<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Diyanet Haber</title>
    <link>https://www.diyanethaber.com.tr</link>
    <description>Diyanet Haber / Diyanet Sınav / Diyanet Duyuru / Diyanet Hutbe / Müftülükler / İslam Dünyası / Kültür Sanat / #Keşfet / www.diyanethaber.com.tr</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 20 Jul 2026 19:19:14 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayasofya'nın kültürel mirasını kayıt altına alan çalışma yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ayasofyanin-kulturel-mirasini-kayit-altina-alan-calisma-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ayasofyanin-kulturel-mirasini-kayit-altina-alan-calisma-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin yeniden ibadete açılışının yıl dönümünde, yapının tarihini, mimarisini ve kültürel mirasını kapsamlı biçimde kayıt altına alan yeni bir çalışma yayımlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Demirören Yayınları tarafından hazırlanan "Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi", Ayasofya'nın Bizans döneminden Osmanlı'ya, Cumhuriyet döneminden bugüne uzanan tarihsel yolculuğunu bilimsel kaynaklar, arşiv belgeleri, tarihi gravürler ve özgün fotoğraflar eşliğinde ele alıyor.</p>

<p>Türkçe, İngilizce ve Arapça hazırlanan çalışma, Ayasofya'nın mimarisi, kubbesi, mozaikleri, restorasyon süreçleri ile yüzyıllar boyunca oluşan kültürel ve manevi birikimini, alanında uzman isimlerin katkılarıyla tek ciltte bir araya getiriyor.</p>

<p>Çalışmada, Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'un fethinin ardından Ayasofya'yı camiye dönüştürme süreci ile yapının 24 Temmuz 2020'de yeniden ibadete açılması, Ayasofya tarihinin önemli dönüm noktaları arasında değerlendiriliyor.</p>

<p>Eserde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın takdim yazısı ile hazırlık sürecine ilişkin bilgiler de yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Büyük boy tasarımı ve zengin görsel içeriğiyle hazırlanan çalışma, araştırmacılar, akademisyenler ve sanat tarihçileri başta olmak üzere kültürel mirasa ilgi duyan okurlar için kapsamlı bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ayasofyanin-kulturel-mirasini-kayit-altina-alan-calisma-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 17:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/a-y-a-s-o-f-y-a-1.jpg" type="image/jpeg" length="36879"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Filistin 36” 17 Temmuz’da sinemalarda]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/filistin-36-17-temmuzda-sinemalarda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/filistin-36-17-temmuzda-sinemalarda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin halkının vatanları uğruna verdiği bağımsızlık mücadelesini anlatan, 2026 Oscar Ödülleri’nde Filistin’in adayı olan TRT ortak yapımı “Filistin 36”, 17 Temmuz’da tüm Türkiye’de sinemaseverlerle buluşuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Filistinli yönetmen Annemarie Jacir imzasını taşıyan, yapımcılığını Ossama Bawardi’nin üstlendiği TRT ortak yapımı “Filistin 36”, tarihsel gerçeklerden ilham alan güçlü hikâyesiyle izleyiciyi 1936 Filistin’ine götürüyor.</p>

<p>Türkiye, Filistin, İngiltere, Fransa, Danimarka, Katar, Suudi Arabistan ve Ürdün ortak yapımı olan film; özgürlük mücadelesini, insan hikâyeleri üzerinden etkileyici bir sinema diliyle beyaz perdeye taşıyor.</p>

<p>Dünya galasını Eylül 2025’te Toronto Uluslararası Film Festivali’nde yapan “Filistin 36”, Türkiye’deki ilk gösterimini Boğaziçi Film Festivali’nin açılış filmi olarak gerçekleştirdi. TRT ortak yapımı “Filistin 36”, tüm Türkiye’de vizyona girmeden önce 16 Temmuz Perşembe günü 20.00’de 12 Punto kapsamında düzenlenecek ön gösterimiyle sinemaseverlerle buluşacak.</p>

<p>Filmin yapımcısı Ossama Bawardi ile başrol oyuncusu Karim Daoud Anaya da 12 Punto 2026 için İstanbul’a gelecek.</p>

<p>2026 Oscar Ödülleri’nde Filistin'in En İyi Uluslararası Film dalındaki adayı olan “Filistin 36”, dünyanın 86 ülkesinden başvuran filmler arasından seçilen 15 yapımlık kısa listeye girerek önemli bir uluslararası başarıya da imza attı.</p>

<p>Oyuncu kadrosunda Hiam Abbass, Kamel Al Basha, Yasmine Al-Massri, Karim Daoud Anaya, Jalal Altawil, Robert Aramayo, Saleh Bakri, Yafa Bakri, Billy Howle, Dhafer L'Abidine, Liam Cunningham ve Jeremy Irons gibi uluslararası sinemanın önemli isimlerini bir araya getiren filmin yönetmeni Annemarie Jacir’in daha önce çektiği “Wajib (Düğün Davetiyesi)”, “When I Saw You (Seni Gördüğümde)” ve “Salt of This Sea (Bu Denizin Tuzu)” filmleri de Filistin’in Oscar adayı olarak seçilmişti.</p>

<p>Filmin konusu</p>

<p><br />
Yıl 1936. Filistin'de köyler, İngiltere’nin sömürge yönetimine karşı ayaklanırken Yusuf, kırsaldaki evi ile Kudüs arasında gidip gelir; büyüyen huzursuzluğun ötesinde bir gelecek özlemi duyar. Ancak tarih acımasızdır. Avrupa’dan gelen Yahudi işgalcilerin sayısı artarken, Filistin halkı İngiltere’nin otuz yıllık hâkimiyetine karşı en büyük ve en uzun süren ayaklanmada birleşir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tüm taraflar, Britanya İmparatorluğu’nun ve tüm bölgenin geleceğini belirleyecek kaçınılmaz bir hesaplaşmaya doğru sürüklenirken, özgürlük mücadelesi bireysel hayatları da geri dönülmez biçimde değiştirecektir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/filistin-36-17-temmuzda-sinemalarda</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 08:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/filistin-36.jpg" type="image/jpeg" length="90675"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beklenen Eser "Dârüsselâm Kudüs" Çıktı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/beklenen-eser-darusselam-kudus-okuyucuyla-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/beklenen-eser-darusselam-kudus-okuyucuyla-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından büyük bir titizlikle hazırlanan "Dârüsselâm Kudüs" adlı eser okuyucunun istifadesine sunulmak üzere satışa çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İnsanlığın ortak mirası, medeniyetin beşiği ve İslam medeniyetinin en önemli şehirlerinden biri olan Kudüs’ü tarihî, ilmî ve kültürel yönleriyle ele alan merakla beklenen eser <strong>"Dârüsselâm Kudüs"</strong>, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları arasında okuyucuların istifadesine sunuldu. </strong></p>

<p>Kudüs’ün yalnızca çatışmalar ve acılarla anılan bir şehir değil; insanlığın ortak mirası, medeniyetin beşiği ve İslam’ın gözbebeği olduğunu güçlü bir perspektifle ortaya koyan <strong>"Dârüsselâm Kudüs"</strong>, okuyucularıyla buluştu. Uzun süredir merakla beklenen eser, Kudüs’ün yeniden "Dârüsselâm", yani "Selam Yurdu" kimliğine kavuşabileceğine dair sarsılmaz inancı merkeze alıyor.</p>

<p>Kudüs’ün kadim mirasını ve güncel durumunu derinlemesine anlamak isteyenler için hazırlanan eser, şehrin tarihî serüvenini, dinî kimliğini, ilmî hayatını, kültürel zenginliğini ve günümüze uzanan yönlerini kapsamlı bir bakış açısıyla ele alıyor. Bu yönüyle "Dârüsselâm Kudüs", yalnızca bir kitap olmanın ötesinde, Kudüs üzerine çalışma yapan araştırmacılar, akademisyenler ve konuya ilgi duyan okuyucular için önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.</p>

<p>Eserde, Kudüs'ün tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan çok katmanlı yapısı, sahip olduğu manevi miras ve insanlık tarihindeki müstesna konumu geniş bir çerçevede işlenirken, şehrin bugün karşı karşıya bulunduğu gelişmeler de farklı başlıklar altında değerlendiriliyor. Zengin görsel materyaller, arşiv belgeleri, fotoğraflar ve özgün sanat çalışmalarıyla desteklenen eser, Kudüs'ün hafızasını hem metin hem de görsel anlatımla okuyucuya aktarıyor.</p>

<p>Barışın, adaletin ve birlikte yaşama kültürünün sembolü olarak Kudüs'ü yeniden düşünmeye davet eden eser, kadim şehrin yalnızca geçmişine değil, geleceğine ilişkin umut ve sorumluluk bilincini de yansıtıyor. "Dârüsselâm Kudüs", Kudüs'ü krizlerin gölgesinde değil; medeniyet, ilim, kültür ve insanlık ortak mirası ekseninde okumak isteyen herkes için kapsamlı bir kaynak olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları arasında <strong>sınırlı sayıda</strong> yayımlanan <strong>"Dârüsselâm Kudüs"</strong>, <a href="http://yayinsatis.diyanet.gov.tr" rel="nofollow" target="_blank"><span style="color:#3498db"><strong>yayinsatis.diyanet.gov.tr</strong></span></a> adresi üzerinden okuyucuların erişimine açıldı. Kudüs'ü bütün yönleriyle tanımak isteyenler için hazırlanan eser, koleksiyon değeri taşıyan nitelikli yayınlar arasında yerini aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİYANET HABER, KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/beklenen-eser-darusselam-kudus-okuyucuyla-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 12:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/darusselam.png" type="image/jpeg" length="57715"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öşvank Kilisesi ve Engüzekkapı Kalesi turizme kazandırılacak]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/osvank-kilisesi-ve-enguzekkapi-kalesi-turizme-kazandirilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/osvank-kilisesi-ve-enguzekkapi-kalesi-turizme-kazandirilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum'un Uzundere ilçesindeki tarihi Öşvank Kilisesi ve Engüzekkapı Kalesi, restorasyon ve çevre düzenlemeleriyle turizme kazandırılmayı bekliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çamlıyamaç Mahallesi'nde bulunan ve 10. yüzyılda Gürcü Kralı Adernese döneminde inşa edilen Öşvank Kilisesi'nin taşıyıcı sistemlerinde yıllar içinde deformasyonlar, duvar, sütun ve süslemelerinde tahribatlar oluştu.</p>

<p>Geçmiş yıllarda izleme ve güçlendirme çalışmaları yapılan tarihi yapı, mevcut haliyle yıkılma riski taşıyor.</p>

<p>Dikyar Mahallesi sınırlarında bulunan Engüzekkapı Kalesi ise sarp kayalık üzerindeki stratejik konumuyla Orta Çağ'da birçok medeniyete ev sahipliği yaptı.</p>

<p><img alt="Öşvank Klisesi 3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/osvank-klisesi-3.jpg" width="1280" /></p>

<p>Geçmişte Doğu Roma İmparatorluğu'nun yanı sıra çeşitli Türk beyliklerinin hakimiyetinde kalan kalenin yaklaşık 30 metre yüksekliğindeki surlarının bir bölümü bugünlere ulaştı.</p>

<p>Önünden geçen Tortum Çayı ve vadi manzarasıyla dikkati çeken tarihi kalenin, Erzurum Valiliği, Doğu Anadolu Projesi (DAP) Bölge Kalkınma İdaresi ve Uzundere Belediyesi işbirliğinde hayata geçirilmesi planlanan projeyle turizme açılması hedefleniyor.</p>

<p>İlçede bir yanda restorasyon bekleyen Öşvank Kilisesi, diğer yanda turizme kazandırılması planlanan Engüzekkapı Kalesi'nin gerekli çalışmaların tamamlanmasıyla hem Uzundere'nin hem de Erzurum'un kültür turizmine önemli katkı sunması bekleniyor.</p>

<p>Uzundere Belediye Başkanı Halis Özsoy, bölgede 3 kilisenin bulunduğunu söyledi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Öşvank Klisesi 4" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/osvank-klisesi-4.jpg" width="1280" /></p>

<p>Öşvank Kilisesi'nin 3 yapıdan oluştuğunu belirten Özsoy, "Yapısal anlamda çok ciddi sıkıntılar var. Taşıyıcı bölümlerinde çok ciddi deformasyonlar, tavanda yıkık ve bağlantı bölümlerinde kopma söz konusu." dedi.</p>

<p>Özsoy, kilisede 7 yıl önce yapısal izleme çalışması yapıldığını, bölgeye her hafta 4-5 Gürcü turist kafilesinin geldiğini belirterek, "Devletimiz burayı onarmayı kabul ediyor fakat Gürcistan'ın Batum kentinde dini bir Müslüman yapısının onarılmasını talep ediyor. Gürcistan tarafından Batum'da bugüne kadar böyle bir tahsis henüz yapılmadı ya da tahsis edilen binalar daha küçük ölçekli, ihtişamı olmayan, belki bazılarının dini boyutu da olmayan yapılar." diye konuştu.</p>

<p>Tarihi yapıların onarımının önemini dile getiren Özsoy, şunları kaydetti:</p>

<p>"Burada 'hacı' oluyorlar diye biliyorum o yüzden burası onlar için çok önemli. Talebimiz bir an önce onarımın yapılması çünkü küçük bir deprem ya da tabiat olayında binanın komple yıkılması, ziyaretçi ya da insanlarımız olduğunda can kaybının olması söz konusu. Bina tekniği açısından dünyada çok önemli bir yapı ve sadece Türkiye değil, dünyada böyle ihtişamlı bir yapı yok diyebiliriz."</p>

<p>Özsoy, "Devlet yetkililerimizin çabasıyla bu binanın bir an önce onarılacağına inanıyoruz." dedi.</p>

<p><img alt="Işvank Klisesi 11" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/isvank-klisesi-11.jpg" width="1280" /></p>

<p><strong>- "Artık içeriye de girilemiyor"</strong></p>

<p>İlçede turizmi çeşitlendirmek, su ve doğa sporlarına kültür ve inanç turizmini de ilave etmek istediklerini vurgulayan Özsoy, "Taş yapının taşıyıcı unsurlarında ciddi bozulmalar ve yıkılmalar söz konusu. Duvarların köşe dediğimiz ek yerlerinde yarılmalar var. Ana apsis bölgedeki tavan çökmüş ve üst kubbe dediğimiz bölgede çöküntüler var. Biz bu binanın onarımına bu sene ya da seneye başlamazsak ileride altından kalkınması, telafisi mümkün olmayan zararlar söz konusu olacak. İlçenin temsilcisi olarak Gürcistan yetkililerinden şunu talep ediyorum. Eskiden turistlerimiz geldiğinde içeri giriyordu fakat yıkım, tahribat arttığı için artık içeri giremiyorlar. Talebimiz Batum'da bir an önce bize tahsis edilecek bir yapının teslim edilmesi." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>- Tarihte birçok medeniyete beşiklik yapmış kale turizme kazandırılmayı bekliyor</strong></p>

<p>Uzundere Belediye Başkanı Halis Özsoy, ilçeye bağlı Dikyar Mahallesi sınırlarındaki Engüzekkapı Kalesi'nin Orta Çağ döneminde hem savunma hem de gözetleme açısından stratejik konumuyla Gürcü, Karakoyunlu ve Osmanlı Devleti hakimiyetine girdiğini anımsattı.</p>

<p>Özsoy, Osmanlıların "Ağcakale" olarak adlandırdığı kalenin önemli geçiş güzergahı ve güvenliği sağlamak için oluşturulan garnizon bölgesi olduğunu anlatarak, "Gürcülerin zayıflaması, Osmanlı'nın güçlenmesi ki öncesinde arkeolojik kazılarda mezar taşlarında koç, koyun şekilleri çıktı bu da Karakoyunlu hakimiyetini gösteriyor. Osmanlı'nın 1536-1537 yıllarında burayı ele geçirdiğini biliyoruz. Evliya Çelebi'nin 'Sengistan' (Taşlar ülkesi) dediği Tortum bölgesi Osmanlı hakimiyetine girmiş." diye konuştu.</p>

<p>Ulaşım sıkıntısı nedeniyle kalenin gizemli kaldığını dile getiren Özsoy, şöyle devam etti:</p>

<p>"Buranın yolunu yaptık ve onarımı, rölöve ve restitüsyon projesi yapılması için görevlilerin kaleye girmesi gerekiyordu. İzinler alınarak köprü yol bölümü yapıldı. Yolumuz ve kalenin rölöve ile restitüsyon projesi var fakat kale görüldüğü gibi harap bir halde. Sayın Valimiz Aydın Baruş Bey, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığını yetkilendirerek kalenin giriş yolunun daha kaliteli bir yol olması için talimat verdi. Sanıyorum ki kısa zamanda bu erişim yolu yapılacak. Bunun yanında DAP İdaresi Başkanımız ile görüştük, kaynak ayrılması halinde buranın onarılmasına başlayacağız."</p>

<p>Özsoy, kara yolunun hemen kenarında turizm destinasyonu yüksek bir tarihi eserin turizme kazandırılmasının önemli bir gelişme olacağını belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"Bu kale savunma amaçlıydı fakat günümüzde dünya turizmine açılmasını istiyoruz. Bunu yapmak için rölöve ve restitüsyon projesiyle aşağı bölümde karşılama merkezi, yöresel ürün satış yerleri ve insanların ihtiyaçlarını karşılaması için bir alan ayrılıyor. Kale kara yolunun yakınında olduğu için aydınlatma projemiz var. Devasa bir Türk bayrağı koyarak burayı dünya insanının gezme, görme ve inceleme yapması için açmış bulunacağız."</p>

<p>Çamlıyamaç Mahallesi Muhtarı Rahim Gözcü de yıkılma tehlikesi bulunan Öşvank Kilisesi'nin etrafındaki binaları tehdit ettiğini anlatarak, bir dönem kilisede çelik iskele kurup onarılacağı söylenmesine rağmen bir gelişme olmadığını, bir an önce onarılıp mahalleye katkı sağlamasını beklediklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/osvank-kilisesi-ve-enguzekkapi-kalesi-turizme-kazandirilacak</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/06/osvank-klisesi-2.jpg" type="image/jpeg" length="46495"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["571 Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed" filmi 17 Nisan'da vizyona girecek]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/571-rahmet-peygamberi-hz-muhammed-filmi-17-nisanda-vizyona-girecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/571-rahmet-peygamberi-hz-muhammed-filmi-17-nisanda-vizyona-girecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son peygamber Hz. Muhammed'in hayatını eğitici ve anlaşılır bir dille anlatmak amacıyla hazırlanan "571 Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed" filmi, 17 Nisan'da sinemaseverlerle buluşacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Animasyon türünde ve 3D tekniğiyle hazırlanan filmin yönetmenliğini Yunus Emre Çakır üstlenirken, senaryosunu Ali Hakan Kaya ile Sinem Doğangönül kaleme aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapımcı Murat Kaya, filme ilişkin yaptığı açıklamada, sektöre tesadüfler sonucu 16 yıl önce girdiklerini belirterek, bugüne kadar TRT Çocuk ve TRT Diyanet Çocuk kanallarına birçok proje ürettiklerini söyledi.</p>

<p>Sinemada çocukların hayal dünyasını zenginleştirmek amacıyla "Aslan: Hürkuş" film serisine imza attıklarını dile getiren Kaya, yeni filmin sinemadaki 10. yapımları olduğunu belirtti.</p>

<p>Kaya, Fatih Sultan Mehmet ve Hz. Muhammed'in hayatını film yapmak istediklerini aktararak, "Peygamber Efendimizin hayatını film yapmak nasip oldu. Hepimizin çocukluğu sahurlarda 'Çağrı' filmini izlemekle geçti. Şu anda da halen bu film izleniyor. Üzerinden 50 yıl geçmiş. Fakat bu topraklardan da Peygamber Efendimizi anlatacak bir filmin yapılması gerekliliği hasıl olmuştu. 'Benim çocuklarım da 'Tay' ve 'Hazret-i Muhammed: 571 - Rahmet Peygamberi' filmini izleyerek neden büyümesin' diye düşündük. Bu şekilde yola çıktık." dedi.</p>

<p><strong>- "Ana gündemimiz, Peygamber Efendimizin rahmeti ve şefkati"</strong></p>

<p>"Hazret-i Muhammed: 571 - Rahmet Peygamberi" filminde Hz. Muhammed'in rahmet yönüne vurgu yapmak istediklerini belirten Kaya, şunları kaydetti:</p>

<p>"Çağrı filmiyle farklı yönlerimiz var. Aslında hikaye aynı yani Peygamber Efendimizin hayatı ve bir siyer projesi bu. Çağrı filmindeki gibi savaşları işliyoruz. Fakat çocuklarımızın pedagojik olarak anlayabileceği şekilde konuyu işliyoruz. Savaşlar konusu bizim ana gündemimiz değil. Ana gündemimiz, Peygamber Efendimizin rahmeti ve şefkati. Elbette ki Mekke'de yaşanan zorluklar, İslam'a ilk geçen sahabeler filmde var. Ben sahabelere ilk yıldızlar diyorum. Filmde bunları anlatıyoruz."</p>

<p>Murat Kaya, filmde Hz. Muhammed ile eşlerinin sesi ve yüzünün kullanılmadığını, bir kamera açısıyla izleyicilere anlatıldığını vurguladı.</p>

<p>Filmi hem siyer uzmanları hem de pedagogların yer aldığı geniş bir ekibin destekleriyle hazırladıklarını aktaran Kaya, "Senaryo süreci yaklaşık 6 ay sürdü ve bu yazılan senaryonun düzeltilme süreci de oldu. Açıkçası hiçbir filmimizde bu kadar uzun senaryo süreci olmadı. Herhangi bir çizgi filmde senaryo, yaklaşık 2-3 aylık bir süreçtir. O yüzden bu filmde senaryonun üzerine çok kafa yoruldu." değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>Kaya, böyle bir filmi yapmalarının kendileri için de önemli olduğunu söyleyerek, "Bence bu film, anne ve babaların çocuklarının elinden tutup götürmesi gereken bir film. Ben yapımcı olarak, filmi yaparken de birçok şey öğrendim. Bildiğimiz ama unuttuğumuz şeyleri tekrar hatırlama fırsatı oldu. Anne babalara bu noktada gerçekten bir görev düşüyor diye düşünüyorum." dedi.</p>

<p><strong>- Film hakkında</strong></p>

<p>Filmin yapımcılığını Outline Animation and Games ve Vakıf Medya ortaklaşa gerçekleştirdi.</p>

<p>Müziklerini Ali Bakan'ın hazırladığı yapımda, oyuncular İrfan Kılınç, Buğra Koçtepe, Tolga Tecer, Altan Alkan, Batuhan Yalçın, Esat Tanrıverdi, Aslı Ünsalan, Müge Sefercioğlu, Şivan Binici, Ercan Demirel, Başak Nezir, Asaf Çelebi, Ekrem Tamer, İbrahim Bildir, Hakan Bozbey, Türker Yılmaz, Engin Özsayın, Alp Pazarlı ve Ahmet Nasıroğlu seslendirmeleriyle yer aldı.</p>

<p><strong>Filmin konusu özetle şöyle:</strong></p>

<p>"Lina, dedesiyle çıktığı Medine yolculuğunda Zübeyr bin Avvam ve Esma bint Ebubekir'le karşılaşır. Hz. Muhammed'i göreceği için çok heyecanlı olan küçük kız, onun ashabından iki kişiyle tanışınca çok sevinir. Zübeyr ve Esma bir vesileyle başlayan sohbette İslam'ın doğuşuna ve gelişmesine tanıklık eden olayları anlatır. Mekke'de yaşanan baskılar, müşriklerin müdahaleleri, Bilal Habeşi'nin özgürlük mücadelesi ve imanla örülmüş nice hatıra Lina'nın yolculuğuna eşlik eder."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/571-rahmet-peygamberi-hz-muhammed-filmi-17-nisanda-vizyona-girecek</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/04/571-filmi-11.jpg" type="image/jpeg" length="29939"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Su kabağını sanata dönüştürüyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/su-kabagini-sanata-donusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/su-kabagini-sanata-donusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Isparta'da emekli Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Hasan Bakan, su kabaklarını kurutarak, birbirinden farklı sanat eserine dönüştürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde görev yaptıktan sonra son görev yeri Isparta'da Atabey İmam Hatip Ortaokulu'na atanan Bakan, öğrencileriyle okulun bahçesini temizlediği sırada bir su kabağı tohumunun filizlendiğini gördü. Büyüyen su kabağını kurutup amatörce oymaya başlayan Bakan, bu sanata ilgisi arttıkça kendisini daha da geliştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Su Kabağı Sanat 22" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/02/su-kabagi-sanat-22.jpg" width="860" /></p>

<p>Emekli olduktan sonra sanat çalışmalarına daha fazla yoğunlaşan Bakan, su kabağından birbirinden güzel farklı figürler ortaya çıkardı. Su kabağının yanında ahşap yakma çalışmaları da yapan Bakan, yüzlerce eserini evinin bahçesinde sergilemeye başladı.</p>

<p><img alt="Su Kabağı Sanat 11" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/02/su-kabagi-sanat-11.jpg" width="860" /></p>

<p>Su kabağı oyma işinin kendisine güzel bir hobi kazandırdığını dile getiren Bakan, "Okulun bahçesinde gördüğüm su kabağı, hayatımın emeklilik yıllarını şekillendirdi. Bu sanatla uğraşmak bana keyif veriyor. Tozu toprağı var ama sanat aşkı hepsine galip geliyor. Su kabağının içini oyduktan sonra dışına farklı desenler yapıyorum. Görenlerin de hoşuna gidiyor." dedi.</p>

<p><img alt="Su Kabağı Sanat 44" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/02/su-kabagi-sanat-44.jpg" width="860" /></p>

<p>Bakan, sabır ve emek gerektiren bu işin kendisine terapi gibi geldiğini belirterek, kendini bu alanda daha da geliştirmek istediğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/su-kabagini-sanata-donusturuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Feb 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/02/su-kabagi-sanat-33.jpg" type="image/jpeg" length="26134"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mübadele'nin 103. Yılı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/mubadelenin-103-yili</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/mubadelenin-103-yili" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ve Yunanistan arasında 30 Ocak 1923'te imzalanan nüfus mübadelesi anlaşması kapsamında deniz yoluyla 7'nci mıntıkaya getirilen 27 bin 687 Müslüman mübadilin Anadolu'da yeniden hayat kurmalarının üzerinden 103 yıl geçti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lozan Anlaşması gereğince 103 yıl önce "Yunan ve Türk Halklarının Mübadelesine İlişkin Sözleşme ve Protokol"ün imzalanması kapsamında yaklaşık 400 bin Türk Yunanistan'dan Anadolu'ya, 1,2 milyon Ortodoks Rum ise Yunanistan'a göç etti.</p>

<p>Türkiye'ye göç eden mübadillerin yeni yerleştikleri bölgede sosyokültürel ve ekonomik olarak uyum sağlamalarını kolaylaştırmak amacıyla iskan süreçlerinin gerçekleştiği 10 mıntıka belirlendi, Sakarya bölgesini kapsayan ise 7'nci İzmit mıntıkası oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Deniz yoluyla İzmit'teki 7'nci mıntıkaya (İzmit, Bolu, Bilecik, Eskişehir, Kütahya) büyük ölçüde Selanik, Girit, Manastır, Yanya, Cezayir-i Bahr-i Sefid bölgelerinden gelen 27 bin 687 Müslüman mübadilin bir kısmı, dönemin kazalarından olan Adapazarı istasyonuna getirildi.</p>

<p>Şimdi Sakarya'nın kent merkezi olan Adapazarı istasyonunda indirilen mübadiller, Adapazarı, Serdivan, Akyazı, Hendek ve Söğütlü ilçelerine kara yoluyla, Geyve'ye yerleşen mübadiller ise trenden inmeden demir yolu üzerinden ilçeye ulaşım sağladı.</p>

<h3><strong>"Toplumlar çok büyük yıkımları yaşadıktan bir süre sonra sessiz kalırlar"</strong></h3>

<p>SAÜ Balkan Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (SABAMER) Müdürü Dr. Samet Çakmaker, Balkanların tarih boyunca cazibe merkezi olduğunu, bu durumun dezavantajları da beraberinde getirebildiğini söyledi.</p>

<p>Cazibe merkezlerinin aynı zamanda tarih boyunca çatışma merkezleri olduğunu belirten Çakmaker, "Savaşların, yıkımların, büyük insan kayıplarının ve göçlerin yaşandığı merkezlerdir. Dolayısıyla Balkanlar da cazibe merkezi olmasının bedelini tarih boyunca bahsettiğimiz trajedilere fazlasıyla sahne olarak ödemiş coğrafyadır." dedi.</p>

<p>Toplumların yaşamış oldukları trajedilerin sadece tarih kitaplarında kalmadığını aynı zamanda edebiyata da yansıdığını anlatan Çakmaker, "Bahsettiğimiz yansıma sadece kurgusal olarak bize bir yerlerde bir şeyler olmuş izlenimi vermekten çok daha öteye gidiyor. Bazen tarihin sustuğu anlatmadığı, bilerek karanlıkta bıraktığı hadiseleri, olayları, durumları, hisleri biz edebi eserler üzerinden okuyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Çakmaker, mübadele sonrası yaklaşık 2 milyon insanın yer değiştirmesinin çok büyük sosyal hadise olduğunu ancak konuyla doğrudan ilişkili çok az roman yazıldığını dile getirerek, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bu hadisenin de edebi eserlere yansımış olabileceğini düşündük fakat gördük ki henüz yansımamış. Özellikle 2000 sonrası yazılmış romanlarda bu temaya odaklanıldığını görüyoruz. Yani aradan kabataslak 80 yıl geçtikten sonra doğrudan bu konuyu ele alan eserlerin sayısında artış görüyoruz. Bu tarihsel hadiselerin seyir süreciyle ilgili geçmiş bilgilerimizi yokladığımızda çok da şaşırılacak durum olmadığını görüyoruz çünkü toplumlar çok büyük yıkımları yaşadıktan bir süre sonra sessiz kalırlar ve bu sessizlik süreci toplumların tarihine kıyaslandığında belki kısa süredir ama insan ömrüne kıyaslandığında uzun süredir."</p>

<p>SAÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Burak Çıtır da Anadolu'daki Rum Ortodoksların Yunanistan'a, Yunanistan'da yerleşik haldeki ortalama 400-500 bin civarındaki Müslüman'ın Anadolu'ya göç ettirildiğini anımsattı.</p>

<p>Çıtır, göç eden nüfusun belirlenme sürecinde dönemin yöneticilerinin, Anadolu'daki nüfusu daha nitelikli hale getirmek, hem tarım hem de uluslararası ticarette etkinleştirmek amacıyla özellikle uluslararası ticarete yatkın, modern tarımı daha iyi bilen nüfusun olduğu batı bölgesinden mübadele sürecini başlattığını anlattı.</p>

<p>Demir yolu üzerinden bakıldığında nüfus mübadelesinin özellikle Anadolu'nun batı ve Ege kıyılarında gerçekleştiğine değinen Çıtır, "(İzmit mıntıkası) Buranın en büyük özelliği nüfus mübadelesinde başlangıç noktası olması. Anadolu'nun içlerine doğru artık Sakarya gibi yerlere gelindiğinde nüfus mübadelesinin son duraklarına yaklaşıldığı görülüyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Çıtır, deniz yoluyla İzmit'e getirilmiş olan mübadillerin 2-3 günlük süre içerisinde evrak işlemlerinin ardından gönderilecekleri yerlerin belirlendiğini, Sakarya üzerinden Adapazarı, Akyazı, Hendek, Söğütlü, Geyve ve günümüzdeki Serdivan bölgesine demir yoluyla taşındıklarını kaydetti.</p>

<p>Serdivan'a yerleşmiş mübadillerin yanlarında getirdikleri ravika inciri, doktor üzümü ve Avdira dutu tohumlarını bölgelerinde ektiklerini ve ürünleri zaman içerisinde ticari hayata taşıdıklarına işaret ederek, şöyle devam etti:</p>

<p>"Mübadillerin en büyük özelliği aslında uluslararası ticarete yatkın bölgeden gelmeleri. Balkan coğrafyası Osmanlı'nın en büyük tarım gelirlerini elde etmiş olduğu yerlerdir ve tarımsal ürünleri de aslında limanlar aracılığıyla uluslararası ticarete dahil ediyorlardı. Geçmişten gelen ticari kültürleri de vardı. Bu kişiler, geldikleri bölgelerde çağdaş tarımsal ürünleri üretmiş ve tarım aletlerini kullanmış, uluslararası ticaretteki bağlantılarını kullanarak da aslında yeni Cumhuriyet'in uluslararası ticaretine eklenmiş ve bu ticari hayatı canlandırmış."</p>

<p>Çıtır, Yunanistan'a gönderilen Rum Ortodoks nüfustan kalan bazı arsaların ve evlerin, harabe halde olduğunu, devletin, mübadillerin yerleşmesi için köy, cami ve sağlık hizmetleri alanları inşa ettiğini anlattı.</p>

<p>Sakarya'ya gelen mübadillerin çeşitli sıkıntılar yaşadıklarına da değinen Çıtır, şöyle konuştu:</p>

<p>"Serdivan özelinde dağ köyü inşasına başlanılmış. Burada ortalama 400 haneye kadar yerleşim yeri görülüyor. Ancak mübadillerin Sakarya üzerinde yerleşmelerinde bazı sıkıntılar da yaşanmış. Özellikle ovalık alanda yerleşmeye başladıklarında ortaya çıkan sıtma hastalığı nedeniyle bazı mübadillerin Manisa Akhisar civarına, bazılarının da Hendek bölgesine gittiklerini göreceğiz. Geriye dönüp baktığımızda aslında Sakarya'nın, kent hayatına eklemlenmeye çalışan mübadillerle geliştiğini göreceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/mubadelenin-103-yili</guid>
      <pubDate>Thu, 29 Jan 2026 14:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/mubadil.jpg" type="image/jpeg" length="92957"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantepli "Yaşayan İnsan Hazinesi" sedef kakmayı yaşatmaya çalışıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/gaziantepli-yasayan-insan-hazinesi-sedef-kakmayi-yasatmaya-calisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/gaziantepli-yasayan-insan-hazinesi-sedef-kakmayi-yasatmaya-calisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te yaklaşık 40 yıldır sedef kakma sanatıyla uğraşan, Kültür ve Turizm Bakanlığınca "Yaşayan İnsan Hazineleri Ödülü"ne layık görülen 50 yaşındaki Mehmet Bülent Fıstıkçı, unutulmaya yüz tutan mesleğini yaşatmaya çalışıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mesleğe 10 yaşında başlayan ve yaklaşık 15 yıl çırak, ardından usta olarak çalışan Fıstıkçı, 2001'de Karşıyaka Mahallesi'nde kurduğu atölyesinde sedef kakma sanatını sürdürüyor.</p>

<p>Fıstıkçı, Kültür ve Turizm Bakanlığınca 20 Ocak'ta düzenlenen törenle "Yaşayan İnsan Hazineleri Ödülü"nü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın elinden almanın mutluluğunu yaşıyor.</p>

<p><img alt="S E D E F U S T A S I 11" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/s-e-d-e-f-u-s-t-a-s-i-11.jpg" width="860" /></p>

<p>Mehmet Bülent Fıstıkçı, sedef kakma sanatının unutulmaya yüz tutan meslek grupları arasında olduğunu, gençlerin sedefi çok merak etmediğini anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mesleği yaşatmak için çaba gösterdiğini, kendi çocuklarını bu alanda yetiştirdiğini dile getiren Fıstıkçı, babasının da emekli olduktan sonra kendisine yardımcı olduğunu belirtti.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığının tescilli sanatçısı olduğunu ifade eden Fıstıkçı, "Sedefkar olarak hizmet veriyoruz. Yurt içinde ve dışında fuarlara katılıyorum. Ürünlerimi İstanbul'da da sergiliyorum. Gaziantep'te hem atölyem hem de ürünlerimin satışını yaptığım iş yerim var." dedi.</p>

<p><img alt="S E D E F U S T A S I 22" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/s-e-d-e-f-u-s-t-a-s-i-22.jpg" width="860" /></p>

<h3><strong>- "Meslek hayatımın doruğunu yaşadım"</strong></h3>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığınca "Yaşayan İnsan Hazineleri Ödülü"ne layık görülmenin ve ödülünü Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın elinden almanın mutluluğunu yaşayan Fıstıkçı, şöyle konuştu:</p>

<p>"Bu ödülü Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın elinden almak bizim için bir onurdur. Meslek hayatımın doruğunu yaşadım. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep'e daha önce geldiğinde beraberdik. 'Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda' adlı parçayı birlikte söyledik. Sedef kakmacılığı hakkında kendisine bilgi verdim. Kendisine ayrıca 'İçi inci olanın dışı sedeftir, sedef incinin annesidir.' dedim. Yaşayan mirasın taşıyıcısıyız. Ödül aldığım için çok mutluyum."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/gaziantepli-yasayan-insan-hazinesi-sedef-kakmayi-yasatmaya-calisiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Jan 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/s-e-d-e-f-u-s-t-a-s-i-33.jpg" type="image/jpeg" length="71018"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Molla Gürani" belgeselinin tanıtımı yapıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/molla-gurani-belgeselinin-tanitimi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/molla-gurani-belgeselinin-tanitimi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır'da akademisyenlerce hazırlanan "Molla Gürani" belgeselinin kısa tanıtımı yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dicle Üniversitesinden yapılan açıklamada, Dicle Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Radyo Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı Zuhal Akmeşe ile İstanbul Gelişim Üniversitesi öğretim görevlisi Ahmet Bikiç tarafından hazırlanan belgeselin ilk teasırının (tanıtım) yayımlandığı belirtildi.<br />
<br />
Çalışmanın tarihsel kaynaklara dayandığı ve çağdaş sinema diliyle izleyiciyle buluşturulmasının hedeflendiği kaydedilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:<br />
<br />
"Molla Gürani'nin ilim, eğitim ve ahlak eksenli mirası, disiplinlerarası bir bakışla ele alınırken anlatının düşünsel derinliği kadar görsel ve anlatısal tutarlılık da ön planda tutuluyor. Belgesel, yalnızca bir biyografik anlatı olmanın ötesine geçerek, Türk tarihi, inancı, eğitim anlayışı ve kültürel hafızası açısından kalıcı bir görsel belge olma iddiası taşıyor. Üniversiteler arası iş birliğinin güçlü bir örneğini sunan yapım, akademi ile sinemanın üretken buluşmasını da görünür kılıyor."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Belgesel için ileriki süreçte tanıtım toplantısının da yapılacağı vurgulanan açıklamada, "Belgeselin üretim süreci, metodolojik çerçevesi ve gösterim takvimi kamuoyuyla paylaşılacak. Yapımın, hem akademik çevrelerde hem de geniş izleyici kitlesinde önemli bir karşılık bulması bekleniyor." ifadeleri kullanıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/molla-gurani-belgeselinin-tanitimi-yapildi</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Jan 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/molla-gurani.jpg" type="image/jpeg" length="24632"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: İslam sanatlarının yaşatılması çok ama çok önemlidir]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-islam-sanatlarinin-yasatilmasi-cok-ama-cok-onemlidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-islam-sanatlarinin-yasatilmasi-cok-ama-cok-onemlidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "İslam sanatlarının yaşatılması, özellikle teknoloji ve dijital kültürün gelenekli sanatlarımızı tehdit ettiği bugünlerde çok ama çok önemlidir." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi'nde düzenlenen Hane İslam Eserleri Sergisi'nin açılışının ardından sanatçı ve katılımcılarla bir araya geldi.</strong></p>

<p>Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından Erdoğan, Taha suresinden ayetler okudu. Erdoğan, soruları yanıtlamadan önce katılımcılara hitaben konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Katılımcıları selamlayan Erdoğan, bu tarihi mekanda bir arada olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışını yaptıkları Hane İslam Eserleri Sergisi'nin hayırlı ve uğurlu olmasını dileyerek, bu kıymetli serginin İslam sanatlarına, özellikle de hat ve tezhibe gönül verenler için hayırlara vesile olması temennisinde bulundu, Albayrak Grubu'na teşekkür etti.</p>

<p>Erdoğan, eserleri tek tek gördüğünü ve incelediğini belirterek, "Hakikaten her biri çok titiz bir emeğin, seçkin bir üslubun ve göz nurunun meyvesi olarak bu tarihi yapıyı süslüyor. İstanbul'daki vatandaşlarımızı ve imkanı olan herkesi Hane İslam Eserleri Sergimizi ziyaret etmeye davet ediyorum. Çizgileriyle ruhumuzu mesrur ve mesut eden hat ve tezhip sanatçılarımızla birlikte sergimizin küratörünü de canıgönülden tebrik ediyorum." diye konuştu.,</p>

<p><img alt="Cumhurbaşkanı Erdoğan İslam Sanatlarının Yaşatılması Çok Ama Çok Önemlidir1" height="720" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/cumhurbaskani-erdogan-islam-sanatlarinin-yasatilmasi-cok-ama-cok-onemlidir1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h3><strong>"İstanbul özellikle kutlu fetihten sonra hat ve tezhibin adeta başkenti haline gelmiştir"</strong></h3>

<p>Minyatürden ebruya, kalem işinden çiniye, hüsn-i hattan tezhibe gelenekli İslam sanatlarının hem inancın hem medeniyetin derinliklerini, güzelliklerini göstermesi bakımından çok önemli olduğuna işaret eden Erdoğan, "Bunlar Müslümanların sahip oldukları yüksek estetik şuurun somutlaşmış, eser haline gelmiş, görünür olmuş, vücut bulmuş şekilleridir. Tabii İstanbul özellikle kutlu fetihten sonra hat ve tezhibin adeta başkenti haline gelmiştir. 15'inci asırdan itibaren Ali bin Yahya es-Sufi, Şeyh Hamdullah Efendi ve Hafız Osman Efendi gibi büyük ustalar burada dünyanın en müstesna eserlerini verdi. Bu eserler gerek İstanbul'umuzda gerekse gönül coğrafyamızda camilerimizi, mescitlerimizi, pek çok mimari şaheserimizi süsledi." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, ömrünün 60 yılını hat sanatına vakfeden ve geçen sene ebediyete uğurlanan, "Hattatların Reisi", merhum Hasan Çelebi üstadın da bu abidevi şahsiyetlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnşa edilen ilk ibadethane olan Kuba Mescidi dahil Türkiye'de ve yurt dışında 75'in üzerinde caminin Çelebi'nin eserleriyle tezyin edildiğini dile getiren Erdoğan, Çelebi'nin kabrinin nur, mekanının cennet olmasını diledi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar İslam sanatlarına katkı veren tüm büyüklere Allah'tan rahmet diledi.</p>

<p><strong>Hat ve tezhip gibi İslam sanatlarının emek ve sabır isteyen, devamlılık gerektiren alanlar olduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:</strong></p>

<p>"Hasan Çelebi Hocamızın tabiriyle bunlar günde 30 saat çalışmayı zaruri kılan sanatlardır. Bu sanatların yaşatılması, özellikle teknoloji ve dijital kültürün gelenekli sanatlarımızı tehdit ettiği bugünlerde çok ama çok önemlidir. Sizler, her biriniz bu noktada çok ağır bir yükü omuzluyor, sanatla birlikte kemalat yolculuğumuzu da sürdürüyorsunuz. Sizler sadece bu sanatları icra etmiyor, aynı zamanda bu sanatın neşet ettiği tarihimize, kültürümüze ve medeniyetimize vakıf oluyorsunuz.</p>

<p>Şurası da unutulmamalıdır. Kadim tarihimizde, özellikle oradan süzülüp gelen kültürel mirasımız ancak yeni nesillerin ekleriyle zenginleşir, kökleşir, yaşar ve süreklilik kazanır. İşte bugün burada olduğu gibi sayfalara özenle nakşedilen her bir şekil aynı zamanda geçmişle gelecek arasında yeni bir köprü oluşturuyor. Sergimizdeki eserleri bu bakımdan ayrıca değerli ve anlamlı bulduğumu bilmenizi isterim. Gelenekli sanatlarımızı öğrenen, icra eden ve öğreten her bir kardeşimi tebrik ediyor, çalışmalarınızda Cenabıallah'tan muvaffakiyetler diliyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİYANET HABER, KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-islam-sanatlarinin-yasatilmasi-cok-ama-cok-onemlidir</guid>
      <pubDate>Sun, 11 Jan 2026 13:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/01/cumhurbaskani-erdogan-islam-sanatlarinin-yasatilmasi-cok-ama-cok-onemlidir.jpg" type="image/jpeg" length="94561"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kerkük'teki tarihi Osmanlı Köprüsü yıllara ve sellere rağmen dimdik ayakta duruyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kerkukteki-tarihi-osmanli-koprusu-yillara-ve-sellere-ragmen-dimdik-ayakta-duruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kerkukteki-tarihi-osmanli-koprusu-yillara-ve-sellere-ragmen-dimdik-ayakta-duruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Irak'ın Kerkük kentine bağlı Dakuk ilçesinde bulunan tarihi Osmanlı Köprüsü, bölge yaşanan sellerde yıkılan bazı yapıların aksine sağlamlığı ve ihtişamıyla dikkati çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dakuk Çayı üzerinde kurulu ve tarihte ticaret kervanlarının Irak'ın kuzeyinden güneyine geçerken kullandıkları köprü halen kullanılıyor.</p>

<p>Eskiden "Kerkük'ü Bağdat'a bağlayan köprü" olarak bilinen tarihi yapı, Irak'ta 9 Aralık'tan bu yana aralıklarla devam eden sağanak sonrası oluşan selde de zarar görmeyerek, adeta yıllara meydan okuyor.</p>

<p>Kerkük Tarihi Eserler Müdürü Rait Ugle, Irak geneli ve Kerkük'teki etkili olan sellerin sağlam yapılı tarihi köprünün dayanaklığını bir kez daha gözler önüne serdiğini söyledi.</p>

<p>Osmanlı Köprüsü'nün Kerkük'ün önemli tarihi eserlerden biri olduğunu hatırlatan Ugle, yapımının üzerinden yaklaşık 142 yıl geçmesine rağmen hala ulaşım için kullanıldığına işaret etti.</p>

<p>Bölgenin son yılların en sert yağışlarına sahne olduğunu ve sellerini yaşadığını aktaran Ugle, selde bazı yapıların çöktüğünü ancak tarihi köprünün dimdik ayakta kaldığını ifade etti.</p>

<p>Hükümet ve Kerkük idaresinin bu köprüye daha da önem vereceğini belirten Ugle, sağlamlığı ve estetiğiyle dikkati çeken köprünün turizme açılmasını sağlayacaklarını kaydetti.</p>

<p><img alt="Osmanlı Köprüsü 22" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/12/osmanli-koprusu-22.jpg" width="860" /></p>

<p><strong>- "Osmanlıların imardaki sağlamlığını yansıtan bir eser"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dakuk'taki köprünün Osmanlının Irak'taki yüzlerce şaheserlerinden biri olduğunu vurgulayan Kerküklü araştırmacı - yazar Necat Kevseroğlu, "Bu köprü Osmanlıların imardaki sağlamlığını yansıtan bir eserdir" dedi.</p>

<p>Osmanlı döneminde Bağdat Valisi Mithat Paşa tarafından 1870'li yılların başında temeli atılan köprünün 1883'te tamamlandığını paylaşan Kevseroğlu, yapımında kullanılan taşlara dikkati çekti.</p>

<p>Köprünün taşlarının "bir süre yakıldığını ve böylece dayanaklığının artırıldığını" anlatan Kevseroğlu, tarihi yapının bugünkü muadillerinden daha dayanaklı olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>- Köprü, kendine has özellikler taşıyor</strong></p>

<p>Köprünün İstanbul'dan gelen Türk mimarlar tarafından inşa edildiğini aktaran Kevseroğlu, dönemin tanınmış inşaat ustaları ve çok sayıda Kerküklünün bu mimarı yapıda çalıştığını aktardı.</p>

<p>Tarihi köprünün özelliklerine değinen Kevseroğlu,"Köprü kendine özgü özellikler taşımaktadır. Örneğin 12 gözden oluşması yılın 12 ayına, 365 metre uzunluğunun yılın 365 gününe ve eninin 7 metre olması haftanın 7 gününe işaret etmektedir." bilgisini paylaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kerkukteki-tarihi-osmanli-koprusu-yillara-ve-sellere-ragmen-dimdik-ayakta-duruyor</guid>
      <pubDate>Wed, 31 Dec 2025 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/12/osmanli-koprusu.jpg" type="image/jpeg" length="86718"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erzurum'da cirit geleneği kuşaktan kuşağa yaşatılıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/erzurumda-cirit-gelenegi-kusaktan-kusaga-yasatiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/erzurumda-cirit-gelenegi-kusaktan-kusaga-yasatiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türklerin Orta Asya’dan Anadolu’ya getirdiği geleneksel atlı sporun bir biçimi olan cirit, Erzurum’un Yakutiye ilçesine bağlı Dadaşköy köyünde ilgiyle sürdürülüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Köyde yaşayanlar, hafta içi ve hafta sonları bir araya gelerek düzenli antrenmanlar yapıyor.</p>

<p>Antrenmanlarda hem binicilik becerileri geliştiriliyor hem de cirit kültürünün genç kuşaklara aktarılması hedefleniyor.</p>

<p><img alt="Cirit 22" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/12/cirit-22.jpg" width="860" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cirit, sahada takım ruhu, dayanışma ve ata bağlılık gibi değerleri güçlendiren bir etkinlik olarak görülüyor.</p>

<p>Dadaşköy sakinleri, ciritin yalnızca bir spor faaliyeti olmadığını, aynı zamanda köyün kimliğini ve sosyal birlikteliğini temsil ettiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/erzurumda-cirit-gelenegi-kusaktan-kusaga-yasatiliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Dec 2025 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/12/cirit-11.jpg" type="image/jpeg" length="34308"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İznik çinisi dünyaya tanıtılıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/iznik-cinisi-dunyaya-tanitiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/iznik-cinisi-dunyaya-tanitiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'nın İznik ilçesinde 23 yıl önce kurulan firma, gerçekleştirdiği AR-GE çalışmaları, tasarım ve restorasyon projeleriyle İznik çinisini dünyaya tanıtıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlçede 3 ortak tarafından kurulan ve 20 kişinin istihdam edildiği firma, Mescid-i Nebevi, Sultan Ahmet Camii, Bursa Yeşil Türbe, Eyüp Sultan Türbesi, Erzurum Çifte Minareli Medrese, Sivas Gök Medrese gibi önemli tarihi yapıların restorasyonunda İznik çinisini uyguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Iznik Çinisi 44" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/12/iznik-cinisi-44.jpg" width="860" /></p>

<p>Ulusal ve uluslararası birçok restorasyon projesinde görev alan firma, karo, vazo, tabak gibi klasik formların dışında İznik çinisini kalıpta üretilebilen "evani" adı verilen kase, dekoratif objeler, takı kutuları, kahve fincanları, kahve demleme aparatları ve kaşıkla da buluşturdu.</p>

<p><img alt="Iznik Çinisi 33" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/12/iznik-cinisi-33.jpg" width="860" /></p>

<p>Dünyaca ünlü müzelerde sergilenen İznik çinilerinin replikasını üreten firma, sanatçılar ve bazı markalarla da önemli işbirliklerine imza atıyor.</p>

<p><img alt="Iznik Çinisi 22" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/12/iznik-cinisi-22.jpg" width="860" /></p>

<p>Firma, İznik çinisinin formülasyonunu günümüze uyarlayarak, özellikle sofra kullanımına uygun, kurşunsuz sırla üretilen çini eşyaları Danimarka, Hollanda, İtalya, İngiltere, ABD'ye gönderiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/iznik-cinisi-dunyaya-tanitiliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Dec 2025 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/12/iznik-cinisi-11.jpg" type="image/jpeg" length="51852"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Asırlık halıcılık geleneği]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/asirlik-halicilik-gelenegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/asirlik-halicilik-gelenegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran’ın köklü el sanatları arasında yer alan halıcılık, yüzyıllardır ülkenin kültürel kimliğinin temel unsurlarından biri olmayı sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyaca ünlü İran halıları, kendine özgü desenleri, doğal boyaları ve geleneksel dokuma teknikleriyle uluslararası alanda değer görmeye devam ediyor.</p>

<p><img alt="Asırlık Halı 22" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/12/asirlik-hali-22.jpg" width="860" /></p>

<p>Bu köklü geleneğin en canlı şekilde sürdürüldüğü yerlerden biri olan Tahran Kapalı Çarşı, her sabah halıcı ustalarının hareketliliğine sahne oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Asırlık Halı 44" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/12/asirlik-hali-44.jpg" width="860" /></p>

<p>Ustalar, dar çarşı koridorlarına serdikleri halıları havalandırıp onararak müşterilere sunmak üzere hazırlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/asirlik-halicilik-gelenegi</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Dec 2025 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/12/asirlik-hali-33.jpg" type="image/jpeg" length="50100"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Din görevlisi Çetin, zikirle çömlek sanatını geleceğe aktarıyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/din-gorevlisi-cetin-zikirle-comlek-sanatini-gelecege-aktariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/din-gorevlisi-cetin-zikirle-comlek-sanatini-gelecege-aktariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde görevli İmam Hatip Muhammet Çetin, kadim çömlek sanatını manevi bir yolculuğa dönüştürerek Esmâü'l Hüsna zikirleri eşliğinde icra ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Din görevlisi Muhammet Çetin, kadim çömlek sanatını zikirle icra ederken, camilerde düzenlenen Kur’an kurslarını da mobil sanat atölyeleriyle zenginleştiriyor.</p>

<p>Türk-İslam sanatlarını çocuklarla birlikte geleceğe aktarmayı amaçlayan Çetin, zikirle icra ettiği çömlek sanatıyla da dikkat çekiyor.</p>

<p><img alt="Sındırgı Çömlek Yapan Imam 22" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/12/sindirgi-comlek-yapan-imam-22.jpg" width="860" /></p>

<p>Resim, ebru ve hüsn-i hat sanatlarıyla da ilgilenen Çetin, yaklaşık 8 yıldır Esmaü’l Hüsna zikirleri eşliğinde çömlek sanatıyla meşgul oluyor. Tasavvuf alanında yüksek lisans yapan Çetin, insanın çamurdan yaratılış hakikatinden ilham alarak çömlek yapım sürecini manevi bir yolculuk olarak gördüğünü ifade ediyor.</p>

<p><img alt="Sındırgı Çömlek Yapan Imam 55" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/12/sindirgi-comlek-yapan-imam-55.jpg" width="860" /></p>

<p>Üretime her zaman besmeleyle başladıklarını belirten Çetin, çamura şekil verirken “Ya Kaviyy, Ya Musavvir, Ya Hay” gibi Esmâ-i Hüsnâ ile zikir halinde çalıştıklarını söylüyor. Çömleklerin fırınlanma sürecinin de derin bir tefekkür vesilesi olduğunu vurgulayan Çetin, ürünler gece boyunca yüksek ısıda pişerken cehennem azabını tefekkür ettiklerini, tesbih namazı kılıp bol bol istiğfar ettiklerini dile getiriyor. Sabah fırından çıkan ürünleri gördüklerinde ise “Elhamdülillah” diyerek şükrettiklerini ifade ediyor.</p>

<p><img alt="Sındırgı Çömlek Yapan Imam 44" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/12/sindirgi-comlek-yapan-imam-44.jpg" width="860" /></p>

<p>Ürünler fırından çıkarılırken ani ısı değişiminin çatlamaya neden olmaması için içlerindeki sıcak havanın ağız kısmından “Hu” diye üflenerek çıkarıldığını anlatan Çetin, halk arasında kullanılan “püf noktası” deyiminin kaynağının da bu uygulamaya dayandığını belirtiyor.</p>

<p><img alt="Sındırgı Çömlek Yapan Imam 33" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/12/sindirgi-comlek-yapan-imam-33.jpg" width="860" /></p>

<p>Öte yandan camilerde yürütülen Kur’an kurslarının yanında mobil sanat atölyeleriyle çocuklara yönelik sanat etkinlikleri de düzenleyen Çetin, bu uygulamaların dersleri daha verimli hale getirdiğini söylüyor. Sanatın çocukların ruh dünyasını beslediğini ve kurslara tamamlayıcı, alternatif bir eğitim imkanı sunduğunu vurgulayan Çetin, “Türk-İslam sanatlarını en güzel şekilde yine biz din görevlileri icra etmeli ve çocuklarımıza aktarmalıyız. Namaz vakitleri arasını sanat atölyemde geçiriyorum." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Sındırgı Çömlek Yapan Imam 66" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/12/sindirgi-comlek-yapan-imam-66.jpg" width="860" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT, Balıkesir Müftülüğü</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/din-gorevlisi-cetin-zikirle-comlek-sanatini-gelecege-aktariyor</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Dec 2025 15:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/12/sindirgi-comlek-yapan-imam-11.jpg" type="image/jpeg" length="27382"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kayseri'de Türk boyları ve Osmanlı dönemi bezemeli mezar taşları belgelendi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kayseride-turk-boylari-ve-osmanli-donemi-bezemeli-mezar-taslari-belgelendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kayseride-turk-boylari-ve-osmanli-donemi-bezemeli-mezar-taslari-belgelendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri'nin Develi ilçesindeki Türk boyları ve Osmanlı dönemi bezemeli tarihi mezar taşları belgelendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aslı Sağıroğlu ve ekibi, Zile Mahallesi'ndeki mezarlıkta bulunan 123 tarihi mezar taşıyla ilgili araştırma yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu kapsamda fotoğrafları çekilen, kitabeleri okunan, çizimleri ve rölöve çalışmaları yapılan mezar taşları envanterlendi.</p>

<p><img alt="Osmanlı Mezar Taşları 33" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/12/osmanli-mezar-taslari-33.jpg" width="860" /></p>

<p>Sağıroğlu, Zile Mahallesi'ndeki mezarlığın çok kadim bir mezarlık olduğunu söyledi.</p>

<p>Mezarlıkta ekibiyle kapsamlı bir araştırma yaptıklarını anlatan Sağıroğlu, şöyle konuştu:</p>

<p>"Burada bu mezar taşlarının belgelenmesinde bulunduk ve yüzey araştırması yaptık. Yüzey araştırmasında 123 mezar taşının belgelenmesini gerçekleştirdik. Fotoğraflarını çektik, rölöve çalışmalarında bulunduk, çizimlerini yaptık, estampaj (kazınmış ya da kabartma olarak belli bir yüzeye işlenen bezemeler ve yazıların, üzerine kağıt konularak kopyalanması) parçalarını çıkarttık ve mezar taşlarındaki kitabeleri okuduk. Yaklaşık 80 kadar mezar taşında kitabe var. Bu mezar taşlarının en erken tarihli olanında damga tespit ettik. Türkmen boylarına ait bir damga var. Bu damgaların yaklaşık 11. yüzyıla ait olduğunu düşünmekteyim. O yüzden bu mezarlığa 11. yüzyıldan günümüze kadar hala defin işlemi devam ettiği için günümüze kadar kullanıldığını çalışmalarımızda tespit ettik."</p>

<p><img alt="Osmanlı Mezar Taşları 11" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/12/osmanli-mezar-taslari-11.jpg" width="860" /></p>

<p><strong>- Meslekleri ve kişilikleri imge ve kabartmalarla ifade edilmiş</strong></p>

<p>Sağıroğlu, mezarlığın korunmasının önemine dikkati çekerek, tarihi mezar taşlarının bulunduğu yerlere yeni defin yapılmaması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Mezarlıkta farklı dönemlere ve özelliklere sahip mezar taşları bulunduğunu dile getiren Sağıroğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bir tane damgalı mezar taşı buldum ve üzerinde tek damga var. O damganın da Oğuz boylarından bir boya ait olduğunu tespit ettik. Onun dışında bu alanda en dikkati çekici özelliğe sahip mezar taşları mihrabiye tipli olanları. Baş ve ayak şahidelerinde mihrabiye formu var. Taşlara oyularak aynı mukarnaslı (İslam sanatında mimari yapılarda görülen geometrik bir bezeme çeşididir) ve kademeli bir şekilde mihrap tipi verilmiş. Bu da daha çok erken Osmanlı ve beylikler sanatında karşımıza çıkıyor. Geç Osmanlı dönemi bezemeli mezar taşlarıyla karşılaştım. Bu bezemeli mezar taşlarında merhum kişinin mesleği ya da kişiliği daha çok resimsel ifadeyle, imgeyle, kabartmalarla ifade edilmiş. Özellikle mezarların yan yüzlerinde, baş ve ayakucu taşlarında birtakım imgelerle ifade edilmeye çalışılmış. Kahraman ve yiğit kişiyse mızrakla, tüfekle, tabancayla ifade edilmiş. Kadınsa vazodan çıkan çiçeklerle, çiçek buketleriyle ifade edilmeye çalışmış. Din alimi ise bunu da ibrik bezemesiyle ifade etmeye çalışmışlar."</p>

<p><strong>- "Mezar taşları sosyolojik ve toplumsal açıdan önemli veriler sundu"</strong></p>

<p>Sağıroğlu, mezarlıkta sıkça kabartma tekniğiyle işlenmiş motiflerle karşılaştıklarını anlattı.</p>

<p>Yüzey araştırmasıyla bunları belgelediklerini ifade eden Sağıroğlu, "Hiç değilse yöre halkına bunları tanıtmış olduk. En önemli amacımız buydu. Aynı zamanda burada Osmanlı döneminden Mührü Süleyman, çarkıfelekli kitabeli mezar taşlarımız var. Onların kitabeleri de tek tek okundu. Bu yörede yaşayan hacı, şeyh ya da seyit lakaplı ailelerin mezar taşlarını da tespit ettik. Bu mezar taşları bize sosyolojik ve toplumsal açıdan da önemli veriler sundu." diye konuştu.</p>

<p>Sağıroğlu, alçak kabartma tekniği kullanılan mezar taşlarının doğal ortamda olmalarına rağmen genel olarak bugüne ulaşabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kayseride-turk-boylari-ve-osmanli-donemi-bezemeli-mezar-taslari-belgelendi</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Dec 2025 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/12/osmanli-mezar-taslari-22.jpg" type="image/jpeg" length="73850"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Evinin bahçesindeki tezgahta asırlık yöntemle kilim dokuyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/evinin-bahcesindeki-tezgahta-asirlik-yontemle-kilim-dokuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/evinin-bahcesindeki-tezgahta-asirlik-yontemle-kilim-dokuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır'ın Çınar ilçesine bağlı kırsal Ayveri Mahallesi'nde oturan 65 yaşındaki Sabriye Akyüz, evinin bahçesindeki tezgahta asırlık yöntemle kilim dokuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küçükbaş hayvancılığın yaygın olduğu Karacadağ bölgesinde yünü değerlendirmek için halı ve kilim dokumacılığı yapanların sayısı her geçen gün azalıyor.</p>

<p>Ayveri Mahallesi'nde yaşayan Sabriye Akyüz de küçükken büyüklerinden öğrendiği bu sanatı, evinin bahçesine kurduğu tezgahta yaşatmaya çalışıyor.</p>

<p><img alt="Kilim Dokuma 33" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/11/kilim-dokuma-33.jpg" width="860" /></p>

<p>Gelini ve komşularının da yardımıyla eski yün kazakların iplerini yeniden kullanılabilir hale getiren Akyüz, geleneksel tezgahta bu iplerle kilim dokuyor.</p>

<p><img alt="Kilim Dokuma 11" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/11/kilim-dokuma-11.jpg" width="860" /></p>

<h3><strong>- "Zor ve zahmetli bir iş"</strong></h3>

<p>Akyüz, küçüklüğünde anneannesi ve annesini hep dokuma tezgahında gördüğünü, daha sonra kendisinin tezgahın başına geçtiğini söyledi.</p>

<p>Karacadağ bölgesinde küçükbaş hayvancılığın yaygın olduğunu, bundan dolayı koyunların yününden birçok şey yaptıklarını belirten Akyüz, şunları kaydetti:</p>

<p>"Kilimleri annem ve ninem yapardı. Ben de onlardan öğrendim. Çocukken çok merak ediyordum. Ben de yapmaya başladım. Eski kazakların iplerini söküyoruz. O iplerle kilim yapıyorum. Yaptığım kilimleri evimize seriyoruz. Çocuklara da kilim yaptım. Ömrüm yettiğince bu işi yapacağım. Gelinlerimin, kızlarımın da bu işi yapmasını isterdim. Herkesin bu işi öğrenmesini isterdim. Uğraşmıyor ve yapmıyorlar. Zor ve zahmetli bir iş. Bazen zorlanıyorum. Köyde herkesin eski kazakları var ama bu işi yapmıyor. Eskiden herkes kilim yapardı. Şimdi kimse zahmet görmek istemiyor. Bu işi yaparken sabırlı olmak lazım."</p>

<p>Sabriye Akyüz'ün akrabası 76 yaşındaki Nezir Akyüz de geçmişte her evde dokuma tezgahı bulunduğunu ve dokumacılığın yaygın olduğunu anlatarak, "Nakışlı kilimler yapıyorlardı. Seccadeler, kazaklar, her şey yapılıyordu. O zamanlar annem ve yengem de yapıyordu. Bu işi herkes yapıyordu. Şimdi ise sadece Sabriye Akyüz yapıyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Kilim Dokuma 44" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/11/kilim-dokuma-44.jpg" width="860" /></p>

<p><strong>- "El dokuma kilimler daha güzel oluyor"</strong></p>

<p>Sabriye Akyüz'ün gelini 40 yaşındaki Remziye Akyüz ise kayınvalidesine kendisinin ve komşularının yardım ettiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kayınvalidesinin eskiyen yün kazakları değerlendirdiğini ve onların ipleriyle tezgahta kilim dokuduğunu dile getiren Akyüz, "İlk halılarımı kayınvalidem o iplerden yaptı. Annem de yapardı ve çeyizimde bunlar vardı. Küçükken annem, kayınvalidem ve ninem tezgahta kilim yapıyordu. Bütün köy toplanıyordu ve birbirine yardım ediyordu. El dokuma kilimler daha güzel oluyor. İstediğimiz renklerle kilim yapıyoruz." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/evinin-bahcesindeki-tezgahta-asirlik-yontemle-kilim-dokuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Nov 2025 13:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/11/kilim-dokuma-22.jpg" type="image/jpeg" length="23423"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tuz Gölü havzasında yer alan soğuk su gayzeri dikkat çekiyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/tuz-golu-havzasinda-yer-alan-soguk-su-gayzeri-dikkat-cekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/tuz-golu-havzasinda-yer-alan-soguk-su-gayzeri-dikkat-cekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aksaray’ın Ulukışla Mahallesi’nde, Tuz Gölü havzasında yer alan soğuk su gayzeri, gün içinde aralıklı olarak ortaya çıkan kabarcıklar ve su hareketleriyle ziyaretçilerin dikkatini çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aksaray’ın Ulukışla Mahallesi’nde, Tuz Gölü havzasında yer alan soğuk su gayzeri, gün içinde aralıklı olarak ortaya çıkan kabarcıklar ve su hareketleriyle ziyaretçilerin dikkatini çekiyor.</p>

<p><img alt="Aksaray’daki Soğuk Su Gayzeri 11" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/11/aksaraydaki-soguk-su-gayzeri-11.jpg" width="860" /></p>

<p>Yeraltında biriken karbondioksit gazının basınç oluşturmasıyla suyun yüzeye çıkması sonucu oluşan gayzer, kısa süreli akışın ardından yeniden yeraltına çekilerek kayboluyor.</p>

<p><img alt="Aksaray’daki Soğuk Su Gayzeri 22" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/11/aksaraydaki-soguk-su-gayzeri-22.jpg" width="860" /></p>

<p>Bu döngü, bölgeye gelen doğaseverlerin ve fotoğraf meraklılarının ilgisini çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Aksaray’daki Soğuk Su Gayzeri 55" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/11/aksaraydaki-soguk-su-gayzeri-55.jpg" width="860" /></p>

<p><img alt="Aksaray’daki Soğuk Su Gayzeri 44" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/11/aksaraydaki-soguk-su-gayzeri-44.jpg" width="860" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/tuz-golu-havzasinda-yer-alan-soguk-su-gayzeri-dikkat-cekiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Nov 2025 11:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/11/aksaraydaki-soguk-su-gayzeri-33.jpg" type="image/jpeg" length="25851"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Tarih Kurumunun zengin arşivine "Dijital Tarih Akademisi"yle uzaktan erişilecek]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/turk-tarih-kurumunun-zengin-arsivine-dijital-tarih-akademisiyle-uzaktan-erisilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/turk-tarih-kurumunun-zengin-arsivine-dijital-tarih-akademisiyle-uzaktan-erisilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Tarih Kurumu (TTK) Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özgen, kurumun arşivine uzaktan erişilecek Dijital Tarih Akademisini ocak ayında açacaklarını belirterek, bu kapsamda Birinci Dünya Savaşı komutanlarından Cemal Paşa'ya ait 470 nadir fotoğrafı ilk kez kamuoyuyla paylaşacaklarını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TTK Başkanı Prof. Dr. Özgen, Türk Tarih Kurumunun hem ihtisas kütüphanesi olduğunun hem de arşivinde son derece önemli ve zengin koleksiyonların bulunduğunun altını çizdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dijital Tarih Akademisinin Türk Tarih Kurumunun dijitali hali olduğunu anlatan Özgen, "Kurumun arşivine uzaktan erişilecek Dijital Tarih Akademisinde son aşamalara geldik. 2026 yılı başı itibarıyla tam olarak hizmete girmiş olacak. Kurumumuzun üretmiş olduğu akademik bilgiyi hem genel okuyucunun hem de alanın uzmanları ve akademisyenlerin daha rahat ulaşabilecekleri bir platform oluşturuyoruz." dedi.</p>

<p>Bugüne kadar Türk Tarih Kurumunun Dijital Tarih Akademisi için sisteme 11 bin 500 fotoğraf yüklediklerini dile getiren Özgen, yine bu kapsamda 16 bin nadir eser ve el yazmasını dijitalleştirdiklerini, hem alan uzmanlarıyla hem genel kamuoyuyla paylaştıklarını söyledi.</p>

<p>Özgen, "Yakın zamanda da özellikle yabancı dilde yer alan 6 bin 500'e yakın elektronik kitabı hem genel kamuoyu hem de alan uzmanları ile paylaştık." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ocak ayında açılacak platformla tüm dijital arşivin tek çatı altında toplanacağını belirten Özgen, bu kapsamdaki son çalışmalarının Birinci Dünya Savaşında Suriye-Filistin Cephesi komutanlarından Cemal Paşa'nın fotoğraf arşivini dijitalleştirmek olduğunu anlattı.</p>

<p>- Suriye-Filistin Cephesi komutanının hayatına ve çalışma yıllarına ışık tutan fotoğraflar</p>

<p>Özgen, "Birinci Dünya Savaşı Türk milletinin varlık, yokluk mücadelesi. Bu savaşta birçok cephede savaşıldı. Cemal Paşa da Birinci Dünya Savaşı'ndaki önemli komutanlardan birisidir. Türk milletinin kaderini ve sonraki süreci derinden etkileyen bu süreçte görev yapmış olan Cemal Paşa da tarihimizin önem şahsiyetlerindendir." diye konuştu.</p>

<p>Prof. Dr. Özgen, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Arşivimizin önemli koleksiyonlarından birisi olan ve yakın tarihimizin de önemli simalarından Cemal Paşa'ya ait 470 nadir fotoğrafı bugün itibarıyla kamuoyunun erişimine sunmuş oluyoruz. Bu fotoğraflar Cemal Paşa'nın torunu tarafından Kurumumuza 1960'ta bağışlanmış. Dijitalleştirdik, orijinallerini de özenle koruyoruz. Fotoğraflar Cemal Paşa'nın görev yaptığı alanlarda, özellikle Birinci Dünya Savaşı'nda Suriye Filistin cephesinden, o bölgenin sosyal hayatı, gündelik yaşam ve savaş koşulları, hastane gibi kamu hizmetlerinin yürütüldüğü alanlarla ilgili veri sunuyor. Cemal Paşa'nın aile fotoğrafları, gündelik yaşamına dair fotoğraflar da var. Fotoğraflar tarihsel bir kaynaktır. Fotoğrafları yayımlayarak bu yönde yapılacak akademik çalışmalara ciddi bir malzeme temin etmiş oluyoruz. Cemal Paşa'nın kurumumuzda sadece fotoğrafları yok, diğer evrakları da var. Onların tasnif çalışmaları da devam ediyor. Tasnif çalışmaları bittiği zaman, yeni platformumuz üzerinden onları da hem akademinin hem de genel kamuoyunun hizmetine açacağız."</p>

<p>TTK'nin 100 kitaplık "Genel Okuyucu Dizisi" kapsamında Cemal Paşa'nın hayatına da yer verdiğini belirten Özgen, Prof. Dr. Nevzat Artuç'un kaleme aldığı "Cemal Paşa" kitabını yakın zamanda yayımladıklarını ve kısa sürede büyük ilgi gördüğünü de kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/turk-tarih-kurumunun-zengin-arsivine-dijital-tarih-akademisiyle-uzaktan-erisilecek</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Nov 2025 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/11/tarih-arsivi-11.jpg" type="image/jpeg" length="41739"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[73 yaşındaki Hakime teyzenin yaptığı resimlerden oluşan sergi açıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/73-yasindaki-hakime-teyzenin-yaptigi-resimlerden-olusan-sergi-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/73-yasindaki-hakime-teyzenin-yaptigi-resimlerden-olusan-sergi-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Söğütlü köyünde küçükbaş hayvancılıkla uğraşan 73 yaşındaki Hakime Pala Gürel'in, çocukluğunda büyüklerinden dinlediği hikaye ve masallar ile köy yaşamını ve gözlemlerini yansıttığı resimlerinden oluşan sergi açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gürel'in çizdiği 55 resimden oluşan sergi, Çanakkale Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünün desteğiyle 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'nde Çanakkale Devlet Güzel Sanatlar Galerisi'nde sanatseverlerin beğenisine sunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söğütlü köyünde küçükbaş hayvancılıkla uğraşan Hakime Pala Gürel, sergi hayalini gerçeğe dönüştüren Çanakkale Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne teşekkür etti.</p>

<p><img alt="75 Yaşında Sergia Çtı 11" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/11/75-yasinda-sergia-cti-11.jpg" width="860" /></p>

<p>Kadına yönelik şiddete karşı olduğunu dile getiren Gürel, "Kadınlar ayaklarının üstünde dimdik durarak, hayallerini gerçekleştirsin. Mücadeleleri karşılığını buluyor." diye konuştu.</p>

<p>Çanakkale Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ali Ömüt de 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla Hakime Pala Gürel'in resim sergisini düzenlediklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/73-yasindaki-hakime-teyzenin-yaptigi-resimlerden-olusan-sergi-acildi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Nov 2025 15:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/11/75-yasinda-sergia-cti-22.jpg" type="image/jpeg" length="99658"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
