<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Diyanet Haber</title>
    <link>https://www.diyanethaber.com.tr</link>
    <description>Diyanet Haber / Diyanet Sınav / Diyanet Duyuru / Diyanet Hutbe / Müftülükler / İslam Dünyası / Kültür Sanat / #Keşfet / www.diyanethaber.com.tr</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss/bir-hikaye" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 14 Apr 2026 14:21:16 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss/bir-hikaye"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kıssadan Hisse; Huzurun resmi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kissadan-hisse-huzurun-resmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kissadan-hisse-huzurun-resmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Huzur nedir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Georgia,serif;">Bir yarışmada, huzuru en güzel resmedecek sanatçıya büyük bir ödül verileceği ilan edilir. </span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Georgia,serif;">Sanatçılar birbirinden güzel resimler yapar ve seçilen iki resim meydana asılır. </span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Georgia,serif;">Resimlerden birinde dağların ve bulutların görüntüsünü ayna gibi yansıtan durgun bir göl vardır. </span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Georgia,serif;">Resme kim baksa mükemmel bir <strong>huzur resmi </strong>olduğunu düşünür. </span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Georgia,serif;">Diğer resimde ise gökyüzünü kaplayan kara bulutlardan yağmur yağmakta, dağın eteklerinde bir şelale çağlamaktadır. </span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Georgia,serif;">Bu resim hiç de huzurlu gözükmemektedir ama birinci seçilir. </span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Georgia,serif;">Birçok kimse yarışmanın adil şekilde sonuçlanmadığını düşünür ve bu tablo nasıl huzuru resmedebilir, bizim göremediğimiz huzur acaba nerede diye tekrar resimleri incelemeye koyulur. </span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Georgia,serif;">Derken şelalenin ardındaki kayalıkta minicik çalılık, çalılığın üstünde de bir kuş yuvası görürler. </span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Georgia,serif;">Sertçe akan suyun orta yerinde anne kuş yuvasını korumaktadır. </span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Georgia,serif;">Eserleri inceleyen heyet der ki: <em><strong>Huzur hiçbir sıkıntının ya da zorluğun olmaması değil, bütün bunların içinde bile yüreğimizin sükûn, rahatlık bulabilmesidir.</strong></em></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bir Hikaye</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kissadan-hisse-huzurun-resmi</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Nov 2022 16:35:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2022/11/kissadan_hisse_huzurun_resmi_h28648_48938.jpg" type="image/jpeg" length="33885"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cildi alacalı, kel ve kör üç kişinin kıssası]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/cildi-alacali-kel-ve-kor-uc-kisinin-kissasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/cildi-alacali-kel-ve-kor-uc-kisinin-kissasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kalbin, dilin ve bedenin şükrü nedir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Şükür, Yüce Allah'ın sayısız nimetlerine karşı kalp, dil ve beden ile övgüde ve teşekkürde bulunma, nimetleri saygı ile itiraf etmedir. </strong></p>

<p style="text-align: justify;">Kalbin şükrü, nimetleri verenin Allah olduğuna inanmak; dilin şükrü, Allah'ın verdiği nimetlere hamdetmek; bedenin şükrü, varlığını Allah'ın rızasına uygun bir şekilde sürdürmek, namaz, oruç gibi ibadetleri eda etmek ve O'nun yasaklarından uzak durup buyruklarını yerine getirmek; malın şükrü ise sadaka ve zekât vermektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;">Peygamber Efendimiz (sas) ashabına İsrailoğulları içerisinde cildi alacalı, kel ve kör üç kişinin başından geçenleri anlattı.</p>

<p style="text-align: justify;">Allah bunları imtihan etmek istedi ve onlara bir melek gönderdi.</p>

<p style="text-align: justify;"><strong>Melek, </strong>derisi alacalı olan adama geldi ve en çok istediği şeyin ne olduğunu sordu.</p>

<p style="text-align: justify;"><strong>Adam,</strong> güzel görünümlü bir cilt istediğini, çünkü insanların, mevcut görüntüsüyle kendisini çirkin bulup ondan iğrendiklerini söyledi.</p>

<p style="text-align: justify;">Bunun üzerine melek, adamın vücudunu sıvazladı ve şifa bulan adamın çirkinliği gitti.</p>

<p style="text-align: justify;">Ona çok güzel bir renk ve hoş bir görünüm verildi. Daha sonra melek ona en çok hangi malı sevdiğini sordu. Hastalıktan kurtulan adam,<strong> deveyi sevdiğini </strong>söyleyince, ona on aylık gebe bir deve verildi.</p>

<p style="text-align: justify;">Melek, devenin onun için hayırlı olmasını temenni ederek adamın yanından ayrıldı ve <strong>başı kel olan adam</strong>ın yanına gitti. Ona da en çok istediği şeyin ne olduğunu sordu. O da kendisinden kelliği giderecek güzel bir saç istediğini söyledi. Melek onun başını sıvazlar sıvazlamaz kellikten eser kalmadığı gibi çok güzel saçları da oluverdi. Melek ona da en çok hangi malı sevdiğini sordu. O,<strong> ineği sevdiğini </strong>söyleyince, kendisine gebe bir inek verildi.</p>

<p style="text-align: justify;">Melek bu adama da bahşedilen ineğin hayırlı olmasını temenni ederek yanından ayrıldı.</p>

<p style="text-align: justify;">Melek son olarak<strong> âmâ olan adamın yanına geldi</strong> ve dünyada en çok istediği şeyin ne olduğunu ona da sordu. O, görmeyen gözlerinin açılmasını ve böylece insanları görmek istediğini söyledi. Melek adamın gözlerini sıvazladı ve adam görmeye başladı. Ardından daha öncekilere sorduğu gibi ona da hangi malı çok sevdiğini sordu. Adam koyunları sevdiğini söyleyince, kendisine kuzulu bir koyun verildi.</p>

<p style="text-align: justify;">Bir müddet sonra bu kişilere bahşedilen hayvanlar yavruladı ve çoğaldı. Bu suretle birinin bir vadi dolusu devesi, diğerinin bir vadi dolusu sığırı, ötekisinin de bir vadi dolusu koyunu oldu.</p>

<p style="text-align: justify;">Aradan yıllar geçti.</p>

<p style="text-align: justify;"><strong>Melek, bu üç kişinin karşısına bir kez daha çıktı. </strong>Ama bu sefer onların karşısına çıkma sebebi, nimeti veren Allah'a karşı onları şükür imtihanına tâbi tutmaktı. Bu amaçla önce cildi alacalı olup da Allah'ın sıhhat ve mal verdiği adamın yanına geldi. Tıpkı onun eski hâli gibi hastalıklı ve yoksul bir insan suretine girmişti.</p>

<p style="text-align: justify;">Ona dedi ki, "<em><strong>Ben fakir biriyim. Bütün çarelerim tükendi. Yolculuğu tamamlayabilmem önce Allah'ın inayeti sonra da senin yardımınla mümkündür. Şimdi ben, sana güzel bir renk, güzel bir görünüm ve mal veren Allah rızası için,  senden bir deve istiyorum. Bu sayede yolculuğumu tamamlayayım ve memleketime ulaşayım.”</strong></em></p>

<p style="text-align: justify;">İnsan suretindeki meleğin isteklerini dinleyen adam, <em><strong>“(İyi ama malımda) hak sahipleri çoktur.” </strong></em>diye cevap verince, melek ona<em>,<strong> “Sanki seni tanır gibiyim. Sen insanların iğrendiği, cildi alacalı olan kişi değil miydin? Fakir olduğun hâlde Allah bu malı mülkü sana vermedi mi?”</strong> </em>diye sordu.</p>

<p style="text-align: justify;">Meleğin sorularına karşılık adam, <em><strong>“(Hayır) yemin olsun ki bu mal mülk bana atalarımdan miras kaldı.” </strong></em>dedi.</p>

<p style="text-align: justify;">Melek de ona cevaben,<em><strong> “Eğer sen yalan söylüyorsan Allah seni eski hâline döndürsün!”</strong></em> dedi ve oradan ayrıldı.</p>

<p style="text-align: justify;">Sonra kel olan adamın yanına kel bir insan suretinde gitti ve aynı şeyleri söyledi. Bu adam da alacalı adamın yaptığı gibi meleğe yardım etmeyi reddetti.</p>

<p style="text-align: justify;">Melek de ona,<em><strong> “Eğer sen bu sözlerinde yalancı isen, Allah seni eski hâline döndürsün!” </strong></em>dedi.</p>

<p style="text-align: justify;">Ardından âmâ bir insan suretine girerek eskiden âmâ olan adamın yanına giden melek, ona dedi ki, <em><strong>“Ben garib bir yolcuyum. Yolda kaldım. Önce Allah'ın, sonra senin yardımınla ancak gideceğim yere ulaşabilirim. Şimdi ben, sana görme kabiliyetini bahşeden Yüce Allah'ın rızası için, senden bir koyun istiyorum ki ondan istifade ederek gideceğim yere ulaşabileyim.” </strong></em></p>

<p style="text-align: justify;">Meleğin bu isteği üzerine âmâ olup da Allah'ın sıhhat verdiği adam dedi ki, <em><strong>“Evet ben gerçekten kördüm. Allah bana görme kabiliyetini bahşetti. Fakir idim, beni zenginleştirdi. (İşte koyunlarım!) Dilediğin kadar al. Allah'a yemin ederim ki, bugün Allah rızası için benden alacağın hiçbir şeyde sana sınır koymam.”</strong></em></p>

<p style="text-align: justify;">Bunun üzerine melek ona,<em><strong> “Malın senin olsun. Siz imtihan edildiniz; neticede Allah senden razı oldu; diğer iki arkadaşın ise Allah'ın gazabına uğradılar.” </strong></em>dedi (Buhârî, Enbiyâ, 51)</p>

<p style="text-align: justify;">Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de :</p>

<p style="text-align: justify;">“Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur. Nankörlük edene gelince, (bilmelidir ki) Rabbimin hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. O, çok kerem sahibidir.” (Neml, 27/40) buyurmaktadır.</p>

<p style="text-align: justify;">Peygamberimiz (sas) “İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah'a da şükretmez.”</p>

<p style="text-align: justify;">Kendisine bir iyilikte bulunana ya da hayrı dokunana teşekkür etmek İslâm ahlâkının gereğidir. Bunun nasıl olacağını Hz. Peygamber'den öğrenmekteyiz:</p>

<p style="text-align: justify;">“Kendisine bir ikramda bulunulan kişi, imkân bulduğu takdirde karşılığını versin. Bulamazsa (o iyiliği yapana) övgüde bulunsun. Çünkü (bir iyiliği) öven, şükran borcunu yerine getirmiş olur. İyiliği gizleyen ise nankörlük etmiş olur.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 11)</p>

<p style="text-align: justify;">“Kendisine bir iyilik yapılan kimse, iyiliği yapana, "Allah seni hayırla mükâfatlandırsın!" derse, en güzel övgüde bulunmuş olur.” (Tirmizî, Birr, 88)</p>

<p style="text-align: justify;"></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bir Hikaye</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/cildi-alacali-kel-ve-kor-uc-kisinin-kissasi</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Nov 2022 12:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2022/11/cildi_alacali_kel_ve_kor_uc_kisinin_kissasi_h28211_26c85.jpg" type="image/jpeg" length="44430"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kıssadan Hisse; Zamanın Kıymeti]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kissadan-hisse-zamanin-kiymeti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kissadan-hisse-zamanin-kiymeti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslümanın zaman hassasiyeti nasıl olmalıdır?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yurt dışına dil eğitimi için giden biri şöyle anlatır:</strong></p>

<p>Hocamız vakit hususunda çok disiplinli bir insandı, hiç müsâmahası yoktu. Kimin kaç dakika geç geldiğini tespit eder, dersten sonra onları geciktikleri süre kadar çalışmaya mecbur tutardı. </p>

<p>Tabiî onun bu muâmelesi bizim hiç hoşumuza gitmezdi.</p>

<p>Bir gün 18 dakika sınıfta kalıp ders çalışma cezası alan bir arkadaşımız kızarak hocaya karşı çıktı. </p>

<p><strong>Hoca bu talebeye şunları söyledi:</strong></p>

<p>− Arkadaşlar zamanı iyi kullanmıyorsunuz. </p>

<p>Hattâ bu konuda benim gösterdiğim hassâsiyete kızıyorsunuz. Ama ben doğru olanı yaptığıma ve haklı olduğuma inanıyorum.”</p>

<p>Çantasından bir tren târifesi çıkardı.</p>

<p>− Şuna bakınız lütfen!” dedi.</p>

<p>Trenlerin kalkış ve varış saatleri 7:17, 11:43, 15:19, 19:33 gibi küsuratlı rakamlardı.</p>

<p> Bu karışık rakamları mânâsız bulduğumuzu söyleyince, hoca şöyle dedi:</p>

<p>− Bu tren târifesi düzenlenirken İslâm’ın zaman anlayışından istifâde edilmiştir. Zira biz zamanı kullanmayı ve değerlendirmeyi müslümanlardan öğrendik. </p>

<p>Sizin ibadetleriniz için yer mühim değildir.</p>

<p>Temiz olduktan sonra dünyanın her yerinde ibadet edebilirsiniz. Lâkin zaman çok mühimdir. Çünkü her ibadetin kendine âit bir vakti vardır. Hattâ vakit, ibadetin şartıdır.</p>

<p>Yani vakitsiz ibadet ederseniz bu ibadetiniz kabul olmaz. </p>

<p>İbadetlerin vakitleri de bizim tren târifesi gibi, hep böyle 18, 17, 13, 10, 9 geçelerdir. Üstelik bu saatler de sürekli değişir. Bugün sabah namazını 6:21’e kadar kılabilirsiniz. </p>

<p>Ama yarın, 6:22’ye kadar da kılabilirsiniz. 23 geçe olmaz. Sadece <strong>namaz</strong> böyle değildir.<strong> Oruc</strong>un başlama ve bitiş saatleri de bu şekildedir.</p>

<p>Peki, bu neden böyledir? </p>

<p>Bunun ne faydası olur?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu sâyede müslümanlar her gün değişmekte olan zamana karşı uyanık olurlar… </p>

<p>Zamanın kıymetini anlar ve onu iyi değerlendirmek üzere hazırlanırlar. İbadetlerini düzenli olarak îfâ eden bir müslüman her gün değişen dakikalara ayak uydurarak yaşamak mecburiyetindedir. </p>

<p>İşte bizim zamana bakışımızın ilham kaynağı, İslâm’ın bu hassâsiyetidir.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bir Hikaye</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kissadan-hisse-zamanin-kiymeti</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Oct 2022 15:46:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2022/10/kissadan_hisse_zamanin_kiymeti_h28071_330f6.jpg" type="image/jpeg" length="31949"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İhlas ve samimiyet örneği; Mağaraya sığınan üç kişi kıssası]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/ihlas-ve-samimiyet-ornegi-magaraya-siginan-uc-kisi-kissasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/ihlas-ve-samimiyet-ornegi-magaraya-siginan-uc-kisi-kissasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İhlas ve samimiyetle amel işlemenin önemi, mağaraya sığınan üç kişinin kıssası.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>İhlas ve samimiyetle amel işlemenin önemi, mağaraya sığınan üç kişinin kıssası.</strong></p>

<p style="text-align: justify;">İyi niyet ve ihlâsla işlenen ameller, âhirette olduğu gibi dünyada da kurtuluşa vesile olur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;">İnsanların Allah katındaki kıymeti, dış görünüşlerine ve mal varlıklarına göre değil niyetlerinin samimiyetine ve işledikleri amellere göredir. Bu konuda Allah Resûlü şöyle buyurmaktadır: "Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz, ancak kalplerinize ve amellerinize bakar."<em><span style="font-size:11px;"> (Müslim, Birr, 34)</span></em></p>

<p style="text-align: justify;">Niyetin samimiyeti, ihlâslı amelle, kalbin temizliği de dışa yansıyan samimi tutum ve davranışlarla belli olur.</p>

<p style="text-align: justify;">Peygamberimiz (sas) bir gün  ashâbına niyet ve amelde samimiyetin, sadece Allah’ın hoşnutluğunu dileyerek bir işi yapmanın önemini şu kıssa ile anlatmıştır:</p>

<p style="text-align: justify;">Geçmiş zamanlarda yağmurdan kaçarak mağaraya sığınan üç kişi, bir kayanın yuvarlanıp mağaranın ağzını kapatması üzerine çaresiz kaldılar;</p>

<p style="text-align: justify;"><strong>Bunun üzerine şöyle dediler:</strong></p>

<p style="text-align: justify;">"- İyi amellerimizle duâ etmekten başka bizi buradan hiçbir şey kurtaramaz!"</p>

<p style="text-align: justify;"><strong>İçlerinden birisi şöyle duâ etti:</strong></p>

<p style="text-align: justify;">"- Allâh’ım! Benim çok ihtiyar annem ve babam vardı. Onlardan evvel ne çocuklarıma ne de hayvanlara bir şey içirmezdim. Günün birinde odun toplamak için uzaklara gitmiştim. Onlar uyuyuncaya kadar dönemedim. Akşam yemeklerini hazırladım; fakat onları uyumuş buldum. Onları uyandırmayı ve onlardan evvel âilece süt içmeyi hoş görmedim. Çanak elimde olduğu hâlde onların uyanmalarını bekledim. Nihâyet gün ağarmaya başladı. Çocuklar ayaklarımın altında açlıktan ağlıyorlardı. Derken, annem ve babam uyandılar ve sütlerini içtiler. Allâh’ım! Eğer bu işi Sen’in rızân için yapmışsam, bu taştan çektiğimiz belâyı bizden uzaklaştır!"</p>

<p style="text-align: justify;">Bunun üzerine taş bir parça açıldı, lâkin çıkılacak gibi değildi.</p>

<p style="text-align: justify;"><strong>İkincisi şöyle yalvardı:</strong></p>

<p style="text-align: justify;">"- İlâhî! Amcamın bir kızı vardı ki, onu herkesten ziyâde seviyordum. (Bir rivâyete göre: Bir erkek, bir kadını ne kadar sevebilirse, ben de o kadar seviyordum.) Onunla beraber olmak istedim. Lâkin teklîfimi kabûl etmedi. Birkaç sene sonra bir kıtlığa uğrayınca bana başvurdu. Kendisini bana teslîm etmesi şartıyla ona yüz dirhem vereceğimi söyledim. (Çâresiz) kabûl etti. Bu sûrette fırsat elverince, (kendisine el uzatacağım sırada o):<br />
'Allâh’tan kork da haksız olarak mührümü bozma!' dedi. Ben de (Allâh’tan korkarak) bu çok sevdiğim kadından (o bana teslîm olmak zorunda kaldığı hâlde) uzaklaştım. Verdiğim paraları da ona hibe ettim. Allâh’ım! Eğer bu işi sırf Sen’in rızânı kazanmak için yapmış isem, içinde bulunduğumuz belâyı üzerimizden gider!"</p>

<p style="text-align: justify;">Mağaranın kapısı bir parça daha açıldı, (ancak) yine çıkılabilecek derecede değildi.</p>

<p style="text-align: justify;"><strong>Üçüncü şahıs da şöyle duâ etti:</strong></p>

<p style="text-align: justify;">"- Allâh’ım! Ücretle birkaç amele tuttum ve ücretlerini verdim. Lâkin biri ücretini almadan bıraktı gitti. Onun ücretini ürettim. Onun hesâbına mal çoğaldı. Bir müddet sonra o adam yanıma gelerek:</p>

<p style="text-align: justify;">'Ücretimi ver!' dedi.</p>

<p style="text-align: justify;">Ben de:</p>

<p style="text-align: justify;">'Şu gördüğün deve, öküz, koyun vs. senin ücretinden üremiştir, al hepsini götür!' dedim.</p>

<p style="text-align: justify;">Şaşkınlık içinde kalan işçi sürüyü ve çobanı alıp gitmiş, olayı anlatan şahıs da, Allah’ım! Sen de biliyorsun ki ben bunu sadece senin rızan için yaptım." diyerek mağaranın açılması için Allah’a yalvarmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Bunun üzerine Allah kayanın açılmasını ve onların mağaradan kurtulmalarını sağlamıştır.<em> <span style="font-size:11px;">(Buhârî, Edeb, 5)</span></em></p>

<p style="text-align: justify;">İbadetlerin az veya çok olması değil, ihlâsla yapılmış olması önemlidir.</p>

<p style="text-align: justify;">Onun için Hz. Ali, "Amelin az olup olmamasını değil, makbul olmasını önemseyin." <span style="font-size:11px;"><em>(Tabakâtü’ş-şâfiiyyeti’l-kübrâ, VI, 379)</em></span> uyarısında bulunmuştur. Zira amelin kabulü, büyük ölçüde ihlâsla yapılmış olmasına bağlıdır. Hz. Peygamberimizin (sas) Yemen’e gönderdiği genç sahâbîsi Muâz b. Cebel, kendisine tavsiyede bulunmasını isteyince Allah’ın Elçisi, "İnancında samimi (ihlâslı) ol. O zaman sana az amel de yeter." buyurarak ihlâs ve samimiyetin önemine dikkat çekmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Hz. Ömer, "Allah’ım! Amelimin hepsini salih ve sadece senin rızana has kılınmış eyle ve amelime hiçbir şeyi ortak etme." diye dua etmiştir. <em><span style="font-size:11px;">(İbn Teymiyye, Mecmûu’l-fetâvâ, X, 173)</span></em></p>

<p style="text-align: justify;">Allah Resûlü, namazlarının ardından,</p>

<p style="text-align: justify;">"...Allah’ım! Ey Rabbimiz ve her şeyin Rabbi! Beni ve ailemi dünya ve âhirette her an sana ihlâsla bağlı kıl. Ey yücelik ve ikram sahibi!.." duasıyla Cenâb-ı Hakk'a niyazda bulunmuştur. <em><span style="font-size:11px;">(Ebû Dâvûd, Vitr, 25)</span></em></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bir Hikaye</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/ihlas-ve-samimiyet-ornegi-magaraya-siginan-uc-kisi-kissasi</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Sep 2022 13:26:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2022/09/ihlas_ve_samimiyet_ornegi_magaraya_siginan_uc_kisi_kissasi_h27530_dd6f2.jpg" type="image/jpeg" length="65470"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kıssadan Hisse: Ebu Hanife]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kissadan-hisse-ebu-hanife</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kissadan-hisse-ebu-hanife" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İmam-ı Azam Ebû Hanife'nin hayatından ibretlik kıssa; Elhamdülillah]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3 style="text-align: justify;"><em><span style="font-family:Georgia,serif;"><span style="color:#b22222;"><strong>İmam-ı Azam Ebû Hanife'nin hayatından ibretlik kıssa; Elhamdülillah</strong></span></span></em></h3>

<p style="text-align: justify;">İmam-ı Azam Ebû Hanife, ticaretle de iştigal ederdi. Bir gün talebelerine ders verirken adamın biri telaşla yanına geldi ve “Ya İmam, gemin battı.” dedi.</p>

<p style="text-align: justify;">Ebû Hanife’nin ticari mallarını taşıyan gemiyi kast etmişti. O, bu habere: “Elhamdülillah” dedi.</p>

<p style="text-align: justify;">Adam çekip gitti ve tekrar yeni bir haberle çıkageldi: “Ya İmam, yanlışlık oldu, batan gemi senin değilmiş.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;">Bu habere de aynı cevabı verdi İmam ve: “Elhamdülillah” dedi.</p>

<p style="text-align: justify;">Haberi getiren adam hayrete düştü. Biri kötü diğeri iyi, iki haber getirmişti ve Ebû Hanife ne sevinç ne de üzüntü alameti gösteriyordu. Şaşkınlıkla sordu: “Ya İmam, her iki habere de ‘Elhamdülillah’ dedin. Bu nasıl hamd etmek böyle?”</p>

<p style="text-align: justify;">İmam-ı Azam: “Sen gemin battı diye haber getirdiğinde kalbimi şöyle bir yokladım. Dünya malının gitmesinden dolayı en küçük bir üzüntü yoktu. Bu nedenle Allah’a hamd ettim. Batan geminin benimki olmadığını bilince, dünya malına kavuşmaktan dolayı kalbimde bir sevinç yoktu. Bu hâli bana bahşettiği için de Allah’a şükrettim.”</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bir Hikaye</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kissadan-hisse-ebu-hanife</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Sep 2022 12:52:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2022/09/kissadan_hisse_ebu_hanife_h27612_7f2e1.jpg" type="image/jpeg" length="38099"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
