<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Diyanet Haber</title>
    <link>https://www.diyanethaber.com.tr</link>
    <description>Diyanet Haber / Diyanet Sınav / Diyanet Duyuru / Diyanet Hutbe / Müftülükler / İslam Dünyası / Kültür Sanat / #Keşfet / www.diyanethaber.com.tr</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 21 Sep 2026 17:27:05 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Görme engelli hafızlar umre heyecanı yaşadı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/gorme-engelli-hafizlar-umre-heyecani-yasadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/gorme-engelli-hafizlar-umre-heyecani-yasadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Görme engelli hafızlar umrede Kabe'ye dokunmanın ve manevi atmosferin heyecanını yaşadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Umreye giden görme engelli hafızlardan Furkan Ok, "Görmesek de oranın maneviyatı yetti. Kabe'ye az dokunmak içimizde ukde kaldı." dedi.</p>

<p>Küçükçekmece'deki Kur'an kursunda görme engelli hafızlara öğreticilik yapan Ali Duman, toplumda görme engellilere yönelik en büyük yanlışın insanların kendi kafalarındaki algılara göre hareket etmesi olduğunu belirterek, bazı kişilerin görme engellilerin bir işi yapamayacağını düşünerek kendilerine sormadan yardım ettiğini, bazılarının ise yapamayacakları işleri üzerlerine yüklediğini söyledi.</p>

<p>Yakın zamanda öğrencileriyle birlikte umreye gittiğini anlatan Duman, umrenin kendileri açısından Allah'ın bir ikramı olduğunu ifade etti. Duman, "Her ne kadar görmesek de Kabe-i Muazzama'ya dokunmak, örtüsünü hissetmek, kokusunu içine çekmek, orada tavaf etmek ve say yapmak hakikaten kelimelerle anlatılacak gibi değil. İnsanlar için çok özel şeyler." diye konuştu.</p>

<p><strong>"Hayatı bir yerden başlatmak lazım"</strong></p>

<p>Duman, kendisini toplumdan izole eden veya dışarı çıkmaktan çekinen engellilerin hayatlarını bir yerden başlatmaları gerektiğini belirterek, doğuştan veya sonradan görme engelli olmanın hayatın devam etmesine engel olmadığını ifade etti.</p>

<p>Belli bir yaşa kadar ailelerin çocuklarına bakmasının doğal olduğunu ancak belirli bir yaştan sonra engelli bireylerin ailelerine yük olmak yerine onların yükünü almaları gerektiğini belirten Duman, "Görme engellilerin veya diğer engellilerin neleri yapabildiğini ve neleri yapamadığını araştırarak hayatlarını buna göre sürdürmeleri gerekiyor. Kendi alanlarıyla ilgili bir an evvel dışarı çıkmalı, rehabilitasyona ve okula gitmeliler. Görme engellilerin veya diğer engellilerin neleri yapabildiklerini, neleri yapamayacaklarını araştırmalılar ve bu yolda hayatlarını sürdürmeliler." dedi.</p>

<p><strong>Görme engellileri umreye götürme projesi yıllar önce başladı</strong></p>

<p>Ekrem Özen Camii imam hatibi Remzi Polat da görme engellileri umreye götürme projesinin uzun yıllara dayandığını belirtti. Polat, "Engelliler Merkezi'yle uzun yıllar manevi pusula rehberliği yaptım. Tabii ki bu rehberlikte bu kardeşlerimizin sıkıntılarını paylaştım." ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Görme engellilerin kendisine Beytullah'ı ve Hazreti Muhammed'in Ravza-i Mutahhara'sını görme isteğini ifade ettiğini aktaran Polat, bu talepler üzerine harekete geçtiklerini söyledi. İlk olarak 2015 yılında bir iş insanının sponsorluğunda engelli bireyleri aileleriyle beraber umreye götürme imkanına kavuştuklarını anlatan Polat, "İş adamlarımızla yapmış olduğumuz görüşmelerde arkadaşlarımızın duygularını anlattık. İş adamlarımız da olumlu karşıladılar. Bu vesileyle Allah, ilk önce 2015 yılında bir iş adamımızın sponsorluğunda engelli kardeşlerimizi aileleriyle beraber götürmeyi nasip etti." diye konuştu.</p>

<p>Umreden döndükten sonra diğer engelli bireylerin de umreye gitme isteğini dile getirdiğini belirten Polat, çalışmalarını bu doğrultuda sürdürdüklerini söyledi.</p>

<p><strong>Bu yıl yaklaşık 30 engelli umreye gitti</strong></p>

<p>Bu yıl yaklaşık 30 engelli bireyle umreye gittiklerini bildiren Polat, umrede yaşadıkları duygunun tarif edilmesinin mümkün olmadığını ifade etti. Polat, görme engelli bireylerin Kabe ve kutsal mekanlardaki heyecanlarının kendisini şaşırttığını anlatarak, "Çok gayretliydiler. O mübarek coğrafyanın iklimi onları adeta büyülemiş bir vaziyetteydi." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Projenin gerçekleşmesinde müftülük ve yerel yöneticilerin de destek verdiğini belirten Polat, Küçükçekmece İlçe Kaymakamı Mustafa Anteplioğlu ile Küçükçekmece İlçe Müftüsü Hasan Hüseyin Palabıyık'a teşekkür etti.</p>

<p><strong>"Görme engelli de her şeyi yapabilir"</strong></p>

<p>Umreye katılan 25 yaşındaki görme engelli hafız Furkan Ok da sonradan görme engelli olduğunu, görme yetisini kaybettikten sonra Kur'an okuma isteğinin ortaya çıktığını söyledi. Umre deneyiminin çok güzel olduğunu dile getiren Ok, "Görmesek de oranın maneviyatı yetti. Kabe'ye az dokunmak içimizde ukde kaldı. Biraz daha dokunsaydık, biraz daha ibadet yapsaydık diye hayıflanıyoruz." dedi.</p>

<p>Toplumda görme engellilerin bazı şeyleri yapamayacağı yönünde bir algı bulunduğuna dikkati çeken Ok, bunun doğru olmadığını, engelli bireylerin de aktif olarak bir işte çalışabileceğini ve aktivitelere katılabileceğini söyledi.</p>

<p>İlahiyat Fakültesini bitirdiğini belirten Ok, eğitim hayatındaki başarısında gayretli ve hırslı olmasının ve evde oturmamasının etkili olduğunu anlattı. Kendilerine ayrımcılık yapılmaması gerektiğini vurgulayan Ok, "Evet toplumda öyle bir algı var ama görme engelli de her şeyi yapabilir. Yüzebilir, yürüyüş yapabilir, gezebilir ve iş kurabilir. Görme engellilerin en büyük dezavantajının anne babalarının onların üzerinde kurdukları aşırı baskı olduğunu düşünüyorum. O baskıyı aşmaları lazım. Evden çıkıp hayata atılmaları lazım." şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/gorme-engelli-hafizlar-umre-heyecani-yasadi</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 17:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/umre-engelli.jpg" type="image/jpeg" length="12710"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mescid-i Haram müezzini İbrahim el-Medeni vefat etti]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/mescid-i-haram-muezzini-ibrahim-el-medeni-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/mescid-i-haram-muezzini-ibrahim-el-medeni-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suudi Arabistan'ın Mekke kentindeki Mescid-i Haram'ın müezzinlerinden Şeyh İbrahim bin Adil Hamza el-Medeni, 51 yaşında vefat etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suudi Arabistan'daki Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi İşleri Genel Kurumundan yapılan açıklamada, Mescid-i Haram müezzini İbrahim bin Adil Hamza el-Medeni'nin vefatı dolayısıyla taziye ve başsağlığı dileğinde bulunuldu.</p>

<p>Mescid-i Haram'ın asli 24 müezzininden biri olan 51 yaşındaki el-Medeni, özellikle sabah ezanı, bayram tekbirleri ve imamın tekbirlerini cemaate ulaştırdığı "tebliğ" göreviyle tanınıyordu.</p>

<p>El-Medeni'nin vefatının ardından sosyal medya platformlarında Mescid-i Haram'da okuduğu ezan ve getirdiği tekbirlere ait kayıtlar yeniden paylaşılırken, çok sayıda kişi onun yıllar boyunca Mekke'deki kutsal mekanda yükselen sesini andı.</p>

<p><strong>- "Allah'ın bana bu kutsal mekanda ezan okuma lütfunda bulunması karşısında ben kimim?"</strong></p>

<p>El-Medeni, daha önce Mescid-i Haram'ın müezzinlerinin görev yaptığı "Mükebbiriyye"yi konu alan "Eşrakat" adlı podcast programına konuk olmuş ve Mescid-i Haram'da ilk kez ezan okuduğu anı anlatmıştı.</p>

<p>Kabe'nin etrafında tavaf edenlerin kendi sesini dinlediğini gördüğünde gözyaşlarına hakim olamadığını belirten el-Medeni, o anı, "Allah'ın bana bu kutsal mekanda ezan okuma lütfunda bulunması karşısında ben kimim?" sözleriyle anlatmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>El-Medeni, aynı programda Mekke ve Medine'deki ezan okuma üslupları arasındaki farklılıklardan ve Haremeyn'deki müezzinlerin görevlerinden de bahsetmişti.</p>

<p><strong>- Medine'den Mekke'ye uzanan müezzinlik</strong></p>

<p>Medine'de doğduğu belirtilen İbrahim el-Medeni, müezzinlik görevini Mekke'deki Mescid-i Haram'da sürdürdü. Özellikle sabah ezanı ve bayram tekbirleriyle tanınan el-Medeni'nin sesi, Mescid-i Haram'da yıllar boyunca ibadet edenlerin hafızasında yer etti.</p>

<p>El-Medeni'nin vefatının ardından Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi İşleri Genel Kurumu Başkanı Abdurrahman es-Sudeys de kurum çalışanları, imamlar, müezzinler ve öğretmenler adına taziye mesajı yayımladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/mescid-i-haram-muezzini-ibrahim-el-medeni-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 16:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/mescid-i-haram-muezzini-ibrahim-el-medeni.jpg" type="image/jpeg" length="16025"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Susurluk'ta yeni bir Kur'an kursu yükseliyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/susurlukta-yeni-bir-kuran-kursu-yukseliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/susurlukta-yeni-bir-kuran-kursu-yukseliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir Susurluk'ta Orta Mahalle Camii Kur'an Kursu inşası için çalışmalar devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Balıkesir İl Müftüsü Hasan Hayri Yaşar, yapımı devam eden Susurluk Orta Mahalle Camii Kur'an Kursu inşaatını ziyaret ederek incelemelerde bulundu.</p>

<p>Ziyaret sırasında, Susurluk İlçe Müftüsü Hasan Ataç da hazır bulunarak yürütülen çalışmalar hakkında detaylı bilgi verdi.</p>

<p><img alt="Susurluk Kurs 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/susurluk-kurs-1.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnşaatı gezen İl Müftüsü Yaşar, projenin mevcut aşamasını yerinde inceledi. Katkısı ve emeği geçenlere teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Balıkesir Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/susurlukta-yeni-bir-kuran-kursu-yukseliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/susurluk-kurs-2.jpg" type="image/jpeg" length="40265"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Öğretmen veli görüşmelerinde randevulu dönem başladı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ogretmen-veli-gorusmelerinde-randevulu-donem-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ogretmen-veli-gorusmelerinde-randevulu-donem-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) hayata geçirilen "Okul Randevu Sistemi" ile velilere, MEB İletişim Merkezi (MEBİM) üzerinden 7 gün 24 saat telefonla randevu alabilme imkanı sunuldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, velilerin, öğrencilerinin eğitim ve gelişim durumları hakkında bilgi alabilmeleri, okul yönetimi ve eğitimcilerle daha etkin iletişim kurabilmeleri amacıyla "Okul Randevu Sistemi" hayata geçirildi.</p>

<p>Veli görüşmeleri, ülke genelinde yalnızca "Okul Randevu Sistemi" üzerinden planlanarak yürütülüyor. Velilerin randevusuz ziyaretlerine ve öğrencinin velisi veya vasisi olmayan kişilerin okula girişine izin verilmiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uygulama kapsamında veliler, okul idarecileri, öğretmenler ve rehber öğretmenlerle öğrencilerinin durumunu değerlendirmek, gelişimsel durumları hakkında bilgi edinmek, rehberlik hizmetlerinden yararlanmak, talep ve önerilerini iletmek amacıyla görüşme randevusu oluşturabiliyor.</p>

<h2>Randevu sonucu SMS veya e-posta ile bildiriliyor</h2>

<p>Bu kapsamda veliler için Okul Randevu Sistemi'ne MEBİM de dahil edildi. MEBİM'in 444 0 632 hattı üzerinden 7 gün 24 saat hizmet alınabiliyor. İletişim Merkezi aracılığıyla okul yönetimiyle veya öğretmenle görüşmek isteyen veliler yeni randevu oluşturabildiği gibi daha önce oluşturdukları randevuları da iptal edebiliyor.</p>

<p>MEBİM aracılığıyla oluşturulan randevular, ilgili okul tarafından değerlendiriliyor. Randevuyla ilgili değerlendirme sonucu hakkında veliye SMS veya e-posta yoluyla bilgilendirme yapılıyor.</p>

<p>Öğretmen-veli görüşmelerinin daha güvenli ve planlı yürütülmesi amacıyla uygulanan Okul Randevu Sistemi, velilerin okul yönetimi ve eğitimcilerle iletişimini kolaylaştırmayı hedefliyor.</p>

<p>Bu doğrultuda veliler "okulrandevu.meb.gov.tr" internet adresinin yanı sıra e-Okul Veli Bilgilendirme Sistemi (VBS) ve MEBİM 444 0 632 numaralı telefon hattı olmak üzere farklı kanallar üzerinden randevu sürecini başlatabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ogretmen-veli-gorusmelerinde-randevulu-donem-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 15:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/05/telefon-dolandiricilarina-578-yila-kadar-hapis-cezasi-talebi.jpg" type="image/jpeg" length="23011"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rize Müftülüğünde devir teslim]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/rize-il-muftulugunde-devir-teslim-naci-cakmakci-ayrildi-ilyas-yilmazturk-gorevine-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rize-il-muftulugunde-devir-teslim-naci-cakmakci-ayrildi-ilyas-yilmazturk-gorevine-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son yayımlanan "İl Müftüleri Kararnamesi" sonrası Rize İl Müftülüğü'nde devir teslim töreni düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Son yayımlanan "İl Müftüleri Kararnamesi" ile Rize İl Müftülüğüne atanan İlyas Yılmaztürk, düzenlenen devir teslim töreniyle görevine başladı.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="2-163" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/2-163.jpg" width="860" /></p>

<p style="text-align:justify">Rize İl Müftülüğünde gerçekleştirilen törende, görevini yaklaşık 6,5 yıldır sürdüren Naci Çakmakçı, Rize İl Müftülüğü görevini İlyas Yılmaztürk’e devretti.</p>

<p style="text-align:justify">İl Müftü Yardımcısı Abdulkerim Karabıyık’ın yaptığı dua ile başlayan törende konuşan İl Müftüsü Yılmaztürk, "7 yıl eğitim gördüğüm ve 5 yıl da imam hatip olarak görev yaptığım Rize’ye gelmiş olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Vefa borcunu bu şekilde ödeme imkanı bulduğumdan Cenabıhakk’a hamd ediyorum. Bu zamana kadar aldık, bundan sonra Allah’ın izniyle görev alanında hizmet verme gayreti içerisinde olacağız. Allah-u Teâlâ bize güvenenlere karşı bizi mahcup eylemesin." dedi.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="3-157" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/3-157.jpg" width="860" /></p>

<p style="text-align:justify">Görevi devreden Müftü Naci Çakmakçı ise yaptığı konuşmada, görevini devretmenin hüznüyle birlikte, Rize’ye hizmet edecek değerli bir meslektaşına görevini teslim etmenin mutluluğunu yaşadığını ifade etti.</p>

<p style="text-align:justify">Çakmakçı, "Bugün, müftü yardımcılığı ile birlikte toplamda 10,5 yıl görev yaptığım Rize İl Müftülüğündeki görevimden ayrılıyorum. Görevimi 1997 yılından itibaren tanıdığım, aynı fakülteden mezun olduğumuz değerli İlyas Yılmaztürk hocamıza devretmenin mutluluğunu yaşıyorum. Kendisine yüce Rabbimizden muvaffakiyetler diliyorum. İnşallah biz de en kısa zamanda Yalova’daki görevimize başlayacağız. Hocamızla birlikte sürekli iletişim halinde olacağız. Dini-i Mübin-i İslam’a hizmet yolunda en güzelini yapma gayretinde olacağız. Ben, hocamıza ve bütün çalışanlarımıza selam, saygı ve hürmetlerimi arz ediyorum." diye konuştu.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="4-136" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/4-136.jpg" width="860" /></p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#2980b9"><strong>İlyas Yılmaztürk Kimdir?</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">1970 yılında Trabzon’un Of ilçesine bağlı Geçitli köyünde dünyaya gelen İlyas Yılmaztürk, ilk ve ortaöğreniminin ardından 1984 yılında Of Balaban Kur’an Kursu’nda hafızlığını tamamladı.</p>

<p style="text-align:justify">1992 yılında İstanbul Gaziosmanpaşa İmam Hatip Lisesinden mezun olan Yılmaztürk, 1999 yılında K.T.Ü. Rize İlahiyat Fakültesini bitirdi. 2002 yılında İstanbul Haseki Eğitim Merkezi Müftü-Vaizler İhtisas Kursunu 16. dönem kursiyeri olarak tamamladı. 2004 yılında Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Temel İslam Bilimleri Anabilim Dalı Arap Dili ve Edebiyatı Bilim Dalında yüksek lisans eğitimini tamamladı.</p>

<p style="text-align:justify">Meslek hayatına 1992 yılında imam-hatip olarak başlayan Yılmaztürk; Erzurum, Rize ve İstanbul’da yaklaşık 10 yıl görev yaptı.</p>

<p style="text-align:justify">2002 yılında ilçe müftüsü olarak atanan Yılmaztürk, sırasıyla Batman Hasankeyf’te 2002-2005, Kastamonu Bozkurt’ta 2005-2009, Karabük Safranbolu’da 2009-2015 ve İstanbul Ümraniye’de 2015-2018 yılları arasında ilçe müftüsü olarak görev yaptı.</p>

<p style="text-align:justify">2018 yılında Karabük İl Müftüsü olarak atanan Yılmaztürk, 17 Mart 2022 tarihinde yayımlanan kararname ile Yalova İl Müftülüğüne atandı ve 4 Nisan 2022 tarihinde görevine başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Yalova’da yaklaşık 4,5 yıl görev yapan Yılmaztürk, Resmî Gazete’nin 5 Eylül 2026 tarihli ve 33361 sayılı nüshasında yayımlanan 2026/279 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Rize İl Müftüsü olarak atandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Rize Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/rize-il-muftulugunde-devir-teslim-naci-cakmakci-ayrildi-ilyas-yilmazturk-gorevine-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 14:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/1-168.jpg" type="image/jpeg" length="31662"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vali Küçük, miniklerin sevincine ortak oldu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/vali-kucuk-miniklerin-sevincine-ortak-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/vali-kucuk-miniklerin-sevincine-ortak-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adıyaman İl Müftülüğü bünyesinde hizmet veren "Minik Kur’an Yıldızları" 4-6 Yaş Tam Gün Kur'an Kursu’nun yeni dönem açılışı gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adıyaman İl Müftülüğü'ne bağlı Minik Kur’an Yıldızları 4-6 Yaş Tam Gün Kur'an Kursu’nun yeni dönem açılışı gerçekleştirildi.</p>

<p>Programa Adıyaman Valisi Abdullah Küçük, İl Müftüsü Dr. Mehmet Reşat Şavlı ve İl Millî Eğitim Müdürü Ali Tosun ve Müftü yardımcıları katıldı.</p>

<p><img alt="Adıyaman 4 6 Yaş Kursu Açılış 3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/adiyaman-4-6-yas-kursu-acilis-3.jpg" width="1280" /></p>

<p>Program kapsamında kursu ziyaret eden protokol üyelerine, Kurs Müdürü Esra Karikeçi tarafından kursun eğitim faaliyetleri, çocuklara yönelik çalışmalar ve yeni dönem programı hakkında bilgi verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vali Abdullah Küçük, kurs öğrencileriyle yakından ilgilenerek çocuklarla sohbet etti. Minik öğrencilerin sınıf ve etkinliklerini inceleyen Vali Küçük, çocukların eğitim süreçleri hakkında öğreticilerden bilgi aldı.</p>

<p><img alt="Adıyaman 4 6 Yaş Kursu Açılış 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/adiyaman-4-6-yas-kursu-acilis-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Kursun, okul öncesi dönemde çocukların Kur’an-ı Kerim ve temel dini bilgilerle buluşmalarının yanı sıra milli ve manevi değerlerle yetişmelerine katkı sunmayı amaçladığı belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Adıyaman Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/vali-kucuk-miniklerin-sevincine-ortak-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/adiyaman-4-6-yas-kursu-acilis-1.jpg" type="image/jpeg" length="52915"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kudüs'te "Yom Kippur" nedeniyle ana yollar trafiğe kapatıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kuduste-yom-kippur-nedeniyle-ana-yollar-trafige-kapatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kuduste-yom-kippur-nedeniyle-ana-yollar-trafige-kapatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalci İsrail güçleri, Yahudilerin en kutsal günü olarak kabul edilen "Yom Kippur" (Kefaret Günü) dolayısıyla Kudüs'teki ana yolları araç trafiğine kapattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İşgalci İsrail güçleri, Yahudilerin en kutsal günü olarak kabul edilen "Yom Kippur" (Kefaret Günü) dolayısıyla Kudüs'teki ana yolları araç trafiğine kapattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kudüs 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/kudus-2.jpg" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kudüs, DÜNYA</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kuduste-yom-kippur-nedeniyle-ana-yollar-trafige-kapatildi</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 14:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/kudus-3.jpg" type="image/jpeg" length="23043"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hayırseverlerin desteğiyle 53 yıl sonra eşinin sesini ilk kez duydu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/hayirseverlerin-destegiyle-53-yil-sonra-esinin-sesini-ilk-kez-duydu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/hayirseverlerin-destegiyle-53-yil-sonra-esinin-sesini-ilk-kez-duydu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aksaray'da geçirdiği kaza nedeniyle 14 yaşından bu yana büyük ölçüde işitme kaybı yaşayan 72 yaşındaki Hayriye Avşar, muhtar ve hayırseverlerin desteğiyle alınan cihazla yıllar sonra çevresindeki sesleri duymaya başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sultanhanı ilçesinde yaşayan Hayriye Avşar, çocukluğunda geçirdiği kaza nedeniyle işitme yetisini büyük ölçüde kaybetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir süre tedavi görmesine rağmen işitme yetisini kazanamayan Avşar, 1973'te evlendiği eşi Orhan Avşar ile yıllarca hareketlerle iletişim kurmak zorunda kaldı.</p>

<p>Selçuk Mahalle Muhtarı Mustafa Solak'ın girişimiyle yıllar sonra hastanede muayene edilen Avşar için doktorun önerdiği işitme cihazının temini için çalışma başlatıldı.</p>

<p>Hayırseverlerin de desteğiyle 38 bin liraya alınan işitme cihazına kavuşan Avşar, çevresindeki sesleri yeniden duymaya başladı.</p>

<p><img alt="53 Yıl Sonra Eşinin Sesini Duydu 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/53-yil-sonra-esinin-sesini-duydu-1.jpg" width="1280" /></p>

<p><strong>- Eşinin sesine şaşırmış</strong></p>

<p>Yaşadığı mutluluğu paylaşan Avşar, 53 yıllık eşinin sesini net duymasının kendisi için unutulmaz olduğunu söyledi.</p>

<p>Cihaz takıldıktan sonra en çok eşinin sesini duymasının kendisini etkilediğini belirten Avşar, "Kulağım açıldıktan sonra o da sevindi, ben de sevindim. Onun gerçek sesini ilk defa duyunca, 'Senin sesin böyle miydi?' demişim. 'Ben yeni duyuyorum senin sesini.' dedim." dedi.</p>

<p>Avşar, oğlunun sesini de telefonda ilk kez duyduğunu belirterek, "Oğlum babasıyla telefonda konuşurken ben de hemen sesini duydum. Oğluma 'Cüneyt' diye seslendim. Oğlum, 'Anne, sen duyuyor musun?' dedi. 'Evet' dedim. 'Yavrum, senin sesin de bir başkaymış.' dedim. Kaynım geldiğinde de 'Sizin sesiniz de böyle miymiş, ilk defa duyuyorum.' dedim." diye konuştu.</p>

<p>Maddi imkansızlık nedeniyle daha önce işitme cihazı alamadığını dile getiren Avşar, "Maddi durumumuz yoktu. Eşim de ameliyat olmuştu, düzenli bir işte çalışamadı. Elin işinde çalışıp zar zor geçindik. Sonra Allah razı olsun, muhtar geldi, randevumu aldı, doktora götürdü. Doktor da iyi bir doktormuş, bizi cihaz alınan yere gönderdi. Muhtar ve hayırseverler yardımcı oldu, cihazı aldık ve onunla duymaya başladım." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>- Muhtarın girişimiyle cihazına kavuştu</strong></p>

<p>Hayriye Avşar'ın 76 yaşındaki eşi Orhan Avşar da eşinin yıllardır yaşadığı işitme sorununa rağmen birlikte hayatlarını sürdürdüklerini aktardı.</p>

<p>Orhan Avşar, "Tesadüfen dışarı bakarsa beni görür, geldiğimi anlardı. Böyle gelip geçtik. Hiç terslemedim, kötü davranmadım. O zamanlar imkanım da yoktu. Götürdüğüm yerlerde de böyle cihazlar yoktu. Şimdi 76 yaşındayım, halen çalışıyorum." dedi.</p>

<p>Muhtar Mustafa Solak ise uzun süredir tanıdığı Avşar'ın iletişim kurmakta güçlük çektiğini fark edince kendisine yardımcı olmak için harekete geçtiğini anlattı.</p>

<p>Hayırseverlerin desteğiyle 38 bin liraya işitme cihazı temin edildiğini belirten Solak, bu hayırlı işe vesile olmaktan büyük mutluluk duyduklarını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/hayirseverlerin-destegiyle-53-yil-sonra-esinin-sesini-ilk-kez-duydu</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/53-yil-sonra-esinin-sesini-duydu-2.jpg" type="image/jpeg" length="26700"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Konya'da Uluslararası Kur'an Ayetleri ve Bilimsel Veriler Işığında Bitkiler Sempozyumu başladı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/konyada-uluslararasi-kuran-ayetleri-ve-bilimsel-veriler-isiginda-bitkiler-sempozyumu-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/konyada-uluslararasi-kuran-ayetleri-ve-bilimsel-veriler-isiginda-bitkiler-sempozyumu-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı ile Konya Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle düzenlenen "Uluslararası Kur'an Ayetleri ve Bilimsel Veriler Işığında Bitkiler Sempozyumu" Konya'da başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kentteki bir otelde, alanında uzman akademisyen, araştırmacı ve ilim insanlarının katılımıyla gerçekleştirilen sempozyumda, Kur'an ayetleri ile bilimsel veriler disiplinler arası bir yaklaşımla ele alınıyor.</p>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Haçkalı, sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada, çalışmanın temel amacının Kur'an-ı Kerim'i doğru anlamak olduğunu söyledi.</p>

<p>Kur'an'ın insanları düşünmeye ve araştırmaya yönlendirdiğini vurgulayan Haçkalı, "Kur'an-ı Kerim'in daveti şudur: bakın, düşünün, sorgulayın, araştırın ve gördüklerinizden yaratılışın anlamına ulaşın. Dolayısıyla Kur'an'ın 'tefekkür edin, bakın, inceleyin, nazar edin' çağrısıyla bilimsel araştırmaların temas noktası oldukça fazla." diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haçkalı, günümüzde insanoğlunun doğa üzerindeki etkisinin ve gücünün hiç olmadığı kadar arttığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bitkilerin genetik özelliklerini değiştirebiliyoruz, tarım sistemlerini dönüştürebiliyoruz, tohumları saklayabiliyor ve ekosistemleri değiştirebiliyoruz. Tabii bilgi ve güç arttıkça sorumluluk da artıyor. Kur'an'ın tabiat tasavvurunu yeniden düşünmemiz sadece teorik bir mesele değildir. İnsanın tabiatla ilişkisi, tüketim anlayışı, tarım politikaları, biyolojik çeşitliliğin korunması, toprak ve suyun kullanımı ile gelecek nesillerin hakkı gibi meselelerde ahlaki bir temel ve çerçeve olduğunu asla unutmamalıyız."</p>

<p><img alt="Konya Sempozyum 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/konya-sempozyum-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>İki gün boyunca 14 oturum halinde sürecek sempozyumda, Türkiye'den ve yurt dışından katılan akademisyenler tarafından 66 tebliğ sunulacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/konyada-uluslararasi-kuran-ayetleri-ve-bilimsel-veriler-isiginda-bitkiler-sempozyumu-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/konya-sempozyum.jpg" type="image/jpeg" length="86241"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tokat'ta yağlı güreş organizasyonu düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/tokatta-yagli-gures-organizasyonu-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/tokatta-yagli-gures-organizasyonu-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tokat Belediyesinin bu yıl ikincisini düzenlediği yağlı güreş organizasyonunda Erkan Taş başpehlivan oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziosmanpaşa Stadyumu'ndaki güreşlerde farklı boylarda 293 pehlivan mücadele etti.</p>

<p>Başpehlivanlık kategorisinde 29 pehlivan er meydanına çıktı.</p>

<p>Finalde Erkan Taş ile Serhat Elvan karşı karşıya geldi. Taş, 28 dakika süren müsabakada rakibini uzatma bölümünde puanla mağlup ederek başpehlivanlığı kazandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, güreşçilere ve katılımcılara teşekkür ederek, "Ata sporumuz güreşi yaşatmak amacıyla bu yıl ikincisini düzenlediğimiz güreşlerimizde birbirinden değerli pehlivanlarımızın güreşlerini büyük bir heyecanla takip ettik." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye'nin dört bir yanından organizasyona katılan pehlivanlara, güreş ağası Ahmet Akcan'a ve güreşseverlere teşekkür eden Yazıcıoğlu, güreş organizasyonlarını sürdürerek sporun ve sporcunun yanında olmaya devam edeceklerini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/tokatta-yagli-gures-organizasyonu-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/tokat-gures.jpg" type="image/jpeg" length="23484"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ümraniye’de Memihan Sarı Kız Kur’an Kursu dualarla açıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/umraniyede-memihan-sari-kiz-kuran-kursu-dualarla-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/umraniyede-memihan-sari-kiz-kuran-kursu-dualarla-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Ümraniye İlçe Müftülüğüne bağlı Memihan Sarı Kız Kur’an Kursu Ümraniye Huzur Mahallesinde dualarla hizmete açıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sarılar İnşaat tarafından bağışlarla yapımı tamamlanan Memihan Sarı Kız Kur’an Kursu, düzenlenen programla hizmete açıldı.</p>

<p>Program Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başladı.</p>

<p>Ümraniye Huzur Mahallesindeki açılış programına; Vali Yardımcısı Esengül Korkmaz Çiçekli, Ümraniye Kaymakamı Yüksel Çelik, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, Suşehri Belediye Başkanı Ahmet Ayhan Kayaoğlu, hayırseverler Ahmet Sarı ve İsmail Sarı ile vatandaşlar katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Ümraniye (2)-45" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/umraniye-2-45.jpg" width="900" /></p>

<p>Ümraniye İlçe Müftüsü Abdulkerim Çelik, Kur’an-ı Kerim eğitimi ve manevi değerlerimizin gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlayacak olan kursun hayırlara vesile olmasını temenni ederek, emeği geçen hayırseverlere teşekkür etti.</p>

<p>642 metrekarelik alana sahip kurs 38 kişilik kapasiteye sahip bulunuyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>İstanbul Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/umraniyede-memihan-sari-kiz-kuran-kursu-dualarla-acildi</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/umraniye-1-46.jpg" type="image/jpeg" length="77265"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müftülükten öğrencilere kırtasiye desteği]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/muftulukten-ogrencilere-kirtasiye-destegi-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/muftulukten-ogrencilere-kirtasiye-destegi-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Bağcılar İlçe Müftülüğü Din Hizmetleri Genel Müdürü Metin Akbaş'ın katılımıyla öğrencilere kırtasiye desteği dağıtım programı gerçekleştirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürü Metin Akbaş İstanbul Bağcılar İlçe Müftülüğünce gerçekleştirilen öğrencilere kırtasiye desteği dağıtım programına katıldı.</p>

<p><img alt="Bağcılar (2)-66" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/bagcilar-2-66.jpg" width="900" /></p>

<p>Bağcılar İlçe Müftülüğü Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Şubesi Kadın Kolları Başkanı Kübra Cankara’nın koordinasyonunda, kadın gönüllülerinin iş birliğiyle başta yetim ve ihtiyaç sahibi çocuklara olmak üzere öğrencilere yönelik anlamlı bir çalışma gerçekleştirildi.</p>

<p>Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde gerçekleştirilen çalışma kapsamında öğrencilere kırtasiye desteği ve okul formaları temin edilerek giydirildi. Çalışma ile çocukların eğitim hayatına daha mutlu ve özgüvenli bir şekilde başlamalarına katkı sunmak amaçlandı. Gerçekleştirilen program ile çocukların eğitim yolculuklarına destek olunurken, yardımlaşma, dayanışma ve gönüllülük duygularının güzel bir örneği ortaya konuldu.</p>

<p>Programa Konya İl Müftüsü Celal Büyük, Bağcılar İlçe Müftüsü Ömer Kayhan, Din Görevlileri ve TDV Gönüllüleri katıldı.</p>

<p><img alt="Bağcılar-53" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/bagcilar-53.jpg" width="900" /></p>

<p>Öte yandan Genel Müdür Metin Akbaş, Bağcılar İlçe Müftülüğü Esfendiyar 4-6 Yaş Kur’an Kursunda yeni eğitim dönemi "Bed-i Besmele" programına katıldı.</p>

<p>Bağcılar İlçe Müftülüğüne bağlı Esfendiyar 4-6 Yaş Kur’an Kursunda 2026-2027 eğitim-öğretim döneminin açılışı, düzenlenen Bed-i Besmele merasimi ile gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Program kapsamında minik öğrenciler için Bed-i Besmele merasimi gerçekleştirildi. Öğrencilerin Kur’an-ı Kerim ve temel dini bilgilerle tanışmalarının ilk adımı olan bu anlamlı merasimde, çocukların heyecanına aileleri ve öğreticileri de ortak oldu.</p>

<p>Programda, 4-6 yaş grubu Kur’an kurslarının çocukların erken yaşta Kur’an-ı Kerim, temel dini bilgiler ve güzel ahlakla tanışmalarına önemli katkılar sunduğu ifade edildi.</p>

<p>Açılış programına Konya İl Müftüsü Celal Büyük, Bağcılar İlçe Müftüsü Ömer Kayhan, şube müdürleri, Kur’an kursu öğreticileri ve öğrenciler katıldı.</p>

<p>Program, yapılan duaların ardından sona erdi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>İstanbul Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/muftulukten-ogrencilere-kirtasiye-destegi-2</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 13:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/bagcilar-1-63.jpg" type="image/jpeg" length="85125"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İmam hatipli genç, İstanbul'dan otostopla umreye gitti]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/imam-hatipli-genc-istanbuldan-otostopla-umre-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/imam-hatipli-genc-istanbuldan-otostopla-umre-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Umre için İstanbul'dan otostopla yola çıkan 18 yaşındaki imam hatip lisesi öğrencisi Ali Haydar Erol ve arkadaşı, yaklaşık 3 bin 200 kilometre yol katederek 40'a yakın araç değiştirdikleri yolculukta Suriye ve Ürdün'ü geçip Suudi Arabistan'da bulunan kutsal topraklara ulaşmanın heyecan ve mutluluğunu yaşadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sınırlı imkanlarla yola çıkan ve hayallerini gerçekleştiren Erol, arkadaşıyla yaşadıkları manevi huzurun yanı sıra Kabe ve Mescid-i Nebevi'yi ilk kez görmenin heyecanıyla yolculuğun tüm yorgunluğunu geride bıraktı.</p>

<p>Otostopla umre yolculuğunu anlatan Erol, Türkiye'de daha önce otostopla farklı şehirlere seyahat ettiğini söyledi.</p>

<p>Arkadaşlarıyla yaptığı bir sohbette bu yolculuğa kutsal toprakları da dahil etme fikrinin ortaya çıktığını ifade eden Erol, daha sonra arkadaşıyla otostopla umre yolculuğuna çıkmaya karar verdiklerini belirtti.</p>

<p>Erol, 3 Ağustos'ta İstanbul'dan hareket ettiklerini, 9 Ağustos'ta Medine'ye ulaştıklarını ifade etti.</p>

<p>Yaklaşık bir haftalık zorlu sürece rağmen otostopla umre yolculuğunu deneme fırsatı bulduğunu dile getiren Erol, "Elhamdülillah, yolculuk çok güzeldi." dedi.</p>

<p>İstanbul'dan Ankara'ya 7 araç değiştirerek ulaştıklarını anlatan Erol, başkentte arkadaşının yanında bir gece konakladıklarını, ardından Aksaray-Niğde Yolu'ndan Hatay'a geçtiklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>- Suriye ve Ürdün'ü otostopla geçerek kutsal topraklara ulaştı</strong></p>

<p>Erol, Hatay'da bir gece kaldıktan sonra Cilvegözü Sınır Kapısı'ndan Suriye'ye geçtiklerini, burada pasaport ve vize işlemlerinin ardından Hama, Humus ve Şam güzergahını takip ettiklerini dile getirdi.</p>

<p>Suriye'de yaklaşık 15 araç değiştirerek Ürdün sınırına ulaştıklarını ifade eden Erol, burada yürüyerek geçmelerine izin verilmediği için farklı araçla Zerka kentine götürüldüklerini, oradan da otostopla Amman'a vardıklarını kaydetti.</p>

<p>Erol, Amman'da üniversite eğitimi gören arkadaşının kendilerini misafir ettiğini belirterek, cuma namazının ardından çıktıkları yolda saatlerce araç bulamadıklarını, daha sonra otostopla gittikleri otobüs garajından Maan kentine hareket ettiklerini aktardı.</p>

<p>Ürdün'de yaklaşık 10 araç değiştirdikten sonra giriş yaptıkları Suudi Arabistan'da sıcak havada bir süre yürüdüklerini anlatan Erol, durdurdukları taksi şoförünün otostopla Medine'ye gittiklerini öğrenince kendilerini Tebük'e kadar ücretsiz götürdüğünü belirtti.</p>

<p>Erol, Tebük'te otostopa devam ettiklerini ve bir kişinin kendilerini yaklaşık 200 kilometre götürdüğünü dile getirdi.</p>

<p>Geceye denk geldiği için araç bulmakta zorlandıklarını anlatan Erol, "Biz de son çare taksi durdurmak istedik. Şoför, Türk olduğumuzu anlayınca para almadı. Bizi otobüs garajına kadar bıraktı. Oradan otobüse binerek Medine'ye vardık." dedi.</p>

<p>Medine'ye ulaştığında manevi huzur hissettiğini anlatan Erol, şehrin daha sakin ve insanların ibadetle meşgul olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>- "Kendimi bütün yorgunluklarımdan arınmış hissettim"</strong></p>

<p>Erol, Medine'de ilk olarak "Cennet Bahçesi" diye adlandırılan Mescid-i Nebevi'deki Ravza'ya girdiklerini belirterek, "Kendimi bütün yorgunluklarımdan arınmış hissettim. Bir haftalık yolculuğun ardından manevi huzur buldum. Kutlu beldede Kuba Mescidi, Mescid-i Kıbleteyn ve Uhud Dağı'nı ziyaret ettik. Uhud'da Hazreti Hamza'nın şehit edildiği yeri gördük." diye konuştu.</p>

<p>Medine'de iki gün kaldıklarını dile getiren Erol, sosyal medyada paylaştığı videoları gören bir kişinin kendilerini Mekke'ye ücretsiz götürdüğünü anlattı.</p>

<p>Mekke'ye ulaştığında Kabe'yi gördüğü anda yaşadığı duyguyu anlatan Erol, "İlk gördüğümde çok duygulandım, ağladım. Kabe'yi direkt karşımda görünce fotoğraflardaki gibi olmadığını anladım. Çok büyük, devasa ve görkemli. Çok farklı bir atmosferi var. Çok kalabalık bir yer." dedi.</p>

<p>Erol, yolculuk sırasında insanlara umre ziyareti için kutsal topraklara gittiklerini söylediklerinde dua istediklerini, harçlık vermeye ve kendilerini misafir etmeye çalıştıklarını belirterek, gördükleri ilgiden dolayı çok duygulandıklarını kaydetti.</p>

<p>Ailesinin yolculuğun başında tedirgin olduğunu dile getiren Erol, kutsal topraklara ulaşmalarının ardından Mekke ve Medine'den yaptıkları paylaşımlarla yakınlarının mutluluk ve gurur duyduğunu ifade etti.</p>

<p>Erol, benzer yolculuğa çıkmak isteyenlere tavsiyede bulunarak, şunları kaydetti:</p>

<p>"Zor ve meşakkatli yolculuk ama sonunda çok büyük ödül var. Hazreti Peygamber'i, Mekke'yi, Medine'yi ziyaret ediyoruz, umre yapıyoruz, ibadetlerimizi yerine getiriyoruz. Yolculuğa çıkmak isteyenler olursa meşakkatli olduğunu da unutmasın. Önümüzdeki yaz mevsiminde tekrar umre yolculuğu düşünüyorum. Onun dışında Özbekistan, Buhara, Semerkant, Hindistan ve Pakistan gibi yerleri de otostopla gezmeyi planlıyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/imam-hatipli-genc-istanbuldan-otostopla-umre-gitti</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/18-yasindaki-imam-hatipli-gencin-istanbuldan-otostopla-umre-yolculugu-1.jpg" type="image/jpeg" length="16364"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hakkari'deki göçerlerin iki ay sürecek dönüş yolculuğu başladı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/hakkarideki-gocerlerin-iki-ay-surecek-donus-yolculugu-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/hakkarideki-gocerlerin-iki-ay-surecek-donus-yolculugu-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz döneminde hayvanlarını serin ve verimli otlaklarda beslemek için Hakkari'deki yüksek rakımlı yaylalarda 4 ay konaklayan göçerler, havanın soğumasıyla zorlu dönüş yolculuğuna başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yaz döneminde hayvanlarını serin ve verimli otlaklarda beslemek için Hakkari'deki yüksek rakımlı yaylalarda 4 ay konaklayan göçerler, havanın soğumasıyla zorlu dönüş yolculuğuna başladı.</p>

<p>Güneydoğu illerinde yaşayan bazı göçer aileler, ilkbaharda temiz su kaynakları ve verimli otlaklarıyla hayvan yetiştiricilerinin tercih ettiği 3 bin 300 metre rakımlı Berçelan Yaylası'na geliyor.</p>

<p>Kurdukları çadırlarda kalan aileler, yaklaşık 4 ay boyunca ot bakımından zengin meralarda ve temiz su kaynaklarına sahip alanlarda besledikleri hayvanlarından daha fazla verim alıyor.</p>

<p>Bu süreçte elde ettikleri sütten hazırladıkları peynir, tereyağı ve yoğurt gibi ürünleri satarak gelir sağlayan göçer aileler, yörede havanın soğumasıyla hayvanlarını sıcak illere götürmek için dönüş hazırlıklarını tamamlayarak yola koyuldu.</p>

<p><img alt="Göçerler 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/gocerler-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Ailesiyle Berçelan Yaylası'nda konaklayan Bayram Calp da çadır ve diğer malzemeleri tırla memleketine göndererek kardeşiyle yaklaşık 900 hayvanın bulunduğu sürüyü Batman'a götürmek için zorlu yolculuğa başladı.</p>

<p>Hayvanları belirledikleri güzergahtan götüren, suyun ve otlakların bulunduğu noktalarda konaklayarak dinlenen Calp ve kardeşi, sürüyü yaban hayvanlarından korumak için de çaba gösteriyor.</p>

<p>Calp ve kardeşi, yaklaşık 60 gün sürecek yolculuğun ardından sürüyü Batman'a ulaştırmayı hedefliyor.</p>

<p><strong>- "Hem yazın hem kışın mera kiralıyoruz"</strong></p>

<p>Göçerlerden Bayram Calp, havanın ısınmasıyla geldikleri Berçelan Yaylası'nda 4 ay kaldıklarını söyledi.</p>

<p>Sezonu tamamlayarak Batman'a doğru yola koyulduklarını belirten Calp, şunları kaydetti:</p>

<p>"Zorlu yolculuk iki ay sürecek. Bu yolculukta bazı yerler çok zorlu oluyor. Hayvanları otlatıp götürüyoruz. Konaklayacağımız yerleri de suya göre ayarlıyoruz. Bazı günler 5 kilometre, bazı günler de 15 kilometre gidiyoruz. Genelde suya göre kendimizi ayarlıyoruz. Hayvanlarımız dinlendikten sonra tekrar yola devam ediyoruz. Bütün çobanlara kolaylıklar diliyorum. 900'e yakın koyunumuz var. Aileyi bugün arabayla gönderdik. Biz de yola çıktık. Kardeşimle birlikte koyunları yavaş yavaş Batman'a götüreceğiz. Bazı noktalarda su sıkıntısı yaşıyoruz. Bazı yerlerde kara yolunu kullanmak zorunda kalıyoruz. O da riskli oluyor. O yüzden bütün sürücülerden dikkatli olmalarını istiyoruz."</p>

<p>Memlekete gidince de mera kiralayacaklarını dile getiren Calp, "Kira bedelleri yüksek. Hem yazın hem kışın mera kiralıyoruz. Bu da bizi çok zorluyor. Hava soğudu. Özellikle geceleri bayağı soğuk oluyor. Kışın daha sıcak yerlere gidiyoruz. İnşallah herkes kazasız belasız evine varır." dedi.</p>

<p><img alt="Göçerler 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/gocerler-1.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mehmet Calp da tırlarda rahat etmedikleri için hayvanları yürüterek memlekete götürdüklerini anlattı.</p>

<p>Calp, "İki ay boyunca dağlarda, yollarda yürümeye devam edeceğiz. Göçerlik çok zor. Babamlar eskiden bu yana hayvancılık yapıyorlar. Ben de 5-6 senedir sürekli onlarlayım, yaylalardayım. Berçelan'da hava soğudu. Bize de yol göründü. Havasıyla, suyuyla, çiçeğiyle çok güzel bir yerdir. Gelecek sene yine yaylaya çıkacağız." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/hakkarideki-gocerlerin-iki-ay-surecek-donus-yolculugu-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 11:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/gocerler-3.jpg" type="image/jpeg" length="56770"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fransa'da Eyüp Sultan Camii, Avrupa Miras Günleri kapsamında kapılarını ziyaretçilere açtı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/fransada-eyup-sultan-camii-avrupa-miras-gunleri-kapsaminda-kapilarini-ziyaretcilere-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/fransada-eyup-sultan-camii-avrupa-miras-gunleri-kapsaminda-kapilarini-ziyaretcilere-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa'nın Roubaix kentinde minaresi, 8 kubbesi, iç dekorasyonundaki mavi tonlarıyla dikkat çeken Eyüp Sultan Camii, Avrupa Miras Günleri kapsamında kapılarını ziyarete açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa ülkelerinde her yıl düzenlenen Avrupa Miras Günleri kapsamında, tarihi yapılar ve ibadet yerlerinin kapıları halkın ziyaretine açılıyor.</p>

<p>Fransa'nın kuzeyindeki Roubaix kentinde Diyanet İşleri Türk İslam Birliğine (DİTİB) bağlı Eyüp Sultan Camii, Avrupa Miras Günleri kapsamında bu hafta sonu "Açık Kapı Günleri" etkinliği düzenliyor.</p>

<p>Tüm vatandaşların ziyaretine açılan camide, etkinlik kapsamında İslam dini ve caminin mimarisi hakkında Türkçe ve Fransızca bilgi veriliyor.</p>

<p>Ziyaret kapsamında ayrıca, Kur'an-ı Kerim'den sureler ve bunların Fransızca meali okunuyor.</p>

<p>Ziyaretçiler ayrıca caminin avlusunda kurulan stantlarda, Türk mutfağı lezzetlerini tatma fırsatı buluyor.</p>

<p>İç dekorasyonunda turkuaz dahil mavinin farklı tonlarının kullanıldığı camide, kubbe kısmındaki camlarda ebru sanatındaki lale motifinden esinlenerek hazırlanan süslemeler dikkati çekiyor.</p>

<p>3 bin kişilik ibadet alanı bulunan caminin 23 metre yüksekliğindeki minaresi ve 8 kubbesi bulunuyor.</p>

<p>Mihrap da dahil farklı bölümlerinde mermer detayların yer aldığı camide, İstanbul camilerindekine benzer aydınlatmalar kullanılıyor.</p>

<p><strong>- "Birlikte yaşadığımız (Müslüman) toplumunu da tanımak için geliyorum"</strong></p>

<p>Camiyi ziyaret eden kent sakinlerinden Marie Pessemier-Deboudt, caminin mimarisini ilgi çekici bulduğunu dile getirerek, namaz vaktinden önce camiyi ziyaret ettiklerini söyledi.</p>

<p>Pessemier-Deboudt, Açık Kapı Günleri etkinlikleri kapsamında her zaman yeni bir camiyi ziyaret etmeye çalıştığını belirterek, "Sadece mimariyi değil, ayrıca birlikte yaşadığımız (Müslüman) toplumu da tanımak için geliyorum çünkü aynı şehirde yaşıyoruz." dedi.</p>

<p>İnsanlarla bağ kurmak, farklı mutfakları tanımak için de bu tür etkinliklere katıldığını anlatan Pessemier-Deboudt, etkinlik kapsamında Kayseri mantısı yeme fırsatı bulduğunu kaydetti.</p>

<p><strong>- "Farklı kültürleri tanıma fırsatı sunuyor"</strong></p>

<p>Kent sakinlerinden Remi A. ise 5 yıl önce Roubaix kentine taşındıklarında, o dönem Eyüp Sultan Camisi'nin Açık Kapı Günleri etkinliği olduğunu görüp geldiklerini anlattı.</p>

<p>Remi A, o zamandan bu yana cami şantiyesindeki gelişmelere tanık olduklarını kaydederek, artık caminin tamamen işlevsel hale geldiğini vurguladı.</p>

<p>Caminin çok farklı bir mimarisi olduğuna dikkati çeken Remi A, "Çok fazla inançlı olmayan bizler için farklı kültürleri tanıma fırsatı sunuyor. İtiraf edeyim, İslam'ı çok tanımıyorum." şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>- "İslam'ın güzel bir din olduğunu göstermek önemli"</strong></p>

<p>Cezayir kökenli Leila Hamoud, camiyi ziyaret etmek için 50 dakikalık yoldan geldiğini belirterek, Eyüp Sultan Camisi'ndeki söz konusu etkinliğin İslam dininin evrensel olduğunu göstermeyi sağladığını kaydetti.</p>

<p>Hamoud, bu caminin güzelliği, dekoru, renkleri ve burada okunan Fatiha suresinin kendisini huzurlu hissettirdiğini dile getirerek, "İslam'ın güzel bir din olduğunu göstermek önemli." dedi.</p>

<p><strong>- Caminin bulunduğu sokağa "İstanbul Sokağı" adı verildi</strong></p>

<p>Eyüp Sultan Camisi Derneği Başkanı İbrahim Alcı, yıllardır düzenledikleri Açık Kapı Günleri etkinliğine Müslümanların yanı sıra Fransa ve Belçika'dan vatandaşların katıldığını belirtti.</p>

<p>Alcı, Eyüp Sultan Camisi'nin Fransa'daki en güzel camilerden biri olduğunu söyleyerek, "Roubaix'de 7 tane camimiz var ama en büyük, en güzel camisi bu Roubaix Eyüp Sultan Camisi." dedi.</p>

<p>Geçen yıl caminin resmi açılışı sırasında dönemin Roubaix Belediye Başkanı Guillaume Delbar'ın camiye "La Dame Bleue" (Mavi Kadın) ismini verdiğini aktaran Alcı, caminin turkuaz halısı dahil mavi renginin ziyaret edenleri başka yerlere götürdüğünü söyledi.</p>

<p>Alcı, caminin bulunduğu sokağın adının belediye tarafından "İstanbul Sokağı" şeklinde değiştirildiğini belirterek, Açık Kapı Günleri etkinliğini, İslam'ı, Müslümanların ibadetlerini tanıtmak ve vatandaşlara kucak açmak amacıyla yaptıklarını anlattı.</p>

<p>Bu etkinliklerin camiyle ilgili sosyal medya ve basında olumlu geri dönüşler almalarını sağladıklarını vurgulayan Alcı, caminin mimarisi hakkında "Biz vatandaşlarımızı ve misafirlerimizi İstanbul'a götürmek istedik. Niye İstanbul? İstanbul, Türkiye. Biz Türk kökenli vatandaşlarız ve Türk mimarisini, Mimar Sinan'ın yaptığı bazı şeyleri buraya ihraç etmek istedik." sözlerini sarf etti.</p>

<p>Alcı, caminin iç dekorasyonu, mimarisi, mermerleri, kapıları, kubbeleri ve hat yazıları konusunda mükemmel bir çalışma yapıldığını dile getirerek, inşaatında ve dekorasyonunda çalışanların örnek bir cami ve iç dekorasyon yapmak istediğini kaydetti.</p>

<p>Bu caminin 2 yılı teorik çalışmalar olmak üzere toplam 12 senede inşa edildiğini aktaran Alcı, geçen sene mayıs ayında yaptıkları resmi açılışa 5 bin kişinin katıldığını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/fransada-eyup-sultan-camii-avrupa-miras-gunleri-kapsaminda-kapilarini-ziyaretcilere-acti</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/camiler-kapilarini-acti-1.jpg" type="image/jpeg" length="82737"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hollanda'da Müslümanlar, cami saldırıları için ulusal bildirim merkezi kurdu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/hollandada-muslumanlar-cami-saldirilari-icin-ulusal-bildirim-merkezi-kurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/hollandada-muslumanlar-cami-saldirilari-icin-ulusal-bildirim-merkezi-kurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hollanda'da Müslümanları temsil eden çatı kuruluş Devlet ve Müslümanlar Arası İletişim Organı (CMO), camilere yönelik saldırı, tehdit ve vandalizm olaylarını kayıt altına almak amacıyla ulusal bir bildirim merkezi kurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hollanda'daki bütün camiler ve İslami kurullar, kendilerine yönelik saldırıları "İslami Kurumlara Yönelik Olaylar Ulusal Bildirim Merkezi" (Landelijke Meldpunt Voorvallen Islamitische Instellingen) üzerinden çevrim içi olarak CMO'ya bildirebilecek.</p>

<p>CMO Başkanı Muhsin Köktaş, yaptığı açıklamada mevcut bildirim kanallarına yeterli başvurunun yapılmadığını belirterek, "Bizce bu, tabanımız için olayları bildirmede daha kolay, görünür ve erişilebilir bir yöntem oldu." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Camilerin şikâyetlerinin ardından herhangi bir gelişme olup olmadığından çoğu zaman haberdar edilmediğini kaydeden Köktaş, "Bu bildirim hattıyla birlikte bizde saldırıya ya da zarara uğrayan kurumlarla iletişime geçip onların başvuru dosyalarının tam ve eksiksiz olması, şikayetin daha sıkı takibi ve birlikte hangi adımları atabileceğimize ilişkin görüşme imkanı bulacağız." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Köktaş, Hollanda polisinin de, camilere yönelik saldırılar da dahil olmak üzere ayrımcılık vakalarının resmi makamlara yeterince bildirilmediğinden yakındığını kaydederek, "Biz, hükümet kuruluşlarıyla yıllık yaptığımız toplantılarda, özellikle Adalet Bakanlığı ve ayrımcılık konularıyla ilgilenen kuruluşlarla yaptığımız toplantılarda, bu platforma gelen şikayetleri, bunların istatistik bilgilerini ve yıllık yayınladığımız raporları da artık ilgililerine sunacağız." diye konuştu.</p>

<p>Muhsin Köktaş, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bu sayede hem hükümetin yetkili kurumlarıyla doğrudan ilişki kurabileceğiz, hem de hükümetten bu konuda artık veriye dayalı daha somut adımlar atmasını, kanun çıkarmasını ve gerekli koruma tedbirlerini almasını isterken elimizde daha güçlü dayanaklarla hareket edebileceğiz. Zaten bu işin amaçlarından bir tanesi de, ülkedeki muhataplarımızla İslam karşıtlığı konusunda yaptığımız görüşmeleri de elimizi güçlü hale getirmek."</p>

<p>Hollanda polisinin, yeni çevrimiçi bildirim platformunun kurulmasını değerli bulduğunu ancak vatandaşları bu tür durumlarda resmi makamlara da başvurmaya teşvik ettiğini vurgulayan Köktaş, "Biz de zaten bize gelen başvuruların doğru şekilde tutanak altına alınarak kanıtlarla birlikte polise bildiriminin yapılmasını istiyoruz. Ayrıca bu platforma gelen bildirimleri de bünyemizdeki cami ve diğer İslami kuruluşların yöneticilerinden teyit ettirerek doğru ve güvenilir bir platform haline getirmek istiyoruz burayı." dedi.</p>

<p>Köktaş Hollanda polisine 2025 yılında toplam 414 Müslüman karşıtı ayrımcılık vakası bildirildiğini ve bunların 20'sinin doğrudan camilere yönelik olaylarla ilgili olduğunu aktararak, bugün ülke genelinde kılınan cuma namazlarında ayrımcılık konusuna dikkat çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Ayrımcılığın sadece tehdit ve şiddet olaylarında değil, iş görüşmelerinde veya günlük yaşamda da örtülü olarak karşılaşıldığını hatırlatan Köktaş, Hollanda'da ayrımcılığın normalleştirilmemesinin çok önemli olduğunu vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/hollandada-muslumanlar-cami-saldirilari-icin-ulusal-bildirim-merkezi-kurdu</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/03/hollanda-iftar-44.jpg" type="image/jpeg" length="20497"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vakfıkebir'de 36 hafız taç giydi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/vakfikebirde-36-hafiz-tac-giydi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/vakfikebirde-36-hafiz-tac-giydi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon Vakfıkebir İlçe Müftülüğüne bağlı Bölge Yatılı Kız Kur’an Kursunda hafızlık eğitimlerini başarıyla tamamlayan 36 öğrenci törenle taç giydi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Vakfıkebir Bölge Yatılı Kız Kur’an Kursunda hafızlık eğitimlerini başarıyla tamamlayan 36 öğrenci için icazet merasimi gerçekleştirildi.</p>

<p>Vakfıkebir Sabri Bahadır Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa; Trabzon İl Müftüsü Dr. İsmail Çiçek, Vakfıkebir Kaymakamı Kadir Ulusoy, Vakfıkebir Belediye Başkan Vekili, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, din görevlileri, hafızların aileleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p>Program, Merkez Yeni Camii Müezzin-Kayyımı Hafız Muhammet Saka’nın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından Vakfıkebir İlçe Müftüsü Şükür Küçük açış konuşmasını gerçekleştirdi. Hafızlık eğitiminin önemine değinen Müftü Küçük, hafızları, ailelerini ve eğitimlerinde emeği bulunan Kur’an kursu öğreticilerini tebrik ederek programa katılan davetlilere teşekkür etti.</p>

<p>Vakfıkebir Kaymakamı Kadir Ulusoy da salonu dolduran davetlilere hitaben bir selamlama konuşması yaptı. Hafızlıklarını tamamlayan öğrencileri tebrik eden Kaymakam Ulusoy, Kur’an-ı Kerim’i ezberlemenin büyük bir emek ve azim gerektirdiğini belirterek hafızlara bundan sonraki eğitim hayatlarında başarılar diledi.</p>

<p>Programın devamında Trabzon İl Müftüsü Dr. İsmail Çiçek, davetlilere hitaben bir konferans verdi. Kur’an-ı Kerim’i öğrenmenin, ezberlemenin, anlamanın ve hayatın her alanında rehber edinmenin önemini anlatan İl Müftüsü Çiçek, hafızlığın büyük bir şeref olduğu kadar önemli bir sorumluluk da taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Merasim; hafızların Kur’an-ı Kerim tilavetleri, ilahi ve kasidelerin okunması, icazet belgeleri ile çeşitli hediyelerin takdim edilmesi ve yapılan duanın ardından sona erdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Trabzon Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/vakfikebirde-36-hafiz-tac-giydi</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/trabzon-icazet.jpg" type="image/jpeg" length="30615"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hakkari Müftüsü Okuş, personele veda etti]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/hakkari-muftusu-okus-personele-veda-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/hakkari-muftusu-okus-personele-veda-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son yayımlanan "İl Müftüleri Kararnamesi" ile Giresun İl Müftülüğüne atanan Müftü Hüseyin Okuş, Hakkari'ye veda etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Giresun İl Müftülüğüne atanan Müftü Hüseyin Okuş için veda programı düzenlendi.</p>

<p>Hakkari Öğretmen Evi Konferans Salonundaki programda konuşan Hakkari Valisi ve Belediye Başkan Vekili İbrahim Taşyapan, kentte yaptığı hizmetler dolaysıyla İl Müftüsü Okuş’a teşekkür edip, aynı başarıların yeni görev yerinde de devam etmesi temennisinde bulundu.</p>

<p><img alt="Hakkari Müftüsü Veda Etti 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/hakkari-muftusu-veda-etti-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Müftü Okuş ile altı ay gibi kısa bir sürede çalışma fırsatı bulduğunu belirten Vali Taşyapan, “Bu süre içerisinde Hakkarimiz için güzel hizmetler yapmaya gayret gösterdik. Görev yerleri geçicidir. Önemli olan geride hoş bir sada ve güzel hizmetler bırakmaktır. Müftü Okuş Hakkari’de sevilen, sayılan bir din görevlisi idi. Allah kendisinden razı olsun.” ifadelerinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hakkari’de görev yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek konuşmasına başlayan İl Müftüsü Okuş ise "Görev sürem boyunca din görevlilerimizle birlikte Hakkari’miz için güzel hizmetler yapmanın gayretinde olduk. Hakkari’yi ve Hakkarilileri çok sevdik. Bilerek veya bilmeyerek birilerini kırdıysam helallik istiyorum. Benim de sizlere hakkım geçmiş ise helal olsun." dedi.</p>

<p>Din görevlileri adına konuşma yapan Belediye Camii İmam-Hatibi Yasin Aşkan da İl Müftüsü Okuş ile çalışmanın gururunu yaşadıklarını, ilimize yaptığı hizmetlerin unutulmayacağını, kendisinin hep hayırla yad edileceğini söyledi.</p>

<p>Hediye takdiminden sonra Derecik İlçe Müftüsü Yasir Ceylan’ın veda duası ile sona eren programa adli, askeri ve mülki erkan, ilçe müftüleri, siyasiler, kanaat önderleri, din görevlileri ve vatandaşlar katıldı.</p>

<p><img alt="Hakkari Müftüsü Veda Etti 3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/hakkari-muftusu-veda-etti-3.jpg" width="1280" /></p>

<p>Öte yandan Müftü Okuş, Merkez Ulu Camii'nde de din görevlileriyle bir araya gelerek helalleşti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hakkari Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/hakkari-muftusu-okus-personele-veda-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/hakkari-muftusu-veda-etti-1.jpg" type="image/jpeg" length="17689"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tokat'ta umreden dönen hafızlar güllerle karşılandı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/tokatta-umreden-donen-hafizlar-gullerle-karsilandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/tokatta-umreden-donen-hafizlar-gullerle-karsilandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tokat İl Müftülüğü iş birliğiyle yürütülen “Hafız Oluyorum, Umreye Gidiyorum” projesi kapsamında umre gönderilen 190 hafız yurda döndü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tokat Valiliği koordinesinde İl Müftülüğü ve İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen "Hafız Oluyorum, Umreye Gidiyorum" projesi kapsamında hafızlık eğitimlerini tamamlayan öğrenciler, umre ibadetlerini gerçekleştirerek yurda döndü.</p>

<p>‎Bu yıl ikincisi düzenlenen proje kapsamında Tokat ve ilçelerinde hafızlıklarını tamamlayan öğrencilerin ve ailelerinin yer aldığı 190 kişilik hafızlar kafilesi, güller karşılandı.</p>

<p><img alt="Tokat Umre Karşılama 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/tokat-umre-karsilama-2.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tokat Havalimanı’ndaki programda Tokat İl Müftü Yardımcısı Mustafa Balcıoğlu, öğrencilere gül takdim ederek hafızların ve ailelerinin sevincine ortak oldu.</p>

<p>Aileleriyle buluşan hafızlar, duygu dolu anlar yaşadı.</p>

<p><img alt="Tokat Umre Karşılama 3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/tokat-umre-karsilama-3.jpg" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Tokat Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/tokatta-umreden-donen-hafizlar-gullerle-karsilandi</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/tokat-umre-karsilama-1.jpg" type="image/jpeg" length="13352"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İhanet: Nifak Alameti]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ihanet-nifak-alameti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ihanet-nifak-alameti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İhanet, kişiyi dünyada ve âhirette rezil rüsva edecek bir davranıştır. Hain hem Allah hem de insanların yanında perişan bir kişidir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="rtl" style="text-align:left">عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ) عَنِ النَّبِيِّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: “آيَةُ الْمُنَافِقِ ثَلاَثٌ، إِذَا حَدَّثَ كَذَبَ، وَإِذَا اؤْتُمِنَ خَانَ وَإِذَا وَعَدَ أَخْلَفَ.”</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre'den (ra) rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify">“<i>Münafığın alâmeti üçtür: Konuştuğunda yalan söyler, kendisine bir şey emanet edildiğinde ihanet eder, söz verdiği zaman sözünde durmaz.</i> ”</p>

<p style="text-align:justify">(B2749 Buhârî, Vesâyâ, 8; M211 Müslim, Îmân, 107)</p>

<p>***</p>

<p dir="rtl" style="text-align:left">عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ: قَالَ النَّبِيُّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : “أَدِّ الْأَمَانَةَ إِلَى مَنِ ائْتَمَنَكَ وَلاَ تَخُنْ مَنْ خَانَكَ.”</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre, Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify"><i>“Sana bir şey emanet eden kişiye emanetini (hakkıyla koruyarak) iade et. Sana hainlik edene sen hainlik etme.”</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">(T1264 Tirmizî, Büyû', 38; D3535 Ebû Dâvûd, Büyû', İcâre, 79)</p>

<p>***</p>

<p dir="rtl" style="text-align:left">عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيِّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) قَالَ: “الْإِيمَانُ قَيَّدَ الْفَتْكَ لاَ يَفْتِكُ مُؤْمِنٌ.”</p>

<p>Ebû Hüreyre'den rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p>“<i>İman, (kendisine güvence verilen bir kimseyi) ihanet ederek öldürmeyi engeller. Mümin (emanet verilen kimseyi) aldatarak öldürmez.</i> ”</p>

<p>(D2769 Ebû Dâvûd, Cihâd, 157)</p>

<p>***</p>

<p dir="rtl" style="text-align:left">عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) : “الْمُسْلِمُ أَخُو الْمُسْلِمِ لاَ يَخُونُهُ وَلاَ يَكْذِبُهُ وَلاَ يَخْذُلُهُ…”</p>

<p style="text-align:justify">Ebû Hüreyre'nin (ra) naklettiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:</p>

<p style="text-align:justify">“<i>Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona hainlik yapmaz, ona yalan söylemez, onu zor durumda yüzüstü bırakmaz…</i> ”</p>

<p style="text-align:justify">(T1927 Tirmizî, Birr, 18)</p>

<p dir="rtl" style="text-align:left">***</p>

<p style="text-align:justify">Hayber Yahudilerinden Âmir’in, Yesâr adında Habeşli zenci bir kölesi vardı. Bu köle Âmir’in davarlarını güderdi. Peygamberimizin (sas) Hayber’i kuşattığı sırada Hayberlilerin silaha sarıldıklarını gören Yesâr onlara, "Siz ne yapmak istiyorsunuz?" diye sordu. Onlar da, "Şu peygamber olduğunu söyleyen kişi ile çarpışacağız!" dediler. Onların cevabındaki ‘peygamber’ sözü, ruh dünyasında anlatılması mümkün olmayan bir tesir bıraktı Yesâr’ın. Müslüman olup bu peygambere inanmak istedi ve sürüsünü doğruca Allah Resûlü’nün (sas) bulunduğu tarafa doğru sevk etti. Hz. Peygamber’in (sas) yanına geldi ve ona, "Ey Muhammed! Sen neler söylüyor ve nelere davet ediyorsun?" diye sordu. Peygamberimiz (sas), "<i>İslâm’a, Allah’tan (cc) başka ilâh olmadığına, benim de Allah’ın Resûlü </i>(sas)<i> olduğumu kabul etmeye davet ediyorum!" </i> dedi. Yesâr, "Ben böyle şehâdet getirir ve Allah’a (cc) iman edersem benim mükâfatım nedir?" diye sordu. Peygamberimiz (sas), "<i>Bu iman ve şehâdet üzerine ölürsen senin mükâfatın cennettir</i><i>." </i> buyurunca Yesâr, "Yâ Resûlallah! Bana İslâm’ı anlat!" dedi. Peygamberimiz (sas) İslâm’ı anlatınca Yesâr Müslüman oldu. Yesâr Müslüman olunca, "Yâ Resûlallah! Ben şu davarların sahibinin (Âmir’in) işçisiyim. Bu davarlar benim yanımda bir emanettir. Şimdi ben bunları ne yapayım?" diye sordu. Peygamberimiz (sas), "<i>Onları karargâhtan dışarı çıkar. Onlara bağırıp kov ve gitmeleri için ufak taşlar at! Muhakkak ki, Yüce Allah (cc) sana emanetini eda ettirecek, onlar sahiplerinin yanına döneceklerdir</i><i>!" </i> buyurdu. Yesâr hemen kalkıp yerden bir avuç küçük taş alıp davarlara attı, onları kovaladı. Davarlar, sanki çoban tarafından sürülüyorlarmış gibi kaleye girinceye kadar topluca ilerlediler, sahiplerinin yanına döndüler. Sürü sahipsiz gelince Âmir, kölesi Yesâr’ın Müslüman olduğunu anladı. Yesâr doğruca muharebeye koştu. Hayber Kalesi’ne sancağı diken Hz. Ali’nin (ra) peşinden kaleden içeri daldı. Daha bir vakit bile namaz kılamadan, bir tek secde bile yapamadan Yahudilerin attıkları taşla şehit oldu. Yesâr, Peygamberimizin (sas) yanına getirilip sırtüstü yatırıldı, üzerine de bir örtü örtüldü. Peygamberimiz (sas) ona dönüp baktı ve dedi ki: "<i>Şimdi, onun yanında iki huri gördüm. Huriler Yesâr’ın yüzünden tozları silerlerken, "Allah (cc) seni toza toprağa bulayanın yüzünü toza toprağa bulasın! Seni öldüreni öldürsün!" demekte idiler</i><i>."</i></p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas) savaşın en kızıştığı anlarda kendisine ok atan, taş atan, hakaret eden insanların bile emanetlerine ihanet etmemiş, onların emanetlerine ihanete de asla izin vermemiştir. Yahudi birisinin kölesi iken Müslüman olan çobana Yahudi sahibinin sürüsünü iade ettirmiş ve ondan sonra o çobanı kendi saflarına katmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas) doğup büyüdüğü toplum içerisinde güvenilirliği, ahde vefası, emanete ihanet etmemesi ile tanınıyordu. Hiç kimse onun ahlâkına, karakterine, kişiliğine bir şey diyemiyordu. Zaten kendi toplumu onu daha peygamber olmadan önce ‘Emîn’ diye isimlendirmiş, Kâbe’nin yeniden inşasında hacerülesvedi onun yerine koymasından herkes memnun olmuştu. Yüce Allah (cc) tarafından Peygamber olarak görevlendirilince Mekkelilerden birçoğu içinde bulundukları makam, mevki, saltanat gibi maddî ve mânevî çıkarlarının kaybolacağını düşündüklerinden ona düşman oldular, akla hayale gelmeyecek eziyetler ettiler ve en sonunda tek çarenin onu öldürmek olduğunu düşündüler. Bu düşüncelerini gerçekleştirmek için de vakit kaybetmeden harekete geçtiler. Tam da bugünlerde Yüce Allah (cc) Hz. Peygamber’e (sas) hicret iznini vermişti. Allah Resûlü (sas) böyle bir ortamda kendi yatağına Hz. Ali’yi (ra) yatırarak Hz. Ebû Bekir’le (ra) beraber yola çıktı. Bu hadisenin en dikkat çekici noktası şudur: Onu öldürmek için bir araya gelen insanlar, birbirlerinden daha çok ona güveniyorlardı. Bu güven duygusundan dolayı kıymetli eşyalarını, altın ve mücevherlerini ona emanet etmişlerdi. Hz. Peygamber (sas), kendisine bu dünyada yaşama hakkını tanımayan, yurdunda hayatını devam ettirme fırsatını vermeyen insanların mallarını muhafaza etmiş, hatta yanındaki emanetleri sahiplerine vermesi için Hz. Ali’yi (ra) yerine bırakmış, en zor durumda dahi ihaneti aklına getirmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas) emanete sadakat göstermeyi ve ihanetten uzak durmayı iman ile bağdaştırarak ihanet eden kişinin hainlik yaparken mümin olamayacağını belirtmiştir. "<i>Münafığın alâmeti üçtür: Konuştuğunda yalan söyler, kendisine bir şey emanet edildiğinde ihanet eder, söz verdiği zaman sözünde durmaz."</i>  buyuran Peygamberimiz (sas), bu konuda o kadar titiz davranmıştır ki, devlet hizmetinde çalışıp da kendisine verilen maaştan fazla olarak bir iğneyi zimmetine geçirmeyi dahi bir nevi ihanet olarak nitelendirmiştir. Hz. Peygamber’in (sas) ihanet karşısındaki bu tavrını görerek korkuya kapılan sahâbîler memuriyetten istifa etmek istemişlerdir.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas) inanan insanın kendisine ihanet edilse bile buna ihanetle karşılık vermeyeceğine, her hâlükârda güvenilir olma vasfını koruyacağına dikkat çekmiş ve bizlere, "<i>Sana bir şey emanet eden kişiye emanetini (hakkıyla koruyarak) iade et. Sana hainlik edene sen hainlik etme."</i>  tavsiyesinde bulunmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Peygamber Efendimiz (sas), Allah’ın (cc) ihanet eden kimseyi kesinlikle sevmediğini bildirmiş ve devlet malını gasp edenlerin, kamu hukukuna riayet etmeyenlerin, fakir fukaranın, garip ve düşkünün, yetim ve kimsesizin hakkını yiyip emanetlerine ihanet edenlerin başkalarının hakları olan mallarla kıyamet gününde Allah’ın (cc) huzuruna çıkacaklarını haber vermiştir. Diğer taraftan Hz. Peygamber (sas), "<i>Kıyamet gününde ihanet eden her kişi için bir sancak dikilecek ve "Bu falanın ihanetidir."  denilecektir." </i> buyurmuş, bu sebeple de hainlikten Allah’a (cc) sığınmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Abdullah b. Ömer (ra), Resûl-i Ekrem’in (sas) terbiyesi ile büyümüş, onun ahlâkını kendine rehber edinerek aydınlanmış, ona olan aşırı bağlılığıyla tarihte iz bırakmış mümtaz şahsiyetlerden biridir. O da hayatında her durumda güvenilir olmayı ve asla ihanet etmemeyi düstur edinmişti. Hatta ihanet etmemek o kadar yüce bir erdemdi ki ona göre, emanet imtihanına tâbi tutulup da dünyevî menfaatleri elinin tersiyle itebilen kişi mutlaka ödüllendirilmeliydi. Bu düşüncelerin sahibi Abdullah b. Ömer (ra) bir gün arkadaşlarıyla beraber gezinmek için Medine’nin dışına çıkar. Uygun bir yerde oturup sofra kurarlar. O sırada sürüsünü oradan geçiren bir çoban selâm verir yemek yiyenlere. Abdullah (ra) çobanı beraber yemek için sofraya davet eder. Çoban oruçlu olduğunu söyler. Bunun üzerine Abdullah (ra) kinayeli bir şekilde, "Böyle şiddetli sıcağın olduğu bir günde, bu dağlarda bu sürüye çobanlık yaparken oruç tutuyorsun, öyle mi?" diye sorar. Çoban zamanını değerlendirdiğini söyler. Aldığı bu cevaptan dolayı Abdullah (ra) çobanın ne derece samimi olduğunu sınamak ister: "Bu sürüden bir koyunu bize satar mısın? Sana parasını veririz, etinden de veririz böylece akşam iftar edersin."  Çoban, "Koyun benim değil efendimin." karşılığını verir. Abdullah (ra), "Koyunu kurt yedi desen efendin bunu nereden bilecek?" diye sorar. Çoban arkasını dönüp giderken bir taraftan da parmağını semaya kaldırarak şu sözleri söyler: "(İyi ama) Allah (cc) nerede?" Çobanın güvenilirliği ve hiç kimsenin görmediği ıssız bir yerde emanete ihanet etmekten kaçınması Abdullah’ı (ra) oldukça etkiler. Varlıklı bir sahâbî olan Abdullah (ra), Medine’ye dönünce sürünün sahibinden sürüyü çobanla beraber satın alır, çobanı azat edip sürüyü de ona bağışlar.</p>

<p style="text-align:justify">Sahâbe-i kirâm, bırakın dosta ihanet etmeyi, düşman gördüğü kişilere bile ihanet etmezdi. İhanet etmek isteyenlere de asla müsaade etmezlerdi. Hz. Ali (ra) ile halifeliği sürecinde arası iyi olmayan Zübeyr b. Avvâm’a (ra) bir adam gelerek, "Ali’yi senin için öldüreyim mi?" dedi. Zübeyr (ra) de, "Hayır! Onun yanında bunca askeri varken onu nasıl öldüreceksin?" diye sordu. O adam, "Onun saflarına katılıp ihanet ederek öldüreceğim." dedi. Bunun üzerine Zübeyr (ra), "Hayır (bu asla olmaz). Zira Resûlullah (sas), "<i>İman, (kendisine güvence verilen bir kimseyi) ihanet ederek öldürmeyi engeller. Mümin (eman verilen kimseyi) aldatarak öldürmez." </i> buyurmuştur." dedi.</p>

<p style="text-align:justify">Yine Allah Resûlü’nün (sas) en kıymetli arkadaşlarından birisi olan Hz. Ömer (ra) bir kişiyi şu açıdan değerlendirmemizi bize tavsiye eder: "Bir kimsenin ne namazına, ne de orucuna bakın. Konuştuğunda doğru söylüyor mu, kendisine bir şey emanet edildiğinde emanete riayet ediyor mu, dünyalık meselelerle uğraştığında helâli haramı gözetiyor mu, siz ona bakın."</p>

<p style="text-align:justify">İhanet, kişiyi dünyada ve âhirette rezil rüsva edecek bir davranıştır. Hain hem Allah hem de insanların yanında perişan bir kişidir. İhanet edenleri Allah (cc) sevmediği gibi peygamberinden de hainleri asla savunmamasını istemektedir. Hain hem dünyada hem de âhirette ihanetinin bedelini ödeyecek, cezasını çekecektir. Aslında hain başkasını arkadan vurayım derken kendi eliyle kendisine zarar verecek, ihaneti ilk önce kendisini vuracaktır. Kendi yaptıklarının cezasını ilk önce kendisi çekecektir. Allah (cc) da ihanet edenleri kendilerine hainlik edenler şeklinde tavsif etmiştir. Bir keresinde Tu’me adında bir kişi Resûlullah’ın (sas) yanından Mekke’ye kaçar. Orada irtidat ederek İslâm Dini’nden ayrılır. Ailesini de oradan kaçırmak için oturduğu evin duvarını deler. Tam o delikten geçerken duvar üstüne yıkılır ve onu öldürür. Bu olay üzerine şu âyet-i celîle nâzil olur: "<i>Kendilerine hainlik edenleri savunma! Zira Allah (cc) hiçbir haini, hiçbir günahkârı sevmez." </i> Bir insan için Yüce Allah’ın (cc) sevgisinden mahrum kalmak cezaların en büyüğüdür. Hiçbir hain de onun sevgisine nail olamayacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü (sas), mazeretsiz olarak kasten ihanet eden hainleri en ağır şekilde cezalandırmıştır. Hendek Savaşı esnasında on bin kişilik müttefik gruplardan oluşan müşrik ordusu Medine’yi kuşatmıştı. Müslümanlarla Yahudilerin aralarında imzalanan antlaşmadan dolayı Medine’ye yapılan bir saldırıya topluca karşılık vermeleri, Medine’yi hep birlikte savunmaları gerekiyordu. Fakat müşrik ordusunu çok güçlü gören ve Müslümanları yok etme fırsatını yakaladıklarını düşünen Kurayzalılar, bu fırsatı kaçırmak istemediler ve antlaşmaya muhalif davranmaya başladılar. Müslümanlar Hendek Muhasarası sırasında on bin kişilik müşrik ordusundan ziyade Kurayzalıların saldırılarını önlemekle uğraştılar. Bu ihanetten dolayı büyük sıkıntı yaşadılar. Kurayzalılar müşriklere yardım etmekle yetinmeyip Müslümanlara saldırmaya karar verdiler. Bu haber Müslümanlara ulaşınca onlar Medine’de geride bıraktıkları çoluk çocukları, yaşlı ve düşkünler için endişe ettiler. Allah Resûlü (sas), Kurayzalılarla değişik vesilelerle antlaşmaya çalıştı ama kabul etmediler. Hz. Ebû Bekir (ra) o günlerde Kurayzalıların yaşattığı endişeyi dile getirirken şu ifadeleri kullanmıştı: "Medine’deki eş ve çocuklarımızla ilgili olarak Kurayzalılardan duyduğumuz korku, Kureyş ve Gatafan’dan duyduğumuz korkudan daha baskın idi."  Günler Kurayzalıların ihaneti ile geçti. Fakat işler hiç de onların tahmin ettiği gibi olmadı. Onların muhakkak bir hesabı vardı. Ama onların kalplerinde gizlediklerini de açıkladıklarını da bilen Allah’ın (cc) da bir hesabı vardı. Allah (cc), Peygamberi’ni (sas) yine yardımsız bırakmamıştı: "<i>Ey iman edenler! Allah’ın (cc) size olan nimetini hatırlayın. Hani size ordular saldırmıştı da biz onlara karşı bir rüzgâr ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik. Allah (cc) ne yaptığınızı çok iyi görmekteydi."</i></p>

<p style="text-align:justify">Yaklaşık bir ay süren, Allah Resûlü (sas) ve yanındakilere çok sıkıntılı günler yaşatan Hendek Savaşı nihayet Allah’ın (cc) yardımıyla zaferle sonuçlanmıştı. Hz. Peygamber (sas) zafer gecesinin sabahı müşriklerin terk ettikleri ordugâhı inceledi ve Medine’ye döndü. Herkes çok yorulmuştu. Ama herkesin aklının bir köşesinde Kurayzalıların ihanetinin hesabının sorulması vardı. Zira Yüce Allah (cc) bu konuda şöyle buyurmuştu: "<i>(Antlaşma yaptığın) bir kavmin hainlik etmesinden korkarsan sen de antlaşmayı bozduğunu aynı şekilde onlara bildir. Çünkü Allah (cc), hainleri sevmez."</i>  Hz. Peygamber (sas) de bu doğrultuda hareket etti. Ashâbına, "<i>Her kim işitmiş ve itaat etmiş ise ikindi namazını Kurayza yurduna varmadan kılmasın!"  </i>şeklinde ilânda bulunulmasını emretti. Bu bir çağrıydı. Kurayzalılara karşı yapılacak bir harekâtın çağrısıydı. İhanetin hesabı elbette sorulacaktı. Allah Resûlü (sas) bu hesabı sormak için çoktan hazırlanmış, zırhını giymiş, kılıcını kuşanmıştı. Yola çıkıldı ve Kurayza Kalesi’nin önüne geldi Müslümanlar. Hz. Peygamber (sas) Kurayzalıların önde gelenleriyle görüşmek istedi. Fakat onlar kalelerine yaklaşmakta olan Allah Resûlü’nü (sas) taş ve ok yağmuruna tuttular. Kuşatma başlamıştı artık. Kuşatma uzadıkça Kurayzalıların sıkıntısı da artırıyordu. Kuşatmanın sona erdirilmesi için Allah Resûlü’ne (sas) farklı teklifler sundular, fakat o kabul etmedi. </p>

<p style="text-align:justify">Son olarak Hz. Peygamber’e (sas), aralarında bir hakem tayin edilmesi hâlinde onun vereceği hükme razı olacakları teklifini ilettiler. Allah Resûlü (sas) bu tekliflerini kabul etti. Hakem olarak kimi istediklerini sordu onlara. Onlar da Sa’d b. Muâz’ı (ra) hakem olarak tercih edebileceklerini söylediler. Resûlullah (sas) bu teklifi de kabul etti. Sa’d’ı (ra) hakem olarak teklif etmelerinin sebebi onların eski dostu olmasıydı. İki taraf arasında hakem tayin edilen Sa’d (ra), Hendek Muharebesi’nde yaralanmış, mescidin bir köşesinde tedavisine devam edilmekteydi. Hakem tayin edilince hasta yatağından kaldırılıp savaş alanına getirildi. Savaş alanında Sa’d’ı (ra) Allah Resûlü (ra) karşıladı ve ona hakem tayin edildiğini bildirdi. Kabilesinden birçok kişinin Kurayzalılarla çok eskilere dayalı dostlukları olduğunu bilen Sa’d (ra), verdiği hükme herkesin razı olup olmayacağını sordu. Orada bulunan herkes onun verdiği hükme razı olacağını ifade etti. Bunun üzerine Sa’d (ra) ihanetin cezasını şu şekilde açıkladı: "Yahudiler silahlarını bırakıp teslim olacaklar. Yetişkin erkekler öldürülecek, kadın ve çocuklar esir alınacak, mallarına el konulacak." Sa’d’ın (ra) bu hükmü Yahudileri derin bir üzüntüye sevk ederken onların yaptıkları ihanetin yanlarına kâr kalmadığını gören Müslümanları ise sevindirdi. Allah Resûlü (sas) de, "<i>Sen onlar hakkında muhakkak, mutlak Melik olan Allah’ın (cc) hükmüne uygun hüküm verdin."</i>  diyerek Sa’d’ın (ra) hükmünü onayladı. Sa’d (ra) bu hükmü muhtemelen Tevrat’a göre vermişti. Çünkü o, Yahudileri çok eskiden beri tanıyordu. Zaten Kurayzalılar da onunla eskilere dayanan ilişkilerinden dolayı onun hakemliğine sığındılar. Ayrıca Sa’d’ın (ra) hükmünü açıklamasından sonra Kurayza Yahudilerinin bu hükme hiçbir şekilde itiraz etmemeleri de bu hükmün kendi kutsal kitaplarına uygun olmasından kaynaklanmaktadır. Çünkü Sa’d’ın (ra) açıkladığı hüküm Tevrat’ın bu durumlarda ortaya koyduğu hükmün aynısıydı: "<i>Bir şehre savaşmak için vardığın zaman onu barışa çağıracaksın. Eğer bunu kabul edip kapılarını sana açarlarsa o zaman şehirdeki herkes sana köle olacak ve kulluk edecek. Eğer seninle antlaşmayıp savaşmak isterlerse o şehri ablukaya alacaksın. Ve Rab onu sana verdiği zaman o şehrin her erkeğini kılıçtan geçireceksin. Ancak kadınları, çocukları, hayvanları ve şehirde bulunan her şeyi bütün malları kendin için yağma edeceksin. Allah’ın (cc) olan Rabbın sana verdiği düşmanlarının malını yiyeceksin."</i></p>

<p style="text-align:justify">Sonuç olarak Kurayza Yahudileri Allah Resûlü’nü (sas) ve ona inananları yardımlarına en muhtaç oldukları günde, aralarındaki antlaşmaya rağmen yalnız bırakmışlar, hatta Müslümanlara savaş açmışlardı. Bu apaçık bir ihanetti. Hem de Allah’a (cc) ve Resûlü’ne (sas) karşı yapılmış bir hainlikti ve asla cezasız kalamazdı. Allah’ın (cc) buyurduğuna göre onlar asıl kendilerine ihanet etmişlerdi: "<i>Ey iman edenler! Allah’a (cc) ve Peygamber’e (sas) hainlik etmeyin. Bile bile kendi (aranızdaki) emanetlerinize de hainlik etmeyin."</i></p>

<p style="text-align:justify">Allah Resûlü’ne (sas) ihanet eden ve ağır bir şekilde cezalandırılan bir başka topluluk da Ureynelilerdi. Ureyne kabilesinden bir grup Medine’ye Hz. Peygamber’in (sas) huzuruna geldiler ve İslâm’a girdiklerini açıkladılar. Akabinde de bu adamlar, "Ey Allah’ın Peygamberi! Bizim sürülerimiz vardı, sulak arazide ziraat yapan insanlar değildik (dolayısıyla biz çöl hayatına alışkınız. Medine’nin havası bize pek yaramadı)." deyip Medine’de ikamet etmek istemediler. Resûlullah (sas) onlara zekât develerinin ve çobanının bulunduğu kırsal alana, meraya gitmelerini ve o develerin sütlerinden içmek suretiyle yaşamlarını idame ettirmelerini söyledi. Ureyneliler oraya gittiler, develerin sütleriyle beslendiler, güç ve kuvvete kavuştular. Nitekim Hârre denilen mevkiye geldikleri zaman İslâm’ı reddettiler. Hz. Peygamber’in (sas) çobanını öldürdüler ve develeri önlerine katıp götürdüler. Bu haber Hz. Peygamber’e (sas) ulaşınca arkalarından onları yakalamak için bir birlik gönderdi. Gönderilen birlik onları yakalayıp Medine’ye getirdi. Allah Resûlü (sas) hiçbir hak hukuk tanımadan sahip oldukları her şeye ve kendilerine bahşedilen tüm nimetlere ihanet eden bu hainleri en ağır şekilde cezalandırdı.</p>

<p style="text-align:justify">Diğer taraftan bir kimse ihanete zorlanmış, canını, malını, ailesini korumak için hainlik yapmışsa kasten hainlik yapanlarla aynı şekilde değerlendirilmemiş, özründen dolayı affedilmiştir. Allah Resûlü’nün (sas) gizlice yürüttüğü Mekke fethi hazırlıklarını Mekkeli müşriklere bir mektupla haber vermeye çalışan Hâtıb b. Ebû Beltea gibi. Hâtıb, Mekke’ye Allah Resûlü’nün (sas) bir sefer düzenleyeceğini Mekkeli müşriklere bir mektupla haber verir. Mektubu müşriklere götüren elçi yakalanır ve mektup Hz. Peygamber’e (sas) getirilir. Bu hadiseyi duyan ashâb-ı kirâmdan bazıları çok öfkelenir. Hatta Hz. Ömer (ra), "Yâ Resûlallah! Bu, Allah’a (cc), Resûlü’ne (sas) ve müminlere hainlik yapmıştır. Onun için bırak da onun boynunu vurayım." der. Hz. Peygamber (sas), Hâtıb’a hitaben, "<i>Seni böyle yapmaya ne sevk etti?" </i> diye sorar. Hâtıb, "Vallahi, ben Allah’a (cc) ve Resûlü’ne (sas) inanmayan birisi değilim. Ben sadece aileme ve malıma Mekkelilerin zarar vermemesi için bunu yaptım. Senin (muhacir) ashâbından her birinin Mekke’de, ailesini ve malını koruyacak akrabaları var. (Hâlbuki benim kimsem yok, ben onlarla sadece antlaşmalı bir kimseyim; Kureyş’ten değilim)." der. Hâtıb’ın bu savunması üzerine Hz. Peygamber (sas), "<i>Hâtıb doğru savunma yaptı. Ona hayırdan başka bir şey söylemeyin!" </i> buyurur. Fakat sahâbîlerin, onun cezalandırılması yönündeki aşırı talep ve itirazları devam eder. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sas), "<i>Hâtıb, Bedir ehlinden değil mi? Allah (cc), Bedir ehlinin (o günkü yüksek mücadelelerini) takdir etmiştir de onlara, "İstediğinizi yapın, cennet sizlere vacip olmuştur (veya ben sizleri bağışlamışımdır)." buyurmuştur." </i> der.</p>

<p style="text-align:justify">Maalesef Allah’ın (cc) sevmediği, Hz. Peygamber’in (sas) ve sahâbîlerin çok kötü bir ahlâk zaafı olarak algıladığı ‘ihanet’ ve kötü bir insan olarak nitelendirdiği ‘hain’ bazı dönemlerde bu şekilde algılanmayacak, hatta kimileri günlük menfaatleri elde edebilme uğruna bu kötülüğü sergilemekten çekinmeyeceklerdir. Nitekim Peygamber Efendimiz (sas) bu durumu şöyle dile getirmektedir: "<i>İnsanlara öyle aldatıcı yıllar gelecek ki o yıllarda yalancılar tasdik edilecek, doğru söyleyenler ise yalanlanacak. Keza o yıllarda haine itimat edilecek, emin kimseye de hainsin denecek."</i></p>

<p style="text-align:justify">Fakat şu hiçbir zaman unutulmamalıdır ki bu dünya fânidir. Baki olan âhiret hayatıdır. Kişi gerçek cezayı orada çekecektir. Hain de, hainlik ettiği şeyin günahı ile birlikte kıyamet gününde hak ettiği cezayı eksiksiz olarak çekecek, başkasına hainlik edenin sevapları hainlik ettiği kişiye verilecek, hatta Allah Resûlü’nün (sas) ifadesine göre hain cennete giremeyecektir.</p>

<p style="text-align:justify">Diğer taraftan Hz. Peygamber (sas); bir müminin kibir, hainlik ve borçtan uzak olduğu hâlde ruhu cesedinden ayrılırsa onun da cennete gireceği müjdesini vermiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Dünyada sahip olduğu her şey kendisine emanet olarak verilen insanoğlu bu emanetlere riayeti ölçüsünde ya ‘emin’ ya da ‘hain’ sıfatını kazanır. Kendi canına, sağlık ve sıhhatine gereken özeni göstermeyen, kendini bilerek tehlikeye atan kişi kendisine karşı, çoluk çocuğunun maddî ve mânevî ihtiyaçlarına duyarsız kalan kişi ailesine karşı, çalıştığı işe gereken önemi vermeyen ve özeni göstermeyen kişi işverenine karşı, yaşadığı doğal çevreyi tahrip eden, kirleten, yaşanmaz hâle getiren kişi içerisinde yaşadığı çevreye karşı, toplumuna karşı sorumluluklarını yerine getirmeyen kişi içinde yaşadığı topluma karşı, devletine karşı sorumluluklarını yerine getirmeyen kişi devletine karşı, geçmişlerinden tevarüs ettiği mânevî değerleri taşımayan, kendisinden sonraki nesillere aktarmayan kişi de değerlerine karşı bir nevi ihanet içerisinde demektir. Allah Resûlü’nün (sas) bu konudaki uyarısı son derece açıktır: "<i>Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona hainlik yapmaz, ona yalan söylemez, onu zor durumda yüzüstü bırakmaz..."</i></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kaynak: </strong>Diyanet Hadislerle İslam</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hadislerle İslam</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ihanet-nifak-alameti-1</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 09:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/02/ihanet-nifak-alameti.jpg" type="image/jpeg" length="26549"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[18 Eylül 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/18-eylul-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/18-eylul-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 18 Eylül 2026 tarihli ve "Ahîlik Ahlakı" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3><img alt="Cuma Hutbesi-1" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/cuma-hutbesi-1.jpg" width="1280" /></h3>

<h3><strong>AHÎLİK AHLAKI</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in doğumunu, “Peygamberimiz ve Güzel Ahlak” temasıyla kutladığımız şu günlerde; onun gibi etrafına güven veren, elinden ve dilinden emin olunan bir insan olmamızın gerekliliğini toplumumuzla paylaşmaya gayret gösteriyoruz. Peygamber Efendimiz (s.a.s) ile özdeşleşen güvenilir ve emin olma erdemini yansıtmamız gereken alanlardan biri de ticaretimizdir.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Öncelikle şu hususu ifade edelim ki; hayatımızın her alanına yön veren ilahi ve nebevi ilkeler, ticaretimizde de bizlere rehberlik etmektedir. Dini, insani ve vicdani olan bu ilkeler; helal kazancın peşinden gitmek, dürüst ve güvenilir olmak, haksız rekabetten kaçınmak, adaleti, doğruluk ve dürüstlüğü ticarette hâkim kılmak, sözleşmelere riayet etmek gibi değerlerdir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Alicenap milletimiz; dinimizden, medeniyet ve örfümüzden aldığı ilhamla, Ahîlik gibi bir teşkilatı ihdas etmiştir. Bu teşkilat ile ticaret, zanaat ve ustalığı; ahlak, kanaat ve hayırlı insan yetiştirme anlayışıyla bir araya getirmiş, esnaf ve müşteri arasında kardeşlik köprüsü kurmuştur. Hatta kurduğu bu kardeşlik köprüsü öyle bir hal almıştır ki; nice insanın İslam’la şereflenmesine ve nice beldenin kılıçsız fethedilmesine zemin hazırlamıştır. Şanlı ecdadımız; “Halka hizmet, Hakk’a hizmettir!” şuuruyla hareket etmiş, nesillerini; “Eline, beline, diline sahip ol!” düsturuyla yetiştirmiştir.</p>

<h3><strong>Değerli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Üzülerek ifade edelim ki, kimi insanımız, maddiyatı her şeyin önüne geçirebiliyor; aldatmayı kurnazlık, kandırmayı başarı olarak görebiliyor. Peygamberimiz (s.a.s)’in, <strong>“Bizi aldatan bizden değildir!”<a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> ikazı apaçık ortada dururken, dünyalık kazanç uğruna malının kusurunu gizlemeyi ustalık, gerçeği çarpıtmayı ise pazarlama tekniği sayabiliyor.</p>

<h3><strong>Ey Esnaf Kardeşim! </strong></h3>

<h3><strong>Ey Tüccar Kardeşim! </strong></h3>

<h3><strong>Ey Zanaatkâr Kardeşim! </strong></h3>

<p>İşte tam bu noktada bizlerden beklenen; Yüce Rabbimizin, <strong>“Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline! Onlar, insanlardan bir şey ölçüp aldıkları zaman tam ölçerler. Fakat, kendileri onlara bir şey ölçüp, yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a> </strong>uyarısını dikkate almaktır. Bizlerden beklenen; günlük meşgalelere dalmadan Allah’a karşı kulluk görevlerimizi yerine getirmek, kul ve kamu hakkına riayet etmektir. Bizlerden beklenen, dinimizce haram görülen şeylerin ticaretini yapmaktan; rüşvet, faiz, karaborsacılık ve stokçuluk gibi gayr-ı meşru yollardan uzak durmaktır.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Kaynağını vahy-i ilahiden ve Efendimiz (s.a.s)’in sünnet-i seniyyesinden alan Ahîlik ilkelerini ticaretimize yansıttığımız ölçüde, toplumumuzda güveni, huzur, barış ve adaleti daha da güçlü hale getireceğimizi hatırlatıyor; hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu duasıyla bitiriyoruz: <strong>“Satarken, satın alırken, alacağını talep ederken hoşgörülü davranıp kolaylık gösteren kimseye Allah rahmetiyle muamele eylesin.”<a href="#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Müslim, Îmân, 164.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Mutaffifîn, 83/1-3.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Buhârî, Büyû’, 16.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/18-eylul-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Md6_pVjJ7fE/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="84799"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[11 Eylül 2026 - Eğitim ve Öğretim]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/11-eylul-2026-egitim-ve-ogretim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/11-eylul-2026-egitim-ve-ogretim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 11 Eylül 2026 tarihli ve "Eğitim ve Öğretim" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Hutbe Metin" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/hutbe-metin.jpg" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>EĞİTİM ve ÖĞRETİM</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>İnsanın; Rabbiyle, kendisiyle, toplumla ve çevresiyle olumlu ilişkiler kurmasında, ölçülü ve dengeli bir hayat yaşamasında en önemli etken, eğitim ve öğretimdir. İlim öğrenmenin ve doğru bilgi elde etmenin Allah katındaki kıymetini, <strong>“De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/11-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> ayet-i kerimesi en güzel şekilde ifade etmektedir.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Yaratana kulluk etmeyi ve yaratılana merhamet göstermeyi kendisine düstur edinen, milli ve manevi değerlerine bağlı iyi bir insan yetiştirme anlayışı, eğitimin temeli olmalıdır. Zira eğitimden maksat; imanla beslenen, ilimle güçlenen, merhametiyle tüm insanlığı kucaklayan; milletimiz, ümmet-i Muhammed ve bütün insanlık için umut olan bir nesil yetiştirebilmektir. Eğitimden maksat; vahyin rehberliğinde hikmeti ve Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in örnekliğinde güzel ahlakı temsil eden bir toplum inşa edebilmektir. Eğitimden maksat, ülkemizin; bilimde, teknolojide, sanatta, hâsılı hayatın her alanında söz sahibi olmasına katkı sunabilmektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kıymetli Anne ve Babalar!</strong></h3>

<h3><strong>Değerli Öğretmenler!</strong></h3>

<p>Her şeyin büyük bir hızla değiştiği bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte gençlerin ilgi, algı ve beklentilerinin de hızlı bir şekilde değiştiğini görüyoruz. Bu bakımdan, iyi bir eğitim için, öncelikle evlatlarımızı iyi tanımak zorundayız. Onların; zamanın ruhunu yakalamalarına, çağı anlamalarına ve geleceğin icaplarına uygun donanıma sahip olmalarına destek olmalıyız. Bununla beraber, <strong>“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/11-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong> emr-i ilahisi gereğince, çocuklarımızı ve gençlerimizi; sapkın ideolojilerden, batıl akımlardan ve her türlü bağımlılıktan korumalıyız.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Bugün bize düşen; inancımızı, örf ve adetlerimizi, tarih ve kültürümüzü en doğru şekilde evlatlarımıza tanıtmaktır. Onların dünyevi başarıları için çaba gösterdiğimiz kadar, hatta daha da fazla, ahiret azığı elde etmelerine rehberlik etmektir. Unutmayalım ki, ebedi bir âlemin varlığına inananlar için asıl başarı, rızâ-yı ilahiye ulaşmaktır.</p>

<p>Bu vesileyle, önümüzdeki Pazartesi başlayacak olan yeni eğitim ve öğretim yılının; evlatlarımıza, öğretmenlerimize, velilerimize ve milletimize hayırlı olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyoruz.</p>

<p>Hutbemizi, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu müjdesi ile bitiriyoruz: <strong>“Kim ilim için yola çıkarsa, Allah ona cennete giden yolu kolaylaştırır...”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/11-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/11-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Zümer, 39/9.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/11-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Tahrîm, 6/66.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/11-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Tirmizî, İlim, 19.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/11-eylul-2026-egitim-ve-ogretim</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/-0cJI3pG-sQ/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="14246"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[4 Eylül 2026 - Peygamberimiz ve Güzel Ahlak]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/4-eylul-2026-peygamberimiz-ve-guzel-ahlak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/4-eylul-2026-peygamberimiz-ve-guzel-ahlak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 4 Eylül 2026 tarihli ve "Peygamberimiz ve Güzel Ahlak" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="4 Eylül Cuma Hutbesi 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/09/4-eylul-cuma-hutbesi-1.jpg" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>PEYGAMBERİMİZ VE GÜZEL AHLAK</strong></h3>

<h3><strong>Ey Fahr-i Kâinat Efendimiz!</strong></h3>

<p>Veladetinin sene-i devriyesinde,<strong> “Ne mutlu beni görmeden iman edenlere”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> diyerek müjdelediğin kardeşlerin olmanın huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bizleri ümmetin olmakla şereflendiren Yüce Rabbimize sonsuz hamd ve sena ediyoruz. Salât ü selâm, tahiyyât ü ikrâm, her türlü ihtirâm sana, âline ve ashabına olsun.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), Cenâb-ı Hakk’ın <strong>“Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong> övgüsüne mazhar olan, ilahî mesajın nasıl hayat bulacağını gösteren bir kılavuzdur. Ve onun ahlakı, yaşadığı çağda kalan ya da uzaktan hayranlık duyulan bir örneklikten ibaret değildir. Efendimiz (s.a.s)’in rahmet mesajlarında bütün insanlık için hikmetler vardır. Nitekim Peygamberimiz (s.a.s) buyurdular ki: <strong>“Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz, ancak kalplerinize ve amellerinize bakar.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a> </strong>Yine<strong> </strong>buyurdular ki:<strong> “Doğruluktan ayrılmayın. Çünkü doğruluk iyiliğe, iyilik de cennete götürür… Yalandan sakının! Çünkü yalan insanı kötülüğe, kötülük de cehenneme götürür…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong>[4]</strong></a> </strong>Ve yine buyurdular ki:<strong> “Her dinin kendine özgü bir ahlakı vardır; İslam ahlakının özü hayâdır.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a></strong></p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Allah Resûlü (s.a.s), iki cihan saadetinin yolunu<strong> “Kıyamet gününde müminin terazisinde güzel ahlaktan daha ağır bir şey olmayacaktır”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><strong>[6]</strong></a></strong> hadis-i şerifleriyle göstermiştir. İman ile ahlakın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini, <strong>“İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de gerçek manada iman etmiş olmazsınız”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn7" name="_ednref7" title=""><strong>[7]</strong></a></strong> sözleriyle vurgulamıştır. Toplumsal huzur ve barışı sağlamanın yöntemini ise, <strong>“Birbirinizden nefret etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları, kardeş olun”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn8" name="_ednref8" title=""><strong>[8]</strong></a> </strong>uyarısıyla bizlere öğretmiştir.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Ailede, eğitimde, iş ve ticarette, hâsılı hayatın her alanında insanlığı iyiliğe ulaştıracak tüm hasletleri Resûl-i Ekrem (s.a.s) haber vermektedir. <strong>“</strong><strong>İçinizden Allah’ın lütfuna ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar, Allah’ı çokça zikredenler için hiç şüphe yok ki, Resûlullah’ta güzel bir örneklik vardır</strong><strong>”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn9" name="_ednref9" title=""><sup><strong><sup>[9]</sup></strong></sup></a> </strong>ayet-i kerimesi, bu hakikati bizlere hatırlatmaktadır. O, işçiye hak ettiği ücreti teri kurumadan ödememizi emretmekte,<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn10" name="_ednref10" title="">[10]</a> komşumuz açken tok olarak uyumaktan bizleri nehyetmektedir.<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn11" name="_ednref11" title="">[11]</a> “Bir yetimin başını okşadın mı? Bir muhtacı doyurdun mu? Bir hastayı ziyaret ettin mi?” gibi sorularla da ahlaki sorumluluklarımızı bizlere hatırlatmaktadır.</p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Bugün; maddeyi önceleyip manayı öteleyen, görünür olmayı yegâne hedef hâline getiren, fâni olanı bâkiye, yalanı hakikate tercih eden anlayış, hepimizi derinden etkilemektedir. Böylesi bir ortamda artık kendimizle yüzleşmeliyiz. Peygamberimiz (s.a.s)’in güler yüzü, nazik tabiatı, ince ve hassas ruhu ile temsil ettiği nebevî ahlakını hayatımıza yansıtmalıyız. Unutmayalım ki; insan onuruna layık bir hayat yaşamanın yolu, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in cihanşümul ahlakını tanımaktan ve ona sımsıkı sarılmaktan geçmektedir.</p>

<p>Yüce Rabbimizden niyazımız, Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in şu duasıdır: <strong>“Allah’ım! Beni güzel ahlaka eriştir. Senden başka güzel ahlaka eriştirecek yoktur. Kötü ahlakı benden uzaklaştır. Senden başka kötü ahlakı benden uzaklaştıracak yoktur.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_edn12" name="_ednref12" title=""><strong>[12]</strong></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> İbn Hanbel, III, 155.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Kalem, 68/4.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Müslim, Birr, 34.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Müslim, Birr, 105.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> İbn Mâce, Zühd, 17.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Tirmizî, Birr, 62.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref7" name="_edn7" title="">[7]</a> Müslim, Îmân, 93.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref8" name="_edn8" title="">[8]</a> Buhârî, Edeb, 62.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref9" name="_edn9" title="">[9]</a> Ahzâb, 33/21.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref10" name="_edn10" title="">[10]</a> İbn Mâce, Rühûn, 4.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref11" name="_edn11" title="">[11]</a> İbn Ebû Şeybe, Musannef, Îmân ve rü’yâ, 6.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/4-eylul-2026-cuma-hutbesi#_ednref12" name="_edn12" title="">[12]</a> Müslim, Müsâfirîn, 201.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/4-eylul-2026-peygamberimiz-ve-guzel-ahlak</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 10:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/cEzeskMl9mQ/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="63630"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da parçalı ay tutulması]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/istanbulda-parcali-ay-tutulmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/istanbulda-parcali-ay-tutulmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ay'ın Dünya'nın gölgesinde kalmasıyla oluşan "parçalı ay tutulması" İstanbul'da Süleymaniye Camisi (sağda) ve Yeni Cami (solda) ile birlikte görüntülendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/istanbulda-parcali-ay-tutulmasi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/istanbul-cami-4.jpg" type="image/jpeg" length="86072"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[28 Ağustos 2026 - Vatan Sevgisi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/28-agustos-2026-vatan-sevgisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/28-agustos-2026-vatan-sevgisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 28 Ağustos 2026 tarihli ve "Vatan Sevgisi" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Cuma Hutbesi 28 Agustos 2026" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/cuma-hutbesi-28-agustos-2026.jpg" width="1280" /></p>

<p></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>VATAN SEVGİSİ</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Millet olarak, Malazgirt Zaferi’nin 955, Büyük Taarruz’un 104’üncü yıl dönümünü idrak ediyoruz. Malazgirt’ten Büyük Taarruz’a uzanan şanlı tarihimiz, yüce milletimizin vatanına, istiklal ve istikbaline olan bağlılığının en büyük nişanelerindendir. Aziz vatanımız; Malazgirt Destanıyla bizlere yurt olmuş, İstanbul’un fethiyle Anadolu’daki hâkimiyetimiz perçinlenmiş, Büyük Taarruz’la da düşmanlara geçit verilmeyeceği tüm dünyaya ilan edilmiştir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Bir insan için, en kıymetli varlıklardan biri de üzerinde özgürce yaşadığı vatan toprağıdır. Vatanı korumak öyle kutsaldır ki onun uğruna canını verenler, şehadetle ödüllendirilmiştir. Çünkü vatanımız varsa devletimiz vardır, kimliğimiz vardır, onurumuz vardır. Vatanımız varsa yuvamız vardır, işimiz vardır, aşımız vardır. Vatanımız varsa huzurumuz vardır, güvenliğimiz vardır, geleceğimiz vardır.</p>

<h3><strong>Değerli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Vatan sevgisi medeniyetimizde imandan bir parça olarak görülmüştür. Vatan sevgisinden maksat ise; istiklalimizin sembolü bayrağımıza, kardeşliğimizin nişanesi ezanlarımıza, bizi millet kılan mukaddes değerlerimize sahip çıkmaktır. Vatanı sevmek; yeri geldiğinde <strong>“Ellerinizle, dillerinizle ve mallarınızla cihad edin”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a></strong> nebevi emrine gönülden bağlanmaktır. Vatanı sevmek, işimizi en doğru ve en güzel şekilde yapmak; dürüstlüğün ve adaletin hâkim olduğu bir toplum inşa etmektir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müminler!</strong></h3>

<p>Tarih boyunca gittiği her yere huzur ve barışı götürmüş bir milletin evlatları olarak, bizler biliyoruz ki; düşmanlarımız, vatanımıza göz dikmekten geri durmamışlardır. Zaman değişse, zulüm farklı kisvelere bürünse, fitne başka adlarla anılsa da, hak ile batılın mücadelesi son bulmamıştır. Ancak bizler inanıyoruz ki, <strong>“Gevşeklik göstermeyin, üzülmeyin; eğer inanmışsanız şüphesiz en üstün olan sizsiniz”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a> </strong>buyruğuna sarılırsak; vatanımıza, milletimize ve dirliğimize yönelik oyunlara karşı uyanık olursak, Allah tuzak kuranların tuzaklarını başlarına geçirecek,<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title="">[3]</a> Hak galip gelecek, batıl yok olacaktır.<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title="">[4]</a></p>

<h3><strong>Aziz Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce Rabbimizden niyazımız; milletimizin birlik ve beraberliğini daim, devletimizi kaim, ülkemizi ilelebet huzur ve esenlik yurdu kılmasıdır. Cenabı-ı Hak, bu toprakları bize vatan kılan aziz şehitlerimize ve ahirete göç eden kahraman gazilerimize rahmet eylesin.</p>

<p>Hutbemizi, Âl-i İmrân suresinde yer alan bir ayet-i kerimenin mealiyle bitiriyoruz: <strong>“Ey iman edenler! Sabredin; düşman karşısında sebat gösterin; cihad için hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah’tan korkun ki başarıya erişebilesiniz.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Nesâî, Cihâd, 48.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Âl-i İmrân, 3/139.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Âl-i İmrân, 3/54.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> İsrâ, 17/81.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/28-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Âl-i İmrân, 3/200.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/28-agustos-2026-vatan-sevgisi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/28-agustos-2026-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="87072"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[21 Ağustos 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/21-agustos-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/21-agustos-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 21 Ağustos 2026 tarihli ve "Mevlid-i Nebi" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarih:21.08.2026 </strong></p>

<p><img height="593" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/image-10.png" width="954" /></p>

<p></p>

<p style="text-align:center"><strong>MEVLİD-İ NEBİ</strong></p>

<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>

<p>Ümmeti olmakla şeref duyduğumuz Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), şirkin insanlığı karanlığa mahkûm ettiği cehalet çağını, tevhid akidesiyle aydınlatmıştır. O, zulmün ve kötülüğün insanlığı esir aldığı bir zamanda; mazlum ve mağdurların, güçsüz ve zayıfların umudu olmuştur. Hz. Hatice Annemiz, Efendimiz (s.a.s)’in bu hasletini şöyle ifade etmiştir: <strong>“Allah’a yemin ederim ki Cenâb-ı Hak hiçbir vakit seni utandırmaz. Çünkü sen akrabayı gözetirsin; muhtaç olanların bakımını üstlenirsin; aç ve açıkta olanı koruyup, kollarsın; misafire ikram edersin ve musibete maruz kalanlara yardım edersin.”<a href="#_edn1" name="_ednref1" title=""><strong>[1]</strong></a> </strong></p>

<p><strong>Aziz Müminler!</strong></p>

<p>İnsanlığın muhtaç olduğu güzel ahlakın tüm unsurları, Allah’ın Kitabı ve Peygamberimiz (s.a.s)’in sünnet-i seniyyesinde mevcuttur. Dolayısıyla kim, ailesinde huzur istiyorsa; <strong>“Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en iyi olanınızdır”<a href="#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a></strong><strong> </strong> nebevi tavsiyesine sarılsın. Kim, helal kazanç arıyorsa; <strong>“Allah kişinin, işini sağlam yapmasından hoşlanır”<a href="#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[3]</strong></a></strong> prensibini hayatında ilke edinsin. Kim, akrabasıyla bağlarını korumanın, komşularıyla iyi geçinmenin, sosyal hayatta kardeşliği ikame etmenin gayretinde ise; <strong>“Müslüman, dilinden ve elinden insanların selâmette olduğu kişidir”<a href="#_edn4" name="_ednref4" title=""><strong>[4]</strong></a> </strong>öğüdüne dikkat etsin. Ve kim de imanın tadını almayı arzuluyorsa; “<strong>Müminlerin iman bakımından en mükemmeli, ahlâk bakımından en güzel olanıdır”<a href="#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[5]</strong></a> </strong>hadis-i şerifini kendisine rehber kılsın.</p>

<p><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></p>

<p>Bugün, iletişim imkânları çoğalmakta; bilgi, saniyeler içerisinde dünyanın dört bir yanına ulaşabilmektedir. Ne var ki bütün bu gelişmelere rağmen insanlık, huzura ve sükûnete her zamankinden daha fazla muhtaçtır. Dünyanın diğer ucundakilerle iletişim kurabilen nice insanımız; aynı evi paylaştığı eşine, çocuklarına, anne ve babasına yabancı olabilmektedir. Sanal dünyanın kalabalığında kaybolan nice insanımız da; yanı başındaki komşusunun derdini, akrabasının hâlini, mahallesindeki ihtiyaç sahibinin sesini duyamamaktadır. Şu hususu unutmayalım ki; çağımızda yaşadığımız bu sorunların çözümü, hutbemizde bir kısmını ifade etmeye çalıştığımız nebevî ahlaktadır.</p>

<p><strong>Değerli Müminler!</strong></p>

<p>Önümüzdeki Pazartesi günü Mevlid Kandilidir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in doğumunun hicri bin beş yüzüncü yılı olması münasebetiyle Mevlid-i Nebi Haftasını “Peygamberimiz ve Güzel Ahlak” temasıyla idrak edeceğiz. Hafta boyunca gerçekleştireceğimiz programlarla Peygamber Efendimiz (s.a.s)’i anmaya, anlamaya ve getirdiği mesajları insanlıkla buluşturmaya gayret göstereceğiz.</p>

<p>Bizleri, Allah Resûlü (s.a.s)’e ümmet kılan Yüce Rabbimize hamd ve sena; peygamberimiz, rehberimiz ve örneğimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya, âline ve ashabına salat ve selam olsun. Mevlid Kandilimiz şimdiden mübarek olsun.</p>

<p><strong>Aziz Kardeşlerim!</strong></p>

<p>Hutbemizi Ahzâb suresinde yer alan şu ayet-i kerimelerin mealiyle bitiriyoruz: <strong>“Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; Allah’ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik.”<a href="#_edn6" name="_ednref6" title=""><strong>[6]</strong></a> </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Buhârî, Bed’ü’l-vahy, 1.</p>

<p><a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> İbn Mâce, Nikâh, 50.</p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr, XXIV, 306.</p>

<p><a href="#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Nesâî, Îmân, 8.</p>

<p><a href="#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> Ebû Dâvûd, Sünnet, 15.</p>

<p><a href="#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Ahzâb, 33/45,46.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/21-agustos-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/s6eXGAzgykM/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="26696"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Ağustos 2026 - Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/14-agustos-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/14-agustos-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 14 Ağustos 2026 tarihli ve "Her Yetim Bir Emanet" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>HER YETİM BİR EMANET</strong></p>

<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>

<p>Bir şehadet haberiyle kor düşmüştü Medine’ye. Allah Resûlü (s.a.s)’in, ‘Kardeşim!’ dediği amcasının oğlu Ca‘fer-i Tayyâr (r.a) şehit olmuş, ardında üç yetim bırakmıştı. Rahmet Elçisi (s.a.s), mateme bürünmüş yetimlerin evine vardı. Onları yanına çağırdı, bağrına bastı, onların ihtiyaçlarını giderdi.<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title="">[1]</a><strong> </strong>Ve bir defasında Rahmet Elçisi (s.a.s), şehadet ile orta parmağını birleştirerek, <strong>“Yetime kol kanat geren kimse ile ben, cennette böyle yan yana olacağız”</strong><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong><sup><strong><sup>[2]</sup></strong></sup></strong></a><strong> </strong>buyurdu.</p>

<p><strong>Aziz Müminler!</strong></p>

<p>Gönül coğrafyamızın bir yanı ateşler içindeyken, öbür yanında bizler, zulmün devam ettiğini unutabiliyoruz. Ekranlar haber yapmayı kestiğinde zulmün de sona erdiği düşüncesine kapılabiliyoruz. Bizler; günlük telaşlarımızın ve dünya meşguliyetlerimizin arkasından koşarken, Gazze’de ve farklı coğrafyalarda insanlar varoluş mücadelesi vermeye devam ediyor. Yine her gün yüzlerce çocuk, zalimlerin bombaları altında ya can veriyor, ya da yetim ve öksüz kalıyor.</p>

<p><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></p>

<p>İnsanlığın kaybettiği merhametin acı bir itirafını, savaşın ortasında minik bir yüreğin ‘Bizim buralarda çocuklar büyümez!’ sözünde görüyoruz. Oysaki çocukların büyüyemediği; oyun alanlarının kabirleri haline geldiği bir dünyada, insanlığın huzurlu olamayacağı açıktır. Yetim ve öksüzlerin; başlarını okşayacak ve yaralarını saracak şefkatli bir el bulmakta zorlandıkları çağımızda, Müslümanların rahat olamayacakları bir gerçektir. Ve şu da bir hakikattir ki; yetimlere sahip çıkmak, onları himaye etmek ve koruyup gözetmek, kendisi de yetim olan Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in sünnetidir.</p>

<p><strong>Değerli Müminler!</strong></p>

<p>Akrabalarımızın ve komşularımızın geride bıraktığı; mahallemizde, şehrimizde ve ülkemizde bulunan yetimler bizim olduğu gibi, mazlum coğrafyalarda hayata tutunmaya çalışan yetimler de bizimdir, Cenâb-ı Hakk’ın bizlere emanetidir. Zira merhametin coğrafyası olmaz. Ümmet olmak bir olmaktır, kardeşlik bağını korumaktır. Belki bugün, elimizden savaşları durdurmak gelmeyebilir. Fakat yarına hazırlık yapmak, zalimlerin heveslerini kursağında bırakacak güce ulaşmak elimizdedir. Unutmamak, duyarsızlaşmamak, mazlumların sesi olmak elimizdedir. Yüce Rabbimizin, <strong>“Yetimi sakın incitme!”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><sup><strong><sup>[3]</sup></strong></sup></a></strong><strong> </strong>emri gereğince, yetimleri biçare bırakmamak; evimizi ve gönlümüzü onlara açmak, yeri geldiğinde koruyucu bir aile olmak, maddi ve manevi desteğimizle onların yanında durmak elimizdedir.</p>

<p><strong>Aziz Kardeşlerim!</strong></p>

<p>Hutbemizi, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: <strong>“Müslümanların evleri arasında en hayırlı ev, içinde kendisine iyi davranılan bir yetimin bulunduğu evdir…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<p></p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Nesâî, Zînet, 57.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title=""><sup><sup>[2]</sup></sup></a> Buhârî, Talâk, 25.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title=""><sup><sup>[3]</sup></sup></a> Duhâ, 93/9.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/14agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title=""><sup><sup>[4]</sup></sup></a> İbn Mâce, Edeb, 6.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/14-agustos-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 00:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/iId3efsCXSc/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="55693"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[7 Ağustos 2026 Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/7-agustos-2026-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/7-agustos-2026-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 7 Ağustos 2026 tarihli ve "Kardeşlik" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="7 A Ğ U S T O S C U M A" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/7-a-g-u-s-t-o-s-c-u-m-a.jpg" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:center"><strong>KARDEŞLİK</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Yüce dinimiz İslam’ın temel hedefi, hem bu dünya hem de ebedi âlemde insanlığın huzur ve mutluluğunu sağlamaktır. Huzur ve mutluluğu sağlamanın yolu ise; kardeş olmaktan, aramızdaki sevgi ve muhabbeti daha da güçlendirmekten geçmektedir. Öyle ki Rahmet Elçisi Peygamberimiz (s.a.s), birbirimizi sevmeyi iman etmenin bir gereği olarak ifade etmiştir.<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title="">[1]</a></p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Savaşların farklı bölgelere yayıldığı, İslam coğrafyasında kan ve gözyaşının hâkim olduğu, ülkemizin ateş çemberinin içine çekilmek istendiği bir dönemde; istikbalimiz, kardeşliğimize bağlıdır. Ecdadımızın canlarını feda ederek bizlere emanet ettiği cennet vatanımızda; sevinçlerimiz, hüzünlerimiz, dualarımız, zenginlik olarak kabul ettiğimiz farklılıklarımız bizleri yekvücut kılacaktır.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Dün olduğu gibi bugün de kardeşliğimize göz diken, muhabbetimize kasteden, bizi birbirimize düşürmek isteyenler olacaktır. Şunu unutmayalım ki, sadece Müslümanların değil, mazlum durumda olan bütün insanların umudu olan bizler, gaflet içerisinde olmadığımız müddetçe düşmanlarımızın emelleri kursaklarında kalacaktır. Cenâb-ı Hakk’ın, <strong>“Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın; bölünüp parçalanmayın”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[2]</strong></a> </strong>emri gereğince dinimize ve mukaddesatımıza bağlı kalırsak fitne ve fesat ateşi bizlere dokunamayacaktır. Rahmet Peygamberi (s.a.s)’in, <strong>“Birbirinizle ilgi ve alakayı kesmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin, birbirinize kin beslemeyin, birbirinize haset etmeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun”</strong><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong><sup><strong><sup>[3]</sup></strong></sup></strong></a><strong> </strong>çağrısına kulak verirsek ayrılık ve gayrılık bu topraklarda kendine yer bulamayacaktır. <strong>“Müminler ancak kardeştirler, öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin, Allah’a itaatsizlikten sakının ki rahmetine mazhar olasınız”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title=""><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></a> </strong>emr-i ilahisine göre davranırsak vatanımızın dirliğini ve ümmetin birliğini kimse bozamayacaktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Şunu hepimiz biliriz ki;</p>

<p>“Girmeden tefrika bir millete düşman giremez.</p>

<p>Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.”</p>

<p>Bugün bize düşen; fitneye karşı basiretle, ayrılığa karşı vahdet şuuru ile hareket etmek, birbirimizi koruyup gözetmektir. Kardeşliğimizi zedeleyebilecek her türlü şeyden uzak durmak, birbirimizin yükünü hafifletmektir. Milli ve manevi değerlerimiz etrafında buluşmak; birlikte rahmetin, ayrılıkta azabın olduğunu<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title="">[5]</a> unutmamaktır.</p>

<h3><strong>Aziz Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Kendi inanç ve medeniyet köklerimize tutunduğumuzda, bir binanın tuğlaları gibi birbirimize sımsıkı kenetlendiğimizde yarınlarımız daha huzurlu olacaktır. Hutbemizi, Yüce Rabbimizin şu uyarısıyla bitiriyoruz: <strong>“Allah’a ve Resûlüne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><sup><strong><sup>[6]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a> Müslim, Îmân, 93.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a> Âl-i İmrân, 3/103.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a> Tirmizî, Birr ve Sıla, 24.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a> Hucurât, 49/10.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a> İbn Hanbel, IV, 278.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/7-agustos-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a> Enfâl, 8/46.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/7-agustos-2026-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/07082026-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="35052"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[31 Temmuz 2026 Tarihli Cuma Hutbesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/31-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/31-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 31 Temmuz 2026 tarihli ve "Helal Haram Duyarlılığı" konulu Cuma hutbesi yayını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Cuma Ayet Hutbe" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/cuma-ayet-hutbe.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:center"><strong>HELAL HARAM DUYARLILIĞI</strong></h3>

<h3><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Helaller ve haramlar; kulu, Allah’ın rızasına kavuşturan ilahi ölçülerdir. Kişiye, hayat yolculuğunda iyi ile kötüyü gösteren kılavuzlardır. Bizler, Allah Resûlü (s.a.s)’in “Helâl bellidir, haram da bellidir…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn1" name="_ednref1" title=""><sup><strong><sup>[i]</sup></strong></sup></a> sözünden de biliyoruz ki, helal ve haram apaçık ortaya konulmuştur.</p>

<h3><strong>Aziz Müminler!</strong></h3>

<p>Dinimiz İslam ile bizlere bildirilen her bir emir ve yasak; insanın haysiyetini, nesillerin emniyetini ve toplumun huzurunu muhafaza etmek gibi hikmetler barındırmaktadır. Mesela, Yüce Rabbimiz; neslin devamını sağlayan evliliği helal, “Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn2" name="_ednref2" title=""><strong>[ii]</strong></a> ayeti kerimesiyle de toplumu yok eden zinayı haram kılmıştır. Aynı şekilde Allah Teâlâ, toplumda düzen ve adaleti sağlayacak olan ticareti, alın teriyle kazanmayı, emek vermeyi bizlere helal kılarken; bereketi yok eden faizi, ölçü ve tartıda hile yapmayı, ticaret malının ayıbını saklamayı, kısaca insanları aldatmayı haram kılmıştır.</p>

<h3><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong></h3>

<p>Şunu da bilmeliyiz ki, helal haram duyarlılığı, sofraya konulan lokmanın temiz olmasıyla sınırlı değildir. Mesela, “Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar… Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar…”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn3" name="_ednref3" title=""><strong>[iii]</strong></a> ayetleri, iffet ve hayâ gibi insanın onurunu yücelten çok önemli bir hususa işaret etmektedir. Dolayısıyla erkek kadın her Müslüman, iffetini korumalı, giyim kuşamına dikkat etmeli, insanın saygınlığını zedeleyen davranışlardan uzak durmalıdır. Müslümana düşen; hayâ, iffet ve ahlakın bir araya geldiğinde anlamlı olduğunu idrak etmektir. Hem sosyal hayatta hem de dijital mecralarda mahremiyet sınırlarına dikkat etmek; dilini yalandan, gözünü haramdan uzak tutmaktır.</p>

<h3><strong>Değerli Müminler!</strong></h3>

<p>Paylaşma duygusunu ortadan kaldıran, nimeti adilce paylaşmanın önünde en büyük engel olan israf da böyledir. Dünyanın farklı bölgelerinde milyonlarca insan bir lokma ekmeğe, bir damla suya muhtaçken ve israf bize yasaklanmış durumdayken,<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn4" name="_ednref4" title="">[iv]</a> ülkemizde tonlarca ekmeğin çöpe atılması, sularımızın sorumsuzca sarf edilmesi helal haram sınırının aşıldığına bir işarettir.</p>

<h3><strong>Kıymetli Kardeşlerim!</strong></h3>

<p>Rahmet Elçisi (s.a.s)’in, “…Kişinin malını helâlden mi yoksa haramdan mı elde ettiğine bakmayacağı!”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn5" name="_ednref5" title=""><strong>[v]</strong></a><i> </i>sözüyle bizleri ikaz ettiği bir çağa şahitlik etmekteyiz. Helalin hor ve hakir görüldüğü, haramın özendirildiği, gayr-ı meşru söz ve davranışların makul sayıldığı bir zamanın zorluklarıyla karşı karşıyayız. Şunu unutmayalım ki, insanların canına, malına, iffet ve şerefine kastetmek, kamu malına el uzatmak; rüşvet, tefecilik, hırsızlık, içki, uyuşturucu ve kumar gibi kötülüklerden uzak durmak, ancak Yüce Rabbimizin, helal haram ölçüleriyle çizdiği, dosdoğru yolunda olmaktan geçmektedir.</p>

<p>Hutbemizi, Cenâb-ı Hakk’ın şu çağrısıyla bitiriyoruz: <strong>“Ey insanlar! Yeryüzündeki helâl ve temiz olan şeylerden yiyin; şeytanın peşinden gitmeyin, çünkü o apaçık düşmanınızdır.”<a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_edn6" name="_ednref6" title=""><sup><strong><sup>[vi]</sup></strong></sup></a></strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref1" name="_edn1" title="">[i]</a> Müslim, Müsâkât, 107.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref2" name="_edn2" title="">[ii]</a> İsrâ, 17/32.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref3" name="_edn3" title="">[iii]</a> Nûr, 24/30,31.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref4" name="_edn4" title="">[iv]</a> A’râf, 7/31.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref5" name="_edn5" title="">[v]</a> Buhârî, Büyû’, 23.</p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/31-temmuz-2026-cuma-hutbesi#_ednref6" name="_edn6" title="">[vi]</a> Bakara, 2/168.</p>

<p><strong><i>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hutbeler</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/31-temmuz-2026-tarihli-cuma-hutbesi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/31072026-cuma-hutbesi-youtube-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="97058"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arpaguş: Temel hedefimiz, bilgi ve hikmeti buluşturan Kur’an eğitim modeli geliştirmek]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/arpagus-temel-hedefimiz-bilgi-ve-hikmeti-bulusturan-kuran-egitim-modeli-gelistirmek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/arpagus-temel-hedefimiz-bilgi-ve-hikmeti-bulusturan-kuran-egitim-modeli-gelistirmek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, “Temel hedefimiz, gelenekten beslenen ancak geleceği de doğru okuyabilen bir duyarlılıkla hareket ederek bilgi ve hikmeti buluşturan ve onu ahlaka dönüştüren bir Kur’an eğitim modeli geliştirmek olmalıdır.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Kur’an Kurslarında Çocuklara Yönelik Eğitim Faaliyetleri: Değerlendirme ve Gelecek Perspektifi” konulu Çocukluk Dönemi Kur’an Öğretimi Çalıştayı’na katıldı.</p>

<p>Başkan Arpaguş, çalıştayda yaptığı konuşmada, erken çocukluk döneminin insanın kimlik, kişilik ve karakterinin şekillendiği en kritik evre olarak kabul edildiğini belirterek, “Bu dönem, zihinsel, ruhsal ve duygusal gelişimlerin de temelini oluşturmaktadır. İnsanî ve ahlakî değerler, toplumsal kurallar, temel bilgi ve beceriler en güçlü şekilde bu dönemde kazandırılır. Çocukluk dönemindeki olumlu dokunuşlar, çocukların geleceğini teminat altına alırken, ihmaller ya da yanlış yönlendirmeler de daha sonraki dönemlerde telafisi mümkün olmayan sorunlara zemin teşkil etmektedir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Kur’an kurslarını çocuğun kişilik inşasına katkı sunmayı hedefleyen bir eğitim alanı olarak görmekteyiz”</strong></p>

<p>İslam eğitim geleneğinde söz konusu çağın fıtratın korunması, güzel ahlakın kazandırılması, sahih ve sağlam bilginin doğru yöntemlerle aktarılması bakımından hayatın en önemli dönemi olarak görüldüğünü ifade eden Başkan Arpaguş, “Bu yönüyle bizler, 4–6 yaş Kur’an kurslarını yalnızca Kur’an okuma becerisinin kazandırıldığı bir öğretim süreci değil; çocuğun fıtratını korumayı, manevî ve ahlakî gelişimini desteklemeyi, sağlam bir kimlik ve kişilik inşasına katkı sunmayı hedefleyen stratejik bir eğitim alanı olarak görmekteyiz.” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Çocukların gelişim özelliklerini dikkate almak sürdürülebilir din eğitiminin temel şartlarından biridir”</strong></p>

<p>Çocukluk döneminin önemi ve hassasiyetine dikkati çeken Başkan Arpaguş, başta ebeveynler olmak üzere herkesin çok daha bilinçli davranması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:</p>

<p>“Her şeyden önce söz konusu dönemin karakteristiği iyi bilinmelidir. Çocukların gelişim özelliklerini dikkate almak nitelikli ve sürdürülebilir bir din eğitiminin temel şartlarından biridir. Çocuğun gelişim özelliklerini dikkate almayan bir din eğitimi, pedagojik açıdan faydalı olabilir mi? Ayrıca farklı yaşlardaki çocukların dikkat süresi, hafızası, soyut düşünme kapasitesi, dil gelişimi ve öğrenme biçimi elbette birbirlerinden farklılık arz edecektir. Dolayısıyla aynı yöntemi bütün çocuklara uygulamak, aynı başarıyı bütün çocuklardan beklemek, bilimsel olmadığı gibi pedagojik açıdan da doğru olmasa gerektir.”</p>

<p><strong>“Bir çocuğun bütün harfleri tanımasından daha önemli olan, Kur’an dersine koşarak gelmesidir”</strong></p>

<p>Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Bizler, Kur’an öğretimindeki başarımızı, öğrencilerin ne kadar ezber yaptığıyla değil, onların Kur’an ile ömür boyu sürecek sevgi ve güven ilişkisi kurabilmeleriyle ölçmeliyiz. Dört-beş yaşlarındaki bir çocuğun bütün harfleri tanımasından daha önemli olan, Kur’an dersine koşarak gelmesidir. O yaşlardaki bir çocuğun uzun sureler ezberlemesinden daha kıymetli olan, Allah sevgisini merhamet merkezli bir şekilde öğrenebilmesidir. Tecvit kurallarını eksiksiz uygulamasından daha değerli olan, Kur’an okumayı, hayatı boyunca sürdüreceği bir alışkanlığa dönüştürebilmesidir.</p>

<p>Dolayısıyla başarı ölçütlerimizi yalnızca ezber miktarı, harfleri tanıma veya tecvit kurallarını uygulama düzeyi üzerinden değil; derse katılım, öğrenme isteği, sosyal etkileşim ve Kur’an’a yönelik olumlu tutum gibi çok boyutlu göstergeler üzerinden okumak mecburiyetindeyiz. Böyle bir yaklaşım hem bilimsel gerçekliklere hem de İslam’ın insan merkezli eğitim anlayışına daha uygun olacaktır.”</p>

<p><strong>“Aslolan, çocuğun soru sorabildiği bir eğitim ortamı sunabilmemizdir”</strong></p>

<p>Sınıf düzeninden materyal tasarımına, etkinlik çeşitliliğinden dijital içeriklere kadar her unsurun, çocuk gelişimi ve psikolojisi açısından dikkatle ele alınması gerektiğini anlatan Başkan Arpaguş, “Etkinliklerle ‘Elifba’ kitabı başta olmak üzere bütün materyaller; keşfetmeyi teşvik eden, oyun temelli öğrenmeyi destekleyen, etkileşimli öğrenmeyi önceleyen, hayal gücünü zenginleştiren bir muhtevaya sahip olmalıdır. Aslolan, çocuğun aktif olduğu, soru sorabildiği, deneyim yaşayabildiği ve öğrenmekten mutluluk duyduğu bir eğitim ortamı sunabilmemizdir.” şeklinde konuştu.</p>

<p>Eğitimin yalnızca sınıf ortamıyla sınırlı olmayan; aile, okul ve sosyal çevreyle etkileşim içinde hayat boyu devam eden bütüncül bir gelişim süreci olduğunu aktaran Başkan Arpaguş, şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Bu bağlamda erken çocukluk dönemindeki Kur’an eğitiminde ailelerin tutum ve beklentileri, eğitim sürecinin niteliğini doğrudan etkileyen temel unsurlardan biridir. Velilerin çocuklarından kısa sürede daha fazla ezber yapmaları, akıcı okumaya erken dönemde geçmeleri veya yaşıtlarının önünde akademik performans sergilemeleri yönündeki beklentileri, çocukların üzerinde büyük bir baskı oluşturabilmektedir. Maalesef bu durum, eğitimin amacından uzaklaşılmasına sebebiyet vermektedir.”</p>

<p><strong>“İrfan merkezli güçlü bir pedagojik yaklaşım geliştirmek zorundayız”</strong></p>

<p>Velilerin erken çocukluk döneminin özellikleri konusunda bilinçlendirilmesi, Kur’an öğretiminin amaç, yöntem ve kazanımları hakkında bilgilendirilmesi ve eğitim sürecine bilinçli ve aktif olarak katılımlarının sağlanmasının büyük önem taşıdığına dikkati çeken Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Bu doğrultuda bizim temel hedefimiz, gelenekten beslenen ancak geleceği de doğru okuyabilen bir duyarlılıkla hareket ederek bilgi ve hikmeti buluşturan ve onu ahlaka dönüştüren bir Kur’an eğitim modeli geliştirmek olmalıdır. Çocuklarımızı kendi medeniyet değerlerimizle buluşturabilmek için İslam eğitim geleneğinde olduğu gibi irfan merkezli güçlü bir pedagojik yaklaşım geliştirmek zorundayız. Bunu yapabildiğimizde hem Kur’an eğitiminde büyük bir başarı yakalayacak hem de inançlı, bilgili, ahlaklı ve şahsiyetli nesiller yetiştirme yolunda çok önemli mesafe kat etmiş olacağız.”</p>

<p><strong>“Kur’an eğitimi, çok paydaşlı bir eğitim alanı olarak görülmeli”</strong></p>

<p>Başkan Arpaguş, “Erken çocukluk dönemi Kur’an eğitiminin niteliği ve sürdürülebilir başarısı; başta Diyanet İşleri Başkanlığımız olmak üzere İlahiyat Fakültelerimizin, sosyal bilimler alanında çalışan akademisyenlerimizin ve toplumun bütün kesimlerinin ortak sorumluluk üstlenmesine ve işbirliği içinde hareket etmesine bağlıdır. Onun için erken çocukluk dönemi Kur’an eğitimi, çok paydaşlı bir eğitim alanı olarak görülmeli ve stratejik bir yöntemle ele alınmalıdır.” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Çocuklarımızı geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çaba ve gayret sarf ediyoruz”</strong></p>

<p>Başkanlığın, Kur’an eğitimini bu bilinçle sürdürmenin gayreti içerisinde olduğunu kaydeden Başkan Arpaguş, “Çocuklarımızı maddi-manevi her yönden yetiştirmek ve geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çaba ve gayret sarfediyoruz. Onların başta Yaratıcımızla olmak üzere, kendileriyle, aileleriyle, toplumla ve çevreyle barışık bir şekilde yetişmeleri; vatanımıza, milletimize, medeniyetimize ve tüm insanlığa faydalı birey olmaları için hiçbir fedakârlıktan kaçınmıyoruz, kaçınmayacağız.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle tamamladı:</p>

<p>“Çocuklarımızı geleceğe en güzel şekilde hazırlama noktasında bilimin ortaya koyduğu gerçekliklerden, çağın imkân ve fırsatlarından azami ölçüde istifade etmeye çalışıyoruz. Eğitim programlarımızı ve ders materyallerimizi çocuk psikologları, çocuk gelişimi uzmanları, pedagoglar, akademisyenler ve sahadaki eğitimcilerimizin katkıları ile sürekli güncelleme çabasındayız. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz çalıştayımızda bu hassasiyetin bir tezahürüdür. İnanıyorum ki burada alacağımız kararlar, hazırlayacağımız programlar ve geliştireceğimiz yöntemler, yarının Türkiye’sinde doğru bilgi ile donanmış, dinine, değerlerine ve kültürüne bağlı nesillerin yetişmesine çok önemli katkılar sunacaktır.”</p>

<p>Çalıştaya Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hüseyin Hazırlar, Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Başkanı Osman İyişenyürek, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Sedide Akbulut, Konya İl Müftüsü Prof. Dr. Ali Öge ve Başkanlık personeli katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Haber</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/arpagus-temel-hedefimiz-bilgi-ve-hikmeti-bulusturan-kuran-egitim-modeli-gelistirmek</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 23:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/-tuuf1etmYw/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="37379"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Motif motif işlenen taşlarda gölgeler yüzyıllardır kıyama duruyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/motif-motif-islenen-taslarda-golgeler-yuzyillardir-kiyama-duruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/motif-motif-islenen-taslarda-golgeler-yuzyillardir-kiyama-duruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupalı bilim insanlarınca "Anadolu'nun El-Hamrası" olarak da nitelendirilen, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası'nın 3 boyutlu binlerce motife sahip kapılarında, yılın belirli aylarında ve saatlerinde oluşan gölgeler ziyaretçileri hayran bırakıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/motif-motif-islenen-taslarda-golgeler-yuzyillardir-kiyama-duruyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/divrigi-cami-motif-kapi-20.jpg" type="image/jpeg" length="57502"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zirvedeki tarihi cami ile dolunay]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/zirvedeki-tarihi-cami-ile-dolunay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/zirvedeki-tarihi-cami-ile-dolunay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van Kalesi ve zirvesinde bulunan tarihi Süleyman Han Camii, dolunay ile güzel görüntü oluşturdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Van Kalesi ve zirvesinde bulunan tarihi Süleyman Han Camii, dolunay ile görüntülendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/zirvedeki-tarihi-cami-ile-dolunay</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/d-o-l-u-n-a-y-c-a-m-i-2.jpg" type="image/jpeg" length="80957"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başkan Arpaguş: Ayasofya’nın asli kimliğine kavuşturulması milletimizin değerlerine sahip çıktığının göstergesidir]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/video/baskan-arpagus-ayasofyanin-asli-kimligine-kavusturulmasi-milletimizin-degerlerine-sahip-ciktiginin-gostergesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/video/baskan-arpagus-ayasofyanin-asli-kimligine-kavusturulmasi-milletimizin-degerlerine-sahip-ciktiginin-gostergesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, “Asil ecdadımıza vefanın bir tezahürü olarak Ayasofya’nın yeniden asli kimliğine kavuşturulması, milletimizin kendi değerlerine ve medeniyetine sahip çıktığının bir göstergesidir. Aynı zamanda köklerinden aldığı güçle yeni bir gelecek inşa etme azminin bir yansımasıdır.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından İstanbul’da düzenlenen “Fethin Nişanesi, Medeniyetin Kalbi: Çağları Aşan Mabet Ayasofya” programına katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyanet Haber</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/video/baskan-arpagus-ayasofyanin-asli-kimligine-kavusturulmasi-milletimizin-degerlerine-sahip-ciktiginin-gostergesidir</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 23:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/2_Azt_paKKQ/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="59867"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarlada izi olanlar]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tarlada-izi-olanlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tarlada-izi-olanlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye genelinde Temmuz 2026 itibarıyla tarım işçilerinin zorlu hasat mesaisi sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yurt genelinde Temmuz 2026 itibarıyla tarım işçilerinin zorlu hasat mesaisi sürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/tarlada-izi-olanlar</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/tarla-isci.jpg" type="image/jpeg" length="84809"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mısır'da İslam mimarisinin zirve eserlerinden: Sultan Kayıtbay Külliyesi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/misirda-islam-mimarisinin-zirve-eserlerinden-sultan-kayitbay-kulliyesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/misirda-islam-mimarisinin-zirve-eserlerinden-sultan-kayitbay-kulliyesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mısır'ın başkenti Kahire'de bulunan ve Memlük Sultanlığı döneminde hüküm süren Sultan Eşref Kayıtbay tarafından 1472-1474 yılları arasında yaptırılan tarihi Sultan Kayıtbay Camii, tamamlanan kapsamlı restorasyon çalışmaların ardından açılışı sırasında görüntülendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sultan Kayıtbay'ın türbesini de içerisinde barındıran ve kuruluş yazıtında medrese olarak tanımlanan külliye, ablak tekniğiyle süslenmiş taçkapısı, geometrik yıldız motifleriyle bezenen kubbesi ve geometrik taş oyma süslemeleriyle İslam mimarisinin ve Memlük sanatının zirve eserlerinden biri olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mısır'ın 1 cüneyhlik banknotunu da süsleyen bu tarihi yapı, zamanın yıpratıcı etkisi nedeniyle başlatılan bakım ve onarım çalışmalarının sona ermesi ve İslam dünyasının kültürel mirasını canlandırma vizyonu doğrultusunda yeniden ziyarete açıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/misirda-islam-mimarisinin-zirve-eserlerinden-sultan-kayitbay-kulliyesi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 15:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/sultan-kayitbay-kulliyesi-3.jpg" type="image/jpeg" length="57894"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşure kazanları bolluk ve bereket için kaynıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Asırlardır paylaşmanın simgesi kabul edilen aşure geleneği, muharrem ayında yaşatılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/asure-kazanlari-bolluk-ve-bereket-icin-kayniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/a-s-u-r-e-5.jpg" type="image/jpeg" length="82642"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Han Yunus'ta yıkımın gölgesinde günlük yaşam]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Abluka altındaki Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinde yaşayan Filistinliler, İsrail saldırılarının geride bıraktığı ağır yıkımın ortasında yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Temel ihtiyaçlardan yoksun kalan aileler, yıkılan evlerinin yakınında kurdukları derme çatma çadırlarda ve ağır hasarlı binalarda zorlu koşullar altında günlük yaşam mücadelesi veriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM FOTO</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/han-yunusta-yikimin-golgesinde-gunluk-yasam</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/han-yunus-yasam-5.jpg" type="image/jpeg" length="93218"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Lübnan'ın Kalile beldesindeki yıkım görüntülendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalci İsrail Lübnan'ın güneyindeki Kalile beldesine düzenlediği hava saldırıları sonucu bölgedeki birçok yapı ağır hasara uğradı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İşgalci İsrail Lübnan'ın güneyindeki Kalile beldesine düzenlediği hava saldırıları sonucu bölgedeki birçok yapı ağır hasara uğradı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırıların ardından beldede oluşan yıkım görüntülendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/lubnanin-kalile-beldesindeki-yikim-goruntulendi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 16:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/israil-saldirisi-5.jpg" type="image/jpeg" length="18589"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Köstence’deki Kral Camii ziyaretçilerin ilgi odağı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Romanya'nın Köstence kentinde, 1913 yılında Romanya Kralı I. Carol tarafından yaptırılan ve Romanya'nın ilk betonarme binası olan Kral Camii, hem mimarisi hem de tarihi önemiyle ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı mimarisinden izler taşıyan caminin 47 metre yüksekliğindeki minaresine çıkan ziyaretçiler, Karadeniz kıyısındaki Köstence'nin panoramik manzarasını seyredebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günümüzde ibadete açık olan camide, Müslümanlar namazlarını kılmayı sürdürürken, yapı aynı zamanda şehrin en önemli turistik mekanlarından biri olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>CAMİLER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/kostencedeki-kral-camii-ziyaretcilerin-ilgi-odagi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/kostence-kral-cami-11.jpg" type="image/jpeg" length="67339"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk dünyasının manevi başkenti Türkistan]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Türk dünyasının manevi başkenti" ilan edilen Kazakistan'ın Türkistan şehri, tarihi ve kültürel miras zenginliğiyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini bekliyor. Hoca Ahmet Yesevi Türbesi (fotoğrafta) kentin önemli tarihi yapıları arasında yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/foto-galeri/turk-dunyasinin-manevi-baskenti-turkistan</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/turistan-33.jpg" type="image/jpeg" length="83773"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
