İnsan, Dininin Hizmetkârı Olmalıydı, Din İnsanın Hizmetkârı Değil

Kayseri İl Müftülüğü ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından organize edilen “Din İstismarı ile Mücadele” isimli programda konuştu.

Diyanet Haber
İnsan, Dininin Hizmetkârı Olmalıydı, Din İnsanın Hizmetkârı Değil
banner80

“Din İstismarı İle Mücadele” konusu bağlamında konuşmak için kürsüyü teşrif eden Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Huriye Martı, Yüce Allah’ın, insanı yeryüzünün en değerli varlığı yani halife olarak yarattığını ve görevinin de yeryüzünü ıslah ve ihya etmek olduğunu söyleyerek başladığı sözlerine, şöyle devam etti:

“Cenab-ı Hak, insana din gönderdi ve insanın vazifesi, dine hizmet etmekti. İnsan, dine hizmet ettiği sürece, dinin yücelmesi, yayılması, hakikatlerinin insanlığa ulaşması, yeryüzünün barışa ve selamete kavuşması için uğraştığı sürece bir sorun yoktu. Ama ne zamanki din insana hizmet etmeye başladı; işte orada problem ortaya çıktı. Eğer din insana hizmet ediyorsa, din insanın birtakım maddi çıkarlar elde etmesine, şöhret ve makam sahibi olmasına ve bunu kendi menfaati için kullanmasına hizmet eder hale gelmişse, işte orada din istismarlığı vardır. İnsan, dininin hizmetkârı olmalıydı, din insanın hizmetkârı değil.

Din istismarı dediğimiz şey, insanın dünya çıkarları için lüks devşirmek, zengin olmak ya da bir şekilde otorite sahibi olmak için dini argümanları kullanmalarıdır. İnsanın içerisinde çok derin bir maneviyat olduğunu hepimiz biliyoruz. Bizim, tıpkı ekmek gibi, su ve hava gibi maneviyata ve inanmaya da ihtiyacımız var. Bu ihtiyacın sağlıklı bir şekilde karşılanmadığı durumlarda, aç ve susuz kalmaya dayanamayacağımız gibi, maneviyat iklimi ihtiyacını gidermek için de maalesef sağlıksız beslenme yollarına gidebiliyoruz. İşte din istismarı dediğimiz şey, tam da böyle bir zamanda, böyle bir ortamda ortaya çıkıyor ve insanların maneviyat, bağlanma, inanma ihtiyaçlarını sömürerek Cenab-ı Hakk’ın adını ve sevgili Peygamberimize olan muhabbeti kullanıp, ahlaki hassasiyetlerimizi ya da bir şekilde ibadetlerimizi kullanıp kendi menfaat çarkını döndürmeye çalışmaktır.”

“DİNE HİZMET EDECEK ASİL NESİLLER YETİŞTİRMELİYİZ!”

DAEŞ İslam’la şiddeti birleştirerek sapkınlık oluşturuyorken, beri tarafta sözde barışla, dinler arası diyalogla, insanlara huzur aşılayacağı vaadiyle hareket eden FETÖ’nün olduğunu söyleyen Sayın Martı, devamında şu noktalara temas etti:

“Bu topraklarda mü’minlerin, Allah deyince, Peygamber sevgisi deyince yürekleri titredi ve onlar, bu duygusal ve manevi atmosferi kendi lehleri ve menfaatleri için kullandılar. Biz, aslında duygusu çok yoğun ve sevgisi çok derin olan bir milletiz. Din söz konusu olunca, her zaman kucağını açan bir milletiz. Ama maalesef biz, sevgisi çok olduğu kadar bilgisi de çok olan bir millet değiliz. Bilgisiz olduğumuz bir noktadan bizi vurdular. Bunun, daha derinlerdeki sebebi, İslam ve din eğitiminin, maneviyat ve değer eğitiminin ülkemizde belli süreçlerde yasaklanmasıydı. Eğer bu eğitimler, insanlara sağlıklı bir şekilde verilemezse, yürekli ve iyi niyetli kimseler tarafından çocuklarımız İslam’ın hakikatine, o sade, o mutedil, o güvenilir İslamî bilgilerle tanıştırılamazlarsa, o zaman istismara açık hale geliyoruz.

DAEŞ de İslamî anlamda eğitim alınamamış coğrafyalarda büyüdü. Irak, Suriye, Mısır coğrafyaları, hepimizin bildiği üzere II. Dünya Savaşı sonrasında Orta Doğu’da yaşanan kargaşa, o sömürge altındaki halkların dini açıdan eğitim alamamış ve baskılanmış öfke dolu gençleri, ellerine silah verilince din adına şiddet saçmaya başladılar. Benzer şekilde bizde de dini eğitimi sağlıklı bir şekilde alamayan, kapatıldıkları için Kur’an kurslarına ve İmam-Hatip okullarına gidemeyen, ailesinden, dini bütün sadeliğiyle öğrenemeyen insanlarımız, maalesef din adına bir ilerleme kat edememişlerdir. O zaman din istismarını bir daha yaşamamak adına, bizim uyanık olmamız lazım. Bu topraklarda, dine hizmet edecek asil nesiller yetiştirmemiz lazım.”

“Din İstismarı ile Mücadele” isimli  programa, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Huriye Martı, Vali Yardımcısı Ali Uslanmaz, İl Müftümüz Doç. Dr. Şahin Güven, Erciyes Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafaoğlu, Melikgazi Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Talas Belediye Başkanı Dr. Mustafa Palancıoğlu, Gönüllü Kültür Teşekkülleri Platformu Başkanı Ahmet Taş, İl Sağlık Müdürü Dr. Ali Ramazan Benli, AFAD İl Müdürü Osman Atsız, İŞKUR İl Müdürü Ahmet Ayçiçek, Kaymek Müdiresi Mürşide Gonca Aslan, Erciyes Kadın Platformu üyeleri, il müftü yardımcıları, ilçe müftüleri, TDV Kayseri Şubesi yönetimi ve STK temsilcileri katıldı.

12 Temmuz 2018 Perşembe gününden itibaren üç gün boyunca Kayseri’de bulunan Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Sayın Martı, Mümin Akan Kur’an kursunda 1 aylık mesleğe hazırlık eğitim seminerine tabi tutulan 4/B sözleşmeli Kur’an kursu öğreticilerine konferans verdi ve Uhud Kur’an kursunda hafızlık eğitimi gören Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi kız öğrencilerini ziyaret ederek bir müddet sohbet etti ve kendilerine tavsiyelerde bulundu. Sonrasında ise Kayseri’den ayrıldı.
 

Diyanet Haber

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER