<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Diyanet Haber</title>
    <link>https://www.diyanethaber.com.tr</link>
    <description>Diyanet Haber / Diyanet Sınav / Diyanet Duyuru / Diyanet Hutbe / Müftülükler / İslam Dünyası / Kültür Sanat / #Keşfet / www.diyanethaber.com.tr</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 03 Jul 2026 14:22:52 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sabır: Varolma Mücadelesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/sabir-varolma-mucadelesi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/sabir-varolma-mucadelesi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bela ve musibetlere karşı direnç göstermek demek olan sabır, müminlerin hayatları boyunca en çok ihtiyaç duydukları erdemlerden biridir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>"عن أَبِى مَالِكٍ الأَشْعَرِيِّ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "…الصَّلاَةُ نُورٌ، وَالصَّدَقَةُ بُرْهَانٌ، وَالصَّبْرُ ضِيَاء</p>

<p>***</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Mâlik el-Eş’arî’nin (ra) naklettiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify">"<i>…Namaz bir nurdur, sadaka bir burhandır, sabır bir ışıktır…"</i></p>

<p style="text-align:justify">(M534 Müslim, Tahâret, 1)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ) قَالَ: مَرَّ النَّبِيُّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) بِامْرَأَةٍ تَبْكِى عِنْدَ قَبْرٍ، فَقَالَ: "اتَّقِى اللَّهَ وَاصْبِرِى’، قَالَتْ: إِلَيْكَ عَنِّى، فَإِنَّكَ لَمْ تُصَبْ بِمُصِيبَتِى، وَلَمْ تَعْرِفْهُ. فَقِيلَ لَهَا: إِنَّهُ النَّبِيُّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) . فَأَتَتْ بَابَ النَّبِيِّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) فَلَمْ تَجِدْ عِنْدَهُ بَوَّابِينَ. فَقَالَتْ: لَمْ أَعْرِفْكَ. فَقَالَ: ‘إِنَّمَا الصَّبْرُ عِنْدَ الصَّدْمَةِ الأُولَى</p>

<p style="text-align:justify">Enes b. Mâlik (ra) anlatıyor: "Hz. Peygamber (sas) bir kabrin başında ağlamakta olan bir kadına rastladı ve "<i>Allah’tan (ra) kork ve sabret."</i>  dedi. Kadın, "Git başımdan, başıma gelen musibeti sen yaşamadın!" diye cevap verdi. Hz. Peygamber’i (sas) tanımıyordu. Kendisine, onun Peygamber (sas) olduğu söylendi. Bunun üzerine kadın Hz. Peygamber’in (sas) kapısına gitti, kapıda bekleyen herhangi bir görevli de yoktu. (Peygamber’in (sas) yanına girdi ve); "Seni tanıyamadım." dedi. Peygamber Efendimiz (sas) de, "<i>Sabır, ancak (musibetin) ilk başa geldiği anda (olmalı)dır."  </i>buyurdu.</p>

<p style="text-align:justify">(B1283 Buhârî, Cenâiz, 31; M2140 Müslim, Cenâiz, 15)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: "لَيْسَ الشَّدِيدُ بِالصُّرَعَةِ، إِنَّمَا الشَّدِيدُ الَّذِى يَمْلِكُ نَفْسَهُ عِنْدَ الْغَضَبِ</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre’den (ra) nakledildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurdu: "<i>Güçlü kimse, insanları güreşte yenen değil, bilakis öfke anında kendisine hâkim olandır."</i></p>

<p style="text-align:justify">(M6643 Müslim, Birr, 107)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنِ ابْنِ عُمَرَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "الْمُؤْمِنُ الَّذِى يُخَالِطُ النَّاسَ وَيَصْبِرُ عَلَى أَذَاهُمْ أَعْظَمُ أَجْرًا مِنَ الْمُؤْمِنِ الَّذِى لاَ يُخَالِطُ النَّاسَ وَلاَ يَصْبِرُ عَلَى أَذَاهُمْ</p>

<p style="text-align:justify">İbn Ömer’den (ra) nakledildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurdu:</p>

<p style="text-align:justify"><i>"İnsanlarla bir arada yaşayan ve onların eziyetlerine sabreden mümin, insanlarla bir arada yaşamayan ve onların eziyetlerine sabretmeyen müminden daha büyük ecre nail olur."</i></p>

<p style="text-align:justify">(İM4032 İbn Mâce, Fiten 23; HM5022 İbn Hanbel, II, 44)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَبِى سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ أَنَّ نَاسًا مِنَ الْأَنْصَارِ سَأَلُوا رَسُولَ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) فَأَعْطَاهُمْ ثُمَّ سَأَلُوهُ فَأَعْطَاهُمْ حَتَّى إِذَا نَفِدَ مَا عِنْدَهُ قَالَ: "… مَنْ يَصْبِرْ يُصَبِّرْهُ اللَّهُ وَمَا أُعْطِيَ أَحَدٌ مِنْ عَطَاءٍ خَيْرٌ وَأَوْسَعُ مِنَ الصَّبْرِ</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Saîd el-Hudrî’den (ra) nakledildiğine göre, ensardan bazı kimseler Resûlullah’tan (sas) (bir şeyler) istediler. O (sas) da verdi. Sonra tekrar istediler. Allah Resûlü (sas) de yanındakiler bitinceye kadar verdi ve şöyle buyurdu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">"<i>…Kim sabrederse, Allah (cc) ona dayanma gücü verir. Kimseye sabırdan daha hayırlı ve daha geniş bir ikram verilmemiştir."</i></p>

<p style="text-align:justify">(M2424 Müslim, Zekât, 124)</p>

<p>***</p>

<p style="text-align:justify">İslâm’ı seçtiği için Mekke’de putperestlerin fizikî baskılarına maruz kalanlardan biri de Habbâb b. Eret (ra) idi. Mesleği demircilik olan Habbâb, Hz. Muhammed’in (sas) peygamberliğini inkâr etmesi için bazen çöldeki kızgın taşlar üzerinde işkenceye tâbi tutuluyor, bazen de kor ateşte iyice ısıtılan demir parçaları sırtında soğutuluyordu. Öyle ki sırtındaki bu işkence izlerini yıllar sonra bir münasebetle halife Hz. Ömer’e (ra) gösterecekti. Habbâb’ın maruz kaldığı fizikî baskılar öyle bir hâl almıştı ki o ve aynı durumdaki birkaç sahâbî bir gün Hz. Peygamber’e (sas) gelip, "(Bu zulümden kurtulmamız için) Allah’ın (cc) yardımını istemeyecek misin, bizim için O’na (cc) dua etmeyecek misin?" diyerek yakınmışlardı. O esnada cübbesini yastık yaparak Kâbe’nin duvarına dayanmış, dinlenmekte olan Resûlullah (sas) bunları duyunca bir anda mübarek yüzleri kızarıverdi ve onlara şu telkinde bulundu: "<i>Geçmiş ümmetler içinde öyle kimseler vardı ki, kemiklerinin üstündeki et ve siniri demir tarak ile taranırdı da bu (işkence) onu dininden çeviremezdi. Yine başının tam ortasına bir testere konulur, başı ikiye bölünürdü de, bu (işkence) onu dininden çeviremezdi. Allah (cc) bu dini mutlaka kemale erdirecektir. O kadar ki, bir bineği üzerinde bir kimse (yalnız başına) San’â’dan Hadramevt’e kadar, Allah’tan (cc) başka hiçbir şeyden korkmayarak yolculuk edebilecektir."</i> </p>

<p style="text-align:justify">Bela ve musibetlere karşı direnç göstermek demek olan sabır, müminlerin hayatları boyunca en çok ihtiyaç duydukları erdemlerden biridir. Her şeyden önce sabır, tam anlamıyla iman edebilmenin ve bu imanı koruyabilmenin ilk şartıdır. Sabır, İslâm’ın on üç yıl süren Mekke döneminin en bariz vasfıydı. Sabır, İslâm’ı seçen Habbâbların, Ammârların, Bilâllerin her türlü baskı ve işkencelere rağmen imanlarını koruma mücadelesiydi. Belki de bu yüzden Hz. Peygamber (sas), "İman nedir?" sorusuna, "<i>Sabırlı ve hoşgörülü olmak" </i>diyerek cevap vermişti. Bu yüzden Abdullah b. Mes’ûd (ra), sabrı "imanın yarısı" saymıştı. Hz. Ali (ra) ise sabrı, vücuttaki başa benzetmişti. Nasıl ki, başsız bir vücudun yaşaması mümkün değilse, sabır olmaksızın imanın kemale ermesi de imkânsızdı.</p>

<p style="text-align:justify">Musibetlere karşı daima sabrı tavsiye eden Peygamber Efendimiz (sas) bir gün bir kabrin başında ağlamakta olan bir kadına rastlamış ve "<i>Allah’tan (cc) kork ve sabret." </i> buyurmuştu. Hz. Peygamber’i (sas) tanımayan kadın, "Git başımdan, başıma gelen musibeti sen yaşamadın!" diye cevap vermişti. Ancak kendisine öğüt verenin Resûlullah (sas) olduğunu öğrenince özür dilemek için onun kapısına gitmişti, kapıda bekleyen herhangi bir görevli de yoktu. (Peygamber’in (sas) yanına girdi ve) "Seni tanıyamadım." dedi. Peygamber Efendimiz (sas) de, "<i>Sabır, ancak (musibetin) ilk başa geldiği anda (olmalı)dır." </i> buyurdu. Asıl olan sıkıntı ile ilk yüzleşildiği anda sabretmek, yaranın acısı daha sıcakken sabırlı davranabilmektir.</p>

<p style="text-align:justify">Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: "<i>...Namaz bir nurdur, sadaka bir burhandır, sabır bir ışıktır..."</i>  Bir bakıma sabır, hayatın çilesine karşı tahammül göstermektir. Mümin onun sayesinde doğru ile yanlışı ayırt edebilecek, günahlara karşı doğruların yanında yerini alabilecek ve imanın tadını tadabilecektir. Belki de bu yüzden Hz. Peygamber (sas), Allah’a (cc) iman edip onu tasdikten ve cihaddan sonra en üstün erdem olarak sabrı ve hoşgörüyü zikretmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Peygamber Efendimizin (sas) yeğeni Abdullah b. Abbâs’ın (ra) da müminin silahı olarak nitelendirdiği sabır, elbette sadece musibetlere karşı dayanmayı ifade etmez. Allah’ın (cc) farz kıldıklarını yerine getirmek ve yasakladıklarından kaçınmak da sabır ister. Zira bir mümin, ibadetine başlamadan önce niyet ve ihlâsını koruma; ibadet esnasında Allah’tan (cc) gafil olmama, ibadetten sonra ise riyaya kapılmama hususunda sabırlı olmalıdır. Kur’ân-ı Kerîm Allah (cc) rızasını umarak sabredip, namazı dosdoğru kılıp hayırlı işler yapanlara, sabırlarına karşılık cennet vaad etmiş, dünya uğruna âhireti feda etmeyip sabredenlerin en güzel şekilde mükâfatlandırılacaklarını bildirmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İmanın kemale ermesini sağlayacak ibadetlerin yapılabilmesi de sabra bağlıdır. Meselâ, oruçla sabır o kadar özdeşleşmişti ki, Peygamberimiz (sas) "<i>...Oruç sabrın yarısıdır..."</i> demiş, Ramazan’ı da <i>’sabır ayı’</i> olarak isimlendirmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Benzer şekilde namaz da çokça sabır ve sebat gerektiren bir ibadettir. Nitekim Allah Teâlâ (cc), "<i>Sabır ve namazla Allah’tan (cc) yardım isteyin." </i> buyuruyor, Kur’an’da müminlerden ısrarla namazlarına devam etmeleri isteniyor. Yani Allah’ın (cc) rızasını arzulayanlar, ta’dîl-i erkâna riayet etme ve şeytanın ayartmasına kapılmama hususlarında sabırlı davranarak namazlarını eda etmelidirler.</p>

<p style="text-align:justify">Aynı şekilde hac ibadeti de aslında tam anlamıyla bir sabır gösterisidir. Öyle ki, izdiham içerisinde yerine getirilen hac ibadeti esnasında her türlü sıkıntıyı göze alan hacılar birbirlerine hitap ederken "Hacı, sabır!" demeyi alışkanlık hâline getirmişlerdir. Bu durum dualar için de geçerlidir. Peygamberimiz (sas), dua eden bir müminin acele etmediği, sabredip aceleci davranmadığı müddetçe duasının kabul edileceğini haber vermiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Allah’ın (cc) salih kulları arasına girmek isteyen Müslümanlar da sabrı ön planda tutmalıdır. Resûlullah (sas) Allah’ın (cc) rızasına ermek için sabretmekle emrolunmuştur. Sevgili Peygamberimiz (sas) hayatın her alanında sabırlı davranarak müminlere örnek olmuştur. Olgun insanın özellikleri olan zühd ve hilm gibi kavramlar da özü itibariyle sabrın bir sonucudur. Sabır, aklın ve dinin gerektirdiği şekilde nefsi zapt etmektir. Savaşta düşmana karşı direnmek ve gözü pek davranmak anlamına gelen şecaat, hayatın şatafatına dalmamayı gerektiren zühd ve öfkeyi yutup yumuşak huylu davranmayı ifade eden hilm sabra dayanmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Sabrın en çok gerektiği yerlerden bir diğeri de düşman karşısında sabredebilmektir. Hz. Peygamber (sas) ashâbına, "<i>Ey İnsanlar, düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyin ve Allah’tan (cc) afiyet isteyin. Eğer onlarla karşılaşırsanız sabredin..." </i> buyurmuş ve korkuya kapıldıklarında ashâbı toplayarak onlara sabırlı ve sakin olmalarını öğütlemiştir. Hz. Peygamber (sas), sırf Allah (cc) rızası için düşmandan kaçmayarak sabırla savaşanların, borç hâriç diğer günahlarının affolunacağı müjdesini vermiştir. Kur’an’da da düşman karşısında müminlerin sabırlı olmaları ve sebat göstermeleri emredilmiş ve bu esnada Allah’tan (cc) sabır dileyenler örnek olarak gösterilmiştir. Allah (cc), sabreden, takva sahibi kullarına yardımını indirecektir.</p>

<p style="text-align:justify">Müminler, diğer insanlarla ilişkilerinde, hoşlarına gitmeyen, hatta zorlarına giden tatsız bir hadiseyle karşılaştıklarında hemen öfkelenmek yerine serinkanlı ve sabırlı davranmalıdırlar. Nitekim Hz. Peygamber (sas) Huneyn Savaşı’nda elde edilen ganimetleri paylaştırdığında, İslâm’a ısınmaları için uğraştığı bazı kimselere fazla mal vermişti. Bunu gören ensardan bir kişi de öfkesine hâkim olamayarak hemen, "Vallahi, Bu, adaletin gözetildiği ve Allah (cc) rızasının hedeflendiği bir paylaştırma değildir!" demişti. Bunu duyan Resûlullah’ın (sas) kızgınlıktan mübarek yüzünün rengi değiştiğinde sabretmesi gerektiğini şu cümlelerle ifade etmişti: "<i>Allah (cc) ve Resûlü </i>(sas)<i> de adaletli davranmayacaksa kim âdil olacak! Allah </i>(c)<i>, Musa’ya (as) rahmet etsin. Bundan daha fazla eziyete uğramıştı da o bunlara sabretmişti."</i> </p>

<p style="text-align:justify">Yine bir keresinde İslâm’a henüz yeni girmiş olan Akra’ b. Hâbis zemini kum ve toprakla kaplı mescitte küçük abdestini bozunca, bu görgüsüzlük karşısında sahâbîler ona derhâl müdahale etmek istemişlerdi. Fakat ashâbına daima sabrı tavsiye eden Allah Resûlü (sas), onu bırakmalarını istedikten sonra Akra’yı yanına çağırdı ve "<i>Bu ev, sadece Allah’ı (cc) zikir ve namaz için inşa edildi. Bundan dolayı burada abdest bozulmaz." </i> diyerek ona yaptığı bu işin yanlışlığını izah etti. Akra’ Hz. Peygamber’in (sas) sabırlı tavrını ve ona karşı minnet duygularını, "Anam babam ona feda olsun, Hz. Peygamber (sas) bana ne sövdü, beni ne azarladı, ne de dövdü." diyerek ifade etmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Merhamet Elçisi (sas) aynı şekilde görgüsüz ve cahil bedevîlerin kabalıklarına dahi sakin ve sabırlı bir tavırla karşılık vermişti. Bir keresinde bunlardan biri Efendimizin (sas) elbisesinden o kadar şiddetle asılmıştı ki kalın ipten dokunan ridası boynunda iz bırakmıştı. Bir yandan da, "Allah’ın (cc) sana bahşettiği mallardan bana da vermelerini emret." demişti. Hz. Peygamber (sas) ise, böylesine bir saygısızlığa bile sabretmiş ve ona istediklerinin verilmesini emretmişti.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas), sabrın tükenme noktasına geldiği anlardan biri olan öfkeden de sakınmalarını müminlere öğütlemiş, böyle bir durumda öfkelerini yenmenin faziletini her fırsatta anlatmıştı. Nitekim O (sas), "Bana tavsiyede bulun." diyen sahâbeden birine, "<i>Öfkelenme!" </i> demiş, adam defalarca aynı soruyu sormuş, Resûlullah (sas) da her defasında aynı cevabı vermiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Öfkelenen şahsın, karşısındakini istediği şekilde cezalandırabilecek bir konumdayken öfkesini yutup sabredebilmesi son derece önemlidir. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm de öfkesine hâkim olanları cennet nimetleriyle müjdelemiştir. Başka bir deyişle kızgınlık anında sabırlı olabilmek, Kur’an’ın ifadesiyle, "kötülüğü en güzel şekilde önlemek" anlamını taşır. Benzer şekilde Resûlullah (sas), "<i>Güçlü kimse, insanları güreşte yenen değil, bilakis öfke anında kendisine hâkim olandır." </i> buyurmuş, öfke anında şeytanın ayartmasından Allah’a (cc) sığınmasını tavsiye etmiştir. Muhtemelen sabretmeyi kolaylaştıracağından dolayı O (sas), öfkelenen birinin ayaktaysa oturmasını, kızgınlığı dinmediyse uzanmasını tavsiye etmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Haksızlığa veya iftiraya uğrama, sözlü veya fiilî saldırılara maruz kalma gibi durumlarda kişinin haklarını savunmasının yanı sıra, sabır ve metanet içerisinde olması çok önemlidir. Kendisine atılan çirkin iftira karşısında, günlerce ağlayan Hz. Âişe’nin (ra) de sabretmekten başka çaresi yoktu. Henüz kendisinin günahsız olduğunu bildiren âyetler inmemişti ve şöyle demişti: "Vallahi aramızdaki durumu, Yusuf’un (as) babası Yakub’un (as) (o sıkıntı içinde) söylediği şu sözden (daha güzel) anlatan başka bir örnek bulamıyorum. O (as) şöyle demişti: "<i>Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Anlattıklarınıza karşı yardımı istenilecek de ancak Allah’tır."</i> Gerçekten de Allah (cc) Hz. Âişe’nin (ra) tertemiz olduğunu bildiren âyetleri göndermekle ona en büyük yardımı yapmıştı.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas) gerek ashâbına, gerekse genel olarak bütün ümmetine toplum içerisinde sabrı tavsiye etse de bazı durumlarda sabretmek o kadar kolay değildir. Buna rağmen Hz. Peygamber (sas), "<i>İnsanlarla bir arada yaşayan ve onların eziyetlerine sabreden mümin, insanlarla bir arada yaşamayan ve onların eziyetlerine sabretmeyen müminden daha büyük ecre nail olur." </i> buyurarak bir Müslüman’ın hoşuna gitmese de diğerlerinin tavırlarına sabretmesi gerektiğini vurgulamıştı.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber’in (sas) hayatı tam anlamıyla sabırla örülmüştür. O (sas), çocukluğundan itibaren nice zorluklara göğüs germiştir. Her şeyden önce, henüz dünyaya gelmeden babasını, küçük yaşta annesini kaybetmiş, en zor zamanlarında yardımcısı olan sevgili eşi Hz. Hatice’nin (ra) ölüm acısını yaşamış ve Hz. Fâtıma (ra) hâriç bütün çocuklarını toprağa vermiştir. Ama O (sas), bütün bu musibetlere karşı hep sabretmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Öte yandan Resûlullah (sas), Mekkelileri toplayıp da onları Allah’ın (cc) birliğine davet ettiği günde, en yakınlarından biri olan ve belki de ona en önce inanması beklenen amcası Ebû Leheb’in alaycı sözleriyle karşılaşmıştı. "Helâk olasıca!" diyordu Ebû Leheb, "Bizi bunun için mi topladın buraya?" Benzer şekilde müşrikler de her fırsatta Allah Resûlü’nü (sas) aşağılayan sözler söylüyorlar, onu davasından vazgeçirmeye çalışıyorlardı. Hz. Peygamber (sas), belki Allah’ın (cc) birliğine inanırlar diye Tâif’e gitmiş fakat kendini bilmez insanlar tarafından taşlanmıştı. Bazı sahâbîler, Sakîf kabilesine karşı beddua etmesini istemesine rağmen Hz. Peygamber (sas) sabrederek beddua yerine, "<i>Allah’ım, Sakîf’e hidayet et."</i> duasında bulunmuştu. Nihayetinde Mekkeli müşrikler onu öldürmeye bile teşebbüs etmiş ve öz yurdundan hicret etmek zorunda bırakmıştı. Hz. Peygamber (sas), İslâm’ı tebliğden geri durmamış, yılgınlık göstermemiş, inkâr edenlerin de bir gün hidayete erecekleri umuduyla sürekli sabrı tercih etmişti.</p>

<p style="text-align:justify">Aslında sabır, azim ve irade sahibi peygamberlerin yoludur. Sabır, Hz. İsmâil’in (as), kendisini kurban etmek isteyen babasına olan teslimiyeti, Yusuf’u (as) yitirmiş Yakub’un (as) "sabr-ı cemîl" tesellisi, Eyyub’un (as) yıllarca yaşadığı hastalığının tedavisidir. Hz. Peygamber’in (sas) hayat stratejisi, Mekke’de işkenceye, ablukaya, hicrete tahammül; Medine’de ise cihada, zafere ve sevgi toplumunu inşaya vesiledir.</p>

<p style="text-align:justify">Hayatın kıtlık, yoksulluk, açlık ve hastalık gibi imtihanlarında sabretmek Peygamber (sas) sünnetidir. Elindekilerle yetinmesini bilen ve Allah’a (cc) tevekkülü elden bırakmayan Resûlullah (sas) zamanın zor ekonomik koşulları karşısında bizzat kendisi sabrederek ashâbına örnek olmuştur. Birbiri ardına üç gün buğday ekmeği yediği vaki olmayan Allah Resûlü (sas), çevresindekilere hayatın zorluklarına karşı sabretmelerini öğütlemiştir. Bir keresinde Resûlullah (sas) Medineli bazı Müslümanlara maddî yardımda bulunmuştu. Onlar tekrar tekrar isteyince Peygamberimiz (sas) yine vermiş fakat nihayetinde yanındaki eşyalar tükenmiş ve şöyle buyurmuştu: "<i>Şayet yanımda bir mal olsaydı onu sizden esirgeyerek yanımda tutmazdım. Ama kim iffetli olmak isterse Allah (cc) ona iffet bahşeder. Kim bunlara tenezzül etmezse Allah (cc) onu zenginleştirir. Kim sabrederse, Allah (cc) ona dayanma gücü verir. Kimseye sabırdan daha hayırlı ve daha geniş bir ikram verilmemiştir."</i></p>

<p style="text-align:justify">Netice olarak Peygamberimizin (sas) yaşadıklarından ve Müslümanlara tavsiyelerinden de anlaşıldığı gibi sabır, hayatın her alanında Müslüman’ın rehber edinmesi gereken bir erdemdir. Efendimizin (sas) ifadesiyle sabır (müminin yolunu aydınlatan) bir ışıktır. Bu itibarla Allah’a (cc) kulluk etmede, emirlerine uyup yasaklarından sakınmada ve nefsin isteklerine karşı direnmede hep sabrı ilke edinmek gerekir. Müslüman, yaşadığı felâketlere karşı sabredebilmeli, hayatın zorluklarına karşı direnebilmeli ve önüne çıkan engelleri sabırla aşabilmelidir. Şu var ki, bu engeller zannedildiği gibi sadece zorluklarla sınırlı değildir. Allah’a (cc) kullukta en büyük ve aşılması en zor engeller sadece zorluklar değil aksine bolluklardır. Bu durumda sabır, hiç bitmeyecekmiş gibi akıp giden dünya hayatının süslü ve çekici nimetlerinin cazibesi karşısında kendini kaybetmeden imanı koruyabilmek, istikamet üzere yaşamaya devam edebilmektir. Abdurrahman b. Avf’ın (ra) şu sözü bu durumu en iyi şekilde özetlemektedir:</p>

<p style="text-align:justify">"Resûlullah (sas) ile beraber zorluklarla imtihan edildik ve sabrettik. Hz. Peygamber (sas) zamanından sonra ise bollukla imtihan edildik, fakat sabredemedik."</p>

<p style="text-align:justify">Sabır, haksızlığa boyun eğmek ve tepkisiz kalmak demek değildir. Asıl sabır, dünyanın süsü, nefislerin ayartması ve bâtıl yolda olanların çokluğuna rağmen hayır yapmak, hakkı söylemek ve bu uğurda karşılaşılan zorluk ve sıkıntılara dayanmaktır. Başka bir deyişle sabır, zillete razı olup hiçbir şey yapmamak değil, bu duruma düşmemek için baştan tedbir almaktır. Örneğin cehalet zilletine düşmemek için ilim yolundaki güçlükleri göğüslemek; düşman çizmesinin altında ezilmemek için savaşın sıkıntılarına katlanmak gerçek anlamda sabırdır. Öte yandan Hz. Peygamber (sas), Müslümanlardan birinin bir kötülük gördüğünde eliyle, yapamıyorsa diliyle düzeltmesini, bu da mümkün değilse en azından kalbiyle reddetmesini istemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Lokman’ın (as) oğluna verdiği şu öğüt hepimiz için yapılmıştır: "<i>Yavrum! Namazı dosdoğru kıl. İyiliği emret. Kötülükten alıkoy. Başına gelen musibetlere karşı sabırlı ol. Çünkü bunlar kesin olarak emredilmiş işlerdendir."</i></p>

<p><strong>Kaynak: </strong>Diyanet Hadislerle İslam</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hadislerle İslam</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/sabir-varolma-mucadelesi-1</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/01/sabir-varolma-mucadelesi.jpg" type="image/jpeg" length="55419"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kur'an ve Sünnet Hakemdir]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kuran-ve-sunnet-hakemdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kuran-ve-sunnet-hakemdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Problemler, Kur’an ve sünnet ilkeleri ışığında çözülür. Meşru ve doğru işlerde yöneticilere uymak gerekir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>"Ey iman edenler! Allah’a (cc) itaat edin, peygambere itaat edin, sizden olan ülü’l-emre de. Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz -Allah’a (cc) ve ahirete gerçekten inanıyorsanız- onu, Allah’a (cc) ve peygambere (sas) götürün. Bu, elde edilecek sonuç bakımından hem hayırlıdır hem de en güzelidir." (Nisâ, 4/59)</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kulluk, Allah (cc) ve Resulü’nün (sas) bildirdiği ölçülere uymaya bağlıdır. Ne var ki, bu ölçüler daha çok genel olup kıyamete kadar gerçekleşecek her olayın ayrıntılı hükmünü vermemektedir. Bu ölçüleri anlamak ve bunlardan yola çıkarak herhangi bir meselenin hükmünü ortaya koyabilmek, bir maharet gerektirmektedir. İslam’ın temel kaynaklarından hüküm çıkarabilecek âlimler yanında, hükümleri uygulayacak ve yönetimi sağlayacak kişilere de ihtiyaç vardır. Yüce Allah (cc), Müslümanlar arasındaki yetkililere de itaat edilmesini emretmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Problemler, Kur’an ve sünnet ilkeleri ışığında çözülür. Meşru ve doğru işlerde yöneticilere uymak gerekir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>Ülü'l-emr: </strong>Yetkili kişi, yönetici.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Te’vîl:</strong> Sağlam gerekçelere dayanan yorum, sözü iyice inceleyip varacağı manaya yormak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bir Ayet</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kuran-ve-sunnet-hakemdir</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 11:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2022/12/kuran-ve-sunnet-hakemdir.jpg" type="image/jpeg" length="88227"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3 Temmuz 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/3-temmuz-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/3-temmuz-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 3 Temmuz 2026 tarihli ve "Yaz Kur'an Kursları" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Hutbe 2" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/hutbe-2.jpg" width="1280" /></p>

<p><strong>YAZ KUR’AN KURSLARI</strong></p>

<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>

<p>Geçtiğimiz hafta itibarıyla çocuklarımız bir eğitim öğretim yılını daha tamamlayıp yaz dönemine girdiler. Evlatlarımızın iyi bir eğitim almaları toplumumuz ve geleceğimiz için önem arz etmektedir. Ancak bilmeliyiz ki; beden ve ruhun, dünya ve ahiretin birlikte imar ve ihya edilmesi gerekmektedir. Zira insanı gerçek anlamda değerli kılan; bilgisiyle birlikte imanını, başarısıyla birlikte ahlakını koruyabilmesidir. Resûl-i Ekrem (s.a.s), “Hiçbir anne baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunmamıştır”<a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[i]</strong></a> nasihatiyle bu hususa dikkatlerimizi çekmektedir.</p>

<p><strong>Kıymetli Anne Babalar!</strong></p>

<p>Modern çağın getirdiği tüketim kültürü, dijital mecraların bilinçsiz kullanımı, zaman zaman kutsallarımızın mizah adı altında alaya alınması, çocuklarımızı günden güne değerlerimizden uzaklaştırmaktadır. Tertemiz dimağlar; batıl inançlar, sapkın akımlar, bağımlılık ve akran zorbalığının girdabında kaybolma riskiyle karşı karşıyadır. Etrafımızı çepeçevre saran bu tehditler karşısında çaresiz değiliz. Çare; akıllara ve kalplere hitap eden ilim ve hikmeti, en güzel şekilde çocuklarımızla buluşturmaktır. Yüce Rabbimizin, “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[ii]</strong></a> emri gereğince, evlatlarımıza helal haram hassasiyeti kazandırmaktır. Milli ve manevi değerlerimizi özümsemelerine katkı sunmaktır.</p>

<p><strong>Değerli Müminler!</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çocuklarımızın; Yüce Kitabımız Kur’an’ı, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in örnek hayatını, iman ve ibadet esaslarını, dinî ve ahlaki değerlerimizi, örf ve adetlerimizi öğrenebilecekleri yaz Kur’an kurslarımız önümüzdeki pazartesi günü başlıyor. Bizler istiyoruz ki; yaz Kur’an kurslarında çocuklarımız; paylaşmayı, kardeşliği, yardımlaşmayı ve sevgiyi yaşayarak öğrensinler. Birlikte namaz kılmanın huzurunu, dua etmenin güzelliğini ve cami adabının inceliklerini idrak etsinler. Vatanımızın dirliği ve milletimizin huzuru için Kur’an’ın nuruyla aydınlansınlar. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in güzel ahlakıyla erken yaşta tanışsınlar. Gençlerimiz; zihinlerindeki sorulara, kalplerindeki arayışlara din görevlilerimizin rehberliğinde cevaplar bulsunlar. Bir ömür boyu iyiliklere omuz omuza yürüyecekleri arkadaşlıklar kursunlar.</p>

<p><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></p>

<p>Unutmayalım ki, çocuklarımızın gönlüne küçük yaşlarda ekilen Allah sevgisi, ömür boyu meyve verecek en kıymetli tohumdur. Bu vesileyle “Yaz Kur’an Kursunda Buluşuyoruz” çağrısıyla tüm çocuklarımızı ve gençlerimizi, camilerimize ve Kur’an kurslarımıza davet ediyoruz. Aynı zamanda anne babalardan, çocuklarının; dinimiz, kültürümüz ve camilerimizle olan bağlarını koruma noktasında daha fazla hassasiyet göstermelerini bekliyoruz.</p>

<p>Hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu müjdesiyle bitiriyoruz: <strong>“Kim Kur’an-ı Kerim’i okur ve onunla amel ederse, kıyamet günü ebeveynine bir taç giydirilir. Bu tacın ışığı, güneşin dünyadaki bir eve konulduğunda onun vereceği ışıktan daha güzeldir…”<a href="#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[iii]</strong></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[i]</a> Tirmizî, Birr, 33; İbn Hanbel, IV, 77.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[ii]</a> Tahrîm, 66/6.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[iii]</a> Ebû Dâvûd, Vitr, 14.</p>

<p><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/3-temmuz-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/7eLaRJfwpM0/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="37700"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DGS sınav giriş belgeleri erişime açıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/dgs-sinav-giris-belgeleri-erisime-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/dgs-sinav-giris-belgeleri-erisime-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ÖSYM, 2026 Dikey Geçiş Sınavı’na (2026-DGS) giriş belgeleri erişime açıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ÖSYM'den yapılan duyuruya göre;</p>

<p>19 Temmuz 2026 tarihinde uygulanacak 2026 Dikey Geçiş Sınavı’na (2026-DGS) başvuran adayların, sınava girecekleri bina/salonlara atanma işlemleri tamamlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren Sınava Giriş Belgesi’ni, 03 Temmuz 2026 tarihinde saat 10.00'dan itibaren ÖSYM'nin <a href="https://ais.osym.gov.tr/" rel="nofollow">https://ais.osym.gov.tr</a> adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle edinebilecek.</p>

<p>DİKKAT!</p>

<p>19 Temmuz 2026 tarihinde uygulanacak 2026-DGS için adaylar, saat 10.00’dan sonra sınav binalarına alınmayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/dgs-sinav-giris-belgeleri-erisime-acildi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 10:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/07/dgs-adaylarinin-egitim-bilgilerini-kontrol-sureci-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="13437"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müftülük yangında evi yanan aileye destek olacak]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/muftuluk-yanginda-evi-yanan-aileye-destek-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/muftuluk-yanginda-evi-yanan-aileye-destek-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çorum'un Ulukavak Mahallesi'ndeki yangında zarar gören aileye müftülük destek olacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Geçtiğimiz günlerde Ulukavak Mahallesi Çamdeğirmeni 2. Sokak'ta bulunan 5 katlı binanın ikinci katındaki L.G'ye ait dairede henüz belirlenemeyen bir sebepten dolayı yangın çıkmış ve yoğun dumandan 7 kişi etkilenmişti.</p>

<p>Çorum İl Müftüsü Şahin Yıldırım, geçtiğimiz hafta evinde çıkan yangından etkilenen aileyi evlerinde ziyaret etti.</p>

<p>Müftü Yıldırım, yangınzede aileyi ziyaret edip geçmiş olsun dileklerinde bulunarak maddi ölçüde büyük hasar gören evlerinde incelemeler yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Müftü Yıldırım, yangınzede aileye üzüntülerini paylaştıklarını belirtirken Çorum Müftülüğü ve TDV Çorum şubesi olarak imkanlar ölçüsünde destek vereceklerini söyledi.</p>

<p>Ziyarette, TDV Çorum şube temsilcisi Ramazan Tarık Gökçe ve aynı mahallede bulunan Yıldırım Beyazıt Camii'nin imam hatibi Cezmi Durmuş da hazır bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çorum Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/muftuluk-yanginda-evi-yanan-aileye-destek-olacak</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 07:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/corum-yangin-muftuluk-destek.jpg" type="image/jpeg" length="69414"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Havran’da 12 Hafız taç giydi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/havranda-12-hafiz-tac-giydi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/havranda-12-hafiz-tac-giydi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir Havran İlçe Müftülüğüne bağlı Çamdibi Hafızlık Kız Kur’an Kursu’nda 12 hafız için “Hafızlık Cemiyeti” düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Havran İlçe Müftülüğü Çamdibi Hafızlık Kız Kur’an Kursu’nda hafızlık eğitimini tamamlayarak Diyanet İşleri Başkanlığınca yapılan Hafızlık Tespit Sınavı’nda başarılı olan 12 öğrenci için “Hafızlık Cemiyeti” düzenlendi.</p>

<p><img alt="Havran Hafızlık 4" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/havran-hafizlik-4.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programda konuşan Balıkesir İl Müftüsü Hasan Hayri Yaşar, hafızlık eğitiminin önemine ve Kur’an-ı Kerim’in hayat rehberliğine vurgu yaparak; "Bugün burada, hıfzını tamamlayarak hafızlık tacını takan yavrularımızın sevincini paylaşmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Öncelikle bu ulvi gayreti gösteren hafızlarımızı, onlara rehberlik eden hocalarımızı, fedakâr ailelerini ve bu hayırlı hizmetin her aşamasında maddi-manevi emeği bulunan tüm kardeşlerimizi gönülden tebrik ediyorum. Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim'i, sözlerin en güzeli, insanlığa bir hidayet meşalesi, bir kurtuluş rehberi olarak indirmiştir. Hafız olmak kuşkusuz büyük bir şereftir; ancak hafız kalmak, Kur'an-ı Kerim'in anlamını kavramak ve yaşantımızı Kur’an’ın ahlakıyla tezyin etmek çok daha mühimdir. İnsanlığın büyük bir manevi buhrana sürüklendiği günümüzde, Kur’an’ın rehberliğine her zamankinden daha fazla muhtacız. İlçemizde temellerini attığımız Kur’an kursumuzu da inşallah el birliğiyle, hızla tamamlamayı ve en kısa sürede hizmete açmayı hedefliyoruz. Rabbim bu kutlu yolda gayret gösterenlerden razı olsun." dedi.</p>

<p><img alt="Havran Hafızlık 3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/havran-hafizlik-3.jpg" width="1280" /></p>

<p>Tören sonunda, hafızlık eğitimlerini başarıyla tamamlayan öğrencilere hafızlık belgeleri takdim edildi.</p>

<p><img alt="Havran Hafızlık 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/havran-hafizlik-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Programa Havran Belediye Başkanı Emin Ersoy, Balıkesir İl Müftü Yardımcısı Sedanur Sezen, Havran İlçe Müftüsü Sedat Karali, Kur’an kursu öğreticileri ve davetliler katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Balıkesir Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/havranda-12-hafiz-tac-giydi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 07:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/havran-hafizlik-2.jpg" type="image/jpeg" length="80507"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Endonezyalı kadın Etimesgut'ta Müslüman oldu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/endonezyali-kadin-etimesgutta-musluman-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/endonezyali-kadin-etimesgutta-musluman-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Endonezya vatandaşı Komang Astıtı Yarlı Ulandarı, Ankara Etimesgut İlçe Müftülüğü'ndeki ihtida merasiminde Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İslam dinini araştırdığını ve Müslüman olmaya karar verdiğini belirterek Etimesgut İlçe Müftülüğüne başvuran Endonezya vatandaşı Komang Astıtı Yarlı Ulandarı için "İhtida Merasimi" düzenlendi.<br />
<br />
Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan ihtida merasiminde İlçe Müftüsü Kamil Oktay tarafından İslam dininin temel esasları hakkında Komang Astıtı Yarlı Ulandarı’ya özlü bilgiler verildi.</p>

<p><img alt="Etimesgut Ihtida 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/etimesgut-ihtida-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Müftü Oktay’ın konuşmasının ardından Komang Astıtı Yarlı Ulandarı, Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman oldu ve "Melek" adını aldı. İhtida merasimi salavat, tekbirler ve yapılan dua ile tamamlandı.</p>

<p>Etimesgut İlçe Müftüsü Kamil Oktay, bu merasimde Müslümanlığı kendi hür iradesiyle tercih eden Komang Astıtı Yarlı Ulandarı'nın Müslüman olduğuna dair ikrarını yazılı belge ile onaylayıp kendisine verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Müslüman olduktan sonra Komang Astıtı Yarlı Ulandarı'yı tebrik eden İlçe Müftüsü Kamil Oktay, kendisine Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarından Kur'an-ı Kerim Meali ile İslam dinine dair çeşitli kitaplar hediye etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>İHTİDA HABERLERİ, Ankara Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/endonezyali-kadin-etimesgutta-musluman-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 07:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/etimesgut-ihtida-1.jpg" type="image/jpeg" length="79497"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Örgün eğitimle birlikte 7 Ayda hafız oldu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/orgun-egitimle-birlikte-7-ayda-hafiz-oldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/orgun-egitimle-birlikte-7-ayda-hafiz-oldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli Merkezefendi İlçe Müftülüğüne bağlı Başkarcı Hafızlık Erkek Kur'an Kursu'nda örgün eğitimle birlikle hafızlık yapan Utku Günyılmaz (12) 7 ay gibi kısa sürede hafız oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Merkezefendi İlçe Müftülüğüne bağlı Başkarcı Hafızlık Erkek Kur'an Kursu'nun 10 yaşındaki öğrencisi Utku Günyılmaz, örgün eğitimine devam ederken Kur'an-ı Kerim'in tamamını yalnızca 7 ay gibi kısa bir sürede ezberledi.</p>

<p>Utku'nun örnek bu büyük başarı dolayısıyla Başkarcı Hafızlık Erkek Kur'an Kursu'nda tebrik ve ödül töreni düzenlendi.</p>

<p>Törene Merkezefendi İlçe Müftüsü Dr. Osman Güneş, kurs öğreticileri, genç hafızın ailesi ve arkadaşları katıldı.</p>

<p><img alt="7 Ayda Hafız Oldu 3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/7-ayda-hafiz-oldu-3.jpg" width="1280" /></p>

<p>Programda konuşan Merkezefendi İlçe Müftüsü Dr. Osman Güneş, 10 yaşındaki bir çocuğun örgün eğitimini sürdürürken hafızlığını 7 ay gibi kısa bir sürede tamamlamasının olağanüstü bir başarı olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlçe Müftüsü Dr. Güneş konuşmasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"Böylesine güzel ve hayırlı bir evlat yetiştirdikleri, üç çocuklarının üçünün de hafız olmasına vesile oldukları ve Utku evladımıza bu ulvi yolda sonsuz destek verdikleri için kıymetli ailemizi yürekten tebrik ediyorum. Öğrencimizi büyük bir titizlikle eğiten, ona rehberlik eden Başkarcı Hafızlık Erkek Kur'an Kursu hocalarımıza ve kurs yönetimimize teşekkür ediyorum. Bu, bir ekip ve gönül işidir. Utku evladımız, azmiyle bu küçük yaşta nelerin başarılabileceğini herkese gösterdi. Kendisini gönülden kutluyor; Kur'an-ı Kerim'in rehberliğinde lafzın hamili, mananın amili ve hikmetin kâmili olma yolunda hayırlı bir ömür diliyorum. Ayrıca büyük bir başarıya imza atarak hafızlık tacını giyen Zeki evladımızı ve kıymetli ailesini de tebrik ediyorum."</p>

<p><img alt="7 Ayda Hafız Oldu 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/7-ayda-hafiz-oldu-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Konuşmaların ardından İlçe Müftüsü Dr. Osman Güneş, gösterdikleri üstün başarısı dolayısıyla hafız Utku Günyılmaz ile hafız Zeki Afyon'u tebrik ederek kendilerine çeşitli hediyeler takdim etti.</p>

<p>Tören, yapılan duaların ardından çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Denizli Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/orgun-egitimle-birlikte-7-ayda-hafiz-oldu-1</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 07:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/7-ayda-hafiz-oldu-1.jpg" type="image/jpeg" length="29110"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başkan Arpaguş, Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkan Yardımcısı El-Beşir’i kabul etti]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/baskan-arpagus-dunya-musluman-alimler-birligi-baskan-yardimcisi-el-besiri-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/baskan-arpagus-dunya-musluman-alimler-birligi-baskan-yardimcisi-el-besiri-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, İstanbul’da Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İsam el-Beşir’i kabul etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Arpaguş, Dünya Müslüman Alimler Birliği’nin faaliyetlerini yakından takip ettiklerini belirterek, Birliğin çalışmalarına imkanlar ölçüsünde destek vermeyi sürdüreceklerini ifade etti.</p>

<p>Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkan Yardımcısı El-Beşir ise, Diyanet İşleri Başkanlığı görevine atanması dolayısıyla Başkan Arpaguş’u tebrik ederek, yeni görevinde başarı temennisinde bulundu.</p>

<p>Kabulde, Diyanet İşleri Başkanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürü Ensari Yentürk de hazır bulundu.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, İstanbul’da Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İsam El-Beşir’i kabul etti.<br />
<br />
Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Arpaguş, Dünya Müslüman Alimler Birliği’nin faaliyetlerini yakından takip… <a href="https://t.co/SynTrGid4F" rel="nofollow">pic.twitter.com/SynTrGid4F</a></p>
— T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı (@diyanetbasin) <a href="https://x.com/diyanetbasin/status/2072704273025057240?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">July 2, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Safi Arpaguş</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/baskan-arpagus-dunya-musluman-alimler-birligi-baskan-yardimcisi-el-besiri-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 00:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/kabuletti.jpg" type="image/jpeg" length="85693"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sâlih Amelin Kıymeti]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/salih-amelin-kiymeti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/salih-amelin-kiymeti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Hadis: Lezzetleri kaçıran ölümü çokça anınız. (Nesâî, Cenâiz, 3)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İslam’da ibadet, sadece Allah rızası için yapılan samimi bir eylemdir. İbadetin özü, kişinin Rabbi ile olan ilişkisinde ihlaslı olmasıdır. Kur’an-ı Kerim’de bu husus şu şekilde vurgulanmıştır: “Şüphesiz iman edip sâlih ameller işleyen, namazı dosdoğru kılan ve zekâtı verenlerin mükâfatları Rableri katındadır.” (Bakara, 2/277) Bu ayetten de anlaşıldığı üzere, ibadetlerin kabul olması için samimiyet (ihlas) şarttır. Eğer bir ibadet Allah rızası yerine başkasına gösteriş amacıyla yapılırsa, anlamını ve değerini yitirir. Bu durumu Peygamber Efendimiz (sas) “Riya (gösteriş), küçük şirktir.” (İbn Mâce, Zühd, 21) diyerek açıkça belirtmiştir. Riya ile yapılan ibadet, kişinin Allah’tan sevap almasını engeller, hatta günaha bile dönüşebilir. Kur’an’da riya yapanlar sert bir şekilde uyarılmıştır: “Vay hâline o namaz kılanların ki, onlar namazlarını ciddiye almazlar; onlar gösteriş yaparlar.” (Maûn, 107/4-6) Gerçek ibadet, kalpten gelmeli ve sadece Allah’ın rızasını kazanma niyetiyle yapılmalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• Fatih Sultan Mehmet Köprüsü açıldı. (1988)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/salih-amelin-kiymeti</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/mehmet/takvim-2026/temmuz-3.jpg" type="image/jpeg" length="52815"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3 Temmuz 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/3-temmuz-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/3-temmuz-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 3 Temmuz 2026 tarihli ve "Yaz Kur'an Kursları" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:center"><img alt="Hutbe 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/hutbe-2.jpg" width="1280" /></p>

<p style="text-align:center"><strong>YAZ KUR’AN KURSLARI</strong></p>

<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>

<p>Geçtiğimiz hafta itibarıyla çocuklarımız bir eğitim öğretim yılını daha tamamlayıp yaz dönemine girdiler. Evlatlarımızın iyi bir eğitim almaları toplumumuz ve geleceğimiz için önem arz etmektedir. Ancak bilmeliyiz ki; beden ve ruhun, dünya ve ahiretin birlikte imar ve ihya edilmesi gerekmektedir. Zira insanı gerçek anlamda değerli kılan; bilgisiyle birlikte imanını, başarısıyla birlikte ahlakını koruyabilmesidir. Resûl-i Ekrem (s.a.s), “Hiçbir anne baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunmamıştır”<a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[i]</strong></a> nasihatiyle bu hususa dikkatlerimizi çekmektedir.</p>

<p><strong>Kıymetli Anne Babalar!</strong></p>

<p>Modern çağın getirdiği tüketim kültürü, dijital mecraların bilinçsiz kullanımı, zaman zaman kutsallarımızın mizah adı altında alaya alınması, çocuklarımızı günden güne değerlerimizden uzaklaştırmaktadır. Tertemiz dimağlar; batıl inançlar, sapkın akımlar, bağımlılık ve akran zorbalığının girdabında kaybolma riskiyle karşı karşıyadır. Etrafımızı çepeçevre saran bu tehditler karşısında çaresiz değiliz. Çare; akıllara ve kalplere hitap eden ilim ve hikmeti, en güzel şekilde çocuklarımızla buluşturmaktır. Yüce Rabbimizin, “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[ii]</strong></a> emri gereğince, evlatlarımıza helal haram hassasiyeti kazandırmaktır. Milli ve manevi değerlerimizi özümsemelerine katkı sunmaktır.</p>

<p><strong>Değerli Müminler!</strong></p>

<p>Çocuklarımızın; Yüce Kitabımız Kur’an’ı, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in örnek hayatını, iman ve ibadet esaslarını, dinî ve ahlaki değerlerimizi, örf ve adetlerimizi öğrenebilecekleri yaz Kur’an kurslarımız önümüzdeki pazartesi günü başlıyor. Bizler istiyoruz ki; yaz Kur’an kurslarında çocuklarımız; paylaşmayı, kardeşliği, yardımlaşmayı ve sevgiyi yaşayarak öğrensinler. Birlikte namaz kılmanın huzurunu, dua etmenin güzelliğini ve cami adabının inceliklerini idrak etsinler. Vatanımızın dirliği ve milletimizin huzuru için Kur’an’ın nuruyla aydınlansınlar. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in güzel ahlakıyla erken yaşta tanışsınlar. Gençlerimiz; zihinlerindeki sorulara, kalplerindeki arayışlara din görevlilerimizin rehberliğinde cevaplar bulsunlar. Bir ömür boyu iyiliklere omuz omuza yürüyecekleri arkadaşlıklar kursunlar.</p>

<p><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></p>

<p>Unutmayalım ki, çocuklarımızın gönlüne küçük yaşlarda ekilen Allah sevgisi, ömür boyu meyve verecek en kıymetli tohumdur. Bu vesileyle “Yaz Kur’an Kursunda Buluşuyoruz” çağrısıyla tüm çocuklarımızı ve gençlerimizi, camilerimize ve Kur’an kurslarımıza davet ediyoruz. Aynı zamanda anne babalardan, çocuklarının; dinimiz, kültürümüz ve camilerimizle olan bağlarını koruma noktasında daha fazla hassasiyet göstermelerini bekliyoruz.</p>

<p>Hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu müjdesiyle bitiriyoruz: <strong>“Kim Kur’an-ı Kerim’i okur ve onunla amel ederse, kıyamet günü ebeveynine bir taç giydirilir. Bu tacın ışığı, güneşin dünyadaki bir eve konulduğunda onun vereceği ışıktan daha güzeldir…”<a href="#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[iii]</strong></a></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[i]</a> Tirmizî, Birr, 33; İbn Hanbel, IV, 77.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[ii]</a> Tahrîm, 66/6.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[iii]</a> Ebû Dâvûd, Vitr, 14.</p>

<p><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></p>

<iframe width="560" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/7eLaRJfwpM0?si=GWX-V_4oWGgt4y53" title="YouTube video player" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>

<p><a href="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/yaz-kuran-kurslari.pdf" rel="nofollow" target="_blank"><img alt="Şiddetin Çaresi Merhamet Eğitimi" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/08/logolar/hutbeyi-indir-pdf.jpg" /></a></p>

<p><a href="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/yaz-kuran-kurslari-1.doc" rel="nofollow" target="_blank"><img alt="21.11.2025 Şiddetin Çaresi Merhamet Eğitimi" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/08/logolar/hutbeyi-indir-word.jpg" /></a></p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/cuma-namazi-nasil-kilinir-diyanet-cuma-namazi-kac-rekattir" target="_blank"><img height="89" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/09/cuma-namazi-nasil-kilinir-2.jpg" width="870" /></a></p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/cuma-namazi-saat-kacta" target="_blank"><img height="89" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/09/cuma-namazi-saat-kacta-2.jpg" width="870" /></a></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>HUTBELER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/3-temmuz-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 17:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/hutbe-1.jpg" type="image/jpeg" length="60035"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyanet Arapça İlmi Dergi’nin Yeni Sayısı Yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/diyanet-arapca-ilmi-derginin-yeni-sayisi-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/diyanet-arapca-ilmi-derginin-yeni-sayisi-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kur’an ilimleri, kelâm ve makâsıd düşüncesine dair özgün akademik çalışmaları bir araya getiren Diyanet Arapça İlmi Dergi’nin yeni sayısı (Cilt: 8, Sayı: 1) okuyucuların erişimine açıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan Diyanet Arapça İlmî Dergisinin yeni sayısı, Kur'an ilimleri, belâgat, kelâm ve makâsıd alanlarında hazırlanan özgün araştırmaları okurların ve araştırmacıların istifadesine sundu. Derginin yeni sayısına ve önceki sayılarına PDF formatında  Diyanet Dijital Dergilik platformu üzerinden erişilebiliyor.</p>

<p><strong>Derginin bu sayısında şu çalışmalar yer alıyor:</strong></p>

<p>· “Metin Dilbilimi Ölçütleri Işığında Kıyamet Suresi’nde Kur’anî Metnin Yapısının Analizi”, Anas Mahafzah</p>

<p>· “Kur’an’da İtnâb: Anlamsal İşlevleri ve Bağlamsal Tutarlılığın Sağlanmasındaki Rolü”, Müncid Ebu Bekir</p>

<p>· “Kur’an Kıssalarında Belâgî Mekanizmalar ve Bunların Zarûriyyât-ı Hamse’nin Yerleşmesindeki Rolü (Hz. Lût Kıssasında Neslin Korunması Maksadı Örneği)”, Tarık Şabanlıoğlu</p>

<p>· “Doğal Teoloji ile Kelâm İlmi Arasındaki İlişki”, Nuran Öndeş</p>

<p>· “Taha Abdurrahman’ın Makâsıdı Temellendirme Yaklaşımına Eleştirel Bir Bakış”, İbrahim Özdemir</p>

<p>Öte yandan Diyanet Arapça İlmi Dergi, gelecek sayıları için de özgün akademik çalışmaları kabul etmeyi sürdürüyor. Alanına katkı sunacak araştırmaların derginin yayın sistemi üzerinden gönderilebileceği belirtilirken, yeni sayının hazırlanmasına katkı sunan yazar ve hakemlere teşekkür edildi.</p>

<p><strong>Okumak İçin Aşağıdaki Bağlantıları Ziyaret Edebilirsiniz</strong></p>

<p><strong>Diyanet Dijital :</strong> <a href="https://dijital.diyanet.gov.tr/Dergilik/arapca-ilmi-dergi" rel="nofollow">https://dijital.diyanet.gov.tr/Dergilik/arapca-ilmi-dergi</a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>DergiPark:</strong> <a href="https://dergipark.org.tr/tr/pub/daid" rel="nofollow">https://dergipark.org.tr/tr/pub/daid</a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET DERGİ, DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/diyanet-arapca-ilmi-derginin-yeni-sayisi-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 15:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/arapca-ilmi-dergi-diyanet-haber.png" type="image/jpeg" length="27705"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da "Hayata Köprü Sanat" projesi tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/hayata-kopru-sanat-projesi-kapanis-programi-gerceklesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/hayata-kopru-sanat-projesi-kapanis-programi-gerceklesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TDV İstanbul Gönüllü Koordinatörlüğünce Kuveyt Türk’ün ana sponsorluğunda yürütülen "Hayata Köprü Sanat" projesinin kapanış programı düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) İstanbul Gönüllü Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen ve Kuveyt Türk’ün ana sponsorluğunda yürütülen "Hayata Köprü Sanat" projesi, Zeytinburnu Belediyesi'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen coşkulu bir kapanış programıyla sona erdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezindeki programda gençlerin hayatına sanatla dokunarak onlara yepyeni ufuklar kazandırmayı amaçlayan projenin finali, izleyicilere duygu dolu ve keyifli anlar yaşattı.</p>

<p><img alt="İstanbul (3)-38" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/istanbul-3-38.jpg" width="900" /></p>

<p>Programın açılış ve selamlama konuşmasını gerçekleştiren TDV Kadın Aile ve Gönüllülük Hizmetleri Müdürü Ayşenur Kapusuz, projenin önemine değinerek iyiliğin ve geleceğin en büyük destekçisi olmaya devam edeceklerini vurguladı ve emeği geçen tüm kurumlara şükranlarını sundu.</p>

<p>Protokol konuşmalarının ardından sahne alan Galip Öztürk Çocuk Evleri Sitesi öğrencileri, sergiledikleri ritim performansıyla salonu coşturdu. Ardından Zeytinburnu Çocuk Evleri Sitesi ve Kartal Şehit Polis Kemal Tosun Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin büyük bir özveriyle hazırladığı “Taşları Yemek Yasaktır” adlı tiyatro gösterisi izleyicilerden tam not aldı.</p>

<p><img alt="İstanbul (2)-56" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/istanbul-2-56.jpg" width="900" /></p>

<p>Yıl boyunca devam eden proje kapsamında tiyatrodan halk oyunlarına, çiniden filografiye, diksiyondan ritim ve mutfak atölyelerine kadar toplam 13 farklı branşta eğitim alan gençler, el emeği ve göz nuruyla ürettikleri eserlerin yanı sıra sahne performanslarıyla da izleyicilerden büyük beğeni topladı. Gecenin en dikkat çekici anlarından biri de geleneksel asaletimizi sahneye taşıyan Zeybek gösterisi oldu. Zeytinburnu ÇES öğrencilerinin sahnelediği Zeybek oyunu, vatan aşkını ve sanatın birleştirici gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.</p>

<p>Programa; 29. TBMM Başkanı Eşi Sabriye Şentop, İstanbul İl Müftü Yardımcısı Huriye Akbıyık, TDV İstanbul Gönüllü Koordinatörü Meral Günel ve yönetim komisyonu üyeleri, Aile ve Sosyal Hizmetler İstanbul İl Müdürlüğü kuruluş müdürleri ve personelleri, TDV Zeytinburnu Kadın Kolları gönüllüleri, eğitimciler ve öğrenciler katıldı.</p>

<p>Toplu fotoğraf çekiminin ardından program sona erdi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>İstanbul Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/hayata-kopru-sanat-projesi-kapanis-programi-gerceklesti</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/istanbul-1-60.jpg" type="image/jpeg" length="35797"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Takva: Allah'a (cc) Karşı Sorumluluk Şuuru]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/takva-allaha-cc-karsi-sorumluluk-suuru-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/takva-allaha-cc-karsi-sorumluluk-suuru-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Takva ne demektir? İnsanların en hayırlısı kimdir? İnsanların cennete ve cehenneme girmesine en çok vesile olan şeyler nelerdir?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>"عَنْ أَبِى ذَرٍّ قَالَ: قَالَ لِى رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : "اتَّقِ اللَّهَ حَيْثُمَا كُنْتَ، وَأَتْبِعِ السَّيِّئَةَ الْحَسَنَةَ تَمْحُهَا، وَخَالِقِ النَّاسَ بِخُلُقٍ حَسَنٍ</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Zerr’in (ra) naklettiğine göre, Resûlullah (sas) ona şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify"><i>“Nerede olursan ol, Allah'a (cc) karşı sorumluluğunun bilincinde ol! Kötülüğün peşinden iyi bir şey yap ki onu yok etsin. İnsanlara da güzel ahlâka uygun biçimde davran!”</i></p>

<p style="text-align:justify">(T1987 Tirmizî, Birr, 55)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ سَمُرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: "الْحَسَبُ: الْمَالُ وَالْكَرَمُ: التَّقْوَى</p>

<p style="text-align:justify">Semüre’den (ra) nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur: <i>“Haseb (kişiyi halk nazarında yücelten nitelik) maldır, kerem (kişiyi Allah katında yücelten nitelik) ise takvadır.”</i></p>

<p style="text-align:justify">(T3271 Tirmizî, Tefsîru’l-Kur’ân, 49)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ عَبْدِ اللَّهِ عَنِ النَّبِيِّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) أَنَّهُ كَانَ يَقُولُ: "اللَّهُمَّ إِنِّى أَسْأَلُكَ الْهُدَى وَالتُّقَى، وَالْعَفَافَ وَالْغِنَى</p>

<p style="text-align:justify">Abdullah (b. Mes’ûd) (ra) tarafından nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sas) şöyle derdi:</p>

<p style="text-align:justify"><i>“Allah'ım, senden hidayet, takva, iffet ve gönül zenginliği istiyorum.”</i></p>

<p style="text-align:justify">(M6904 Müslim, Zikir, 72)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ زَيْدِ بْنِ أَرْقَمَ قَالَ: لاَ أَقُولُ لَكُمْ إِلاَّ كَمَا كَانَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) يَقُولُ، قَالَ: كَانَ يَقُولُ: "...اللَّهُمَّ! آتِ نَفْسِى تَقْوَاهَا، وَزَكِّهَا أَنْتَ خَيْرُ مَنْ زَكَّاهَا، أَنْتَ وَلِيُّهَا وَمَوْلاَهَا</p>

<p style="text-align:justify">Zeyd b. Erkam (ra) şöyle demiştir: "Ben size Allah Resûlü’nün (sas) söylediğinden başka bir şey anlatmıyorum! O (sas) şöyle derdi:</p>

<p style="text-align:justify"><i>"...Allah'ım (cc), nefsime takvasını ver, onu temizle, onu temizleyenlerin en hayırlısı sensin. Onun velîsi (sahibi) ve mevlâsı (efendisi) sensin..."</i></p>

<p style="text-align:justify">(M6906 Müslim, Zikir, 73)</p>

<p>***</p>

<p>"عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ: سُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) عَنْ أَكْثَرِ مَا يُدْخِلُ النَّاسَ الْجَنَّةَ، فَقَالَ: "تَقْوَى اللَّهِ وَحُسْنُ الْخُلُقِ</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre (ra) anlatıyor: Allah Resûlü’ne (sas) insanların cennete girmesine en çok vesile olan amelin ne olduğu soruldu. Resûlullah (sas), <i>“Allah'tan sakınmak ve güzel ahlâk.”</i> buyurdu.</p>

<p style="text-align:justify">(T2004 Tirmizî, Birr, 62)</p>

<p>***</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas), genç dostlarından Muâz b. Cebel’i (cc) Yemen’e elçi olarak tayin etmişti. Uğurlarken onunla birlikte yola çıktı ve bazı tavsiyelerde bulundu. Muâz bineğinin üstünde gidiyor, Allah Resûlü (sas) de onun yanında yürüyordu. Tavsiyelerini tamamlayan Peygamber Efendimiz (sas) şöyle buyurdu: <i>“Ey Muâz! Bu seneden sonra benimle karşılaşamayabilirsin, belki de ancak şu mescidime veya kabrime uğrarsın.”</i> Bunu duyan Muâz, Hz. Peygamber’den (sas) ayrılmanın üzüntüsüyle ağladı. Allah Resûlü (sas) ise yüzünü Medine’ye doğru çevirerek şöyle buyurdu: <i>“İnsanların benim gözümde en üstün olanları, kim olurlarsa olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar, takva sahibi olanlarıdır.”</i> </p>

<p style="text-align:justify">Allah’ı (cc) sevmek, O’na (cc) saygı duymak, yasaklarına düşmekten sakınmak, korunmak, O’nun (cc) rızasına nail olmayı ümit ve azabına maruz kalmaktan endişe etmektir ‘takva’. İslâm’ın en temel kavramlarındandır ve önemini Kur’ân-ı Kerîm’de aynı kökten gelen kelimelerin yer aldığı yüzlerce âyetin bulunması açıkça göstermektedir. Kur’an, iman eden ve salih amel işleyen bütün müminleri ‘müttaki’ yani takva sahibi olarak niteler. Başka bir ifadeyle, imandan sonra onun gereğini yerine getirip, iyiliklere sarılan ve kötülüklerden kaçınan herkes bu sıfatı almaya hak kazanmıştır. Onun için takva, Allah’ın (cc) insanları değerlendirmede kullandığı bir ölçüdür. Allah (cc) katında en değerliler en fazla takva sahibi olanlardır. Allah (cc) müttakiler ve güzel iş yapanlarla beraberdir. Allah (cc) müttakilerin dostudur. <i>“Allah (cc) müttakileri sever.”</i>  Cennet ve nimetleri müttakiler içindir.</p>

<p style="text-align:justify">Kıblenin değişmesinden rahatsız olanlara hitabında Cenâb-ı Hak (cc), <i>“İyiliğin, yüzlerin doğu ve batı tarafına çevrilmesinde değil; Allah'a (cc), âhiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inandıktan sonra, yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, isteyenlere ve kölelere hoşa giden maldan harcamak, namaz kılıp zekât vermek, yapılan antlaşmalara sadık kalmak, sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabretmekte olduğunu, doğru olanların ve müttakilerin” </i>bu kimseler olduğunu bildirmektedir. Bunlara ilâve olarak, ‘sözünde durmak’, ’affetmek’, ‘âdil olmak’, ’dürüst davranmak’, ’malla, canla cihad etmek’ gibi iyi işler de Kur’an’ın müttakilere nispet ettiği özellikler arasında sayılmıştır. Kısaca, imandan sonra her türlü salih ameli işlemenin müttakilerin temel vasfı olduğu anlaşılmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Sürekli olarak Allah’ın (cc) gözetim ve kontrolünde olan mümin, ancak takva ile kulluk bilincine ulaşır. Allah Resûlü (sas), <i>“Nerede olursan ol, Allah'a (cc) karşı sorumluluğunun bilincinde ol! Kötülüğün peşinden iyi bir şey yap ki onu yok etsin. İnsanlara da güzel ahlâka uygun biçimde davran!”  </i>buyururken, müminin her hâl ve şartta takvadan ayrılmaması gerektiğini vurgulamıştır. Çünkü onun ifadesine göre, <i>“Ameller kap (içindeki sıvı) gibidir. Altı iyi olursa, üstü de iyi; altı bozuk olursa, üstü de bozuk olur.”</i>  Dolayısıyla insan ancak niyet ve ameliyle bir bütün olarak müttaki yani iyi insan olabilir. Duruma göre tavır değiştiren insanın varacağı nokta nifak yani iki yüzlülüktür. Bunun için Peygamber Efendimiz (sas), <i>“İslâm açıktan, iman ise kalpte (gizli) olur.” </i>buyurduktan sonra eliyle göğsüne işaret ederek üç kere,<i>“İşte takva buradadır. İşte takva buradadır.”</i>  buyurmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Nerede ve ne durumda olunursa olunsun, Allah’a (cc) karşı saygılı olmak ve O’nun (cc) emirlerini ihlâl etmekten sakınmak müttakilerin en belirgin özelliklerindendir. Hz. Peygamber’in (sas) ‘ihsan’ mertebesi olarak tarif ettiği, Allah’ı (cc) görüyormuşçasına kulluk etmek de böyle bir şeydir. Her şeyi gören, bilen, işiten ve bütün gizliliklere vâkıf olan bir Yaratıcı’ya inanmanın doğal sonucudur bu. Hangi görev ve statüde bulunursa bulunsun, sürekli Cenâb-ı Hakk’ın gözetim ve denetiminde olduğunu bilen bir müminin bilerek günah işlemesi ve günahında ısrar etmesi kolay değildir. İşte bu duyarlılık içinde olan bir müminden kimseye zarar gelmez. Gerçek dindarlardan zarar gelmeyeceği kanaati, böyle kimselerin sürekli bir nefis muhasebesi yani otokontrol içinde bulunmalarından dolayıdır. Halbuki bu duyarlılığa sahip olmayan, haram helâl ve hesap endişesi taşımayan bir kimsenin nasıl tehlikeli olabileceği, ecdadımız tarafından, "Kork Allah’tan (cc) korkmayandan!" atasözüyle veciz bir şekilde ifade edilmiştir. Allah Resûlü’nün (sas), ‘insanların ilk peygamberlik öğretilerinden beri duyup idrak ettikleri bir söz’ olarak nitelendirdiği, <i>“Utanmıyorsan dilediğini yap!”</i> ifadesi de bu gerçeği dile getirmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas), <i>“Birbirinize haset etmeyin! (Fiyatı yükseltmek için) müşteri kızıştırmayın! Birbirinize buğuz etmeyin! Birbirinize sırt çevirmeyin! Hiçbiriniz diğerinin (gerçekleştirdiği) satış üzerine (ikinci bir) satış yapmasın! Kardeş olun ey Allah'ın kulları! Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu yardımsız bırakmaz, onu küçük görmez. Takva işte buradadır.” </i>diyerek üç defa göğsüne işaret etmiş ve <i>“Kişiye Müslüman kardeşini küçük görmesi kötülük olarak yeter. Her Müslümanın kanı, malı ve ırzı (diğer) bir Müslümana haramdır.”</i>  buyurarak takva ile ameller arasında ilişki kurmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Allah’a (cc) saygı ve itaatin ancak samimi bir sevgiyle gerçekleşebileceği şüphesizdir. Sadece korkuya dayalı bir saygı ve itaatin, insanlar nazarında olduğu gibi Cenâb-ı Hak katında da fazla değeri yoktur. Onun için İslâm dininde Allah (cc) sevgisi ve hoşnutluğu Allah (cc) korkusuna öncelenmiş, Allah’tan (cc) korkmak da "O’na (cc) karşı gelip günah işlemekten, hesap gününde yüzü kara çıkmaktan ve O’nun (cc) azabını gerektirecek bir iş yapmaktan endişe etmek." şeklinde anlaşılmıştır. İnsanı takvaya ulaştıran da, sevgiyle beraber bu sorumluluk ve endişe duyguları içerisinde olmaktır. Kullarına karşı çok bağışlayıcı ve çok merhametli olan Cenâb-ı Hakk’ın muradı onları korkutmaktan çok, doğru yola sevketmek ve karşılığında cennet nimetleriyle ödüllendirmektir. O’nun (cc) bütün elçileri gibi Son Elçisi (sas) de müjdelemek (tebşîr) ve uyarmak (inzâr) görevlerini yerine getirirken insanlara karşı sevgi ve hoşgörüyle yaklaşmış, katı ve korkutucu davranarak onların kendisinden uzaklaşmalarına fırsat vermemiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><i>“Haseb (kişiyi halk nazarında yücelten nitelik) maldır, kerem (kişiyi Allah (cc) katında yücelten nitelik) ise takvadır.”</i>  diyen Allah Resûlü (sas), "<i>Öyle bir âyet biliyorum ki, eğer insanların hepsi ona sarılsalar onlara yeter.” </i>buyurduktan sonra,<i>“Kim Allah'a (cc) karşı takva bilinci içerisinde olursa Allah (cc) ona bir çıkış yolu ihsan eder.”</i>  âyetini okumuş, böylece dünya ve âhirette her türlü sıkıntı ve zorluktan kurtulmanın yolunun takvaya sarılmak olduğunu ifade etmiştir. Nitekim başka bir âyette, Cenâb-ı Hakk’ın (cc) takva sahibi kimselerin işini kolaylaştıracağı bildirilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Sevgili Peygamberimiz (sas), Cenâb-ı Hakk’ın (cc), câhiliye döneminin kibrini ve atalarla övünme âdetini kaldırdığını ifade ettikten sonra, insanların ya müttaki mümin, ya da günahkâr kötü tabiatlı kimseler olarak niteleneceklerini, herkesin Âdem’in (as) çocukları olduğunu, onun da topraktan yaratıldığını, bazı kimselerin kavimleriyle övünmeyi bırakmadıkça cehennem kömürü olmaya devam edeceklerini ve Allah (cc) katında, burnuyla dışkı yuvarlayan mayıs böceğinden daha değersiz olacaklarını beyan ederek, insanları Allah (cc) nezdinde üstün kılan tek değer ölçüsünün takva olduğuna dikkat çekmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas), En’âm sûresinin, <i>“Şüphesiz bu, benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun. (Başka) yollara uymayın. Zira o yollar sizi Allah'ın (cc) yolundan ayırır. İşte takvaya ulaşmanız için Allah (cc) size bunları tavsiye etti.”</i> meâlindeki 153. âyetini ashâbına açıklarken, yere bir çizgi çizdi ve <i>“Bu, Azîz ve Celîl olan Allah'ın (cc) yoludur.”</i> buyurdu. Sağına ve soluna ikişer çizgi daha çizerek, <i>“Bunlar da şeytanın yoludur.”</i> dedi. Sonra elini ortadaki çizginin üzerine koyarak yukarıdaki âyeti okudu. Böylece Fâtiha sûresinde, bizi ulaştırması için her gün Allah’a (cc) dua ettiğimiz, <i>“sırât-ı müstakîm”</i> in (dosdoğru yolun) takvaya götürecek yol olduğunu ve amacın bu zirveye çıkmak olduğunu açıkladı.</p>

<p style="text-align:justify">Din konusunda, yani iman sahibi ve salih insan olma noktasında kişinin kendinden daha iyi durumda olana bakarak daha fazla gayret göstermesi, dünya nimetleri konusunda da kendinden daha aşağıdaki kimselere bakarak şükretmesi, Allah Resûlü’nün (sas) ifadesiyle onun Allah (cc) katında, ‘şükreden ve sabreden bir mümin’ olarak değerlendirilmesine vesile olacaktır. Ancak, din konusunda kendinden daha yetersiz kimselere bakarak, kendi iyiliklerini yeterli gören ve kendinden daha fazla dünyalığa sahip olanın elindekine tamah edip de kendi durumuna üzülen kimse, şükreden ve sabreden kul sıfatını yitirecektir. İşte takva, iyilik ve güzellikler konusunda başkalarıyla yarışarak Allah’ın (cc) dostu olma şerefine lâyık olma çabasıdır. Zira Cenâb-ı Hak (cc), iman edip müttaki olanları kendi dostu olarak nitelemiş, bunların korku ve hüzünle karşılaşmayacaklarını bildirmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Dilimizde çok kullanılan dindarlık veya mütedeyyin olma, mümin için gereksiz bir vasıf değildir. Takva sahibi mümin zaten mütedeyyin, yani dininin gereklerini yerine getiren bir kimsedir. Ancak bu, müttaki insanın günahtan ve hatadan tamamen salim olduğu anlamına gelmez. Günahının farkında olup Allah’ın (cc) rahmetine sığınmak, hataları için af dilemek de takva sahibi müminin özelliklerindendir. Nitekim Cenâb-ı Hak (cc), "müttaki kimselerin kötülüklerini örtüp, mükâfatlarını artıracağını" beyan etmiştir. Allah Resûlü’nün (sas) yanında olduğu zaman, onun sohbetinden etkilenerek cennet ve cehennemi âdeta görür gibi olduğu hâlde, onun yanından ayrılıp ailesine ve gündelik işlerine dönünce bunları unutmayı münafıklık alâmeti sanarak endişelenen sahâbî Hanzala’ya (ra) Allah Resûlü (sas), <i>“Canımı elinde tutana yemin olsun ki, eğer benim yanımda iken yaşadığınız hâlde devamlı olsanız, melekler sizinle yatağınızda ve yollarda musâfaha ederlerdi. Halbuki ey Hanzala! (İnsanın bir hâli bir hâlini tutmaz) Bazen öyle bazen de böyle!”</i>  diyerek karşılaştığı durumun doğal olduğunu anlatmak istemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Takvayı erişilmez bir dindarlık gibi görüp, fetva ile takva arasında, yani olması gerekenle ideal olan arasında ayrım yapmak da sık karşılaşılan yanılgılardandır. Halbuki fetva ile olması gerekene hükmedilen şey, zaten dine uygun, dolayısıyla ideal olandır. Bunun ötesinde hayatı zorlaştıran, insanın takatini dikkate almaksızın maddî ve mânevî sınırları aşan bir hassasiyeti ideal olarak göstermek doğru değildir. Nitekim Sevgili Peygamberimiz (sas) ashâbına, daima güç yetirebilecekleri şeyleri emretmiştir. Onların, "Ey Allah’ın Resûlü (sas), biz senin gibi değiliz, Allah (cc) senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlamıştır." demeleri üzerine de, öfkesi yüzünde görülecek şekilde, <i>“Şüphesiz en çok takva sahibi olanınız ve Allah'ı (cc) en iyi bileniniz benim.”</i>  buyurmuştur. Cenâb-ı Hakk’ın (cc) kullarından istediği de, ‘güçleri yettiğince Allah’a (cc) karşı gelmekten sakınmak’ yani ittikâ etmektir.</p>

<p style="text-align:justify">Dünyaya yüz çevirip insanlardan uzaklaşarak münzevi bir hayat sürmenin daha dindarca bir tutum olduğunu düşünen pek çok insana rastlamak mümkündür. Halbuki müttaki olmakla zâhidâne bir hayat arasında önemli bir fark bulunduğunu gözden uzak tutmamak gerekir. Hıristiyan keşişlerinde görüldüğü gibi dünyadan tamamen el etek çekme ve toplumdan soyutlanma anlamında bir zühd, Allah Resûlü’nce (sas) tasvip edilmemiş, bu eğilimi taşıyan bazı arkadaşları da onun tarafından uyarılmıştır. Çünkü O (sas), dünyaya da âhirete de lâyık olduğu değeri veren, ashâbına da bu yolda rehberlik eden bir önderdi. Nitekim bir hadisinde, <i>“Dünyada zâhid olmak, helâl olan şeyleri (kendine) haram kılmak ve malı bir tarafa bırakıp atmak değildir. Dünyada zâhid olmanın gerçek anlamı, sahibi olduğun şeyleri Allah'ın (cc) sahip olduğu (ve vaat ettiği) şeylerden daha çok itimat edilmeye lâyık görmemen ve başına bir musibet geldiğinde —kalıcı bir musibet dahi olsa— ondan elde edeceğin sevabı daha fazla arzular olmandır.” </i> Dolayısıyla Allah’ın (cc) dostu yani velîsi olmak için, toplumdan ve Cenâb-ı Hakk’ın (cc) helâl kıldığı dünya nimetlerinden, mahrum kalmadan ailevî ve toplumsal sorumlulukları yerine getirerek iman ve salih amel ikilisine sarılma kararlılığını tercih etmek esastır. Zira Cenâb-ı Hak (cc), dostluğuna hak kazanabilmesi için kişide iman ve takvadan başka şart aramamaktadır. Çünkü Peygamber Efendimizin (sas) ifadesiyle, <i>“Allah (cc), insanların suretlerine ve mallarına değil, kalplerine ve amellerine bakar.”</i></p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas) dünyadan tamamen yüz çevirerek yaşamamış, ama dünyaya da tamamen gönlünü kaptırmamıştır. Kur’ân-ı Kerîm’de ifade edildiği gibi "müttakiler için âhiret yurdunun daha hayırlı olduğunu" sürekli göz önünde bulundurarak, en hayırlı azık olan takvayı kendisi ve ümmeti için düstur hâline getirmiştir. Hz. Âişe’nin (ra) bildirdiğine göre o, dünyaya dair hiçbir nimete düşkünlük göstermemiş, dünyada takva sahibi olmaktan daha çok hoşlandığı bir şey de olmamıştır. Kendisine, "Bana bir amel göster ki işlediğim zaman Allah (sas) da insanlar da beni sevsin." isteğinde bulunan birisine, <i>“Dünyaya rağbet etme ki Allah (cc) seni sevsin, insanların elindekine rağbet etme ki insanlar seni sevsin.”</i>  buyurarak aşırılıklardan uzak dengeli bir hayat önerisinde bulunmuştur. Son vasiyeti olan Veda Hutbesi’nde de, Arap’ın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap’a, kızıl tenlinin siyaha, siyahın da kızıl tenliye takva hâricinde bir üstünlüğü olmadığını belirterek kendisinden sonra da bu ölçüyü korumalarını istemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Peygamber Efendimizin (sas) Allah’tan (cc) en çok istediği şey O’nun (cc) hem kendisini hem de diğer müminleri takvaya ulaştırmasıdır. Diğer bazı faziletlerin yanı sıra Cenâb-ı Hak’tan (cc) takva sahibi olmayı da dileyerek şöyle dua etmiştir: <i>“Allah'ım, senden hidayet, takva, iffet ve gönül zenginliği istiyorum.”</i>  Yolculuğa çıkmak üzere olan birisi kendisinden hayır dua isteyince de, <i>“Allah (cc), takva ile azıklandırsın.”</i> buyurmuştur. Çünkü azığın en hayırlısı olan takva, yolcunun yanında bulunan ve harcandıkça tükenen maddî azıktan daha kalıcıdır. Bir keresinde Allah Resûlü’nü (sas) yatağında bulamayan Hz. Âişe (ra), karanlıkta el yordamıyla araştırırken onu secde hâlinde bulmuş ve şu duayı mırıldandığını işitmişti: <i>“...Allah'ım, nefsime takvasını ver, onu temizle, onu temizleyenlerin en hayırlısı sensin. Onun velîsi(sahibi) ve mevlâsı (efendisi) sensin..."</i></p>

<p style="text-align:justify">Cesur, doğru sözlü ve atılgan bir sahâbî olan Ebû Zer el-Gıfârî’nin (ra) anlattığına göre, Allah Resûlü (sas) söyleyeceklerini çok iyi kavramasını tembih ettikten sonra kendisine şu nasihatte bulunmuştur: <i>“Gizli ve açık işlerinde Allah'tan (cc) korkmanı, bir kötülük yaptığında hemen bir iyilik yapmanı, değneğin yere düşse bile kimseden bir şey istememeni, herhangi bir emaneti alıkoymamanı ve iki kişi arasında hüküm vermemeni tavsiye ederim.”</i>  Hz. Peygamber’in (sas) Ebû Zer’den (ra) yönetici olma gibi bir emaneti üstlenmemesini, hâkimlik yapmamasını ve yetim malına velî olmamasını istemesi, Ebû Zerr’i (ra) bu konularda yeterli görmemesinden kaynaklanan özel bir uyarıdır. Ancak görüldüğü üzere Hz. Peygamber (sas), bu önemli tavsiyelerin başında takvayı zikretmiş, diğer tavsiyeleri de âdeta bunun doğal bir sonucu gibi sıralamıştır. Yine ona yönelik bir dizi nasihatten önce, <i>“Sana Allah'tan (cc) sakınmanı tavsiye ederim, çünkü işin (dinin) başı budur.”</i>  buyurmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Bir gün arkadaşlarından bir grubun yanına gelen Allah Resûlü (sas), onların, "Bugün seni hoşnut hâlde görüyoruz." demesi üzerine, <i>“Evet, elhamdülillâh.”</i> karşılığını vermiş, onların zenginlik konusunda sohbete dalmaları üzerine de, <i>“Takva sahibi bir kimse için zenginliğin sakıncası yoktur (ama) takvalı kimse için sağlık, zenginlikten; gönül hoşnutluğu da nimetlerden daha hayırlıdır.”</i>  buyurarak sahip olduğu nimetlerin hakkını ancak müttaki insanların verebileceğine işaret etmiştir. Minber üzerinde bulunduğu bir gün cemaatten biri kalkarak, "İnsanların en hayırlısı hangisidir?" diye sorunca Peygamber Efendimizin (sas) cevabı şu olmuştur: <i>“İnsanların en hayırlısı Kur'an'ı en çok okuyan, en müttaki olan, iyiliği en çok emredip kötülükten en çok sakındıran ve akrabalarına en çok ilgi gösterendir.”</i> </p>

<p style="text-align:justify">Resûl-i Ekrem’e (sas) insanların cennete girmesine en çok vesile olan şeyin ne olduğu sorulduğunda, <i>“Allah'a (cc) karşı takvalı olmak ve güzel ahlâk.”</i> buyurmuş, insanların cehenneme girmesine en çok sebep olan şeyin ne olduğu sorulduğunda ise, <i>“Ağız ve avret yeri.” </i>cevabını vermiştir. Kendisinden nasihat isteyenlere ilk önerisi takva olmuştur. Kendisinden öğüt isteyen Süleym b. Câbir el-Hüceymî’ye (ra) yaptığı şu tavsiyeler takvanın hangi incelikleri içerdiğinin de bir ifadesidir: <i>“Allah'a (cc) karşı takva sahibi ol. (Kuyudan) su çekmek isteyenin kabına kendi kovandan su boşaltman, ya da kardeşinle güler yüzle konuşman dâhil hiçbir iyiliği küçük görme. Elbiseni yere sarkıtıp sürümekten sakın. Çünkü bu kibirdendir ve Allah (cc) kibri sevmez. Eğer bir kimse sende bildiği bir kusurla seni ayıplarsa, sen onda bildiğin bir kusurla onu ayıplama. Bırak onu, yaptığının günahı ona sevabı sana olsun. Hiçbir şeye sövme.”</i> Süleym (ra), "Bundan sonra hiçbir hayvana veya insana sövmedim." demiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Sonuç olarak takva, Allah (cc) ve Resûlü’nün (sas) hoşnutluğunu kazanmanın ölçütü, müttaki ise bu hoşnutluğu elde etmiş mümindir. Takva, insanın her hâlinde Allah’a (cc) karşı saygılı olması, O’na (cc) itaatsizlik etmekten sakınmasıdır. İçten gelen bu duyarlılık ile kişi, günaha dair her şeyden kendisini soyutlar ve büründüğü takva elbisesi ile her türlü kötülükten korunmuş olur. Takva elbisesine bürünmüş, tertemiz, günaha bulaşmamış, taşkınlık göstermeyen, kin ve haset beslemeyen bir kalbin ve dürüst bir dilin sahibi, insanların en faziletlisidir. Tüm bunlar dışa güzel davranışlar olarak yansır ve böylece gerçek dindarlık, şekil ve ruh birlikteliğinin sağlandığı takva ile gerçekleşmiş olur. <i>“Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten nasıl sakınmak gerekiyorsa, öylece sakının ve siz ancak Müslümanlar olarak ölün. Hep birlikte Allah'ın (cc) ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin... Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.”</i>  buyuran Cenâb-ı Hak (cc), takvayı kulları için bir çıkış ve kurtuluş yolu olarak göstermiş, hesap gününde dikkate alacağı öncelikli değerin bu olduğunu bildirmiştir. Allah Teâlâ’nın (cc), <i>“İyilik ve takva üzere yardımlaşın; günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın.”</i>  emrine uyan müttaki mümin, Allah’ın (cc) hesabından çekinen, kendisini ve ailesini bu dünyada kötülüklerden, âhirette cehennem azabından korumayı amaçlayarak büyük imtihanı kazanmaya aday olan bahtiyar insandır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kaynak:</strong> Diyanet Hadislerle İslam</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hadislerle İslam</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/takva-allaha-cc-karsi-sorumluluk-suuru-1</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/01/takva-allaha-karsi-sorumluluk-suuru.jpg" type="image/jpeg" length="26104"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hz. Peygamber (sas) Kesin Delildir, Kur'an Nurdur]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/hz-peygamber-sas-kesin-delildir-kuran-nurdur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/hz-peygamber-sas-kesin-delildir-kuran-nurdur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hz. Peygamber (sas) Allah’ın (cc) elçisi ve hak peygamberdir, kesin delildir. Kur’an bizi doğruluğa ulaştıran ilahî nurdur. Kur’an’a ve Hz. Muhammed’e (sas) uyarak İslam nuruyla aydınlanırız.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>"Ey insanlar, muhakkak ki size Rabbinizden (cc) bir burhan geldi ve biz size apaçık bir nur indirdik."  (Nisâ, 4/174)</strong></p>

<p style="text-align:justify">İnsanların yaptıklarından dolayı hesaba çekilmesi ancak önceden bilgilendirilmelerine bağlıdır. Bilgilendirme olmadan ve gerçekler kesin şekilde ortaya konulmadan bir kimseyi sorumlu tutmak âdil olabilir mi? İşte Yüce Allah (cc), kesin delil ve nur olarak insanlara Peygamber’i (sas) ve Kur’an’ı gönderdiğini bildirmektedir. Artık Kur’an’ın gönderildiğinden haberdar olan hiç kimse, sorumluluktan kurtulamaz.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas) Allah’ın (cc) elçisi ve hak peygamberdir, kesin delildir. Kur’an bizi doğruluğa ulaştıran ilahî nurdur. Kur’an’a ve Hz. Muhammed’e (sas) uyarak İslam nuruyla aydınlanırız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>Burhân:</strong> Doğru ile yanlışı ayıran ve bütün şüpheleri gideren kesin delil, Hz. Peygamber (sas).<br />
<strong>Nur:</strong> Işık, aydınlık olan, Kur’an.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bir Ayet</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/hz-peygamber-sas-kesin-delildir-kuran-nurdur</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2022/12/hz-peygamber-kesin-delildir-kuran-nurdur.jpg" type="image/jpeg" length="90822"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sütle Gelen Yakınlık: Süt Akrabalığı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/sutle-gelen-yakinlik-sut-akrabaligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/sutle-gelen-yakinlik-sut-akrabaligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Ayet: ...Sizi emziren anneleriniz ve sütkardeşleriniz (ile evlenmek) de size haram kılındı. (Nisâ, 4/23)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süt akrabalığı, çocuğun öz annesinden başka bir kadın tarafından emzirilmesi sonucunda çocukla sütanne ve onun belirli derecedeki yakınları arasında oluşan akrabalıktır. Dinimizde sütten doğan akrabalık bağları nesebe dayalı akrabalık gibi kabul edilmiştir. Nitekim çocuğun gelişiminde önemli bir rolü olan süt, aynı zamanda çocuk ile onu emziren arasında tıpkı öz anne ile yavrusu gibi duygusal bir bağ oluşturmaktadır. Aynı şekilde süt kardeşleri arasında da tıpkı öz kardeşler arasındaki gibi bir ilişki ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla kendileri ile evlilik bağı kurulamayacak kişilerin açıklandığı ayette sütanne ve süt kız kardeşler de zikredilmiştir (Nisâ, 4/23). Nitekim uygulama da bu şekilde olmuştur. Örneğin Hz. Hamza ile süt kardeşi olan Peygamberimize Hz. Hamza’nın kızı ile evlenmesi teklif edildiğinde kendisi, “Onunla evlenmek bana helâl değildir. O sütkardeşimin kızıdır. Akrabalıktan dolayı haram olan sütten de haram olur.” (Buhârî, Şehâdât, 7) diyerek bu teklifi geri çevirmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir; kaldı ki Allah birçoğunu da bağışlar. (Şûrâ, 42/30)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/sutle-gelen-yakinlik-sut-akrabaligi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/mehmet/takvim-2026/temmuz-2.jpg" type="image/jpeg" length="91788"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kılıçbay: Kimsesizlerin kimsesi olmak inancımızın gereğidir]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kilicbay-kimsesizlerin-kimsesi-olmak-inancimizin-geregidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kilicbay-kimsesizlerin-kimsesi-olmak-inancimizin-geregidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun İl Müftülüğü Aile ve Dini Rehberlik Bürosu koordinesinde "Bir Yetime Aile Olmak" temalı panel gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Giresun İl Müftülüğü tarafından Koruyucu Aile Günü etkinlikleri kapsamında, devlet koruması altındaki çocuklara sıcak bir yuva sunmanın önemine dikkat çekmek amacıyla "Bir Yetime Aile Olmak" konulu panel düzenlendi.</p>

<p>İl Müftülüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen panelin moderatörlüğünü Uzman Vaiz Gülay Ayar üstlendi.</p>

<p><img alt="Kılıçbay Kimsesizlerin Kimsesi Olmak Inancımızın Gereğidir 2" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/kilicbay-kimsesizlerin-kimsesi-olmak-inancimizin-geregidir-2.jpg" width="860" /><br />
 </p>

<p><strong>- "Neslin korunması ortak sorumluluğumuzdur"</strong></p>

<p>Giresun İl Müftüsü Selçuk Kılıçbay, panelin açış konuşmasını yaparak "Dini Referanslar Bağlamında Koruyucu Ailelik" başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.</p>

<p>İl Müftüsü Selçuk Kılıçbay, neslin korunmasının yalnızca anne babanın değil, tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.</p>

<p>İslam medeniyetinin öksüz ve yetimlerin hamiliğine büyük bir önem atfettiğini belirten İl Müftüsü Kılıçbay, şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"Bizim köklü medeniyetimiz, inanç sistemimiz ve kadim kültürümüz, nerede bir öksüz, yetim veya hamiye muhtaç bir yavrumuz varsa ona kol kanat germeyi ve kimsesizlerin kimsesi olmayı emreder. Sevgili Peygamberimiz de bizatihi yetimliği yaşamış bir rehber olarak, bir yetimin başını okşayan, ona yuva olan insanların cennette kendisiyle yan yana olacaklarını müjdelemiştir. Bu ulvi gayeye hizmet ederken inancımızın bize öğrettiği mahremiyet ve sorumluluk bilinciyle hareket etmek, yavrularımıza hakiki birer koruyucu, şefkatli birer hami olmak en büyük vazifemizdir. Bugün bizlere düşen, kendi evlatlarımızla birlikte toplumdaki her bir çocuğa yüreğimizi açarak onlara aile sıcaklığını, merhameti ve nezaketi en güzel şekilde hissettirebilmektir.”</p>

<p><img alt="Kılıçbay Kimsesizlerin Kimsesi Olmak Inancımızın Gereğidir 4" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/kilicbay-kimsesizlerin-kimsesi-olmak-inancimizin-geregidir-4.jpg" width="860" /><br />
 </p>

<p><strong>- "Bir çocuğun huzurla büyümesi hanelere bereket ve ülfet getirir"</strong></p>

<p>Müftü Kılıçbay, çocukların hayatına dokunmanın; zihinlerini ve ruhlarını sevgiyle, manevi değerlerle beslemekten geçtiğini şu sözlerle ifade etti:<br />
"Evlerimizin huzurunu, gönüllerimizin genişliğini himaye edeceğimiz yavrularımızla paylaşmak, hem maddi hem de zihni yapı olarak bu hamiliğe hazır olmak muazzam bir lütuftur. Unutmayalım ki bir çocuğun bir hanede huzurla büyümesi, o haneye bereketi, ülfeti ve Cenabıhakk'ın rızasını getirir. Bu anlamlı buluşmada, evini ve kalbini koruyucu aile olarak bir yavrumuza açan, toplumun üzerinden bu mukaddes sorumluluğu alarak bizlere örnek olan tüm güzel yürekli hocalarımızdan ve ailelerden Allah razı olsun. Atılan her adımın, gösterilen her bir şefkat anının geleceğimizin teminatı olan nesillerimizi ihya edeceğine inancımız tamdır.”</p>

<p><img alt="Kılıçbay Kimsesizlerin Kimsesi Olmak Inancımızın Gereğidir 6" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/kilicbay-kimsesizlerin-kimsesi-olmak-inancimizin-geregidir-6.jpg" width="860" /><br />
 </p>

<p><strong>- "Amacımız her yavrumuzu güvenli bir aile ortamına kavuşturmaktır"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Panelde, koruyucu aile olmanın yasal çerçevesini aktarmak üzere söz alan Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Şube Müdürü Nigar Hakyemez, koruyucu aile modelinin hukuki ve teknik detayları hakkında katılımcıları bilgilendirdi.</p>

<p>Biyolojik ailesi yanında bakımı sağlanamayan çocukların devlet koruması altına alındığını hatırlatan Hakyemez, başvuru şartları, çocukların uyum süreçleri, devletin sağladığı kurumsal rehberlik ve ailelere yönelik takip mekanizmaları konularında detaylı bir sunum yaptı.</p>

<p>Hakyemez, temel amacın çocuğun üstün yararını gözeterek onu güvenli bir aile ortamına kavuşturmak olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Kılıçbay Kimsesizlerin Kimsesi Olmak Inancımızın Gereğidir 8" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/kilicbay-kimsesizlerin-kimsesi-olmak-inancimizin-geregidir-8.jpg" width="860" /><br />
 </p>

<p><strong>- "Koruyucu ailelik büyük bir gönül zenginliğidir"</strong></p>

<p>Panelin en dikkat çekici bölümlerinden birinde ise kendisi de bir koruyucu aile olan Vaiz Metin Ayar söz aldı.</p>

<p>Koruyucu aile olmanın çok büyük bir gönül zenginliği ve manevi mesuliyet gerektirdiğini belirten Ayar, kendi ailevi tecrübelerini konuklarla paylaştı.</p>

<p>Sevgi, şefkat ve merhamet ekseninde büyüyen her çocuğun, milli ve manevi değerleri benimseyerek topluma kazandırılmasının geleceğe yapılan en büyük yatırım olduğunu ifade eden Ayar, bu kutsal hamilik görevini üstlenen ailelerin manevi olarak da desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Katılımcıların sorularının yanıtlanması ve koruyucu ailelik modelinin yaygınlaştırılması yönündeki temennilerin ardından panel sona erdi.</p>

<p>Panele İl Müftü Yardımcısı Adem Orhan, Müftülük personeli ve din görevlileri katıldı.</p>

<p><img alt="Kılıçbay Kimsesizlerin Kimsesi Olmak Inancımızın Gereğidir 3" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/kilicbay-kimsesizlerin-kimsesi-olmak-inancimizin-geregidir-3.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Kılıçbay Kimsesizlerin Kimsesi Olmak Inancımızın Gereğidir 5" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/kilicbay-kimsesizlerin-kimsesi-olmak-inancimizin-geregidir-5.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Kılıçbay Kimsesizlerin Kimsesi Olmak Inancımızın Gereğidir 7" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/kilicbay-kimsesizlerin-kimsesi-olmak-inancimizin-geregidir-7.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Kılıçbay Kimsesizlerin Kimsesi Olmak Inancımızın Gereğidir 9" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/kilicbay-kimsesizlerin-kimsesi-olmak-inancimizin-geregidir-9.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Kılıçbay Kimsesizlerin Kimsesi Olmak Inancımızın Gereğidir 10" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/kilicbay-kimsesizlerin-kimsesi-olmak-inancimizin-geregidir-10.jpg" width="860" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Giresun Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kilicbay-kimsesizlerin-kimsesi-olmak-inancimizin-geregidir</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 20:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/kilicbay-kimsesizlerin-kimsesi-olmak-inancimizin-geregidir-1.jpg" type="image/jpeg" length="41867"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyanet dergileri Temmuz 2026 sayıları çıktı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/diyanet-dergileri-temmuz-2026-sayilari-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/diyanet-dergileri-temmuz-2026-sayilari-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı süreli yayınlarından Diyanet Aylık Dergi,  Diyanet Aile, Geçerken, Diyanet Çocuk ve Diyanet Cim dergilerinin Temmuz 2026 sayıları çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanlığı Dini Yayınlar Genel Müdürlüğünce aylık olarak yayınlanan; Diyanet Aylık, Diyanet Aile, Geçerken, Diyanet Çocuk ve Diyanet Cim dergilerinin Temmuz 2026 sayıları takipçileriyle buluştu.</p>

<p>2026 Temmuz sayısında "Din Üzerine Konuşmalar" teması ile Diyanet Aylık Dergi; güncel dini sosyal meseleler, alanında uzman isimlerin kaleme aldığı, tefsir, hadis, fıkıh bölümleri, kültür, edebiyat, gezi yazıları, tarihi olaylar, öncü şahsiyetler, düne bugüne ve yarına dair soru ve cevaplar, hayata, insana, kültüre dair pek çok nitelikli yazı ve söyleşilerle okurla buluştu.</p>

<p>Diyanet dergilerine <a dir="ltr" href="https://t.co/FgbOy625kq" rel="noopener noreferrer nofollow" role="link" target="_blank">http://dergiabone.diyanet.gov.tr</a> adresinden abone olabilir veya satın alabilirsiniz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://dergiabone.diyanet.gov.tr/home" rel="nofollow" target="_blank"><img alt="DergilereAboneOlmakİçinTıklayınız" height="80" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/09/logolar/dergilereaboneolmakicintiklayiniz.jpg" width="874" /></a></p>

<h3><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/edergi" target="_blank"><img alt="DergileriOkumakİçinTıklayınız" height="80" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/10/logolar/dergileriokumakicintiklayiniz.jpg" width="874" /></a></h3></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET DERGİ</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/diyanet-dergileri-temmuz-2026-sayilari-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 16:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/manset-son-4.png" type="image/jpeg" length="37805"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana'da aile ve çocuk şenliği düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/adanada-aile-ve-cocuk-senligi-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/adanada-aile-ve-cocuk-senligi-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana İl Müftülüğü iş birliğinde “Aile Yılı” kapsamında “Aile ve Çocuk Şenliği” düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığınca 2025 yılının “Aile Yılı” olarak ilan edilmesi dolayısıyla Adana Valiliği himayelerinde, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinasyonunda ve Adana İl Müftülüğünün katkılarıyla Adana Merkez Park’ta, Türkiye’nin en büyük “Aile ve Çocuk Şenliği” düzenlendi.</p>

<p>Kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşlarının yoğun katılımıyla gerçekleştirilen şenliğe katılan Adana İl Müftüsü Mehmet Taşcı, festival alanında kurulan stantları, oyun ve etkinlik alanlarını ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi.</p>

<p>İl Müftüsü Mehmet Taşcı, ailenin toplumun temel taşı olduğunu vurgulayarak, “Güçlü bir toplumun temeli, güçlü ailelerden geçmektedir. Çocuklarımızın sevgi, merhamet ve milli-manevi değerlerle yetişmesi hepimizin ortak sorumluluğudur. Böylesine anlamlı organizasyonlar, aile bağlarının güçlenmesine, çocuklarımızın sosyal gelişimine ve toplumsal dayanışmanın artmasına önemli katkılar sunmaktadır. Emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Şenlik kapsamında TİF–Diyanet Adana İzci Liderleri tarafından İl Müftülüğünün izcilik faaliyetleri tanıtıldı. Ayrıca il ve ilçe müftülüklerinin bağımlılıkla mücadele koordinatörleri, aile ve dini rehberlik koordinatörleri ile gençlik koordinatörleri tarafından kurulan stantta, İl Müftülüğünün yürüttüğü hizmet ve faaliyetlere ilişkin tanıtım çalışmaları gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Adana 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/adana-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Festival boyunca Adana İl Müftülüğü ile Türkiye Diyanet Vakfı Adana Şubesi tarafından kurulan mobil ikram aracında vatandaşlara gül şerbeti, meyve suyu, çay, kek ve çeşitli ikramlar sunuldu.</p>

<p>Ailelerin ve çocukların yoğun ilgi gösterdiği şenlik, gün boyunca düzenlenen etkinlikler ve ikramlarla renkli görüntülere sahne oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Adana Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/adanada-aile-ve-cocuk-senligi-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/adana-1.jpg" type="image/jpeg" length="79484"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çorlu'da örgün eğitimle birlikte hafız olan 69 öğrenci icazet sevinci yaşadı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/corluda-orgun-egitimle-birlikte-hafiz-olan-69-ogrenci-icazet-sevinci-yasadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/corluda-orgun-egitimle-birlikte-hafiz-olan-69-ogrenci-icazet-sevinci-yasadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ Çorlu'da  "Örgün Eğitimle Birlikte Hafızlık Projesi" kapsamında mezun olan 69 öğrenci törenle icazet aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Okul-Kur’an Kursu iş birliğine dayalı "Örgün Eğitimle Birlikte Hafızlık Projesi" kapsamında, Çorlu Kaymakamlığı, İlçe Müftülüğü ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ortaklığıyla hafızlığını tamamlayarak Hafızlık Belgesi almaya hak kazanan 69 öğrenci için Çorlu Ünal Baysan Kültür Merkezi’nde “5. Hafızlık İcazet Merasimi” düzenlendi.</p>

<p><img alt="Çorlu Icazet 5" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/corlu-icazet-5.jpg" width="1280" /></p>

<p>Programa, Çorlu Kaymakamı Niyazi Erten ve eşi Nilgün Erten, Diyanet İşleri Başkanlığı Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Üyesi Reisü’l-Kurra Vekili Sedat Aydınlı, Tekirdağ İl Müftüsü Mustafa Bilgiç, Tekirdağ Gençlik ve Spor İl Müdürü Ahmet Üzgün, Çorlu İlçe Müftüsü Mehmet Nedim Bakır, İlçe Milli Eğitim Müdür Vekili Suat Hilmi Yılmaz, Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Volkan, ilçe müftüleri, daire amirleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, din görevlileri, veliler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p>İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programda, İmam-Hatip Ortaokulları mesleki yarışmalarından "Genç Sadâ Hafızlık Yarışması" Türkiye Birincisi ve Çorlu İmam-Hatip Ortaokulu öğrencisi Yahya Ennahas, 2025 yılı 10. Uluslararası Kur’an-ı Kerim'i Güzel Okuma Dünya Birinciler Birincisi ve Üsküdar Pazarbaşı Camii İmam-Hatibi Adem Bilgetay ile Kur'an-ı Kerim'i Güzel Okuma Dünya Birincisi ve Bakırköy Ataköy Ömer Duruk Camii Baş İmam-Hatibi Mustafa Kızılcaoğlu Kur'an-ı Kerim tilaveti sundu.</p>

<p>Çorlu İlçe Müftüsü Mehmet Nedim Bakır, yaptığı açış konuşmasında “Millî ve manevî değerlere sahip çıkan bir nesil yetiştirmek maksadıyla, 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Müftülüğümüz ve İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından ‘Örgün Eğitim ile Birlikte Çorlu‘da Hafızlık Projesi’ başlatılmıştır. Bugüne kadar 305 hafızımız belgesini aldı” diyerek öğrencilerin hafızlık sürecinde emeği geçen herkese ve tüm katılımcılara teşekkür etti.</p>

<p><img alt="Çorlu Icazet 3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/corlu-icazet-3.jpg" width="1280" /></p>

<p>Çorlu Kaymakamı Niyazi Erten, hafız olmanın önemine ve Çorlu'nun bu alandaki başarılarına dikkat çekerek, programın düzenlenmesini sağlayan kurumlara ve salonu dolduran vatandaşlara teşekkürlerini iletti.</p>

<p><img alt="Çorlu Icazet 4" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/corlu-icazet-4.jpg" width="1280" /></p>

<p>Tekirdağ İl Müftüsü Mustafa Bilgiç ise günün anlam ve önemine dair gerçekleştirdiği hitabında, "Asıl hafız; Allah'ın kitabını hafızasına, diline, kalbine, gönlüne ve davranışlarına dönüştürmüş olan insandır" diyerek İlçe Müftüsü Mehmet Nedim Bakır'a, hafızları yetiştiren anne-babalara ve hocalarına teşekkür etti.</p>

<p><img alt="Çorlu Icazet 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/corlu-icazet-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>İcazet merasimi, hafızların sunumunun ardından Diyanet İşleri Başkanlığı Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Üyesi Reisü’l-Kurra Vekili Sedat Aydınlı'nın yaptığı veciz dua ile devam etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Program, protokol üyeleri tarafından hafızlara belgelerinin ve hediyelerinin takdim edilmesiyle sona erdi. Törenin ardından katılımcılara ikramlarda bulunuldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Tekirdağ Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/corluda-orgun-egitimle-birlikte-hafiz-olan-69-ogrenci-icazet-sevinci-yasadi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/corlu-icazet-1.jpg" type="image/jpeg" length="24913"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İmam hatipli gençlerden "Bereket Bahçesi" projesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/imam-hatipli-genclerden-bereket-bahcesi-projesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/imam-hatipli-genclerden-bereket-bahcesi-projesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alaca Hafız Süleyman Coşkun Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde "Bereket Bahçesi" projesi hayata geçirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hafız Süleyman Coşkun Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde çevre bilincini artırmak, doğal üretimi teşvik etmek ve öğrencilerin okula aidiyet duygusunu güçlendirmek amacıyla hazırlanan "Bereket Bahçesi" projesi hayata geçirildi.</p>

<p>Proje kapsamında okul yerleşkesindeki yaklaşık 5 dönümlük alan üretime kazandırıldı. Alana elma, armut, erik ve ceviz başta olmak üzere yaklaşık 120 meyve fidanı dikilirken, fidanların bulunduğu alanlara yonca ekimi de yapıldı.</p>

<p>Öğrencilerin de katılımıyla gerçekleştirilen çalışma sayesinde hem uygulamalı tarım eğitimi desteklendi hem de öğrencilerin doğa ve üretim bilincinin gelişmesine katkı sağlandı.</p>

<p><img alt="Bereket Bahçesi 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/bereket-bahcesi-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Proje kapsamında okul temelinden gelen fazla su mevcut kuyu aracılığıyla değerlendirilerek sulamada kullanılmaya başlandı. Böylece su kaynaklarının verimli kullanılması hedeflenirken, yetişecek ürünlerin okul pansiyonunda değerlendirilmesi planlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca dikilen her fidan için "Bahçe Kütük Defteri" oluşturularak öğrencilerin ağaçların gelişimini takip etmeleri ve sorumluluk bilinci kazanmaları amaçlandı.</p>

<p>Bereket Bahçesi Projesi ile çevreye duyarlı, üretken ve sürdürülebilir bir okul ortamı oluşturulurken, öğrencilerin doğayla bağlarının güçlendirilmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/imam-hatipli-genclerden-bereket-bahcesi-projesi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/bereket-bahcesi-2.jpg" type="image/jpeg" length="86581"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[26 Haziran 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/26-haziran-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/26-haziran-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 26 Haziran 2026 tarihli ve "Aile Olmak" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3><strong>AİLE OLMAK</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p><strong>“Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için eşler yaratması, aranızda sevgi ve merhamet var etmesi Allah’ın varlığının ve kudretinin delillerindendir. </strong><strong>Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a> </strong>ayet-i kerimesinde ifade edildiği üzere, ilahi rahmetin yeryüzündeki tecellilerinden biri de ailedir.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Aile, İslam’ın ilkelerini belirlediği nikâh akdiyle kurulan huzur ve muhabbet yuvasıdır. Sıkıntıların birlikte omuzlandığı; kederlerin paylaşıldığı, sevinçlerin çoğaltıldığı huzur ocağıdır. Aile; bizleri, günahlardan uzak tutan güvenli bir sığınaktır. Millî ve manevi değerlerimizi kuşaktan kuşağa aktarmamıza vesile olan bir müessesedir.</p>

<h3><strong>Değerli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Aile olmak, sadece aynı mekânı paylaşmak değildir. Aile olmak, dünyayı da ahireti de cennete çevirmek için el ele verebilmektir. İyi günde olduğu gibi kötü günde de birlik ve beraberliği güçlü kılabilmektir. Aile olmak, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in örnekliğini hayatımıza yansıtabilmektir. Onun gibi, elinden ve dilinden emin olunan güvenilir bir eş olabilmektir. Kızını ayakta karşılayıp yerini ona ikram eden vefakâr bir baba olabilmektir. Namazdayken omuzlarına çıkan torunlarının oyunlarını bozmamak için secdesini uzatan müşfik bir dede olabilmektir. Yetim ve öksüzlere hamilik yapan, kimsesiz çocuklara aile sıcaklığını hissettiren merhametli bir insan olabilmektir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müminler!</strong></h3>

<p>Her geçen gün, aile değerlerimiz örselenmekte; evlilikler, külfetli hale getirilmekte; bekârlık ve evlilik dışı hayat teşvik edilmektedir. İnancımızda rızkın Allah’a ait olduğu<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title="">[2]</a> vurgulanmasına rağmen, ‘çocuk sahibi olmanın hayatı zorlaştırdığı’ söylemleri günden güne artmaktadır. Hâlbuki devletlerin geleceği; ailenin kurulmasına, korunmasına ve güçlendirilmesine bağlıdır. Milletlerin en büyük sermayesi, milli ve manevi değerleriyle yetişen nesillerdir. Bu sebeple, göz aydınlığı evlatlarımızın evliliklerine yardımcı olmak, sadece anne ve babaların değil bütün toplumun ortak sorumluluğudur. Diyanet İşleri Başkanlığımız da bu sorumluluğun bir gereği olarak müftülüklerimiz marifetiyle nikâh merasimleri icra etmektedir.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, <strong>“Nikâhın en hayırlısı, en kolay olanıdır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong> tavsiyesini kendimize düstur edinelim. Gösteriş ve israfa dayalı nişan, nikâh ve düğün merasimleriyle gençlerimizin ve ailelerimizin omuzlarına ağır yükler yüklemeyelim. Hanelerimizi huzur ve güvenin kaynağı haline getirelim. Rabbimizin lütfu olan çocuklarımızı bereket vesilesi olarak görelim.</p>

<p>Hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: <strong>“</strong><strong>Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en iyi olanınızdır. İçinizde ailesine karşı en iyi olan da benim!</strong><strong>”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong>[4]</strong></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Rûm, 30/21.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Hûd, 11/6.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Ebû Dâvûd, Nikâh, 30-31.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/26-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> İbn Mâce, Nikâh, 50.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/26-haziran-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/26062026-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="51619"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşure kazanları bolluk ve bereket için kaynıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Asırlardır paylaşmanın simgesi kabul edilen aşure geleneği, muharrem ayında yaşatılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/a-s-u-r-e-5.jpg" type="image/jpeg" length="85288"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Han Yunus'ta yıkımın gölgesinde günlük yaşam]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Abluka altındaki Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinde yaşayan Filistinliler, İsrail saldırılarının geride bıraktığı ağır yıkımın ortasında yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Temel ihtiyaçlardan yoksun kalan aileler, yıkılan evlerinin yakınında kurdukları derme çatma çadırlarda ve ağır hasarlı binalarda zorlu koşullar altında günlük yaşam mücadelesi veriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/han-yunus-yasam-5.jpg" type="image/jpeg" length="34989"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Lübnan'ın Kalile beldesindeki yıkım görüntülendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalci İsrail Lübnan'ın güneyindeki Kalile beldesine düzenlediği hava saldırıları sonucu bölgedeki birçok yapı ağır hasara uğradı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İşgalci İsrail Lübnan'ın güneyindeki Kalile beldesine düzenlediği hava saldırıları sonucu bölgedeki birçok yapı ağır hasara uğradı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırıların ardından beldede oluşan yıkım görüntülendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 16:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/israil-saldirisi-5.jpg" type="image/jpeg" length="73930"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[19 Haziran 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/19-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/19-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 19 Haziran 2026 tarihli ve "Birlikte Rahmet Vardır" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Hutbe Ayet 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/hutbe-ayet-2.webp" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>BİRLİKTE RAHMET VARDIR</strong></h3>

<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>

<p>Yüce Rabbimizin saygı duyulmasını emrettiği dört aydan<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title="">[1]</a> biri olan, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, <strong>“Hürmete layık”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><sup><strong><sup>[2]</sup></strong></sup></a></strong> olarak zikrettiği Muharrem ayının manevi iklimi içerisindeyiz. Resûl-i Ekrem (s.a.s), <strong>“Ramazan’dan sonra tutulan en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><sup><strong><sup>[3]</sup></strong></sup></a></strong> buyurarak, bu mübarek ayın; ibadet ve taatle, hamd ve şükürle, tövbe ve istiğfarla değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatmıştır.</p>

<p><strong>Aziz Müminler!</strong></p>

<p>Önümüzdeki perşembe Âşûrâ gününü idrak edeceğiz. Birçok peygamberin hayatında önemli gelişmelere sahne olan Âşûrâ günü; ne hazindir ki, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, <strong>“Cennet gençlerinin efendisi”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a> </strong>diyerek övdüğü, torunu Hz. Hüseyin Efendimiz ile çoğu Ehl-i Beyt’e mensup yetmişi aşkın Müslümanın Kerbelâ’da acımasızca şehit edildiği gündür.</p>

<p><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></p>

<p>Kerbelâ, müminlere; birlik ve beraberlik içinde hareket etmeyi, ayrılık ve gayrılığa düşmemeyi hatırlatır. Hak ve hakikati ayakta tutmayı, adaletten ve iyilikten ayrılmamayı anlatır. Kerbelâ, aramıza fitne ve fesat tohumu ekmek, kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenlere karşı feraset ve basiretle davranmamızı tavsiye eder. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, <strong>“Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a></strong> uyarısına kulak vermemizi; sevinci ve nimeti paylaştığımız gibi hüznü ve meşakkati de paylaşmamızı telkin eder.</p>

<p><strong>Değerli Müminler!</strong></p>

<p>Bugün, inananları; acı ve gözyaşına mahkûm etmek, İslam beldelerinin yer altı ve yer üstü zenginliklerini sömürmek isteyen zalimler, başta Gazze ve Filistin olmak üzere birçok farklı coğrafyada yeni Kerbelâlar yaşanması için her türlü yolu denemektedir. Ümmet-i Muhammed olarak bizler de bir daha aynı hüznü yaşamak ve şer odaklarını sevindirmek istemiyorsak, aramızdaki ihtilafları derinleştirmek yerine ortak paydada buluşmanın yollarını aramalıyız. Zira Rabbimiz bir, Peygamberimiz bir, Kitabımız bir, Kıblemiz birdir. Cenâb-ı Hakk’ın, <strong>“Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><strong>[6]</strong></a></strong> emri gereğince birbirimize kenetlenmeli; İslam kardeşliğine zarar verecek her türlü söz, tutum ve davranıştan kaçınmalıyız.</p>

<p>Bu vesileyle, başta Hz. Hüseyin ve Ehl-i Beyt-i Mustafa olmak üzere; din, vatan ve mukaddesat uğruna canlarını feda eden bütün şehitlerimizi rahmetle yâd ediyoruz.</p>

<p>Hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu uyarısı ile bitiriyoruz: <strong>“</strong><strong>Birbirinize nefret ve düşmanlık beslemeyin. Birbirinize haset etmeyin. Birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn7" name="_ednref7" title=""><sup><strong><sup>[7]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Tevbe, 9/36.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Müslim, Sıyâm, 203.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Müslim, Sıyâm, 202.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Tirmizî, Menâkıb, 30.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> İbn Hanbel, IV, 278.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Âl-i İmrân, 3/105.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/19-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref7" name="_edn7" title="">[7]</a> Buhârî, Edeb, 62.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/19-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/cuma-hutbesi-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="15722"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[12 Haziran 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/12-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/12-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 12 Haziran 2026 tarihli ve "Hicri Yeni Yıla Girerken" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Tarih: 12.06.2026</strong></h2>

<p><img alt="12 Haziran Hutbe-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/12-haziran-hutbe-1.webp" width="1280" /></p>

<p></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>HİCRİ YENİ YILA GİRERKEN</strong></h3>

<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>

<p>İslam’ın ilk yıllarında müminler, Mekkeli müşriklerin günden güne artan eza ve cefasına, işkence ve boykotuna maruz kalmışlardır. Müslümanlar, yaşadıkları bütün zorluklara rağmen imanlarından asla taviz vermemişlerdir. Nihayet Peygamber Efendimiz (s.a.s) ve ashâb-ı güzîn, Cenâb-ı Hakk’ın emriyle, Mekke’den Medine’ye hicret etmişlerdir. İşte bu yıl, daha sonra hicri takvimin başlangıcı olarak kabul edilmiştir.</p>

<p><strong>Aziz Müminler!</strong></p>

<p>Hicret, yalnızca bir yerden başka bir yere göç etmek değildir. Hicret, Allah ve Resûlünün rızasını her şeyden üstün tutma idealidir. Hakka yönelmenin ve hakikate sımsıkı bağlanmanın gayretidir. Nefsin gayr-ı meşru istek ve arzularından, şeytanın bitmek bilmeyen vesveselerinden uzaklaşıp salih ameller ve güzel ahlakla dolu bir ömür geçirme azmidir. Hicret, hata ve günahlardan tövbe edip Yüce Rabbimizin engin rahmet ve mağfiretine sığınma çabasıdır. Haramlardan helallere, kötülüklerden iyiliklere doğru adım atma kararlılığıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.s), <strong>“Müslüman, elinden ve dilinden diğer Müslümanların zarar görmediği kişidir. Muhacir ise, Allah’ın yasaklarını terk eden kimsedir”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/12-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[i]</strong></a> </strong>buyurarak bu hususa dikkatlerimizi çekmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></p>

<p>Her birimizin, gerçekleştireceği bir hicreti mutlaka vardır. Yeter ki, hatalarımızı fark edip yanlışlarımızla yüzleşelim. Kendimizle barışık olalım. Fıtratımızın sesine kulak verelim. Yaratılış gayemizi hatırımızdan çıkarmayalım.</p>

<p><strong>Değerli Kardeşlerim!</strong></p>

<p>Müslümanın hicreti; kibirden tevazua, öfkeden merhamete, bencillikten diğerkâmlığa, zulümden adalete, karamsarlıktan umuda doğru yol almasıdır.</p>

<p>Müslümanın hicreti; yalan, iftira, fitne ve gıybet gibi dilin afetlerinden uzaklaşıp; doğruluğu, kardeşliği ve muhabbeti kuşanmasıdır.</p>

<p>Müslümanın hicreti; nefsini ve neslini, sapkın fikirlerden, bâtıl ideolojilerden ve yanlış yönelişlerden koruması; dinine, değerlerine, kültürüne ve örfüne uygun bir ömür sürmesidir.</p>

<p>Müslümanın hicreti; alkol, zina, faiz, rüşvet, stokçuluk ve karaborsacılık gibi huzur ve güveni zedeleyen haramlara tevessül etmemesi, helallerle yetinmesidir.</p>

<p>Müslümanın hicreti; kul ve kamu hakkını ihlal edecek her türlü günahtan uzak durması; sözüne, davranışlarına ve işine dikkat etmesidir.</p>

<p><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></p>

<p>Müslümanlara düşen; hicri yeni yılda, hicretin anlam ve önemini yeniden kavramaları, içinde bulundukları dönemi doğru okumaları, hayatlarının muhasebesini yaparak geleceğe yön vermeleri olmalıdır. İslam kardeşliğini esas almaları, birbirlerine kenetlenmeleri, maddi ve manevi imkânlarını birbirleriyle paylaşmaları olmalıdır.</p>

<p>Bu vesileyle, önümüzdeki salı günü idrak edeceğimiz hicri yeni yılımızın; mazlumların yüzlerinin gülmesine, insanlığın huzura ermesine, birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin pekişmesine vesile olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyoruz.</p>

<p>Hutbemizi, şu ayet-i kerimenin mealiyle bitiriyoruz: <strong>“İman edip hicret edenler, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler, muhacirleri barındırıp yardım edenler var ya, işte onlar birbirlerinin dostlarıdır…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/12-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[ii]</strong></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/12-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[i]</a> Buhârî, Îmân, 4.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/12-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[ii]</a> Enfâl, 8/72.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/12-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/cuma-hutbesi-youtube-kapak-1.jpg" type="image/jpeg" length="17230"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Köstence’deki Kral Camii ziyaretçilerin ilgi odağı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Romanya'nın Köstence kentinde, 1913 yılında Romanya Kralı I. Carol tarafından yaptırılan ve Romanya'nın ilk betonarme binası olan Kral Camii, hem mimarisi hem de tarihi önemiyle ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı mimarisinden izler taşıyan caminin 47 metre yüksekliğindeki minaresine çıkan ziyaretçiler, Karadeniz kıyısındaki Köstence'nin panoramik manzarasını seyredebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günümüzde ibadete açık olan camide, Müslümanlar namazlarını kılmayı sürdürürken, yapı aynı zamanda şehrin en önemli turistik mekanlarından biri olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kostence-kral-cami-11.jpg" type="image/jpeg" length="61973"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[5 Haziran 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/5-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/5-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 5 Haziran 2026 tarihli ve "Duyarlılık" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Tarih: 05.06.2026</strong></h2>

<p><img alt="C U M A H U T B E S I-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/c-u-m-a-h-u-t-b-e-s-i-1.webp" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:center"><strong>DUYARLILIK</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Mutlu bir insan, huzurlu bir toplum için gerekli olan erdemlerden biri de duyarlılıktır. Duyarlılık, kendimiz için istediğimiz iyilikleri başkaları için de istemektir. Sorumluluklarımızı fark edip onları yerine getirmenin gayretinde olmaktır. Duyarlılık, insanların can ve malını, kendi can ve malımız gibi kıymetli; insanların izzet ve şerefini, kendi izzet ve şerefimiz gibi mukaddes bilmektir.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Ailemize, toplumumuza ve bütün insanlara karşı duyarlı olmak, Müslüman olmamızın bir gereğidir. Yüce Rabbimiz, <strong>“Ey iman edenler! Sorumluluklarınıza dikkat edin. Siz doğru gittiğiniz takdirde yanlış yola sapanlar size zarar veremez”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a> </strong>buyurmaktadır. Evet, nemelazımcı ve vurdumduymaz olmak Müslümana yakışmaz. O, sorumluluklarını bihakkın yerine getirmenin gayretinde olandır. Duyarlı bir Müslüman; anne babasına, eşine ve çocuklarına saygı gösteren, onlara hoşgörüyle muamele edendir. Toplumsal barışı sağlamak için kardeşlik ahlakını hayatının her alanına aktarandır. Dünyanın neresinde olursa olsun her bir mazlumun acısını, her bir mağdurun sızısını yüreğinde hisseden ve üzerine düşen vazifelerini yerine getirendir.</p>

<h3><strong>Değerli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Müslümandan beklenen, kendisine emanet edilen dünyaya karşı da duyarlı olmasıdır. Nasıl ki evini, işyerini ve ibadethanesini temiz tutuyor ise tüm çevresini de aynı titizlikle temiz tutmasıdır. Müslümandan beklenen; ormanına, toprağına ve suyuna hassasiyet göstermesidir. Yarın, ‘Ciğerlerimiz yanıyor!’ haberleriyle uyanmamak; ‘Barajlarımız kurudu, suyumuz kalmadı!’ endişesiyle yaşamamak için bugünden gerekli tedbirleri almasıdır.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müminler!</strong></h3>

<p>Bütün hayatı ve ibadetleri vakit ile tanzim edilmiş Müslümandan beklenen; zamana karşı da duyarlılık göstermesi, onu boşa harcamamasıdır. Zira çalışmak, Müslümanın şiarıdır. Onun dinlenmesi, bir işi bitirip diğerine başladığındadır. <strong>“Mümin, bal arısına benzer. Bal arısı gibi hep güzel, temiz, helal şeyler yer. Hep güzel şeyler üretir, hep iyiliklerin peşinden koşar. Hiçbir şeyi ne döker, ne kırar, ne de ifsat eder”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a> </strong>hadis-i şerifi, bu konuyu bizlere veciz bir şekilde özetlemektedir.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Unutmayalım ki, kendimiz ve çocuklarımız için yaşanabilir bir dünya inşa etmenin yolu; çevremize, vaktimize ve bütün insanlara karşı duyarlı olmaktan geçmektedir.</p>

<p>Hutbemizi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: <strong>“Nerede olursan ol, Allah’a karşı sorumluluğunun bilincinde ol! Bilerek veya bilmeyerek kötü bir fiil işlersen peşinden iyi bir şey yap ki onu yok etsin. Bir de insanlara güzel ahlâkla davran!”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Mâide, 5/105.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> İbn Hanbel, II, 199.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/05-haziran-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Tirmizî, Birr, 55.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/5-haziran-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/05062026-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="75259"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk dünyasının manevi başkenti Türkistan]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Türk dünyasının manevi başkenti" ilan edilen Kazakistan'ın Türkistan şehri, tarihi ve kültürel miras zenginliğiyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini bekliyor. Hoca Ahmet Yesevi Türbesi (fotoğrafta) kentin önemli tarihi yapıları arasında yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/turistan-33.jpg" type="image/jpeg" length="78894"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karaman ovaları gelincik ve mor mahmuz çiçekleriyle süslendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karaman-ovalari-gelincik-ve-mor-mahmuz-cicekleriyle-suslendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karaman-ovalari-gelincik-ve-mor-mahmuz-cicekleriyle-suslendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karaman il sınırları içerisinde yer alan Karadağ'ın çevresindeki ovalar havaların ısınmasıyla gelincik ve mor mahmuz çiçekleriyle süslendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/karaman-ovalari-gelincik-ve-mor-mahmuz-cicekleriyle-suslendi</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/gelincik-11.jpg" type="image/jpeg" length="98902"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Büyük Mecidiye Camii ve dolunay]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-mecidiye-camii-ve-dolunay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-mecidiye-camii-ve-dolunay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da dolunay, Büyük Mecidiye Camii ve Süleymaniye Camii ile birlikte görüntülendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul'da dolunay, Büyük Mecidiye Camii ve Süleymaniye Camii ile birlikte görüntülendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/buyuk-mecidiye-camii-ve-dolunay</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/istanbul-cami-dolunay-22.jpg" type="image/jpeg" length="29128"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Medine-i Münevvere]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/medine-i-munevvere</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/medine-i-munevvere" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mekke'de hac vazifesini tamamlayarak Kabe'ye veda eden hacıların, hicrette Hazreti Muhammed'e kucak açan Medine'ye gelişleri devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/medine-i-munevvere</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/mescid-i-nebevi-66.jpg" type="image/jpeg" length="19008"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hacılar "veda" tavafında]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hacilar-veda-tavafinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hacilar-veda-tavafinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kutsal topraklardaki görevlerini tamamlayıp hacı olan Müslümanlar, veda tavafının ardından Kabe’den ayrılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Arafat ve Müzdelife'de Kurban Bayramı arifesinde vakfe görevlerini yerine getiren, ardından Cemerat'a geçerek "büyük şeytan" olarak ifade edilen "Akabe cemresi"ne 7 taş atan Müslümanlar, daha sonra Kabe'de ziyaret tavafı ve sayı gerçekleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>HAC</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/hacilar-veda-tavafinda</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kabe-11.jpg" type="image/jpeg" length="71891"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arafat Vakfe Duası - Hac 2026]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/arafat-vakfe-duasi-hac-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/arafat-vakfe-duasi-hac-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'den hac farizasını yapmak üzere Mekke'ye gelen hacı adayları Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş'un yaptığı vakfe duasına “amin” diyerek eşlik etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünyanın dört bir yanından mübarek topraklara gelen milyonlarca Müslüman, Arafat Vakfesi’ni yaparak hac ibadetinin en önemli rüknünü yerine getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’den gelen 85 bin hacı adayı da Arafat’a çıkarak, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş’un yaptığı vakfe duasına hep birlikte “amin” dediler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Haber</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/arafat-vakfe-duasi-hac-2026</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/arafat-11.jpg" type="image/jpeg" length="32083"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KURBAN HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban ibadetinin usulüne uygun olarak yerine getirilebilmesi için dikkat edilecek hususlar ve bu bağlamda doğru bilinen bazı yanlışlar nelerdir?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3>Kurban İbadetiyle İlgili Doğru Bilinen Bazı Yanlışlar</h3>

<p>1. "Kesimsiz kurban bağışı" vb. adlar altında yapılan bağışların hiçbir dini dayanağı bulunmamakta olup söz konusu bağışlarla kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz.</p>

<p>2. Bir kurban hissesi yalnızca bir kişi içindir. İmkânı olmayan birden fazla kişinin, tek kişilik bir hisseye ortak olabileceği anlayışı dinen doğru değildir.</p>

<p>3. Kurbanlık hayvanın taşıması gereken vasıflar ve kesimle ilgili diğer hükümler, bütün kurban çeşitlerinde aynı olup çeşitli gayelerle veya şükür niyetine kurban edilecek hayvanlarda, yaş gibi bazı şartların gerekli olmadığı inancı yanlıştır.</p>

<p>4. İnsanların bir araya gelerek topluca Hz. Peygamber adına bir kurban hissesine girmeleri şeklinde bir uygulama dinimizde mevcut değildir.</p>

<p>5. Dinimizde kabir kurbanı veya ölü kurbanı adıyla bir kurban türü bulunmamaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>6. Kurban kanının, alna veya araba tekerleği gibi eşyalara sürülmesi inancı doğru değildir.</p>

<p>7. Evli olmayan kimselerin -gerekli mali imkâna sahip olsalar da- kurban kesemeyecekleri anlayışı yanlıştır.</p>

<p>8. Kurban kesim işlemini kadınların yapamayacağı anlayışı doğru değildir. Kesme becerisine sahip olan kişi, erkek olsun kadın olsun, kurban kesimini gerçekleştirebilir.</p>

<p>9. Büyükbaş bir kurbanlığın hissedar sayısının mutlaka 3, 5, 7 gibi tekli sayılarda olması gerektiği anlayışı doğru değildir.</p>

<p>10. Kurbanlık hayvanın gerekli yaşını tamamladığı halde henüz kapak atmamış ise kurban edilemeyeceği şeklindeki anlayış doğru değildir.</p>

<p>11. Kurban etlerinin mutlaka yedi fakire dağıtılması gerektiği şeklindeki anlayış doğru değildir. Kurban etini üçe bölmek müstehaptır.</p>

<p>12. Kurbanlık hayvana ortak olanların bazılarının adak veya akika niyetiyle kurbana iştirak etmesinin kurbana engel olduğu şeklindeki anlayış hatalıdır.</p>

<p>13. Seferî (yolcu) olanın kestiği kurbanın geçersiz olduğu anlayışı doğru değildir.</p>

<p>Din İşleri Yüksek Kurulu</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Dijital TV</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 00:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/DSCi83UR1pA/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="87941"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[22 Mayıs 2026 tarihli Cuma hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/diyanet-isleri-baskanliginca-hazirlanan-22-mayis-2026-tarihli-ve-soz-ahlaki-ve-sosyal-medya-konulu-cuma-hutbesi-yayini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/diyanet-isleri-baskanliginca-hazirlanan-22-mayis-2026-tarihli-ve-soz-ahlaki-ve-sosyal-medya-konulu-cuma-hutbesi-yayini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 22 Mayıs 2026 tarihli ve "Söz Ahlakı ve Sosyal Medya" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Hutbe Ayet 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/hutbe-ayet-1.webp" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:center"><strong>SÖZ AHLAKI VE SOSYAL MEDYA</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Söz, insanın iç dünyasını dışarıya yansıtan aynasıdır. Güzel bir söz; yaralı kalpleri iyileştiren merhem, kurumuş gönülleri yeşerten can suyudur. Hoş bir kelam; ruhu ilmek ilmek işleyen zarif bir nakış, hataları incitmeden düzelten nazik bir hitaptır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere, <strong>“Gönül alıcı söz, sadakadır.</strong><strong>”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Sözün tesiri, sesin yüksekliğinde değil; samimiyetin derinliğinde, üslubun inceliğinde gizlidir. Evet, en yakınımıza dahi sesimizi duyuramıyorsak, akrabalarımızla ortak paydada buluşamıyorsak, komşularımıza ulaşmaya bir yol bulamıyorsak, bunun sebeplerinden biri de konuşma usulümüzdür. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), mümini şöyle tarif etmektedir:<strong> “Mümin; insanları karalayan, lânet eden, kaba ve kötü sözlü, hayâsız birisi değildir.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Gönül kapıları, içeriden açılan kilide benzer; o kilidin yegâne anahtarı ise yumuşak bir sözdür. Kur’an-ı Kerim’de, <strong>“Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler; yoksa şeytan aralarına girer. Kuşkusuz şeytan, insanların apaçık düşmanıdır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong> buyrulmaktadır. Bu sebeple; yuvasında huzur arayan, dilini zarafetle süslesin. Evladına ulaşmak isteyen, önce onun gönlüne bir çift tatlı kelamla misafir olsun. Saygınlık bekleyen, dilini doğrulukla mühürlesin. Berekete nail olmak isteyen, sözüne dürüstlük katsın. Hâsılı, Allah Resûlü (s.a.s)’in buyurduğu üzere, <strong>“Allah’a ve ahiret gününe inanan, ya hayır söylesin ya da sussun.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Söz ahlakının en çok ihlal edildiği alanların başında dijital mecralar gelmektedir. Kimi insanlar, sanal kumar ve uyuşturucu madde gibi bağımlılıklarla; kimileri de şiddete sevk eden dijital oyunlar aracılığıyla kötülüğün günden güne yayılmasına zemin hazırlamaktadır. Kimi insanlar; kimliklerini gizleyerek kalp kırmayı, başkalarının şahsiyetine, şeref ve haysiyetine dil uzatmayı marifet saymaktadır. Kimileri de yalan haberler ile toplumun sinesine fitne ve fesat tohumları ekmektedir. Yüce Rabbimizin bu husustaki uyarısı gayet açıktır: <strong>“İnsanın yanında, söylediği her sözü kaydeden bir melek mutlaka hazır bulunur.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><sup><strong><sup>[5]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Bizler, teknolojik imkânlarla gelen tehlikeleri, fırsatların arkasına gizlenmiş sinsi tuzakları fark edebilirsek, sanal âlemin zararlarını asgari düzeye indirebiliriz. Dijital teknolojileri, etik değerlerimizi gözeterek kullanabilirsek, kültürümüzle bağdaşmayan söz ve içeriklerden kendimizi ve ailemizi muhafaza edebiliriz.</p>

<p>Hutbemizi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: <strong>“Faydasız söz ve davranışları terk etmesi, kişinin iyi bir Müslüman olduğunun göstergesidir.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><strong>[6]</strong></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Buhârî, Cihâd, 128.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Tirmizî, Birr, 48.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> İsrâ, 17/53.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Buhârî, Edeb, 31.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Kâf, 50/18.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/22-mayis-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Tirmizî, Zühd, 11; Muvatta’, Hüsnü’l-hulk, 1.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/diyanet-isleri-baskanliginca-hazirlanan-22-mayis-2026-tarihli-ve-soz-ahlaki-ve-sosyal-medya-konulu-cuma-hutbesi-yayini</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/2205-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="54716"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kurban kesmek yerine sadaka vermekle bu ibadet yerine getirilmiş olur mu?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-kesimi-gerceklesmeksizin-yalnizca-para-bagisinda-bulunmak-kurban-yerine-gecer-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-kesimi-gerceklesmeksizin-yalnizca-para-bagisinda-bulunmak-kurban-yerine-gecer-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İbadetlerin şekil, şart ve rükünleri olduğu gibi hikmetleri, amaçları ve teşri gerekçeleri de vardır. İbadetlerdeki bu özelliklerin birbirinden ayrı düşünülmesi mümkün değildir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diğer taraftan ibadetler ancak emredildikleri şekliyle yerine getirilir. Her ibadetin bir yapılış şekli vardır. Kurban ibadeti de ancak kurban olacak hayvanın usûlüne uygun olarak kesilmesiyle yerine getirilebilir. <sup>(<i>el-Fetâva’l-Hindiyye</i>, 5/291)</sup> Bedelini infak etmek suretiyle, kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz. Zira hayvanın kesilmesi bu ibadetin rüknüdür. Nitekim Hz. Peygamber <sup>(s.a.s.)</sup>, kurban meşru kılındıktan sonra her yıl bizzat kurban kesmek sureti ile bu ibadeti yerine getirmiştir. <sup>(bk. Tirmizî, Edâhî, 11 [1506-1507]; Buhârî, Hac, 117, 119 [1712, 1714]; Müslim, Edâhî, 17 [1966])</sup></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hz. Peygamber <sup>(s.a.s.)</sup>, Kurban Bayramı’nda Allah katında en sevimli ibadetin kurban kesmek olduğunu, kurbanın kesilir kesilmez Allah katında makbul olacağını ve kurban edilen hayvanın her bir parçasının kişinin hayır hanesine kaydedileceğini ifade etmiştir. <sup>(Tirmizî, Edâhî, 1 [1493]; İbn Mâce, Edâhî, 3 [3126])</sup></p>

<p>Allah Teâlâ’nın rızasını kazanmak niyetiyle, karşılıksız olarak fakir ve muhtaçlara yardım etmek, iyilik ve ihsanda bulunmak da Müslüman’ın önemli vazifelerinden biridir. Zaruret derecesinde ihtiyaç içerisinde bulunan kimseye yardım etmek dinimizde farz kabul edilmiştir. Ancak bu iki ibadetin birbirinin alternatifi olarak sunulması doğru değildir. Bu sebeple kesme olmadan hayvanı, sadaka olarak bir kişiye vermek kurban yerine geçmez. <sup>(İbn Âbidîn, <i>Reddü’l-muhtâr</i>, 6/320)</sup> Aynı şekilde kurban bedelini de yoksullara ya da yardım kuruluşlarına vermek suretiyle, kurban ibadeti ifa edilmiş olmaz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kurban Sıkça Sorulan Sorular, Kurban'a Hazırlık</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurban-kesimi-gerceklesmeksizin-yalnizca-para-bagisinda-bulunmak-kurban-yerine-gecer-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/LOFX2SF61uI/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="48213"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kurbanlık hayvanın nitelikleri nelerdir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurbanlik-hayvanin-nitelikleri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurbanlik-hayvanin-nitelikleri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı, organları tam ve besili olması, hem ibadet açısından hem de sağlık bakımından önem arz eder.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı, organları tam ve besili olması, hem ibadet açısından hem de sağlık bakımından önem arz eder. Bu nedenle, kötürüm derecesinde hasta, zayıf ve düşkün, kesileceği yere gidemeyecek derecede topal, bir veya iki gözü kör, boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kırık, dili, kuyruğu, kulakları ve memelerinin yarısı kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlardan kurban olmaz. Ancak hayvanın doğuştan boynuzsuz olması, şaşı, hafif topal, hafif hasta, bir kulağı delik veya yırtılmış olması, memelerinin yarıdan daha azının olmaması, kurban edilmesine engel değildir. <sup>(Kâsânî, <i>Bedâ’i,</i> 5/75-76)</sup> Buna göre hayvanın değerini düşürücü nitelikteki kusurlar kurbana engeldir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şâfiî mezhebinde, genel olarak yukarıda sayılan kusurlardan birinin bulunması, bir hayvanın kurban olmasına engel teşkil ettiği gibi uyuz olan hayvanlar ile yem yemesini engelleyecek derecede dişlerinin bir kısmı dökülmüş olan hayvanların da kurban edilmesi caiz değildir. <sup>(Nevevî, <i>el-Mecmû</i>‘, 8/399-404)</sup></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kurban Sıkça Sorulan Sorular, Kurban'a Hazırlık</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/kurbanlik-hayvanin-nitelikleri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/izCI5r3HocM/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="35413"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana'nın Yeşil Camisi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/adananin-yesil-camisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/adananin-yesil-camisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da baharın gelişiyle bahçesindeki çiçekler açan Köprüköy Camii, dış cephesi ve minaresini saran sarmaşıkların canlanmasıyla yeşil renge büründü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Halk arasında "Yeşil Camii" olarak bilinen Köprülü Mahallesi'ndeki cami, havaların ısınmasıyla gözleri şenlendiren görünüme kavuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/adananin-yesil-camisi</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/05/55-14.jpg" type="image/jpeg" length="17163"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
