay yerine Kıyı Emniyeti, Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Komutanlığı'na bağlı çok sayıda deniz unsuru ve sahil güvenlik helikopterinin sevk edildiği belirtilen açıklamada, "Bölgeye intikal eden unsurların yaptığı ilk tespitlere göre Alsu isimli gemide gözle görünür bir hasar bulunmamakta olduğu görülmüştür. Ancak Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi ve gemide bulunan 10 personelle an itibarıyla irtibat kurulamamakta olup, bölgedeki unsurların arama kurtarma çalışmaları devam etmektedir." denildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/silivri-aciklarinda-turk-bayrakli-2-gemi-carpisti</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 08:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/silivri-gemi-carpisti.jpg" type="image/jpeg" length="46527"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tâhâ Suresinden Mesajlar]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/taha-suresinden-mesajlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/taha-suresinden-mesajlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Ayet: Biz Kur’an’ı sana mutsuz olasın diye indirmedik. Ancak Allah korkusu taşıyanlar için öğüt olsun diye indirdik. (Tâhâ, 20/2-3)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tâhâ suresi, Kur’an’da 20. sure olup 135 ayetten oluşur. Mekke döneminde, Meryem suresinden sonra inmiştir. Surenin inişine dair özel bir sebep belirtilmez, ancak Hz. Peygamber ve müminleri teselli etmek amacıyla Habeşistan’a hicret edenlerin olduğu bir dönemde indirilmiştir. Adını ilk ayetteki harflerden alır ve tevhid, nübüvvet, ahiret gibi konuları işler. Hz. Musa’nın (as) peygamberliği ve mücadeleleri surenin büyük bölümünü oluşturur. Giriş kısmında Kur’an’ın zorluk için inmediği, Allah tarafından gönderildiği ve Allah’ın her şeyi bildiği vurgulanır. Sure, Hz. Musa’nın peygamberliğinin ilanını, Firavun’la mücadelesini, kavmiyle yaşadığı sorunları ve Hz. Âdem’in (as) şeytanın vesvesesine kapılıp cennetten çıkarılmasını anlatır. Son kısımda ise sabır, Allah’a tevekkül ve dünya nimetlerine aldırış etmemenin önemi vurgulanır. Hz. Peygamber’e ve Müslümanlara zaferin yakında geleceği müjdelenir. Hz. Ömer’in (ra) Müslüman oluşunda Tâhâ suresinin etkisi olduğu rivayet edilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>Siz, kıyamet günü kendi isimlerinizle ve babalarınızın isimleriyle çağırılacaksınız. Öyleyse güzel isimler koyun. (Ebû Dâvûd, Edeb, 61)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/taha-suresinden-mesajlar</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/mehmet/takvim-2026/eylul-2.jpg" type="image/jpeg" length="11406"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İfk Hadisesi ve Hz. Âişe’nin Masumiyeti]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ifk-hadisesi-ve-hz-aisenin-masumiyeti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ifk-hadisesi-ve-hz-aisenin-masumiyeti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hz. Âişe’ye atılan iftirayla başlayan ağır imtihan, Nûr sûresinde nâzil olan ve onun masumiyetini ortaya koyan âyetlerle açıklığa kavuştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hz. Âişe’nin bir sefer dönüşünde geride kalması üzerinden üretilen iftira, kendisini ve ailesini derinden sarsan bir imtihana dönüştü. Yaklaşık bir ay süren bu süreç, Nûr sûresinin 11-20. âyetlerinin nâzil olmasıyla son buldu. Hz. Âişe’nin masumiyeti vahiy ile ortaya konuldu.</p>

<p>İslâm tarihinde “İfk Hadisesi” olarak anılan olay, adını Nûr sûresinin 11 ve 12. âyetlerinde geçen “ifk” kelimesinden alıyor. İfk, “iftira, en kötü ve en çirkin yalan” anlamına geliyor.</p>

<h3>Kaybolan gerdanlığını ararken kafileden ayrı kaldı</h3>

<p>Hadise, Resûl-i Ekrem’in Benî Mustalik Gazvesi’nden dönüşü sırasında yaşandı. Kafilede bulunan Hz. Âişe, konakladıkları yerde sabaha karşı hareket emri verildiğinde ihtiyacını gidermek üzere ordugâhtan uzaklaştı. Dönüşte gerdanlığının kaybolduğunu fark edince, kendisini bekleyeceklerini düşünerek onu aramaya koyuldu.</p>

<p>Karanlıkta gerdanlığını bulması zaman aldı. Konaklama yerine döndüğünde kafilenin hareket ettiğini gördü. Yokluğunun anlaşılması üzerine kendisini aramaya gelecekleri düşüncesiyle bulunduğu yerde bekledi ve bir süre sonra uyuyakaldı.</p>

<p>Birliğin gerisini kontrol etmekle görevli sahâbî Safvân, konaklama yerinden geçerken Hz. Âişe’yi fark etti. Onu tanıyınca “İnnâ lillâh…” diyerek seslendi. Hz. Âişe’nin uyanmasının ardından devesini çöktürüp uzaklaştı. Hz. Âişe deveye bindi; Safvân’ın refakatinde yola çıkarak öğle saatlerinde dinlenmekte olan kafileye yetişti.</p>

<h3>Bir yolculuk hadisesinden çirkin bir iftira üretildi</h3>

<p>Olay bundan ibaret olmasına rağmen, Abdullah b. Übey b. Selûl’ün başını çektiği küçük bir grup, Hz. Âişe ile Safvân hakkında iffete aykırı bir iddiayı ortaya attı. Üretilen iftira halk arasında yayılmaya başladı.</p>

<p>Medine’ye döndükten sonra hastalanarak yaklaşık bir ay yatağında kalan Hz. Âişe ise hakkında konuşulanlardan habersizdi. İftirayı öğrendiğinde büyük bir üzüntü yaşadı ve yeniden hastalandı.</p>

<p>Meseleyi ailesinden öğrenmek için Hz. Peygamber’den izin alarak baba evine gitti. Annesi kendisini teselli etmeye çalışsa da yaşadığı acıyla günlerce ağladı.</p>

<h3>Hz. Peygamber, eşine ve Safvân’a güvenini dile getirdi</h3>

<p>Bu süreçte Hz. Peygamber, yakınlarıyla görüşerek meseleyi araştırdı. Hz. Âişe’nin hizmetçisi de onun lehinde konuştu.</p>

<p>Araştırmalarının ardından mescitte minbere çıkan Resûl-i Ekrem, hem eşi hem de Safvân hakkındaki olumlu kanaatini dile getirdi. İftirayı başlatan kişiden şikâyet ederek cemaatin görüşünü sordu. Ancak cezalandırma meselesi konuşulurken kabilecilik duygularıyla tartışma çıkması üzerine konuşmasını sonlandırdı.</p>

<p>İftiranın üzerinden yaklaşık bir ay geçmiş, konuya ilişkin henüz vahiy gelmemişti.</p>

<h3>“Allah benim suçsuz ve günahsız olduğumu biliyor”</h3>

<p>Hz. Peygamber, eşini görmek üzere Hz. Ebû Bekir’in evine geldiğinde Hz. Âişe’ye, masum olması hâlinde Allah’ın bunu ortaya çıkaracağını bildirdi. Bir günah işlemişse tövbe etmesini söyledi.</p>

<p>Hz. Âişe, önce babasından, ardından annesinden cevap vermelerini istedi. Onların ne söyleyeceklerini bilemediklerini belirtmeleri üzerine kendisi konuştu:</p>

<p>“Allah benim suçsuz ve günahsız olduğumu biliyor, ancak ben size ‘yapmadım’ desem inanmayacaksınız, ‘yaptım’ desem inanacaksınız.”</p>

<p>İçinde bulunduğu durumu Hz. Yûsuf’un babasının yaşadığı imtihana benzeten Hz. Âişe, onun şu sözünü hatırlattı:</p>

<p>“Artık (bana düşen) güzelce sabretmektir. Anlattığınız karşısında, yardım edecek olan ancak Allah’tır.” (Yûsuf, 12/18)</p>

<h3>İftirayı sona erdiren vahiy</h3>

<p>Hz. Âişe, sözlerinin ardından kırgınlık içinde yatağına uzandı ve örtüsünü başına çekti. Tam bu sırada Hz. Peygamber’de vahiy işaretleri belirdi.</p>

<p>Nûr sûresinin 11-20. âyetleri nâzil oldu. Hz. Âişe’nin günlerce gözyaşı dökmesine sebep olan iftiranın asılsızlığı, gelen vahiy ile açıklığa kavuştu. Onun masumiyeti, Kur’an âyetleriyle ortaya konuldu.</p>

<h3>Nûr Sûresi'nde nazil olan ayetler</h3>

<p>(Nûr 11﴿ O iftirayı atanlar içinizden bir gruptur. Bunun sizin için kötü olduğunu sanmayın, aksine bu hakkınızda hayırlıdır. Onların her biri işlediği günahı yüklenecektir. İçlerinden günahın büyüğünü üstlenen için ise büyük bir azap vardır.<br />
<br />
﴾12﴿ Bunu işittiğiniz zaman mümin erkekler ve kadınların birbiri hakkında hüsn-i zan beslemeleri ve “Bu apaçık bir iftiradır” demeleri gerekmez miydi?</p>

<p>﴾13﴿ Bu iddialarına dört şahit getirseler ya! Bu sayıda şahit getiremiyorlarsa onlar, Allah nezdinde yalancıların ta kendileridir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>﴾14﴿ Eğer dünyada ve âhirette Allah’ın lütfu ve rahmeti hep sizinle olmasaydı içine daldığınız günah yüzünden size büyük bir azap gelecekti.</p>

<p>﴾15﴿ Çünkü siz, iftirayı dilden dile yayıyor, hakkında bilgi sahibi olmadığınız bir şeyi ağızlarınızla söylüyorsunuz; bunu da önemsiz sanıyorsunuz; halbuki Allah katında o büyük bir şeydir.</p>

<p>﴾16﴿ O kulağınıza geldiğinde “Bunu konuşmak bize yakışmaz, fesübhânal-lah, bu apaçık bir iftiradır” deseydiniz ya!</p>

<p>﴾17﴿ Eğer gerçek müminlerseniz Allah size, bir daha asla böyle bir şey yapmamanızı öğütlüyor.</p>

<p>﴾18﴿ Allah size âyetleri açıklıyor; Allah ilim ve hikmet sahibidir.</p>

<p>﴾19﴿ Müminler arasında ahlâksızlığın yaygınlaşmasını isteyenlere dünyada ve âhirette can yakıcı bir ceza vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.</p>

<p>﴾20﴿ Ya Allah’ın size lütfu ve rahmeti ulaşmasaydı, ya Allah çok şefkatli, çok merhametli olmasaydı!</p>

<p>﴾21﴿ Ey iman edenler! Şeytanın adımlarına uymayın. Kim şeytana ayak uydurursa bilsin ki, o edepsizliği ve kötülüğü emreder. Allah’ın lutfu ve rahmeti sizinle olmasaydı içinizden hiçbir kimse günahtan asla arınamazdı, fakat Allah dilediğini arındırır; Allah her şeyi işitmekte ve bilmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İslam Ansiklopedisi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sahabeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ifk-hadisesi-ve-hz-aisenin-masumiyeti</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 20:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/hz-aise.jpeg" type="image/jpeg" length="84089"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hac Organizasyonu Sağlık Personeline Dair Önemli Duyuru]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/hac-organizasyonu-saglik-personeline-dair-onemli-duyuru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/hac-organizasyonu-saglik-personeline-dair-onemli-duyuru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca "2027 Hac Organizasyonu Sağlık Personeline Dair Önemli Duyuru" yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2027 Yılı Hac Organizasyonu kapsamında sağlık personeli olarak görev almak isteyen adaylara yönelik, 22 Ağustos 2026 tarihinde Ankara'da gerçekleştirilen test sınavı sonuçları açıklandı.</p>

<p><br />
<strong>Bu itibarla; </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
<strong>I-</strong> Ebe-Ebe Hemşire, Hemşire, Sağlık Memuru, ATT (Acil Tıp Teknisyeni/Teknikeri-Paramedik), Laboratuvar Teknisyeni/Teknikeri, Röntgen Teknisyeni/Teknikeri, Tıbbi Cihaz Tamir Teknisyeni/Teknikeri, Diş Teknisyeni/Teknikeri, Ortez-Protez Teknisyeni/Teknikeri, Eczane Teknisyeni/Teknikeri (Eczacı Kalfası), Sterilizasyon Teknisyeni/Teknikeri olarak görev almak üzere planlamaları yapılacaklara <strong>mülakat sınavı yapılmayacak olup,</strong> <strong>test sınavı sonucu (en yüksekten aşağıya doğru) puan sıralamasına göre yapılacaktır. </strong></p>

<p><br />
<strong>II- </strong>Hastabakıcı-Hizmetli olarak görev almak üzere planlamaları yapılacaklara ise <strong>test sınavı sonucu (en yüksekten aşağıya doğru) puan sıralamasına göre planlanan kontenjan ve görevin özelliği dikkate alınarak</strong> <strong>Başkanlığımızca belirlenen sayı kadar personel mülakata çağrılacaktır. </strong></p>

<p><strong>Hasta Bakıcı- Hizmetli Olanlar;</strong></p>

<p><a href="https://hac.gov.tr/gorevliweb/Sayfalar/Sorgular/SaglikTestSonucSorgulama.aspx" rel="nofollow"><strong>Mülakat sınav durumunuzu öğrenmek için lütfen TIKLAYINIZ&gt;&gt;</strong></a><strong>&gt;</strong></p>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td colspan="4">​ ​ ​ ​<strong>HAC SÖZLÜ SINAV KAYNAKLARI (Hasta Bakıcı- Sağlık Hizmetli)</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td colspan="4">​ ​ ​ ​<strong>BASILI ESERLER</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>​S. NO</strong></td>
   <td><strong>ESER ADI</strong> ​</td>
   <td><strong>​YAZAR ADI </strong></td>
   <td><strong>YAYINEVİ </strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>​1.</strong></td>
   <td><strong>Kur’anı Kerim* </strong></td>
   <td>​</td>
   <td>​</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>​2.</strong></td>
   <td><strong>​</strong><strong> İslam İlmihali (I-II)</strong></td>
   <td>​Komisyon</td>
   <td>TDV Yayınları​</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>​3.</strong></td>
   <td><strong>​</strong><strong>Hac İlmihali</strong></td>
   <td>​Prof. Dr. İsmail KARAGÖZ<br />
   Mehmet KESKİN<br />
   Doç. Dr. Halil ALTUNTAŞ</td>
   <td>​DİB Yayınları</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>​<strong>4.</strong></td>
   <td><strong>​Haccı Anlamak</strong></td>
   <td>​Dr. Ekrem KELEŞ<br />
   Prof. Dr. Bünyamin ERUL</td>
   <td>​DİB Yayınları</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>​5.</strong></td>
   <td><strong>​Hac Yolcusu Rehberi</strong></td>
   <td>​Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğü</td>
   <td>​DİB Yayınları</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>​6.</strong></td>
   <td><strong>​Hz. Peygamber’in İzinde</strong></td>
   <td>​Prof. Dr. Ahmet ÖNKAL<br />
   Prof. Dr. Adem APAK<br />
   Prof. Dr. Bünyamin ERUL</td>
   <td>​DİB Yayınları</td>
  </tr>
  <tr>
   <td colspan="4"><strong>​ ​ ​ ​MEVZUAT VE DİJİTAL KAYNAKLAR</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>​<br />
   <strong>​S. NO</strong></td>
   <td>​<strong>MEVZUAT/DİJİTAL KAYNAK ADI </strong></td>
   <td colspan="2">​<br />
   ​<strong>BAĞLANTI ADRESİ</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td></td>
   <td><strong>3359 Sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu</strong></td>
   <td colspan="2"><strong><a href="https://hsgm.saglik.gov.tr/depo/Mevzuat/Kanunlar/Saglik_Hizmetleri_Temel_Kanunu_3359.pdf" rel="nofollow">​https://hsgm.saglik.gov.tr/depo/Mevzuat/Kanunlar/Saglik_Hizmetleri_Temel_Kanunu_3359.pdf</a></strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>​2.</strong></td>
   <td><strong>​Hasta Hakları Yönetmeliği</strong></td>
   <td colspan="2"><strong>​</strong><strong><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=4847&amp;MevzuatTur=7&amp;MevzuatTertip=5" rel="nofollow">https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=4847&amp;MevzuatTur=7&amp;MevzuatTertip=5</a></strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>​3.</strong></td>
   <td><strong>​Diyanet İşleri Başkanlığı Hac Yönergesi</strong></td>
   <td colspan="2"><strong>​​</strong><strong><a href="https://hukukmusavirligi.diyanet.gov.tr/Detay/144/hac-y%C3%B6nergesi" rel="nofollow">https://hukukmusavirligi.diyanet.gov.tr/Detay/144/hac-y%C3%B6nergesi</a></strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>​4.</strong></td>
   <td><strong>​Diyanet İşleri Başkanlığı Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğü Hac/Umre Eğitim Portali</strong></td>
   <td colspan="2"><strong>​ <a href="https://hacumreegitim.hac.gov.tr/" rel="nofollow">​https://hacumreegitim.hac.gov.tr/</a></strong></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><br />
<strong>* Adaylar Kuran’ı Kerim ve ezberden (Fil-Nas) sorumludur.</strong><br />
<strong>**Adaylar ayrıca mesleklerinin gerekliliği olan bilgilerden sorumludur.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DUYURULAR</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/hac-organizasyonu-saglik-personeline-dair-onemli-duyuru</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 16:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/06/hacilar-kabeye-vedaya-hazirlaniyor-1.jpg" type="image/jpeg" length="18285"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni adli yıl başladı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/yeni-adli-yil-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/yeni-adli-yil-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adliyelerde ve yüksek yargı organlarında yeni dönem başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026-2027 Adli Yıl açılışı için illerde tören düzenlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adliyelerde ve yüksek yargı organlarında yeni dönemin bugün başlamasıyla birlikte kamuoyunun yakından takip ettiği çok sayıda dava yeniden gündeme gelecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/yeni-adli-yil-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/adalet-adli-yil-mahkeme-1.jpg" type="image/jpeg" length="63309"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Av sezonunun ilk gününde tezgahlar bereketle doldu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/av-sezonunun-ilk-gununde-tezgahlar-bereketle-doldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/av-sezonunun-ilk-gununde-tezgahlar-bereketle-doldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun, Rize, Ordu ve Trabzon'da av yasağının sona ermesiyle denize açılan balıkçıların avladıkları palamutlar tezgahlardaki yerini aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Giresun'da büyük balıkçı tekneleriyle gece saatlerinde avlanan palamut, tezgahlarda tüketiciye sunuldu. Kentte palamudun adedi 150 ila 200 liradan satışa sunuldu.</p>

<p>Çotanak Balık Pazarı'nda tezgahta satış yapan Şaban Tahaerken, AA muhabirine, ilerleyen günlerde palamudun daha da bollaşmasını beklediklerini söyledi.</p>

<p>İlk gün olması dolayısıyla fiyatın biraz yüksek olduğunu belirten Tahaerken, "Türkiye'nin diğer bölgelerine de balık gönderildi. Bu bir arz talep meselesi, bunun için fiyat bugün biraz pahalı. İlerleyen günlerde fiyatın düşmesini bekliyoruz." dedi.</p>

<p><strong>- Rize</strong></p>

<p>Rize'de de tezgahlar palamutla doldu.</p>

<p>Balıkçı Bilgin Küçükmotor, bu sene palamudun bol olacağını ifade ederek, "Balıkçılarımız 'vira bismillah' dedi, artık denizden ne çıkarsa onu satacağız ama bolluk var bu sene." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Küçükmotor, palamudun tanesini 125 liradan satışa sunduklarını belirterek, "Tanesi 400 gram geliyor, inşallah daha da bol olacak ve fiyatı uygun olacak." diye konuştu.</p>

<p>Balıkçı Kerim Yavuz da geçen yıl hamsinin, bu yıl ise palamudun bol olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Sezonun bereketli başladığını vurgulayan Yavuz, şunları kaydetti:</p>

<p>"İnşallah bu sene bol palamut satacağız ve yiyeceğiz. Bereketli devam edeceğine ve bu sezonun çok güzel geçeceğine inanıyorum. Kayıklar yoğunlukla palamut, istavrit ve mezgit avlıyor. Bugünden itibaren havaların serinlemesiyle birlikte çeşitlerin artacağını düşünüyorum."</p>

<p><strong>- Ordu</strong></p>

<p>Ordu'da avlanan balıklar, tezgahlarda satışa sunuldu.</p>

<p>Perşembe ilçesinde 44 yıldır balıkçılık yapan Erdal Çamaş, yeni sezona çok iyi başladıklarını belirterek, "Bu sene palamut çok verimli. Şu anda her tarafta balık kendini gösterdi. Takımlar da gece itibarıyla denize indi. Şu anda Ereğli taraflarında avcılık bayağı bir var. Her tarafta balık var. Bu sene bol bol halkımız balık yiyecek." dedi.</p>

<p>Palamudun tanesinin 100 ila 200 lira arasında değiştiğini dile getiren Çamaş, mezgit ile istavritin kilosunun ise 400 lira olduğunu aktardı.</p>

<p><strong>- Trabzon</strong></p>

<p>Trabzon'un Moloz mevkisinde balık satan Ahmet Çoğalmış da sezonun bol ve bereketli başladığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu sezon palamudun çok çıkacağını belirten Çoğalmış, "Görünüşe göre bu sene palamudu bol bol yiyeceğiz. Biz satacağız vatandaşımız da yiyecek." diye konuştu.</p>

<p>Palamudun tanesinin 100 ila 150 lira arasında satıldığını anlatan Çoğalmış, ilerleyen zamanda fiyatın daha da düşebileceğini kaydetti.</p>

<p>Palamut satın alan Yakup Yapan ise "Çok güzel, her çeşit balık var. Şu anda palamut getirdiler. Bundan sonra herhalde bol olacak. Şimdi balık almanın zamanı." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/av-sezonunun-ilk-gununde-tezgahlar-bereketle-doldu</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/balik-sezon-av.jpg" type="image/jpeg" length="36516"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hac Organizasyonu sağlık personeli test sınavı sonuçları açıklandı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/hac-organizasyonu-saglik-personeli-test-sinavi-sonuclari-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/hac-organizasyonu-saglik-personeli-test-sinavi-sonuclari-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca 2027 Yılı Hac Organizasyonu kapsamında sağlık personeli olarak görev almak isteyen adaylara yönelik 22 Ağustos 2026 tarihinde Ankara'da gerçekleştirilen test sınavı sonuçları açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2027 Yılı Hac Organizasyonu kapsamında sağlık personeli olarak görev almak isteyen adaylara yönelik 22 Ağustos 2026 tarihinde Ankara'da gerçekleştirilen test sınavı sonuçları açıklandı.</p>

<p>Buna göre;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>1.</strong> Adaylar sınav sonuçlarına ilişkin itirazlarını, sınav sonuçlarının ilan edildiği tarihten itibaren Gazi Üniversitesi Ölçme Ve Değerlendirme Uygulama Ve Araştırma Merkezinin kurumsal https://gaziodm.gazi.edu.tr internet adresinden ilan edilen takvime göre gerçekleştirebileceklerdir.</p>

<p><strong>2.</strong> Sınav sonuçlarıyla ilgili Başkanlığımıza (Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğü) yapılacak itiraz dilekçeleri işleme alınmayacaktır.</p>

<h3><strong><a href="https://gaziodm.gazi.edu.tr/view/announcement/324983?type=1&amp;title=-22082026-tarihli-diyanet-isleri-baskanligi-hac-organizasyonu-saglik-personeli-yazili-sinavinin-sonuclari-ile-itiraz-raporu-yayimlanmistir" rel="nofollow">Test sınavı sonucunuzu öğrenmek için TIKLAYINIZ&gt;&gt;</a></strong></h3></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DUYURULAR</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/hac-organizasyonu-saglik-personeli-test-sinavi-sonuclari-aciklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kabe-66.jpg" type="image/jpeg" length="24026"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Av sezonu dualarla açıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/istanbulda-2026-2027-balikcilik-av-sezonu-dualarla-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/istanbulda-2026-2027-balikcilik-av-sezonu-dualarla-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkçılık av sezonu açılış programında dua eden İstanbul Müftüsü Doç. Dr. Emrullah Tuncel, bereketli bir av sezonu niyazında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul’da balıkçılık genel av sezonu Sarıyer Kireçburnu sahilinde düzenlenen programla başladı.</p>

<p>Programda dua eden İstanbul Müftüsü Doç. Dr. Emrullah Tuncel, hayırlı, bereketli bir av sezonu ve bol rızık niyazında bulundu.</p>

<p>Sezon açılışına İstanbul Vali Yardımcısı Mustafa Kaya ile İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar ve vatandaşlar katıldı.</p>

<p>Av yasağının sona ermesiyle balıkçılar aylar sonra yeniden “Vira Bismillah” dedi ve yeni sezonun ilk balıkları avlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="İstanbul (1)-63" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/istanbul-1-63.jpg" width="900" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>İstanbul Müftülüğü, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/istanbulda-2026-2027-balikcilik-av-sezonu-dualarla-acildi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 13:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/istanbul-2-59.jpg" type="image/jpeg" length="41235"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da parçalı ay tutulması]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/istanbulda-parcali-ay-tutulmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/istanbulda-parcali-ay-tutulmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ay'ın Dünya'nın gölgesinde kalmasıyla oluşan "parçalı ay tutulması" İstanbul'da Süleymaniye Camisi (sağda) ve Yeni Cami (solda) ile birlikte görüntülendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/istanbulda-parcali-ay-tutulmasi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/istanbul-cami-4.jpg" type="image/jpeg" length="89238"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[28 Ağustos 2026 - Vatan Sevgisi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/28-agustos-2026-vatan-sevgisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/28-agustos-2026-vatan-sevgisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 28 Ağustos 2026 tarihli ve "Vatan Sevgisi" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Cuma Hutbesi 28 Agustos 2026" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/cuma-hutbesi-28-agustos-2026.jpg" width="1280" /></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:center"><strong>VATAN SEVGİSİ</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Millet olarak, Malazgirt Zaferi’nin 955, Büyük Taarruz’un 104’üncü yıl dönümünü idrak ediyoruz. Malazgirt’ten Büyük Taarruz’a uzanan şanlı tarihimiz, yüce milletimizin vatanına, istiklal ve istikbaline olan bağlılığının en büyük nişanelerindendir. Aziz vatanımız; Malazgirt Destanıyla bizlere yurt olmuş, İstanbul’un fethiyle Anadolu’daki hâkimiyetimiz perçinlenmiş, Büyük Taarruz’la da düşmanlara geçit verilmeyeceği tüm dünyaya ilan edilmiştir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Bir insan için, en kıymetli varlıklardan biri de üzerinde özgürce yaşadığı vatan toprağıdır. Vatanı korumak öyle kutsaldır ki onun uğruna canını verenler, şehadetle ödüllendirilmiştir. Çünkü vatanımız varsa devletimiz vardır, kimliğimiz vardır, onurumuz vardır. Vatanımız varsa yuvamız vardır, işimiz vardır, aşımız vardır. Vatanımız varsa huzurumuz vardır, güvenliğimiz vardır, geleceğimiz vardır.</p>

<h3><strong>Değerli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Vatan sevgisi medeniyetimizde imandan bir parça olarak görülmüştür. Vatan sevgisinden maksat ise; istiklalimizin sembolü bayrağımıza, kardeşliğimizin nişanesi ezanlarımıza, bizi millet kılan mukaddes değerlerimize sahip çıkmaktır. Vatanı sevmek; yeri geldiğinde <strong>“Ellerinizle, dillerinizle ve mallarınızla cihad edin”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> nebevi emrine gönülden bağlanmaktır. Vatanı sevmek, işimizi en doğru ve en güzel şekilde yapmak; dürüstlüğün ve adaletin hâkim olduğu bir toplum inşa etmektir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müminler!</strong></h3>

<p>Tarih boyunca gittiği her yere huzur ve barışı götürmüş bir milletin evlatları olarak, bizler biliyoruz ki; düşmanlarımız, vatanımıza göz dikmekten geri durmamışlardır. Zaman değişse, zulüm farklı kisvelere bürünse, fitne başka adlarla anılsa da, hak ile batılın mücadelesi son bulmamıştır. Ancak bizler inanıyoruz ki, <strong>“Gevşeklik göstermeyin, üzülmeyin; eğer inanmışsanız şüphesiz en üstün olan sizsiniz”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a> </strong>buyruğuna sarılırsak; vatanımıza, milletimize ve dirliğimize yönelik oyunlara karşı uyanık olursak, Allah tuzak kuranların tuzaklarını başlarına geçirecek,<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title="">[3]</a> Hak galip gelecek, batıl yok olacaktır.<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title="">[4]</a></p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce Rabbimizden niyazımız; milletimizin birlik ve beraberliğini daim, devletimizi kaim, ülkemizi ilelebet huzur ve esenlik yurdu kılmasıdır. Cenabı-ı Hak, bu toprakları bize vatan kılan aziz şehitlerimize ve ahirete göç eden kahraman gazilerimize rahmet eylesin.</p>

<p>Hutbemizi, Âl-i İmrân suresinde yer alan bir ayet-i kerimenin mealiyle bitiriyoruz: <strong>“Ey iman edenler! Sabredin; düşman karşısında sebat gösterin; cihad için hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah’tan korkun ki başarıya erişebilesiniz.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Nesâî, Cihâd, 48.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Âl-i İmrân, 3/139.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Âl-i İmrân, 3/54.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> İsrâ, 17/81.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Âl-i İmrân, 3/200.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/28-agustos-2026-vatan-sevgisi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/28-agustos-2026-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="48126"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[21 Ağustos 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/21-agustos-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/21-agustos-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 21 Ağustos 2026 tarihli ve "Mevlid-i Nebi" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarih:21.08.2026 </strong></p>

<p><img height="593" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/image-10.png" width="954" /></p>

<p></p>

<p style="text-align:center"><strong>MEVLİD-İ NEBİ</strong></p>

<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>

<p>Ümmeti olmakla şeref duyduğumuz Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), şirkin insanlığı karanlığa mahkûm ettiği cehalet çağını, tevhid akidesiyle aydınlatmıştır. O, zulmün ve kötülüğün insanlığı esir aldığı bir zamanda; mazlum ve mağdurların, güçsüz ve zayıfların umudu olmuştur. Hz. Hatice Annemiz, Efendimiz (s.a.s)’in bu hasletini şöyle ifade etmiştir: <strong>“Allah’a yemin ederim ki Cenâb-ı Hak hiçbir vakit seni utandırmaz. Çünkü sen akrabayı gözetirsin; muhtaç olanların bakımını üstlenirsin; aç ve açıkta olanı koruyup, kollarsın; misafire ikram edersin ve musibete maruz kalanlara yardım edersin.”<a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a> </strong></p>

<p><strong>Aziz Müminler!</strong></p>

<p>İnsanlığın muhtaç olduğu güzel ahlakın tüm unsurları, Allah’ın Kitabı ve Peygamberimiz (s.a.s)’in sünnet-i seniyyesinde mevcuttur. Dolayısıyla kim, ailesinde huzur istiyorsa; <strong>“Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en iyi olanınızdır”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong><strong> </strong> nebevi tavsiyesine sarılsın. Kim, helal kazanç arıyorsa; <strong>“Allah kişinin, işini sağlam yapmasından hoşlanır”<a href="#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong> prensibini hayatında ilke edinsin. Kim, akrabasıyla bağlarını korumanın, komşularıyla iyi geçinmenin, sosyal hayatta kardeşliği ikame etmenin gayretinde ise; <strong>“Müslüman, dilinden ve elinden insanların selâmette olduğu kişidir”<a href="#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong>[4]</strong></a> </strong>öğüdüne dikkat etsin. Ve kim de imanın tadını almayı arzuluyorsa; “<strong>Müminlerin iman bakımından en mükemmeli, ahlâk bakımından en güzel olanıdır”<a href="#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a> </strong>hadis-i şerifini kendisine rehber kılsın.</p>

<p><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></p>

<p>Bugün, iletişim imkânları çoğalmakta; bilgi, saniyeler içerisinde dünyanın dört bir yanına ulaşabilmektedir. Ne var ki bütün bu gelişmelere rağmen insanlık, huzura ve sükûnete her zamankinden daha fazla muhtaçtır. Dünyanın diğer ucundakilerle iletişim kurabilen nice insanımız; aynı evi paylaştığı eşine, çocuklarına, anne ve babasına yabancı olabilmektedir. Sanal dünyanın kalabalığında kaybolan nice insanımız da; yanı başındaki komşusunun derdini, akrabasının hâlini, mahallesindeki ihtiyaç sahibinin sesini duyamamaktadır. Şu hususu unutmayalım ki; çağımızda yaşadığımız bu sorunların çözümü, hutbemizde bir kısmını ifade etmeye çalıştığımız nebevî ahlaktadır.</p>

<p><strong>Değerli Müminler!</strong></p>

<p>Önümüzdeki Pazartesi günü Mevlid Kandilidir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in doğumunun hicri bin beş yüzüncü yılı olması münasebetiyle Mevlid-i Nebi Haftasını “Peygamberimiz ve Güzel Ahlak” temasıyla idrak edeceğiz. Hafta boyunca gerçekleştireceğimiz programlarla Peygamber Efendimiz (s.a.s)’i anmaya, anlamaya ve getirdiği mesajları insanlıkla buluşturmaya gayret göstereceğiz.</p>

<p>Bizleri, Allah Resûlü (s.a.s)’e ümmet kılan Yüce Rabbimize hamd ve sena; peygamberimiz, rehberimiz ve örneğimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya, âline ve ashabına salat ve selam olsun. Mevlid Kandilimiz şimdiden mübarek olsun.</p>

<p><strong>Aziz Kardeşlerim!</strong></p>

<p>Hutbemizi Ahzâb suresinde yer alan şu ayet-i kerimelerin mealiyle bitiriyoruz: <strong>“Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; Allah’ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik.”<a href="#_edn6" name="_ednref6" title=""><strong>[6]</strong></a> </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Buhârî, Bed’ü’l-vahy, 1.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> İbn Mâce, Nikâh, 50.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr, XXIV, 306.</p>

<p><a href="#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Nesâî, Îmân, 8.</p>

<p><a href="#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Ebû Dâvûd, Sünnet, 15.</p>

<p><a href="#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Ahzâb, 33/45,46.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/21-agustos-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/s6eXGAzgykM/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="59053"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Ağustos 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/14-agustos-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/14-agustos-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 14 Ağustos 2026 tarihli ve "Her Yetim Bir Emanet" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>HER YETİM BİR EMANET</strong></p>

<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>

<p>Bir şehadet haberiyle kor düşmüştü Medine’ye. Allah Resûlü (s.a.s)’in, ‘Kardeşim!’ dediği amcasının oğlu Ca‘fer-i Tayyâr (r.a) şehit olmuş, ardında üç yetim bırakmıştı. Rahmet Elçisi (s.a.s), mateme bürünmüş yetimlerin evine vardı. Onları yanına çağırdı, bağrına bastı, onların ihtiyaçlarını giderdi.<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title="">[1]</a><strong> </strong>Ve bir defasında Rahmet Elçisi (s.a.s), şehadet ile orta parmağını birleştirerek, <strong>“Yetime kol kanat geren kimse ile ben, cennette böyle yan yana olacağız”</strong><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong><sup><strong><sup>[2]</sup></strong></sup></strong></a><strong> </strong>buyurdu.</p>

<p><strong>Aziz Müminler!</strong></p>

<p>Gönül coğrafyamızın bir yanı ateşler içindeyken, öbür yanında bizler, zulmün devam ettiğini unutabiliyoruz. Ekranlar haber yapmayı kestiğinde zulmün de sona erdiği düşüncesine kapılabiliyoruz. Bizler; günlük telaşlarımızın ve dünya meşguliyetlerimizin arkasından koşarken, Gazze’de ve farklı coğrafyalarda insanlar varoluş mücadelesi vermeye devam ediyor. Yine her gün yüzlerce çocuk, zalimlerin bombaları altında ya can veriyor, ya da yetim ve öksüz kalıyor.</p>

<p><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></p>

<p>İnsanlığın kaybettiği merhametin acı bir itirafını, savaşın ortasında minik bir yüreğin ‘Bizim buralarda çocuklar büyümez!’ sözünde görüyoruz. Oysaki çocukların büyüyemediği; oyun alanlarının kabirleri haline geldiği bir dünyada, insanlığın huzurlu olamayacağı açıktır. Yetim ve öksüzlerin; başlarını okşayacak ve yaralarını saracak şefkatli bir el bulmakta zorlandıkları çağımızda, Müslümanların rahat olamayacakları bir gerçektir. Ve şu da bir hakikattir ki; yetimlere sahip çıkmak, onları himaye etmek ve koruyup gözetmek, kendisi de yetim olan Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in sünnetidir.</p>

<p><strong>Değerli Müminler!</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akrabalarımızın ve komşularımızın geride bıraktığı; mahallemizde, şehrimizde ve ülkemizde bulunan yetimler bizim olduğu gibi, mazlum coğrafyalarda hayata tutunmaya çalışan yetimler de bizimdir, Cenâb-ı Hakk’ın bizlere emanetidir. Zira merhametin coğrafyası olmaz. Ümmet olmak bir olmaktır, kardeşlik bağını korumaktır. Belki bugün, elimizden savaşları durdurmak gelmeyebilir. Fakat yarına hazırlık yapmak, zalimlerin heveslerini kursağında bırakacak güce ulaşmak elimizdedir. Unutmamak, duyarsızlaşmamak, mazlumların sesi olmak elimizdedir. Yüce Rabbimizin, <strong>“Yetimi sakın incitme!”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><sup><strong><sup>[3]</sup></strong></sup></a></strong><strong> </strong>emri gereğince, yetimleri biçare bırakmamak; evimizi ve gönlümüzü onlara açmak, yeri geldiğinde koruyucu bir aile olmak, maddi ve manevi desteğimizle onların yanında durmak elimizdedir.</p>

<p><strong>Aziz Kardeşlerim!</strong></p>

<p>Hutbemizi, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: <strong>“Müslümanların evleri arasında en hayırlı ev, içinde kendisine iyi davranılan bir yetimin bulunduğu evdir…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<p></p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Nesâî, Zînet, 57.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title=""><sup><sup>[2]</sup></sup></a> Buhârî, Talâk, 25.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title=""><sup><sup>[3]</sup></sup></a> Duhâ, 93/9.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title=""><sup><sup>[4]</sup></sup></a> İbn Mâce, Edeb, 6.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/14-agustos-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 00:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/iId3efsCXSc/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="71475"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[7 Ağustos 2026 Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/7-agustos-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/7-agustos-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 7 Ağustos 2026 tarihli ve "Kardeşlik" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="7 A Ğ U S T O S C U M A" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/7-a-g-u-s-t-o-s-c-u-m-a.jpg" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>KARDEŞLİK</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce dinimiz İslam’ın temel hedefi, hem bu dünya hem de ebedi âlemde insanlığın huzur ve mutluluğunu sağlamaktır. Huzur ve mutluluğu sağlamanın yolu ise; kardeş olmaktan, aramızdaki sevgi ve muhabbeti daha da güçlendirmekten geçmektedir. Öyle ki Rahmet Elçisi Peygamberimiz (s.a.s), birbirimizi sevmeyi iman etmenin bir gereği olarak ifade etmiştir.<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title="">[1]</a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Savaşların farklı bölgelere yayıldığı, İslam coğrafyasında kan ve gözyaşının hâkim olduğu, ülkemizin ateş çemberinin içine çekilmek istendiği bir dönemde; istikbalimiz, kardeşliğimize bağlıdır. Ecdadımızın canlarını feda ederek bizlere emanet ettiği cennet vatanımızda; sevinçlerimiz, hüzünlerimiz, dualarımız, zenginlik olarak kabul ettiğimiz farklılıklarımız bizleri yekvücut kılacaktır.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Dün olduğu gibi bugün de kardeşliğimize göz diken, muhabbetimize kasteden, bizi birbirimize düşürmek isteyenler olacaktır. Şunu unutmayalım ki, sadece Müslümanların değil, mazlum durumda olan bütün insanların umudu olan bizler, gaflet içerisinde olmadığımız müddetçe düşmanlarımızın emelleri kursaklarında kalacaktır. Cenâb-ı Hakk’ın, <strong>“Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın; bölünüp parçalanmayın”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a> </strong>emri gereğince dinimize ve mukaddesatımıza bağlı kalırsak fitne ve fesat ateşi bizlere dokunamayacaktır. Rahmet Peygamberi (s.a.s)’in, <strong>“Birbirinizle ilgi ve alakayı kesmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin, birbirinize kin beslemeyin, birbirinize haset etmeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun”</strong><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong><sup><strong><sup>[3]</sup></strong></sup></strong></a><strong> </strong>çağrısına kulak verirsek ayrılık ve gayrılık bu topraklarda kendine yer bulamayacaktır. <strong>“Müminler ancak kardeştirler, öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin, Allah’a itaatsizlikten sakının ki rahmetine mazhar olasınız”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a> </strong>emr-i ilahisine göre davranırsak vatanımızın dirliğini ve ümmetin birliğini kimse bozamayacaktır.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Şunu hepimiz biliriz ki;</p>

<p>“Girmeden tefrika bir millete düşman giremez.</p>

<p>Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.”</p>

<p>Bugün bize düşen; fitneye karşı basiretle, ayrılığa karşı vahdet şuuru ile hareket etmek, birbirimizi koruyup gözetmektir. Kardeşliğimizi zedeleyebilecek her türlü şeyden uzak durmak, birbirimizin yükünü hafifletmektir. Milli ve manevi değerlerimiz etrafında buluşmak; birlikte rahmetin, ayrılıkta azabın olduğunu<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title="">[5]</a> unutmamaktır.</p>

<h3><strong>Aziz Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Kendi inanç ve medeniyet köklerimize tutunduğumuzda, bir binanın tuğlaları gibi birbirimize sımsıkı kenetlendiğimizde yarınlarımız daha huzurlu olacaktır. Hutbemizi, Yüce Rabbimizin şu uyarısıyla bitiriyoruz: <strong>“Allah’a ve Resûlüne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><sup><strong><sup>[6]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Müslim, Îmân, 93.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Âl-i İmrân, 3/103.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Tirmizî, Birr ve Sıla, 24.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Hucurât, 49/10.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> İbn Hanbel, IV, 278.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Enfâl, 8/46.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/7-agustos-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/07082026-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="20793"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[31 Temmuz 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/31-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/31-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 31 Temmuz 2026 tarihli ve "Helal Haram Duyarlılığı" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Cuma Ayet Hutbe" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/cuma-ayet-hutbe.jpg" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>HELAL HARAM DUYARLILIĞI</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Helaller ve haramlar; kulu, Allah’ın rızasına kavuşturan ilahi ölçülerdir. Kişiye, hayat yolculuğunda iyi ile kötüyü gösteren kılavuzlardır. Bizler, Allah Resûlü (s.a.s)’in “Helâl bellidir, haram da bellidir…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><sup><strong><sup>[i]</sup></strong></sup></a> sözünden de biliyoruz ki, helal ve haram apaçık ortaya konulmuştur.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Dinimiz İslam ile bizlere bildirilen her bir emir ve yasak; insanın haysiyetini, nesillerin emniyetini ve toplumun huzurunu muhafaza etmek gibi hikmetler barındırmaktadır. Mesela, Yüce Rabbimiz; neslin devamını sağlayan evliliği helal, “Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[ii]</strong></a> ayeti kerimesiyle de toplumu yok eden zinayı haram kılmıştır. Aynı şekilde Allah Teâlâ, toplumda düzen ve adaleti sağlayacak olan ticareti, alın teriyle kazanmayı, emek vermeyi bizlere helal kılarken; bereketi yok eden faizi, ölçü ve tartıda hile yapmayı, ticaret malının ayıbını saklamayı, kısaca insanları aldatmayı haram kılmıştır.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Şunu da bilmeliyiz ki, helal haram duyarlılığı, sofraya konulan lokmanın temiz olmasıyla sınırlı değildir. Mesela, “Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar… Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[iii]</strong></a> ayetleri, iffet ve hayâ gibi insanın onurunu yücelten çok önemli bir hususa işaret etmektedir. Dolayısıyla erkek kadın her Müslüman, iffetini korumalı, giyim kuşamına dikkat etmeli, insanın saygınlığını zedeleyen davranışlardan uzak durmalıdır. Müslümana düşen; hayâ, iffet ve ahlakın bir araya geldiğinde anlamlı olduğunu idrak etmektir. Hem sosyal hayatta hem de dijital mecralarda mahremiyet sınırlarına dikkat etmek; dilini yalandan, gözünü haramdan uzak tutmaktır.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Paylaşma duygusunu ortadan kaldıran, nimeti adilce paylaşmanın önünde en büyük engel olan israf da böyledir. Dünyanın farklı bölgelerinde milyonlarca insan bir lokma ekmeğe, bir damla suya muhtaçken ve israf bize yasaklanmış durumdayken,<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title="">[iv]</a> ülkemizde tonlarca ekmeğin çöpe atılması, sularımızın sorumsuzca sarf edilmesi helal haram sınırının aşıldığına bir işarettir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Rahmet Elçisi (s.a.s)’in, “…Kişinin malını helâlden mi yoksa haramdan mı elde ettiğine bakmayacağı!”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[v]</strong></a><i> </i>sözüyle bizleri ikaz ettiği bir çağa şahitlik etmekteyiz. Helalin hor ve hakir görüldüğü, haramın özendirildiği, gayr-ı meşru söz ve davranışların makul sayıldığı bir zamanın zorluklarıyla karşı karşıyayız. Şunu unutmayalım ki, insanların canına, malına, iffet ve şerefine kastetmek, kamu malına el uzatmak; rüşvet, tefecilik, hırsızlık, içki, uyuşturucu ve kumar gibi kötülüklerden uzak durmak, ancak Yüce Rabbimizin, helal haram ölçüleriyle çizdiği, dosdoğru yolunda olmaktan geçmektedir.</p>

<p>Hutbemizi, Cenâb-ı Hakk’ın şu çağrısıyla bitiriyoruz: <strong>“Ey insanlar! Yeryüzündeki helâl ve temiz olan şeylerden yiyin; şeytanın peşinden gitmeyin, çünkü o apaçık düşmanınızdır.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><sup><strong><sup>[vi]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[i]</a> Müslim, Müsâkât, 107.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[ii]</a> İsrâ, 17/32.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[iii]</a> Nûr, 24/30,31.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[iv]</a> A’râf, 7/31.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[v]</a> Buhârî, Büyû’, 23.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[vi]</a> Bakara, 2/168.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/31-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/31072026-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="66022"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arpaguş: Temel hedefimiz, bilgi ve hikmeti buluşturan Kur’an eğitim modeli geliştirmek]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/arpagus-temel-hedefimiz-bilgi-ve-hikmeti-bulusturan-kuran-egitim-modeli-gelistirmek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/arpagus-temel-hedefimiz-bilgi-ve-hikmeti-bulusturan-kuran-egitim-modeli-gelistirmek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, “Temel hedefimiz, gelenekten beslenen ancak geleceği de doğru okuyabilen bir duyarlılıkla hareket ederek bilgi ve hikmeti buluşturan ve onu ahlaka dönüştüren bir Kur’an eğitim modeli geliştirmek olmalıdır.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Kur’an Kurslarında Çocuklara Yönelik Eğitim Faaliyetleri: Değerlendirme ve Gelecek Perspektifi” konulu Çocukluk Dönemi Kur’an Öğretimi Çalıştayı’na katıldı.</p>

<p>Başkan Arpaguş, çalıştayda yaptığı konuşmada, erken çocukluk döneminin insanın kimlik, kişilik ve karakterinin şekillendiği en kritik evre olarak kabul edildiğini belirterek, “Bu dönem, zihinsel, ruhsal ve duygusal gelişimlerin de temelini oluşturmaktadır. İnsanî ve ahlakî değerler, toplumsal kurallar, temel bilgi ve beceriler en güçlü şekilde bu dönemde kazandırılır. Çocukluk dönemindeki olumlu dokunuşlar, çocukların geleceğini teminat altına alırken, ihmaller ya da yanlış yönlendirmeler de daha sonraki dönemlerde telafisi mümkün olmayan sorunlara zemin teşkil etmektedir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Kur’an kurslarını çocuğun kişilik inşasına katkı sunmayı hedefleyen bir eğitim alanı olarak görmekteyiz”</strong></p>

<p>İslam eğitim geleneğinde söz konusu çağın fıtratın korunması, güzel ahlakın kazandırılması, sahih ve sağlam bilginin doğru yöntemlerle aktarılması bakımından hayatın en önemli dönemi olarak görüldüğünü ifade eden Başkan Arpaguş, “Bu yönüyle bizler, 4–6 yaş Kur’an kurslarını yalnızca Kur’an okuma becerisinin kazandırıldığı bir öğretim süreci değil; çocuğun fıtratını korumayı, manevî ve ahlakî gelişimini desteklemeyi, sağlam bir kimlik ve kişilik inşasına katkı sunmayı hedefleyen stratejik bir eğitim alanı olarak görmekteyiz.” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Çocukların gelişim özelliklerini dikkate almak sürdürülebilir din eğitiminin temel şartlarından biridir”</strong></p>

<p>Çocukluk döneminin önemi ve hassasiyetine dikkati çeken Başkan Arpaguş, başta ebeveynler olmak üzere herkesin çok daha bilinçli davranması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Her şeyden önce söz konusu dönemin karakteristiği iyi bilinmelidir. Çocukların gelişim özelliklerini dikkate almak nitelikli ve sürdürülebilir bir din eğitiminin temel şartlarından biridir. Çocuğun gelişim özelliklerini dikkate almayan bir din eğitimi, pedagojik açıdan faydalı olabilir mi? Ayrıca farklı yaşlardaki çocukların dikkat süresi, hafızası, soyut düşünme kapasitesi, dil gelişimi ve öğrenme biçimi elbette birbirlerinden farklılık arz edecektir. Dolayısıyla aynı yöntemi bütün çocuklara uygulamak, aynı başarıyı bütün çocuklardan beklemek, bilimsel olmadığı gibi pedagojik açıdan da doğru olmasa gerektir.”</p>

<p><strong>“Bir çocuğun bütün harfleri tanımasından daha önemli olan, Kur’an dersine koşarak gelmesidir”</strong></p>

<p>Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Bizler, Kur’an öğretimindeki başarımızı, öğrencilerin ne kadar ezber yaptığıyla değil, onların Kur’an ile ömür boyu sürecek sevgi ve güven ilişkisi kurabilmeleriyle ölçmeliyiz. Dört-beş yaşlarındaki bir çocuğun bütün harfleri tanımasından daha önemli olan, Kur’an dersine koşarak gelmesidir. O yaşlardaki bir çocuğun uzun sureler ezberlemesinden daha kıymetli olan, Allah sevgisini merhamet merkezli bir şekilde öğrenebilmesidir. Tecvit kurallarını eksiksiz uygulamasından daha değerli olan, Kur’an okumayı, hayatı boyunca sürdüreceği bir alışkanlığa dönüştürebilmesidir.</p>

<p>Dolayısıyla başarı ölçütlerimizi yalnızca ezber miktarı, harfleri tanıma veya tecvit kurallarını uygulama düzeyi üzerinden değil; derse katılım, öğrenme isteği, sosyal etkileşim ve Kur’an’a yönelik olumlu tutum gibi çok boyutlu göstergeler üzerinden okumak mecburiyetindeyiz. Böyle bir yaklaşım hem bilimsel gerçekliklere hem de İslam’ın insan merkezli eğitim anlayışına daha uygun olacaktır.”</p>

<p><strong>“Aslolan, çocuğun soru sorabildiği bir eğitim ortamı sunabilmemizdir”</strong></p>

<p>Sınıf düzeninden materyal tasarımına, etkinlik çeşitliliğinden dijital içeriklere kadar her unsurun, çocuk gelişimi ve psikolojisi açısından dikkatle ele alınması gerektiğini anlatan Başkan Arpaguş, “Etkinliklerle ‘Elifba’ kitabı başta olmak üzere bütün materyaller; keşfetmeyi teşvik eden, oyun temelli öğrenmeyi destekleyen, etkileşimli öğrenmeyi önceleyen, hayal gücünü zenginleştiren bir muhtevaya sahip olmalıdır. Aslolan, çocuğun aktif olduğu, soru sorabildiği, deneyim yaşayabildiği ve öğrenmekten mutluluk duyduğu bir eğitim ortamı sunabilmemizdir.” şeklinde konuştu.</p>

<p>Eğitimin yalnızca sınıf ortamıyla sınırlı olmayan; aile, okul ve sosyal çevreyle etkileşim içinde hayat boyu devam eden bütüncül bir gelişim süreci olduğunu aktaran Başkan Arpaguş, şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Bu bağlamda erken çocukluk dönemindeki Kur’an eğitiminde ailelerin tutum ve beklentileri, eğitim sürecinin niteliğini doğrudan etkileyen temel unsurlardan biridir. Velilerin çocuklarından kısa sürede daha fazla ezber yapmaları, akıcı okumaya erken dönemde geçmeleri veya yaşıtlarının önünde akademik performans sergilemeleri yönündeki beklentileri, çocukların üzerinde büyük bir baskı oluşturabilmektedir. Maalesef bu durum, eğitimin amacından uzaklaşılmasına sebebiyet vermektedir.”</p>

<p><strong>“İrfan merkezli güçlü bir pedagojik yaklaşım geliştirmek zorundayız”</strong></p>

<p>Velilerin erken çocukluk döneminin özellikleri konusunda bilinçlendirilmesi, Kur’an öğretiminin amaç, yöntem ve kazanımları hakkında bilgilendirilmesi ve eğitim sürecine bilinçli ve aktif olarak katılımlarının sağlanmasının büyük önem taşıdığına dikkati çeken Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Bu doğrultuda bizim temel hedefimiz, gelenekten beslenen ancak geleceği de doğru okuyabilen bir duyarlılıkla hareket ederek bilgi ve hikmeti buluşturan ve onu ahlaka dönüştüren bir Kur’an eğitim modeli geliştirmek olmalıdır. Çocuklarımızı kendi medeniyet değerlerimizle buluşturabilmek için İslam eğitim geleneğinde olduğu gibi irfan merkezli güçlü bir pedagojik yaklaşım geliştirmek zorundayız. Bunu yapabildiğimizde hem Kur’an eğitiminde büyük bir başarı yakalayacak hem de inançlı, bilgili, ahlaklı ve şahsiyetli nesiller yetiştirme yolunda çok önemli mesafe kat etmiş olacağız.”</p>

<p><strong>“Kur’an eğitimi, çok paydaşlı bir eğitim alanı olarak görülmeli”</strong></p>

<p>Başkan Arpaguş, “Erken çocukluk dönemi Kur’an eğitiminin niteliği ve sürdürülebilir başarısı; başta Diyanet İşleri Başkanlığımız olmak üzere İlahiyat Fakültelerimizin, sosyal bilimler alanında çalışan akademisyenlerimizin ve toplumun bütün kesimlerinin ortak sorumluluk üstlenmesine ve işbirliği içinde hareket etmesine bağlıdır. Onun için erken çocukluk dönemi Kur’an eğitimi, çok paydaşlı bir eğitim alanı olarak görülmeli ve stratejik bir yöntemle ele alınmalıdır.” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Çocuklarımızı geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çaba ve gayret sarf ediyoruz”</strong></p>

<p>Başkanlığın, Kur’an eğitimini bu bilinçle sürdürmenin gayreti içerisinde olduğunu kaydeden Başkan Arpaguş, “Çocuklarımızı maddi-manevi her yönden yetiştirmek ve geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çaba ve gayret sarfediyoruz. Onların başta Yaratıcımızla olmak üzere, kendileriyle, aileleriyle, toplumla ve çevreyle barışık bir şekilde yetişmeleri; vatanımıza, milletimize, medeniyetimize ve tüm insanlığa faydalı birey olmaları için hiçbir fedakârlıktan kaçınmıyoruz, kaçınmayacağız.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle tamamladı:</p>

<p>“Çocuklarımızı geleceğe en güzel şekilde hazırlama noktasında bilimin ortaya koyduğu gerçekliklerden, çağın imkân ve fırsatlarından azami ölçüde istifade etmeye çalışıyoruz. Eğitim programlarımızı ve ders materyallerimizi çocuk psikologları, çocuk gelişimi uzmanları, pedagoglar, akademisyenler ve sahadaki eğitimcilerimizin katkıları ile sürekli güncelleme çabasındayız. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz çalıştayımızda bu hassasiyetin bir tezahürüdür. İnanıyorum ki burada alacağımız kararlar, hazırlayacağımız programlar ve geliştireceğimiz yöntemler, yarının Türkiye’sinde doğru bilgi ile donanmış, dinine, değerlerine ve kültürüne bağlı nesillerin yetişmesine çok önemli katkılar sunacaktır.”</p>

<p>Çalıştaya Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hüseyin Hazırlar, Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Başkanı Osman İyişenyürek, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Sedide Akbulut, Konya İl Müftüsü Prof. Dr. Ali Öge ve Başkanlık personeli katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Haber</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/arpagus-temel-hedefimiz-bilgi-ve-hikmeti-bulusturan-kuran-egitim-modeli-gelistirmek</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 23:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/-tuuf1etmYw/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="30325"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Motif motif işlenen taşlarda gölgeler yüzyıllardır kıyama duruyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/motif-motif-islenen-taslarda-golgeler-yuzyillardir-kiyama-duruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/motif-motif-islenen-taslarda-golgeler-yuzyillardir-kiyama-duruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupalı bilim insanlarınca "Anadolu'nun El-Hamrası" olarak da nitelendirilen, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası'nın 3 boyutlu binlerce motife sahip kapılarında, yılın belirli aylarında ve saatlerinde oluşan gölgeler ziyaretçileri hayran bırakıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/motif-motif-islenen-taslarda-golgeler-yuzyillardir-kiyama-duruyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/divrigi-cami-motif-kapi-20.jpg" type="image/jpeg" length="45562"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zirvedeki tarihi cami ile dolunay]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/zirvedeki-tarihi-cami-ile-dolunay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/zirvedeki-tarihi-cami-ile-dolunay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van Kalesi ve zirvesinde bulunan tarihi Süleyman Han Camii, dolunay ile güzel görüntü oluşturdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Van Kalesi ve zirvesinde bulunan tarihi Süleyman Han Camii, dolunay ile görüntülendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/zirvedeki-tarihi-cami-ile-dolunay</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/d-o-l-u-n-a-y-c-a-m-i-2.jpg" type="image/jpeg" length="85089"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başkan Arpaguş: Ayasofya’nın asli kimliğine kavuşturulması milletimizin değerlerine sahip çıktığının göstergesidir]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/baskan-arpagus-ayasofyanin-asli-kimligine-kavusturulmasi-milletimizin-degerlerine-sahip-ciktiginin-gostergesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/baskan-arpagus-ayasofyanin-asli-kimligine-kavusturulmasi-milletimizin-degerlerine-sahip-ciktiginin-gostergesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, “Asil ecdadımıza vefanın bir tezahürü olarak Ayasofya’nın yeniden asli kimliğine kavuşturulması, milletimizin kendi değerlerine ve medeniyetine sahip çıktığının bir göstergesidir. Aynı zamanda köklerinden aldığı güçle yeni bir gelecek inşa etme azminin bir yansımasıdır.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından İstanbul’da düzenlenen “Fethin Nişanesi, Medeniyetin Kalbi: Çağları Aşan Mabet Ayasofya” programına katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Haber</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/baskan-arpagus-ayasofyanin-asli-kimligine-kavusturulmasi-milletimizin-degerlerine-sahip-ciktiginin-gostergesidir</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 23:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/2_Azt_paKKQ/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="80440"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[24 Temmuz 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/24-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/24-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 24 Temmuz 2026 tarihli ve "İslam Medeniyeti" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="İ S L A M M E D E N İ Y E T İ" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/i-s-l-a-m-m-e-d-e-n-i-y-e-t-i.jpg" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>İSLAM MEDENİYETİ</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce Rabbimiz Hûd sûresinde şöyle buyurmaktadır: <i>“<strong>Semûd kavmine de kardeşleri Sâlih’i gönderdik. O dedi ki: ‘Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka ilâhınız yoktur. Sizi topraktan yaratan ve yeryüzünü imar etme sorumluluğunu size veren O’dur. O halde O’ndan bağışlanma dileyin ve samimiyetle tövbe edin. Şüphesiz Rabbim çok yakındır, dualara karşılık verendir.’”</strong></i><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong><strong>[i]</strong></strong></a></p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Yüce Allah, insanı yeryüzünün bir emanetçisi olarak yaratmış ve ona hayatı imar etme sorumluluğu yüklemiştir. Bu sorumluluk; şehirler inşa ederken, ahlak ve faziletin korunduğu bir hayat kurabilmektir. İşte medeniyet, maddi eserlerle birlikte manevi değerleri de yaşatan bu anlayışın adıdır.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Kur’an’ın ve sünnet-i seniyyenin rehberliği üzerine kurulan ve on beş asırlık tecrübeyle yoğrulan İslam medeniyeti; ilmi ibadetle, çalışmayı dürüstlükle, gücü adaletle, zenginliği paylaşmayla buluşturarak yükselmiştir. Tarih boyunca inşa edilen camiler, vakıflar ve kütüphaneler; insanımıza hizmet eden, toplumu ayakta tutan bu medeniyet tasavvurunun birer simgesi olmuştur.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>İslam medeniyetinin temel gayesi; kalpleri kazanmak, zihinleri ve gönülleri aynı inanç, duygu ve idealde buluşturabilmektir. <i><strong>“Şüphesiz Allah adaleti, iyiliği ve yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalığı ve azgınlığı yasaklar”</strong></i><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong><strong>[ii]</strong></strong></a> ayet-i kerimesinde yer alan ilahi ölçüler bu medeniyetin temelidir. Zira, iyiliğin unutulduğu ve ahlakın ihmal edildiği bir toplumun kalıcı bir gelecek kurması mümkün değildir.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Camilerimiz, kardeşliğimizi pekiştiren; okullarımız, bilgiyle birlikte erdemi öğreten; iş yerlerimiz ise dürüstlüğün, emeğe saygının ve helal kazancın yaşatıldığı mekânlar olmalıdır. Her birimiz, bulunduğumuz yerde iyiliği temsil edebilirsek medeniyetimiz de güç kazanacaktır. Bize düşen; ecdadımızdan devraldığımız mirası korumak ve onu daha da zenginleştirerek gelecek nesillere ulaştırmaktır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, <strong>“Nerede olursan ol, Allah’a karşı sorumluluğunun bilincinde ol! Kötülüğün peşinden iyi bir şey yap ki onu yok etsin. İnsanlara da güzel ahlâka uygun biçimde davran!”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[iii]</strong></a></strong> emri gereğince, Rabbimize karşı kulluk görevimizi ifa ederken, insanlığa faydalı olmayı da hayatımızın gayesi hâline getirmektir. Yine bize düşen, medeniyetimizden ilham alarak geleceğimizi iman, ilim, hikmet ve güzel ahlakla inşa etmektir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Bugün, İstanbul’un fethinin nişanesi ve ecdadımızın kıymetli emaneti Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi’nin yeniden cemaatiyle buluştuğu gündür. Ayasofya Camiinden yankılanan ezan-ı Muhammedî, İstanbul’un fethinde olduğu gibi şanlı milletimizin adalet ve merhametinin yeryüzüne ilanıdır. Camilerimiz, aziz milletimizin maziyle köprüler kurduğu ve istikbalini yoğurduğu manevi kalelerimizdir. Toplumun her kesimini; gencini, yaşlısını ve çocuğunu aynı kubbe altında bir aile kılan bu mabetler, birleştirici ruhunu kıyamete kadar sürdürecektir.</p>

<p>Camilerimizin minarelerinden okunan ezanlarımızın gök kubbemizde ebediyen yankılanması niyazıyla; hutbemizi, Tevbe sûresinde yer alan şu ayet-i kerimenin mealiyle bitiriyoruz: <strong>“Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve yalnızca Allah’tan korkan ve çekinen kimseler imar edebilirler. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.”</strong><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong><sup><strong><sup>[iv]</sup></strong></sup></strong></a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[i]</a> Hûd, 11/61.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[ii]</a> Nahl, 16/90.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[iii]</a> Tirmizî, Birr, 55.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/24-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[iv]</a> Tevbe, 9/18.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/24-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/24072026-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="79033"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarlada izi olanlar]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tarlada-izi-olanlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tarlada-izi-olanlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye genelinde Temmuz 2026 itibarıyla tarım işçilerinin zorlu hasat mesaisi sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yurt genelinde Temmuz 2026 itibarıyla tarım işçilerinin zorlu hasat mesaisi sürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tarlada-izi-olanlar</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/tarla-isci.jpg" type="image/jpeg" length="93099"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mısır'da İslam mimarisinin zirve eserlerinden: Sultan Kayıtbay Külliyesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/misirda-islam-mimarisinin-zirve-eserlerinden-sultan-kayitbay-kulliyesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/misirda-islam-mimarisinin-zirve-eserlerinden-sultan-kayitbay-kulliyesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mısır'ın başkenti Kahire'de bulunan ve Memlük Sultanlığı döneminde hüküm süren Sultan Eşref Kayıtbay tarafından 1472-1474 yılları arasında yaptırılan tarihi Sultan Kayıtbay Camii, tamamlanan kapsamlı restorasyon çalışmaların ardından açılışı sırasında görüntülendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sultan Kayıtbay'ın türbesini de içerisinde barındıran ve kuruluş yazıtında medrese olarak tanımlanan külliye, ablak tekniğiyle süslenmiş taçkapısı, geometrik yıldız motifleriyle bezenen kubbesi ve geometrik taş oyma süslemeleriyle İslam mimarisinin ve Memlük sanatının zirve eserlerinden biri olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mısır'ın 1 cüneyhlik banknotunu da süsleyen bu tarihi yapı, zamanın yıpratıcı etkisi nedeniyle başlatılan bakım ve onarım çalışmalarının sona ermesi ve İslam dünyasının kültürel mirasını canlandırma vizyonu doğrultusunda yeniden ziyarete açıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/misirda-islam-mimarisinin-zirve-eserlerinden-sultan-kayitbay-kulliyesi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 15:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/sultan-kayitbay-kulliyesi-3.jpg" type="image/jpeg" length="22403"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[17 Temmuz 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/17-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/17-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 17 Haziran 2026 tarihli ve "Kur'an- Kerim" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="17 Temmuz Hutbe" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/17-temmuz-hutbe.jpg" width="1280" /></p>

<p></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>KUR’AN-I KERİM</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce Rabbimizin kıyamete kadar gelecek bütün insanlara bahşettiği nimetlerden, engin şefkat ve merhametinin tecellilerinden biri de Kur’an-ı Kerim’dir.</p>

<p>Kur’an-ı Kerim, hakkı batıldan ayırt eden ilahi kelamdır. O, asla sıradan bir söz değildir.<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title="">[1]</a> Kur’an-ı Kerim, sözlerin en güzeli ve en mukaddesidir. O, hidayet kaynağı, şifa membaıdır. Kur’an-ı Kerim, insanlığı; hak ve hakikate, iyilik ve adalete, huzur ve muhabbete sevk eden Rahmani bir muştudur. Ayet-i kerimede buyrulduğu üzere, “Bu Kur’an, en doğru olana iletir; dünya ve ahiret için yararlı işler yapan müminlere, büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Kur’an-ı Kerim, rahmet peygamberi Allah Resûlü (s.a.s)’in en büyük mucizesidir. Onun tek bir harfi dahi değişmemiştir, asla değiştirilemeyecektir. Yüce Rabbimiz, “Şüphesiz Kur’an’ı biz indirdik. Onun koruyucusu da elbette biziz”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a> buyurarak, bu gerçeği beyan etmektedir.</p>

<p>Kur’an-ı Kerim, insan ürünü değildir; Allah Teâlâ’nın kelamıdır. O, bir benzeri şöyle dursun; bir suresinin, hatta bir ayetinin dahi benzerinin getirilemeyeceği yüce bir kitaptır. Kur’an; Cenâb-ı Hak ile bağımızı güçlendiren, çevremiz ile ilişkilerimizi düzenleyen bir kılavuzdur.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Kur’an-ı Kerim’in rehberliğine sarılan kişiler yolunu kaybetmezler. Onun ilkeleriyle hayat süren aileler huzur bulurlar. Onun ahlakını kuşanan toplumlar güven içinde yaşarlar. Onun adaletini benimseyen milletler güçlü olurlar. Hayatında Kur’an-ı Kerim’e yer vermeyenler, onun emirlerine ve yasaklarına riayet etmeyenler, ayetlerini alaya alanlar ise ancak kendilerini küçük duruma düşürürler. Yüce Rabbimizin bu husustaki uyarısı gayet açıktır: “…İşte bu kitap, Allah’ın, dilediğini kendisiyle doğru yola ilettiği hidayet rehberidir. Allah kimi de saptırırsa artık ona doğru yolu gösterecek yoktur.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong>[4]</strong></a></p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Devletimizi, vatanımızı, milletimizi, birlik ve beraberliğimizi muhafaza etmenin yolu; değerlerimize sahip çıkmaktan geçmektedir. Bilelim ki; bu değerlerin içerisinde Kur’an-ı Kerim vardır, sünnet-i seniyye vardır. Meşruiyetini İslam’dan alan örfümüz vardır, kültürümüz vardır. Mutluluğun yolu da işte bu değerleri öğrenmekten ve hayatımıza aktarmaktan geçmektedir.</p>

<p>Hutbemizi, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: “Şüphesiz bu Kur’an, Allah’ın sizlere bir ikramıdır...”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Târık, 86/13,14.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> İsrâ, 17/9.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Hicr, 15/9.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Zümer, 39/23.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/17-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Dârimî, Fedâilü’l-Kur’ân, 1.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/17-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/17072026-cuma-hutbesi-youtube.jpg" type="image/jpeg" length="29320"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3 Temmuz 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/3-temmuz-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/3-temmuz-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 3 Temmuz 2026 tarihli ve "Yaz Kur'an Kursları" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Hutbe 2" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/hutbe-2.jpg" width="1280" /></p>

<p><strong>YAZ KUR’AN KURSLARI</strong></p>

<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>

<p>Geçtiğimiz hafta itibarıyla çocuklarımız bir eğitim öğretim yılını daha tamamlayıp yaz dönemine girdiler. Evlatlarımızın iyi bir eğitim almaları toplumumuz ve geleceğimiz için önem arz etmektedir. Ancak bilmeliyiz ki; beden ve ruhun, dünya ve ahiretin birlikte imar ve ihya edilmesi gerekmektedir. Zira insanı gerçek anlamda değerli kılan; bilgisiyle birlikte imanını, başarısıyla birlikte ahlakını koruyabilmesidir. Resûl-i Ekrem (s.a.s), “Hiçbir anne baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunmamıştır”<a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[i]</strong></a> nasihatiyle bu hususa dikkatlerimizi çekmektedir.</p>

<p><strong>Kıymetli Anne Babalar!</strong></p>

<p>Modern çağın getirdiği tüketim kültürü, dijital mecraların bilinçsiz kullanımı, zaman zaman kutsallarımızın mizah adı altında alaya alınması, çocuklarımızı günden güne değerlerimizden uzaklaştırmaktadır. Tertemiz dimağlar; batıl inançlar, sapkın akımlar, bağımlılık ve akran zorbalığının girdabında kaybolma riskiyle karşı karşıyadır. Etrafımızı çepeçevre saran bu tehditler karşısında çaresiz değiliz. Çare; akıllara ve kalplere hitap eden ilim ve hikmeti, en güzel şekilde çocuklarımızla buluşturmaktır. Yüce Rabbimizin, “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[ii]</strong></a> emri gereğince, evlatlarımıza helal haram hassasiyeti kazandırmaktır. Milli ve manevi değerlerimizi özümsemelerine katkı sunmaktır.</p>

<p><strong>Değerli Müminler!</strong></p>

<p>Çocuklarımızın; Yüce Kitabımız Kur’an’ı, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in örnek hayatını, iman ve ibadet esaslarını, dinî ve ahlaki değerlerimizi, örf ve adetlerimizi öğrenebilecekleri yaz Kur’an kurslarımız önümüzdeki pazartesi günü başlıyor. Bizler istiyoruz ki; yaz Kur’an kurslarında çocuklarımız; paylaşmayı, kardeşliği, yardımlaşmayı ve sevgiyi yaşayarak öğrensinler. Birlikte namaz kılmanın huzurunu, dua etmenin güzelliğini ve cami adabının inceliklerini idrak etsinler. Vatanımızın dirliği ve milletimizin huzuru için Kur’an’ın nuruyla aydınlansınlar. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in güzel ahlakıyla erken yaşta tanışsınlar. Gençlerimiz; zihinlerindeki sorulara, kalplerindeki arayışlara din görevlilerimizin rehberliğinde cevaplar bulsunlar. Bir ömür boyu iyiliklere omuz omuza yürüyecekleri arkadaşlıklar kursunlar.</p>

<p><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></p>

<p>Unutmayalım ki, çocuklarımızın gönlüne küçük yaşlarda ekilen Allah sevgisi, ömür boyu meyve verecek en kıymetli tohumdur. Bu vesileyle “Yaz Kur’an Kursunda Buluşuyoruz” çağrısıyla tüm çocuklarımızı ve gençlerimizi, camilerimize ve Kur’an kurslarımıza davet ediyoruz. Aynı zamanda anne babalardan, çocuklarının; dinimiz, kültürümüz ve camilerimizle olan bağlarını koruma noktasında daha fazla hassasiyet göstermelerini bekliyoruz.</p>

<p>Hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu müjdesiyle bitiriyoruz: <strong>“Kim Kur’an-ı Kerim’i okur ve onunla amel ederse, kıyamet günü ebeveynine bir taç giydirilir. Bu tacın ışığı, güneşin dünyadaki bir eve konulduğunda onun vereceği ışıktan daha güzeldir…”<a href="#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[iii]</strong></a></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[i]</a> Tirmizî, Birr, 33; İbn Hanbel, IV, 77.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[ii]</a> Tahrîm, 66/6.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[iii]</a> Ebû Dâvûd, Vitr, 14.</p>

<p><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/3-temmuz-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/7eLaRJfwpM0/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="87506"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşure kazanları bolluk ve bereket için kaynıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Asırlardır paylaşmanın simgesi kabul edilen aşure geleneği, muharrem ayında yaşatılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/a-s-u-r-e-5.jpg" type="image/jpeg" length="25926"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Han Yunus'ta yıkımın gölgesinde günlük yaşam]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Abluka altındaki Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinde yaşayan Filistinliler, İsrail saldırılarının geride bıraktığı ağır yıkımın ortasında yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Temel ihtiyaçlardan yoksun kalan aileler, yıkılan evlerinin yakınında kurdukları derme çatma çadırlarda ve ağır hasarlı binalarda zorlu koşullar altında günlük yaşam mücadelesi veriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/han-yunus-yasam-5.jpg" type="image/jpeg" length="82480"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Lübnan'ın Kalile beldesindeki yıkım görüntülendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalci İsrail Lübnan'ın güneyindeki Kalile beldesine düzenlediği hava saldırıları sonucu bölgedeki birçok yapı ağır hasara uğradı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İşgalci İsrail Lübnan'ın güneyindeki Kalile beldesine düzenlediği hava saldırıları sonucu bölgedeki birçok yapı ağır hasara uğradı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırıların ardından beldede oluşan yıkım görüntülendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 16:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/israil-saldirisi-5.jpg" type="image/jpeg" length="38802"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Köstence’deki Kral Camii ziyaretçilerin ilgi odağı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Romanya'nın Köstence kentinde, 1913 yılında Romanya Kralı I. Carol tarafından yaptırılan ve Romanya'nın ilk betonarme binası olan Kral Camii, hem mimarisi hem de tarihi önemiyle ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı mimarisinden izler taşıyan caminin 47 metre yüksekliğindeki minaresine çıkan ziyaretçiler, Karadeniz kıyısındaki Köstence'nin panoramik manzarasını seyredebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günümüzde ibadete açık olan camide, Müslümanlar namazlarını kılmayı sürdürürken, yapı aynı zamanda şehrin en önemli turistik mekanlarından biri olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kostence-kral-cami-11.jpg" type="image/jpeg" length="21519"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk dünyasının manevi başkenti Türkistan]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Türk dünyasının manevi başkenti" ilan edilen Kazakistan'ın Türkistan şehri, tarihi ve kültürel miras zenginliğiyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini bekliyor. Hoca Ahmet Yesevi Türbesi (fotoğrafta) kentin önemli tarihi yapıları arasında yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/turistan-33.jpg" type="image/jpeg" length="97456"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
