banner203

banner217

Diyanet TV yeni sezonda yeni ve özel programları izleyiciyle buluşturuyor

Diyanet TV, 21 Eylül’de başladığı yeni yayın döneminde, çok sayıda yeni ve özgün programı izleyiciyle buluşturuyor.

Diyanet TV 21.10.2020, 14:21
Diyanet TV yeni sezonda yeni ve özel programları izleyiciyle buluşturuyor
© Diyanet Haber

Birbirinden farklı ve zengin içeriğe sahip çok sayıda program, yeni yayın döneminde Diyanet TV ekranlarında izleyiciyle buluşuyor.

Adım Adım İnsan’da temizlik takıntısı ele alınacak

“Adım Adım İnsan”ın yarın ekranlara gelecek bölümünde temizlik takıntısı ele alınacak.

Uzman Klinik Psikolog Gülşah Akçay Civriz’in konuk olacağı programda, "Obsesif kompulsif kişilik bozukluğu”nun kişiye ve çevresine etkileri konuşulacak. Programda, “Temizlik hastalığı nedir?” sorusuna cevap verilecek.

“Adım Adım İnsan”ın 22 Ekim Perşembe günü ekrana gelecek bölümüne ise Aile Danışmanı ve Psikolog Özge Gökhan Kır konuk olacak. Programda aile içi sorunlar ve anlaşmazlıkların çözümleri konuşulacak. Eşlerin anne ve babalarıyla olan iletişimlerindeki durumlar ele alınacak.

“Adım Adım İnsan” her Salı ve Perşembe saat 16.00’da Psikolog Tuba Kılıç’ın sunumuyla Diyanet TV’de…

Sabır ve dindarlık ilişkisi Düşüncede Yolculuk’ta ele alındı

Diyanet TV’de ekranlara gelen “Düşüncede Yolculuk” programında bu hafta sabır ve dindarlık ilişkisi ele alındı.

Doç. Dr. Mebrure Doğan’ın konuk olduğu programda, “Ahlakî bir meziyet olarak ‘sabır’ nasıl tanımlanmalı?” sorusuna cevap verildi.

Sabrın doğru kullanımına dikkat çeken Doğan, “Sabır dediğimiz zaman; yeri geldiğinde, beklemek gerek. Aklın ve dinin gösterdiği yolda sebat etmek gerek.” dedi.

“Sabır” kavramının genellikle anlamsal olarak tahammülle karıştırıldığını ifade eden Doğan, sabrın din ile ilişkisini şu sözlerle açıkladı:

 “Sabır pasifçe beklemek değildir. Karşılaştığımız olay, güçlük, zorluk, bir problem karşısında oturup beklemek değildir. Sabır, pasif bir erdem değildir; aktif bir erdemdir. Sabır, diğer taraftan tahammül etmek değildir. Tahammülle sabrı karıştırıyoruz. Sabır, Kur’an’da geçen bir kavramdır ama tahammül kavramına Kur’an’da rastlayamayız. Tahammül “hamele” kökünden geliyor. “Hamele” nin anlamı da yüklenme bir yükü üzerine almak. Tahammülün bir zoraki katlanış olduğu, gönüllü bir dayanma olduğunu görüyoruz.”

“Düşüncede Yolculuk” Elif Erdem’in sunumuyla her Pazar saat 21.00’de Diyanet TV'de…

Farklı Bakış’ta bu hafta

Diyanet TV'nin fikir ve tartışma programlarından "Farklı Bakış" ta bu akşam "Matürîdilik ve Eş’arîlik" konuşulacak.

Prof. Dr. Yusuf Şevki Yavuz ve Prof. Dr. Mahmut Çınar'ın konuk olacağı programda, "İmam Matürîdi kimdir?" "İmam Eş’arî kimdir? " "Nassları yorumlama ve re’y taraftarlığı açısından mezheplerin tavrı ne olmuştur?" "Her iki mezhebin felsefe ve tasavvuf disiplinleriyle ilişkisi için neler söylenebilir?" sorularına cevap verilecek.

Sami Bayrakcı’nın sunduğu “Farklı Bakış” bu akşam saat 22.00’de Diyanet TV’de…

Bu programda, soru işaretleri ortadan kaldırılıyor: Niçin İnanıyorum?

Diyanet TV’de ekranlara gelen “Niçin İnanıyorum?” programında; sorular, farklı bakış açılarıyla cevap buluyor. Sohbet tadında geçen programda, “İnanmak zorunda mıyım?” “Kader değişir mi?” “Neden yaratıldım?” gibi sorulara sahih dinî bilgiler ışığında cevap veriliyor. Programda bu hafta, “Dini konularda şaka yapmak, yanlış mıdır?” sorusuna cevap verildi.

Programın daimi konuğu Göç ve Manevi Destek Hizmetleri Daire Başkanı Dr. Bayram Demirtaş, hayatımızda şakaya ve muhabbete yer olmasının, dini açıdan bir sorun olmadığını fakat dini değerler hakkında şaka yapmanın yanlış olduğunu ifade etti.

Dini konularda şaka yapılmasının kabul edilemez olduğunu söyleyen Bayram Demirtaş, şöyle devam etti:

“Elbette hayatımızda şaka da eğlence de olacak. Ama helal dairesi içinde olacak bunlar. Fakat konu dini konuysa; kutsalsa, Allah, Peygamber, melek, ahiret, namaz, oruç, hac, helal, haram bunlarsa; bunlar da en güzeli, hiçbir zaman şaka yapmamaktır. Çünkü az önce söylediğim çerçeve, farklı bir ayette geçiyor. Fakat orada Cenab-ı Hakk diyor ki, onlara sorsalar diyecekler ki biz şaka yapıyorduk. Onlara de ki: 'Allah ve Resuluyle mi şaka yapıyorsunuz?' bu şekilde şaka olmaz. O halde, dini konularda esas olarak şaka konusu yapmamak; dini bir mizah malzemesi haline getirmemek esastır. Ama normal hayatımızda ise yalan olmamak şartı ile ölçülü bir şekilde şaka yapmak gayet güzeldir Hepimizin de buna ihtiyacı olduğu kanaatindeyim.”

Şakanın dini konular harici ve helal dairesi çerçevesinde yapılmasının muhabbeti ilerlettiğine de değinen Bayram Demirtaş, ciddiyetle asık suratlılığın karıştırılmaması gerektiğini, tebessümün önemli sadaka olduğunu şu sözlerle ifade etti:

“Ciddiyetle asık suratlılığı birbirinden ayırmak gerekir. Niçin? Tebessüm sadakadır. Tebessüm de bazen şakayla oluyor. Bazı sahabelerin de şakalarıyla maruf olduklarını, bu şekilde tanındıklarını biliyoruz. Genel olarak şaka da bir sorun yok. Bazı Mü'min kardeşlerimiz bazen bunu yanlış anlayabiliyorlar. Kur'an-ı Kerim'de yaptıklarına karşılık, az gülsünler çok ağlasınlar ayet-i kerimesi var. Bu, münafıklar için söyleniyor. Titreyip kendilerine gelmeleri için. Mü'minlerin sürekli ağlamaları derin tefekkür içinde olmaları değildir, ayetin muradı.”

Dr. Bayram Demirtaş’ın daimi konuk olarak soruları cevaplayacağı “Niçin İnanıyorum?” Emrullah Öztürk’ün sunumuyla her cumartesi saat 22.30’da Diyanet TV’de…

Kaynak: Diyanet Haber
Yorumlar (0)