banner206

banner103

Rûhânî Hendese: Hat-sanatı

BİR HADİS: Ey insanların Rabbi! Hastalığın sıkıntısını gider! Ona şifa ver, şifa veren sensin. Senin vereceğin şifadan başka şifa yoktur. Öyle bir şifa ver ki ardında hiç hastalık izi bırakmasın! (Müslim, Selâm, 47)

Diyanet Takvim 12.07.2020, 00:00
Rûhânî Hendese: Hat-sanatı
© Diyanet Haber

Kur’an harflerini ölçülere bağlı kalıp güzel bir şekilde yazma sanatı “hüsnü’l-hat, hüsn-i hat” (güzel yazı) olarak isimlendirilmiştir. Kaynaklarda genellikle “cismanî aletlerle meydana getirilen ruhanî bir hendesedir” şeklinde tarif edilen hat sanatı, bu tarife uygun bir estetik anlayış çerçevesinde yüzyıllar boyunca gelişerek süregelmiştir.

Arap hattıyla kitap hâline getirilmiş ilk metin olan Kur’an-ı Kerim, deri (parşömen) üstüne siyah mürekkeple noktasız ve harekesiz biçimde yazılmıştır. Hicretten birkaç asır sonra İslâm ümmetinin ortak değeri hâline gelmiş, “Arap hattı” sözü, zamanla “İslâm hattı” vasfını kazanmıştır.

Kur’an’ı Kerim, İslam medeniyetinin en muazzam kaynağıdır. Bu medeniyetin içerisinde ilim, teknoloji, sanat ve kültür gelişmiştir. İnsanlık tarihi boyunca sanat olabilmiş yegâne yazı olan “hüsn-i hat” sanatı da Kur’an-ı Kerim ile hayat bulmuştur.

Hat sanatı yüzyıllar içerisinde gelişmiş ve güzel yazı, Kur’an ile medeniyetlere ışık tutmuştur. İstanbul, hat sanatında önemli bir merkez olmuş, “Kur’ân-ı Kerîm Hicaz’da nâzil oldu, Mısır’da okundu, İstanbul’da yazıldı” ifadesiyle bu durum tescil edilmiştir.

Kaynak: Diyanet Haber
Yorumlar (0)