banner324

banner319

Diyanet Akademisi

banner265

Diyanet Akademisi Kanunuyla elde edilen bu kazanımlardan sonra artık ortak amaç ve kurumsal ihtiyaçlar doğru tespit edilerek akademi teşkilatının kurulması, yapılacak yönetmelik çalışmaları ile alt mevzuat düzenlemeleri büyük önem arz ediyor.

Aylık Dergi 23.05.2022, 10:01
Diyanet Akademisi
© DİHA

Kadir DİNÇ
DİB Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü

Yıllardan beri gündemde olan bir konu Diyanet Akademisi. Üzerinde çok konuşuldu, farklı fikirler ileri sürüldü.  Mevcut akademi yapıları incelendi. İsmi tartışıldı. Ortaya konulan kurumsal ihtiyaçlar için “akademi” denilmesi ne kadar uygun olur denildi? Nihayet, kavram üzerinde yaşanan semantik değişimler dikkate alınarak akademi ismiyle kanun çalışmalarına devam edilmesi kararlaştırıldı. 

Devlet teşkilatında bulunan mevcut akademilerden uyarlama yapılması düşünüldü. İlk önce sadece Ankara’da tamamen akademik çalışmaların, ülkemizde ve dünyada dine dair araştırma-geliştirme faaliyetlerinin yapılacağı bir merkez olması üzerinde duruldu. Daha sonra sadece dinî yüksek ihtisas merkezlerinin akademiye dönüştürülmesi, Başkanlığın diğer hizmet içi eğitim çalışmalarının mevcut hâliyle devam edebileceği değerlendirildi. Nihayet 2012 yılına gelindiğinde Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü döneminde Prof. Dr. Ali Erbaş Hocamız tarafından Adalet Akademisi Kanunu’ndan esinlenerek bir metin oluşturuldu. Ancak 2017 yılına gelinceye kadar bir ilerleme kaydedilemedi.

2017 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı görevine atanan Prof. Dr. Ali Erbaş Hocamız yeniden akademi çalışmasının gündeme alınmasını talimatlandırdı. Kurumsal bazda istişareler ve gerekli hazırlıklar yapıldı. Netice itibarıyla içinde akademik çalışmaların değil tamamen nitelikli personel yetiştiren, mesleki ağırlıkta eğitimlerin yapılacağı bir akademi kurulmasının daha faydalı olacağı kanaati ağır bastı. Kurulacak akademinin imam hatip liseleri ve ilahiyat/İslami ilimler fakültelerinin bir alternatifi olmayıp aksine bu eğitim kurumlarında kazanılan temel yeterlikler ile akademik birikimin din hizmetlerinde pratiğe dönüştürülmesini sağlayacak bir yapıda olması hedeflendi. Böylece öz güveni, kurum kültürü, aidiyet ve mensubiyet bilinci yüksek, kuşatıcı bir dil ve üslup sahibi personel yetişmesi amaçlandı.

Mart 2018’de Diyanet’ten sorumlu Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın başkanlığında hazırlanan metin, saatlerce, satır satır okunarak olgunlaştırıldı. Başkanlık boyutunda tamamlanan çalışma Başbakanlık Kanunlar Kararlar Genel Müdürlüğünde ilgili kurumların temsilcilerinin de katılımıyla yeniden değerlendirildi. Kurumsal tecrübe, hukuksal ve teknik bakış çerçevesinde hazırlanan metin tekrar revize edildi. Son hâli verilen kanun taslağının TBMM’ye sevk edileceği günlerde cumhurbaşkanlığı yönetim sistemine geçilince idari ve hukuki süreçlerin yeniden tekrarlanması durumunda kalındı. Sayın Cumhurbaşkanımıza hazırlanan kanun taslağının sunumu yapılarak uygun görüşleriyle birlikte yasalaşma sürecine geçildi. 

Kanunlaşma safahatını özetle zikrettiğim Diyanet Akademisi kanun teklifimiz 16 Mart 2022 tarihinde hiç ret oyu verilmeksizin TBMM’nin değerli üyelerinin kabulleriyle yasalaştı. 7383 nolu Diyanet Akademisi Kanunumuz 24.03.2022 tarih, 31788 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş oldu.

Elbette yapılan her çalışmanın mutlaka daha iyisi hazırlanabilir. Biz yürürlüğe giren Diyanet Akademisi ile birlikte teşkilatımızın büyük bir kazanım elde ettiğini düşünüyoruz. Şöyle ki:

1. Müezzin kayyım, imam hatip, Kur’an kursu öğreticisi ve vaiz kadrolarına atanabilmek için vaizler için en az iki yıl, diğer unvanlar için de mezuniyet durumlarına göre altı aydan iki yıla kadar meslek öncesi eğitim zorunluluğu getirildi.

Yapılacak meslek öncesi eğitim sonunda başarılı olamayanların göreve başlatılmaması sağlandı.

2. 1976 yılından bugüne hizmet içi eğitim şartlarında üç yıla kadar devam eden  ihtisas ve kıraat eğitimleri hizmet içi eğitim sınırlarından bağımsız olarak yasal bir güvence kazandı.

3. Diyanet Akademisi doğrudan Başkan’a bağlı, akademinin taşra teşkilatı da dinî yüksek ihtisas merkezleri, dinî ihtisas merkezleri ve eğitim merkezleri olarak yapılandırıldı. Böylece mevcut hizmet içi eğitim merkezleri dinî ihtisas merkezlerine dönüştürülerek müezzin kayyım, imam hatip, Kur’an kursu öğreticisi unvanlarına yönelik eğitimler bu unvanlar için ihtisas hüviyeti kazandı.

4. Eğitim görevlilerinin özlük hakları iyileştirildi. Bununla birlikte akademi ve Kur’an kurslarında verilecek ek ders ücretleri için yasal dayanak maddesi düzenlendi.

5. Özel yetenek gerektiren kıraat ve dinî musiki alanında yeterliliği bulunan ilahiyat/İslami ilimler fakültesi mezunlarının Diyanet Akademisi’nde eğitim görevlisi olabilmelerine imkân verildi.

6. Yurt dışı misafir kursiyerler ve mahalli din görevlilerinin Diyanet Akademisi’ndeki eğitimleri için yasal dayanak maddesi oluşturuldu.

7. Ortaokulu bitiren hafız öğrencilerin yapılacak sınav ve başarı sıralamasına göre tespit edilip nitelikli eğitim almalarını ve akademiye hazırlanmalarını sağlamak amacıyla üçü kız, yedisi erkek öğrenciler için olacak şekilde ülkemizin on coğrafi konumunda doğrudan Başkanlığa bağlı Kur’an eğitim merkezleri kurulması sağlandı. Bu merkezlerde görev yapacaklar için hafız olmaları kaydıyla Kur’an eğitim merkezi müdürü ve Kur’an eğitim merkezi öğretmeni kadroları planlandı.

8. Başkanlıkça merkez ve taşra teşkilatlarında yapılan her tür ve düzeydeki eğitimler için bir kodifikasyon çalışması yapılmış oldu. Böylece merkez ve taşra bağlantılı her tür ve düzeydeki personel eğitimleri akademi bünyesine alındı.

Vatandaşlarımıza yönelik yapılan bütün yaygın din eğitimi, hafızlık eğitimleri, Kur’an kursları ve Kur’an eğitim merkezlerinin iş ve işlemleri Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde yapılandırıldı.

9. Eğitim görevliliği ve müftülük görevleri başta olmak üzere ihtiyaç duyulan alanlar için modüler ve tamamlayıcı eğitimler ile dil öğrenimi ve beceri kazandıracak sertifika programlarının yasal zemini oluşturuldu.

Diyanet Akademisi Kanunuyla elde edilen bu kazanımlardan sonra artık ortak amaç ve kurumsal ihtiyaçlar doğru tespit edilerek akademi teşkilatının kurulması, yapılacak yönetmelik çalışmaları ile alt mevzuat düzenlemeleri büyük önem arz ediyor.

2012 yılından beri emek verdiğimiz Diyanet Akademisi Kanunumuzu himayeleri sebebiyle başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi olmak üzere, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay Bey’e, süreci başlatan ve başından itibaren de konuyu sahiplenip tıkandığımız her noktada yolumuzu açan muhterem Başkanımız Prof. Dr. Ali Erbaş Hocamıza, akademi fikrini sürekli canlı tutan önceki başkanlarımıza, destekleriyle birebir çalışmalarımıza döneminde rehberlik eden Başbakan Yardımcımız (Adalet Bakanımız) Sayın Bekir Bozdağ Bey’e, meclis çalışmalarını yürüten Kayseri Milletvekili Sayın Mustafa Elitaş ve Sivas Milletvekili Sayın İsmet Yılmaz Beylere, teklif sahibi aynı zamanda ihtisas mezunlarından Konya Milletvekili Prof. Dr. Sayın H. Ahmet Özdemir Bey’e, Milli Eğitim Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Sayın Emrullah İşler Bakanımıza, kanun teklifimize katkı sunan ve ittifakla kabul oyu veren TBMM’nin değerli üyelerine, kanunlaşma sürecini birlikte yürüttüğümüz Prof. Dr. İbrahim Hilmi Karslı, Dr. Burhan İşliyen, Akif Pusmaz ve Selami Açan Beylere, işin mutfağında sürekli mesai harcadığımız birimimiz daire başkanları ve personelimiz ile Hukuk Müşavirliği personeline, fikirleriyle, yapıcı katkılarıyla ve çok kıymetli dualarıyla motivasyon kaynağımız başkan yardımcılarımız ve birim amiri hocalarımıza velhasıl zerre miktarı katkısı olan her kim varsa her birine ayrı ayrı şükran ve minnet duygularımızı sunuyor, teşkilatımız ve milletimiz için Diyanet Akademisi Kanunumuzun hayırlar getirmesini ve bereketli sonuçlar doğurmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum.
 

Kaynak: Diyanet Haber
banner321
Yorumlar (1)