Camiye saldırı Yeni Zelanda halkını birleştirdi

Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinde cuma namazı sırasında iki farklı camiye düzenlenen terör saldırısının ardından birlik ve beraberlik mesajı veren Yeni Zelanda halkı, terörist Brenton Tarrant'ın amacına ulaşamadığı, halkın birbiriyle daha da yakınlaştığı görüşünü paylaşıyor. 

Diyanet Haber
Camiye saldırı Yeni Zelanda halkını birleştirdi
banner77

"Teröristin düşündüğü gibi olmadı, o kaybetti biz kazandık"

Terör saldırısında hayatını kaybedenlerin yakınlarının acısını, Yeni Zelanda'da yaşayan farklı millet ve inançlardan kişiler paylaştı.

Anadolu Ajansı'na açıklamalarda bulunan Yeni Zelanda halkı, terörist Brenton Tarrant'ın amacına ulaşamadığını, halkın birbiriyle daha da yakınlaştığını belirtiyor.

Terör saldırısında babası Hacı Davud Nabi'yi kaybeden Afgan asıllı Yama Nabi, hangi millet ve inançtan olursa olsun herkesin aynı ve eşit olduğununu dile getirerek, "Burada kardeşlerimle bir arada duruyorum çünkü farklı olmadığımızı göstermek istiyorum. Bu dünyada bir kez yaşayacağız. Bir tek Allah canımızı alabilir. Kimse başkasının canını almasın. Bu mesajı vermek istiyorum." diye konuştu. 

 Yeni Zelanda Yahudi Toplumu Hahamı Mendy Golostein de Auckland'dan Yahudi toplumunun destek mesajlarını acı çeken Müslüman kardeşlerine iletmek için geldiğini belirterek, "Kardeşlerimiz, bir aile gibi bizler de sizinle birlikte her biriniz, her birimiz için acı çekiyoruz. Biz, bir aileyiz. Bir aile olduğumuzu gerçekten hatırlamanın zamanı." ifadelerini kullandı.

"Terörist kaybetti, biz kazandık"

Auckland'de yaşayan Suriye kökenli iş adamı Muhammed Maluk da Türkiye'nin Yeni Zelanda'daki terör saldırısı karşısında sergilediği tutumu takdir ettiğini dile getirerek, "Yeni Zelanda dünyanın öbür ucunda da olsa Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın desteği var. Erdoğan daima Suriyelilere destek veriyor. Şimdi de Yeni Zelanda halkına destek veriyor." dedi.

Maluk, Erdoğan'ın İslam'ın lideri olduğu değerlendirmesinde bulunarak, "Rabbim ona uzun ömür versin, onu korusun. O herkese karşı iyi. Onu seviyoruz. Erdoğan'ı seviyorum. İnşallah Erdoğan bir gün Yeni Zelanda'ya geldiğinde onu göreceğim ve ona sarılacağım." diye konuştu.

Terör saldırısını gerçekleştiren Brenton Tarrant'ın amacının Yeni Zelanda halkını bölmek olduğunu aktaran Maluk, şunları kaydetti:

"Teröristin saldırısından sonra ne oldu, insanlar daha da yakınlaştı. Teröristin düşündüğü gibi olmadı. Yeni Zelanda halkına bakın bize karşı ne kadar iyi ve yakınlar. O kaybetti, biz kazandık. Biz, Müslümanlar ve Hristiyanlar burada daha da yakınlaştık. Bu terör saldırısı olana kadar bütün Yeni Zelanda birlikti. Buradan ırkçı katile bir mesaj vermek istiyorum. Sen kaybettin, biz biriz."

"Yeni Zelanda bir kişi tarafından tanımlanmayacak"

Terör saldırısının olduğu günden bu yana Müslümanlarla dayanışmanın en güzel örneklerinden birini sergileyen Yeni Zelanda halkı, gün boyu saldırının gerçekleştiği caminin bulunduğu caddede hayatını kaybedenler için oluşturulan anma alanına çiçek bıraktı. 

Alana çiçek bırakan Yeni Zelandalı Michael Sharp, yaşanan terör saldırısını hem çocuklarına hem de büyüklere açıklamanın çok zor olduğunu dile getirdi. Sharp, "Bu akıl almaz bir şey. Neden olduğunu bilmiyoruz. Anlaması çok zor bir şey ama sanırım burada bir tesellimiz olacaksa o da burada gördüğünüz büyük sevgi ve keder. Yeni Zelanda olarak biz buyuz. Bir kişi tarafından tanımlanmayacağız. Biz buyuz." ifadelerini kullandı. 

YORUM EKLE
YORUMLAR
ali bil
ali bil - 4 ay Önce

Simdi gayri muslimlerin muminlere taziyeleri guzelde samimi deiller bizi seviyorlarmi...

ahmet acar
ahmet acar @ali bil - 4 ay Önce

taziye vermekte bir erdemdir. yahudi gencin cenazesi geçerken ayağa kalkan bir peygamberin ümmetiyiz. ayrıca taziye verilen kişi sevilmek zorunda da değildir. müslümanlar arasında bile dünya hayatında iken sevmediğimiz bir çok kişinin cenaze namazını kılıp taziyesine gitmekteyiz.

SIRADAKİ HABER