Faiz, İnsanların Mallarına Kattıkları Meşru Olmayan Fazlalıktır

Faiz yiyenler, kabirlerinden şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar...

Diyanet Haber
Faiz, İnsanların Mallarına Kattıkları Meşru Olmayan Fazlalıktır

Diyanet İşleri Başkanlığı bu hafta Cuma hutbesinin konusunu “Faiz” olarak belirledi

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğünce hazırlanan cuma hutbesinde,  faizin “meşru olmayan bir kazanç” olduğuna dikkat çekildi. 

Meşru Olmayan Kazanç: Faiz” başlığıyla hazırlanan hutbede, her türlü nimetin asıl sahibinin, yerlerin ve göklerin Mâliki olan Cenab-ı Hak olduğu hatırlatıldı. Yüce Rabbimizin biz kullarına mülkünden ihsanda bulunduğu ve sayısız nimeti istifademize sunduğuna dikkat çekilen hutbede, bu istifade sırasında dünyada huzurumuzu kaçıracak, ahirette de bizi azaba sürükleyecek birtakım kazanç yollarının ve yanlış uygulamaların haram kılındığı belirtildi. Haram kılınan kazanç yollarından biri olan faizin, haksız yoldan, emek sarf etmeden, alın teri dökmeden kazanmak olduğuna vurgu yapıldı; “Faiz, insanların mallarına kattıkları meşru olmayan fazlalıktır.” denildi.

Al-i İmran suresi ve Bakara suresinden ayeti kerimelerle hadis-i şerifler ışığında hazırlanan cuma hutbesinde faizin, “Bizi aldatan, bizden değildir.” buyuran Allah Resulü (s.a.s)’in getirdiği adalet, şefkat, yardımlaşma, dayanışma gibi değerleri görmezden gelmek olduğuna işaret edildi.

Faizin neden haram olduğuna açıklama getirilen hutbede, şu ifadelere yer verildi:

banner74
“Faiz haramdır; çünkü İslam’ın hukuk ve ahlâk sisteminin temelinde yer alan “Hak” kavramına aykırıdır. Faiz kul hakkını hiçe sayarak, insanları kolaylıkla aldatmanın yolunu açar. Kazanıyorum zannederken aslında kaybeden bireyi ve birbirine güvenini yitiren toplumu felakete sürükler. Faiz yalnızca malın değil, hayatın da bereketini kaçırır. Nice iflaslar, intiharlar, dağılan aileler, heba olan ömürler faizin birer neticesidir. Yüce Allah çalışıp çabalamadan haksız yoldan kazanç sağlayanların ibretlik akıbetini bizlere şöyle haber vermektedir: “Faiz yiyenler, kabirlerinden şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu durum onların ‘Alışveriş de faiz gibidir’ demelerinden dolayıdır. Oysa Allah alışverişi helal, faizi haram kılmıştır…” Bakara, 2/275.”

Alışverişle faiz arasındaki farka dikkat çekilen cuma hutbesinde, alışverişte gayret, zahmet, risk ve emek olduğu belirtildi, helal yoldan nafaka temin etme ve hayatını idame ettirme çabası olduğu vurgulandı. Buna karşılık faizin ise, insanları zahmetsiz yoldan para kazanmaya sevk ettiği, tembelleştirdiği ve duyarsızlaştırdığı aktarıldı.

Peygamberimiz (s.a.s)’in faizi kaçınılması gereken helâk edici yedi husustan birisi olarak saydığı hatırlatılan hutbede, Peygamberimizin yakın akrabalarından başlamak üzere bütün toplumu faiz alıp vermekten men ettiği ve Veda Hutbesi’nde insanlığa verdiği şu mesajı paylaşıldı:

“Cahiliyeye ait her şey ayaklarımın altındadır. İyi bilin ki cahiliye dönemi faizi kesinlikle kaldırılmıştır. İlk kaldırdığım faiz de amcam Abbas b. Abdülmuttalib’in faizidir.”

Cuma hutbesi, şu çağrıyla tamamlandı:

“İlâhî huzura çıktığımız zaman “Malımızı nereden kazanıp nerede harcadığımız” elbette sorulacaktır. Öyleyse geliniz, başta faiz olmak üzere her türlü haksız ve haram kazançtan sakınalım. Küçük büyük her türlü faiz içeren ticari uygulamalardan vazgeçelim. Faizin neslimizi, toplumuzu ve geleceğimizi mahvetmesine fırsat vermeyelim. Hayatın her alanında olduğu gibi, ticarette de ahlâkımızı muhafaza edelim. Haram kazançtan kendimizi ve ailemizi koruyalım. Unutmayalım ki faiz kişiyi ancak Allah’ın gazabına, büyük bir hüsrana ve iki cihanda pişmanlığa götürür.”

Hutbenin Tamamını Okumak İçin TIKLAYINIZ>>>

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER