banner203

banner217

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İlahiyat Fakültesi dekanlarına seslendi

Bu sene 26'ncısı düzenlenen "26. İlahiyat ve İslami İlimler Fakülteleri Dekanlar Toplantısı"nda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, "Sahih bilgiyi üreten ve topluma ulaştırması gereken kurumlar olarak eğer o alanı boş bırakırsak, istismarcılar derhal dolduruyorlar." dedi.

Dini Haberler 05.03.2020, 12:10
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İlahiyat Fakültesi dekanlarına seslendi

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, 26. İlahiyat ve İslami İlimler Fakülteleri Dekanlar Toplantısı ve İl Buluşmaları kapsamında Gazinanep’e geldi.

Toplantı açılışnda konuşan Erbaş, "Her Müslüman öğretmen hangi okulda görev yapıyorsa olsun, kendisini bir peygamber varisi kabul etmek zorundadır." dedi.

Erbaş, Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Mavera Kültür ve Sanat Merkezi'nde düzenlenen "26. İlahiyat ve İslami İlimler Fakülteleri Dekanlar Toplantısı"nda yaptığı açılış konuşmasında, İslam'ın dünyada fen ve sosyal bilimler alanlarında yeterince anlatılamadığını dile getirdi.

Din eğitiminin hayatla iç içe olması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Erbaş, "Bizler sahih bilgiyi üreten ve topluma ulaştırması gereken kurumlar olarak eğer o alanı boş bırakırsak, istismarcılar derhal dolduruyorlar. Bu seferberliğimizi hiç ara vermeden devam ettirmek zorundayız." dedi. 

Prof. Dr. Erbaş, dinin bilgisizliğe ya da sağlam temellere dayanmayan yaklaşımlara terk edilmesinin ağır faturasının ve doğru karşılanmayan her ihtiyacın nasıl istismar edildiğinin bugün daha yakından görüldüğüne işaret ederek "Neden? Çünkü bir FETÖ istismarı yaşadık. Dini istismarla kandırdılar, ülkeyi işgal etme teşebbüsünde bulundular, dış güçlerle yardımlaşarak. Sonra bir DEAŞ terör örgütü var. Nedir DEAŞ, vekalet savaşları yapmak için dini istismar ederek yine birilerini kurduğu ve sürekli desteklediği bir terör örgütü. Din üzerinden bir istismar yapıyor." şeklinde konuştu.

 - "Öğretmenler kendilerini peygamber varisi kabul etmeli"

Prof. Dr. Ali Erbaş, İslam'ın bir hayat dini olduğunu ve Kuran'ı Kerim'in bir hayat kitabı olduğunu vurgulayarak, "Bütün Peygamberler tevhit inancının yerleşmesi, adaletin tesisi ve güzel ahlakın yaşanması için mücadele etmişlerdir." dedi.

Toplumda yaşayan her bireyin İslam'ı anlamak ve anlatmakla mükellef olduğunu belirten Erbaş, şunları kaydetti:

"Doğru dini bilginin üretilmesi, en güzel yöntemle topluma sunulması ve edebi bir örnekle hayata rehberlik edilmesi konusunda en büyük ve en temel görev elbette Diyanet İşleri Başkanlığı, ilahiyat ve İslami ilimler fakültelerinin ve Din Öğretimi Genel Müdürlüğünündür. Biraz daha çerçeveyi genişletmek gerekirse Milli Eğitim Bakanlığının nezdinde tüm öğretmenlerindir. İlahiyatçı öğretmenlerin görevi de matematik, sosyoloji ve psikoloji öğretmenlerin görevi değil mi? Onlar da kendilerini bir peygamber varisi olarak kabul edecek. Çünkü Müslüman'dır. Bizim bir milyon öğretmenimizin tamamına yakını Müslüman'dır. Her Müslüman öğretmen hangi okulda görev yapıyorsa olsun kendisini bir peygamber varisi kabul etmek zorundadır. Çünkü Peygamberimiz, 'Ben öğretmen olarak gönderildim' buyuruyor. Eğer bu ruhla hareket edersek branş ayırımı gözetmeden, her öğretmen nerede çalışırsa çalışsın Allah resulü olarak kendisi kabul etmeli ve eğitime ahlaki bir boyut mutlaka katmalıdır." 

Programa, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Başkan Yardımcısı Dr. Selim Argun, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Kadir Dinç, İnsan Kaynakları Genel Müdürü Akif Pusmaz, MEB Din Öğretimi Genel Müdürü Nazif Yılmaz, İlahiyat Fakültesi Dekanları ve Diyanet İşleri Başkanlığından üst düzey yetkililer katıldı.

Yorumlar (0)