"Sahip olduğumuz her şey, uğrunda ödediğimiz bedel kadar kıymetlidir"

Bolu Müftülüğü 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitleri Anma Günü dolayısıyla “Çanakkale Ruhu” başlıklı bir konferans düzenledi.

Diyanet Haber
"Sahip olduğumuz her şey, uğrunda ödediğimiz bedel kadar kıymetlidir"
banner80

18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitleri Anma Günü dolayısıyla Bolu İl Müftülüğünce “Çanakkale Ruhu” temalı bir konferans düzenlendi.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından programın açış konuşmasını yapan İl Müftüsü Orhan Genç, “Çanakkale Zaferi bizim gurur kaynağımızdır. Türk askerinin düşmana karşı yokluklar içerisinde nasıl savaştığı, kahramanlıkları anlatmakla bitmez. Allah onlardan razı olsun. Bir daha o günleri bizlere göstermesin.” dedi.

Daha sonra konferans vermek zere kürsüye gelen Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Şaban Karasakal konuşmasına, Yeni Zelanda’da geçtiğimiz hafta cuma namazında şehit edilenlere Allah'tan rahmet dileyerek ve terör saldırısını lanetleyerek başladı.

Doç. Dr. Karasakal, “Yeni Zelanda veya başka bir yerde Müslümanlar hakkında hain planlar yapanlar, terör saldırısında bulunanlar bilmelidir ki dün dedelerinin başaramadığı gibi bugün de yarın da onlar başaramayacaklar. Bizler Çanakkale’yi ve değerlerimizi unutmadık, unutmayacağız ve unutturmayacağız.” ifadesini kullandı. 

"İslam dünyasında bela, musibet ve tehlike anlarında Şifa-i Şerif okumalarından ve Çanakkale’de de Şifa-i Şerif okunduğundan" bahseden Karasakal, şöyle devam etti:

"Hz. Âdem’den beri hak batıl mücadelesi hep devam etmiştir. Bir tarafta Hak erleri, diğer tarafta batıl taraftarları vardır, hâlâ da devam etmektedir. Her şeyin bir hakiki bir de nisbî değeri vardır. Vatan, millet, bayrak, birlik, beraberlik hakiki değerdir. Vatan toprağı ha Bolu ha başka ülkeden bir toprak parçası denilebilir mi? Bir şeyin nisbî değerinin insanlar yanında düşük olması, o şeyin hakiki değerinin düşük olmasını göstermez.”

Doç. Dr. Şaban Karasakal, Çanakkale Savaşlarının başlangıcı ve Osmanlı’nın savaşa dâhil edilmesi konularında da kısa bilgiler vererek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çanakkale çözebilene mazi ve istikbalin şifresidir. Nasıl geçemediler? Bunu iyi anlamalıyız. Sahip olduğumuz her şey, bize, uğrunda ödediğimiz bedel kadar kıymetlidir.”

Süleyman Nazif’in, “Dedem koynunda yattıkça benimsin ey toprak/ Neler yapmış bu millet, en yakın tarihe bak!” dizelerini hatırlatan ve Çanakkale Zaferi’nin maddi silahtan ziyade iman kuvvetiyle kazanıldığını vurgulayan Karasakal, İstanbullu Zabit Muzaffer’in, Koca Seyid’in ve 57’inci Alay şehitlerinin kahramanlıklarını anlattı.

Mehmet Akif Ersoy’un,

“Artık ey milleti merhume, sabah oldu uyan!
Sana az geldi ezanlar, diye ötsün mü bu çan?
Ne Kürtlük ne de Türklük kalacak aç gözünü!
Dinle Peygamber-i Zîşanın ilahi sözünü.

Veriniz baş başa; zira sonu hüsran-ı mübin,
Ne hükümet kalıyor ortada, billahi ne din!
"Medeniyet!" size çoktan beridir diş biliyor;
Evvela parçalamak, sonra da yutmak diliyor.” şiirini okuyan Doç. Dr. Şaban Karasakal sözlerini şöyle tamamladı:

“Ölürken dirilten ve bize vatan emanet eden; Bedir’den Çanakkale’ye, 15 Temmuz'dan bugüne kadar din, vatan, bayrak, namus uğruna canlarını feda eden şehitlerimize rahmet, gazilerimize sıhhat ve afiyetler dilerim.”

Diyanet Haber

YORUM EKLE
YORUMLAR
Bülent Yorulmaz
Bülent Yorulmaz - 4 ay Önce

Farklı renklere, farklı Din öğretilerine sahip insanlarında Dünyası’ nın bizler gibi bir tek olduğu noktasında hem fikir olmak ile, iyilik Dünyaya hakîm olacaktır, inşAllah, Saygılar

SIRADAKİ HABER