Prof. Dr. Martı: Peygamberimiz gençlerin dilinden en iyi şekilde anlamıştır

Prof Dr Martı: Tebliği, risaleti, muhabbeti daima genç kalacak olan Peygamberimiz, gençler için eşsiz bir örnektir.

Prof. Dr. Martı: Peygamberimiz gençlerin dilinden en iyi şekilde anlamıştır

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Huriye Martı, 2018 Yılı Mevlid-i Nebi Haftası kapsamında İstanbul’da Osmanlı Arşivi Külliyesi Kongre Merkezi’nde “Peygamberimiz ve Gençlik” temasıyla düzenlenen Mevlid-i Nebi Sempozyumu’nun açılışında konuştu.

“Davetine ilk önce gençler icabet ettiğinde onları takdir ve taltif eden, ashabının gençleriyle dostluğa ve güvene dayanan bir ilişkinin eşsiz örnekliğini sunan Sevgili Peygamberimize salât ve selâm olsun.” diyerek konuşmalarına başlayan Prof. Dr. Huriye Martı şöyle devam etti:

Peygamberimiz ve Gençlik temasıyla düzenlenen ve ilk defa uluslararası düzeyde icra edilecek olan sempozyumun hayırlara vesile olmasını diliyorum.

İlgileri, hevesleri, kendilerini bile şaşırtan değişimleri, coşkulu, meraklı ve iddialı halleri ile gençler, tarih boyunca olduğu gibi bugün de toplumların en dinamik yapı taşlarıdır. Hayatının paha biçilmez yıllarını yaşamakta olan bir genç, varlığına saygı duyulmasını, ümitlerinin beslenmesini, sormasına ve sorgulamasına izin verilmesini, fikirlerinin kabul edilmesini, enerjisine rehberlik edilmesini bekler. Gencin dilinden anlayarak tüm bu beklentileri karşılayan en muhteşem örnek ise kuşkusuz Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.)’dir.”

Prof. Dr. Martı, sempozyumda sunulacak olan tebliğ ve müzakerelerin, zihinlerde yankılanan şu hayatî sorulara cevap arayacağını belirtti:

“Postmodern günlerin Müslümanları olarak bizler, iletişim çağında gençlerimizle iletişimsizliğimizi nasıl sona erdireceğiz?

Yargılamak yerine anlamak, suçlamak yerine çözüm üretmek, dışlamak yerine kucaklamak, sevmek ve güvenmek zorunda olduğumuzu biliyor olsak da, bu bilgiyi nasıl hayata geçireceğiz?

Tam da bu noktada, Peygamber Efendimizin davranış modellerini ve iletişim yöntemlerini nasıl kullanacağız?

Bizler; geçmişini tanıyan, yüce bir idealle geleceğe bakan, imanını hayatının katmanlarında görünür kılan, dünyanın gidişatı karşısında sorumluluk bilinci kuşanan bir gençliği nasıl inşa edeceğiz?

Heyecanlarını suistimal etmek, geleceklerini karartmak ve onları aciz, hedefsiz, bağımlı güruhlar haline getirmek için uğraşan şer odaklarından, gençlerimizi nasıl koruyacağız?

Sorular ne kadar yaman olsa da cevaplarının elbet bulunacağına ve bu cevaplar ışığında çizilen yol haritalarının, gerek bireysel gerekse kurumsal ilerleyişimize katkı sunacağına dair inancımı sizlerle paylaşmak istiyorum.”

Diyanet Haber

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER