banner203

banner217

Selahaddin-i Eyyubi ve Kudüs

BİR HADİS: Hıristiyanların Meryem oğlunu (İsa’yı) övmekte aşırı gittikleri gibi siz de beni övmede aşırılık göstermeyin. Şüphesiz ki ben Allah’ın kuluyum. Onun için bana “Allah’ın kulu ve resûlü” deyin. (Buhârî, Enbiyâ, 48)

Diyanet Takvim 02.10.2020, 00:00
Selahaddin-i Eyyubi ve Kudüs
© Diyanet Haber

Kudüs, üç ilahi dinde de önemli bir yere sahip olan, çevresiyle mukaddes ve mübarek kılınmış bir şehirdir. Beytü’l-Makdis olarak da bilinen Kudüs ve çevresinde Hz. İbrahim, Hz. Yakub, Hz. Musa, Hz. Süleyman ve Hz. İsa gibi nice peygamberler yaşamıştır. İsrâ ve Mirâc olayı ile Kudüs’ün son kutlu misafiri Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.s.) olmuştur. Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi ile birlikte en önemli üç mabedimizden biri olan İslam’ın ilk kıblesi Mescid- i Aksâ da Kudüs’tedir.

Kudüs, her müminin gönülden bağlandığı ve aziz bildiği bir şehirdir. Hz. Ömer zamanında 638 yılında fethedilen Kudüs’te Müslümanlar, uzun yıllar adaletli bir yönetim sergilemişlerdir. Herkesin canına, malına, inancına saygı duymuşlardır.

1099 yılında Kudüs’ü işgal eden Haçlılar, burada yaşayan Müslümanlarla Musevileri katlederek tarihin şahit olduğu en büyük vahşetlerden birine imza atmışlardır. Şehri yağmalayıp talan etmişlerdir. 1187 yılında büyük komutan Selahaddin-i Eyyubi, Kudüs’ü fethederek hasret kaldığı adalet ve birlikte yaşama ortamına onu yeniden kavuşturmuştur. Ancak Kudüs’ün yarım asırdan fazla bir süredir maruz kaldığı zulüm, yüreklerimizi derinden yaralamaya devam etmektedir.

Kaynak: Diyanet Haber
banner214
Yorumlar (0)