banner156

banner147

Prof. Dr. Muslu: İrşat hizmetlerinde etkili olabilmek için önce kendimizden başlamalıyız

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ramazan Muslu, Hatay’da çeşitli temaslarda bulundu.

Hatay Müftülüğü 24.01.2020, 11:41
Prof. Dr. Muslu: İrşat hizmetlerinde etkili olabilmek için önce kendimizden başlamalıyız
© Diyanet Haber
banner157

Çeşitli programlara katılmak üzere Hatay’da bulunan Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ramazan Muslu, sabah namazında vatandaşlarla bir araya geldi.

“Sabah Namazı Buluşmaları” kapsamında Antakya Miraç Camii’nde düzenlenen programda sabah namazının ardından cemaate hitap eden Prof. Dr. Muslu,  “Enes bin Malik anlatıyor, Efendimiz (s.a.s.) buyurdular; ‘Üç şey kendisinde olan kimse imanın tadını bulur: Allah ve Resulünü her şeyden çok seven, sevdiği kimseyi Allah için seven ve Allah onu küfürden kurtardıktan sonra küfre dönmekten korkan kimse.” Hadis-i şerifini paylaştı.

Programa Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ramazan Muslu ile birlikte Hatay İl Müftüsü Hamdi Kavillioğlu, Antakya İlçe Müftüsü Necati Şafak, din görevlileri ve vatandaşlar katıldı.

Prof. Dr. Muslu Hatay’da din görevlileri ile buluştu

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ramazan Muslu, Hatay programı kapsamında din görevlileri ile bir araya geldi.

Burada din görevlilerine hitap eden ve insanın Kur’an-ı Kerim’de zikredilen özelliklerine değinen Prof. Dr. Muslu şöyle devam etti:

“Kur'an-ı Kerim nefsin bazı sıfatlarından bahsediyor; ‘nefs-i emmare’, kötülüğü emreden nefis. Bu en alt seviye, kötülüğü yapıyor ve pişmanlık da duymuyor. Bir üst seviye ‘nefs-i levvame’, bu mertebede ise kötülüğü yaptıktan sonra pişmanlık duyuyor ve kendisini sorguluyor. Sonraki seviye ‘nefs-i mülheme’de ise kötülüğü büyük oranda terk etmiş, kalp gözü ve basireti açılmaya başlamış, kalbine ve gönlüne bazı şeyler doğmaya başlamış. Bir iş yapacağı zaman kalbini gönlünü rahatsız ediyor, daha sonra o işi iyi ki de yapmadığını görüyor. Sonraki seviye ‘nefs-i mutmainne’ yani kalbin tatmin olması. Nefisle ilgili diğer mertebeler ise nefs-i raziye, nefs-i mardiyye, nefs-i safiye.

Nefs-i emmare mertebesindeki bir kişi, örneğin bir kötülük işliyorsa, muhatabına aynı kötülüğü yapma diyemez, dese de muhatabı üzerinde etkisi olmayacaktır. O halde bir Müslümanın başka birini irşat edebilmesi için mutlaka mertebesinin bir üstte olması gerekir.

Din görevlileri irşat hizmeti yürütürken etkili olabilmek için önce kendilerinden başlamalıdır.”

Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programın açış konuşmasını yapan ve yürütülen faaliyetler hakkında bilgiler paylaşan İl Müftüsü Hamdi Kavillioğlu ise şunları kaydetti:

“Hatay’da bin 92 cami, 15’i yatılı 80 tanesi 4-6 yaş grubu olmak üzere toplam 470 Kur’an kursumuz var.

4-6 yaş Kur’an kurslarımızda 121 sınıfımızda 2 bin 500 – 3 bin arası öğrencimiz var. Bu sayıyı 5 binlere çıkarma gayreti ve çalışması içerisindeyiz.

Hafızlık kursularımızda her sene ortalama 200 civarı hafız mezun oluyor. İnşallah hedefimiz 250-300 hafız mezun etmek.”

Programa Hatay İl Müftüsü Hamdi Kavillioğlu, emekli İl Müftüsü Mustafa Varlı, İl Müftü yardımcıları, ilçe müftüleri, din görevlileri ve Kur’an kursu öğreticileri katıldı.

Din görevlileri buluşmasının ardından Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ramazan Muslu başkanlığında İl Müftüsü ve ilçe müftülerinin katılımıyla bir toplantı gerçekleştirildi.

Kaynak: Diyanet Haber
Yorumlar (0)
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sitemizde en çok hangi haberler ilginizi çekiyor?