İftarda ne yiyeceğimizi bilmiyoruz, sahursuz oruç tutuyorum

Suriye'de 2011'den beri devam eden iç savaş nedeniyle yaşanan insani kriz, gün geçtikçe daha da ağırlaşıyor.

AA
İftarda ne yiyeceğimizi bilmiyoruz, sahursuz oruç tutuyorum
banner77

Beşşar Esed rejimi güçlerinin yoğun saldırılarından kaçarak Türkiye sınırı hattındaki kamplara sığınan ve ramazana çadırsız ve erzaksız giren siviller, kendilerine uzanacak yardım elini bekliyor. 

Rejim güçlerinin İdlib ve Hama illerine 25 Nisan'dan bu yana sürdürdüğü yoğun saldırılardan kaçan siviller, Hatay'ın Reyhanlı ilçesine sınır Suriye topraklarında yer alan Atme, Kah, Deyr Hassan ve Kefer Lusin gibi bölgelerdeki kamp alanlarına sığındı.

Yoğun saldırılardan kaçarak yanlarında getirebildikleri kıyafet, battaniye ve bez parçalarıyla derme çatma çadır kuran siviller, ramazan ayında daha da zorlanıyor. 

Hama’nın Şeria köyünden göç eden 4 çocuk annesi Fatima Asi, Anadolu Ajansına yaptığı açıklamada, "Ancak canlarımızı kurtarabildik. Hiçbir şey getiremedik. Zeytin ağaçları altında barınıyoruz. Yoğun bombardıman oluyordu. Araçsızdım. Evimin bütün eşyası köyde kaldı." dedi. 

Asi, "Bugün iftarda ne yiyeceğimizi bilmiyoruz. Dün pilav getirdiler. Onunla orucumuzu açtık. Sekiz gündür sahursuz oruç tutuyorum. Sürekli başım dönüyor. Bundan daha zor bir hayat yoktur." ifadelerini kullandı.

Köylerine ve evlerine geri dönmeyi istediklerini belirten Asi, "Yıkılmış olsa da vatan tatlıdır. 50 yıldır kurduğum evim şu an yok. Saldırılarda yıkıldı. Yıkıldığı haberini alınca çok ağladım." dedi.

"Çocuklar hep kusuyor ve ishal oluyor"

İdlib’in güney kırsalındaki Hassane köyünden göç eden Fatma Yasin de, köylerinin havadan ve karadan yoğun bombardıman altında kaldığını söyledi.

Yasin, "Evim yıkıldı. Canımızı kurtarabildik ancak. Yemek, yiyecek ve yatacak bir yerimiz yok." dedi.

Battaniyesini ve yattığı süngeri komşularının verdiğini dile getiren Yasin, "Gece aşırı soğuk, gündüz çok sıcak. Dün orucumu çay ile açtım. Onu da bulamadığında aynı arazide barınanların yanlarında yiyorum. Çocuklar hep kusuyor ve ishal oluyor. Hepsi hasta." şeklinde konuştu.

En büyük ihtiyaçlarının çadır olduğunu belirten Yasin, "10 gündür çadırsız ve yemeksiziz. Yiyeceği olanlar yiyor. Olmayanlar aç kalıyor. Bugün çay ile orucumu açacağım. Yalan yok. Gerçek bu. Ekmek bile alamadım bugün." ifadelerini kullandı.

"İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi"ndeki son durum 

Türkiye, Rusya ve İran, 4-5 Mayıs 2017'deki Astana toplantısında, İdlib ve çevresini "Gerginliği Azaltma Bölgesi" ilan etmişti. Türkiye ve Rusya, rejim güçlerinin bu kapsamda başlatılan ateşkes sürecini ihlal eden saldırıları karşısında söz konusu bölge için ek mutabakata varmıştı. Rejim, destekçilerinin yardımıyla 17 Eylül 2018'de Soçi'de imzalanan mutabakata rağmen saldırılarına devam ediyor. Rejim güçleri ve destekçilerinin, Kazakistan'ın başkenti Nur Sultan'da 25-26 Nisan'da Türkiye, Rusya ve İran arasında düzenlenen 12. toplantı sırasında artırdığı saldırılar aynı yoğunlukta devam ediyor. 

Sivil Savunma (Beyaz Baretliler) kaynakları, 25 Nisan'dan bu yana en az 140 sivilin yaşamını yitirdiğini, 375'ten fazla sivilin yaralandığını belirtiyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER