banner199

banner103

Dâru’l - Fünûn

BİR AYET: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır. Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Haşr, 59/24)

Diyanet Takvim 13.01.2020, 00:00
Dâru’l - Fünûn
© Diyanet Haber
banner200

Osmanlı Devleti’nde yeni bir eğitim metodu hazırlamak gayesiyle, 1845 yılında ulemâ, asker ve bürokratların katıldığı yedi kişiden oluşan “Meclis-i Muvakkat” adında geçici bir maarif meclisi oluşturuldu. Tanzimat döneminde medreseler dışında eğitim reformunun temel kaidelerini ilk, orta ve yüksek eğitim seviyesinde “fenler evi” mânasına gelen “Dârü’l-Fünûn” ve bu işleri takip etmek üzere de “Meclis-i Maârif-i Umûmiyye” adında bir dâimî meclis kuruldu. Ders kitaplarını hazırlamak için 1851’de Encümen-i Dâniş Kurulu oluşturuldu. Dâru’l-Fünûn’da 1863’te ilk serbest dersler fizik, kimya, tabii ilimler, tarih ve coğrafya konularında verildi. Hikmet-Edebiyat, Ulûm-i Tabîiyye-Riyâziyyât ve Hukuk olmak üzere üç ayrı şubeden (fakülte) oluşmaktaydı. Lozan Antlaşması’ndan hemen sonra İngilizler’in boşalttığı Harbiye Nezâreti binası (bugün İstanbul Üniversitesi merkez binası) Dâru’l-Fünûn’a tahsis edildi. Tevhîd-i Tedrîsat Kanunu ile Dârü’l-Hilâfeti’l- Aliyye Medresesi kapatılıp Dâru’l-Fünûn’a Bağlı İlk İlahiyat Fakültesi açıldı. 1933’te Türkiye Büyük Millet Meclisi Dâru’l-Fünûn’un kapatılarak yerine İstanbul Üniversitesi’nin kurulmasını kararlaştırmıştır.

Kaynak: Diyanet Haber
Yorumlar (0)