Kur'an'ı Anlamak ve Yaşamak

Erzurum İl Müftülüğünce “Kur'an'ı Anlamak ve Yaşamak” konulu bir konferans düzenlendi.

Diyanet Haber
Kur'an'ı Anlamak ve Yaşamak
banner47

Erzurum İl Müftülüğü Konferans Salonunda düzenlenen konferansa Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necdet Çağıl konuşmacı olarak katıldı.

Program Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

İl Müftüsü Hasan Hüsnü Sula açış konuşmasında Kur'an ve sünnet bütünlüğünün önemine vurgu yaparak Kur’an’ı hakkıyla anlama ve yaşamanın ancak Hz. Peygamberi (s.a.s.) anlamakla mümkün olabileceğine işaret etti.

Sula şöyle devam etti:

“Yüce Allah en son ve en mükemmel din olan İslam'ı anlatmak üzere Hz. Muhammed’i (s.a.s.) peygamber olarak gönderdi. Allah'a hamd olsun ki bizi de ona ümmet eyledi. Bu yüzden Allah'ın kelamının en güzel şekilde anlatılması peygamberlerin dili ile mümkündür, Sevgili Peygamberimizin dili ile mümkündür. O, canlı bir Kur'an idi, yaşayan bir Kur'an idi, Allah'ın emirlerini, İslam'ın nasıl yaşanacağını öğreten biriydi. Bize içimizden Rahmet Peygamberi olarak gönderilendi. Bu yüzden ayet-i celilede: ‘Allah'ı seviyorsanız beni seviniz, benim gösterdiğim şekilde hareket ediniz ki Allah da sizi sevsin.’ buyurulmaktadır.”

İl Müftüsü Sula'nın konuşmasının ardından Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necdet Çağıl’ın konferansı başladı.

banner24

Prof. Dr. Çağıl, Kur'an kelimesinin etimolojik yapısı, kökeni ve anlamı ile kıraat farklılıklarına değinerek şunları söyledi:

“Kur’an’ın okunan bir kitap, çokça okunması gereken bir kitap olduğu isminden anlaşılmaktadır. Demek ki okumaya değer bir kitap arıyorsanız budur. Başka bir yere gitmeyin, adres belli. Bizim dünyevi ve uhrevi şerefimiz bu kitabın içindedir. Yani bu kitaba sarılan, bu kitabı kendisine iltizam eden,  kendisinin ayrılmaz bir parçası kılanlar dünyada da ahirette de fevz-i necata ulaşacak demektir.”

Prof. Dr. Çağıl’ın konuşmasının ardından program çiçek takdimi ile sona erdi.

Kan davalı iki aileyi Müftü barıştırdı

Öte yandan Erzurum’un Karaçoban ilçesinde yaşayan ve 2014 yılında meydana gelen bir olaydan dolayı aralarında husumet bulunan iki aile, camide düzenlenen merasimde barıştı.

Kopal Yeni Camii'nde gerçekleşen barış merasimine aralarında husumet bulunan ailelerin yanı sıra İl Müftüsü Hasan Hüsnü Sula, Karaçoban Kaymakamı Yusuf İzci, Karaçoban İlçe Müftüsü Aziz Aktan, din görevlileri ve aile büyükleri iştirak etti.

Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlayan barışma merasiminde konuşan Erzurum Müftüsü Hasan Hüsnü Sula şunları kaydetti:

“Yüce Allah Bakara suresi 208. ayet-i kerimede: ‘Ey iman edenler, hep birden barışa girin, sakın şeytanın peşinden gitmeyin! Çünkü o, apaçık düşmanınızdır.’ buyuruyor. Barış içinde yaşamak Yüce Allah'ın tüm müminlere emridir. Aksi bir davranış, küs kalmak, kavgaya tutuşmak ise ayet-i kerimede şeytana uymak olarak belirtiliyor.

Yüce Allah Hucurat suresi 10. ayet-i kerimesinde ise ‘Şüphesiz müminler kardeştir. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin.’ buyuruyor. Dargınlık ve kavgalı olmanın yasaklandığı gibi aynı zamanda dargın, kırgın, kavgalı olanların da aralarının bulunarak barıştırılması müminlerin bir vazifesidir. İşte biz de bu anlamda Allah'ın emrini yerine getirmek üzere bir araya geldik.”

Konuşmaların ardından yapılan dualarla tamamlanan merasimde, arasında husumet bulunan aileler barış için söz verdiler.

Diyanet Haber

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER