banner250

banner246

Çevre ahlakı

BİR HADİS: Kişi evinden çıkacağı zaman, “Bismillâh, tevekkeltü alâllâh, lâ havle velâ kuvvete illâ billâh” (Allah’ın adıyla. Allah’a tevekkül ettim. Güç ve kuvvet sadece Allah’tandır) dediğinde (ona) şöyle denilir: “(İşte şimdi) sana rehberlik edilir, ihtiyaçların karşılanır ve korunursun...” (Ebû Dâvûd, Edeb, 102-103)

Diyanet Takvimi 10.06.2020, 00:00
Çevre ahlakı
© Diyanet Haber

İnsan, canlılar içinde çevreyi en üst düzeyde algılayabilen varlıktır. Bu sebeple Allah, doğayı, göklerde ve yerde olan her şeyi insanın hizmetine vermiş, (Câsiye, 45/13) yeryüzünde emaneti yüklenen varlık olması sebebiyle de insanı sorumlu tutmuştur. (Ahzâb, 33/72) Ayrıca içinde yaşamın devam ettiği şu dünyada, hava, toprak ve su gibi doğal kaynaklar yalnız insanın değil yeryüzündeki bütün canlıların ortak malıdır. Nitekim Hz. Peygamber, Müslümanların çayır, su ve ateş gibi doğal imkânları paylaşmak zorunda olduklarını söylerken bu gerçeğe işaret etmiştir. (Ebû Dâvûd, Büyû’ (İcâre), 60) Öte yandan Rabbimiz, “İnsanların kendi işledikleri (kötülükler) sebebiyle karada ve denizde bozulma ortaya çıkmıştır. Dönmeleri için Allah, yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını (dünyada) onlara tattıracaktır” (Rûm, 30/41) buyururken, sorumsuzca davranışlar sergileyerek çevreyi bilinçsizce kullanmanın ve kirletmenin bütün canlılara zarar vereceğini ve sonuçta korkunç felâketlerin ortaya çıkabileceğini hatırlatmaktadır. Ancak bir “emanet” gözüyle bakılırsa çevreye karşı bir duyarlılık oluşacağı unutulmamalıdır.

Kaynak: Diyanet Haber
Yorumlar (0)