Erbaş: İslamofobi anti-İslamizme dönüştü

"İl Buluşmaları" kapsamında gittiği her ilde üniversite öğrencileriyle bir araya gelen Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Kırklareli programı kapsamında üniversite öğrencileriyle buluştu: "İslamofobi, anti-İslamizme dönüştü, artık İslam korkusu değil, İslam düşmanlığı aşamasına geldi." dedi.

Diyanet Haber
Erbaş: İslamofobi anti-İslamizme dönüştü

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, "İl Buluşmaları" kapsamında geldiği Kırklareli'de üniversite öğrencileriyle bir araya geldi.

Üniversite öğrencilerine "Gençliğe Değer, İnsanlığa Değerdir" temalı konferans veren Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: "İslamofobi, anti-İslamizme dönüştü artık. Yani artık İslam korkusu değil, İslam düşmanlığı aşamasına geldi. Biz onlara diyoruz ki insaflı olun. İslam dünyasında fitne ve fesat çıkarmaya çalışanlara destek olmayın. İdeolojiler, farklı mezheplerden hareketle, farklı din algılarının uzantıları terör örgütleri haline geldi." ifadesini kullandı.

Üniversitelerin bilgi, hikmet, ilim, irfan merkezleri olduğunu dile getiren Erbaş, gençlerin kendilerini alanları üzerinde iyi yetiştirmeleri gerektiğini kaydetti.

"Bizim medeniyetimizin özü ilme, bilgiye, irfana ve hikmete dayanıyor." ifadesini kullanan Prof. Dr. Erbaş, "İslam medeniyetinin mensupları, her yerde ve her zaman bu hakikatin farkında olmalı ve kendisini ona göre yetiştirmeli. Elhamdülillah bizler Müslümanız, son kitabın yani Kur'an-ı Kerim'in mensuplarıyız, son Nebi'nin ümmetiyiz." değerlendirmesinde bulundu.

İslam'ın barış anlamına geldiğini belirten Erbaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bizler imtihan dünyasındayız. İnsanoğlunu Cenab-ı Hak imtihan etmek için yaratmıştır. Kur'an-ı Kerim'de pek çok ayette imtihana dikkat çeker. Bu imtihan kıyamete kadar devam edecektir. Kıyamete kadar gelen insanlar bu imtihanla karşı karşıyadır. Çünkü şeytan kıyamete kadar da yaşayacaktır. Şeytanın olduğu bir dünyada, şeytanların olduğu bir dünyada cinlerden ve insanlardan da şeytanların olduğu bir dünyada imtihan hep devam edecektir. Onun için bizim ismimizin anlamına göre kendimizi geliştirmemiz ve ona göre hareket etmemiz gerekiyor."

Müslümanın en önemli özelliğinin, can taşıyan her varlığa karşı şefkat ve merhamet duygusu içerisinde olması olduğunu vurgulayan Erbaş, insanların da birbirlerine karşı merhamet içerisinde olması gerektiğini söyledi.

"Uyanık olmak zorundayız"

Başkan Erbaş, gençlerin fitneye karşı uyanık olması gerektiğini belirterek fitnenin ölümden daha beter olduğunu dile getirdi ve şöyle devam etti:

"Batı bundan 100 sene önce, 200 sene önce yaşadığı acıları unutmuş gibi şu anda İslam dünyasına yaşatmaya çalışıyor. Uyanık olmak zorundayız. Din savaşlarını ansiklopedi maddelerinde okursanız görürsünüz. Din savaşları demek Hristiyan kiliseleri arasında, Hristiyan mezhepleri arasındaki savaşlar demektir. Özellikle Katolikler ile Protestanlar arasındaki savaşlar demektir. 7 milyon insan Avrupa topraklarında öldürülmüştür. Bundan 100-200 sene önce Otuz Yıl Savaşları olmuştur.

"İslamofobi, anti-İslamizme dönüştü"

İslamofobi, anti-İslamizme dönüştü artık. Yani artık İslam korkusu değil, İslam düşmanlığı aşamasına geldi. Biz onlara diyoruz ki insaflı olun. İslam dünyasında fitne ve fesat çıkarmaya çalışanlara destek olmayın. Silah vermeyin, örgütler haline geldi artık. İdeolojiler, farklı mezheplerden hareketle, farklı din algılarının uzantıları terör örgütleri haline geldi. DEAŞ, Boko Haram, Şebab, El-Kaide ve benzeri nedir bunlar? FETÖ nedir? FETÖ'nün yanlış din algısı artık 15 Temmuz'da kendilerini büyük bir terör örgütü olarak gösterdi. Bugün de dünyanın her yerinde fitne ve fesat hareketiyle milletimize, devletimize karşı yaptıklarını görmüyor muyuz? Bu nereden kaynaklandı, yanlış din algısından kaynaklandı. Fitne ve tefrikadan kaynaklanıyor."

"Her birimizin yüreği ezan diye, bayrak diye, vatan diye, millet diye atmalı"

Konuşmasını 12 Eylül darbesinden örnekler vererek sürdüren Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, konferansını şu sözlerle noktaladı:

"Aslında bugün yaşadıklarımız 100, 150 yıl önce yaşadıklarımızın devamı. Aynı zamanda 30-35 sene önce yaşadığımızın da devamı bugün yaşadıklarımız. Biri bitiyor öbürü başlıyor. Milletimiz üzerindeki tuzaklar, milletimiz üzerindeki fitne ve tefrika durmak bilmiyor, şekil değiştiriyor sadece. 12 Eylül öncesinde günlük kaç üniversite öğrencisi öldü diye artık istatistikler tutulurdu. Fitne ve tefrikanın bir zamanlar hangi boyutlara ulaştığını anlamalıyız. Bir üniversitenin bahçesinde iki öğrenci vurulmuş; biri sağcı, biri solcu. Alıyorlar hastaneye götürüyorlar, otopsi oluyor, sağcı ve solcu gençten çıkan kurşunların aynı tabancadan çıktığı tespit ediliyor. Plana bakar mısınız, tuzağa bakar mısınız! İşte bizi böyle tuzağa düşürmek isteyen güçler var. Her birimizin yürekleri ezan diye, bayrak diye, vatan diye, millet diye atması lazım. Eğer yüreklerimiz böyle atarsa, bizi top bile sindiremez."

Erbaş, konferansın ardından öğrencilerle hatıra fotoğrafı çektirdi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER