<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Diyanet Haber</title>
    <link>https://www.diyanethaber.com.tr</link>
    <description>Diyanet Haber / Diyanet Sınav / Diyanet Duyuru / Diyanet Hutbe / Müftülükler / İslam Dünyası / Kültür Sanat / #Keşfet / www.diyanethaber.com.tr</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss/diyanet-takvimi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 03 Sep 2026 15:27:50 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss/diyanet-takvimi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Dövme Yaptırmak Caiz Midir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/dovme-yaptirmak-caiz-midir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/dovme-yaptirmak-caiz-midir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Hadis: Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz, ancak kalplerinize ve amellerinize bakar. (Müslim, Birr, 34)]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vücuda iğneler batırılıp açılan deliklere boyalı maddeler konularak yapılan dövme, eski çağlardan beri uygulanan bir Cahiliye âdeti olup sağlık açısından zararlı olduğu gibi dinen de yasaklanmıştır. Nitekim dikkat çekmek, daha güzel görünmek amacıyla yaratılıştan gelen özelliklerin değiştirilmesi İslam dininde fıtratı bozma kabul edilerek yasaklanmıştır. (Nisâ, 4/119) Hz. Peygamber (sas), vücuda dövme yapmak, dişleri incelterek seyrekleştirmek gibi ameliyeleri yaratılışı değiştirmek, fıtratı bozmak kapsamında değerlendirmiş ve bunu yapanların ve yaptıranların Allah’ın rahmetinden uzak olacağını bildirmiştir. (Buhârî, Libâs, 83-87; Müslim, Libâs, 120) Dolayısıyla dövme yaptırmak caiz değildir. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 1/70) Dinen yasaklanmış olmakla birlikte cilt üzerinde tabaka oluşturmayan dövmeler, abdest ve gusle engel olmaz. Suyun deriye temasını engelleyen ve kolayca çıkarılabilir özellikteki dövmeler ise abdestten önce çıkarılmalıdır. Aksi hâlde abdest ve gusle engel olur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• İmam Birgivî’nin vefatı (1573)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/dovme-yaptirmak-caiz-midir</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/mehmet/takvim-2026/eylul-3.jpg" type="image/jpeg" length="49146"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tâhâ Suresinden Mesajlar]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/taha-suresinden-mesajlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/taha-suresinden-mesajlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Ayet: Biz Kur’an’ı sana mutsuz olasın diye indirmedik. Ancak Allah korkusu taşıyanlar için öğüt olsun diye indirdik. (Tâhâ, 20/2-3)]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tâhâ suresi, Kur’an’da 20. sure olup 135 ayetten oluşur. Mekke döneminde, Meryem suresinden sonra inmiştir. Surenin inişine dair özel bir sebep belirtilmez, ancak Hz. Peygamber ve müminleri teselli etmek amacıyla Habeşistan’a hicret edenlerin olduğu bir dönemde indirilmiştir. Adını ilk ayetteki harflerden alır ve tevhid, nübüvvet, ahiret gibi konuları işler. Hz. Musa’nın (as) peygamberliği ve mücadeleleri surenin büyük bölümünü oluşturur. Giriş kısmında Kur’an’ın zorluk için inmediği, Allah tarafından gönderildiği ve Allah’ın her şeyi bildiği vurgulanır. Sure, Hz. Musa’nın peygamberliğinin ilanını, Firavun’la mücadelesini, kavmiyle yaşadığı sorunları ve Hz. Âdem’in (as) şeytanın vesvesesine kapılıp cennetten çıkarılmasını anlatır. Son kısımda ise sabır, Allah’a tevekkül ve dünya nimetlerine aldırış etmemenin önemi vurgulanır. Hz. Peygamber’e ve Müslümanlara zaferin yakında geleceği müjdelenir. Hz. Ömer’in (ra) Müslüman oluşunda Tâhâ suresinin etkisi olduğu rivayet edilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>Siz, kıyamet günü kendi isimlerinizle ve babalarınızın isimleriyle çağırılacaksınız. Öyleyse güzel isimler koyun. (Ebû Dâvûd, Edeb, 61)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/taha-suresinden-mesajlar</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/mehmet/takvim-2026/eylul-2.jpg" type="image/jpeg" length="98319"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Müminlerin Ebedî Yurdu: Cennet]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/muminlerin-ebedi-yurdu-cennet</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/muminlerin-ebedi-yurdu-cennet" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Hadis: Yüce Allah, “Ben sâlih kullarım için cennette hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın hayal edemeyeceği birtakım nimetler hazırladım.” buyurmuştur. (Buhârî, Bed’ü’l-halk, 8)]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya ve hayat geçicidir; ebedî ahiret ise cennet veya cehennem hayatı olacaktır. Kur’an ve hadislere göre cennet, arzu edilen her şeyin bulunduğu, sonsuz mutluluk ve huzurun hâkim olduğu, bedensel ve ruhsal mükemmelliğin yaşandığı ebedî bir yerdir. Müminlerin en büyük arzusu cennettir. Allah’ın vaadi olan cennet, iman eden ve sâlih amel işleyenlere, özellikle de doğru sözlü, emanete riayet eden, merhametli ve iyiliksever müminlere verilecektir. Müminler, meleklerin karşılamasıyla cennete girecek, yorgunluk ve hastalık bilmeden, diledikleri gibi yiyecek ve içecekler, kin ve nefretten arınarak kardeşlik içinde yaşayacaklardır. Dünyadakilerden farklı üstün nitelikte yiyecek ve içecekler tüketeceklerdir. Cennete giden yol, iyilikler yapmakla, mazlumları korumakla, sevgi ve hoşgörüyle kazanılabilir. Cennetin varlığı, dünyadaki sıkıntıların ve imtihanların sonsuz bir mükâfatı olduğunu gösterir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• Haydarpaşa-Medine (Hicaz) Demiryolu açıldı. (1908)<br />
• II. Dünya Savaşı başladı. (1939)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/muminlerin-ebedi-yurdu-cennet</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/08/mehmet/takvim-2026/eylul-1.jpg" type="image/jpeg" length="72746"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kütüb-i Sitte Muhaddisleri: Buhârî]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kutub-i-sitte-muhaddisleri-buhari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kutub-i-sitte-muhaddisleri-buhari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Ayet: İçinizden Allah’ın lutfuna ve ahiret gününe umut bağlayanlar, Allah’ı çokça ananlar için hiç şüphe yok ki, Resûlullah’ta güzel bir örneklik vardır. (Ahzâb, 33/21)]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Buhârî, 20 Temmuz 810’da Buhara’da doğdu. Babası İsmail, hadis âlimlerinden ders almıştı. Babası, Buhârî çocukken vefat etti ve babasının hadisle alakalı kitapları Buhârî’ye kaldı. Buhârî, on yaşında hadis öğrenmeye başladı ve genç yaşta üstün hafızasıyla dikkat çekti. Hadis öğrenmek için geniş seyahatler gerçekleştirdi. Hac yolculuğu sonrası çeşitli ilim merkezlerinde Bağdat, Basra, Belh, Şam, Kûfe, Medine, Mısır ve Nişabur gibi şehirlerde birçok âlimden hadis tahsil etti. 1080’den fazla muhaddisten hadis yazdı ve 200.000 hadisi kaydettiğini belirtti. Binlerce hadisi ezberleyen Buhârî’nin hafızası; Bağdat’ta yapılan bir imtihanda karıştırılmış 100 hadisin senet ve metinlerini doğru bir şekilde hatırlayarak hadis bilgisini kanıtladı. Sahih hadisleri bir araya getirmesi ve hadis ilmindeki otoritesiyle tanındı. Geniş hadis koleksiyonu ve bunu seyahatlerde yanında taşımasıyla ünlendi. Buhârî birçok öğrenci yetiştirdi, en ünlü öğrencileri arasında da İmam Müslim ve Tirmizî yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• İmam Buhârî’nin vefatı (869)<br />
• II. Abdülhamid Han tahta çıktı. (1876)<br />
• Dâru’l-fünûn’a bağlı ilk Tıp Fakültesi (Mekteb-i Mülkiyye-i Tıbbiyye) açıldı. (1900)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kutub-i-sitte-muhaddisleri-buhari</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/mehmet/takvim-2026/agustos-31.jpg" type="image/jpeg" length="70116"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vatan Ve Memleket Sevgisi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/vatan-ve-memleket-sevgisi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/vatan-ve-memleket-sevgisi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Hadis: İki göz vardır ki cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah (cc) korkusundan ağlayan göz ve gecesini Allah (cc) yolunda nöbet tutarak geçiren göz. (Tirmizî, Fedâilü’l-cihâd, 12)]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vatan; dil, din, örf ve kültür birliğinin olduğu toprak bütününü ve hâkimiyet sahasını ifade eder; sadece coğrafi bir yerden ibaret değildir. Tarih, kültür, manevi değerler ve millî hatıralar da vatan kavramının özünü oluşturur. İnsanın üzerinde yaşadığı, anılarını yaşattığı, kendisinden bir parça olarak gördüğü vatanını sevmesi; ondan ayrı kaldığı zaman özlemesi son derece doğal bir durumdur. Bu ortak duyguları besleyen insanların bir araya gelerek geçmiş ve geleceğe dair ortak ideallerde buluşmaları, ortak değerleri paylaşmaları ile herhangi bir toprak parçası vatan olma özelliğini kazanır. Aynı vatan üzerinde yaşayan ve millet olma şuurunu taşıyan insanlar için o toprak parçası maddi ve manevi değerleri içinde barındırmaktadır. Bu yüzdendir ki vatanı sevmek, korumak, savunmak kutsal bir görev olarak görülmüştür. Vatanın vatan olma özelliğini devam ettirebilmesi de ancak onu vatan yapan unsurların bilinmesi, korunması ve yeni nesillere aktarılması ile mümkün olacaktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• ZAFER BAYRAMI<br />
• Büyük Taarruz zaferle sonuçlandı. (1922)<br />
• Başkomutanlık Meydan Muharebesi (1922)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/vatan-ve-memleket-sevgisi-1</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/mehmet/takvim-2026/agustos-30.jpg" type="image/jpeg" length="85459"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Asr-I Saadet’te İlim Ve Talim Merkezi: Mescid-İ Nebevî]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/asr-i-saadette-ilim-ve-talim-merkezi-mescid-i-nebevi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/asr-i-saadette-ilim-ve-talim-merkezi-mescid-i-nebevi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Ayet: Mescitler yalnız Allah’ındır. O hâlde Allah ile birlikte başkasına da tapmayın. (Cin, 72/18)]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mescid-i Nebevî, vahyin nazil olduğu merkezlerden biri olmuştur. Hz. Peygamber ibadet amacıyla ziyaret edilmesi gereken üç mescitten biri olarak belirtmiştir. Hz. Peygamber, burada kılınan namazın faziletini vurgulamış ve Ravza-i Mutahhara’yı cennet bahçelerinden biri olarak tanımlamıştır. Mescid, İslam’ın ilk dönemlerinden itibaren önemli bir ilim ve kültür merkezi olmuş, ders halkaları ve ilmî münazaralar yapılmıştır. Mescid-i Nebevî; siyasi, eğitici, askerî, adli faaliyetlerin merkezi, barınma ve sosyal yardım yeriydi. Peygamber zamanında yaralıların tedavi edildiği bir çadır ve suçluların cezalandırıldığı bir direk bulunuyordu. Mescid, hukuki sorunların çözüm yeriydi. Mekke’deki Mescid-i Harâm gibi şehir hayatının merkeziydi ve avlusu toplantı yeriydi. Muhacirlerin oturduğu ve halifenin bilgi verdiği bir bölüm, kadın ve erkek sofaları ve sohbet alanı bulunuyordu. Mescid, ayrıca eski bir kütüphaneye ev sahipliği yapmış ve Osmanlı döneminde idari ve mali yapısı güçlendirilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• Belgrad’ın Fethi (1521)<br />
• Mohaç Zaferi (1526)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/asr-i-saadette-ilim-ve-talim-merkezi-mescid-i-nebevi</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/mehmet/takvim-2026/agustos-29.jpg" type="image/jpeg" length="68359"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gündemimizdeki Sorunlar: Elektronik Atıklar]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/gundemimizdeki-sorunlar-elektronik-atiklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/gundemimizdeki-sorunlar-elektronik-atiklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Hadis: Her canlıya yapılan iyilikte bir sevap vardır. (Müslim, Selâm, 153)]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Temiz bir çevre insan sağlığı için temeldir ve elektronik atıklar (e-atık) çevre sağlığını tehdit etmektedir. Gelişen teknolojiyle artan “e-atık”lar, dikkatli bertaraf edilmediğinde insan sağlığına ve çevreye zarar verir. “E-atık”ların geri dönüşümü, doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilir bir gelecek için önemlidir. Geri dönüşüm, “e-atık”ların doğaya verdiği zararı azaltmanın ve değerli madenleri geri kazanmanın anahtarıdır. Gelişmiş ülkelerde otomatik sistemlerle yapılan geri dönüşüm, gelişmekte olan ülkelerde genellikle yasal olmayan yöntemlerle ve çevreye zarar vererek yapılmaktadır. “E-atık” yönetiminde tüketicilerin geri dönüşüm merkezlerine cihaz teslimi ve cihazların tamir edilerek tekrar kullanımı önemlidir. “E-atık”ların yıllık %5 oranında büyümesi ilgi çekici durmaktadır. Doğru “e-atık” yönetimi, bireysel, ulusal ve uluslararası çabalarla hem çevre sağlığını korur hem de sürdürülebilir bir gelecek sağlar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• Reisü’l-Kurrâ Hafız Mehmet Rüştü Âşıkkutlu’nun vefatı (1901–1980)<br />
• Ankara Kocatepe Camii ibadete açıldı. (1987)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/gundemimizdeki-sorunlar-elektronik-atiklar</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/mehmet/takvim-2026/agustos-28.jpg" type="image/jpeg" length="23541"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Estetik Operasyonlar Caiz Midir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/estetik-operasyonlar-caiz-midir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/estetik-operasyonlar-caiz-midir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Ayet: Şeytan onlara durmadan vaad eder, boş ümitler verir. Şeytanın onlara söz vermesi aldatmadan başka bir şey değildir. (Nisâ, 4/120)]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnsanı en güzel bir şekilde yaratan Yüce Allah (Mü’min, 40/64) onun meşru ölçüler içerisinde güzel görünmesine ve güzelliklerini korumasına izin vermiştir. İnsanın doğuştan getirdiği fıtri özelliklerin ve şeklin değiştirilmesi amacıyla yapılacak müdahaleler ise fıtratı bozma olarak görülmüştür. (Nisâ, 4/119) Bu doğrultuda vücudun herhangi bir organında yadırganan, insanın psikolojisini olumsuz etkileyen bir anormallik veya fazlalık bulunursa bunun ameliyatla düzeltilip normal hâle getirilmesi tedavi işlemi olarak caiz görülürken sadece estetik amaçlı yapılan cerrahi ameliyat vb. işlemler dinen caiz görülmemektedir. Buna göre Din İşleri Yüksek Kurulu estetik ameliyatların; a) salim fıtratı bozma kastı olmamak, b) yapılmasında yarar veya yapılmamasında mevcut bir zarar bulunmak, c) hile, aldatma veya karşı cinse benzeme kastı bulunmamak, d) hukuki karışıklığa ve yanlış anlamaya yol açmamak kaydıyla bir tür tedavi olarak yaptırılmasında sakınca olmadığına karar vermiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>Allah kötü sözün açığa vurulmasını sevmez; ancak haksızlığa uğrayan başka. Allah her şeyi işitmekte ve bilmektedir. (Nisâ, 4/148)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/estetik-operasyonlar-caiz-midir</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/mehmet/takvim-2026/agustos-27.jpg" type="image/jpeg" length="97784"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrâ Suresinden Mesajlar]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/isra-suresinden-mesajlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/isra-suresinden-mesajlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Hadis: Size ne emrettimse onu yapınız; size neyi yasakladımsa ondan sakınınız. (İbn Mâce, Sünnet, 1)]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrâ suresi, Mekke döneminde, Kasas suresinden sonra inmiştir ve “gece yürüyüşü” anlamına gelen “isrâ” kelimesinden adını almıştır. 111 ayetten oluşur. Hz. Muhammed’in (sas) Mescid-i Harâm’dan Mescid-i Aksâ’ya götürülüşünü ve İsrailoğullarının tarihi, ahiret, Allah’ın ilmi, insanın yaratılışı, ibadet, Kur’an’ın önemi gibi konuları ele alır. Sure, ayrıca ahlaki ilkeler, sosyal adalet ve Allah’ın emirlerine itaat konularını da vurgular. Allah’a kulluk, ana-babaya saygı, yoksullara yardım gibi konulara değinilir ve toplum ahlakına dair emir ve yasaklar yer alır. Kur’an’ın benzersizliği vurgulanır, Hz. Peygamber’in görevi ve Kur’an’ı dinlemenin önemi belirtilir. İblis’in Hz. Âdem’e (as) isyanı, insanları Allah’tan uzaklaştırma çabası ve Allah’a yalvarıp sonra O’ndan yüz çevirenlerin kınanmasıyla müşriklerin peygamberi yurdundan çıkarma girişimleri anlatılır. Allah’a samimiyetle yönelme vurgulanır. Ayrıca ruha dair soru soranlara cevaben, insanlara ruh ile ilgili az bir bilgi verildiği haber verilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• Malazgirt Zaferi (1071)<br />
• Büyük Taarruz Meydan Muharebesi başladı. (1922)<br />
• Yavuz Sultan Selim Köprüsü hizmete açıldı. (2016)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/isra-suresinden-mesajlar</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/mehmet/takvim-2026/agustos-26.jpg" type="image/jpeg" length="59467"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ahirette Şefaat]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ahirette-sefaat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ahirette-sefaat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Hadis: Kim güzel bir işe aracılık ederse ondan kendisi için bir nasip olur; kim de kötü bir işe aracılık ederse onun da buna denk bir payı olur. Allah her şeyi koruyup hakkını vermektedir. (Nisâ, 4/85)]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kur’an’da “şefaat” kelimesi otuz defa geçmekte olup, çoğunlukla şirk inancının reddi ve tevhidin vurgulanması amacıyla kullanılmıştır. Şefaat yetkisinin sadece Allah (cc) tarafından verilebileceği, özellikle Peygamberimiz (sas) ve dilediği diğer peygamberler, melekler, şehitler ve bazı sâlih kullarının şefaat etmesine Allah’ın rıza göstereceği ayet ve hadislerden anlaşılmaktadır. İnananların bağışlanması için gerçekleşecek olan şefaat, sorumlulukları ortadan kaldıran karşılıksız bir bağışlama değildir. Bu tıpkı günah işlemiş ancak şirke bulaşmamış kullarını veya dua ve tazarruda bulunanları Allah’ın rahmet ve mağfiretiyle bağışlaması gibidir. Şefaat, sâlih amel işleyenler ile işlemeyenlerin eşit olduğu veya sâlih amel işlemeden insanların cennete girebilecekleri anlamında da değerlendirilmemelidir. Aksine İslam’da tevhid, ibadet ve sâlih amellerin istenilen şekilde yerine getirilmesi öngörülmüş; Allah’ın (cc) rahmet, mağfiret ve şefaatine güvenmek gerektiğine işaret edilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>Hayâ, iffet, kalbine değilse de diline sahip olma ve fıkıh (dini derinden anlama) imandandır. Bunlar dünyevî kazançları eksiltseler bile âhirette kişiyi zenginleştirecek hususlardandır. Âhirette sağlayacakları kazanç çoktur... (Dârimî, Mukaddime, 43)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ahirette-sefaat</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/mehmet/takvim-2026/agustos-25.jpg" type="image/jpeg" length="19443"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üsve-i Hasene: Hz. Muhammed Mustafa (sas)]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/usve-i-hasene-hz-muhammed-mustafa-sas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/usve-i-hasene-hz-muhammed-mustafa-sas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Hadis: Allah’ı Rab, İslam’ı din ve Hz. Muhammed’i de peygamber olarak kabul eden kişi imanın tadını alır. (İbn Hanbel, I, 208)]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yüce Allah, Resûl-i Ekrem Efendimizi şöyle tanıtıyor: “Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; Allah’ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik.” (Ahzâb, 33/45). Peygamberimiz hak ve hakikate şahit, iyilik yolunda müjdeleyici, bâtıla karşı da uyarıcıdır. Kur’an-ı Kerim’i ümmetine tebliğ eden, açıklayan ve bizzat yaşayarak öğreten odur. İnsanlığı huzura, barışa, adalete davet eden odur. Hayatının her safhasında ümmetine yol gösteren, rehberlik eden, istikamet çizen, imtihan dünyasında rehberimiz olup yolumuzu aydınlatan da yine Allah Resûlü’dür. Allah’a iman edip O’nun rızasını arayan, her iki dünyada da aziz ve mutlu olmak isteyenler için “üsve-i hasene” yani en güzel örnek Muhammed Mustafa’dır (sas). Rabbimiz bunu şöyle beyan buyurur: “İçinizden Allah’ın lütfuna ve ahiret gününe umut bağlayanlar, Allah’ı çokça ananlar için hiç şüphe yok ki, Resûlullah’ta güzel bir örneklik vardır.” (Ahzâb, 33/21).</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• MEVLİD GECESİ<br />
• Mercidâbık Zaferi (1516)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/usve-i-hasene-hz-muhammed-mustafa-sas</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/mehmet/takvim-2026/agustos-24.jpg" type="image/jpeg" length="95816"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yâr-I Gâr: Ebû Bekr Es-Sıddîk]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/yar-i-gar-ebu-bekr-es-siddik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/yar-i-gar-ebu-bekr-es-siddik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Ayet: …Nitekim inkârcılar onu iki kişiden biri olarak yurdundan çıkardıklarında Allah ona yardım etmişti. Hani onlar mağaradaydılar, arkadaşına: “Tasalanma! Allah bizimle beraberdir!” diyordu… (Tevbe, 9/40)]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hulefâ-i Râşidîn’in birincisi Hz. Ebû Bekir (ra), Fil Vak‘ası’ndan üç yıl kadar sonra Mekke’de doğdu. Mekke’de Erkam b. Ebi’l-Erkam’ın (ra) evinde İslamiyet’i kabul etti. Sağlığında annesi, babası ve bütün çocukları müslüman olan yegâne sahabidir. Mensup olduğu Teym kabilesi, Mürre b. Kâ‘b’da Hz. Peygamber’in nesebiyle birleşir. Hz. Peygamber’in, “Sen Allah’ın cehennemden azat ettiği kimsesin!” şeklindeki iltifatına mazhar olduktan sonra güzel, soylu, eski, azat edilmiş manalarına gelen “Atîk” lakabıyla anılmaya başlanmıştır. Servetini Allah yolunda harcayıp eski elbiseler giydiği için “Zü’l-hilâl”, çok şefkatli ve merhametli olduğu için “Evvâh” lakaplarıyla da anılmıştır. En meşhur lakabı “Çok samimi, çok sadık” anlamına gelen Sıddîk’tır. Sıddîk, Mi‘rac olayı başta olmak üzere gaybla ilgili haberleri hiç tereddütsüz kabul ettiği için bizzat Resûl-i Ekrem tarafından verilmiş ve bununla şöhret bulmuştur. Türk ve İran edebiyatlarında “yâr-ı gâr (mağara dostu, can yoldaşı) ifadesiyle anılmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• Hz. Ebû Bekir’in (ra) vefatı (M. 634)<br />
• Sakarya Savaşı başladı. (1921)<br />
• Şeyhülislam Ebussuûd Efendi’nin vefatı (1574)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/yar-i-gar-ebu-bekr-es-siddik</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/mehmet/takvim-2026/agustos-23.jpg" type="image/jpeg" length="38138"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mısır’ın Başşehri: Kahire]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/misirin-bassehri-kahire</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/misirin-bassehri-kahire" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Hadis: İslam beldelerinden hiçbiri kalmaz ki onu deccal (orduları) çiğnememiş olsun, yalnız Mekke ile Medine bu istiladan masun bulunur… (Buhârî, Fezâilü’l-Medine, 9)]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bereketli Nil’in şenlendirdiği topraklar dünyanın en eski medeniyetlerinden birinin devasa izlerini taşır. Kahire de Mısır tarihinde önceki başşehirlerin çoğu gibi Nil deltasının güneyinde kurulmuştur. Kahire’nin planı ilk kurulduğunda yaklaşık kare şeklinde iken 120 yıl sonra Bedr el-Cemâlî tarafından daha çok güney ve kuzey yönlerinde genişletilerek dikdörtgen şekline getirilmiş ve şehir bu plana uygun olarak eski tuğla surların dışından taş surlarla çevrilmiştir. Kahire el-Melikü’n-Nâsır Muhammed döneminde gelişiminin zirvesine ulaşmış ve en geniş sınırlarına kavuşmuştur. Nil nehri kıyıları ve adalar Kahire’nin en gözde mekânları hâline gelmiştir. Dünyanın en eski üniversiteleri arasında yer alan el-Ezher, Memlüklerin kervansarayı, Osmanlıların çarşısı Han Halili, bugün Eski Kahire’nin en hareketli noktalarından biri hâline gelmiştir. Sağlı sollu dar sokakları; buhur, baharat, nargile kokularıyla ve renk cümbüşüyle davetkâr bir şehir olmuştur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• 6. Diyanet İşleri Başkanı Hasan Hüsnü Erdem’in vefatı (1974)<br />
• 3. Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın vefatı (1986)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/misirin-bassehri-kahire</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/mehmet/takvim-2026/agustos-22.jpg" type="image/jpeg" length="15078"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rahmet Kapısı: Tövbe]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/rahmet-kapisi-tovbe</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rahmet-kapisi-tovbe" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Ayet: Şüphesiz iman ettikten sonra inkâr eden, sonra da inkârda ileri gidenlerin tövbeleri asla kabul edilmeyecektir. İşte onlar sapıkların ta kendileridir. (Âl-i İmrân, 3/90)]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yüce Allah, insanoğlunu diğer varlıklardan farklı olarak hem iyiye hem de kötüye yönelebilecek bir potansiyelde yaratmıştır. İnsandan istenen daima iyiye yönelmesi; Allah ve Resûlü’nün emir ve yasakları doğrultusunda bir hayat sürerek dünya ve ahiret saadetine erişmesidir. Ne var ki insan, zaafları ve çevresel etkilerle, bilerek veya bilmeyerek zaman zaman günaha sürüklenir. Yüce Allah’ın kullarına lütfettiği “tövbe-istiğfar”, bu durumdan kurtulmak için bir “rahmet kapısı”dır. Tövbenin özü pişmanlık, nefsin kendisi ile hesaplaşması ve mücadele etmesidir. Ardından istiğfar etmek, yani, Allah’tan, affetmesini istemek gelmelidir ki, tövbe tamamlanmış olsun. Tövbeyi tamamlayan diğer bir unsur da, günahın derhal terk edilmesi ve bir daha ona dönülmemesidir. Hata işleyen bir insanın tövbe etmek amacıyla aracısız olarak doğrudan Rabbine yönelmesinde herhangi bir engel veya ön şart bulunmamaktadır. Yüce Allah (cc) insanın hatasından dönüp kendisinden bağışlanma dilemesinden memnun olmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• II. Anafartalar Zaferi (1915)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/rahmet-kapisi-tovbe</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/mehmet/takvim-2026/agustos-21.jpg" type="image/jpeg" length="19742"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kişinin Mallarını Tümüyle Vakfetmesi Caiz Midir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kisinin-mallarini-tumuyle-vakfetmesi-caiz-midir-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kisinin-mallarini-tumuyle-vakfetmesi-caiz-midir-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Hadis: Güzel söz ve namaza giderken atılan her adım sadakadır. Yol göstermek sadakadır. (Buhârî, Cihâd, 72)]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vakıf, bir malın maliki tarafından dinî ve hayri bir gayeye ebediyen tahsisidir. Vakfın sahih olması için vakfedenin akıllı ve ergenlik çağına erişmiş olması ve vakfın ebedî olması gerekir. Hz. Peygamber (sas), Fedek ve Hayber arazilerindeki hisselerini Müslümanların yararına vakfetmiştir. Hz. Ömer (ra) de Hayber’den kendi payına düşen araziyle ilgili Hz. Peygamber’e(sas), “Ya Resûlallah, Hayber’den elime öyle bir toprak parçası geçti ki şimdiye kadar bundan daha değerli bir mala sahip olmamıştım. Bana neyi tavsiye buyurursunuz?” diye sormuş, o da “İstersen aslını (kendine) bırakır, menfaatini tasadduk edersin.” (Buhârî, Vesâyâ, 29-30, 32) buyurmuştur. Bunun üzerine Hz. Ömer, satılmamak, hibe edilmemek, mirasçılara intikal etmemek üzere; fakirler, akraba, köleler ve yolcular için tasadduk etmiştir. Hz. Osman (ra) da Medine’deki Rûme kuyusunu satın alıp bütün Müslümanların yararına tahsis etmiştir. Ancak kişinin malını vakfederken mirasçıların mağdur olmamasına dikkat etmesi uygun olur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• Yermük Savaşı (636)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kisinin-mallarini-tumuyle-vakfetmesi-caiz-midir-1</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/mehmet/takvim-2026/agustos-20.jpg" type="image/jpeg" length="84277"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Ve Dünya Tarihinin En Büyük Gezgini: Evliya Çelebi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/turk-ve-dunya-tarihinin-en-buyuk-gezgini-evliya-celebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/turk-ve-dunya-tarihinin-en-buyuk-gezgini-evliya-celebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Ayet: De ki: “Yeryüzünde dolaşın, sonra (hakikati) yalan sayanların sonunun nasıl olduğuna bakın!” (En’âm, 6/11)]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Evliya Çelebi hakkında bilinenler seyahat hatıralarını topladığı on ciltlik eserine dayanır. Gerçek adı belli değildir, hocası İmam Evliya Mehmed Efendi’ye nisbetle bu ismi almış olmalıdır. Eserindeki bilgilere göre 1020’de İstanbul’da doğdu. Şeyhülislâm Hâmid Efendi Medresesi’nde yedi yıl derslere devam etti, Evliya Mehmed Efendi’den hafızlığa çalıştı. Babasından hattatlık öğrendi. Saraya intisap ederek Enderun’da tahsilini sürdürdü. Bir müddet sonra Kilâr-ı Hâs’a alınıp burada hat, musiki, nahiv ve tecvid gibi dersler okuyarak bilgisini arttırdı. Seyahatlerinin sebebini, 1040 yılının Âşûre Gecesi gördüğü rüyaya bağlar. Rüyasında Hz. Peygamber’i (sas) kalabalık bir cemaatle birlikte görür, heyecana kapılıp Resûl-i Ekrem’in elini öperken, “Şefaat yâ Resûlallah” diyecek yerde “Seyahat yâ Resûlallah” der. Hz. Peygamber de tebessüm ederek seyahati ve ziyareti ona müjdeler. Evliya Çelebi de buna binaen uzun yıllar süren seyahatler gerçekleştirir ve hatıratını Seyahatnâme isimli kitapta toplar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• Evliya Çelebi 50 yıl sürecek seyahatine başladı. (1630)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/turk-ve-dunya-tarihinin-en-buyuk-gezgini-evliya-celebi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/mehmet/takvim-2026/agustos-19.jpg" type="image/jpeg" length="35117"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Maddeciliğin Sapkınlığı: Materyalizm]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/maddeciligin-sapkinligi-materyalizm</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/maddeciligin-sapkinligi-materyalizm" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Hadis: Herkes öldüğü hâl üzere diriltilecektir. (Müslim, Cennet, 83)]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Materyalizm; her şeyin maddeden ibaret olduğunu, tabiatüstü bir gücün mevcut olmadığını ileri süren, tanrıtanımaz doktrinler bütününe verilen addır. Cahiliye toplumunda Allah’ın varlığına ve birliğine inanan Hanifler dışında büyük çoğunluk putperestti; ayrıca zamanın ezelîliğine inanan, yeryüzünde cereyan eden olayların Tanrı’dan bağımsız olarak “dehr” denilen bir kaynaktan ortaya çıktığını ileri süren, hayatı basit bir şekilde “oluş ve yok oluş” şeklinde anlayan, ölümden sonra tekrar dirilmeyi reddeden bir topluluk mevcuttu. (Câsiye, 45/24) Kur’an’a göre bütün kâinat Allah tarafından, özgür iradesiyle, muayyen şartlarda ve kendine has işleyiş kanunlarıyla yaratılmıştır. Maddenin kendi başına var olması, yaratıcının iradesinden bağımsız olarak cansız, hareketsiz, âtıl ve kaotik bir durumdan belirli bir zaman içerisinde canlı bir organizmaya dönüşmesi ve mevcut düzenli hâlini alması imkânsızdır. Bunun aksini iddia etmek anlayış kıtlığı, bilgisizlik ve sapkınlıktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>Allah’ın lütfundan kendilerine verdiği nimette cimrilik gösterenler, sakın bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar, bilakis bu onlar için kötüdür... (Âl-i İmrân, 3/180)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/maddeciligin-sapkinligi-materyalizm</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/mehmet/takvim-2026/agustos-18.jpg" type="image/jpeg" length="61463"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hevâ Ve Nefsin Esiri Olmadan Yaşamak]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/heva-ve-nefsin-esiri-olmadan-yasamak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/heva-ve-nefsin-esiri-olmadan-yasamak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Ayet: … Sana gelen bu ilimden sonra eğer sen onların hevâ ve heveslerine uyarsan, Allah tarafından senin için ne bir dost vardır, ne de bir koruyucu. (Ra’d, 13/37)]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hevâ terim olarak akıl ve din tarafından yasaklanan kötü arzulara karşı nefsin eğilimidir. Nefis ise Arap dilinde; ruh, hayat, nefes, varlık, zat, insan, can, candan kinaye olarak akıcı hâldeki kan anlamlarındadır. İslam geleneğinde de insanın içindeki kötü duyguların, meşru olmayan isteklerin kaynağı karşılığında kullanılmıştır. İnsan özgür iradesiyle kendi lehine veya aleyhine karar verecek ve bu kararından da kendisi sorumlu tutulacaktır. Dolayısıyla erdem, süfli arzulara sahip olmamak değil, bu tür duygular nefiste uyandığı zaman onları dizginleyebilmektir. Bunun yolu da nefse ızdırap çektirmek suretiyle onu köreltmeyi esas alan yaklaşımla hareket etmek değildir. Bu, Müslümanlığın özüyle bağdaşmamaktadır. Dinimizde nefsi kötülemek ve ezmek değil, tezkiye etmek ve arındırmak esastır. Günümüzde dinî ve ahlaki kaygıların bireysel ve toplumsal yaşamdan tecrit edilmeye çalışılması, nefsi ayartan unsurların her geçen gün artması toplumu sarsan sorunların büyümesine sebep olmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• Gölcük (Kocaeli) Depremi (1999)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/heva-ve-nefsin-esiri-olmadan-yasamak</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/mehmet/takvim-2026/agustos-17.jpg" type="image/jpeg" length="22508"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İslam Büyükleri: Hacı Bektâş-I Velî]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/islam-buyukleri-haci-bektas-i-veli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/islam-buyukleri-haci-bektas-i-veli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Hadis: Kim benim bir veli kuluma (dostuma) düşmanlık ederse, ben de ona harp ilân ederim… (Buhârî, Rikâk, 38)]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Asıl adı Bektaş olup muhtemelen ölümünden sonra Hacı Bektâş-ı Velî diye şöhret bulmuştur. Devrinin kaynakları incelendiğinde hemen hemen hiçbir ize rastlanmamıştır. Bu sebeple yaşadığı dönemde yaygın bir şöhrete sahip olmadığı söylenebilir. Yaygın kanaat “Horasan Erenleri” diye bilinen Kalenderiyye akımına mensup sufilerden biri, dolayısıyla Horasan Melâmetiyye mektebinden olduğu yönündedir. İlerleyen zamanlarda Hacı Bektaş Veli’nin insan sevgisine, hoşgörüye ve barışa dayalı, geniş kitleleri etkileyen düşünceleri Anadolu’da toplumsal kimlik ve birliğin oluşmasına ve sürdürülmesine önemli katkılar sağlamıştır. Anadolu’dan Balkanlar’a kadar geniş bir coğrafyada, kendinden sonraki nesillerin yolunu aydınlatmaya devam eden Hacı Bektaş-ı Velî; inanç, ahlak, hoşgörü, sevgi ve saygıyı esas alan yaşam felsefesi, birlik ve beraberlik anlayışının yerleşmesinde bugün de merkezi bir rol oynamaya devam etmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• Hacı Bektaş-ı Veli’yi Anma Günü ve Haftası (16–23 Ağustos)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/islam-buyukleri-haci-bektas-i-veli</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/mehmet/takvim-2026/agustos-16.jpg" type="image/jpeg" length="12552"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kul Hakkının Önemi Nedir Ve İhlali Durumunda Nasıl Ödenir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kul-hakkinin-onemi-nedir-ve-ihlali-durumunda-nasil-odenir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kul-hakkinin-onemi-nedir-ve-ihlali-durumunda-nasil-odenir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Ayet: Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin; ancak karşılıklı rızânıza dayanan ticaret böyle değildir ve kendinizi öldürmeyin. Şüphesiz Allah size karşı çok merhametlidir. (Nisâ, 4/29)]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İslam, her bir hak sahibine hakkının verilmesini emretmiş; hak ihlali anlamına gelecek her türlü davranışı da yasaklamıştır. Resûlullah(sas) veda hutbesinde; “Ey insanlar! Sizin canlarınız, mallarınız, ırz ve namuslarınız Rabbinize kavuşuncaya kadar dokunulmazdır.” (Buhârî, Hac, 132) buyurmuştur. Mallarla ilgili kul hakkı ihlali durumunda; mal mevcutsa söz konusu malın kendisi, yoksa bedeli hak sahibine verilmelidir. Hak sahibinin hayatta olmaması hâlinde ise mirasçılarına teslim edilmelidir. Malın sahibi bilinmiyor veya kendisine ulaşmak mümkün olmuyorsa söz konusu mal veya bedeli hak sahibi adına fakirlere ya da hayır kurumlarına verilmelidir. Ayrıca samimi bir şekilde tövbe edip Allah’tan af ve mağfiret dilenmelidir. Hak ihlali; insanın onur ve haysiyetine yönelikse hak sahibiyle helalleşmek gerekir. Buna imkân bulunamadığında ise samimi bir tövbeden sonra hak sahibine hayır dua edilmeli, onun namına hayır hasenat yapılarak bu vebalden kurtulmaya çalışılmalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>• Trablusgarp, Kanuni Sultan Süleyman döneminde fethedildi. (1551)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Takvimi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kul-hakkinin-onemi-nedir-ve-ihlali-durumunda-nasil-odenir</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/07/mehmet/takvim-2026/agustos-15.jpg" type="image/jpeg" length="70974"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
