<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Diyanet Haber</title>
    <link>https://www.diyanethaber.com.tr</link>
    <description>Diyanet Haber / Diyanet Sınav / Diyanet Duyuru / Diyanet Hutbe / Müftülükler / İslam Dünyası / Kültür Sanat / #Keşfet / www.diyanethaber.com.tr</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss/yasam" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 03 Jun 2026 13:52:22 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss/yasam"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Göçerler yaylalarda konaklamaya başladı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/gocerler-yaylalarda-konaklamaya-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/gocerler-yaylalarda-konaklamaya-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki illerden Muş'a gelen göçer aileler, sürüleriyle kentteki yaylalarda konaklamaya başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hayvancılığın önemli merkezlerinden Muş, yüksek rakımlı yaylaları, verimli otlakları, temiz su kaynakları ve serin havasıyla hayvan yetiştiricilerinin ilgisini çekiyor.</p>

<p>Havanın ısınmasıyla yeşeren yaylalar, yaz mevsiminin sıcak geçtiği Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki illerden göçer ailelerin de tercihi oluyor.</p>

<p>Diyarbakır ve Mardin'den günler önce yola çıkan göçer aileler, hayvan sürüleriyle Şenyayla ve Kozma Dağı bölgesine ulaştı.</p>

<p><img alt="Konargöçer Koyun 11" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/konargocer-koyun-11.jpg" width="1280" /></p>

<p>Kurdukları çadırlarda konaklayan ve hayvanlarını otlatmaya başlayan aileler, hayvanlardan elde ettikleri sütten yaptıkları ürünleri satarak gelir elde ediyor.</p>

<p>Göçerlerden Remzi Çelik, Diyarbakır Kulp'tan yaklaşık bin küçükbaş hayvanla kente geldiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Konargöçer Koyun 22" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/konargocer-koyun-22.jpg" width="1280" /></p>

<p>Uzun süren zorlu yolculuğun ardından Şenyayla bölgesine ulaştıklarını anlatan Çelik, şunları kaydetti:</p>

<p>"Muş'un yaylaları hayvancılık açısından büyük önem taşıyor. Bu sene bir ay geç geldik. Kıştan ve yağmurdan dolayı geciktik. Her yıl Şenyayla bölgesine geliyoruz. Burada ortalama 6 ay kalıyoruz. Geçim kaynağımız hayvancılıktır. Hayvanlarımızın sütünü sağıyoruz. Mandıracılar gelip sütleri alıyor. Arada peynir, yoğurt, çökelek yapıyoruz. Başka da bir alternatifimiz yok. Bu iş zordur ama yine de hayvancılığa devam ediyoruz."</p>

<p>Bölgedeki yaylaların su kaynakları, havası ve bitki örtüsü bakımından hayvancılık için elverişli olduğunu dile getiren Çelik, "Serin olduğu için buralara geliyoruz. Burası çok güzel bir yayla. Hayvanlar için de çok iyi ve verimli bir yer." ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Besici Abdülhadi Yavuz da geçen yıla göre bölgeye yaklaşık bir ay geç geldiklerini bildirerek, "Yaklaşık 100 tosun getirdim. Ben 22 yıldır bu işle uğraşıyorum. Geçimimizi besicilik yaparak sağlıyoruz. Koyun sürüleri halen yolda. Göçerler ayrıca Erzurum'a, Kars'a, Ağrı'ya ve Bingöl'ün Karlıova taraflarına da gidiyorlar." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/gocerler-yaylalarda-konaklamaya-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 13:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/konargocer-koyun-33.jpg" type="image/jpeg" length="24520"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gençler, dijital gruplardaki şiddeti "statü sembolü" olarak görüyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/gencler-dijital-gruplardaki-siddeti-statu-sembolu-olarak-goruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/gencler-dijital-gruplardaki-siddeti-statu-sembolu-olarak-goruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, yalnızlık hissiyle dijital mecralara sığınan gençlerin, kontrolsüz grupların içinde kendilerine yapay kimlik inşa ederken şiddeti "statü anahtarı" olarak benimsediklerini belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şanlıurfa'daki lisede ve Kahramanmaraş'taki ortaokulda gerçekleştirilen silahlı saldırılar, sosyal medya platformları ve şiddet içerikli sanal oyunların çocuklar üzerindeki etkilerini bir kez daha tartışmaya açtı.</p>

<p>AA muhabirleri, dijital platformların çocuklar ve gençler üzerindeki olası etkilerini, bu etkilere karşı alınabilecek önlemleri uzmanlara sordu.</p>

<p>İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Büyükaslan, sanal ortamdaki ilişkisini o alemin gerçekleri üzerinden kurgulayıp bunu nefes aldığı hayata aktarmaya çalışan, henüz ergenlik dönemindeki çocukların adeta bir oyun oynuyormuşçasına davranmasının, üzerinde her yönüyle düşünülmesi gereken bir konu olduğunu söyledi.</p>

<p>Şiddetin yaygınlaşmasındaki önemli etkenlerden birinin şiddeti görünür kılmak olduğuna dikkati çeken Büyükaslan, "Şiddetin her türlüsünün özendirici bir biçimde algılanabileceği ihtimalini göz ardı ederek, herhangi bir kaygı taşımaksızın ilk paylaşımı yapma, en etkili içeriği verme çabasıyla hareket etmek oldukça sakıncalıdır. Bu tür anlayışlarla yapılan yayınların özellikle belirli yaş gruplarında bir öykünmeye, bir ekran önü ve içi dünyadaki kahramanlığın benzerini nefes aldığı dünyada da yaşamak, yaşatmak düşüncesiyle hareket etmeye yol açacağı bilinmelidir." diye konuştu.</p>

<p>Dijital platformların en önemli özelliğinin "mutlak etki" olduğu, bunun her yaş grubunda farklı yoğunlukta etkisini hissettirdiğini ifade eden Büyükaslan, şunları kaydetti:</p>

<p>"Özellikle çocukluk dönemlerinden ergenlik dönemlerine kadar olan sürede hangi cinsten olursa olsun internet mecraları ve dijital platformlar, sadece birer oyun alanları olmamakta, hemen her türden ilişkinin kurulabildiği, rol modeller oluşturulabilen, her türden istismara açık, hemen herkesin farklı niyet ve beklentilerle kendini orada öylece var edebildiği ortamlardır. Bu ortamlarda en masumane duygularıyla bulunan çocuklar, gençler, farkında olmaksızın bir bağımlılığın içerisinde kendilerini dijital demir parmaklıklar arkasına mahkum ederek oranın kurallarıyla yaşamaya, oradaki kuralları gerçek hayatta da uygulama ve hissetme tutkusuna kapılmaktadır."</p>

<p>Büyükaslan, algoritmaların hangi platformda ve hangi yaşta olursa olsun sunduğu düşünce ve davranış kalıplarının artık içerisine aldığı kullanıcılar için yapılması zorunlu mutlak düşünce ve davranışlar haline geldiğini, bunun bütün kullanıcılar için mutlak etkiye maruz kalma durumunu ortaya çıkardığını dile getirdi.</p>

<p>Siyaset, aile, eğitimciler ve emniyet güçleri başta olmak üzere milletin geleceğiyle ilgili görev düşen herkesin bu sorun konusunda düşünmesi, kısa ve uzun vadeli çözümleri hayata geçirmesi gerektiğini kaydeden Büyükaslan, "Bugün artık bir daha yaşanmasın diye alınacak emniyet tedbirlerinin çok ötesinde 'Çocuklarımızı, gençlerimizi bedenen ve zihnen nasıl daha bilinçli, daha öz güvenli ve huzurlu bir hayata hazırlayabiliriz?' sorularının cevaplarını aramalıyız. Bu cevaplar, çok yönlü çabaları zorunlu kılmaktadır. Bu çabalar, başka ülkelerde sıkça karşılaştığımız bu elim hadiselerin ülkemizde tekrarlanmasını önlemek için son derece önemlidir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>- "Aileler, çocuklarıyla sahici bir ilişki kuracak zaman bulmakta zorlanıyorlar"</p>

<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Barış Erdoğan da gençlerin aile ya da okul gibi geleneksel kurumlardan uzaklaşıp bu tür radikal dijital gruplarda aidiyet aramalarını tek bir nedene bağlamanın doğru olmadığını, birkaç toplumsal kırılmanın aynı anda devreye girdiğini söyledi.</p>

<p>Ailelerin birçok genç için eskisi kadar güçlü bir bağ kuramadıklarını dile getiren Erdoğan, "Aileler, daha yorgun, daha kaygılı, daha dağınık. Çocuklarıyla sahici bir ilişki kuracak zaman bulmakta zorlanıyorlar. Zaman bulanların bir kısmı da dijital dünyanın hızına, diline ve tehlikelerine nasıl karşılık vereceğini bilemiyor. Bu açıdan aileler de oldukça savunmasız. Okul ise birçok genç için kendini değerli hissedebileceği bir yer olmaktan uzaklaşıp bitmeyen bir yarışın ve başarı baskısının yaşandığı bir alana dönüşüyor." şeklinde konuştu.</p>

<p>Bu durumda çocukların ve gençlerin görünür olabildikleri, anlaşıldığını düşündükleri, öfkelerine karşılık buldukları başka çevrelere yöneldiklerini, internetin de tam bu noktada devreye girdiğini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Gerçek hayatta silik, önemsiz ya da başarısız hisseden bir genç, bu tür grupların içinde bir anda kendini önemli biri gibi görebiliyor. Sıradan biri olmaktan çıkıp korkulan, konuşulan, etki yaratan biri gibi hissetmeye başlıyor. Burada kendince bir statü kazanıyor ama bildiğimiz anlamda bir saygınlık değil daha karanlık bir statü bu. Takdir görmekten çok dikkat çekmek, sevilmekten çok iz bırakmak, kabul görmekten çok gündemi işgal etmek üzerine kurulu. Bazı şiddet odaklı çevreler, kırgın ve yenilmiş hisseden gence şu duyguyu veriyor: 'Sen önemsiz değilsin, sana haksızlık yapıldı, şimdi karşılık verebilirsin.' Bu yüzden şiddet, gencin gözünde kaybettiği ağırlığını geri kazanmanın bir yolu gibi görünmeye başlıyor. Canlı yayın, manifesto, önceden bırakılan mesajlar, görsel semboller ve internet dili bunun parçaları haline geliyor yani fail zarar vermekle yetinmiyor, görülmek de istiyor. Adının duyulmasını, görüntüsünün yayılmasını, arkasında bir metin bırakmayı önemsiyor. Bu da bize şunu anlatıyor: Bazı saldırılar anlık bir patlamadan çok, önceden zihinde kurulmuş bir sahneye benziyor."</p>

<p>Erdoğan, bazı vakalarda görünür olma arzusunun, tanınma isteğinin hatta adını duyurma hevesinin açık biçimde devrede olduğunu gördüklerini belirterek, "Modern kültür gençlere sürekli şunu fısıldıyor: 'Görünürsen varsın, iz bırakırsan önemlisin.' Kendini değersiz hisseden biri de bazen bu görünürlüğü çok karanlık bir yoldan arayabiliyor. İyi bir şeyle tanınamıyorsam korkunç bir şeyle tanınayım duygusu ortaya çıkabiliyor. Tam da bu yüzden medyanın dili çok önemli. Failin adı, görüntüsü, yazdıkları ve etrafında kurulan karanlık hikaye ne kadar dolaşıma girerse benzer kırılganlıklar yaşayan başkaları için o kadar çekici bir örneğe dönüşebiliyor. Bu tür saldırılar çok konuşulduğunda, fail uzun uzun anlatıldığında ve olay etrafında karanlık bir ilgi üretildiğinde, benzer kırılganlıklar yaşayan gençler için tehlikeli bir örnek oluşturuyor." dedi.</p>

<p>Erdoğan, dijitalleşen dünyada bireylerin sadece kendi mahallesinden, okulundan ya da arkadaş çevresinden etkilenmediklerine, dünyanın başka yerlerindeki şiddet sahnelerinden de etkilendiklerine dikkati çekti.</p>

<p>- "Asıl mesele yasaklamak değil hem bireylerin hem de ailelerin bu riskin farkında olması"</p>

<p>İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Volkan Dülger, bir kişi henüz suçu işlemeyi düşünmüyorken başka birinin onu ikna etmesinin "azmettirme" olarak değerlendirildiğini, suça iten kişinin de en az suçu işleyen kadar sorumlu olduğunu ifade etti.</p>

<p>Dülger, kişinin eylemi yapmayı kafasına koymuş olması ve çevresindekilerin "Devam et", "Haklısın" gibi sözlerle onu motive etmesinde "yardım etme" fiilinin söz konusu olduğunu, bunun da yine ceza gerektiren bir durum olduğunu belirtti.</p>

<p>Olay gerçekleştikten sonra sosyal medyada yapılan paylaşımların da suç teşkil ettiğine dikkati çeken Dülger, "Saldırıyı öven, destekleyen ya da meşrulaştıran yorumlar, 'suçu ve suçluyu övme' kapsamındadır yani sadece eylemi yapmak değil sonrasında bunu övmek de hukuken ceza sorumluluğunu gerektiren bir davranış. Öngörülen cezalar da oldukça ciddi ve azımsanamayacak düzeyde." diye konuştu.</p>

<p>Dülger, bu tür olaylarda sosyal medya platformlarını kapatmanın veya tümüyle kontrol altına almanın kalıcı çözüm olmadığını dile getirerek, "Bugün bir platform kapatılsa yarın başka bir mecra ortaya çıkıyor. Bu yüzden asıl mesele yasaklamak değil hem bireylerin hem de ailelerin bu riskin farkında olmasıdır. Şüpheli bir durum görüldüğünde bunu ciddiye almak ve yetkili yerlere bildirmek, çoğu zaman çok daha ağır sonuçların önüne geçebilir." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>- "Platformların tehlikeli yanı, denetimsiz bir iletişim alanı olması"</p>

<p>Psikolog Abdulaziz Yılmaz da dijital mecralarda kurulan kontrolsüz grupların gençleri şiddet sarmalına çektiğini, özellikle Telegram ve Discord gibi platformların "suç laboratuvarı" gibi kullanıldığını belirtti.</p>

<p>Bu platformlarda "Biz özeliz, bir grubuz. Bizim grubumuzun değerleri, kriterleri var, bizim grubumuza ait olmanın şartları var." gibi gizli ve görünmez akran baskısının bulunduğunu dile getiren Yılmaz, "Suç işleyen bu yaş grubunun en temel ihtiyacı, kimlik oluşumu ihtiyacıdır. Kendilerini bir kimlikle var etmeye çalışırlar. Bu platformların tehlikeli yanı, denetimsiz bir iletişim alanı olması." dedi.</p>

<p>Platformlarda şiddetin planlı şekilde nasıl normalleştirildiği ve çocukların bu sürece nasıl dahil edildiğine ilişkin Yılmaz, şunları dile getirdi:</p>

<p>"Şiddet videolarına fazlaca maruz kalan çocuklarda empati kaybı ve duyarsızlaşma açığa çıkıyor. Ötekinin acısını hiç düşünmeden doğrudan yapacağı işe odaklanıyorlar. Bu gruplar, 'Burada bu işi yaparak kendini var ediyorsun, toplum seni fark ediyor, bir anda bütün ilgiyi senin üzerine yönlendiriyor.' diyerek bunu besliyor. Çocuk, Amerika'da bu işleri yapan birinin resmini profil resmi yapıyor ve çocuğun 'O yaptı, ben de yapacağım, bir süre sonra benim resmimi de birtakım çocuklar kendi profillerine profil resmi yapacaklar.' diye fark edilme ihtiyacı bu gruplar sayesinde organize ediliyor. 12-13 yaşında bir çocuğun 4-5 tabanca, pompalı vesaireyle okula gitmesi, kendi başına yapabileceği bir şey değil. Arka planda mutlaka bir planlayıcının, bir yönlendiricinin olduğunu çok net görüyoruz. Bu, sadece bir Discord veya Telegram grubunun kendi içinde yaptığı bir şey gibi görünse de dışarıdan organize edenlere baktığımızda, bunun toplumun huzurunu kaçırmak için planlanmış terörize bir olay olduğu net olarak anlaşılıyor."</p>

<p>Yılmaz, saldırgan çocukların eylem sonrasında kendi yaşamlarına da son vermelerinin yine bu gruplardan yapılan yönlendirmeler doğrultusunda gerçekleştiğini, bu durumun karanlık yapılar tarafından bir tür "ölümsüzleşme" ve "kendini ispat etme" aracı olarak pazarlandığını sözlerine ekledi.</p>

<p>- "Dijital okuryazarlık, açık iletişim ve farkındalık, yasaklardan daha kalıcı sonuçlar üretir"</p>

<p>Bilişim hukukçusu Gökhan Ahi de suçun yalnızca dijital mecralara indirgenemeyeceğini, bu mecraların, sundukları veri ve delil alanı sayesinde suçun önlenmesi ile tespiti için kritik öneme de sahip olduklarını söyledi.</p>

<p>Ahi, "Sokağa nazaran dijital mecraların önemli bir farkı vardır, mutlaka bir iz bırakılır. Kişilerin olayla ilgili platform yazışmaları, potansiyel yönlendirme, teşvik veya organize etme davranışlarının somut delillerle ortaya konulabilmesi için çok fazla veri sağlanabilir. Bu da suçun kaynaklarına, nedenlerine ve olası faillerine ulaşmayı kolaylaştırır." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Platform bazlı kısıtlamaların uzun vadede çözüm üretmeyeceğinin altını çizen Ahi, "İlk refleksle, geniş kapsamlı yasaklara veya platform bazlı kısıtlamalara yönelmek doğru değildir. Böyle yaklaşımlar, sorunu çözmek yerine görünmez hale getirebilir ve ifade özgürlüğü ile haberleşme hürriyeti açısından ciddi sakıncalar doğurabilir. Esas etkili olan, somut risklere ve fiillere odaklanan, ölçülü ve hedefe yönelik müdahalelerdir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ahi, çocuklar ve gençler için aile ve eğitim kurumlarının rolüne dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Dijital okuryazarlık, açık iletişim ve farkındalık, yasaklardan çok daha kalıcı sonuçlar üretir. Dijital platformlar, ne başlı başına suçun kaynağıdır ne de tamamen önemsizdir. Bu platformlar bir yandan iletişimi kolaylaştırırken diğer yandan doğru kullanıldığında suçun tespiti ve önlenmesi açısından önemli bir veri ve delil alanı sunar. Asıl ihtiyaç, bu dengeyi gözeten, çok boyutlu ve rasyonel bir yaklaşım olmasıdır."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/gencler-dijital-gruplardaki-siddeti-statu-sembolu-olarak-goruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/statu.jpg" type="image/jpeg" length="85940"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Kitap kurdu" 76 yaşındaki emekli terzi gençlere örnek oluyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kitap-kurdu-76-yasindaki-emekli-terzi-genclere-ornek-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kitap-kurdu-76-yasindaki-emekli-terzi-genclere-ornek-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te yaşayan 76 yaşındaki emekli terzi İbrahim Halil Uzak, ilerleyen yaşına rağmen sürdürdüğü okuma ve kütüphanede vakit geçirme alışkanlığıyla gençlere örnek oluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şahinbey ilçesinde yaşayan Uzak, evine yürüme mesafesinde bulunan Şahinbey Millet Kütüphanesi'nin en yaşlı müdavimleri arasında yer alıyor. Uzak, gününün büyük bölümünü kütüphanede geçiriyor.</p>

<p>İlkokul yıllarında eğitim hayatı yarım kalan Uzak, küçük yaşlarda başladığı terzilik mesleğini uzun yıllar sürdürdü. İçinde ukde kalan okuma isteğini ise emeklilik döneminde hayata geçirdi.</p>

<p>Yaklaşık bir yıldır her gün kütüphaneye giden Uzak, sabah erken saatlerde başladığı okuma serüvenini akşam saatlerine kadar sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kitap ve dergilerle iç içe vakit geçiren Uzak, özellikle dini ve genel kültür içerikli eserleri tercih ediyor.</p>

<p><img alt="K İ T A P K U R D U T E R Z İ 11" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/k-i-t-a-p-k-u-r-d-u-t-e-r-z-i-11.jpg" width="860" /></p>

<p><strong>- Kütüphaneden çıkmıyor</strong></p>

<p>İbrahim Halil Uzak, okuma alışkanlığının gelişmesinde oğlunun yönlendirmesinin etkili olduğunu söyledi.</p>

<p>Erken yaşlarda okumaya başlamadığı için pişman olduğunu belirten Uzak, şunları kaydetti:</p>

<p>"Emekli olduktan sonra oğlum bana, 'Baba sıkılıyorsan git kütüphanede vakit geçir.' dedi. Geldim, ortamı beğendim. Bir yılı geçti, her gün geliyorum. Sabah en geç saat 09.00'da geliyorum, akşama kadar okuyorum ve notlar alıyorum. Dini ve İslami kitapların yanı sıra genel kültür kitapları ve dergileri de inceliyorum."</p>

<p>Askerlik sonrası okuma isteğinin arttığını ifade eden Uzak, çalışma hayatı boyunca sınırlı vakit bulmasına rağmen okumayı hiç bırakmadığını söyledi.</p>

<p>İlkokul eğitimini zor şartlarda tamamladığını dile getiren Uzak, "İlkokulu 6 yılda bitirdim. Bir yıl sınıfta kalınca babam, 'sen okuyamazsın' diyerek beni okuldan aldı. O dönem ben de çok istekli değildim. Daha sonra mesleğe yöneldim ve terzi oldum." dedi.</p>

<p><strong>- Haftada bir kitap bitirebiliyor</strong></p>

<p>Uzak, kitap okurken kendini çok mutlu hissettiğini ifade ederek, "Devamlı okuduğumda normal bir kitabı bitirmem bir hafta sürmüyor. Biraz da ağır ağır, sindirerek okurum. Gençlere tavsiyem, boş vakitlerinde gelsinler, burada bilgi edinsinler. Günümüz şartlarında cahillik kötü bir şey." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kitap-kurdu-76-yasindaki-emekli-terzi-genclere-ornek-oluyor</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/k-i-t-a-p-k-u-r-d-u-t-e-r-z-i-22.jpg" type="image/jpeg" length="97387"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hataylı usta 44 yıldır aynı dükkanda ayakkabı tamir ediyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/hatayli-usta-44-yildir-ayni-dukkanda-ayakkabi-tamir-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/hatayli-usta-44-yildir-ayni-dukkanda-ayakkabi-tamir-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'da ayakkabıcılığa çıraklıkla başlayan 68 yaşındaki Cemil Olğun, 44 yıldır yolunu tuttuğu tarihi Uzun Çarşı'daki dükkanında müşterilerinin ayakkabılarını tamir ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ayakkabı ustası Olğun, 11 yaşındayken bir atölyede çıraklıkla başladığı mesleğinin inceliklerini öğrendikten sonra 1982'de Antakya ilçesindeki tarihi Uzun Çarşı'nın girişinde 6 metrekarelik dükkan açtı.</p>

<p>Aynı tezgahın başında 44 yıldır çekiç sallayan 3 çocuk babası Olğun, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'te meydana gelen depremlerde iş yerinde hasar oluşmayınca işini dükkanında sürdürdü.</p>

<p>Teknolojik gelişmelere ve depremlere rağmen mesleğinden kopmayan Olğun, işini severek sürdürüyor.</p>

<p><img alt="Ayakkabıcı 22" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/03/ayakkabici-22.jpg" width="860" /></p>

<h3><strong>"20 liraya da 500 liraya da iş yaptığımız oluyor"</strong></h3>

<p>Cemil Olğun, ayakkabı tamirciliğine ailesinin yönlendirmesiyle adım attığını söyledi.</p>

<p>Mesleği sayesinde evinin geçimini sağladığını belirten Olğun, "Bu iş sayesinde üniversitede okuttuğum 3 çocuğumdan 2'sini evlendirdim, her birine de ev yaptım. Bu işi çok seviyorum. Ekonomik durumu zayıf olan insanların bizlere çok ihtiyacı var ama bizden sonra bu işi yürütecek insan yok." diye konuştu.</p>

<p>Her türlü ayakkabıyı tamir edebildiğini anlatan Olğun, "Ücret ayakkabının onarımına, malzemeye ve emeğe göre değişiyor. 20 liraya da 500 liraya da iş yaptığımız oluyor." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olğun, restorasyonun sürmesi nedeniyle büyük bölümü kapalı olan tarihi çarşının açılmasını beklediğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/hatayli-usta-44-yildir-ayni-dukkanda-ayakkabi-tamir-ediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/03/ayakkabici-11.jpg" type="image/jpeg" length="24281"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Asırlık çınar: Tespih çekerek günüm geçer]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/asirlik-cinar-tespih-cekerek-gunum-gecer</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/asirlik-cinar-tespih-cekerek-gunum-gecer" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırklareli'nin Geçitağzı köyünde yaşayan 96 yaşındaki Hatice Duyu, yaşına rağmen yaşam enerjisiyle örnek oluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Genç yaşta köye gelin gelen Duyu, eşinin 25 yıl önce hayatını kaybetmesiyle iki odalı evinde yalnız başına kaldı.</p>

<p>Köyün "asırlık çınarı" olarak tanınan Hatice nine, kışın hava şartlarının çetin geçtiği köyde bir yandan ziyaretçilerinin yolunu gözlerken, diğer yandan da elinden düşürmediği tespihini çekip dua ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Duyu, yaz aylarında ise evinin bahçesindeki alanı çapalayıp domates, biber, pırasa ve marul gibi ürünler yetiştiriyor.</p>

<p>Yaşam enerjisiyle gençlere örnek olan Duyu, yaşına rağmen her işini kendisi yapıyor.</p>

<p><img alt="Hatice Nine 22" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/03/hatice-nine-22.jpg" width="860" /></p>

<p><strong>- Doğal ürünlerle besleniyor</strong></p>

<p>Duyu, normal yaşının 100 olduğunu ancak nüfus kayıtlarında 96 yaşında göründüğünü söyledi.</p>

<p>Geçitağzı köyüne gelin geldiğini ifade eden Duyu, yaklaşık bir asırdır yaşamını burada sürdürdüğünü kaydetti.</p>

<p>Duyu, tüm kardeşlerinin hayatını kaybettiğini dile getirdi.</p>

<p><img alt="Hatice Nine 33" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/03/hatice-nine-33.jpg" width="860" /></p>

<p>Çok fazla yemek yemediğini, doğal ürünlerle beslendiğini belirten Duyu, "Doktorlara giderim, 'Bu yaşlı mucize yaşar' derler. Rabbim beni yaşatır." dedi.</p>

<p>Kendisini ziyaret edenlerin arkasından dua ettiğini kaydeden Duyu, yaşına rağmen evinin bahçesini çapaladığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok zor günler geçirdiğini dile getiren Duyu, şöyle devam etti:</p>

<p>"Bu dünyada ben hiçbir şey anlamadım, hep üzüntü hep üzüntü. Evlatlarımdan üzüntü, hepsi hastalar. Onlar ölmesin, ben öleyim de görmeyeyim. Yazın bahçeyle, kışın da tespih çekerek günüm geçer. Ömür de gitti. Kimi ağlamak, kimi gülmekle geçti işte hayat. Ömür gitti, Rabbim beni çok yaşattı."</p>

<p>Duyu, köyün en yaşlısının kendisi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Eski yılları, arkadaşlarını, eş ve dostlarını aklına getirdiğinde çok duygulandığını anlatan Duyu, köyde yaşamanın çok güzel olduğunu vurguladı.</p>

<p>Duyu, Atatürk'ü de hatırladığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/asirlik-cinar-tespih-cekerek-gunum-gecer</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/03/hatice-nine-11.jpg" type="image/jpeg" length="65510"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rusya'da serçe sayımı devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/rusyada-serce-sayimi-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rusyada-serce-sayimi-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya’nın Belgorod kentinde 7-15 Şubat tarihleri arasında yapılması planlanan serçe sayımı devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yılın ilk "Serçe Sayımı" etkinliği kapsamında düzenlenen çalışma, serçe popülasyonunun izlenmesini amaçlıyor.</p>

<p><img alt="Serçe 3" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/02/serce-3.jpg" width="860" /></p>

<p>Yılda iki kez gerçekleştirilen sayım, şubat ve ağustos aylarının ikinci ve üçüncü hafta sonlarında yapılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Serçe 2" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/02/serce-2.jpg" width="860" /></p>

<p>Etkinlik kapsamında gönüllü gözlemciler ve doğa araştırmacıları, kent genelinde serçe popülasyonuna ilişkin verileri kayıt altına alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/rusyada-serce-sayimi-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Feb 2026 17:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/02/serce-11.jpg" type="image/jpeg" length="45393"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İshak Paşa Sarayı kışın da ziyaretçileri ağırlıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ishak-pasa-sarayi-kisin-da-ziyaretcileri-agirliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ishak-pasa-sarayi-kisin-da-ziyaretcileri-agirliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde bulunan, Osmanlı döneminin önemli eserleri arasında yer alan İshak Paşa Sarayı, karla kaplanan görüntüsüyle kış mevsiminde de ziyaretçilerini ağırlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>UNESCO'nun Dünya Miras Geçici Listesi'ndeki tarihi yapı yılın her mevsimi ziyaretçilerine ev sahipliği yapıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Osmanlı'nın Lale Devri'nde inşa edilen tarihi mekanın yerleşkesinde cami, odalar, surlar, türbe, iç ve dış avlular, divan ile harem salonları yer alıyor.</p>

<p>Mimari yapısında Osmanlı, Selçuklu ile Barok ve Rokoko mimarilerinden izler taşıyan saray, duvarlarındaki süslemeleriyle ziyaretçileri geçmişe yolculuğa çıkarıyor.</p>

<p>Tarihi yapı, kışın çevresini kaplayan kar örtüsüyle güzel görüntüler oluşturdu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ishak-pasa-sarayi-kisin-da-ziyaretcileri-agirliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Feb 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/02/ishakpasa-sarayi-11-1.jpg" type="image/jpeg" length="57338"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mübadele'nin 103. Yılı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/mubadelenin-103-yili</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/mubadelenin-103-yili" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ve Yunanistan arasında 30 Ocak 1923'te imzalanan nüfus mübadelesi anlaşması kapsamında deniz yoluyla 7'nci mıntıkaya getirilen 27 bin 687 Müslüman mübadilin Anadolu'da yeniden hayat kurmalarının üzerinden 103 yıl geçti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lozan Anlaşması gereğince 103 yıl önce "Yunan ve Türk Halklarının Mübadelesine İlişkin Sözleşme ve Protokol"ün imzalanması kapsamında yaklaşık 400 bin Türk Yunanistan'dan Anadolu'ya, 1,2 milyon Ortodoks Rum ise Yunanistan'a göç etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'ye göç eden mübadillerin yeni yerleştikleri bölgede sosyokültürel ve ekonomik olarak uyum sağlamalarını kolaylaştırmak amacıyla iskan süreçlerinin gerçekleştiği 10 mıntıka belirlendi, Sakarya bölgesini kapsayan ise 7'nci İzmit mıntıkası oldu.</p>

<p>Deniz yoluyla İzmit'teki 7'nci mıntıkaya (İzmit, Bolu, Bilecik, Eskişehir, Kütahya) büyük ölçüde Selanik, Girit, Manastır, Yanya, Cezayir-i Bahr-i Sefid bölgelerinden gelen 27 bin 687 Müslüman mübadilin bir kısmı, dönemin kazalarından olan Adapazarı istasyonuna getirildi.</p>

<p>Şimdi Sakarya'nın kent merkezi olan Adapazarı istasyonunda indirilen mübadiller, Adapazarı, Serdivan, Akyazı, Hendek ve Söğütlü ilçelerine kara yoluyla, Geyve'ye yerleşen mübadiller ise trenden inmeden demir yolu üzerinden ilçeye ulaşım sağladı.</p>

<h3><strong>"Toplumlar çok büyük yıkımları yaşadıktan bir süre sonra sessiz kalırlar"</strong></h3>

<p>SAÜ Balkan Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (SABAMER) Müdürü Dr. Samet Çakmaker, Balkanların tarih boyunca cazibe merkezi olduğunu, bu durumun dezavantajları da beraberinde getirebildiğini söyledi.</p>

<p>Cazibe merkezlerinin aynı zamanda tarih boyunca çatışma merkezleri olduğunu belirten Çakmaker, "Savaşların, yıkımların, büyük insan kayıplarının ve göçlerin yaşandığı merkezlerdir. Dolayısıyla Balkanlar da cazibe merkezi olmasının bedelini tarih boyunca bahsettiğimiz trajedilere fazlasıyla sahne olarak ödemiş coğrafyadır." dedi.</p>

<p>Toplumların yaşamış oldukları trajedilerin sadece tarih kitaplarında kalmadığını aynı zamanda edebiyata da yansıdığını anlatan Çakmaker, "Bahsettiğimiz yansıma sadece kurgusal olarak bize bir yerlerde bir şeyler olmuş izlenimi vermekten çok daha öteye gidiyor. Bazen tarihin sustuğu anlatmadığı, bilerek karanlıkta bıraktığı hadiseleri, olayları, durumları, hisleri biz edebi eserler üzerinden okuyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Çakmaker, mübadele sonrası yaklaşık 2 milyon insanın yer değiştirmesinin çok büyük sosyal hadise olduğunu ancak konuyla doğrudan ilişkili çok az roman yazıldığını dile getirerek, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bu hadisenin de edebi eserlere yansımış olabileceğini düşündük fakat gördük ki henüz yansımamış. Özellikle 2000 sonrası yazılmış romanlarda bu temaya odaklanıldığını görüyoruz. Yani aradan kabataslak 80 yıl geçtikten sonra doğrudan bu konuyu ele alan eserlerin sayısında artış görüyoruz. Bu tarihsel hadiselerin seyir süreciyle ilgili geçmiş bilgilerimizi yokladığımızda çok da şaşırılacak durum olmadığını görüyoruz çünkü toplumlar çok büyük yıkımları yaşadıktan bir süre sonra sessiz kalırlar ve bu sessizlik süreci toplumların tarihine kıyaslandığında belki kısa süredir ama insan ömrüne kıyaslandığında uzun süredir."</p>

<p>SAÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Burak Çıtır da Anadolu'daki Rum Ortodoksların Yunanistan'a, Yunanistan'da yerleşik haldeki ortalama 400-500 bin civarındaki Müslüman'ın Anadolu'ya göç ettirildiğini anımsattı.</p>

<p>Çıtır, göç eden nüfusun belirlenme sürecinde dönemin yöneticilerinin, Anadolu'daki nüfusu daha nitelikli hale getirmek, hem tarım hem de uluslararası ticarette etkinleştirmek amacıyla özellikle uluslararası ticarete yatkın, modern tarımı daha iyi bilen nüfusun olduğu batı bölgesinden mübadele sürecini başlattığını anlattı.</p>

<p>Demir yolu üzerinden bakıldığında nüfus mübadelesinin özellikle Anadolu'nun batı ve Ege kıyılarında gerçekleştiğine değinen Çıtır, "(İzmit mıntıkası) Buranın en büyük özelliği nüfus mübadelesinde başlangıç noktası olması. Anadolu'nun içlerine doğru artık Sakarya gibi yerlere gelindiğinde nüfus mübadelesinin son duraklarına yaklaşıldığı görülüyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Çıtır, deniz yoluyla İzmit'e getirilmiş olan mübadillerin 2-3 günlük süre içerisinde evrak işlemlerinin ardından gönderilecekleri yerlerin belirlendiğini, Sakarya üzerinden Adapazarı, Akyazı, Hendek, Söğütlü, Geyve ve günümüzdeki Serdivan bölgesine demir yoluyla taşındıklarını kaydetti.</p>

<p>Serdivan'a yerleşmiş mübadillerin yanlarında getirdikleri ravika inciri, doktor üzümü ve Avdira dutu tohumlarını bölgelerinde ektiklerini ve ürünleri zaman içerisinde ticari hayata taşıdıklarına işaret ederek, şöyle devam etti:</p>

<p>"Mübadillerin en büyük özelliği aslında uluslararası ticarete yatkın bölgeden gelmeleri. Balkan coğrafyası Osmanlı'nın en büyük tarım gelirlerini elde etmiş olduğu yerlerdir ve tarımsal ürünleri de aslında limanlar aracılığıyla uluslararası ticarete dahil ediyorlardı. Geçmişten gelen ticari kültürleri de vardı. Bu kişiler, geldikleri bölgelerde çağdaş tarımsal ürünleri üretmiş ve tarım aletlerini kullanmış, uluslararası ticaretteki bağlantılarını kullanarak da aslında yeni Cumhuriyet'in uluslararası ticaretine eklenmiş ve bu ticari hayatı canlandırmış."</p>

<p>Çıtır, Yunanistan'a gönderilen Rum Ortodoks nüfustan kalan bazı arsaların ve evlerin, harabe halde olduğunu, devletin, mübadillerin yerleşmesi için köy, cami ve sağlık hizmetleri alanları inşa ettiğini anlattı.</p>

<p>Sakarya'ya gelen mübadillerin çeşitli sıkıntılar yaşadıklarına da değinen Çıtır, şöyle konuştu:</p>

<p>"Serdivan özelinde dağ köyü inşasına başlanılmış. Burada ortalama 400 haneye kadar yerleşim yeri görülüyor. Ancak mübadillerin Sakarya üzerinde yerleşmelerinde bazı sıkıntılar da yaşanmış. Özellikle ovalık alanda yerleşmeye başladıklarında ortaya çıkan sıtma hastalığı nedeniyle bazı mübadillerin Manisa Akhisar civarına, bazılarının da Hendek bölgesine gittiklerini göreceğiz. Geriye dönüp baktığımızda aslında Sakarya'nın, kent hayatına eklemlenmeye çalışan mübadillerle geliştiğini göreceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/mubadelenin-103-yili</guid>
      <pubDate>Thu, 29 Jan 2026 14:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/mubadil.jpg" type="image/jpeg" length="59292"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gümüşören Barajı dikkat çekti]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/gumusoren-baraji-dikkat-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/gumusoren-baraji-dikkat-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri'nin Develi ilçesindeki Gümüşören Barajı'nda, soğuk havanın etkisiyle oluşan ve göz bebeklerine benzeyen buz oluşumları dronla görüntülendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlçe sınırlarında bulunan baraj gölünün Menengi mezrasına yakın bölümü, soğuk havanın etkisiyle kısmen dondu.</p>

<p>Dronla kaydedilen görüntülerde, göl yüzeyinde oluşan halka şeklindeki buz yapıları ve merkezlerinden yayılan çatlaklar dikkati çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beyaz ve açık mavi tonların hakim olduğu buz tabakası, havadan bakıldığında insan gözünün iris ve göz bebeğini çağrıştıran doğal desenler oluşturdu.</p>

<p>Genellikle donma sürecinde ani ısı değişimleri sonucu bu oluşumların meydana geldiği öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/gumusoren-baraji-dikkat-cekti</guid>
      <pubDate>Thu, 29 Jan 2026 08:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/gungoren-baraji-11.jpg" type="image/jpeg" length="73313"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[81 Yaşındaki Esme teyze eğitim sevgisiyle örnek oluyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/81-yasindaki-esme-teyze-egitim-sevgisiyle-ornek-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/81-yasindaki-esme-teyze-egitim-sevgisiyle-ornek-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çorum'da yaşayan ve uzun yıllardır hobi ve eğitim kurslarına katılan 81 yaşındaki Esme Dalgıç, sağlığı elverdiği müddetçe eğitimlere devam etmeyi planlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>4 çocuk annesi Dalgıç, ilk çocuğunun okula başlamasının ardından halk eğitim merkezi bünyesinde açılan örgü kursuna gitmeye başladı.</p>

<p>Aynı dönemde açılan okuma yazma kursunu da tamamlayan Dalgıç, daha sonra açık öğretimden ilkokul ve ortaokul diplomalarını da aldı.</p>

<p>Yıllar içinde dikiş nakıştan ebruya, yağlı boyadan bilgisayara, üç boyutlu tasarımdan fotoğrafçılığa, kokulu taş tasarım kursuna kadar onlarca kursa katılan Dalgıç, bu süreçte sürücü kursuna giderek sürücü belgesinin de sahibi oldu.</p>

<p><img alt="E S M E T E Y Z E A Z M İ Y L E Ö R N E K O L U Y O R 22" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/e-s-m-e-t-e-y-z-e-a-z-m-i-y-l-e-o-r-n-e-k-o-l-u-y-o-r-22.jpg" width="860" /></p>

<p>Lise diplomasını 76 yaşında alan Dalgıç, Hitit Üniversitesinin "Anne Üniversitesi Projesi"ne katıldı, iki kez üniversite sınavına girdi.</p>

<p>Yılın birkaç ayını İstanbul'da çocuklarının yanından geçiren Dalgıç, burada da kurs ve öğrenme etkinliklerine katılmayı ihmal etmiyor.</p>

<h3><strong>- Haftanın üç günü Kur'an eğitimi alıyor</strong></h3>

<p>Haftanın üç günü Kur'an, iki günü de yağlı boya resim kursuna devam eden Dalgıç, daha sonra saz kursuna katılmayı hedefliyor.</p>

<p>Esme Dalgıç, öğrenmeyi hep çok sevdiğini, bu nedenle 20'li yaşlarından bu yana sürekli kurslara katıldığını, televizyonda dizi yerine belgesel izlemeyi tercih ettiğini söyledi.</p>

<p>Eğitim sevgisiyle çevresine de örnek olduğuna işaret eden Dalgıç, "Mesela kursa gidiyorum, 'Teyze bu yaşta niye geliyorsun?' diye bakıyorlar. Lisede okulu bırakanlar beni görüp okula dönüş yaptı, okudu. Çoklarına örnek oldum." dedi.</p>

<p><img alt="E S M E T E Y Z E A Z M İ Y L E Ö R N E K O L U Y O R 33" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/e-s-m-e-t-e-y-z-e-a-z-m-i-y-l-e-o-r-n-e-k-o-l-u-y-o-r-33.jpg" width="860" /></p>

<p>Gittiği bütün kurslardan zevk aldığını, bir şeyler öğrendiğini belirten Dalgıç, "Bütün kursları seviyorum. Severek gidiyorum. Evde oturmayı istemiyorum. Gençlere, yaşlılara eğitimi tavsiye ederim. Eğitime gittiğin zaman kendini başka bir dünyada görüyorsun, çevren değişiyor, arkadaşlarınla sohbet ediyorsun. Evde oturmasınlar. 'Yaşlıyız gidemiyoruz' demesinler." diye konuştu.</p>

<p>Dalgıç, 7 yıl önce önce vefat eden eşi ile çocuklarının kursa gitmesine destek vermesinin kendisini motive eden en önemli etmenlerden olduğunu vurguladı.</p>

<p>Saz kursuna gitmek istediğini anlatan Dalgıç, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Aslında saz kursuna çoktan gitmek istiyordum. Kurslara başladığım sene istedim ama ayıp görürlerdi, 'Saz kursuna gidiyor' diye. Sazı saklayamam, alıp götüremem diye düşündüm. 'Kurslara niye gidiyorsun, otur evde' diyenler oluyor ama onları dinlemiyorum. Şimdi hocayla konuştum. Saz kursu varmış burada. Allah sağlık, ömür verirse inşallah saz kursuna gideceğim."</p>

<h3><strong>- Öğrencilere ilham kaynağı oluyor</strong></h3>

<p>Kursta görevli resim öğretmeni Gülçin Gevenkiriş de öğrenmenin yaşının olmadığını, Esme Dalgıç'ın bunun en güzel örneklerinden birini teşkil ettiğine dikkati çekti.</p>

<p>Yeni bir öğretmen olarak Esme Dalgıç'ın tecrübelerinden istifade ettiğini dile getiren Gevenkiriş, "Yüksek lisans yapıyorum. Pes ettiğim noktalar oluyor ama Esme teyze, kalbin attığı sürece insanların kendini geliştirebileceğini, öğrenebileceğini gösterdi bana. Beni derinden etkiledi. Buradaki öğrencilerime de ilham kaynağı oldu. İyi ki tanıdık, iyi ki hayatımıza girdi." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Komşusu ve sınıf arkadaşı Sema Dalyan ise kursa Esme Dalgıç ile gelip gittiklerini, sürekli birlikte vakit geçirdiklerini, kursun çok verimli geçtiğini söyledi.</p>

<p>Kurstaki herkesin Dalgıç'ın tecrübelerinden yararlandığını belirten Dalyan, "Çok iyi bir insan. Bize hediyeler dağıtıyor, yiyecekler getiriyor, hatırımızı soruyor. Esma teyzemizi çok seviyoruz." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/81-yasindaki-esme-teyze-egitim-sevgisiyle-ornek-oluyor</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Jan 2026 16:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/e-s-m-e-t-e-y-z-e-a-z-m-i-y-l-e-o-r-n-e-k-o-l-u-y-o-r-11.jpg" type="image/jpeg" length="58984"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaban kuşlarına "sofra" kurmak için her sabah kar kürüyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/yaban-kuslarina-sofra-kurmak-icin-her-sabah-kar-kuruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/yaban-kuslarina-sofra-kurmak-icin-her-sabah-kar-kuruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kış mevsiminin çetin geçtiği Kars'ın Sarıkamış ilçesinde yaşayan emekli işçi 65 yaşındaki Temel Yiğit, her sabah kar küreyip aç kalan yaban kuşlarına "sofra" kuruyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yiğit, 5 yıldır çetin kış koşullarının yaşandığı ilçede yaban kuşlarının karla kaplı doğada aç kalmaması için çabalıyor.</p>

<p>Kış mevsiminde her sabah küreğini alıp yaşadığı İstiklal Mahallesi’nde kar küreyip geniş bir alan açan Yiğit, deposunda stokladığı yemleri bu alana seriyor.</p>

<p>Burada güvercinler başta olmak üzere yaban kuşlarına "sofra" kuran Yiğit’in duyarlılığı, mahalle sakinlerinin de takdirini topluyor.</p>

<p><img alt="Kuşlar Için Kar Kürüyor 22" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/kuslar-icin-kar-kuruyor-22.jpg" width="860" /></p>

<h3><strong>"Yılda en az 2 ton buğday alıyoruz"</strong></h3>

<p>Temel Yiğit, kış mevsiminde yaban kuşlarının yiyecek bulmakta zorlandığını düşünerek böyle bir işe giriştiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Güvercinleri beslemekten dolayı çok mutlu olduğunu anlatan Yiğit, şöyle konuştu:</p>

<p>"Beş yıldır bu güvercinler için harman zamanı buğday stokluyorum. Yılda en az 2 ton buğday alıyoruz. Bazı vatandaşlar da 'sevabımız olsun' diye yardım ediyorlar. Ben bu sevdaya tutuldum, devam ediyorum. Ömrümüz yettiğince inşallah yaparız. Kış aylarında her sabah kalkar, kar yağmışsa küreme yapar sonra kuşların yemlerini veririm, günde 10-12 kilo buğdayla yemliyorum."</p>

<p>Mahalle sakinlerinden Fatih Bazu ise duyarlılığından dolayı Yiğit'e teşekkür ederek, "Temel bey burada güvercinleri besliyor, Allah ondan razı olsun. Beş yıldır bu görevi yapıyor. Gerçekten sevdiğimiz bir abimiz, Allah yardımcısı olsun." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/yaban-kuslarina-sofra-kurmak-icin-her-sabah-kar-kuruyor</guid>
      <pubDate>Thu, 15 Jan 2026 17:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/kuslar-icin-kar-kuruyor.jpg" type="image/jpeg" length="77147"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayakkabı ustası mesleğini 45 yıldır sürdürüyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ayakkabi-ustasi-meslegini-45-yildir-surduruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ayakkabi-ustasi-meslegini-45-yildir-surduruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde ayakkabı ustası Süleyman Avşar, mesleğini 45 yıldır sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Fabrikada çalışırken ayakkabı tamircisi arkadaşı sayesinde işi öğrenen 76 yaşındaki Avşar, 10 yıl boyunca hem çalıştı hem de boş zamanlarında ayakkabı tamirciliği yaptı.</p>

<p>Fabrikadan emekli olduktan sonra ayakkabı üretimi ve tamiratında kendini geliştiren Avşar, yaklaşık 35 yıl önce dükkan açtı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlığı el verdiği sürece mesleğini sürdürmek isteyen Avşar, işi öğretecek çırak bulamamaktan yakınıyor.</p>

<p><img alt="Ayakkabı Ustası 22" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/ayakkabi-ustasi-22.jpg" width="860" /></p>

<p>Süleyman Avşar, işini severek yaptığını söyledi.</p>

<p>İşini yaparken bu zamana kadar müşterileriyle sıkıntı yaşamadığını anlatan Avşar, "Tek başıma çalışıyorum. Hafta içi kimseden yardım almıyorum. Çocuklarım hafta tatillerinde gelip çalışıyorlar." dedi.</p>

<p>Genç neslin farklı mesleklere yöneldiğini belirten Avşar, "İşi bırakma gibi bir düşüncem yok. Sağlığım el verdikçe ben buradayım. Bizim yaptığımız şey vatandaşa hizmettir." ifadesini kullandı.</p>

<p>Avşar, müşterilerden de olumlu dönüşler aldığını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ayakkabi-ustasi-meslegini-45-yildir-surduruyor</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Jan 2026 16:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/ayakkabi-ustasi-11.jpg" type="image/jpeg" length="63996"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kesintisiz enerji için zorlu koşullarda çalışıyorlar]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kesintisiz-enerji-icin-zorlu-kosullarda-calisiyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kesintisiz-enerji-icin-zorlu-kosullarda-calisiyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elektrik dağıtım ekipleri kesintisiz enerji için zorlu koşullarda çalışıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Elektrik dağıtım ekipleri kesintisiz enerji için zorlu koşullarda çalışıyor.</p>

<p><img alt="Elektrik Kar 44" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/elektrik-kar-44.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Elektrik Kar 33" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/elektrik-kar-33.jpg" width="860" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Elektrik Kar 11" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/elektrik-kar-11.jpg" width="860" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kesintisiz-enerji-icin-zorlu-kosullarda-calisiyorlar</guid>
      <pubDate>Tue, 13 Jan 2026 15:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/elektrik-kar-22.jpg" type="image/jpeg" length="27340"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erzurum'da kar ve buzda atlı safari keyfi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/erzurumda-kar-ve-buzda-atli-safari-keyfi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/erzurumda-kar-ve-buzda-atli-safari-keyfi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kış aylarında sert iklimiyle bilinen Erzurum’da, farklı meslek gruplarından biniciler, kar ve buzla kaplı arazide atlı safari yaparak hem stres atıyor hem de doğayla iç içe vakit geçiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kış sporlarıyla öne çıkan kentte at biniciliğini hobi edinenler, Aziziye ilçesi kırsalındaki çiftliklere emanet bıraktıkları atlarla bembeyaz arazide safariye çıkıyor.</p>

<p>Aralarında hakim, polis, akademisyen, gazeteci ve esnafın da bulunduğu grup, boş zamanlarını karla kaplı ovalarda ve buz tutmuş dere yataklarında atlı safari yaparak değerlendiriyor.</p>

<p><img alt="Erzurum Kar At 44" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/erzurum-kar-at-44.jpg" width="860" /></p>

<p>Zaman zaman sıfırın altında 15 dereceye kadar düşen hava sıcaklığına rağmen biniciler, doğanın sunduğu sessizlik ve manzaranın tadını çıkarıyor.</p>

<p><img alt="Erzurum Kar At 33" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/erzurum-kar-at-33.jpg" width="860" /></p>

<p><strong>- "Mental olarak güçlenme ve odaklanmamıza katkıda bulunuyor"</strong></p>

<p>Kentte görevli hakim Rıdvan Ülkümen, Erzurum'un doğasının her daim at binmeye uygun olduğunu söyledi.</p>

<p>Erzurum'un atçılık ve binicilik kültüründe derin bir tarihinin olduğunu belirten Ülkümen, "Fiziksel ve iklimsel şartların zorluğu bu coğrafyada binicilik sporunu yapmak için güçlü psikolojik ve fiziksel bir dayanıklılık gerektiriyor. İşimizin yoğun olması vicdani anlamda yüksek sorumluluk gerektirmesi bakımından bu sporu yapıyor olmak, mesleki anlamda da dinlenme, mental olarak güçlenme ve odaklanmamıza katkıda bulunuyor." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Erzurum Kar At 22" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/erzurum-kar-at-22.jpg" width="860" /></p>

<p>Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Sınıf Eğitimi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Pelin Mete de atlarla zaman geçirmenin eğlenceli olduğundan bahsetti.</p>

<p>Mete, "Kar sporları denince aklıma ilk karda atlı binicilik geliyor. Karda at sürmenin keyfi başka, karda tehlikeli olduğu düşünülüyor. İlk kar yağdığında binmiyoruz, ikinci ya da üçüncüsünü bekliyoruz çünkü ilki zemin oluşturuyor sonrakiler koşmak için zemini hazırlıyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Erzurum Kar At 45" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/erzurum-kar-at-45.jpg" width="860" /></p>

<p><strong>- "Erzurum'un karlarla kaplı doğasında at binmek eşsiz bir deneyim"</strong></p>

<p>Başkomiser İsmail Taşdemir ise boş vakitlerinin çoğunu at üzerinde karla kaplı arazide geçirdiğini anlattı.</p>

<p>Taşdemir, "Erzurum'un karlarla kaplı doğasında at binmek eşsiz bir deneyim. Karın verdiği derin sessizlikte doğayla baş başa kalınıyor. Kendimizle de baş başa kalarak güzel vakit geçiriyoruz." şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="Erzurum Kar At 01" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/erzurum-kar-at-01.jpg" width="860" /></p>

<p>Elektrikçi Enes Karakaş da eşi sayesinde biniciliğe başladığını ifade ederek, "Millet dışarıda geziyor, ben burada stres atıyorum. Soğuk bir memleketteyiz ama atın sevgisi bizi ısıttığı için yaz kış demeden sıkı giyinip safariye çıkıyoruz. Kışın at binmek daha iyi, karda at binmek eğlenceli ve daha zevkli." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/erzurumda-kar-ve-buzda-atli-safari-keyfi</guid>
      <pubDate>Tue, 13 Jan 2026 12:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/erzurum-kar-at-11.jpg" type="image/jpeg" length="22715"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaralı halde bulduğu karga en yakın arkadaşı oldu]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/yarali-halde-buldugu-karga-en-yakin-arkadasi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/yarali-halde-buldugu-karga-en-yakin-arkadasi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu'nun Altınordu ilçesinde esnaflık yapan Serdar Hekim'in, yaklaşık beş ay önce yaralı halde bularak "Haşmet" ismini verdiği karga ile dostluğu görenleri şaşırtıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karşıyaka Mahallesi'nde beyaz eşya tamiri yapan Hekim, kanadı yaralı halde bulduğu yavru karganın tedavisini yaptı.</p>

<p>Bir süre sonra iyileşen kargayı doğaya salmak isteyen Hekim, kuşun iş yerinden gitmediğini fark etti.</p>

<p>"Haşmet" ismini verdiği kargayı iş yerinde besleyen ve zaman zaman banyosunu yaptıran Hekim, karga ile arasındaki sıra dışı dostluktan keyif alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kargayla Arkadaş Oldu 22" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/kargayla-arkadas-oldu-22.jpg" width="860" /></p>

<p>Serdar Hekim, karganın henüz yavru olduğu zamanda bir binanın çatı katından düştüğünü söyledi.</p>

<p>Tedavisi ve bakımına dikkat ettiğini belirten Hekim, "Geçtiğimiz temmuz ayında yavru halde bulduğum karganın tedavisini yaptım. O gün bugündür adını 'Haşmet' verdiğim karga ile dostluğumuz başladı. Haşmet iş yerinde adeta benim yardımcım oldu. Çırak gibi yanımda dolaşıyor, birlikte vakit geçiriyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Kargayı genellikle fıstık ve kedi maması ile beslediğini belirten Hekim, zaman zaman banyosunu yaptırıp saç kurutma makinesi ile kuruttuğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/yarali-halde-buldugu-karga-en-yakin-arkadasi-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Jan 2026 15:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/kargayla-arkadas-oldu-11.jpg" type="image/jpeg" length="71569"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahçesinde yetiştirdiği kamıştan ney üretiyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/bahcesinde-yetistirdigi-kamistan-ney-uretiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/bahcesinde-yetistirdigi-kamistan-ney-uretiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'ın Dörtyol ilçesinde 24 yıldır ney üretimi yapan 67 yaşındaki Ali Karayanık, bahçesinde yetiştirdiği kamıştan tasarladığı enstrümanları yurt içi ve dışındaki meraklılarına ulaştırıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Asıl mesleği terzilik olan Karayanık, 2002'de hobi amaçlı başladığı ney üretiminde zamanla kendini geliştirdi.</p>

<p>Üretim sürecinde istediği kalitede ve sayıda ham maddeyi bulmakta güçlük çeken Karayanık, Çaylı Mahallesi'ndeki evinin arkasındaki 7 dönümlük narenciye bahçesinin 5 dönümünü kamış üretimine ayırmaya karar verdi.</p>

<p><img alt="Ney Ustası 22" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/ney-ustasi-22.jpg" width="860" /></p>

<p>Karayanık, hasadını yaptıktan sonra uzun süre kuruttuğu kamışları yontup uygun aralıklarda delikler açıyor.</p>

<p>Neyin üflendiği ağızlık olan başpareleri de portakal ağacından tasarlayan Karayanık, el emeği enstrümanlarını kargo yoluyla yurt içi ve dışındaki müşterilerine gönderiyor.</p>

<p><img alt="Ney Ustası 44" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/ney-ustasi-44.jpg" width="860" /></p>

<p><strong>- "Ney yapımında kullanılan aparatlar ile kılıfları da üretiyorum"</strong></p>

<p>Ali Karayanık, kamış toplarken hem huzur bulduğunu hem de spor yaptığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Ney Ustası 33" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/ney-ustasi-33.jpg" width="860" /></p>

<p>Güzel ezgiler çıkaran neyler tasarlamak için çaba harcadığını dile getiren Karayanık, şöyle konuştu:</p>

<p>"Kamışların azaldığını fark ettim. İlerleyen yıllarda istediğimiz tarzda kamışı bulamayacağımız için bahçemin 5 dönümündeki narenciyeyi söküp kamış ektim. Ney yapımında kullanılan aparatlar ile kılıfları da üretiyorum. Kendi ihtiyacımız için kamış topluyoruz. Fazlasını da ihtiyacı olan arkadaşlara gönderiyorum."</p>

<p>Karayanık, ney üretiminin meşakkatli olduğunu belirterek, "Kamışı yetiştiriyor, kurutuyor, 4 sene bekletiyorum. 4 yıl kuruyan kamışı ney yapıyorum. Başpareleri de yetiştirdiğim portakal ağacından yapıyorum." dedi.</p>

<p>Kamışla uğraşmaktan keyif aldığını vurgulayan Karayanık, "Neyleri yurt dışından da isteyen oluyor. Tunus, Lübnan, İngiltere ve Almanya'dan talep edenlere gönderiyorum." ifadelerini kullandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/bahcesinde-yetistirdigi-kamistan-ney-uretiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Jan 2026 13:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/ney-ustasi-11.jpg" type="image/jpeg" length="14968"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklar kar sevinci yaşadı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/cocuklar-kar-sevinci-yasadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/cocuklar-kar-sevinci-yasadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kastamonu'nun Azdavay ilçesinde çoğunluğu ilkokul ve ortaokul çağında olan çocuklar, mahalle arasına yaptıkları kızak pistinde naylonlarla kayarak karın tadını çıkardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bölgede bir süredir etkili olan kar yağışı nedeniyle Azdavay'da kar kalınlığı yer yer 1 metreye yaklaştı.</p>

<p>Şehitler Gaziler Parkı'nın yanındaki Karanfil Sokağı'nın dik yollarını kendi imkanları ile düzelterek kızak pistine çeviren mahallenin çocukları, poşet ve naylonlarla kayarak keyifli anlar yaşadı.</p>

<p>Zaman zaman aynı poşetin üzerine oturarak birlikte kayan çocuklar, büyük mutluluk yaşadı.</p>

<p><img alt="Ç O C U K K A R 22" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/c-o-c-u-k-k-a-r-22.jpg" width="860" /></p>

<p>Çocuklardan Yasin Ege Akça, bir arkadaşının sokağı kayak pistine çevirmeye çalıştığını görünce ona yardım ettiğini belirterek, "Burayı düzeltip kayabilecek duruma getirdik. Çukurlar vardı, düzelttik. Yukarıdan kar attık yerlere. Üstüne kuvvet uygulayıp kaya kaya düzledik. Şimdi eğleniyoruz, kayıyoruz, mutluyuz." dedi.</p>

<p>Ayaz Efe Özkan ise karda oynayıp kaymayı çok sevdiğini dile getirerek, şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Efe ile ilk kar yağdığında çıktık dışarıya. Geçen sene de yapmıştık burayı. Efe'ye 'Gel beraber burayı kayak yeri yapalım' dedim. O da 'Olur, tamam' dedi. Toz kardan yapmaya çalıştık, oldu. Burası çok kar doluydu. Naylonla Kazım Efe beni çeke çeke, ben de onu çeke çeke burayı düzleştirdik. Hem biz eğleniyoruz hem de arkadaşlarımız çok eğleniyor."</p>

<p><img alt="Ç O C U K K A R 33" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/c-o-c-u-k-k-a-r-33.jpg" width="860" /></p>

<p>Kazım Efe İnan da arkadaşı Ayaz Efe Özkan'ın kar pisti yapma teklifi üzerine sokağa çıktığını anlatarak, "Biz de birbirimizi çektik, düzledik burayı. Sonra akşam geldik buraya arkadaşlarımızla. Yani 2 günde hepsi oldu. Şimdi eğleniyoruz, arkadaşlarımızla kayıyoruz. Mahallenin tüm çocukları burada, hepimiz kayıyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Elif Beyza Şimşek ise çok eğlendiklerini vurgulayarak, "Burada kızak kayıyoruz, eğlenmek acayip güzel. Burayı yaparlarken arkadaşlarımızı izledik, onlara birazcık da yardımcı olduk. Hep beraber burada eğlenmek gerçekten çok güzel." ifadesini kullandı.</p>

<p>Aybüke Demirci de birlikte kaymanın çok keyifli olduğunu kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/cocuklar-kar-sevinci-yasadi</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Jan 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/c-o-c-u-k-k-a-r-11.jpg" type="image/jpeg" length="76996"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yorgancı dede 72 yıldır iğnesini elinden bırakmıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/yorganci-dede-72-yildir-ignesini-elinden-birakmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/yorganci-dede-72-yildir-ignesini-elinden-birakmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kastamonu'da yaşayan Şerafettin Küçükbulut, yorgancılık mesleğini ilerleyen yaşına rağmen devam ettiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kentte 1953 yılında bir yorgancının yanında çalışmaya başlayan 84 yaşındaki Küçükbulut, 1956-58 yıllarında İstanbul Kadiköy'de başka bir yorgancının yanında çalıştı. Daha sonra tekrar memleketine dönen Küçükbulut, aynı yıl kendi dükkanını açtı.</p>

<p>"Şerafettin dede", iğne ve ipliğiyle 72 yıldır dolgusu pamuk veya yün olup bölgede hala talep gören saten yorganları titizlikle işliyor.</p>

<p>Şerafettin Küçükbulut, köyde doğduğunu, çalışmak için kente geldiğini, Kastamonu ve İstanbul'da mesleğin inceliklerini öğrenerek üç çocuk büyüttüğünü anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaklaşık elli yıldır aynı dükkanda çalıştığını belirten Küçükbulut, şöyle devam etti:</p>

<p>"Yorgancı hocalarımın biri Trabzonlu, biri Çatalzeytinliydi. Kalfa olarak Trabzonlu yorgancının yanına gittim. Onun dükkanında yorgan dikmeye başladım. Bana yorgan başına para ödüyordu. Daha sonra 1956'da İstanbul'a gittim, Kadıköy'de 2 yıl çalıştım. Daha sonra bir bayramda köye geldim. 'Ben İstanbul'da dükkan açacağım' dedim. Ailem 'Bizi burada yalnız bırakma, biz sensiz ne yaparız' dediler. Ben de bu sözün üzerine 1958 yılında Kastamonu'da dükkan açtım. Şu anki dükkanıma ise 1977'de taşındım. 1977'den beri aynı dükkanda devam ediyorum."</p>

<p><img alt="Yorgancı Dede 11" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/12/yorganci-dede-11.jpg" width="860" /></p>

<h3><strong>- 72 yılda 22 yorgan ustası yetiştirdi</strong></h3>

<p>Çalıştığı 72 yıllık sürede 22 yorgan ustası yetiştirdiğini ifade eden Küçükbulut, "Bunlardan ikisi oğlum. Dördünü de çocuk yetiştirme yurdundan aldım. Ytiştirdiğim ustalardan üçü rahmetli oldu. Bu mesleği halihazırda devam ettirmeye çalışıyorum." diye konuştu.</p>

<p>Yetiştirdiği ustaların kendisini çok sevdiğini, iyilik yapanın iyilik bulduğunu dile getiren Küçükbulut, müşterilerinin de yaptığı yorganlardan memnun kaldığına işaret ederek şunları kaydetti:</p>

<p>"Benim diktiğim yorganlar garantilidir. Benim işim memnun etmektir, diktiğim yorganlara garanti vermektir. Benim diktiğim yorganlar sökülmez, uzun ömürlüdür. Bozulmaz ve ezilmez. Müşterilerim beni sever, ben müşterilerimi severim. Kastamonu, İstanbul ve Ankara'dan müşterilerim var. Bu mesleğe devam ediyorum. Mesleğimi seviyorum, mesleğimi bırakmak istemiyorum."</p>

<p>Evlenecek kişilere indirim yaptığını belirten Küçükbulut, eskiden yorganı alana gelinlik hediye ettiğini, yorgan alanlardan bebeği olduğunu öğrendiklerine de yaptığı küçük yorganları hediye ettiğini söyledi.</p>

<p>Sağlığının yerinde olduğunu, sağlığı elverdiği sürece de mesleğini sürdüreceğini vurgulayan Küçükbulut, işini severek ve sabırla yapanların, hiçbir zaman sıkıntı çekmeyeceklerini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/yorganci-dede-72-yildir-ignesini-elinden-birakmiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Dec 2025 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/12/yorganci-dede-22.jpg" type="image/jpeg" length="15469"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erzurum, Ardahan ve Kars'ta soğuk hava ile sis etkili oluyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/erzurum-ardahan-ve-karsta-soguk-hava-ile-sis-etkili-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/erzurum-ardahan-ve-karsta-soguk-hava-ile-sis-etkili-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum, Ardahan ve Kars'ta etkili olan soğuk hava ile sis hayatı olumsuz etkiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gece hava sıcaklığının sıfırın altında 5 dereceye düştüğü Erzurum'da, soğuk hava nedeniyle bitki ve ağaçlarda kırağı oluştu.</p>

<p>Park halindeki araçların camlarının buzla kaplandığı kentte, bazı vatandaşlar araçlarını soğuktan korumak için üzerlerine battaniye örttü.</p>

<p>Sis nedeniyle görüş mesafesi yaklaşık 15 metreye kadar düştü, sürücüler ilerlemekte güçlük çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ardahan'da ise soğuk nedeniyle buzlanma ve don meydana geldi, ağaç ve yapraklarda kırağı oluştu.</p>

<p>Gece hava sıcaklığının sıfırın altında 7 dereceye düştüğü Kars'ta da araç camları buz tuttu, bitki ve ağaçlarda kırağı meydana geldi.</p>

<p>Kars-Erzurum kara yolunda da sis nedeniyle görüş mesafesi düştü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/erzurum-ardahan-ve-karsta-soguk-hava-ile-sis-etkili-oluyor</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Nov 2025 09:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/11/agency/aa/erzurum-ardahan-ve-karsta-soguk-hava-ile-sis-etkili-oluyor.jpg" type="image/jpeg" length="52899"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kuş cenneti Erçek Gölü yaban kazlarına ev sahipliği yapıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kus-cenneti-ercek-golu-yaban-kazlarina-ev-sahipligi-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kus-cenneti-ercek-golu-yaban-kazlarina-ev-sahipligi-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yüzlerce kuş türünün gözlemlenebildiği Van'daki Erçek Gölü'ne havanın soğumasıyla yaban kazları gelmeye başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuşların göç yolculuğunda en önemli konaklama merkezlerinden biri olan Van Gölü havzasındaki Erçek Gölü'nde birçok türü bir arada gözlemlemek mümkün.</p>

<p>Yaban hayvanlarının daha güvenli ortamda üreme alanı bulduğu göl, yaz mevsimi boyunca konaklayan flamingoların yanı sıra bugünlerde binlerce yaban kazına da ev sahipliği yapıyor.</p>

<p>Havanın soğumasıyla bölgeye gelen küçük sakarca ve boz kazları, doğaseverlerin ve fotoğraf sanatçılarının ilgi odağı oldu.</p>

<p><img alt="Kuş Cenneti Erçek Gölü Yaban Kazlarına Ev Sahipliği Yapıyor 2" class=" detail-photo img-fluid" height="506" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/11/kus-cenneti-ercek-golu-yaban-kazlarina-ev-sahipligi-yapiyor-2.jpg" width="900" /></p>

<p>Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, Anadolu Ajansı muhabirine, sulak alan yönünden zengin olan havzanın birçok yaban hayvanına ev sahipliği yaptığını söyledi.</p>

<p>Nesli tükenmekte olan kuşların da bölgeye geldiğini belirten Aslan, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Van Gölü havzasındaki sulak alanlarda allı turnalarla flamingolar yazın konaklıyor. Kışın da boz kazlarla sakarca kazlar yoğun şekilde buraya geliyor. Sakarca ve boz kazlar, Sibirya, Kazakistan ve Rusya'nın batısındaki soğuk bölgelerden kışı burada geçirmek üzere geliyorlar. Kışı burada geçirdikten sonra üremek için oralara dönüyorlar. Hem sakarca kazlarını hem boz kazları hem de allı turnaları aynı karede görmek mümkün."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kus-cenneti-ercek-golu-yaban-kazlarina-ev-sahipligi-yapiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Nov 2025 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/11/kus-cenneti-ercek-golu-yaban-kazlarina-ev-sahipligi-yapiyor-1.jpg" type="image/jpeg" length="88663"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
