banner331

banner319

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: Hac, insanın özüne varma yolculuğudur

Mekke’de Türk basın mensuplarıyla bir araya gelen Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Hac, insanın nedamet, tövbe, azim ve kararlılık ekseninde kendine, özüne varma yolculuğudur.  Alemlerin rabbine yönelerek samimi tövbe, dua ve yakarışlarla kendini affettirmesidir.” dedi.

Hac Günlüğü 05.07.2022, 15:05
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: Hac, insanın özüne varma yolculuğudur

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Mekke’de Türk basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Diyanet İşleri Başkanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğince Mekke Din Hizmetleri Ataşeliği’nde düzenlenen kahvaltılı toplantıda konuşan Diyanet İsleri Başkanı Erbaş, insanlık tarihinin Mekke’de başladığını ifade ederek, “İlk Peygamber de son peygamber de bu şehre gönderilmiştir. Bu şehir, bizzat Allah tarafından harem kılınmıştır. Allah’a kulluk maksadıyla yapılmış ilk mabet olan ve Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın evi olarak kabul edilen Kâbe, bu şehirde inşa edilmiştir.” dedi.

Mekke’nin asırlar önce cehaletle, cahiliyenin insanlıktan, ahlaktan yoksun adetleriyle kuşatıldığını ifade eden Başkan Erbaş, “Peygamber Efendimizin ve vahyin gelişiyle insanlık tarihine damga vuracak yeni bir düzenin, merhamet ve adaletin merkezi olmuştur. Peygamber Efendimize inen ilk vahiyden sonra tevhid inancına aykırı bütün gelenekler ortadan kaldırılmış, kısa süre içerisinde Hicaz yarımadasında erdemli, adil bir toplum ve devlet kurulmuştur. İslam medeniyetinin temelleri, çeşitli ırk ve kültürlere mensup milletlerin, bir arada kardeşçe yaşayabilecekleri ahenkli bir zemin üzerine Hazreti Muhammed Mustafa aleyhissalatüvesselam tarafından bu topraklarda atılmıştır.” diye konuştu.  

“Hac, kardeşlik ruhunu dinamik bir biçimde yaşatan bir ibadettir”

Erbaş, bu toprakların Allah’ın emriyle haccın ilan edildiği ve Hz. İbrahim’in insanları hacca davet ettiği topraklar olduğunu belirterek, “Burada bulunmamız vesilesiyle bu toprakların ev sahipliği yaptığı ahlak ve medeniyete yakından bakmamız gerektiğini düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.  

Hac, ümmet bilincinin dünyaya ilanı olduğuna işaret eden Erbaş, şöyle devam etti:

“Hac, Müslümanların, her yıl iman ve tevhid ekseninde buluştuğu, kardeşlik kongresi ve evrensel bir şuurun yaşanmasıdır. İslam dininin en kapsamlı ibadeti olan hac, bütün Müslümanlar tarafından eda edilen, kardeşlik, birliktelik ruhunu dinamik bir biçimde yaşatan bir ibadettir. Burada haccın, hayatın tamamını kuşatan ilkeleriyle, dünyanın her tarafından Mekke’ye gelen milyonlarca Müslümanın kardeşlik duygularına ve bu duyguların kuvvetlendiğine şahit oluyoruz. Bireysel, toplumsal ve evrensel düzeyde İslam düşünce ve ahlakını bir arada yaşatan hac; mübarek bir yolculuk, kutlu bir ibadet, büyük bir arınma mevsimidir.”

“İslam’ın dünyaya yönelik mesajı, iyiliğe ve güzelliğe dair her şeyin yanında yer almaktır”

Erbaş, haccın güzel ahlakın tahkim edildiği bir yolculuk olduğunun altını çizerek, “Yüce dinimiz İslam bizlerden güzel davranışlarda bulunmamızı ve ahlâkımızı da güzelleştirmemizi istemektedir. İslam’ın dünyaya yönelik mesajı da iyiliğe ve güzelliğe dair her şeyin yanında yer almaktır. Ahlâkî değerler ile bezenmiş bir hayatın yaşanması için çalışmaktır. Hac ibadeti güzel ahlakı cem eden yönü sebebiyle kardeşlik, dayanışma, paylaşma gibi değerlerin sağlamlaştırıldığı bir yolculuktur. Tüm bunlar için gerekli olan sabır hasletini pekiştiren bir ibadettir.”

“Hac bizlere, yaratılış gayesini, kulluk bilincini, insani değerleri, güzel ahlakı öğretmektedir”

Haccın rahmet ve mağfiret iklimi olduğunu dile getiren Erbaş, “Hac, insanın nedamet, tövbe, azim ve kararlılık ekseninde kendine, özüne varma yolculuğudur.  Alemlerin rabbine yönelerek samimi tövbe, dua ve yakarışlarla kendini affettirmesidir.” şeklinde konuştu.

Haccın ibadeti İslam’ın temel ilke ve değerlerini hem teorik hem de pratik olarak öğreten bir okul olduğuna vurgu yapan Erbaş, “Bizlere, mikat, ihram, tavaf, sa’y, vakfe, tıraş olma, şeytan taşlama gibi semboller üzerinden yaratılış gayesini, kulluk bilincini, insani değerleri, güzel ahlakı öğretmektedir. Bu şuur ile yapılan hac mebrur hacdır ve Peygamber Efendimizin ifadesiyle mebrur bir haccın karşılığı da ancak cennettir.” ifadelerini kullandı.

Hazreti Peygamberin makbul bir hac ile insanın bütün günahlardan arınarak annesinden doğduğu gibi tertemiz olacağı müjdesini hatırlatan Erbaş, bu yüzden hac, bir arınma, temizlenme ve manevi anlamda yeniden doğuş olarak değerlendirildiğini kaydetti.

“Hac, zamanın meydan okumalarına karşı hakkın hakikatin yanında güçlü bir duruştur”

“Hac, zamanın meydan okumalarına karşı hakkın hakikatin yanında güçlü bir duruştur.” diyen Erbaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kur’an-ı Kerim, ötekileştirmeyi, işgali, haksızlığı asla meşrulaştırmazken bugün ne yazık ki İslam coğrafyasında ve dünyanın çeşitli yerlerinde ırk, mezhep, meşrep ve ideoloji üzerinden politikalar yürütülmekte, tefrikalar çıkarılmaktadır. Hz. İbrahim’den Hz. Musa’ya, Hz. İsa’dan hatemül enbiya Hz. Muhammed’e, bütün peygamberler insanların, can, inanç, mal, akıl ve nesil dokunulmazlığı için mücadele etmişken ki, insankarın can, din, mal, nesil, akıl özgürlüğü, dokunulmazlığı vardır. İslam bunu her vesileyle gündeme getirmişken bugün, gücü kutsayan bir anlayış, hiçbir insanî değer tanımadan hâkimiyet kurmaya çalışmaktadır. Yeryüzünde, hiçbir vicdana sığmayacak katliamlar, işgaller yapılmakta, insanlar vatanlarından sürülmekte, yoksullar daha da yoksullaştırılmaktadır. Bu tür olaylar dünyanın her yerinde insanları etkilemektedir.”

Erbaş, haz odaklı bir yaklaşımın her geçen gün yaygınlaştığına dikkat çekerek, “Maddî hazları öne çıkaran, manevî değerleri ötekileştirerek kişisel arzu ve istekleri hayatın odağına yerleştiren yaklaşımlar, git gide hayata egemen hale gelmektedir. Cahiliyeyi aratacak bin beter cahiliye unsurlarıyla sömürü düzenlerini devam ettirmek isteyen kesimler var.” diye konuştu. 

“Hac, yeryüzünü ifsat edenlere karşı duruştur”

Şair Arif Nihat Asya’nın Hazreti Peygambere ithafen yazdığı, “Seccaden Kumlardı” şirini okuyan Erbaş, cehaletin bugün kıtalar dolaştığını ifade ederek, şöyle konuştu:

“Bu sebeple hac, yeryüzünü ifsat edenlere karşı duruş, insanlığın iyiliği adına büyük ve asil bir sorumluluğu üstlenerek hakkın ve merhametin gücünü göstermek olarak da anlaşılmalıdır. Burada, bu kutsal beldede, Mekke'de, İslam’ın barış mesajının ilan edildiği bu kutlu şehirde, omuz omuza tavaf eden, yan yana kıyama duran insanlar olarak yaşadığımız dayanışmayı, yardımlaşmayı, kardeşliği ve vahdeti evlerimize, vatanlarımıza döndükten sonra da devam ettirme sorumluluğumuz vardır.  Zira Peygamber Efendimizin buyurduğu gibi insanlık olarak hepimiz  Adem’in çocuklarıyız. Hiç birimizin diğeri üzerine bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan sakınmaktadır.

“Çevreye ve çevre temizliğine daha çok dikkat etmeliyiz”

Erbaş, insanın kâinatın en önemli varlığı olduğuna vurgu yaparak, “Bu yüzden bulunduğu çevre kendisi için büyük önem arz etmektedir. Özellikle son zamanlarda insanın çevresiyle sorunları artmış ve bu sorunlar gün geçtikçe ağırlaşmaya başlamıştır. Bugün çevre sorunları, renk dil ve din ayırımı gözetmeksizin günümüz insanlığının en önemli sorunlarından biri haline gelmiştir. Bildiğiniz gibi hac mevsiminde milyonlarca insan bir arada bulunmakta; Arafat, Müzdelife, Cemerat gibi mekânlarda bir araya gelmektedir. Bu da çevreye ve çevre temizliğine daha çok dikkat etmeyi gerektirmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Yeşil hac projemizi daha da yaygınlaştırıyoruz”

Diyanet İşleri Başkanlığı olarak hac vesilesiyle ibadetlerin, insanın çevre ve toplumla ilişkisine, güzel ahlak, merhamet ve sorumluluklarına dair yol göstericiliğini hatırlatmak için çalışmalar yaptıklarını aktaran Erbaş, “Bu doğrultuda sıfır atık ve sıfır israf duyarlılığıyla ilgili çalışmalar yaptık. Kitapçıklar, broşürler hazırladık ve hacı adaylarımızı bu konuda sürekli bilgilendiriyoruz. 2019’da başlattığımız yeşil hac projemizi daha da yaygınlaştırmak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz.” diye konuştu.

“37 bin 770 vatandaşımız hac ibadetini yerine getirmek Mekke’de”

Erbaş, bütün hacı adaylarının Mekke’ye geldiğini belirterek, “Ülkemizde ve Medine’de hacı adayımız kalmadı. Yani görevlilerimiz hariç 37 bin 770 vatandaşımız hac ibadetini yerine getirmek üzere burada. Tabi 65 yaşını geçen büyüklerimiz üzüntülü. Ama dua edelim inşallah önümüzdeki yıldan itibaren bu sınır kalksın ve 65 yaşını geçen vatandaşlarımız da hac yapmak için buralara gelsinler.” ifadelerini kullandı.

“Şehit yakını, gazi ve gazi yakını olarak hacca müracaat kardeşlerimizin tamamı hacca getirildi”

Hacı adaylarının bu yılki yaş ortalamasının 54 olduğunu açıklayan Erbaş, “Şehit yakını, gazi ve gazi yakını olarak hacca müracaat eden 193 kardeşimizin tamamı hacca getirilmiştir. Tüm kardeşlerimizin ibadetlerini en güzel şekilde yerine getirmeleri ve sonunda salimen, ğanimen evlerine dönmeleri için 2 bin civarında görevlimizle canla başla gayret gösteriyoruz. 40 yıllık bir tecrübe var. Bu tecrübeyi her geçen gün bir sora ki yıla taşıyoruz.” diye konuştu. 

“Arafat’a sahra hastanemiz de kuruluyor”

Erbaş, Arafat hazırlıklarını tamamladıklarını ifade ederek, “Klima ve halılarla donanımlı çadırlarımız kurulmuş durumda. Arafat’a sahra hastanemiz de kuruluyor. Arafat’a çıkamayacak durumda olan kardeşlerimizi dahi gerekli imkanları sağlayıp orada çadırda vakfelerini yapmalarını sağlamaya gayret ediyoruz. Hac ibadetimizi en güzel, en doğru bir şekilde ve tabi ki ruhuna uygun olarak yerin getirmeyi Cenabı Hak hepimize nasip eylesin.

“Vekâletle Kurban Kesim Organizasyonu”

Vekaletle kurban kesimi ile ilgili de açıklamalarda bulunan Erbaş, şunları söyledi:

“Biliyorsunuz bir taraftan da Kurban Bayramı vesilesiyle vekaleten kurban kesim hizmetimiz devam ediyor. Kurban ibadeti, müminlerin Allah’a yakınlaşma arzususun bir tezahürü olarak Hz.  Adem’den bu yana süregelen bir ibadettir. Bir Müslümanın bütün varlığını, gerektiğinde Allah yolunda feda etmeye hazır olduğunun bir nişanesidir. Başkanlığımızın Türkiye Diyanet Vakfı ile beraber yaklaşık otuz yıldır aralıksız bir şekilde büyük bir hassasiyetle icra ettiği Vekâletle Kurban Kesim Organizasyonu da bu gayeye matuf bir hizmettir. Bu vesileyle vekâletle kurban çalışmamıza büyük önem verdiğimizi de ifade etmek istiyorum. Şu anda yüzlerce arkadaşımız ülkemizde ve dünyanın hemen her bölgesinde kurban hizmetlerimizi yerine getirmek için titizlikle çalışmalarını sürdürmekte ve üzerlerine almış oldukları bu emaneti yerine getirmeye gayret etmektedirler.”

Erbaş, Başkanlığın hizmetlerinin duyurulması için güçlü seslere sahip olduklarını ifade ederek, “En güçlü sesimiz sizlersiniz, değerli basın mensuplarımız. Diyanet İşleri Başkanlığımız bünyesinde 10 yıla yakındır hizmet veren Diyanet Televizyonumuz, Diyanet Radyolarımız Diyanet Radyomuz, Diyanet Risalet ve Kur'an Radyomuz, hakikaten bu süreçte hacılarımıza çok büyük destek veriyorlar. Bilgilendirme faaliyetleri yapıyorlar.” şeklinde konuştu.

Diyanet Haber Başkanlığın güçlü sesi haline geldi

Ayrıca Diyanet Haber sitemizin faaliyetlerin duyurulmasında Diyanet İşleri Başkanlığının güçlü sesi haline geldiğini dile getiren Erbaş, “Elhamdülillah bunun için de arkadaşlarımıza Diyanet Televizyonumuz, Diyanet Radyolarımız ve diyanethaber.com.tr sitemizin yöneticilerine çok teşekkür ediyorum. Bütün milletimizi dini konularda, hem Diyanet TV ve dijital platformlarını hem de diyanethaber.com.tr sitemizi ve sosyal medya platformlarına başvurmalarını ve takip etmelerini özellikle arzu ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Erbaş, gerçeği, doğru bilgiyi topluma sunmanın gayreti içerisinde olan basın mensuplarına teşekkür etti.

“Diyanet Haber, ‘Hac Günlüğü’ başlıklı özel çalışmalar yürütüyor”

Diyanet Haber’in hac hizmetleri kapsamında yürüttüğü çalışmalara değinen Erbaş, “Hac hizmetleri, mekan ve insan haberlerinin yer aldığı ‘Hac Günlüğü’ başlıklı özel haber kategorisi ile Diyanet Haber sitemiz ve Diyanet Televizyonumuz özel çalışmalar yürütmektedir. Bunu da sizlerle paylaşmış olayım. Bu birlikteliğimiz vesilesiyle hem hizmetlerinizin hem de hac ibadetinin kolay ve bereketli geçmesini diliyorum. Buradan ülkemize ve dünya kamuoyuna sizin elinizle ve dilinizle nice güzelliklerin yayılacağına inanıyorum. İbadet ve dualarımızı makbul, haccımız mebrur olsun inşallah. Hep beraber bütün hacılarımızla birlikte sıhhat ve afiyet içinde ailelerimize kavuşmayı, Cenab-ı Hak hepimize nasip eylesin diyorum. Sesimizi duyurduğumuz için sizlere çok teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

banner332
Yorumlar (0)