Erdoğan "Nerede bir kubbe, bir minare varsa orası bir Müslüman yurdudur"

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ülkemizi ve bölgemizi DEAŞ, El Kaide, FETÖ ve PKK gibi örgütlerin etrafında toplanan sapkınlardan temizlemekte kararlıyız. Aynı şekilde Avrupa'da camilerimize saldıran, Müslümanları hedef alan Neonazi terörüyle de mücadelemizi sürdüreceğiz." dedi. 

Erdoğan "Nerede bir kubbe, bir minare varsa orası bir Müslüman yurdudur"
banner67

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ülkemizi ve bölgemizi DEAŞ, El Kaide, FETÖ ve PKK gibi örgütlerin etrafında toplanan sapkınlardan temizlemekte kararlıyız. Aynı şekilde Avrupa'da camilerimize saldıran, Müslümanları hedef alan Neonazi terörüyle de mücadelemizi sürdüreceğiz." dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyük Çamlıca Camisi'nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, engelli dostu olarak inşa edilen külliye içerisinde geleneksel el sanatlarının icrası için de 2 bin 500 metrekare alana sahip atölyeler bulunduğunu belirterek, inşaatına 19 Mart 2013'te başlanan camiyi yoğun bir çalışmanın ardından hizmete açtıklarını söyledi. 

Türkiye'nin en büyük camisi vasfını taşıyan eserin İstanbul'un her noktasından da rahatça görülebildiğini aktaran Erdoğan, caminin mimarisinin tarihe, medeniyete ve inanca ait birçok sembolü de bünyesinde barındırdığını kaydetti. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, caminin imanın şartını temsilen 6 minaresinin bulunduğunu, bunlardan üç şerefeli 4 minaresinin Malazgirt Zaferi'ne ithafen 107,1 metre yüksekliğinde yapıldığını dile getirerek, şunları kaydetti:

"Caminin 72 metre yükseklikteki ana kubbesi, İstanbul'da yaşayan 72 milleti, 34 metre çapındaki kubbesiyse İstanbul'un plaka numarasını ifade ediyor. Kubbenin iç yüzeyine 16 Türk devletini temsilen Allah'ın isimlerinden 16'sı, Haşr Suresi'nin son iki ayetinden istifade edilerek yazılmıştır. Ana kubbenin üzerine 3 metre 12 santimetre genişliğinde ve 7 metre 77 santimetre yüksekliğinde ağırlığı 4,5 tonu bulan bir alem yerleştirildi. Nanoteknolojiyle renklendirilen ve 3 parçadan oluşan alem, kendi alanında dünyanın en büyüğüdür. Bunların yanında camimizin kubbesine, kapısına, minberine, mihrabına işlenmiş daha pek çok özelliği vardır. İnşallah tüm bu vasıflarıyla Büyük Çamlıca Camisi, medeniyet mirasımızı daha ileriye taşıyacak mimarların, yeni ustaların yetişmesine de vesile olacaktır."

- "Nerede bir kubbe, bir minare varsa orası bir Müslüman yurdudur"

Camilerin Müslümanların cem olduğu, yani birleştiği, bütünleştiği, aynı safta kalplerini birbirine kenetlediği mekanlar olduğunu aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

"Adına ümmet dediğimiz sınıf, sınır, mesafe, renk, dil ve ırk tanımayan evrensel kardeşliğimiz evvela camilerimizde vücut bulur. Müminler tüm renkleriyle, bütün farklılıklarıyla ümmet olduklarının, kardeş olduklarının bilincine öncelikle camilerde varır. Bundan dolayı camiler sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda günde 5 defa uhuvvetimizin, muhabbetimizin mayalandığı yerlerdir. Camiler ebedi ve ezeli kardeşliğimizin remzi, birlik ve beraberliğimizin çimentosudur. Aynı zamanda camiler İslam'ın tevhit çağrısının tüm insanlığa verdiği barış mesajlarının yankılandığı mübarek mekanlardır. Bizim ibadet mekanlarımız yükseldikleri beldelere kattıkları mana sebebiyle büyük ve ihtişamlı olarak inşa edilmiştir. Nerede bir kubbe, bir minare varsa, nerede ezanlarımız gökyüzüne karışıyorsa hiç şüphesiz orası bir Müslüman yurdudur."

"Bir mümine yakışan tavır da camilere bakınca hata görmek, kusur aramak değildir, ona sahip çıkmaktır." diyen Erdoğan, milletin Büyük Çamlıca Camisi'ne sahip çıktığını, İstanbulluların camiyi cemaatsiz bırakmadığını ifade etti.

Erdoğan, caminin cumalar ve mübarek gecelerin yanı sıra sabah namazlarında dahi dolup taşmasının vatandaşların Büyük Çamlıca Camisi'ni sahiplenişinin göstergesi olduğunu ifade ederek, "İnşallah bundan sonra da Çamlıca Camisi cemaatsiz kalmayacak, mahzun olmayacak. İstanbul'umuzun sembol eserlerinden biri olarak dolup, taşmaya devam edecektir. Bilhassa Anadolu Yakası'nın Cami-i Kebir'i olarak çok önemli bir ihtiyaca cevap verecektir." diye konuştu. 

- "Hiç kimsenin terör karşısında fakatlı, amalı cümleler kurma lüksü yok"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyanın farklı köşelerinde terörün insanlık dışı yüzüyle maalesef her geçen gün daha fazla muhatap oluyoruz. Yeni Zelanda'da yaşanan katliam ile Sri Lanka'da meydana gelen terör saldırısı tehdidin boyutlarını bir kez daha ortaya koymuştur. Artık hiç kimsenin terör karşısında fakatlı, amalı cümleler kurma lüksü yoktur. Bundan sonra hangi saikle olursa olsun hiçbir devlet teröristler arasında iyi, kötü ayrımına gidemez." şeklinde konuştu. 

Uluslararası toplumun terör meselesinde bir yol ayrımına geldiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Terör örgütlerine karşı artık daha ilkeli, daha tutarlı, daha net bir tavır alınması gerekiyor. İbadethaneleri kan gölüne çeviren vahşi ve ilkel zihniyete artık herkesin bir 'dur' demesi şarttır. Camilere saldıranlarla kiliseleri hedef alanlar aynı karanlık zihniyete sahiptir. Bunların tamamı insanlığın ortak düşmanıdır. Bizim inancımızda ibadet hakkı kutsaldır. Hangi dine mensup olursa olsun herkesin ibadetlerini özgürce yerine getirme hakkı vardır. Asırlar boyunca Müslümanların yönettiği Kahire, Kudüs, İstanbul, Şam, Bağdat gibi kadim şehirlerin hiçbirinde diğer dinlere mensup insanların inancına ve ibadetine karışılmamıştır."

Erdoğan, kimsenin, Kur'an'ın çizdiği sınırları keyfine göre değiştiremeyeceğini, helali haram kılamayacağını vurgulayarak, şunları söyledi:

"Allah Resulünün, fakihlerin ve ehli sünnet büyüklerinin cevaz vermediği bir konuda hiç kimse kendi anlayışına göre kural koyamaz. Hele hele 'Cihat yapıyorum.' diyerek hiç kimse ibadethanelere saldıramaz. İnsanları katletmenin, ibadet mekanlarını bombalamanın adı cihat değil, terördür, vahşettir, cinayettir. Türkiye olarak bu cinayet şebekeleriyle hem ülkemiz içinde hem de sınırlarımız dışında yoğun bir mücadele yürütüyoruz. Ülkemizi ve bölgemizi DEAŞ, El Kaide, FETÖ ve PKK gibi örgütlerin etrafında toplanan sapkınlardan temizlemekte kararlıyız. Aynı şekilde Avrupa'da camilerimize saldıran, Müslümanları hedef alan Neonazi terörüyle de mücadelemizi sürdüreceğiz.

Her ne kadar kimi Batılı güçler çifte standart uygulasa da biz bu konuda tutarlı ve kararlı olacağız. Geleceğimizin, bu insanlık düşmanları tarafından esir alınmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Bu noktada başta Müslümanlar olmak üzere herkese önemli sorumluluklar düşüyor. İslam'ın barış mesajlarını daha fazla dillendirmemiz, daha fazla gündeme getirmemiz gereken kritik bir dönemin içindeyiz. Şayet biz tepkimizi ortaya koyarsak biz cesaretle hakikati savunursak dinimize sahip çıkarsak Allah'ın izniyle teröristler hedeflerine ulaşamayacaklardır. Buradaki her bir kardeşimin bu hassasiyetle meseleye yaklaşacağına inanıyorum. Rabb'im bizi sırat-ı müstakimden ayırmasın."

Erdoğan, Büyük Çamlıca Camisi'nin hayırlara vesile olmasını dileyerek, camiyi ihya ve imar edenlere şükranlarını sundu.

Caminin yapımında koordinatörlüğü yürüten Ergin Külünk'e teşekkür eden Erdoğan, konuşmasını "Mimarından mühendisine kadar tüm kardeşlerimize, işçi kardeşlerime, yüklenici firma Gürsoy'a teşekkür ediyorum. 5 yıl içerisinde bu eserin bitirilmesi gerçekten önemliydi ve bu başarıldı. Burada yapılacak duaların, edilecek ibadetlerin hak katında kabul ve karin olmasını niyaz ediyorum. Arif Nihat Asya'nın dizelerinde ifade ettiği gibi 'Allah bizi sevgisiz, susuz, havasız, vatansız, aynı zamanda mabetsiz, minaresiz, ezansız bırakmasın.' diyorum. Mübarek Ramazan-ı Şerifinizi şimdiden tebrik ediyorum. Hayırlara vesile olsun inşallah." sözleriyle tamamladı.

Törende konuk yabancı devlet yöneticileri ve misafirler de selamlama ve tebrik konuşması yaptı.

Tören, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş'ın yaptırdığı duanın ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan, yabancı devlet yöneticisi ve misafirler, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, bakanlar, yüksek yargı başkanlarının kurdeleyi kesmesiyle tamamlandı.

Açılış töreni boyunca Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı korolardan oluşturulan topluluk, ilahiler ve salavatı şerife okudu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER