banner268

banner250

Soru sorma adabı

banner265

Bir Hadis: Kıyâmet günü müminin amel terazisinde, güzel ahlaktan daha ağır gelecek bir şey yoktur. Şüphesiz Allah, söz ve fiili çirkin olan kimselere öfkelenir. (Tirmizî, Birr, 62)

Diyanet Takvimi 03.12.2021, 00:00
Soru sorma adabı
© DİHA

Sorma Sorma Adabı

Bilginin anahtarı soru sormaktır. İnsana soru sorduran şey, bir yönüyle merak ve bir yönüyle de öğrenme güdüsüdür.

İnsanlar arasındaki iletişimin bir nevîni teşkil eden soru sormanın, bir takım adab ve usulü vardır. Şekli, diyaloğun türüne göre değişse de şu iki temel şart her zaman gözetilmelidir. Bunlardan ilki, bilene sormak, diğeri de gereksiz soru sormamak. Kur’an-ı Kerim’de “..bilmiyorsanız kitaplılara (ilim sahipleri) sorun.” (Enbiyâ, 21/7) buyurulması insanların hem bilmediklerini sormasını hem de bunları bilenlere sormasını tavsiye etmektedir. Diğer taraftan Peygamberimizin, “Şüphesiz Allah sizin için üç şeyi çirkin gördü: Dedikodu, malı zayi’ ve israf etmek, çok soru sormak.” (Buhârî, Zekât, 53) şeklindeki hadisinden de lüzumsuz soru sorulmaması gerektiğini anlıyoruz.

Soru sormak derste, sohbette, sokakta, camide kısacası hayatın her alanında söz konusudur. Hangi ortamda olursa olsun soru sorma, polemik ve tartışma amaçlı olmamalıdır. İstifade ve anlama amaçlı olmalıdır.

Kaynak: Diyanet Haber
banner276
Yorumlar (0)