banner203

banner217

Osmanlı’da haremeyn vakıf hizmetleri

BİR HADİS: Ümmetimde câhiliye âdetlerinden kalma dört şey vardır ki bunları (kolaylıkla) terk edemezler. Bunlar; asaleti ile öğünme, nesepleri kötüleme, yıldızlarla yağmur isteme ve bağıra çağıra ölülere yas tutmadır. (Müslim, Cenâiz, 29)

Diyanet Takvim 08.07.2020, 00:00
Osmanlı’da haremeyn vakıf hizmetleri
© Diyanet Haber

Mekke ve Medine, Müslümanlar için yeryüzünün en mukaddes beldeleridir. Haremeyn diye isimlendirilen bu iki muazzez belde hemen her asırda Müslüman devletlerin hizmet yarışına sahne olmuştur. Mısır’ın fethiyle Haremeyn Osmanlı idaresine intikal ettiğinde Yavuz Sultan Selim Hadim-i Haremeyn-i Şerifeyn yani Mekke ve Medine’nin hizmetkârı sıfatını kendisine layık görmüştü. Osmanlı hanedanı o mukaddes beldelerin ahalisini kendi mallarında hissedar kılmış, buralara düzenli olarak “Surre” ismiyle bilinen hediyeler göndermişlerdir. Bu beldelere hizmet edebilme düşüncesiyle vakıflar kurulmuş ve hizmetler çoğunlukla vakıflar yoluyla yerine getirilmiştir. “Haremeyn Vakıfları” adı verilen bu vakıflarla Mekke ve Medine’deki cami personeline, diğer görevlilere, Mekke Şerifine maaşlar tahsis edilmiş, fakirlere ödenek ayrılmıştır. Hac bölgeleri ve bu bölgelere uzanan yollarda sadece idarî tedbirler almakla yetinilmemiş, Arâzî Vakıfları, Hac Yolu Vakıfları, Eğitim Vakıfları, Su Vakıfları gibi vakıflar marifetiyle kalıcı çözümler bulunmaya çalışılmıştır. Bu vakıflar arasında konaklama mekânlarının yapımı, ulaşımda kullanılan deve ve su tedariki için kurulanlar da vardır.

Kaynak: Diyanet Haber
Yorumlar (0)