Vakıf Medeniyetinde Ramazan Ayı

6-12 Mayıs tarihleri arasında kutlanan "Vakıflar Haftası" münasebetiyle Aydın Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile İl Müftülüğü iş birliğinde konferans düzenlendi.

Diyanet Haber
Vakıf Medeniyetinde Ramazan Ayı
banner80

6-12 Mayıs tarihleri arasında kutlanan "Vakıflar Haftası" münasebetiyle Aydın Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile İl Müftülüğü iş birliğinde "Vakıf Medeniyetinde Ramazan Ayı" konulu konferans düzenlendi.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'yla başlayan program, Delikliçınar Yeni Cami Müezzin Kayyımı Ayet Çakır'ın Kur'an-ı Kerim tilavetiyle devam etti. 

Ardından “Vakıf Medeniyetinde Ramazan Ayı” konulu konferansını vermek üzere kürsüye gelen Denizli İl Müftüsü Mehmet Aşık, şunları kaydetti:

“Bizim medeniyetimizi diğer medeniyetlerden ayıran en önemli alametlerden biri de vakıf medeniyetidir. Asr-ı saadet günlerinde bir gün Peygamber Efendimiz (s.a.s.) mescitte ashabıyla sohbet ederken Âl-i İmrân suresi 92’nci ayet-i kerimesi, ‘Allah yolunda sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça iyiliğe asla eremezsiniz. Ne harcarsanız Allah onu hakkıyla bilir.’ nazil oldu. Bu ayet indiği zaman ensarın en zengini olan Ebû Talha (r.a.), Mescid-i Nebevî’nin karşısında bulunan en çok sevdiği 'Beyruhâ' adındaki hurma bahçesini Allah yolunda infak etmek isteyince Allah Resulü (s.a.s.) bu davranışından dolayı onu överek ‘gerçekte kazandıran malın bu mal olduğunu’ belirttikten sonra ona bahçesini akrabaları arasında taksim etmesi tavsiyesinde bulunmuş; o da bu tavsiyeyi yerine getirmiştir. Hz. Ömer de (r.a.) en iyi malının Hayber’deki hissesi olduğunu söyleyerek onu Allah yolunda harcamak için ne yapması gerektiğini Peygamber Efendimize (s.a.s.)  sormuş, o da ‘Aslını tut, meyvesini sadaka ver.’ buyurmuştur. Bunun üzerine Hz. Ömer (r.a.), geliri gereken yerlere harcanmak üzere o bağı vakfetmiştir. Vakıf medeniyetimizin temelini oluşturan bu tür davranışların asr-ı saadet döneminde daha çokça örnekleri vardır.”

Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamber’in hadislerinde çokça yer alan infakın öneminden dolayı vakıf medeniyetinin doğduğunu dile getiren Müftü Aşık, şöyle devam etti:

“Bir ayeti kerimede de, ‘Ey iman edenler! Allah’a yardım ederseniz O da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır.’ buyrulmasındaki asıl anlatılmak istenen, Allah’ın yardıma ihtiyacı bulunmadığı kesin olduğuna göre ‘Allah’a yardım’, mecazi olarak O’nun dinine, kitabına ve Peygamberine yani din-i mübin-i İslam için yapılan her türlü infak demektir. İnfak eden kişinin bu davranışı malını değil de Allah’ı daha çok sevdiğinin en büyük göstergesidir. Onun için infak, kişiye dünyada büyük bir mutluluk ve huzur kazandırır. Geçmiş tarihimize baktığımızda medeniyetimizin bir vakıf medeniyeti olduğu görülür. Ecdadımız sayılamayacak kadar eserler yapmış hatta bir kısmı bugün de aynı şekilde hizmet vermektedir. Birkaç örnek vermek gerekirse hanlar, hamamlar, kervansaraylar, şifahaneler, darülacezelerin yanında fakirlere yardım dağıtma vakfı, yetim öğrencileri giydirme vakfı, bekâr kızlara çeyiz hazırlama vakfı gibi daha niceleri mevcuttur. Bu vakıflar sayesinde birlik, beraberlik ve kardeşlik anlayışı hâkim olmuş, toplumun huzur kaynağına vesile olmuş ve bu sayede medeniyetimiz asırlardır varlığını devam ettirmiştir.”

80. Yıl Öğretmenevinde gerçekleşen programa Vali Yardımcısı Halil Canavar, Merkezefendi Kaymakamı Dr. Adem Uslu, İl Müftüsü Mehmet Aşık, Aydın Vakıflar Bölge Müdür Vekili Reşit Akçalı, ilçe müftüleri, daire personeli ve il merkezinde faaliyet gösteren vakıf temsilcileri ile üniversiteli öğrenciler katıldı.

Diyanet Haber

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER