<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Diyanet Haber</title>
    <link>https://www.diyanethaber.com.tr</link>
    <description>Diyanet Haber / Diyanet Sınav / Diyanet Duyuru / Diyanet Hutbe / Müftülükler / İslam Dünyası / Kültür Sanat / #Keşfet / www.diyanethaber.com.tr</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss/diyanet-bilgi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 25 Apr 2026 13:32:58 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss/diyanet-bilgi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Hac kimlere farzdır?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/hac-kimlere-farzdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/hac-kimlere-farzdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kimler hacca gitmekle yükümlüdür? Hac kimlere farzdır?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><span><strong>Hac ibadeti</strong></span></span></h3>

<p style="text-align:justify">Hac ibadetinin kimlere farz olduğu sorusu üzerine Diyanet işleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulunun Fetvalar kitabında yer alan bilgiye göre hac ibadeti ile ilgili ayrıntıları paylaşıyoruz.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span><span style="color:#b22222"><strong>Hac Kimlere Farzdır?</strong></span></span></h3>

<p style="text-align:justify">Hac, bedenî ve malî yönü olan bir ibadettir. Sağlık, servet ve yol emniyeti yönünden haccetme imkânına sahip, hür, akıl sağlığı yerinde ve büluğ çağına erişmiş müslümanlara farzdır. Bu şartları taşıyan kişinin, imkân elde edince, geciktirmeden bu farzı yerine getirmesi gerekir. Hayatında bir defa hac yapmış olan Müslümanın bir daha haccetmesi gerekmez (Müslim, Hac, 412); ancak nafile olarak hac yapabilir (Ebû Dâvûd, Menâsik, 1). Günümüzde kota sınırlamaları sebebiyle müracaat ettiği hâlde kurada ismi çıkmadığı için hacca gidemeden ölen kimseler, hacca gitmeye imkân bulamadığı için borçlu olarak ölmüş olmaz.</p>

<p>Kendisine hac farz olan kimsenin, haccını bizzat eda etmekle yükümlü olması için, sağlıklı olması, tutukluluk veya yurt dışına çıkma yasağı gibi bir engelinin bulunmaması ve yolun güvenli olması şarttır (Mevsılî, el-İhtiyâr, I, 435-438). Hac yolculuğuna katlanamayacak ya da fiilen haccedemeyecek derecede hasta olanlar ile yaşlılar, hac kendilerine farz olsa bile, eda ile yükümlü değildirler. Bu durumda olanlar şartları oluştuğu takdirde bizzat haccederler. Şartlar oluşmazsa kendi yerlerine bedel göndererek hac yaptırırlar (Merğînânî, el-Hidâye, II, 482).</p>

<h3 style="text-align:justify"><span><span style="color:#b22222"><strong>Bir defa hac yapan tekrar hac yapmalı mıdır?</strong></span></span></h3>

<p style="text-align:justify">Bu şartları taşıyan kişinin, imkân elde edince, geciktirmeden bu farzı yerine getirmesi gerekir. Hayatında bir defa hac yapmış olan müslümanın bir daha haccetmesi gerekmez (Müslim, Hac, 412); ancak nafile olarak hac yapabilir (Ebû Dâvûd, Menâsik, 1).</p>

<h3 style="text-align:justify"><span><span style="color:#b22222"><strong>Kuraya yazıldığı halde hac çıkmadan vefat eden kişinin durumu nedir?</strong></span></span></h3>

<p style="text-align:justify">Günümüzdeki kota sınırlamaları sebebiyle müracaat ettiği hâlde kur’ada ismi çıkmadığı için hacca gidemeden ölen kimseler, hacca gitmeye imkân bulamadığı için borçlu olarak ölmüş olmaz.</p>

<p style="text-align:justify">Kendisine hac farz olan kimsenin, haccını bizzat eda etmekle yükümlü olması için, sağlıklı olması, tutukluluk veya yurt dışına çıkma yasağı gibi bir engelinin bulunmaması ve yolun güvenli olması şarttır (Mevsılî, el-İhtiyâr, I, 435-438).</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:justify"><span><span style="color:#b22222"><strong>Hac yapamayacak derecede hasta olanlar ne yapmalı?</strong></span></span></h3>

<p style="text-align:justify">Hac yolculuğuna katlanamayacak, ya da fiilen haccedemeyecek derecede hasta olanlar ile yaşlılar, hac kendilerine farz olsa bile, eda ile yükümlü değildirler. Bu durumda olanlar şartları oluştuğu takdirde bizzat haccederler. Eğer şartlar oluşmazsa kendi yerlerine bedel göndererek hac yaptırırlar (Merğînânî, el-Hidâye, II, 482). Hacca yazılıp da kur’ada ismi çıkmayan veya yurt dışına çıkışla ilgili başka engellerden dolayı gidemeyen kişiler için bu da bir mazerettir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Bilgi, Hac ve Umre</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/hac-kimlere-farzdir</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/04/hac-kimlere-farzdir-1.jpg" type="image/jpeg" length="57370"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şevval ayı orucu ile ilgili bilinmesi gerekenler]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/sevval-ayi-orucu-ile-ilgili-bilinmesi-gerekenler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/sevval-ayi-orucu-ile-ilgili-bilinmesi-gerekenler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şevval nedir? Şevval orucu hangi günlerde nasıl tutulur? Ramazan’da tutulamayan oruçlar Şevval orucu niyetiyle tutulabilir mi?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3 style="text-align:justify"><strong>Şevval nedir?</strong></h3>

<p style="text-align:justify">Araplar şevval ayını uğursuz kabul ettiklerinden bu ayda nikâh kıymazlardı. Resûl-i Ekrem, Hz. Âişe ile şevval ayında evlenerek bu inancın yanlış olduğunu göstermiştir. Ramazan bayramının birinci günü olan şevval ayının ilk gününde oruç tutmak haramdır.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Şevval orucu ne zaman tutulur?</strong></h3>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber’in, “Ramazanı oruçla geçirip buna şevvalden altı gün ilâve eden kimse bütün yılı oruçlu geçirmiş gibi olur” meâlindeki hadisi (Müslim, “Ṣıyâm”, 204) dikkate alınarak bu ayda altı gün oruç tutmanın müstehap olduğu kabul edilmiştir. Bu orucun bayramın hemen ardından ara verilmeden tutulması daha faziletli sayılmakla birlikte aralıklarla tutulması da mümkündür.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Şevval ayında neler olmuştur?</strong></h3>

<p style="text-align:justify">Şevval aynı zamanda hac aylarının ilkidir. İslâm tarihinde şevval ayında meydana gelen bazı olaylar şunlardır: Beni Kaynuka Gazvesi (2/624), Uhud Gazvesi (3/625), Huneyn Gazvesi (8/630), Tâif Gazvesi (8/630), bir rivayete göre Hz. Peygamber’in oğlu İbrâhim’in vefatı (10/632). gibi olaylar olmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Diğer yandan bu ayda Osmanlı Devleti’nde memurların tayinleri (tevcîhat) Tanzimat’tan önce şevval ayında yapıldığı için bu tayinler “şevval tevcîhatı” diye de isimlendirilirdi. “Mükerrem” sıfatıyla da anılan şevval, Osmanlı belgelerinde "ل" kısaltmasıyla gösterilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Ramazan’da tutulamayan oruçlar Şevval orucu niyetiyle tutulabilir mi?</strong></h3>

<p style="text-align:justify">Şevval ayında nafile olarak tutulan oruç, Ramazan’da tutulmayan oruçların yerine geçmez; yani Ramazan’da tutulmayan oruçların ayrıca kaza edilmesi farzdır. Bir oruçta hem kaza hem de nafile yerine niyet edilmesi geçerli olmadığından Şevval ayında tutulan oruçta da bunlardan yalnız birine niyet etmek gerekir. Şevval ayında oruç tutulurken, Ramazan’da tutulamayan oruçların kazasına niyet edilirse bu oruçlar kaza orucu olur.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>#KEŞFET, Diyanet Bilgi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/sevval-ayi-orucu-ile-ilgili-bilinmesi-gerekenler</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/04/sevval-ayi-orucu-ile-ilgili-sikca-sorulan-sorular.jpg" type="image/jpeg" length="70056"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ramazan’da tutulamayan oruçlar Şevval orucu niyetiyle tutulabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ramazanda-tutulamayan-oruclar-sevval-orucu-niyetiyle-tutulabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ramazanda-tutulamayan-oruclar-sevval-orucu-niyetiyle-tutulabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şevval orucunun hükmü nedir? Ramazan’da tutulamayan oruçlar Şevval orucu niyetiyle tutulabilir mi?  Şevval Orucu nasıl tutulur?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>Ramazan’dan sonra Şevval ayında altı gün oruç tutmak müstehaptır. </strong></p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (sas), “Kim Ramazan orucunu tutar ve ona Şevval ayından altı gün ilave ederse, sanki yılın bütününde oruç tutmuş gibi olur.” (Müslim, Sıyâm, 204; Tirmizî, Savm, 53; Ebû Dâvûd, Savm, 59) buyurmuştur. Bu oruç peş peşe tutulabileceği gibi ara verilerek de tutulabilir (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, III, 421, 422).</p>

<p style="text-align:justify">Şevval ayında nafile olarak tutulan oruç, Ramazan’da tutulmayan oruçların yerine geçmez; yani Ramazan’da tutulmayan oruçların ayrıca kaza edilmesi farzdır. Bir oruçta hem kaza hem de nafile yerine niyet edilmesi geçerli olmadığından Şevval ayında tutulan oruçta da bunlardan yalnız birine niyet etmek gerekir. Şevval ayında oruç tutulurken, Ramazan’da tutulamayan oruçların kazasına niyet edilirse bu oruçlar kaza orucu olur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong><span style="color:#c0392b">Şevval Orucu nasıl tutulur?</span></strong></h3>

<p>Allah rızası için şevval orucunu tutmaya niyet edilir. Tıpkı Ramazan orucu gibi imsak-iftar arası yasaklara riayet edilerek tutulur.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Bilgi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ramazanda-tutulamayan-oruclar-sevval-orucu-niyetiyle-tutulabilir-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 08:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/04/ramazanda-tutulamayan-oruclar-sevval-orucu-niyetiyle-tutulabilir-mi.jpg" type="image/jpeg" length="17519"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şevval orucu nedir? Şevval orucunun hükmü]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/sevval-orucu-nedir-sevval-orucunun-hukmu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/sevval-orucu-nedir-sevval-orucunun-hukmu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şevval orucu ne anlama gelmektedir?  Şevval ayında kaç gün oruç tutulur? Şevval orucunun hükmü nedir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Şevval Orucu</strong></span></h3>

<p>Ramazan ayından sonra gelen şevval ayında tutulan altı gün oruca "şevval orucu" denir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Şevval ayında kaç gün oruç tutulur? Şevval orucunun hükmü nedir?</strong></span></h3>

<p>Ramazan’dan sonra Şevval ayında altı gün oruç tutmak müstehaptır.</p>

<p>Peygamber efendimiz (sas), şevval ayında altı gün oruç tutmuş ve tutulmasını tavsiye etmiştir. Hz. Peygamber’in, “Ramazanı oruçla geçirip buna şevvalden altı gün ilâve eden kimse bütün yılı oruçlu geçirmiş gibi olur” (Müslim, “Ṣıyâm”, 204) mealindeki hadisi dikkate alınarak bu ayda altı gün oruç tutmanın müstehap olduğu kabul edilmiştir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>#KEŞFET, Diyanet Bilgi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/sevval-orucu-nedir-sevval-orucunun-hukmu</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Mar 2026 09:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/04/sevval-orucu-nedir-sevval-orucunun-hukmu.jpg" type="image/jpeg" length="95704"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayram Namazı nasıl kılınır?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/bayram-namazi-nasil-kilinir-diyanet-adil-elzerey</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/bayram-namazi-nasil-kilinir-diyanet-adil-elzerey" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bayram namazı nasıl kılınır? Bayram namazına nasıl niyet edilir? Bayram namazında kaç tekbir alınır? Bayramda oruç tutulur mu?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Bayram namazına nasıl niyet edilir?</strong></span></h3>

<p>Hangi bayram namazı kılınacaksa niyet ona göre yapılır.</p>

<p>Ramazan Bayramı Namazı için: <strong>“Niyet ettim Allah’ım senin rızan için Ramazan Bayramı namazı kılmaya, uydum hazır olan imama”</strong></p>

<p>Kurban Bayramı Namazı için: <strong>“Niyet ettim Allah’ım senin rızan için Kurban Bayramı namazı kılmaya, uydum hazır olan imama”</strong></p>

<p>şeklinde niyet edilir.</p>

<p>Bayramı namaz iki rekat olup cemaatle kılınan bir namazdır. Niyet edildikten sonra imama uyularak şu şekilde kılınır:</p>

<h3><strong>1. </strong><strong>Rekat</strong></h3>

<p>· İmam sesli, cemaat ise gizlice <strong>Allahuekber</strong> diyerek iftitah tekbiri alır ve eller göbek hizasında bağlanır.</p>

<p>· Gizlice <strong>Sübhaneke</strong> okunur.</p>

<p>· Daha sonra imamla birlikte ilave (zâit) tekbirlere geçilir.</p>

<p>· İmam <strong>Allahuekber</strong> dediğinde eller kulak hizasına kaldırılır ve yanlara salınır.</p>

<p>· İmam 2. tekbiri alır ve eller kaldırılır, yanlara bırakılır.</p>

<p>· İmamla birlikte üçüncü tekbir alınır ve bu defa eller bağlanır.</p>

<p>· İmam gizlice <strong>Euzü besmele</strong> çektikten sonra açıktan <strong>Fatiha</strong> ile <strong>zammı sure </strong>veya onun yerine geçecek miktarda ayet okur. Cemaat ise eller bağlı şekilde sessizce imamı dinler.</p>

<p>· İmam tekbir aldığında rükuya varılarak 3 defa “<strong>sübhâne rabbiye’l-azîm</strong>” denir. “<strong>Semiallahü limen hamideh</strong>” diyerek ruküdan kalkılır.</p>

<p>· Ardından iki kez peş peşe secdeye varılır ve 3 defa “<strong>sübhâne rabbiye’l-â’lâ</strong>” denir.</p>

<p>· İkinci rekate kalkılır.</p>

<h3><strong>2. Rekat</strong></h3>

<p>· İmam; gizlice <strong>Besmele</strong> çeker, açıktan <strong>Fatiha</strong> ile <strong>zammı sure </strong>veya onun yerine geçecek miktarda ayet okur.</p>

<p>· Cemaat ise sessizce imamı dinler.</p>

<p>· Rükûya gitmeden önce imamın <strong>Allahuekber</strong> demesiyle tekbir alınır ve eller kulak hizasına kaldırılıp yanlara salınır.</p>

<p>· Aynı şekilde 2. tekbir alınır ve eller yanlara salınır.</p>

<p>· 3. tekbir alınır ve eller yine yanlara salınır,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>· Son olarak, 4. tekbir alınır ancak bu sefer eller kulak hizasına kaldırılmadan rükûya gidilir.</p>

<p>· Rükû ve secdenin ardından oturulur, <strong>Tahiyyat</strong>, <strong>Salli-Barik</strong> ve <strong>Rabbenâ</strong> duaları okunur. Daha sonra “Esselamu aleyküm ve rahmetullah” denilerek önce sağ tarafa sonra sol tarafa selam verilerek namaz tamamlanır.</p>

<p>· Bundan sonra müezzinle beraber <strong>“Allāhüekber Allāhüekber lâ ilâhe illallāhü vallāhü ekber Allāhüekber ve lillâhi’l-hamd”</strong> diyerek 3 defa tekbir getirilir.</p>

<p>· Bu tekbirlerle birlikte imam-hatip bayram hutbesi okumak üzere minbere çıkar. Hutbe bittikten sonra dua edilerek namaz tamamlanır.</p>

<p>[related-posts id="6016" color="bg-success"][/related-posts]</p>

<p>----</p>

<blockquote class="instagram-media" data-instgrm-captioned="" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/p/DHxlwjwC9HR/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14">
<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4; margin-right:14px"></div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>
</div>

<div></div>

<div style="margin-left:auto; margin-right:auto"></div>

<div>
<div style="color:#3897f0"><a href="https://www.instagram.com/p/DHxlwjwC9HR/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="text-align:center" target="_blank">Bu gönderiyi Instagram'da gör</a></div>
</div>

<div></div>

<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4; margin-left:2px; margin-right:14px"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<div style="margin-left:8px">
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>

<div style="margin-left:auto">
<div></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>
</div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<p style="color:#c9c8cd; text-align:center"><a href="https://www.instagram.com/p/DHxlwjwC9HR/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="color:#c9c8cd" target="_blank">Diyanet Haber (@diyanethbr)'in paylaştığı bir gönderi</a></p>
</div>
</blockquote>
<script async src="//www.instagram.com/embed.js"></script>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Teşrik Tekbirleri nedir, nasıl okunur?</strong></span></h3>

<p><strong>Arapçası</strong>:</p>

<p>اَللّهُ اَكْبَرُ اَللّهُ اَكْبَرُ لا اِلهَ اِلاَّ اللّه وَاللّهُ اَكْبَرُ اَللّهُ اَكْبَرُ وَلِلّهِ الْحَمْدُ</p>

<p><strong>Okunuşu:</strong></p>

<p>“Allāhüekber Allāhüekber lâ ilâhe illallāhü vallāhü ekber Allāhüekber ve lillâhi’l-hamd”</p>

<p><strong>Anlamı:</strong></p>

<p>“Allah her şeyden yücedir, Allah her şeyden yücedir. Allah’tan başka ilâh yoktur, Allah her şeyden yücedir. Allah her şeyden yücedir, hamd sadece O’na mahsustur.”</p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Şafiî mezhebine göre teşrik tekbirleri nasıl okunur?</strong></span></h3>

<p>Hanefî ve Hanbelî mezheplerine göre teşrîk tekbirleri yukarıdaki gibidir.</p>

<p>Şâfiîler teşrik tekbirini şöyle okur: “Allāhüekber Allāhüekber lâ ilâhe illallāhü vallāhü ekber Allāhüekber ve lillâhi’l-hamd. Allāhüekber kebîren ve’l-hamdü lillâhi kesîren ve sübhânallāhi bükraten ve asîlâ”</p>

<h3><strong><u><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/safi-mezhebine-gore-bayram-namazi-nasil-kilinir"><span style="color:#2980b9">Şafi mezhebine göre bayram namazı nasıl kılınır?</span></a></u></strong></h3>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Bayram namazını kılmanın hükmü nedir?</strong></span></h3>

<p>Bayram namazı, biri Ramazan Bayramı’nda diğeri Kurban Bayramı’nda olmak üzere yılda iki defa kılınan iki rekatlık bir namazdır. Kendilerine cuma namazı farz olan kimselere bayram namazı kılmak Hanefîlere göre vâcip, Şâfiîlere göre sünnettir.</p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Bayram namazı kimlere vaciptir?</strong></span></h3>

<p>Bayram namazı akıllı, ergenlik çağına erişmiş, sağlıklı, hür ve mukim (misafir olmayan) erkeklere vaciptir. Kadınlar da bayanlar için bölüm ayrılan camilerde bayram namazlarına katılabilir.</p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Bayram namazının diğer namazlardan farkı nedir?</strong></span></h3>

<p>Bayram namazının diğer namazlardan kılınış bakımından farkı, her rekâtında üçer fazla tekbir olmasıdır.</p>

<p>Bu ilâve tekbirler vâcip olup birinci rekâtta kıraatten önce, ikinci rekatta kıraatten sonra alınır.</p>

<p>Hutbe cuma namazında namazdan önce, bayram namazında ise namazdan sonra okunur.</p>

<p>Cuma namazında hutbe sıhhat şartı olduğu halde, bayram namazında sünnettir.</p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Bayram namazını kaçıran kimse ne yapmalıdır?</strong></span></h3>

<p>Hanefî mezhebine göre bayram namazının cemaatle kılınması şarttır.</p>

<p>Herhangi bir sebepten dolayı bayram namazını cemaatle kılamayan kimsenin bunu kaza etmez. Bu kişinin tek başına bayram namazını kılması da gerekmez.</p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Bayram namazı ne zaman kılınır?</strong></span></h3>

<p>Bayram namazı bayramın birinci günü sabah namazının ardından güneş doğduktan sonra kılınır.</p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Bayram günlerinde oruç tutulabilir mi?</strong></span></h3>

<p>Bayram günleri, oruç tutmanın yasak olduğu günlerin başında gelir. Ramazan Bayramı’nın birinci gününde ve Kurban Bayramının dört gününde oruç tutmak tahrîmen mekruhtur (Mevsılî, el-İhtiyâr, I, 395-396).</p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Bayramda niçin oruç tutulmaz?</strong></span></h3>

<p>Ramazan Bayramı’nın birinci gününde ve Kurban Bayramının dört gününde oruç tutmanın hoş karşılanmama sebebi, bayram günlerinin yeme, içme ve sevinç günleri olmasından dolayıdır.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/F25ktle-5KY?si=oyKMnBZzS2cwZ4SY" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p>

<blockquote class="instagram-media" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/p/DHxlwjwC9HR/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14">
<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4; margin-right:14px"></div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>
</div>

<div></div>

<div style="margin-left:auto; margin-right:auto"></div>

<div>
<div style="color:#3897f0"><a href="https://www.instagram.com/p/DHxlwjwC9HR/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="text-align:center" target="_blank">Bu gönderiyi Instagram'da gör</a></div>
</div>

<div></div>

<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4; margin-left:2px; margin-right:14px"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<div style="margin-left:8px">
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>

<div style="margin-left:auto">
<div></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>
</div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<p style="color:#c9c8cd; text-align:center"><a href="https://www.instagram.com/p/DHxlwjwC9HR/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="color:#c9c8cd" target="_blank">Diyanet Haber (@diyanethbr)'in paylaştığı bir gönderi</a></p>
</div>
</blockquote>
<script async src="//www.instagram.com/embed.js"></script></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>#KEŞFET, Diyanet Bilgi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/bayram-namazi-nasil-kilinir-diyanet-adil-elzerey</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 23:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/04/bayram-namazi-nasil-kilinir.jpg" type="image/jpeg" length="46775"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arefe nedir? Ramazan bayramı arefesi ne zaman?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/arefe-nedir-ramazan-bayrami-arefesi-ne-zaman</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/arefe-nedir-ramazan-bayrami-arefesi-ne-zaman" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramazan Bayramı arefesi hangi gün? Arefe ne demektir? Arefe günü ne yapılmalıdır, fazileti nedir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Asıl olarak Kurban <strong>Bayram</strong>ı'ndan bir gün öncesine mahsus olan arefe tabiri, Türkçede <strong>Ramazan</strong> Bayramı’ndan bir gün öncesi için de kullanılmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Arefe, bayramın müjdecisidir.</strong></p>

<p style="text-align:justify">Peygamberimiz, “En hayırlı, kabulü şayan olan dua, arefe günü yapılan duadır.” (Tirmizî, Dua, 8; Malik, Dua, 500) buyurmuşlardır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>2026 yılı Ramazan Bayramı arefesi 19Mart 2026 Perşembe günüdür.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>#KEŞFET, Diyanet Bilgi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/arefe-nedir-ramazan-bayrami-arefesi-ne-zaman</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2022/04/arefenedir_2022_yili_ramazan_bayrami_arefesi_ne_zaman_h24156_554b7.jpg" type="image/jpeg" length="76574"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tesbih namazı nedir? Nasıl kılınır?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/tesbih-namazi-nedir-nasil-kilinir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/tesbih-namazi-nedir-nasil-kilinir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tesbih namazı ne demektir? Tesbih namazı kaç rekattır? Tesbih namazı ne zaman kılınır?  Tesbih Namazı nasıl kılınır?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>Tesbih namazı ne demektir?</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Her rek‘atında yetmiş beş defa <strong>سُبْحَانَ اللّٰه ِوَالْحَمْدُ لِلّٰهِ وَلَا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَاللّٰهُ اَكْبَرُ</strong> “sübhânallāhi ve’l-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallāhü vallāhü ekber” şeklinde zikir lafzı okunan dört rek‘atlı bu namaza “sübhânallah” ifadesinin çokça tekrarlanması dolayısıyla “tesbih namazı” (salâtü’t-tesbîh) adı verilmiştir.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>Tesbih ne demektir?</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Terim olarak <strong>tesbîh</strong>, “Yüce Allah’ı ulûhiyyetle bağdaşmayan sıfatlardan tenzih ederim, O’nu en üstün sıfatlarla anarım” mânasındaki sübhânallah vb. zikir lafızlarını söylemeyi ifade eder.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong><span style="color:#e74c3c">Tesbih namazının kaynağı </span></strong></h3>

<p style="text-align:justify">Hadis kaynaklarında on iki sahâbeden tesbih namazına dair rivayetler yer almış olup bunların en meşhuru İkrime’nin İbn Abbas’tan naklettiği şu hadistir. Resul-i Ekrem (sas) amcası Abbas’a (ra); “Bak amca, sana tam on faydası olan bir şey öğreteyim; bunu yaparsan günahlarının ilki sonu, eskisi yenisi, bilmeyerek işlediğin bilerek işlediğin, küçüğü büyüğü ve gizli yaptığın açıktan yaptığın on türlü günahını Allah bağışlar.” Diyerek bu namazı tavsiye etmiş ve öğretmiştir; Hz. Abbas da “Bunu her gün yapamayız.” deyince Hz. Peygamber (sas) bu namazın haftada bir, ayda bir, yılda bir veya ömürde en az bir defa kılınmasını tavsiye etmiştir. (Ebû Dâvûd, Tetavvu, 14)</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong><span style="color:#e74c3c">Tesbih namazının hükmü</span></strong></h3>

<p style="text-align:justify">Konuya ilişkin hadislerin sıhhatiyle ilgili görüş farklılıkları bulunduğu için bazı fakihler tesbih namazını müstehap, bazıları câiz, bazıları da mekruh saymıştır.</p>

<ul>
 <li style="text-align:justify">Hanefîler mendup/nâfile olarak değerlendirilmiştir.</li>
 <li style="text-align:justify">Şâfiî fakihlerinin çoğunluğu tesbih namazını müstehap kabul etmiştir.</li>
 <li style="text-align:justify">Ahmed b. Hanbel’e göre tesbih namazı konusunda sahih bir hadis bulunmadığı için böyle bir namazın kılınması mekruhtur.</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>Tesbih namazı kaç rekattır?</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Hanefilerin çoğunluğu tesbih namazının kılınış şeklini Abdullah b. Mübârek’in (Tirmizî, “Ṣalât”, 350), diğer mezheplerin çoğunluğu ise İbn Abbas’ın (Ebû Dâvûd, “Ṭatavvuʿ”, 14) rivayetini esas alarak belirlemiştir. Her ikisinde de dört rekât kılınır.<br />
Abdullah b. Mübârek, tesbih namazı gece kılındığında iki rekâtta bir selâm vermenin daha makbul sayıldığını, gündüz kılındığında ise iki veya dört rekâtta bir selâm verilebileceğini söylemiştir</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>Tesbih namazında ne okunmalıdır?</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Tesbih namazında Fatiha’dan sonra belirli surelerin okunması gerekmemekle birlikte bazı kaynaklara göre İbn Abbas Tekâsür, Asr, Kâfirûn ve İhlâs, bazı fakihler ise Hadîd, Haşr, Saf ve Tegâbün surelerinin okunmasını tavsiye etmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Her rekâtında yetmiş beş olmak üzere, dört rekâtta toplam üç yüz defa:</p>

<p dir="RTL" style="text-align:justify"><strong>سُبْحَانَ اللّٰه ِوَالْحَمْدُ لِلّٰهِ وَلَا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَاللّٰهُ اَكْبَرُ</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>“Sübhânellâhi ve’l-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illellâhü vellâhü ekber” </strong>diye tesbih okunur.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>Tesbih namazı ne zaman kılınır?</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Tesbih namazı her zaman kılınabilir. Ayda veya yılda bir defa, hiç olmazsa ömürde bir defa kılınmalıdır.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>Tesbih namazı ne zaman kılınmaz?</strong></span></h3>

<p>Tesbih namazı kerahet vakitlerinde kılınmaz.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>Tesbih Namazının Kılınışı</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify"><strong>Birinci Rekât</strong></p>

<p style="text-align:justify">“Niyet ettim Allah rızası için namaz kılmaya” diye niyet edilir.</p>

<p style="text-align:justify">“Allâhu Ekber” diyerek iftitah tekbiri alınır ve eller bağlanır.</p>

<p style="text-align:justify">Ayakta sırasıyla, Sübhâneke okunur. Sonra (15 kere tesbih) okunur. Daha sonra Eûzü Besmele, Fâtiha ve bir sure okunarak yine (10 kere tesbih) söylenir.</p>

<p style="text-align:justify">“Allâhu Ekber” diyerek rükûa varılır ve üç kere “Sübhâne Rabbiye’l-azîm” denilir, sonra da (10 kere tesbih) okunur.</p>

<p style="text-align:justify">“Semiallâhü limen hamideh” diyerek kalkılır ve ayakta “Rabbenâ leke’l-hamd” denir. Burada da (10 kere tesbih) okunur.</p>

<p style="text-align:justify">“Allâhu Ekber” diyerek secdeye varılır ve burada üç kere “Sübhâne Rabbiye’l-âlâ” dendikten sonra (10 kere tesbih) okunur.</p>

<p style="text-align:justify">“Allâhu Ekber” diyerek secdeden kalkılıp oturulur ve (10 kere tesbih) okunur.</p>

<p style="text-align:justify">Yine “Allâhu Ekber” diyerek ikinci defa secdeye gidilir ve üç kere “Sübhâne Rabbiye’l-âlâ” denilir. Peşinden de (10 kere tesbih) okunur.</p>

<p style="text-align:justify">“Allâhu Ekber” diyerek ayağa (ikinci rekâta) kalkılır ve eller bağlanır. Bundan sonraki rekâtlarda da aynı sayıda tesbih okunur. Şöyle ki:</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İkinci Rekât</strong></p>

<p style="text-align:justify">Ayakta sırasıyla, (15 kere tesbih), Besmele, Fâtiha ve bir sure okunur (10 kere tesbih).</p>

<p style="text-align:justify">“Allâhu Ekber” diyerek rükûa varılır ve üç kere “Sübhâne Rabbiye’l-azîm” denilir (10 kere tesbih).</p>

<p style="text-align:justify">“Semiallâhü limen hamideh” diyerek kalkılır ve ayakta “Rabbenâ leke’l-hamd” denir (10 kere tesbih).</p>

<p style="text-align:justify">“Allâhu Ekber” diyerek secdeye varılır ve burada üç kere “Sübhâne Rabbiye’l-âlâ” söylenir (10 kere tesbih).</p>

<p style="text-align:justify">“Allâhu Ekber” diyerek secdeden kalkılıp oturulur (10 kere tesbih).</p>

<p style="text-align:justify">Yine “Allâhu Ekber” diyerek ikinci defa secdeye gidilir ve üç kere “Sübhâne Rabbiye’l-âlâ” denilir (10 kere tesbih).</p>

<p style="text-align:justify">“Allâhu Ekber” diyerek kalkılıp oturulur.</p>

<p style="text-align:justify">Oturuşta Ettehiyyâtü okunur.</p>

<p style="text-align:justify">“Allâhu Ekber” diyerek ayağa (üçüncü rekâta) kalkılır ve eller bağlanır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Üçüncü Rekât</strong></p>

<p style="text-align:justify">Ayakta (15 kere tesbih), Besmele, Fâtiha ve bir sure okunur (10 kere tesbih).</p>

<p style="text-align:justify">“Allâhu Ekber” diyerek rükûa varılır ve üç kere “Sübhâne Rabbiye’l-azîm” denilir (10 kere tesbih).</p>

<p style="text-align:justify">“Semiallâhü limen hamideh” diyerek kalkılır ve ayakta “Rabbenâ leke’l-hamd” denir (10 kere tesbih).</p>

<p style="text-align:justify">“Allâhu Ekber” diyerek secdeye varılır ve burada üç kere “Sübhâne Rabbiye’l-âlâ” söylenir (10 kere tesbih).</p>

<p style="text-align:justify">“Allâhu Ekber” diyerek secdeden kalkılıp oturulur (10 kere tesbih).</p>

<p style="text-align:justify">Yine “Allâhu Ekber” diyerek ikinci defa secdeye gidilir ve üç kere “Sübhâne Rabbiye’l-âlâ” denilir (10 kere tesbih).</p>

<p style="text-align:justify">“Allâhu Ekber” diyerek ayağa (dördüncü rekâta) kalkılır ve eller bağlanır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Dördüncü Rekât</strong></p>

<p style="text-align:justify">Ayakta sırasıyla, (15 kere tesbih), Besmele, Fâtiha ve bir sure okunur (10 kere tesbih).</p>

<p style="text-align:justify">“Allâhu Ekber” diyerek rükûa varılır ve üç kere “Sübhâne Rabbiye’l-azîm” denilir (10 kere tesbih).</p>

<p style="text-align:justify">“Semiallâhü limen hamideh” diyerek kalkılır ve ayakta “Rabbenâ leke’l-hamd” denir (10 kere tesbih).</p>

<p style="text-align:justify">“Allâhu Ekber” diyerek secdeye varılır ve burada üç kere “Sübhâne Rabbiye’l-âlâ” söylenir (10 kere tesbih).</p>

<p style="text-align:justify">“Allâhu Ekber” diyerek secdeden kalkılıp oturulur (10 kere tesbih).</p>

<p style="text-align:justify">Yine “Allâhu Ekber” diyerek ikinci defa secdeye gidilir ve üç kere “Sübhâne Rabbiye’l-âlâ” denilir (10 kere tesbih).</p>

<p style="text-align:justify">“Allâhu Ekber” diyerek kalkılıp oturulur.</p>

<p style="text-align:justify">Bu oturuşta sırasıyla, Ettehiyyâtü, Allâhümme Salli, Allâhümme Bârik ve Rabbenâ Âtinâ... duaları okunur.</p>

<p style="text-align:justify">Önce sağa, sonra sola selam verilerek namaz bitirilir.</p>

<p style="text-align:justify">Böylece dört rekât namazda toplam 300 kere<strong> “Sübhânellâhi ve’l-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illellâhü vellâhü ekber”</strong> okunmuş olur.</p>

<blockquote>
<p style="text-align:justify"><strong><span style="color:#d35400"><i>Tesbih namazında Fâtiha’dan sonra belirli sûrelerin okunması gerekmemekle birlikte bazı kaynaklara göre İbn Abbas Tekâsür, Asr, Kâfirûn ve İhlâs, bazı fakihler ise Hadîd, Haşr, Saf ve Tegābün sûrelerinin okunmasını tavsiye etmiştir. </i></span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span style="color:#d35400"><i>Abdullah b. Mübârek, tesbih namazı gece kılındığında iki rek‘atta bir selâm vermenin daha makbul sayıldığını, gündüz kılındığında ise iki veya dört rek‘atta bir selâm verilebileceğini; sehiv secdesini icap ettiren bir durum ortaya çıktığında diğer namazlardaki gibi sehiv secdesi yapılacağını, ayrıca tesbih okunmayacağını söylemiştir. </i></span></strong></p>
</blockquote>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>Tesbih namazı cemaatle kılınabilir mi?</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Diyanet İşleri Başkanlığı, Din İşleri Yüksek Kurulu’nun bu soruya yanıtı şöyledir:</p>

<p style="text-align:justify">Tesbih namazını cemaatle kılınan nafile namazlar arasında saymamışlardır. Bu konuda Hz. Peygamberden (sas) de bir uygulama nakledilmediğinden, tesbih namazının cemaatle değil tek başına kılınması uygun olur.<br />
Kaynaklarımızda nafile namazlardan sadece teravih, küsûf (güneş tutulması) ve bir görüşe göre istiskâ (yağmur duası) namazının cemaatle kılınması meşru görülmüştür. Bunların dışındaki tüm sünnet ve nafile namazların cemaatle kılınması mekruhtur (Serahsî, el-Mebsût, II, 144).</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">[related-posts id="41460" color="bg-success"][/related-posts]</p>

<blockquote class="instagram-media" data-instgrm-captioned="" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/reel/C5V_C-fNirt/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14">
<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>
</div>

<div></div>

<div></div>

<div>
<div style="color:#3897f0"><a href="https://www.instagram.com/reel/C5V_C-fNirt/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="text-align:center" target="_blank">Bu gönderiyi Instagram'da gör</a></div>
</div>

<div></div>

<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>

<div>
<div></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>
</div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<p style="color:#c9c8cd; text-align:center"><a href="https://www.instagram.com/reel/C5V_C-fNirt/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="color:#c9c8cd" target="_blank">Diyanet Dijital (@diyanetdijital)'in paylaştığı bir gönderi</a></p>
</div>
</blockquote>
<script async src="//www.instagram.com/embed.js"></script></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>#KEŞFET, Diyanet Bilgi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/tesbih-namazi-nedir-nasil-kilinir</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 22:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/01/tesbih-namazi-nedir-nasil-kilinir-2.jpg" type="image/jpeg" length="54404"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kadir Gecesine dair merak edilenler]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kadir-gecesine-dair-merak-edilenler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kadir-gecesine-dair-merak-edilenler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadir gecesini nasıl ihya etmeliyiz? Peygamberimiz (sas) Kadir Gecesini nasıl geçirirdi? Kadir Gecesinin Fazileti, Kadir Gecesinin Önemi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><img height="2903" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/04/kadir-gecesi-hakkinda-merak-edilenler-diyanet-haber-2.jpg" width="2903" /></h3>

<h3><span style="color:#c0392b"><strong>Kadir Gecesinin Önemi</strong></span></h3>

<p>Kur’an-ı Kerim, Kadir gecesinde indirilmeye başlanmıştır.</p>

<p>“(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır...” (Bakara 185)</p>

<p>“Şüphesiz, biz onu (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik… Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır...” (Kadr 1-5)</p>

<hr />
<p><img height="2903" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/04/kadir-gecesi-hakkinda-merak-edilenler-diyanet-haber-3.jpg" width="2903" /></p>

<h3><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/kadir-gecesi-ne-demektir"><strong>Kadir ne demektir?</strong></a></h3>

<h3><span style="color:#c0392b"><strong>Kadir Gecesinin Fazileti</strong></span></h3>

<p>Peygamber Efendimiz (sas) şöyle buyurmuştur:<br />
“... İnanarak ve sevabını Allah’tan umarak Kadir gecesini ihya eden kimsenin de geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî, Fadlü leyleti’l-kadr, 1)</p>

<hr />
<p><img height="2903" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/04/kadir-gecesi-hakkinda-merak-edilenler-diyanet-haber-4.jpg" width="2903" /></p>

<p><strong><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/kadir-gecesi-ne-zaman-kadir-gecesi-anlami-ve-fazileti">Kadir gecesinin anlam ve önemi nedir? Kadir gecesinde neler oldu</a></strong><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/kadir-gecesi-ne-zaman-kadir-gecesi-anlami-ve-fazileti"><strong>?</strong></a></p>

<p><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/kadir-gecesi-ne-zaman-2024"><strong>Kadir Gecesi Neden Belirli Bir Günde Değildir?</strong></a></p>

<h3><span style="color:#c0392b"><strong>Kadir Gecesi Ne Zaman ?</strong></span></h3>

<p>Resûlullah (sas), Ramazan’ın son on gününde camiye kapanıp itikaf eder ve şöyle buyururdu:</p>

<p>“Kadir gecesini Ramazan’ın son on gününün tek sayılı gecelerinde arayın.” (Buhârî, Leyletü’l-kadr, 3)</p>

<p>“Kadir gecesini aramak isteyen 27. gecede arasın.” (Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 2/27)</p>

<hr />
<p><img height="2903" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/04/kadir-gecesi-hakkinda-merak-edilenler-diyanet-haber-5.jpg" width="2903" /></p>

<p><span style="color:#e74c3c"><strong>Kaynaklarda, Kadir Gecesi’ne dair bazı alametler zikredilmiştir.</strong></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu bağlamdaki rivayetlerin birinde, “Kadir Gecesi açık ve net bir gecedir. Sanki bu gecenin içinde ışıldayan bir ay vardır. Bu gece sakin, yağmursuz bir gecedir. Ne sıcaktır, ne de soğuk. Yıldızsızdır. O gecenin sabahında güneş ışınsız (ışınları gözü almayacak şekilde) doğar.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, XXXVII, 425.) buyurulmuştur.</p>

<p>“O gecenin alameti, o gecenin sabahında güneşin beyaz ve ışınlan gözü almayacak şekilde doğmasıdır.” (Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn, 179).<br />
Ulema Kadir gecesinin kesin olarak belirlenmemesindeki hikmeti; tüm Ramazanı ibadet şuuru içerisinde geçiren kulun Ramazanın feyzinden daha fazla istifade edeceği şeklinde yorumlar.</p>

<hr />
<h3><img height="2903" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/04/kadir-gecesi-hakkinda-merak-edilenler-diyanet-haber-6.jpg" width="2903" /></h3>

<h3><span style="color:#c0392b"><strong>Kadir Sûresinin Meali</strong></span></h3>

<p>بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ<br />
اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ ف۪ي لَيْلَةِ الْقَدْرِۚ <br />
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِۜ <br />
لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِنْ اَلْفِ شَهْرٍۜ  <br />
تَنَزَّلُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَالرُّوحُ ف۪يهَا بِاِذْنِ رَبِّهِمْۚ مِنْ كُلِّ اَمْرٍۙۛ<br />
سَلَامٌ۠ۛ هِيَ حَتّٰى مَطْلَعِ الْفَجْرِ</p>

<p>Şüphesiz, biz onu (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik. ﴾1﴿ <br />
Kadir gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin! ﴾2﴿<br />
Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. ﴾3﴿<br />
Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. ﴾4﴿<br />
O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir. ﴾5﴿</p>

<hr />
<h3><img height="2903" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/04/kadir-gecesi-hakkinda-merak-edilenler-diyanet-haber-7.jpg" width="2903" /></h3>

<h3><strong><a href="https://www.diyanethaber.com.tr/kadir-sresi-anlami-tefsiri">Kadir Sûresinin tefsiri</a></strong></h3>

<hr />
<h3><strong><span style="color:#e74c3c"><span>Peygamberimiz (sas) bu geceyi nasıl geçirirdi?</span></span></strong></h3>

<p>Müminler için en güzel örnek olan Hz. Peygamber (sas), ramazan ayını, özellikle de Kadir Gecesi’ni de içinde barındıran son on gününü en üst düzeyde ihya çabası içerisindeydi. Bu bağlamda Hz. Aişe (ra), “Hz. Peygamber (sas), ramazanın son on gününde, başka hiçbir zaman yapmadığı kadar (taat ve ibadet konusunda) gayret ederdi.” (İbn Mace, Sıyam, 57.) buyurmaktadır.</p>

<p>Hz. Âişe (ra) şöyle demiştir: Resûlullah , Ramazan’ın son on günü girdiğinde gecelerini (ibadet ve zikirle) ihya eder, ailesini uyandırır, ibadete daha da yoğunlaşır ve eşleriyle cinsel ilişkiden uzaklaşırdı. (Buhârî, Leyletü’l-kadr, 5)</p>

<p>Aynı şekilde Hz. Peygamber’in (sas), ramazan ayının son on gününe girildiğinde dünyevî işlerden uzaklaşıp itikâfa çekildiği, geceleri daha çok ibadet ve tefekkürle geçirdiği ve ailesini de bu konuda teşvik ettiği belirtilmektedir. (Buhari, “Fazlu leyleti’l-Kadr”, 5; “İ‘tikâf”, 1; Müslim, “İ‘tikâf”, 1-5; Tirmizî, “Savm”, 73.)</p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Kadir Gecesinde okunması tavsiye edilen dua</strong></span></h3>

<p>Hz. Âişe (ra):Yâ Resûlallah, hangi gecenin Kadir gecesi olduğunu bilirsem (o gece) ne diyeyim, diye sormuş, o da şöyle buyurmuştur:<br />
اللَّهُمَّ إِنَّكَ عَفُوٌّ كَرِيمٌ تُحِبُّ الْعَفْوَ فَاعْفُ عَنِّي</p>

<p>“Allâhümme inneke afüvvün tühibbü’l-afve fa’fü annî (Allah’ım, şüphesiz sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni affet).” diye dua et. (Tirmizî, Deavât, 84)</p>

<h3><img height="2903" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/04/kadir-gecesi-hakkinda-merak-edilenler-diyanet-haber-8.jpg" width="2903" /></h3>

<h3><span style="color:#c0392b"><strong>Kadir Gecesinde bizler neler yapmalıyız?</strong></span></h3>

<p>Peygamber Efendimizin yaptığı gibi ibadet ve zikre yoğunlaşabilir, “Allahım! Peygamber Efendimiz sana ne dua ettiyse, senden neler istediyse, senin sevdiğin ve razı olduğun hangi niyazlarda bulunduysa biz de onları senden istiyoruz. Bizlere kereminle, lütfunla ihsan eyle. Nelerden sana sığındıysa biz de o cürüm ve kötülüklerden sana sığınıyoruz. Bizleri muhafaza eyle...” şeklinde dualar edebiliriz.</p>

<hr />
<p><img height="2903" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/04/kadir-gecesi-hakkinda-merak-edilenler-diyanet-haber-9.jpg" width="2903" /><br />
Hata ve günahlarımıza bir daha dönmemek üzere tevbe istiğfar edebilir, Kur’an okuyup namaz kılabilir, çeşitli sadakalar ile insanları sevindirip bundan sonraki hayatımızda daha iyi bir Müslüman olmak için gayret edebiliriz.<br />
Ayrıca gün boyu ve gecesinde; İşrâk, kuşluk, evvâbin, tesbih namazı gibi nafile namazlar kılarak Allah’a yakınlaşmaya vesileler arayabiliriz.</p>

<p>[related-posts id="33072" color="bg-dark"][/related-posts]</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>#KEŞFET, Diyanet Bilgi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kadir-gecesine-dair-merak-edilenler</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 18:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/04/kadir-gecesine-dair-merak-edilenler.jpg" type="image/jpeg" length="55498"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş fırçalamak orucu bozar mı?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/dis-fircalamak-orucu-bozar-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/dis-fircalamak-orucu-bozar-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diş fırçalamak orucu bozar mı? Ağzı su ile çalkalamak orucu bozar mı?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>Boğaza su kaçırmadan ağzı su ile çalkalamak orucu bozmadığı gibi diş fırçalamakla da oruç bozulmaz. </strong></p>

<p style="text-align:justify">Bununla birlikte, diş macununun veya suyun boğaza kaçması hâlinde oruç bozulur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Orucun bozulma ihtimali dikkate alınarak, dişlerin imsakten önce ve iftardan sonra fırçalanması, oruçluyken fırçalanacaksa macun kullanılmaması uygun olur.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Bilgi, Ramazan</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/dis-fircalamak-orucu-bozar-mi</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 20:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/04/dis-fircalamak-orucu-bozar-mi.jpg" type="image/jpeg" length="42252"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Oruçluyken âdet görmeye başlayan kadın ne yapmalıdır?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/orucluyken-adet-gormeye-baslayan-kadin-ne-yapmalidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/orucluyken-adet-gormeye-baslayan-kadin-ne-yapmalidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Oruca niyetlenen bir kadın gün içinde âdet görmeye (regl olmaya) başlarsa ne yapmalıdır?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>Oruca niyetlenen bir kadın gün içinde âdet görmeye (regl olmaya) başlarsa ne yapmalıdır?</strong></span></h3>

<p>Kadınlar âdet ve lohusalık denilen özel hâllerinde namaz kılmazlar, oruç tutmazlar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Oruca niyetlenen bir kadın, gün içerisinde adet görmeye başlarsa orucunu bozar, temizlenince de bugünün orucunu kaza eder. İftar vaktine kadar oruçlu gibi davranılması doğru değildir. Ancak Ramazan’ın hassasiyetine riâyet ederek başkalarının yanında yiyip içilmemesi uygun olur.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>#KEŞFET, Diyanet Bilgi, Ramazan</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/orucluyken-adet-gormeye-baslayan-kadin-ne-yapmalidir</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 15:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/orucluyken-adet-gormeyen-baslayan-kadin-ne-yapmalidir.jpg" type="image/jpeg" length="68281"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Oruç fidyesini vermeye gücü yetmeyen ne yapmalıdır?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/oruc-fidyesini-vermeye-gucu-yetmeyen-ne-yapmalidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/oruc-fidyesini-vermeye-gucu-yetmeyen-ne-yapmalidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kimler fidye öder? Şafilere göre fidye,  Oruç fidyesi ne demektir? Fidye ne ne zaman verilir? Fidye vermeye gücü yetmeyen ne yapmalıdır?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>Fidye ne demektir?</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Fidye, bir kimseyi bulunduğu sıkıntılı durumdan kurtarmak için ödenen bedel demektir. Dinî bir terim olarak fidye, oruç ibadetinin eda edilememesi sebebiyle veya hac ibadetinin edası sırasında işlenen birtakım kusurların giderilmesi için ödenen maddi bedeli ifade eder.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>Fidye hangi durumlarda gerekir?</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">İbadetlerle ilgili fidye, oruç ve hacda söz konusudur. İhtiyarlık ve şifa ümidi olmayan bir hastalık sebebiyle oruç tutamayan ve daha sonra da kaza etmesi mümkün olmayan kimse, oruç tutamadığı her güne karşılık bir fidye öder.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#27ae60"><strong>Fidye miktarı ne kadardır?</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Kur’an-ı Kerim’de,<strong> “Oruç tutmaya güç yetiremeyenler, bir fakir doyumu kadar fidye öder.” </strong>(Bakara, 2/184) buyurulmaktadır. Bir fidye miktarı, bir sadaka-i fıtır miktarıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Sadaka-i fıtır ise bir kişiyi bir gün için doyuracak yiyecek veya bunun para olarak karşılığıdır.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>Oruç fidyesini vermeye gücü yetmeyen ne yapmalıdır?</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify"><strong>Fidye vermek durumunda olan fakat buna maddi imkânı el vermeyen kimse Allah’tan af diler. </strong></p>

<p style="text-align:justify">Günler uzun olduğu için oruç tutamayan hasta ya da yaşlılar, kısa günlerde oruç tutabilirlerse tutamadıkları orucu kısa günlerde kaza etmeleri gerekir. Bu durumda olan kimselerin vermiş oldukları fidyeler sadaka sayılır.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#27ae60"><strong>Fidye ne ne zaman verilir? </strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Oruç fidyeleri, Ramazan ayının sonunda toptan verilebileceği gibi, Ramazan ayı içinde günlük olarak veya Ramazan ayı başında da verilebilir.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>Şafi mezhebine göre fidye</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Şâfiîlere göre Ramazan ayının kaza borcu herhangi bir mazeret olmaksızın yerine getirilmeden, öteki Ramazan gelecek olursa, kaza borcuna ilaveten bir de fidye ödeme yükümlülüğü ortaya çıkar (Nevevî, el-Mecmû’, 6/364; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/175).<br />
Şâfiî mezhebinde fidye ödeme yükümlüğünün ortaya çıktığı bir diğer mesele de gebe ve emzikli kadınlarla ilgilidir. Emzirme ve hamilelik sebebiyle çocuğunun sağlığı hakkında endişe duyan annelerin, oruç tutamadıkları günleri hem kaza etmeleri hem de fidye vermeleri gerekir. Fakat çocuk hakkında değil de kendileri hakkında endişe ederlerse o zaman sadece kaza gerekir (Nevevî, el-Mecmû’, 6/267).<br />
Hac ve umre ile ilgili görevler yerine getirilirken meydana gelen bazı eksiklikler için uygulanması gereken maddi yaptırım da fidye kapsamına girer (Bakara, 2/196).</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Bilgi, Ramazan</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/oruc-fidyesini-vermeye-gucu-yetmeyen-ne-yapmalidir</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/oruc-fidyesini-vermeye-gucu-yetmeyen-ne-yapmalidir.jpg" type="image/jpeg" length="81990"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kusmak orucu bozar mı?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kusmak-orucu-bozar-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kusmak-orucu-bozar-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Miktarı ne olursa olsun kendiliğinden gelen kusuntu orucu bozmaz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3 style="text-align:justify"><strong>Kusmak orucu bozar mı?</strong></h3>

<p style="text-align:justify">Miktarı ne olursa olsun kendiliğinden gelen kusuntu orucu bozmaz. Aynı şekilde mideden ansızın ağza yükselip tekrar mideye dönen şeyler de oruca zarar vermez. Kişinin kendi isteği ile ağız dolusu kusması hâlinde ise oruç bozulur.</p>

<p style="text-align:justify">Hz. Peygamber (s.a.s.), “Oruçlu kimse kendisine hâkim olamayarak kusarsa ona kaza gerekmez. Her kim de kendi isteği ile kusarsa orucunu kaza etsin.” (Ebû Dâvûd, Savm, 32; Tirmizî, Savm, 25) buyurmuştur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Bununla birlikte, kustuğu için orucu bozuldu zannıyla yemeye içmeye devam eden kimsenin orucu bozulur. Böyle bir kimseye keffâret değil, gününe gün kaza gerekir (İbnü’l-Hümâm, Feth, II, 332; el-Fetâva’l-Hindiyye, I, 226).</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Bilgi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kusmak-orucu-bozar-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2023/04/kusmak-orucu-bozar-mi.jpg" type="image/jpeg" length="15262"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şeker hastalarının kullandığı insülin iğnesi orucu bozar mı?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/seker-hastalarinin-kullandigi-insulin-ignesi-orucu-bozar-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/seker-hastalarinin-kullandigi-insulin-ignesi-orucu-bozar-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sürekli insülin iğnesi kullanmak zorunda kalan şeker hastaları nasıl oruç tutar?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>İğnenin orucu bozup bozmayacağı, kullanılış amacına göre değerlendirilebilir. </strong></p>

<p style="text-align:justify">Ağrı dindirmek, tedavi etmek, vücudun direncini artırmak, gıda vermek gibi amaçlarla enjeksiyon yapılmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Gıda ve keyif verici olmayan enjeksiyonlar, yemek ve içmek anlamına gelmediklerinden orucu bozmazlar. Ancak gıda ve/veya keyif verici enjeksiyonlar orucu bozar.</p>

<p style="text-align:justify">Şeker hastalarının kullandıkları insülin iğnesi bu nitelikte olmadığı için orucu bozmaz.</p>

<p style="text-align:justify">Diğer yandan ehil doktorların, oruç tutmasının sağlık açısından zararlı olacağı teşhisini koyduğu bir hasta, Ramazan’da oruç tutmayabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Böyle bir kişi, eğer iyileşme ihtimali varsa orucunu daha sonra kaza etmek üzere bırakır; böyle bir ihtimal yoksa Ramazan ayının her günü için birer fidye verir.</p>

<p style="text-align:justify">İnsüline bağımlı olarak yaşayan hastaların da oruç tutmaları sağlıklarına zarar veriyorsa oruç tutmayabilirler. Tutamadıkları oruçlarının sayısınca her gün için bir fidye verirler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Bilgi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/seker-hastalarinin-kullandigi-insulin-ignesi-orucu-bozar-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/insulin-ignesi-orucu-bozar-mi.jpg" type="image/jpeg" length="86779"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Oruç kazası ve keffareti ne anlama gelmektedir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/oruc-kazasi-ve-keffareti-ne-anlama-gelmektedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/oruc-kazasi-ve-keffareti-ne-anlama-gelmektedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orucun kazası ne demektir? Orucun keffareti ne demektir?  Orucu bozan şeyler nelerdir? Orucu bozup kaza ve keffareti gerektiren şeyler nelerdir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaza: Bozulan orucun yerine gününe gün oruç tutmaktır.</p>

<p>Keffaret: Bozulan bir gün orucun yerine iki kameri ay veya altmış gün peş peşe oruç tutmak demektir. Ayrıca bozulan orucun da kaza edilmesi gerekir. Keffaret sadece Ramazan ayında tutulan orucun mazeretsiz, bile bile bozulmasının cezasıdır. Diğer oruçların bozulması hâlinde yalnız<br />
kaza, yani gününe gün oruç tutmak yeterli olur.<br />
Ramazan orucu öbür aylarda kaza edilirken bilerek bozulsa yine kaza lazım gelir, keffaret icap etmez.<br />
Keffaret orucu, ara verilmeden peş peşe tutulacağı için Ramazan ayına ve oruç tutulması haram olan günlere rastlamaması lazımdır.<br />
Keffaret orucuna kameri aylardan birinin ilk gününde başlanırsa iki ay ara vermeden oruç tutulur. Bu aylardan ikisi de yirmi dokuzar gün olsa bile iki tam ay oruç tutulduğu için keffaret tamamlanmış olur.Ayın ilk günü değil de diğer günlerde başlanırsa hiç ara vermeden 60 gün oruç tutularak keffaret tamamlanır. Herhangi bir sebeple keffaret orucuna ara verilir veya eksik tutulursa, yeniden başlayıp altmış günü kesintisiz tamamlamak lazımdır. Kadınlar keffaret orucu tutarken araya giren ayhali günlerini tutmazlar, ayhali yani âdet hâlleri bitince ara vermeden temiz günlerinde oruca devam ederek 60 günü tamamlarlar.<br />
Kadın, âdet hâli bittiği hâlde temiz olan günlerinde oruç tutmayarak keffaret orucuna ara verirse, keffarete yeniden başlaması gerekir.<br />
Aynı Ramazan’da veya değişik Ramazan aylarında birkaç defa keffareti gerektirecek şekilde orucunu bozan kimseye bunların hepsi için bir<br />
keffaret orucu yeterli olur. Ancak keffareti yerine getirdikten sonra yine kasten orucunu bozarsa bundan dolayı da ayrıca keffaret icap eder.<br />
Yaşlı veya hasta olup keffaret orucu tutmaya gücü yetmeyen kimse, keffaret olarak altmış fakiri sabah ve akşam yedirip doyurur<br />
veya yemek parasını fakirin eline verir. Her günlük yiyecek bir fitre miktarıdır. Fitre miktarı bu parayı ayrı ayrı altmış fakire verebileceği gibi, her gün bir fitre miktarı olmak üzere altmış günde bir fakire de verebilir.<br />
Altmış günlük yiyeceği veya fitre miktarı olan değerini bir günde bir fakire verirse sadece bir günlük yerine geçer.</p>

<h3><span style="color:#c0392b"><strong>Orucu Bozan Şeyler</strong></span></h3>

<p>Ramazan orucunu bozan bazı şeyler hem kaza hem de keffareti, bazı şeyler ise sadece kazayı gerektirir.</p>

<h4><span style="color:#16a085"><strong>a) Orucu Bozup Kaza ve Keffareti Gerektiren Şeyler</strong></span></h4>

<p>1. Mazeretsiz, oruçlu olduğunu bilerek bir şeyi yemek ve içmek.</p>

<p>2. Dışarıdan buğday, arpa, pirinç veya bir susam tanesi kadar bir şeyi alıp yutmak.</p>

<p>3. Oruçlu olduğunu bile bile cinsel ilişkide bulunmak. Karı kocadan biri ötekine zorla cinsel ilişkide bulunduğu takdirde, zorla ilişkide bulunana kaza ve keffaret, kendisine zorla ilişkide bulunulan kişiye ise kaza lazım gelir.</p>

<p>4. Sigara içmek, öd ağacı veya anber ile tütsülenip dumanını içeri çekmek.</p>

<p>5. Buğday ve arpa tanesi yutmak.</p>

<p>6 Az miktarda tuz yemek.</p>

<p>7. Kan aldırdıktan veya sadece karısını öptükten sonra orucu bozulduğu kanaatiyle bile bile orucunu bozmak.</p>

<p>Ramazan ayında mazereti olmadığı hâlde oruç tutmayan Müslüman büyük günah işlemiş olur. Allaha tövbe etmesi ve tutmadığı oruçları kaza etmesi gerekir</p>

<h4><span style="color:#16a085"><strong>b) Keffareti Düşüren Şeyler</strong></span></h4>

<p>Keffareti gerektiren bir şeyi yaparak orucunu bozan kimse, aynı gün oruç tutamayacak derecede hastalanır veya kadın ayhali yahut da lohusa olursa keffaret düşer, yani keffaret orucu tutması gerekmez. Ancak hastalığın kendi isteği dışında olması şarttır. Kendisi kasten hastalığa<br />
sebep olursa keffaret düşmediği gibi sefer mesafesinde bir yolculuğa çıkması ile de düşmez.</p>

<h4><span style="color:#16a085"><strong>c) Orucu Bozup, Yalnız Kazayı Gerektiren Şeyler</strong></span></h4>

<p>1. Un, hamur, bir defada çok miktarda tuz ve zeytin çekirdeği gibi yenilmesi ya da yutulması mutat olmayan şeyleri yemek veya yutmak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2. Taş, toprak, demir, altın ve gümüş gibi şeyleri yutmak.</p>

<p>3. İçi olmayan ceviz ve badem yutmak.</p>

<p>4. Boğazına kaçan kar veya yağmuru kendi isteği olmayarak yutmak.</p>

<p>5. Başkasının zorlaması ile orucu bozmak.</p>

<p>6. Dişleri arasında nohut tanesi kadar kalan yemek kırıntısını yutmak.</p>

<p>7. Abdest esnasında ağzına ve burnuna su alırken kendi elinde ol mayarak boğazına su kaçması.</p>

<p>8. Unutarak yiyip içtikten sonra orucunun bozulduğunu zannede rek yiyip içmek.</p>

<p>9. Kendi isteği ile ağız dolusu kusmak.</p>

<p>10. Kendi isteği ile içine veya genzine duman çekmek. Kendi isteği ile olmazsa oruç bozulmaz (İçeri çekilen duman sigara dumanı olursa keffaret gerekir).</p>

<p>11. Güneş batmadığı hâlde, battı zannederek iftar etmek.</p>

<p>12. İmsak vakti geçtiği hâlde daha vakit vardır zannederek yemek ve içmek.</p>

<p>13. Cinsel ilişki dışında kadına dokunmak veya öpmek sonucu bo şalmak.</p>

<p>14. Ramazan orucundan başka bir orucu bozmak.</p>

<p>15. Misafir iken oruca başlayıp ikamete niyet ettikten sonra yemek.</p>

<p>16. Mukim iken oruca başlayıp sefer mesafesi yolculuğa niyet ederek bulunduğu yerin sınırlarını geçtikten sonra orucu bozmak. Bunlardan biri ile orucu bozulan kimsenin akşama kadar yememe si, içmemesi ve cinsel ilişkide bulunmaması vacibdir. Gündüz iyileşen hasta, yolculuğu sona eren misafir, ayhali veya lohusalıktan temizlenen kadın, ergenlik çağına gelen çocuk ve Müslüman olan gayr-i müslim, Ramazan ayına saygı için günün kalan kıs mında oruçlu imiş gibi akşama kadar orucu bozacak şeylerden sakın maları uygun olur. Oruca niyetlenen kadın, gündüz ayhali veya lohusa olursa, orucu nu bozması lazımdır.</p>

<p>Kadın, henüz ayhali olmadan âdet günümdür diyerek orucunu bozmamalıdır.</p>

<p>Hasta ve yolcu olup oruç tutmayan kimseler açıktan olmamak şartıyla yiyip içebilirler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>#KEŞFET, Diyanet Bilgi, Ramazan</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/oruc-kazasi-ve-keffareti-ne-anlama-gelmektedir</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/03/oruc-kazasi-ve-keffareti-ne-anlama-gelmektedir.jpg" type="image/jpeg" length="35326"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kur'an'daki secde ayetleri hangi surelerdedir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kurdaki-secde-ayetleri-hangi-surelerdedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kurdaki-secde-ayetleri-hangi-surelerdedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kur’an’da secde ayetinin okunması veya dinlenmesi halinde yapılması gereken secdeye tilavet secdesi. Kur'an-ı Kerimde kaç yerde secde ayeti geçmektedir ve Tilavet secdesi nasıl yapılır?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote class="instagram-media" data-instgrm-captioned="" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/reel/DVA38NvDJ9V/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14">
<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4; margin-right:14px"></div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>
</div>

<div></div>

<div style="margin-left:auto; margin-right:auto"></div>

<div>
<div style="color:#3897f0"><a href="https://www.instagram.com/reel/DVA38NvDJ9V/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="text-align:center" target="_blank">Bu gönderiyi Instagram'da gör</a></div>
</div>

<div></div>

<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4; margin-left:2px; margin-right:14px"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<div style="margin-left:8px">
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>

<div style="margin-left:auto">
<div></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>
</div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<p style="color:#c9c8cd; text-align:center"><a href="https://www.instagram.com/reel/DVA38NvDJ9V/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="color:#c9c8cd" target="_blank">Diyanet Dijital (@diyanetdijital)'in paylaştığı bir gönderi</a></p>
</div>
</blockquote>
<script async src="//www.instagram.com/embed.js"></script>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>Tilavet (Okuma) Secdesi:</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Tilavet Secdesi Allah’a saygıdır. Kur’an-ı Kerim’in on dört suresinde secde ayeti vardır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu ayetlerden birini okuyan ve işitene secde etmek vacipdir.</p>

<p style="text-align:justify">Secde ayeti namazda okunursa, tilavet secdesinin namazda yapılması gerekir. Şöyle ki Secde ayetinden sonra Kur’an okumaya devam edecekse, secde okuyunca hemen tilavet secdesini yapar ve tekrar ayağa kalkarak bıraktığı yerden okumaya devam eder. Eğer secde ayetinden sonra okumaya devam etmezse veya en çok üç ayet daha okuyacak ise, rükû ve secdeye varır, ayrıca tilavet secdesi yapmak gerekmez.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Tilavet secdesiyle ilgili olarak Kur’ân-ı kerimde geçen bir ayette şöyle buyrulmaktadır:<i> “</i><i><i>Onlara Kur’ân okunduğu zaman secde etmiyorlar!”</i> (İnşikâk 84 / 21) </i></strong></p>

<p style="text-align:justify">Tilavet secdesinin vacip oluşuna delil olarak Abdullah bin Ömer (ra) şöyle bir rivayette bulunmuştur:</p>

<p style="text-align:justify">“Peygamber (sas) Kur’ân okurken içinde secde ayeti bulunan bir sureye geldiğinde secde ederdi. Biz de kendisiyle birlikte secde ederdik. Öyle ki, bir kısmımız alnını koyacak yer bulamazdı. Resûlüllah (sas) buyurdular ki: <i>“Ademoğlu secde ayetini okuduğunda secde ederse, şeytan ağlayarak oradan uzaklaşır ve şöyle der: Eyvah! Ademoğlu secde etmekle emr olundu, secde etti; ona cennet var. Ben de secde etmekle emrolundum ama isyan ettim; bana da ateş var!” (Müslim, İman,133; İbn Mâce, İkame, 70) </i></p>

<p style="text-align:justify">Kur’ân-ı Kerimdeki secde ayetlerinden birinin okunması halinde secde etmenin gerekliliği hususunda görüş birliği vardır.</p>

<p style="text-align:justify">Secde ayetini yazmakla veya okumayarak sadece bakmakla secde yapmak gerekmediği gibi, hecelemekle yani harf harf okumakla da gerekmez.</p>

<p style="text-align:justify">Secde ayetinin cemaat içinde okunması hâlinde okuyanın ileri geçmesi ve cemaatin saf bağlaması lazım değildir.</p>

<p style="text-align:justify">Herkes bulunduğu yerde kıbleye dönerek secdesini yapar. Secde yapmak için hazır olmayan kimsenin yanında secde ayetini gizlice okumak mendubdur. Bir yerde bir secde ayetini tekrar eden kimseye bir defa secde etmek yeterlidir. Ancak bulunduğu yerden başka bir yere giderse bir secde yeterli olmaz.</p>

<p style="text-align:justify">Hasta olan kimse tilavet secdesini ima ile yani baş işareti ile yapar. İçinde secde ayeti olan sureyi veya ayetleri okuyup da secdeden kaçınmak için secde ayetini atlamak mekruhtur.</p>

<p style="text-align:justify">Namazı bozan şeyler tilavet secdesini de bozar ve secdenin iade edilmesi gerekir.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>“Secde gülü” ne demektir?</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Kur’an’da Secde âyeti, genellikle sayfa kenarına ve âyetin hizasına süslü bir motif içine<strong> ”سجدة“ </strong>ibaresi yazılarak gösterilir. “Secde gülü” de denilen bu motifler basit bir daire, bir mescid gibi veya başka bir şekilde olabilir. Bazı mushaflarda secde işareti âyetin bittiği yerde âyet numarasından önce, ”سجدة“ ibaresi de sayfa kenarına konulmaktadır.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>Kur’an-ı Kerim’de kaç secde ayeti vardır?</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Kur’ân-ı Kerimde geçen secde ayetleri, 14 tanedir. Bu Ayetler şunlardır.</p>

<ol start="1" style="list-style-type:decimal" type="1">
 <li style="text-align:justify">A’râf suresinin 206;</li>
 <li style="text-align:justify">Ra’d suresinin 15,</li>
 <li style="text-align:justify">Nahl suresinin 49,</li>
 <li style="text-align:justify">İsra suresinin 107,</li>
 <li style="text-align:justify">Meryem suresinin 58,</li>
 <li style="text-align:justify">Hac suresinin 18,</li>
 <li style="text-align:justify">Sâd suresinin 24,</li>
 <li style="text-align:justify">Furkan suresinin 60</li>
 <li style="text-align:justify">Neml suresinin 25,</li>
 <li style="text-align:justify">Secde suresinin 15,</li>
 <li style="text-align:justify">Fussılet suresinin 37,</li>
 <li style="text-align:justify">Necm suresinin 62,</li>
 <li style="text-align:justify">İnşikâk suresinin 21,</li>
 <li style="text-align:justify">Alak suresinin 19'uncu ayetidir.</li>
</ol>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>Tilavet Secdesi yapmanın hükmü nedir?</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Kur'ân'da on dört yerde geçen secde âyetlerinin okunması veya işitilmesi halinde yapılan secdeye denir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu secdenin yapılması <strong>vacip</strong>tir.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>Tilavet secdesinin şartları</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Namazın İftitah tekbiri ile vaktinin belirtilmesi niyeti dışındaki bütün şartları Tilavet secdesi için de şarttır. Bu secde için İftitah tekbiri alınmaz. Müslüman, akıllı ve ergen olmak; âdet ve loğusalık hallerinden temiz olmak gibi namaz için gerekli olan vücup şartları, Tilavet secdesi için de vücup şartıdır.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>Kimler Tilavet Secdesi yapmaz? </strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Secde ayetinin okunduğunu işiten gayr-ı Müslim, deli, âdetli veya loğusa bir kimsenin Tilavet secdesi yapması gerekmez. Ama bunlardan birinin okuduğu secde ayetini işiten kimse, secde etme ehliyetine sahipse secde etmekle yükümlü olur.</p>

<p style="text-align:justify">Secde ayetinin okunduğunu işitenler, sarhoş veya cünüp olsalar bile secde etmekle yükümlü olurlar. Ancak işittikleri esnada durumları müsait olmadığından, secdeyi daha sonra kaza olarak yerine getirirler.</p>

<p style="text-align:justify">Secde ayetini deli bir kimse veya mümeyyiz olmayan bir çocuk okumuş ise, bunu duyanların secde etmeleri gerekmez. Çünkü Kur’ân-ı Kerim okumanın sahih olması için okuyan kişinin iyi ile kötüyü birbirinden ayırabilen / mümeyyiz biri olması şarttır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Elektronik cihazlarda okunan secde ayetini işitenler de secde etmekle yükümlü olmazlar.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>Tilavet secdesinin sebepleri</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Tilavet secdesinin sebepleri üç tanedir:</p>

<p style="text-align:justify"><strong>(a) </strong><strong>Secde ayetinin okunması</strong></p>

<p style="text-align:justify">Secde ayetini ister namaz dışında, ister namazda, gerek imamın ve gerekse yalnız başına namaz kılmakta olanın okuması halinde secde etmesi vaciptir.İmama uyarak namaz kılmakta olan kişiye, secde ayetini okusa bile secde etmek vacip olmaz. Çünkü bu kişinin, imamın arkasında namaz kılmaktayken Kur’ân okuması yasaktır. Dolayısıyla okuması da secde etmesini gerektirmez. Hatip, Cuma hutbesini okurken secde ayetini okursa hem kendisinin hem de kendisini dinleyenlerin secde etmeleri vacip olur. Bu secdeyi minberden inerek yapar ve cemaat de kendisiyle birlikte secde eder. Ancak minberdeyken secde ayeti okuması mekruhtur.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>(b) Secde ayetini başkasından işitmek</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>(c) İmama uyma</strong></p>

<p style="text-align:justify">İmam secde ayetini okuduğunda, kendisine uyanlar bunu işitmeseler bile secde etmekle yükümlü olurlar.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>Tilavet Secdesi Nasıl Yapılır?</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Abdestli olarak kıbleye yönelerek tilavet secdesi niyetiyle eller kaldırılmaksızın Allahü ekber denilerek secdeye varılır;</p>

<p style="text-align:justify">Secdede üç defa <strong>“sübhâne rabbiye’l-a‘lâ”</strong> denildikten sonra yine tekbirle kalkılır.</p>

<p style="text-align:justify">Secdede tesbih, hamd ve dua edilebilir. Selam verilmez.</p>

<p style="text-align:justify">Secdeden kalkarken سَمِعْنَا وَاَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَاِلَيْكَ الْمَصٖيرُ</p>

<p style="text-align:justify"><strong>“Semi‘nâ ve eta‘nâ gufrâneke rabbenâ ve ileyke’l-masîr”</strong> "İşittik, itaat ettik, bağışlamanı dileriz rabbimiz, gidiş sanadır” <strong> </strong>âyetinin okunması (el-Bakara 2/285) <strong>müstehap</strong>tır.</p>

<p style="text-align:justify">Otururken âyeti işiten kişi ayağa kalkmadan secdeye gidebilir; secdeden sonra da ayağa kalkması gerekmez; ancak her iki durumda da ayağa kalkmak müstehaptır.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#e74c3c"><strong>Tilavet Secdesi cemaat halinde mi tek başına mı yapılır?</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Topluluk içinde secde âyeti okunduğunda tek tek veya cemaat halinde secde edilebilir. Cemaat halinde secde edilecekse saf olma zorunluluğu yoktur.</p>

<p style="text-align:justify">Oturmaktayken secde ayetini okuyan kimsenin, ayağa kalkıp ondan sonra eğilip secdeye varması müstehap olur.</p>

<p style="text-align:justify">Namazda secde ayetini kıraatin sonunda okuyan kimseye Hanefîler’e göre namaz sonunda secde etmesi gerekmez çünkü rükû secde yerine geçer.</p>

<p style="text-align:justify">Namazı bozan hususlar tilâvet secdesini de bozar.</p>

<blockquote class="instagram-media" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/reel/DG3EcvtOVQH/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14">
<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4; margin-right:14px"></div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>
</div>

<div></div>

<div style="margin-left:auto; margin-right:auto"></div>

<div>
<div style="color:#3897f0"><a href="https://www.instagram.com/reel/DG3EcvtOVQH/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="text-align:center" target="_blank">Bu gönderiyi Instagram'da gör</a></div>
</div>

<div></div>

<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4; margin-left:2px; margin-right:14px"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<div style="margin-left:8px">
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>

<div style="margin-left:auto">
<div></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>
</div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<p style="color:#c9c8cd; text-align:center"><a href="https://www.instagram.com/reel/DG3EcvtOVQH/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="color:#c9c8cd" target="_blank">Diyanet Dijital (@diyanetdijital)'in paylaştığı bir gönderi</a></p>
</div>
</blockquote>
<script async src="//www.instagram.com/embed.js"></script></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>#KEŞFET, Diyanet Bilgi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kurdaki-secde-ayetleri-hangi-surelerdedir</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Feb 2026 23:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2022/12/tilavet-secdesi-nasil-yapilir.jpg" type="image/jpeg" length="88181"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Oruca ne zaman ve nasıl niyet edilir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/oruca-nasil-niyet-edilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/oruca-nasil-niyet-edilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Oruca ne zaman ve nasıl niyet edilir? Niyet etmek orucun şartlarından mıdır? Sahura kalkmak niyet sayılır mı?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Oruca nasıl niyet edilir?</strong></p>

<blockquote class="instagram-media" data-instgrm-captioned="" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/reel/DU5ultnjCUN/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14">
<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4; margin-right:14px"></div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>
</div>

<div></div>

<div style="margin-left:auto; margin-right:auto"></div>

<div>
<div style="color:#3897f0"><a href="https://www.instagram.com/reel/DU5ultnjCUN/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="text-align:center" target="_blank">Bu gönderiyi Instagram'da gör</a></div>
</div>

<div></div>

<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4; margin-left:2px; margin-right:14px"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<div style="margin-left:8px">
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>

<div style="margin-left:auto">
<div></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>
</div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<p style="color:#c9c8cd; text-align:center"><a href="https://www.instagram.com/reel/DU5ultnjCUN/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="color:#c9c8cd" target="_blank">Dijital İlmihal (@dijital.ilmihal)'in paylaştığı bir gönderi</a></p>
</div>
</blockquote>
<script async src="//www.instagram.com/embed.js"></script>

<p style="text-align:justify">Niyet etmek orucun şartlarındandır. Niyetsiz oruç sahih değildir. Kalben niyet etmek yeterli ise de niyeti dil ile ifade etmek menduptur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Oruç için sahura kalkılması da niyet sayılır. Ramazan orucu, belli günlerde tutulmak üzere adanan oruçlar ile nâfile oruçlar için niyet etme vakti, güneşin batması ile ertesi gün tepe noktasına gelmesi öncesine (on dk.) kadarki süredir ancak imsaktan sonra yapılacak niyetin geçerli olması için bu vakitten itibaren bir şey yenilip içilmemiş, oruca aykırı bir iş yapılmamış olması gerekir. Aksi takdirde gündüz niyet caiz olmaz. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/85) Bu oruçlar için “ya rınki orucu tutmaya” şeklinde mutlak niyet yeterlidir.</p>

<p style="text-align:justify">Bununla birlikte geceden niyet edilmesi ve “yarınki Ramazan orucuna” şeklinde orucun belirlenmesi daha faziletlidir. Ramazan’ın her günü için ayrı niyet edil mesi gerekir. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/126-127) Kazâ, keffâret ve bir zamana bağlı olmaksızın adanan oruçlar için gün batımından itibaren en geç imsak vaktine kadar niyet edilmiş olmalıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu tür oruçlara niyet edilirken, “falanca kazâ, keffâret veya adak orucu na” şeklinde belirtilmesi gerekir. Şâfiî mezhebine göre ise nâfile dışındaki tüm oruçlara geceden niyet edilmelidir. İmsak vaktine kadar niyet edilmemişse o günün orucu ge çerli olmaz. Nâfile oruçlara ise güneş tepe noktasına gelmeden öncesine kadar niyet edilebilir. (Şîrâzî, el-Mühezzeb, 1/331-332)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Bilgi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/oruca-nasil-niyet-edilir</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 22:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2026/02/oruca-ne-zaman-ve-nasil-niyet-edilir.jpg" type="image/jpeg" length="44027"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Berat gecesinin önemi nedir?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/berat-gecesinin-onemi-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/berat-gecesinin-onemi-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Berat gecesinin önemi nedir? Berat ne demektir? Berat gecesinde yapılabilecek ibadetler nelerdir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kameri aylardan Şaban ayının on dördüncü gününü on beşinci gününe bağlayan gece Berat gecesidir.</p>

<p>Berat sözü “berâet” kelimesinin kısaltılmış şeklidir. Borçtan, suç ve cezadan, hastalıktan kurtulmak demektir. Buna göre “Berat Gecesi” günahlardan kurtuluş gecesi demektir.</p>

<p>Müslümanlar tarafından bu gecenin derin bir saygı ve heyecan ile kutlanmasının sebebi budur.</p>

<p>Bu geceye mağfiret gecesi de denmiştir. Çünkü bu gecede pek çok kimseyi Cenab-ı Hakk’ın affedeceği Peygamberimiz tarafından bildirilmiştir.</p>

<p>Peygamberimiz bu geceyi ibadetle geçirmiştir.</p>

<p>Beyhakî’nin Alâ b. el-Hâris kanalıyla rivayet etmiş olduğu bir hadis-i şerifte Hz. Âişe (ra.) şöyle demiştir:</p>

<p>Peygamberimiz bir gece kalktı namaz kıldı. Secdeyi öyle uzattı ki secdede öldü sandım. Bunu görünce kalktım. Elimle ayağına dokununca kımıldadı (Sevindim) ve yerime döndüm. Secdede şöyle niyaz ettiğini duydum:</p>

<p>—Allahım, azabından affına, gazabından rızana sığınıyor, senden yine sana iltica ediyorum. Şanın yücedir. Sana yaptığım senayı senin kendine yaptığın senaya denk bulmuyorum. Sana gereği gibi hamdetmekten acizim.</p>

<p>Başını secdeden kaldırıp namazı bitirince,</p>

<p>—Âişe, Allah’ın Resulü sana haksızlık edecek mi sandın, buyurdu. Ben,</p>

<p>—Hayır, Vallahi, ya Resulallah, böyle sanmadım. Ancak secdede uzun süre kaldığın için öldün sandım, dedim. Bunun üzerine Peygamberimiz,</p>

<p>— Bu gece hangi gecedir, biliyor musun, buyurdu. Ben,</p>

<p>—Allah ve Resulü daha iyi bilir, dedim. Peygamberimiz,</p>

<p>—Bu gece Şaban’ın on beşinci gecesidir. Allah Teala Şaban’ın on beşinci gecesinde kullarına rahmetiyle tecelli buyurarak af dileyenleri bağışlar, merhamet isteyenlere rahmet eder, içini kin bürümüş olanları ise kendi hâllerine bırakır,(293) buyurdu.</p>

<p>Bilindiği gibi İslam’ın ilk yıllarında Kâbe putlarla dolu olduğu için Peygamberimiz, namazları Beytü’l-Makdis’e yönelerek kılıyordu. Bununla beraber kıblenin değişmesini de istiyordu. Bu durum, Peygamberimiz Medine’ye hicret ettikten sonra da on altı ay ve birkaç gün daha devam etmişti. Hicretin ikinci senesi Şaban ayının on beşinci günü Peygamberimiz ziyaret için gittiği Benî Seleme yurdundaki mescidde öğle namazının ikinci rekâtını kılarken kıblenin değiştiği hakkında ayet nazil oldu. Ayette şöyle buyruluyor:</p>

<p>وَلَئِنْ اَتَيْتَ الَّذٖينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ بِكُلِّ اٰيَةٍ مَا تَبِعُوا قِبْلَتَكَ وَمَآ اَنْتَ بِتَابِعٍ قِبْلَتَهُمْ وَمَا بَعْضُهُمْ بِتَابِعٍ قِبْلَةَ بَعْضٍۜ وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ اَهْوَآءَهُمْ مِنْ بَعْدِ مَا جَآءَكَ مِنَ الْعِلْمِۙ اِنَّكَ اِذًا لَمِنَ الظَّالِمٖينَۢ</p>

<p>“(Ey Muhammed!) Biz senin yüzünün göğe doğru çevrilmekte olduğunu görüyoruz. İşte şimdi seni memnun olacağın bir kıbleye döndürüyoruz. Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir.”(294)</p>

<p>Böylece kıble değiştirilmiş oldu. Peygamberimiz derhal namaz içinde Kâbe-i Muazzama tarafına döndü. Cemaat da safları ile Kâbe’ye yöneldiler.</p>

<p>İşte birliğin sembolü olan bu tarihi olay, Berat gecesini değerlendiren başlıca sebeptir. Peygamberimiz, bu nimeti veren Cenab-ı Hakk’a şükran borcunu yerine getirmek üzere bu geceyi ihya ediyor, ölüler ve diriler için dua ve istiğfarda bulunuyordu.</p>

<p>Berat gecesine mahsus bir namaz ve ibadet yoktur.</p>

<p>Bu gece, Kur’an okuyarak, dua ve istiğfar yaparak kaza ve nafile namazı kılarak ve yoksullara yardım ederek ihya edilir.</p>

<p>Namaz borcu olanların bu gecede en az bir günlük kaza namazı kılmaları tavsiye edilir.</p>

<p><strong>KAYNAKÇA:</strong></p>

<p>293. et-Tergîb ve’t-terhîb, II, 119.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>294. 2/Bakara, 144.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DİB İslam İlmihali</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Bilgi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/berat-gecesinin-onemi-nedir</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Feb 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/06/berat-gecesinin-onemi-nedir.jpg" type="image/jpeg" length="41247"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Berat ne demektir? Berat gecesinin önemi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/berat-ne-demektir-berat-gecesinin-onemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/berat-ne-demektir-berat-gecesinin-onemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Berat ne demektir?  Berat gecesinin önemi nedir? Berat gecesi nasıl ihya edilmelidir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color:#d35400"><strong>Berat ne demektir?</strong></span></h3>

<p>Berat Arapça berâe/berâet (البرائة) kelimesinin Türkçeleşmiş şeklidir. Berâet, “iki şey arasında ilişki olmaması; kişinin bir yükümlülükten kurtulması veya yükümlülüğünün bulunmaması” anlamına gelir. Şâbanın on beşinci gecesinde müslümanların Allah’ın affı ve bağışlaması ile günah yükünden kurtulacağı umularak bu geceye Berat gecesi denmiştir. Berat gecesi için Arapça eserlerde “şâbanın ortasındaki gece”, “mübarek gece”, “rahmet gecesi” ve “sak (الصك = belge) gecesi” mânalarına gelen terkipler kullanılmaktadır.</p>

<h3><span style="color:#d35400"><strong>Berat gecesinin önemi nedir?</strong></span></h3>

<p>Berat gecesi müslümanlarca kutsal sayılmış, bu gecenin diğer gecelerden farklı bir şekilde geçirilmesi, bu gecede daha fazla ibadet edilmesi âdet halini almıştır. Hz. Peygamber (sas)’in, <i><strong><span style="color:#16a085">“Allah Teâlâ -rahmetiyle- şâbanın on beşinci gecesi dünya semasında tecelli eder ve Kelb kabilesi koyunlarının kılları sayısından daha fazla kişiyi bağışlar” buyurduğu rivayet edilmiştir </span></strong></i>(Tirmizî, “Ṣavm”, 39; İbn Mâce, “İḳāmetü’ṣ-ṣalât”, 191). Diğer bir rivayete göre de Hz. Peygamber (sas),<span style="color:#16a085"><i><strong>“Şâbanın ortasında gece ibadet ediniz, gündüz oruç tutunuz. Allah o gece güneşin batmasıyla dünya semasında tecelli eder ve fecir doğana kadar, ‘Yok mu benden af isteyen onu affedeyim, yok mu benden rızık isteyen ona rızık vereyim, yok mu bir musibete uğrayan ona âfiyet vereyim, yok mu şöyle, yok mu böyle!’ der” buyurmuştur </strong></i></span>(İbn Mâce, “İḳāmetü’ṣ-ṣalât”, 191). Ancak eserlerinde bu hadislere yer veren Tirmizî ve İbn Mâce, bunların sened yönünden zayıf olduğuna da işaret etmektedirler.</p>

<blockquote>
<p><span style="color:#2980b9"><strong>Bir kısım âlimlerin, kıblenin Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’dan Mekke’deki Kâbe istikametine çevrilmesinin hicretin ikinci yılında Berat gecesinde vuku bulduğunu kabul etmeleri de geceye ayrı bir önem kazandırmaktadır.</strong></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3><span style="color:#d35400"><strong>Berat gecesi nasıl ihya edilmelidir?</strong></span></h3>

<p>Peygamberimizin şâban ayına ve özellikle bu ayın on beşinci gecesine ayrı bir önem vererek onu ihya ettiğine dair diğer rivayetleri göz önüne alan bazı âlimler bu geceyi namaz kılarak, Kur’an okuyarak ve dua ederek geçirmenin sevaba vesile olacağını, bu geceye mahsus olmak üzere belli bazı ibadet ve kutlama şekilleri ihdas edip âdet haline getirmenin ise dinde yeri bulunmadığını söylemişlerdir.</p>

<h3><span style="color:#d35400"><strong>Berat gecesine özel namaz var mıdır?</strong></span></h3>

<p>Kaynakların belirttiğine göre Berat gecesine ait özel bir namaz yoktur. Gazzâlî, bu gece her rek‘atında Fâtiha sûresinden sonra on bir İhlâs sûresi okunmak suretiyle kılınacak yüz rek‘at veya her rek‘atında Fâtiha’dan sonra yüz İhlâs okunan on rek‘at namazın çok sevap olduğuna dair bir rivayet naklettiği halde (İḥyâʾ, I, 203), İḥyâʾü ʿulûmi’d-dîn’deki hadisleri tenkide tâbi tutan Zeynüddin el-Irâkī (a.g.e., I, 203, dipnot 1) ile Nevevî bunun aslının olmadığını söylemişlerdir. Bu namazın bir bid‘at olduğunu kaydeden Nevevî, bu konuda Ḳūtü’l-ḳulûb ve İḥyâʾü ʿulûmi’d-dîn’de geçen rivayete aldanılmaması gerektiğini söylemekte (el-Mecmûʿ, IV, 56), Ali el-Kārî de bu rivayetin uydurma olduğunu belirterek Berat gecesi namazının 400 (1010) yılından sonra Kudüs’te ortaya çıktığını kaydetmektedir (el-Esrârü’l-merfûʿa, s. 462). Bu namazın ilk defa 448 (1056) yılında Kudüs’te Mescid-i Aksâ’da kılındığına ve zamanla yaygınlık kazanarak sünnet gibi telakki edildiğine dair bir rivayet de nakledilmektedir (Ali Mahfûz, s. 288). Ancak Fâkihî’nin (ö. 272/885’ten sonra) Mekkeliler’in bu geceyi Mescid-i Harâm’da ihya ettiklerine ve bazılarının 100 rek‘atlı bir namaz kıldığına dair rivayeti (bk. Aḫbâru Mekke, III, 84) dikkate alınırsa bu namazın daha önceden de kılındığını söylemek mümkündür.</p>

<p>Duhân sûresinde (44/3) Kur’an’ın “mübarek bir gecede” nâzil olduğu ifade edilmektedir. İslâm âlimlerinin çoğunluğuna göre burada işaret edilen gece Kadir gecesidir. Çünkü diğer âyetlerde Kur’an’ın ramazan ayında (el-Bakara 2/185) ve Kadir gecesinde (el-Kadr 97/1) indirildiği belirtilmektedir. Tâbiîn âlimlerinden İkrime’nin de dahil olduğu bir grup âlim ise Duhân sûresindeki âyetle Berat gecesine işaret edildiği kanaatindedirler. Bu takdirde Kur’an’ın tamamının Berat gecesi levh-i mahfûzdan dünya semasına indiği, Kadir gecesinde de âyetlerin peyderpey inmeye başladığı şeklinde bir yorum ortaya çıkmaktadır. Nitekim bazı müfessirler bu görüşü benimsemişlerdir (bk. Elmalılı, V, 4293-4295).</p>

<blockquote>
<p><span style="color:#2980b9"><strong>Berat gecesinin fazileti ve ihyası ile ilgili müstakil risâleler yazılmıştır (meselâ bk. Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 1591-1592; Îżâḥu’l-meknûn, I, 108; İslâm dünyasında Berat gecesinin kutlanışıyla ilgili olarak bk. KANDİL).</strong></span></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>#KEŞFET, Diyanet Bilgi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/berat-ne-demektir-berat-gecesinin-onemi</guid>
      <pubDate>Thu, 29 Jan 2026 08:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/02/berat-gecesi-ne-demektir-berat-gecesinin-onemi.jpg" type="image/jpeg" length="81647"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Miraç gecesinde peygamberimize verilen 3 hediye]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/mirac-gecesinde-peygamberimize-verilen-3-hediye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/mirac-gecesinde-peygamberimize-verilen-3-hediye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrâ ve Mir'ac ne zaman gerçekleşmiştir? Bakara sûresinin son iki âyetinin fazileti, Namazın önemi nedir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarihin her döneminde olduğu gibi Mekkeli müşrikler de İslam davetini engellemek için işkence ve eziyette sınır tanımamış, Müslümanlara karşı sosyal ve ekonomik boykot uygulamıştı. Tam boykot sona ermişti ki, bu sefer de Peygamber Efendimiz (sas), kendisini daima himaye eden amcası Ebu Talib’i ve en sıkıntılı zamanlarında destekçisi olan sevgili eşi Hz. Hatice annemizi kaybetti. Peygamberimizin himayesiz kaldığını düşünen müşrikler, O’na reva gördükleri eza ve cefayı daha da artırdı. Bir çıkış yolu arayan Allah Resûlü (sas) İslam’ı tebliğ etmek için Taif’e gitti. Ancak orada da hakaretlere maruz kaldı. Hatta taşlandı ve mübarek ayakları kan revan içinde kaldı. İşte teselliye en çok muhtaç olduğu böyle bir zamanda Cenâb-ı Hak, Habibi’ni himaye ederek O’na İsrâ ve Miraç mucizesini lütfetti.</p>

<blockquote>
<p><strong>Allah Resûlü (sas), Miraç’tan ümmetine üç büyük hediyeyle dönmüştür. (Müslim, Îmân, 279.)</strong></p>
</blockquote>

<p><span style="color:#c0392b"><strong>Bu hediyelerin birincisi Peygamberimizin “Gözümün nuru” (Nesâî, Işratü’n-nisâ’, 1.) dediği beş vakit namazdır.</strong></span></p>

<p>Namaz, Allah’la kul arasındaki güçlü iman bağının tezahürüdür. Namaz, yönünü kıbleye dönen, alnını secdeye koyan müminin manevi yükselişidir. Namaz sadece şekilden ibaret değildir. Aksine namaz, bedenen olduğu kadar zihnen ve kalben de insanı kuşatan bir ibadettir. Namaz kılan insan aynı zamanda güzel ahlaklı, dürüst, mütevazı, merhametli, adil olması beklenen insandır. İşte bu yüzden âyet-i kerimede “Muhakkak ki, namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar”(Ankebût, 29/45.) buyurulmuştur.</p>

<p><span style="color:#c0392b"><strong>Mirac’ın bir diğer hediyesi “Âmenerresûlü” olarak bildiğimiz ve her gün yatsı namazından sonra okuduğumuz Bakara Sûresi’nin son iki âyetidir.</strong></span></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Allah’ın elçisi ve müminler, rabbinden ona indirilene iman ettiler. Her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine inandılar. “O’nun elçileri arasında ayırım yapmayız” ve “İşittik, itaat ettik, bağışlamanı dileriz rabbimiz, gidiş sanadır” dediler." Bakara 285</p>

<p>"Allah hiçbir kimseyi, gücünün yetmediği bir şeyle yükümlü kılmaz; lehinde olanı da kendi kazandığıdır, aleyhinde olanı da kendi kazandığıdır. Rabbimiz! Unutur veya yanılırsak bizi cezalandırma! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme! Üstesinden gelemeyeceğimiz şeyleri boynumuza borç kılma! Bizi bağışla, ayıplarımızı ört ve bize rahmetinle muamele buyur! Sen bizim sahibimiz ve yardımcımızsın; artık inkârcı topluluğa karşı bize yardım et!" Bakara 286</p>

<p>Bu âyet-i kerimeler bize iman esaslarını, kulluk şuurunu ve sorumluluk bilincini hatırlatır. Dünyada yapıp ettiğimiz her şeyin bir hesabı olduğunu bildirir. Rabbimize içtenlikle nasıl dua ve yakarışta bulunacağımızı öğretir.</p>

<p>Sûrenin bu son iki âyetinin fazileti hakkında birçok sahih hadis rivayet edilmiştir. “Bakara sûresinin sonunda iki âyet vardır ki bir gecede okuyana onlar yeter” meâlindeki hadis bunlardandır (Buhârî, “Fezâilü’l-Kur’ân”, 10, 27, 34; diğer bazı örnekler için bk. Şevkânî, I, 342 vd.)</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Mirac’ın son hediyesi ise ümmet-i Muhammed’den Allah’a ortak koşmayanların günahlarının bağışlanacağı ve sonunda cennete girecekleri müjdesidir.</span></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Bilgi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/mirac-gecesinde-peygamberimize-verilen-3-hediye</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Jan 2026 00:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/02/mirac-gecesinde-peygamberimize-verilen-3-hediye.jpg" type="image/jpeg" length="11386"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Miraç gecesi ne olmuştur?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/mirac-gecesi-ne-olmustur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/mirac-gecesi-ne-olmustur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kur'an-ı Kerim'de Mi'rac olayı geçer mi? Buhârî ve Müslim’de Mi'rac]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>İsra ve Miraç’ın manası </strong></span></h3>

<p>İsra ve Miraç’ın asıl manası, Peygamberimizin bir gece seyahati ve yüce makamlara yükselmesidir. Yüce Yaratıcı’ya yakınlığın en üstün derecesi olan Miraç, beşer anlayışı çizgisinin ötesinde bir olaydır. Bunu tabiat kanunlarıyla açıklamak mümkün değildir.</p>

<h3><span style="color:#e74c3c"><strong>İsra ve Mi'rac ne zaman ve nasıl gerçekleşmiştir?</strong></span></h3>

<p>Bu olay, Peygamberimizin Medine’ye hicret etmesinden bir yıl önce Mekke’de meydana gelmiştir.<br />
Peygamberimiz, Recep ayının 27’nci gecesinde Kâbe’de uyuduğu sırada, kendisine Cebrail (as) adındaki melek gelmiş ve kendisinin Allah’ın yüce katına davet edildiğini bildirmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bunun üzerine Peygamberimiz, Cebrail’in (as) rehberliğinde manevi bir binit olan Burak ile Mekke’deki Mescid-i Haram’dan Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya gelmiştir.<br />
Miraç’ın bu bölümü İsrâ suresinin ilk ayetinde şöyle ifade edilmektedir: “Bir gece, kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu Mescid-i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. O, gerçekten işitendir, görendir.” (İsrâ ,17/1)</p>

<p>سُبْحَانَ الَّـذ۪ٓي اَسْرٰى بِعَبْدِه۪ لَيْلاً مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ اِلَى الْمَسْجِدِ الْاَقْصَا الَّذ۪ي بَارَكْنَا حَوْلَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ اٰيَاتِنَاۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْبَص۪يرُ</p>

<p><strong>"Bir gece, kendisine bazı âyetlerimizi gösterelim diye kulunu Mescid-i Harâm’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah eksikliklerden münezzehtir. O, gerçekten her şeyi işitmekte ve görmektedir." (İsra Suresi 1)</strong></p>

<p>Hadis kaynakları ile siyer ve delâil kitaplarında isrâ ve mi‘racla ilgili birçok rivayet mevcuttur.</p>

<p>Buhârî ve Müslim’de yer alan rivayetlerin ortak noktalarına göre olay şu şekilde cereyan etmiştir: Bir gece Resûlullah, Kâbe’de Hicr veya Hatîm denilen yerde iken bazı rivayetlerde uykuda bulunduğu sırada veya uyku ile uyanıklık arası bir halde Cebrâil geldi; göğsünü açtı, zemzemle yıkadıktan sonra içine iman ve hikmet doldurup kapattı. Burak adlı bineğe bindirip Beytülmakdis’e götürdü. Resûl-i Ekrem Mescid-i Aksâ’da iki rek‘at namaz kılıp dışarı çıktığında Cebrâil biri süt, diğeri şarap dolu iki kap getirdi. Resûlullah süt dolu kabı seçince Cebrâil kendisine “fıtratı seçtin” dedi, ardından onu alıp dünya semasına yükseltti. Semaların her birinde sırasıyla Âdem, Îsâ, Yûsuf, İdrîs, Hârûn ve Mûsâ peygamberlerle görüştü; nihayet Beytülma‘mûr’un bulunduğu yedinci semada Hz. İbrâhim’le buluştu. Sidretü’l-müntehâ denilen yere vardıklarında yazıcı meleklerin kalem cızırtılarını duydu ve Allah’ın huzuruna çıktı. Burada Cenâb-ı Hak elli vakit namazı farz kıldı. Dönüşte Hz. Mûsâ, elli vakit namazın ümmetine ağır geleceğini söyleyip Allah’tan onu hafifletmesini istemesini tavsiye etti. Namaz beş vakte indirilinceye kadar Hz. Peygamber’in huzûr-i ilâhîye müracaatı ve Mûsâ ile diyalogu devam etti (Buhârî, “Ṣalât”, 1, “Tevḥîd”, 37, “Enbiyâʾ”, 5, “Bedʾü’l-ḫalḳ”, 7, “Menâḳıb”, 24, “Menâḳıbü’l-enṣâr”, 42; Müslim, “Îmân”, 259, 262-263, “Feżâʾil”, 164; değerlendirme için aş.bk.). Bir rivayete göre Resûl-i Ekrem’e mi‘racda Bakara sûresinin son âyetleri indirilmiş ve Allah’a ortak koşmayanların affedileceği müjdesi verilmiştir (Müsned, I, 422; Müslim, “Îmân”, 279). Ancak bazı âyetlerin ayrı olarak nâzil olmasının Kur’an’ın Cebrâil tarafından indirilmesi gerçeğine aykırı düşeceği ve bu tür rivayetlerin âyetlerin faziletine hamledilmesi gerektiği belirtilmiştir (Akpınar, sy. 1 [1996], s. 95-101).<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyanet Bilgi</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/mirac-gecesi-ne-olmustur</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Jan 2026 23:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/02/mirac-gecesi-ne-olmustur.jpg" type="image/jpeg" length="37516"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
