banner250

banner246

Tevazu Yüceltir, Kibir Alçaltır

BİR AYET: Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz, Allah kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez. (Nisâ, 4/36)

Diyanet Takvimi 29.03.2020, 00:00
Tevazu Yüceltir, Kibir Alçaltır
© Diyanet Haber

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) kibri, ‘hakikati inkâr etmek ve insanları küçük görmek’ diye tanımlamıştır. (Müslim, Îmân, 147) Bazen soyluluk, güzellik, fiziksel güç gibi yaratılış özellikleri; kimi zaman da zenginlik, makam, bilgi veya nüfuz gibi nimetler, insanı bu türlü bir kibre sevk eder. Kendini beğenen kişi önceleri, sahip olduğu özelliklerle övünmeye, başkalarından farklı olduğunu düşünerek büyüklenmeye başlar. Sonra çevresindekileri küçümseyerek kendisinin “seçilmiş” ya da “en üstün” olduğu hissine kapılır ve böylece kibir hastalığına yakalanır.

Resûlullah (s.a.s.), “Müslüman kardeşini küçük görmesi, kişiye kötülük olarak yeter” sözüyle bu tehlikeye işaret etmiştir. (Müslim, Birr, 32) Allah Tealâ da Kur’an-ı Kerîm’de: “Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü sen yeri asla yaramazsın, boyca da dağlara asla erişemezsin” buyurarak, aslında yalnızca güçsüz bir kul olan insana, bu acziyetini hatırlatmıştır. (İsrâ, 17/37)

Kibir hastalığının tedavisi, öncelikle her konuda mütevazı olmaya gayret etmekle başlar, kibre sebep olan şeylerin kendinden değil, Allah’tan olduğunu bilmek ve geçici olduğunu, yok olabileceğini akıldan çıkarmamakla devam eder.

Kaynak: Diyanet Haber
banner249
Yorumlar (0)