Ulema İstanbul'da toplandı

Dünya Müslüman Alimler Birliği Genel Kurulu çok sayıda ülkeden ulemanın katılıyla İstanbul'da başladı.

Ulema İstanbul'da toplandı
banner36

İstanbul Büyük Şehir Belediyesi tarafından düzenlenen ve çok sayıda ülkeden ulemanın katıldığı Dünya Müslüman Alimler Birliği Genel Kurulu İstanbul'da başladı.

Açılış konuşmasını yapan İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal: "İslam dünyasındaki sıkıntıların, çözümü, Müslümanların ümitsizlikten kurtulması adına, sizlerin burada beraberce yapacağınız çalışma inşallah ümitsizliği yok edecektir" dedi.

Yusuf el-Karadavi'nin de bir konuşma yaptığı Dünya Müslüman Alimler Birliği Genel Kurulu'na katılan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Arapça bir konuşma yaparak İslam aleminin içinden geçtiği zorlu süreç, birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekti.

Programa katılan ve tertiplenmesinde emeği geçenlere tek tek teşekkür eden Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş şunları söyledi:

Bugün, dünyamız ve özellikle İslam coğrafyası savaşlar, yoksulluk, terör eylemleri, ümitsizlik gibi devasa sorunların kuşatması altında zor ve sıkıntılı süreçlerden geçmektedir. 

İşte âlem-i İslam’ın ve insanlığın karşı karşıya kaldığı bu vahim tablo, dünyayı huzura kavuşturacak yegâne değer olan İslam’ı anlatacak, öğretecek ve dünyaya tanıtacak olan bizlere çok büyük görev ve sorumluluklar yüklemektedir. Bunun için coğrafyamızdaki sorunları, önyargısız bir yaklaşımla, ötelemeden, gerçekçi, derinlikli, yapıcı ve ikna edici bir yöntemle, bütüncül bir bakış açısıyla ele alarak hep birlikle daha iyi bir geleceği inşa etmek için çalışmak zorundayız. 

İcra edilen bu toplantıyı söz konusu ideal bağlamında önemli bir çalışma olarak görüyorum.  

Kıymetli Katılımcılar;

Bugün Müslümanların en temel sorunu parçalanmışlıktır. Bu tabloda, harici unsurların uyguladıkları politikaların önemli payı olsa da bizim ümmet olarak özellikle son 2-3 asırdır dünyada yaşananları doğru anlama ve yorumlamadan kaynaklanan ciddi hata ve zaaflarımızın etkisi yadsınamaz. Bu meyanda, söz konusu coğrafi parçalanmışlık, zihinsel dağınıklığı da maalesef beraberinde getirmiştir. Böylece, gücünü ve imkânlarını yeterince kullanamayan İslam dünyası, emperyalist müdahalelere ve meydan okumalara gerektiği gibi karşı koyamaz hale gelmiştir.

Diğer taraftan ırk, mezhep, meşrep farklılıkları, kavga ve tefrikaya alet edilerek kaos ve anarşi körüklenmektedir. 

İslam coğrafyasının toparlanmasına ve ümmetin vahdetine elbette ulema öncülük edecektir. Bu anlamda âlimlerin bir araya gelmeleri, ortak akıl, yaklaşım ve söylem oluşturmaları, sorunları beraberce çözmeye çalışmaları, özellikle temel meselelerde ortak refleks göstermeleri hayati önem arz etmektedir. 

Öte yandan, küresel oluşumların etkili olduğu bir dönemde İslam dünyasının dinî kurumları; din hizmeti ve eğitiminin her yönüyle geliştirilmesi, özellikle sahih dinî bilginin yaygınlaştırılması, kadın-aile ve gençliğe yönelik din hizmetleri ve din istismarını engelleme gibi alanlarda işbirliği ve ortak çalışmalar yapmalıdır. 

Bu bağlamda İslam coğrafyasındaki dinî teşekküller, sivil toplum örgütleri, fıkıh kurulları vb. yapılanmalar birbirine alternatif olarak algılanmamalı, bilakis birbirini destekleyen, imkân ve potansiyelini birleştiren mütemmim teşkilatlar şeklinde çalışmalıdır.

Kıymetli Hazirun;

Bugün ihmal edilmemesi gereken hayati bir mesele de Kur’an ve Sünnet’in doğru anlaşılıp yorumlanması ve sahih bilginin açık, sade, anlaşılabilir, güncel bir dil, müdellel bir zemin, sağlam bir metodoloji ve öncelikleri dikkate alan ferasetli bir yaklaşım çerçevesinde sunulmasıdır. Zira dinî alanda yaşanan bilgi karmaşası, yanlış dinî algı ve tasavvurlar, bireysel ve sosyal sorunlara neden olmaktadır.

Din adına hakikatle bağdaşmayan söz ve davranışlardan en fazla Müslümanlar ve bilhassa genç nesiller olumsuz etkilenmektedir. Referansını dinden aldığını iddia ederek toplumda bozgunculuk yapan FETÖ, DEAŞ, Boko Haram, Şebab ve ideolojisini ırkçılık ve bölücülük üzerine kuran PKK gibi terör örgütlerinin Müslümanlara, birlik-beraberliğimize ve geleceğimize verdiği zarar ortadadır. Bu itibarla bilgiyi, hikmet, ahlak ve hukuk boyutuyla beraber yeniden inşa etmek, müminler için bir iman ve kulluk sorumluluğu olduğu gibi, daha yaşanabilir bir dünya kurmanın da yegâne yoludur.

Sözlerime burada söz verirken, gerçekleştirilen toplantının istifadeye medar olmasını niyaz ediyor; tekrar kıymetli hâzirunu saygıyla selamlıyorum.

VİDEO HABER

banner24

----------------------

Diyanet Haber

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner15

banner13