<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Diyanet Haber</title>
    <link>https://www.diyanethaber.com.tr</link>
    <description>Diyanet Haber / Diyanet Sınav / Diyanet Duyuru / Diyanet Hutbe / Müftülükler / İslam Dünyası / Kültür Sanat / #Keşfet / www.diyanethaber.com.tr</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 14 Apr 2026 14:26:58 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Reçetedeki ilacın hangi eczanede olduğu artık e-Nabız'da]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/recetedeki-ilacin-hangi-eczanede-oldugu-artik-e-nabizda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/recetedeki-ilacin-hangi-eczanede-oldugu-artik-e-nabizda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığınca e-Nabız sistemine eklenen "İlacım Nerede?" özelliğiyle, artık vatandaşlar, reçetelenen ilaçlarının hangi eczanelerde bulunduğunu saniyeler içinde öğrenebilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı dijital sağlık hizmetlerini geliştirmeye yönelik çalışmalar kapsamında e-Nabız kişisel sağlık sistemine "İlacım Nerede?" adlı yeni özellik ekledi.</p>

<p>e-Nabız hesabı olan kullanıcılar, ilaca erişimde zaman kaybını azaltmayı hedefleyen özellik sayesinde, reçetelerindeki ilaçların hangi eczanelerde bulunduğunu saniyeler içinde görüntüleyebilecek.</p>

<p>Hastalar, yeni özellikle sistemde kayıtlı olan ve son 5 gün içinde düzenlenmiş reçetelerinde yer alan ilaçlarının hangi eczanede bulunduğunu ilçe bilgisiyle sorgulayabilecek.</p>

<h3><strong>Uygulama, seçilen eczaneye hızlı ulaşımı destekleyecek</strong></h3>

<p>"İlacım Nerede?" özelliğiyle vatandaşlar aradıkları ilacın bulunduğu eczaneyi, "nöbetçi eczane" seçimi yaparak da sorgulayabilecek. Bu kapsamda, reçete yazıldığı halde mesai saatleri içerisinde eczaneye gidemeyenler de ilaçlarına kısa sürede erişebilecek.</p>

<p>Uygulama, seçilen eczaneye hızlı ulaşımı da destekleyecek. İlacın bulunduğu eczane seçildiğinde uygulama üzerinden navigasyon başlatılabilecek ve vatandaşların eczaneye en kısa yoldan ulaşması sağlanacak.</p>

<h3><strong>Hastalara eczaneye gitmeden önce hatırlatma mesajı gönderilecek</strong></h3>

<p>"İlacım Nerede?" sekmesinde vatandaşlara yönelik uyarı mesajı da yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlacın bulunduğu eczane konumunun yer aldığı sayfada, verilerin bir gün önceki stok üzerinden güncellendiği ve ilacın o süre zarfında başka bir hastaya verilmiş olabileceği, bunun için eczaneye gidilmeden önce telefonla ilacın stokunun teyit edilmesi gerektiği hatırlatılıyor.</p>

<h3><strong>Geri bildirim sistemi ile stok bilgileri güncel tutulabilecek</strong></h3>

<p>Uygulama içerisinde veri doğruluğunu güncel tutmak amacıyla hastalar "geri bildirim sistemi"ni kullanabilecek.</p>

<p>İlaç stok durumu, adres ve telefon bilgilerinin güncelliği ve harita lokasyon doğruluğu gibi başlıklarda vatandaşlar, uygulama üzerinden değerlendirmelerde bulunabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/recetedeki-ilacin-hangi-eczanede-oldugu-artik-e-nabizda</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 13:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/06/turk-eczacilari-birliginden-eczanelerde-siddete-karsi-tedbir-cagrisi.jpg" type="image/jpeg" length="90739"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Oruç tutmak isteyen kalp hastalarına uzmanından öneriler]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/oruc-tutmak-isteyen-kalp-hastalarina-uzmanindan-oneriler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/oruc-tutmak-isteyen-kalp-hastalarina-uzmanindan-oneriler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Muhammed Bayram, ramazan ayında oruç tutmak isteyen kalp hastalarına uyarı ve önerilerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Bayram, kalp ve damar hastalıklarının kişiye göre farklı seyrettiğini belirterek, her kalp hastasının durumu aynı olmadığını ve oruç tutmak isteyen hastaların öncelikle doktor kontrolünden geçerek risk değerlendirmesi yaptırması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Bayram, kalp hastalarının büyük bölümünün düzenli ilaç kullandığını hatırlatarak, "İlaçların saatleri oruç düzenine göre yeniden planlanabilir ancak bu mutlaka hekim kontrolünde yapılmalıdır. İlacı atlamak ya da doz değiştirmek ciddi sonuçlara yol açabilir." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Uzun süreli susuz kalmanın bazı hastalarda tansiyon düşüşüne veya ritim problemlerine yol açabileceğini vurgulayan Bayram, şunları kaydetti:</p>

<p>"İftar ile sahur arasında yeterli su tüketilmeli, aşırı çay ve kahveden kaçınılmalıdır. Oruç tutan kalp hastalarında sıvı dengesi korunmalı. Uzun süre susuz kalmak kanın akışkanlığını azaltarak damar içinde pıhtılaşmaya eğilimi artırır. Özellikle bilinen damar tıkanıklığı olanlar veya toplardamarlarından daha önce tıkanıklık yaşayanların özellikle dikkatli olması gerekir."</p>

<p>Bayram, iftarda hızlı ve aşırı yemek yemenin kalbin yükünü artırabileceğine dikkati çekerek, yağlı, tuzlu ve ağır yemekler yerine daha dengeli, porsiyon kontrollü bir beslenme tercih edilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, baş dönmesi veya bayılma hissi gibi şikayetlerin ciddiye alınması gerektiğini belirten Bayram, "Bu belirtiler ortaya çıkarsa zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Ramazan ayında hem ibadet hem de sağlık bir arada planlanabilir. Önemli olan, bilinçli hareket etmek ve doktor önerileri doğrultusunda süreci yönetmektir." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/oruc-tutmak-isteyen-kalp-hastalarina-uzmanindan-oneriler</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Feb 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/02/yapay-zeka-teknolojileri-kalp-hastaligi-tanisinda-anahtar-rol-oynayacak.jpg" type="image/jpeg" length="15958"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ramazan ayında sağlıklı beslenme tavsiyeleri]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ramazan-ayinda-saglikli-beslenme-tavsiyeleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ramazan-ayinda-saglikli-beslenme-tavsiyeleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haliç Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Özerson, yaklaşan ramazan ayında sahurun atlanmaması gereken temel öğün olduğunu vurgulayarak, sahurun ihmal edilmesinin gün içinde kan şekeri dalgalanmalarına bağlı olarak erken acıkma, halsizlik, baş ağrısı ve konsantrasyon bozukluğu gibi şikayetleri artırabileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, oruç doğru planlandığında metabolik dengeyi desteklerken, iftar ve sahurda yapılan beslenme hataları bu olumlu etkiyi azaltabilir.</p>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Özerson, ramazan ayının beslenme düzeninin değiştiği ve öğünlerin gündüz saatlerinden geceye kaydığı bir dönem olduğuna işaret ederek, öğün sayısının azalması ve tek öğünde tüketilen besin miktarının artmasının özellikle karbonhidrat ve yağ tüketimini artırırken sebze ve meyve tüketimini azaltabildiğini vurguladı.</p>

<p>Uzun süreli açlığın ardından yapılan iftarın metabolizmanın yeniden aktive olduğu kritik zaman dilimlerinden biri olduğuna dikkati çeken Özerson, kısa sürede yüksek miktarda ve ağır besinler tüketilmesinin mide dolgunluğu, bulantı, gaz, reflü, hazımsızlık ve kilo artışı gibi sorunlara neden olabileceğini kaydetti.</p>

<p>Özerson, sahurun ramazan boyunca atlanmaması gereken temel öğün olduğunu vurgulayarak, sahurun ihmal edilmesinin gün içinde kan şekeri dalgalanmalarına bağlı olarak erken acıkma, halsizlik, baş ağrısı ve konsantrasyon bozukluğu gibi şikayetleri artırabileceğini aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ramazanda sağlıklı beslenmede pişirme yöntemlerinin önem taşıdığına işaret eden Özerson, kızartma ve tütsüleme yerine haşlama, ızgara, buharda pişirme ve fırınlama yöntemlerinin tercih edilmesini, şerbetli tatlılar yerine ise sütlü tatlılar, meyve ve şekersiz hoşaf ya da komposto gibi alternatiflerin daha dengeli seçenekler olabileceğini belirtti.</p>

<p>Özerson, ramazan döneminde temel yaklaşımın kan glukoz düzeylerinde ani dalgalanmaları önlemek, uzun süreli tokluk sağlamak ve sindirim sistemi üzerindeki yükü azaltmak olduğunu aktararak, hızlı sindirilen rafine karbonhidratlar yerine düşük glisemik indeksli ve lif açısından zengin besinlerin tercih edilmesini tavsiye etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ramazan-ayinda-saglikli-beslenme-tavsiyeleri</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Feb 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/03/iftar-ve-sahurda-agiz-sagligi-icin-sut-urunleri-tuketin-tavsiyesi.jpg" type="image/jpeg" length="74743"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kapalı alanlardaki düşük nem göz kuruluğunu tetikliyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kapali-alanlardaki-dusuk-nem-goz-kurulugunu-tetikliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kapali-alanlardaki-dusuk-nem-goz-kurulugunu-tetikliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Sait Alim, kış aylarında düşük nem ve uzun süreli ısıtma kullanımının gözlerde yanma, batma ve kızarıklık gibi şikayetlere yol açabildiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kapalı alanlarda uzun süre vakit geçirilmesine bağlı olarak nem oranı giderek düşüyor. Bu düşüş, özellikle göz kuruluğu tanısı bulunan bireylerde mevcut şikayetlerin şiddetlenmesine neden oluyor.</p>

<p>Doç. Dr. Sait Alim, gözün en ön tabakasında yer alan ve göz sağlığının korunmasında önemli bir bariyer görevi üstlenen gözyaşı film tabakasının, yüksek ısıya ve düşük nem oranına maruz kalması durumunda normalden çok daha hızlı buharlaştığını aktardı.</p>

<p>Alim, bu buharlaşmaya bağlı olarak göz yüzeyinin yeterince nemli kalamadığına, koruyucu tabakanın zayıflamasıyla günlük yaşamı olumsuz etkileyen kuruluk hissinin belirginleştiğine değindi.</p>

<p>Masa başında çalışmanın, uzun süre bilgisayar ekranına bakmanın ve yoğun şekilde akıllı telefon kullanmanın kişilerde göz kırpma sayısında belirgin bir azalmaya neden olduğuna dikkati çeken Alim, "Normal şartlarda farkında olunmadan gerçekleşen göz kırpma refleksi, ekran kullanımına bağlı olarak baskılanıyor. Bu durum, gözyaşının göz yüzeyine eşit şekilde yayılmasını zorlaştırıyor ve gün içerisinde artan kuruluk şikayetlerine zemin hazırlıyor." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>- "Ani ısı değişimleri kuruluğu artırıyor"</strong></h3>

<p>Alim, soğuk bir dış ortamdan kısa süre içinde sıcak ve kuru bir kapalı ortama geçilmesiyle gözyaşı film tabakasındaki buharlaşma hızının arttığını, özellikle kış aylarında sık karşılaşılan bu ani ısı değişimlerinin kontakt lens kullanımıyla birleştiğinde göz yüzeyinde daha yoğun kuruluk hissine yol açarak şikayetlerin kalıcı hale gelebileceğini kaydetti.</p>

<p>Göz kuruluğunu azaltmak için ortam nem oranında dengeyi sağlamanın önemli olduğunu vurgulayan Alim, şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Ekran kullanımında düzenli molalar vermek, sık göz kırpma alışkanlığı kazanmak ve doğrudan hava akımına maruz kalmaktan kaçınmak, bu konuda faydalı olabiliyor. Ilık kompres uygulamaları göz kapaklarındaki bezlerin daha rahat salgı yapmasına yardımcı olduğu gibi, göz kuruluğu şikayeti olan kişiler doktorlarının önerdiği suni gözyaşı damlalarını düzenli kullandıklarında rahatlama sağladıklarını görecekler."</p>

<p>Doç. Dr. Sait Alim, gözlerdeki kuruluk hissinin iki haftadan uzun sürmesi, şiddetli ağrıya eşlik eden görme azalması, belirgin kızarıklık oluşması ya da kullanılan damlalara rağmen şikayetlerin gerilememesi durumlarında gecikmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurulmasının önem taşıdığını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kapali-alanlardaki-dusuk-nem-goz-kurulugunu-tetikliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Jan 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/goz.jpg" type="image/jpeg" length="94363"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda küfür, görünür olma isteği ve dil yetersizliğinin bir işareti]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/cocuklarda-kufur-gorunur-olma-istegi-ve-dil-yetersizliginin-bir-isareti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/cocuklarda-kufur-gorunur-olma-istegi-ve-dil-yetersizliginin-bir-isareti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre dijital dünyanın etkisiyle çocuklar arasında giderek yaygınlaşan küfürlü dil, hem görülme ve fark edilme isteğinin hem de duyguları ifade etmede yaşanan dil yetersizliğinin güçlü bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle sosyal medya, çevrim içi oyunlar ve kısa video platformlarında "normalleştirilen" küfürlü dil, çocuklar üzerinde doğrudan etkili olurken, bu tür ifadelerin zamanla sıradan bir iletişim biçimi olarak algılanmasına yol açıyor.</p>

<p>Küfür ve argo kullanımı sosyal medyada çocuklar arasında "mizah, güç gösterisi ve popülerlik" unsuru olarak öne çıkarken, bu dilin anlamı sorgulanmadan taklit edilmesi çocukların iletişim biçimini olumsuz etkiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre bu durum, bir yandan çocuğun dikkat çekme aracıyken, diğer yandan da kendini ifade etmedeki sorunlar ve kelime dağarcığının sınırlı olması gibi dil yetersizliklerinden kaynaklanıyor.</p>

<p>Çocukların küfürlü dili yalnızca çevrim içi ortamlardan değil, aile ve çevrelerinden de model alarak öğrendiğine dikkati çeken uzmanlar, özellikle babaların günlük yaşamda kullandığı dilin, çocukların davranışlarını şekillendirmede belirleyici olduğunu vurguluyor.</p>

<p><strong>- Dijital dünyada küfür 'güç gösterisi' ve 'cool' olma olarak gösteriliyor</strong></p>

<p>Uzman Psikolog Meryem Gözeten, çocuklar arasında küfürlü dilin giderek yaygınlaşma nedenlerini ve çözüm önerilerini AA muhabirine anlattı.</p>

<p>Gözeten, araştırmalara göre eskiden çocukların küfür öğrenme kaynaklarının sınırlı olduğunu ve dijital dünyanın küfrün yaygınlaşmasına aracılık ettiğini söyledi.</p>

<p>Dijital dünyada küfür ve argonun "normal karşılandığını" belirten Gözeten, "Maalesef çocuklar telefon ekranları aracılığıyla oyun platformlarında, YouTube videolarında, hatta çizgi filmlerde küfürle karşılaşıyor. Son yıllarda popüler kısa video platformları, çevrim içi oyunlar, küfürlü dili mizaç, güç gösterisi ve 'cool' olma hali olarak sunuyor." dedi.</p>

<p>Gözeten, çocukların küfür etmeyi bazen "fark edilme" aracı olarak gördüğüne dikkati çekti.</p>

<p>Çocuklardaki bu duruma özellikle dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Gözeten, "Çocuklar için önemli olan konu kelimenin anlamı değil, o kelimenin dikkat çekmesi veya güldürmesi, tepki alması olmuş oluyor. Küfür eden çocuklarda şiddet eğilimi de aynı derecede gelişme gösteriyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gözeten, küfürlü ve argo konuşmanın hem nedeni hem sonucu olarak dil kapasitesine vurgu yaparak, şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Küfür eden çocuklar, dil zenginliği gelişmemiş ve sınır koyulmayan çocuklar. Aslında küfür etmek bir sonuç. Neyin sonucu diye baktığımızda toplumun sınır koyma becerilerinin zayıflamasıyla kişilerin, bireylerin duygu ifade edişindeki kapasitesinin aynı zamanda zayıflamasının bir sonucu. Duygular düzenlenemediği zaman ve toplum da sınır koyma becerilerini geliştiremediği zaman küfür gibi sonuçlar ortaya çıkıyor."</p>

<p><strong>- Duygularını ifade edemeyen çocuklar küfür etmeye daha yatkın</strong></p>

<p>Gözeten, küfür ve argo kullanımının şiddetle doğrudan bağlantılı olduğunu savunarak, "Küfür de şiddetin bir yolu ve maalesef ki şiddetin birçok yoluna sebebiyet vermiş olabiliyor. Başkasına zarar verdiğimiz her kelime, her cümle, her bakış hatta, burada bir hakaret, bir küfür olmuş oluyor." diye konuştu.</p>

<p>Duyguları ifade etmenin küfür etme alışkanlığıyla mücadelede kilit rol oynadığını anlatan Gözeten, şunları kaydetti:</p>

<p>"Çocuk küfür içeren kelimeler kullandığında bu kelimelerin kötü olup olmadığını düşünmüyor, asıl hedefi görünür olması ve çocuklar duygularını ifade etmede zorlanıyorsa bu durum daha da kolaylaşıyor. Öfke, hayal kırıklığı, dışlanmışlık gibi duygularını kelimelere dökmeyi öğrenemeyen çocuk, bu duygu yoğunluğunu küfür diliyle ifade etmeye çalışıyor."</p>

<p>Gözeten, küfür alışkanlığının bugün kız erkek tüm çocuklar arasında yaygınlaştığına dikkati çekti.</p>

<p>Küfür alışkanlığına karşı ebeveynlere de önerilerde bulunan Gözeten, şunları söyledi:</p>

<p>"Çocuklara verilen sert tepkiler olayı daha da cazip hale getirirken, görmezden gelmek de normalleşmeye sebep oluyor. Güncel araştırmalar bize şunu söylüyor: Küfür en çok model alarak öğreniliyor ve bu yüzden de yetişkinlere çok iş düşüyor. Yetişkinlerin kullandıkları dili, televizyon karşısındaki yorumlarını, trafikte verdikleri tepkileri kontrol etmeleri gerekiyor. Çünkü bunların hepsi birer sessiz ders niteliğinde. Küfür normalleştiğinde dil fakirleşir, empati azalır ve iletişim saldırgan bir hale gelir."</p>

<p>Psikolog Gözeten, çocukların küfür etmeyi yakın çevresinden de rol model alarak öğrendiğini belirterek, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>"Küfreden çocukların duygu ifade etme kapasitelerinde bir sıkıntı olduğu için bu küfür maalesef ki diğer zorbalıklara da dönüşüyor. Çocuk anlaşıldığını hissettiğinde küfre olan ihtiyacı da azalır. Çocuklara şu mesajı vermek çok önemli. Kızgın olabilirsin ama duygularını ifade etmek için başka yöntemler var. Özellikle babalara kendi dillerini tekrar gözden geçirme açısından önemli rol düşüyor."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/cocuklarda-kufur-gorunur-olma-istegi-ve-dil-yetersizliginin-bir-isareti</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Dec 2025 13:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/12/saglik.jpg" type="image/jpeg" length="77778"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Demir eksikliğinin çocuklardaki olumsuz etkisi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/demir-eksikliginin-cocuklardaki-olumsuz-etkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/demir-eksikliginin-cocuklardaki-olumsuz-etkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Meryem Albayrak, beyin gelişiminin ilk 2 yılında oluşan demir eksikliğinin, gelecekte çocukların akademik başarısını, davranış şekillerini, motor gelişimini ve bilişsel fonksiyonlarını olumsuz etkilediğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Albayrak, "26 Kasım Dünya Demir Eksikliği Günü" dolayısıyla yaptığı açıklamada, demir eksikliğinin önemli bir halk sağlığı problemi olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre, dünya genelinde 2 milyar kişinin demir eksikliğinden muzdarip olduğunu dile getiren Albayrak, şöyle konuştu:</p>

<p>"Demir eksikliği ülkemizde de sık görülen problemlerden biri. Çocukluk çağı ve kadınlarda sık görülüyor. Özellikle çocukluk çağında beyin gelişiminin ilk 2 yılında oluşan demir eksikliği, gelecekte çocukların akademik başarısını, davranış şekillerini, motor gelişimini ve bilişsel fonksiyonlarını olumsuz etkiliyor. Bu nedenle demir eksikliğinden korunmak, tedavi etmek ve farkına varmak bizim görevimiz."</p>

<p>Albayrak, kadınlarda gebelik döneminde demir eksikliğini çok fazla gördüklerini vurguladı.</p>

<p>Demir eksikliğinin gebelerde erken doğum veya doğum sırasında başka sorunlara yol açtığını anlatan Albayrak, "Gebelikteki demir eksikliğine bağlı olarak otizm, hiperaktivite, gelişme geriliği, akademik performansta düşüklük ve davranış bozuklukları gibi sorunların ileride çocuklarda karşımıza çıkma olasılığı artıyor. Bu durumda otizm görülme sıklığını şu anda söylemek doğru değil ama bu konuyla ilgili Japonya ve ABD'de çalışmalar var. Bu çalışmalarla en azından sıklığın arttığı gösterilmiş." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Albayrak, aynı zamanda, demir eksikliğinin kadınlarda da iş performansını azaltan, hayat kalitesini düşüren ve bilişsel fonksiyonları etkileyen bir sorun olduğuna dikkati çekti.</p>

<p>Demir eksikliğinin erkeklerde de sık görüldüğünü belirten Albayrak, "Özellikle ülkemizde beslenme bozukluğu çok fazla. Buna bağlı olarak erkeklerde de hayat kalitesini düşüren, özellikle yaşlılarda bilişsel gerilemeye neden olan bir durumdur. Çocuklarımızı daha fazla etkiliyor ama aslında bütün canlıların demire ihtiyacı var. Bu nedenle demir eksikliği oluşmadan korunması gerekiyor. Bunu demir eksikliği ve demir eksikliği anemisi olarak iki şekilde görebiliyoruz." dedi.</p>

<p><strong>- Çocuklarda aşırı süt, erişkinlerde çay ve kahve tüketimi demir eksikliğini tetikliyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Meryem Albayrak, demir eksikliği tedavisinin Türkiye'de başarıyla uygulandığına dikkati çekerek, öncelikle beslenmenin düzeltilmesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Yumurta, kırmızı et ve sakatatlarda yoğun demir bulunduğunu anlatan Albayrak, şunları kaydetti:</p>

<p>"Beslenmeyi düzelttikten sonra takviye ilaçlarla bunu düzeltebiliyoruz. Demir eksikliği konusunda ailelerin sorumluluğu çok fazla. Ülkemizde 'Demir Gibi Türkiye Projesi' var. Bu kapsamda çocuklara 4 aylıktan 1 yaşına kadar demir takviyesini devletimiz ücretsiz karşılamaktadır. Bunu çocuklarımıza düzenli vermeliyiz. Takviyelerini ve tahlillerini düzenli yaptırmalıyız. Erişkinler için de özellikle adetleri fazla olan kadınlar ve mide rahatsızlığı olan erkeklerin dikkatli olması gerekiyor. Burada da koruyucu tedaviler olabilir. Beslenme konusunda da özellikle küçük çocukların aşırı süt, erişkinlerin de aşırı çay ve kahve tüketiminden uzak durmaları gerekiyor."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/demir-eksikliginin-cocuklardaki-olumsuz-etkisi</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Nov 2025 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/11/demir-eksikligi-11.jpg" type="image/jpeg" length="57748"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Genel Sağlık Sigortası primi güncellendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/genel-saglik-sigortasi-primi-guncellendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/genel-saglik-sigortasi-primi-guncellendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Kararı ile Genel Sağlık Sigortası primini kendi ödeyenler için aylık yüzde 3 olan prim oranı yüzde 6'ya çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konuya ilişkin karar, Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>

<p>Buna göre, Genel Sağlık Sigortası primini kendi ödeyenler için yüzde 3 olan prim oranı yüzde 6 olarak güncellendi. Böylece, bu kapsamdaki kişilerin aylık 780 lira ödediği prim tutarı 1560 lira oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karar, 1 Aralık'tan itibaren geçerli olacak.</p>

<p>Genel Sağlık Sigortası kapsamında ödenen prim ile yalnızca primi ödeyen kişi değil, bakmakla yükümlü olduğu kişiler de sağlık hizmetlerinden faydalanabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/genel-saglik-sigortasi-primi-guncellendi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Nov 2025 16:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/12/saglik-bakanligi-1.jpg" type="image/jpeg" length="47125"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından gıda zehirlenmesinde "24 saat" uyarısı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/uzmanindan-gida-zehirlenmesinde-24-saat-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/uzmanindan-gida-zehirlenmesinde-24-saat-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Besin Hijyeni ve Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürbüz, gıda zehirlenmesi semptomlarının 24 saati aşmasının sağlık açısından ciddi tehlikeye işaret ettiğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Besin Hijyeni ve Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ümit Gürbüz, AA muhabirine, İstanbul'un Fatih ilçesinde dört kişilik ailenin ölümü sonrası gıda zehirlenmeleri konusunun gündem haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Hem Türkiye'de hem de dünyanın her yerinde gıda zehirlenmesinden kaynaklı, ölüme yol açabilecek rahatsızlıkların yaşandığına dikkati çeken Gürbüz, "Son günlerde ülkemizde yaşanan gıda zehirlenmesi şüphesinin bu konunun ehemmiyetini ve gıda güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu ortaya koymuştur." dedi.</p>

<p>Gıda zehirlenmesinden korunmak için dikkatli olunması gerektiğine değinen Gürbüz, "Üretim prosesine uygun üretilmeyen, hijyen tedbirleri alınmayan yerlerde üretilen gıda maddeleri her zaman risk taşımaktadır. Özellikle toplu tüketimin olduğu yerlerde, düğünlerde, organizasyonlarda bu tür vakalarla sıklıkla karşılaşmaktayız." diye konuştu.</p>

<h3>"Erken müdahale çok önemlidir"</h3>

<p>Gürbüz, gıda güvenliği kültürünün bütün kurum ve kuruluşlarda etkin hale dönüştürülmesinin bir zorunluluk olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Gıda zehirlenmesine dair bir belirti görüldüğünde ihmal edilmemesi, beklenmemesi ve hemen bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurgulayan Gürbüz, şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Gıda zehirlenmesine neden olan mikroorganizmanın özelliğine göre hafif mide bulantısı, baş ağrısından başlayarak ölüme kadar gidebilecek sonuçlara neden olabilmekte. Bazı mikroorganizmalardan kaynaklanan gıda zehirlenmeleri kısa sürede iyileşmeyle sonuçlanırken, bazı patojen mikroorganizmaların ürettiği toksinler ne yazık ki ölümlere dahi sebebiyet verebilmekte. Ateş, baş ağrısı, mide bulantısı, kanlı ishal, zaman zaman kramplar gibi olgularla karşılaşabiliriz. Eğer bu ve buna benzer belirtiler 24 saati aşmışsa çok ciddi bir gıda zehirlenmesiyle karşı karşıyayız demektir. Dolayısıyla mutlaka erkenden hastaneye gitmek gerekir. Erken müdahale çok önemlidir."</p>

<p>Çoğunlukla hafif semptomlarla atlatılan gıda zehirlenmesinde kişisel sağlık, bağışıklık ve yaş durumunun önemli olduğunu vurgulayan Gürbüz, gıda zehirlenmelerinde asıl tehlikelinin hassas tüketici gruplarında ortaya çıktığını ifade etti.</p>

<p>Gürbüz, yaşlılar, bebekler, çocuklar, karaciğer rahatsızlığı olan, kronik rahatsızlığı olan, yani bağışıklık sistemi baskılanmış olan kişilerde gıda zehirlenmelerinin çok daha hızlı ortaya çıkabildiğini ve sonuçların üzücü hale dönüştüğünü belirterek, şunları kaydetti:</p>

<p>"Dolayısıyla menşei bilinmeyen, üretim teknolojisi bilinmeyen, ham madde kaynaklarının nereden geldiği bilinmeyen ürünler yenmemeli, fiziksel kirliliği olan yerlerde tüketim yapılmamalıdır. Sokakta bu anlamda baktığımızda hemen hemen hiçbir hijyen tedbirinin alınmadığını görüyoruz. Dolayısıyla sokaklarda, açık alanlarda satılan yerlerdeki gıda maddelerinin tüketilmesi birincil derecede risk oluşturmakta. Tüketicilerin bu konuda dikkatli olması gerekmekte."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/uzmanindan-gida-zehirlenmesinde-24-saat-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Nov 2025 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/11/uzmanindan-gida-zehirlenmesinde-24-saat-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="75865"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ, tütünün her yıl 7 milyon kişinin ölümüne neden olduğunu bildirdi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/dso-tutunun-her-yil-7-milyon-kisinin-olumune-neden-oldugunu-bildirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/dso-tutunun-her-yil-7-milyon-kisinin-olumune-neden-oldugunu-bildirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, tütünün her yıl 7 milyon insanın ölümüne neden olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ghebreyesus, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan konuya ilişkin paylaşım yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tütünün her yıl 7 milyon insanın ölümüne neden olduğunu aktaran Ghebreyesus, "Sigarayı bırakıp hayat kurtarmanın zamanı geldi." ifadesini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/dso-tutunun-her-yil-7-milyon-kisinin-olumune-neden-oldugunu-bildirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Nov 2025 14:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/05/dunyada-gencler-arasinda-sigara-kullanimi-azaliyor.jpg" type="image/jpeg" length="13088"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık hizmetlerinde tanıtım ve bilgilendirme kurallarına yeni düzenleme]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/saglik-hizmetlerinde-tanitim-ve-bilgilendirme-kurallarina-yeni-duzenleme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/saglik-hizmetlerinde-tanitim-ve-bilgilendirme-kurallarina-yeni-duzenleme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'deki sağlık tesisleri ve sağlık çalışanları, sosyal medya ve dijital platformlarda yalnızca bilgilendirme amacıyla paylaşım yapabilecek, ücretli ya da sponsorlu içeriklere sayfalarında yer veremeyecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığınca hazırlanan "Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlandı. Yönetmelikle Sağlık Bakanlığı, hasta güvenliğini, hasta haklarını ve kamu sağlığını en üst düzeyde koruma hedefi doğrultusunda, sağlık hizmetleri alanındaki tanıtım ve bilgilendirme standartlarını yeniden belirledi.</p>

<p>Özel sağlık kuruluşlarını, sağlık meslek mensuplarını ve uluslararası sağlık turizmi ile uluslararası sağlık turizmi aracı kuruluşlarını kapsayan yönetmelikle, sektörde şeffaf, güvenli ve denetlenebilir bir tanıtım ve bilgilendirme ortamının tesis edilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Yönetmelik, Türkiye'nin sağlık turizmindeki küresel konumunu güçlendirmek amacıyla, uluslararası tanıtımlar için özel hükümler getirdi. Yurt dışına yönelik ayrı bir platform üzerinden yürütülmek kaydıyla, Türkçe hariç diğer resmi dillerde sponsorlu tanıtım ve bilgilendirme faaliyeti yapılabilecek.</p>

<p>Düzenlemeyle sağlık turizmi kapsamında Türkiye'ye gelenlerin doğru ve güvenilir bilgiyle en uygun sağlık hizmetine erişimi sağlanacak. Türkiye'de uygulama izni bulunmayan tıbbi işlem ve tedavi yöntemlerine uluslararası sağlık turizmi tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerinde yer verilemeyecek. Türkiye'nin uluslararası pazardaki rekabet gücü artırılırken hasta güvenliği de korunacak.</p>

<h3>Sağlık hizmetlerinin tanıtımında yanıltıcı görseller kullanılamayacak</h3>

<p>Türkiye'deki sağlık tesisleri ve hekimler, sosyal medya ve dijital platformlarda yalnızca bilgilendirme amacıyla paylaşım yapabilecek. Ücretli veya sponsorlu içerik paylaşımlarına ise sayfalarında yer veremeyecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yanıltıcı görseller ve makyajlı fotoğraflar tanıtımlarda kullanılamayacak. Bir işlemin öncesi ve sonrasını gösteren görsellerin aynı teknik şartlarda ve ortamda görüntülenmesi, fotoğraflarda tarihlerin belirtilmesi zorunlu olacak.</p>

<p>Düzenlemeye göre, hasta görselleri ancak yazılı veya elektronik onay ile Hasta Hakları Yönetmeliği'ne uygun biçimde kullanılabilecek.</p>

<p>Hasta yorumları, memnuniyet ifadeleri veya teşekkür mesajları üzerinden tanıtım yapılamayacak. Sağlık hizmetlerinin tanıtımında etik sınırlar korunacak, hastanın rızası esas alınacak.</p>

<p>Sağlık çalışanları, yalnızca yasal olarak sahip oldukları unvanları kullanabilecek. Gerçek dışı uzmanlık veya yanıltıcı unvan belirtemeyecek.</p>

<p>Sağlık kuruluşları, diğer kurumlarla kıyaslama yapamayacak, kişi veya markalara referans vererek tanıtımda bulunamayacak.</p>

<p>Tanıtım hizmetinde hastanın sağlık hizmeti alma kararını etkileyebilecek aldatıcı veya abartılı ifadelere yer verilemeyecek.</p>

<p>Sağlık çalışanları, doğrudan hasta arayarak ya da mesaj göndererek hizmet tanıtımı yapamayacak.</p>

<p>Düzenleme, yalnızca hekimleri değil, diş hekimleri, eczacılar, hemşireler ve diğer tüm sağlık çalışanlarıyla birlikte kamu ve özel tüm sağlık kuruluşlarını kapsıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/saglik-hizmetlerinde-tanitim-ve-bilgilendirme-kurallarina-yeni-duzenleme</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Nov 2025 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/12/saglik-bakanligi-1.jpg" type="image/jpeg" length="65974"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Sağlık Hizmetleri Lisans Yönetmeliği" Resmi Gazete'de]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/saglik-hizmetleri-lisans-yonetmeligi-resmi-gazetede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/saglik-hizmetleri-lisans-yonetmeligi-resmi-gazetede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığınca hazırlanan "Sağlık Hizmetleri Lisans Yönetmeliği" ile özel sağlık tesislerine kadro standardı getirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelikle özel sağlık tesisi açılmasına yönelik lisans süreçleri, bölgesel ihtiyaçlar ve şehirlerin mevcut altyapısı dikkate alınarak belirlenecek.</p>

<p>Bu kapsamda, Anadolu'da ihtiyaç duyulan illerde yatırımlar teşvik edilerek sağlık hizmetlerinin ülke genelinde dengeli şekilde yaygınlaştırılması sağlanacak, özel sağlık tesislerinin yatırımlarında bölge bazlı atıl kapasitenin de önüne geçilecek.</p>

<p>Özellikle Anadolu'da, ihtiyaç duyulan illerdeki yatırımların teşvik edileceği yeni yönetmelik ile her vatandaşın eşit kalite standartlarında sağlık hizmetine erişebilmesi sağlanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni sistemde, yatırım yapılacak tıbbi branşlar, özellikli hizmetler, sağlık tesisinin büyüklüğü ve kullanılacak tıbbi cihazlar birbiriyle uyumlu hale getirilecek. Lisans alacak sağlık tesisinin fiziki kapasitesi, insan gücü ve teknolojik altyapısı bütüncül bir şekilde planlanacak.</p>

<p>Yasal düzenleme ile tüm özel sağlık tesisi lisans süreçleri, Sağlık Bakanlığının kontrolünde, merkezi planlamayla yürütülecek. Lisans süreçlerinin her aşamasının şeffaf ve denetlenebilir yapısı, kamuoyu güveninin teminatı olacak.</p>

<p>Düzenleme ile özel sektörün dinamizminin ulusal sağlık politikalarıyla uyumlu hale getirilmesi, özel sağlık tesislerinde vatandaşlar için daha erişilebilir, kaliteli ve sürdürülebilir bir sağlık ekosistemi inşa edilmesi amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/saglik-hizmetleri-lisans-yonetmeligi-resmi-gazetede</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Nov 2025 13:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/11/saglik-hizmetleri-lisans-yonetmeligi-resmi-gazetede.jpg" type="image/jpeg" length="41320"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Tütün Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Birimleri" yönetmeliğindeki değişiklik Resmi Gazete'de]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/tutun-bagimliligi-tedavi-ve-egitim-birimleri-yonetmeligindeki-degisiklik-resmi-gazetede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/tutun-bagimliligi-tedavi-ve-egitim-birimleri-yonetmeligindeki-degisiklik-resmi-gazetede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığının "Tütün Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Birimleri" hakkındaki yönetmelikte yaptığı düzenlemeyle Aile Sağlığı Merkezlerinde "Sigara Bırakma Polikliniği" açılabilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığınca hazırlanan "Tütün Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Birimleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>

<p>Bakanlıktan yönetmeliğe ilişkin yapılan bilgilendirmeye göre, Bakanlık, "Tütünsüz Bir Türkiye" hedefi kapsamında tütün bağımlılığı tedavisinde hizmet ağını genişleterek daha etkin, erişilebilir ve sürdürülebilir hizmet modeli oluşturuyor.</p>

<p>Yönetmelikte yapılan değişikliklerle tütün bağımlılığıyla mücadelede, sağlık personelinin eğitiminden birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesine kadar birçok alanda etkinliği artırılarak, kişilerin topluma yeniden daha sağlıklı ve üretken bir şekilde kazandırılması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Aile Sağlığı Merkezleri'nde sigara bırakma polikliniği açılabilecek</h3>

<p>Yapılan düzenlemelerle birinci basamak sağlık hizmetlerinin saha gücü artırılarak sigara bırakma hizmetlerine erişim daha da kolaylaşırken, "Sigara Bırakma Poliklinikleri" yalnızca hastaneler ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinde değil, Aile Sağlığı Merkezlerinde de hizmet verebilecek. Aile hekimleri, gerekli eğitimleri aldıktan sonra kendi birimlerinde Sigara Bırakma Polikliniği hizmeti sunabilecek.</p>

<p>Bunun yanı sıra sigara bırakma hizmetlerinin ulaşmakta zorlandığı bölgelere yönelik düzenlemelerle "mobil araçlar" ve "yerinde geçici birimler" devreye alınarak, sigara bırakma desteğinin Türkiye'nin her noktasında birinci basamakta eşit erişimi sağlanacak.</p>

<h3>Tütün bağımlılığıyla mücadelede yeni dönem</h3>

<p>Sigara bırakma hizmetlerinin kalitesini artırmak amacıyla yapılan yönetmelik değişikliğiyle birlikte tütün bağımlılığı tedavi ve eğitim birimlerinin çalışma usulleri ile iş akış şemaları da yeniden yapılandırılırken, birimlerde bulunması gereken bölümler düzenlenerek fiziki koşullar daha uygulanabilir hale getirilecek.</p>

<p>Böylece sahada hizmet verecek yeni birimlerin açılması kolaylaşırken, ülke genelinde standart, verimli ve ölçülebilir bir hizmet altyapısının oluşmasına da olanak sağlanacak.</p>

<p>Yönetmelik değişikliği kapsamında, sağlık personelinin bilgi ve becerilerini güncel tutmak amacıyla yapılan düzenlemelerle güncelleme eğitimleri zorunlu hale getirilecek ve tüm sağlık çalışanlarına sürekli eğitim desteği verilerek, tütün bağımlılığı tedavisinde en güncel bilimsel yaklaşımlara uygun hizmet sunulması sağlanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/tutun-bagimliligi-tedavi-ve-egitim-birimleri-yonetmeligindeki-degisiklik-resmi-gazetede</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Oct 2025 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/08/resmi-gazete-1.jpg" type="image/jpeg" length="14208"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan su kesintisi sonrasındaki enfeksiyon riskine karşı uyarı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/uzmanlardan-su-kesintisi-sonrasindaki-enfeksiyon-riskine-karsi-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/uzmanlardan-su-kesintisi-sonrasindaki-enfeksiyon-riskine-karsi-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, su kesintilerinin ardından musluklardan akan ilk şebeke suyunun sağlıklı olmayacağını, özellikle çocuklar, hamileler, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf kişilerin bulaşıcı hastalıklara karşı savunmasız kalabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzun süreli su kesintilerinin ardından musluklardan akan ilk su, bazı enfeksiyon risklerini de beraberinde getiriyor. Bu tip suların doğrudan içilmesi, kişisel temizlikte veya yemek yapımında kullanılması, mide bağırsak enfeksiyonlarının yanında tifo, kolera, dizanteri, hepatit A ve E gibi hastalıklara da yol açabiliyor.</p>

<p>Söz konusu riskler ve alınması gereken önlemlere ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Toker Ergüder, su kesintilerinin sadece günlük hayatı aksatmadığını aynı zamanda halk sağlığı açısından da önemli riskleri barındırdığını söyledi.</p>

<p>Borularda uzun süre hareketsiz kalan suda, kesinti sonrası tortu ve mikroorganizma yoğunluğunun artabileceğine dikkati çeken Ergüder, "Şebekeye tekrar su verildiğinde ilk gelen suda bulanıklık, pas, kötü koku veya mikrobiyolojik kirlilik görülebilir. Bu tür sular doğrudan içildiğinde ya da yemek yapımında kullanıldığında mide bağırsak enfeksiyonlarından cilt problemlerine kadar uzanan sağlık sorunlarına yol açabilir. Özellikle bebekler, yaşlılar ve bağışıklığı zayıf bireyler bu risklerden daha kolay etkilenir." dedi.</p>

<h3>"Kesinti sonrasında su hemen kullanılmamalı"</h3>

<p>Prof. Dr. Ergüder, su kesintilerinin ardından ilk gelen şebeke suyunun kullanımına ilişkin şu uyarıları yaptı:</p>

<p>"Kesinti sonrası suyun hemen kullanılmaması, önce bir süre akıtılarak berraklığının ve kokusunun kontrol edilmesi gerekir. İçme ve yemek pişirme amaçlı olarak, şebeke suyunun güvenli olduğundan emin olana kadar ambalajlı su, kaynatılmış su gibi alternatif kaynaklara yönelmek en doğru yaklaşımdır. Ayrıca, apartman depolarının düzenli olarak temizlenip dezenfekte edilmesi, bireysel filtre veya arıtma sistemlerinin bakımının yapılması da kesinti sonrası bulaş risklerini en aza indirir."</p>

<p>Su kesintilerinin sadece teknik aksaklık değil, hijyen ve gıda güvenliğiyle doğrudan ilişkili bir durum olduğunu vurgulayan Ergüder, "Bu süreçlerde bireylerin bilinçli hareket etmesi, yerel idarelerin de düzenli bilgilendirme ve kontrol mekanizmalarıyla süreci yönetmesi halk sağlığı açısından büyük önem taşır." ifadelerini kullandı.</p>

<h3>"Doğrudan tüketilmesi, temizlikte kullanılması toplum sağlığı açısından tehlike oluşturur"</h3>

<p>Ankara Etlik Şehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Gülnur Kul ise suyla bulaşan hastalıkların her yaş grubundaki bireyleri etkileyebileceğini, özellikle çocuklar, hamileler, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıflamış kişilerin bu hastalıklara karşı daha savunmasız olduğunu belirtti.</p>

<p>Kul, su kaynaklı enfeksiyonların toplum içinde hızla yayılabildiğini ve ciddi salgınlara yol açabildiğini aktararak, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Su kesintisi dönemlerinde veya kesinti sonrasında gelen şebeke suyu, kuyu suları, tankerlerle taşınan sular, çeşme ve artezyen suları ile göl veya nehir gibi yüzey suları güvenilir olmayabilir. Bu tür suların doğrudan tüketilmesi ya da temizlikte kullanılması toplum sağlığı açısından tehlike oluşturur. Bu suların içilmesi, diş fırçalama veya banyo yapma gibi kişisel temizlikte kullanılması, sebze ve meyvelerin yıkanması veya buz yapımında tercih edilmesi tifo, kolera, amipli ya da basilli dizanteri, bağırsak parazitleri, hepatit A ve E, leptospiroz ve tularemi gibi hastalıkların bulaşmasına neden olabilir. Bu hastalıklar, hijyen kurallarına dikkat edilmediği durumlarda insandan insana da geçebilir."</p>

<h3>"İshal, bulantı, kusma, karın ağrısı belirtilerinde sağlık kuruluşuna başvurulmalı"</h3>

<p>Doç. Dr. Gülnur Kul, kirli atık suların içme veya kullanma suyuna karışmasının o suyu kullanan birçok kişinin aynı anda hastalanmasına yol açabileceğine de dikkati çekti.</p>

<p>Hastalıkların kuluçka sürelerinin farklı olduğunu anlatan Kul, "Bazı bakteriyel ishal vakalarında bu süre birkaç gün iken, tifoda ortalama iki hafta, hepatit A'da ise yaklaşık altı hafta olabilir. İshal, bulantı kusma, karın ağrısı gibi belirtiler görüldüğünde, tanı konulması ve olası bir salgının önlenebilmesi için vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Aynı anda birden fazla kişinin hastalanması, salgın riski açısından ciddi bir uyarı olarak değerlendirilmelidir." diye konuştu.</p>

<p>Su kesintisi sırasında boru hatlarında dış ortama göre daha düşük (negatif) basınç oluştuğunu ve bu durumun çevredeki kirli suların boruların içine sızmasına yol açabileceğini belirten Kul, "Böylece, kesinti sonrası şebekeye verilen temiz su, musluklardan kirlenmiş halde akabilir. Ayrıca suyun akışının durması veya yavaşlaması sonucunda boru yüzeylerinde biriken 'biyofilm' tabakasında mikroorganizmalar çoğalabilir ve suyun mikroplarla kirlenmesine yol açabilir." bilgisini paylaştı.</p>

<p>Kul, ambalajlı ve ruhsatlı kaynak suları dışında kalan tüm suların enfeksiyon riski taşıyabileceğini vurgulayarak, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bu nedenle, su kesintilerinden sonra gelen şebeke sularının mutlaka kaynatılması veya klorlanması gerekir. Özellikle içme suyu olarak ya da sebze ve meyvelerin yıkanmasında kullanılacak suların kaynatılarak birkaç dakika kaynamaya devam etmesi ya da uygun şekilde klorlanması sağlanmalı. Bu işlemler, mikropların büyük oranda yok edilmesini sağlar."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/uzmanlardan-su-kesintisi-sonrasindaki-enfeksiyon-riskine-karsi-uyari</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Oct 2025 09:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/10/uzmanlardan-su-kesintisi-sonrasindaki-enfeksiyon-riskine-karsi-uyari.jpg" type="image/jpeg" length="62274"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu: Aile hekimlerinin taramalarında 662 bin vatandaşta kardiyovasküler risk belirlendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/bakan-memisoglu-aile-hekimlerinin-taramalarinda-662-bin-vatandasta-kardiyovaskuler-risk-belirlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/bakan-memisoglu-aile-hekimlerinin-taramalarinda-662-bin-vatandasta-kardiyovaskuler-risk-belirlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, aile hekimleri tarafından son bir yılda yapılan taramalarda 662 bin vatandaşta kardiyovasküler risk belirlendiğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Memişoğlu, NSosyal hesabından "Dünya Kalp Günü" dolayısıyla paylaşımda bulundu.</p>

<p>Aile hekimlerinin 40 ve üstü yaştaki vatandaşlara yılda en az bir kez kapsamlı kardiyovasküler risk değerlendirmesini yaptığını, bu kapsamda elde edilen veriler aracılığıyla kişilerin kalp ve damar hastalığı geçirme riskinin hesaplandığını belirten Memişoğlu, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Aile hekimlerimiz tarafından son bir yıl içinde yapılan taramalar neticesinde 662 bin vatandaşımızda kardiyovasküler risk belirlendi. Risk belirlenen vatandaşlarımız klinik kılavuzlara uygun olarak düzenli şekilde takip edilmeye başlandı. Dünya Kalp Günü vesilesiyle vatandaşlarımızı kayıtlı oldukları aile hekimlerini ziyaret etmeye, periyodik tarama ve izlemlerini yaptırmaya ve sağlıklı yaşam danışmanlığı almak üzere en yakın Sağlıklı Hayat Merkezini ziyaret etmeye davet ediyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/bakan-memisoglu-aile-hekimlerinin-taramalarinda-662-bin-vatandasta-kardiyovaskuler-risk-belirlendi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Sep 2025 09:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/09/bakan-memisoglu-aile-hekimlerinin-taramalarinda-662-bin-vatandasta-kardiyovaskuler-risk-belirlendi.jpg" type="image/jpeg" length="96076"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, 15 bin 247 sözleşmeli personel ve 2 bin 753 sürekli işçi alacak]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/saglik-bakanligi-15-bin-247-sozlesmeli-personel-ve-2-bin-753-surekli-isci-alacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/saglik-bakanligi-15-bin-247-sozlesmeli-personel-ve-2-bin-753-surekli-isci-alacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, merkez ve taşra teşkilatında görevlendirilmek üzere 15 bin 247 sözleşmeli personel alınacağını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Resmi Gazete'nin bugünkü yayımlanan sayısında yer alan Sağlık Bakanlığının ilanına göre, Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatında istihdam edilmek üzere 15 bin 247 sözleşmeli personel, Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) sonucuna göre ÖSYM tarafından yapılacak merkezi yerleştirmeyle alınacak.</p>

<p>Adaylar başvurularını, 29 Eylül - 6 Ekim tarihleri arasında tercih kılavuzunda belirtilen kurallara göre, ÖSYM'nin internet sitesi üzerinden TC kimlik numarası ve şifresini girerek yapabilecek. ÖSYM veya Sağlık Bakanlığına posta yoluyla gönderilen veya elden verilen tercih listeleri geçerli olmayacak.</p>

<p>Sözleşmeli sağlık personeli pozisyonlarının ünvan, branş, sayı ve öğrenim düzeylerine göre dağılımlarına ilişkin detaylara Resmi Gazete'de yer alan ilandan ulaşılabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Bakan Memişoğlu'ndan alıma ilişkin paylaşım</h3>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sözleşmeli personel ve sürekli işçi alımında ilişkin NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:</p>

<p>"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın müjdelediği 37 bin personel alımının ilk aşamasında 19 bin kişiyi istihdam etmiştik. Şimdi ikinci aşamaya geçiyoruz. 15 bin 247 sözleşmeli personel, 2 bin 753 sürekli işçi olmak üzere toplam 18 bin yeni personel alımı yapılacaktır. Sözleşmeli personel alımı için ÖSYM'nin resmi internet sitesi üzerinden yayımlanacak kılavuz ile tercihler yapılacaktır. Sürekli işçi alımı ise önümüzdeki günlerde İŞKUR tarafından ilan edilecektir. Bu atamaların ülkemize, milletimize ve büyük sağlık ailemize hayırlı olmasını diliyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/saglik-bakanligi-15-bin-247-sozlesmeli-personel-ve-2-bin-753-surekli-isci-alacak</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Sep 2025 09:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/12/saglik-bakanligi-1.jpg" type="image/jpeg" length="55371"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alzheimer hastaları için "akıllı takip cihazı" desteği 6 ilde başladı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/alzheimer-hastalari-icin-akilli-takip-cihazi-destegi-6-ilde-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/alzheimer-hastalari-icin-akilli-takip-cihazi-destegi-6-ilde-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Alzheimer Derneğinin "Alzheimer Yakınları İçin Risk Yönetimi Eğitimi ve Akıllı Takip Cihazı Desteği" projesi kapsamında İstanbul, Bursa, Denizli, Adana, Kayseri ve Tunceli'de hastaların akıllı cihazlarla takibi sağlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h4></h4>

<h1></h1>

<h4></h4>

<p>Şaduman Türkay |21.09.2025 - Güncelleme : 21.09.2025</p>

<p><img alt="Alzheimer hastaları için &quot;akıllı takip cihazı&quot; desteği 6 ilde başladı" src="https://cdnuploads.aa.com.tr/uploads/Contents/2025/09/21/thumbs_b_c_29a88838877282aa780c291293d81f8c.jpg" /><br />
 </p>

<p></p>

<h6>İstanbul</h6>

<p>Türkiye Alzheimer Derneğinin projesi sayesinde İstanbul, Bursa, Denizli, Adana, Kayseri ile Tunceli'de erken ve orta evrede kaybolma riski olan hastaların yakınlarına eğitimler verilerek, onların akıllı cihazlarla takibi sağlandı.</p>

<p>İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Davranış Nörolojisi ve Hareket Bozuklukları Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Erdi Şahin, "Dünya Alzheimer Günü" dolayısıyla AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu hastalığın 65 yaşından sonra beynin zamanla küçülmesiyle ortaya çıkan bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Bunun ilk belirtilerinin de unutkanlık olduğunu ve hastalığın son yıllarda artış gösterdiğini dile getiren Şahin, Türkiye'de şu an 700 bin Alzheimer hastası olduğunu kaydetti.</p>

<p>Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyeliğini de yürüten Şahin, hastalığın evrelerine göre çeşitli mücadele yöntemleri ve planları olduğuna dikkati çekerek, "Alzheimer hastalığını erken, orta ve ileri olarak 3 evrede tanımlıyoruz. Türkiye Alzheimer Derneği olarak hem bu hastalık konusunda halkı, hasta yakınlarını ve hastaları bilgilendirme amacı taşıyoruz hem de hastalarla ilgili ek projeler geliştiriyoruz." diye konuştu.</p>

<p><strong>📲 Artık haberler size gelsin</strong><br />
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.<br />
<br />
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için <a>Anadolu Ajansı</a><br />
🔹 Anlık gelişmeler için <a>AA Canlı</a></p>

<p>Projenin temel amacından birinin hastanın kaybolmasını önlemek olduğunu vurgulayan Şahin, erken evrenin son aşamalarında ve orta evrede sıklıkla navigasyonel işlevlerin kötüleşmesiyle beraber kaybolma gibi durumların ortaya çıktığının altını çizdi.</p>

<p>Şahin, bu aşamada hasta yakınlarına bunun olabileceği bilgisini verdiklerini ve alınabilecek önlemler konusunda çalıştıklarını, bunların başında da takip cihazlarının geldiğini anlattı.</p>

<p>Yıllar önce hastaların bulunmasına yarar sağlamak için dövme tekniğinin uygulandığını, bu tercih edilmeyince bir süre de telefonlara yüklenen programların kullanıldığını anlatan Şahin, şarj sorunu ve hastaların sürekli telefonları yanında taşımaması nedeniyle bunun da çok işlevsel olmadığını söyledi.</p>

<p>Şahin, "Takip cihazları şarj problemi daha az olduğu için son yıllarda en popüler yöntem. Çeşitli markaların, çeşitli telefonlara uyumlu cihazları var. Bu cihazları hastaların yanında taşıyabileceğine emin olunan herhangi bir cüzdan olur, telefonun arkası olur veya bileklik ile kolye yapılabilir. Bunu hastanın taşıması hedefleniyor. Hastalar kaybolma durumlarında bu tip cihazlar aracılığıyla, GPS'le bulunması planlanıyor." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Derneğin geliştirdiği "Alzheimer Yakınları İçin Risk Yönetimi Eğitimi ve Akıllı Takip Cihazı Desteği" projesinin temel amacının bilgilendirme ve takip cihazı temin etmek olduğunu ve İstanbul, Bursa, Denizli, Adana, Kayseri, Tunceli'de projeyi başlattıklarını belirten Şahin, şöyle devam etti:</p>

<p>"Bu projede, bilgilendirme ve takip destek cihazlarını kullanma olarak iki temel amacımız var. Türkiye'de şu ana kadar 6 şehirde bu cihazla ilgili toplantılarımızı da yaptık. Diğer şubelerimizin olduğu bölgelere de bu cihazları gönderdik ve hastalığın eğitimleri konusunda bilgilendirdik. Altı ilde yaptığımız toplantılarla hastalığın evreleri, hangi evrede kaybolma problemiyle karşılaşılabileceği ve kaybolma gibi durumlar konusunda nasıl önlemler alınabileceğine yönelik eğitimler verildi. Bu eğitimi biz hem hasta yakınlarına verdik hem bakımevlerinde hastayla uğraşan hemşire ile sağlık bakımcısı gibi kişilere verdik. Bu bilgilendirmeler sonrasında gittiğimiz yerlerde takip destek cihazları dağıtmaya başladık. Arkadaşlarımız giderken cihazlarını da yanlarında götürdü. Bunları orada dağıtmaya başladılar. Gidemediğimiz illere de biz cihazları gönderdik. Bu bilgilendirici toplantıları onlarla online olarak vermelerini sağladık."</p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Erdi Şahin, hastaların tamamı için cihazları temin etmenin zor olduğunu, bu nedenle de bazı hastaların cihazı kendinin temin ettiğini dile getirdi.</p>

<p>Bu kişilerin dernekten de bilgi alabildiğini vurgulayan Şahin, "Hastalar kaybolduktan sonra neler yapılabilir konusuna ilişkin AFAD ve AKUT çalışanlarını da bilgilendirerek onlarla eğitimler yaptık. Çünkü bizim hastalarımızın kaybolduğu zaman davranışları herhangi bir kaybolan insanlardan farklı olabiliyor. Bellekte problemler yaşayan insanlar genelde çok eskiden beri bildiği mekanlara gitme eğiliminde olabiliyor. Bizim hedefimiz Türkiye geneline ulaşmak. Şubelerimizin olmadığı illerde de bilgilendirme toplantıları yapıyoruz, hedefimiz 81 ilde bu bilgilendirme toplantılarını yapmak ve cihaz desteği sağlayabilmek." dedi.</p>

<p>Şahin, takip cihazının nasıl kullanıldığına ilişkin şunları kaydetti:</p>

<p>"Bu cihazlar boyut olarak çok küçük. Farklı telefon markaları için farklı cihazlar kullanılabiliyor. Hastaların yakınlarının telefonlarına göre bunların dağıtımını yapıyoruz. Cihazı açtıktan sonra önce bir telefonla bağlantıların kurulması gerekiyor. Kurulduktan sonra hastanın bu cihazı taşıması yeterli oluyor. Yakınları, akıllı telefonlarından bu cihazın konumunu takip edebiliyor. Telefonun pili bittiğinde ulaşmak mümkün olmuyorken bu cihazların şarjı 1 yıl veya daha uzun zaman gidebiliyor. Bu da hastayı uzun süre takip etme imkanı sağlıyor. Hastanın kaybolduğu bir durum olduğunda yakını telefonundan uygulamaya girerek cihazın nerede olduğunu tespit edebiliyor. Bu cihazlar eski GPS cihazlarına göre çok daha nokta atışı konumlar verebiliyor."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/alzheimer-hastalari-icin-akilli-takip-cihazi-destegi-6-ilde-basladi</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Sep 2025 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/09/alzheimer-hastalari-icin-akilli-takip-cihazi-destegi-6-ilde-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="46693"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zeka, gelecekteki sağlık risklerini öngörebiliyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/yapay-zeka-gelecekteki-saglik-risklerini-ongorebiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/yapay-zeka-gelecekteki-saglik-risklerini-ongorebiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, geliştirdikleri yeni yapay zeka modeliyle insanların gelecek 10 yıl içinde yakalanabileceği hastalıkları tıpkı hava durumu tahmini gibi öngörebildiklerini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Moleküler Biyoloji Laboratuvarı, Almanya Kanser Araştırma Merkezi (DKFZ) ve Kopenhag Üniversitesi'nden araştırmacıların geliştirdiği "Delphi-2M" isimli yapay zeka modeli, kişilerin tıbbi kayıtlarındaki verileri kullanarak 10 yıl içinde yakalanabileceği hastalıkları öngörebiliyor.</p>

<p>Söz konusu model, bir cümledeki kelime dizilimini tahmin edebilmek için dil kalıplarını anlamak üzere eğitilen ChatGPT ile benzer bir teknoloji kullanıyor.</p>

<p>Delphi-2M, anonim tıbbi kayıtlardaki kalıpları tespit etmek üzere eğitilerek, insanların 10 yıl içinde yakalanabileceği hastalıkları tahmin ediyor.</p>

<p>İngiltere'deki 400 binden fazla kişiden toplanan anonim tıbbi kayıtlar üzerinde geliştirilen yazılım, daha sonra başka katılımcılar ve Danimarka'da 1,9 milyon kişiye ait veriler kullanılarak test edildi.</p>

<p>Araştırmacılar, yapay zekanın özellikle tip 2 diyabet, kalp krizi ve sepsis gibi ilerleyici hastalıkları öngörmede yüksek doğruluk sağladığını belirtti.</p>

<p>Çalışmayı yürüten bilim insanlarından Profesör Ewan Birney, "Tıpkı hava durumunda yüzde 70 yağmur ihtimali verilebilmesi gibi, sağlık hizmetlerinde de bunu yapabiliriz." ifadesini kullandı.</p>

<p>Araştırmacılar, modelin henüz klinik kullanıma hazır olmadığını ancak erken teşhis ve önleyici tedaviler ile yüksek riskli hastaları tespit etmek için kullanılabileceğini kaydetti.</p>

<p>Öte yandan, modelin, sağlık kurumlarının gelecekteki hasta yoğunluğunu planlamasına katkı sağlayabileceği düşünülüyor.</p>

<p>Çalışmada kullanılan verilerin ağırlıklı 40-70 yaş grubuna ait olduğuna dikkati çeken araştırmacılar, modelin klinik kullanıma girmeden önce iyileştirilmesi ve test edilmesi gerektiğine işaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Model, görüntüleme, genetik ve kan analizi gibi daha fazla tıbbi veriyi kapsayacak şekilde güncelleniyor.</p>

<p>Araştırmanın sonuçları Nature dergisinde yayımlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM - TEKNOLOJİ, GÜNDEM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/yapay-zeka-gelecekteki-saglik-risklerini-ongorebiliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Sep 2025 09:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/09/yapay-zeka-gelecekteki-saglik-risklerini-ongorebiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="91496"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığından obezite ve dijital bağımlılığa karşı çocuk akademileri]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/saglik-bakanligindan-obezite-ve-dijital-bagimliliga-karsi-cocuk-akademileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/saglik-bakanligindan-obezite-ve-dijital-bagimliliga-karsi-cocuk-akademileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, Sağlıklı Hayat Merkezlerinde 0-2 yaşında bebeğe sahip ebeveynler ile anneanne, babaanne ve dedelerin de katıldığı programların ardından obezite ve dijital bağımlılığa karşı çocuk ve genç akademi programlarını hayata geçirecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammed Emin Demirkol, yakın zamanda hayata geçirilmesi planlanan akademi programlarını AA muhabirine anlattı.</p>

<p>Demirkol, "koruyan, geliştiren ve üreten sağlık" modeliyle yürütülen Sağlıklı Türkiye Yüzyılı Programı kapsamında, vatandaşın sağlığını koruyucu faaliyetlerde bulunduklarını, Türkiye'de sayıları 350'ye yaklaşan Sağlıklı Hayat Merkezlerinde psikolog, diyetisyen, çocuk gelişimci, sosyal çalışmacı ve fizyoterapistlerle 81 ilde ücretsiz sağlık hizmeti verdiklerini belirtti.</p>

<p>Sağlıklı Hayat Merkezlerini hayatın merkezine yerleştirmeye çalıştıklarını ifade eden Demirkol, "Sağlıklı Hayat Merkezlerinde yapmış olduğumuz faaliyetlere yeni bir akademi çalışmasıyla devam ediyoruz." dedi.</p>

<p>Demirkol, Sağlıklı Hayat Merkezlerinde, ilk dersini Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun verdiği Sağlıklı Hayat Akademileri açıldığını anımsatarak, şu ana kadar akademilerden 120 bin kişinin mezun olduğunu söyledi.</p>

<p>Sağlıklı Hayat Akademisinde yürütülen çalışmaların sağlık okuryazarlığının artmasına büyük katkı sağladığına işaret eden Demirkol, "Akılcı ilaç kullanımı, kanser taramalarının neden yapılması gerektiği, aile hekimlerimizin ve sağlıklı hayat merkezlerinin görevlerine kadar bu akademilere katılan vatandaşlarımızın öğrendiklerini çevrelerine de aktaracakları çok önemli bir akademi eğitimini de almış oluyorlar." diye konuştu.</p>

<p>Doç. Dr. Demirkol, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>"Sağlıklı Hayat Akademilerinde yeni bir programımız başlıyor. Bu akademi programımız 0-18 yaş arasındaki çocuklarımızı kapsıyor. Bu kapsamda, bu akademilerimizi üç ayrı başlıkta faaliyete almış oluyoruz. Birincisi bebek, ikincisi çocuk, üçüncüsü de genç akademilerimiz. 81 ilimizde ilk başta bebek akademilerimizi hizmete geçirdik. İlk derslerini bu hafta içerisinde almış oldular."</p>

<p>0-2 yaşında bebeğe sahip anne ve babaların yanı sıra anneanne, babaanne ve dedelerinin de akademi programlarına katılabileceğini aktaran Demirkol, "Sağlık profesyonellerimizle birlikte bu akademilerde destek veriyoruz. Sağlıklı bir bebek nasıl büyütülür? Anne sütünün önemi, bağışıklama gibi 0-2 yaş arasındaki bebeklerimize daha sağlıklı nasıl bakabiliriz? Anne ve baba bebek büyütürken birbirlerine nasıl destek olur? Kardeş kıskançlığı gibi birçok konuda biz doğru bir şekilde bebeğimizi büyütmeyi tüm ailelerimize öğretmek istiyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<h3>Bebek akademileri 81 ilde faaliyete girdi</h3>

<p>Demirkol, bebek akademilerinin bu hafta itibarıyla tüm Türkiye'de başladığını belirterek, "81 ilimizde il sağlık ve ilçe sağlık müdürlüklerimizde bebek akademilerimiz artık faaliyete girdi. Çok yakın zamanda 2-12 yaş arasında çocuklarımız için okul dersleri, evde sağlıklı bir iletişim, dijital bağımlılık ve obezite gibi birçok konuda eğitim vereceğimiz çocuk akademilerimiz de başlayacak. Çocuk akademileri hem çocuklarımızın hem de anne, babalarının katılacağı bir eğitim modeli olacak."</p>

<p>12-18 yaş aralığındaki genç akademi programının ise özellikle ergenlik dönemindeki çocukların hem okul hem de sosyal hayatlarına katkı sağlayacak bir model olacağını dile getiren Demirkol, "Burada özellikle bu dönemlerin ne kadar zor geçtiğini bunu tecrübe etmiş her ailemiz biliyor. Bu yaşlarda çocuklarımıza sahip çıkmak, onlarla doğru iletişim kurmak, onların problemlerini anne ve babanın sevgisiyle profesyonel desteği de birleştirerek sağlıklı bir aileyi inşa etme konusunda önemli bir adım olacak." diye konuştu.</p>

<p>Demirkol, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Evlatlarımız ne kadar sağlıklı olursa, Türkiye'miz o kadar güçlü olur. Sağlıklı Türkiye Yüzyılı'nda o kadar güçlü bir şekilde yol almış oluruz. Bebek, çocuk ve genç akademilerimizle evlatlarımızın sağlıklı büyümesi, yetişmesi, güçlü aile yapısıyla toplumumuzda yaygınlaşma noktasında önemli bir şekilde çekindiğimiz birçok problemden de kendilerini uzak tutmak istiyoruz. Anne, babalarının desteğiyle sağlıklı bir aile yapısı, sağlıklı bir birey olarak da gelişmelerini ve Sağlıklı Türkiye Yüzyılı'na evlatlarımızın hazırlanmasını istiyoruz. Sağlıklı bireylerin gelişmesine katkı sağlıyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM - TEKNOLOJİ, GÜNDEM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/saglik-bakanligindan-obezite-ve-dijital-bagimliliga-karsi-cocuk-akademileri</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Sep 2025 13:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/09/saglik-bakanligindan-obezite-ve-dijital-bagimliliga-karsi-cocuk-akademileri.jpg" type="image/jpeg" length="86044"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu 64 yeni beşeri tıbbi ürünün geri ödeme listesine dahil edildiğini bildirdi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/bakan-memisoglu-64-yeni-beseri-tibbi-urunun-geri-odeme-listesine-dahil-edildigini-bildirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/bakan-memisoglu-64-yeni-beseri-tibbi-urunun-geri-odeme-listesine-dahil-edildigini-bildirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 51'i yerli üretim olmak üzere 64 yeni beşeri tıbbi ürünün geri ödeme listesine dahil edildiğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Memişoğlu, NSosyal'deki hesabından yaptığı açıklamada, geri ödeme listesindeki ilaçlarda düzenlemeye gidildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>51'i yerli üretim olmak üzere 64 yeni beşeri tıbbi ürünün listeye dahil edildiğini aktaran Memişoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>"5 kan ürünü, 3 KOAH ilacı, 4'er adet diyabet ilacı, alerji aşısı ve antibiyotik ile 1 biyobenzer göz içi uygulanan ilaç başta olmak üzere, 14 kan ve kan yapıcı organ ilacı, 6 analjezik ilaç, 4 antiinflamatuvar analjezik, 4 sindirim sistemi ilacı, 2'şer adet antiparaziter ilaç, immünsüpresan, oftalmik preparat ve vitamin ile birer antifungal, antiviral, hormon preparatı, psikoleptik, hemoroid tedavisi ilacı, özel tıbbi amaçlı gıda ve 1 diğer beşeri tıbbi ürünle geri ödeme listesinin kapsamı genişletildi. Bu olumlu gelişmenin tüm vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/bakan-memisoglu-64-yeni-beseri-tibbi-urunun-geri-odeme-listesine-dahil-edildigini-bildirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Sep 2025 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/09/bakan-memisoglu-64-yeni-beseri-tibbi-urunun-geri-odeme-listesine-dahil-edildigini-bildirdi.jpg" type="image/jpeg" length="88586"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SGK'nin geri ödeme listesine 64 ilaç daha eklendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/sgknin-geri-odeme-listesine-64-ilac-daha-eklendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/sgknin-geri-odeme-listesine-64-ilac-daha-eklendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından aralarında KOAH ve diyabet ilaçlarının da olduğu 51'i yerli üretim 64 ilacın daha geri ödeme listesine alındığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Işıkhan, NSosyal'deki hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Sosyal Güvenlik Kurumumuz tarafından 64 ilacı daha geri ödeme listesine aldık. 5 kan ürünü, 3 KOAH ilacı, 4 diyabet ilacı, 4 alerji aşısı, 4 antibiyotik, 1 biyobenzer göz içi uygulanan ilaç başta olmak üzere 51 adedi yerli üretim ilaçlar ile sağlıkta yerli ve milli üretimle güçlenmeye devam ediyoruz. Milletimize hayırlı uğurlu olsun."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/sgknin-geri-odeme-listesine-64-ilac-daha-eklendi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Sep 2025 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/09/sgk-ilac.jpg" type="image/jpeg" length="48056"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
