Prof. Dr. Yılmaz: Din görevlisi birlikte çalıştığı insana değer vermelidir

İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, Küçükçekmece Müftülüğünce düzenlenen programda din görevlileri ile bir araya geldi.

Diyanet Haber
Prof. Dr. Yılmaz: Din görevlisi birlikte çalıştığı insana değer vermelidir
banner80

Küçükçekmece Müftülüğü Din Görevlileri Buluşması

Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programın açış ve selamlama konuşmasını Küçükçekmece Müftüsü Mustafa Temel yaptı.

Ardından din görevlilerine hitap eden İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, “İrşâd nebevî bir hizmettir. Bu yüzden peygamber vârisi din hâdimi; emânet, sıdk, fetânet, tebliğ ve takvâ (ismet) sıfatlarına sahip olmalıdır.” dedi.

Fetanet’in peygamberî bir vasıf olduğuna dikkati çeken Yılmaz, şunları söyledi:

“Fetaneti; intibak kabiliyeti, sosyal ve duygusal zekâ olarak tanımlıyorum. Zekânın türleri var; matematik, coğrafi zekâ vs. Asıl iletişimi sağlayan sosyal ve duygusal zekâdır. Empati kurabilen, karşısındakinin duygularını içine sindirip, onu okuyabilecek duygusallığa sahip kimse duygusal zekâ sahibidir. Matematik zekâya sahip birisinin IQ’su yüksektir belki ama yüksek olması onun çok sosyal biri olduğu, iletişiminin yüksek olduğu anlamına gelmiyor. İletişiminin yüksek olması sosyal ve duygusal zekâ ile irtibatlıdır. Peygamberler sosyal ve duygusal zekâsı yüksek insanlardır. Peygamber haleflerinin de sosyal ve duygusal zekâsının, duygudaşlığının yüksek olması gerektiği açıktır.”

Din görevlisinin birlikte çalıştığı insanlara değer vermesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Yılmaz şöyle devam etti:

“İnsanların sevdiği kişiler kendilerine değer verenlerdir. Sosyal zekâ sahipleri karşısındakine değer veren, onları önemseyen insanlardır. Din hizmetinde olan arkadaşlarımızın zaman zaman özellikle birlikte çalıştığı, beraber hizmet ettiği insanlara değer vermesi, öne çıkarması, hizmetlerini sena etmesi ilişkileri daha canlı tutar. ‘Bunların hepsini ben yapıyorum, başarı benimdir!’ dediğin zaman etrafındaki insanlar kaçarlar. ‘Arkadaşlarımızın, cemaatimizin, herkesin katkılarıyla bu işi birlikte yürütüyoruz.’ dediğiniz zaman ‘Demek ki bu çorbada benim de tuzum var. Bu da hocamız tarafından itiraf ediliyor.’ diye düşünürler ve insanlar mutlu olur. Onun için herkesin farkında olun ve önemli olduğunu ona hissettirin. Herkes önemli olduğunun hissettirilmesini bekler.” 

Fetanet sahibi insanın otoriter değil rehber olması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz konuşmasını şu sözlerle noktaladı:

“Fetanet, duygusal zekâ ile muamele etmeyi gerekli kılar. Böyle bir insan otoriter değil daha çok rehberdir. Şefkatle kuşatıcıdır, buyurgan değildir. Buyurgan üslup her zaman insanları etraftan kaçırır. Hutbelerimizde bile kendimizi de cemaatin içine katarak konuşuruz. ‘Gelin hayatı böyle yaşayalım.’ dediğimiz zaman başkadır, ‘Böyle yapın.’ dediğimiz zaman başkadır.”

Küçükçekmece Müftülüğünce Atakent Kültür ve Sanat Merkezi'nde düzenlenen programa İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, il müftü yardımcıları, Küçükçekmece Müftüsü Mustafa Temel ve din görevlileri katıldı.

Diyanet Haber

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER