Erbaş Binali Yıldırım Üniversitesi Camii'nde hutbe irad etti

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Camii'nde hutbe irad etti.

Diyanet Haber
Erbaş Binali Yıldırım Üniversitesi Camii'nde hutbe irad etti
banner67

Diyanet İşleri Başkanlığınca taşra teşkilatı ile merkez arasındaki iletişimi güçlendirmek amacıyla ülke genelinde sürdürülen “İl Buluşmaları” kapsamında Erzincan’da bulunan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Binali Yıldırım Üniversitesi Camii'nde hutbe irad etti.

Hutbeye, insanoğlunun doğumundan ölümüne kadar sevgiye, şefkate ve yârenliğe ihtiyaç duyduğunu ifade ederek başlayan Prof. Dr. Erbaş şunları kaydetti:

“Hayatı boyunca manevi boşluklarına ve ruhsal sarsıntılarına merhem olacak bir dost arar. İnsanı dünyada ve ahirette huzura kavuşturacak olan yegâne destek Rabbimizin merhametidir. Nitekim Allah Teâlâ, yarattığı insana şah damarından daha yakındır. Dua ettiğinde ona icabet edendir. Onu akıl, gönül, şuur ve vicdanla donatan, meşakkatler içinde asla yalnız bırakmayandır. Çaresiz kaldığını düşünen insana Sevgili Peygamberimizin örnekliğinde çıkış kapıları bahşedendir.”

Başkan Erbaş, hayatın her döneminin kendine has nimetleri ve külfetleri ile beraber yaşandığını dile getirdi ve şöyle devam etti:

“Çocukluk, gençlik, yetişkinlik ve yaşlılık yılları kimi zaman güzel hatıralarla kimi zaman da sıkıntı ve üzüntüler içerisinde geçer. Hayatta karşılaştığımız imtihanlara göğüs germek ve çözüm bulmak öncelikle  selim bir kalbe sahip olmakla mümkündür.  Kalb-i selim, Allah’a teslim olmakla huzur bulan kalptir. Mümin, kalbini imanla besler. Maneviyatını güçlü tutar. Enerjisini ibadetten alır. Gönül doktoru olan Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) kalbte karar bulan maneviyatın önemini şöyle dile getirmektedir: ‘Dikkat edin! Vücutta öyle bir et parçası vardır ki o iyi, doğru ve düzgün olursa bütün vücut iyi, doğru ve düzgün olur; o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O kalptir.’”

Allah’ın eşsiz rahmeti ve koruması altında olduğuna ve onun her an kendisini görüp duyduğuna inanan insanın yalnız ve kimsesiz kalma korkusu yaşamayacağına işaret eden Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hayatı yaşanılır kılmada, zorlukları aşmada, iyilikleri çoğaltmada imandan ve maneviyattan güç alır. Manevi dünyasını sağlıklı yollarla besledikçe gerilim ve çatışmadan uzaklaşır. Huzura kavuşur, umudu artar. Zira yüce dinimizin bize öğrettiğine göre insanın maddi ihtiyaçları kadar manevi ihtiyaçları da vardır. Maneviyat, hayatın doğal bir parçasıdır.  Umut, sabır ve hoşgörü kaynağıdır.

Günümüzde iletişim imkânları artsa da maalesef insanoğlu yalnızlaşmıştır. Aile bağları zayıflamış, akrabalık ilişkileri canlılığını yitirmiştir. İsraf ve gösterişe dayalı tüketim kültürü, ruhen ve bedenen insanlığı tükenmenin eşiğine getirmiştir. İşte böyle bir zamanda her yaştan insan için manevi destek ve rehberlik vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. Manevi destek, zor günlerden geçen, ayakta kalmak için yardıma ihtiyacı olan kişilere azim aşılar. Şiddete ve zulme dur diyerek merhameti yayar. Acı ve kederle başa çıkmada, bağımlılıktan kurtulmada umut olur.”

“Ey iman edenler! Hayat verecek şeylere sizi çağırdığında Allah ve Resûlü’nün davetine gönülden uyun ve bilin ki şüphesiz Allah kişi ile kalbinin arasına girer. Yine bilin ki O’nun huzurunda toplanacaksınız.” ayet-i kerimesini paylaşan Prof. Dr. Ali Erbaş, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Camii'nde irad ettiği hutbeyi, İnşirah suresinin mealiyle sonlandırdı:

“Hayat veren İslam ile toplumu aydınlatma vazifesini günümüzde hademe-i hayrat olan din görevlilerimiz üstlenmiştir. Onlar, sahih dini bilgi ve geleneğimizin köklü tecrübesi ile gece gündüz topluma hizmet etmektedir. Camiler ve Kur’an kursları başta olmak üzere hastaneler, ceza infaz kurumları, huzurevleri, sağlık kurumları ve öğrenci yurtları gibi hayatın her alanında milletimize manevi danışmanlık ve rehberlik yapmaktadır din görevlilerimiz.

İmtihan dünyasında bunalan insan için hayatı anlamlı kılacak yegâne kurtuluş, özüne dönmesi, hakikati araması ve maneviyatını canlı tutmasıdır kardeşlerim. Unutmayalım; yorulan gönüller, imanla ve muhabbetle tazelenir. Aşınan değerler vicdanla onarılır. Savrulan hayatlar, manevi destek ve rehberlikle istikrara kavuşur.

Hutbemi Cenab-ı Hakk’ın Sevgili Peygamberimize ve onun şahsında bütün insanlığa iç huzuru olarak bahşettiği İnşirah suresinin mealiyle tamamlıyorum: ‘Ey Muhammed! Senin göğsünü açıp genişletmedik mi? Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı? Senin şanını yüceltmedik mi? Elbette her zorluğun yanında nice kolaylıklar vardır. Gerçekten, zorlukla beraber nice kolaylıklar vardır. Öyleyse, bir işi bitirince hemen diğerine koyul ve yalnız Rabbine yönel.”

Diyanet Haber

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER