<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Diyanet Haber</title>
    <link>https://www.diyanethaber.com.tr</link>
    <description>Diyanet Haber / Diyanet Sınav / Diyanet Duyuru / Diyanet Hutbe / Müftülükler / İslam Dünyası / Kültür Sanat / #Keşfet / www.diyanethaber.com.tr</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss/aile-1" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 14 Apr 2026 14:26:59 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/rss/aile-1"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Aile kurumunun güçlendirilmesi için 19-20 Kasım'da "Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu" düzenlenecek]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/aile-kurumunun-guclendirilmesi-icin-19-20-kasimda-aile-ve-kultur-sanat-sempozyumu-duzenlenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/aile-kurumunun-guclendirilmesi-icin-19-20-kasimda-aile-ve-kultur-sanat-sempozyumu-duzenlenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı işbirliğiyle 19-20 Kasım'da "Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu" düzenlenecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, "Aile Yılı" kapsamında "Ailemiz, Geleceğimiz" anlayışıyla Türkiye genelinde eğitimden rehberliğe, kültürden dijitalleşmeye uzanan geniş bir alanda 14 bin faaliyet gerçekleştirilmesinin ardından Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu ile önemli bir etkinliğe ev sahipliği yapılacak.</p>

<p>Türk aile yapısının kültürel derinliğini ve çağın dönüşümleri karşısında kültür ile sanatın koruyucu, birleştirici ve güçlendirici rolünü öne çıkaracak "Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu" 19-20 Kasım'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Millet Kütüphanesi'nde düzenlenecek.</p>

<p>Aile kurumunu güçlendirmeyi, aile bireylerinin olumsuz dijital içeriklere maruz kalmasını önlemeyi ve kültürel değerleri koruyan bütüncül bir dijital ekosistem oluşturulmasını amaçlayan sempozyumda, kültürel mirasın yeni nesillere aktarılmasında sanatın ve dijitalleşmenin rolü tartışmaya açılacak.</p>

<p>Sempozyum, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. İskender Pala'nın açılış konuşmalarıyla başlayacak. Programın kapanış oturumu ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleştirilecek.</p>

<h3>"Minik sanatçıların eserleri de sergilenecek"</h3>

<p>"Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu" kapsamında, "Kadim Medeniyetimizde Kültür, Sanat ve Aile", "Dijital Kültürde Sanat, Aile ve Medya", "Kültür, Sanat ve Medya Üçgeninde Aile ve Nüfus Politikaları", "Türkiye Yüzyılında Kültür, Sanat ve Aile", "Aile İçi İletişimde Kültür ve Sanatın Etkisi" ve "Kentleşmenin Aile Yaşamındaki Kültür ve Sanata Etkisi" başlıklı paneller gerçekleştirilecek.</p>

<p>Her oturumda, alanında uzman üç konuşmacı, akademik birikimi, kültürel perspektifi ve toplumsal tecrübeyi aynı zeminde buluşturacak.</p>

<p>Sempozyum konuklarını, çocukların renkli dünyasından yansıyan aile temalı resimlerin yer aldığı "Küçük Sanatçılar, Büyük Değerler" sergisi karşılayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çocukların hayal gücüyle yeniden yorumladığı aile kavramının sevgi, dayanışma ve birlikte olma sıcaklığını renklere taşıyan ve kültürel değerlerle harmanlanan bu anlamlı sergide, minik sanatçıların eserleri konuklarla buluşacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AİLE, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/aile-kurumunun-guclendirilmesi-icin-19-20-kasimda-aile-ve-kultur-sanat-sempozyumu-duzenlenecek</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Nov 2025 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/11/aile-kurumu.jpg" type="image/jpeg" length="33167"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dr. Hazırlar: Hiçbir kurum ailenin yerini alamaz]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/dr-hazirlar-hicbir-kurum-ailenin-yerini-alamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/dr-hazirlar-hicbir-kurum-ailenin-yerini-alamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te konuşan Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hüseyin Hazırlar, ailenin eğitim yuvası olduğunu vurgulayarak hiçbir kurumun aile mektebinin yerini alamayacağını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep Valiliği koordinesinde; Gaziantep Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Gaziantep İl Müftülüğü, Büyükşehir Belediyesi paydaşlığında düzenlenen “Ailenin Geleceği: Tehditler, Değerler ve Çözüm Arayışları” sempozyumu, GAÜN Atatürk Kültür Sahnesi’nde gerçekleştirildi.</p>

<p>“Aile Yılı” etkinlikleri kapsamında düzenlenen programda, aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesi ele alındı.</p>

<p><img height="1196" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/11/dr-hazirlar-hicbir-kurum-ailenin-yerini-alamaz-1.jpg" width="1712" /></p>

<p>Programda konuşan Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hüseyin Hazırlar, ailenin insanlık tarihinin en köklü kurumu olduğunu belirterek şunları ifade etti:</p>

<p>"İnsanoğlunun yeryüzü serüveni aileyle başlar. Aile, insanlık tarihinin en köklü ve en kadim müessesesidir. Aile, sadece aynı evde toplanmış insanlar topluluğu değil; işlevi, imkanları, dinamikleri itibariyle insanı ve insana ait değerleri geçmişten geleceğe taşıyan alternatifsiz bir müessesedir.</p>

<p>Aile bir eğitim yuvasıdır. Bir okuldur. İnsanın ilk mektebidir. İnsanlar hayata aile ocağında hazırlanır, milli ve manevi değerlerini önce burada öğrenir. İnsanların kişilik ve karakterleri bu ocakta şekillenir.</p>

<p>Ailenin geleceği, insanlığın geleceğidir. Aile, insanı hayata hazırlayan ilk mekteptir. Kişiliğimiz ve değerlerimiz bu ocakta şekillenir. Hiçbir kurum, aile mektebinin yerini alamaz.”</p>

<p>Dr. Hazırlar, modern çağın aile üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerek, “Sosyal medyanın bilinçsizce kullanımı, aile içi iletişimi zayıflatmakta, sevgi ve güven bağlarını zedelemektedir. Mahremiyeti aşındıran bu süreçte, aile kurumunu koruyacak güçlü bir bilinç oluşturmak hepimizin görevidir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ailenin, toplumun temeli ve geleceğin teminatı olduğunu vurgulayan Başkan Yardımcısı Hazırlar, "Aile çoğu zaman içindeyken değeri fark edilmeyen büyük bir nimettir. Dinimiz, adalet, merhamet, sevgi ve saygıya dayalı bir toplum inşa etmeyi emreder. Bu da ancak sağlam ve sağlıklı bir aile yapısıyla mümkündür." dedi.</p>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığının aileye yönelik çalışmalarına da değinen Hazırlar, "Başkanlığımız, ülke genelinde 500’ü aşkın Aile ve Dinî Rehberlik Merkezi aracılığıyla aileyi güçlendirmeye, şiddet ve bağımlılıkla mücadeleye yönelik faaliyetler yürütmektedir. Bu sempozyumda ortaya konulacak fikirlerin çalışmalarımıza önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum." diye konuştu.</p>

<p><img height="1196" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/11/dr-hazirlar-hicbir-kurum-ailenin-yerini-alamaz-3.jpg" width="1712" /></p>

<p>Sonrasında konuşan Diyanet İşleri eski Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez ise ailenin hayatî bir mesele olduğunu vurgulayarak, "Bu yılın ‘Aile Yılı’ olarak ilan edilmesi çok anlamlı. Aileyi güçlü kılan değerleri korumak, tehditleri doğru analiz etmek ve bunlara kalıcı çözümler üretmek büyük önem taşıyor. Ortak bir eylem planı, bu çalışmaların başarıya ulaşmasını sağlayacaktır." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="1196" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/11/dr-hazirlar-hicbir-kurum-ailenin-yerini-alamaz-2.jpg" width="1712" /></p>

<p>Gaziantep Valisi Kemal Çeber de “Aile, bizi biz yapan temel değerdir. Bu anlamlı kurumu korumak ve tehditlere karşı duyarlı olmak hepimizin görevidir.” şeklinde konuştu</p>

<p><img height="1196" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/11/dr-hazirlar-hicbir-kurum-ailenin-yerini-alamaz-5.jpg" width="1712" /></p>

<p>GAÜN Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan da “Toplumun temeli ailedir. Sağlam bir aile yapısı olmadan sağlıklı bir toplum inşa edemeyiz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sempozyumda; “Küreselleşme ve Aile”, “Dijitalleşme ve Medya”, “Yeni Nesilde Evlilik” ve “Ebeveynlik ve Nüfus Dinamikleri” gibi konular alanında uzman akademisyenler tarafından değerlendirildi.</p>

<p><img height="1196" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/11/dr-hazirlar-hicbir-kurum-ailenin-yerini-alamaz-11.jpg" width="1712" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AİLE, DİYANET HABER</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/dr-hazirlar-hicbir-kurum-ailenin-yerini-alamaz</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Nov 2025 16:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/11/hicbir-kurum-ailenin-yerini-alamaz.jpg" type="image/jpeg" length="60143"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Her yeni doğan bebek ve yeni evli çift adına bir fidan]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/her-yeni-dogan-bebek-ve-yeni-evli-cift-adina-bir-fidan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/her-yeni-dogan-bebek-ve-yeni-evli-cift-adina-bir-fidan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı işbirliğinde hayata geçirilen "Her Aile 1 Fidan Sevdamız Yeşil Vatan" kampanyası kapsamında her yeni doğan bebek ve yeni evli çift adına bir fidan dikiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen "11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü" çerçevesinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı işbirliğinde "Her Aile 1 Fidan Sevdamız Yeşil Vatan" kampanyası hayata geçirildi.</p>

<p>Proje kapsamında her yeni doğan bebek ve yeni evli çift adına bir fidan dikiliyor.</p>

<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde yeni doğan bebekleri ziyaret etti.</p>

<p>Göktaş ve Yumaklı, ilk olarak üçüncü evlatları dünyaya gelen Meryem-Yasin çiftinin bebekleri Asel'i ziyaret ederek sağlıkla büyümesi temennisinde bulundu.</p>

<p>Daha sonra ilk bebeklerini kucaklarına alan Asiye-Abdulkadir çiftinin evlatları Meryem ile üçüncü çocukları dünyaya gelen Şeyma-Emre çiftinin bebekleri Alpay Aslan'ı ziyaret eden Göktaş ve Yumaklı, bebekleri kucaklarına alarak yakından ilgilendi.</p>

<p>Ailelere hayata geçirilen yeni projeyle ilgili bilgi veren Göktaş ve Yumaklı, Meryem-Yasin Koşar ailesine Çorum'un Sungurlu ilçesinde, Asiye-Abdulkadir Dinçer ailesine Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde, Şeyma-Emre Uludağ ailesine Ankara'nın Etimesgut ilçesinde bebekleri adına dikilen fidanların sertifikalarını takdim etti.</p>

<h3>"81 ilimizde aile ormanlarını hayata geçireceğiz"</h3>

<p>Ziyaretin ardından açıklamada bulunan Göktaş, "Aile Yılı" kapsamında sundukları desteklerle beraber Tarım ve Orman Bakanlığı ile yeni proje başlattıklarını belirterek, "'Her Aile 1 Fidan Sevdamız Yeşil Vatan', Cumhurbaşkanı'mızın ilan ettiği 'yeşil vatan seferberliği'ne katkı sunmak amacıyla çok kıymetli bir proje. Doğan her bir bebeğimizin, evlenecek her çiftimizin artık bir fidanı olacak. Bizler de hem nikah akitlerinde hem de yeni doğan bebeklerimize sertifikalarını isme özel takdim etmiş olacağız." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Göktaş, "Aile Yılı" ve "Aile ve Nüfus 10 Yılı" kapsamında özellikle demografik değişim ve dönüşümle beraber yaşlanan nüfusa karşı önemli adımlar attıklarını hatırlatarak, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Doğum yardımlarımız, evlenecek çiftlere sunduğumuz desteklerle beraber aileyi korumanın yanında çevre seferberliği ve yeşil vatan seferberliğine destek sunmuş olduk. Bu kapsamda bu yıl içinde 81 ilimizde aile ormanlarını hayata geçireceğiz. Bu kıymetli projeyi Bakanımızla beraber yürütmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Kendisine Aile Yılı'na sunduğu desteklerden dolayı teşekkür ediyoruz."</p>

<h3>"Bir yılda yaklaşık 1,5 milyon fidanı toprakla buluşturmuş olacağız"</h3>

<p>Bakan Yumaklı da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2019'da 11 Kasım'ı "Milli Ağaçlandırma Günü" ilan ettiğini anımsatarak, "Şu anda Avrupa'da biz ağaçlandırmada birinciyiz. Onun daha da ileri götürülmesi adına her geçen yıl kampanyalar, etkinlikler yapıyoruz. Bu yıl da Milli Ağaçlandırma Bayramı başta olmak üzere bir yıl sürecek kampanyalar ve etkinlikler başlattık." dedi.</p>

<p>Bakan Göktaş'ın "Hem yeni doğan bebeklerimiz için hem de yeni evli çiftlerimiz için bir fidan dikelim." sözüne atıfta bulunan Bakan Yumaklı, şunları dile getirdi:</p>

<p>"Bu, ülkemizin geleceğe dair umutlarını taze tutmak adına son derece önemli olacak. Hem yeni doğan bebekler için hem de yeni evli çiftlerimiz için bir yılda yaklaşık 1,5 milyon gibi fidanı toprakla buluşturmuş olacağız. Her yıl 550 milyona yakın tohum ve fidanı arkadaşlarımızla toprakla buluşturuyoruz. Ülkemizin yüzde 30'u ormanlarla kaplı."</p>

<p>Yumaklı, her yıl 11 Kasım'dan başlayarak bir sonraki yılın 11 Kasım'ına kadar orman yangını veya herhangi bir nedenle etkilenmiş alanları tekrar fidanla ve tohumla buluşturduklarının altını çizerek, "Bu vesileyle bugün burada yeni doğan 3 bebeğimizi ziyaret ettik. Ülkemiz adına umutlandık. Bütün vatandaşlarımıza da buradan bir çağrıda bulunuyorum. 11 Kasım 2025 saat 11.00'de belirlenen alanları 'gelecegenefes.gov.tr' adresinden görebilirler. Hepsini alanlara bekliyoruz. 7'den 77'ye şölen havasında ülkemizin yeşil vatanına hep birlikte katkıda bulunmuş olalım." diye konuştu.</p>

<h3>Bakan Yumaklı'dan Göktaş'a "yeşil vatan seferberliği sertifikası"</h3>

<p>Açıklamaların ardından Bakan Yumaklı, Bakan Göktaş'a memleketi Afyonkarahisar'ın Emirdağ ilçesinde dikilen fidanın sertifikasını hediye etti.</p>

<p>Öte yandan iki bakanlık arasındaki protokol kapsamında 5 yıl boyunca doğan her bebek ve yeni evlenen çiftlerin adına dikilen fidanlar için düzenlenen e-sertifikalar tüm ailelere ulaştırılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AİLE, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/her-yeni-dogan-bebek-ve-yeni-evli-cift-adina-bir-fidan</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Nov 2025 08:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/11/her-yeni-dogan-bebek-ve-yeni-evli-cift-adina-bir-fidan.jpg" type="image/jpeg" length="19938"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024 tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/turkiyede-kadina-yonelik-siddet-arastirmasi-2024-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/turkiyede-kadina-yonelik-siddet-arastirmasi-2024-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakan Göktaş, "Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024"ün tamamlandığını belirterek, "Veriler hem mevcut politikalarımıza hem de gelecekteki çalışmalarımıza yön vererek, veri odaklı politikalar geliştirmemize katkı sağlayacak." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 10 yıl aradan sonra gerçekleştirilen "Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024"ün tamamlandığını belirterek, "Elde edilen veriler hem mevcut politikalarımıza hem de gelecekteki çalışmalarımıza yön vererek, veri odaklı politikalar geliştirmemize katkı sağlayacak." ifadesini kullandı.</p>

<p>Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, TÜBİTAK 1007 Programı kapsamında Marmara Üniversitesi ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) işbirliğiyle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülen "Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024"ün sonuçlandığını ve temel bulguların kamuoyuyla paylaşıldığını bildirdi.</p>

<p>Bakan Göktaş, "Şiddete karşı sıfır tolerans ilkesinden taviz vermeden sürdürdüğümüz mücadelede bugün bilimsel verilere dayalı, çözüm odaklı ve bütüncül önleme stratejileriyle birlikte yeni bir döneme giriyoruz. Bu araştırmadan elde edilen veriler, hem mevcut politikalarımıza hem de gelecekteki çalışmalarımıza yön vererek, veri odaklı politikalar geliştirmemize katkı sağlayacak." değerlendirmesini yaptı.</p>

<h3>18 bin 275 kadınla yüz yüze görüşüldü</h3>

<p>Araştırmanın, 10 yıl aradan sonra gerçekleştirildiğini ve Türkiye'nin coğrafi, demografik ve sosyoekonomik özelliklerini yansıtan temsiliyet düzeyi yüksek geniş bir örneklem üzerinde, 18 bin 275 kadınla yüz yüze görüşülerek yapıldığını kaydeden Göktaş, araştırmayla daha önce ele alınmayan dijital şiddet ve ısrarlı takip gibi yeni şiddet türlerine dair de ilk kez kapsamlı veriler elde edildiğini bildirdi.</p>

<p>Araştırmada kullanılan yöntemlerin, uluslararası kuruluşların kriterleriyle uyumlu olduğunu aktaran Göktaş, çalışmanın uluslararası veri tabanlarında Türkiye'yi temsil edecek güvenilir bir referans kaynağı olacağını vurguladı.</p>

<p>Araştırmanın bundan sonra her 5 yılda bir yapılacağının altını çizen Göktaş, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Araştırmanın sonuçlarını sadece bir raporla sınırlamıyoruz. Verileri, yapay zeka destekli analizlerin de yapılabildiği, kamuoyuna açık bir dijital platformda erişime sunacağız. Böylece akademisyenler, araştırmacılar, sivil toplum kuruluşları kadına yönelik şiddeti tüm yönleriyle inceleyebilecek. Amacımız şeffaf ve toplumsal fayda üreten bir veri kültürü inşa etmek ve ilgili paydaşlarımızla birlikte kadına yönelik şiddetle mücadelemizi daha etkili kılmaktır."</p>

<h3>"Artan tehditleri görmezden gelemeyiz"</h3>

<p>Göktaş, 2026-2030 dönemini kapsayacak Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 5. Ulusal Eylem Planı'nı yıl sonuna kadar kamuoyuna açıklayacaklarının bilgisini vererek, "Yeni dönem eylem planımızla veriye dayalı, izlenebilir ve toplum temelli politikaları hayata geçiriyoruz. Ayrıca 81 il için ayrı ayrı İl Eylem Planları hazırlıyoruz. Bu planlarla her ilin kendi dinamiğine, ihtiyacına ve risk alanlarına göre çözüm üretilmesine katkı sağlayacağız." açıklamasını yaptı.</p>

<p>Genç kadınlara yönelik şiddetin öncüllerine ve dijital şiddetle mücadeleye odaklanacaklarını kaydeden Göktaş, "Şiddet döngüsünü daha başlamadan kırmayı hedefliyoruz. Araştırma bulgularının da işaret ettiği üzere dijital ortamlarda artan tehditleri görmezden gelemeyiz. Siber zorbalık, özel hayatın ihlali, dijital takip, sosyal medya üzerinden taciz gibi yeni şiddet biçimlerine karşı özel eğitim modülleri geliştiriyoruz. Bu eğitimleri üniversite, yurtlar ve gençlik merkezlerinde uygulayarak gençlerimizi bilinçlendirmeyi ve güçlendirmeyi amaçlıyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Şiddet mağduru kadınlara yönelik travma odaklı profesyonel destek programlarını yaygınlaştıracaklarını ifade eden Göktaş, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bilimsel temele dayalı olarak geliştirilmiş programlarla, bireysel danışmanlık ve grup çalışmaları gibi yöntemlerle kadınların psikososyal olarak güçlenmesine destek sağlayacağız. Ayrıca, kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımını güçlendirmek için tüm kurumlarla işbirliği içerisinde hareket ederek İŞKUR, KOSGEB ve belediyelerle entegre bir destek ağı oluşturacağız."</p>

<h3>"Şiddetle mücadele güçlü bir irade ve topyekun bir duruş ile mümkündür"</h3>

<p>Şiddetle mücadelede önemli yapılardan 81 ilde hizmet veren Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerinin (ŞÖNİM) daha etkin, daha işlevsel hale getirildiğine işaret eden Göktaş, "ŞÖNİM'lerimizi Acil Müdahale, Tedbir Takibi, Mağdur Destek, Fail Müdahale ve Toplum Temelli Önleme gibi temel birimleri içerecek şekilde yapılandırıyoruz. Bu sayede hem mağdura hem faile hem de topluma yönelik çok yönlü ve bütüncül bir önleme ve müdahale sürecini işleteceğiz." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamındaki çalışmalara bütüncül bakış açısıyla istikrarlı bir şekilde devam edeceklerinin altını çizen Göktaş, şunları kaydetti:</p>

<p>"Kadına yönelik şiddeti açık bir insan hakkı ihlali olarak görüyor, tek bir vakaya dahi göz yummayacağımızın altını bir kez daha çizmek istiyorum. Şiddete karşı sıfır tolerans ilkesinden taviz vermeden mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Ancak şunu biliyoruz ki, şiddetle mücadele güçlü bir irade ve topyekun bir duruş ile mümkündür. Amacımız, şiddet mağduru tek bir kadının dahi kalmadığı bir geleceği hep birlikte inşa etmektir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AİLE, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/turkiyede-kadina-yonelik-siddet-arastirmasi-2024-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Oct 2025 15:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/10/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligi-2.jpg" type="image/jpeg" length="77371"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca 22-23 Mayıs'ta "Uluslararası Aile Forumu" düzenlenecek]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanliginca-22-23-mayista-uluslararasi-aile-forumu-duzenlenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanliginca-22-23-mayista-uluslararasi-aile-forumu-duzenlenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 22-23 Mayıs tarihlerinde, "Küreselleşen dünyada ailenin korunması ve güçlendirilmesi" temasıyla Uluslararası Aile Forumu'nun düzenleneceğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Göktaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ailenin, insanlığın ortak değeri olduğunu belirtti.</p>

<p>Aile Yılı kapsamında attıkları güçlü adımları, şimdi uluslararası bir dayanışmaya dönüştürdüklerini kaydeden Göktaş, "Küreselleşen dünyada ailenin korunması ve güçlendirilmesi temasıyla düzenleyeceğimiz Uluslararası Aile Forumu'nda, farklı ülkelerin deneyimlerini buluşturarak, aileyi güçlendirecek politika ve iyi uygulamaları paylaşmak üzere bir araya geliyoruz." ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Göktaş, 22-23 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek foruma "https://iff.aile.gov.tr" adresinden kayıt yapılabileceğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AİLE, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanliginca-22-23-mayista-uluslararasi-aile-forumu-duzenlenecek</guid>
      <pubDate>Tue, 06 May 2025 16:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2025/05/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanliginca-22-23-mayista-uluslararasi-aile-forumu-duzenlenecek.jpg" type="image/jpeg" length="29202"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye, İstanbul Sözleşmesi'nden ayrıldı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/turkiye-istanbul-sozlesmesinden-ayrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/turkiye-istanbul-sozlesmesinden-ayrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye, İstanbul Sözleşmesi'nden ayrıldı.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan</strong>'ın imzasını taşıyan kararda şu ifadeler yer aldı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;">"Türkiye Cumhuriyeti adına 11/5/2011 tarihinde imzalanan ve 10/2/2012 tarihli ve 2012/2816 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile onaylanan Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi'nin <strong>Türkiye Cumhuriyeti </strong>bakımından feshedilmesine, 9 sayılı <strong>Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi</strong>nin 3'üncü maddesi gereğince karar verilmiştir."</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AİLE</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/turkiye-istanbul-sozlesmesinden-ayrildi</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Mar 2021 05:33:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2021/03/turkiye_istanbul_sozlesmesi_nden_ayrildi_h14959_d6931.jpg" type="image/jpeg" length="19113"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Martı: Kadın mülkiyet değil, emanet ilişkisiyle eşine bağlı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/prof-dr-marti-kadin-mulkiyet-degil-emanet-iliskisiyle-esine-bagli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/prof-dr-marti-kadin-mulkiyet-degil-emanet-iliskisiyle-esine-bagli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Huriye Martı, "Kadın, İslam'ın temel ilkelerine, yani Kuran-ı Kerim'in ayetlerine ve Peygamberimizin uygulamalarına göre erkekle aynı temel haklara, sosyal, hukuki ve dini anlamda aynı dokunulmazlıklara sahip bir bireydir. Bu tartışılmaz bir konudur." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Huriye&nbsp;Martı, Kırıkkale'deki Emine Bulut cinayetine ve kadına yönelik şiddete ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.</strong></p>

<p>Bir kadının insan olarak onuruna, kişiliğine, haklarına ve canına uzanan eli, "haince, hunharca, zalimce" olarak nitelendiren Martı, aklı başında bir Müslümanın, feraset sahibi bir insanın, vicdanlı bir bireyin kadına yönelik şiddeti kabullenmesinin ya da görmezden gelmesinin mümkün olmadığını vurguladı.</p>

<p>Bir insanın, can, beden, mal, akıl, inanç, onur, namus dokunulmazlığının bulunduğunu aktaran Martı, bu dokunulmazlıkların her insan için geçerli olduğunu dile getirdi.</p>

<p>İslam'ın, kadın ve erkeği aynı öz değere sahip birer insan, birey, fert olarak gördüğüne işaret eden Martı, Allah katında kul olma bakımından erkek ve kadın arasında fark bulunmadığına dikkati çekti.</p>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığının ilk kadın başkan yardımcısı Martı, insan olma şerefinde buluşan kadın ve erkeğin, Allah tarafından birbirlerine değer vermeleri istenen ve birbirlerine emanet edilen iki varlık olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>"Emanet ifadesi, sorumluluk üstlenen ve mülkiyet iddiası gütmeyen bir bakışı ifade eder."</strong></p>

<p>Şiddetle mücadele konusunda zihniyet dönüşümünü önemsediklerini dile getiren Martı, erkekler tarafından kadınların bir mülk ve eşya gibi algılanmasının şiddeti tetiklediğinin altını çizdi.</p>

<p><strong>Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Martı, şöyle devam etti:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Kadının sahibi olduğunu iddia eden, ona eşya muamelesi yapan ve onunla mülkiyet bağı kuran erkek, gözünü kırpmadan şiddete yönelebiliyor. Oysa İslam'ın öngördüğü kilit bir kavram var, "emanet" kavramı. Emanet bilinci, kainattaki bütün varlıkların Allah'a ait olduğunu, insanın sadece emanetçi olarak bir süreliğine onlarla yaşam sürdüğünü ifade eden bir üst bakışı ifade ediyor. Dolayısıyla bir erkek, eşine karşı dilediği gibi tasarrufta bulunma hakkına sahip değildir. Ahlaka ve hukuka uygun davranmakla yükümlüdür. Çünkü karşısında bir nesne değil, özne vardır.</p>

<p>Peygamberimizin veda hutbesinde, 'Alllah'tan korkun, çünkü siz kadınları Allah'ın emaneti olarak aldınız' ifadesinde geçen "emanet" kavramı, kadının birey olmasının alternatifi değildir. Aksine kadının birey olduğunu, erkeğin mülkiyetinde bulunmadığını, kadına karşı her türlü olumsuz davranışın "emanetin sahibi olan Allah" tarafından sorgulanacağını ifade eder. Nitekim "Sizin kadınlar üzerinde hakkınız olduğu gibi, kadınların da sizin üzerinizde hakkı vardır" buyuran Hz. Peygamber'in, kadını birey olarak tanıyan ve haklarına işaret eden sayısız sözü vardır.&nbsp;</p>

<p>Kadının hem toplumsal hayatta hem de Allah karşısında sorumluluk üstlenen, kendi ayakları üzerinde duran, kendi kararlarını alıp, bu kararlarının sonuçlarına da dünya ve ahirette kendisi katlanan bir birey olarak İslam'da saygınlığı kesindir."</p>

<p>"Emanet" ve "birey" kavramlarının birbirinin yerine kullanılan kavramlar olmadığına işaret eden Martı, emanetin, mülkiyet kavramının karşısında kullanıldığını ifade etti.</p>

<p><strong>- "İstersem severim, istersem döverim diyemezsin"</strong><br />
&nbsp;<br />
İslam'ın kadın ve erkek arasında "özneler arası" bir iletişim öngördüğünü anlatan Martı, şunları kaydetti:<br />
&nbsp;<br />
"Bir erkek emanet bilinciyle hayata bakmadığında, eşinin maliki olduğunu sandığında, 'Benim değil mi? İstediğimi yaparım' gibi son derece umarsız bir tavırla sorumluluklarını göz ardı ettiğinde kadına zarar vermektedir.</p>

<p>Peygamberimizin "Allah'ın emaneti" ifadesini kullanması bilinçli bir tercihtir ve kadını erkeğin yanında sığıntı konumuna düşürmez. Aksine erkeğin mülkiyet iddiasını ve sınırsız hak talebini ortadan kaldırmayı hedefler. Kadın senin mülkün değil! Çünkü bütün canlılar Allah'ındır, canların sahibi Allah'tır. Kadın sana ancak emanet! Çünkü bütün canlılar birbirine emanettir. Sahibi değilsen el uzatamazsın. Keyfi davranamaz, haklarını ihlal edemez, tahakküm kuramazsın. 'İstersem severim, istersem döverim' diyemezsin."</p>

<p>Martı, kadın cinayetlerinin arkasında yatan çarpık zihniyete dikkat çekerek, bugün boşandığı eşi üzerinde tahakküm kurmaya, hala onun hayatını yönetmeye çalışan, mülkiyetçi ve zorba bakışın şiddetin kaynağı olduğunu dile getirdi. Toplumun &nbsp;elbette kadını eli bıçaklı bir caniye emanet etmediğini söyleyen Martı, ama kendisine güvenerek evlenen bir kadının canına kıyan erkeğin, İslam'a göre, "Yüce Yaratıcının emanetine hıyanet" gibi büyük bir suç işlediğini söyledi. Martı, benzer şekilde töre ve namus cinayetlerinin de kadını özne ve birey olarak görmeyen, aksine nesne ve erkeğin mülkü olarak değerlendiren bir bakıştan kaynaklandığını ifade etti.</p>

<p>Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş'ın Kırıkkale'deki cinayete ilişkin yaptığı açıklamaya da değinen Martı, hutbedeki emanet vurgusunun da bir erkeğin eşi üzerinde mülkiyet iddiasıyla gaddarlık yapamayacağı anlamına geldiğini ve erkeğe sorumluluklarını hatırlattığını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AİLE</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/prof-dr-marti-kadin-mulkiyet-degil-emanet-iliskisiyle-esine-bagli</guid>
      <pubDate>Thu, 29 Aug 2019 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2019/08/prof_dr_marti_kadin_mulkiyet_degil_emanet_iliskisiyle_esine_bagli_h7262_3a645.jpg" type="image/jpeg" length="37619"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyanet kıraathanelerde aile bilinci sohbetleri başlattı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/diyanet-kiraathanelerde-aile-bilinci-sohbetleri-baslatti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/diyanet-kiraathanelerde-aile-bilinci-sohbetleri-baslatti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı, "Ailenin Korunması ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesinde Toplumsal Farkındalığın Sağlanması" başlığıyla bölgesel eğitimler başlattı. Eğitim kapsamında kıraathanelerde de konuyla ilgili sohbetler yapılacak. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Diyanet İşleri Başkanlığı, ailenin korunması, güçlendirilmesi ve aile içerisinde meydana gelen şiddet hadiselerinin son bulması için "Ailenin Korunması ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesinde Toplumsal Farkındalığın Sağlanması" başlığıyla bölgesel eğitimler başlattı.&nbsp;</strong></p>

<p>Aile ve Dini Rehberlik Dairesi tarafından planlanan eğitimler, ilk olarak Doğu Anadolu Bölgesi’nde Ardahan, Erzincan, Erzurum, Kars illeri ile İç Anadolu Bölgesi’nde Kırıkkale, Kırşehir, Sivas ve Yozgat illerinde düzenlendi.<br />
&nbsp;<br />
Eğitimler, Diyanet İşleri Başkanlığı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca belirlenen uzman ekipler tarafından gerçekleştirildi. Program kapsamında ilkin valilikler ziyaret edilerek eğitimler hakkında bilgi verildi. Eğitimler kapsamında il müftüsünün moderatörlüğünde bir panel düzenlendi. Konu ile ilgili Cuma vaazı ile kıraathane sohbetleri yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sosyal ve kültürel değişimlerin, ekonomik ve teknolojik gelişmelerin aileye olumsuz etkilerini ve bunları önlemek için genç-yaşlı, kadın-erkek demeden bütün aile bireylerinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekilen eğitimlerde, aile içerisinde merhamet, şefkat ve adalet gibi kavramların aile içi iletişime etkisine değiniliyor.<br />
&nbsp;<br />
Bugün insanımızı şiddete sürükleyen algı bozuklukları nelerdir?, Aile içi şiddetin bir pişmanlık sebebi olmaktan çıkmasında hangi geleneksel yargılar etkilidir?, Şiddetin yayılmasında hangi kültürel kalıplar referans alınmaktadır? gibi soruların ele alındığı eğitimler, önümüzdeki günlerde diğer bölge ve illerde de uygulanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AİLE</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/diyanet-kiraathanelerde-aile-bilinci-sohbetleri-baslatti-1</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jul 2019 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2019/07/diyanet_kiraathanelerde_aile_bilinci_sohbetleri_baslatti_h6355_c3ac5.jpg" type="image/jpeg" length="68449"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Duygusal boşluk içerisindeki çocuk sanal bağımlılıklara yöneliyor]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/duygusal-bosluk-icerisindeki-cocuk-sanal-bagimliliklara-yoneliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/duygusal-bosluk-icerisindeki-cocuk-sanal-bagimliliklara-yoneliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Tarhan, çocuklar ve gençler mutlu olursa dijital dünyadaki mutluluğa ihtiyaç duymayacaklarını belirterek, "Duygusal boşluk içerisindeki çocuk, sanal bağımlılıklara yöneliyor." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Üsküdar Üniversitesi Rektörü Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan</strong>, dijital bağımlılığın çocuklar ve gençler üzerindeki psikolojik yansımalarına ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><strong>Teknoloji</strong>nin özellikle Y ve Z kuşakları arasında yaygın kullanıldığını, bu durumunun, aşırı, kötü, tehlikeli ve zararlı kullanımları da beraberinde getirdiğini belirten Tarhan, öte yandan dijital mecranın toplumdaki ulaşılabilirliği arttırması, hayatı kolaylaştırması ve refah seviyesine ciddi katkılarda bulunması sebebiyle faydalı da olduğunu ifade etti.&nbsp;</p>

<p><strong>Prof. Dr. Nevzat Tarhan</strong>, dijital dünyayla fazla temasta bulunan kişilerin, bunu kötüye kullanıma yöneldiklerine ya da kullanımının zararlarını taşıdıklarına dikkat çekerek, bazı kişilerin de genetik olarak "bağımlılık risk grubunda" yer aldıkları için bağımlı olduklarını belirtti.</p>

<p>Bağımlılık ve bağlanma arasında, bir nedensellik bağı bulunduğunu aktaran Tarhan, şöyle devam etti:</p>

<p>"Bağlanma, sosyal bir varlık olan insan için temel özelliklerinden biri. Bağlanma duygusunda kişinin aileye ait hissetmesi hem de özgür olmayı başarması gerekiyor. Bazı kişiler bunu yapamıyorlar. Bireyselleşemiyorlar, özerk kararlarını veremiyorlar, bağlanmayı başaramıyorlar. Bağlanmayı bağımlılık haline dönüştürüyorlar. Bağımlılık aslında, kişinin bağlanma enerjisini yönetememesidir. Bağlanma enerjisini yönetiyorsa bir kişi bağımlı olmaz. Ancak dengeli bir bağlanma içerisine girer. Bağlanma tıpkı nükleer enerji gibidir. Doğru yerde kullanırsan insanın hayatına aydınlatır, kolaylık sağlar, enerji verir. Kötüye kullanırsan bomba gibi zarar verir. Bu nedenle dijital dünya da bu şekilde."</p>

<h4><strong>"Kişi, sanal dünyayı doğru yönetirse bağımlılık olmuyor"</strong></h4>

<p>Prof. Dr. Tarhan, doğuştan bağlanmaya yatkın olan ve özellikle riskli davranış geni taşıyan kişilerde, bağımlılık nesnelerine karşı aşırı kullanımlarının olduğunu ifade ederek, "Risk esnasında beyin dopamin salgılıyor. Dopamin salgıladığı için müthiş keyif alıyor. Keyif aldıkça daha çok ilgileniyorlar. Bağlılığı, bağlanmaya dönüştürüyorlar. Bunlar genellikle, kıpır kıpır, hareketli, yeniliği seven, deneyimlere açık, kolay aşık olan kişilerdir." dedi.</p>

<p>Herkesin dijital dünyayla iç içe olduğuna ancak bağımlılığın herkeste görülmediğine dikkat çeken Tarhan, özellikle beyninde serotonin ve dopamin hormonları az salgılanan insanların, depresyona girdiklerinde stres azaltma yöntemi olarak dijital dünyayla ilgilendiklerini kaydetti.</p>

<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, kişinin sanal dünyayı doğru yönetmesi takdirde bağımlı olmayacağının altını çizerek, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>"Onun için zamanını ve dikkatini yöneten kişiler kendilerini koruyabiliyorlar. Çocuklar ve gençler de bu konuda çok olgun değiller. Bu nedenle en büyük risk grubunu onlar oluşturuyor. Bağlanma her genç için bir risktir. Eğer stres azaltma tekniği gibi rahatlamak ve mutlu olmak için yapıyorsa hızla bağımlı hale gelir. Anneye ve babaya kızarsa, öç almak için yapabilir ya da kişi böyle bir durumda, duygularını yönetemediği için ilgi gösterenin etkisinde kalabilir. Genellikle mutluluk duygusunu tatmin edemeyen kişiler risk grubunda. Burada zayıf aileyi ve kötü arkadaşı görüyoruz. İki grupta da bağlılığı, bağımlılığa dönüştürüyorlar."</p>

<p>Çocuklar sanal dünyanın okuryazarı olursa ihtiyaçları kadar ilgileneceklerini ve ihtiyacı olmadığında bırakabileceklerini söyleyen Tarhan, "Bu onun hayatını kolaylaştırır, orada bilgiye ve arkadaş gruplarına ulaşır ama bunu tutku halinde yaparsa ve çocuğun tek ilgi alanı dijital dünyaysa tehlikede demektir. Ancak çocuğun tek ilgi alanı o değilse, arkadaşları varsa ama bilgisayarla da oynuyorsa bu çocuk bağlanma duygusunu yönetebiliyor demektir. Böyle durumlarda korkmamak gerekir." diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Okul reddi varsa bağımlılık başladı demektir"</strong></p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, çocuklarıyla dijital dünya hakkında yanlışı ve doğruyu konuşabilen ebeveynlerin, onları gözetim altında tutabildiğini ifade etti. Özellikle 6 yaş öncesinde, çocuğun ailenin denetimi olmadan bilgisayarın karşısına oturtulmaması gerektiğinin altını çizen Tarhan, çocukların dijital dünyayı planlı kullanmayı öğrenmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Ailelerin, çocuklarının dijital alışkanlıklarının bağımlılığa dönüştüğünü nasıl anlayacaklarına ilişkin de bilgi veren Tarhan, şunları kaydetti:</p>

<p>"(Bağımlılığın) Bazı kriterleri var. Aşırı zihinsel uğraş varsa, bu olmadığı zaman kendini kötü hissediyor ve krize giriyorsa, yoksunluk belirtileri başlamış demektir. Bağımlılığıyla geçirdiği zaman beklenenden daha uzun oluyorsa, bağımlılık başladı demektir. Bir diğer özellik de başarısız bırakma girişimleridir. 'Çok kullanıyorum', 'Hayatımı mahvediyor' der, 'Bırakacağım' diye söz verir. Bakar ki, akşam yine bırakamamış ve bununla ilgili yalan söylemeye başlar. Çocuk internetle, bilgisayarla ilgili yalan söylemeye başladıysa, bağımlılığın ön belirtileri başladı demektir. Derslerini ihmal ediyorsa, bununla ilgileniyorsa, okul reddi varsa bağımlılık başladı demektir. Bütün bunlar varsa, anne ve baba çocuktaki bağımlılıkla ilgili ön belirtileri görüyordur ve hemen çocuğun ilgisini ve dikkatini çekecek yeni ilgi alanları bulmak gerekiyor."</p>

<p>Çocuklar ve gençler mutlu olursa, dijital dünyaya ihtiyaç duymayacağını belirten Tarhan, "Geneli mutsuz olan ya da eş geçimsizliği olan ailelerdeki çocuklar bu konuda risk grubunda. Evi seven, sohbeti seven, aile içerisinde paylaşım varsa, anne ve baba dert ortağıysa ya da dert ortağı olabilecek abla, abi, kardeş varsa o çocuklar kolaylıkla duygusal ihtiyaçlarını gideriyorlar. Duygusal boşluk içerisindeyse bir çocuk, sanal bağımlılıklara yöneliyor." dedi.</p>

<h4><strong>İnternet, akıllı telefon, televizyon "evin açık kapısı"</strong></h4>

<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, internet, akıllı telefon, televizyon gibi cihazlara "evin açık kapısı" dediklerini ifade ederek, çocukların evlerinin güvenli ortamındaki açık kapıda, yaşlarına uymayan şeylerle baş başa kaldığına dikkat çekti.</p>

<p>Çocukların fiziksel gelişimlerine ve ruhsal yapılarına uygun olmayan bilgilere maruz kaldıklarını vurgulayan Tarhan, "Erotik, pornografik materyallerden tutun da, yaşının algılayamayacağı şiddet, ölüm, yaralama olayları... Çocuğun kavramsal ve sembolik dünyası gelişmediğinde, bu bilgilere maruz kalması kişiliğini ve gelişen ruhunu zedeler." dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, burada çocukların ailelerinden sonra, rol model aldıkları öğretmenlerine de birçok görev düştüğünü dile getirerek, sanal kullanım ile ilgili çocuğa karşı herkesin ortak bir dil kullanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Devletin güvenli internet konusundaki çalışmalarına da değinen Tarhan, "Güvenli internette, internet kilitleri ve şifreleri oluşturuluyor. Çocuğuyla baş edemeyen anne ve babalar, bu yolu kullanabilir. Devletin bu konudaki toplumu bilgilendirme çalışmalarına ihtiyaç var. Üniversitelerdeki bilimsel bilgiyi, topluma mal etmeye çalışmalıyız." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AİLE</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/duygusal-bosluk-icerisindeki-cocuk-sanal-bagimliliklara-yoneliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 21 Mar 2019 12:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2019/03/duygusal_bosluk_icerisindeki_cocuk_sanal_bagimliliklara_yoneliyor_h4510_be381.jpg" type="image/jpeg" length="50633"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anne babalar dikkat! Sanal dünyada büyük tehdit!]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/anne-babalar-dikkat-sanal-dunyada-buyuk-tehdit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/anne-babalar-dikkat-sanal-dunyada-buyuk-tehdit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanal ortamda kullanıcıların diğer kişileri tehdit ve taciz etmesi, aşağılaması, cinsel içerikli mesajlar göndermesi gibi olumsuzlukları kapsayan siber zorbalık, zamanla "akran zorbalığı"na dönüşebiliyor ve birçok çocuğun yaşamını olumsuz etkiliyor.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>"Dijital teknolojiler aracılığıyla bir kişiye ya da gruba zarar verme davranışı" olarak tanımlanan siber zorbalık,sanal ortamda kullanıcıların diğer kişileri tehdit ve taciz etmesi, aşağılaması, cinsel içerikli mesajlar göndermesi gibi olumsuzlukları da kapsıyor. Bu davranışlar, zamanla "akran zorbalığı"na dönüşebiliyor ve birçok çocuğun yaşamını olumsuz etkiliyor.</strong></p>

<p style="text-align: justify;">Okul arkadaşı tarafından uygunsuz fotoğrafları internet ortamında dağıtılan ortaokul öğrencisi 13 yaşındaki İ.H. de bu sorunları yaşayan çocuklar arasında yer alıyor.</p>

<p style="text-align: justify;">İ.H'nin annesi D.Ö, AA muhabirine, kızıyla yaşadıkları zorlu süreci anlattı. Anne D.Ö, kızının bir dönemliğine okuluna ara vermek zorunda kaldığını söyledi.</p>

<h4 style="text-align: justify;"><strong>"Artık çocuklarımız kötülüğü öğreniyor"</strong></h4>

<p style="text-align: justify;">Kızının aynı yaşlarda bir erkek arkadaş edindiğini ve Instagram üzerinden görüşmeye başladığını belirten D.Ö, "Çocuk, kızımdan fotoğraf istiyor. Kızım önce göndermiyor, ne tuhaftır ki erkek arkadaşı daha sonra küfür etmeye başlıyor, bunun üzerine kızım da fotoğrafları gönderiyor ve bu çocuk fotoğrafları herkesle paylaşıyor." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;">Ertesi gün kızının babasının kendisini aradığını aktaran anne D.Ö, "Bana 'Bilgisayarda böyle böyle şeyler yakaladım' dedi. Ben o şekilde öğrendim, yoksa kızım korkusundan bana bunları söylemeyecekti. Oturup, kızımla konuştum ve bana 'Evet böyle yaptım' dedi. Biz de bunun üzerine kızımla karakola gittik ve bu çocuktan şikayetçi olduk." dedi.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu olayların üstüne okuldaki bir grup kız arkadaşının da İ.H'yi bu fotoğraflarla tehdit ettiğini anlatan anne D.Ö, şantaj yapan kız öğrencilerden de şikayetçi olduklarını söyledi.</p>

<p style="text-align: justify;">Anne D.Ö. "İşin sıkıntılı tarafı, bırakın erişkinlerin yaptığı sapkınlıkları, kötülükleri artık ortaokul çağındaki çocuklarımız birbirlerine kötülük yapıyor. Aklımıza ilk yetişkin zorbalığı geliyor ama artık çocuklarımız kötülüğü öğreniyorlar. 13 yaşındaki bir çocuk bunu yapabiliyor, bunu düşünebiliyor ve kanıttan kurtulabilmek için yapacağı şeyleri internet ortamında söylemiyor ve kızıma, 'Yarın okula geldiğinde söylerim' diyor. Muhtemelen para isteyecekti çünkü bir kız çocuğu başka ne isteyebilir ki..." diye konuştu.</p>

<h4 style="text-align: justify;"><strong>"Çocuğum okulunu tamamen kaybetmekten korktu"</strong></h4>

<h4 style="text-align: justify;">Anne D.Ö, rahatsız edilmesinden ve sıkıntı yaşamasından çekindiği için bir dönemliğine kızını okuldan aldığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:</h4>

<p style="text-align: justify;">"Biz bu yaz tayinimizi isteyeceğiz ve başka bir şehre taşınacağız. Orada kızım aynı sınıfı tekrar okuyarak eğitimine devam edecek. Çünkü başka şansımız yoktu, çok etkilendi. Zaten zor, sıkıntılı ve ketum bir çocuktur. Anne babasıyla hiçbir şey paylaşmaması belki de kız çocuklarının en büyük handikapıdır. Bunun yerine kendi akranlarıyla yanlış bir şekilde paylaşması ve böylece pek çok şeyi yanlış öğrenmesi, hayata yanlış başlaması... Benim kızım için de böyle oldu. Avukatla, polislerle görüştük ancak 'Bir şey çıkmaz bundan, o çocuklara bir şey olmaz çünkü onlar da çocuk' dediler. Biz, yapabileceğimizi yaptık."</p>

<p style="text-align: justify;">Çocuğunun yaşadığı psikolojik sıkıntılara da değinen anne D.Ö, kızının çok korktuğunu söyledi. D.Ö, "Çocuğum bu süreçte korktu. Yaşanacaklardan daha doğrusu bizim ona yapabileceklerimizden, polislerin onlara bir şey söylemesinden, okulunu tamamen kaybetmekten korktu." dedi.</p>

<h4 style="text-align: justify;"><strong>"O çocuğun kızıma teklif ettiği şeylere inanamazsınız"</strong></h4>

<h4 style="text-align: justify;">Bu durumun ergenlik çağındaki çocuğun birçok şeyi yanlış öğrenmesine sebep olduğunu dile getiren D.Ö, " O çocuğun kızıma teklif ettiği şeylere inanamazsınız. Erişkin bir erkekten duyamayacağım cinsel içerikli mesajlar atmış. Bu, bir kız çocuğunun aynı zamanda cinselliği de erkeği de yanlış tanıması, kötü ve zorba tanıması demek." ifadesini kullandı.</h4>

<p style="text-align: justify;">Kızının yaş itibarıyla bazı şeyleri idrak edemediğini vurgulayan anne D.Ö, "Aslında çocuk, dışlanmamak için bunları kabul ediyor. Arkadaş çevresinin isteklerini kabul etmesindeki amacı dışlanmamak, onların içine girmek zaten. Eğer reddetseydi o zaman dışlanırdı, o çevre onu kabul etmezdi." diye konuştu. </p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AİLE</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/anne-babalar-dikkat-sanal-dunyada-buyuk-tehdit</guid>
      <pubDate>Wed, 13 Mar 2019 23:42:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2019/03/anne_babalar_dikkat_sanal_dunyada_buyuk_tehdit_h4382_492b4.jpg" type="image/jpeg" length="72273"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Cep telefonları 'bakıcı anne' gibi kullanılıyor"]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/cep-telefonlari-bakici-anne-gibi-kullaniliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/cep-telefonlari-bakici-anne-gibi-kullaniliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Neriman Aral, 0-3 yaşlarında çocuğu olan bazı ebeveynlerin cep telefonlarını "bakıcı anne" gibi kullandığını söyledi.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Çocuk Gelişimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neriman Aral</strong>, 0-3 yaşlarında çocuğu olan bazı <strong>ebeveynlerin </strong><strong>cep telefonlarını </strong>"<strong>bakıcı anne</strong>" gibi kullandığını belirterek, aileleri çocuklarda <strong>teknoloji bağımlılığına </strong>karşı uyardı.</p>

<p style="text-align: justify;">Kırşehir'de verdiği "Çocuklarda Teknoloji Bağımlılığı" konferansı sonrasında AA muhabirine açıklamalarda bulunan Aral, teknolojik bağımlılığın çocukların dışında yetişkinlerde de çok ciddi boyutta olduğunu ifade etti.</p>

<p style="text-align: justify;">Aral, Türkiye İstatistik Kurumunun 16-74 yaşlarındaki kişiler arasında yaptığı bir araştırmada, bilgisayar ve internet kullanımının 2018'de, bir önceki yıla göre yüzde 10 artış gösterdiğinin belirlendiğini, erkeklerin kadınlara göre daha bağımlı olduğunun anlaşıldığını söyledi.</p>

<p style="text-align: justify;">Çocuklara rol model olan ebeveynlerin, teknoloji bağımlılığıyla kötü örnek olduğunu dile getiren Aral, çocuklardaki bağımlılığın gün geçtikçe arttığına dikkati çekti.</p>

<p style="text-align: justify;">Aral, 2017 yılında yaptıkları bir araştırmada, çocukların 6 yaşından önce hem bilgisayar hem cep telefonu kullandıklarını, yoğun bir şekilde televizyon izlediklerini ortaya koyduklarını aktararak, şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;">"Elde ettiğimiz verileri değerlendirdiğimizde çocukların büyük bir çoğunluğu hem bilgisayar hem de internet kullanıyor. Bunun sonucunda da bilinçsiz kullanım, çocukları bağımlılığa doğru bir sürece götürüyor. Özellikle 0-3 yaş grubunda çocukların bilgisayar, cep telefonu ve televizyonla tanıştırılmaması gerektiğine inanıyoruz. Bununla ilgili yapılmış çalışmalar var. Özellikle Amerika Pediatri Derneğinin verileri var. Onlar, elde ettikleri veriler ışığında 18 aylıktan önce çocukların teknolojik araçlarla tanıştırılmaması gerektiğini vurguluyor. Ben de 3 yaşından önce çocukların hiçbir şekilde teknolojik araçlarla tanıştırılmaması ya da çalıştırılmaması gerektiğini düşünüyorum."</p>

<h4 style="text-align: justify;"><strong>"Gelişimi olumsuz etkiliyor"</strong></h4>

<p style="text-align: justify;">Bilgisayar, cep telefonu gibi cihazların "bakıcı anne" gibi değerlendirilmeye başlandığına dikkati çeken Aral, şunları kaydetti:</p>

<p style="text-align: justify;">"Özellikle 0-3 yaşlarında, ebeveynler teknolojiyi bir bakıcı anne gibi kullanıyorlar. Yemek yedirmek, herhangi bir ortamda arkadaşlarıyla rahat sohbet edebilmek ve kendilerine engel olmaması için çocukların ellerine cep telefonlarını veriyorlar. Sanki o telefon bir bakıcıymış gibi çocuğun kendi içine kapanmasına bağımsız olarak orada sessiz şekilde oturmasına sebep oluyor. Annelerin gözünde teknolojik araçların 'bakıcı anne' gibi görevleri var. 0-3 ya da 0-6 yaşında çocuklar çok fazla teknoloji ile karşı karşıya kalırsa ilerleyen yıllarda dil gelişimini, sosyal gelişimini ve bilinçsel gelişimini etkileyebiliyor."</p>

<p style="text-align: justify;">Teknolojinin bilinçli kullanılması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Aral, "Yaşlara göre kullanım süreleri var. 3-6 yaşta bir çocuk teknolojik araç kullanıyorsa günlük 20-30 dakika sınırını koymak lazım. Yaş ilerledikçe bunun süresi biraz artabilir. Çocuklar 3 yaşından önce teknolojik alet kullanmasın. Kullanırken de uygun olan teknolojik araçları kullanmalılar. Uygun programları izlemeliler." diye konuştu.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AİLE</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/cep-telefonlari-bakici-anne-gibi-kullaniliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 13 Mar 2019 10:21:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2019/03/cep_telefonlari_bakici_anne_gibi_kullaniliyor_h4352_981d2.jpg" type="image/jpeg" length="39681"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kur’an kursu öğreticilerine seminer verildi]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/kuran-kursu-ogreticilerine-seminer-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/kuran-kursu-ogreticilerine-seminer-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay İl Müftülüğü tarafından bayan Kur’an kursu öğreticilerine yönelik “Temel Aile Bilinci Eğitimi” semineri düzenlendi.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>9 Şubat 2019 Cumartesi günü Hatay İl Müftülüğü Konferans Salonunda düzenlenen seminere Antakya ve Defne ilçelerinde görev yapan Kur’an kursu öğreticileri katıldı.</strong></p>

<p style="text-align: justify;">Seminer, Hatay İl Müftülüğü Aile ve Dini Rehberlik Bürosu (ADRB) Vaizi Remziye Köroğlu’nun sunumu ile başladı.</p>

<p style="text-align: justify;">Seminerde konuşan Hatay İl Müftüsü Hamdi Kavillioğlu, Diyanet İşleri Başkanlığının ailenin kurulması, korunması ve güçlendirilmesi hususunda çalışmalar yaptığını ve projeler geliştirdiğini, bu konuda toplumumuza dînî ve ahlâkî bilgi ekseninde rehberlik yaptığını, aileyi tehdit eden riskler ve sorunlar karşısında ailenin manevî destekle güçlendirilmesine yönelik çalışmalar ve projeler planlandığını, Kur’an kursu öğreticilerimizin kendileri ve ailelerinden başlayarak rol model olmalarına katkı sağlamasının hedeflendiğini ve bu bağlamda “Temel Aile Bilinci Eğitimi” seminerleri düzenlendiğini ifade etti.</p>

<p style="text-align: justify;">Dört grup halinde il genelinde görev yapan öğreticilerimizin bu seminerlere katılacağını ve ikinci aşamada ise “Yaygın Din Eğitimi Kursiyerlerine” bu seminerlerin verileceğini aktaran Kavillioğlu, toplumun temel yapı taşının aile olduğunu, aile yapısı ne kadar sağlam olursa toplumun da o oranda sağlam olacağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;"><strong>Dörtyol İlçe Vaizi Kazım Ural’ın yapmış olduğu sunumlar ile seminer sona erdi.</strong></p>

<p style="text-align: justify;"><strong>Temel Aile Bilinci Eğitimi seminerlerinde:</strong></p>

<p style="text-align: justify;">Ailem ve Ben<br />
Ailemde Bir Çocuk Var<br />
Ailemde Bir Genç Var<br />
Ailemde Bir Yaşlı Var<br />
Ailemde Bir Engelli Var<br />
Akrabalarım var<br />
Ailemin İletişim Dili<br />
Ailede İffet ve Mahremiyet<br />
Teknolojiyi Bilinçli Kullanıyorum<br />
Ailemi Bağımlılıktan Koruyorum<br />
Ailemde Merhamet İstiyorum<br />
Ailem Dağılmasın</p>

<p style="text-align: justify;">konu başlıkları altında sunumlar yapıldı.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AİLE</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/kuran-kursu-ogreticilerine-seminer-verildi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 Feb 2019 21:27:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2019/02/kuran_kursu_ogreticilerine_seminer_verildi_h3831_8c473.jpg" type="image/jpeg" length="40356"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yenimahalle'de "Temel Aile Bilinci Eğitimi" semineri başladı]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/yenimahallede-temel-aile-bilinci-egitimi-semineri-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/yenimahallede-temel-aile-bilinci-egitimi-semineri-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı 81 il ve ilçelerinde görev yapan personeline "Temel Aile Bilinci" konulu seminerler düzenliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>İlk başta 40 bin civarında personele "Temel Aile Bilinci Eğitmi" semineri vermeyi hedefleyen ve projelendiren Diyanet İşleri Başkanlığı, ikinci aşamada eğitim verdiği personelin de katılımıyla bir milyondan fazla kişiye ulaşmayı planlıyor.</strong></p>

<p style="text-align: justify;">Proje kapsamında Ankara Yenimahalle İlçe Müftülüğünde Kur'an kursu öğreticilerine yönelik, Uzman Vaiz Münevver Serim Güngör ve Vaiz Nuray Kurt tarafından “Temel Aile Bilinci Eğitimi” semineri düzenlendi.</p>

<p style="text-align: justify;"><img alt="" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/images/upload/Yenimahalle-muftuluYu-temel-aile-bilinci-semineri3.jpg" style="width: 706px; height: 431px;" /></p>

<p style="text-align: justify;">Yenimahalle Müftülüğü konferans salonunda gerçekleştirilen seminer programının açılışında konuşan  İlçe Müftüsü Sinan Kazancı: “Diyanet İşleri Başkanlığımız her konuda olduğu gibi aile konusunda da  bir çok faydalı faaliyet ve eğitim seminerleri gerçekleştirmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bugün burada başlattığımız, üç gün sürecek olan “Temel Aile Bilinci Eğitimi” seminerlerinden azami derecede istifade ederek siz değerli hocalarımız vasıtasıyla mahallelerimizde hanım kardeşlerimize, ailelere ulaşmalı ve toplumun temelini oluşturan aileyi bilinçlendirme ve güçlendirme noktasında elimizden gelen gayreti göstermeliyiz.“ diyerek bu tür seminerlerin hayırlar getirmesini temenni etti. </p>

<p style="text-align: justify;"><img alt="" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/images/upload/Yenimahalle-muftuluYu-temel-aile-bilinci-semineri1.jpg" style="width: 680px; height: 415px;" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;">Açış konuşmasının ardından Aile ve Dini Rehberlik Bürosu Vaizlerinden Münevver Serim Güngör ve Nuray Kurt tarafından, Ailem ve Ben, Ailemin İletişim Dili, Ailemde Çocuk Var, Ailemde Bir Genç Var, Ailemde Yaşlı Var ve Akrabalarım Var başlıklı sunumlar gerçekleştirildi.</p>

<p style="text-align: justify;"><img alt="" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/images/upload/Yenimahalle-muftuluYu-temel-aile-bilinci-semineri2.jpg" style="width: 680px; height: 415px;" /></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AİLE</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/yenimahallede-temel-aile-bilinci-egitimi-semineri-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 Feb 2019 19:35:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2019/02/yenimahalle_de_temel_aile_bilinci_egitimi_semineri_basladi_h3828_3f2fa.jpg" type="image/jpeg" length="15906"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Güven: "Gençlerimiz evlenmek istemiyorlar"]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/guven-genclerimiz-evlenmek-istemiyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/guven-genclerimiz-evlenmek-istemiyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı 81 il ve ilçede Kur’an ve sünnet eksenli sahih dini bilgi çerçevesinde ailenin kurulması, korunması ve güçlendirilmesi konularında çalışmalar gerçekleştiriyor.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Kayseri Müftülüğü tarafından Başkanlığın geliştirdiği programlar bağlamında, 2019 yılı içerisinde “Temel Aile Bilinci Eğitimleri” planlandı.</strong></p>

<p style="text-align: justify;">İl Müftülüğü Aile ve Dini Rehberlik Bürosu tarafından müftülük konferans salonunda “Temel Aile Bilinci Eğitimleri” seminerleri başladı.</p>

<p style="text-align: justify;">Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda İl Müftü Yardımcısı Fatma Feyza Güner “Temel Aile Bilinci Eğitimleri” seminerlerinin 05 Şubat 2019 – 24 Mart 2019 tarihleri bütün Kur’an kursu öğreticilerine düzenleneceğini söyledi.</p>

<p style="text-align: justify;">İl Müftüsü Prof. Dr. Şahin Güven, “Her bir Kur’an kursu hocamız burada 3 gün eğitim alacak ve özellikle Kur’an kurslarımıza talebe olarak gelen hanımefendilere, daha sonra da mahallelerimizde bulunan bütün hanımefendilere her türlü imkân ve şart altında burada öğrenmiş olduğunuz bilgileri paylaşacaksınız. Bu eğitimi 'başkalarına vereceğiniz' düşüncesiyle değil, 'önce bana faydalı olacak' düşüncesiyle yapın." dedi.</p>

<p style="text-align: justify;"><strong>“Bir taraftan aile içerisindeki sorunları çözerken, diğer taraftan da insanları aile olmaya özendireceğiz”</strong></p>

<p style="text-align: justify;">Gençlerin evlenmek istemediklerini ve bunun altında yatan nedenlerin araştırılarak onları evlendirmeye teşvik edici çalışmalar yapılmasının önemine vurgu yapan Prof. Dr. Şahin Güven, “Gençlerimiz evlenmek istemiyorlar. Evlenmeyi özendirmeliyiz. Ama kendisi ve içinde yaşadığı aile kurumu sorun yaşıyorsa çocuklar evlenmekten nefret ediyorlar.   Bir taraftan aile içerisindeki sorunları çözerken diğer taraftanda insanları aile olmaya özendirmeliyiz. İletişimin zirvede olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Ancak sosyal medyanın yanlış kullanımı aileleri de yıkmaktadır. Aileyi korumanın yollarından birisi de mahremiyet alanına giren şeylerin hiçbirisini sosyal medyada paylaşmamaktır.” dedi.</p>

<p style="text-align: justify;"><img alt="" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/images/upload/kayseri-muftuluYu-diyanet-ahber.jpg" style="width: 680px; height: 453px;" /></p>

<p style="text-align: justify;"><strong>“Bizim aile bilincini oluşturabilmemiz için örnek aileler olmamız gerekiyor”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;">Sorunların çözümü için aile bilinci gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Güven, “Bizim aile bilincini oluşturabilmemiz için örnek aileler olmamız gerekiyor. Örnek aile tablosu da önce bizden başlamalı. En iyi tebliğ yaşamaktır. Yaşadığınız an aslında tebliğ yapmış olursunuz. Sizin kızınızı oğluna layık görüyorsa bir insan, sizin hayatınıza bakarak görüyor. Ya da sizin oğlunuza kızını vermek istiyorsa sizin aile hayatınızı sevdiği içindir. Öyleyse biz bunu genişletmeliyiz. Aile kurumunu güçlendirmeliyiz. Bizim aile bilincini iyi bir şekilde yerleştirmemiz, yetiştirmemiz gerekiyor. Evliliği teşvik etmemiz gerekiyor. Ailedeki sorunları sükûnetle çözebilecek vasfa ve niteliğe sahip olmamız gerekiyor. Özellikle aile kurumunun devamı için fetva verirken istisnai bir durum bile olsa ailenin devamı yönünde istisnai fetvaları kullanmamız gerekiyor. Bu sebeple bu eğitim önemlidir. Bizler bu eğitimi aldıktan sonra kendi açımızdan bir takım aile bilincini geliştirecek şeyler de okumalı, yazmalı ve sonra da insanlara sunmalıyız.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>

<p style="text-align: justify;">Seminerde ADRB İl Koordinatörü Sevda Soyuer, “Ailemde Bir Çocuk Var, Ailemin İletişim Dili, Ailem ve Ben, Teknolojiyi Bilinçli Kullanıyorum”, ADRB İl Koordinatörü Asiye Çift Çakmakkaya, “Ailem Dağılmasın, Ailede İffet ve Mahremiyet, Ailemi Bağımlılıktan Koruyorum, Ailemde Bir Yaşlı Var” ve ADRB Vaizi Ayşe Üzüm, “Akrabalarım Var, Ailemde Bir Engelli Var, Ailemde Merhamet İstiyorum, Akrabalarım Var” konulu sunumlarını yaptılar.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AİLE</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/guven-genclerimiz-evlenmek-istemiyorlar</guid>
      <pubDate>Mon, 11 Feb 2019 12:39:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2019/02/guven_genclerimiz_evlenmek_istemiyorlar_h3770_55695.jpg" type="image/jpeg" length="30864"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aile yeryüzü hikayemizin ana fikridir]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/aile-yeryuzu-hikayemizin-ana-fikridir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/aile-yeryuzu-hikayemizin-ana-fikridir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırıkkale İl Müftülüğü Aile ve Dini Rehberlik Bürosu tarafından Nur Camii Konferans Salonunda Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Doç. Dr. Ülfet Görgülü’nün konuşmacı olarak katıldığı “Kur’an ve Sünnet Perspektifinden Aile” konulu bir konferans düzenlendi.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Açılış konuşmasını yapan İl Müftüsü Şahin Yıldırım, aile toplumun yapıtaşı olması ve toplumun şekillenmesinde en önemli bir etken olarak karşımıza çıkmasından dolayı hayatımızın en önemli faktörlerinden biri olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Konuşmacı olarak Ankara’dan gelen Doç. Dr. Ülfet Görgülü ’ye ve dinleyicilere teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.</strong></p>

<p style="text-align: justify;">Konferansını vermek üzere kürsüde yerini alan Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Doç. Dr. Ülfet Görgülü, “Aile ile ilgili olarak konuşacağımız konuların çoğu hepimiz tarafından bilinen fakat ayetlerde hatırlatmanın ifade edilmesinden de anlaşıldığı üzere tekraren hatırlamakla yaşantıya geçirebileceğimiz meselelerdendir. Çünkü bilmek ayrı şey, yeri ve zamanı geldiğinden hatırlamak ile yaşantıya geçirmek ayrı şeydir.” şeklinde sözlerine başladı.</p>

<h4 style="text-align: justify;"><strong>Aile, yeryüzü hikâyemizin ana fikridir.</strong></h4>

<p style="text-align: justify;">Aile yeryüzünün en köklü ve en eski ama eskimeyen bir kurumdur. Yeryüzü hikâyemizin ana fikridir. Hayatta sahip olunabilecek en değerli hazinedir. Hem büyük bir nimet hem çetin bir imtihandır.</p>

<p style="text-align: justify;"><strong>En büyük sorumluluklarımız en yakınlarımızladır.</strong></p>

<p style="text-align: justify;">Görgülü, Peygamber (s.a.s.) Efendimizin “Mü’minin imtihanı önce kendisi ile sonra ailesi ve sonra komşularıyladır.” hadis-i şerifini hatırlatarak “En büyük sorumluluklarımız en yakınlarımızladır. Yakınları ile sorunsuz ve yapıcı münasebetleri olan kişiler diğerleri ile de sorunsuz ve olumlu münasebetler içerisinde olurlar. Aksi durum ailede bir sorun olduğunun göstergesi olur.” dedi.</p>

<h4 style="text-align: justify;"><strong>İnsan gibi aile de canlı bir organizmadır.</strong></h4>

<p style="text-align: justify;">İnsan gibi aile de canlı bir organizma olduğunu ifade eden Doç. Dr. Görgülü, “Bu organizma da insan gibi doğar ve ölür. Vefat ile fiziksel olarak ölen aileler manen sonraki nesillerde yaşayan çok aileleri netice verir. İşte içimizdeki Aişe’ler Fatıma’lar, Haticeler Peygamberimizin ailelerinin çeşitli niteliklerde yaşayanlarıdır.” şeklinde sözlerini sürdürdü.</p>

<p style="text-align: justify;">Önemsiz konularda şikâyetnamenin anlamsızlığını dile getiren Görgülü, “Uzun zaman önce değil, daha dün gibi bütün çocuklarının yeme ihtiyacını adil bir şekilde karşılayabilmek için yiyecekleri kilitleyen ama ona rağmen Allah’a şükreden bir anneyi ve şimdi içinde bulunduğumuz nimetleri ve ailelerimizi bir düşünelim. Ne kadar nimetlere şükretmemiz gerektiğini ve önemsiz konularda şikâyet etmemizin ne kadar anlamsız olduğunu anlayalım.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h4 style="text-align: justify;"><strong>Aile, aynı soyadı almak değildir!</strong></h4>

<p style="text-align: justify;">Ailenin aynı soyadı almaktan ibaret olmadığına işaret eden Görgülü, aileyi külfeti birlikte yüklenmek, rahmeti nimeti beraberce paylaşıp yaşayabilmek şeklinde nitelendirdi. Görgülü, “Yoksa aile aynı soyadı almak, aynı nüfus kütüğüne kaydolmak ve aynı mekânı paylaşmak değildir.” dedi.</p>

<h4 style="text-align: justify;"><strong>Dünyanın imtihanı deniz dalgaları gibidir.</strong></h4>

<p style="text-align: justify;">Görgülü son olarak dünyanın bir imtihan yeri olduğunu vurgulayarak sözlerini, “Dünyanın imtihanı deniz dalgaları gibidir. Denizin dalgalarının bazen büyük bazen küçük olması ve bazı zamanlarda da durgun olması gibi dünyada da özellikle durgun zamanları değerlendirerek bu imtihan dalgalarına karşı durabilecek sağlam gemilerimiz, sağlam temelli ailelere ihtiyacımız vardır.  Bu, Allah’ın yeryüzünde daima tecelli etmesinden dolayıdır ve imtihanın gereğidir.” şeklinde tamamladı.</p>

<p style="text-align: justify;"><img alt="" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/images/upload/doc.-dr.-ulfet-gorgulu.jpg" style="width: 680px; height: 415px;" /></p>

<p style="text-align: justify;">Konferans programı, Kur’an kursu öğrencilerinin düzenledikleri piyes ve seslendirdikleri ilahiler ile sona erdi.</p>

<p style="text-align: justify;">Konferansa protokol eşleri, sivil toplum kuruluşları yöneticileri, Kur'an kursu öğreticileri ve öğrencilerinin yanında birçok vatandaş katıldı.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AİLE</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/aile-yeryuzu-hikayemizin-ana-fikridir</guid>
      <pubDate>Mon, 11 Feb 2019 10:36:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2019/02/aile_yeryuzu_hikayemizin_ana_fikridir_h3768_0a2c1.jpg" type="image/jpeg" length="28264"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Aile bilinci" denince ne anlamalıyız?]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/aile-bilinci-denince-ne-anlamaliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/aile-bilinci-denince-ne-anlamaliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Huriye Martı Diyanet TV'de katıldığı "Yeni Güne Merhaba" programında "aile bilinci"ni anlattı.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Prof. Dr. Martı, "aile bilinci" denince ne anlamalıyız, şeklinde sorulan soru üzerine insanoğlunun tek başına yaşamak için yaratılmadığına işaret ederek insanın her hâlükârda daha doğumundan başlamak üzere ölümüne kadar hayatının her çağında diğer insanlarla birlikte olma ve yakınları ile, akrabaları ile sıkı ilişkiler kurma ihtiyacı hissettiğini söyledi.</strong></p>

<p style="text-align: justify;">Prof. Dr. Martı, içinde bulunduğumuz postmodern dönemin insanı yalnızlaştırma ve bencilleştirme propagandası yaptığını vurgulayarak “Ailenin insanın hayatında hangi yaşta olursa olsun son derece değerli ve önemli bir yeri var.” dedi. “İşte aile bilinci, ailenin bu vazgeçilmez önemini fark etmek demektir. Özellikle günümüzde insanın özgür olması, yalnız yaşaması, dilediğince hayat kurması üzerine devamlı bir propaganda varken ailenin insanın özgürlüğünü kısıtlamadığını, aksine insanın hayatına anlam kattığını ve insanı geliştirdiğini bilmektir.” dedi.</p>

<p style="text-align: justify;">İnsanın hangi çağda hangi dönemde hangi coğrafyada olursa olsun her hâlükârda fıtratı gereği, yaratılışındaki kodlar gereği bir aileye muhtaç olduğuna değinen Prof. Dr. Huriye Martı, aile bilincinin, ailenin vazgeçilmez olduğunun farkında olup aileyi korumak anlamına geldiğini söyledi.</p>

<p style="text-align: justify;">Martı aile bilinci hakkında sözlerini, “İnsan ailesinin tehdit altında olduğunu sıklıkla fark eder. Bu bazen maddi bir tehdit olur, bazen manevi bir tehdit olur. Her türlü tehdide karşı aile bireylerinin korunması, aile bağlarının güçlendirilmesi ve aileye sahip çıkılması aile bilinciyle mümkündür.” şeklinde sürdürdü.</p>

<p style="text-align: justify;">Prof Dr. Martı, “Her hâlükârda hepimizin etrafında aileleri, anneleri, babaları ya da çocukları torunları, akrabaları var. Çok koptuk, çok uzaklaştık. Birbirimizle ilişki kurmayı unuttuk, bayramdan bayrama görüşür olduk, diye devamlı şikâyet ediyoruz. Bu bağları sıkı tutmak, aileyi güçlendirmek ve aile bireylerinin birbirlerini desteklemesine fırsat vermek gerekiyor.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;">Prof. Dr. Huriye Martı son olarak "Aile bilinci, ailenin vazgeçilmezliğinin farkında olmak demektir." dedi.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<h4 style="text-align: justify;"><span style="color:#b22222;"><strong>Haberin VİDEOSU</strong></span></h4>

<p style="text-align: justify;"><iframe allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen="" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/fsfZUiDmWxQ" width="560"></iframe></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AİLE</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/aile-bilinci-denince-ne-anlamaliyiz</guid>
      <pubDate>Sun, 03 Feb 2019 01:23:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2019/02/aile_bilinci_denince_ne_anlamaliyiz_h3643_a45f2.jpg" type="image/jpeg" length="76872"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayanlara Özel Cuma Sohbetleri]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/bayanlara-ozel-cuma-sohbetleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/bayanlara-ozel-cuma-sohbetleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hanımlar her Cuma bayanlara özel sohbet programı çerçevesinde bir araya geliyor.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Kahramanmaraş İl Müftülüğü Aile ve Dini Rehberlik Bürosu her hafta Cuma günü, Türkiye Diyanet Vakfı Kahramanmaraş Kitabevinin Şark Köşesinde, Bayanlara özel sohbet programı düzenliyor. Sohbetlerde misafirlere özellikle aile ile ilgili konularda bilgiler verilip onların sordukları dini ve ailevi sorulara cevap veriliyor.</strong></p>

<p style="text-align: justify;">Kahramanmaraş İl Müftülüğü Aile ve Dini Rehberlik Bürosu Vaizi ve <strong>ADRB</strong> İl Koordinatörü Songül Haktan: “Aile kurumunun bir toplum için çok önemli olduğunu, bu yüzden bayanlara yönelik vaaz ve irşat hizmetlerini çok önemsediklerini, geleceğin toplumunu imar ve inşa edip şekillendirecek olan çocuklarımızın ilk eğiticisi olan kadınlarımızı doğru ve güvenilir bir şekilde bilgilendirmeyi amaçladıklarını” ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;"><img alt="" src="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/images/upload/diyanet-haber-adrb.jpg" style="width: 706px; height: 431px;" /></p>

<p style="text-align: justify;">Sohbetlere katılan bayanlar, vaaz ve irşat programından duydukları memnuniyeti dile getirirken, bu tür faaliyetlerin artarak devam etmesi temennisinde bulunuyor.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AİLE</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/bayanlara-ozel-cuma-sohbetleri</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Jan 2019 02:35:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2019/01/bayanlara_ozel_cuma_sohbetleri_h3551_b71fd.jpg" type="image/jpeg" length="14334"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aile ve Dinî Rehberlik Merkezlerinde yeni dönem]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/aile-ve-din-rehberlik-merkezlerinde-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/aile-ve-din-rehberlik-merkezlerinde-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı aileye yönelik çalışmalarını herkesin daha rahat ulaşabileceği alanlara taşıyor.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>İl ve ilçe müftülükleri bünyesinde açılan Aile ve Dinî Rehberlik Büro/Merkezlerinin çalışma usul ve esasları ile buralarda çalışan personelin görev ve yetkilerini düzenleyen yeni yönerge 633 sayılı Kanun ile Diyanet İşleri Başkanlığı Görev ve Çalışma Yönetmeliğine dayanılarak hazırlandı.</strong></p>

<p style="text-align: justify;">Kur’an ve sünnet ışığında topluma aile hakkında sahih dini bilgiler sunmak, aileyi ve aile içinde bireyi tehdit eden problemlerin çözümüne yardımcı olmak üzere 2003 yılından itibaren açılmaya başlayan Aile ve Dinî Rehberlik Bürolarının sayısı, 81 il ve 304 ilçe müftülüğünde olmak üzere 385’e ulaştı.</p>

<p style="text-align: justify;">Bürolar, vatandaşlarımızın yüz yüze, e-posta ve telefonla yönelttiği sorulara cevap vererek gerçekleştirdiği dinî rehberlik ve manevi destek hizmetinin yanı sıra, farklı sosyal-kültürel dinî faaliyetlerle birlikte ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik projeler yürütüyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Yeni dönemde hazırlanan yönerge ile çoklu hizmet veren mekânlar olarak şartları iyileştirilen büroların <strong>Aile ve Dinî Rehberlik Merkezleri</strong>ne dönüştürülmesi için yasal dayanaklar oluşturuldu.</p>

<p style="text-align: justify;">Böylece görüşme odası, eğitim salonu, çocuk oyun alanı, kütüphane/okuma salonu ve mescit gibi nitelikleri tek mekânda barındıran bürolar, <strong>Aile ve Dinî Rehberlik Merkezi</strong> adını alarak hizmet vermeye başlayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;">23/07/2015 tarihli ve 14480 sayılı Başkanlık onayı ile yürürlüğe giren Diyanet İşleri Başkanlığı Aile ve Dini Rehberlik Büroları Çalışma Yönergesi de yeni Yönerge ile yürürlükten kaldırıldı.</p>

<p style="text-align: justify;">Yönerge metnine ulaşmak için <strong><a href="https://diyanethabercomtr.teimg.com/diyanethaber-com-tr/images/upload/DYYANET_YYLERY_BAYKANLIYI_AYLE_VE_DYNY_REHBERLYK_BURO_VEYA_MERKEZLERY_CALIYMA_YONERGESY.pdf" rel="nofollow" target="_blank">TIKLAYINIZ>>></a></strong></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AİLE</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/aile-ve-din-rehberlik-merkezlerinde-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Jan 2019 10:09:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2019/01/aile_ve_din_rehberlik_merkezlerinde_yeni_donem_h3374_c5af5.jpg" type="image/jpeg" length="60253"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eğer beklediğimiz gül gelmiyorsa gül sunmasını bilmediğimizdendir]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/eger-bekledigimiz-gul-gelmiyorsa-gul-sunmasini-bilmedigimizdendir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/eger-bekledigimiz-gul-gelmiyorsa-gul-sunmasini-bilmedigimizdendir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Diyanet Vakfı Kadın Aile ve Gençlik Merkezi (TDV KAGEM),  “İki insan Bir Hayat: Evlilik Okulu” seminer dizisinde bu hafta Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü Aile ve Dini Rehberlik Daire Başkanı Sedide Akbulut tarafından Kur'an ve sünnet penceresi üzerinden "Aileyi Ayakta Tutan Değerler" konusu ele alındı.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Aile hayatının nerdeyse yalnız şehevi arzular ve dünya malı uğruna heba edildiğinin örneklerini yaşadığımız çağımızda hiç kuşkusuz Kur'an ve sünnette ailenin temel ilkelerine sarılmaya her zamankinden daha çok ihtiyacımız olduğunun altınını çizerek sözlerine başlayan Akbulut, “Aile toplumun temelidir. Aile hayatını sağlam temellere oturtmamış toplumlar ne kadar çeşitli alanlarda ilerlemiş olsalar da er geç çökmeye mahkûmdurlar” diye ifade etti.</strong></p>

<p style="text-align: justify;"><strong>Aileyi ayakta tutan üç temel kavram: Huzur, muhabbet, rahmet</strong></p>

<p style="text-align: justify;">Akbulut, “Aile kavramının kişinin bakmakla yükümlü olduğu hane halkı için kullanılan bir kelime olup destek-dayanak anlamına gelmekle birlikte iki tarafın da birbirine muhtaçlığını ifade eder. Aileyi ayakta tutan üç temel kavram üzerinde duran Kur’an-ı Kerim’in ‘İçinizden, kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp; aranızda muhabbet ve rahmet var etmesi, O'nun varlığının belgelerindendir. Bunlarda, düşünen millet için dersler vardır’(Rum;21) ayetinde aile yuvasında sıcaklığı sağlamak üzere üç kavrama vurgu yapar: Sükûnet, Meveddet ve Merhamet. Bu kavramlardan biri olmadan diğerleri eksik kalır.</p>

<p style="text-align: justify;">Sükûnet, hareketten sonra durgunlaşmak, taşkınlıktan sonra olgunluk, bir yeri yurt ve mesken edinmek ve huzur bulmak anlamına gelirken, meveddet; sevgide yakınlık, sevgide kararlılık ve ısrar demektir. Meveddet, müebbet muhabbettir. Muhabbet muhatabın vasfına ve eylemine, meveddet muhatabın cevherine, özünedir. Merhamet ise, incelik ve ihsan demek olup insan tabiatına yerleştirilmiş şekli şefkat adını alır” diye ekledi.</p>

<p style="text-align: justify;"><strong>“Sevgiye yapılan yatırım mutlaka geri döner”</strong></p>

<p style="text-align: justify;">Akbulut, “Kadın ve erkek, ilişkilerinde karşısındakinden ne duymak istiyorsa o dili kullanmalıdır. Dolayısı ile beşeri ilişkilerde ve ailedeki rahmetin tezahürü gereği; yumuşak davranmak, hata ve kusurları affedici olmak, muhatabımızı adam yerine koymak ve kimliğine saygı duyup ona fikir danışmak oldukça önemlidir” dedi.</p>

<p style="text-align: justify;">Nebevi sünnette ailenin temel ilkelerinin; İffet, hayâ, sadakat, güven, doğruluk, anlayış, sevgi ve saygı, fedakârlık, tertip ve düzen, haklara riayet olduğunun altını çizen Akbulut, rahmetin sevginin oluşması için en anlamlı unsur olduğuna vurgu yaparak sevgi para yönetimi gibidir. Sevgiye yapılan yatırım mutlaka geri döner. Sevgiyi göstermenin bin bir türlü hali vardır. Bu bazen birlikte zaman geçirmek, kimi zaman karşı tarafı takdir ve onay sözcükleri ile değer verdiğini göstermek, yeri geldiğinde söz ile ifade etmektir. Bu sebeple sevgiyi, eşimize duymayı ya da görmeyi istediği biçimde aktarabilmek bir sanattır. Hz. Peygamber birbirine sevgiyle bakan eşlere Yüce Allah’ın da rahmet nazarıyla bakacağı ve birbirinin elini sevgiyle tutan eşlerin işledikleri günahların parmaklarının arasından dökülüp gideceği müjdesini vermiştir. Dolayısı ile eşler birbirine emanettir. Asl olan karşımızdaki bireye yaratıcıdan dolayı değer vermektir. Eşimize olan saygımızı, sadece onun yanında değil, o yokken de korumaya gayret etmeliyiz’ diye konuştu.<br />
Akbulut, “Evlilik bir evi değil, hayatı paylaşmaktır. Eşlerin birbirinin kimlik ve kişiliğine saygılı olması, düşüncelerine değer vermesi bu paylaşımın gereğidir. Kur’an özellikle erkeklere hanımlarıyla güzel geçinme, onlara maruf ile davranma ölçüsü getirmiştir.(nisa:19) Allah Resulü aile hayatında eşlerin birbirlerinin sevmedikleri huylarıyla ilgili olarak “Hiç kimse eşine nefret beslemesin çünkü hoşlanmadığı huyları varsa buna karşılık hoşuna giden huyları da vardır” diyerek bardağın dolu tarafını görebilmeyi tavsiye etmiştir. Aynı şekilde Efendimiz, sahabeden hanımlarına samimi davranmalarını istemiş, kendisi kolay kolay hediye kabul etmezken hanımlarına her yolculuk dönüşü hediyeler getirmeye çalışarak, “Hediyeleşmek aranızdaki sevgiyi artırır, hediyeleşiniz.” Demiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;"><strong>Eğer beklediğimiz gül gelmiyorsa gül sunmasını bilmediğimizdendir</strong></p>

<p style="text-align: justify;">Akbulut, “Evlilik nikâhla başlayan ve belki cennete kadar sürdürülebilecek olan bir birlikteliktir. Bu yolculukta eşlerin önünü aydınlatacak, yükünü hafifletecek ilke ve uyarılara örnek modellere ihtiyacı vardır. Eğer beklediğimiz gül gelmiyorsa gül sunmasını bilmediğimizdendir. Kur’an’ı yol haritası kılarak Hz. Peygamber’in en güzel örnekliğinden yararlanıp bu yolu yürümeye hem bizim hem çocuklarımızın hem de toplumumuzun acil ihtiyacı vardır. Bunu başarabilmek için, bu ilkeler doğrultusunda aile hayatımızı devam ettirirken ihtiyacımız olan kavli duayı da unutmayalım” diyerek sözlerine son verdi.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AİLE</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/eger-bekledigimiz-gul-gelmiyorsa-gul-sunmasini-bilmedigimizdendir</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Jan 2019 17:52:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2019/01/kur_an_ve_sunnet_penceresi_uzerinden_aileyi_ayakta_tutan_degerler_h3221_153d0.png" type="image/jpeg" length="53260"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanlığından anne babalara uyarı!]]></title>
      <link>https://www.diyanethaber.com.tr/icisleri-bakanligindan-anne-babalara-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.diyanethaber.com.tr/icisleri-bakanligindan-anne-babalara-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı çocukların bakım ve gözetimlerine dair anne babalara uyarı mesajı gönderdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>İçişleri Bakanlığı</strong> anne ve babaları mesaj (sms) yoluyla uyardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;"><b>Bakanlık tarafından anne babalara gönderilen (sms) mesajda; çocukların bakım ve gözetimlerine özen gösterilmesi istendi.</b></p>

<p style="text-align: justify;">Ayrıca velilerden çocukların istenmeyen durumlarla karşılaşmaması için dikkatli olmaları istendi.</p>

<p style="text-align: justify;">İşte <strong>İçişleri Bakanlığınca</strong> cep telefonlarına gönderilen o mesaj:</p>

<p style="text-align: justify;"><strong>"Değerli anne babalar: Çocuklarımızla ilgili bakım ve gözetim sorumluluklarımızı aksatmayalım, bir başkasına devretmeyelim, kaybolmamaları için tedbirli olalım."</strong></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AİLE</category>
      <guid>https://www.diyanethaber.com.tr/icisleri-bakanligindan-anne-babalara-uyari</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Oct 2018 16:15:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/images/haberler/2018/10/icisleri_bakanligindan_anne_babalara_uyari_h2076_3aac3.jpg" type="image/jpeg" length="81518"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
